Giriş
(11)

spot buzdolabı, çamaşır makinesi vs alıp sorun yaşadınız mı?

OgutucuRecep
arçelik markam mesela sitesinde 60.000 tl olan ürün spot yerde 25-30 bin tl.aşırı ucuz değil mi?sıfır diyor, kutusnda diyor 2 yıl garanti diyor?
arçelik markam mesela sitesinde 60.000 tl olan ürün spot yerde 25-30 bin tl.
aşırı ucuz değil mi?
sıfır diyor, kutusnda diyor 2 yıl garanti diyor?
0
OgutucuRecep
(23.04.26)
(Bkz:nasıl dolandırıldım)
+3
duptıs
(23.04.26)
Ben değil de yeni eve çıkan kuzenim birkaç eşyasında spotçu tercih etmişti ve çok kısa bir süre sonra gidip sıfır almak zorunda kaldı daha fazla para gitmiş oldu.
+1
mutekebbir
(23.04.26)
spot ürün demek, kolisi hasarlı veya taşımada hasar almış ama kullanım açısından bir sorunu olmayan ürün demekti. o yüzden eskiden uygun fiyatlı olurlardı.
şimdi spot diye sattıkları ürünlerin tamamı ikinci el.
o dükkanlara spotçu deniyor ama aslında ikinci elciler.

arçelik pahalı geliyorsa altus bakabilirsin. aynı fabrika yanı üretim aynı servis.
+1
my fault
(23.04.26)
Güvenilir yerden alırsanız sorun olmaz bence. Ablam da eşimin annesi sadece kozmetik açıdan kusurlu spot buzdolabı aldı. Senelerdir kullanıyorlar.
0
elorelia
(23.04.26)
Güvenilir yer,hmm.
Banka kartı kampanyaları ile biraz daha uyguna getirip 0 almanızı tavsiye ederim. Buzdolabı alacaktım geçen aynı meseleyi araştırdık baya spotu boşverip mahalleden arçelikten aldık en son.
0
denizciman
(23.04.26)
Şu an beyaz eşyaya 9 taksit olayı var. Ben olsam trendyoldan falan Altus alırdım her şeyi.
0
jackyr
(23.04.26)
arçelik aldım 54bin tl ye bayiden.
o da 7 taksit yaptı.
spotçular bana güvenli gelmedi aynen dediğiniz gibi.
0
🌸OgutucuRecep
(24.04.26)
eskiden bir sey farketmiyordu.
normal yetkili servisini çağırıp kurduruyordun.
ama yarı yarıya gibi fiyat farkı da olmuyordu.
şimdi değişti mi bilmem.
0
parka
(24.04.26)
Çoğu tamir edilmiş ürün satıyor. Öyle yok sadece kapısında ufak bi çizik vardı, yok efendim taşırken üzerinde toz görmüşler kalite kontrolden geçememiş vb. söylemlere hiç güvenmiyorum. Kolisinde dedikleri de sana kolisiz gelecek emin ol, neden kolisi olmadığıyla ilgili de mutlaka önceden üzerinde çalışılmış bir sebep beyan edecekler.
0
dawsonscreek
(19 saat)
Spotla 2 eli karıştırmayın. Spot beyaz eşyalar da sıfırdır. Sistem şöyle işliyor; ana bayi üreticiye aylık ödemesi var 200 bin açığı var diyelim. Spotçuları arayıp geliş fiyatının da altında hızlı bir şekilde satıp nakite çeviriyor. Vaya yıllık kotası var, 175 buzdolabı eksiği var. Bu siparişi veriyor ama spotçular için yapıyor bu işlemi. Çoğu zaman spotçu malı teslim bile almıyor. Spotçu Satışını yapıyor, bayiye teslimat adresini veriyor. Bayi son tüketiciye malı teslim edip kurulumu yapıp garantiyi başlatıyor. Spot budur.
0
ground
(19 saat)
Asla spot a girmeyin

Sıfır büro tipi alın 6k falan

Güzel Dua nızı sonra edersiniz
0
baldan kaymak
(7 saat)
(12)

Bu İş Görüşmesi Sonrası Maili Olumsuz Mu Sizce?

lapetitemort
Dear X,Thank you for taking the time to interview with us and for the interest you have shown in joining our team. We truly appreciate the effort you put into your application and the discussion we had during the interview process. We are impressed with your background. However, we would like to in
Dear X,

Thank you for taking the time to interview with us and for the interest you have shown in joining our team. We truly appreciate the effort you put into your application and the discussion we had during the interview process.

We are impressed with your background. However, we would like to inform you that your application for the position will be taking some time to finalize, as your profile is currently kept on hold. In the meantime, if you receive another opportunity, please feel free to pursue it.

We will reach out to you should there be any further progress regarding this position.

We sincerely thank you for your time and interest in our organisation and wish you continued success in your professional journey.
📊 Mailin Tonu?
0
lapetitemort
(23.04.26)
olmamış.
0
summerjam0306
(23.04.26)
"biz sizi ararız" afili versiyon.
0
anon1m
(23.04.26)
"if you receive another opportunity, please feel free to pursue it."
daha ne desin ?
+1
orpheus
(23.04.26)
ümit vermedim diyen ik'nın mail'i
0
WithWorth
(23.04.26)
Açıkça olumsuz üzgünüm. bu olmaz başkası olur. Kolaylık ve sabır diliyorum bu süreçte.
0
akhenaten
(23.04.26)
Pursue it demeyeymiş iyiymiş :/
+1
condom kurşunu
(23.04.26)
sen cok iyi bir insansin ama sevgilim var.
+3
buenosdias
(23.04.26)
However sonrasi olumlu bir sey gelmez zaten.
0
duster
(23.04.26)
ne sacma bir email. haklisin ne dedikleri anlasilmiyor. "your application for the position will be taking some time to finalize, as your profile is currently kept on hold." bu kisim kafa karistirici.

benim anladigim waitlist gibi bir sey. sen yok gibi devam et.
0
antikadimag
(23.04.26)
sorun sende değil bende diyor.
+1
parka
(24.04.26)
insan kaynakları ekosisteminde 'karıncayı s2ceksin ama belini incitmeyeceksin' tavrının tipik örneklerinden biri ;

' if you receive another opportunity, please feel free to pursue it.'
meali : Başka bir fırsat elde ederseniz, lütfen değerlendirmekten çekinmeyin.
anlamanız gereken : kardeşim kusura bakma uygun değilsin, başka iş bak.

eskiden 'cv'niz bilgi bankamızda saklanacaktır ve ihtiyaç halinde değerlendirilecektir' derlerdi.
0
galahad reloaded
(21 saat)
Abi bir şey diyeceğim, biz bunu yaptık:(
2024 sonu, ben müdürün yerine geçiyorum ve benim yerime birini arıyoruz.
Biz bir aday bulduk, görüşme yaptık, çok beğendik. Tamam diyecegiz, şirket o dönem bize alımlar 2024 sonu için işe alımlar donduruldu, 2025 başı açılacak dedi. Biz de adaya aynen senin bu dediğini ama daha direkt söyledik; böyle böyle. Is bulursan git ama bulamazsan biz sana 2025 başı geleceğiz.
Sonuç? Reorganizasyon, bütün operasyonel işler doğu avrupa ve Hindistan'a taşınıyor. Sadece stratejik işler kalıyor. 2024 yılı sonunda öğrendik, her şey değişti ondan sonra.

Kısacası yalan da olmayabilir. Özellikle büyük sirketse gerçekten ben bıktım bazı kararlarindan :(
0
logisticsmanager
(19 saat)
(3)

arazi fiyatlari ne zaman artacak bir tahmininiz veya duyumunuz var mi?

huseyin3
yillardir duz gidiyor. nereye kadar gidecek boyle
yillardir duz gidiyor. nereye kadar gidecek boyle
-4
huseyin3
(22.04.26)
nüfus ekside
ekonomi batık
işadamları yurt dışına kaçıyor
rejim otoriterliğe koşuyor.
savaş coğrafyasına kapı komuşusuyuz..

seçim öncesi sahte bir cennet yaratılırsa son kez fırlar.
+1
parka
(22.04.26)
secim ne zaman?
-4
🌸huseyin3
(22.04.26)
katılım finansman şirketlerine damadın firması girdi. albayrak finans. piyasayı ele geçirmek için arazi alım satımlarını da açıcaklar. sadece araba ve ev alınıyordu. arazi alım satımı açılırsa biraz artış olur ama ekonomi bu haldeyken arazi fiyatları artmaz.
0
mikahakkinen
(23.04.26)
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(8)

Ekşi Sözlüğün geldiği nokta

CemMetin
https://eksisozluk.com/uganda-generalinin-turkiyeyi-tehdit-etmesi--8091833Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanı
eksisozluk.com

Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.

Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanına dönmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
0
CemMetin
(11.04.26)
burası bir değer değil ki. burası bir internet sitesi. bir bayrak değil, belirli bir zümreye ait değil. hoşunuza giderse kalırsınız, hoşunuza gitmezse çıkarsanız.

çok değer biçmediğiniz zaman eğlenceli oluyor, tavsiye ederim.
-2
galahad reloaded
(11.04.26)
ekşinin artık eski yazarları yok. meydan trollere kaldı. dönem değişiyor ekşide değişiyor.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Başlığı açanı engellemişim. Sanırım 1.000 kişiyi engelledim ve hala her gün en az birkaç kişiyi engelliyorum ancak sorun çözülmüyor.

Sorun sitenin tam zamanlı profesyonel bir işe dönüşmesinden kaynaklanıyor, site sahibi el atmadıkça yapacak bir şey yok.
+3
10551037
(11.04.26)
Sözlük kapanıp açıldığı dönemden beri foseptik çukurundan hallice değil mi? bu hale geldikten sonra xteki troller eksikapansin hastagini saldılar.
0
ekimoloji
(11.04.26)
ekşisözlük'te bir ticarethane sonuçta. para konuşur.
akp trollerine de mecburen destek oluyorlar.
0
parka
(11.04.26)
Bu konu benim de canımı sıkıyor. Sözlüğün para kazanmasıyla ilgili bir derdim yok, Kanzuk ya da başka birinin bu işi babasının hayrına yapmayacağını biliyorum. Hatta sözlüğün potansiyeli itibariyle siyasi açıdan rahat bırakılmayacağını da biliyorum. Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık. Normal bir kullanıcının ürettiği içeriklere bile bağımsız yaklaşmak çok zorken bu tür akçeli işlerde çizgi çekmek imkansız hale geliyor. Bu kafayla mesela A Haber parasını basıp sabahtan akşama kadar CHP temalı başlık açabilir diye anlıyorum.
Sözlüğün bu tür bir sürece girmesi yazık gerçekten.
0
salihdt
(12.04.26)
''Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık.''

buna tam olarak 'ticaret' diyoruz. bakkal dükkanı işletsen akp' li veya dem partili birine ürün mü satmayacaksın? veya okulun olsa okula mı almayacaksın? veya hastanen olsa o hastaya bakmayacak mısın?

sözlüğün bulunduğu bu ortam müthiş bir fikir özgürlüğü durumu. ha gelir chp veya işçi partili biri reklam vermek ister ve sözlük bunu kabul etmez. o zaman hep beraber linçleriz.
-2
galahad reloaded
(13.04.26)
Ona tam olarak "ticaret" diyemiyoruz zira sözlüğün özü kullanıcıların içerik üretmesi. Sözlüğe para verip değer yargılı içerik ürettirmek benim Ülker'e para verip kafama göre çikolata üretmem, Ülker'in de bunu kendi markası altında satmasıyla aynı şey. Ülkerin herkese bu hakkı vermesi demokratik bir durum gibi gözükse de faaliyetin türü itibariyle saçma ve etik değil. Ya da daha yakın bir örnek vereyim: Para verip gazeteye haber yaptırıyorum mesela. Ticaret mi? Ticaret... Eğer gazete "Her para veren haber yaptırabilir" derse kendince demokratik de olur da... Artık gazete diye bir şey kalmamaya başlıyor bir noktada.
+1
salihdt
(13.04.26)
(14)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
evet kesinlikle çok avantajı var, ekonomik kriz yine göstermiştir.
garanti gelir, işten çıkartılma riski yok, daha fazla zamanın var ek iş yapabilirsin.

evinizin altındaki bakkal bir daha az kazanır, daha fazla vergi vermesine rağmen daha fazla risk altındadır. vergi,kontroller,gereklilikler,ödemeler vb
0
sivri sinek
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-1
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ben rezervuar muhendisiyim. Kuzey Amerika'da Federal devlet pozsiyonunda calisiyorum. Memurum yani.

En buyuk avantaji is guvencesi. Ozel sektorde kriz oldugunda, agzinla kus tutsan isini aninda kaybedersin.

Sonra emeklilik durumu var. Enflasyon oraninda artan, yuksek, olene kadar emekli maasi alacagim.

Is-yasam dengesi de iyi. Saat 4'u 1 gece ofite bir tane bile insan bulamazsin.

Maaslar da an itibariyle ozel sektorden yuksek. Ozellikle uzun sure calisinca maas ve kidem cok artiyor. Mesela benim seviyem EX-02. Ozellikle teknik seviyeden yoneticilige gecince artis cok iyi.

Su an bizim sektorde ozelde $200.000 odeyen is vardir ama azdir ve genellikle hep problemli bolgelerdedir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(6)

Bir Türlü Olmayan Yeşil Zeytin

rock n roll
SelamlarHayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
Selamlar

Hayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?

Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
0
rock n roll
(10.04.26)
iyi işte sen ne olmasını istiyorsun çürüsün mü?
15 günde olan çizik, kırık zeytindir.
sen nasıl yaptın ?
0
parka
(10.04.26)
Bıçakla çizik attım, kavanoza koydum, üzerine su ekledim. İki günde bir suyunu değiştir dedi. Yapıyorum ama olmuyor.
0
🌸rock n roll
(10.04.26)
acı suyu gidene kadar su değiştiriyorsun. sonra tuz atıp zeytini kuruyorsun. uzun süre de kapağını açmıyorsun.
+1
parka
(10.04.26)
Aşağıraki tarif kırma zeytin içindir. Çizik için büre biraz uzatılabilir.
15 gün, günlük su değiştirilip acılığı alınıyor. Sonra 5'lik bir bidon dolusu zeytin için bir su bardağı kaya tuzu ve bir yemek kaşığı limon tuzu katılıyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.04.26)
Ben sizin sorunuzu çok uzun zaman önceden hatırlıyorum. Çok ilginç gerçekten, bu kadar sürmemesi gerekiyordu. Bir terslik var gibi.

Çizik atarken çekirdeğe kadar yardınız değil mi zeytini? Yoksa sadece dış kabuğunu mu yaraladınız? Öyle bile olsa şimdiye olması gerekiyordu gerçi. Hiç tadına baktınız mı? Acı mı hala?
0
akhenaten
(11.04.26)
Evet çekirdeğe kadar yardım. Sert ve acı.
0
🌸rock n roll
(11.04.26)
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-16
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+2
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+1
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+4
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+2
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+1
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
+1
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+1
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+4
babilfish
(13.04.26)
Güzel şeyler söylenmiş. Siz ilgi beklemissiniz ama daha en başından bellimiş. Beklentiyi devam ettirmek biraz sizin yanlışınız olmuş. Sevmek zorunda değiller elbette ama Türkiye'de de yüzde 80 falan torun seviliyor. Ama olmak zorunda da değil. Evlat ayrımı da yapılır. Bu da Türkiye gerçekleri . Kabullenmeniz ne kadar hızlı olursa o kadar mutsuz olmazsınız..
Birde bebek sahibi olanlarda dünya onların etrafında dönüyor algısı vardır. .siz o algıya fazla kapılmayın. Çünkü aynı dünya herkesin etrafında dönüyor ..
Ayrıca sorun sizin değil eşinizin sorunu. Rahatsız ise kendiwi çözmeli. Muhtemelen aile için ezik biri eşiniz. Görümce daha güçlü. Bu yüzden onun çocuğu sevilmiş ilgi görmüş. Ancak eşinizin dert etmewi ve çözüm de julmasi gereken eşiniz. Ben mesafeli olur ve beklentimi yüksek tutmazdım
0
hacirotti
(21.04.26)
(4)

yakışıklıların dünyayla arası nasıl

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
durduk yere kendilerine yürünüyor mu, yanıdayken birbirine kaş göz yapanlar çok mu?
durduk yere kendilerine yürünüyor mu, yanıdayken birbirine kaş göz yapanlar çok mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.04.26)
bana yakısıklısın diyorlar, genelde yolda yürürken bakıs oluyor, iş halledeceğim zaman daha rahat halledebiliyorum, saçma espri de yapsam gülüyorlar fln.

ama 1.90 boy süper fizik güzel yüzlü arkadaşım var, mekana giriyoruz, kızlar soru sormak için sıraya giriyor mesela, fotograf ceker misin, şurası nerede, tuvalete nerden gidebilirim. hiç sekmez...yakısıklılıgın da seviyeleri var. :)
+1
monicapp
(04.04.26)
ultra yakisikli kibrisli bir arkadasla birkac kere bara gittim.
adamin ortama girmesi yeterli hatunlar etrafinda cember yapiyordu.
herifte butun ozellikler full fabsikasyon yuklenmis ama boy cusse tip ne ararsan var.
+1
cooperr
(04.04.26)
üniversitedeki ev arkadaşım kıvanç tatlıtuğ ayarında biriydi.

facebook'ta birine mesaj olarak ":)" yazması o kızın kendisine karşılık vermesi, adım atması ve türkiye'nin bir ucundan otobüse atlayıp yanına gelmesi için yeterliydi.

durduk yerde yürüme? elbette... 😅
kantine gidiyoruz tüm gözler üzerinde.
bir şeyleri bahane ederek, bir şekilde iletişim kurmaya çalışıyorlar.
+1
tabudeviren
(04.04.26)
Lise ve üniversitede okuluma çok uzun otobüs yolculuğuyla gittim. Elinde kolumda çok ağır yüklerin olduğu , ayakta uyuduğum zamanlar oldu ama kimsenin bir yardım edeyim dediği olmadı. Üniversitede bir yakışıklı bir arkadaşla otobüse bindik ayakta sohbet ederek gidiyoruz. Adamın kolunun altında da minicik bir defter var. Oturan gruptan güzelce bir kız buna isterseniz eşyanızı tutabilirim dedi. Bizimki de kafasını bile çevirmeden gerek yok dedi. O gün anladım ki, biz bu herifle aynı dünyada yaşamıyoruz.
+2
parka
(05.04.26)
(11)

Ferdi Tayfur nasıl en büyük oluyor?

michael_knight
Benim çok bildiğim bir müzik türü değildi zamanında ama Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Organ Gencebay ve aklıma gelmeyen daha niceleri varken; en büyük, en çok dinleyicisi olan isim olarak Ferdi Tayfur’u söylüyor o zamanı bilenler. “Emmoğlu” ve “köyümün yağmurlarında yıkasınlar” şarkılarının çıktı
Benim çok bildiğim bir müzik türü değildi zamanında ama Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Organ Gencebay ve aklıma gelmeyen daha niceleri varken; en büyük, en çok dinleyicisi olan isim olarak Ferdi Tayfur’u söylüyor o zamanı bilenler.
“Emmoğlu” ve “köyümün yağmurlarında yıkasınlar” şarkılarının çıktığı zamanları hatırlıyorum ama prime dönemi daha önce herhalde.

En büyük Ferdi Tayfur muydu gerçekten?
-4
michael_knight
(04.04.26)
Evet di.
Oydu.
Orhan gencebay'ın gölgesinde başladı ve arabeskte onu geçti.
+1
Mirket
(04.04.26)
buyuk derken ne kast ettigine bagli. ferdi tayfur en populerleriydi ama hic bana hitap etmezdi mesela. aglak bir tonla soyluyordu sarkilarini ama koyden kente gocen kesimin cok sevdigi bir isimdi.

orhan gencebay daha cok besteleri ve virtuozitesiyle one cikar. eski bilindik baglama kayitlarinin cogu ya orhan gencebaydir, ya arif sag. arif sag daha bir halk muzigi tarafina kayarken orhan daha sehirli muzigi yapar. ama canli kaydi yoktur hep playback soyler.

muslum ise yorumcudur. aralarinda en guzel sese sahip olan odur. goruldugu uzere 3'u de birbirinden farkli. buyuk derken ne kast edildigine bagli. bana gore muslum > orhan > ferdi seklinde gider.
0
antikadimag
(04.04.26)
Büyüklükten kastım albüm satışı ise Orhan Gencebay.
Ses ise Müslüm Gürses
Beste ise yine Orhan Gencebay.
Ben Ferdi tayfur'u Orhan Gencebay'dan daha çok sevmeme rağmen müzikalite dersen yine Orhan Gencebay derim.
Somut olarak Ferdi Tayfur'un önde olduğu konu halkın sevgisi olabilir.
0
etna
(04.04.26)
Aşk acısında en güzel ferdi gidiyor. Sebep duygusal millet olmamız. Müzik dehası Orhan. Yorumda Müslüm. Tamamen katılıyorum. Ama ben de en çok Ferdi dinledim zamanında…
Bu arada, köyümün yağmurları bir erhan güleryüz bestesidir ve ferdi tayfur hiç seslendirmemiştir.
+1
yadigar
(04.04.26)
halk kendine benzeyeni seviyor. böyle halka böyle şarkıcı.

akpye yanlamasa tarihe geçecek orhan gencebay varken diğerleri hep fasa fiso. adamın çalamadığı enstrüman yok, beste yapıyor, söz yazıyor. hangi arabeskçide var bu yetenek?
0
yurtsuz john
(04.04.26)
Arabesk türünün kendi içerisinde mi soruyorsunuz, yoksa genel mi? Arabesk şarkılarını dinlemediğim için Orhan Organ Gencebay mi Müslüm Gürses mi Ferdi Tayfur mu kıyaslamasını yapamam, bilmiyorum.

2010'lara kadar şehir/modern kesim tarafından hür görüyordu. 2010'larda ne olduysa bir ara herkes Müslüm Gürses'ci oldu çıktı. Bu akımla Ferdi Tayfur'un vefatı baya gündem oldu.
0
put it in your appropriate place
(04.04.26)
Elbetteki en büyüktür. Belki orhanla kafa kafayadır diyecem ama, orhan siyasete, borsa manipülasyonlarına para işlerine çok girdi. Çok fazla program yaptı kendini eskitti. Zerrin özer skandalı falan derken sevimsizliği tavan yaptı. Uzun zamandır da bir şey üretmiyor. Hiç konseri de yok diye biliyorum. Arabesk tayfanın avangard geçineni. Ferdi ise hep üretti. Hep konser verdi. Adı hiç olumsuz anılmadı. Çocuklarına eşlerine faydalı oldu hep. Siyaset rengi belliydi ama deklare etmedi asla. Bütün şarkıları güzeldir. Çok çok azdır bilinmeyen ya da kötü şarkısı. En sikkosu “şiki şiki baba” şarkısıdır. Ama o bile fena değildir. Konserlerinde izleyici hep eşlik eder. Bazen kendi susar onbinler söyler şarkılarını. Müslüm ise nedense sonradan parlatıldı. Eserlerinin çoğu ağır arabesktir ve güzel de değildir. Ne zaman ki geniş kitlelere pazarlandı, imajını değiştirdi, “bir de benden dinleyin” albümü ile de cover yaptığı şarkıları muhteşem yorumladı. Esas kitlesi toplumun en alt tabakasıydı. Konserleri efsane değildi, çok kalabalık değildi ama kendini jiletleyenler, hapçı ve esrarkeşlerle doluydu. Bambaşka bir ortamı vardır. Konserlerinde kendi hayranlarınca dövüldüğü falan sıktır.
0
ground
(04.04.26)
Bununla ilgili arabesk belgeselleri var, google'da aratın. Açıklamalı anlatan videolar var. Dediğiniz gibi ben de hep en büyük olarak Ferdi'yi duyup izledim. Konser seyirci rekoru var. Benim anladığım halkta karşılık bulmuş olarak en büyük- en kalabalık hayran kitlesi vs.
+1
gadlemler
(04.04.26)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.
“En büyük” biraz belirsiz bir kavram biliyorum. Hayran kitlesi hem çok fazla hem de aşırı bağlı, halkta en büyük etkiyi yaratan, sevgi, takdir gören gibi anlamlarda sormak istemiştim.

Kendini jiletleyenler olduğu için Müslüm’dür gibi geliyordu bana. Sonradan Teoman çizgisine kayması başka bir şey, o kariyerinin son ve önemsiz yılları.
Orhan Gencebay’ın hiç ama hiç ama hiçbir zaman canlı şarkı söylemediğini okumuştum, sadece playback yapıyor, şarkıları stüdyoda söylüyor sadece diye. Doğruluğunu bilmiyorum.

İbrahim Tatlıses’in halkta yarattığı etki hem kazandığı paralar, hem de müzik piyasasının büyük bir kısmını yönetecek güce ulaşması sebebiyle o deseler itiraz etmezdim.

Ferdi Tayfur bana kitlelerin üçüncü, dördüncü tercihi sanıyordum ama belli ki pek çok insanın bir numarasıymış.
-2
🌸michael_knight
(04.04.26)
Bazı şeyleri düzeltmek lazım:
Şiki şiki baba, Durmuş Çiğdem şarkısıdır. Ferdi Tayfur’un böyle abuk bir şarkı yapması yahut söylemesi mümkün değildir.

Orhan Gencebay, Bismillah, 2023 yılında full albüm yaptı. “Maske” albümün adı. Altyapılar, besteler üst düzey. Ses ve yorum da teknolojinin de yardımıyla, 80’li yaşlarına gelmiş bir insan için gayet iyi kotarılmıştı. Buyrun, dinleyin. Orhan Baba aynı Orhan Baba…

Müslüm Gürses Murathan Mungan’la ortak albüm yapmadan önce de konserleri dolar taşardı. Tatlı su Müslümcüleri iki şarkısını dinleyip geçtiler. Ama hâlâ her yaştan inanılmaz sayıda hayranı var ve artmaya devam ediyor.
+1
yadigar
(05.04.26)
Yaşım dinozor. Eskiden minibüslerde son sesle Ferdi veya Orhan çalardı sadece. Ferdici misin, Orhancı mısın kavgaları olurdu. Sonra minibüslerde yüksek sesle müzik çalmak yasaklandı.
0
parka
(05.04.26)
(25)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(2)

yeni kutsal bilgi kaynağı neresi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
sözlükte ufkum açılmıyor, yüzeysel şeylerle karşılaşıyorum. tıklayınca ilim irfan öğrenebileceğim başka neresi vardır? teşekkürler.
sözlükte ufkum açılmıyor, yüzeysel şeylerle karşılaşıyorum. tıklayınca ilim irfan öğrenebileceğim başka neresi vardır?
teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.03.26)
Quora diyebilirim, ilginç konuşmalara/tartışmalara denk geliyorum, tabi orayı da sık elemek lazım
+1
gneral
(27.03.26)
Reddit'te ilgi alanına göre düzgün gruplar var.
-1
parka
(19.04.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-2
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(11.03.26)
(6)

Enjeksiyon eğitimi

ashleybon
1. Damaryolu açma, enjeksiyon yapma gibi şeyleri öğrenmek için nerde kursa gidebilirim. ilkyardım kurslarında bulunmuyormuş.2. Botoks yapmatı öğrenmek için kurslar var onlara doktor olmadan katılım sağlanıyor mu ki? ticari amaçlı değil kendime tapmak için öğrenmek istiyorum.
1. Damaryolu açma, enjeksiyon yapma gibi şeyleri öğrenmek için nerde kursa gidebilirim. ilkyardım kurslarında bulunmuyormuş.
2. Botoks yapmatı öğrenmek için kurslar var onlara doktor olmadan katılım sağlanıyor mu ki? ticari amaçlı değil kendime tapmak için öğrenmek istiyorum.
-1
ashleybon
(08.03.26)
Kursu değil yüksekokulu var o işin. Diploma gerektiriyor o yetki.

90 lı yıllarda hafızam beni yanıltmıyorsa ilaç alerjisinden bir ya da birkaç ölüm olayı oluyor. Medya bu olayın üzerinde haddinden fazla durunca, enjeksiyon işi çok ciddiye alınır oluyor. Bu konuda yetkiler tekrar gözden geçiriliyor. Enjeksiyon uygulaması yapılan muayene masalarının kenarında duvarlara hemen ulaşım için alerji ilaç tüpleri bantlanıyor falan. Ciddi bir konu yani.
+2
Mirket
(08.03.26)
bence asla riske atilacak bir konu degil. zaten youtube dan bakip ogrenmekle bir yere gitmenin bir farki oalcagini zannetmiyorum.
doku butunlugunu bozmak risktir. cilt dusundugunuzden daha onemli bir bariyer ve organ.
+3
mavicorap
(08.03.26)
Aşı yanlış vurulduğu için kolu sakat kalan bir kız çocuk vardı. 90larda çok çıkardı televizyona. Enjeksiyon yapmak şaka değil.
+2
sucvecezve
(08.03.26)
bizim hemşire komşuya sormuştum. bir seferde öğrenilip biten bir şey değil, sürekli yapman lazım devamlılık şart yoksa beceremezsin demişti.
+2
yurtsuz john
(08.03.26)
yapmayın öyle bir şey. neden yapmamanız gerektiğiyle alakalı bir kitap dolusu madde sıralanabilir ama özetle denemeyin. profesyonel yetki ve tecrübe şart.
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
O malum sahnenin tam zamanı
m.youtube.com
+3
parka
(08.03.26)
(6)

Ekşi sansür olayları nasıl gidiyor?

parka
Yine bir entryimi silmişler.Suç falan da yok.Ölen kızlar için,"İran rejimi bu kızları vinçlere asmıyor muydu"Yazmamı beğenmemişler.Sizde durum nasıl?
Yine bir entryimi silmişler.
Suç falan da yok.
Ölen kızlar için,
"İran rejimi bu kızları vinçlere asmıyor muydu"
Yazmamı beğenmemişler.
Sizde durum nasıl?
-4
parka
(07.03.26)
trollerin, siyasi parti sosyal medya ekiplerinin at koşturduğu bir ticarethane. işlerine geldiği için hepsine göz yumuyorlar. o yüzden çok şaapmamak lazım.
+4
buenosdias
(07.03.26)
tanım, tanım devamı veya bkz değil. leyla yapılmalıydı.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
@Karim içeride
Yav he he
0
🌸parka
(07.03.26)
Ciddi ciddi ekşisözlükte yazıyor musunuz?
Sözlük sistemli biçimde ele geçirildi. Entry girmeyi bırak hit bile sağlamayın. Okumak için bile girmeyin yani.

www.youtube.com
+3
yurtsuz john
(07.03.26)
ekşide vakit geçiren kaldı mı hala, ilginç..
bir konuda cvp arıyorsam bakarım, onun dışında aklıma bile gelmiyor.
+1
plastic_angel
(07.03.26)
(bkz: tu quoque)

bomboş bir yorummuş.
-1
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
(19)

Ayran içiyor musunuz

arbre
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
-6
arbre
(07.03.26)
ben gazlı içecekleri tamamen hayatımdan çıkarttım. içeceksemde sadece ayran içiyorum.
+1
my fault
(07.03.26)
%100 meyve suyu ürünleri de olabilir arada ikame olarak.
+1
biravekahve
(07.03.26)
Kola içmeye çok uzun bir ara verip tadına baktığında ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlayacaksın. Ben hemen hemen 25 yıldır kola içmiyorum arada bir yerde tadına baktım zehir gibi geldi.
Bunu denemek için direnebildiğin kadar diren :)

Ayran çok severim ama kapalı ayran sevmem birçok yerde açık ayran yoksa bir şey içmem.
Kolaya dönmemek için alternatif ekleyebilirsin maden suyu gibi.
Metrolarda satılan taze sıkma portakal suları güzel ama ne derece temizdir bilmiyorum.

Ben genelde bir şey içeceksem bunları tercih ediyorum.
İçki dışında kapalı içeceklerde çok seçiciyim hepsi çok kötü, çocukken vişne suyu içerdim artık hepsi leş, vişne suyu bile değil “vişneli içecek” yazıyorlar o derece.
0
mutekebbir
(07.03.26)
Lahmacun ve pogaca-borek türü yiyeceklere ayrandan baska yakisan bir icecek yok.
+2
duster
(07.03.26)
Hiç bırakmadık ki .
Ama içine az tuz , biraz da limon sıkılmalı.
-1
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ayran ve kefir içiyorum onların yeri ayrı. Gazlı içecek istiyorsam da wefoodun karadut özüyle maden suyunu karıştırıp içiyorum, kolaya sağlıklı alternatif.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Sürekli içiyorum
-1
Hallegadola
(07.03.26)
evet, içilmez mi :D et yemekleriyle içmiyorum ama emilimi azaltıyor diye. şalgama alışmaya çalışıyorum son zamanlarda. haftada bir iki kez maden suyu beypazarı. paket herhangi bir meyve suyunu tüketmiyorum. bazen marketlerde görürsem ve canım çekerse katkısız soğuk çayları tüketiyorum. kefir içiyorum.
0
black holes in the sky
(07.03.26)
iki günde bir şişe deviriyordum. sonuç; aşırı kalsiyum.
şimdi de ayranı bırakmaya çalışıyorum.
0
WithWorth
(07.03.26)
Ayran yerine soda/maden suyu içilebilir.
0
efx
(07.03.26)
ayran içerim bolca. kolayı senede 5 bardak belki içerim.
0
benibulmanlazim
(07.03.26)
Aramam ama bazı yemeklerde ayran güzel oluyor cidden.

Ayran + Soda ayrı bir tat oluyor.
0
put it in your appropriate place
(07.03.26)
sudan sonra en çok içtiğim içecek. dolapta hep bulunur çok severim.
0
jelly bear
(08.03.26)
Haftada bir falan içiyorum.
Zehir değil ya bu?
Aman zehirse de ne zehirler yiyoruz buna gelene kadar.
0
parka
(08.03.26)
Yemeğin yanında sadece ayran içiyorum veya yoğurt yiyorum. Kola bir çeşit bağımlılık, şu an bir hafta yemeğin yanında kola içsem, hatta belki daha kısa süre, canım sürekli kola ister. Kolayı neredeyse tamamen bıraktım, sadece ayda yılda bir çok yaygın olmayan bir çeşit kola alıp içiyorum. Yılda 1 litre falan.

Soruya da cevap vereyim, 15 yıl önce falan çalıştığım yerden dolayı yemek yanı kolaya alışmıştım, bıraktım ayrana geçtim, zor olmadı.
0
mbond
(08.03.26)
züber ice tea yi öneririm alternatif olarak
0
renegade
(08.03.26)
kolayı bırakalı 10 yıl olacak, ben de yerine ayranı koydum. özellikle özerhisar ayran tercihimdir. ayranın tek problemi tuz tüketimini arttırması. bu yüzden yemek yanında sade maden suyu da içilebilir, içine limon sıkınca da güzel oluyor.
0
inveniam viam
(08.03.26)
Evde yoğurttan kolaylıkla yapılabiliyor diye hiç ayran satın almadım. Evde de yapmadım. Yani içemiyorum :)) ama içilir yani severim. Kefir alır içerim mesela devamlı o da çok güzel. Kola çok iğrenç bir tat bence, içmeyin.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
ayranı çok tuzlu bulduğum için kefir içiyoruz.

bir de çocuğumun beslenmesine koymak için aldığım sizzle-pop marka meyve suları var. gazlı içecekleri ve soğuk çayları da var sanırım denemedim ama meyve suyunu aile boyu çok sevdik. öneririm.
0
ayalensoledad
(08.03.26)
(19)

Hayatına birini alamama :(

beyaztenlikiz
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosya
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosyal bir çevrem ve sosyal bir işim var. Şimdi benim sorunum ne sizce? 😄 Yaşlanıyor muyum? 4 yıl önce hayatımda narsist bir adam vardı. Onu atlatamamış olabilir miyim? İnsanlara değer vermiyor olabilir miyim? İşkolik olabilir miyim? Herkes aynı şeyleri yaşıyor mu? :) Teşekkürler
-2
beyaztenlikiz
(07.03.26)
Yaşıtız. Valla ben insanlara ilişkilere çok anlamadan başladım ilişkime. Biraz salmak, anı yaşamak önemli.
0
Hallegadola
(07.03.26)
Ben de 32E, 1 yılı geçti. Bir kıza aşık olup kaldım o noktada. Bu kızdan önce sürekli kızlarla flörtleşiyordum ama artık içimden o bile gelmiyor. Çevrenin olması iyi. Bende o da yok. Eski sevgilinle ilgili olduğunu sanmıyorum. 4 yıl uzun bir süre. Olmayınca olmuyor yani. Cevap bu. :D
-5
arbre
(07.03.26)
Aslında çok basit bir şekilde yazmışsınız. Biraz salmam gerekiyor :) Her ilişki iyi yada kötü bir sonuca bağlanmak zorunda değil. Sonuç odaklı olduğum için zevk almıyor olabilirim. Teşekkürler:)
0
🌸beyaztenlikiz
(07.03.26)
daha once yuksek cinsel çekim gücü olan bir erkek denk getiremediğiniz için böyle düşünüyor olabilirsiniz.

yüksek cinsel cekım gücü olan bir erkekle birlikte olursanız bu sorgulamalarına cevap bulabilirsiniz gibi geliyor. yaşlanmadan bir tane denk getirmenizi tavsiye ederim. en azıdan denemiş olursunuz.
-10
paudi
(07.03.26)
Gayet normalsin. Kendi başına mutlu olabilen birisinin hayatında illa ki birisine ihtiyacı yok. Sırf yalnız kalmamak adına anlamsız ilişkiler kurmak zorunda değilsin. Ayrıca sebeplerden birisini kendin söylemişsin zaten, heyecan duyacağın birisine denk gelseydin farklı olurdu. O zaman iş yoğunluğu, hayat koşturmacası falan hiç önemli olmuyor bir şekilde zaman yaratabiliyorsun. 4 sene önceki narsist adam eğer gerçekten narsistse hiçbir manipülasyona da tahammülün kalmamıştır.
0
kullanicadi
(07.03.26)
Bence situationship kavramina ayak uydur. Artik evlilikmis nazmis kaprismis geride kaldi
0
lapaz
(07.03.26)
Narsist ilişkinin başlangıcı, bitişi, sürecine bakarak kendine yönelik geliştirmeler bulabilirsen muhtemelen gönül ilişkileri ile ilgili temel sorunu da bulursun. Uğraşasım yok demek isteksizliği gösteriyor ama bir yandan da bundan muzdaripsin; çelişki. Uğraşasım yoktan ziyade uğraşın kendisinden ya da sonucundan bir sebepten çekiniyor olabilirsin. Nedeni için biraz daha özfarkındalık gerekiyor.
+1
Bruce
(07.03.26)
Mükemmel insan diye bir sey yok.
Karsi tarafin samimiyetine inandiktan ve sevgi olduktan sonra denememek haksizlik olur.
Basit seylerden insan silmemek lazim.

Insanlari tanimak sevmek icin de zaman olusturmaliyiz.
-1
Purple life
(07.03.26)
korku, insanı en kilitleyen nokta. sevmekten korkarsanız maalesef hayatınızda icraate gecemeyeceksiniz ve insanin unuttugu nokta şu, sevmek varsa ayriliklar da var. tecrube degil de uzulurum diye bakarsaniz cok kaybedersiniz ya da hayatta yasanmamisliklariniz fazla olur. buna daha cok uzulursunuz sanirim.
0
evimin paspasi
(07.03.26)
Bence de olay yüksek cinsel çekim gücü olan erkekle birlikte olmamanız. Swh. Ah ulan ya. İnsan utanır.
+4
gabe h coud
(07.03.26)
Kadın erkek ilişkileri özellikle Türkiye'de çok sıkıntılı. Hiç bulaşma. Hehehe.
0
parka
(07.03.26)
Evet, herkes aynı şeyleri yaşıyor aslında. Bizim yaş aralığındaki bir çok insanın durumunu özetlemişsiniz. Gayet iyi anlayabiliyorum o yüzden.
Kendini rahat bırakıp, bir şeylere şans vermek gerekli evet ama onu yapabilmek de mesele bir noktadan sonra. İnsan kendini yeterince heyecanlandıran bir şey görmek istiyor. Görmeyince de şans vermekte bir mana bulamıyor. Söylemesi kolay, yapması biraz zor bir konu.
0
cay koy geliyorum
(07.03.26)
Bir ilişki; ister akrabalık, ister arkadaşlık, ister romantik olsun bir çok açıdan irili ufaklı fedakarlıklar gerektiriyor. Belli bir yaşın üzerinde kişiliğini oturtmuş, sevdiği ve sevmediği şeyler katılaşmış, hayatının döngüsüne alışmış bir insanın bir ilişki yaşama konusunda tedirgin olmaması saçma olurdu asıl.
+1
salihdt
(07.03.26)
bir kişi de çıkıp demiyor ki 30 yaşında kadını kim ne yapsın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
dunyayi saran bir bireyselcilik/individualism akimi var. iliskiler cogunlukla flort asaminda tikaniyor. cunku tum hayatlar begeniler uzerine insa edilmis. sevgi, ask, iliski istense bile genelde o begenilme gudusunu tatmin edildiginde next tusuna basiliyor. bunu idrak etmeye basladigimdan itibaren insan iliskilerine daha az anlam yuklemeye basladim.

www.youtube.com
0
buenosdias
(07.03.26)
Kriterlerin çok yüksek.
0
denizgonen
(07.03.26)
Suradaki herhangi biri cevresinden 40 yaslarinda evli olmayan duzgun ve guvenilir birini sana bulabilir. Peki sen bu kisiye nasil davranacaksin?
+1
osssy
(07.03.26)
Yaşıtız, erkek.

Bence o işler öyle olmaz sadece. Hissetmeniz lazım. Çok kritik karar olarak görüyorum ben.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Evli olduğum için 10 senedir sahalardan uzağım ama özellikle benzer yaş gurubundaki eş, dost, akrabaların yorumlarına göre "piyasa" gerçekten kötü durumda.

uzun süreli ilişki isteyen yok, millet akıl hastası, sorumluluk almak isteyen yok, bir kaç date sonrası amacına ulaşamayanlar telefona bile çıkmıyor.

Kadınların da beklentileri yüksek, manken gibi yakışıklı olsun, parası olsun, lüks arabası olsun, kendi evi olsun, kültürlü olsun, iyi bir işi olsun vs...

O yaş bandında bu özelliklere sahip olanlar zaten armut seçer gibi seçebiliyorlar veya zaten çoktan kapılmışlar. Kadınların da kendi çaplarına göre kriterlerini daraltmaları lazım.

Sizin durumunuzda ise benzer tempoda çalışan birisi olması gerekiyor ki halinizden anlasın, bir şey hissetmemeniz büyük ihtimalle çıtayı yükseltecek birisi çıkmadığı içindir, yoksa bazısı gelir ağzının içine düşesiniz gelir. Empati kurabilmek önemli, iş güç derken gün içinde "çık aklımdan" diyemeyecek kadar beni sallamayan birisiyle ben de vakit kaybetmek istemezdim.
0
kimlanbu
(08.03.26)
(11)

Outdoor marka bulmak

strawberry first
Yerli üretim, uygun fiyatlı sanırım north ile başlayan ya da ona benzer bir marka vardı, goratex bot falan bakmıştım online olarak.Ama unuttum, neydi ki adı?
Yerli üretim, uygun fiyatlı sanırım north ile başlayan ya da ona benzer bir marka vardı, goratex bot falan bakmıştım online olarak.
Ama unuttum, neydi ki adı?
0
strawberry first
(04.03.26)
Lumberjack olabilir mi?
0
Mirket
(04.03.26)
North Face, Columbia, Salomon, Jack Wolfskin, bunlardan birisi olabilir (gerçi yerli üretim demişsiniz)

En rahat ettiğim Columbia oldu hep, hatta outlette uyguna düşünce stokluyorum yazlık kışlık
-3
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Tik atıyorum cevaplara ama bu lar değil maalesef...
0
🌸strawberry first
(04.03.26)
north pacific diye bir marka vardı üç harflilerde. north face çakması olabilir.çok kötü durmuyordu ürünleri.
0
parka
(05.03.26)
Ona da baktım ama ayakkabı yok onda... Başka bir markaydı. Hatta sözlükte başlıktan yorumları okumuştum, kullananlar da memnundu. Ay neydi??
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
Vaneda?
0
Bruce
(05.03.26)
Maalesef :/
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
sanırım north of wild'ı diyorsun. epey araştırıp soft shell botunu teyzeme hediye etmiştim. çok beğenmişti.
0
buenosdias
(05.03.26)
North değil de National Geographic ya da Nautica olabilir mi?
0
prole
(05.03.26)
North sails?
0
etna
(05.03.26)
Evet north wild imiş aradığım marka. Herkese teşekkürler.
0
🌸strawberry first
(05.03.26)
(3)

Fantom Pratik P 1200 dik süpürge kullanan var mı?

anaphylacticshock
Merhaba, İçinizde evinde Fantom Pratik P 1200 dik süpürge kullanan var mı? Memnun musunuz? Evde 3 tane kedi var. Hem dökülen tüylerden hem de tuvaletten saçılan kumlardan dolayı ev çok çabuk tozlanıyor. Büyük bir süpürgem var ama devamlı onu kullanmak zor geliyor. Bu süpürgeyi çok kişi beğenmiş. Çe
Merhaba,

İçinizde evinde Fantom Pratik P 1200 dik süpürge kullanan var mı? Memnun musunuz?

Evde 3 tane kedi var. Hem dökülen tüylerden hem de tuvaletten saçılan kumlardan dolayı ev çok çabuk tozlanıyor.

Büyük bir süpürgem var ama devamlı onu kullanmak zor geliyor.

Bu süpürgeyi çok kişi beğenmiş. Çekiş gücü çok iyimiş.

Cidden söyledikleri kadar iyi mi?

Günlük temizlik için siz ne marka ve model süpürge kullanıyorsunuz?
0
anaphylacticshock
(03.03.26)
Halıda performansı düşük bence. Ama sert zeminlerde güzel çekiyor.
0
inawen
(03.03.26)
Bende fantom provac p5000 var, sadece sert zeminler için kullanıyorum, kedi kumu tüy kıl vs için. Bence çok iyi ama sadece sert zeminler için, kuru kullanımda tabii. Halıya olmaz çünkü halıyı temizleyecek fırçası yok, halıda en fazla halı üzerine kum geldiyse almak için kullanılır. Fakat p5000'in emiş gücü 850 w p1200'emiş gücü 500 w yazmışlar, bu durumda p1200'ün emiş gücü epey düşük olsa gerek. P5000 tavsiye ederim.
-1
muhayyer divan
(03.03.26)
Nedense cok tutuluyor ama ben pek sevemedim
Nega:
1.biraz ağır.
2.sesi yüksek
3.baslığında tekerlek gibi birşey yok, halıyı falan tutuyor kullanmak zor oluyor.
Pozi:
1.toz boşaltması pratik.
2.emis gücü yüksek.
3.pil derdi yok
0
parka
(04.03.26)
(9)

Bazı tipler nasıl yükselebiliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Kaddafi, Berdimuhammedov, İdi Amin, Donald Trump, Saddam gibi uçuk tipler küçük işletmelerde bile kapından içeri sokulmayacaklarken nasıl oluyor da kariyer basamaklarını tırmanmaya başlayabiliyor, hatta devlet yöneticiliğine gelebiliyorlar? Kim güvenip güç veriyor yani bunlara? Böyle bir şey nasıl m
Kaddafi, Berdimuhammedov, İdi Amin, Donald Trump, Saddam gibi uçuk tipler küçük işletmelerde bile kapından içeri sokulmayacaklarken nasıl oluyor da kariyer basamaklarını tırmanmaya başlayabiliyor, hatta devlet yöneticiliğine gelebiliyorlar? Kim güvenip güç veriyor yani bunlara? Böyle bir şey nasıl mümkün olabiliyor?
-9
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
Aslında ilginçtir narsisistik sosyopatik ve psikopatik özellikleri olan kişilerin daha iyi lider gibi görülmesi gibi açıklamalar var.
Tabi her kişiyi kendine has tarihi dönemin yarattıığını da göz ardı etmemeliyiz. Yani toplum psikolojisi Hitler, Trump gibi adamları da çağırıyor bir yerde..
+1
anon1m
(02.03.26)
amerikan medyasının "zararlı" gördüğü herkesi aptal, deli, palyaço vs. olarak görmeyi ne zaman bırakırsınız tahminen? bunlar siyasetçi neticede çok iyi oldukları, hak ettikleri için gelmiştir diyemem ama 2026 yılında yaşıyoruz yani konulara bu kadar sığ ve tek taraftan bakmasak mı artık? kaddafi ve saddam küçük işletmede kapıdan sokulmayacak adamlar he mi? allah allah.
+9
der meister
(02.03.26)
Gerçekten devlet yönetmek için iyi üniversite mezunu olmak, dil bilmek, yazılım bilmek vs mi lazım zannediyorsunuz :)

Gece kör karnalık bir sokaktan geçerken bile 80 kere arkamıza dönüp bakıyoruz tas kafalı korkusundan, bu adamların gözü kara, ölürler de öldürürler de. Zannettiğin şeylerden çok daha fazlası var bunlarda. Yolun en başından bu yana rakiplerini eleye eleye geliyorlar, gücü kendileri elde ediyorlar birileri tarafından sunulmuyor o güç onlara. Biraz belgesel izleyin anlarsınız :)
+1
ebeş
(02.03.26)
Özgür Demirtaş twiti gibi olmuş gerçekten. Tebrikler.
+2
thracia
(02.03.26)
özel sektör ile devlet ne alaka? Milyonlarca memur var özel sektörde 2 aylık deneme süresini bile geçemeden şutlanacak.
İktidara gelmek güç sahibi olmak gerçekten büyük bir sanat. Şans işi de değil. Sağcılar bu konuda daha iyidir çünkü tabandan yükselirler. Hem kitlesi daha çoktur hem de daha gözü karadır. Üstlere asla dokunmazlar, tehdit etmezler zamanı gelince aşağı indirirler.
+1
croswell
(02.03.26)
saydıgın tiplerin işletmelerde kapıdan içeri sokulmayacaklarını düşünmüyorum. iş dünyasında bu tarz adamlarla çokça karşılaştım. ayrıca bu insanlar özel sektörde yükselen kişiler değil ki. niçin özel sektör ile devleti bir tuttun? kaddafi ve saddam zaten asker. bu girişken ve haddini aşan kişilikleri sayesinde genç yaşta darbe ile yönetimi ele geçiren acımasız kişiler. trump ise babadan zengin birisi, özel sektör çalışanı değil, türkiyede de bolca örneğini gördüğümüz işveren.
özel sektörde yıllarca çalışıp pısırık ve patron yalakası yöneticilerden devlet adamı çıkacağını mı düşünüyordun? aksine saydığın kişilerden devlet adamı olur.
+1
abelardo
(02.03.26)
asker olabilmek için bile sevilmeniz, sayılmanız gerekiyor.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
Diplomasız nasıl yükseldi, incelersen anlarsın.
+1
parka
(02.03.26)
"asker olabilmek için bile sevilmeniz, sayılmanız gerekiyor." derken benim yazıma cevap verdiğini zannediyorum. çünkü ben yazımda saddem ve kaddafinin asker olduklarını, özel sektörden gelmediklerini vurgulamıştım.

anlamadıgım şey şu. kaddafi ve saddam'ın sevilmediklerini hele de saygı duyulmadıklarını nereden çıkarıyorsun? her ikisi de çokça saygı duyulan insanlar. tekrar aynı şeyi söylüyorum; özel sektörde patrona yalakalık yapan pısırık yöneticilerden daha çok sevilip saygı duyuldukları kesin.
+1
abelardo
(02.03.26)
(7)

köylerde herkes kendi hayvanını mı güdüyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa outsource edilebilen bir şey mi?
yoksa outsource edilebilen bir şey mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.02.26)
Bizim köyde (küçükbaş için) sıcak aylarda küçük sürüler birleşiyor, başlarında bir ya da iki çobanla beraber meraya gönderiliyor. Kışın herkes sürüsünü kendi ağılına kapatıyor.

Büyükbaşlar merada kalmadığı için genellikle herkes kendi ahırında tutuyor, gündüz çayıra salıyorlar, hayvanlar akşama kendi kendine dönüyor. Dönmeyen olursa çıkıp arayıp geri getiriyorlar. Outsource etmeye değmiyor.
+1
kobuzchu kiz
(22.02.26)
çoban'a outsource ediyorlar.
+1
duyurukullanıcısı
(22.02.26)
90'larda her evde 1 veya 2 inek oluyordu. Günlük ihtiyaçlar onunla karşılanıyordu. Onlar hep köyde kalırdı, akşamları yürüme yarım saat mesafedeki bahçeye otlamaya götürülüyorlardı, sabah 7 gibi kendileri gelip giriyordu ahıra. Bu olay şimdi nerdeyse tamamen bitti.
Bunun dışında yaylacılık da yaygındı. Herkes yapmıyordur sanırım. Nisan gibi evin babannesi dedesi, belki torunları da alarak(belki okul bittikten sonra ayrı geliyor da olabilirler) atıyorum 40-50 koyunu alıp yaylaya giderlerdi. Mesafe 70 km falan, eskiden yürünürmüş, sonradan kamyon, kısmen yürüme vs hallediliyordu. Yayladaki süreci tam bilmiyorum ama işin çobanlık kısmı, oba bazında outsource ediliyordu muhtemelen. Ekim ayında herkes köye dönerdi. Kışı koyunlar vs herkes köyde geçirirdi.
+1
mbond
(22.02.26)
çobanlık bir meslek olduğuna göre, evet outsource ediliyor genelde.
+1
parka
(22.02.26)
bizim köyde büyük sürüsü olanlar kendi çobanları var zaten.
1-2 hayvanı olanların da hayvanları afgan-suriyeli çoban çocuklar tarafından toplanıp gidiyor, dönüşte her hayvan kendi evine otomatik giriyor.

kendi hayvanını her gün her gün gidip de otlatayım diyen kimse yok galiba.
+1
patronaj1
(22.02.26)
büyükbaşlar genelde sabah salınır, kendileri akşama kadar gezer yayılırlar (ot yerler). akşam olunca da evlerine geri dönerler. küçükbaşlar ise çoksa kendileri veya tüm köy bir çobana verir. çobanlar genelde köyün en fakiri olur. adanada bir köyde sadece camız (manda) yetiiştiriyorlardı. sabah aynı saatte tüm evlerden aynı anda çıkıp köyün anayolunda birleşerek yakındaki bir suya gidiyorladı. yine akşam kendi kendilerine aynı anda dönüp her hayvan kendi ahırına giriyordu. çok ilginç gelmişti bana.
+2
ground
(23.02.26)
kendisi güden güdüyor.
güdemeyenler için köyün ortak çobanı oluyor. hayvanlarının sürüye katan, kattığı ölçüde ödeme yapıyor.
+1
tabudeviren
(23.02.26)
(10)

Bu iki hırkadan hangisi daha sıcak tutar?

norules
Ürün bilgileri;1- %61 Pamuk %39 Poliester 2- %85 Pamuk %15 Poliester Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
Ürün bilgileri;

1- %61 Pamuk %39 Poliester
2- %85 Pamuk %15 Poliester

Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
0
norules
(18.02.26)
Polyester daha sıcak tutar ama daha sağlıksızdır. Pamuk yüksek ısırıyorum vermez ama vücudun ısısını muhafaza eder etmesine, polyester kadar uzun sürmez, fakat sağlıklıdır.
0
muhayyer divan
(18.02.26)
1. Daha sıcak tutar.
Sagliksizdir demek için kriter lazım. Polyester hava almaz sıcak tutar ama terkeyeceksen terli olmuş olursun. Pamuk, terleyince terini emer ama habalanmazsa üzerinde kalmış olur yine. Sağlık kısmına çok takılma. Mont olduğu için hava alması zaten sinirli olacaktır.
Yani sağlıksız kısmı sadece terli kalmakla ilgili.
iç çamaşırı alırken tabi polyester alma ama mont gibi bir şeyde çok takılma.
+1
kisa
(18.02.26)
@kisa Kapüşonlu ve çok da kalın durmayan hırka tipleri bu arada, onu da eklemiş olayım.
0
🌸norules
(18.02.26)
pamuğa nazaran polyester; ama sağlıksız bir sıcaklık verir. sıcaklık önemliyse yün karışım bakınız.
+1
lil siztah
(18.02.26)
Mantık aynı, polyester olan daha sıcak tutar ama nefes aldırma oranı düşüktür.
kriterin hangisi daha sıcaksa polyester planı çok olan
Ama ihtiyacın nedir ona göre karar ver. Baharlık bir şeyse pamuk oranı yüksek olan daha rahat olabilir vs. Bir de oranlar öyledir ama iki farklı üründe kumaşın kalınlığı farklı olabilir.
deneyip bak.
0
kisa
(18.02.26)
1
0
koela
(18.02.26)
pamuk sıcak tutmaz, kat kat lahana gibi giyinsen de tutmuyor.
canını sevdiğim sentetikleri sıcak tutar.
chatgpt niye öyle demiş anlamadım.
0
parka
(18.02.26)
sentetikler sicak tutabilir ama kasinti yapip rahatsizlik verir, gereksiz terletir.
0
turkuaz
(18.02.26)
yun hırka alin pamuk degil
0
oscar
(19.02.26)
polyester. polar dedigimiz sey polyesterden yapiliyor zaten. pamuk nefes alir, havayi tutmaz o nedenle yalitim icin cok iyi degildir.
0
antikadimag
(19.02.26)
(9)

Gelecek geldi mi yoksa daha var mı?

msb
sb
sb
-3
msb
(18.02.26)
daha var. hala şoför ve öğretmen istihdam ediliyor.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.02.26)
Uçan taksiyi havada görmedikçe gelmez
+2
parka
(18.02.26)
soforsuz arabayi gormedikce inanmam.
0
baldur2
(18.02.26)
15-20 sene daha var.
0
orpheus
(18.02.26)
Gelecek kesinlikle gelmedi ya... Çok üzgünüm bu konuda. Dünya 2.0'ın taşdevrini yaşıyoruz aslında.

Dünya 1.0 ateşin kontrolüyle başlıyor. Ateşin kontrolü deyince akla hemen gıda bazlı şeyler geliyor ama aslında ateş her şey. Ateşi kontrol edemezseniz neredeyse hiçbir üretim yapamazsınız. Çünkü metal kullanamazsınız, haliyle içeriğinde metal bulunan herhangi bir araçla üretilebilecek hiçbir şey üretemezsiniz. Bu da neredeyse her şey demek.

Dünya 2.0'ın ateşi de elektrik. Elektriği bugün hayatımızdan çıkarsak yarın 1800'lere falan döneriz. Sıkıntı şu ki elektriği ancak 1800'lü yıllarda pratik anlamda kullanmaya başlayabildik. 200 yıllık bir süreç.

Ateş ise 400.000 yıl önceydi.

Yani elbette insanlar ateşi kontrol etmeye başladıktan 200 yıl sonraki gelişime göre, elektrikten 200 yıl sonrası daha hızlı ilerlemiştir ama "o kadar da" değil. Çok fena bir şeyler başlıyor ve biz resmen geleceğin bambamlarıyız. Çakmaktaşlarıyız. Çok acı valla.
+4
akhenaten
(18.02.26)
Daha çok var
+1
basond
(19.02.26)
gelecek gelmeyecekmiş.
0
summerjam0306
(19.02.26)
Gelecek sanki uzakta duran bir şeymiş gibi konuşuyoruz. Oysa gelecek dediğimiz şey, yaşadığımız her anın bir saniye sonrası. Geldiği anda da adı değişiyor: geçmiş oluyor. Yani ayrı bir yerden gelen bir şey değil, zamanın akışı içinde sürekli üretilen bir kavram.

Einstein’ın Genel Görelilik kuramına göre zamanın gerçekten "sona erdiği" tek yer, tekillik (singularity) denen durum imiş. Eğer evren bir gün "Büyük Çöküş" yaşarsa, uzay ve zaman bile anlamını yitirebilir. O zaman gelecek gelmeyebilir işte.

Teknoloji açısından soruyorsan o da hızlı ilerliyor. Yapay zeka son dönemde ciddi bir ivme kazandı, başka alanlarda da gelişmeler var. Ama bu, filmlerde gördüğümüz her şeyin mutlaka gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, insanlığı geriye götürecek ya da tamamen bitirecek ihtimaller de her zaman var.

Kısacası gelecek geliyor, ama nasıl bir gelecek olacağı kesin değil.
İleri gelecekte bi Star Wars olsun isterim ama :)
0
ermanen
(19.02.26)
İcat edilebilecek her şey icat edildi, artık yeni bir şey olmaz.
0
michael_knight
(19.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(20)

Özgür Özel de gazımızı alıyor olabilir mi?

ananiyimioguz
Edit: troll diyenler burada geçirdiğim 13 yılda 1 tane troll duyurumu göstersinler hesabı kapatır giderim. Sacma sapan suçlamalarla gelmeyin. Fanatiklik yapmayın, az eleştirel olun. Sözlükte çok maruz kalıyorsunuz biliyorum, fakat ben yeni açılmış bir hesaba mı benziyorum? Veya satın alınmış gibi ge
Edit: troll diyenler burada geçirdiğim 13 yılda 1 tane troll duyurumu göstersinler hesabı kapatır giderim. Sacma sapan suçlamalarla gelmeyin. Fanatiklik yapmayın, az eleştirel olun. Sözlükte çok maruz kalıyorsunuz biliyorum, fakat ben yeni açılmış bir hesaba mı benziyorum? Veya satın alınmış gibi genel profilim dışında davrandığımı gördünüz mü? Nickim mi farklı geliyordur nedir bu yeni gelenler bi ön yargılı davranıyor, hayır olsun bakalım. 3 kuşak chp li aile, dedemin ecevitle fotoğrafı var mk. sülale solcu zaten. gelmiş bana yok işte troll, kimin uşağısın, seçim kampanyanız hayırlı olsun falan... Hasta mısınız nesiniz eleştiremeyecek miyiz? Diğer tarafta allah ile kuran ile aldatan var da, bu tarafta atatürk ile aldatan yok mu yani? Diğer taraf satılmış da, bu tarafta olamaz mı yani? Özgür Özel'in performansını ben de çok beğeniyorum özellikle Kılıçtardan sonra fakat içimde ister istemez hep bi şüphe, hep bi acaba var. Onu anlatmaya çalıştım. Demediğinizi bırakmadınız. Sanki gelin akp ye oy verelim dedim. Sanki gelin oy kullanmayalım dedim. Sadece ne düşünüyorsunuz, böyle bir şey olursa şaşırır mısınız veya farkında mısınız ülke siyasetinin ne kadar pis olduğunu... demek için sordum.

Paranoyaklığımı mazur görün ama sanki abd + akp, yoluna çıkabilecek her şeyi aşağı çektiği veya pist dışına ittiği için, ya da yıllardır her dediğini yapan kılıçtar gibi bir casusu oynattığı için...

Artık benim mantığım şöyle diyor: Aday Ekrem İmamaoğlu idi, içeri aldılar.
Aday Mansur Yavaş deseler onu da bir şekilde içeri alırlar.
E Özgür Özel arkasına rüzgarı aldı gidiyor ne zamandır. Bu adamı durdurmuyorlarsa...

Demek ki sanki yine amaç kitleyi onun arkasına takıp, muhalif tarafı oyalayıp, yine son anda yanlış bir hareket yaparak herkesi yine uçuruma sürüklemeyi amaçlıyorlar gibi geliyor.

Yoksa bu adama bu kadar miting yaptırmaz, bu kadar konuşturmazlardı gibi geliyor.

Ne diyorsunuz?

Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim, Muharrem İnce zamanında dillendirmeye çalışıyordu ama çok da net söyleyemiyordu. Ama sanki gücünün yetmeyeceğini veya suikaste gideceğini falan da biliyordu. Yine de bu oyunu oynamaya devam ediyordu.

Sanki tüm siyasiler (yakın gördüklerimiz, iyi bildiklerimiz bile) onlara biçilen görevi oynuyor, biz de oyalanıyoruz, bir yandan soyuluyoruz, sömürülüyoruz... Gibi geliyor.

Aksini ispatlayabilecek veya düşünen var mı?
-8
ananiyimioguz
(10.02.26)
Tabi ki gazımızı alıyor, Eko içeri alınınca hemen Amerika'ya baktılar sarı kafa ne diyecek diye, sarı kafa, sayın cumhurbaşkanımız ile ortadoğu konusunda anlaşınca, 'sen dışarda benimle ol, içerde ne yaparsan yap karışmayacağım' deyince iş bitti zaten.

Ayrıca özgür özel sosyalist bilmemneler birliğinden de çok öyle bi destek falan göremeyince anladı bişey olamayacağını.

İşim gereği her partiden epey siyasi tanırım, ilçe başkanından ta en yukarılara kadar, temiz insanın siyasetle işi olmaz, siyasetin de temiz insanla işi olmaz :)

Mitingler vs sizi yanıltmasın, burası ortadoğu burada senelerdir yazılmış tezler, analizler vs hepsi bi gecede çöp olur, seçim, seçim zamanı sandıkta kazanılır.
-7
ebeş
(10.02.26)
öyle zaten. muhalifler nihayet biraz olsun gerçeği görmeye başladılar galiba.
özel gaz alıyor ve parti başkanı olmaktan memnun. iktidar chpye bir takım tavizler veriyor, karşılığında chp muhalif rolu yapıyor ve halkın gazını alıp aşırıya kaçılmamasını sağlıyor. bu danısıklı dövüş yıllardır devam ediyor. kılışdar gitti özel geldi, aynı rolü devam ettiriyor. ekrem baktı ki oy oranı yüksek, biraz risk aldı, hapsi boyladı. sittin sene çıkamaz. durum chp üst yönetiminin de işine geliyor. bir süre eylem falan yaptılar gaz alındı, artık umursamıyorlar.
-6
abelardo
(10.02.26)
Oo seçim çalışmanız hayırlı olsun kanziler
+8
kullaniciadimvar
(10.02.26)
Gunaydin, ustune ekleme yaparsam ekrem iceride degil
-8
lapaz
(10.02.26)
Soda bizim gazımızı alıyor.
0
mikahakkinen
(10.02.26)
Ya ne trollü ne secim calismasi aw sizin kafalar da iyice gitmis.

Kac kusaktir chp ye oy veriyoruz. Yillardir muhalefet halinden memnun dediler, hadi ordan pirom kazanacak dedik.

Yetti savunup durdugum veya pesinden kostugum. Artik baya baya orta doguya ve ulkeye cizilen kader dogrultusunda her parti kendi tarafini pohpohluyor belli ki gün gibi ortada.

Bir yanim inancini kaybetme bu sefer olacak diyor. Diger yanim, ulke ustunden, 80 milyonun ustunden oyle paralar donuyor ki bu duzen degisecek olsa bozacak kim varsa indirirler asagi gibi gelmeye basladi. Ha indirmiyorlarsa da demek ki oyle istiyorlar gibi geliyor.

Hani bir soz var ya secimler bir seyi degistirecek olsa yasaklanirdi... diye. O hesap.

Paranin dondugu hic bir seye inancim kalmadi.

@ lapaz, i.makeagif.com
-10
🌸ananiyimioguz
(10.02.26)
Hapiste değilse AKP'ye çalışıyordur.
0
parka
(10.02.26)
Sizin kahvehanedeki dayılardan ne farkınız var? Bir de madem öyle kime oy verelim? durun tahmin edeyim kimseye. Oy verecek parti yok aslında dimi? Ben de sizlerin dolaylı yoldan akpye hizmet ettiğinizi düşünüyorum, alın size teori.
0
ekimoloji
(10.02.26)
@ ekimoloji, ya havle... dostum secim olsa yine chp ye vericem tabi neye vericem.

Bölmeye veya uzaklastirmaya calismiyorum. Sozlukteki chp li gibi gozukup akp li troller gibi ters psikoloji falan yapmaya da calismiyorum.

Beni tanimadigimiz icin ön yargilarinizi anlayabiliyorum.

Fakat sizin de anlamadiginiz, nasil ki akp tarafina koyun diyoruz,

Her ne kadar kendimize yediremesek de bizde de var ve biz de saglam yonlendiriliyoruz ve bu iyi niyetli degil, sanki bu da bizim tarafi kontrol ve oyalama icin diyorum. Duzen yine bir sekilde devam ediyor diyorum.

Kahvehanedeki dayilari elestiriyorduk. Epstein olaylarindan sonra olanlari gördünüz.

Hani bazi seyleri üstten üstten yok canim olur mu oyle sey, varos muhabbetleri bunlar diye savusturuyorsunuz da... olabiliyor yani.

Akp nin proje olduguna inaniyorsunuz da, chp nin neden ele gecirilip projelestirilmis olabilecegine inanmiyorsunuz?

Ekmeleddini aday cikardilar, aa bak guzel oldu muhafazakar kesime de hitap eder dedik savunduk. Ziki tuttuk.
Muharrem ince aday oldu, iste bilim, iste cesaret dedik az kalsin olacakti adama parti sahip cikmadi yine ziki tuttuk.
Kilictar aday oldu demokrat dede dedik, temiz adam dedik, seccadeye basti fotograf cektirdi, yanlis olmustur dedik... ulan adam akp ye calisiyormus.
6 li masa dedik birlestirici guc dedik... ulan chp nin olmadigi dogudaki koy ve kasabaslarda bu 6li masadaki diger partiler komple akp ye muhurlu pusula karistirdilar. Chp nin dogrulama datasina girmedi oralardan gonderen olmadigi icin.
Yani her sey planli, her sey kilifina uyduruluyor.
Onan parayi aldi gorevini yapti oy böldü siyasetten cekildi.
Aksener parayi aldi gorevini yapti masayi böldü siyasetten cekildi.
Bahceli desen fildir fildir...

Ulan bu ortamda chp mi temiz kaldi buna inaniyorsaniz elimde satilik kopru var.

Istanbulu alan turkiyeyi alir dedik, ulan apar topar 18 milyonluk sehrin belediye baskanini iceri aldilar, diplomasini iptal ettiler. Kimse bisey yapamadi, hala da yapamiyor saka gibi mk.

Ozgur özel de simdilik aldi kalabaligi gidiyor bakalim. O da adayligini koysun izle bak senligi neler oluyor.

Simdi sorarım size akpliler mi mal yoksa biz mi daha malız?

Bir de gelmis agzinizi yaya yaya eeeee napicaz oy mu kullanmayalim yeeeaaani bolucu it diyosunuz bana saldırıyorsunuz.

Ulan derdim o degil suan oy kullanmasam da akp ye yarar, chp disinda birine oy atsam da akpye yarar....

Fakat Chp ye atinca da ona yaramiyor degil bu sekilde kendimizi avutmasak mi diyorum sanki o türlü de ona yarıyor bir sekilde diyorum.

Biraz farkindaligi mi artirsak diyorum... öf ne zormus yabanciya laf anlatmak ya.

Ulan en cok da troll diyene bozuldum benim burada ne trollugumu gordunuz yeni misiniz nesiniz buralarda?

Ne geliyorsa basimiza sizin gibi fanatiklerden geliyor. Az bi elstirel bakin inandiginiz sey bile olsa.
0
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
“Kahvehanedeki dayilari elestiriyorduk. Epstein olaylarindan sonra olanlari gördünüz.”
Ya ahahagagag hadi abicim yaa, git eşine vakit ayır yine hemcinsim haklı çıktı.
0
ekimoloji
(11.02.26)
@ ekimoloji, sen bu son zamanlarda duyurunun yıldığı, çoklu hesabı ve grupları olan tayfadan biri çıkıcan ya du bakalım...

ya da chp nin yıllarca Atatürk diye sömürdüğü bir kesime dahilsin. chp ye en çok zararı siz veriyorsunuz. peygamberine laf etmişim gibi savunduğunuza göre, bel altı vuracak kadar düştüğüne göre... aklıma başka bir şey gelmiyor.

o kadar şey yazmışım ona mı takıldın. kahvedeki dayıları savunacak kadar düşmek istemezdim ama bakış açınızı değiştirmiyorsunuz diyorum. yani onlar haksız ve mantıksız da, bu yaşadıklarımız çok mı mantıklı? Onları nasıl açıklıyor çok övündüğünüz beyniniz?
-1
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
Olabilir neden olmasin... ama bence lakin ki oyle degildir. Gazimizi almasa napicaz sanki? Napicaktin mesela? Benim max yapabildigim hala Ekrem imamogluna dair hikaye paylasmak... Tamamen elimiz kolumuz bağli. Gercek bir aksiyon alacak olanlar da zaten Özgür Özel'i dikkate alarak hareket etmiyordur
0
üğpoıuy
(11.02.26)
Bu da diğer teorilerin gibi çürük be Oğuz, tek hesabım var duyuruda yeniyim nerden engellenir açılır onu bile yeni çözdüm. Senin aksine tek işim buralarda goygoy yapıp teori sıkmak değil. Okudum ama saçma bulup cevap verme gereği duymadım o yüzden en komiğine alıntı yaptım.
Senin gibi sığ birine daha fazla cevap vermeyeceğim zira zaten eşinle ilgili olan duyuruda satır aralarında ne olduğunu belli ediyordun.
0
ekimoloji
(11.02.26)
@ ekimoloji, tam olarak nerelerde goygoy yapıp teori sıkmışım geçmiş duyularımdan bir tane örnek gösterir misin? diğer teorilerim neymiş? yılda 1 kere bu tarz yoruma açık soru ya soruyorum ya sormuyorum. ayrıca şundan birkaç sene önce kılıçtar hakkında benzer bir şey sorsam, ananızı babanızı savurunur gibi savurunurdunuz. Ki benim de çok içime sinmese de ben de savunurdum büyük ihtimalle.

Ama şimdi ne oldu? Çürük müymüş?

Ahahah ne oldugummuş.... Çok tanımışsın belli. Sen de ilişki kur da seni de görelim, seçtiğin insanı da görelim. kolaydı sanki iki farklı insanın ilişki yürütmesi.

Asıl sen burada yazılan çizilenden analiz yapacak kadar sığsın. Belli ki eşime bir yorumumdan veya ilişki içerisindeki bir şeyden nem kapmışsın gelmiş burada nefretini kusuyorsun. Tanımadan insanları yargılamaya devam et sen.

Duyuruyu da bok ettik ikili tartışmalardan... kusura bakmayın romalılar. Bunların derdi başka belli ki.
-1
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
özgür özel hangi rüzgarı arkasına aldı? bence bayağı düşük bir profil sergiliyor. muhtemelen yine hezimetle sonuçlanacak seçimler
0
Hallegadola
(11.02.26)
@ Hallegadola, sdfksgh dur şimdi sen de zaten ortalık karışık bir de oradan yürürsen seni de linçlerler.

Bence Kılıçtaroğlu vasıfsızlığından sonra gayet iyi ya. Arada kürt falan deyip batıyı triggerlasa da güzel konuşuyor, enerjisi yüksek...

Ama onu da eleştiren çok. Herkes kendine göre haklıdır orasına bişey diyemem ama ben daha büyük resmi :3 görmek adına adam iyi de olsa kötü de olsa günün sounda fareli köyün kavalcısı rolünü üstlenip yine bir şekilde oyalanmış olursak... kısmını kafamdan atamıyorum.

O yüzden fikirleri merak ettim.
0
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
oğuz hocam goyim tayfaya iyi dayanıyorsun. uzun uzun açıklama filan yaparak. elemanların düşünme ve akıl yürütme yeteneği olsa goyim olmazlar zaten. iyi sabırmış sendeki. özgür müko arkadaşlar, bu sefer kesin kazanıyooooruuuuzzzz diyeceksin.

ha zaten sonucu baştan belli yarışı kazamazsa vay hain, demek bizi aldatmış, halbuki çok zekiydik biz, nasıl aldandık dersin. her duruma cevabın cepte.
-3
lifeisopeth
(11.02.26)
@ lifeisopeth, :( maalesef şöyle bir durumları var.

www.youtube.com

Otomatik açılmazsa dk. 5.03
-2
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
Sobee bana diyene bak lifeof bilmem ne engellediğim zıkkım hesap meğer senin başka bir hesabınmış be Oğuz gerçekten kişi kendinden biliyormuş işi :) yazmayayım dedim ama en çok sinir olduğum şey akıllı geçinip başkalarını salak yerine koyan tipler olduğu için dayanamadım. Kendi kendine başka hesaplarla hak verip + vermeye utanmayan senin adına ben utandım. Kim bilir kaç tane hesap açmışsındır. Umarım aynı siyasi görüşte değilizdir gerçekten.
0
ekimoloji
(13.02.26)
@ ekimoloji, ne anlatıyosun kardesim sen, ne diye kendi kendine tribe giriyorsun akıllı geçiniyormuşuz da milleti salak yerine koyuyormuşuz falan...

benim sosyal medyalarda bile fake hesabım yok bir de gelmiş burda fake hesapla milletle mi uğraşıcam bi git allasen. duyuru ne biçim bi hal aldı 70ler 80ler türkiyesi gibi herkes birbirinden şüphe ediyor. rahat rahat takılamıyoruz şurada.

yetiş ya @compumaster ya @kibrisuyu, çok zor olmasa gerek aynı lokasyondan girilen birden fazla tekrarlı hesapların uçurulması... biriyle tartışırken bir yorum yazıyorum 2dk sonra -5 oylanıyor. duyuruda hasımlarımız oluştu. birine laf atınca kuruluyorlar resmen. artık çoklu hesapları mı var, grupları mı var bilemiyorum...

gerçi @ekimoloji, sen kendini nasıl iyi hissediyorsan ona inan, belli ki böyle kimse kimseyi tanımadan, anonim hesaplarla yazışarak falan kimse kimseye bir şeyi inandıramıyor. O yüzden hiç birbirimizi yormaya gerek yok.

Benim bir sürü fake hesabım var, ben akp için çalışıyorum, evlilikten de ilişkilerden de anlamayan rezil herifin tekiyim... tamam mı sen sıkma güzel canını. Herkes kendi yakınları ile güzel geçinsin yeter, burada özellikle yeni gelenler ortamı baya bi bozmuş belli ki. Kim takar artık yabancı nickleri...
0
🌸ananiyimioguz
(13.02.26)
(19)

Sünnet yaptırmayanlar var mı?

michael_knight
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?Son yıllarda bir artış var mı?Siz ne yapardınız?(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
Erkek çocuklarını sünnet yaptırmayan aileler eskiden de var mıydı?
Son yıllarda bir artış var mı?
Siz ne yapardınız?
(Müslümanlık dışındaki dinlere mensup kişileri kast ederek sormuyorum)
0
michael_knight
(10.02.26)
İki oğlanı da yaptırtmadım (14 ve 10 yaş). Kızı zaten yaptırtmıyoruz. swh. Çoğu Türk gibi müslüman bir kültürden geliyorum, oruç tutan yoktu ama dedem namaz kılardı mesela ama sünnet zaten adı üstünde sünnet. Farz değil. Çocuğumun vücudunu geri döndürülmez şekilde yaralamayı doğru bulmuyorum.
+6
sucvecezve
(10.02.26)
Sağlıklı değil mi sünnet? Erkek olmadığımdan soruyorum.
-6
Kahvedesu
(10.02.26)
1.Eskiden de yaptırmayan vardı ama giderek artıyor.
2.Zaten islam'a göre de mecburi yani farz bir uygulama değil. Kültürel olarak abartılmış.
3.Sağlık yönünden zararı, riski yararından çok.
4.Ben olsam asla yaptırmazdım.
+5
parka
(10.02.26)
Ben yaptırmadım yaptirtmam da
+5
mirty
(10.02.26)
Zararı ne peki? Etrafımda sünnet olmamış birkaç kişi enfeksiyon yapıp 40 yaşında o kısmı aldırdı. Onlar da iyi bir şey diyor.
0
Kahvedesu
(10.02.26)
@kahvedesu maalesef internetin çıkmasıyla birlikte her fikri savunan her türlü bilim insanına ulaşabildiğimiz için hiçbir konuda eskisi kadar iyi bilgi alamadığımızı düşünüyorum.
Sağlıklı(gerekli ve faydalı) olduğunu da sağlıksız(daha doğrusu gereksiz ve zararlı) olduğunu da savunan binlerce bilim insanı var.
0
🌸michael_knight
(10.02.26)
oğlum olacak ve yaptırmayacağım. aile büyükleri çok muhafazakar değil ama müslüman. sünnet olayına kafa da takacaklar ama umrumuzda değil tabi ki. sünnetin özellikle cinsel hayat ile ilgili çok ciddi negatif tarafları var. tıbben gerekli bir durum oluşursa veya ileride kendisi isterse yaptırır ama buna ben karar vermem ve doğar doğmaz da böyle bir cerrahi müdahaleyi doğru bulmuyorum. dini açıdan da gerekli değil, yerel yahudi adetinin islam'a geçmesi ile oluşmuş kültürel bir olgu. islamiyet öncesi türk kültüründe de yok.
+7
awlmi
(10.02.26)
çocuğum yok ama olursa ve erkek olursa eşim ve ben de yaptırmayı düşünmüyoruz. cinsel hazzı azalttığı yönünde bir şeyler okudum, bu konuyu merak ettiğim için daha önce araştırmıştım. benim anladğm kadarı ile konunun sağlıkla pek alakası yok mesele tamamen kültürel. yahudiler ve müslümanlar dışında hiçbir kesimde sünnet olayı yok.
0
Sadece soruyorum
(10.02.26)
Yaptirmicam
0
üğpoıuy
(10.02.26)
her turlu mutilationa karsiyim. niye kesiyoruz cukumuzun ucundaki deri parcasini.

tamamen arap collerinde entari icine ic camasiri giymeyen insanlarin toz, kum vs dolmasi sonucu enfeksiyon kapmasi sebebiyle geleneklestirdigi bir uygulama.

gerek kalmadi, bitmeli boyle seyler.
+2
antikadimag
(10.02.26)
oglan 10 yasinda, yaptirmadik.
ama turkiye'de yasama olasiligi yok denecek kadar az.

bu isin oluru dogar dogmaz yaptirmak, en temizi.
sonradan yaptirmak cok sikintili surec, yasadim ordan biliyorum.
0
cooperr
(10.02.26)
Sünnetin hijyen ve temizlik yönünden faydası çok. Sünnet olmazsanız üsteki derinin aradaki kısmını iyi temizlemezseniz, enfeksiyon olabiliyor. Cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda, sünnetli olmak daha avantajlı. Aids gibi hastalıklarda, bulaşma oranının daha düşük olduğu yönünde çalışmalar vardı.

Zararları : eğer uzman biri sünnet etmezse, cinsel fonksiyonel bozukluklar olabiliyor. + sünnet derisi alındığı için haz daha fazla olduğundan erken boşalma gibi sorunlar daha sık olabiliyor.

.
-3
kartallar yuksek ucar
(10.02.26)
2 yaşında. 6 yaşına kadar sağlık sebepleriyle erteledim. yaptıracağız.
+1
summerjam0306
(10.02.26)
Her milletten erkeğin pipisini gördüm pornolarda ama çok çok az bir kısmı sünnetsizdi.

Sünnetsiz olmanın daha fazla haz verdiğini biliyorum ama.
0
RaiseThySword
(10.02.26)
Ben sünnete karsiydim taa ki prince harry ve william in sünnet oldugunu ögrenene kadar.

Onlar yaptirdigina göre kesin bir faydasi vardir. Yas tahtaya basmaz o sömürgeciler.

Kadn olarak gördügümse cut daha iyi bence. Uncut erkekler isemis gibi islaniyor. Dus alinmazda kisa sürede koku yapiyor olabilir.

Cocugum olsa yaptirmayi düsünürdüm direkt reddetmem.
0
Purple life
(11.02.26)
zevk azalıyor diyorlar yaptırmak istemiyorum aslında ama yine de oğlumuz olursa yaptırma kararı aldık biz.
0
Hallegadola
(11.02.26)
çok yakın bir erkek arkadaşımız benim ebeveyn olarak en büyük sorumluluklarımdan biri de "çocuğumun beden bütünlüğünü korumak" diyerek yaptırtmadı. çocuk uygun yaşa gelince de anlattılar neden yaptırtmadıklarını.
0
Phoebe
(12.02.26)
Dolaylı olarak, hiv diyenler için:
www.reddit.com
+1
bumbum
(25.02.26)
Sünnetin kökeni İslam değildir.

Kökeni Antik Mısır ve ondan önceye, Satürn (Kronos/El) tapınımına dayanır. Yani Yahudiliğe(Satürnizm'e).

Satürn, kendi çocuklarını yiyen Tanrı'dır. Antik çağlarda insanlar, Tanrı'nın öfkesini dindirmek için ilk doğan erkek çocuklarını kurban ederlerdi. Zamanla "Çocuğun tamamını kurban etmek" yerine, "Çocuğun en değerli parçasından (Yaratım organından) bir parça kurban etme" ritüeline dönüldü.

İbrahim Peygamber ile yapılan "Ahit" budur. Yahweh (Satürn arketipi); "Bana sadakatinizi kanıtlamak için erkeklerinizin ucundan kan akıtacaksınız" demiştir. Bu, bedenin üzerine vurulan "Mülkiyet Damgası"dır. Yani; "Bu beden bana aittir, benim kölemdir."

Sünnet derisi (Prepus), sadece "fazla bir deri" değildir. O, vücudun en hassas sinir uçlarını taşıyan, glansı (baş kısmı) koruyan ve nemli tutan bir "Biyolojik Zırh"tır.

O deri kesildiğinde, hassas baş kısım (Glans) sürekli iç çamaşırına sürterek kurur ve nasırlaşır (Keratinizasyon).

Erkek, cinsel hissiyatının büyük bir kısmını kaybeder. Seks, "Dokunsal ve Ruhsal bir Haz" olmaktan çıkar, sadece "Sürtünme ve Boşalma" (Mekanik) odaklı bir eyleme dönüşür.

Sünnet; erkeğin 'Kök Çakrasını' (Muladhara) travmatize ederek, enerjiyi alt bölgeye kilitleyen, cinsel hassasiyeti körelten ve bireyi sisteme (Egregore'a) 'Kan Bedeli' ile bağlayan kadim bir ritüeldir.

kaynak (: x.com
+1
birdirbir
(23.03.26)
(6)

Batıda " susma hakkı "

diyecevaplandı
Bu haberden dolayı sormak istedim (Niteliği itibariyle bu olaylar zinciri zamanla iyice sulandırılacak gibi de duruyor.)https://i.hizliresim.com/tidw6eu.jpgABD filmlerinde de polis, "susma hakkına sahipsin" diye zanlıya haklarını belirtiyor.Bizim kültürümüzde zaruret halinde dahi birinin susması ge
Bu haberden dolayı sormak istedim
(Niteliği itibariyle bu olaylar zinciri zamanla iyice sulandırılacak gibi de duruyor.)
i.hizliresim.com
ABD filmlerinde de polis, "susma hakkına sahipsin" diye zanlıya haklarını belirtiyor.

Bizim kültürümüzde zaruret halinde dahi birinin susması genel manada , "evet " veya kabul etmek demektir.
Genel olarak batıda ( veya ABD özelinde) kendi halk kültürlerinde, hukuki manada (kovuşturma veya soruşturmada ) susmak ne demek oluyor, nasıl yorumlanıyor ?
Pişman olma manasına da geliyor mu ?
0
diyecevaplandı
(10.02.26)
Hukuk ile kültürü karıştırmışsın. Batıda, savcıların gücünü kötüye kullanmasının önüne geçebilmek için konulmuş bir kural. Hani fıkrada diğerleri suçluyu hızlı şekilde bulurken Temel döve döve suçlu çıkarmış ya, o hesap.
+2
osssy
(10.02.26)
@osssy hukuk ile kültürü karıştırmadım.
Hukukta , hem kültür, hem anane hem de inanıştan etkilenir. Onlardan pay alır .
-3
🌸diyecevaplandı
(10.02.26)
Pişman olma manasında falan anlaşıldığını zannetmiyorum.

Bu dizilerde filmlerde duyduğunuz "sessiz kalma hakkına sahipsin" ile başlayan şeyin adı miranda rights. Bu haklar ve sessiz kalma hikayesi de fifth amendment'tan geliyor. Mesela bir mahkeme sahnesinde soru sorulan şahsın "i plead the fifth" dediğini de duyabilirsiniz. Bu fifth amendment ile herkese verilen "sessiz kalma hakkı" aslında şu, hiçkimse polis veya herhangi bir otoriteye kendisini suçlu hale getirecek bir şey söylemek zorunda bırakılamaz. Susma, hiçbir şey söylememe hakkı vardır. Sorulan soru her neyse, cevap vermek zorunda bırakılamaz.
Burden of proof yani kanıtlama yükümlülüğü kolluk kuvvetindedir. Sanık herhangi bir soruya cevap vermeye zorlanıp, kendi aleyhine ifade vermek zorunda bırakılamaz yani.

Nasıl yorumlandığı kişisel bir düşünce ve bir kovuşturma bağlamında hiçbir önemi yok. Çünkü istediği kadar negatif yorumlansın, bu tarz bir senaryoda kişinin suçlu bulunabilmesi için proof beyond a reasonable doubt gerekiyor. Yani makul bir şüphenin ötesinde ispat edilmesi gerekiyor suçun. Bunu da sanığın kendisini kullanarak yapamıyorsunuz. O itiraf oluyor çünkü. Savcılık tarafı elindeki kanıtlarla kişinin şüphenin ötesinde suçluluğunu ispatlamakla ve jüriyi ikna etmekle yükümlüdür.
+1
cay koy geliyorum
(10.02.26)
Hukuken aleyhte ya da lehte bir etkisi yok.
Ama savcı veya jüri karşısındaysan, tabi ki hakkında olumsuz algı oluşur.
0
parka
(10.02.26)
Çay Koy Geliyorum +1

Ortada yorumlanacak bir şey yok. Kolluk kuvvetinin ya da savcının, sanığın susması üzerinden bir yorumu (Ya da daha doğrusu kendi şahsi yorumunun bir anlamı) ya da yaptırımı olamaz.
Hatta asıl suçsuz insanın konuşmaması daha mantıklı zira yine yukarda bahsedildiği gibi bir suç varsa bunu kanıtlaması gereken iddia makamı. Bunu da delilleri bularak yapması lazım. Hukuk sistemini, iddia makamının ya da kolluğun soruşturmasının detaylarını bilmeyen sanığın konuşarak sağlayacağı bir fayda yok. Tam tersi kendini aklamaya çalışırken söyleyeceği bir şey gereksiz yere daha çok başına sorun açabilir. O yüzden en iyisi susup avukata danışmak.
0
salihdt
(10.02.26)
Konuları birbirine karıştırmışsın, karıştırdığını söyleyene de karıştırmadım deyip alakasız şeylerden bahsetmişsin.

Bizim kültürde “sükut ikrardan gelir” denir. Dediğin gibi susmak kabul etmek anlamı taşır. Ama bir bak bakalım bizim hukukta konuşamama hakkı neymiş. Nasıl yorumlanabilir nasıl yorumlanamazmış.

Sorunu dayandırdığın yer yanlış en başta.
0
lazor
(15.02.26)
(5)

akasya durağı'nın yıkılması üzerine

biseysorcaktim
arada bir aklıma gelir, 99'uncu bölümde akasya durağı yıkılırken dizi birden drama dönmüştü. hatıraların yer aldığı binanın yıkılması elbette insanı hüzne boğabilir bunu anlıyorum ancak anlamadığım şey; taksicilerin "biz buradan ekmek yiyoruz, durağımız bizim ekmek teknemiz, durak olmazsa biz ne yap
arada bir aklıma gelir, 99'uncu bölümde akasya durağı yıkılırken dizi birden drama dönmüştü. hatıraların yer aldığı binanın yıkılması elbette insanı hüzne boğabilir bunu anlıyorum ancak anlamadığım şey; taksicilerin "biz buradan ekmek yiyoruz, durağımız bizim ekmek teknemiz, durak olmazsa biz ne yaparız" dibi şeyler söylemeleri.

günümüz taksicileri için durak önemli mi? ben bunca yıllık ahir ömrümde, henüz bitaksi gibi şeyler yokken duraktan taksi çağırdığım olmuştu. başka hiç kullanmadım, kullanan da görmedim.

yine diziye gelecek olursak, film icabı bir dram dışında durağın yıkılmasının onlar açısından önemi nedir? dedikleri gibi durak olmazsa işsiz mi kalacaklardı?
0
biseysorcaktim
(05.02.26)
işsiz kalmayacaklardı ama işleri azalabilirdi.

önceden duraklara katılmak için ciddi bir meblağ vermek gerekliydi. insanlar taksi kullanmak için duraklara giderdi artık durakların çok bi önemi kalmadı. günümüz taksicilerinin müşteri için durakta beklemek gibi dertleri yok insanlar taksilerin önüne atlıyor ya da uygulamadan çağırıyor.
0
duyuruuser
(05.02.26)
uygulamadan taksiyi hayatımda ilk kez bu sene çağırdım. sokaktan geçen taksiler de dolu mu boş mu anlayamadığım için sosyal anksiyeteyle çok el edemiyorum. Şu an yaşadığım şehirlerde her durağa bağlı tuşlar var sokaklarda, basınca taksi geliyor. Diğer yerlerde de google'da yakındaki durakları bulup telefondan arayıp çağırıyorum ya da durak yakınsa direkt durağa gidiyorum. Bu uygulamadan taksi çağırma olayını sadece istanbulda var sanıyodum ama hemen her şehre gelmiş herhalde daha yeni öğrendim
0
nundu
(05.02.26)
Durak hala önemli ve kullanılıyor. Yoğun saatlerde uygulamalardaki taksiciler gelmiyorlar ya da kabul edip 5 dk sonra iptal ediyorlar. Evine yakın durağı aramak her zaman en garanti seçim.
0
nuevo
(05.02.26)
Özelikle kadınlar durak taksilerini tercih ediyorlar, sokaktan ne idüğü belirsiz taksiler yerine.
0
parka
(05.02.26)
durak taksileri daha güvenli. bir çoğunu ismen de tanıyorsunuz. zor durumda birisini gönderip birini aldırabilir ve parasını daha sonra vrebilirsiniz. bebek gbi bazı semtlerde duraktaki taksiden gecenin bie yarısı sigara, kokoreç, alkol falan bile söylüyorlar kapıya kadar getiriyorlar.
0
ground
(05.02.26)
(13)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
Birkaç doktor görüşü almak olayı çözmez. Hekimlerin vakayı değerlendirme şekilleri değişebilir.
Örnek, safra kesesinde bir tane taş gören hekim, bünye taş üretmeye başlamış, üretecektir, bir taş kanala girerse tehlike arzeder, safra kesesi alınmalıdır da diyebilir. Takip altında bulunduralım da diyebilir.
Ben kalbim için en az 20 öğretim üyesine gitmişimdir yıllar içinde. Yarısı derhal ameliyat dedi, yarısı takip altında bulunduralım dedi.
Bir kaç yerden görüş almak şart ama bir şekilde de doktoruna güven duymak zorundasın.
Soruna da kısaca cevap vereyim. Burası Türkiye.
0
Mirket
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(4)

mubi

kojonotsuki
1 yıl falan üye kaldım bunlara. izlemeyince iptal ettim. şimdi yine kampanya yapmışlar. bazen, "iyi filmler var he niye izlemiyorum" diyorum.ne diyorsunuz?
1 yıl falan üye kaldım bunlara. izlemeyince iptal ettim. şimdi yine kampanya yapmışlar. bazen, "iyi filmler var he niye izlemiyorum" diyorum.

ne diyorsunuz?
0
kojonotsuki
(30.01.26)
Yabancı iyi filmlerin hepsi torrentte var çöplükte kaybolmaya gerek yok
Yerli iyi filmler de hbo’da
Geriye torrente bulamayacağın yerli ve keşfedebileceğin yabancı sanatsal denemeler kalıyor. oraya kadar ineceksen değer.
Hah bir de Mussolini dizisi güzel o da torrent’de var sanırım
-6
croswell
(30.01.26)
üç ay için aylık 50 değil, 3 ay 50 lira
0
Mcfly
(31.01.26)
üç ay için 50 lira iyi fiyat. denemekte fayda var.
0
parka
(31.01.26)
3 ay 50 lira üstüne tarihi gelmeden aboneliği iptal etmek istersen de gitme kal 1 ay bedava daha diyor. yani 4 ayı 50 lira hiç bir şey, 2 film izlesem kardayım dedim aldım. Bunda asıl sorun abonelik yenileme tarihini kaçırmamak ona dikkat edin iptal için.
0
koskoca kirpi
(31.01.26)
(8)

Metin Arolat'ın kaybı

yurtsuz john
Yahu bu adam Tinto Brass'a diz çöküp tövbe ettirecek adammış. Müthiş bir erotik yönetmen potansiyeli yok mu kendisinde? Çok yazık olmuş... Baksanıza şu yönettiği kliplere:https://youtu.be/IFpgOdRGAGk?si=KBp8EMeoRXKNcc7Bhttps://youtu.be/6SCOYTaEqDU?si=Vb6WCtfgdPtsah2w
Yahu bu adam Tinto Brass'a diz çöküp tövbe ettirecek adammış. Müthiş bir erotik yönetmen potansiyeli yok mu kendisinde? Çok yazık olmuş...

Baksanıza şu yönettiği kliplere:

youtu.be

youtu.be
+3
yurtsuz john
(29.01.26)
Yetenekli adamdı evet. Sarı serum kurbanlarından o da. Sarı serum kesin bilgi, +uyarıcı madde söylentisi var.
0
gobekliraki
(29.01.26)
abi adamin olayi zaten yonetmenlikti.. merve ildeniz'li klip olay olmustu zamaninda..
prime merve ve gogusten yogurt yeme olayi 90lar turkiyesinin ozetidir, tey tey..
+2
cooperr
(29.01.26)
Katılıyorum. Şunları izlemenizi de öneririm.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
nickini vermek istemeyen uye
(29.01.26)
linçlenebilirim ama muhtemelen gaydi, onun da rahatlığı var sanırım.
merve benim kankam, biz şakalaşıp gülüyorduk, erotik olduğunu farketmedik bile gibilerinden konuştu sanki.
0
parka
(29.01.26)
gay değildi muhtemelen çünkü nette bir msn yazışmasının ekran görüntüsü dönüyor kamera açmışlar karşılıklı ve olaylar gelişir.....
0
pide
(29.01.26)
youtubeda ses teknisyeni bir adam anlatıyordu saliselik görüntüyü çekerken görüp net değil falan dermiş sonrasında kare kare baktıklarında net olmadığını görürlermiş çekimin, işinde baya iyimiş gerçekten allah rahmet eylesin.
+1
eja
(30.01.26)
Paşa torunu aile. Kuzeni de Türkiye'nin en ünlü mimarı muhtemelen. Yeteneği de vardır tabii ama imkanlar ve bu imkanların sağladığı vizyon ile Türkiye'de bu işleri ilk yapanlardan olmak da önemli rol oynamıştır.
0
nundu
(30.01.26)
Psikoloji sarkisinin klibi de ayni sekildeydi.
0
acelaacedebela
(30.01.26)
(4)

Android tabletle pdf okunur mu?

michael harddd
kitap okumak için tablet almayı düşünüyorum. android tabletlerin pdf dokuman açma performansı nasıldır?
kitap okumak için tablet almayı düşünüyorum. android tabletlerin pdf dokuman açma performansı nasıldır?
0
michael harddd
(28.01.26)
tablet var, tablet var. Bende galaxy tab s9 ultra var. Canavar gibi.
0
rodeocu
(28.01.26)
Xiaomi pad 7 kullaniyorum ben de bir yildir. PDF okuma, not alma islemleri icin pek cok uygulama denedim. Kimi Squid uygulamasini seviyor, kimi notewise ama ben en cok notein uygulamasindan memnun kaldim. Tabletin performansindan da gayet memnunum.
0
chihirovekohaku
(29.01.26)
okuma konforu açısından ebooklar daha iyidir mantıken,
hız performansı açısından tablet daha iyidir
diye düşünüyorum
+1
parka
(29.01.26)
pdf'den pdf'ye, programdan programa değişiyor. telefondan telefona da değişme ihtimali var. ben memnun değilim. tablet alırsam high end bir şey bakarım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(7)

Abd'de öldürülen kadın.

kizil karga
Yanlış anlaşılma olmasın ben de Abd düşmanı bir insanım yaptıklarını ve bu olayı savunmuyorum, sadece bilmediğim için soruyorum: Bu defa neden bu kadar olay oldu? Çünkü Abd polisi şerifi ajanı vs genelde kendisine karşı koyan insanları böyle vurmuyorlar mıydı bu defa neden bu kadar tepki çekti? Beni
Yanlış anlaşılma olmasın ben de Abd düşmanı bir insanım yaptıklarını ve bu olayı savunmuyorum, sadece bilmediğim için soruyorum: Bu defa neden bu kadar olay oldu? Çünkü Abd polisi şerifi ajanı vs genelde kendisine karşı koyan insanları böyle vurmuyorlar mıydı bu defa neden bu kadar tepki çekti? Benim gördüğüm, bazı görevliler (sanırım göçmen bürosu ajanları bunların da polisler gibi direnene ateş etme yetkisi var mı bilmiyorum) bir kadını aracından indirmeye çalışıyor ve kadın da bu olaya direnip aracıyla kaçmak istiyor, sanırım aracı üstüne sürdüğü düşünen bi görevli de ateş edip öldürüyor, normalde de bunlar yapılmıyor muydu zaten? Başta da dediğim gibi sadece anlamak/öğrenmek için soruyorum yoksa kahrolsun Amerika!!1!
0
kizil karga
(08.01.26)
bunlar polis değil aslında başka bir birim. göçmenlik polisi mi denir, gümrük polisi mi öyle bir şey.
geçen yıllarda sayıları ve yetkileri azken trump'la beraber yetki ve sayı artışı yapılıyor ve çok agresif şekilde özellikle göçmenlerin olduğu mahallelere gidip insanlara yaka paça gözaltına alıp sınır dışı ediyorlar.

bu yüzden onlara karşı özellikle sol görüşlü insanlarda ayrı bir nefret oluşuyor.

bu kişi de polisler mahalleye girmesin diye yolu kapatmak istemiş.
polisler de bunu arabadan indirmeye mi çalışıyor zorla kapıyı mı açıyorlar her neyse, kadın da basıp gaza uzaklaşıyor.
olay zaten bir iki saniye içinde oluyor.
kadının polisi ezmek gibi bir niyeti yok. polislerin de bir uyarısı falan yok.
anında infaz ediliyor.

diğer olaylarda en azından bu süreç daha yavaş oluyordu.

bir de; normalde de tepkiler oluyor zaten.
bu olayda da göçmen polisi nefreti + trump'ın delilikleri + bu polislerin göçmenleri yaka paça toplaması + hali hazırda zaten bu olaylara karşı eylem yapmak için halkın toplanması + george floyd'un öldürüldüğü yer olması gibi bir sürü etken birleşince daha çok etkisi oldu.

üstelik, eğer ki biri araba ile üzerime geliyorsa arabanın önünde durup onu öldürmektense kenara kaçmayı tercih eder normal bir insan. sen onu öldürsen ne? ayağı pedala takılı kalsa yine ezecek seni.

bu polisin hemen öldürme davranışı kendini korumaktan ziyade, en ufak kavgada "iyi o zaman ayrılalım" diyen çiftin davranışına benziyor. o kadar kolay mı bir cana kıymak.
+4
biseysorcaktim
(08.01.26)
bir şey daha;
kadın beyaz ve göçmen değil. eğer göçmen olsaydı, bu denli tepki olmazdı belki de.
0
biseysorcaktim
(08.01.26)
Amerika'da polisin direneni ya da kaçanı vurma yetkisi yok. Başkasının ya da polisin hayatına kast etme ihtimali olanı vurma yetkisi var. Önünde polisler varken aracı ileri sürersen, polis bana doğru sürecek sandım deyip seni vurabilir. Buradaki sıkıntı, kamera açılarına göre, kadının kaçıyorken vurulması.
0
parka
(08.01.26)
@konuşma, videoda arabaya yönelen adam açıkça “get out of the f*cking car” diyor bir kaç kez; hatta kapıyı da açmaya çalışıyor. Kadın buna rağmen gazlıyor. Kesinlikle vurmasına gerekçe değil ama olan bu.
0
lil siztah
(08.01.26)
polis değil, trump’ın adamları “ice” öldürenler.
+1
deartheodosia
(08.01.26)
abd'de polisler eyalete bagli calisir. ancak federal yapiya bagli law enforcement da mevcut fbi, coast guard, secret service gibi. bu noktada ice da aslinda bir polis ve trump'in olusturdugu bir yapi degil. 11 eylul sonrasi cbp'ye (gumruk ve sinir guvenligi) bagli olusturulmus.

yani bunlar da aslinda polis ve silah kullanma yetkisi var. sonucta adamlara devlet tarafindan silah veriliyor ekipman olarak. ama kacmaya calisan bir insani vurma yetkisi yok kimsede. bunun gupegunduz bir amerikan vatandasini oldurme noktasina varmasi ciddi bir olay.

fox news'e girip baktim herkes kadini suclu bulmus. cok ilginc zamanlardan geciyoruz gercekten.
+1
antikadimag
(08.01.26)
bu arada soruna cevap olarak ice yeni bir kurum. 20 yillik tarihi var ve hep kenarda kosedeydi. simdi trump bunlari alip tarihin en cok fund edilen guvenlik kurumu yapti. dolayisiyla halk tanimiyor ve mesruiyetlerini sorguluyor.

ama kanunen bir fbi gorevlisinin yetkisi neyse bunun da odur. kadini vuran adama hicbir sey olmaz. arabayi uzerime surdu hayatimdan endise ettim der kurtulur. baskan da arkasinda zaten.
0
antikadimag
(08.01.26)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(9)

Sedat peker cumhurbaşkanlığı adayı olsa oy verir miydiniz?

messina123
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
-30
messina123
(21.12.25)
Ekmeleddin'e oy vermiş insanız neden vermeyelim.
-2
kizil karga
(21.12.25)
Zamanında muhaliflerin kanında banyo yaparız falan demiyor muydu bu herif?
Çıkarı nerdeyse o tarafa dönen bir adam.
+7
parka
(21.12.25)
chpnin adayı olursa oy vermeyecek ekşici yok
-5
plastic_angel
(21.12.25)
tek bir oyum var, akp'nin adayına veririm.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
oğan'a sonra kılıçdaroğlu'na oy verdim. peker'e, boş sigara paketine veya çiğnenmiş sakıza da oy veririm, bir anlamı yok nasıl olsa.
-2
g7mor
(21.12.25)
sedat bizim mahallede ihtiyar heyetine uye olmak istese yine de oy vermem.
+5
cooperr
(21.12.25)
Dürüstlük ve adalet kavramlarının sizce de her türlü üstü örtülü işte bulunan birinin, sonra işler bozulunca intikam hevesiyle ağzını açmasından daha farklı kıstaslarla tanımlanması gerekmiyor mu?

Bence bu kadar kolay ikna olmayın.
+2
akhenaten
(21.12.25)
insanın bir dünya görüşü olur, ne sağa ne ampüle ne sedata atarım. boş atarım gene de atmam.
+4
mikahakkinen
(21.12.25)
vermem. senin mantigin,

adam caliyor ama alni secdeye degiyor diyen sigirdan bir farki yok.

5 yil sonra duyuruya gelip "yuz verdik ayiya geldi sicti haliya" diye anti sedat peker basliklari acardin.
+3
buenosdias
(22.12.25)
(6)

Telefondan tüm bilgileri bulan ex

Teran
Kızda yalnızca telefon numaram var her şeyimi, adres, sağlık, tapu, araç, aile hatta aile adresini bile kalkıp tek tek söylüyor bir de çaktırmadan tehdit ediyor, babası baya güçlü biri, 1- bu bilgileri nereden buluyor bu kadar hepsini2- istenmeyen ilişkiyi karşı taraf pisleşmeden nasıl bitiririz.
Kızda yalnızca telefon numaram var her şeyimi, adres, sağlık, tapu, araç, aile hatta aile adresini bile kalkıp tek tek söylüyor bir de çaktırmadan tehdit ediyor, babası baya güçlü biri,

1- bu bilgileri nereden buluyor bu kadar hepsini
2- istenmeyen ilişkiyi karşı taraf pisleşmeden nasıl bitiririz.
0
Teran
(20.12.25)
1 Panel
2 Net şekilde istemediğini göstererek. Tavizsiz.
0
artıküyeolmakistiyorum
(20.12.25)
Özel bilgilerime nerden ulaştığını biliyorum ve bu suç istersen çok uzatma diyip alttan alttan siz tehdit edin?
+1
ekimoloji
(20.12.25)
Ekran kaydı alınır ve avukata verilir.
Sevgiler.
+1
rakicandir
(20.12.25)
Ara ara "panel" dedikleri patlatılan e devlet bilgilerinin olduğu database ortaya çıkıyor, üstüne kayıtlı hatlarz ikamet adresin, üstüne kayıtlı araçlar, tapuların, varsa davaların vs görünüyor.

Yazılı bir kanıt varsa bir sonraki konuşman avukatımla olur dersin biter.
-1
kimlanbu
(20.12.25)
@kim
Tapu bilgileri de çıkıyor mu?
Çok ilginçmiş.
0
parka
(20.12.25)
@parka, tapu bilgileri de çıkıyor. Basur olduysan o bile çıkıyormuş. Sağlık kayıtları da dahil her şey diyorlar.
0
michael_knight
(21.12.25)
(13)

2026 senesinde 1 milyon suriyeli ülkesine dönecek bilgisi doğru mu sizce?

messina123
kiralar ciddi şekilde düşmez mi bu gerçekleşirse?
kiralar ciddi şekilde düşmez mi bu gerçekleşirse?
0
messina123
(18.12.25)
türkiye'de kiralar düşmez ya. kayıt dışı suriyeliler kaç milyondur acaba zaten.
0
elorelia
(18.12.25)
1) Bu kadar kişi evlerde ikamet etmiyor dükkanda yaşayan 20-30 kişilik gruplar var.
2) Evlerde ikamet eden ailelerinde ortalama 6 kişi olduğunu da var sayarsak yine ortalama 200 bin ev olduğunu varsayalım.
3) 1 milyonun da kesin dönüş yapacağı garanti değil. Bir çoğu halinden memnundur.

Böyle bir şey gerçekleşirse ki pek zannetmiyorum ama 100 bin evde hareket olabilir, o da çok fazla piyasayı etkilemez diye düşünüyorum.
0
c0sh_kun
(18.12.25)
kira dusmez, artis yavaslar. suriyeliler konusundaysa sunu diyebilirim depo olarak kiraya verdigimiz yerde 30 suriyelinin kaldigini polisin basmasiyla ogrendik :)
-1
gule gule
(18.12.25)
Savaşmadan denize kıyısı olan, dayalı döşeli ülke işgal etmişler. neden dönsünler?

İzmir'de muhtar adayı çıkarsalar seçim kazanacakları mahalleler var. bak Mersin, G.antep demiyorum. İZMİR diyorum.

Kadıköy'de, Bebek'te, Bostanlıda, Alsancak'ta yaşayanlar durumun farkında değiller.

Nüfusları 20 milyondan fazla
0
HellKeePer
(18.12.25)
niye dönsün hepsi vatandaşlık aldı. çocuğu burada okuyor, bedava sağlık hizmeti alıyor.
ancak avrupaya, daha iyi bir ülkeye geçiş fırsatı olursa gider.
0
orpheus
(18.12.25)
kiraya verilmeyen gırla ev var.
yüzde 25 olayından sonra kimisi tövbe etti vermem kiraya diye, öyle boş tutuyor "fırsat çıkarsa satarım, kiracılı ev zor satılıyor" diyor.

neden geri dönsün suriyeliler ben de merak ediyorum.
hayatından memnun olmayanlar zaten döndü gitti.
5-6 yıldır burada olanlar iyi kötü bir düzen kurdular burada.
gidenler muhakkak olacaktır ama kira fiyatlarına etki edecek kadar yoğun gideceklerini düşünmüyorum.

kira fiyatlarının düşmesi için sebep yok.
belki artış azalır sadece. şimdi maaşının yarısı kira ise 3te biri kira olur en iyi ihtimalle.
+2
biseysorcaktim
(18.12.25)
Gitmeyecekler.
+1
parka
(18.12.25)
Şu anda konut arzı sorunu yok. Stok fazla. Kiralar da yüksek değil. Tek sorun ücretli çalışan kesimin gelirinin düşük olması.

Konut yapıp kiraları düşürme söylemi niye? Çünkü hazinede inanılmaz para toplanıyor. Bunu iç etmenin üç yolundan birisi de inşaat işleri.

Suriyeliler de buraya getirilirken verilen sözler tutulursa giderler ya da gönderilirler. Çünkü kendiliğinden gelmediler. Biz komuta ettik.
0
hebanon
(18.12.25)
@hebanon
Stok fazlası olduğunun kaynağı var mı?
0
parka
(18.12.25)
donecegine inanmiyorum. donmeleri icin danimarka gibi para vermek gerekiyor. 10-15 bin euro para veriyorlardi hatirladigim kadariyla. bunu turk siyasetcilerden iki kisi dillendirdi. biri ali babacan, digeri de cem uzan. umit ozdag da zorla gondermek istiyor. yani bir zorlama veya tesvik olmadan kendi hallerine birakilirlarsa donmezler diye dusunuyorum.
+1
Sour
(18.12.25)
Dönmeleri için bir sebep yok. Suriye sittin sene iflah olacak bir durumda değil. İkincisi Suriyeli istilası başladığında doğan Suriyeliler yetişkin oldu. Türkiye'nin en bitik hali Suriye'nin halinden kat be kat iyidir. 1 milyon Suriyelinin gitmesi gerçekleşse bile çok bir anlam ifade etmez, o 1 milyon gidene kadar içer dekiler 3 milyon olur. Suriyelilerin kitleler halinde gelişi başlangıç noktası alınsa, o tarihten bugüne onların nüfus artış hızı ile bizim halkımızın nüfus artış hızı arasında uçurum vardır. Hiç yoksa kurulu düzenimiz var yeğenim yoksa Suriye cennat cennat klişesine döner bu işin sonu. Zaten çok uzak olmayan bir gelecekte siyasiler de medya da Suriye kökenli vatandaş kimliğini yok sayamayız türküleri çağırılır. Siyasi parti de kurarlar, Suriye kökenli örnek vatandaşlarımızın haberleri de pompalanır. Gelecekte ekşi hala var olursa, Suriyeli oyları olmadan seçimi kazanmanın imkansız olması gerçeği türünden başlıkları şimdiden görür gibiyim:) zaten siyasiler belli bir seçmen yoğunluğunu görünce sağcısı, solcusu, islamcısı oy için her şeyi yaparlar.
0
wilhelmwasmuss
(18.12.25)
Geri dönmez onlar. Millet sanıyor sadece Suriyeli var.. Antalya Rus dolu, İzmir İranlı dolu.
0
runaway
(18.12.25)
Net bilgi dönmeyecekler
0
basond
(18.12.25)
(11)

çayı şekersiz içicen agaa

Rondak
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.

acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
0
Rondak
(17.12.25)
Yuzyillardir sekersiz iciom, berbat... sekerli cok ii
-1
üğpoıuy
(17.12.25)
Hayatımda duyduğum en boş şeylerden ilk 10'a girer. Çayı şekersiz içebilen ve buna alışan insandan her kötülük beklenir.
-14
arbre
(17.12.25)
Az da olsa şeker lazım.
Bu arada kendin şekersiz çay içerken böyle tabağa sığan küçük yaramazlıklar yapmalısın :
i.hizliresim.com
+2
diyecevaplandı
(17.12.25)
Bence biz yanılıyor olamayız da siz istiyorsanız yine şekerli için
+4
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Çayı şekersiz içip yanında tatlı birşey yersen tadı güzel oluyor.
Ama light kola yanında yağlı börek yemek gibi birşey oluyor.
0
parka
(17.12.25)
olamazsın. yediğin tatlının tadı ağzında kalıyor çay içince çayla birleşiyor ondan daha güzel geliyor.

iyi çay şekersiz içilir gayet. acıysa bayattır ya da fazla demlidir içme zaten. bu arada ben de 4-5 yıldır şekersiz içiyorum ve alışılıyor bi süre sonra çok kolay biçimde. 1-2 ay sonra şekerli çay kötü gelmeye başlıyor. başlangıç olarak açık çay içilebilir.
0
jelly bear
(18.12.25)
kahve şekersiz içilir de çay pek olmuyor sanki ya.
-1
nothing in my way
(18.12.25)
Günün ikinci çay duyurusunu görmek çok hoş :D

Çay net şekilde şekersiz içilmeli, en saf ve lezzetli haline o zaman ulaşılıyor. Şekeri dayayıp şerbet gibi çay içenlerle hiç empati yapamıyorum.
0
jonas
(18.12.25)
Lezetli bir çayın asla şekere ihtiyacı olmaz. 7/10 ve altı çaylarda şekerin faydası olur. Kötü çaya şekersiz hiç katlanılamıyor. İyi çayı şerbet yapar şeker. Şerbet de güzeldir ama çay da güzeldir. Çay şekersiz içilir. (Sütlü ise şekerli daha iyi oluyor sanki)
+1
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
cayin sekerli icilmesi baska, yaninda biskuvi falan yemek baska. karsilastirma sekerli ve sekersiz cay arasinda olmali. yaninda biskuvi vs. yediginizde aldiginiz tat caydan gelmiyor ki, biskuviden geliyor. sonraki yudumlarda da agzinizda kalan tatlidan geliyor. eger hepsini katiyorsak elbette biskuvili, kekli vs cay ilk sirada olur, ama sonrasinda sekerli cay gelmez, sekersiz cay gelir. en son ise sekerli cay gelir.
+1
Sour
(18.12.25)
E, tuzluların yanında da güzel oluyor. İçine kahvaltılıklarımızı atmıyoruz mesela.
+3
auroraaurora
(18.12.25)
(15)

Duyuru kadınlarına bir "erkek" sorusu

bitli su perisi
Oldukça yakışıklı olduğu halde kendine beğenmeyen ve dış görünüşüne fazla kafayı takan, otuzlarının başında saçında daha birkaç beyazı olmasına rağmen sürekli saç boyatan, alnında birkaç çizik var diye sık sık botoks yaptıran, birkaç ay uyku düzeni bozulduğu için göz altlarının şiştiğini düşündüğünd
Oldukça yakışıklı olduğu halde kendine beğenmeyen ve dış görünüşüne fazla kafayı takan, otuzlarının başında saçında daha birkaç beyazı olmasına rağmen sürekli saç boyatan, alnında birkaç çizik var diye sık sık botoks yaptıran, birkaç ay uyku düzeni bozulduğu için göz altlarının şiştiğini düşündüğünden önce göz altı dolgusu yaptırıp ve sonra göz altı torbalarını aldırıp bir de göz kapağı ameliyatı olan, beş on kilo aldı diye kompleks hissedip açıkça hiç gereği yokken jinekomasti ameliyatı olan ama hala özgüvensiz olduğundan aradan aylar geçmesine rağmen ameliyat sonrası kullanılan göğüs korsesini sıkça giyen, hiç ihtiyacı yokken aşırı bir sıklıkta G5 masajına gitme gibi zayıflama çabalarına giren... Bunlar ilk aklıma gelenler.

Üstelik ne zaman çevreden biri konusunu açsa ya da sorsa kesinlikle reddediyor ve hatta öfkeleniyor. Mesela saçındaki renk değişimini fark edenlere beachte çok fazla zaman geçirdiği için saç renginin açılması gibi bahaneler sunuyor ya da göz altı torbalarının yok olduğunu söyleyenlere göz altındaki egzama için krem kullandığını ve onun göz altı torbalarını yok ettiğini söylüyor. Böyle bir erkekten soğur muydunuz? Görünüş olarak asla yapaylık ve aşırı bir estetik durumu yok bu arada yani gayet doğal duruyor. Ancak gerçekten çevresinde ona ilgi gösteren ve çekici olduğunu dolu dolu hissettiren çok fazla kadın olduğu halde dış görünüşüyle bu kadar ilgilenmesi, bunu dert etmesi beni üzüyor ve bazen de ondan uzaklaştığımı hissediyorum. Anlayışsız mıyım?
0
bitli su perisi
(16.10.25)
You cant fix him :(
+3
grimavi
(16.10.25)
Böyle bir insan gayet soğutur. Erkek olmasina gerek yok
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Görünüş olarak bir problemi olmasa da psikolojik olarak bir hayli problemli duruyor anlattıklarına bakılırsa. Kendisinde beğenmediği şeyleri elbette yaptırabilir yada metroseksüel olabilir ama mesele bakımlı olmak değil yaptırdığı şeylere saçma sapan kılıflar uydurması. Bana bu tarz davranışlar aşırı şizofrence geliyor. Kişiyi sen tanıyorsun ama bu tarz bir adamla muhabbet kurmak bile istemezdim.
+3
mermaidd
(16.10.25)
Travmasi vardir tipine dair gecmisten kalan
0
baldur2
(16.10.25)
İnsanın kendisine dikkat etmesi bakımlı olması güzel bir şey ama bu biraz abartı olmuş artık, bu kadarı zarar. Belli ki bu arkadaşın psikolojik bir rahatsızlığı var kendisini bir türlü beğenmiyor sevemiyor. Kendisinde bu kadar kusur bulabilen birisi bana bakınca bende de sürekli kusur arar diye düşünür yanında rahat edemezdim. Sürekli bu bakım ve estetik muhabbeti de sıkardı beni açıkçası
+2
kullanicadi
(16.10.25)
www.memorial.com.tr
Tanı koymak değil tabii de, bence anlattığınız kişinin yaşadığı şey bir psikolojik bozukluk. Kendine bakmak bu değil.
0
kobuzchu kiz
(16.10.25)
O bedenen erkek olabilir ama ruhen bir kadın. Ben de olsam ben de soğurum. Anlayışsız falan da değilsin.
-4
muhayyer divan
(17.10.25)
psikolojik problemi var, aynisini yapan kadinlar icin de gecerli bu. atta yatan psikolojik nededin ne oldugunu bulabilirseniz, o sorunla yasayabilip yasayamamayi dusunmelisiniz. problem gorunusunun dogal/yapay olmasi degil.

yoksa herkes kendine baksin tabi, ama sacinin beyazi hakkinda yalan soylemesi fln sorunlu seyler.
0
taurina
(17.10.25)
bahsi gecen kisi kesin erkek mi?
-5
cooperr
(17.10.25)
efemine bir tip gibi geldi bana. erkek adam takmaz bunları.

geçmişten gelen travması olabilir +1
-5
Hallegadola
(17.10.25)
Arkana bakmadan kaç.
0
parka
(17.10.25)
psikolojik bozukluk sahibi, düzelmesi için yardım almalı ve önce yardıma ihtiyacı olduğunu kabul etmeli
0
( . )( . )
(17.10.25)
soğumak için ısınmak lazım önce, o aşamaya bile gelmem. özbakım bu değil, cinsiyetten bağımsız söylüyorum bunu. dış görünüşle bu derece kafayı bozmuş hemcinslerimle de arkadaş olamıyorum ben.

ha bu kafayı takma halinde bir anormallik olduğunun kendisi de farkındadır ama başedemiyordur, destek istiyordur, çözüm bulmaya/sıyrılmaya çalışıyordur, konuşuruz, dertleşiriz vb., o ayrı.
+1
Phoebe
(17.10.25)
Beden dismorfik bozukluğundan muzdarip olabilir. Psikiyatrik (psikolojik değil) destek alması gerekebilir.
0
10551037
(17.10.25)
beden dismorfik bozukluğu ilk aklıma gelen benim de. Dış görünüşe takık olmayı kadınlığa atfedenler cehaletin kaçıncı seviyesini yaşıyorlar hayret doğrusu.
+2
Sermet Hörmet
(17.10.25)
(21)

duyurunun yaşını başını almış erkekleri

WithWorth
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.https://eksisozluk.com/beykozda-eski-sevgilisi-tarafindan-oldurulen-kiz--8036578?a=popularevli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.
eksisozluk.com

evli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz sorum size.
ne yapardınız ?

geri kalanlar da yorum yapabilir ama üstteki kümeyi özellikle merak ettim.
-2
WithWorth
(16.10.25)
Hiçbir şey.
Beni ilgilendirmiyor bende canımı sokakta bulmadım + süper kahraman değilim.

Ayrıca kadınların efendi erkek yerine tercihini kimse sorgulayamaz
+2
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Saldırgan ondan daha şiddetli, agresif bir karşı saldırıyla durdurulabilir. Ama çok riskli. Genelde nefes alışverişini kesmek için diyaframa atak yapılır. O anki ruh hâlime bağlı.
+1
arbre
(16.10.25)
Asla hiçbir şey için oh çekmiyorum. Fakat bile bile lades diyorsanız ne diyelim?
Ayrıca sadece kadına mi şiddet var? Erkeğe çocuğa hayvana her türlü canlıya şiddet var memlekette. Ben kadın olarak ayirmiyorum. Bir erkek olarak kendimi sokakta güvende hissetmiyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Geçkin bir bey olmasam da yanıt vereyim. Ben hayatımda hiç bir şiddet eylemine başvurmadım, kesici alet taşımıyorum. Bahse konu videoyu izlerken bile geriliyorum elim ayağım dolanıyor.
Şahıs 100 kilonun üzerinde gözünü kan bürümüş biri, böylesini abd polisinin videolarını izlerseniz silahla bile durdurmanın kolay olmadığını görürsünüz. Bu şartlarda o sıradan insanları kınayan ah orada ben olsaydım diyenleri gerçekçi, inandırıcı bulmuyorum.
Ben ne yapardım muhtemelen donakalırdım.. herkesin kahraman olma fantezisi vardır ama bu oyunda ölünce bir daha geri başlayamıyorsun.
+3
anon1m
(16.10.25)
bu veya benzeri bir durumda polisin dahi kendi canını riske atarak araya gireceğini sanmıyorum.
gözü dönmüş bir adam kadını duraksamadan seri bir şekilde bıçaklıyor, müdahale etmeye çalışan kişi de muhtemelen benzer darbelere maruz kalacak.

benim de bir çocuğum var, böyle bir durumda çocuğumun babasız büyümesi riskini göze almazdım sanıyorum.

ama videoki poşetini önce bırakıp sonra alan adam kadar da olamazdım sanırım.

iki ucu boklu değnek dedikleri durum tam olarak. çok üzücü gerçekten.
+2
emfuzi
(16.10.25)
Kadir şekerci vardı.
0
Kahvedesu
(16.10.25)
dediğiniz ben oluyorum. adamların yaptığı müdahaleyi, şerefsize "abi kurbanın olam, değmez, gel kendini yakacaksın" gibi teskin edici sözlerle denerdim. ama dönüp işime gitmez, pasif ve yalvarır şekilde devam ederdim "bir bıçak az vursa kârdır" hesabı.

eğer 2-3 kişi olsa, "gelin tutun abiyi yazık edecek hem kendine hem karşıya" gibi, şerefsizi daha da gaza getirmeyecek sözlerle çağırır, 3 kişi olsak, tutar, indirirdik.

ama tek başına ne yapacaksın? hem cani, hem ayı gibi, hem gözü dönmüş... tek başıma adamla savaşamazdım. benim de çoluğum çocuğum var. sakin sakin yalvarır modda telkin verir, olayı fiziksel mücadeleye dökmeden omzundan tutup hafif hafif çekerdim.

hak etsin, etmesin, orantısız şiddet gören hiç bir mazluma "oh" çekilmez. canavarlaşmamak lazım.

edit: "kurbanın olam" lafı da ironikmiş. Allah korusun...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
Sen 'Abi kurbanın olam.' diyorsun da, adamın kafa gitmiş zaten, gözler dönük, işini bitirip, 'Lan görgü tanığı bu.' demeyeceği ve sıranın sana gelmeyeceği ne malum.

Eli bıçaklı adamı gözüme kestirebilecek ebat ve beceride değilsem ve en az adam kadar manyak değilsem, kendimi güvende hissedecek mesafeye kadar uzaklaşır, görüntü alır, polisi arardım. Gereksiz kahramanlık için gereğinden fazla akıllıyım.
0
Mirket
(17.10.25)
en fazla uzaktan polisi ararim. soka da girebilirim. video'yu izlemedim.
0
lemmiwinks
(17.10.25)
tr.wikipedia.org
www.birgun.net

başka sözüm yok.
0
Fodera
(17.10.25)
herkes kadir şekerden örnek vermiş ama kadir şeker cebinde bıçak taşıyan ve kavga eden bi çift arasına girip adamı kalbinden bıçaklayan biri. bıçaklı, gözü dönmüş bi adamın önüne çıkamazsınız tabi ama çoğu durumda adam bir kadına sadece tekme tokat dalarken bile herkes uzaktan izliyor. kadir şeker gibi bıçağı çıkarıp karşı tarafın kalbine saplamadığınız sürece katil olmazsınız. bir keresinde market manavına sebepsiz yere saldıran bir adamla arasına girmiştim, manav da erkekti. ben de kadınım.

ayrıca baktım şimdi kadir şeker olayı 2020 yılında yaşanmış. önümüzde bu örnek yokken sanki herkes araya giriyordu da kahramanlık yapıyordu... güldürmeyin ya. kendisine tokat atan müşteriye saldıran garson kızı kolundan bacağından çekiştirmeyi herkes biliyor. tam tersi olsa yine kimse araya girmiyor.

kadın erkek özelinde konuşmuyorum. herkeste gereksiz bir duyarsızlık var.

tekrar söylüyorum, elinde bıçak olan silah olan bi adamla hedefinin arasına girmek tabi ki mantıksız. ama bunların olmadığı şiddet durumlarında dahi herkes uzaktan izliyor.

x.com
şunu izleyin mesela. adam çocuğa tekmelerle girişiyor. kimse doğru dürüst müdahale etmiyor. hele amcanın biri uzaktan izleye izleye geliyor.
+1
elorelia
(17.10.25)
Bu işlerde araya girilemiyor çünkü bu düzende suçlu çıkabilirsin. Bunun şahıstaki silah unsuruyla çok ilgisi yok. Müdahale edersin en başta kadın sana kızar. Etkisiz hale getirirsin yargı seni içeri atar. Şanssızlık olur birine bir şey olur, vicdanın seni suçlar. O an kurtarsan kadının ders alıp ertesi gün aynı hatayı tekrarlamaması düşük olasılık. Zaten olayı bilmiyorsun. İşe yaramayacağını bile bile polisi arar, belki uzaktan ses ile müdahale yapmaya çalışırdım ben.
+1
osssy
(17.10.25)
bıçak olmadığı senaryo da (sadece şiddet) kadın yardım için bağırıyorsa polisi ararım ama kadın da adama sövüp sayıyorsa uzaktan izlerim sadece bir süre sonra yoluma giderim. işin içinde bıçak da varsa direkt polisi ararım, asla yanına yaklaşıp da müdahale etmem kesinlikle. bırak araya girmeyi adamı telkin etmeye bile çalışmam.

ben olsam şöyle dalardım adama, yok böyle yapardım falan diyenlerin de yüzde 99u kolpacı. elinde şu insan yarmasını bıçakla görünce saklanacak delik ararlar.
0
bobinhoo
(17.10.25)
Uzun sopa ya da sandalye gibi birşey varsa müdahale ederim, onun dışında sadece polis çağırırım. O da genellikle olay bittikten sonra gelir.
0
parka
(17.10.25)
Gerçekçi olmak lazım, o anda bu adamı durdurmanın tek yolu silahla vurmaktır. Senin elinde bıçak olsa bile bu adamı durdurmak oldukça zor. Polis bile bu tür durumlarda silahı kullanmıyorken normal insanlar olarak bizim bu olaya müdahale etmemiz maalesef çok zor.
0
say something loving
(17.10.25)
güvenli mesafeye çekilip 112 yi arardım. bekar, çocuksuz dönemlerimde olsam gene bunu yapardım.

cinnet esnasında şuurunu kaybetmiş bıçaklı biriyle asla diyaloğa girmem.
0
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
Evliyim, çocuğum var, polisi ve ambulansı aramak dışında müdahale etmem.

Bekar olsam ölümüne girerdim.
+1
kimlanbu
(17.10.25)
evliyim çocukluyum önce dur yapma der kavgayı ayırmaya çalışırım, silah görürsem uzaklaşır polisi ararım.
videodaki abiye neden bıraktın diyemem.

kendi çocuğuma bu yapılsa şahit olsam hiç silah vs düşünmem dalar kurtarmaya çalışırım her baba gibi.
0
basond
(17.10.25)
yoldan geçen erkek müdahale etse ve ölmese bu adam ondan şikayetçi olsa yine baş ağrısı; belki müdahale eden kişiye dadanacak, davalık olacaklar? çok korkuyorum böyle olaylara denk gelmekten, yalnızca şahit olmak bile başlı başına bir travma sebebi. ülke içinde (ve dışında) hiçbir erkeğe yaklaşmamak gerektiğini hissediyorum; kıskanç, patolojik sorunlu, düzenbaz insanlar o kadar çok ki.
0
deartheodosia
(17.10.25)
40 yaşına yaklaşmış, çocuğu olmayan, iri sayılabilecek bir avukatım.

Üzerimde tabanca yoksa asla müdahale etmem. Eğitimli birinin dahi bıçaklı bir saldırgana müdahale etmesi aşırı tehlikeliyken bıçaklı kavgaya dair hiçbir bilgisi ve fikri olmayan, bıçağı ancak mutfakta ya da ufak tefek şeyler kesmek için eline alan biri olarak kendi canımı böyle bir durumda tehlikeye atmam. Bu karara varmam için çok düşünmeme gerek yok.

Üzerimde tabanca varsa çok daha zor bir karar. Havaya ateş etmek riskli, başkasına zarar verme riski var. Gözü dönmüş şekilde karşısındakine zarar veren bıçaklı bir saldırgana, durdurucu bir atışı mağdura zarar vermeden yapabilmek herhangi bir polisin de kolayca alabileceği bir risk değil, özel harekat geçmişi olmayan bir polis için dahi çok zor bir durum. Kaldı ki öldürücü olmayan bölgelere yapılan atışlarda, özellikle çekirdeğin bacaklardaki kemiğe denk gelip kemiği kırmadığı senaryolarda saldırgan vurulduğunu anında hissetmiyor ve saldırgan tutumunu bir süre daha sürdürebiliyor. Yani diyelim ki salgırganı omzundan ya da bacak kasından vurdum. Bu sırada saldırgan mağdura saldırmaya veya benim üzerime gelmeye devam edecektir birkaç saniye daha. Bu birkaç saniye boyunca vuracağı bıçak darbeleri mağduru öldürmeye yetebilir. Mağduru bırakıp bana saldırmaya kalkarsa saldırganı durdurmak için benim öldürücü atışlar yapmam gerekebilir.

Saldırganı öldürmeden vurmayı başarsam bile meşru müdafaada sınırın aşılması tartışmaları gündeme gelecek ve uzunca bir süre tutuklu kalma riskim olacak. Onu da beceremeyip tüm işi elime yüzüme bulaştırıp mağdura zarar verme riskim var.

Nereden bakılsa çok boktan iş. Görece kılçıksız bir durum olsa, yani bir erkeğin bir kadını bıçakla kovaladığını görsem ve ben de o sırada direksiyon başında olsam, saldırgan erkeği öldürmemeye gayret ederek arabayla ezerim. Benzer bir durumda saldırganı etkisiz hale getirecek bir şeyle vurma/bir şeyi fırlatma imkanım varsa yaparım. Ancak silahım olmadan silahlı birine müdahale etmem, edemem.
0
10551037
(17.10.25)
amerikan polis videolarından gördüğüm kadarıyla, başından veya omurgasından vurulmadığı sürece defalarca isabet alan insanlar bile saldırmaya devam ediyor. belki cinnet hali, belki uyuşturucu madde etkisinde olmaları sebebiyle bilmiyorum ama belimde silahım bile olsa katil olmayı göze almadığım sürece müdahele etmezdim.
0
Fodera
(19.10.25)
(5)

Et beni neden kabuk bağlar?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Vücudumun muhtelif bir yerinde mercimek tanesi kadar bir et beni var kendimi bildim bileli orda. Geçtiğimiz hafta ve bu hafta üzerinin kabuk bağladigini gördüm. Tabii dayanamayıp kabuğu yani ölü deriyi kaldırdım. Bu durum şimdiye kadar ilk kez oluyor. Ama ufaktan da tırsmaya başl
Merhaba arkadaşlar,

Vücudumun muhtelif bir yerinde mercimek tanesi kadar bir et beni var kendimi bildim bileli orda. Geçtiğimiz hafta ve bu hafta üzerinin kabuk bağladigini gördüm. Tabii dayanamayıp kabuğu yani ölü deriyi kaldırdım. Bu durum şimdiye kadar ilk kez oluyor. Ama ufaktan da tırsmaya başladım. Kötü bir şeyin habercisi mi diye? Doktora gitmeden yapabileceğim bir şey var mı? Şu an için doktora erişimim çok zor görünüyor.
Daha önce boyle bir şey yaşayan var mı?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(27.09.25)
et beni değildi benimki ama aynısını yaşadım ve cildiyeye gittim. bir sorun yok ama yine kabuk geçince tekrar gel dedi. ama çok üstünde durmadı. unuttum, kaldı öyle. krem falan verdi ama vıcık vıcık şeylerden hiç hoşlanmadığım için çok kullanmadım. bir süre sonra eski haline geri döndü.

oynama ve en kısa sürede doktora git.
0
art cat chocolate
(27.09.25)
Bir yere sürtmüşsündür, kanamış, kabuk bağlamıştır. Önemli bir şey değildir yani. Ama işte bu ihtimallerden bir tanesi.

İkinci ihtimal için dermatolog parça aldırıp patolojiye gönderebilir ki ben olsam bu ihtimali hiç göz ardı etmezdim.
0
Mirket
(27.09.25)
Kaşımışsındır, kese yapmışsındır..
0
parka
(27.09.25)
@parka,
Hayır, kaşımadım ya da kese yapmadım. Giydiğim kıyafetler de öyle çok dar ya da sıkan/sürtünen kıyafetler de değil.
0
🌸Amaranta ursula
(27.09.25)
aynen bak ben de benlerime karşı çok dikkatliyimdir ama bana da oldu ve sebebini anlayamadım. ilginç... fark etmediğimiz bir anda koltuğa falan sürttük herhalde.
0
art cat chocolate
(28.09.25)
(5)

futbol maç spikerleri topa vuran oyuncuyu nasıl bilebiliyor?

cccbehzatccc
çocukluğumdan beri merak eder ve kafa yorarım. hadi voleybol ve basketbolda oyuncuyu seçebilirsiniz. futbol maçlarında spikerler, oyuncu topa dokununca adını söylüyor. yabancı takımların oyuncularına kadar. hemen de nasıl anlıyorlar anlık şeyi? saçından bazıları seçilebilir ama hepsi değil. hayranlı
çocukluğumdan beri merak eder ve kafa yorarım. hadi voleybol ve basketbolda oyuncuyu seçebilirsiniz. futbol maçlarında spikerler, oyuncu topa dokununca adını söylüyor. yabancı takımların oyuncularına kadar. hemen de nasıl anlıyorlar anlık şeyi? saçından bazıları seçilebilir ama hepsi değil. hayranlık duyuyorum nasıl oluyor?
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
Ayırt edici özellikler tabii ki işlerini kolaylaştırıyor ama mesela 22 tane aynı tipte Japon oyuncu varsa direkt forma numaralarına bakıyorlar, sonra mevkileri saha dizilimi kılı yünü gibi shortcut'lar de yardımcı oluyor ama en klasik yöntem forma numaraları/isim, hangi numara kime ait bunu da ezberlemişlerse işleri daha da kolaylaşıyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.09.25)
Stattan maç seyretmedin sanırım hiç? Numaralı tribünden gayet her futbolcu seçiliyor. O sahalar tv de gözüktüğü kadar büyük değil
0
Cezcez
(18.09.25)
ben de tanıyorum her futbolcuyu. boyundan, mevkisinden, saçından, hatta hareketlerinden anlarsın ki. pek fazla maç seyretmiyorsun galiba. düzenli maç seyreden tanır hepsini.
0
abelardo
(18.09.25)
Adamların işi bu, ezberliyorlar.
Çok bilindik bir takım değilse, futbolcuların çeşitli yönlerden fotoğraflarına bakıp çalıştıklarını söylemişti bir spiker.
0
parka
(19.09.25)
top daha havadayken gideceği yerdeki futbolcuları hafızaya alıyor. ya da oyun bölgesinde zaten 22 futblcu değil en fazla 6-7 futbolcu oluyor. bir süre sonra çok basitleşiyor. bazen ayırdedemeyip süre kazanmak için mesela "kritik bir pas", "kaleci yerinde" vs gibi şeyler söyleyip sonra futbolcunun adını söylüyor. hatta top o futbolcudan çıktıktan sonra "necatiye verdi pasını ahmet" falan gibi ufak hileler de yapıyorlar.
0
ground
(19.09.25)
(15)

satanistler nasıl iş buluyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
o kadar gotiklik yapıp, pankçı olup, sürme sürüp, dövme yaptırıp diline jilet çektirdikten sonra nerede geçimini sağlıyorlar?
o kadar gotiklik yapıp, pankçı olup, sürme sürüp, dövme yaptırıp diline jilet çektirdikten sonra nerede geçimini sağlıyorlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.07.25)
Onların kendi sendikaları var, sendika is buluyor onlara
0
sekizdokuzon
(30.07.25)
Onların ayrı kadroları var 657 sayılı devlet memuru kanunu yerine 66-6 sayılı devlet memurları kanununa göre alımları yapılıyor
0
grimavi
(30.07.25)
Çorbacıda calisabiliyorlar bildiğim kadarıyla. Her şeyin çorbasını yapıyorlar.
0
encokbenisevinnolur
(30.07.25)
Devlette yapilasmalari sebebiyle torpille ise giriyorlar.
"Selam ve antichrist ile" diye bitiriyorlar topril emaillarini.
0
logisticsmanager
(30.07.25)
Şeytan düzenli ödeme yapıyor.
0
parka
(30.07.25)
linkedin, kariyer.net, eleman online gibi platformlarda satanik işverenler diye bir filtre var. oradan uygun ilanları filtreliyorlar.

"satanist elemanlar aranıyor, yemek (3 kap yemek), yol, ssk mevcuttur, anadolu yakasında oturanlar tercih edilecektir" tarzı ilanlar var.
0
exlibris
(30.07.25)
satan tarikatının iş yerlerinde mürid olarak çalışıyorlar.
0
mikahakkinen
(31.07.25)
Esprileri gerçek sandım. Devlet de böyle kadro mu var diyorum.
0
Kahvedesu
(31.07.25)
kripto satanistler iş buluyor. dilini çıkartmıyor iş görüşmesinde.
0
gabe h coud
(31.07.25)
sadece satanistlerin çalıstıgı klinik ve pastahanelerde çalısıyolar. birbirlerini kolladıkları için sadece satanistlere iş veriyorlar.
0
koela
(31.07.25)
sahsim adina konusayim. emekli maasiyla geciniyorum. 3 yil once babannemi ayin'de kurban ettim. o gunden beri carsafi giyip emekli maasini cekiyorum. ama enflasyon belimizi bukuyor. devlet sesimizi duysun
0
buenosdias
(31.07.25)
italyada ve norveçte kilise restorasyonlarına gizli taşeron üzerinden alıyorlar.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(31.07.25)
@sekizdokuzon: satan-iş miydi sendikanin ismi?
0
supergirl
(31.07.25)
@super: SAT-SEN
0
sekizdokuzon
(01.08.25)
satan-is sarı sendika
0
sekizdokuzon
(01.08.25)
(7)

Tavanda Dübel

parka
Çakılmış ama oynuyor, sanırım sıva çok sağlam değil.Orta boy avize asmak için bunu nasıl güçlendirmek lazım.Dübelin etrafına sıva yapsam tutar mı?Foto:https://hizliresim.com/d8hc5zr
Çakılmış ama oynuyor, sanırım sıva çok sağlam değil.
Orta boy avize asmak için bunu nasıl güçlendirmek lazım.
Dübelin etrafına sıva yapsam tutar mı?
Foto:
hizliresim.com
0
parka
(30.07.25)
sıva tutmaz. vidayı çıkarın. dübeli sökün. yerine daha büyük dübel ve vida atın.
0
ground
(30.07.25)
dübelin etrafına kürdan, kibrit sapı (başı koparılmış), vs. sıkıştırın.
0
inheritance
(30.07.25)
oyle olmaz, dubeli sok yerine acik kancali celik dubel al saglam olsun
0
tahtakafa
(30.07.25)
Matkabım yok
0
🌸parka
(30.07.25)
çekiç var mı? bir tahta parçası çak dübel yerine o deliğe sonra vidala. sıvada değildir o vida. tahta parçasını delikten biraz daha büyük seç, çekiçle vurunca girer, ucunu da çekiçle kırarsın. ha çekicin de yoksa etrafına kürdan kibrit gibi şeyler sokuşturman lazım vidalamadan önce
0
kisa
(30.07.25)
Kimyasal dübeller işe yarayabilir belki? Dübelin çevresine sürüp yerine oturtsanız yapışabilir.
0
peki madem
(30.07.25)
Eski dübelin sıva, alçı, alçıpan'a takılmadığından emin olun. Avize ağırsa çelik dübel en sağlıklısı olur. Sonradan ekleyeceğiniz sıva sadece görseli iyileştirir.
0
kimlanbu
(30.07.25)
(6)

Bankalara takılmadan yüksek limitli transfer nasıl yapılır?

assault
Günlük işlem hacmim 2 milyon tl, sık sık bankalarla sorun yaşıyorum, hesaplarımı bloke ettiriyorlar, tekrar açtırıyorum falan Bu durumun önüne nasıl geçebilirim?
Günlük işlem hacmim 2 milyon tl, sık sık bankalarla sorun yaşıyorum, hesaplarımı bloke ettiriyorlar, tekrar açtırıyorum falan

Bu durumun önüne nasıl geçebilirim?
0
assault
(22.07.25)
demek ki bankaların hoşuna gitmeyen bir şey var. bu da genel olarak "belgelendirilmemiş kazanç" şeklinde özetlenebilir. yasalar dahilinde o paranın size gelmesinde bir problem olmadığını anlatabilmeniz lazım. fatura ibraz etmeniz, ev sattığınızı göstermeniz vs gerekir.

aksi taktirde tüm bankalar sıkıntı çıkartacaktır.
0
co2s2
(22.07.25)
Günlük 2 milyon TL gibi bir hacim varsa, sana özel bir banka temsilcisi ya da kurumsal hizmet kanalı olması gerek. onlarla çözmek daha mantikli.
0
buenosdias
(22.07.25)
Özel temsilcin olmalı şubede orada burada ve bu geliri kanıtlayabiliyor olmalısın. Olayın özü bu. Buna rağmen yapıyorlar diyorsan banka müdürü veya temsilcisi sana söyleyecektir.
0
Shepard
(22.07.25)
Bankanın müşteri temsilcisinin bilgilendirmesi lazım.
Nasıl banka bunlar, garip.
0
parka
(22.07.25)
İşlem hacmini artırman lazım, demek ki ciddiye almıyorlar bu kadarını.
0
encokbenisevinnolur
(22.07.25)
2m hacimle beni de enpara banladı. müşterilikten attı direk. ben de merak ediyorum bunu.
0
archmeister8
(23.07.25)
(9)

bu faizlerle kredi ile konut alınır mı ?

Rao
2 milyon civarı 2 artı 1 konut %60 kredi ile 10 yıl vadeli kullanılacak ve ev oturum amaçlı kullanılacak. Faizler yeteri kadar düşersede yeniden yapılandırma , yapılacak. mevcut ve gelecek ekonomik şartlar düşünüldüğünde oturum amaçlı konut almak konusunda ne düşünürsünüz. yoksa , onun yerine
2 milyon civarı 2 artı 1 konut %60 kredi ile 10 yıl vadeli kullanılacak ve ev oturum amaçlı kullanılacak.

Faizler yeteri kadar düşersede yeniden yapılandırma , yapılacak.

mevcut ve gelecek ekonomik şartlar düşünüldüğünde oturum amaçlı konut almak konusunda ne düşünürsünüz.

yoksa , onun yerine peşinatı yatırım sepeti yapmak veya arsa , tarla alarak mı değerlendirilmeli ?


Teşekkürler.
0
Rao
(13.07.25)
Öncelik oturmak için ev almak olmalı. Faizler yüksek olsa da pandemi öncesi 1.64lük oranlar hayal, o seviyelere bir daha düşmeyecektir. Faiz indirimleri muhabbeti ciddiye bindiği anda ev fiyatlarına aynı oranda zam yapılır zaten, bunu öngörmek zor değil önceki verilere bakarak.
Bu birazda sizin yatırım stratejinize bağlı olmakla birlikte oturmalık ev her zaman birincil ihtiyaç uzun vadede düşünüldüğünde.
0
hayalhayal
(13.07.25)
oturmalık ev için her zaman alınır modundayım.
0
belkider
(13.07.25)
Kesinlikle alınır, faiz ne olursa olsun alınır, enflansyon düşmeyeceği için 2 seneye ödediğiniz kredi tutarı komik bir rakam olarak kalacak
0
ebeş
(13.07.25)
amaç oturmak ise tabi ki alınır.
0
elorelia
(14.07.25)
Faizler düşerse, ev fiyatları da artar.

Dolayısıyla beklemenin çok bir faydası yok. Oturmak için ev her zaman alınır. Yatırımlık veya kiraya vermek için ev, asla alınmaz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.07.25)
+evet
0
denizmaniaherif
(14.07.25)
oturum amaçlı konut alınabiliyorsa alınır.
başka yerde kiraya verecekseniz, en azından kredinizin yarısı olacak kiraya verdiğiniz para.

dediğiniz gibi ileride krediyi yapılandırma imkanı var.
yapılandırmazlarsa krediyi taşıma opsiyonunuz var.
not: ufak düşüşlerde kredi yapılandırmanın bir kazancı olmuyor.

borsaların durumu kötü şimdi. yatırım sepeti fikri kötü değil ama
şuna bir bakın:
cdn.r10.net

bu işten anlıyorsan arsa mantıklı. ama mesela ben anlamıyorum kesin kazık yerim. bir iki seneye imar gelecek denir, on yıl boyunca gelmez.
0
geçici kullanıcı
(14.07.25)
Sadece oturmalık değil, yatırım için de alınır. Gerekiyorsa boş dursun 5 sene sonra kaç kat artar fiyatı. Çoluk çocuğa kalır. Al geç hocam.
0
luluki
(14.07.25)
Yatırım olarak alınmaz.
O ev fiyatlarının katlama dönemi bitti. Nüfus, ülkenin ekonomisi negatifte, siyaseti negatifte. İnsanlar daha tam farkına varamadı.
0
parka
(14.07.25)
(25)

Türkiye Cumhuriyeti'nin ömrü

ananiyimioguz
Sizce tahmini ne kadar ömrü kaldı? Bunlarla baş edilmiyor. İktidar ellerinde, bakanlar ellerinde, yargı, emniyet güçleri ellerinde. Demografik yapıyı da bozdular.Bir kurtuluş savaşı daha vermeden arınamayız ama o da zor çünkü 1900 lerde değiliz anında çökerler tepemize.Bu olanlara kızıp gidiyorsunuz
Sizce tahmini ne kadar ömrü kaldı? Bunlarla baş edilmiyor. İktidar ellerinde, bakanlar ellerinde, yargı, emniyet güçleri ellerinde. Demografik yapıyı da bozdular.

Bir kurtuluş savaşı daha vermeden arınamayız ama o da zor çünkü 1900 lerde değiliz anında çökerler tepemize.

Bu olanlara kızıp gidiyorsunuz ya. İşte tam da istenilen o değil mi zaten?

Laikler, atatürkçüler, cumhuriyetçiler gitsin yerine orta doğulu yobaz cahil cühela bir halk gelsin. tek bildikleri ticaret ve toplu durmak. bu adamları tek başlarına dünyanın herhangi bir yerine koy saygı görmezler. ama bir arada kendilerini bir halt zannediyorlar.

Gidebilen gidiyor da gittiğiniz yerlerde ne olacak zannediyorsunuz, birkaç kuşak sonra asimile olacaksınız. Ne türklüğünüz kalacak ne atatürkçülüğünüz. Belki bir kaç azınlık olarak kalacağız.

Ha tabi ben dünya vatandaşıyım kardeşim, iki ayaklı bir canlı olarak adaptasyonumu sağlamam lazım, yemişim türklüğü, anadoluyu, atatürkü, cumhuriyeti derseniz orasını bilemem.

Ama tarih türkiye cumhuriyetini 1923-2040 gibi sınırlayacak ya elbet... ona canım sıkılıyor.

Kısa sürdü, koruyamadık. Fetocu bir arkadaşım niye üzülüyorsunuz ki bizler atatürk propagandası ile büyüdük, aslında osmanlı zamanında halk böyleydi, bunu istiyordu, siz zoraki kendi kendinize gelin güvey oldunuz, şimdi eski haline döndürmeye çalışıyorlar ve başarıyorlarda da. O yüzden büyük bir kesim seviniyor dedi.

Namıssız avrupaya gitti ahkam kesiyor. Canım sıkıldı. Aslında dünyada boş bir yer bulup oraya yerleşsek onlara burayı bıraksak bklarında boğulsalar belki bir kısmı anlar cumhuriyetin ne olduğunu da işte böyle avrupaya amerikaya dağılınca onlara beyin ve iş gücü oluyoruz bi halta da yaramıyor.

Elden de bir şey gelmiyor. Destekletecek parti bırakmayacaklar. Elimizde tek oy kullanma gücü vardı, onu da ya çaldırıyorlar ya adayları paketliyorlar.

Akıl sağlığını korumu sınavı gibi bir yer oldu ülke iyice. Elden gelen bir şey kaldı mı? Orduyu dağıttılar, milli eğitimi dağıttılar, devlet kurumları mhp li ve akp li doldu. Sokaklar desen... tesadüfen yaşıyoruz.

Daha geçen antepte bir çocuğu bıçaklayıp kalbini söktüler. Gündem olmadı bile doğru düzgün.

Sonra da hala çocuk yapın çok güzel bişey :))))) bk güzel bişey al sal çocuğunu bakalım dışarı da bir soysuz laf atsın deşsin. Geleceğimizi, her şeyimizi çaldılar.

Atam da umutsuz durum yoktur umutsuz insan vardır demiş ama umut olsa ne yazar? Ne yapılabilir?
0
ananiyimioguz
(01.07.25)
Ömrü uzun. Halkın yarısından çoğu milliyetçi. Kimse şeriat peşinde değil. Herkesin rahatı yerinde. Bir bok olmaz, dert arama kendine boş ver.
0
Shepard
(01.07.25)
Atatürk zamanında cevabı vermiş;
"Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır"
0
sessizsakinbir
(01.07.25)
@ Shepard, hıhım gördük milliyetçileri konusturma simdi

Ayrıca kimin rahatı yerinde şu ortamda? Şimdilik kazanıyorsun diye batan gemide keman çalıyorsun gibi geliyor.
0
🌸ananiyimioguz
(01.07.25)
Bir anlık sinirle yazmışsın olarak varsayıyorum. Aksi halde ağır saçmalık içeriyor bu yazı. Ya Cumhuriyet tarihinden haberin yok ya da olan biten olayları doğru okuyamıyorsun.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez mi muhalifler hapse atılıyor, belli bir kesim üzerinde yoğun baskı var sanıyorsun? İlk kez mi insanlar başka ülkelere kaçıyor sanıyorsun? Bugün yaşananları asla hafife almıyorum ama bundan çok daha ağır dönemleri atlattı bu ülke. Bunu da atlatır.

"cumhuriyetçiler gitsin, orta doğulu yobaz cahil cühela halk gelsin istiyorlar" savı da tutarsız. Günlük popülist politikaları genel geçer ideal olarak okumamak lazım. Şu an iktidarda olan kesim bu zenginliği, bu gücü cumhuriyete borçlu zaten. Adam Humeyni gibi devrim yapıp şeriatla gelmedi ki? Seçimle geldi. Bu düzeni kendine göre eğip bükebilirler ama tamamen ortadan kaldırsalar kendileri de yoklar.

Baskıların bu kadar artması ve özellikle CHP üzerinde yoğunlaşmasının da tek sebebi artık onları yenebilecek birleşik bir güç var karşılarında ve istedikleri yöne çekemiyorlar. Altılı masa "farklı kesimleri birleştirdik" mantığıyla bakınca göze hoş gibi görünüyordu. Ama kendi içinde kaynayan bir kazan gibiydi. Zaten CHP'yi çıkar hepsi sağ/muhafazakar partiler. Asla bir araya gelemeyecek, taban tabana zıt şahıslar aynı masaya oturdu. Tek motivasyonu "anti-Erdoğan" olan o masa zaten seçimi kazansa bile ülkeyi yönetebilecek ortak bir akla sahip değildi. Ayrıca Erdoğan istediği gibi oynayabiliyordu altılı masa ile. Son anda Akşener'in masadan kalkma şovu ve seçim sonrası saraya gidip Erdoğan'ın elini sıkması bile basit bir örneği.

Bugüne dönersek artık o kadar rahat manipüle edebileceği bir oluşum değil karşısındaki ve gerçekten kaybedeceğinin farkında. İstediği kadar baskı yapsın. Halk nezdinde şu yapılanların asla karşılığı yok. Bunu yerel seçimde gördük. CHP resmen şov yaptı. Bu kafayla devam ederse iktidar kendilerini tarihten silecekler.
0
himmet dayi
(01.07.25)
cumhuriyet kismi 100 sene dayanamadi. 16 nisan 2017'de muhursuz pusulalarla baskanlik secimiyle turkiye ortadogu devleti oldu artik. toprak butunlugunu de bu gidisle 50-100 sene bile koruyabileceginden emin degilim.

x.com
0
gule gule
(01.07.25)
@ananiyimioguz, sana dokunan bir şey yok ki? Sadece güçlü adamlara denk gelme yeter. Ama bu Amerika'da da böyle. Gelir adaletsizliği mesela gir reddit'e millet paycheck to paycheck yaşıyor halkın yarısı diye ağlıyorlar. Adaletsizlik orada da var. ICE ne yapıyor ulan diye tartışmalar dönüyor. Dünyanın her yerinde aynı şeyler dönüyor. Sen kendi işine bakacaksın. Yok leman şunu yapmış, aaa kemalistlere ölüm demişler bilmem ne. Abi boş ver geç. Antep'te çocuk diyorsun, bu her yerde oluyor. İşine bakacaksın, beladan uzak duracaksın, şanslıysan da sorun yaşamazsın. Bugün düğün konvoyuna, taş attılar. Kadın yine ciyak ciyak bağırdı, ama adam olan orada inatlaşmaz. Geri geri sürer. Yol kapalı, sana açmayacakları belli.

Yani kısaca senin mantığın biraz tuhaf işliyor. İşine bakmıyorsun, medyada bir şeyler görüp gaza geliyorsun gibi. Lan dağınık yazmışım :/ neyse sana bu kadar yeter abi.
0
Shepard
(01.07.25)
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
0
ebeş
(01.07.25)
içten değil dıştan yıkılacağını düşünüyorum. ‘orta doğuyla türkiye’yi bir tutma’ diyebilirsiniz ama bunu gidin amerika’ya, rusya’ya, israil’e anlatın, ‘biz ırak gibi değiliz abey seküler ve daha eğitimli bir halkız’ diyin.

sanayi devrimi ve kapitalizmle kurulan düzen prime dönemini geçeli çok oldu, eninde sonunda çöküşü başlayacak. ve dominant ülkeler düzenlerini koruyabilmek için şimdikinden daha da agresif olacaklar. dünya barışı yeni çağda uydurulmuş bir kavram. insanlık tarihinde bundan daha barışçıl bir dönem olmadı ve bu da nihayetinde bitip varsayılan düzene geçilecek (bkz. entropi).

ülkenin ekonomisi, dış siyasetteki gücü, demografisi, sosyal normları her şeyi bitik zaten. bu kadar bireyselci ve konformist bir dönemde kimseyi de milli duygularla cepheye gönderemezsiniz. kaldı ki böyle olmasa bile vatan millet sakarya’yla savaş kazanılacak yüzyılı geçtik. askeri ve teknolojik gücüyle (yani ekonomisiyle) güçlü olan ülke zayıf ülkeyi kolaylıkla yutuyor.

özetle türkiye’nin er ya da geç orta doğudaki yıkım zincirine dahil olacağını düşünüyorum. ama bunu görmeye bizim ömrümüz yeter mi bilmiyorum. umarım da görmeyiz.
0
sir gawain
(01.07.25)
Gavur denilen beyaz Türkleri, laikleri bu topraklardan çıkarırsan ülkenin Irak'tan, Afganistan'tan farkı kalmaz. Kendileri de bu durumun farkındalar.

Cumhuriyete su gibi muhtaçlar.
0
HellKeePer
(01.07.25)
Çabuk demoralize olduğumun farkindayim. Ulkenin bu tarz hatta daha kotu donemler atlattiginin da farkindayim. Fakat "atlattı" demek yaşadı ve kurtuldu demek. Biz kurtulmadık ki. İyiye giden tek bir şey yok. Daha kötü oldu. Satılan topraklar, şirketler, özelleştirilen devlet kurumları, dışa bağımlılık, besinlerdeki denetimsizlik, mülteci akını, mafyalaşmış bir iktidar, artan vergiler, cemaatlerin giderek güçlenmesi... liste uzayıp gidiyor. Bunlar azalmıyor ki? Hepsini geçtim eskiden habercilik vardı. Bu adamlar önce medyayı satın aldılar. Şuan tv yi açın kaç tane düzgün haber kanalı var? Bir kaç gerçekleri söyleyen, eleştirene de cezayı yapıştırıyorlar.

Nasıl umutla bakabiliyorsunuz? Yaaa takma kardesim uc bes teror orgutu fonlaniyor karisiklik cikartiyor... demek nasil bir rahatlıktır yani ne olunca ciddiye almak gerekiyor tam olarak? Öcalan çıkınca mı, bunlar bir yeri kundaklayınca mı? Tüm muhalefet içeri alınınca mı? Ki bugun de baya bir tutuklama oldu.

Ayrıca sistem cumhriyete ihtiyaç duyuyor diyorsunuz da adam padişahlığını ha ilan etti ha edecek. Cumhuriyet mi kaldı. T.C ibaresi kurumlardan kaldırıldı. Andımız kaldırıldı. Adında atatürk geçiyor diye havaalanı kapatıldı abi yapmayın gözünüzü seveyim.
0
🌸ananiyimioguz
(01.07.25)
Cumhuriyet icin olebilecek milyonlar var. dugmelere basiyorlar ama kosullar olusmadi henuz. olusursa kendini atese atacaklar seni sok eder.
0
tezek
(01.07.25)
@ tezek, son olaylardaki kalabalığı görünce biraz umutlansam da bana çok gerçekçi gelmiyor bu ama umarım öyle olur. ne olunca atacaklar bakalım bekliyoruz.
0
🌸ananiyimioguz
(01.07.25)
ananiyimioguz +1

Kesinlikle endişelerine katılıyorum ve hiç de abarttığını düşünmüyorum. Ayrıca bu ülkede muhalifler için bundan daha kötü, daha ağır bir dönem kesinlikle olmadı. Olduysa ne zamanmış söyleyin bilelim. Bunun muadili demokrat parti dönemi. Orada da aynı bu şekilde din tüccarlığı ile halkın hassasiyetlerine oynamışlar ve iktidar olmuşlar. Ama o zaman korktukları bir yapı olarak ordu varmış. Şimdi kesinlikle bunları dengeleyecek bir kurum yok. İstedikleri gibi at koşturuyorlar. Ayrıca eğer cumhuriyet için ülkede bir iç savaş çıkarsa da bunların karşısında duracak kimse yok. Bunlar son derece örgütlüler ve daha da korkuncu silahlılar. Şu tarikatlarda bile küçücük çocuklar militan gibi alttan geliyor. Laik, seküler kesim bunlarla asla başa çıkamaz. Olası bir seküler-muhafazakar gerginliğinde sokakta kafa keser bunlar, kimse de bişey diyemez. Ayrıca pusuda bekleyen bir kürt gerçeği de var. Onlar da ülke bölünsün diye fırsat kolluyor. Rejim değişsin diye beraber hareket edeceklerdir şimdi olduğu gibi.

Kısacası işimiz zor ve hiç umut yok.
0
messor
(01.07.25)
Çökerse siyaseten değilde ahlaksızlık yönünden çöker. Türkiye'de Edirne'den kars'a her yerinde sosyal çürüme var. Bu kadar ahlaksızlığa hiç bir ülke dayanmaz.

Birde Türklerin doğum hızı düştü gelecekte zor günler bekliyor ülkeyi.
0
komando kani var bende
(01.07.25)
Hiç bir şey yapılamaz. Atı alan Üsküdar'ı geçti.
0
gabe h coud
(01.07.25)
Fazla kalmadı bence. Kimse şeriat peşinde değil ve rahat gibi görünse de en laik görünen bile işe girmek için gizliden akp'ye yanaşıyor.
0
runaway
(01.07.25)
Halk, gençler mevcut iktidarı istemiyormuş, o yüzden duramazlarmış. Bir Maduro'ya bakın isterseniz.
Neredeyse tüm dünyanın her istediğini veren, dolayıyla tüm dünyanın desteklediği bir yönetim var başımızda. Devleti de tamamen ele geçirmişler.

Buradan dönmesi imkansıza yakın.
0
parka
(01.07.25)
açıkşası ben şu anki sosyolojik ve jeopolitik çizgide türkiye diye bir ülkenin nasıl olabildiğine ve devam edebildiğine şaşırıyorum. atatürk çok büyük bir insanmış.
0
rain when i die
(01.07.25)
1950 sonrası menderes devam etseydi şu ana benzer bir durum olacaktı zaten. her dönem oluyor bu süreçler. tek itici nokta siyasal islamcılar bu kadar alanen ortalıkta değildi. türkiye bu yükü de atar ve devam eder.
0
mikahakkinen
(01.07.25)
Türkiye kötü ben yurtdisina gidiyorum diye yurtdisina gidenlerle (kariyer tercihi vb ya da başka sebepleri tenzih ederim), Afganistan Pakistan suriyeden falan kaçıp turkiyeye gelenler arasında yapısal olarak bir fark yok.

Ben ülke ömründen ziyade yapısal birtakım değişiklik(ler) olacağını düşünüyorum. Biri oldu cumhurbaşkanlığı baskanlik sistemi referandumunda. Devamı ne olur bilinmez.
0
encokbenisevinnolur
(01.07.25)
@komando kani var bende +1

Sadece ahlakı çalışsak, hatta ahlakın sadece kendi yapabileceğimiz birer ucundan tutabilsek ve sadece kendimizi düzeltsek, hem hayatı yaşama tarzımız çok daha gerçek ve anlamlı olur hem de başkalarından da bunu beklemeye hakkımız olur.

Sadece kendimizdeki sadece 1 yanlışı değiştirmek. Mesela dedikoduyu bırakmak. Mesela zaman yönetimini iyileştirmek. Mesela (rüşvetle burun buruna yaşayanlar için söylüyorum, alakası olmayanlar için değil) rüşvetten uzaklaşabilmek. Çok fazla örneği var, hepimize düzen bir şeyler var illa ki. Hepimiz yapabileceğimiz sadece 1 şeyin peşine düşebilsek ve onu düzeltebilsek bile muazzam fark yaratırız.

Şunu söylemeden geçemeyeceğim.

Biz dedikoduya yönetilen bir halkız. Yukarıda biri "önce medyayı satın aldılar" demiş, evet tam olarak bunun içindi bu. Çünkü Müslüman olduğunu iddia eden halkın çok büyük bir çoğunluğu, işittiği herhangi bir bilgiye inanmaya alışkın. Halbuki Kur'an'da açıkça yazar, size gelen bir habere körü körüne inanmayın, araştırıp doğruladıktan sonra inanın der. Bunu bilmemiz gerekir, Müslümanı diyorsak. Sadece bilmek değil yaşamak da gerekir.

Sadece bu tutumumuzu bile değiştirsek, ama hepimiz, hep birlikte ve eş zamanlı olarak. Neler olur neler.
0
muhayyer divan
(01.07.25)
Irkçı emperyalistler + siyonist lobi bölgede asla tek parça güçlü bir Türkiye istemiyor. Bunun için canhıraş çalışıyor.

Bir dönem ekonomik rahatlama görülse de bu ırak, Libya ve Suriye savaşlarına verilen destek dolayısıyla gelen sıcak parayla oldu. Faiziyle geri gidiyor.

Bundan sonra bölgede sömürülen diğer ülkelerle birlikte bir direniş cephesi oluşturmaktan başka çıkar yol yok. Ancak böylece masaya otururlar.

Benzeri Somali, Sudan gibi ülkelerde de olan birbirini hain ilan eden farklı fikirlerin kavgası en büyük tehlike. Gereksiz tartışmalar ,fanatik tarafgirlik insanı kör eder. Gerçek tehlike görünmez.
0
hebanon
(01.07.25)
Ben de umutluydum ama Ekrem'in diplomasını iptal edip içeri aldıklarında dedim "Bunlar her şeyi göze almış!"

Ahmet Şık açık açık söyledi seçimle iktidar değişimi dönemi kapandı diye: youtu.be

Ha öyle şeriat meriat gelmez ama Putin tipi yönetim olur işte, oligarklar falan.
0
halitkin
(01.07.25)
tr'ye hiç bir şey olmaz.

önce de iyi değildi. daha önce iyiydi algısı tamamen romantizm.
0
gurur
(01.07.25)
0
late viper
(02.07.25)
(4)

Evinin içi 35 dereceden yüksek olan var mı?

hadi ya la
En sıcak şehirlerden biri yaşıyorum. Neyse ki bu sene önlü arkalı klima var da nefes alabiliyorum. Gece 31'e düşüyor, gündüz 35-36 oluyor. Bu rekoru kıran var mı acaba merak ediyorum :)
En sıcak şehirlerden biri yaşıyorum. Neyse ki bu sene önlü arkalı klima var da nefes alabiliyorum. Gece 31'e düşüyor, gündüz 35-36 oluyor. Bu rekoru kıran var mı acaba merak ediyorum :)
0
hadi ya la
(26.06.25)
Klimalar olmasa kırarım ben rekoru.
0
Mirket
(26.06.25)
eski evde 35i görmüştüm şu an 28i falan gördüm.
0
jelly bear
(26.06.25)
Alanya, aynısı.
0
parka
(26.06.25)
nazilli. bizim ev gündüz 40'ı kesin görüyor. 2 sene önce saçma sapan mantolama yapıldı. gece 8 de duvarları elleyemedim. duvarlar o kadar ısı hapsetmiş ki dokunulmuyor.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
(22)

Fatih Altaylı da gözaltına alınmış(Artık tutuklanmış)

parka
Her canlı gözaltını tadacak galiba ülkede.İkinci Ahmet Hakan olur mu dersiniz?
Her canlı gözaltını tadacak galiba ülkede.
İkinci Ahmet Hakan olur mu dersiniz?
0
parka
(21.06.25)
fatih zaten eski akpli. o da bir dönek yani. şimdi salladığına bakma gerekirse yine döner.
0
jelly bear
(21.06.25)
Fatih bence orta yolcu. Bir şey çıkacağını düşünmüyorum. Ahmet Hakan daha yeni kültür bakanının teknesinde bakanla birlikte tatil yapıyordu :)
0
eisberg
(21.06.25)
ahmet hakandan önce fatih vardı.
fatih erdoğanı çok sever erdoğanda fatihi. bakmayın böyle olduğuna.
fatihi muhalif sanan bir kitle var tam tersi medya işini çok iyi bilir. muhalefet tarafında bir boşlık gördü ve bunu çok iyi değerlendirdi.
0
my fault
(21.06.25)
Zaten bir Ahmet Hakan'di kendisi evvelce. Youtube kanali açinca millet birden geçmisi unutuverdi.
0
feastofthedamned
(21.06.25)
Altaylı eski AKP'li
Mengü foncu, göçmen sevici
Levent Gültekin eski İslamcı.
kimseyi dinlemeyelim o zaman?
0
🌸parka
(21.06.25)
Fatih Altaylı'nın günahı çoktur ancak belli bir noktadan sonra ülke için samimi kaygı ve üzüntü içinde olduğunu gördüm.

Etkili habercilik cezalandırılıyor. Muhtemelen tutuklanır. Kolay bir pozisyon değil sonrasında hiç o konulara girmeyip bilim vs konuşur...
0
anon1m
(21.06.25)
Ahmet Hakan rüzgara göre yön değiştirdiği için ona bir şey olmaz.
0
gabe h coud
(21.06.25)
Levent Kirca zamaninda demisti kendisine.
0
designer
(22.06.25)
omuzlarınızın üstünde karpuz taşıyorsanız elbette birilerini dinlemek sizler için bir ihtiyaç olabilir.
0
Whily
(22.06.25)
altayli eski akp'li falan degil niye uyduruyorsunuz. altayli ekmeginde olan bir adamdi ki 90'lardan beri bu boyledir. guclu iktidara karsi cok diklenemiyordu hatta suyuna gidiyordu burada hatasi vardir. hatta levent kirca tartismasinda hala muhalefete muhalefet yapan gerzek tayfadandi. cuneyt ozdemir ile yaptigi programda da gorebilirsiniz cok ses cikarmadigi icin koseye sikistiriliyordu.

ama muhtemelen hem o tartismalar, hem sonrasindaki gezi olaylari derken altayli ozellikle darbe sonrasi ulkedeki en guclu iktidar karsiti gazeteciye donustu. ahmet hakan denen firildakla hic alakasi yoktur ki ahmet hakan fi tarihinden beri dinci olan, kanal 7'de program yapan, simdi de bakan teknelerinde kucakta gezen bir lavuk. altayli ile nasil karsilastiriliyor anlamiyorum. pelin batu gibi beyaz turku bile kafalamisti zamaninda helal olsun. simdi de millet ahmet hakan'la altayli'yi ayni kefeye koymus. yok artik.
0
antikadimag
(22.06.25)
@ antikadimag

Google'a şahsın adı ve yanına tape yazınca çıkan mevzuyu saymamışsın?

'Alo Fatih' sözünü literatüre kazandırmış kişidir.
0
Mirket
(22.06.25)
yurtsuz john
(22.06.25)
Altaylı her devrin adamı, ailesi aşiret ve güçlü. O da değişimi gördüğü için tarafını seçti. Eğer derin devlet varsa onun bir maşasıdır.
0
mikahakkinen
(22.06.25)
@Mirket, meşhur tapelerdeki Alo Fatih, Fatih Altaylı değil Fatih Saraç
0
salihdt
(22.06.25)
Fatih orta yolcu tamamda a.hakan'la da karşılaştırmayın yav.
0
nuisance2
(22.06.25)
@mirket, hocam su alo fatih'i hala fatih altayli sanmaniz... yani binlerce kez duzeltildi ama bir kere internete yerlesmeyegorsun.

dedigim gibi bu adamin tek sucu zamaninda akp'nin 1-2 suyuna gitmesiydi. o da 12-13 yillik mevzu. 10 yildir akp'nin karsisinda mucadele veren en buyuk ve onemli figurlerden birisi.
0
antikadimag
(22.06.25)
alo fatih fatih saraç'tı evet ama fatih altaylının da tapeleri vardı tayyiple, aynı dönemde çıktı bunlar da. hatta bir tanesinde habertürkteki anket sonuçlarını nasıl değiştirelim mhpden birkaç puan alalım diye danışıyordu.
0
pide
(22.06.25)
konudan alakasız, bu yazdığımı görüyorsanız bana mesaj atabilir misiniz "yazdığın görünüyor" diye? duyuru shadowban mı uyguluyor ne yapıyor anlamadım
0
allah suriya bashar
(22.06.25)
İki Fatih arasındaki konuşma tapesi sonrası çıkmamış mıydı o söz?

www.youtube.com
0
Mirket
(22.06.25)
@mirket; elbette hayir. alo fatih erdogan'in fatih sarac'i arayip alo fatih bu ne rezillik demesi uzerinedir. insanlar bunu altayli olarak kodladi ve oyle kaldi. alo fatih talimat uzerine calisan bir adam intibasi veriyor.

zaten yukaridaki uzun yazimda cuneyt ozdemir roportaji falsosundan bahsetmistim. fatih altayli melaikedir sudur budur demiyoruz. ancak son 10 yilda yaptiklarina bakmayip adami 13 yil onceki guce karsi egilmesiyle tanimlamaya calismak cok dogru olmuyor benim eyyorlamama gore.
0
antikadimag
(22.06.25)
Altaylı başta iktidar yanlısıydı evet levent kırca ile olan programını ben de canlı izlemiştim.

Her devrin adamı mıdır, rüzgar nereye eserse oraya mı gider bilemem...

Fakat ben bu adamı son yıllarda hem habertürkte hem youtube kanalında her sabah izleyerek takip ediyorum, bilim yayınları yapıyor, alanında uzman insanları çağırıyor, tarih yayınları yapıyor.

Son yıllarda hükümeti, kılıçtaroğlunu falan da eleştiriyor. Ben o son levent kırca dönemlerinden sonra altaylı nın hükümet lehine bir şey dediğini, yaptığını hatırlamıyorum.

Yerden yere vuruyor yıllardır. Yanlış konuştuğu pek bir şey göremiyorum.

O yüzden eski ön yargılarınızı bir kenara bırakın derim. Ülkenin gidişini görüp rahatsız olup dönmüş olabilir?

Ya da bir ajandır da dediğiniz gibi muhalefet açığını görmüştür, yıllardır rol yapıyordur... O yüzden mi içeri aldılar? Bu da mı tiyatro?
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
altayli baya kuvvetli biri, fazla tutmazlar.
bir nevi gozdagi oldugu kesin, bokunu cikardin biraz vites kucult operasyonu.
0
cooperr
(23.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.