Giriş
(7)

Kalori acigim nasil bi bakar misiniz?

Kittie
Bugun yediklerim:Bir adet karamel latte kucuk boy.Salata (iceberg, badem salata, mmaydonoz) bir dilim izgara et, 3, 4 kasik normal yogurt. Bowl yaptim bunlari. 1 adet alaska frigo.Spor oncesi bir adet muz.Bunu 2 gundur yapiyorum. Ve devam ettirmeyi dusunuyorum. Normalde frigo yemiyorum ve latteyi sa
Bugun yediklerim:
Bir adet karamel latte kucuk boy.
Salata (iceberg, badem salata, mmaydonoz) bir dilim izgara et, 3, 4 kasik normal yogurt. Bowl yaptim bunlari.
1 adet alaska frigo.
Spor oncesi bir adet muz.

Bunu 2 gundur yapiyorum. Ve devam ettirmeyi dusunuyorum. Normalde frigo yemiyorum ve latteyi sade iciyorum. Ama bugun tatli bi seyler yemek istedim.
30 dak kardiyo.

Hedefim hizlica 5, 6 kilo vermek.
Uzun suredir ayni kilodayim. Depresyondan dolayi, en azindan kilo almiyorum diyodum ama artik vermeye karar verdim alt tarafi 5 kilo. Boyle devam etsem verir miyim soyle maksimum 2 ayda?

Not: Bana az yedim gibi geldi dun. Ama bu sabah tartida hic fark yoktu :( ki bugun frigo falan da yedim herhalde yarina 1 kilo almis uyanirim...
Bir de kahvalti alternatifi var mi? Bu salata rutinine eklemelik.
0
Kittie
(04.03.26)
hiçbir şeyin gramajı yok. o yüzden bir şey söylenemez.

kalori açığı yaratmanın tek yolu, her şeyi gram gram ölçtürmek.
karamel latte'nin içinde kaç ml süt var mesela? sütün yağ oranı ne? 100ml tam yağlu sütte 65-70 kalori var, 200ml koyduysan 150 kalori sırf sütten almışsın. "karamel" demişsin 100 gram karamelde 400 kalori var, 10 gram koydularsa 40, 20 gram koydularsa 80-100 kalori ordan aldın demektir.

ama kaç gram koyulduğunu bilmiyorsun.

1 dilim et dediğin çiğden kaç gram tartılmış mesela? etin neresi? 100 gram antrikotta 250 kalori var, 100 gram bonfilede 150 kalori var.yediğin antrikotun yağ oranı fazlaysa, o bile değişir 300-350 kalorilere çıkar. 200 gramlık bir dilimse; antrikotta 500 üstü, bonfilede 300 civarı kalori alıyorsun.

yine gramaj yok.
sırf burda kaç ml süt, kaç gr karamel, hangi et, kaç gr et farklarından 500-600 kalorilik fark yatıyor nerdeyse.


---

onu geç bazal metabolizman ne?
yaptığın yürüyüş vücut ağırlığına ve kas oranına göre farklı kalori yaktırıyor. 100 kiloysan, %20 yağ oranın varsa, 30 dakikalık kardiyoda 500 kalori üstü yakabilirsin, ki o da kardiyo şiddetine bağlı. 65 kilo ve %30 yağ oranına sahipsen ve yaptığın kardio şiddetli değilse 250 kalori bile yakmamış olabilirsin.

haliyle gramı gramına tartmıyorsan hiçbir şekilde kalori açığı yapamazsın.

kalori açığına göre diyet ypamanın 1. kuralı: her şeyi ama her şeyi evde, tartıda, çiğden tartaran koymak. yağdan tut pirincine etine kadar. içine sıktığın limona kadar.

çünkü dışarda yediğin 200 gram eti belki 50 gram yağın içinde pişirip önüne getiriyorlar. yediğin salataya belki yarım bardak zeytinyağı döküp gönderioyrlar. belki de hiçbirini koymuyorlar. bilgi yoksa, kesinlik yok. o zaman kalori açığına göre kilo veremezsin.
+4
tchuck
(04.03.26)
bazal metabolizmanı neden soruyorum?
60 kiloluk bir kadınsan, bazal metabolizman 1100 kalori civarıdır. yaptığın kardiyoyla birlikte bugün 1300 kalori anca yakmışsındır.
zaten latteden minimum 250 kalori aldın. salatandaki bademinden yağına, etine, yoğurduna kadar eklersen 700-800 kalori de ordan almış gibi gözüküyorsun. üstüne frigo, muz (150 kalori orta boy muz) eklersen zaten belli ki 1200 kalorileri çoktan görmüşsün.

haliyle kilo veremezsin.

ha bazal metabolizman 2000 kalori civarıysa. kardiyoyla da bi 300 kalori civarı verdiysen, 2300 kalori yakmışsındır tüm gün.
yediklerin de 1200-1300 kalori arasıysa, bu şekilde haftada 1 kilo vererek devam edebiirsin yoluna.
+1
tchuck
(04.03.26)
Chat gpt'ye vücut yağ oranımı hesaplayıp bana 5 kilo vermem için bir diyet programı hazırla. Makrolarımı da düzenle. Bir de arada gaz ver bana ki diyete devam edebileyim de.
Harika işler çıkarıyor.

Edit: Şu anki diyet, gördüğüm kadarıyla seni platoya sokar. 100 gram veremez yapar.
0
Mirket
(04.03.26)
Karamel latte ve Alaska Frigo ile kalori açığı oluşmaz. Şekeri bırakmadıkça kilo veremezsiniz.
0
huladancer
(04.03.26)
Ben yediğim içtiğim her şeyin kalorisini yapay zekaya soruyorum.

Aldığım ve yaktığım kalori miktarları arasında da böyle denge kuruyorum.

7000 küsur kalori yakımı tam 1 kg'a denk geliyormuş.

Yani 1 kg verebilmek için en az 7000 kalori yakmanız gerekiyor.

Her gün yaktığınız kaloriden 700 kalori kadar eksik miktarda gıda tüketseniz, 1 kg vermeniz 10 gün sürer.

Yani öyle 1-2 günde tartıya yansımaz.

Çok kolay değil ama zor da değil bence.

Bazal metabolizma hızınızı hesaplayın. Spora devam edin.
Günlük olarak aldığınız kalorinin yaktığınız kaloriden az olmasına dikkat edin.
0
anaphylacticshock
(05.03.26)
yediğiniz herşeyi gramı gramına fatsecrete yazıp kendiniz hesaplayabilirsiniz.
0
inheritance
(15 saat)
dogaga yalin hali ile bulamadiginiz bir seyi yemeyin, dolayisiyla alaska frigo yememis olursunuz mesela. sut urunlerini de kesin.
5 kilo bence en zoru, sadece 5 kilo diye ugrasmak istemiyor insan sizin gibi kacamaklar yapmaya daha musait oluyor.
halbu ki alti ustu 5 kilo, 1.5 ayda veririm diyip 1.5 ay alaska frigo yememek de bir secenek. cok uzun bir sure degil.
-1
kassiopeia
(10 saat)
(29)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-5
arbre
(01.03.26)
ben arman koydum.
en sevdigim türkce erkek ismi. ayrica fransizcada armand yazimiyla ama ayni telaffuzla isim oldugu icin cok rahat anlasiliyor.

eklemeden gecemeyecegim: günes adi bence hem kiza hem erkege cok yakisan bir isim, cünkü ismin kendisi güzel. sicacik.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-4
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Teoman
0
cosmicstring
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
0
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Kaan
0
duyuruuser
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(12)

Birlikte Yurtdışı gezi seçimi yapalım mı?

luluki
Geçen yıl italya ya gittik, hastası olduk. Bu yaz farklı bi bakış açısı olsun ( populer kültür, şık mimari, doğa) diye düşünüp paris brugge amsterdam ı seçmeyi düşündük fakat fiyat yüksek çıktı.Rotayı mecburen prag viyana budapeşte ye çevirdik.Paris amsterdam burugge a git 2. rotayı ertele çok şey
Geçen yıl italya ya gittik, hastası olduk. Bu yaz farklı bi bakış açısı olsun ( populer kültür, şık mimari, doğa) diye düşünüp paris brugge amsterdam ı seçmeyi düşündük fakat fiyat yüksek çıktı.
Rotayı mecburen prag viyana budapeşte ye çevirdik.
Paris amsterdam burugge a git 2. rotayı ertele çok şey kaçırırsın mı diyorsun?
Yoksa prag buda viyana de seni idare eder çok fark yok mu dersin?
Temmuz da ailecek gidilecek.
Merakla cevaplarınızı bekliyorum.
-2
luluki
(01.03.26)
İmkanlarınız hangisine el veriyosa ona gidin, Avrupa şehirleri çok ilginç hem hepsi birbirine benziyor, hem de hepsi kendine has. Prag'ı temmuz ayında görmüştüm ve çok sevmiştim, idare etmekle ne kastettiğinizi tam anlayamadım, Viyana'yı gördüyseniz Paris'e gitmeye gerek yok denemez elbette, imkanınız olduğunda diğer şehirlere de gidersiniz.
+2
(01.03.26)
Avrupa şehirleri çok ilginç hem hepsi birbirine benziyor, hem de hepsi kendine has. +1

İlk rotada Paris ile Brugge hiç görmedim ama sadece Paris hiç ilgimi çekmiyor uzun zamandır. İkinci rotada ise bütün şehirleri gördüm, sadece Viyana sarmadı. Prag ile Budapeşte muazzamdı.

Kendi adıma konuşursam; Viyana, Prag ve Budapeşte'yi tercih ederim. En çok sevdiğim şehir olan bende yeri ayrı Amsterdam'a rağmen ikinci rotayı seçerim.

Amsterdam ile Brugge güzel bir ikili oluştursa da Budapeşte ile Prag karşısında bir adım geride bence.
0
put it in your appropriate place
(01.03.26)
temmuz'da cluj-napoca'da electric castle festivali var.
inceleyin.
ha kesin yağmur da yağar ama festival ortamı iyidir.
cluj şehri de eğlencelidir.
istanbuldan direkt uçuş var.
0
rain when i die
(01.03.26)
zaten, paris, brugge, amsterdam şehirleri arasında mesafe var. ulaşım vs. aileyle o kadar kolay olmaz. brugge maksimum 1 gece kalmalık bir şehir, günübirlik bile ziyaret edilebilir. bu rotanın üzerinde çalışmak lazım, ya da yorgunluk ile baş edebilen bir aile lazım. ben bu halimle bu rotaya çıkmazdım şuan herhalde.

viyana-buda-prag ise bambaşka bi hikaye; budapeşteyi ben çok severim, viyana'yı da genelde başkaları çok sever. iki şehir arası 3 saat civarıydı diye hatırlıyorum. bu rotada biraz tarih müzesi vs. gezecekseniz çok orta çağ-osmanlı vs. nostaljisi hissi var. budapeştede özellikle tarih müzeleri osmanlıdan bizi kurtaran bilmemkim vs.'den geçilmiyor. diğer rotada tarihten ziyade sanat sepet var.


sizin durumunuzda aile olduğu için ben rotayı paris'e oradan da brüksel-brugge'a bağlardım. brüksel'de magritte'i mutlaka ziyaret edin.
0
a darkness coming
(01.03.26)
gezilecek çok yer var, şu anda sizin için hangisi uygunsa oraya gidin +1
havayolu kampanyalarını takip edip nereye ucuz bilet varsa oraya yönelik planlar da yapabilirsiniz
0
mezzosprite
(01.03.26)
budapeşte, viyana, prag rotasını da, paris, amsterdam rotasını da yapmış, gent, brügge rotasını da ayrı yapmış birisi olarak budapeşte, viayana, prag rotası da en az diğerleri kadar iyidir. Ben viyanayı hiç sevmedim ama budapeşte ve prag çok güzel şehirlerdi. hatta prag benim avrupada gördüğüm en güzel şehirlerden bir tanesi idi.

ucuz bilet nereye varsa gidebilirsin. Avrupada şehirlerin old townlarını iyi koruyorlar. bir de etrafında akarsu varsa genelde o şehirler çok daha güzel oluyor. bahsettiğin tüm şehilerde de akarsu bulunuyor.
0
kraldan cok kralci
(01.03.26)
Paris’ten şaşmayın derim. Gerekirse sadece Paris olsun.
Paris ve Brugge şimdiye kadar gördüğüm en güzel şehirler. Brugge bir gün değil en az iki bence. Brüksel’e gitmeye gerek yok diye düşünüyorum.

Paris de Paris diye tutturun.
Not: Prag, Viyana, Budapeşte görmedim.
0
michael_knight
(01.03.26)
Yazı tura atın.Herhangi biri büyük bir hayaliniz değilse hangisine gittiğiniz önemli değil. Bir sonraki turda da gitmediğinize gideceksiniz zaten.
0
huladancer
(01.03.26)
Prag, budapeşte, viyana gezisi yapmiştım 10 sene önce. Gayet güzeldi. Prag harima bir şehir. Mutlaka görmelisiniz.
0
camlicagazoz
(01.03.26)
ailecek gidilecekse paris rotası daha uygun opsiyon olabilir. prag ve budapeşteyi çok seven de var sıkılan, biraz prag ı özellikle atmosfer olarak karanlık bulan da var çevremde açıkçası. paristen amsterdama trenle geçecekseniz ki yüksek iht planınız odur biletlerinizi önceden alın, söylendiği gibi ucuz olmuyor :) paris brugge amsterdam daha mantıklı gibi bence, ama diğer seçenek de sizi üzmez :)
0
darthvader
(01.03.26)
Prag viyana budapeşte > paris amsterdam brugge
0
but that was just a dream
(02.03.26)
Paris rotası bütçeyi zorluyorsa Prag rotası da gayet iş görür ( Prag ve Viyana' yı gördüm, ikisi de çok güzel geldi bana )

İlerisi için de Barcelona tavsiye ederim, seveceğinizi düşünüyorum.
0
kumandanim
(02.03.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-2
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(9)

Munih Havalimaninda ucakta mahsur kalan yolcular ne kadar tazminat alir?

tantamount_to_equivalent
Bilmeyenler icin haber bu: https://x.com/dw_turkce/status/2025938219208962115 Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye. Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar
Bilmeyenler icin haber bu: x.com

Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye.
Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar, simdi tazminatla 400 euro kazanirlar ucak firmasindan" diyor. Dogru mu, claim falan yapsalar her bir yolcu 400 euro falan alabilir mi hava yolu firmasindan?
+1
tantamount_to_equivalent
(25.02.26)
rötar olarak sayılıyorsa alırlar gayet evet. 3 saat üzeri rötarlarda mesafeye göre tazminat hakkı var. ama yine de sakince beklemeleri normal değil. 400 euroya çekilecek eziyet değil.
0
jelly bear
(25.02.26)
400-500 eurodan fazla bir şey geçmez ellerine, max Lufthansa PR olsun diye iki şov yapar yolculara sonra hadi simdi bakın dalganıza diye yolu gösterir. Dava açsalar da Almanya'daki hukuk sistemi manevi tazminata çok sıcak bakan bir sistem değil bir şey geçmez ellerine.
0
nahtoderfahrung
(25.02.26)
kafa basi 400-500 avro alirlar max.
havayolu sirketleri devletler tarafindan kollaniyor, daha fazla para koparmalari icin 500 kisi bir araya gelip class action falan islerine girmeleri lazim, o da cok zor.
-1
cooperr
(25.02.26)
asdhfjsdhf olaya gel. 1000 Euro'dan aşağısı kurtarmaz.
+1
gabe h coud
(25.02.26)
bunun kuralı kaidesi var. normal şartlarda bu tarz mücbir sebeplerde, yani mesela kötü hava koşulları nedeniyle uçak kalkmazsa, 600 euroya kadar tazminat alabilirler. (600 eurodan eminim) bunun yanında da havayolunun konaklama ve yiyecek sağlaması gerekiyor. ama uçakta bırakılmaları olayı bambaşka bir yere çekiyor. bu bambaşka bir tazminat konusu olabilir.
0
co2s2
(25.02.26)
burada büyük bir mağduriyet var. uçakta o soğukta mahsur ve aç bırakılmak 400-500 euro ile çözülmez. zaten avukatlar yolcularla çoktan iletişime geçmiştir ben bakayım davanıza diye... birkaç bin euro + 1 yıl sınırsız avrupa seyahati filan vermeleri lazım. anca öyle kurtarırlar.
+1
elektr10
(25.02.26)
bunu havalimaninda rotarla bir tutmak nedir. ucagin icinde bir gece gecirilir mi :)

havayolu kaynakli 3 saat delay ile 300 euro alabiliyorsunuz zaten. burada kisi basi 1000 euro'dan asagi bir sonuc rezalettir. muhtemelen class action sonucu lufthansa settlement'a gidip 1000 civari credit verir.

bir deli cikip emergency cikisini acmamis. hic normal degil ucagin icinde bir gece gecirmek. klimadan sicakligi halletmislerdir ama kesin yeterli yemek stogu yoktur. ac ac orada bir gece cok kotu bir senaryo.
0
antikadimag
(25.02.26)
Gerçekten sadece mental retard almanların yapacağı bir şey bu asdfsf
Bu cimrilerden 300 euro bile koparırlarsa kar saysınlar.
0
huladancer
(25.02.26)
Ucakta mahsur kalmak buyuk rezaletmis gercekten. antikadimag +1

Biz yanlis hatirlamiyorsam kisi basi 800er euro almistik Munih'te havalimaninda mahsur kalinca. Ucak 5 saat rotardan sonra gece 1de iptal edilmisti, havalimani da kapanmisti. Vize pasaport vs yuzunden cikamadik geri (kucuk cocuklu bir aile vardi onlar yaygara koparinca sadece onlara otel ayarladilar sonra). Ucak ertesi sabah 7de filan kalkti anca.

800 euro 2 ayri 400 euroluk tazminattan gelmisti:
1. 11 saat rotar
2. otele yerlestirirlmeme

her iki konu icin ayri ayri dilekcelerle sikayet etmistik; ilkini Istanbul'a varista havaalaninda odediler. ikincisi 1-2 ay sonra mail ile sonuclandi.

Bu arada bu sikayet sureci gayet bireysel biseydi, kimse gelip de "bakin haklariniz bunlar bunlar, simdi soyle yapacaksiniz" filan demedi.

bunu duyan arkadaslarim "oha bu paraya ben 1 hafta havaalaninda yatarim" demisti ahahah :D
+1
taurina
(26.02.26)
(4)

Havalimanı sorusu

huladancer
Dalaman havalimanından Fethiye merkeze ulaşım nasıl oluyor?Ailem Fethiye'ye taşındı, ilk kez ziyaret ediyorum ve geleceğimden haberleri yok. Beni direk merkeze götürecek otobüs var mıdır yoksa taksiye mi kaldık?
Dalaman havalimanından Fethiye merkeze ulaşım nasıl oluyor?
Ailem Fethiye'ye taşındı, ilk kez ziyaret ediyorum ve geleceğimden haberleri yok. Beni direk merkeze götürecek otobüs var mıdır yoksa taksiye mi kaldık?
0
huladancer
(23.02.26)
kibritsuyu
(23.02.26)
@kibritsuyu Yanıklar'a gitmek için bu otobüsü kullansam nerede inmek en iyi olur?
0
🌸huladancer
(23.02.26)
ulasim.muttas.com.tr

şurda güzergah var.
yanıklar ilkokulu diye bi durak var.
0
elorelia
(23.02.26)
Aah tamam güzergah bende eklenti ayarımdan ötürü açılmamış. Başka browserda deneyince açıldı. Teşekkür ederim.
0
🌸huladancer
(23.02.26)
(14)

Yurtdışındaki türkler neden böyle?

Unde bach canim
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön dem
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön demek istiyorsun ama adamlarla tartışmak istemiyorsun.

Nedir bunların motivasyonu? Yani altın gömü falan bulacağını mı umuyorsun ki? Türkiyede zaten kötü bir kariyer ve kötü bir dil seviyen varsa yurtdışında da iyi bir seviyede olamıyorsun. Bunlara iyi konuma geleceklerini ne düşündürüyor anlamış değilim cidden.
-6
Unde bach canim
(23.02.26)
Yurtdışındayım hocam. Her insanın iyisi kötüsü oluyor. Ama tam olarak konuyu açarsan iyi olur soru ne anlamadım.
+4
Take it away honey
(23.02.26)
Çakallık pek yapamıyorlar buradaki gibi. En fazla Türk'e geçer çakallığı.

Motivasyona gelirsek kalacak yer bulamayıp arabada uyuyan ve öyle yaşamaya devam edenler gördüm. Benim anladığım kredi patlatıp geliyorlar.
-1
michael harddd
(23.02.26)
yurtdisinda cok farkli sosyokültürel, sosyoekonomik background'u olan insanlar var.
daha lise zamaninda yurtdisina okumaya cikmis insanlar, üniversiteyi harvard'da okuyup calismaya baslayanlar, ortaokul mezunu olup 25 yasinda evlenip gidenler, amcasinin yanina börekciye calismaya gidenler, 37 yasinda bir ofiste beyaz yakali pozisyonu bulup ailesiyle tasinanlar...
her kesimin apayri dinamikleri ve problemleri var. siz hangisinden bahsediyorsunuz? onu anlarsak bence daha dogru yanitlar veririz.

iltica edenler hakkinda yaniliyorsunuz yalniz. en büyük tutunabilme ve gönderilme kaygisini o grup yasiyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kötü bir kariyer,kötü bir dil seviyesi ile iş bularak çalışma vizesi ile 40+ yaşta göçtük(karı/koca,çocuk yok).Beceremezsek zaten işlerimizden de ülkeden de şutlanırız,vizemiz çalıştıkça var.Devletten 1 cent dahi yardım almıyoruz.
Kimseye bulaş(a)mıyoruz,zaten yerli halk içine almıyor; 3-4 kuşaktır burada yaşayan türkler biz sonradan gelenleri sevmiyor; beyaz yakalılar kötü kariyer/dilden dolayı bizle görüşmüyor; ilticacı/cemaatçiler onlardan olmadığımız için görüşmüyor.Trde de yalnızdık, burda da yalnızız.
Burada bizi tutan motivasyon kimsenin kimseye karışmaması,mesainin bittiği dakika işin de bitmesi,özel hayata saygı,uzun yürüyüşler,bisiklet turları yapabilmek,vizesiz birçok ülkeyi gezebilmek ve tabii ki paranın satın alma gücü.
İyi bir konuma gelmek gibi bir derdimiz yok,hayatımızın geri kalan az bir kısmını,farklı bir coğrafyada huzurlu geçirebilmek.
+7
arenas
(23.02.26)
Ben de tam ne denmek istendigini anlayamadim. 4 yildir yurtdisindayim, psikolojim bozuldu. :) 1 sene icinde geri donmeyi planliyorum ama malum kurulu duzeni bozmak da is, burada herhangi bir mecaz yok.

Bahsettiginiz gibi motivasyonumu kaybettim. Ozellikle alim gucu vs anlaminda bekledigimden cok cok kotu cikti. Tabii Turkiye'de satin almanin dusunderecegi bazi urunlere ulasmak burada daha kolay, ancak bazi urun veya hizmetlerde tam tersi de gecerli. Acikcasi Turkiye'de benle benzer bir is yapan kisinin benden ekonomik anlamda daha kotu bir hayat yasadigini dusunmuyorum.
+1
mbond
(23.02.26)
İki yıldır yurt dışındayım, Türkiye standartlarında kasaba diyebileceğimiz, kışları uzun, insanları ise mesafeli bir şehirde yaşıyorum. Bu mesafeli insanlar kısmı da tamamen ülkeyle alakalı. Örneğin, çok samimi Çek arkadaşlarım oldu ancak Avusturyalı dostluklarım aynı derinliğe ulaşmadı.
Burada kalma motivasyonum sabah 15 dakikada ofisteyim, esnek çalışabiliyorum (haftada 4 gün 8.5 saat, bir günü evden; cuma günü sadece 3 saat ve evden) istediğim an istediğim yere bisikletle ulaşıyorum, 1 saat trafik görülmüş duyulmuş bir şey değil, belki evim büyük değil (57m2) ama bahçem var ve buna rağmen şehir içindeyim, sokakta bıçaklanma korkum yok, zengin birinin piçi arabayla üstümden geçerse ceza alır mı diye bir korkum yok, yarın öbür gün çocuğum olduğunda diyet öder gibi okul parası vermeme gerek yok.


@love and trust'in bahsettiği kişiyi burada ben de biliyorum, üç farklı hesabı ve kankası ya da sevgilisi Edmond Honda ile delirmeler yaşıyor burada. Evli değillerse evlensinler, çok iyi tencere kapaklar. Her cevabından ne kadar mutsuz, ne kadar kırılgan egolu, ne kadar geçimsiz olduğu açığa çıkıyor. Soru sorayım ama verilen cevapları beğenmeyip laf yetiştireyim tavrı geçenlerde ununu elemiş eleğini aşmış başka bir yazarın bile gözüne batmıştı. Kendi dünyasında garip bir gerginlik yaşıyor sürekli ve Adeta kendi gerginliğini başkalarına aktararak rahatlamaya çalışan aşırı toksik biri. Hamburg insanlara iyi gelmiyormuş sayesinde onu görmüş oldum. Başka da kimse yok zaten onun gibi. Herkes gördüğüm kadarıyla normal. (: troller hariç ama onlar da renk ekliyor buraya.
+5
huladancer
(23.02.26)
Aynı kişiden bahsetmiyoruz,:)
-2
love and trust
(23.02.26)
dil ogrenmemek bazi expat'ler icin (turk olup olmamalarindan bagimsiz) bir tercih oluyor. dili ogrendiginizde o ulkeye entegrasyonunuz artiyor, sorunlari sizin sorunlariniz oluyor. fakat expat yasami bambaska bir sey. verdiginiz ornekteki kisiler ingilizce biliyorsalar ve islerinde, sosyal yasamlarinda ingilizce kullaniyorsalar almanca ogrenmeyi istemiyor olabilirler. nihayetinde dil ogrenmek uzun zamanli bir yasam planlamasini gerektiriyor fakat bazi expat'lerde boyle olmuyor, onlarin niyeti zaten birkac senede bir ulke degistirmek. bugun berlin ofisinde calisirlar yarin londra veya singapur ofisine gecerler.

bu arada @thetruenorthstrongandfree1'in donduklerinde "beceremedi" derler motivasyonuna alman hukumetinin maas odemesinen, yardimlarda bulunmasinan daha fazla onem atfetmesi tuhaf geldi. zira ben beceremedi denilecegini sanmiyorum, bu kisiler zaten beceremeseler bile vatan, millet, sakarya ozlemi falan diyeceklerdir.
+4
Sour
(23.02.26)
2014 öncesi gitmek ve kalmak kolaydı. Türkiye'de üniversiteyi kazanmayan parayla yurtdışında okuyordu. O yıllarda TL'nin gücü dövize göre yüksekti.

Eskiden fırsat çoktu kısacası. Türkiye'de tutunamayan başka yerlere gitti orada da sistemin gücüyle yaşıyor. Türkiye'ye dönseler burada hayatta kalamayacaklarını biliyorlar.
-4
stefano
(23.02.26)
stefano'nun cevabinda bir tane dogru bilgi yok ama olsun, yeni gelmis duyuruya, hos görün.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Neresinde yok?

ankara anlaşmasıyla ingiltereye bavulunu alıp giden de mi yok
abd'de boktan bir college'e parasıyla girip kalanda mı yok. Okul kabul oranı %92, h1b vize kazanma şansı %40-50
kanada'da avustralya'da sertifika, dil kursu gibi şeylerle kalan da mı yok. kendi akrabam dil kursu ile kaldı avustralya'da.
almanya'da zaten milyonlarca Türk var. 60'lardan beri filmlere bile konu olan yoksulluktan göç mevzusu.

nerede yok doğru, sen düzelt bakalım. ;) düzeltemez böyle de engellersin. yani bu kadar alınmaya gerek yok.
-4
stefano
(23.02.26)
parayi verip okudular: abd'deki iki tane dandik üniversiteyi genellemek muazzam bir sacmalik. bu mantikla princeton'da okuyan da parayi basip okumus? aynisini avrupa'da neden yapamadilar? üniversiteyi kazanamayip avrupa'ya kapak atmak diye bir sey yok cünkü önce kazanmak gerekiyor, sonra bitirebilmek. adam üniversiteyi yurtdisinda bitirdiyse zaten isterse kalici olabilir cünkü ögrencilerin %90'i daha üiversitenin ilk yilinda eleniyor. türkiye'deki egitimden cok daha zorlu bir egitimden geciyorlar.
demek ki her yurtdisinda okuyan parayi basip okumamis.

2014 öncesi tl döviz karsisinda daha güclüydü: bak 2005'e kadar gidiyor: www.boerse.de
tl'nin daha güclü oldugu seneyi bul lütfen.

sistemin gücü: sistem vatandasiysan güclü, vatandasi degilsen kimse yüzüne bakmiyor.

1960 senesinde giden gastarbeiter ile 2010 senesinde göcen iki diplomali beyaz yakaliyi ayni kefeye koyacak kadar izansiz olmak apayri bir sey.
"almanya'da toplu ulasim iyi midir" diye soru acacak kadar avrupa'yi iyi taniyan birine göre fazla iddiali laflar bunlar. bu kadar engin bilgisi olan birine laf yetistirmek gri hücrelerime zarar. engel ondandi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
abi princeton diyorsun. princeton top-10 okul ve oraya girenler bu tartışmanın konusu değil. bu arkadaşın yakındığı adamlar princeton'dan çıkmaz. dağda taşta college var. o college'ler önüne geleni alıyor :)

bundan 15-20 sene önce vatandaşını korumak için iş gücü açığından önüne gelen vasıfsız giriyordu her yere.

dövize gelirsek de tl'nin aud'den cad'tan değerli günleri oldu. üşenmedim baktım..2005'te tl euro 1,84-1,73. şuanki gibi 50'lerle çarpmıyorsun :)
-2
stefano
(23.02.26)
benim gordugum motivasyon kaynaklari:

%75 stockholm sendromu, celladina asik olma.
%15 elde avucta birsey olmadan bu sekilde donersem salak derler psikolojisi
%10 acik aramaya devam edip milyonda bir de olsa belki kolay yoldan koseyi donebilirim kafasi
0
cooperr
(23.02.26)
(9)

Marteniçkalar Hazır Mı?

rock n roll
Bahar geliyor, ben de ilk defa marteniçka bağlayacağım bileğime. Umarım leylek ya da kırlangıç görürüm :)Sizin dileğiniz gerçek oldu mu marteniçkayla hiç? :)Kendime ve sevdiklerime aldım. 1 Mart gelsin diye bekliyorum bağlamak için.
Bahar geliyor, ben de ilk defa marteniçka bağlayacağım bileğime. Umarım leylek ya da kırlangıç görürüm :)

Sizin dileğiniz gerçek oldu mu marteniçkayla hiç? :)

Kendime ve sevdiklerime aldım. 1 Mart gelsin diye bekliyorum bağlamak için.
+2
rock n roll
(22.02.26)
Değil. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmemişim iyi hayırlattın teşekkürler :)
+2
lazor
(22.02.26)
Hazır ama leylek göremiyoruz ki :/
+2
ekimoloji
(22.02.26)
marteniçka kendinizin satın alacağı bir şey değil. hediyeleşme şeklinde olmalı. yani sizin kendinize almamanız lazım :)

kırklareli’de bu bilgi verilmişti yalansa bilemem. inanış diyelim
+1
melodi
(22.02.26)
Hem kendime hem sevdiklerime almıştım. O zaman kendime aldığımı da hediye edeyim. Çok heveslenmiştim oysa :(
0
🌸rock n roll
(22.02.26)
Evet hazır, 1 mart bekleniyor hevesle. Dileklerim oldu, hediye olarak geldi hep. Kırlangıç ya da leylek göremezseniz de mart sonu bahar dalına takıyoruz çıkarıp. Tüm dilekleriniz gerçekleşsin inşallah.
+3
sinematikcrop
(23.02.26)
@melodi, çevremde bir tane bile marteniçka hazırlayıp verecek insan yok artık. Mecbur kendime hazırlıyorum (:
0
huladancer
(23.02.26)
geçen seneki dileğim bahar sonunda kabul olmuştu. bu sene hediye eden olmaz diye düşünüyorum ancak ben birilerine vereceğim. tatlı bi ritüel bence :')
+1
another satisfied lover
(24.02.26)
Kendime aldığım marteniçkamı kimseye hediye etmemeye karar verdim, kendi bileğime bağlayacağım. Umarım dileklerimiz kabul olur :)
+1
🌸rock n roll
(24.02.26)
Ben bugün leylek gördüm :)

En son 30 sene önce havada leylek görmüştüm. Hiç umudum yoktu, marteniçka takacağım ama nasıl olsa görmeyeceğim diye düşünüyordum. İlk defa marteniçka taktım ve 30 sene sonra leyleği gördüm. Marteniçkamı bağlayacağım yeni çiçek açmış bahar dalına :)
0
🌸rock n roll
(03.03.26)
(7)

Boykot sorgulama siteleri

yaren
SelamBoykot sorgulama sitelerinde manipülasyon olduğunu düşünüyor musunuz? Biri diyor boykotlu diğeri diyor boykot yok falan. Konu İsrail malı kullanmak mesela... neye göre bakıcam ben buna?
Selam

Boykot sorgulama sitelerinde manipülasyon olduğunu düşünüyor musunuz? Biri diyor boykotlu diğeri diyor boykot yok falan. Konu İsrail malı kullanmak mesela... neye göre bakıcam ben buna?
-1
yaren
(19.02.26)
Böyle bir şey mümkün olmadığı için böyle bir site de olamaz.
Modern USB flash belleğin mucidi Dov Moran, İsrail doğumlu bir Musevir.
Google ve Gmail, iki Musevi girişimci tarafından kuruldu.
Intel’de, hatta muhtemelen şu an bu duyuruyu açtığınız bilgisayarın işlemcisi de Intel’dir, birçok temel işlemci tasarımının arkasında İsrailli Musevi mühendisler var.
IVF teknolojileri arkasında onlar var.
Endoskopi teknolojisi arkasında onlar var.
ATM’lerin güvenlik sistemleri arkasında yine onlar var.
Tarımda kullanılan damla sulamadan, her akşam elinize aldığınız ağız hijyeninin ayrılmaz parçası diş ipine kadar Musevilerce geliştirildi.
Mağaraya dönmediğiniz sürece boykot yapamazsınız. Para direkt İsrail’e gitmiyorsa bile Musevilere gidiyor çünkü akıllılar, çalışkanlar ve başarılılar. Boykotun tek yolu tüm bunları kendiniz üreterek alternatif sunmaktır. Gerisi portakal bıçaklamaktan farksız. Kusura bakmayın.
+1
huladancer
(20.02.26)
Boykot sitelerinde neden boykot olduğu, ortaklık yapısı, terör rejimine destek şekli yazıyor. Tıklayıp okuyorum.Alternatifleri de yazıyor.Kendiniz değerlendirebilirsiniz.

@huladancer Terör rejiminin tek başarısı organizasyon ve hırsızlık. Akıl, zeka falan değil. İşlemcileri ve diğer teknolojileri geliştiren mühendis gruplarını yapay zeka yardımıyla incelerseniz binlerce çalışanın içinde kendilerinden olan mühendis parmakla sayılacak kadar az. Müslümalar çok daha fazla.
0
hebanon
(20.02.26)
Yetenekli ve zeki Müslümanları kendi şirketlerinde çalıştırabilme becerisi ve organizasyon yapısı da akıllı, çalışkan ve başarılı olduklarını göstermiyor mu? Biz neden yapamıyoruz?
Yanlış anlaşılmasın hiçbir şekilde savunmuyorum ama çuvaldızı batırırken iğnenin tadına da bakalım. huladancer'a katılıyorum, İşine geldiğinde 6 milyonluk boykot arabasını alıp binenler 20 liralık coca cola almayarak şov yapıyor çoğu zaman.
+2
creepy
(20.02.26)
@huladancer kimse Musevileri boykot etmiyor zaten. Musevi olmak bir insanı kötü de yapmaz. Ben aktif olarak 2 yıldır boykot ediyorum ve global olarak boykot hareketlerini takip ediyorum. Hayatımda hiç x ürününün geliştirilmesinde musevi bir mühendis çalışmış diye bir firmanın boykot edildiğini görmedim. Boykot aktif olarak soykırım işleyen bir devlete karşı yapılıyor. Ayrıca boykot en nihayetinde ekonomik bir zarar vermeyi hedeflese de esas amaç bireylerin bilinçlerini diri tutmalsrını sağlamaktır. Her tüketim davranışında bu sorgulamanın yapılması hiçbir ekonomik zarar olmasa dahi kendi içinde değerlidir. Meseleden hem bu kadar uzaksınız hem de görüş bildiriyorsunuz. Sanıyorum ve umuyorum ki yaptığınız yüzeysel ve birçok açıdan aşır tutarsız yorum kimse tarafından ciddiye alınmaz.

Soruya gelecek olursak, belli başlı siteler bir firmanın neden boykot olduğunu kriterlere göre belirtiyor. Öncelikle bu boykot işinde her markayı bağımsız olarak boykot etmekten ziyade (bu kişisel olarak yapılabilir) toplu sistematik bir boykot sonuç veriyor. BDS (boycott-divestment-sanction) olarak bilinen oluşum da boykot işini sistematik olarak tüm dünyada yürütmeye çalışıyor. Bu sebeple bds listesi benim için mutlaka ve mutlaka boykot edilemesi gereken markaları içeriyor. Liste burada: bdsmovement.net

Tabii bazı markaları boykot etmek çok zor. Ben amazon, booking vs hayatımdan çıkardım ancak google hem iş hem günlük hayatta vazgeçilmesi çok zor bir evren. Yine de reddit’te degoogle subı önemli ipuçları sağlıyor google boykotu için.

Bds’e ek olarak, boycat ve no thanks appleri gerekçelerle belirtiyorlar bir markanın neden boykot olduğunu. Gaza.nu danimarka temelli ve kategorilere ayırmış boykot kriterlerini.

Bir firmanın mesela israil ordusu IDF’e doğrudan katkısı var ise bu çok katı bir boykot sebebi. Ya da bir CEO açıkça soykırıma destek vermişse.

Ama diyelim nutella’nın şemsiye şirketi ferrero. İtalyan firması ama boykot, neden? Çünkü İsrail’de ticaret yapıyor, dolayısıyla vergi ödüyor, ve terör devletine para kazandırıyor. Şimdi burada bir ayrım yapıyorlar. Eğer BM’nin de kabul ettiği sınırlar dahilinde yapılıyorsa ticaret boykot edilemeyebilir diyen bir grup var ama eğer işgal topraklarındaysa (booking gibi) bu demek oluyor ki bu şirket doğrudan işgalden kar elde ediyor bu sebeple katı şekilde boykot edilmeli.

Yani mesele biraz karışık ancak bahsettiğim siteleri taratırsanız yavaş yavaş anlamaya başlayacaksınız diye düşünüyorum.
+5
but that was just a dream
(20.02.26)
Çok çok teşekkürler dostum @but that was just a dram

@huladancer

Soruma cevap vermemişsin, boykot etme davranışımı eleştirmişsin. Bundan rahatsız oldum. Senin görüşüne göre benim kendi boykot edebilme çapım minicik diye tepkisiz kalmam gerekiyor, fakat tam da büyük yaptırımlar bu tek tek tepkisizlikler üzerine kuruluyor. Bunun farkında olmalısın. Hiçbirimiz 1 iken 1000000'luk etkiye sahip olamıyoruz, iş yapamıyoruz, yer kaplamıyoruz, vs. Üzüntünün tam da bundan kaynaklandığını düşünüyorum, elinden büyük bir şeyin gelmemesi, devasa kötülük şebekelerini yok edememek... ama 1 olmak 0 olmaktan çok daha farklı ve kıymetlidir, o 1'ler olmasa 1000000 olamaz. Herkes üstüne düşeni yapma hassasiyetini ne kadar artırırsa o kadar iyi bence. Ben bu frekansı yaşamaktan yanayım, yoksa insanlık yönümüzü kaybederiz. Tepkisizlik doğru bir şey değil bana göre.
0
🌸yaren
(20.02.26)
Soruya cevap değil ama zamanında benzer zorlukları yaşamış biri olarak kendi deneyimimi paylaşmak isterim;

Yaklaşık iki yıldır sadece marka bazlı boykot değil genel bir tüketim boykotuna geçtim, özel olarak boykotuma devam ettiğim yerler var tabii ki o ayrı...

Genel boykota geçmem şöyle bir kolaylık sağladı;
Liste yapıyorum, ihtiyacım olan şeyleri, düzenli tüketmem gereken şeyleri teker teker listeliyorum...
Böyle olunca listemdeki gerekliliklere göre de markaları araştırıp kendime bir ana marka ve yedek listesi oluşturuyorum.
Zamanla zaten yavaş yavaş oturuyor bu. Şu an elimde bir liste yok ama alışveriş yaparken neyi almamam gerektiğinden çok neyi alacağımı bildiğim için biraz daha içim rahat alışveriş yapabiliyorum.


Bu ticaret dünyası, bambaşka bir dünya tabii o para bir şekilde dönüp dolaşıp belli yerlere aktarılıyorsa bile ben vicdani olarak bakıyorum, görüşlerime ters olan yerlerden alışveriş yapmak istemiyorum bu da benim en doğal hakkım illa mağara düzenine dönmeye gerek yok. Boykot bireysel bir tercihtir nedeni sonucu kimseyi ilgilendirmez.
+3
mutekebbir
(20.02.26)
öncelikle sorunun yanıtını bilmiyorum. ancak, bi boykot sitesi de boykot edilmişti yanılmıyorsam, kafaya göre boykot ekliyor diye.

sistem açıklama ile çalışıyor, yani şu boykot, neden referansı da bu şeklinde. siz açıp gönlünüze yatıyorsa boykot ediyorsunuz, yatmıyorsa tüketmeye devam ediyorsunuz.

diğer taraftan;

boykot yapıyorum, çok da mutluyum, sürekli de yapacağım.

açıyorsun gerekçesini okuyorsun makul geliyorsa almıyorsun oluyor bitiyor.

bu olmaz vs. diyenlerin hepsi kendince bir mantık geliştiriyor yok usb bilmem ne.

olay basit gözümüzün önünde çatır çatır masum bebeleri öldürdüler mi, öldürdüler. buna birileri çıkıp destek verdi mi, verdi.

ha işte o birileri ne üretiyorsa almıyorum.

museviyle yahudiyle işim yok. o soykırımı kim yaptıysa derdim o.

yarın dönüp oradaki babaların yerinde olmak istemiyorum. elimden gelen bu, dibine kadar da yapacağım.

zamanında yahudilere yapıldığında yaşasam almanlara da aynısını yapardım. hala iltisaklıları da almam.

ama burada yok bilmem kim yahudiydi falan bırakın bu işleri.
+1
gurur
(21.02.26)
(2)

Vietnam seyahati öncesi aşı

huladancer
Doktorum iki aşı istedi, onları yaptırdım. Kuduz ve Hepatit A. Şimdi de tifoya karşı tablet vereceğini söyledi. iki günde bir, 1 tablet alacakmışım. Vietnam’ın kırsal bölgelerinde de gezeceğim için gerekli olduğunu belirtti.Eve gelip internete baktığımda tifo aşısının ağızdan alınan tablet şeklinde
Doktorum iki aşı istedi, onları yaptırdım. Kuduz ve Hepatit A. Şimdi de tifoya karşı tablet vereceğini söyledi. iki günde bir, 1 tablet alacakmışım. Vietnam’ın kırsal bölgelerinde de gezeceğim için gerekli olduğunu belirtti.
Eve gelip internete baktığımda tifo aşısının ağızdan alınan tablet şeklinde uygulandığı ve toplam 4 doz olduğu yazıyor. Ancak doktorum bana 10 tablet alacağımı söyledi? 2 defa sordum. Neden böyle?
0
huladancer
(15.02.26)
Seyahat Sağlığı Merkezi'ndeki doktorlar ile görüştün mü? En doğru bilgiyi oradan alabilirsin.
www.seyahatsagligi.gov.tr

Vietnam'daki kırsal alanlar için sıtma riski de var. Bununla ilgili ilaç kullanmak isterseniz onu da Seyahat Sağlığı Merkezi'ndeki doktorlar reçete ediyor.
0
mrmlq
(15.02.26)
mrmlq, evet yaşadığım ülkedeki seyahat sağlık merkezi'ne gittim.
0
🌸huladancer
(15.02.26)
(7)

kahve sipariş sorunlarım hkk

lil siztah
günde bir kez -çoğunlukla sütlü filtre- kahve alıyorum. dükkan pek seçmiyorum, genelde ne denk gelirse oradan alıyorum. yakın zamanda yaşadığım bazı sorunlar şöyle:1) geçen tchibo'dan sütlü filtre kahve sipariş ettim. baktım ki eleman laktozsuz süt kullanacaktı; aramızda şöyle bir diyalog geçti:ben:
günde bir kez -çoğunlukla sütlü filtre- kahve alıyorum. dükkan pek seçmiyorum, genelde ne denk gelirse oradan alıyorum. yakın zamanda yaşadığım bazı sorunlar şöyle:
1) geçen tchibo'dan sütlü filtre kahve sipariş ettim. baktım ki eleman laktozsuz süt kullanacaktı; aramızda şöyle bir diyalog geçti:
ben: pardon, ben laktozsuz süt istememiştim. (şekeri daha çok diye tercih etmiyorum.)
eleman: laktozsuz istemiyorsanız belirtmeniz gerekirdi.
b: asıl laktozsuz belirtilmesi gereken bir seçenek değil mi? belirtmeyene normal sütle yapmıyor musunuz?
e: hayır?
eleman o kadar kendinden emin konuştu ki, uzatmadım. ama dediği gibi olmadığına emin gibiyim.

2) bir kaç gün sonra starbaks'tan maça latte istedim (şubat başı). baktım buzlu hazırlamışlar. dedim ki "ben buzlu istemedim"; "belirtmeniz lazımdı" dediler. şubat ayında?

3) bugün, bu kez cafe nero'dan orta boy maça latte sipariş ettim; sıcak diye de belirttim. baktım eleman küçük bardağa hazırlıyor. herhalde maçayı ısıtmak için kullanıyor küçük bardağı diye düşünüp karışmadım. siparişi uzattılar; küçük hazırlamışlar. dedim "ben orta boy istemiştim". eleman "ok" diyip karışımı orta boy bardağa döktü ve üstüne sıcak süt ekleyip bana verdi. yani maça eklemedi. öyle olunca maça koklatılmış süt içmiş gibi oldum. uykum açılsın diye almıştım, ha uyudum ha uyuyacağım..

sorum şu: bu ne iştir? bu baristalık bi ton eğitimi, protokolü olan bişey değil mi? uzatmaya değmeyecek konular olduğu için uzatmayıp alıyorum ama bu işlerde bi yanlışlık yok mu? yoksa bu kadar kalite beklediğim için ben mi haksızım? teşekkürler.
+5
lil siztah
(14.02.26)
sorum şu: bu ne iştir? bu baristalık bi ton eğitimi, protokolü olan bişey değil mi?

zincir kahveciler icin gecerli olan bir durum degil. asgari ucretli, vasifsiz bir is aslinda. onemli olan nokta karsidakinin isi ne kadar sevdigi. yoksa receteler, kurallar vs tabi ki ogretiliyor.

1- siz haklisiniz. mesela starbucks'ta laktozsuz pitcher'lari ayridir, normal sutle karismasin diye. zaten laktozsuz sut daha pahali. yani laktozsuz sut vermemek isletmenin isine gelir.
2- oyle bir sey yok. mevsim ne olursa olsun siparisiniz anlasilmadiysa kasiyerin size sormasi gerek.
3- ugrasmak istememis belli ki.

sorununuzu daha yetkili biriyle konusarak veya iceceginizi iade ederek icecegi hazirlayan kisiyle muhatap olmadan cozmeye calisin bence. edit: neden iade edin diyorum, cunku bu zincirlerde iadeye pek rastlanmadigi icin ekstra is yuku olusuyor. meseleyi iade vermeden cozmeye calisiyorlar. iadenin hesabi da daha ust kisiler tarafindan soruluyor. ben de genelde ok deyip geciyorum fakat kimse hesap sormayinca tepeye cikma durumu oluyor malesef. diger zincirlerde var mi bilmiyorum fakat starbucks icin pipet, pecete vs alinan yerde bolge mudurunun karti bulunur. isterseniz arayin isterseniz mail atin, kesinlikle ilgilenirler. kart yoksa siteden de atsaniz olur.
+2
arakaali
(14.02.26)
Türkiye
0
michael_knight
(14.02.26)
@akaraali, aslında bu laktozsuz süt konusu için tchibo'ya; yağsız süt bulundurmaları için tchibo ve nero'ya mail attım. tchibo'ya yağsız süt bir kaç gün içinde geldi ama maillere dönüş yapmadılar.
üst üste, yanlış yaptıklarını kabul etmemek için default'u o gibi davranmalarına denk gelmişim gibi görünüyor öyleyse. teşekkür ederim!
0
🌸lil siztah
(14.02.26)
türkiye klasiği. hizmet sektöründe bir şey olmaz kültürü hakim. genelde baristanın eline en yakın süt hangisiyse onu koyuyor. yağlı, yağsız,laktozsuz bir önemi yok. latteye kaç shot espresso atacağının da bir standardı yok mesela. 2 sipariş birden geldiyse single shot atıyor. 2 ye bölüp her bir latteye single shot atıyor, tek sipariş geldiyse double atıyor. şurupları kafasına göre döküyor. bir yaptığı kahve diğerini tutmuyor vs vs. kurumsal, butik farketmez yüzde 90 böyle.
+1
catakutle
(14.02.26)
1. Laktozsüz süt olunca noluyor ki?
Yağ oranı aynı, geldiği hayvan aynı, organikse o aynı, bir tek içinde ek olarak biraz enzim var o da sindirime yardım ediyor.

2. olay: buz mesela bazı ülkelerde çok standart olarak konuluyor. ABD'de örneğin. Bir de buz istemeyince çok bozuluyorlar çünkü koyması gereken içecek miktarı artıyor. Ama Türkiye'de böyle bir şey yok. Yani bu konuda, eğer "iced" kelimesini kullanmadıysan kesinlikle haklısın. Ben gene de belirtiyorum.

3. olayda sen haklısın. Tekrar hazırlamasını isterdim. Matcha oranı ne oldu onun söyler misin bana? derdim. Az paraya çok iş yapıyor olabilirler ama bunun cezasını ben aldığım hizmetle ödemek zorunda değilim.
+1
huladancer
(15.02.26)
@huladancer, laktozsuzda şeker oranı daha yüksek olduğundan diyabet durumunda dikkat etmek gerekiyor, bu sebeple tercih etmiyorum.

maça konusunda, ikinciye hazırladığı için bişey desem, bi laf yiyeceğim gibi geldi; uzatmadım o nedenle:) Bir de nero’da maça karışımını direkt dolaptan çıkarıp döktükleri için, içeceği ılıklaştırıyor. Geçen sefer bu yüzden bayaa ılık içmek zorunda kalmıştım; bunu da hiç sevmem. Öyle olunca bu sefer, “ekstra sıcak olsun” dedim, starbaks’ta öyle yapabiliyorlar çünkü. Bence ekleyeceği maçayı yeniden ısıtmamak için böyle yaptı ama içecek de formatından çıktı..

Artık anlıyorum ki, baştan hepsini üstüne basa basa söylemek, iyi bir içecek için şartmış. Bakıyorum millet “vayt çaklıt moka, badem sütlü, yarım pompa şekersiz vanilya ekle, üstüne tarçın serp” diye sipariş veriyor, onlarınki nasıl oluyor, hayret :D Teşekkürler.
0
🌸lil siztah
(15.02.26)
@konusma, benim derdim daha çok default’un ne olduğu ile ilgili aslında. Bana laktozsuz sütün ya da kış ayında buzlu içeceğin default olmaması gerek gibi geliyor ama görünüşe göre işi şansa bırakmamak en doğrusu olacak.
bundan sonra sipariş cümlem min. 30 saniye sürecek, şimdi baristalar düşünsün! :)
+1
🌸lil siztah
(15.02.26)
(4)

Sanat tarihçileri - Pub quiz sorusu gibi soru

huladancer
3. yüzyıl Roma yeraltı mezarlarından Gotik vitraylara kadar uzanan bir sembol, hem yazı hem ikonografik önem taşır. Nedir bu?Biraz Latinceli soru.
3. yüzyıl Roma yeraltı mezarlarından Gotik vitraylara kadar uzanan bir sembol, hem yazı hem ikonografik önem taşır. Nedir bu?
Biraz Latinceli soru.
0
huladancer
(10.02.26)
constantine'in de rüyasında gördüğü rho mu? XP birleşik.
+3
eileengray
(10.02.26)
In hoc signo vinces? chi-rho olabilir mi? roma katakomblarinda da vitraylarda da hatta mozaiklerde de görürüz. katakomblarda, uzun süre dini resmin ortaya cikmamasindan ötürü yazi olarak -yunanca hristos kelimesinin ilk iki harfi- kullanildi. dini resimlerin görülmesiyle birlikte ikonografiye döndü.

eileengray benden hizli cikmis :D
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.02.26)
@konuşma, kısacık yazdım. sen güzel açıklamışsın. kudos. gönlümden sana 2 şuku.
+2
eileengray
(10.02.26)
evet chi-rho
0
🌸huladancer
(10.02.26)
(4)

Bayramda en ucuz yurt dışı tatili ?

HellKeePer
vize sorunum yok. sırt çantam alıp 2-3 gün en uygun fiyatla nereleri gezebilirim?
vize sorunum yok. sırt çantam alıp 2-3 gün en uygun fiyatla nereleri gezebilirim?
0
HellKeePer
(10.02.26)
Balkan ülkeleri olabilir. "Ucuz" çok göreceli bi kavram, sizin de tatil anlayışınızı bilmiyorum. Balkan ülkeleri o konuda ortalamadır, üzmez de, arşa da çıkarmaz. Ama kültürleri iyidir, görmek lazım.
0
gobekliraki
(10.02.26)
3 gün dediğiniz için aklıma sadece Yunan adaları veya Halkidiki civarı geliyor.

Cuma akşamı İstanbuldan otobüse binip Yunan’a gidin.
3 gün için vereceğiniz en ucuz uçak bileti parasına bile yazık olur çünkü süre çok kısa. 3 günlük konaklama-yeme içme en ucuz veya en pahalı yerde de çok farklı olmayacaktır ( en ucuz seçeneklere razıysanız)
0
michael_knight
(10.02.26)
Bükreş'e küçük Paris diyorlar. Ülke genel olarak da ucuzmuş. Bence değerlendirilebilir.
0
dedim ben sana
(10.02.26)
Güney Kıbrıs.
Vize derdim yok dediğiniz için.
0
huladancer
(10.02.26)
(22)

Çorba içiyor musunuz

arbre
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre
(09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur.
Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.

Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.

Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar;
Kelle
İşkembe
Ayak
Dil/beyin
Mercimek
Ezo
Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Çorbasız kış mevsimi düşünülemez.
0
etna
(09.02.26)
mercimek çorbası, brokoli çorbası, tarhana çorbası, domatesli şehriye çorbası.

hayatımın anlamları, canım çorbalarım.

yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz.
Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu.
Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.

Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.

Vietnam pho da cok iyi.

Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D

Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :)
Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.

En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
+3
huladancer
(10.02.26)
(2)

Latince kısaltma soruyorum?

huladancer
İki tane kelime arıyorum. İkisi de latince olmalı. Biri sayfa sonuna düşülen önemli not ile ilgili, işe yarar tavsiye gibi anlama geliyor. İkincisi okuduğumuz metinde geçen bilginin bir defa geçitiğini işaretlememizi sağlıyor. ben pek anlatamadım ama anlayan olursa çok güzel olur.
İki tane kelime arıyorum. İkisi de latince olmalı. Biri sayfa sonuna düşülen önemli not ile ilgili, işe yarar tavsiye gibi anlama geliyor. İkincisi okuduğumuz metinde geçen bilginin bir defa geçitiğini işaretlememizi sağlıyor. ben pek anlatamadım ama anlayan olursa çok güzel olur.
0
huladancer
(25.01.26)
1. Nota bene. N.b. diye kisaltilir.
2. Hapax Legomenon ama yunanca. "said only once". Dis legomenon, Tri legomenon, Polylegomenon diye devam ettirebilirsiniz.
+10
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.01.26)
Evet hocam. Ayrıca oha :D 🧿
+1
🌸huladancer
(25.01.26)
(4)

BES'ten nasıl çıkılır

bloodymoon
İki tane BES'im varmış. Biri şu an çalıştığım işin, diğeri de 5-6 yıl önce öğrenciyken part time çalışıtığım firmanın benim için otomatik açtığı Agesa'nın BES'i. Agesa'da cüzi bir meblağa birikmiş fon yatırımlarının getirisiyle. Onu çekmek istiyorum ama bu konulardan hiç anlamıyorum. Direkt iptal ed
İki tane BES'im varmış. Biri şu an çalıştığım işin, diğeri de 5-6 yıl önce öğrenciyken part time çalışıtığım firmanın benim için otomatik açtığı Agesa'nın BES'i. Agesa'da cüzi bir meblağa birikmiş fon yatırımlarının getirisiyle. Onu çekmek istiyorum ama bu konulardan hiç anlamıyorum. Direkt iptal edince kesinti vs olur mu? Devlet katkısı gider muhtemelen ama sıkıntı değil. Kapatmak istiyorum o BES'le ilişkimi aynı zamanda. Bilgim sıfır, basitçe anlatırsanız bu konuda tecrübeli abilerim ablalarım çoook sevinirim. Tenkyu!
0
bloodymoon
(18.01.26)
Kurumu arayın, çıkmak istediğinizi belirtin. Mail adresinize bir form yollayacaklar. Onu doldurup, atmanız yeterli. Maaşınızdan kesilip bes'e aktarılan tutarı iade alırsınız.
0
cay koy geliyorum
(18.01.26)
5-6 yıl olduysa belki biraz daha bekletmenizde fayda olabilir kesintisi daha az olur. tabi miktar cüziyse önemli olmaz. kesinti kısmını sorarsınız, beklesem ne değişecek diye.

www.agesa.com.tr
0
awlmi
(18.01.26)
Sitesinden ayrılma talebi oluşturman gerekiyor. Devlet katkısı sınırı 5 yıl. Ona hak kazanmış olabilirsin.
-3
arbre
(18.01.26)
awlmi'ye katılıyorum. Hatta o fonu çekip başka BES'e yatır. Kendi kararlarınla. 5 sene sonra oldukça güzel bir para geçer eline.
+1
huladancer
(19.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.