Giriş
(2)

Hpv siğil yaktırma

afordismansalihinis
İstanbul için fiyat bilen var mı ortalama? Devlet hariç nereye gidilebilir?
İstanbul için fiyat bilen var mı ortalama? Devlet hariç nereye gidilebilir?
0
afordismansalihinis
(10.08.26)
Hpvgent Sıgıl Bakım Kremı
hiç yaktırma bunu kullan 3 günde sonuç alırsın.
0
gercekdunya
(10.08.26)
ben almanya'dayken yaptırmıştım bi 10 sene önce ve seansı 50 euro idi. yaktırma değil de dondurrarak yakma işlemiydi bu. türkiye ile kıyaslamıştım ve hemen hemen aynı tutardı şu anda da değiştiğini sanmıyorum 2500-3000 lira arası bir şeydir. Herhangi bir cildiyeci yapar bu işlemi.

yukarıda arkadaşın dediğini de kullandım ama eğer fazla büyük değillerse bu yöntem de işe yarar.
0
elektr10
(11.08.26)
(48)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-5
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(4)

schengen vizesi - almanya

edgenabby
yakın zaman içinde schengen vizesi alan birileri var ise:- başvuru ve vizeyi alış arasında kaç gün geçti?- seyahat sağlık sigortasını nereden yaptırdınız?
yakın zaman içinde schengen vizesi alan birileri var ise:

- başvuru ve vizeyi alış arasında kaç gün geçti?
- seyahat sağlık sigortasını nereden yaptırdınız?
0
edgenabby
(08.07.26)
evrakları teslim etmekle pasaportu almak arası 1 hafta.
Sigortayı allianz (yapıkredi üzerinden)

Sigorta poliçe numarasını içeren ödeme dekontunu da eklemeniz gerekiyormuş. Belgeler arasında yazmıyor ama konsolosluk bu yıl istemeye başlamış. Yapıkredi/Allianz yaparsanız banka hesabınızdan ya da banka kartı ile ödeme yaptığınız zaman bu dekontu vermiyorlar. Kk ile olsa olabilirdi dediler. Benim yaptığım ile idata'nın verdiği fiyat arasında 150lira fark vardı.
0
klassno
(08.07.26)
sigortayı gig den yaptırdım. pazartesi evrakları verdim. diğer pazartesi geldi
0
gercekdunya
(09.07.26)
Evrak teslimi ile pasaportu alış arasında 10-15 gün geçti. Sağlık sigortasını mobil bankacılıktan yaptım.
0
yüzyıllık yalnızlık
(09.07.26)
Almanya schengeniniz ne kadar süre geldi? Önceki vizeniz ne kadarlıktı?
0
ao12
(11.07.26)
(2)

Android için Şifre Yönetici uygulama kullanıyor musunuz?

parka
Özellikle banka uygulamaları için işe yarıyor mu?
Özellikle banka uygulamaları için işe yarıyor mu?
0
parka
(08.07.26)
Tüm şifrelerim için Bitwarden kullanıyorum. Bilgisayarda yüklü, akıllı cihazlarda kullanmıyorum. Bazen ihtiyaç halinde web sitesinden de giriş yaptığım oluyor. Kullanışlı bir uygulama, esnek özelliklere sahip. Şifre yönetici programlarına hakim değilim ama ne zaman 1-2 arama yapsam karşıma hep Bitwarden çıkıyor.
+1
burka
(08.07.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. her yerdeki şifrem random şifredir.
0
gercekdunya
(09.07.26)
(5)

saw otopark

deartheodosia
1 gece güncel ne kadar bilen var mı? 1 haftalık park için indirim yapan bi uygulama vs var mı? alternatif öneriler var mı, sabah uçuşum var taksi mi mantıklı olur avrupa yakasından arabayı bırakmak mı :/
1 gece güncel ne kadar bilen var mı? 1 haftalık park için indirim yapan bi uygulama vs var mı? alternatif öneriler var mı, sabah uçuşum var taksi mi mantıklı olur avrupa yakasından arabayı bırakmak mı :/
0
deartheodosia
(02.07.26)
sabihanın dışında ibb, pendik belediyesi ve bir kaç özel otopark var. servisle 15dkda bir terminale götürüp getiriyor. belediyeninki günlük 300 liraydı en son. sabihanın kendi otoparkında ilk 1 saat mi ne 250 lira. cuma ctesi sabaha kadar da metro var tarih ve saat uyarsa güzergahta bir yere koyup onunla da geçilebilir.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.07.26)
inheritance
(02.07.26)
Günlük ücret doğru ama 24 saati 1dk bile geçsen +250tl ile başlayıp üzerine eklenmeye devam ediyor.

1 hafta = minimum 5180TL
0
kimlanbu
(02.07.26)
0-1 saat arası 1-3 saat arası 3-6 saat arası 6-12 saat arası 12-24 saat arası

250,00 300,00 450,00 550,00 740,00
0
jamswety
(02.07.26)
jetpark günlük 300 tl
0
gercekdunya
(03.07.26)
(12)

Yurtdışı alışverişi engelinin amacı ne

tadartatmaztadantatar
Malumunuz yurtdışından kargoyla gönderilen herşey (kitap hariç) gümrüğe takılıyor. Böyle olunca çoğu kişi yurtdışından ürün almıyor. Yerel işadamları o ürünleri Türkiye pazarına getirmiyor, hatta çoğu ürünün varlığından bile haberleri yok. Yedek parça zaten hiç getirmezler. Buradaki amaç ne? Vergi a
Malumunuz yurtdışından kargoyla gönderilen herşey (kitap hariç) gümrüğe takılıyor. Böyle olunca çoğu kişi yurtdışından ürün almıyor. Yerel işadamları o ürünleri Türkiye pazarına getirmiyor, hatta çoğu ürünün varlığından bile haberleri yok. Yedek parça zaten hiç getirmezler. Buradaki amaç ne? Vergi alacaksa devlet doğrudan alsın, bir ürün parası da devlete verelim sorun değil. Amaç paranın yurtdışına çıkmaması mı? Yoksa sadece Ticaret Odasının isteği mi?

eksisozluk.com
0
tadartatmaztadantatar
(29.06.26)
yurtdışından alışveriş yapmak, ürün getirtmek yasak değil ki, yurtdışından "gümrüksüz, kayıtsız kuyutsuz" alışveriş yapmak yasak. sen bir ürün parası da devlete vereyim dersen pekala sipariş verebilirsin. gümrüğe takılan ürünü toplayıp yakmıyorlar. adrese tebligat geliyor ürününüz var diye. gidiyorsun, o bir ürün parası ve hatta daha fazlasını devlete ödeyip ürününü alıyorsun. bu şekilde almaya razıysan herhangi bir yasak yok.

yurt dışından ürün getirmenin resmi şekline "ithalat" deniyor. gümrüğüydü, vergisiydi, bir sürü prosedürü ve bunun için yapılması gereken ödemeler var. bu ürünü getirip satacak olan adam şirket kurup resmi yollardan getirdiği için, beleşe getirenlerden rahatsız oldu, "ben o kadar şirket kuruyorum, masraf yapıyorum, yasal yolla getiriyorum, bunlar çıkıp kendi başlarına beleşe getiriyorlar" dedi, yasaklanmasını istedi, devlet de beleşe getirtmeyi yasakladı. ya o adamın getirdiğini alacaksın (ki bütün masrafını ekleyip 3-4 katı fiyata satıyor olacak), ya da kendin getirip o parayı devlete kendin verecek, bir ton da uğraşacaksın.
+2
kibritsuyu
(29.06.26)
bizim yurtdışı siparişle 1e aldığımız ürünü trde 3e satabilsinler diye.
her şeyi getirmiyolar evet.

yurt dışından bedelsiz hediye bile gelemiyor sana.
+4
jelly bear
(29.06.26)
yalnız orada olay tam olarak vergisi de değil bence. Eskiden %20 kdv'sini verip getirebiliyorduk. Sonra üstüne gümrük ücreti çıktı. Ben bunlara okeydim hatta kibritsuyu'nun dediği gibi %100 daha vermemiz gerekse bile bazı şeyler lazımsa getirtebiliriz. Fakat olay onunla kalmıyor ürüne göre çeşitli belgeler, mali müşavir vs. istiyorlarmış şimdi. Dümdüz ptt'ye x lira verme zamanları bitti.
+2
nhk ni youkosu
(29.06.26)
@kibritsuyu
Yasak değil elbette ama gümrükle uğraşmak zorunda kalmak ve fahiş ücretler ödemek yasaktan daha beter. Eskiden lise öğrencileri bile aliexpressten sürüyle ıvır zıvır getirtiyordu. Kayıtsız demişsiniz ama kayda değer birşey de yoktu. İncik boncuk türevi ilginç şeylerdi hepsi.

Ben de diyorum ki devlet bunun vergisini direk alsın. Her türlü teknik altyapıya sahipler. Bir site kurmaya bakar. Falanca siteden falanca ürünü aldım. İşte devletin sitesine ürün faturası/sipariş numarası yüklüyorum. Onun üzerinden direk vergiyi(tercihen 1:1 oranı geçmeyecek) ödüyorum. Gümrükle uğraşmıyorum. Müşavirle uğraşmıyorum. Çünkü ticaret yapmıyorum.

Sonuçta ithalat yapan yüz bin işadamı varsa en az on milyon vatandaş da bu işlere meraklı. Şimdiki sisteme göre devlet daha çok vergi alır ve vatandaş çok daha az para öder. Çünkü anladığım kadarıyla kimse gümrükle uğraşıp bir parça ürüne dünyanın parasını vergi vermek istemiyor ve genel olarak halk yurtdışından ürün almayı bıraktı.

Bence büyük sorun ama çözebilen olur mu bilmem.
0
🌸tadartatmaztadantatar
(29.06.26)
Bir şeyi gereksiz zorlaştırmak da bir nevî yasaklamak aslında.

8-10 yıl önce kedilerimin tuvaletine varana kadar yurtdışından getirtmiştim. Kur farkına ve kargo vb ücretlere rağmen yarı fiyatına geliyordu çünkü.

Şimdi o kadar çok prosedür, o kadar çok ayrıntı var ki bedavaya vericez deseler bile istemem.
+5
anaphylacticshock
(29.06.26)
Hayatin fazla iyilesmesin ve ithal urunlerle doviz talep etme diye.
+3
osssy
(29.06.26)
Gelişmiş ülkelerde gümrük sorun olmuyor. Mesela yakın zamana kadar Abd'de 800$ altı alışverişe vergi yoktu.

Al vatandaşım, dünyada ne canın çekerse al diyor.

Bizim gibi gelişmemişlerde akılları çıkıyor yurtdışına kaçacak para diye.
Vazgeçmeyecekler için de, üzerinden vergiyle prim yapıyorlar
+2
gadlemler
(29.06.26)
çevresindeki ithalatçı grup hiç bir şey üretmeden 1e alıp 5e hatta 10a satmak istediği için sen getirme isteniyor. onlar getirsin havadan para kazansınlar sende rahat rahat kazıklan böylece. tabi sonuçta ne oluyor bir çok ürün gelmiyor. gençler yada arge yapacak kişiler engelleniyor. sanayi sektöründe ticaret bile engelleniyor bizim gibi yurt dışında başka şirket açmak zorunda kalıyorsun.
+1
gercekdunya
(30.06.26)
çinden konteynır mal toplayıp getiren cemaatçiler para kazansın diye.
+1
kveldulv
(30.06.26)
Bazı eşyaları gümrükle bile getiremezsin. Bakanlık onayı derler. Özellikle gıda konusunda. Belge üstüne belge isterler ya da direkt red cevabı gelir.

Gümrük acentesiyle çalışma maliyeti gümrük vergilerinden daha da yüksek olur eğer bireysel bir şey ise. Şirket olarak ithalat yaparsan önemli bir tutar değil elbette. 10 milyon doların içinde 50-100 bin.

Bir organizasyon yapılsa, istekleri toplu halde ithal edip millileştirdikten sonra dağıtsa. O zaman da kar koymak ister. Zaten bunu yapanlar ülkenin esnafı. Kar koymasa bakanlık haksız rekabet der, yasaklar. Bu strip club vari ülkede yaşıyorsan, mecbur kucak dansını alacaksın istesen de istemesen de.
0
gabe h coud
(30.06.26)
Sonra ağlıyorsunuz Cari açık tavan yaptı diye. Devletler özellikle cine karşı önlem almak zorunda. Bu da onun bir parçası
-1
Sattva
(01.07.26)
@Sattva Tamam Çine karşı olsun. Amazon, ebay çinli değil ki? Maalesef cari açık hep vardı, hep olacak.
0
🌸tadartatmaztadantatar
(01.07.26)
(6)

Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu?

xu
ilk defa uzun diyebileceğim bir sürüş yapacağım. Navigasyonla arada sıkıntı yaşadığım dönemlerde oluyor. Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu? yollarda perişan olur muyum? fikri olan var mı?
ilk defa uzun diyebileceğim bir sürüş yapacağım. Navigasyonla arada sıkıntı yaşadığım dönemlerde oluyor. Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu? yollarda perişan olur muyum? fikri olan var mı?
0
xu
(12.06.26)
neye göre zor? istanbul içinde gezebiliyorsan bence zor olmaz.
0
gercekdunya
(12.06.26)
Gidersin korkma.
aadece navigasyona bakacağım diye yola dikkatini kaybetme.
Sapağı kaçırsan da panikleme sonra dönersin
+1
kisa
(12.06.26)
Sarıyer'den yol tarifi alırsan seni Silivri'ye kadar kuzey otobanından götürür. Parası önemli değil diyorsan zaten kuzey otobanına çıktıktan sonra dümdüz Silivri'ye kadar gidiyorsun. Oradan TEM'e bağlanıp Edirne çıkışına kadar yine dümdüz otobandan gidiyorsun.
+1
himmet dayi
(12.06.26)
Ben motorda navigasyon kullanmıyorum; tabelalarla gittim Edirne’ye. Dümdüz kaptırıp gidiyorsun zaten. Hız kurallarına ve paralı yola girmek istemiyorsanız o detaylara dikkat edin yeter. iyi yolculuklar!
0
lil siztah
(12.06.26)
Edirne en kolay rotalardan
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kilyos'a doğru gidin. mezarlığı geçince soldan kuzey marmara otobanına çıkın. Edirne tabelalarını takip edin. Edirne içine geldiğinizde de sakin sakin, panik yapmadan navigasyonu takip edin. başkasının 2 saatte gittiği yolu 3 saatte gideceğinizi hesaplayın da gidin. en kötü ihtimalle biraz fazla araba kullanmış olursunuz. kaybolmazsınız.
0
co2s2
(12.06.26)
(10)

Turkiyede maaslar nasil?

inte17
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sor
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.

Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sorunca "inanma insanlarin cok kucuk bir yuzdesi 70+ kazaniyor" gibi bir seyler demisti.

Simdi iki kisilik bir ciftin evine aylik 100-120k giriyorsa refahi iyidir diyebilir misin? Tekrardan soyluyorum Istanbul disi icin konusuyorum cunku Istanbulda giderlerin ekstra fazla oldugunu tahmin edebiliyorum.
0
inte17
(12.06.26)
Mavi Yaka 35 40 ortalama bence.
İlla daha yüksek alan da vardır da düşük alanlar ortalamayı aşağıya çekiyor.
Beyaz yaka da özellikle başlangıç bu civarlardadır.
0
denizciman
(12.06.26)
beyaz yaka maaşlarını yazabilirim, hangisini merak ediyorsun?

mesela mali işler departmanı için başlangıç maaşı 50k TL. uzman yardımcısı. daha azına personel bulamazsın ki biz bulamıyoruz. yönetmen maaşı 80k TL, yine onun altına bulamıyoruz. müdür maaşı 120k TL. bunlar asgari tutarlar, gerçekten de daha altına mümkün değil bulamıyoruz. kurumsal parası bol şirketlerde mali işler uzmanı 80k-120k arası, müdür 180-200k normal. direktör, grup müdürü asgari 220 ister, 250 üzeri yine normal rakamlar. mavi yakanın maaşı bir tık düşük gibi gözükse de fazla mesai ile çift maaşa yaklaşırlar.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
3-5 bin dolar maaşlar ne güzel de telaffuz ediliyor. bu elemanlar ne yapıyor ki bu kadar maaş veriliyor. şirkete katkıları ne kadar acaba. kıskanç Almanya'da ile bosch da çalışan mühendis 3000euro maaş alıyor. burda işçi 2000-2500 euro maaş alırken eylem yapmaya kalkıyor iş bırakıyor. kurlar bu kadar düşük kalmaya devam ederse yakında maaş alınacak bir iş kalmayacak herhalde.
-3
gercekdunya
(12.06.26)
şu rakam iyi midir meselesi tamamen yaşam standardınızla alakalı.
ev kira mı, okuyan çocuk var mı, tatil alışkanlığınız, dışarıda yeme içme... yani bunların hepsi etken. istanbul dışı da olsa etken. kendim için konuşursam eğer yeterli değil mesela o rakam.

www.instagram.com
-2
elorelia
(12.06.26)
yarı kurumsal diyelim 3k çalışanlı şirkette muhasebe uzmanına 50-70 bandında, sorumlu 80 -100 bandında senede 1 yarım maaş var, mesai veriliyor.
0
eja
(12.06.26)
2026 ocak ile beraber ort. beyaz yaka maasi net 50-100k arasinda, 60k'larda yogunlasmis sekilde. istanbul'da klasik levent sisli civari calisan beyaz yaka insanlardan bahsediyorum. kidem arttikca ya da yoneticilik titresi geldikce 150'lere dogru yaylaniyor.

mavi yakayi hic bilmiyorum.

tip doktoru arkadaslarimdan pratisyenler 100, asistan 140-150, uzman arkadaslarim 180+ civarinda aliyor.

memur maaslari zaten internette net yayinlaniyor. ornegin arastirma gorevlileri 100k civari, polisler 70-100k arasi vs.

yeni mezun yazilim muhendislerinde maaslar cok karisik ama 5+ yil deneyimlilerde de 120-240 arasi dalgalaniyor.
0
gitdaddy
(12.06.26)
türkiyede 60 80k maaş alan insan yüzdesi en fazla yüzde 5 olarak açıklandı. bilfen hatta özeldeki öğretmenler istanbul ankara izmirde değilse asgari ücretin biraz üstünü alıyor. özel okullarda o maaşlar yok.
kendimden örnek veriyorum. egede büyük bir ilçedeyim eşim ve ben memuruz. evimiz arabamız var. 1 çocuk var özel okula gidiyor. araç kredisi ödüyoruz. belki ayda 1 kere dışarda yemek yiyebiliriz. evden çıkmayıp mal gibi yaşarsak para birikir ki o paraylada o birikimle de bir şey olmuyor. istanbulda giderler daha pahalı tabii ki.
anadolu için konuşursak kiralar 15 40 arası değişir. araç varsa giderleri ayrıca çocuk özel okula gidiyorsa bir maaş gidelere gider. anadoluda kredin yoksa rahat yaşanır ama kalitesiz yaşanır. sonuç olarak kalitesiz bir hayatı çok pahalı yaşıyoruz. büyükşehirde de küçük şehirde de.
+2
mikahakkinen
(12.06.26)
maaşlı çalışan kesim içinde 100-120 binin ortalamanın üzerinde olduğu net. o konuda herkes hemfikirdir sanıyorum.

refah konusunda net bir fikir vermek için veriler çok yetersiz.
ailede araba var mı? çocuk var mı? aylık bu miktarı kazanan kişilerin ''refah'' kriteri nedir?
bunlar sonucu çok değiştiriyor.

çiftin kredi borcu vs si yoksa, çocuğu yoksa, 2.bir ev sahibi olma, birikim yapma gibi bir hedefi yoksa, tatil harcamaları vs pek yoksa gayet refah içindedir denilebilir.

yukarıdaki çiftten farklı olarak 2.bir ev sahibi olma fikri varsa, (afedersiniz dandik bir semtte sıçan deliğinden hallice metrekarelerde 1+1 dışında ise hedeflenen ev, o hedefe ulaştıramaz.)

çocuk varsa ve çocuğun tüm sağlık işlemleri devlet hastanesinde yapılıyorsa, çocuk herhangi bir ücret karşılığı spor, sanat, hobi, eğitim vs vs kursuna gitmiyorsa, devlet okulunda okuyorsa, farklı bir şehirde üniversite öğrencisi değilse veya özel kreşe giden okul öncesi çocuğu değilse bu çift geçinir.

çocuk varsa, çocuğun veya ailenin geleceğini garanti altına almak için yatırım/birikim yapılmak isteniyorsa, çocuğun eğitim masrafı varsa, söz gelimi özel kreşe gidiyorsa, liselere veya üniversiye giriş sınavına hazırlık amacıyla özel ders alıyorsa veya özel okula gönderilmek isteniyorsa, araba varsa, ayda 1 kez olsun, dışarda paralı bir etkinlik yapılıyorsa en basitinden tavuk dönerci harici normal ortalama, makul kalitede bir restoranda yemek yemek gibi, dengeli ve sağlıklı beslenmek için gerekli ortalama gıda tüketimi yapılmak isteniyorsa vs vs. bu çift hayatta kalamaz.
-1
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
kimse de dememiş ki ben bu kadar maaş alırken niye geçinemiyorum diye. sadece eksiye basıp geçmişler. tr şartlarında şu anda ne kadar maaş alırsan al yetmiyor. bulgaristan da ki şirketimizde 1000 dolar maaş verdiğimiz adam öyle mutlu yaşıyor ki. her gün etini yiyor. akşam oldu mu şıkır şıkır giyinip mekana gidiyor. istediği gibi yiyip içiyor. hatta geçen hafta bir çalışan işe gidip gelmek için 600euroya pejo 206 araba almış, gayet de yetiyor.

herkes sistemin kölesi olmuş. aldığı araba, ev ile prestij sahibi olabileceğini düşünüyor. cebinin kalınlığı değilde beyninin derinliğinin önemli olduğunu bilmiyor. her neyse siz yine yanıtımı eksiye basıp, 150-200bin maaş alarak o beş para etmez güvenlikli beton evinizde oturup çakma suvlara binmeye devam edin. bunlara ulaşmak içinde borç ödeyip, ne konser, ne tiyatro, ne bir etkinlik yapıp ot gibi yaşamaya devam edin. elin yabancısı da işten çıkışta bir pub a uğrayıp bir kadeh içsin. sonra ev halkını alıp güzel bir yerde güzel bir yemek yesin. peşine de iyi bir yerde müzik dinlesin. ve bunların hepsini en azından haftada bir yapabilsin. en basiti kapı komşumuz Yunanistan'a giderseniz nasıl yaşadıklarını görürsünüz. adamlar dededen kalma evde hatta onda kalma eşyalar ile yaşıyor ama akşam oldu mu herkes dışarıda keyifte ve eğlencede. en önemlisi de insanlar gülümsüyor ve mutlu.

bunların soruyla ne alakası var diyebilirsiniz. evet bir alakası yok. sadece insanların bu kadar kanıksamış olması canımı sıkıyor.
-2
gercekdunya
(12.06.26)
satış sonrası kıdemli teknik destek mühendisine 75 - 90 bin arası vermeyi düşünen distribütör duydum.

romanya'da it support turkish speaker'a home office'te çalışırken 7000, giriş seviyesi yazılım satış turkish speaker'a 9000 lei fiyat çekiyorlar.

romanya daha çok tercih edilesi.

o yüzden bir türlü dönemedim ben de.

hiç ayrılmayacaktım belki.
0
rain when i die
(12.06.26)
(1)

Sedef hastalığı için doktor hastane önerisi (İstanbul)

put it in your appropriate place
Anadolu yakasında oturuyorum ama Avrupa'ya giderim. Problem olmaz.Nereye gideyim, kime başvurayım?
Anadolu yakasında oturuyorum ama Avrupa'ya giderim. Problem olmaz.

Nereye gideyim, kime başvurayım?
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Mehmet İlteber Bahadır
-2
gercekdunya
(12.06.26)
(1)

Tavanların alçak olması

Ali3461
Sizce son yıllarda İstanbul da yapılan evlerin tavanları neden eskisine göre daha alçak. Örnegin evin bir kısmının tavanına 180 cm boyundaki ben elimle uzanabiliyorken diger kısmına hafif zıplasam uzanıyorum. Şuan oturduğum ev 1996 da yapılmış 5 katlı ve tavan yüksekliği gayet yeterli iken yeni yapı
Sizce son yıllarda İstanbul da yapılan evlerin tavanları neden eskisine göre daha alçak. Örnegin evin bir kısmının tavanına 180 cm boyundaki ben elimle uzanabiliyorken diger kısmına hafif zıplasam uzanıyorum. Şuan oturduğum ev 1996 da yapılmış 5 katlı ve tavan yüksekliği gayet yeterli iken yeni yapılan 5 katlı evin tavanı bariz bir şekilde daha alçak ve insanda boğulma hissi uyandırıyor.
0
Ali3461
(11.06.26)
bazı evlerin tavanı da alçıpan. alçıpan iskeleti kurmak ve tavanı yapmak en az 20-30 cm kaybettiriyor. böyle olunca da 240 olan kat yüksekliği 210a yada 200e düşüyor.
0
gercekdunya
(12.06.26)
(5)

Wi-Fi Extender Zamanla Performansı Düşer Mi?

bay b
Ne zaman aldığımı bile bulamadım son 1 aydır falan genişletilen ağla normal ağ arasındaki hız ve performans farkı dağlar kadar. Yeni extender önerisi olan var mı? Modem salonda evde L şeklide bir koridor var ben L'nin diğer ucunda çalışıyorum, iyi bir extender'a ihtiyacım var. Extender L'nin tam köş
Ne zaman aldığımı bile bulamadım son 1 aydır falan genişletilen ağla normal ağ arasındaki hız ve performans farkı dağlar kadar. Yeni extender önerisi olan var mı? Modem salonda evde L şeklide bir koridor var ben L'nin diğer ucunda çalışıyorum, iyi bir extender'a ihtiyacım var. Extender L'nin tam köşesinde duruyor (duracak) modemin tam karşısında.
0
bay b
(20.05.26)
herhangi bir mesh sistem işini görür
0
gercekdunya
(20.05.26)
performansı düşebilir ama bu fiziksel olarak donanımdan değil genelde parazitten, kullanılan bandın/kanalın kalabalık oluşundan olur.

mesh +1
fakat herhangi bir mesh almayın, Deco serisi iyidir. Sinyal güçlendirici almayın, bir kez düzgün bir mesh kurun yıllarca rahat edin. Bant/kanal işini o kendisi halleder.
0
orient blue
(20.05.26)
mesh'i duymuştum ama şu an hiçbir bilgim yok, bir araştırayım bakalım. 50mbit bağlantı modemde 100 alıyorum extenderda 10 falan alıyorum hızı o kadar fark var öyle söyleyim.
0
🌸bay b
(20.05.26)
Mesh li extenderlarda var, bende tp link ext. kullanıyorum meshsiz olduğu için uzaktakine bağlı kalıp 1 çubukta düşük hız veriyor, yakın olana geçmiyor. benimkinin üzerinde çekim gücü çucukları var 3 tam çizgi ideal konum demek , hızda azalma olmuyor bu şekilde ..yakın olmaması gerek extenderın ana modeme diye biliyorum.
0
eja
(20.05.26)
Yorumlar çok basit kalmış. Deco diyen olmuş ama binbir tane modeli var, misal Deco E4 tam bir çöp iken deco XE75 tam bir canavar.

Evdeki mevcut hızınıza göre seçim yapmanız lazım, deco alırsanız S7 altında bir model almayın, yoksa lan portu 100mbps desteklediği için evde 1.000mbps hız olsa bile cücük kadar hızınız olur. ana deco kabloyla modeme girilecek, dağıtım yapacak deco mümkünse çok kenarda köşede kalmayacak. Sizin durumunuzda bir deco modem yanına diğeri de koridora gelirse 2 tane kullanıp sorunu çözersiniz
+2
kimlanbu
(21.05.26)
(4)

Hatalı park halindeki arabaya sürttüm

lideraydin
Dönmem gereken sokağın köşesinde hatalı park etmiş araba vardı hem biraz çıkıntılı hem de kaldırıma park etmiş. ben de dönerken arka çamurluğu adamın tamponuna sürttüm. bu durumda kusur tamamen benim mi olur yoksa hatalı park ettiği için kusur oranı değişir mi?https://hizliresim.com/ge73olmhttps://h
Dönmem gereken sokağın köşesinde hatalı park etmiş araba vardı hem biraz çıkıntılı hem de kaldırıma park etmiş. ben de dönerken arka çamurluğu adamın tamponuna sürttüm. bu durumda kusur tamamen benim mi olur yoksa hatalı park ettiği için kusur oranı değişir mi?
hizliresim.com
hizliresim.com
0
lideraydin
(20.05.26)
kaza kısmında sen suçlusun duran araca çarpmışsın. adam sadece hatalı parkdan ceza alabilir.
+2
gercekdunya
(20.05.26)
suçlu sen olursun muhtemelen bir etkisi olacağını sanmam.
-1
biravekahve
(20.05.26)
hem adama çarpıp hem ödemesini mi bekliyorsun?
adam hatalı park etmiş tamamda gidip çarpan sensin. hata senin.
0
mikahakkinen
(20.05.26)
vurduğunuz araba duruyor. evet yanlış park etmiş ama duruyor. oradan dönüp dönemeyeceğinizi hesaplayabiliyor olmanız lazım. hatalı mı park etmiş? evet. ama vurdunuz diye haksız mı? hayır. en fazla hatalı park etmekten ceza yer.

şunun gibi düşünün. ışıklara geldiniz. arabalara yeşil yanıyor, yayalara kırmızı yanıyor. bir yaya da karşıdan karşıya geçiyor. "bana ne lan, bana yeşil yanıyor" diyip gaza basıp yayaya çarpma hakkınız yok.
+2
co2s2
(21.05.26)
(7)

sizce bu durum insanın zeka durumuna dair büyük ölçüde fikir verir mi?

m e b
selam.muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor mu
selam.

muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor musunuz?

a: battaniyeyi getirdiniz mi? bir de su alınacaktı, aldınız mı?
b: aldık, arabada.
a: battaniyeyi getirmediniz mi?
b: getirdik/getirmedik.

a: ürgüp'e mi gittiniz, alanya'ya mı?
b: evet/hayır.

illa ikinci kez tekrar edeceksin, soruyu tekrar ama ayrı soracaksın filan.

prnt.sc
0
m e b
(18.05.26)
Ben cevap vermeyen tarafım. İki soruyu aynı anda sormak yanlış bence.
-12
arbre
(18.05.26)
Zeka degil de odakla ilgili gibi gorunuyor ve/veya ozensizlik/umursamazlik da olabilir. Son yillarda benim de basima cok geliyor, kendim de yapiyorum bazen. Sirketlerle yapilan maillesmelerde bile oluyor. Ilk goze carpan soruya cevap veriliyor, digerleri kaliyor oyle.

Herseyi youtube shorts ve benzeri seylere baglamaya basladim ama bu tur ortamlardan dolayi odagimiz falan gitti, beynimiz hosafa dondu. Sizin ornek daha cok gorece yasli dikkatsizligi gibi duruyor, tabii artik onlar da shorts vs hatta AI falan takiliyorlar.
0
mbond
(18.05.26)
bu şekilde 2-3 soru sorunca dediğin gibi hep tek cevap geliyor. bana göre bu bir salaklık bende o yüzden tek tek soruyorum cevap gelince yeni soruya geçiyorum.
0
gercekdunya
(18.05.26)
Birbiriyle alakasız birden fazla soru varsa bu soranın hatası, sırayla sor cevabını al. Bazen soru sorarsın, daha ilk soruyu cevaplamadan üçüncü bir soru gelip muhabbeti dallandırır, ikinci soru arada kaynar

Örneklerin anlam kazanması ve bunları karşıdaki kişinin zeka seviyesine bağlamak için bir sürü parametre gerekli. Karşıdaki insanın özel hayatında, iş hayatında sıkıntı var mı, dikkatini size verebiliyor mu ? Gecenin bir körü mü, sabahın körü mü ? Sizin onun gözünüzdeki değeri nedir ?

Ben herkese aynı özenle cevap vermem mesela.
0
kimlanbu
(18.05.26)
Dikkati dağınık veya umursamıyor.

Ben bir soru sorduğumda cevap alamıyorsam soruyu değiştiriyorum. Genellikle açık uçlu sorular sorun ki istediğiniz cevap versin. Evet hayırlı veya seçenekli soru sorunca hatlar karışıyor.

Ürgüp'e mi gittiniz Alanya'ya mı? Evet.
Nereye gittiniz? Alanya'ya.
Pegasus'la mı gittiniz Türk Hava Yolları'yla mı? Evet.
Gittiğiniz uçağın kodu ne? TK4567
0
tiredofwaiting
(18.05.26)
birden fazla sorunun ikisine de cevap veriyorsa zeki, akıllı gibi konumlandırırım.

verdiğiniz örnekteki gibi olunca doğrudan aptal konumuna koymam ama dikkatsiz ya da yeteri kadar zeki değil diye düşünürüm.

sıradan, vasat gelir o kişi.

yani normali iki sorunun sadece sonuncusuna cevap vermek de, ikisine de cevap verince normalin üstü bir zeka/dikkat gibi yorumluyorum.
0
biseysorcaktim
(18.05.26)
Ennnnsinir olduğum insan tiplerinden bu gruptakiler. Zeka seviyesiyle ilgili olduğunu pek düşünmüyorum ama, çünkü bunlardan akademik ortamlarda da çok.

Bence temel sebebi kafasının çok dağınık olması bu tür insanların. Hatta çoğu cevap verdim sanıyor ama içinden yanıtlamış oluyor :D

Yani üst üste gelen 4-5 tane soruyu takip edememeyi anlarım ama 2 taneyi de et kardeşim bi zahmet :D

Gerçi böyle konuşması kolay da herkesin kendine göre sorunları var, yaşamak kolay değil.
0
truf
(18.05.26)
(4)

2-3 aylik araba kiralamak

Purple life
nerden kiralanir? direkt internetten bakinca x gün sayisi olarak hesapliyor.miktarlar ucuyor o zaman tabii. 2-3 aylik araba kiralamak istesem daha ucuza kiralayabilir miyim yoksa internette ne yaziyorsa o mu gecerli olur?
nerden kiralanir? direkt internetten bakinca x gün sayisi olarak hesapliyor.
miktarlar ucuyor o zaman tabii.
2-3 aylik araba kiralamak istesem daha ucuza kiralayabilir miyim yoksa internette ne yaziyorsa o mu gecerli olur?
-1
Purple life
(17.05.26)
Havalimanından kiralamak daha uygun olabilir. Yüz yüze konuşma şansınız olur. Fiziksel para (IBAN olmadan) olarak tümünü ödediginizde indirim olma ihtimali yüksek.
-5
arbre
(17.05.26)
zeplincar
0
gercekdunya
(18.05.26)
"rent a car" ya da "araç kiralama" diye aratıp bulduğunuz neredeyse tüm firmalar ya günlük kiralama yapar, ya da yıllık kiralama yapar. neredeyse de hepsi kurumsal firmalardır.

sahibinden'de kiralık araçlara bakın. daha az kurumsal ve daha esnek yerlerdir.
0
co2s2
(18.05.26)
o kadar süre için kurumsal olmayan önermem. süreçte araba arıza yaşarsa üzerinize kalabilir durum
0
gadlemler
(18.05.26)
(1)

Aile ile Ayvalık'a tek gece konaklamalı gezi ve yol üzeri hakkında

put it in your appropriate place
Bir arkadaşımın ricası üzerine araştıyorum.Eşi ve 2 çocukla arabayla gidecekler. Oradan Edirne'ye gidecekleri için tek gece konacaklar. Düz pansiyon yeterli. Konaklama için hangi sitelere bakalım?Ayrıca Ayvalık'a giderken yol üzerinde nereye gidebilir nereye bakabilir?ve ayrıca genel olarak ne tavsi
Bir arkadaşımın ricası üzerine araştıyorum.

Eşi ve 2 çocukla arabayla gidecekler. Oradan Edirne'ye gidecekleri için tek gece konacaklar. Düz pansiyon yeterli. Konaklama için hangi sitelere bakalım?

Ayrıca Ayvalık'a giderken yol üzerinde nereye gidebilir nereye bakabilir?

ve ayrıca genel olarak ne tavsiye edersiniz?
0
put it in your appropriate place
(15.05.26)
günübirlik gidiyorsa sarımsaklıda bir otelde kalabilir. bayram haftası gitmiyorsa fiyatlar uygundur. küçükköy de bir tur atsınlar pastanelerde atıştırabilirler. ordan cundaya geçip kahve içebilirler. ayvalık içinde otopark sorunu olduğu için tavsiye etmem ama yer bulurlarsa sahilde tur atabilirler. en son giderken de yol üstü köklü zeytincilikten alışveriş yapıp yollarına devam edebilirler.
0
gercekdunya
(16.05.26)
(10)

Evlilikte zamanla yıllar geçtikçe eşle samimiyet azalıp, kopuklaşılıyor mu? (5+yıl evlilere soru)

psmstc
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir? Çok Teşekkürler...
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir?

Çok Teşekkürler...
0
psmstc
(14.05.26)
Abi işte evde falan denk gelince merhaba-merhaba.
+1
kizil karga
(14.05.26)
çevremdeki evlilikler öyle herkes kendi hayatına bakmaya başlıyor. seks eskisi kadar zevk vermiyor. kendi evliliğimde ise daha çok yakınlaştık. artık her şeyi beraber yapmak istiyoruz.
+1
gercekdunya
(14.05.26)
İnsanların birbirine tahammülü azalıyor, saygı azalınca sevgi de azalıyor. Özellikle kadınların çocuk olunca yalnız bırakılması, erkeğin ev işlerine yeterince katkı sağlamaması vb.
-1
ekimoloji
(14.05.26)
+35 yaş sonrası evlilikler daha sağlam ilerliyor.
+4
HellKeePer
(14.05.26)
kopuklaşmadan çok artık alışıyorsun. er kişi çocuk olunca eşinin uzaklaştığını sanıyor ancak durum öyle değil. anne çocuğuna bakım veriyor. evlilik zaten birbirini idare etmek. bunu en iyi idare etme işi kafanın uyduğu insanla yaşamak.
+1
mikahakkinen
(14.05.26)
Çocuğun bakımına erkek katılmıyorsa ortada evlilik filan kalmıyor.
Erkek de sorumluluk alıyorsa yıllar geçtikçe daha çok bağlanıyorsun alışıyorsun birbirine.
+2
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Çözüm çok basit sosyal medyayı başta olmak üzere diğer unsurları dışarda bırakmak. 2 taraf da gördükleri, duydukları sebebiyle karşı tarafa bileniyor. Evliliğin modası geçti.
O yüzden sürekli bi yerlerden evliliğin bitmesi pompalanıyor. Yani zenginler hizmetçileriyle, metresleriyle videolar çekiyor. Biz de bakıp kendi hayatımızı sorguluyoruz, evliysek eşimize; değilsek aileye, coğrafyaya, kadere suç atıyoruz.

Yukarda da yazılmış erkeğin çocuğa bakmaması, yardım etmemesi vs. diye.
Bunların hepsi ince bi çizgide. Göre göre; en çok yardım eden kocaya bile bir süre sonra "benim kocam yardım etmiyor" demeye başlıyor.
Aynı şekilde erkek tarafı seks bitti diyor, sanki bütün millet her dk. sevişiyor gibi.

Çözüm çok basit boşanmak. Koca koca insanlar bunu göremiyorsa zaten yaşamasınlar.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.26)
Biz farklı mıyız bilmiyorum da ben şahsen eşimi öncesinden daha çok seviyorum bence.
Benim genel tanımım şu video olabilir (ağırlık da kaldıran biri olarak)
www.instagram.com

Genç evlendik biz, ben 25 o 23tu. Seneye 10 sene olacak.bu soru sonrası konuştuk; bize hiç 10 sene olmuş gibi gelmiyor açıkçası. Bence ilişkinin ilk yılları şu anki yıllarından çok daha zordu.
Etrafımda evli insanlardan sorun yasayanlarin çoğu beraber yasamadan evlenmiş oluyor diyebilirim. Bence onun bir etkisi var. Biz iki sene beraber yasamistik.

Açıkçası neden nedir bilmiyorum da benim çevremde eşiyle ciddi sorun yaşamayan bir ben varım galiba. Ve sebebini gerçekten bilmiyorum, sansliyiz heralde. Bir de benim annemle hanım çok iyi anlaşıyor birbirlerini cat pat anlasalar da. O hayatı gerçekten kolaylastiriyor. Ben de kendisinin ailesiyle çok iyi anlasirim.
0
logisticsmanager
(14.05.26)
@kizil karga, ahahhaha :D

logistics +1.

9 yil olacak bu sene eveleneli, oncesinde de 2 seneye yakin beraber yasamistik. her gecen gun daha cok seviyorum esimi, bence o da beni. cocuk yok ama, belki onemli bir ayrintidir.

ayni yerde calistik, farkli yerlerde calistik, evden calisiyoruz, surekli dib dibeyiz vs ama hala gunun en sevdigim saatleri birlikte kahvalti yaptigimiz, birlikte kahve ictigimiz, birlikte yemek yapip yedigimiz saatler. evde olmayinca ozluyorum, gun icinde ziyaretine gidiyorum filan.

hayatin kendisi rutin ya da sikici olabiliyor bazen, bunu ilisikinin sikicilasmasindan ayrimak gerek. is-toplanti ekseninde gecen sacma sapan gunlerin sonunda simsiki sarilabilmek, yanaklarini fln isirabilmek bence cok keyifli. bir noktadan sonra o gun icinde olanlar disinda cok konusacak konu cikmayabiliyor ama bunu samimiyetin azalmasi olarak dusunmemek lazim, hayatin dogal akisi o.
+2
taurina
(15.05.26)
5.yıla birkaç ay kaldı, 7yıldır birlikteyiz daha bi samimi olduk. bence hayır.
0
gadlemler
(16.05.26)
(3)

Imei kayıt hakkında

tchuck
120 günmüş süresi sanırım.120 gün normal sim, 120 gün e-sim olarak kullandım. sonra çıktım yurtdışına takasa verip farkını ödeyip yeni telefon aldım. onunla da aynı şekilde devam ettim.oluyor mu bu?
120 günmüş süresi sanırım.

120 gün normal sim, 120 gün e-sim olarak kullandım. sonra çıktım yurtdışına takasa verip farkını ödeyip yeni telefon aldım. onunla da aynı şekilde devam ettim.

oluyor mu bu?
0
tchuck
(12.05.26)
Oluyor.
0
baldur2
(12.05.26)
her telefon yeni bir ya da iki imei demektir. her imei de 120gün demektir.
0
gercekdunya
(12.05.26)
Sorması ayıp hangi telefonu verip hangi telefonu aldınız, bir de ne kadar fark çıktı
0
kimlanbu
(12.05.26)
(7)

Shell, Opet, Petrol Ofisi, Total

erty_ksk
Selamlar, bu şirketlerle kampanya yapmak istiyoruz, standart saha satış kanallarıyla ilerleyemediğimizi tecrübe ettik. bu şirketlerde orta üst düzey şirket yöneticisi varsa aramızda ya da tanıdığı olan varsa iletişime geçebilmemiz için destek olursanız memnun olurum. Amaç iş ortaklığı ile türkiye ge
Selamlar, bu şirketlerle kampanya yapmak istiyoruz, standart saha satış kanallarıyla ilerleyemediğimizi tecrübe ettik. bu şirketlerde orta üst düzey şirket yöneticisi varsa aramızda ya da tanıdığı olan varsa iletişime geçebilmemiz için destek olursanız memnun olurum.
Amaç iş ortaklığı ile türkiye genelinde indirimli akaryakıt programı oluşturmak.
şimdiden teşekkürler.
-6
erty_ksk
(11.05.26)
Bunu yapacak gücün var ve buradan birini mi ariyorsun? Komedi gibi memleket.

Kurumsal iletişim diye bir şey var bunu bir araştır

Örnek
www.shell.com.tr
+4
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
bunlara ulaşıyoruz bunlardan aldığımız hizmetten ilerlemek istemiyoruz daha tanıdık dost ahbap ilişkisine ihtiyaç var şöyle. biz gittiğimiz görüştüğümüz kanallarda %5 indirim alırken, aynı şirketin bir başka tanıdığı vasıtasıyla bize gelen kampanyası %9, getiren %1 alırım diyor.
ortalık fırsatçı dolmuş.
gerçekte şaşırmanız gerekenler bunlar.
0
🌸erty_ksk
(11.05.26)
kurumsal şirketlerde işler böyle yürümez. saydığın ikilemlerin hepsinin hesabı sorulur.
-1
cliffburton
(11.05.26)
uzun yıllardır akaryakıt sektöründeyim. türkiyenin en fazla yakıt tüketen firması bile en fazla %7 koşullu indirim alır. değil %10 %8 bile alamaz. rafineride her dolumda değişen fiyatlar varken kim %10 indirim verebilir?

ayrıca neye karşılık böyle bir indirim yapacaklar anlayamadım?
0
bravoteam
(11.05.26)
total için söleyeyim, vadeyi 45 günden 15 güne düşürdüm ve %9 indirim alıyorum filoya. 45 günde %5 idi.
0
gercekdunya
(11.05.26)
@gercekdunya, tahminim bu istasyon bazında bir indirim. öyleyse şayet, nakit ihtiyacına yönelik olarak istediği indirimi yapar. yukarıdaki daha genel bir anlaşma. istasyonla değil de dağıtım şirketi ile yapılacak anlaşma. Fark bu yüzden olabilir.
0
kisa
(11.05.26)
@kisa hayır tüm total istasyonları için geçerli.
0
gercekdunya
(12.05.26)
(11)

sağlıklı tava

kojonotsuki
artık evlerde teflon kullanmayın diyorlar, tamam.peki ne kullanılmalı, siz ne kullanıyorsunuz?granit mi, titanyum mu yoksa demir döküm falan mı?
artık evlerde teflon kullanmayın diyorlar, tamam.

peki ne kullanılmalı, siz ne kullanıyorsunuz?

granit mi, titanyum mu yoksa demir döküm falan mı?
0
kojonotsuki
(11.05.26)
çelik tava en sağlıklısı ve garantilisi.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(11.05.26)
@ruhlardan esinlenen karga,

çelik tavanın handikapı var mı? mesela yapışıyor mu
0
🌸kojonotsuki
(11.05.26)
çelik tava videoları izlediğimde yeterince ısınınca yapışmadığını gördüm.

kendi tecrübelerime dayanarak söylemem gerekirse pilav yemek vs. yaparken yapışmıyor. ama bir şeyi kızartırsan et vs. az da olsa yapıştırmıştım ben. dibini kazımak gerekiyor. yumurta hiç denemedim teflon tavada yapıyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(11.05.26)
tefal 6x çok iyi, hele bir de çatal kaşık çelik spatula falan vurup onu üzmezseniz o da sizi hiç üzmez.
0
suicmeyenadam
(11.05.26)
En sağlıklısı çelik +1 ayrıca yapışmama açısından Korkmaz’ın granit tavasından çok memnunum.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
granit tavalar gerçek granit değil. hepsi kaplama. o kaplama da bir sürü sonra gidiyor anlamı kalmıyor. çelik tava kullanın.
+1
jelly bear
(11.05.26)
Titanyum da iyi degil. Cünkü titanyum orani cok azmis ve üzerinde yine kaplama oluyormus.

Paslanmaz celik o yüzden.
Demir döküm de iyi ama bakimi zahmetli.

Biz de o yüzden yakin zamanda teflon yerine paslanmaz celik aldik. Yapisma oluyor biraz ama çitileyince geciyor. Teflon yutmaktan iyidir.
-1
Purple life
(11.05.26)
Çekim tava kullanma diye arayın bir sürü video var. Doğru şekilde kullanınca yapışmıyor
0
kisa
(11.05.26)
yumurtayı bakır sahanda yapıyorum. eti döküm tavada yapıyorum. pilavı seramik tencerede yapıyoruz. kızartmayı emaye tencerede yapıyoruz. onun haricinde de çelik tava kullanıyoruz.
+1
gercekdunya
(11.05.26)
çelik.

yapışıyor mu; evet. sağlığından önemli mi; hayır.
0
late viper
(11.05.26)
wmf diye bi şey kullanıyorum, hem yapışmaz hem sağlıklı diye tavsiye edilmişti ama bilmiyorum gerçekten ne kadar sağlıklı çok araştıramadım. bi bakın isterseniz
0
mezzosprite
(12.05.26)
(6)

Almanya’dan kargo gümrüğe takılır mı?

thin capitalization
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
0
thin capitalization
(07.05.26)
On binlerce lira ödersiniz. Göndermesin. Yolcu beraberinde getirin/getirsin.
+1
orient blue
(07.05.26)
30 euro üzeri her şey gümrüğe takılır, onu da bireysel olarak gümrükten çekemezsin mali müşavir va aracılığıyla alırsın, onun maliyetini de kargo değeri*10 gibi hesapla.
-2
kizil karga
(07.05.26)
İsterse 1 Euro olsun çöp bile getiremezsiniz yurtdışından

Akp ye oy verenlere hakkımı helal etmiyorum
+3
topkapiaksaray
(07.05.26)
@kızıl karga, son düzenlemede 30 euro limiti sıfırlandı; artık tüm gönderileri ancak aracı çekebiliyor.
+3
lil siztah
(07.05.26)
O kadar oldu mu ya vay anasını.
0
kizil karga
(07.05.26)
40-50 bin civarında gümrükçü beyan masrafın çıkar.
0
gercekdunya
(09.05.26)
(2)

İran'dan Türkiye'ye para göndermenin yolu

sırtçantalı
Hiçbir şekilde yok mu?Bazı döviz büroları yapıyor diye okudum bir yerlerde. Doğruluğu varsa spesifik isim verebilecek biri çıkar mı?Daha önce deneyimlemiş vs?Şimdiden çok teşekkürler
Hiçbir şekilde yok mu?
Bazı döviz büroları yapıyor diye okudum bir yerlerde. Doğruluğu varsa spesifik isim verebilecek biri çıkar mı?
Daha önce deneyimlemiş vs?

Şimdiden çok teşekkürler
0
sırtçantalı
(28.04.26)
savaştan dolayı diyorsanız bilemem ama bize düzenli olarak sarraflar aracılığıyla para geliyor.
0
gercekdunya
(28.04.26)
Nasıl yapacağımızın detayı lazım :)
0
🌸sırtçantalı
(28.04.26)
(3)

beyin kanaması yoğun bakım

metal69
arkadaşım 12 gün önce beyin kanaması geçirdi, 5 gün önce konuşabiliyordu yarım yamalak fakat yürüyemiyordu.2 gün önce yine yoğun bakıma alındı, yoğun bakımdan çıkabilir mi sizce?daha önce böyle bir vaka ile karşılaşan arkadaşlardan yorum rica ederim.
arkadaşım 12 gün önce beyin kanaması geçirdi, 5 gün önce konuşabiliyordu yarım yamalak fakat yürüyemiyordu.

2 gün önce yine yoğun bakıma alındı, yoğun bakımdan çıkabilir mi sizce?

daha önce böyle bir vaka ile karşılaşan arkadaşlardan yorum rica ederim.
0
metal69
(25.04.26)
buna buradan bir şey söylemek mümkün değil. böyle bir vaka da ne olu mesela tanı nedir müdahale nedir.

tek söylenebilcek şey acil şifalar dilemek olur.
+2
gercekdunya
(25.04.26)
beynin etkilenen kısımlarına bağlı; buna doktorlar bile çok net cevap veremez.
kuzenim sahip olduğu pek çok rahatsızlığın üzerine beyin kanaması geçirdi. yoğun bakımdan çıkmasını bizler hiç beklemiyorken, çıktı; konuşması yavaşça, yürümesi de fizik tedaviyle büyük ölçüde yerine geldi. umut her zaman var.
çok geçmiş olsun, acil şifalar dilerim.
0
lil siztah
(25.04.26)
2 hafta önce arkadaşımızn babası beyin kanaması geçirdi. beyninde 1 den fazla tümör bulundu. yılarca baş ağrısı çekiyormuş bu arada. en büyük tümörü aldılar fakat diğerlerini alamayıp ameliyata son verdiler. 2 hafta ila 2 ay ömrü kaldı dediler. dün pazar günü vefat etti maalesef. bir başka arkadaşım 2 yıl önce beyin kanaması geçirdi. yoğun bakımda defalarca kalbi durdu. sonunda yoğun bakımdan çıktı. sağ taraf el kol bacak felç ve konuşma zorluğu yaşıyor. 2 yıldır fizik tedavi, masaj, egzersiz, konuşma koçu falan tedavi görüyor. konuşma biraz düzeldi ama sağ kol tamamen felçli kalacak. sağ ayakta hafif canlanma var ama walker ile yürüyebiliyor hala. acil şifalar dilerim.
0
ground
(27.04.26)
(2)

Sizce hangi ihtimal?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Çalıştığım yere bir müşteri geldi. İlgilenen kızla flörtleşmiş. Kız rahatsız oldu. Benden bir dahakine kendi yerine görüşmemi istedi. Adam benimle flört etti. Ben hetero erkeğim. Şimdi bu adamın genel yapısı mı böyle? Yoksa adam biseksüel mi? Yoksa kızın rahatsız olduğunu anlayıp banada aynı şekil d
Çalıştığım yere bir müşteri geldi. İlgilenen kızla flörtleşmiş. Kız rahatsız oldu. Benden bir dahakine kendi yerine görüşmemi istedi. Adam benimle flört etti. Ben hetero erkeğim. Şimdi bu adamın genel yapısı mı böyle? Yoksa adam biseksüel mi? Yoksa kızın rahatsız olduğunu anlayıp banada aynı şekil davranarak çevirdi mi kazı?
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
bazı insanlar gevşek oluyor.
+18
gurur
(25.04.26)
bence de adam gevşek. bazı kişiler seviyor hemen samimi olmayı, yavşak yavşak konuşmayı.
+1
gercekdunya
(25.04.26)
(9)

yurtdışı iphone açık kalma süresi

metal69
telefonu 1 mayısta aldım mesela, 8 ay açık 4 ay kapalı muhabbetine istinaden, o 4 ay kapalılık hangi döneme denk geliyor?
telefonu 1 mayısta aldım mesela, 8 ay açık 4 ay kapalı muhabbetine istinaden, o 4 ay kapalılık hangi döneme denk geliyor?
-1
metal69
(24.04.26)
türk hattı kullanmaya başladığınızda süre başlıyor, 2 senedir hatsız kullandığım telefonuma geçen haftalarda türk sim kartımı taktım ve ertesi gün "telefonunuz kayıtlı değildir" mesajı geldi
0
mezzosprite
(24.04.26)
1 mayis'ta aldiysan 8 ay yil sonuna kadar kullanirsin, sonra yeni yil dolayisiyla sifirlanir, sonra bir 8 ay daha derken 2027 eylul ayinda kullanamamaya baslarsin.

Yanlissam duzeltsin arkadaslar, benim bilgim bu yonde.
+3
baldur2
(24.04.26)
bir takvim yılı içinde telefon çift sim kartlı ise her bir sim için 4 ay yurt içinde kalma süren var. yani toplamda 8 ay süren oluyor..

geçen sene mayısda aldığım telefonu bu sene ağustosa kadar kullanabileceğim. bu arada yurtdışında olduğum sürelerde zaman sayacı duruyor.
0
gercekdunya
(24.04.26)
@gercekdunya peki yurtiçinde telefonu kullanmadığımız sürelerde durur mu sayaç? yani sim kartı çıkarsam
0
mezzosprite
(24.04.26)
bunu ben de merak ediyorum bir de sim kart değiştirsen nasıl ilerliyor süreç?
0
croswell
(24.04.26)
telefon kapalı kalırsa durum ne olur bilmiyorum ama her ay mesaj geliyor bana 90 gün kaldı 60 gün kaldı diye.

yurtdışında 15 gün kaldım, öbür ay 5 inde gelmesi gereken 30 gün kaldı mesajı 20 sinde geldi. sürenin eklendiğini bu şekilde anladım.
0
gercekdunya
(24.04.26)
arkadaslar atiyorum sure doldu, o sureden sonra baska bir numarayla ayni telefon kullanilmaya devam edebilir mi?
0
baldur2
(24.04.26)
@baldur
kullanamazsın. sürenin simkartla ilgisi yok tamamen imei ile ilgisi var.

diğer sorulara da cevap vereyim. telefonun yeniden kullanımı süreden bağımsız her yılbaşında sıfırlanır. insanlar 8 ay hesaplıyor ama ne zaman kullanmaya başlarsanız başlayın. hep yılbaşında sıfırlanır. açılma işlemi yoğunluğa göre 1 hafta 10 gün sürebilir. yani hemen 1 ocakta açılmayabilir. panik yapmayın :)

kullanılmayan süreler bu 8 aya eklenir mi?
bazı kaynaklarda eklendiği söylenmekte, bunu özellikle denemedim ama bazı sebeplerden dolayı telefonu kullanmadığım zamanlar oldu ve evet süre uzadı ama bu bununla alakalı mıydı, yoksa btk dan mı kaynaklıydı emin değilim. çünkü bazı dönemler süre gerçekten 8 aydan fazla sürebiliyor 11 ay bile kullanan tanıdıklarım var. o yüzden tesadüf mü yoksa uzatıyor emin değilim.
0
respect
(25.04.26)
arkadaslar bir de bu 4 ay arti 4 ay haricinde bir de 30 gun ekstra e devletten mi uzatabiliyoruz?
0
baldur2
(25.04.26)
(12)

Yurtdışında İş Bulduğumuzda Ne Zaman İstifa Etmeliyiz?

lapetitemort
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğ
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.
Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.
Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?

Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğinde mi? Yoksa teklifi alır almaz mı? Bu süreci nasıl idare etmek lazım? Ortada kalmak istemiyorum.

Şirketim ihbar süresinde çalıştırmak isteyebilir (2 ay).
50 gün kadar da yıllık iznim var.
+1
lapetitemort
(20.04.26)
vize oturum vs netleştiğinde istifa ederdim ben olsam
+3
jelly bear
(20.04.26)
Tabiki olabilir. Benim bir arkadaşımda 8 ay falan sürmüştü zamanında.
Sakın teklif alır almaz istifa etme. Yapabileceğin en büyük hata olur. Eline gideceğin ülkeden belge gelene kadar istifa etme yani.
+1
logisticsmanager
(20.04.26)
vizenizi aldıktan, iş sözleşmenizi karşılıklı olarak imzaladıktan sonra söyleyin. ihbarınız yanabilir gerçi ama yapacak bir şey yok. çoğu şirket aslında iyi performans gösteremeyeceği için çalışanlarına zorluk çıkartmıyor hemen yollar ayrılıyor ama durumunuz nasıldır bilmiyorum.
0
elektr10
(20.04.26)
yıllık iznin varmış zaten. o yüzden her şey kesinleşsin uçak bileti aldığın gün söylersin.
+1
gercekdunya
(20.04.26)
is sozlesmesi imzalandiktan sonra
+1
pasaklıpepee
(20.04.26)
Calisma iznin cikmadan once kesinlikle istifa etmiyorsun. Durumu netlestirmek icin de yeni sirkete haber verip calisma iznin ciktiktan sonra eski sirekete bildirecegini soyluyorsun. Surec biraz uzuyor boyle ama en dogru ve guvenilir yol bu.
+3
synesthesia
(20.04.26)
bazı çalışanlar çok romantik düşünüyor. Patron siz işe geldiğiniz gün öğlen yemeginde kovup ihbar süresini ödeyip işe başlatmama hakkına sahip. Siz de son ana kadar çalışıp istifa edersiniz en fazla ihbar süresini firmaya ödersiniz.

işler her zaman ters gidebilir, netleşinceye kadar ayrılmayın derim.
+1
liberal
(20.04.26)
yurt dışındaki firma ile sözleşme imzalanana ve çalışma vizesi alana kadar mevcut işimi sürdürürdüm.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Ben oturum izni gelip geçici vizeyi pasaporta işlettikten sonra istifayı verdim. ihbar sürem azdı ama senin iznin olduğu için zaten anlaşabilirsiniz. Eğer oturum iznini almadan istifa edersen oturum onay süreci kafayı yedirtir. Her şey eksiksiz olsa bile reddedilme ihtimalini kafandan çıkaramıyorsun.
+1
himmet dayi
(20.04.26)
ben olsam var olan ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandıktan sonra istifa ederdim, diğer işe bi başlamış denemiş olurdum bi süre
+1
mezzosprite
(20.04.26)
is akdinin imzalanmasiyla calisma izninin gelmesi arasinda aylar var. dolayisiyla is akdini imzalayip istifa vermek gibi bir hataya dusmeyin.

ben arada uzun bir tatil yapmak istedigim icin, ab'den onay geldikten sonra Dtipi vize basvurusunu turkiye'de yaptigim gun istifa etmistim. dolayisiyla turkiye'den dtipi vize cikip biletler alinip tarihler netlesene kadar tatil yapmistim. isverenle de kisa bir ihbar suresinde anlasmistik. isveren ile iliskilerinize de bagli elbette. yaza denk geldigi icin de yaz tatili olmustu.
+1
kassiopeia
(20.04.26)
yurtdisinda yasiyorum. cok korkunc hikayeler duydum. ozellikle buyuk firmalar daha acimasiz olabiliyor. ilk iki ay deneme sureci oldugu icin son gun bile "tesekkurler, sizinle devam etmeyecegiz" diyebilir. hatta geldigi gun reddedilip ise bile baslayamayan gordum. isim de vereyim, booking.com yapmisti. pozisyona ihtiyacimiz olmadigini farkettik demislerdi. e tabi is olmadan vize devam etmiyor, gelen adam kira ayarlamis, kontrat yapmis, o kadar tasinma bilmemne.

baska bi ornek
yakin bi arkadasim kontrat imzaladi. 2 ay sonra baslayacak. bu arada yazismalar suruyor, is sozlesmesini, yan haklarin detaylarini falan soruyor aklina geldikce mail atiyor. bikac hafta sonra bi mail geldi. teklifimizi geri cekiyoruz dediler. bi aciklama da yoktu, kisa bisey yazmislardi. ustu kapali "cok soru soruyosun, beklentin kontrattan sonra artti, tercihimizden suphe duyduk ve iyi bir aday olmadigina karar verdik".. gibi biseydi.

yani risk her zaman var. olabildigince gec istifa edin. ihbar 1 ay ise atiyorum ucusa 2 hafta kala istifa edin, 2 haftasini calisin, 2 haftasinin parasini verip erken cikin, imkan varsa.
+1
sttc
(20.04.26)
(3)

Kira Tespit Davası bilirkişi tespiti sonrası sizce kiracıyla uzlaşalım mı?

mahmuttt
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı. Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti. Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı.

Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti.

Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;

yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
-1
mahmuttt
(14.04.26)
bilirkişi raporundan bir indirim yapacak hakim (net bilmiyorum ama yüzde 10 20 falan maks hakkaniyet indirimi) dava tarihinden itibaren de geçmişe dönük kira farkı da alacaksınız.

avukatınıza danışın.
0
kveldulv
(14.04.26)
davaya vermişsin bilirkişi yapılmış fiyat belirlenmiş. belirlenen rakamın %10-20 altında bir rakama hüküm verilecektir. sonra istinaf süreci var yani yaklaşık 1buçuk senelik bir süreç var önünde. beklemek istemiyorsan şimdi anlaş.
0
gercekdunya
(14.04.26)
istinaf daha kısa sürede sonuçlanıyor diye biliyorum. bence sonuna git zaten faiziyle geri alacaksın.
+1
duyuruuser
(14.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+1
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(5)

İyi kabak çekirdeği

mbond
İyi kabak çekirdeğini nereden buluruz. Tadım'ın ki yıllardır aynı ve bence epey güzel ama belki daha uygun fiyatlı alternatifleri de vardır diye sormak istedim.Bir diğer soru da yer fıstığı olabilir. Yerli ve milli yer fıstığı, gene Tadım'da var sanırım ama tam da emin değilim, kabuklu kırmızı paket
İyi kabak çekirdeğini nereden buluruz. Tadım'ın ki yıllardır aynı ve bence epey güzel ama belki daha uygun fiyatlı alternatifleri de vardır diye sormak istedim.

Bir diğer soru da yer fıstığı olabilir. Yerli ve milli yer fıstığı, gene Tadım'da var sanırım ama tam da emin değilim, kabuklu kırmızı paketteki. Var mıdır bunun da alternatifi?
+1
mbond
(12.04.26)
en iyi kabak çekirdeği nevşehir ürgüpte yetişir sütle kavrulur satışa sunulur yerli üreticilerin sitesinden temin edebilirsin googledan aratın
+1
baknedicem
(13.04.26)
Nevşehir +1
Tatbak'ınki fena değildi bozmadıysa. Uzun zamandır almadım.
0
auroraaurora
(13.04.26)
ürgüp +1

sütlü kabak favorimdir.
0
gercekdunya
(13.04.26)
file marketteki harras tadımla bence aynı kalite düzeyinde, çok niş olanlara göre daha ulaşılabilir
0
eja
(13.04.26)
pazarlarda kuruyemişçilerde hemen her türü bulunuyor. bol bol tadım da yaparak alabilirsiniz.
0
ground
(13.04.26)
(55)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(2)

Mıknatıslı telefon kılıfları güvenilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Șu yeni moda mıknatıslı telefon kılıfları güvenli mi? Kablosuz şarj içinmiş galiba. Telefon Samsung Galaxy S25 FE. Kablosuz şarj özelliğini kullanmıyorum. Normal şarj ediyorum. Bu kapakların renkleri ve tasarımı çok güzel ama mıknatıs, magnetik alan yaratıp, uzun vadede telefonu bozmaz mı?
Merhaba,

Șu yeni moda mıknatıslı telefon kılıfları güvenli mi?

Kablosuz şarj içinmiş galiba.

Telefon Samsung Galaxy S25 FE.

Kablosuz şarj özelliğini kullanmıyorum. Normal şarj ediyorum.

Bu kapakların renkleri ve tasarımı çok güzel ama mıknatıs, magnetik alan yaratıp, uzun vadede telefonu bozmaz mı?
0
anaphylacticshock
(01.04.26)
Geçen hafta sipariş verip sonra vazgeçip iptal ettim yarım saat sonra. Bende de S24 ultra var.

benim amacım o kılıflara magsafe uyumlu telefon tutucu (popsocket) tarzı takmaktı çünkü eski usül yapışkanlı popsocketlar türkiye'den çekilmiş ve piyasada hiç kalmamış. Ama bildiğim kadarıyla kablosuz şarjı desteklemiyor zaten.

Telefonu bozmuyor ama telefonun kaleminin hassasiyetini azaltıyormuş gibi şeyler okudum.
0
nundu
(01.04.26)
benim bildiğim kılıflarda mıknatıs yok metal var. magsafe kısımları metal. örnek varmı mıknatıslı kılıf için merak ettim.

bu arada telefona bir zararı olmaz.
0
gercekdunya
(01.04.26)
(12)

Yoklama kacagiyim, y.disinda yasiyorum, konsolosluk aradi

neck_and_neck
Konsolosluktaki askerlikten sorumlu memur sanirim: "Randevuya falan gerek yok, gelin en kisa zamanda goruselim" diyor. Cift vatandasim. Y.disi isci erteli olarak gozuken askerlik ertelemem 2025 sonunda bitti, daha erteleme imkanim da yok. Su an e-devlet'te "yoklama kacagi" olarak gozukuyorum. Dovizl
Konsolosluktaki askerlikten sorumlu memur sanirim: "Randevuya falan gerek yok, gelin en kisa zamanda goruselim" diyor.

Cift vatandasim. Y.disi isci erteli olarak gozuken askerlik ertelemem 2025 sonunda bitti, daha erteleme imkanim da yok. Su an e-devlet'te "yoklama kacagi" olarak gozukuyorum. Dovizle askerlik vs dusunmuyorum. 6-7 bin euro bana cok maalesef.

Nicin cagirmis olabilirler, ne olacak bilgisi olan var mi? Yoklama kacagi oldugumu hatirlatacaklar, dovizle askerlik ode diyecekler, ben de durumum yok, su an odeyemecegim, bakariz falan diyecegim. Onlar da peki diyip para cezasi mi kesecek? Turkiye'ye girisimde mi sorun cikacak? Turkiye'ye girersem odemedigim surece cikamam mi bir daha?
-2
neck_and_neck
(23.03.26)
muhtemelen ilk tr girişinde paket ederler. şimdilik orada sadece uyarcaklardır.
+2
gercekdunya
(23.03.26)
çift vatandaşsan çık türk vatandaşlığından kurtul işte.
-1
konetsu
(23.03.26)
@konetsu: Erteleme devam ettigi surece cikilabiliniyordu, su an ertelemem bittigi icin cikamam hicbir sekilde.

Cikma olayini onceden arastirmistim, TC vatandasligini sonradan kazandigim icin mavi kart hakkim olmuyormus o yuzden cikmadim. Tamamen bir yabanci oluyormussun Turkiye'de, hicbir hakkin yok.
0
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
konsoloslukta durumu izah ederler en fazla. haklarinizi bilirsiniz. konsolosluk islemlerinizi vs. yapabilirsiniz.

turkiyeye geldiginizde alikoyup hemen askere goturme yok ama 30 gun veriyorlar cozmeniz icin. ben alikoyulduktan son dovizli odemesini yapip kurtuldum, cozemezseniz muhtemelen o zaman alikoyarlar.
0
lanc
(23.03.26)
türkiyede kaybetmekten korktuğunuz haklarınız neler ki
0
iwillsee
(23.03.26)
yav arkadaşlar insanın doğduğu büyüdüğü yerin vatandaşlığını kaybetmesi kolay şey mi ne diyosunuz allahınızı severseniz. annen rahatsızlansa, kardeşinin başına bir iş gelse anca turist olarak kısa süreliğine giriş yapabilecek belki vize almak zorunda kalacaksın. niye ısrarla "türk vatandaşlığından çık" diyorsunuz? az şey mi bu?

soruya cevab: artık paket etme yok, kimse kolundan tutup askere götürmez ama yurt dışı için durum nasıl oluyor onu bilmediğimi de özellikle belirteyim. türkiye'de ben yoklama kaçağıyken idari para cezası aldım sadece, tebligat imzaladım iki hafta içinde askerlik şubesine başvuracağıma dair. bence konsolosluğa gidin, yardımcı olurlar. türkiye'ye girişinizde de pürüz çıkarabilirler ama dediğim gibi kağıt filan imzalatıp salarlar diye tahmin ediyorum. kaçağı kolundan tutup askere gönderme işi çok eski.
+3
der meister
(23.03.26)
vatandasliktan cikinca mavi kart aliyorsun, der meister'in dedigi hicbir sey yasanmiyor. kesin bilgi, yayalim.

ama zaten asker kacagi durumundayken vatandasliktan cikamiyorsun. bu da kesin bilgi, yayalim.

mavi kart alma hakkinin olmadigi yerde bu soruya en dogru cevabi diger vatandasligin ne oldugunu bilerek verebiliriz. soru sahibine rica, bunu yazsin.

bulursam burada verdigim bir yanit vardi, onu göndericem birazdan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
@iwillsee: tamamen yabancisin iste. Turkiye icin sifirdan oturum, calisma izni alicaksin, ev alirken yabancinin kuralllarina tabisin, Tr'den emeklilik, sgk, hastaneden yararlanma hicbir hakkin yok.

@konusma ben konusuyorum: hocam yazdim yukarda, dogum yoluyla TC vatandasi degilim ben, tc vatandasligini sonradan kazandim. Vatandasliktan cikis yaptigimda mavi kart alma hakkim yokmus, bizzat nufus mudurlugundeki cikis islemine bakan memurlar soyledi, tum haklar gider dedi.

not: diger vatandasligim Ingiltere'den bu arada
0
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
@edmond honda: Ust soyumda Tc vatandasi var da, onlar da benim gibi. Tr'de dogmadilar, sonradan Turk vatandasi oldular. Abi niye kastiniz bu kadar mavi kart hakkim yokmus iste sorusturdum diyorum bizzat cikisi yapan memurundan.
-1
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
mavi kart hakkiniz olmadigini anladim zaten ilk okudugumda, o sebeple "mavi kart alma hakkinin olmadigi yerde" diye baslayarak diger vatandasligi sordum cünkü su an ne yapabileceginiz bu ikinci vatandasliga bagli.

benim detaylica yazdigim askerlik bilgisi, duyuru sahibi duyuruyu silinince gitmis maalesef. cok kisa özet geceyim: ingiltere'de zorunlu askerlik olmadigi icin türkiye'de askerlik yapmak zorundasiniz. dövizli ya da silah altina girerek, sizin seciminiz ama evet, bu durumda askerden kacamiyorsunuz.
eger yasadiginiz yerde askerlik zorunlu olsaydi, mesela isvicre ya da avusturya gibi bir ülkede, bu durumda o ülkelerde askerlik yapmaniz halinde türkiye bunu kabul eder ve sizin türkiye'de askerlik görevinizi kaldirirdi. birlesik krallik'ta zorunlu askerlik olmadigi icin türkiye'deki göreviniz, orada orduya dahi yazilsaniz kalkmiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
mavi kart hakkin yoksa bedelli parasini odeyeceksin iste kardes.
konsolosluk sana bisey yapmaz, en fazla uyarir.
isi uzatirsan turkiyeye girmeye calistiginda kapidan alirlar, askerligin bitince salarlar.
ters yone kosarak askerlikten kacamazsin.

not: bedellispor.
0
cooperr
(23.03.26)
yeni bir mesleki kursa katıl ucuzundan. tarihi de biraz geriye yazdırabilirsen eğitimimi sürdürüyorum ancak falan filan işte gerisini sen süsle.

ortaya biraz da malzeme koyarsan sohbet eder dönersin, elinden geleni yaptığını ama bu işi bir şekilde çözmen gerektiğini falan söyle bence. bak kardeşim diye anlatmaya başlarsa kolay bir yol, ne alâ
0
birdirbir
(23.03.26)
(6)

domuzdan arındırılmış coğrafya var mı? israil, arabistan mesela

ground
kutuplarda ve çöllerde muhtemelen yoktur. bu 2 ülkenin özel çalışmalarla domuzları yokettiklerini düşünüyorum. nedir durum? Ekleme; meraktan sordum. domuzlarla aramda bir sıkıntı yok. yolda görsem yiyecek veririm, dağda görsem topuklar kaçarım.
kutuplarda ve çöllerde muhtemelen yoktur. bu 2 ülkenin özel çalışmalarla domuzları yokettiklerini düşünüyorum. nedir durum? Ekleme; meraktan sordum. domuzlarla aramda bir sıkıntı yok. yolda görsem yiyecek veririm, dağda görsem topuklar kaçarım.
0
ground
(18.03.26)
bu ülkemizde yaşayan müslümanların domuz takıntısını bir türlü anlayamadım. adam içki içiyor, zina yapıyor, kumar oynuyor, hırsızlık yapıyor, trafikte birbibirinin üstüne çıkıyor kul hakkı yiyor ama zinha domuz yemiyor.
+13
gercekdunya
(18.03.26)
Eğer öyleyse Araplarda hiç akıl yok. Zaten yok gibi de. Domuzu avlanma sporu için kullan sana zararı ne
-1
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
Wikipedia haritasinda en az domuz eti uretimi yapan veya hic yapmayanlari bulabilirsin:

en.wikipedia.org

Haiti, kanguru adasi ve oregon eyaleti gibi yerler de yaban domuzundan arinmayi basarmis.
+2
ermanen
(18.03.26)
domuz coğu hayvanın yiyemediği kozalak gibi şeyleri yiyerek gübreye ve ete dönüştürür o sebeple çoğu çoğrafya için faydalıdır.
+1
duyurukullanıcısı
(18.03.26)
afganistan'da tek bir (evcil) domuz varmis, o da Kabil Hayvanat Bahçesi'ndeymiş:
en.wikipedia.org

üretim ve ithalat dışında yemenin bile yasak olduğu afganistan ve maldivler var sadece sanırım. afganistan'da, doğada, yaban domuzları var ama. biçok arap veya islam ülkesinde evcil domuz yoktur.

hristiyan nüfusu fazla olan bazı islam veya arap ülkelerinde domuz çiftliği var, lübnan gibi:
www.porkyslebanon.com

turkiye'de de domuz ciftliği var:
www.domuzeti.net

fas ve tunus'ta da var:
www.pigprogress.net

israil'de de bikaç tane var:
www.gov.il

----------------------------------------------------------------------------------

su vegan blog sitesi domuz eti ve üretimi kuralları açısından tam ülke listesi yazmış:
veganfta.com

"The Middle East & North Africa

In these jurisdictions, pig farming is either legally prohibited by religious mandates or absent due to a lack of domestic demand and cultural practice.

Afghanistan (Legal ban/Zero population)
Algeria (Negligible/Zero industrial production)
Bahrain (No domestic production)
Iran (Legal ban on commercial farming)
Iraq (Zero reported farming)
Jordan (Zero reported farming)
Kuwait (Strict legal ban on farming and imports)
Libya (Zero reported farming)
Mauritania (Zero reported farming)
Morocco (Negligible/Zero industrial production)
Oman (Zero reported farming)
Pakistan (Zero reported farming)
Qatar (Zero reported farming)
Saudi Arabia (Zero reported farming)
Sudan (Zero reported farming)
Syria (Zero reported farming)
Tajikistan (Zero reported farming)
Turkmenistan (Zero reported farming)
Tunisia (Negligible/Zero industrial production)
Uzbekistan (Zero reported farming)
United Arab Emirates (Zero domestic farming; all pig flesh is imported)
Yemen (Zero reported farming)
Palestine (Zero reported farming)
Western Sahara (Zero reported farming)
Island Nations & Asia-Pacific

Small island nations often have no history of pig farming due to space constraints, delicate ecosystems, or religious demographics.

Anguilla (Zero reported farming)
The Maldives (Strict legal ban)
Comoros (Zero reported farming)
Djibouti (Zero reported farming)
Brunei (Zero reported industrial farming)
Marshall Islands (Negligible/Zero)
Tuvalu (Negligible/Zero commercial production)
The Gambia (Zero reported industrial farming)
Mali (Zero reported farming)
Niger (Zero reported farming)
Somalia (Zero reported farming)
Sub-Saharan Africa (Majority Muslim Jurisdictions)

Unique Cases

Israel: The Pig-Raising Prohibition Law of 1962 banned pig farming across the vast majority of the country’s sovereign land, with specific geographic exceptions and loopholes exploited, but pig farming has nevertheless continued.
Vatican City: A sovereign state with a permanent pig population of zero."
+2
ermanen
(18.03.26)
domuz "ha$ere" degil o yuzden toplu katliami gerektirecek bir durum yok.
$eriat olan ulkelerde bile cikalim domuzlari temizleyelim dediklerini sanmiyorum ki cabuk cogalan ve buyuyen bir hayvan, o yuzden tahminen tamamen temizlemek imkansiz da olabilir. ha ciftlik kurdurtmazlar ayri mesele.

ben 25 senedir "seferde" oldugum icin bisey lezzetli ise yerim (kendimi boyle avutuyorum hahaha) , domuz da yedim. hayvanin bazi taraflari bize ters agiz tadimiza uygun degil, ama bazi yerleri guzel marine edildiyse, ciddi lezzetlidir. Marine ihtiyaci olan bir et denebilir. Cok kalitesiz demek biraz haksizlik. Ucuzdur cunku kolay buyuyen bir hayvan. Eve alip pisirmem ama iyi bir restaurantta denk gelir, onerirler, gomerim.
0
cooperr
(19.03.26)
(2)

Sahibinden.com Mayıs ayından sonra tamamen edevlete mı entegre olacak

pembediken
Bu nedenle ev fiyatları artacak gibi söylentiler var. Haberi bulamadım
Bu nedenle ev fiyatları artacak gibi söylentiler var. Haberi bulamadım
0
pembediken
(13.03.26)
Bu nedenle ev fiyatları niye artsın ki?
+1
Mirket
(14.03.26)
emlakçılar için ev fiyatı artırmaya herhangi bir bahane yeter. onlar artış olsun komisyon artsın diye bakıyor sürekli. yada alıcı varsa hemen alsın diye sürekli şöle artacak böle artacak yalanları.
+2
gercekdunya
(14.03.26)
(6)

Avukat "yalan söyle" der mi?

michael_knight
Örnek veriyorum bir öğretmeni bıçaklayıp öldürdüm ve bir avukatla çalışmaya başladım.Önce olayı tamamen doğru şekilde avukata anlattım diyelim ve saldırıyı planlı bir şekilde yapmışım.Avukat bana "savunma yaparken yalan söyleyerek cezayı azaltalım ister misin?" şeklinde tercihimi sorar mı en başta y
Örnek veriyorum bir öğretmeni bıçaklayıp öldürdüm ve bir avukatla çalışmaya başladım.
Önce olayı tamamen doğru şekilde avukata anlattım diyelim ve saldırıyı planlı bir şekilde yapmışım.

Avukat bana "savunma yaparken yalan söyleyerek cezayı azaltalım ister misin?" şeklinde tercihimi sorar mı en başta yoksa direkt "bıçak zaten hep taşırım demen lazım, rastgele bir insana bir anda düşünmeden yaptım demen lazım" şeklinde mi yönlendirir?

Böyle bir süreç kabaca nasıl ilerler gerçek hayatta?
-1
michael_knight
(06.03.26)
avukatlar genellikle yalan yerine lehe olan kısımları parlatma yoluna gider.

yalan söyle demez ama "Eğer planlı olduğunu itiraf edersen şu cezayı alırsın. Eğer kaza veya anlık öfke dersen şu cezayı alabilirsin. Karar senin, ben senin beyanın üzerinden hukuki çerçeveyi çizeceğim." diye seçimi bırakıp stratejiyi ona göre çizer.
+6
summerjam0306
(06.03.26)
Derler, diyorlar. Tabii ki @summerjam0306'nın dediği gibi daha formal bir dille belirtiyorlar.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Avukat yalan söyle demez; ancak her doğruyu da olduğu gibi söylemeni istemez. Kendisi de her doğruyu her yerde söylemez; böyle bir mükellefiyeti yok. Yalan söylemek ≠ her doğruyu paylaşmak.
0
vedatchilipeppers
(06.03.26)
yalan söyletmeden nasıl savunacak zaten. avukat direk yönlendirme ile ne gerekiyorsa onu söyletir.
-1
gercekdunya
(06.03.26)
yani evet "ne söylersen mahkeme nasıl değerlendirir" gibi telkinler veriyoruz. ama söylediklerimiz çoğu zaman işe yaramıyor. mesela adama diyoruz ki şimdi polis sana şunu şunu sorabilir, doğruyu söylemek zorunda değilsin. şunu şunu yaptın mı dediğinde evet demek zorunda değilsin. diyoruz ama insanlar o kurguyu çok iyi yapıp profesyonel bi şekilde sorulan sorulara açık vermeden cevap veremiyor. genelde çelişen ifadeler kullanıp durumun açığa çıkmasına neden oluyorlar.

ama şu var ki; cezalandırma yetkisi sadece devlete aittir ve devler bu yetkisini kullanırken, biri hakkında bir suçlama yapıldığında lehe ve aleyhe tüm SOMUT delilleri toplayarak yapar. örneğin ben birini öldürmedim ve gidip "ben şu kişiyi öldürdüm" dersem devlet sadece benim beyanıma bakarak yargılama yapıp ceza vermez. ben sonuçta birinin suçunu da üstlenmiş olabilirim bu konuda yalan söylüyor da olabilirim. bu nedenle kamera kayıtları, hts kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları atk raporları vs vs birçok delil toplanır. yani çocuk eğer avukatın sözünü dinleyip "ben canavarca hisle tasarlayarak yapmadım, o anlık gaflete kapıldım" dese bile mahkeme bu çocuğun son birkaç güç içinde nerelere gittiğini, olayda kullandığı silahı nereden temin ettiğini, cep telefonu incelemesinde arkadaşlarıyla vs konuşmalarında bu olaydan bahsedip bahsetmediğini vs vs her şeyi araştırır ve çocuğun bunu planlı olarak canavarca hisle bir hınçla yaptığını ortaya çıkarır.

yani burda avukata kin duyulması anlamsız. iyi bir hukuk fakültesinden mezun olan hukuk nosyonuna sahip olan biri gayet iyi bilir.
+1
Sadece soruyorum
(06.03.26)
Neden neden demesin ki ?
Avukatta bir insan .
Ama bu noktada sözün formatı , yalan söyle... şeklinde değil "bu şekilde söyle " olur.
avukatı olan fail kimse zaten
kendini muhtemelen alacağı cezadan olabildiğince kurtarma derdindedir.
Dünyaya bir bakın, hukuki tanımlamalar ve anlamları, cezai karşılıkları bile kişinin statüsüne göre değişkenlik gösterebiliyor.
0
diyecevaplandı
(06.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(14)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(5)

QR ile şu şekilde ödeme yapılır mı?

eisberg
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
0
eisberg
(02.03.26)
qr zaman bazlı değişmiyorsa yada anlık işlemi yapabilcekseniz olur.
0
gercekdunya
(02.03.26)
Bence çalışmaz, çünkü ATM'den konum kapalıyken QR kod ile para çekmeye çalıştığımda "konum kapalıyken kullanamazsınız" diye uyarı vermişti. Yani QR kod hem zaman, hem de konum bazlıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(02.03.26)
poslarda tr karekodda konum kontrolü yok bildiğim kadarıyla. zaman aşımı süresi içinde yapabilecekseniz olur bence.
+1
inheritance
(02.03.26)
arkadaşlar denedik oldu teşekkürler
+2
🌸eisberg
(02.03.26)
Oluyor ama 15 saniye mi, 30 saniye mi ne süresi var. Bazen siparişi getiren kurye pos cihazını unutuyor. İsteğim üzerine kuryenin telefonuna gönderiyorlar karekodu. Genelde hep 3. denemede başarıyoruz. İlk ikisinde ya kurye resmi büyütene kadar ya da ben bankacılık uygulamasını açıp kamerama okutana kadar süre doluyor. Hızlı davranmak gerekiyor yani.
0
dilemma of subscribtionability
(02.03.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
-1
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(3)

Özel hastane ve tahliller (detay üroloji)

egerbiryolcu
Bir hastamız var bugün devlet hastanesine götürdük kan idrar ve ultrason istediler. Ultrason net sonuç çıkmadı kan ve idrar sonucu çıktı. Devlet ameliyata yanasmazsa diye b planı özel hastane düşündük. Birkaç gün içinde özel e gidersek tekrar kan idrar tahlili isterler mi. Hasta çok yaşlı ve işlemle
Bir hastamız var bugün devlet hastanesine götürdük kan idrar ve ultrason istediler. Ultrason net sonuç çıkmadı kan ve idrar sonucu çıktı. Devlet ameliyata yanasmazsa diye b planı özel hastane düşündük. Birkaç gün içinde özel e gidersek tekrar kan idrar tahlili isterler mi. Hasta çok yaşlı ve işlemlerin hızlı sürmesi için daha fazla zorlanmaması adına merak ediyorum.

İkincisi, fikir almak adına özel hastaneye gidip ben hastanın durumunu doktora anlatabilir miyim yoksa normal danismanla görüşülüp doktor görüşmesi için randevu ve hastayı görmeleri mi gerekiyor?

İstanbul'da hastane veya doktor önerisi de alabilirim. Bölüm üroloji, TUR ameliyatı gerekli gibi bir durum var hasta çok yaşlı ve kamburu var bazen devlet hastaneleri kabul etmeyebiliyormus emin değilim.(Ama hasta daha önce iki defa bu işlemi geçirdi)
0
egerbiryolcu
(24.02.26)
Yeditepe koşuyolu - faruk hoca ve ekibi
0
co2s2
(24.02.26)
Medipol koşuyolu bülent altay. Mesane ameliyatı oldum, sağolsun kendisi. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
0
bumbum
(25.02.26)
elinizdeki sonuçlar ile sadece danışmak amaçlı gidebilirsiniz. tahlil ve tekkikler yeni yapıldığı için doktor aynılarını bir daha istememesi lazım. onun haricinde ekstra birşey varsa onu ister.
0
gercekdunya
(25.02.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-2
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(4)

Türkiyeli otomobil sahiplerine bir soru

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Şanzıman yağları nerede değiştiriliyor? Böyle bir hizmet veya böyle bir uygulama gerçekte var mı?
Şanzıman yağları nerede değiştiriliyor? Böyle bir hizmet veya böyle bir uygulama gerçekte var mı?
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.02.26)
herhangi bir serviste değişiyor. şanzıman yağı ömürlüktür gibi bir şehir efsanesi var ama gerçek değil. 50-60k km'de bir değişmesi gerekli.
+1
orpheus
(22.02.26)
Türkiyeli neyy lannn
+5
kullaniciadimvar
(22.02.26)
80bin km'de yetkili serviste değiştirdim. Bazı araçların yağları piyasada bulunabilir, herhangi bir o marka ustası değiştirebilir. Bazı markaların yağları ise kolay bulunmuyor benimki gibi. Mecbur servise gittim.
+1
prole
(22.02.26)
araç şu km de şanzıman yağını değiştirmeye gerek var mı diye soru sormak mantıklı da şanzıman yağı nerde değişiyor diye soru ne bilim bana mı saçma gelsi sadece.
-1
gercekdunya
(23.02.26)
(4)

750 bin'e kadar araç önerisi?

mikahakkinen
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.
bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.
i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım için satarken kmsinin problem olmaması gerekiyor.
önerilerinize açığım.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
benim çevremde herkes i20 alıyor bu ara.
0
summerjam0306
(20.02.26)
japon ve kore araçları mantıklı duruyor.

i20, auris, micra
0
gercekdunya
(20.02.26)
yıllık 65 bin km için benzinli egea ilk seçeneğim olurdu.
0
duyuruuser
(20.02.26)
shbd.io
Bana nasip olmadı belki sana olur. Param yetmedi.
İ10 yılda 65bini ya kaldırmaz ya da aşırı yakar.
Clio lar güzel. Tam İstediğin gibi. eşek gibi kullanırsın.
17 model başka ekmek çıkmaz.
15 modele falan razıysan toyota yaris al. Anadolu kadını gibi eve de bakar, tarlayı da eker, hayvanı da güder. Bıktım usandım demez.
0
luluki
(20.02.26)
(3)

Hosting Sorunsalı

memonob
https://kitsune.tr/hosting/hosting satın aldım buradan acaba birileri yardım edebilir mi cpanel falan nedir anlamıyorum youtube yazdımda hep ingilizce içerik
kitsune.tr

hosting satın aldım buradan acaba birileri yardım edebilir mi cpanel falan nedir anlamıyorum youtube yazdımda hep ingilizce içerik
0
memonob
(20.02.26)
cpanel ile sitenin dosyalarını upload ediyorsun. örneğin index.asp, index.php, index.html diye sayfaların ve bağlantılı sayfalar var, hepsini cpanel'le ilgili dosyaya yerleştiriyorsun.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
cpanel bilmiyorsan niye hosting aldın ki? ne yapmak istiyorsun?
+1
gercekdunya
(20.02.26)
chatgpt dene
-1
kondansator
(20.02.26)
(4)

UPS Noter Vekaletname

eisberg
Merhaba arkadaşlar. Elimdeki bir şeyin bir parçası bozuldu. Mekanik küçük bir parça. Firmaya yazdım onlar da bana yurtdışından UPS ile gönderdiler. Ürün gümrüğe gelmiş 3 gündür bekliyor, ben de akıbetini öğrenmek için aradığımda noter onaylı vekaletname vermem gerektiğini gümrük işlemlerinin o şekil
Merhaba arkadaşlar. Elimdeki bir şeyin bir parçası bozuldu. Mekanik küçük bir parça. Firmaya yazdım onlar da bana yurtdışından UPS ile gönderdiler. Ürün gümrüğe gelmiş 3 gündür bekliyor, ben de akıbetini öğrenmek için aradığımda noter onaylı vekaletname vermem gerektiğini gümrük işlemlerinin o şekilde yapılacağını söylüyor. Vekalet ücreti gelen ürünün ücretinden fazladır eminim kaldı ki gönderen firma garanti kapsamında bir yedek parça vs. bir şey de belirtmişti gönderide.

Bu sorunu aşmanın bir yolu var mı? O noter vekalet ücretini asla ödemek istemiyorum.
0
eisberg
(19.02.26)
sadece noter vekalet ücreti ile bitiyorsa çok şanslısın demektir. yoksa 15-20bin lirayı gözden çıkar.
0
gercekdunya
(19.02.26)
UPS mh'ye ücret var mı diye sordum "karşı taraf karşılayacağını belirtmiş" diye söyledi. Maddi değer 15 euro olan bir şey için de kimseyi masrafa sokmak istemiyorum. gerekirse geri gitsin, olaya bak.
0
🌸eisberg
(19.02.26)
hediye bile gönderilmiyor ki yurt dışından yasak. millet youtube plaketlerini bile alamıyor
yazık cidden
+2
jelly bear
(19.02.26)
işte insanlar yavaş yavaş farkına varıyor. olay sadece temudan terlik, telefon kılıfı alabilmek değildi. bir sürü tamir yedek parça malzemesi, elektronik arge malzemesi gerekiyor bu ülkeye.

tibbi-medikal bir cihazınız var örneğin solunum cihazı buna hayati ihtiyaç duyuyorsunuz ve maskesi bitti, borusu koptu buradaki temsilciye yeni cihaz parası vermeden bunları temin edemeyeceksiniz.
+3
orpheus
(19.02.26)
(11)

Mekanda dokulen yemegin ickinin telafisi

floydian
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
+1
floydian
(19.02.26)
masaya servis olan bir yerse yenilerler zaten.

bardan alıp ayakta elde içilen bir mekansa olmayabilir ama... (barmen'in gözü önünde olursa muhtemelen o da teklif eder gerçi.)
0
brkylmz
(19.02.26)
Ben döktüysem değil mi? Ben döktüysem hiç öyle bir beklentim olmaz, aklıma bile gelmez.
+4
kizil karga
(19.02.26)
Tabii tabii masaya servis olan bir yer ve musteri olarak siz kazara doktunuz
0
🌸floydian
(19.02.26)
Dediğin gibi olsa güzel olurdu hiç aklıma gelmemişti, normalde böyle bi beklentim olmazdı ama artk olacak mantıklı geldi çünkü.
0
kizil karga
(19.02.26)
kendim isteyemem sanırım. mekanın yenisini getirmesi lazım. böyle bi durumda ilgili kişi kör taklidi yaparsa bi daha o mekana gitmem.

diyarbakırda ciğerciye gitmiştik. çocuk ciğer yemiyo dedik. ona da tavuk yapalım dediler. hesap geldi, tavuğu yazmamışlar. söyledik. kendileri önerdikleri için ikram etmişler :D getirilen de tam bi porsiyon tavuk yani yine biz yedik :D
+1
elorelia
(19.02.26)
gelmeli
0
ala09
(19.02.26)
Mekan bu senaryoda yenisini vermekle yükümlü değil elbette ama bunu yapmak, şık olanı yapmaktır. Ben verilmesi gerektiğine inanıyorum. Kimse bir bardak birayla zengin olmaz. Bu kadar ufak bir şeyin hesabına düşüp, müşterinin midesini bulandırmaya gerek yok. Hele ki hemen yerine yenisini verip işletmen, hizmet anlayışın için pozitif bir intiba bırakabilecekken.

Ben şahsen talep etmem bunu. Bir tane daha söyler, devam ederim. İşletmenin takınacağı tavra göre de bir daha gitmem olur biter.
0
cay koy geliyorum
(19.02.26)
tabii yenisini ücretsiz olarak getirmeli. getirmiyorsa bir daha oraya adımımı atmam.
0
elektr10
(19.02.26)
mecbur değil ama içkinin cinsine bağlı olarak vermesi şık olur. mesela çok pahalı bir şarap açtırdınız yada viski açtırdınız döktünüz yenisini beklemek saçma. ama bir bira geldi içemeden düştü döküldü, yenisini getirmeleri müşteriyi kazanmak demektir.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Kendim dökmüşüm beklentim olmazdı ama ikram edilirse çok hoşuma giderdi.
Geçenlerde Blok'ta birama sinek girdi bara bardağımla gidip değiştirmek istedim tekrar bira doldurmasını istememiştim sürahimiz vardı ama barmen ikram olarak doldurdu sağolsun.

Bizim mekanımızda dans ederlerken rakı şişelerini devirdi müşteriler sanırım şişenin yarısı gitmişti onların da beklentisi olmadı, insiyatif alıp birer duble ikram ettik sonra zaten bu durum hoşlarına gitti ekstra şişe söyleyip eğlenmeye devam ettiler.
0
mutekebbir
(19.02.26)
Getirmeli. “Getirmesi şık olur” falan değil, getirmek zorunda.

Ama hizmet sektörü öyle saçma öyle sapık bir yere gidiyor ki, yenilemek bir kenara, “sen bunu yere döktün ve ben bunu temizletmek için ekstra bir iş yaptırıyorum” deyip fazladan para bile beklenebilir artık. Hele kırılan tabak bardak varsa…
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Bütçe yapıyor musunuz? Yıllık tatil bütçeniz ne kadar?

gabe h coud
Flexçiler için on numara duyuru. Bütçe kalemleriniz nelerden oluşuyor? Bütçeyi ne zaman yapıyorsunuz, ne zaman revize ediyorsunuz? Tatil bütçeniz yıllık ne kadar? Diyerek ilk taşı atayım.
Flexçiler için on numara duyuru.

Bütçe kalemleriniz nelerden oluşuyor? Bütçeyi ne zaman yapıyorsunuz, ne zaman revize ediyorsunuz? Tatil bütçeniz yıllık ne kadar?

Diyerek ilk taşı atayım.
-4
gabe h coud
(19.02.26)
Her ay yaparım, her ay revize ederim.
Ana gider kalemlerim,
Sağlık
Mutfak
Konaklama
Faturalar
Keyfi Harcamalar

Esnek giderlerim
Eğlence

Tatil bütçemi yılın ilk 4 ayı bütçemin ne kadar açık verdiği belirliyor, bütçem fazla verdiyse iyi tatil yaparım vermediyse kötü yaparım
0
ebeş
(19.02.26)
Tatil bütcesi 2025‘te 15% imis. Yol parasi her sey icinde.
2023‘te bu oran 4% gibi bir seydi.
Tatil yani deniz beach bana göre olmasa da olur ama seyahat cok önemli bana göre.

Fiks giderlerim yani baslica kiram (9%) ucuz oldugu için tatile diger insanlara nazaran daha cok bütce ayirabiliyorum.

Giderler öncelikle ev ve telefon gibi gibi fiks giderler.
Sonra pocket money dedigim kahve yemek vs
mutfak ve drugs store alisverisi
Kiyafet alisverisi
Ev alisverisi ( dekorasyon ya da demirbas)
Kültür ( sinema opera vs)
Spor
Education ( kitap kurs okul)
Üyelikler ( spotify vs)
Self care ( cilt bakimi, dis temizligi, terapi vs)
Diger

2020‘den beri bütçe yapiyorum. Bana cok iyi geliyor. Her seyin fiyati yil yil kayitli.
0
Purple life
(19.02.26)
bütçe yapmıyorum ama son zamanlarda güzel bir uygulama bulup harcamaları not almaya başladım. öncelikle neden ve nereye bu kadar harcadağımı analiz ediyorum, bundan sonra da artan parayı ne yapacağıma karar verecem.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Butce yapmiyorum ama bir excelim var tum mal varligini girdigim.Altin,TR Borsasi,Yurt disi borsalar,Kripto,kredi borcu vb. kalemleri her ayin son gunu guncelleyip finansal ozgurluk yolunda nerede oldugumu kaydediyorum.Sonradan hangi yatirim kalemindeki varligim daha cok yukselmis seklinde calisma yapmak icin gecmise yonelik iyi bir takip oluyor.
0
turkuaz
(19.02.26)
(13)

Şifreler için bir yönteminiz var mı?

michael_knight
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor. Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum. Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor. Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştire
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor.
Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum.
Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor.

Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştirebileceğim bir yöntem, bir sistem arıyorum.
Önerebileceğiniz bir yöntem var mı?
-3
michael_knight
(18.02.26)
örn:
1+#+ siteadının 1 3 5. harfleri+! +.
gibi bir şey olabilir.
+2
kisa
(18.02.26)
gayet de duzen tutturursun. 3 yildir yukaridakine benzer bir sistemi kullaniyorum. heryerde de tikir tikir calisiyor. sadece sistemi genis olcekte tam verimli kullanmak icin biraz emek vermeniz gerekiyor. cunku her site, app vs.. farkli frekanslarda guncelleme, kombinasyon, uzunluk istiyor. herseyi bir app'e baglamaktansa sistem kurup hepsini hatirlamak cok daha mantikli geliyor bana.

edit: mesela ustte ve altta paylasilan kombinasyonlardaki problemleri kolayca kestirebiliyorum. ama baslamak icin iyi bir referans. problemleri farkedince guncelleyeceksiniz. o yuzden emek harcamak lazim dedim. kervan yolda duzulur misali.
+1
buenosdias
(18.02.26)
Ben iş yeri için şöyle şeyler deniyorum
Belirledigim bir harf ve sembol kombinasyonunu hangi ay sifre degistirtiyorsa yılla beraber uyarliyorum.
202601asd@ 202604asd@
Gibi
+1
a perfect lie
(18.02.26)
Bitwarden kullan, bir tane de unutmayacağın bir cümle bul master key olarak ata.
+2
nahtoderfahrung
(18.02.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. tüm her yerdeki şifrem random oluşturulan şifredir. lastpass şifrem güçlü ve yetiyor.
0
gercekdunya
(18.02.26)
1password
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(18.02.26)
bitwarden + google authenticator
+1
anon1m
(18.02.26)
Bitwarden +1
0
kisa
(18.02.26)
buyukHarficereN en az 8 harfli üç kelime +2 sayı +2 işaret

lichtenStein78<>
mamaZizu09*?
KralKobra34_.

al döndür döndür kullan her yerde.
0
klassno
(18.02.26)
İnternetteki en "yaşlı" alışkanlığım parola saklama sistemlerine güvenmemek. Uzunca bir kelime, kelimenin belli bir yerinde araya giren bir sayı, bu ikisinin belli yerlerine ilgili web sitesinin adından belli karakterler ekleyerek kullandığım bir temel parolam var. İlla büyük harf ve özel karakter isteyen siteler için eklediğim bir sistem de var. İşimi görüyor.

Banka uygulamaları şifre değiştirmemi istedikçe de o sırada saat kaçsa ona bakıyorum. Mesela 14:37'de şifre değiştiriyorsam 143702 (çünkü şubat ayındayız) ya da 031437 (çünkü çarşamba haftanın üçüncü günü) vs yapıyorum. Ama bu sürekli değişen şifreleri bir yere not alıyorum:)
0
kobuzchu kiz
(18.02.26)
Bu baslik saka mi xD xD

Niye soyleyeyim sifrelerimi nasil olusturdugumu
0
hot potato
(18.02.26)
bitwarden. hic bir sifremi bilmiyorum artik.
+1
compumaster
(19.02.26)
Bunu chatgpt ye yaz ve sana basit bir kod uretain.

Kullanıcı adı, site ismine göre güvenli şifre üretecek bir sisteme ihtiyacım var. Bir master şifre var ve bunu kullanarak her girdi için encryted süre oluşturacak. Yani kimse şifreyi kullanarak master şifremi decrypt edemeyecek. Ayrıca bir de versiyon numarası koy ki aynı site için şifre değiştirmek istesem sadece versiyonu değiştireyim.
Şifreler kaydedilmeyecek hiçbir yere, onun yerine master şifremi girip, hangi sistem için şifre lazım ise onu seçince, şifreyi hesaplasin versin. Server yok. Sadece offline.
Export import yeteneği de ver ki backup alabileyim
+1
bir varmis bir yokmus
(20.02.26)
(2)

Yurtdışı kayıtsız telefon imei hakkında

hakmut
Türkiyede satılmayan bir telefonu yurtdışından getirtmek istiyorum. Malum, sim slot başına 4 ay kullanım süresi veriyor btk.Merak ettiğim, sayaç simi takar takmaz hemen başlıyor ve 120 gün sonra kapanıyor mu kesin?
Türkiyede satılmayan bir telefonu yurtdışından getirtmek istiyorum. Malum, sim slot başına 4 ay kullanım süresi veriyor btk.

Merak ettiğim, sayaç simi takar takmaz hemen başlıyor ve 120 gün sonra kapanıyor mu kesin?
0
hakmut
(17.02.26)
evet ilk sinyal almaya başlayınca mesaj geliyor. bu arada 120 gün içinde yurtdışına tekrar çıkılırsa o süre hesaba katılmıyor.
0
gercekdunya
(17.02.26)
esim avrsa ayrıca 4 ayda esim ile kullanıp 8 ay kullanılıyor denilmekte.
0
liberal
(17.02.26)
(9)

Bulaşık Makinesi Tuzunu Yanlışlıkla Yemeğe Koymak

pro9it9is9
Sevgili Duyuru Üyeleri,Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.Oturup öğleyin birlikte yemeği
Sevgili Duyuru Üyeleri,
Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.
Oturup öğleyin birlikte yemeği yemişler. Bir rahatsızlıkları yok.
Bulaşık makinesi tuzunun bir zararı var mı? Yemeği çöpe atayım mı?
Çok teşekkür ederim şimdiden.
0
pro9it9is9
(16.02.26)
Markası ne? İçeriğine bakalım.
0
yaren
(16.02.26)
Viking
0
🌸pro9it9is9
(16.02.26)
İnternette arıyorum 5'i bir arada gibi bişeyler çıkıyor. Eğer bu tarz bir ürünse yemeği çöpe at, bunlar kimyasal karışımlardır çünkü, yenmez. Kaldı ki yenince zarar vermeyecek bir şey olduğunu da sanmıyorum, sağlığınızdan kıymetli değil, at bence yemeği. Birine sadaka verin, verilmiş sadakanız olsun. Bir bela savıyor olabilirsiniz.
+1
yaren
(16.02.26)
114 zehir merkezini arayın. Yemeğin kalanını yemeyin.
+4
inheritance
(16.02.26)
Bulaşık makinesi tuzunun %99'dan fazlası saf sodyum klorürdür., içinde boya koruyucu vs yok ise teknik olarak zehirli bir madde değil. ama takipte kalıp dikkatli olmakta fayda var yemeği de tabii ki atın.
-1
orpheus
(16.02.26)
Normalde ben merak edip okumuştum nacl yani sofra tuzu ile aynıydı
0
enteg
(16.02.26)
o tuzda normal kaya tuzudur. kutusuna bakın katkı maddesi yada kimaysal yoksa işlenmemiş tuz olduğu için daha bile sağlıklı olabilir. rafine sofra tuzlarının içine ne katıldığını nasıl ağartıldığını bilmiyoruz sonuçta.
0
gercekdunya
(17.02.26)
hiç bir şey olmaz. düz kaya tuzu içindeki.
0
limonlu eksi
(17.02.26)
içindeki normal kaya tuzu olsa bile paketlendiği tesis bir gıda paketleme tesisi değil. belki bambaşka kimyasallarla aynı hatta veya ortamda paketleniyordur. Ambalajı gıdaya temasa uygun bir ambalaj değildir. panik olacak kadar büyük bir risk yok bence ama kalanını tüketmemek daha akıllıca olur.
0
faberkastelli
(17.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.