Giriş
(6)

Avukat "yalan söyle" der mi?

michael_knight
Örnek veriyorum bir öğretmeni bıçaklayıp öldürdüm ve bir avukatla çalışmaya başladım.Önce olayı tamamen doğru şekilde avukata anlattım diyelim ve saldırıyı planlı bir şekilde yapmışım.Avukat bana "savunma yaparken yalan söyleyerek cezayı azaltalım ister misin?" şeklinde tercihimi sorar mı en başta y
Örnek veriyorum bir öğretmeni bıçaklayıp öldürdüm ve bir avukatla çalışmaya başladım.
Önce olayı tamamen doğru şekilde avukata anlattım diyelim ve saldırıyı planlı bir şekilde yapmışım.

Avukat bana "savunma yaparken yalan söyleyerek cezayı azaltalım ister misin?" şeklinde tercihimi sorar mı en başta yoksa direkt "bıçak zaten hep taşırım demen lazım, rastgele bir insana bir anda düşünmeden yaptım demen lazım" şeklinde mi yönlendirir?

Böyle bir süreç kabaca nasıl ilerler gerçek hayatta?
0
michael_knight
(06.03.26)
avukatlar genellikle yalan yerine lehe olan kısımları parlatma yoluna gider.

yalan söyle demez ama "Eğer planlı olduğunu itiraf edersen şu cezayı alırsın. Eğer kaza veya anlık öfke dersen şu cezayı alabilirsin. Karar senin, ben senin beyanın üzerinden hukuki çerçeveyi çizeceğim." diye seçimi bırakıp stratejiyi ona göre çizer.
+6
summerjam0306
(06.03.26)
Derler, diyorlar. Tabii ki @summerjam0306'nın dediği gibi daha formal bir dille belirtiyorlar.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Avukat yalan söyle demez; ancak her doğruyu da olduğu gibi söylemeni istemez. Kendisi de her doğruyu her yerde söylemez; böyle bir mükellefiyeti yok. Yalan söylemek ≠ her doğruyu paylaşmak.
0
vedatchilipeppers
(06.03.26)
yalan söyletmeden nasıl savunacak zaten. avukat direk yönlendirme ile ne gerekiyorsa onu söyletir.
0
gercekdunya
(06.03.26)
yani evet "ne söylersen mahkeme nasıl değerlendirir" gibi telkinler veriyoruz. ama söylediklerimiz çoğu zaman işe yaramıyor. mesela adama diyoruz ki şimdi polis sana şunu şunu sorabilir, doğruyu söylemek zorunda değilsin. şunu şunu yaptın mı dediğinde evet demek zorunda değilsin. diyoruz ama insanlar o kurguyu çok iyi yapıp profesyonel bi şekilde sorulan sorulara açık vermeden cevap veremiyor. genelde çelişen ifadeler kullanıp durumun açığa çıkmasına neden oluyorlar.

ama şu var ki; cezalandırma yetkisi sadece devlete aittir ve devler bu yetkisini kullanırken, biri hakkında bir suçlama yapıldığında lehe ve aleyhe tüm SOMUT delilleri toplayarak yapar. örneğin ben birini öldürmedim ve gidip "ben şu kişiyi öldürdüm" dersem devlet sadece benim beyanıma bakarak yargılama yapıp ceza vermez. ben sonuçta birinin suçunu da üstlenmiş olabilirim bu konuda yalan söylüyor da olabilirim. bu nedenle kamera kayıtları, hts kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları atk raporları vs vs birçok delil toplanır. yani çocuk eğer avukatın sözünü dinleyip "ben canavarca hisle tasarlayarak yapmadım, o anlık gaflete kapıldım" dese bile mahkeme bu çocuğun son birkaç güç içinde nerelere gittiğini, olayda kullandığı silahı nereden temin ettiğini, cep telefonu incelemesinde arkadaşlarıyla vs konuşmalarında bu olaydan bahsedip bahsetmediğini vs vs her şeyi araştırır ve çocuğun bunu planlı olarak canavarca hisle bir hınçla yaptığını ortaya çıkarır.

yani burda avukata kin duyulması anlamsız. iyi bir hukuk fakültesinden mezun olan hukuk nosyonuna sahip olan biri gayet iyi bilir.
+1
Sadece soruyorum
(06.03.26)
Neden neden demesin ki ?
Avukatta bir insan .
Ama bu noktada sözün formatı , yalan söyle... şeklinde değil "bu şekilde söyle " olur.
avukatı olan fail kimse zaten
kendini muhtemelen alacağı cezadan olabildiğince kurtarma derdindedir.
Dünyaya bir bakın, hukuki tanımlamalar ve anlamları, cezai karşılıkları bile kişinin statüsüne göre değişkenlik gösterebiliyor.
0
diyecevaplandı
(06.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(15)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
aslında haklısın fakat yanıldığın nokta şu
sorun bizim yaptırımlar ile alakalı
normalde kart numarasını paylaşmakta sorun yok. izinsiz birisi kullanırsa banka bu parayı iade etmek zorunda, buda aslında en önemli güvenlik kısmı oluyor.

fakat bizde herkes kafasına göre takıldığı için yani bu harcama olduğunda muhattap bulamayacağın, iadeyi alamayın düşündüğün için böyle bir soru geliyor aklına

evet şuan dünyada herkes alışveriş yaparken bu numarayı yazıp veriyor. 3d olayı en yaygın belkide bizim ülkedir.

yani şuan sen almanyada örnek hb gibi bir sitede sipariş verirken siparişi veriyorsun. forma kart no veriyorsun. onlar arka tarafta çekiyorlar.

kısacası yaşadığın ortamda riskleri sen görebiliyorsun hep buna maruz kaldığın için bu yüzden şikayetçisin.

güvenli ödeme sağlamak zorundalar. yani en azından bunu talep edenlere diye düşünüyorum, sigorta tahkim komisyonuna yazmanı tavsiye ederim belkide vardır bir mevzuatları.
0
sivri sinek
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(11)

Kira artışı hk.

infinitedreams
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. B
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. Bu durumda ben ne yapmalıyım, yasal hakkınızı kullanıp dava açın desem mantıklı mı? Bir de emsal neye göre belirleniyor? Aynı apartmanda 15 bin tl ye oturan da vardır, 20 bine oturan da vardır. Bu arada oturduğum yer rezidans, 500-600 daire var. Kira tespit davası açarsa ev sahibi sonuç alır mı, yoksa kirayı direkt 30 bin yapıp geçeyim mi?

Bu arada yeni kira dönemi 3 ay geçti. Bu 3 aylık farkı da istiyor. 5 yıl bttikten sonra 3. Ay içindeyiz yani.

Teşekkürler şimdiden
0
infinitedreams
(03.03.26)
bence hiç uğraşmayın. aradaki 5 bin lira sizi maddi sıkıntıya sürüklemiyorsa ve yerinizden memnunsanız kabul edin. ama ben olsam yeniden kira sözleşmesi yapardım.
+1
elektr10
(03.03.26)
3 ay geçtiği için dava sonucu yeni kira döneminden (6. yıl) itibaren geçerli olacak.
mahkeme sonucu aradaki farkı icra yoluyla talep edebilir.
dava masraflarını sana yükletebilir. mahkemeden bunu talep edebilir yani.

şu an yeni kiracılar kaç liradan giriyor daireye mesela? 5. yıl dolana %10 iskontolo bir rayiç bedel çıkıyor genelde. ortalama 30k ise 27k rayiç çıkabilir. bunu net bilemeyiz tabii ki salladım.

yani çok büyük ihtimal mahkemeden 25k üzeri kira çıkacaktır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
yasal oran neyse onu yap ve dava açmasını iste. tespit davası olmadan iyileştirme yaparsan ve seneye kiralar 60 oldu diye 60 isterse yine aynı davayı açma hakkı var. bu yüzden dava olmadan artış yapma. mahkeme aynı rakamı bile belirlese 5 sene rahat edersin. ayrıca en iyi dava 1buçuk-2 sene sürüyor. o sürede vereceğin ekstra kirayı da kenara yatırım olarak at. mahkeme bitince toplu ödersin.

kira tespiti o binaya yada çevresine yeni taşınan kiracılar ile belli oluyor. yeni taşınan komşularınız varsa onlara sorabilirsin kaça oturuyorsun diye. mahkeme onlardan %10-20 arası düşük fiyat ile sizin kirayı belirleyecektir.
+1
gercekdunya
(03.03.26)
19 veriyordun, %30 ile 25 bin oldu zaten. emsal 30 ise mahkeme 27-28 yapar.
0
gabe h coud
(03.03.26)
27500 yapalım ortada buluşalım diye teklif edin bence iki tarafta uğraşmamış olur...
+1
alpicann
(03.03.26)
yasal oranın üstünde zam yapacaksanız @gercekdunya'nın söylediği durumdan kaçınabilmek için yeniden sözleşme yapıp süreyi sıfırlamak mantıklı olabilir sanki. hukukçu değilim.
-1
elorelia
(03.03.26)
en güzeli dava açsın bilirkişinin belirlediği değere yükseltin kiranızı. yoksa bu şekilde her zam döneminde kullanır bunu.
+1
oxit
(03.03.26)
Benzer konudan avukatla konuştum, kira tespit davası da 2-3 yıl sürüyor. Tabi siz ne kadar zam yapıp oturmaya devam edeceksiniz bilmiyorum ama dava sonunda çıkan farkı yıllık zam ve enflasyon bedeliyle birlikte toplu ödemeniz gerekecek + mahkeme masrafları vs. Çıkacak sonuç da üç aşağı beş yukarı bu yıl için 27-28 olur max. Anlaşmaya çalışın bence.
+1
beetlejuice
(03.03.26)
ben olsam 25 bini de teklifi etmezdim ama karşı taraf 25 bini de kabul etmiyorsa, 19 bin liradan devam edin. geriye dönük 3 aylık farkı zaten asla kabul etmeyin.

davayı açsa bile 30 bin değil, 26-27 bin lira olarak tespit edilecek, dava süresi içinde açılmadığı için de bu kira bir sonraki kira yılından itibaren geçerli olacak.
karar kesinleşene kadar eski kiradan oturmaya devam edeceksiniz, aradaki fark için faiz ödemeyeceksiniz.

aynı apartmanda halihazırda oturanların verdiği kira önemli değil, son 4-5 ayda taşınanların kiralarını öğrenin, dava açıldığında onların sözleşmelerini dosyaya sunmanız gerekecektir, yeni taşınan ve kirası 30 bin liranın altında olanların sözleşmelerini bulmaya çalışın.
+1
de jure
(03.03.26)
anlaş avukatlık masraflarını görünce şok olabilirsin.
0
jamswety
(03.03.26)
Şu yanlış anlamayı gidereyim; 5 yıl dolduktan sonra yasal üst sınır ortadan kalkıyor.

Dava sonunda belirlenen yeni kira tutarı da bildiğim kadarıyla kira dönemi başlangıcından itibaren değil, dava açma tarihinden sonrasını kapsıyor. 6 ay sonra dava açtı, yeni yılın ikinci 6 ayından sonrası hesaplanır diye biliyorum.

Bunları avukatın söylemesi daha iyi de ben sıradan vatandaş olarak diyorum ki; aranızda başka bir mevzu yoksa 3-5 demeyin anlaşın. 19.000 %30’la zaten 24-25.000’e gelirdi. Etrafta 30’a kiraya verenler (ilana değil kiraya) varsa, 25’in üstüne 2-3 daha koyup anlaşmak çok daha mantıklı.

Ne siniri stresine değer ne mahkeme masraflarına. Avukatın ASGARİ ücret tarifesi internette var. Selam verirsen selamı almak bile aradaki senelik farka falan denk gelir. O da normal insansa buralarda anlaşırsınız.

İlaveten; mahkeme şöyle yapıyor, emsal kirayı belirlese de ondan %10 düşürüyor. Yani emsal 30 ise, yine 27’ye gelecek.
0
lazor
(05.03.26)
(5)

QR ile şu şekilde ödeme yapılır mı?

eisberg
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
0
eisberg
(02.03.26)
qr zaman bazlı değişmiyorsa yada anlık işlemi yapabilcekseniz olur.
0
gercekdunya
(02.03.26)
Bence çalışmaz, çünkü ATM'den konum kapalıyken QR kod ile para çekmeye çalıştığımda "konum kapalıyken kullanamazsınız" diye uyarı vermişti. Yani QR kod hem zaman, hem de konum bazlıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(02.03.26)
poslarda tr karekodda konum kontrolü yok bildiğim kadarıyla. zaman aşımı süresi içinde yapabilecekseniz olur bence.
+1
inheritance
(02.03.26)
arkadaşlar denedik oldu teşekkürler
+2
🌸eisberg
(02.03.26)
Oluyor ama 15 saniye mi, 30 saniye mi ne süresi var. Bazen siparişi getiren kurye pos cihazını unutuyor. İsteğim üzerine kuryenin telefonuna gönderiyorlar karekodu. Genelde hep 3. denemede başarıyoruz. İlk ikisinde ya kurye resmi büyütene kadar ya da ben bankacılık uygulamasını açıp kamerama okutana kadar süre doluyor. Hızlı davranmak gerekiyor yani.
0
dilemma of subscribtionability
(02.03.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
0
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-2
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(3)

Özel hastane ve tahliller (detay üroloji)

egerbiryolcu
Bir hastamız var bugün devlet hastanesine götürdük kan idrar ve ultrason istediler. Ultrason net sonuç çıkmadı kan ve idrar sonucu çıktı. Devlet ameliyata yanasmazsa diye b planı özel hastane düşündük. Birkaç gün içinde özel e gidersek tekrar kan idrar tahlili isterler mi. Hasta çok yaşlı ve işlemle
Bir hastamız var bugün devlet hastanesine götürdük kan idrar ve ultrason istediler. Ultrason net sonuç çıkmadı kan ve idrar sonucu çıktı. Devlet ameliyata yanasmazsa diye b planı özel hastane düşündük. Birkaç gün içinde özel e gidersek tekrar kan idrar tahlili isterler mi. Hasta çok yaşlı ve işlemlerin hızlı sürmesi için daha fazla zorlanmaması adına merak ediyorum.

İkincisi, fikir almak adına özel hastaneye gidip ben hastanın durumunu doktora anlatabilir miyim yoksa normal danismanla görüşülüp doktor görüşmesi için randevu ve hastayı görmeleri mi gerekiyor?

İstanbul'da hastane veya doktor önerisi de alabilirim. Bölüm üroloji, TUR ameliyatı gerekli gibi bir durum var hasta çok yaşlı ve kamburu var bazen devlet hastaneleri kabul etmeyebiliyormus emin değilim.(Ama hasta daha önce iki defa bu işlemi geçirdi)
0
egerbiryolcu
(24.02.26)
Yeditepe koşuyolu - faruk hoca ve ekibi
0
co2s2
(24.02.26)
Medipol koşuyolu bülent altay. Mesane ameliyatı oldum, sağolsun kendisi. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
0
bumbum
(25.02.26)
elinizdeki sonuçlar ile sadece danışmak amaçlı gidebilirsiniz. tahlil ve tekkikler yeni yapıldığı için doktor aynılarını bir daha istememesi lazım. onun haricinde ekstra birşey varsa onu ister.
0
gercekdunya
(25.02.26)
(5)

Hesaba düzenli yüksek nakit girişi olması?

bobinhoo
Diyelim ki neredeyse her ay 20-25 bin dolar civarı bir nakit parayı döviz bürosunda bozdurup, hesabıma TL olarak yatırıyorum.Birileri gelip de hesabını sorar mı bu paranın hayırdır kardeşim nereden geliyor diye? yoksa hesap sormak için ciddi bir miktar değil mi?Sordukları senaryoyu varsayacak olursa
Diyelim ki neredeyse her ay 20-25 bin dolar civarı bir nakit parayı döviz bürosunda bozdurup, hesabıma TL olarak yatırıyorum.

Birileri gelip de hesabını sorar mı bu paranın hayırdır kardeşim nereden geliyor diye? yoksa hesap sormak için ciddi bir miktar değil mi?

Sordukları senaryoyu varsayacak olursak, velev ki "yastık altı dolarım vardı kısım kısım bozdurup TLye geçiyorum, kime ne?" gibisinden savuşturabilir miyiz?
0
bobinhoo
(24.02.26)
Sorabilirler. Karşında meraklı komşu değil devlet var. Banka sisteminde düzenli yüksek para girişleri olursa kaynağı sorulur. “Kime ne” demek de geçerli bir açıklama sayılmaz.
0
buenosdias
(24.02.26)
iran ile çalıştığımız için düzenli olarak sarraf dan para gelir dolar-euro hesaba yatırırız. şimdilik bir sorun olmadı ama bizim hacimler daha büyük olduğu için olası kabul ediyor olabilirler. devlet bankaları çok sormuyor. özel bankalar kaynağını sorar. takibe alınırsın.
0
gercekdunya
(24.02.26)
izahate cagirabilirler. bir kısım insan sadece bu yuzden ev aliyor.
hem de 2 farkli kurum sorgulayabilir. masak ve gib ayri ayri. ikisi de bu aralar zirve yapti zaten. kara para-kumar olaylari cokca duyuluyor. hazine desen artik taşın suyunu sıkıyor para bulmak için. dolayısıyla evet sorgulanma ihtimalin var. hem de 2-3 yıl sonra bile geriye dönük sorgulayabilirler.

"yastık altı dolarım vardı kısım kısım bozdurup TLye geçiyorum, kime ne?" demen de yemez. çünkü yastık altı doları olan adam genellikle her ay düzenli olarak bu kadar yüksek para bozdurmaz. bahsettiğiniz para yıllık 250 bin dolar yapar bu da ciddi para. Yastık altı doların varsa derseniz de bu para nerede vardı ne zaman vardı nasıl aldın kim verdi diye sorgulamaya devam ederler.
+1
nuevo
(24.02.26)
Büyük ihtimal sormaz. Yaptım daha önce.
0
gabe h coud
(24.02.26)
yavaş yavaş sormaya başladılar. eskiden daha az soruyorlardı.
0
co2s2
(24.02.26)
(3)

Varlık yönetime olan icra borcu

metal69
Varlık yönetime devrolmuş, icra borcunda ödeme ile 100 bin liradan 50 bin liraya kadar düştüm zamanla. Pazarlık etsem kalan 50 bin lira için güzel bir indirim alabilir miyim?
Varlık yönetime devrolmuş, icra borcunda ödeme ile 100 bin liradan 50 bin liraya kadar düştüm zamanla. Pazarlık etsem kalan 50 bin lira için güzel bir indirim alabilir miyim?
0
metal69
(23.02.26)
Abi bu kadar ödedim ama bundan sonrası çok zorluyor beni gibi yaklaş yarısını alıp yarısını bırakırlar çünkü senin dosyanı zaten ucuza alıyor sen zaten ana paradan çok faizlerin ödemesini yapıyorsun, adamların bi zararı olmuyor.
0
kizil karga
(23.02.26)
üstüne ait bir şey yoksa alırsın. yoksa mal varlığını bildikleri için çok düşmezler.
+1
gercekdunya
(23.02.26)
varlık fonu, borçları genelde değerinin altıda birine satın alıyor. bunun üzerine faaliyet giderlerini vs. ekleyince alacağın en fazla altıda ikisi kadar maliyeti oluyor. ondan sonrası ne tuttururlarsa kar kabul ediyorlar.

pazarlık mutlaka yapın ve pazarlık yaparken bu bilgiyi gözönünde bulundurarak konumunuzu belirleyin
0
yemrem
(23.02.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-1
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(4)

Türkiyeli otomobil sahiplerine bir soru

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Şanzıman yağları nerede değiştiriliyor? Böyle bir hizmet veya böyle bir uygulama gerçekte var mı?
Şanzıman yağları nerede değiştiriliyor? Böyle bir hizmet veya böyle bir uygulama gerçekte var mı?
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.02.26)
herhangi bir serviste değişiyor. şanzıman yağı ömürlüktür gibi bir şehir efsanesi var ama gerçek değil. 50-60k km'de bir değişmesi gerekli.
+1
orpheus
(22.02.26)
Türkiyeli neyy lannn
+5
kullaniciadimvar
(22.02.26)
80bin km'de yetkili serviste değiştirdim. Bazı araçların yağları piyasada bulunabilir, herhangi bir o marka ustası değiştirebilir. Bazı markaların yağları ise kolay bulunmuyor benimki gibi. Mecbur servise gittim.
+1
prole
(22.02.26)
araç şu km de şanzıman yağını değiştirmeye gerek var mı diye soru sormak mantıklı da şanzıman yağı nerde değişiyor diye soru ne bilim bana mı saçma gelsi sadece.
-1
gercekdunya
(23.02.26)
(4)

750 bin'e kadar araç önerisi?

mikahakkinen
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.
bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.
i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım için satarken kmsinin problem olmaması gerekiyor.
önerilerinize açığım.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
benim çevremde herkes i20 alıyor bu ara.
0
summerjam0306
(20.02.26)
japon ve kore araçları mantıklı duruyor.

i20, auris, micra
0
gercekdunya
(20.02.26)
yıllık 65 bin km için benzinli egea ilk seçeneğim olurdu.
0
duyuruuser
(20.02.26)
shbd.io
Bana nasip olmadı belki sana olur. Param yetmedi.
İ10 yılda 65bini ya kaldırmaz ya da aşırı yakar.
Clio lar güzel. Tam İstediğin gibi. eşek gibi kullanırsın.
17 model başka ekmek çıkmaz.
15 modele falan razıysan toyota yaris al. Anadolu kadını gibi eve de bakar, tarlayı da eker, hayvanı da güder. Bıktım usandım demez.
0
luluki
(20.02.26)
(3)

Hosting Sorunsalı

memonob
https://kitsune.tr/hosting/hosting satın aldım buradan acaba birileri yardım edebilir mi cpanel falan nedir anlamıyorum youtube yazdımda hep ingilizce içerik
kitsune.tr

hosting satın aldım buradan acaba birileri yardım edebilir mi cpanel falan nedir anlamıyorum youtube yazdımda hep ingilizce içerik
0
memonob
(20.02.26)
cpanel ile sitenin dosyalarını upload ediyorsun. örneğin index.asp, index.php, index.html diye sayfaların ve bağlantılı sayfalar var, hepsini cpanel'le ilgili dosyaya yerleştiriyorsun.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
cpanel bilmiyorsan niye hosting aldın ki? ne yapmak istiyorsun?
+1
gercekdunya
(20.02.26)
chatgpt dene
-1
kondansator
(20.02.26)
(4)

UPS Noter Vekaletname

eisberg
Merhaba arkadaşlar. Elimdeki bir şeyin bir parçası bozuldu. Mekanik küçük bir parça. Firmaya yazdım onlar da bana yurtdışından UPS ile gönderdiler. Ürün gümrüğe gelmiş 3 gündür bekliyor, ben de akıbetini öğrenmek için aradığımda noter onaylı vekaletname vermem gerektiğini gümrük işlemlerinin o şekil
Merhaba arkadaşlar. Elimdeki bir şeyin bir parçası bozuldu. Mekanik küçük bir parça. Firmaya yazdım onlar da bana yurtdışından UPS ile gönderdiler. Ürün gümrüğe gelmiş 3 gündür bekliyor, ben de akıbetini öğrenmek için aradığımda noter onaylı vekaletname vermem gerektiğini gümrük işlemlerinin o şekilde yapılacağını söylüyor. Vekalet ücreti gelen ürünün ücretinden fazladır eminim kaldı ki gönderen firma garanti kapsamında bir yedek parça vs. bir şey de belirtmişti gönderide.

Bu sorunu aşmanın bir yolu var mı? O noter vekalet ücretini asla ödemek istemiyorum.
0
eisberg
(19.02.26)
sadece noter vekalet ücreti ile bitiyorsa çok şanslısın demektir. yoksa 15-20bin lirayı gözden çıkar.
0
gercekdunya
(19.02.26)
UPS mh'ye ücret var mı diye sordum "karşı taraf karşılayacağını belirtmiş" diye söyledi. Maddi değer 15 euro olan bir şey için de kimseyi masrafa sokmak istemiyorum. gerekirse geri gitsin, olaya bak.
0
🌸eisberg
(19.02.26)
hediye bile gönderilmiyor ki yurt dışından yasak. millet youtube plaketlerini bile alamıyor
yazık cidden
+2
jelly bear
(19.02.26)
işte insanlar yavaş yavaş farkına varıyor. olay sadece temudan terlik, telefon kılıfı alabilmek değildi. bir sürü tamir yedek parça malzemesi, elektronik arge malzemesi gerekiyor bu ülkeye.

tibbi-medikal bir cihazınız var örneğin solunum cihazı buna hayati ihtiyaç duyuyorsunuz ve maskesi bitti, borusu koptu buradaki temsilciye yeni cihaz parası vermeden bunları temin edemeyeceksiniz.
+3
orpheus
(19.02.26)
(11)

Mekanda dokulen yemegin ickinin telafisi

floydian
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
+1
floydian
(19.02.26)
masaya servis olan bir yerse yenilerler zaten.

bardan alıp ayakta elde içilen bir mekansa olmayabilir ama... (barmen'in gözü önünde olursa muhtemelen o da teklif eder gerçi.)
0
brkylmz
(19.02.26)
Ben döktüysem değil mi? Ben döktüysem hiç öyle bir beklentim olmaz, aklıma bile gelmez.
+4
kizil karga
(19.02.26)
Tabii tabii masaya servis olan bir yer ve musteri olarak siz kazara doktunuz
0
🌸floydian
(19.02.26)
Dediğin gibi olsa güzel olurdu hiç aklıma gelmemişti, normalde böyle bi beklentim olmazdı ama artk olacak mantıklı geldi çünkü.
0
kizil karga
(19.02.26)
kendim isteyemem sanırım. mekanın yenisini getirmesi lazım. böyle bi durumda ilgili kişi kör taklidi yaparsa bi daha o mekana gitmem.

diyarbakırda ciğerciye gitmiştik. çocuk ciğer yemiyo dedik. ona da tavuk yapalım dediler. hesap geldi, tavuğu yazmamışlar. söyledik. kendileri önerdikleri için ikram etmişler :D getirilen de tam bi porsiyon tavuk yani yine biz yedik :D
+1
elorelia
(19.02.26)
gelmeli
0
ala09
(19.02.26)
Mekan bu senaryoda yenisini vermekle yükümlü değil elbette ama bunu yapmak, şık olanı yapmaktır. Ben verilmesi gerektiğine inanıyorum. Kimse bir bardak birayla zengin olmaz. Bu kadar ufak bir şeyin hesabına düşüp, müşterinin midesini bulandırmaya gerek yok. Hele ki hemen yerine yenisini verip işletmen, hizmet anlayışın için pozitif bir intiba bırakabilecekken.

Ben şahsen talep etmem bunu. Bir tane daha söyler, devam ederim. İşletmenin takınacağı tavra göre de bir daha gitmem olur biter.
0
cay koy geliyorum
(19.02.26)
tabii yenisini ücretsiz olarak getirmeli. getirmiyorsa bir daha oraya adımımı atmam.
0
elektr10
(19.02.26)
mecbur değil ama içkinin cinsine bağlı olarak vermesi şık olur. mesela çok pahalı bir şarap açtırdınız yada viski açtırdınız döktünüz yenisini beklemek saçma. ama bir bira geldi içemeden düştü döküldü, yenisini getirmeleri müşteriyi kazanmak demektir.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Kendim dökmüşüm beklentim olmazdı ama ikram edilirse çok hoşuma giderdi.
Geçenlerde Blok'ta birama sinek girdi bara bardağımla gidip değiştirmek istedim tekrar bira doldurmasını istememiştim sürahimiz vardı ama barmen ikram olarak doldurdu sağolsun.

Bizim mekanımızda dans ederlerken rakı şişelerini devirdi müşteriler sanırım şişenin yarısı gitmişti onların da beklentisi olmadı, insiyatif alıp birer duble ikram ettik sonra zaten bu durum hoşlarına gitti ekstra şişe söyleyip eğlenmeye devam ettiler.
0
mutekebbir
(19.02.26)
Getirmeli. “Getirmesi şık olur” falan değil, getirmek zorunda.

Ama hizmet sektörü öyle saçma öyle sapık bir yere gidiyor ki, yenilemek bir kenara, “sen bunu yere döktün ve ben bunu temizletmek için ekstra bir iş yaptırıyorum” deyip fazladan para bile beklenebilir artık. Hele kırılan tabak bardak varsa…
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Bütçe yapıyor musunuz? Yıllık tatil bütçeniz ne kadar?

gabe h coud
Flexçiler için on numara duyuru. Bütçe kalemleriniz nelerden oluşuyor? Bütçeyi ne zaman yapıyorsunuz, ne zaman revize ediyorsunuz? Tatil bütçeniz yıllık ne kadar? Diyerek ilk taşı atayım.
Flexçiler için on numara duyuru.

Bütçe kalemleriniz nelerden oluşuyor? Bütçeyi ne zaman yapıyorsunuz, ne zaman revize ediyorsunuz? Tatil bütçeniz yıllık ne kadar?

Diyerek ilk taşı atayım.
-3
gabe h coud
(19.02.26)
Her ay yaparım, her ay revize ederim.
Ana gider kalemlerim,
Sağlık
Mutfak
Konaklama
Faturalar
Keyfi Harcamalar

Esnek giderlerim
Eğlence

Tatil bütçemi yılın ilk 4 ayı bütçemin ne kadar açık verdiği belirliyor, bütçem fazla verdiyse iyi tatil yaparım vermediyse kötü yaparım
0
ebeş
(19.02.26)
Tatil bütcesi 2025‘te 15% imis. Yol parasi her sey icinde.
2023‘te bu oran 4% gibi bir seydi.
Tatil yani deniz beach bana göre olmasa da olur ama seyahat cok önemli bana göre.

Fiks giderlerim yani baslica kiram (9%) ucuz oldugu için tatile diger insanlara nazaran daha cok bütce ayirabiliyorum.

Giderler öncelikle ev ve telefon gibi gibi fiks giderler.
Sonra pocket money dedigim kahve yemek vs
mutfak ve drugs store alisverisi
Kiyafet alisverisi
Ev alisverisi ( dekorasyon ya da demirbas)
Kültür ( sinema opera vs)
Spor
Education ( kitap kurs okul)
Üyelikler ( spotify vs)
Self care ( cilt bakimi, dis temizligi, terapi vs)
Diger

2020‘den beri bütçe yapiyorum. Bana cok iyi geliyor. Her seyin fiyati yil yil kayitli.
0
Purple life
(19.02.26)
bütçe yapmıyorum ama son zamanlarda güzel bir uygulama bulup harcamaları not almaya başladım. öncelikle neden ve nereye bu kadar harcadağımı analiz ediyorum, bundan sonra da artan parayı ne yapacağıma karar verecem.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Butce yapmiyorum ama bir excelim var tum mal varligini girdigim.Altin,TR Borsasi,Yurt disi borsalar,Kripto,kredi borcu vb. kalemleri her ayin son gunu guncelleyip finansal ozgurluk yolunda nerede oldugumu kaydediyorum.Sonradan hangi yatirim kalemindeki varligim daha cok yukselmis seklinde calisma yapmak icin gecmise yonelik iyi bir takip oluyor.
0
turkuaz
(19.02.26)
(2)

Uludag kayak

die fetten jahre sind vorbei
SelamlarYaz lastikleri ile kayak icin otele gidebilir miyiz ? Daha once giden varsa yol musait mi bilgi verebilir mi
Selamlar

Yaz lastikleri ile kayak icin otele gidebilir miyiz ? Daha once giden varsa yol musait mi bilgi verebilir mi
0
die fetten jahre sind vorbei
(19.02.26)
Geçtiğimiz haftasonu oradaydım gidemezsin. İlk girişte zaten jandarma kontrolü var geri çeviriyor.
+2
administ
(19.02.26)
yiğitali köyünde yani jandarmanın orda zincir ve çorap takan köylüler var. onları taktırıp çıkabilirsin.
0
gercekdunya
(19.02.26)
(13)

Şifreler için bir yönteminiz var mı?

michael_knight
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor. Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum. Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor. Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştire
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor.
Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum.
Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor.

Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştirebileceğim bir yöntem, bir sistem arıyorum.
Önerebileceğiniz bir yöntem var mı?
-1
michael_knight
(18.02.26)
örn:
1+#+ siteadının 1 3 5. harfleri+! +.
gibi bir şey olabilir.
+2
kisa
(18.02.26)
gayet de duzen tutturursun. 3 yildir yukaridakine benzer bir sistemi kullaniyorum. heryerde de tikir tikir calisiyor. sadece sistemi genis olcekte tam verimli kullanmak icin biraz emek vermeniz gerekiyor. cunku her site, app vs.. farkli frekanslarda guncelleme, kombinasyon, uzunluk istiyor. herseyi bir app'e baglamaktansa sistem kurup hepsini hatirlamak cok daha mantikli geliyor bana.

edit: mesela ustte ve altta paylasilan kombinasyonlardaki problemleri kolayca kestirebiliyorum. ama baslamak icin iyi bir referans. problemleri farkedince guncelleyeceksiniz. o yuzden emek harcamak lazim dedim. kervan yolda duzulur misali.
+1
buenosdias
(18.02.26)
Ben iş yeri için şöyle şeyler deniyorum
Belirledigim bir harf ve sembol kombinasyonunu hangi ay sifre degistirtiyorsa yılla beraber uyarliyorum.
202601asd@ 202604asd@
Gibi
+1
a perfect lie
(18.02.26)
Bitwarden kullan, bir tane de unutmayacağın bir cümle bul master key olarak ata.
+2
nahtoderfahrung
(18.02.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. tüm her yerdeki şifrem random oluşturulan şifredir. lastpass şifrem güçlü ve yetiyor.
0
gercekdunya
(18.02.26)
1password
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(18.02.26)
bitwarden + google authenticator
+1
anon1m
(18.02.26)
Bitwarden +1
0
kisa
(18.02.26)
buyukHarficereN en az 8 harfli üç kelime +2 sayı +2 işaret

lichtenStein78<>
mamaZizu09*?
KralKobra34_.

al döndür döndür kullan her yerde.
0
klassno
(18.02.26)
İnternetteki en "yaşlı" alışkanlığım parola saklama sistemlerine güvenmemek. Uzunca bir kelime, kelimenin belli bir yerinde araya giren bir sayı, bu ikisinin belli yerlerine ilgili web sitesinin adından belli karakterler ekleyerek kullandığım bir temel parolam var. İlla büyük harf ve özel karakter isteyen siteler için eklediğim bir sistem de var. İşimi görüyor.

Banka uygulamaları şifre değiştirmemi istedikçe de o sırada saat kaçsa ona bakıyorum. Mesela 14:37'de şifre değiştiriyorsam 143702 (çünkü şubat ayındayız) ya da 031437 (çünkü çarşamba haftanın üçüncü günü) vs yapıyorum. Ama bu sürekli değişen şifreleri bir yere not alıyorum:)
0
kobuzchu kiz
(18.02.26)
Bu baslik saka mi xD xD

Niye soyleyeyim sifrelerimi nasil olusturdugumu
0
hot potato
(18.02.26)
bitwarden. hic bir sifremi bilmiyorum artik.
+1
compumaster
(19.02.26)
Bunu chatgpt ye yaz ve sana basit bir kod uretain.

Kullanıcı adı, site ismine göre güvenli şifre üretecek bir sisteme ihtiyacım var. Bir master şifre var ve bunu kullanarak her girdi için encryted süre oluşturacak. Yani kimse şifreyi kullanarak master şifremi decrypt edemeyecek. Ayrıca bir de versiyon numarası koy ki aynı site için şifre değiştirmek istesem sadece versiyonu değiştireyim.
Şifreler kaydedilmeyecek hiçbir yere, onun yerine master şifremi girip, hangi sistem için şifre lazım ise onu seçince, şifreyi hesaplasin versin. Server yok. Sadece offline.
Export import yeteneği de ver ki backup alabileyim
+1
bir varmis bir yokmus
(20.02.26)
(2)

Yurtdışı kayıtsız telefon imei hakkında

hakmut
Türkiyede satılmayan bir telefonu yurtdışından getirtmek istiyorum. Malum, sim slot başına 4 ay kullanım süresi veriyor btk.Merak ettiğim, sayaç simi takar takmaz hemen başlıyor ve 120 gün sonra kapanıyor mu kesin?
Türkiyede satılmayan bir telefonu yurtdışından getirtmek istiyorum. Malum, sim slot başına 4 ay kullanım süresi veriyor btk.

Merak ettiğim, sayaç simi takar takmaz hemen başlıyor ve 120 gün sonra kapanıyor mu kesin?
0
hakmut
(17.02.26)
evet ilk sinyal almaya başlayınca mesaj geliyor. bu arada 120 gün içinde yurtdışına tekrar çıkılırsa o süre hesaba katılmıyor.
0
gercekdunya
(17.02.26)
esim avrsa ayrıca 4 ayda esim ile kullanıp 8 ay kullanılıyor denilmekte.
0
liberal
(17.02.26)
(9)

Bulaşık Makinesi Tuzunu Yanlışlıkla Yemeğe Koymak

pro9it9is9
Sevgili Duyuru Üyeleri,Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.Oturup öğleyin birlikte yemeği
Sevgili Duyuru Üyeleri,
Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.
Oturup öğleyin birlikte yemeği yemişler. Bir rahatsızlıkları yok.
Bulaşık makinesi tuzunun bir zararı var mı? Yemeği çöpe atayım mı?
Çok teşekkür ederim şimdiden.
0
pro9it9is9
(16.02.26)
Markası ne? İçeriğine bakalım.
0
yaren
(16.02.26)
Viking
0
🌸pro9it9is9
(16.02.26)
İnternette arıyorum 5'i bir arada gibi bişeyler çıkıyor. Eğer bu tarz bir ürünse yemeği çöpe at, bunlar kimyasal karışımlardır çünkü, yenmez. Kaldı ki yenince zarar vermeyecek bir şey olduğunu da sanmıyorum, sağlığınızdan kıymetli değil, at bence yemeği. Birine sadaka verin, verilmiş sadakanız olsun. Bir bela savıyor olabilirsiniz.
+1
yaren
(16.02.26)
114 zehir merkezini arayın. Yemeğin kalanını yemeyin.
+4
inheritance
(16.02.26)
Bulaşık makinesi tuzunun %99'dan fazlası saf sodyum klorürdür., içinde boya koruyucu vs yok ise teknik olarak zehirli bir madde değil. ama takipte kalıp dikkatli olmakta fayda var yemeği de tabii ki atın.
-1
orpheus
(16.02.26)
Normalde ben merak edip okumuştum nacl yani sofra tuzu ile aynıydı
0
enteg
(16.02.26)
o tuzda normal kaya tuzudur. kutusuna bakın katkı maddesi yada kimaysal yoksa işlenmemiş tuz olduğu için daha bile sağlıklı olabilir. rafine sofra tuzlarının içine ne katıldığını nasıl ağartıldığını bilmiyoruz sonuçta.
0
gercekdunya
(17.02.26)
hiç bir şey olmaz. düz kaya tuzu içindeki.
0
limonlu eksi
(17.02.26)
içindeki normal kaya tuzu olsa bile paketlendiği tesis bir gıda paketleme tesisi değil. belki bambaşka kimyasallarla aynı hatta veya ortamda paketleniyordur. Ambalajı gıdaya temasa uygun bir ambalaj değildir. panik olacak kadar büyük bir risk yok bence ama kalanını tüketmemek daha akıllıca olur.
0
faberkastelli
(17.02.26)
(2)

Takip cihazı tavsiyesi

boyalı kuş
Çocuğun yanına koymak için kullandığınız bildiğiniz iyi bir takip cihazı var mı? Hem android hem de iOS’ta çalışması gerekiyor. Bir de takip cihazlarının hepsi apple üzerinden mi sinyal alıp gönderiyor?
Çocuğun yanına koymak için kullandığınız bildiğiniz iyi bir takip cihazı var mı? Hem android hem de iOS’ta çalışması gerekiyor. Bir de takip cihazlarının hepsi apple üzerinden mi sinyal alıp gönderiyor?
0
boyalı kuş
(16.02.26)
Airtag
-1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
airtag sadece iphone ile çalışır androidler için uygulaması yoktur. bir çok değişik tag takip cihazı reklamı çıkıyor sürekli karşıma onlardan birini tercih edebilirsin. evet hepsi yakında bir iphone yoksa cihaz hiç bir işe yaramıyor.
0
gercekdunya
(17.02.26)
(3)

buzdolabının kapağı aralık kalmış

biseysorcaktim
mini buzdolabım var. eski, modelini bilmediğim bekar işi bir şey. sanırım 10-12 saat kadar, kapağı bir parmak aralık kalmış.dolabın içindekiler zarar görmemiş, içi hala soğuk.belli ki dolap çok çalıştı sıcaklığı ayarlamak için.aylık ortalama 300 lira geliyor elektrik faturası (tv-monitör-bilgisayar,
mini buzdolabım var. eski, modelini bilmediğim bekar işi bir şey.
sanırım 10-12 saat kadar, kapağı bir parmak aralık kalmış.
dolabın içindekiler zarar görmemiş, içi hala soğuk.
belli ki dolap çok çalıştı sıcaklığı ayarlamak için.

aylık ortalama 300 lira geliyor elektrik faturası (tv-monitör-bilgisayar, airfryer, kettle, bulaşık makinesi, kombi, buzdolabı vs dahil).

bu veriler dahilinde, kapağı aralık buzdolabı çalıştırmak faturamda devasa bir fark yaratır mı yoksa dikkate değmez bir şey, olsa olsa bir paket sigara parası mıdır?
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
öncelikle mini buzdolabı asla bu kadar tüketmiş olamaz ama en en en kötü ihtimali hesaplayalım 12 saat açık unutacağın bir aletin maksimum teorik tüketimi 16A sigortaya bağlı olduğunu düşünürsek saatte 3680w'dan 44kwh. sende buna yakın bile değildir 10kwh bile tükettiğini sanmıyorum.

ortalama bi paket sigara 100tl dersek, o kadar yakmamıştır.
+2
konetsu
(16.02.26)
yaktığı elektrikten çok kompresörün sargılarını düşünmen daha mantıklı sanki. yakın zamanda kompresör bozulmaz umarım.
+1
gercekdunya
(16.02.26)
Çok açık kalınca aşırı çalışıp karlanma yapıyor o da arıza sebebi olabiliyor. Fişini çekip bi tamamen çözdürüp geri takabilirsin dolap küçük kısa sürer.
Fatura olayını bilmiyorum.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
(17)

En ufak tartışmada kıl kıl surat yapıp size sürekli cerahat boşaltan bir partneriniz olsa ne yapardınız?

mahmuttt
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi. Bu kişi eşiniz. Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınızGüncelleme: Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkel
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi.

Bu kişi eşiniz.

Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınız


Güncelleme:
Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkeliydim. Fakat şunu gördüm. Kadınlar her zaman ama az ama çok ve kesinlikle sizi sevmedikleri için değil bazen sadece stresli yorgun tükenmiş oldukları için biz erkeklere dikenlerini batırıverebiliyorlar.

Fakat gülü seven dikenine katlanır diyor sessiz kalıp tartışmayı el büyütmeden alevlendirmeden nötr kalarak geçiyoruz.

Varsa anlık siniri geçince o da normale dönüyor.

Stres tükenmişlik anneliğin verdiği yorgunluk bir yandan çalışma hayatının stresi eklenince metropolde yaşayan her kadın her anne bu tepkileri verir ben bunu gördüm.

Bir çocuk duygusunu yönetemediğinde nasıl sakin kalıyorsak;

eşimiz de baş tacı. O da böyle olduğu anlarda o ateşken biz su oluyoruz nötr kalıyoruz susuyoruz sakinlemesini bekliyoruz.

:)

geçim anlık geçimsizlikleri çift taraf haline getirmeden büyütmeden yönetmeyle sağlanıyor.

Kronik geçim sorunlarında da; zaten yükü ağır olan kadınlarımıza hem madden hem manen duygusal açıdan ilgi ve destek sunmamız da bize yakışandır.

Evliliğin 5-6. yılında halen ara ara bocalamakla beraber Şuan ve genelde aslında son bir iki aydır özellikle iyiyiz özetle. Sanırım Olgunlaşıp birbirimizi sakince yönetmeyi öğreniyoruz. Evliliklerde en çok boşanmaların 5. yılda olduğunu da anlıyorum tehlikeli bir eşik. Olgunlaşarak ilişki duygu yönetimini yapabilenler eşiği geçiyorlar. Biz de o dengeyi yeni yeni oturtmaya çalışıyoruz. Onu yeni yeni hissediyorum son üç dört aydır özellikle. Cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
-1
mahmuttt
(16.02.26)
sakin ve sevgi dili kullanarak, iletişim kurmayı denediniz mi? örneğin;

"sevgilim, ufak tartışmalarımızda bile bana rahatsız edici yüz ifadeleri takınarak kalbimi kırıyorsun, kendimi reddedilmiş hissediyorum. biraz daha kibar olsak birbirimize nasıl olur? seni bu davranışa iten nedenler neler? sağlıklı iletişim kurmayı öğrenmeliyiz. bu meseleyi çözmeliyiz aksi takdirde benim duygularımın da sana karşı olumsuz seyretmeye başlamasından korkuyorum..."

gibi...

tahmin ediyorum ki ilişkinizin başlarında böyle davranmıyordur eşiniz? eğer sonradan bu şekilde sert bir mizaca sahip olduysa bir takım konularda beklentileri karşılanmıyor olabilir. özellikle çocuk sonrasında sorumlulukları eşit paylaşabiliyor musunuz? ev işleri konusunda eşit bölüşmüyor musunuz? veya siz ilgi alaka sevgi göstermiyor musunuz? bazı evliliklerde erkek ve kadın yalnızca ebeveyn rolüne bürünerek birbirlerine karşı eş olma sorumluluğunu es geçebiliyor...
yalnız kalabileceğiniz romantik bir buluşma planlayarak sağlıklı şekilde konuşmayı deneyin bence... birbirinizi dinleyin... ama gerçekten kulak verin...
+3
isimsizbiri
(16.02.26)
Yüksek ihtimal geri dönülmeyecek noktalara gidiyor acil şekilde sakince konuşup tüm karşılıklı hislerinizi konuşmanız gerek.

Ancak eşiniz siz iletişim kurmaya çalışınca size kontra yapıp saldırgan tavır izleyecekmiş gibi bir izlenim edindim kendi içinde ruhen ilişkiyi bitirmişde olabilir.

Tabi hikaye kısmını ondanda dinlemek lazım neler yaşadı neler yaşandı kim kimin gözünden neler gördü vs gibi
0
basond
(16.02.26)
37 yaşındayım, bekarım. Karşıma evlilik ve çocuk düşünebileceğim "düzgün" bir partner çıkmadı. Cevap biraz ağır olacak: kendi düşen ağlamaz.

Ek: Flört dönemini geçtim, çocuk öncesi dönemde de mi karşındakinin yanlış insan olduğunu fark edemedin? bir de çocuk yapmışsın.
0
HellKeePer
(16.02.26)
ayrılırdım. sevgi yoksa yaşamanın bir anlamı da yok.
0
gabe h coud
(16.02.26)
Iliski terapisi.

Bana kalirsan rutin islerden bunalmissiniz. Ikiniz de birbirinizi anlamiyorsunuz. Çocuktan dolayi özellikle uzun süreli iliskisi olan ciftler bunu cok yasiyor.

Cocugum yok ama hissim bu yönde.
0
Purple life
(16.02.26)
acı ama aradaki saygı bittiyse, o ilişki de bitmiş demektir. çift terapisine gitmeyi teklif edin. kabul ederse belki düzeltirsiniz. yoksa ayrılmak çocuk içinde en güzel çözüm. mutsuz bir ailede büyümek çocuğa travma yaratır.
0
gercekdunya
(16.02.26)
eski duyurularını da biliyorum. ataerkil kafa yapın yüzünden kadına ev işinde çocukta yardım etmiyorsun, kadın çalışıyor sorumluluk ağır geliyor. kaç kez bu yazıldı yine dikkate almayıp niye nefret ediyor diye sorguluyorsunuz. dayak yemediğinize şükredin.

ayrıca @HellKeePer mutsuz evliler görünce "oh be evlenemedim diye korkmama gerek yokmuş onlar da mutsuz" rahatlaması yaşamışsın resmen ne ayıp yahu.
+6
kaptan maydanoz
(16.02.26)
önce rus kadın bul, sonra boşa.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.02.26)
Bir de karşı taraftan dinlemek lazım. Kuvvetle muhtemel size çoğu şeyden dolayı kızgın.

Ha ben hatalı değilim diyorsanız ayrılık en gerçekçi çözüm. Çocuk var diye böyle bir evliliğe katlanılmaz zira.

Terapist sadece süreci uzatıyor bana göre. 1 ay değil ama 1 yıl sonra boşanıyor çiftler. Denenebilir mi tabi ama eşinizi buradakilerden daha iyi tanıyorsunuzdur.
+2
drako
(16.02.26)
Yaşamadım ama en başta güzelce konuşmak, anlaşmak lazım.
Bazı eşlerde sürekli kendi ailesel durumunu komşusu, akraba veya başkalarıyla kıyaslama hali vardır :
- Onlar şunu yaptı... bunu yaptı, şuraya gittiler... şunu aldılar... vs gibi. İçten içe haset eder durur. Bunu eşine de yansıtır ve huzursuzluk böylece başlar.
Eğer böyle değilse o kimse biraz daha şanslısınız.
Diğer yandan boşanmaya giden sürecin başlangıcında genellikle " karşısındakini küçümseme' vardır.
Yanlışlıklar varsa giderilmeye çalışılır . Beklentiler, vaadler varsa zarara uğramayacak şekilde ortalama olarak yerine getirilir
Ama dur durak bilmeyen hırs ve nefret için pek söylenecek bir şey bilmiyorum ama şimdilik yoktur.
0
diyecevaplandı
(16.02.26)
Sadece başlıktan bile sizin de eşinize çok hoş duygular beslemediğiniz anlaşılıyor. Bunlar durdukça düzelecek şeyler olmadığından acilen harekete geçmeniz lazım. Çift terapisinde, hakem karşısında konuşup anlaşmanız kolaylaşır. Bi deneyin derim.
+3
lil siztah
(16.02.26)
Bu duygular karşılıklıdır. Ne veriyorsunuz ki ne bekliyorsunuz mesela.
Belli ki sizden de hoş bir duygu geçmiyor karşı tarafa doğal olarak o da duygularını bu şekilde dışa vuruyor.
Çift terapisine de boşanmaya da +1
+3
mutekebbir
(16.02.26)
Başlıktan midem bulandı, siz de pek masum sayılmazsınız +1
0
love and trust
(16.02.26)
daha önceki sorularınızı hatırlıyorum. sürekli eşine nefret kusan, annesi karşısında eşini yeren birisiniz. umarım eşiniz bir an önce sizi boşar.
+5
eileengray
(16.02.26)
Abi bak soru bu mu

"En ufak tartışmada kıl kıl surat yapıp size sürekli cerahat boşaltan bir partneriniz olsa ne yapardınız?
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi.

Bu kişi eşiniz.

Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınız"

Bunun cevabı çok net, boşanılması gerekir. Kin ve nefretle dolu bir insan düzeltilmez. Düzeltilecekse, onun bu hale gelmesi konusundaki rolünüzü görmeniz ve kabul etmeniz gerekir, bu da sorunuza bakınca maalesef pek mümkün değil gibi. Boşanın rahatlayın.
0
yaren
(16.02.26)
Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkeliydim. Fakat şunu gördüm. Kadınlar her zaman ama az ama çok ve kesinlikle sizi sevmedikleri için değil bazen sadece stresli yorgun tükenmiş oldukları için biz erkeklere dikenlerini batırıverebiliyorlar.

Fakat gülü seven dikenine katlanır diyor sessiz kalıp tartışmayı el büyütmeden alevlendirmeden nötr kalarak geçiyoruz.

Varsa anlık siniri geçince o da normale dönüyor.

Stres tükenmişlik anneliğin verdiği yorgunluk bir yandan çalışma hayatının stresi eklenince metropolde yaşayan her kadın her anne bu tepkileri verir ben bunu gördüm.

Bir çocuk duygusunu yönetemediğinde nasıl sakin kalıyorsak;

eşimiz de baş tacı. O da böyle olduğu anlarda o ateşken biz su oluyoruz nötr kalıyoruz susuyoruz sakinlemesini bekliyoruz.

:)

geçim anlık geçimsizlikleri çift taraf haline getirmeden büyütmeden yönetmeyle sağlanıyor.

Kronik geçim sorunlarında da; zaten yükü ağır olan kadınlarımıza hem madden hem manen duygusal açıdan ilgi ve destek sunmamız da bize yakışandır.

Evliliğin 5-6. yılında halen ara ara bocalamakla beraber Şuan ve genelde aslında son bir iki aydır özellikle iyiyiz özetle. Sanırım Olgunlaşıp birbirimizi sakince yönetmeyi öğreniyoruz. Evliliklerde en çok boşanmaların 5. yılda olduğunu da anlıyorum tehlikeli bir eşik. Olgunlaşarak ilişki duygu yönetimini yapabilenler eşiği geçiyorlar. Biz de o dengeyi yeni yeni oturtmaya çalışıyoruz. Onu yeni yeni hissediyorum son üç dört aydır özellikle.
0
🌸mahmuttt
(21.02.26)
sinir krizi geçirip boşanırdım
0
runaway
(21.02.26)
(3)

Evime sigorta yaptıracağım

deepest
Hangi kurumu seçmeliyim ve nelere dikkat etmeliyim sizce?teşekkürler.
Hangi kurumu seçmeliyim ve nelere dikkat etmeliyim sizce?
teşekkürler.
0
deepest
(13.02.26)
poliçede neler kapsadığını ne kadar teminat teminat verdiğini iyi kontrol et. onun haricinde tüm sigorta şirketleri aynıdır işin düşünce ödeme yapmamak için kırk takla atıyorlar. ama hepsi mecburen ödüyorlar.
0
gercekdunya
(13.02.26)
99 depreminde bizim ev sigortalıydı kılılan şeylerin parasını alamadık çünki vitrinde bulunan bardakların kristal olduğunu belirtmemişiz, normal bardak gibi saydılar hepsi paşabahçe şu andaki tane adedi 1k olan şeylerdi.. yani hangi birini yazacaksınki değerli.. (bu anadolu sigortaydı)

istedikleri gibi ödemiyorlar sürekli suç buluyorlar,
geçen depremde arkadaşın evinin iç duvarı baya çatlamış sıva çatlağı değil yani yarık var gelip bakan exper sıva çatlağı diyip birşey ödememiş firması ya axaydı ya başka 2 harfli bişey
0
eja
(13.02.26)
evdeki altınlar kilitli kasada ve duvara monteli şekilde durmuyorsa (hırsızın asla çalamayacağı şekilde) sigorta kapsamı dışındaymış. hadi lan oradan deyip vazgeçmiştim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
(22)

Yemek seçen insanlar

kizil karga
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana acayip nezaketsiz bir barzo gibi geliyor sosyal statüsü ve eğitiminden bağımsız olarak, böyle birine denk geldiğimde kafasını o yemeğin tabağına sürtesim geliyor, ben mi abartıyorum acaba sizin de dikkatinizi çekiyor mu böyle şeyler.
-5
kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek salt şımarıklıktır. insan şayet kendisine faydası varsa ve alerjik bir durumu yoksa boğazından geçebilen her şeyi yiyebilir. ben onu sevmiyorum ve yiyemiyorum = şımarıklık. başka bir şey değil.
-6
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
kesinlikle aynı düşünüyorum, daha çok annesi insanlık özelliklerini başedememiş diyorum böyle tiplere, bir şeyi sevmez yiyemezsin o ayrı ama normalde yediğin birinin sana özenerek yaptığı şey güzel olmamış olsa dahi bunu beğenmedim demek farkettirmek aşırı nezaketsizlik barzoluk ayılık insan olamamışlık. bendede var böyle bir tip :/
-5
eja
(11.02.26)
abartiyorsunuz. yemek secmek iyi bir sey degil (benim mesela yiyemeyecegim sey yok) ama yemek secenlere bu kadar nefret beslemek de normal degil. neden bu kadar nefret ediyorsunuz? ornegin bir insanin bu kadar yakinina hosnutsuzlugunu dile getirmesinde bir problem gormuyorum. bir misafirlikte degilsiniz, arkadasinizda degilsiniz. verdiginiz ornekler insanin en yakinlarina hosnutsuzlugunu dile getirmesi durumu. insan sevmedigi seyi esine veya annesine soyleyemeyecekse kime soyleyecek?
+9
Sour
(11.02.26)
Yemek seçme konusunda uzmanım. Bence yemek seçmek elitliktir. Her şeyi yiyenler dünyaca ünlü şef olsa bile kalitesiz insandır bana göre. Her şeyi yiyen insana selam vermem.
-6
arbre
(11.02.26)
arbe insanlar abartıyor zannediyordum ama gerçekten normal bi tip değilmişsin sen umarım tez zamanda şifanı bulursun karşim.
+8
🌸kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek bana da şımarıklık geliyor da benim de az olsa yemediğim yemekler var. en fazla nasıl patlıcan yemezsin ya diyip geçiyorum.
0
jelly bear
(11.02.26)
Ben normal bir insanım ve yemek seçmek hastalık değil. Beni küçükken ıspanak yemeye zorluyorlardı. Ispanak mı sevdim, 33 olacağım, hâlâ yemem. Sizin gibi insanları zorlayan tipler tedavi olmalı bence. Bilerek abartarak yazdığımı anlamayan ve her yazdığımı çok ciddiye alan o tiplere de bayağı gülüyorum.
-3
arbre
(11.02.26)
bizim damak zevkimize ve kültürümüze uygun cok az yemegi secerim. mesela malatyalilarin kiraz yapragi sarmasi görüntü acisindan cok midemi bulandirir. yemek görüntü olarak hosuma gitmese dahi yemekle oynamam ve dalga gecmem. mesela sekil verilen yemekler de cok midemi bulandirir. misafirlige falan gittigimde midem bulansa da yerim ve belli etmem. cok lezzetli olmus, ellerinize saglik derim. hatir sayarim.

hatir falan dinlemeyecegim, asla yemeyecegim seyler var tabii ama bunlar genelde türk mutfak kültürü disinda olan seyler. mesela balut. cek vur beni daha iyi.
mesela casu marzu diye bir peyniri var sardinyalilarin. onu yiyecegime büyük konusmayayim ama öleyim daha iyi yani.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
annen ya da eşin senin neyi sevip sevmediğin bildiği halde o yemeği yapıyorsa burunda kıvrılır, laf da söylenir. o yemeği sevmediğini bilmiyorlarsa zaten daha fena. seni hiç tanımıyorlar yada hiç önemsemiyorlar demektir . önemli olan karşıdakine saygı gösterip değer vermek. sonra karşı değer görürsün zaten.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
gercekdunya mesela 4 kişilik bir ailede o yemeği sevenler de varsa eğer sırf sen sevmiyorsun diye o yemeğin yapılmaması gerektiğini, yapıldıysa eğer burun kıvırıp laf söyleme hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Yemek seçmek çok başka bir şey yapılan yemeğe burun kıvırmak çok başka.

İnsanlar yemek seçebilir herkesin yemediği ve çok severek yediği yemekler vardır, hiçbir evde her zaman çok sevdiğin yemekler olmaz "normal" yemekler de olur.
Özellikle yemediğin bir yemeği bunu bilerek yapıp önüne getiriyorlarsa tamam belki biraz söylenilebilir ama emek verilip pişirilmiş bir yemek varsa ortada buna minnet edip yiyeceksin saygısızlık yapmayacaksın.

Annemin de çok lezzetli bir eli yoktur standart yemek yapar, bazı şeyleri çok güzel yapar ama çoğu ortalamadır yine de kimse laf edemez "kalk kendin yap o zaman" derler.
Hele ki karısının yaptığı yemeğe laf eden biri "dayaklıktır".
+6
mutekebbir
(11.02.26)
Yemek seçmek açlıkla alakalı ya yeterince aç kalınca herkes herşeyi yer
O sınıra gelmeden benim adla yemeyeceğim yemekler var örneğin işkembe çorbası o koku beni anında öğürtüyor. Sevmemek değil vücut tepkisi. Ayrıca uzakdoğu yemekleride beni öğürtüyor.
Bunun dışında yemediğim yemek yok gibi
0
basond
(11.02.26)
@kizil karga belli ki sen yemek yapan tarafsın ve karşı tarafı hiç önemsemeden kafana göre yemek yapıyorsun. bence sen hiç bir şey yapmasan karşı taraf için daha iyi. çünkü narsist ve egoistsin. ayrıca cevap yazıp beni engelliyorsun. bırak bende cevap yazabileyim.

aile 4 kişi bile olsa o insanın yiyeceği bir şey de yaparsın, öbür yemeği de yaparsın. ona da sevmediği yemeği yemesi için ısrar etmezsin yada yemiyor diye kızamazsın. yani evet aile 4 kişide olsa 10 kişi de olsa ve herkese yemek yapıyorsan, o sofrada herkesin yiyebileceği bir şey olmalı. yani senin sorunun karşı tarafın yemek seçmesi değil. senin onu önemsemediğini gördüğünde, sana laf söylenmesine bozulman. aynen şu an beni engellediğin gibi.

buraya cevap olarak da yemek seçilebilir. herkes her şeyi yemek yada sevmek zorunda değildir. burada yazar karşıdakini önemsemediği için, yanlı bir soru sormuştur sizde onun kayığına binip gitmişsiniz. burda yemek seçmiyorum diyen çoğu kişi de sakatat (mumbar, şırdan, kokoreç, kelle, paça, işkembe) görünce burun kıvırıyor olabilir ama klavyeye gelince ben kesinlikle yemek seçmem diye yazabilir. nasılsa hesap soran yok.

son olarak da yemek sevmiyorsan da burun kıvırmazsın. kibarca teşekkür edersin başka şekilde karnını doyurursun. ama burda burun kıvran taraf çok haklı çünkü karşısında kızıl karga gibi bencil biri var.
0
gercekdunya2
(11.02.26)
Sour +1

misafirlikte "bu ne be iğrenç" deyip surat ekşitmiyorlarsa sorun yok. isteyen istediğini yer, istemediğini yemez. bazı yemekler, bazı tatlar, bazı insanların midelerini bulandırabiliyor. her insanın damak zevki farklı. buna karışamazsın. zorla yediremezsin.

dinle alakalı bir şey de olabiliyor hem bu yemek seçme olayı. vejetaryenlik ve veganlık gibi seçenekler de var ayrıca.
+3
art cat chocolate
(11.02.26)
cok secerim ama bu her yedigim yemek muhtesem anlamina gelmez. disarda tavuklu pilav yerim mesela ama SULU YEMEK denen hicbi yemegi, icinde sogan olan kofteden, beyaz soganli seyleri yemem. yaninda salata, meze yoksa yedivim hicbi seyden keyif almam. asil mevzu burun kivirmak sanirim kimse bana yemek yapmak zorunda degil zihniyetini benimseyeli epeyi oldu o yuzden ne ese hele kac yasina gelen anneye falan asla bir sey demem. sadece sundan sıkılıyorum cok muhtesem bi sey yapilmis gibi kendi sevdigi seyin yedirilmeye calisilmasi durduk yere bozmak durumunda kaliyoruz etmeyin
+3
ala09
(11.02.26)
insanin midesi copluk degil epk cok sosyal ortamda yiyecek de oluyor.
bence yemege hayir demek normallestirilmeli.
ama mesela orta yolu bulmak adina ben soyle hallederim. daha yeni yedim tokumnoolur siz yiyin ben bir cay iceyim su iceyim vs sohbete katilirim.
cok guzel olmus eline saglik ama ben almayayimdenilebilir.
bir de karsi taraf sevilmedigini bile bile yapiyorsa ortamdaki seven insanlar da bahane ise herksin ortak sevdigi bir yemek yapilmiyor. yani bir kisinin zevki niye digerinden daha onde.
mesela bana cogu salcali yemek dokunuyor ama uzak dogu mutfagi dokunuyor.
veya gecen bir komedyenvardi amerikali bir insanin yulaf ezmesini gercekten sevebilecegine inanmiyordu herkesin yalan soyledigini dusunuyordu. yani bunlar gercekten cok komik.
yine acsam orta yol olarak ben dolaptan baska basit bir sey yiyeyim diyebilirim. her turk mutfaginda peynir ekmek zytin saltalik vs vardir.
gavursa da yine boyle basit kombinasyon yapilabilir. kraker peynir findik fistik havuc gibi.
+2
mavicorap
(11.02.26)
Yav tabii ki herkes her yemeği sevmek beğenmek zorunda değil benim bahsettiğim de bu değil zaten, duyurunun içeriğinde neye takıldığımı çok net belirttim; böyle bir yemekle karşılaşıldığında kaba bir söylemle ya da vücut diliyle bu hoşnutsuzluğunu belli eden insanlardan bahsediyorum yemek seçen insanlar derken.
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Ben etsiz yemek yemem versiyonu var bir de anamın bi lafı var baba ye derler adama
0
kullaniciadimvar
(11.02.26)
eğer hepiniz salyangoz, çekirge, fermente balık falan yemiyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir.

başlıkta iki farklı argüman var;

- "niye bu yemek yapıldı" ya da "ıy hiç sevmem" falan diyenler zaten görgüsüz insanlardır. o konuda hemfikirim.

- "herkes her şeyi yemek zorunda" diyenler boş insanlarsınız.
0
aguen
(12.02.26)
şımarıklık bence de
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Herkes boş bi sen sosyoloji duayenisin.
-2
🌸kizil karga
(12.02.26)
kaba bir soylemle veya vucut diliyle hosnutsuzluk belirtmek yemek secme ozelinde bir konu olmamali zaten. her durum icin gecerli.
+1
Sour
(12.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(2)

Tapu islemleri

baldur2
1- daire karsiligi annem muteahhit'e arsayi veriyor. Annemin daireleri alirken tapuda odeyecegi masraflar Nelerdir?2- bu evleri bana ve kardesime verince odeyecegimiz masraflar nelerdir? Hangi yontemler var bu islem icin?
1- daire karsiligi annem muteahhit'e arsayi veriyor. Annemin daireleri alirken tapuda odeyecegi masraflar Nelerdir?

2- bu evleri bana ve kardesime verince odeyecegimiz masraflar nelerdir? Hangi yontemler var bu islem icin?
0
baldur2
(06.02.26)
1 - müteahhitle bunları konuşmanız lazım. "tüüüüüüüm masraflar size ait" dersiniz, ona göre hesap kitap yapar kafasında.

2 - annenizin size bağış yapması lazım ancak müteahhitten evi alırken, müteahhit o ev için bir bedel gösterecek. o bedel ne kadar çok olursa sizin için o kadar iyi çünkü: arsayı eve çevirmiş olacak ve evi 5 sene elinde tutmadığı için gelir vergisi ödemesi gerekecek. gelir vergisini, evi sattığın paradan evi aldığın parayı çıkarttığında kalan parayı matrah kabul edip hesaplıyorsun. çok pahalı iken senin üzerine geçmeli ki, bu aradaki fark düşük çıksın.
0
co2s2
(06.02.26)
1- rayic bedelin %4'ü. müteahhite yükleyin bunu
2- satış yaparsa rayic bedelin %4'ü, bağış yaparsa %6.8
0
gercekdunya
(07.02.26)
(4)

Döviz büroları haftasonu açık mı?

egerbiryolcu
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.

Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
0
egerbiryolcu
(06.02.26)
cumartesi açık olanlar var. gideceğiniz büroyu arayın sorun google map'ten adresini ve telefonunu bulup.
0
elektr10
(06.02.26)
son çare kuyumcular. tabi o gün makaslar biraz aleyhinize olacaktır.
0
lazpalle
(06.02.26)
cumartesi almak zorunda iseniz kurları iyi kontrol edin makası çok açarlar. yüklü miktar ise bence almayın.
0
gercekdunya
(06.02.26)
hafta sonuna bırakmayın, üzerinizi başınızı yırtarlar üstadım. veya gitmeden önce bugün arayın, para transferinizi yapıp ayırtın. yarın da gidip alırsınız.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
(2)

Mobbing ile Alakalı bir soru

elektr10
Yine daha önce yazmıştım bir arkadaşımın durumu ile ilgili: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1617443/bir-ofis-ortami-sorusu-da-bendenİşe başlayalı henüz 3 ay oldu ve deneme süresi doldu. Kendisine uyuz olan iki kişi vardı (kadın). Hala uyuzlukları devam ediyormuş ve bunu dışlıyorlarmış. Arkadaşım y
Yine daha önce yazmıştım bir arkadaşımın durumu ile ilgili: www.eksiduyuru.com

İşe başlayalı henüz 3 ay oldu ve deneme süresi doldu. Kendisine uyuz olan iki kişi vardı (kadın). Hala uyuzlukları devam ediyormuş ve bunu dışlıyorlarmış. Arkadaşım yöneticisini (kadın) çok seviyordu hatta ona çok iyi davranıyordu ama son zamanlarda o da kendisini dışlamaya başlamış. Mesela dün öğle yemeğine başka bir yere gitmişler buna hiçbir şey demeden. Veya bir şey anlatırken gözlerine bakıp konuşmuyormuş.

Bir ek bilgi yapayım. Daha önce bu şirkette çalışan bir arkadaşı olduğunu öğrendi ve kendisi de aynı mobbing'i gördüğünü öğrendi. O da 4 ay dayanabilmiş.

Bir başka ek bilgi de bu arkadaşım hamile olduğunu öğrendi ve bunu yöneticisine söyledi. Yönetici gayet mutlu ve "hiç merak etme stres yapma. İşine devam et. Etmezsen de sorun değil anlayışla karşılarız." gibi bir şey demiş ve durumu genel müdürle de paylaşmak zorunda olduğumu söylemiş. O da tabii demiş.

Birkaç gün sonra birden yönetici kadının huyu değişmiş. Yani 2 gündür böyleymiş. Acaba kendi istifa etsin diye mi böyle yapıyorlar? Bildiğiniz üzere hamileyken hormonlar da coşmuş vaziyette oluyor ama arkadaşı da daha önce burada çalışmış ve aynı davranışlara maruz kalmış.

Sizce ne yapsın? Biraz daha dayansın mı yoksa çeksin gitsin mi? Şirketi çok seviyor bu arada. Çok kurumsal ama bu çalışan yönetici 2 0yıldır orada, diğer iki çalışan da 19 yıl ve 5 yıldır oradalarmış.

Bence bunlar kendi imparatorluğunu devam ettirmek istiyorlar ve arkadaşımı tehdit olarak görüyorlar (çok iyi bir yabancı liseden ve çok iyi bir üniversiteden mezun, yurt dışında okumuş ve 3 yabancı dili var ana dili düzeyinde), ya da genel müdür hamile olduğunu öğrenince "bezdirin" talimatı verdi. Aklıma başka bir şey gelmiyor.

Haa bu arada arkadaşıma sistemle alakalı hiçbir şey öğretmiyorlarmış. Zaten yaptığı bir iş ama şirketin sistemini öğretmeye kalkınca sürekli işleri çıkıyormuş, meşgullermiş. Bir şey sorduğunda da "e biz sana bunu anlattık" diyorlarmış halbuki anlatmamışlar bile ya da üzerinden çok zaman geçmiş ama tekrar sorma gereği duyunca bozuk atıyorlarmış.

Bende tavsiyeler tükendi o yüzden sizlere de sorayım dedim.
Şimdiden teşekkürler cevaplar için.
+1
elektr10
(04.02.26)
hiç dert etmesin işe gitsin gelsin zaman geçirsin. nasılsa işi bırakmayı göze almış o yüzden kovuluncaya kadar devam. ayrıca zaten hamileymiş bir süre sonra doğum iznine çıkacak.
0
gercekdunya
(04.02.26)
sözlü iletişime pek bir şey yapamaz ama öğrenmek istediklerini yazılı sorsun, ve mümkünse işin paydaşı diğer birimlerden öğrenmeye baksın.
0
klassno
(04.02.26)
(3)

Altında 300 lira makas normal mi?

Rondak
Geçenki düşüşten önce 100 lira falan değil miydi? bankada şimdi 300 lira görünüyor. Hep mi böyleydi ben mi yanlış hatırlıyorum.
Geçenki düşüşten önce 100 lira falan değil miydi? bankada şimdi 300 lira görünüyor. Hep mi böyleydi ben mi yanlış hatırlıyorum.
0
Rondak
(04.02.26)
Sabit olmaz o makas. Volaliteye göre makas açılabilir ya da kapanabilir. Bugünlerde açılması çok normal. Ama 300 lira için bir şey diyemem. Diğer bankalara da bakmak lazım.

Ek: Enparada şu anda 204 lira
İş'te 178 lira
İş'te fx'de 73 lira
0
Mirket
(04.02.26)
bankalar hareketli piyasa olunca çok fazla makas açıyorlar.
0
gercekdunya
(04.02.26)
fxlerden al. nkolay fxte 50 tl falandı en son
0
jelly bear
(04.02.26)
(8)

Hangi televizyonu alayım?

kendi helvasını kavuran zombi
Merhabalar, öncelikle 55 mi 65 mi olsun çok arada kaldım. TV sehpası 1.80 ama koltuk ile sehpa arasındaki mesafe 2.35 metre. 55 olacaksa TV seçenekleri şunlar: 1) TCL 55C7K 4K Ultra HD 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı Google Smart Mini LED TV2) Samsung 55S85F 4K Ultra HD 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı Smart
Merhabalar, öncelikle 55 mi 65 mi olsun çok arada kaldım. TV sehpası 1.80 ama koltuk ile sehpa arasındaki mesafe 2.35 metre. 55 olacaksa TV seçenekleri şunlar:

1) TCL 55C7K 4K Ultra HD 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı Google Smart Mini LED TV
2) Samsung 55S85F 4K Ultra HD 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı Smart OLED TV
3) LG OLED55B56LA 4K Ultra HD 55'' 140 Ekran Uydu Alıcılı webOS Smart OLED TV

Bunlar arasından Samsung düşünüyordum ama bugün korkunç bir zam yaptılar :/
0
kendi helvasını kavuran zombi
(23.01.26)
65 olsun çamurdan olsun.
0
Bruce
(23.01.26)
65
0
jelly bear
(23.01.26)
65 al.
Daha önce bir eve gidip de “bu televizyon çok büyük, izlemesi keyifli değil. Keşke daha küçük olsaydı” demedin. Çünkü kimse böyle bir cümle kurmadı yeryüzünde.
Hayırlı olsun.
0
michael_knight
(23.01.26)
Boyutu bilmem ama marka olarak tcl öneririm. Ben de arada kalmıştım, fiyatı en uygun tcl'ydi. Baya güzel tv. 1 sene oldu.
0
gobekliraki
(24.01.26)
Lg öneririm
Mouse kumandası bile başlı başına bir tercih sebebi.
0
etna
(24.01.26)
fiyat/performans olarak tabiki tcl. bence de 65 al.
0
gercekdunya
(24.01.26)
Bu üçü arasında Samsung teknik açıdan üstün. Lg ona yakın, TCL uzak. Bakmadım ama fiyatları da öyledir, bu iş “ne kadar ekmek o kadar köfte”.

Ayrıca 65 inç diyorum ben de.
0
orient blue
(24.01.26)
lg en iyisi bu üç model arasında. ben 55 inç, yazdığın modeli almıştım. salon genişse 65 daha iyi tabii
0
kel aynak kusu
(24.01.26)
(14)

İnsanlar niye düzeni devam ettirmiyor?

chicha_v2
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.E orada bi düzen var, ona uydur
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.

E orada bi düzen var, ona uydursana. Niye bozuyorsun mevcut düzeni değil mi? Sonra arkasından bir kişi daha uğraşıyor iki kere iş yapılıyor.

Sizde de böyle mi yoksa sadece bizimkiler mi dağınık, umursamaz?
-3
chicha_v2
(21.01.26)
Evinizin işini neden annen ya da eşinin annesi yapıyor ki? Merak ettiğim için soruyorum.
+7
rock n roll
(21.01.26)
en sinir olduğum şeydir benimde. aldığını aldığın yere koy fazlasını beklemiyorum zaten. bence tamamen umursamazlık. senin örnekte de mesela umursamazlık var. çünkü zaten herşey bir düzen içinde.

kendi düzenine göre yerleştiriyor diyenler içinde, gitsin kendi evinde kendi düzenine göre yerleştirsin.
-1
gercekdunya
(21.01.26)
herkesin kendi düzeni var. herkes kendi düzeninin en mantıklısı olduğuna inanıyor.

kendi mutfağına sokma madem o kişileri.

kendilerince en doğru düzeni yapıp sana öğrettiklerini bile düşünüyor olabilirler.
+7
art cat chocolate
(21.01.26)
insanın kendi düzeninin sürdürülebilir ve devamlılığı olması elbette tercih edilen ve güzel olan şey. ama bu kadar takılmaya da gerek yok, bu tür hassasiyetler gün geçtikçe kemikleşiyor ve ileri yaşları çok zorlaştırıyor, hem bireyin kendisi hem de çevresi için. kaşıklar bıçağın üzerine konulduğu için oradan alınıp kullanılması size en fazla 3 saniye kaybettirir, çay bardağı kupalarla aynı rafta duramaz diye kanun hükmünde kararname yok.

ben yalnız yaşıyorum, kendimde bu tarz her şey yerli yerinde olmalı emarelerinin artmaya başladığını yakaladığım anda eve arka arkaya özellikle çoluklu çocuklu arkadaş çağırıyorum ve zihnen resetleniyorum. çünkü yaşım daha da ilerlediğinde çok keskin sınırları, düzeni olan huysuz bir ihtiyara dönüşmek istemiyorum.

asgari düzeyde düzen kesinlikle ok ama bu düzenlerin ara sıra esnemesi, değişmesi, dönüşmesi, aksaması da tolere edilebilir ve dahi mizahı yapılabilir olmalı.

edit: yazdıklarımın tamamı çıkmamış. bu illa ki umursamazlık değil. o gün uykusunu alamamıştır, kupaların olduğu rafa boyu daha rahat yetişmiştir, kafası doludur vesaire vesaire de olabilir. insanız, normal.
+2
Phoebe
(21.01.26)
Bundan ben de müzdaribim ya. Başlarda ev işlerine yardım etmek istediklerinde işime geliyordu oh yardım eden var diye ama şimdi kırmadan reddetmeye çalışıyorum. sakın dokunma yorulma falan diyorum. düzenimi bozuyorsun desen suç, izin versen sen yorulcan. çok gıcık bi durum. dokunma dediğim halde dokunuyorlar bir de.
onlara göre bizim düzenimiz saçma oluyo, kaşıkların ayrı bölmede olmasındansa her şeyin tek bölmede karman çorman olması onlara göre daha "mantıklı", sen de bunu yapmadığın için "aptal"sın gözlerinde. ondan.
-1
nolmus yani
(21.01.26)
@rock Evde bebek var normalde sokmuyorum ya da her defasında işlerimi onlara yaptırmıyorum. Ben ya da eşim meşgulken giriyor ister istemez. Bırak yapma desem de bir iş de ben yapayım size yardımcı olayım boşa mı geldim yanınıza hep oturacak değilim ya diyor. Merağını giderecek kadar bilgi verebildim mi daha fazla detay ister misin?
-3
🌸chicha_v2
(21.01.26)
Başka birinin evinde bulaşık makinesini boşaltarak ona yardım etmiş oluyorum. Arkamdan “tam benim düzenime göre yapmamış” denmesi kalbimi kırardı. Duysaydım bir daha kolay kolay elimi sürmezdim.

Herkesin alıştığı bir düzen veya düzensizlik var. Kimisi çatalların aynı yerde olmasına özen gösterir, kimisi aynı yöne bakmasına, kimisi boy sırasında olmasına, kimisi de sadece çekmeceye girmiş olmasına. Demek ki onlar son söylediğim anlayışa daha yakınlar.
Kendinizi sinirlendirmeden, onların da kalbini kırmadan önce ellerinden geldiği kadar, kendi anlayışlarıyla size destek olduklarını farkedin, bunun için şükran hissedin ve sizi rahatsız edenleri düzeltiverin.
Onların amiriymiş gibi bir his olmasın içinizde.
+1
michael_knight
(21.01.26)
Daha fazla detay isterim.
+2
rock n roll
(21.01.26)
Ben de nefret ederim. Yıllardır ev arkadaşlarımın anneleriyle yaşadığım sorun oldu bu gelip kaldıklarında. Uğraşıp ediyorlar, ayıp olmasın diye bir şey de diyemedim. Ben o yüzden başkasının evinde bu işi yapmayı sevmem, sürekli sorarım. Aile evine döndüğümde de genelde bir şeyler değişmiş olur, o zaman da tek tek sorarım.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
O kadar ince düşünmüyor.

Ne Olacak Şimdi filminde bunu çok net görüyorsun. Adile Naşit gelinin evine geliyor ve kanepedeki kırlentlerin yerini değiştiriyor, onu alıyor buraya, bunu alıp oraya koyuyor. Gözüne daha iyi geliyor öyle.
0
gabe h coud
(21.01.26)
E siz de düzeni devam ettirmeye çalışıyorsunuz?
-1
substituent
(21.01.26)
(bkz: el elin eşeğini türkü çığırarak arar)

bu tarz seylerin cevaplari icin atasozlerine bakmak lazim..
0
cooperr
(21.01.26)
bu yasa kadar ogrendıgım bişey varsa düzen takıntısının çok zararlı olduğu. üstelik bunu söyleyen kişi 20 yılını muhteşem bir düzen ve rutin içinde yaşayan biri.
+1
buenosdias
(21.01.26)
Şöyle bir duyuru açmak çok ayıp değil mi ya? Bir ben mi böyle düşünüyorum?

Evlenmişsin, evine misafir olarak gelmesi gereken anan baban evine geliyor yetmiyor bir de işini yapıyor, bu da yetmiyor kasigi bicagi bardagi duzgun koymadi diye şikayet ediyorsunuz..

Makinayi niye annen boşaltiyor abi?
+3
makbur
(21.01.26)
(6)

plastik enjeksiyon kalıpları pahalı mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
Evet pahalı, bir kalipci cevap yazana kadar ben bildigim kadar soyleyeyim. Neden pahali, blok halindeki çelik, bilgisayar programında ölculendirilmis halde yontularak kalip halini aliiyor, yontma işi gunlerce surebiliyor. Basilacak ürünün büyüklüğününe ya da bir defada kaç urun basilacagina göre kalip büyüklüğü degisiyor, agirlik muazzam artar. Normalde en ufak bir kalibi bir kişi yeden kaldiramaz. Ürün buyurse ya da ufak urun ama bir defada Çoklu basim yapacaksa yine kalip buyur ağırlık ciddi artar.
+2
covered
(21.01.26)
Ayrica basilacak ürünün hammaddesine göre yani plastik ya da bakalit olacaksa duruma gore icine rezistans koyma, sogutma suyu gezsin diye su kanallari açma, basılın urun yerinden ciksin diye itici yerleştirme falan bunlar hep blok halindeki çeliği ultra hassas yontarak yapılan şeyler
+2
covered
(21.01.26)
pahalı mı derken kriter nedir bilmiyorum. sıradan bir insana göre pahalı ama normal bir kalıba göre pahalı değiller. bastıracağın parçaya bağlı olarak çok gözlü bir kalıbı şu aralar 500-600bine yaptırabilirsin.
+1
gercekdunya
(21.01.26)
kabaca kalıba harcanacak çelik ve işçilik parası aslında yani el kadar basit oyuncak basmak ile kocaman araba tambonu basmak aynı şey değil. gene en düşük 10-12 bin usd arası gözden çıkarmalısın.
+1
orpheus
(21.01.26)
Ne üreteceğinize, ne kadar detaylı olduğuna, kaç gram olduğuna, tasarımına ve kullanılacak maça sayısına bağlı olarak değişiyor ama diğer arkadaşların da yazdığı gibi blok metalin cnc de işlenmesi ile üretildiği için pahalı oluyor genelde
+1
pislick0
(21.01.26)
malzeme maliyeti
işcilik
makine maliyeti
takim ,alet vs amortismani
isyerinin kirasi vb maliyetleri,
yapim süresi dahilinde fiyata yansır,
evet, pahalidir.
+1
designer
(21.01.26)
(13)

Nereye gidilir?

anatomik
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu me
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?
Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.
Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.
Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu mevsimde karadenizde ne yapılır onu da bilemedik.
Aşırı soğuk olmayan, mümkünse güney taraflarında, tarihi yerlerini gezip görebileceğimiz nerelere gidilir?
0
anatomik
(20.01.26)
Gelibolu Tarihi Alanları; soğuk olabilir ama Alan Başkanlığı çok güzel gezi güzergahları yapmış; iyi vakit geçirirsiniz diye tahmin ediyorum. Yakındaki Assos ve Troya'ya da uğranabilir.
0
lil siztah
(20.01.26)
antalyanın güzel tarihi yerleri var. soğuk olmayan bi antalya tarafı vardır heralde.
kıbrıs olabilir. baktım orası da soğuk. şu mevsimde trde soğuk olmayan bi yer yok.
0
jelly bear
(20.01.26)
Hemen şimdi planlamıyorsanız Kapadokya güzel bir tavsiye (1.5-2 ay sonra için özellikle). 3 gün için ideal olduğu söyleniyor. Ben de bu yaz için plan yapıyorum oraları görmeye.
0
alice in potatoland
(20.01.26)
hangi şehirdesiniz? o bilgi önemli bak.

soğuk olmasın demişsiniz ama tekirdağdaki şarap evlerine kaçabilirsiniz. şarap seviyorsanız gidin 2 gün falan geçirin. şarap tadımı, mahzen gezimi, mantar turu derken zaman geçiyor bir şekilde. şarap sevmek önemli bu öneri için.
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Birimiz Ankarada birimiz İstanbulda. O yüzden nereye gidileceği uzaklık olarak çok önemli değil, bir şekilde ayarlayıp gideceğiz.
0
🌸anatomik
(20.01.26)
Nisan olsa ya da en fazla mart güneye inmenin bi manası olabilirdi. Şuan yok. Rüzgarlı ve tatsız olur. Kış için dizayn edilmemiş tatil yöreleri öpölü mevsim. Onun yerine soğuğu göze alıp sıcak şarap, şömine keyfi filan arardım ben olsam. Bence kapadokya güzel seçenek.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
Afyonda termal otele. Etrafta gezilecek yerler de var.
Aforia termal oteli tavsiye ederim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.01.26)
aydın denizli bile bu kış ortalamaya göre daha soğuk. antalya harici gezmek üşütür.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
havayı kestiremiyorum ama mardin düşünebilirsiniz.
0
elorelia
(21.01.26)
kış mevsiminde azıcık sıcak yerlere gitmeyi deneyin çok daha iyi olur
0
Ala123
(21.01.26)
Zamandan kazanmak için tam orta noktanız olması lazım Bursa en iyi seçenek bence. Hem müzeler hem yeme içme hem termal otel, masaj, spa hem de 1 gün teleferikle Uludağ yapabilirsiniz.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
altınoluk güre hattuşa termal tesisler.
0
gercekdunya
(21.01.26)
Yılbaşı haftası kıbrıs'ta tarihi yerleri gezdik . Hava genelde güneşli ve ılıktı. Kıbrıs hiç istanbul ankara gibi soğuk olmaz , tavsiye ederim .
kapalımaraş , salamis harabeleri , karpaz , gazimagusa vs görülmesi gereken güzel yerler var.
0
devilone
(21.01.26)
(5)

bizi engelleyenin açtığı duyuruyu "son cevaplananlar" altında görebiliyor muyuz?

m e b
selam.az önce "son cevaplananlar" kısmında bir duyuru gördüm, ilgimi çekti ve tıkladım.bomboş bir sayfa çıktı. sonra onu başka bir tarayıcıda açtım, gördüm. duyuru sahibini tanımam etmem, kendisiyle hiçbir diyaloğum bile olmadı ama belki de bir sebepten engellenmişimdir, bilemiyorum. (zaten yeni duy
selam.

az önce "son cevaplananlar" kısmında bir duyuru gördüm, ilgimi çekti ve tıkladım.
bomboş bir sayfa çıktı. sonra onu başka bir tarayıcıda açtım, gördüm. duyuru sahibini tanımam etmem, kendisiyle hiçbir diyaloğum bile olmadı ama belki de bir sebepten engellenmişimdir, bilemiyorum. (zaten yeni duyuru tasarımına geçtiğimizde kontrol ettiğimde beni engelleyen tek bir kişi görünüyordu)

bu bahsettiğim durum bizi kimin engellediğini gösteren aleni ifşa yöntemi değil mi?
0
m e b
(20.01.26)
Evet
Yazdığın bir duyuru veya cevap ona ters gelmiştir, engellemiştir. Olabilir yani. Engelleyenin kim olduğunu öğrenmenin de kimseye bir faydası ya da sakıncası yok ki.
+2
Mirket
(20.01.26)
Engellediğin biridir. Arbre falandır. swh. Bunu site ilk değiştiğinde ilettik ama bakarız dendi.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Seni kimin engelledigini gormek neden ifşa olsun ki? Bu bilginin ne derece onemi olabilir?
0
üğpoıuy
(20.01.26)
benide Arbre engellemiş öyle mutlu oldum ki. artık gereksiz duyurularını görmüyorum.
+1
gercekdunya
(20.01.26)
@gabe h coud: bir-iki sene önce özel mesajla herkese küfredip kaçan bir tip vardı, onun haricinde kimseyi mallara eklemedim ben.

@üğpoıuy: benim açımdan sorun yok zaten. sadece birini engelleyecek kadar sorun/rahatsızlık yaşamışsan, bu bilinçli/bilinçsiz ifşa ile belki kafası kırık o kişi tarafından yeniden rahatsız edilebilirsin gibi diye düşündüm bir an.
0
🌸m e b
(21.01.26)
(4)

Türk Telekom İnternet Kısıtlama

faberkastelli
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
0
faberkastelli
(19.01.26)
zaman ayarlı prizle modemin adaptörünün enerjisini istediğiniz saatlerde kesebilirsiniz.

bunun dışında bazı modemlerde firewall ayarlarında x-y saatleri arası tüm bağlantıyı kes gibi bir ayar yapılabiliyor.
+1
shadowfollower
(19.01.26)
sanırım küçük çocukları uzak tutmak için istiyorsunuz. firewall var mı yada modemin modelini bilmeden bir şey demek zor böyle bir özellik varmı bakmak gerekiyor.

alternatif oalrak modemi akşam olunca prizden çekebilirsiniz, sürekli onunla uğraşmak istemiyorum diyorsanız da Dijital Zamanlayıcı Priz alarak işinizi çözebilirsiniz.
+1
gercekdunya
(19.01.26)
bir çok modemde ayarladıgınız saatler arasında ev internetinizi offline hale getirebiliyorsunuz. Eger ugraşamam derseniz @gercekdunya dedigi gibi zaman ayarlı bir priz alın kurun timer'ını hergün istediginiz saatte açılsın istediginiz saatte kapansın.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
çok basit modemin içinde aile bölümü var oradan gerekli ayarlamayı yapabilirsin.biraz teknik modem bilgisi gerekiyor.
-1
jamswety
(19.01.26)
(6)

yeni telefon batarya işleri

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
yeni telefon alınca eskiden 1 gün falan şarj ederdik şimdi onlar kalmadı diye biliyorum ama başka dikkat etmek gereken nokta var mı? belli bir şarjla geliyor zaten ilk şarjı bitirmek mi gerek yoksa önce bir fulleyelim ondan sonra mı kullanalım nedir bu işin raconu? teşekkürler
yeni telefon alınca eskiden 1 gün falan şarj ederdik şimdi onlar kalmadı diye biliyorum ama başka dikkat etmek gereken nokta var mı? belli bir şarjla geliyor zaten ilk şarjı bitirmek mi gerek yoksa önce bir fulleyelim ondan sonra mı kullanalım nedir bu işin raconu? teşekkürler
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(19.01.26)
istediğin gibi kullan önemsiz
+1
jelly bear
(19.01.26)
modern pillerde çoğu zaman 20-80 arasında olması en iyisi.
20'nin altına düşmesin. 80in üstüne çıkınca zaten cihaz yavaş şarj almaya başlıyor ya da bataryayı kendisi koruma moduna alıyor gerekliyse.
bataryayı tamamen bitirmek ömrünü kısaltıyor.
+1
biseysorcaktim
(19.01.26)
ilk kullanımın bir önemi yok sadece daha sonrası için %80-%20 aralığında kullanmak önemli
+1
eskiduyuru
(19.01.26)
iki yıl içinde pil ömrün nerdeyse yarı yarıya azalmış olacak zaten. kasmaya gerek yok normal kullan gitsin.
0
gercekdunya
(19.01.26)
20-80e de takılma. öyle ömür mü geçer? en fazla %2-3 kar edersin 20-80e dikkat ederek. pil kapasitesi %80in altına düşerse değiştirirsin olur biter.

2 yılda max %80e düşer pil.
0
jelly bear
(19.01.26)
15 yıl kullanmayacaksan 20 80 işinin kaydadeger. İr önemi yok. Rahat rahat kullan.
0
kisa
(19.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(17)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-27
arbre
(15.01.26)
kızmayın ama öyle yazmışsınız ki sizin sofrada açılacak şaraba üzüldüm.
+17
eileengray
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-7
🌸arbre
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(5)

Yarın trump kıbrısı bana vereceksiniz dese ne yapacağız

messina123
Grönland, kanada falan derken bu adam durmayacak belli. Yarın gelip kıbrısa göz koysa ne yapacağız?
Grönland, kanada falan derken bu adam durmayacak belli. Yarın gelip kıbrısa göz koysa ne yapacağız?
0
messina123
(15.01.26)
al başkan senin olsun deriz.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Bagira cagira verip "zaten masraftan baska bisey degildi" dusuncesine ikna ederler.
+7
duster
(15.01.26)
kim napsın kıbrıs'ı ya
alsın türkiye'de de ankara'dan sonrasını alsın isterse ülkeyi de alsın

küçücük hayatlarınızdan dünyaya dair ne çok dert buluyorsunuz kendinize
-6
croswell
(15.01.26)
kaç dolar vercen diye sorarız
+2
gercekdunya
(15.01.26)
Yunanistan'ın sessiz sedasız çöktüğü adalar için gösterdiğimiz tepkiyi göstereceğiz tabii ki.
+1
gnosis
(15.01.26)
(10)

Arabamın bakımlarını yetkili serviste yaptırmasam ne olur?

sakince
aracım 2 yaşına girdi. 60k da kia sportage. servislerden fiyat alıyorum. 25k dan aşağı fiyat veren yok içeriği de yağ değişimi filtre gibi dışarıda max 5k ya yaptıracağım şeyler. Tutturmuşlar bir garanti . 150k km veya 5 yıl garantisi varmış yani riske de atamıyorum ne yapacam bilmiyorum.
aracım 2 yaşına girdi. 60k da kia sportage. servislerden fiyat alıyorum. 25k dan aşağı fiyat veren yok içeriği de yağ değişimi filtre gibi dışarıda max 5k ya yaptıracağım şeyler. Tutturmuşlar bir garanti . 150k km veya 5 yıl garantisi varmış yani riske de atamıyorum ne yapacam bilmiyorum.
0
sakince
(14.01.26)
muhtemelen garanti dışı kalır.

daha doğrusu bunu başkası açmış, yağını başkası değiştirmiş diye kontrol edeceklerini sanmıyorum ama ilgili bakım (örneğin 60 bin bakımı) kayıtlara girmeyeceği için 60 bin bakımı yaptırılmamış gibi gözükecek, bakımları zamanında yaptırılmadı, atlandı diye garanti dışı kalacak.
+1
kibritsuyu
(14.01.26)
garantiyi bozmak istemiyorsan yetkili servis veya markanın tanıdığı yerlerde yaptırman gerekiyor.
0
jelly bear
(14.01.26)
garanti devam ediyorsa servise mecbursun.

ben şansımı deneyecem arabamda artık garantilik bir durum yok. 3 sene boyunca en az 75bin vereceğime dışarda 15bine yaptırırım. 60bin masraf açsa bile nolur. üstünde masraf açarsa da şansım yokmuş napayım dersen. işte o zaman gitmeyebilirsin.
0
gercekdunya
(14.01.26)
uzun garantili araba iyidir.

yetkili servisten devam et.

3+7 yıl garantili arabam var.

2029'a kadar yetkili servise gideceğim.
+1
rain when i die
(14.01.26)
Garantinin devam ediyor olması sadece araca bir şey olabilme potansiyeli yüzünden değil, satarken de çok cazip olduğu için çok iyi bir şey. 4. yılda satıp değiştirecek olsanız mesela "1 yıl daha garantisi var" dediğiniz anda alıcının kafasında "4 yıldır yetkili servise zamanında gitmiş ve alırsam 1 yıl boyunca da kafam rahat olacak" ışığı yanar. O yüzden 25 de olsa yetkili servisten devam maalesef.
+1
himmet dayi
(14.01.26)
ben mantıklı bulmuyorum garanti diye soyulma işini. o kadar garanti için ekstra fark ödersin garantilik ihtiyacın olur, kullanıcı hatası der işin içinden çıkarlar. Çevrendeki puanı yüksek,güvenilir bir servis bulup yolunuza devam edin. Yaptıkları filtre,yağ değişimi istersen git kendin al direkt ana bayii den işçilik parası ver sadece.
0
biravekahve
(14.01.26)
Bende de Sportage var. Lanet olası DCT vites değişti. Panoramik tavanda trim sesi var. Vitesin mekatroniğinde değişim fiyatı ne kadar ona bi bakmak lazım. 150-200k tutacaksa ben servise götürürdüm. Çünkü kesin bir noktada cortu çekiyor.
0
Take it away honey
(14.01.26)
araçlarda garantiyi "servis tarafından düdükleniyorum" gibi değil de "aracın sigortasını ödüyorum" gibi düşünmek lazım. çünkü servislerde sistem tam olarak böyle işliyor. özetle aracın garantisi bedava değil paralı. yani aracın fiyatı verdiğiniz para + isterseniz belli bir süre garanti ücreti (bu da serviste alınan fark). servise gittiğinizde taksidini ödüyorsunuz. tabii bu opsiyonel, riski alıp almamak size kalmış.
+1
robokot
(14.01.26)
aslinda "bayide servis" zorunlulugu yok garanti icin, elinde servis gordugunu belgeleyen fatura oldugu surece.
ama 3. dunya ulkesinde bu riske girilmez.
garanti bitene kadar bayide devam..
0
cooperr
(15.01.26)
hiç bir şey olmaz. Servis adı altında milleti kazıklamaktan başka bir işi yok bunların ben geçen sene olayın iç yüzünü bilmediğim için ihtiyaç kredisi çekip servise bakıma gittim ya düşünebiliyor musunuz taksitleri daha geçen ay bitti yazık günah.
0
ihsanlı
(15.01.26)
(7)

eski koltuk nereye atılır?

yenibirgüzelnick
evde bir tane l koltuk bir tane 3lü koltuk var. ikinci elcileri aradım iki koltuk için gelmeyiz dediler. kapıcı ben alamam diyor. nereye atacağım bunları?
evde bir tane l koltuk bir tane 3lü koltuk var. ikinci elcileri aradım iki koltuk için gelmeyiz dediler. kapıcı ben alamam diyor. nereye atacağım bunları?
0
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
bağlı olduğunuz ilçe belediyesi alıyor. ama çöp gibi yol kenarına bırakmayacaksın. arayıp randevu alıyorsun, gelecekleri saatte çıkarıyorsun alıyorlar. normal çöp kamyonları almıyor, atık kamyonu ile geliyorlar.

çankaya belediyesi bu şekilde. diğerleri de farklı değildir.
+1
kibritsuyu
(14.01.26)
belediyeler eski ama kullanılabilir eşyaları alıyor.
0
gercekdunya
(14.01.26)
eğer istanbul ya da ankara'daysanız ve hayvanseverseniz, oradaki barınaklarının koltuk ihtiyacı olduğunu öğrenmiştim yakın zamanda, bilginiz olsun
-1
a7x
(14.01.26)
ihtiyaç sahibine verilmek üzere mahallenin muhtarı ile irtibata geçebilirsin.
0
surprise
(14.01.26)
Facebook ta atmaver diye bir grup var. Elden cikarmak istediğiniz eşyayı ilçe belirterek fotoğrafini göstererek paylaşıyorsunuz. Aciliyet ve ciddi almak isteyenlerin yazmasını belirtirseniz belki birileri çikar.
0
egerbiryolcu
(14.01.26)
izmirde belediyelerin bu tip çöp eşyalar için özel ekipleri var. gelip alıyorlar. bir çok belediyede de vardır. çöpün yanına koyup aramanız gerekiyor. muhtarınıza söyleyin o defalarca aramıştır hemen gelirler.
0
ground
(15.01.26)
bir şekilde çöpe indirirseniz zaten kumaşını ahşabını işe yarayan her kısmının alırlar siz oradan tekrar geçene kadar. kalanları da çöpçüler götürür.
0
bay b
(15.01.26)
(4)

Hisse Satış Emri

cilekli pasta
Merhaba,2 gündür Altın S1 e satış emri veriyorum tabandan ama satılmıyor taban taban gittiği için. Yarın bunu satmayı nasıl başarırım kar zarar umrumda dağil pazartesi yapmam gereken bir ödeme var ama yakalayamıyorum saat kaçta emir vermem gerekiyor?Teşekkürler
Merhaba,
2 gündür Altın S1 e satış emri veriyorum tabandan ama satılmıyor taban taban gittiği için. Yarın bunu satmayı nasıl başarırım kar zarar umrumda dağil pazartesi yapmam gereken bir ödeme var ama yakalayamıyorum saat kaçta emir vermem gerekiyor?
Teşekkürler
0
cilekli pasta
(13.01.26)
altın s1'de alıcı yok eşleşmez 70m lot tabana yığılmış. Toplam arz zaten 500milyon
ky'nin suçu yok. devlet devlet değil ki.
s1 karşılığı 0.01 gram altın şu an bu seviyede altının gramı 8600 tl (piyasada 6400 tl) Kim alacak? Geçmiş olsun
+1
croswell
(13.01.26)
5-6 iş günü daha gider taban. o arada satıs olursa kar say. olmazsa haftaya salı falan kesın satılır.
0
paudi
(13.01.26)
konudan bağımsız olarak ülkemizde durum o kadar vahim işte. insanlar bir gün anlayacak o ellerindeki hava attıkları evlerin arabaların aslında hiç bir değeri olmadığını. çünkü alacak bir alıcı bulamayacaklar.
+1
gercekdunya
(13.01.26)
Ben alalı sene oldu neredeyse kötü gün parası kafasında kenarda tutuyordum. Soğuk suyumu içeyim artık ne diyeyim teşekkürler.
0
🌸cilekli pasta
(13.01.26)
(3)

Portatif Monitor

emcekare olmadi einstein olsun bari
15.6 inch ekrana sahip laptop sahibiyim. 2. ekran olarak kullanabileceğim monitor bakıyorum. Masaüstü monitor yerine bu portatif olanlar daha mantıklı gelmeye başladı. Tavsiye eder misiniz? Artılar eksileri nelerdir? bütçem en fazla 10k.
15.6 inch ekrana sahip laptop sahibiyim. 2. ekran olarak kullanabileceğim monitor bakıyorum. Masaüstü monitor yerine bu portatif olanlar daha mantıklı gelmeye başladı.
Tavsiye eder misiniz? Artılar eksileri nelerdir? bütçem en fazla 10k.
-2
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.01.26)
biz kullanıyoruz ama sürekli yanında taşımayıp masada kullanacaksan bence saçma bir seçim. onun yerine sabit büyük güzel bir ekran çok daha faydalı oluyor.
0
gercekdunya
(13.01.26)
Akademisyenim, sabit bir yerde çalışmıyorum. Ofis,evin farklı farkli odaları vesaire gezip duruyorum.
0
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.01.26)
www.amazon.com.tr

ben şu markanın bi modelini (A1 gamut) kullanıyorum. Macbook'a tek USB-C ile bağlanabiliyor gücünü de ondan alıyor. USB-C olmayan bi laptopta n'oluyor bilmiyorum mesela HDMI'dan bağlarsan (mini-hdmi da var) powerbank ile beslemen lazım. Ben o şekilde de dışarıda kameram için harici monitör olarak kullandım birkaç kere.
0
nhk ni youkosu
(14.01.26)
(3)

araç kazası durumunda ne yapmak gerek

substituent
Selamlar, bu konu hakkında bir kaç sorum var:kaza yaptık diyelim:yaralı varsa: 112 aranır, polis gelir, tutanağı o halledeler.-sorum burda şu: kaza trafiği engelleyecek şekilde olduysa; fotoğrafları vs. aldıktan sonra, yolu açacak şekilde arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa yaralı varsa, ist
Selamlar, bu konu hakkında bir kaç sorum var:

kaza yaptık diyelim:

yaralı varsa: 112 aranır, polis gelir, tutanağı o halledeler.
-sorum burda şu: kaza trafiği engelleyecek şekilde olduysa; fotoğrafları vs. aldıktan sonra, yolu açacak şekilde arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa yaralı varsa, istisnasız her şey olduğu gibi bırakılır mı?

yaralı yoksa, maddi hasar varsa:
-polis gelmiyor, bunu anladım. ben yine de 112'yi arayıp kaza oldu diye rapor etmeli miyim? Çünkü birkaç yerde okumuştum; sigorta firmaları, bu durumda bile rapor edilmesi istendiğini söylemiş. Yani, maddi hasar varsa, 112'yi bildirsem, madem yaralı yok neden boşuna aradın gibi bir problemle karşılaşır mıyım?

-kazaya karışan taraflar anlaştı, fotoğraflar çekildi. Tutanak tutulurken, arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa tutanak tutulurken olduğu gibi bırakılır mı?

-kazaya karışan karşı taraf anlaşmazlık çıkarıyor -> polis aranacak.
bu durumda, trafik engelleniyorsa, aracı yine de trafiği açacak şekikde kenara çekmeli miyim? yoksa olduğu gibi bırakmalı mıyım?

Bu soruyu birde vurkaç için soruyorum. Buna benzer başıma bir şey geldi. orta şeritte ilerken, en soldan bir araç en sağdan yoldan çıkmaya çalıştı. benim önümden çok tehlikeli bir şekilde geçti, frene asılıp hafif sağa kırdım da kurtardım. Mesela burada kaza olsaydı ve bana çarpan araba devam etseydi (kazayı fark etmiş/etmemiş beni ilgilendirmiyor), ne yapmam gerekirdi? Vurkaç durumunda polis geliyor mu?
Eğer geliyorsa, fotoğraf vs. çektikten sonra, aracı güvenli yere çekmem gerekir mi?

Son olarak, karşı tarafa güvenmiyorum mesela. Ben polisi aradım senin aramana gerek yok dedi. Varsayalım ki, tanıdığını çağıracak. Karşı taraf 112'yi aradığı halde, ben de 112'yi arayıp rapor verebilir miyim?

Özellikle şu trafiği engelleme işine çok taktım. Mesela beşiktaşta nispetiye caddesi felaket. Sadece gidiş geliş, toplam 2 şerit. birisi kaldırıma park ediyor, trafik kitleniyor. Kaza durumunda öyle sağa çekecek bir yer bile yok. Olay yerinden çok uzaklaşmak gerekiyor sakin bir yer bulabilmek için. Bu durumlardan çok çekiniyorum.

Teşşekürler!
0
substituent
(13.01.26)
yaralamalı kazada, yerinden oynatmıyorsun. polis ambulans geliyor zaten onlar alıp götürüyor. tutanak falan hepsini hallediyor.

maddi hasarlı kazada karşı taraf uyumlu sorun çıkarmıyorsa ve evrakları tam ise fotoğraf çekiyorsun, eğer araçlar yürüyorsa, uygun bir cafeye gidip rahat rahat tutanak tutuyorsunuz. araç yürüyemeyecek halde ise zaten çekici bekleyeceksin o arada tutanağıda halledersin.
adamın evrakları tam değilse, alkol şüphesi var ise yine polis çağırıyorsun
adam sorun çıkartıyor abuk sabuk konuşuyorsa kendini aracın içine kilitle polis çağır. o gelip her şeyi halleder.

vur kaç olayında ve tek taraflı kaza olayında hemen duruyorsun ve polis çağırıyorsun. o gelip tutanak tutuyor. burda trafiği engellemeyi düşünme o polisin işi. hızlı gelsin ve aracı kenara aldırsın.

tüm kazalarda eğer polis gelecek ise kesinlikle arabayı kıpırdatma. öylece bekle.
+4
gercekdunya
(13.01.26)
yaralanma varsa zaten size kalmadan kolluk kuvvet hallediyor. eğer aracınızla ilgili sorun varsa kaskocunuzu arayıp aracı çektiriyorsunuz.
+2
mikahakkinen
(13.01.26)
sadece yaralamada değil eğer refüj kaldırım dahi olsa kamu malı zarar görmüşse trafiği çağırman gerekiyor. karşı tarafın ehliyetsiz olması, alkollü olması gibi durmlarda da trafik çağrılıyor. ki bu durum pratikte yaşanmıyor onlar daha hevesli tutanak tutmaya. kesinlikle yaparız hallederezi gibi geçiştirmelere güvenmeyin elimde çok fazla mağdur örnek var. önce tutanağı düzenleyin
rahat edin.
+3
ground
(13.01.26)
(4)

30 Euro gümrük muafiyeti

Caletti
Şubatta yürürlüğe girilecek deniyor. Şuan temu'dan alışveriş yapabilir miyim?
Şubatta yürürlüğe girilecek deniyor. Şuan temu'dan alışveriş yapabilir miyim?
0
Caletti
(13.01.26)
evet
0
neira
(13.01.26)
7 şubata kada gümrükden girmesi gerekiyor.
+2
gercekdunya
(13.01.26)
iptal olur.
0
summerjam0306
(13.01.26)
eğer hızlı tedarik edilen ürünlerden seçerseniz muhtemelen haftaya gümrükte olur ve elinize ulaşır. ürünlerin sayfasında yaklaşık kaç günde tedarik edildiği yazıyor.
0
vampir akrep
(13.01.26)
(3)

Ucakta kisitlama

stejerners
THY 2 lt tahin götürebilir miyiz? Bagaj altı içşn
THY 2 lt tahin götürebilir miyiz? Bagaj altı içşn
0
stejerners
(12.01.26)
götürürsün
0
jelly bear
(12.01.26)
iyice sar, patlayıp tüm bavul tahin olmasın.
+2
gercekdunya
(12.01.26)
yurtdışına gidiyorsanız, gideceğiniz ülkede bir kısıtlama var mı diye kontrol etmenizi öneririm.
0
efx
(13.01.26)
(13)

Bankalara borç takıp ödememek?

bobinhoo
Geçen şunu farkettim ki,tüm bankalardaki kredi kartı limitleri, ek hesap limitleri, ön onaylı krediler vb hepsini alsam 7-8 milyona yakın para alabiliyorum anında bankalardan.Üzerimde hiç bir malvarlığı olmadığı senaryoyu düşünecek olursak, ben bu borcu bankalara takıp ödemesem ne olur?Bildiğim kada
Geçen şunu farkettim ki,tüm bankalardaki kredi kartı limitleri, ek hesap limitleri, ön onaylı krediler vb hepsini alsam 7-8 milyona yakın para alabiliyorum anında bankalardan.

Üzerimde hiç bir malvarlığı olmadığı senaryoyu düşünecek olursak, ben bu borcu bankalara takıp ödemesem ne olur?

Bildiğim kadarıyla maaşımın da %25ine el koyabiliyorlar maksimum, %75i bende kalıyor zaten.

Bu koşullarda tüm malları üzerine geçireceğim insandan kazık yemediğim sürece başka nasıl zorluklar yaşarım sizce?
0
bobinhoo
(12.01.26)
Bi daha bankalarla işin olamaz. Hesabına para yatıramazsın direkt bloke edilir. Kredi kartı kredi kullanamazsın. Kredi kartın olmadığı için araba kiralayamazsın mesela.
Onun dışında ödeyeceğim diye taahhüt falan vermezsen hapis cezası yok.
Haciz derdin de yoksa sorun yok zaten.
0
jelly bear
(12.01.26)
O güvendiğim insan bir kart çıkarır verir bana nolacak ki. Ha dediğin gibi araba kiralayamazsın ama çok da önemli bir şey değil yani.

Peki bankalar bir süre sonra bırakır mı peşimi acaba?
-1
🌸bobinhoo
(12.01.26)
bankalar peşini bırakır borçlar varlık fonuna devrolur bir süre sonra. varlık fonu borçları daha ucuza satın aldığı için borçları daha az paraya kapatabilirsin ama belki de bi 5-10 yıl sonra.

ama yine de kart vs alamazsın.
0
jelly bear
(12.01.26)
Varlık fonu bir zaman sonra seni aramayı bırakıp halanı teyzeni amcanı dayını evliysen eşini değilsen sevgilini sevgilinin kardeşini arkadaşlarını arkadaşlarının arkadaşlarını falan aramaya başlıyor seni utandırmak için, "bu bobinho'ya biz ulaşamıyoruz siz ulaşırsanız söyleyin de bize üç beş bi şeyler ateşlesin borcu çok birikti" diyorlar, "bunlar da umurumda olmaz kardeşim" genişliğin varsa pek bir sorun yaşamazsın.
0
kizil karga
(12.01.26)
varlık şirketleri peşini bırakmaz. bu yüzden üstüne hiç bir şey alamazsın. zaten almam diyorsan sorun yok. maaşına haciz gelir ömür boyu taksit taksit ödersin. eğer istersen onu da ödemezsin hatta.

al sana taktik. o çok güvendiğin kişiye imzala büyük bir senet, versin seni icraya. maaşına ve evindeki fazla eşyalara haciz koysun. eşyaları bir tanıdık ile yedi emin yapsın kaldırmandan kullanmaya devam et. maaşından her ay yatan parayı da çeker sana geri verir. bankalar ve varlık şirketleri de sırada bekler durur artık.

tabii bir daha ömür boyu bankalar ile işin olmaması gerekiyor.
0
gercekdunya
(12.01.26)
@gercekdunya dahice lan, nası aklıma gelmedi diye üzüldüm şu an.
0
🌸bobinhoo
(12.01.26)
@bobinhoo tecrübe. 20 sene önce geçtik bu yollardan gençlik ateşi işte.
0
gercekdunya
(12.01.26)
Bir marketin çekmecesindeki parayı kapıp kaçmakla ya da yoldaki simitçinin simidini kapıp kaçmakla ahlaki yönden bir fark var mı bu durumun?

Konunun o yönü gözardı ediliyor sanırım.

Bankalar kredi faiz oranını hesaplarken, geri dönmeyen kredi masraflarını da maliyet içine koyar ve bu parayı bir şekilde namuslu vatandaşlardan tahsil ederler.
+1
Mirket
(12.01.26)
@mirket

bence çok farkı var ama o başka bir tartışmanın konusu. zaten yapacağımdan da sormuyorum böyle bir şeyi fark edince gözden kaçırdığım başka sonuçları var mı diye merakımdan açtım soruyu.
0
🌸bobinhoo
(12.01.26)
@Mirket dediğin gibi banka o kayıp kaçak oranını da hesaba katarak maliyet analizi yapar. yeni vereceği krediyide bu şekilde verir.

ahlak yönüne gelecek olursa bence tartışılır. verdiğin örnekler hırsızlık. bu yapılan da hırsızlık diyorsan haklı olabilirsin. ayrıca bana göre, zora düşmüş birine yüksek faiz ile borç verip elindekini avucundakini almak da hırsızlıktır. geçmişte ben zora düştüğümde hiç durmadan sıkıştırmaları, tüm çevremi aramaları ne kadar etik ve ahlaki idi. ödeyebilsem zaten öderdim. nitekim o dönem geçince tüm borcumu ödedim.

ama bu örnekte arkadaş zora düşmemiş bilerek ve isteyerek yapacak. bu da onun için kendi vicdanı ile hesaplaşması gerkmektedir.
+1
gercekdunya
(12.01.26)
Bankalara 8 milyon takmış birine güvenip kredi kartını verecek bir enayi tanıdığın varsa bizi de tanıştır. Biz de yararlanalım.
+1
himmet dayi
(12.01.26)
Birkaç yeri düzeltelim:
Bankalar aynı anda o 8 milyonu vermeyeceklerdir, velev ki verdiler, ödeme, ben de o durumda olsam ödemem.
Varlık fonundan önce bankanın avukatlık bürosu o paranın peşine düşüyor, avukatın icra ekibi iyiyse, "seni aramayı bırakıp halanı teyzeni amcanı dayını evliysen eşini değilsen sevgilini sevgilinin kardeşini arkadaşlarını arkadaşlarının arkadaşlarını falan aramaya başlıyor" :)
Hapis yok demişler ama var, borcu hiç ödeyemezsen, en son çare varlık fonu kamu davası açıp çok cüzi miktar kadar seni günlük olarak para karşılığında cezaevinde yatırıyorlar.
En temiz yol, +1 gercekdunya
Bu yol ile hapse de girmezsin, borcu da ödemezsin.
0
pccopath
(12.01.26)
kuzey amerika'da battim diyip yirtiyorsun. 7 sene kara listeye aliyorlar, o sure icinde nakit yasaman lazim, kredi karti falan almak imkansiza yakin. sana borcu olan herkese kagit gidiyor, bu eleman batti haberiniz olsun, soguk su icin, adami da rahatsiz etmeyin diye. hapis falan da yok. bunu her 7 senede bir tekrarlayip, cektigi para ile turkiye'de han hamam alan tipler var. hatta esiyle ortak olarak bir kendini batiriyor bir esini batiriyor, her 7 senede bir bu donguyu tekrarliyor.

ama bildigim kadariyla bu tr'de islemiyor, senden bir sekilde aliyorlar parayi ya da iceri giriyorsun.

kisiyi degil kurumu da dolandirsan, ve dolandirdigin kurum hicbirimizin hazzetmedigi bankalar da olsa hakkin olmayan parayi cukkalayip tuymek neresinden bakarsan bak hirsizlik.
0
cooperr
(12.01.26)
(2)

muhasebe ücreti ne kadar ödüyorsunuz?

administ
şirket sahibi arkadaşlar varsa 2026 yılı itibariyle muhasebe ücretiniz nedir? benimki 1500 den 5000 e çıkardı. Çok normal gelmiyor varsa tavsiye edeceğiniz muhasebeci sevinirim
şirket sahibi arkadaşlar varsa 2026 yılı itibariyle muhasebe ücretiniz nedir? benimki 1500 den 5000 e çıkardı. Çok normal gelmiyor varsa tavsiye edeceğiniz muhasebeci sevinirim
+2
administ
(12.01.26)
Şirketine göre değişiyor. Boşta duran, hiçbir faliyeti olmayan firma için 5000 istiyor, faal olan şirket için 25 istiyor. Defter saklama bedeli adı altındaki haraçtan bozma para ama asıl saçmalık. 50 istedi şirket başına
-1
cay koy geliyorum
(12.01.26)
şirket şahıs mı, limited mi, aş mi. çalışan var mı aylık ne kadar fatura kesiyorsun. bu etkenleri söylersen ortalama fiyat söleyebiliriz.
0
gercekdunya
(12.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.