Giriş
(6)

yurtdışı iphone açık kalma süresi

metal69
telefonu 1 mayısta aldım mesela, 8 ay açık 4 ay kapalı muhabbetine istinaden, o 4 ay kapalılık hangi döneme denk geliyor?
telefonu 1 mayısta aldım mesela, 8 ay açık 4 ay kapalı muhabbetine istinaden, o 4 ay kapalılık hangi döneme denk geliyor?
0
metal69
(3 saat)
türk hattı kullanmaya başladığınızda süre başlıyor, 2 senedir hatsız kullandığım telefonuma geçen haftalarda türk sim kartımı taktım ve ertesi gün "telefonunuz kayıtlı değildir" mesajı geldi
0
mezzosprite
(3 saat)
1 mayis'ta aldiysan 8 ay yil sonuna kadar kullanirsin, sonra yeni yil dolayisiyla sifirlanir, sonra bir 8 ay daha derken 2027 eylul ayinda kullanamamaya baslarsin.

Yanlissam duzeltsin arkadaslar, benim bilgim bu yonde.
+3
baldur2
(3 saat)
bir takvim yılı içinde telefon çift sim kartlı ise her bir sim için 4 ay yurt içinde kalma süren var. yani toplamda 8 ay süren oluyor..

geçen sene mayısda aldığım telefonu bu sene ağustosa kadar kullanabileceğim. bu arada yurtdışında olduğum sürelerde zaman sayacı duruyor.
0
gercekdunya
(2 saat)
@gercekdunya peki yurtiçinde telefonu kullanmadığımız sürelerde durur mu sayaç? yani sim kartı çıkarsam
0
mezzosprite
(2 saat)
bunu ben de merak ediyorum bir de sim kart değiştirsen nasıl ilerliyor süreç?
0
croswell
(1 saat)
telefon kapalı kalırsa durum ne olur bilmiyorum ama her ay mesaj geliyor bana 90 gün kaldı 60 gün kaldı diye.

yurtdışında 15 gün kaldım, öbür ay 5 inde gelmesi gereken 30 gün kaldı mesajı 20 sinde geldi. sürenin eklendiğini bu şekilde anladım.
0
gercekdunya
(7 dk)
(12)

Yurtdışında İş Bulduğumuzda Ne Zaman İstifa Etmeliyiz?

lapetitemort
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğ
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.
Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.
Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?

Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğinde mi? Yoksa teklifi alır almaz mı? Bu süreci nasıl idare etmek lazım? Ortada kalmak istemiyorum.

Şirketim ihbar süresinde çalıştırmak isteyebilir (2 ay).
50 gün kadar da yıllık iznim var.
+1
lapetitemort
(20.04.26)
vize oturum vs netleştiğinde istifa ederdim ben olsam
+3
jelly bear
(20.04.26)
Tabiki olabilir. Benim bir arkadaşımda 8 ay falan sürmüştü zamanında.
Sakın teklif alır almaz istifa etme. Yapabileceğin en büyük hata olur. Eline gideceğin ülkeden belge gelene kadar istifa etme yani.
+1
logisticsmanager
(20.04.26)
vizenizi aldıktan, iş sözleşmenizi karşılıklı olarak imzaladıktan sonra söyleyin. ihbarınız yanabilir gerçi ama yapacak bir şey yok. çoğu şirket aslında iyi performans gösteremeyeceği için çalışanlarına zorluk çıkartmıyor hemen yollar ayrılıyor ama durumunuz nasıldır bilmiyorum.
0
elektr10
(20.04.26)
yıllık iznin varmış zaten. o yüzden her şey kesinleşsin uçak bileti aldığın gün söylersin.
+1
gercekdunya
(20.04.26)
is sozlesmesi imzalandiktan sonra
+1
pasaklıpepee
(20.04.26)
Calisma iznin cikmadan once kesinlikle istifa etmiyorsun. Durumu netlestirmek icin de yeni sirkete haber verip calisma iznin ciktiktan sonra eski sirekete bildirecegini soyluyorsun. Surec biraz uzuyor boyle ama en dogru ve guvenilir yol bu.
+3
synesthesia
(20.04.26)
bazı çalışanlar çok romantik düşünüyor. Patron siz işe geldiğiniz gün öğlen yemeginde kovup ihbar süresini ödeyip işe başlatmama hakkına sahip. Siz de son ana kadar çalışıp istifa edersiniz en fazla ihbar süresini firmaya ödersiniz.

işler her zaman ters gidebilir, netleşinceye kadar ayrılmayın derim.
+1
liberal
(20.04.26)
yurt dışındaki firma ile sözleşme imzalanana ve çalışma vizesi alana kadar mevcut işimi sürdürürdüm.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Ben oturum izni gelip geçici vizeyi pasaporta işlettikten sonra istifayı verdim. ihbar sürem azdı ama senin iznin olduğu için zaten anlaşabilirsiniz. Eğer oturum iznini almadan istifa edersen oturum onay süreci kafayı yedirtir. Her şey eksiksiz olsa bile reddedilme ihtimalini kafandan çıkaramıyorsun.
+1
himmet dayi
(20.04.26)
ben olsam var olan ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandıktan sonra istifa ederdim, diğer işe bi başlamış denemiş olurdum bi süre
+1
mezzosprite
(20.04.26)
is akdinin imzalanmasiyla calisma izninin gelmesi arasinda aylar var. dolayisiyla is akdini imzalayip istifa vermek gibi bir hataya dusmeyin.

ben arada uzun bir tatil yapmak istedigim icin, ab'den onay geldikten sonra Dtipi vize basvurusunu turkiye'de yaptigim gun istifa etmistim. dolayisiyla turkiye'den dtipi vize cikip biletler alinip tarihler netlesene kadar tatil yapmistim. isverenle de kisa bir ihbar suresinde anlasmistik. isveren ile iliskilerinize de bagli elbette. yaza denk geldigi icin de yaz tatili olmustu.
+1
kassiopeia
(20.04.26)
yurtdisinda yasiyorum. cok korkunc hikayeler duydum. ozellikle buyuk firmalar daha acimasiz olabiliyor. ilk iki ay deneme sureci oldugu icin son gun bile "tesekkurler, sizinle devam etmeyecegiz" diyebilir. hatta geldigi gun reddedilip ise bile baslayamayan gordum. isim de vereyim, booking.com yapmisti. pozisyona ihtiyacimiz olmadigini farkettik demislerdi. e tabi is olmadan vize devam etmiyor, gelen adam kira ayarlamis, kontrat yapmis, o kadar tasinma bilmemne.

baska bi ornek
yakin bi arkadasim kontrat imzaladi. 2 ay sonra baslayacak. bu arada yazismalar suruyor, is sozlesmesini, yan haklarin detaylarini falan soruyor aklina geldikce mail atiyor. bikac hafta sonra bi mail geldi. teklifimizi geri cekiyoruz dediler. bi aciklama da yoktu, kisa bisey yazmislardi. ustu kapali "cok soru soruyosun, beklentin kontrattan sonra artti, tercihimizden suphe duyduk ve iyi bir aday olmadigina karar verdik".. gibi biseydi.

yani risk her zaman var. olabildigince gec istifa edin. ihbar 1 ay ise atiyorum ucusa 2 hafta kala istifa edin, 2 haftasini calisin, 2 haftasinin parasini verip erken cikin, imkan varsa.
+1
sttc
(20.04.26)
(3)

Kira Tespit Davası bilirkişi tespiti sonrası sizce kiracıyla uzlaşalım mı?

mahmuttt
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı. Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti. Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı.

Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti.

Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;

yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
-1
mahmuttt
(14.04.26)
bilirkişi raporundan bir indirim yapacak hakim (net bilmiyorum ama yüzde 10 20 falan maks hakkaniyet indirimi) dava tarihinden itibaren de geçmişe dönük kira farkı da alacaksınız.

avukatınıza danışın.
0
kveldulv
(14.04.26)
davaya vermişsin bilirkişi yapılmış fiyat belirlenmiş. belirlenen rakamın %10-20 altında bir rakama hüküm verilecektir. sonra istinaf süreci var yani yaklaşık 1buçuk senelik bir süreç var önünde. beklemek istemiyorsan şimdi anlaş.
0
gercekdunya
(14.04.26)
istinaf daha kısa sürede sonuçlanıyor diye biliyorum. bence sonuna git zaten faiziyle geri alacaksın.
+1
duyuruuser
(14.04.26)
(2)

Kira tespit davasını avukatsız beceremem mi?

Cezcez
İlla avukat mı lazım?
İlla avukat mı lazım?
0
Cezcez
(14.04.26)
becerebilirmisinden önce tam araştırarak şartları karşılıyormusun ona bakıp sonra avukat tutulabilir.

örnek 5. yıl tam dolacak. 6. yıl kirasından uyuşmaz olursan gibi.
örnek bu kişiden tam bilgi alabilirsin. yeni süreçten geçmiş.

www.eksiduyuru.com
0
sivri sinek
(14.04.26)
becerirsin ama bazı teknik konulara hakim değilsen davayı kaybedersin.
0
gercekdunya
(14.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+6
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+10
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+2
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+3
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-3
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+2
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-1
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(5)

İyi kabak çekirdeği

mbond
İyi kabak çekirdeğini nereden buluruz. Tadım'ın ki yıllardır aynı ve bence epey güzel ama belki daha uygun fiyatlı alternatifleri de vardır diye sormak istedim.Bir diğer soru da yer fıstığı olabilir. Yerli ve milli yer fıstığı, gene Tadım'da var sanırım ama tam da emin değilim, kabuklu kırmızı paket
İyi kabak çekirdeğini nereden buluruz. Tadım'ın ki yıllardır aynı ve bence epey güzel ama belki daha uygun fiyatlı alternatifleri de vardır diye sormak istedim.

Bir diğer soru da yer fıstığı olabilir. Yerli ve milli yer fıstığı, gene Tadım'da var sanırım ama tam da emin değilim, kabuklu kırmızı paketteki. Var mıdır bunun da alternatifi?
+1
mbond
(12.04.26)
en iyi kabak çekirdeği nevşehir ürgüpte yetişir sütle kavrulur satışa sunulur yerli üreticilerin sitesinden temin edebilirsin googledan aratın
+1
baknedicem
(13.04.26)
Nevşehir +1
Tatbak'ınki fena değildi bozmadıysa. Uzun zamandır almadım.
0
auroraaurora
(13.04.26)
ürgüp +1

sütlü kabak favorimdir.
0
gercekdunya
(13.04.26)
file marketteki harras tadımla bence aynı kalite düzeyinde, çok niş olanlara göre daha ulaşılabilir
0
eja
(13.04.26)
pazarlarda kuruyemişçilerde hemen her türü bulunuyor. bol bol tadım da yaparak alabilirsiniz.
0
ground
(13.04.26)
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-16
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+2
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+1
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+4
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+2
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+1
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
+1
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+1
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+4
babilfish
(13.04.26)
Güzel şeyler söylenmiş. Siz ilgi beklemissiniz ama daha en başından bellimiş. Beklentiyi devam ettirmek biraz sizin yanlışınız olmuş. Sevmek zorunda değiller elbette ama Türkiye'de de yüzde 80 falan torun seviliyor. Ama olmak zorunda da değil. Evlat ayrımı da yapılır. Bu da Türkiye gerçekleri . Kabullenmeniz ne kadar hızlı olursa o kadar mutsuz olmazsınız..
Birde bebek sahibi olanlarda dünya onların etrafında dönüyor algısı vardır. .siz o algıya fazla kapılmayın. Çünkü aynı dünya herkesin etrafında dönüyor ..
Ayrıca sorun sizin değil eşinizin sorunu. Rahatsız ise kendiwi çözmeli. Muhtemelen aile için ezik biri eşiniz. Görümce daha güçlü. Bu yüzden onun çocuğu sevilmiş ilgi görmüş. Ancak eşinizin dert etmewi ve çözüm de julmasi gereken eşiniz. Ben mesafeli olur ve beklentimi yüksek tutmazdım
0
hacirotti
(21.04.26)
(19)

arkadaşıma ayıp olur mu?

ercu cozer
başka bir şehire araç almaya gideceğim, orada da bir arkadaşım var bu işlerden anlar , aracı alırken bilmediğim yerde tek olmak istemiyorum haber versem gelir hem hasret giderir hem aracı alırken yanımda olur.yalnız arkadaşım uzun süredir işsiz morali bozuk , şimdi bu durumda nispeten pahalı bir ara
başka bir şehire araç almaya gideceğim, orada da bir arkadaşım var bu işlerden anlar , aracı alırken bilmediğim yerde tek olmak istemiyorum haber versem gelir hem hasret giderir hem aracı alırken yanımda olur.
yalnız arkadaşım uzun süredir işsiz morali bozuk , şimdi bu durumda nispeten pahalı bir araba alırken yanıma çağırmak da vicdanen rahatsız hissettirir bana üzüldüğünü biliyorum.
çünkü bende işsiz kaldım çok zor bir durum ve psikoloji böyle şeyler bile içten içe üzerdi beni.
sizce gitmişken haber verip görüşmeli miyim yoksa, ayıp olur diye haber vermemeli miyim?
+2
ercu cozer
(10.04.26)
bence araç için çağırma. ben işsiz ve parasız dönemimde arkadaşımın beni lüks mekana çağırmasına aşırı ayar olup üzülmüştüm. uzun süre işsizlik insanı çok depresif yapıyor. yetersiz ve değersiz hissediyor. parasızlık insanı öfkelendiriyor.

gitmişken bir buluş kahve ısmarla ama tabii. hal hatır sorarsın.
+2
art cat chocolate
(10.04.26)
samimiyetinize bağlı.
belki de aramazsan daha çok ayıp olur.
ben olsam arardım.
0
duyuruuser
(10.04.26)
'' abi merhaba eskişehire gelicem yarın ufak bir iş için müsait olursan kahve filan içelim. '' derdim
- hayırdır ne işin filan derse '' araç alacağım uygunsan gel sen de istersen'' derdim
+3
rajkoothrapali
(10.04.26)
kesinlikle görüşün. asla yanlış olmaz. insanların böyle zamanlarda dert ortağına konuşacağı birine ihtiyacı olur.
+1
ground
(10.04.26)
gerçek arkadaş ise görüşmen daha iyi olur. dedikleri gibi derdini anlatıp biraz rahatlamış olur o da, havası değişir.
+1
gercekdunya
(10.04.26)
bence cagır seni seviyorsa gormek iyi gelecektir.
0
koela
(10.04.26)
samimiyetinize bağlı, ben olsam üzülmezdim. sonuçta aynı işyerindeyken o işten çıkarıldı sen devam ettin durumu yok ya da işveren sizdiniz onu işten çıkardınız, öyle bir şey de yok. "herkesin hayatına kimse karışamaz"

ben görüşürdüm - görüşülen kişi de olurdum, takılmazdım. ayrıca yemek-tatlı falan ısmarlardım. o da bunalmıştır sürekli evdeyse atraksiyona girmek iyi gelir.
0
Improbable
(10.04.26)
seviyorum hep telde de görüşürüz ama ben işsizken çok zengin bir arkadaşım aracıyla gelmişti onun adına çok sevinmiş ama o gün kendi durumuma çok üzülmüştüm.
arkadaşım şu an kendi durumuna üzülüyor çok iyi şeyleri hak ediyor ama son zamanlarda işleri kötü gitti , burukluk hissetsin istemiyorum.
+1
🌸ercu cozer
(10.04.26)
rajkoothrapali'nin yaptigi gibi yap bence de. her turlu haber ver ama isini sorarsa soyle. arkadasini gormek hem sana hem ona iyi gelecektir, araba isin yancisi
0
fakyoras
(10.04.26)
İlla yanınızda biri olması gerekiyorsa, bu tür işlerde dalgınlığınız, tecrübesizliğiniz falan oluyorsa arayın gelsin. Ama ben böyle işleri hep kendim halletmeyi daha uygun görürüm. Son dakika çağıracağınız arkadaşınız belki aklınızı çelebilir, huzursuz olursunuz, niye çağırdım dersiniz. Siz zaten karar verdiyseniz başkasına gerek yok. Alışverişi bitirin sonra arayın böyle bir anda gelmem gerekti, gel yemeğe gidelim dersiniz.

Bir de kahve ne abi, lüks araç alıp adamı simit sarayına mı götüreceksin?
0
malheiros
(10.04.26)
aldığın arabayla güzelce gezer, yer-içer takılırsanız hesaplar senden arkadaşın da kafası dağılmış olur. He öyle lüks araba hadi gel bi Starbucks yapalım dersen ayıp olur.
+1
tsubasa
(10.04.26)
Görüş
-2
arbre
(10.04.26)
Çağır hocam, sonrasında da imkanın varsa " Allah raız olsun iyi ki geldin kanka, gel arabayı ıslatalım." deyip yemeğe götür.

samimi arkadaşsanız sorun olmaz, hem de böyle bi dönemde işe yaradığı için kendini iyi hisseder.

ama sana destek olduğunu özellikle belirt ki gerçekten işe yaradığını hissetsin.

" sen olmasan belki bi' şekilde hallederdim ama gelmen cidden çok iyi oldu fln mesela."
+3
kumandanim
(10.04.26)
Kumandan +1
Ona da moral olur. Isi olmadigi sürece issiz is buldugu anda problem cözülecek.
+1
Purple life
(10.04.26)
ara adamı sen ısmarla. aramazsan ayıp olur. gelsin işi yoksa senle olsun.
0
mikahakkinen
(10.04.26)
"selam, bi araba işi için oraya gelcem. gelmişken de seni görmek istiyorum hasret giderelim, ne zaman müsaitsin?" böyle dersen ayıp olmaz.
0
nolmus yani
(10.04.26)
yakın ve iyi arkadaşsanız sorun olmaz, çoğunluğun dediği gibi yapın ve arabadan sonra da yiyin için gezin takılın ve her şeyi siz ödeyin elbette. bu arada işsiz olduğu için demiyorum, arabalardan anlıyor olduğu ve size yardıma geleceği için diyorum; normalde olması gereken bu
+2
sweetoffice
(10.04.26)
Onun haset eden bir işsiz olmadığına eminsen birlikte git.
alışveriş dönüşü de sağlam tarafından bir yemek ısmarla .
0
diyecevaplandı
(10.04.26)
Yerin kulağı var, iki gün sonra öğrenir gelip gittiğini “ulan buralara kadar geliyor, araba alıp dönüyor, bi selam bile vermiyor, tabii işsiz kaldık ya, adam yerine koymuyor” diye düşünür. Biraz muhabbet, bir yemek çay kahve ısmarlama, bu durumda sana nasıl faydalı olabilirim gibi yaklaşım, araç işini halledip geri dönme faydalı olur. Ayrıca işsiz insanlar bu şekilde bir işe yaradıklarında, kendilerine bir iş için ihtiyaç duyulduğunda kendilerine güven tazeliyorlar. Gözlerine biraz ışık geliyor.
0
covered
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-12
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
0
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-8
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(2)

Mıknatıslı telefon kılıfları güvenilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Șu yeni moda mıknatıslı telefon kılıfları güvenli mi? Kablosuz şarj içinmiş galiba. Telefon Samsung Galaxy S25 FE. Kablosuz şarj özelliğini kullanmıyorum. Normal şarj ediyorum. Bu kapakların renkleri ve tasarımı çok güzel ama mıknatıs, magnetik alan yaratıp, uzun vadede telefonu bozmaz mı?
Merhaba,

Șu yeni moda mıknatıslı telefon kılıfları güvenli mi?

Kablosuz şarj içinmiş galiba.

Telefon Samsung Galaxy S25 FE.

Kablosuz şarj özelliğini kullanmıyorum. Normal şarj ediyorum.

Bu kapakların renkleri ve tasarımı çok güzel ama mıknatıs, magnetik alan yaratıp, uzun vadede telefonu bozmaz mı?
0
anaphylacticshock
(01.04.26)
Geçen hafta sipariş verip sonra vazgeçip iptal ettim yarım saat sonra. Bende de S24 ultra var.

benim amacım o kılıflara magsafe uyumlu telefon tutucu (popsocket) tarzı takmaktı çünkü eski usül yapışkanlı popsocketlar türkiye'den çekilmiş ve piyasada hiç kalmamış. Ama bildiğim kadarıyla kablosuz şarjı desteklemiyor zaten.

Telefonu bozmuyor ama telefonun kaleminin hassasiyetini azaltıyormuş gibi şeyler okudum.
0
nundu
(01.04.26)
benim bildiğim kılıflarda mıknatıs yok metal var. magsafe kısımları metal. örnek varmı mıknatıslı kılıf için merak ettim.

bu arada telefona bir zararı olmaz.
0
gercekdunya
(01.04.26)
(12)

Çektiğim fotoğraflar nasıl? vol.2

yurtsuz john
Dijital makineyle çektiklerimden bazıları. Şimdi analog makine aldım. Tekrar bu hobiye dönesim var. Beğendiniz mi?https://ibb.co/RpWB2gyDhttps://ibb.co/40XK4mchttps://ibb.co/9kkSJvCmhttps://ibb.co/8DdSH8pMhttps://ibb.co/bRr4z3Kghttps://ibb.co/TB0RFxy9https://ibb.co/fGLPSPJ8https://ibb.co/SLdHqWShttp
Dijital makineyle çektiklerimden bazıları. Şimdi analog makine aldım. Tekrar bu hobiye dönesim var. Beğendiniz mi?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
yurtsuz john
(26.03.26)
4, 7, 9'u beğendim, 10'da ışık ve renkler hoş duruyor ama kompozisyon daha farklı olabilirmiş belki. 2'nin hoş bir havası var aslında ama kadraj daha farklı bir açıyla konumlansa çok daha güzel olabilirmiş gibi.

3 ve 8 açılmıyor.

Eyyorlamam bu kadar
+1
akhenaten
(26.03.26)
üstünde ekstra filtre yoksa renkler cansız. odak net değil yada yanlış odak seçilmiş.
0
gercekdunya
(26.03.26)
Pozlamayı ve renkleri photoshopta ben kısıyorum. Raw sevmiyorum.
Odak da aynı şekilde.

Buraya yüklerken teknik nedenlerle fotoğrafların boyutunu düşürdüm. Çözünürlüğü etkiledi.
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
Ben böyle solgun fotoğrafları çok severim, o karamsar hava hoşuma gidiyor. Beğendim ellerinize sağlık.
0
mutekebbir
(26.03.26)
@mutekebbir

benim fotolara eleni karaindrou dinlemeden bakılmaz
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
fotoğraflarında nesneler çok üst üste binmiş. bu yığılma biraz rahatsız ediyor. daha yalın kadrajlar olabilirdi. tabi bunun temel sebebi zoom lens kullanman. konuya biraz daha yaklaşıp daha geniş kareler alabilirsin.
hepsi dik kadyaj olmuş. özellikle 4 numara yatayda daha güzel olurdu.
ilk fotoğafı çok anlamlandıramadım. öndeki direk tüm odağı üstüne çekiyor. arkada sırtı dönük yürüyen kişi bir duygu vermiyor. böyle nesneleri kenarlara konumlandırarak çerçeveleme yapabilirsin.
6cı fotoğrafta babalarında arasında olta atan balıkçı, el ele tutuşan çift veya martı olsa çok güzel kare olurdu.
fotoğraflardaki tonlamalarda çok olmamış. fotoğraflar üstünde çok oynamalar yapma.
kompozisyon ve içerik olarak kendini geliştirmen lazım. anlık gördüğünü çekmek yerine fotoğraflarında bir anlatının olmasına çalış.

analog fotoğraf konusuna gelirsek çok güzel bir şey ama kendi filmini kendin yıkayıp kendin bastığın sürece. ben hem kendi filmimi sarıyorum kendim banyo ediyorum kendim basıyorum buna rağmen zorlanıyorum. özellikle film ve banyo maliyetleri çok yüksek. fakat en iyi yanı insanı çekerken düşünmeye itiyor. tek karenin maliyetini hesaplıyorsun. bu çekeceğim kare buna değer mi deyip elin deklanşöre gitmiyor.

kendini fotoğraf konusunda geliştirdiğini düşündüğün zaman analoga geçmeni tavsiye ederim.
+1
my fault
(26.03.26)
fotoğraflarınız çok güzel, elinize sağlık. nu fotoğrafları çektiğiniz makineyi söyler misiniz, birisine hediye etmek istiyorum. benzerleri de olabilir.
0
anladespina
(26.03.26)
Fotoğraflarınız, kompozisyon ve renklendirme olarak çok güzel. Ellerinize sağlık. Zevkler ve renkler meselesi tabiki beğenmeyenler olabilir ama sizin seviyor olmanız yeterli.
0
sinematikcrop
(26.03.26)
@anladespina

canon eos250d

lensler: canon 50mm 1.8/f ve tamron 18-400mm 3.5/f

iş makinede değil lenste bitiyor.
+1
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
late viper
(26.03.26)
@late

zıpçıktılık yapmayalım hocam.

10 küsur senedir dünya genelinde 9:16 boyutlu ekrana alıştık. ben de o yüzden vertical çekiyorum.
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
film bayat mı? değilse yıkattığınız yeri değiştirmeyi düşünebilirsiniz. ayrıca fotoğraf incelemek de çok büyük katkı sağlıyor görmeye. onun için de (büyük ihtimalle biliyorsunuzdur ama) lomography kullanabilirsiniz.
0
another satisfied lover
(27.03.26)
(6)

iş nasıl bulunur?

hsnx
sözel bölümlerden birinden mezunum. iş bulmak için kariyer.net/linkedin/işkur türevleri dışında nerelere bakabilirim ya da ne yapabilirim?
sözel bölümlerden birinden mezunum. iş bulmak için kariyer.net/linkedin/işkur türevleri dışında nerelere bakabilirim ya da ne yapabilirim?
0
hsnx
(25.03.26)
yapmak istediğiniz işle alakalı ofislere direkt başvuru (programlı iş mülakatı gibi değil de ben kadir deli kadir tarzında) yapılabilir. diğer türlü en mantıklı seçenek en kurumsal görünen şirketlerde bile referans referans referans. bakın sizin için 3 kere söyleyip evrene pozitif gönderdim, tanrı yardımcınız olsun.
0
suicmeyenadam
(25.03.26)
güzel göz boyayan bir cv ve mülakatlardaki verdiğiniz özgüvenle her yerde her işi bulursunuz yeterki kendinizi iyi tanıtın ve tanımlayın. bizim insanımız etikete çok bakıyor çünkü. kendinizi güzel pazarlarsanız bir şeyin uzmanı bile olabilirsiniz. çünkü özel sektörde iş bilen kadar bilmeyen de çok.
0
koela
(25.03.26)
Tanıdık faktörü çok önemli. Mühendislik dışındaki işler genelde tanıdığa verilir. Çevreye haber salın.
+1
runaway
(25.03.26)
Ne iş aradığını bize bile söylemekten çekiniyorsun. O şekilde zor.
Davul zurnayla herkese her yere ilan etmek gerek iş aradığını.
0
michael_knight
(25.03.26)
önce kendinizi doğru ve daha somut ifade ederek başlayabilirsiniz.

sözel bölümlerden biri ama ne?
arkeoloji ve sanat tarihi
gastronomi ve aşçılık
gazetecilik

3ü de birbirinden bağımsız ve farklı dinamikleri olan işler.

ha illa bu kadar genel sormak durumundaysanız yanıt belli : iş başvurusu yapın.
+2
galahad reloaded
(26.03.26)
üsteki arkadaşın da dediği gibi iş başvurusu yaparak bulabilirsin. bu kadar kapalı bir soruya verilecek en güzel cevap bu.
+1
gercekdunya
(26.03.26)
(12)

Yoklama kacagiyim, y.disinda yasiyorum, konsolosluk aradi

neck_and_neck
Konsolosluktaki askerlikten sorumlu memur sanirim: "Randevuya falan gerek yok, gelin en kisa zamanda goruselim" diyor. Cift vatandasim. Y.disi isci erteli olarak gozuken askerlik ertelemem 2025 sonunda bitti, daha erteleme imkanim da yok. Su an e-devlet'te "yoklama kacagi" olarak gozukuyorum. Dovizl
Konsolosluktaki askerlikten sorumlu memur sanirim: "Randevuya falan gerek yok, gelin en kisa zamanda goruselim" diyor.

Cift vatandasim. Y.disi isci erteli olarak gozuken askerlik ertelemem 2025 sonunda bitti, daha erteleme imkanim da yok. Su an e-devlet'te "yoklama kacagi" olarak gozukuyorum. Dovizle askerlik vs dusunmuyorum. 6-7 bin euro bana cok maalesef.

Nicin cagirmis olabilirler, ne olacak bilgisi olan var mi? Yoklama kacagi oldugumu hatirlatacaklar, dovizle askerlik ode diyecekler, ben de durumum yok, su an odeyemecegim, bakariz falan diyecegim. Onlar da peki diyip para cezasi mi kesecek? Turkiye'ye girisimde mi sorun cikacak? Turkiye'ye girersem odemedigim surece cikamam mi bir daha?
-2
neck_and_neck
(23.03.26)
muhtemelen ilk tr girişinde paket ederler. şimdilik orada sadece uyarcaklardır.
+2
gercekdunya
(23.03.26)
çift vatandaşsan çık türk vatandaşlığından kurtul işte.
-1
konetsu
(23.03.26)
@konetsu: Erteleme devam ettigi surece cikilabiliniyordu, su an ertelemem bittigi icin cikamam hicbir sekilde.

Cikma olayini onceden arastirmistim, TC vatandasligini sonradan kazandigim icin mavi kart hakkim olmuyormus o yuzden cikmadim. Tamamen bir yabanci oluyormussun Turkiye'de, hicbir hakkin yok.
0
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
konsoloslukta durumu izah ederler en fazla. haklarinizi bilirsiniz. konsolosluk islemlerinizi vs. yapabilirsiniz.

turkiyeye geldiginizde alikoyup hemen askere goturme yok ama 30 gun veriyorlar cozmeniz icin. ben alikoyulduktan son dovizli odemesini yapip kurtuldum, cozemezseniz muhtemelen o zaman alikoyarlar.
0
lanc
(23.03.26)
türkiyede kaybetmekten korktuğunuz haklarınız neler ki
0
iwillsee
(23.03.26)
yav arkadaşlar insanın doğduğu büyüdüğü yerin vatandaşlığını kaybetmesi kolay şey mi ne diyosunuz allahınızı severseniz. annen rahatsızlansa, kardeşinin başına bir iş gelse anca turist olarak kısa süreliğine giriş yapabilecek belki vize almak zorunda kalacaksın. niye ısrarla "türk vatandaşlığından çık" diyorsunuz? az şey mi bu?

soruya cevab: artık paket etme yok, kimse kolundan tutup askere götürmez ama yurt dışı için durum nasıl oluyor onu bilmediğimi de özellikle belirteyim. türkiye'de ben yoklama kaçağıyken idari para cezası aldım sadece, tebligat imzaladım iki hafta içinde askerlik şubesine başvuracağıma dair. bence konsolosluğa gidin, yardımcı olurlar. türkiye'ye girişinizde de pürüz çıkarabilirler ama dediğim gibi kağıt filan imzalatıp salarlar diye tahmin ediyorum. kaçağı kolundan tutup askere gönderme işi çok eski.
+3
der meister
(23.03.26)
vatandasliktan cikinca mavi kart aliyorsun, der meister'in dedigi hicbir sey yasanmiyor. kesin bilgi, yayalim.

ama zaten asker kacagi durumundayken vatandasliktan cikamiyorsun. bu da kesin bilgi, yayalim.

mavi kart alma hakkinin olmadigi yerde bu soruya en dogru cevabi diger vatandasligin ne oldugunu bilerek verebiliriz. soru sahibine rica, bunu yazsin.

bulursam burada verdigim bir yanit vardi, onu göndericem birazdan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
@iwillsee: tamamen yabancisin iste. Turkiye icin sifirdan oturum, calisma izni alicaksin, ev alirken yabancinin kuralllarina tabisin, Tr'den emeklilik, sgk, hastaneden yararlanma hicbir hakkin yok.

@konusma ben konusuyorum: hocam yazdim yukarda, dogum yoluyla TC vatandasi degilim ben, tc vatandasligini sonradan kazandim. Vatandasliktan cikis yaptigimda mavi kart alma hakkim yokmus, bizzat nufus mudurlugundeki cikis islemine bakan memurlar soyledi, tum haklar gider dedi.

not: diger vatandasligim Ingiltere'den bu arada
0
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
@edmond honda: Ust soyumda Tc vatandasi var da, onlar da benim gibi. Tr'de dogmadilar, sonradan Turk vatandasi oldular. Abi niye kastiniz bu kadar mavi kart hakkim yokmus iste sorusturdum diyorum bizzat cikisi yapan memurundan.
-1
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
mavi kart hakkiniz olmadigini anladim zaten ilk okudugumda, o sebeple "mavi kart alma hakkinin olmadigi yerde" diye baslayarak diger vatandasligi sordum cünkü su an ne yapabileceginiz bu ikinci vatandasliga bagli.

benim detaylica yazdigim askerlik bilgisi, duyuru sahibi duyuruyu silinince gitmis maalesef. cok kisa özet geceyim: ingiltere'de zorunlu askerlik olmadigi icin türkiye'de askerlik yapmak zorundasiniz. dövizli ya da silah altina girerek, sizin seciminiz ama evet, bu durumda askerden kacamiyorsunuz.
eger yasadiginiz yerde askerlik zorunlu olsaydi, mesela isvicre ya da avusturya gibi bir ülkede, bu durumda o ülkelerde askerlik yapmaniz halinde türkiye bunu kabul eder ve sizin türkiye'de askerlik görevinizi kaldirirdi. birlesik krallik'ta zorunlu askerlik olmadigi icin türkiye'deki göreviniz, orada orduya dahi yazilsaniz kalkmiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
mavi kart hakkin yoksa bedelli parasini odeyeceksin iste kardes.
konsolosluk sana bisey yapmaz, en fazla uyarir.
isi uzatirsan turkiyeye girmeye calistiginda kapidan alirlar, askerligin bitince salarlar.
ters yone kosarak askerlikten kacamazsin.

not: bedellispor.
0
cooperr
(23.03.26)
yeni bir mesleki kursa katıl ucuzundan. tarihi de biraz geriye yazdırabilirsen eğitimimi sürdürüyorum ancak falan filan işte gerisini sen süsle.

ortaya biraz da malzeme koyarsan sohbet eder dönersin, elinden geleni yaptığını ama bu işi bir şekilde çözmen gerektiğini falan söyle bence. bak kardeşim diye anlatmaya başlarsa kolay bir yol, ne alâ
0
birdirbir
(23.03.26)
(6)

domuzdan arındırılmış coğrafya var mı? israil, arabistan mesela

ground
kutuplarda ve çöllerde muhtemelen yoktur. bu 2 ülkenin özel çalışmalarla domuzları yokettiklerini düşünüyorum. nedir durum? Ekleme; meraktan sordum. domuzlarla aramda bir sıkıntı yok. yolda görsem yiyecek veririm, dağda görsem topuklar kaçarım.
kutuplarda ve çöllerde muhtemelen yoktur. bu 2 ülkenin özel çalışmalarla domuzları yokettiklerini düşünüyorum. nedir durum? Ekleme; meraktan sordum. domuzlarla aramda bir sıkıntı yok. yolda görsem yiyecek veririm, dağda görsem topuklar kaçarım.
0
ground
(18.03.26)
bu ülkemizde yaşayan müslümanların domuz takıntısını bir türlü anlayamadım. adam içki içiyor, zina yapıyor, kumar oynuyor, hırsızlık yapıyor, trafikte birbibirinin üstüne çıkıyor kul hakkı yiyor ama zinha domuz yemiyor.
+13
gercekdunya
(18.03.26)
Eğer öyleyse Araplarda hiç akıl yok. Zaten yok gibi de. Domuzu avlanma sporu için kullan sana zararı ne
-1
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
Wikipedia haritasinda en az domuz eti uretimi yapan veya hic yapmayanlari bulabilirsin:

en.wikipedia.org

Haiti, kanguru adasi ve oregon eyaleti gibi yerler de yaban domuzundan arinmayi basarmis.
+2
ermanen
(18.03.26)
domuz coğu hayvanın yiyemediği kozalak gibi şeyleri yiyerek gübreye ve ete dönüştürür o sebeple çoğu çoğrafya için faydalıdır.
+1
duyurukullanıcısı
(18.03.26)
afganistan'da tek bir (evcil) domuz varmis, o da Kabil Hayvanat Bahçesi'ndeymiş:
en.wikipedia.org

üretim ve ithalat dışında yemenin bile yasak olduğu afganistan ve maldivler var sadece sanırım. afganistan'da, doğada, yaban domuzları var ama. biçok arap veya islam ülkesinde evcil domuz yoktur.

hristiyan nüfusu fazla olan bazı islam veya arap ülkelerinde domuz çiftliği var, lübnan gibi:
www.porkyslebanon.com

turkiye'de de domuz ciftliği var:
www.domuzeti.net

fas ve tunus'ta da var:
www.pigprogress.net

israil'de de bikaç tane var:
www.gov.il

----------------------------------------------------------------------------------

su vegan blog sitesi domuz eti ve üretimi kuralları açısından tam ülke listesi yazmış:
veganfta.com

"The Middle East & North Africa

In these jurisdictions, pig farming is either legally prohibited by religious mandates or absent due to a lack of domestic demand and cultural practice.

Afghanistan (Legal ban/Zero population)
Algeria (Negligible/Zero industrial production)
Bahrain (No domestic production)
Iran (Legal ban on commercial farming)
Iraq (Zero reported farming)
Jordan (Zero reported farming)
Kuwait (Strict legal ban on farming and imports)
Libya (Zero reported farming)
Mauritania (Zero reported farming)
Morocco (Negligible/Zero industrial production)
Oman (Zero reported farming)
Pakistan (Zero reported farming)
Qatar (Zero reported farming)
Saudi Arabia (Zero reported farming)
Sudan (Zero reported farming)
Syria (Zero reported farming)
Tajikistan (Zero reported farming)
Turkmenistan (Zero reported farming)
Tunisia (Negligible/Zero industrial production)
Uzbekistan (Zero reported farming)
United Arab Emirates (Zero domestic farming; all pig flesh is imported)
Yemen (Zero reported farming)
Palestine (Zero reported farming)
Western Sahara (Zero reported farming)
Island Nations & Asia-Pacific

Small island nations often have no history of pig farming due to space constraints, delicate ecosystems, or religious demographics.

Anguilla (Zero reported farming)
The Maldives (Strict legal ban)
Comoros (Zero reported farming)
Djibouti (Zero reported farming)
Brunei (Zero reported industrial farming)
Marshall Islands (Negligible/Zero)
Tuvalu (Negligible/Zero commercial production)
The Gambia (Zero reported industrial farming)
Mali (Zero reported farming)
Niger (Zero reported farming)
Somalia (Zero reported farming)
Sub-Saharan Africa (Majority Muslim Jurisdictions)

Unique Cases

Israel: The Pig-Raising Prohibition Law of 1962 banned pig farming across the vast majority of the country’s sovereign land, with specific geographic exceptions and loopholes exploited, but pig farming has nevertheless continued.
Vatican City: A sovereign state with a permanent pig population of zero."
+2
ermanen
(18.03.26)
domuz "ha$ere" degil o yuzden toplu katliami gerektirecek bir durum yok.
$eriat olan ulkelerde bile cikalim domuzlari temizleyelim dediklerini sanmiyorum ki cabuk cogalan ve buyuyen bir hayvan, o yuzden tahminen tamamen temizlemek imkansiz da olabilir. ha ciftlik kurdurtmazlar ayri mesele.

ben 25 senedir "seferde" oldugum icin bisey lezzetli ise yerim (kendimi boyle avutuyorum hahaha) , domuz da yedim. hayvanin bazi taraflari bize ters agiz tadimiza uygun degil, ama bazi yerleri guzel marine edildiyse, ciddi lezzetlidir. Marine ihtiyaci olan bir et denebilir. Cok kalitesiz demek biraz haksizlik. Ucuzdur cunku kolay buyuyen bir hayvan. Eve alip pisirmem ama iyi bir restaurantta denk gelir, onerirler, gomerim.
0
cooperr
(19.03.26)
(2)

Sahibinden.com Mayıs ayından sonra tamamen edevlete mı entegre olacak

pembediken
Bu nedenle ev fiyatları artacak gibi söylentiler var. Haberi bulamadım
Bu nedenle ev fiyatları artacak gibi söylentiler var. Haberi bulamadım
0
pembediken
(13.03.26)
Bu nedenle ev fiyatları niye artsın ki?
+1
Mirket
(14.03.26)
emlakçılar için ev fiyatı artırmaya herhangi bir bahane yeter. onlar artış olsun komisyon artsın diye bakıyor sürekli. yada alıcı varsa hemen alsın diye sürekli şöle artacak böle artacak yalanları.
+2
gercekdunya
(14.03.26)
(6)

Avukat "yalan söyle" der mi?

michael_knight
Örnek veriyorum bir öğretmeni bıçaklayıp öldürdüm ve bir avukatla çalışmaya başladım.Önce olayı tamamen doğru şekilde avukata anlattım diyelim ve saldırıyı planlı bir şekilde yapmışım.Avukat bana "savunma yaparken yalan söyleyerek cezayı azaltalım ister misin?" şeklinde tercihimi sorar mı en başta y
Örnek veriyorum bir öğretmeni bıçaklayıp öldürdüm ve bir avukatla çalışmaya başladım.
Önce olayı tamamen doğru şekilde avukata anlattım diyelim ve saldırıyı planlı bir şekilde yapmışım.

Avukat bana "savunma yaparken yalan söyleyerek cezayı azaltalım ister misin?" şeklinde tercihimi sorar mı en başta yoksa direkt "bıçak zaten hep taşırım demen lazım, rastgele bir insana bir anda düşünmeden yaptım demen lazım" şeklinde mi yönlendirir?

Böyle bir süreç kabaca nasıl ilerler gerçek hayatta?
-1
michael_knight
(06.03.26)
avukatlar genellikle yalan yerine lehe olan kısımları parlatma yoluna gider.

yalan söyle demez ama "Eğer planlı olduğunu itiraf edersen şu cezayı alırsın. Eğer kaza veya anlık öfke dersen şu cezayı alabilirsin. Karar senin, ben senin beyanın üzerinden hukuki çerçeveyi çizeceğim." diye seçimi bırakıp stratejiyi ona göre çizer.
+6
summerjam0306
(06.03.26)
Derler, diyorlar. Tabii ki @summerjam0306'nın dediği gibi daha formal bir dille belirtiyorlar.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Avukat yalan söyle demez; ancak her doğruyu da olduğu gibi söylemeni istemez. Kendisi de her doğruyu her yerde söylemez; böyle bir mükellefiyeti yok. Yalan söylemek ≠ her doğruyu paylaşmak.
0
vedatchilipeppers
(06.03.26)
yalan söyletmeden nasıl savunacak zaten. avukat direk yönlendirme ile ne gerekiyorsa onu söyletir.
-1
gercekdunya
(06.03.26)
yani evet "ne söylersen mahkeme nasıl değerlendirir" gibi telkinler veriyoruz. ama söylediklerimiz çoğu zaman işe yaramıyor. mesela adama diyoruz ki şimdi polis sana şunu şunu sorabilir, doğruyu söylemek zorunda değilsin. şunu şunu yaptın mı dediğinde evet demek zorunda değilsin. diyoruz ama insanlar o kurguyu çok iyi yapıp profesyonel bi şekilde sorulan sorulara açık vermeden cevap veremiyor. genelde çelişen ifadeler kullanıp durumun açığa çıkmasına neden oluyorlar.

ama şu var ki; cezalandırma yetkisi sadece devlete aittir ve devler bu yetkisini kullanırken, biri hakkında bir suçlama yapıldığında lehe ve aleyhe tüm SOMUT delilleri toplayarak yapar. örneğin ben birini öldürmedim ve gidip "ben şu kişiyi öldürdüm" dersem devlet sadece benim beyanıma bakarak yargılama yapıp ceza vermez. ben sonuçta birinin suçunu da üstlenmiş olabilirim bu konuda yalan söylüyor da olabilirim. bu nedenle kamera kayıtları, hts kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları atk raporları vs vs birçok delil toplanır. yani çocuk eğer avukatın sözünü dinleyip "ben canavarca hisle tasarlayarak yapmadım, o anlık gaflete kapıldım" dese bile mahkeme bu çocuğun son birkaç güç içinde nerelere gittiğini, olayda kullandığı silahı nereden temin ettiğini, cep telefonu incelemesinde arkadaşlarıyla vs konuşmalarında bu olaydan bahsedip bahsetmediğini vs vs her şeyi araştırır ve çocuğun bunu planlı olarak canavarca hisle bir hınçla yaptığını ortaya çıkarır.

yani burda avukata kin duyulması anlamsız. iyi bir hukuk fakültesinden mezun olan hukuk nosyonuna sahip olan biri gayet iyi bilir.
+1
Sadece soruyorum
(06.03.26)
Neden neden demesin ki ?
Avukatta bir insan .
Ama bu noktada sözün formatı , yalan söyle... şeklinde değil "bu şekilde söyle " olur.
avukatı olan fail kimse zaten
kendini muhtemelen alacağı cezadan olabildiğince kurtarma derdindedir.
Dünyaya bir bakın, hukuki tanımlamalar ve anlamları, cezai karşılıkları bile kişinin statüsüne göre değişkenlik gösterebiliyor.
0
diyecevaplandı
(06.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(14)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(11)

Kira artışı hk.

infinitedreams
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. B
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. Bu durumda ben ne yapmalıyım, yasal hakkınızı kullanıp dava açın desem mantıklı mı? Bir de emsal neye göre belirleniyor? Aynı apartmanda 15 bin tl ye oturan da vardır, 20 bine oturan da vardır. Bu arada oturduğum yer rezidans, 500-600 daire var. Kira tespit davası açarsa ev sahibi sonuç alır mı, yoksa kirayı direkt 30 bin yapıp geçeyim mi?

Bu arada yeni kira dönemi 3 ay geçti. Bu 3 aylık farkı da istiyor. 5 yıl bttikten sonra 3. Ay içindeyiz yani.

Teşekkürler şimdiden
0
infinitedreams
(03.03.26)
bence hiç uğraşmayın. aradaki 5 bin lira sizi maddi sıkıntıya sürüklemiyorsa ve yerinizden memnunsanız kabul edin. ama ben olsam yeniden kira sözleşmesi yapardım.
+1
elektr10
(03.03.26)
3 ay geçtiği için dava sonucu yeni kira döneminden (6. yıl) itibaren geçerli olacak.
mahkeme sonucu aradaki farkı icra yoluyla talep edebilir.
dava masraflarını sana yükletebilir. mahkemeden bunu talep edebilir yani.

şu an yeni kiracılar kaç liradan giriyor daireye mesela? 5. yıl dolana %10 iskontolo bir rayiç bedel çıkıyor genelde. ortalama 30k ise 27k rayiç çıkabilir. bunu net bilemeyiz tabii ki salladım.

yani çok büyük ihtimal mahkemeden 25k üzeri kira çıkacaktır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
yasal oran neyse onu yap ve dava açmasını iste. tespit davası olmadan iyileştirme yaparsan ve seneye kiralar 60 oldu diye 60 isterse yine aynı davayı açma hakkı var. bu yüzden dava olmadan artış yapma. mahkeme aynı rakamı bile belirlese 5 sene rahat edersin. ayrıca en iyi dava 1buçuk-2 sene sürüyor. o sürede vereceğin ekstra kirayı da kenara yatırım olarak at. mahkeme bitince toplu ödersin.

kira tespiti o binaya yada çevresine yeni taşınan kiracılar ile belli oluyor. yeni taşınan komşularınız varsa onlara sorabilirsin kaça oturuyorsun diye. mahkeme onlardan %10-20 arası düşük fiyat ile sizin kirayı belirleyecektir.
+1
gercekdunya
(03.03.26)
19 veriyordun, %30 ile 25 bin oldu zaten. emsal 30 ise mahkeme 27-28 yapar.
0
gabe h coud
(03.03.26)
27500 yapalım ortada buluşalım diye teklif edin bence iki tarafta uğraşmamış olur...
+1
alpicann
(03.03.26)
yasal oranın üstünde zam yapacaksanız @gercekdunya'nın söylediği durumdan kaçınabilmek için yeniden sözleşme yapıp süreyi sıfırlamak mantıklı olabilir sanki. hukukçu değilim.
-1
elorelia
(03.03.26)
en güzeli dava açsın bilirkişinin belirlediği değere yükseltin kiranızı. yoksa bu şekilde her zam döneminde kullanır bunu.
+1
oxit
(03.03.26)
Benzer konudan avukatla konuştum, kira tespit davası da 2-3 yıl sürüyor. Tabi siz ne kadar zam yapıp oturmaya devam edeceksiniz bilmiyorum ama dava sonunda çıkan farkı yıllık zam ve enflasyon bedeliyle birlikte toplu ödemeniz gerekecek + mahkeme masrafları vs. Çıkacak sonuç da üç aşağı beş yukarı bu yıl için 27-28 olur max. Anlaşmaya çalışın bence.
+1
beetlejuice
(03.03.26)
ben olsam 25 bini de teklifi etmezdim ama karşı taraf 25 bini de kabul etmiyorsa, 19 bin liradan devam edin. geriye dönük 3 aylık farkı zaten asla kabul etmeyin.

davayı açsa bile 30 bin değil, 26-27 bin lira olarak tespit edilecek, dava süresi içinde açılmadığı için de bu kira bir sonraki kira yılından itibaren geçerli olacak.
karar kesinleşene kadar eski kiradan oturmaya devam edeceksiniz, aradaki fark için faiz ödemeyeceksiniz.

aynı apartmanda halihazırda oturanların verdiği kira önemli değil, son 4-5 ayda taşınanların kiralarını öğrenin, dava açıldığında onların sözleşmelerini dosyaya sunmanız gerekecektir, yeni taşınan ve kirası 30 bin liranın altında olanların sözleşmelerini bulmaya çalışın.
+1
de jure
(03.03.26)
anlaş avukatlık masraflarını görünce şok olabilirsin.
0
jamswety
(03.03.26)
Şu yanlış anlamayı gidereyim; 5 yıl dolduktan sonra yasal üst sınır ortadan kalkıyor.

Dava sonunda belirlenen yeni kira tutarı da bildiğim kadarıyla kira dönemi başlangıcından itibaren değil, dava açma tarihinden sonrasını kapsıyor. 6 ay sonra dava açtı, yeni yılın ikinci 6 ayından sonrası hesaplanır diye biliyorum.

Bunları avukatın söylemesi daha iyi de ben sıradan vatandaş olarak diyorum ki; aranızda başka bir mevzu yoksa 3-5 demeyin anlaşın. 19.000 %30’la zaten 24-25.000’e gelirdi. Etrafta 30’a kiraya verenler (ilana değil kiraya) varsa, 25’in üstüne 2-3 daha koyup anlaşmak çok daha mantıklı.

Ne siniri stresine değer ne mahkeme masraflarına. Avukatın ASGARİ ücret tarifesi internette var. Selam verirsen selamı almak bile aradaki senelik farka falan denk gelir. O da normal insansa buralarda anlaşırsınız.

İlaveten; mahkeme şöyle yapıyor, emsal kirayı belirlese de ondan %10 düşürüyor. Yani emsal 30 ise, yine 27’ye gelecek.
0
lazor
(05.03.26)
(5)

QR ile şu şekilde ödeme yapılır mı?

eisberg
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
0
eisberg
(02.03.26)
qr zaman bazlı değişmiyorsa yada anlık işlemi yapabilcekseniz olur.
0
gercekdunya
(02.03.26)
Bence çalışmaz, çünkü ATM'den konum kapalıyken QR kod ile para çekmeye çalıştığımda "konum kapalıyken kullanamazsınız" diye uyarı vermişti. Yani QR kod hem zaman, hem de konum bazlıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(02.03.26)
poslarda tr karekodda konum kontrolü yok bildiğim kadarıyla. zaman aşımı süresi içinde yapabilecekseniz olur bence.
+1
inheritance
(02.03.26)
arkadaşlar denedik oldu teşekkürler
+2
🌸eisberg
(02.03.26)
Oluyor ama 15 saniye mi, 30 saniye mi ne süresi var. Bazen siparişi getiren kurye pos cihazını unutuyor. İsteğim üzerine kuryenin telefonuna gönderiyorlar karekodu. Genelde hep 3. denemede başarıyoruz. İlk ikisinde ya kurye resmi büyütene kadar ya da ben bankacılık uygulamasını açıp kamerama okutana kadar süre doluyor. Hızlı davranmak gerekiyor yani.
0
dilemma of subscribtionability
(02.03.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
-1
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(3)

Özel hastane ve tahliller (detay üroloji)

egerbiryolcu
Bir hastamız var bugün devlet hastanesine götürdük kan idrar ve ultrason istediler. Ultrason net sonuç çıkmadı kan ve idrar sonucu çıktı. Devlet ameliyata yanasmazsa diye b planı özel hastane düşündük. Birkaç gün içinde özel e gidersek tekrar kan idrar tahlili isterler mi. Hasta çok yaşlı ve işlemle
Bir hastamız var bugün devlet hastanesine götürdük kan idrar ve ultrason istediler. Ultrason net sonuç çıkmadı kan ve idrar sonucu çıktı. Devlet ameliyata yanasmazsa diye b planı özel hastane düşündük. Birkaç gün içinde özel e gidersek tekrar kan idrar tahlili isterler mi. Hasta çok yaşlı ve işlemlerin hızlı sürmesi için daha fazla zorlanmaması adına merak ediyorum.

İkincisi, fikir almak adına özel hastaneye gidip ben hastanın durumunu doktora anlatabilir miyim yoksa normal danismanla görüşülüp doktor görüşmesi için randevu ve hastayı görmeleri mi gerekiyor?

İstanbul'da hastane veya doktor önerisi de alabilirim. Bölüm üroloji, TUR ameliyatı gerekli gibi bir durum var hasta çok yaşlı ve kamburu var bazen devlet hastaneleri kabul etmeyebiliyormus emin değilim.(Ama hasta daha önce iki defa bu işlemi geçirdi)
0
egerbiryolcu
(24.02.26)
Yeditepe koşuyolu - faruk hoca ve ekibi
0
co2s2
(24.02.26)
Medipol koşuyolu bülent altay. Mesane ameliyatı oldum, sağolsun kendisi. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
0
bumbum
(25.02.26)
elinizdeki sonuçlar ile sadece danışmak amaçlı gidebilirsiniz. tahlil ve tekkikler yeni yapıldığı için doktor aynılarını bir daha istememesi lazım. onun haricinde ekstra birşey varsa onu ister.
0
gercekdunya
(25.02.26)
(5)

Hesaba düzenli yüksek nakit girişi olması?

bobinhoo
Diyelim ki neredeyse her ay 20-25 bin dolar civarı bir nakit parayı döviz bürosunda bozdurup, hesabıma TL olarak yatırıyorum.Birileri gelip de hesabını sorar mı bu paranın hayırdır kardeşim nereden geliyor diye? yoksa hesap sormak için ciddi bir miktar değil mi?Sordukları senaryoyu varsayacak olursa
Diyelim ki neredeyse her ay 20-25 bin dolar civarı bir nakit parayı döviz bürosunda bozdurup, hesabıma TL olarak yatırıyorum.

Birileri gelip de hesabını sorar mı bu paranın hayırdır kardeşim nereden geliyor diye? yoksa hesap sormak için ciddi bir miktar değil mi?

Sordukları senaryoyu varsayacak olursak, velev ki "yastık altı dolarım vardı kısım kısım bozdurup TLye geçiyorum, kime ne?" gibisinden savuşturabilir miyiz?
0
bobinhoo
(24.02.26)
Sorabilirler. Karşında meraklı komşu değil devlet var. Banka sisteminde düzenli yüksek para girişleri olursa kaynağı sorulur. “Kime ne” demek de geçerli bir açıklama sayılmaz.
0
buenosdias
(24.02.26)
iran ile çalıştığımız için düzenli olarak sarraf dan para gelir dolar-euro hesaba yatırırız. şimdilik bir sorun olmadı ama bizim hacimler daha büyük olduğu için olası kabul ediyor olabilirler. devlet bankaları çok sormuyor. özel bankalar kaynağını sorar. takibe alınırsın.
0
gercekdunya
(24.02.26)
izahate cagirabilirler. bir kısım insan sadece bu yuzden ev aliyor.
hem de 2 farkli kurum sorgulayabilir. masak ve gib ayri ayri. ikisi de bu aralar zirve yapti zaten. kara para-kumar olaylari cokca duyuluyor. hazine desen artik taşın suyunu sıkıyor para bulmak için. dolayısıyla evet sorgulanma ihtimalin var. hem de 2-3 yıl sonra bile geriye dönük sorgulayabilirler.

"yastık altı dolarım vardı kısım kısım bozdurup TLye geçiyorum, kime ne?" demen de yemez. çünkü yastık altı doları olan adam genellikle her ay düzenli olarak bu kadar yüksek para bozdurmaz. bahsettiğiniz para yıllık 250 bin dolar yapar bu da ciddi para. Yastık altı doların varsa derseniz de bu para nerede vardı ne zaman vardı nasıl aldın kim verdi diye sorgulamaya devam ederler.
+1
nuevo
(24.02.26)
Büyük ihtimal sormaz. Yaptım daha önce.
0
gabe h coud
(24.02.26)
yavaş yavaş sormaya başladılar. eskiden daha az soruyorlardı.
0
co2s2
(24.02.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-1
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(4)

Türkiyeli otomobil sahiplerine bir soru

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Şanzıman yağları nerede değiştiriliyor? Böyle bir hizmet veya böyle bir uygulama gerçekte var mı?
Şanzıman yağları nerede değiştiriliyor? Böyle bir hizmet veya böyle bir uygulama gerçekte var mı?
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.02.26)
herhangi bir serviste değişiyor. şanzıman yağı ömürlüktür gibi bir şehir efsanesi var ama gerçek değil. 50-60k km'de bir değişmesi gerekli.
+1
orpheus
(22.02.26)
Türkiyeli neyy lannn
+5
kullaniciadimvar
(22.02.26)
80bin km'de yetkili serviste değiştirdim. Bazı araçların yağları piyasada bulunabilir, herhangi bir o marka ustası değiştirebilir. Bazı markaların yağları ise kolay bulunmuyor benimki gibi. Mecbur servise gittim.
+1
prole
(22.02.26)
araç şu km de şanzıman yağını değiştirmeye gerek var mı diye soru sormak mantıklı da şanzıman yağı nerde değişiyor diye soru ne bilim bana mı saçma gelsi sadece.
-1
gercekdunya
(23.02.26)
(4)

750 bin'e kadar araç önerisi?

mikahakkinen
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.
bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.
i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım için satarken kmsinin problem olmaması gerekiyor.
önerilerinize açığım.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
benim çevremde herkes i20 alıyor bu ara.
0
summerjam0306
(20.02.26)
japon ve kore araçları mantıklı duruyor.

i20, auris, micra
0
gercekdunya
(20.02.26)
yıllık 65 bin km için benzinli egea ilk seçeneğim olurdu.
0
duyuruuser
(20.02.26)
shbd.io
Bana nasip olmadı belki sana olur. Param yetmedi.
İ10 yılda 65bini ya kaldırmaz ya da aşırı yakar.
Clio lar güzel. Tam İstediğin gibi. eşek gibi kullanırsın.
17 model başka ekmek çıkmaz.
15 modele falan razıysan toyota yaris al. Anadolu kadını gibi eve de bakar, tarlayı da eker, hayvanı da güder. Bıktım usandım demez.
0
luluki
(20.02.26)
(3)

Hosting Sorunsalı

memonob
https://kitsune.tr/hosting/hosting satın aldım buradan acaba birileri yardım edebilir mi cpanel falan nedir anlamıyorum youtube yazdımda hep ingilizce içerik
kitsune.tr

hosting satın aldım buradan acaba birileri yardım edebilir mi cpanel falan nedir anlamıyorum youtube yazdımda hep ingilizce içerik
0
memonob
(20.02.26)
cpanel ile sitenin dosyalarını upload ediyorsun. örneğin index.asp, index.php, index.html diye sayfaların ve bağlantılı sayfalar var, hepsini cpanel'le ilgili dosyaya yerleştiriyorsun.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
cpanel bilmiyorsan niye hosting aldın ki? ne yapmak istiyorsun?
+1
gercekdunya
(20.02.26)
chatgpt dene
-1
kondansator
(20.02.26)
(4)

UPS Noter Vekaletname

eisberg
Merhaba arkadaşlar. Elimdeki bir şeyin bir parçası bozuldu. Mekanik küçük bir parça. Firmaya yazdım onlar da bana yurtdışından UPS ile gönderdiler. Ürün gümrüğe gelmiş 3 gündür bekliyor, ben de akıbetini öğrenmek için aradığımda noter onaylı vekaletname vermem gerektiğini gümrük işlemlerinin o şekil
Merhaba arkadaşlar. Elimdeki bir şeyin bir parçası bozuldu. Mekanik küçük bir parça. Firmaya yazdım onlar da bana yurtdışından UPS ile gönderdiler. Ürün gümrüğe gelmiş 3 gündür bekliyor, ben de akıbetini öğrenmek için aradığımda noter onaylı vekaletname vermem gerektiğini gümrük işlemlerinin o şekilde yapılacağını söylüyor. Vekalet ücreti gelen ürünün ücretinden fazladır eminim kaldı ki gönderen firma garanti kapsamında bir yedek parça vs. bir şey de belirtmişti gönderide.

Bu sorunu aşmanın bir yolu var mı? O noter vekalet ücretini asla ödemek istemiyorum.
0
eisberg
(19.02.26)
sadece noter vekalet ücreti ile bitiyorsa çok şanslısın demektir. yoksa 15-20bin lirayı gözden çıkar.
0
gercekdunya
(19.02.26)
UPS mh'ye ücret var mı diye sordum "karşı taraf karşılayacağını belirtmiş" diye söyledi. Maddi değer 15 euro olan bir şey için de kimseyi masrafa sokmak istemiyorum. gerekirse geri gitsin, olaya bak.
0
🌸eisberg
(19.02.26)
hediye bile gönderilmiyor ki yurt dışından yasak. millet youtube plaketlerini bile alamıyor
yazık cidden
+2
jelly bear
(19.02.26)
işte insanlar yavaş yavaş farkına varıyor. olay sadece temudan terlik, telefon kılıfı alabilmek değildi. bir sürü tamir yedek parça malzemesi, elektronik arge malzemesi gerekiyor bu ülkeye.

tibbi-medikal bir cihazınız var örneğin solunum cihazı buna hayati ihtiyaç duyuyorsunuz ve maskesi bitti, borusu koptu buradaki temsilciye yeni cihaz parası vermeden bunları temin edemeyeceksiniz.
+3
orpheus
(19.02.26)
(11)

Mekanda dokulen yemegin ickinin telafisi

floydian
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
+1
floydian
(19.02.26)
masaya servis olan bir yerse yenilerler zaten.

bardan alıp ayakta elde içilen bir mekansa olmayabilir ama... (barmen'in gözü önünde olursa muhtemelen o da teklif eder gerçi.)
0
brkylmz
(19.02.26)
Ben döktüysem değil mi? Ben döktüysem hiç öyle bir beklentim olmaz, aklıma bile gelmez.
+4
kizil karga
(19.02.26)
Tabii tabii masaya servis olan bir yer ve musteri olarak siz kazara doktunuz
0
🌸floydian
(19.02.26)
Dediğin gibi olsa güzel olurdu hiç aklıma gelmemişti, normalde böyle bi beklentim olmazdı ama artk olacak mantıklı geldi çünkü.
0
kizil karga
(19.02.26)
kendim isteyemem sanırım. mekanın yenisini getirmesi lazım. böyle bi durumda ilgili kişi kör taklidi yaparsa bi daha o mekana gitmem.

diyarbakırda ciğerciye gitmiştik. çocuk ciğer yemiyo dedik. ona da tavuk yapalım dediler. hesap geldi, tavuğu yazmamışlar. söyledik. kendileri önerdikleri için ikram etmişler :D getirilen de tam bi porsiyon tavuk yani yine biz yedik :D
+1
elorelia
(19.02.26)
gelmeli
0
ala09
(19.02.26)
Mekan bu senaryoda yenisini vermekle yükümlü değil elbette ama bunu yapmak, şık olanı yapmaktır. Ben verilmesi gerektiğine inanıyorum. Kimse bir bardak birayla zengin olmaz. Bu kadar ufak bir şeyin hesabına düşüp, müşterinin midesini bulandırmaya gerek yok. Hele ki hemen yerine yenisini verip işletmen, hizmet anlayışın için pozitif bir intiba bırakabilecekken.

Ben şahsen talep etmem bunu. Bir tane daha söyler, devam ederim. İşletmenin takınacağı tavra göre de bir daha gitmem olur biter.
0
cay koy geliyorum
(19.02.26)
tabii yenisini ücretsiz olarak getirmeli. getirmiyorsa bir daha oraya adımımı atmam.
0
elektr10
(19.02.26)
mecbur değil ama içkinin cinsine bağlı olarak vermesi şık olur. mesela çok pahalı bir şarap açtırdınız yada viski açtırdınız döktünüz yenisini beklemek saçma. ama bir bira geldi içemeden düştü döküldü, yenisini getirmeleri müşteriyi kazanmak demektir.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Kendim dökmüşüm beklentim olmazdı ama ikram edilirse çok hoşuma giderdi.
Geçenlerde Blok'ta birama sinek girdi bara bardağımla gidip değiştirmek istedim tekrar bira doldurmasını istememiştim sürahimiz vardı ama barmen ikram olarak doldurdu sağolsun.

Bizim mekanımızda dans ederlerken rakı şişelerini devirdi müşteriler sanırım şişenin yarısı gitmişti onların da beklentisi olmadı, insiyatif alıp birer duble ikram ettik sonra zaten bu durum hoşlarına gitti ekstra şişe söyleyip eğlenmeye devam ettiler.
0
mutekebbir
(19.02.26)
Getirmeli. “Getirmesi şık olur” falan değil, getirmek zorunda.

Ama hizmet sektörü öyle saçma öyle sapık bir yere gidiyor ki, yenilemek bir kenara, “sen bunu yere döktün ve ben bunu temizletmek için ekstra bir iş yaptırıyorum” deyip fazladan para bile beklenebilir artık. Hele kırılan tabak bardak varsa…
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Bütçe yapıyor musunuz? Yıllık tatil bütçeniz ne kadar?

gabe h coud
Flexçiler için on numara duyuru. Bütçe kalemleriniz nelerden oluşuyor? Bütçeyi ne zaman yapıyorsunuz, ne zaman revize ediyorsunuz? Tatil bütçeniz yıllık ne kadar? Diyerek ilk taşı atayım.
Flexçiler için on numara duyuru.

Bütçe kalemleriniz nelerden oluşuyor? Bütçeyi ne zaman yapıyorsunuz, ne zaman revize ediyorsunuz? Tatil bütçeniz yıllık ne kadar?

Diyerek ilk taşı atayım.
-4
gabe h coud
(19.02.26)
Her ay yaparım, her ay revize ederim.
Ana gider kalemlerim,
Sağlık
Mutfak
Konaklama
Faturalar
Keyfi Harcamalar

Esnek giderlerim
Eğlence

Tatil bütçemi yılın ilk 4 ayı bütçemin ne kadar açık verdiği belirliyor, bütçem fazla verdiyse iyi tatil yaparım vermediyse kötü yaparım
0
ebeş
(19.02.26)
Tatil bütcesi 2025‘te 15% imis. Yol parasi her sey icinde.
2023‘te bu oran 4% gibi bir seydi.
Tatil yani deniz beach bana göre olmasa da olur ama seyahat cok önemli bana göre.

Fiks giderlerim yani baslica kiram (9%) ucuz oldugu için tatile diger insanlara nazaran daha cok bütce ayirabiliyorum.

Giderler öncelikle ev ve telefon gibi gibi fiks giderler.
Sonra pocket money dedigim kahve yemek vs
mutfak ve drugs store alisverisi
Kiyafet alisverisi
Ev alisverisi ( dekorasyon ya da demirbas)
Kültür ( sinema opera vs)
Spor
Education ( kitap kurs okul)
Üyelikler ( spotify vs)
Self care ( cilt bakimi, dis temizligi, terapi vs)
Diger

2020‘den beri bütçe yapiyorum. Bana cok iyi geliyor. Her seyin fiyati yil yil kayitli.
0
Purple life
(19.02.26)
bütçe yapmıyorum ama son zamanlarda güzel bir uygulama bulup harcamaları not almaya başladım. öncelikle neden ve nereye bu kadar harcadağımı analiz ediyorum, bundan sonra da artan parayı ne yapacağıma karar verecem.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Butce yapmiyorum ama bir excelim var tum mal varligini girdigim.Altin,TR Borsasi,Yurt disi borsalar,Kripto,kredi borcu vb. kalemleri her ayin son gunu guncelleyip finansal ozgurluk yolunda nerede oldugumu kaydediyorum.Sonradan hangi yatirim kalemindeki varligim daha cok yukselmis seklinde calisma yapmak icin gecmise yonelik iyi bir takip oluyor.
0
turkuaz
(19.02.26)
(13)

Şifreler için bir yönteminiz var mı?

michael_knight
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor. Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum. Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor. Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştire
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor.
Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum.
Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor.

Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştirebileceğim bir yöntem, bir sistem arıyorum.
Önerebileceğiniz bir yöntem var mı?
-3
michael_knight
(18.02.26)
örn:
1+#+ siteadının 1 3 5. harfleri+! +.
gibi bir şey olabilir.
+2
kisa
(18.02.26)
gayet de duzen tutturursun. 3 yildir yukaridakine benzer bir sistemi kullaniyorum. heryerde de tikir tikir calisiyor. sadece sistemi genis olcekte tam verimli kullanmak icin biraz emek vermeniz gerekiyor. cunku her site, app vs.. farkli frekanslarda guncelleme, kombinasyon, uzunluk istiyor. herseyi bir app'e baglamaktansa sistem kurup hepsini hatirlamak cok daha mantikli geliyor bana.

edit: mesela ustte ve altta paylasilan kombinasyonlardaki problemleri kolayca kestirebiliyorum. ama baslamak icin iyi bir referans. problemleri farkedince guncelleyeceksiniz. o yuzden emek harcamak lazim dedim. kervan yolda duzulur misali.
+1
buenosdias
(18.02.26)
Ben iş yeri için şöyle şeyler deniyorum
Belirledigim bir harf ve sembol kombinasyonunu hangi ay sifre degistirtiyorsa yılla beraber uyarliyorum.
202601asd@ 202604asd@
Gibi
+1
a perfect lie
(18.02.26)
Bitwarden kullan, bir tane de unutmayacağın bir cümle bul master key olarak ata.
+2
nahtoderfahrung
(18.02.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. tüm her yerdeki şifrem random oluşturulan şifredir. lastpass şifrem güçlü ve yetiyor.
0
gercekdunya
(18.02.26)
1password
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(18.02.26)
bitwarden + google authenticator
+1
anon1m
(18.02.26)
Bitwarden +1
0
kisa
(18.02.26)
buyukHarficereN en az 8 harfli üç kelime +2 sayı +2 işaret

lichtenStein78<>
mamaZizu09*?
KralKobra34_.

al döndür döndür kullan her yerde.
0
klassno
(18.02.26)
İnternetteki en "yaşlı" alışkanlığım parola saklama sistemlerine güvenmemek. Uzunca bir kelime, kelimenin belli bir yerinde araya giren bir sayı, bu ikisinin belli yerlerine ilgili web sitesinin adından belli karakterler ekleyerek kullandığım bir temel parolam var. İlla büyük harf ve özel karakter isteyen siteler için eklediğim bir sistem de var. İşimi görüyor.

Banka uygulamaları şifre değiştirmemi istedikçe de o sırada saat kaçsa ona bakıyorum. Mesela 14:37'de şifre değiştiriyorsam 143702 (çünkü şubat ayındayız) ya da 031437 (çünkü çarşamba haftanın üçüncü günü) vs yapıyorum. Ama bu sürekli değişen şifreleri bir yere not alıyorum:)
0
kobuzchu kiz
(18.02.26)
Bu baslik saka mi xD xD

Niye soyleyeyim sifrelerimi nasil olusturdugumu
0
hot potato
(18.02.26)
bitwarden. hic bir sifremi bilmiyorum artik.
+1
compumaster
(19.02.26)
Bunu chatgpt ye yaz ve sana basit bir kod uretain.

Kullanıcı adı, site ismine göre güvenli şifre üretecek bir sisteme ihtiyacım var. Bir master şifre var ve bunu kullanarak her girdi için encryted süre oluşturacak. Yani kimse şifreyi kullanarak master şifremi decrypt edemeyecek. Ayrıca bir de versiyon numarası koy ki aynı site için şifre değiştirmek istesem sadece versiyonu değiştireyim.
Şifreler kaydedilmeyecek hiçbir yere, onun yerine master şifremi girip, hangi sistem için şifre lazım ise onu seçince, şifreyi hesaplasin versin. Server yok. Sadece offline.
Export import yeteneği de ver ki backup alabileyim
+1
bir varmis bir yokmus
(20.02.26)
(2)

Yurtdışı kayıtsız telefon imei hakkında

hakmut
Türkiyede satılmayan bir telefonu yurtdışından getirtmek istiyorum. Malum, sim slot başına 4 ay kullanım süresi veriyor btk.Merak ettiğim, sayaç simi takar takmaz hemen başlıyor ve 120 gün sonra kapanıyor mu kesin?
Türkiyede satılmayan bir telefonu yurtdışından getirtmek istiyorum. Malum, sim slot başına 4 ay kullanım süresi veriyor btk.

Merak ettiğim, sayaç simi takar takmaz hemen başlıyor ve 120 gün sonra kapanıyor mu kesin?
0
hakmut
(17.02.26)
evet ilk sinyal almaya başlayınca mesaj geliyor. bu arada 120 gün içinde yurtdışına tekrar çıkılırsa o süre hesaba katılmıyor.
0
gercekdunya
(17.02.26)
esim avrsa ayrıca 4 ayda esim ile kullanıp 8 ay kullanılıyor denilmekte.
0
liberal
(17.02.26)
(9)

Bulaşık Makinesi Tuzunu Yanlışlıkla Yemeğe Koymak

pro9it9is9
Sevgili Duyuru Üyeleri,Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.Oturup öğleyin birlikte yemeği
Sevgili Duyuru Üyeleri,
Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.
Oturup öğleyin birlikte yemeği yemişler. Bir rahatsızlıkları yok.
Bulaşık makinesi tuzunun bir zararı var mı? Yemeği çöpe atayım mı?
Çok teşekkür ederim şimdiden.
0
pro9it9is9
(16.02.26)
Markası ne? İçeriğine bakalım.
0
yaren
(16.02.26)
Viking
0
🌸pro9it9is9
(16.02.26)
İnternette arıyorum 5'i bir arada gibi bişeyler çıkıyor. Eğer bu tarz bir ürünse yemeği çöpe at, bunlar kimyasal karışımlardır çünkü, yenmez. Kaldı ki yenince zarar vermeyecek bir şey olduğunu da sanmıyorum, sağlığınızdan kıymetli değil, at bence yemeği. Birine sadaka verin, verilmiş sadakanız olsun. Bir bela savıyor olabilirsiniz.
+1
yaren
(16.02.26)
114 zehir merkezini arayın. Yemeğin kalanını yemeyin.
+4
inheritance
(16.02.26)
Bulaşık makinesi tuzunun %99'dan fazlası saf sodyum klorürdür., içinde boya koruyucu vs yok ise teknik olarak zehirli bir madde değil. ama takipte kalıp dikkatli olmakta fayda var yemeği de tabii ki atın.
-1
orpheus
(16.02.26)
Normalde ben merak edip okumuştum nacl yani sofra tuzu ile aynıydı
0
enteg
(16.02.26)
o tuzda normal kaya tuzudur. kutusuna bakın katkı maddesi yada kimaysal yoksa işlenmemiş tuz olduğu için daha bile sağlıklı olabilir. rafine sofra tuzlarının içine ne katıldığını nasıl ağartıldığını bilmiyoruz sonuçta.
0
gercekdunya
(17.02.26)
hiç bir şey olmaz. düz kaya tuzu içindeki.
0
limonlu eksi
(17.02.26)
içindeki normal kaya tuzu olsa bile paketlendiği tesis bir gıda paketleme tesisi değil. belki bambaşka kimyasallarla aynı hatta veya ortamda paketleniyordur. Ambalajı gıdaya temasa uygun bir ambalaj değildir. panik olacak kadar büyük bir risk yok bence ama kalanını tüketmemek daha akıllıca olur.
0
faberkastelli
(17.02.26)
(2)

Takip cihazı tavsiyesi

boyalı kuş
Çocuğun yanına koymak için kullandığınız bildiğiniz iyi bir takip cihazı var mı? Hem android hem de iOS’ta çalışması gerekiyor. Bir de takip cihazlarının hepsi apple üzerinden mi sinyal alıp gönderiyor?
Çocuğun yanına koymak için kullandığınız bildiğiniz iyi bir takip cihazı var mı? Hem android hem de iOS’ta çalışması gerekiyor. Bir de takip cihazlarının hepsi apple üzerinden mi sinyal alıp gönderiyor?
0
boyalı kuş
(16.02.26)
Airtag
-1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
airtag sadece iphone ile çalışır androidler için uygulaması yoktur. bir çok değişik tag takip cihazı reklamı çıkıyor sürekli karşıma onlardan birini tercih edebilirsin. evet hepsi yakında bir iphone yoksa cihaz hiç bir işe yaramıyor.
0
gercekdunya
(17.02.26)
(3)

buzdolabının kapağı aralık kalmış

biseysorcaktim
mini buzdolabım var. eski, modelini bilmediğim bekar işi bir şey. sanırım 10-12 saat kadar, kapağı bir parmak aralık kalmış.dolabın içindekiler zarar görmemiş, içi hala soğuk.belli ki dolap çok çalıştı sıcaklığı ayarlamak için.aylık ortalama 300 lira geliyor elektrik faturası (tv-monitör-bilgisayar,
mini buzdolabım var. eski, modelini bilmediğim bekar işi bir şey.
sanırım 10-12 saat kadar, kapağı bir parmak aralık kalmış.
dolabın içindekiler zarar görmemiş, içi hala soğuk.
belli ki dolap çok çalıştı sıcaklığı ayarlamak için.

aylık ortalama 300 lira geliyor elektrik faturası (tv-monitör-bilgisayar, airfryer, kettle, bulaşık makinesi, kombi, buzdolabı vs dahil).

bu veriler dahilinde, kapağı aralık buzdolabı çalıştırmak faturamda devasa bir fark yaratır mı yoksa dikkate değmez bir şey, olsa olsa bir paket sigara parası mıdır?
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
öncelikle mini buzdolabı asla bu kadar tüketmiş olamaz ama en en en kötü ihtimali hesaplayalım 12 saat açık unutacağın bir aletin maksimum teorik tüketimi 16A sigortaya bağlı olduğunu düşünürsek saatte 3680w'dan 44kwh. sende buna yakın bile değildir 10kwh bile tükettiğini sanmıyorum.

ortalama bi paket sigara 100tl dersek, o kadar yakmamıştır.
+2
konetsu
(16.02.26)
yaktığı elektrikten çok kompresörün sargılarını düşünmen daha mantıklı sanki. yakın zamanda kompresör bozulmaz umarım.
+1
gercekdunya
(16.02.26)
Çok açık kalınca aşırı çalışıp karlanma yapıyor o da arıza sebebi olabiliyor. Fişini çekip bi tamamen çözdürüp geri takabilirsin dolap küçük kısa sürer.
Fatura olayını bilmiyorum.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
(3)

Evime sigorta yaptıracağım

deepest
Hangi kurumu seçmeliyim ve nelere dikkat etmeliyim sizce?teşekkürler.
Hangi kurumu seçmeliyim ve nelere dikkat etmeliyim sizce?
teşekkürler.
0
deepest
(13.02.26)
poliçede neler kapsadığını ne kadar teminat teminat verdiğini iyi kontrol et. onun haricinde tüm sigorta şirketleri aynıdır işin düşünce ödeme yapmamak için kırk takla atıyorlar. ama hepsi mecburen ödüyorlar.
0
gercekdunya
(13.02.26)
99 depreminde bizim ev sigortalıydı kılılan şeylerin parasını alamadık çünki vitrinde bulunan bardakların kristal olduğunu belirtmemişiz, normal bardak gibi saydılar hepsi paşabahçe şu andaki tane adedi 1k olan şeylerdi.. yani hangi birini yazacaksınki değerli.. (bu anadolu sigortaydı)

istedikleri gibi ödemiyorlar sürekli suç buluyorlar,
geçen depremde arkadaşın evinin iç duvarı baya çatlamış sıva çatlağı değil yani yarık var gelip bakan exper sıva çatlağı diyip birşey ödememiş firması ya axaydı ya başka 2 harfli bişey
0
eja
(13.02.26)
evdeki altınlar kilitli kasada ve duvara monteli şekilde durmuyorsa (hırsızın asla çalamayacağı şekilde) sigorta kapsamı dışındaymış. hadi lan oradan deyip vazgeçmiştim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
(22)

Yemek seçen insanlar

kizil karga
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana acayip nezaketsiz bir barzo gibi geliyor sosyal statüsü ve eğitiminden bağımsız olarak, böyle birine denk geldiğimde kafasını o yemeğin tabağına sürtesim geliyor, ben mi abartıyorum acaba sizin de dikkatinizi çekiyor mu böyle şeyler.
-5
kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek salt şımarıklıktır. insan şayet kendisine faydası varsa ve alerjik bir durumu yoksa boğazından geçebilen her şeyi yiyebilir. ben onu sevmiyorum ve yiyemiyorum = şımarıklık. başka bir şey değil.
-6
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
kesinlikle aynı düşünüyorum, daha çok annesi insanlık özelliklerini başedememiş diyorum böyle tiplere, bir şeyi sevmez yiyemezsin o ayrı ama normalde yediğin birinin sana özenerek yaptığı şey güzel olmamış olsa dahi bunu beğenmedim demek farkettirmek aşırı nezaketsizlik barzoluk ayılık insan olamamışlık. bendede var böyle bir tip :/
-5
eja
(11.02.26)
abartiyorsunuz. yemek secmek iyi bir sey degil (benim mesela yiyemeyecegim sey yok) ama yemek secenlere bu kadar nefret beslemek de normal degil. neden bu kadar nefret ediyorsunuz? ornegin bir insanin bu kadar yakinina hosnutsuzlugunu dile getirmesinde bir problem gormuyorum. bir misafirlikte degilsiniz, arkadasinizda degilsiniz. verdiginiz ornekler insanin en yakinlarina hosnutsuzlugunu dile getirmesi durumu. insan sevmedigi seyi esine veya annesine soyleyemeyecekse kime soyleyecek?
+9
Sour
(11.02.26)
Yemek seçme konusunda uzmanım. Bence yemek seçmek elitliktir. Her şeyi yiyenler dünyaca ünlü şef olsa bile kalitesiz insandır bana göre. Her şeyi yiyen insana selam vermem.
-6
arbre
(11.02.26)
arbe insanlar abartıyor zannediyordum ama gerçekten normal bi tip değilmişsin sen umarım tez zamanda şifanı bulursun karşim.
+8
🌸kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek bana da şımarıklık geliyor da benim de az olsa yemediğim yemekler var. en fazla nasıl patlıcan yemezsin ya diyip geçiyorum.
0
jelly bear
(11.02.26)
Ben normal bir insanım ve yemek seçmek hastalık değil. Beni küçükken ıspanak yemeye zorluyorlardı. Ispanak mı sevdim, 33 olacağım, hâlâ yemem. Sizin gibi insanları zorlayan tipler tedavi olmalı bence. Bilerek abartarak yazdığımı anlamayan ve her yazdığımı çok ciddiye alan o tiplere de bayağı gülüyorum.
-3
arbre
(11.02.26)
bizim damak zevkimize ve kültürümüze uygun cok az yemegi secerim. mesela malatyalilarin kiraz yapragi sarmasi görüntü acisindan cok midemi bulandirir. yemek görüntü olarak hosuma gitmese dahi yemekle oynamam ve dalga gecmem. mesela sekil verilen yemekler de cok midemi bulandirir. misafirlige falan gittigimde midem bulansa da yerim ve belli etmem. cok lezzetli olmus, ellerinize saglik derim. hatir sayarim.

hatir falan dinlemeyecegim, asla yemeyecegim seyler var tabii ama bunlar genelde türk mutfak kültürü disinda olan seyler. mesela balut. cek vur beni daha iyi.
mesela casu marzu diye bir peyniri var sardinyalilarin. onu yiyecegime büyük konusmayayim ama öleyim daha iyi yani.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
annen ya da eşin senin neyi sevip sevmediğin bildiği halde o yemeği yapıyorsa burunda kıvrılır, laf da söylenir. o yemeği sevmediğini bilmiyorlarsa zaten daha fena. seni hiç tanımıyorlar yada hiç önemsemiyorlar demektir . önemli olan karşıdakine saygı gösterip değer vermek. sonra karşı değer görürsün zaten.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
gercekdunya mesela 4 kişilik bir ailede o yemeği sevenler de varsa eğer sırf sen sevmiyorsun diye o yemeğin yapılmaması gerektiğini, yapıldıysa eğer burun kıvırıp laf söyleme hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Yemek seçmek çok başka bir şey yapılan yemeğe burun kıvırmak çok başka.

İnsanlar yemek seçebilir herkesin yemediği ve çok severek yediği yemekler vardır, hiçbir evde her zaman çok sevdiğin yemekler olmaz "normal" yemekler de olur.
Özellikle yemediğin bir yemeği bunu bilerek yapıp önüne getiriyorlarsa tamam belki biraz söylenilebilir ama emek verilip pişirilmiş bir yemek varsa ortada buna minnet edip yiyeceksin saygısızlık yapmayacaksın.

Annemin de çok lezzetli bir eli yoktur standart yemek yapar, bazı şeyleri çok güzel yapar ama çoğu ortalamadır yine de kimse laf edemez "kalk kendin yap o zaman" derler.
Hele ki karısının yaptığı yemeğe laf eden biri "dayaklıktır".
+6
mutekebbir
(11.02.26)
Yemek seçmek açlıkla alakalı ya yeterince aç kalınca herkes herşeyi yer
O sınıra gelmeden benim adla yemeyeceğim yemekler var örneğin işkembe çorbası o koku beni anında öğürtüyor. Sevmemek değil vücut tepkisi. Ayrıca uzakdoğu yemekleride beni öğürtüyor.
Bunun dışında yemediğim yemek yok gibi
0
basond
(11.02.26)
@kizil karga belli ki sen yemek yapan tarafsın ve karşı tarafı hiç önemsemeden kafana göre yemek yapıyorsun. bence sen hiç bir şey yapmasan karşı taraf için daha iyi. çünkü narsist ve egoistsin. ayrıca cevap yazıp beni engelliyorsun. bırak bende cevap yazabileyim.

aile 4 kişi bile olsa o insanın yiyeceği bir şey de yaparsın, öbür yemeği de yaparsın. ona da sevmediği yemeği yemesi için ısrar etmezsin yada yemiyor diye kızamazsın. yani evet aile 4 kişide olsa 10 kişi de olsa ve herkese yemek yapıyorsan, o sofrada herkesin yiyebileceği bir şey olmalı. yani senin sorunun karşı tarafın yemek seçmesi değil. senin onu önemsemediğini gördüğünde, sana laf söylenmesine bozulman. aynen şu an beni engellediğin gibi.

buraya cevap olarak da yemek seçilebilir. herkes her şeyi yemek yada sevmek zorunda değildir. burada yazar karşıdakini önemsemediği için, yanlı bir soru sormuştur sizde onun kayığına binip gitmişsiniz. burda yemek seçmiyorum diyen çoğu kişi de sakatat (mumbar, şırdan, kokoreç, kelle, paça, işkembe) görünce burun kıvırıyor olabilir ama klavyeye gelince ben kesinlikle yemek seçmem diye yazabilir. nasılsa hesap soran yok.

son olarak da yemek sevmiyorsan da burun kıvırmazsın. kibarca teşekkür edersin başka şekilde karnını doyurursun. ama burda burun kıvran taraf çok haklı çünkü karşısında kızıl karga gibi bencil biri var.
0
gercekdunya2
(11.02.26)
Sour +1

misafirlikte "bu ne be iğrenç" deyip surat ekşitmiyorlarsa sorun yok. isteyen istediğini yer, istemediğini yemez. bazı yemekler, bazı tatlar, bazı insanların midelerini bulandırabiliyor. her insanın damak zevki farklı. buna karışamazsın. zorla yediremezsin.

dinle alakalı bir şey de olabiliyor hem bu yemek seçme olayı. vejetaryenlik ve veganlık gibi seçenekler de var ayrıca.
+3
art cat chocolate
(11.02.26)
cok secerim ama bu her yedigim yemek muhtesem anlamina gelmez. disarda tavuklu pilav yerim mesela ama SULU YEMEK denen hicbi yemegi, icinde sogan olan kofteden, beyaz soganli seyleri yemem. yaninda salata, meze yoksa yedivim hicbi seyden keyif almam. asil mevzu burun kivirmak sanirim kimse bana yemek yapmak zorunda degil zihniyetini benimseyeli epeyi oldu o yuzden ne ese hele kac yasina gelen anneye falan asla bir sey demem. sadece sundan sıkılıyorum cok muhtesem bi sey yapilmis gibi kendi sevdigi seyin yedirilmeye calisilmasi durduk yere bozmak durumunda kaliyoruz etmeyin
+3
ala09
(11.02.26)
insanin midesi copluk degil epk cok sosyal ortamda yiyecek de oluyor.
bence yemege hayir demek normallestirilmeli.
ama mesela orta yolu bulmak adina ben soyle hallederim. daha yeni yedim tokumnoolur siz yiyin ben bir cay iceyim su iceyim vs sohbete katilirim.
cok guzel olmus eline saglik ama ben almayayimdenilebilir.
bir de karsi taraf sevilmedigini bile bile yapiyorsa ortamdaki seven insanlar da bahane ise herksin ortak sevdigi bir yemek yapilmiyor. yani bir kisinin zevki niye digerinden daha onde.
mesela bana cogu salcali yemek dokunuyor ama uzak dogu mutfagi dokunuyor.
veya gecen bir komedyenvardi amerikali bir insanin yulaf ezmesini gercekten sevebilecegine inanmiyordu herkesin yalan soyledigini dusunuyordu. yani bunlar gercekten cok komik.
yine acsam orta yol olarak ben dolaptan baska basit bir sey yiyeyim diyebilirim. her turk mutfaginda peynir ekmek zytin saltalik vs vardir.
gavursa da yine boyle basit kombinasyon yapilabilir. kraker peynir findik fistik havuc gibi.
+2
mavicorap
(11.02.26)
Yav tabii ki herkes her yemeği sevmek beğenmek zorunda değil benim bahsettiğim de bu değil zaten, duyurunun içeriğinde neye takıldığımı çok net belirttim; böyle bir yemekle karşılaşıldığında kaba bir söylemle ya da vücut diliyle bu hoşnutsuzluğunu belli eden insanlardan bahsediyorum yemek seçen insanlar derken.
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Ben etsiz yemek yemem versiyonu var bir de anamın bi lafı var baba ye derler adama
0
kullaniciadimvar
(11.02.26)
eğer hepiniz salyangoz, çekirge, fermente balık falan yemiyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir.

başlıkta iki farklı argüman var;

- "niye bu yemek yapıldı" ya da "ıy hiç sevmem" falan diyenler zaten görgüsüz insanlardır. o konuda hemfikirim.

- "herkes her şeyi yemek zorunda" diyenler boş insanlarsınız.
0
aguen
(12.02.26)
şımarıklık bence de
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Herkes boş bi sen sosyoloji duayenisin.
-2
🌸kizil karga
(12.02.26)
kaba bir soylemle veya vucut diliyle hosnutsuzluk belirtmek yemek secme ozelinde bir konu olmamali zaten. her durum icin gecerli.
+1
Sour
(12.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(2)

Tapu islemleri

baldur2
1- daire karsiligi annem muteahhit'e arsayi veriyor. Annemin daireleri alirken tapuda odeyecegi masraflar Nelerdir?2- bu evleri bana ve kardesime verince odeyecegimiz masraflar nelerdir? Hangi yontemler var bu islem icin?
1- daire karsiligi annem muteahhit'e arsayi veriyor. Annemin daireleri alirken tapuda odeyecegi masraflar Nelerdir?

2- bu evleri bana ve kardesime verince odeyecegimiz masraflar nelerdir? Hangi yontemler var bu islem icin?
0
baldur2
(06.02.26)
1 - müteahhitle bunları konuşmanız lazım. "tüüüüüüüm masraflar size ait" dersiniz, ona göre hesap kitap yapar kafasında.

2 - annenizin size bağış yapması lazım ancak müteahhitten evi alırken, müteahhit o ev için bir bedel gösterecek. o bedel ne kadar çok olursa sizin için o kadar iyi çünkü: arsayı eve çevirmiş olacak ve evi 5 sene elinde tutmadığı için gelir vergisi ödemesi gerekecek. gelir vergisini, evi sattığın paradan evi aldığın parayı çıkarttığında kalan parayı matrah kabul edip hesaplıyorsun. çok pahalı iken senin üzerine geçmeli ki, bu aradaki fark düşük çıksın.
0
co2s2
(06.02.26)
1- rayic bedelin %4'ü. müteahhite yükleyin bunu
2- satış yaparsa rayic bedelin %4'ü, bağış yaparsa %6.8
0
gercekdunya
(07.02.26)
(4)

Döviz büroları haftasonu açık mı?

egerbiryolcu
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.

Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
0
egerbiryolcu
(06.02.26)
cumartesi açık olanlar var. gideceğiniz büroyu arayın sorun google map'ten adresini ve telefonunu bulup.
0
elektr10
(06.02.26)
son çare kuyumcular. tabi o gün makaslar biraz aleyhinize olacaktır.
0
lazpalle
(06.02.26)
cumartesi almak zorunda iseniz kurları iyi kontrol edin makası çok açarlar. yüklü miktar ise bence almayın.
0
gercekdunya
(06.02.26)
hafta sonuna bırakmayın, üzerinizi başınızı yırtarlar üstadım. veya gitmeden önce bugün arayın, para transferinizi yapıp ayırtın. yarın da gidip alırsınız.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
(2)

Mobbing ile Alakalı bir soru

elektr10
Yine daha önce yazmıştım bir arkadaşımın durumu ile ilgili: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1617443/bir-ofis-ortami-sorusu-da-bendenİşe başlayalı henüz 3 ay oldu ve deneme süresi doldu. Kendisine uyuz olan iki kişi vardı (kadın). Hala uyuzlukları devam ediyormuş ve bunu dışlıyorlarmış. Arkadaşım y
Yine daha önce yazmıştım bir arkadaşımın durumu ile ilgili: www.eksiduyuru.com

İşe başlayalı henüz 3 ay oldu ve deneme süresi doldu. Kendisine uyuz olan iki kişi vardı (kadın). Hala uyuzlukları devam ediyormuş ve bunu dışlıyorlarmış. Arkadaşım yöneticisini (kadın) çok seviyordu hatta ona çok iyi davranıyordu ama son zamanlarda o da kendisini dışlamaya başlamış. Mesela dün öğle yemeğine başka bir yere gitmişler buna hiçbir şey demeden. Veya bir şey anlatırken gözlerine bakıp konuşmuyormuş.

Bir ek bilgi yapayım. Daha önce bu şirkette çalışan bir arkadaşı olduğunu öğrendi ve kendisi de aynı mobbing'i gördüğünü öğrendi. O da 4 ay dayanabilmiş.

Bir başka ek bilgi de bu arkadaşım hamile olduğunu öğrendi ve bunu yöneticisine söyledi. Yönetici gayet mutlu ve "hiç merak etme stres yapma. İşine devam et. Etmezsen de sorun değil anlayışla karşılarız." gibi bir şey demiş ve durumu genel müdürle de paylaşmak zorunda olduğumu söylemiş. O da tabii demiş.

Birkaç gün sonra birden yönetici kadının huyu değişmiş. Yani 2 gündür böyleymiş. Acaba kendi istifa etsin diye mi böyle yapıyorlar? Bildiğiniz üzere hamileyken hormonlar da coşmuş vaziyette oluyor ama arkadaşı da daha önce burada çalışmış ve aynı davranışlara maruz kalmış.

Sizce ne yapsın? Biraz daha dayansın mı yoksa çeksin gitsin mi? Şirketi çok seviyor bu arada. Çok kurumsal ama bu çalışan yönetici 2 0yıldır orada, diğer iki çalışan da 19 yıl ve 5 yıldır oradalarmış.

Bence bunlar kendi imparatorluğunu devam ettirmek istiyorlar ve arkadaşımı tehdit olarak görüyorlar (çok iyi bir yabancı liseden ve çok iyi bir üniversiteden mezun, yurt dışında okumuş ve 3 yabancı dili var ana dili düzeyinde), ya da genel müdür hamile olduğunu öğrenince "bezdirin" talimatı verdi. Aklıma başka bir şey gelmiyor.

Haa bu arada arkadaşıma sistemle alakalı hiçbir şey öğretmiyorlarmış. Zaten yaptığı bir iş ama şirketin sistemini öğretmeye kalkınca sürekli işleri çıkıyormuş, meşgullermiş. Bir şey sorduğunda da "e biz sana bunu anlattık" diyorlarmış halbuki anlatmamışlar bile ya da üzerinden çok zaman geçmiş ama tekrar sorma gereği duyunca bozuk atıyorlarmış.

Bende tavsiyeler tükendi o yüzden sizlere de sorayım dedim.
Şimdiden teşekkürler cevaplar için.
+1
elektr10
(04.02.26)
hiç dert etmesin işe gitsin gelsin zaman geçirsin. nasılsa işi bırakmayı göze almış o yüzden kovuluncaya kadar devam. ayrıca zaten hamileymiş bir süre sonra doğum iznine çıkacak.
0
gercekdunya
(04.02.26)
sözlü iletişime pek bir şey yapamaz ama öğrenmek istediklerini yazılı sorsun, ve mümkünse işin paydaşı diğer birimlerden öğrenmeye baksın.
0
klassno
(04.02.26)
(3)

Altında 300 lira makas normal mi?

Rondak
Geçenki düşüşten önce 100 lira falan değil miydi? bankada şimdi 300 lira görünüyor. Hep mi böyleydi ben mi yanlış hatırlıyorum.
Geçenki düşüşten önce 100 lira falan değil miydi? bankada şimdi 300 lira görünüyor. Hep mi böyleydi ben mi yanlış hatırlıyorum.
0
Rondak
(04.02.26)
Sabit olmaz o makas. Volaliteye göre makas açılabilir ya da kapanabilir. Bugünlerde açılması çok normal. Ama 300 lira için bir şey diyemem. Diğer bankalara da bakmak lazım.

Ek: Enparada şu anda 204 lira
İş'te 178 lira
İş'te fx'de 73 lira
0
Mirket
(04.02.26)
bankalar hareketli piyasa olunca çok fazla makas açıyorlar.
0
gercekdunya
(04.02.26)
fxlerden al. nkolay fxte 50 tl falandı en son
0
jelly bear
(04.02.26)
(8)

Hangi televizyonu alayım?

kendi helvasını kavuran zombi
Merhabalar, öncelikle 55 mi 65 mi olsun çok arada kaldım. TV sehpası 1.80 ama koltuk ile sehpa arasındaki mesafe 2.35 metre. 55 olacaksa TV seçenekleri şunlar: 1) TCL 55C7K 4K Ultra HD 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı Google Smart Mini LED TV2) Samsung 55S85F 4K Ultra HD 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı Smart
Merhabalar, öncelikle 55 mi 65 mi olsun çok arada kaldım. TV sehpası 1.80 ama koltuk ile sehpa arasındaki mesafe 2.35 metre. 55 olacaksa TV seçenekleri şunlar:

1) TCL 55C7K 4K Ultra HD 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı Google Smart Mini LED TV
2) Samsung 55S85F 4K Ultra HD 55" 140 Ekran Uydu Alıcılı Smart OLED TV
3) LG OLED55B56LA 4K Ultra HD 55'' 140 Ekran Uydu Alıcılı webOS Smart OLED TV

Bunlar arasından Samsung düşünüyordum ama bugün korkunç bir zam yaptılar :/
0
kendi helvasını kavuran zombi
(23.01.26)
65 olsun çamurdan olsun.
0
Bruce
(23.01.26)
65
0
jelly bear
(23.01.26)
65 al.
Daha önce bir eve gidip de “bu televizyon çok büyük, izlemesi keyifli değil. Keşke daha küçük olsaydı” demedin. Çünkü kimse böyle bir cümle kurmadı yeryüzünde.
Hayırlı olsun.
0
michael_knight
(23.01.26)
Boyutu bilmem ama marka olarak tcl öneririm. Ben de arada kalmıştım, fiyatı en uygun tcl'ydi. Baya güzel tv. 1 sene oldu.
0
gobekliraki
(24.01.26)
Lg öneririm
Mouse kumandası bile başlı başına bir tercih sebebi.
0
etna
(24.01.26)
fiyat/performans olarak tabiki tcl. bence de 65 al.
0
gercekdunya
(24.01.26)
Bu üçü arasında Samsung teknik açıdan üstün. Lg ona yakın, TCL uzak. Bakmadım ama fiyatları da öyledir, bu iş “ne kadar ekmek o kadar köfte”.

Ayrıca 65 inç diyorum ben de.
0
orient blue
(24.01.26)
lg en iyisi bu üç model arasında. ben 55 inç, yazdığın modeli almıştım. salon genişse 65 daha iyi tabii
0
kel aynak kusu
(24.01.26)
(14)

İnsanlar niye düzeni devam ettirmiyor?

chicha_v2
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.E orada bi düzen var, ona uydur
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.

E orada bi düzen var, ona uydursana. Niye bozuyorsun mevcut düzeni değil mi? Sonra arkasından bir kişi daha uğraşıyor iki kere iş yapılıyor.

Sizde de böyle mi yoksa sadece bizimkiler mi dağınık, umursamaz?
-3
chicha_v2
(21.01.26)
Evinizin işini neden annen ya da eşinin annesi yapıyor ki? Merak ettiğim için soruyorum.
+7
rock n roll
(21.01.26)
en sinir olduğum şeydir benimde. aldığını aldığın yere koy fazlasını beklemiyorum zaten. bence tamamen umursamazlık. senin örnekte de mesela umursamazlık var. çünkü zaten herşey bir düzen içinde.

kendi düzenine göre yerleştiriyor diyenler içinde, gitsin kendi evinde kendi düzenine göre yerleştirsin.
-1
gercekdunya
(21.01.26)
herkesin kendi düzeni var. herkes kendi düzeninin en mantıklısı olduğuna inanıyor.

kendi mutfağına sokma madem o kişileri.

kendilerince en doğru düzeni yapıp sana öğrettiklerini bile düşünüyor olabilirler.
+7
art cat chocolate
(21.01.26)
insanın kendi düzeninin sürdürülebilir ve devamlılığı olması elbette tercih edilen ve güzel olan şey. ama bu kadar takılmaya da gerek yok, bu tür hassasiyetler gün geçtikçe kemikleşiyor ve ileri yaşları çok zorlaştırıyor, hem bireyin kendisi hem de çevresi için. kaşıklar bıçağın üzerine konulduğu için oradan alınıp kullanılması size en fazla 3 saniye kaybettirir, çay bardağı kupalarla aynı rafta duramaz diye kanun hükmünde kararname yok.

ben yalnız yaşıyorum, kendimde bu tarz her şey yerli yerinde olmalı emarelerinin artmaya başladığını yakaladığım anda eve arka arkaya özellikle çoluklu çocuklu arkadaş çağırıyorum ve zihnen resetleniyorum. çünkü yaşım daha da ilerlediğinde çok keskin sınırları, düzeni olan huysuz bir ihtiyara dönüşmek istemiyorum.

asgari düzeyde düzen kesinlikle ok ama bu düzenlerin ara sıra esnemesi, değişmesi, dönüşmesi, aksaması da tolere edilebilir ve dahi mizahı yapılabilir olmalı.

edit: yazdıklarımın tamamı çıkmamış. bu illa ki umursamazlık değil. o gün uykusunu alamamıştır, kupaların olduğu rafa boyu daha rahat yetişmiştir, kafası doludur vesaire vesaire de olabilir. insanız, normal.
+2
Phoebe
(21.01.26)
Bundan ben de müzdaribim ya. Başlarda ev işlerine yardım etmek istediklerinde işime geliyordu oh yardım eden var diye ama şimdi kırmadan reddetmeye çalışıyorum. sakın dokunma yorulma falan diyorum. düzenimi bozuyorsun desen suç, izin versen sen yorulcan. çok gıcık bi durum. dokunma dediğim halde dokunuyorlar bir de.
onlara göre bizim düzenimiz saçma oluyo, kaşıkların ayrı bölmede olmasındansa her şeyin tek bölmede karman çorman olması onlara göre daha "mantıklı", sen de bunu yapmadığın için "aptal"sın gözlerinde. ondan.
-1
nolmus yani
(21.01.26)
@rock Evde bebek var normalde sokmuyorum ya da her defasında işlerimi onlara yaptırmıyorum. Ben ya da eşim meşgulken giriyor ister istemez. Bırak yapma desem de bir iş de ben yapayım size yardımcı olayım boşa mı geldim yanınıza hep oturacak değilim ya diyor. Merağını giderecek kadar bilgi verebildim mi daha fazla detay ister misin?
-3
🌸chicha_v2
(21.01.26)
Başka birinin evinde bulaşık makinesini boşaltarak ona yardım etmiş oluyorum. Arkamdan “tam benim düzenime göre yapmamış” denmesi kalbimi kırardı. Duysaydım bir daha kolay kolay elimi sürmezdim.

Herkesin alıştığı bir düzen veya düzensizlik var. Kimisi çatalların aynı yerde olmasına özen gösterir, kimisi aynı yöne bakmasına, kimisi boy sırasında olmasına, kimisi de sadece çekmeceye girmiş olmasına. Demek ki onlar son söylediğim anlayışa daha yakınlar.
Kendinizi sinirlendirmeden, onların da kalbini kırmadan önce ellerinden geldiği kadar, kendi anlayışlarıyla size destek olduklarını farkedin, bunun için şükran hissedin ve sizi rahatsız edenleri düzeltiverin.
Onların amiriymiş gibi bir his olmasın içinizde.
+1
michael_knight
(21.01.26)
Daha fazla detay isterim.
+2
rock n roll
(21.01.26)
Ben de nefret ederim. Yıllardır ev arkadaşlarımın anneleriyle yaşadığım sorun oldu bu gelip kaldıklarında. Uğraşıp ediyorlar, ayıp olmasın diye bir şey de diyemedim. Ben o yüzden başkasının evinde bu işi yapmayı sevmem, sürekli sorarım. Aile evine döndüğümde de genelde bir şeyler değişmiş olur, o zaman da tek tek sorarım.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
O kadar ince düşünmüyor.

Ne Olacak Şimdi filminde bunu çok net görüyorsun. Adile Naşit gelinin evine geliyor ve kanepedeki kırlentlerin yerini değiştiriyor, onu alıyor buraya, bunu alıp oraya koyuyor. Gözüne daha iyi geliyor öyle.
0
gabe h coud
(21.01.26)
E siz de düzeni devam ettirmeye çalışıyorsunuz?
-1
substituent
(21.01.26)
(bkz: el elin eşeğini türkü çığırarak arar)

bu tarz seylerin cevaplari icin atasozlerine bakmak lazim..
0
cooperr
(21.01.26)
bu yasa kadar ogrendıgım bişey varsa düzen takıntısının çok zararlı olduğu. üstelik bunu söyleyen kişi 20 yılını muhteşem bir düzen ve rutin içinde yaşayan biri.
+1
buenosdias
(21.01.26)
Şöyle bir duyuru açmak çok ayıp değil mi ya? Bir ben mi böyle düşünüyorum?

Evlenmişsin, evine misafir olarak gelmesi gereken anan baban evine geliyor yetmiyor bir de işini yapıyor, bu da yetmiyor kasigi bicagi bardagi duzgun koymadi diye şikayet ediyorsunuz..

Makinayi niye annen boşaltiyor abi?
+3
makbur
(21.01.26)
(6)

plastik enjeksiyon kalıpları pahalı mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
Evet pahalı, bir kalipci cevap yazana kadar ben bildigim kadar soyleyeyim. Neden pahali, blok halindeki çelik, bilgisayar programında ölculendirilmis halde yontularak kalip halini aliiyor, yontma işi gunlerce surebiliyor. Basilacak ürünün büyüklüğününe ya da bir defada kaç urun basilacagina göre kalip büyüklüğü degisiyor, agirlik muazzam artar. Normalde en ufak bir kalibi bir kişi yeden kaldiramaz. Ürün buyurse ya da ufak urun ama bir defada Çoklu basim yapacaksa yine kalip buyur ağırlık ciddi artar.
+2
covered
(21.01.26)
Ayrica basilacak ürünün hammaddesine göre yani plastik ya da bakalit olacaksa duruma gore icine rezistans koyma, sogutma suyu gezsin diye su kanallari açma, basılın urun yerinden ciksin diye itici yerleştirme falan bunlar hep blok halindeki çeliği ultra hassas yontarak yapılan şeyler
+2
covered
(21.01.26)
pahalı mı derken kriter nedir bilmiyorum. sıradan bir insana göre pahalı ama normal bir kalıba göre pahalı değiller. bastıracağın parçaya bağlı olarak çok gözlü bir kalıbı şu aralar 500-600bine yaptırabilirsin.
+1
gercekdunya
(21.01.26)
kabaca kalıba harcanacak çelik ve işçilik parası aslında yani el kadar basit oyuncak basmak ile kocaman araba tambonu basmak aynı şey değil. gene en düşük 10-12 bin usd arası gözden çıkarmalısın.
+1
orpheus
(21.01.26)
Ne üreteceğinize, ne kadar detaylı olduğuna, kaç gram olduğuna, tasarımına ve kullanılacak maça sayısına bağlı olarak değişiyor ama diğer arkadaşların da yazdığı gibi blok metalin cnc de işlenmesi ile üretildiği için pahalı oluyor genelde
+1
pislick0
(21.01.26)
malzeme maliyeti
işcilik
makine maliyeti
takim ,alet vs amortismani
isyerinin kirasi vb maliyetleri,
yapim süresi dahilinde fiyata yansır,
evet, pahalidir.
+1
designer
(21.01.26)
(13)

Nereye gidilir?

anatomik
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu me
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?
Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.
Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.
Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu mevsimde karadenizde ne yapılır onu da bilemedik.
Aşırı soğuk olmayan, mümkünse güney taraflarında, tarihi yerlerini gezip görebileceğimiz nerelere gidilir?
0
anatomik
(20.01.26)
Gelibolu Tarihi Alanları; soğuk olabilir ama Alan Başkanlığı çok güzel gezi güzergahları yapmış; iyi vakit geçirirsiniz diye tahmin ediyorum. Yakındaki Assos ve Troya'ya da uğranabilir.
0
lil siztah
(20.01.26)
antalyanın güzel tarihi yerleri var. soğuk olmayan bi antalya tarafı vardır heralde.
kıbrıs olabilir. baktım orası da soğuk. şu mevsimde trde soğuk olmayan bi yer yok.
0
jelly bear
(20.01.26)
Hemen şimdi planlamıyorsanız Kapadokya güzel bir tavsiye (1.5-2 ay sonra için özellikle). 3 gün için ideal olduğu söyleniyor. Ben de bu yaz için plan yapıyorum oraları görmeye.
0
alice in potatoland
(20.01.26)
hangi şehirdesiniz? o bilgi önemli bak.

soğuk olmasın demişsiniz ama tekirdağdaki şarap evlerine kaçabilirsiniz. şarap seviyorsanız gidin 2 gün falan geçirin. şarap tadımı, mahzen gezimi, mantar turu derken zaman geçiyor bir şekilde. şarap sevmek önemli bu öneri için.
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Birimiz Ankarada birimiz İstanbulda. O yüzden nereye gidileceği uzaklık olarak çok önemli değil, bir şekilde ayarlayıp gideceğiz.
0
🌸anatomik
(20.01.26)
Nisan olsa ya da en fazla mart güneye inmenin bi manası olabilirdi. Şuan yok. Rüzgarlı ve tatsız olur. Kış için dizayn edilmemiş tatil yöreleri öpölü mevsim. Onun yerine soğuğu göze alıp sıcak şarap, şömine keyfi filan arardım ben olsam. Bence kapadokya güzel seçenek.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
Afyonda termal otele. Etrafta gezilecek yerler de var.
Aforia termal oteli tavsiye ederim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.01.26)
aydın denizli bile bu kış ortalamaya göre daha soğuk. antalya harici gezmek üşütür.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
havayı kestiremiyorum ama mardin düşünebilirsiniz.
0
elorelia
(21.01.26)
kış mevsiminde azıcık sıcak yerlere gitmeyi deneyin çok daha iyi olur
0
Ala123
(21.01.26)
Zamandan kazanmak için tam orta noktanız olması lazım Bursa en iyi seçenek bence. Hem müzeler hem yeme içme hem termal otel, masaj, spa hem de 1 gün teleferikle Uludağ yapabilirsiniz.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
altınoluk güre hattuşa termal tesisler.
0
gercekdunya
(21.01.26)
Yılbaşı haftası kıbrıs'ta tarihi yerleri gezdik . Hava genelde güneşli ve ılıktı. Kıbrıs hiç istanbul ankara gibi soğuk olmaz , tavsiye ederim .
kapalımaraş , salamis harabeleri , karpaz , gazimagusa vs görülmesi gereken güzel yerler var.
0
devilone
(21.01.26)
(5)

bizi engelleyenin açtığı duyuruyu "son cevaplananlar" altında görebiliyor muyuz?

m e b
selam.az önce "son cevaplananlar" kısmında bir duyuru gördüm, ilgimi çekti ve tıkladım.bomboş bir sayfa çıktı. sonra onu başka bir tarayıcıda açtım, gördüm. duyuru sahibini tanımam etmem, kendisiyle hiçbir diyaloğum bile olmadı ama belki de bir sebepten engellenmişimdir, bilemiyorum. (zaten yeni duy
selam.

az önce "son cevaplananlar" kısmında bir duyuru gördüm, ilgimi çekti ve tıkladım.
bomboş bir sayfa çıktı. sonra onu başka bir tarayıcıda açtım, gördüm. duyuru sahibini tanımam etmem, kendisiyle hiçbir diyaloğum bile olmadı ama belki de bir sebepten engellenmişimdir, bilemiyorum. (zaten yeni duyuru tasarımına geçtiğimizde kontrol ettiğimde beni engelleyen tek bir kişi görünüyordu)

bu bahsettiğim durum bizi kimin engellediğini gösteren aleni ifşa yöntemi değil mi?
0
m e b
(20.01.26)
Evet
Yazdığın bir duyuru veya cevap ona ters gelmiştir, engellemiştir. Olabilir yani. Engelleyenin kim olduğunu öğrenmenin de kimseye bir faydası ya da sakıncası yok ki.
+2
Mirket
(20.01.26)
Engellediğin biridir. Arbre falandır. swh. Bunu site ilk değiştiğinde ilettik ama bakarız dendi.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Seni kimin engelledigini gormek neden ifşa olsun ki? Bu bilginin ne derece onemi olabilir?
0
üğpoıuy
(20.01.26)
benide Arbre engellemiş öyle mutlu oldum ki. artık gereksiz duyurularını görmüyorum.
+1
gercekdunya
(20.01.26)
@gabe h coud: bir-iki sene önce özel mesajla herkese küfredip kaçan bir tip vardı, onun haricinde kimseyi mallara eklemedim ben.

@üğpoıuy: benim açımdan sorun yok zaten. sadece birini engelleyecek kadar sorun/rahatsızlık yaşamışsan, bu bilinçli/bilinçsiz ifşa ile belki kafası kırık o kişi tarafından yeniden rahatsız edilebilirsin gibi diye düşündüm bir an.
0
🌸m e b
(21.01.26)
(4)

Türk Telekom İnternet Kısıtlama

faberkastelli
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
0
faberkastelli
(19.01.26)
zaman ayarlı prizle modemin adaptörünün enerjisini istediğiniz saatlerde kesebilirsiniz.

bunun dışında bazı modemlerde firewall ayarlarında x-y saatleri arası tüm bağlantıyı kes gibi bir ayar yapılabiliyor.
+1
shadowfollower
(19.01.26)
sanırım küçük çocukları uzak tutmak için istiyorsunuz. firewall var mı yada modemin modelini bilmeden bir şey demek zor böyle bir özellik varmı bakmak gerekiyor.

alternatif oalrak modemi akşam olunca prizden çekebilirsiniz, sürekli onunla uğraşmak istemiyorum diyorsanız da Dijital Zamanlayıcı Priz alarak işinizi çözebilirsiniz.
+1
gercekdunya
(19.01.26)
bir çok modemde ayarladıgınız saatler arasında ev internetinizi offline hale getirebiliyorsunuz. Eger ugraşamam derseniz @gercekdunya dedigi gibi zaman ayarlı bir priz alın kurun timer'ını hergün istediginiz saatte açılsın istediginiz saatte kapansın.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
çok basit modemin içinde aile bölümü var oradan gerekli ayarlamayı yapabilirsin.biraz teknik modem bilgisi gerekiyor.
-1
jamswety
(19.01.26)
(6)

yeni telefon batarya işleri

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
yeni telefon alınca eskiden 1 gün falan şarj ederdik şimdi onlar kalmadı diye biliyorum ama başka dikkat etmek gereken nokta var mı? belli bir şarjla geliyor zaten ilk şarjı bitirmek mi gerek yoksa önce bir fulleyelim ondan sonra mı kullanalım nedir bu işin raconu? teşekkürler
yeni telefon alınca eskiden 1 gün falan şarj ederdik şimdi onlar kalmadı diye biliyorum ama başka dikkat etmek gereken nokta var mı? belli bir şarjla geliyor zaten ilk şarjı bitirmek mi gerek yoksa önce bir fulleyelim ondan sonra mı kullanalım nedir bu işin raconu? teşekkürler
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(19.01.26)
istediğin gibi kullan önemsiz
+1
jelly bear
(19.01.26)
modern pillerde çoğu zaman 20-80 arasında olması en iyisi.
20'nin altına düşmesin. 80in üstüne çıkınca zaten cihaz yavaş şarj almaya başlıyor ya da bataryayı kendisi koruma moduna alıyor gerekliyse.
bataryayı tamamen bitirmek ömrünü kısaltıyor.
+1
biseysorcaktim
(19.01.26)
ilk kullanımın bir önemi yok sadece daha sonrası için %80-%20 aralığında kullanmak önemli
+1
eskiduyuru
(19.01.26)
iki yıl içinde pil ömrün nerdeyse yarı yarıya azalmış olacak zaten. kasmaya gerek yok normal kullan gitsin.
0
gercekdunya
(19.01.26)
20-80e de takılma. öyle ömür mü geçer? en fazla %2-3 kar edersin 20-80e dikkat ederek. pil kapasitesi %80in altına düşerse değiştirirsin olur biter.

2 yılda max %80e düşer pil.
0
jelly bear
(19.01.26)
15 yıl kullanmayacaksan 20 80 işinin kaydadeger. İr önemi yok. Rahat rahat kullan.
0
kisa
(19.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.