Giriş
(8)

4 kişi İtalya Turu

liberal
Merhaba,4 kişi İtalya turu yapalım diyoruz fakat tur firması ile gidersek kişi başı 800-850 euro 4 kişi 3.200 ile 3.400 Euro gibi bir tutar çıkacak.Uçak ve Konaklama dahil tutarlar.Ben kendim yer ayarlasam ve gitsem, kafama göre gezsem daha çok mu daha az mı para harcarım?Turun avantajı ve dezavanta
Merhaba,

4 kişi İtalya turu yapalım diyoruz fakat tur firması ile gidersek kişi başı 800-850 euro 4 kişi 3.200 ile 3.400 Euro gibi bir tutar çıkacak.
Uçak ve Konaklama dahil tutarlar.

Ben kendim yer ayarlasam ve gitsem, kafama göre gezsem daha çok mu daha az mı para harcarım?

Turun avantajı ve dezavantajı nedir?
0
liberal
(04.05.26)
nasıl gezeceğine bağlı.
tura müze ücretleri vs dahil değil sonuçta. akşam yemekleri de dahil olmayabilir.
turun dezavantajı seni kısıtlaması bir sürü ekstra mini tur içermesi. bunlar ücretli tabii.

bence uçak bileti ve otele bakın önce kaç para tutuyor diye. ona göre tutarlar yakınsa bireysel gezin. daha keyifli olacaktır.
tur genelde daha ucuza gelir ama. hele yazın.
0
jelly bear
(04.05.26)
Muhtemelen daha fazla paraya çıkar ancak daha esnek ve eğlenceli olur. Bu tür tatillerde en büyük masraf kalemi konaklama ve uçak; turlar genelde şehrin alakasız yerlerinde ucuz otellerle anlaşıyorlar, keza acentalarla anlaşmaları olduğu için uçak biletlerini de uyguna getirebiliyorlar. Ancak şehrin merkezine yakın olmamak özellikle İtalya için büyük handikap bence. Keza işin bir de "Otelden şu saatte çıkılır, otobüsle şuraya gidilir, check in yapılır" gibi katı planlara uyma zorunluluğu var... Ben olsam gerekirse şehir çıkartır, süreyi kısaltır yine de tursuz giderdim.
0
salihdt
(04.05.26)
dandik yemekler, yataklar. istemediğiniz programlar. kendiniz yapın, instagram ve chatgpt ile gün gün program hazırlarsınız.
+1
gabe h coud
(04.05.26)
Örnek olsun diye açıklıyorum. mart ayında siz gibi 4 arkadaş gittik aynı evde kaldık bari'den girip venedik'ten çıktık toplamda 12 gün. Evleri airbnb veya booking üzerinden tutup otobüs-tren biletlerini hareket gününden 1 hafta kadar önce aldık, bari'de 2 gün araç kiralayıp puglia bölgesini gezdik sonra roma floransa ve venedik yapıp venedikten döndük. yemekleri de bazen evde kendimiz yaptık . Toplamda 10 gece kalacak yer uçak-otobüs- araç kirası yeme içme ve oradan aldığım ufak tefek hediyelikler hepsi kişi başı 1200 euroya mal oldu.
sizin gezi kaç gün ve yemek fiyata dahil mi bilmiyorum ama 800 euro bu hesapta uygun geldi bana
0
metos
(04.05.26)
Gelecek insanlar genc ise İtalya icin tur gereksiz bence.
Airbnbde kalirsiniz, popüler yerlere gitmek istersiniz…
Eger yasli grubu olursa rehber de genc degilse daha bayik gecer bence.
Tur güney Amerika ve Afrika icin dahq uygun. Asya ve avrupa gelismis yerler. Özellikle Avrupada hiiic zorlanmazsin.
-1
Purple life
(04.05.26)
Nasıl haracağınıza bağlı az çok harcamak. Tamamen size kalmış bir durum

Turun avantajı;
- İlk defa yurtdışına gidiyorsa belki tavsiye edebilirim. Neyin nasıl olduğunu öğrenir. Kendi adıma ilk defa turla gitmiştim. Neyin nasıl olduğunu gördüm, öğrendim.

Turun Dezavantajı;
- Belli bir programa ve başta tur rehberi ile katılımcılara bağlı kalıyorsun. Spontane ve esnek davranamıyorsun. Öyle bir imkanın ve seçeneğin yok. Olsa bile yüzde 0.5 filan.
0
put it in your appropriate place
(04.05.26)
harcama olayı önceliklerinize bağlı. Biz kendimiz gittik, turdan biraz pahalı oldu çünkü konaklamada biraz lükse kaçtık. Müze biletleri aldık bir de. Ama çok ucuza gayet merkezi bir sürü konaklama imkanı vardı. yani normalde turdan çok daha pahalıya gelmez, üstüne akşamları otelden çıkıp şehrin tadını çıkarırsınız. turun en büyük eksisi akşamüstü şehrin çok dışında bir otele götürüp bırakmaları oluyor. Sırf bu yüzden şehrin akşamını görmek için gruptan ayrılıp taksi tutup turun oteline kendimiz gitmiştik daha önce. ben tur hiç önermiyorum.

Yolda da çok zaman kaybı yaşanıyor. Saçma sapan ekstra turlar koyarlar, katılmazsan benzincide beklersin, mecbur katılırsın falan. tur otobüsüyle floransaya venediğe saatlerce gideceğinize hızlı trenle 1-2 saatte gidebilirsiniz. Romada hemen her yere yürünüyor zaten. Konaklama ve yeme içmeyi ucuza getirirseniz turdan fazla pahalı olmaz. Olsa da değer bana göre.

Ben ilk kez yurtdışına çıkma konusunda da turun bir faydasının olduğunu düşünmüyorum. Neyin nasıl olduğunu ulaşımı vs ancak kendiniz gezerken öğrenirsiniz.
0
dfn4
(05.05.26)
tur bana ucuz geldi. çünkü ben de italyaya gitmeyi düşünüyordum tabi vize alabilirsem, baktığımda 2 kişi konaklama 7 gece için 900 euro civarıydı. kişi başı 450 oluyor desek, uçak bileti de kişi başı 13 bin tl falandı, ona da 240 euro desek sırf 690 euro ediyor. 850 euroya ne dahil ne değil ona göre bi de tur süresi kaç gün vs bunu bilmeden yorum yapmak mümkün değil.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
(7)

Hediye Konusunda Müdahale

rock n roll
Merhaba,Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak,
Merhaba,

Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak, belki onu alabilirsin" diye söylenmesi. Bu yaygın bir davranış mı?

İşte şu arkadaş şunu alacak, bu bunu alacak, sen de istersen bunu al demek. Hepinizin düşüncesi önemli ama özellikle anne, baba olan arkadaşlara soruyorum. Bu standart bir davranış mı?
-1
rock n roll
(29.04.26)
alacak kişi sormadığı sürece hoş olmaz.
+12
lazpalle
(29.04.26)
Ben sorulmadığı müddetçe söylenmesini şık bulmuyorum. Belki hediye almayacak ya da maddi karşılığı olmayan bir hediye planı vardır. Karşı tarafı herhangi bir açıklama yapmak zorunda hissedeceği bir duruma sokmayı uygun bulmuyorum.
+2
dediysem dedim
(29.04.26)
Rezillik
0
üğpoıuy
(29.04.26)
yakınlık farketmeksizin çok görgüsüz davranış.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Cocuklara sacma sapan hediyeler cok geliyordur. Cocugun kullanmayacagi ya da ailenin onaylamadigi. Mesela erkek cocuga oyuncak silah almak.

Cöpe gidecek ziyan olacak bir seydense wishlist gibi seyler cok mantikli.

Hatta insan kendine de yapmali.

Bana dogum günümde cok sacma bir hediye geldi. Pahali da bir sey. Cöp oldu resmen.
0
Purple life
(29.04.26)
bence de çok ayıp. İsterse çöp olsun, gereksiz olsun, kullanılmayacak bir şey olsun hediyeyi veren seçer ne alacağını. en fazla sevgililer/eşler arasında olabilir istediğin bi şey alayım gibi
0
dfn4
(29.04.26)
bu türlü platformlarda insanlar sevgililerine, eşlerine dahi ne alacaklarını başkalarına soruyorlar, hayrete düşüyorum doğrusu. öyle hediye çöpe gider tabii. çöpe gidecek hediyenin de ne alana, ne de bana faydası olmaz. dolayısıyla düşünüp bulamadığında karşıya sormanın hiçbir sakıncası yok.
ancak sormayan kişiye "şunu alacaksın" diye dayatmak da kontrolcülükten başka bişey değil. yaygın mı sorunuz için, ben hiç karşılaşmadım. böyle durumlarda wishlist +1
0
lil siztah
(29.04.26)
(13)

evli çiftler kaç tane yemek takımınız var?

yenibirgüzelnick
1-kaç yemek takımınız var?2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
1-kaç yemek takımınız var?
2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?
3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
0
yenibirgüzelnick
(22.04.26)
bir tane beyaz sade 12 kişilik, bir tane renkli desenli 6 kişilik var. bir de kahvaltı takımı var, onun tabaklarını da bazen yemekte kullanıyorum
-1
dfn4
(22.04.26)
1 tane var. onu da ikea 365 serisinde almistim, duz beyaz porselen. ihtiyacim olan bir sey oldugunda gidip hop diye ekleme yapiyorum. mesela kayik servis tabaklari ekledim. 3 farkli boy, 4'er tane. Baktik gelen giden cok oluyor, meze koyacak tabak yok gidip aldik. Sonra 4 boy kase aldik. Buyuk salata kasesi, orta boy salata kasesi (tek kisilik kase), buyuk boy corba kasesi ve normal corba kasesi.

Ben tek takim kullanmayi seviyorum. Misafir catal-bicak setim de yok mesela. Kirildiginda ekleme yapabiliyorum, istersem 1-2 desenli alip ekleme yapiyorum. Duz beyaz oldugu icin her sekilde gidiyor. Bir de ikea oldugu icin her daim var.
+1
65 derece
(22.04.26)
12 kişilik 1 tane tam takim misafir için büfe de yatıyor.
6 kişilik 2 tane de mutfakta ruh haline göre kullanilan gündelik takim.
0
sinematikcrop
(22.04.26)
Takim olarak 0 :)
Toplama her sey. Ben böyle daha cok seviyorum. 40 yas üstü falan oldam takim alirdim ama. Bir de bizim öyle misafir agirlama imkanimiz yok.
-3
Purple life
(22.04.26)
1- günlük tabaklarım var çok fazla değil. bir tane de misafir yemek takımımız var ama onları da günlükte kullanıyoruz.
2- kahvaltı takımımız yok
3- sunum takımı, supla vs yok. birkaç tane amerikan servis annem yapmıştı örgü şeklinde, benim de özenip aldıklarım var ama hiç kullanamadık.
+1
Hallegadola
(22.04.26)
1 tane 12 kişilik misafirlik yemek takımım var onu sadece misafir gelince kullanıyoruz, genelde konsolun içinde öyle duruyo. 3,5 yıllık evliyim, bu süreçte kırılan parçalar oldu takım bozuldu yani.

günlük kullandığım 6 kişilik beyaz düz tabaklarım var ama onun da bir kısmı kırıldı birkaç tanesi komşuya gidip geri gelmedi :) takım bozuldu yine.

yine günlük kullandığım 8 kişilk de kahvaltı tabaklarım var pasta tabağı boyutunda, o takımın küçük tabakları da var reçel filan koymak için ama o küçük tabaklara ne bulsak koyuyoruz akşam yemeğinde turşu filan. tabi ki bunun da bazı parçaları kırılmak sureti ile takım bozuldu.
+1
Sadece soruyorum
(22.04.26)
1- 1 takim var 12 kisilik, gunluk pek kullanmiyoruz. 1 de toplama gunluk kullandiklarimiz var, cesitli.
2- hayir
3- hayir
0
lemmiwinks
(22.04.26)
1 adet 12 kişilik takım var ama misafir için konsolda duruyor. sadece misafire çıkarıyorum.
1 adet 6 kişilik gündelik kullanmaya aldığım takım var. takımlığı da pek kalmadı kırıla kırıla.
haricinde annemden çarptığım kırılanların yerine koyduğum tabak çanaklar var.
2şer adet 12 kişilik çatal bıçak setim var. eşimin ailesi kalabalık olduğu için hepsi geldiğinde ya da kirlendiğinde 12 kişilik yetmiyor. çatal bıçak çok kirliye gittiği için de iyi oluyor açıkçası.
kahvaltı takımı yok ekstradan. bence gereksiz. o mini mini kahvaltılıklar kullanılmıyor bile.
sunum takımı da yok.
+1
rayde
(22.04.26)
12 Kişilik 2 full tam takım çorbalık servislik dahil. en az 20 tane borcam en az 10 tane ayrı servis tabağı.
günlükte 1 takım 12 kişilik var, evde sanırım 100 tane çay bardağı vardır.
2 tane kahvaltı takımı var bunlardan ayrı olarak biri günlük kullanılmıyor diğeri misafirlik.
bunlar annenin senelerdir topladığı hediye gelen vefat eden büyüklerden falan kalanlarla oluştu. ama en son çok beğendiği bi 12li çay bardağı seti aldık yinedeee..
çok almamak lazım ilk evlenildiğinde sürekli modeller değişiyor insan sıkılıyor alıyorsuni hediye geliyor vs vs
0
eja
(22.04.26)
Misafirden misafire çıkan 12 kişilik konsolda yatıyor.
1 tane 6 kişilik günlük set
1 tane 6 kişilik kahvaltı takımı
Takımı kendi yaptığım outlet setim var bir de gündelik takım gibi
0
cilekli pasta
(22.04.26)
evde tek takim set var.
onu da hem kendimize hem de misafire kullaniyoruz.
bizim en gereksiz geleneklerimizden biri oldugunu dusunuyorum misafire ayri set falan, gereksiz masraf ve yuk.
0
cooperr
(22.04.26)
Misafir için tek bir 12’lik set var a’dan z’ye her şeyiyle…
Evde de günlük tabaklarımız var. Mesela 20 civarı servis tabağı. Bir o kadar yemek tabağı. (Kırıla kırıla azalıyorlar) Yine günlük kaseler, meyve tabakları vs…
Kahvaltı için bazı takımlarımız var ama özel şeyler değiller. Düz beyaz ve boy boy. Bazısı gondol gibi, bazısı kare, bazısı salata tabağı gibi farklı boylarda beyaz şeyler.
Sunum tabakları da bol maalesef.

İlginç olan, senede bir-iki misafir almamız…
0
yadigar
(23.04.26)
misafir biz neyle yersek ondan yer. tek takım, kırılmışları düşersen %75 takım falandır.
0
robokot
(23.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+3
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(8)

Italya turu

horizon
Merhaba 19 26 nisan arasi Roma başlangıç floransa venedik ve milano şeklinde bir tur olacakÖnerileriniz ve deneyimlerinize talibim ( tur olduğu için daha cok yeme içme olursa sevinirim ) yada serbest zamanları değerlendirmek için Dönüş Milano dan olacak duty free online dan içki rezervasyonu yaptım
Merhaba 19 26 nisan arasi Roma başlangıç floransa venedik ve milano şeklinde bir tur olacak
Önerileriniz ve deneyimlerinize talibim ( tur olduğu için daha cok yeme içme olursa sevinirim ) yada serbest zamanları değerlendirmek için

Dönüş Milano dan olacak duty free online dan içki rezervasyonu yaptım ama Türkiyeye girince sorun yasarmıyız 6 litre? Ucak inişi 16:00 olacak yoğun bir zamanda

Roma da outletin tamamını gezmek zor ama özellikle hangi marka mağazalarda iyi indirim vardır?
-1
horizon
(13.04.26)
Yurt dışından gelişte 18 yaşından büyük "kişi başı" 1 litre yüksek alkollü (rakı viski gibi) 2 litre düşük alkollü (şarap bira gibi) 3 kartonda sigara hakkınız var. Bunları aşmayın el koyarlar. Online içki rezervasyonuna gerek var mı bilmiyorum. Geziyorsan alıyorsun işte.
Yaz sonu biz de Roma turuna gitmeyi planlıyoruz hangi turla gittiğinizi ve nasıl geçtiğini yazarsanız benim için de çok iyi olur.
0
etna
(13.04.26)
Tabi ki tur sonrası detaylı bir şekilde iletirim
0
🌸horizon
(13.04.26)
Roma daki outlet ucuz değil, vakit harcamaya değmez. Gitti geldi bi dünya zaman. Romayı gezin amaçsızca. Nehir turu bile harika.
+2
halk
(13.04.26)
turla gitmesen daha iyiydi. yani şeyi anlamıyorum ben pek, romaya gidip outlet gezmek..

biz 5 gün sadece romadaydık yine yetmedi.

tavsiyem yiyebileceğin kadar yemek ye her şey çok lezzetli.

biz 4 şişe şarap getirebilmiştik.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
Roma Pastificcio' da makarna,
Bir and Fud hala açıksa bira pizza
Cafe della Pace' de oturup bi şeyler içerken geleni geçeni seyretmek.

Venedik' te de güzel bi sokak makarnacısı vardı adını unuttum ama google söyler.
0
kumandanim
(13.04.26)
marketler freeshoptan uygun olur her açıdan. essalunga crai carrefour lidl vb gibi marketleri bulursanız daha uyguna alışveriş yapabilirsiniz. çikolata kahve vb. daha çeşitli bulursunuz hem. easter sonrası indirim vardır ürünlerde eheh.

roma ve firenze'de girmek istediğiniz müzelere önceden rezervasyon yaptırmalısınız ya da beklemeden geçiş sağlayan tur şeyleri alın getyourguide'dan.

tren ya da araç kullanacaksanız firenzeden pisaya geçebilirsiniz yarım günlüğüne. ama floransayı tam anlamıyla gezdiğinize emin olun.

bistecca alla fiorentina güzel firenze'de, ben orda yemedim kendim yapıyorum gerçi de inekten yapılıyor - manzo.

her yerde napoli pizzacılarını bulmaya çalışın. milanoda bir akşam yemeğinde aperativo yapın navigli'de yemek tadarsınız değişik değişik. roma'da her şey turistik, pompi tiramisu el yapımı makarna vb. ama roma trasvetere bölgesi güzeldi.

venedikte de kalmayın eğer zorunda değilseniz, gidin veronada kalın. bir şehir daha görmüş olursunuz.
0
kveldulv
(13.04.26)
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
Şu iki soruda Roma için yeme içme önerileri var
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
floransa- trattoria dall'oste burada et yiyin, rezervasyon gerekiyor
0
dfn4
(13.04.26)
(36)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-18
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+3
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+3
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+2
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+5
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+3
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+2
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
0
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+2
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(6)

Tost ekmeklerinin kokması

Rondak
Bu ekmeklerde tuhaf bi koku var. Bunların kokmayanı yok mu?
Bu ekmeklerde tuhaf bi koku var. Bunların kokmayanı yok mu?
0
Rondak
(02.04.26)
mayadan kokuyor mayasız ekmek almalısınız.
+1
mikahakkinen
(02.04.26)
Ben de sevmiyorum. Şekerli tat ve iğrenç bi koku oluyor. Onun yerine tam buğday falan kesilmiş ekmek alıyorum. Onunla tost yapıyorum ben.
+1
jackyr
(02.04.26)
Standart Beyaz renkte tost ekmegi almanızı önermem. Saglık açısından oldukça zararlı katkıları var. Tam bugday unlu rengi kahverengi olan ekmekleri öneririm
+1
limonlu eksi
(02.04.26)
(bkz: #182887026)
+2
lemmiwinks
(02.04.26)
bence paketli ekmeklerin hepsi kokuyor
+2
dfn4
(02.04.26)
tost ekmeği almayın. paketli ekmek almayın. hepsinde uzun ömürlü olması için katkı maddesi kullanılıyor. fırından/marketten günlük çıkan ekmeklerin sevdiğiniz birinden dilimletip alın. buzluğa atın. en sağlıklısı ve kolayı bu. ekmek de kötü kokmaz böylece.
+1
jelly bear
(02.04.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(11)

Kpss mi özel sektör mü?

skr1292
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem DestekKpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmışKpss çalışmak mantıklı mı?
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem Destek

Kpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmış

Kpss çalışmak mantıklı mı?
+1
skr1292
(09.02.26)
48k düşük maaş. Erkek bireysen ev geçindiremezsin, aile evinden asla uzaklaşmazsın.

kpss yada farklı bir firmada yeni iş.
0
HellKeePer
(09.02.26)
kamu personeli olmak her zaman avantajdır ama özel sektörün de avantajları var. siz ne istiyorsunuz onu bir kendinize sorun.

- işim rahat olsun, işten çıkarmaları çok zor olsun (kamu)
- başta düşük maaş ama terfi aldıkça ciddi bir maaş artışı (özel)
- yan hakların çeşitliliği (kamu)
- kendini geliştirebilme, başka alan ve pozisyonlara kayma (özel)

bir sayfaya artısını eksisini yazın ve içinize sinen hangisiyse onu seçin.
0
elektr10
(09.02.26)
Bende aynı sektördeyim. bence iki üc arkadaş kendinize firma kurun. yoksa ortam güzel diye düşük maaşa senelerinizi harcarsınız.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bana memuriyet her türlü daha avantajlı gibi gelmeye başladı. keşke bu kafaya 30 yaşından önce erişmiş olsaydım zira artık kpss çalışmak imkansız benim için. yemek temizlik, bir yandan uzun mesai saatleri vs. bence kpss deneyin yapabilecek gibiyseniz.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Tabi ki KPSS
1-Ömür boyu iş garantisi
2- Çalışman gerekmez, yatarsın
3- Kolay ev kiralarsın
4-Kolay kredi çekersin
5-Memur olursan mevcut işinin yanında ek iş bile yaparsın
+3
ebeş
(09.02.26)
Tartışmasız KPSS.. Maaş daha yüksek, işin garanti.
Kendini geliştirirsen rerererörörö tayfasına bakma sen. 7 yıllık mühendisim, iş görüşmesine gidiyorum maaş bile söyleyemiyorlar. Komik rakamlar teklif ediliyor. Ayrıca diyelim ki iyi maaşa iş buldun. Hop 7 ay sonra deyiverirler kapatıyoruz şirketi diye. Dımdızlak kalırsın.
Ben de KPSS çalışıyorum şu an. Sen de çalış kardeşim. Maaşımı söylemeye utanıyorum ben.
+2
camlicagazoz
(09.02.26)
Türkiye'de tek seçenek kamu. Maaş az olsa bile kamu daha iyi. Herşeyden önce daha az çalışacaksın. Çoğu memur ek iş yapıyor. Öğretmenlerin çoğu kafe, restoran açıyor son yıllarda.
0
michael harddd
(09.02.26)
Çok iyi bir firmada yüksek maaş ve çok iyi yan haklarla çalışmadığın sürece özelde sıradan maaşlı olmak yerine kamuda maaşlı olmak tabi ki. Ama özel sektör dediğimiz maaşlı çalışmak değil de kendi işini yapmaktır, bu durumda her zaman kamu diyemeyiz.
0
dfn4
(09.02.26)
Kesinlikle KPSS. En düşük memur maaşı 60000 tl civarı, çalışma saatleri belli, dışarıdan ek iş de yapabilirsin.
0
lostinway91
(09.02.26)
devlete gir..bir süre kafayı stabilite ile toparla..sonra bakarsın gidişata yine.
0
iwillsee
(09.02.26)
kardeşim öncelikle hakkında hayırlısı olsun
bende devlet hastanesi teknik servisinde çalışıyorum
kpssden iyi not alman lazım 90 üzeri
hafta sonu çalışmalarla bu puanı alabilirmisin çok zor
bilgi işlem olarak atanırsan sağlıktan bahsediyorum
maaşın 80*90 bin
çok rahatsın
işten çıkarılma derdin yok
kafana vurana yok
vs vs vs her türlü devlet rahat
ama işin ehliysen
dışarda çok daha üstü para kazanabilirsin
0
Kuzeyli54
(09.02.26)
(11)

Eski sevgiliniz

arbre
Zeki Demirkubuz'un Bekleme Odası filmini izledim.SpoilerAdamın eski sevgilisi intihar ediyor ve yoğun bakımda. Biri arayıp söylüyor bunu. Adam da gitmiyor.Sizin düşüncenizi merak ettim. Aynı şey olsa gider miydiniz? Bu geçmişte yaşadığınız kötü şeylere/kötü ayrılığa/aldatılmış olmanıza/şu anki ilişk
Zeki Demirkubuz'un Bekleme Odası filmini izledim.

Spoiler

Adamın eski sevgilisi intihar ediyor ve yoğun bakımda. Biri arayıp söylüyor bunu. Adam da gitmiyor.

Sizin düşüncenizi merak ettim. Aynı şey olsa gider miydiniz? Bu geçmişte yaşadığınız kötü şeylere/kötü ayrılığa/aldatılmış olmanıza/şu anki ilişki durumunuza (flört/evli) bağlı olur muydu?

Ya da bunu bir insanlık problemi olarak mı ele alırdınız?
-13
arbre
(28.01.26)
kötülere bir sey olmaz. benim intihar etmem daha olasi.
+3
Purple life
(28.01.26)
Kahvedesu
(28.01.26)
eskiyse niye gideyim.
+3
antihero
(28.01.26)
Giderdim. En kötü ne olabilir ki? Ölürse, keşke gitseydim derim çünkü.
0
ekimoloji
(28.01.26)
Antihero +1

Yazacaktım da üşenmiştim.

eski sevgilye niye gidelim de mi?
Kimseye vermesin Allah diyelim eskj yeni.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
Ben giderim.

Hayatıma giren herkesi bir sebep olarak görüyorum.iyi ya da kötü ,görüşeyim ya da görüşmeyeyim,sıkıntılı bir durum varsa giderim.beni aldttı,söyle yaptı,böyle yaptı gibi sebeplerle ilgilenmem ,kafa yormam.kötü bir durum varsa her türlü destek olurum yanında dururum.
-1
duptıs
(28.01.26)
Eski sevgili var, eski sevgili var… Fedakarlık skalası: 0–10.
0
knazım
(29.01.26)
Zeki bulantı filminde de aynı konuyu işler. Adamın karısı ve çocuğu ölüyor. Bizim Ahmet hayatına duygusuzca devam eder.

Evet aldatma olsa da giderdim. Sonuçta eski güzel günlerin hatırı var. Ve o kişi ölüm eşiğinde.

Hayat intikam ve nefrete enerji harcayamayacak kadar kısa.

Filmin anlattığı da zaten Ahmet in bu rezilliği ve duygusuzluğu.
+2
halk
(29.01.26)
-Bunalımdaysa ben gidince maazallah havası değişirse al başına belayı.
-Zaten içten içe ben gelirim diye böyle bir halta giriştiyse, ben gittiğim için sonrasında tekrar çekip çıksan bile hayatından, tekrar böyle bir şeyi alışkanlık haline getirmeyeceği ne malum? Al başına belayı.
-Diyelim ki konunun sizle hiç bir alakası yok, duydunuz, gittiniz, her şey çok medeni bir şekilde gerçekleşti sadece moral verdin geçmiş olsun dedin gelip döndün normal hayatına. Bunu -varsa- şimdiki sevgilin eşin çocuğuna nasıl açıklayacaksın. Herkes geniş veya aşırı medeni olmayabilir, yine al başına belayı.
-Onu o halde görmüş olmanın getirebileceği yük de var. Yani acıyabilirsin, aksine tekrar bağlanmak isteyebilirsin... Bu tarz şeyler hep yük ve risk.

O yüzden en güzeli bilsen bile, üzülsen bile, -ya aslında bi gitmek isterdim- desen bile gitmemek.

İnsanlıktan nasibini almamış diyebilirsiniz, kalpsiz diyebilirsiniz... Ama bir şey bittiyse en güzeli orada kalması.

Ha üstteki saydığım risklerden hiç biri yoksa ve sadece kötü durumda olan birine iyi gelecekse... gidin tabi.
+2
ananiyimioguz
(29.01.26)
Ben ayrılıklara genellikle o kişi ölmüş gibi yaklaştığım için gitmezdim. Yani ayrılmışsın, bitmiş, artık hayatında hiç olmamış gibi olması lazım. Yaşanmışlık olabilir, güzel anılar da olabilir ama hayatından çıkmış sonuç olarak. Hastalık, ölüm de bu onsuz hayatın bir parçası. Hayatımızdan çıkmış ve artık görüşmediğimiz insanlarla hastalık gibi durumlarda tekrar görüşmek bana mantıklı ve samimi gelmiyor. Zaten bir daha görüşmemek üzere bunu göze alarak yollar ayrılıyor. Her kötü durumda bir araya geleceksek niye ayrılıyoruz. Hele ki benim için intihar ettiyse falan hiç bulaşmam.

ayrılık çok yenidir, aldatma gibi kötü şeyler yaşanmamıştır, hayatında yeni biri yoktur, ağır bir hastalığa yakalanmıştır falan belki bi göreyim denilebilir. Onun dışında yıllar geçmiş, süreçte hiç görüşülmemiş, başka bir sevgilin var ya da evlenmişsin, intihar etmiş falan olmaz.
0
dfn4
(29.01.26)
Evliysen olmaz, aldatıldıysan olmaz, mevcut ciddi bir ilişkin varsa olmaz. Senin hayatından çıkmışz artık yeri yok, hayatı onu bağlar sadece.
0
kimlanbu
(29.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(13)

Safra kesesi ameliyatı olanlar

chanandler bong
Selamlar. Bu haftamı şiddetli ağrı ile birlikte acil ve hastane serüvenimi safra kesemde birden fazla (en büyüğü 5mm) taşın olduğu haberi ile sonlandırdım. İltihap yok ama taşlar var. Doktor direkt ameliyat dedi. Herhangi bir ilaç tedavisinin olmadığını, sadece dikkatli beslenerek ameliyatsız bir ş
Selamlar. Bu haftamı şiddetli ağrı ile birlikte acil ve hastane serüvenimi safra kesemde birden fazla (en büyüğü 5mm) taşın olduğu haberi ile sonlandırdım. İltihap yok ama taşlar var. Doktor direkt ameliyat dedi. Herhangi bir ilaç tedavisinin olmadığını, sadece dikkatli beslenerek ameliyatsız bir şekilde yaşayabileceğimi söyledi. Aksi halde yine şiddetli ağrı atakları ile ileride sarılık, iltihap vs falan falan birsürü şey olabilir dedi.

Araştırdım. İnternette de her yerde görece kolay (sonuçta ameliyat..) bir ameliyat olduğunu, max 2 günde normal hayata geri dönüldüğü falan söylenmiş.

Bi yandan yok olma ne gerek faln diyen bi çevre de var. ( klasik ameliyat olursan daha kötü olursun gibi düşünenler)

Ben eğer bi tedavi yoksa ameliyat olup kurtulma taraftarıyım. Daha önce hiç ameliyat olmadım. Bi tırsmıyo da değilim.

Neyse çooook uzattım ama daha önce aynı durumda olan, ameliyatı olan ya da olmayan o şekilde devam eden var mıdır? Gerçekten çok arada kaldım ne yapsam bilemedim.

Şimdiden teşekkürler.
0
chanandler bong
(18.01.26)
Taşlarımla mutlu mesut yaşıyorum. 6 ayda bir dahiliye kontrolünden geçmek, yediğine içtiğine dikkat etmek yumurta sarısından uzak durup, yağlı yemeklerden kaçınmak gerekiyor.

Ameliyatı çok kolay. Laparoskopi ile alıyorlar. ertesi günü normal hayatına devam edebiyorsun ama ameliyat sonrası da beslenme şeklin ömür boyu yukarda söylediğim gibi olmak zorunda.
0
Mirket
(18.01.26)
annem senelerce erteledi sonunda bilinç kapatacak derecede sancıyla oldu safra kesesi ameliyatını. laparoskopiyle 1 gece kalıp taburcu oldu. beslenme şeklinde hiç bir şey önermediler bize. her şeyi yiyor ve hiç bir sıkıntı yaşamıyor. aksine doya doya türk kahvesi, simit yiyebildiği için çok mutlu
0
melodi
(18.01.26)
Andreas Moritz. google it.
-1
tezek
(19.01.26)
taşla başladı sıkıntı. "taş ocağı" diye tabir ettikleri derecede çok taş olduğunu söyledi doktor. belki 50'ne kadar bile problem yaşamazsın ama bir anda da ortaya çıkabilir demişti. o nedenle aldırdım kurtuldum. ama vücut yapımın değiştiğini hissediyorum. daha çok yemek rahatsız ediyor, gaz miktarı arttı vs. acelesi yoksa beklemenizi öneririm. üzerinden 2,5 sene geçti.

ameliyat çok çok kolay bu arada. 6. günde 7 saat otobüs yolculuğu yaptım.
0
summerjam0306
(19.01.26)
Tedavisi yok. Daha önce burada yine biri sormuştu, böbrek taşı gibi atılmaz mı falan mevzuları olmuştu. Böbrek taşı gibi atılmıyor, parçalayalım da küçük küçük dökülsün olmuyor, çünkü çıkış yolu yol değil. Safra kesesine ellemeden sadece taşları almak da olmuyor çünkü safra kesesi yenilerini üretmeye devam ediyor.

2019'dan beri safra kesesizim, her şeyi yiyorum, doktora gidip de sağlık geçmişimi verirken ameliyat olduğumu unuttuğum oluyor. Safra kesemde taşlar olduğunu da zaten tesadüfen görmüştü bir doktor, hiç sıkıntım yoktu. Konuştuğum genel cerrah "çok acelesi yok ama başına dert olmadan bir ara gel de alalım" dedikten iki sene sonra gittim, başıma dert olmadan kurtuldum.

Fakat ertelerseniz ve @konusma'nın annesinin başına gelen gibi, safra kanalı tıkanırsa çok daha büyük dert ki sizinki sıkıntı vermeye başlamış bile. Verin kurtulun. :)
0
kobuzchu kiz
(19.01.26)
benim hiçbir şikayetim yokken check-up yaptırdığımda "safra keseniz ful taş" dendi -ki her yıl check up yaptırırım- (sonradan düşününce aklıma geldi beynime zınkk diye bi acı geliyordu bazı zamanlar ama 1 saniye kadar olduğu için önemsemiyordum).

Ben de özel hastane olduğu için pek güvenmedim ve 2-3 yere tanıdıklara da raporumu gösterdim ve kesinlikle ameliyat dediler. Hatta bir tanesi MR'a bile soktu iyice emin olmak için: "Kesin ameliyat ol yoksa kanala girerse laporoskopi yerine açık ameliyat olursun, iyileşme sürecin daha da uzar" dedi.

İlk ameliyatımdı ve ilk narkozumdu doğal olarak. Bana damardan verdiler ve hafif bir yanmadan sonra uykuya geçtim. Ameliyat gayet iyi geçti. 1 gün hastanede tutuyorlar, gazın çıktıysa taburcu ediyorlar. Sonrasında 1 hafta duş almak yasak, ben medikal ıslak bezlerle vücudumu siliyordum. 1 haftanın sonunda dikişlerini alıyorlar. Bu sırada normal yaşamına devam ediyorsun ama 1 ay boyunca diyet yapıyorsun. Yani yağlı yemek, asitli içecekler, yumurta yasak. 1 ay sonra normal yeme düzenine devam ediyorsun.

Korkulacak bir şey yok yani. Bence olun. Zaten şu an işlevsiz bir organ sizin için. İlerde başınıza bela olmasın.

Geçmiş olsun.

edit: @mirket ömür boyunca diyet yapmak zorundasın demiş ama kısmen yanlış. benim doktorum yeme-içmede kısıtlayacağın bir şey yok dedi. ama edindiğim tecrübelere dayanarak şöyle diyebilirim. mesela 2 tane kruvasan yemeyin hele ki tuvaletten uzaktaysanız :) onun dışında sıkıntı yaşamıyorsunuz.
0
elektr10
(19.01.26)
herkese dönüşleri için çok teşekkür ederim. olmayı düşünüyordum ama şu an net olarak olmanın daha mantıklı olduğuna kendimi tekrar ikna ettim
0
🌸chanandler bong
(19.01.26)
Ameliyat çok kolay denildiği için annem de çok rahat ameliyat olmuştu fakat sonrası hiç de aşırı kolay değildi. sanki açık ameliyat olmuş gibi günlerce şiddetli sırt ağrısı çekti. en azından dikişler alınana kadar çok rahat şekilde hareket etmek, bir iş yapmak mümkün olmamıştı. Eşimde de aynısı olmuş. Bünyeden bünyeye ya da ameliyata göre de değişiklik gösteriyordur tabi ama ameliyat ameliyattır bence. Ertesi gün hayatına normal devam etmek gibi bir şey yoktu yani bizde. bir hafta kadar sürdü
0
dfn4
(19.01.26)
ben oldum rahat ettim sende çekinme ol. Nerede ne zaman kanalı tıkayacağını bilemezsin benim tıkadı ölümden döndüm yok böyle bir ağrı. hastaneye bağıra bağıra gittim beni ameliyata alın diye.
0
jamswety
(19.01.26)
Öncelikle geçmiş olsun.
Güncel bilgi veriyorum; geçen hafta müdür oldu bizim, kendisi ağrı eşiği çok yüksek biri, Böbrek taşı ve böbrek ağrıları, sancıları çekmişliği de var. Aniden rahatsızlanıp acile gidiyor, burada risk, taşın kanala düşme olasılığı bence.
40 dakika süren kapalı bir operasyon (ameliyat değil bence) ile ertesi gün işe gelecekti, gelme dedik.
Bir an önce aldırın derim.
Yeme içmeyle ilgili de hiçbir şey yasak değil demiş doktor.
0
pccopath
(19.01.26)
Şimdi size rotasyon günlerimden yani hafızamın baya derinlerden bilgi çıkarıyorum. Tek büyük taştansa, birden çok küçük taş daha tehlikeli olabiliyor çünkü bunların her bir ayrı ayrı safra kanalını tıkama riski taşıyor, küçük oldukları için kanala daha rahat hareket ediyorlar ve kolanjit riski artıyor.
Her doktor gibi muhakkak ameliyat olun demem ama ameliyatı ben önerirdim ama uzmanlığım itibariyle pek önerebilecek konumda değilim.
0
alice in potatoland
(19.01.26)
kendi kendime update yapayım: ptesi ameliyat oldum. 40dk falan sürmüş. 4 tane delik açıp işlemi kapalı olarak yapıyorlar. sonrasında hafif ağrım vardı odaya çıkarken ama o da ağrı kesici / serumlarla falan geçti. 1 gün hastanede kaldım. o sürede de bi ağrım vs olmadı. yürüme tuvalete çıkma vs okaylendikten sonra bişiy kalmıyo. aynı gün ayağa kalktım yürüdüm vs sorun olmadı. bugün hastaneden çıktım. ağrım vs yok şükür. yağlı şeyler yemediğim ve ağır kaldırmadığım sürece istediğini yiyebilirsin ve gezebilirsin dedi doktor. ilaç yazdı vs.

y30 kronik bi hastalığım vs yok. olmayı düşünen varsa çok zor bir süreç değil yani.
0
🌸chanandler bong
(28.01.26)
Geçmiş olsun.
Sürecin sıkıntısız geçmesine sevindim.
0
Mirket
(28.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(4)

hukuk bürosu mesajları

der meister
birkaç yerden dava bekliyorum. son bir haftada iki farklı büro mesaj attı "uzlaşma dosyanızın son günüdür" diye ama çok amatör yani birisi sadece adımı yazmış, soyadım bile yok. uyap'tan baktım adıma açılmış dava yok, icra dosyası da yok. yine de şu araki durumumdan dolayı (hem finansal, hem kişisel
birkaç yerden dava bekliyorum. son bir haftada iki farklı büro mesaj attı "uzlaşma dosyanızın son günüdür" diye ama çok amatör yani birisi sadece adımı yazmış, soyadım bile yok. uyap'tan baktım adıma açılmış dava yok, icra dosyası da yok. yine de şu araki durumumdan dolayı (hem finansal, hem kişisel DÖĞÜŞ) gerçekten bi yere çağırıyor olabilirler yani şaşırmam.

uyap'ta dosya yoksa sıkıntı yok mudur şu aşamada? bu tür mesajların gerçek olma ihtimali ne? aramak da istemiyorum adamları. dolandırıcıysa mesela eğer ne diyecek bana, neyde uzlaşacağız tam olarak?
0
der meister
(10.01.26)
Uzlaştırmaya tabi bir suç söz konusuysa dosyaya atanan uzlaştırmacı sizi arar. Mesaj atıp geçmezler doğrudan telefon edip gerçek bir uzlaştırma süreci işletiyorlar. Arabulucular da aynı şekilde. Dava ya da icra dosyası zaten açıldığı an uyapta görünüyor. O mesajlardaki numarayı ararsanız genellikle yasa dışı sitelere girmişsiniz falan diyorlar.
0
dfn4
(10.01.26)
Geçen ay arabulucuda 4 tane dosya vardı. Hem uzlaşılmayacağı belliydi, hem de şehir dışı olduğundan kimsenin gitmeyeceği.
Neyse, avukatın biri önce vatsap’tan yazdı, sonra aradı; toplantıya gidip gitmeyeceğimi sözle sordu. Sonra diğer hissedarlar konusunda kim kimin kızıdır, şu yaşıyor mu, şunun telefonu ne gibi şeyler sordu. En son sizce uzlaşır mı bu grup gibi bişey sorunca, dedim ki bu nasıl komşu teyze gibi arabulucu? Gerekeni söyleyip kapattım.
Ardından bir diğeri sms atmış detayları, metin aynen sizi dediğiniz gibi son derece amatörce; şu adreste şu saatte toplantı gibi detaylar mevcut ama. Adam arayacak diye üzerinde durmadım. Sonra toplantı günü ve saati son derece panik bir halde, siz nerdesiniz, gelmeyecekseniz niye söylemediniz, çabuk 5 dk içinde yazılı beyan gönderin sms ile diye azarlamaya başladı. Bununla da ablam kavga etmiş :D
Sonra diğer birinin avukatı da direkt aradı; katılmayacağım, beyan gerekiyor mu dedim, yoo dedi.
Davayı kuzen açacağı için süreçten haberim vardı, araştırmadım ama tam da dediğiniz gibi saçma sapan mesajlar, aramalar vs olabiliyor.
-1
lil siztah
(10.01.26)
Avukatım. %99,9999999999999 dolandırıcılık. Eğer bir telefonunuz varsa sırasıyla önce cbs uzlaştırma bürosundan mesaj gelir. Burada uzlaştırmacının sicili adı telefonu ve soruşturma numarası yazar. Bunlar yoksa %100 dolandırıcılık.
Ayrıca uzlaştırmacılık ile arabuluculuk farklı şeyler. Cezada bazı suçlar için uzlaştırma, hukuk davalarında bazı davalar için arabuluculuk sistemi getirilmiştir. Bu aşmalar sonuçsuz kalırsa dava açılır. O yüzden uyapta dava görmemeniz normal. Kim ararsa arasın whatsapptan veya mail adresine dosya ile ilgili evrakları isteyin. Dolandırıcı ise zaten bu bilgiler onda yoktur.
0
ground
(10.01.26)
gerçek dışı mesajlar. uzlaştırmacıya dosya atansa size ulaşırlar. icra takibi açılmış olsa tebligat alırsınız, almadan süre başlamaz.
her halükarda tebligat almadıysanız endişelenmeyin
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.01.26)
(22)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
0
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(10)

Düdüklü tencere almak istiyorum: Marka önerilerinizi alabilir miyim?

santimantal
Neden almak istiyorum: Denemek ve öğrenmek istiyorum. Seversem sıklıkla kullanırım.Bütçe sıkıntım yok, en pahalısını da alabilirim.Farklı markaları deneyimleyenler markaların, modellerin birbirine üstünlük ve eksikliklerini yazarlarsa güzel olur.
Neden almak istiyorum: Denemek ve öğrenmek istiyorum. Seversem sıklıkla kullanırım.
Bütçe sıkıntım yok, en pahalısını da alabilirim.
Farklı markaları deneyimleyenler markaların, modellerin birbirine üstünlük ve eksikliklerini yazarlarsa güzel olur.
0
santimantal
(29.12.25)
bende zwilling 6 lt modeli var. wmf veya üstü hiç üzmez. fissler alabilecekseniz zaten tadından yenmez.

ama 6 lt 3 kişilik aile için bile çok. şimdiki aklım olsa 4-4,5 lt bir model bakarım. hele tek kişiysem daha da küçük.

6 sene olmuş ne silikonlarında bir sorun var ne bişey. bulaşık makinesine de atıyorum. çok daha iyi markalarda 5 dk daha kısa sürede pişirir o kadar. rocket science bir konu değil.
0
esmer
(29.12.25)
inanılmaz memnunum, bende öneri üzerine almıştım. benim için patlamaması kontrollü olması güvenli olması öncelikliydi
www.hepsiburada.com
0
eja
(29.12.25)
Fissler ama 3 harfli marketlerden sahtesini almamaya dikkat et. (kontrol ettim satıyorlar da kim bilir ne)
0
neira
(29.12.25)
Bütçe sıkıntınız yoksa kesinlikle Fissler Vitavit Premium Düdüklü Tencere 4,5 Litre. İnanılmaz memnunuz. Hem daha lezzetli oluyor yemekler hem de daha hızlı. (reklam değildir)
0
elektr10
(29.12.25)
Fissler tabi ki
0
dfn4
(29.12.25)
Fissler almak istiyorsun yani yanlış duymadım değil mi?
Diğerleri düdük, fissler düdüklü tencere çünkü :)
0
erty_ksk
(29.12.25)
fissslerrrr
0
mikahakkinen
(29.12.25)
Bende tefal var. Birinin ici celik, digeri teflon. Ikisinden de memnunum. Bi tane alacak olsam ici celik olani tercih ederim saglik acisindan
0
narod
(29.12.25)
bütçe sıkıntısı yoksa düdüklü tencerelerin kralı fissler'dir. başka marka düşünme bile.
0
kibritsuyu
(29.12.25)
tefal var 15 senedir sikinti yok, lastigini 1 kere degistirdim.
ama herkes fissler dediyse o da iyidir kesin.
0
cooperr
(29.12.25)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(7)

Evlilik konusu

arbre
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?Eşinizle nerede tanıştınız?
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?

Eşinizle nerede tanıştınız?
-3
arbre
(25.12.25)
İş yerinde
+1
mirty
(25.12.25)
is yerinde
0
lemmiwinks
(25.12.25)
Duyuruda
-1
yenibirgüzelnick
(25.12.25)
Mesleki bir eğitimde
0
dfn4
(25.12.25)
9 yıl önce Tinderda tanıştık.
-3
suicides underground
(25.12.25)
iş.
0
Hallegadola
(26.12.25)
ekşisözlükte tanıştık, sonra aynı mahallede oturduğumuzu fark ettik ve pandemi zamanında parkta buluşup neden tanışmayalım dedik. bu kadar yakınlarda oturmasaydık muhtemelen tanışmaya üşenecektik.
0
denizgonen
(26.12.25)
(14)

Evli arkadaşlara soru

nundu
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı? Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya ev
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı?

Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya evlenir evlenmez ya da evliliklerinin ilk yıllarında benzer durum yaşadılar meslekten dolayı. Ama arkadaş grubum dışında özellikle yaşı büyük kişiler bu durumu tahayyül edemiyorlar ve niye şimdi evlendiniz o zaman diye hayrete düşüyorlar. İnsanların ne dediğini önemsemiyorum da toplumda bu olay çok nadir de benim arkadaş çevrem mi istisna onu merak ettim.
0
nundu
(03.12.25)
Kendi evliliğimde aynı evde yaşamaya başladık ama ablam evlendikten 1,5 sene sonra aynı evde şartları gereği yaşamaya başladılar.
0
mirty
(03.12.25)
öncelikle umarım bir yastıkta kocarsınız, mutlu bir eviniz aileniz olur.

sorunuza gelince, çok büyük çoğunlukla evlenince, hatta evlenmeden önce birlikte yaşamaya başlıyor karı kocalar. ama eş durumunda tayin talebi sebebiyle bir kaç ay birlikte yaşayamayan bir dolu insan var. hatta sırf bu yüzden resmi nikahı önceden yapanlar da var. özellikle memurlar arasında çok yaygın. kafanıza takmayın. siz kendi dalganıza bakın.
+4
co2s2
(03.12.25)
evlenmeden önce başladık. evlilik kararını aldığımızda 3 yıldır beraber yaşıyorduk.
0
awlmi
(03.12.25)
evlenmeden 10 sene önce falan beraber yaşamaya başladık :d

bir arkadaşım eşinin zorunlu görevinden dolayı 1 sene sonra falan ancak taşınabildi. ;

bence normal bir şey bu arada, siz anlatınca hiç garipsemedim. ha "evlendik ama karşı taraf evimize taşınmıyor ailesiyle yaşıyor, şunu bahane ediyor gelmiyor bla bla" tarzı bir şey olsaydı çok garip gelirdi.
+1
nolmus yani
(03.12.25)
Gayet normal. Çünkü sizin bir de tayin süreçleriniz olacak ve bu süreçlerde evli olmanız işinizi kolaylaştıracak. Ayrıca kim ne derse desin toplum baskısı hala var. Küçük bir şehirde falan doktorluk yapacaksanız mesela, birbirinizin yanına gidip gelmek kalmak çok daha rahat olur evliyken.
Biz ayrı ülkelerdeydik vize bekledik.
0
megalomaniac
(03.12.25)
evlenmeden once birlikte yasamaya basladik. 4 yil kadar falan beraber yasadik. eger evlendikten sonra birlikte yasamayan varsa yadirgamam, beni ilgilendirmez. fakat bence birlikte yasama ve evlilik birbirinden ayrilmali. ciftler oncelikle birlikte yasayarak birbirlerini tanimali, evlilige isinmali. ana baba veya bekarlik donemi evinden cikip direkt evlenmek sorunlara neden olabilir. cunku birlikte yasadiginda her seyi goruyorsunuz, cift olarak zorluklarla basa cikmayi ogreniyorsunuz vs.
0
Sour
(03.12.25)
Biz evlenmeden önce dört sene beraber yaşadık.

Ama şartlar uymasaydi evlenip ayrı takılıp sonra aynı eve de geçebilirdik. Bence normal. Ayrıca kimseyi ilgilendirmez. Öğretmenler de bildiğim kadarı ile böyle yapıyor. O kadar nadir olduğunu sanmıyorum. Millet boş boş konusmayi seviyor sadece. On kere de benzer şeyi duymuş olsa. Aaaaa oyle olur mu olmaz der. He bile demekle ugrasilmaz.
0
a perfect lie
(03.12.25)
Anadolu’da bir ilçede öğretim görevlisi olarak çalışıyordum; iki myo yan yanaydık, yani yaklaşık 50 civarı hoca vardı. Bunlardan 30’u evliyse, 25’i eşiyle ayrı şehirlerde yaşıyordu; iş durumları sebebiyle. Eşi yanında olan tuhafımıza gidiyordu :) Ayrıca çoğu sizin gibi bir bir noktada birleşebilecek durumda değildi. Mesela birinin kadrosu Antalya’da, diğerinin Rize’de ve nakil imkanları yok.

Şunu da ekliyim: gözlemlediğim kadarıyla genelde kadınların bulunduğu yerde ev kuruluyor, görüşme base’i orası oluyor, erkekler apartta veya ev arkadaşıyla falan kalıyordu.
0
lil siztah
(03.12.25)
Dediğim gibi insanların ne dediğini kafaya taktığımdan sormadım ya, he he diyip geçiyorum onlara. Eş durumu yapabilmek için bile evli olmak gerekiyor zaten mantıken ve dediğim gibi kendi arkadaş grubum hep bunları yaşadı. Atıyorum önümüzdeki mart nisan gibi evlensek de olurdu ama zaten evlenmeye karar vermişiz yani boşuna beklemek saçma geldi ve arkadaşların da dediği gibi birbirimizin yanına gidip gelmek evliyken daha kolay :d
-1
🌸nundu
(03.12.25)
evliliğin kesin tanımları yok ki böyle. kültürel kabullere göre yorum yapıyorlar. koşullara göre 2 yıl sonra da birlikte yaşamaya başlayabilirsiniz. sizin evliliğiniz, sizin kararınız. bir ömür mutluluklar <3
0
deartheodosia
(03.12.25)
memur kesimi genelde bu şekilde evlilik hayatına başlıyor. o yüzden kafana takacak bir durum yok. mutluluklar dilerim.
0
gercekdunya
(03.12.25)
biz evlendiğimiz gün birlikte yaşamaya başladık. genelde tayin gibi zorunlu sebeplerle memur çiftlerde çok olur bu durum ve herkes bunu bilir normal karşılar aslında. mart nisan gibi evlensek de olurdu demişsiniz sizinki zorunluluk değil de keyfi gibi göründüğü için mi garipsendi acaba. nakil tayin gibi zorunlu bir durum yoksa henüz beraber yaşanamayacak bir durum içindeyken nasıl olsa evleneceğiz diye erken nikah yapmak bana göre de mantıklı ve gerekli değil mesela. size göre nasıl uygunsa öyledir
0
dfn4
(03.12.25)
Evlenmeden önce birlikte yaşıyorduk biz de. Ama sizin yaptığınız çok olağan. Biçok yerde de olur. Eskiden de olurdu böyle şeyler adam evlenip ertesi gün askere giderdi, göreve giderdi filan. Sizin yaşı büyükler böyle bi işgüzarlık yapmaya karar vermiş. Aile büyükleri zaten hep o öyle olmaz demek için bişey bulur. Siz bildiğinizden devam edin. Mutluluklar.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
6 senedir evliyiz, evlerimiz hala ayrı. iş nedeniyle bizim de.
0
mezzosprite
(03.12.25)
(16)

Kiracımız 1 senedir 14 bine oturuyor. Emsal yeni kiralar 29-32 arası. Sizce hakkaniyetli yeni kirayı kaç yapmalıyız?

psmstc
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor. Sizce 25 bin çok mu? çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı? Teşekkürler.Edit:KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor.

Sizce 25 bin çok mu?

çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı?

Teşekkürler.

Edit:
KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
-8
psmstc
(17.11.25)
1 senedir oturuyorsa tüfe zammı neyse onunla ilerlenir. yani %40 gibi bir şey, 19.5K, hadi olsun 20K.
+3
awlmi
(17.11.25)
bir senedir oturuyor derken sanki senelerdir kiracıymış da düşük kira veriyormuş gibi bahsetmişsiniz. ilk kirası buymuş zaten. o zaman emsallerinden düşük mü verdiniz? hakkaniyet yasal oran neyse odur. ben kiracı olsam üstüne çıkmazdım. her sene her sene boş emsallerine göre kira artışı mı yapacak kiracı?
+3
elorelia
(17.11.25)
1 senelik kiracı piyasa fiyatından girmiştir diye düşünüyorum. Her sene emsal de şuymuş diyerek güncelleme yapamazsınız. Yıllık kira artış oranı ile ilerlemeniz gerekir. Ekim için %37,15 görünüyor, 19-20 bin TL ideal gibi.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(17.11.25)
1 senelik kiracı için yeni kirayı hakkaniyetli kaç yapalım gibi bir durum yok. Kira ilişkisi karşılıklı bir sözleşme ilişkisidir, kira bedeli de mal sahiplerinin kafasına ya da kendi hakkaniyet anlayışına göre belirlediği bir şey değildir. Siz artış yapmazsınız Kiracı sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal oranda artırıp gönderir.
+2
dfn4
(17.11.25)
geldi yine bir aç gözlü. 1 senelik kiracıya hiç bir şey yapamazsınız. hesaplama aşağıdadır.

Mevcut Kira Bedeli: 14.000,00 TL
Kira Artışı Yapılacak Ay: Kasım 2025
TÜFE Kira Artış Oranı: %37,15 (Kasım 2025 döneminde yapılacak kira artışı için TÜİK'in Ekim 2025 TÜFE verisi kullanılmaktadır.)
Kira Artış Tutarı: 5.201,00 TL
Aylık Yeni Kira Tutarı: 19.201,00 TL
+1
gercekdunya
(17.11.25)
Neden o ilk kira o kadar düşük?
Kusura bakmayın da hiçbir yerde son bir senede kiralar iki kat artmadı
+1
Cezcez
(17.11.25)
her sene emsal mi olmalı kira? öyle şey mi olur? enflasyon neyse onun yapıp geçecek.
0
jelly bear
(17.11.25)
Şöyle düşün; başka bir eve taşınacaksınız ve bir taşıma şirketiyle 20 bine anlaştınız. Tam taşınacağınız gün taşıma şirketi size diyor ki " valla bu bölgede şirketler 40'a taşıyor. Bizde hakkaniyet önemli, o yüzden ücret 30 bin"

Bunu diyen adama sizin vereceğiniz cevapla, bizim size vereceğimiz cevap aynı.
+6
thracia
(17.11.25)
Hayret boyle sorularda pek ev sahibi linc edilmezdi ama neyse. Neyse kanuni rakamlar soylenmis, o rakamlar korkunc kotu degil. Bence kanuni sinirda kalin gitsin derim, odemeler falan duzgunse. Zaten emsaller icin sahibinden'e bakiyorsaniz cok da guven olmaz.
-2
mbond
(17.11.25)
Ev alırken size devlet her sene etraftaki en yüksek kirayla senkronize edebilirsin, evden sürekli maksimum kar etmek zorundasın diye söz mü verdi?

Ev tıpkı borsa gibi bir yatırım aracıdır, değeri sürekli artmak zorunda değildir (artmaz da zaten), kirası da sürekli artmak zorunda değildir. Bir yerden sonra o kirayı verecek adam bulamaz, boş boş bakışırsınız evinizle. Veya yüksek kira ile gelen adam kirasını birkaç aya ödememeye başlar bu kez çıkarmakla, mahkemeyle uğraşır durursunuz senelerce. Etrafımda çokça böyle örnek var. Açgözlülük bir yerde yine size patlar dikkat edin.
+2
chicha_v2
(17.11.25)
belki 5 yıllık kiracıdır da son bir yıllık kirasını söylemiştir?
zaten emsal için mahkemeye verme şartı 5 yıl oturulmuş olması. 1 yıllık kiracıya amsal davası açamazsınız.
5 yıl oturuyorsa emsal kiranın %30 eksiğine ok demek mantıklı. emsal davası vakit alıyor (farkı alırsınız ama yine de reelde %20 den çok fark eder)
+4
kisa
(17.11.25)
emsal yeni kiralar da ileride hane gelirine oranla düşük kalacağı varsayımı ile kabul ediliyor. bunu baz almamalısınız. 18k optimum noktadır diyorum.
0
loch ness
(17.11.25)
Duyurunun dunyayi gezelim, ev almayalim diyen cocuklarina bakma sen. Tahliye taahhutnamesi bunun icin aliniyor. Emsal neyse emsalin bir tik alti yapilir. Odemezse cikartilir. Duygusallik kasan kitleye bakarsan ac kalirsin. Bosver onlari.
-6
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
şu an yapamazsınız. devletin belirlediği tefe-tüfe oranını yapacaksınız. eğer yapmazsanız kiracı da ödemezse elinizden bir şey gelmez. tefe-tüfe harici tamamen kiracınızın insiyatifinde üstüne arttırmak.

ev sahibi-kiracı ilişkiniz 5 yılı doldurduğunda kira tespit davası açarak yeniden değerleme yapabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(17.11.25)
duyuru sahibi editlemiş kiracı 4 yıllıkmış. bu sene 5. yılı doluyorsa emsal neyse %20 altında isteyin mahkemeye de verseniz aynı rakamlar çıkıyor genelde. ama 2 sene beklemiş oluyorsunuz
0
gercekdunya
(17.11.25)
"hakkaniyetli"

kime göre, neye göre? bir sözleşme imzalanmış ve bu sözleşme çerçevesinde ticaret yapıyorsunuz. kasım 2025 kira artış oranı %37,15. yani kiracınızın vermekle mükellef olduğu maksimum rakam 19201.

rayiç belirleme davası ancak 5 yıl bitince olur.

ancak şunu yapabilirsiniz. "bu sene kirayı 25bin lira yapalım, ben de gelecek sene rayice yükseltme hakkımdan feragat edeyim, kanuni kira artış oranı neyse onu yaparız" dersiniz. kabul ederlerse ne ala, etmezlerse 19201 yatırırlar.
+2
co2s2
(17.11.25)
(16)

Makinede çamaşır kurutma olayını sevmedim. Siz?

santimantal
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.Arçelik'ten bir model aldım.Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan ken
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.
Arçelik'ten bir model aldım.
Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.
Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan kendini iyi hisseder.
Fakat ben makinede kuruyan çamaşırları katlarken bile rahatsız oldum. Sanki hiç yıkanmamış gibi atletler, nevresimler, kotlar.
Bıraktım kurutmayı.
Evin içinde tele asıyorum, kışın bile bir günde kuruyor, mis gibi katlayıp kaldırıyorum, giyerken de yenilenmiş gibi.

Bu arada, eskiyen ama hâlen ömrü olan tüm giysilerimin belli yerleri yıprandı ve yırtıldı. Kıyafetlerin ömrünü de kısaltıyor.

Sizde durum nedir? Seviyor musunuz? Sizin kıyafetleriniz de mıncıklanmış gibi oluyor mu?
0
santimantal
(16.11.25)
Kumaş ömrü açısından zararlı olması bir yana, bana da gereksiz geliyor. Çamaşır kurutacak fiziksel yerin olmamasını da çok anlamıyorum mesela, 3 m2 yer olmaması için japonya misali küplerde yaşamak lazım.

Evcil hayvan tüyü konusundaki başarısını deneyimlemedim, belki ondan muzdarip olsam anlamlı gelebilirdi.
0
Bruce
(16.11.25)
Çok özür dileyerek kaynak yapmak istiyorum. Ben hala çamaşır makinesi alamadım. Kurutmasız ve otomatik deterjan ayarsız çamaşır makinesi arayışım sürmektedir. Üzerime marka ve model atın, lütfen.
0
gnosis
(16.11.25)
Kışın evde kurutunca koku oluyor bazı çamaşırlarda. İkinci olarak, havlular sertleşiyor. Sadece bu ikisi için bile kullanışlı bir alet.
Benimki kurutmalı çamaşır makinesi. Tüy konusunda pek yardımcı olmuyor, lastikte kalıyor tüyler. Birkaç kıyafetim de çekti. Bir daha atmadım kurutucuya.
Arçelik tabii ki. Tövbeliyim, bir daha almam; ki evdeki tüm beyaz eşyalar Arçelik.
+1
auroraaurora
(16.11.25)
Valla ben severek kullanıyorum. Kurutma benim için her zaman bir çileydi. Kurutma makinasıyla yurtta kalırken üniversitede tanıştım. Sabah bakıyorum kıyafetler kirli, öğleden sonra arkadaşlarla buluşacağız. Şak yıkama, şak kurutma, sonra giy çık. Rüya gibi gelmişti. Sonra kendi evime de aldım gerçi ev tipi makinalar daha uzun sürede kurutuyor ama yine de güzel. Özellikle şu kış aylarında nevresimler için çok iyi.

Çamaşırların daha hızlı eskiyor olması doğrudur, bir şey diyemiyorum ancak yıllar boyunca zaten hep kurutmaya uygun kıyafetler aldım. Artık çok da öyle gibi gelmiyor. Bir de ben aksine daha temiz hissediyorum kurutmada kuruyan çamaşırı ama konunun bu yönü tamamen kişisel zevk heralde. İki türlü de dramatik bir fark olmasa gerek.

İhtiyaç hissetmiyorsanız kullanmayın bence.
+2
akhenaten
(16.11.25)
ben çok memnunum. giysilerimin ömrünün de azaldığını düşünmüyorum. lg kullanıyrum ve kırış kırış değil, neredeyse yarı ütülü gibi geliyor tüm giysilerim. o yüzden baya memnunum bi sorunum yok.
0
tchuck
(16.11.25)
kışın nevresim ve çarşaf kurutmak çile. ayrıca evin içinde kurutunca rutubet yapıyor ev kokuyor. bir de neredeyse her gün kıyafet yıkanıyor, sürekli evin ortasında tel mi dursun? (kendi evim stüdyo olduğu için maalesef evin ortası oluyor)

yazın balkona asıyorum. kışın kurutma makinesi kullanıyorum.
0
nolmus yani
(16.11.25)
sana katılıyorum. çarşaf ve havlu dışındaki her şeyi tele asıyoruz. tişörtleri yaydırıyor, bunu fark edince artık iyi kıyafetleri atmıyoruz. bizde de arçelik var.
+1
mikahakkinen
(16.11.25)
Amerikadayken kullanmıştım kaldığım apartmanda vardı. En düşük ısıda tutunca kurutmuyordu doğru düzgün, ısıyı arrıtınca kıyafetlerim çekiyordu ve evet kesinlikle çok yıpratıyor. Yeni modeller nasıl bilemiyorum ama koku için tazelik veren mendiller var, onlar ekstra bi tazelik veriyordu.

Şu an 1+1 de kalıyorum ve balkonum yok. Şu an olsa acayip işime yarardı çünkü etrafta serili çamaşır görmek çok sinirimi bozuyor :D
0
truf
(16.11.25)
kurutma makinesi en sevdiğim ev aletleri listesinde 4. sırada
0
( . )( . )
(16.11.25)
15 yılı aşkındır kullanıyoruz hunharca. Bence direkt yaşam kalitesi arttıran bir cihaz.

Çırpma, serme, bekleme, toplama derdi yok. Çamaşır makinesinin önüne bir sepet koyuyoruz. Makineden çıkardığımızı direkt üstteki kurutmaya koyuyoruz, bitti. Dolaba kaldırmaya hazır.

Bir kıyafete acil ihtiyacımız olunca hemen yıkayıp kurutabilmek çok iyi. İstanbul'un havasında bazen üç günde kurumayıp kokmaya başladığı oluyordu çamaşırların. Büyğk rahatlık bence. Kedileri olan bir eviz. O açıdan da çok faydası oluyor.

Yıpratıyor evet. Ömrünü kısaltıyor çamaşırların. Bazen küçültüyor. Kıyafet ve beden seçimlerimizi ona göre yapıyoruz. Kurutmaya uygun olmayan hassas kıyafetleri atmıyoruz kurutmaya.

Bahsettiğiniz hissin tam tersi, bence yumuşacık ve kırışıklıkları açılmış olarak çıkıyor kıyafetler. Yün toplar ve kurutma mendili kullanmanızı tavsiye ederim.
+1
yadigar
(16.11.25)
Ben çok sevdim, toz ya da kumaş kalıntısı her neyse onları toz haznesinden almak çok tatmin ediyor beni, giysiler ekstra temizlenmiş gibi hissediyorum. Bozulan giysim olmadı hiç. Bebeğimin kıyafetlerini ütülemediğim için kendimi kötü hissetmedim bi de, zaten yüksek sıcaklığa maruz kaldılar diye. Pratiklik için de güzel tabi ama ben çamaşır sermeyi toplamayı da seven biriyim o yüzden son sırada
+1
mezzosprite
(16.11.25)
oo robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalına laf söylemişsin. eleştirilere hazırlan:)
0
nothing in my way
(16.11.25)
Spor kıyafetleri, spor ayakkabıları, iç çamaşırları, çarşaflar ve havlular için çok yerinde bir alet.

Gömlek ve tişört atmıyorum.
0
gabe h coud
(16.11.25)
benim nevresimlerim filan çoğunlukla o eski %100 pamuklardan
şimdiki ranforce'lerden değil
tişörtlerim filan da öyle
kurutmada muhtemelen az da olsa yıpranır kırışır ve çekerler. bir de benim çok kıyafetim ve çok ev tekstilim var. yazık olur bu kadar eşyaya.

ben tekim, evlerin küçük olduğu bir yerdeyim çok yerim de yok ama 2 balkon var
çamaşır meselesi sabit olarak hep balkonun birinde benim, 1 günde kurumazsa 2 günde de kuruyabilir. bu kadar acele gerekecek bir çamaşırım yok. ne biliyim scrubs filan giymiyorum.
her çamaşırı da iyice çırpıp asarım, balkonda toplarken de çırparak alıp katlarım (ütü yapmıyorum), o yüzden bu toz kıl tüy meselesiyle bir sorunum yok, alerjik bir durumum da yok .evde pet yok. dahası evde erkek yok zaten ki öyle aman aman bi kıl tüy sorunu olsun. çamaşırın havını da makine almasın zaten, alırsa yıpratıyor.

bana da kurutmadan çıkan çamaşır bir tür "göpsümüş" (bizde öyle denir) gibi geliyor, o dediğiniz sanki fresh değil gibi, evet. güneş alan bir ülkeyiz, ben yazın öğlen güneşine bile çamaşır sermiyorum ki daha önemlisi kurutma bence gereksiz bir enerji kullanıyor. (bu konularda hassasım)
balkonda 1 fincan kahve içerken çamaşırı da hallediyorum. bu kadar vaktim var yani, bence sorun yok. çok kuzeye gitmedikçe alma herhalde.
0
subcomponent
(16.11.25)
eski konserlerliler ile ısı pompalılarda sıcaklık farkı var. yeni nesil ısı pompalılar daha düşük sıcaklıkta çalıştığı için kurutma süresi uzun (3-4 saat) ama çamaşır çekmiyor. ısı pompalı tavsiye ederim
0
sttc
(16.11.25)
bazen çok işe yarıyor gibi geliyor ama yine de çok bayılmıyorum ya. birçok parçayı atmıyorum kurutmaya, çekiyor ya da çeker diye korkuyorum. onu atma bunu atma derken her seferinde 5-6 parça kıyafeti askıya asıyorum zaten. ne anladım o zaman diyorum
0
dfn4
(17.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(26)

düdüklü tencere kullanıyor musunuz? yoksa korkuyor musunuz?

Gradient_tabanlı_mor
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum. siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum.

siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
+1
Gradient_tabanlı_mor
(05.11.25)
Kullanıyorum ve her seferinde korkuyorum.
+1
sadakatsiz
(05.11.25)
Kullanıyorum ama korku oluyor bende de. Basıncı boşaltma sırasında mümkün olduğunca tencereden uzak duruyorum ve düğmeyi çevirir çevirmez mutfaktan son hız koşarak çıkıyorum ve kapıyı kapatıyorum :)
Eskinin düdüklü tencereleri biraz daha riskliymiş simdikiler daha güvenli yapılıyor herhalde.
0
rock n roll
(05.11.25)
korkmuyorum.
korkuya bir şey denmez tabi de gayet güvenli araçlardır.
o düdük denilen şey aslında bir güvenlik valfi, içindeki basınç aşırı artınca havayı boşaltır. o ses korkutuyr olabilir ama güvenlikle ilgili bir derdi yok. hep annelerin korkutması bunlar.
aynı valf kombide de var. kombiye fazla su basarsanız bir den foşşşşaarttşsşşss diye aşağıdan sfazla suyu fışkırtarak atar, etraf batar ama hiç bir yer patlamaz.
mantığını fiziğini anlayarak korkuyu yenebilirsin belki
edit: eskiler daha ügvensizdi, yenilerde bu ihtimal gerçekten çok çok çok küçük.
+1
kisa
(05.11.25)
kullanıyorum, korkmuyorum. basıncının göstergesi var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
öğrencilik zamanımdan beri kullanırım.
kullanırım dediysem, senede bir iki ihtiyaç duyarım.
açarken bir yandan kapağa sıkıca basıyorum ve yavaşça kaldırıyorum kolunu. gereksiz ama gayri ihtiyari yapıyorum bunu.

içindeki havasını iyice aldıktan sonra bir de çeşme altında yıkayın tencereyi, her yerine su değsin, o zaman güvenle açabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(05.11.25)
Korkuyorum. Düdüklü tencere şart olan bir tarifim de yok. En fazla bakliyat yemekleri için kullanabilirim. Onun yerine fasulyeyi nohutu akşamdan suya koymayı tercih ediyorum
0
grimavi
(05.11.25)
Korkuyorum ve kullanmıyorum.
+1
mutekebbir
(05.11.25)
kullandım defalarca korku olmadı. ama şu an evimde yok. ihtiyaç olmuyor. kemik suyu vs yapmadığım için. diğer bütün yemekler düdüklü olmadan da yapılıyor nasılsa
0
jelly bear
(05.11.25)
fissler tarzı güvenli modellere bak. daha güvenli duruyor. kendi kendine ve zorlama ile açılacak bir alet değil.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Kullanıyoruz ama tehlikeli mi evet
0
basond
(05.11.25)
fissler kullanıyorum patlamama garantisinden dolayı herhangi bir korkum yok. ama başka model de kullansam çok korkmazdım sanırım. patlama çok düşük bir ihtimal gibi geliyor
0
dfn4
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum.
0
inheritance
(05.11.25)
Korkutmak gibi olmasın iki defa patladı benimki. Kapağı iyi kapatmamışım. Mutfakta değilken patlayıp içindekiler tavana yapışmıştı. :( Kullanmaya devam ettim sonrasında; travmatik bir tecrübe değildi. Yeni nesilller daha güvenlidir, benimki eski epeyce.
0
auroraaurora
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum. eski tipte duduklu.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Çalışıyorum zamanım kısıtlı ağır ağır pişirme imkanım yok.
Kullanmak ne kelime :) Wmf set aldım büyük ve küçük her gün illa kullanıyorum.
0
cilekli pasta
(05.11.25)
10 senedir kullanıyorum bir kez bile sorun yaşamadım. Fissler
0
kullanicadi
(05.11.25)
yıllardır kullanıyorum, hiç de korkmuyorum, eskiden de korkmazdım.

eski tip düdüklü tencereler, içinde basınç varken açılabiliyordu. belki orada yanlışlıkla açma riski vardı. yeni düdüklü tencerelerin açma mandalı, içinde basınç varken kilitleniyor, isteseniz de açamıyorsunuz.

doğru kullandıktan sonra bir tehlikesi yok. ama mesela @kisa demiş ki düdük dediğin şey emniyet valfi, fazla basıncı oradan çıkarıyor. şimdi içini fazla doldurursun, içerideki bir mercimek parçası gelir içeriden o valfi tıkar, içerideki fazla basınç çıkamayınca ne olur? iyice sıkışır, sonra güm.

ama tepesine kadar doldurmak yerine yarısını doldurup içinde fokurdamaya yer bırakırsan hiçbir şey olmaz. ya da ne bileyim olmaz ya, fıslaması gerekirken fıslamıyor, fıslaması kesildi, ya da tuhaf sesler çıkarıyor, her zamankinden değişik bir şeyler oluyor. sakince ocağı kapat ve tencerenin durulmasını bekle. alttan ateşi kapattıktan sonra patlayacaksa bile patlamaz artık.
0
kibritsuyu
(05.11.25)
evimde düdüklü tencerem var ancak nasıl kullanılacağını bilmiyorum. içine ne koyup da pişireceğimi bilmiyorum.
0
co2s2
(05.11.25)
korkuyorum, kullanmıyorum annem kullanıncada girmiyorum mutfağa, korkan bir arkadaşım elektriklisini aldı %100 güvenilirmiş o şekilde kullanıyor.
0
eja
(05.11.25)
Düdüklüde pişecek bir şey varsa eşim pişiriyor. Öğrenci evimde bir düdüklü tencere kazası sonrası saatlerce tavandan/duvarlardan salça ve fasulye silmem gerekmişti, gerçi o zaman da yemeği annem yapıyordu. Ben her türlü uzak duruyorum, gerek yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.11.25)
Şimdi auroraaurora nin dediği şeyi ben patlama olarak almam, kapağı doğru kapatmamis, emniyet valfi ise yaramamış. Bu emniyet kemeri takmadan kaza yapınca emniyet kemeri ise yaramıyor gibi bir durum.
düdüklüyu savunayım (rakamlar uydurmadır)
Kapak kapalıyken 50 Bar iç basınca dayanır, düdük ise 6 barda açılır ve havayı boşaltir. Kapak tam. Kapanmazsa 4 barda kendini bırakır diyelim.
kapak kapalı olsa fazla. Basınç dudukten çıkacaktı, ama yarım kapalı olduğu içi. 6 bara gelmeden 4 5 varda kapak açıldı ve etrafı dağıttı. Mubtemelen bomba gibi. İr sarapnel parçası yoktur sadece ortalık batmıştır (kapak da bir tarafa gitmiştir)
0
kisa
(05.11.25)
korkuyorum kullanmıyorum onun yerine arçelik gurme şef kullanıyorum, instant pot olarak geçen ürünler kullanılabilir kısaca
0
barisa
(05.11.25)
@kisa
Evet, kullanıcı hatasıydı benimki. Hala kullanıyorum aynı tencereyi, bir sıkıntısı yok. Yine de dikkatli olmakta fayda var.
+1
auroraaurora
(05.11.25)
surekli kullaniyoruz, elimizdeki tencere 15 yasini gecti.
sifir korku.
cunku (bkz: guvenlik katsayisi)
+1
cooperr
(05.11.25)
korkuyorum. evde bomba gibi duruyodu yıllardır. anneme verdim o da kullanamıyor çünkü o da korkuyor. niye istedi bilmiyorum sdkfsfg
0
matilda
(05.11.25)
Neredeyse tüm yemekleri düdüklüyle yapıyorum, korkmuyorum.
0
mirty
(05.11.25)
(5)

Şanslı olduğunuza inanıyor musunuz

arbre
Şu tip bir şeyden bahsediyorum. Birinin bir şeyini çok beğendiniz. Bir gün o şeyden daha iyisi sizin oluyor. Bu genelde bu şekilde gerçekleşiyor ve siz bu düzene inanarak her konuda düşündüğümüzden daha iyisini bulacağına içten içe inanıyorsunuz.Bir arkadaşınızın sevgilisi var. Kıskandınız. Ama bir
Şu tip bir şeyden bahsediyorum. Birinin bir şeyini çok beğendiniz. Bir gün o şeyden daha iyisi sizin oluyor. Bu genelde bu şekilde gerçekleşiyor ve siz bu düzene inanarak her konuda düşündüğümüzden daha iyisini bulacağına içten içe inanıyorsunuz.

Bir arkadaşınızın sevgilisi var. Kıskandınız. Ama bir gün bir bakıyorsunuz o kızdan daha güzel bir kızla sevgili olmuşsunuz.

Ya da bir arabayı beğendiniz. Ben şanslıyımm benim arabam bundan daha iyi olacak diyor musunuz?

Arkadaşınız gitmek istediğiniz bir ülkeye gitmiş. Atıyorum İtalya. Turist olarak. Ama sizin kaderinizde Green Card kazanıp ABD'de çalışmak var. Bu tip bir hissiniz var mı?

Sağ olun.
-2
arbre
(23.10.25)
İnanıyorum.
0
Amaranta ursula
(23.10.25)
Birkaç senedir hayatimda her şey inanılmaz hayal edilemez şekilde yolunda gidiyor. Buna şans diyorsak denebilir
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
Nope
0
Kahvedesu
(23.10.25)
İnanıyorum. Ama bahsettiğin şekilde başkasının bir şeyini kıskanıp daha iyisini elde etmek gibi değil. Genel olarak şanslıyımdır kısmetim açıktır. Bariz sürprizli olaylar yaşarım küçüklü büyüklü
0
dfn4
(23.10.25)
Hafiften bir şansım var.
0
put it in your appropriate place
(23.10.25)
(18)

Sosyal medya

mermaidd
Sorum her iki cinsiyet için de geçerli. Sosyal medyada ekli olan karşı cinsleri sadece tanıdığınız için mi ekliyorsunuz yoksa beğendiğiniz hoşlandığınız için mi? Aşırı sosyal medya kullanan biri değilim ama karşı tarafı analiz etmek için sosyal medyasında kimleri eklemiş diye bakıyorum. Sizce yanlış
Sorum her iki cinsiyet için de geçerli. Sosyal medyada ekli olan karşı cinsleri sadece tanıdığınız için mi ekliyorsunuz yoksa beğendiğiniz hoşlandığınız için mi? Aşırı sosyal medya kullanan biri değilim ama karşı tarafı analiz etmek için sosyal medyasında kimleri eklemiş diye bakıyorum. Sizce yanlış bir analiz yöntemi mi? help
0
mermaidd
(16.10.25)
Tanıdığım için ekliyorum. Doğru bir yöntem. Önüne gelene istek atıyor olabilir. Sormak lazım bunlar kim diye.
0
sevilen progressive türkücü
(16.10.25)
@sevilen progressive türkücü haklısın ama ekli olmayan insanlarla da gizliden gizliye konuşuyor olabilir. sosyal medya işin içine girince ihtimaller artıyor maalesef :( kafam karışıyor benim de
+1
🌸mermaidd
(16.10.25)
Sadece tanidiklarim. onunla tanis buna yuru sonu yok .
0
baldur2
(17.10.25)
@baldur2 peki birinin sosyal medyada 200 takipçisi var 50si kız. buna çapkın bi adam diyebilir miyiz yoksa olağan mı
0
🌸mermaidd
(17.10.25)
Sadece tanıdıklarım. 200 takipçide 50 kız gayet normal
0
black holes in the sky
(17.10.25)
Valla bu işin sonu yok :) başka telefonu da olabilir bu durumda. Yani şüphelendiğiniz hareketleri varsa konuşmak lazım. Ben her erkeğin böyle hareketleri meyli olduğunu düşünüyorum. Arada bir sopa göstermek lazım. Beni soracak olursan yapıyor muyum diye, çok da yapamıyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(17.10.25)
O 50 kadinin kim olduguna bagli.

Instagram dunyayi mahvetti gerci. Uyusturucudan daha beter.
+2
baldur2
(17.10.25)
@sevilen progressive türkücü anlaşılan o ki erkekler çok aşık olsa da dışarıya kaymaya meyilli. Anlaşıldı arada sopa göstermek şart :)
+1
🌸mermaidd
(17.10.25)
@baldur2 kadınlar ya akrabası yada iş arkadaşları diyelim ve haklısın instagram kullanmıyorum dese de inanılmaz uygulaması olmayabilir ama pc'de yüklü olabilir. Sosyal medya yaktı hepimizi
0
🌸mermaidd
(17.10.25)
Instagram'i olmayanlara da capkin muamelesi yapiliyor. Sacma sapan bir dunya. En iyisi gorucu usulu evlenmek. Jsusjahanshs
+1
baldur2
(17.10.25)
@baldur2 görücü usulünü düşünmüyor değilim dur aklımı çelme şimdi jkdkjfghfkh
+2
🌸mermaidd
(17.10.25)
gerçek hayatta sohbetim arkadaşlığım olmayabilir ama bizzat tanımadığım hiç kimse yoktur listemde. Tanımadığım istekleri de onaylamam. Bence de sosyal medya profilinden, kullanma şeklinden, kişi listesinden çok şey anlayabilirsin
0
dfn4
(17.10.25)
eklerlerse kabul ediyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.10.25)
Tanıdıklarımın bile hepsini eklemiyorum sadece yakın çevremi ekliyorum.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
%100 tanıdıklarımın ve kız arkadaşımın onayladığı kişiler ve Fenerbahçe hesabı dışında kimseyi takip etmiyorum; beni takip etmeyenleri veya zamanla takipten çıkanları da çıkarıyorum.

Takip ettiklerimle beni takip edenlerin arasındaki fark her zaman birdir.
0
admin
(17.10.25)
"Tanıdıklarımın bile hepsini eklemiyorum sadece yakın çevremi ekliyorum." +1
Flört aşamasındaki ya da sadece hoşlandığınız birinin kimleri takip ettiğini merak edip bakmak çok doğal bu arada, ben de bakarım fakat tek başına kriter olmaz çünkü bir sürü tanıdığımın "bazı sayfaları" takip etmek için açtığı gizli hesapları var.
0
mutekebbir
(17.10.25)
instagramda iki hesabım var. birisini devamlı iletişimde olduğum yakın çevrem için kullanıyorum. az takipçili ve kapalı hesap. diğeri ise açık hesap. komedi, makara, zamparalık vs. için.
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Hoşlandığım birini hoşlanıyorum diye eklemem, ama tanıdığım biriyse eklemekte sakınca görmem.
0
rakicandir
(19.10.25)
(7)

schengen başvuru firmaları

deartheodosia
tavsiye edebileceğiniz, memnun kaldığınız firma var mı? ve ortalama ücretler ne kadar? 8000 tl’ye gördüm instagramda, harç dahil değil. çok değil mi?
tavsiye edebileceğiniz, memnun kaldığınız firma var mı? ve ortalama ücretler ne kadar? 8000 tl’ye gördüm instagramda, harç dahil değil. çok değil mi?
0
deartheodosia
(09.10.25)
300-350 EUR diye duydum. Ben kullanmadım, ama tavsiye edilen birkaç isim iletebilirim ilgilenirseniz.
0
auroraaurora
(09.10.25)
asvizemerkezi.com

ben bu firma ile çalışmıştım. memnun da kaldım. ha vizenin çıkması açısından ekstra bi katkısı olmuyor tabi ama sağa sola soracağıma parası neyse vereyim, onlara sorarım dedim. mart ya da nisandı ve 100 euro vermiştim. zamlanmıştır muhtemelen, bir de randevu da alsınlar istiyorsanız fiyat artıyor piyasada. bizim randevumuz vardı mesela. evrak listesi ve fake uçak bileti, rezervasyon şu bu diğer konularda danışmanlık verdiler.
0
elorelia
(09.10.25)
randevu ve evrak işleri için çalıştığım bir firma var izmirde. iletebilirim. randevu harç hepsi dahil 350 verdik en son kişi başı. Ama randevu için aciliyet yoksa evraklar için danışmana gerek yok bence.
0
dfn4
(09.10.25)
ATG tavsiye etmiyorum !
0
HellKeePer
(09.10.25)
özelden paylaşabilir misiniz memnun kaldıklarınızı, teşekkür ederim 🙏🏻
0
🌸deartheodosia
(09.10.25)
İş yerinde bir çalışan için 2AA Vize Turizm kullanıyoruz uzun zamandır. 350€ demişlerdi bir kaç hafta önce başvurduk
0
bartholomew87
(09.10.25)
İzmir'de are travel var. Fiyatları bilmiyorum ama ilgililer
0
etna
(09.10.25)
(20)

Kardeşe düğünde ne kadar altın takılır?

peki madem
Merhaba. Kardeşe düğünde ne kadar altın takılmalı? Maaşa oranla mesela bu işin raconu nedir? Okuduğum tavsiyeler gücüne göre al geç diyor ama benim için yeterince açıklayıcı değil daha net bilgi varsa talibim. Teşekkürler!
Merhaba. Kardeşe düğünde ne kadar altın takılmalı? Maaşa oranla mesela bu işin raconu nedir? Okuduğum tavsiyeler gücüne göre al geç diyor ama benim için yeterince açıklayıcı değil daha net bilgi varsa talibim. Teşekkürler!
0
peki madem
(05.09.25)
kardeş gelin ise bilezik. kardeş damat ise saat + bilezik. imkan el vermiyorsa sadece bilezik. onu da alamıyorsanız tam altın. onu da alamıyorsanız yarım altın. bundan aşağısı ayıp olur işiniz gücünüz varsa.
0
elorelia
(05.09.25)
20g bilezik mi mesela? Bilezik yerine eşdeğer gramajda altın alsam en az değer kaybedecek şekilde? Yoksa birinci dereceden akraba olduğum için illa takı mı alınmalı?
0
🌸peki madem
(05.09.25)
10 gr.lık bir kibrit çöpü bilezik, mütevazi ve güzel durur.
0
Mirket
(05.09.25)
Kuzen evlendi geçen hafta. Evli ablası 20 gram bilezik, bekar abisi çeyiz zamanı buzdolabı ve televizyon alıp 20 gram bilezik taktı bir de.

Bilezik yakışır her türlü. Gramı da seni çoluğunu çocuğunu zora sokmayacak tutar ne ise artık.
0
cilekli pasta
(05.09.25)
Damada saat almak sana düsmez. Kayinbaba dayi amca falan yapabilir öyle bir seyi.
Ajda bilezik olabilir.
0
sonsuz
(05.09.25)
Bilezik takilir her turlu. mumkunse 20 gr. Kardes erkek da olsa kiz da olsa bilezik takilabilir.

Tabiki bu durumlar butceye gore degisir. Eger maddi zorluktaysaniz ince bilezik takmak yerine tam altin takin. Bilezik takiyorsaniz kalin bir bilezik olsun.
0
nuevo
(05.09.25)
Süssüz düz bilezikler satılırken değer kaybetmiyor/çok az kaybediyor. Bilezik iyidir.
0
kobuzchu kiz
(05.09.25)
Hayret kimse dememiş. Bilezik. 20 gram iyidir. Bütçe yetmiyorsa 10 grama da kimse gocunmaz.

Süslü olup olmaması konusunda kobuzchu kiz +1000

İşlemeli olunca %30'a yakın değer kaybı oluyor. Gerek yok.
0
himmet dayi
(05.09.25)
20 gr bilezik. durumuna göre gramı daha az olabilir ama bilezik uygundur. model olarak da kardeş damatsa ailen geline hangi bileziklerden takacaksa aynısından alır geçersin farklı durmaz kolunda.
0
dfn4
(05.09.25)
en az işçilik olan bilezikler ajda veya kibrit oluyor galiba. gelir seviyenize göre 10 gramdan başlar ucu açıktır. benim erkek kardeşime gelecekte evlilik kararı alırsa, beyaz eşyalardan 1-2 tanesini alıp üstüne bir bilezik düşünüyorum. minimum 10 gram bilezik gibi düşünebilirsiniz. gücünüze göre gerisi size kalmış. erkekse saat almayın çünkü gelinin babası veya kardeşi alıyor genelde. ideali, ekonominiz iyiyse 1 beyaz eşya + 10 gram bilezik mantıklı.
0
cisimcik golgi
(05.09.25)
aslında işin tam karşılığı gücüne göre.
cevaplarda herkes uçmuş yok 20 gr yok 10 gr + beyaz eşya.
şuan 10 gram bile 46 bin yapıyor. neredeyse 2 asgari ücret.
asgari ücretle çalışan bunu nasıl karşılayacak.
durumunuz nasıl bilemiyoruz.
zaten durumunu bilen ailenin ne takarsan tak laf etmemesi lazım. akrabaların ne dediğini de takmayı ver.
0
my fault
(05.09.25)
2010 yilinda 500 euro takmistim, part-time kasiyer olarak calisiyordum. Bu rakam maasimdan fazlaydi, normalde bu kadar takmazdim ancak gecmiste disarda birlikte yaptigimiz etkinliklerde cok harcama yaptigi icin boyle daha uygun olur diye dusundum. Dolayisiyla anlik maddi durum, mevcut iliskiler, karsi tarafin durumu vs gibi seylerle belirlenebilir. Cumhuriyet altini cogu zaman bence yeterli olur.
0
mbond
(05.09.25)
kız kardeşime tam altın taktım diye hatırlıyorum.
0
inheritance
(05.09.25)
Ev kurulurken yardım vs yapmadıysan(benim kardeşim evlense altın maltından önce tv, klima, masa takımı vb. elzem şeyleri alırdım) , altın olarak neye tekabül ediyor bilmem ama 50 bin tl'den aşağı bişey yapmamak lazım.
Okudukların doğru aslında, 50bin bi maaşınsa zorlar. Ama madem detay istedin biz de söyleyelim.


Maddi durumları iyiyse hayatının sonuna kadar saklamak isteyeceği, özel günlerde takabileceği, değerli taş bir ziynet eşya ya da özellikli kişisel bir hediye alırdım. Bu da yine bütçene göre ne oluyorsa. Ama böyle özellikli şeylerde pahadan ziyade nitelik önemli.
0
Bruce
(05.09.25)
Şimdi kendimi kötü hissettim biz tam altın taktık yav, o da bize öyle yaptı. Gelenek falan anlamam o yüzden bildiğim en büyük altını almıştım gerçi gremse falan varmış ama neyse.

Bilezik satarken zarar ettiriyor diyorlar ya en düzünü al veya madem pahalı alacaksan gremse (2.5 tam) falan veya farklı kombinasyonlar yapılabilir.
0
nhk ni youkosu
(05.09.25)
ben tam taktım.
0
mikahakkinen
(05.09.25)
10 gr külçe altın olabilir. Satarken kaybı az.
0
anon1m
(05.09.25)
Kuyumcuya gidip 22 ayar işçiliksiz bilezik alacağım diyeceksiniz.
10 gram olunca ajda deniyor basit sade çeşitleri var.
20 gram olursa burma da olur ajda da olur başka geniş model de olur.
Kilit kelime 22 ayar işçiliksiz. Bozarken bunda zarar etmez çünkü. Gramı 4500 lira gibi bir fiyat şuan durumlar el veriyorsa 20 gramlık güzel olur. El vermiyorsa 8 grama kadar bulursunuz ajdayı.
0
Aydan Dustum
(05.09.25)
Kardeş erkek, anne babamın takacağı bileziğin aynısından aldık gramını hatırlamıyorum geline taktım ben. Eşim kardeşime çeyrek altın taktı bunlar düğün. Nişanda da geline saat takmıştım onun beğendiği modeli alıp. Ayrıca düğün sürecinde beyaz eşyalara büyük oranda destek olmuştum, kardeşimin alacaklarının tamamına yakınını aldım diyebilirim. Bekar olsam daha fazla şey yapardım muhtemelen ama evli olunca ortak bütçe, olması gerekenin üstüne çok çıkılmıyor, ihtiyaç olan yere el atmış oldum sadece.

Bütçem uygun olmasa muhtemelen sadece bilezik alırdım, diğerlerine girmezdim.
0
hrvl
(05.09.25)
Bilezik. Kuyumcular da fikir verebilir aslında
0
pembediken
(05.09.25)
(4)

Pandoranın charm bileklikleri güzel hediye olur mu

condom kurşunu
??
??
0
condom kurşunu
(03.09.25)
Bana hediye alıyorsanız olmaz mesela. Takı kullanmayı seven birine güzel hediye olabilir, sonra her özel günde bir charm ekleyerek devam edersiniz.
0
kobuzchu kiz
(03.09.25)
Birkaç ay önce bileklik ve üzerinde birkaç çarm ile hediye geldi. Zevkime hitap etmedi ama değiştirmedim de. Atıl durumda duruyor. Bana ergenvari geliyor, estetik bulmuyorum.
0
ruhen hastayim ben
(03.09.25)
ben hiç sevmem, kıroca ve özenti buluyorum.
alınsa da kullanmam satarım muhtemelen. bakımı falan sıkıntı uğraştırıyor bi de.
0
matilda
(04.09.25)
alacağınız kişinin yaşı önemli. Lise-üniversite çağlarında biri beğenir muhtemelen. onun dışında bana göre işinde gücünde 20lerin sonları 30ların başlarında bir kadının takacağı türden bir şey değil
0
dfn4
(04.09.25)
(8)

romada konaklama

dfn4
selamlar. Vatikana ve oradaki metro istasyonuna çok yakın güzel bir daire buldum. o civarda görülecek başka yerler var mıdır? Diğer ünlü yerleri gezmek açısından nasıl olur? Termini de mi kalmak lazım?
selamlar. Vatikana ve oradaki metro istasyonuna çok yakın güzel bir daire buldum. o civarda görülecek başka yerler var mıdır? Diğer ünlü yerleri gezmek açısından nasıl olur? Termini de mi kalmak lazım?
0
dfn4
(12.06.25)
Termini’de kalmayın. Korkunç bir yer üstelik uzak da. Ben panteon’un yanında bir daire tutmuştum her yere yürüme mesafesindeydi, gece bile cıvıl cıvıldı. Mümkünse oralara bakın. Mesafeyi kestiremiyorum ama panteondan vatikana taksi ile gitmiştim, yürünecek gibi değildi. Vatikan civarında birkaç yapı var sadece biraz şehir merkezine uzak.
0
ruhen hastayim ben
(12.06.25)
Panteondan vatikan yuruyere 20-25 dakika yaklaşık 2 km. O tarafa yururken arada piazza navona ,sant angelo kalesi var.bunlar romaya gittim 101 yerleri.

Termini de kalmayın.panteon,trevi çeşmesinin oralar daha merkezi ama evler daha eski vatikan tarafında daha temiz,yenilenmiş evler bulmak mümkün.

Roma yürüyerek güzel şehirdir.sadece süre kısaysa villa borghese de bi golf arabası kiralanırsa güzel olur.
0
duptıs
(12.06.25)
vatikan nehrin diğer tarafında kalıyor. yakınında kutsal melek kalesi ve yargıtay binası var.
roma'ya 2 defa gittim ikisinde de the romehello'da kaldım. vatikan'a metro ile 20 dk geçebilirsiniz.
0
mutlu yillar sana
(12.06.25)
yurtdışına çıkacaklara hep aynı şeyi öneriyorum. kalacağınız yer gezeceğiniz yerlere maksimum 1-1.5km uzaklıkta olmalı. dönüşte yorulmayın. toplu taşıma bile kullansanız uzaklık yoruyor.
0
dedim ben sana
(12.06.25)
Malesef Vatikan bölgesinde gezilecek yerler 1 günde bitiyor gibi, toplu taşımayla 5-10 dklık yol da fena değil ancak her yere yürümekten yorulmayacağınız bir bölgeyi tavsiye ederim (nehrin diğer tarafı gibi) ya da gece yarısı dışarda olmaktan zevk alacağınız Trastevere bölgesi gibi yerler daha eğlenceli olabilir konaklama için.
0
amelie poulain
(12.06.25)
Vatikana yakın yer prati ve metro istasyonu ottaviano ise o bölge çok güzel, sessiz modern bir yer. Kesinlikle tavsiye ederim. Roma'da yürümekten yorulmazsın. Nereye gidersen git yolunun üzerinde gezielcek yerler oluyor, düzgün bir plan programla hem doluı dolu geçirirsin hem de hiçbir yer uzak olmaz, gece uzaktaysan da atlarsın metroya konakladığın yere geri dönersin.
0
air
(13.06.25)
metroya yakınsanız sıkıntı yok, 15 dakikaya gezilecek tüm yerlere ulaşırsınız zaten
0
bobinhoo
(13.06.25)
@air evet tam oralar. Ottaviano istasyonuna 160 metre falan. bana da düzgün bir yer gibi göründü. Akşam için de uygun olur mu sıkılır mıyız
0
🌸dfn4
(13.06.25)
(10)

Mali Müşavir E-Devlet Şifremi İstiyor. Verilir mi?

Mehmet Ersoz
Maliyeden PIN almamız gerekiyormuş bir devlet sitesinde, e-devlet şifresi ile giriş gerektiğinden şifremi istedi. Ben kabul etmedim. O zaman remote bağlanıp kendin gir bizim bilgisayardan dedi. Bilemedim.E-devlet şifresini vermek tehlikeli değil mi? Müşavire verilir mi e-devlet şifresi? Remote uzakt
Maliyeden PIN almamız gerekiyormuş bir devlet sitesinde, e-devlet şifresi ile giriş gerektiğinden şifremi istedi. Ben kabul etmedim. O zaman remote bağlanıp kendin gir bizim bilgisayardan dedi. Bilemedim.

E-devlet şifresini vermek tehlikeli değil mi? Müşavire verilir mi e-devlet şifresi? Remote uzaktan bağlanıpda vermek de ne kadar güvenilir bilemiyorum.

Ne tavsiye edersiniz?
0
Mehmet Ersoz
(11.06.25)
bence verilmez. neden istiyor?

sen ona istedigi belge neyse ver.
0
sonsuz
(11.06.25)
İlgili işlem neyse onun yanında kendi bişgisayarında kendin yapsan ?
0
diyecevaplandı
(11.06.25)
mali müşavir konuşuyor.

bence verilir, hatta vermeniz gerekir, hatta vermek zorundasınız. ya da oturup kendiniz yapacaksınız.

şikayet etmek istiyorsanız mali müşavirin yapması gereken, mali müşavirden başkasının yapamayacağı işi işletme sahibinin/şirket ortağının e-devletine koyan devlet kurumlarına şikayet edeceksiniz.

mesela şimdi bütün bankalar kredi çalışması için kobi vasfı belgesi istiyor. bu belgeyi alabilmek için de kobi beyannamesi doldurulacak. nereden doldurulacak? şirket ortağının e-devleti ile girilen kosgeb sisteminden. doldurulacak bütün bilgiler bende. nereye ne yazman gerektiğini bilen de benim. velhasıl bu benim işim. nasıl dolduracağım? verme şifreyi, hadi buyur doldur o zaman?

ya da şirket sözleşmesinde değişikik yapılacak. değişiklik girişi ticaret bakanlığı'nın mersis sisteminden yapılıyor. nasıl giriliyor o sisteme? evet, şirket ortağının e-devlet şifresi ile. tamam verme şifreyi, kendin yap o zaman nereye ne yazılması gerektiğini biliyorsan?

nisan sonunda üretim işletmeleri "yıllık işletme cetveli" veriyor. vermezsen cezası var. nereden veriliyor? sanayi bakanlığı sitesinden. nasıl giriliyor sisteme? bildiniz, şirket ortağının e-devlet şifresi ile. bayaa da kallavi bir form ha, 9 sayfa ince ince doldurulacak. gerekli bilgiler bende, benim yaptığım işin sonucunda çıkıyor ve hangisini nereye yazmam gerektiğini ben biliyorum. şifreyi vermiyorsan buyur kendin yap madem?

hem vermeyip hem bana yaptırmaya çalışan var telefonla, görmediğim ekranda ezbere şurada şu var mı, burada bu çıktıysa şunu yaz diye tarif veriyorum, ya da beyefendilerin keyfi olduğu zamanı denk getirip uzak bağlantıyla bağlanıp bilmediğim bilgisayara kendi ekranımdan veri girmeye çalışıyorum. oturup ofisime kendi iş programımı yapıp istediğim zaman işimi yapmak varken...

velhasıl mali müşavirinize güveniniz ve şifrenizi veriniz. sizin özel bilgileriniz çok şeyimizde değil, işimizi yapmaya çalışıyoruz.

yine de şikayet ediyorsanız gidip sanayi bakanlığı'na, ticaret bakanlığı'na falan diyin ki kardeşim siz salak mısınız, mali müşavirin yapacağı işi niye benim e-devletime koydunuz, sizin yüzünüzden ya şifre vermek, ya kendim yapmak zorundayım, düzeltsenize şu sistemi diye, onlar da haklısın abi diyip ayrı şifreyle girilen bir sistem yaparlarsa o zaman vermezsiniz e-devlet şifrenizi.
0
kibritsuyu
(11.06.25)
Mali müşavire avukata e devlet şifresi verilir. Sms doğrulaması şeklinde kullanırsınız ne zaman girdiğini görürsünüz. Hakkımda şöyle bir dava açılmış diyor vatandaş, e devlet şifresiyle uyaptan bütün dosya içeriğini görüp bilgi veriyoruz. Kendisi detaylı bakmayı ya da hangi evrakları açması gerektiğini bilmiyor. Ben de şifremi mali müşavirime veriyorum. Sıkıntı yok, gerekli bazen.
0
dfn4
(11.06.25)
Benim e devlet şifrem var mali müşavirimizde ve bu çok normal bir durum. Hatta mali mühürü de ona bıraktım. Tabi burda mali müşavirinizle aranızda ki iletişim, güven vb de önemli.
0
Phoebe
(11.06.25)
el mecbur veriyoruz.
0
duyurukullanıcısı
(11.06.25)
teşekkürler cevaplar için.

türkiyedki çarpıklıklar silsilesinden bir diğeri. mecbur vereceğiz artık.
0
🌸Mehmet Ersoz
(11.06.25)
Birinin e devlet şifresini ele geçirerek şirketlerini, tapularını, miraslarını üstünüze alamazsınız. Elektronik imza olmadan e devlet üzerinden önemli bir işlem gerçekleştirilmiyor. Bu kişi de mali müşavir neticede, bir güven kurulmuş olması gerekirdi.

Arkadaşların dediği gibi iki katmanlı koruma gibi bir ismi olan bir ayar var. Onu açarsan her girişte senden sms şifresi veya mobil onay alınması gerekir.

Şifre kendisinde kalacaksa bunu açabilirsin, bir seferlik bir şeyse değiştirip verebilirsin. İşi bitince yine değiştirirsin.

E devletten ulaşılması senin için şahsi risk oluşturan bir bilgi varsa ve hiçbir şekilde riske atmak istemiyorsan; kendi bilgisayarında e devlete giriş yaptıktan sonra team viewer gibi bir şeyle bağlanarak işlem yapmalarını isteyebilirsin.

Veya telefondan girer whatsapptan görüntülü arama yapar ekran paylaşımını açarsın, kendileri şuna bas buna bas diye yönlendirir.
0
lazor
(12.06.25)
telefonla onay yap. her girmeye çalıştığında sana mesaj atsın.

ben böyle çözdüm.
0
kveldulv
(12.06.25)
o da net çözüm değil, mükellefin yıllık işletme cetvelini gece 11'de yaptım, anca yetişti. gelen bildirime onay vermesi için gecenin bir saati adamı aramak zorunda kaldım. adama da ayıp oldu. hem rahatsız etmiş oluyorum, hem de benim işi saat kaçta yaptığımı bilmesi gerekmiyor. "eşşeğe bak bu saate bırakmış" dememesi için, bu da benim gizliliğim.

eğer bu sistemler illa ortağın e-devleti ile olacaksa en makulu şu olur. bama misafir şifresi ya da ayrı bir şifre ile kısıtlı bir erişim tanımlanır, e-devlet sahibi erişebileceğim kızımlara yetki verir, oralara istediğim gibi girip çıkarım. tapu, sağlık, banka vs gibi bilgilerine erişemem.

bir mükellefim garanti bankası'nda kendi müşteri numaramla girebileceğim ayrı erişim tanımladı mesela, adamın internet şubesine girip ekstresine dekontuna bakıyorum neyi nereye ödemiş kimden ne kadar gelmiş diye. ama işlem yapamıyorum, sadece görüntüleme yetkisi.

illa her şey e-devlet'te toplanacak diyorsan yap madem bu sistemi, mali müşavire de kısıtlı erişim imkanı tanı, biz de işimizi rahatça yapalım.
0
kibritsuyu
(12.06.25)
(8)

İtalya plan ulaşım

dfn4
Merhabalar. Romaya gidiyoruz, 1 haftamız var. 3 gün romada kalıp sonra trenle floransaya geçsek 2 gece de orada kalıp son gün venediğe trenle geçip orada konaklamadan gece Milano’ya geçip sabah Milano’dan Türkiye’ye dönsek nasıl olur? Çok mu zahmet çekeriz
Merhabalar. Romaya gidiyoruz, 1 haftamız var. 3 gün romada kalıp sonra trenle floransaya geçsek 2 gece de orada kalıp son gün venediğe trenle geçip orada konaklamadan gece Milano’ya geçip sabah Milano’dan Türkiye’ye dönsek nasıl olur? Çok mu zahmet çekeriz
0
dfn4
(10.06.25)
sadece sırt çantası ile dolaşıyorsanız bile bence gereksiz. sadece görmüş olmak için görürsünüz gibi geldi diğer şehirleri.
0
elorelia
(10.06.25)
Hızlı tren kullanırsanız Roma -Floransa-Venedik rotası çok ağır bir rota değil. Ortalama 2.5 saatlik tren yolculuğu yaparsınız.
Ama Venedik’te 1 gün çok yetersiz olur. Onun yerine romada 1 gece daha geçirseniz daha iyi olur. Roma’yı bitirmek mümkün değil, her yerinden tarih fışkırıyor.
Milano dışındaki rotayı geçen ay yaptım sorun varsa yanıtlayabilirim
0
gokank4
(10.06.25)
@gokank4 Milano gezmek için değil de aktarmasız dönüş uçuşu bulduğumuz içindi aslında. Ben de o şekilde gördüm 2-2 buçuk saatlik süreler gibi genel olarak.
0
🌸dfn4
(10.06.25)
venedik sabah git akşam dön iyi. kalmaya boşuna para vermeyin, fahiştir bu mevsim.

milana bi gün ayırsaydınız iyiydi ama her şey alındıysa kasmayın.

romayı ben sevmiyorum ama turistik çok yer var 3 gün yeterli.

floransayı bir gece - iki gün yeterli müze rezervesi - erken geçiş bileti bulabilirseniz. yol üzeri pisa kulesi italyaya gittim etkinliği, düşünebilirsiniz.

milanda bir gün ayarlayın orayı da deneyimleyin derim.
0
kveldulv
(10.06.25)
tam tersini geçen hafta yaptık. 1 venedik 3 floransa 3 roma yetti. ama müze falan gireceksen önceden opnline bilet al. çok çok fazla turist var öyle böyle değil. 3 günde her yeri gördük. bir kaç müze de gezdik önemli olan. ama her yere yürüdük. şu meşhur yurtdışında 30 bin adım atmak başlığı var ya benim için yazıldı geçen hafta..
0
merkep gibi adam
(10.06.25)
Ben tatilde normalden daha fazla enerjili oluyorum. O yüzden bu rota beni yormaz, gayet de mantıklı geldi. Kişiye göre değişir tabii. Dönüş uçağı henüz almadıysanız bologna da olabilir. Milano'ya gitmişken duomoyu görmemek biraz tuhaf olabilir. Milano belki sonra como, Bergama vs ile bir tura dönüştürülebilir.
0
asteriks
(10.06.25)
Aktarmasız uçuş varsa yapıştır.
0
ruhen hastayim ben
(10.06.25)
Başka bir duyuruda da sordular benzer şeyi söyledim; 1 hafta için 4 şehir bence çok fazla. Roma ve Floransa'ya yazık olur. Bu rotada öncelikle Milano elenebilir zira çok ilginç ve görecek turistik alanlar bence yok, özellikle de üstteki iki şehirle kıyas edince.

Aslan payı Roma'da olacak şekilde Floransa ve Venedik 2+2 veya 3+1 şeklinde eklenip gezi yapılabilir. Üstte belirttiğin plan gereksiz yorucu olur, daha önemlisi fazladan yer gezelim diye mevcut şehirlerin hakkını veremezsin, ayrıca valiz/eşya indir-kaldır şu sıcakta hiç değmez.
0
Lethe
(10.06.25)
(20)

Erkek Çocuğuna İsim

waztp
Deniz mi Ege mi?
Deniz mi Ege mi?
0
waztp
(21.05.25)
Ege
0
Topalordek
(21.05.25)
ege
0
deartheodosia
(21.05.25)
egede her yer ege isimli erkek çocuk değiştirin bence. benim sülalede bile 5 tane var.
0
mikahakkinen
(21.05.25)
İkisi de güzel ama ne kadar erkek Deniz tanıdıktan pek sevemedim. Egeler mülayim oluyorlar ama :)
0
primetime
(21.05.25)
Deniz.

Uniseks de olsa gayet güzel bir isim ve erkeğe de çok yakışıyor bence.
0
fraise
(22.05.25)
Fraise +1

Oğlum olsaydı deniz koyacaktım. Kızım oldu koymadım, o kadar yakışıyor erkeğe bence de :)
0
sadakatsiz
(22.05.25)
uniseks isim sevmedigim icin bu ikisi arasinda Ege.
0
cooperr
(22.05.25)
Deniz çünkü ege kadar saçma değil. Çocuğa isminin anlamını sordular diyelim, yunanistan'da çökmüş bir deniz falan mı diyecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.05.25)
ikisi de çok güzel. deniz bi tık daha ağır bastı.
0
duyuruuser
(22.05.25)
kadın erkek deniz çok güzel isim bence. Uniseks sıkıntı olmasın diye iki isim düşünülebilir belki
0
dfn4
(22.05.25)
Ege
0
abuzer
(22.05.25)
ikisinden biraz:
Denge
0
ermanen
(22.05.25)
ege denizi ?
0
bay b
(22.05.25)
herkesin çocuğun ismi deniz ya da ege. başka isim kullanmak yasaklandı mı?
0
xu
(22.05.25)
başka isim +1
ayrıca egeli değilse ege koyma. trabzonlu ege biraz sakil oluyor gibi geliyor bana
0
anadolu flamingosu
(22.05.25)
İkisi de fena değil , klasik isimleri ve uniseks isimlerin erkeklerde kullanımını severim bu sebeple ben Deniz'i tercih ederdim sanırım, bir de Ege bu dönemde çok popüler sanki, Deniz de az bulunan bir isim değil elbette ama Ege kadar çok kullanılmıyor gibi, bu durum da tercihe yön verebilir. Bu arada Ege ismi de erkeklerde daha çok kullanılıyor olsa da uniseks.
0
(22.05.25)
deniz uniseks o yüzden ege diyenlere kötü haber, ege de uniseks.

ege çok bölge adı derdim. sülaleden egeliyseniz anlamlı tabii.

deniz asla eskimeyen tertemiz bir isim.
0
robin crusoe
(22.05.25)
Bence ikisi de çok hoş isimler; Deniz daha kapsayıcı ama Ege’ye istinaden :)

Bence ikisini de koyun Deniz Ege olsun.
0
vedatchilipeppers
(22.05.25)
Ege denizi
0
Hallegadola
(22.05.25)
Deniz.
0
sinematikcrop
(23.05.25)
(5)

schengen randevusu bulamıyorum

bass solo take one
birçok ülkeye bakıyorum özellikle yazın deniz tatil yapılabilir olanlar, fakat randevu bulamıyorum. bu botları aşmanın bir yolu var mı ya da kendim bot ile nasıl randevu alabilirim? aracının aracısı firmalara da 400euro vermek istemiyorum.
birçok ülkeye bakıyorum özellikle yazın deniz tatil yapılabilir olanlar, fakat randevu bulamıyorum. bu botları aşmanın bir yolu var mı ya da kendim bot ile nasıl randevu alabilirim? aracının aracısı firmalara da 400euro vermek istemiyorum.
0
bass solo take one
(13.05.25)
visasbot.coma gir telegram botunu takip et. ordan bildirim gelince alırsın
0
jelly bear
(13.05.25)
hocam hesabında paran var mı? g*tü boklu yunanistan bile bunu istiyor. senin iltica etmeyeceğine emin olacakları kadar paran varsa tamam.
0
yurtsuz john
(13.05.25)
Randevu derken vfs’den mi? Geçen sene yazın Danimarka için hemen ertesi güne randevu vardı.
0
substituent
(13.05.25)
danimarkaya ben de cok kolay aldim da, danimarkaya zaten kimse gitmiyor ki.
0
aguen
(13.05.25)
bulanlar nasıl buluyor ben de anlamıyorum sabah akşam başında durmak gerekiyor sanırım. Ben aracı firmayla hallettim
0
dfn4
(14.05.25)
(5)

Ütü tavsiyesi

Moonpie
Merhabalar, kazansız ütü modellerinden tavsiye edeceğiniz marka model var mıdır?
Merhabalar, kazansız ütü modellerinden tavsiye edeceğiniz marka model var mıdır?
0
Moonpie
(05.05.25)
Philips azure serisinden şaşma derim, uzun zamandır kullanıyoruz. Çok memnunuz.
0
vampir akrep
(06.05.25)
philips al. bozulmuyor.
0
archmeister8
(06.05.25)
Çok teşekkür ederim:)
0
🌸Moonpie
(06.05.25)
soruya ben de kaynak yapsam, Azur serisinin hangi modelini öneriyorsunuz?
0
dfn4
(06.05.25)
ütüde mercedes tefal, vw philips. philipsin girmediği bir alan kaldı mı? parçası da pahalı.
0
mikahakkinen
(06.05.25)
(10)

Mükemmel bir erkek parfümü

metal69
Tavsiyeniz var mıdır, fiyat farketmez. Ama çakma kokular gibi basit bir koku olmayacak, böyle orjinal değişik ama bir o kadar güzel bir parfüm.
Tavsiyeniz var mıdır, fiyat farketmez.

Ama çakma kokular gibi basit bir koku olmayacak, böyle orjinal değişik ama bir o kadar güzel bir parfüm.
0
metal69
(26.03.25)
Tous
0
mirty
(26.03.25)
Guerlain l'instant de guerlain parfum
0
logisticsmanager
(26.03.25)
laura biagiotti roma
0
jagermeister
(27.03.25)
koklamadim ama reklami hostu.

Dior Homme Cab Confession
0
sonsuz
(27.03.25)
0
dize getiren
(27.03.25)
Louis Vuitton Imagination, şaşıracağınız tepkiler alacaksınız. Performansı da çok iyi ve her mevsime/ortama gider. Yalnız sadece lV mağazalarında satılıyor. 100 ml'si 12000 TL olmuştur, 200 ml alınırsa 16000 TL gibi daha hesaplı bir duruma gelebilir.
0
carnalflower
(27.03.25)
göreceli tabiki benim bayıldığım koku: armani stronger with you absolute parfüm
0
ravenudon
(27.03.25)
Benim parfümüm son dönemde biber gazı. Son dönemde oldukça popüler ve bulması kolay. Sokakta sürekli taster dağıtıyorlar. Gerçekten baş döndürücü bir kokusu var.
0
thracia
(27.03.25)
benim bayıldığım, terre d'hermes
0
dfn4
(27.03.25)
(5)

Çekya'dan turist vizesi alan var mı

demetrius
Yakın zamanda Çekya'dan vize alanlar sorun yaşadı mı ve ne kadar süreyle vize verdiler aydınlatabilirseniz makbule geçer.Benim 1 ay süreyle Schengen almam gerekiyor, bu imkansız mı? Asıl kalmam gereken yer Hollanda, ancak oradan randevu bulamadığım için davet mektubu vs kullanamıyorum Çekya için.
Yakın zamanda Çekya'dan vize alanlar sorun yaşadı mı ve ne kadar süreyle vize verdiler aydınlatabilirseniz makbule geçer.
Benim 1 ay süreyle Schengen almam gerekiyor, bu imkansız mı? Asıl kalmam gereken yer Hollanda, ancak oradan randevu bulamadığım için davet mektubu vs kullanamıyorum Çekya için.
0
demetrius
(14.03.25)
yakın zamanda değil ama 7-8 sene önce 4 günlük prag turu için çekya tam 4 (yazıyla DÖRT) gün vize vermişti. 5 gün bile değil :( insan bari bir hafta verir ama vermedi...
0
exlibris
(14.03.25)
birkaç ay önce 5 günlük tatil için 2 hafta multi aldım.
0
brakgn
(14.03.25)
geçen sene arkadaşıma da tam planladığı gün kadar verdiler 11 gün.
0
jülsezar
(14.03.25)
geçtiğimiz sene çekya vizesi aldım
10+ yıl sonrası ilk schengen

10 günlük tek giriş

asıl kalmanız gereken yer hollanda ise oradan almaya çalışın.

veya seyahatinizi tamamen çekya’ya gidecekmiş gibi kurgulayıp vizenizi aldıktan sonra hollanda’ya uçarsanız da girişte “sizin x kanunu kapsamında beni almanız mecburi” deyin. kabul ederse…

maddeyi hatırlayamıyorum ama özetle schengen vizen varsa seni esasında içeri almak zorunda, nerden olursa olsun o vize

ama tabii bunu çok önermiyorum

işe yaradığını tecrübe eden arkadaşlarım var. ben o riski almazdım sanırım

fransa cömert diye biliyorum, yazın da gitmek istiyorum filan diye güzel bi mektup yazarsanız verebilirler
0
federer
(14.03.25)
Geçen sene bu günlerde 5 günlük seyahat için 12 gün almıştım. Çekya’nın genel olarak seyahat süresi kadar verdiğini söylemişlerdi
0
dfn4
(14.03.25)
(2)

Vakko gelinlik randevu/büyük beden gelinlik

wanderernotlost
Selamlar, Vakko'da gelinlik randevusunun güncel ücretini bilen var mıdır? Her bütçeye göre var deniyor ne kadar doğru acaba :')Bir de büyük beden gelinlik için Oleg Cassini hariç nereye bakılabilir?
Selamlar, Vakko'da gelinlik randevusunun güncel ücretini bilen var mıdır? Her bütçeye göre var deniyor ne kadar doğru acaba :')
Bir de büyük beden gelinlik için Oleg Cassini hariç nereye bakılabilir?
0
wanderernotlost
(05.01.25)
Emaar AVM'de abiye ve gelinlikçiler var epey. Bağzıbağlı da gayet kaliteli modeller çıkarıyor, hatta Oleg Cassini'den daha iyi bazı modelleri.

Bu arada bir ipucu, ikinci el gelinliklere de bi bak. Üzerinde tamir veya modernleştirmeyle de işini görebilirsin.

Bir diğer ipucu da, temu veya aliexpress'ten gelinlik çiçeği, masa süsleri, sandalye giydirme, yanar döner süsler gibi şeyleri de söyleyebilirsiniz. Özellikle nikah şekeri işlerinde bile 10'da bir fiyata ürünleri alabilirsiniz.
0
sinematematikci
(06.01.25)
yakın zamanda Vakko deneme ücreti 2 bin ve 5 bin olarak öğrendim. sanırım 2 bin outlet ürünler için geçerliydi
0
dfn4
(06.01.25)
(62)

32E 19K Hiç mi oluru yok?

Shepard
Arkadaşlar bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi yaştan dolayı ama yine de yürümeyene kadar iki taraf da mutlu olmaz mı? Denemeyelim mi yani? Ne dersiniz?
Arkadaşlar bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi yaştan dolayı ama yine de yürümeyene kadar iki taraf da mutlu olmaz mı? Denemeyelim mi yani? Ne dersiniz?
0
Shepard
(18.11.24)
19 yasinda kizi nereden buldun?
ben 29 yasindayim ve 25 yasinda biri bile cok cocuksu, kücük, gözleri daha yeni acilmis dünyaya gibi geliyor.
kisa süreli olacagi iki taraf icin de belliyse güzel, duygusal ise... pek duygusal oldugunu sanmiyorum. kücük olan kiz icin recaizade mahmud ekrem'in araba sevdasi romani geliyor aklima :) akli basina geldiginde senden büyük ihtimalle tiksinecek ama sen de sana hayran biriyle birkac sene gecirmis olursun.
0
robert bosch
(18.11.24)
Büyüğün küçüğe yaptığı manipülasyon olarak yürür, biraz çocuk büyütmek gibi, sağlıksız bağımlı bir ilişki
0
grimavi
(19.11.24)
Yani abi şöyle sen 30 yaşındayken yasal olmayacak bir ilişki, kulağa enteresan geliyor. Misal sen 40 olsan o 30 olsa farkli olurdu belki.

Sağlıklı olması zor. Ama sonuçta pasa gonlunuz bilir, eksiduyuruya bakıp karar verme.
0
logisticsmanager
(19.11.24)
Yürür ya niye yürümesin?

Hemen evlenirseniz bi kac yil, evlenmezseniz de yine bi kaç yıl yürür.
Ülkenin batısında yasamiyosaniz da yüksek yürüme olasılığı.
19 k nin frontal korteks tamamlanasıya yürür yani :)
0
hep yorgunum
(19.11.24)
evlatlık alabilirsin.

hiç mi gururuna dokunmuyor birader, neredeyse noel babaya inanacak çocuğu kandırmaya çalışmak? bu kadar mı acizsin? Allah canımı alsın samimi soruyorum, amacım laf sokmak değil. o kızı yanında gören kimse senin ilişkinin samimi olduğuna inanmayacak, sen ezeli bir incel mantalitesine sahip olduğun için sürekli aldatılma korkusu yaşayacaksın. sahiden bu mudur yani?
0
titanyum22
(19.11.24)
dene, tecrübe olur.
0
antihero
(19.11.24)
Gayet normal bence. Bunu 38-25 olarak düşünelim.. ideal olan bu.
0
wd40
(19.11.24)
@titanyum22 valla dokunmuyor gururuma. İki insan beraber mutluysa ne fark eder onun bunun fikri? Çevre, ilişkinin samimiyetine inanmamış diye ayrılak mı? Sen çevrenin inanmasına göre mi ilişkilerine şekil veriyorsun? Bir de kandırmaya çalışmak demişsin. Kafana uymayan her konuda fesatlık aramak tuhaf bence.

İncel diyorsun canın sağolsun ama aldatılma korkusu niye yaşayayım vallahi anlayamadım. Kıskanıyor musunuz lan nedir her sorumda ve cevabımda millet ya duyuruya yazıyor ya da özelden yardırıyor bana.
0
🌸Shepard
(19.11.24)
Bence de yürümez. ama ota boka incel, utanmıyor musun, dokunmuyor mu? tepkisi veren sjw görünümlü çomar gibi tepki verecek bir durum yok.
0
buenosdias
(19.11.24)
Başkalarının ne düşündüğü ne fark eder diyorsan soruyu neden sordun?

Benim düşüncem iğrenç göründüğü yönünde. Oluru yok mu? Var. Mehmet Ali Erbil fln kızı yaşındakilerle birlikte, demek ki oluyo. Ama nasıl olduğu, toplum gözünde nerede olduğu da ortada. Gerisi make yor çoyz
0
abuzer
(19.11.24)
bu yas grubu bilincsizce duygu besleyip yukseklerde yasayabiliyor. sana asiri baglanabilir çok basit seylerden. ben bu sevgiyi gercekci bulmadigim hem kiyamadigim icin yapamadim. karsi tarafa bakis aciniza ve iliskiyi yasayis bicimine gore degisir cevap
0
ala09
(19.11.24)
kılları ağırmış adamda ne buldu acaba kız onu merak ettim. ya saftır ya kekodur ya da gelişmini tamamlayamamış bir kızdır gözümde ki 19 yaşında kız daha küçücüktür.
0
Hallegadola
(19.11.24)
Böyle bir ilişki yaşamış biri olarak cevaplayayım.
Gireceğin her ortamda yaşı geçkin kadınların (nedense sadece onların) çirkin bakışlarıyla (dövecekmiş gibi, sövüyormuş gibi) karşılaşıyorsunuz. Onun dışında kimse umursamıyor. Umursamazsanız bir sorun yok.

İlişki uzun vadede kafa uyuşmazlığından biter diye düşünüyorum. Ama yıllarca her iki taraf içinde yaş farkı sorun teşkil etmiyor.
0
Mirket
(19.11.24)
32 e 19 k'da ortak payda yakalayabildiğini varsayıyorsa şapkasını önüne koyup, yahu ben nerde kişisel gelişimime, karakterimin olgunlaşmasına ara verdim, nerde pauseye bastımda henüz karakter gelişiminin ennnnn başında biriyle anlaştığımı düşünüyorum diye sormalı.

logisticsmanager ilk paragraf+1, 18 yaşını geçince reşit olması o kişiyi büyümüş yapmıyor. kendi 19 yaşındaki halinizi bir düşünün.

grimavi+1, bu şekilde yürütmek isterseniz yürür.

yürümeyene kadar dediğiniz yerde de o yaşta birinde ciddi duygusal hasarlar bırakmış olarak ayrılırsınız.
0
Phoebe
(19.11.24)
olmaz diyecektim ama titanyum olmaz dedigi icin olur diyorum kesinlikle.

sokmadigi laf, etmedigi hakaret de kalmamis bu arada, laf sokmak icin yazmiyorum demis bir de. aushduashdua.
0
baldur2
(19.11.24)
yorumlara aldırma, gayet olur.

ben 33ken 18 yaşında bir kızla tanışmıştım. sevgili olmadık ama harika bir uyum vardı aramızda.
0
tabudeviren
(19.11.24)
19 yaşındaki bir insan daha ergenlik döneminde. Bu dönemdeki insanlar çocukluk dönemi ile yetişkinlik dönemi arasında olan kişilerdir. Ergenlik döneminde, kişiler kendilerinden yaşça büyük kişilere ilgi duyabilirler. 30'lu yaşlarını geçmiş insanlar kendine gelmeli. Bu, ilişki değil.
0
rock n roll
(19.11.24)
Sizin için güzel, kız için büyüdüğünde pişman olacağı bir ilişki olur büyük ihtimalle. Genelde öyle oluyor gözlemleyebildiğim kadarıyla.
0
peki madem
(19.11.24)
bir sene önce 'çocuk' sıfatıyla anılan birinden bahsediyoruz.
0
elorelia
(19.11.24)
32e sugar daddylik yapacaksa bir süre yürür karşılıklı çıkarlar doğrultusunda
0
9kuyruklukedi
(19.11.24)
vay be kitleleri yönlendiriyormuşum haberim yok
0
titanyum22
(19.11.24)
Bu işler biraz eşleşme meselesi bence. Bir şekilde bir araya gelmişler ve olabilir mi diye düşünmeye başlamışlarsa olabilir. Çünkü birçok anlamda benzer seviyede kişiler muhtemelen. Aksi halde denk bile gelmezsin. 32 yaşındaki erkek 19 yaşındaki kızla olabilir gözüyle bakabiliyorsa aşağı yukarı kendisi de birçok bakımdan oralarda seyrediyordur. Aralarında uçurum yoktur yani. kızın da erkeğin de beklentileri birbirini tamamlıyordur.

Başka bir 32 yaşındaki erkek bu yaşta biriyle oturup sohbet bile etmez örneğin. Hatta aynı çevrede bile bulunmaz. O yüzden denk gelmişseniz olur gibi.
0
dfn4
(19.11.24)
Abartilacak birsey yok, muhtemelen iyi gitmez bir noktadan sonra ama yas farkinin kendisinde zaten abartilacak birsey yok. 35 - 22 olsaydi mesela cok daha olumlu olabilirdi. Uzun vadeli dahil olmak uzere opsiyonlar uygulanabilirdi.
0
mbond
(19.11.24)
böyle bir konuda kimse tarafsız olamaz o yüzden kanunlara uygun olduğu sürece paşa gönül +1
9gag.com
0
engelbert humperdinck
(19.11.24)
Yaş itibariyle reşit sayılıyor olabilir ama psikolojisi bence çocuktur onun, hele ki içinde büyüdüğü sosyokültürel yapı onun tarzını iyice etkilemiş durumdadır, henüz kendini bulmuş biri değildir diye düşünüyorum. Çocuk büyütmek gibi olabilir yani. Belki gençliğinden olumlu etkilenirsin ama anlaşmak çok zor olabilir.
0
muhayyer divan
(19.11.24)
tabudeviren
(19.11.24)
@engelbert humperdinck ahaahhaahha
@tabudeviren ahahahahaha
0
🌸Shepard
(19.11.24)
tabudevşren ayıp aw o nine en az 60 yaşında ama ben de hönkürdüm yalan yok
0
titanyum22
(19.11.24)
30 yaşındayken 20 yaşında kız arkadaşım vardı, 3 seneden fazla sürdü, babasıyla rakı içmişliğim vardır. İki tarafın da gönlü varsa olabilir.
0
kimlanbu
(19.11.24)
İnsanların prefrontal korteksleri 25 yaş civarında tam olarak gelişiyormuş. Dolayısıyla 25 yaş altı insanlar benim için "yetişkin" yeteneklerine sahip değil. Hele ki genç kızların o yaşlarda manipülasyona açık olması, toksik ilişkiyi fark edememeleri vs. yüzünden ben iyice yanlış buluyorum bu yaştaki kızların kendilerinden çok büyüklerle birlikte olmasını. Burada "yetişkin" olarak sizin aklı başında karar vermeniz ve kızın iyiliği için kendisiyle iletişimi kesmeniz gerekiyor diye düşünüyorum.
0
inawen
(19.11.24)
Herkes pedagog kesilmis. 18-19 yasindaki kizlari beslenme çantasiyla okula giden velet saniyorlar galiba. Kampüste bu yas araliginda dolu kiz var über seksi vücuda sahip, uzun boylu ve açik giyinen...

Kizin sana bakisi olumluysa yapistir aga, bak keyfine.
0
feastofthedamned
(19.11.24)
Olmaz diyenlerin hepsi kadın, olur diyenlerin de hepsi erkek nedense :) Bana göre olmayacağı üç şart var; en önemlisi kızın ailesinin ilişkiyi bilmemesi veya onaylamaması, etik olarak olmayacağı durumlar ( aynı okul, aynı iş yeri, aynı kurs, hoca-öğrenci, doktor-hasta,vs) ve çıkar ilişkisine dayanması ( iş-para-şan şöhret vaadi, patron-çalışan, sugar daddy-sugar baby, vs). Bunlar dışında 19 yaşındaki bir insan yasal olarak yetişkindir ve verdiği kararlardan tamamen kendisi sorumludur.
0
iwasbornonamountainside
(19.11.24)
çok saçma bi eşleşme ve de phoebe +1

kendi yaş grubuna ait, kendi seviyende bilgisi/görgüsü/hayat tecrübesi/kariyeri vb olan bir kadını etkileyemiyor musun da çoluk çocukla uğraşıyorsun diye düşündüm direkt. 19 hani ne konuşacaksın lys'de hangi konular çıkmıştı, lisede sınıfın hangi karakteriydin falan mı?

ayrıca 19 yaş fiziksel olarak yetişkin gibi görünse de mental ve karakter olarak henüz çocukluğa daha yakın. bilimsel olarak da böyle prefrontal korteks muhabbetini yazmışlar zaten. 25 26 desen neyse diyeceğim.
0
Mossy
(19.11.24)
soruna kendin cevap vermişsin.

"bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi"

32 yaş olarak; Justin Bieber'a mı benziyorsun yoksa George Costanza'ya mı? kız sende ne buldu?
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.11.24)
senin gibi ''bütün kadınlar paragöz, kesin beni aldatmıştır diye çocuk için dna testi isterim'' gibi abuk iddiaları olan bir incel olarak bu kadar küçük bir kız çocuğu ile olman senin o harikulade karakterine ters. troll olduğunu düşünmeye başladım, ''inşallah trolldür ya'' dedirten kullanıcılardansın.
0
potasyum bebek
(19.11.24)
kız istiyorsa olur.

deneyin.

benim elime 33 20 fırsatı geçse denerdim mesela.

31 21 flörtü çok güzeldi mesela yaşadığım.
0
rain when i die
(19.11.24)
Kendi yaş grubunun ilgisini haliyle çekemeyen orta yaş incellerinin genç kız tercihi beni her gördüğümde aşırı güldürür. Aynen devam brocum. Ha bir de ne dersiniz deyip insanlar fikrini söyleyince '' ne fark eder onun bunun fikri?'' diyeceksen soru sorma, zaten kadınlara zerre güvenmeyip en çok ilişki hakkında soru soruyorsun.
0
duygusalatasi
(19.11.24)
buna "olmaz" diyen hatunlar karşılarına kıvanç tatlıtuğ'un 19 yaşındaki hali çıksa "dur yaa, sen çocuksun, olmaz" der miydi? demezlerdi.

bi de 19 yaşındaki kişiye çocuk demek nedir yahu? sanki ilkokul bebesi.
0
tabudeviren
(19.11.24)
@tabudeviren

Kıvanç Tatlıtuğ'un 19 yaşındaki hali olsa,' olmaz' derdik, çünkü olmaz. Çok acayip ya sanki yakışıklı ya da güzel olmasına göre çocuk ya da değil diyoruz. Arkadaşlar, 19 yaşındaki bir insan ergenlik donemindedir. Tekrar söylüyorum ergenlik dönemindedir. Yani bu kişi; çocuk ile yetişkin arasında bir dönemde. 32 yaşındaki insan ise çocukluk evresini tamamlayıp yetişkinliğe geçmiş kişidir. Gayet güzel açıklıyor olmamıza rağmen neden anlaşılmıyor acaba? Hâlâ yok Kıvanç Tatlıtuğ yok bilmem ne?

Üretmeye çalıştığınız argümanlar inan bana çok rahatsız edici. Mümkün olduğunca oto sansür uyguluyorum yazdıklarıma çünkü gerçekten bu site benim kafamı biraz olsun dağıtmama yarıyor bu yüzden uçurulmak istemem. Sadece senin cevabın için söylemiyorum ama rica ediyorum lütfen kişi hangi yaşta ise hangi özellikleri taşır biraz okuyun ya.
0
rock n roll
(19.11.24)
reşit olması büyümüş yapmıyor :D yani?
-yani tek ölçünün reşit olması işime gelmiyor ben de yeni bi kavram ortaya attım, büyüklük küçüklük.

subjektif ahlakınızı kendinize saklayın.

"bir sene önce çocuk olan"
1 sene öncesinde mi yaşıyoruz. hayır. oyna devam.

dünyadaki bütün birliktelikler için "x sene önce çocuk olan" denir.
neredeyse bütün ilişkilerde erkekler kadınlardan yaşça büyük.
yoldan çevir 20E-19K çiftini. lan sen 1 sene önce çocuk olan biriyle mi birliktesin diye çocuğu döv. iyi fikir.

beğenmediler ama nasıl ayıp uyduracaklarını da bilemediler özetle
0
lambırcek
(19.11.24)
10 sene sonra mukemmel olur.
su anda cocuk bakiciligi yaparsin.
zamanlama hatan var.
0
cooperr
(20.11.24)
Bir başlık açılsa,
19 yaşında bir kadınım. Ekonomik bağımsızlığım var. Ailemi bırakıp ayrı eve çıkmak istiyorum ama babam 'sen daha büyümedin, ileri ergenlik dönemindesin, daha akıl sağlığın tam gelişmedi, duygularınla hareket eden bir çocuksun.' deyip beni bırakmıyor dese.

Car car carlayıp, Baba kişisine demediğini bırakmayacak ne kadar eleman varsa

Bu başlık altında, kızın daha küçük bir çocuk olduğuna bizi ikna etmeye çalışıyor.

Komiksiniz valla.

İleri yaşta kadınların bu olaya bakışını, -bir önceki cevabımda da söylediğim gibi - ben 'çirkin bakış' olarak bilfiil yaşadım valla.
0
Mirket
(20.11.24)
Neyle neyi kiyasladigimizin farkındayız di mi @mirket? Baktığında 18 yaşın evlenmesi de YASAL ama gelip burada "evleneyim mi" diye sorsa sen dahil herkes "hayır" der normal olarak. Ve maalesef düşündüğün gibi kiskanildigi için değil :( Hani her yaşın özelliği ve yetileri farklı ya... Hani gelişim dönemleri fln? Bildin? Hani bir de işin oluru var ya..

Aynen Almanya sizi kiskaniyo aynen;)
0
abuzer
(20.11.24)
beyler yukarıdaki akepeli lamdikiyançek ile aynı görüşü paylaşmak istediğinize emin misiniz sadece soruyorum
0
titanyum22
(20.11.24)
@tabudeviren ve niceleri

19 yaşında Kıvanç Tatlıtuğ tipli bir delikanlı benimle flört etse gülüp geçerim ve kendi yaşındaki çocuklarla oyna evladım derim. Kadınlar her şeye sekssekseks, güzellik, yakışıklılık, memegötmeme diye bakmadığı için karşımızdaki bize manen ne verebilir, karşımdakinin aklı baliğ mi, ikimiz için de en iyisi bu mu gibi şeyler düşünüyoruz daha çok.

19 yaşında çalışan, parasını kazanan bir kadının baba evinden ayrılıp eve çıkması, (eğer sorumluluk sahibi bir gençse ve bunu doğru motivasyonlarla istiyorsa, yani amacı çılgınca partilemek değilse mesela) tabii ki desteklenecek bir durum. İnsan sorumluluk alarak büyür ve gelişir çünkü. Ama bunun, 19 yaşındaki bir kızın kendinden 13 yaş büyük biriyle olmasıyla alakası nedir? Eve çıkmakla, kocaman yetişkin adamla ilişki yaşamak benzer bile değil.
0
inawen
(20.11.24)
Oluru yok tabii ki yaa daha neler.
38-25 gibi düşün denmiş bir de asla aynı şey değil.
25 yaşında olgun bir insan 40 yaşında biriyle de olabilir buna tamam, 19 yaşında birinin birlikte olacağı kişinin yaşı maksimum 23-24 olabilir.
0
mutekebbir
(20.11.24)
Buradaki erkeklerin de sadece seks için saçma önermelerle onayladığı üzere erkekler bu ilişkilere sıcacık hislerle başlayıp en sonunda ağızlarına edilerek ilişkiyi bitirdiği için oluru yok diyorum. Yaşıtlarının tahammül etmediği bu adamlar küçük çocuklarla takılıp takılıp kadınlara hakaret eder bir de. Komik.
0
morca
(20.11.24)
19 yaşındaki Kıvanç tatlıtuğ çıksa karşıma bir ilişkiye niyetlendiğim evrende annem beni döverdi utanmıyor musun yaşına başına bak diye

ben 19 yaşımdayken kıvanç tatlıtuğ çıksa annem yine beni döverdi başka adam mı yok yaşıtın diye.
0
Hallegadola
(20.11.24)
Yine görmüş olduk ki, duyuru kadınları gerçeklerden kopuk ve taraflı cevaplar veriyorlar. Kıvanç Tatlıtuğ 19'undayken veya kendileri 19 ama Tatlıtuğ 39 yaşındayken reddederlermis...

Amaaaa 19 yaşındaki kadın evini ayirip kendi ayakları üzerinde durunca olurmuş.Ama partilemek istiyorsa olmazmış.

Mirketin örneği süper. Herkes burada kadınlar ozgurrrr kendi ayaklari uzerinde dursunnn, kimse karismasinnnn diye haykiriyor. Konu iliskiye gelince herkes niyetci kesiliyor.

Erkegin genc olduğu diger duyuruda ise götür o erkegi diyen kadin duyurucular ise çoğunlukta. Hep diyorum psikolojisi bozuk kadinlar dolusmus.
0
🌸Shepard
(20.11.24)
@shepard

ne bekliyorsun ki? bu ikiyuzluluk ve cifte standart gunumuzde asiri yaygin bir hal aldi maalesef.
0
baldur2
(20.11.24)
Cevaplardan anladığım kadarıyla burada kızı yargılamıyor kimse zaten sizi yargılıyor. Zira yetişkin olan, olgun olan sizsiniz (ya da siz olmanız gerekiyor). Yani kadınlar istediğini yapabilir demek ile 30 küsür yaşındaki bir adamın 19 yaşında bir kadınla yatması biraz garip demesi birbiri ile çelişkili iki düşünce değil.

Kaldı ki kadın erkek eşitliği yeni yeni oturmaya başlayan bir kavram ve dünyanın çoğu yerinde hala yok. İnsanlık tarihinde mevcut olmuş olan bu eşitsizliğin yükü yokmuş, bu toplumda büyümemişiz gibi konuşamayız. Keşke bembeyaz bir sayfa açılabilse ama bu mümkün değil.

Sonuç olarak istediğinizi yapmakta özgürsünüz. Burada kimsenin elinizi kolunuzu bağlama imkanı yok. Diyorsanız ki ama kendinden büyük adamlarla yatmak isteyen 19 yaşındaki kadınların ihtiyacını kim karşılayacak? Onlar tatminsiz mi kalsın? Kendimi bu kılıcın üstüne atmalıyım! Bunu yapmakta serbestsiniz.
0
peki madem
(20.11.24)
şimdi şöyle ki erkeğin küçük olduğu ilişkideki erkeğin niyeti az çok bellidir bunun aynısını yazdım o duyuruda. çünkü o duyuruda da ilişki yok. birinin diğerinden faydalanma amacı var.

burada ise kızın bilinçsizliği bariz. twitterda kız gruplarında çok tartışıldı bu olay. hatta bu nedenle gerçek olmadığını düşündüm ilk başta duyurunun. bahse konu ilişki yaşansa gelecekte kızın çok pişman olacağı bir hikaye olur. hatta sonradan hayatına girebilecek bir dallamanın onu bu mevzubahis hikayeyle yargılaması muhtemel. tabi ki yine kızın suçu yok böyle bir ihtimalde. kız masumiyetin ve gençliğinin kurbanu sadece
0
Hallegadola
(20.11.24)
bak 29k kardeşim seni anlamış yol vermiş, 19k sana neden yüz veriyor bunu da düşün biraz kendinde ara
0
Hallegadola
(20.11.24)
Beklentinize ve tavrınıza göre değişir. 18k-35e olanını birkaç ay tecrübe ettim. Buna ilişki demek ne kadar doğru bilmiyorum aslında, ilişki denemesi diyelim. İlk tanışmamızda 17 yaşındaydım. Ben üni birinci sınıftayken o 10 yıldan fazla süredir iş hayatındaydı. Ben de ondan hoşlanıyordum, etkileyici buluyordum, biraz da saygı duyuyordum. Benim önümdeki yolun büyük bir kısmını yürümüş, aşmış bir insandı sonuçta. En başından ciddi ilişki istiyorum demişti, ailemle bile "arkadaş"ım olarak tanıştı. Maddi-manevi hep veren taraf o oldu. Konuşmalarımız bile hep tek yönlüydü. O anlatır ben dinlerdim, sürekli akıl verirdi. Ben karşılık verecek olgunlukta değildim zaten. Ayrıca üni ortamında ilk defa kendimi özgür hissediyordum ve paylaşacak pek bir şeyimiz de yoktu. Adamın yanımda olması hayatımı kolaylaştırıyordu ama o zamanlar bile gözüme yaşlı görünüyordu, 5 yıl sonra ise 40 yaşında olacaktı. Neden üni okuyan biri yerine kendi yaşıtı ya da en azından çalışan bir kadınla birlikte olmadığını sordum. Onlarla anlaşamadığını söyledi. Bu cevap bana o kadar garip geldi ki birkaç gün sonra açıklama yapmadan ghostladım.

Şimdi o günleri düşünce başıma bir şey gelmeden kurtulduğum için verilmiş sadakam varmış diyorum.

Cevap vermeyi unutmuşum: İkiniz de biraz takılıp ayrılalım diyorsanız, paylaşabildiğiniz bir şeyler varsa ve bir taraf diğerini manipüle etmiyorsa olur.
0
gnosis
(20.11.24)
@hallegadola lan yok, bilmeden yazdin yine. Açıkça sordum ben 29K hanimefendiye. Ben iş için böyle davrandım dedi. Can sağlığı dedim.
0
🌸Shepard
(20.11.24)
bu arada erkek için "yaşıtlarının ilgisini çekemeyen" gibi şeyler yazılmış.

erkekler belli bir yaştan sonra yaşıtlarıyla hatta kendisine yakın yaşlardaki insanlarla ilgilenmez. böyle bir ilgi erkek için zaten etkisiz elemandır.
0
tabudeviren
(20.11.24)
bari genelleme birader. yaşıtlarıyla takılan bu kadar adam size kalsa rol mü yapıyor yani?

neyse beyler kimse kimsenin kafasına silah dayamıyor neticede. babası 33 yaşında 18lik kızla evlenmiş biri olarak yazıyorum, bak madem niyetiniz bozuk bari evlenip çocuk yapmayın Allah Muhammed Ali Kozmos inandığınız ne varsa onun aşkına. çünkü bu çarpık ilişkiden doğacak kızınız istisnasız benim gibi saçları kendiliğinden mor çıkan azılı feminist oluyor. istisna yok.
0
titanyum22
(20.11.24)
Neyse arkadaşlar, artık uzamasın bu konu. Bazı cevapları okudukça öğürüyoruz çünkü, artık kusacağız.

Buradaki 3-5 cevaba bakıp canımızı sıkmayalım. Bunları istisna kabul edelim. Neyse ki, düşünme biçimi sorunlu olmayan, mantıklı ve muhakeme yeteneği olan insanların sayısı daha fazla.
0
rock n roll
(20.11.24)
O zaman cezai ehliyet yaşı 25 e çıkarılmalı.
25 yaşından küçükler çocuk mahkemelerinde yargılanmalı,
25 yaşına gelmeden evlenmeler yasaklanmalı,
25 yaşına kadar olanlara bekaret kemeri zorunluluğu getirilmeli,
25 yaşından önce zinhar doğurulmamalı

mı diyorsunuz?
Geç ergen ya, kafası basmıyor, bişeyler daha oturmamış

Tamam bu sizin içinize sinmiyor olabilir ama bu durumu içinizde yaşayın. 19 yaşında kadını gömdükçe gömdünüz yahu.
Zaten de birisi şurada öğürüp duruyor :))
0
Mirket
(20.11.24)
@ mirket

Gömdüğümüz kişi 19 yaşındaki çocuk değil :))
0
rock n roll
(20.11.24)
Arkadaşlar 19 yaşındaki birisi sizin 19 yaşınızdaki haliniz gibi aklı havada, dünya gerçeklerinden uzak, bir ergen olmayabilir...
0
🌸Shepard
(20.11.24)
Mevzuyu anlamayanın bacısının kızının başına gelsin ne diyelim bu ferasetli tavrınızı orada da gösterecekseniz ne mutlu
0
Hallegadola
(20.11.24)
(3)

Maktu vekâlet ücreti kime aittir? (Avukata ücretini öncesinde ödemiştik)

psmstc
Hazineden alınarak sanığa verilmesine yazıyor ama emin olamadık. Ve bu parayı nereden nasıl alacağız? şimdiden çok teşekkürler…
Hazineden alınarak sanığa verilmesine yazıyor ama emin olamadık. Ve bu parayı nereden nasıl alacağız? şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(15.11.24)
tamamı avukata aittir. kararda "davalıdan alınıp davacıya verilmesine" veya "davacıdan alınıp davalıya verilmesine" şeklinde yazar bu sizi yanıltmasın.
0
ground
(15.11.24)
yasal olarak avukata aittir. hazine onu size ödemez avukata ödeyecek.
0
dfn4
(15.11.24)
Avukata ödediğiniz sizin akdi vekalet ücretiniz. Bir de dava sonunda haklı çıkan lehine hükmedilen yargılama gideri kapsamındaki yasal vekalet ücreti. O avukata ait size değil.
0
drako
(15.11.24)
(3)

kıyma makinesi

tolgan
selamlar arkadaşlar. kurban bayramında evdeki etleri kasaptan kıyma çektiriyoruz bu da sürekli gel git, sıra bekle demek oluyor. annemlere bir kıyma makinesi alayım diyorum kafalarına göre etleri kıyma çeker dolaba koyarlar böylece. arzumun makinesini gördüm iyi gibi. manuel kolla çevirmeli düşünmüy
selamlar arkadaşlar. kurban bayramında evdeki etleri kasaptan kıyma çektiriyoruz bu da sürekli gel git, sıra bekle demek oluyor. annemlere bir kıyma makinesi alayım diyorum kafalarına göre etleri kıyma çeker dolaba koyarlar böylece. arzumun makinesini gördüm iyi gibi. manuel kolla çevirmeli düşünmüyorum. ev içi kullanılacak sadece. kullanıp memnun kalan varsa başka marka model öneriler için teşekkürler şimdiden.

www.arzum.com.tr
0
tolgan
(04.11.24)
ev tipi makinelerde etleri küçük küçük doğramanız, yağını sinirini ayıklamanız gerekiyor. yoksa makine tıkanıyor. bir de önce büyük disk ile sonra küçük disk ile çekmek gerek. direkt küçük disk ile girişirseniz makine tıkanıyor.
0
inheritance
(04.11.24)
@inheritance hocam etleri löp löp atmıyoruz da, böyle kuşbaşından hallice sinirlerini ayıklayıp öyle gidiyorduk kasaba. işe yarar sanırım linkteki.
0
🌸tolgan
(04.11.24)
Bizde moulinex var şimdiye kadar bir sorun yaşamadık, memnunuz. 15 yıldan fazla olmuştur aktif kullanıyoruz
0
dfn4
(04.11.24)
(5)

Karadağ

but that was just a dream
Arkadaşlar selam,2019 yılının başında Karadağ’ı ziyaret etmiş ve çok beğenmiştim. Doğası, tarihi şehir merkezleri, insanların pozitif tutumları ve genel olarak ucuz bir ülke olması nedeniyle güzel bir tatil deneyimi olmuştu. Sosyal medya kullanan birisi değilim ve halihazırda yurtdışında yaşıyorum.
Arkadaşlar selam,

2019 yılının başında Karadağ’ı ziyaret etmiş ve çok beğenmiştim. Doğası, tarihi şehir merkezleri, insanların pozitif tutumları ve genel olarak ucuz bir ülke olması nedeniyle güzel bir tatil deneyimi olmuştu. Sosyal medya kullanan birisi değilim ve halihazırda yurtdışında yaşıyorum. Dün bir arkadaşımdan Karadağ’ın şu sıralar Türkler arasında aşırı popüler bir tatil bölgesi olduğunu, yerel halkın Türk turistlere pek iyi davranmadığını, çok kalabalık olduğunu vs duydum ve şaşırdım. Pahalılaştığına dair söylentiler de var. Şu anda gelecek bahar mevsimi için bir tatil planlamaya çalışıyoruz. Bu sebeple Karadağ hakkında deneyimlerinizi/yorumlarınızı duymak isterim.

Zaman ayıranlara teşekkürler şimdiden.
0
but that was just a dream
(23.08.24)
Selam,

Bu aralar Turkiye'deki tatil beldelerindeki ucuk fiyatlarin(bilmiyorum eskiden de boyle miydi?) fazla gundem olmasindan kaynakli alternatif yollar ariyor insanlar, yunan adalari kapi vizesinden dolayi epey populer. Karadag'in vizesiz olmasi guzel ama ucuslar biraz daha pahali diye konusuluyordu.

Sorunuza cevap vermem gerekirse, bence -hele ki baharda- orada oyle bir atmosfer olmaz. Iyi davranmama falan da hic duymadim. Sadece turk turist digerlerinden biraz daha fazla olabilir, hepsi bu kadar. Deniz icin mi dusunuyorsunuz bilmiyorum ama imkaniniz varsa icerlere de girmenizi tavsiye ederim, adinin hakkini veriyor.
0
mbond
(23.08.24)
belki görmemişsindir: (git: eksisozluk.com)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.08.24)
Bu yıl gittim ancak yaz sezonu başlamamıştı oldukça sakindi. Şu an fazlaca kalabalıktır. Ancak ucuz bir ülke değil bence buraya kıyasla. Türkiyedeki gibi fiyatlar aşağı yukarı. Değişiklik olsun diye gidilir mi gidilir ama mutlaka git diye önermem kimseye. birkaç istisna dışında Esnafın aşırı suratsız olduğunu ben de düşünüyorum.
0
dfn4
(23.08.24)
Valla ben dükkana gidince aradığımı bulayım da esnafın suratsızlığı beni ilgilendirmiyor. Sonuçta insanları nikahımıza alıyor değiliz, 2. defa görmeyeceğim adam suratsız olsa ne, olmasa ne. Ben ondan daha suratsızım. Bunun dışında sonuçta Euro yükselince buralarda da yükselmiş oluyor, pahalanması normal.

Ben en son geçen kış Cetinje'ye gitmiştim. Eski başkent falan diye. Yakında bir mağara da vardı ama Nisan'da açılıyormuş, kışın kapalıymış. Bir de baktım ki müzeler de öyle. Baya saçma bir durumdu. Çok da bir numarası yoktu o yüzden. Nisan'dan sonra olacaksa oralara da gidilebilir.
0
d max
(23.08.24)
www.youtube.com

2 kere düşünmek lazım. Anlaşılan turist kazıklamak üzerine bir ortam oluşmuş orada da...

.
0
kartallar yuksek ucar
(23.08.24)
(26)

Dövmeniz var mı?

Kediyi üzdün
Yaş 32 henüz hiç dövdürmedim bir yerimi ama bu aralar çok düşünür oldum fakat ne olacağına karar vermedim henüz. Yaptıranlar nasıl karar verdiniz? Bir simge görüp aa ne güzel mi dediniz yoksa önce dövdürmek isteyip simgeyi sonra mı buldunuz? İlla bir anlam ifade etmesi gerekmiyor gibi bence ama anla
Yaş 32 henüz hiç dövdürmedim bir yerimi ama bu aralar çok düşünür oldum fakat ne olacağına karar vermedim henüz.

Yaptıranlar nasıl karar verdiniz? Bir simge görüp aa ne güzel mi dediniz yoksa önce dövdürmek isteyip simgeyi sonra mı buldunuz? İlla bir anlam ifade etmesi gerekmiyor gibi bence ama anlamsız da ne gerek var diyorum.

Sonra pişman oldunuz mu?

Bir kere yaptıran hep yaptırır derler bu bir şehir efsanesi mi yoksa doğruluk payı var mı?
0
Kediyi üzdün
(17.07.24)
Bende yok ben başkalarında seviyorum dövmeyi çok süper dövmeleri olan insanlar var ama ben yaptırmam, kardeşimde çok var ama bir tane yaptırınca hep yaptırdı. Ben gençliğinde çok saçma dövmeler yaptıranlar haricinde pişman olan görmedim onlar da cover yaptırıyor zaten.
0
Bir ben var benden şurada
(17.07.24)
Bir tane minik yaptır, ne olacak. Bende yok.
0
gabe h coud
(17.07.24)
Yaş 32. 3 tane dövmem var. Hiç pişman olmadım. Daha da yaptırmayı planlıyorum. Önemli olan doğru dövmeyi seçmek anlık hevesle değil de gerçekten kendinizi yansıtacak ve sıkılmayacağınız bir şeyi bulabilmek.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(17.07.24)
Bende 6 tane dövme var.
Minimal dövmeler, hepsi üzerine uzun uzun düşündüm.

Bütün dövmelerimi seviyorum ama ilk yaptırdığım sonrasında çok karşıma çıkmaya başladı (ilk yaptıran ben değilim tabii, ben de bir yerde görmüştüm de "bir" yerde görmüştüm, yıllar geçtikçe çok karşıma çıkmaya başladı) ondan hafif soğudum gibi, göremeyeceğim bir yerde olduğu için takmıyorum o kadar :)
İleride dönüştürürüm belki henüz net değil.
İki tane daha dövme planım var, bakalım.

1-İlk dövmemi görüp "aa ne güzel" dedim. Üstüne çok uzun süre düşündüm sıkılmayacağımdan emin olunca yaptırdım sıkılmadım ama sadece dediğim olay biraz sorun oldu.

2-İkinci benim kedimin bir fotoğrafının çizimi öldükten sonra yaptırmıştım. Her zaman görebileceğim bir yerde asla pişman olmadım olmam da.

3-Bir tık manevi sembol denebilir bu direkt benim fikrimdi (sembol değil) hatta dövmecime bile çok orijinal gelmişti yıllar sonra iki kişide daha gördüm çok canımı sıktı, dövmenin şekli okey herkeste olabilir de yapıldığı yer benim için önemliydi tam aynı yere aynı şeyi yaptıran iki kişiyi gördüm sinir bozucu... Neyse sağlık olsun.

4-5-6- Bunlar da sevdiğim sanat eserlerinin çizimleri.

Son dövmemin üzerinden bir yılı aşkın zaman geçti dediğim gibi ilkindeki sıkıntı dışında hiçbirinden pişman olmadım.
0
mutekebbir
(17.07.24)
İki tane minimal var. Biri vektorele koala. Çok yılışık olduum için beni ifade ediyodu. Zamanla rahatsız etmesinden korkuyodum, hiç etmedi, çok seviyorum.

Bı tane de kağıt uçak var. Cok seyahat ettiğim için o da anlamliydi, sıkılmadım yine, seviyorum

Normalde aksesuar kullanmadigim için aksesuar yerine geçiyo. Çok anlamsiz geliyodu önceden
0
abuzer
(17.07.24)
hiç yok. hayatımda en az bir tane yaptırmayı düşünüyorum. o da minimal olur.
0
ermanen
(17.07.24)
Benim de yok. Bu saatten sonra da yaptırmam gibi geliyor.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
2 dovmem var. Birisi sol ust kolda digeri sag alt kolda. Birini 4, digerini 2 yil once yaptirdim. Siyah/gri arasi, baska rengi yok. Biri ozel tasarim. Hic pisman degilim, cok seviyorum ikisini de. Ayak bilegime de kedimin patisini yaptircam. Bununla sona erdiririm muhtemelen.
Dovme icin daha once istediklerim vardi 20lerimde, iyi ki yaptirmamisim shshsjs. 30lari beklemek daha iyi oldu dogru karar acisindan.
0
mor oje
(17.07.24)
Yaş 35, şu an 4 dövmem var, bu aralar bir tane daha yaptıracağım, bana anlamlı gelen, hayatı anlamlandırmamı sağlayan(biri psikanalizle ilgili), sevdiğim şeyleri dövdürdüm vücudumda, bunlara bakınca unutmuyorum, dövmelerimden pişman olmadım, genelde çok düşünmeden gidip yaptırdım, çünkü çok düşünsem biliyorum yaptırmayacağım ama gerçekten iyi dövmeciye yaptırmak lazım, herkese yaptırılmıyor, çalışmalarını incelemek lazım.
0
blue rebel motorcycle club
(17.07.24)
@blue rebel O zaman istanbulda varsa bildiğiniz iyi dövmeci önerisi de almam gerekiyor çünkü benim tanıdığım bildiğim dövmeci sayısı sıfır :(
0
🌸Kediyi üzdün
(17.07.24)
@kediyi üzdün özelden yazdım size.
0
blue rebel motorcycle club
(17.07.24)
bende yok, abim kızı olduğunda onun ayak izini yaptırmıştı, doğumdan bir kaç sene sonra, sonra ne olduysa bağımlılık yaptı herhalde, bir ferrari f1 aracını üstten bakışını andırır kırmızı ağırlıklı bir dövme yaptırdı, sonra da bir antik yunan filozofunun sözünü dövme yaptırdı (grek harfleri ile).
Ben enseme X harfi dövmesi yaptırmayı düşünmüştüm bi ara (X files ve straight edger nedeniyle).
0
bartholomew87
(17.07.24)
Yıllardır istiyorum da gerekli motivasyonu bulamadım. Dövmeci bul, zaman ayır, sonrasında bakımını yap (en üşendiğim kısım da bu) üçlüsü gözümde büyüyor. Bi iki ufak fikrim de var. Gelecekte mutlaka yaptırmak istiyorum
0
nundu
(17.07.24)
@bartho hayat felsefeme uyan filozof sözü dövmesi dönüp duruyordu aklımda benim de ama grek harfleri kısmı güzel detay oldu :)
Üst kola böyle ince bir bilezik gibi belki ya da bir metin olarak triceps kısmına. Fikir oldu hehe teşekkür ettim.

@nundu, dövmenin devamlı bakımı mı oluyor yoksa bir süre kabuk bağlamasın kısmı için mi yazdınız? Dövme cahiliyim kusura bakmayın shdhdh
0
🌸Kediyi üzdün
(17.07.24)
Yaptırdım en az on yıldır istemistim.pişmanım. hem iş hem yorumlar sebebiyle.anlamlı dövmeler olacaksa tekrar yaptırmak istegi olmaz bence. Sonradan istememe durumunda minimal dövme düşünülebilir
0
pembediken
(17.07.24)
@kediyi üzdün

Kabuk bağlama kısmında krem sürüp streçleme vs mevzusu var ya onu dedim. Ona bile üşeniyorum evet ahdhsh
0
nundu
(17.07.24)
Dövmem yok, 5-6 kere dövme yaptırmaktan dönmüşlüğüm var ama (desen beğenememiştim)
En son bir tane desen beğendim ama dövmeci o gün çok yoğundu ve yarın gel dedi.
Yarına bırakırsak ben kesin vazgeçerim dedim, bissürü kapora bıraktım kdkdjls, dövme yaptırmaktan vazgeçmemek için kapora bırakan bi kekoyum. Ertesi gün gittim mi, hayır gtmedim, kapora da öyle yandı.

Ama biliyor musunuz iyi ki gitmemişim, şimdi olsa kesin çok pişman olurdum, üç sene önceki ben değilim assla! Şuan dövme aşırı varoş geliyor. Resmen korunmuşum diyorum.

Bu da böyle bir anımdır
0
füt
(18.07.24)
2 adet var. Kendimle çok bağdaştırdığım dövmeler, devamını da planlıyorum. Çok klasik bir tabir ama ‘ yaptırmış olmak için yaptırmamak’ lazım.
0
lüzumsuz adam
(18.07.24)
Yok. İnsan aynı nehirde bile 2 kez yıkanmazken ömür boyu bir şeyi taşımak yaptırma fikrime engel oluyor. Böyle düşünmüyor olsaydım ayak bileğime minik bir yaprak yaptırabilirdim. Ama bu düşünce eyleme geçmeme mani oluyor.
0
Amaranta ursula
(18.07.24)
İlle de sen yazdır.
0
numlock
(18.07.24)
dövmem yok da... sanki yaptıracağım gibi. şeklinden emin değilim hala.

hayat boyu herhangi bi şekli üzerimde taşımak fikri hep çok korkutucu geldiydi. ama artık yaptırmak için çok sağlam bi sebebim var, hayat boyu bahse değer olan bi şey. kanseri atlatma meselesi, bunu hak ediyor.

ne yaptırsam, nereye yaptırsam bilemiyorum ama dediğim gibi, bi şeyler netleşince, o zaferi sinyalleyen bir şey çizdireceğim
0
kel aynak kusu
(18.07.24)
@kel aynak kusu geçmiş olsun :( dövme yaptırmaya karar verirsen bana yaz :(
0
numlock
(18.07.24)
biri küçük 2si görece büyük olmak üzere 3 dövmem var. bir tanesinin işçiliği ve figürü çok güzel olmamasına rağmen hiç birinden pişmam olmadım, aşırı seviyorum dövmelerimi. ikisi sağ ve sol omuz arkamda biri de alt sağ bacağımda. benim için anlamı olan simgeler seçmeye çalıştım , o yüzden de her baktığımda mutlu oluyorum.

iyi bir dövmecide yaptırmak gerekiyor elbette bu da fiyatları arttırıyor. bu yüzden sürekli yaptırayım diyemiyorum. yoksa muhtemelen ben her ay yeni dövme yaptırıyor olurdum. etrafımda da dövmesi olmayan insan yok. yaptırıp pişman olan da yok. ama bir tane dövmede kalan da yok :)
0
hypathia
(18.07.24)
@kel aynak kuşu, geçmiş gitmiş olsun. Dövmeniz de şimdiden hayırlı olsun :)
0
🌸Kediyi üzdün
(18.07.24)
bir tane var. üzerinde çok düşünmeden içimden geldi diye yaptırmıştım. Anlamlı olsun ömür boyu taşınacak falan gibi büyütmüyorum açıkçası gözümde. kalsın yani ömür boyu ne olacak.

Bi kere yaptıran her zaman bi daha yaptırmıyor bence. Pişman değilim de O dönem seviyordum ama şimdi olsa yaptırmazdım.
0
dfn4
(18.07.24)
Toplam 4 tane dövmem var, hepsini kendim buldum sanatçıya tarif edip kendi çizgileriyle dönüştürmesini istedim. Hiçbirinden pişman olmadım hatta arada var olduklarını unutuyorum :) Anlamsız dövmeye şahsen karşıyım, vücudumda kalıcı bir şey olacaksa benim için anlamlı bir hikayesinin olması gerekiyor. O yüzden ben önce istediğim şeyi seçiyorum sonra onu en iyi ifade edebilecek sanatçıyı seçiyorum.
0
charbiel
(18.07.24)
(3)

Lazer yazici tavsiyesi?

allstar
-Siyah beyaz-Lazer, cipsiz(yani toneri doldurabilen) bir yazici ariyorum.Tavsiyelerinizi bekliyorum?
-Siyah beyaz
-Lazer, cipsiz(yani toneri doldurabilen) bir yazici ariyorum.Tavsiyelerinizi bekliyorum?
0
allstar
(06.05.24)
Hp 107w. Çipli ama bu sadece yazılımda toner seviyesini görmenizi etkiliyor. Yazdırmada sorun yok.
0
sumuklurakun
(06.05.24)
toner doldurulabiliyor mu yoksa bitince illa orijinal mi almak gerekiyor?
0
🌸allstar
(07.05.24)
Hp MFP 137 Fnw kullanıyorum. Çipli bu ama çipsiz toner alıp, önceki çipi çıkarıp yenisine takıyorum. Memnunum
0
dfn4
(07.05.24)
(19)

Nasıl tepki vermeliyim? Alışveriş eş durumu.

Fritz-X
Nasıl anlatsam eşimin tüm isteklerini karsılamaya çalışıyorum yogun tup bebek dememelerimiz oldu vs vs.Alisverisi cok seviyor ama artık abarttigini dusunmeye başladımÖnce bir güneş gözlügü aldık osse marka güneş gözlugu aldık sonda hawk aldı şimdide rayban alcam diye tutturuyor. Tabi ben fittirdim
Nasıl anlatsam eşimin tüm isteklerini karsılamaya çalışıyorum yogun tup bebek dememelerimiz oldu vs vs.

Alisverisi cok seviyor ama artık abarttigini dusunmeye başladım

Önce bir güneş gözlügü aldık osse marka güneş gözlugu aldık sonda hawk aldı şimdide rayban alcam diye tutturuyor. Tabi ben fittirdim 2 tane var ihtiyaç degil abartma artık diye. Ama kafaya koymuş alacak

Yeni eve taşındık nakliye, tadilat boya vs 30 bin çıktı cebimden portmanto yaptiriyorum oda 16 bin. Mutfak tadilatı banyo derken 60 bin gidecek.

Tutturdu dyson alalım v10-11 model bakarız dedi, nisan ayı gibi elime 12 gram altın geçecek demez mi bana bilezik yapalım üstüne para koyup.

Tüm taşınma sürecinde diş teli tedavisine başladık 15 bin tutacak taksitli halde

Telefonu donuyor kapanıyor dyson yerine telefon alalım tlf daha acil ihtiyaç diyorum hayır dyson istiyorum. Tlf idare eder diyor biliyorum ki 3-4 ay içinde tamamen açılmayacak

Bitmeyen istek ve alışveris listemiz var. Artık sinirlenmeye başladım nasıl bir tavir almalıyım. Kendime ait özel bir harcamam yok ama eşimin harcama durumu dusunduruyor.

Alabilecek maddi durum olsa bile birikim yapmamız lazım artı bu surecte tup bebek harcamamiz olacak bir dunya

Hastane masrafinin boş yere gitmesi beni sinirlendiriyor. Diş teli çok elzem degildi neyse dedim. Biraz uzun oldu ama bu örneklere ek irili ufaklı seylerde var. Eşim çalışmiyor aileden eskiden gelen zenginlik vardı şimdi kendi ailesi normal yani.
0
Fritz-X
(03.10.23)
Kardeşim yanlış anlama 2 arkadaşım var. Biri bu sebepten boşanma aşamasında ikincisi de 2 çocuk olduğu için kafası karışık. Bu harcama muabbeti seni yoruyorsa ilerde daha büyük sorun olur. Ayrımcılık cinsiyetçilik muabbeti vs. Bilmem ama bayanlar bu çocuk yapma muabbetini kullanabiliyor. Sürekli bu ilişkide veren taraftaysanız, bir kaç kez vermeyi kesin tepkisini ölçün.
0
mikahakkinen
(03.10.23)
Neden çalışmıyor. İşi varken işsiz kalabilir, bu ayrı bir şey ama çalışmamak 2023 yılında mantıksız bir şey. Çalışma konusunu çözün önce.
0
dissendium
(03.10.23)
Gitsin çalışsın yahu insan utanır böyle habire kocasının eline bakmaya. Hangi devirde yaşıyoruz adam getirsin ben yiyeyim diye bir şey mi var.

Tüp bebek olayını da tekrar gözden geçirin bence.
0
kaptan maydanoz
(03.10.23)
@dissendium tüp bebek tedavimiz devam ediyor, belirgin bir yapabilecegi iş meslek vs yok.
0
🌸Fritz-X
(03.10.23)
Bazi duygusal ihtiyaclarini alisverisle kompanse ediyor gibi geldi bana yani bu surecteki duygularla bas etme bicimi olabilir. Bisey almak yerine bi terapiye baslasa daha iyi olur sanki
0
mor oje
(03.10.23)
Meslek yok ama olabilir. Kasiyer olabilir. Kursa gidebilir. Okul okuyabilir. Hayatının sonuna kadar çalışmadan yaşaması her şeyden önce kendisi için kötü bir şey. Kadının çalışması, kimseye muhtaç olmaması önemli bir şey. Bu bakış açısı artık kalmadı. Bunu değiştirmeniz gerekiyor. Çocuk olunca masrafınız artacak. Çocuk hep aynı kalmıyor. Bez parası bir süre sonra okul masrafına dönüşüyor. Çalışmasına engel bir durum yoksa çözüm çalışması.
0
dissendium
(03.10.23)
mutfak masrafı + parti-time harçlık ver gerisine karışma
biriktirip alsın
0
bir soru sorcam
(03.10.23)
Çalışmıyor olmasını anlarım. Kendi alanında iş bulamamıştır ama gereksiz harcamaların bir açıklaması yok. Ömür boyu onun istediklerini mi yapacaksınız? Yapmazsanız ne olur mesela?
0
Kahvedesu
(03.10.23)
kesinlikle çocuk yapma. eşine iş bulmasını, kazandığı paraya göre harcama yapması gerektiğini anlat. 1 sene bak duruma kezbanlığı devam ederse boşan.
0
ayseee
(03.10.23)
Bu tip kadınlara bebek gibi davranılması çok saçma. Karşınızda yetişkin bir insan var. Bir şeyleri düşüncesizce istemek tutturmak vs çocuk davranışıdır. Bunun için karşınıza alıp özel olarak konuşma yapmaya ikna etmeye gerek yok bence. Ne kadar kazandığınızı biliyor olmalı, ona göre isteklerde bulunması gerekir. Kendisine yetişkin olduğunu hatırlatıp gereksiz harcamalara hayır demeniz yeterli olmalı.
0
dfn4
(03.10.23)
yukarıdakiler +1 ve de belirgin bir mesleğinin olmaması hiçbir zaman olmayacağı anlamına gelmez ki. ben de şu an mezun olduğum bölümün işini yapamıyorum ve vasıfsız işçi konumuna düştüm bir süre. idareten bulduğum bir işte çalıştım sonrasında hızlıca bir nitelik kazanmaya çalıştım ve bir profession edindim. hele ki sizin maddi desteğiniz varken bunu yapması daha kolay. hayatınızın sonuna kadar başka birinin bitmek bilmeyen arzularını tatmin etmeye mi kendinizi adayacaksınız? ha diyorsanız ki zaten çocuk olunca eşim bakacağı için meslek edinmesine falan gerek yok, o kısmı bilemem.

Önerim: bence birkaç sefer elinizdeki parayı kendi isteklerinize ve ihtiyaçlarınıza ayırmak istediğinizi, bir güneş gözlüğü de kendinize almak istediğinizi ya da ihtiyacınız olan pahalı bir şeyi alacağınızı falan söyleyin. bir sana bir bana gibi. bakalım ne tepki verecek. ona göre aksiyon alırsınız.

ya da tüp bebek olayını askıya alma fikri mantıklı ama bu nasıl söylenir, ilişkiye zarar verir mi bilemiyorum. kenara para koymadan çocuk olayını düşünmenin sizi kaygılandırdığını, çocuğa güzel bir gelecek sunmak istediğinizi ve bu şekilde savurgan harcamalarla bunun mümkün görünmediğini falan açıklayabilirsiniz.

ikisi birbiriyle çelişen öneriler oldu ama hangisini yapsanız sonuçta belirleyici bir tepki alacaksınızdır zaten.
0
Mossy
(03.10.23)
İnstagram hesaplarınızı silin beraber bence, instagrama fotoğraf koymayınca masraflar ciddi oranda azalıyor bilginiz olsun.

Belirli bir harçlık verme fikri en makul olanı +1

"Paranız varken gereksiz eşyalar alırsanız, paranız yokken gerekli eşyaları satmak zorunda kalırsınız" gibi bir söz vardı, israftan kaçının. Bunu karınıza da anlatın, gereksiz küçük harcamalar yapmamayı parayı biriktirip mantıklı harcamalar yapmayı önerin.

Mesela "birikim yapalım sana araba alırız" diyin, kandırmayın tabi cidden birikim yapınca alın mesela.
0
John Bloor
(03.10.23)
birlikte oldugunuz kisinin duygusal kapasitesi ve olgunlugu, sizin duygusal kapasitenizin ve olgunlugunuzun gostergesidir.

neden sadece kadin sorgulaniyor anlamis degilim, meslegi olmayan, calismayan ve calismayi dusunmeyen ama cok harcamak isteyen (ya da neyse iste) biri ile evlendiyseniz bu beklentiler ve bu hal tavir size normal geliyor olmali. ya da bunlari, bir aile butcesi olacagi, harcamalarin nasil yapildigi/nasil yapilacagi ya onceden konusmus olmaniz lazim ya da rahatca konusabiliyor olmaniz lazim. tanimadan mi evlendiniz? evlilige hazir mi degildiniz? bence bunlari dusunmekle baslayin. birine kapasitesinde olmayan bir seyi dusunmuyor ya da yapamiyor diye sinirlenmek yerine ben neden boyle biriyle birlikteyim, benim kapasitem ve durusum ne diye sormak daha guzel bir baslangic olur.
0
songforsomeone
(03.10.23)
buradan aldığınız yorumlarla eşinizin neyi doğru neyi yanlış yaptığına karar vermeyeceğinizi umarım. kim bilir nasıl bir ilişki dinamiği vardı da eşiniz çalışmıyor. dışardan kadın erkek çalışsın demek güzel ama ne neden oluyor ya da olmuyor bilmiyoruz. zaten eşim çalışsın mı diye bir arayış veya soru da görmedim. belli ki böyle bir beklenti yok, belki de buna uygun ortam ve koşullar da yok. o yüzden eşe yüklenmenin anlamı yok.

eğer bütçenizi zorlayan ve gittikçe ağırlaşan bir yük oluşturmaya başladıysa eşinizi karşınıza alıp bunu konuşacaksınız. şu şu isteklerin bizi şöyle etkiler, şunu şunu yapmasan tüp bebek için elimiz daha rahat olur, hiçbiri olmasa da birikime ihtiyacımız var o yüzden harcamalarımızı kısalım. başka bir sorun yoksa veya anlayışsız biri değilse herhalde bu konuşmadan sonra bir değişim olur. yok olmazsa ve sorun da devam ederse (ve eşinizin sağlığı çalışmasına imkan veriyorsa) o zaman sevgili eşim acaba sen de çalışsan daha mı iyi olur ekonomik olarak elimiz de güçlenir temalı bi konuşma yaparsınız. hiçbir şekilde orta yolu bulmaya çalışmıyorsa da geçmiş olsun, umarım zaten bunları bilerek evlenmiş ve birbirinizi böyle seviyorsunuzdur.
0
nic cage
(03.10.23)
Buradan yorumla hareket etmeyin +1
eşinide dinlemek lazım
Şu an çocuk işini öteleyip işleri yokuna koyun
İşleri yoluna koymadan çocuk yapmayın
0
basond
(03.10.23)
patolojik bir alisveris bagimliligi var. cocuk olursa cok daha berbat bir hal alacak zira cocuga alinacak cok daha fazla ivir zivir var gelisme surecinde, yetiskinlere gore. direkt ayril demiyorum ama en azindan cocuk isini bir daha dusun.
0
hot potato
(03.10.23)
Babasının prensesi miymiş yoksa onyomani mi?
Onyomani konusunu araştırın.
HAYIR demeyi öğrenin.
Sorunu çözmeden çocuk yapmayın. Çözemezseniz boşanın.
0
Tina
(04.10.23)
ne kocalar var ya sürekli şaşırıyorum mehmet şimşekvari bir kocayla yaşıyorum.

biz wishlist oluşturuyoruz. sırayla alıyoruz ihtiyaçları.

ben de ev çok tozlanıyor dikey süpürge istiyorum diye ağladım ahahahaah gitti araştırdı benimki bosch series 6 aldık 5700 liraya iş görüyor çok memnunuz.

bence eşiniz tüp bebek tedavisi mental yorgunluğunu alışverişle atıyor. alışveriş bağımlılığı çok kötü bir şey.
0
Hallegadola
(04.10.23)
sıkıntılarını kimi yemeğe vuruyor kimi alışverişe.
0
parka
(04.10.23)
(11)

Stalk konusu

kraltaci
Merhaba, nişanlınızın 3-4 yıl önce hoşlandığı ancakelemanın pek yüz vermeyerek başlatmadığı bir ilişkisinin (veya tanışıklık vs.) olduğunu bilseniz ve nişanlınızın aradan geçen 3-4 seneye rağmenhala instagramdan o elemanı stalkladığını (haftada bir, iki haftada bir) görseniz evlilik düşünmeye devam
Merhaba, nişanlınızın 3-4 yıl önce hoşlandığı ancak
elemanın pek yüz vermeyerek başlatmadığı bir ilişkisinin (veya tanışıklık vs.)
olduğunu bilseniz ve nişanlınızın aradan geçen 3-4 seneye rağmen
hala instagramdan o elemanı stalkladığını (haftada bir, iki haftada bir)
görseniz evlilik düşünmeye devam eder misiniz?
0
kraltaci
(21.07.23)
lamı cimi olmadan hayır benlik değil, 3-4 sene önce yüz alamadığı elemana da gerek yok. herhangi bir kişiyi stalklayan birisine diyeceğim tek şey güle güle.
0
gule gule
(21.07.23)
1 gram duygu hissetmediğim eski sevgililerimi bile zaman zaman stalklıyorum, ne yapıyorlar merak ediyorum. Bunu yapan da bence oldukça fazla insan var. Çok sinir olurdum görsem ama fevri karar da vermezdim. Haftada 1 pek normal gelmedi yalnız
0
personaa
(21.07.23)
düşünmezdim ben de. hatta genel olarak evlilik düşünmezdim bu devirde ama siz bilirsiniz.
0
orient blue
(21.07.23)
Ya zamanında elde edemediği birini sırf meraktan stalklıyor da olabilir. Yani belki elemanın battığını vs görse, çok kötü duruma düştüğünü vs görse rahatlayacak ve tekrar stalklamayacak.

Yani bu romantik anlamda bir merak olmayabilir. Bu öyle bir his ki aynı hislerle sevgiliniz bir hemcinsini de stalklıyor olabilirdi.

Bu biraz takıklık evet ama romantik anlamda olmayabilir.

Ben çok büyük kararlar vermezdim. Önemli olan onun nasıl bir duygu ile stalkladığı, sizinle iletişiminin nasıl olduğu ve birbirinize verdiğiniz güven.

Evet haftada 1 baya yüksek bi oran. O çocuk şimdi gelse sevgilinize “hadi sevgili olalım ben aşığım sana bitiyorum dese” bence sevgiliniz yüz vermez. Böyle bir istek ile stalkladığını sanmıyorum. Dediğim gibi önceden olan bir kuyruk acısı zamanla takıntıya dönmüştür.

Ama işte sizin şuan sevgilinizle çok açık iletişiminiz olmalı. Herkes ne olduğunu, neden olduğunu, ne hissettiğini açık yüreklilikle ortaya koymalı, siz de bu konuda beklemtinizi açık açık gerginlik çıkarmadan belirtmelisiniz vs. çözebilirsiniz de sorunu.
0
zimbirik
(21.07.23)
Sevgilin de benim gibi midir değil midir bilmiyorum ama ben de hiç bir duygu beslemediğim seneler önce kısa süre görüştüğüm insanları bile stalklarım arada. Sadece merak.
Komşu kızını bile stalklarım yani normal diye düşünüyorum.
0
yenibirgüzelnick
(21.07.23)
Eskiden bir şeyler hissedilmiş biri olmasına gerek yok, herhangi bir karşı cinsi sürekli stalklamanın altında bir şeyler aramak normal. Ayda yılda bir öylesine bakılmış olsa anlaşılabilir ama düzenli ve sık stalklıyorsa bi durup düşünürdüm ben. Açıkça konuşun bence, konuşurken halinden tavrından anlarsınız az çok.
0
dfn4
(21.07.23)
Biraz soğumuşsunuz sanki, ben olsam bende soğurdum. Ama böyle durumlarda açık iletişim gerekiyor, bende harekete geçmeden önce mutlaka konuşun derim.
0
olimpia
(21.07.23)
haftada bir/iki haftada bir itici geldi. sorun ederdim. ayda yilda bir olsa herkes stalklanabilir hic takilmam.

kiz arkadasin takintili bir insan olabilir. birkac saatini ayirip herkesi haftada bir stalkluyor da olabilir yani. ona da bakmak lazim.
0
Kittie
(21.07.23)
Kanka ona bakıp senle kıyas yapıyor doğru tercih yapmış mıyım diye. Bunu kaldırabilirsen devam et keke
0
olaylar olaylar
(21.07.23)
Haftada bir iki bana da çok fazla geldi. Yani evleneceğim kişi geçmişte sevdiği birini sürekli takip ediyor olsun istemem. Bu durumun tek başına rahatsız edici olmasının yanında, bu kişi bir göz kırpsa beni bırakıp gitmesi kesin falan heralde. Böyle bir risk alamam. Nişanı iptal ederim.

Ayrılır mıyım? Bilmiyorum açıkçası... Aniden ayrılmam ama sanırım eninde sonunda ayrılıkla biter sonu.
0
akhenaten
(21.07.23)
Öyle birisini nereden biliyorsun, yani sana neden anlattı. Haftada bir bilgisine nasıl ulaştı? Haftada bir bakmak Stalk olmuyor, takip etmek oluyor. Takip etmesindeki amaç ne onu öğrenmek gerekiyor.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(22.07.23)
(15)

Tutumluluk mu pintilik mi

yalniz kizkulesi
Dün first date’e çıktım. Sosyal medyadan tanışmıştık. Önce kahve içelim diye konuşmuştuk ama mekan belli değildi. Buluşunca gözümüze kestirdiğimiz bir cafeye oturduk. Menüye bakarken kahve fiyatlarına söylendi soğuk kahve içelim demiştik ama galiba fiyattan dolayı seçimini değiştirip filtre kahve is
Dün first date’e çıktım. Sosyal medyadan tanışmıştık. Önce kahve içelim diye konuşmuştuk ama mekan belli değildi. Buluşunca gözümüze kestirdiğimiz bir cafeye oturduk. Menüye bakarken kahve fiyatlarına söylendi soğuk kahve içelim demiştik ama galiba fiyattan dolayı seçimini değiştirip filtre kahve istedi. Tatlı falan söylemedik. Bu arada tek kahve diye sözleşmiştik ama birkaç saat oturduktan sonra “bir şeyler mi atıştırsak” diye konuştuk ve burda oturmayalım kalkıp bakalım etrafa dedi. Bingo kampanya dönerci gördü ve oraya girmek istedi. Bu durum itici geldi çünkü herşeyin yolu yordamı var. Seçim yaparken sadece fiyata bakması beni soğuttu. Bu tutumlu normal bir davranış mı yoksa cimrilik mi
0
yalniz kizkulesi
(23.05.23)
Kosarak uzaklas
0
ala09
(23.05.23)
Kac kac kac
0
mor oje
(23.05.23)
Yaşlar kaç acaba?

Yani harçlıkla yaşanılan bir yaş değilse itici
0
kisa
(23.05.23)
Tutumluluk ve gayet de normal. İnsanlar tek kişilik maaş alıyorlar. Aynı evde yaşamadığınız için ihtiyaçlar kişisel.

Sosyal medya datelarinde çok oluyor bu. Adam hesabı ödese hadi eyvallah çekilmeyeceğini nereden bilecek.

Bir de kişisel gözlemim şu; iş arkadaşınla hayat pahalı şöyle böyle diye yakınan tanımadığı kişiden büyük beklentilere giriyor. Bu tip beklentileri yakın çevreden tanışılan kişiye yansıtmak en temizi.
0
roe
(23.05.23)
Eğer hesabı o ödediyse ve bu triplere girdiyse o zaman kahve içerken anladın madem karşı tarafın maddi durumunun öyle bol bol yiyip içmeye ve hesabı ödemeye yetmeyeceğini, o zaman herkesin kendi hesabını ödemesini teklif etmeliydin.

Ama hesabı zaten ayrı ayrı ödediyseniz veya sen ödediysen, ona rağmen bu ucuzluğa girdiyse o zaman pinti diyebilirim.
Çünkü madem paran yok o saman ortamdaki enerjiyi bozmakyerine ortama tok gelirsin, ben tokum dersin içecekle eşlik edersin vs. Kimse açlıktan ölmez yani 2 saat daha fazla aç dursa.
İlk buluşmada param yok diyip en ucuz mekana gitmek istiyorsa o bence pintilik.

Ama sen eğer hesaba katkı yapmadıysan onun pinti olduğu tespitini yapma şansın yok
0
zimbirik
(23.05.23)
Cimrilikle falan alakasi yok. Erkek kisisi datein amacina uygun hareket etmis, gücenecek bir durum yok.
0
Yourcousinmarvinberry
(23.05.23)
Belki de canı sadece döner çekmişti diyeceğim ama ilk buluşmada ekmek arası döner de hoş durmaz ki isterse çok pahalı olsun. Her açıdan fiyasko bence. Keşke “burası değil, şurası olsun” deseydiniz. Hesabı da öderdiniz yanlış anlaşılmazdı.
0
ruhen hastayim ben
(23.05.23)
Ne olursa olsun, kim öderse ödesin ilk kez buluştuğun ve romantik bir anlamda görüştüğün insanın yanında kahvenin fiyatına söylenmezsin. Mesele ödemek değil, neyi nerde konuşacağını bilmemek. Sırf kampanyalı diye dönerciyi seçmek de ilk buluşma için şık olmamış. Öğrenci falan değilseniz normal ve görgülü davranışlar değil bunlar. Yol yordam meselesi. Uzaklaş bence de.
0
dfn4
(23.05.23)
Pintilik var da daha çok yol yordam bilmemek. İlk buluşmada menü fiyatı konuşulmaz. Bana itici gelirdi.
0
asteriks
(23.05.23)
İkimiz de çalışıyoruz. Gelirini bilmiyorum 28 yaşında.
0
🌸yalniz kizkulesi
(23.05.23)
detaylar yetersiz.
sosyal medyadan tanıstınız ama ne kadar süredir tanısıyorsunuz? sosyal medyadan yapılan tanısmalarda ilk bulusmanın bol harcamalı olması doğru değil. belki hiç begenilmeyecek veya o seni beğenmeyecek, bu yüzden çok harcamaya girilmez. kahveleri o mu ısmarladı? eğer fiyattan dolayı seçimi değiştiriyorsa sen niçin kendininkini ödemedin? eğer kahveleri o ısmarladıysa bu durumda cimri kim oluyor?
yemek fikrini kim ortaya attı? fiyatı sorun ediyorsa yemek fikrini ortaya atmış olamaz. muhtemelen sen ortaya attın, o da ayıp olmasın diye, mahcup olmamak için kabul etti. yine çok harcamamak için dönerci seçti.
her şeyin yolu yordamı var evet ama bu bulusmada ikinizin niyeti farklı olabilir mi acaba? eğer öyle ise yol yordam değişiyor
0
abelardo
(23.05.23)
Parası yoksa date’e çıkmasın. Çok itici ya. Hele kahve fiyatına söylenmek filan 28 yaşınca kocaman işi gücü olan insanlara yakışmıyor.
0
yenibirgüzelnick
(24.05.23)
Rezillik ya. Deseydin sen soguk kahveni iç, ben oderim diye. Paket direkt.
0
balpolen
(24.05.23)
pinti + itici
0
olimpia
(24.05.23)
Valla adamı hesaplılığı konusunda taktir etsem ve muhtemelen benim de tamamen aynısını yapacağımı söylesem de yol yordam konusunda katılıyorum. Fiyat bazlı yemek seçimi yapsan da çaktırmayacaksın.
0
d max
(25.05.23)
(12)

Çok yeni tanışılan flörte doğumgünü hediyesi

aguen
Merhaba duyuru,Biliyorum hediyeler kisisel seylerdir, ilgi alanina gore verilir vs. evet kac kez ayni satirlari burada ben yazdim.4 gun once birisiyle tanistim 3 kez bulustuk inanilmaz uyumluyuz vs. muhabbetimiz efsane o yuzden biraz hizli ilerliyor flort asamasi. 4 gun sonraki dogumgunu partisine d
Merhaba duyuru,

Biliyorum hediyeler kisisel seylerdir, ilgi alanina gore verilir vs. evet kac kez ayni satirlari burada ben yazdim.

4 gun once birisiyle tanistim 3 kez bulustuk inanilmaz uyumluyuz vs. muhabbetimiz efsane o yuzden biraz hizli ilerliyor flort asamasi. 4 gun sonraki dogumgunu partisine davetliyim.

Ben 27e kendisi 27k olmak uzere. O yuzden tarihte ilk kez bir insanin generic bir hediyeye ihtiyaci var. Ne alabilirim sizce. Butce limitim yok ama tabii ki abartili bi hediye veremem. Kokulu mum diyorum ilk aklima gelen.
0
aguen
(14.04.23)
Kalici bir sey olsun. Kitap en temiz cozum. Muzik muhabbeti gectiyse cd plak falan da olur.
0
alperz
(14.04.23)
kitap al geç hem elin boş gitme ama çok özel bir şey de arama
www.dr.com.tr
0
freebird5406_2
(14.04.23)
kitap +1

ilgi alanına göre, ya da daha önce aranızda muhabbeti geçen bir kitap oluras puan kazandırır bence.

bu arada, rutin görüşmelerde, arkadaşlıklarda da kitap en iyisi geliyor bana.
0
kondansator
(14.04.23)
Kitap almayin ya cok alengirsiz.
Yani alacaksaniz da boyle yabanci buyuk resimli mesimliler var ya (modadaki kitapcida sahane seyler oluyor) onlardan olabilir.
Ya da hos bir kolye, guzel bir aksesuar belki yargici veya beymenden daha hos olabilir.
Ilgi alani neyse ona yonelik bisi de olabilir belki.
0
mor oje
(14.04.23)
mutlaka aranızda muhabetti geçen bişey olmalı bence. Herhangi bir hediyeden çok daha anlamlı olur
0
alaimisema
(14.04.23)
kokulu mum çok yetersiz bence. böyle bir şey düşündüysen biraz daha büyüt derim, güzel bir hediye kutusu alıp mum, kitap, bir kaç tatlı kozmetik eşyası, küçük bi not vs. bir şeyler koyup verebilirsin genelde kadınlar buna çok mutlu oluyorlar.
0
veritaslibertas
(14.04.23)
Aramizda cok guzel kitap muhabbetleri gecti hatta bir iki kitabı wishlistine aldi ama audiobook dinliyor kendisi. O yuzden kitap alabilir miyim emin olamadim ama dekorasyon olarak yine alabilirim sanirim mantikli.

Ilgi alani soyle bir sorun, bu insan kaya tirmanisi da yapiyor maraton da kosuyor profesyonel kayak da kullanıyor keman da caliyor bos zamanlarinda da uzman doktorluk yapiyor :D kitap + kokulu mum falan bi paket dusunuyorum en son
0
🌸aguen
(14.04.23)
Övme bu kadar nazar değecek xd
Konser bileti falan ayarla derim iki kişilik
0
hasmetizm 2046
(14.04.23)
kokulu mum kötü fikir bence. Kitap da özel gün dışında içten gelip alınabilir ama doğum günü için basit kalabilir. Flört diyorsun ve belli ki belirli yaş ve kariyerde insanlarsınız. güzel ama abartılı olmayan bir markadan bir aksesuar, etkinlik bileti, hobilerine yönelik kaliteli bir şey vs daha uygun olur.
0
dfn4
(14.04.23)
masaja goturme karari aldim gitmek istiyodu zaten. guzel hediye olur
0
🌸aguen
(14.04.23)
Kokulu mum sıradan, kitap ise ilk hediyeye flört için uygun değil
Ben olsam masaj da hediye etmezdim
Flörte level atlatacak hediye doğum gününde takı almaktır
Bence gümüş bi kolye alın so chic gibi bi yerden
Bu sizi flörtten sevgiliyizin ilanına taşır
0
photo85
(14.04.23)
bugun masaja gittik hediye diye goturdum 4. gun 4. date'ten sonra officializ herkese tesekkurler :)

dogumgununde de kitap mum falan bi sepet hazirlayip verecegim
0
🌸aguen
(14.04.23)
(5)

Evde kendim oturacağım, çık diyen ev sahibi

Mirket
Sadece Hukukçu arkadaşlar ya da yakın zamanda örneğini görmüş / yaşamış bir arkadaş cevaplarsa sevinirim.'Peki' dedik, çıktık. Ev sahibi de evi başkasına kiraladı.Bu arkadaşı yargı yoluyla süründürmek istiyoruz ama mahkeme masrafları elimizde patlamasın.'Evde kendim oturacağım, Çık.' sözünün kanıtı
Sadece Hukukçu arkadaşlar ya da yakın zamanda örneğini görmüş / yaşamış bir arkadaş cevaplarsa sevinirim.

'Peki' dedik, çıktık. Ev sahibi de evi başkasına kiraladı.

Bu arkadaşı yargı yoluyla süründürmek istiyoruz ama mahkeme masrafları elimizde patlamasın.

'Evde kendim oturacağım, Çık.' sözünün kanıtı için Noter tebligatı şart mı? WhatsApp yazışmaları yeterli mi?
0
Mirket
(17.02.23)
İhtarname çektiyse daha iyi, çekmediyse de whatsapp ses kaydı vs. kanıt olur. Avukat arkadaşlar var istanbul'daysanız eğer.
0
lcha
(17.02.23)
kiracılığınız 5 yılı geçmediyse, evden çıkmadan önce takip kararı çıkarmanız gerekiyor. o size ihtar çekecek siz de ona takip kararı açtıracaksınız. eğer kendi gelir oturursa masraflar size ait olur. bir de, ev sahibinin 2 evi varsa durum daha da başka bir hal alıyor. daha detaylı bilgi için bir avukata danışmanız iyi olur.
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(17.02.23)
Yargı yoluyla süründürmek derken ihtiyaç sebebiyle çıkardıktan sonra başkasına kiralayamasın mı demek istiyorsunuz? Bunun için sizi dava yoluyla çıkarmış olması gerekir. İhtar da yeterli değil. Sizi kendim oturacağım dediği halde davasız çıkardıysa yani peki dediyseniz başkasına kiraya verebilir.
0
dfn4
(17.02.23)
Kendi iradenizle çıkarsanız hiçbir hak iddia edemezsiniz. O size çık diyecek, ihtar çekebilir ama zorunda değil ihtiyaç sebebiyle tahliye türünde, dava açacak. Bunu kazanacak, siz tahliye olacaksınız. Ondan sonra eğer başkasına kiralarsa tazminat talep edebilirsiniz.
0
sanguine
(17.02.23)
whatsapp, tebligat vs hiçbiri işe yaramaz. dava kararıyla çıkmadığınız sürece evi başkasına kiraya verebilir. bir hak iddia edemezsiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(17.02.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.