zekayı etkileyen bir sürü etken var deniyor; genetik, anne karnında yeterli beslenme bir de çevresel. şimdi çevresel denince bu demek oluyor ki zeka varoluşumuzdan getirdiğimiz aile gen mirası yanında, dışarıyla bağlantılı da
madem zeka/bilgililik ayrımı yaptık, o zaman bilgi(lilik) zekanın ham maddesidir derim. bir çocuk, doğumundan bu yana ne kadar çok uyarana maruz kalmışsa, farklı çeşit durumu tecrübe etmişse beynine bir o kadar bilgi yüklenir. zeka (bu bilgilerin organize şekilde optimum kullanımı) için de o kadar altyapısı olur.
dış uyaran demişken, bu sadece kitap değil. çocuk(ya da erişkin) ne kadar değişik koşul görmüşse, ne kadar çeşit disipline dair temeli varsa zekası ve pratik zekası da o kadar yüksek olur.
kabaca bir örnek vereyim; mutfaktan gaz kokusu geliyor
-gaz kokusu-kötü
-ocağı kapatmayı biliyorum.
-gaz kokusu varsa ocağı kapatayım.
-gaz kokusu varsa camı açayım. ilk iki bilgi (hatta bu örnek için bile daha bir sürü bilgi), tecrübe olmadıkça son iki eylem gerçeğe dökülemez, beyin o bilgilerin organizasyonunu yapamaz. bilgiyi de kitap, aile, okul, gözlem, hayalgücü sayesinde edinmiş olabilir
0