SelamlarÖğretmenim. Mamak Ekin Mahallesine tayinim çıktı , ev bakıyorum fakat günlerdir bulamadım. Tercihen 1+1 veya 2+1 arıyorum ama okula yakın bölgede yok. Şu mahallelerde odaklandım, nasıl bilirsiniz?Ekin/Başak mahalleleriKarapürçek HüseyingaziBeşikkaya BattalgaziBahçelerüstüGülveren Altınevler
Selamlar Öğretmenim. Mamak Ekin Mahallesine tayinim çıktı , ev bakıyorum fakat günlerdir bulamadım. Tercihen 1+1 veya 2+1 arıyorum ama okula yakın bölgede yok.
Veya diğer bir ihtimal Aydınlıkevler/ Dikimevi/ Keçiören Meteoroloji metrosunun civarlarına mı baksam ? Sanırım tek vasıta dolmuşlar ile gidilebiliyor ama mesafe kışın yorar mı bilmiyorum. Aracım yok
Teşekkür ederim şimdiden
0
bir fincan kahve ile film izlemek (17.08.26)
Ekin mahallesini bilmiyorum ama saydıklarınız arasında şu an en mantıklısı Gülveren ve Bahçelerüstü gibi geliyor. Ki ben Gülverende doğup 20 yaşıma kadar orda yaşamış biri olarak bana göre Ankaranın en pis yerlerinden biridir orası bile. Benim zamanımda Ankarada uyuşturucunun başkentiydi, ama son 10 yılda TOKİ girince profil biraz düzeldi, Gülverendeki uyuşturucular da Karapürçek ve çevresine dağıldı biraz. Mamak genel olarak hele de güneş battıktan sonra çevresinden bile dolaşılmaması gereken bir yer. Ama Karapürçek, Hüseyingazi vs komple sıkıntı.
0
anatomik
(17.08.26)
@anatomik; teşekkür ederim, bugün baktım Bahçelerüstü içime sindi.
Aydınlıkevler nasıl bir tercih olur acaba? İlginç bir şekilde toplu taşımada Bahçelerüstünden de aydınlıkevler’den de ulaşım aynı sürüyor moovit’e göre
Acaba sabah trafiği yoğun mudur aydınlıkevler’den Mamak güzergahında? Moovit yarım saat diyor ama bir saat sürmesin de sonra
Yoksa emlakçılara girmek yada sokak sokak dolaşma da yapılmalı mı?
Yoksa emlakçılara girmek yada sokak sokak dolaşma da yapılmalı mı?
0
1837837 (14.08.26)
Degil. Daire uzeri sahibinden afisler ya da emlakcilarin ilana girmedigi yerler olabiliyor. Ustelik hem ilan fiyati hem izin proseduru sebebiyle siteye ilan vermeyenler de artti.
0
osssy
(14.08.26)
Ek olarak cok fazla sahte ilan da olabiliyor.
+1
Sour
(14.08.26)
sarı siteden çözülüyor ama en güzeli sokak sokak dolaşmak. hem yürüyüş oluyor.
0
klassno
(14.08.26)
Ama yürüyerek ilan aramak da çok zor ve yorucu değil mi ? Ben de birkaç gündür ev bakıyorum. Bugün öğleden sonra birkaç sokak gezeyim dedim, telef oldum ya sıcakta. Kafam yukarıda apartmanlarda, geze geze bezdim yorgunluktan.
Diğer bir iki tane emlak sitesi ve Facebook grupları da var ama hepsini takip edip süzebilmek cidden zor :(
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(15.08.26)
aylarca ev aradım, bire bir deneyimlerimdir: bulunduğunuz şehire göre değişiyor. küçük şehirde tanıdık, emlakçı vb daha hızlı çözülüyor. istanbul'da ise hız çok önemli gözüne kestirdiğin yer anında gidebiliyor, istanbul gibi yerde öyle gezerek çok zor ama onu da yaptım. emlakçı emlakçı da dolaştım. sarı siteyi sürekli yoklamak gerekiyor, şu an oturduğum evi iki farklı ev görme arasında sarı sitede gezerken buldum(o zamanlar bir günde sayısız ev dolaşıyorduk, yolda da sarı siteyi arşınlıyorduk). sahibi 1 günlüğüne açmıştı. aynı gün birden fazla talipli vardı, sırf aynı memleketliyiz diye bizi tercih etti(memleket muhabbeti hiç sevmem, kimseye de sormam ama ev sahibi çok önem veriyormuş öyle denk geldi).
Düşündüğüm bölüm için iki üniversite seçeneği varBiri 30 bin biri 45 bin dönemlik(Tezsiz)Akademik kariyer düşünmüyorum bazı planlarım ve mesleki gelişim için çok heveslendim. Sizce bu fiyatlar çok mu pahalı? İnsanlar her şeye pahalı dedikleri için emin olamadim kararımı verdim ama yine de merak etti
Düşündüğüm bölüm için iki üniversite seçeneği var Biri 30 bin biri 45 bin dönemlik (Tezsiz) Akademik kariyer düşünmüyorum bazı planlarım ve mesleki gelişim için çok heveslendim. Sizce bu fiyatlar çok mu pahalı?
İnsanlar her şeye pahalı dedikleri için emin olamadim kararımı verdim ama yine de merak ettim. Robot süpürgeye iPhone'a para verenlere kimse bir şey demiyor ama eğitim tatil bunlara niye çok laf ediyorlar?
0
egerbiryolcu (08.08.26)
Fiyatlar bence gayet normal.
Bir iphone bir robot süpürge almak istesen daha fazla ödersin.
0
ezkaza
(08.08.26)
Kesinlikle pahalı değil, üstelik bu yatırımı kendinize yapiyorsunuz ne güzel.
+1
sinematikcrop
(08.08.26)
Mesleki ve kişisel tatmin için verilir tabii ki, boşverin insanları. Yazıldığı gibi bir iPhone, robot süpürge daha pahalı.
Üniversite Hacettepe mi acaba? Ben de bu yaz döneminde tezsiz için bakmıştım, 45 bindi
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.08.26)
@bir fincan kahve ile film izlemek
Anadolu ve İstanbul üniversitesi benim bahsettiklerim ve bir dönemlik ücretleri. Mesela İstanbul üniversitesi benim aklıma daha çok yattı ama 90 bine mal olacak.
Onda mülakat oluyor bir de onu da gecebilirsem.
0
🌸egerbiryolcu
(08.08.26)
sadece üniversite ücretlerini hesaplamışsınız ama bunun bir de yaşam maliyetleri var. tezsiz de olsa derslere devam etmeniz, sınavlara girmeniz gerekecek. dolayısyla haftanın en az 3 günü okulda olmanız lazım. bu da bir maliyet, bunu da hesaplamanız lazım. her halükarda eğitim için 30 veya 45 çok para değil ama, aması var işte. hobi niyetine, heves için paranız da varsa tezsiz yapılır ama artık piyasa tezliye tezsize prim vermiyor. çünkü ne yazık ki "doğrudan uygulamalı" uygulamalı bilimler değilse, programdaki hocalar size sahada bağlantı sağlamayacaksa, dış paydaşlarla projelerine dahil edip size kapı açmayacaksa akademide öğretilenlerin sahada karşılığı yok. hele ki sosyal bilimlerde artık lisans bile neredeyse gereksiz hale geldi. mesleki gelişim için ya da kariyer planlarınız için bu parayı tezsize vermek yerine gerçekten piyasada karşılığı olan kurslar ve sertifkalar çok daha faydalı. türkiyede herhangi bir üniversitenin herhangi bir bölümündeki herhangi bir hocanın anlattığı konular yale, oxford, harward'ın online derslerinde anlatılıyor veya internetten ücretsiz veya cüzi ücretlerle izlenebiliyor zaten. siz derseniz ki benim tezsizde ders alacağım hoca onlardan daha iyidir, o tezsiz bana daha çok fayda sağlar, o zaman bahsettiğiniz paraya değer.
+1
halanne
(09.08.26)
Eğer size bir konuda iş yapabilmeniz için ehliyet/yetki/lisans vermeyecekse Türkiye gibi eğitimin ücretsiz olduğu yerde eğitime para vermek bana mantıksız geliyor.
Selamlar Daha önce hiç ameliyat olmadım, o yüzden biraz ürperiyor bu konular beni. Bugün Kbb muayenesi oldum. Sinüslerim dolu ve burundan rahat nefes alamıyorum, şimdilik sprey verdi doktor fakat burun içinde eğrilik varmış, tıraşlamamız gerekiyor, ne zaman ameliyat olmak istersen gel dedi fakat fec
Selamlar Daha önce hiç ameliyat olmadım, o yüzden biraz ürperiyor bu konular beni. Bugün Kbb muayenesi oldum. Sinüslerim dolu ve burundan rahat nefes alamıyorum, şimdilik sprey verdi doktor fakat burun içinde eğrilik varmış, tıraşlamamız gerekiyor, ne zaman ameliyat olmak istersen gel dedi fakat feci tırsıyorum:( Beterin beteri var tabi o ayrı mesele , bu aralar bir de dişimle ilgili zor bir süreç geçirdiğim için bu sağlık meselesinde anksiyetem tavan yaptı
Olanlar biraz deneyimlerini aktarabilir mi? Sancılı bir süreci var mı ameliyat sonrası? Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek (06.08.26)
ben o içeriden traşlama ameliyatından oldum. başka sorunlarım da olduğundan, nefesim yüzde yüz düzelmedi ama büyük bir rahatlama da sağladı. benim acı eşiğim oldukça yüksektir ama iki gün sonra işe başlarsın diyenler de biraz boş konuşuyor açıkçası. kemik kırma olmadığı halde, ortalama ilk 3 gün, ağrılı ve -hafif eğimli/oturarak uyumak durumunda olduğunuzdan- sersem gibi geçiyor. sonra yavaşça toparlıyorsunuz. sonuca odaklanarak olun gitsin derim. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(07.08.26)
Geçmiş olsun. Burun eğriliği (deviasyon) ameliyatı, KBB'de sık uygulanan ve genellikle güvenli kabul edilen cerrahi işlemlerden biridir. Ameliyat sonrası ilk birkaç gün burunda tıkanıklık, hafif ağrı, şişlik veya kanlı akıntı görülebilir; ancak çoğu kişi bu dönemi ağrı kesicilerle rahat geçirir. İyileşme süreci kişiden kişiye değişse de, doktorun önerilerine uyulması iyileşmeyi olumlu etkiler. Ameliyat konusunda kaygılarınız varsa, bunları doktorunuzla paylaşmanız ve aklınızdaki soruları sormanız karar verme sürecini kolaylaştırabilir.
dişte sorun olduğunu mutlaka söyleyin doktorunuza. olasıdır gözden kaçırabilir. eğer diş etinizde iltihap durumu varsa risk artar.
deviasyon için asla bu ameliyatı olmam ve yapmamda. eğer hasta rahat nefes alıyorsa ki bunu da testle anlayabilirim ( böyle bir test yapmamış ise doktorunuz isteyin özel gümüş kaşıklarla yapılır ). eğer olumlu ise yani burun deliklerinden hatta birinden bile makul nefes alımı geliyorsa bu ameliyatı yapmam ve olmamda.
ama diyelim ki oldun. kazıma dedikleri işlemde olası et kemik ve yüzde yüz kıkırdak parçalara çıkarıp bak gördün mü neler çıkardık aldık diyecekler. ilerleyen zamanlarda yani iyileşince eğrilik hariç hiç bir şeyin düzelmediğini görecek ve mecburen burun açıcı spreylere devam edeceksin. karar senin.
-1
7 ve 8
(07.08.26)
@7 ve 8; evet o test yapıldı ve maalesef deliklerden birinden rahat nefes veremiyorum.
Peki neden öyle dediniz? Yani eğrilik bu problemin ana kaynağı değil midir? Ömür boyu burun spreyine devam mı ediliyor bu tip vakalarda ?
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(07.08.26)
benim nefes kanallarım dar ve eğriymiş , kist oluşmuş hiç nefes alamıyordum .ameliyat oldum , çok zor bir süreç değil rahat geçti , tabi doktor çok önemli . benim doktorum çok profesyonel çok havalı biri . bizde kan yok bizde acı yok diye diye tekerleme gibi o kadar çok söyledi ki , moralim hep yüksekti ve ona da çok güvendim. cidden de kan ve acı olmadı. ameliyat sonrası arnica krem kullandım morarma fazla olmadı olanlar hemen geçti . 3-5 gün sıkıntısı var sonrası muhteşem . burnumla ilgili hiç problemim kalmadı süper nefes alıyorum , estetik olarak da düzeldi çok doğal bir şekli oldu. ben söylemeden kimse ameliyat olduğumu anlamıyor. sargılar çıkınca ilk nefes beni çok şaşırttı " siz hep böyle mi nefes alıyorsunuz ? " dedim doktora . istanbul'da yaşıyorsan git bir tanış fikir al istersen Op.Dr.Rahmi Özcelep
selamlar,türkiye'de kitap hala okunuyor mu, okunuyorsa ne kadar okunuyor? basılan kitap hem adet hem çeşit olarak artıyor mu yoksa tam tersi azalıyor mu?insanlar kitap satın alıyor mu hala? kitap okuyor mu? --ben eskiden daha sık kitap okurdum, şimdi pek nadir okuyorum. genelde bilgisayara internet
selamlar, türkiye'de kitap hala okunuyor mu, okunuyorsa ne kadar okunuyor? basılan kitap hem adet hem çeşit olarak artıyor mu yoksa tam tersi azalıyor mu? insanlar kitap satın alıyor mu hala? kitap okuyor mu?
-- ben eskiden daha sık kitap okurdum, şimdi pek nadir okuyorum. genelde bilgisayara internete takılıyorum, telefona harcıyorum zamanımı. ilgimi çeken kitapları alıyorum okumaya çalışıyorum ama bir süre sonra kenarda tozlanıyor. etrafımda tek-tük kitap okuyan, vizyona giren filmler gibi kitap bültenlerini takip eden tanıdıklarım var ama o kişiler de olmasa kitap okuyan bir insan görmemiş olacağım.
zincir kitapçılar dışındaki yerel kitapçılar soru bankası ve türevlerine odaklanmış. internet dışında kitap arayıp bulmak da zor.
kitap yazanlar hobi olsun diye yazıyor gibi. eskiden de gelir elde etmek zordu, sanırım şimdilerde iyice imkansız. eskiden en azından çevirmenler, editörler hayatlarını idame ettirecek kadar kazanıyordu şimdilerde yapay zeka ve benzeri araçlar yüzünden editör ve çevirmene verilen kıymet de azaldı sanırım.
bonus soru: hala kitaplarda bir çok yazım hatası yapılıyor. 30 yıldır kelime işlemci yazılımları hatalı kelimelerin altını çizerken kitap basanlar nasıl oluyor da bu kadar basit hatalar yapıyorlar?
0
biseysorcaktim (06.08.26)
Kitap okuma konusunda kendimi bir şekilde disipline ederek okuyorum elimden geldiğince. Yıllık belli bir hedefim var, her yılın başında bu sayıyı belirler (52 mesela) ve tutturmaya çalışırım. Canımın okumak istemediği zamanlarda da sesli kitap güzel gidiyor yürürken vs
Ülke geneline gelirsek; istatistiklere bakmadım ama instagram’daki şu bookstagram akımına bakarsak fena değil gibi oran. Kitaplarla ilgili paylaşımlar, gruplar çıkıyor sürekli karşıma. Satışlarda Hiçbir zaman çok yüksek rakamlar olmamıştır ama instagrama bakarsak yine de fena değil gibi son zamanlarda.
Birkaç popüler, yayınevinin çok sevdiği yazarlar hariç geri kalanı hobi niyetine yazıyor gibi. Kitaptan para kazanmak zor
Zamanında rahmetli küçük İskender, bir imza gününde “türkiye’de yazdığı kitaplarla evini alabilen tek şair benim demişti. Belki şimdi de Murathan Mungan’dır (gerçi o birçok türde yazıyor, direkt şair demeyiz)
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(07.08.26)
kötü elbette. ülkede okuma oranları çok düşük. geçmişte de düşüktü, bugün de düşük. kitap fiyatları da maliyetler yüzünden çok yükseldi. kitap yazarak para kazanan ve huzurla yaşamını sürdüren insan türkiye'de artık yok gibidir. ahmet ümit falan 90'lardan aldığı rüzgarla devam ediyor, hâlâ düzenli kitap yazıyor, o fena durumda değildir mesela.
diğer yanda hakan günday gibi isimlere de bakacak olursan senaryo dizi/film işlerine yöneldiğini görüyoruz. çünkü o sektörde daha fazla para var kitaba göre.
baktığında 90'lar ve 2000'lerin başında yine isim yapmış, uzun süre gündemde kalmış, konuşulmuş türk yazarlar var. günümüzde artık o da yok. uzun süredir yeni bir ismin popüler olduğunu, konuşulduğunu, kitaplarının eskiden olduğu gibi övüldüğü bir dünya olduğunu görmüyorum ben. yeni nesil çok hızlı tüketmeye alışkın, sanırım onunla da alakalı bir durum. bir yazarı benimseyip birkaç yıl sonra dahi yeni kitabını heyecanla beklemek mi? bence öyle biri olduğunu bile unuturlar o sürede.
bonus soruya gelecek olursak ise eskiye göre yayınevlerinin özensiz olmaları. bir kitabı en az 2-3 editör/redaktörün okuması gereken yerde artık tek kişi bir kere okuyup geçiyor, onu da daha hızlı yapıyor, elbette gözden birçok hata kaçar. bu da maliyetle ilgili bir konu yine. kelime işlemcisi tarafından altı çizili olsa da okurken bazı doğru kelimelerin, yabancı kelimelerin vs de altını çizdiği için o da güvenilir değil ya da göz bir süre sonra onları bile görmüyor. o yüzden en az 2-3 hatta 4 okuma falan şart.
0
oldtimer
(07.08.26)
Hocam bunu basın ve yayıncılık endüstrisi olarak cevaplayalım.
Bu endüstri, her pazarda o pazarın kültürel birikimiyle doğru orantılı.
Mesela Avrupa pazarı geçtiğimiz yıllarda büyüme eğilimini sürdürdü. Hem de %80'in üzerinde basılı kitap satışıyla.
Yani dijital yayıncılık basılı yayıncılık anlamında öyle ciddi bir değişim yok henüz gibi duruyor.
Almanya, Fransa, İngiltere'de hala çok ciddi dergi pazarı da var mesela. Türkiye'de dergicilik diye bir şey kalmadı diyebiliriz. Şöyle diyeyim, Almanya'da 6000-7000 dergi var kayıtlı. Çok ciddi bir sayı bu. Türkiye'de bir bir kapanıyor dergiler.
Türkiye'de rakamlara bakmak lazım. ama okuma oranları her zaman düşüktü. Sosyal medyayla daha da düştü. Bizde birçok insan dijitalleşme yüzünden dünyada da yayıncılığın bittiğine inanıyor ama dünyada en azından gelişmiş ülkelerde durum böyle değil.
Hatta kitap özelinde yayıncılık sosyal medyayı da arkasına alarak büyüyen bir endüstri.
Mesela ABD'de yayıncılık biraz şuna evrildi.
büyük yayınevleri dışında butik yayınevleri genelde bir niş seçiyor. atıyorum ekonomi kitapları basıyor sadece ve ona odaklanıyor. Bu iş sadece kitapla kalmıyor. O kitaplar video içeriklere, konferanslara, sosyal medya içeriklerine, tv programlarına dönüşüyor. Content IP gibi düşünebiliriz yaklaşımı. Yani yayıncılık 360 yayıncılığa evrildi biraz. Bunun en güzel örneği mesela atomic habits. Avery yayınlarından çıktı penguen'in alt şirketlerinden biri. Atomic habits bir kitaptan ziyade bir ekosistem. Bu yayınevinden çıkan kitapların çoğu böyle ama.
Türkiye'de zaten okuma alışkanlıkları düşüktü. Ama yayıncılar da bu tip yeni yaklaşımları reddediyor. Biraz geleneksel düşünüyorlar. Açıkcası bu yaklaşımları da küçümsüyorlar. Sosyal medyayı bile çoğu yayıncı yakın zamana kadar hor görüyordu. halbuki kullanabilirlerdi.
İşin özü Türkiye'de yayıncılık ağırlıklı olarak ders kitaplarından para kazanıyor gibi görünüyor.
Selamlar Öğretmenim. Ankara Mamak bölgesine tayinim çıktı Bu ay geleceğim, ev bulana kadar birkaç hafta-bir ay kalabileceğim tercihen altındağ bölgesinde (Cebeci tarafları da olur) bekar çalışanların da kalabildiği pansiyon tarzı bir yer arıyorum Önerileriniz için teşekkürler şimdiden
Selamlar Öğretmenim. Ankara Mamak bölgesine tayinim çıktı Bu ay geleceğim, ev bulana kadar birkaç hafta-bir ay kalabileceğim tercihen altındağ bölgesinde (Cebeci tarafları da olur) bekar çalışanların da kalabildiği pansiyon tarzı bir yer arıyorum
Önerileriniz için teşekkürler şimdiden
+1
bir fincan kahve ile film izlemek (01.08.26)
öncelikle hayırlı olsun öğretmenim, mesleğinizde başarılar diliyorum.
Cebeci Boz Sokaktaki ebs (eğitim bir-sen) konukevini önerebilirim. bi fiyat sormanızda yarar var. merkezi konum, ulaşım konusunda rahat edersiniz.
Freenote kullanmaya başladım ama oluşturduğum gifleri, kısa videoları notun içine ekleyemiyorum. Eklediğim gifler daha doğrusu metin içinde hareket etmiyor. Kestirmeler uygulamasından gif oluşturdum ama ben mi beceremedim bilmiyorum artık Şöyle bir not uygulaması lazım bana: - alacağım notlar aynı z
Freenote kullanmaya başladım ama oluşturduğum gifleri, kısa videoları notun içine ekleyemiyorum. Eklediğim gifler daha doğrusu metin içinde hareket etmiyor. Kestirmeler uygulamasından gif oluşturdum ama ben mi beceremedim bilmiyorum artık
Şöyle bir not uygulaması lazım bana: - alacağım notlar aynı zamanda görsel hafızaya yönelik gifler, kısa video parçaları da içerecek . Bunları ekleyip not içinde görüntüleyebilmeliyim
Var mı öneriniz ?
0
bir fincan kahve ile film izlemek (26.07.26)
Apple notes’da olmuyor mu? Microsoft one note olabilir ya da notability belki.
0
orient blue
(27.07.26)
@orient blue; evet Apple notes’da denedim, oluyormuş teşekkür ederim Notability’i denemiştim, onda da olmuyordu
Memnun musunuz ?merhabaufak bir araştırmaya başladım , geçenlerde birkaç kez kiraladım. şimdi alma konusunda avucum kaşınıyor gibi 🙂normalde hiç düşünmeyeceğim bir aletti elektrikli scooter fakat elektrikli bisiklet olayından biraz bezdim , artık hantal gelmeye başladı ve çok servislik işi oldu, bay
Memnun musunuz ?
merhaba
ufak bir araştırmaya başladım , geçenlerde birkaç kez kiraladım. şimdi alma konusunda avucum kaşınıyor gibi 🙂
normalde hiç düşünmeyeceğim bir aletti elektrikli scooter fakat elektrikli bisiklet olayından biraz bezdim , artık hantal gelmeye başladı ve çok servislik işi oldu, baya masraf yaptı. spor amaçlı elektriksiz bir gravelim var, acaba yanına scooter mi alsam diye düşünmeye başladım.
güvenlik konusu ciddi bir problem gibi duruyor. ankara’da kullanmak için düşünüyorum. süspansiyonu iyi bir modelle ve kaskla kaza riskini azaltmak mümkün mü ?
başlangıç olacağı için çok para da gömmek istemiyorum. segway, naevee gibi markalar gözüme çarpıyor. segway zt3 pro gözüme çarptı ama çok mobil durmuyor gibi, yakından göremedim henüz.
Max. 50.000 liraya kadar öneriniz var mı acaba? veya ikinci el mi alsam heves giderme adına ?
+1
bir fincan kahve ile film izlemek (22.07.26)
Geçici bir heves gibi duruyor, %99 sıkılacaksınız :) Yine de bütçe sorun değilse denenebilir.
Küçük bir çapta, düz zeminde kullanacaksanız işlevsel ve zevkli olabiliyor ama arabalarla aynı yerde gidecekseniz, Çayyolu’ndan Kızılay’a giderim diye alıyorsanız, bisiklet yolu yoksa anlamsız. Çok dengesiz bir alet olduğundan ve sürüş pozisyonu sebebiyle yaralanmaya çok müsait, istediği kadar süspansiyonu olsun. Bir de malum ülke şartları.
50 bin liralara ikinci el 8 beygirlik benzinli scooter satılıyor. Bence çok anlamsız ama ikinci el Xiaomi pro falan alınıp denenebilir, ikinci elde satmak kolay olmaz. Hatta heves almak için kiralama en mantıklısı.
0
orient blue
(23.07.26)
@orient blue; Sanki biraz heves gibi geliyor bana da evet:) En çok mobilite anlamında cezbediyor beni.
Ama kiralamak da mantıklı , belki birkaç hafta kiralamak fikrimi değiştirebilir veya sağlamlaştırabilir.
Motor Kullanma Fikrinden Caymalı mıyım ? Denge konusunda aşırı Yeteneksiz ve Beceriksizim
vivitlawliet
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.Bisiklet olmadan motor öğren
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.
Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.
Bisiklet olmadan motor öğrenmeyi denedim, yine özel ders aldım fakat 2 saatte neredeyse hiç ilerleme kaydedemedim.
Hayatım boyunca denge konusunda hep yeteneksiz biri oldum. Askerde bile yürüyüş yaparken hep yanlış yürür, diğer arkadaşlarımın düzenini bozardım.
Bu konuda ne çok merhametli ne de çok acımasız davranmazsanız ne tavsiyede bulunursunuz bana ?
Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayı mı öğrenmeliyim ?
Arabayı kolay yem olarak görmüyorum yanlış anlaşılmasın. Arabada vücudum denge sağlamak zorunda olmadığı için onda bu problemi yaşamayacağım. Benim için en büyük avantajı bu.
0
vivitlawliet (04.06.26)
senin yerinde olsam bisikleti zorlardım önce. kafadan bir yıl düzenli bisiklet kullandıktan sonra eğer denge olayını da hallettiysen motora yönel. bunları yapmadan net araba derim motorun gerçekten şakası yok.
+1
veri
(04.06.26)
denge sorunun varsa boşver. yollar zaten manyak motorcu dolu, eşekten inen motora biner oldu (sözüm sana değil). kendi canın için gerek yok bence.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
30 sene bisiklet sürmüş biri olarak motorumu da aldığım gün sorunsuz dengede durup kullanmaya başlamıştım. Buna rağmen bir gün yol kaygan olduğu için motordan düşüp hastanelik oldum. Yani kısacası çok kolay kullananlar için bile motor çok riskli ben sizin yerinizde olsam direkt arabayı öğrenirdim
+1
alaimisema
(04.06.26)
çocukken bisiklet sürmemişseniz şimdi motosiklet kullanamamanız normal. eğer motosiklet istiyorsanız bir bisiklet alacaksınız ve 3 ay, 6 ay, belki 1 sene bisiklet süreceksiniz. öğrenirken de öyle saçma sapan akrobatik şeyler öğrenmenize gerek yok, beyin sadece iki tekeri öğrenecek. sonra motosiklete geçersiniz. ama bence bunu yapacaksanız gün bugün. hemen bisiklete başlamanız lazım. eğer ertelerseniz ve 5 sene sonra yine motor deneyeyim derseniz aynı hikayeler, fakat bu sefer daha zorlu olmaya başlayacak.
ha bence motosikletten bağımsız olarak bisiklet alın, öğrenin ve sürün. hem spor olur.
0
malheiros
(04.06.26)
hayatında hiç bir araç kullanmayan insanlar motor kullanabiliyor, kullanması da çok rahat. ancak düşme ve kaza yapma durumu riskli. bir kere önüme köpek çıktı çarpmamak için ayağımı koydum, bağlarım koptu. dikkatli kullanmak lazım.
0
mikahakkinen
(04.06.26)
her şeyden önce motor aşırı güvensiz bi ulaşım aracı değil mi? kasaba içinde yaşıyorsanız anlarım ama onun dışında büyükşehirlerde vs motorla seyahat etmek bence çok riskli. motor kullanmaya başlayanların yüzde seksen beşi ilk iki ay içinde kazaya karışıyor diye bi bilgi kalmış hatta aklımda.
ben de mesela becerilerime güvenmediğim için direksiyon başına geçmekte hep isteksiz kalıyorum.
şart değilse direkt araba kullanmayı öğrenin.
-1
elorelia
(04.06.26)
önce bi bisikleti zorla, onu bi çöz sonra motora yönel
0
edakkk19
(04.06.26)
Bence riskli, tavsiye etmem şu durumda, hele ki dengem de kötü diyorsanız asla.
Ben yıllardır uzun tur bisiklet sürüyorum, henüz motorsiklete cesaret edebilmiş değilim
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.26)
caymalısın
0
mantık
(04.06.26)
bisiklet başka, motosiklet başka, ikisi arasındaki tek ortak nokta 2 tekerlekli olması.
dengem kötü ne demek, gidip kulaklarını kontrol ettirdin mi? disleksi mi var sağı solu karıştırıyorsun?
iki saatte ilerleyemediğin seviye nedir? ne kadar ilerlemeyi planladın da edemedin?
burada bir sürü motor kullanıcısı var ancak yarışlara katılan bir kaç kişidir o da belki. neyi planladın da nereye ulaşamadın ki?
bisiklet kullananlar da çocuk yaşta kullanıyorlar şimdi geriye bakınca babam arkamdaydı bir baktım ben gitmişim babam geride kalmış beni bırakmış işte öyle başladım kullanmaya gibi anılar anlatırlar ama kimse 3 teker kullandığını hatırlamaz yada o babanın bırakmadığı bilmem kaç günü, yani bisiklet genç de olsan yaşlı da olsan bir kaç saatte öğrenilmiyor, günler haftalar gerekiyor, yaş geçtikçe o zaman biraz daha artıyor ancak imkansız olmuyor.
yani zamanla oluyor, hiç birimiz bir günde bir şeyi öğrenmedik. zaman aldı, azar işittik, düştük dizimiz kanadı.
evet bisiklet kullansaydın, adaptasyonun hızlı olurdu ancak bisiklet kullanıyorsun diye motorda ikinci gün trafiğe çıkabilirsin, 3 ncü gün pistte, 4 ncü gün derece alırsın demek değil.
trafik deneyimi başka bir şey. yıllarca araç kullananlar motora geçince hemen trafiğe çıkmıyorlar biraz mahallede takılıyorlar falan. her şey zamanla oluyor.
+1
selam
(06.06.26)
bisikletten dusersen en fazla beyin sarsintisi gecirirsin, olme ya da sakat kalma sansin cok dusuk (ki ben dustum ve beyin sarsintisi gecirdim)
arababayla kaza yaparsan, gunumuz teknolojisiyle yine olmek ya da sakat kalmak kolay degil, bahya ugrasman ve sanssiz olman lazim. 3-4 kazam var, cogunlukla bana vurdular. aracin icinden burnum kanamadan ciktim.
motorda ise durum farkli. arac kazasiyla olen tanidigim yok, ama motor kazasindan olen birkac tanidigim var. iyi ekipman bile olsa motorun hic sakasi yok.
o yuzden ben de motor isteyen biri olarak uzak duruyorum ki 25 sene arac deneyimim var, 26 feet havali fren kamyon dahil kullanmadigim arac kalmadi. bence cok cok riskli bir aktivite. bisiklet bile kullanmayi bilmeyen birine onerilmez.
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir. Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki... Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım. Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.
Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.
bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende. ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim. cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.
Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar. Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum. Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
nefertarii
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.
Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.
Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.
Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:
Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
Sabah kalkar kalkmaz iştahım hiç olmaz. En azından 1 ya da 2 saat geçmesi lazım. Ne çok az ne de çok yerim.
Bazen hiç açlık hissetmediğim de oluyor o zaman direkt öğlen yemeği de yiyebiliyorum bazen direkt akşam yemeği şeklinde de olabiliyor.
0
rock n roll
(27.05.26)
Atlanması da, hafifi de, dolu dolusu da zamane uydurmaları. Yüzyıllardır '3 öğün yemek' diyen ataların bir bildiği vardır. Kahvaltı da diğerleri gibi normal bir öğündür.
Tahlil için kan vermeyeceksem kahvaltısız evden çıkmam.
-3
Mirket
(27.05.26)
protein ağırlıklı, tuzlu bir kahvaltının en iyisi olduğunu düşünüyorum.
0
black holes in the sky
(27.05.26)
Bayram seyran, aile ile özel vakit geçirmek harici normal günde hiç kahvaltı yapmam.
0
gabe h coud
(27.05.26)
Yumurta ve zeytinyağı dökülmüş peynir zeytin domates yeşillik.
0
kizil karga
(27.05.26)
Her sabah kahvenin içeriğinden bağımsız çünkü hangisi olursa olsun iki kupa kahve içmeden bir şeyler yemek aklıma gelmez. Bu da en az 3-4 saat yapıyor. Çünkü o kahveleri içerken adeta keyifle, zaman zaman orgazm hissiyle doluyorum. Şimdi bir de kahve içerken bir tane de teanin atıyorum aman yarabbi. Deneyiniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(27.05.26)
kahvaltının nasıl yapılması veya yapılıp yapılmaması gerektiğine dair güçlü bir fikrim yok açıkçası. sağlık konusunda beslenme düzeni, uyku, stres, fiziksel aktivite, besin kalitesi çok önemli. kahvaltının konsept olarak kendisi bunların yanında bence ihmal edilebilir düzeyde önemsiz sayılır.
benim kişisel olarak kahvaltı alışkanlığım yok, sadece pazar kahvaltısı gibi özel yeri olan ve "etkinlik" olarak gördüğüm kahvaltıları severim. tok uyanıyorum zaten gün başlangıcı telaşesinde aklıma da pek gelmiyor. 8'de uyandım diyelim zehir gibi şekersiz filtre kahveyle cuvaret içince 12'ye kadar acıkmam ben. genelde öğlen ve akşam yemeyi tercih ediyorum.
ha ama ben rafine şeker bağımlısı, sigara ve alkolü sıkça tüketen, sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuş biriyim mesela. yiyince de öküz gibi yerim. haliyle kahvaltıyı atlamanın bir faydasını görmedim. ama zaten dediğim gibi sağlık için filan yapmıyorum benim nezdimde gereksiz, anlamsız bir öğün. yeni uyandım zaten niye yiyeyim diyorum. acıkan, canı çeken, isteyen de yesin ben izin veriyorum nfjdkdkd
-1
der meister
(27.05.26)
Kalktiktan sonra hemen degil, 1-2 saat sonra yumurtali sebzeli bir kahvalti. Fresh ve doyurucu oluyor
-2
mor oje
(27.05.26)
Kişiden kişiye değişen bir şey. Yıllardır kahvaltı yapmadım (özel bir gün vs dışında). Bu işin doğrusu bu diyemem, gerçekten umrumda olan bir konu değil ve hayatıma etkisi sıfır. ama kahvaltı yapılmalı diye kafa ütülenmesi güldürüyor.
+1
logisticsmanager
(27.05.26)
evden calisiyorum ve son 6 yildir ayni kahvaltiyi yapiyorum.
7.30ta basliyorum mesaiye. 10:00 - 11:00 gibi kahvalti/ogle yemegi yiyorum, ve istikrarli olarak 2 yumurta, 1 dilim tam tahilli ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalik, humus, fistik ezmesi ve recel yiyorum. bazen domates salatalik yerine roka yedigim oluyor. yumurta da nasil denk gelirse, bazen peynirli, soganli, biberli, ispanakli filan. o saate kadar acikmamis oluyorum, kahvaltiyi da daha cok gunun geri kalaninda acikmamak icin yapiyorum,
aksam 6-7 gibi de aksam yemegi, bazen corba salata, bazen tenere yemegi, bazen pizza makarna, bazen zeytinyagli biseyler, bazen kofte/tavuk pilav fln ne denk gelirse. genelde acikmamis oluyorum, oylesine yiyorum. ama spor yapacaksam daha erken yiyip yapmaya calisiyorum, ozellikle kardiyoda nefes nefese kalmamami sagliyor. fiziksel olarak aclik hissetmesem de spor performansim kotu oluyor yemeyince.
arada nadiren meyve yedigim oluyor, bi de kahvaltidan 1-2 saat sonra kahve iciyorum. aksam yemegi sonrasi bisey yemiyourm.
uzun yillardir hep ayni kilodaydim, bence sagligim yerinde, beyin sisi vs gibi durumlarim olmuyor, yemek yediken sonra surda bir kestireyim gibi dertlerim de olmuyor. son 1 senede 3 kilo aldim ama, hep o fistik ezmesiyle recelin sucu bence.
0
taurina
(28.05.26)
Uzun zamandır muz+ kahve+ varsa ceviz veya hurma şeklinde yapıyorum. Hızlı, pratik, pek de kötü bir beslenme şekli olduğunu düşünmüyorum. Tok tutuyor ve zahmetsiz
Bildiğimiz, sağlam bir kahvaltı masasına bir tek aile evine gittiğimde oturuyorum. Onun dışında aramam
30+ ve birikimi olmayan, motivasyonu da olmayan bekarlar?
bir fincan kahve ile film izlemek
SelamlarBir süredir depresif moddayım, gelecek kaygıları nedense bu aralar tavan yaptı bende, üstüne her Allah’ın günü düşünür oldum.Kendimi tanımlayacak olursam; yaş 33 e, hayata tutunma becerilerinden yoksun biriyim, bu yüzden çoğu zaman kendimi ucube, topluma, aileye uyumsuz gibi hissedebiliyorum
Selamlar Bir süredir depresif moddayım, gelecek kaygıları nedense bu aralar tavan yaptı bende, üstüne her Allah’ın günü düşünür oldum.
Kendimi tanımlayacak olursam; yaş 33 e, hayata tutunma becerilerinden yoksun biriyim, bu yüzden çoğu zaman kendimi ucube, topluma, aileye uyumsuz gibi hissedebiliyorum. Anksiyete, panik atak sahibiyim
MEB’de öğretmenim, kenarda birikim yok denecek kadar az. Evlilik motivasyonu yok, motivasyon olmayınca parayı hobilere, kitaplara, kahveye harcamayı tercih ettim. tamir, alet edevat işlerinden anlamam, hala ehliyetim bile yok anksiyetemden dolayı, arabalara merakım da yok, ev desen zaten tek maaşla hayal. aile de haklı olarak sıkıştırıyor ehliyetini al, birikim yap, düzen kur diye. Galiba bu hayatta sadece kitap okumaktan, kendimle vakit geçirmekten keyif alıyorum maalesef.
Eskiden çok kafaya takmam ya diye kendime itiraf edemesem de artık bir gelecek endişesi geldi empoze edilen şeylerden dolayı. Galiba yolun sonu elden ayaktan düşünce huzurevi gibi duruyor, onun için bile kenarda deli gibi para lazım.
Böyle kendi kendime düşünüp Karalar bağlayacağına bari buraya yazayım dedim. Ne olacak böyle, var mı benim gibi olan? Yaşanır mı bu şekilde? Sizin gelecek için planınız var mı?
Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek (24.05.26)
Benim durumum iyi. 34 yaşımdan sonra katlanarak gitti. Şu anda 41’im. Moralini bozacak bir yaşta değilsin. Tek yapman gereken başlamak.
+1
gabe h coud
(24.05.26)
birikim yapmak ve artış trendini izlemek de hobi gibi bişi. biraz kurcalayın hoşunuza gider muhtemelen.
+1
gurur
(24.05.26)
görüyor ve arttırıyorum. 6 aydır çalışmıyorum. ekimde 35 olacağım. haftaya son ödemelerimi yaptıktan sonra 6 yıllık romanya kariyerimde cebimde kalan 1500 lei + 1400 dolar + 2019 suzuki vitara olacak (15000 euro cash verene satarım). aralık 2022 ve temmuz 2024'te 2 kere buradaki paramı sıfırlamıştım. ama o günlerde işim vardı ve fazla mesailer vesaire ile durumu topladım. her allahın günü mesai yapar gibi iş arıyorum bu aralar. ama fırsatllar içinde fırsatsızım gibi geliyor (imkanlar imkansız, küçük emrah styla). inşallah günü kurtarmama yetecek bir iş bulurum kısa zamanda sıfırı bulmadan. evlilik, aile, ne bileyim ev alma hayalim pek yok.
0
rain when i die
(24.05.26)
abi yanlış anlama kendi mücadelene saygım sonsuz. her insanın farklı hedefi, hayali, beklentileri, sorunları var... ama türkiye'de meb'de öğretmen olmak az şey değil. ben duyuruyu açtığımda işsiz güçsüz, yıkık biri görürüm sanmıştım. sen eğitimcisin, devlet memurusun. dediğim gibi seni tatmin etmeyebilir o tamamen kişisel bi konu ama kendini öyle işsiz güçsüz adam gibi tanımlamana da gerek yok.
ben ay başı 32'ye dönüyorum. 18 yaşımdan beri yaptığım bir iş var. çok vakit almıyor, asgari ücret düzeyinde gelir sağlıyor. üniversitede çok dolaştım ama lisansı bitirmedim. yaptığım iş de "bi yere gidecek" türden değil. öyle mal gibi yaşadım yani 10 sene kah aç kaldım kah özgürlüğümü değerlendirdim ettim vs. ama geldiğim noktada hiçbir şeyim yok. sevdiğim, bilgisayarda yapabildiğim, çok vaktimi almayan bir işle öyle takıldım yani.
temmuzda askerlik mevzuu çözülecek. şimdi işe girmek istesem bile giremiyorum, askerliğini yapmamış diyorlar. muaf olacağım. en azından o kesinleşmiş olur. gerçi işe girmek dediysem eğer şanslıysam fabrikada, burger king'de filan çalışırım. lise mezunuyum, tahsilim yok.
ülkede senin gibi hatta senden çok daha kötü durumda milyonlar var. hadi bende zaten bi şey yok ama "çok kalifiye" olduğu için süpermarkette işe giremeyen adam tanıyorum mesela. çocuğa günde 8-9 saat bim kasiyerliği yapıp ayda 30 bin lira kazanmayı bile çok görüyorlar.
ne yapacağımı bilmiyorum. artık çok da önemsemiyorum. benim muhakkak kendimi eleştirmem gereken noktalar vardır ama bu ekonomik sistem içerisinde barınamadığım için ben kendimi suçlamıyorum. 3-5 tane adamın 20-30 milyar dolarlık serveti var, biz böyle yaşıyoruz. milyarlarca insan sabah gidiyor, akşam geliyor, kimisi gece de çalışıyor... hangisi zengin oldu, hangisi ne elde etti?
hayatımın geri kalanını kapitalist sistemi ve mevcut düzeni yok etmeye adadım şahsen. alacakları bir canım var. şu yaşadığımız şey soytarılıktan başka bir şey değil. bir tane fabrika var bakıyorsun. bin tane işçisi var. adamların hayatı skiliyor, hepsinin maddi problemi var, ay sonunu zor getiriyorlar... fabrikanın sahibi yatıyla son model arabasıyla geziyor.
artık hiç kendimi paralamıyorum yani o açıdan. çoluk çocuk eş meş yok, zaten istemiyorum da. ben hazır olayım. sınıf savaşı olursa orada yaparız şovumuzu. ölüyorsak da şerefimizle ölürüz. böyle yaşamaktan iyidir.
koskoca dünyada iyi eğitim almış milyonlarca, hatta belki sayısı milyarı bulan gençler "hatalı" veya "yanlış" olamaz abi. yok öyle bir dünya. ben kendi adıma bize dayattıkları bu soytarılığı kabul etmiyorum. çalışmadan kazanayım, zengin olayım filan da demiyorum. ama şu an dünyadaki kaynaklarla herkesin başının üstünde bir çatısı, önünde yiyecek yemeği olabilmeli. sorun "fakirlik" değil tam tersine "zenginlik". biz zenginleri doyuramıyoruz, tek problem bu.
o yüzden artık kendime yüklenip de öyle depresyona filan girmiyorum. imkanım ölçüsünde kendime dikkat etmeye çalışıyorum. herkesin aç olduğu yerde sorun bireysel değil sistemseldir. bunların ümüğünü sıkacağımız gün bileklerimiz güçlü olacaksa da kendimize dikkat etmemiz lazım işte. o gün gelir, gelmez... önemli değil. karınca misali, yolunda ölürüz, ne diyeyim.
+5
der meister
(24.05.26)
der meister; ağzına sağlık, çok güzel noktalara değindin.
Bu aralar bu mevzulara çok kafayı takınca önüme youtube’da aşti’de yaşayan evsizlerin videoları düşüyor, ulus’ta izbe otellerde hayatlarını geçirmeye çalışan yaşlılar, kabul edilebilir bir şey değil. İnsanlık onuruna aykırı. Böyle bir çarkın içinde umutsuzluğa kapılmadan , geleceğe bakabilmek gerçekten zor.
Ne diyeyim, seni Rus dili edebiyatı okuduğun zamanlardan hatırlıyorum, umarım gönlünce olur her şey.
+2
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(24.05.26)
sağol abi, eksik olma. bilmukabele. ben okumadım etmedim diye beni kimse iplemiyor ama ben yine de doğru bildiğimi imkanım ölçüsünde söyleyeceğim. kendin söyledin. bak etrafına. hangi genç, hangi yaşlı, hangi orta yaşlı mutlu ki? bir ülkede, bir coğrafyada, onu geçtim koca bir dünyada kim iyi yaşıyor bugün? nasıl, neden? bezos milyarlarca dolara düğün yapıyor, amazon işçisi devlet desteği olmadan yaşayamıyor veya çalışırken şişeye işemek zorunda kalıyor tuvalete gidemediği için.
yaşadığımız dünya bu. en bşata dediğim gibi, altını çizerek söylüyorum, ben bunları sorumluluğu kendimden uzaklaştırmak için söylemiyorum. kendi hayatımda bu noktaya gelmiş olmamın muhakkak sebepleri vardır, bu kişisel ve tamamen ayrı bir konu.
ama herkesin mutsuz olduğu, herkesin gelecekten kaygı duyduğu, bir avuç insanın cenneti yaşarken milyarların anksiyete hastası olduğu bir yerde problem "bireysel" değildir. hadi ben aptalım. hepiniz mi aptalsınız? türkiye'de, avrupa'da, başka yerlerde... bütün bir nesil mi aptal? 2000 sonrası doğanların yüzde 80'i gerizekalı mı mesela? böyle bir şey olabilir mi?
amaçları böyle bizi bireysel olarak kırmak, herkesi yetersiz ve aptal olduğuna ikna etmek, daha da köleleştirmek. şerefsiz itler diyor ki kahve içmeyin, dışardan yemeyin... ulan her gün 200 liralık kahve içsem senede 73 bin lira yapar. 20 senede 1.5 milyona yaklaşıyor. bugün nerede o paraya ev alabilirsin? düzgün araba bile zor.
boomer'ları da bizi mahkum ettikleri bu sistemi de ezip geçmeden dünyaya huzur yok. ben artık buna inanıyorum. eskiden bana da çok havai, uçarı, anlamsız filan gelirdi bu konular. ama gerçekten ekmek kavgası hiçbir şeye benzemiyormuş :)
işin trajik tarafı biz 100 kişi 99 tane ekmek için savaşmıyoruz. bi tane itin evladı gelip 99 ekmeği alıyor ve bize yeterince çalışmadığımızı söylüyor. ondan sonra vay uyumsuz vay kafayı yedi bilmem ne... bu zamanda akıl sağlığını koruyan adama şaşarım ben asıl. savaşa, ayrılığa, dövüşe, hepsine para var ama 20'sinden 70'ine kadar 50 sene çalışmış adama emekliliğinde yuva sağlayacak para yok, öyle mi?
+3
der meister
(24.05.26)
@der meister
bugun butun gun bir arkadasin evinde fiziksel islere yardim ettim, hosuma gidiyor. kucuk bir ev, bodrum katin kucucuk camlari var, onlari buyutmek icin bir eleman tutmus, adam 3 gunden beri 3 cami buyutmek icin tek basina it gibi calisiyor, gunde 12 saat. en sonunda bugun bitirdi.
simdi bu adam ukraynadan savastan kacmis. adamin daha onceki isi masabasiymis. evrak takibi falan yapiyormus devlette. simdi elinde beton kesme makinasi butun gun beton kesiyor, tozdan herifin sadece gozleri gozukuyor.
bu adam burada maasli bir ise girebilirdi, ingilizcesi az, buyuk ihtimal asgari ucret alirdi, eline net ayda $2000 gecerdi. starbucks'da kafe doldurur, gunde $20 tip alinca havalara ucabilirdi.
onun yerine geldi uc tane cami buyuttu, 3 gunde aldigi para $6000. bunu her hafta bir kere yapsa $24000 yapiyor. bu benim maasimin cok uzerinde ki ben 25 senedir burdayim ve ortalamanin ustunde maas aliyorum.
ezcumle demek istedigim "18 yaşımdan beri yaptığım bir iş var. çok vakit almıyor, asgari ücret düzeyinde gelir sağlıyor. " bu kafayi acmadan "fabrikanın sahibi yatıyla son model arabasıyla geziyor." diye oykunmenin bir mantigi yok.
totonuzu kaldirip disari cikip kovalamaniz lazim. bak adamin ulkesi yakilmis yikilmis. yasadigi yerde dili yok disi yok. it gibi agir is yapiyor, karsiligini da aliyor.
turkiye'de gordugum en buyuk sikinti herkesin evinin arka sokaginda yagli balli is bakmasi. oyle bir is belki isvicre'de falan vardir, o da belllkiii.
30lu yaslar birsey degil, insanin en verimli cagi. evde oturup kapitalizme savas acma hayalleriyle bu gunlerinizi gecirmeyin (derim). 3. dunya ulkesinde para kazanmak istiyorsan yirtici olacaksin, isiracaksin. para kazanmak ile diploma arasinda pek bir baglanti kalmadi artik ayrica, o bag 90'lar itibariyle koptu gitti. o yuzden lise mezunu olmak bir mazeret degil, tersine avantaj. kaybedecek birseyin yok cunku.
0
cooperr
(25.05.26)
ben insanca yaşamak için niye bir şeyleri kovalamak ya da ıstırmak zorunda olayım? şu söylediğin sana mantıklı geliyor mu? ben insanım. insanca koşullar için niye birilerinin tepesine basmak, birileriyle mücadele etmek zorunda olayım?
kimse yağlı ballı iş filan bakmıyor burada. sen türkiye'de bile yaşamıyorsun coopeerr abi. millet burada intihar ediyor, burada üniversite mezunları aç geziyor. ilkokul mezunu patronların peşinde köle oluyor da iş bile bulamıyor.
senin kendi hayatına, tecrübene saygım var ama bu boomer algısını bırakalım lütfen. türkiye'de kimsenin senin zannettiğin gibi bir hayat istediği yok.
hepsini geçtim, velev ki öyle olsun, sorun nedir? yağın balın içinde yaşayan adam bunu bizden daha çok mu hak ediyor sana göre? ben kendi yazdığımda da söyledim. beni boşver. ben kendim için söylemiyorum.
ulan bütün ülke mi gerizekalı?
0
der meister
(25.05.26)
yaw dunya genelinde sikinti var. ben orayi da biliyorum cunku gidip geliyorum. disariyi da biliyorum cunkiu zaten disarda yasiyoruz.
herkes diploma sahibi oldu, piyasa sikisti. burda yeni mezun muhendisin 15 sene once aldigi maas ile bugun aldigi maas arasinda hicbir fark yok. bu arada asgari ucret iki katina cikti, ev fiyatlari 2-3 katina cikti. ama maaslarda fark yok cunku deli gibi mezun var, herkes issiz geziyor.
senin hayalini kurdugun hayati yasayan artik kucuk bir azinlik kaldi, onlar da zaten 50 yasinin ustunde falan, son seneleri adamlarin, deneyimleri oldugu icin sirketler adamlari idare ediyor. onlar da oldukten sonra o islerin hepsi kaybolup gidecek.
isirmak zorundasin evet. magara adamiyiz yaw. aciktin, miden gurulduyor. ya avlanacaksin ya da oleceksin. veganligin sirasi degil bence..
bak ben 7.5 seneyi universitede yaktim. 15 senedir calisiyorum. ama para yetmedigi icin ikici olarak emlak sektorune bulastim, bos zamanlarimda al sat yapmaya falan calisiyorum. cunku maas yetmiyor. eger emlagi tutturabilirsem muhendisligi birakmayi dusunuyorum cunku attigim tas urkuttugum kusa yetmiyor ki CV saglam, issiz kalmam ki zaten her ay bir firma bize gel diye ariyor.
ko-va-la-ya-cak-sin. gunumuzde baska caresi yok.
0
cooperr
(25.05.26)
hahaha günümüzde başka çaresi yokmuş. bunu milyarlar kazanıp sıçmaya yatıyla giden milyarderler mi söylüyor? ben mağara adamı değilim. mağarada yaşamıyorum. binlerce yıllık evrimimiz bunun için değildi.
ben başkasının kafasına basarak zengin ve iyi koşullarda yaşama fikrini reddediyorum. sen bu fikirle rahatsan sana da kolaylıklar dilerim. yarın bir gün bir gariban sana tebelleş olur, o zaman görürüz. sen parçası olduğun toplumu rakibin, düşmanın olarak görüyorsan sen bilirsin.
ben fakir kalabilirim ama seninle aynı zihniyette olmayacağım, yere batsın.
Oral b mi Philips mi daha iyi olur? Çok üst model düşünmüyorum. Ortalama olsun. İki tane alacağız yakın zamanda alan varsa marka model önerirse sevinirim
Oral b mi Philips mi daha iyi olur? Çok üst model düşünmüyorum. Ortalama olsun. İki tane alacağız yakın zamanda alan varsa marka model önerirse sevinirim
0
dfn4 (19.05.26)
bu konuda kral oral-b'dir.
0
summerjam0306
(19.05.26)
Ben yillardir sonicare kullaniyorum. Paranin yettigi en basit modeli al. 2 dakika ve duzgun fircadigin surecte me aldigin farketmez
+1
compumaster
(20.05.26)
Oral-b io 5 modelini kullanıyorum üç aydır. Çok memnunum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(20.05.26)
Oral-b virality ile yedinci senemdeyim, hala ilk günü gibi.
Merhabalar Ankara’ya tayin istemeyi düşünüyorum (branş özel eğitim)Düşündüğüm okulların konumları şöyle :Battalgazi mah Altındağahiler mah. Altındağçiğdem mah. Çankayaatatürk mah. Çubukteiaş lojmanları Eymir* Gölbaşı Bağlum Keçiören uyanış mah. KeçiörenMamak tuzluçayır mah. Mamak Özel Eğitim Uygul
Merhabalar Ankara’ya tayin istemeyi düşünüyorum (branş özel eğitim) Düşündüğüm okulların konumları şöyle : Battalgazi mah Altındağ ahiler mah. Altındağ çiğdem mah. Çankaya atatürk mah. Çubuk teiaş lojmanları Eymir* Gölbaşı Bağlum Keçiören uyanış mah. Keçiören Mamak tuzluçayır mah. Mamak Özel Eğitim Uygulama Cengizhan mah.* Mamak- ekin mah. Türközü mah. Mamak Emrah mah. keçiören Pursaklar - mimar sinan mah. Sincan - gop mah. çamlıca mah. Yenimahalle yesilevler mah. Yenimahalle Eryaman/ etimesgut
Optimum seçenekleri sıralamaya koyacağım diye beynim yandı, imdat Okulların konumları bunlar. Bekarım, 1+1 ev tutmak isterim, tercihen eşyalı ama alternatif çok değilse eşyasız da olur tabii. 1+1 için psikolojik sınırım 25.000 tl Ankara defalarca geldiğim, bildiğim bir yer ama tabii iş yaşamaya gelince karar vermesi çok zor.
Kriterleri şöyle oluşturmaya çalıştım: Bu konumlardaki okullara bir saatin altında tek vasıtayla otobüs/metro gidebileceğim, tercih ettiğim 1+1/fiyat skalasında ev çeşitliliği olan muhitler önemli .
Sizce tavsiyeniz ne olur ? Atıyorum, şu mahalledeki okulu seçersen şu muhitlerde ev bakabilirsin gibi gibi Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek (17.05.26)
Eryaman yaşanılası bir yer. 1+1 seçeneği çok fazla. 25k’dan fazla olabilir ama kiralar. Sincan GOP seçerseniz de Eryaman’da yaşayıp metroyla kolayca ulaşabilirsiniz.
0
but that was just a dream
(18.05.26)
ben bildiğim yerleri yazayım;
ahiler mah. dediğiniz aydınlıkevlerdeki okul ise konumu çok güzeldir, aydınlıkevlerde ya da subayevlerinde 25-30 bin arasına daire bulabilirsiniz. okula da yürüyerek gidip gelebilirsiniz. bu konum şehir merkezine de çok yakındır, aydınlıkevler kendi içerisinde de çok hareketli bir yerdir. ankara'nın eski mahallelerinden biridir.
pursaklar mimar sinan mah. yeni gelişen bir bölge, çok sayıda inşaat var, her bütçeye uygun da ev bulunabiliyor. konum olarak biraz şehrin dışındadır, pursaklar muhafazakar bir yerdir ama mimar sinan mah. profili yavaş yavaş değişiyor. ben şu an bu mahalleye yeni taşındım, daha önce de aydınlıkevlere çok yakın bir konumdaydım. bu bölgelerle ilgili sorun olursa özelden falan sorabilirsin.
Selamlar duyuru halkı, istanbul’da yaşıyorum ve hem şehirde hem de outdoor kullanabileceğim bir bisiklet arayışındayım. Aklımda bir kaç model belirmeye başladı fakat satın almadan önce deneyimlemek istedim. İstanbul’da iyi markaları (giant, scott, specialized belki trek vs..) gidip deneyip satın ala
Selamlar duyuru halkı, istanbul’da yaşıyorum ve hem şehirde hem de outdoor kullanabileceğim bir bisiklet arayışındayım. Aklımda bir kaç model belirmeye başladı fakat satın almadan önce deneyimlemek istedim. İstanbul’da iyi markaları (giant, scott, specialized belki trek vs..) gidip deneyip satın alabileceğim yerler var mıdır? Ne önerirsiniz?teşekkür şimdiden🌸
0
formalite (06.04.26)
Selamlar Giant için Giant Türkiye Caddebostan mağazası ve House of bike
Specialized için aktif pedal
Scott için bike and outdoor, atek Bisiklet, hayat bisiklet mağazalarına bakabilirsiniz.
Daha çok genel olarak Anadolu yakasında toplanıyor iyi markalar. Bmc gibi markalar için de Avrupa yakası Karaköy’de probike var
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(06.04.26)
Kızıltoprak'tan almıştım, İleri Bisiklet diye bir yerdi sanırım, öyle aşırı memnun kaldım diyemem ama bir sorun olmadı. Kadroda ömür boyu garanti vardı, çatlama yaptı, kısa sürede sonuç alınıp değişim yapabildik. Kızıltoprak-Bostancı arasında tonla yer var, belli modeller varsa aklınızda geze geze bakılabilir, hangisi pazarlığa açıksa, iyi fiyat veriyorsa ondan alınabilir.
0
mbond
(07.04.26)
İkinci el düşünürseniz Aynakol Bisiklet Dükkanını arayabilirsiniz.
08.30-17.30 işe gidiyorum hiç bir sıkıntı yok.17.30dan 21.00 a kadar hiç bir şey yapasım gelmiyor.21.00 yemek yap spora hazırlan24.00 spordan çık uyu.Hastalık ve kayıp haberlerini gördükçe sosyal platformlarda içimi darlıyor artık tüm hayat enerjim bitiyor, bende mi hasta olucam diyerek kendimi yıpr
08.30-17.30 işe gidiyorum hiç bir sıkıntı yok. 17.30dan 21.00 a kadar hiç bir şey yapasım gelmiyor. 21.00 yemek yap spora hazırlan 24.00 spordan çık uyu.
Hastalık ve kayıp haberlerini gördükçe sosyal platformlarda içimi darlıyor artık tüm hayat enerjim bitiyor, bende mi hasta olucam diyerek kendimi yıpratıyorum. Hayatta daha bir çok şeyi yaşamadan gezmeden , bunlar aklıma çok gelmeye başladı bu aralar.
Görüştüğüm flörtün olmaması , sevgilinin olmaması bu süreci zorlaştırıyor bence ama aşık olmadığım, arkadaş olmadığım, uzun yılları düşünemediğim biriyle olsunda istemiyorum.
Çözüm biliyorum ki psikolog yolu gözüküyor ama başka tavsiyelere açığım , Anlatmış olmak için biraz da anlattım.
Tatil kültürü bizim ailede yoktu, bende de yok. Bir plan yapıp şuraya gideyim yurtdışı dolaşayım istiyorum ama bir yandan da ne gerek var diyorum düzeni bozmaya , para harcamaya. Biri dürtse, eşlik etse kesin giderim de bunu nasıl çözücem
0
kararsızataletfilozofu (02.02.26)
Anlattığınız gibi benzer bunalımı, kaygıları ben de yaşıyorum. Uzunca bir süredir de anksiyete tedavisi görüyorum.
Bazen ben de düşünüyorum, acaba yalnızlık da ekstra kötü mü etkiliyor, fazla mı izole yaşıyorum diye ama sonra işin içinden çıkamıyorum tabii. Yaş da 30 üstü olunca bu mevzular iyice zorlaşıyor
Uzaklaşmak belki iyi gelebilir. Önümüzdeki hafta ben öyle yapacağım en azından, yurtdışına çıkacağım. Bakalım, belki cidden iyi gelir, bir nebze olsa uzaklaştırır kaygıdan
+1
bir fincan kahve ile film izlemek
(02.02.26)
D3K2 vitamini alinca günün daha pozitif geçer, fakat doktor kontrolünde yapilmali, fazlasi bobrek tasi vs yapar.
0
designer
(02.02.26)
Az uyuyorsun ve spor yapıyorsun. Sporu işten döner dönmez yap ve daha erken uyu.
0
gabe h coud
(02.02.26)
D3 doktor kontrolüyle alıyorum. Sporu erkene alma öabam var spor salonunda yapıyorum 2ay oldu.
Haftasonları 1-2 arkadaşla buluşup kahve içiyoruz. Başka hobi-sosyallik yok
0
🌸kararsızataletfilozofu
(02.02.26)
Elinizle bir şey yaptığınız bir hobi iyi gelebilir. Benim için örgü bu ama sizin için başka olabilir, ahşap oyma vs. gibi.
0
peki madem
(02.02.26)
Hiçbişeyi takmayacaksın anacım bu hayatta, varsın gamsız desinler.
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
-11
arbre (27.01.26)
planım yok, endişem de bulunmuyor. çok da uzun yaşamak istemiyorum, bir yerden sonra müsade demek lazım. manitasyon çok eşlilikle devam. evlenebileceğimi düşünüyor, evlenmeyi düşünmüyorum. kastırmadan biraz daha yaşarız işte.
0
klassno
(27.01.26)
plan yok, yaşım geçebilir, flört yok, sevgili not applicable.
0
zen1th
(27.01.26)
Hiçbir kaygım yok. Erkeğin yaşı geçmez
-1
michael harddd
(27.01.26)
bir planım yok hiçbir zaman da evlenmek istemedim. zaten evlenme fikri hep bana saçma gelmiştir. eğer birlikte yaşayacağım biri olursa olur, olmazsada sorun olmaz.
+1
my fault
(27.01.26)
Planım yok, endişem yok, artık kabul ettim, evlenmemek benim için daha doğru, kimseye tavsiye değil bu sözlerim, sadece benim özelimde böyle.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
Bu endişeler toplum baskısından kaynaklanıyor. Şahsen plan, endişe ya da aile baskısı yok 37k. Rahatım.
Yaş 33e Planım yok, flört ve sevgililik durumları yok. endişem maddiyat ve yaşlılığa yönelik. Yaşlılığımı görürsem eğer o vakte kadar en azından başımı sokacak bir evim olsa iyi olur diye düşünüyorum veya huzurevi diğer seçenek mecbur
kısa süreli bir evlilik yapıp ayrıldım, şu an yaş 38, yaşın geçme endişesi taşımıyorum çünkü evliliğin/ilişkilerin çok da matah bir şey olmadığını tecrübe ettim. hayata dair bir planım yok, çünkü ne zaman ne olacağını bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
endişe duymuyorum da sürekli birileri tarafından birileriyle match edilmeye çalışmak biraz canımı sıkıyor.
0
datnet
(29.01.26)
Bence 40+ yas skalasinda su an ve sevgili olacak kadar cok kadin ve erkek var.Yani evlenmemek illa ki yalniz olmak anlamina gelmiyor
Fazla overpriced bir ürün gibi duruyor, dji’nin mesela son çıkardığı osmo mobile 8’e bakıyorum, 7600 lira indirimli hali. Yakın zamanda yurtdışı gezisine çıkacağım için Heves ettim ama sonrasında kullanır mıyım şüpheli.Ayda yılda bir vlog, eğitim videoları falan çekiyorum ama bilemedim. Alıp sonra k
Fazla overpriced bir ürün gibi duruyor, dji’nin mesela son çıkardığı osmo mobile 8’e bakıyorum, 7600 lira indirimli hali.
Yakın zamanda yurtdışı gezisine çıkacağım için Heves ettim ama sonrasında kullanır mıyım şüpheli.
Ayda yılda bir vlog, eğitim videoları falan çekiyorum ama bilemedim. Alıp sonra kenara koymak da var. Ayda yılda bir kullanmak için de alınır mı bilemedim Ne dersiniz?
0
bir fincan kahve ile film izlemek (25.01.26)
Telefonun kendi titreşim engelleyicisi iyi çalışıyorsa bu senaryoda gereksiz. İnsan heves ediyor anlıyorum ama seyahatte, tatilde bu aleti taşı, lazım olunca çantadan çıkar tak falan pratik değil. Yurtdışı haricinde de %99,9 kullanmayacaksınız.
Telefonun kendisi yeterli, paranız cebinizde kalsın.
0
orient blue
(26.01.26)
aldım bin pişmanım. burada da sormuştum. osmo 7 bendeki 3 e 5 e bakmadan verip geçeceğim.
0
ground
(26.01.26)
@orient blue; telefonum iPhone 16 pro Max, titreşim önleyicisi gayet iyi. Ben de bu yüzden kararsız kalmıştım. Teşekkür ederim
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var? Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
-1
michael_knight (24.01.26)
Öncelikle şu var, ekşi ortamında "Atatürk'ü sevmeyen" ve "hakaret etmeyen, yalan uydurmayan" tanımlamalarını kapsayan tanım direk boş küme döner.
Linç edilme pahasına sorunuza cevap olarak Sevan Nişanyan diyeceğim. Yorum yaparken çok kişisel husumete çevirmiyor işi, sevmediği belli, Atatürk'ten çok Atatürkçüleri sevmiyor gibi desem daha doğru olabilir. Tabii söylediği her şey doğru mudur bilme şansımız yok tabii ki, zaten net olmayan bir çok konuda kesin konuşmuyor.
+1
mbond
(24.01.26)
rıza nur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.01.26)
ibrahim kaypakkaya.
+2
der meister
(24.01.26)
mayasi tutmamislar.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.01.26)
sevan +1 onda bile hafif kiskanclik cekememezlik havasi var bazen ama nispeten objektif denebilir.
+1
cooperr
(24.01.26)
fikret başkaya.
0
sailor
(24.01.26)
Seven Nişanyan gibi, Atatürk’e akla hayale gelmeyecek iftiralar (pedofili iması dahil!) atan bir zatın Atatürk’ten nefret etmediğini düşünmek çok ilginç.
“Atatürk’ü sevmeme”nin ne demek olduğunu biliyoruz. Bunların “hakaret etmeyenini”, “uydurmayanın” falan aramak boşa çaba. Atatürk’ü sevmeyenlerin en başında Kadir Mısıroğlu adlı kişi gelir. Üstat üstat diye peşinden koşmakta herkes serbesttir.
+2
lazor
(24.01.26)
Felsefe profesörü Teoman duralı
Nehir söyleşi kitabı Öyle geçer ki Zaman’da kendince sebepleriyle belirtiyor eleştirdiği noktaları
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.26)
Fikir insanı dışında,
Fetöcülerin alayı Pkk lıların alayı Yunan milliyetçileri,.Pontusçulwr, İşidliler Milyarlarca lira döndüren tarikat şeyleri Radikal islancılar Arapların çoğu
Ben sevmiyorum diyen varsa, aynı saftakıiler bunlar işte.
SelamlarDün zor bir implant ameliyatı geçirdim. Kemik kalınlığı yeterli olmadığı için alt taraftan kemik tozu alıp üste naklettiler. Acılı bir süreç oldu:( Şimdi 10 gün, dikiş alınana kadar sıvı ağırlıklı beslenmem lazım. Aklıma hazır çorbadan başka bir şey gelmiyor, daha 24 saatte içim kurudu. Nele
Selamlar Dün zor bir implant ameliyatı geçirdim. Kemik kalınlığı yeterli olmadığı için alt taraftan kemik tozu alıp üste naklettiler. Acılı bir süreç oldu:(
Şimdi 10 gün, dikiş alınana kadar sıvı ağırlıklı beslenmem lazım.
Aklıma hazır çorbadan başka bir şey gelmiyor, daha 24 saatte içim kurudu. Neler olabilir? Meyve suyuna, çaya bisküvi bansam yumuşatıp yesem? Veya hazır kuru fasulye tarzı şeyler, sulu yemekler olur mu ?
+1
bir fincan kahve ile film izlemek (13.01.26)
Süt ve bebe bisküvisi, hatta buna meyve (muz, çilek gibi) ekleyip blenderla smoothie yapabilirsiniz. Mercimek çorbası, tarhana, tanesiz çorbaların hepsi. Etsiz ve iyi pişmiş sulu yemekler de olur ama onun için yine 2-3 gün bekleseniz iyi olur. Ya da bu sulu yemekleri de püre yapıp yiyebilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(13.01.26)
@kobuzchu kiz; smoothie harika fikir, teşekkür ederim Sulu yemekler için biraz daha bekleyeceğim, zaten şişlik inmedi henüz. Şimdilik çorba ile devam ediyorum
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(13.01.26)
Teşekkür ederim, evet pipet kullanmamamı söyledi doktorum Bunun yanında süt ve süt ürünleri de yasak bu süreçte. O yüzden muhallebi, kefir tarzı şeyler tüketemeyeceğim Ama patlıcan közleme çok iyi fikir, bunu yaparım
Ikisi de haksiz bence, cem yilmaz kibirli, anlamsiz bir aciklama yapiyor, bunca zaman sonra ne gerek var dillendirmeye, icinde kalmis demek ki.
Kaan ise bos yapiyor, yoo acilisa cagirmadim, sadece acilista beraber skec yapalim dedim, ayrica o benim kadar topluma duyarli biri degil vs. geyigi yapiyor.
Kaan'in daveti ne kadar hadsizce ise, cem'in sonradan cikisi da o kadar hadsiz.
Bombos bi olay, ben niye bu kadar biliyorum o da ayri konu.
+5
bosver nicki
(11.01.26)
Kaan Sekban kimdir bu olayla duydum, gördüm. Açıklaması da Cem Yılmaz'ı doğrular nitelikte. "Ahahah! Öyle değil" deyip neredeyse aynı cümleleri kurmuş.
+1
onepointzero
(11.01.26)
Madem toplumsal konularda senin kadar duyarlı ve cesur olmadığını düşünüyorsun, neden stand-up’ına çıkmasını teklif ediyorsun? o da ayrı bir sıvama olmuş. Sanki ileride olur da aramız bozulursa koz olarak bu cümleyi kullanayım der gibi. Nereden baksan saçma bir savunma
-1
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.26)
Cem yılmaz haksız. Kaan sekban’ı kendince küçümsemeye çalışıp ifşa etmek istemiş.
+2
pek iyi degilim bugunlerde
(11.01.26)
Kaan sekban kim bilmiyorum ama iyi pr oldu onun için.
+2
duptıs
(12.01.26)
tam bir ikiyüzlülük örneği ve aymazlık. reklamın olsun diye cemi çağırıyorsun gelmiyor, ki gelmek zorunda da değil. bu sefer de çirkeflik yapıp (bence reklamın iyisi kötüsü olmaz diye) olayı gündeme taşıyor.
0
ground
(12.01.26)
benim üzüldüğüm nokta, biz toplumda aklı selim ünlüler komedyenler var diye seviniyoruz. cem yılmaz desen salak salak youtube programına katılıp biriyle ilgili saklanabilecek bir bilgiyi söylemesi. kaan sekbanın da ben daha duyarlı bir insanım diye söylemesi. ya twitterdan duyarlı olsan ne olmasan ne? cem yılmaz demişti ya: biz bitirimdik şimdi elit olduk. her alanda kalitesizleşmeye devam ediyoruz.
+1
mikahakkinen
(12.01.26)
bi de artık cem yılmaz a duyarsız demek azıcık ayıp. adam gayet güzel geçiriyor. "son helal porsche benim" gibi bi laf ediyor kendisiyle dalga da geçerek mesela. illa kör gözün parmağına mı söylemek lazım bazı şeyleri. gayet de duyarlı bi adam bence. kaan sekman ben oldum diye düşünmüş sanırım ama daha çoook uğraşması lazım bence
+1
euteamo
(12.01.26)
bu ülkeye cem yılmaz gibi bir adam bir daha gelir mi? eşi benzeri var mı? yok. bitti.
+1
Hallegadola
(12.01.26)
Böyle bir şey yaşanmış ve adam bu konuyla ilgili hiçbir şey söylememiş mağduriyet yaratmamış bu yüzden yaratılan bu algıyı doğru bulmuyorum. (Eğer gerçekten böyle bir teklifte bulunsa ve bunu anlatıp prim kasmaya çalışsa Kaan Sekban haksız derdim)
Ne zamanki Cem Yılmaz kalkıp olayı farklı şekilde lanse etti o zaman bahsetti adam bu mevzudan. Seversin sevmezsin, stand up tarzı çok benlik olmasa da yaptığı programı keyif alarak izliyorum ama kendisini sevip takip etme sebebim toplumsal konularda duyarlı olması, sessiz kalmaması, elini taşın altına koyması, bunlar benim için yeterli.
Cem Yılmaz deyince aklıma gelen son düzgün iş Gora, sonrasında yaptığı hiçbir dizi/film/stand up iyi değildi hatta aşırı derecede kötüydü (hadi Arog da fena değildi diyelim). Ne politik oldu, ne güncel mizahı yakalayabildi bunları yapamadığı gibi de güncel mizahı yakalamış sevilen insanları küçükseyip kendince değersizleştirmeye çalıştı (Örnek; Feyyaz Yiğit). Kadın düşmanlığından, fail arkadaşlarından bahsetmiyorum bile. Yıl olmuş 2026 hala kalkıp Cem Yılmaz övmek de biraz neyse....
Mutlu yıllar öncelikle herkese İlk kez implant tedavisi yaptıracağım (üniversite hastanesi)Çekilen üç boyutlu röntgende, doktor üst taraftaki kemik kalınlığının yeterince olmadığı ve bu yüzden alt çeneden kemik (veya artık kemik tozu mu ne bilmiyorum) alınıp ameliyatla üst tarafa aktarılacağını söyl
Mutlu yıllar öncelikle herkese İlk kez implant tedavisi yaptıracağım (üniversite hastanesi) Çekilen üç boyutlu röntgende, doktor üst taraftaki kemik kalınlığının yeterince olmadığı ve bu yüzden alt çeneden kemik (veya artık kemik tozu mu ne bilmiyorum) alınıp ameliyatla üst tarafa aktarılacağını söyledi. Biraz ürperdim hfjfkk
Var mı yaptıran, böyle bir süreç yaşayan? Ameliyat dediği şey, sancılı, zor bir süreç mi?
Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek (31.12.25)
Önce gidiyorsun film çekiyorlar bakıyorlar implant olur mu olmaz mı olursa hangi boy olur ne cins olur ölçüsüydü falandı filandı baya bastırıyorsun bi maddeye dişlerin izi çıkıyo filan. Tabi alman malı var şu var bu var diş rengi var farklı renk var bunları hep seçiyorsun. Tabi sonra tekrar gidiyorsun malzeme hazır olunca. Eleman orayı açıyo implantın temelini atıyo. Bir sonraki temel atmaya kadar bekliyorsun implant vücuda uyum sağlayacak mı sağlamayacak mı. Sonra bi daha gidiyorsun bi daha film çekiyo bakıyo temel attığı yere tutmuşsa tamam tutmuş diyo yapıştırıyo implantı. 2 sene oldu yaptıralı bu kadarını hatırlıyorum.
0
iiiiiiiiiiii
(31.12.25)
her şey 2 hafta boyunca bitmek bilmeyen diş ağrılarım ile aile hekimine gidip ikisinde de antibiyotik yazmamla başladı. antibiyotik kullandım, dişler düzeldi. bir daha şişti. bir daha kullandım düzeldi. sonra yine şişti. geceleri yatamaz oldum. ağlayarak uyanıyordum. biprofenid kankam olmuştu. sabah, bu böyle olmaz dedim. ( burada normalde küfür var.) gittim üniversiteye. iş yerimden iki abi sürekli dekanı söyleyip duruyorlar. deli gibi dekanı arıyorum koridorlarda. bir hocaya gittim, önce dişlerini çektir dedi iyileşsin öyle gel dedi. beklemek istemiyordum artık ne olacaksa olsun kafasındayım.
şans eseri dekanı merdivenlerden inerken görüyorum hocam implant yaptırmak istiyorum diyorum. asistanı dediği aslında implantçıyla konuşturdu, 3 farklı modeli varmış dekanın kullandığı. ( her hoca farklı kullanıyor. ) alman, kore, türk. kore olsun dedim. asistan ile beraber dişçi koltuğuna oturmak üzere gittik.
3 tane iltihaplı dişi çekti ve 5 tane implant yaptı. ( iltihaplı diş, uygun şartlarda çekilirmiş orada öyle gördüm. )
kemik sorunum yoktu. 2 boşluk baya eski de olsa demek ki sağlammış hiçbir şey demedi.
dişleri çekti, kaç tane yapayım dedi siz ne yaparsanız dedim. ( ne bileyim saymadım ki, doktor ben miyim lan:D, bu arada ağız uyuşuk ) benim açımdan bu implantları çeneye çakma süreci sıfır sıkıntı ile geçti. anestezi ne zaman geçti o sıra biraz ağrı hissettim. işte orada yine biprofenid içtim, antibiyotik de var tabiki. o günü bu şekilde atlattım. ertesi gün gram ağrı yoktu. bitmişti benim için bu kısmı.
bundan sonrası eziyet bak.
dil her zamanki sürekli oraya kaymak istiyor. implant kapağı dediğimiz şeyi dilimle çıkardım. sonra gittim bir daha taktı. zaman geçti, bu sefer derin taktı damağı küçük kesti kapağı çıkardı bir daha taktı. ağrısız ama gereksiz zaman kaybı. ( bunları gerçekten asistanına yaptırıyor, hep onunla konuşuyorsun.)
bu süre bittikten sonra protetik diş tedavisi kısmına geçiyorsun. burası dişin görünen yüzü. benim gittiğim yerde burada da en azından uzmanlık almaya çalışanlar var.
ilk gidiyorsun ölçü alıyor. sonra o ölçüler diş lablarına gidiyor. oradan dişler geliyor. hekim dişleri takıyor oluyorsa oluyor olmuyorsa bir daha notlarını alarak ölçülerle beraber bir daha geri yolluyor. sonra yine geliyor burada da son dokunuşları hekim yapıyor.
arkadaş söylemiş. diş rengini ağzına bakarak beraber karar veriyorsunuz. atıyorum dişleriniz biraz sarıdır ancak beyaz gibi bir saçmalık isterseniz komik görünür. ağzınızın doğal görünümüne göre renk seçiyorsunuz.
üniversitede umuyorum iyi hocaya denk gelmişsindir. gittiğim ünide, periodontoloji bölümü hocaları bakıyor.
kusura bakmayın siz daha çok kemik tozundan bilgi almak istediniz ama ben size o kısımsız sonunu anlattım.
0
blue eyes white dragon
(01.01.26)
@blue eyes white dragon; çok teşekkür ederim, ayrıntılı bir şekilde özetlemişsiniz süreci
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(01.01.26)
kemik için çenede müsait bulduğu yerden içi boş bir matkap ucu ile bir kemik parçası çıkarıp onun parçaları ile destekliyor yenisini. parça alınan yer bir kaç ay sonra tamamlıyor kendisini.
Merhaba Kindle Scribe kullanıyorum. Bazı PDF’leri cihaza gönderilen e005 hatası veriyor ve göndermiyor. Her PDF’de değil ama bazılarında yapıyor bunu maalesef. Hem uygulamadan hem de send to kindle websitesinden denedim, olmadı. Pdf arızalı desem o da değil, diğer her cihazda ve uygulamada açılıyor
Merhaba Kindle Scribe kullanıyorum. Bazı PDF’leri cihaza gönderilen e005 hatası veriyor ve göndermiyor. Her PDF’de değil ama bazılarında yapıyor bunu maalesef. Hem uygulamadan hem de send to kindle websitesinden denedim, olmadı. Pdf arızalı desem o da değil, diğer her cihazda ve uygulamada açılıyor ama kindle’a gönderemiyorum. Yaşayan var mı bunu ?
0
bir fincan kahve ile film izlemek (20.11.25)
Merak edip baktım ama Google da e005 hatası göremedim. Hata kodu yanlış olabilir mi? edit: istersen bana yolla bir bakayım pdfe? E005 Corrupted PDF File The PDF file is either encrypted or corrupted. Please make sure of the following and try sending the file again: The document is not password protected or encrypted. The document can be opened using PDF reader applications.
0
kisa
(20.11.25)
@cosmicstring; onu da denedim maalesef yine olmadı
Kahveyi sabaha kadar sıcak tutacak Termos önerisi?
mikahakkinen
quechua var. Sabah açtığımda kahve hafif ılık ve acımış oluyor. Gece 12 de termosa kahveyi koyup sabah 8 de açtığında aynı sıcaklıkta tutabilecek termos markası hangisidir?Stanley bunu yapar mı? Başka markaların modelleri var mıdır?
quechua var. Sabah açtığımda kahve hafif ılık ve acımış oluyor. Gece 12 de termosa kahveyi koyup sabah 8 de açtığında aynı sıcaklıkta tutabilecek termos markası hangisidir?
Stanley bunu yapar mı? Başka markaların modelleri var mıdır?
0
mikahakkinen (06.09.25)
Gece 12’den sabah 8’e kadar “aynı” sıcaklıkta durması imkansız.
Fakat iyi bir stanley, zojirushi ya da thermos (marka olan) örneğin 95 derecede koyduğunuz kahveyi sabah 65-70 derecelerde tutabilir. Pahali olan iyi olur genelde.
Yalnız sabah o kahve kötü olur, taze yapılması lazım. Ucuz kahve makinesi + akıllı priz ya da direkt akıllı kahve makinesi marifetiyle sabah kahveyi otomatik yapsa, decathlon termos işinizi görür.
0
orient blue
(06.09.25)
kahveyi sabit bir derecede sıcak tutsanız bile 2,3 saat sonra acı olur. tadı bozulur yani buna bir çözüm yok. Yinede sıcak tutacak bir termos arıyorsanız Stanley/aladdin marka öneririm. yalnız termoslara sıcak içecek koymadan önce sıcak suyla içini çalkalayıp içeçeginizi öyle koyarsanız 2 kat daha fazla süre sıcak tutar
0
limonlu eksi
(06.09.25)
zojirushi stanley yi havada karada döver
Business Insider (2025) testlerine göre, Zojirushi SM-WR modeli, test edilen kahve termosları arasında en uzun süre (12 saat boyunca 110 °F üzeri) sıcak tutma başarısı göstermiştir.
0
rentts
(06.09.25)
zwilling kullanıyorum çok uzun süre sıcak tutuyor, stanley den çok daha iyi. ancak kahve çok uzun kalinca tadı bozuluyor tabiki.
0
sinematikcrop
(06.09.25)
Ben IKEA Halsa termos kullanıyorum. Uzun yola çıkarken çay yapıp koyuyorum. 4-5 saat sonra açınca halen kaynar kaynar oluyor. 8 saat tutar mı bilmiyorum ama ben çok memnunum.
0
anaphylacticshock
(06.09.25)
evet stanley bunu yapar. thermos ve zojirushi de yapar. ayrica zojirushi stanley'i havada karada falan dovemez.
bende stanley de, thermos da, zojirushi da var. eger outdoor kullanilacaksa zojirushi'yi elemek lazim cunku ev icin uretilmis cok hassas bir urun. stanley ve thermos ise outdoor'a da gelebilecek urunler. bende thermos'un buyuk 2 litrelik versiyonu var, vida kapakli. gayet is gorur.
0
antikadimag
(07.09.25)
Çoğu markayı denemiş biri olarak bence bunun cevabı net zojirushi. Sıcak tutma konusunda üstüne yok, tam olarak dediğinizi karşılar (tabii max. 500-600 ml’lik kibar boyutlardaki termoslar için konuşuyorum . Rakiplerinden çok önde)
Gecenin versusu başlıkta.Benim sıralamam:1-erkin2-karaca3-mançoHepsini ayrı severim. Dinlerim. Ve kendi dilimde dinlemeyi şans sayarım.Fakat erkin koray’ı manço ve karaca ikilisinden hep daha önde gördüm.Özellikle son yıllarda özellikle yeni jenerasyonda underrated olarak kalmış olabilir belki ama k
Gecenin versusu başlıkta.
Benim sıralamam: 1-erkin 2-karaca 3-manço
Hepsini ayrı severim. Dinlerim. Ve kendi dilimde dinlemeyi şans sayarım. Fakat erkin koray’ı manço ve karaca ikilisinden hep daha önde gördüm. Özellikle son yıllarda özellikle yeni jenerasyonda underrated olarak kalmış olabilir belki ama kendisini komple bir sanatçı olarak gördüğüm için ilk sıraya yazdım. Eğer john lennon’un tavsiyesine uyup avrupa’da kalsaydı belki bugün çok daha geniş kitlelerce tanınabilirdi. Ama bunu tercih etmemiş olması da onu o yapan en büyük faktör değil mi zaten? Elbette hepsi çok değerli sanatçılar.
Cem karaca muazzam bir ses. Muazzam bir karakter koyuyor şarkıya. Ömrümün sonuna kadar belki kendisi kadar iyi bir ses duyamayacağım. Birinci sıraya da alabilirdim belki kendisini. O kadar değerli bir ses rengi var ki röportajını bile saatlerce dinlersin. Kötü şarkısı hiç yok. Dönemin siyasi konjonktüründen muzdarip sivri dili yüzünden sürgün yemiş bir hayat. Buna rağmen sesi hala milyonların zihninde!
Barış manço da elbette çok değerli. Nevi şahsına mümhasır. Bin boğanın kızı, baba bana para ver, alla beni pulla beni, eğri eğri doğru doğru…. Çok sayıda şarkısının müptelasıyım. Bana kalırsa sesi bu üçlü içerisindeki en geride olan isim kendisi. çok boş beleş şarkıları da var maalesef. Tipik bir ekşici gibi abartılmış balon demiyorum ama şu bir gerçek ki gereğinden fazla yücelten bir kitle de yok değil. Tek kanallı dönemde yoğun bir tv programları yapmış olması pek çok kişi için yerini ayrı tutuyor olabilir ama bu kıyas salt müzik konu başlığında değerlendirlmeli.
0
ezkaza (30.07.25)
Barış Manço Cem Karaca Erkin Koray
Bendeki sıralama
0
sekizdokuzon
(30.07.25)
Barış Manço'yu, çok yönlü sanatçılığı ve kişiliği için ilk sıraya koyuyorum. Türk Rockının babası Erkin Koray'ı ikiye koydum. Dönekliğin kitabını yazmış diğer kişinin de birkaç parçasını severim. 'sivri dili yüzünden' lafına da güldüm.
0
Mirket
(30.07.25)
Erkin babanın yanında diğer kişilerin esamesi okunmaz. Ayrı liglerdeler.
Bir kere cem karaca ve barış manco genre müziği yapmıyor.
Erkin Koray tek başına genre icad etti ve inşa etti.
Diğer tarafı sosyal olaylar. Rahmetli bir röportajında diyordu ki: "Bildiğim kadarıyla turkiyede kamu önünde, saçı uzun olduğu için dovulmeye kalkisilan ilk erkek benim"
İkincisi, diğer iki kişide İbrahim tatlises isimli şeye posta koyacak ta*ak yok. Erkin Koray ibo showu laf sokup sokup terketmisti. Turkiyede bunu yapabilecek Başka müzisyen yok, malum mafyatik konular.
Lütfen böyle kiyaslamalarla Erkin babaya hakaret etmeyelim rahmetliye.
0
encokbenisevinnolur
(30.07.25)
@arbre, Dostum kendi öznel değerlendirmemi yapmamamın neresi rezalet? Bunu idrak edememiş olman asıl senin kafana güneş geçmiş olabileceği durumunu ortaya çıkarıyor. Senin listende birinci benimkinde üçüncü. Bundan normal ne olabilir? Belkide asıl rezalet senin yaptığın tepkidir. Bir de böyle düşün.
0
🌸ezkaza
(30.07.25)
Cem karaca Erkin Koray
fetöcüleri saymadim.
0
sonsuz
(30.07.25)
cem karaca son yıllarda mhpye sempati duyduğunu söylemişti. öldüğümde ezanla uğurlamak istiyorum demişti. fethullah'a yanlamisti.
erkin koray. güzel şarkıları var ama çoğu arak. yabanci sarkilari alip soylemis, altina soz-muzik kismina erkin koray yazmis. muzigin başkasından geldiğini yazmamis.
bence baris manco bir numara. sarkilari çok özgün. onun gibi söz yazma/ besteleme ihtimali olan hiç kimse yok.
0
tabudeviren
(30.07.25)
Sırf dönence için bile barış manço’yu bir numaraya koyarım ben. Konu bestekarlık ve özgünlük olursa barış manço daha önde.
tabudeviren +1
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(30.07.25)
hepsi degerli adamlardi ama benim siralamam soyle:
Barış Manço Cem Karaca Erkin Koray
Feto mevzusuna gelince, Baris milliyetci bir adamdi. Dolayisiyla dunyanin ucra koselerinde turkce ogretilen okullarin acilmasi falan buyuk ihtimal kendisine sempatik gelmistir. Zaten fetonun olayi da bu degil miydi, sirin ve masum gorunup sizinti seklinde ilerlemek.
Baris'i saymamak falan bunlar ayip seyler, sadece gulpembe, daglar daglar bile yeter yaw..
0
cooperr
(30.07.25)
1- barış manço 2- cem karaca 3- erkin koray
erkin koray'ın bilinen tüm şarkılarının müzikleri fars, hint ve arap şarkılarından arak. o yıllarda telif melif olmadığı için reyis üzerine söz yazıp geçmiş. bu hadi neyse de işin kötü yanı bu şarkılara 'müzik: erkin koray' yazmış. iyi bir figürdür ama intihalci olduğu için pek çok sevmem.
cem karaca iyi şarkıları olmasına rağmen bana nedense hep itici ve rol kesen biri gibi gelmiştir. ayrıca yaşlılığında politik olarak biraz cıvıdı.
barış manço bunların yanında daha düz adam gibi kalır. ama beste konusunda diğer ikisi barış manço'nun anca getir götürünü yapar.
0
sir gawain
(30.07.25)
1- baris manco (bu adamin sirf 60'larda yaptigi isler diger ikisini sollar, muzik adami ve ozan olarak on numara) 2- cem karaca (yorumculukta en iyi, cok iyi siir okuyor, kendi sarkilari cok iyi olmasa da.) 3- erkin koray (maalesef @sir gawain'in dedigi gibi sagdan soldan carptigi sarkilari bize kakalamis. o yillarda yetismis adam eksikliginden kadikoy cocugu olmanin ekmegini iyi yemis.)
0
antikadimag
(30.07.25)
erkin koray'ı eleştirenler sanırım popüler olmuş birkaç şarkısı dışında diğer şarkılarından bihaber sanırım. şu an youtube'da erkin koray şarkıları dışında dünya çapında ilgi gören başkası yok. cemalim yazıp yorumlara bakabilirsiniz. barış manço (dönence) hariç. o da müthiş bir şarkıdır.
mağarada düğün, mesafeler, öksürük gibi saykodelik şahaserleri yapan adamı birkaç şarkısı yüzünden arakçı yapmak zırvalık.
ayrıca erkin korayın daha klas bir duruşu vardı. yaşasalardı barış manço ve cem karaca saray iftarlarında poz keserlerdi bence. daha makbul sanatçı profilleri vardı.
bu arada onlarca aranjman şarkısı bulunan sezen aksu da sanatçı falan değil sanırım :)
1-erkin koray 2- barış manço 3- cem karaca
0
jepa
(30.07.25)
Neden siralama ihtiyaci duyuyoruz tam anlamadim.Ben ucunu de esit severim.
ben sinema izlemeyi çok seviyorum ama son iki gittiğim filmde 28 yıl sonra ve superman filmlerinde salondaki klima çalışmıyordu.tercihen avrupa yakasında kliması düzgün çalışan içi buz gibi olan salon önerir misiniz? imax olsa süper de yok herhalde. fantastic four a gitmek istiyorum.
ben sinema izlemeyi çok seviyorum ama son iki gittiğim filmde 28 yıl sonra ve superman filmlerinde salondaki klima çalışmıyordu.
tercihen avrupa yakasında kliması düzgün çalışan içi buz gibi olan salon önerir misiniz? imax olsa süper de yok herhalde. fantastic four a gitmek istiyorum.
0
charlotte blanc (24.07.25)
Superman’i Marmara forum imax’te izledim. Kliması gayet iyiydi. Tercih edebilirsiniz
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz? Teşekkürler.
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz?
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (08.07.25)
Yılın ilk altı ayına baktım, kurgu kitaplar yüzde 56’sını oluşturmuş Ruh halime göre değişiyor neden okuduğum. Nitelikli kurgu kitaplardan da çok şey öğreniyorum. İyi bir kurgu eserin gücünü, etkisini küçümseyemem
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.07.25)
Sadece kurgu okuyorum, çünkü içinde milyonlarca ibret var. Bi de oturduğum yerden bi sürü yer geziyorum, bi sürü insanla tanışıyorum.
0
ciglik
(09.07.25)
%10? belki daha az. universiteden sonra cok az fiction okudum. o da cok iyi referansi olan dostoyevski, tolstoy gibi klasiklerse veya cok iyi referans aldigim ilginc bir kitapsa.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yarı yarıya - Bazısını sırf eğlence olsun diye okuyorum. Hele bir önceki kitap uzun ve akıcı olmayan bir kitapsa. Mesela Richard Osman'ın Cinayet Kulübü romanları çok iyi gidiyor. Bazısını da başlı başına sanat eseri olduğu için.
0
salihdt
(09.07.25)
'Fictional', kurgusal demekmiş Arkadaşlar. Siz de böyle cümlelerinizi İngilizce kelimelerle süsleyin. Daha havalı görünün.
Okuduğum kitap ilerlemiyorsa, okuyabilmek için şartları zorlamaya başlamışsam ikinci kitap olarak bir kurgu kitaba başlar, okumaya iki kitap paralel devam ederim.
0
Mirket
(09.07.25)
@mirket: andropozunu başka yerde yaşa
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
benim de %99'u. daha çok seviyorum açıkçası. polisiye, gerilim çok severim. arada bilim kurgu tarzı şeyler de okuyorum. ipek sabahlık'ı okumuştum mesela 2-3 kitap öncesinde. biraz zor okudum çünkü alışmışım bu türe. iyi kurgu candır. eğer güzel tasarlandıysa 14 dalda oscar almış filmden daha çok sarar.
0
matilda
(09.07.25)
feminizm kitaplarini okumayi birakmalisin ve kitap okumayi azaltip, biraz da spor yapmalisin. depresyon ve hareketsizlik obeziteyi arttiriyor.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
171 boya 65 kiloyum, uza.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
fictional kitapları okumamın sebebi: can sıkıntısı.
0
koela
(09.07.25)
Kurgu da seviyorum ama elime ne geçerse okurum. İlk çağ tarihi de okurum, dünya tarihi de kurgu da.
Fictional olarak herhalde 3 kitaptan 1'i diyebilirim. Genelde kafa dağıtmak istediğimde Fictional romanlarına bakıyorum.
0
drako
(09.07.25)
ağır betimleme çekemeyeceksem fiction okuyorum, genelde çok konsantrasyon gerektirmeyen public yerlerde okuyorum.
ilk 6 ayda kaç kitap okudunuz ve en sevdiğiniz hangisi oldu?
m e b
selamlar.2025 yılı için kendime okuma listesi yapmıştım ve onu bitirdim.yeni listeme fikir olması açısından sizlerden gelecek cevaplardan da faydalanmak için bu soruyu soruyorum.1. bu sene içinde şu ana kadar kaç kitap okudunuz?2. içlerinden en sevdiğiniz bir ya da iki tanesini yazabilir misiniz?ben
selamlar.
2025 yılı için kendime okuma listesi yapmıştım ve onu bitirdim. yeni listeme fikir olması açısından sizlerden gelecek cevaplardan da faydalanmak için bu soruyu soruyorum.
1. bu sene içinde şu ana kadar kaç kitap okudunuz? 2. içlerinden en sevdiğiniz bir ya da iki tanesini yazabilir misiniz?
not: akademik, kişisel gelişim, belli bir alana yönelik eserler okuyanlar ikinci soruyu es geçebilirler.
0
m e b (01.07.25)
6 tane okumuşum
viran dağlar-necati cumalı çok beğenmiştim.
0
biravekahve
(01.07.25)
6 tane okudum. hepsi birbirinden güzeldi seçemiyorum hangisi olacağını.
herhalde oyumu gene de nar ağacından kullanacağım ya. torpil geçeyim ırkdaşıma.
nazan bekiroğlu - nar ağacı diyorum.
0
drako
(01.07.25)
6 ayda 123 kitap nasıl okudun ya??? :O
Haftada 2 kitap okusan ayda 8 kitap ve 6 ayda da 48 kitap eder.
Ben 6 ayda taş çatlasın 50 kitap falan okuyabilirim ancak.
Bir kitabı tam sindirmeden yenisine nasıl geçtin?
0
anaphylacticshock
(01.07.25)
@anaphylacticshock:
hedefimi koyduğum an sosyal medya hesaplarımı dondurdum, sadece ama sadece kitaplara odaklandım. aslında matematiksel istatistiği aşağıda eklediğim bağlantıdan görebilirsin.
Paul Auster'in tüm külliyatını okudum. Bu adam niye her kitabında aynı hikayeyi anlatıyor düşüncesiyle ne kadar büyük bir yazar olduğunu keşfetme duygusu arasında gidip gelmek güzel bir deneyimdi.
Kayıp Zamanın İzinde'yi 22 yıl sonunda bitirdim.
Roza Hakmen'in Don Quixote çevirisinin tadı damağımda kaldı.
Barış Bıçakçı'ya ısınamadım.
İlyada ve Odysseia'yı nihayet okudum. Ne çok referans yapılıyormuş, yeni yeni fark ediyorum.
Fatih Altaylı'nın boş koltuğu, üçüncü dünya savaşı dedikoduları, artan sıcaklar, gündelik zorluklar, kalabalık, trafik derken tek başınıza kaldığınızda her şeye rağmen nasılsınız? Umarım herkes için her şey yolundadır.Teşekkürler.
Fatih Altaylı'nın boş koltuğu, üçüncü dünya savaşı dedikoduları, artan sıcaklar, gündelik zorluklar, kalabalık, trafik derken tek başınıza kaldığınızda her şeye rağmen nasılsınız? Umarım herkes için her şey yolundadır.
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (23.06.25)
Ben depresyona girdim sıcaklarda hiç çekilmiyor
0
grimavi
(23.06.25)
Nazar olmasın ama çok iyi durumlar. Öyle böyle değil.
0
gabe h coud
(23.06.25)
Olay akışını sizin yazdığınız şekilde ele alsaydım muhtemelen kötü hissederdim. Öyle yapmadığım için iyiyim.
0
encokbenisevinnolur
(23.06.25)
İstediğim hayatı görece (10 üzerinden 7) yaşadığım için iyiyim.
0
put it in your appropriate place
(23.06.25)
Tüm hayatımı felç eden bir anksiyete ve kaygı bozukluğu ile uğraşıyorum. İşe gidemiyorum, rapor aldım. İnsan içine çıkamıyorum. Yetmiyormuş gibi bir de tutunamayanlar okuyorum. 17 yıl önce yarım bırakmıştım, şimdi içinde bulunduğum ruh halinin de etkisiyle mi nedir fena içine çekti. Şahesermiş gerçekten.
Bir yandan okuyorum, bir yandan gözlerim doluyor, bir yandan da çay içiyorum. Öyle işte. Geçer bu günler de ne yapalım…
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.06.25)
Berbat, saydığın konulardan bağımsız kendi hayatım da berbat. Kafayı biraz dağıtmak için kaçtığım yerlerde de yazdığın negatif olaylarla karşılaşıyorum daha da kötü oluyor.
Bugün benim için dehşet verici iki haber mesela; -Restoranda birlikte çalıştığı kadını bıçaklayan adam. -Paris'te festivalde yaşanan olay. "100 den fazla kadına şırınga saplanarak zehir enjekte edildi" haberi umuyorum ki yalandır... Fatih bey bunların yanında devede kulak kaldı açıkçası.
0
mutekebbir
(24.06.25)
Tatildeyim, Fransa'nın hayvanı sıcak yaşadığı bir hafta. Sabahtan akşama kadar havuzdayim ve çocuk gibi dışarı çıkmıyorum havuzdan. Günde iki şişe rosé bitiyor. O yüzden nazar değmesin. Şöyle düşün bu dünya 9/11 gördü, isid gördü. Bence rusya Ukrayna kenara atarsan ve israil'in her zamanki saçmalıklarını kenara koyarsan nazar değmesin de genel günlük insan hayatina etkisi az olan dönem geçiyor. Ya şundan 10 sene önce bombalar patlıyordu, millet kelesle gece kulübü sinema falan tariyordu. O döneme kiyasla günlük hayatimiza dünyada yaşanan acının etkisi çok daha az (bence).
0
logisticsmanager
(24.06.25)
aşk acısı çekiyorum.
Kendi evime çıktım, eşyaydı, temizlikti.
sarışınlar da olmasa yaşamaya değer birşey kalmıyor diye düşünüyorum. Sen?
MerhabalarÖnümüzdeki hafta ilk kez Gümüşlük’e geleceğim. Bayram sabahı da 8’de otobüsüm var otogardan. Gümüşlük ile torba otogar arası mesafeye baktığımda 25 km gösteriyor. Biraz şok oldum:) uzakmış bayaO saatte nasıl gidebilirim otogara? Veya Gümüşlük’ten servis var mı?Teşekkürler
Merhabalar Önümüzdeki hafta ilk kez Gümüşlük’e geleceğim. Bayram sabahı da 8’de otobüsüm var otogardan. Gümüşlük ile torba otogar arası mesafeye baktığımda 25 km gösteriyor. Biraz şok oldum:) uzakmış baya O saatte nasıl gidebilirim otogara? Veya Gümüşlük’ten servis var mı?
Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek (22.03.25)
gümüşlükten ilk otobüs 6:30'da kalkıyor. Bana pek mümkün gözükmedi 8'de Torbada olmanız :( Belki başka bir araç vardır bilemiyciiim. ucu ucuna belki bilmiyorum. hafta içi bodrum koopu arayıp sorun olmazsa bilet değiştirin.
0
neira
(22.03.25)
@neira ; teşekkürler. Ortalama ne kadar sürüyor yolculuk biliyor musunuz acaba?
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(22.03.25)
Bodrum'da genel olarak transfer araç kullanılır bu tür ulaşım ihtiyaçlarında. Taşınınca silmiştim. Oradayken sorup fiyatına göre seçim yapmanızı tavsiye ederim. Bayram sabahı da olunca biraz sıkıntı olabilir.
cumartesi sabah 06:10 da adnan menderes den bilet aldım. boarding 05:10 demiş. sizce ben saat kaçta alanda olmalıyım? gece sefer de az, 1 gibi kalkan bir araba var, 2 gibi alanda olsam kafi midir sizce? o saatlerde pasaport kuyruğu falan olur mu dersiniz? hiç adb den yurtdışına çıkmamıştım kestiremi
cumartesi sabah 06:10 da adnan menderes den bilet aldım. boarding 05:10 demiş. sizce ben saat kaçta alanda olmalıyım? gece sefer de az, 1 gibi kalkan bir araba var, 2 gibi alanda olsam kafi midir sizce? o saatlerde pasaport kuyruğu falan olur mu dersiniz? hiç adb den yurtdışına çıkmamıştım kestiremiyorum.
0
kondansator (05.02.25)
4te olsan fazlasıyla yeter.
0
jelly bear
(05.02.25)
4 rahat rahat yeter +1
Edit: Havaş saatlerine baktım, Alsancak'tan bineceğinizi varsaydım, 3.30'da Alsancak'tan hareket eden otobüse binseniz olur.
0
kobuzchu kiz
(05.02.25)
40dk güvenlik, pasaport kontrol, bagaj teslim desek ben olsam yarım saat daha erken giderdim, 03:30 iyidir.
0
kimlanbu
(05.02.25)
o saatlerde çok kalabalık olmaz. 1 saat öncesi bile gayet yeeterli eğer bagajınız yoksa ve online işlemlerinizi yaparsanız.
0
ground
(05.02.25)
ground +1 Adb genel olarak çok sakin, yoğunluğu olmayan bir havalimanı, hele ki o saatlerde.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(05.02.25)
Ben bu saatlerde ADB’den bir iki kere uçtum. Kalabalık olmuyor. 4’te orada olsanız yetişirsiniz. Yurtdışı uçuşu ne olur ne olmaz diyip 3:30’da orada olurdum ben.
Selamlar, ipad 9. Nesile sahibim okumaları ipadden yapıyorum ama e-kitap okuyucu aklımı kurcalıyor. Tecrübesi olanlar tavsiye eder mi? Nasıl bir şey alsam işimi görür? Tablet ile okuma arasında çok fark var mı?
Selamlar, ipad 9. Nesile sahibim okumaları ipadden yapıyorum ama e-kitap okuyucu aklımı kurcalıyor. Tecrübesi olanlar tavsiye eder mi? Nasıl bir şey alsam işimi görür? Tablet ile okuma arasında çok fark var mı?
0
webbrowser (21.01.25)
e-ink denilen mevzuyu gözünüzle görmeniz lazım farkı anlamak için web'den izleyeceğiniz şeyler çok manalı olmuyor bu konuda maalesef.
Cihazın dpi'ına göre gerçekten kağıt gibi bir görüntü elde ediliyor.
E-ink gördükten sonra karar verirsiniz ben de epeydir istiyorum ama ipad varken cihazın ve ortamın ışığını düzgün ayarladıktan sonra çok elzem gibi gelmedi de bana.
Kesinlikle başka bi durum ama lcd/oled vs ekranlara göre.
~Göz sağlığı mevzusunu bi araştırın kendiniz zira çok büyük yalan diyenler de var. Zira 15 senedir çıkan tablet/ipad'ların ppi'ı fevkalade yüksek, ışığı yeterince kısılabiliyor bunlardan dolayı sanıldığı gibi "lcd'den kitap okuma gözün bozulur" gibi bi durum yok diyenler var. (Tüm gün bilgisayara da bakıyoruz zaten cayır cayır)
Aynı şekilde backlight'ı olan pek çok e reader da çıktı, ışık da öyle kuvvetli bi argüman değil gibi bu durumda.
~Okuduğum makalelerin iznini süremediğim için bi siz de bakının dedim, refresh rate de sıkıntı pek tabii çıkarabilir ama dediğim gibi lcd ekran ve kitap sanıldığı kadar tu kaka değil tarzı bir kaç düzgün yazı/araştırmaya rastlamıştım zararlı olabilir olmayabilir kesin bir data yok elimde. o kadar sıkıntı olmayabilir bi bakınmakta fayda var o duruma dedim.
0
hedep
(21.01.25)
ipad'in isigi rahatsiz etmiyor, yormuyorsa ve sarji yeterli geliyorsa cok da gerek yok bence. bende kindle var, ipad yok. tersi olsa su anda kindle'i aramam.
0
lemmiwinks
(21.01.25)
Göz sağlığı için e-kitap gerekli
0
Mirket
(21.01.25)
@hedep
Bir düzeltme yapmak isterim.
Göz-beyin sağlığı için söz konusu ışık değil, lcd ekranların çalışma biçimidir.
Lcd vs ekranlar hareketli görüntü oluşturabilmek için saniyede ortalama 60-120 kere yanıp sonerler. (Hertz değeri) Her bir yanıp sonmede 1 kare elde edilir. Bizler bilinçli olarak bu yanıp sonmeleri algilayamadigimiz için bu ekranların oluşturduğu hareketli görüntünün kesintisiz olduğunu kabul ederiz.
Aslında göz bu yanıp sonmeleri görür ama biz bunu farkedemeyiz.
İşte beyni yoran süreç de budur. Özellikle bir şey okurken ekrana daha da odaklandigimiz için bu yorgunluk ekstra artar.
Yani lcd ekranın ışığını ayarını vs kismanizin bu konuda hiçbir anlamı olmaz.
Yeni e-kitap okuyucularında evet ışık var. Ama düz bildiginiz ışık. E-ink ekranın üzerine konmuş bildiğimiz sabit bir ışık kaynağı.
0
makbur
(21.01.25)
@makbur: kitap okurken sayfa sabitken bir yanip sonme var mi? sonucta hareket yok. bir de e-kitap'ta isik direkt gozunuze vurmuyor, ekrana vuruyor, o yuzden daha az rahatsiz edici olabilir.
0
lemmiwinks
(21.01.25)
@lemmiwinks
e-ink teknolojisinin alameti farikası, elektronik mürekkeplerin ekrana yapışıp kalması. bu yüzden aynı kağıt gibi görünüyor.
lcd ekranlarda aynı mantıkta görüntü elde edebilmek için hertz değerinin 0,1 gibi bir şey olması gerekiyor. bilmiyorum böyle bir teknoloji var mı, mümkün mü.
yeni ekranlarda değişken yenileme hızı var ama o da örnek olarak enerjiden tasarruf için 60 ile 120 hertz vs arasında gidip geliyor.
kindle'lardaki ışık mantığı, eskiden kitaplara mandalla takılan kitap okuma lambaları vardı. kindle'ın ışığı da o hesap :) (ki bence lüzumsuz bir özellik)
0
makbur
(21.01.25)
Ebook'larda ışıklar ilk çıktığında makbur'un dediği gibi frontlit (yani ekrana gelen ışığı yansıtma) olsa da göz sağlığı için tatsız olduğu iddia edilen (kanıt var mı fikrim yok) backlit aydınlatmayı da kullanmaya başldı.
Ebook'un tüm olayı yazıyı ekrana fiziksel bir şekilde sabitleyip pasif ışık ile aydınlamak olduğu için front'da back'de aydınlatma çok manalı gelmiyor bana da.
0
hedep
(21.01.25)
Tercih edecek olursak hangi ürünü tercih etmeliyiz? 2 tane alacağız. İlk olarak 1 tane alıp deneyeceğiz.
0
🌸webbrowser
(21.01.25)
hocam uzun süre boyunca ipadden okudum, bir zararını görmedim. en azından şimdilik.
not: e-kitap okuyucu tecrübem yok
0
kel aynak kusu
(21.01.25)
Kobo tavsiye edebilirm. E reader'ler epub formatlı dosya okurlar. Bu mevzuyu başlatan kindle her ne kadar çok iyi olsa da "açık denizlerde" takılmak isterseniz epey bi convertion ile uğraşmanız gerekir. Kobo'da ise hem donanım hiç fena değil hem de "bulduğunuz" şeyleri çatır çatır atıp okuyabiliyorsunuz.
Pdf performansları çok değişiklik gösteriyor pdf için bence e reader uygun değil.
Boyut ve ekran dpi'larını da göz önünde bulundurun. Giriş segmentleri çok çok ufak olabiliyor, okumak için yeterli ama yine de elimde düdük mü tutuyorum, makarna mı ne lan bu dedirtecek kadar ufak gelebilir.
0
hedep
(21.01.25)
Kobo libra e-reader ve iPad Pro sahibiyim Gönül rahatlığıyla diyebilirim ki e-reader’dan okumak çok farklı bir deneyim Makale vs okurken iPad kullanıyorum evet ama onun dışında kitap için tamamen kobo’yu kullanıyorum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(22.01.25)
Geçen bir video seyretmiştim. 7-8 yaşlarında bir çocuk, 'Bu yaşıma geldim, böyle bir şey görmedim.' diyordu. 20 li yaşlarda bir arkadaş çıkıp ben ipad de okudum bir zararını görmedim deyince değişik geliyor bana. Artık yoruldu gözlerim. Saatlerce fiziki kitap ya da e kitap okuyabiliyorum ama bir saat ipadden bir rapor okuyayım diyorum gözlerim sulanıyor, acıyor. Gençsiniz tolere edersiniz, orası tamam da siz yine de dikkat edin. O gözler size yaşlanınca da lazım.
0
Mirket
(22.01.25)
Kindle da artık epub formatını kabul ediyor, hatta benim eski nesil Kindle Touch'ım bile kabul ediyor. O yüzden eskisi gibi convert etmeye, mobi dosya aramaya ihtiyaç kalmadı. Ha ama hâlâ Kobo gayet uygun bir seçenek, güncel fiyatları bilmiyorum ama benzer özelliklerde iki ürün arasında Kobo daha uygun fiyatlıysa Kobo alınır.
merhabalar, hafta sonları bazen de oyun oynayasım geliyor. hep kuzende oynamaktan doygunluk var ama bir yandan da istediğim oyunları da oynayamamışlık vs. eğlence faktörü...şimdi baktım da xbox 2026'da guclendirilmis bir versiyonunu cikartacakmis. bir sene de öyle kös kös beklemek saçma. series s al
merhabalar, hafta sonları bazen de oyun oynayasım geliyor. hep kuzende oynamaktan doygunluk var ama bir yandan da istediğim oyunları da oynayamamışlık vs. eğlence faktörü...
şimdi baktım da xbox 2026'da guclendirilmis bir versiyonunu cikartacakmis. bir sene de öyle kös kös beklemek saçma. series s almak da kapasitesinden mantıklı gelmedi hele yanına harici bellek kartı. series x almak mantıklı geliyor gibi. sonra da satılırsa satılır diye düşünüyorum. fikirlerinizi almak istedim.
0
evimin paspasi (18.01.25)
Evet mantıklı. Zamanı gelince elden çıkarması da kolay Seneye yeni nesil bir konsol gelse bile o konsola yeterince oyunun gelmesi, konsolun kapasitesini tam kullanan oyunların çıkması derken siz series x’i kafadan 2-3 yıl kullanırsınız
Herbal&essences argan yağlı şampuan ve saç kremi benim saçlara iyi geliyor . Öneririm
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(27.12.24)
Urban care kivircik sac sampuani ve kremi kullaniyorum. Memnunum bayagi. Saclarimin dogal guzelligi de var isyerinde kadinlar gelip sac bakimimi soruyor "sampuan kullaniyorum" diyorum oldurecek gibi oluyorlar :D
Yurtdisina en son ciktigimda curl club bayagi populer duruyordu ondan da aldim denemek icin ama heniz firsatim olmadi. trde de varmis sanirim.
secenek coktur ben vegan kozmetik diye direttigim icin bunlarla limitliyim.
memnun kaldığınız kamu misafirhaneleri var mı? temiz oluyorlar mı?
memnun kaldığınız kamu misafirhaneleri var mı? temiz oluyorlar mı?
0
denizzz (26.12.24)
Dsi ve karayollari misafirhaneleri genelde iyi olur. Universite.misafirhaneleri de ortqlama ustudur. Ogretmenevlerinden uzak duralim
0
deckard
(26.12.24)
İzmirde sgk misafirhanesi denize sıfır ama hizmet kalitesi öğretmen eviyle aynı.
0
mikahakkinen
(26.12.24)
SGK misafirhaneleri demeye gelmiştim. İzmir'dekinde birkaç defa kalmıştım. Konumu çok iyiydi. Temizlik, eşyalar vs gayet iyiydi. Üsküdar misafirhanesi de boğaz kenarında. Digerlerine nazaran biraz pahalılar.
0
zihua
(26.12.24)
Kamu kurumundan ziyade şehirden şehire de değişiyor bence hizmet. Örneğin tarım müdürlüğünün Adana’daki misafirhanesi çok iyiyken Kars’ta kaldığım misafirhane hayatımda gördüğüm en kötü misafirhaneydi.
herkesinki dökülüyor da saç dökülmem durdu diyen duymadım.
herkesinki dökülüyor da saç dökülmem durdu diyen duymadım.
0
benibulmanlazim (18.12.24)
Nope. Her gun dokulmeye devam ediyor.
Yas: 34
0
Mor ve berisi
(18.12.24)
Durmadı, devam ediyor. Bir noktada artık durur diye boş bir ümidim var:( Yaş: 32
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.12.24)
beslenmeyle orantılı olarak durmadı ama çok azaldı
0
sir william jones
(18.12.24)
Saç dökülmesi dedigin sey çesit çesit ve normal sartlarda zaten günde yüz tel saçin dökülür, yani sona ermez.
0
feastofthedamned
(19.12.24)
eger sektorde yeni bir bulus yoksa dokulmeyi durdurucak ve yeni sac cikaracak 2 sey var. rinasterid ve minoxidil icerikli seyler. bunlari da biraktiginda dokulme hizla geri donuyor. hic bulasmamak lazim.
Özellikle sözlük, instagram, Twitter reddit bağımlılıklarımdan iyileşmek istiyorum. Boş zamanlarda telefon sürekli yanımda olduğu için dürtüsel şekilde gereksiz bakınıyorum Bunun yerine alternatif ne koyabilirim? Örneğin telefonu gri kullanmaya başladım bu bir nebze yardımcı oldu. Fakat daha fizikse
Özellikle sözlük, instagram, Twitter reddit bağımlılıklarımdan iyileşmek istiyorum. Boş zamanlarda telefon sürekli yanımda olduğu için dürtüsel şekilde gereksiz bakınıyorum Bunun yerine alternatif ne koyabilirim? Örneğin telefonu gri kullanmaya başladım bu bir nebze yardımcı oldu. Fakat daha fiziksel uğraşı hemen yanımda taşıyabileceğim ne olabilir ve bu bağımlılık hali Nasıl düzelir?
Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc (14.12.24)
Youtube dumb phone yaz
0
Zetnikov
(14.12.24)
uygulamaları silerek başlayacaksınız, en önemli adım bu. amasız fakatsız bugün en çok kullandığınız uygulamaları silin.
ondan sonra hayatta kendinize bir hedef koyun. mesela iş yerinde en başarılı çalışan olmak, ogrenciyseniz 4 ortalama getirmek gibi. veya yabancı dil ogrenme olabilir.
0
nuisance2
(14.12.24)
Telefon android ise keep me out diye bir program var. Kaç saat istiyorsan o saat telefon kilitleniyor sadece gelen aramalara cevap veriyorsun yada birisini ararıyorsun.
0
komando kani var bende
(14.12.24)
çok istikrarlı bir çözüm olmayabilir ama kitap okumak. saracak, sevdiğin bir şey bulursan tıpkı "bakim sosyal medyada ne varmış?" dediğin gibi beynin "dur okuyalım bakalım ne olacak" diyor.
çok klasik ve tırt bir öneri gibi gelebilir ama ben bunu OKB tedavisi gören birisi olarak söylüyorum. yani bende bile işe yaramış bir tavsiyedir. tabii ki sorunu kökünden çözmez ama bu zamanda zaten telefonsuz yaşam gerçekçi bir istek değil. şikayetçi olduğunuz şey telefon başında boş boş saatler geçirmek ise dikkatinizi çekecek bir kitap/roman serisi yardımcı olabilir.
zaten sosyal medya öyle bir çukur ki insan yarım saat uzak kalsa özlüyor ama 2-3 gün geçtikten sonra geri dönesi gelmiyor. ben bu şekilde koskoca aylar devirdiğimi hatırlıyorum, yani gece 11-12 gibi oturup 50-60 sayfa kitap okuyup çat diye uyuyordum sonra. sosyal medya filan hiç yoktu. çok güzeldi. sonra tekrar düştük tabii ama olsun, ne kadar uzak kalınırsa o kadar kâr.
0
mark greg sputnik
(14.12.24)
ev işi yap karına yardım et, boşanmaktan da kurtulursun
0
titanyum22
(14.12.24)
Kitap okumayı seviyorsanız e-kitap okuyucu harika bir çözüm olabilir
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.12.24)
E-kitap okuyucu gercekten oldukca faydali. Hem gozu yormuyor hem de boyut itibariyle pek yer kaplamadigi gibi agirlik da yapmiyor. Hele bir de birkac favori kitap listede varsa tadindan yenmez.
0
Mor ve berisi
(14.12.24)
Kitap okumaya zorla kendini, hiçbir halt anlamasan bile 1 saat oku. Beynini alıştır. Ya da ders dinle alanınla ilgili not al falan. Aktive et tekrar o pathwayleri.
ambalajı açılmış. haliyle test ettim ama 4k vermeyi geç yarısını bile vermezdim diyeceğim bir ürün. iade etmek istiyorum ama nasıl işler süreç? yardımcı olabilecek var mı?
ambalajı açılmış. haliyle test ettim ama 4k vermeyi geç yarısını bile vermezdim diyeceğim bir ürün. iade etmek istiyorum ama nasıl işler süreç? yardımcı olabilecek var mı?
0
avatar is back (14.12.24)
dene. bi şey kaybetmezsin. iade alabilir.
0
jelly bear
(14.12.24)
Hijyenik sebeplerden kulaklıklar kişisel ürüne girip iadesi olmuyor.
Ayıplı ürün olması lazım iade alınabilmesi için.
Satıcı insiyatifinde tamamen yani.
0
hedep
(14.12.24)
Hangi marka ve model acaba? Bilelim de biz de uzak duralım
Bu arada Hepsiburada zor. Amazon olsaydı iade alırdı
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.12.24)
İade aldılar. Herhangi bir sorun yaşamadım, 30 dk içinde de param iade edildi
istanbulda 25000 kira ne kadar kazanan bir insan için iyi denebilir.tek yaşıyorum. ev küçük, lüks.
istanbulda 25000 kira ne kadar kazanan bir insan için iyi denebilir.
tek yaşıyorum. ev küçük, lüks.
0
WithWorth (09.12.24)
çok göreceli bir kavram, sosyal aktiviteye para harcamayan, araba masrafı olmayan, üyelikleri olmayan biri için boğaz tokluğuna düz yaşayan adam için maaaşın 2/1 i, yoksa 5/1 i veya fazlası derim.
0
eja
(09.12.24)
minimum 75.000 tl.
0
buenosdias
(09.12.24)
min 75 +1
2013te mayışımın 5te birine İstanbul'un göbeğinde 750 liraya ev tutmuştum herkes çüş oha demişti. nereden nereyeee.
0
titanyum22
(09.12.24)
75.000- 100.000 aralığı bence de
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.12.24)
min 75k, mumkunse 100k
0
cooperr
(10.12.24)
Eskiden olsa gelirin 1/3'ü derdim çünkü kalan 2/3'ün alım gücü yüksekti. Birçok şeye fazla fazla yetiyordu. Şimdi malesef öyle değil.
100 bin TL ve üstü için iyi denebilir. Tabi kişiden kişiye çok değişir, özellikle dışıdan yemek yeme alışkanlığı varsa ve araba bulunuyorsa.
18-20 bin tl bandında kamerası iyi telefon önerilerinizi alabilir miyim?Poco X6 pro 5G 512 GB 12 GB RAM nasıl sizce. Telefon özelliklerinden pek anlayan biri değilim öyle oyun falan da oynamam pek. ona göre bir şeyler önerirseniz sevinirim. teşekkürler
18-20 bin tl bandında kamerası iyi telefon önerilerinizi alabilir miyim? Poco X6 pro 5G 512 GB 12 GB RAM nasıl sizce. Telefon özelliklerinden pek anlayan biri değilim öyle oyun falan da oynamam pek. ona göre bir şeyler önerirseniz sevinirim. teşekkürler
0
mordan (27.11.24)
Özellikleri oldukça iyi 18-20 arasına bulabilirsen alabilirsin bu özellikler genelde 30 bin civarı
0
grimavi
(27.11.24)
Hocam sen sorudaki oppo modelini pocoya mı çevirdin, ben oppo x6 ya göre yorum yapmıştım
Poco telefon almam hem yazılımını hem de işlemcisini sevmiyorum bunun yerine honor 200 ya da samsung a55 alırım
POko okko gibi abudik markalar alma, yaya kalırsın üzülürsün derim. Samsungdan ne geliyorsa onu al.
0
Shepard
(27.11.24)
Honor 200 , aldım - kullanıyorum - memnunum
0
pislick0
(27.11.24)
alınır. iyi telefon.
0
kesmekes laleler
(27.11.24)
Tam f/p kralı. Poco x3 pro kullanmıştım üç sene. Bir yamuğunu görmedim. Arkadaş almış x6 pro’yu. Kamerasını inceledim, o fiyata şaka gibi iyi bir kamerası var Alınır. O fiyatta başka model bakmayın
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.11.24)
poco bilmeyenler sallamis :) poco xiaomi'nin zaten, bazi modelleri gayet iyidir
0
sweetoffice
(28.11.24)
samsung s21fe 2. nesil
0
orpheus
(28.11.24)
O telefondan aldım. Amoled ekranların hepsi böyle mi bilmiyorum ama telefona azıcık yandan bakınca renkler değişiyor.
akpliler tekrar Atatürk düşmanı mı oldu benim haberim yok?
titanyum22
şimdi şöyleEvin balkonuna Atatürklü Türk bayrağı astım malum CUMHURİYET BAYRAMI hani. annemlerle aynı apartmanda oturuyorum, konu komşu benim onların kızı olduğumı biliyor. geldiler bana oturmaya. babam bana geldi vayy kaldır o bayrağı vayy herkes senin ne olduğunu bilmek zorunda değil falan bir şey
şimdi şöyle
Evin balkonuna Atatürklü Türk bayrağı astım malum CUMHURİYET BAYRAMI hani. annemlerle aynı apartmanda oturuyorum, konu komşu benim onların kızı olduğumı biliyor. geldiler bana oturmaya. babam bana geldi vayy kaldır o bayrağı vayy herkes senin ne olduğunu bilmek zorunda değil falan bir şeyler söyledi. babam iflah olmaz bir tayyiptapar (literally) olduğu için bu konularda pek konuşmam, o da benle konuşmaz. o yüzden bu çıkışına şaşırdım nooooluyo hayırdır "Sevdiğim şarkıcının posterini asmadım, bu ülkenin kurucusu bu adam farkında mısın" dedim hala bir şeyler diyor. en sonunda kavga çıktı. doğu perinçekin meşhur videosu gibi oldu, karşılıklı birbirimizi vatan haini ilan ettik falan klasik neyse
neyse yeterince içimi döktüm. şimdi en son akpliler baya Atatürkçü kesildiydi, noldu yine mi düşman oldular?? babam dışında etrafımda bu kafada insan yok. var olan bir açıklasın noluyor gene??
0
titanyum22 (26.10.24)
Hep öyleydiler: Takiyye icabı arada Atatürkçü gözükmek zorunda kalıyorlar. Sonra yine eski haline dönüyor.
0
gabe h coud
(26.10.24)
Hep öyleydiler. Rüzgar Atatürkçülükten yana eserse Atatürkçü olurlar yine. Değişen hiçbir şey yok.
0
muhayyer divan
(26.10.24)
anladım da ben bu yaşıma kadar Atatürklü Türk bayrağınalaf etme cüretini en koyu şeriatçıyım diyem insanda görmedim kendi kanımdan insandan gördüm!!! yine ortalığı karıştıran mımoldu merak ediyorum ama sorunca yoköle bişi kaldır onu ben öyle istiyorum diyor çıldıracağım
0
🌸titanyum22
(26.10.24)
"Tekrar" derken? Ne zaman Atatürk düşmanı olmayı bırakmışlardı? En fazla seçim yaklaşınca 3 gün bırakmış rolü yaparlar.
0
nawar
(26.10.24)
Öyle bir babanın kızı olabildiğine göre sorduğun sorunun cevabını da en iyi sen bilirsin.
0
Yourcousinmarvinberry
(26.10.24)
hayatının büyük çoğunluğunu atatürkçü şeklinde geçiren ben bile türk bayrağının üstünde kim olursa olsun bundan ne geçmişte ne de şimdi hiç hoşlanmam. zaten bayrağın kanunda da belirtildiği şeklin dışında yani bu şekilde veya başka şekilde olması da hukuksuz ayrıca. bana göre atatürk ayrı bayrak ayrı şeklinde asılması daha doğru. nitekim kamu dairelerinde programlarda vs her zaman bu şekilde asılırlar. çünkü doğru olan işleyiş budur.
bu arada ak parti bir kitle partisi olmadığı için (yıllardır iktidarda kalması da bir kitle partisi olmadığını çok farklı tabanlara ait kimselerden oy alabildiğini gösteriyor) dolayısıyla ak partiye oy veren seçmenlerin içinde kemalist olanda vardır atatürkten hiç hazetmeyende. veya islamcı da vardır hristiyan veya ateistte. büyük partiler homojen bir seçemene sahip değildir. kitle partileri görece daha çok homojenize özellik taşıyan seçmen kitlelerine sahip olur sosyolojik olarak.
ben yıllarca atatürkçü siyasi görüş ile yaşadım. koluma dövmesini odama resmini bile yaptırdım. ki bu şekilciliktir bir bakıma sonrasında sildirmeyi başardım. önceden böyle düşünmezdim. ancak atatürk benim için geçmişte taşıdığı anlamı ifade etmiyor. insanlar değişebilir. bir türk olarak atatürk'e şahsen bir borcum olduğunu artık düşünmüyorum. kazım karabekir benim için çok daha yüce bir profil mesela. geçmişte tam tersi olarak benim için yarı tanrı profilinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
baban veya çok yakın aile üyeleri ile siyasi olarak polemiğe girmemeni salık veririm. ben geçmişte çok yaptım. pişmanım.
0
ezkaza
(26.10.24)
Bizim çevremizdeki ak partililerin Atatürkçü kesildiğini hiç görmedim ben. Çok tartışma boşver gitsin ben de dedem ve teyzemle hiç bu konuları konuşmuyorum teyzem biraz soğudu ama dedem çok koyu ak partili
0
kullanicadi
(26.10.24)
hanımlar beyler, benim babamın tayyipçilik dışında herhangi bir ülkü aidiyeti hiç olmadı ama karşıtlığı da olmadı bildim bileli. yani doğuştan cumhuriyet düşmanı bir dayı değil. memur emeklisi bir mühendis bu adam. suratına da onu söyledim, sen üni mezunu adamsın nasıl Atatürk düşmanı olursun diye. koskoca 75 yaşında adam tepine tepine ağladı baktım öyle. çevresi varmış, rezil etmişim. aklım almıyor başka ülkede mi yaşıyoruz, Atatürk bayrağı astık diye rezil oluyoruz?? bu adam böyle değildi.
aklıma gelen tek şey, Atatürk hakkında anormal bir iftira çıktı babam da ona inandı oldu. ama görüyorum ki öyle bir şey yok. ben de inat ettim bayrağın yanında nöbet tutucam 30 ekime kadar.
ayrıca dedem yani babamın babası anormal bir özalcıydı ve 2000 yılıma kadar evde kocaman özal posteri asılıydı duvarda. ÖZAL. 1993TE ÖLEN TURGUT ÖZAL. yani resim poster karşıtlığı yok. herkese cevaplar için teşekkür ederim, bu yaşta bu saçmalığı çekmek de varmış
0
🌸titanyum22
(26.10.24)
Aslında parti kuruluşunda zaten resmi olarak deklare ettikleri ilkeleri farklı olsa da temelde seçmenlerinin çoğunu kuruluşundan beri birleştiren sey zaten Atatürk düşmanlığıydi bence. Halifeliğin kaldırılmasını bir türlü hazmedemediler. Medrese eğitimi kafası nesillerce değişmez. Hinclarini bir türlü alamıyorlar sanki.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(26.10.24)
@asla gülümseyen
çok mantıklı dediğin ama benim babam cumhuriyet nimetlerinin dibini sıyırmış bir adam, okumuş gezmiş tozmuş, miras yemiş. hatta kız kardeşine çalışmıyor diye kendi payından vermiş, ortada kalmasın bir şey olursa boşanırsa diye. ve kız çocuğu var, okutmuş çalıştırmış. benim kafama sığmayan tarafı cumhuriyetten faydalandığı halde bu kafada olması.
0
🌸titanyum22
(26.10.24)
"anladım da ben bu yaşıma kadar Atatürklü Türk bayrağınalaf etme cüretini en koyu şeriatçıyım diyem insanda görmedim"
Bence sizin çevrenizde yokmuş, ben çok gördüm mesela. Hatta tanıdığım birçok akp'li hardcore Atatürk düşmanıydı diyebilirim.
@asla gülümseyen'e katılıyorum. O kitleyi birleştiren şey Atatürk düşmanlığı. Ve bu 22 yıl boyunca pek de değişmedi.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(27.10.24)
AKP'liler basindan beri Ataturk dusmaniydi +1 Bir turlu hazmedemiyorlar.Bir kuyruk acilari var.
0
turkuaz
(27.10.24)
Çekirdek akp'li kitle hep Atatürk düşmanı idi ama bunların sayısı azdı (refah'tan gelen kitle) Ama ellerindeki medya ile yıllardır kara propaganda ile neredeyse tüm AKP'liler Atatürk düşmanı yapıldı malesef.
0
parka
(27.10.24)
Facebook’ta atılan iftiranın bini bir para. Neyse siz aklınıza mukayyet olun. Ülkenin kurucusunu anmaktan utanacak değiliz.
Amasra'da kedi kabul eden uygun fiyatlı bir pansiyon var mı?
anaphylacticshock
Merhaba, Amasra'da odalarına evcil hayvan kabul eden bildiğiniz uygun fiyatlı bir pansiyon var mı acaba? Apart kadar büyük olmasa da olur. İçinde WC ve duş olan tek oda bir yer olsa da yeter ama tabii hayvanlar için birazcık büyük olması daha iyi. İki tane kedimiz var. Maalesef ikisinin de dişlerind
Merhaba,
Amasra'da odalarına evcil hayvan kabul eden bildiğiniz uygun fiyatlı bir pansiyon var mı acaba?
Apart kadar büyük olmasa da olur. İçinde WC ve duş olan tek oda bir yer olsa da yeter ama tabii hayvanlar için birazcık büyük olması daha iyi.
İki tane kedimiz var. Maalesef ikisinin de dişlerinde ve sindirim sistemlerinde sıkıntı var. Bu yüzden mamalarını özel hazırlıyorum. Her gün üç çeşit macun veriyorum. Kısacası bakımları biraz meşakkatli ve bu yüzden bir hayvan oteline vs bırakamıyorum.
Amasra'da yaklaşık 1 hafta için kedilerle rahatça kalabileceğimiz, hijyenik ve uygun fiyatlı bir yer var mı bildiğiniz?
0
anaphylacticshock (17.10.24)
Barış akarsu'nun ailesinin işlettiği nezih bir pansiyon var, orayla iletişime geçebilirsiniz
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.