Giriş
(3)

türkiye'de kitap endüstrisü ne alemde

biseysorcaktim
selamlar,türkiye'de kitap hala okunuyor mu, okunuyorsa ne kadar okunuyor? basılan kitap hem adet hem çeşit olarak artıyor mu yoksa tam tersi azalıyor mu?insanlar kitap satın alıyor mu hala? kitap okuyor mu? --ben eskiden daha sık kitap okurdum, şimdi pek nadir okuyorum. genelde bilgisayara internet
selamlar,
türkiye'de kitap hala okunuyor mu, okunuyorsa ne kadar okunuyor?
basılan kitap hem adet hem çeşit olarak artıyor mu yoksa tam tersi azalıyor mu?
insanlar kitap satın alıyor mu hala? kitap okuyor mu?

--
ben eskiden daha sık kitap okurdum, şimdi pek nadir okuyorum. genelde bilgisayara internete takılıyorum, telefona harcıyorum zamanımı. ilgimi çeken kitapları alıyorum okumaya çalışıyorum ama bir süre sonra kenarda tozlanıyor. etrafımda tek-tük kitap okuyan, vizyona giren filmler gibi kitap bültenlerini takip eden tanıdıklarım var ama o kişiler de olmasa kitap okuyan bir insan görmemiş olacağım.

zincir kitapçılar dışındaki yerel kitapçılar soru bankası ve türevlerine odaklanmış. internet dışında kitap arayıp bulmak da zor.

kitap yazanlar hobi olsun diye yazıyor gibi. eskiden de gelir elde etmek zordu, sanırım şimdilerde iyice imkansız.
eskiden en azından çevirmenler, editörler hayatlarını idame ettirecek kadar kazanıyordu şimdilerde yapay zeka ve benzeri araçlar yüzünden editör ve çevirmene verilen kıymet de azaldı sanırım.

bonus soru: hala kitaplarda bir çok yazım hatası yapılıyor.
30 yıldır kelime işlemci yazılımları hatalı kelimelerin altını çizerken kitap basanlar nasıl oluyor da bu kadar basit hatalar yapıyorlar?
0
biseysorcaktim
(06.08.26)
Kitap okuma konusunda kendimi bir şekilde disipline ederek okuyorum elimden geldiğince. Yıllık belli bir hedefim var, her yılın başında bu sayıyı belirler (52 mesela) ve tutturmaya çalışırım. Canımın okumak istemediği zamanlarda da sesli kitap güzel gidiyor yürürken vs

Ülke geneline gelirsek; istatistiklere bakmadım ama instagram’daki şu bookstagram akımına bakarsak fena değil gibi oran. Kitaplarla ilgili paylaşımlar, gruplar çıkıyor sürekli karşıma. Satışlarda Hiçbir zaman çok yüksek rakamlar olmamıştır ama instagrama bakarsak yine de fena değil gibi son zamanlarda.

Birkaç popüler, yayınevinin çok sevdiği yazarlar hariç geri kalanı hobi niyetine yazıyor gibi. Kitaptan para kazanmak zor

Zamanında rahmetli küçük İskender, bir imza gününde “türkiye’de yazdığı kitaplarla evini alabilen tek şair benim demişti. Belki şimdi de Murathan Mungan’dır (gerçi o birçok türde yazıyor, direkt şair demeyiz)
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(07.08.26)
kötü elbette. ülkede okuma oranları çok düşük. geçmişte de düşüktü, bugün de düşük. kitap fiyatları da maliyetler yüzünden çok yükseldi. kitap yazarak para kazanan ve huzurla yaşamını sürdüren insan türkiye'de artık yok gibidir. ahmet ümit falan 90'lardan aldığı rüzgarla devam ediyor, hâlâ düzenli kitap yazıyor, o fena durumda değildir mesela.

diğer yanda hakan günday gibi isimlere de bakacak olursan senaryo dizi/film işlerine yöneldiğini görüyoruz. çünkü o sektörde daha fazla para var kitaba göre.

baktığında 90'lar ve 2000'lerin başında yine isim yapmış, uzun süre gündemde kalmış, konuşulmuş türk yazarlar var. günümüzde artık o da yok. uzun süredir yeni bir ismin popüler olduğunu, konuşulduğunu, kitaplarının eskiden olduğu gibi övüldüğü bir dünya olduğunu görmüyorum ben. yeni nesil çok hızlı tüketmeye alışkın, sanırım onunla da alakalı bir durum. bir yazarı benimseyip birkaç yıl sonra dahi yeni kitabını heyecanla beklemek mi? bence öyle biri olduğunu bile unuturlar o sürede.

bonus soruya gelecek olursak ise eskiye göre yayınevlerinin özensiz olmaları. bir kitabı en az 2-3 editör/redaktörün okuması gereken yerde artık tek kişi bir kere okuyup geçiyor, onu da daha hızlı yapıyor, elbette gözden birçok hata kaçar. bu da maliyetle ilgili bir konu yine.
kelime işlemcisi tarafından altı çizili olsa da okurken bazı doğru kelimelerin, yabancı kelimelerin vs de altını çizdiği için o da güvenilir değil ya da göz bir süre sonra onları bile görmüyor. o yüzden en az 2-3 hatta 4 okuma falan şart.
0
oldtimer
(07.08.26)
Hocam bunu basın ve yayıncılık endüstrisi olarak cevaplayalım.

Bu endüstri, her pazarda o pazarın kültürel birikimiyle doğru orantılı.

Mesela Avrupa pazarı geçtiğimiz yıllarda büyüme eğilimini sürdürdü. Hem de %80'in üzerinde basılı kitap satışıyla.

Yani dijital yayıncılık basılı yayıncılık anlamında öyle ciddi bir değişim yok henüz gibi duruyor.

Almanya, Fransa, İngiltere'de hala çok ciddi dergi pazarı da var mesela. Türkiye'de dergicilik diye bir şey kalmadı diyebiliriz. Şöyle diyeyim, Almanya'da 6000-7000 dergi var kayıtlı. Çok ciddi bir sayı bu. Türkiye'de bir bir kapanıyor dergiler.

Türkiye'de rakamlara bakmak lazım. ama okuma oranları her zaman düşüktü. Sosyal medyayla daha da düştü. Bizde birçok insan dijitalleşme yüzünden dünyada da yayıncılığın bittiğine inanıyor ama dünyada en azından gelişmiş ülkelerde durum böyle değil.

Hatta kitap özelinde yayıncılık sosyal medyayı da arkasına alarak büyüyen bir endüstri.

Mesela ABD'de yayıncılık biraz şuna evrildi.

büyük yayınevleri dışında butik yayınevleri genelde bir niş seçiyor. atıyorum ekonomi kitapları basıyor sadece ve ona odaklanıyor. Bu iş sadece kitapla kalmıyor. O kitaplar video içeriklere, konferanslara, sosyal medya içeriklerine, tv programlarına dönüşüyor. Content IP gibi düşünebiliriz yaklaşımı. Yani yayıncılık 360 yayıncılığa evrildi biraz. Bunun en güzel örneği mesela atomic habits. Avery yayınlarından çıktı penguen'in alt şirketlerinden biri. Atomic habits bir kitaptan ziyade bir ekosistem. Bu yayınevinden çıkan kitapların çoğu böyle ama.

Türkiye'de zaten okuma alışkanlıkları düşüktü. Ama yayıncılar da bu tip yeni yaklaşımları reddediyor. Biraz geleneksel düşünüyorlar. Açıkcası bu yaklaşımları da küçümsüyorlar. Sosyal medyayı bile çoğu yayıncı yakın zamana kadar hor görüyordu. halbuki kullanabilirlerdi.

İşin özü Türkiye'de yayıncılık ağırlıklı olarak ders kitaplarından para kazanıyor gibi görünüyor.
+2
anten
(07.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.