Giriş
(10)

Bugün iyi bir insan olmak için ne yaptınız?

sekizdokuzon
Ayıp olmasın diye yarım ağız bir yere çağırdığım arkadaşım "Ya aslında işler de birikti" diye kem küm ettiğinde, "Ben de çok bayılmıyorum seni görmeye, napalim gel diye yalvaralim mı? Telefon gtune yapışık yaşayıp üç saat sonra cevap vermek falan, insan muamelesi görünce aklın mi uçtu?" demedim. Siz
Ayıp olmasın diye yarım ağız bir yere çağırdığım arkadaşım "Ya aslında işler de birikti" diye kem küm ettiğinde, "Ben de çok bayılmıyorum seni görmeye, napalim gel diye yalvaralim mı? Telefon gtune yapışık yaşayıp üç saat sonra cevap vermek falan, insan muamelesi görünce aklın mi uçtu?" demedim.

Siz naptınız?

Niye çağırıyorsun o zaman diyecek aklı evvellere; tanıştığımız şehirden ayrılıyorum. Hiçbir şey söylemeden, haber vermeden gitmek istemedim. En son o çağırmıştı, gidememiştim. Böyle birtakım iyi niyetlilikler, siz anlamazsınız.
-12
sekizdokuzon
(02.04.26)
Çok iştahlı sövmüşsün canım çekti.
Sadece hocalar önemli bir şey paylaşmış mı diye girdiğim platformda günde 242425 video atan s.. kırığını silmek ya da terslemek yerine kibarca, izleyemiyorum istersen gönderme dediğim için kendi gibi vitaminsiz egosuna yediremeyip sanki taciz eden benmişim gibi engellemesi.
+2
ekimoloji
(02.04.26)
Engeli aç küfür edicem demenin bir yolu olmalı böyle durumlarda:) insanlar hakikaten ne bileyim
-1
🌸sekizdokuzon
(02.04.26)
Burada zaten o yüzden yazdım :)
0
ekimoloji
(02.04.26)
Bugün karşılaştığım Nepalli Uber sürücüsü 3 yıldır ailesini görmüyormuş, araçtan indikten sonra 3 euro bahşiş verdim
+2
kaptan memo
(02.04.26)
Bir kaç yayaya yol verdim yağmur var ıslanmasınlar diye. Bugün maks iyiliğim buydu.
0
kisa
(02.04.26)
Yolumu kesen yaya geçidine park eden rampaları kapatan bana yeşil yandığı halde ben yokmuşum gibi süren ve gözünün üstünde kaşı olan kimseyi paralamadan eve geldim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(02.04.26)
elimde kalan son 4 adet aferin'i gripten yikilan bir arkadasa verdim.
aferinsiz kaldim ve bir daha nerden nasil bulacam bilmiyorum zira yurtdisi..
0
cooperr
(03.04.26)
cooperr'in sorularini ictenlikle, uzun uzun yanitladim.
onun disinda bugün iyi bir insan degildim. hic kirmak istemeyecegim, cok sevdigim iki kisiyle tartistim. bugünkü performansim hayal kirikligiydi bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
@konusma
ben senin performansini begendim, ictenlikle yanitladigina kefilim.
yarin gelip sorduklarinda, "2 nisan icin kendisine 1 sevap point rica ederim" diyecegim.
demezsem namerdim..
+1
cooperr
(03.04.26)
Öyle şeyler söyleyince kötü biri mi oluyorsun ki. Boşversene...

Soruya cevap: yapmak istemediğim bir yığın işi yaparken şikayet etmemeye çalıştım. Hiç değilse kendimi üzmeyeyim diye. Sonuç ne oldu? Bilemiyorum.
0
muhayyer divan
(03.04.26)
(11)

Emzirmek zor değil mi?

sacrilegious
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğ
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğinde kolum tamamen uyuşmuş oluyor. Böyle giderse 6 ay sonunda omurga/boyun sağlığı bakımından tükeneceğim.

emzirme yastığı da hiç rahat ettirmiyor beni, alçak kalıyor. Siz buna nasıl bir çözüm buldunuz ya? Yeni bir koltuk dahil herşeyi almaya/yapmaya hazırım. Yeter ki bi çözüm bulayım. Lütfen yardım edin.

Teşkkürler.
+3
sacrilegious
(30.03.26)
Hamile kalmadan iyi bir vücut yapmak ve hamilelikte ve sonrasinda bunu korumak önemli.
Yoksa her sey cok zor zaten.

Ben vakit buldukça spor yap derim. Su an bebek baya hafif cünkü gelecege göre.

Bilmis bilmis konustum cocugum falab yok ama arkadaslarimdan gördügüm bu :D herkesin cocugu oldu bi anda etrafimda.
-7
Purple life
(30.03.26)
ben erkeğim, buna ilişkin ahkam kesmek pek doğru olmaz ama sadece "Neden kimse bundan bahsetmiyor?" sorusuna bir yorum yazasım geldi. emzirmenin zorluğundan bahsedilmemesi doğuma ilişkin genel yaklaşımın bir parçası. genel olarak hamilelik, doğum ve bebek büyütmekle ilgili zorluklardan hiç söz edilmiyor. toplumsal bir uzlaşı var sanırım benim de haberdar olmadığım. mantığı şu olabilir, birçok kadın için çocuk yapıp yapmamak bir tercih değil, o nedenle zorluklarından bahsetmenin ona hiçbir faydası yok. zaten "bir gün kesinlikle doğum yapacağım" diye düşünen bir kadına hamileliğin, doğumun ve çocuk büyütmenin zorluklarından bahsetmek gerçekten anlamsız olabilir; ufak tefek zorlukların olduğu ancak bunların herkesin başına geldiği, bir şekilde atlatıldığının söylenmesi bu durumda daha tutarlı.

günümüzde ise çocuk yapıp yapmamak azımsanmayacak sayıda kadın için zorunluluk değil tercih oldu. kadınlar artık çocuk yapmanın artılarını ve eksilerini değerlendirerek bir karara varabiliyor. bu nedenle geçiş aşamasında olduğumuzu ve emzirme de dahil olmak üzere hamileliğin beden üzerinde yaptığı değişiklikleri, doğumun risklerini ve çocuk büyütmenin yükünün artık daha fazla tartışılacağını düşünüyorum. bunu yapanları "bizim nüfusumuzu azaltmak isteyen dış güçler" gibi saçma sapan argümanlarla eleştirenlere de akıl fikir diliyorum.
+3
duguit
(30.03.26)
2 çocuğumu da iki sene emzirdim ama iple çektim bırakacakları günü. Hiç öyle diğer anneler gibi bebeğim emerken gözlerimden kalpler çıkmadı. Kesinlikle haklısınız emzirmek çok zor ama sizinki yenidoğan sanırım. Azıcık sabır, herkesin bebeği farklı şekilde rahat ediyor. Bana sorarsanız en rahatı yanına yatarak emzirmek. Bu konuda çok şikayetçi değildim, daha çok 2 yaşına gelene kadar yenidoğan gibi saat başı uyanıp emmelerinden şikayetçiydim:/ Ömrümün 4 senesi zombi gibi geçti, hala da uykum çok bozuktur sırf bu emerek uyuma huyu yüzünden
+3
kullanicadi
(30.03.26)
emzirme yastiginiz yoksa alim hemen. cocugu destekleyen, kollarinizi serbst birakmanizi saglayan bir sey.

onun disnda duguit +1
0
taurina
(30.03.26)
Size yardımcı olamayacağım maalesef ama yine de yazmak istedim. Spor yapmadım ama hiç zorlanmadım. Kişiden kişiye değişen bir şey demek ki. Benimki sık ama kısa kısa emiyordu büyük ihtimalle ondan zorlanmadım. Emzirme yastığı da almıştım ilk günler kullanmaya çalışıp rahat etmemiştim.
0
ekimoloji
(30.03.26)
Evet emzirmek zor haklısın. Ve rahatsız bi şekilde devam etmek çok yıpratıcı olabilir.
Beni ziyarete gelen bir arkadaşım çocuğu farklı bi pozisyonda tutmayı göstermişti ona da o zaman emzirme danışmanı mı ne göstermiş. Şimdi tarif etmesi zor. Şu aşağıdaki linkte koala pozisyonu diye geçiyor ona yakın bişeydi.
www.atelierbabbi.com

Demek istediğim biri göstermese hiç akla gelmeyecek pozisyonlar var ve bunlardan birinde daha rahat etmeniz mümkün olabilir. Biraz bakın isterseniz linkte başka da var seçenekler.
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.03.26)
memeyi çocuğa değil çocuğu memeye getirmek çok önemli, kendiniz normal dururken hangi pozisyonda rahatsanız o pozisyonda emzirin.
emzirme yastığını daha yukarı geçirebilirsiniz belinizde durmak zorunda değil.
normal yastık kullanabilirsiniz, emzirme yastığı herkese uymayabiliyor.
cuddle curl yapabilirsiniz, yattığınız alan ve siz buna uygunsanız cuddle curl'de uyuyabilirsiniz de (önemli güvenlik kuralları söz konusu).
anneler grubumuza bekleriz yukardan
0
mezzosprite
(31.03.26)
hahaha ekşici erkeklerin yorum yapmadığı bi bu konu kalmıştı.
+1
plastic_angel
(31.03.26)
Emzirmek cok zor ama o en zor hali bi 4 ay falan sürüyo sanirim. Sonra hem bebegin emme sıklığı azaldigindan, hem de bir seyler yerine oturdugundan yavas yavas kolaylasiyo (bence). O yuzden o zorlu donemi kimse hatirlamak istemiyor olabilir :)
0
üğpoıuy
(31.03.26)
Benim çok yakın arkadaşım da yeni doğurdu. Hem dedikleriniz hem meme reddi yüzünden çok sıkıntı çekti gerçekten. En beklemediğimiz şey oldu yani doğumdan sonra. Kızın psikolojisi bozuldu resmen. Zaten lohusalık acayip bir dönem, biliyorsunuz. Bu yüzden kendi isteğiyle anne sütünü bırakıp tam zamanlı mamaya geçti, rahat etti. Çok zorlanılan noktada mama gayet iyi bir seçenek. Bebek önemli evet ama anne çok zorlanıyorsa kendi psikolojisini ve beden sağlığını önceliklendirmeli diye düşünüyorum bir kadın olarak.
0
inawen
(31.03.26)
benim kız çok kısa süre emiyordu da ben yine de yatarak emziriyordum. yan yatıyordum. öyle rahat ettim. mama destekli de gidiyorduk. o sebeple çok yormadı. yatarak deneyin imkan varsa. ama bebek ağırlaştıkça kucakta zorlaşıyor. oturmaya başlayınca oturarak filan emer, kolaylaşır.
-1
elorelia
(31.03.26)
(10)

Bebeğe hiç tatmadığımız şeylerden vermek?

eisberg
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin gelen
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin geleneklerinde olmayan" şeyleri vermenin sakıncası var mı?
0
eisberg
(10.03.26)
Bu saydıklarınız günümüzdeki pek yabancı değil. Ben çocukluğumda mangoyu en iyi ihtimalle televizyonda görmüşümdür. Şimdi semt pazarında almayanı dövüyorlar neredeyse. Hakeza yaban mersini de öyle. Chia tohumu zincir restoranlarda menülere gireli çok oldu. Ayrıca bence çok iyi bir şey yapıyorsunuz. Bizim eve roka girmezdi mesela. Hala yemez annemler. Dışarıda yemeğin yanında gelince nevrim dönüyor. Nefret ediyorum. Bir de yekpare koymuyolar mı! Hah, çocuğunuz benim gibi olmasın istiyorsanız her şeyden tattırın bence.
+1
auroraaurora
(10.03.26)
Ben de tatlı patatesi oğlanın tadımları sırasında yemiştim ilk kez :) Gelecekten spoiler vereyim nasıl başlarsanız öyle gidiyor. Eşek sıpası eti sadece kuzu seviyor, en sevdiği meyve ejder mervesi, yoğurdunu yaban mersini ile yiyiyor. Anası pudra şekeri serperdi mesela kış günü yaban mersinini mi görmüş.
Sakıncası ona değil de sizin cebe olur olsa olsa.
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
sorunuza cevap: bir sakincasi oldugunu zannetmiyorum.
ama bu dönemsel cikan superfood olayi beni asiri irrite ediyor. cocuga her sabah keciboynuzu unundan muffin yapmaz, omletinin icine chia tohumu koymazsan cocuk gerizekali olacakmis gibi bir algi ve baski var. ek beslenmeye gecen cocuklar icin tarif veren kanallardan bu sebeple gercekten nefret ediyorum. abartisiz haliyle hislerimi nefret kelimesi tanimlar. insanlarin %90'i fakirlik sinirindan bir tik üstte yasiyor, asiri görgüsüzlük olmasi da bir yana, sanki herkes bir anthony bourdain yetistiriyor, o bicim tarifler.
cogu cocuk yemek seciyor. simdi secmese yuvaya baslayinca arkadasindan görüp seciyor. adventurous eater cocuk ben hayatim boyunca belki iki tane tanidim, onu da görünce sak diye anliyorsun zaten. marketteki sebzeyi meyveyi yese kafi. kicindaki beze dolduran cocugun refined palate sahibi olmasina gerek yok.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
ülkenin geleneksel ek gıdası çaya şeker atıp ekmek doğramaktı eskiden mesela çok mu iyi :) siz ne yapıyorsanız aynen devam edin, her nesil üzerine bir şey koyarak ilerliyor sonuçta. yani öyle olmalı. ejder meyvesini benim bebe de 7 aylıkken yiyodu hapur hupur :D
yine de keçiboynuzunu fazla kaçırmayın bazı doktorların erken ergenliğe soktuğu görüşü var. hurma özü, keçiboynuzu özü gibi özler yerine direk hurmanın kendisini verebilirsiniz.
+1
rayde
(10.03.26)
Bu işlere başlarken bizim doktor dedi ki siz sofrada ne yiyosanız ona adapte olması önemli. Kahvaltıda avokado yiyorsanız ona da verin, yemiyorsanız ona da gerek yok. Kahvaltıda yeşillik yiyosanız yeşillik kıyın verin gibi. O kadar makul o kadar benlik bir öneri ki harfiyen öyle yapıyorum. Bizim yediğimizden gayrı tuza şekere dikkat ediyorum.
Beslenme ihtiyaçlarının yanında o ailenin bi parçası olarak alışkanlıkları değerleri de şekilleniyor. Çok hoşuma gidiyor bizle birlikte bize benzer bişey olarak büyümesi.
Ha gelecekte müthiş egzotik siksok çekirdeği kahvesi içmeyi tercih eder kendi bilir. Ben düz çayımı içmeye devam ederim muhtemelen.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.03.26)
Ya ben sürekli superfood verilen bebeklere üzülüyorum. Reel hayatta karşılığını göremeyecekler. Çocuk büyüyecek ve ne yiyecek? Sen ben ne yiyorsak o. Bence asıl superfood ev yemeğidir. O kültüre topluma ait reel yiyeceklerdir.
Anaokulunda alerji listesinde gojiberry olan çocuk var ya. Sen ne ara yedin de alerjin çıktı.
Ben kızıma evde lor yapmadım, kendim ilik çırpmadım ya da sürekli chia vermedim. Şimdi içli köfte bile yiyen bir 18 aylık kendisi.
+6
wild honey suckle
(10.03.26)
Bana göre sürdürülebilir gelmiyor. Ek gıdaya başladığımızda bulamaç gibi labne avokado vermedim her şeyi kendi haliyle yedirdim şimdi maşallah çok iştahlı bir çocuk olmasa da biz ne yiyorsak onu yiyor.
+1
ekimoloji
(10.03.26)
hiçbir sakıncası yok bence, çeşitlilik iyidir. sadece şeyi yazmaya geldim, keçiboynuzu erken ergenliğe sebep olabilir çok seyrek vermek lazım verilecekse. yaban mersini de çok pestisit tutan yiyeceklerdendi diye hatırlıyorum, karbonatta falan bekletilebilir organik değilse
0
mezzosprite
(10.03.26)
Chia tohumunda protein var diyenlere yumurtadan fazla mı deyin.
Omega 3 var diyenlere "ALA'dan DHA'ya dönüşüm: Genellikle %1'den azdır (bazı kaynaklarda %0.01 - %1 olarak belirtilir)." deyin.

Tırnak içinde yazdığım cümleyi AI'a zorla söylettim. O da baştan bana Chia tohumu güzellemesi yapıyordu. :)

Yani @konuşma +1

Edit: Şimdi de "bitkisel beslenen kişiler için (vejetaryen/vegan) önemli bir kaynak yaratır. Hiç yoktan iyidir, ancak balığın yerini tutmaz" dedi.
Bu yapay zekalarla sohbet için konuya vakıf olmak lazım. Yoksa yanlış bilgi veriyorlar.

"Günlük ihtiyacın 10 katı omega 3" ten "hiç yoktan iyidir"e evrildi gerizekalı.
0
Mirket
(10.03.26)
annemize sorsak avakadonun ne olduğunu bilmez. biz de bilmezdik. ama çocuk olunca ek gıda döneminde millet avakado veriyor. ne mana anlamıyorum. çoğu doktor zaten bunun gereksiz olduğunu söylüyor. siz ne yiyorsanız çocuk da onu yesin. sürdürülebilir değil zaten.
bizimki kreşe başladı mesela. kahvaltıda peynir, zeytin, omlet vs. bizden her gün bir meyve istiyorlar. elma, portakal, armut... yani çocuk ileride bunlarla karşılaşacak.
pankek yapıyorlar mesela sanmıyorum keçiboynuzu unu kullandıklarını.
diğer meyveler kötü mango çok besleyici desek öyle bi durum da yok.
ha sakıncası var mı, yok. ama gerek de yok.
0
elorelia
(11.03.26)
(7)

Barilla makarna sosu

Mirket
Pesto ve Napoletana sos aldım bir hevesle. Kavanoz açıldıktan sonra 5 gün içinde tüketiniz yazıyormuş üzerlerinde.Hiç 'Bu adam yalnız yaşıyor. Basalım koruyucuyu da uzun süre saklayabilsin.' dememişler.Daha uzun süre saklanması konusunu deneyimleyeniniz oldu mu? Yoksa beş gün sonra gerçekten çöp müd
Pesto ve Napoletana sos aldım bir hevesle. Kavanoz açıldıktan sonra 5 gün içinde tüketiniz yazıyormuş üzerlerinde.
Hiç 'Bu adam yalnız yaşıyor. Basalım koruyucuyu da uzun süre saklayabilsin.' dememişler.
Daha uzun süre saklanması konusunu deneyimleyeniniz oldu mu? Yoksa beş gün sonra gerçekten çöp müdür?
0
Mirket
(24.02.26)
Pestoyu küf tutana kadar yiyorum ben. Üzerine biraz zeytinyağı ekleyince geç küfleniyor.

Diğerini denemedim.
+2
jackyr
(24.02.26)
buzluğa at bakalım nasıl olacak tadı
0
neira
(25.02.26)
pesto bozulmuyor aylarca sakladım. güvenmiyorsan da buzluğa atabilirsin.
+1
jelly bear
(25.02.26)
boyle kararsiz kalinca icindekilere bakmak lazim. bunlarin icinde sebze ve yag oluyor. ikisi de bozulup adam zehirleyen seyler degiller. en fazla tadi bozulur.
0
antikadimag
(25.02.26)
Tadı bile bozulmuyo ilginç şekilde baya dayanıyo dolapta. Besin değerleri ne hale geliyo bilemicem.
0
benim bir gizli bildiğim var
(25.02.26)
Pesto dayanir.
Sos dayanmaz. Belki sosu buzluga atmayi deneyebilirsiniz

Pestoyu da sadece kahvaltida tüketmeyi seviyorum ben. Kavanozu bitirmek icin bir alternatif olabilir: 125 gr. misket mozzarella + ikiye bölünmüs 6-7 adet cherry domatesler + zeytinyagi + tuz + 1 cay kasigi pesto
Karistirip yiyin. Cok güzel oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
450. kez yoğurt hikayesini anlatmayayım (merak eden arama kısmından yoğurt kibritsuyu diye aratsın).

kapağını kapat dolaba koy, hiçbir şey olmaz.
+1
kibritsuyu
(25.02.26)
(10)

Arkadasla iletisimi azaltmak

Kittie
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.Sonra bir kez daha bulustuk. Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yor
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.
Sonra bir kez daha bulustuk.
Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)
Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yorgunum ama dedim. Ama senin icin geldim, yorulma diye dedi. Yine ciktim gittim napiim. 5 dakka yurume mesafesinde cafe.

Yani cok israrci. Evet onla vakit gecirmeyi seviyorum ama cok arada takilmalik biri benim icin. Nasil sinir konur? Veya tamamen hayatimdan cikarmam mi gerekir, arada takilma diye bi sey olmaz mi?
Bir daha semtime gelirse ne desem ki
0
Kittie
(22.02.26)
evde değilim, şu an başka bir arkadaşımlayım malesef gelemem vs.
0
orpheus
(22.02.26)
Baska: arkadas olarak gormuyor degilim ki. Yani senin mesela tum arkadaslarin her dakika gorustugun insanlar mi? Bu kiz direkt beni en yakin arkadasi yapiyor. Yani arada sirada gorustugun insan arkadas olmuyor mu? Illa cok yakinlasmak mi lazim
+1
🌸Kittie
(22.02.26)
Buenosdias: Kendi yorumunu niye katiyorsun ki. Gunluk hayatinizda da boyle misiniz siz ya. Var senin gibilrr burada baya da coksunuz hatta
-1
🌸Kittie
(22.02.26)
@kittie o demek ki senden güç buluyor ve seni her daim yanında istiyor. sana ihtiyacı var. sen ise ay benim bugun seninle gorusme modumda degilsin diyosun.

ben reddedemiyorum. arkadasım isterse yanında olurum.
-2
Başka
(22.02.26)
"Baska" senin bu ellinci nick'inmis. Kim oldugunu ogrendim. Sana cevap yok.
0
🌸Kittie
(22.02.26)
"Müsait olmadığım zamanları kollarsan elbette görüşemeyiz"
"Şu an hiç uygun değilim başka zaman lütfen"
"Bana sormadan plan yapma"

Gibi cümleler kurulabilir.
+1
muhayyer divan
(22.02.26)
Hep başına gelen olayla ilgili mi konuşuyosunuz yani o konuda mı desteğe ihtiyacı var. Ne gelmiş başına?
0
benim bir gizli bildiğim var
(22.02.26)
çürük sebze temas ettiği sağlam sebzeleri de çürütür.

herkese mesafeli olmak, mıçmıç ilişkiler olmaması ya da arada kafayı dinlemeniz güzeldir. konuşmak istemiyorsanız direkt ' bu akşam başkasına sözüm var' cümlesi yeterli gelecektir.
0
galahad reloaded
(23.02.26)
bir daha semtinize gelirse bir kere telefonu acmayin, mesaj atarsa da cevap vermeyin. 3, 4 saat sonra mesaj atin ve sunlardan birini soyleyin: 1) partnerimleydim deyin (eger varsa), 2) ailemleydim, akrabamlaydim (eger varsa), 3) evde degildim, 4) uyuyordum. bazi insanlar musait degilimden anlamiyor ki boyle durumlarda musait degilim demek kaba karsilanabiliyor. o nedenle oncelikle sizin baska bir hayatiniz oldugunu, bu gibi oncelikleriniz oldugunu belirten durumlar sunmaniz gerekiyor. eger gelirse ve bu durum yasanirsa daha iyi olur. orada bekler bekler, sonra gider, bir daha da yapmaz. siz her seferinde giderseniz hep yapacaktir. ama gitmemenin de guzel bir aciklamasi olmali (bu kisi icin).
+1
Sour
(23.02.26)
Sormadan etmeden kalkıp gelmek ne ya bu ne saçmalık.
Senin için geldim diyor bir de. Bunun önünü kesmeniz önemli, birkaç kez orada olmadığını, işin olduğunu söylersin haberleşmeden gelmemeyi öğrenir.
Geç cevap vermek, planları daha seyrek hale getirmek çözüm olabilir.
Programınız yoksa bile varmış gibi davranabilirsiniz, bazı insanlar buna mecbur bırakıyor.
+1
mutekebbir
(23.02.26)
(16)

Doğum sonrası ilk hafta

sacrilegious
Merhaba,Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleşti
Merhaba,

Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleştirdiğim bir durum değil, bir beklentim olduğundan da değil, yani zaten bana özel bir durum da değil biraz karakteri öyle… baktığınızda o da bize genelde maddi olarak destek oluyor hakkını yiyemem, her neyse durum böyle. kardeşim sağolsun elinden geleni yapar geldiğinde, anneme de hizmet eder vs. zaten beraber yaşıyorlar, kabullenmiş o durumu. Her geldiklerinde bir posta didişirler zaten yüksek sesle bi anda ev kümese döner sonra sakinleşirler falan.

sorun şu: ben annemle kardeşime dedim ki, doğuma gelmenizi isterim ama sonrasında kalmanıza gerek yok. Eşim 10 gün izinli. Bi şekilde hallederiz biz dedim. Onun izni bitince isterseniz gelin kalın asıl o zaman tek kalıcam yardıma ihtiyacım olacak dedim diye kıyamet koptu.

Yahu ev zaten 80m2 sadece oturma odasında 1 tane açılabilen L koltuğumuz var. Orada yatıp kalkacaklar. 2 kedim var. Siz de rahat edemezsiniz ilk hafta bebek hengamesinde dedim. Annem zaten en baştan ben en fazla bi hafta kalabilirim demişti. Vay efendim ben onları istememişim de… herkes annesini istermiş de… kocamla ikimiz nasıl bakacakmışız da… asıl ilk hafta yardıma ihtiyacımız olurmuş da…

Ben ayıp mı ettim? Ev zaten annemin. Kira falan ödemiyoruz. Ondan dolayı ne zaman istersen gel demem gerekiyordu heralde. Çok üzüldüm ya. Hayırsız evlat mıyım? Gerçekten ilk hafta gelmeleri işimizi kolaylaştıracak mıydı sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(19.02.26)
bırak ilk haftayı ilk bir ay yanında durmaları için yalvaracağın bir hal söz klonusu :D
+4
alibilir
(19.02.26)
@alibilir +7 oncelikle. Insan basina gelecegi bilmediginden romantik romantik cekirdek ailemle olayim istiyo ama kesinlikle yardim eden bir kisinin daha olmasi isleri cok kolaylastiriyo.

Ama soylediginde bi gariplik ya da ayip yok. Sen nasil rahat edeceksen, nasil olmasini istiyorsan oyle olmali

Su ailelerin surekli bi seylerden alinmasi işi takribi kac yila son bulur?
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Anneniz iyi kötü sizi yetiştirmiş, iki doğum tecrübesi var, yine de faydası olurdu bence, ilk zamanlar çocuğu yıkamak filan hep tecrübe istiyor. Ama sizin bedeniniz sizin kararınız, çok düşünmeyin bence. Doğum telaşesi der geçiştirirsiniz doğumdan sonra.
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
Size anlayış göstermeleri gereken bir dönemdesiniz, doğurdu doğuracak kadına ne diye kıyameti kopartıyorlar? Lohusa olduğunuzda hormonların etkisiyle insanlar daha çok geriliyor, işinize yaramayacak size bir de ekstra bağ olacak insanlar gelmesin anneniz de olsa. Yaşadım biliyorum annem geldi üç ay gitmedi, git de diyemezdim sağ olsun her türlü yardımcı oldu ama bir yandan da her şeye müdahale eden en çok ben bilirim tavrında biri olduğu için burnumdan geldi. Eşimle çok gerildiler, gereksiz yüz göz olmalar yaşandı.
İyi kötü anne baba olacak yaşa gelmişsiniz, bence altından kalkabilirsiniz. Eşinizin izni bitince ablanızın gelmesi daha makul görünüyor.
+5
ekimoloji
(19.02.26)
Bence tecrübeli bir anne tecrübesiz 10 babaya bedel bebek için.
-3
benaslindayohum
(19.02.26)
annenizin karakterinden bağımsız çok doğru yoldasınız. hem halledersiniz hem de bu üçünüzün bağlanması için de çok önemli bir dönem. buzluk stoğu önemli ama, ya da eş dost yemek getirebilirse çok iyi olur ama kimse evde uzun süre kalmamalı bence doğum sonrası, anne kardeş bile olsa. biz biraz da mecburiyetten öyle yaptık ama duyduğum her hikaye bana iyi ki yalnızmışız dedirtti. lohusa kafasıyla en küçük şeyi bile kafaya takacaksınız, rahatsız olacaksınız; evde birilerinin olmasına değil sadece iyileşmeye ve bebeğinize odaklanmaya ihtiyacınız var. halledersiniz bol şans <3
0
mezzosprite
(19.02.26)
anne baba olduktan sonra ilk on gün başkasına ihtiyaç yok bence. kim ne dese batıyor zaten. hatta koca bile batıyor bazen. benim de annem geldi. bir gece sonra yolladım. çünkü yaşlı, yorgun kadın, dinç değil. sürekli koltukta uyukluyor. bir de soğan yeme, sütün acır filan dedi. baktım eşimle de gayet iyi idare ediyoruz. anne sen en iyisi git dedim.

zaten neredeyse sürekli emzireceksin, emzirmediğin anlarda da genelde uyuyor olacak ilk on gün. çok annenlik bir durum yok.

eşin işe başladıktan sonra çağırman doğru olmuş. ama bunu yaptın diye kavga çıkarıyorsa zaten geldiğinde de bi şekilde canını sıkardı.

ama yapılamayacak bir durum yok. biz de ilk on gün eşimleydik. sonra o işe başladı. evet zorlandım ama kendim baktım. zaten anladığım kadarıyla gelse bile yine kısa kalacak, e sonra yine kendin bakacaksın. çok bi manası yok. evi yakın olsa ara ara gündüz gelse daha işe yarar bi yardım olurdu. ama kendin diyorsun yemek yapmaz, hizmet bekler diye. e çocuğa mı bakacaksın annene mi? bi de zaten hormonlar tavan oluyor. sonra soğan yeme dedi diye hüngür hüngür ağlıyorsun vs. öyle bir dönem.

göbek bağı düşmeden yıkanmayacak zaten. silersiniz sadece. sonra da bebek küveti ve file varsa yine yardıma ihtiyaç yok.

bebek kolik vs olur o ayrı. ama normal şartlarda bu yenidoğan döneminde anne ve baba yeterli bence ya.

bu arada annemin tecrübesinden hiç faydalanmadım. çünkü annemin tecrübe 30 yıllık. eskimiş. ablam ve internet sağolsun, onlardan faydalandım. yine de ilk on gün ablamla da aynı evde çocuk bakmak istemezdim. nesi bu kadar korkutuyo anlamadım. ki daha önce bebeklerle ilişkimiz merhaba merhaba şeklindeydi. ilk alt değiştirmesini eşim yaptı hastanede. gerçekten korkulacak bi durum yok.

geçen çocuk ateşlendi ama ilk defa bu kadar yükseldi. gece yapay zeka ile yönettim süreci, eşimi bile uyandırmadım. anneme kırk derece ateşte napayım desem soğuk suya sok diyebilirdi. kendisi anlatıyor, ateşli çocuğu gazeteye sarıp kolonya döküyolarmış vs vs. yani eskilerin tecrübesi de çok matah değil aksine tehlikeli. emziği şekere batırıp vermeye çalışan var, sütün gelmiyo diye darlayan var, susamıştır diye bebeğe su vermeye çalışan var. yani sanırsın hepimizin annesi yenidoğan hemşiresi ha... abartmayalım bu kadar. bakın dediğim gibi aksi durumlar olabilir. ki ben normalde çok panik ve evhamlı bi insanımdır. ama bebeği de en iyi annesi babası bilir ve yetiştirir. korkmayın. bilmeniz gereken hemen her şey internette var zaten. ha destek iyi olmaz mı? tabi ki olur. ama desteğin nasıl olduğu çok önemli işte.
+5
elorelia
(19.02.26)
Bir anne on babaya bedel +1

Annenin gönlünü alıp geri çağır bence. Evde kocan sen ve bebek baş başa kalınca öyle bir panik hali olacak ki sırf psikolojik destek için bile annem kenarda otursaydı diyeceksin.
Bebek öyle emzirdim yatırdım temizledim diye biten bir şey değil.
Lohusa kafasıyla bu tulum ince mi gelir kalın mı diye kocanla tartışacaksın filan ohoo. Anne gelsin.
0
kaptan maydanoz
(19.02.26)
ekimoloji+1000. şimdiden kıyamet kopuyorsa doğum sonrası burnunuzdan gelir. evin kimin üzerine olduğunun bi önemi yok sizin eviniz orası, bebek sizin bebeğiniz. öyle yıkamaya falan da gerek olmuyor zaten göbek düşene kadar, gerek olursa da gerçekten halledersiniz.
bi de gelenler babanın rolünü üstleniyor gibi oluyor, bence bu babaya yapılan büyük bi haksızlık. onun da bebeğine alışması, onu sakinleştirmeyi öğrenmesi, gazını çıkarması, göğsüne yatırıp uyutması lazım. bebeğin onun kokusunu da öğrenmesi lazım.
siz kendinize ve eşinize güveniyorsunuz belli ki, bence olması gereken de bu. halledersiniz
+3
mezzosprite
(19.02.26)
elorelia +1000

annenizin bilgileri eski, çatışma çıkarıp tartışmaya sebep olmaktan başka bi işe yaramaz. siz en güncel bilgileri öğrenmişsinizdir zaten hamilelik sürecinde. çok kadim bir bilgi gerekirse de telefonda öğrenirsiniz.
bebeğin ne giyeceği nerde nasıl yatacağı bellidir. 7 kiloya kadar babadan bir kat fazla. anneniz sarıp sarmalamak isteyecek, belki yastık koymak isteyecek belki üstünü örtmek isteyecek. bu çocuk üşüyor, bu çocuk aç gibi yorumlar özellikle lohusayken insanın sinirini bozuyor yardımcı olmuyor asla.
0
mezzosprite
(19.02.26)
Ayıp etmemişsiniz onlar biraz alınganlık göstermiş. Öncelikle şunu bilin ki ilk on gün/iki hafta bir şekilde geçiyor. Size yardımcı olan birileri olsa rahat geçiyor olmazsa daha zor geçiyor. Sizin durumunuzda kardeşiniz rahat ettirirse ettirir öte türlü size geçmiş olsun. Benim kayınvalidem anlattığınız gibi biri ve ben ne zaman gidecek diye gün sayıyordum.
0
eisberg
(19.02.26)
benim annem de aynı şekilde hastanede kalmasını istemedik diye alınganlık etti, sonunda kalmasına ikna olduk ve iyi ki kalmış dedik hepimizi mor etti :D daha bez değiştirmeyi bilmeyen tecrübesiz anne baba olarak mahvolurmuşuz ki annem bir tane çocuk büyütmüş biri. benim hemşireleri bile eve götüresim gelmişti.
kısaca yanında yörende elinin hemen uzanabileceği bebek bakmayı bilen birinin olması mühim. bu annen olur kardeşin olur komşun olur hiç fark etmez.
ama dersen ki annem yardımdan çok köstek olur yemeği bile ayağına bekler, o zaman gelmesin.
benim annem trip çok atar ama ağrıyan beliyle zor yürümesine rağmen çok da iş yapardı evde, gece kaç kere kalkıp bebeğe bakardı hakkını ödeyemeyiz o açıdan o yüzden alttan aldık hep.
teraziye koy bu şekilde düşün bakalım.
+1
rayde
(19.02.26)
Öncelikle evin annenize ait olması ve kira ödemiyor olmanız konusu ayrı konu, doğumda neye ihtiyacınız olduğu ayrı. Çok rahatsızsanız o evde kira vermemekten onu sonra düşünürsünüz şimdi değil.
Şimdi size kimin iyi geleceğine odaklanın.
Bana annemin olması iyi geldi. Ve iyi gelmesine de biraz şaşırdım açıkçası. Kendi kendimize daha iyi oluruz sanıyodum olmadı. Kayınvalide de destek olur sandım ama geldi ve asla iyi gelmedi. Elinden gelmedi yani. Beceremedi. Ben de kırılır üzülür demeden ama kibar bi şekilde ve yordamınca evine yolcu ettim.
Biraz da yani yaşayıp görmek gerekiyor planlar tutmuyor her zaman.
Herkese iyi gelen şey değişebilir. Önemli olanın "benim neye ihtiyacım var" "bu bana iyi gelir mi/geldi mi" bu sorulardan şaşmamak olduğunu düşünüyorum.
Sağlıkla kucağınıza alın.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(19.02.26)
ayıp şöyle dursun ilk 1 ay anne ve kız kardeşinize aşırı ihtiyacınız olacak hem de aşırı. ayrıca kayınvalideniz gelmiyor diye anlıyorum ve bu sizin için aşırı büyük bir şans. ev küçük olsun önemli değil sizin onlara çok ihtiyacınız olacak ve mevzu yemek yapmaları da değll gerekirse hazır yersiniz. ilk günler ilk haftalar aşırı bir uykusuzluk sorununuz olacak ve karı koca bir noktadan sonra dayanamayacaksınız. 3 saat kesintisizi uyumak için her şeyinizi vereceksiniz işte o anlarda anne ve kardeşiniz devreye girecek. kararınızı tekrar düşünün anneinize ben ettim sen etme kal 1 ay deyin.
0
iwillsee
(19.02.26)
"Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider."
benim hanimin annesi de boyle oldugu icin durumunu anliyorum.

tavsiyem:
+ once annen gelsin, 1 hafta kalip donsun. bir ise yaramayacak ama adet yerini bulsun.
+ sonra kiz kardesin gelsin, yardim etsin. yemek yapilmasi lazim, $ekerli tatli falan, sut gelmesi icin. yoksa sut isinde sikinti olabiliyor.
+ ***kesinlikle ikisi birden gelmesin***

hayirli olsun..
-1
cooperr
(19.02.26)
şeker, şekerli tatlı ya da herhangi bir besin sütü artırmaz. bol su, bol bol emzirme ve ten tene temas artırır. başka bir şeye gerek yok. hatta çoğu doktora göre sürün kalitesi diye bir şey de yok. yani süt süttür. sütüm olsun diye sürekli yemek yemek, tatlı yemek ya da ne bileyim çocuğa geçer diye gaz yapacak (bulgur vs) gıdalardan kaçınmaya gerek yok.
+3
elorelia
(20.02.26)
(8)

Bu talep absürt mü? Veya anlaşılması zor bir talep mi?

erdoyil
Ankara - İstanbul arası seyahatlerimde YHT'yi kullanıyorum. Kızılay metrosunda her seferinde Ankara GAR'ına nasıl gidebileceğimi sora sora öğreniyorum. Ankara'yı bilenler söylediğimi anlayacaktır: Kızılay metrosunun çok girişli, çok turnikeli büyük bir alanı var. Bu tür merkez istasyonlarında havaa
Ankara - İstanbul arası seyahatlerimde YHT'yi kullanıyorum. Kızılay metrosunda her seferinde Ankara GAR'ına nasıl gidebileceğimi sora sora öğreniyorum. Ankara'yı bilenler söylediğimi anlayacaktır: Kızılay metrosunun çok girişli, çok turnikeli büyük bir alanı var. Bu tür merkez istasyonlarında havaalanı, otogar, gar gibi noktalar için yönlendirme tabelaları v.s. olur. Ben de bunu Ankara Büyükşehir'e yazdım.
İlk gelen cevap (Talebi okumamış veya anlamamış):"Sayın yolcumuz yht tren garına kızılay-keçiören metro hattında bulunan gar istasyonundan geçiş yapılmaktadır. Tren içerisinde göstergeler mevcuttur."
153'ü aradım, operatör haklı buldu ve talebi yeniden yazdı.
Gelen cevap:"Sayın yolcumuz tarafınıza gerekli bilgilendirme önceki başvurunuzda yapılmıştır. Kızılay istasyonunda 58 istasyon isminin aynı yere yazılması söz konusu değildir. Gidilecek yönlere göre gerekli bilgilendirme levhaları mevcuttur."
0
erdoyil
(16.02.26)
Orası da 50 yere çıkıyor ağa sen her tabelada YHT istiyorsan haklı olabilirler. 3 senedir gitmedigim için detaylı hatırlamıyorum tabela durumunu tamamen salladım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
Ben de bir otobüs hattının dengesizlikleri ile ilgili şikayette bulundum (sistemde bildirilmeden anlık güzergah değişikliği ve sefer iptali, durağa uğramama vd). Sefer sayısı az olduğundan bu değişiklikler büyük sorun yaratıyor diye de eklettim. Temsilci hepsini ayrı talepler halinde açtı ve isterseniz sefer sayısı arttırılması talebi de ekleyelim dedi; ekleyin madem dedim. 3-4 ayrı talebin hepsine “şu an sefer sayısını yükseltme planımız yok” şeklinde bir cevabı kopyala yapıştır yapmışlar. Cevaplayan operatörün o an nasıl işine gelirse o; vatandaşın derdini çözelim diyen yok ne yazık ki.
+1
lil siztah
(16.02.26)
Kızılay metro durağında içeride büyük panolarda hangi hattın hangi duraklardan geçtiğini ve hangi duraktan nereye geçirdiğini gösteren grafikler var ama ben bu grafikleri daha çok trenin içinde görüyorum, orada durağın içinde çok gördüm diyemem. O bakımdan haklısın ama verilen ilk cevap galiba yeterli olmuş.

Şahsen sorunu tam olarak anlayamadım, acaba kaç farklı ulaşım yöntemi olduğunu belirtmelerini mi istiyorsun? Çünkü aslında sorun cevaplanmış gibi anladım ben?
+1
yaren
(16.02.26)
Ankara Büyükşehir Belediyesi'sinde bu işlere bakan arkadaş ya menopoza girmiş ya da andropoza. Geçenlerde de ASKİ'den bu tarz s.msonik bir açıklama gelmişti, milleti azarlamışlardı.
Sanki tüm istasyon isimlerini yazın talebi yapılmış gibi angut angut cevap vermişler. Bence asıl bu cevabın şikayet edilmesi gereken bir yer olması lazım.
+1
anatomik
(16.02.26)
ankara yön tabelası konusunda dünyanın en rezil başkenti olabilir.
istanbul da ara sokak ta bile ankara tabelası görebilirsin mesela.
+1
deepex
(16.02.26)
Mal bebeye bak ukalalık yapmış 58 vivivi siz kınısı diyildir diye.
Boşver kardeşim sıkma güzel canını.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Talebinizi anladığımı varsayarak, sorunun aslında ankara'daki iki yer altı raylı sisteminin farkındaki eksiklikten kaynaklandığını düşünüyorum.

Kızılay'da çok fazla turnike olsa da aslında sadece iki tip hat var ANKARAY ve METRO. Siz YHT'ye gitmek için herhangi METRO (Kırmızı olan) turnikesinden geçerseniz zaten YHT için gerekli Kızılay-Keçiören peronuna yönlendiriliyorsunuz turkuaz zemine beyaz -YHT'ye gider- yazısı .

Aslında ANKARAY'ın da YHT aktarması mevcut. diyelim ki en başta Kırmızı turnikeden (METRO yazana) değil öbürüne geçtiniz (yeşil olan ANKARAY yazan)paniğe gerek yok MALTEPE durağının altında her trende YHT için inebileceğiniz gösteriliyor.

yok ben illa kırmızı ile geçicem ama yeşilden turnikeye geçmişim, derseniz yer altında onunda aktarması var. yerden ok ile ANKARAY (yeşil olan ) peronundan METRO (kırmızı olan ) perona geçiş de mümkün.
+2
Nerdian
(17.02.26)
@Nerdivan, İşte bir yabancı için bu cevabınızdaki kadar karmaşık bir durumdan bahsediyorum. Zahmet edip detaylı anlatımınız için teşekkür ediyorum. Ancak şunu anlatmaya çalışıyorum o malum Kızılay Metro turnikelerinin olduğu alanda durduğunuz an o noktadan YHT'ye bir ulaşım aracı olduğunu anlamanız bile mümkün değil. Orta noktada YHT'ye giden ilk turnikeyi işaret eden bir levha olursa oradan devam edilir. Tekrar söylüyorum Ankara'da yaşamayan bir yabancıyı Kızılay metrosunun o alanına bırakın birine sormaksızın YHT'nin varlığını anlaması, YHT'ye ulaşması mümkün değil. Bu falanca sokak, falanca AVM için bir talep değil; havaalanı, otogar, büyük aktarma noktaları için yönlendirme levhaları mutlaka olur. İstanbul'da öyle mesela....
-1
🌸erdoyil
(18.02.26)
(7)

Bebek arabasını yurtdışından alanlar?

hrvl
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali). Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali).

Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes yurtdışından alıyor Cybex’i, daha çok da Yunanistan gördüm. Ama Kıbrıs Mothercare fiyatlarına baktığımda Yunanistan’dan daha uygun olduğunu gördüm. Yunanistan 480 EUR iken Kıbrıs fiyatı 400 EUR. Vize derdi de yok alınıp gelinir, uçak biletleri zaten uygun diye düşündük. Ama bunu tek biz düşünmüş olamayız heralde :) Araştırdığımda da çok Kıbrıs’tan alıp paylaşan kimse göremedim. Bu amaçla Kıbrıs’a giden kimse var mı? Ya da Yunanistan’a arabayla gidip alsak sınıra çok uzak olmayan bir yer bilen alan varsa aydınlatabilir mi? Teşekkürler.
-1
hrvl
(16.02.26)
selam, cybex degil ama inglesina almistim amazon.de den. dhl ile gonderdiler 2 gunde elime gecti. orada cybex modelleri de vardir muhtemelen bence bir bakin.
0
zseak
(16.02.26)
Cybex Yunanistan'da sinira yakin burada var gorunuyor. Belli bir model ariyorsaniz stok durumunu onceden sormakta fayda var.

maps.app.goo.gl
0
mbond
(16.02.26)
Ben başka bir ürün için bakmıştım (şu bisiklet ama bebek arabası gibi de kullanılan meşhur şey, adı gelmedi aklıma), uçakta check-in bagaja gireceğinden kırılma riskini yüksek bulduğumdan almayıp, Tr’den almayı tercih ettim. Araba ya da otobüsle bu risk ortadan kalktığından, daha mantıklı oluyor. Belki bu olabilir sebebi.
0
lil siztah
(16.02.26)
kıbrıs dediğiniz rum tarafıdır hocam oraya da gidip gelmek TR vatandaşları için öyle kolay değil.
+1
eisberg
(16.02.26)
Yunanistandan gelirken paketi açılmış istiyorlar haberiniz olsun. Yoksa bisürü vergi istiyorlar. Ama siz zaten kendinize alıyosunuz açıp kurup geçirirsiniz.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Bebebus diye bir marka var. ürünleri çok kaliteli ve fonksiyonel duruyor.

Türkiye'de evofone tarafından satılıyor. bi bakın derim. benim çocuğum olsa alırdım.

evofone.com
bebebus.com
0
efreet sultan
(16.02.26)
Evofone’un sitesinden sakın direkt alışveriş yapmayın, ödemede kullandıkları aracı sistem kredi kartı numarasını çalıyor. Arkadaşım kedi aksesuarları aldı, aynı gece defalarca kk’ndan çekim denendi; sonra banka kartı kapatmış zaten. Şikayetvar’da tonla şikayet varmış meğer. Firmaya bildirdik ama sallamadılar. Ürünü gönderdiler ama kart kapandığıyla kaldı. Turuncu sitelerde de mağazası var; ürün alacaksanız oralardan alın.
+1
lil siztah
(16.02.26)
(3)

buzdolabının kapağı aralık kalmış

biseysorcaktim
mini buzdolabım var. eski, modelini bilmediğim bekar işi bir şey. sanırım 10-12 saat kadar, kapağı bir parmak aralık kalmış.dolabın içindekiler zarar görmemiş, içi hala soğuk.belli ki dolap çok çalıştı sıcaklığı ayarlamak için.aylık ortalama 300 lira geliyor elektrik faturası (tv-monitör-bilgisayar,
mini buzdolabım var. eski, modelini bilmediğim bekar işi bir şey.
sanırım 10-12 saat kadar, kapağı bir parmak aralık kalmış.
dolabın içindekiler zarar görmemiş, içi hala soğuk.
belli ki dolap çok çalıştı sıcaklığı ayarlamak için.

aylık ortalama 300 lira geliyor elektrik faturası (tv-monitör-bilgisayar, airfryer, kettle, bulaşık makinesi, kombi, buzdolabı vs dahil).

bu veriler dahilinde, kapağı aralık buzdolabı çalıştırmak faturamda devasa bir fark yaratır mı yoksa dikkate değmez bir şey, olsa olsa bir paket sigara parası mıdır?
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
öncelikle mini buzdolabı asla bu kadar tüketmiş olamaz ama en en en kötü ihtimali hesaplayalım 12 saat açık unutacağın bir aletin maksimum teorik tüketimi 16A sigortaya bağlı olduğunu düşünürsek saatte 3680w'dan 44kwh. sende buna yakın bile değildir 10kwh bile tükettiğini sanmıyorum.

ortalama bi paket sigara 100tl dersek, o kadar yakmamıştır.
+2
konetsu
(16.02.26)
yaktığı elektrikten çok kompresörün sargılarını düşünmen daha mantıklı sanki. yakın zamanda kompresör bozulmaz umarım.
+1
gercekdunya
(16.02.26)
Çok açık kalınca aşırı çalışıp karlanma yapıyor o da arıza sebebi olabiliyor. Fişini çekip bi tamamen çözdürüp geri takabilirsin dolap küçük kısa sürer.
Fatura olayını bilmiyorum.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
(14)

ev ve bir takım kararlar hk

tuborg yesili
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi o
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.
5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi olan ama pek gelişmemiş ( altayapısı yok) bir yerden ev aldık. alırken de şimdi de motivasyonumuz kiralamak değildi zaten kiralamaya da uygun bir konum değil, gittikçe geldikçe bize kapı olsun, başımız sıkışınça gidelim, yazın gidelim tatilimizi de orada geçirelim kafasıydı. Yazlık gibi ama değil. - başka evimiz falan yok- Hali hazırda da kira ödüyoruz tabiki, bulunduğumuz yerden ev almak ise hem süreçlerin çok uzun sürmesi, hem kalıcı oturum beklememiz, hem de ancak 30 yıl borçlanarak vs nedenlerle mantıklı gelmedi. Bu bilgiler cepte olsun.

Bu konuda çevremizden sürekli salaklık, kiraya verin kiraya vermeyecekseniz niye aldınız, boşa para verdiniz, hımmm köy mü :/ vs eleştirileri geldi, gelmeye devam ettikçe de bu konuya ben de üzülür oldum. Etkilendim.

Evet aldığımız paraya bir şehirden 1+1 de alabilirdik, kiraya da verebilirdik ama biz bahçesi olsun biraz insandan uzak olsun istedik. Ve her türlü geri döneceğiz zaten tamamen, şimdiden evimiz olsun mantığı vardı.

Kredinin kaldı 2,5 yılı, şu an kira + kredi ödemek bizi zorlamıyor ama ikimiz de özel sektördeyiz her an işsiz de kalabiliriz tabiki. Hatta benim işim biraz sallantıda bu yüzden de belki de ben kafamda elli tane senaryo kuruyorum. Acaba cidden kira geliri getirecek hale mi döndürsek diye ama bir yanım da hiç istemiyor.

Mevcut durumu yorumlayıp, siz olsanız ne yapardınız fikri verebilir misiniz?

Teşekkürler.
0
tuborg yesili
(10.02.26)
Valla tek kriter maddi fayda değil psikolojik fayda da kriter.
odeyebiliyirsaniz gönlüne göre hareket et derim.
+1
kisa
(10.02.26)
Böyle mantıklı ve güzel bişey yaptığım için çok mutlu olurdum.
+2
gobekliraki
(10.02.26)
İnsanlar kendi yatırımlarıyla ilgili yorum yapsın ya bir zahmet, buna da karışmasınlar.
Bitmesine az zaman kalmış, sizi ekstra bir zorluğa sokmuyor, bence bunlardan etkilenmenize hiç gerek yok.
Bahçeli, şehirden uzak, sakin yerdeki ev şehirdeki 1+1 eve tercih edilir her türlü.

Bu konuşmaların altyapısında hep bi haset olur, boş verin takılmayın bunlara.
+3
mutekebbir
(10.02.26)
Paraya sıkışmadıkça kiraya vermeyin. Kiracı çıkan evler gerçekten genellikle savaş görmüş gibi oluyor. Benim ailem de yılın yarısını bir şehirde diğerini de başka bir şehirde geçiyorlar. Yaklaşık 5 sene boyunca insanlar bari kiraya verin diye minnoş anamın canını sıktılar. Kiralık olmamasına rağmen insanlar aradı. Milletin ağzı torba değilki büzesin gerçekten.

Ev sizin, keyif sizin, para sizin. İsterseniz tek başınıza dubleks evde oturursunuz, isterseniz köyde ev alırsınız. Bence etrafınızdaki sesleri susturacak "biz öyle istedik" gibi kesin bir cevap hazırlayın. Herkes yerini bilsin.
+1
tiredofwaiting
(10.02.26)
hava serinleyince mont almışsınız, insanlar niye mont aldın, hırka alsaydınız ya demiş gibi bir durum. yani siz kendi ihtiyacınıza göre bir alışveriş yapmışsınız. insanların ihtiyaç ve beklentisine göre alışveriş yapmadığınız için eleştirilmişsiniz ki çok saçma.
ödenebildiği sürece ben bi problem göremiyorum.
ayrıca kiracı ile uğraşmak başlı başına bir problem olabiliyor şu dönemde.
+3
elorelia
(10.02.26)
Boş kalması bana mantıklı gelmiyor.
Eğer kiradan edineceğiniz gelirle Türkiye’de 3 hafta ultra her şey dahil beş yıldızlı tatil yapacak parayı alacaksanız kiraya verin derim.

Çünkü zaten Türkiye’ye mesela toplamda 4 hafta gelseniz bile bunun ancak 2 haftası orada kalırsınız. 52 haftanın 50 haftası boş kalacak bir ev bana çok mantıksız geliyor. Bu arada oturulmadığı için ekstra masraflar da açabilir ev size.

Ama psikolojik etkisi sizi rahatlatıyorsa onu parayla ölçemeyiz. Boş kalmaya devam etsin.

Çok emin olduğunuz zaman kiraya verirsiniz.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Yurtdışında olsam, mutlaka senin yaptığını yapardım. Gitmesem de kalmasam da istediğim an gidebileceğim bir evimin olmasının bana vereceği psikolojik desteğe paha biçilemez bence.

Çok iyi yapmışsın.
+2
Mirket
(10.02.26)
Yorum yapanlar aile ve yakın arkadaş çevresi kötü niyet yok aslında.

Sadece 2 hafta değil, 2-3 ayda bir min 1 hafta ve kesintisiz her yıl 1,5 ay gibi sıklığı belirleyebiliriz. Yani kafadadan yılda 10 hafta 2,5 ay diyelim.

Şansımıza da komşularımız çok tatlı insanlar, anahtar bıraktım mesela arada girip bakıyorlar bizim uzakta olduğumuzu bildiklerinden.
+4
🌸tuborg yesili
(10.02.26)
yilda 10 hafta kaliyorsaniz bence gayet mantikli bir yatirim. kiraya vermeye gerek yok. insanlar yazlik alip ayni sure kullaniyor, hatta daha az kullananlar vardir.
+2
lemmiwinks
(10.02.26)
@tuborg yeşili, yılda 10 hafta kalıyorsanız kiraya vermeyi hiç düşünme. Hem evi kullanıyorsunuz hem de seni psikolojik olarak rahatlatıyor. Fikir veren akrabalara teşekkür et, sebep söyleme. Sen sebep söyledikçe karşıt nedenler geliştirirler.
Bu süreçte anahtarı hiçbir akrabaya kaptırmamaya dikkat et.
Hayırlı olsun.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Altyapısı aşırı kötü değilse bana kiralayın? :)
www.eksiduyuru.com
+2
sekizdokuzon
(10.02.26)
normalde kiraya vermek icin ev almazdim,
oturmayacagim eve para vermezdim,
ama yurtdışında olsam ,
burada bir ikametim olmasini isterim.
cok borca girmediysen kira ile uğraşma,

illa kiraya vereceksen
muhtemel bir kisi buldun @8910

hem buradanda aklina geldikce sorarsin evin durumunu.
+1
designer
(10.02.26)
Şuan trde yaşayanlar olarak maddi laygılarımız çok yüksek. Bunun sonucu olarak da boşa akan bi kaynak gibi görüyor insanlar.
Sizin durumunuzda kredi ve kiranızı ödemek zorlamıyor. İşiniz de var. Hiç kötü bi karar değil. Keyfini sürün evinizin.
İşsiz kalırsanız da o zaman düşünürsünüz.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.02.26)
bence çok güzel yapmışsınız hayırlı olsun
+1
Hallegadola
(11.02.26)
(5)

işverenler, ücret ödemekten hazzetmediğiniz en büyük şey hangisi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.01.26)
konu ücret ödemekten hazzetmediğim 'şey' ise; damga vergisine gıcık oluyorum.
+4
galahad reloaded
(31.01.26)
kiranın stopajından özellikle nefret ediyorum.

yıllardır vergi ödüyorum ve vergi borcum asla ama asla bitmiyor.
+3
scudman1
(31.01.26)
mali müşavirlik: faturamı gelirimi giderimi zaten gerçek neyse onun üzerinden kesiyorum ediyorum. üzerine bir de ayda sadece 2 saat bunları gib'e girip bana beyannameleri tahakkukları yollayan adama 10 bin lira vermek zorundayım. bu koyuyor. kuzenler de mali müşavir ve biri zaten sorunlu mükellefler yüzünden işi bıraktı, diğeri de yapmıyor. yani mali müşavirler de şikayetçi, neden bu iş artık otomasyon gibi yürümüyor anlamıyorum. hatta kestiğim fatura bile elektronik, ben hiçbir şey girmeden vergimin bana tahakkuk etmesi gerekli. ama birileri suyun başını tutuyor...
+4
malheiros
(31.01.26)
Maaş vermek istemiyorlar sanırım.
Neyseki asgari ücret denen bir durum var . Yoksa bu ekonomik zorlukta sadece 10bin TL'ye sigortasız insan çalıştırmak isteyen patron(!) sayısı da az değil.
+1
diyecevaplandı
(31.01.26)
Stopaj +1
+1
benim bir gizli bildiğim var
(31.01.26)
(12)

Hangi terapist?

sekizdokuzon
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anl
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anlatıyorum ve bu kadar derine inmek ve ilk travmalarimla yüzleşmek bana pek iyi gelmiyor, bugünkü hayatımı sürdürmemi zorlaştırıyor. Belki duzenimi oturtmuş, rahat bir dönemimde olsam geriye dönüp hayatımda şimdiye kadar olup bitenler üzerine uzun uzun kafa yorardim, hoşuma gidiyor sondaj işi ama şu an benim hayatında ilk kez tek başına ayrı eve çıkmış, hayatında ilk kez düzenli bir gelir elde etmiş ve borç harç içinde yaşamaya çalışan, yemek yapmayı bile ancak iyi kötü becerebilen biri olarak bugünü atlatmama da yardımcı olabilecek bir terapiste ihtiyacım var, diye düşünmeye başladım.

Bu hafta başka bir terapistle daha ön görüşme yaptık. EMDR ekolundenmis o da. Elbette geçmişte yaşadıklarınız ve bunların bugünkü davranışlarınız üzerine etkisi üzerine de konuşacağız ama bugünü ve bugünün mücadelelerini de es geçmeyeceğiz, dedi.

Özellikle bu işi bilen, uzun yıllar terapi almış ya da terapi veren arkadaşlara soruyorum; sizce hangi terapistle ya da ekolle devam etmem gerekiyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(28.01.26)
Bu konuda fularsız entellik'in bir kaç podcasti vardı. Ben de terapiste gitmiyorum mesela, eşim de artık ısrar etmiyor. sorunum zaten az para kazanmak, sorunumu biliyorum öyleyse niye bir de ona para harcıyayım diyorum
0
hoot
(28.01.26)
Hayatımın en yanlış kararıydı psikolog ve psikiyatriye gitmek. Hiçbir işe yaramadığı gibi, sanki yangını daha da körüklediler.
0
gobekliraki
(28.01.26)
BDT ile daha hızlı sonuç alınıyor.
EMDR'yi de denedim. Belki terapist iyi değildi bu konuda bilemiyorum, ama bana da geçmişi bu şekilde deşmek hiç iyi hissettirmedi ve devamını getirmek istemedim.
+1
auroraaurora
(28.01.26)
Terapi almak ayrı.bir efor gerektiriyor. Ben daha büyük bir enerji harcayabilecegimi düşünmüştüm bu işe ama sanırım çocukluk travmalarina kadar inip kök problemleri çözecek seviyede değilmiş. Ama bugünümü iyileştirmek ve daha sağlıklı düşünebilmek için elimden geleni yapmaya hazırım. Dolayısıyla ekol değiştirmek daha mantıklı mı olur yoksa başladığım işi yarım bırakmayayım mı? Sormak istediğim bu. Terapi almayı bırakmayacagim.
0
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
O zaman ekol değiştirme bence, başladığın işi yarım bırakma. Baktın olmadı/olmuyor o zaman değiştirirsin. Efor kısmına sonuna kadar katılıyorum, hiç kolay bişey değil. Terapiler sonrası saatlerce uyumak isterdim sadece.
0
gobekliraki
(28.01.26)
Öncelikle mevcut terapistinle durumunu konuşman lazım. O bunu bir yöntem dahilinde de yapıyor olabilir ama feedback i mutlaka senden almalı ve ona göre süreci netleştirmelisiniz birlikte.
0
mor oje
(28.01.26)
Ben de benzer sebeplerden bırakmıştım, üstünü örtüp unuttuğun şeylerin bir anda ortaya çıkması o travmalarla tekrar yüzleşmek çok zor, ben kaldıramamıştım.

Birkaç denemeden sonra kendinize uygun olan terapisti buluyorsunuz. Bol şans.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Önce şimdiki terapistinle konuş bakalım anlaşılmış hissedecek misin bu konuda. Hissetmezsen diğerine geçersin. Bu konu temelde ekolle ilgili değil anlaşılmış hissetmekle ilgili.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.01.26)
Yüz yüze terapi almayı ben de isterim ama bilin bakalım ne yok?
+1
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
ekoller sorunlara göre belirlenir benim bildiğim. sorununuzu belirtmemişsiniz ama ona en uygun ekol hangisi ise ondan devam etmek faydalı olur sanıyorum. bir de yazdığınız kaygıları önce uzmanla paylaşsanız daha iyi olmaz mı? küt diye ayrılmanın size iyi geleceğini düşünmüyorum açıkçası. önce bir konuşun, baktınız aynı sayfada değilsiniz, yeni arayışa girersiniz.
0
lil siztah
(28.01.26)
Ekleme yapayım cevabıma;
Terapinin belli bir düzen içinde devam etmesi önemlidir, ben de yüz yüze terapiden daha çok verim alan online asla yapamayan biriyim ama mesela haftada bir online yerine ayda bir yüz yüze önerisini en azından başlangıç aşamasında önermiyorum.
Biz ilk konuştuğumuzda haftanın aynı günü ve aynı saatinde olmasının bile gidişat için çok önemli olduğunu konuşmuştuk. Seansların seyrekleşmesi tamamen kişinin ilerlemesiyle alakalı.
Bir de travma tetiklenmelerimi yaşamak istemediğimi ve bu sebepten dolayı bitirmek istediğimi söyleyince bana hak vermiş ve hazır olmadan zaten verim alamayacağımı söyleyerek beni kendisi başka birine yönlendirmişti.
Bu yüzden aniden bırakmadan önce kendisi ile bu konuyu konuşmanın da faydası olacaktır.

Benim şu an kendimi hazır hissedersem başlamak istediğim bir terapist var fiyatı uygunmuş sormadım ama ben online terapiye uygun olmadığım için bekletiyorum.
Doktorunla konuştuktan sonra durumunu netleştirince paylaşabilirim doktoru hakkında çok çok iyi yorumlar var.
0
mutekebbir
(28.01.26)
psikoloji soft bilim ne bekliyorsunuz ki? evet ücretler çok yüksek bir sürü kendini yanlış pazarlayan psikolog/psikiyatrist var. yaranız yok ki psikolog ilaç yazsın.
ayrıca ben bir psikolog olarak online terapinin yararlı olacağına inanmıyorum. terapi bir gözlem sürecidir, danışanın hareketlerini tepkilerini anlamak yüz yüze daha kolay. bilişsel terapi size daha yararlı olacaktır. beklentilerinizi ve geçmiş travmalarınızın deşilmesinin istemediğini terapiste iletebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
(8)

Klimayı şimdi kışın alsam daha uygun mu olur?

koskoca kirpi
Merhaba,Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
Merhaba,

Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
0
koskoca kirpi
(20.01.26)
şimdi alırsanız çok daha avantajlı olur çünkü mayıs gibi fiyatlara büyük oranda zam yapıyorlar
0
limonlu eksi
(20.01.26)
yaza göre uygun olur evet
0
jelly bear
(20.01.26)
Hem zam yapıyolar hem de yoğunluk oluyo gelmek bilmiyo servisler
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
biz evlere iki klimayı yazın aldık dükkana da ısınma için lazımdı ama kışı bekledik bütçe kısıtlı olunca. bi avantajı olmadı üstüne istediğimiz ürünü stokta bulamadık iklimsadan ürün aldık iklimsa servisi de berbattı. kaira ve airfel klimalardan olduğumuz kadar memnun kalmadık sigmadan. yazın kampanya dönemlerinde de kışın aldığımızdan ucuza satıldı klimalar. sigmayı aldığımızdan ucuza kaira satıldı.

akakceden vs. fiyat geçmişlerine bak ürünlerin birçoğunun aynı seviyelerde veya daha düşük fiyatlarda yaz döneminde satıldığını görebilirsin ki bu yaz dönemi klimalara yapılan tüm sepette ek indirimleri hediye çeklerini banka kampanyalarını vs. de kapsamıyor.

gidip yerel bayiden fiyat alırsan evet fiyat şişirebilirler yaz döneminde ama normal şartlarda yok öyle bi durum. kaira'yı mesela daikin kendi satıyor online platformlarda direkt merkez depodan kendi gönderiyor. arada fiyat şişiren bi al satçı veya bayi olmuyor.

şimdi alabiliyorsan yine al öyle çok ciddi farklar olmuyor, istediğin ürün stokta varsa fiyatı yaz döneminin çok üstünde değilse alınır yoğun bir bölgedeysen kurulumda avantaj olabilir. enflasyonun bi anda fırlayıp her şeyin 2ye katlanmayacağının garantisi de yok ülkemizde.
0
konetsu
(21.01.26)
kışın klimalar daha ucuz olur. egede cehennem bir ilçede yaşıyorum. klimacılar malı yığar yazın peynir ekmek gibi gider, kışın daha ucuza satarlar. talep düşük.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
ben bu tip bir şeyi alacaksam hemen alıyorum, bekledikçe fiyatı düşen bi ürün görmedim. özellikle bu tip dediğim beyaz eşya vs gibi pahalı kalemler.
0
elorelia
(21.01.26)
70 k klima için çok değil mi
0
HellKeePer
(21.01.26)
Kışın fiyat avantajının yanında montaj için çok beklemezsiniz. kısa sürede gelir kurulumu yaparlar.
Tek dış ünite, iki iç ünite olan klimalarda, ikisi aynı anda açılınca performansı düşüyor diye biliyorum, tek tek alınca da aynı fiyata geliyor. araştırmadıysanız ona da bi bakın.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(13)

Nereye gidilir?

anatomik
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu me
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?
Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.
Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.
Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu mevsimde karadenizde ne yapılır onu da bilemedik.
Aşırı soğuk olmayan, mümkünse güney taraflarında, tarihi yerlerini gezip görebileceğimiz nerelere gidilir?
0
anatomik
(20.01.26)
Gelibolu Tarihi Alanları; soğuk olabilir ama Alan Başkanlığı çok güzel gezi güzergahları yapmış; iyi vakit geçirirsiniz diye tahmin ediyorum. Yakındaki Assos ve Troya'ya da uğranabilir.
0
lil siztah
(20.01.26)
antalyanın güzel tarihi yerleri var. soğuk olmayan bi antalya tarafı vardır heralde.
kıbrıs olabilir. baktım orası da soğuk. şu mevsimde trde soğuk olmayan bi yer yok.
0
jelly bear
(20.01.26)
Hemen şimdi planlamıyorsanız Kapadokya güzel bir tavsiye (1.5-2 ay sonra için özellikle). 3 gün için ideal olduğu söyleniyor. Ben de bu yaz için plan yapıyorum oraları görmeye.
0
alice in potatoland
(20.01.26)
hangi şehirdesiniz? o bilgi önemli bak.

soğuk olmasın demişsiniz ama tekirdağdaki şarap evlerine kaçabilirsiniz. şarap seviyorsanız gidin 2 gün falan geçirin. şarap tadımı, mahzen gezimi, mantar turu derken zaman geçiyor bir şekilde. şarap sevmek önemli bu öneri için.
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Birimiz Ankarada birimiz İstanbulda. O yüzden nereye gidileceği uzaklık olarak çok önemli değil, bir şekilde ayarlayıp gideceğiz.
0
🌸anatomik
(20.01.26)
Nisan olsa ya da en fazla mart güneye inmenin bi manası olabilirdi. Şuan yok. Rüzgarlı ve tatsız olur. Kış için dizayn edilmemiş tatil yöreleri öpölü mevsim. Onun yerine soğuğu göze alıp sıcak şarap, şömine keyfi filan arardım ben olsam. Bence kapadokya güzel seçenek.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
Afyonda termal otele. Etrafta gezilecek yerler de var.
Aforia termal oteli tavsiye ederim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.01.26)
aydın denizli bile bu kış ortalamaya göre daha soğuk. antalya harici gezmek üşütür.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
havayı kestiremiyorum ama mardin düşünebilirsiniz.
0
elorelia
(21.01.26)
kış mevsiminde azıcık sıcak yerlere gitmeyi deneyin çok daha iyi olur
0
Ala123
(21.01.26)
Zamandan kazanmak için tam orta noktanız olması lazım Bursa en iyi seçenek bence. Hem müzeler hem yeme içme hem termal otel, masaj, spa hem de 1 gün teleferikle Uludağ yapabilirsiniz.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
altınoluk güre hattuşa termal tesisler.
0
gercekdunya
(21.01.26)
Yılbaşı haftası kıbrıs'ta tarihi yerleri gezdik . Hava genelde güneşli ve ılıktı. Kıbrıs hiç istanbul ankara gibi soğuk olmaz , tavsiye ederim .
kapalımaraş , salamis harabeleri , karpaz , gazimagusa vs görülmesi gereken güzel yerler var.
0
devilone
(21.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(3)

banka kasa kiralama

dunden beri dimdik
son zamanlarda kasa kiralayan oldu mu aranızda? varsa hangi bankadan kaça kiraladınız acaba ?
son zamanlarda kasa kiralayan oldu mu aranızda? varsa hangi bankadan kaça kiraladınız acaba ?
0
dunden beri dimdik
(13.01.26)
Her bankanin guncel fiyati sitesinde yazar. O sube ile ticaretiniz yoksa size kasa vermezler. Kasa istanbuldaysaniz zor bulunan bir sey. Bazi bankalarda 300 400 kisilik kasa sirasi listeleri oluyor.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(13.01.26)
bizim is bankasinda var, kucuk kasa. bu sene 12360tl'ymis yillik. boyutlarina gore degisiyor. aylik, yillik falan kiralayabiliyorsunuz. bankalarin sitelerinde yaziyor ucretleri ve hangi subelerde oldugu.
0
lemmiwinks
(13.01.26)
İş bankasına şok oldum. Benim kadıköyde şekerbankta küçük kasam var. Eylülde ödedim yıllık aidatını 2000tl filandı. Ben de işbankasına mı geçsem her işim orda diyodum. Kalsın teşekkürler iş bankası.
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
(4)

Konut kredi başvurusundan vazgeçersek maliyeti nedir?

erty_ksk
Konut kredisine başvurduk, alıcı satıcı başta anlaştı, eksper gitti bankaya evin değerini söyledi, kredi işlemleri için banka çağırdı ve alıcı satıcı o arada uzlaşamadı veya çıkan kredi oranını beğenmedi alıcı, işlemeler dursun istemiyorum dedi.ekspertiz maliyeti olan 20-30 bin tl tutarı yine de tah
Konut kredisine başvurduk, alıcı satıcı başta anlaştı, eksper gitti bankaya evin değerini söyledi, kredi işlemleri için banka çağırdı ve alıcı satıcı o arada uzlaşamadı veya çıkan kredi oranını beğenmedi alıcı, işlemeler dursun istemiyorum dedi.
ekspertiz maliyeti olan 20-30 bin tl tutarı yine de tahsil eder mi banka? bu süreçte kredi kullanıcısının maliyeti nedir? bu tip bir durum yaşayan ya da süreç hakkında bilgisi olan var mı?
-1
erty_ksk
(12.01.26)
Evet, ekspertiz bedeli sizden tahsil edilir. Süreç zaten şöyle ilerliyor. Evi buldun, bankadaki satış temsilcisine söyledin, o ekspertiz işlemlerini başlatıyor. O sırada sizden ücret tahsil ediliyor ve ekspertiz raporu geliyor. Daha sonra ister krediyi kullanın ister vazgeçin ekspertiz bedeli sizden alınmış olur ve geri iade edilmez.
+2
kilimanjaro
(12.01.26)
Tahsil eder, çünkü ortada yapılan bir işlem var. Tarafların anlaşıp caymasından bağımsız bir süreç yani.
+2
lil siztah
(12.01.26)
Zaten eksper gitmeden önce eksperin ücretini ödüyorsunuz, sonra gidiyor. O ücret geri alınmaz, o hizmet verildi ve rapor yazıldı artık.
Satıcı vazgeçerse eksper değerini ödemesi gerekir bence. Bu masraf onun yüzünden yapıldı. Evinin eksperi yapılmış oldu, başkasına satmaya karar verirse o eksper raporunu kullanabilir sanırım.
0
michael_knight
(12.01.26)
Bizde şöyle oldu. Anlaştık kredi onaylandı eksper gitti. Eksper raporunda satıcının bize yalan söylediğini gördük. Yani söylediğinden çok daha eski bi binaymış. Öncesinde tapudan ayrıntılı baktırmadığımız için bu aşamada karşımıza çıktı bu gerçek. Biz de tabi caydık. Ve satıcıdan eksper ücretini talep ettik. Hukuki sürece gidebileceğimizi bildiği için bize ödedi eksper ücretini. Ama banka her türlü eksper ücretini kredi başvurusu yapandan tahsil ediyor.
Bizim gibi haklı bir sebebiniz varsa. Satıcıdan alabileceğinizin bi örneği diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.01.26)
(16)

işe başlar başlamaz izin istemek

yenibirgüzelnick
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti. iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin istey
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti.
iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim? yani izin vermediğim olmadı şimdiye kadar kimseye. ama bu kıza izin versem ben çok zor durumda kalacağım ve oryantasyon için iş yerinden izin almıştım o boşa gidecek. ne düşünüyorsunuz? normal mi bunlar?
0
yenibirgüzelnick
(06.01.26)
"Hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim?" Kurcuğu cümle tam olarak bu mu? Eğer buysa 7 gün 24 saat çalışması üzerinden anlaşmışsınız gibi anlaşılıyor, haftalık izni yokmuş gibi. Eğer hafta sonları izinli de bir gün de hafta içi için istiyorsa ve bunu her hafta için istiyorsa bu iyi bir ley değil, önce işi bağlayıp sonra kendi istediği şekle çevirmeye çalışmak bu. Hepsi de çakal demek ki, belli bir kurumdan filan seçiyorsan o camiada bu bir alışkanlık olmuş olabilir.
+1
muhayyer divan
(06.01.26)
bence hiç normal değil. ilk haftadan izin istenmez. siz çok yumuşak başlı bir insansınız, saf görmüşler kullanıyorlar. hadlerini bilsinler. siz hiç istediniz mi ilk haftadan izin? ben 10 farklı şirkette çalıştım hiçbirinden ilk 2 ay izin istemedim. giderse de gitsin.

evden çalışmalı bir iş bulmanız mümkün değil mi? siz veya eşiniz için?


--------
çocuğun tam bir eziyet olduğunu ve çocuk yapmama kararımın ne kadar doğru olduğunu bu tarz olaylarla daha bir anlıyorum. doğurması dert, büyütmesi dert, parası dert, baktırması dert...
+3
art cat chocolate
(06.01.26)
@muhayyer divan, yok canım haftada 5 gün çalışıyor işte bugün ikinci günüydü ama cuma günü için gelmesem olur mu işim var dedi. ben zaten 5 günlük yıllık iznimi harcamıştım çocukla alıştırayım haftaiçi diye. boşa gitti şimdi.

@art cat chocolate, ben zaten evden çalışıyorum ama çocukla birlikte çalışmak mümkün değil. sanırım evde olduğum için nasıl olsa evde diye kimseyi çalıştığıma inandıramıyorum sürekli izin istiyorlar.
+4
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
Pek bildiğim bir konu değil ama işe başlamadan önce ayarladığı ev temizleme işi olabileceği geldi aklıma. O işte bir günde güzel bir para kazanılıyor, sizden maaşı almasına da daha bir ay var, diğerleri de bu kişi de o yüzden ilk haftadan izin istemiş olabilir.
+1
michael_knight
(06.01.26)
sinirlarinizi test ediyorlar. benim de kardesim otizmli. bir suru bakiciyla calistim. cogu beni suya goturup susuz getirir. ben de yumusak basli bir insandim. izin istedikleri zaman hayir diyemiyordum haliyle.

asagida yazdigi gibi, siz melek de olsaniz bakicilarin cogu 3 kurus fazlasini veren bir yer buldular mi gitme egiliminde olacaklar. maalesef onlarin bize degil bizim onlara ihtiyacimiz var ve bunu da cok iyi biliyorlar.

valla su an calistigim bir isim ve kardesimin bana ihtiyaci olmasa bakicilik yapmayi dusunurdum. erkek halimle herkesten de guzel yaparim.

allah iyi insanlarla karsilastirsin.
+6
trixi
(06.01.26)
bu hiç normal değil, siz net bir şekilde acil bir durum olmadıkça izin veremeyeceğinizi belirtin. evden çalışsanız dahi çocukla ilgilenemeyeceğinizi ayrıca daha çocuğun alışma sürecinde sürece ket vuracağını bu sebeple kabul edemeyeceğinizi söyleyin.
+2
wendyangelamoiradarling
(06.01.26)
Hayır diyeceksiniz, siz melaike de olsanız habersiz işi bırakabiliyorlar zaten hiç utanmadan. O yüzden en başta konuştuğunuz şartların dışına çıkmayın. Çünkü bu haftaki cuma gününün iznini verirseniz gelecek günlerde de izin vermiş olacaksınız. Baştan sert durun.

Yemin ediyorum insanlar çalışanların elinde oyuncak oldu ya.
+6
antihero
(06.01.26)
Herkesin işi çıkabilir ama ilk haftadan izin veya alışkanlığa dönüşmüş izin mantıklı bir şey değil.

Ben sizin yerinizde olsam zaten kendim vakit bulamadığım için kendisine ihtiyaç duyduğumu ve daha ilk haftadan böyle bir talebi beklemediğimi söyler durumun absürtlüğüne vurgu yapardım. O hafta için izin verir, ancak sonrası için söz veremeyeceğimi belirtirdim. Kısa süre sonra tekrar izin isterse o kişiyle o iş olmaz zaten.
+2
akhenaten
(06.01.26)
@akhenaten aslında bu hafta imkansız sonra istese yine ayarlardım ama mümkün değil izin veremem. ama şimdi de çocuğu nasıl bırakıp gideyim kadın sinirlenir izin vermedik diye. of ya nefret ettim bakıcılardan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
başka iş görşmesine gidiyorlar, izin verme, ilk haftadan izin mi istenir ya insan utanır, demekki utanmasıda yok. birde denemek için yapıyorlar resmen senin iyi niyetini baştan sıkı tutun.
+2
eja
(06.01.26)
normal değil bence de. ben çalışan olarak işe girdiğim ilk haftalarda izin alacağım durumlar olursa baştan belirtiyorum. son girdiğim işyerinde doktor kontrollerim olacaktı mesela. işe başladığım hafta 2-3 defa gitmem gerekeceğini 1-2 saat geç kalacağımı belirtmiştim iş görüşmesi olumlu geçince. siz bence bir daha bakıcı görüşmesi olursa, yıllık izin ve hastalık hariç izin istenmesi durumunu kabul edemeyeceğinizi belirtip baştan önünü kapatın derim.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
@Sadece soruyorum, halbuki görüşme sırasında bir önceki bakıcı ile izin konusunda sıkıntı yaşadığımızı söylemiştim. önceki bakıcı da emrivaki şekilde çocuğu uyuttum çıkıyorum işim var diyip çıkıp giderdi. böyle şeyler yaşamak istemiyoruz demiştim.
ama geldiğimiz nokta yine ilk haftadan izin istemekler filan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
Ya gelenlerle bir kaşın kalkık konuşamaz mısın, mesela kız geldi sana cuma izin alabilir miyim işim var dediğinde dümdüz hiç düşünmeden ve gayet net bir tavırla ve hafif yüksek sesle sadece HAYIR diyemez misin? Hiç lafı dolaştırmadan, sesinle yüzünle konuşamaz mısın? Bunu yapman lazım artık. Hatta her bakıcıyla baştan anlaş bence, ilk 6 ay kesinlikle izin yok de. Ha, gözün tutmadığı anda yine şutla. Hatta bence gözlerini de korkut, evin çeşitli yerlerinde hepsi bilgisayarıma bağlı olan 20 gizli kamera mevcut de mesela. Biraz tepeden konuş, konuşmazsan böyle oluyor. Kızmayı bil şu insanlara. İleride çocuk okulda sıkıntı yaşasa, mecbur kalıp da öfke dili kullanman gerekse ama kullanamasan kimi nasıl caydıracaksın ki. İnsan bunları öğrenmeli, hayat pamuk helvası gibi bir şey değil maalesef.
+1
muhayyer divan
(06.01.26)
kimsenin günahını almak istemem ama istatiksel olarka baktığımda net olarak şunu görüyorum.

yeaa tamam buraya başladım ama daha iyi bi yerden çağırıyolar bi gidip görüşeyim, anlaşırsam bırakırım. anlaşamazsam daha iyi bir iş bulana kadar burada takılırım.

dediğim gibi gerçekten izne ihtiyaç olan bir durum da olabilir ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
+2
omer460
(06.01.26)
Muhtemelen birkaç hafta/ay gibi kısa bir süre çalışmayı düşünüyorlar. Daha iyi bir yer bulunca oraya sıçramak için. Girer girmez de izinleri kullanıp çalışmadan paraya çevirmiş oluyor.
+1
msb
(06.01.26)
Neden istiyormuş izni sordunuz mu? Önce nedenini sorun. Naiflikten demiyorum bunu belki çok önemli bişey vardır diye değil. Ama böyle durumlarda açıklama yapmak durumunda olduğunu baştan bilmesi, açıklaması yoksa değil izin almak, izni istemenin bile kabul edilebilir olmadığını bilmeli. Ha geçerli sebebi vardır düşünürsünüz o başka. Ama mutlaka sorun neden izin istiyorsun, o işini haftasonu neden yapmıyorsun. Sen bi izin gününde halletmeye çalış işini bakarız filan gibi.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(07.01.26)
(10)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+3
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(22)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
0
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(6)

evde yılbaşı partinizi nasıl renkeldireceksiniz?

hunharca ben
sbkareoke-müzik -''ibo show'' - o ses türkiye3-2-1 geri sayım atmosferini evde nasıl planladınız?
sb

kareoke-müzik -''ibo show'' - o ses türkiye

3-2-1 geri sayım atmosferini evde nasıl planladınız?
0
hunharca ben
(30.12.25)
Nr1 ya da Power tv'de yılbaşı gecesi 2025'in enleri, hit müzikleri falan çalıyor. Son yıllarda o kanalları izliyorum yılbaşı gecesi.
0
Cesario
(30.12.25)
Tvde tekelleşen acunun programını izlemeyeceğim, aileyle izlenecek bir şeyler arıyorum henüz bulamadım…
0
ekimoloji
(30.12.25)
annem kabak tatlisi yapiyor. merakla bekliyoruz.
0
baldur2
(30.12.25)
Tombala ve bi çılgınlık yapıp uno da oynayabiliriz
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.12.25)
Birkaç yıldır Halk TV'nin yılbaşı programını izliyoruz.
Saat 19.00'da başlıyor. Müzik ağırlıklı tabi ama diğer kanallara göre gayet düzgün bir program.
0
pro9it9is9
(30.12.25)
Balkonda havai fişek izleyerek
0
pembediken
(30.12.25)
(6)

Patron için hediye

efreet sultan
Patronum babalık yapıp network'ü sayesinde çok uyguna bir ev almama vesile oldu. ne kadar teşekkür etsem de yaptığı iyiliği bir hediye ile taçlandırmak istiyorum. kendisi çok zengin olduğu için manevi değeri olan bir hediye almak istiyorum haliyle. ralli yaptığı için yarışırkenki bir fotoğrafını seç
Patronum babalık yapıp network'ü sayesinde çok uyguna bir ev almama vesile oldu. ne kadar teşekkür etsem de yaptığı iyiliği bir hediye ile taçlandırmak istiyorum. kendisi çok zengin olduğu için manevi değeri olan bir hediye almak istiyorum haliyle. ralli yaptığı için yarışırkenki bir fotoğrafını seçip Simurg gibi yerlerde tablosunu yaptırayım dedim. veya 50 bin TL bandında olmak kaydıyla başka nasıl bir hediye alınabilir? yurtdışından da böyle değişik, ünik bir hediye olabilir. genel olarak tutkusu spor arabalar (rs6, m5 falan) ve ralli yapmak.
-1
efreet sultan
(30.12.25)
Ben otomotiv firmasında çalışırken kurumsal hediye olarak tasarım arabalar yaptırılmıştı bir seramik sanatçısına. Böyle bir şey düşünebilirsiniz belki.
0
auroraaurora
(30.12.25)
siz böyle yazınca aklıma direkt Girard-Perregaux Casquette geldi. ama belirlediğiniz fiyatın baya üzerinde.

yarış saatlerine bakabilirsiniz bütçenize uygun bir model bulabilirsiniz.
Bulova Racer Chronograph gibi.
0
ruhlardan esinlenen karga
(30.12.25)
güzel bir model araba olabilir.

www.hobicast.com
0
gercekdunya
(30.12.25)
tam benim de aklıma seramik gelmişti. instagramdan falan bir seramik sanatçısı bulup custom bi model araba yaptırabilirsiniz, ya da figğr de yapabilen biriyse direkt kendi fotosunun karikatürize edilmiş bir halini seramik yaptırabilirsiniz
0
nolmus yani
(30.12.25)
İstanbulpark'ta ayda 1-2 kere herkese açık sürüş etkinliği düzenleniyor onları takip edip bir bilet alabilirsin. Sık sık gittiği bir ülke varsa bütçene göre oradan da bir formula 1 yarışına veya yarış etkinliğine bilet olabilir.
+1
iwasbornonamountainside
(30.12.25)
Ben olsam öyle büyük hareketler yapmam. Daha garanti bişey güzel bi viski mesela, ama gerçekten güzel.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(30.12.25)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(5)

Yaşlılar için süpürge dyson vs shark?

croswell
Kendi evimde dyson v15 kullanıyorum. Memnunum ama tetikli olması rahatsız ediyor. Annemlere alacağım, yaşlı insanlar hafif olması da önemli. Tetik olunca elleri ağrıyabilir genelde yardımcı geliyor ama kendileri de süpürme ihtiyaçları olacaktır.Dyson v12 modeli ideal ama tetik olayı rahatsız ediyor.
Kendi evimde dyson v15 kullanıyorum. Memnunum ama tetikli olması rahatsız ediyor. Annemlere alacağım, yaşlı insanlar hafif olması da önemli. Tetik olunca elleri ağrıyabilir genelde yardımcı geliyor ama kendileri de süpürme ihtiyaçları olacaktır.

Dyson v12 modeli ideal ama tetik olayı rahatsız ediyor. 30bin tl
Shark ise 20 bin tl civarında
-1
croswell
(12.12.25)
dedeye robot süpürge aldım, o kadar mutlu ki, hem siliyor hem temizliyor, halıya çıkan modelini aldım engel görünce etrafından dönüyor çok az takılıyor, ben baya dert ettim beğenmicek sürekli bir yere takılıp tekrar süpürge istiyecek diye ama aksine çok sevdi hiç uğraşmıyorum diyor. tek sorun çalıştıramıyor beni arıyor ben çalıştırıyorum:)

tetik konusunada; bende ilk başta tetik konusunda süphelerim vardı 2. kullanmaya alıştı, ilk kullanışta zor geldi ama sonra çok mantıklı falan dedi. ama bence kendi durumunuza göre evde azda olsa çalışan normal süpürge varsa robot bakın.

birde tetik tutucu gibi bir aparat yapmışlar tetike geçiriyorsun basmana gerek kalmıyor onu bir araştırırsın
0
eja
(12.12.25)
geçen hafta amcama (78) grundig marka şarjlı süpürge aldım. hem hafif hem de su hazneli. ister bezli kullanıyorsun ister bezsiz. duvara da monte değil fiyatı da uygun
www.grundig.com.tr
teknosa'da 6500 lira
0
neira
(12.12.25)
elektronik eşya işi şans işi. grundig almıştım başta 3 kere değişti hala aynı sorun var. şarjı 5dk da bitiyor kapanıyor. sonrasında dyson v12 aldık. çok memmnunuz. geçen kayınvalideye bimden 400w markasını hatırlamadığım dyson çakması aldık. o da çok memnun
0
gercekdunya
(12.12.25)
tetik isi sikintili olabilir. tetiksiz modelleri de var ama fiyat farki ne kadar bilemedigimden bir yorum yapamam.
0
65 derece
(12.12.25)
Ben de anneme iyisi olsun diye gittim dyson aldım tetikli. Görüyorum kullanırken öyle şak diye çıkarıp lak diye kullanamıyor.
Annem bu sıra bende vakit geçiriyor ve benim elektrolüksü kullanırken çok mutlu. Ağırlık merkezi daha aşağıda çünkü motoru aşağıda ve tetikli değil. Değişelim desem değişir. Ben de bayadır kuşlanıyorum eskidi ama yine iş görüyor. Dayanıklı da çıktı. Sadece koltuk altına giremiyor. Şimdi alsam ona da benimkine benzer alırım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.12.25)
(11)

Bütün okul hayatı boyunca başarılı olmuş insanlar

pembediken
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
0
pembediken
(06.12.25)
Okul başarısı akademik zekanın iyi bi göstergesi ama duygusal zekanın değil. Okul başarısına ek olarak duygusal zekası da fena değilse iyi kararlar alır. Değilse ne olduğunu bile anlamadan kuyuda bulabilir kendini.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.12.25)
Tanı konmamış ADHD'li çocuklar var mesela, planlı programlı düzenli okul yıllarında çok başarılı oluyorlar. Zamanlarını daha serbest düzenleyebilecekleri üniversite ve sonrasında bütün sistem çöküyor, iş hayatında bocalıyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Kobuzchu kiz +1
Okul hayatım başarılıydı ama iş hayatına girdiğimde en çok bu konuda zorlanmıştım. Özmotivasyon ve zaman yönetimi yeteneklerimi geliştirmek için hala uğraşıyorum.
0
Bruce
(06.12.25)
ortaokul/lise tayfasina bakiyorum da, bu cocuk iyi yerlere gelecek dediklerim cogu ya beyaz yaka kole oldu, ya da bir baltaya sap olamamis sekilde dolasiyorlar.
bundan bir bok olmaz dediklerimin de cogu zengin oldu, patronluk yapiyorlar.
ozetle, akademik basari=para denklemi patlayali cok oldu, bitti o is.
okullar robot yetistiriyor, yetistirdekleri robotlar da kalitesiz isin kotu tarafi.
0
cooperr
(06.12.25)
Okul başarısı kişiden bağımsız bir çok koşula bağlı. Aile ortamı, ekonomik durum, sağlık gibi kişinin elinde olmayan başarı üzerinde etkili birçok değişken var.

Günümüzde okul başarısının ilerideki hiçbir davranışla veya parayla pek ilişkisi kalmadı. Herkes kendine göre bir üniversite veya bölüm bulabiliyor. Türkiye'de bulamayan parasıyla avrupada okuyor.

Benim gördüğüm fazla okul takıntısı gerçek hayattan koparıyor. Adam bir bölüme girmiş iş bulamamış bulma şansı da yok ama halen zorluyor. Bir zanaat edineyim demiyor. Falanca teknisyen veya ticaret yapan okumamış bu aptal falan diyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
Evet öyle oluyor. Aksini iddia edenler istisnaları sayıyor/görüyor.
-3
gabe h coud
(06.12.25)
Herkes başarılı olacak diye bir kural yok ama kendi çevreme baktığımda doğru bir önerme olarak görüyorum bunu.okul arkadaşlarımdan başarılı olanların hayatada aynı şekilde devam ettiklerini gördüm.beraber büyüdüğüm iki yakın arkadaşım farklı okullarda başarılı bir eğitim hayatları oldu.birisi ülkedeki en büyük holdinglerden birisinin yönetim kurulunda,diğeri en bilinen bankalardan birisinin gmy pozisyonundan yurtdışına gitti.geriye gm olarak gelmesi bekleniyor.

Ama buradaki başarı kıstasımız kurumsal hayatta bir başarı,iyi maaş gibi gözüküyor.ben buna çok sıcak bakmıyorum.corporate hayatlar çok benlik değil.kıskandığım iki arkadaşım var.birisi lisede dans ediyordu ,hala dans etmeye devam ediyor.diğeride bütün hayatını sporla uğraşarak geçirdi.çok güzel işlere imza atıyor.

Burdan yola çıkıp asıl önemli olan istikrar demeyi tercih ederim.
0
duptıs
(07.12.25)
turkiye'nin en iyi anadolu liselerinden birinde okudum. herkes kendi sosyal sinifindan devam etti. orta ust sinif cocuklari ya yurtdisinda okudu, ya da tr'de guzel kariyerleri oldu. mutevazi ailelerden (ogretmen, memur vs) doktor olanlar kuyrugu dik tuttu, digerleri sallantida. alt siniftan ufak istisnalar disinda bir yol olan gorulmedi.

okulda alinan puanlar ile hayat basarisi arasinda dogrudan bir iliski oldugunu sanmiyorum. sosyal beceriler en az zeka kadar onemli hayatta bir yerlere gelebilmek noktasinda.

zaten siniflara gore insanlarin basarili olma sebebi de bu. ust siniftan geliyorsan ailenin tanidigi ve sana is imkani vs verecek insanlarla dogrudan bir network'un icine doguyorsun. okuldan mezun olunca is bulamazsan babanin tanidigi ayarliyor en kotu bi mulakat. alt siniftan gelen kisi kendi networkunu olusturmak zorunda kaliyor yoksa isi zor.
0
antikadimag
(07.12.25)
Türkiye'de akademik başarının hayatta başarının garantisi olduğuna inanılıyor. Yok öyle bir şey.

Çok basit bir ölçeği var bunun. türkiye'nin en prestijli okullarının en prestijli bölümlerinden mezun olanlara bakın. Koç economics, Boğazisi işletme, hacettepe tıp...

Aynı dönemde aynı sınıftan, aynı not ortalamasıyla mezun olan insanların bile çok farklı yaşamları var.

Aynı bölümden aynı sene mezun 2 doktoru alın mesela.
Doktor a bölüm birincisi,
doktor b ortalama altı bir öğrenci.

Ama notları düşük olan doktor b gider nişantaşı'nda ve dubai'de estetik kliniği açar. Botox yapa yapa porsche alır kendine.

Notları yüksek olan doktor a kredi kartı ekstresine bakıyordur asgariyi mi ödeyeyim, tamamını mı diye.

Bir insanın hayattaki başarısını (maddi, manevi, artık nasıl belirliyorsunuz o başarıyı fark etmez o size kalmış. Ona siz bakarsınız) belirleyen bir sürü faktör var:

-Akademik başarı
-Aile
-Maddi durum
-Kişisel network
-Bilişsel yetenekler
-Duygusal yetenekler
-Öngörü
-Cesaret
-Genel kültür
-İletişim becerileri
-Psikolojik durum
-Kişisel finansman yönetimi

Akademik başarı bunlardan sadece biri. Önemli. Ama tek başına yeterli değil.
+1
anten
(07.12.25)
Hayır bu iş öyle olmuyor. Daha doğrusu böyle bir korelasyon kurmak mutlak bir veri vermez bize.

akademik hayatı çok iyi olup iş hayatında çakılan veya silik sıradan bir tip olan çok insan gördüm. Tam aksi olupta, okuldaki akademik becerileri vasat olup iş hayatında çok başarılı ve parmakla gösterilen kişileri de.

Akademik başarı mutlak iş/hayat başarısını getirmez. Getirmiyor. Biraz da Kendimden biliyorum.
0
ezkaza
(07.12.25)
31 yaşındayım, annemle yaşıyorum, hiçbir başarım yok.

herkes benim gibi değil tabii, istikrarlı bir şekilde hayatta başarılı olup iyi yerlere gelenler de oluyor hatta bunların çoğunluk olduğunu söyleyebiliriz ama okul başarısı dünyadaki en abartılmış şeylerden biri. çünkü en başta günümüzün ekonomik gerçekliğiyle ve iş hayatının dinamikleriyle uyuşmuyor.

adam çok zeki veya çalışkandır, gider manyak bir mühendis olur filan evet iş hayatında da başarılı olur ama özellikle sosyal bilimlerde öyle bir şey yok. zaten bu tür bölümlerde spesifik bir alandaki beceri/eğilim insanı çok fazla öne çıkarabiliyor. ben dilciyim mesela her zaman çok başarılı bir öğrenciydim, lisede arkadaşlarımın b1 ingilizce bildiği yerde ben 8-10 sayfalık hikâye çıkarıyordum, üniversitede başka bir dili öğrendim ve orada da bölümün en iyilerindendim vs. ama sonuçta diploma bile alamadım.

alıp çok iyi yerlere gelen arkadaşlarım da oldu ama ben alsam bile bir şey olmazdım muhtemelen. bilmiyorum yani belki ben yanlış düşünüyorumdur, belki "zaten hiçbi şey başaramadın konuşmak senin ne haddine öküz" dersiniz ama ben okul başarısının gerçekten çok abartılı bir kıstas olduğunu düşünüyorum ya.

tabii bir de başarı kriteriniz nedir, o önemli. kimi insan var bir alanda doktora yapıp kıt kanaat geçiniyor. hiçbir şeyi yoksa "ben bu alanda uzmanım" diyebiliyor. kimisi var ki okulu hocalara daha fazla zorluk çıkarmasın diye ZORLA mezun edilerek bitiriyor, işlek yerde tekel işletiyor. şimdi hangisi başarılı, kime göre ve neye göre?

ilkokulda çok yaramaz, cips vermediği için başka bir arkadaşımızın kafasında o cips paketini parçalayan bir arkadaşım yönetmen olmuş mesela. ben bunu televizyonda adamın klibini izleyince gördüm. ben parmakla gösterilen bir öğrenciydim, bi bok olamadım. çünkü istikrarsızım, çünkü disiplinsizim, çünkü sosyal becerilerim yeteri kadar kuvvetli değil.

benim çok iyi bildiğim birkaç şey vardı, öğrencilik hayatım bu sayede çok rahat geçti ama okuldan çıktığımda ya da okul gerçekten zorlaştığında bunun için bir çözümüm, alternatifim vs. yoktu.

çocuklara disiplinli olmak ve çaba göstermek öğretilmeli bence en başta. zihinsel, fiziksel engeli olmayan her insan yeteri kadar disiplinliyse bir yere varır çünkü. benim gibi kendini rockstar zanneden tek yönlü sığırlar da bir yerde duvara toslar, hayatı boyunca başka hiçbir şey görmediği için ne yapacağını bilemez.

velhasıl okulda başarılı olmuş insanların bir kısmı gerçekten çok donanımlı, zeki, yetenekli kişilerdir ve hayatlarının geri kalanında da başarılı olurlar. bir kısmı ise oyunu kolay modda oynuyormuş gibi takılır, 8-16 yaş arası için "çok güçlü"dür ama ondan sonrası için hiçbir fikri ve donanımı yoktur, onlar çakılır.
0
der meister
(07.12.25)
(5)

north face yağmurluk

edgenabby
https://www.trendyol.com/the-north-face/quest-dis-katman-erkek-yagmurluk-nf00a8azbo91-yesil-xl-p-978257834?boutiqueId=61&merchantId=125613şunu alsam, içine de polar giysem, ankara kışı için yeterli olur mu?bahar da giyebileceğim bir şey almak istiyorum çünkü...
www.trendyol.com

şunu alsam, içine de polar giysem, ankara kışı için yeterli olur mu?

bahar da giyebileceğim bir şey almak istiyorum çünkü...
0
edgenabby
(03.12.25)
Kışın sadece bazı günlerini kurtarır. Soğuk günlerini kurtarmaz.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
bununla donarsın hocam içine kat kat da giyinsen. totonu da örtecek bir şey olmalı. ama ilkbahar/sonbahar için ideal.
0
elektr10
(03.12.25)
mont degilse bir rüzgarlıga bu kadar para verilmemeli bence. genellikle kapalı ortamalarda klima ya da kalorifer acık oldugu için ince giyinilir.
0
koela
(03.12.25)
Aynısının Colombia'sı var bende. İzmir'de söylediğin şekliyle kullanıyorum. Ankara'ya öyle gitmem.
0
Mirket
(03.12.25)
Ankara'dayım şu an hava 4-5 filan ince bir tsirt ve save the duck montla gezebiliyorum. Ben bu markaları pek sevmiyorum yurtdışına çıkıyorsanız veya çıkan birileri varsa 140-150 euro bandında -4-5'lere kadar dayanan bir save the duck aldırın derim.
0
herseysoyledigimgibioldu
(03.12.25)
(14)

Evli arkadaşlara soru

nundu
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı? Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya ev
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı?

Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya evlenir evlenmez ya da evliliklerinin ilk yıllarında benzer durum yaşadılar meslekten dolayı. Ama arkadaş grubum dışında özellikle yaşı büyük kişiler bu durumu tahayyül edemiyorlar ve niye şimdi evlendiniz o zaman diye hayrete düşüyorlar. İnsanların ne dediğini önemsemiyorum da toplumda bu olay çok nadir de benim arkadaş çevrem mi istisna onu merak ettim.
0
nundu
(03.12.25)
Kendi evliliğimde aynı evde yaşamaya başladık ama ablam evlendikten 1,5 sene sonra aynı evde şartları gereği yaşamaya başladılar.
0
mirty
(03.12.25)
öncelikle umarım bir yastıkta kocarsınız, mutlu bir eviniz aileniz olur.

sorunuza gelince, çok büyük çoğunlukla evlenince, hatta evlenmeden önce birlikte yaşamaya başlıyor karı kocalar. ama eş durumunda tayin talebi sebebiyle bir kaç ay birlikte yaşayamayan bir dolu insan var. hatta sırf bu yüzden resmi nikahı önceden yapanlar da var. özellikle memurlar arasında çok yaygın. kafanıza takmayın. siz kendi dalganıza bakın.
+4
co2s2
(03.12.25)
evlenmeden önce başladık. evlilik kararını aldığımızda 3 yıldır beraber yaşıyorduk.
0
awlmi
(03.12.25)
evlenmeden 10 sene önce falan beraber yaşamaya başladık :d

bir arkadaşım eşinin zorunlu görevinden dolayı 1 sene sonra falan ancak taşınabildi. ;

bence normal bir şey bu arada, siz anlatınca hiç garipsemedim. ha "evlendik ama karşı taraf evimize taşınmıyor ailesiyle yaşıyor, şunu bahane ediyor gelmiyor bla bla" tarzı bir şey olsaydı çok garip gelirdi.
+1
nolmus yani
(03.12.25)
Gayet normal. Çünkü sizin bir de tayin süreçleriniz olacak ve bu süreçlerde evli olmanız işinizi kolaylaştıracak. Ayrıca kim ne derse desin toplum baskısı hala var. Küçük bir şehirde falan doktorluk yapacaksanız mesela, birbirinizin yanına gidip gelmek kalmak çok daha rahat olur evliyken.
Biz ayrı ülkelerdeydik vize bekledik.
0
megalomaniac
(03.12.25)
evlenmeden once birlikte yasamaya basladik. 4 yil kadar falan beraber yasadik. eger evlendikten sonra birlikte yasamayan varsa yadirgamam, beni ilgilendirmez. fakat bence birlikte yasama ve evlilik birbirinden ayrilmali. ciftler oncelikle birlikte yasayarak birbirlerini tanimali, evlilige isinmali. ana baba veya bekarlik donemi evinden cikip direkt evlenmek sorunlara neden olabilir. cunku birlikte yasadiginda her seyi goruyorsunuz, cift olarak zorluklarla basa cikmayi ogreniyorsunuz vs.
0
Sour
(03.12.25)
Biz evlenmeden önce dört sene beraber yaşadık.

Ama şartlar uymasaydi evlenip ayrı takılıp sonra aynı eve de geçebilirdik. Bence normal. Ayrıca kimseyi ilgilendirmez. Öğretmenler de bildiğim kadarı ile böyle yapıyor. O kadar nadir olduğunu sanmıyorum. Millet boş boş konusmayi seviyor sadece. On kere de benzer şeyi duymuş olsa. Aaaaa oyle olur mu olmaz der. He bile demekle ugrasilmaz.
0
a perfect lie
(03.12.25)
Anadolu’da bir ilçede öğretim görevlisi olarak çalışıyordum; iki myo yan yanaydık, yani yaklaşık 50 civarı hoca vardı. Bunlardan 30’u evliyse, 25’i eşiyle ayrı şehirlerde yaşıyordu; iş durumları sebebiyle. Eşi yanında olan tuhafımıza gidiyordu :) Ayrıca çoğu sizin gibi bir bir noktada birleşebilecek durumda değildi. Mesela birinin kadrosu Antalya’da, diğerinin Rize’de ve nakil imkanları yok.

Şunu da ekliyim: gözlemlediğim kadarıyla genelde kadınların bulunduğu yerde ev kuruluyor, görüşme base’i orası oluyor, erkekler apartta veya ev arkadaşıyla falan kalıyordu.
0
lil siztah
(03.12.25)
Dediğim gibi insanların ne dediğini kafaya taktığımdan sormadım ya, he he diyip geçiyorum onlara. Eş durumu yapabilmek için bile evli olmak gerekiyor zaten mantıken ve dediğim gibi kendi arkadaş grubum hep bunları yaşadı. Atıyorum önümüzdeki mart nisan gibi evlensek de olurdu ama zaten evlenmeye karar vermişiz yani boşuna beklemek saçma geldi ve arkadaşların da dediği gibi birbirimizin yanına gidip gelmek evliyken daha kolay :d
-1
🌸nundu
(03.12.25)
evliliğin kesin tanımları yok ki böyle. kültürel kabullere göre yorum yapıyorlar. koşullara göre 2 yıl sonra da birlikte yaşamaya başlayabilirsiniz. sizin evliliğiniz, sizin kararınız. bir ömür mutluluklar <3
0
deartheodosia
(03.12.25)
memur kesimi genelde bu şekilde evlilik hayatına başlıyor. o yüzden kafana takacak bir durum yok. mutluluklar dilerim.
0
gercekdunya
(03.12.25)
biz evlendiğimiz gün birlikte yaşamaya başladık. genelde tayin gibi zorunlu sebeplerle memur çiftlerde çok olur bu durum ve herkes bunu bilir normal karşılar aslında. mart nisan gibi evlensek de olurdu demişsiniz sizinki zorunluluk değil de keyfi gibi göründüğü için mi garipsendi acaba. nakil tayin gibi zorunlu bir durum yoksa henüz beraber yaşanamayacak bir durum içindeyken nasıl olsa evleneceğiz diye erken nikah yapmak bana göre de mantıklı ve gerekli değil mesela. size göre nasıl uygunsa öyledir
0
dfn4
(03.12.25)
Evlenmeden önce birlikte yaşıyorduk biz de. Ama sizin yaptığınız çok olağan. Biçok yerde de olur. Eskiden de olurdu böyle şeyler adam evlenip ertesi gün askere giderdi, göreve giderdi filan. Sizin yaşı büyükler böyle bi işgüzarlık yapmaya karar vermiş. Aile büyükleri zaten hep o öyle olmaz demek için bişey bulur. Siz bildiğinizden devam edin. Mutluluklar.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
6 senedir evliyiz, evlerimiz hala ayrı. iş nedeniyle bizim de.
0
mezzosprite
(03.12.25)
(5)

bu rüya da neyin nesi?

Rondak
rüyamda eski sevgilim bana mesaj atıyor, ayrılalı bi 5 sene olmuştur. konuşuyoruz, muhabbet iyi gidiyor derken bir anda 4 yaşında bir kızım olduğunu söylüyor. türk filmi gibi biliyorum ama rüya işte :) sonra buluşuyoruz, tekrar birlikte olmaya karar veriyoruz. normalde kız çocuklarını aşırı severim
rüyamda eski sevgilim bana mesaj atıyor, ayrılalı bi 5 sene olmuştur. konuşuyoruz, muhabbet iyi gidiyor derken bir anda 4 yaşında bir kızım olduğunu söylüyor. türk filmi gibi biliyorum ama rüya işte :) sonra buluşuyoruz, tekrar birlikte olmaya karar veriyoruz. normalde kız çocuklarını aşırı severim ama nedense bu kıza hiç ısınamıyorum. kendi çocuğum olmasına rağmen tuhaf geliyor. belki de bir anda 4 yaşında bir kızın babası olmaktan kaynaklıdır bilemiyorum altan. üzerime garip bir stres çöküyor. bu ilişkiyi yürütemeyeceğimi düşünüyorum ve hem onu hem çocuğu böyle ortada bırakmanın ağırlığıyla bir anda uyanıyorum.
0
Rondak
(01.12.25)
hocam k*çın açıkta kalmış diye yorumladım
+2
nolmus yani
(01.12.25)
Bence bişeylerin sorumluluğu basmış seni. Neyle uğraşıyosan bu sıralar oraya bak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(01.12.25)
Erzurumlular ömrün uzamış der.

Her rüya anlatana :)
+1
antihero
(01.12.25)
içte bir şeyler kalmış.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
cocuk senin degil coco, hatun ayak yapiyor.
0
cooperr
(01.12.25)
(8)

siz de yapay zeka ile tartısıyormusunuz?

abelardo
bak şimdi çok kızdım lavuga ya. buraya gelip içimi dökeyim bari hhahahaabuk subuk konusuyor. niye öyle dedin diyorum, yoo öyle demedim diyor.
bak şimdi çok kızdım lavuga ya. buraya gelip içimi dökeyim bari hhahaha
abuk subuk konusuyor. niye öyle dedin diyorum, yoo öyle demedim diyor.
-4
abelardo
(29.11.25)
Görsellerde çok büyük rezilliklere imza attığı için tartışıyoruz.
En çok kızdığım daha önce yapabildiği şeyi yapamaması, delirtiyor beni.
0
mutekebbir
(29.11.25)
Bence ayrıl
0
benim bir gizli bildiğim var
(29.11.25)
Köpeğim biraz hasta. Veterinerden daha sıkı, şunu yapma bunu yapma vs. Gestapo gibi vallaha. Bir de saçmalıyor misal ilacı 6 saatte bir veriyorsun, saçma bir şekilde üçüncü ile dördüncü doz arasında 3 saat kalacak ya da benim gece 2de 3te uyanmam gerekecek şekilde plan yapabiliyor.
Bir de yeni chatta sorduğum soruya farklı önceki chatte sorduğum soruya farklı cevap verebiliyor. böyle olunca geriliyoruz...
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Bazen laubalilik yapınca haddini bildiriyorum, seviyeli moda geri dönüyor.
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Bugüne kadar sorduğum hiçbir soruya yanlış, çelişkili, saçma cevap vermedi.

Çeşitli platformlarda okuduklarım beni şaşırtıyor açıkcası.
0
Mirket
(29.11.25)
ChatGPT son zamanlarda hacking ile ilgili ne sorsam etik guguk deyip sıyrılmaya çalışıyor. Perplexity'ye geçtim rahatladım.
(bkz: perplexity)
0
rakicandir
(30.11.25)
evet, çünkü chat gpt benim kullanım alanıma göre tam bir gerizekalı gibi davranıyor. hatta geçenlerde aboneliğim yenilendiği gün öyle bir manyaklık yaptı ki, bir sürü saydırıp paramı iade alacağım dedim; çok haklısın, ben de yardımcı olurum dedi :D
0
lil siztah
(30.11.25)
ana avrat sövüyorum bazen. o kadar aptallık ediyor ki, göz göre göre yapma dediğim şeyi yapıyor sonra sövünce de haklısın iyi bir noktaya parmak bastın diyor.
+1
neira
(30.11.25)
(4)

Et Beni soruları

makbur
Kafamda ve koltuk altında beyaz zararsız 2 adet cikinti şeklinde ben var.1- kafamdakini aldırmak için saçları kazıtayim mi? (Saçlarım Kıvırcık ve cok gür "ben" gözükmüyor, saçları aralasan bile zor ulaşılıyor)2- allianz yatarak sigortam var. Bankodaki kız "küçük müdahale teminati" ile ücretsiz olur
Kafamda ve koltuk altında beyaz zararsız 2 adet cikinti şeklinde ben var.

1- kafamdakini aldırmak için saçları kazıtayim mi? (Saçlarım Kıvırcık ve cok gür "ben" gözükmüyor, saçları aralasan bile zor ulaşılıyor)

2- allianz yatarak sigortam var. Bankodaki kız "küçük müdahale teminati" ile ücretsiz olur dedi. Sigortacımı aradım sordum o da şunu dedi "estetik kaygı ile değil de doktor herhangi bir sağlık sorunu belirtirse bu kapsama girer"

Ancak Bu iki ben Estetik kaygı disinda beni Rahatsız ediyor, kafadaki yüzünden saç traşı düzgün olamıyorum koltukalti yüzünden bir şey giyip çıkarırken ekstra dikkat ediyorum. Doktora böyle bu şekilde sorsam "etik" olarak yanlış bir şey mi yaparım? (Yani sanki estetik kaygı olan bir şeyi sırf sigortaya odetmek için doktoru da zorlamak gibi)

Teşekkürler.
0
makbur
(28.11.25)
Siz hastasınız derdinizi anlatmak sizin işiniz. Bunun sağlık mı estetik mi olduğu ile ilgili ayrımı yapacak olan doktor. Manipüle ediyomuş gibi görünmek istemiyosanız doktora açıkça söyleyin sigorta durumu böyle böyle diye. Zorlamış olmazsınız. Yine kararı verecek o. Ayrıca doktorlar sağlık sisteminin içinde yaşıyorlar bunları senden benden iyi bilirler ve kendisinin bu durumlarda izlediği bir yol vardır zaten.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(28.11.25)
zaten çoğu doktor durumu sigortanın kabul edeceği şekilde ayarlıyor, sigorta şirketleri anasının gözü olduğu için. doktora açık olun doktorlar buna oldukça alışık ona göre tanı yazsınki sigorta karşılasın, mesela sallıyorum kaşıntı yapıyor kaşımaktan yara yapıyor bu tanı için kapayıcı bişey olabilir doktor bilir ne yazacağını sigortanın karşılaması için.
hiç kafanıza takmayın...
+1
eja
(28.11.25)
Çok büyük olasılıkla kötü huylu benler değillerdir ama ben de yakın zaman önce hem kafamdan lipoma çenemden et beni aldırdım ve ikisi de biyopsiye gitti. Alınan parçalar biyopsiye gideceği için, gitmeden önce doğrudan bunların zararsız ve estetik amaçlı olduğunu düşünmek doğru değil. Bu nedenle bence sigorta bakımından kaygınız yersiz, mümkünse geciktirmeden ikisini de aldırın.

Bu günler bu tip işlemler için uygun, ben yazın en sıcak günlerinde yaptırmıştım ve doktor 3 gün duş yapmayacaksın demişti. İlk gün koktuktan sonra ikinci gün duş yapmak zorunda kalmıştım.
+1
10551037
(28.11.25)
İkisini de allianz (yatarak) karşıladı.

Koltukaltinda olan derinin uzantısı gibiydi, onu lehim makinası gibi bir şeyle bildiğin yakarak kopardı :)

Kafamda kulak arkasında olana lokal anestezi iğne vurdu keserek aldı, dikiş de attı. (Aslında minik bir şeydi ve saçlardan hiç gozukmuyordu)

Toplam 12 bin lira ödemiş allianz bugün mesaj geldi.
0
🌸makbur
(10.12.25)
(17)

harcamak için para kazanmak, sıfırı tüketmek

gezer
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum. evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum.

evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok.

kredi, kreş vs tüm büyük kalemler eşimde. ben bir iki fatura, aidat ödüyorum. onun dışında kendime, eşime, çocuğuma bir şeyler aldıysam onların taksitleri oluyor. kalanı da günlük market alışverişi veya dışarıdan yemeğe gidiyor. ay sonu sıfırı tüketiyorum. gelirimi aşmıyorum. birikim yapmıyorum ama ikramiyelerimi eşime veriyorum, o da harcamıyor tabi birikimde filan değerlendiriyor sanırım. zaten eşimin kendine göre ayrıca bi birikim planı var. alışveriş vs yapmadan önce de birbirimize danışırız. şu anki maddi durumda eşimin benden bir şikayeti yok. bir keresinde maaşının yüzde yirmisini kendin için biriktirsen iyi olur filan demişti, onun üzerine biraz denedim. şansıma biraz mesai de almıştım, çocuğun kreşinin kırtasiye ücretini ayarladım, biraz da kenarda kaldı. kalan da 12bin filan :D

dün akşam yine bi indirimden alışveriş yapınca ben ne yaşıyorum dedim. kazanıyorum, harcıyorum, eee? yanlış anlaşılmasın. çalışmak konusunda sorunum yok, çalışıyorum, çalışacağım da. şöyle düşündüm ve çok mantıksız geldi yaşanan her şey. çalışmasam zaten bu kadar kıyafete, ayakkabıya, şuna buna ihtiyacım olmaz. zaten param olmadığı için alamam da. çalışmadığım için zırt pırt eşime hediye almam, bi sene ben tatile götürmüştüm mesela böyle bi girişimim de olmaz. eşimden harçlık alsam, çocuğu alma bırakma işi bende olacağı için özelden alıp devlete veririz ve ordan bi kara geçeriz. eee yani gerçekten işten çık evde otur daha mı iyi yani?

tekrar söylüyorum, işten çıkmak bi seçenek değil. sadece gerçekten çok saçma değil mi?
iki ikramiyem de olmasa elle tutulur bi faydam yok. evde olsam her seferinde trendyol kuryelerine para vereceğime markete gider kendim alırdım belki.

şu anki iş yerimde beşinci yılım. başka iş bakmak da bi seçenek ama kalifiye biri değilim, üniversitede okuduğum bölümle alakalı bi iş yapmıyorum, yaptığım işin dışarıda tam karşılığı yok. cumartesi-pazar, resmi bayramlar tatil, bir saat fazla çalışsan mesai ücretini alıyorsun, genel merkezden farklı bi konumda çalıştığım için izin konusunda rahatım, geç gel, erken çık vs problem olan bir yer değil, iş arkadaşlarımla iyiyim vs vs yani konfor alanındayım. seneye değişmekle birlikte eve ve kreşe çok yakın, acil durumlarda her şeye ben gidiyorum.

dediğim gibi eşimden yana bir eleştiri durumu yok. çalışmamak da seçenek değil. maaşım da düşük bir maaş. ama yine de birikim yapılabilir mi? ha genel olarak evin durumu ne derseniz tabi ki zengin değiliz ama genel olarak bakınca eksik bi şeyimiz yok. yeme içme gezme, bizim görmediğimiz hayatı kızımız görüyor. sanırım biraz da bu yüzden. yani üniversitede nispeten rahattık ama onun öncesinde fakirdik ve yeni bir şey almak, dışarıdan yemek vs hayaldi benim ailemde. meyve bile kısıtlıydı. denizi çalışmaya başladıktan sonra gördüm. sağolsun genel olarak eşim sayesinde hayat standartım yükseldi, hep söylüyorum. ama yine de mesela eşimin yaşayış tarzına yetişemiyorum. onun beğendiği ve para verdiği bir şeyi ben kendime almıyorum. kıyafette vs bi üst sınırım var yani atıyorum eşim 10.000e ceket de alsa ben bi parça kıyafete atıyorum levis pantolonsa 2000 tl veririm filan diyorum. ya da otel bakarken eşimi frenliyorum o kadarına da gerek yok diye. ikinci bi tatile çıkalım dese biri neyimize yetmiyor diyorum. yani kendi sınırlarım içinde kalmaya çalışıyorum. ama o benim hayat standartımı yükseltirken ben onunkini düşürüyorum gibi hissediyorum her zaman. ben de senin kadar kazansam şöyle olurdu böyle olurdu filan diyorum bazen.

ay ne uzun anlattım. ne sorduğumu da bilmiyorum. yani kenara 5000 tl de mi koyamıyorsun diyorsanız evet genel olarak koyamıyorum. biraz dayak yemeye ihtiyacım var sanırım bu konuda. eşine güvenerek yaşayan kadınlardan oldum diye hayıflanıyorum bazen. onun benden harçlık aldığı da olmuştur nadiren :) olabiliyor yani.

yanlış mı yapıyorum, ne yapmam lazım? konuştuk yine eşimle kalem kalem yaz harcamalarını bi bak durumuna dedi, ne desin.
+3
gezer
(28.11.25)
Mert Başaran'ın youtube konuşmalarını dinlemenizi öneririm . 2 kitabı da var okumak isterseniz .
iş değiştirmenize gerek yok bence
farkında olmadan küçük küçük rakamlarla harcıyoruz toplam büyük oluyor.
Ben bu sene kredi kartı kullanmayı bıraktım , planlı ve çok az harcıyorum , öneririm
0
devilone
(28.11.25)
esiniz kendi parasiyla kendine, siz de kendinize mi birikim yapiyorsunuz? bence oyleyse garip. evlilikte kazanilan ortaktir. esinizin birikim icin ne yaptigindan haberiniz olmamasi da normal degil. mesela ne kadar birikiminiz oldugunu biliyor musunuz?

alisveris yaparken sadece kendi paranizla mi yapiyorsunuz?

yani genel olarak esinizin daha rahat, daha para dusunmeden yasayip, sizin ufak bir butceyi ayri yonetmeye calisiyor olmanız bence garip. evlilikte butce ortak olur ve ortak yonetilir bence. birikim de ortak yapilir, buyuk harcamalar da.

tabi ben eski kafali olabilirim. ya da esimle gelirlerimiz benzer oldugu icin oyle bir derdimiz olmayabilir. bizde mesela neredeyse tum harcamalari ben yapiyorum, esimin gelirini biriktiriyoruz. gerektiginde ondan da harciyoruz. ikimiz de birbirimizden para alabiliyoruz vs. benim param onun parasi, onun parasi benim param :)

calismamak bir secenek olmamali dediginiz gibi. ne zaman ne olacagi belli olmaz, calizmazken ortada kalma ihtimali her zaman var. insan kendini gecindirecek kadar calisabilmeli mumkun oldukca.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
@lemmiwinks yazdıklarımı okumadan mı yorumladınız acaba?
aslında sorduğunuz her şeyin cevabı yazımda var. zaten bazı kısımları yanlış anlamışsınız.

yazının ana fikri maaşımdan birikim yapamamam zaten. sadece elime toplu geçen ikramiyeleri eşime veriyorum. eşim birikime ekliyor. ne kadar birikimi var bilmiyorum da adamın bu kadar gider içinde milyonlar biriktirmediğini tabi ki biliyorum. zaten söylüyor şu kadar şunu aldım, şunu yapacağım vs diye ama ben didik didik sorgulamıyorum, gerek görmüyorum. evet sadece kendi paramla alışveriş yapıyorum, param yoksa eşimden de istiyorum, ay sonu birbirimize pasladığımız dönemler oluyor zaten. eşim sefa sürerken ben cefa çekmiyorum. o et yerken ben soğan kemirmiyorum.

ya cidden beni hiç anlamamışsınız bence. sorum eşimle aramızdaki para dinamikleri filan değildi. genel hatları ile şu an durum bu ve ben maaşımla birikim yapamıyorum dedim. ayda kenara 10.000 tl koyup, param bittikçe eşimden de isteyebilirim ki kendisi de söylüyor zaten bunu. ama ben tercih etmiyorum çünkü ha ondan çıkmış ha benden. kenara koyabiliyorsam o para mantıken kimseden çıkmıyor ve orada kalıyor olmalı. olay bu.
0
🌸gezer
(28.11.25)
ablam durumun varsa al canın istiyorsa al seni etkilemiyorsa al. ilerde almayı bırakır birikime geçersin. nasıl hissediyorsan öyle yaşa. madem eşin karışmıyor sen kendini frenleyeceğin zamanı bilirsin.
+1
koela
(28.11.25)
yani bazen bunu ben de dusunuyorum, durumum sizden epey farkli gerci ama ozellikle su dediginiz kisim ' calismasam kiyafet almam, ona gore harcarim' bende bir de su ekleniyor, seyahat harcamalarim cok fazla, istedigim yerde yasasam bu kadar paraya ihtiyacim olmayacak.

neyse benim durumum farkli da, neden calisiyoruz kismini ben de cok dusunuyorum.

sizin neden calistiginiza gelince, anladigim kadariyla yasiniz epey genc (calistigim yerde 5.yilim dediginiz icin oyle yazdim) siz neden calisiyorsunuz; 1. emeklilik, calismazsaniz bir gun eger emekli olursaniz hic geliriniz olmayacak, esinizinki de ikinize yetmez, 2. bugun az kazaniyorum diye isi birakirsaniz, tekrar is gucune katilmaniz ve 'iyi' kazanmaniz cok zorlasak, yani teorik olarak bir noktada daha iyi kazanmaya baslamaniz lazim, su anda evde cok is var simdilik ben yapayim, tasarruf edelim 5 sene sonra cocuk bi tik buyuyunce bakayim derseniz o is pek oyle olmuyor (turkiye'de), dolayisiyla is gucunde kalma halinizin sureklilik arz etmesi gerekiyor, 3- insanin kendi parasini kazanmasi, hele hele de kadin icin cok onemli. bosanma, allah korusun vefat vs. gibi durumlarda dimdizlak kalirsiniz. olmayabilir ama oladabilir. ayrica, bir gun isler kotuye giderse esinizle, iste o 'herseye ragmen kalmak zorunda olan' esler calismayan esler oluyor oncelikle.

bu tarz nedenler var. bunun disinda, esinizi frenlemenizi ve dunyada hicbir onemi olmayan marka kiyafetlere filan para yatirmamanizi tavsiye ederim. sistem zaten boyle isliyor, daha cok kazandikca pompalanan sacma sapan seyleri tuketip, bu tuketim halini surdurmek icin daha cok calisiyoruz. yani benim hedefim bu sistemden tamamen cikmak elbette sizin oyle bir amaciniz yok ama sistem sizi borclu ve harcama halinde tuttugu icin bu kadar cok 'calisiyoruz'.
+2
kassiopeia
(28.11.25)
@gezer: hepsini okudum. sizin istediginiz gibi anlamamis olabilirim. ama bence esiniz zaten birikim yaparken, sizin birikim yapamiyorum diye uzulmenize, kendinizi kisitlayip birikim yapmaya calismaniza cok gerek yok gibi gorunuyor bana. gereksiz yine harcama yapmayin tabi, har vurup harman savurun da demiyorum ama bu kadar maas alirken kendinizi birikim yapamadiginiz icin kotu hissetmenize de gerek yok.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
Evet o da bir seçenek ama eşinizin işinde bir ters durum olsa tutunacak dalınız olmalı. Sadece para da değil. İşinden ayrılmak istese ayrılamaz. kapana kısılmış gibi hisseder. Psikolojik etkileri daha önemli burada. İşsiz kalsa, evde iki işsiz, buhranı hissedersiniz. Sonra çocuğu satışa çıkarırsınız :))

upload.wikimedia.org

Devam edeyim. 46'ya 190 ciddi bir fark ama 46'dan 10 ayırabilmek de çok büyük moral olur eşinize. 190'ın içinden büyük kalemleri çıkarınca "disposable income" yine aynı yere geliyorsunuz büyük ihtimal.

Bir de tavsiyem, senede bir kaç kere sıfır harcamalı ay yaşayın. Şirketlerde olur. Ödemiyoruz abi, kimseye para ödemiyoruz diyebiliyor bazı şirketler.

Siz de zorunlu harcamalar dışında sıfır harcamalı mesela 2 ay koyun bütçenize. çok rahatlatır ve gerekirse minimumda yaşayabildiğinizi gösterir, güven verir.
0
gabe h coud
(28.11.25)
Hocam merhaba, maaşınız birikim yapılmayacak bi' rakam değil, sizin öncelikle birikim alışkanlığı kazanmanız lazım bana kalırsa,

Eşinizin dediği mantıklı, kalem kalem yazın, ay sonunda ne kadar gereksiz şeylere - size göre tabi - ne harcamalar yaptığınızı görün, eşinizin finansal okur yazarlığı size göre daha iyi gibi geldi bana. Harcamaları yazdıktan sonra kendisiyle beraber inceleyebilirsiniz.

Bir de birikim 101 şudur ; " harcadığından kalanı biriktirme, maaşı alınca belli bir yüzde birikime ayır, kalanını harca."

bunu deneyin 1-2 ay bakalım ne sonuç alacaksınız.
0
kumandanim
(28.11.25)
Kasım indirimleri tam bir hayat sorgulaması değil mi ya, ben de geçen benzer sorgulamalara girdim bi cilt bakım seti ile sepetimde bakışırken. Durumlarımız farklı ama lan dedim ben şuan bunu niye alıyorum tam olarak. Evdekileri kullandım mı yööö. Ama çok uygun. Zaten ikibin tele harcasam ne harcamasam ne. Ev mi alabiliyoz bişey mi yapabiliyoz ikibin tele ile. Ama yani indirim olmasa böyle bişey alıcak mıydım yööö. Ama insanın lendine bakması da önemli şimdi özbakım sonuçta.
Neyse böyle uzun bi diyalogdan o gün tasarruf galip çıktı ve sepeti boşaltıp uyudum. Ama ertesi gün gittim tencere aldım. Çünkü çok uygundu.
Burdan bi hayat dersi çıkmaz tabi. Ama bi kadın olarak evliliğinin nasıl olduğundan bağımsız kenara bir miktar para koymak gerektiğini düşünüyorum. Elimden geldiğince yapıyorum. Bazısı gizli biriktiriyor, benimki gizli değil. Onun da doğrusu değişir. Ama bi miktar koymakta fayda var.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.11.25)
46 maaş, fatura aidat 10 desen kalır 36.

Bence sizin sorun harcamak ve sonrasında biriktirmek, bence mantıklı olan bir tutar belirleyip paranızı biriktirmek sonrasında harcamak.

her ay 500 USD veya 6 gram altın alacagım gibi veya her ay 30.000 TL'lik altın s1 alacagım gibi bir hedef verip kalan parayla da alışveriş yapman.

Senin sorgulamalarını herkes yapıyor.

eşinizin kagıda yaz taktigi çok doğru. Harcadıgınızı görmüyorsunuz, bir de kredi kartı kullanımını bırakın bence
0
liberal
(28.11.25)
Bizdeki durum şu.eşim maaşlı çalışan,ben serbest çalışıyorum maaşım yok.eşimin maaşı türkiye koşullarında oldukça iyi ama iki kızla beraber ay sonunda maaşının hepsini yiyordu.ona hisse senedini anlattım bir kaç yıl önce.kendisine bir kaç hisse belirledi.aklına geldikçe girip fiyatına bakmaksızın farkına varmayacağı miktarlarda hisse senedi alıyor.şu an ne kadar oldu bilmiyorum ancak cnbce seyretmeye başladı,halka arz,temettü falan diye dolaşıyor evde.banka özel temsilci atamış onunla konuşup duruyorlar.

Burada hisse senedi konusunda bayağı bilgili arkadaşlar var,bir danışıp ufak ufak uzun dönem hisse senedi alabilirsiniz atıyorum bu ay 1-2 bin liralık ya da teknik boyutunu bilmiyorum ama bankadan çok mesaj geldiği için bes te devlet katkısı bitmeden girin falan deniyor aynı minik miktarlarda çocuğunuza kendinize bes yapabilirsiniz.

Benim kafam ye gitsin dünyaya bir daha mı geleceksin şeklinde çalışıyor ama hanım bu para değerlendirme işinden çok keyif alıyor,sizede iyi gelebilir diye düşünüyorum.
0
duptıs
(28.11.25)
Eşin hem birikim hem harcama kontrol yöntemi olarak doğru tavsiyeler vermiş. Senin de sorguladığın nokta çok doğru. Kazandığını önemsiz şeylere harcıyorsan hiç çalışmamak daha tatminkar bir hayat bile sağlayabilir çünkü kendine ve sevdiklerine ayırabileceğin zaman artacak. Ya çalışıp harcamalarını yöneteceksin, ya gelirini arttıracaksın, ya da çalışmayıp biraz küçülecek fakat zaman arttıracaksın. İşte rahatın iyiyse en kolayı ve en mantıklısı biraz harcama kısıp aylık birikim yapan noktaya gelmek.
+1
osssy
(28.11.25)
Maaşınız birikim yapılabilecek bir tutar. Çocuklu ailesiniz şirket arabası yoksa ayağınızı yerden kesecek bir araç hedefi güzel olabilir bence. Ben kendimi kısıtlamak için internetten taksitli bilezik alıyorum paşa paşa birikmiş oluyor. Bu yöntemle araba aldım mesela şimdi hedef başka yavaş yavaş birikiyor. Şuan genciz çalışıp kazanıyoruz ilerisi kötü olacak emekli maaşları kuş kadar, pasif geliri olmayan insanların birikim yapmaması bana çok cesurca geliyor.
0
cilekli pasta
(28.11.25)
Enişte çaktırmadan 50-30-20 kuralından bahsetmiş. Dünyanın bin türlü hali var , bence denenir.
0
ketcapli dondurma
(28.11.25)
üzülerek okudum. maalesef çok kişi bunu yaşıyor. çok olumsuz bir devirde yaşıyoruz. genç insanların birikim yapması çok zor. ülkemiz 20 yılda inanılmaz kötü bir duruma gitti. şu an maaşlar dolar olarak fena değil (geçmişe kıyas ediyorum), ama alım gücü yerlerde geziyor.

eşinizin biraz kenara koyduğunu tahmin ediyorum. zaten iki para da aynı şey. O maaşla birikim yapamamanız bence normal. son olarak bence çocuğu özel okula göndermeyin.
0
ebabil curnatasi
(28.11.25)
para harcamak hepten kotu degil de amacli bir sekilde harcamak lazim. hepimiz alisveris bagimliligindan muzdaribiz zira dogdugumuzdan beri 4 koldan o pompalandi. ben son 5-6 senede cok cok az alisveris yapmisimdir, buna ragmen hala dolabimda etiketi uzerninde duran pantolonlar, ceketler, hic giyilmemis ayakkabilar var. cunku sira gelmiyor hepsini giymeye, keske bunlara verdigim 30-40 bin lira alimde nakit olsa su an diyorum bakip. senin de muhtemelen her ay ala ala kiyafetler ayakkabilar yigiliyordur, mevcuk stogundan giyinmek yerine calisiyorum o yuzden habire kiyafet almaliyim varsayimini biraz daha sorgulaman lazim.
0
hot potato
(28.11.25)
Maalesef ülkemizde tasarruf bilinci çok kuvvetli değil.
Uzun vadeli düşünmediğimiz için.

Basit bir örnek vereyim. Ufak dediğiniz meblağ, mesela 200 TL. Günde 200 TL saçma sapan harcanıyor, abur cubur alıyorsun, kahve içiyorsun, sipariş uygulamasında komisyon olarak ödüyorsun... Fark etmeden harcıyorsun. Peki bu 200 tl'yi harcamazsan ne olur? Çok değil günde 200 tl daha az harcasan. 200*365=73000 TL. Neredeyse 2-3 günlük mütevazı bir tatil parası. Sana 73000 TL'yi sokağa at desem elin titrer. Ama gün içinde titremeden yapıyorsun gibi düşün.

Şimdi daha uzun vadeli düşünelim. Yılda 73000 TL, 10 yılda 730000, 20 yılda 1.460.000 TL. Bu hesabı yaparken enflasyon yokmuş gibi düşündüm. Çünkü bugün 200 TL harcadığın şeylere seneye belki 250 300 harcayacaksın, o dengeleyecek gibi düşündüm. Bu 730000'i o günün 730000'i gibi düşündüm yani. Ya da harcamadığın parayı enflasyonun biraz üzerinde değerlendirmişsin gibi düşündüm.

Anlatabildim mi? Yani günde harcadığınız fazladan 200 tl, 1 yılda 1 tatil, 10 yılda iyi kötü bir 2. el araç, 20 yılda ufak bir arsaya denk geliyor belki de. Böyle düşünerek işe başlayın.

Açıkcası tüm büyük masraflarınızı eşinizin karşıladığı bir ortamda 46000 TL çok da ufak bir meblağ değil. Çünkü görünür ciddi bir masrafınız yok. Yani her ay kenara 10.000 TL atsanız, yine cebinizde doya doya harcayabileceğiniz bir 36000 TL kalır diye düşünün.

sizin yaşadığınız şeyin adı yaşam tarzı enflasyonu. İnsanlar geliri arttıkça harcamalarını da arttırıyor. Mesela eşiniz çalışmasa siz o parayla geçinmek zorunda kalsanız bu harcamalara dikkat edersiniz. Ama şu an konfor alanındasınız ve bu yüzden statü için harcıyorsunuz. Biraz psikolojik sebepleri de var bu harcama dürtüsünün. Dopamin bağımlılığı gibi, hızlı tatmin. bunlarla ilgili kitaplara bir bakın.

Bir de parayı kenara atıp unutmak değil, enflasyondan koruyacak hatta enflasyonun bir miktar üstünde getiri sağlayacak şekilde değerlendirmenin de önemini vurgulayayım.

Şimdi gelelim niye çalışıyoruz?
Para kazanmak için.
Parayı niye kaznaıyoruz? rahat bir hayat için.
Peki tüm kazancımızı niye harcamamalıyız?
Çünkü bugün kazanabiliyorsunuz ama ilerde kazanamama riskiniz var.

Eşiniz de siz de özel sektördesiniz anladığım. Özel sektörde görünmez bir yaş bariyeri vardır ve bir yaştan sonra insanlar eskisi kadar çok kazanamamaya başlarlar. Sonrasında da emekli maaşları malum.

Yani paraya belki de en çok ihtiyaç duyacağınız yaşlarda, geliriniz bugüne göre daha az olabilir.

Allah korusun ama sağlık problemleri, çocuğunuz varmış onun üniversite masrafları, evlenmek istediğinde yuva kurmanın maliyetleri...

Daha geçen gün bir arkadaşımın annesi ameliyat oldu. 900bin tl'ye yakın harcama yapmak durumunda kaldılar. 2 arabaları vardı, 1'i gitti bu ameliyat için.

Anlatabiliyor muyum?

Geçenlerde bu konuyla ilgili bir sitede şöyle bir yazı vardı:

"Bugün giydiğin ayakkabının markasını 10 sene sonra kimse hatırlamaz. Ama sen 10 sene sonra o ayakkabıya harcadığın paraya ihtiyaç duyabilirsin."

Bu şu demek değil, ot gibi yaşayalım. Ama 10 harcıyorsan eğlenmeye, alışverişe, atıyorum 8 harca, 5 harca. Eğlenceni de yap, birikimini de.

Hayat hep böyle gitmez. Akarken doldur demişler.


Aşağıya bu konuda ilgi duyanların seveceği 3 site ve güzel yazı bırakıyorum.
www.paradurumu.com
akillibutce.com
monay.com.tr
0
anten
(28.11.25)
(9)

Emlak alım satım piyasası çöktü mü

yeahbutso
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan olduAma şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan oldu
Ama şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
-1
yeahbutso
(17.11.25)
Arayan yoksa fiyat piyasa ile uyusmuyodur. 50 bin dusur. Piyasada su an tum fiyatlar sisirme. İlan fiyatlari gercegi yansitmiyor. Kademeli sekilde ufak ufak asagi indir, piyasa ile inatlasma mutlaka saticaksaniz tabi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
Ucuza gitmesini istemiyorsaniz beklemekten başka çareniz yok. Kimsede de para yok zaten
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.11.25)
Abi kredi çıkmıyor, genelde para da yok.
Benim emlakçı arkadaştan anladığım;
Ya pahalı, zenginlere yönelik evler gidiyor çünkü krediye ihtiyaçları yok.
Ya da ucuz 1+1 falan gidiyor çünkü kredi çıkıyor.
Ortası şu an sıkıntılı.
0
logisticsmanager
(17.11.25)
7m yeni ev satildi karsi sitemde 2 ay anca kaldi ilanda orta ust bi fiyat koymustu bu bolge icin
2 sene önce de piyasa öyle diyorlardı ama emlakçılarda randevu bulamıyorduk
0
eja
(17.11.25)
Kiracı var mı içinde. O da önemli bir faktör. Caydırıcı olabiliyor.
0
benim bir gizli bildiğim var
(18.11.25)
emlak piyasası aşırı durgun, yıl sonu ve yılbaşı belirsizlik var.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
emlak piyasası durgun ama ne hikmetse fiyatlar devamlı artıyor.
takip ettiğim evler 150-200k devamlı artışta. bir ev var 6 aydır satılmadığı halde sürekli farklı ilanlarla fiyat arttırıyor.
+1
my fault
(18.11.25)
evi satsa parasını nereye koyacak bilinmezliği ve riski devam ettiği sürece evin değerini yükseltip satmaz insanlar. bu çok normal. koca koca gyo'lar bile aynısını yapıyor. satış diplerde ama portföy değerleri sürekli artıyor. sattığım fiyata yenisini yapamam diyor bir de.
+1
gabe h coud
(18.11.25)
Bizim de aynı 4. levent emniyetevlerinde 4+1 çatı katı teraslı 10 yıllık binada dubleks dairemiz var, 1 yıldır 7-8 milyona satılmıyor. Kaça satalım 6 ya mı satalım anlamadım ki.
0
ananiyimioguz
(18.11.25)
(3)

2,5-3 yaş erkek çocuk için masal kitabı önerisi

ya ben lan neyse
varsa rica edeceğim. teşekkürler.
varsa rica edeceğim. teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(15.11.25)
Amaranta ursula
(15.11.25)
Hep hayır diyen çocuk
Uyumsuz çoraplar
Kimse bakmazken duygular ne yapar
Maya mutlu bir çocuğun hikayesi
Bahçemde bir delik var
Bir kavanoz mutluluk
Uykum zaten kaçtı ve benji daviesin diğer tüm hikaye kitapları
Çok küçüğüm -qin leng
Kutu-isabella paglia
Ayılar ağlamaz
Renk canavarı-anna llenas
Arkadaşım korku
Sıkı dostlar
Hayır dedi tavşan
Olağanüstü bahçıvan
Merak etme küçük yengeç
0
benim bir gizli bildiğim var
(15.11.25)
iş bankası yayınları'nın çocuk bölümü çok zengin. çok güzel kitaplar var.

yakınlarda mağazası varsa gezip bakabilirsin.
0
kibritsuyu
(16.11.25)
(15)

Başkası benim hesabıma elden para yatırabilir mi?

Bruce
4 milyon civarı bir para, gitti bankaya xxx hesabına yatırmak istiyorum dedi. Almamazlık ederler mi?Kimlik kontrolü falan onları yapsınlar zaten illegal bişi yok ama almıyoruz derler mi?
4 milyon civarı bir para, gitti bankaya xxx hesabına yatırmak istiyorum dedi. Almamazlık ederler mi?
Kimlik kontrolü falan onları yapsınlar zaten illegal bişi yok ama almıyoruz derler mi?
0
Bruce
(14.11.25)
siz bizzat gitseniz de 4 milyon tl'nin kaynağını sorup almayabilirler. tamamen bankanın inisiyatifinde olan bir olay.
0
dylancash
(14.11.25)
bence pekala yatırabilir. sadece masraf alabilirler.

banka kim oluyor ki benden kaynak soracak? olsa olsa banka yüksek meblağlı nakit işlemden şüphelenip maliye'ye veya masak'a raporlar, onlar da size sorar bu neyin parası diye.

ekleme:
sordu diyelim. bankacıların benim kanıt olarak sunduğum belgeyi okuyabilecek yetkinliği bile yoktur. nereden elde ettiğime dair resmi bir x belgesi sunsam bunun gerçekliğini doğrulayacak, anlamını sorgulayacak bilgi birikimine sahip değillerdir.

ha inisiyatif kullanıp kabul etmemesi mümkün olabilir. ne uğraşıcam stret diyip yollayabilir. ama kabul edebilmek için kaynak sormaz, sorsa da sunduğun kaynağı anlayıp "haa o zaman tamam" diyip kabul etmez. tahlil edemez. o bankacının değil maliye'nin veya masak'ın işi.
-4
kibritsuyu
(14.11.25)
bankanın inisiyatifi +1 bal gibi de sorabilirler bu para nereden geldi diye.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.11.25)
başkası senin hesabına para yatırabilir. bankasına bağlı olarak bir talimat isteyebilirler sadece. ve banka para nerden geldi diye sorar. banka kim ki soramaz diyenlere bakma herhalde hiç öyle bir banka işi olmamış. ayrıca sabah para getirceğinizi bildirmediyseniz ve transfer gittiyse öğleden sonra almayabilirler.
+2
gercekdunya
(14.11.25)
En dandik kargo şirketi bile enteresan bi şey göndereceğin zaman bu ne kardeşim diye sorarken bankanın böyle bir hakkının olmayacağını düşünmek gerçekten ilginçmiş :)

Abi teknik olarak yatırırsın ama bankanın inisiyatif kullanma hakkı da saklı tabii.
+2
kizil karga
(14.11.25)
Banka kaynak sorar. Sorabilir daha doğrusu. Daha önce iki bankanın bana sormuşluğu var. (TEB ve HSBC).
Dün İş Bankasına sordum, belirli bir meblağ üstü kaynak soruyor musunuz diye. Şu an için öyle bir uygulamamız yok dediler.
0
Mirket
(14.11.25)
Kaynak sormasında bir problem yok, kaynağı belli.
Kibritsuyuna cahil muamelesi yapmışınız( ki adam mali müşavir shdjd) ama soruyla ilintili noktaya değinmiş. kaynağı gördükten sonra ikna olması için bir süreç var mı; kanıt mı istiyor başka yerden teyit mi ediyor. Buna göre mi almıyor. Yoksa keyfi mi, emin değilse almıyorum diyebiliyor mu; bunu merak etmiştim.
0
🌸Bruce
(14.11.25)
gercekdunyanın dediği gibi. Şubede para tutmuyorlar. Gereksizse gidiyor gerekli ise geliyor para. Akşamüstü götürürsen şubede tutmak istemedikleri için almayabilirler. Ben benzer miktarda parayı kapanışa yakın götürdüm (kendi hesabıma) uflayarak ve nazlanarak aldılar.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(14.11.25)
sevgili arkadaşlar anlatamadım, ekleme yaptım, tekrar anlatayım.

banka kabul etmek istemezse elbette reddedebilir. ama kaynak sorup gösterdiğiniz kaynağın güvenilirliğini tahlil ederek paranın yasal olduğuna kanaat getirecek bilgi birikimi bankacı personelde yoktur.

ben paranın kaynağı diye hiperoptik vasküler hedemonasyon revizyon formu diye imzalı bir belge götürsem, orada buna bakıp "hmm evet yasal para" diyecek, bu bilgi birikimine sahip adam yok. adam daha dümdüz bilanço okumayı bilmiyor. 25 yıl süren dava sonucu miras kaldı al aha dava dosyası diyip üç tane klasör sunsam oturup onu mu inceleyecek? o bankacının işi değil. beğenmiyorsa almaz parayı. banka dediğin aracı kurum yahu. nereden gelmiş, nereye gidiyor, keyfi olursa aracı olur, beğenmezse olmaz. oturayım da gerçekliğinden emin olup öyle alayım demez.

heaaa belki evimi sattım nakit aldım diye tapu devri falan gibi çok standart bir şey gösterince ikna olabilir.
+2
kibritsuyu
(14.11.25)
Kaynağa örnek vereyim o zaman. Bir başka bankadan çekildiğine dair banka dekontu.
Dekontun bilgilerini alıp kaydediyor.

Yaşadığım iki olayın birinde parayı kabul etmediler. Diğeri ön görüşmeydi. kabul edemeyiz dediler.
0
Mirket
(14.11.25)
o zaman banka kim ki kaynak soracakmış diye söylemeyeceksiniz. banka kaynak sorar dersin ki mesela evde altınım vardı bozdurdum evrak varsa gösterirsin yoksa göstermezsin. tipini ve kaynağı beğenirse alır beğenmezse almaz. belge doğruymuş kaynak doğruymuş ilgilenmez, gerisi masak ın işi.

bu arada devlet bankaları para gördümü hiç bir şey sormadan alıyor.
0
gercekdunya
(14.11.25)
Arkadaşlar bankalar öyle sandığınız gibi sadece şube personelinden ibaret kurumlar değil. O şubeye giren çıkan paralar düzenli olarak denetimden geçiyor ve belli prosedürleri var. 20 30 kişilik fraud ekipleri var arka planda bu işlerde uzmanlaşmış. Böyle bir para yatırmaya kalkarsan tabi ki banka sorar nedenini buna hakkı var. Sen de Paşa paşa cevap verip kanıt sunmak durumundasın yastık altında tutmaya korkuyorsan veya başka banka bulamazsan. Hipervasküler dondurucu aldıysan bir yerden bunun kaynağını elbette araştırıp bulabilir mantıklılığını sorgulayabilir sonuçta dünyada tek bir ürün değildir ve piyasası bellidir. Bunun için hipervasküler dondurucu mühendisi veya tüccarı olmasına gerek yok şubede geya bankada. Ya da hiç kasmaz kabul etmez. Veya kabul eder masaka bildirir gerisine masak bakar.

Mesela Faktoring şirketlerinde bile çeklerin gerçek bir ticaret sonunda yazılıp yazılmadığını kontrol eden istihbarat ekipleri var ve bu insanlar her biri farklı sektörlerde bilirkişiler değil. Olay örgüsünü bağıntısını araştırma ve birkaç telefon aramasıyla çözüp güvenilir veya değil diye yargıya varan bu işte uzmanlaşmış insanlar.
+1
biseysorucam
(14.11.25)
Sorabilirler. Onlar kimmis soruyorlarmis vs bunlari gecin. Buradaki sorulan soru tamamen bankadaki calisanin insiyatifinde bir suphe duymazsa sormayabilir.

Sormayip yatirsa bile yatirdiginiz para sonradan da incelenebilir. Burada MASAK kontrolu yapiliyor. Kayit disi ve illegal parayi anlamak icin.
0
nuevo
(14.11.25)
öğleden önce gidersen kabul etme olasılıkları çok daha yüksek. belli bir saatten sonra kasada yüksek miktarlı nakit tutmak istemiyorlar.
+1
orpheus
(14.11.25)
Ben söylemek istediğimi anlatamadığıma karar verdim, vazgeçiyorum.

Yazdıklarıma itibar etmeyin.
0
kibritsuyu
(14.11.25)
(15)

Boş dükkanda ne yapılır?

vedatchilipeppers
Merhaba,Beşiktaş Barbaros’ta giriş kat çok eski bir tane dükkanımız var. Babamın dükkanı daha doğrusu. İçinde 13 ya da 14’üncü yılında bir kiracımız var ve işleri iyi gitmiyormuş o sebeple çıkacakmış. Yıllardır emsallerine göre bedava sayılabilecek bir meblağ karşılığı dükkanımızın kiracısı kendisi.
Merhaba,

Beşiktaş Barbaros’ta giriş kat çok eski bir tane dükkanımız var. Babamın dükkanı daha doğrusu. İçinde 13 ya da 14’üncü yılında bir kiracımız var ve işleri iyi gitmiyormuş o sebeple çıkacakmış. Yıllardır emsallerine göre bedava sayılabilecek bir meblağ karşılığı dükkanımızın kiracısı kendisi. Yani emsallerin üçte biri hatta dörtte biri kadar bir para alıyoruz ve bunu yıllardır yapıyoruz biraz da destek amaçlı. Neyse orası uzun hikaye ve alakasız.

Şimdi ben babamla anlaşmaya çalışıyorum; diyorum ki burayı yeni kiracıya kiraya vermeyelim. Onun yerine ben sana her ay halihazırdaki kiracının ödediği kadar vereyim, sen de dükkanı bana ver ben içine masraf yapayım ve işleteyim. Okay oldu.

Lakin… ne yapacağım ki bu dükkanla ben? Gaza gelip adama hava bastım ben ticaret döndürürüm burada diye ama başıma iş aldım gibi hissediyorum 😅 fikir verebilir misiniz bana?

Not: satmak istemiyor dükkanla duygusal bağı var.
0
vedatchilipeppers
(13.11.25)
Baharatçılık
0
grimavi
(13.11.25)
Pizza
Tabldot yemek
Kıyafet yıkama
0
gabe h coud
(13.11.25)
Barbaros Bulvarına en çok uyan garantili yöntem @yap desem yapmazsin önerisi.

Yalniz bu işlerin birinci kuralı işin başında durmaktir. İpleri asla gevsetmemektir, kamera vs her şey kayit altinda olsa bile öyle yöntemlerle yolarlar ki sizi bu işlere tövbe edersiniz :)
+1
makbur
(13.11.25)
Butik kahve diyenlere katılıyorum. Geçenlerde Beşiktaş'a yolum düştü ve hafta içiydi. Bir çok kahve içilecek yer olmasına rağmen her yer. tıklım tıklımdı zor bir yere oturabildik arkadaşlarımızla. Bir kaç basit tatlı çeşitleri de olursa kahvenin yanında güzel iş yapacağı kanaatindeyim.
0
mermaidd
(13.11.25)
mekan neresi?

yol üzeri mi ara yol mu?

ana yolsa her şey olur orada.

aralardaysa daha ziyade paket çalışılabilir. pilav, ev yemeği vs gibi
0
gurur
(13.11.25)
Barbarosta olduğu için kahveci ya da yemekçi diyorum. Ama işi bilen biriyle girin çok yıpranırsınız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
patso ve kaçak çay.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
bu tarz denemeler kurtlar sofrasinda yapilmaz, once pismen lazim. besiktas turkiyenin m2 kira fiyati en yuksek yerlerinden biridir herhalde.
tavsiyem su olur:
1 - besiktastaki dukkani kurumsala kiraya ver, saglam bir kontrat ve guzel bir kira ile.
2 - daha makul kiralari olan bir muhitte dukkan ac, gelen kiranin bir kismiyla finanse et. belki de esnaf olmak hosuna gitmeyecek...
+1
cooperr
(14.11.25)
tütüncü aç bence çok para var o işte.
0
guitarissimo
(14.11.25)
Kahve + 1
ama benim fikrim yanında bi' promosyon ya da mesela çok az ürün çeşidi gibi oradaki kahvecilerden sıyrılabilecek bi' şey.

Beyin fırtınası lazım.
Bi' de açarsanız tam yerini yurdunu özelden atın da gelip siftah atalım, destek olalım hocam.
0
kumandanim
(14.11.25)
piliç ve piliç ürünleri (kanat,pirzola,baget) çevirme dükkanı. inanın kahveci kadar para kazanacaksınız.
0
since1907
(14.11.25)
en güzeli bildiğin işi yapmak, senin durumunda kiraya vermek. bilmediğin işlerde harcanır gidersin.
0
ravenudon
(14.11.25)
Ben de Beşiktaş'ta oturuyorum. Her gün Barbaros'tan gidiyorum. Çarşı gibi değil. Zor lokasyon bana göre.

Viral olacak, Instagram dostu özgün bir yemek bulmak lazım. Pakete uygun, elde taşımalık. Gelsinler, alsınlar, gitsinler. Hype olsun.

Tabii dükkan Barbaros'un çok yokuş kısmında değil de sahile biraz yakın diye varsayıyorum.
0
loras
(14.11.25)
Bu ülkenin düzgün meksika sokak lezzetlerine ihtiyacı var, lütfen meksikadan yemek yapmasını bilen birini kartellerin elinden ve bizi de bu zulümden kurtar.
0
tiredofwaiting
(14.11.25)
Toptan petshop. Para basarsın
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
(10)

böyle bir senaryoda işten çıkar mıydınız?

m e b
selamlar.şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde
selamlar.

şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde 2,5 sene çalıştıktan sonra bu sefer bu kişi bir kez daha "birlikte çalışalım mı? bizim ithalat sorumlusu işten çıkıyor. sen aklıma geldin, gel konuşalım, şartlar uyarsa birlikte çalışalım." diye teklifte bulunuyor. siz de bu yeni yerden de sıkıldığınız için görüşmeye gidiyorsunuz ve şartları kabul ediyorsunuz ve işinizden istifa edip geçiş yapıyorsunuz. ama...

bu patronun işten çıkacak dediği eleman çıkmıyor, var olan iş ikiye bölünüyor; o sipariş ve uygun fiyatlı mal buluyor ve siz de sadece uluslararası nakliye + gümrük işlemleri kısmıyla ilgileniyorsunuz. sevkiyat az olduğu için ayın bir haftası hariç neredeyse boş oturuyorsunuz.

şimdi bu koşulları düşününce maaş zammı isteme konusunda çekingenlik, iş motivasyonun kırılması, yeni şeyler öğrenecek ve kendinizi gösterecek alanınızın dar olması gibi durumlar vs vs gibi olumsuzluklar hisseder ve yeni iş mi arardınız yoksa "bana ne? adam diğeri işten çıkacak dedi, çıkmadı ve üstüne beni getirdi. bir iş için iki kişiye para veriyorsa ve zor geliyorsa diğerini çıkarsın, beni bağlamaz" mı derdiniz?
0
m e b
(13.11.25)
her türlü senaryoda işten çıkarım :) rahatsızlık varsa en güzeli istifa etmek. keşke bunu daha fazla uygulayabilseydim hayatımda.
0
gabe h coud
(13.11.25)
Yeni iş arardım
+4
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
patron bir kişi yerine iki kişi çalıştırıyorsa bundan ben neden rahatsız olayım.
sizin tasalandığınız konu için zaten bişey yapamazsınız, onu patron çözecek.
konuyu patronla görüşürüm maaş konusunda olabildiğinde yukarı çekmesini isterim.
+5
duyuruuser
(13.11.25)
Çok iyi anlıyorum seni. İş hayatında zaman zaman işim az olduğuna ben ve rahatsızlık duyardım.
Yeni iş arayabilirsin. Bulana kadar da orda kalmaya devam et. Kafama yatan bir yer çıkar belki.
+3
kaptan maydanoz
(13.11.25)
ben olsam çıkmam, 1 kişilik işi 2 kişinin yapması benim sorunum değil patronun sorunu. ama çok idealist biriysen ve yükselmek istediğin bir ortam arayışındaysan bir yandan iş aramaya devam etmende bir sakınca yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Hayır işten çıkmazdım. Hele iş bulmadan zaten kesin çıkmazdım.

Bence taleplerinizi, bu görevde kabiliyetlerinizi yeterince kullanamadığınızı, köreldiğinizi hissettiğinizi patronla konuşun.
Ama onunla konuşmadan önce ondan ne talep ettiğinizi de netleştirin.

Eğer bu çözüm olmazsa başka bir işe bakarsınız.
Ha tabi her zaman başka bir işe bakın, gözünüz açık olsun.
+1
michael_knight
(13.11.25)
olası işten çıkartılma nedeniyle iş bakardım.

adamların tek işin çok istihdamı kendini bağlar o dert değil ama iş tatmini ve sürekli kovacaklar mı beni gerginliği çekilecek dert değil.
0
gurur
(13.11.25)
Adam tekrar tekrar seninle çalışmak istemiş. Adam açısından hiç bi sorun yok. Normal bi şekilde zam pazarlığımı yaparım ben olsam. Çok aşırı sıkılıyosam bilemicem de az çalışıyo olmak eğer az kazanmıyosam işten çıkma nedenim olmaz. Ama az kazanıyosam her türlü çıkarım.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
maaşım iyiyse ben bi süre rahatıma bakardım.
+1
elorelia
(14.11.25)
anlaştığım maaştan düşük veriyorlarsa hemen başka iş bulup çıkarım, hatta bulmadan da çıkabilirim.

yoksa beni ilgilendiren bir durum yok. aynı yerde 10 kişi de çalışabilir üzerime düşen görevi yapar çekilirim.
0
gercekdunya
(14.11.25)
(19)

en yakın arkadaşımın evli biriyle aylardır birlikte olması

megalomaniac
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim faka
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.
En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim fakat maalesef öyle olmadı. 4-5 aydır sürüyor. Hiç böyle bir kız değildir, 34 yaşında ve toplasak 2-3 sevgilisi olmuştur ve hepsi de uzun süreli ilişkiydi. Bazı bedensel şeyleri geç keşfettiği için bu yola kapıldı belki de diye düşündüm ama uzadıkça ve dışarıda her yerde rahatça buluşup gezdiklerini gördükçe daha da üzüldüm. Başlarda bana ne yaptıklarını nereye gittiklerini anlatırdı ama şimdi arabada, cafede onun yanındayken ararsa/ben ararsam birlikte olduklarını öğrenince hemen kapatıyorum, bişey anlatacaksam vazgeçiyorum, selam da söylemiyorum, konuşursam da yanındakini yok sayarak konuşuyorum.
Birkaç sefer anlattım, istese 1 haftada boşanabilir tanışmanızdan beri neden yapmıyor sence diye uyandırmaya çalıştım, çocuklarına ayıracağı vakti dışarda orda burda gezerek geçiren biri sence doğru bir partner midir boşansa bile dedim, ne desem biraz savunup biraz haklısın deyip sürdürüyor aynı şekilde ve ben arkadaşımı kaybetmek istemiyorum. Onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem.
Başka şehirde yaşıyor, yanına gidip yüz yüze son 1 kez konuşup bu konuyu ebediyen kapatsam mı, yoksa yavaş yavaş mesafe koyup uzaklaşsam mı... Çok seviyorum kendisini, çok kıymetli.
-1
megalomaniac
(12.11.25)
İyi de ağa bu durumun senin arkadaşlık iliskinle ne alakası var?
Kadın nasıl isterse öyle yaşıyor, evli olması seni ilgilendirmiyor. Sevgilisi varmis gibi devam edebilirsin. Sanki sevgilisi var diye hayatın zarar goruyor gibi yazmışsın.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Öncelikle "onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem." demişsiniz ama zaten arkadaşınızın yardım ister gibi bir hali yok. Siz size göre doğru olanı yapıp onun görmediği ya da görmek istemediği şeyleri anlatmışsınız. O da biraz size hak vermiş biraz da kendi ilişkisini savunmuş ve kaldığı yerden devam etmiş.
Hiç öyle bir kız değildir demişsiniz haklılık payınız vardır elbette ama ben her zaman insanın içinde saklı başka bir benliğin olduğuna inanırım yani kimse belirli bir yaştan sonra değişmez sadece yapacakları şeyler için fırsatlar belirli zamanlarda gelir insana.

Kendisi sizin için çok kıymetliyse şu anda yaşadığı ilişki süresince aranıza mesafe koymanız en doğrusu olacaktır çünkü bu şekilde iletişime devam etmeniz sizi daha da rahatsız edecek. Ara sıra haber almanız yeterli. Karşı taraf evli olduğu için illa ki ilişkiyi noktalamak zorunda kalacak. O zaman görüşmek isterseniz kaldığınız yerden görüşmeye devam edebilirsiniz diye düşünüyorum.

DİPNOT: Kimsenin yaşadığı ilişkiyi yargılamıyorum sadece karşı tarafın yaşadığı "rahatsızlığa" çözüm üretmeye çalışıyorum.
+1
mermaidd
(12.11.25)
'Benim öyle bir arkadaşım olsa' diyemem çünkü o yapıda bir arkadaşım olmaz. Anında ilişkimi keserim.

Ahlaksızlıkta en dip nokta bence bu. Arkadaşımın ahlaksız biri olması beni nasıl ilgilendirmez ki?
0
Mirket
(12.11.25)
ortada sizi ilgilendiren, arkadaşlığınızı bitirecek bir durum yok.
-3
my fault
(12.11.25)
Benim sıkıntım yanlış anlaşılmasın, ben de böyle bir şey yapabilirim bir gün, insan hataya müsaittir her zaman. Ama "bir kişi bile gözümü açmam için beni sarsmadı, herkes normal karşıladı ben de normal bir şey yapıyorum sandım, böyle birine zamanımı ve sevgimi verdiğim için pişmanım, şimdi hem sevgisiz hem de herkese karşı güvensiz hissediyorum" demesini istemiyorum bir gün. Çünkü çok duygusal ve hassas kalplidir.

Şimdi ben başlarda (ilk söylediği zamanlarda) hafife alıp üzerine düşmediğim için suçlu hissediyorum.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
Yavaş yavaş mesafe koymayın, arkadaşlığınızı nedenini açıklayarak bitirin. İnsan hata yapar, evet. İkna etmeyi denediniz, hatasında ısrar ediyor. Normalleştirmeyin. Birinin boşanmasını beklemeden ilişkiye girmekte ve ilişkiyi devam ettirmekte sorun görmeyen birini neden çevrenizde isteyeceksiniz? Başkasına böyle zarar veren size de verebilir, çıkarı için yalan söyleyebilir. Bile isteye içine girdiği sorunları dinleyerek vaktinizi harcamak zorunda değilsiniz. Size ne diyenlere bakmayın, toplumun normali bu olmamalı.
+4
?
(12.11.25)
adam evli olmasaydı ama başka bir sevgilisi olsa, tamam mıydık? buna onay verebilir miydik?

kanunlara göre evli biriyle birlikte olmak suç değil. evet çok hoş bir hareket değil. hatta ahlaki olmadığı da söylenebilir. ama evli olan adam bu ahlaksızlığı yaparken, sizin arkadaşınız neden yapmasın ki? arkadaşınızın kimseye bir yükümlüğü yok. istediği gibi davranır.

bence arkadaşınız evli olsaydı ve kocası haricinde biriyle ilişkisi olsaydı müdahale etmeniz gerekirdi. bu durumda çok da umursamayın bence.
+1
co2s2
(12.11.25)
@co2s2
Arkadaş olduğum kişi evli adam olsaydı tabi ki öncelikle tepki göstereceğim kişi o olurdu. Ama adamı tanımıyorum, tanışmayarak tepki koyabiliyorum sadece. Çünkü daha önce bizi tanıştırma girişimleri oldu, ben bahanelerle geçiştirdim (mesela neden doğrudan sebebi söylemek yerine bahane ürettim diye kızıyorum kendime).

Beni ziyarete geldiğinde aileme "ben aşık oldum hayatımda biri var" dediği için, ilişkisi nasıl gidiyor, evlilik durumu var mı vs. diye soruyorlar mesela, geçiştiriyorum evlenmez o falan diyebiliyorum. Kendi ailesiyle de aynı durumda.

Yani sana ne diyorsunuz kısaca, ama bence bu işler tam öyle olmuyor yakın arkadaşlarımız ailemizden biri gibi olunca.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
arkadaşınızın özel hayatı arkadaşlığınızı etkilememeli. özel hayat sonuçta. sen görüşünü belli edip kenara çekilirsin. arkadaşlıkta arkadaşını her hatasıyla kabul etmek değil mi? senin görevin uyarmak engel olmak değil. adam karısını çocuğunu düşünmüyorsa o onun sıkıntısı. kıymetli diyorsun neden sınır koyuyorsun ki.
-2
mikahakkinen
(12.11.25)
bırakın arkadaşınız ne istiyorsa yapsın. kendi vicdan muhasebesini yapamıyorsa siz karışmayın. günün sonunda her koyun kendi bacagından asılır.
-1
koela
(12.11.25)
Ailem gibi gördüğüm yakın arkadaşlarım var, yanlış bir şey yaptıklarını düşündüğümde tabii ki uyarırım, yapmaya devam ediyorlarsa bu kadar ısrarla uyarmaya devam edemem ama şunu yapıyorum size de bunu önerebilirim;
Ben seni uyardım, kendi hayatın sen bilirsin ama ben bu konuyla ilgili detay bilmek istemiyorum, bu konuda konuşmak istemiyorum, bana gelip o kişiyle ilgili bir şey anlatma, dert yanma vs.
Bu durumu arkadaşlığınızdan soyutladığınızda herhangi bir sorun kalmayacaktır.

“Aileniz gibi gördüğünüz arkadaşlarınızın” hayatlarına bu kadar müdahale etmek de doğru değil bence. Yanlış yaptığını üzüleceğini mi düşünüyorsunuz bırakın üzülsün nedir yani kendi yanlışını kendi fark etsin, böyle zorla olacak şeyler değil bunlar.
+2
mutekebbir
(12.11.25)
Böyle bir insanı nasıl sevebiliyorsun? Sevgini yok et. O kızın senin eşinle birlikte olduğunu hayal et.
-1
arbre
(12.11.25)
En yakın arkadaşı bir uyarırsın iki uyarırsın. Sonra arkadaşlık biter. Bu iş sizin de başınızı ağrıtmasin sonra
0
pembediken
(12.11.25)
Bir söz var, başkasına yapan bana da yapar. Benim de çok kıymetli bir arkadaşım aynılarını yaşattı.
+1
Kahvedesu
(12.11.25)
Ben olsam şu iki konu beni ilgilendirir.
1. En yakın arkadaşımın sevgilisini hıyar buluyorum.
2. Arkadaşıma karşı sorumluluğum olduğunu hissediyorum.
İlki için yapacağım şey diğer başka arkadaşlarımın hıyar sevgilileri ile aynı tarifeyi uygulamak olur. Yani özel olarak ayrı bi hıyar tarifesi uygulamam. Benim hıyar enişte taeifem işte görünce hı hı ivit falan diyip kısa temaslar. Birlikte plan yapmamak. Min. muhatabiyet.
İkinci konuda eskiden daha kaçınırdım sorumluluk almaktan. Onun hayatı onun tercihleri filan derdim. Artık daha çok fikrimi söylüyorum. Açıkça derdim ki baştan böyle düşündüm, ama artık sana zarar verdiğini düşünüyorum bu ilişkinin. Senin için endişeleniyorum.
İki durumda da arkadaşlığımı kesmem. Ama bu durumda o benden uzaklaşabilir en azından bi süre. yapcak bişey yok.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.11.25)
Bu, bizi ilgilendirmeyecek te, ne ilgilendirecek?

Arkadaşınızı sert bir şekilde uyarın, yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye çalışın. Vazgeçmezse, ilişkinizi sonlandırın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.11.25)
siz neden arkadaşınıza evli erkeği ayartan, yuva yıkan kadın muamelesi yapıyorsunuz onu anlamadım. partneri arkadaşınızın ilişki beklentisini karşılıyorsa sorun olmamalı. yani belki bu durumdan arkadaşınız memnun, partneri memnun, partnerinin eşi memnun, partnerinin çocukları memnun...

size düşense ahlaki değerlerinize ters düşen kişilerle ne tip bir ilişki kurmak isteyeceğinize karar vermek. onun dışında üçüncü bir kişi olarak bence sizin karışmanızı gerektirecek durum yok.
-1
tnz
(12.11.25)
Karısını, kocasını aldatanlara ve evli olduğunu bile bile ilişki yaşayanlara güven olmaz. İlerde sizi sırtınızdan hançerleycek ve yarı yolda bırakacaktır. Ben olsam yavaş yavaş arkadaşlığımı bitiridim.
+2
komando kani var bende
(12.11.25)
ben olsam bi kere çok ciddi konuşurum, "sen napıyosun, yakışıyor mu, bu nasıl bi saçmalık, nasıl normalleştirdin, ben çok üzülüyorum" gibi. ama yararının olacağını sanmıyorum. bi daha da konuyu açmam. hala seviyorsam arkadaşlığıma devam ederim çünkü ilişkisi beni ilgilendirmez ama soğuduysam eski en yakın arkadaşlığımın hatrına bu konuşmayı yine yapıp direkt bitiririm arkadaşlığımı
+2
mezzosprite
(13.11.25)
(4)

Antalya Havalimani Belek ulasim hk

canbonomobenseno
Merhaba,2 yetiskin 1 cocuk yarin sabah Antalya havalimaninda olacagiz. Belekteki otele en uygun nasil gidebiliriz? Marti tag sanirim havalimanina girmiyormus, taksi ne kadar tutar acaba? Yada farkli nasil gideriz. 1 ufak boy valizimiz olacak.Tesekkurler
Merhaba,
2 yetiskin 1 cocuk yarin sabah Antalya havalimaninda olacagiz. Belekteki otele en uygun nasil gidebiliriz? Marti tag sanirim havalimanina girmiyormus, taksi ne kadar tutar acaba? Yada farkli nasil gideriz. 1 ufak boy valizimiz olacak.
Tesekkurler
0
canbonomobenseno
(19.10.25)
Transfer firmaları var, Belekle ilgili FB gruplarına girerseniz yabancılar paylaşıyor sorulduğunda. Side’ye mesela 40€ya götürüyorlar Mercedes Vito’yla filan ve Türsab sertifikalılar o yüzden havalimanına gir-çık sıkıntı olmuyor. Belek’e 25-30€dur max. Taksi ya daha pahalı tutar ya aynı tutar.
0
kuehles blondes
(19.10.25)
Havalimanı içinden tramvay kalkıyor ve kredi kartı da geçiyor binip 2 durak gidiyoruz, Altınova durağında iniyoruz.

Altınova taksi durağı (0242) 340 66 44
Pazarlık yapın en uygun böyle olur diye düşünüyorum. Başka yol yok çünkü yada direkt martı tag ı bir durak sonraya çağırmak
0
Teran
(19.10.25)
7/24 transfer e de sorun bi
0
benim bir gizli bildiğim var
(19.10.25)
LeagueOfLegends
(19.10.25)
(10)

kira sözleşmesi devredilir mi - nasıl olur

biseysorcaktim
bir kaç ay sonra evde 5inci yıl dolacak. ben o evden ayrılıyorum. evde iki kişi kalıyorduk. kontratı o evde kalan diğer kişiye vermek istiyorum. diğer kişi ile hukuki bir bağım yok. eski sevgili. 5 yıldır ödediğim kira hep piyasa koşullarındaydı. covid döneminde bile %25 değil iki-üç kat arttırdım k
bir kaç ay sonra evde 5inci yıl dolacak. ben o evden ayrılıyorum. evde iki kişi kalıyorduk.
kontratı o evde kalan diğer kişiye vermek istiyorum. diğer kişi ile hukuki bir bağım yok. eski sevgili.

5 yıldır ödediğim kira hep piyasa koşullarındaydı. covid döneminde bile %25 değil iki-üç kat arttırdım kirayı. adamın malına çökmedik, değerini verdik yani. şuan piyasanın altında belki, yılbaşı zammı ile yine normale ulaşacak.

ben evde kalmaya devam etsem yine makul ve piyasa ölçüsünde kira verirdik ama orayla bağımı koparmak istiyorum, ev sahibi bunu fırsat bilip diğer kişiden çok kira istemesin, sözleşmeyi haklarıyla devretmek istiyorum.

bu mümkün mü, pratikte nasıl işliyor süreç?
evsahibi seneden seneye kira zamanı konuşuruz sadece, başka hiç muhabbetimiz olmaz. her seferinde de fakiriz her şey pahalandı muhabbeti yapar. başka şehirde, hiç yüz-göz olmak da istemiyorum kendisi ile.
0
biseysorcaktim
(13.10.25)
Sözleşme yeni kişi adına baştan düzenleniyor aksi halde evde sevgiliniz oturduğu için ev sahibi hukuksal bi açıklık bulup başını ağrıtabilir. Ev sahibi ile isterseniz konuşabilirsiniz. Aynı koşullara sahip kalan arkadaşım adına yeni bir sözleşme yapabilir miyiz diye
0
mermaidd
(13.10.25)
eski sevgilimle aramda problemli bir durum yok. kimse kimseye kötülük yapacak değil ama artık ilişkimiz bittiği için bu tarz şeyleri de ayırmak istiyorum. bir kaç ay sonra kontrat yenilecek.

ev sahibi biraz paragöz bir insan, evde zaten yaşayan biri var, taşınmak istemiyoruz, kontrat yeniden yapılacağı için fahiş bir şey istemesinden endişe ediyorum. her şey kurala uygun olsun, sonra kimsenin başı yanmasın. o yüzden evsahibini de durumdan haberdar edeceğiz ama fırsatını bulup da kimse kimseyi kazıklamasın istiyorum.
0
🌸biseysorcaktim
(13.10.25)
@biseysorcaktim ben orada başını ağrıtabilir derken ev sahibiniz eski sevgilinizin başını ağrıtabilir demek istemiştim. cümlemde bi anlatım bozukluğu olmuş kusura bakmayın. kaldı ki kira en fazla o ay olan tüfeye göre zamlanıyor fazlasını asla talep edemez. dolayısıyla fahiş bir fiyat da talep edemez üstelik sözleşme yenileneceği için otomatikman 5 sene daha (kira artış oranı sözleşmede belirlenmişse) ev sahibinin kira tespit davası açma hakkı da yok. haliyle çok bi zam olacağını zannetmiyorum. sözleşmedeki maddelere dikkat etmek gerek
0
mermaidd
(13.10.25)
Standart sözleşmelerde kontratın devredilemeyeceği maddesi oluyor. Benimkinde var. Bir kontrol edin kontratı. Böyle ise devir söz konusu olmuyor yeni sözleşme yapmak kalıyor tek seçenek. Onda da evet teknik olarak yeni kiracı oluyor eski sevgiliniz.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(13.10.25)
5. yıl doldugunda zaten rayiç tutara geliyor, ev sahibi yeni tutara ikna olmazsa kira tespit davası açılıyor.

10 sene de neredeyse ev sahibi kiracıyı çıkaramadıgı için en güzeli ev sahibi ile konuşup eski sevgilinin adına kira kontratosunu yapmak, burda tek handikap ev sahibi sen kefil ol diyebilir.
+2
liberal
(13.10.25)
Ev sahibinin bilgisi ve onayı olmadan sözleşmeyi ve dolayısıyla sözleşmeden doğan haklarını başkasına devredemiyorsun. Yani bu işin kanuna uygun tek yolu ev sahibiyle görüşüp onun sözleşmenin devamıyla ilgili onayını almak. Ancak ev sahibi "Hayır yeni sözleşme olsun" diyebilir ve hakkıdır.

Tabii ev sahibi tarafından bakacak olursak yeni bir 10 yıllık sözleşme yapmış olacak. Haliyle kiracı çıkmak istemediği sürece ev sahibinin kanuni gerekçe olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği en erken tarih 5 yıldan 10 yıla çıkmış olacak. Bu anlamda ev sahibi "yok devam edelim ama kira da şu olsun" da diyebilir. Çünkü zaten @liberal'in de söylediği gibi kira tespit davası hakkı doğmuş ev sahibi için.
+1
himmet dayi
(13.10.25)
Kira sozlesmesi devredilemez. O kirtasiyeden alinan en basit sozlesmede dahi devredilemedigi yazar.
0
isminivermekistemeyensuser
(13.10.25)
Kira hukukuna göre alt kiracılık hakkı verilmemişse bunu asla yapamazsınız. Diğer kişi işgalci durumuna düşer ve çıkartılır. Genelde matbu bir kira sözleşmesine imza atmışsınızdır orada da alt kiracılık hakkı yoktur. Siz çıkarsanız sözleşme tamamen sona erer. Ama şunu kullanabilirsiniz ev sahipleri için beş yıl kirasını Ödemiş birisi yerine ne olduğu belirsiz yeni bir kişiyi tercih etmezler. Buradan girin sıfırdan yeni bir sözleşme yapın.
0
ground
(13.10.25)
mümkün değil.

kira sözleşmesinde sadece size kiralandığı yazar.
0
gurur
(13.10.25)
bunu en güzel ev sahibi ile konuşarak çözebilirsiniz. kira sözleşmeleri devredilemez. ancak şunu yapabilirsiniz "bir normalde bu evde iki kişi kalıyorduk en başından beri, beraber ödüyorduk, çeşitli sebeplerden dolayı ben çıkıyorum, diğer arkadaş devam edecek, bir problem olmaması adına sözleşmeyi onun üzerine geçirelim" gibi bir şey söyleseniz , ev sahibi yapabilir gibi gibi düşünüyorum.
0
co2s2
(14.10.25)
(15)

gençlerin arasındaki bu “kavram”ın adı ne?

deartheodosia
ergenler arasında popülermiş. örneğin kore dizilerini sevenler korede yaşadıklarını, aktörlerle sevgili olduklarını düşünüyorlarmış. bir tür meditasyon gibi bir şey anladığım ama buna bir isim vermişler (ben hiç duymadım). bilen var mı? fantezi kurmak değil de daha spesifik bir tanım anladığım kadar
ergenler arasında popülermiş. örneğin kore dizilerini sevenler korede yaşadıklarını, aktörlerle sevgili olduklarını düşünüyorlarmış. bir tür meditasyon gibi bir şey anladığım ama buna bir isim vermişler (ben hiç duymadım). bilen var mı? fantezi kurmak değil de daha spesifik bir tanım anladığım kadarıyla?
0
deartheodosia
(30.09.25)
zihinsel mastürbasyon. gençler artık manuelden otomatiğe geçti.
0
runaway
(30.09.25)
Olayı bilmiyorum da, aklıma paylaşılmış psikotik bozukluk ve deluzyon kelimeleri geldi. Ya da sadece ergendirler.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Astral projection/reality shifting olabilir mi?

Bu arada bu 20 küsür yıl önce HP fandomunda da vardı, Snape wives fenomeni misal. Kesin ondan önce de vardır.
0
peki madem
(30.09.25)
şizofreni
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
manifest
0
tahtakafa
(30.09.25)
yok, başka bir isim kullanıyorlarmış aralarında :) hayal kurmak en basiti ama…
0
🌸deartheodosia
(30.09.25)
@tahtakafa manifest olabilir belki
0
🌸deartheodosia
(30.09.25)
Bi de shiplemek var. Hayal kurmak değil aslında ama iki karakteri birbirine yakıştırmak, kendini birine yakıştırmak için de kullanabilirsin. Bunu çok kullanıyolar bu ara.
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.09.25)
İki karakteri birbirine yakıştırmak shiplemek

Bir de delulu var, o mu acaba senin kelime. Delusional'ın gen z versiyonu
0
kullanicadi
(30.09.25)
SATs deniyor, uyumadan hemen onceki anda yapiliyor, yasamak istedigin seyi temsil edecek bir sahneyi surekli donduruyorsun o an.
0
warrior princess
(30.09.25)
arkadaşlar bir sürü psikolojik tanı koymuş ama bunun bence tanısı: "fukaralık"
Şimdiki gençligin maddi imkanları ve karanlık gelecegi siyasal islam sebebiyle iyice korkunç durumlara geldi. Yurtdışındaki yaşıtları dünyayı gezip farklı farklı kültürlerle tanışabiliyorken kendi pul olmuş parasıyla ülke sınırları içinde bile yaşamını güç bela sürdürüyorlar. Bu karanlık gidişatta kafayı yemememek için bir şeylere sarılması lazım. işte onlardan biri de bu bahsettigin kavramlar ve akımlar. içinde bulundugu b.ktan koşullarda kafayı sıyırmamak adına bu kavramların içinde yaşıyormuş gibi sanrılara kapılıyorlar. Ve bu sayede kaygılardan uzaklaşıp bir hayalin içinde yaşıyorlar
0
limonlu eksi
(30.09.25)
Kendileri başka bir isim uydurmadılarsa yaptıkları daydreaming. ilerlemiş hali ise maladaptive daydreaming.
0
gnosis
(30.09.25)
Manifest?
0
anaphylacticshock
(30.09.25)
manifest+1 olmus gibi dusununce gerceklesme ihtimalini artirdiklarina inanmalari
0
ala09
(30.09.25)
Büyük olasılıkla manifest. bugün, Senin manifestin bu mu? sözü geçen bir video izledim.
0
Rondak
(30.09.25)
(11)

Sahibinden'de satın alamayacağınız taşınmazlara bakıyor musunuz?

sekizdokuzon
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmay
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmaya başladım.

Siz böyle şeyler yapıyor musunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapmam. Bir villa bakıyorum ama uçuk kaçık bir şey değil. Bir de yazlık bakıyorum, o da kelepir sayılır fiyatlarda.
0
gabe h coud
(14.09.25)
elbette. istanbul yali daire piyasasi benden sorulur
0
sonsuz
(14.09.25)
Sadece arada arsa bakıyorum arkadaşlarla emeklilik evi için.
0
kisa
(14.09.25)
arada bakar hayal kurardım ama artık bu işi ilerlettim. zillow'dan yani amerika'dan bakıyorum. önce o şehirde bu mesleğimle maaşım kaç olur diye araştırma yapıyorum, sonra gelirim giderim ne olur onu hesaplattırıyorum. chatpgt yapıyor hepsini. sonra da nasıl evlerde yaşayabiliyorum onlara bakıyorum. en kötüsü bile buradaki evimin en az 2 katı olduğu için hayal kurmak çok mutlu ediyor.
0
art cat chocolate
(14.09.25)
Gerçeklerin nesi heyecanlı lo
0
🌸sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapsam iyi olur aslında. Hayal panosu gibi bir şey. Kendime ev bakıyormuşum gibi olur ne güzel olur. Araba da bakarım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Ay evet çok hoşuma gidiyo. Bi takım aşırı pahalı daireler işte boğaz manzaralı filan ya da köşklerin emlak danışmanı oluyo ya öyle ilana fiyat filan yazmıyolar. Aşırı merak ediyorum. Ama paramın asla yetmeyeceği ses tonumdan bile belli olacağı için arayıp sormuyorum. Meraktan çatlıyorum.
Bi debazen işlerim çok yolunda giderse ve doğru şekilde birikim yaparsam 10 yıl sonra alma ihtimalim olma ihtimali beeelki olabilitesi olanlara bakıyorum. Ama o o kadar eğlenceli değil.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.09.25)
Yok asla, moralim bozulur. Sokaktaki arabaları görünce dahi üzülüyorum. Toplumun yüzde olarak çok altında kalıyorum.
0
baldan kaymak
(15.09.25)
ben de zillow'dan miami'de, immobiliare'den roma'da ev bakıyorum emeklilik için.

hayaller hayatlar.
0
Hallegadola
(15.09.25)
Bir dönem böyle bir hobim vardı sürekli girer bakardım ama öyle daire falan değil malikaneler, köşkler, yalılar bunları gezerdim hoşuma giderdi sonra bıraktım, artık Enes yılmezer izliyorum :)
0
mutekebbir
(15.09.25)
son 5 yılda harıl harıl satılık/kiralık ev aramadığım ilk sene bu sene oldu o yüzden bıktım sahibindende ev aramaktan ve bayadır girmiyorum hatta uygulamayı da sildim telefondan. Zaten araba merağım da yok ve hatta kişisel arabam da yok yani o alanda da yokum. Eskiden arada keyfine bakardım böyle rezidansların bilmem kaçıncı katındaki loft dairelere (villa insanı değilim hiç) ama ondan da sıkıldım. Zaten mahallemi çok seviyorum, bu civarda bir tık daha yeni ve güvenlikli vs bir apartman dairesi bulsam bi daha ev mev bakmam yaşamak için. Yatırımlık falan anca
0
nundu
(15.09.25)
(6)

Marine edilmiş tavuk dondurucuya atılır mı?

kibritsuyu
Yoğurt, salça, baharat ve yağ içinde marine edilmiş çiğ tavuk göğsünü porsiyonlayıp dondurucuya atabilir miyiz? Tadında bir tuhaflık olur mu? Maksat çıkarıp mikrodalgada çözdürdükten sonra soteleyip hızlıca hazor etmek.
Yoğurt, salça, baharat ve yağ içinde marine edilmiş çiğ tavuk göğsünü porsiyonlayıp dondurucuya atabilir miyiz? Tadında bir tuhaflık olur mu?

Maksat çıkarıp mikrodalgada çözdürdükten sonra soteleyip hızlıca hazor etmek.
0
kibritsuyu
(03.09.25)
Olur. Yoğurttan dolayı olur. Süt ürünü olduğu için etten çok daha çabuk yamulur diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(03.09.25)
Yoğurt şart değil, sadece salça, baharat ve yağ da yapabilirim. Amacım belli, hızlıca bir porsiyon pişirmek.

Dondurucuya uygub farklı marinasyon önerileri de alabilirim.
0
🌸kibritsuyu
(03.09.25)
mikrodalgayla çözersen sıkıntı olabilir, buzdolabında yavaş çözülsün
yoğurt ekleme bence de
tavuk taze - marine süresi min.şekilde buzluğa atman iyi olur
0
mantık
(03.09.25)
Soteleyeceksen ufak parçalar halinde donduracaksındır, mikrodalgaya hiç gerek yok, pişirmeden yarım saat önce tezgâha çıkarıp yarı çözülmüşken pişirsen de olur.
0
kobuzchu kiz
(03.09.25)
kobuzchu kiz
(03.09.25)
Olur bence.

Bi de hızlı tarif için öneri: tavuku pprsiyonlayıp marine etmeden dondurursun. Çıkardığında sotelerken önden hazırladığın sosla sotelersin. Soya, fish sos, filan öyle bi sos hazırlayabilirsin. Acı tatlı veya tatlı ekşi sos da olur. Köri filan da olur.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.09.25)
(6)

Sizce bu belirtecegim piyasada bir boşluk var mıdır

encokbenisevinnolur
instagram haber akışında bir post düştü önüme.Bir psikoterapist yazmış, psikologlarin cogunun instagram kullanma biçimlerinin (içerik biçimlerini, özel hayat paylaşımlarını, samimi görüntü verip ihlalde bulundukları vs) mesleki olarak etik disi olduğunu; ilgili etik kitaplarindan kaynak/referans ver
instagram haber akışında bir post düştü önüme.

Bir psikoterapist yazmış, psikologlarin cogunun instagram kullanma biçimlerinin (içerik biçimlerini, özel hayat paylaşımlarını, samimi görüntü verip ihlalde bulundukları vs) mesleki olarak etik disi olduğunu; ilgili etik kitaplarindan kaynak/referans vererek anlatmış.

Kişinin profilini inceledim, anlattığı şeye tam örnek bir sayfası var.

Neyse, mesela oturup uğraşsam ve bu anlamda etiğe uygun bir şablon uretsem, sosyal medya yönetimi ve içerik üretimi anlamında, satar mı dersiniz? Böyle bir talep var mıdır?

Denemeden de bilinmez de, sektöre es dost aracılığıyla ya da kendisi olarak, aşina olanlarınız ne der?
0
encokbenisevinnolur
(27.08.25)
Zannetmiyorum.

Ne mesleki ne de genel etik kimsenin umurunda değil. Zaten iletişim etiği, kurumsal iletişim marka bilmemnesi bin türlü yayın var ancak günün sonunda aldığın etkileşim önemli...
0
anon1m
(27.08.25)
Türkiye'de talep olmaz. Dünyada da bence olmaz.
0
Shepard
(27.08.25)
1- Kullanıcı kitlesi(psikologlar için potansiyel danışanları) tarafından algılanacak ve fark yaratacak çok önemli bir kriter değil
2- Şablona verilecek para yerine pazarlama ajansına “al bu benim param bana şu işi yap” deyip doğrudan içerik yönetimi yaptırabilirler.

Bu durumda sadece şablon satmak satış avantajı getirmez size.

Ha ne zaman ki devlet “etik kurallar dışında post çıkmak yasak” derse danışmanlık paketi şeklinde ancak satabilir ki o kriterleri de devlet kendi belirler çoktan.
Mevcut şartlarda uygun bir pazar avantajı yok.
0
titanic kemancısı
(27.08.25)
Satmaz. Türkiyede etiğe kim uyuyor ki. Kimsenin böyle bir derdi yok.
0
mikahakkinen
(27.08.25)
Sektörden kendim olarak bildiriyorum. Etik kodlar biraz göreceli, ama yine de dediğin gibi belli başlı kaynaklara dayanarak böyle bir şablon üretmek mümkün. Öyle bir şablon hazırlarken göreceksin ki bu etik olayının en can alıcı yanı danışanın mahremiyetini korumak ve terapistin kişisel bilgilerini hayat tarzını vs ifşa etmiyor olması. E bu da sosyal medya kullanıcısı için çok sıkıcı oluyor. Yani sosyal medyanın kuralları ile çok temel bir yerden bir çakışması var. O yüzden etik kodlara uygun takıldığında çoğu kullanıcı için sıkıcı oluyor, bir takım kitabi bilgiler, maxx kaliteli yorumlarla sınırlı kalıyor. Bu ürünün de alıcısının az olacağını tahmin ediyorum. Hani takipçi peşinde olmayan ama benim de sosyal medyada bi kartvizitim olsun ve etik bir imaj vereyim diyen terapistler tercih eder.onun da sayısı üç.
0
benim bir gizli bildiğim var
(27.08.25)
buse aydin'in populer bi psikolog oldugu ulkede sizce boyle bir talep var midir
0
aguen
(28.08.25)
(16)

Bu ailenin olayı ne sizce?

yenibirgüzelnick
Çok garip bir aile tanıyorum. Anne baba 45 yaşında ve çocukları 1.5 yaşında. Anne baba çok iyi kazanıyor yönetici olarak çalışıyorlar. Villada oturuyorlar iki tane lüks araçları var. Durumları çok iyi. Yardımcıları filan var. Gariplik ise çocuğa hiç harcama yapılmıyor. Evde bir sürü boş oda varken b
Çok garip bir aile tanıyorum. Anne baba 45 yaşında ve çocukları 1.5 yaşında. Anne baba çok iyi kazanıyor yönetici olarak çalışıyorlar. Villada oturuyorlar iki tane lüks araçları var. Durumları çok iyi. Yardımcıları filan var.

Gariplik ise çocuğa hiç harcama yapılmıyor. Evde bir sürü boş oda varken bebeğe oda yapılmamış. Bebeğin tüm eşyaları bir bavula sığar. Çünkü 3 zıbın ve 4 takım haricinde kıyafeti yok. Haftada bir kıyafetleri yıkanıyor üstünü değiştirmiyorlar. Çiş yaparsa elde durulayıp kurutuyorlar. Dışarısı için sadece 1 takım kıyafeti var 6 aydır her dışarı çıktığında onu giyiyor ve yıkanmıyor o kıyafet.

Kıyafetleri ve oyuncakların tamamını annenin ablasının çocuğundan kalmış yeni almamışlar. Toplam oyuncak sayısı 6. Başka oyuncağı yok.
En kalitesiz bez kullanılıyor ve çok bez harcanınca, sızdırınca üzülüyorlar.

Anne emzirdiği için üvey çocuk olamaz. Aynı zamanda anne bebeğini çok uzun zaman beklediklerini söyleyip gözleri doluyor ama hiç çok beklenmiş gibi davranmıyorlar bu çocuğa.

Çok garipsiyor ve çok merak ediyorum. Bu ailenin olayı ne acaba. Neden çok bekledikleri bebeğe karşı hevessizler ?
0
yenibirgüzelnick
(20.08.25)
hali vakti iyi olanlar ev araba alıyor dışarıya iyi gözükmek için ama normalde inanılmaz cimri oluyorlar, yaklaşık 30 kirada iyi yerde dairesi olan yüzmilyonluk nakit parası olan çok yakın çalışmayan bir tanıdığım bir yere gidecekse başkasının arabası ile falan gidiyor benzin yakmamak için birde kaçak benzin mi ne öyle bişey varmış çok pahalı arabasına ucuz benzin koyuyor adsasd, diğerleride bu kadar olmasada kendilerine inanılmaz cimriler, aldıkları şeyler çoğunluk etrafa iyi gözükmek için oluyor.
0
eja
(20.08.25)
cimrilik +1

alıdkları şeyler hemen küçülüp gidecek ziyan olacak gözüyle bakıyorlar.

şu hayatta 1 evin 1 araban olsun yeter, belki birde emeklilik için kira getiren bir mülkün. gerisi için boşuna eziyet. harcayamadığın, keyfini çıkaramadığın parayı ne yapacaksın.
0
gercekdunya
(20.08.25)
kendisi için gözü doluyordur bebeğe sevgisinden değil. ben ne çok bekledim bir bebek için, ah zavallı ben diye ağlıyordur :d
0
deartheodosia
(20.08.25)
tanidigim ne kadar "cok" zengin varsa abartmiyorum 1 liranin bile hesabini yapan insanlar. o yuzden bu tip hikayelere sasirmiyorum hic
0
sweetoffice
(20.08.25)
zaten iki üç ay sonra küçülecek, giyilmeyecek gibi şeyleri anlarım ama bu çiftin olayı bunu aşmış. cimrilik denir buna.

belki değildir, çocuk şımarık yetişmesin diye büyütmeye çalışıyorlardır. öyle davrananlar da var. ama her halükarda fazla abartmışlar gibi.
0
biseysorcaktim
(20.08.25)
Kalitesiz beze gelene kadar, tüketimi sevmiyorlar, eşya fazlalığından hoşlanmıyorlar demek ki diyecektim ama burada durum farklı gibi, bir tanıdığım yıkanabilir bez kullanıyordu mesela, cimrilikle hiç ilgisi yoktu. Mesela 6 oyuncak bana garip gelmedi küçücük bebek doğru dürüst algılamıyor bile oyuncağı,niye bir sürü ıvır zıvır alınsın ki, ya da bebek yanlarında yatıyodur onun için henüz oda hazırlamamışlardır ama kalitesiz bez kısmını çözemedim, cimrilikten başka açıklama yok sanki.
0
(20.08.25)
Türkiyede psikotik ve sıkıntılı çok aile var. Bunlarda zeki ama o manyak ailelerde büyüdükleri için aynı örüntüyü devam ettiriyorlar. Anadoluda halen daha köylerde ilçelerde manyakça çocuk yetiştiren ve bu düzene devam eden aileler mevcut. Bu aile öyle olmayabilir ama ailelerinden aldıkları bilgilerin birazıyla çocuk bakıyor olabilirler. Çocuğun bağlayan mı ararsın halen döven mi ararsın... değer yazdıkların doğruysa bu cimrilik. Evet yeni nesil insta anneleri gibi olmak zorunda değiller ama biraz daha özenli olabilirler. Bakıcı tutan adamın çok bez gitmesine üzülmesi garip geldi bana. Yazdıklarınızdan yüzde yüz emin misiniz?
0
mikahakkinen
(20.08.25)
Bu dışarıdan görünen, belki çocuğa ayırdıkları yatırımları var, ayrıca bir şeye para harcamiyorlar o yüzden ya da başka bir şey.

Yani genele göre farklı diyebilirim ama garip demem, "tum bu zenginlige ragmen çocuğu ihmal ediyor olabilirler" fikrini vermedi çünkü bu tablo bana.

Ayrıca oturup çocuğun eşyalarını oyuncaklarını sayan ve size aktaran kişiyle aralarındaki yakınlık ne bilmiyorum ama, asıl o kişide bir acayiplik var.
0
encokbenisevinnolur
(20.08.25)
Ya senin ya da sana bunları anlatan kişinin hüsnükuruntusuna benziyor.
0
beyfendi
(20.08.25)
beyfendi +1

Aile bebeğinin bütün eşyalarını göstermiyordur; toplu don sayımı mı yapılıyor evde anlamadım bana bu inandırıcı gelmedi ya da kıskanan birileri iftira atıyordur kesin. Kıskanan bir annenin “ben daha iyi bebek bakıyorum” uydurması/ tesellisi gibi geldi.
0
titanic kemancısı
(20.08.25)
adamlar luks arabaya biniyor cimri diyorsunuz, binmeseler yine cimri diyeceksiniz uahsduasduha
0
baldur2
(20.08.25)
Belki de tr gerçeklerini bilen her anne babanın yapması gerekeni yapıyorlar. Sik sok şeylere para harcamak yerine çocukları için birikim yapıyorlarsa eğer çok rasyonel bir davranış. Ultra prima çocuk bezi o kadar da önemli bişey değil.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.08.25)
Ailenin bakıcı tarafından iletildi bana. Bilgiler yüzde yüz doğru. Bebek ihmal mi ediliyor sence birilerine haber vermeli miyiz diye konuyu açtı. Ben de ihmal değil daha çok obsesyon gibi gördüm. Bilemedim yani. Kadın da kime neyi söyleyecek zaten. Üzülüyormuş çocuğa sidikli donu yıkamadan giydiriyoruz bazen diyor.
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.08.25)
Çocuğun yediklerine de çok karışıyorlarmış. Bir tam meyve yemesi yasakmış mesela ağlasa bile yarım yeme hakkı varmış.
Ama ailenin bir kiler odası var market gibi. Hani yoklukta değiller de başka bir olay var. Bebeğe niye meyve yasak mesela? Annesi kilo alır diye izin vermiyormuş çocuk zaten zayıf.
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.08.25)
cidden cok cok üzüldüm şimdiden bebek icin, ergenliği cok zor gececek belli. bence aile büyükleri tarafından aile ile konuşabilirler. elinizden ne gelirse yapin
0
oscar
(20.08.25)
Olay kontrolden çıkarsa alo 183'ten alo asp var onlar olaya dahil olur. Ama ailenin durumu iyiyse pek müdahale etmezler. Ama anlattıklarınız doğruysa anormal bir durum var.
0
mikahakkinen
(21.08.25)
(5)

ateş ölçer önerisi (yetişkin)

a darkness coming
kemoterapi gören bir yakınımız için böyle bie ihtiyacımız gelişti, çok farklı marka ve modeller var. önerinizi alabilir miyim?
kemoterapi gören bir yakınımız için böyle bie ihtiyacımız gelişti, çok farklı marka ve modeller var. önerinizi alabilir miyim?
0
a darkness coming
(11.08.25)
Normal ateşölçer ise aranan;

OMRON eco basic.

5 seneyi aşkın süredir yoğun kullanılıyor ama bana mısın demedi, pili bile bitmedi daha. Yakın zamanda 2 tane de yedek aldım birini ofise koydum.

Edit; bir tanesi 5+ yıllık, diğer ikisi yeni aynı model dereceyi peşpeşe denedim ve 2’si birebir aynı, yenilerden biri 0,1 farklı sonuç verdi.
0
lazor
(11.08.25)
Ben e bebekten dijital olan ve fiyatı en uygun olanı aldım. Fıstık gibi de çalışıyor. Hani tabanca gibi alına vs tutup ölçtüklerinden.
Onun dışında iyi markalar zaten belli braun omron. Basit bi teknolojisi olduğu için bana gereksiz geldi 10 katı para vermek.
0
benim bir gizli bildiğim var
(11.08.25)
Braun'un kulaktan ölçeninden çok memnunuz biz. 10 yılı aşkındır kullanıyoruz.
0
yadigar
(11.08.25)
en doğru ölçümün koltukaltından olduğunu bunun için diğer cihazların çok sağlıklı olmadığını söylemişti bana eczacı. o sebeple en çok tercih edilen koltukaltı ölçerden vermişti. eczaneye danışmanızda fayda var.
0
dedim ben sana
(11.08.25)
3 tane farklı ateşölçer var. braun, omron vs. hepsi de farklı ölçüyor.
0
jepa
(11.08.25)
(3)

Alanya'da denize girilecek yerler?

29 mayis 1453 gunu hasta olan yeniceri
Arkadaşlar Alanya'ya geldim ama merkez falan çok dalgalı. Çoluk çocukla güvenli bir şekilde denize girebileceğimiz, hem temiz hem de dalgasız bir yer var mıdır? Nereyi önerirsiniz?
Arkadaşlar Alanya'ya geldim ama merkez falan çok dalgalı. Çoluk çocukla güvenli bir şekilde denize girebileceğimiz, hem temiz hem de dalgasız bir yer var mıdır? Nereyi önerirsiniz?
0
29 mayis 1453 gunu hasta olan yeniceri
(04.08.25)
Aracınız varsa biraz uzak olacak ama (1 saat kadar) Alanya- İncekum plajına gidin en güzel oranın denizi; sabah erken giderseniz güzel vakit geçirirsiniz. Yol gittiğinize değiyor hatta bir gün Side Kumköy taraflarına bile gidebilirsiniz; Side biraz daha dalgalı ama.
0
titanic kemancısı
(04.08.25)
havana beach veya illusion beach (lunapark altı) tarafları iyidir ama lütfen dikkatli olun. birkaç haftadır deniz çok kirli (mahmutlar'da bazı bölgeler, damlataş-kleopatra ve konaklı'da bazı bölgeler). bu kirliliğe bağlı bir çok vaka da var. dikkatli olun.
0
MtKrt
(04.08.25)
İncekumda orman kampına da gidebilirsiniz piknik malzemelerinizi de alıp. İçerde de tesis var aç kalmazsınız da piknik masası da bol. Çocuklar için de nispeten korumalı. Normalde temiz denizi ama bugünlere özgü bi pisliği dalgası varsa bilemicem.
0
benim bir gizli bildiğim var
(05.08.25)
(21)

Şimdi ben ne yapayım akıl verin

Gradient_tabanlı_mor
11 aylık oğlumun bakıcısı var. Yaklaşık 2 aydır bizimle çalışıyor ve çok çok memnundum. Çocuğa güzel bakıyor eğitici şeyler yapıyor vs.İki haftadır da kayınvalidem bizde kalıyor memleketten geldi. Neyse bu bakıcı cuma günü için izin aldı (toplamda 8 9 kez böyle yarım gün izin aldı zaten hep sağlıkla
11 aylık oğlumun bakıcısı var. Yaklaşık 2 aydır bizimle çalışıyor ve çok çok memnundum. Çocuğa güzel bakıyor eğitici şeyler yapıyor vs.

İki haftadır da kayınvalidem bizde kalıyor memleketten geldi. Neyse bu bakıcı cuma günü için izin aldı (toplamda 8 9 kez böyle yarım gün izin aldı zaten hep sağlıkla ilgili diye hiç lafını etmedim)
Pazartesi günü gelince çok tripliydi. Ben evden çalışıyorum molalarda salona geçiyorum. Bi problem var yani anladım çok ters ters duruyordu.
Salı günü gittim yanına ablacım bir problem mi var noldu dedim. “Ben de sana soracaktım noldu diye bana böyle ters davrandın dün. İzin aldım diye yapıyorsun sanırım” dedi. Alla alla şaşırdım ben de alakası bile yok iş yerinde yoğundum kusura bakma yanlış anladın sanırım dedim sonra kadın böyle deyince birden neşeli oldu aramızdakini hallettik düzeldik filan.

Az önce öğreniyorum ki meğer kayınvalidemle aralarında bir şey geçmiş ama ikisi de bana söylememiş.
Kv su içerken oğlum da su istemiş. Tam o sırada yemek yedirecekmiş bakıcı, kv su verince onu azarlar gibi “öyle her istediğini hemen vermiyoruz yemek yemez yoksa” demiş. Kv de yaz günü çok sıcak çocuk susamış diye verdim demiş. İki üç gün ikisi de tripliydi bu yüzden. Sonra ben kadınla böyle konuşunca kadın düzeldi. Galiba kv bana şikayet etti o yüzden tripliyim zannetti bakıcı.

Şu an çok kızdım yani bilsem bakıcıya derdim su istiyorsa su ver diye. Ya da kusura bakma deyip alttan almazdım çünkü benimle alakasız bir olay.

Kadın gelince konuşayım mı sizce yarın? Kv evine gidiyor bugün. Yoksa herkesin tribi geçmişken hiç kurcalamayayım mı?
Konuşmasam içimde kalacak. Konuşsam tekrar suyu bulandırmak istemem hazır memnun kaldığım bir bakıcıyken(şu an şüpheye de düştüm ama)
Napayım?
0
Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
Saçmalama ya. Dediğin gibi bakıcı şikayet edildiğini sanmış sizin de trip attığınızı sanmış. Ne güzel onu fark ettim sormuşsun. Bence en çok buna mutlu olmuştur.
Hazır memnunsun uzatma bence, bakıcı önemli.
0
gobekliraki
(31.07.25)
işine karışılınca biraz bozulmuş anlaşılan. ben pek kurcalamazdım. belki gün gelir konusu açılır. o zaman derim sen kurallarına uymakta hassassın ama orada yine de idare edecek tarzda konuşabilirdin diye. uzun lafın kısası şu güzel ortamı bozmazdım işini iyi yaptığını düşünüyorsam. (bu arada evde kamera vs. yok sanırım.)
0
lazpalle
(31.07.25)
Bir bebek hele ki bu sıcakta susayıp su isteyecek, bakım veren ise su değil yemek verecek.

Buradaki yanlışlığı fark ediyor musun? 11 aylık bebeği emzirsen de olur ama hele ki bu sıcaklarda hem de kendi istediği halde Susuz bırakmak bence ciddi sorun.

Burada ben olsam şunu yaparım. Bakıcıyı da kayın valideyi de önüme dizerim, derim ki bir durum yaşanmış herhalde, lütfen her ne olursa olsun bana danışın. Aranızda anlaşamadığınız konu her ne olursa olsun bana danışın, bebek benim sorumluluk benim derim.

Çünkü bebek benim sorumluluk da benim. Benim su vereceğim bebeğe bakıcı yemek vermemeli. Hele ki bu sıcakta, o minicik bebeğe, hem de kendi istediği halde.

Bebektir her gördüğünü istemiştir denebilir ama susama ihtimalini düşünüp su verilmelidir. Bakıcının yaklaşımı çok saçma. Ayrıca tip atmak yerine seninle konuşması gerekirdi. Kayın validenizle değil sizinle muhatap olmak isterim demesi gerekirdi. Yapmamış. Saçma.

Öffff valla sinirim bozuluyor böyle şeylere. Hiç dert yok bi de bunlar tripleşecekler. Öf.
0
muhayyer divan
(31.07.25)
Bakıcının çocuk gelişimi ile alakalı bir eğitimi vs. varsa olay bu noktadayken karışmazdım ben.

Ama bazı sorunlar var;
1- Bakıcı ev içinde yaşadığı ve dert ettiği bir sorunla ilgili şeffaf olmamış. Olmadığı gibi kendi varsaydığı bir sebebe yormuş. Yüzünün düştüğünü fark etmişsiniz. Elbette insan morali bozulabilir, ama yaşanan sorun da ciddi bir sorun değil. Sizle ya da dışarda yaşayacağı daha ciddi bir sorunu çocuğa yansıtma olasılığı nedir?

2- Bakıcının çocuğun babaannesine daha ılımlı yaklaşmasını tercih ederdim. Çocuğun babaanneyle iletişimi farklı olabilir neticede. Böyle konuları çocuğun önünde konuşmaktansa yalnız başınayken konuyu açıp, o an çocuğa su vermenin neden yanlış olabileceğini eğitici bir dille anlatıp kendi dediği yoldan ilerlemenin çocuğa faydası olacağını kibarca bildirse ve kararı yine de aileye bıraksa daha uygun olurdu. Neticede çocuk sizin çocuğunuz. Siz isterseniz bu tip yaklaşımları takip edebilir veya kendi bildiğiniz yoldan gitmeyi isteyebilirsiniz. Onun buna alınganlık göstermemesi gerekir.
0
akhenaten
(31.07.25)
@lazpalle, ben evden çalışıyorum o sebeple evde kamera yok.

Ya bilmiyorum benim de sinirim bozuldu. Eşimin yorumu da “sen annemin her dediğine inanma olayları abartır”. Eşim de böyle diyor kimin doğru söylediğini bilmiyorum.
Bu arada kadın cidden çok güzel bakıyordu öyle susuz bırakacak biri değildi.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
@akhenaten,
Evet eğitimli bakıcı.
Çocuğa yansıtmadı açıkçası hakkını yiyemem hep sevecen sevgi dolu davranıyor ona karşı. Hatta dışarıda ben yokken de komşular görmüş çok güzel bakıyor diyorlar.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(31.07.25)
hiç bozma
0
ala09
(31.07.25)
Bence bakıcı haklı. Kilitlenip kalmış olmalı, çoğu insan böyle bir durumda gidip sormaz.

Kv'ye söyleyin öyle her şeye karışmasın. Bir de çok dışlayıcı bir dil kullanmış. Düzgün soylese problem olmayacak bu bir, ikincisi sizin adınıza da konusmus "biz" şeklinde konuşarak. Eşiniz de annesini iyi biliyor demek ki.

Edit: Oha ters okumuşum. Dediklerim geçersiz. Bence ciddiye alınmayacak bir şey değil, bana bakicinin alınganlıgi aşırı geldi, hem ters yapan o hem alingan olan o. 11 aydır memnunum diyorsunuz da bu alınganlık biraz fazla gibi geldi bana, mesele kayinvalide su vermiş vermemiş kim vermiş vs değil sanki.

Bence bakiciya da şey denebilir, eğer kayinvalide ya da başka misafirler böyle geldiği oluyorsa "aranızda ters bir durum olursa lütfen söyle".
0
encokbenisevinnolur
(31.07.25)
Kv'nin nasil bir tavirla ne yaptigini bilmiyoruz belki bakiciya oyle bir tavirla soyledi ki bakici da isine karismasin diye boyle tepki verdi yoksa egitimli bi bakici manyak degilse cocugu niye susuz biraksin. İyi de bakiyor diyorsunuz kv de gidiyormus konuyu uzatmayin bence ama sorunlar konusunda size karsi acik olmasini tatli dille rica edin ki icinde tutmasin olaylari.
0
matilda
(31.07.25)
Bakıcı kolay bulunmaz. Ortalığı bulandırmadan bi durun.
Anneanne - babaanneler en iyi biz biliyoruz modunda anneye bize tuhaf davranışlarda bulunabiliyorlar. O nedenle şüpheyle yaklaşırım.
Ama galiba bi kamera sistemi olmadan da rahat edemezdim ben.
0
master of ceremonies
(31.07.25)
Ben yanlis anlasilma durumundan ziyade kadinin cocuga su vermemesi kismina takildim. Bu sicakta su isteyen cocuga yemek yesin diye su vermemek cok dogru bir davranis degil. ben olsam bu konuda konusurdum.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(31.07.25)
Söylemek isteyip de ifade etmediğim konularda konunun muhataplarıyla daha tetikte ve kabız ilişki kurduğum için ben konuşmayı tercih ederim. "x hanım geçende kv ile şöyle bir konu geçmiş aranızda. ben sizin çocukla kurduğunuz ilişkiden ve eğitim (?) metodunuzdan memnunum. ama bir yandan da evime gelen misafirlerin de evimden ayrılırken memnuniyetle ayrılmasını isterim. herhangi bir terslik ya da zorluk yaşadığınızda harekete geçmeden önce lütfen beni bilgilendirin"
0
dediysem dedim
(31.07.25)
konuyu tekrardan acmanin bir anlami yok.

laf arasinda bir problem olursa önce bana gel diyebilirsin.
0
sonsuz
(31.07.25)
Konuyu açmaya gerek yok ama böyle bir şey duyduğunuzu, bakıcının haklı olduğunu ve onu desteklediğini söylemelisiniz ardından da bu sıcaklarda çocuğa sürekli ve bolca su vermesini de istemelisiniz.

Her istediği verilmemeliyi anlarım ama suda da yapılmaz :)
0
avatar is back
(31.07.25)
Öncelikle yemekten hemen önce su içmiyoruz demekle çocuğu susuz bırakmak arasında fark var. Yemekten önce içilen su doygunluk hissi yapıyor çocuğun öğünü aksıyor filan. Yetişkinler için bile yemekle/ yemekten hemen önce içilmesini önermeyen uzman var. E çocuğun da frontal lobu daha gelişmemiş, önce yemeğimi yiyeyim suyumu da yarım saat sonra içerim planlamasını yapamıyor, haliyle yetişkinin onun adına planlaması gerekiyor.İsterseniz o konuya biraz bakın bakıcı konusundan bağımsız olarak.
Bakıcının belki üslubu uygun değildir ama ondan da emin değilsiniz kv abartıyor olabilir. E bu durumda ben olsam çatmam bakıcıya. siz noldu hayırdır diye sorarak iyi etmişsiniz. Daha napıcanız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(01.08.25)
kayinvalidenin travmalari tetikleniyor. niyet ettim niyet eyledim travmalarimdan kurtulmaya deyip neye neden tepki verdigine dair icsel bir yolculuk yapsa anlayacak aslinda. belki anliyordur ama zincirleri kirmak cok zor.
0
warrior princess
(01.08.25)
Kurcalama.
Kayınvalide üç günlüğüne gelmiş, evdeki düzeni ve huzuru bozma.

Bakıcının yaptığının yanlış veya doğru olması durumu değiştirmez. Bakıcının çocukta uyguladığı bir düzen var. Değiştirmek istersen konuşup değiştir
0
michael_knight
(01.08.25)
Olan olmuş kv gitmiş hiç ortalığı bulandırmayın. İyi bakıcı bulmak zor tolere edilebilir davranışlar bunlar.
0
ekimoloji
(01.08.25)
Senin o kayınvaliden işi bozacak demedi deme. Kayınvalideni evden at
0
runaway
(01.08.25)
birileri gelip simdi esinden bosan diyecek
0
sonsuz
(01.08.25)
Kayınvalideler genelde “biz kaç çocuk büyüttük bunlar ne anlar” modunda olduğu için abartmıştır diyorum. Bu neslin yetiştirdiği çocuklar ortada. Hepimizde ne travmalar kaldı. Kayınvalideyi gönder, bakıcı için de kamera şart.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.25)
(14)

Delirmekten ne alıkoyuyor?

sekizdokuzon
Ben benimkini bilmiyorum. İki aydır her anlamda insanlık dışı şekilde zorlanıyorum. Konfor alanı diye bir şey yok ki kaçayım orada beklemeye alayım kendimi. Biriyle tanışirim bombk biri çıkar, param olduğu gibi borca akar, çalışma şevkim yok. Spor yapayım derim heves yok, ülke gündemi desen artık be
Ben benimkini bilmiyorum. İki aydır her anlamda insanlık dışı şekilde zorlanıyorum. Konfor alanı diye bir şey yok ki kaçayım orada beklemeye alayım kendimi. Biriyle tanışirim bombk biri çıkar, param olduğu gibi borca akar, çalışma şevkim yok. Spor yapayım derim heves yok, ülke gündemi desen artık benim üstüne bir şey anlatmam gereksiz. Delirmek için gerekli bütün koşullar sağlandı, zemin uygun ama delirmiyorum. Söve söve yaşamaya, sabah alarmına uyanmaya, hadi uyanamadin işe geç kalıp mahçup olmaya devam. Ne kimseden destek gördüğüm var ne kimsenin durup da iki güzel laf söyledigi. Bari iç sesim bir de bana sovmesin diye bütün enerjimi harcıyorum. Hala random insanlara iyi, nazik davranıyorum, metro sırasında önüme kıran ayı oğlu ayının yüzüne tükürmuyorum. Allah aşkına ben neye sabrediyor, neyi bekliyor olabilirim? Tünelin ucunda zero ışık.


Sizin delirmekten alıkoyan nedir?


Teşekkür de etmiyorum.

Edit: open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(27.07.25)
Kedim.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Eşim ve kızım. Bi de sokak kedilerim var. Onları da analım: panter, minnoş, nurhayat ve cabbar.
0
luluki
(27.07.25)
Ailenin iki para kaynağından biri benim, diğeri annemin emekli maaşı. Mecburum yani. Delirmemem lazım yoksa para kazanamam.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
Daha önce delirmişliğim de var yani aslında. Ama on yıl geçti üstünden, nasıl yapıldığını unutmuşum.
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.25)
Sen niye kardeşine katlanıyorsun? Üzüldüm diğer yorumuna. Benim abim bana bu kadar bakmazdı. Cennetliksin.
0
Kahvedesu
(27.07.25)
@Kahve: Yani seviyorum ailemi, sınırları kendiliğinden algılarlar diye umuyorum her seferinde ama diş göstermek de lazım belli ki.
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.25)
Ben zaten hayatta önce en yakınlarım sonra hemen herkes tarafından sinanicam belli ki, ne diyek
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.25)
Ikinci maddeye koptum yalniz (:
0
feastofthedamned
(27.07.25)
İkinci madde ne
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.25)
aile ve sorumluluk varsa, delirmekte bir lüks olup kolaya kaçmaktan başka bir şey değildir.
0
Rao
(27.07.25)
Benim nazar boncuğum var anneannemden kalma o beni koruyor.
Bir de ara sıra kurşun döktürüyorum.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Sorumluklarımız.
0
Shepard
(28.07.25)
beni şu an çok rahatsız eden şeyler bir sene sonra hatırlayıp güleceğim şeyler olacak veya belki de hatırlamayacağım diye düşünüyorum.

bol bol yürüyüş yapıyorum, spor yapıyorum. iyi geliyor.
0
tabudeviren
(28.07.25)
Kirazın tadı (bkz.abbas kiorastami)
Delirmekten değil tam da, hayattan kopmaktan koruyor diyim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.