Giriş
(18)

Sizce kuzenim neden boyle? Psikolojide bi ismi var mi bu durumun?

Zetnikov
Surekli olarak parasinin olmadigini soyluyor.Yasi 50 kusur. Kafede bulusuyoruz bi kac kisi ve ben icmiyorum diyip siparis vermiyor. Ama farkettim ki arkadaslari ona surekli kahve tatli vs ismarliyor. Bu bir degil on degil en az iki uc senedir hic para odemeden kahve vs iciyor. Hic bundan rahatsiz ol
Surekli olarak parasinin olmadigini soyluyor.
Yasi 50 kusur. Kafede bulusuyoruz bi kac kisi ve ben icmiyorum diyip siparis vermiyor.

Ama farkettim ki arkadaslari ona surekli kahve tatli vs ismarliyor. Bu bir degil on degil en az iki uc senedir hic para odemeden kahve vs iciyor. Hic bundan rahatsiz olmus bi davranisini da gormedim.

Emekli maasi + calisiyor

Ne zaman deseki param yok ertesi gun 1 hafta sonra yada o ay 5 yada 10 bin tllik alisverisler yapiyor.

2bine ayakkabi var 4 binlik ayakkabi aliyor

1bin tl kulaklik var 5bin tl lik kulaklik alir

15 bine telefon bulmus ama gidip 25binlik telefon almis

Gecen mavi jeansa girip 3 tane binkac bin tl verip pantolon almis benden kiyafet falan istiyor var mi sende diye. Neden gidip daha ucuz markadan almiyor anlamiyorum yada pazardan.

Bim var a101 var migrostan alisveris yapiyor dandok urun almaz

Ama bize surekli parasinin olmadigini soyluyor

Sizce neden boyle?
0
Zetnikov
(16.07.24)
Ek olarak,

Toplaniyoruz yemege gidecegiz misal param yok diyor bizler onu cekiyoruz.

Sanirim keriziz.
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
Kusura bakmayın ama biraz safsınız. böyle insanlara bişey ısmarlanmaz.cimri diyeceğim ama cimriler bu kadar alışveriş yapmaz. Kendini acındırarak insanların sırtından geçiniyor.
0
komando kani var bende
(16.07.24)
@komando kani var bende

hocam haklısın ama neden böyle oldu diye soracak olursan. bizler yaş olarak ondan kucuk oldugumuz ıcın utandık kendımızı kotu hıssettık dedık kı bız kahve ıcıyoruz oturup bızı ızlemesın. yemek yıyoruz bıze bakmasın. sonradan gorduk ki bu adamda utanma sıkılma yok.
bizde ona mesafe koyduk suan gorusmuyoruz
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
Bunu fark ediyorsanız niye söylemiyorsunuz? Ben olsam, kusura bakma param yok diyorsun benden iyi ayakkabı giyiyorsun derim, gittiğim yere davet etmem, gelse de masrafını üstlenmem.
0
lamborcini
(16.07.24)
@lamborcini

En son gorustugumuzde ona

Abi sende fakirim deme hastaligi var hicde fakir degilsin dedim gercek fakir benim dedim

Anlamistir o zaten bu saatten sonra herkesin yaptigi taktikleri yaparim

Normalde hic boyle bir insan degilim ama yedek kulubesi ve ihtiyac halinde kullanma seklinde konusursam konusurum. Malesef bende degistim bu ay.
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
(bkz: Yancı)
0
salihdt
(16.07.24)
para ile ilgili bir sıkıntı olduğu kesin.
bir "varyemez" durumunda da değil, burası ilginç, kendisi için lüks harcamalar yapabiliyor.

bir diğer parametre; kendi için olan harcamalarında müsrif mi yoksa zaruri harcamalarını mı lüks olarak karşılıyor.

diğer bir ilginç parametre emekli maaşı ile geçinmek yerine "çalışıyor" olması.
işyerinde gerçekten kaydadeğer, kendinden beklenenleri asgari olarak yerine getiriyor mu bakmak lazım. çalışkanlığı ne seviyede yani.

diğer bir parametre eşi ve çocuklarına para verişindeki tutumu.

bunlar bile yeterli değil derim ancak, bunun gibi neredeyse 10 tane daha soru sorabilirim.
evvela tarihi. vs vs.
0
WithWorth
(16.07.24)
@withworth

İceriye normal disariya varyemez olmasin hocam
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
Bu tarz davranışların en son üniversite öğrenciliği sırasında sonlanması gerekirdi. Değişikmiş.
0
pispinti
(16.07.24)
withworth güzel sorular sormuş, tam hayat hikayesibi bilmeden bir şeyler söylemek zor ama benim de ilk aklıma gelen narsisizm oldu.

narsisizm çok karışık bir şey.

benim de anlattığınıza benzer bir tanıdığım vardı. biraz köylü kurnazlığı, biraz da hani denir ya, yere düşse bir avuç toprak ile kalkar diye, biraz da öyle bir kafa yapısı. ve tabii ki olmazsa olmaz haklılık şeması.

benim tanıdığım da aynı sizinki gibi dışarıda mekanlarda pek bir şey sipariş etmez, öylece oturur, yapabiliyorsa yancılık yapar veya kendine ısmarlatır, yapamıyorsa da menüdeki en ucuz şeyi sipariş ederdi. aynı zamanda mekandan da sürekli bir şey isterdi. normalde ücretli olan şeyleri ikram olarak istemek gibi. işte sosu biraz bol olsun, biraz daha bilmemne koyar mısınız gibi. garsonlar efendim onlar ekstraya giriyor, menümüz de de görebilirsiniz diye cevap verince de ücretsiz koydurana kadar uğraşır, dil döker, laf salatası yapar, koydurmazsa sinirlenir ve trip atardı.

bunu yapmasının altında sanırım normalde hakkı olmayan bir şeye erişmenin verdiği haz. yani herhalde içten içe diyor ki, normalde bu hakkım değil ama ben bunu elde ettim, bana bunu sağladılar. burada iki his ihtiyacı var, biri kendini önemli hissetme ihtiyacı, diğeri de yakınlarını kontrol edebildiğini hissetme ihtiyacı. böylelikle birileri ona hesap ödetmeyince, garson ona ikramda bulununca arkadaşları veya garson üzerinden narsisizmi besleniyor.

sizin örnekte para harcadığı şeyler de hep statü sembolleri. onlara o paraları harcayarak yine narsisizmini besliyor.
0
la lykia
(16.07.24)
Cunku sizden alacagini biliyor. Cagirmayin, ya da yuzune orada vurun, gariban degil birsey degil. Sizden enayi diye bahsetmiyorsa ben de birsey bilmiyorum.
0
durgunfoton
(16.07.24)
bi nedeni yok abi, adam boyle iste. boyle adamlar duzelmez. neden boyle oldugunu da kimse bilemez bence.
0
bay b
(16.07.24)
sir gawain
(16.07.24)
@durgunfoton

Arkadas gecen ay cagirmis starbucksa gelmis bu buna demiski kahve al ic diye. Verdigi cevap su olmus "ben enayimiyim kahveye bu kadar para vereyim"

Arkadas baya bozulmus biz enayimiyiz diye falan bende dedim iyi olmus az kahve ismarlayaydin
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
Benim de kuzenlerden biri aynı. Masraf olacak diye adam araba bile almıyor, motosiklet kullanıyor. Evli, 2 küçük çocuğu var. Çocuklar hastalanıyor gece abimi arıyor, gel benim çocuk hasta diye. Bir araba al dimi:) Çok zor gezmeye çıkar ve birlikte bir yere gitsek hep kendine bir şeyler ısmarlatır. Bu yüzden kimse çağırmıyor onu artık. Belediyede çalışıyor, akşamları ve haftasonları ek iş yapıyor. Şehir merkezinde ikinci evini aldı.
0
gnosis
(16.07.24)
yani gercekten cimri ve yanci da olabilir ve ona ismarlayan insanlari salak yerine koyuyor da olabilir ama baska bir acidan bakmak gerekirse kuzeniniz ciddi bir 'yokluk' hissi icinde yasiyor da olabilir. bunu mantikli olarak anlamak pek mumkun degil zira mantikli bir his degil. ne kadar parasi olursa olsun, ne kadar guvencede olursa olsun surekli bir yokluk hissi icinde yasayan insanlar var. bu sekilde kendilerince mantikli seylere para harcayip onlara mantikli gelmeyen ya da bu yokluk hislerini tetikleyen seyler karsisinda 'cimri'lesebiliyorlar. dedigim gibi varlik icinde o korku ile yasamak cok mantikli anlatilabilecek bir sey degil. baska bir ihtimal olarak aklima geldi.
0
kassiopeia
(16.07.24)
@ sir gawain, sfksdfkg

bu tipte bir arkadaşım üniversite zamanlarında vardı. sürekli kanka sende vardır, kanka hallediver, kanka şuraya bırakır mısın falan diye uşak gibi kullanıyordu.

yani tamam yakın arkadaştı bir yaptık iki yaptık sonra çıkardık hayatımızdan.

arkadaş da olsan biraz karşılıklı bir şeyler olmalı bence. biz ondan hiç bişey istemiyoruz, sürekli o istiyordu. e ver ver ver hiç bişey alma, görme nereye kadar dedik. ama üniden sonra görmedim böyle bir tip.

sorsan parası yok ama son çıkan gtx 1080 Ti ekran kartı falan alıyordu gidip. kimisi paramı yerler beni kullanırlar diye öyle bir huy ediniyor bence çocukluktan beri de be pzvnk sen niye milleti kullanıyosun...

diğer bir örnek yurt dışındaki amcam var. kendisi ben doğduğumda yurt dışına gitmiş normalde üniversite mezunu ama orada bulaşıkcılık aşçılık derken şimdi lokantası cafesi falan var. Milyon poundları var adamın ama ne zaman sorsak "ya işler çok yoğun eşek gibi çalışıyoruz ama karşılığında hiç bişey yok" diye ağlıyor.

yahu senden bir şey isteyen de yok ama herhalde öyle düşünüyor. 20 yıllık kıyafetleriyle dolanıyor, 20 yıllık arabaya biniyor. güzel bişey alırsa zengin zannederler diye korkuyor.

özünde kendine yakıştıramıyor bence. amcam kimseyi kullanmaz gitseniz iyi bakar size ama onun dışında sürekli bir kendini acındırma hali var. adamın babası öldü uçakla şimdi gidene kadar zaten cenazeyi kaldırırlar diye masraf yapıp da gelmedi. Neden, dükkanları bırakamazmış başlarında durması lazımmış. kapalı durursa günde kaç bin pound zarar edermiş, sırf millet de "aa geldi adam" desin diye o kadar yolu ne diye gideyim demişti.

yani işin saçmalığına rağmen bu olayı halen kendini acındırmak için kullanır "ya benim babam öldü yoğunluktan ona bile gidemedim o kadar yoğun çalışıyoruz" diye.

bu yeni de değilmiş yani annem hatırlıyormuş küçükken de öyleydi diyor.

bir ara memlekete gelmiş köye araba bulamamış yürümüş 30km yolu. amca paran mı yoktu dedim taksi tutsatdın, o zamanlar işlerinin iyi olması lazımdı? yoo vardı ama benim babam çiftçiydi ben kim taksi tutucam şehirden köye demişti.

demek ki baştaki yokluk bir şekilde işliyor.
0
ananiyimioguz
(16.07.24)
@ananiyimioguz

Babadan ogula nesil bunlar galiba babasida boyleymis
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
(43)

Bir anda çocuk yapmak isteyen eş ve boşanma kararı

balllooon
Merhaba herkese, 3 aylık evli erkeğim. Eşimle 1.5 yıl önce tanışıp 3 ay önce evlendik. Bunun öncesinde 1 aylık arkadaşlık var. Birbirimizi tanımak için fırsat bulacak kadar birlikte vakit geçirdik diye düşünüyordum. Aile ve çocukluk öykümüz birbirine çok yakındı. Evlilikten çok önce çocuk istemediği
Merhaba herkese,
3 aylık evli erkeğim. Eşimle 1.5 yıl önce tanışıp 3 ay önce evlendik. Bunun öncesinde 1 aylık arkadaşlık var. Birbirimizi tanımak için fırsat bulacak kadar birlikte vakit geçirdik diye düşünüyordum. Aile ve çocukluk öykümüz birbirine çok yakındı. Evlilikten çok önce çocuk istemediğimi ve belki çok ilerde isteme ihtimalim olabileceğini ve kendisi istiyorsa ona mani olmak istemeyeceğimi söyledim. O da ben istemiyorsam benimle çocuksuz bir hayat geçirebileceğini söyledi.

Ben mantıkla hareket eden bir insanken o sevgisini de siniri de çok uçlarda yaşayan, tamamen duygularıyla hareket eden, çok kaygılı şüpheci biriydi. Sanırım bu da bizi yakınlaştırdı. Belli sabit tartışma konularımız olsa da aynı evi paylaşınca kaygılarının yersiz olduğunu anlayacağını düşünüyordu ve ben de buna inanıyordum. Sevgisinden ve dürüstlüğünden fazlasıyla emindim ve kendim de aşıktım. onunla bir hayat yaşamak istediğimden emin olduğum için evlenme teklif ettim ve evlendik.

Evlilikte çok tartışmalar olsa da çift terapisi alarak düzeltme yoluna girdik. Tam iyiye gittiğimiz dönemde yani 1 hafta önce vücudundaki miyomların ağrı yapması sonucu 1 yıl içinde çocuk sahibi olmazsa bir daha hamile kalabilme ihtimalinin zayıf olduğunu öğrendi. Burdan sonra başka bir insana dönüştü. Haberi aldığında boşanmak zorunda kalmaktan korktuğunu söyledi. "Aile dediğin en az 3 kişiden oluşur. Ben çocukken bile hep anne olmak isterdim. Anne olmak benim için çok önemli. Anne olamazsam içimdeki pişmanlık, mutsuzluk hiç geçmez" gibi şeyler söyledi. Ben çocuk istemiyorum biliyorsun deyince "Böyle bir durumda yanımda olmayacaksan bir daha olmana gerek yok" gibi şeyler söyledi. Kabaca boşanma resti gibi konuşmalar geçti. En son ailelere bu boşanma konusunu söyledik. Ben, terapist ve aileler bu konuyu rafa kaldırıp evlilikte mutlu bir süreç yaşamadan bu konuyu düşünmememiz konusunda hemfikirdik ama eşim sürekli ağlamaklı bir şekilde oturmaya başladı. Sürekli çocuk yapabilmek için ihtimalleri düşünmeye başladı. Hem benim hiç olmadığım bir senaryoya hazır değil hem de çocuğu hayatının amacı olarak görüyor.

Ben de bu stresli dönemde çok kilo verdim ve rahatsızlandım o yüzden bir süre uzak kalalım dedim kabul etti. Şimdi ne yapacağım bilmiyorum. Sürekli bir ağlama hissi var. Evi beraber dizdik herşey onu hatırlatıyor. Şehrin belli yerlerini onunla defalarca gezdik otobüslerde yolda hep ağlıyorum. Çocuk konusunda geri adım atsa tekrar bir araya gelmek isterim ama o da zor gibi.

Ben bunu nasıl atlatabilirim bilmiyorum. Tavsiyeler, yorumlar vs herşeye açığım.
0
balllooon
(15.07.24)
Bence yeni bir doktora gidip 1 yıl içinde hamile kalma mevzusunu gerçekten zayıf olup olmadığı hususunu netleştirin ve ona göre yol alın. Tamam eşinizle çocuk konusunda konuştunuz ama bir anda böyle bir kapının kapanacak olma ihtimali strese soktu demek ki. Ayrıca bu durumlar kadınlarda biraz da hormonal olduğu için net bir cevabı yok. Böyle bir hale girmiş sizinki de.
0
dedeminhirkasi
(15.07.24)
3 aylik evlilikte 3 yillik olay yasamissiniz.

cocuk konusunda farkli düsünmek bosanmak icin gayet iyi bir neden.
bosanan herkes sevmedigi icin bosanmiyor, hayatlari amaclari farkli oldugun icin de bosanmak saglikli bir durum.

bosanma meselesine aileleri karistirmak hata olmus. önce bosanip sonra haber vermeniz daha saglikli olurdu. süreci uzattiniz ve daha acili hala getirdiniz büyük ihtimalle. her kafadan bir ses cikacak.
0
robert bosch
(15.07.24)
@respect
Birlikte yaşamak ve hayatın devamını birlikte planlayacağımız için evleniyoruz sanıyordum. Eşimin "evlenelim ama çocuk yapmayı düşünmüyorum" dediğimde tamam demeden ileride isteme ihtimalini düşünerek hareket etmesi gerekmez miydi?
Ben keşke baştan hayallerini tam anlatsaydın hiç ilerleyip bu kadar acılı bir sürece girmezdik görüşündeyim.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@robert bosch
Evet o büyük hata oldu ama çok sıkışmıştım ve birilerine anlatıp ben mi abartıyorum veya bu şekilde bir reste üzülmem normal değil mi şeklinde bir cevap arayışındaydım. Her kafadan bir ses çıkmıyor aileler zaten sürekli tartışma olan bir evlilikte çocuk düşünülmemeli şeklinde düşünüyor.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
Bir anda ciddi bir yol ayrımına gelince eşinizin ayarları bozulmuş. Bir de anlamadığım şey çocuk istiyor ama illa sizden mi olsun diye diretiyor yoksa bir an önce ayrılalım ben yeniden başkasıyla evlenip ondan çocuk mu yapayım diyor? İkincisiyse saçmaymış. Birini bulacak da sevecek de çocuğuna baba olacak kişiden bu stresli ruh halinde çocuk sahibi olacak da?

Kaçırdığım bir şey var ya da eşiniz de ne istediğini bilmiyor.

Bir de sizin çocuk istememe sebebiniz ezbere bir istek mi yoksa çok geçerli sebepleriniz mi var? Tanıdığım bazı kişiler de yıllarca çocuk istemiyorum asla diye gezdiler şimdi çocuk tuvaletteyken bile yanından ayrılmıyorlar.
0
brkylmz
(15.07.24)
@dedeminhirkasi
Evet hormonal birşey olduğu için bunu istemesine kızmıyorum. Her saniye bir sayacın çalıştığından bahsedip o üzüntüyle yaşayarak kendini de yıpratıyor.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@respect

Türkiye'de evlenmeden resmi olarak çift olduğun kabul edilmiyor. Herhangi bir hukuki hakkın olmuyor, yani sokaktan geçen A ve B kişisinden farkın yok istersen 30 sene birlikte yaşa. İnsanlara "Çocuk istemiyorsanız niye evleniyorsunuz" demek ve bu konudaki kendi düşüncelerini genel geçer kabul görmüş yasalar gibi dayatmak çok saygısızca ve yakışıksız. Kullanıcı adını kendine hayat ilkesi edinmeni ve başkalarına "respect" göstermeni temenni ederim.


soruya cevap olarak, zor bir durum ama bence de başka jinekologlara gidip iyice net sonuç edinin. Olmazsa boşanmayı düşünebilirsiniz
0
nundu
(15.07.24)
evlenen herkes cocuk icin evlenmek zorunda degil, ben buna katilmiyorum. gidin sevgili olarak ayni evde yasayin da herkes icin ayni degil. ayrica iyi gun var kotu gun var, basiniza bir sey geldiginde, hastane kapisinda 'sevgiliyiz, on yildir birlikte yasiyoruz' demeniz bir seye yaramiyor, ornegin sadece ailenin bilmesi gereken bilgileri, ya da ailenin almasi gereken kararlari alamiyorsunuz mesela. ona en yakin insansiniz ve o anda hicbir hukmunuz kalmiyor. dolayisiyla ben 'seviyorum, birlikte bir yasam gecirmek istiyorum ve evlenecegim ama cocuk istemiyorum' kararini gayet anliyorum.
ayrica cocuk yapmak icin evlenmeye de gerek yok mesela, bir de bu durum var bence. dolayisiyla evlilik ile cocuk karari, bence, dogrudan birbiriyle bagli degil.
bosanan herkes sevmedigi icin bosanmiyor +1 ve @robert'e fazlasiyla katiliyorum. ozellikle turk kulturunde aileler arkadaslar isin icine girince gercekten sacma bir hale geliyor olay. gerekirse terapist esliginde bu sureci yonetip bir karar vermeniz daha saglikli.
bunu su anda atlatabilmenizin bir yolu yok, once onu kabul etmek lazim. ne karar verirseniz verin zaman gerekiyor. ayrica bu tur kararlarin dogrusu ya da yanlisi da yok, o anda ihtiyaclariniz neyse ve yasam nasil gelisiyorsa genellikle o sekilde aliniyor kararlar. yani illa en dogru karari verecegim ve bu karar omrum boyunca ayni dogrulukta olacak seklinde de dusunmeyin. fikirlerimiz, dogrularimiz yanlislarimiz degisebilir, gelisebilir. yasamin kendinisi bir devinim zaten. boyle dusunmek kendi uzerinizde yarattiginiz baskiyi azaltabilir. yasam zaten siyah beyaz degil, grilerle dolu. su anda ihtiyaclariniz neler, hayat nasil bir surec sunuyor, sakin ve yavas hareket edin. ikiniz de olayin sicakligi ile bir karar almayin, buna bosanmak da cocuk yapmak da dahil.
0
kassiopeia
(15.07.24)
@brkylmz
Çocukla ilgili hevesim hiç olmadı. Çocuk sahibi olmanın sorumluluğu bana hep korkutucu geldi. İyi bir aile yaşamı ve çocukluk dönemi de yaşamadım. Herhangi bir sorun veya gerginlik beni çok korkutur. Çocuk zaten dünyanın en geri dönülmez kararı. Benim genlerimi taşıyan bir canlıyı dünyaya getirmek ve onu iyi bir birey olarak yetiştirmek bana heyecanlı gelmiyor.

Bir de eşim de ben de soğukkanlı değiliz. O çok çabuk şekilde en kötü ihtimali düşünür ve dünyası başına yıkılır onu öyle görünce ben de çok kötü etkilenirim. Ben moralman düşsem o belki kaldırabilir ama o sürekli düşüyor ve ben kaldıramıyorum.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@edmond honda
o tarz bir yorum sürpriz değil önceden konuştuğumda çocuk yapmayacaksan niye evleniyorsun diyen yakın arkadaşım da oldu. Her fikri duymak lazım :)
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@kassiopeia
evet bir anda köprüleri yakmak istemiyorum. O kadar hayal kurmuşken bunun bu kadar hızlı şekilde yok olmasını nasıl atlatacağım onu bilmiyorum.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@brkylmz
Eşim gerekirse başkasından yapmayı veya sperm bankasını da dile getirdiği için kötü bir noktaya gittik. Çocuğum olsa ben de severim bunu biliyorum ama çocuğun sorumluluğunu taşıyacak bir psikolojim yok. Hele ki kendimiz sürekli sürpriz tartışmalarla boğuşurken.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
anladım hocam. uzaktan ahkam kesmek istemem ama eşiniz fevri bir kararla kendi hayatını karartabilir şu an, birinin onu sakinleştirmesi lazım. miyom ameliyetı sonrası çocuk sahibi olan çok kişi var. yaygın bir durum miyom. 50 tane çeşidi var ve artık kapalı ameliyetla bile kolayca çözülebiliyor. öncelikle başka doktorlarla da görüşüp olay hakkında tam bilgi sahibi olun. (acıbadem maslak canan genim ve aynı hastanedeki bi prof hocası var. gerekirse randevu alıp ikisiyle durumu masaya yatırın)

ve evet şu an yapacağınız en büyük hata çocuk yapmak olur. çocuk yuva kurtaran bir şey değil; aksine sağlam temelleri olan aileler tarafından yapılması gereken bir 'şey'. diğer türlüsü daha büyük bir yıkım oluyor genelde.
0
brkylmz
(15.07.24)
Yahu çocuk marketten domates alır gibi yapılacak bir şey mi? O market olmazsa şuradan alırım. Hele ki bir kadın diyor bu lafı. Senden olmazsa başkasından yaparım demek bana normal gelmedi ustad. Sizin sorununuz çocuk değil gibi. Bir kadın sevdiği adamdan çocuk yapmak ister hadi erkekler daha odun bu konuda tamam ama senden olmazsa bir başkasından yaparım bunu anlamadım valla ben.
0
dedeminhirkasi
(15.07.24)
@thetruenorthstrongandfree
olayın dışında olunca öyle de içindeyken sevgi öyle hızlı bitmiyormuş ve karar çabucak verilmiyormuş :( .
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@arbre
Evet seçenekler bunlar ama risk alarak çocuk yapmak vs risk alarak boşanmak diye bakarsak boşanmak daha kabul edilebilir gibi geliyor ama karar vermek zor. Sonuçta anlaşabildiği kesin olmayan bir çift hamilelikte de ciddi gerginlik yaşayıp pişman olabilir.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@brkylmz
Aslında o alanda çok iyi olan iki doktora gittik. Sıkıntı şurda eşim sağlıkla ilgili travmalar sebebiyle ameliyat olamıyor çoğu muayeneyi bile zor oluyor. Çocuk olursa onun için dayanabilirim diyor. Ondan da emin değiliz tabii zamanı gelince krize dönebilir.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@brkylmz
Kapalı ameliyat ile çözülemeyeceği kesin gibi.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@dedeminhirkasi
bahsettiğim herşeyi uç noktalarda yaşama konusu bu tarz cümleler yaratıyor işte. Çocuğu o kadar çok istiyor ki benimle olmayacaksa başka bir yol arayacak kadar takıntı yapmış durumda. Konunun hormonal bir tarafı da olduğu için kınamıyorum ama bunları duymak üzücü oluyor.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
arbre +1

Çok benzer durumda kalmıştım geçen sene. Çocuk istemiyordum veya istiyordum ama hemen istemiyordum, doktorlar çocuğun olmayacak diyordu. Son şansın diyordu. Zaten tek yumurtalığım alınmıştı.
Çok çaresiz hissettim kendimi yani hangi kararı verirsem vereyim pişman olacağım diye düşünüyordum. Of baya kötüydü yani.
Şu an 8 aylık hamileyim :) ve doğru kararı verdiğimi düşünüyorum. Bir insan ömür boyu asla anne/baba olmak istemiyorum diyemiyorsa böyle bir durumda çocuk yapmalı. Yoksa onun pişmanlığı daha büyük olur.

Ki sen ilk başlarda çok net konuşmayıp ileride belki isterim vs demişsin. Daha kesin ve net konuşsan belki evlenmezdi seninle. Ona da yazık.
Şimdi sana tamam çocuk yapmayalım dese 10 sene sonra artık anne olma şansını tamamen kaybetmişken başka başka sebeplerden boşanıp sen başkasıyla çocuk yapsan bu senaryoda kadının hayatı kararır. Ki böyle bir tanıdığım var. Çiftlerden birinin çocuğu olmuyor diye diğeri kabullenip uzun seneler bekledi sonra adam aldatıp boşandı kadın boşu boşuna anne olacağı seneleri kaybetti.

Netice olarak kadına hak veriyorum. Çocuk hiç istemiyorsan boşan, kadına haksızlık etme ama en ufak bir ihtimali varsa da yap çocuk. Başta korkunç geliyor ama şu an çocuğum olacak diye heyecandan duramıyorum ben iyi ki yaptım :)
0
kaptan maydanoz
(15.07.24)
@nundu
şuan kafasında sadece miyomun büyümesini geciktirici veya küçültücü tedaviler var ki çocuk şansı yok olmasın. Aynı anda beni de kaybetmek istemiyor ve seviyor inanıyorum ama konu biraz sadece ben istediğim için çocuk yap gibi bir mevzuya gitmiş oldu.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
@kaptan maydanoz
Bu konuda ileride düşüncem ne olur bilemem şeklinde söylemiştim. Üzerine 1 yıl boyunca konusu geçtiğinde istemediğimi belirtmiştim. Ben ona ilk sorduğumda çocuk sahibi olma ihtimaline mani olmak istemem diye sormuştum. Hala daha çocuk sahibi olması öncelikliyse boşanma konusunda zorluk çıkarmam. Günaşırı tartışma ve gerginlik olan evlilikte çocuk yapıp onun da boşanma sonrası sorun yaşamasını istemem.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
Karşınızdaki insandan emin olsaydınız çocuk konusuna olumlu bakardınız. Asla çocuk istemiyorum, çocuklardan nefret ediyorum vs. demiyorsunuz çünkü. Her insanın az ya da çok yaşadığı duyguları yaşayıp, bir kere bile olsa hissettiği şeyleri yazmışsınız.
Siz eşinizden emin değilsiniz. Anladığım kadarıyla da haksız da değilsiniz. Çocuk dünyaya gelirse bir daha ayrılamazsınız bu arada. Boşanmaktan vs. bahsetmiyorum. Eşinizle o çocuk olduğu sürece iletişim kurmak zorundasınız bu birincisi. Eşiniz çok büyük bir yardım alıp, farklı bir insana dönüşmeyecekse de o çocuğun tüm ağır sorumluluğu sizde olacak bu da ikincisi.
Eşiniz gerçekten zor bir olay yaşıyor, umarım en kısa zamanda en hafif şekilde atlatıp daha iyi olur. Ama karşınızdaki insan farklı olsaydı eminim ki çocuk konusunda farklı düşünürdünüz. Kendinize fazla yüklenmeyin.
0
mrvln
(15.07.24)
daha dün eski kız arkadaşımı reddettim. en çekindiğim konu bu benim de.

tavsiye verebilecek durumda değilim ben. kararı kendiniz vermelisiniz.

ben olsam ihtimalleri kesinleştirirdim. gerçekten olamayacaksa ve 1 yılı varsa ve onu seviyorsam yapardım. nereden bilebilirim ki; hiç bilmediğim bir deneyimin bana kötü geleceğini? gerekirse gider terapi alırdım. psikoloğa görünürdüm. sorunun bende olup olmadığını da netleştirdikten sonra kesin bir adım atardım.
0
baldan kaymak
(15.07.24)
Birbirinizi yeterince tanımamışsınız hocam. Partnerini travma anlarında ne tepki verdiğini bilecek kadar tanımak lazım. Bir de insanların beyanlarından çok yaptıklarına bakmak lazım. Probleminiz çocuk mevzsu değil. Kişiliğinin değişmesi, söylediği sözünün arkasında durmak istememesi. Keşke orta yolu bulunacak bir şey olsaymış ama kategorik şeylerde orta yol olmaz. Yolları ayırmak gerek.

Çocuk konusunda geri adım atsa ve bir araya gelseniz tekrar, yine de 1 sene sonra "senin yüzünden çocuk sahibi olamadım, sen istemiyorsun diye o hakkımı çöpe attım ben. hayatımda en çok istediğim şeydi. Senin yüzünden hiç anne olamayacağım" deme ihtimali çok yüksek. Şu anda söyledikleri, bir miktar o zaman yapacaklarının habercisi. Söylememe gerek yoktur, böyle anlarda senin haklı olman hiçbir işe yaramıyor. Ona geçmişteki sözlerini hatırlatıp tutarlılık talep etmek de boş. Alamayacaksın o tutarlılığı. Yıpratıp biteceğine, yıpratmadan bitsin.

Çocuk için dediğin gibi, evlilik de hayatın amacı değil. İnsan birbirini sevmenin evlilik için yeterli olduğunu sanıyor. Fakat Gerçek bu değil.
0
nejdet c
(15.07.24)
@ mrvln a katılıyorum. Ben ilişkim olmadığı zamanlar özellikle de yeni ilişkiden çıktıysam "yok abi ne ilişkisi ya" diye takılıyordum hatta görüştüğüm kadınlara da istemediğimi söylüyordum, ona göre görüşüyorsa görüşüyordu.

fakat sonra eşim karşıma çıktı. dedim ki bu kadın taşı sıksa suyunu çıkarır, fabrikadan çıkma gibi diğer kadınlara da benzemiyor. hayatımda ilk defa evlilik kararı kaldım.

belli özelliklere tav olmasaydım hala ilişki düşünmüyordum. o yüzden karşındaki insan düşüncelerini değiştirebiliyor. çocuk konusunda da "ya ben ölsem gitsem bile eşim bakabilir tek başına" gibi bir güven olsa bence bu kadar diretmezdiniz. demek ki bir şeyler tam sağlanmamış.

çünkü konu sadece sizin hazır hissetmemeniz olsa, karşı tarafın hatrı için bir şekilde düşünceler değiştirilebilirdi. Belki zaten kafanızda eşinizle ilgili bazı acabalar, korkular var. üstüne de bu son dönemde yaptıkları sizi iyice korkuttu. belki çocuk düşünmeme konusunda ne kadar haklı olduğunuzu falan düşünüyorsunuz.

öte yandan eşinizin tarafından bakarsak, zaten çocuk isteniliyor, sizi de seviyor, sizden olmasını istiyor... mu? orası biraz gri kaldı bende. konu sanki senden olmazsa başkasından yaparıma kadar gelmiş. yani derdi sizden olmasından çok çocuk olması gibi duruyor. gerçi o tıbbı haberin sonucunda çoğu insan mantıksız davranabilir şimdi çok da eleştirmeyelim eşinizi ama...

açıkçası ben evlilik meraklısı veya çocuk meraklısı bir insanla yapamazdım.
saçma sapan bir takıntısı var. ya doktor deseydi ki bırakın 1 yılı şuandan itibaren çocuğunuz olmaz artık, geçmiş olsun... o zaman ne olacaktı? intihar mı edecekti? Tıbbı bir sorun olsun olmasın ölene kadar çocuğu olmadan yaşayan insanlar var. Çok da absürt bir şey değil. Millet kendine vakit ayırıyor, gezmeye tozmaya ayırıyor vaktini.

o yüzden bence önce şu çocuk ile ilgili olan takıntıyı çözmekte fayda var.

olmuyorsa yolları ayırmakta fayda var.

eşim mesela hiç çocuk istemiyor. ölürüm de yapmam demiyor ama genel olarak istememiş hiç oldu olalı. Ben de ileride olsa güzel olur diye bakan taraftayım. Şu an hiç çocuk yapmamak konusunda da birbirimizi ikna edebiliriz, birimiz çocuk yapmak isterse de yapmak konusunda ikna edebiliriz. Çünkü ben bu tarz büyük düşünceleri önemsiyorum. Tek başıma yaşamıyorum ki bu hayatı.

Öte yandan size gelirsek, çok fazla "ya aslında olsun istemiyorduk da yanlışlıkla oldu işte" diye çocuk yapan baba duydum ve genellikle çocuk büyüdükçe, yıllar geçtikte, o ilk günkü pişmanlık yerini sevgiye bırakıyor.

Yani korktuğunuz kadar kötü olmayabilir. Ama siz çocuktan ziyade eşinizden tam emin değilseniz yazıldığı gibi... orasını bilemem.
0
ananiyimioguz
(15.07.24)
Çocuk isteyemeyen biri olarak yazıyorum. Bu durumu terapist ile konuşmalısınız. Çünkü bu kararınızın da nedenleri var ve çoğu zaman travmalara dayanıyor. Belki travmalarınızı aşabilirseniz gönül rahatlığı ile çocuk yapabilir ve sevdiğiniz insandan ayrılmak zorunda kalmayabilirsiniz. Eşiniz de siz de çok haklısınız ne yazık ki.
0
ruhen hastayim ben
(15.07.24)
bence sen bir adım at ve çocuk iste, sandığınız kadar zor bir şey değil. bir daha düşündüm de siz bu kadar kısa zamanda bu kadar sorun yaşadıysanız bu ilişki yürümez, bence ayrılın.
0
ravenudon
(15.07.24)
@ananiyimioguz ve @mrvln
önceki yorumlar da genel olarak doğru olmakla birlikte özet olarak sizin yazdığınız şeyi yaşıyorum. Benim ailemde ve çevremde hep kadınlar güçlüydü tek başına herşeyi hallederdi paniğe kapılmazdı düşmezdi. Ben hep annem bu kadar zor geçen bir hayatta nasıl çıldırmadı diye düşünmüşümdür. Babalar görev verilirse yapardı yani anneler o kadar güçlüydü ama babalar da eşi üzülüyor diye kafayı yiyen tipler değildi. Yani düşününce biz benim kafamdaki anne baba profiline uyamıyoruz o yüzden çocuk ihtimali imkansız geliyor.
Yazdığınızı okuyunca çocuk isteseydim eşimle evlenmezdim diye düşündüğüm anı hatırladım. O da çocuk istemediği için onunla evlenmekten şüphe etmemiştim. Yoksa böyle anne mi olur ben zor topluyorum beni kim toplayacak diye düşünmüştüm.


Teşekkür ederim herkese. Gerçekten bir terapi seansı gibi iyi geldi.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
yani isin icine zaman kisiti girince psikolojisini degistirmis ve "ya sansimi kaybedersem?" dusuncesine yenilmis gibi duruyor. oncelikli hedefiniz iyilesmesi olmali ve belki sure kisitinizi ortadan kaldirmak icin bir seyler yapmak mantikli olabilir. esinizi bir seyleri kacirmama psikolojisinden cikarmak icin, yumurta dondurmak mesela bir opsiyon olabilir. yumurtalar hazirda dururken acele etmem lazim dusuncesinden cikmis olur en azindan, tedavisine bakar. siz de kendinize cift olarak biraz zaman kazanmis olursunuz hem. bu surecte belki cocuk konusuna bakis aciniz da degisir cunku zaten asla istemediginizi dusunmuyormussunuz. ki bu cok anlasilabilir bir sey.

cocuk kesinlikle isteyerek sahip olunmasi gereken bir sey, evliligi kurtarmaz aksine bitirir. saglam temelli bir iliski yoksa gercekten gecmis olsun yani. psikolojisi kaldirmayacak insan kesinlikle kalkismamali. ama esinizin ilk adimi bir seyleri kacirmama psikolojisinden cikmak ve tedavisine odaklanmak olmali kesinlikle. her sey yoluna girdiginde hala isteyip istemediginizi anlamak icin bolca vaktiniz olacak zaten.
0
in vino veritas
(15.07.24)
@ruhen hastayim ben ve @ravenudon
kendi eksiklerimizi giderip çocuk konusunu tekrar konuşma konusunda adım atacağım. Kestirip atmak istemiyorum. Onunla mutlu bir gelecek ihtimali %1 olsa bile denemeye değer.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
Ben bu olayda hanım kızdan yanayım.

Her kadın anne olmak ister. İçgüdüsel bir olay bu. Saygı duymak lazım. Olayı anlatırken kullandığın cümlelerden anladığım kadarıyla bir kapı kapamak olayı yok. Üstünkörü konuşmuşsunuz. Ben seninle ancak çocuk yapmamak şartıyla evlenirim diye bir cümle kurulmadıysa kadın kişisinin şu anki ruh haline ve talebine saygı duyulmalı diye düşünüyorum.

Ha uzlaşıldı ve çocuk oldu diyelim. Bu evlilik yürür mü? O da muamma.

Başı sonu düşünülmeden, evliliğin ne olduğu, karşı tarafa ne fedakarlıklar yapıp karşıdan neler beklenileceği düşünülmeden yapılmış bir evlilik.

Hiçbir şey düşünülmeden yapıldığı için de incir çekirdeğini doldurmaz sorunlarla daha 1,5'uncu yılda debelenirken, kocaman bir sorun çıkması da ilginç olmuş.

Pardon yaa 1,5 yıl da değilmiş, 3 aymış.
0
Mirket
(15.07.24)
tavsiyemi dinlemeni istiyorum kesinlikle yol yakınken dön bende 2 yıllık tanışma 4 yıllık evlilik.ve son dönemde çocuk isteyen biri tarafından hem iftiraya hemde boşanmak zorunda kaldım ayni sizin gibi bizimde kısa zaman içinde çok hızlı ve büyük sorunlar yaşandı bugün çocuk meselesi yarın başka inat o nedenle ne kadar hatıra eşya vs desende zarar kes uygula ve boşan yoksa büyük pişmanlıkların arkası kesilmeyecek
0
hhhh99
(15.07.24)
Bir kadın için çocuk yapamama ihtimalinin oluşmasının ne anlama geldiğini anlayamamışsınız. Sanki bu konuyu, eşinizin bu haber karşısındaki psikolojisini hiç düşünmemişsiniz gibi geldi. En çocuk istemeyecek kadın bile böyle bir haber aldığında ani bir şekilde fikir değiştirebilir, fevri olarak çocuk isteyebilir. Bekar, ilişkisi olmayan kadınlar bile regl olamadığında, regli geciktiğinde “ya ileride çocuk yapamazsam” korkusu yaşayabiliyor. Kadınlığın biyolojisinde olan bir şey bu. Ergenlikten beri vücudunuz her ay sizi çocuk yapmaya hazır hale getiriyor, aklınız reddetse bile bedeninizde bunun inkar edilemeyecek bir tarafı var. Ben maalesef eşinizi haklı buldum… Bir erkek olarak çocuk istemiyorum diyebilmek kolay ama bir kadının (kendi rızası dışında) çocuk sahibi olabileceği tek şansın elinden alınması ve üstelik böyle bir muamele ile karşılaşmak korkunç bir şey…
0
silverleaf
(15.07.24)
@silverleaf
kötü bir muamelede bulunduğumu sanmıyorum. Boşanmak zorunda kalacağım veya sprem bankası gibi seçenekleri değerlendirme cümlesi duyunca sinirli bir halde kaldım o da normal geliyor hala düşününce.

@Mirket
ben gerçekten evlilikten beklentilerimizi, hayallerimizi konuştuğumuzu sanıyordum. Sık görüşüyor ve ilişkilere dair birçok şeyi konuşuyorduk. Tartışma çıkan şeyler bana göre incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler olsa da karşı taraf için korkularını tetikleyen birşey olabiliyor. Çocuk konusundan önce de birçok tartışmada ayrılalım boşanalım cümlesi duydum ama yine de mutlu olabileceğimize inancım vardı.
0
🌸balllooon
(15.07.24)
Çocuktan nefret eden kendini asla ebeveyn olarak görmek istemeyen biri değilsiniz. Eğer şuan çocuk için olumsuz bakıyorsanız eşiniz hakkında soru işaretleri var demek bence.
Çocuk çok ama çok büyük bir sorumluluk ve eşinden gerçekten emin olmak gerekiyor.

Ben eşimden emin olmadan çocuk sahibi oldum. Allah da belamı verdi tek başına büyütürken anam ağlıyor en kısa böyle ifade edebilirim.

Aldığı tanı sebebi ile eşinizin düşüncesinin değişmesi normal ama bu birbirinizi kırma dökme hakkı vermiyor ne size ne ona. Birbirinizin gelecekten beklentileri uyuşmuyor ise boşanmaktan doğal şey yok. Sakin sakin kırmadan dökmeden düşünerek karar verin.
0
cilekli pasta
(15.07.24)
Evliliğinizde başka sorunlar da varmış; daha çok yeni bir evlilik aynı zamanda. Tüm bunlar olurken, eşinizin bu ani haberle dengesi şaşmış olabilir. Bu anlaşılır.

Fakat sağlam bir zemini olmayan evlilikte, üstüne bir de çocuk gelince işler iyice sarpa sarıyor. Çocuk çok büyük bir sorumluluk, istemeden de o topa girmek hiç doğru değil. Ne olacağı belli değil. Üstelik hiç yaşanmasın tabii ama çocuğun sağlık problemi/ bakıma muhtaç vs olduğu bir durumda herkesin hayatı bir anda değişiyor.

Evlilik için çocuk şart mı? Asla değil. Türkiye'de "çocuk yapmayacaksaniz niye evleniyrosunuz?" Argümanı gerçekçi değil zira evlenmediginiz durumda dış kapının, dış mandalı oluyorsunuz. İki kişilik aile olur mu? Bal gibi olur fakat buna iki kişinin de gönüllü olması gerekiyor. Aynı şekilde çocuk için de iki taraf da gönüllü olmalı. Sırf biri istiyor diye ya da onu mutlu etmek için çocuk yapmayın.


Velhasıl önce diğer sorunlarınızı çözüp sonra bu konuya odaklanmalisiniz bence. Eşiniz bunu hiç istemiyorsa, o zaman boşanmak da dünyanın sonu değil. Herkes boşanıyor.
0
fraise
(15.07.24)
Bu arada olayi esime anlattim. ( Iletisimi artirmak adina artik bireysel dedikodularimdan uzaklasip hanimciliga agirlik vermeye basladim shdfj :( )

Hic aklima gelmemisti dedi ki, eşi şimdiki kendi korkusunun dışında, ileride olur da eşi de cocuk isterse, verebilecek bir pozisyonda olamayacagi icin eşi zaten benden sogur, uzaklasir, baska kadinlara gider veya bosanir gibi de dusunuyor olabilir dedi.

Boyle bakinca da yine eşiniz hakli dedim. Ama bunu soylerdi gerci yazmamis oyle bisey dedim. Bilmiyoruz yani esiniz bunu da dusundu mu ama bana mantikli geldi. Yani ileride onu eksik görürseniz ne olacak zaten simdiden goruyorsunuz. Belki aileniz arkadaslariniz vs. bir laf getirecek kulaginiza falan. Bir kadin bunu da düşünüyor olabilir.

Ote yandan hala sizin acinizdan dusundugumde sirf boyle bir sey oldu diye mecburen cocuk yapmak da bana cok mantikli gelmiyor. Iki ucu şey yani umarim ortak bir kararla cozerseniz.

Ve ben bu arada ben de eski kiz arkadaslarimi cok eksik gordugum oldu. Ama insan istedikten sonra gucsuz yanlarini gelistirebiliyor. Kaldi ki annelik icgudusel olarak otomatikmen belli skiller getirebilir. Yani maymunlar bile bakiyor afadersiniz en mıymıy en hassas en sakar en beceriksiz kadın bile bir sekilde cocuk bakabilirmis gibi geliyor.

Siz kendi sorunlarinizi cozduyseniz, bir sekilde birlikte yasamak istiyorsaniz biraz sıcak bakmakta da fayda olabilir.

Ama mantiginiza hislerinize oturtmadan bence sakin mecburiyetten falan yapmayin yani kedi kopek sahiplenmiyorsunuz ki. Kaldi ki o bile bence deneme yanilmayla yapilmamasi gereken bisey.
0
ananiyimioguz
(15.07.24)
ben şu cümleye takıldım
"Ben mantıkla hareket eden bir insanken o sevgisini de siniri de çok uçlarda yaşayan, tamamen duygularıyla hareket eden, çok kaygılı şüpheci biriydi. Sanırım bu da bizi yakınlaştırdı."

bu nasıl bir yakınlaştırıcı sebep böyle anlamadım. çocukça bir şey. böyle ilişki olmaz. birbirinize hiç uyumlu değilsiniz, zaten hep kavga ediyor, çift terapisine gidiyorsunuz. çocuk isteği tek sebep değil. siz zaten uyumsuzsunuz.
0
abelardo
(15.07.24)
@abelardo
Cümleleri düzenlerken yanlış yere yapıştırmışım.

"Aile ve çocukluk öykümüz birbirine çok yakındı.Sanırım bu da bizi yakınlaştırdı."

Olacaktı orası. Böyle çok tutarsız olmuş.
0
🌸balllooon
(16.07.24)
Bence boşanmanız şu açıdan mantıksız. Şimdi boşansanız eşiniz gidip hemen evlenip çocuk yapacağı ve sevebileceği birini bulabilecek mi bir sene içinde? Bu akla, mantığa ve sevgiye ters bir durum. Eğer zaten bu tıynette biriyse onu kaybetmeniz sizin için daha hayırlı olur. Öyle biri değilse zaten gene çocuk sahibi olamayacak ve bir de üstüne sizi kaybedecek. Kendisine bu şekilde açıklarsanız belki mantıklı tek yol olduğunu görür.
0
inawen
(16.07.24)
Ben de kadın tarafı olarak şu an çocuk istemiyorum ne zaman isterim ya da ister miyim bilmiyorum ona göre evlenme isteğini düşün dedim erkek arkadaşıma o da her kararıma saygı duyacağını söyledi ama bugün doktorumdan aynı şeyi duysam koşa koşa gidip çocuk yapalım diyebilirmişim gibi hissettim.

Bir şeyi tercihle yapmakla zorundalıkla yapmak arasındaki farkın bünyede yarattığı stres, duygu değişimleri vs hepsi evliliğinizin kısa ömründe sizi bulmuş.

Haddim olmayarak evliliğiniz için çabalamaya hazır olmanız çok takdir edilesi. Umarım eşiniz de bu çabanızı görüp kıymetini anlayacak biridir de en az hasarla uzlaşırsınız.

En büyük pay size düşüyor, bu denge ilişkisinde sizin sağduyunuz ve fevri olmayan yanınız sayesinde çözebilirsiniz.

Son olarak değinmeden geçemeyeceğim ama @nundu +1. İnsanlara evlilik = çocuk denklemini hangi kafalarla yazar ki birisi. çok garip.
0
Kediyi üzdün
(16.07.24)
eşin muhtemelen istemiyorum dedi ama ben onu her türlü ikna ederim diye düşünerek evlendi. ama sonra ikna süresi konusunda bi sürpriz yaşadı.

şu aşamada kadın çocuk istiyor mu evet. vakti kısıtlı mı, evet.

sen çocuk istiyor musun istemiyor musun? bence bu o kadar muallakta kalınacak bi durum değil.

çocuk asla istemiyorsun, ileride de istemezsin. o zaman herkes kendi yoluna.
şu an istemiyorsun, ileride istiyorsun. e bu şartlar altında beklemenin manası yok, çocuğu yaparsın.

aslında seçenekler belli. oyalanmanın bir manası yok. ha sen evliliğinden emin değilsen zaten o yola girme. bence asıl sorun burada. ikinizin de aileden kaynaklı problemleri var, bu da evliliğe yansımış. 3 aylık evlilikte hangi sorunu aşamadınız da terapiye gittiniz mesela? daha cicim aylarındasınız. bu dönemde aşamadığınız problemler varsa evlilik çok sağlam temelli değildir ki bu durumda zaten çocuk yapmanın manası yok.

bence bi evliliği ve kendi isteklerini gözden geçir.
0
elorelia
(16.07.24)
(41)

Eşinizin yada sevgilinizin yaninda sesli osurabiliyor musunuz?

Zetnikov
Bunun bazi kademeleri vardir heraldeMesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorumDogrus
Bunun bazi kademeleri vardir heralde

Mesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.

Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorum

Dogrusu nedir sizce anlatabilirsiniz
0
Zetnikov
(13.07.24)
Osurmuyorum. Ben zaten osurmuyorum.

Yanımda osursa gülerdim :))
0
rock n roll
(13.07.24)
Doğrusunu ne bilelim ilişkiden ilişkiye değişir.

youtu.be
Devamı: www.youtube.com

Yukarıdaki animasyonda diğeri de yapıpı gülebilirlerdi ama öyle olmadı.

Fakat bana pek hoş gelmiyor hala 3 yıl oldu, tutuyorum. Hanım da öyle. Çünkü serbest olsa bokunu çıkarırım işin iyice asker arkadaşı moduna bağlanır iş.

O yüzden biz hala dikkat ediyoruz. Kimisine bu samimiyetsiz gelir, kimisine de gayet saygılı gelir. İlişkiye bağlı.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
Yapmam. Ayrılık sebebidir :)
0
gabe h coud
(13.07.24)
İlla ki osurmak için ıkınmıyordur diye düşünüyorum ama bazen kaçabilir bu sorun değil.
0
rock n roll
(13.07.24)
Osurarak istiklal marşı söyleyemeyenden olmaz.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Olm şaka mı cevaplar
Yapılır mı lan öyle şey
0
Cezcez
(13.07.24)
Ayrılık sebebi
0
Mirket
(13.07.24)
@sekizdokuzon ve rock roll yakıştıramadım size hanımlar
0
Cezcez
(13.07.24)
@Cez: Şu tip bir aydınlanma yaşıyorsun sanisam: youtu.be

0:43'den itibaren.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
@Cezcez; ben osurmam.

Sevgilim de kasıtlı osurmaz ama osurursa da gülerim. Kim osursa refleks olarak gülersin zaten. Geğirmek de aynı ona da gülerim. Biraz eğlenin arkadaşlar, hayatı çok protokol yaşıyorsunuz.
0
rock n roll
(13.07.24)
Ben ikircikli olduğum için osurmam ama benim yanımda osurulacaksa sesli osurulmasını tercih ederim sessizi ölüm gibi bir şey oluyor ama kimse ölmüyor.
0
Bir ben var benden şurada
(13.07.24)
Eşimin yanında osurmuyorum, o da osurmuyor. Ama gece uyku arasında cartlatıyor bazen, denk gelince gülüyorum, sonra da söylüyorum gece serenat yaptın diye gülüyoruz. Kendisi de beni benzeri durumlarda yakalıyor tabi. Ama bilinç açık halde ikimiz de yapmıyoruz, yapsak da ayrılık sebebi olmazdı şu saatten sonra.
0
pianeta
(13.07.24)
eski sevgilim sag olsun beni tuvalete goturup basimda bekledigi icin gayet asinaydi ama baska iliskimde yasanmamisti. simdi olmazsa garipserim hele evlilerin red flagleriymis gumlettiniz yine beyler. bir seyleri guzellestirmeye/dusunmeye buradan baslayabilirsiniz zira seks yaparken bile oluyor as you know
0
ala09
(13.07.24)
Osurmam kalkar tuvalete ya da balkona giderim gaz çıkaracaksam

Kadınların bu duruma daha toleranslı olması da ilginç geldi

Sevişirken neler yapmıyoruz ki fakat o durumda çıkan ses de gaz değil hava, cinsellik konsepti içinde kabul edilebilir bir şey :)
0
grimavi
(13.07.24)
Bana hiç osuran denk gelmedi. Bana sorarsan kadınlar osurmuyor.
0
gabe h coud
(13.07.24)
@grimavi; valla dediğim gibi kimse sevgilisinin yanında kasıtlı osurmaz. Tabii ki tolerans göstereceksin. Seni terk ediyorum çünkü osurdun. Böyle bir şey olur mu?

Yarın, bir gün eşim hasta olsa ya da kaza geçirse yatağa bağımlı olsa altından bezini alacağım, bez bağlayacağım daha kötü hallerini göreceğim.
0
rock n roll
(13.07.24)
@rock

Hocam bu hastalık durumları ya da gecenin bi körü uykudan kalkıp koşarak tuvalete gitsin demedim, neticede insanız hepimizin akıntısı kokusu çıktıları var ama salonda otururken gaz çıkarma rahatlığı da sevmiyorum, ben kendi ilişkim için konuşuyorum, bu durumdan da rahatsız olmayan çiftler olabilir

Bir de bu konuyu uçlarda tartışıyorsun kafanda, bu insani durum yüzünden kavga edilsin ayrılınsın boşanılsın demedim :) sevgilimin yanında osursam özür dilerim yani bunda gülünecek bir şey bulamadım bu hayatı biraz protokol yaşıyorum galiba :p
0
grimavi
(13.07.24)
Yanında rahatça osurmadığın insanla hayat mı geçer, cevaplara bak. Hunharca osuruyoruz 6 yılı evli olmak üzere 9 yıldır oldukça mutluyuz.
0
mirty
(13.07.24)
@grimavi; ben de senin gibi düşünüyorum, rahat rahat salsa ben de kızarım. İstemeden gaz çıkarırsa bir şey demem.
0
rock n roll
(13.07.24)
Evliler yapıyor arkadaşlar, yapmıyorum diyen şuanda tribünlere oynayan tipler. Sevgilinin yanında olmaz, çünkü hala sevgiline kendini beğendirme, kabul ettirme durumlar devam ediyor. O alfa takılan veya mini minicik kibar kızlar da evlenince zatir zutur yapıyorlar bu işi birbirlerinin yanında. Yok yanından kalkıp tuvalete gider yaparım.... He canım he
0
dedeminhirkasi
(13.07.24)
@dedem

Osuruk savaşçısı gibi oldum ama cumartesi gecesi goygoyu olsun :) hocam bundan rahatsızlık duymayan çiftlere diyebileceğim bir şey yok tabi ama bana göre bazı şeyler sadece kendini beğendirmek için değil, hem kendine hem yanındaki kişiye saygı olarak görülür, sizin için bu bir saygı parametresi olmayabilir bunu gözardı ettiğiniz bir ilişki dinamiğiniz vardır bu da olabilir
0
grimavi
(13.07.24)
Abartmayalım, gaz yapan yiyecek ve içecekleri bir müddet menünüzden çıkarırsınız.

Ben bugün kuru fasulye yedim.

Sevgilim/ eşim olsa yemezdim mesela.
0
rock n roll
(14.07.24)
Mirty +1
Bunu böyle tabu haline getirecek kişiyle evlenmezdim. Osurmayi bile babadan gizli sigara içer gibi yapmak olan bir hayat bana Çok garip geldi.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Hayır. Yanımda bile isteye sesli osuran, geğiren ne bileyim özensiz eski püskü ev kıyafeti ile gezen kişiye çekim hissedemem. Bir olur iki olur üçüncüde kardeş moduna bağlar insan. Asgari düzeyse saygı ve özeni hepimiz hak ediyoruz bence.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.24)
@grimavi; gaz çıkarırsa gülerim. Komik bulurum o yüzden bir de gaz çıkarınca kötü hisseder ya insan kendini o vaziyetten çıkması için de gülerim. Kötü hissetmesin kendini diye. Espri falan yaparım.

Daha kötü hissedermiş adam. En son ağlayarak evi terkedermiş :))
0
rock n roll
(14.07.24)
Siz o kadınla o adamla 30 sene aynı evde yasiyacaksiniz. Bu üst perdeden konuşmayı bırakın allah aşkına. Siz ayhan sicimoglu musunuz. Tamam 30 sene saklambaç oynarsınız evde osurmak için.
0
dedeminhirkasi
(14.07.24)
Tuvalete gitmek neden bu kadar zor :) yalnızken bile tuvalet dışında gaz çıkarmam.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben duyurunun bu kadar üst seviye bir yer olduğunu bilmiyordum vallaha. Bundan sonra takım elbise ile login yapacağım.

Şu an her duyurucu şu oldu gözümde;
youtu.be
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Bunun için için tuvalete gitmek zor bir şey değil bence de. Nasıl ki işerken her seferinde tuvalete gidiliyorsa osururken de gidilir. Yük olmamalı bu bence, tuvalet neticede. Bu işler için var. Hayat böyle geçer, neden geçmesin. Atla deve değil.

@ruhen'e katılıyorum. bir olur, iki olur. Kaçırır, önemli değil. Ama her seferinde yanımda bilinçli şekilde osuran birine hissettiğim çekimi uzun zaman koruyabileceğimi sanmıyorum ben de. Fazla paspal bir şey, bazı şeyleri umursamalı bence insan :D ne bileyim. Ben şu yaşıma kadar kimsenin yanında bile isteye osurmadım, bir kere de "ya hayat böyle geçer mi, çile resmen" gibi bir şey düşünmek aklımın ucundan dahi geçmedi.
0
akhenaten
(14.07.24)
Herkese saygi duyarim ama

Düşünüyorum hani 20 sene gecmiş.
Yaninda eşin var ve osuramiyorsun.

Bana sanki çok kasinti bi hayat gibi geliyor.

Ben şahsen hem herseyimle kabullenilmek isterdim. Birgun 60+ olunca bu insan beziniz vs olur degistirmez sizden ayrilir gibi geliyor. Sozum herkese degil ama bence esler arasinda rahat olunmali yoksa baska nerede bi insan rahat olabilir?

Kafamda deli sorular
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Tabi ki sırayla karşılıklı osuruyoruz. Tutması daha kötü. Ben bağırsak sorunu yaşayan biriyim zaten tutamıyorum hiç.

Bana cevaplar absürt geldi. Gözümü çizdirdim, elimi kedi cırmaladı bir hafta kullanamadım, yıkanmamdan tuvalet işlerime kadar hep eşim yardım etti. Ben de aynı şekilde her şeyini yaparım. Bana aile olmak, yani iki kişinin tek hale gelmesi için bunların yapılması gerekiyor gibi geliyor.
0
Hallegadola
(14.07.24)
@Hallegadola, hastalık örneği yukarda da verilmiş ancak sıra dışı durumlar bunu değiştirmez gibi geliyor bana ya.

Neticede hastalık durumunda yukarda da dendiği gibi yeri gelir altını temizlersiniz. Ama bu durum mecburi ve kötü bir şeyi, yolunda olmayan sağlığı, normalde yaşanmamasını isteyeceğiniz bir süreci ifade ediyor. Ne yapan ne yapılan kişi bundan memnun olarak geçirmez bu süreci. Böyle ekstrem bir durumla diğerini karşılaştırmak doğru değil bence. Hastayken eşinize tuvalete kadar eşlik edersiniz, ancak hasta değilken ne o bunu ister ne de siz istersiniz heralde, bunun altında yatan bir neden olmalı değil mi?
0
akhenaten
(14.07.24)
Gözünüz mikrop kapar arkadaşlar, pink eye olursunuz. Gaz çıkarmak hijyenik bir şey değil. Gaz çıkarıp o halde yemek yemeye, film izlemeye, sevişmeye devam mı ediyorsunuz. Çok ilginç. Anında kıdemini, ihbarını veririm.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Bu galiba ailede ne gordugunle ilgili. Ben bunu "saygı" olarak gören taraftayim, çişin gelince tuvalete gidiosan bunun için de gitmelisin gibi...

Ama asıl başka bişi soylicem, tuvaletle ugrasamicak kadar fazla yasiyorsaniz bu durumu doktora gidebilirsiniz bence. Aklına gelmeyenler, bunun garip olduğunu fark etmeyenler için söylüyorum. Helikobakter pilori buna sebep olabiliyormuş ve Türkiye'de 3/4 insanda bu bakteri olduğu belirtiliyo. Bı dahiliye doktoruna gidin rahatlayin
0
abuzer
(14.07.24)
Hayatım boyu bir kadınla 8 sene, 4 kadınla da en az 6 ay birlikte yaşadım.
Hiçbiriyle böyle bir şey konu da edilmedi, olmadı da.
Hastalıkta yatağa kustum, temizledi, alkol nedeniyle üstüme ve arabaya kustu temizledim. Hastalık, yaşlılık, mecburiyet konuları ayrı bir şey, bile isteye böyle bir rahatlık ayrı. Karıştırılmamalı bence.
Yukarılarda bir yerde birlikte tuvalet gibi bir şey denmiş, öyle bir şey de olmadı.
Çocukluğumda yıllarca Dayımda yaşadım. Onun ailesinde de yoktu böyle bir şey. Kendi ailemde de görmedim. Kardeşler arasında da çok küçük yaşı bilemiyorum da, olmadı ve olmaz.

Burda iki zıt görüşün birbirini anlamakta güçlük çektiğini gördüm. Bu bir aile öğretisi sanıyorum. Diğer türlüsü garip ve kendi yaptığı normal geliyor.

Beni şaşırtan rahatlıktan yana olanların bu kadar çoğunluk olup bana bugüne kadar rastlamamış olması. Allahtan da rastlamamış.

Bu arada çocuğun yanında bile o rahatlıkta olunmaması gerektiği düşüncesindeyim. Ama tabi herkesin kendi yaşantısında istediği gibi davranmasına saygı duyarım.
0
Mirket
(14.07.24)
Yaparsiniz yapmazsiniz bilemem de rica edecegim su sacmaligi "aile olmak"la iliskilendirmeyin. O zaman Hindistan aile baglari en kuvvetli yer mi diyelim simdi.

Guzel de kilif bulunmus olaya ha, aileyiz biz "kasmiyoruz". Bi zahmet gotunuzu de tutun olm sevdiginiz kadinin adamin yaninda.
0
brkylmz
(14.07.24)
Bu konu çok uzadı arkadaşlar :))

Tuvalete gidecek vakti bile bulamayabilir bazen insan. Özellikle yaparsa ayrı dünyaların insanlarıyız diyerek ceketinizi alın çıkın.

Kahvaltı yapamadım bu mevzu yüzünden, iştahım kapandı :))
0
rock n roll
(14.07.24)
bunun insanlarin birbirine ne kadar yakin olduguyla ilgisi yok. bu civikliktan baska bir sey degil.
bu mantikla romeo ve juliet'in el ele siciyor olmasi gerekirdi.
0
bohr atom modeli
(14.07.24)
3 yıllık evliyim. İkimiz de gündüz bilinçli olarak osurmuyoruz birbirimizin yanında. Ne münasebet yani samimi olalım diye s*çsaydık bir de :D
Ama gece oluyor yalan değil. Eşim sabah söyler ben de hadi ya filan derim. Eşim yaparsa da gece gülerim o da uyanıp pardon filan yapar. Sorun olmaz. Ama bilinçli olanı nooo.
Saygısızlık ben hiç hoşlanmam böyle şeylerden ki hastalık va durumlarında ne iğrençlikler yaptık ama osuruk olmaz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(14.07.24)
Bu durumda “biz bir aileyiz” diyen patron şirketinde osurup osurup ipe diziliyor olmalı. Dundee Awards aklıma geldi. Pam osuruk kraliçesi seçiliyormuş. Samimiyetten hep.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben sevgililerimin yanında yapmam (k) onlar da yapsın istemem evlenince de bile isteye yapılsın istemem, kalk oda değiştir banyoya git bir süre orda otur derim.
Ablam mesela hem benim hem eşinin yanında yapıyor ksgjskjg onlar aşmış bu konuları 10 yıllık evliliklerinde.
0
Kediyi üzdün
(16.07.24)
(9)

Temu gidirik mi?

dejame
Hiç indirim kuponlarına bulaşmadan 17 parça sipariş vereceğim. Toplamda 1500 TL tutuyor. Son bir hafta - on günde sipariş veren, sorun yaşayan oldu mu? Son iki haftadır okuduğum yorumlarda kargoda büyük sorun olduğundan, teslim edildi gibi gösterip sıkıntı yaşadıklarından söz ediyorlar. Sipariş verm
Hiç indirim kuponlarına bulaşmadan 17 parça sipariş vereceğim. Toplamda 1500 TL tutuyor. Son bir hafta - on günde sipariş veren, sorun yaşayan oldu mu? Son iki haftadır okuduğum yorumlarda kargoda büyük sorun olduğundan, teslim edildi gibi gösterip sıkıntı yaşadıklarından söz ediyorlar. Sipariş vermeden önce kararsız kaldım. Pek acelesi yok, bir aya kadar gelse olur. Ne dersiniz?
0
dejame
(13.07.24)
15 ve 25 Haziran'da iki sipariş verdim. !5 Haziran'dakini aldım. 25 Haziran'daki için HepsiJet'den SMS geldi.
Bir sıkıntı yok.
0
Mirket
(13.07.24)
ben de geçenlerde 5-6 parça bir şey söyledim ilk defa. 2-3 haftada gelmişti.

ama şeyi fark ettim, vergi ve kargo ücretini en son söylüyor.

öyle yapınca zaten aliexpressten ve hatta n11 trendyol hb falan bulursan da aşağı yukarı aynıya geliyor diye düşünüyorum. ya da çok az oynuyordur.

ama hiç bulamadığınız şeyleri orada bulduysanız mantıklı.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
gümrükte takılmaması için 5 adet ürün sınırı var diye biliyorum.
0
false pretension
(13.07.24)
37 ürün sipariş ettim. Bir sorun yaşayacağımı sanmıyorum.
0
gabe h coud
(13.07.24)
Bende yeni 7 adet sipariş verdim 13 günde teslim oldu
0
horizon
(13.07.24)
yasadigin tek sorun cindeki cocuklarin kanli elleri olur. kapitalizm sana ürününü saglam bir sekilde ulastirir merak etme.
0
robert bosch
(13.07.24)
10 gun falan gumrukte kalmasi disinda teslim aldim ben de 40 kusur parcaydi. yarisini begenmedim de ^.^
0
ala09
(13.07.24)
ürünlerin bir kısmı geldi. kalite düşük ama fiyatına göre yine de iyi.
0
gabe h coud
(16.07.24)
2 temmuzda sipariş verdim 13 temmuzda teslim aldım
0
elorelia
(16.07.24)
(36)

Sevgilinizin/eşinizin çok açık giyinmesi sizi rahatsız eder mi?

Cenk Daniels
Örneğin erkek yoğun çalışılan bir işyerine mini etekle gitmesi sizi rahatsız eder mi? Veya fazla dekolte giyinmesi? Yoksa hiç karışmamak mıdır bu işin doğrusu?
Örneğin erkek yoğun çalışılan bir işyerine mini etekle gitmesi sizi rahatsız eder mi? Veya fazla dekolte giyinmesi? Yoksa hiç karışmamak mıdır bu işin doğrusu?
0
Cenk Daniels
(12.07.24)
hiç karışmamak ve ne giyeceğini seçebilecek yeterlilikte biriyle evlendiğinden/sevgili olduğundan emin olmak
0
abuzer
(12.07.24)
Karışmaya hakkınız yok. Herkes kendi kıyafetini belirler.
0
rock n roll
(12.07.24)
Beni rahatsiz eder. Birinin kiyafetine karismak da haddime degil. Halihazirda o sekilde giyinen biriyle birlikte olmayi tercih ederim.

Alakasiz iki kisinin bir araya gelip davranislarini/yasam tarzlarini degistirmek ugruna birbirlerini harap ettikleri iliskileri mantiksiz buluyorum.
0
brkylmz
(12.07.24)
Vallaha beni de bir tık rahatsiz eder o sebepten zaten böyle biriyle evli değilim.

Isteyen istediğini yapsin tabi. Ama bunu yapmak isteyen ile yapilmasindan hoslanmayan kişiler beraber olmamali tabi.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
Yerine bağlı eşim didimde çalışırken daha cesur giyiniyordu çünkü genelde turist müşterileri oluyordu ve onlar neredeyse çıplak geliyorlardı. o yüzden ortam kaldırıyordu.

Güney doğuya gelince 180 derece değişti giyim tarzı :D

O yüzden çok karışmıyorum kendisi ayarlıyor ama bazen şöyle oluyor; elbiseyi giymiş, oturunca bir yeri fazla açılıyor ya da bazı hareketlerinde bir yer fazla açılıyor onu fark etmeyebiliyor giyinip aynada baktıktan sonra.

Ben evde fark ediyorum o çıkmadan. 2 metre boyla yukarıdan da görebiliyorum bir tehlike varsa :3 espiriyle karışık uyarıyorum. O da aoo fenaymış ya fark etmedim diyor değiştiriyor veya üstüne ona göre ek bir şey alıyor.

o yüzden genel olarak karışmıyor gibiyim ama mesela oradaki tarzını burada giyerse rahatsız ederdi. ama yerine göre ayarladığı için karışmama gerek kalmıyor yoksa az da olsa karışabilirim. bazen tam laf söyleyeceğim, neyse güzel olmuş ben yanındayım diyorum. tek çıksa belki karışabilirim. ama tek çıkacağı zaman da dikkat çekici giyinmiyor zaten. bana pek bişey bırakmıyor. BEN BIR BIREYIM NE GIYDIGIME KARISAMAZSIN falan demiyor neyse ki canım karım, bir daha sevdim. Arada dövüşmesek zeki kadın aslında. Yoksa tabii ki medeni bir ortamda kimse kimseye karışmamalı. Ama medeni bir ortamda değiliz. Ona göre davranmak lazım. Mesela benim malzeme gösteren eşofmanlarımı dışarıda giymemi sevmediği için bollarını almıştı. Öbürlerini evde giy demişti. Tam bir erkek barzoluğu gibi dursa da sdfjsgj hoş şeyler bunlar.
0
ananiyimioguz
(12.07.24)
Çok açık giyinmesi tabii ki rahatsız eder. Ne zaman, nerede, nasıl giyinmesi gerektiğini bilmeyen biriyle evlenmem ya da sevgili olmam. Şu an X'te aptalca bir "ne kadar açık giyinirsen o kadar dişi ve o kadar modernsin" akımı var. İstanbul ortasında Bodrum sahilinde ya da kendi evinde gibi gezenlerden söz ediyorum. Hayır, elbise(sundress olan), mini etek ya da göbeği açık olan kıyafetlerden bahsetmiyorum.

Tabii X'in çoğu şeyinde olduğu gibi günlük hayatta bunlar yaygın değil, çok nadir olarak denk geliyorum. Böyle biriyle sevgili olmam ya da evlenmem. Bir sebeple birlikte olduysam da tatava yapmamam lazım.
0
nawar
(12.07.24)
Hiç karışmam. Seksi miniler giyinmesi hoşuma gider ama nerede ne giyeceğine karışmam. Dışarıda mini, evde pijama giymesin, tutarlı olsun :)
0
gabe h coud
(12.07.24)
Evde mini etek giymeyen de ne biliyim.

Evde niye mini etek giysin kadın. Evde pijama giyilir. Ev kıyafeti pijamadır. Ama bence özenli bir pijama giyilmeli. Yırtık, lekeli bolarmış giyilmez. Bu kendine saygından böyledir. Pijama gayet güzel bir şey. Aynı şey erkekler için de geçerli. Düzgün pijama giysin
0
rock n roll
(12.07.24)
@gabe h coud peki o şekilde dışarda beraber yürürken bir çok erkeğin eşinize/sevgilinize uzun uzun bakışları da rahatsız etmez mi? Doğal mı karşılarsınız?
0
🌸Cenk Daniels
(12.07.24)
"ne giyeceğini seçebilecek yeterlilikte biriyle evlendiğinden/sevgili olduğundan emin olmak" abuzer+1

kavgaların yüzde doksanı çiftlerin boş yere birbirini yönetmeye çalışmasından çıkıyor. rahatsızsanız ve konu sizin için çok önemliyse, kendinize uygun birini bulun. ayrıldık diye de üzülmeyin insanın kendini tanıması, çizgilerini belirlemesi gelecek için bir artı.
0
gnosis
(12.07.24)
Nerede, neden yürüyoruz?

Emirgan, Bebek sahilde yürürsen herkes böyle giyiniyor. Kimse bakmıyor. Esenyurt’ta yürüyecek halimiz yok.

Taksim’de şimdi dolaşsan çoğu insan rahat ve açık giyiniyor. Yılbaşında gidersen, kekoların bakışları arasında kalırsın. Benden önce yanımdaki rahatsız olur.
0
gabe h coud
(12.07.24)
Erkek yoğun diye ofiste giyeceği etek beni rahatsız etmez. Kalkıp da şantiyeye mini etekle gitmeye kalkarsa sen "ne yapıyorsun ya" derim.
0
pispinti
(12.07.24)
Kişinin bazen olayın ayırdına varamadığını, eşin, dostun ebeveynin böyle durumlarda devreye girmesi gerektiğini düşünen taraftayım.

Kadınların çok rahat giyindiği bir coğrafyadayım. İsteyen istediğini giyer kafasındayım. Ancak bazı durumlarda abartının dibine vuruluyormuş hissim oluyor.

'Eş, dost, ebeveyn' kapsamı içine eş ya da sevgili kişisi de giriyor.

Erkek içgüdüsel olarak bakar ve kötü düşünür. İçgüdülerini baskılayacak kadar kendini terbiye etmiş olması beklenirse de her baskılamanın bir sınırı vardır.

Sözlerim abartı durumunda geçerlidir.
0
Mirket
(12.07.24)
@Mirket; inan bana herkesin kafası en az senin kadar çalışıyordur. Diyorsun ya "bazen kişi ayırdına varamıyor olayın" müdahale gerekir diye. Çok pardon da kimsin sen? " Bazen abartının dibine vurulmuş gibi" düşünüyorum. Senin abartı kriterinden kime ne? Onun belki abartı kriteri sıkıntı olmadığını söylüyor. Ha bir de erkek kendini bir yere kadar baskılar ne demek?

Bir de yeri gelirse eş, dost, ebeveyn devreye girmeli öyle mi?

İsteyen istediğini giyer kafasında falan değilsin sen. Birisi benim giydiğim kıyafet konusunda devreye girmeye kalkarsa ağzının ortasına yumruğu yer. Cümlesini bitirme fırsatını bile bulamaz. Haddinizi bileceksiniz. Herkes ne giyeceğini kendisi belirler.
0
rock n roll
(12.07.24)
Ama sen bana hep kızıyosun.
Düşüncemiz sorulmuş. Cevap verdim.

Düşüncelere zincir vurmaya kalkmayalım lütfen.
Fikir özgürlüğü diye bir şey var.
Eyleme dönüşmediği sürece herkes fikrini söyleyebilmeli.
Saygı Lütfen.
0
Mirket
(12.07.24)
Ayrıca Kimse dini saiklerin dışına çıkamaz. Herkes tesettüre girecek. Herkes haddini bilecek. Vururum yumruğu suratına diyen birinden ne farkın kaldı senin?
0
Mirket
(12.07.24)
Erkekleri baskılayalım, kadınların özgürce, nasıl istiyorlarsa öyle yaşamalarına engel olmaya çalışmalarına baskı uygulayalım demeyin onun yerine kadınları baskılayın. Senin şu cevabını kim verse kızarım, yoksa özellikle ciddiye aldığım birisi değilsin. Her insan nasıl istiyorsa hayatını öyle yaşar, kıyafetini kendisi seçer. Müdahale hadsizliğine de giremez.
0
rock n roll
(12.07.24)
Kadının giydiğine karışmak, ya sen akıl edememişsin ya da senin hakkını kısıtlıyorum demek.
0
gabe h coud
(12.07.24)
-Bir terapist bulalım Olric. Bu 'ciddiye alınmama' konusu çok koydu bana. Bununla baş edebilir miyim, bilmiyorum.... Gülme Olric, Gülme.
0
Mirket
(12.07.24)
Haber olan bir olaydan bahsedeyim. Bir kadın şortla otobüse bindi ve magandanın teki, kadına şort giydiği için tekme attı. Bunun gibi çok örnek yaşandı bu ülkede. Şort giydiği için tekme attı, çünkü o magandanın düşüncesine göre bir kadın şort giyemez. Bugün tekme atar yarın da öldürür. Aslında bir anlamda bunu makul gören bir açıklama yapıyorsun @Mirket

Çünkü benim müdahale tarzım bu diyebilir o kişi. Söylediğin sözlerin aslında ne kadar tehlikeli olduğunun farkında mısın? Bir de kendince alaycı bir cevap vermişsin.
0
rock n roll
(12.07.24)
Erkek olsam karışmazdım, haddim değil ama motivasyonunu sorgularım içten içe. Ben kimsenin mini etek, dekolteyle erkek zihnindeki kadın algısını kırdığını görmedim. Bence aksine "Cinselligimi metalastirmadan aranızda var olamıyorum, beni ciddiye almıyorsunuz. Varlığımdan habersizsiniz, sizde herhangi bir etki yaratmıyorum." demeye geliyor. Gerekli mi bilmiyorum ama. Kadınlar bir şekilde varlığının altını çizmeli mi? Bilmiyorum.
0
sekizdokuzon
(12.07.24)
Eder. Ben gavat değilim.
0
ferenc
(12.07.24)
Bir de şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. Mevzu slut-shaming olunca çevremizdeki erkeklerin (ve kadınların) büyük çoğunluğu elinde tuzlukla koşuyor. Bu kadını gören de üzerine çok düşünmez, yapıştırır etiketi. En iyimser senaryoda ilgi çekmeye çalıştığını düşünür. Yeterince güçlü kadınlar bu cendereden belki sağ çıkabilir ama bu şiddette bir mukavemet görürsem kimseye dert anlatacak enerjim kalmaz. Milletin ekmeğine yağ sürmeye gerek yok, oyunu kuralına göre oynayacaksın bir yerde. Körleme hareket edersen savunduklarının karikatürüne dönüşüyorsun. Rakibi iyi tanımak lazım.
0
sekizdokuzon
(12.07.24)
Ne kallavi koltuklarda ne pis sapık herifler var iş dünyasında. Kabul etmem ve kendi kafa yapımdaki insanlar ile paylaşırım özel hayatımı.
0
Aydan Dustum
(13.07.24)
Kadınım, nerde nasıl giyeceğini bilemeyen kadına salak derim, yani Ankara ulusa şortla gitmezsin mesela. Çayyolunda takılırken de uzun pantolonlara gerek yok
0
Hallegadola
(13.07.24)
açık, kapalı, dekolte vs. bu kavramlarla işim yok.

giyindiğinde escorta benzemesin yeter. veya bi taraflarını göze sokacak şekilde giyinmesini ben istemem; bunu kabul de edebilir, etmeyebilir de.

ayrıca iş yerlerinde mini etek giyilmez özel bir durum yoksa. etek giyilir, kalem etek giyilir, diz üstü giyilir ama "mini" giyilmez.
0
numlock
(13.07.24)
fikrin sorulmuyorsa hic karismamak en dogrusu.

bir erkegin, kadinin ne giydigine, oje rengine sacina basina karismasi uygun degil bence. haddi olamaz. bir erkek böyle hissetmeli yani. görgü kurali gibi bir sey bu.
0
robert bosch
(13.07.24)
Bunun sonu yok. Erkekler kötü kötü bakıyorlar, erkekler kötü düşünüyorların da sonu yok.
Damacanaya tecavüz edilmiş hala ama abartı da olmasın .sss yazanlar var.
Bu sorular ya da bu cevaplar bugün şort, dekolte vs. için yazılıyor. Yarın kolsuz ve dar pantolon için yazılacak. Öbür gün de kısa kollu ya da bol ayaklara kadar gelmeyen pantolon dışındaki her şey için. O zaman bitecek mi? Nope. Sonra saçı görünenler için, sonra çarşaf giymeyen herkes için. Taa ki kadınların tek başına dışarı çıktığında cezalandırıldığı noktaya kadar.
Elimizde milletin yaz kış cıbıl cıbıl gezdiği ülkelerden afganistanına kadar kocaman bir dünya var. Her seviyeden her kültürden her düşünce tarzından. O yüzden böyle salak salak şeylere o kadar güzel örnekler verebiliyoruz ki…
Abartı denilen şey sizin kendinizi ne kadar insan edebildiğinizdir. Başka erkeklerin kötü kötü bakması da konu değil. Yarın bir gün kadın halıyla dışarı çıksa ve yine kötü kötü bakılsa ne yapacaksınız? O zaman da ama eykekler kötü kötü bakıyoylay o yüzden evden çıkmasın mı yazacaksınız?
Amaan neyse. Bu kafa yapısındaki biriyle değil iletişim kurmak, hamamböceği seviyesinden daha fazla mesafe koymaması gerekenler düşünsün. Bizim böyle dertlerimiz yok. Kendi karanlığınıza normal insanları çekmeyin yeter.
0
mrvln
(13.07.24)
@ mrvln, kendi adıma konuşayım, bir şeyi yanlış anlıyorsunuz veya anlamak istemiyorsunuz.

Ege'de bir sahil kasabasındayız diyelim. Eşim hiç ortama uygun giyinmiyor. Aşırı kapalı ve muhafazakar giyiniyor diyelim. Rahatsız olurum.

Güney doğudayız, kot şort giymiş bütün popo dışarıda dolaşıyor. Yine rahatsız olurum. Çünkü aykırıdır, dikkat çeker.

Ben mesela "karıma bakılmasından hoşlanmıyorum" diye laf söylemem söyleyeceksem de.

Karıma bakılmasını istemesem gider dünyanın ek çirkin kadınıyla evlenirdim. Tabii ki bakılsın. O da birileri bana bakınca da hoşuna gidiyor.

Konu bakılmasından rahatsızlık duymak değil benim açımdan.

Konu mesela meme fırlıyor popo açılıyor veya ortama aykırı giyiniyor, onu tatlı tatlı söylersin. Afedersin çıplak kampı olsa gidebilecek genişlikteyiz fakat dedemizi köyde ziyarete gidiyoruz diyelim, ona göre giyiniriz.

Bu bence yanlış değildir. Her yerde "kadına madde gibi bakmayın istediğini giyebilir" diye savunmak da biraz.. tatlı su solculuğu yapmak gibi geliyor yani hep el bebek gül bebek güzel ortamlarda mı büyüdünüz, hiç yol yordam kültür görmediniz mi. Ne demek herkes istediği gibi giyinir kimse karışamaz. Evet ortamına göre giyilirse kimse karışmaz zaten.

Ben çok özel bir yere eşofman giyince de hanım uyarabiliyor. Şort giyince de uyarabiliyor. Eve oturmaya gidilince mini giymeye gerek yok. Evde arkadaşlarla bir parti vardır belki ortam kaldırır o da çok dikkat çekmez. Veya bir kokteyle gidince giyilsin sorun değil bence. Derdim şahsen bakılması değil. Bir yerin gereksiz şekilde açılması veya ortamın o kıyafete uymaması.

Öyle bir şey varsa kadın da erkeği uyarabilir, erkek de kadını. Her şeye barzoluk gözüyle bakmayın. Yok bunun sonu talibana kadar gidermiş de kadını eve kapatmamız gerekirmiş de. Yani bir de bayıl istersen feriha. Şimdiye kadar hiç öyle bir derdim de isteğim de olmadı.

Aşkım o gözlük olmamış ya minvalinde bir eleştirinin tavsiyenin kimseye bir zararı olmaz.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@oguz en tiksindiğim varlık tatlı su solcularıdır desem. Hani böyle eldivenle dokun deseler içim ürperir. Öncelikle teessüf ederim.
İkincisi evet oraya gider gidebilir. Biri çıkıp talibanla ters yanımız yok demedi mi? Asıl siz gerçeklikten uzak yaşıyorsunuz. İnsanlar yıllarca paranoyak olmakla suçlandı ama durum ortada. Dekolte rahatsızlık konusu oluyor, karışılmalı mı karışılmamalı mı diye soru açılabiliyor. 20 sene önce sözlükte böyle bir soru sorulur muydu? Bu site 20 yıldır var, silinen sorular da dahil hepsinin arşivi de vardır. Sorulmuş mu sorulmamış mı elimde olsa çıkartırım ben. Sorulmuşsa da ne cevaplar gelmiş ona da bakarım. Elbise giydi diye mezuniyete alınmadı küçücük çocuklar. Daha yeni oldu bu. Burada tatlı biri varsa o ben değilim ya.
Bir erkek olarak değişimin farkında olmayabilirsiniz. Ne güzel. Ben kadın olarak farkındayım. Karşınızdaki insanı tanımadan çok fazla yorum yapıyorsunuz ya. Karşıdakini tanımadığınız için de çok boş oluyor.
Farklı şeylerden bahsediyoruz. Babam da annem de sizin gibi insanlar. Sizin mantığınızda büyüdüm ben. Sizin mantığınızda da yaşıyorum hatta. Ama bu artık devam etmekte zorlanan bir şey. Bunu göremiyorsunuz. Gün geçtikçe eşinizin tarzı değişiyor. Bunu anlayamıyorsunuz.
Bu kadar tetiklenmenize gerek yok. Memur çocuğu bakış açısı bu. Çok tanıdık. Anlıyorum sizi yani. Ama memurluk kalmadı artık. Orta kesim bitti. Toplum değişti. Geriden mi geliyorsunuz birazcık?
0
mrvln
(13.07.24)
Pekala şimdi biraz daha iyi anladım o zaman şu soruyu sorayım size,

Biz sokakta büyüyen bir nesiliz. Tüm mahalle birbirini tanırdı.

Şu an millet bırakın sokağı, sitenin bahçesine bırakmaya çekiniyor.

Şimdi böyle bir gidişat yaşandı, kültürel bir dönüşüm dünyanın her yerinde oluyor diye...

"Hayır efendim buna bir dur demeliyiz, o yüzden ben çocuğumu sokağa bırakıyorum kimse de bana karışamaz, çocuğuma da karışamaz. Çocuk nerede isterse orada oynar. o kadar! Benim gibi yapmayan herkes de kötülüğe ortak oluyor!"

Tarzında bir çıkış mantıklı mı? Sonra zararı siz görmez misiniz? "Öyle düşünelim ve değişelim yani oh ne ala! Hayır kabul etmiyorum." E etme, sonuçlarına katlanırsın ve soyun tükenir yani. Bu arada uç örneklerden gidiyorum diye öyle dedim. Bir değişim varsa bunun sorunu da kaynağı da başkadır. İnsanlar ortama göre değişmek, dönüşmek zorundalar. Hayatta kalabilmek için. Bu iyiye kötüye gidiyor diye ayırmak saçma geliyor. Neye göre iyi kötü? Eğer hayatta kalmak için yapıyorsan ve başarıyorsan bence iyidir.

Yıllarca fethedilmişsin kültürün değişmiş, giyinişin değişmiş, dinin değişmiş engel olabilmiş mi toplum? olamamış. o yüzden bu tarz baş kaldırışlar çok masumane geliyor.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@mrvln ne anlatmaya çalıştığını gerçekten anlamadım? Taliban diyorsun, memur zihniyeti memurluk bitti falan diyorsun. Ne alaka ya? Soru sorulmuş, eşinin böyle böyle olmasını ister miydin diye, insanlar da cevap vermiş? Taliban ne alaka şimdi.
0
numlock
(13.07.24)
@oguz siz bana hiç masumane gelmiyorsunuz ama. şu an bu ülkede yaşıyorum, bir süre daha yaşayacağım. bu konuda direkt olarak beni ilgilendiren bir konu olduğu için fikrimi söylüyorum. sizin oralarda kadınların konuşması anladığım kadarıyla kolaylıkla baş kaldırış gibi görünebiliyor. bizim buralarda insanlar manasız bir şeye cevap verdiklerinde böyle triplere girmiyoruz. tekrar edeyim, baş kaldırış falan yok. sadece dışarıda tişört giydiği için kezzap atılan çocukların, şort giydiği için dövülen vatandaşların(erkeklerin de şiddet gördüğü çok fazla olay var) olduğu bir ortamda artık bu sorulardan sıkıldık. siz sıkılmamışsınız, sıkılmadığınız gibi bir anlam bulmuşsunuz, bulduğunuz anlamı da millete yedirmeye çalışıyorsunuz.
@numlock anlama zorunluluğun yok kuzu. yorma kendini.
insanların kıyafetleri hakkında yorum yapmamayı öğrenmeniz gerekiyor. bu kadar basit. ben yaşadığım yerde giyeceğim kıyafeti paşa gönlüme göre değil de hayatta kalmaya yönelik seçiyorsam, bu utanç verici bir şeydir ya. bak büle büle yapılacaktır diye üzerine üzerine gidilmez. farklı evrenlerde yaşıyoruz. kimin nerede yaşadığı umrumda değil bu arada. ben istediğim yerde ister açık ister kapalı giyinebildiğim gün rahat rahat tavsiye verebilirsiniz. o güne kadar burdayım. iyi günler.
0
mrvln
(13.07.24)
Yahu sana bişey diyen yok zaten? Soru belli, eşiniz/sevgiliniz denmiş, insanlar da cevap vermiş. Ondan sonrası o insanla eşi arasındadır, yargılayıp aklınızca aşağılama cürettini ancak internet sayesinde bulursunuz. Daha soruyu anlamadan etmeden hemen boş boş duyarlar, çığırtkanlıklar.

İnan soru şöyle olsa mesela "kadınların bu kadar açık giyinmesinden rahatsız olmuyor musunuz?". Cevabım "sana ne lan elalemden dangalak" olurdu.
0
numlock
(13.07.24)
@ numlock, beni fark ettiler, sen kaç arkeofili.com

te allahım aynen bizim oralarda öyle. aynen bizde kadınlar fikir beyan edince baş kaldırmış oluyor. kadın haklarını da hiç önemsemeyiz. kadının görüşüne saygımız yoktur. dışarı çıkarken de izin alırlar. biz çıkarken izin istemeyiz, bilgi veririz aaynen.

soruda rahatsız eder mi denmiş, sınır belirtmemiş. ortam belirtmemiş. bir ilişkide iki taraf da birbirine hoşlanmadığı huy, tavır, kıyafetleri söyleyebilir zorla dayatmadıkça.

bazen özgürlüğün şeyini çıkartıyorsunuz. hayvan haklarını savunayım dedim, içlerine girdim, öyle kafalar var ki içeride pişman oldum. köpek olup öyle yaşayıp insanları öldürmek isteyen var. kadın haklarını savunayım diyorum, içine girdikçe o kadar gerçek dünyadan kopuk fikirler çıkıyor ki kafayı yersin. biraz kafa kafaya verdiklerinde erkekler ölsün e kadar gidiyor konu.

bir kadın bir erkeğe "ya hayatım böyle dar şeyler giyme her yerin belli oluyor"

dediğinde ben hiç bir erkeğin "NE DIYOSUN SEN YA BENIM BEDENIM BENIM KARARIM", "BANA ANAM BABAM BİŞEY DEMİYOR SANA NE OLUYOR" dediğini hiç duymadım. bi sakin olun yani ne bu şiddet bu celal bizim ülke tüm kadınlarımızı menapoza soktu herhalde. barzo adamları ve tavırları savunmuyorum. ama tatlı tatlı bazen rahatsız edebilir demek de bir görüştür asıl siz saygı duymuyorsunuz o zaman derim.

Zaten aykırılık varsa rahatsız eder diyorum. yani hepimiz çıplaksak rahatsız etmez. ama herkes gündelik kıyafetler giymiştir, eşim özgür bir kadın olduğu için jartiyerle gelebilir canım ne olacak dememizi mi bekliyorsun anlamıyorum ki. bazen ortamına göre tatlı kıskançlıklar yapılabilir. böyle düşünüyorum diye yukarıdaki görsel canlanıyorsa kafanızda, diyecek bir şey yok. ben herkesin ağzının suyunu akarak baktığı bir ortama karımı o şekilde sokmak istemem. öyle bir ortama aykırı bir kıyafetle girip eşinizin bunu sorun etmediği ile övünüyorsanız aklıma pek hoş şeyler gelmiyor. Ha diyorsanız ki biz o kadar medeni bir ortamdayız ki her giydiğim kıyafet kaldırır. E o zaman zaten sorun yok ki. Ben de hiç yorum yapmam ne güzel geliyorsa giysin eşim.

yani başka bir x şehrinde herkes normal karşılıyordur, beni de rahatsız etmez.

bu arada babam da bazen benim kıyafetime yorum yapar ben de ona yapabilirim yani. ne büyüttünüz olayı ya. dikkat edersin, önemsersin önemsemezsin o ayrı konu. kadın olarak ne giydiğimize karışamaz kimse diyorsunuz da erkeğin fikir beyan etme özgürlüğünü neden elinden alıyorsunuz. erkeğin de bozulma veya beğenmeme lüksü var o zaman. Çok rahatsız ederse ayrılırsın başka bir eş bulursun.

Edit: bi ara zeynep bastık birinin kucağına oturmuştu fotoğraf çekinmişti sanırım. eşi de ne var canım olur böyle şeyler gibi bir şey demişti. sonra ayrıldılar.

kadınların kimin kucağına oturacağına karışmamalıyız helal olsun adama. özgürlük böyle bir şey çünkü
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@numlock son cevabınızı beğendim. bu soru için de doğru bir cevap. ne diyelim.. inşallah bir gün..
@oguz koyduğunuz resme çok güldüm. cevabınız da paylaştığınız görseli anlamlandırma ve yaşatma konusunda baya açıklayacı olmuş. sadece bana söyleyecek bir şey bırakmamışsınız bi tık ona kırıldım.
0
mrvln
(13.07.24)
(15)

daha ilk notasından modunuzu düşüren şarkılar?

m e b
selamlar.daha ilk notasından modunuzu aniden düşüren bir yerli bir yabancı şarkı önerebilir misiniz rica etsem?sadece örnek vermek gerekirse:-sezen aksu - hasret.-gary jules - mad world.
selamlar.

daha ilk notasından modunuzu aniden düşüren bir yerli bir yabancı şarkı önerebilir misiniz rica etsem?

sadece örnek vermek gerekirse:

-sezen aksu - hasret.
-gary jules - mad world.
0
m e b
(12.07.24)
Efkan Şeşen - Vay gelin www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(12.07.24)
grup alzaymır - beni unutma
www.dailymotion.com

+ bu grubun neredeyse tüm şarkıları
0
biseysorcaktim
(12.07.24)
static - no clear mind

zafer peker - sensiz sabah olmuyor
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.07.24)
-sezen aksu - perisanim simdi


Mod dusurmek demiyelim ona da, duydugun anda duyguyu hissettiren diyeyim.
0
wallcan
(12.07.24)
Alice in chains - nutshell
youtu.be
0
grimavi
(12.07.24)
Radiohead - Karma Police
0
michael_knight
(12.07.24)
Mirket
(12.07.24)
michael_knight
(12.07.24)
East Hastings- GYBE
open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(12.07.24)
Farklı janralardan örnekler verecek olursam:

Pentagram - it's dawn again
Great Lake Swimmers- I Could Be Nothing
Ahmet Kaya'nın tabii ki nerdeyse tüm şarkıları ama özellikle hep sonradan

John Grant- Marz
Alan Parsons Project- Old and Wise
Metallica- Turn The Page cover
Göksel- Gidelim Buralardan cover
Depeche Mode- Wrong
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.07.24)
feyruz - wa habibi
www.youtube.com
0
patronaj1
(12.07.24)
King Crimson - Epitaph
Scorpions - Still loving you
Johnny Cash - Hurt
Cem Karaca - Çok yorgunum, Bu son olsun, Bekle beni (Türkçe sadece Cem Karaca'yla dertleniyorum galiba evet.)
0
kobuzchu kiz
(12.07.24)
gabe h coud
(12.07.24)
Anathema’nın tüm müzikleri
0
olaylar olaylar
(12.07.24)
(4)

Pişmanlık hissi ne zaman biter?

pembediken
Yapılmış şeylerin pişmanlığı.
Yapılmış şeylerin pişmanlığı.
0
pembediken
(11.07.24)
Kendini affedince biter. Güzel adamım güzel, Allah övmüş de yaratmış dediğinde.

youtu.be
youtu.be
0
gabe h coud
(11.07.24)
seni sen yapan şeyler sadece iyi yaptıkların değil ki. geçmişteki hatalarının da büyük bir payı var. giderek değişiyoruz, gelişiyoruz, öğreniyoruz. o yüzden onlarla barışıp kabul ettiğinde bitebilir pişmanlık hissi.
0
ananiyimioguz
(11.07.24)
Pişmanlığın ne olduğuna bağlı.

Mesela; uzun bir aradan sonra dün başlayan ve bugün biten keşke hiç başlamasaydı diye düşündüğüm iletişim daha doğrusu iletişimsizlik için ömür boyu pişman olarak kalacağım.
0
rock n roll
(11.07.24)
Ne yaptığına ve bilinçli yapıp yapmadığına bağlı.
0
muhayyer divan
(11.07.24)
(12)

Dikey Supurge Sahipleri

bay b
evde isa'dan kalma bir supurge var artik yenisini almam lazim, bekar erkegim. ev 3+1 orta halli cok buyuk sayilmaz.supurgelere bakarken dikeyler de dikkatimi cekti ama tek basina yeterli olur mu emin olamadim, yani standart supurge yerine bundan alsam tak tak evi de supurebilir miyim? bu sanki kenar
evde isa'dan kalma bir supurge var artik yenisini almam lazim, bekar erkegim. ev 3+1 orta halli cok buyuk sayilmaz.

supurgelere bakarken dikeyler de dikkatimi cekti ama tek basina yeterli olur mu emin olamadim, yani standart supurge yerine bundan alsam tak tak evi de supurebilir miyim? bu sanki kenarda duruyormus da ufak bir sey dokulunce falan aman sunla alalim diye girgir gibi kullaniliyormus gibi geliyor.

tavsiyesi olan varsa onu da yazabilir bu arada, dyson haric.
0
bay b
(11.07.24)
Bende Fakir dikey süpürgesi var. Fena sayılmaz. Az yer kaplaması çok hoşuma gidiyor. Kablosuz olanlara bakın derim.
0
stejerners
(11.07.24)
Dyson hariç dediğiniz için tavsiye olarak yazmıyorum ama bizde Dyson var ve 4+1 eve tek başına yetiyor. Muadili Philips ya da Xiaomi bilmiyorum onlar da yetecektir evi süpürmeye.
0
pispinti
(11.07.24)
dyson yetiyor.
ama mesela inşaat temizliği gibi kaba temizlik için klasik kablolu süpürge lazım.
0
nuisance2
(11.07.24)
dyson var, 3+1'e yetiyor.
0
65 derece
(11.07.24)
2+1 evde Xiaomi G11 kullanıyorum. 2 yıl kadar önce almıştım. Düzenli temizlik yapınca şarjı gidiyor. Hatta kolay olduğu için bazen şurayı da bir alayım ya hemen diye temizliğe de teşvik ediyor.
0
peki madem
(11.07.24)
bekar erkeğin her kullanım sonrası dyson içini boşaltaccağını ve onun videolarda gösterilen detay temizliğini yapacağını düşünüyorsanız alın yoksa eski usul torbalı devam
0
eja
(11.07.24)
Dyson v6, grundig ve philips xc bilmemne dikey süpürgelerini kullanıyoruz. Evde işte yazlıkta.

Hepsi yetiyor 2,3,4+1 fark etmeksizin.

Ben dikey süpürgeye 2013 yılında geçtim.

Kablodan kurtulduğum güne şükürler olsun.
0
ananiyimioguz
(11.07.24)
@eja eski usul devam da torbali da olmasin artik ya haha
0
🌸bay b
(11.07.24)
philips dyson dan daha zahmetsiz temizleniyor bu ara

hatta tüm hepsinden diyebilirim.

www.youtube.com

ben silmiyorum bile elime alıp çöpe gidiyorum kapağını boşatıp geri geliyorum.

diğer makinalardaki gibi hızlı boşaltma + haznenin komple çıkartılıp detaylı temizlenmesi gibi bir durum yok. tek parça, tek haraket.
0
ananiyimioguz
(11.07.24)
Dikey süpürge almıştım ama iade edip kablolu aldım. Dikey daha avantajlı gibi görünüyor. Mesela; fazla yer kaplamıyor, kablosu olmadığı için daha rahat hareket ettiriyorsun. Ama dikey süpürge kablosuzsa şarjı çabuk bitiyor, tekrar şarj olması için satlerce beklemen lazım. Elin hızlıysa ve derin temizlik yapmiyorsan halıları kaldirmiyorsan dikey şarjlı alabilirsin
0
rock n roll
(11.07.24)
@ rock n roll, hocam 1 temizlikte dikey süpürgenin şarjını nasıl bitirebiliyorsun ben düşük modda 3+1 evi 2 kere süpürüyorum yine de %20 kalıyor.

Orta modda süpürünce ilk süpürüşten sonra %40 kalıyor.

Turbo modda komple süpürmedim ama sanırım hızlı olursan ucu ucuna yeter ama zaten kimse en güçlü modda kullanmıyor ki gereksiz. Dönen başlıkları olduğu için en düşük mod bile yetiyor.
0
ananiyimioguz
(11.07.24)
Dikey dyson var ama süpürürken motoru da taşıdığın için uzun süre süpürmede kolum kopuyor. Bence tüm ev temizliğinde eski tipler daha kullanışlı. Dikeyler bi şey döküldüğünde falan pratik.
0
merhum
(11.07.24)
(8)

Rahat çalışan insan yurt dışında iş bulabilir mi?

ananiyimioguz
Ben rahatlıktan bırakın yurt dışını yurt içinde bile iş değiştirmiyorum.Çünkü remote yani, kimse sıkı takipte de değil.Her sabah 9da toplantımız varsa 8.55te uyaniyorum.Toplanti bitince bazen yine uyukluyorum ya da kahvalti hazirliyorum yiyorum derken 10 11 gibi işe başlıyorum.Bazen 4e 5e kadar sıkı
Ben rahatlıktan bırakın yurt dışını yurt içinde bile iş değiştirmiyorum.

Çünkü remote yani, kimse sıkı takipte de değil.

Her sabah 9da toplantımız varsa 8.55te uyaniyorum.

Toplanti bitince bazen yine uyukluyorum ya da kahvalti hazirliyorum yiyorum derken 10 11 gibi işe başlıyorum.

Bazen 4e 5e kadar sıkı çalışıyorum, bazen de gunluk ev işlerim veya dışarı işlerim oluyor onları yapıp geliyorum akşam devam ediyorum.

Bazen o gün hiç çalışmıyorum sabaha karşı 5te uyanıyorum 9a kadar tüm işleri hallediyorum. Maksat planlanan işlerin bitmesi yani. Bittikten sonra ne yaptığını çok önemsemiyorlar. Ama kimi şirket sıkı takip yazılımları kullanıyorlar.

Sonuçta yani kontrol bende, muhatap olduğum insanlar az. Ekibim iyi, gayet herkes birbiriyle guzel anlasiyor. Birisinin isi oluyor cikiyor 2 saat yokum idare eder misiniz diyor ediyoruz falan.

Şirket imkanlari, özel sağlık falan da kapsamlı.

Sadece maaşlar çok iyi değil. Yine de elime 40-50 geçiyor. Temmuzdan sonra 50-60 olur ama yine az.

Ben hayatimi işe adamayi seven bir insan degilim. Zaman akip gidiyor. Eşimle gezmem lazım, hobilerimle ilgilenmem lazim, filmimi izleyip oyunumu oynamam lazım.

Yoksa bazi arkadaslarim var esek gibi calisip benim 2 katim kazanabiliyor.

Sektörüm yazılım oldugu için biraz sınır kendinizsiniz.

Yurt disina gidenler de 3 4 katım kazanabiliyor. Fakat ben bu rahatlıkla yurt dışında tutunabilecegimi düşünmüyorum.

Yani "gidersen it gibi calisman lazim orada rahat adama kimse para vermez" diyor musunuz yoksa 5000 euro degil de 3000 euro kazanayim ama az işim olsun... diyebilecegimiz sirketler var mı?

Normalde avrupanin düzenini ve refahini seviyorum. Burada cocuk falan da dusunemiyoruz belki orada düşünürüz. Dili ilerletip zorlasam mı diyorum ama bu rahatligi bulamam diye motivasyonum yok.

Bir de havasını sevmiyorum ama olsun düzen ve refah daha önemli tabi.
0
ananiyimioguz
(09.07.24)
dostum bize yansittiklarin anlattiklarin isiginda senin esinle yurtdisina gitmen kabus olur. bekar olsaydin neyse de senin esinin sebat edip beraber yurtdisinda tutunabilme ihtimaliniz sifir. esin asiri savurgan ve materyalist ve bu formulun avrupada tutma ihtimali yok.

senin calisma motivasyonunun vs dusuk olmasindan ote esas sorun bu bence.
0
hot potato
(09.07.24)
@ hot patato, eşim benden daha disiplinlidir ya yapar yurtdisinda da..

Savurgan oldugunu düşünmüyorum. İşine de harcar yatırımını da yapar ama parası hemen bitmedigi için kendinde harcamayı ya da harcamamı normal görmek istiyor.

Yoksa yani millet 100 bine düğün yaparken biz 10bin e yaptik. Millete 300 500 altin takılıyorken bize 50-100 takıldı. Milletin evi hazır eşyası hazır iken biz kiralık ev ve 2.el eşyalar ile takılıyoruz. Evimiz şehirdeki en ucuz kiraların olduğu semtlerden birinde.

Yani göründüğü kadar önemsedigini düşünmüyorum öyle şeyleri.

Avrupada daha cok kazanirsak daha guzel harcasin işte. Ben de harcarim oyle olunca.
0
🌸ananiyimioguz
(09.07.24)
İsveçten bildiriyorum. Bu anlattığın çalışma şartları buranın normal çalışma şartları.
Full remote değil benim şirketim. Full remote olanlar da var, yarı yarıya olanlarda. Herkes kendini kontrol ediyor. işini yapıyosan kimse yapiyosun demez. İşin varsa ooo atar çıkarsın, kimse neredesin demez. Müsait olunca tamamlarsın ya da saatlik izinler var onlardan girersin falan.
Kesinlikle çalışkan insanlar değiller avrupalılar. İsveçliler hiç çalışkan da olmamışlar zaten. Sonları pek iyi değil bence.
Çocuk işi falan da rahat. Zaten ebeveynlik izni anne baba toplam 480 iş günü. Çocuk 8 yasına gelene kadar kullanılıyo. Kreş, okul falan her şey bedava.
Bence senin aradığın şey avrupa
0
zimbirik
(09.07.24)
Buradaki ev kira, eşyalar ikinci else bence bir çıkın deneyin. Hanımın memuriyetinin yanma durumu yoksa ya da dönerseniz iş bulmakta zorlanmayacaksa. Sen her türlü her yerde iş bulursun. Ya da full yerleşmeden önce yabancı şirketlerle freelance çalışabilirsin buradan. Çalışma stillerini, sana uyup uymadığını görmek için.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
yurt dışında iş bulabilir mi? sorusunun cevabı çalışma iznine bağlı. çalışma iznin yoksa iş başvurusu yapamazsın. türkler nedense uçağa atlayıp göç edilebileceğini sanıyor.
0
ferenc
(09.07.24)
Hollanda'dan bildiriyorum. Calisma sartlari cok yogun degil bence. Her yerde oldugu gibi burada da sorsan tabii ki herkes cok yogun, bazilari icin de gercekten oyledir. Neyse normal bir tempo olmasi beklenen durum.

Normalden eksik calismak expatlar icin nasil olur bilmiyorum, 32 saat calismak yani bir gun eksik calismak talep edilebiliyor, cogu yerde normal karsilaniyor. 32 saatten az olmaz sanirim size calisma izni falan alacaklari icin. Tabii maas da bu eksik calismaya gore hesaplaniyor, bence isveren icin de harika birsey, sonucta benzer is yapiliyor sadece bir gunluk yokluk var, odenen para %20 dusuyor.
0
mbond
(09.07.24)
otur oturdugun yerde keyfin yerinde boşver.
0
sizofren06
(10.07.24)
hollanda’da yazilimciyim, senin yazdigindan daha rahatim. biraz kisinin kendisiyle de alkali bir sey. islerini cogunlukla yetistiriyorsan, ilk etapta isi de bulabiliyorsan istedigin gibi takilabilirsin.
0
lemmiwinks
(10.07.24)
(16)

bu mertebeye ulaşmak için ne yapmak gerekiyor?

kibritsuyu
daha doğrusu bu anlatacağım mertebede bir arkadaş olabilmek için ne olması lazım?doğumgünüm oluyor. arkadaşlarım arıyor, mesaj atıyor, doğumgünümü kutluyor. unutulmuyorum, hatırlıyorlar sağolsunlar. yaza denk geldiği için yazlıktaysam yazlık arkadaşlarım geliyorlar, yüzyüze kutluyorlar, sağolsun mut
daha doğrusu bu anlatacağım mertebede bir arkadaş olabilmek için ne olması lazım?

doğumgünüm oluyor. arkadaşlarım arıyor, mesaj atıyor, doğumgünümü kutluyor. unutulmuyorum, hatırlıyorlar sağolsunlar. yaza denk geldiği için yazlıktaysam yazlık arkadaşlarım geliyorlar, yüzyüze kutluyorlar, sağolsun mutlu ediyorlar. burada kadar sorun yok.

ama instagram'a bakıyorum mesela. bazı arkadaşlarım, doğumgünü olan arkadaşıyla birlikte fotoğraflarını story yapıp "iyi ki doğrun iyi ki varsın" tarzı paylaşımlar yapıyorlar. hatta gün sonunda doğumgünü sahibi bunları kendi story'sine ekliyor falan.

bana hiç böyle şeyler yapan olmuyor. yani beni telefonla arayan yakın arkadaşım bana böyle bir şey yapmıyor, ama başka arkadaşına yapıyor. benim birlikte fotoğrafı paylaşılıp cümle aleme "bak bu benim canım arkadaşım, doğumgününü herkese ilan ederek kutluyorum" şeklinde paylaşılmak için nasıl bir arkadaş olmam lazım?

genellikle kadınlar kadınlara yapıyor gibi. ama hayır, beni arayıp kutlayan yakın kadın arkadaşım, kadın arkadaşlarına da yapıyor, erkek arkadaşlarına da yapıyor. yani yakınlık derecelerini bilmemekle birlikte çocukluktan beri neler neler neler yaşadığım 35 yıllık arkadaşımın beni paylaşmayıp belki benden daha az görüştüğü üniversite arkadaşını paylaşmasının nedeni ne olabilir?

yani benim neyim eksik olabilir? kötü arkadaş mıyım, soğuk muyum, uzak mıyım, gıcık mıyım, götveren miyim, ne olabilirim?

yani bana öyle bir şey söyleyin ki "bunun başına gelmesi için arkadaşlarınla şöyle şöyle olman lazım" falan diyin ki bileyim kendimi. zira hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım. şimdi yazarken düşünmesi bile heyecanlandırdı.
0
kibritsuyu
(09.07.24)
İnstagram'da çok story, post paylaşmıyorsan rahatsız olacağını düşünmüşlerdir.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Bu taraklarda bezin yoksa olur öyle. En basitinden sen kimseye bunu yapmıyorsan sana da yapmazlar. Ya da sosyal medya kullanımı vs konularında ketumsan hoşuna gitmeyeceğini düşünebilirler.
0
Bruce
(09.07.24)
Arkadaşlarının doğum günlerini hikayede kutlayan ve kutlanan doğum gününü hikayelerinde paylaşanların %99,99'u kadın. O kutlanılan kişiler de aynı şekilde başkalarının doğum günlerini böyle kutluyorlar. Onlar için bir düzen haline gelmiş. Bu kişiler genelde sık sık hikaye paylaşan kişiler tabii.
0
nawar
(09.07.24)
bu mevzuyu ben de daha onceden dusundum. ulastigim sonuc su:
bazi civiklar, bu tarz seyleri dillendirmeyi seviyor. bu tiplerin iliskileri de daha vicik vicik oluyor, sonra bir anda sona erebiliyor.

bizim gibi insanlar ise stabil, ongorulebilir. ben vicik vicik degilim, dolayisiyla etrafimdaki civiklar da bana pek bulasmiyor. ama arkadasliklarimi bitirdigim cok cok nadirdir, cok buyuk bir kazik yersem belki.

gereksiz dogumgunu mesajlarinin onune gecmek icin ben dogumgunumu heryerden kaldirdim, cok cok mecbur kalmadikca kimseninkini de kutlamiyorum. bos isler..
0
cooperr
(09.07.24)
sen arkadaşlarına yaparsan onlar da sana yapmaya başlar, senin yaptığını gören başka arkadaşlarında senin gününde sana yapmaya başlar, bu bir döngü.
0
noxie
(09.07.24)
taktik vereyim kullanırsın; telefonunu çekmeceye koyuyorsun kapatıp.

gidiyorsun yanlarına. 1-2 kişi en sevdiklerine yapıyosun bu taktiği de.

çok tatlı/yakışıklı olmuşsun falan. hadi resim çekilelim. çekiliyosun. sonra da onlar gitmeye yakın diyosun ki ya fotoğrafları da alamadım tel şarjı yok, story atın beni de etiketlersiniz anı kalır hem napalım böyle olsun diyorsun. sonra da ilk buluşmada ‘ya benim hoşuma gitti bu story işi, ne güzel anı kalıyor falan dersin. onlar da aa bunu sevdi hep yapalım moduna girerler.

atmayanlar seninle görünmek istemiyorsa şutungen bile yapılır :d

bol şans.
0
baldan kaymak
(09.07.24)
dün doğum günümdü benim, bir hafta geç yazdırdıkları ve o gün de artık resmi tatil olduğu için benim doğum günüm resmen duyurulmuyor, milletin doğum gününü herkes odasına gelip kutlarken benim doğum günümü bilen sadece 4 yakın arkadaşım kutladı iş yerinden mesela. özellikle söylemedim söylemek istemiyorum.

sanırım bu ben de travma çünkü doğum günüm yaza geldiği için okul arkadaşlarımdan sadece en yakınları arayıp kutlardı o kadar. ben bir kıza lisede başarı bursumdan ayırıp para vermiştim hediyesi için 10 kişi para verdi biz 3 enayi arkadaş para verdik sonra onlardan alırız diye, diğerleri de vermedi. kıza hediyesini verdik hediyeyi aldı sarılmadı bile bastı gitti yanımızdan. böyle böyle çok olay var.

bu yüzden sadece ailemin arkadaşlarımın kutlamasını çok önemserim, instagramdan falan kimseyi paylaşmam doğum günü için, bunları biraz da şov olarak görüyorum.
0
Hallegadola
(09.07.24)
- Instagram' da çok aktif değilseniz yapmıyor olabilirler.
- Siz onlara yapıyor musunuz? Büyük ihtimalle hayır, siz yapsanız onlar da yapar gibi geldi.
0
kumandanim
(09.07.24)
Benim en yakınlarım doğumgünlerini unursamıyor mesela. Bir yıl unutulur, bir yıl kutlanır kimse kimseye alınmaz.

Ama doğumgünlerini umursayıp büyük olay gören daha az yakın olduğum insanlar da var. Onlar unutursa alınırım.

Biraz ilişkilerin dinamiğiyle alakalı bu bence. Birisi önemli gördüğü bir şeyi sizin özelinizde önemsemiyorsa bu kötü. Ancak zaten aranızda böyle bir şey yoksa bu iyi ya da kötü değil.

Burda da talep eden taraf olarak iş size düşüyor. Siz önemsiyorsanız önemsediğinizi belli etmelisiniz.
0
akhenaten
(09.07.24)
Ne istediğini dile getiren bir arkadaş olman yeterli olacaktır. Ya böyle videolar görüyorum, çok hoşuma gidiyor, böyle bir sürpriz beni de çok mutlu ederdi vb ben dili ile kendini ifade edersen seneye alırsın videonu. Kim olduğundan ziyade ne istediğin ne sevdiğin ve bunu ne nasıl duyurduğun ile ilgili olay.
0
hasmetizm 2046
(09.07.24)
siz yapmadığınız için yapmıyorlardır. Siz yakınlarınızın doğum gününü storyden kutlarsanız onlar da sizinkini kutlar genelde.
0
alaimisema
(09.07.24)
sen yaparsan sana da yaparlar.
Çok üzerine düşünülecek bir konu değil.
0
michael_knight
(09.07.24)
Ben bunu yaparlar diye korkuyorum mesela. Niye? Çünkü onlar yapınca alıntılayıp siz de paylaşmak zorundasınız nezaketen. Öyle olunca da sadece paylaşımda gördüğü için yazan bir sürü samimiyetsiz kutlama oluyor. Beni birinin arayp hatta yanıma gelip kutlaması hepsinden daha kıymetli.

Sebebine gelince ben de diğer 15655 cevap gibi düşünüyorum. Sizin bu tarzı sevmediğinizi düşünüyor olabilirler ki ben daha hiçbir erkek arkadaşımın bu şekilde kutlandığını da görmedim. Zaten çok aşko kuşko kızlar bunu yapar.
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
Aşırı keko bi haraket bence bu arada. Bazen kardeşler kuzenler birbirine yapıyor veya belli bir gurup arkadaş kendi aralarında döndürüyorlar, bana böyle salavat zinciri gibi geliyor.

Kesin biri başlatmıştır o yapınca o da yapmıştır sonra adet olmuştur.

Bana biraz sululuk gibi geliyor mesela ben böyle bir şeye özenmem. Beni bilen arkadaşlarım da bana böyle bir şey yapmaz. Ha olur da ben birine yaparım, o da bana yapar herhalde.

Bu tarz şeyleri arkadaşlarını pazarlamak için yapan da var bu arada. Hani yalnızsa biri sorsun da tanıştırırım belki diyen.
0
ananiyimioguz
(09.07.24)
Ben de yaz doğumluyum ama aklına gelip de arayan veya mesaj çeken insan sayısı 3 bile olmuyor bazen. Geçmiş yıllarda kimsenin aklına gelmediğimi bilirim.

Bence bahsettiğin durumlarda biraz menfaat düşüncesi ya da beklentisi rol oynuyor. Onu vurgulayayım ki benim şuyumu unutmasın, onu ön plana çıkarayım ki o da aynısını bana yapsın gibi.

Benim böyle davalarım yok. Unutulmak gerçekten yaralıyor ama karşılık olarak ben de onları unutuyorum, yalnızlaşmaya giden süreç zaten böyle işliyor.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
Yani bu yaşadığın şey sana ait bir eksiklik veya yanlışlık değil. Menfaat dünyası bana göre.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
(2)

laptop monitor adaptör

logisticsmanager
Sirkette eskimis ekranlar vardi. Birini aldım.Yalniz laptop ile arasında input out of range diyor.Sebebi de laptopta displayport yok, ekranda da hdmi yok. Vga ile bagladim arada adaptör ama o da bu sorunu yaptı.Benim ne adaptör almam lazım ki bu cozulsun? It dediğine göre displayport ile denemis sor
Sirkette eskimis ekranlar vardi. Birini aldım.
Yalniz laptop ile arasında input out of range diyor.
Sebebi de laptopta displayport yok, ekranda da hdmi yok. Vga ile bagladim arada adaptör ama o da bu sorunu yaptı.

Benim ne adaptör almam lazım ki bu cozulsun? It dediğine göre displayport ile denemis sorun olmamis.
Ek usbcler de var. Gördüm ki onlarla da oluyormus.

Iki seçenek;
Usbc to displayport mu? (Yani input usbc output displayport)
Yoksa hdmi to displayport (input hdmi output displayport)
0
logisticsmanager
(08.07.24)
ananiyimioguz
(08.07.24)
Ben monitörümden 144 hz alabilmek için bilgisayardaki usb-c'den monitördeki display port'a kablo aldım öyle kullanıyorum.

HDMI'dan veri aktarımı düşük hızda oluyor dp'ye göre.
0
chicha_v2
(08.07.24)
(25)

icimi dokmeye geldim

make a wish
ben kadin kisisiyim, 3 ay once bi adamla cok kisa bir flort donemim oldu (2 hafta). bizim flort doneminde bir dogum gunu partisinde cok yakin bir kadin arkadasinin dizine yattigini ve el ele tutustuklarini gorunce icime bir kurt dustu. iliskiler o kadar boka sarmis durumda ki, "ben flort ediyoruz za
ben kadin kisisiyim, 3 ay once bi adamla cok kisa bir flort donemim oldu (2 hafta). bizim flort doneminde bir dogum gunu partisinde cok yakin bir kadin arkadasinin dizine yattigini ve el ele tutustuklarini gorunce icime bir kurt dustu. iliskiler o kadar boka sarmis durumda ki, "ben flort ediyoruz zannederken adam beni fuckbuddy olarak mi goruyor acaba, bunlar friends with benefits olabilir mi" sorulari beynimi kemirmeye basladi ve dayanamayip kendisine sordum. bana verdigi cevap ozetle "ben arkadaslarimla fiziksel olarak yakin olmayi seviyorum, kimsenin beni bu konuda kisitlamaya calismasina tahammul edemem, senin bunu sorman beni rahatsiz etti, kiskanclik yapabilecek biri oldugunu dusunmeye basladim" vs. bu konusmadan 3 gun sonra, ben kendisine karsi asiri yukselmisken (ya da beni asiri yukseltmisken diyelim), bir anda tepeden asagi birakti; once birkac gun ghostladi, sonra ben ne oldugunu anlamak icin konusmak isteyince bana o klasik "sorun sende degil bende, su anda ciddi bir iliski istemiyorum, sen belli ki benden cok hoslaniyorsun, ben seni uzmek istemem, arkadas kalalim" konusmasini yapti.

ben son 3 ayi yasadigim bu hayal kirikligini atlatmaya calisarak gecirdim. bazi donemler gunlerce evden cikmayarak kendime gelmeye calistim, bazi donemler gunlerce partileyerek kafami dagitmaya calistim. kisacasi iyilesmek icin her seyi denedim. (bu donemde kafa karistirici bir sekilde benimle hala ilgilendigini dusundurecek bir suru davranisi oldu, biraz da o yuzden bir turlu toparlanamadim, iki ileri bir geri...)

gecen hafta sonu ortak bir arkadasimizin evine davetliydik ve orada baska "cok yakin bir arkadasiyla" sarmas dolas oturduklarini gordum. normalde de birbirlerinin kucagina oturmaya varacak kadar yakin fiziksel temasa girdikleri icin hemen emin olamadim ama sonra opustuklerini tesadufen gordum maalesef. 2 yillik bu "cok yakin arkadasi"yla, bana iliski istemiyorum dedikten 3 ay sonra sevgili oldular. her gun baska bir kadinla gorsem canim bu kadar yanmazdi.

iyiyim, bir sorun yok gibi davranmaya calisiyorum ama iyi degilim. bir suru ortak arkadasimiz ve haftada 2 gun gorusmemize yol acan ortak noktalarimiz var. onu hayatimdan cikarmak, sevdigim baska bazi seyleri de cikarmak anlamina geliyor (hatta sosyal hayatimin yarisindan vazgecmek anlamina geliyor). ama gozlerimin onunde birbirlerini seviyorlar :p ve bu bana cok agir geliyor.

civi civiyi soker deyip kendimi baska birinin kollarina mi atsam, eve kapanip kafayi mi resetlesem, daglara cikip bacaklarimda derman kalmayana kadar yurusem mi, anneme gidip dizine mi yatsam napsam bilemiyorum. bi aglasam rahatliycam belki ama aglayamiyorum, tek hissettigim ofke.
okudugunuz icin tesekkurler.
0
make a wish
(08.07.24)
çivi çiviyi söker...

geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(08.07.24)
Sana üç ay eziyet etmiş, o kıza iki yol eziyet ettikten sonra -belki- sevgili olmuştur. Bu model böyle. Ya iki senelik kızın yerinde olsaydın?
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Bence bir şükür namazı kıl.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Adam hikaye anlatmis. Boyle pozlar yaparak skor yapma pesindedir. Ozguvenli, sert erkek tripleri yapmis. Annene git en iyisi.
0
mbond
(08.07.24)
Yaş kaç?

Ortak noktaları sal. Yeni ortak olmayan noktalar bulursun. Görme onları.

Çivi çiviyi söker +7
0
abuzer
(08.07.24)
Böyle insanlari nerede buluyor ve nasıl böyle hikaye anlatacak kadar vakit ayırıyorsunuz merak ediyorum.

Tencere kapak ilişkisi gibi geldi bana. Ayrıca ghotmost da ne hala anlamıyorum böyle anlatılan ilişkileri de samimi bulmuyorum.
0
pavlis
(08.07.24)
@pavlis ghostmost ne umarim hic anlamak zorunda kalmazsiniz.
0
🌸make a wish
(08.07.24)
Kimin bizde nereye temas edeceğini bilemeyiz. Bu üç ayda da olur, bir günde de. Biz yanındayız bacım. En doğru şekilde, kendin hakkında bir şeyler öğrenerek çıkacaksın bu süreçten.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
adamı ve diğer kadını boşverin. kendinize dönüp neden böyle kaçıngan, çelişkili ve lakayt davranan birine alan açıyorsunuz, sizin iç dünyanızda bu hangi duygularınıza/isteklerinize/zaaflarınıza/ihtiyaçlarınıza karşılık geliyor, bunun üstünde kafa yorun. sonra bulduğunuz yanıtların üzerinde çalışın, değiştirin, dönüştürün, iyileştirin. yoksa bu adam gider diğeri gelir ve siz hala böyle kaçıngan bağlanma şeması olan kişilere emek harcamaya devam edersiniz.

ezcümle, burda özne adam değil, sizsiniz. adam gayet net kendi duruşunu ortaya koymuş çünkü birkaç hafta gibi kısa bir sürede.
0
Phoebe
(08.07.24)
2 haftalık bir flört için nasıl bu kadar ağır travma yaşıyorsun ki? belli ki adam orası burası oynayan, kaypak bir tip. seni de fuckbuddy (fuckbody değil) görmüş muhtemelen. böylelerini nasıl buluyorsunuz hayret ediyorum doğrusu.

neyse, çivi çiviyi söker diyip de başkasının kollarına atlamaya çalışırsan daha ağır depresyon geçirebilirsin. sosyal ilişkilerini ayarlamaya çalışacaksın. ayrıca ısrarla o adamla görüşmeye çalışan arkadaşlarını da hayatından yavaştan çıkarmaya çalışsan iyi edersin.
0
false pretension
(08.07.24)
Ben yazınca tiklenmiyor başkaları aynısını yazınca özelden el ayak opuluyor(hissediyorum). Öyle olsun.
0
pavlis
(08.07.24)
@false pretension duzelttim, tesekkur ederim.
0
🌸make a wish
(08.07.24)
@pavlis tamam hadi tikledim :) ama yorumunuzu gereksiz agresif buldugumu belirteyim
0
🌸make a wish
(08.07.24)
Gerçeklerin acılığı daha doğru olur
0
pavlis
(08.07.24)
Prim vermeyin şöyle adamlara ya. Her yer böyle adamların umut verdiği sonra da onları unutamayan kadınlarla dolu. İçten içe sinirlisiniz ama aklınız onlarda kalıyor.

Evrimsel bir şey maalesef. Başka insanlar (mümkünse daha düzgün, ne yaptığını ne istediğini bilen, tek eşli) bulun onlarla vakit geçirin.

Elin doyumsuzu ile ne uğraşıyorsunuz. Sizin bir şeyinizi beğenmemiştir sadece yanında tutuyordur. Sorsanız ilişki istemezler her haltı yerler ama daha iyi bir seçenek olduğunda da ilişkiye başlarlar.

O yüzden (yaaa kızım ben ilişki insanı değilim üzerim) lafları biraz "yersen"
0
ananiyimioguz
(08.07.24)
Valla bana kızacaksınız ama siz kadınlar böyle yavşak piç adamlara nasıl aşık oluyorsunuz anlamıyorum. Adam senle 2 hafta takılmış sonra başka bir kadının dizine yatmış, el ele tutuşmuş sonra ondan sıkılmış 2 yıllık yakın arkadaş dediği kadınla sevgili olmuş. Adam piçin teki işte skor peşinde seninle sevgili olsaydı seni basbaya aldatacakmış başka kadınlarla.
0
komando kani var bende
(08.07.24)
Bu arada Güllü dinle, ağla boşver. Ayıbı yok.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Doğrudan cevap vereyim adam seni manipüle edip kullanmaya çalışmış kafalayamayınca da yol vermiş

Üç ayda bu kadar bağlanıp hayat tarzlarınız ve ilişkilere bakışınız bambaşka, bu kadar üzülmen onunla birlikte kafanda kurguladığın ideal gelecek ve duygusal ihtiyaçların yüzünden

Birbirimize apaçık uygun değildik, bu üzülmem niye diye sorup hayata devam et, kendine uygun bir sonraki kişiyi daha erken bulma imkanın oldu artık
0
grimavi
(08.07.24)
@komando kani var bende hayir ya neden kizayim, gereksiz agresyonu bile tolere etmisim :) hemen aciklayayim yavsak adamlara neden prim veriyoruz. birinci sebep: bilmiyoruz arkadaslar adamin yavsak oldugunu? 2 haftada kim kimi ne kadar taniyabilir? hoslandigimiz bir adama iyi gitmesini umarak onu tanimak icin sans veriyoruz, iyi gitmiyor. bunun sucu da mi bizde? ikinci sebep: yavsaklarda biraz seytan tuyu oluyor galiba.
0
🌸make a wish
(08.07.24)
Şeytan tüyü mü? ağzı çok mu laf yapıyor bilemiyorum her neyse. böyle bir adamdan kurtulduğuna şükret bence. hiçde moralini falan bozma. şu dünyada 60-70 sene yaşayıp yok olacağız. mutlu olmana bak derim.
0
komando kani var bende
(08.07.24)
Çok şaşırdım sonda söylediğinize. Çivi çiviyi sökmez. Bakın kendiniz bunun mağdurusunuz zaten. O birlikte olduğunuz kişi çivi çiviyi söker demiş sizin güzel zamanınızı çalmış. Neyse ki çabuk kurtulmuşsunuz ancak yine de yaşadığınız kötü hislerin haddi hesabı yok. Neticede ne sizle mutlu oldu ne de siz onla. Hiçbir işe yaramadı, çivi çiviyi falan sökmedi üstüne düzgün çiviyi yamulttu, ki yamulan çivi siz oluyorsunuz.

İnsan hayatta tek başına mutlu değilken başka biriyle mutlu da olamaz, başka birini mutlu da edemez.

Bakın siz yanlış bir insanla bir ilişki yaşamışsınız. Bu kişi sizi kendi katlanamadığı duygular için bir dikkat dağıtıcı olarak kullanmış. Siz neden bunu başkasına yapasınız? Bunu yapmanın sizi tatmin etmeyeceğini ve duygularınızı daha da yıpratacağını şimdiye kadar anlamış olmalıydınız. İlişki istiyorum diye başlanan ilişkiler yürümüyor. Bir insanı tanırsınız, seversiniz sonra ilişkiniz yanında eşantiyon olarak doğar, bu tür ilişkiler yürüyor. İlla birileriyle vakit geçireyim diyorsanız bir ilişki oluşturup sözler vermeniz gerekmiyor.

Sizin yapacağınız aklınızdan bu olayı çıkarmak, unutmak, hayatınıza dalmak ve eğer bu süreçte hoşlandığınız biri denk gelirse o zaman düşünürsünüz. İlişkilere çoğu zaman evde bulunması gereken bir gereç muamelesi yapılıyor ancak ilişkiler daha ziyade mantar gibi. Gerekli ortam oluşursa her yerden bitebilir. Bilemezsiniz.

Aramayı bırakın, sakinleşin, hayatınıza devam edin.

Bir de bence şunu hiç akıldan çıkarmamak gerek. Eğer ilişkide fark ettiğiniz şey bir anda midenize bıçak saplanmış gibi bir hisse yol açıyorsa o düşünceniz muhtemelen doğrudur. Bu sanırım hayatta kalma içgüdüsü kadar derin bir şeyle bağlantılı. İnsan fark ediyor. Bu tür hislerinize güvenin. Ayrıca insanlar sizin söylediğiniz tarzda şeylere sinirlenerek tepki vermezler, sırf sinirlenmesinden belliymiş aslında olay.
0
akhenaten
(08.07.24)
3 ay??? neden bu adam bu kadar önemli, ne onu bu kadar unique yapıyor senin için, bunu düşün bence.
0
deartheodosia
(08.07.24)
Çivir çiviyi söker gibi bir hata yapmamanı umarım.
0
numlock
(08.07.24)
2 haftalık flörtü bu kadar mesele etmek sorun flörtte değil sende dedirtiyor. Haliyle biz burada ne dersek diyelim fikrin değişmeyecek, o yüzden acısını çekmen ve bir noktada aydınlanman gerekecek; değiyor mu bu adam için diyeceksin.

Çok derinlere inersek özdeğer ve özgüven eksikliği, kaygılı bağlanma gibi konularda bir şeyler okuyup kendini tanıma yönünde farkındalığını arttırabilirsin.
0
Bruce
(09.07.24)
çivi çiviyi söker de burada silsileli şeyler de yok değil.
0
baldan kaymak
(09.07.24)
(26)

Yeni Kurulacak Vinç şirketi için isim arıyorum, tavsiyelere açığım

colakbasri
Merhaba, 1 ay içinde vinç şirketi açacağım ve isim önerilerine açığım, hizmet vereceğimiz bölge daha çok doğu ve iç anadolu bölgesi olacağından türkçe bir isim arıyorum. Şirket ismi genel olarak gücü, pratikliği, esnekliği çağrıştırablir, aklımda bi kaç isim var misal "Çelik Vinç" veya "Naim Vinç" (
Merhaba, 1 ay içinde vinç şirketi açacağım ve isim önerilerine açığım, hizmet vereceğimiz bölge daha çok doğu ve iç anadolu bölgesi olacağından türkçe bir isim arıyorum. Şirket ismi genel olarak gücü, pratikliği, esnekliği çağrıştırablir, aklımda bi kaç isim var misal "Çelik Vinç" veya "Naim Vinç" (Naim Süleymanoğlu'ndan aklıma geldi :)

Her türlü isim önerisine açığım
0
colakbasri
(07.07.24)
Toros?
0
numlock
(07.07.24)
s-vinç
şaka şaka :) kale vinç geldi niyeyse aklıma, bu aralar evde kule vinç görünce kendinden geçen minik bir birey var ondan zaar.
0
in vino veritas
(07.07.24)
Güven vinç
Güvenle kaldırır
0
jülsezar
(07.07.24)
Güven vinç varmış :(
0
jülsezar
(07.07.24)
Davinci vinç :)
0
spacevan
(07.07.24)
Kaldıraç
0
prole
(07.07.24)
Zirve vinç
Tepe vinç
Kavi-vinç (kavinç belki)

Kuvvet ile vinç'i karıştırıp kuvvinç bile yapabilirim şahsen :))

Yalçın vinç
Sağlam vinç
Çevik vinç

... :/
0
muhayyer divan
(07.07.24)
Demirbilek Vinç.
0
komando kani var bende
(07.07.24)
Kanuni
0
diyecevaplandı
(07.07.24)
Anadolu Vinç
Türk Vinç
Sağlam Vinç
0
pispinti
(07.07.24)
Dinç Vinç
İlginç Vinç
Kalkan Vinç
Yüksek Vinç
Gökdelen Vinç
Vinçenzo

Şirket ismine soyadını kullanmak da yaygın ama alınmış olabilir tabii.
0
ermanen
(07.07.24)
İsim olsun madem.
0
doharkoman
(07.07.24)
STR Vinç

Salladım yani böyle bir şeyin kısaltması gibi ama güçlü imaj veren isim salla. Millet merak etsin anlamını. Canın sıkılınca bir cümle sallarsın. STR, strength kısaltması zaten. Uluslararası olan firmalar da öyle bakar belki. "Birşeyoğlu Vinç" de olabilir, heybetli ise tabii.
0
nawar
(07.07.24)
Ismin basri ise basri vinc makul
0
optimistbakunin
(07.07.24)
Sand :')
0
since1907
(08.07.24)
hepsi on numara, hepsini düşüneceğim :)
0
🌸colakbasri
(08.07.24)
Sebat Vinç
0
engelbert humperdinck
(08.07.24)
Ne olur bilemem ancak google’landığında sadece sizin markanızın çıkacağı bir isim en iyisi olur. Böylece mevcut ve yeni müşterilerinizi google’dan başka markalara kaptırmazsınız.
0
andy kaufman
(08.07.24)
vinçtürk
0
marsabil
(08.07.24)
pars vinç
0
xrated
(08.07.24)
Chatgpt:

Harika, yeni işiniz için tebrikler! İşte bazı isim önerileri:

Güçlü Vinç
Asya Vinç
Yıldız Vinç
Anadolu Vinç
Erciyes Vinç
Doğa Vinç
Metin Vinç
Doruk Vinç
Sağlam Vinç
Altın Vinç
Bu isimler, şirketinizin hizmet vereceği bölgeyi ve vinçlerin gücünü yansıtabilir. Umarım beğenirsiniz!
0
digits
(08.07.24)
Elbette, işte farklı tarzda bazı isim önerileri:

Kuvvet Vinç
Atlas Vinç
Uzay Vinç
Nehir Vinç
Yüce Vinç
Toros Vinç
Efes Vinç
Volkan Vinç
Göktürk Vinç
Yüksel Vinç
Bu isimler de şirketinizin hizmet verdiği bölgenin doğasına ve gücüne atıfta bulunabilir. Umarım ilginizi çeker!
0
digits
(08.07.24)
Anladım, işte daha kaliteli ve prestijli hissettirebilecek isim önerileri:

Prestij Vinç
Elit Vinç
Vizyon Vinç
Asil Vinç
İmparator Vinç
Nobel Vinç
İhtişam Vinç
Zaferan Vinç
Onur Vinç
Yücehan Vinç
Bu isimler, şirketinizin kalitesini ve güvenilirliğini yansıtabilir. Umarım aralarından birini beğenirsiniz!
0
digits
(08.07.24)
Www vinc
0
lapaz
(08.07.24)
kral vinç
0
plastic_angel
(08.07.24)
Çare Vinç
Son Vinç
Tek Vinç
Tepe Vinç
Taşır Vinç
Devrilmez Vinç
Sarsılmaz Vinç
Hakiki Vinç
0
ananiyimioguz
(08.07.24)
(19)

Teklif yıldönümü? Yüzük yıldönümü?

ananiyimioguz
Kafama takıldı hani diz çöküp teklif ediyoruz da yüzük takılıyor ya, o günün adı ney? Kutlanıyor mu bu gün? Hani evlilik yıldönümü kutlanıyor o tamam da bunu bilemedim. (opsiyonel) sanırım :)Neyse hesaplarıma göre bugün o günmüş gideyim hanımın gönlünü alayım diyorum ama "... günümüz kutlu olsun" de
Kafama takıldı hani diz çöküp teklif ediyoruz da yüzük takılıyor ya, o günün adı ney? Kutlanıyor mu bu gün? Hani evlilik yıldönümü kutlanıyor o tamam da bunu bilemedim. (opsiyonel) sanırım :)

Neyse hesaplarıma göre bugün o günmüş gideyim hanımın gönlünü alayım diyorum ama "... günümüz kutlu olsun" derken ne diyeceğim bilemedim. Nişan desen değil, sevgililik desen değil.

Edit: O ilk yüzük söz yüzüğü mü oluyordu? Yani sözlenme günü olabilir mi?
0
ananiyimioguz
(05.07.24)
"Sana yüzük taktığım o kutlu günün seneyi devriyesi" dersin. Adı çok önemli değil, önemli olan hatırlaman.
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
Bence bugün, 'Bugün diz çöküp sana evlenme teklif etmiştim, değil mi, ne güzeldi.' falan diye sohbet içinde bi cümleyle geçiştirip, birkaç gün sonra sebepsiz bir gönül alma yap.

Aksine bugün için bir şey yaparsan, hayatının geri kalanında hatırlayıp bir şey yapmakla mükellef olduğun bir günün olur.
0
Mirket
(05.07.24)
@mirket: kadınlara neden Pavlov'un muamelesi yaptın üstat? :)
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
Pavlov'un köpeği*
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
@ mirket, dsdfgh valla bana kalırsa geçmişteki günlerin hiç bir önemi yok sürpriz de hediye de öyle estiğinde yapılmalı da işte kadınlar günü gününe kutlanınca bile gayet mutlu oluyor o yüzden o kadar derin düşünmeye gerek yok bence.
0
🌸ananiyimioguz
(05.07.24)
Geçirt bir romantik atak be, arkandayız. Koçum benim!
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
🌸ananiyimioguz
(05.07.24)
@sekizdokuzon, Hayat bana ne öğrettiyse ben onu dedim valla.

@ananiyimioguz, Kadınlar ne kadar mutluysa biz o kadar mutluyuz Abi. Hazırla güzel bir sürpriz yengeye :)
0
Mirket
(05.07.24)
Evlilik teklifinizin yildonumu ama dogrudan boyle demek yerine biraz susleyip "bana evet dedigin o gun" falan diye baglarsiniz, sene-i devriye falan demeyin aman :)
0
birnevibahar
(05.07.24)
@birnevibahar: desin ya, sonra da Muribbi'den kaside okusun. Lütfen °°
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
Muhibbi* pardon
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
@sekizdokuzon, peki, olmadi "Stanbulum, Karaman'ım, diyar-ı milket-i Rum'um" diye baslasin, sonra yarinki macin anlam ve onemine binaen "diyar-i cermenim" diye eklesin olur mu?
0
birnevibahar
(05.07.24)
"Hayatım, yaşama sebebim, ömrüm, kevser şarabım, Cennet'im
Baharım, sevincim, gündüzüm, güzel yüzlü sevgilim, gülen gülüm.
Sevinç kaynağım, eğlencem, meclisim, kandilim, güneşim, mum ışığım
Turuncum, narım, portakalım, benim harem ışığım." dese yeter <3
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
böyle jestlere aç olan ülkem kadınları için sonrasını da paylaşırsanız mahsuru yoksa.
ne güzel bir örnek oldunuz.
tekrarını isteyeceğini sanmıyorum ama çok sevineceğinden eminim.
0
janderzel zartanyan
(05.07.24)
benim hatunla anlasmam her 5 senede bir yuzugu yukseltmek seklinde.
rutbesi arttikca eskisini verip ustune para ekleyip yenisini aliyoruz.
duz er olarak basladi, su anda cavu$ kendisi.
0
cooperr
(05.07.24)
Abi sen teklif sırasında yüzüğü ağzında çıkarmak isteyen arkadaştın yanlış hatırlamıyorsam, efsane yol katetmişsin valla helal :)))

şaka bi' yana kutlaman güzel olur, hanım da böyle altın fln seviyordu diye hatırlıyorum " ala ala bunu mu aldın " demişti sana :)))

bence kesinlikle kutla, küçükten hediye de güzel olur, bütçe yok dersen şarap, çiçek, küçük kutu çikolata 10 numara 5 yıldız.

her sene bekler diye çekinme, beklesin nedir yani, şarabı, çiçeği alır gözlerinin içine bakarsın, gayet de güzel olur.
0
kumandanim
(05.07.24)
Nolur böyle her şeyin yıldönümü kutlamasını normalleştirmeyin. Yıldönümü denen şeyin de bir özelliği bir güzelliği kalsın. gönül alınacaksa gönül alma hediyesi verin gitsin. 64353366 tane yıldönümü olunca olay çok sıradan hale geliyor büyüsü bozuluyor yıldönümü kutlama olayının
0
Sermet Hörmet
(05.07.24)
@ kumandanim, öeh hocam nasıl hatırladın valla korkulur sizden sdfjsg

ya altın sever deyince hanım için böyle bilezikleri dizip şıkır şıkır gezen bir karaktermiş gibi oluştu herkesin gözünde :D Öyle değil de uslubunda sıkıntı var sanırım. Bazen dövüşüyoruz ben onun bişeyini kutlamıyorum o benim aldığım şeyi beğenmiyor falan. Bir bakıyorsun iş yerini ziyaret ettim diye havalara uçuyor, bazen de ters zamanındaysa paraya kıyıp aldığım hediyeyi beğenmiyor itin seyine sokuyor git gelli biraz alıstım artık :(

@ Sermet Hörmet, kesinlikle katılıyorum zart günü zurt günü diye kusucam artık milletin göstermelik kutlamalarından. Biz normalde tarihleri bile hatırlamayız mesela geçen sene kutlamadık doğum günü ve evlilik yıldönümü dışında.

Ama 1-2 aydır hanım çok telefon bilgisayar kurcalıyor diye şifre koymuştum aramız limoniydi onu çözmek için bahane oldu.
0
🌸ananiyimioguz
(06.07.24)
Bu arada merak eden için de gittim güzelce bi bahar çiçeklerinden buket yaptırdım. Üstüne de "Aldığım en güzel "Evet" için..." yazdırdım.

Tam işten çıkmadan yetiştim bu günden de haberi yokmuş anlamadı. Notu oku bakalım dedim falan mutlu oldu baya ama çok da çaktırmadı sdfjsg

Neyse sonra oradan aldım yemeğe çıkardım daha önce gitmediğimiz ama gitsek mi diye sürekli baktığımız bir yer vardı. Orada da sohbet muhabbet, arada tansiyon yükseldi falan ama www.youtube.com en son tatlıya bağlandı şu an her şey yolunda. Bir dahaki gerilime kadar en azından :D
0
🌸ananiyimioguz
(06.07.24)
(2)

fotoğraf makinesi- hangi lens

yuvarlanantencereninkapagi
fotoğraf çekmekle alakalı pek bilgim yok. öğrenmeyi amaçlıyorum. bu makinayla çekilmiş fotoğraflar gördüm ve hoşuma gitti ama hangi lensi secmeliyim bilemedim. şehir ve insanfotoğrafları çekmek istiyorum ama belki manzara çekmek de hoşuma gider.https://www.fujifilmshop.com/katalog/dijital_kameralar/
fotoğraf çekmekle alakalı pek bilgim yok. öğrenmeyi amaçlıyorum. bu makinayla çekilmiş fotoğraflar gördüm ve hoşuma gitti ama hangi lensi secmeliyim bilemedim. şehir ve insanfotoğrafları çekmek istiyorum ama belki manzara çekmek de hoşuma gider.

www.fujifilmshop.com
0
yuvarlanantencereninkapagi
(05.07.24)
benim ilk prof makinam fujifilm x-pro1 idi. 35mm f1.4 lens ile kullanıyordum.

çok güzeldi hala özlüyorum ama çözünürlüğü düşük ve yavaş bir makineydi yılı itibari ile. şurada en aşağıya inerseniz onunla çektiğim fotoğraflar var: www.flickr.com

şuan x-t1 kullanıyorum. gözüm x-t4 te. belki bir ara geçerim.

35mm f1.4 sabit lensi özlüyorum. Tek sıkıntısı biraz yavaş netliyordu. Sonradan onun f2.0 ını çıkardılar o daha hızlı. Şu an elimde 23mm f2 ve 18-135mm zoom lens var.

Size tavsiyem bir tane sabit lens mutlaka olsun. 23mm veya 35mm. Onun haricinde başlangıç için 18-55mm veya 18-135mm bir zoom lens de olsun.

Bu arada bunları bence temiz ise 2.el almanız daha cüzdan dostu olur.

Sabit lenslerin avantajı, daha net fotoğraflar ve daha düşük ışıkta aydınlık fotoğraflar çekebilmenizi sağlıyor. Dezavantajı: zoom olmaması.

Zoom lenslerin avantajı, yerinizden kıpırdamadan nesneye yakınlaşıp uzaklaşabiliyorsunuz. Dezavantajı: yine net tabi ama prime yani sabit odaklı lensler kadar değil. Düşük ışıkta fotoğraflar biraz karanlık çıkabiliyor.

Lenslerin yanındaki f değerinin anlamı: ne kadar düşük ise, lensin içindeki dairesel bıçaklar o kadar çok açılabilir demek. Yani daha fazla ışık alabilir demek.

Işık yok ise iso ile elektriksel olarak fotoğrafı aydınlatabilirsiniz fakat isonun da dezavantajı, yükselttikçe fotoğrafta gren oluşuyor.
0
ananiyimioguz
(05.07.24)
öncelikle fotoğraf ekipmanı sıfır alınmaz, özellikle de hobist iseniz. sıfırı 30K olan kamerayı sadece birkaç yüz fotoğraf çektikten sonra sırf hevesi geçtiği için 20K’ya satmak zorunda kalanlar var. zaten artık taksit devri de bitti, nakit para varsa güvenilir birinden ikinci el alınır. ben de fuji sistemindeyim, x-pro2, 35mm 1.4 ve 16mm 2.8 lenslerim var, hepsini ikinci el aldım.

bir yanılgı da şu, fotoğrafı makina değil göz çeker yani iyi bir gözünüz yoksa leica da alsanız çoğu fotoğrafınız vasat olur. eğer cep telefonuyla çektiklerinizi siz ve çevrenizdekiler beğeniyorsa makina almayı düşünün. gözünüz de iyiyse fotoğrafı yine makina çekmez, lens çeker. Yani attığınız linkteki 30-40K’lık makinalar yerine ikinci el giriş seviye makina da alabilirsiniz, asıl sermayeyi lense yatırmanız hayrınıza olur. şehir ve insan fotoğrafları için benim önerim Fuji 23mm F2 lens olur. Buna uygun, tercihen üzerinde iso, enstantane tekerleği de olan ve mümkünse vizörlü herhangi bir fuji makina işinizi görecektir.
0
phoarbix
(06.07.24)
(5)

Body count'unuz kac?

lapaz
https://9gag.com/gag/aGzKYD0Modlardan ricam: gonul islerine tasimamaniz soruyu
9gag.com

Modlardan ricam: gonul islerine tasimamaniz soruyu
0
lapaz
(05.07.24)
17
39,5 yaşında, erkek.

Edit: 1 ekledim :)
0
gabe h coud
(05.07.24)
:D değişik bi tabirmiş bilmiyordum.

7
30E
0
ananiyimioguz
(05.07.24)
video’ya göre 0, anladığım şeye göre 1.
0
deartheodosia
(05.07.24)
videoya göre sıfır, realistik 1, bildiğiniz seks adıyla ise ve herşeyi sayıyorsak sayısını hatırlamıyorum.

olması gereken 1 tane vardı, olmadıktan sonrakilerin önemi kalmadı.

ha bi tane de var az kaldı, o cepte.
0
baldan kaymak
(06.07.24)
yurtdisinda gecen radyoda bunun geyigi donuyordu, millet baglanip rakam veriyor.
hatunun tekini bagladilar 80+ bir rakam soyledi millet yuh cekti.
hatun baya bagimli cikti, surekli degisiklik pesindeymis vs.

birisi en dikkatini ceken sey neydi diye sordu oda birinin ismini cok sevdim dedi, bir isim soyledi. isim ozturkce ve benim yasadigim sehirde o isme sahip bildigim tek kisi benim bir arkadasim.

hemen elemani aradim, kadinin ismini soyledim, baya sok oldu. elden ele dolasan baya sikintili birisiymis, 5-6 sene once bir partide denk gelmisler. eleman su anda evli, coluk cocuk var.

bahahha
0
cooperr
(08.07.24)
(19)

Nasıl Bir Evde Yaşamak İsterdiniz?

rock n roll
Ağaçlarla dolu, her renk güllerin olduğu, bir sürü çiçeğin olduğu bir evim olsun. Deniz kenarında olması güzel olurdu, göl de olur. Bahçeme kediler, köpekler istedikleri gibi girsinler her yere mama su kabı koyacağım. Ağaçlarda kuş yuvaları olacak. Bahçemde hamak, salıncak olsun. Evim müstakil iki k
Ağaçlarla dolu, her renk güllerin olduğu, bir sürü çiçeğin olduğu bir evim olsun. Deniz kenarında olması güzel olurdu, göl de olur. Bahçeme kediler, köpekler istedikleri gibi girsinler her yere mama su kabı koyacağım. Ağaçlarda kuş yuvaları olacak. Bahçemde hamak, salıncak olsun. Evim müstakil iki katlı olsun ve asla komşu olmasın. Hayalim bu. Bir de böyle bir eve sahip olmak için ne kadar parayı gözden cıkarmalıyım?
0
rock n roll
(04.07.24)
Ormanın ortasında gotik malikaneler olur ya, şato gibi. Öyle bir evde yaşamasam da bir girip gezmek isterdim.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Öncelikle şöyle büyük bir mutfak hatta mümkünse ada tezhah bir mutfağı olan bir ev isterdim. Şu ana kadar oturduğum tüm evlerde tek ve yetersiz tehgah vardı, şimdiki evimde de öyle.

birden fazla mutfak eşyası koymak istediğimde olmuyor hep birini bi yerlere kaldırmak zorunda kalıyorum rahat çalışabilmek, yemek yapabilmek için.

Ebevenyn banyosu olan bir yatak odası olursa da çok rahat ederdim.

Yatak odası, salon ve ekstra bir oda haricinde hobi odası yapabileceğim geniş bir oda da hayallerim arasında :) mesela yeşil perdeyle çekimler yapmak bir şeyler denemek, üretmek istiyorum ancak şu anki evimde bu ancak ayakları, perdeyi kur topla şeklinde mümkün. Sürekli asılı durması mümkün değil çünkü tüy torbası bir kedim var :)

ha tabi bunları müstakil ve çok büyük olmasa da havuzlu bir evde birleştirebilmeyi isterdim. tabi ki şu an ekonomik şartlar ve en önemlisi benim ekonomik durumumdan dolayı sadece hayal olarak kalacak gibi gözüküyor.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(04.07.24)
2+1 apartman dairesi. kafelere vs yakin ama ayni zamanda kösede, sessiz sakin kalmis bir yer.

büyük bir ev yalniz insanin enerjisini ceker.
0
robert bosch
(04.07.24)
Müstakil/bahçeli evlere hiiiç özenmiyorum. Sevdiğim bir şehrin, nezih ama merkezi denebilecek bir mahallesinde, mahalle içi yeni, güvenlikli ve yalıtımı iyi (türkiyede hayal ama soru da hayalimizdeki :d) bir apartmanda, mümkünse en üst katın bir altı 3+1 geniş bir daire. Arabam yok ama kapalı otopark olsun, toplu taşımaya da (metro olursa tadından yenmez) yakın olsun. Böyle şehir içi iki üç bloklu siteler ya da direkt bahçeli tek bloklu siteler olur ya, onun gibi bir apartman dairesi çok iyi olur
0
nundu
(04.07.24)
Önünde yatımı bağlayabileceğim bir iskelesi olan, deniz kenarında bir yalı ama arkasında da koru var. Ormana gerek yok. Şehrin gürültüsünü ve kalabalığını uzakta tutsun yeter. Orman olursa gezmek, alışveriş yapmak, birileriyle buluşmak vs. isteyince "dışarı çıkmak" değil "şehre gitmek" zorunda kalırım.
0
nawar
(04.07.24)
İstediğim evde yaşıyorum. Arka bahçede kendine ait gölü var. Ördekler, kaplumbağalar, balıklar, lotus çiçekleri, çeşit çeşit berryler. Huzur doluyorum evimde.
0
gabe h coud
(05.07.24)
Bizim burada Bafa gölü milli parkı var mesela arada gidip kalıyorum çadırda 1-2 gün. Ormanları çok seviyorum, insan yerlesiminden uzaklasabildigim kadar uzaklaşıp orada kamp kurmayı.

Hayalim de zaten bizim buralarda, Datça olur Didim olur, iyice böyle ormanın içinde tepelere doğru şu youtuberlarin yaptığı gibi bir göz odalı bir kulübe yapıp içinde yaşamak.

Tabii bunu gerceklestirebilmek için insanın önce kendini değiştirebilmesi gerekiyor. Modern hayatın getirdiği konforun fazlasıyla kölesiyiz.
0
makbur
(05.07.24)
Vallahi de hemen yakınında doğa ve yeşillik arasında yürüyüşler yapabileceğim herhangi bir ev olur. Yeter ki metropolden , büyük ışıklı caddelerden, gürültü ve keşmekeşten uzak olsun. Ve ben de saatlerce doğa içinde yürüyüş yapabileyim.
0
Amaranta ursula
(05.07.24)
Yani İzmir insaniyim haliyle alismisiz kalabalığa.

Şimdi yaşadığım yer Fransa'nin en dağlık alanlarindan biri. Ben de 900mde yaşıyorum. Vallaha baya mutluyum. Yani sabah mutfak panjurunu açınca hayvan gibi dağ çıkıyor hele kışın karlı hali.

Ama gene de yakinimda göl olsun isterdim. Yani dag, kışın karlarla cevrili olmak falan güzel de biz deniz kenarinda buyumusuz. Fasli arkadaslarim da aynisini der. Bu sebepten hayalim cenevre taraflarina gidebilmek çünkü gördüğüm ve duyduğum bu göl olayını çok iyi kullanabiliyor insan orada.

Onun dışında ben evde sadece banyo umursayan bir adamım. Geri kalani hanimin isi. Bir de home gym yapabilirsem çok iyi olur.

Onun dışında bir şeyler ekip bicebilmek iyi olur. Ha şu anda da var yapabilecek yer de kiralık olunca insanin o kadar uğraşasi gelmiyor gibi.

Aslında Avrupa'da istediğin şeye ulasmak pahalı değil de Türkiye'de hem işin olduğu hem de böyle evin olabilecek yerler çok pahali çünkü isler belli sehirlere konsolide olmuş halde. Bence is kismini kenara atsan çok para gerekmeyebilir de is ile birlesince çok para lazım:/
0
logisticsmanager
(05.07.24)
Ben ıssızlık ve devasa yerler sevmiyorum. İşlek bir cadde ve 2+1 ev. Dağ manzarası falan beni yalnız hissettirirdi ben insan görmek istiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(05.07.24)
İzmir'de Foça yarımadasında, 1000 metrekare bir arsa.
Çevresi fensle çevrili. 2 metre aralıkla çepeçevre selvi dikilmiş, boyları 2,5 metre ve dış dünyayla ilişiği tamamen kesiyor.
500 metrekarelik kısım tamamen çim. Bu kısımda dubleks, çelik konstrüksiyon, geniş verendalı, bol camlı bir ev ile bir yüzme havuzu var.
Bahçede sondaj, bir mini rüzgar türbini ve çatıda güneş enerji panelleri var.
Diğer 500 metrekarede yükseltilmiş yastıklı sebze bahçesi, iki zeytin, bir kayısı iki mandalina bir erik ve bir elma ağacı var.
Bahçede serbest dolaşan bir alman kurdu, bir kedi bir keçi var. Ağaçlık alanın bir köşesinde bir kümeste kalabalık bir ispenç ailesi yaşıyor.
Giriş kapısının yanında bir kapalı garaj içinde Wolkvagen Tiguan var.
0
Mirket
(05.07.24)
küçük böyle 2+1 ev ama bahçeli olsun, şehrin içinde olsun
0
Hallegadola
(05.07.24)
Soyle 2+1 yuksek tavanli, eski bir nisantasi dairesinde yasamak istiyorum
0
Kittie
(05.07.24)
Temizlemesi kolay, minimal döşenmiş, her eşyanın bir yeri olan akıllı ev sistemi güzel entegre edilmiş modern tasarımlı bir ev.

Ben de bitki seviyorum, birçok bitkim var ama kartpostallardaki o kır evlerinin işi bitmiyor, durmadan eve bakmak, evle uğraşmak gerekiyor. Düşündükçe bunalıyorum ben :D
0
akhenaten
(05.07.24)
köy şartları zor öyle dağda bayırda yaşayacak biri değilim en azından şu anlık. 2+1 ne çok küçük ne çok büyük ama geniş balkonlu bir ev isterdim, balkon cephesi başka bir eve bakmasın, önü açıklık olsun...
0
black holes in the sky
(05.07.24)
Shdhfs betimlemeleri duyunca aklima geldi sorry x.com

Apartmanda yasadim, koyde yasadim, havuzlu asansorlu villada yasadim (kisa bir donem), mutakil bahceli evde yasadim.

Onemli olan klise olacak ama huzur ve yaninda cevrende sevdigin insanlar olacak o bence. Yoksa en iyisi olsa bile o bir sure sonra siradanlasiyor.

Tipki deniz goren bir ev hayali kurup aldiktan sonra bit sure sonra kafani cevirip denize bile bakmamak gibi.
0
ananiyimioguz
(05.07.24)
@nundu +1
Bir de çok büyük mutfak ve ada tezgâh +1

Teknoloji, konfor, büyük şehir olanaklarına yakınlık istiyorum. Hiç dağ bayır müstakil ev derdiyle uğraşamam.
0
kobuzchu kiz
(05.07.24)
denize sıfır arkası orman bir malikanede yaşamak isterdim.
0
sizofren06
(05.07.24)
Ben hayalime kavuştum darısı iyi kalpli , iyi niyetli insanların başına

Villa, bahçeli , barbeküsü olan, kış bahçesi olan , sabahtan akşama herşeyi güneş alan, göz alabildiğince orman ve parka bakan dünya güzeli hayat
0
coner
(05.07.24)
(17)

Olmazsa olmazınız nedir?

sekizdokuzon
Benimki mizah. Dünyada mizah diye bir şey olmasa sanırım hiçbir şey bugünkü tadını vermezdi.Sizinki nedir? Teşekkürler.
Benimki mizah. Dünyada mizah diye bir şey olmasa sanırım hiçbir şey bugünkü tadını vermezdi.

Sizinki nedir? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Uyku
0
isiaha
(04.07.24)
Merak.
0
pispinti
(04.07.24)
Alköl
0
pavlis
(04.07.24)
Merak +1

Ama daha cok bilimsel veya manevi merak. Uzay ve okyanusta kesfedilebilecek seyler ilgimi ceker. Ya da teknolojik, tibbi gelismeler vs.

Ve muzik tabii ki.

Not: bu soru biyolojik elzemler disinda soruluyordur tabii.
0
ermanen
(04.07.24)
Müzik
0
ananiyimioguz
(04.07.24)
Müzik.
0
Amaranta ursula
(04.07.24)
Keyif. Bill Gates kadar param olsun ama gün içinde tembellik yapacak zamanım olmasın, napıyım öyle hayatı.

Merak da sayabilirim. Yeni bi şeyler öğrenme duyusu beni hayatta tutan şey. Hatta biraz FOMO düzeyinde. Ben öldükten sonra yeni ülkeler bağımsız olacak ve ben tanık olamayacağım diye üzülüyorum mesela shdhdh bu ülkeler, bayraklar vs ilgi alanım olduğu için bunu belirttim. İntihara meyilli biri kesinlikle değilim de, olsam bile intihar etmeme sebebim bu olabilirdi sadece :d
0
nundu
(04.07.24)
Samimiyet.

Samimiyetimin kullanılması en büyük nefret kaynağımdır mesela. En ufak bir samimşyet kullanımı dahi fena iğrendirir beni, tiksindirir.
0
muhayyer divan
(04.07.24)
lükslerim :P
0
robert bosch
(04.07.24)
Seks, müzik, spor, uyku yani bir çok şey. Eksikliğinde hayat eksik olur, öyle değil mi? Su olmasa en olmazsa olmazın su olur.
0
gabe h coud
(04.07.24)
Mizah+1
Ailem, kedi ve köpek çocuklarım, doğa, en yakın arkadaşım, aşk ve son olarak felsefe :)))
0
rock n roll
(04.07.24)
uyku ve tutku :)
0
ala09
(04.07.24)
🌸sekizdokuzon
(04.07.24)
sevgi.

sevmek veya sevilmek olmazsa olmaz.
0
art cat chocolate
(05.07.24)
Aşk. Bulamıyoruz ama bi türlü...
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(05.07.24)
güzel yemekler.
0
Hallegadola
(05.07.24)
mizah +1
0
since1907
(08.07.24)
(31)

Nasılsınız, Napıyorsunuz?

rock n roll
Duyurunun en olmazsa olmaz sorusunu bugün de ben sorayım. Sonra bu soruyu sırayla soracağız. Her hafta perşembe sırası gelen soracak :)Şaka bir yana birkaç gündür kafam çok yoğun, biraz sıkıntılı durumlar var da kafam dağılsın diye sordum belki silerim sonra.
Duyurunun en olmazsa olmaz sorusunu bugün de ben sorayım. Sonra bu soruyu sırayla soracağız. Her hafta perşembe sırası gelen soracak :)

Şaka bir yana birkaç gündür kafam çok yoğun, biraz sıkıntılı durumlar var da kafam dağılsın diye sordum belki silerim sonra.
0
rock n roll
(04.07.24)
Düşünüyorum. Sen napiyorsun:) silme duyurunu lütfen.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Koltuğun kenarıyla oynuyorum
0
ananiyimioguz
(04.07.24)
Sorun ne apla çözelim hemen.

İyiyiz çok şükür, su akıyor.
0
hops
(04.07.24)
Ağrım var. Yıllık iznime daha çok var.. kendime yeni motivasyonlar bulmaya çalışıyorum.
0
jjimyl
(04.07.24)
sıcak, biraz bunaldım. ama yağmur gelecek.

iş-güç bi de. yıllardır işteki her günüm, "bu nasıl olacak ya, neden olmuyor ya" şeklinde. tıkır tıkır çalışmak istiyorum bazen.

aşırı sıkıntılı değilim, ancak kafamı kurcalayan, yüzleşmekten kaçındığım gönül işi sorunlarım var benim de.
0
biseysorcaktim
(04.07.24)
Valla yorgunum işler de yoğun. İş arkadaşım ayrıldı gibi bir şey remote ve haftada 2-3 gün çalışacak. O yokken ekstra dikkatli olmam ve pek çok şeyi takip etmem gerek.

Kalkıp iş ilanlarına bakıp başvuru yapmam gerek ama bense koltukta YouTube shorts batağina düştüm. 3 parça şey aldım terzilik işleri var ama öncesinde yıkamak için çamaşır makinesine attım. Bitse de kuruduktan sonra hemen terziye götürsem ve yarın giysem filan:D
0
Amaranta ursula
(04.07.24)
İyi gülüm. Kedim hasta onla uğraşıyorum, çok üzülüyorum. Tek dert ortağım o, o da gittikçe kötü oluyor. Karaciğerinde sorun varmış, ağlıyorum falan işte.
0
hops
(04.07.24)
hormonal ağrılarla uğraşıyorum bugün :/ iki ilaç aldım, ikincisi faydalı oldu ama şimdi de aşırı uyuşuk hissediyorum. oğlumu özledim, babasında.
0
deartheodosia
(04.07.24)
- Haftaya izin alamadım ki iyi oldu. Gerçi alsam alırdım ama çok gerek yoktu. Geziyi Eylül ayında düzenleyeceğim.

- Sanırım evlilik durumunu kafamdan yüzde 98 oranında sileceğim.

- Bazı şeyleri daha ciddiye almam lazım. Kitap okuma, kendi başıma olabilme yetisini geliştirmek, spora eskisi gibi ciddiyet vermek gibi.
0
put it in your appropriate place
(04.07.24)
Arkadaşlar, Netflix'te bir psikiyatristten öğrendim, size de öğreteyim. Hayatta değişmeyen ve şikayet edilmemesi gereken üç şey: acı, bitmeyen çaba ve belirsizlik. Bunlarla savaşıp da galip gelen yok, kabul etmemiz gerekiyor.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
@ermanen hayırdır kral, ne sıktı canını?
0
hops
(04.07.24)
Bayağı kapsayıcı bir çıkarım. Sadece onu duyup ona iman etmedim. Deneyimlerimle tasdikledim diyelim. Kabul etmeyene, karşı çıkana diyecek bir şeyim yok elbette. Allah kelamı değil neticede.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Hiç mi fikir beyan etmeyelim:)
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Bugün daha verimli geçebilirdi. Yarın yolculuk var. Çok sıcak :(
0
isiaha
(04.07.24)
Kanka sen istiyorsun ki felsefe doktorası yapmayan kimsenin hayat hakkında bir fikri olmasın. Doktorası olan da belli bir bağlama oturtmadan bildiği bütün kavramları, düşünce adamlarını tek tek sıralasin ama kimse de bir şey anlamasın.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Kartal kadıköy minibüsündeyim. Perşembe günü kadıköye gidişten nefret ediyorum bu güzergahta. Hem küçükyalıda hem de erenköyde semt pazarı var.

Ne zaman bitecek bunlar
Adeta kara perşembe
0
jülsezar
(04.07.24)
Bağlam diyorum. Kim daha çok biliyor mücadelesinden vazgeçtiğiniz an gerçek iletişim sağlanacak. Neyse sıkıldım.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
8 sene sonra ilk halı saha maçımı yapacağım. Oynamadığım için ayakkabı vs hep atmıştım. Yeni aldım hepsini. Umarım kaymam, ayakta kalabilirim :)
0
gabe h coud
(04.07.24)
@jülsezar oyle deme kucukyali pazari guzeldir :’)
0
mor oje
(04.07.24)
uzun zamandır pek iyi değilim ya. mutlu görünüp içi kan ağlayanlardan. yalnız kalınca duvara vura vura ağlayanlardan.

son zamanlarda beni mutlu edecek, yüzümü güldürecek hiç kimse, hiçbir şey yok.
0
kibritsuyu
(04.07.24)
herşeyin iyi gittiği bi andan, kötü gittiği bi ana geçiş yaptım. can sıkıntısıyla mücadele etmeye çalışıyorum. zaman geçiyor...
0
RojoElefante
(04.07.24)
Arkadaşlar sakin. Nasılsınız diye sordum felsefe tartışmaları olmuş :))
0
🌸rock n roll
(04.07.24)
Kalede Mert Günok vardı resmen. Doksandan iki topumu çıkarttı. 4 gol attım. İyi bir başlangıç.
0
gabe h coud
(04.07.24)
@gabe h coud; karşı takımın kalecisi yok muydu? 4 gol atarken sen, kaleci napiyordu? :))
0
🌸rock n roll
(04.07.24)
@rock: Kant yiyip spinoza s*diyoruz abla :)
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
@sekizdokuzon; baktım olacak gibi değil hemen apar topar fularımı taktım tekrar okudum yazdıklarınızı. Cümlelerin içinde "bağlam" kelimesi geçiyor. Konu ciddi :)
0
🌸rock n roll
(04.07.24)
Jsksjsk aşırı ereksel işler peşindesiniz, ayıp ediyorsunuz
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Diyarbakır'a arkadaşımı ziyarete gitmek istiyorum ama uçak biletleri çok uçuk (2500 tl civarı şu anda, 1 ay öncesinde) tcdd'den de bilet bulamıyorum. Hayret bişey.
0
muhayyer divan
(04.07.24)
@rock n roll, 50 şut çekti benim takım 5’i girdi. 4’ünü ben attım. Kaleci panter.
0
gabe h coud
(04.07.24)
Ruh halim dalgali. Bunu sevmiyorum. Ugradigim bi haksizliga sessiz kaldim. Cok sinirliyim. Arada unutuyorum sonra gene diriliyor sinirim. Hayat kisa bosver diye kendimi telkin etmeye calisiyorum. Su an klimanin altinda mayisiyorum. Film izlicem ne izlesem diye dusunuyorum
0
Kittie
(04.07.24)
galatasaray genel kurulunu dinliyorum
spora gidicem
maça gideceğiz sonra
bi date im var akşama - sarışın değilse bb

tüm gün kafada finansal tablo döndüreceğin :d
0
baldan kaymak
(06.07.24)
(5)

Kiralarda tavan zammı %65 hikayesi

ananiyimioguz
Biz her sene 1 yıllık sözleşme ve tahliye taahhütnamesi imzaladığımız için sanırım bizi ilgilendirmiyor?5 olan kirayı 10 yapmıştı, şimdi de 20 yapabilir ev sahibi değil mi?Yoksa sınır var ona göre yükseltebilirsin diyeyim mi?
Biz her sene 1 yıllık sözleşme ve tahliye taahhütnamesi imzaladığımız için sanırım bizi ilgilendirmiyor?

5 olan kirayı 10 yapmıştı, şimdi de 20 yapabilir ev sahibi değil mi?

Yoksa sınır var ona göre yükseltebilirsin diyeyim mi?
0
ananiyimioguz
(03.07.24)
her sene 1 yıllık sözleşme derken o kısmı anlamadım. 65 tavan hikaye değil.
0
sizofren06
(03.07.24)
kiraz sözleşmesi imzalanıyor ya hani 1 yıl 5yıl 10 yıl. biz onu 1 yıllık imzaliyoruz sanki sonra çıkacakmış gibi.

o yüzden her yıl yeniden yapıyoruz.

ve bildiğim kadarıyla böyle yapınca kira sıfırdan belirlenebiliyor?

buradaki bütün ev sahipleri öyle yaptığı için başka çaremiz yok.
0
🌸ananiyimioguz
(03.07.24)
kira sözleşmeleri bir yıllık olsa dahi aksi belirtilmedikçe otomatik uzar.
0
new day new life
(03.07.24)
Her sene imzaladığınız kontrat önemli değil. ama her sene tahliye taahhütnamesi imzalıyorsanız bu önemli.
Sınır var deyip istediği zammı yapmazsanız taahhütnameyi devreye sokar. Her sene alıyorsa zaten sebebi bu.
%25 sınırı varken her sene tahliye taahhütnamesi bir nebze anlaşılabilir, ama bu sınır kalktı. İkna edebilirseniz bir sonraki sene normale dönmeyi tekif edin derim.
0
artci sarsinti
(03.07.24)
@ artci sarsinti,

Normalde adam senet imzalattırıyor ve tehliye taahhütnamesi doldurtturuyordu.

Fakat son senemize girdik hiç bişey istemedi öyle dümdüz devam ediyoruz.

Sanırım artık güvendi günü gününe veriyoruz çünkü.

Kirayı desen banka üstünden almıyor kaç kere söyledim, elden alıyor vergi çıkmasın diye sanırım.

Ama açıkçası bu yıl ben hiç bişey imzalamadım. Sanırım şuan sadece kira sözleşmemiz uzuyor? tahliye düşmüş müdür?

Yani yeni zammı kabul etmezsem çıkartamaz mı?
0
🌸ananiyimioguz
(05.07.24)
(9)

Doğum hızlarına bakılırsa 100 sene sonra biz yokuz?

ananiyimioguz
Bizim doğum hızımız 1.51 e düşmüş, sığınmacıların da 5.3 deniliyor.Bu hesaba göre 42 yıl sonra nüfus eşitleniyor.100 yıl sonra da 300 milyon türk 2.3 milyar sığınmacı oluyorlar.Tabi doğum hızlarının aynı kaldığını düşünürsek.. hepsi düşebilir veya bizimkilerin iyice azalıp sığınmacıların iyice artab
Bizim doğum hızımız 1.51 e düşmüş, sığınmacıların da 5.3 deniliyor.

Bu hesaba göre 42 yıl sonra nüfus eşitleniyor.

100 yıl sonra da 300 milyon türk 2.3 milyar sığınmacı oluyorlar.

Tabi doğum hızlarının aynı kaldığını düşünürsek.. hepsi düşebilir veya bizimkilerin iyice azalıp sığınmacıların iyice artabilir.

Sanırım demografik dönüşüm için devlet de bu insanlara doğum ve çocuk para yardımı yapıyor. Ki rahat rahat hızlıca dönüşüm sağlansın diye.

Daha doğrusu abd yaptırıyordur da neyse işte bu durumda iktidar sahipleri, bir bakıma vatanı satmış olmuyorlar mı? Yoksa akp yerine chp veya x parti de olsa aynı şey kaçınılmaz mı olurdu?
0
ananiyimioguz
(02.07.24)
O zamana kadar dinamikler degisir, belli olmaz ne olacagi. Suriye'de durumlar daha iyi olur belki gidenler olur. Belki Turkiye'de bir takim sikintilar olur onlar icin veya genel, gene gidebilir bir kismi.

Bahsettiginiz donusumu devlet neden istiyor olabilir? Buradan ne tarz bir fayda sagliyorlardir? Siginmacilara ekstra bir yardim mi yapiliyor, ya da cocuk sayisi arttikca katlanarak yukselen rakamlar mi soz konusu?

Birisinin vatani kurtariyor/kurtardi dedigi kisiye, baskasi vatani satti/satiyor diyebiliyor. Bahsettiginiz gibi kirli amaclar varsa vatani satiyor denebilir tabii. Parti falan farketmez bu arada, cok sesi cikanin kafasini eziyorlar. RTE nasil secilmeden once ABD yollarinda gorulduyse, Kilicdaroglu da goruldu. Eger ABD'nin diger ulkeleri boyle oyunlarla zayif tutmaya calistigina inaniyorsaniz, buna karsi cikacak partiler iktidara gelirlerse cok zorlu sinavlardan gecmek zorunda kalabilirler.
0
mbond
(02.07.24)
kimse suriyeli birine doğum kontrol yardımı yapmıyor. neredeyse çeyrek asırdır erdoğan yönetiyor ülkeyi.
hala tanıyamadınız mı, değil oy için savaşçı olsunlar diye bile fukara birine 1 kuruş vermez.
lütfen spekülasyon yapmayın.
www.gazeteduvar.com.tr
www.yeryuzupostasi.org
tele1.com.tr


ayrıca o hesaplar öyle değil merak etmeyin. 5 kuşak sonra suriyedekiler dahil dünyada toplam 8 milyar suriyeli olmayacak tabii ki.
0
patronaj1
(02.07.24)
Son zamanlarda sorduğun sorulara bakılırsa bir aydınlanma yaşıyorsun sen :))
0
Mirket
(02.07.24)
Doğum hızıyla bu hesap yapılamaz, ölüm var, evlilikler var, çocuk ölümü var.

Yine de sadece elindeki veriyle Python kullanılarak yapılan hesapla 84 yıl sonra eşitleniyor görünüyor.

Suriye'nin toplam nüfusu (savaştan önce) onca senede 22 milyona ulaşmış zaten 2.3 milyar çok yanlış bir hesap.

Olaya gelince;

ABD bu halkı silahlandırıp savaştırmak istedi. Kabul etmediler.

ABD ve müttefikleri Türkiye'ye ziyaretler yaptılar. Bize güvenmiyorlar ama size güvenirler şu işe el atın dediler.

Hükümet destek verince batıdan kaynağı belirsiz sıcak sermaye geldi. Dolar 1.5 TL ye kadar düştü. Ucuz doları kredileri bir güzel yedik. Toplum sesini çıkarmadı.

YPG-PYD ele geçirilen yerlerde bayrak çekip ben devlet kurdum deyince batılıların bizimle işi bitti.

Savaş boyunca Türkiye'ye soktukları sıcak sermayeyi geri çektiler.Gerçek ekonomiyle yüzleştik.

Bizimle savaşan komuta ettiğimiz öso'yu alıp kuzeye çekildik. Bölgede yaşayanları da Batılılarla konuşup Türkiye'ye getirdik.

Şimdi YPG bölgenin yüzde 60'a yakınını kontrol ediyor. Bir sözde devlet kurduğunu ilan etti ve seçim yapacaklardı biz engelledik. Ertelediler.

İran ve Türkiye sözde kantonu tanımıyor. Esad tanımıyor ama ilişkileri var.

Buradaki sığınmacıların akrabaları orada YPG ye karşı bizimle birlikte hareket ediyor.
0
hebanon
(02.07.24)
@ mbond, para?

@ patronaj1, nasıl yani göçmenlere yardım yapılmıyor mu? Avrupa o kadar parayı ne için verdi? Biz onları beslemezsek, yardım yapmazsak, ne diye burada kalıp bol bol çocuk yapsınlar ki?

@ Mirket, bazen belki birilerinde kıvılcım çaktırır da faydam olur diye yeni aydınlanmış gibi yapıyorum.

@ hebanon, tabii ki de hesaba diğer etkenler katılmadan yapıldı ancak yine de tehlikenin farkına varmak için yeterli bir işlem bence.

sorun sadece sığınmacılar değil ki. yıllardır laiklik ve cumhuriyete açılmış bir savaş var. eğitim yok edildi, adalet, liyakat, ekonomi kasıtlı bir şekilde çökertildi, dışa bağımlılık artırıldı. o yüzden bu da planın bir parçası gibi geliyor. sonuçta bu kadar kontrolsüz, bilinçsiz, ne olduğu belli olmayan insanların ülkeye doldurulmasının ne gibi bir faydası olabilir? Tamamen ülke yapısını bozmak amaçlanmış gibi geliyor.

Belki 100binde 1 ihtimal biri ülkeye hayırlı çıkar veya ucuz işçi olarak kullanılırlar. Onun dışında neye yarar bu insanlar?
0
🌸ananiyimioguz
(02.07.24)
100 binde 1 mi? Siginmacilardan yan gelip yatanlar da vardir elbet ama siginmacilarin cogunlugu turklerin pek de yapmak istemedigi "pis" islerde cok yaygin kullaniliyorlar diye biliyorum. Ornek olarak her turlu metal iceren saglik bozucu isler, oto yikama, cesitli uretim ve tamir isleri vs. Yani bir nevi 1960-1980 arasi Almanya'daki turklerin durumuna benzer, tabii daha zor kosullarda calisiyor olabilirler.

Doktor falan da var da hadi bunlari uc ornekler sayiyorum.

Neyse ben de gitmelerini isterim de argumanlariniz cok klise seyler gibi geldi.
0
mbond
(02.07.24)
Dün sözlükte bir başlık gördüm, mülteciler rus olsaydı gibi bir başlık. Bir badimin yazdığına çok katılıyorum, bunlar gibi davrandıktan sonra rus ingiliz iskandinav japon şu bu fark etmez ki. Terör işliyorlar şu anda. Terör yapana terörist denir mülteci değil.

Aynı şekilde, yönetim kadrolarında her kim olursa olsun kendi milletini mültecilere ezdirdiği takdirde vatan hainliği yapıyor denir. Dem parti mültecilere sahip çıkacaz mı ne demiş, hiç beklemezdim, al birini vur öbürüne işte. Hiçbir farkı yok.
0
muhayyer divan
(02.07.24)
@ananiyimioguz, harikasın

@hebanon, çok güzel bir noktaya parmak basıp doğum ve ölüm oranı arasındaki dengeden bahsetmişsin
Suriyede doğum oranı ve bebek ölüm oranı yüksekliği birbirini dengeliyor olabilir. Ancak şu an Türkiye'deler. Bebek, Aile Sağlığı Merkezlerince hamilelikten itibaren Devletin kontrolüne giriyor. Bebek ölüm oranı suriyedeki gibi yüksek olmayacak ve o eski denge bozulacaktır. Bunu gözardı etmemek lazım. Aynı durum yetişkin ömrü için de geçerli tabi.
0
Mirket
(02.07.24)
Burda böyle sorular sorulmaz :) ben de geç öğrendim. Böyle sorular sormuyorum vakit kaybı.

Bizde yaşlı nüfus çok. Genç nüfus onlarda fazla olduğu için ölümler de az olacaktır.
0
sevilen progressive türkücü
(02.07.24)
(4)

Engelli ile engelli aracı kullanan resmi olarak aynı şehirde oturmak zorund

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(02.07.24)
Zorunda mı?
0
🌸sonhakan
(02.07.24)
aracı alırken evet. aracı aldıktan sonra hayır. (engelli aracı alalı 1 ay oldu)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.07.24)
Engelli kişi %90 ve üstündeyse ve aracı kullanacaklar arasında siz de varsanız engelli bireyle aynı yerde bulundurmanıza gerek yok.
0
cemallamec
(02.07.24)
2023ten sonra yasa değişti.

%90 ve üzeri engelli bireyin artık sadece 1.derece yakınları araç almaya başvurabilir.

O 1. derece yakının da aynı şehirde ikamet etmesi gerekir.

Önceden 3. dereceden yakına kadar herkes kullanabiliyordu, o yüzden yabancılar bile başkasının üstünden araç alıp kullandılar, polisler de takmıyordu.

Fakat artık babaannem hasta, babam ona bakıyor, kendisi onun vasisi zaten. Araç almaya başvururken vergi dairesine bir evrak gönderiyor araç bayisi. Oraya aracı kullanacak kişileri yazıyorsunuz. Benim adımı yazsaydık red geliyordu. Amcamın adını yazsaydık yine red geliyordu çünkü başka bir şehirde.

Artık aracı kullanan kişiler ruhsata işleniyor. Başka birine daha kullandırtmak istiyorsanız şoför olarak alıp maaş bağlamanız gerekiyor.

Başka bir şehirde hasta olmadan veya aracı kullanacak kişilerin dışında birilerinin araçla dolaşması yasak. Fakat polis buna takar mı takmaz mı şans işi. Büyük ihtimalle halen çok takmıyorlar. Ama bakanın bir emrine bakar sıkı tutun tedbirleri diye.

Öte yandan diyelim ki polisler hiç takmıyorlar. Bir kaza durumunda kasko masrafları karşılamıyor. Ayrıca yine bir kaza durumunda aracı kullanan kişi farklıysa, bu tespit edileceği için araç bağlanıp yediemin otoparkına çekiliyor ve çıkarmak için ceza ödeyip sadece aracı kullanabilicek kişi gelip çıkarabiliyor.

Şu kısmı tam hatırlamıyorum; ilk seferde miydi yoksa 2. miydi 3. müydü emin değilim ama aracın başkasının kullandığı tespit edildikten sonra devlet sizde ödenmemiş ötv yi alabiliyormuş. Onu vermezseniz aracı çıkaramıyormuşsunuz. Bu durum kesin ama kaçıncı yakalanmadaydı onu hatırlamıyorum.

Yani yasaları ve kuralları sıkılaştırdılar.

Öte yandan aracı aldıktan sonra satamama sınırını 5 yıldan 10 yıla,
Hasta vefat ettikden sonra miras yolu ile aracın devri esnasında da ödenmemiş ötv nin ödenmesi şartını getirecekleri söyleniyor.
0
ananiyimioguz
(02.07.24)
(20)

Nişan arifesinde sevgiliden soğumak

sasailic
4 senelik kız arkadaşımla 3 hafta sonra nişanımız var. Mekanda yapacağız, davetiyeler basıldı insanlar davet edildi, hazırlıklar bitti. Ama bu hazırlık sürecinde soğudum. Hep kendi istediği şeylerin olmasını isteyen, en ufak bir sorunda refleks olarak beni suçlayan birine dönüştü. Kendimi yanında ra
4 senelik kız arkadaşımla 3 hafta sonra nişanımız var. Mekanda yapacağız, davetiyeler basıldı insanlar davet edildi, hazırlıklar bitti. Ama bu hazırlık sürecinde soğudum. Hep kendi istediği şeylerin olmasını isteyen, en ufak bir sorunda refleks olarak beni suçlayan birine dönüştü. Kendimi yanında rahat hissetmiyorum artık her an bir sebepten bana kızacak gibi hissediyorum. Şimdiye kadar da bir sorun olduğunda alttan alan veya sorun çıkmasın diye susan taraf bendim ama son dönemde yaşadığımız şeyler beni evlilikten de kız arkadaşımdan da soğuttu. Zaman geçmesin diye dua ediyorum. Başka ne önerirsiniz?
0
sasailic
(01.07.24)
Boyle seylerin evlilik veya nisanda olma sebebi, sana fazlasiyla alismasi ve bunun sonucunda artik rahatça isteklerini dile getirmesinde yatiyor.

Çünkü flört ve sevgililik sürecinde adi konmamis bir perde olur seninle karsi taraf arasinda. Evlilik vs is ciddiye binince bu perde kalkiyor haliyle.
0
Yourcousinmarvinberry
(01.07.24)
valla sen sen ol, açık açık bu rahatsızlığından bahset.

belki strestendir bilinmez ama karakteri böyleyse eğer, evlilikten sonra geçmiş olsun, cehennemi yaşarsın.
0
hops
(01.07.24)
Bunlar nişanlılık dönemlerinde normal bence. Sizinle ciddi bir yola girdiği için böyle davranıyor,

+1Yourcousinmarvinberry
0
komando kani var bende
(01.07.24)
vakit bitmeden ayrıl. şimdi böyle yapan düğün ve sonrasında kök söktürür. unutma evlenmek kolay boşanmak zor.
0
jelly bear
(01.07.24)
Bir erkek arkadaşım sırf bu yüzden nişan attı. Şimdiden böyleyse ömür boyu çekemem diye. Sürekli kararları o alıyor, emir verir gibi onu yap bunu yap şuraya gel bu alınacak şu alıcan falan diye baya topa tutar olmuş.

Kıza sorduk, e ne yapayım o da aksiyon almıyor ben yönlendiriyorum demişti.

Ama çocuk da kendimi toni köpeği hissediyorum tarzında bişey demişti, kaçar vaziyet ayrıldı bir anda herkesi hayatından çıkardı.

Kız biraz sorunlu bir tipti bu arada ben kızı daha uzun süredir tanıyorum hatta nasıl kandırmış boylu poslu efendi çocuğu diyorduk. Çocuk yeni tanıdığı için tam idrak edememişti sonrada dank etti demekki.
0
ananiyimioguz
(01.07.24)
Yapmaniz gereken nisanlinizla bu rahatsizliklarinizi acik acik konusmak ancak muhtemelen bu yuzlesme olsa da sadece ustunu orteceksiniz.Nisanliniz en ufak streste evlilikten sonra da bu sekilde davranacak. Uzgunum ama bu sizin acinizdan bu kadar rahatsiz edici onemli bir seyse simdiye kadar onu tanimis olmaliydiniz.Nisani ertelemenizi tavsiye ederim.
0
turkuaz
(01.07.24)
Hem kendi mutsuz olan hem de çevresine mutsuzluk yayan bir insanla evlenip bir ömür geçiremezsin, yol yakınken ayrıl.
0
iwasbornonamountainside
(01.07.24)
üniversitede hocam " nişanlandığın kişiyle evlenemezsin " demişti.
gerçek yüzünü sonra gösteriyor insanlar birbirine , sen ucundan azıcık görmüşsün
0
devilone
(01.07.24)
Evlilik hazırlıklarında bu tarz gerginlikler olur, doğaldır. Özellikle kadınlar bu dönemde biraz "şirret" bir hale bürünebiliyorlar.

Siz geçen sene de ilişkinizde sık sık tartışmalar yaşadığınıza dair bir soru sormuşsunuz. Bence o dönemki davranışlar ve yaşadıklarınız daha önemli.

Ne yapacağınıza en iyi siz karar vereceksiniz ama içinizde "bu saatten sonra nasıl ayrılırım, yapamam, olmaz" tarzında bir düşünce olmasın. Ayrılın demiyorum, ama şüpheleriniz varsa ayrılmanız için en uygun zaman şu an. Bir bakalım evlenince düzelir, yoluna koyarız diye düşünmeyin. Bir şey aklınızı kurcalıyorsa ve size problem yaratıyorsa evlilik o sorunu yok etmez, aksine sorunu çözmenizi zorlaştırır. İyi düşünün, emin olup karar verin. Bu hayat sizin. Kimsenin gönlü olsun diye istemediğiniz şeylere zorlamayın kendinizi. Bol şans.
0
pispinti
(01.07.24)
Arkadaşım da katlanıp nişandan 2 gün sonra nişanı attı.
0
Kahvedesu
(01.07.24)
''sorun olduğunda alttan alan veya sorun çıkmasın diye susan taraf bendim''

bu bence bir problem.

sonunda senin de sabrının bir sonu var.
bulunmaz hint kumaşı gibi sanıyorsa kendini sanmaması lazım.

oturup konuşmak gerek. eğer stresten kaynaklı böyle davranıyorsa bilmem ama evvelden beri devam ediyorsa sıkıntı var demektir.

bu arada eski duyurunda kesin bu konuyla alakalı bir şey vardır diye baktım sen 1 senedir zaten bu sorunu yaşıyormuşsun.

her gün geriliyorum demişsin.

o yüzden bence ayrıl. yoksa çok çok daha zor olacak.
0
OgutucuRecep
(01.07.24)
susmayip kendi sinirlarinizi belirlemeyi ve bunlarin arkasinda durmanizi ve nisanlinizla konusmanizi oneririm. aman sorun cikmasin diye kendinizden odun vererek yasayamazsiniz zaten kadin ya da erkek, insanlar buna saygi duymuyor, insanlar ozgun, kendi degerlerine bagli insanlara saygi duyar, baskalarini memnun etmek icin her seye evet diyen insanlara karsi zaman icinde saygi azaliyor. kendinden odun vermek baska orta yolda bulusmak baska bir sey. kendinizden odun vermeyin demek okuz gibi olur, cat cut dan dan biri olun, karsinizdakine kopek gibi davranin demek degil, sizin kirmizi cizgileriniz neler, bir iliskiden ne bekliyorsunuz, korumak istediginiz bagli oldugunuz degerler neler vs. bunlari belirleyip bunlara sagdik kalmak onemli. eger zaten halihazirda her gun gerildiginiz kisiyse bu kisi, isleri daha da agirdan almakta fayda var.
0
kassiopeia
(01.07.24)
Sorunun yaşadığın hikayeden ziyade tepkisiz kalmayı seçmen gibi. İletişim problemini çözmezseniz zamanla birbirinizden soğumanız büyük olasılık. Evlilik zamanı streslidir evet. Birlikte Profesyonel destek almayı deneyin sürecimiz zor geçiyor diye. Düğün masrafının yanında hiç kalır, kendinize yapacağınız yatırım olarak düşünün.
0
hasmetizm 2046
(01.07.24)
nişanda kızın istedikleri olur, abartıyor olabilir misiniZ?
0
nuisance2
(01.07.24)
Nişan öncesi ve sonrasında bunun gibi bir sürü şey yaşayacaksınız çok normal.

Bence oturun bir konuşun derdinizi anlatın. Alttan almak güzel bir şey ama hep siz almayın.
0
Hallegadola
(01.07.24)
kadınlar nişan nikah düğün vb etkinliklerde "bir kere yaşıyorum" moduna giriyor (sözlükte başlığı da var).. hayatının en hayati etkinlikleri. evli değilim, evlenmedim, birkaç evlilik sürecine tanık oldum. insanı dinden imandan çıkarıyorlar. sabrını zorluyorlar. ama ayrılma kararı almak biraz saçma olur. bu süreç harici duruma bak.. suyuna gitmeye çalış, sinirlendiginde dilini ısır:)
0
tabudeviren
(01.07.24)
Son durum ne hocam nişanı atmamışsındır inşallah.
0
komando kani var bende
(17.11.24)
çift terapisi alın boşuna kavga etmeyin
0
bir soru sorcam
(17.11.24)
inşallah atmıştır ya, belli ki anlaşamıyorlar
0
titanyum22
(17.11.24)
olayın nişan ile alakası yok ki. sen geçen eylül ayında da aynı şeyden şikayet ediyormuşsun. kız şirret, sen de eziksin. geçinemiyorsunuz işte. daha ne olması lazım anlaman için

"Ciddi düşündüğünüz adı henüz konulmamış bir ilişki de olabilir veya evlenmiş olabilirsiniz. Ne kadar sıklıkla tartışıyorsunuz? Ne kadar sıklıkla birinizin özür dilemesi gereken bir şey oluyor? Uzun süreli ciddi de düşündüğüm bir ilişkim var ama neredeyse her gün geriliyoruz ve çok sıkıldım bu durumdan. Çevremde bu konularda fikir alabileceğim birisi yok size sormak istedim."
0
abelardo
(17.11.24)
(2)

Direksiyon setinden anlayan var mı?

ananiyimioguz
Selamlar bu alete yıllardır çok hevesleniyorum. Kesin sıkılıp kenara atıcam veya satıcam ama yine de denemek istiyorum.Aslında denedim bir kaç yerde denk geldi güzeldi ama evde uzun süre bayabilir beni.Neyse konu şuan bu değil, biraz denemelik olacağı için çok profesyonel bişey almayacağım. Geçenler
Selamlar bu alete yıllardır çok hevesleniyorum. Kesin sıkılıp kenara atıcam veya satıcam ama yine de denemek istiyorum.

Aslında denedim bir kaç yerde denk geldi güzeldi ama evde uzun süre bayabilir beni.

Neyse konu şuan bu değil, biraz denemelik olacağı için çok profesyonel bişey almayacağım. Geçenlerde vatanda rampage gördüm. Derecesi de ayarlanabiliyor. Direksiyonu çevirip bıraktığınızda, eski yerine geri geliyor. Hoşuma gitti aslında ama bu tırt bir özellik sanırım?

Fiyat yükseldikçe servo motorlular devreye giriyor. Bunları çevirdiğimde olduğu yerde kalıyor ama sanırım çalışmadığı için mi bu böyle? yani cihaza bağlayıp oyuna girdiğimde, teker zorlandığında veya direksiyonu bıraktığımda, geri eski yerine gelmeye çalışıyor mu onlar da?

son olarak, fiyatı biraz yükseltirsem logitech g920 de alabilirim, tavsiye eder misiniz?
0
ananiyimioguz
(29.06.24)
Thrustmaster T300 ile başladım şu an Fanatec Direct Drive Pro kullanıyorum.

Direksiyon setini ne tip oyunlarda kullanacaksın ona göre karar vermelisin. PC’de i-racing gibi tam simülasyon oyunlarda mı kullanacaksın, yoksa Forza veya Need for Speed gibi daha arcade oyunlarda mı kullanacaksın bu önemli.

Eğer sıkılıp bir süre sonra kenara atacağından eminsen tabii ki en uygun fiyatlı olanlara bakman daha iyi olur. Bahsettiğin direksiyon geri toplama özelliğine Force feedback deniyor. Alacağın direksiyon minimum bu özellikte olsun.

Logitech G 920 başlangıç için uygun olabilir G 29 da düşünebilirsin. Thrustmaster T 128 veya T 300 modelleri de başlangıç için uygundur.

Logitech sanırım dişli mekanizma kullanıyor, çok uzun kullanımlardan sonra ses yaptığı söyleniyor.
Thrusmasterlar ise kayışlı sistem. O da uzun kullanımlardan sonra Force feedback kaybı yaşayabiliyor. Oyunlardan aldığın zevki en üst seviyeye çıkartan ise Direct Drive sistemler. Bunlar oyunlardan daha çok geri bildirim aldığı için en gerçekçi kullanım DD sistemlerde oluyor.

Ama başta söylediğim gibi hangi tip oyunlarda kullanacaksın, en önemli kriter bu.
0
kaptan memo
(29.06.24)
@kaptan memo, teşekkürler büyük ihtimalle sadece forza ve assetto corsa oynarım.

ets 2yi oldum olası sevmedim. aslında güzel oyun ama çok fazla vakit yiyor. ama direksiyon olursa tekrar bir şans verebilirim.

şimdi yakınlarda bir yerde 1 yıllık garantisi olan ve sadece 2-3 ay kullanılmış bir G920 buldum. Bakmaya gideceğim. Nelere dikkat etmem gerekiyor? ses problemi var demiştin kronik olarak. Onu bir bakayım, başka bir şey var mı?
0
🌸ananiyimioguz
(01.07.24)
(2)

Powerline'a cihaz ekleme

corneillus
merhaba,Evde odalara internet dağıtmak için powerline kullanıyorum. Modem salonda. powerline'ın birisi salonda diğer eşi oturma odasında duruyor.https://amzn.eu/d/04UnYLzS ürün bu.diğer odaya da bir cihaz eklemek istiyorum. sebebi bilgisayara kablolu bağlantı yapmak. duvarlardan dolayı wifi de sin
merhaba,
Evde odalara internet dağıtmak için powerline kullanıyorum. Modem salonda. powerline'ın birisi salonda diğer eşi oturma odasında duruyor.
amzn.eu ürün bu.

diğer odaya da bir cihaz eklemek istiyorum. sebebi bilgisayara kablolu bağlantı yapmak. duvarlardan dolayı wifi de sinyal istediğim seviyede değil.

sorum şu, yeni bir powerline alsam evdeki ile eşleşme yapabilir miyim? tekli satılıyor mu? tp link mi almam lazım yoksa başka markalar da birbiri ile uyumlu mu?
0
corneillus
(29.06.24)
başka markalar birbiriyle uyumlu mu bilmiyorum ama ben zamanında 2.el bir tp-link almıştım. 2 adet.

sonra 3. lazım oldu gittim yine 2.el tekli aldım. ana cihazdaki senkronize etme tuşuna bastıktan sonra 3.cihazdan da basınca birbirlerini gördüler. Artık 1 dağıtıcım, 2 alıcım oldu.
0
ananiyimioguz
(29.06.24)
tamamen aynı durumdayız. ben de 1 dağıtıcı 2 alıcı yapmaya çalışıyorum
0
🌸corneillus
(29.06.24)
(10)

Uçak indirip kaldırmak için pilota ne gerek var?

ananiyimioguz
Günümüzde roket kaldırıp dik bir şekilde indirebiliyoruz. Simülasyonlarda uçak kaldırıp indirebiliyoruz. İnsansız hava araçlarını uzaktan kontrol edebiliyoruz.Henüz insansı düzeyde olmasa bile, havadan daha karışık otoyollarda otonom araçlar çalıştırabiliyoruz.E o halde ne diye pilot yetiştirip uçağ
Günümüzde roket kaldırıp dik bir şekilde indirebiliyoruz. Simülasyonlarda uçak kaldırıp indirebiliyoruz.

İnsansız hava araçlarını uzaktan kontrol edebiliyoruz.

Henüz insansı düzeyde olmasa bile, havadan daha karışık otoyollarda otonom araçlar çalıştırabiliyoruz.

E o halde ne diye pilot yetiştirip uçağın başına koyuyoruz?

Diyebilirsiniz ki bir sürü can taşınıyor, çok riskli. Herhangi bir teknik veya elektronik arızada birinin müdehale etmesi gerekir. Veya etik kararlar alması gerekebilir.

Bu durumda da derim ki, o zaman uçağın sistemlerinden bağımsız çalışabilecek robot benzeri bir cihazı kokpite koysunlar. En azından mekanik olarak uçağın kontrolünü ele alıp yine uçağı indirebilir. Kararlar alma konusunda da insansı bir şekilde eğitilinebilir.

Diyeceksiniz ya ona da bişey olursa? E yanına yedek koyarlar. Zaten pilotlar da öyle çalışmıyor mu? Ona bakarsanız, pilotlara bişey olabilir. Tehdit alabilirler, psikolojilerinden ötürü intihara sürükleyebilirler herkesi vs...
0
ananiyimioguz
(28.06.24)
İnsan faktörü hiçbir zaman aşılamaz diye düşünüyorum.

Yapay zeka dedigimiz şeyin adı üstünde, yapay.
0
pavlis
(28.06.24)
Şuan arabalarda 4. seviyeye kadar geldik. 5. seviye insansı düşünüp gidebilen demek. yani aracı bir tarlaya da koysan patika yola da koysan bir şekilde hedefe gidebilen demek. Bundan çok değil 50 yıl önce seviye 2 ve üstü hayal bile edilemezdi bence, gayet hızlı ilerliyoruz. Bence insan faktörü aşılabilir, hatta üstüne bile çıkılabilir.

Seviyeler:

Seviye 0: Hiçbir Otonomi

Araç tamamen insan kontrolündedir. Sadece uyarı sistemleri veya acil durum frenleme gibi yardımcı sistemler bulunabilir.

Seviye 1: Sürücü Destek Sistemi

Araçta hız sabitleyici (cruise control) veya şerit takip sistemi gibi tek bir otomatik fonksiyon bulunur. Ancak sürücü her zaman kontrolü elinde tutar.

Seviye 2: Kısmi Otomasyon

Araç, aynı anda hem direksiyon hem de hız kontrolü gibi iki temel sürüş fonksiyonunu otonom olarak gerçekleştirebilir. Ancak sürücü yine de dikkatli olmalı ve kontrolü elinde tutmalıdır.

Seviye 3: Koşullu Otomasyon

Araç belirli koşullar altında tüm sürüş fonksiyonlarını otonom olarak gerçekleştirebilir. Ancak, sistem bir müdahale gerektiğinde sürücünün kontrolü devralmasını talep edebilir. Sürücü her an müdahale edebilecek durumda olmalıdır.

Seviye 4: Yüksek Otomasyon

Araç, belirli koşullar ve ortamlarda (örneğin otoyollarda veya belirlenmiş şehir bölgelerinde) tamamen otonom olarak çalışabilir. Sürücü, bu koşullar altında kontrolü devralmak zorunda değildir. Ancak, araç bu koşulların dışına çıktığında insan müdahalesi gerekebilir.

Seviye 5: Tam Otomasyon

Araç, her türlü yol ve koşulda tamamen otonom olarak çalışabilir. Direksiyon, gaz ve fren pedalları gibi geleneksel sürüş kontrol elemanlarına ihtiyaç duyulmaz. İnsan müdahalesi gerekmez.
0
🌸ananiyimioguz
(28.06.24)
cevap soruda aslinda. ucak cok can tasiyor ve riskli. arabadan daha karmasik ve buyuk bir arac. insanlar karsi da cikar zaten. trenlerde yapilmasi daha oncelikli olur.

pilotsuz kargo ucagi ucurulmustu mesela. bu ilerde yayginlasabilir:
edition.cnn.com

ama sonucta ucaklar yerlesim yerlerinin ustunden de geciyor. pilotsuz bir kargo ucagi da riskli simdilik. yapay zeka insan beyni seviyesinde degil. inis ve kalkis da cok onemli. o asamalarda iletisim halinde olmak gerekiyor, etrafi gormek gerekiyor vs.
0
ermanen
(28.06.24)
Cok kisa bir zaman da gerek kalmayacak zaten. Su an da muhtemelen gerek yok yani teknoloji birim olarak o seviyede ancak havacilik sektoru suan pilot olmasi gerekliligi uzerinden calisiyor, yani yatirim bunun uzerinden yapildigindan bundan pilotsuz ucusa gecmek ciddi bir maliyet, butun sistemin her seyin buna gore suan.bu tip gecisler ani olusabilen seyler degil. Zamanla olur.
0
wallcan
(28.06.24)
Havacılıkta risk karayollarına göre çok fazla. Uçağın bir gökdelene çarptığını düşün.
Bu yüzden havacılıkta ilerleme yavaş olur, teknolojilerin iyice test edilip oturması lazım. Mesela uçaklarda veri taşımak için 3.5; inçlik disketler kullanıkıyormuş, artık bu disketleri üreten kalmadığından ufak çaplı bir kriz varmış.
0
parka
(28.06.24)
Emin olun havayolu şirketleri buna sizden daha çok kafa yormakta ve istemektedir.

Pilotaj otomasyona müsait bir yetkinlik zaten (Her türlü teknik iş gibi). Hatta zaten oto-pilot sistemleri çoğu zaman aktif kullanılıyor. Bu sistemlere birçok yatırım yapılıyor ancak pilotlar da sık sık devreye giriyor. Şimdi ben pilot değilim, bir pilot varsa sebebini açıklayacaktır ancak şu görüntüye bakarak bu tip sistemlerin henüz yetersiz olduğunu söyleyebiliriz sanırım. Yapmama değil de, yapamama durumu olsa gerekir bu halde.

Bahsettiğiniz roket ve insansız hava araçlarının başarısız uçuş yapma olasılıkları da çok yüksek zaten. Roketler daha başarılı ancak onlar da tahmin ettiğiniz kadar kolay yönetiliyor olmasa gerekir. Neticede bir oda dolusu insan fatafından kontrol ediliyorlar değil mi? Her uçak için bunu yapmak iki pilotu kokpite koymaktan daha maliyetli olurdu sanırım. İnsansız hava araçlarıysa sık sık düşüyor zaten, ayrıca insansız hava araçlarının kontrol sistemleri bir yolcu uçağına göre çok daha basit olsa gerek düşününce. Sonuçta yolcu uçakları iha'lara göre devasa bir kütleye sahip ve çok fazla sistemi içinde barındırıyor.

Böyle sistemler özellikle askeri kullanımda gelişiyor, sonra günlük hayata uyarlanıyor. Ne zaman askeri sistemler için insansız hava araçları yeterince stabil bir hale gelirse o zaman daha ciddi denemeler olacaktır sanırım. Neticede eninde sonunda bu olacaktır heralde.
0
akhenaten
(28.06.24)
2023te dünya çapında 35m uçak yolculuğu yapılmış.
2024'te bu sayı 40milyonu aşacakmış.

tüm araçların otonom olduğunu milyonda bir gibi çok düşük bir hata payı ile çalıştığını düşünsek her hafta bir kaza olur.

milyonda bir hata payı mühendislik açısından kabul edilebilir bir şey mi bilmiyorum ancak uçağın en ufak bir kazası bile büyük miktarda can ve mal kaybına sebep oluyor.

bence milyonda bir hata payı çok iyi, ama kabul edilebilir olmanın da ötesinde.
tamamen insansız kalkan, giden ve inen uçaklar duymuştum. sanırım teknik yetersizlikten ziyade, bu riskler sebebi ile henüz hazır değil.
0
biseysorcaktim
(28.06.24)
şu an için çok erken. gerekli teknoloji ve arge'ye ulaştıktan sonra yapay zeka'ya sorumluluk, korku, karar verme yetisi bile verebilirsin. belki 1000 yıl sürer ama herşey mümkün. 3000 yıl önce çin'deki bir bilim adamına gelecekte amerikadaki birini karsimizda olmadan gorebilecegiz dersen o da imkansiz derdi.
0
buenosdias
(28.06.24)
uçakların maliyeti(+ tazminat v.b. maliyetleri) > pilotların maliyetinden çok fazla olduğu için henüz erken.

fakat bir gün mutlaka olacak.
hatta uçak, hava taşıtı, otomobil bütün taşıtlar otonom olacak insanların kullanması yasak olacak çünkü bütün araçlar otonom olunca en büyük risk faktörü insanların kullanması olackatır)
0
nuisance2
(28.06.24)
Dandik, hayati öneme sahip olmayan makine çevirisini bile bir insan kontrol ediyor illaki. Başka da bir şey demiyorum.
0
inawen
(29.06.24)
(9)

Yıllar sonra evlilikte heyecanı, ilgiyi, neşeyi nasıl canlı tutuyorsunuz?

psmstc
Bizim 5-6 sene oldu. Çocuktan ve zor yaşam koşullarından sonra Bir yüz eskimesi karşılıklı heyecanı ilgiyi yitirme kayıtsızlık durumları var.Nasıl aşarız? Aşanlar nasıl yapıyorsunuz?
Bizim 5-6 sene oldu. Çocuktan ve zor yaşam koşullarından sonra Bir yüz eskimesi karşılıklı heyecanı ilgiyi yitirme kayıtsızlık durumları var.

Nasıl aşarız? Aşanlar nasıl yapıyorsunuz?
0
psmstc
(28.06.24)
Aşmak yok, uyum sağlamak var. Kimse kendini kandırmasın, anlık yükselmeler olur da bundan sonrası monoton.

Kim kimi her gün görür de bıkmaz ağa düşününce bile bunaldım.
0
pavlis
(28.06.24)
Hevesi ve merağı canlı tutmak için oldukça emek sarf etmek ve zaman ayırmak gerekiyor. Ben macera ve keşif hislerini canlı tutmanın önemli olduğunu düşünüyorum bu konuda. En basit yolu da doğada yürüyüş yapmak ve bisiklet sürmek, tercihen dağ zirvelerine ulaşmak. Konfor alanından çıkıp fiziksel bir mücadeleye ekip olarak girmek yanında eğlence ve başarı tatmini de getirecektir. Herkes doğayı sever. Yarışmacı olmak da çok keyiflidir. Challenge'ları tiktok yerine gerçek hayatta gerçekleştirmek tamamlanmış hissettirir.
0
hasmetizm 2046
(28.06.24)
Youtube-Dr. Gülcan Özer. Güzel tespit ve uygulanabilir önerileri var.
Beniö tecrübelerim; birbirimizi ihmal etmemek önemli. Çocuk, ezber bozduran bir durum. Güvendiğiniz biriyle işbirliği yapıp, çocuksuz bir hafta sonu iyi gelir diye düşünüyorum. Aranızdaki bağa dikkat çekmek istiyorum bir de. Zayıfladığında ya da koptuğunda, ilişkideki konumunuzu konforsuz duygular eşliğinde görebilirsiniz. O bağı canlı tutmak için tüm şeffaflık ve kırılganlığınızla kalbinizi açmak güven duygunuzu tazeler. Özlem duyduğunuz günler ya da spesifik bir gün seçip; serzenişte bulunmadan sadece o güne dair hislerinizi ve özleminizi dile getirmek, bir başlangıç olabilir.
0
from where i ride
(28.06.24)
beraber aktiviteler +1

mumkunse cocuksuz. cocuk kucukse neneye dedeye teyzeye vs. birakilabilir mesela veya basbaba biseyler yapilir. cocukla da tatil yapilabilir tabii...

gulumsemek, el tutusmak, kucuk surprizler gibi basit seyler de guzel. Turk kulturunde insanlar bu konularda daha "kasinti" oluyor ve muhafazakarlik da var. daha rahat olmak gerekiyor bazen. ya da yapabildiginiz kadar.

not: evli degilim. cocugum yok :)
0
ermanen
(28.06.24)
ilişkide heyecan olması durumunu anlamıyorum. aynı heyecan döngüsünü yaşamaya devam etmek istiyorsa bir insan zaten evliliğe hazır değil demektir (sorunun yanıtı değil gibi ama). tekdüzelik de güzel bir şey.
0
deartheodosia
(28.06.24)
Eger ingilizceniz varsa Esther Perel ve Gottman Institute cok guzel kaynaklar yayinliyor bu konulara iliskin, ozellikle uzun sureli iliskiler ve evliliklerle ilgili.
0
kassiopeia
(28.06.24)
ortak aktivite vs. yalan dolan o işler. kısa vadede işe yarar, sabun köpüğü gibidir.

ilişkilerin doğası bu, bi noktadan sonra monotonluk kaçınılmaz. sevgi geçer, saygı baki kalır lafı var ya, çıkış noktası bu gibi durumlar işte.

ya bunu kabulleneceksin ya da bu diyardan göçeceksin. sanma ki herkes ilk günkü heyecanında, aşkında yaşıyor. hele çocuk olduktan sonra.
0
hops
(28.06.24)
saygı çok önemli.
0
kumandanim
(28.06.24)
bizde çocuk yok, başladı böyle şeyler :D

bazen birlikte aktivite yapıyoruz.
bazen libido tavan yapıyor evden çıkmıyoruz.

ama genellikle ev arkadaşı gibi takılıyoruz herkes kendi kabuğuna çekiliyor.

normalde önceden daha sık birlikte vakit geçirirdik ama tükettik sanırım.

dedikleri gibi sıkılmak kaçınılmaz gibi duruyor. yani ilişkiler de hayat gibi sinüs dalgası gibi inişli çıkışlı. insan bazen kendinden bile sıkılıyor, sürekli gördüğün bir insandan da sıkılmak normal bence.

o yüzden başka arkadaşlar, hobiler falan olmalı.
0
ananiyimioguz
(28.06.24)
(17)

Ekşi Duyuru Kapansa

rock n roll
Hayatınızda neler olurdu? Mesela eskiden olsa bende yoksunluk belirtileri baş gösterirdi :)) Şimdi metanetle karşılarım.Eğlence amaçlı sorduğum bir soru. Merak etmeyin en geç yarına silmiş olurum.
Hayatınızda neler olurdu? Mesela eskiden olsa bende yoksunluk belirtileri baş gösterirdi :)) Şimdi metanetle karşılarım.

Eğlence amaçlı sorduğum bir soru. Merak etmeyin en geç yarına silmiş olurum.
0
rock n roll
(27.06.24)
Ya zaten şurda browserı açtığımda girdiğim 2 site var aman diyim
0
neira
(27.06.24)
Hiç bir şey. Ayakkabım nasıl sorusuna cevap versen ne, vermesen ne olur :))

Daha çok reddit’te vakit geçirmiş olurum. Fkfkf
0
gabe h coud
(27.06.24)
Üst insan rollerini başka yerde yaparlar, bende forumlara dönerim. Bir şey olmaz
0
pavlis
(27.06.24)
Ben de metanetle karsilarim. Can sikintisindan eglenceli soru aciyosun canin iyice sikiliyor. Ciddi bi dert anlatiyosun milletin turkcesi yetmiyor ki olayi anlasin. Nadiren memnun kaliyorum.
Ben duyuruda ve internetin tum diger mecralarinda cogunlukla cidden coluk cocugun takildigini dusunuyorum. Soruma bazen 12 yasinda biri cevap veriyor gibi geliyor ve olabilir de. Belli basli insanlar icin burdayim. Ve aliskanliktan bakiyorum iste.
0
Kittie
(27.06.24)
Ok bye deyip favlardan kaldiririm. :-)
0
mor oje
(27.06.24)
istemeye isteyeme reddit e kayardım sanırım. bildiğim kadarıyla duyurunun ülkemizde muadili yok.
0
ananiyimioguz
(27.06.24)
Alışkanlık oldu +1
yerine başka bir alışkanlık bulmuş olurdum sanırım. Bir de sadece burası üzerinden sohbet ettiğim insanlar var, onları kaybetmiş olurdum. Öyle bişi olacaksa afet buluşma noktası belirleyelim oradan iletişim bilgisi paylaşırız :d
0
Bruce
(28.06.24)
Güzel bir kominite olduğunu düşünüyorum artısı eksisi olsada umarım kapanmaz.
Reddite alışmaya çalışırdım herhalde.
0
kararsızataletfilozofu
(28.06.24)
sekizdokuzon
(28.06.24)
ben de boşluğa düşerdim gibime geliyor. ne reddit'ten ne forumlardan aynı tadı alabildim.

2006 yılından beri alışkanlığa dönüştü. 1996 yılında başlayan internet hayatımda açık ara en çok kullandığım site oldu, hala da öyle.
0
kibritsuyu
(28.06.24)
Üzülürüm ama metanetle karşılarım tabii.
0
muhayyer divan
(28.06.24)
üzücü olur, zaten türkiye'de eskilerden beri var olan çoğu site kapandı (itiraf.com, bobiler, alkislarla yaşıyorum, itu sozluk vb).. turkiye internet hafızası yok oluyor. burası da yok olmasın, o kadar yazdık çizdik :)

ekşi duyuru benim için her şeyi bilen bir arkadaş gibi. güvendiğim dağ.. alternatifi olacak bi mekan yok benim için.
0
tabudeviren
(28.06.24)
Aaa bu da gitmiş diyip devam ederdim.
0
rhan
(28.06.24)
Biraz üzülürdüm ben. Favorilerimde biriktirdiğim çok öneri var.
0
peki madem
(28.06.24)
bir sey degismez. :) uzun sure girmemistim zaten.

baskalari icin hafif uzulebilirim ama. boyle soru sorup cevap bulabileceginiz bir yerin gitmesi yazik olur. bu arada buyuk emegim de var bu sitede.

------

compu selam. var mi eksi duyuru planlarin?
0
ermanen
(28.06.24)
pavlis +1. zaten iyice ego tatmin yerine döndü. daha bile güzel olur.
0
nothing in my way
(28.06.24)
Ekşi duyuru 5-10 yıl önce güzel bir yerdi. Hatta ifşa günleri olurdu herkes bir fotoğrafını yayınlardı baya heyecanlıydı.Eskiden duyuru kullanıcıları gerçekten yardım etmek amacıyla yazardı. Şimdi burada laf sokmalar falan oluyor. Birde duyuru kullanıcıları hem çok agresifler hemde kırılgan insanlar. Kendileri kendi görüşleriyle cevap yazıyorlar ama aynı cevabı sen verdin mi bozuluyorlar. İlginç bir yer oldu.

Fakat şu da var burası gerçekten bilgi edinmek değişik görüşlerin bulunduğu güzel bir ortam. sözlükten daha kaliteli bence.
0
komando kani var bende
(28.06.24)
(14)

Yaptığı kötülüğün bedelini ödeyen kimseye şahit oldunuz mu? yada

pembediken
Yaptığı yanına kar kaldı gibi. Ilahi adalet yada karma dönüp buldu mu? Mesela deniz seki Bayhan olayı
Yaptığı yanına kar kaldı gibi. Ilahi adalet yada karma dönüp buldu mu? Mesela deniz seki Bayhan olayı
0
pembediken
(27.06.24)
Evet gordum. Asiri buyuk seyler degil belki ama gene de bariz iliskilendirilebilecek durumlardi. Baskasinin cocugunda gordugu birseye laf edip yillar sonra kendi cocugunda benzer bir durumu deneyimleme seklindeydi genelde.
0
mbond
(27.06.24)
Evet gordum. Gormeyebilirdim de, ilahi adalet “kestane kebap acele cevap” gibi sak diye hemen islemeyebiliyor, bazen zaman alabiliyor. Ama birden fazla kez gordum. Iki kisinin de burnu boktan cikmadi.

Ve ilahi adalete de cok inaniyorum.

ek yapıyorum: asla beddua etmem, lanet okumam, kötü bir şey söylemem herhangi bir kişi hakkında. dönüp dolaşıp kişinin kendisini bulacağını düşünürüm. ilahi adalete inanan zaten beddua etmez, tanrı, allah inandığı her neyse onun takdirine bırakır.
0
mor oje
(27.06.24)
İlahi adalete inanmıyorum,inanabilmeyi isterdim. Kötülük yapan bazı insanların başına kötü şeyler geldiğini gördüm ama çok düzgün insanların da çok olmayacak kötülüklere maruz kaldığını da gördüm. Keşke karma olsa,herkes hak ettiğini yaşasa.
0
asteriks
(27.06.24)
Yapılan her etki aynı şiddette bir tepki doğurur. Başına ne gelmesini istiyorsan, neyi hak ettiğini düşünüyorsan başkalarına o şekilde davranırsın. Dolayısıyla bence yapılan kötülüğün de karşılığını görüyorsundur. Kendini o alanda ifade ediyorsan onlarla karşılaşırsın, iyi ya da kötü de değil mesele aslında. Bilinçli ya da bilinçsiz yapılan seçim.

İyi insanların başına neden kötü şeyler geliyor sorusuna da şöyle bir cevabım var. Bir insan kendini değersiz, harcanabilir hissediyorsa öyle davranır Z çevresine ona zarar verecek insanları toplar ve zarar görür. Değersizlik hissi pekisir, kendini gerçekleştiren kehanet diyorlar buna. Her şey kendilik algısıyla, neyi yaşamak istediginle alakalı diye düşünüyorum.
0
sekizdokuzon
(27.06.24)
Yok, hem TR de hem yurtdisinda farkli inanislara sahip olsalarda kotuluk insanlarin yanina kar kaliyor.

Cektirdikleri acinin cok az bir kismi onlara geri donuyor.
0
duyurukullanıcısı
(27.06.24)
Bazen Allahın belamı verdiğini düşünüyorum. Yaptığım küçük hesaplar elimde patlıyor veya kalp kırdığım, birine istemeden veya kontrolümü kaybederek manevi zarar verdiğimde başıma bir işler geliyor.
Asla beddua etmem; adaletin er geç tecelli edeceğine inanıyorum.
0
auroraaurora
(27.06.24)
Arkadaşım geçen birisinin aldatılmasına vesile oldu. Sonra dedi ki, Allah belamı verecek. Ben de dedim ki, çocuğun belasını vermeli. Arkadaşın kedisi ertesi gün kayboldu.
0
Kahvedesu
(27.06.24)
olmadım. genelde kötülük yapan insanlar tek bir kötülükle yetinmezler, yüzlerce kötülük yapıp tesadüfen bir tane kötülük görünce de gözümde bu ilahi adalet tecellisi olamıyor malesef. zaten kendi tanımı gereği ilahi adalet zaman ve boyutlar ötesi bir olay, buna bel bağlayıp içimi soğutmaktansa enerji ve öfkemi yeryüzü adaletinin güçlenmesine adamayı daha sağlıklı bulabilirim ama bununla da uğraşmıyorum başkalarını suçluyorum pek tabii ki.
0
engelbert humperdinck
(27.06.24)
Elbette denk gelmiştir fakat bunun ilahi adalet veya karma olduğunu falan düşünmüyorum.

İnsanlar normal yaşam doğrularında iyi veya kötü şeyler yaşarlar.

Etliye sütlüye dokunmasalar dahi, iyi veya kötü şeyler yaşarlar.

İyi anlamda dokunduklarında, iyi şeyler yaşadığında "bak iyi adam çünkü" dersiniz.

Kötü anlamda dokunduklarında, kötü şeyler yaşadığında "bak eden bulur" dersiniz.

Halbuki iyi şeyler yapmasına rağmen sürekli kötü şeylere denk gelen,
Kötü bir insan olmasına rağmen sürekli iyi şeyler denk gelen örnekler de mevcuttur.

O yüzden bu tarz sınıflandırmaları yanlış buluyorum. Hayat ve evren tamamen rastlantısaldır. Tesadüflerin ürünüdür. Canlıların kendisi dışında herhangi bir yaratıcı veya güç, bir adalet sağlamaya çalışmaz. Bir müdahalesi yoktur. Ne yaparsa insan kendisi yapar veya çevresel etkenlere maruz kalmasının bir sonucunu yaşar.

Böyle bir adeletin varlığını düşünürseniz, bu tamamen sizin şahsi veya kitlesel olarak uydurmalarınızdan bir tanesidir.

Tabi bu benim kendi görüşüm.
0
ananiyimioguz
(27.06.24)
Örneği varsa bile tesadüftür, algıda seçiciliktir.
0
Mirket
(27.06.24)
Hayir sahit olmadim. Gayet hayat hatta odullendiriyor bile ona bakarsan. Mirket +1
0
Kittie
(27.06.24)
Dünyadaki belalar küçük günahlara kefaret oluyor. Allah cc bir insan için cehennem azabı murad etmişse ilahi adalet tecelli etmiyor ki cehnneme müstehak olsun.

Allah katında dünya hayatı bir an gibi olup bittiği için İnsanların içini dışını kendisinden bile daha iyi biliyor.

"Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor."İbrahim, 42
0
hebanon
(27.06.24)
Hiç şaşmaz ki. Defalarca gordum. Kendi yaptığım yanlışın bedelini de ödedim misler gibi.
0
deer hunter
(27.06.24)
Karşılığını görmek değil de belalı bir tip belasını da bulur, onun gibi bir yaklaşım daha doğru. Comes with the territory.
0
gabe h coud
(27.06.24)
(8)

Her şeyi yapmaya çalışmaktan bir alanda uzmanlaşamamak

ananiyimioguz
Zaten çabuk da sıkılan bir insanım sürekli işten işe konudan konuya atlıyorum. Tek bir alana yoğunlaşamadığım için uzmanlaşmam imkansıza yakın oluyor.Zaten yapım gereği miskinlik tembellik de hakim, bir ara dikkat eksikliğim var diye concerta da kullanmıştım. O dönemlerim verimliydi. Mühendisliği ka
Zaten çabuk da sıkılan bir insanım sürekli işten işe konudan konuya atlıyorum. Tek bir alana yoğunlaşamadığım için uzmanlaşmam imkansıza yakın oluyor.

Zaten yapım gereği miskinlik tembellik de hakim, bir ara dikkat eksikliğim var diye concerta da kullanmıştım. O dönemlerim verimliydi. Mühendisliği kazanmam, bitirmem ve ilk iş yıllarım fena değildi. Fakat sonra ilaç ağır bir ilaç olduğu için, yan etkileri de henüz bilinmediği için bıraktım.

Onun yerine düzenli uyku, kahve falan idare ediyorum. Çok ileri düzey bir sorunum yokmuştur belki.

Neyse, sonuç olarak ne hobilerimde ne de işimde uzmanlaşamıyorum. Çok bir motivasyonum da yok açıkçası. Bunun bir tekniğini de bilmiyorum. Zaten bir işe çok mesai harcadığınızda hayatta her şey iş olmadığı için bazı yanların eksik kalacağını düşünüyorum nedense. Ki işinde çok uzmanlaşmış kişiler karakter olarak veya sosyal olarak biraz tuhaflardır dikkat ettiyseniz. Ya da ikili ilişkilerde, aşk ilişkilerinde başarılı olmayabilirler. O yüzden hep ortalama kalmaya çalıştım. Ama bu durum da beni rahatsız etmeye başladı.

Son olarak örneklerle gideyim, tavsiyeleriniz varsa alabilirim.

Lisede web tasarımı ve programlama ile yazılıma bir giriş yapmıştım. Sene 2009. Sonra web işini sevmedim, mobile geçtim. fakülte düzeyinde projeler çıkardım. fakat sürekli bir teknoloji ve dil değişimi olduğu için tek bir alanda uzmanlaşamadım. diğer meslektaşlarımın aksine boş zamanlarımda yazılımla da ilgilenmiyordum ayrıca. Değişik bir rahatlığım var sanki aileden fabrika kalmış gibi. Millet son çaresiymiş gibi çalışıyor, değişik geliyor.

İşe girdikten sonra da yine farklı teknolojilere koydular ve hatta sonra orada işler durulunca yine web e kaydırıldım. Aslında web uzmanlığım olmadan bir şeyleri yapmaya çalışıyorum eski coder tecrübelerime dayanarak. Fakat mobil e de koysan web e de koysan tam anlamıyla o alanın yazılımcısıyım diyemiyorum.

Bir yandan fotoğrafçılık, video, gitar, şan, ürün inceleme, video oyunları, motosiklet, gezi, bilim kurgu, teknoloji gibi ilgi alanlarım, hobilerim var. Denk gelirse frizbi de oynayayım, masa tenisi de, badminton da, paraşütle de atlayayım vs. vs. bir doyumsuzluk hakim. Kimisini sürekli yapıyorum, kimisi de nadiren oluyor ama ilgiliyim. Fakat insanları tanıdıkça bunları yine "hobi" olarak yapanlara göre geride kaldığımı görmek, "ulan o kadar, çok yönlüyüz diye övündük yine bir halt olamamışız" gibi bir düşünceyle kendimi demoralize ediyorum. Halbuki belki ortalamanın üstündeyimdir ama ister istemez bu kadar çok şeyle ilgilenince, merak duyunca "little little in to the middle" durumu oluyor. Her şeyden biraz bilmek, uzmanlaşamamak beni rahatsız ediyor.

Bazı arkadaşlarım da tek bir işe uzmanlaştığı, başka şeyleri yapamadığı için şikayetçi. Herkes kendinde olmayanı istiyor her zamanki gibi. Ama ben yine de sağlam bir dayanağım olsun istiyorum. ne hobimde uzmanlaştım, ne işimde ne de yabancı dil konusunda.

Bu konuda biraz tavsiye alsam güzel olacak.
0
ananiyimioguz
(27.06.24)
Bizde dehb var xd
0
abuzer
(27.06.24)
Bir kaç (sınır olarak en çok 3 olmalı diye düşünüyorum) konuda uzman olunurken, diğer konularda ise yüzeysel de olsa insanın bilgisi olmalı diye düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(27.06.24)
Tezli yüksek lisans veya doktora yapmadan kapanın elinde kaldığı arkadaşlarım var. Bir kaçı yurt dışına gittiler. Hatta bırakın yüksek lisansı, lisans mezunu bile olmayan, alaylı yetişen, kendi kendini yetiştirmiş meslektaşlarım da var.

Uzmanlıktan kastım bu. Bir işte aranıyorsan, güzel paralar kazanabiliyorsan pratikte olmuşsun demektir. Bazen kitabına göre yapamasan dahi başarılı olabilirsin. Her şeyin akademi olduğunu düşünmüyorum.

O yüzden uzmanlıktan kastım bu. Kendi işim özelinde söyleyeyim, mimariyi, proje yönetimini, kodlamalayı çok iyi biliyorsan istersen felsefe mezunu ol, takım lideri, yönetici olabilirsin.
0
🌸ananiyimioguz
(27.06.24)
her şeyin bir şeyini; bir şeyin her şeyini bilmektir meziyet olan.
0
since1907
(27.06.24)
Bu maymun iştahlılık bende de var. Pek çok şeye ilgi duyarım, yeteneğim olmayan alanlarda bile araştırırım. Ama dediğin gibi süreklilik, disiplin olmayınca tatmin de olmuyor. Öğrendiğin şeyler uçup gidiyor. Çözümü işte disiplini oturmak, çok istememek, odaklanmak. Bazen yapabiliyorum bunları. Meditasyon yaptığım bir dönem vardı, bu şikayetlerim epey azalmıştı. Ya da dopamin detoksu dedikleri teknikler var, onlar da işe yarıyordu.
0
sekizdokuzon
(27.06.24)
Dopamin detoksu dediğim de şu. Bizim gibi insanlar bir şey öğrenmekten büyük keyif alırlar. Keyif bile değil haz o. Ama bir noktadan sonra sırf öğrenmek için öğreniyoruz, o haz mekanizması arkada çalışsın diye. Aklımızı allak bullak ediyor, öğrendiklerimizi zihnimizde bir yere oturtmuyor, sadece öğreniyoruz. İyi bir şey kötü bir bağımlılığa dönüyor neredeyse. Haz nesnesinden uzaklaşmak lazım bir süre.
0
sekizdokuzon
(27.06.24)
toplaşıp amerikan filmlerindeki gib dertleşek
0
topkapiaksaray
(27.06.24)
-bir üst hedef belirle. yapmak istediklerini neden yapıyorsun mesela? üst bir hedefe hizmet edince yaptığın şeylerin sınırları ortaya çıkıyor. mesela gitar çalmak değil de klasik gitar çalmak ya da blues tarzında elektro gitar çalmak diye daha somut bir hedef belirleyince işler netleşiyor. çalışacağın parçalar falan hedef olarak beliriyor. bir amaç çizince kendine o yolda işine yaramayan şeyler de eleniyor. gitar çalışman gerekiyorken ürün incelemeye yer kalmıyor mesela. bu noktada genel hedefine hizmet etmeyen uğraşları elemeye başlıyorsun.


-kanban tekniğini biliyorsundur. faydalı olur. yapmak istediğin şeyleri listeye. bunlara 6 ay, 1 yıl gibi süre ayırabilirsin. o süre boyunca sadece o işe odaklanırsın mesela.

benzer şekilde warren buffet'ın bir tavisyesi var. yapmak istediğin 25 şeyin listesini yap. sonra ilk 5 tanesine odaklan. bunları yapmadan diğer 20 tanesini unut.

-yeni uyaranlara cevap vermemek önemli. hani bir söz var bir boksör yere düştüğü zaman yenilmez tekrar ayağa kalkamadığı zaman yenilir diye. benzer şekilde dikkatini dağıtan uyaranlar olacak ama önemli olan sıkılsan da elindeki işle devam edip yeni uyaranlara cevap vermemek. bir de genel olarak bazı fırsatları, hazları kaçırmayı kabullenmek gerekiyor sanırım.


-son olarak bruce lee'den gelsin "10 bin tekmeyi bir kez çalışandan korkmam ama bir tekmeyi 10 bin kez çalışandan korkarım."
0
blackkmamba
(03.08.24)
(3)

Tarihi geçmiş möllers balık yağı içilir mi?

ananiyimioguz
Üzerinde tett: 02.2024 yazıyor. aslında skt, yani son tüketim tarihi demiyor. tavsiye edilen tüketim tarihi diyor.Bana kalırsa 4-5 ay geçse bişey olmaz gibi geldi çünkü zaten hep buz dolabında duruyor. tadına da baktım bir sorun göremedim.en fazla ne olabilir? vitaminin etkisi mi gitmiştir? yoksa te
Üzerinde tett: 02.2024 yazıyor. aslında skt, yani son tüketim tarihi demiyor. tavsiye edilen tüketim tarihi diyor.

Bana kalırsa 4-5 ay geçse bişey olmaz gibi geldi çünkü zaten hep buz dolabında duruyor. tadına da baktım bir sorun göremedim.

en fazla ne olabilir? vitaminin etkisi mi gitmiştir? yoksa tehlikeli olabilir mi tarihi geçmiş vitamin tüketmek?

www.hepsiburada.com
0
ananiyimioguz
(26.06.24)
ölümsüzlük iksiri değilse tett'si 4 ay geçmiş hiçbir ürünü tüketmem. hele de bir ilacı/takviyeyi.
0
paintov
(26.06.24)
tarihi geçmiş herhangi bir ürünü tüketmek zaten sıkıntılı bir durum. yani kimyasal içeriği olan ürünlerde hiç risk almamak gerekir.
0
mikahakkinen
(26.06.24)
ilaç deposunda çalışan bir tanıdığım, ilaçların üstündeki skt lerin bile aslında güvenlik amaçlı biraz erken yazıldığını söylemişti.

o yüzden ne kadar bir esneklik var merak ettim.
0
🌸ananiyimioguz
(26.06.24)
(15)

Sıcaklara Nasıl Dayanıyorsunuz?

rock n roll
Soğuk suyun altına giriyorum olmuyor, cam açıyorum olmuyor, klimanın elinden bir şey gelmiyor çaresiz kaldı. Ağlıyorum artık. Nasıl serinleyeceğiz ya?
Soğuk suyun altına giriyorum olmuyor, cam açıyorum olmuyor, klimanın elinden bir şey gelmiyor çaresiz kaldı. Ağlıyorum artık. Nasıl serinleyeceğiz ya?
0
rock n roll
(25.06.24)
Klimanızı değiştirin.
0
pispinti
(25.06.24)
Ben sıcak çok severim ama klimalı ortamdayım. Buzlu içecekler işe yarar.
0
gabe h coud
(25.06.24)
Klimayı en soğuk dereceye ayarladım yine sıcak. Daha Haziran ve ekime kadar sıcak. Nasıl dayanacağımı bilmiyorum. Yazı çok severim, kıştan nefret ederim ama kışı özledim.

@geveze yazar; neredesin bilmiyorum, bilsem de gelemem ama çok teşekkür ederim, çok naziksin.
0
🌸rock n roll
(25.06.24)
klima nasıl işe yaramaz ya.

şu mevsimde en gezilmeyecek yere, adana'ya gezmeye gittik bayramda. otel odasındaki ufacık klima bile ortamı gayet konforlu yapıyordu. odadan çıkınca insanın yüzüne alev topu çarpıyordu ama oda iyiydi. adana'da diyorum.

bence de klimaya bakım yaptırmanın vakti gelmiş sanki. az soğutuyor ya da boş boş üflüyor olabilir.
0
kibritsuyu
(25.06.24)
@kibritsuyu; klimada sorun yok çünkü ortamda bulunan herkes rahatlıyor bende etkisi yok galiba. Artık, sıcaktan başım ve kulağım ağrımaya başladı.
0
🌸rock n roll
(25.06.24)
@Mehmettheslim; İstanbul şanslı o zaman. Ankara fena sıcak.
0
🌸rock n roll
(25.06.24)
Benim İzmirde eskiden kaldığım ev 1.kat stüdyoydu ve öğleden akşama olan tüüümm sıcağı emiyodu. Arçelik klima almıştık o zaman yeni modellerinden ama ev tüm sıcağı emince duvarlar bile aşırı ısındığından ve ev tek cepheye baktığından cereyan yapacak yer de yok, klima açsam da bi türlü soğumuyodu. Dışarı çıkınca farke diliyor ama evin içi yine sıcak. Senin de öyle bi durum mu acaba?

Ben çözümü kalın perdelerde bulmuştum. Işığı geçirmeyecek şekilde koyulukta, çekip klimayı da açınca daha anlaşılır bi soğutma sağlıyordu. Belki denersin :)
0
e mice
(25.06.24)
Ankara gerçekten son üç gündür çok başka bir sıcak. Ben kendim bizzat İskenderunluyum ama orada hiçbir zaman sıcaktan bu kadar bunaldığımı ve kendimi kötü hissettiğim olmamıştı. Bu kadar sıcak hiç hayra alamet değil…
0
ulukayin
(25.06.24)
Ankara'dayım bugün durup dururken burnum kanadı artık sıcaklardan.
Onun dışında iş çıkışı havuza gidiyorum her gün efsane oluyor tavsiye ederim
0
retarder
(25.06.24)
Klima yetersiz kalıyor.

Bizimkisi de faydasizdi ve birkaç sorunu vardi. En sonunda klimayı tamire dükkana götürdük, tüm işlemler bitti gaz basıldı. Gazı fazla basınca bizim klima coştu buz gibi esiyordu boyle kalsın dedim. Adam bozulur dedi bende bozulacaksa serefiyle bozulsun dedim öyle kaldı.

Şunu da söyleyeyim 18'den aşağısı klima değilmiş.
0
pavlis
(25.06.24)
Sıcak diye ağlayanları adana antep urfa taraflarına bekliyorum buralar 40 derece.

Benim çalışma odam 15 20m2 falan. O yüzden şu portatif klima gayet iş görüyor.

Normalde evin içi 32 derece oluyor. Bununla 25e düşürüyorum. Gayet yeterli oluyor.

Daha altına da düşürür belki ama güç tasarrufu için çok abartmadım.

www.trendyol.com
0
ananiyimioguz
(25.06.24)
@ananiyimioguz hocam ben kendim Hataylıyım, orada doğup büyüdüm. Her iki yeri de bilen birisi olarak diyorum ki Adana, Hatay, Antep vs sıcakları son günlerdeki Ankara sıcağından af diler tövbe ister. Klima karşısında beynin yanıyor. Boğaz kuruluğundan öksürmekten bi hal oluyorsun, çünkü boğaz ciğer vs hepsini kurutuyor. Kapalı ortamda beynin yanıyor öyle bir sıcak…
0
ulukayin
(25.06.24)
ben de ankara'dayım. bütün gün güneş alan bir evdeyim. kedi olduğu için cam pencere de açık değil, daha doğrusu kediyi odadan çıkarıp kapısını kapatıyoruz ve anca öyle pencere açıyoruz. dolayısıyla hiçbir pencere karşılıklı açık olamadığı için cereyan da yapmıyor. klimamız da yok.

hatta dün neredeyse bütün gün sokakta gezdim. arabadayken klima yetti, dışarıda gezerken de öyle çok bağırtmadı. yani adana'dan yeni dönmüş olmanın mı etkisi, yoksa her yaz şakır şakır terleyip ölümüne bunalırken bu yaz 20 kilo vermiş olmamın mı etkisiyle mi o kadar sıcak gelmiyor bilemiyorum.

şu anda penceresi açık ve kapısı kapalı, dolayısıyla cereyan yapmayan odamda, 10 santimlik masaüstü usb fanın karşısında gayet konforlu şekilde oturuyorum. fanı da yeni keşfettim, aaa böyle bi fanım vardı diye, 15 dakika öncesine kadar o da yoktu. sadece buzlu suyum vardı.
0
kibritsuyu
(25.06.24)
Ortamda bulunan herkes rahatliyorsa sorun sizde olmasin? Fazla kilo var mi? 3-5 kilo vermek bile baya farkediyor.
0
mbond
(26.06.24)
@mbond; kilom normal.
0
🌸rock n roll
(26.06.24)
(7)

bir oyun çıkmıştı

air
çıktığında herkes deli divane oldu. fantastik ortaçağ kurgusu yine ve 3-4 kişilik bir grubu yönetiyorsun.neydi bunun adı?
çıktığında herkes deli divane oldu. fantastik ortaçağ kurgusu yine ve 3-4 kişilik bir grubu yönetiyorsun.

neydi bunun adı?
0
air
(25.06.24)
Baldurs gate
0
grimavi
(25.06.24)
Mount and Blade 2 Bannerlord
0
heritage
(25.06.24)
Baldur's gate
Dragon Age
Conqueror's blade
0
ananiyimioguz
(25.06.24)
baldur's gate'i arıyordum. oynanır mı sizce? elden ring'le arasında gidip geliyorum. elden ring nispeten npc'siz boş bir dünyaymış, canım sıkılıyor öyle olduğunda. biraz etkileşime geçeyim severim
0
🌸air
(25.06.24)
Baldurs 3 şu an oyun geliştiricilerin "arkadaşlar her oyun böyle olcak diye bi durum yok bu bir lütuftur kendinize gelin beklentinizi indirin" açıklaması yapmasına mahal verecek kadar saçma iyi bi oyun rpg seviyorsanız.
0
hedep
(25.06.24)
"Etkileşime geçeyim" diyorsanız Baldur's Gate kesinlikle oynamalısınız. Herkesle ve her şeyle etkileşime girebiliyorsunuz. Elden Ring de muhteşem bir oyun olmakla beraber aralarında büyük farklar var. Aradığınız şeyi daha net karşılayacaktır BG3.
0
cay koy geliyorum
(25.06.24)
Önce Elden Ring indirmiştim. Gezip gezip boss kesmek hiç bana göre değilmiş. Zaten biraz da zor gelmişti. Gerçi tekrar tekrar deneyince bosslar kendini tekrarlıyordur büyük ihtimalle ama olsun bir şeyi o kadar tekrar edecek motivasyonu bulamadım.

Sonra baldur's gate indirdim, oyunu açtım, bu ne biçim oyun ya dedim sildim hiç bişey anlamadım kontrollerden falan. Basit bir oyun gibi geldi kuşbaşı görünce bir de. Dil de ilk etapta ingilizce açıldı tamamiyle anlayamamıştım.

Neyse aradan birkaç ay geçti yine öven övene. Bir de oyunun türkçe desteği olduğunu gördüm. Dedim dur bakayım tekrar indireyim, bu sefer de hikayesini ve oynanışını falan alaştırayım dedim.

Oyunu türkçe yapıp ilk bölümü geçtikten sonra bağımlılık yarattı bende. Gerçekten çok fazla etkileşimli nesne var. Senin seçimlerine göre ilerliyor. Çok fazla taktik kurabiliyorsun bir yere giderken veya savaşırken. Hikayesi de sardı. O yüzden kesinlikle şans verilmeli diye düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(25.06.24)
(11)

Engelli indirimi ile araç alanların elinde patlaması

ananiyimioguz
Temmuzda çıkacak yasa ile ötv indirimi ile araç alanlar hem 10 yıl satamayacak, hem de hasta vefat ederse, ötv ödenmek zorunda kalacakmis.Fakat bu duzemlemenin eskiyi de kapsaması inanılmaz canımızı sıktı.Babam daha 43binde olan 2011 model mazda 3 ünü piyasanın 70bin altına sattı ki devlet o paraya
Temmuzda çıkacak yasa ile ötv indirimi ile araç alanlar hem 10 yıl satamayacak, hem de hasta vefat ederse, ötv ödenmek zorunda kalacakmis.

Fakat bu duzemlemenin eskiyi de kapsaması inanılmaz canımızı sıktı.

Babam daha 43binde olan 2011 model mazda 3 ünü piyasanın 70bin altına sattı ki devlet o paraya suv alma hakkı tanıyor diye.

Bir de babaennemi surekli köye götürüp geliyor yüksek arac olmasi baya işlerine geldi.

Neyse babami gazladim aracini sattik gittik 800bin e arac aldik.

Babaannem 10 senedir ileri seviye alzheimer. Kadıncağız zaten 2 sene daha ya yaşar ya yaşamaz. Babamda nakit olsa zaten şimdiye kadar alırdı araba. Devlet önce diyor ki ötv siz araba alabilirsin. 5 yıl sonra istersen sat, yenisini al, istersen kullan. Hastan ölürse de vasisi kimse ona geçtin.

Bakin buralarda belki sacmaliklar olabilir ama biz araci alirken kurallar boyleydi. Suistimal edenleri ayri bir kefeye koyuyorum. Onlar ayri incelenmeli.

Simdi babaannem ölse, babam 600bin tl yi nereden bulsun da araci kullanmaya devam etsin? Bunu bilsek hic satmazdi arabasini.

Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Dıdısının dıdısı veya komşusu uzerinden otv siz arac alanlara oh olsun diyebiliriz de, hastasi olanlar ne gunahi var yani?

Yoksa satamama olayini 5ten 10a cikarmalarinda bizlik bir sorun yok kullanilir yani arac.
0
ananiyimioguz
(19.06.24)
Vefat edince para ödeme kısmı çok saçma. Adamın parası yoksa verecek napacak, canını mı alacak
0
jülsezar
(19.06.24)
Asıl mirasta ÖTV ödenmesi mantıklı olan, ÖTV ödenmeme sebebi nedir? Vergi indirimi engelli kişiye tanınmış, arabaya değil. Yabancıdan araç alınca ÖTV ödenmesi ile aynı çerçeve.
0
gabe h coud
(19.06.24)
Gabe +1
Mirasta ÖTV alınması mantıklı. Ha bence tabi ÖTV denilen olay saçma ama hepimiz kabul edelim ki son yılların en çok suistimal edilen ve buralarda da "ne çakallık yapsak da otvsiz alabilsek" diye sorulan olayı bu. Ben kişi vefat ederse arabanın hiçbir sıkıntısız olarak miras kalmasini direkt anlamsiz buldum.
10 yıl kısmı garip geldi. Ha araçlar 5 yıl içinde normal şekilde satilabiliyorsa o zaman bu da doğru, yok sadece otvsiz şekilde satilabiliyorsa çok mantıklı bulmadım.
0
logisticsmanager
(19.06.24)
"hastasi olanlar ne gunahi var yani?"

Düzenlemeyi incelemedim ama anlattığın kadarıyla hastası olanların günahı yok ki. Hastası varken böyle bir ödemesi yok zaten. Ayrıca vefat edince para ödeme kısmı saçma değil. Zaten mağduriyete bağlı destek ihtiyacı oluşturan konu kalkmış ortadan.

@gabe h coud +1
0
nawar
(19.06.24)
gayet mantıklı bir uygulama olmuş
0
Yılmaz920
(19.06.24)
Ya arkadaslar ben olayin mantigini sormuyorum ki.

Diyorum ki, mantikli olan buysa madem neden basindan beri boyle yapmiyorsunuz?

Şuan zaten yasa yine degismisti araci sadece babam kullaniyor. Neyse 5 sene sonra rahatiz dedi de aldi. Sınır 10 sene olsaydi, miras mali olarak gecerken de vermediginiz 600bin tl sizden geri alinacak deseydi, fazladan 600 bin tl miz olsa gider 0 alirdik zaten ne diye engelli araci alalim. Bize bunlar denmedigi icin aldık.

Bu uygulamaya ilk baslandigi zamanlarda millet jaguar auidi mercedeslerini aldilar, tüm sülale kullandilar ve 5 sene sonra astronomik rakamlara sattilar, o sattiklari parayla gidip C segment 2 3 tane araba aldilar. Onlara bir yaptirim yok. Uygulama basta iyice sacmaydi.

Sonra neyse motor ve fiyat limiti getirildi. Yine yari fiyatina arac aldilar, 5 yil sonra sattilar onlara da bisey yok.

Biz tam alicaz yasa degisti dediler ki torunu amcasi dayisi dahi kullanamaz alacaksaniz ona gore alin. E tamam. 5 sene de satamazsiniz, satarsaniz da ya yine bi engelliye ya da otv sini odeyip satarsiniz dediler. E ona da tamam dedik. Hasta ölürse de miras yoluyla ustunuze alabilirsiniz dediler. E tamam o da rahatmis evet sacma ama BIZE BOYLE DEDILER ALIRKEN.

Şimdi aldiktan sonra bakan bey diyor ki ya aldiniz beyler ama ben o 5 yılı 10 yıla uzatıyorum, hasta olurse de babayi alirsiniz ötv sini geri ödeyin aracin.

Yahu kardesim madem öyle almadan önce deseydin ya almazdik yani dalga mi geciyorsun!

Madem bizi de kapsiyor, e geriye dönük alip satanlari da kapsasin o zaman oyle sey olur mu ya.
0
🌸ananiyimioguz
(19.06.24)
Önceden verilmiş bir hakkın aleyhte geri yürütülen bir düzenlemeyle kaldırılması hukukla bağdaşmaz. Mağduriyet doğurur.

Ancak bu konuda beklediğiniz desteği bulamazsınız. İnsanlarda ona verdin bana da ver, bizde niye yok, bende yok onda da olmasın düşüncesi var.

Bir aralar öğrenci vergi affını iptal etmek için kampanya başlatmışlardı. Kampanyanın odağında "verdiğimizi geri ödeyin değil de affı iptal edin onlar da ödesin" vardı. İçinde yaşadığın toplumu iyi tanımalısın.
0
hebanon
(19.06.24)
Neden başından beri böyle yapmıyorlar? Çünkü seçimlerde vs. fayda sağlıyor.

Bu konu o kadar suistimal edildi ki sizin gibi gerçekten kitabına uygun kullananlar dışında kalan kesim (ki epey fazla anlaşılan) toplumu ikrah ettirdi. O yüzden en muhalif insanlar bile bu habere destek veriyor gördüğüm kadarı ile.

Yasa daha geçmedi, bu sadece haber. Geçsin, geriye dönük de işler mi göreceğiz. Ben de destekliyorum kesinlikle. Madem engelli bireye verilmiş hak, o halde vefat edince de hak kaybolur, kimseye kazanç kapısı olamaz.
0
eisberg
(19.06.24)
eskiyi kapsamıyor. kapsamayacak.
0
jelly bear
(19.06.24)
vefat edince bence de hak kaybolsun. ama ötv farkını ödemek yerine bir alternatif de getirilsin. başka bir engelliye satma gibi vs

durumu yok ama engelli hastası olduğu için araç alan biri, 1 sene sonra vefat etti hastası diyelim. nereden çıkarıp verecek o parayı ?
0
jülsezar
(19.06.24)
kötüye kullanılıyor diye verginin tahsil edilmesini savunmak kıskançlıktan başka bir şey değil. asıl haksızlık ihtiyaç sebebiyle engelli arabası alıp, engelli vefat edince vergisini ödetmek. araç engelliye ait, engellinin kullanımına özgülenmiş. mirasçılar neden sorumlu olsun ki vergiden.
0
paintov
(20.06.24)
(4)

klima btu değeri

yetkili birine benzeyen abi
oturduğum çalışma odası 15 m2.bu alan için 9000 btu uygun.ama 9000 fiyatına 12000 btu klimalar da var.12000 btu almam daha mı mantıklı?daha çabuk soğutur, daha ekonomiktir denilebilir mi?ya da kapıyı açsam diğer odalar da serinler o yüzden 12000 daha iyidir diyebilir miyiz?
oturduğum çalışma odası 15 m2.
bu alan için 9000 btu uygun.
ama 9000 fiyatına 12000 btu klimalar da var.

12000 btu almam daha mı mantıklı?
daha çabuk soğutur, daha ekonomiktir denilebilir mi?
ya da kapıyı açsam diğer odalar da serinler o yüzden 12000 daha iyidir diyebilir miyiz?
0
yetkili birine benzeyen abi
(15.06.24)
aynı fiyata bulabiliyorsanız bence de 12binlik alın.

diğer odalar falan serinlemiyor. sadece klimanın bulunduğu oda serinliyor. isterseniz 24binlik alın, durum bu.
0
ananiyimioguz
(15.06.24)
12 daha mantıklı
0
Euxinos
(15.06.24)
Diğer odalar serinlemiyor demeyelim de , diğer odalar serinleyene kadar klimanın olduğu odada durursanız üşüyebilirsiniz.


Daha çabuk soğutur da , ne kadar süre farkeder değer mi

Ama aynı fiyata buluyorsanız tabi 12 alın
0
jülsezar
(15.06.24)
13 m2'ye 9000 alacaktım 12000 verdiler çünkü ellerinde 9000 kalmamış. zaten 12000 tam soğutur dediler 12000 verelim dediler. fiyat farkı çok olmadığı için kabul ettim. cuma taktılar. dün çalıştırdığımda oda dahil koridoru da soğuttuğunu gördüm. 12000 al geç.
0
false pretension
(15.06.24)
(6)

Evime ilk kez internet bağlatacağım

hede hodo
Hangi firmaya odaklanayım? Tavsiyenizi alayım.
Hangi firmaya odaklanayım? Tavsiyenizi alayım.
0
hede hodo
(15.06.24)
superonline, turk telekom'da daha iyi gibi genelde. digerlerini bilmiyorum.
0
ermanen
(15.06.24)
tamamen nerede yaşadığına bağlı. alayı kötü ama bazılarının daha kötü/iyi olduğu yerler var. mesela ben kadıköydeyim superonlinedan nefret ettim. karşıda memnun millet.
0
neira
(15.06.24)
Müşteri Hizmetlerinde Türk Telekom'u tek geçerim.

Onun dışında komşularına sormalısın. Mahalleden mahalleye değişir +1
0
Mirket
(15.06.24)
turktelekom, uydunet(kablo tv yani turksatınki), superonline, turknet

gibi sağlayıcıları kullandım. dedikleri gibi bölgeden bölgeye değişiyor.

bana kalırsa binada fiber var ise, veya uydunet/kablonet gibi bir altyapı var ise ona öncelik verirdim.

yok onlar değil de normal eski tip adsl altyapısı varsa, turktelekom sağlıyordur büyük ihtimalle. Ondan alırdım. ama altyapınızda bir sorun yok, komşular sorunsuz kullanıyor ise, turknet üstünden başvururdum, onlar da gelip mevcut turktelecom altyapısını kullanıyorlar ama fiyatı daha uygun oluyor.

neden sorun yoksa diye belirttim, çünkü sorun olduğunda arada aracı kurum olunca çözüme ulaşmak uzun ve yıldırıcı olabiliyor.

turknetin kendi altyapısının olduğu yerler de var fakat azınlıkta. o varsa direkt onu seçin. en iyisi o bana kalırsa.
0
ananiyimioguz
(15.06.24)
Kesinlikle turknet en iyisi
0
alcnkzn
(15.06.24)
Superonline varsa şaşmıyorum, yeni taşındığım yerde sadece ttnet fiber vardı, 500mbit bağlattım, vaat ettikleri hızı veriyorlar, şimdilik bir sıkıntı yok.
0
kimlanbu
(15.06.24)
(3)

Yazlık ev için su arıtma önerir misiniz?

dejame
Yazlık bir kasabada evimiz var, ailem kışlık evdeki musluk suyunu yemek ve çayda kullanıyor ama Kuşadası'ndaki suyun tadı gerçekten çok kötü.Her gün, bazen günde iki kez damacana sipariş ediyoruz, çok maliyetli oluyor. Peki iyi bir arıtma taktırsak tadı kötü olan su zararsız ve en azından içilebilir
Yazlık bir kasabada evimiz var, ailem kışlık evdeki musluk suyunu yemek ve çayda kullanıyor ama Kuşadası'ndaki suyun tadı gerçekten çok kötü.

Her gün, bazen günde iki kez damacana sipariş ediyoruz, çok maliyetli oluyor. Peki iyi bir arıtma taktırsak tadı kötü olan su zararsız ve en azından içilebilir olur mu?
0
dejame
(15.06.24)
Ben yıllardır arıtma kullanıyorum memnunum, bakımlarını düzenli yaptırıyorum. Çaya, çorbaya, kediye, köpeğe arıtma veriyorum.

Bence taktırın, yaz başında filtre değişimi, bakım vs yaptırırsınız.
0
ofelia
(15.06.24)
bodrumda su kalitesi çok kötü arıtma filitrelerini aylıkk değiştiriyorduk normal musluk suyumuzda bile 2 filitre vardı, yazlık bölgelerde özellikle kalabalıksa kesinlikle kullanılmalı ve filitre değişiminede dikkat edilmeli.
yalnız şu var arıtma cihazları foşur foşur su vermiyor mesela haznesini bitirdiğinizde ip gibi incecik akıyor 1 sürehi neredeyse yarım saatte doluyor az aktığı için.
günde 2 kere su siparişi veiliyorsa arıtma talebinizi karşılar mı bilemedim haznesi büyük olandan alın.
içilmeyecek kadar kötü olsa bunca insan kullanmaz bence ama bir erikli olmadığı kesin.
0
eja
(15.06.24)
Bizimkiler didimde, damacana fiyatları uçunca arıtmaya geçtiler.

Normal çarşıya gidip bir arıtmacıdan ortalama bişey taktırmışlardı.

2 senedir kullanıyorlar, memnunlar.

Sadece minarel kazanımı için günde 1 tane doğal mineralli su veya maden suyu içilmesi tavsiye ediliyor çünkü bazı yararlı mineralleri de filtreliyor.

Gerçi onun için mineral filtresi mi ne çıkmış da onun hakkında pek bir bilgim yok.
0
ananiyimioguz
(15.06.24)
(4)

Gree klima önerir misiniz?

dejame
Bütçemiz 35 - 40 bin TL civarı. En fiyat/performans ürünü almak istiyoruz. Yaşadığımız şehirde servis var gözüküyor. Pişman olur muyuz?
Bütçemiz 35 - 40 bin TL civarı. En fiyat/performans ürünü almak istiyoruz. Yaşadığımız şehirde servis var gözüküyor. Pişman olur muyuz?
0
dejame
(15.06.24)
2 ay kadar önce 48lik salon tipi Gree aldık ve şimdilik çok memnunuz.
0
pianeta
(15.06.24)
Gree baya sağlam diye biliyorum çok büyük bir klima üreticisi hatta bazı markalara o sağlıyor klimaları diye aklımda bir bilgi kalmış.
0
ananiyimioguz
(15.06.24)
İş yerine taktılar, memnunuz biz.
Hatta biri gitti evine aldı iş yerinde kullandıktan sonra. Ben ilk defa duymuştum ama baya bilinen bir markaymış aslında.
0
elorelia
(15.06.24)
Arabistanda şantiye ofisimde gree var. Burası cehennemden bir tık daha az sıcaktır.. Günlük 13-14 saat kullanıyorum performansı gayet iyi. Daha önce kullanmamıştım. Memnunum.
0
artci sarsinti
(15.06.24)
(3)

engelli araçları için yeni ötv düzenlemesi

ananiyimioguz
https://eksisozluk.com/engelli-araclari-icin-yeni-otv-duzenlemesi--7837888Bu düzenleme, eski alımları da kapsıyor mu yoksa bu düzenlemeden sonra alınan araçlar için mi geçerli olacak?yani babam 2 sene önce araç almış babaannem üstünden, 3 sene sonra satılacak mesela.şimdi 8 sene daha mı beklememiz g
eksisozluk.com

Bu düzenleme, eski alımları da kapsıyor mu yoksa bu düzenlemeden sonra alınan araçlar için mi geçerli olacak?

yani babam 2 sene önce araç almış babaannem üstünden, 3 sene sonra satılacak mesela.

şimdi 8 sene daha mı beklememiz gerekecek?

ayrıca, hastamız vefat etti diyelim. babama, hatta kardeşlere pay edilecek.

o durumda da dilekçe verilip herkes biz istemiyoruz deyip babama bırakacakları konuşulmuştu.

bu durumda babam vergi ödemeyecekti normal şartlarda. şimdi yasa değiştiği için, yine vergi mi ödeyecek? bu vergi, ödenmemiş ötv nin tamamı mı yoksa cüzi bir miktar mı? detay bilen var mı?
0
ananiyimioguz
(15.06.24)
henüz bir düzenleme yok konuşuluyor şu an sadece. normal şartlarda bu tarz bir düzenleme yapılması eskiyi etkilemez. karar kesinleştikten sonraki işlemleri ilgilendirir ama hükümetin de sağı solu belli olmuyor malum. mehmet şimşek nereden ne koparırım diye saldıray modu açmış durumda. kesin cevap düzenleme resmi gazetede yayınlanınca belli olur. eski alımları başta etkileyecek olsa bile mahkeme vs o işi iptal eder.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(15.06.24)
İştirak satışları istisnasını %75’ten %25’e çekiyorlar. Eskiden alanlar için %75’te kalmıyor. Buradan hareketle eskiden engelli indirimiyle araç alanlar da 10 yıl elinde tutacak diyebilirim.
0
gabe h coud
(15.06.24)
@ gobe h coud, omg ciddi misin :( babamın elinde patladı ahahah neyse memnun chery den kullansın ömürlük sorun değil de, sıkıntı şu babaannem vefat ettiğinde neden vergi ödemek zorunda onu anlamadım ne suçu var adamın yani kadın ölürse birden.
0
🌸ananiyimioguz
(15.06.24)
(11)

Bayrama hazır mıyız gençler?

sekizdokuzon
Bayramlıklar alındı mı? Temizlik yapıldı mı, barışılacak küsler listesi yapıldı mı?Şimdiden herkese iyi bayramlar.
Bayramlıklar alındı mı? Temizlik yapıldı mı, barışılacak küsler listesi yapıldı mı?

Şimdiden herkese iyi bayramlar.
0
sekizdokuzon
(15.06.24)
bayramlık checked
temizlik checked
küs olduğum kimse yok
memlekete uçak bileti checked

sana da iyi bayramlar karşim
0
buenosdias
(15.06.24)
Bayramda kimse ile küs değilim ama iş yok para yok kurban yok hiçbir şey yok
0
the sound and the fury
(15.06.24)
Bayramlık yok ama yeni perde aldım o da evin bayramlığı olsun. Temizliği de tatilde yapmayı planlıyorum, buharlı temizleyici aldım hatta dip köşe için heyecan dorukta. İyi bayramlar!
0
peki madem
(15.06.24)
bayramlık diye değil ama yakın zamanda yeni aldıklarım var onları valize atıp gideceğim.

temizlik yok evi bok goturuyor zaten gelen giden de yok, biz gideceğiz.

bayramda barışma olayına tamamen saçmalık olarak bakıyorum. barışırsam zamanla barışırım içimdeki kızgınlık geçerse veya umursamayacak duruma gelirsem. bunu bayram falan sağlamaz. kaldı ki ben de küs olduğum birini hatırlamıyorum.

iyi bayramlar hayırlı forumlar
0
ananiyimioguz
(15.06.24)
- Kılık kıyafet var zaten. Olanlardan temiz olanları giyeceğim.
- Küs olduğum kimse yok.
- 22 Haziran Cumartesi ilk Slovenya'ya gideceğim, 2 gece kalıp 24 Haziran pazartesi Zagreb.
0
put it in your appropriate place
(15.06.24)
Tatildeyim. Bayramdan sonraki halı saha maçına siyahi oyuncu olarak katılmayı düşünüyorum :) bayramınız mutlu olsun. El öpenleriniz çok olsun.
0
gabe h coud
(15.06.24)
bu editi izledikten sonra hiç hazır hissetmiyorum x.com
0
istiririm yalarim bir de
(15.06.24)
@geveze yazar: bayram temizliği bitebilen bir şey degil, zevk almaya bak. Sinuslerime kadar asperox sarı güç doluyum, oh.
0
🌸sekizdokuzon
(15.06.24)
@ istiririm yalarim bir de, edite gerek yok şarkı yapılmışı var: www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(15.06.24)
Temizlik derdim yok cunku anamdayim.
Kiyafet kisminda guzel bi ayakkabi almak isterdim ama geciktim artik
0
lapaz
(15.06.24)
Dün hazır evdeyim alışverişe çıkıp üstüme başıma bir şeyler alayım dedim, erteliyordum hep. Acıttı. Bayrama buruk gireceğim.
0
akhenaten
(15.06.24)
(12)

Özel sektör temmuz zam oranları beklentiniz?

ananiyimioguz
Yüzde kaç olur sizce ortalama?
Yüzde kaç olur sizce ortalama?
0
ananiyimioguz
(14.06.24)
%15 o da olursa.
0
gabe h coud
(14.06.24)
bize geçen temmuzda %34 yapmışlardı. ocakta da %45.

bu sene temmuzda %25 gelir belki diyor arkadaş ama benim de içime 15 gibi doğdu nedense. kesin olacak da... geçen seneye göre bu sene fazla bir enflasyon artışı olmadı sanki, oldu mu?

gerçi şirket zamları biraz istanbul a göre yapıyor. çalışanlar kiralardan falan şikayetçi ise yine 20-30 yaparlar belki.
0
🌸ananiyimioguz
(14.06.24)
6 aylık enflasyon yaklaşık %25 gibi olacak ama asgari ücrete zam yapılmaması işverenler için zam yapmama bahanesi olacak.
Bu nedenle ya hiç yapmayacaklar ya da %10-15 civarı olacak. %25 yapana da helal olsun!
0
merhum
(14.06.24)
kesinlikle devlet yapmadığı sürece yapmayacaklarını söylediler.

ama minnoş kalbim %30 bekliyor.
0
mantarliborekk
(14.06.24)
%50 beklentim var. Verip vermemek onlara kalmış
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Ben yapmayacağım, bunu sene başında da belirttim o yüzden o dönem zamları epey yüksek yaptım.
0
numlock
(14.06.24)
Büyük bir bankanın yazılım şirketindeyim.

Geçen çeyreklik konuşmasında genel müdür bu soruyu geçiştirdi şu an için bilmiyoruz falan dedi muhtemelen pas geçecekler :/
0
chicha_v2
(14.06.24)
%20 soylentisi var
0
mirty
(14.06.24)
Özel sektörde temmuzda zam alıyorsanız şanslısınız bence. Son birkaç yıla kadar yılda bir zam yapılırdı, çoğu şirket o sisteme geri döndü diye biliyorum ben.
0
nhk ni youkosu
(14.06.24)
Henüz karar verilmedi; ama yapılmama olasılığı yüksek. :( %25’e razıyım.
0
auroraaurora
(14.06.24)
son 6 aylık enflasyon.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
Geçen temmuz-ocak arası enflasyon %43 falandı sanırım, tam ona göre yapmışlar.

Bu sene ocak-temmuz arası da 20-25 arası olacak gibi duruyor. yine ona göre yaparlarsa iyi.

Ama benim anlamadığım, bu rakamlar gerçek enflasyonu yansıtmıyor hadi onu geçtim de, diyelim ki rakamlar doğru, şirket enflasyon oranında zam yaptığında, zam yapmış olmuyor ki maaş yerinde saymış oluyor.

Enflasyonun da üstünde bir zam olursa ancak zam yaptılar diyebiliriz.

Niye kimse bunu sorgulamıyor da herkes "yav kardeşim onu bile yapmayanlar var sen yine buna şükret" modunda?
0
🌸ananiyimioguz
(15.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(4)

Eşimle bir iddiaya girdik, yardımcı olur musunuz?

ananiyimioguz
Derdinizi seveyim diyebilirsiniz ama kim kazanırsa yapacakları ikimizin de gayet hoşuna gideceği için heyecanlıyız :DKonu şu, şu sıralar young sheldon u izliyoruz belki biliyorsunuz the big bang theory dizisindeki sheldon un küçüklüğünü anlatan yine bol bilim ve espirinin döndüğü bir dizi.Netflix'te
Derdinizi seveyim diyebilirsiniz ama kim kazanırsa yapacakları ikimizin de gayet hoşuna gideceği için heyecanlıyız :D

Konu şu, şu sıralar young sheldon u izliyoruz belki biliyorsunuz the big bang theory dizisindeki sheldon un küçüklüğünü anlatan yine bol bilim ve espirinin döndüğü bir dizi.

Netflix'ten açabilirsiniz.

Sezon 5 Bölüm 14

Dakika 17:30 - 18:20 arasında geçen 2 üniversite kadın hocasının diyaloğunu izlediğinizde (yaşlı olan rektör), kadının neyi kastettiği konusunda iddiaya girdik.

Sizce kadın, "beni kötü göstermek için işlerimin sabote edildiği bile oldu" derken,

a) kadın iş arkadaşları için dedi
b) erkek iş arkadaşları için dedi (çünkü erkeklere değindikten hemen sonra diyor)
c) hayır ortaya konuştu ikisi için de genel olarak öyle dedi (çünkü kadınlara da erkeklere de değindi, konu orada bitti, o yüzden son cümlesi geneldi)

www.netflix.com

Sezon 5 Bölüm 14
0
ananiyimioguz
(13.06.24)
Öncesinde kadınlara da "those bitches..?" dese de, o muhabbet kapanıp konu erkeklere geçiyor gibi. Ama konuşmaya korkan veya yatağa atmaya çalışan erkeklerden konu ne ara işlerini baltalayana geçiyor, orada düzgün organik bi geçiş yok. Kötü senaristlik derim şahsen :D Ama B diyorum ben.
0
nhk ni youkosu
(13.06.24)
Evet o yüzden biz de bi muallakta kaldık.

Kadınlar için birkaç kelime ediyor, erkeklere geçiyor. orası gayet net aslında A şıkkı direkt elenebilir.

Ama erkekler için de birkaç kelime edip konu yine kapanıyor ve genel mi konuşuyor yoksa hala erkekler için mi diyor orası hızlı geçtiği için net anlaşılmıyor. Çok duraksamadan değindiği için b de denilebilir, ama hem kadın hem erkek için zaten diyeceklerini dedi, diğer verdiği detay genel de olabilir.

Ayrıca erkekler niye kötü göstermek istesin ki karşı cinsi, sanki onu hemcinsleri için demiş olması daha mantıklı gibi de geliyor. kafalar karışık.
0
🌸ananiyimioguz
(14.06.24)
Kadınlar için söylüyor bence. Erkekler ya ondan korkuyor (Korkan adam proje sabotajına neden girsin) ya da onu yatağa atmaya çalışıyor (Amacı seks olan adam sabotajla uğraşmaz, eğer reddedilen erkek sabote etmeye çalışsa da kadın burada "then sabotaged my projects when they couldn't" falan diye cümleye devam ederdi.)
0
salihdt
(14.06.24)
Ahaha eğer cevap A şıkkı ise ikimiz de kaybettik :D
0
🌸ananiyimioguz
(14.06.24)
(10)

Diş tedavisi fiyatları

hunharca ben
Yakın zamanda dişçiye gidilip, yapılan işlem ve ücretini yazabilir misiniz (nakit/kart/taksit)
Yakın zamanda dişçiye gidilip, yapılan işlem ve ücretini yazabilir misiniz (nakit/kart/taksit)
0
hunharca ben
(13.06.24)
dalga mı geçiyorsun? 100 küsür çeşit işlem var, onu mu yazsın herkes tek tek. bir de buyurur gibi duyuru açıyorsun. neyse derdin direkt onu yaz.
0
hops
(13.06.24)
1 diş çekimi
1 kanal tedavisi
Büyüklü küçüklü dolgular
Eski dolguların yenilenmesi
Komple diş taşı temizliği

18 bin hesapladı nakit olursa 15 bin olur dedi
0
grimavi
(13.06.24)
2 hafta önce, temizlik, 3500 tl, kredi kartı
0
gabe h coud
(13.06.24)
resmi tarife (git: www.tdb.org.tr)
0
my fault
(13.06.24)
Dün ben dolgu annem temizleme yaptırdı ikisine de 1575 TL verdik, kart nakit fark etmiyor.
0
kestane gürgen palamut
(13.06.24)
Fiyatları kalem kalem yazacaktım ama kıyaslama veya rekabete girdiği için etik değilmiş. tdb kızıyormuş. o yüzden eşim yazma her yere diye seslendi az önce içeriden sdfjsd

Açık konuşmak gerekirse çok populer bir yersen ve de büyük şehirdeysen, kiran yüksek, çalışan sayın fazlaysa falan ancak tdb ye uyabiliyorsun. Hatta tdb fiyatının üstüne yapan da var.

Fatura kesmen gerekirse de tdb fiyatları altına yapamıyorsun.

Onun dışında kiran düşükse, kendi yerinse, eskiysen, çalışan sayın yoksa veya azsa, tdb fiyatlarının %40 %30 altına yapıyorsun. Ona göre siz hesaplayın işte.

Aslında yapmak istemiyorsun da.. piyasada öyle yapanlar olduğu için mecbur sen asıl fiyatı söylediğinde gelmiyorlar. O yüzden biraz indirmek durumunda kalıyorsun.

Keşke kimse indirmese de piyasa ölmese. Veya fiyatı değil de yapılan işin kalitesini önemsese keşke hastalar ama refah seviyesi yüksek olmayan toplumlarda bu pek mümkün olmuyor. En iyi yemeği yeriz, en iyi telefonu alırız ama sağlık konusu olunca, öyle ölümcül bir ameliyat olmadıkça en uygun yeri arıyoruz.
0
ananiyimioguz
(13.06.24)
Dış taşı temizliği 1750
Dolgu 2650

1 hafta önce gittim.
0
makbur
(14.06.24)
Ben Kanal yaptırdım bikaç dile, 3500 tl verdim her seansta. Pahalı geldiği için bir daha gitmemeyi düşünüyorum.
0
numlock
(14.06.24)
*dişe
0
numlock
(14.06.24)
2250 dolgu başına, iki dolgu yaptırdım +100tl film için ödedim.
0
Uncle Sam
(14.06.24)
(6)

mobil klima

duyurukullanıcısı
memnun olduğunuz mobil klima var mı?genelde şikayet ediyorlar ama belki iyi bir versiyonu vardır.dyson neredesin ya? tam senlik alan işte...
memnun olduğunuz mobil klima var mı?

genelde şikayet ediyorlar ama belki iyi bir versiyonu vardır.

dyson neredesin ya? tam senlik alan işte...
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Yahu adamın sorduğu duvara takılan klimanın yere koyulan versiyonu.

Evet iş görüyor, tek sıkıntı biraz gürültülü olması ama o kadar sorun edilecek bir gürültü yok.
0
HellKeePer
(10.06.24)
ben çok araştırmıştım pandemi zamanında, dışarıya boru salma muhabbeti falan uğraşma; özetle: nope.

özetsiz:

split klimalardaki dış ünite zaldır zaldır bağırıyor bir süre sonra. mobil için de bununla ilgili çok şikayet okudum. evin içinde motorsiklet çalışıyor vs. gibi.

dyson da olsa bir süre sonra evin içindeki sıcaklığı yok etmek için anırmak zorunda kalacak çünkü bu cihazın içindeki soğutacak ünite split klimaya göre minnaklar ötesi.

bir de cam kiti alacan sinek böcek girmesin diye. o yapışkanlı şey bir süre sonra sıcaklıktan kendini salacak her camı açtığında yerinden ayrılacak. sürekli küfredersin.
0
bisorumvargaliba
(10.06.24)
iş yerinden biri aldı. fakirdi markası sanıyorum. küçük odada işe yaradığını ama mutfakta vs uzun süre çalışsa da yeterli gelmediğini söyledi. bir de o borusu ısınıyormuş bir süre sonra artık borudan ısı yayılmaya başlıyormuş vs yani pek mantıklı bi cihaz değil anladığım kadarı ile ki fiyatı da çok uygun değildi yani direkt klima almak daha mantıklı.

biz tavan vantilatörü bakacağız bu arada, ben de bilmiyordum ama normal vantilatörden farklı bi çalışma mantığı varmış ve işe yarıyormuş serinletme açısından.
0
elorelia
(10.06.24)
Ben geçen 12 binlik electrolux klima aldım, borusunu camdan şu aparat ile çıkartıyorum, www.koctas.com.tr

dışarıdan hava gelmiyor ve borudan felaket sıcak bir hava atılıyor, içeriye buz gibi hava üflüyor. Odam 30 dereceydi 25 e düşürüyorum o şekilde takılıyorum.

sadece normalde dış ünite olması gerekirken o mekanizma cihazın içinde olduğu için 60 desibel bir gürültüsü var.

gece uyurken klimayı yatak odasına taşıyorum, uğultu o zaman hoş oluyor sanki araba veya fön makinası gürültüsü gibi dsfjgdfg

ama çalışırken bazen rahatsız ediyor, gürültü önleyici kulaklık takılıyorum.

benim için çok dert değil terlete terleye çalışmaktansa mobil bir çözüm baya işime geldi.
0
ananiyimioguz
(10.06.24)
Şikayet edilmesinin nedeni insanların normal klima performansı beklemesi.
0
jülsezar
(10.06.24)
Memnun olduğum yok.
Markayla, modelle ilgili değil. O ürünün tasarımı ve çalışma şekliyle ilgili sorun.
Büyük sorunlar:
1- Çok gürültülü. Normalde evin dışındaki ünitedeki gürültü bunda evin içinde.
2- Cama doğru giden boru sıcak hava atıyor ve çok sıcak. Adeta o boru boyutunda bir kalorifer peteği çalışıyormuş gibi odayı ısıtıyor.
3- Camı hafif aralık bırakmış oluyoruz. Bezle, aparatla bir miktar kapatıyoruz ama yine de o cam aralık kalmış oluyor, dışarıdaki cehennem sıcağı içeri giriyor.
4- Mobil deyince öyle vantilatör gibi zırt pırt taşıyabileceğinizi düşünmeyin. Onun o borusu, camdaki apartı vs. derken zahmetli bir iş. Ben her gün onu odadan yatak odasına taşımakla uğraşamam mesela.

Normal split kilma taktırmanız mümkün değilse mobil klima alırsınız ama memnun kalmazsınız.

En güzeli klima tamir eden bir dükkanı aramak, onlardan ikinci el klima alıp taktırmak. Valla.
0
michael_knight
(10.06.24)
(7)

En son ne zaman altınıza kaçırdınız

adwokat
Yaşınız ve cinsiyetinizle birlikte yazar mısınız? Bir araştırma yapıyoruz
Yaşınız ve cinsiyetinizle birlikte yazar mısınız? Bir araştırma yapıyoruz
0
adwokat
(09.06.24)
Bilinçaltına postalayıp unuttuğum bir vukuatım yoksa eğer, kendimi bildim bileli olmadı böyle bir şey.
0
Mirket
(09.06.24)
ben çocukken çok yaramazdım çişimi kakamı çok tutardım tuvalete gitmek bile zaman kaybıydı benim için. dışarıda oyun oynuyorum çünkü. veya pc den atariden kalkmak istemiyorum. o yüzden altıma kaka ve çiş yapmışlığım ilkokulun sonlarına kadar vardır.

ondan sonra kaka kesildi ama çiş ortaokulun sonlarına kadar sürmüştür. gece uyumadan önce tuvalete gitmezsem, rüyamda çiş yapıp inanılmaz rahatlıyordum sonra ıslaklık ve sıcaklığın etkisiyle uyanıyordum, "ulan hay allah ya gerçek hayatta işemişim" diye sinirleniyordum.

e lise üni derken hiç böyle bir şey hatırlamıyorum, olmadı. olmasın da bir zahmet yani bir rahatsızlık yoksa sdfskg

sadece geçenlerde değişik bi ishal olmuştum totodan işiyordum resmen. o sırada gece uyurken ufak kaçırmışım 30e
0
ananiyimioguz
(09.06.24)
cok emin olmamakla beraber bir gun sarhosken yataga isedigimi tahmin ediyorum. islakligi baska bir sekilde aciklayamadim. yas su an 40, bu dedigim de 2 yil onceydi.


cocuk zamanlarimi hatirlamiyorum ama ilkokul cagina kadar yatagi islatiyordum diye hatirliyorum.

edit: simdi hatirladim. ilkokul birinci sinifta siraya isemistim.
0
supergirl
(09.06.24)
Çok net hatırlıyorum, ilkokul 4. sınıfta okuldan çıkıp arkadaşlarla dışarda sürtüyorduk. Sonra iyice sıkışınca bana müsade deyip vulkan zihin kontrol teknikleri uygulayarak yüksek bir iradeyle eve doğru yola çıktım. Ancak asansörü beklerken daha fazla dayanamamıştım. Neyse ki kimse görmedi o halimi. Annem de işteydi, ilk kez şimdi anlattım :D
0
akhenaten
(09.06.24)
Erkek, 46-47 arasındayım (doğumgünüm sonbahar), eğer uykuda yatağa işemek ise yanlış hatırlamıyorsam ilkokul sonları olması lazım. Ortaokula taşmadı zannedersem. Lakin tuvalete yetişemeyerek kaçırmak derseniz, geçen gün bile olabilir.
0
d max
(09.06.24)
4 ya da 5 yaşındaydım sanırım ama kreş öncesi olduğunu hatırlıyorum. Oyun oynuyorduk dışarıda. Annem eve alır da bir daha dışarı çıkarmaz diye sonuna kadar tuttum. Oyun bitti, dayanılmaz hale geldi, eve doğru koşarken yetişemedim. İyi ki eşofman gri değil siyahtı da ıslanınca oluşan renk değişikliği ile tüm sitenin diline düşmedim :)
0
nawar
(09.06.24)
Aklımın yettiği dönemde (3+ yaş yani) iki kez gece rüyada işediğimi görüp gerçekten işeme olayı yaşadım, ikisi de 4-5 yaşlarındayken oldu. Onun dışında hiç yaşamadım ki çocukluktan beri dışarda tuvalet yapmayı pek sevmeyen ve çişini bile eve kadar tutan bi manyaktım son 4-5 seneye kadar :)

Büyük tuvaleti de ortaokulda bi kere son ders ishal olup altıma yapmıştım hahaha o gün de şansıma babam okula gelmişti beni almaya. Büyük bir utançla sınıftan çıkıp babamı görünce inanılmaz rahatlamıştım shdhsh

Yaş 28, cinsiyet E
0
nundu
(09.06.24)
(23)

Türk yemekleri berbat ve de sagliksiz degil mi ?

Yourcousinmarvinberry
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.Lokantalardaki sulu yemekle
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.
Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).

Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.

Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Çok sağlıklı değil fakat berbat değil. Geleneksel şekilde yapılırsa daha sağlıklı hale getirilebilir.
0
doharkoman
(08.06.24)
Berbat kesinlikle değil.
Aynı şekilde sağlıklı da değil, bunda hem fikir olabiliriz.

Bu arada birçok mutfak da sağlıklı değil. Fransız, italyan mutfakları da öyle Çok sağlıklı değil.

Benim türk mutfağında gördüğüm bir sıkıntı şu; hayat pahalılığı ve bazı ürünlerin kısıtlı olması sebebiyle karbonhidrat dayatilmis. Misal annem geldiğinde yemek yapiyor, kiyma siparişi veriyor adam başı azıcık. Diyorum bu ne? E alismislar Türkiye'de az kıyma ile yapmaya pilavla makarna ile doymaya.

Malesef Türkiye'deki sağlık sorunlarının sebeplerinden biri mutfak bence. Ama tadlari Çok güzel.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
Turkiye'de sebze kulturu tabii ki sifir degil. Sen iki tane birbirine cok benzeyen mutfak (antep ve hatay, komsu sehirler zaten) secip bunlarda sebze kullanimi az demek ki Turkiye'de sebze yenmiyor demissin.

"Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret."
gene yanlis genelleme var burada. turk mutfagi kalitesiz lokantalarda gordugun yemeklerden ibaret degil ki.

bu analiz metoduyla fransiz, italyan, hatta cin mutfagi falan da gayet sagliksiz bulunabilir.
0
hot potato
(08.06.24)
hayır değil. bolca sebze yemekleri var. zannetmiyorum ki başka ülkelerde bizdeki gibi ıspanak, beyaz lahana, kara lahana, yaprak, taze fasulye, barbunya, patlıcan, bezelye, mercimek, enginar, börülce, kuru fasulye, vb çeşit çeşit yemekler yapılsın.
iranlı birisi demişti, türkiyede bir sebzeden çeşit çeşit yemekler yapılıyor. bizde örneğin patlıcandan bir çeşit yemek yapılır, sizde çeşit çeşit patlıcan yemeği var.
0
abelardo
(08.06.24)
Kesinlikle hayır.

@logisticsmanager ve @hot potato +1 Hatta üstüne Meksika, ABD, Almanya, İspanya, Macaristan, Avusturya da eklerim.

Yani en basit hali ile düşününce kuru fasulye pilav ikilisi pizza, lazanya, calzone, arancini, panzerotto, spagetti ve diğer 75 makarna çeşidinden daha sağlıklı mesela. Aynı lezzette değil bu iki yemek dersen de yakın lezzetteki vereceğin herhangi iki yemek birbiri ile aynı derecede sağlıklı zaten. Genelde lezzetli dediklerimizi, lezzetli yapan şeyler aşağı yukarı aynı çünkü.

Deniz ve sebze kültürü sıfır değil. Sadece deniz ürünleri ile yapılanlar çok standart. Orası doğru. Akdeniz'de Yunanistan dışında öyle geniş deniz ürünü yelpazesi yok. Deniz ürününde geniş mutfağı olanların mutlaka ya bir yerde okyanusa kıyısı var ya da okyanusa yakınlar. Sebze kültürü de hayvan besiciliğinin topluma oranla kısıtlı olduğu yerlerde gelişen bir şey zaten. Türkiye'nin coğrafyası da çoğunlukla hayvancılığa uygun. Haliyle et daha zengin olacak tabii ki.
0
nawar
(08.06.24)
sebze kültürü gayet iyi.
0
ferenc
(08.06.24)
değil.

dünya üzerinde "yemek kültürü" sağlıksız olan belki de ülke abd'dir. o da çok geç kurulmasından kaynaklı.

sebze, et, tereyağı, zeytinyağı, baharat vs. olan yemek sağlıksız olmaz.

bence sizin "sağlık" algınız bozulmuş.

sağlıklı dediğiniz şey sebzedir, meyvedir, ettir, yağdır. bunlar düzgün kullanıldığı sürece yararlıdır.

yağ için margarin, sebze için şeker basılmış domates salçası kullanılırsa tabii ki kötü olur ama olması gerektiği gibi olan çoğu "geleneksel" tarif sağlıklıdır. en azından zararlı değildir.

kebabı zararlı bulup "yağsız" ama 300 ton şeker basılmış yoğurtları sağlıklı bulan biriyseniz kendi aklınızı gözden geçirin derim.
0
mark greg sputnik
(08.06.24)
bana da baharatli ve agir geliyor kesinlikle mola verilmesi gereken tarifler. duzenli olarak annemde yemek yedigimde midem ters duz oluyo. bir de asil sorun kahvalti bence sadece aksam yemegi agir olsa neyse diyecegin sabah kahvaltisi agir aksam yemegi agir is yerinde oglen yemegi. bazen yalandan sofra kalabalik gozuksun diye herkesin bildigi seyler yapiyorum carpiliyorum yemekten sonra. bir de yogurtlu mezeler of of hem yemek yiyosun yanina da yogurt direkt bayil. ulkede zaten gida denetimi, organiklik vs de olmayinca saglikli diye salatalik yiyosun saman cikiyo iyy turkiyede yemekler=kotu ama bunu sadece geleneksellerden soylemiyorum genel itibariyle sadelikten cok uzak geldigimiz noktada kaliteden de uzak. gunde 3 doz gavisconla dostluk baslasin
0
ala09
(08.06.24)
Açıkçası bunu pejoratif bir şekilde ifade etmeyi gereksiz buluyorum. Her toplum içinde bulunduğu şartlara göre şekilleniyor. Bu sağlıklı beslenme hikayesi çok çok yeni dahil oldu gündemimize. Hem Türkiye farklı bölgelerde farklı iklimler ve farklı haklarla kaynaşma dolayısıyla çeşit çeşit yemek bulunuyor.
0
anon1m
(08.06.24)
Hamur dediğin şey undur, buğday kaynaklıdır, eski buğdaylarla şimdikiler bir değil, 14 kromozomlu buğday bugün genetiği değiştirile değiştirile 49 kromozomlu olduğu söyleniyor. Ayrıca gluten problemi de genetiğin değiştirilmesi meselesi. Yani bugünkü Türk mutfağının temellerini bugünkü genetiği değiştirilmiş organizmalar ve tarım ilaçları içine işlemiş buğdaylar oluşturmuyor. Bu bir.

İkincisi, şeker için de aynı şeyler geçerli, bir yığın kimyasal ve mekanik işlemlerden geçiriliyor bu malzemeler, eski şeker ile bugünkü şeker de bir değil. Eski toprak dahi bugünkü toprak değil.

Üç, deniz kültürü sıfır demişsin, Karadeniz yemekleri hakkında Karadenizlileri çeşitsizlikle suçlamak neyin nesi anlamıyorum. Bizim ülkemizde deniz ürünü olarak %98 oranında balığın tercih edilmesi kötü bir şey değil, bu senin bakış açın sadece. Ayrıca denizlerin kirlilik oranı ve av yasağı gibi konular yine eskiden bugünkü gibi değildi, yine Türk mutfağını sağlıksızlıkla suçlayamazsın. Berbatlıkla hiç suçlayamazsın.

Ayrıca kanserojen yiyecek dediğin mesela margarindir, yanmış sıvı yağdır, yani malzemelerin kötü kullanılmasıdır, kullanmazsın olur biter.

Bütün derdin sağlık ve lezzetse senin elinde yani, doğaya %100 saygılı davranıp doğru düzgün yemek yaparsan sağlıklı beslenirsin. Bu. Sorun senin sorunun yani, Türk mutfağının değil.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
yörükler dağdan yeni indi. tabii ki balıkla işleri yok. istanbul rumu değil ki iri yağlı balık olsun sofrasında. karadenizde bile anca hamsi

sebze var. hangi sebze ve ot varsa o yörede, sofrada da var.

şeker yeni icad edildi. rafine şeker.
şeker yokken pekmez, meyve özütü(ekşide burun kıvrılan tübitak projesi) vs kullanıyordu

saydıkların fast food. sofra yemeği değil.
0
lambırcek
(08.06.24)
Berbat diyemeyiz, sağık konusu da değişiyor. Türk mutfağı baya zengin bir mutfak, her türlü yemek var. Sizin biraz isyan edesiniz varmış, buradan çıkmış.
0
akhenaten
(08.06.24)
hiç mi ege'ye, akdeniz'e gitmedin çocuğum?

türk mutfağına berbat diyebilmek nasıl bir kompleksin neticesidir şaşkınım.

türk mutfağı gibi zengin kaç tane mutfak kaldı dünyada?
0
adivar
(08.06.24)
Genellemeler akıllı adamın işi değildir. Bin tane yemeği içeren mutfak için toptan sağlıksız nasıl denebilir. sağlıklı yemekten kasıt buharda Brokoli vb yemeklerse ülkemiz Akdeniz ve Ege mutfağı çoğunlukla sağlıklıdır. Börülce salatalar patlıcan çığırtma vb çok fazla sağlıklı yemekler yine Karadeniz ege iç Anadolu da da böyle sebze ağırlıklı tencere yemekleri de sağlıklıdır.
0
psmstc
(08.06.24)
Berbat mı?!!?? yok artık daha neler. Kurban olurum türk mutfağına ya. Çok merak ettim burası berbatsa neresi iyi sizce? Onu da yazsaydınız keşke.
0
Kediyi üzdün
(08.06.24)
Soru bahane, kebap şahane.

Bence bu kadar cevap gelince amaca ulasildi sanirim.
0
ermanen
(08.06.24)
değil.
0
gurur
(08.06.24)
aslında dünyanın en iyi lokal mutfaklarına sahibiz. hiç bir ülkede bu kadar fazla lokal mutfak yok. fakat pazarlayamıyoruz. fransızlar, italyanlar çok daha iyi olduklarını yüzyıldır iddia ediyorlar, filmlerini yapıyorlar, kitaplarını yazıyorlar, turizmini pazarlıyorlar. fakat bence öyle değil durum.
akdeniz mutfağının hası, ege, hatay, antep, karadeniz, hatta Çorum, Kastamonu bile Fransız mutfanından iyidir. :-)
0
ankarakecisi
(08.06.24)
30 yıldır londrada yaşayan amcam ve eşi antep e yanımıza geldi

2 sinin de mide bozuldu 2 günde.

bu nedir ya basıyorlar yağı salçayı biberi baharatı veya şerbeti, sonra güzel diyorlar afedersin bokuma karıştırsam o da güzel olur zaten diye dolanıyordu kalan günlerde hiç bişey yiyemedi sdfksgs

bu arada londrada restoranı var yani yemekten anlamıyor değil.

bana kalırsa türk mutfağının çoğu ağır ve sağlıksız evet bu konuya katılıyorum.

ama lezzetsiz diyemeyiz. bence gayet lezzetli. biz bazı yemek veya tatlıları yerken orgazm oluyoruz burada. varsın ağır olsun.

öte yandan genelleme yanlış, ege mutfağı diyetisyenlerin de önerdiği gayet sağlıklı ve hafif bir mutfak, onu niye hiçe sayıyorsunuz
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
Ulkenin 3 tarafi denizlerle cevrili deniz urunu yiyemiyoruz bu konuda haklisin
0
Zetnikov
(08.06.24)
@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
@logisticsmanager bana sakin ol diyeni ....
Halk bilim okudum. belgesel yönetmeniyim ve abartmayayım ama bu memleketi kasaba kasaba + 40 ülke gezdim desem yeridir. Lise yıllarında dayımın lokantasında her aşamada çalıştım. şimdi emekliyim ve gastronomi 2. sınıf öğrencisiyim. 2 kelam edecek kadar konuya hakimim.

@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.


@logisticsmanager
0
ankarakecisi
(06.07.24)
Türk mutfağındaki lezzetler sağlıklı ve kaliteli malzemeler ile yapılabilecek yemekler fakat özellikle gıda sektörünün kalitesizliği işletmelerin düşük maliyet yüksek kâr amacı sağlıksız yapmalarına sebep oluyor, birçok yemeği evimizde sağlıklı ve lezzetli yapabiliyoruz, bol yağ bol salça bol tuz yerine daha dengeli koyup lezzet elde edilebiliyor, tabi hamur ağırlıklı yiyecekleri doğrudan sağlıksız görebiliriz.

Yöresel mutfaklar hakkında fikrim kısıtlı olsa da antep yöresel yemekleri daha çok sebze ağırlıklıydı aslında ki bir çoğunu beğenmemiştim.
0
atom karincanin torunu
(07.07.24)
(5)

Panik Atak mı geçiriyorum ?

skr1292
Yatakta uykuya dalmak üzereyken son bir aydır 3 kere falan aynı şeyi yaşadım ;bir anda nefessiz kalıyorum ağzımı sonuna kadar açıyorum nefes almak için. aha şimdi ölüyorum diyorum yatağımın kenarında su vardır hep. suyu içince düzeliyor.kalp çarpıntısı yok galiba. herşey 3-4 saniye içerisinde gerçek
Yatakta uykuya dalmak üzereyken son bir aydır 3 kere falan aynı şeyi yaşadım ;

bir anda nefessiz kalıyorum ağzımı sonuna kadar açıyorum nefes almak için. aha şimdi ölüyorum diyorum yatağımın kenarında su vardır hep. suyu içince düzeliyor.

kalp çarpıntısı yok galiba. herşey 3-4 saniye içerisinde gerçekleşiyor.

dikkatimi çeken nokta şu ;

2-3 ay kadar önce yemek yerken boğazımda kaldı. yanımda kimse yoktu ölme korkusunu ilk defa o gün net olarak yaşadım. suyu içince düzeldi tabi. bağlantılı olabilir mi?
0
skr1292
(07.06.24)
Apne?
0
Mirket
(07.06.24)
Panik atak olabilir.
Ama birden çıktıysa zamanla geçer. Deprem korkusu gibi.
0
parka
(08.06.24)
karabasan olmasın? yani o halk dilinde de..

tıbbi adı uyku felciydi sanırım.

yorgunluk, stres, yeme bozukluğu, uyku düzensiliklerinden falan olabiliyor.
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
20 yıldan fazla zamandır panik bozukluk var bende. ilk başlarda evden çıkmaktan korkuyordum, sonra bir psikiyatrist ile görüştüğümde panik bozukluğum olduğunu söyledi. sizde de panik bozukluk olabilir belki. panik anında zihni o durumdan uzaklaştırmak gerekiyor. çok zor biliyorum ama derin derin nefes alıp vermek, başka bir şeye konsantre olmaya çalışmak (5 duyuyu çalıştırmak vs gibi) işe yarayabiliyor.
0
dilili
(08.06.24)
Panik atağın psikolojik sebeplerinden biri boğulma travması ve ölüm korkusu diye geçiyordu.

O bahsettiğin olaydan önce de bir boğulma anısı varsa ölmekten korktuğun, onları düşün, ilk kez boğulma korkusu yaşadığın olayı hatırla, o anı yeniden yaşarken bütün hissettiğin duyguları ve bedensel yansımalarını sözlü olarak ifade et. Mesela

"Eriğin çekirdeği boğazıma takıldı, oradan gitmiyor, nefes alamıyorum, çekirdek boğazımı acıtıyor, öksürmeye çalışıyorum ama nefes alamıyorum, nefes veremiyorum da, kendimi çok kötü hissediyorum, boğuluyorum, ölecekmişim gibi geliyor" vs vs.

Sonra bunlar bitince boğulma anının bittiği etkeni ve hissettirdiklerini sözlü olarak söyle:

"Annem geldi sırtıma birkaç kez kuvvetle vurdu ve bir anda çekirdek oturduğu yerden oynadı, nefes alabildim annem bir daha vurdu ve çekirdek ağzımdan dışarı fırladı gitti,tamamen nefes alabilir hale geldiğimi fark edince derin derin nefesler alıp verdim, üst üste tekrar tekrar engelsizce özgürce nefesler aldım ve verdim ve birkaç saniye içinde normal nefes alıp verir hale geldim, tamamen rahatladım, göğsümdeki ağrı geçti, boğazımın acıması tamamen geçti ve yaşadığım için çok mutlu oldum"

Gibi. Bundan sonra:

"Bu olayın boğazımda, göğsümde, sırtımda, kalbimde bıraktığı bütün ağrıları, acı hissini, korkuyla yaşadığım kalp çarpıntılarını, (varsa diğer belirtileri, mesela karın ağrısı, dizlerin titremesi, artık ne yaşadıysan hepsi) boğulmaktan tamamen kurtulduğum için bütün bu ağrıları acıları çarpıntıları tamamen serbest bırakıyorum, sağlığımın yerinde olduğunun farkındayım ve bunun mutluluğunu yaşıyorum"

De. Bunları hep sesli sesli söyle. Uygun ortamın olursa yüksek sesle veya bağırarak söyle. Muhtemelen bir daha sebepsizce panik atak yaşamayacaksın.

Vücudunda bir takım vitamin mineral eksiklikleri ve yüksek stres yükü varsa bunlar için doktor yardımı almayı ihmal etmiyoruz, sorun sadece boğulma travması kaynaklı ise diye yazdım bunları. Çok geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
(13)

Deniz Olan Yerde Yaşam

rock n roll
Mesela sadece yazın tatil amaçlı gittiğim işte Datça olur, Fethiye olur, Marmaris olur normalde buralarda yaşayan arkadaşlar yaşam nasıl oralarda? Benim için deniz olan yerlerde olmak çok keyifli. Yaz tatiline gittiğimde geri dönmek istemiyorum. Hiç denizden çıkmak istemiyorum, dalış yapmak istiyoru
Mesela sadece yazın tatil amaçlı gittiğim işte Datça olur, Fethiye olur, Marmaris olur normalde buralarda yaşayan arkadaşlar yaşam nasıl oralarda? Benim için deniz olan yerlerde olmak çok keyifli. Yaz tatiline gittiğimde geri dönmek istemiyorum. Hiç denizden çıkmak istemiyorum, dalış yapmak istiyorum, su altı yaşamı çok ilgimi çekiyor. Bütün gün kumsalda oturmak istiyorum. Tarihi yerleşim yerlerini gezmek istiyorum. Akşam balkonda şakşuka, karpuz ve çay keyfi yapmak istiyorum. Maddi açıdan çok yük getirir mi? Avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Çok şanslısınız.
0
rock n roll
(07.06.24)
datça marmaris didim kışın ölü oluyor. kuşadası fethiyede kışında hayat devam ediyor. mesela fethiyede doğalgaz yok, klima veya sobayla ısınırsın.
yani en yaşanılır tatil beldesi kuşadası bence hem izmire hem aydına daha yakın.
bodrumu bu işe katmadım yazın çok yorucu bir yer kışında genelde ölü oluyor.
0
mikahakkinen
(07.06.24)
kışın çoğu yer sıkıcı oluyor 2 yıl didimde kaldım. doğal gaz olmayan yerlerde ısınma dert veya maliyetli.
0
ananiyimioguz
(07.06.24)
Yukarıdaki arkadaşların bahsettiği gibi yazın çok boş oluyor ortalık. Hatta Migros-Şok-101 lerin bile bir bölümü kapanıyor sadece merkeze yakındakiler açık kalıyor. İmkanlar baya azalıyor yani anlayacağın.
0
nuevo
(07.06.24)
datça aşırı sakin oluyor, nüfus az, yeni yerleşimde çok olmadığından pandemi sonrası bile yerleşik nüfus pek artmadı, dışarıdan gelen için barınma çok büyük problem. Ekim ayından itibaren sakinlemeye başlıyor. Birde datça aşırı rüzgarlı oluyor, kışın hiç çekilmiyor, çevredeki diğer yerleşimlere uzak, yollar çok iyi değil, doğalgaz da yok.

fethiye benim için yaz-kış yaşanılabilir bir yer.

bodrum'da lokasyon çok farkediyor, bazı kesimler aşırı tenhayken, bazı yerler de sakin ancak yine de insan oluyor.

Yerleşik yaşamak istesen can sıkıntısından alkolik olabilirsin. barınma büyük problem kiralar çok yüksek sezonluk kiralama yapmak ev sahiplerine daha mantıklı geliyor, doğalgaz yok, su sıkıntısı oluyor, elektrikler sık gidip geliyor, sağlık imkânları büyükşehirler kadar gelişmiş değil, mekanların çoğu ekim-kasım gibi kapanıyor, kasım ayında gidip bir dolaşsan genel bir fikir edinirsin.
0
sealth
(07.06.24)
Bodrum için konuşayım, babam pandemide yazlıkta kalmaya gitti kış aylarında, şehirde ömrü geçmiş biri için emekli olsa bile zor.
sosyallikten bahsetmiyorum sitemizde kışın kalan insanlar vardı ama etraf boş mesafeler uzun şehir boş, musluk su kalitesi çok düşük. 3-5 gün romantizmi çok güzel ama aylar ve aylar boyunca sıkıcı, genç için daha sıkıcı.
ha yine şehir içinde oturucaksan merkezde olucaksan bir nebze iyi çünkü aman markete gideyim dersen bile 15 dk araba ile.
0
eja
(07.06.24)
hangi yöre olduğuna göre değişir. artıları da eksileri de var.

mesela ablam bodrumda yaşıyor. denize 1 dakikalık mesafede. istediğiniz her an hiç hazırlık yapmadan denize girmek, kumsalda güneşlenmek falan çok güzel gerçekten. ama mesela zırt pırt sular kesiliyor. hatta 3 gün hiç gelmediği oluyor. başka yerlerde idare edilebilir ama bodrum gibi bir yerde 3 gün susuzluk inanılmaz berbat bir şey.

oturduğu yer yazın bile çok kalabalık olmuyor. kaos yok. ama bakkal market vs. yakınlarda olmuyor. mesela ablam bir gün evde tek başınayken hasta olmuş, yakında hastane yok. arabaya sürmeye de mecali yok. tek başınaysanız bu tarz şeyler problem olabilir, her yere arabayla gitmek zorunda olursunuz vs.
0
candide
(07.06.24)
bu arada bodrum denince akla direkt pahalılık geliyor ama uygun fiyata güzel kiralık yerler var.
0
candide
(07.06.24)
Nemden dolayı gethiyede mesela evlerin içi soğuk olur kışın, bir de sürekli ısıtılmadığından. Ben istanbulda daha az üşüyordum.

Fethiyenin güzel koyları için araba lazım.

Kiralar hiçte ucuz değil, ucuz olan yerlerde de sen rahat edemezsin.

Yani paran varsa güzel, yoksa düşündüğün kadar hoş olmaz.
0
durgunfoton
(07.06.24)
Bu tarz kafalara en uygun yer -bodrum civarı içi - Turgut Reis. Bildiğin Büyükşehir gibi olmuş. Yaz kış yaşayan bir sürü akraba es dost var. Herkes hayatından aşırı memnun.

Bizim de boğaziçi köyü yazlık sitelerde -yine bodrum civari- bir evimiz var bazen aralık ayına kadar kaldığım oluyor.

Evin yalitimi yoksa ve denize yakınsa -açık cephesi, deniz manzarası varsa- kışın aksamlari korkunç soğuk oluyor. Klima, elektrik sobasi vs kurtarmiyor. Doğalgaz zaten yok.

Genelde bu bölgedeki evler yazlık olarak planlandigindan yalıtımı olmuyor. 2-3 sene önce yalıtım yaptirdik ve ısınma açısından baya fark etti. (Kış kalacaksaniz yalıtımlı ev önemli)

Bizim sitede deniz suyu aritiliyor. Güzel bir arıtma sistemi var, bakanlık onaylı içilecek kadar temiz. Fakat aritma zaman zaman arizalanip sıkıntı çıkarabiliyor. Yine de şebeke suyu kullanan yerler kadar susuz kaldığımızi hatırlamıyorum.

Onun dışında Turgut Reis gibi merkezi bir yerde değil de (baya yogun bir minibüs ağı var orada) yazlık site konseptli bir yerde kalinacaksa araba şart oğlu şart. Arabasız kepaze olursunuz.

İnternet de sıkıntılı. Bir çok yerde fiber alt yapısı yok. Kablo tv vs alt yapısı zaten yok. Bildiğin Türk telekom 50 sene önceki bakar telefon telleri ile VDSL bağlantısı. Max 30 Mbps hız, 100 ms ping (oyun falan oynayan bir tipsen geçmiş olsun)

Ama ben burada Arabasız bile kaldım. Bahsettiğin gibi denize girebilmek dalmak, balık tutmak, deniz kenarında yürüyüş yapmak, yazlık sitenin kışın olan issizligi -ki 500-600 haneli bir site 100-200 kalan var yaz kis- çok keyifli.

Bir en kış zamanı bile öğlen güneşi ile gündüz ev guzel ısınıyor. Evler de Bahçeli tabii şehir kafasından çok farklı kafalar sürekli disardasin.

Üstte saydığım bütün olumsuzluklara karşın bence değer.
0
makbur
(07.06.24)
Urlalıyım (görece çok denize girilecek yeri yok denilebilir tabii ama girilebilecek gibi yerleri var, çok bomba denizlere de oldukça yakın bi yer) genellikle yerlisinde denize doymuşluk oluyor. Aynı şekilde Bodrum'da yaşayan arkadaşlar 5 dakika suya girip çıkıyor öyle yandım allah deniz macerası yapan yok gibi az gibi.

Yani size uzak diye çok müthiş geliyor olabilir size, elimizde olmayan her şey çok müthiş, bizim olan her şey de pek müthiş değildir ya. Öyle de bi durum var.
0
hedep
(07.06.24)
- çok tenha olur
- inşaat sezonu olduğu için gürültüsü, tozu pisliği, ne idüğü belirsiz tipleri falan çok olur
- kışı sert geçmese bile mesela bodrum'da kıyıya yakın yerler için, acayip rüzgarlı olur, gece öyle rüzgar sesinden gına gelebilir, kafayı yedirtebilir
0
malheiros
(07.06.24)
Yaşam kaliteniz artar. Genel olarak gıda ve kira ücretleri büyükşehirlerden daha ucuzdur. Doğayı, dalışı, arkeolojiyi seven biri için kışları sakin olması dezavantaj değil tam tersine daha avantajlı olsa gerek. En büyük dezavantaj iş ve eğitim durumunuza göre iş ve eğitim imkanları olabilir.
0
doharkoman
(07.06.24)
Bodrum'da yaşıyorum.
Buranın (ve genel olarak turistik yerlerin) olayı, deniz ve yeme içme. Başka bir şey yok. 9 da sadece yazın olduğu için yazlık yerler diye geçiyor.
Pahalılık var evet, (Bodrum pazarında bir demet maydanoz 10 tl iken Milas'ta 5 lira. Veya burada eve sehpa alacaktık, 4500 lira dediği sehpanın aynısını Ankara'da 1750 liraya aldım)
Bunun yanında kalabalık. 10 kilometrelik yolu yazın 1 saate çıkamadıgım bile oluyor.
Ayrıca isim olarak büyük görünebilir ama içerik küçük bir köy gibi. Hastane, doktor, okul gibi imkanlar sınırlı. Tabi paran varsa özel hastane, özel okul imkanı daha iyi.
Eğer güzel bir işin varsa, havuzlu bir evin veya havuzlu bir sitede evin varsa her şey güzel.
Daha yazılacak çok şey var ama işin özü şu, zenginsen her şey güzel.
0
etna
(08.06.24)
(11)

Tatile Gittiniz Mi?

rock n roll
Gidecek misiniz, gidecekseniz nereye gideceksiniz?
Gidecek misiniz, gidecekseniz nereye gideceksiniz?
0
rock n roll
(07.06.24)
Antalya'ya sonrasında da Asos-Bozcaada kısmına kültür turu.

Tatili iple çekiyorum desem yeridir. Mental olarak baya yoruldum.
0
drako
(07.06.24)
kas plaj tatili ve dogu karadeniz turu seyahati gibi duruyor simdilik.
0
robert bosch
(07.06.24)
geçen bayram didime gittik annemler orada ve masraf çıkmasın diye sdjfsg

bu bayram da çorum qeyf babam orada ona uğrayıp çorum-amasya-sinop turu düşünüyoruz.

aslında önce gündeydoğu anadolu turu çıkarmıştım ama hem bu sıcakta oralarda gezmek zor hem de babam ısrar edince sonra yaparız dedik.

her şey dahil otel bakayım demiştim fiyatları görünce direkt eledim zaten.
0
ananiyimioguz
(07.06.24)
Tekneyle Fethiye, Kaş, Kalkan, Kekova tatili yaptım
Karadeniz yayla tatili yaptım
Sapanca yaptım

Haftaya ve bayramda Didim, Bodrum, Marmaris civarındayım.

Temmuz'da yurt dışı var, Ağustos Çeşme, Eylül Bodrum, Didim.
0
gabe h coud
(07.06.24)
Su an yoldayim.
0
logisticsmanager
(07.06.24)
bayramda memleket bolu'da olacağım, bayram sonrasında ki iki haftayı da muğla/bodrum/datça arası tatil & arkadaş ziyaretleriyle değerlendireceğim.

bir sonraki tatil eylül ortası, ekim başı gibi olur, yine bodrum civarları veya birkaç yunan adası olabilir diye düşündüm.

havalar biraz serinledikten sonra kısa bir doğu turu yapmakta var aklımızda.
0
sealth
(07.06.24)
Paramız yok, sadece memlekette deniz tatili 2 hafta.
0
prole
(07.06.24)
Kisin ortasinda yaz deneyimi icin Subat ayinda Bahamalar'a gittik. Yazin belki bi ara Mallorca'ya gideriz plaj tatili icin. Eylul gibi de Ege'de bir yerler dusunuyoruz ama daha net degil.

Kisin deniz tatili yapmak hosumuza gitti, bundan sonra da devam edecegiz gibi gozukuyor.
0
sertac akin
(07.06.24)
19 Haziran'da Stockholm'a gideceğim 4 gece. 23'ünde sabah Kopenhang'a geçeceğim.
0
put it in your appropriate place
(07.06.24)
Bayram oncesi guzel ulkem Türkiye'ye geliyorum. Allah ne verdiyse gidebildigim kadar gidicem bakalim. Plan yapmayi sevmiyorum, Akdeniz ve Toroslar'in hepsi benim bir ay kadar.
0
va
(07.06.24)
Ocaktan bu yana 2 yurtdışı tatili yaptık kışın finlandiya kuzey ışıklarına gittik geçen ay abd tatili yaptık bayramda aile ile antalya yapıp tekrar abd tatili planlıyoruz yaz sonu görev icabı tekrar abd ye gideceğim ailemle yarı tatil yarı iş olacak, dönüşünde avrupada tahminen isviçre ye gideriz bu yılın planı bu gibi
0
basond
(07.06.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.