Giriş
(14)

En son kime had bildirdiniz?

sekizdokuzon
Ben, beni komik bir çabayla itibarsizlastirmaya çalışan asimetrik saçlı bir corporate bitch'e kovulma riskini gururla göğüsleyerek bugün ağzının payını verdim. Siz ne zaman doldunuz da taştınız?Teşekkürler.
Ben, beni komik bir çabayla itibarsizlastirmaya çalışan asimetrik saçlı bir corporate bitch'e kovulma riskini gururla göğüsleyerek bugün ağzının payını verdim.

Siz ne zaman doldunuz da taştınız?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(05.12.24)
hayattaki mottom keep calm and carry on. agiz payi falan vermem, laf dalasina girmem ama bana karsi yapilan hatayi öyle kibar düzeltirim ki hayattaki varliklarini sorgularlar. sonucta amacim o anlik hatalarini kanitlamak degil, yaptiklarinin hep hatali olduguna inandirmak.
0
alice in potatoland
(05.12.24)
İş icabı haftada 2-3 kez had bildirmek zorunda kalıyorum. Dolup taşmalı yapalı baya olmuştur, yazın oldu sanırım. Genelde profesyonel ve itidalli bir şekilde yapıyorum, yapılması gerektiği için.

İş dışında yapamam pek, bam telime vurulması lazım.
0
Bruce
(05.12.24)
Had bildirmece yapmıyorum. Sakince ahahahaha diyip geçiyorum.
0
Shepard
(05.12.24)
Bu sitede insanlar hayatı çok aksiyonlu yaşıyor ya. Ben "had bildirme" konseptini sadece Türk dizilerinde olan bi şey sanıyodum. Kime niye had bildireyim ki, hiç aklıma bir örnek gelmedi yaşadığım. Biri bana kötülük yapsa da ona cevap vermekle uğraşmam yani, hukuki bir mevzuysa o yola başvururum, değilse de hayatımdan silerim. Böyle epik yüzleşmeler yapmayı hem sevmiyorum hem de fazla dramatik buluyorum, benlik değil.
0
nundu
(05.12.24)
Çok kritik çok netameli bir yerde ve durumda elimde olmadan konuştum. Konu memurun kayıt dışı çalıştırılması. Çok pis laf sokmuş bulundum ama sonuna kadar haklıyım sonuna kadar.
0
muhayyer divan
(05.12.24)
@nundu+1
Ek olarak bu tarz durumlarda kavga ve ağız dalaşına ya da polemiğe girebilecek bir karakterim yok sanırım. En fazla muhatap olmam bir daha.
0
Amaranta ursula
(05.12.24)
Sinyal vermeden şerit değiştirip önüme geçen birine uzun korna çaldım 2 gün önce.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.12.24)
hayatin ellerinden kayip gidiyor ve farkinda degilsin. simdiye kadar yazdiklarindan anladigim bu. profeysonel yardim al. birilerine had bildircem diye isinden olmak pire icin yorgan yakmak bence.
0
rentts
(06.12.24)
6 ay önce teslim ettiğim iş için 6 ay sonra ücretsiz destek isteyen müşteriye evire çevire haddini bildirdim. zaten gıcıktım iyi oldu rahatladım.
0
scudman1
(06.12.24)
Evdeki duşakabine sorulsa her gün adalet dağıtıyorum ama gerçek hayatta kimseye had bildirdiğimi hatırlamıyorum.
0
peki madem
(06.12.24)
titanic kemancısı +1

Böyle bir enerjim kalmadı, kimseyle en ufak bir tersliği kaldıracak ruh halinde değilim çoğu zaman yolda bana çarpana bile pardon der yoluma bakarım.

Gözlerimi yana devirip baktığım aşağılayıcı bir bakışım var benim onu yapıyorum, hiç muhatap olmadan yoluna gitmek daha sinir bozucu bir durummuş bunu fark ettiğimden beri yormuyorum kendimi.


Eskiden çok atışırdım insanlarla, bir de böyle üsttenci bir tavrım vardır, herkese "haddini bidirme" modum açık gezerdim ama gerçekten en çok ben yorulurdum, bunu hak eden insanlar oluyor etrafımızda ama "he he" deyip geçmek daha az yorucu ve daha sağlıklı bence.
0
mutekebbir
(06.12.24)
32 yaşındayım;
3-4 sene öncesine kadar özellikle trafikte günde 2 defa had bildirirdim. Kaç kişiyi bir yumrukla kekeme bırakmışımdır ama son zamanlarda hiç kimseyle hiçbir tartışmaya girmiyorum.
Bana veya bir yakınıma haksızlık / terbiyesizlik yapılırsa had bildirme moduna girerim.
En son yine trafikte bir mevzu oldu. Arkamdan el kol yapan oğlan, ben inip iki adım atınca ellerini teslim olur gibi havaya kaldırıp defansif şekilde konuştu, diyeceğimi diyip geçtim ama çok komikti ))
0
norek
(06.12.24)
Son 5-6 saattir kendime
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.12.24)
profesyonel bir yalancı ve manipülatör olduğunu biraz geç keşfettiğim eski flörtüme. kendisini şutladım, şutlarken de ne kadar büyük bir sahtekar ve manipülatör olduğunu iyice anlatıp, cehennemin dibine kadar yolun var dedim ve blokladım. inanın o kadar rahatladım ki tüy gibi hafifledim.
0
foucauldian
(10.12.24)
(5)

akşam biraz kestirince gram uyku gelmemesi

tabudeviren
bu durumda ne yapıyorsunuz uyuyabilmek için?
bu durumda ne yapıyorsunuz uyuyabilmek için?
0
tabudeviren
(01.12.24)
Yogurdu bol ayran yapip iciyorum en guzeli uyumamak tabii ki
0
sey mi dostum
(02.12.24)
nane cayi iciyorum ve bayiliyorum. bayiltici hap gibi bisi benim icin.
0
robert bosch
(02.12.24)
Fiziksel aktivite yapmak lazim bedeni yorma tarzi yaninada yogurt yada melisa cayi tarzi bisi patlat
0
Zetnikov
(02.12.24)
En guzeli fizksel aktivite + sicak dus + melatonin katkili bir bitki cayi. Mesela adacayi direkt östrojendir, iyi uyutur. Lavanta keza uyku problerine verilir.
Ama insan gece 11'd kalkip kosmak istemiyor tabii.
Abuse etmemek kaydiyla birinci nesil antihistaminik veya 1 mg Sirdalud gibi bi kas gevsetici icebilirsiniz. ilaclari alinca yataginiza gecip kitap okuyun. TV karsisinda oturmayin.
0
alice in potatoland
(02.12.24)
Bu ara kestirmek dedigin 15 30 45 tas catlasin 1 saat olur. Siz acaba kestirdim derken 5 saat falan mi kastediyorsunuz. Bende kestiriyorum en fazla 1 saat sonra uyuyabiliyorum
0
Zetnikov
(02.12.24)
(23)

domuz eti

robert bosch
domuz eti yiyor musunuz? sebebi ne? (evetse de hayirsa da )
domuz eti yiyor musunuz? sebebi ne? (evetse de hayirsa da )
0
robert bosch
(30.11.24)
yiyorum. müslüman ya da yahudi degilim. yememek icin bir sebebim yok.
0
alice in potatoland
(30.11.24)
Görürsem yiyorum. Etin lezzeti sebebiyle değil de yemeklere hafif şekerli, meyveli, alışık olmadığım tatlar ekliyorlar genelde domuzlu olunca. Onları pek yemiyorum.
Ama mesela mangalda, ızgarada gayet lezzetli oluyor veya Yunan’ların yaptığı çoğu yemeğin lezzeti de damağıma uyuyor.

Dinin emirlerinden en fazla hatta tek riayet edilenin bu olması bana da garip geliyor.
Zina, yalan, hırsızlık hatta cinayet işlese bile domuz yemeyen insan sayısı çok fazla. Bu sadece Türklere özgü bir durum da değil. Bildiğim kadarıyla tüm islam dünyasında böyle.
0
michael_knight
(30.11.24)
@robert, peki ya sen?
0
michael_knight
(30.11.24)
Yiyorum. Bir sebebi yok, dana eti nasıl yiyorsam yiyorum.
Michael +1. Hayatımda gördüğüm en komik şey cherry picking müslümanlik. Her türlü şeyi yapmak ama ramazanda alkol yok + domuz yememek. Faslı arkadaşım var, çocuğu var, imam nikahlı yaşıyor, başka kadınlara bakıyor, arkalarindan konuşuyor, ot içiyor. Ama domuz eti yemez, ramazanda oruç tutar ve alkol almaz. Geri kalan dönemde full alkol. Çok enteresan geliyor hep.
0
logisticsmanager
(30.11.24)
Türkiyede istesen bile yemek zor bence. Pizzacıda falan domuz etli bişeyler vardı onu yiyorduk nadiren.

Başka ülkelerde direkt marketten veya kafeden ham and cheese sandviç falan alıp yiyebilirsin, salamlar genelde domuz çünkü.(öğle aralarında falan çok yiyorum)
0
nhk ni youkosu
(30.11.24)
Yiyorum çünkü chorizo ve jamon serrano seviyorum. Sebebi tadının güzel gelmesi. Ancak yurt dışında bulunca yiyebiliyorum. Yaygın olarak satılsa burada da yerim.
0
yedigimiztavuk
(30.11.24)
prosciutto cotto ve crudo seviyorum, jamon da güzel oluyor.
0
Bruce
(30.11.24)
pek yemiyorum cunku tatsiz bir et fakat proscuitto, mortadella ya da chorizo gibi versiyonlari guzel olabiliyor o zaman yiyorum. nadiren de canim cekince bacon yiyorum.
0
bohr atom modeli
(30.11.24)
arada yiyorum, heryerini yemem ama bazi yerleri asiri lezzetli.
rib iyidir, pastirmasi da iyi oluyor.
lezzetli herseyi yerim, din falan umrumda olmaz.
hayat bu tarz seylere takilmak icin asiri kisa.
0
cooperr
(30.11.24)
Hadi şarküteri konuşulmuş;
Porchetta, speck delle alpi, jambon de bayonne falan efsane şeyler.
0
logisticsmanager
(30.11.24)
evet yiyorum. özel bir sebebi yok, yemek ayırt etmiyorum.
0
king lizard
(30.11.24)
guzel bir et degil, ozellikle aramam. ama varsa yerim. prosciutto guzel oluyor pizzada. bir de bacon olarak iyi oluyor kahvaltida. izgarada, mangalda guzel olan bir et degil.
0
antikadimag
(30.11.24)
Yemiyorum, müslümanım ve Allah'ın bir bildiği vardır diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(30.11.24)
ozellike uff bi domuz olsa da yesek demiyorum; ayni sekilde 'ay domuz varmis yemeyeyim bunu' da demiyorum bi yerde denk gelirse.

markette gorursem soslu kaburga fln alirim arada. keza sarap peynir yapacaksam yanina et olarak cesitli pastirmalar alirim, ozellikle domuz olmasi icin degil de genelde onlar kolay bulunuyor ve cesitliligi muthis zengin diye. salam gibi sacmaliklardan cok daha lezzetliler.

ya da kamp atesinde sosis yapacaksam iceriginde domuz olup olmamasina bakmadan ozellikle bratwurst ararim.

bu konudaki din konusunun da muthis ilginc oldugunu dusunuyorum. dini emirden ziyade sosyal tabu cunku ozellikle turkiye ve balkan muslumanlari icin. her turlu seyi yapip bunu yemeyenler dinen yasak olmasindan ziyade tabu oldugu icin yemiyor esasen.
0
taurina
(30.11.24)
yemiyorum. ete karşı genel olarak mesafeliyim sağlık açısından. örneğin tavuktaki antibiyotik olayından ötürü tavuktan da kaçınıyorum. domuzda ise yağ fazla ve bir takım sağlık riskleri var.

hindi eti seviyorum ve ölçülü olarak kırmızı et (biftek) yerim
0
wd40
(30.11.24)
Yiyorum. Uygun fiyat cok yuksek protein. Ve inanilmaz lezzetli. Tavsiye ederim herkese.
0
Zetnikov
(30.11.24)
Yedim, beğenmedim.
0
Shepard
(30.11.24)
Özellikle yemedim. Yurtdışında yediğim şeylerin içinde olduğunda umursamam. Ayları, hayvanları yemed içmede ayırmam. İnsanları ayırırım. Sebebim dini değil kafama göre.
0
mikahakkinen
(30.11.24)
Bilgim dahilinde hiç yemedim .
Sanırım yemem .
İnancıma göre Haram olduğu için .
0
dunyatuhaf
(30.11.24)
yurt dışına çıktığımda özellikle yunan adası tatillerinde yiyorum. sebebi yok tadı güzel, et işte.
0
scudman1
(30.11.24)
et sevdalısı değilim ama herhangi bir eti yediğim gibi onu da yiyorum. Kıyması çok tat vermiyor ama bacon... ama bacon........
0
sparkle kiddle
(30.11.24)
Domuz eti yenen bir ülkedeysem yediğim etin ne olduğunu kurcalamadan karnımı doyurmaya bakıyorum. Özellikle domuz eti yemem ama zaten et seven birisi değilim dana eti, balık, tavuk vs onları da evde pişirmiyorum mesela. Kuzunun kokusu ağır geldiği için özellikle yemediğim o var, onda da tandırı gömerim yine de.
0
peki madem
(30.11.24)
Yemiyorum. Ömrümde iki kez bilerek yedim. İlkinde beğendim, diğerinde iğrendim. Belki de ikincisi yüzünden hiç istemiyorum. Hatta domuz etli ürün, pizza, hamburger satan yerlerden bile yemek istemiyorum. Umarım tezgah ve bıçakları ayrıdır.

Dini bir emirden ziyade, kültürel baskısı daha yoğun bende.
0
biseysorcaktim
(30.11.24)
(9)

Market Tipi Yerlerde Kasiyerlik Yapmış Arkadaşlara Soru

norek
İnsanların satın aldığı şeyleri yargılıyor musunuz veya yargılıyor muydunuz?Yani illa fesat bi şekilde olmasa da, belki oradan bir arkadaşla "şunu aldı gördün mü lol" şeklinde ufak bi şakalaşma şeklinde falan...Ben bazen bazen biraz geriliyorum alışverişi bitirirken.Eve geçerken alakasız şekilde çok
İnsanların satın aldığı şeyleri yargılıyor musunuz veya yargılıyor muydunuz?

Yani illa fesat bi şekilde olmasa da, belki oradan bir arkadaşla "şunu aldı gördün mü lol" şeklinde ufak bi şakalaşma şeklinde falan...

Ben bazen bazen biraz geriliyorum alışverişi bitirirken.
Eve geçerken alakasız şekilde çok canım istedi, girip 8'li lolipop alıp çıkacağım mesela, başka ihtiyacım yok; yine de yanında er ya da geç ihtiyaç duyacağım ve bozulmayacak tuz, salça, meşrubat falan almaya çalışıyorum ki "ulan ayı gibi adam geldi lolipop aldı" denmesin diye yani alacağım şey arada kaynıyor gibi oluyor o zaman :D
Okuyanlarda bu durum yoksa çok takıntılı, belki hastalıklı gelecek biliyorum ama elimde değil yani 32 yaşında adamım, 8 yaşında çocuk gibi girip 40 gr cips alıp çıkmak çok tuhaf geliyor hatta bazen ister istemez kasiyer arkadaşa da minik böyle kısa small talk kisvesinde açıklamalar yapıyorum.

Benzerini yaşayan var mı ya da nasıl üstesinden gelebilirim acaba?

Teşekkürler.
0
norek
(29.11.24)
ben kasiyerlik yapmadim ama markette sirada önümde yanimda duran kisilerin neler aldiklarina bakarim. bazen hic görmedigim ürünler almis oluyorlar mesela, merak edip soruyorum :D sohbet aciliyor.
0
alice in potatoland
(29.11.24)
Ben kasiyerlik yapmadım. Fakat gözlemlediğim kadarıyla bu insanların sanıyorum bir görev tanımı yok. Aslında iş ilanlarında " kasiyer", " reyon görevlisi" vs. şeklinde belirtilse de bu insanlar temizlik de dahil her işi yapıyor ve kasada da benim gördüğüm genelde ayakta çalışıyor kasiyerler. Bu sebeple yorgunluktan kimsenin ne aldığı çok umurlarında olmuyordur. Bir an önce mesaim bitse de evime gitsem diye bekliyorlardır.
0
rock n roll
(29.11.24)
umurlarında bile değilsindir +1
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.11.24)
Ben yazın amcamın dükkanında çalışmıştım valla kimsenin umrunda değil. Yani arada çok garip şeyler de oluyor ama kimse 40 yaşında adamın lolipop çikolata almasını umursamaz. Garip dediğim şeyler şöyle şeyler mesela; çoklu alımlar. Bazen adamın biri geliyor 15-20 paket sigara alıyor. Ya da 10 tane 32li tuvalet kağıdı. Bunlar dikkat çekiyor, arkada konuşuluyor. Ya da bir Nutella bır prezervatif alsanızda kimsenin umrunda olmaz 5 paket prezervatif alırsanız o da konuşulur.
0
substituent
(29.11.24)
2-3 sene kasiyerlik yaptım marketlerde. hiç kimseyi yargılamadım. yani kendine değil evde karısına çocuğuna da almış olabilir, öyle olmasa bile zerre umurumda olmadı.
sadece bir kere şu oldu; karı koca ve çocukları alışveriş yaptılar bayağı dolu sepetle. prezervatif almışlar ben de normal her modern insan gibi kasadan geçiriyorum falan. çocuk eline alıp sallayarak ve bağırarak BABAA BU NEEE dedi (ne olduğunu bilecek yaşta değil muhtemelen yiyecek bir şey sandı. orada çok gülesim gelmişti ama adam çok utandı, gülemedim de). onun dışında dediğim gibi hiç umursamam satılsın diye konuluyor. takılmayın bence.
0
matilda
(29.11.24)
Hocam ben de vibrator falan aldin da kasadan gecirirken utaniyosun sandim. Salla ya, herkes dusmus kendi derdine. Lolipopa mi bakacaklar.

Bu arada migros ve carrefourlarda hizli kasa var. Isinizi gorur onlar.
0
brkylmz
(29.11.24)
Evime çok yakın olduğu için düzenli gittiğim bir süpermarket vardı ucuz şarap satılıyordu ondan da alıyordum. Bir gün kasiyer bana bütün bu şarapları sen mi içiyorsun diye sordu ben de evet dedim, içme bu kadar zararlı dedi. Bir daha oradan asla alkol alamadım :(
0
peki madem
(29.11.24)
Part-time kasiyerlik yaptim ama 15 sene once falandi. Acikcasi musterilerin satin aldigi urunlere dair hic bir geyik yaptigimizi hatirlamiyorum. Aklimda tek bir ani kalmis musterilerin alisverisiyle ilgili, o da cok negatif degildi.
0
mbond
(29.11.24)
7 sene once metro market'te part time kasiyerlik yaptim. dediklerin hic aklima bile gelmedi. zaten o kadar yogun ki onlari dusunmuyorsun bile. :)) oturamamak, insanlarin gulumsememesi, hos geldinize cevap vermemesi, emir kipleriyle konusmalari yaralayan durumlar oluyordu hep.
0
arakaali
(29.11.24)
(6)

İşten devamsızlıkla mı çıkayım istifa mı edeyim?

cakmayazar
Merhabalar duyurucu gururu gurular,Eşimin görevi sebebiyle 14 yıl çalıştığım iş yerinde biriken izinlerimi kullandım lakin o da bitti. Şimdi şirket ya seni devamsızlıktan çıkarcaz diyor ya da kendin istifa et diyor.kendin istifa edersen tazminat da alamıyorsun diye biliyorum. Yarın birgün tr dönerse
Merhabalar duyurucu gururu gurular,

Eşimin görevi sebebiyle 14 yıl çalıştığım iş yerinde biriken izinlerimi kullandım lakin o da bitti. Şimdi şirket ya seni devamsızlıktan çıkarcaz diyor ya da kendin istifa et diyor.kendin istifa edersen tazminat da alamıyorsun diye biliyorum. Yarın birgün tr dönersem geri dönme davası da açabilirim .
0
cakmayazar
(28.11.24)
Pek bir yol yok gibi. Gitmezsen devamsızlıktan tazminat gider. Gidersen de tazminatını yakmamış olursun. Konuşup bir orta yol bulabilirsin gibi tazminat için. S
0
Shepard
(28.11.24)
ya çıkarma kodu diye bir halt çıkardılar, fetöcü gibi adam damgalıyorlar. sana kötü kod vermesinler o kadar emeğinin üstüne.
0
titanyum22
(28.11.24)
Acilen bir avukatla görüşmenizi öneririm.
0
10551037
(28.11.24)
@alice
Şu an yurt dışındayım, tr en az 7-8 ay dönemem, onlar da başka izin vermiyor.
@knoxoverstreet
Vizemin uzatılıp uzatılmayacağı belirsiz. Şu an trde değilim, dönmeye yakın yada döndüğümde 14 yılımın hakkını da koruyacak şekilde işe geri iade davası açabilir miyim?
0
🌸cakmayazar
(28.11.24)
"ucretsiz izin" gibi bir hakkiniz var mi onu bir sorun isyerinize.

Eger yoksa tavsiyem istifa etmeniz.

Anladigim kadari ile su anki isyeriniz sizin geri donmenizden umudu kesmis. Istifa ettiginizde siz de ozgur olursunuz, araniz da bozulmaz.
0
parcxerox
(28.11.24)
ya KnoxOverstreet aciklayinca simdi anladim olayi, ama sözlükcü yani sen de öööeeh yani. 7-8 ay is yerinden izin almak diye bir sey yok :) Biz ona halk arasinda istifa diyoruz.
0
alice in potatoland
(05.12.24)
(4)

İlkokul diplomasi sorunsali

lacrim
Selamlar,1965 dogumlu annemin ilkokul diplomasini ariyoruz ancak hicbir yerden cikmiyor. 1976 tarihinde mezun olmus olmali. Ortaokula gecmis ancak okutmamislar. E devletten vs cikmiyor. O ilkokula gitmisler onlar da bulamadik demisler. Bir yolu var midir sizce?
Selamlar,
1965 dogumlu annemin ilkokul diplomasini ariyoruz ancak hicbir yerden cikmiyor. 1976 tarihinde mezun olmus olmali. Ortaokula gecmis ancak okutmamislar. E devletten vs cikmiyor. O ilkokula gitmisler onlar da bulamadik demisler. Bir yolu var midir sizce?
0
lacrim
(28.11.24)
normalde okula gittiğinizde eski defterleri çıkarıp her yılın notlarını bulup hazırlıyorlar. ama arşivlerinde sıkıntı olabilir. okulun bağlı bulunduğu ilçe milli eğitime gidip durumu belirten dilekçe verip baskı oluşturun.
0
red g
(28.11.24)
en son care meb, cimer vs.. yazin
0
buenosdias
(28.11.24)
Ben 1966 yılında kurulmuş bir okulda idareciyim. Okulun ilk öğrencisi geldi belgesini arşivden çıkarıp verdim. Arşiv de sıkıntı yoksa çıkar bir şekilde bulamadık diye bir olay yok. Bazen bulmak çok zor oluyor o ayrı. Ama arşivin başına bişey gelmedikçe çıkması lazım.
0
rodeocu
(28.11.24)
eger arsivleme yil yil yapilip bakildiysa sikinti olmus olabilir cünkü anneniz 76 senesinde mezun olmamis olabilir. tavsiyem 75-78 arasi her yila bakilsin.
80'lere degin türkiye'de okula baslama yasi ay hesabiyla yapiliyordu. yani 1 Eylül öncesi 7 yasini dolduran cocuklar okula baslardi. günümüzdeki gibi ayni sene dogan cocuklar ayni sene baslamazdi okula. annenizin dogum ayina göre ve normal yasinda okula basladigini varsayarsak mezun oldugu sene 77 de olabilir.
ayrica müdür erken bir yasta okula baslamasina da izin vermis olabilir. o yillarda, hatta bazi yerlerde hala, cocugu bastan savmak icin kadinlarin istedigi bir seydi cocugun bir yil erken okula baslamasi.
okulla tekrar görüsün.
0
alice in potatoland
(28.11.24)
(13)

ağzınız kapalıyken alt ve üst dişleriniz birbirine değiyor mu?

inheritance
ağzınız kapalı, dinlenir pozisyonda (konuşmuyor, yemek yemiyor iken) diliniz dişlerinize temas ediyor mu? alt üst dişleriniz birbirine değiyor mu?
ağzınız kapalı, dinlenir pozisyonda (konuşmuyor, yemek yemiyor iken) diliniz dişlerinize temas ediyor mu? alt üst dişleriniz birbirine değiyor mu?
0
inheritance
(27.11.24)
Dişlerim birbirine değmiyor hafif bi aralık var gibi, dilim de üst damakla dişlerin kesişim noktasında duruyor sanırım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.11.24)
disler bazen evet bazen hayir. neye gore degisiyor bir fikrim yok. dilim genellikle dislere dokunuyor sanirim.
0
lemmiwinks
(27.11.24)
ön dislerin degmemesi lazim yoksa zamanla o darbelerden dolayi kirilirlar.
0
robert bosch
(27.11.24)
Alt ve üst dişleriniz ağız kapalıyken birbirine değmiyorsa maloklüzyon dediğimiz durum vardır. Bu nedenle ortodontiye başvurmanızı öneririm.
0
plastik turambar
(27.11.24)
ön dişler çok hafif önde olmalı. benim öyle.
0
gabe h coud
(27.11.24)
dislerimi birbirine degdirmek istersem elbet degiyor ancak agzin kapali durumdayken ve hicbir sey yapmazken normalde disler arasinda bir bosluk olusur ve bu dogaldir. dis sikan insanlara agiz plagi verilmesinin altindaki bilim de o bosluktur. kaslar kisaldigi icin tekrar cene kaslarina o boslugu yaratmayi ögretmektir. sayet disleriniz arasinda o bosluk olmuyorsa dis sikiyorsunuzdur, bir dis hekimi ile görüsün.
0
alice in potatoland
(27.11.24)
Dişler sürekli temas halinde olsaydı dişlerin tırtıklı uçları düzleşir, diş minesi çatlar, diş hassasiyeti oluşur ve buna bağlı komplikasyonlar gelişirdi diye tahmin ediyorum. Ayrıca maloklüzyon ile dişlerin aralıklı olmasının hiçbir alakası yok.
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
linki düzelttim: ibb.co

konuyla ilgili bu fotografa bakabilirsiniz. disler normal anlarda (normal resting position) öyle tezgah üstünde duran takma dis gibi birbirine temas etmez. temas ediyorsa dis sikiyorsunuzdur ve cene kaslari zamanla kisalir, dis minesi zarar görür ve migrenden tenisci dirsegine cesit cesit sikinti yaratir.

TMJ disorder diye aratabilirsiniz.
burada da normal resting position ve abnormal position arasindaki farki gösteren resim var: strivept.ca
üstteki yani normal pozisyondaki alt ve üst disler arasindaki bosluga dikkat edin.
0
alice in potatoland
(27.11.24)
bende dikkat etmezsem dişler birbirine değiyor. diş sıkma var evet, bunun için tedaviye başladım. ortodontiyede de başlıyorum. soruyu sormamın sebebi de buydu.
0
🌸inheritance
(27.11.24)
dil genelde alt dişlere değer
0
jamswety
(27.11.24)
hayır. bildiğim kadarıyla da değmemesi lazım.
0
co2s2
(27.11.24)
merhaba. ilk kez bir başkasının başlığına şasırdığım için yazıyorum. nasıl ya, sizin dişleriniz dikine oturduğunuzda, yolda yürürken falan hep kenetli değil mi? insanın normali bu değil mi? mesela duyuruya girdim, başlığı okurken dişlerim sımsıkı kenetliydi. ön dişler hafif önde olur yazan arkadas = zaten standart kafatasında üst çene (senin demek istediğin ön dişler) önde, alt çene geridedir, yoksa hem fiziksel görünüşün hem konuşurken çıkarttığın sesler normal olmazdı.

en son bu kadar askerde gözlerini tek tek (ayrı ayrı) kapatamayan insanlarda şaşırmıştım.

insanın dikey konumda diğer memeliler gibi dişlerinin hep sımsıkı olduğunu düşünuyordum. değilmiş. (gerçi ben çocukken alt çenem öndeydi, hala r leri söyleyemiyorum yerine başka harf koymuyorum, çatır cutur birbirine çakstırıyorum, dişlerimi gıcırdatmamdan dolayı nice dişçi plakları çiğneyerek erittim.)

problem sende değil bende ama normalinin harbiden şu ana kadar kenetli olması olduğunu düşünüyordum. sonuçta "ağzın açık avel avel ne geziyorsun" diye bir soru cümlemiz var, ona aldandım herhal.
0
libertine
(28.11.24)
ağzın açık avel avel ne geziyorsun durumu farkli bir durum. o lafta saskinlik, aliklik durumlarinda dudaklarin birbirinden ayrilmak suretiyle agiz boslugunun disaridan gözükmesinden bahsediliyor.
burada normal olarak degerlendirdigimiz, resting pozisyonda yani dudaklar kapaliyken dislerin birbirine degmemesi gerektigi.

hee, benim dudaklar resting pozisyonda da birbirine degmiyor diyorsa kisi zaten baska ortodontik sikintilar vardir orada.
0
alice in potatoland
(28.11.24)
(13)

yerleri nasil siliyorsunuz?

bay b
ya bu vileda denen zikkimla bir yerleri silince zerre temizlenmis hissi uyanmiyor bende. sanki bir yerdeki pisligi baska yere transfer etmisim gibi geliyor. sildikten sonra suya sokup bastiriyiruz, sopayi soktugumuz su 10dk icinde les gibi oluyor zaten ben ne anladim bu isten. yillardir kafaya takiy
ya bu vileda denen zikkimla bir yerleri silince zerre temizlenmis hissi uyanmiyor bende. sanki bir yerdeki pisligi baska yere transfer etmisim gibi geliyor. sildikten sonra suya sokup bastiriyiruz, sopayi soktugumuz su 10dk icinde les gibi oluyor zaten ben ne anladim bu isten. yillardir kafaya takiyordum ama bugun artik iyice canima tak etti, siz nasil hallediyorsunuz bu isi? var mi daha pratik ve temiz bir yontemi bunun?
0
bay b
(27.11.24)
Viledayla siliyorum. Aynı suyla bütün evi silmiyorsun ki, pis olsun. Suyunu değiştiriyorsun.
0
rock n roll
(27.11.24)
ty.gl
Çevre dostu değil ama pratik, bunu kullanıyorum.
0
Bruce
(27.11.24)
Suyunu değiştirmek bir çözüm +1 ya da kullan at temizlik bezi takılmış paspas.

Ama ben su haznesi olan spreyli paspasları kullanıyorum. Ola ki çok kirlendi, yedek paspasını takıp devam ediyorum. İşim bitince paspasları yıkanıyor. Şunun gibi;

www.amazon.com.tr
0
orient blue
(27.11.24)
Önce şu

www.trendyol.com

kirli hissettiğinde suyunu değiştirip, her seferinde iki kapak asperoxla

Sonra da şu

www.trendyol.com

Bunlara sleepy nin yer silme ıslak mendilleri var. Onlar da takılabiliyor.

Sonra bal döküp yalayabilirsin.

Tabi bunlar robot işini bitirdikten sonra oluyor.
0
Mirket
(27.11.24)
encrypted-tbn0.gstatic.com

Bu model yeni kovaların temiz su kirli su tankı ayrı ve sopaların ucundaki dikdörtgen mop kısmı saçaklı viledalardan daha kullanışlı

Bir de bu paspas işinden önce elektrik süpürgesiyle kaba tozları saçları vs toplamış oluyoruz, paspasa sadece ince bir yüzey temizliği kalmış oluyor

Uzun süre temizlenmemiş eve doğrudan vileda vurulmaz
0
grimavi
(27.11.24)
robot süpürge ile. süpürge her gün süpürüyor haftada bir de sildirtiyorum.
0
inheritance
(27.11.24)
Annem de vileda tarzı şeyleri sevmez, düzgün temizlemiyor der, Klasik kova + bez yapar. Gerçekten de en güzel temizlik bu şekilde ama en yorucusu da bu. O yüzden belli aralıklarla bezle silme, diğer zamanlarda sleepy, vileda vs. yapma taraftarıyım.
0
candide
(27.11.24)
en iyi çözüm philips aqua serisi
0
my fault
(27.11.24)
buharli temizleyicim var, hayvan gibi su buhari basiyor, deterjan kullanmadan onunla siliyorum.
0
alice in potatoland
(27.11.24)
Valla benim ev küçük ve halinin olmadığı yerler az. Viledayla ben de temiz hissetmediğim için sleepy'nin bezleriyle ellerimle siliyorum.
0
Amaranta ursula
(27.11.24)
Yani titiz biri olduğunuz belli, ama ne siz ne de diğer cevaplar bahsetmediği için çok önemli olup sözden kaçan bir şey olabileceğinden dolayı parantez açmak istedim.

Silme işini yapmadan önce evin düzgünce süpürülmüş olması gerekiyor. Pisliğin en büyük kısmı süpürme sırasında gidiyor esasen. Silmeye başladığınızda hala süpürgenin çekebileceği büyüklükte gözle görülen döküntüler varsa iyi süpürülmemiş demektir. Bu durumda gerçekten pisliği bir yerden başka yere taşıyor olursunuz.

Bunun dışında, viledadan ziyade tozu tutan moblar kullanmak daha etkili +1
0
akhenaten
(27.11.24)
temizliğe gelen kız yerleri bezle siliyor. her şey var evde ama öyle temiz hissetmiyormuş.
0
gabe h coud
(27.11.24)
Alayı boş iş

Cevap son paragrafta

Ben parke görünümlü Vitra seramik yaptım evi. Foşur foşur fırçalıyorum yerleri sulayip. Bir de gider yapacağım


1-Kovayı duşakabinin yanına koy.

2- 5m2 de bir paspasi tazyikli suyla yıka, ardından kovadaki deterjanlı suya dön

3- bütün ev bittikten sonra bir tür normal suyla durulayın
0
topkapiaksaray
(27.11.24)
(18)

Akıllı bebek çorabını neden kullanamıyorum?

wild honey suckle
Arkadaşlar selam.Belki denk gelmişsinizdir prematüre bir bebek annesiyim. Hastanede bir tık uzun kalmasının nedeni apne ve solunum problemleriydi. Bu yüzden owlet marka bir akıllı çorap aldım. Nabız ve satürasyon ölçüyor ve değerler normalin dışına çıkınca uyarı veriyor ve kendisi bir modem gibi dav
Arkadaşlar selam.
Belki denk gelmişsinizdir prematüre bir bebek annesiyim. Hastanede bir tık uzun kalmasının nedeni apne ve solunum problemleriydi. Bu yüzden owlet marka bir akıllı çorap aldım. Nabız ve satürasyon ölçüyor ve değerler normalin dışına çıkınca uyarı veriyor ve kendisi bir modem gibi davranıp evdeki internet üzerinden çalışıyor (nasıl anlatacağımı bilemedim açıkçası, kurulumda önce owlet wifiye bağlanıyor sonra ev wifina bağlanıyorsunuz. Çorap fişe takılı bir base ile iletişim kuruyor) ama geceleri sürekli wifi gidiyor gibi gözüküyor ve wifi bir düşünce kendi kendine bağlanmıyor, her gece 4 civarı çorap deaktive oluyor ve okuma yapmıyor. İnternet sağlayıcıla görüşmem de bana statik IP tavsiye ettiler ve onu satmaya çalıştılar. Eğer sorun buysa aylık statik IP alırım ancak sorun ne gerçekten anlayamıyorum cihaz Türkiye distribütör aracılığıyla geliyor ve herhangi bir müşteri hizmetleri servisi yok bir müşteri hizmeti almak istediğinizde yurt dışıyla bağlantı kuruyorsunuz ve sorunumuzun ne olduğunu hiçbir şekilde anlamıyorlar. Acaba böyle üstünkörü anlatımla bile problemin ne olduğunu tahmin edebileniniz çıkar mı diye merak ettim çünkü her akşam bu çocuk nefes alıyor mu diye kontrol etmekten inanılmaz yorgun düşmeye başladık.
0
wild honey suckle
(26.11.24)
Geçmiş olsun
Whatismyip.com dan ip adresinizi öğrenin
Cihaz bağlantıyı kaybettiğinde yine bakın ip değişmiş mi?

Öncelikle sorunun bu olduğunu sanmıyorum.

Bir şekilde uykuya dalıyor gibi geldi çorap. O saatlerde internetiniz gidiyor mu?
0
kisa
(26.11.24)
Bir de modem üzerinden owlet E ip atamayı deneyebilirsiniz.
Nasıl yapılacağını bilmiyorsaniz kabaca adımlar şöyle,
Modem arayüzüne erişim (192.168.1.1)
Dhcp den owlet in mac adresi
Sonra yine Dhcp menüsü altından ip atama gibi bir şey vardır, oradan mac adresi yazılır ve aginizdaki boş bir ip adresi yazılır

Orn
192.168.1.93
0
kisa
(26.11.24)
İşte o saatlerde internetimin gidip gitmediğini de nasıl bulacağımı bilmiyorum. Modeme reset attığımda o gece gayet güzel çalışıyor. Sonra şarj için tekrar base e koyuyorum ertesi gece taktigimda gece dörde kadar çalışıyor. Hatta bazen hiç bağlantı kuraamıyor base ile.
Sonuçta belli bir pil süresi var ve benim o çorabı çıkarıp şarja koymam lazım.
Yurtdışındaki müşteri hizmetlerine bağlandığımda bana modem arayüzüne girmem için bol numaralı bir web adresi linki verdi böyle 727.732.2828 gibi tamamen sallıyorum numaraları. Ama orada da kullanıcı adı ve şifre istedi ne yazacağımı bilemedim.
0
🌸wild honey suckle
(26.11.24)
@kisa evet bana o adresi verdiler ama kullanıcı adı ve şifre istiyor ne yazacağımı bilmiyorum ki:/
0
🌸wild honey suckle
(26.11.24)
akıllı markalar, kendi base'lerinin veya ürününlerinin merkezle haberleşmeleri için kendi özel ağlarını veya ddns'leri kullanıyorlar. ayrıca anlattığınız bağlantı problemi de bence statik ip ile çözülecek bir şey değil.
0
malheiros
(26.11.24)
@malheiros peki sizce problem nedir?
0
🌸wild honey suckle
(26.11.24)
Nasıl bağlanacagini anlatmam için telegram adresi verebilir misin mesajla
0
kisa
(26.11.24)
Hocam bir de şu yazıyor, kullanım klavuzunda, LAN ile bağlanırsanız Static IP'ye hiç ihtiyaç olacağını düşünmüyorum. Arkadaşlar daha iyi bilirler. En azından gece boyunca problem olmayabilir. Siz hangi modda kullanıyorsunuz ?

Smart Sock bir Wi-Fi ağına bağlıysa:

Baz istasyonu, Wi-Fi ağı aracılığıyla
Owlet bulutuna bilgi gönderir. Owlet
Bulutu, bu bilgileri Owlet uygulamasında
görüntülemenizi sağlar. Bu, nerede
olursanız olun tüm verilerinizi gerçek
zamanlı olarak görüntülemenize ve
uygulamadan bildirimler almanıza olanak
tanır.

LAN modu:
LAN modunu kullanmak için telefonun
baz istasyonu ile aynı Wi-Fi ağına bağlı
olması gerekir. Uygulama, Owlet bulutuyla
ilk bağlantıyı kurmak için Wi-Fi ağını kullanır
ve siz uygulamayı kapatana ve uygulamanın
Wi-Fi ağı veya baz istasyonu değişene
kadar veri alır.
0
WithWorth
(26.11.24)
Lan modu nedir, bu kelimeler ne, ben neden sözelciyim gibi bir sürü şey geçti aklımdan:)
0
🌸wild honey suckle
(26.11.24)
azıcık ağlardan anlıyorsam bunun statik ip ile alakası yok. siz zaten bu aleti evden kullanıyorsunuz. ev dışında çocuğu takip etmek için kullanmak isteseydiniz evet statik ip işe yarayabilirdi.

düşündüğüm çözümler şöyle.

1- wifi ağına bağlanan cihazlarda da bağlantı kopması oluyor mu? bazı modemler yerel ağdaki cihazların ip'lerini kiralayıp salabiliyor veya wifi ağı belli bir süre için kapatılması programlanmış olabilir. kontrol edilmesi gerekir.

2- çok cihaz varsa wifi'niz dayanamıyor olabilir. modeminize başka bir router bağlayıp onun wifi'ne bağlayın çocuğunuzun çorabını. yeni routerı modeme ethernetle bağlayıp Access Point olarak kullanın. yeni routerın wifini açın ve sadece çocuğu çorabını bağlayın.

3- ip ataması işe yarayabilir. ama önceden dediğim gibi ip kiralama veya ip çakışması sorunu da olabilir.

networkten anlayan birisi bunu çözebilir bana kalırsa. internet sağlayıcınızı arayıp belirli saatlerde wifi kopuyor diyip eve eleman çağırın, onlara da bu durumu anlatın, onlar ayar çekip bu durumu çözebilir.
0
false pretension
(26.11.24)
Selamlar,

Ben yanlış anlamadıysam aynı evin içindesiniz o zaman sizin dış ip ile işiniz yok çorabın ve sizin kullandığınız kontrol uygulaması modemin LAN tarafından haberleşir. Yapı böyleyse evdeki modemin problemini test etmek için şunu yapabilirsiniz; telefonunuzda hotspot açın ve çorabı oraya bağlayıın bakalım o gece sorun olacak mı? eğer sorun olmaz ise problem modemde sorun olur ise bunu çorap üreticisine bildirin.

Yok ben farklı lokasyondayım çorap başka yerde diyorsanız o zaman modemin dış ipsi sabitlettirilebilir ancak şunu söyliyim modemler sürekli dış iplerini değiştirmezler keza içerde sizin baglanan cihazlarınız da modemdeki dhcp lease süresi eğer 24 saat değilse sık ip değiştirmez(modemin arayüzünden bakmak lazım, lan ip'si değişse bile aynı lan'da olduğundan sizin uygulama ile tekrar konuşması gerekir)

ek olarak: bende premature doğmuşum (1 kilo) şimdi ayı gibiyim annem ne kadar zor zamanlar geçirdiğini hep anlatırdı, sizin de bebeğiniz çok sağlıklı olacak, kolaylıklar dilerim
0
mirty
(26.11.24)
arkadaşlar çok teşekkür ederim kısıtlı iq ve teknik bilgiyle hepsini denemeye çalışıyorum:) iyi ki varsınız. en kötü owlet customer care deki hintli abiyle kavga ederiz napalım.
0
🌸wild honey suckle
(26.11.24)
corabın ip'sini uygulamasından falan görebiliyorsanız, ping info view uygulamasını evde bulunan bir pc'ye kurup sabah kadar pingletin sonra sabah bakın bakalım kesinti olmuş mu, sonucu buraya eklerseniz yorumlarım, uygulama kullanımı için bir video ekledim; www.youtube.com
0
mirty
(26.11.24)
sorun bence sensörüyle alakali. corabin sensörünü tikayabilecek ya da yerinden cikarabilecek bir sey var mi? replacement isteyemiyor musunuz?
0
alice in potatoland
(26.11.24)
sensörde hiçbir sorun yok gibi duruyor sürekli base connection hatası veriyor sock replacement değil.
0
🌸wild honey suckle
(26.11.24)
eger devam ederse sorun müsteri servisinden sensör icin replacement isteyin. sensör hatasi vermese dahi her seyi denedikten sonra sorunun devam etmesi artik onlarin sorunu olur.
0
alice in potatoland
(26.11.24)
Owlet lerin, baglanti sorunu olduguyla ilgili okuma yapmistim zamaninda kameralari arastirirken. Size ozel degil, olan bir sorun.

Konunun statik Ip ile alakasi yok. Zamanlamadan net eminseniz , evinizde baska ne tur akilli urunler var? saat 4 civari her gece biri rutin guncelleme icin aktive oluyor ve corap ve base arasinda interference yaratiyor olabilir. Robot supurge vs. bu tip "akilli" urunler.

Her seyi kapatip denemeler yapmanizi tavsiye ederim. Tabii ki bozuk urun ihtimali de sozkonusu dedigim gibi owlet connectivity issue yazinca dunya sonuc cikiyor googleda.
0
wallcan
(27.11.24)
Base connection hatası veriyorsa
çorapla base arasında iletişim kopuyor olabilir.
çorap ve base birbirine yakın olsun, aralarında cam ve metal obje olmasın.
çorabın vericisi pilliyse pilini değiştirin, şarjlıysa şarjını fulleyin.
0
durbidakka
(27.11.24)
(3)

Yemekten sonra başlayan baş ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi

dunyatuhaf
Merhaba ,Baş dönmesi yaşayan biri ( manevra falan yapılınca iyi geliyordu. ) Son bir haftadır ise YEMEKTEN SONRA boyun enseden başlayan baş ağrısı , göz ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi ve halsizlik yaşıyor .Tansiyon evde ölçünlerde 9 6 çıkıyormuş .Tuzlu ayran sonrasın10-6 , 11-6 çıkı
Merhaba ,
Baş dönmesi yaşayan biri ( manevra falan yapılınca iyi geliyordu. )
Son bir haftadır ise YEMEKTEN SONRA boyun enseden başlayan baş ağrısı , göz ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi ve halsizlik yaşıyor .
Tansiyon evde ölçünlerde 9 6 çıkıyormuş .
Tuzlu ayran sonrasın10-6 , 11-6 çıkıyor ,
Hangi branşa gözükmemiz gerekiyor ?
0
dunyatuhaf
(25.11.24)
Dahiliye uzmanıyla görüşsün. Hemen gitmeyecekse, gidene kadar sabah ve akşam tansiyon ölçümü yapıp, saatleriyle kaydedip, doktora göstersin.
0
Mirket
(25.11.24)
tansiyon çok düşük ve yemek sonrası düşmeye devam ediyor. doktora ivedilikle gidin.
ayrıca wc de uzun süre kalmayın. orada da beyne kan gitmesi yavaşlıyor ıkınma ve sabit kalma yüzünden.
0
jamswety
(25.11.24)
senin dedigin o bas dönmesi bu bas dönmesi degil. epley, brandt-daroff gibi manevralardan bahsediyorsun sen ama o vertigo sebepli bas dönmesinde kullanilir.
senin semptomlar kan sekeri, hormonal gibi bir sebepten.
tansiyona su verilerle düsük demek mümkün degil cünkü bazi insanlarin irsi olarak, kullandiklari ilaclara ya da spora bagli olarak düsüktür. normal dönemdeki tansiyonunu bilmen lazim bunun assessmentini yappabilmen icin.
hamileyken bile tansiyonu 6-9 olan kadin biliyorum ben.
0
alice in potatoland
(25.11.24)
(4)

Ağır yorgan önerisi?

santimantal
Ağır yün yorganlarla yatmaya alışmışım.Elyaf ya da pamuk yorganları sevmedim.Rahat uyuyamıyorum.Ağır yorganların insan psikolojisine de iyi geldiği kanıtlandı.Ama artık yün yorgan hazırlayan yok evde. Yıkaması, sırıması falan zor işler.Bu durumda nereden bulabiliriz böyle yorganları? Önerebileceğini
Ağır yün yorganlarla yatmaya alışmışım.
Elyaf ya da pamuk yorganları sevmedim.
Rahat uyuyamıyorum.
Ağır yorganların insan psikolojisine de iyi geldiği kanıtlandı.

Ama artık yün yorgan hazırlayan yok evde. Yıkaması, sırıması falan zor işler.

Bu durumda nereden bulabiliriz böyle yorganları? Önerebileceğiniz üretici, marka vb. var mı?
0
santimantal
(24.11.24)
gnosis
(24.11.24)
instagramda yüncü hanım diye arat. ben aldım ordan bi kaç ürün, iyi gerçekten.
0
antihero
(24.11.24)
Hatay Gaziantep Kilis bölgesindeki bir köyden almaya çalışın. Nerdeyse çeyizlik olarak her evde bulunur.
0
diyecevaplandı
(24.11.24)
aradiginiz o agir yorganlara "agirlikli yorgan" (weighted blanket) deniyor. Amazon'dan alabilirsiniz. Yorumlari iyi olan birini alin.
0
alice in potatoland
(24.11.24)
(15)

Görüşme sorusu

uşak tezgahlarının halı dokuyanları
Objektif olmanız icin cinsiyet belirtmeyeceğim. A ve b kişisi uzaktan iliski yaşamaya çalışıyor. A kişisi, b kişisinin yaşadığı şehre 3-5 ayda bir işinin durumuna göre gidiyor. Her gittiğinde de rahat olmak ve beraber vakit geçirmek için otel tutuyor. B kişisi bu duruma maddi bir etki etmiyor, tekli
Objektif olmanız icin cinsiyet belirtmeyeceğim.

A ve b kişisi uzaktan iliski yaşamaya çalışıyor.

A kişisi, b kişisinin yaşadığı şehre 3-5 ayda bir işinin durumuna göre gidiyor. Her gittiğinde de rahat olmak ve beraber vakit geçirmek için otel tutuyor. B kişisi bu duruma maddi bir etki etmiyor, teklif de etmiyor fakat a sorun etmiyor.

A kişisi ani bir durum neticesinde gelecek ay b kişisinin yaşadığı şehirde olacağını hatta bazı planlar yaptığını yılbaşını da beraber geçirmek istediğini söylüyor. Fakat b kişisi 2 günü işaret edip benim planım var diyor.

Bu durumda a kişisi ciddi bozuluyor çünkü plan yapılan şeyler tekrarı olan ve ertelenebilecek şeyler. Mesela bir sinema bileti almak gibi düşünün.

Şimdi a kişisi bu durumu kabul edemediğini ve bu şekilde devam edemeyeceğini söylüyor. B kişisi de ben nereden bileyim geleceğini plan yaptım diyor.

Yorumlarınız?
Teşekkürler.
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(22.11.24)
Evet a kişisiyim. Maddi etkisi problem değil evet ama sonuçta bir masraf var. Kırk yılda bir görüşüyoruz ve anlamsız bir plan icin 2 gün planım var deniyor.
Bitti ama iste yine de sormak istedim.
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(22.11.24)
A özgüvenli kendi ayakları üzerinde duran kadın, B beta erkek. En olmayacak ilişki tipi. Hele uzaktan...
0
Bruce
(22.11.24)
a tez vakitte b'den koparsin tüm baglarini. ortada iliski yok. fwbsini görmek icin zaman ve para kaybeden bir a kisisi var.

sorry.
0
robert bosch
(23.11.24)
a HAKLI, b ayıp ediyor. Aynı değeri vermemiş. Hem uzak mesafe 3-5 ayda bir çok az.
0
Shepard
(23.11.24)
B işi sallamıyor ayrılık yakın
0
basond
(23.11.24)
seven beş dakika görüşmek için 10 saat yol bile gider. değil ki 3-5 ay sonra sevdiği yanına gelecek ve o da sinema benzeri bir planını bozmak istemeyecek. bilemiyorum altan bilemiyorum.
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.11.24)
B kisisi ciddi düsünmüyor, uzaktan iliski yasamiyor, sadece takiliyor. A kisisine hayatta basarilar dilerim, önüne baksin.
0
alice in potatoland
(23.11.24)
ortada bir maddiyata ortak olmama durumu varsa %100 kadın tarafıdır. B nin kadın olduğunu buradan rahatlıkla anlayabiliriz.

B sanki bana jeff bezos 1 ay sonrasına planlar yapmalar falan geçiniz. B ciddi düşünmüyor +1
0
respect
(23.11.24)
A kişisi çok saf
0
gabe h coud
(23.11.24)
İlişki en başımdan beri mi uzaktan yaşanıyor? Ne zamandan beri 3-5 ayda bir görüşme şeklinde yürüyor?
0
efx
(23.11.24)
Evet
0
🌸uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(23.11.24)
a umarım kadın değildir, kadınsa 10 psikolog anca toparlar.

a erkek olduğunda ise ilişki sıkıntılı görünüyor. b kadını uyum sağlamamış.
0
WithWorth
(23.11.24)
A kişisi haklı, plan 1 aydan fazla süre önceden açıklanmışken nereden bilebilirdim geleceğini bahanesi çok anlamsız. Gerekli aksiyonu alacak vakit var, özellikle de söylediğiniz tarzda bir durum için hayli hayli var.

İşin gerçeği birlikte olduğum kişi bir ay önceden yeniyıl için plan yapıp ayağıma kadar gelecekse ve ben de buna burun kıvırıyorsam onunla ciddi düşünmüyorumdur, sadece hoşuma gidiyordur, arada bir geldiğinde başbaşa kalmak iyi bir değişiklik oluyordur, uzakta başımı ağrıtmıyordur ama o kadardır. Bunun tek istisnası tutucu bir ailem olması ve planı onlarla yapmış olmam, haliyle iptal etmemin soru işaretleri oluşturacak olması olurdu. Ancak bu kadar tutucu bir ailenin bu kadar zaman önceden yeniyıl planı yapacağını sanmıyorum.

Ama her şeyden daha önemlisi olaya bir ay varken sanki 3-5 gün önce haber verilmiş gibi "geleceğini nereden bilebilirdim" diye bir bahane öne sürmek zaten. Bu çok manasız. Hiçbir arkadaş da daha bir ay varken "sevgilim yeniyılda gelecekmiş, ben plana katılamayacağım" denilmesini sorun etmez, etmemeli, ediyorsa problem olan arkadaşın yaptığı olur. Benim arkadaşımın uzaktaki sevgilisi kırk yılda bir plan yaptıysa ve o benle vakit geçirecek olsa ben tuhaf karşılarım. Zaten bu senaryo da hiç gerçekçi değil.

Aldatılıyor olma ihtimaliniz cidden var.
0
akhenaten
(23.11.24)
Plan bebek yeğenin, annenin babanın doğum günü felansa ekmek olmaz ama sizi reddedip X ile sinemaya gidecekse bu arkadaş boşuna yormayın kendinizi. Sevdiğim insan gelecek bırak başkasıyla plan yapmayı havalimanına koşarım karşılamaya.
0
cilekli pasta
(23.11.24)
B'den bir cacık olmaz bence.
0
Mossy
(26.11.24)
(6)

Uçak koltuğunu çok önceden seçmenin bir taktiği var mı?

Zetnikov
uzun böyle 10 saat üstü ucuslarda koltuk olayı cok onemlı oluyor.24 yada 48 saatte acılıyor dıyorlar koltuk secme fakat tam hatırlamıyorum yurt dısına 2 ucakla gıdınce 2. ucagı vardıgımız yerde mı secebılıyoruz.herneyse onceden bosyer bulup kendımı korıdor secmem lazım dakka bası kalkan bı tıpım tak
uzun böyle 10 saat üstü ucuslarda koltuk olayı cok onemlı oluyor.

24 yada 48 saatte acılıyor dıyorlar koltuk secme fakat tam hatırlamıyorum yurt dısına 2 ucakla gıdınce 2. ucagı vardıgımız yerde mı secebılıyoruz.

herneyse onceden bosyer bulup kendımı korıdor secmem lazım dakka bası kalkan bı tıpım taktıklerınızı beklıyorum.
0
Zetnikov
(22.11.24)
bileti alirken zaten secebiliyor olman lazim?
0
alice in potatoland
(22.11.24)
bilet alırken seçiliyor zaten. ayrıca 24 ve 48 saat önceden açılan çek-in zamanı da seçtiren şirketler var. o arada da alırsınız
0
avatar is back
(22.11.24)
bileti alirken koltugu satin alabiliyorsunuz. alinmayan havayolu sirketi gormedim henuz.
0
supergirl
(22.11.24)
Abi demek istediğini beleşe nasıl yaparımsa yani yok öyle bir yöntem.
0
logisticsmanager
(22.11.24)
@logisticmanager
Yok hocam konu farkli

@supergirl
@avatar is back
@alice in patatoland

Arkadaslar buyuk ihtimal danismanlik sirketi biletimizi kesecek o zaman onlardan rica edeyim koridor vs secsin.

Cunku ben soyle hatirliyorum 24 saat kala girip koltuk seciyorduk. İkinci ucagi da ayni menude gorup onuda seciyorudum galiba valla 8 seneden fazla oldu hatirlamiyorum.

Acaba benim sectigim koltuk degistirme koltugumuydu dediginiz gibi alirken zaten secilmis koltuk mudur sirket tarafindan.
0
🌸Zetnikov
(23.11.24)
sizin dediginiz check-in muhtemelen. ucaga binmeden belli bir sure zarfinda yapilabilen islem. (ucaga kesin bineceginizi bilirler bu islemle)

daha once koltuk satin almadiysaniz evet checkin sirasinda da yapabilirsiniz koltuk satin alma isini. cunku checkin asamasinda kesinlesir oturacaginiz yer.
0
supergirl
(23.11.24)
(6)

odtü psikoloji mezunu birisi neden alanı dışı bir iş yapıyordur?

carisch
merhaba psikolog olmanın şartlarını tam bilmiyorum tabi ne gerektiriyor, maddiyat olarak ağır bir süreç mi vs.. mezuniyetinden 6 yıl geçmesine rağmen neden alanı dışı çalışıyordur? en büyük engel maddi yük mü?
merhaba psikolog olmanın şartlarını tam bilmiyorum tabi ne gerektiriyor, maddiyat olarak ağır bir süreç mi vs.. mezuniyetinden 6 yıl geçmesine rağmen neden alanı dışı çalışıyordur? en büyük engel maddi yük mü?
0
carisch
(02.11.24)
Lisans mezuniyeti yetmiyor, klinik psikoloji alanından mezun olmuş ve yine o alanda yüksek lisans yapmış olması gerekiyor. Bu arada ilgi duyduğu alanlarla, ekollerle ve terapi yöntemleriyle ilgili çok çeşitli eğitimler alması gerekiyor ve bu eğitimleri öyle her yerden alamaz, itibarı yüksek kuruluşlardan ve kişilerden eğitim alması çok daha doğru olur ve bu da çok çok pahalı bir şey. Eğitimi almak ayrı, eğitimi alacağı yer uzaktaysa ve orada fiziken bulunması gerekiyorsa bunun için yapacağı harcama ayrı masraf olacaktır.

Böyle böyle birçok eğitim aldıkları için çok para harcarlar ve çok da kafa patlatırlar, hayatı sürekli gözlemleme ve okuma halinde yaşarlar.

Muhtemelen arkadaşın bu eğitimleri alacak imkanları olmamıştır veya merakı yoktur. Olabilir.
0
muhayyer divan
(02.11.24)
Alanı dışında derken? Klinik psikolojiden mi bahsediyorsunuz? Psikolojinin bir sürü alt alanı var. Eğer ki reklamcılık, insan kaynakları, pazarlama (gerçek marketing yapılan şirketlerden bahsediyorum) gibi bir alanda çalışıyorsa çok da alan dışı sayılmaz. Bu alanlarda çalışan bir sürü psikoloji mezunu insan var. Zaten endüstri ve örgüt psikolojisi, sosyal psikoloji gibi alt dallarıni da kapsıyor bu departmanlar.

Bu dediklerimden biri ya da benzeri değilse bilemeyiz. Klinik psikolog olmak istemiyordur, eğitim süreci meşakkatli geliyordur, yüksek lisans ücretini karsilayamiyordur vs vs.
0
fraise
(02.11.24)
Üniversite sınavı bizi yapmak istediğimiz işe değil de puanımız yettiği yere yönlendiriyor.
Aradan geçen yıllar ve eğitim süreci bazen bize yanlış seçim yapmış olduğumuzu anlatıyorsa da çıktığımız yolun dönüşü olmuyor.
Ülkemizde biraz üniversite, gitmek istediğimiz yoldaki bir basamak gibi değil de, ne mezunusun sorusuna okkalı bir cevap gözüyle bakılıyor.
Psikoloji bölümü mezunlarını maddi yönden mutlu eden bir işkolu sağlamıyor.
Ülkemizde meslek seçimi biraz da tesadüflerle dolu bir dikenli yol gibi.
0
Mirket
(02.11.24)
grimavi
(02.11.24)
sevmiyordur.
0
alice in potatoland
(02.11.24)
@fraise marketing alanında çalışıyor evet. maddiyat kaynaklı olduğunu düşündüğüm için kendisine sormak istemedim. hakkı zaim üniversitesi gibi manasız bir yerden mezun olsa çok merak etmezdim ama odtü olunca bir sorgulama gereği duydum fakat cevaplarda da görüldüğü üzere maddi yük ve sevmiyor oluşu 2 belirgin etken gibi. teşekkürler herkese cevaplar için.
0
🌸carisch
(02.11.24)
(18)

Köylüler

don’t panic
Küçükken aşırı sevdiğim, bayramlarda 3-4 gün önceden gittiğim köyümden son 5-10 yıldır tiksinmeye başladım. Büyüyüp gözüm açılmaya başladı galiba. Şehirde yaşıyoruz, yılın 2 ayı falan köyde yaşıyor anne babam. Ben de günlük veya haftalık kısa süreliğine gidiyorum. Son yaşadığımız birkaç olayı özet g
Küçükken aşırı sevdiğim, bayramlarda 3-4 gün önceden gittiğim köyümden son 5-10 yıldır tiksinmeye başladım. Büyüyüp gözüm açılmaya başladı galiba. Şehirde yaşıyoruz, yılın 2 ayı falan köyde yaşıyor anne babam. Ben de günlük veya haftalık kısa süreliğine gidiyorum. Son yaşadığımız birkaç olayı özet geçmek istiyorum: Bizim arsanın kenarına diktiğimiz dut ağacını kurutmuş yan komşu, gelecekte kendi evinin önüne sarkar da güneşini keser diye. Arsanın diğer tarafına da zeytin dikmiştik. Ordaki komşu da millete laf ediyormuş bunlar da geldiler bizim evin dibine diktiler diye. Bu noktalarda sizce suçlu muyuz? 850 metrekare arsa ve içinde küçük bir köy evimiz var. Arsamız dahilinde evin bahçesini, önünü falan güzelleştirmeye çalışıyoruz. Bu iki olay dışında şu an anlatamayacağım ve tartışmaya kapalı çok sayıda pislik gördüm, görmeye devam ediyorum.

Tüm baba tarafım köyün mezarlığında ve bu köy benim için bir mabeddi. Annem babam bu dünyadan gidince o evle başbaşa kalacağız ve çevredeki herkesten, tüm akrabalarımdan nefret ediyor, tiksiniyorum. Geleceği düşündüğümde orayı satmayı da yediremiyorum kendime, babama ihanet edermişim gibi hissediyorum. Öte yandan köyün içinde tarla bahçe falan da var. Konuyla ilgili bana söylemek istediklerinizi dinlemek istiyorum arkadaşlar. Gelecekle ilgili, durumla ilgili ne gibi tavsiyeleriniz olur? Teşekkürler…
0
don’t panic
(01.11.24)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.11.24)
dut agacini sinira degil de kendi alaniniza niye dikmediniz anlayamadim. "kurutmus" dediginiz olay nedir bir de. siz sulamiyor musunuz zaten karsi taraf nasil kurutmus.
0
robert bosch
(01.11.24)
Anlattıklarınız içimi sıktı. Şimdiden köydeki herkesle aranızı bozun. Herkes sizi aksi ve kavgacı biri olarak bilsin. Anladığım kadarı ile ancak bundan anlarlar. İyi niyetinizi anlatabileceginiz ya da anlayabilecek birilerine benzemiyorlar. Bu komşular yaşlı insanlar mı yoksa yasitiniz insanlar mı? Yaşlı iseler çok dert değil. Ya da siz en iyisi daha oldun ve soğukkanlı bir kullanıcının tavsiyesini dinleyin. Yazdıklarımı okuyunca ben de beğenmedim ama bir bakış açısı işte. Böyle hissettim.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(01.11.24)
sanki bizim köyü tarif ediyorsun. çocukluğumda tarla yüzünden insanların birbirine balta ile giriştiğini hatırlıyorum. bu hiç değişmeyecek galiba.
0
izole
(01.11.24)
@robert bosch

Kendi alanımıza diktik her iki ağacı da ama büyüyünce yukardan dalları kendi evlerinin güneşini keser diye kimyasal bir işlem uygulayıp kurutmuşlar dutu. Özeleştiri yapıp acaba daha içeri mi dikseydik falan diyorum ama ona da kesin bir şey bulurlardı sonucuna ulaşıyorum, bilemedim.
0
🌸don’t panic
(01.11.24)
@aslagülümseyenbirkediyegüvenme

Yaşlı insanlar ve onların köyde büyüyen 30’lu yaşlardaki çocukları…
0
🌸don’t panic
(01.11.24)
size danismadan böyle bir sey yapmalari harbiden cok ayica olmus o zaman.
sizinle konusmamislar, bu dut ileride büyür bize gelir mi vs

yuh diyorum. böyle bir cevrede yasanmaz. degerlenir ki mi orasi? degerlenmeyecek gibiyse satin gitsin.
0
robert bosch
(01.11.24)
oncelikle diger tarafi da dinlemek lazim. ama anlattiginiz sekildeyse diktiginiz agac onlarin gunesini engelliyorsa veya manzarisini bozuyorsa veya bahcelerini kirletiyorsa haksiz olan sizsiniz bence. koylu insanin kotu tarafi hak yer. iyi tarafi da hakkini yedirtmez.
0
roylemonia
(01.11.24)
Kırsal kesimlerde böyle cahillikler yoğundur. Kimse kimsenin hakkında pek olumlu da konuşmaz.
Onun bunun malı, kazancı, yeni yaptırdığı evi,yeni doğan çocuğu, aldığı inek, aldığı araba vs. orada yaşayan cahillerin derdi tasası, hased sebebi olur.
Yıllarca bölünemeyen neredeyse artık 100'den fazla kişinin varis olduğu tarla gibi miras meseleleri,sürekli devletten beklenen desteklemeler, olabildiğince her tür yardımdan faydalanma arzusu, bunun yanında hayvan alış verişi ve mahsül satışından devletin kazancının ne olduğu belirsizdir.

Şurası kesin ki küçük yaşanan yer küçük ölçekli olduğundan zihindeki hayaller, dünya algısı da gerçekte küçük oluyor.
Ama o hayali kuran için bunlar büyük şeyler.
Kişinin dünya algısı sadece kaldığı yer ile sınırlı.
Dışarı başka şehirlerde bulunmayan, ortam görmemiş bir kesmin bunu anlaması da belli bir yaştan sonra imkansız.
Bunu en iyi anlatan örnek,
muhtarlık seçimleri ve sonrasında olanlar..

Tavsiye olarak ne diyeyim bilemedim.
Bir yeri satmak zorunda olmanız tabi ki babanıza ihanet olmaz.
Ama yeri satacağınız kimsenin vasıflarını iyi düşünün. Biraz dişli olsun.
0
diyecevaplandı
(01.11.24)
Sadece köy için değil her yerde böyle aslında. Sebebiyle ilgili benim bir gözlemim var kendi çapımda. Artık sayıca çok azalan saygın bir yaşlı kesim vardı. Bunlar kibar ve yol yordam bilen insanlardı. En kötüsü dahi sırf zorunda hissettiği için usulünce davranırdı. Bu insanlar bilgiye de saygı duyardı, "ben cahil kaldım evladım" demekten çekinmez, bunun farkında olarak yaşarlar, nerde durmaları gerektiğini de bilirlerdi. Elbette aralarında kötü olanlar da vardı ama ağırlıklı genel bir karakterden bahsediyorum. Bu insanlar her nedense çocuklarını kendileri gibi yetiştiremediler. Şimdinin yaşlılarını oluşturan kesim benim çocukluğumda yine böyle rezil insanlardı. Kendi anne babalarının hatrına belli bir çizgide kalırlardı. Bunlar sürekli anlatırlar zaten biz anne babamızdan çok çektik diye. Bunun sebebi belli bence :D

Sizin hatırladığınız köyünüz bu makul insanların söz sahibi olduğu, diğerlerini bir çizgide tuttuğu yerdi. Tabi siz de daha az sorumluluk taşıyordunuz, bunun da etkisi var kuşkusuz.

Şimdi kendini tanrı sanan ve boş boş konuşmaktan inanılmaz keyif alan aynı zamanda sosyal medyada gördüğü bütün komplo teorilerine inanarak beynini kullanılmaz duruma getirmiş halde bulunan, hiçbir adap bilmeyen, hiçbir sınırı olmayan, cahillikle gurur duyan bir kitle yaşlı kesimi oluşturuyor. Özellikle küçük yerleşimlerde bu yaşlı insanlar her şeyi yöneten görünmez bir el gibi işlev görüyor. Genç ve yetişkin kesim bu kitleyi kendilerine ahlaki dayanak görerek seviyeyi iyice düşürüyor. Haliyle bu yerlerde inanılmaz bir kokuşmuşluk hakim. Aynı zamanda siz de yetişkinsiniz, artık sorunlarla daha çok muhatapsınız. Olayı derinden hissediyorsunuz.

Bence evi satmayın, ama yapacak bir şey de yok.
0
akhenaten
(01.11.24)
Konu hakkında bir yorumum yok.

Ancak ağaç konusundan anlayan biri olarak ağaç kurutmak için kimyasal işlem konusu bana mantıklı gelmedi. Doğal sebeplerden kurumuş olma ihtimalini değerlendirin bence.

Ayrıca bana ait alana gelecekte gölge yapacak şekilde ağaç dikilmesi benim de kabul edeceğim bir şey değil.
0
Mirket
(01.11.24)
şehir merkezinden uzak yeşillik bir yerde yaşıyorum, buranın yerlilerinin de aynı seninkiler gibi ağaç düşmanlığı var çözemediğim. biri güneş keser diye keser, biri "hava gelmiyor(???) diye keser. diğeri bilmem neresi hoşuna gitmez keser. kestiği de çamdır eriktir, kıymetli ağaçtır. kalanları görsen için acır. fino kuyruğu gibi, upuzun ağaçlar tepesinde üç tane yaprakla kalmış. cahil desen, kestirenler arasında emekli öğretmenler de var. kafayı yersin.

bir tanesi geçen arabulucuya 20 bin ödemiş sosyal medyada chplilere hakaret ettiği için. mesele ne yaşlılık ne köylülük. hepsinin ortak noktası ahlaksızlık partisini tutmaları.

tavsiyem şikayet edebildiğin her yere et bunları.
0
titanyum22
(01.11.24)
Mafya babalarının meksikadaki evleri gibi etrafı üç insan boyunda duvarlarla öreceksiniz.
Ben bunların bir de şehir görmüşleriyle uğraşacağım diye kafayı yiyordum. Hatta birazını yedim. Yanlarında biraz daha kalsaydım hitler benzeri bir nefretle dolup taşacaktım. Şu an sadece insan olarak görmüyorum.
Tarlanız, eviniz, bağınız bahçeniz… Değerli ya da değersiz hiç önemli değil. Böyle kocaman sağlar duvar öreceksiniz evinize. Tarlanızın etrafını saracak üstüne de dikkat elektrik çarpar yazacaksınız.
Sevgi, saygı, komşuluk bilmem ne. Tam böyle ağaçlarla derdi olan bi bilmem ne amcam bana istanbulun ortasında bir daire kaybettirdi. Yamyamdır bunlar. Bildiğin yamyam. Diri diri yemeye çalışırlar insanı.
Malınızı mülkünü koruyup çevip çevreleyin. Bu tiplerin başka işi gücü de yoktur. Kafaları sadece başkasının malına mülküne çalışır. Düşünü düşünür düşünürler. Adam öldürmekten de korkmazlar. O yüzden kredi çekin altınınızı bozdurun biraz zorlayın o ay kendinizi yaptırın o duvarı. Ama böyle tatlı tatlı yazlık evi duvarı değil. Senin ben yedi sülaleni duvarından.
Şimdi komşularla iyi anlaşmak lazımcılar da gelebilir. Anlaşılacak insan var anlaşılmayacak insan var. Ama artık anlaşılacaklar çok az.
0
mrvln
(02.11.24)
Benim bakış açımda da benzer bir dönüşüm olmuştu. Küçükken köy şehrin tam tersine herkesin iyi olduğu, ilginç bir yerdi. Ancak yavaş yavaş büyüyünce gördüm ki köy bir nevi cehennem. Özel hayat diye bir şey yok, herkes herkesin bütün hayatını biliyor. Ancak bu bir sürü rezillik yaşanmasını da engellemiyor; yine kimse yapacağından geri kalmıyor. Kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir ortam. Üstüne de hiç bitmeyen mal mülk kavgası, genelde de olabilecek en adi şekliyle; senin koyunun neden benim çitime sürttü, ağacının yaprağı neden bahçeme düştü, ineğinin tezeğine gelen sinek canımı sıktı gibi şeyler üzerinden başlayıp yıllarca devam eden düşmanlıklar. Hayvanlara yapılan eziyetleri saymıyorum bile... Şehir hayatı çok mu matah bir şey o da tartışılır tabi de, en azından belli ölçüde yaşayacağın sosyal çevreyi seçip, "özel hayat" diye bir şeye ucundan da olsa sahip olabiliyorsun.
0
salihdt
(02.11.24)
tipik köylü kafasi. anlattiklarinda yeni hicbir sey yok. türkiye'nin hicbir köyünde kendimi güvende hissetmem. sat gitsin evi arsayi.
0
alice in potatoland
(02.11.24)
Duvar dikmek mantıklı görünüyor. İşi olmayıp başkalarına saran tiplere benziyor bunlar. Bunlarla minimum iletişim iyidir
0
pembediken
(02.11.24)
Kusura bakmayın ama haksızsınız. Önce siz onlara düşman gibi davranmışsınız. Köylülerin bu yaptıklarınızdan hoşlanmamak için mantıklı sebepleri var.
Sınıra dikilen ağacın dalı, gölgesi diğer komşuya taşar. Adam oraya bir şey ekemez. Ekse de yetişmez çünkü. Pisliği de cabası. Üstelik dut ağacının dökülen meyve-yaprak pisliği ve bunlara gelen sinek çok olur. Aynı şekilde ağaç toprak altından da komşunun arazisine taşar. Ağaç kökleri çok derine inmez toprağın 30cm altında ağ gibi metrelerce yayılırlar. Dalı kesse, güneş bahçesine düşmese de yine o alana ektiğinden verim alamaz yani. Aynı şekilde ağaç eve çok yakın dikilmez çünkü kökler temele zarar verir.
0
gnosis
(02.11.24)
Dut ağacından döküntü çok olur. Tam sınıra diktiyseniz yan komşunun bundan rahatsız olması çok normal.
Sizin komşuluk hakkını gözeterek ağaç dikmeden bir danışmanız gerekirdi. Onların da size olası sorunu dile getirip bunun yerini değiştirin demesi gerekirdi. Siz farkında olmadan bir hata yapmışsınız ama onlar bile isteye bir hata yapmışlar. Gerçi kuruttular demişsiniz ama nasıl oldu bu? Bakım yapmasını istediniz de yapmadılar mı veya ağacın köküne sizin orada olmadığınız zaman zararlı maddeler falan mı döktüler?

Diğer ağaç konusu da aynı bence. Bir ağaç dikecekseniz ve bu komşuyu etkileyecekse rızasını almanız lazımdı.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.11.24)
(7)

Çocuk parkları neden çok çirkin?

akhenaten
Yani derdini seveyim diye düşünebilirsiniz ama evimin yakınında güzel bir park vardı. Ahşap iskelet ve çeşitli halatlarla falan döşeli. Ortama da uyuyordu. Elbette güvenlik gerekçeleri falan vardır ama güvenliğin bedeli bu denli bir çirkinlik olabilir mi cidden? Resmen haberlerde falan çıkan bu oyun
Yani derdini seveyim diye düşünebilirsiniz ama evimin yakınında güzel bir park vardı. Ahşap iskelet ve çeşitli halatlarla falan döşeli. Ortama da uyuyordu.

Elbette güvenlik gerekçeleri falan vardır ama güvenliğin bedeli bu denli bir çirkinlik olabilir mi cidden? Resmen haberlerde falan çıkan bu oyuncakları çocuklarınıza almayın temalı çin malı ucuz plastik oyuncaklara benziyorlar.

Bir de hepsi tek tip, aynı elden çıkma gibi. Nereye gitseniz bunlardan var. Ormanlardaki parkları falan da bunlarla değiştirmişler. Ormanın ortasına pet şişe atılmış gibi duruyor.

Bunları aynı firma mı üretiyor hep? Ortada bir rant durumu mu söz konusu? İşin arkaplanını bilen biri varsa anlatsa da gözlerimiz neden kanıyor öğrensek.
0
akhenaten
(01.11.24)
Ahşap ve güzel olanlar uzun yıllar dayanmıyor olabilir kışın yağmur yiyor zamanla çürüyor, halatlar kopuyor vs

Metal olanlar yazın çok sıcak oluyor kayayım derken yanan bile oluyor yazın bazı bölgelerde. Plastik o kadar ısınmıyor, ahşaba göre de ucuzdur diye tahmin ediyorum. Çirkinliğinde ise hemfikiriz.

Kesin bir rant durumu da vardır onu da beklerim ama üretici firma hakkında bilgim yok
0
kullanicadi
(01.11.24)
Dayanıklılık, kullanışlılık, güvenlik kaygılarıyla plastiğe yönelme var.

Ama çirkinlik konusunda hemfikir değiliz. Sizin Belediyeler zevksizdir.

Unutmazsam birkaç fotoğraf çeker editlerim.
0
Mirket
(01.11.24)
çocuk parklarındaki esas parametre güvenlik.
zeminden kullanılan malzemelerin sertliğine ve sağlığa uygunluğuna kadar hepsinin bir standardı var. bunu karşılayabilen çok sayıda üretici firma yok zaten benim bildiğim.

ben çirkin olduklarına katılmıyorum. benim çocukluğumdaki parklar esas çok korkunçtu ve farklı parkurlar yoktu hepsi tek tipti. şimdi tırmanma duvarından tekli ve grup halinde binilenilen salıncaklara, zıplama parkurundan tünel gibi içine girmeli şeylere kadar çeşit de fazla. kaydırakları falan saymıyorum bile.

evimin önündeki millet bahçesinde çocuklar için bugs bunny tarzı süper kahramanlı salıncaklar bile var. daha ne olsun. şimdiki çocuklar şanslı bence en azından bu konuda.
0
ezkaza
(01.11.24)
Mimari, dış çevre vb. konularda Türkiye'de zaten genel olarak bir çirkinlik söz konusu. Yollar, binalar sanattan, estetikten uzak genellikle. Plansız, biçimsiz, dengesiz rant'a kurban gitmiş birçok yapı, yer... Avrupa'yı gezerseniz farkı net görebiliyorsunuz. Çocuk parkları da gerçekten çok itici, paçoz... Yakınından geçerken hızlı adımlarla uzaklaşmaya çalışıyorum.
0
santimantal
(01.11.24)
türkiye'de ne güzel yapiliyor ki? sahiden, en son nereye bakip bir orijinallik, fonksiyonellik ve estetik gördünüz?
okul yapiyorlar malzemenin en dandigiyle. görüntüsünden bile sefalet akiyor. binalar gulag gibi gözüküyor, oraya giden cocugun psikolojisi zaten kayiyor.
her sey gibi sehir planlama da politik. isin arka plani bu.
0
alice in potatoland
(01.11.24)
Çünkü sanat ve estetik yok. Anlaşılmıştir bir tanıdık firmayla teknik şartnamesi de zayıftır. Ne verse şartnameye uyuyordur. cevre ile bütünleşmiş mı uymuş mu kimin umurunda
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(01.11.24)
cemer marka olanlar o kadar kötü değil, dikkatimi çekip aratmıştım internette bu konuda baya profesyoneller diyebilirim
0
hoot
(02.11.24)
(21)

Şu kişi işe alınır mı?

kuehles blondes
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs. İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırd
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs.

İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırdık. Letter of motivation ı çok jenerikti, her başvurusuna ayrı paragraf döşesin beklemiyoruz ama şirketin veya pozisyonun adı bir kez bile geçmiyordu, bu bendeki ilk eksisi oldu adayın. Ama o kadar kimse başvurmadı ki yine de çağırdık.

Görüşmeye 8 dk geç geldi (toplu taşımanın vs dakik çalıştığı bir avrupa şehrindeyiz), geç geleceğini İKya haber vermedi, geç geldikten sonra özür de dilemedi bizden ve şaka gibi 3-4 kere zaman yönetiminin oldukça iyi olduğundan bahsetti :D
Şirket hakkında basit bazı sorular sorduk, internet sitemizde bulabileceği şeyler, kaç ülkede operasyonumuz var, iş sahamız nedir vs. Hiçbirine cevap veremedi hatta direkt “bilmiyorum” dedi. İş ilanında birkaç teknik terim var, bu işe başvurdu ya, araştırıp araştırmadığını sordum. Ona da hayır dedi. Sektörle ilgili genel sorular sorduk, cevap veremedi. (Sektörün en büyük rakibe karşı dezavantajı nedir vs tarzı)
Sonuç olarak çok kötü bir performans gösterdi görüşmede. Ama müdürüme sempatik geldiği için 1-2 ödev gibi bir şey verip tekrar bir şans vermek istiyorlar. Ben istemiyorum çünkü direkt benle çalışacak, benim junior ım olacak. Bu kadar ilgisiz biriyle anlaşacağımı sanmıyorum. Bana da sempatik geldi bu arada ama yeterli değil benim için. Bu arada üniversitede okuduğu bölüm, ders notları vs oldukça iyi, kafalı birine benziyor, yalan yok.
Müdürümün derdi ise bir an önce birini işe almak o yüzden daha fazla beklemek istemiyor.

Neyse genel olarak merak ettim, böyle birini işe alır mıydınız?
0
kuehles blondes
(27.10.24)
Almazdım. Letter of motivation hiç önemli değil. Diğer söylediklerin çok büyük red flag. Boşuna vakit ve emek kaybınız olur. Kesinlikle almayın.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Ben elerdim, eledim de. Neden;

-Gec kalabilir, 8-10 dk icin sorry dememesi cok buyuk olay degil
-cover letter’da mentionlamamasi evet sikinti ama no big deal
-ucan kacan bir metin yazdiysa biraz red flag. Boylelerinin ici bos poset cikiyor. Yasandi karsim shshsj
-sirketle ilgili bilmiyorum demesi, arastirmamasi kesinlikle sikinti. Isi isteyen, pozisyonu ve sirketi biraz sorusturur, en azindan kim bunlar diye bakar.

Eleman yeterince istemiyor sizi bence.
0
mor oje
(27.10.24)
Anladığım kadarıyla çocuk kafası çalışan biri ama şirketi nerdeyse hiç bilmiyor. Yeni mezunsa veya öğrenciyse genelde çoğu yere atıyordur başvuru linkini. Yoğunluğu şu bu derken fırsatı da olmamıştır.

Bazen de umutsuzca başvuru yapıldığı oluyor ondan bi anlık yakalanmış olabilir. Bu tipte biri için ikinci şansta bakılacak en önemli kriter “alırsak şirkete bağlanabilir mi ve uzun süreli çalışır mı” tarafına bakmanız gerekiyor. Bazen böyle tipler hem zehir gibi çıkıyor hem de yapışıp şirkete uzun süreli çalışan olabiliyor. Tekrar denenmeli bu şartlarda ama dediğim kriterler üzerinden.
0
avatar is back
(27.10.24)
başıma bir şey gelmeyecekse ben o kadar da kötü bulmadım. çok ihtimam göstermediği belli ama yanınızda işi öğrenip başarılı olabilir, niye olmasın?

> toplu taşıma istediği kadar dakik olsun, neticede toplu taşıma. heyecanlanmış olabilir, geç kaldığı için panikleyip özür dilemeyi düşünememiş olabilir. sonuçta İŞ GÖRÜŞMESİ bu daha, 10 dakika operasyonunuzu o kadar etkileyecekse kolay gelsin, çalıştıracak adam bulamazsınız. atom parçalamıyorsunuz herhalde.

> iş arayan insanlar sadece size başvurmuyor, 50 tane yere yazı yazıp mülakatlara davet ediliyorlar. o da şanslıysalar. kimse bir kuruş almadığı bir işin detaylarını bilmek zorunda değil. operasyonlarınızı, faaliyet alanlarınızı birkaç saat içinde anlatırsınız. zor şeyler değil bunlar. yok eğer zorsa çalışacak çocuğa biraz kolaylık gösterin bir zahmet.

siz kendiniz de sempatik bulmuşsunuz, kafalı görmüşsünüz, niye almayasınız? allah kelamı değil bu sonuçta deneme süresi filan yok mu beğenmiyorsanız gönderirsiniz?

adam gelip orada 40-50 saat mesai harcayacak, karşılığında milyoner de olmayacak. bu şirketlere/kapitalizme bağlılığını anlamıyorum insanların. siz çok mu zenginsiniz mesela, çocuğa niye bu kadar kuruldunuz? gecesini gündüzüne katıp size daha fazla kazandırmak için mi uğraşması gerekiyordu daha işe bile girmemişken?

yaptığınız işleri bu kadar ciddiye almayın, egonuzu bir kenara bırakın derim. hepiniz başkalarını zengin etmek için uğraşan işçilersiniz.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
beklentiniz çalışıp gelmesi yönünde olmuş ama fazla bir beklenti diye düşünüyorum.
her ilana başvurduğu şirket sizin gibi beklentiye girse başvuranın hali ne olur diye düşünün derim.
işi yapabilecek potansiyeli varsa alınır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.10.24)
Benim kararim negatif olurdu.
Mudure de elemani ise alarak sirketin aldigi riskleri aciklardim...

> toplu tasima vs mazeret degil. Gerekirse taksiye binip zamaninda (hatta 10-15 dk one) varacak gorusme yerine. Yarin obur gun deadline olan bis sey yapmasi gerekirse sIkIntisini siz ceklersiniz.

> sirketiniz hakkinda hicbirsey bilmemesi esittir ise ilgisi olmamasi!!! Derdi bir yere kapagi atip baska bir yere gecene kadar para kazanmak bence.

> Sempatik olmasi bazilarina ilginc gelebilir ama elemandanin bir cabasi yoksa bu da fazla uzun surmez.

> Kafali biri ise soz de geciremezsiniz... bur sure sonra verdiginiz tum isleri kendi kafasina gore yapmaya baslar.

> odev ile sans vermek nedir ya? SInav suresi bittiginde kagidi bos olan ogrenciye sinifta kalmasin diye yarim saat ek sure verip bir de uzerine (kolay) yeni soru verip kagida yazdigi fikraya puan vermeye benziyor.

Haa... alinmaz mi ise? - yukaridaki riskleri goz oununde bulundrarak alirsiniz, ama verim sifira yakin, retention rate sifir, is disiplini eksi !!!
0
parcxerox
(27.10.24)
10 küsür yıldır duyurudayım bu kadar az cevaba rağmen bu kadar tiksindiğim duyuru az olmuştur ahaha yarın bi gün deadline'a yetişemezmiş bak sen. niye? iş görüşmesine sekiz dakika geç kalıp özür dilemediği için. allah sizi kahretsin başka bir şey demiyorum. köle robotlar sizi. daha çok çalışın belki iki kuruş fazla kazanırsınız.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
- letter of motivation benim için hiç önemli olmazdı bunu zorunlu kılan ilanları anlamıyorum zaten genellikle çok anlamsız bir şey (belki bazı pozisyonlarda gereklidir ama benim gördüklerimde öyle değildi), opsiyonel olduğu halde doldurduysa zaten önemsiz kötü olması.
- görüşmeye geç gelinmesi bence önemli bir eksi. mülakattır, sınavdır vs. bu tarz şeylere giderken yaşayabileceğim tüm aksilikleri düşünüp ona göre hareket ederim ve böyle yaklaştığım hiçbir şeye asla gecikmedim. olabilirdi düşündüğümden de büyük aksilikler gelebilirdi başıma ama bu durumda mutlaka karşı tarafa bunu bildirir kusura bakmayın derdim. geç kalıp bir bahane de sunmaması bence işi çok da istemediğine işaret bu sebeple.
- şirket hakkındaki sorulara cevap verememesi bence önemli değil. işi siz öğretecekseniz teknik terimlere cevap verememesi falan da pek önemli değil bence. yani sizin ne aradığınıza göre değişir tabi bu ama işsiz birisi ya da işinden ayrılmaya karar veren birisi üst üste bir sürü ilana başvuruyor hepsini o kadar araştıramaz herhalde. ama bazı pozisyonlarda daha önemli olabilir o detayı bilmiyoruz tabi. yani tamamen teknik bir pozisyonsa şirket hakkındaki soruları bilip bilmemesinin hiç önemi yok ama atıyorum ik'ya ya da satışa falan alınacaksa yaklaşım olarak bu tarz şeylere önem vermesi beklenebilir.

sonuç olarak ben geç kalma mevzusunu ve bu konuda hiçbir şey dememesini önemser üstünü çizerdim. ancak ilan aylardır duruyor ve sadece 5 kişi başvurdu diyorsanız daha iyi birini bulabileceğiniz bir pozisyon değildir belki de. öyleyse bazı şeyler sineye çekilebilir.
0
semaforo de medianoche
(27.10.24)
3 aydır açık olup 5 kişinin başvurduğu şeyde, siz almak zorundasınız gibi görünüyor. Belli ki şartlar veya şehir bişey düzgün değil ki millet başvurmuyor.

Zaman yönetimi iyi diyince siz neden geç kaldığını belirtip onu sormadınız?

Şirketi vs. araştırmadan gelmesi daha kötü bence ama 100 tane yere başvurmuş buraya görüşmeye gelmiş olabilir. Artık öyle oluyor. Z kuşağının da pek eyvallahı yok. Gerçekten ilgisiz mi yoksa anlık mı öyle denk geldi anlamak için tekrar görüşebilirsin bence.

Bu arada, burada muhtaç durumda olan siz gibisiniz onu tekrar hatırlatayım. Ha eğer illa gerekmiyorsa bekleyin bi 3-5 ay daha. Ama alıp deneme süresinde bi bakıp 2-3 ay, ona göre karar vermek de mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
@mark

fazla tepki veriyorsun :) bu nasıl bir tavır, egodan bahsediyorsun ama bir daha oku istersen yazdıklarını. dümdüz hakaret ediyorsun. hiciv falan olsa bari. iyi misin? Herkes fikrini söylüyor. Sen hakaret ediyorsun.

kuehles blondes’in de dediği gibi, onunla çalışacak bu kişi. iş öğretecek. vaktini verecek. kendi başına kasada ya da üretim bandında çalışmayacak. kendisini direkt etkileyecek bir çalışan için temkinli davranması ve doğru kişiyle ilerlemesi en doğal hakkı.

Bu arada, işi hak etmeyen birini işe almak, dışarıdaki hak eden insanların hakkına girmektir. Doğru kişiyi bulana kadar işi kendisi yapsa daha az yorulur.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Letter of motivationda kimse her basvurusu icin ayri mektup yazamaz ama yalandan pozisyonun veya sirketin ismini gecirir bir cümlede diye düsünüyorum ama biz de cok önem vermedik, ona ragmen cagirdik zaten görüsmeye.

Gec kalmasi benim icin net negatif puan, insanlik halidir, olabilir, haber vermesi gerekirdi diye düsünüyorum.

Kimse ayni tek ise basvurup o sirketten cevap bekleyip ona göre baska sirkete basvurmuyor. Hepimiz ayni anda belki 20-30 basvuru yapiyoruz. Linkedin‘den bi butona basinca bile basvuru oluyor artik. Ama görüsmeye cagiriliyorsan „bakiyim basvurmusum ama nereye/neye basvurmusum“ diyip o sirket hakkinda genel bir fikri olmasi lazim bence adayin. Sordugumuz soruya cevap veremese bile „sordugun sorunun cevabini bilmiyorum ama sirketle ilgili x konusu dikkatimi cekmisti“ diyip bir fikri oldugunu gösterebilirdi.

Acikcasi görüsme randevusunu 3 gün önceden yollamadik, 2 hafta öncesinden randevusu oldugunu biliyordu, o arada biraz hazirlanabilirdi.
Pozisyon, takim vs hakkinda sorulari var mi diye sorduk, ona da hayir dedi.
Evet, teknik terimler konusunda hakli olabilirsiniz. Baksaydi iyiydi ama bakmamis. Pozisyonun basligi „x planlama“, x ne biliyor musun dedim, hayir dedi. Hicbir sey bakmadiysa o isi isteyip istemedigini nereden bilecek? Bana garip geldi acikcasi.
Sirket ülkenin en büyük ikinci isvereni, stabil, maaslar fena degil, haftalik calisma saati 38,5 saat (reelde de böyle bu arada)

Sorun gercekten birine su anda ihtiyac duymamiz.

@mark lütfen sakin olun, olayi kisisellestirmeye gerek yok :)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
Bu arada önceki junior sirketten ayrilmadi, sirket icinde bir üst pozisyona gecti baska departmana. Ve onun basvurusuyla bu basvuruyu karsilastiriyorum, kiyas kabul etmez, cok iyiydi onunki. Hatta o zaman reddettiklerimiz bile bu adaydan iyiydi. (Sebebi eski juniorin görüsmeye cok iyi hazirlanmis olmasiydi)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
sadece yol yordam gösterilmemiş bir cevher olabilir, denemekten zarar gelmez. gençlerin genç olduğu için hata yapma hakları olduğunu düşünüyorum. zaten kimse başvurmuyormuş, demek ki iş de süper bir iş değil.
0
titanyum22
(27.10.24)
Bence arayış tarifinize kıyasla yanlış detaylara odaklanmışsınız.

Tecrübesiz junior alıyorsam bakacağım tek şey görüşmede söylediğim şeyleri anlayarak mı, yoksa boş gözlerle mi baktığı olurdu. Anlık olarak bir konudaki kavrayış ve idrak yeteneğini test edecek mantık temelli sorular sorardım. Şirket ve sektöre hakimiyet gibi öğrenilmiş bilgilerin sorgulanmasından bahsetmiyorum.
0
akhenaten
(27.10.24)
bu kisinin ise alinmasi durumunda 4 ay sonra sabahlari ofise gec gelmesine laf etmeniz durumunda size verecegi cevabi yaziyorum: "eger isi bitiriyorsam, saat kacta geldigim neden önemli ki?"
0
alice in potatoland
(27.10.24)
@alice in potatoland bu durum ama cidden önemli degil bizde. Isi bitiriyorsa daha dogrusu is arkadaslarinin ve isin ritmine uyuyorsa ise gec gelmis/erken gelmis önemli degil.
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
@sputnik hangi galaksiden cevap yolluyor bize bilmiyorum ama bu gezegende begensek de begenmesek de durum bu. Olay kapitalizm, sosyalizm, vs gibi cok derin veya felsefi konular degil. Evrim teorisi...
Is ortaminin (ki Avrupa sehri olarak belirtilmis... Istanbul veya Edirne olmadigini kabul ediyorum) genel talebi bu. Bu tur "tiksinc" detaylara takmayan insanlarin sayisi daha fazla oldugu gunleri de goruruz insallah. O zaman da biz o duruma uyariz. Olay bu kadar basit.
0
parcxerox
(28.10.24)
mark greg sputnik +1111

letter of motivation'i gpt'ye yazdirdim. ilana basvururken icerigini dogru duzgun okumamistim bile, gorusmeden 15 dk once web sitelerine ve linkedin sayfalarina goz attim ve hazirlandigimi dusunmelerini saglayacak iki tane soru hazirladim (su teknolojik gelismeyi bir tehdit olarak goruyor musunuz, su alanda bir yatiriminiz olacak mi gibi genel gecer) bir de gorusmenin basinda sirket ve pozisyon hakkinda verdikleri genel bilgileri not aldim ve ordan da baska sorular urettim. ustune de sirketin personel politikalarini didikleyen sorular sordum.
gorusme bir anda ik ve yoneticinin bana sirketi begendirme cabasina donustu asdjdnd. ben o isi kabul ettim ve aylardir dogru duzgun hicbir is yapmiyorum (biraz benden, biraz sirketten kaynakli) bakin su anda da duyuruda takiliyorum adsncdf

cikin abi bu kafalardan. bir personelden alacaginiz verimin %80'ì ona sundugunuz imkanlardan, calisma ortamindan, uyumlu calismaktan, desteklenmekten, takdir edilmekten vs gelir.
sirketin mevcut personeline sorsaniz "en buyuk rakibe karsi dezavantajimiz nedir" diye, yarisindan cogu bilemez.
0
make a wish
(28.10.24)
kafasının çalıştığına dair emarelere sahipse alırdım.

@mark greg sputnik +1 ek olarak bir şeyi merak ettim; iş görüşmesine o değil de yöneticilerinizden/müdürlerinizden biri "beklenmedik" bir durum karşısında görüşmeye geç katılsaydı o adaydan özür dilenecek miydi?

bir sürü iş görüşmesine gittim, bir iki tanesi haricinde hepsinde 15-20 dakika bekletildim. hepsinde de aynı mazeret: son anda bir durum çıkmışmış da onu halletmişlermişmiş de. ama hiçbiri de özür dilemedi. hem mail hem de çıktı yoluyla cv'm ellerinde olmasına rağmen "bana dair" hiçbir bilgileri yoktu, ellerinde tuttukları cv'mde zaten cevabı olan soruları sordular. yani adamlar bana maaş veriyorsa bedava vermeyecekler, bilgimin ve emeklerimin karşılığında maaş verecekler. ama insan olarak eşitiz ve herkes inceliği hak ediyor.
0
m e b
(28.10.24)
@make a wish: sen o işi istiyormuşsun ki doğru düzgün emek harcamasan bile birkaç pratik yöntemle ilgili gibi görünmeye çalışmışsın. işi istemiyorduysan bile böyle yaparak bana ve muhtemelen seni işe alan kişilere verdiğin imaj bu. duyurudaki söz konusu arkadaş işle hiçbir şekilde ilgili olmadığı gibi ilgiliymiş gibi gözükmeye bile çalışmamış. kendinle kıyaslanacak bir tarafı yok bence örneğin. bu kişinin işi istediği baya şüpheli belki maddi olarak da ihtiyacı yok kariyer olarak da kendine faydalı olacağını düşünmüyor. böyle birinden ne alabilirsin ki? bir de çoğu kişi daha iyi bir fırsat bulduğunda gider başka işe zaten ama böyle bir kişinin gözü çok daha fazla dışarda olur ve çok erken ayrılabilir.

şirketin kazanacağı ekstra 3-5 kuruş benim de umrumda değil sonuçta hepimiz sermayedarlar tarafından sömürülüyoruz bu sebeple maaşlı işlerini çok ciddiye alan insanlar her zaman komik gelmiştir bana. genelde işi çok takmadığımı belli ederim ben enerjimle, yöneticilerle konuşmalarımda bile böyledir bu o yüzden her yerde bana "fazla rahat biri" derler bunlar ayrı. konuya tamamen işe alan kişi gözünden bireyselci bir bakışla bakıyorum. şirketin 3-5 kuruş fazla kazanması ya da az kazanmasını umursadığımdan değil bana ekstra dert yaratmaması (iş yetiştiremeyebilir, yarın projenin ortasında istifa ediyorum diyebilir), çalışma ortamımın tadını kaçırmaması adına almazdım böyle bir kişiyi eğer mecbur değilsem. normalde ekstra dert yaratmasın diye değil fayda sağlasın diye alırsın zaten birini işe ben beklentiyi ekstra dert yaratmamaya kadar düşürdüm bir de.
0
semaforo de medianoche
(28.10.24)
@make a wish, yapmaniz gerekenk yapmissiniz ki. Bu Ben bunda sorun göremedim. Bize isi anlat dese ve ondan sorular türetse gayet memnun olurdum acikcasi :) bu aday hicbir sey yapmadi görüsmede de. letter of motivation deal breaker olmadi zaten, cagirdik görüsmeye.

@m e b evet, özür dilerlerdi. Müdür tel sesini kismayi unutmus, calinca özür diledi hemen böldügü icin.

@semaforo tam bakis acimdan aciklamissiniz, tesekkür ederim.

Bu arada bir genel info daha, devlet sirketiyiz, direkt bakanliga bagliyiz. Sermayedar zengin etme durumu yok ortada :)
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
(3)

twitter'da neden

alice in potatoland
for you kisminda türkce haber görüyorum. türkiye ile ilgili bir sey takip etmiyorum. takip etmek de istemiyorum. takip ettigim hepi topu 11 türk var, hepsi standart arkadasim, ünlü falan degiller. türkiye'de de yasamiyorum. türkce de yazmiyorum. ama hala karsima yok bebek cetesi, yok furkan bölükbas
for you kisminda türkce haber görüyorum. türkiye ile ilgili bir sey takip etmiyorum. takip etmek de istemiyorum. takip ettigim hepi topu 11 türk var, hepsi standart arkadasim, ünlü falan degiller. türkiye'de de yasamiyorum. türkce de yazmiyorum. ama hala karsima yok bebek cetesi, yok furkan bölükbasi bilmemne diye haber düsüyor.
0
alice in potatoland
(19.10.24)
11 Türk'ün takip ettikleri, çeşitli etkileşimleri nedeyle hadi sen de birşeyler yaz ortalık kızışsın türünden gaza getiren algoritmalardan sebep olmalı.
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
Ben bunu %99 oranında başardım. Yukarıdakine ek olarak telefon dilini İngilizce yapın. Ayrıca olarak Türkçe'de en çok kullanılan 30-40 kelimeyi de sessize alın. Konumdan dolayı çok nadir çıkıyor ama yine de akıl sağlığını korumak için yetiyor bunlar
0
spankenstein
(19.10.24)
spankenstein, konumum zaten avrupa. toplamda 250 kisi takip ediyorum, 11 kisi haric hepsi yabanci. telefon dilim de ingilizce. gene de sürekli türkce icerik görüyorum. dedigini denicem, birkac türkce kelimeyi engellicem.
0
🌸alice in potatoland
(21.10.24)
(7)

Londra Maaş

liberal
Merhaba,Londra'da bir ofiste tek sorumlu olacaksınız, başka da çalışan yok, türkiye'deki firma ile londradaki büyük bir firma arasındaki ilişkiyi sağlayacaksınız. Türkiye'de sigortanız yok, Londra'da yaşayacaksınız.Bu şartlar altında 6.500 GBP nasıl bir maaştır?Edit: Net maaş, evli ve çocuklu birisi
Merhaba,

Londra'da bir ofiste tek sorumlu olacaksınız, başka da çalışan yok, türkiye'deki firma ile londradaki büyük bir firma arasındaki ilişkiyi sağlayacaksınız. Türkiye'de sigortanız yok, Londra'da yaşayacaksınız.

Bu şartlar altında 6.500 GBP nasıl bir maaştır?

Edit: Net maaş, evli ve çocuklu birisi için.
0
liberal
(04.10.24)
Londra cok pahali diyorlar, duymussunuzdur, ama 6500 GBP de para yani. Duymamis olmaniza pek ihtimal vermiyorum ama bilmiyorsaniz maddi durumu kiyaslamak icin Numbeo kullanilabilir. Numbeo'ya gore istanbuldaki 115 bin TL ile ayni hayat yasanirmis.

www.numbeo.com

Isin kendisi ne kadar mantikli, onu siz daha iyi bilirsiniz zaten.
0
mbond
(04.10.24)
londra standartlarında bile iyi maaş.
0
brakgn
(04.10.24)
brutse iyi, netse baya iyi maas. brutse aylik 4500e gelir herhalde kesintilerden (devletin aldigi + ozel emeklilik) filan sonra.

2000'e merkezi denebilecek yerlerde kotu olmayan bir ev (1+1) bulunuyor, faturalar ve mutfakla 2500e filan gelir. ayda 100-150 yol tutar (her gun ofise gidilmezse). aileyle gidiliyorsa ve tek gelir varsa para biriktirilemeyebilir ama tek kisiyse para da biriktirilir. baya rahat yasanir her turlu.
0
fakyoras
(04.10.24)
abi londra'da millet senelik 30 bin ile geciniyor.
0
alice in potatoland
(04.10.24)
İyi maas, kardeşim bu hafta 3500 e anlaştı pozisyonu uzman
0
mirty
(04.10.24)
is teklifinin gercek olduguna emin miyiz? ofiste baska calisan yok ve teklif asiri iyi bir teklif. ingiltere'de bunun yarisini opup basina koyuyor insanlar.

eger bildiginiz bir yer degilse dolandirici olabilir. degilse zaten cok iyi aileyle de yasanir esiniz calismasa bile.
0
antikadimag
(04.10.24)
www.youtube.com
www.youtube.com

hocam insanlar neredeyse maaş vermesinler yeter ki avrupa / abd bana kucak açsın karın tokluğuna da olsa çalışırım deyip kaçmaya çalışıyor nesini düşünüyorsunuz allah askına...

Millet 2-3bin pound a çalışıyor size 2 kişilik maaş veriyorlar bence tr deki standartlarınızı koruyarak yaşarsınız. E bir de yatırımlarınız vardır oradan de para gelir. Para gelmiyorsa satar orada değerlendirirsiniz belki kira ödemezsiniz kırallar gibi yaşarsınız.

Tek sıkıntı kültür ve mevsim olabilir. Onun dışında önünüzü daha net görürsünüz, çocuklar daha iyi eğitim alırlar. Burası giderek daha kötü olacak.

Ha londra'nın da icine sctılar yahudi lobisi sağolsun şehirde ingilize denk gelemiyorsun ama olsun tr den iyidir.

Bu arada tr deki maaşınız ne kadar 180k falan mı?
0
ananiyimioguz
(05.10.24)
(15)

Avrupa’da 5 yaş üstü araçlar hurdaya mı gidiyor genelde

the sound and the fury
Türkiye’deki gibi 20 senelik araçlar var mı sokakta yoksa hep yeni mi Avrupadan kastım Alamanya beyleri ile Portekiz’in bahçeleri Bulgaristan değil.
Türkiye’deki gibi 20 senelik araçlar var mı sokakta yoksa hep yeni mi Avrupadan kastım Alamanya beyleri ile Portekiz’in bahçeleri Bulgaristan değil.
0
the sound and the fury
(26.09.24)
Tabiki öyle değil.
Zaten 5 senelik araba eski bir araba değildir, hurda zaten değildir.
Türkiye'deki sorun sokakta olmaması gereken arabaların fakirlikten kullanilmasi. Avrupa'da da eski araba var ama böyle kartal vs kontrolden geçmez.
5 senelik arabayi eski görürdüm ben de Türkiye'de yaşarken, bunun saçma sapan bir düşünce olduğunu burada anladım. Arabam 2019 model, hala yeni bence.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Bu arada düzgün bakarsan 20 sene de ah vah denilecek zaman değil. Misal eski müdürüm 2004 yılında sıfır audi a3 almis. Simdi emekli olunca satacakti ama 20 yıldız aynı araba vardı.

Bence siz 80ler 90lar demek istiyorsunuz. Yoksa araba böyle sürekli değiştirilmesi gereken bir şey değil.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Hollanda için söyleyeyim hayır. Dizelse vergisi daha çok olur.
Ankara'da Hollanda'da gördüğümden daha fazla yeni ve lüks araç görüyorum. Hollandalılar bizim gibi değer vermiyor, küçük elektrikli arabalar ya da leasing ile kiralamayı tercih ediyor çoğu. Ekonomik olmasına bakıyor.
0
marla is in my head
(26.09.24)
Yok daha neler :) ingiltere 2010 Toyota yarisler ülkesi mesela. 2005-2010 arası vw tonla var. Ortalama bi mahallede tr’de ki kadar 2020-24 arası sıfır araç görememe ihtimalin bile var.

Bahsettiğiniz şey zengin körfez ülkelerinde geçerlidir en fazla
0
avatar is back
(26.09.24)
Bugün arkadaşım stuttgart'ta 2011 model polo aldı.
0
HellKeePer
(26.09.24)
almanya'da görgüsüz türkler ve araplar dışında sıfır ya da lüks araba merakı pek yok. sokaklar eski araba dolu. hatta otuz yaş üstü araçlara sonu 'h' ile biten özel bir plaka veriliyor, her yerde görebilirsin bu plakalardan.

bu arada 5 yıllık araba eski bile değil. araba dediğin 15-20 sene sonra eskir.
0
sir gawain
(26.09.24)
5 yasindaki aracin degeri %50 civari duser.
10 yasini gecmis araclarda ise neredeyse sifirlanir ama kullanmaya devam eden cok insan var.
zamanla aracin tamir masraflari (ozellikle arac japon degilse) aracin degerini katlayacagi icin 15 sene sonrasinda cogunlukla cope gidiyor diyebiliriz, japonlar haric.

"gelismis ulkelerde bizim gibi gorsusuzler disinda luks araca binen yok" bu da en cok duydugum atmasyon bilgilerden biri. Evet adamlar surekli mercedes ile gezmiyor olabilir, ama bu adamlarin garajinda ferrari oldugunu degistirmiyor. Adamlar bizim turkiye'de hayalini bile kurmakta zorlandigimiz araclara zaten coktan binmis, heriflerin dedesi 911 ile geziyormus, bizimkinin Massey Ferguson traktoru vardi. Orta dogu insani da arayi kapatmaya calisiyor..

En son tanistigim tassakli bir kanadali abi pasli kamyonet ile geziyordu, ama 25+ araci var ki garajinin bir kismini gordum, herifte 6 tane sifir mustang var posetinde sakliyor. Adamlarin baska bir seviyede ozetle.
0
cooperr
(26.09.24)
Fransa'da orta büyüklükte bir şehre geldim, Türkiye kadar yeni araba kesinlikle yok, arabaların çoğu 2007-2015 aralığında. Daha eskileri de var örneğin eski Twingo'ları falan her yerde görüyorum ama ağırlık 10-15 yaşında a ve b segmenti hatchback araçlar. Türkiye'dekine göre çok fazla a segmenti var mesela.
0
duguit
(26.09.24)
iyi durumda olup avrupada kullananlar da var.
dizel mizelse ve 10 yaşını aşmışsa romanya'da bulgaristan'da yeni hayata başlamış da var.
romanya'nın büyük şehirlerindeki arabaların ortalama yaşı türkiye'deki arabalardan daha genç bence.
bu arada arabam 2019 üretimi ve 2020 trafiğe çıkışlı.
sıfır bir peugeot 3008 mhev 6 ileri çift kavramadan bin kat daha dayanıklı ve uzun ömürlü olacağını biliyorum mekanik olarak.
0
rain when i die
(26.09.24)
Hollanda’da yaşıyorum arabam 2011 model. TR ile Hollanda arasında sokaktaki arabaların yeniliği bakımından çok bir fark olduğunu sanmıyorum.
0
but that was just a dream
(26.09.24)
Hatta istatistik verisi olsun Avrupa ortalama araba yaşları;
tr.euronews.com
Kısacası acayip farklı değil ama Türkiye ortalama daha yaşlı evet.

Bir de Avrupa'da kişi başına düşen araç sayısı Türkiye'ye oranla baya fazla.
tr.euronews.com

Kısacası Avrupa'da daha fazla eski araba görmek normal çünkü çok daha fazla araba var. Ab ortalaması Türkiye'nin 4 katı.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Avrupa'da da insanlar parayı ağaçtan toplamadığı için hayır; değil beş, on beş yıllık araç bile hurdaya gitmiyor.
0
alice in potatoland
(26.09.24)
fransada daha eski kasa 30 senelik pejoların kullanımı var.
0
mikahakkinen
(27.09.24)
Hollanda'dayim, 2000 model bir arac kullaniyorum, hanimda da 2003 model bir arac var. Yeni bir arac alacak parayi bir araya getirmem mevcut dinamiklerde imkansiz. Parasi olup dandik araba kullananlar da vardir ama bircok insan icin tamamen butceyle alakali, sadece adamlar mutevazi ya degil olay. Zamaninda sifiri 8000 euroya satilan Toyota Aygo'lar hala 15 yasindayken 2000-3000 euro civarlarina gidebiliyor.

Sokaklarda degeri nerdeyse sifirlanmis araclardan cokca var. Mesela daihatsu ve daewoo'nun A segmenti arabalarindan bile bol bol goruluyor. Eskisi yenisi her turlusu var. Sokaga cikildiginda boyle araclar da oluyor, mercedes, bmw, porsche vs de oluyor. Turkiye'de sik gorulmeyen mesela VW California da oluyor ki dunyanin parasi eden bir arac.
0
mbond
(27.09.24)
2 arabam da 15 yasinda.

biri 1.5 asgari ucret falandi, digeri 2 asgari ucrete yakin (km dusuk).

ama bi debriyaj istese yarim asgari ucret gidiyor. bakimi servisi ceyrek asgari ucret. en ufak bi sorunla servise gitsen yine ceyrek asgari ucret.

sifir alayim desen 10-15 asgari ucrete alabilirsin. lease yapayim dersen sartlara gore 1/8 asgari ucret odeyerek cok daha iyi arabaya binebilirsin ama senin olmaz.

eski arabanin vergisi de fazla, masrafi da fazla. yeni araba daha ulasilabilir. ama eski araba hurda demek degil. ben arabama iyi bakiyorum, ufak tefek tamirini kendim yapiyorum, alirken dikkatli aliyorum, muhtemelen 20 yasina kadar binerim ciddi sikinti cikarmazsa. sagini solunu bildigim icin de debriyaj falan yaptiririm cekinmem, cunku gerisi saglam. bunun yerine yine 2 asgari ucret verip ikinci el araba alsam onun da ne oldugu tam belli degil vs.
0
icim urperiyor
(27.09.24)
(10)

Bebeklik Döneminde Yüzme Öğrenme

eisberg
Merhaba. Bizim bebek 6 aylık olacak kısmetse, bir arkadaşım 6 aylıktan sonra yüzme öğrenebilir gibi bir şeyler dedi :). Ben yüzmeyi sevdiğim için dalga geçti sandım ama sanırım böyle bir şey varmış. Acaba böyle bir şeyi tecrübe eden var mı? Ben çok isterim bebiş erken dönemde yüzme öğrensin belki sp
Merhaba. Bizim bebek 6 aylık olacak kısmetse, bir arkadaşım 6 aylıktan sonra yüzme öğrenebilir gibi bir şeyler dedi :). Ben yüzmeyi sevdiğim için dalga geçti sandım ama sanırım böyle bir şey varmış.

Acaba böyle bir şeyi tecrübe eden var mı? Ben çok isterim bebiş erken dönemde yüzme öğrensin belki sporcu falan olur hatta.
0
eisberg
(25.09.24)
Ben 7 aylıkken götürmüştüm aqua tots a. Valla tek kişi götürüyorsa zor. Anne ya da baba da suya giriyor bebekle. Beraber çıkıyorsunuz bebeyi mi yıkayayım kendim mi yıkanayım bilememiştim zor hazırlanmıştım. Bye dedim ben gelemem bu zahmete. Biraz da para tuzağı gibi geliyor o kadar küçükken açıkçası.

4 yaşındayken başladı 4 5 ayda tamamen öğrendi çok da acele etmeyin. 4 yaşında yine aynı yere götürdüm. Bebek derslerinin gereksiz 3 4 yaş sonrasının ise çok iyi olduğunu düşünüyorum. 8 yaşında kelebek, kurbağa, serbest her şekilde yüzüyor.
0
kullanicadi
(25.09.24)
ben nisan doğumluyum, doğduğum senenin yazında annemlerle denize girmişim deniz simidiyle. Sonra da işte kolluk falan derken 4 yaş civarı yüzmeyi öğrendim. Bu yaşta kolluksuz yüzdürmeyecektir kurs da diye düşünüyorum o yüzden beraber denizde yüzün yazları bol bol. Denizi sevdikçe kendisi öğrenir zaten birkaç seneye.
0
nundu
(25.09.24)
kasların gelişimi açısından götürebilirsiniz ama 6 aylık bebeği yüzme öğrensin beklentisiyle götürmek garip geldi. 8 haftalık kurs sonucu 8 aylıkken yüzme öğrenebileceğini mi iddia ediyorlar mesela? instada filan görüyorum en fazla su korkusu olmaz ve birkaç metre su altında gidebilir ya da kendini ters olarak su üstüne çıkarabilir heralde. onun dışında kulaç atma gibi şeyler ilk yaşlarda zor.
0
elorelia
(25.09.24)
Aslinda burada onemli olan komut almak ve uygulamak o da 4-5 yasindan once olmuyor, cocuk kendi kafasina gore takiliyor :)
0
theconqueror
(25.09.24)
Bebekken daha iyi aslında

www.youtube.com
0
Mirket
(25.09.24)
yuzme ogrenmek degilde, biz baby spa ya goturuyoruz. Hem yuzuyor hem fizyoterapist esliginde gelisimi izleniyor. Bu yuzme ve su da vakit gecirme elbetteki cok kucuk bir havuzda ozel simit esliginde oluyor. Yani oyle cocugu firlatma stili degil. yuzme de denemez o yuzden su da vakit gecirme diyorum. Yanlisim olabilir ama 2 ayliktan beri gidiyoruz ve cok memnunuz guzel bir aktivite. Ben yurtdisindayim ama Turkiyede de benzer mekanlar imkanlar var gordum reklamlari.


Ayri bir anektod 6 aylikken yazin trde su henuz sogukken denize girmeyi denedik yine ozel simidiyle kiyametleri kopardi. gectigimiz agustos burada bir spa otelde cocuk havuzundan muthis keyif aldik ve kendi simidiyle ilerledi 8 aylik bebek. Yuzmek degil ama bu yada yuzme ogrenmek o baska bir is dendigi gibi 3-4 yas gekeir en az diye dusunuyorum.
0
wallcan
(25.09.24)
arkadasiniz kursun amacini anlamamis gibi. bebeklere ögretilen sey yüzme degil, bogulmamak. bebege suya düsmesi durumunda su yüzeyine cikmayi, kendini nefes alacak sekilde sirt üstü cevirmeyi ve bagirarak yardim istemeyi ögretiyolar cünkü bogulmak dsö verilerine göre cocuklarda ölüme neden olan en yaygin bes neden arasinda. yani cocuk öyle suya girip kulac falan atmiyor. ISR lessons diye aratirsaniz cikar karsiniza.
Kurs adinda isr gecmese dahi, bebeklere ögretilen seyler isr'nin metotlarina dayanir cünkü o yastaki cocuga henüz baska bir sey ögretemezsiniz.

www.infantswim.com
0
alice in potatoland
(25.09.24)
Şöyle özetlemek isterim. 6 aydan itibaren bebek yüzme kursları başlıyor. Hatta bazıları 4 aylık alıyor sanırım. Pek tabi ki bu dönemde de motor gelişim anlamında, yüzmeye hazırlık anlamında faydaları vardır 0 fayda diye bir şey söz konusu değil. Ama günümüzde her şey gibi bu da çok pahalı, bütçe varsa amenna tabi ki gidilebilir. 6 aylık bir bebek yüzme kursuna başlarsa 3 3,5 yaşında kendisi yüzebilir desteksiz. Siz 3 sene boyunca bu kurs parasını ödemeyi kabul ediyor musunuz kilit nokta bu.

3,5 4 yaşında da başlasa zaten 5 6 ay da öğrenecek o da maksimum. Bu sefer sadece 5 6 aylık bir maddi külfeti olacak size. 6 aylıkken başlasa belki bir 4 5 ay önce öğrenebilir. Bu farka değer mi? Tabi amaç sadece yüzme öğrenmek mi yoksa bir sporla haşır neşir olsun mu istiyorsunuz bunlara göre de değişir işler.

Hepsinde deneme dersleri oluyor, deneme dersine gidip bakabilirsiniz durumlara
0
kullanicadi
(25.09.24)
Kullanıcıadi +1

Kızım önümüzdeki ay 3 yaşına girecek.

Yüzmeyi kendi kendine öğrendi. Denize ulaşımımız kolay olduğu için 10 aylıkten beri sürekli denize girdik beraber. Denize alıştıktan sonra kolluklar ile bizimle dubalara kadar yüzüp geliyordu.

Bu yaz başı artık kollukları takmak istemediği rahat edemediği söyledi. 2 hafta içinde kolluksuz yüzmeyi öğrendi.

Yüzme tahtası ile cok rahat yüzebiliyor. Tahtası da suyun üstünde durabiliyor.

Bebekken öğrenebilir öenmli olan sürekli tekrar edebilmesi
0
kaiserr76
(25.09.24)
hepsi para tuzağı.
küçüklükte yeteri kadar suyla denizle haşır neşir olursa yüzmeyi öğrenir.
illa istiyorsanız cocuklukta stil öğrenmesi için gönderirsiniz.

yüzme konusun geçtim 6 aylık çocuk havuza sokulmaz, aşıları bitsin bağışıklığı biraz otursun acele etmeyin hızlı büyüyorlar.
0
nuisance2
(25.09.24)
(8)

Almanya gezisinde araç kiralamak mantıklı mı?

mikahakkinen
1 haftalık bavyera strasburg gezisi planladık. 1 çocuk var, trenle mi gezmek mantıklı araç kiralamak mı?ekonomik olarak da hangisi mantıklı?
1 haftalık bavyera strasburg gezisi planladık. 1 çocuk var, trenle mi gezmek mantıklı araç kiralamak mı?

ekonomik olarak da hangisi mantıklı?
0
mikahakkinen
(09.08.24)
Eğer daha önce oralarda araba kullandıysanız araba.
Tren daha ekonomik olmaz diye tahmin ediyorum.
0
burfak
(09.08.24)
ben olsam keyif alarak gezmek için tren yapardım. 49 euroluk biletle gayet rahat gezersiniz hem de şehir içi ulaşımda olur.

aynı zamanda eğer avrupa'da araba kullanmadıysanız hiç araba kiralama işine girmeyin derim. tr'deki şekilde kullanmaya kalkarsanız kaza kaçınılmaz olur. he bir de otopark parası tarafı var işin tabi ki.
0
biergarten
(09.08.24)
evet mantıklı.
1. tren ucuz değil.
2. deutsche bahn sürekli gecikmesiyle meşhur.
0
alice in potatoland
(09.08.24)
@burfak @biergarten @alice in potatoland 49 euroluk bilet strasburg ulaşımında geçmez heralde?
0
🌸mikahakkinen
(09.08.24)
@edmond honda türkçe yazmaya çalıştım.strasbourg olarak yazamadım.
0
🌸mikahakkinen
(09.08.24)
gezinin cogunlugu almanya icinde olacaksa 49 euroluk bilet ekonomik olabilir. strasbourg'un cok yakinina kadar bu bilet ile gidebilirsiniz (hatta strasbourg-kehl arasinda da gecerli olabilir). ancak bol bol aktarmali ve daha uzun sürede giderseniz gideceginiz yere. olasi tren iptalleri ve gecikmeleri de caninizi sikabilir.

3 x 49 euro (cocugun yasina göre belki gerekmeyebilir bakmaniz lazim) ile arac kiralama ücreti + otopark + otoban + sehir ici ulasim biletlerini karsilastirabilirsiniz ekonomik olarak.
0
axl
(09.08.24)
Arac kirala. 49€luk bilet IC ve ICE'de gecmiyor.Sehirler arasinda regional trenler ile cok vakit kaybedersin.
0
turkuaz
(09.08.24)
Gezilecek yerlere bağlı olarak planlama yapmanız önemli. Sadece Güney Bavyera mı yoksa kuzey bölgeleri de dahil mi? Örneğin, Augsburg - Münih arası için IC veya ICE'ye binmek pek mantıklı değil. Aynı durum, Münih - Ingolstadt ve Augsburg - Ulm arası için de geçerli. ICE'nin RE'ye kıyasla sağladığı zaman avantajı 20 dakikadan fazla değil. Bu yüzden, D Bileti alarak her türlü toplu taşımayı rahatça kullanabilirsiniz.

Ayrıca, Almanya'da şehir içinde araç kullanmaya alışık değilseniz, ilk başlarda bu zorlayıcı olabilir. Kaza yapma riski ve şehir içlerindeki yüksek park ücretlerini de göz önünde bulundurarak bütçenizi planlamakta fayda var. Bununla birlikte, şu sıralar trenlerde yoğunluk var, bu yüzden gideceğiniz rotaları DB üzerinden kontrol edip planlamanızı ona göre yapın. Araba kiralamak, hem kaza riski hem de maliyet açısından çok daha az ekonomik bir seçenek olacaktır
0
morqos
(09.08.24)
(11)

Mama sandalyesi tavsiye

passive aggressive
Merhabalar sevgili anneler ve babalar. Hangi mama sandalyesini kullaniyorsunuz, memnun musunuz? Sağlam ve güvenli bir sey olsun ama dunyanin parasini da vermeyelim istiyorum ama değecekse de vereyim ne bileyim kafam cok karıştı bu mevzularda.Ana kucagi, kanguru vs alırken karar veremeyip gidip en pa
Merhabalar sevgili anneler ve babalar. Hangi mama sandalyesini kullaniyorsunuz, memnun musunuz? Sağlam ve güvenli bir sey olsun ama dunyanin parasini da vermeyelim istiyorum ama değecekse de vereyim ne bileyim kafam cok karıştı bu mevzularda.Ana kucagi, kanguru vs alırken karar veremeyip gidip en pahalisini almistim, simdi dusununce babybjörn olmayanlar ayni sekilde ayni isi görmüyor mu nedir yani. Mama sandalyesinde de gittim maxi cosi minla'yi begendim de simdi 500 liraya da mama sandalyesi var 3 bine de var bu 10bin, chiccoya baktim 12bin. Ikea al gec yazmis internet alemi ama biraz daha sağlam hissettiren ve ayak koyma yeri olan bir sey olsa keske. Help!
0
passive aggressive
(06.08.24)
evet ikea pratikligi ve fiyat avantaji sebebiyle cok tavsiye ediliyor. ayrica ahsap ayak koyma aparati da satiliyor bu arada o modele uyumlu internette bulabilirsiniz.

ote yandan ben mama sandalyesi almadim, bumbo almistim yeni dogdugunda. ek gida sonrasi nerdeyse 3 yasina kadar onu kullandik. ilk 1 sene masanin uzerinde, sonrasinda sandalyeye baglayarak kullandik. fakat yorumlarda bebek sigmadigi veya oturmak istemedigi icin kullanamayan cok fazla insan var. biz minyon olmasinin avantajini kullandik o noktada su an 3.5 yasini biraz gecmis biri olarak oturtsam hala sigar gibi duruyor. ve tabii 6 ayliktan beri ona oturdugu icin oturmak istememe durumu olmuyordu. ayrica tepsisi de cocugu oturdugu yere tamamen sabitledigi icin kalkip gezinme gibi durumlar da olmamis oluyor bunlar hep avantajdi benim icin :)

bir de bu tur belli sureli kullanimi olan seyleri mumkun mertebe iyisinden ikinci el almaya calisin nacizane tavsiyem.
0
in vino veritas
(06.08.24)
mama sandalyesi çocuk gelişiminde önerilmiyor aslında. o sebeple sadece stokke tripp trapp. marka stokke olmak zorunda değil elbette.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.08.24)
İkea sandalyesi ve içine yumuşak bebek minderi
0
basond
(06.08.24)
ikea'nınkini ahsap ayak koyma aparati ile kullanıyoruz memnunuz baya
0
mysql34
(06.08.24)
Bu konu hala içimde bir dert olduğu için direk dertli girmek istiyorum sorunuza. Zaten bu da cevap olarak yeterli olacaktır.
Eşim sağolsun oğlum herşeyin en iyisine layıktır düşüncesiyle onca ısrarıma rağmen gitti Chicco aldırttı. Çok az kullandık neredeyse ve şimdi elimizden çıkartmaya çalışıyoruz ancak ne arayan var ne soran. Balkonda yer kaplayıp duruyor.
Diğer yorumları da dikkate alarak basit bir sandalye alıp geçin. Sakın pahalı bir seçeneğe gitmeyin derim.
0
va
(07.08.24)
IKEA Antilop en iyisi.

Diğer bazıları aşırı ağır oluyor, gereksiz teferruatlı filan.
IKEA al geç, temizlemesi de kolay, hafif, buna karşın oldukça dengeli.

Bir de kafelere filan gittiğinizde de bununla karşılaşacaksınız, çocuk yadırgamıyor.

Bizde sanırım bir ara 4 tane filan vardı anneanne, babaanne, vs. derken.
Fiyatı da diğerlerine göre uygun.
0
burfak
(07.08.24)
bu aletin pahalısına o kadar gerek yok ki yani bimde satılan ya da ikinci el varsa o bile olur.

ayak koyma yeri olsun, yoksa aparatını alın kafi. internette satılıyor.

istediğiniz markaya baktım tamamen kumaştan oluşuyor. yemek döküldüğünde nasıl temizlemeyi düşünüyorsunuz mesela? plastik olanları at banyoya foşur foşur yıka yani.
0
elorelia
(07.08.24)
elorelia +1

hafiflik (çok yer değiştirecek), ayak koyma aparatı ve temizleme kolaylığını sağlayan en ucuz mama sandalyesi doğru tercih olur.
0
brakgn
(07.08.24)
Bizde hem Ikea hem de pahalı olan var.

Ev küçükse, sandalye sık sık taşınacaksa kesinlikle Ikea.
Daha rahat, büyük olsun diyorsanız pahalı olan.

Pahalı olanın koltuğu yukarı ve en aşağı indirilebiliyor. Hem masanıza göre ayarlayabiliyorsunuz hem de çocuk için oturacak bir sandalye gibi aşağı inebiliyor.

Ikea alırsanız da ekstralarını almayı unutmayın, özellikle de ayak koyma yeri kesinlikle almak gerek. Minder de gerekli bence.

Bu eşyayı yaklaşık 3 yıl kullanacağınızı hatırlatayım.

Ikea'yı ikinci el almıştım ben, zaten sıfırı da çok ucuz.
0
michael_knight
(07.08.24)
konusma ben konusuyorum +1

1. blogger.googleusercontent.com
2. www.momnbabydepot.com

stokke bebekle beraber büyüyor.
öncelikle bebekler mama sandalyesinden nefret ediyor cünkü cok kisitlayici bir sey.
ikinci olarak cocuk gelisiminde mama sandalyesinin yeri yok.+1
Baby Led Weaning yani kisaca BWL, bebegi sofraya sizinle beraber oturtup kendi yediklerinizden ona vererek kendi kendine yemesini ve yemekleri sevmeyi cesaretlendirdiginiz bir sistem. sofra adabi sofrada ögrenilir, mama sandalyesinde degil. yemek zamanlarinda aile olarak zaman gecirmanin, bebegin size bakarak yemeyi ögrenmesinin ve sevmesinin yolu bebegi sofraya dahil ederek olur. onu ayri bir kisimda tutmanin hicbir getirisi yok.
bebeklik gectikten sonra erken cocuk döneminde cocuk tripp trapp sayesinde kendisi sofraya oturup kendisi sofradan kalkabiliyor. bunlar gelisimde önemli etkenler. birey gibi davraniyor cocuk ve sizin cocuga davranisiniz dahi degisiyor. 3 yasindaki cocuga mama sandalyesi kullananlari, her seferinde cocugu sandalyeye indirip kaldiranlari gördükce yariliyorum.

stokke bir marka sadece. daha ucuzunu buluyorsaniz ondan alin. tamamen ahsap. iyi kurulamak kaydiyla iyice yikabilirsin de ama genelde temiz sabuinlu bir bezle silmek yetiyor.

bu daha iyi bir fotografmis: m.media-amazon.com
0
alice in potatoland
(07.08.24)
Sonradan gelip bakan olursa isine yarasin diye guncelleme, joie multiply 6 in 1 aldim memnunum.
0
🌸passive aggressive
(14.09.24)
(12)

Avrupa'da bankanın müşteriyi kovması neden?

michael_knight
Avrupa'da yaşayan insan bir sabah uyanıyor ve banka hesabı kapatılmış. Banka diyor ki "artık seninle çalışmak istemiyoruz". Banka bunu neden yapıyor?Türkiye'deyse hesap açalım diye bankalar birbirini eziyor.Avrupa'da neden böyle, Türkiye'de neden öyle?
Avrupa'da yaşayan insan bir sabah uyanıyor ve banka hesabı kapatılmış. Banka diyor ki "artık seninle çalışmak istemiyoruz". Banka bunu neden yapıyor?

Türkiye'deyse hesap açalım diye bankalar birbirini eziyor.

Avrupa'da neden böyle, Türkiye'de neden öyle?
0
michael_knight
(23.05.24)
avrupa'da kullanıcı ve hesap konularında bankacılıkta ciddi regülasyonlar var. arada bir de regülasyonları uyguladıklarını göstermek için belirli sayıda banka hesap açma talebini reddediyorlar, hesap kapatıyorlar, transferleri incelemeye alıp bloke atıyorlar.
0
avatar is back
(23.05.24)
Türkiyede de eger hesabın bahis kumar işlerine bulaştıysa bizdeki bankalarda aynı şeyi yapıyor
0
limonlu eksi
(23.05.24)
Yasadışı işlem şüphesi gibi değil de mesela şuradaki gibi durumlardan bahsediyorum.
Banka müşterisinin bankaya hiç masrafı yokmuş gibi geliyor bana. Ama yanıldığım veya anlayamadığım bir kısım var belli ki.

www.reddit.com
www.reddit.com
0
🌸michael_knight
(23.05.24)
türkiye gri listede. bu hafta listeden cikmamiz bekleniyordu, durum nedir su an bilmiyorum ama türkiye'de dogmak yetiyor yani riskli olarak degerlendirilmaye. dogmak ve/veya yasamak. diyelim türkiye'de dogdun ama hic yasamadin türkiye'de, vatandasligin da abd vatandasligi olsun, gene fark etmez, gene riskli degerlendiriliyorsun. yani türkiye'den hesabina para girmemis olsa dahi sadece dogdugun yer sebebiyle seni bir tehdit görüyorlar. gri listede kimler var? türkiye, irak, afganistan...

sebebine gelince fatih altayli'nin timur soykan ve murat agriel ile yaptigi söylesiyi izlemenizi öneririm.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
Abi yolladiklarinin ikisi de ing ikisi de Lüksemburg. Buradan anladigim ing ve Lüksemburg iliskisi olanlarda sıkıntı var.

Ben misal Fransa'da su ana kadar şu şekilde duydum;
Kisi cryptolar vs gibi şeylerde kullaniyor. Ondan sıkıntı olmus.
Kişi yurtdışı hesaplarla özellikle sıkıntılı ülkelerle çok girdi çıktı parasal işlemler yapiyorsa.

Onun dışında cost vs diyerek kapatilan bir şeye hiç denk gelmedim sosyal medyada.
Orada kesin dediğim gibi ing'nin belki Lüksemburg'tan çıkma vs bir şeyi varsadir ya da küçülme vs.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
@alice
listede afganistan ve 20 sene işgal görmüş yakasından bi türlü düşmedikleri düzeni kalmamış zavallı ırak yok. yalan söylemişler sana.
kaynak gösterdiklerin parayı trollükten örnekteki gibi yalandan ve kışkırtmadan kazanan tipler
üstelik bu derecede yabancı yaptırımların içten içe gönüllü destekçisi olmamak lazım.

zaten liste çıtırdan ideolojik. kara listede myanmar, iran, k.kore var. darbe hükümeti, ezeli nato düşmanı, nato düşmanı + komünist.
0
lambırcek
(23.05.24)
Ya tamam Irak ve Afganistan yok ama Mozambik var, Niijerya var, Suriye var, Kenya var, Namibia var, Kameron, Burkina Faso, Yemen gibi şahane başka ülkeler var.
Şahanelikten bayılacağım.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
@alice felakat masalların bitmedi mi hala? bence de parantez açıp seni istisna saymalı. ne o öyle kara kara heriflerle bi arada saymak. onlar kokuyodur bi de eminim. avrupa ayıp ediyor.
0
lambırcek
(23.05.24)
www.bloomberg.com
bitmedi felaket masallarım çünkü masal değil gerçekler. kaynak österdiklerimle bir husumetin varsa sorun sendedir.
0
alice in potatoland
(23.05.24)
kriptopara işlerine baya karşılar. O yüzden olabilir. Devletler zorluyor.

Şöyle düşün, birkaç yıl önce Türkiye'de bankalarda döviz tutmak zordu şahsen beni sürekli taciz edip illa vadeliye geçirelim, KKM yapalım falan diyorlardı. Onun son noktası "madem dolar tutacaksın al paranı başka bankaya git" olabilirdi.
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
Belirsiz ucuz açık bir soru daha. Avrupa'da yaşayan biri? Hangi avrupa ülkesi olduğu belli değil. Öncesi ve sonrası hakkında bir detay yok. Pek inandırıcı gelmedi. Ayrıca konunun Türkiye'nin gri listede olup olmaması ile alakası yok Türk vatandaşı gri listeden bağımsız olarak bir çok ülkede banka hesabı açabilir. Gri liste çok ciddiye alınacak bir durum değil bu iddia (saçma sapan ideolojik kanalların algı oyunu ne de olsa alıcısı var) Velev ki müşteri uygu bir profilde değildi baştan hesap açmazlardı zaten.

Gri listeye gelirsek bu liste dönem dönem değişir buradaki kriter ülke isimleri değil kategorizasyondur.
0
doharkoman
(24.05.24)
alice aktardığın yalanı düzelten zaten benim. linke gerek yok biliyorum
bugün nasıl kandırılsam diye haber dinleyip karikatür kötüye dönüştürülen 2 ülkeyle (2si de 20 sene amerikan işgali görmüş tesadüfe bak) türkiyeyi yanyana getiren sensin. bu çarpık zihni üreten ve ekmeğine bakanlar da saydığın isimler. yazdığın ilk şey yalan ama hala vurgulu vurgulu gerçekleri konuştuğunu düşünüyorsun. hala ayıkmadın
0
lambırcek
(24.05.24)
(1)

ingilizce karakterlerle yazdigimiz bir metni turkce karakterlere

theconqueror
donusturen bir web sitesi, online bir uygulama var mi?Gerektigi yerlerde c, s, o, u , i, g gibi harfleri degistirecek yani.
donusturen bir web sitesi, online bir uygulama var mi?
Gerektigi yerlerde c, s, o, u , i, g gibi harfleri degistirecek yani.
0
theconqueror
(17.04.24)
alice in potatoland
(17.04.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.