Giriş
(6)

Psikolojisi bozuk birisi psikolog egitimi alirsa eğer?

Zetnikov
Kendi psikolojisini duzeltebilir mi?Su anlamda diyorum zaten psikolojisi iyi degil aldigi egitim onun kendini anlamasini saglar mi tarzinda bi faydasi olur mu ayrica demek istedim
Kendi psikolojisini duzeltebilir mi?

Su anlamda diyorum zaten psikolojisi iyi degil aldigi egitim onun kendini anlamasini saglar mi tarzinda bi faydasi olur mu ayrica demek istedim
0
Zetnikov
(23.06.24)
Bence mesele anlamaya çalışmaktan çok çözmek.

Psikologlar da dertleri için başka psikologlara gidiyor, öyle olsa ona gerek kalmazdı.
0
jülsezar
(23.06.24)
Eğitim almakla, alanında tecrübeli olmak aynı şeyler değil .
Uzmanına giderek derdini anlatması , eğitim süresi içinde devam eden rahatsızlığını tedavi edene kadar geçecek olan süre kendisi için kayıp olacaktır.
0
diyecevaplandı
(23.06.24)
Hayır ama sadece farkındalıgı olur. Benim kendisi psikolog olup başka psikologtan terapi alan 2 tane dostum var. Eskilerin sözüyle mum dibine ışık vermez
0
limonlu eksi
(23.06.24)
Güzel soru, psikoloji eğitimi almanın bir çok insana olumlu katkısı olduğu bir gerçek, en azından bu eğitimle sahip olduğu psikolojik bozukluklar karşısında daha sağlam durabilir, yani bu özetle şu demek psikolojik açıdan sağlamlığı artmış olur ama bu demek değildir ki yaşadığı psikolojik sorunların üstesinden tamamen gelebilecek, onları net bir şekilde çözecek anlamına gelmemeli.

Öte yandan terapi yapan psikologların terapiden geçmesi çok faydalı, mesela psikanalist olmanın şartlarından biri psikanalizden geçmektir, bu şart boşuna konulmamış, bir gereklilik.

Psikolojik sorunlarını çözememiş, terapi görmemiş, süpervizyonla çalışmamış bir psikologun, danışanına zarar verme riski vardır, ki bu işte en temel kurallardan biri zarar vermemek, danışandaki oluşmuş hasarların derecesini artırmamaktır.
0
blue rebel motorcycle club
(23.06.24)
@blue rebel motorcycle club

Çok iyi yorumlamişsin +1
0
🌸Zetnikov
(23.06.24)
çözmez. psikolog eğitimi değil psikoloji eğitimi. bölümde okurken fobisi veya nevrotik sorunları olan arkadaşlarım vardı. sorunlarını çözemediler meslektaşlarından yardım aldılar.
0
mikahakkinen
(24.06.24)
(10)

Spotify de offline dinleme yok mu arkadaslar

Zetnikov
Metroya vs girince buyuk cogunlukla listeye ulasamiyorum cok nadir sarki dinleyebiliyorum sarkilari indirmis olmama ragmen.Mesela youtubemusic uygulamasinda yukarda bar cikmisti offline dinleme limiti diye limiti fullemistim ve offline dinleyebiliyorum.Ama spotofy de dinleyemiyorum
Metroya vs girince buyuk cogunlukla listeye ulasamiyorum cok nadir sarki dinleyebiliyorum sarkilari indirmis olmama ragmen.


Mesela youtubemusic uygulamasinda yukarda bar cikmisti offline dinleme limiti diye limiti fullemistim ve offline dinleyebiliyorum.

Ama spotofy de dinleyemiyorum
0
Zetnikov
(22.06.24)
Var ben sadece bu özellikle kullanıyorum hatta, hiçbir sorun da yaşamadım sadece sözleri göremiyorsun bunun dışında sorun olmuyor.
0
mutekebbir
(22.06.24)
@mutekebbir

Nasil altive ediliyor cozemedim
0
🌸Zetnikov
(22.06.24)
Aktive ediliyor biliyor musun
0
🌸Zetnikov
(22.06.24)
Şarkıları indirmen lazım.
0
sekizdokuzon
(22.06.24)
Hocam indirdim ayarlara girdim offline modu actim suan dinleniliyor. Sanirim her seferinde ayarlardan offline modu acmam gerekecek.
0
🌸Zetnikov
(22.06.24)
Ha bir de o vardı, dooogru. :)
0
sekizdokuzon
(22.06.24)
offline modu neymiş yaa ilk kez duyuyorum demek ki her seferinde yapmana gerek yok.
ben bir kere yapmışım, şimdi ara ara güncellenen listeleri tekrar indirilmesini beklemek dışında yaptığım bir şey yok.
0
mutekebbir
(22.06.24)
Offline mod nedir ben de bilmiyorum, yıllardır kullandığım için unutmuş olabilirim. Doğrudan playlistinizdeki klasörleri indirmeye ayarlayabiliyorsunuz. Klasöre gidin ekranın bir yerinde aşağı ok simgesi olur ona basın.

Bu aşamadan sonra o playliste kaydettiğiniz şarkılar otomatik indirilir.

Örneğin beğenilenker klasörünü indirirseniz beğendiğiniz bütün şarkılar indirilir. Öyle her seferinde bir ayarla uğraşmanız gerekmiyor
0
akhenaten
(22.06.24)
Premium almanız lazım indirip dinlemeniz için. Çevrimdışı mod bir de sizi takip edenlerin ne dinlediğinizi görmemesi için kullanılıyor.
0
black holes in the sky
(22.06.24)
Sanirim hallettim arkadaslar

Premium var ve sarkilarim inik hazirda

Ayarlardan offline modu actim dinleniliyor simdi
0
🌸Zetnikov
(22.06.24)
(5)

telefonda iyi konuşmak diye bir yetenek var mıdır?

duyurukullanıcısı
sadece telefonda messi'leşen normal hayatta standarda bağlamak gibi bir şeyolabilir mi böyle bir yetenek?
sadece telefonda messi'leşen normal hayatta standarda bağlamak gibi bir şey

olabilir mi böyle bir yetenek?
0
duyurukullanıcısı
(19.06.24)
Var var, yetenek değil de beceri diyelim. Gerçek hayatta bildiğin keko ama telefonda İstanbul beyefendisi kesilen çok insan var, hatta konuştuğu kişiye verdiği önemde göre olduğu yerde ayağa kalkan biliyorum. Var öyle şeyler.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Gerçek hayatta sosyal ilişki dehası olup telefonda konuşamayan çok kişi denk geldiğim gibi gerçekte iki kelime edemeyip telefonda akan birkaç kişiye de denk geldim. İkinci gruba daha az denk geldim ama
0
nundu
(19.06.24)
direkt konuya girmen gerekiyor. ık mık dersen olmuyor telde. hafiften bir nasılsın iyi msiin deyip konuya dalacaksın
0
ferenc
(19.06.24)
İyi yapılan her şey bana göre yetenektir.
0
pavlis
(19.06.24)
Evet. Beni 6 yasinda dukkanda telefon basina oturttular senelerce telefona baktim yas 38 simdilerde.
0
Zetnikov
(19.06.24)
(16)

Bayramda tüm dükkanların kapalı olması

nundu
Bir senedir Eskişehirdeyim ve burada geçirdiğim ilk bayram, bayramın dördüncü günü bugün ama hâlâ fırınından, kasabına, şarküterisinden, manavına her yer kapalı mahallemizdeki. Migros olmasa evde aç kalacakmışız yani. Fırınlardan açık olanlar sadece düz beyaz ekmek yapıyor hadi açtık dükkanı zaten b
Bir senedir Eskişehirdeyim ve burada geçirdiğim ilk bayram, bayramın dördüncü günü bugün ama hâlâ fırınından, kasabına, şarküterisinden, manavına her yer kapalı mahallemizdeki. Migros olmasa evde aç kalacakmışız yani. Fırınlardan açık olanlar sadece düz beyaz ekmek yapıyor hadi açtık dükkanı zaten bu size yeter diye. Normalde çok çeşit olan çarşamba pazarı bile çok kısır geçmiş bugün babamın dediğine göre.

Şimdi İzmir mikromilliyetçiliği yapmak istemiyorum ama İzmir'de bayramın birinci hadi bilemedin ikinci günü hemen her esnaf açıktır. Hele üçüncü günden itibaren bayramda açmayan esnaf görmedim 28 sene neredeyse her bayram İzmirde geçirmiş biri olarak. Hadi küçük Anadolu şehrinde olsam anlıycam da Eskişehir'de bayramın son gününde hâlâ mahrumiyet çekiyor olmak çok tuhaf geldi. Öyle muhafazakar bir mahallede de yaşamıyorum en merkezi, modern denebilecek mahallelerinden birindeyim.

Sizde nasıl durumlar? Bayramın dördüncü günü sizin oralarda da tüm dükkanlar kapalı mı hâlâ?
0
nundu
(19.06.24)
Tatil yapıyor insanlar, muhafazakarlık ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum.
0
jülsezar
(19.06.24)
Ben bayramlarda ve tatillerde apartman görevlilerinin dahi tastamam tatil yapmalarından yanayım. Sağlıkçılar için de olabildiğince onları da rahatlatacak çözümler getirilmesinden yanayım. 4 günlük bayramın 9 günlük tatile çıkarılması durumunda önceden eve stok yapmak mümkün, derin dondurucu marifetiyle hayatta kalınabilir bence. İsteyenlerin dükkan açmalarını hoş karşılamıyorum çünkü haksız rekabete ve psikolojik baskıya sebep olur bu da ekonomiyi dahi etkiler, nitekim etkiledi de. Bence biraz daha insaflı olmalıyız. Birbirimize karşı, hepimiz.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
tatillerde hep beraber tatilde olabiliyorsak bir yerlere varmisizdir diye olumlu buldugumu belirteyim. bizde firin market acik ama sokaklar bombos yani kapatsalar daha iyiydi
0
ala09
(19.06.24)
Belediyenin temizlik görevlisi, migros kasiyeri, devletin polisi, doktoru çalışıyosa mahallenin temel ihtiyaçlarını karşılayan esnafları da en azından bayramın ikinci gününden sonra çalışmalı. Tatil isteyen de dükkanı birine emanet eder, dönüşümlü yapılır. Bayramın dördüncü günü olmuş hâlâ fırında ekmek yok, manav yok, peynir zeytin yok durumu bana tuhaf geldi. İzmir'de böyle bir alışkanlığım olmadığı için de olabilir tabii belki doğrusu budur bilemiyorum ama mahalle kültürü açısından bana doğru gelen diğeri
0
🌸nundu
(19.06.24)
Öyle bir yazmışsınız ki sanki devlet kurumu bunlar , açık olmak zorunda gibi.
0
jülsezar
(19.06.24)
Ortak yaşam kültürü gereği bence olsa iyi olur tarzı :) must/have to değil ama should diyelim :d
0
🌸nundu
(19.06.24)
Bu sene bende ilk defa böyle bir şeyi farkettim. Hala her yer kapalı olduğu gibi sokaklarda bomboş.
0
pavlis
(19.06.24)
tatil yapmaları daha "avrupai" olan şey. Mantıksız değil bence.

Fakat serbest piyasa varsa(?), birileri neden bunu değerlendirmiyor ona şaşırdım. Açsan daha çok satış yaparsın, hatta fiyatları birkaç lira yükseltsen bile satarsın.
0
nhk ni youkosu
(19.06.24)
Dukkan kapatanlarin genelde fakirim diyen kesim olmasi sorunsali asdf
0
Zetnikov
(19.06.24)
Daha "Avrupai" ve medeni olanı tatil yapmaları +1
Hizmet sektörü her gün her an full kapasite çalışsın istemek çok şımarıklık bence (o şımarıklık bende de var, yok etmeye çalışıyorum). Aferin insnlara, dinlensinler.
0
kobuzchu kiz
(19.06.24)
1. Kurban bayramında daha çok olur kapalı olma durumu, insanların kurbanı vs işi gücü var

2. Bu sene bayram ve tatilin aynı anda başlamış olmasından mütevellit insanlar daha iyi bir planlama yapma imkanı buldu. Dolayısıyla memlekete/tatile gitme oranı daha yüksek oldu bence. Yine bu nedenle işi gücü oldu insanların

İstanbul’un geçen haftadan beri tenhalaştığını görüyorum.
Bayramın üçüncü gününde fırın çalışıyordu ama açık olan marketlerde de performans düşüktü. Tedarik ve nakliye sürecinceki aksamalardan olsa gerek geçen bayram da ürünlerde eksikler olduğunu hatırlıyorum

Hasılı bayram dönemi için normal bir durum, önceden tedarikli olmak gerek
0
epitaf
(20.06.24)
kapalı olması muhafazakarlık değil, tam aksine gelişmişlik göstergesi bence.

ben de yurtdışında kısa dönemli öğrenci olarak bulunduğum sene christmas'ta aç kalmıştım. orada sadece küçük bakkallar değil migros, carrefour gibi büyük marketler de kapalıydı. zorluk çektim ama doğrusu bu. çalışanlar ve dükkan sahipleri de izin yapsınlar, kendilerine vakit ayırsınlar.
0
biseysorcaktim
(20.06.24)
benim elimde yetki olsa hicbir resmi tatilde hicbir avm ve marketi actirmam yasa zoruyla. kimse ramazan bayrami ogleden sonra zara magazasina calismaya gitmek zorunda degil ya barbarligin luzumu yok.
0
bay b
(20.06.24)
@bay b+1

Ben ofis çalışanı olarak tatil yapabiliyorum, aynı tatil hakkı hizmet sektöründe çalışanlarda da olmalı. Açık yer olmaması ihtimaline karşı bayramlardan önce stok yapıyorum ben genelde. Yani çok abartı olarak değil ama ihtiyaçlarımı çıkaracak kadar.
0
peki madem
(20.06.24)
91 senesinde oraya gitmiştim. akşam 6 olunca şehir kapanmıştı komple.
zamanında istanbul'da da hafta sonu her yer kapalı olurdu.
aslında doğrusu da bu. bu insanlar nasıl tatil yapacak veya dinlenecek?
0
lazpalle
(20.06.24)
Bayram olduğunu bile bile önceden alışveriş yapmadıysanız bu sizin sorununuz. Bir de mahrumiyetten bahsediyorsunuz siz mahrumiyet görmemişsiniz. Migros açıkmış işte daha ne olsun. (bkz. Muhafazakarlık nedir)
0
doharkoman
(20.06.24)
(9)

koşuya başlamaya müsade etmeyen kalflar

1837837
son 15 gündür azar azar kendimi zorlamadan koşu yapmaya çalışıyorum. iyice ısınıyorum ve max 3-4-5 km yavaş tempoda koşuyorum. ama kalfların orada adının Soleus olduğu bölge 3 km gelince kramp gibi bir ağrı oluyor eğer devam edersem üzerine basmakta zorlanıyorum, hemen yürümeye geçersem daha az acı
son 15 gündür azar azar kendimi zorlamadan koşu yapmaya çalışıyorum. iyice ısınıyorum ve max 3-4-5 km yavaş tempoda koşuyorum. ama kalfların orada adının Soleus olduğu bölge 3 km gelince kramp gibi bir ağrı oluyor eğer devam edersem üzerine basmakta zorlanıyorum, hemen yürümeye geçersem daha az acı duyuyorum. ne yapmalı? mesela pazartesi koştum sıkıntı olmadı salı koşmadım bugün tekrar koştum ve yine ağrıdı bırakmak zorunda kaldım.
0
1837837
(19.06.24)
youtu.be

Bitirince de bu esnemeleri yapın
0
grimavi
(19.06.24)
Basış şeklinizde, ayakkabıda, çorapta veya zeminde problem vardır.

Ayakkabı ve çorap değiştirin. Tartan pist veya çim veya toprak zemin bulmaya çalışın.

Basışta problem varsa, 15 gün kadar 2,5 kilometre koşun. Sonra kendinizi dinleye dinleye süreyi azar azar arttırın.
0
Mirket
(19.06.24)
öncesinde esniyorum

ayakkabı bu
www.adidas.com.tr

spor çorap kullanıyorum ve sahilde koşuyorum.
0
🌸1837837
(19.06.24)
Ayakkabın sıkı olabilir, ayakkabının gövdesi rahat bağcıkları sıkı olabilir.
Başka ayakkabıyla deneyebilirsin. Koşmaya devam edersen geçecek. Ayağında hissizlik oluyor mu?
0
gabe h coud
(19.06.24)
hissizlik olmuyor
0
🌸1837837
(19.06.24)
Kilonuz ne kadar?
Yani hafif tempo kosu demissiniz. Genelde 5 km hafif tempo koşu çok da mantıklı değil. Misal onun yerine x m koşu+ x m yürüyüş ile 10-20 kere yapsaniz daha ideal olabilir. Misal 200-400 m koşu gibi.

Bu arada statik streç ısınma pek doğru değil araştırmalara göre.

Sizin gibi redditte biri;
www.reddit.com
0
logisticsmanager
(19.06.24)
linke gidip okudum dediklerini deneyeceğim. sizin dediğiniz gibi de deneyeceğim 200 yürü 400 koş gibi. bakalım
0
🌸1837837
(19.06.24)
Boy kilo + esneme?
0
Zetnikov
(19.06.24)
65- 170
0
🌸1837837
(19.06.24)
(5)

İş durumları

gnosis
Bir tanıdığım son bir yılda 4 kere iş değiştirdi. Daha doğrusu üç kere kovuldu. Kovulduğu yerlerden birine işe iade davası açıp kazanmış, karşı taraf istinafa gitmiş. Daha önce çalıştığı işyerlerinden bir defa askerlik sebebiyle, bir defa da 5 yıl çalıştıktan sonra anlaşarak ayrıldığını biliyorum. İ
Bir tanıdığım son bir yılda 4 kere iş değiştirdi. Daha doğrusu üç kere kovuldu. Kovulduğu yerlerden birine işe iade davası açıp kazanmış, karşı taraf istinafa gitmiş. Daha önce çalıştığı işyerlerinden bir defa askerlik sebebiyle, bir defa da 5 yıl çalıştıktan sonra anlaşarak ayrıldığını biliyorum. İşinde tutunamayan deneyimsiz biri değil. Adamı çok sudan sebeplerle kısa sürede işten çıkarmışlar. Sorum şu: İnsanlar mı tahammülsüz oldu yoksa patronlar mı işçi çıkarmayı teşvik ediyor?
0
gnosis
(19.06.24)
Tanıdığın özelinde o sudan sebepleri de bilmek gerek.
Diğer yandan misal olarak öyle patron görünümlü kimseler var ki iş yerinde kendisine yakın(!) gördüğü bir kadın çalışanının ihtirasları veya iş bilmemezliği sebebiyle diğer işini yapan elemanının iş yükünü arttırarak mobbing uygulayabiliyor veya onu işten çıkarabiliyor.

Beyinle değil de farklı organlarla iş yerini yönetmek söz konusu olamaz.

Diğer yandan şöyle bir durum da var üst yönetime veya patrona yakın oldukları halde onlara her şeyi duyurmayan, genelde eski çalışanlarından oluşan bir filtre mekanizması da yeni işe başlayanlarla ilgili üste doğru veya yanlış bilgi verebiliyorlar.
Yeni çalışan, bu filtre mekanizması takımın rantına düzenine çomak soktuysa orada fazla kalamaz.

Kendisine söylenenleri harfiyyen uyguladığı, görevini titizlikle uyguladığı için görevinden alınan, çıkarılan çok kimseler vardır.
Bazen patronlar acı da olsa gerçekleri duyuranları sevmezler. Sürekli olarak her şeyin yerli yerinde olduğu ve işlediği iş yerinin olduğu ütopyaları içinde kalmak isterler.

Oysa bir denetim uygulayanlar için her şey her zaman düzenli görünüyorsa zaten bir sorun vardır.
Bu şüphelenmek için yeterli sebeptir.
0
diyecevaplandı
(19.06.24)
@diyecevaplandı dava açtığı işyerinde tam dediğiniz gibi eski çalışanlardan oluşan bir grup varmış. Molaları kafalarına göre kullanıyorlarmış, arkadaşım o gruptan biriyle bu konuda tartışmış. Sizin g*tünüzü toplamaktan kendi işim aksıyor demiş. Sonra da işten çıkarılmış. Ben de bu kadarcık konuşma işten çıkarma sebebi olamaz dedim. Neyse, aydınlandım.
0
🌸gnosis
(19.06.24)
Soyle dusun 100 tane is var ama 10bin tane is arayan var.
Adam direk tekmeyi basiyor nasil olsa zilyon tanesi basvurur diye. Kafa rahat.
0
Zetnikov
(19.06.24)
12 ayda 3 kere kovulan insanin kendisinde problem vardir, bunun tersi zor biraz.
ulke sektor farketmez.
0
cooperr
(19.06.24)
İşsizlik kötü bir süreç. 4 ayda iki işten çıkarılmıştım. Birisi küçülme birisi de performans diye çıkardı. İkisi de sonradan geri aradı. Özel sektör böyle rezil bir yer.
0
Kahvedesu
(19.06.24)
(4)

köpüklü idrar

halis ayarci
yıllardır neredeyse hiç su içmeden yaşarım, idrarım da çok yoğun hatta koyu renkli olur ve keskin kokar, az su içiyorum ondan deyip önemsemezdim.neyse bu aralar günde en az 2 litre su içmeye başladım kendimi zorlayarak, idrarın görüntüsü normal ama yine de az biraz koku var, bir de köpürüyor, yani k
yıllardır neredeyse hiç su içmeden yaşarım, idrarım da çok yoğun hatta koyu renkli olur ve keskin kokar, az su içiyorum ondan deyip önemsemezdim.

neyse bu aralar günde en az 2 litre su içmeye başladım kendimi zorlayarak, idrarın görüntüsü normal ama yine de az biraz koku var, bir de köpürüyor, yani klozetin duvarına tutturursam az köpürüyor, klozetin orta yerine dedeler gibi şorrr diye işersem baya köpürüyor, normal midir bu?
0
halis ayarci
(18.06.24)
Protein mi kaçırıyorsun yoksa?
Git bi idrar tahlili yaptır.
Bir de tansiyon ölçtür.

Ya da otur televizyon seyret. Neleri takıyorsun öyle.
Ama su içiyor olman iyi.
0
Mirket
(18.06.24)
Doktorumun bana az su içme konusunda söyledigi sözü aktarıyorum: Az ve yetersiz su içen insan böbreklerinin ömründen yer.
0
limonlu eksi
(18.06.24)
Köpüğün sebebini araştırın.
0
sibertenik
(19.06.24)
Köpüklü bira var köpüklü idrar neden olmasin.
0
Zetnikov
(19.06.24)
(21)

Neden kötü bir insan olmuyorsunuz?

sorularimicinfeykhesap
Sorum kendini iyi insan olarak görenlere. Ya da bir altta saydığım davranışları yapmayanlara. Kötülükten kastım bariz suç oluşturan kötülükler değil.Kötülükten kastım;Manipülasyon, duygu sömürüsü, kandırma, yalan söyleme, aldatma, entrika vs türü şeyler.Bunları yapınca kendinize yarar sağlayabilecek
Sorum kendini iyi insan olarak görenlere. Ya da bir altta saydığım davranışları yapmayanlara.
Kötülükten kastım bariz suç oluşturan kötülükler değil.

Kötülükten kastım;
Manipülasyon, duygu sömürüsü, kandırma, yalan söyleme, aldatma, entrika vs türü şeyler.

Bunları yapınca kendinize yarar sağlayabilecek olmanıza rağmen neden yapmıyorsunuz? Sizi tutan ne?

Somutlaştırmak için örnek vereyim. Manipülasyon yaparak iş yerinde yükselme imkanınızın olduğunu biliyorsunuz, ancak bunu yapmıyorsunuz?
Ya da ne bileyim entrikalar çevirerek birini yanınıza çelebileceğinizi biliyorsunuz ama yapmıyorsunuz gibi...

Dini inanç kısmını irdelemiyorum. Bunun haricindeki kısmı merak ediyorum. Yani lütfen "çünkü günah" demeyin :)

Tşk ederim.
0
sorularimicinfeykhesap
(18.06.24)
Içim rahat etmez. Sonradan kendi kendimi yiyeceğim şeyler yapmak istemiyorum.
0
nic cage
(18.06.24)
çünkü hayatımın her alanında adil olmaktan yanayım.
adil olmayan şey kendi çıkarıma da olsa kabul etmem.
0
rentts
(18.06.24)
onur..
0
unabomber
(18.06.24)
insan bence default kotu.

mukemmel kesinlikle degilim ama iyi olmaya calisiyorum. cunku bunu asilmasi gereken bir baraj olarak goruyorum.

biraz da karmaya inaniyorum, arada yaptigim cakalliklar bana uzun vadede iyi gelmiyor.
0
cooperr
(18.06.24)
İnsanoğlu sosyal bir canlı. Bir topluluk içinde yaşamak zorunda. Bunun olabilmesi için de o topluluğun yönetiliyor olması yanında kuralları da olmalı. Bu kuralların başında da topluluk üyelerinin birbirlerine, senin tabirinle kötü olmaması gerekiyor. Aksi taktirde toplulukta düzen sağlanamaz. Milyonlarca yıl uygulanan bu kurallar, genlerimize 'vicdan' olarak işlemiş. Aidiyet duyduğumuz toplum içindekilere kötülük yapamıyoruz.

Geri kalanı tamamen öğreti. Örneğin çok yakın tarihimize kadar savaşlar sonrası kazanan tarafa 3 gün talan ve tecavüz hakkı verilirmiş. Bu hiçbir insanlığa sığmaz ama her dinde de yeri var hala. O zaman normal sayılıyormuş. Şimdi farklı. Muhtemelen ben yapamazdım diyorsun ama o öğretiyle yaşamış olsan yapardın.
gibi
0
Mirket
(18.06.24)
Günün sonunda vardığım nokta şudur: Bir insan isteyerek iyi veya kötü olamaz kanaatimce. Belki bir süreliğine… sonra özüne döner elbette. Maya dediğimiz şey var ya işte ona çeker seni.
Kötü olamadığı için, toplumun çürümüş ahlaki norm ve kurallarına uyum sağlayamayarak, yediği kazıklar sonunda,aslında içten içe kızdığı şey insanların kötü olması değil, kendisinin engelleyemediği iyiliğidir. Bilir kendisini ve değişmeyeceğini ve bilir toplum nazarında bunun para eden bir şey olmadığını.
O yüzden insanın toplum nazaranda bir kıymeti harbiyesi olması için kötü olmak değil kötü doğması gerektiğidir. Hangi taraftan doğarsa doğsun insan, bu övünülecek şey değildir. Çünkü; bilinçli yapılmayan eylemlerle sadece deliler övünür.
0
dedeminhirkasi
(18.06.24)
Bu saydığınız kötülükleri belli dozlarda, farkında olsak da olmasak da içinde bulunduğumuz koşullar eğer dikte ediyor ve hoş görüyorsa hepimiz yapıyoruz. Günümüz Türkiye'sindeki ahlak anlayışıyla cumhuriyetin kuruluş zamanlarındaki anlayış aynı değil mesela. O zaman örneğin adam kayırma büyük ve bütün toplumu etkileyen bir kötülükken bugün hoş görülebiliyor. Çünkü yapmayan zarara uğruyor ya da uğratılıyor. Bir de büyük çoğunluğun yaptığı ahlaksızlığa karşı toplumun toleransı artar. Bence ahlak kuralları, kötülük tanımı öyle çok da subjektif değildir ama çoğunluğun bunları kötülük olarak algılayıp sergilemesi ya da geri durması zamanın ruhuna ve içinde yaşanan toplumun dejenerasyonuna bağlı. Örneğin bir otobüs durağında hiç kimse sıraya girmiyorsa bir noktadan sonra, ara sıra da olsa sen de sıra ihlal etmeye başlarsın. Kesinlikle sıra ihlal etmem, diyecek insanların görüşlerini sorduğunun farkındayım ama öyle ilkeli, ahlaklı insana çok kolay rast gelemezsin. Yapmıyorum diyen de ya yaptığının farkında değildir ya da sürüye uyup yapmaktan hicap duyuyordur.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
Bu saydıklarını yaptıktan sonra hissedilen şeye göre belirleniyor bence hareketin iyiliği ya da kötülüğü (kişinin kendisi için olan kısmı). Arkasından kötü hissetmediysen, harekete belki ezbere "kötü" dersin ama deneyiminle vardığın bir sonuç olmaz. Dolayısıyla sende yansımasını bulamadığın ahlaki bir sistemin içinde hissedersin kendini ve sana kötü diyip dursalar bile buna "kötü" demeyi sürdürürsen bölünürsün.

Terapi burada devreye giriyor. Hissettiğimiz şeyleri hangi şablonlara göre kategorize ederiz, hangi şablonu benimser ve yaşatmaya gayret ederiz.

Adam öldürmediğiniz sürece, zarar verirken zarar verdiğinizi bilerek zevk almadığınız sürece gerisi fasa fiso, gerisi insanlık halleri. Ne kendinizi, ne iyiliği ne de düsturları falan çok da büyütmeyin bence. Yaşıyoruz ve öleceğiz.
0
foreignsilhouette
(18.06.24)
Hani derler ya, babadan oğula nesil bu o...çocuklari diye. Belkide ondandir. Benim peder de dadluş gillerden hani.
0
Zetnikov
(18.06.24)
Bu arada söylediklerimden "Nasılsa yaptırımı yok, herkes gönlünce yapabildiği kadar kötülük yapıyor sürekli." gibi bir anlam çıkmasın. Her birimizin bir kotası var, astigimizda kendimizi gerçek bir kötü gibi hissedeceğim8z ve büyük sorgulamalara gireceğimiz, kimse o kotayı aşmaz kolay kolay. Yani diyelim bir işyerinde bir iş gününde çalışanların huzurunu devasa ölçüde kaçıracak ya da insanları galeyana getirecek kadar kötülük yapılmaz. Bir gün kötülük yapan ertesi gün onu telafi edecek bir harekette bulunur. Bence ahlak kuralları bağlamında bir aksiyonun telafisi başka bir aksiyon değildir ama çoğumuz böyle düşünmeyi severiz. Odunleme mi deniyordu buna psikolojide. Yani genel bir huzursuzluk olsa da kimse çileden çıkmaz. İnsanlar sosyal canlılar oldukları için bu dengeleri çok iyi gözetiyorlar. Deminki otobüs sırası örneğinde birine "Sıra var, lütfen sıraya girin" dediğinde genellikle başlarını önüne eğip susuyorlar. O da biliyor yaptığını, herkes bilir. Vicdan neredeyse elle tutulur, fiziksel bir şey insanlar için ama değişen şartlara, çıkarımıza göre bir süre susturup görmezden gelebiliyoruz.

Ben yine de kötülüğün, iyilik üzerine yapılan bir makyaj olduğunu düşünüyorum. Er geç siliniyor, doğru olan, olması gereken görülüyor, yaşanıyor. O yüzden umutsuz değilim.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
peki arkadaşlar, çok teşekkürler.

ilk başlığımdaki davranışlar neticesinde, terfi alan/sizden daha çok para kazanan birisine karşı, şunu mu diyorsunuz "olsun, ben doğru olanı yaptım, mutluyum".

sizi kandırarak/aldatarak manevi yıkımınıza ya da maddi zararınıza sebebiyet veren durumlardan sonra, "olsun ben yine de iyi insan oldum, içim rahat" mı dersiniz?

KİLİT NOKTA; sizin de aynı "kötülüğü" yapma şansınız vardı. yani yalan, aldatma, entrika yapabilirdiniz. yapmadınız. ve şimdi yapan kişi sizden çok daha mutlu/zengin vs. burası mühim tekrar edeyim. fırsat sende de var, karşı tarafta da. sen doğru adam olmayı seçtin.

neticede, takdiri/övgüyü vs karşı taraf aldı. sen ise beceriksiz/pasif/salak vs oldun. kimse karşı tarafın aslında "kötülük" yaptığını bilmiyor. herkes ise senin beceriksiz/pasif/salak olduğunu düşünüyor.

diyeceksiniz ki belki "ben biliyorum, yeterli". kendini kandırmak gibi olmuyor mu bu? kimse iyi adama " evet sen doğru olanı yaptın" demiyor. çünkü bunu iyi adamdan başka bilen yok. BUNU SENDNE BAŞKA BİLEN YOK. gece başınızı yastığa koyduğunda huzur mu yoksa kerizlik mi gibi bince bir düşüncede bulmuyor musunuz kendinizi?
0
🌸sorularimicinfeykhesap
(18.06.24)
yapabilsem yaparım. evham çok ben de. yalan söylesem kandırsam, bir şekilde açığa çıkar diye yapmıyorum.
0
jülsezar
(18.06.24)
@ sorularimicinfeykhesap

Cevap iki uc nokta da degil, ortasi.

Asiri iyi niyetli olmak da bence bir sikinti belirtisi. O zaman direk dogal seleksiyona girersin ve yokolursun. Ama surekli cakallik pesinde kosmak da normal degil.

Manipulasyon teknigini kullanmadan bence basarili olmak imkansiz. Mesela ben satis yapan birisiyim, verdigim servisi satmam icin manipulatif olmam gerekli. Bazen aradiklari servis bizde olmuyor ama buna ragmen var diyorum, isi aliyorum. Sonra gidip o is icin gerekli olan adamin pesinde kosuyorum, buluyorum, isi cozuyorum.
0
cooperr
(18.06.24)
Bu sorunun çözümü basit aslında: iyi adam olup "oyunu kurallarına göre oynamamak" seni aptal, pasif biri gibi hissettiriyorsa ya da insanların sana öyle baktığını düşünüyorsan bor sonraki senaryoda bu sefer oyunu kuralına göre oynarsın. Birine kötülük edip vicdan azabı çekmek mi (ki cekmeyebilirsin de, herkes yapıyor, ben de yaptım, dersin) yoksa doğru olanı yapıp kendini aldatılmış, hakarete uğramış gibi hissetmek mi?


Beni yıkıp geçip kariyerine tam gaz devam eden biri oldu yakın xamanda. İlk tepkim "Sağlık olsun" olmadı açıkçası. İçimden ve bazen dışımdan kızdım, sovdum. Ama şu an içim rahat, o insanın yüzünü bile unutmaya başladım. Ki o benim yüzümü daha çok hatırlar.

Seçim senin.
0
sekizdokuzon
(18.06.24)
Yeteneğim yok. Yeteneğim olsaydı da vicdanım rahat huzur vermez bana.
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Çünkü kötü değilim. Bunu kendime yapamam. Ruhumu kirletemem. İçimden de gelmez.
0
gabe h coud
(19.06.24)
Normal kişilikteki insanlarda ahlak mekanizması vardır yukarıdaki özellikteki kişiler ise kişilik bozukluğuna sahip oldukları için onları durduran bir mekanizma yoktur. Bir narsistten bir psikopattan ahlaklı erdemli bir insan olması beklenemez normal kişilikteki insan yukarıda saydığınız davranışları sergilese bile vicdan azabı duyar pişmanlık çeker ayrıca normal insanın rutin davranışı değildir bunlar. Yukarıda saydığınız özelliklere sahip insanlar ruh hastasıdır. Din kısmına girmemeniz düşündürücü fakat din zaten akıl sağlığı yerinde olan insanlar içindir.
0
doharkoman
(19.06.24)
---KİLİT NOKTA; sizin de aynı "kötülüğü" yapma şansınız vardı. yani yalan, aldatma, entrika yapabilirdiniz. yapmadınız. ve şimdi yapan kişi sizden çok daha mutlu/zengin vs. burası mühim tekrar edeyim. fırsat sende de var, karşı tarafta da. sen doğru adam olmayı seçtin.---

Su kisma cevap vermek istedim. Doharkoman +1. Her insanın kendisine gore olusturdugu bi ahlak var ve "ben biliyorum, yeterli" demek kendimi kandirmak olmuyor. Kendini bilmek oluyor. Burada mevzu benim nasil hissettigim, benim vicdanima ne kadar uyup uymadigi. Bir de zaten kimsenin benim yaptigim iyi bi sey icin(kotulugu yapmadigim icin) bi alkis borcu ya da "wooww ne erdemli" deme lutfunda bulunmasina gerek yok. Bu benimle alakali, ben rahatsiz oluyorsam mesele bitmistir. Arkamdan da pasif, basarisiz, beceriksiz diye sallayabilir, bana ne.

Son kisimda da yattiginizda keriz gibi hisseder misiniz demissin. Ona da cevabim, keriz gibi hissetmem ama sinirim bozulur saglam kufurler ederim. Onun yaptigi kotulugu ben yapmadigim icin degil, o yapabildigi icin guzel soverim.
0
Feriyaanim
(19.06.24)
kendimi değersiz gördüğüm için başkaları için daha çok çabalıyorum. kendi menfaatim yerine başkalarını önceleyen kendimi iyi zanneden korkak bir aptal olduğum için.
0
ercu cozer
(19.06.24)
Yapabilme imkanımın olması ya da olmaması bana engel değil. Bir şeyi yapıp yapmayacağımın kararını vicdanım veriyor. Bilerek birisine ya da herhangi bir şeye kötü davranmak istemiyorum. Öyle bir negatifliği hayatımda istemiyorum. O negatifliğe neden olan kişi olmayı hiç istemiyorum. Zarar veren olmak istemiyorum. Bana yanlış gelen hareketi kendi çıkarım için yaparsam kendi değerlerime zarar vermiş olurum. Evdeki karıncalarından öldürerek kurtulursam hayvanlara zarar vermiş olurum. İş yerindeki asalaklarla ise açık bir şekilde uğraşırım. Gizli kapaklı işler bana göre değil. Olduğu kadar olur artık. Onlar gibi davranarak hoşlanmadığım insan tipi olmak istemem. Omurga sahibi olmak benim için önemli bir değer. Benim hakkımda benim ne düşündüğüm, içimin rahatlığı önemli, hesabım kendime. O tipler yüzünden yaşadığım haksızlıklara vs ye küfrediyorum, ettiğini bulsun, yaşattığını yaşamadan ölmesin deyip konuyu kapatmaya çalışıyorum…
0
boyalı kuş
(19.06.24)
eskiden iyi insan olmaya çalışıyordum sürekli. sanırım öğretilenlerden dolayı. artık kötüye kötü oluyorum, onlardan daha kötü oluyorum hatta. böylece bulaşmıyorlar.
0
antihero
(19.06.24)
(8)

Yav biz nasıl telefon alacağız?

adriana lima poposu yaglayicisi
En fazla 15 bin liraya kadar android telefon almak istiyorum, araştırıyorum. Samsung'un falan modelini beğeniyorum, alttaki yorumlarda "pili çok ısınıyor, dokunmatiği kendi kendine basıyor, snapdragon değil o ben olsam falancayı alırdım, pili çabuk bitiyor, kamerası iyi ama işletim sistemi yavaş" ca
En fazla 15 bin liraya kadar android telefon almak istiyorum, araştırıyorum. Samsung'un falan modelini beğeniyorum, alttaki yorumlarda "pili çok ısınıyor, dokunmatiği kendi kendine basıyor, snapdragon değil o ben olsam falancayı alırdım, pili çabuk bitiyor, kamerası iyi ama işletim sistemi yavaş" cart curt 50 tane farklı şeyle kötüleniyor tüm telefonlar.

Arkadaş ne alalım biz? Samsung A35 alayım dedim, onu alma A55 al diyen var, bu sefer o yorumu görüp onu alana kadar A bilmem kaçı al diyen var, A serisi alınmaz S serisi al, yok Oppo al, yok zippo al vay arkadaş yaa.

Telde oyun oynamam, youtube, insta ve bankacılık uygulamaları için alıyorum. 4-5 yıl sorunsuz kullanabileceğim, sorunsuz ve 10-15 bin bandında bi telefon bilen varsa ve buraya yazarsa çok mesut ve bahtiyar olurum. Sağ olun, var olun,
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(17.06.24)
Samsung un 4 yıl güncelleme garantisi verdiği a segmentinde birini al geç hocam ben de a54 var gayet memnunum. Öyle büyük kronik problem gibi bir şey yoksa hiç biri de üzmez.
0
anon1m
(17.06.24)
Valla s21 fe bulabilirsen al. Fiyatını bilmiyorum tabiki. Üzmez, uzun yıllar götürür.
0
etna
(17.06.24)
Xiaomi 10c (Xiaomi 12 ve 13ten daha iyi özellikleri var. Model noya kanmayın).
0
alfired
(18.06.24)
A serisinde paranın yettiği yere kadar çık, üzeceğini sanmıyorum. Ben kullanmıyorum ama babama aldım, 2 senedir gayet memnun, geçen bi kurcalayayım dedim beni ip13ten çok daha serin çalışıyor ve absürt bir kasmaya da denk gelmedim.
0
kel aynak kusu
(18.06.24)
Eşimde a73 bende s23 ultra var. A serisinin en üst modeli olmasına rağmen telefonu elime aldığımda kullanasım gelmiyor, haritalarda pusula konya yerine hanyayı gösteriyor, yön kilidi açık olmamasına rağmen yan çevirdiğinde zor algılıyor, böyle ufak ufak detaylar can sıkıyor.

O fiyat bandındaki bir telefon 4-5 seneyi sürünerek bitirir.
0
kimlanbu
(18.06.24)
bende samsung galaxy a05s var tam amca dayı telefonu ama
0
komando kani var bende
(18.06.24)
A35 alma a55 iyi. Poco x6 pro da bakabilirsin. Hwp nin YouTube dan o bütçe için videolarını izle, fikrin oluşur.
0
Topalordek
(18.06.24)
Xiaomi
0
Zetnikov
(18.06.24)
(6)

Entelektüel ilgisi yüksek, hayatı gerçeğe yakın algılayan meslek grupları

sekizdokuzon
Selamlar;Öğrenmeye meraklı, insan ilişkileri konusunda ortalamaya oranla başarılı, hayattan iyi kötü keyif alan insanların etrafında kumelendigi meslek grupları nelerdir? Reklamcılık ve müzik sektörü geliyor benim aklıma. Dizi setleri dışında görsel sanatlarla ya da felsefe, sosyoloji gibi alanlarda
Selamlar;

Öğrenmeye meraklı, insan ilişkileri konusunda ortalamaya oranla başarılı, hayattan iyi kötü keyif alan insanların etrafında kumelendigi meslek grupları nelerdir? Reklamcılık ve müzik sektörü geliyor benim aklıma. Dizi setleri dışında görsel sanatlarla ya da felsefe, sosyoloji gibi alanlarda çalışanlar da düzgün, hevesli, ufuk açan insanlara benziyorlar.

Nedn sorduğuma gelirsek sürekli şikayet eden, birbirinin gözünü oyan, küçük hesap peşindeki şark kurnazlariyla karşılaşmaktan ikrah geldi. Biraz da umutlu, yaratıcı, sakin, keyifli insan görmek istiyorum. Bunlar neredeyse ben çadırımı oralara kuracağım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(17.06.24)
buradayım, selamlar:)
reklamcıyım, aynı zamanda edebiyatla ilgileniyorum. yazma, çizme işleri vs.
edebiyat, felsefe atölyeleri vs. bakabilirsiniz
0
bahçedekisandal
(17.06.24)
Türkiye için konuşursak, batı zihniyetiyle insanımızı veya toplumu yorumluyan, sorunların çözümü için yine dışarıyı referans alanlardan uzak kalın demek zorundayım.
"Ay'a çıkan batı" ile dünyada bir çok yeri karıştıran, insanı hiç sayan, kaosa sebep olan batı yine aynı batıdır. Filistin meselesi çözümü bile ABD'nin bir sözüne bakar.

Kendimize has yüzyıllar öncesine dayanan bir tarih, gelenek varken sanayi devrimi gibi yakın zamanda biraz sesini duyurmuş, doğunun kaynaklarını sürekli (hala) sömüren, rönesans ve reformun asıl sebebi bile Endülüs Emevilerine dayanan batı, gözümüzde fazla büyütülmüştür.
Avrupa için konuşursak,şu anki nüfüsları bile dünya nüfusunun % 15 kadar ama siyasi diplomatik etkileri daha fazla.
Neyse , maddi kriz baş gösterdiği an onların da kendi aralarında, birbirlerine düşecekleri bir döneme yaklaşıldığı ifade ediliyor bazı yorumlarda.
Varsayılan ayarlarından biri de orta çağ karanlığıdır.
Maddi refahları, bu karanlığı silmeyip sadece üstünü kapamıştır.

Size tavsiyem teknolojik gelişimlerin sosyal yaşatıya etkilerimi ve gündemi, geçmişle birlikte ele almak öncelikleriniz arasında olsun.
Kapitalizmin sanatı denen reklamcılık, müzik sektörü ile sınırlı kalmamak lazım.
0
diyecevaplandı
(17.06.24)
Hamallik ve insaat ameleliği

Birkere calistimi ufkun baya açiliyor. Entellige giden yolda ilk basamaklardan.
0
Zetnikov
(17.06.24)
Mimarlık.
5-6 tane farklı backgrounddan gelen mimar tanıdım, en muhafazakarı da en züppesi de ortalama türk insanından yukarıda.
0
Bruce
(17.06.24)
Siz entellektüel değil populist kişileri arıyorsunuz. Zaten reklamcılık, görsel sanatlar ve ''müzik sektörü'' (sanat olsa başka ama sektör yazmışsınız) tam olarak pr sektörünü tanımlıyor. Malum, günümüzde her şey imaj. Bizim gibi bilgi toplumu olmayan toplumlar imaja veya tatlı söylemlere bakarak kolay manipüle edilebiliyor. Entellektüel kişiler muhafazakar olur popüler kültürle ve kitleleri manipüle etmekle işi olmaz zaten populist olmadıkları için avama hitap etmezler. Siz tv tarihçisi, tribünlere oynayan ekonomist, zor günler edebiyatı yapan anchormanlardan arıyorsunuz belli ki. Sizin hissettiklerinizle entellektüellik arasında bağlantı yok. Entellektüellik her meslek grubunda olabilir fakat görece fazla olan meslek grupları tıp, mühendislik, mimarlık, eczacılık, hukuk, pilotluk, gemi kaptanlığı, arkeoloji... ''diyecevapladı'' O KADAR HAKLI Kİ!
0
doharkoman
(17.06.24)
İşte ben niyet okumadan eleştiren, dinleyen, okuduğunu anlayan insan görmek istiyorum. Tek entelektüel benim ve benim tahayyülümdeki insanlar kısıtlılığında yaklaşmayan, yanlışa bile tavrı yıkıcı olmayan, anlayan, anlatan insanlar neredeler? Belli ki burada değiller.
0
🌸sekizdokuzon
(17.06.24)
(25)

Turist vizesiyle yurtdışına gidip geri dönmemek

dedeminhirkasi
Konusunda ne düşünüyorsunuz. Yakın zamanda italya'ya gideceğim. Burada işim evim arabam var. Ama oraya gidince ne dil var ne bir meziyetim var yapabileceğim. Zanaat yok bir şeyden anlama yok. Fakat burada yaşamak istemiyorum artık. İnsanlarından havasından suyundan her şeyinden bıkmış durumdayım. Ke
Konusunda ne düşünüyorsunuz. Yakın zamanda italya'ya gideceğim. Burada işim evim arabam var. Ama oraya gidince ne dil var ne bir meziyetim var yapabileceğim. Zanaat yok bir şeyden anlama yok. Fakat burada yaşamak istemiyorum artık. İnsanlarından havasından suyundan her şeyinden bıkmış durumdayım. Kendimi buraya ait hissetmediğim için artık burada da mutlu değilim. Ne yapsam da orada kalsam, kalabilsem..
0
dedeminhirkasi
(16.06.24)
Bir zanaatin yoksa zor hocam. Zaten is bulamazsin, bulsan da sana is veren somurmek icin verecek. Aradan 1-2 ay gecince cepten harcadiginla kalacaksin. Geri donunce de vizen iptal edilip deport edileceksin, bi daha da schengen zor alirsin (en azindan 5 yil).

O kadar kafaya taktiysan portekiz gibi nazaran rahat oturum veren yerleri arastir (golden visa). Oturumunu alip oyle git. En azindan kaybin sadece maddi olur.
0
brkylmz
(16.06.24)
Canım ülkeyi niye kimse beğenmiyor ya? Turist vizesiyle zor. Dil de yoksa hepten zor. İş arama vizesiyle kalışınız uzar anca.
0
Kahvedesu
(16.06.24)
Y.lisana falan ya da iş bulup gidin.

Öbür türlü mümkün değil

Ya da iltica etmeniz lazım
0
jülsezar
(16.06.24)
@ Kahvedesu, canın ulkense sen niye yurtdışındasin gelsene ülkene
0
🌸dedeminhirkasi
(16.06.24)
Hocam canım ülkemiz uzaktan daha güzel seviliyor. Uzaklaşınca senin de gözüne güzel gelecek. Ama bahsettiğin yolla değil. Gitmek isteseydim kanunlara uygun bir şekilde, işimi gücümü ayarlayıp giderdim. Diğer türlü burdakinden de beter bir hayat yaşarsın.
0
ruhen hastayim ben
(16.06.24)
bence de %100 negatif. italya'da (ekonomisi iyi bir ulke bile degil, masa alti kolay is bulunabilen) calisma/oturma izni, dil, meslek, beceri vs olmadan durumun oradaki birkac gun once gemiyle gelmis afrikali gocmenler gibi olacak. hatta daha da kotu olacak zira onlarin kendi aralarinda bir dayanismasi vardir, sende o da olmayacak. Diyelim turkiye'deki hayatin gercekten bunaltici 10 uzerinden 5 diyelim, bunu 10 uzerinden 1'lik bir hayatla takas etmek... olmadi.
0
hot potato
(16.06.24)
@dedeminhirkasi, kurulu düzenim var yeğenim gelemem. Ben iş bulamıyorum Tr'de.
0
Kahvedesu
(16.06.24)
Yapan cok var. Erasmusa gidip donmeyen de var. Ne dusunuyorum.. sizin gibiler yuzunden, zaten zor olan vizeler daha da zorlasiyor bize. Erasmus anlasmasi da fesholursa yakinda sasirmam.
Ben de bu ulkede yasamak istemiyorum. Buna diyecek bi seyim yok tabii ki ama gitmenin yolu o degil. Ayrica sana da yaramaz dil yok bi sey yok..
0
Kittie
(16.06.24)
Çok sorun yaşarsın. Sosyal medyada gördüklerine, youtuberlara falan inanma.

Bir defa çalışma iznin olmadan, gittiğin ülkenin dilini çok iyi bilmeden hiçbir şey yapamazsın.

Ayrıca sağlık hizmeti, banka işlemleri, ev-oda kiralama, ehliyet vb şeylerin hepsinde sorun çıkar. Genel olarak yaşam kaliten daha da düşer.
0
ferenc
(16.06.24)
Sadece ülke değiştirerek daha mutlu, huzurlu bir insan olunmuyor. Orada nasıl yaşayacağın, ne yapacağın da önemli. O dış hatların efsunlu bir havası var, cidden o alana girince üzerinden büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorsun. Ama o yüksek hal en fazla bir sene sürüyor. Sonra yine günlük kaygılar sosyal ve duygusal çatışmalar başlıyor. Insan her yerde insan. Buradan çok daha özgürlükçü bir toplumda yaşamaya başlasan bile ekonomik durumunun belirsizliği seni yer bitirir.

9 kadar yaşlandım ki her konuda bir duyduğum, bildiğim var. Bizim bir arkadaş vardı Kocaeli'nde PTT'de memurluk yapıyordu burada. Adam kafayı kırdı, sanırım yolsuzluk vs ile buradan parayı topladı Avrupa'ya gitti. Birkaç sene oradan oraya savruldu, parası bitti. En son Türkiye'deki babasından para istiyordu. Yani gideceksen bir planın olsun, can havliyle atma kendini buradan oraya. Ve zamanla orada da değişen yaşam koşullarına rağmen benzer iç mücadeleleri yaşayacağını bil. Tebdili mekanda anlık ferahlık vardır çünkü, insan uzun vadede sürekli içine bakar. Içeriden görür her şeyi.
0
sekizdokuzon
(16.06.24)
Bir de olumlu bir örnek vereyim, adamı az önce Instagram'da gördüm, aklıma geldi. Başka bir arkadaşım da burada şeflik ve müzisyenlik yapıyordu. Bayağı evliz iki çocuk babası adam. Hatta çocuklarından biri dencok küçüktü o sıralar. Bu adam önce Yunanistan'a geçti, bir çağrı merkezinde çalıştı. Yaşı kirklara yakındı bu arada. Çok da düzgün, kaliteli bir adam. "Bu kadar yaşa, deneyime ne yapıyorum ben Allah'ın Yunanistan'ında, çağrı merkezine? Akşama kadar milletin ağız kokusunu çekiyorum, orada beni bekleyen daha yaşını doldurmamış çocuğum var demedi. Yani tabii arada dertlestigimizde anlatıyordu ama sürekli şikayet etmiyordu. Neyse orada bir seneye yakın çalıştı Z bu arada mesleğiyle alakalı işleri kovalamaya devam etti. Danimarka'da bir restauranttan iş teklifi geldi bir senenin sonunda. Önce kendisi gittiz bir süre sonra ailesini Dr aldırdı yanına. Şu anda gayet mutlu görünüyorlar. Çocuklar Danimarka'da eğitim alacak.

Böyle gideceksen git, yolun açık olsun. Ama bir önceki anlattığım avel gibi burnunun dikine gitme. O da öldü mü, ne oldu acaba?
0
sekizdokuzon
(16.06.24)
İş bulma sorunu hemen her ülkede arttı. Bunu da bil derim. En sağlam ekonomisi olan ülkelerde bile beyaz yaka iş bulmakta zorlanıyor. İşten çıkarmalar fazla. Hali hazırda bir işin varsa, düzen varsa bozma.
0
ferenc
(16.06.24)
Yasal olmadan geçersen rezil olursun. Ben Fransa'da böyle yasal olmayanlarla bir iki kere konuştum, zor hayatlar. Yani misal gelecek 10 sene sıkıntı cekmeye değecek mi? Bence değmeyecek. Buna ek olarak italya maalesef ekonomik olarak çok bir şey sunamayan bir ülke (maaslari falan acayip düşük, arkadaslarin maasini duyunca acayip sasirmistim).

@ferenc; abi bunu sürekli yaziyorsun. Nerelerde misal beyaz yaka dediğin kişiler iş bulamıyor? Elde veri, istatistik, bir arastirma var mi? Hayır misal tedarik zincirinde misal resmen yer gök iş kaynıyor. Evet düz muhasebecilik yapan, ne bileyim sisteme verin giren gibi işlerde belki azalma vardır ki bunlar zaten beyaz yaka degil, ben şu dediğini destekleyen veri daha görmedim. Issizlik oranlarinda değişme yok. Sürekli beyaz yaka öldü yaşasın mavi yaka diyorsun, bunu amerika'ya ya da it islerine bakıp mi diyorsun?
0
logisticsmanager
(16.06.24)
@logisticsmanager

Adam senin gibi evlilik yoluyla gitmeyecek. Vatandaşı olana her imkan var. O yüzden senin yaptığın yorumlar objektif değil. Bir partner yoluyla bir ülkeye kapak atmakla çalışma izni alıp, iş bulup gitmek arasında fark çok. Biri nitelik ister diğerinde birşeye ihtiyacın yoktur. Net olmuştur umarım.

Hanımcılık ile Fransa'ya kapak atmakla bu kişi gibi olmak arasında fark çok. O yüzden bence insanları yanlış yönlendiriyorsun. Diyeceksen benim gibi evlilik yaparak git falan de.
0
ferenc
(16.06.24)
"En sağlam ekonomisi olan ülkelerde bile beyaz yaka iş bulmakta zorlanıyor. İşten çıkarmalar fazla."

Bunun ile kişinin vizesinin vs ne alakası var? Buraya "Avrupa'da vizesiz beyaz yakanın iş bulması zor" yazsan neyse.
Nerede bu beyaz yakaların işten çıkarıldığı iş bulamadığı büyük ülkeler?
Net konusmus olsan net olabilirdi evet. Kusura bakma da bu tarz başlıkların hepsine aynı şeyi yaziyorsun otomatik.

Vizesi olmayan kişinin iş olayi değil direkt ülkede bulunması bile sıkıntı.
0
logisticsmanager
(16.06.24)
Çok alakası var. Gelişmiş ülkelerin vatandaşlarının refah seviyesi yüksek olduğu için mavi yaka işleri veya zanaat yapmak istemezler. Bu boşluk için mavi yaka alımına gidilir.

Fransa'da kaç tane beyaz yaka Türk gördün kaç tane aşçı, kebapçı, tamiratçı gördün buradan yola çık.

En temizi bence Fransa'dan kadın bulmak.
0
ferenc
(16.06.24)
@ thetruenorthstrongandfree, hocam bilmediğim bir olay, konu. Önümü görebildiğim bir şey olsa cesaretim var. Yol gösterenim ve başıma neler geleceğiyle ilgili bilgi verenim olsa düşünmem asla. Fakat gidip karavana dönmemek değil konu zaten. Nasıl en mantıklı şekilde kalabilirim bu konuda yardım istiyorum.
0
🌸dedeminhirkasi
(17.06.24)
Saçmalık
0
but that was just a dream
(17.06.24)
boşver italyayı .

ispanya_30k euro ya (ki bunu bankada tutup orada harcayacaksın hepsi de değil üstelik) portekiz _tr den 8000 euro pasif gelir gösterene oturum veriyor araştır.
0
illegalstar
(17.06.24)
Yerinde olsam tr de ascilik kursuna giderdim bi kac sene de calisirdim.
Havada kaparlar.
0
Zetnikov
(17.06.24)
sordugun soru uzerinden, diger seceneklere/imkanlarina bakmadan yorum yapiyorum. yoksa calisma vizesi alabilecegin yere gitmek cok daha mantikli olur. veya dilini bildigin. avrupa ulkeleriyle ilgili de tecrubem yok ama 1'i turkiye'de 3'u yurtdisinda 4 kere sifirdan basladim.

mevcut birikiminden en mantikli olani nakite ceviriyorsun, mesela araba doviz bazinda deger kaybediyor o mantikli. birikimin varsa o ikinci oncelik. en son ev, mumkunse evi satma kiraya ver.

yanina alabildigin kadar nakit aliyorsun. abartip riske de atma, 2 ay minimum masrafla idare edecek kadar en az.

dil yoksa, turklerin cok oldugu merkezi bir yeri gozune kestir. italya'dan almanya'ya gidebiliyorsan kolayca o da olabilir mesela. gozune kestirdigin yerde yasayan insanlara simdiden ulasmaya calis, facebook grubu olur vs. baglanti kurmaya calis bi sekilde. vize durumunu yasal tutmaya calis, calisma iznin olmasa bile ulkede yasal olarak kal. turist vizesi olur, ogrenci vizesi olur, neyse. direkt gemileri yakarsan illegal statuye dusersen daha zor.

o bolgede minimum masrafla kalacak yer ayarla, pansiyon tarzi hosteller, backpackers mekanlari falan. kahvalti dahil olur genelde. ucuz sekilde karnini doyurmanin yolunu bul, ALDI gibi bim benzeri marketlerden hazir yiyecek olabilir, ucuz fastfood zinciri olabilir. yerel para kazanana kadar harcadigin her sey TL olarak gidiyor aklinda bulunsun.

sonra network kasmaya basla turklerde. dil yoksa bunu yapmak zorundasin, dil ogrenmek uzun ve zahmetli. ilk amacin elden nakit alarak para kazanabilecegin is bulmak. kebapci olur genelde, insaat isleri sigortasiz adam calistirmak istemez. muhtemelen somuruleceksin, gunde 10-12 saat haftada 6 gun calistiracaklar. baska turlu olmuyor pek. kalacak yer verir bazisi, dukkanin arkasinda bi odada 2 ranza olur 3-4 kisi paylasirsiniz mesela. yemek verirler bazen. genelde kacak calisma sartlari boyledir.

saglam arkadas bulmaya calis ozellikle yasal olarak kalan birisi. banka hesabi falan acamayacaksin cunku. vizeni yasal tutabilirsen guzel, tutamazsan turkiye'ye gelip gidemezsin. iki turlu de, para gelisi sagladigin anda ilk amacin durumunu yasal hale getirmek. illegale dusmemek bu noktada cok onemli. turist vizen devam ederken ogrenci vizesi, sonra atiyorum calisma vizesi falan bi sekilde uc uca ekleyip dikis tutturmaya calisabilirsin. olmazsa da siginmaci statusuyle falan kalmaya calisacaksin. bunlar bulundugun ulkenin kurallarina gore degisen seyler o yuzden yorum yapmak zor. ama benzer yollardan gecmis kisilerle baglanti kurup yol gosterme konusunda destek alabilirsin.

ilk etapta bu sekilde yol izlemeni tavsiye ederim. evi falan da satip gidersen daha buyuk risk, daha buyuk kayip. her sey yolunda gitse bile bi sure sonra depresyona girip yapamayan geri donen cok insan var. o yuzden onu uzun vadede degerlendir. ilk etapta minimum masrafla en uzun sure legal olarak kalmaya, o surecete para kazanmaya odaklan. zaten vize basvurulari falan masrafli. kesin bi yol bulursan (yatirimci vizeleri falan var mesela) o zaman evi satip girersin. ama olmaz da donmek zorunda kalirsan diye evi tutmakta fayda var.

her halukarda zor bi surec aklinda bulunsun. sadece maddi olarak degil, manevi ve psikolojik olarak yipratici. dil ve calisma vizesi olmadigi icin zaten uzun sure turklerle, turk mantigiyla ve hatta daha kotu ve pisleriyle yasamak zorundasin. 3-5 yil sabrederim dersen, ucu guzel bi yere cikabilir. uzun vadede dil ogrenip entegre olmaya calisman mantikli, yoksa orada da mutlu olmayacaksin. entegre olursan sonraki asama kok salmak, ev olur aile kurmak olur falan. bayramlarda gelir gidersin. maslow teorisi aslinda, en alttan basliyorsun iste. genel durum bu.
0
icim urperiyor
(17.06.24)
@ferenc

avrupada mavi yakaların çoğu ailesi eskiden oraya göçmüş, orada doğmuş büyümüş kişiler.

ki orada doğup büyüyenlerin hepsi de mavi yaka olmuyor.

türkiyeden sonradan gidenler beyaz yaka olarak gidiyor

benim gözlemim böyle
0
jülsezar
(17.06.24)
Yapma etme.
0
gabe h coud
(17.06.24)
Bir yere turist olarak gitmekle yaşamak çok farklı şeyler. İkincisi yaşadığınız sorunlar yabancı ülkelerde de devam edecek kaçmak kurtuluş değil sorunları çözmeniz lazım. Öncelikle eksiklerinizi tamamlamanız lazım. Yabancı dil bilmediğinizi yazmışsınız öğrenin ohalde. Zanaatta öğrenin madem.. Tavsiyem illa yurtdışında yaşamak istiyorsanız önce bu eksiklikleri tamamlayın ondan sonra gidin. Yurtdışı toz pembe değil yabancı dil olmazsa rezil olursunuz. İtalyada işssizlik almış başını gidiyor İtalya'nın kendi insanları iş bulamıyor Türkiye'de insanlar İtalya'dan daha iyi durumda yaşıyor gidip yaşarsanız kendi gözlerinizle görürsünüz.
0
doharkoman
(17.06.24)
"başıma neler geleceğiyle ilgili bilgi verenim olsa düşünmem asla" - basina neler gelecegini biliyorum ve anlatsam buyuk ihtimal inanmazsin, hayal gucun yetmez.

risk almayi goze alabilmek iyi de sacma sapan riskin bir faydasi yok.

turkiye bir copluk olabilir, ama bildigin bir copluk. Is/ev/araba bu ucluye sahip olan birinin turkiye'den ayrilmaya calismasi - yurtdisinda iyi bir teklif alabilecek asiri kalifiye ve dil problemi olmayan biri degilse - sacmalik..

Eger yurtdisinda sana ciddi destek olacak birisi yok ise (akraba/e$), Is/ev/araba uclusune ulasman en iyi ihtimalle 15 sene surer.
0
cooperr
(17.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(13)

Hiç arkadaşi olmayan var mi? Arkadaslarla anlasamiyorum.

Zetnikov
Benim gibi olan varmi ozellikle 35 den sonra insanlarin hareketlerinden uyuz kapmaya basladim.Surekli yanlis hareket goruyor veya yakaliyorum.Yanlis anlasilmasin insanlari sadece eksileriyle degerlendirmiyorum hicbirimiz kusursuz degiliz fakat dolambacli ve salak gibi davranan kisilere tahmmulum yok
Benim gibi olan varmi ozellikle 35 den sonra insanlarin hareketlerinden uyuz kapmaya basladim.
Surekli yanlis hareket goruyor veya yakaliyorum.
Yanlis anlasilmasin insanlari sadece eksileriyle degerlendirmiyorum hicbirimiz kusursuz degiliz fakat dolambacli ve salak gibi davranan kisilere tahmmulum yok.

Beni elestirmek istersenizde sikinti yok hersey serbest
0
Zetnikov
(12.06.24)
İyiyi görmeye odaklan. İnsan doğası gereği kusurludur. Kusur görmek kolay, olay güzeli görmekte.
0
sekizdokuzon
(12.06.24)
senin gibi biriyle tanıştım. arkadaş olduk kaynaştık sonra bilmediğim bişeyime uyuz oldu irtibatı kesti. bına rağmen aradım ama yanıtsız kaldı. ben zaten herkesle anlaşan, alçakgönüllü, uyumlu biri olduğum için çok üstelemedim ama o arkadaş zaten yalnızdı ve tek anlaştığı kişi bendim. Beni de kaybeden kolay kolay arkadaş bulamaz. bunu kendini övmek için söylemiyorum idrak etmen için söylüyorum. insanlar çöp, tek tabanca mutluyum gibi kafalar ergenlikte havalı ama 50 yaşında bu kafada ve durumda olan insan hayattan hiçbirşey öğrenmemiştir gözümde.
0
buenosdias
(12.06.24)
@buenosdias

Surekli cikarci yada cani sikilip yalniz kaldigi icin arayan insanlarla tanistim
0
🌸Zetnikov
(12.06.24)
gerek yok arkadaşa.
0
hops
(12.06.24)
anladım. ben biraz dolu olduğum tepkisel bir cevap oldu.

Bu konuyla ilgili söylenecek çok fazla şey var yaşadığın çevre, ülkedeki insan kalitesi, senin kırmızı çizgilerin, yaşla artan tahammülsüzlük, arkadaşlıktan beklentilerin vs.. biraz anlayarak anlatarak aşılabilecek bir sorun.
0
buenosdias
(12.06.24)
@buenosdias

Bide 4 yil yurtdisinda yasadim avusturalyada istanbula gelince soka girme durumu oldu galiba.
0
🌸Zetnikov
(12.06.24)
eski arkadaslarimdan vazgecmem icin cok büyük yamuk yapmalari lazim. yoksa onlara gicik olmam hic...
ama yeni tanistigim insanlara da sosyallesme gözüyle bakiyorum cogu zaman. arkdaslik yine kolay dostluk cok ama cok zor. hatta evlenmek, aile kurmak daha kolay bence dost olmaktansa...
0
robert bosch
(12.06.24)
Benim çok arkadaşım var. Hepsine zaman ayırmak ciddi emek istiyor. Çok sıkı ve samimi olduğum arkadaşlarım da var. İyi zamanlarında ve zor zamanlarında yanlarında olursan karşılık da görüyorsun.
0
gabe h coud
(12.06.24)
anlaşamamak farklı konu ama sınırların limitlerin olur sana o limitler dahilinde yanlış yapanları silersin, biraz daha spesifik açıklaman lazım hangi koşullarsa siliyorsun, bir laf var ne kadar arkadaşın varsa o kadar çok yavşaksın diye bir nebze doğru, samimiyetsiz çok "tanıdığım" var karşındakini kullanan arkasından konuşan nabza göre şerbetli ama arkadaş kalan bu şekilde olmaktansa arkadaşsız kalmak tercih edilebilir, karakter meselesi sonuçta.
çıkardığım onca insan var hayatımdan, benide çıkartanlar var kimi çok ufak sebeplerden kimi ciddi yapılan yanlışlardan pişman değilim sonrasında büyük ferahlama geliyor, 2 farklı arkadaş grubumu tanıştırıp onlar kavga edince arada kalıp 2 taraflada görüşmediğim zamanlar olmuştu şimdi dönüp bakınca en sakin ve dertsiz tasasız zamanlarımmış diyorum.
mesela iş yerinde farklı departmanda bir kız var 7/24 telefonla konuşuyor onu kapatıp diğerini arıyor boş muhabbetler aklın almaz böyle arkadaşım olacağına olmasın diyorum.

şans meselesi birazda dengin ile karşılaşmak, en yakın arkadaşım böyle bir durumdaymış senelerce hobileri genel kültürü tanıştığı insanlarla uyuşmamış ve bu sebeple terapiye bile gitmiş kendine yüklenerek
0
eja
(13.06.24)
olmayabilir. bu sizi sorunlu ve degisik yapmiyor. zaten anlasamadiginiz yaninda rahatsiz oldugunuz kimselerle arkadas olamazsiniz. Illa ki boyle birileri vardir ama karsiniza cikmamis/cikmiyor olabilir.ya da sadece boyle bir donemden geciyor olabilirsiniz, insanlardan biktiginiz. yine de boyledir deyip defteri kapamazdim.
0
gunes123
(13.06.24)
insanlardan ne gibi bir beklentiniz var, bu beklentilere ne sebep oluyor hiç anlamıyorum. geçti abi ortaokul lise gibi çıkarsız arkadaşlık zamanları. tahammül edemiyorsanız o kişiden çok şey bekliyorsunuz demektir. bir yandan da size hak veriyorum, ben trafikteki insanların mallıklarına da tahammül edemiyorum ki bu insanlardan insan olması dışında hiçbir beklentim yok ama o bile olamıyor işte. avustralya nasıldı bilemiyorum ama türkiye büyükşehirleri özelinde amk bu hayatın. kusura bakmayın ağır konuştum.
0
engelbert humperdinck
(13.06.24)
anladim. bence kendini biraz kesfetmen lazim. kaynagini bulup ona yonelik cozum arasan iyi olur. belki karakterin geregi (INTJ-mimar) mukemmeliyetcisin, yada sadakat kirmizi cizgisi olan bir Akrep olabilirsin. yahut cocukluktan gelen ozguven eksikligi kaynakli asiri paylasimci biri olabilirsin vs...
0
buenosdias
(13.06.24)
sinirlariniz olmasi gerekir fakat bu demek degildir ki sinirlar bir kere asildiginda insanlari 'sileceksiniz'
tek satirlik instagram paylasimlarindan bu olay cok farkli yerlere geldi. birisi sinilarinizi astiginda o kisiyle konusmak icin 100 turlu yol var, once bunlardan birini ya da bir kacini denemeden insan silmek karsinizdakinde degil sizde bir sorun olduguna daha cok isaret eder, zor konusmalardan kacan biri olmak gibi mesela.
neyse sizin sorunuza gelirsek, kime gore yanlis neye gore yanlis, size yanlis geldigini konustunuz mu, siz insanlarla saglikli ve seviyeli iliski kurmak icin ne kadar caba gosteriyorsunuz? insanlarin sizin aklinizi okumasini mi bekliyorsunuz? size nasil davranilmasini istediginizi siz yonlendirmezseniz insanlar nasil bilecek? turkiye'de insan iliskileri zaman zaman vicik vicik olsa da, once cuvaldizi kendine batirmak gerek. ileri yaslarda da gayet guzel, beklentisiz, cok samimi dostlar edinmek mumkun.
0
kassiopeia
(13.06.24)
(8)

yeni basladigim iste hicbir sey yapmama sorunsali

sanxis
1 ay once yeni bir ise basladim. bugune kadar toplam calisma surem 4-5 saati bulmamistir. basladigim gun yoneticim birkac isim verdi, bu kisilerden oryantasyon/training talebinde bulun dedi, ben de bulundum. ilk 2 hafta kimse donus yapmadi (cok yogunum, bu ara yapamam, ben sana donerim vb vb), ucunc
1 ay once yeni bir ise basladim. bugune kadar toplam calisma surem 4-5 saati bulmamistir. basladigim gun yoneticim birkac isim verdi, bu kisilerden oryantasyon/training talebinde bulun dedi, ben de bulundum. ilk 2 hafta kimse donus yapmadi (cok yogunum, bu ara yapamam, ben sana donerim vb vb), ucuncu hafta bir training aldim, bu hafta da ikinciyi. ikisi de 1 saati bulmayan, oldukca temel seviye egitimlerdi. 1 ayin sonunda, ilk 2 gunde ogrenmis olmam gerekenleri bile ogrenemedim.
ofiste 2 kisiyiz, yoneticimiz baska bir katta, adami gunde 5 dk ya goruyorum ya gormuyorum. haftada 1-2 defa "bununla sen ilgilenir misin" diye mail atiyor ama hep tiri viri isler, 5 dkda yapiyorum. isin garibi ofis arkadasim da hic yogun degil, o da gunde 1-2 saat ancak calisiyor.
ben ne yapmaliyim sizce bu durumda? ofiste asiri bunaliyorum hicbir sey yapmayinca. yoneticime soylemeye de cekiniyorum, sikayet ediyormus gibi gorunmek istemiyorum (bana egitim vermediler, hic isim yok vs). ne yapmami onerirsiniz?
0
sanxis
(12.06.24)
İK'dan yardım iste. Senin için bir oryantasyon programı hazırlasınlar.
0
gabe h coud
(12.06.24)
ofis arkadaşına sordunuz mu, bu ara sakin gibi işler, hep mi böyle yoksa yoğunluk oluyor mu gibisinden .

hep öyleyse yapacak bir şey yok. 1 sene durun iş değiştirin.
0
jülsezar
(12.06.24)
@gabe h coud IK'ya sordum, yoneticinle hallet dediler kibarca.
@julsezar bazi gunler yogun oluyor ama genelde sakin dedi. 5 aylik cok stresli bir is arama surecinden sonra ne yuksek beklentilerle basladim buraya :( boyle 1 sene gecer mi ona bile emin degilim.
0
🌸sanxis
(12.06.24)
hocam klişe cevap olacak tecrübeli üstadlar daha faydalı cevap verirler ama, 6 ay sonra falan iş aramaya başlayın. bu arada kendinizi geliştirmek istediğiniz iş ile ilgili yazılımlar, yabancı dil vb varsa uygun olabilir.

maaş kötü değilse dayanılır. yoğunluktan ve baskıdan gece kalkıp iş yapan arkadaşlarım var.

madem öyle sakin sizi niye işe aldılar acaba, yeni çalışana neden ihtiyaç duymuşlar :D
0
jülsezar
(12.06.24)
Yaptığınız iş nedir? Ofisteki diğer arkadaşla aynı görevi mi yapıyorsunuz? Yöneticinizle konuşun onun da egosunu zedelemeden "daha faydalı olabilmek istiyorum neler yapabilirim?" diye sorun.

Anlattığınız duruma göre şu an şikayet ediyor gibi görünmeniz gerekiyor.
0
pispinti
(12.06.24)
Yıllar önce başıma böyle bir şey gelmişti. Alanımín dışında bir işti, ciddi bir oryantasyondan geçmem gerekiyordu ama birlikte çalıştığım kadın ara sıra lütfedip oradan buradan işi anlatmak dışında ne bir kaynak önerdi, ne doğru düzgün kendimi geliştirebilecegim bir iş planı hazırladı. Ki yapması lazımdı, ise girerken bunun garantisini vermişti bana. Ben susup kimseye bir şey söylemedim diye birkaç ay sonra "E sen biraz beceriksizmişsin, hiçbir şey yapmıyorsun. İşimize yaramıyorsun." oldu. Bir de işten çıkarken uzun uzun nutuk çekmişti bana bu kadın, "İs hayatında başarılı olmak istiyorsan biraz meraklı, biraz çalışkan olacaksın. Sende bunların hiçbirini göremedim." diye. Bayağı rencide edip yollamıştı mekandan. Diyeceğim şu ki; bekleme.
0
sekizdokuzon
(12.06.24)
Tam turk insanin aradigi is hocam ne gerek var yat assagi gitsin...
0
Zetnikov
(12.06.24)
daha ne istiyorsun, çok çalışıp yükselme, kariyer şansın çok düşük zaten. elbet birileri senin kariyerini torpille kapar.

boş vaktinde kişisel gelişimine ağırlık ver günde 1-2 saat, sonrasında da şirketin etinden sütünden her şeyinden yararlan.
0
hops
(12.06.24)
(5)

Epilasyon sonrasi kıllar tekrar cikiyor mu?

Zetnikov
Mesela koltuk alti icin 8 seans dediler.Yaptirdiktan sonra omur boyu kil cikmaz miYoksa gene cikiyor muBoyle birdaha hic cikmayacak sekilde olan bi yontem var mi
Mesela koltuk alti icin 8 seans dediler.
Yaptirdiktan sonra omur boyu kil cikmaz mi
Yoksa gene cikiyor mu
Boyle birdaha hic cikmayacak sekilde olan bi yontem var mi
0
Zetnikov
(12.06.24)
yine çıkıyor ne yazık ki. bünyeye göre değişiyor
0
jelly bear
(12.06.24)
Beyaz ten ve koyu kıl rengine sahipseniz bitiyor. 10 yıl önce o zamanın teknolojisi ile yaptırmıştım hala çıkmadı.
0
ruhen hastayim ben
(12.06.24)
@ruhen hastayim ben
@jelly bear

Acaba lazerin turevleri var ondan mi oluyor
0
🌸Zetnikov
(12.06.24)
Tek tük çıkmaya devam eder. Senede bir defa tekrar yaptırmak gerekebiliyor. Ben ev tipi olanlardan aldım. Ayda yılda bir çıkanları onunla hallediyorum.
0
auroraaurora
(12.06.24)
Kumral kil rengi ile tokatlanir miyim hacilar
0
🌸Zetnikov
(12.06.24)
(8)

Klima açık nasıl uyuyorsunuz ?

HellKeePer
Sabahları boğazlarım şişmiş, soğuktan vücudum kesilmiş şekilde uyanıyorum. Klima farklı odada olmasına rağmen çok olumsuz etkiliyor beni. Klima ile uyumanın bir adabı var mı acaba?
Sabahları boğazlarım şişmiş, soğuktan vücudum kesilmiş şekilde uyanıyorum. Klima farklı odada olmasına rağmen çok olumsuz etkiliyor beni. Klima ile uyumanın bir adabı var mı acaba?
0
HellKeePer
(11.06.24)
Windfree klima var bende 27 dereceye ayarlıyorum. Ne soğuk, ne sıcak. Gece gündüz aynı. Mis gibi.

klima bulmuşken deyip 18 dereceye ayarlıyorsan zatürre bile olursun.
Bir de karşısında olmaman lazım wind free değilse.
0
Mirket
(11.06.24)
@mirket

Wind free yok ama 25'e ayarlıydı. Bu gece bir de 27 yaparak deneyim .Teşekkürler
0
🌸HellKeePer
(11.06.24)
25 iyi geliyor bana. Fan da en kısıkta. 26da terliyorum. Ama tabi pike şart.

Ama inverter klimalar da farklı derece olabilir, onlar daha doğal
0
jülsezar
(11.06.24)
Klima farklı odada olsa da havanın sirkülasyonu sizin odaya doğru ise ve hava, üstünüzde battaniye olmadan sırta temas ederse sorun yaşamak olası. tahminim üstteki tavsiyeleri denemenizle bu sorun giderilir.
0
diyecevaplandı
(11.06.24)
Ne alma modunda, misler gibi
0
kisa
(11.06.24)
21 derecede uyuyorum. Yatmadan yatak odasını klima ile 21 derece yapıyorum, uzun bir koridorun sonundaki salonun klimasını açınca yatak odası aynı derecede kalıyor sabaha kadar. Ses de olmuyor.
0
gabe h coud
(11.06.24)
klimayı uyuduktan max 2-3 sat sonra kapanacak şekilde ayarlıyorum.
0
nuisance2
(12.06.24)
Eger sana dogru geliyorsa hava
Ustune ince yada birazcik kalin carsaf atarsan bibsikinti kalmaz

Ben boyle uyuyorum oteki turlu her yerim tuttuluyor ve hasta oluyorum
0
Zetnikov
(12.06.24)
(3)

Birşey üretmek istesek, aynısından yada marka isminden dünyada var mı yokmu

Zetnikov
Birşey üretmek istesek, aynısından yada marka isminden dünyada var mı yokmu nasıl anlarız. bunu bulmanın araştırmanın bir yolu var mı?mesela diyelim ki tshirt bastırmak istesek logosundan, verecegimiz marka adından, dizaynından dünyada var olup olmadıgını nasıl anlayacagızadam hava alsın dıye delıkl
Birşey üretmek istesek, aynısından yada marka isminden dünyada var mı yokmu nasıl anlarız. bunu bulmanın araştırmanın bir yolu var mı?

mesela diyelim ki tshirt bastırmak istesek logosundan, verecegimiz marka adından, dizaynından dünyada var olup olmadıgını nasıl anlayacagız

adam hava alsın dıye delıklı yapmıs mesela bu tur seyler patente giriyor mu
yada mesela " benım adım ahmet ben kral adamım " yazmıs aynı özlü sözü başkalarıda yazabiliyor mu?
geçen gördüm "be stronger than excuses" yazmıslar bunu kopyala yapıstır yapılabılıyor mu
0
Zetnikov
(11.06.24)
sırf bu işlerle yolunu bulan avukatlar var. müşterilerden vekaleti alıyor trademark olan görsel, isim, marka vb.. şeyleri bulup maili gönderiyor, üstü kapalı tehdit. copyright ile korunan marka, görsel, kelime gibi şeylerde sıkıntı oluşur özlü söz, kelime gibi sahibi olamayacak şeylere ilgili bir sorun çıkmaz fakat kullanılan font mesela lisanslı ise oradan yakalayabilir. otomatik bir mekanizma yok takıntılı kolay para peşinde avukatlar var. yani salı pazarında her şeyi satabilirsin fakat etsy'de mümkün değil.

var mı yok mu da buradan www.uspto.gov
0
carisch
(11.06.24)
@carisch

hocam teşekkür ederim söylediklerinizi düşünüyorum saygılar
0
🌸Zetnikov
(11.06.24)
mühendislikten bildigim kadariyla patent olayi tum dunyayi kapsayan bir sey degil. gidip japonya'da kim ne uretiyor diye bakmak zorunda degilsiniz. fakat turkiye'yi kapsayan bir patent alinmissa dikkat etmeniz gerekir. bunun icin patent avukatlari falan var tabii. bir cirpida soylemek zor.
0
bohr atom modeli
(11.06.24)
(17)

Yorgun hissetmek.. Neden?

mor oje
Dramatik değil dümdüz yorgun hissediyorum. Durumlar şöyle;Haftada 4 spor yapıyorum (pilates, hiit, total body muscle)Hafta sonu 1 gün ormana gidip tempolu yürüyorum.Magnezyum (uyku ve eklemler için ayrı kapsüller) ve eklemler için kolajen destekli bir takviye kullanıyorum. Sağlıklı besleniyorum; sal
Dramatik değil dümdüz yorgun hissediyorum. Durumlar şöyle;

Haftada 4 spor yapıyorum (pilates, hiit, total body muscle)
Hafta sonu 1 gün ormana gidip tempolu yürüyorum.
Magnezyum (uyku ve eklemler için ayrı kapsüller) ve eklemler için kolajen destekli bir takviye kullanıyorum. Sağlıklı besleniyorum; salata-protein-sebze dengesini koruyorum. Her gün soda (içine limon sıkılmış) içiyorum. Kahve az içiyorum.
7-8 saat uyuyorum.

Ama hafta sonu 1 gün kesin bitik oluyorum. Uykumu alamamış gibi hissediyorum ama yeterli uyuyorum da. Ben niye yorgun hissediyorum sizce?
0
mor oje
(09.06.24)
Ruhsal bir yorgunluk olabilir mi? Ben ruhsal yorgunluğumu bazen bedensel hissediyorum çünkü.
0
rock n roll
(09.06.24)
Sadece hafta sonu 1 gün mü yorgun hissediyorsunuz? Eğer bütün bu temponun sonunda her Pazar evde pinekleme moduna geçiyorsanız psikolojik olarak "uf ne haftaydı ya yoruldum" moduyla yorgun hissediyor olabilirsiniz.
0
pispinti
(09.06.24)
@rock ruhsal olarak da iyiyim aslinda, enerjik hissediyorum :/

@gabe 3 ay once tam kan sayimi vs her seyi yaptirmistim. 3 ayda degisir mi acaba her sey :))
0
🌸mor oje
(09.06.24)
@pispinti hafta ici de bi tik yorgub hissetsem de spora gidecek ve egzersizi cikaracak gucum oluyor. Asil hafta sonu dusuyorum. Dediginiz de mantikli aslinda.
0
🌸mor oje
(09.06.24)
Dinlenme gunleri yurume isini yapmamayi dene sadece dinlen o gunler

Bende haftanin 3 hunu fullbody yapiodum dinlenmelerde 1 saat tempo yuruyus yapardim aynisi basima geldi 2 ay dayandim bir dene bakalim
0
Zetnikov
(09.06.24)
Valla bence bu tempoda yorgun hissetmek de normal bir noktada. Neticede biyolojik varlıklarız, mekanik bir yapıda değiliz.
0
Amaranta ursula
(09.06.24)
@zetnikov aslinda cok agir da gitmiyorum antrenmanalrda. Cunku agir gidince bir sure sonra eeeyh eytere be diyebildigim icin belirli bir dengeye oturttum. Eger hafta sonu gece disari cikacaksam yuruyusu yapmiyorum, ama cikmayacaksam da bi deneyimleyebilirim tabii.

@geveze yazar katiliyorum. O yuzden abartmadan belli bir seviyede yapiyorum. Ha bu da fazla geliyor olabilir, yuruyusu yapmayip bi deneyebilirim. Ama o da 1 saat ya, cok da atla deve degil aslinda
0
🌸mor oje
(09.06.24)
Haftada bir gün yorgun hissetmek doğal değil mi sizce de? Hafta içi ortalama bir insanın üstünde enerji harcıyorsunuz, 6 gün hareketli bir temponuz var. 1 gün de yorgunluğunuzu çıkarıyorsunuz. Ayrıca zihnen de enerjiğim diyorsunuz. Yani bundan doğal ne olabilir ki? İnsan yorulur @mor oje :D yorulabilirsiniz. Yorulabilme hakkını verin kendinize.
0
akhenaten
(09.06.24)
@akhenaten ofise gitmiyorum sadece spora gidiyorum. Ekstrem bir enerji de harcamiyorum aslinda vucudun normal ihtiyaci kadar diyelim. Yorgun hissedilir tabii ki insaniz ama bir gun boyle bitik hissetmek garip geldi bana :)
0
🌸mor oje
(09.06.24)
Buranın müdavimi olan arkadaşların artık bazı konuları çözmüş olmaları gerektiği inancındayım. Ama bazen de hayal kırıklıkları oluyor.

Şimdi haftada 17 gün spor yapıyorum denebiliyor da, çok defalar anlatıldı, bu spor denen şey nedir, siz kaç kilosunuz, günlük kalori ihtiyacınız nedir ve bu günler boyu yapılan sporun adı nedir? Yani kaç kalorilik bir spordan bahsediyoruz tam olarak.

Müdavimlerden gelen suyuma limon koyuyorum söylemi falan da ilginç geliyor bana. O limonu niye koyuyorsun arkadaşım, ne işe yarıyor? C vitamini diyorsan limon koyma suyuna 2 -3 dal maydanoz ye. Bu magnezyum denen olay nedir, ne işe yarar, kansere bile iyi geliyor mu. Salata protein tamam da, makrolarını ayarladın mı, neyde noksanın oluyor da salatayı özel belirtme gereği duydun.

Falan.
0
Mirket
(09.06.24)
@mirket bu kadar detaya girsem direkt doktora veya bir diyetisyene giderim. Mesela neden takviye aldigimi, meniskusumu falan anlatayim mi?
Makrolarima dikkat ediyorum, c vit iceren sebzeleri tuketiyorum, bilincli hareket ediyorum yani, tum tuslara basmiyorum. Burada bir fikir teatisi amaci var, tibbi bir amac pesinde degilim haliyle detay detay her seyi yazmiyorum
0
🌸mor oje
(09.06.24)
Onu diyorum ya ben de, bir kadının günlük c vitamini ihtiyacı 75 mg. O da bir tutam maydanoza gibi bir şey oluyor. Bakmayın artık öyle piyasada satılan pahalı pahalı c vitamini aldatmacalarına, ya da bi zamanların moda görgüsüzlüğü, iş yerine içine limon doğranmış su şişesiyle sağlıklı yaşam kasmalarına falan.
0
Mirket
(09.06.24)
@mirket; birkac nedenden dolayi limon suyu tuketmeye calisiyorum. Butun metinde bunu cekip almaya cok da gerek yok bence
0
🌸mor oje
(09.06.24)
Hiçbir şeyi cımbızlamadım ki ben.
Bak bir örnek vereyim.
Dizim ve omzum sakat. Ağırlık çalışamıyorum.
Haftada 4 gün tempolu yürüyüş ile hafif tempo koşu yapıyorum.
Nabzımı 95 ila 100 arasında tutarak 10 kilometre yürüyorum.
Yaktığım ilave kalori belli.
Günlük almam gereken kalori belli.
Vücut yağ oranım belli.
Makrolarım hesaplı ve belli.
Buna göre aldığım kalori ve makrolar belli.
Takviye olarak sadece balık hapı alıyorum. O da sadece 2 gün DENİZ balığı yiyemediğim haftalarda.

Not: Diyetisyen falan da değilim. Bu düzeni kurmak için diyetisyen olmaya da gerek yok zaten. Matematik gerekiyor sadece.
Yani napıyosan hesabını yaparak yap. Ötesi şov ile para tuzağı.
0
Mirket
(09.06.24)
bu kadar çok spor yapsam haftanın her günü yorgun hissederim :/ bence çok iyisiniz, o yorgunluk normal bir yorgunluk bence.
0
deartheodosia
(09.06.24)
d vitamini düşük olabilir mi? bende sorun o çıkmıştı.

bir kan tahlili yaptırın derim.
0
art cat chocolate
(09.06.24)
yorgun hissetmeniz gayet normal. uyku sürenizi arttırın. ben pazar günleri 12 de yatıyorum 10 da kalkıyorum öyle kendime geliyorum.
0
sizofren06
(10.06.24)
(6)

Bay tshirt ile bayan tshirt arasinda herhangi bir fark var mi?

Zetnikov
Fark var gibi ama tarif edemiyorum sizce?
Fark var gibi ama tarif edemiyorum sizce?
0
Zetnikov
(09.06.24)
kesimlerinde farklilik var tabii erkerin omuzlari ve gobek daha genis, kadinlarinsa memeleri var vs.

ornek: images.prismic.io
0
hot potato
(09.06.24)
Erkek tişörtlerinin kesimi düz, yan dikişlere bakarsanız dümdüz iner.
Kadın tişörtleri bele oturan kesim olur.

Böyle: images.app.goo.gl
0
kobuzchu kiz
(09.06.24)
@hot potato
@kobuzchu kiz

Peki vucut gelistirme yapan bir erkek mantiken bayan tshirti mi giymeli. Cunku daha iyi gibi geldi
0
🌸Zetnikov
(09.06.24)
Bel ve gogus konusunda bayan tsortu mantikli gibi gelse de bence omuzlar fiyasko olur.
0
zimbirik
(10.06.24)
Ben cevaba cevap vereceğim. Neticede tshirtü denediğinizde üstünüze oluyorsa, ben bunu giyerim diyorsanız giyin. O kısmın teknik olaylarla ilgisi yok, neticede oluyorsa oluyordur. Ancak, internetten vs. sipariş verirken durum çok daha riskli.

Sweatshirt almışlığım var benim de, özellikle oversize kesimlerde çok fazla unisex tasarım çıkabiliyor.
0
akhenaten
(10.06.24)
Allahınız varsa yapmazsınız demek istiyorum ikinci sorunuza. Doğru beden (omuz dikişlerinin yeri ve etek boyu özellikle) bir erkek tişörtü de kaslarınızı yeterince gösterir, merak etmeyin.
0
kobuzchu kiz
(10.06.24)
(6)

Taksimde yeme önerisi?

Cesario
Akşam 8de akmde bir gösteri izleyeceğiz. Öncesinde yemek yiyelim dedik arkadaşla.Taksime en son 2 sene önce falan gitmişimdir. Hiç yolum düşmüyor.Siz taksime gidince nerede yiyorsunuz?
Akşam 8de akmde bir gösteri izleyeceğiz. Öncesinde yemek yiyelim dedik arkadaşla.

Taksime en son 2 sene önce falan gitmişimdir. Hiç yolum düşmüyor.

Siz taksime gidince nerede yiyorsunuz?
0
Cesario
(09.06.24)
Cafe Italiano var. Kendi halinde bir restoran. tavsiye ederim.
0
put it in your appropriate place
(09.06.24)
Balkan lokantası. Ev yemekleri yapiyor ve hesapli. Istiklal'in baslarinda, ara sokakta.
0
ermanen
(09.06.24)
Bursa kebapcisi. Iskenderi iyi baya. O da istiklal'in biraz ilerisinde, ara sokakta. Mutevazi bi yer ve turistik degil.
0
ermanen
(09.06.24)
İstiklal'in sonunda midpoint

İstiklal'in basinda sütiş (kebap menusunu ekstra isteyin cift menu bakin)

İstiklal den az inince mcdonals var o sokaktan sola girin oralarda hayri usta var manyak kebaplari var
0
Zetnikov
(09.06.24)
Unutmadan meydanda siraselvilere yuruyunce sagda bambi var orada islak hamburger ve fast food vs guzel

Arkadasin dedigi gibi mcdonalson gene sokaginda balkan restaurant var uygun fiyat guzel yemek
0
Zetnikov
(09.06.24)
Hayri usta ocakbaşı'nda adana yiyebilirsiniz. Fiyatları da makul.
0
Cenk Daniels
(09.06.24)
(23)

Türk yemekleri berbat ve de sagliksiz degil mi ?

Yourcousinmarvinberry
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.Lokantalardaki sulu yemekle
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.
Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).

Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.

Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Çok sağlıklı değil fakat berbat değil. Geleneksel şekilde yapılırsa daha sağlıklı hale getirilebilir.
0
doharkoman
(08.06.24)
Berbat kesinlikle değil.
Aynı şekilde sağlıklı da değil, bunda hem fikir olabiliriz.

Bu arada birçok mutfak da sağlıklı değil. Fransız, italyan mutfakları da öyle Çok sağlıklı değil.

Benim türk mutfağında gördüğüm bir sıkıntı şu; hayat pahalılığı ve bazı ürünlerin kısıtlı olması sebebiyle karbonhidrat dayatilmis. Misal annem geldiğinde yemek yapiyor, kiyma siparişi veriyor adam başı azıcık. Diyorum bu ne? E alismislar Türkiye'de az kıyma ile yapmaya pilavla makarna ile doymaya.

Malesef Türkiye'deki sağlık sorunlarının sebeplerinden biri mutfak bence. Ama tadlari Çok güzel.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
Turkiye'de sebze kulturu tabii ki sifir degil. Sen iki tane birbirine cok benzeyen mutfak (antep ve hatay, komsu sehirler zaten) secip bunlarda sebze kullanimi az demek ki Turkiye'de sebze yenmiyor demissin.

"Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret."
gene yanlis genelleme var burada. turk mutfagi kalitesiz lokantalarda gordugun yemeklerden ibaret degil ki.

bu analiz metoduyla fransiz, italyan, hatta cin mutfagi falan da gayet sagliksiz bulunabilir.
0
hot potato
(08.06.24)
hayır değil. bolca sebze yemekleri var. zannetmiyorum ki başka ülkelerde bizdeki gibi ıspanak, beyaz lahana, kara lahana, yaprak, taze fasulye, barbunya, patlıcan, bezelye, mercimek, enginar, börülce, kuru fasulye, vb çeşit çeşit yemekler yapılsın.
iranlı birisi demişti, türkiyede bir sebzeden çeşit çeşit yemekler yapılıyor. bizde örneğin patlıcandan bir çeşit yemek yapılır, sizde çeşit çeşit patlıcan yemeği var.
0
abelardo
(08.06.24)
Kesinlikle hayır.

@logisticsmanager ve @hot potato +1 Hatta üstüne Meksika, ABD, Almanya, İspanya, Macaristan, Avusturya da eklerim.

Yani en basit hali ile düşününce kuru fasulye pilav ikilisi pizza, lazanya, calzone, arancini, panzerotto, spagetti ve diğer 75 makarna çeşidinden daha sağlıklı mesela. Aynı lezzette değil bu iki yemek dersen de yakın lezzetteki vereceğin herhangi iki yemek birbiri ile aynı derecede sağlıklı zaten. Genelde lezzetli dediklerimizi, lezzetli yapan şeyler aşağı yukarı aynı çünkü.

Deniz ve sebze kültürü sıfır değil. Sadece deniz ürünleri ile yapılanlar çok standart. Orası doğru. Akdeniz'de Yunanistan dışında öyle geniş deniz ürünü yelpazesi yok. Deniz ürününde geniş mutfağı olanların mutlaka ya bir yerde okyanusa kıyısı var ya da okyanusa yakınlar. Sebze kültürü de hayvan besiciliğinin topluma oranla kısıtlı olduğu yerlerde gelişen bir şey zaten. Türkiye'nin coğrafyası da çoğunlukla hayvancılığa uygun. Haliyle et daha zengin olacak tabii ki.
0
nawar
(08.06.24)
sebze kültürü gayet iyi.
0
ferenc
(08.06.24)
değil.

dünya üzerinde "yemek kültürü" sağlıksız olan belki de ülke abd'dir. o da çok geç kurulmasından kaynaklı.

sebze, et, tereyağı, zeytinyağı, baharat vs. olan yemek sağlıksız olmaz.

bence sizin "sağlık" algınız bozulmuş.

sağlıklı dediğiniz şey sebzedir, meyvedir, ettir, yağdır. bunlar düzgün kullanıldığı sürece yararlıdır.

yağ için margarin, sebze için şeker basılmış domates salçası kullanılırsa tabii ki kötü olur ama olması gerektiği gibi olan çoğu "geleneksel" tarif sağlıklıdır. en azından zararlı değildir.

kebabı zararlı bulup "yağsız" ama 300 ton şeker basılmış yoğurtları sağlıklı bulan biriyseniz kendi aklınızı gözden geçirin derim.
0
mark greg sputnik
(08.06.24)
bana da baharatli ve agir geliyor kesinlikle mola verilmesi gereken tarifler. duzenli olarak annemde yemek yedigimde midem ters duz oluyo. bir de asil sorun kahvalti bence sadece aksam yemegi agir olsa neyse diyecegin sabah kahvaltisi agir aksam yemegi agir is yerinde oglen yemegi. bazen yalandan sofra kalabalik gozuksun diye herkesin bildigi seyler yapiyorum carpiliyorum yemekten sonra. bir de yogurtlu mezeler of of hem yemek yiyosun yanina da yogurt direkt bayil. ulkede zaten gida denetimi, organiklik vs de olmayinca saglikli diye salatalik yiyosun saman cikiyo iyy turkiyede yemekler=kotu ama bunu sadece geleneksellerden soylemiyorum genel itibariyle sadelikten cok uzak geldigimiz noktada kaliteden de uzak. gunde 3 doz gavisconla dostluk baslasin
0
ala09
(08.06.24)
Açıkçası bunu pejoratif bir şekilde ifade etmeyi gereksiz buluyorum. Her toplum içinde bulunduğu şartlara göre şekilleniyor. Bu sağlıklı beslenme hikayesi çok çok yeni dahil oldu gündemimize. Hem Türkiye farklı bölgelerde farklı iklimler ve farklı haklarla kaynaşma dolayısıyla çeşit çeşit yemek bulunuyor.
0
anon1m
(08.06.24)
Hamur dediğin şey undur, buğday kaynaklıdır, eski buğdaylarla şimdikiler bir değil, 14 kromozomlu buğday bugün genetiği değiştirile değiştirile 49 kromozomlu olduğu söyleniyor. Ayrıca gluten problemi de genetiğin değiştirilmesi meselesi. Yani bugünkü Türk mutfağının temellerini bugünkü genetiği değiştirilmiş organizmalar ve tarım ilaçları içine işlemiş buğdaylar oluşturmuyor. Bu bir.

İkincisi, şeker için de aynı şeyler geçerli, bir yığın kimyasal ve mekanik işlemlerden geçiriliyor bu malzemeler, eski şeker ile bugünkü şeker de bir değil. Eski toprak dahi bugünkü toprak değil.

Üç, deniz kültürü sıfır demişsin, Karadeniz yemekleri hakkında Karadenizlileri çeşitsizlikle suçlamak neyin nesi anlamıyorum. Bizim ülkemizde deniz ürünü olarak %98 oranında balığın tercih edilmesi kötü bir şey değil, bu senin bakış açın sadece. Ayrıca denizlerin kirlilik oranı ve av yasağı gibi konular yine eskiden bugünkü gibi değildi, yine Türk mutfağını sağlıksızlıkla suçlayamazsın. Berbatlıkla hiç suçlayamazsın.

Ayrıca kanserojen yiyecek dediğin mesela margarindir, yanmış sıvı yağdır, yani malzemelerin kötü kullanılmasıdır, kullanmazsın olur biter.

Bütün derdin sağlık ve lezzetse senin elinde yani, doğaya %100 saygılı davranıp doğru düzgün yemek yaparsan sağlıklı beslenirsin. Bu. Sorun senin sorunun yani, Türk mutfağının değil.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
yörükler dağdan yeni indi. tabii ki balıkla işleri yok. istanbul rumu değil ki iri yağlı balık olsun sofrasında. karadenizde bile anca hamsi

sebze var. hangi sebze ve ot varsa o yörede, sofrada da var.

şeker yeni icad edildi. rafine şeker.
şeker yokken pekmez, meyve özütü(ekşide burun kıvrılan tübitak projesi) vs kullanıyordu

saydıkların fast food. sofra yemeği değil.
0
lambırcek
(08.06.24)
Berbat diyemeyiz, sağık konusu da değişiyor. Türk mutfağı baya zengin bir mutfak, her türlü yemek var. Sizin biraz isyan edesiniz varmış, buradan çıkmış.
0
akhenaten
(08.06.24)
hiç mi ege'ye, akdeniz'e gitmedin çocuğum?

türk mutfağına berbat diyebilmek nasıl bir kompleksin neticesidir şaşkınım.

türk mutfağı gibi zengin kaç tane mutfak kaldı dünyada?
0
adivar
(08.06.24)
Genellemeler akıllı adamın işi değildir. Bin tane yemeği içeren mutfak için toptan sağlıksız nasıl denebilir. sağlıklı yemekten kasıt buharda Brokoli vb yemeklerse ülkemiz Akdeniz ve Ege mutfağı çoğunlukla sağlıklıdır. Börülce salatalar patlıcan çığırtma vb çok fazla sağlıklı yemekler yine Karadeniz ege iç Anadolu da da böyle sebze ağırlıklı tencere yemekleri de sağlıklıdır.
0
psmstc
(08.06.24)
Berbat mı?!!?? yok artık daha neler. Kurban olurum türk mutfağına ya. Çok merak ettim burası berbatsa neresi iyi sizce? Onu da yazsaydınız keşke.
0
Kediyi üzdün
(08.06.24)
Soru bahane, kebap şahane.

Bence bu kadar cevap gelince amaca ulasildi sanirim.
0
ermanen
(08.06.24)
değil.
0
gurur
(08.06.24)
aslında dünyanın en iyi lokal mutfaklarına sahibiz. hiç bir ülkede bu kadar fazla lokal mutfak yok. fakat pazarlayamıyoruz. fransızlar, italyanlar çok daha iyi olduklarını yüzyıldır iddia ediyorlar, filmlerini yapıyorlar, kitaplarını yazıyorlar, turizmini pazarlıyorlar. fakat bence öyle değil durum.
akdeniz mutfağının hası, ege, hatay, antep, karadeniz, hatta Çorum, Kastamonu bile Fransız mutfanından iyidir. :-)
0
ankarakecisi
(08.06.24)
30 yıldır londrada yaşayan amcam ve eşi antep e yanımıza geldi

2 sinin de mide bozuldu 2 günde.

bu nedir ya basıyorlar yağı salçayı biberi baharatı veya şerbeti, sonra güzel diyorlar afedersin bokuma karıştırsam o da güzel olur zaten diye dolanıyordu kalan günlerde hiç bişey yiyemedi sdfksgs

bu arada londrada restoranı var yani yemekten anlamıyor değil.

bana kalırsa türk mutfağının çoğu ağır ve sağlıksız evet bu konuya katılıyorum.

ama lezzetsiz diyemeyiz. bence gayet lezzetli. biz bazı yemek veya tatlıları yerken orgazm oluyoruz burada. varsın ağır olsun.

öte yandan genelleme yanlış, ege mutfağı diyetisyenlerin de önerdiği gayet sağlıklı ve hafif bir mutfak, onu niye hiçe sayıyorsunuz
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
Ulkenin 3 tarafi denizlerle cevrili deniz urunu yiyemiyoruz bu konuda haklisin
0
Zetnikov
(08.06.24)
@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
@logisticsmanager bana sakin ol diyeni ....
Halk bilim okudum. belgesel yönetmeniyim ve abartmayayım ama bu memleketi kasaba kasaba + 40 ülke gezdim desem yeridir. Lise yıllarında dayımın lokantasında her aşamada çalıştım. şimdi emekliyim ve gastronomi 2. sınıf öğrencisiyim. 2 kelam edecek kadar konuya hakimim.

@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.


@logisticsmanager
0
ankarakecisi
(06.07.24)
Türk mutfağındaki lezzetler sağlıklı ve kaliteli malzemeler ile yapılabilecek yemekler fakat özellikle gıda sektörünün kalitesizliği işletmelerin düşük maliyet yüksek kâr amacı sağlıksız yapmalarına sebep oluyor, birçok yemeği evimizde sağlıklı ve lezzetli yapabiliyoruz, bol yağ bol salça bol tuz yerine daha dengeli koyup lezzet elde edilebiliyor, tabi hamur ağırlıklı yiyecekleri doğrudan sağlıksız görebiliriz.

Yöresel mutfaklar hakkında fikrim kısıtlı olsa da antep yöresel yemekleri daha çok sebze ağırlıklıydı aslında ki bir çoğunu beğenmemiştim.
0
atom karincanin torunu
(07.07.24)
(17)

kahvaltı ediyo musunuz? kahvaltıda ne tüketiyorsunuz?

krax
Selam evdeyseniz ve yalnızsanız kendinize kahvaltı hazırlıyor musunuz? bazen çok güzel kahvaltı hazırlarken bazen hiçbir şey yapasım gelmiyor kahvaltı sizin için gerekli mi?
Selam evdeyseniz ve yalnızsanız kendinize kahvaltı hazırlıyor musunuz? bazen çok güzel kahvaltı hazırlarken bazen hiçbir şey yapasım gelmiyor kahvaltı sizin için gerekli mi?
0
krax
(06.06.24)
gerekli ve her sabah hazırlarım acil dışarı çıkmam gerekmiyorsa. evden çalıştığım için de rahat oluyor. evden çalışmasaydım hafta içi uğraşmazdım.

reçel-peynir-zeytin-domates/salatalık/maydanoz standart
yanına da bir sıcak genelde
omlet
menemen
krep
sucuklu yumurta
kuymak
peynir kavurması vb

çook nadiren de tost-çay yaparım.

ek: kahvaltıyı öğlen saatinde yapıyorum 11-12 gibi. sabah kalkınca ben de yiyemem.
0
jelly bear
(06.06.24)
Güzel kahvaltı hazırlarım hiç üşenmem bu yüzden artık vedat abimin dediklerini uygulayacam :)

youtube.com
0
grimavi
(06.06.24)
haftalik yesillik yapiyorum. dereotu, maydanoz, roka, kuzu kulagi vs..

yikayip, kesip, kurutup, havasini alip dolaba atiyorum. 1 hafta boyunce domates, salatalik, yumurta, peynir, zeytinle hizlica hazirliyorum.
0
buenosdias
(06.06.24)
Evdeyken kahvaltıyı öğle saatinde yaparım. Haşlanmış yumurta, zeytin, tulum peyniri, üç beş ot

Ofisten çalışırken sadece espresso içerim.
0
gabe h coud
(06.06.24)
evden çalıştığım günler öğlen kahvaltı ediyorum.

yulaf, lor, salatalık, kırmızı - yeşil biber, beyaz peynir, haşlanmış yumurta, zeytin, varsa yeşillik.
0
inheritance
(06.06.24)
kahvaltı hazırlamada ne var ki. buzdolabında kahvaltılık devamlı hazır olur. iki üç çeşit peynir, zeytin. yanına bir domates-salatalık doğrarsın, bir de tercihe göre sahanda veya rafadan veya da omlet yumurta. maks 15 dakika hazırlaması. bir de çayını koyarsın mis.
bunların yanına tercihe göre fıstık ezmesi, bal veya reçel. çok aşırıya kaçmamak gerek.

ben kahvaltı etmeden dışarı adımımı atmam. gerekirse yarım saat erken kalkar yine ederim kahvaltımı.
0
my fault
(06.06.24)
Kahvaltı çok nadir yaparım. Zaten çok erken yemek yiyemiyorum. Genelde kahveyle geçiştiriyorum. Direkt öğlen yemeği yiyorum.
0
rock n roll
(06.06.24)
Kendi çapımda diyet yapıyorum. Zaten mutfakta zaman geçirmekten nefret ettiğim için en kolay kahvaltıyı yapıyorum.
2 haşlanmış yumurta
Yulaf, yoğurt, muz, şeftali, kuruyemiş karışımı (blenderda).
Mis gibi oluyor valla. Hem şişmiyorum, hem kahvaltıya ekstra zaman ayırmıyorum ve çok uzun süre tok kalıyorum.
0
pianeta
(06.06.24)
Eşim kahvaltı aramıyor, ben kahvaltıyı çok seviyorum. Hafta sonu bazen güzel omletler, salatalar, reçellerle kahvaltı hazırlıyoruz, bazen üşeniyoruz. İş günleri (ikimiz de evden çalışıyoruz) kim ne zaman acıkırsa bir şeyler hazırlayıp masa başında kahvaltı yapıyor.

Genellikle lavaş içine peynir çeşitleri, hindi füme, bazen çırpılmış yumurta, bazen haşlanmış bakliyatlar, salça vs sarıp kahvaltı dürümü yapıyoruz. Ya da bazen dümdüz tost yapıyoruz. Yanına domates, zeytin, yeşillik gibi şeyler, o sırada evde ne varsa.

Ara sıra geceden iki kap overnight yulaf hazırlıyorum (standart tarifim: süt, yulaf, chia tohumu, muz, buzluktan çilek/yaban mersini) sabah buzdolabından çıkarıp yiyoruz, özellikle yaz sıcağında çok iyi gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(06.06.24)
Uyanır uyanmaz yemek yemek bana biraz tuhaf geliyor. Yediğim zaman enerjim düşüyor, tekrar uyumak istiyorum. Sanırım iki yıldır kahvaltı yapmıyorum, uyanınca kahve içiyorum. İlk öğünü öğleden sonra, karnım iyice acıkınca yiyorum.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
Hafta ici bazen chia puding, bazen haslanmis/cirpilmis yumurta, peynir, zeytin, otlar
Hafta sonu bazen sucuklu yumurta, bazen de patatesli yumurta vs vs.
0
mor oje
(06.06.24)
olagan disi durumlar disinda yillardir etmiyorum, yilda en fazla 5-10 kere o da es dost aile arkadasla vs. asiri gereksiz bir ogun oldugunu dusunuyorum, eksikligini de hissetmiyorum.
0
bay b
(06.06.24)
Sabah kahvaltısı çok uzun zamandır hayatımda yok. öğlene kadar sadece kahve yetiyor. sonra direkt öğle yemeği. Hafta sonları ise öğle yemeğinin saatinde kahvaltı hazırlıyorum.
0
thracia
(06.06.24)
kahvaltı çok severim. bence kahvaltıda püf nokta yenen şeylerin damak tadınıza uygun olması. mesela herkes her peyniri, her reçeli sevmez. sevdiğiniz şeylerden alın.
ben ezine peyniri ve kaşar peyniri severim. eski kaşar sevmem. lor peyniri, çeçil peyniri de yerim.

zeytin
peynir
yumurta (genelde haşlanmış, bazen sahanda ve menemen)
çilek reçeli
simit
ekmek üzerine fındık kreması
tahin pekmez
helva
süt ve yulaf ezmesi
ve yeşillik
0
abelardo
(06.06.24)
o gün calisiyorsam ve erken kalktiysam iki adet yumurta yerim. evdeysem öğle saatlerinde klasik kahvaltı; yumurta, bazen bir dilim ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalık, yeşillik. canım bunları istemediğinde yumurta, yeşil soğan, maydanoz, nane, dereotu ve marulla yumurta salatası yapıyorum. tatlı ve ılık bir şeyler yemek istersem pişmiş yulaf ve meyve yiyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.06.24)
En pratigi tavaya yumurta kiracaksin

Bi seviye ilerisini istersen

Kare tam bugday ekmegi ve kaşar ile tost hazirlarsin yag surmezsin
Yaninada pul biberli zeytin
Vaktin varsa domates kesersin fantezi olarak beyaz peynir

Afiyet olsun
0
Zetnikov
(06.06.24)
Gün içerisinde son öğünümü çok erken saatte yaptığım için (saat 15-16 gibi) aç kalkıyorum ve direkt soluğu mutfakta alıyorum. Bütün gece de su içtiğim için susuz kalmışlık da olmuyor. Kahvaltıda yumurta mutlaka var, haşlanmış veya sahanda. Yazın pembe domates, salatalık, sivri biber, çok az peynir. O an evde farklı ne varsa o: Bazen bir iki ince dilim pastırma, bazen avokado, bazen sucuk canım çekerse. Kahvaltı bu kadar. Kahvaltıdan sonra genelde canım çektiği için mevsim meyvesi... Bu kadar. Gece genelde aç yattığım için çoğu zaman bir an önce sabah olsa da kahvaltı yapsam diyorum :)
0
silverleaf
(06.06.24)
(16)

Bir arabaya kısa sürede bu kadar kuş nasıl pislemiş olabilir?

krax
Merhaba 12 saat önce park ettiğim yerden arabayı bu şekilde buldum. Sizce bu kuşların işi mi? Kuşların işiyse toplu halde aynı anda bu şekilde pislemeleri mümkün mü? Bunu açıklayabilecek birisi var mı çok merak ettim.Park ettiğim yerde ağaç yoktu,Bina önüydü,Yol kenarıydıhttps://hizliresim.com/pae4l
Merhaba 12 saat önce park ettiğim yerden arabayı bu şekilde buldum. Sizce bu kuşların işi mi? Kuşların işiyse toplu halde aynı anda bu şekilde pislemeleri mümkün mü? Bunu açıklayabilecek birisi var mı çok merak ettim.

Park ettiğim yerde ağaç yoktu,
Bina önüydü,
Yol kenarıydı

hizliresim.com


hizliresim.com
0
krax
(06.06.24)
Kuş pisliği değil. Bina balkon/pencere mesafesindeyse sıvı bir yiyecek artığı gibi duruyor. Ayran, meze, harç vb bir şey dökmüş olabilirler yukarıdan.
0
038576
(06.06.24)
Fotoğrafları açmadan abartıyorsunuzdur diye düşündüm ama yanılmışım. Hayatın olağan akışına aykırı geldi bana. Arabanin her yerine kuş yemi dökmüş olabilirler mi? Kırmızı birseyler var onlar da pisliğin parçası mı?
0
mbond
(06.06.24)
binadan bişey atılmış gibi geldi.
0
orpheus
(06.06.24)
Elektrik direği vs varsa da çok oluyor ama kuş pisliğine benzemiyor
0
kimlanbu
(06.06.24)
Parkettiğiniz yerde binayı (çatıyı filan) boyayan birileri var mıdır? Sanki kireç artığı gibi geldi bana.
0
alfired
(06.06.24)
Bina önü demeniz her şeyi açıklıyor. Türkiye ve asla binada yaşamayı öğrenememişler klasiği.
0
Kediyi üzdün
(06.06.24)
Elektrik/telefon telinin üzerine sırayla dizilen kuşların işi. Zaten o bölgedeki tehlikeyi bilenler oraya hiç park etmezler, yer hep boş kalır. Elektrik/telefon teli yoksa binayı sıva yaparken aracın üzerine akıtmış olabilirler.
0
HellKeePer
(06.06.24)
kuş pisliği değil bu
0
adivar
(06.06.24)
bence kuş pisliği. bunun yarısı kadarını aynı yoğunlukta gördüm aracımda.
0
unalub
(06.06.24)
mantik yurutelim.

-araciniz, kus goc guzergahinda bulunuyorsa, mola yerinde topluca durmus olabilirler.
-cop, atik, ekmek kirintisi olan park, bahce vs.. dolu bir yer varsa o yiyecek atıkları topluca pislemelerine yol açabilir.

ayrica binadan atilan bisey oldugunu sanmiyorum cunku bir daireden bu denli nizami ve toplu sekilde bisey atilmasina bir sebep bulamadim. yuzlerce kus turu, yuzlerce mahalle var. ben kus olabilir diyorum.
0
buenosdias
(06.06.24)
arabadan her gün kus pisliği temizleyen biri olarak bana bunlar kuş pisliği gibi gelmedi hiç. yoğunlukları az ve renk tutmuyor. zaten yakından bakarsanız turuncu parçacıklar var üstlerinde. bana binadan atılmış bir şey gibi geldi. yemek artığı vs. olabilir.
0
sir gawain
(06.06.24)
Ayran ya da yoğurt dökülmüş gibi duruyor yukarıdan sanki.
0
cedilla
(06.06.24)
Kuş pisliği değil, binadan bir şeyler düşmüş +1

Tüm kuşlar bir araya gelip bu kadar homojen bir şekilde, birebir aynı içerikli pisleyemezler.
Bir de bu kadar yoğun pisleme olan yerde, siz park etmeden önce de pislikler olurdu, gördüğüm kadarıyla arabanın altında bir pislik yok.
0
burfak
(06.06.24)
Merhaba,
bunlar kuş pisliği, genelde havai fişek ya da değişik tipteki şiddetli sesler geceleri kuşları korkutuyor, tünedikleri yerden hızlıca havalanıp bir anda pisliyorlar-korkudan- o sebeple oluyor. Havada ölümler bile olabiliyor. (böyle ani kalkan kuşlar başka kuş gruplarıyla çarpışıp ölüyorlar ya da korkudan ölüyorlar ödleri patlıyor vs.)
0
rumpleteazer
(06.06.24)
Ben böyle kuş pisliği hayatımda görmedim.
0
prole
(06.06.24)
Kua pisligi degil yukarida birileri calisma yapmis
0
Zetnikov
(06.06.24)
(4)

favori playstation 1 oyunlarınız?

konetsu
emulator kurup oynayayım diyorum şehir dışına çıktığımda. laptopum da pek iyi olmadığından ps1 en uygun seçenek gibi. ssd filan da küçük zaten. 250gb... çocukların da sevebileceği tarz multiplayer destekli oyunlar daha iyi olabilir. mesela crash bash'ı severdim o dönem gerçek psone'da oynarken.
emulator kurup oynayayım diyorum şehir dışına çıktığımda. laptopum da pek iyi olmadığından ps1 en uygun seçenek gibi. ssd filan da küçük zaten. 250gb...

çocukların da sevebileceği tarz multiplayer destekli oyunlar daha iyi olabilir. mesela crash bash'ı severdim o dönem gerçek psone'da oynarken.
0
konetsu
(05.06.24)
Tekken 3
ISS Pro Evolution
0
pispinti
(05.06.24)
Crash The Bandicoot serisi maskot gibi bişey artık
Spyro the Dragon ha keza
Tony Hawk's Pro Skater serisi hala severim
Spider Man pek hoştur çok bilinir
Dövüş severseniz capcom vs street fighter, capcom vs marvel, capcom vs xmen
Mortal Kombat'lar Street Fighter EX (arika 3d olanlar) Street Fighter Alpha serisi
Apocalypse çok severim twin stick shooter

Çocuk için de uygun multiplayer

Team Buddies
Poy Poy
Bomberman Party Edition
Crash Team Racing (bash zaten yazmışsınız çok iyidir o da)
Re Volt
Rampage
Metal Slug portu vardı sanırım ps1 için
Army Men
Worms (çocukların yaşı müsade ediyorsa delirebilirler) gerçi pc versiyonu daha iyi olabilir bunun en basit cihazda bile çalışır.

Emülatör olarak da denemediyseniz duck station bakmanızı tavsiye ederim çok hoştur.
Yine çocukların ilgisini çekebilecekse Super Nintendo emülasyonunda da çok güzel multiplayer oyunlar var Goof Troop misal deli iyi multiplayer co op için.
0
hedep
(06.06.24)
Tomb Raider 2(seni epey zorlar)

Tenchu 1-2

MediEvil

Bulabildigin bazi dovus oyunlari

Need for speed 3

Need for speed 4

EA sports'un hemen her oyunu

Metal Gear Solid

Resident Evil 1-2-3

Dino Crisis 2

Ridge Racer

Rage Racer

Ridge Racer Type 4

Bazi RPG oyunlari

Daha fazla spesifik sey istersen Youtube'da buna dair bolca video mevcut.
0
Yourcousinmarvinberry
(06.06.24)
Top 5

Crash bandicoot
Tekken
Need for speed
Street fighter
Mortal combat
0
Zetnikov
(06.06.24)
(9)

Tesettürlü insanların neden el ve ayakları açık?

ananiyimioguz
Yaz gelince sürekli kafamda bu soru dönüyor. Sanırım bileklere kadar örtünün buyurulmuş ama el ve ayaklardan da tahrik olunabilir, bu iki taraf için de günah olmaz mı?Şimdi diyeceksiniz ki, e bakmasınlar kardeşim. Ama bakılmayınca çözülüyor madem, bu irade ile çözelim o zaman, yani örtünmeden de bak
Yaz gelince sürekli kafamda bu soru dönüyor. Sanırım bileklere kadar örtünün buyurulmuş ama el ve ayaklardan da tahrik olunabilir, bu iki taraf için de günah olmaz mı?

Şimdi diyeceksiniz ki, e bakmasınlar kardeşim. Ama bakılmayınca çözülüyor madem, bu irade ile çözelim o zaman, yani örtünmeden de bakılmayabilir.

Neden her yeri kapatalım ama bazı yerler açık kalabilir gibi bir esneklik tanınmış?

Hadi her yeri kapattın, gözler açık diyelim. Gözden de insan tahrik olabilir.

Komple kara çarşaf kapandın diyelim, ruh emici gibi geziyorsun, içindekini hayal edip de tahrik olunabilir.

Yani erkeğin tahrik olma sınırı yok ki. Örtünün nasıl bir faydası olabilir.

Muhafazakar bir arkadaşım hollandaya gitti mesela, ya biz gavurlara ahlaksız derdik ama bunlar bizden ahlaklı kimse kimseye bakmıyor diyor.

Bizim orada istersen komple kapan, en ufak bir yerin açılsın, veya dar giyin, hatta komple örtün yine bakıyorlar dik dik diyor.

Yani örtünmenin amacı ve pratikteki sonucu hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
Din emreder, dindar kişi o emrin gereğini yerine getirir. Sorgulamanın, fikir yürütmenin, söyle olsaydı daha mantıklı olmaz mıydı demenin dinde yeri yoktur NOKTA

EK: Herşeyi anlama, kavrama yetisinin bize bahşedildiği mantığından hareketle bu soruları soruyorsun ama öyle bir şey yok.

Ha, Bu arada inançlısındır ya da değilsindir, o ayrı bir konu. Ama ben inançlıyım ama sorgularım konusu mantıken hatalı.
0
Mirket
(05.06.24)
hocam o sorunun sonu yok.

kadınların varlığından da tahrik olunuyor, o zaman kadınlar niye yaratıldıya kadar gider konu.

dine inanıyorsan sorgulamaman lazım. o konuda mirket +1
0
jülsezar
(05.06.24)
El, ayak ya da gözden tahrik olan, çarşafın altını merak eden insan sayısı bambaşka bir şey düşünürken göz hizasından ilerleyen göğüs dekoltesine dikkati kayan ve bir nevi manipüle olan insan sayısının yanında ihmal edilebilir seviyede.
0
sekizdokuzon
(05.06.24)
kuranda nereye kadar örtüneceksin diye bir şey yok zaten örtünme diye bir şeyde yok.
bunlar yahudi geleneğinin devamı hareketler.
günümüz sıkma baş türbanda kadınları belli bir kısıtlama altına almak için dayatılan bir şey. fakat tam tersi tepki olarak sadece başını kapatıp kısa kollu, kısa paça pantolonla dolaşıyorlar.
kafa kapalı mı, saç görünmüyor mu olay tamam.
0
my fault
(05.06.24)
Din böyle emrediyor. İzin verilen yerler hususlar var izin verilmeyen yasak olan hususlar var.
Akla göre din olmuyor.
Akla göre uygun görünen bir çok şey var ki, dinen uygun değil.

Hollanda vs ülkelerde insanlar cinsel manada istediklerinin fazlasını ve her tür sınırı aşmış halde buluyorlar ki bakmak bile normal görülür olmuş.


Kadını hatırlatan en ufak bir hususta tahrik olmak diyorsun ama diğer yandan bstıdaki ülkelerde de bu noktada cinsel fetiş denen nesne vs şeyleri de hatırlamak gerek.

Bir yerdeki insanların bakış ve tavırları ortak olabilir.
Evlerin birbirine kırsalda da uzak olduğu yerlerde insanlar genelde soğuk tavırlı olurlar.
Bizim Anadolu köylerinde ise evler birbirine oldukça yakın olduğundan komşuluk ve akrabalık bağları güçlü olduğundan insanlar da sıcak sevecen olurlar.
Ama aynı tavır ve yakınlıklar herhalde norveç isveçin denize yakın kırsal yerlerinde görülmez.

Bu sebeple Anadoludan kırsal gezintileri içeren TV programlarında gittikleri her yerde bir şeyleri mideye indirmeyi adet edinenler aynı durumda İskandinav ülkelerinde aç kalabilirler.
0
diyecevaplandı
(05.06.24)
Bende su sorunun cevabini merak ediyorum

Neden kadinlar carsaf giyiyor erkekler giyinmiyor mesele tahrik olmak yada gunahsa neden erkekler carsaf giyinmiyor ozellikle gozu dahi kapatanlar var o derece tahrik oluyorlar

Erkekler neden bu kadinlarin yaninda şort ve parmak arasi terlik sifir kol geziyorlar?

Bayanlarda erkeklerden tahrik olmuyor mu?

Kapişin şimdi
0
Zetnikov
(05.06.24)
@ Zetnikov, sanırım erkeklerin de bir giyiniş kuralı var. Bol kıyafetler, sakal falan.

Fakat dinlerin kadınlar üzerinde bu kadar kuralcı olması büyük ihtimalle erkek egemen bir dönemde dinlerin oluşmasından kaynaklanıyor.

Konu neden kadın peygamber yok a kadar gider...
0
🌸ananiyimioguz
(06.06.24)
islam alimlerine göre ayakların da kapalı olması gerekir zaten.
el ise bileklere kadar açık olabilir, çünkü el ve parmaklar kullanılıyor.
kaldı ki türkiye dahil pek çok ülkede el ve yüz de kapatır bazı tesettürlü kadınlar.
0
abelardo
(06.06.24)
Valla bence inananlar, nefsine hakim olabildiği ölçüde yaşıyor inancını. Başı açık namaz kılan ve oruç tutan da var mesela. Alkol alıp camiye giden de.
0
Amaranta ursula
(06.06.24)
(9)

İngilizcede "cute as fuck" cumlesinin en mantikli çevirisi nedir

Zetnikov
Sb
Sb
0
Zetnikov
(04.06.24)
Aşırı tatlı.
0
numlock
(04.06.24)
aşırı veya acayip
0
hrskrs
(04.06.24)
çok tatlı namussuz
0
yetkili birine benzeyen abi
(04.06.24)
manyak tatlı
0
ya ben lan neyse
(04.06.24)
çok tatlı anasn skm ya
0
al sana nick it
(04.06.24)
deli eder
0
eurhka
(04.06.24)
Çok tesekkur ederim kahkaha attim ya
0
🌸Zetnikov
(04.06.24)
şipşirin
0
doharkoman
(05.06.24)
Çok tatlısın, güzelsin.
Şekerci mi baban senin?


Aşırı tatlı +1 ama "too cute" için ne diyeceğiz o zaman? Biz "aşırı" derken gerçekten "aşırı" olmasını kastetmiyoruz genelde sanırım.
0
nawar
(05.06.24)
(9)

Şimdi ben dengesiz harcama mı yapıyorum sizce?

psmstc
Popüler bir sanal alışveriş sitesinden 6 ayda 58 bin liralık alışveriş yapmışım. Birçoğu da eşime, anneme eksikleri olarak gördüğüm için yaptığım bazı alışverişler. Kendileri istemese de ben eksikleri varsa tamamlıyorum. Örneğin her ikisine de robot süpürge aldım.Mesela Mayıs ayında anneme piknik i
Popüler bir sanal alışveriş sitesinden 6 ayda 58 bin liralık alışveriş yapmışım.

Birçoğu da eşime, anneme eksikleri olarak gördüğüm için yaptığım bazı alışverişler. Kendileri istemese de ben eksikleri varsa tamamlıyorum. Örneğin her ikisine de robot süpürge aldım.

Mesela Mayıs ayında anneme piknik için 2 termos aldım çok sevindi severek kullanıyor. Kendimize 2 orta halli termos aldık soğuk kahve hazırlıyoruz dışarı çıkarken. Anneme ve kayınvalideme geçen aylarda birer türk kahvesi makinesi almıştık. Misafirleri varken uğraşmasınlar diye. Tansiyon aleti aldık en kalitelisinden 3 bin liraya.Anneme tost makinesi aldık. Dikiş makinesi aldık. (Ablam alalım yalnız sıkılmasın dedi diye)

Eşim 5 yıllık elektrik süpürgesinden dert yanıyordu ona elektrikli süpürge aldım. (O istediği için) Bir de bir alışkanlığım var elektronikte ve diğer ufak ev eşyalarında en iyisini ya da sitede en çok satan ürünü veya piyasadan ucuzsa almak gibi. O da biraz fiyatları şişiriyor sanırım.

Bu harcamaların bir kısmını annem ödedi, çoğunluğunuysa ben maaşımla alıyorum.

Maaşım da bu arada Ocak-Haziran arası güncel olarak 26-27 bin lira. Annemin maddi durumu çok iyi o mutfak ve faturalara kendi isteğiyle destek olmak istiyor. Ev kendimizin.


Açıkçası ben de kendi maaşımla aileme dışarıda yemek kahvaltı ısmarlamak bir de böyle internetten, zincir marketlerden aktüel ürünlerden vs. alışverişler yapınca rahatlıyorum çok keyif alıyorum da... :)

Şimdi ben dengesiz harcama mı yapıyorum sizce? Manik atak mı yaşıyorum ya da alışveriş bağımlısı mıyım yani? Eşim bu ara çok alışveriş yaptın vs diyor gerçi.

Şimdiden teşekkürler...
0
psmstc
(03.06.24)
28 bin tl maaşa aylık ortalama 10 bin TL harcamak biraz fazla tabi(hepsini siz ödemiyorsanız daha iyi durum elbette). Eksik bitmez, biraz bu işi kendi motivasyonunuza döndürmüş olabilirsiniz. dikkatli olmakta fayda var. gerçekten ihtiyaç olup olmadığını kavrayarak başlayabilirsiniz.
Yapılan bir araştırmada avm lerde alışveriş yapanları kasada 60 sn. boş bir iş için bekletmişler, satışlar %60-70 düşmüş. almaktan vazgeçenlere sorduklarında ihtiyaç sandım ama gerek yok diyerek vazgeçtiğini görmüşler. Çoğu şeyi ihtiyaçmış gibi alıyoruz ama değil. Kendimden de biliyorum. evde ıvır zıvır bir çok şey var.
bunu kendimde yönetebiliyorum, umarım siz de bir yolunu bulur dengeye oturtursunuz.
0
erty_ksk
(03.06.24)
2024 yılında dünyanın geldiği teknolojik gelişmişlik ve refah seviyesinde elbette bu şeyleri almak, dışarıda yemek ihtiyaç. Maaşınız ise dünyadaki refaha oranla düşük olduğu için bu soru kafanızı kurcalıyor. Sorun sizde değil, Türkiye ve ekonomik eşitsizliğin tavan yaptığı ülke ekonomilerinde.
0
prole
(03.06.24)
Manevi açlığı maddiyatla tamamlamaya çalışıyorsunuz ama olmuyor. Şimdi bunun adı bipolar olsun. Ne değişecek? Evet harcamanız dengesiz. Türkiye'nin refah seviyesi ile alakası yok (1000dolara yakın maaş zaten dünya ortalamasının üzerinde )harcamanız gelirinize oranla abartılı ve lüzumsuz. Ayrıca annenizden takviye aldığınızı ve alışveriş yapmaktan haz aldığınızı belirtmişsiniz
0
doharkoman
(03.06.24)
o maaş için biraz fazla harcama +1
psikolojik bişeyler +1

hediye olarak dikiş ve tost makinası biraz yüksek kalemler, alacak bişey bulamayıp bunlara yöneldiyeniz enerjiyi farklı bir hobiye çevirebilirsiniz aslında, ben kendime daha fazla maaşla robot süpürge almak için 2 sene falan bekledim bırakın hediye olarak almayı. alışkanlık ve bağımlılık arasındasınız gibi.

birde allah korusun, varken biriktirmek gerek, insan bir ameliyat olunca 500k fiyatlar veriliyor. kenara para koymaya çalışın kendinizi para biriktirmeye motive edin banka faiz oranları kovalayın.
0
eja
(03.06.24)
Evet çoğu boşuna harcama ve bu konuda ne söylesek anlamsız. Zaruri bir an gelene kadar, acil paraya sıkışmayana kadar anlamazsınız.

kenarda acil durumlar için para biriktirin ve asla bir hevesle alış veriş için ona dokunmayın.

Tanıdığım biri var ne zaman bilgisayar başında görsem giyim satış sitelerinde gezinir. Kargoları da gelir vs. sonra da gelirinin azlığından dert yanar bazen laf arasında.
0
diyecevaplandı
(03.06.24)
Bipolar bozukluk olabilir
0
Zetnikov
(03.06.24)
şunu şuraya bu kadar detaylı yazman bile rahatsız olduğunun göstergesi.
0
jamswety
(03.06.24)
alisveris bagimliligi tam olarak bu. surekli o siparisi tamamla butonuna basmak istiyorsun, altini da "ama gecende sunu aldigimda cok severek kullandilar" diye dolduruyorsun her seferinde.

"dişarıda yemek ihtiyaç" - hayir degil.
0
hot potato
(03.06.24)
nasıl geçiniyorsun onu anlamadım. eşin çok kazanıyor heralde. annenin maddi durumu çok iyiyse tost makinesini kendisi alsın. hani çok maneviyatı yüksek bi hediye de değil.

onun dışında başlığa net cevap evet zaten.
0
elorelia
(03.06.24)
(19)

Şeker Yerine Ne Olur?

rock n roll
Limonlu kek yapacağım. Şeker yerine ne ile tatlandirabilirim? Bitkisel olması ve zararlı içeriğe sahip olmaması gerekiyor. Söz sizin için de yiyeceğim :)
Limonlu kek yapacağım. Şeker yerine ne ile tatlandirabilirim? Bitkisel olması ve zararlı içeriğe sahip olmaması gerekiyor. Söz sizin için de yiyeceğim :)
0
rock n roll
(02.06.24)
Portakal suyu?
0
diyecevaplandı
(02.06.24)
stevia, coconut flower sugar
0
robert bosch
(02.06.24)
pekmez
0
my fault
(02.06.24)
serçe parmağını 30 saniye harcın içinde tut.
0
numlock
(02.06.24)
Cemil olabilir mi ya da hurma incir veya muz.
0
anon1m
(02.06.24)
@diyecevaplandı, portakal suyu daha da ekşi yapmaz mı?
0
🌸rock n roll
(02.06.24)
icine olgun muz koyabilirsin.

ornek: modernminimalism.com
nadialim.com
0
hot potato
(02.06.24)
@rock n roll

uzmanı değilim ama portakaldan portakala da fark var.
öncesinde bir tadına bakmanda fayda var.
0
diyecevaplandı
(02.06.24)
Hala şeker olduğunu bilmekle birlikte lif değeri vs daha iyi olabilir diyerek dut unu diyorum, ben baharat öğütücüde kuru dut çekip yapıyorum ama satılıyor da.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.06.24)
pekmez güzel olur da limonlu kek dediğin şey beyaz/krem sarımtrak renkte olmalı. pekmez sadece tat vermez, renk de verir, koyu bir şey olur o.

renk problem değilse pekmez olur.

bu arada kimse bal dememiş. bal da olur sanki.

edit: bitkisel kısmını kaçırmışım.
0
kibritsuyu
(02.06.24)
Bal pişirilmez, pekmez de pişince akrilamid oluşuyor, yani şeker daha güvenli. Kuru meyvelerle ya da muzlu kek gibi şeylerle devam etmek en sağlıklısı. Ya da piştikten sonra üzerine tat vermek için bal eklenebilir. Benim muzlu kek eşime tatsız geliyor mesela, incecik bal ekliyor üzerine.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.06.24)
şeker yerine konan bal veya pekmez zararlı. o yüzden hurma tarzı bir şey koymayacaksan şekerden devam
0
paintov
(02.06.24)
hurma, dut, incir gibi meyveler geliyor aklıma, oluyor mu siz araştırırsınız:)
0
kesmekes laleler
(02.06.24)
Keciboynuzu unu da bayağı tatlı bi şey
0
beetlejuice
(03.06.24)
Arkadaşlar cevaplarınız için teşekkürler ama bal olmaz. Bal hayvansal. Ben sorumu sorarken vegan olduğumu belirtmemişim.
0
🌸rock n roll
(03.06.24)
Arkadaşlar cevaplarınız için teşekkürler ama bal olmaz. Bal hayvansal. Ben sorumu sorarken vegan olduğumu belirtmemişim.

Bu arada @anon1m, limonlu kekin cennetteki ismi mi? Suat?, Yusuf?,Orhan?
Hımm ok. rock n roll'la kalın, ac/dc diyorum :))
0
🌸rock n roll
(03.06.24)
hurma ezmesi/püresi koyabilirsiniz.
0
elorelia
(03.06.24)
dut şekeri
0
noxie
(03.06.24)
Pamuk şeker
0
Zetnikov
(03.06.24)
(10)

Yurt Disinda Is Bulmak

fernando mustafa
Merhabalar. 1 yildan fazladir yurt disindayim (avusturya) yaklasik 7-8 aydir is ariyorum, orta-iyi seviye almanca ve ingilizcem var, ancak defalarca mülakata girsem dahi kabul alamadim ki birinde son asamadaydim 5 hafta bekletip red verdiler (almanya). neden basarisiz oldugumu ve ne yapacagimi bilmi
Merhabalar. 1 yildan fazladir yurt disindayim (avusturya) yaklasik 7-8 aydir is ariyorum, orta-iyi seviye almanca ve ingilizcem var, ancak defalarca mülakata girsem dahi kabul alamadim ki birinde son asamadaydim 5 hafta bekletip red verdiler (almanya). neden basarisiz oldugumu ve ne yapacagimi bilmiyorum. fikir verir misiniz?

not: calisma iznimin olmamasi handikaplardan biri oldugunu düsünüyorum ve network eksikliginin
0
fernando mustafa
(31.05.24)
senin durumun parlak değilmiş. yani bir nevi ehliyetim yok ama iyi şoförüm, niye taksici olamıyorum diyor gibisin. ayrıca avusturya oldukça ırkçı bir ülkedir, o da bir handikap. başarısız değilsin ama gerekli izinlerin yok gibime geliyor. oralarda yaşıyorsan da orta seviye dil bilmek de handikap (mavi yaka olmadığın sürece).
0
numlock
(31.05.24)
@numlock;

katiliyorum fakat bu sartlarda is bulan insanlar da mevcut.
mesela calisma izni konusu mavi kartla asilabiliyor, avusturya olmazsa almanyaya da basvuruyorum.
dil konusunda mülakatlarda sorun yasamadim. handikaplarimi da sartlarimi esneterek gidermeye calisiyorum mesela vardiyalari kabul ediyorum, maas ve diger konularda esnek oluyorum.
0
🌸fernando mustafa
(31.05.24)
iş seçmemen lazım. başka ülkeye göçmek istiyorsan mavi yaka olmayı kabul edeceksin.
çalışma izni de ayrı bir sorun. avusturya zor çalışma izni veren bir ülke.

en basitinden türkiye'ye göçenler kamusal işlere girebiliyor mu veya şirketlerde ne kadar tercih ediliyorlar? kimsenin yapmadığı işi yapıyorlar genelde.
0
ferenc
(31.05.24)
Bence vaktinin bir kısmını mutlaka network yapmaya ayırmalısın. Açıkçası Avusturya özelinde bilmiyorum ama aklıma iki şey geliyor; ilan olan şirketlerde senin pozisyonuna yakın çalışan Türklere mesaj atıp onlarla iletişim kurmaya çalışabilirsin. Tabi ki bir kısmı umursamayacaktır ama bir iki kişiye kendini dinletip sana referans olmalarını sağlayabilsen büyük faydası olur. Diğeri de direkt head hunterlarla konuşmak. Bunların bir kısmı bağımsız çalışıyor ve işe aldırdığı eleman başına komisyon alıyor, haliyle eğer profilin sağlamsa seni bir şirkette işe bağlatma konusunda baya motive oluyorlar.

İş başvurularıyla ilgili hangi ülkeden kimi dinlesem direkt başvurulara dönüş alma oranının çok düşük olduğunu görüyorum. Yaptığın iş inanılmaz özel ve dolayısıyla piyasada çok az bulunan bir meslek değilse onlarca başvuru yapıp çok az geri dönüş almak norm. Zira şirketler ilanı hem içeri, hem dışarı açıyorlar; Referansla gelenlere öncelik veriyorlar, üstüne bir de birini tavsiye eden personele, eğer o kişi işe alınırsa bonus veren şirketler var... Haliyle ilanların çoğu bu şekilde kapanıyor zaten. Bunların hiçbiri olmasa her ilana yüzlerce değilse bile onlarca başvuru geliyor; bunların içinden sıyrılmak baya bildiğin şans.
0
salihdt
(31.05.24)
Zor olanı başarıp iş arama amacıyla yurt dışına çıkmışsın. Modunu sakın düşürme. Şu an tek ihtiyacın olan kurumsal bir iş, onu da elde ettikten sonra parlak bir hayatın olacak. Türkiye'ye dönmek en son çare olsun.
0
HellKeePer
(31.05.24)
Sen sofor ariyorum ilani koymussun
Adam geliyor basvuruyor ve sonunda da ehliyetim yok diyor ise alir misin?
0
Zetnikov
(31.05.24)
Yorumları okuyunca gerçekten taksici olucaksın ehliyetin yok sandım. Çalışma iznin olmadığı için reddediyorlardır. Dil kursuyla çalışma izni alamaz mısın?
0
Kahvedesu
(31.05.24)
Çalışma izni olmayan kişiye relocation yapacak firma arıyorsun sen. senin çalışma izninle uğraşacak, bürokratik konuları halledecek falan.

Eğer gittiğin ülkede çok arana, yurt dışından da alım yapan bir alanda iş aramıyorsan o zaman çalışma izni olmayan bir insan olarak pek bir şansın olmaz.

Türkiyeden iş bulup gidenler o ülkede aranan bür eleman olarak gidiyorlar. Ülkedeki o alanda çalışan eleman eksiğini kapatmak için. Eğer senin alanın bu şekilde değilse çalışma izni olmadan iş bulamazsın.

Seni işe alacak şirket de anlatmak zorunda kaşacak neden ülke içinde aynı alanda çalışacak eleman bulamayıp yurt dışından yeni birini getiriyorsun diye.

Ayrıca çalışma iznin yoksa türkiyeden işe başvuranla aynı şartlarda oluyorsun. Orada olman sadece sana yüz yüze mülakat deneyimi sağlıyor o kadar. Şirket türkiyeden çalışan getirmek için hangi prosedürlerle uğraşacaksa senin için de uğraşacak.
0
zimbirik
(31.05.24)
@ferenc,

İş seçmedim hocam, mc donaldsa bile başvurdum, avusturyada çalışma izni daha zor Almanya daha iyi bu konuda ama ikisinde de alanında çalışmalısın.

@salihdt,

İçerden önerene bonus olayını duydum ama direkt öncelik verildiğini bilmiyordum, belki de son iş görüşmemin olmamasının sebebi budur bilemiyorum. Yurt dışında sosyal medya kullanım oranı gerçekten çok düşük, referans olayını yapmam zor fakat head Hunter bulabilirsem gayet iyi olur.

---taksici yorumları için genel cevap; bu şekilde iş bulan çok kişi var, ihtiyacım olan çözüm önerisi, neden olmadığına dair 50 bin tane bahane bulabilirim olurunun nasıl olacağı üzerine düşünmem gerekiyor.
0
🌸fernando mustafa
(31.05.24)
@HellKeePer,

Motivasyon için çok çok teşekkürler, bazen buna gerçekten ihtiyacım oluyor
0
🌸fernando mustafa
(31.05.24)
(4)

mhrs'den hastane randevu alma yarışı

high hopes of the sozluk
selamlar, bende kronik hastalık var da o yüzden arada kontrole gidiyorum ve bölümde randevu bulmak biraz sıkıntı. saat 10 da açılıyor ama 1-2 dakika içinde bitiyor. insanlar biraz taktiği çözmüş gibi. nasıl yapıyorlar? saat 10'dan önce telefonla mı arıyorlar? ben seçtiğim saati onaylayana kadar dolm
selamlar, bende kronik hastalık var da o yüzden arada kontrole gidiyorum ve bölümde randevu bulmak biraz sıkıntı. saat 10 da açılıyor ama 1-2 dakika içinde bitiyor. insanlar biraz taktiği çözmüş gibi. nasıl yapıyorlar?
saat 10'dan önce telefonla mı arıyorlar?
ben seçtiğim saati onaylayana kadar dolmuş oluyor o saat. hızlı internet olsa fark yaratır mı randevuyu kapmak için?
var mı bi taktiğiniz falan sizin de?

teşekkürler şimdiden cevaplarınız için.
0
high hopes of the sozluk
(29.05.24)
10'a 5 dakika kala ekranı açıyorum, tam 10:00'ı birkaç saniye geçe randevu araya tıklıyorum o mu bu mu demeden randevuyu alıyorum. Çokça talep gören bir doktorsa karar verene kadar hızlı şekilde bitebiliyor.
0
Tutkun
(29.05.24)
Yer olmazsa talep olustur iconu cikar ona bas onlar bos olunca sana mesaj atiyor ben boyle aliyorum
0
Zetnikov
(29.05.24)
favorilere ekle kısmı var oradan istediğin hastane ve bölümü ekle hızlı seçmene yardımcı olur.
çok oyalanma doğrudan seç onayla.

telefonla aramanın bir faydası yok onlarda aynı sistemden aynı randevuları görüyorlar.

ayrıca talep oluştur randevu açıldığında bilgi veriyor. bunun yanında devamlı uygulamaya gir iptal edenleri kovala.
0
my fault
(29.05.24)
Daha önce alınan randevular için bir mavi + butonu var ona basınca alınacak olanları gösteriyor bugüne kadar hep çalıştı ama belki 65 yaş üstüne aldığım içindir. Yine de en hızlı o seçeneği deneyebilirsiniz.
0
Kediyi üzdün
(29.05.24)
(15)

herkes yurtdışına taşınıyor, gezmeye gidiyor nasıl?

mikahakkinen
aileden ev, kendi maaşımla araba almış 2 memur ve 1 çocuklu aileyiz. ben her ay kredi kartı ödemelerine zor yetişiyorum. orta seviye bir memurum, aranan bir mesleğim yok. millet yurtdışına çıkıp çatır çatır geziyor. antalya otele gitmeyip avrupaya gidiyorlar deniyor alakası yok 1 hafta aile ile norm
aileden ev, kendi maaşımla araba almış 2 memur ve 1 çocuklu aileyiz. ben her ay kredi kartı ödemelerine zor yetişiyorum. orta seviye bir memurum, aranan bir mesleğim yok.

millet yurtdışına çıkıp çatır çatır geziyor. antalya otele gitmeyip avrupaya gidiyorlar deniyor alakası yok 1 hafta aile ile normal bir almanya gezisi 100 bin tlyi geçiyor nasıl geizyor bu insanlar?

taşınma olayında tamamen iş buldum gittim olamaz bence. yani cesaret en önemlisi ama burada biraz ekonomik gücü var ki oradada bir düzenle başlamıyor mu?

nasıl oluyor?
0
mikahakkinen
(29.05.24)
- Annesinden babasından malı kalmıştır, satıp satıp yiyordur. Benim böyle tanıdığım var, 150 dönüm tarlayı kumarda yedi, birazını da çiftlikbank vb çeşitli yerlerde kaybetti.

- Kredi çekiyordur. (Yakın zamana kadar 12 taksitli kredi çekip 2 hafta tatil yapan, çektiği fotoğrafların paylaşımını da 365 güne yayanlar vardı.)

- Kredi kartı limiti 500-600 bin liradır, yarısına kadar kullanıyordur. Benim böyle çok tanıdığım var.

- Cesareti vardır, biraz da birikmişi vardır, öyle gider. (Taşınanlar için söylüyorum, diğerleri tatilciler için zaten)
0
hayirsiz
(29.05.24)
İş bulup gidenlerin ekonomik iyi durumu olmasa da oda kiralıyor ben gibi.

Ben euronun 4 lira olduğu zamanlar, Roma ve Venedik'e 1 günlük ya da 2 günlük gitmiştim. Yanımda abur cubur götürdüm, hostelde kaldım. Uçağa 400 tl ödemiştim. Şu an pahalı cidden. Yurtdışında yaşayan kardeşim Türkiye'ye geliyor. Ona bile Avrupa pahalı.
0
Kahvedesu
(29.05.24)
yurtdışı tatili kişi başı max 30-40 bin. 15-20 bine bile yapılacak yerler var.

japonya amerika tayland gibi uzak yerler hariç tabii.

30-40 bin tatil için çok gelmiyor artık bana. senede 1-2 yapılabilir gayet. 40 bin maaş alan biri 1 maaşını tatile gömebilir bence.
0
jelly bear
(29.05.24)
Taşınma olayında gayet de "iş buldum gittim" olur.
Avrupa'daki bir şirket o kişi için çalışma izni başvurusu, sponsorluk vs. gibi işlerle uğraşıyorsa o kişi işinde iyidir. Büyük ihtimalle Türkiye'de maaşı 2-3 memur maaşıdır. Eşi de benzer şekilde olabilir.

Hiç değilse 2 milyon liralık yani 57 bin euro'luk bir arabası vardır.
Oraya gidince 17 bin Euro'ya ondan daha güzel bir araba alır, 40 bin euro'yu da taşınma masrafı, depozito, yeni yerde hayat kurmak için birikim olarak kullanır. 40 bin euro tutmaz zaten bu işler.
0
michael_knight
(29.05.24)
Ben su an TR'de yasamiyorum ama gordugum kadariyla ozel sektorde 15 yil tecrubeyi gecen arkadaslarim cok rahat 100-150K arasinda maas aliyorlar.Hemen hepsinde ev-araba vb. temel alimlar yapilmis zaten gecmis yillarda.

Ayrica Almanyada 1 hafta tatilin 100K'yi gectigini dusunmuyorum.Harcamada sinir tabii ki yoktur ama o paraya bircok Alman 1 ay aile gecindiriyor.
0
turkuaz
(29.05.24)
1 haftalık almanya 100bin mi :)

gidenler nasıl mı gidiyor? sorunuzdan anladığım, sizden farkları, araştırmayı ve 1 haftalık tatil fiyatını çıkarmayı bildikleri içindir. google'a "almanya tatil git" gibi şeyler yazıp bakarsanız size milyon $ reklam bütçesi harcayan otelleri turları göreceğiniz için o fiyatlar gelmiştir. ajetten zorlarsanız 2k biletler havada uçuyor bu yaza bile, gidip berlinde kalmayın almanyanın iç kesimlerini, dağlarını köylerini öğrenin. millet mis gibi dağ evlerinde butik otellerde 80-100€'ya otel tutuyor.

ayrıca "herkes" yurtdışına falan gitmiyor gezmiyor. nüfusun %9'unun pasaportu var, onların da yarısı hacı falan
0
avatar is back
(29.05.24)
"1 hafta aile ile normal bir almanya gezisi 100 bin tlyi geçiyor" kısmı böyle olmak zorunda değil. öyle olsa bile bi günde 100bin çıkmayacak cebinizden.

vize almak için bir kaç ay öncesinde başvurup ödemelerini yapıyorsunuz.
vize için uçak bileti almanız gerekiyordu. onu da aylar öncesinden aldınız. 100bin dediğiniz tutarın uçak bileti ve vize kısmı aylar önce ödendi, taksit yaptınız.

ayrıca türkiye'de (özellikle istanbul ya da diğer büyükşehirlerde) yaşam pahalı. yani burada yaşıyorsa, üzerine biraz daha koyup avrupa'da tatil de yapabiliyorlar.

bir hafta antalya'da tatil yapsa ailecek yine benzer bir para tutacak bu arada.
0
biseysorcaktim
(29.05.24)
2 memur 1 çocuklu aileyiz gayet rahat geçinip üstüne yeşil pasaportumuzla gezebiliyoruz.

Artı evi ve arabamızı kendimiz aldık artı aileden destek görmeyi bırakın birde biz onlara destek oluyoruz.
Evin kredisi de devam ediyor ve evimizi kiraya veremediğimiz içn şu anda kirada oturuyoruz ve evimiz boş bekliyor.
(Tayin olursak kiracıyı çıkarmak zor olacak bu yüzden boş)
Tabii bu gezme işi bir anda olan bir şey değil hesabımızı ona göre yapıp ona göre para ayırıyoruz.
Mesela her ay maaşta 50 euro kenara atıyoruz.
Bunu her maaşta mutlaka yapıyoruz.
Minimal yaşiyoruz. Hava yollarının belirli kampanyaları var, turlar var. Vs. Vs.
0
kirmizipilotkalem
(29.05.24)
Benim merak ettigim vize nasil aliyorlar vize almasi cok sikinti
0
Zetnikov
(29.05.24)
Ben iş buldum gittim.
Gittiğim ülkede de ev ve araba almak için yüksek birikime ihtiyaç yoktu. Peşinatı 6 ayda birikti zaten. Şimdi ev ve araba kredimi ödüyorum. Maaşım da yetiyor.

Öyle aileden birikime gerek yok yani. Bazı avrupa ğlkelerinde sistem birikmiş parası olmayan ama düzenli geliri olanları kira öder gibi çooooook uzun vadede ev sahibi yapmak üzerine kurulu.

Türkiyede ise başta boyundan çok büyük krediye girip 5 seneye ödeyebileceğin bir kredi ayarına gelmesi sonrasında ise kuş kadar kalması üzerine kurulu. O yüzden türkiyede ev almak içinbaşka bir gelir de lazım ilk senelerde. Avrupada bu böyle değil.

Avrupaya taşınanlar hep avrupada iş bulabilecek mesleklerde çalışanlar, mesela mühendisler. İstisnasız herkes iş bulup taşınıyor. Türkiyede iyi okullardan mezun mühendisler avrupada iyi şirketlerde çalışabilecek kadar kalifiye. Hatta avrupadaki bir şirketin vize işleriyle uğraşmasına değecek kadar kalifiye çoğunlukla. İş bulup gitme olayı doğru yani. Bir birikim gerektirmiyor. Ev taşımak tabi ki masraflı. Türkiyede a şehrinden b şehrine taşınmak da bir birikim istiyor zaten. Ama avrupaya taşınıyorsan eşyaları götürmüyosun çoğunlukla. Orada da ikeadan bir ev döşüyorsun. İlk 6 ay yavaş yavaş ev eşyaları tamamlanıyo. Başta sadece en gereklileri alıyosun falan. Cidden ötle yüksek birikim gerektiren şeyler değil. 2 3 maaşlık birikim falan lazım. Ama o da yoksa zaten daha büyük sorunlar yaşarsın hayatta.

Tatile gidenler de mühendisler. 100k aylık mühendis maaşı türkiyede. Haliyle rahat rahat geziyorlar avrupada. Türkiyede iyi mühendisler gerçekten avrupa standartlarında kazanıyor ve türkiyede de masraflar avrupaya yaklaştı. Haliyle 10 gün türkiyede tatil yapacağına 1 hafta almanya da yapılıyor.
Öncelik meselesi bir de.
0
zimbirik
(29.05.24)
şahsen biz yılda 1-2 kere gidebiliyorsak gidiyoruz onun dışında da kıt kanaat yaşıyoruz.

bazı arkadaşlar 1 hafta gidiyorlar sonra 1 sene onun borcunu ödüyorlar böyle yaşayanlar da var.
0
ananiyimioguz
(29.05.24)
2 tane çok büyük avantajlara sahibim. Biri muazzam.

- Ailemle kalıp ev bize ait. Dolasıyla kira giderim yok.
- Çalıştığım firmada sayesinde yan hak olarak indirimli bilet (ced bilet) hakkım var.

Kira vermemem de muazzam aslında ama ced bilet ayrı bir muazzam. Avrupa'ya gidiş-dönüş biletler en fazla 3.500 türk lirası.
0
put it in your appropriate place
(29.05.24)
O kadar yüksek bütçelere gerek yok evli çocuklu bir tanıdığım bile 3 odalı evlerinin 2 odasını 2 ayrı öğrenci kıza verip ekonomilerini denkleştirmişti örneğin. Gezi olaylarında da yine yüksek bütçesi olmayanlar 1 sene öncesinden veya kampanyalarla ucuza bilet, 10-15-20 kişilik hosteller,vs en büyük gider kalemleri olan seyahat ve konaklamadan kısılarak hallediliyor.
0
iwasbornonamountainside
(29.05.24)
www.eksiduyuru.com bu tam iki hafta icinde ayni sekilde soruldu tartisildi.

gezme:
eskiden yurtidisi isi kulturel olarak asiri ice donuk ve de malum fakir bir ulke oldugumuz icin sadece ufak bir elit/egitimli kesimin yapabildigi bir seydi. kimse dogru duzgun ingilizce bilmezdi, vs. Son 20 senedir sartlar degisti, sosyal medya falan derken aliskanliklar meraklar daha global bir hal aldi ve yurtidisi gezme isi "halka indi"

oyle olunce herkes habire gidiyor ya ben gitmezsem ezik kalirim algisi olusmakta kacinilmaz olarak. bu trend eskiden de vardi tabii ama son donemde daha da alt tabakalara yayildi.

tasinma:
tasinma isi biraz daha komik bence. adam cekya'ya romanya'ya falan gidiyor uyduruk bir universiteye, "turkiye rezil bir yer haci ya ben defolup gidiyorum buradan" falan yaziyor...

gecenlerde biri "yurtisina gitmek icin aileyi karsima almaya deger mi" diye bir baslik acmisti mesela. ama ortada fol yok yumurta yok. net bir 'yurtdisi' plani soz konusu degil, gurcistan'a mi tanisinor sirbistan'a mi tasiniyor bilmiyor. sadece laf olsun torba dolsun eksik kalmasin diye "yurtdisi" diretmesi yapiyor kendine. garip cok var boyle.
0
hot potato
(29.05.24)
Taşınma öyle kolay değil. Turist vizesi alan taşındım diyor veya dil kursu, ogrencilikle gidip taşındım diyor.

Çalışma izni diye bir olay var. Kalıcı oturum diye bir şey var. Bunlar uzun süreçler. Para, yabancı dil ve zaman gerekiyor.

Evli, çocuklu aileler için çok zor ve değmez.

Çoğu türk gittiği yerde cepten yeyip sonra Türkiye'ye dönüyor. Bu en çok Amerika'da oluyor. Saatlik 6-7 dolardan kaçak çalışıp sonra böyle hayat çekilmez deyip dönüyorlar.

Türklerin çoğu için yurtdışı sadece bir fantazi. Çoğu ingilizce bilmiyor veya bildiğini sanıyor. Gittiği yerde mavi yaka veya işçi olmak istemiyor. Çok zengin olabileceğini sanıyor. Sosyal hayatta çok değer göreceğini sanıyor.

Abd'de 50 bin dolardan fazla para kaptıran Türkler tanıdım. Dil kursu ile gelmiş olmamış, hukuk acentalarına iş bulsun diye para kaptırmış olmamış, kaçak taksi yapacağım derken araba masraflarından zarar etmiş falan filan...Herşey göründüğü gibi değil kısaca

Burada biri sordu geçenlerde gittiğim yerde beyaz yaka olmak istiyorum hukukçuyum dedi. Olamazsın falan deyince kızdı. Kanada'da şöförlük yapan Türk mühendis, doktor falan var .5 sene kebapçılarda çalışanlar var.
0
ferenc
(29.05.24)
(9)

Parfümün kutusundan orjinal olduğunu anlama?

pianeta
Normalde sıfırı 4600 - 5000TL olan parfümü birisi dolap.com'da 1000TL'ye satıyor.Fotoğraflarda baya jelatinli falan ama her türlü malın her türlü kopyasını üretebildikleri için yüzde yüz güven vermiyor tabi bu. Adam yurtdışından getirdiğini, al sat yaptığını falan yazmış.Sizce bu riske girilir mi?Ay
Normalde sıfırı 4600 - 5000TL olan parfümü birisi dolap.com'da 1000TL'ye satıyor.
Fotoğraflarda baya jelatinli falan ama her türlü malın her türlü kopyasını üretebildikleri için yüzde yüz güven vermiyor tabi bu. Adam yurtdışından getirdiğini, al sat yaptığını falan yazmış.
Sizce bu riske girilir mi?
Ayrıca elimize geçmeden, sadece kutusunun fotoğraflarına bakarak bir şey anlamamız mümkün mü?

Ek olarak üstüne kod falan yazıyorlar şişelerin. Ama aynı kodu 100 farklı şişeye basıp geçseler kim anlayacak? Bunun doğruluğundan tam olarak nasıl emin oluyoruz?
0
pianeta
(29.05.24)
yurt dışından bile getirse o kadar fark olmaz. kutusuna bakmana gerek bile yok, sahte o parfüm. orjinali 5000tl olan ürünü 1000e satmaz. 3500e satar atıyorum gerçekten orjinalse.
0
numlock
(29.05.24)
Peki illa kutusuna bakacağız desek, nasıl olacağız kutusuna bakarak?
Dediğim gibi orjinal bir parfüm kutusundaki kodu kopyalayıp 100 tane kutuya fotokopi gibi bassalar, kim nerden anlayacak?
Bu kadar kolay bir yöntem varken nasıl emin oluyoruz tam olarak?

(en kesin yöntem tabi ki boyner, sephora gibi yerlerden almak biliyorum ama bu soruyu meraktan soruyorum gerçekten. yarın babam getirse orjinal parfüm aldım sana dese ama aslında kazıklanmış olsa, ben o parfümün orjinal olup olmadığını nasıl sorgulayabilirim üstünde orjinal kod fotokopisi varsa?)
0
🌸pianeta
(29.05.24)
anlayamazsınız. dediğiniz gibi aynı kodu basıp geçerler. fiziken orijinal ve satılan ürünü yan yana getirip kutusunun malzeme kalitesine baksanız ya da büyüteçle hatta mikroskopla yazı baskı kalitesine baksanız belki anlaşılır. ha bir de elbette kokunun kendisinden anlaşılabilir. sahte olanlar ilk anda orijinali ile aynı kokuyor gibi gelse de genelde biraz zaman geçtikten sonra farklı kokmaya başlıyor.

yurtdışında parfüm fiyatları bizdekinden pek farklı değil, o yüzden dolap’taki bence de %100 sahte.

dediğiniz gibi bilindik yerden ya da bizzat kendiniz yurtdışından / freeshop’tan almadıkça sahte olma ihtimali hep var.
0
orient blue
(29.05.24)
5000 liralık parfümün 1000 liraya satılması pek olacak iş değil. Dolandırıcıların bu fiyatlamasını da anlamıyorum, 3200 liraya satsa hiç şüphelenmeden alıp geçerdiniz.

O kod işi dediğiniz gibi değil.
Her Parfüm şişesinde tek bir eşsiz kod var.

O kodu web sitesine bir defa girdiğinizde size "orijinal" diyor. O kodu bir daha girdiğinizde "ürün sahte olabilir, bize ulaşın" diyor. Daha dün bir güneş kreminde kullandım bu kod işini.
0
michael_knight
(29.05.24)
@michael_knight

Şimdi sizin mesajı okuyunca sahibinden'de kodunun fotoğrafının da yüklendiği bir parfüm ilanına girdim. Kodu sorgulayınca dediğiniz şekilde bir uyarı vermedi, direkt kodla ilgili bilgiler verdi.
checkfresh.com'dan sorguladım.
0
🌸pianeta
(29.05.24)
Bahsettiğim güneş kremi için size kodu vereyim, sorgulayın. Tabi dün ben kontrol ettiğim için yeniden kontrol edilince orijinal demeyecek.
solante.com
0
michael_knight
(29.05.24)
Orjinal parfum almanin tek yolu %100 orjinal satan magazalar olur oradan alirsan sikinti olmaz bu magazalar zaten riske giremez
0
Zetnikov
(29.05.24)
@planeta checkfresh.com parfümün orijinalliğini değil tazeliğini kontrol etmek için kullanılan bir site. Ondan aldığınız sonucu o şekilde okuyun.
0
michael_knight
(29.05.24)
Beymen ve Sephora dışında hiçbir yerden orijinal parfüm almayın bence.

Eğer bilindik bir markanın parfümü ise orijinalinin neredeyse aynısını (muadil) yapan bir marka önerebilirim.
Ben onlarla tanışınca orijinal almayı bıraktım.
0
gradacion
(29.05.24)
(27)

gideyim mi gitmeyeyim mi?

diyojenimtırak
soru bu kadar ya detaya gerek yok. içinizden geleni yazın lütfen
soru bu kadar ya detaya gerek yok. içinizden geleni yazın lütfen
0
diyojenimtırak
(27.05.24)
boşver napıcan gidip, iyi böyle gerek yok şimdi hiç.
0
numlock
(27.05.24)
Gitmezsen "gitseydim nasil olurdu" dersin.
Git begenmezsen dönersin.
0
logisticsmanager
(27.05.24)
Detay vermek istemediğin için, içinden ne geliyorsa onu yap diyorum.
0
rock n roll
(27.05.24)
Git bence...Zaten bu ikilemde kaldıysan sende gitmek istiyorsun ve birazda kendine destek arıyorsun bence...Yoksa bu soruyu sormaz kalırdın...
0
alpicann
(27.05.24)
Gidersen adam değilsin! İnsanda biraz gurur olur.

Detay yok. Ortam gerelim. :P
0
nawar
(27.05.24)
Gitme........
0
ala09
(27.05.24)
Kafana sık git (Ahmet Kaya)
Çek git (Yurtseven kardeşler)
Kim vurduya git (deyim)
Seviyorsan git konuş bence (anonim)
Gölge yapmadan git (neodiyojen)
0
diyecevaplandı
(27.05.24)
Yiyorsa git
Yemiyorsa gitme
0
Zetnikov
(27.05.24)
Oha ço kgüzel soru konsepti çok sevdim yaparım arada bunu.

Gitme. Otur evde kafa dinle.
0
pianeta
(27.05.24)
Gittiğin yer, gideceğin kişinin evine yakınsa gitme

Ortada bir yerdeyse git
0
lafacukur
(27.05.24)
cooperr
(27.05.24)
Uzaksa gitme, yakınsa git.
0
buzbebek
(27.05.24)
Git, içinde kalmasın.
0
kobuzchu kiz
(27.05.24)
N'olur gitme
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.05.24)
çok gidesin olsa bu soruya gerek olmazdı, gitme.
0
penceredengorunenmorbina
(27.05.24)
Gitme, evde de durma, bambaşka bir şey yap.
0
Phoebe
(27.05.24)
Gitme
0
mor oje
(28.05.24)
yazı tura at. yazı gelirse git, tura gelirse gitme.
0
inheritance
(28.05.24)
hiç gerek yok.
0
kumandanim
(28.05.24)
Gitme diyorum ben.
0
norek
(28.05.24)
Gitme
0
tuborg yesili
(28.05.24)
Gidecek olsaydın bu saate kadar çoktan gitmiştin.
0
iwasbornonamountainside
(28.05.24)
gitmek zorunda mısın?
0
baldan kaymak
(28.05.24)
Gittiğinde ayrılmış mı olacaksın kavuşmuş mu olacaksın? Ben bu git i anlamadım.

Yorum yazanlar hangi duruma göre git diyorlar belirtmek lazım sanki.

Mesela istenmediğin yerden gitmek/ayrılmak ile uzaktaki sevgiliye gitmek/kavuşmak arasında fark var.

Eğer bir yere varma/kavuşma anlamında bahsediyorsan git. Çünkü sorduğuna göre seni meşgul ediyor, etmese soru oluşmazdı zaten bir eylemde bulunmazdın. @ penceredengorunenmorbina ile tam tersi düşünmüşüm ilginc sdfgh

Ama gitmek derken bir yerden ayrılma, terk edip gitmek, kaçmak anlamında soruyorsan, rahatsızlık veriyorsan git, vermiyorsan gitme mücadele et.
0
ananiyimioguz
(28.05.24)
git
0
Murat1407
(29.05.24)
Mesafeye bağlı
0
Tutkun
(29.05.24)
gittim. acayip de iyi oldu gittiğim. karar alırken milleti dinlemeyin
0
🌸diyojenimtırak
(07.06.24)
(12)

Zenginler nerede yürüyüş yapıyor

iwillsee
Biraz saçma bir başlık oldu ama bilemedim. Malum halktan izole yaşayan zenginler açıl havada yürüyüş yapmak için nerelere gidiyorlar? Milliyet bahçelerine inip halka mı karışıyorlar? O izole ve luxury ortam ihtiyaçları ile açık havada yürüyüşü nasıl kombine ediyorlar?
Biraz saçma bir başlık oldu ama bilemedim. Malum halktan izole yaşayan zenginler açıl havada yürüyüş yapmak için nerelere gidiyorlar? Milliyet bahçelerine inip halka mı karışıyorlar? O izole ve luxury ortam ihtiyaçları ile açık havada yürüyüşü nasıl kombine ediyorlar?
0
iwillsee
(27.05.24)
boğaza bakan yalısının bahçesinde :)
0
bravoteam
(27.05.24)
sarıyer sahilinde
0
sizofren06
(27.05.24)
Aslında ultra zenginlerin çok ama çok az kısmı korumayla dolu bir evde halktan uzakta yaşıyor. Yani filmler diziler bizlere hepsi böyleymiş gibi gösteriyor fakat aslında böyle degil
Bir çogu halkla iç içe yaşıyor. Mesela Türkiyenin en büyük ilaç firmalarından birinin sahibinin altındaki araba 2023 model fiat egea. Yürüyüşe fenerbahçe sahiline çıkar en son orda çay bahçesinde Ihlamur çayı içer sonra evine gider.

Belgrad ormanına moda sahiline Sarıyer sahile gidenleri görüyorum. Ama gösteriş düşkünü olan azınlık kısım ise genelde bu gibi yerlere takılmaz. Açık hava koşusu seviyorsa İstanbulun Karadenize bakan sahil şeridinde yer alan kafa dinlemelik sakin yerlerde takılmaktalar
0
limonlu eksi
(27.05.24)
Arnavutköy Bebek arası ve karşıda Fenerbahçe Caddebostan arası ile Bağdat Caddesinde rastlayabilirsin
0
kaptan memo
(27.05.24)
sabahın köründe veya mesai saatlerinde bebek sahili
daha çok zengin kişilerin eşlerini koşu yaparken görebilirsiniz sdsf
0
mantık
(27.05.24)
"sakin ol champ evdeyim" geldi hemen aklıma:)
0
nothing in my way
(27.05.24)
@limonlu Türkiyenin en büyük ilaç firmalarından birinin sahibi laf edenleri korumalarına dövdürtüyor, aynı kişi mi acaba
0
lambırcek
(27.05.24)
belgrad ormanı
0
gabe h coud
(27.05.24)
Yürüyüş yapılan her yerde. Zengin uzaylı değil sonuçta çoğu zengin statü simgesi kullanmaz sade giyinir sade arabası vardır dışarıdan bakarak zengin olduğunu anlayamazsınız
0
doharkoman
(27.05.24)
Ortaköy Bebek koşu rutinimde bi' Cumartesi sabahı Nusret' e rastlamıştım, önde hafif tempo koşuyordu, arkasında da koruması ve arabası geliyordu :)
0
kumandanim
(27.05.24)
Bebek sahili
0
gadlemler
(27.05.24)
Koşu bandi kullaniyoruz hocam biz zenginler
0
Zetnikov
(27.05.24)
(2)

Neden yorumlar İspanyolca?

michael_knight
Bu video Türkçe. Sunan kişi sanırım yarı ünlü bir Türk. Konuştuğu kişi eski ünlü bir Türk.Hem izlenme aşırı düşük hem de yorumların biri dışında hepsi İspanyolca, o diğer yorum da Rusça.Neden böyle olmuş sizce?https://www.youtube.com/live/FmcIXKPc4as
Bu video Türkçe. Sunan kişi sanırım yarı ünlü bir Türk. Konuştuğu kişi eski ünlü bir Türk.
Hem izlenme aşırı düşük hem de yorumların biri dışında hepsi İspanyolca, o diğer yorum da Rusça.

Neden böyle olmuş sizce?

www.youtube.com
0
michael_knight
(24.05.24)
İspanyollar ispanyolca altyazi koyun diyor
0
Zetnikov
(24.05.24)
bunlar bot. 600 takipcili kanalin 500 izlenmeli vidosuna normal insanlarin ususmedigi belli. zaten cevirilerini okursan hicbiri spesifik degil yorumlarin, koray hatasiyiz kargo dinleyicisiyiz falan demiyorlar. hepsi ayni hemen hemen.
0
hot potato
(24.05.24)
(4)

İstanbul'a ilk kez gelen yabancı misafiri nereye götürelim?

chicha_v2
Birkaç gündür İstanbul'da, Cihangir tarafında kalıyor.Tarihi yarımadada Ayasofya Sultanahmet falan gezdi. Kadıköy'e de gitmişti geçen gün.Eşim Balat'a götürebiliriz dedi, başka nereler olabilir?Not: Araba var ama yaya gezmeyi gezdirmeyi tercih ederiz.
Birkaç gündür İstanbul'da, Cihangir tarafında kalıyor.

Tarihi yarımadada Ayasofya Sultanahmet falan gezdi. Kadıköy'e de gitmişti geçen gün.

Eşim Balat'a götürebiliriz dedi, başka nereler olabilir?

Not: Araba var ama yaya gezmeyi gezdirmeyi tercih ederiz.
0
chicha_v2
(24.05.24)
İnançlı bir Ortodoks'u Eyüp Sultan türbesine götürmüştüm, çok etkilenmişti. İlgisini çeker mi diye sorabilirsiniz.
Beşiktaş'ın en kalabalık sokaklarından birinde bira-patates hoş olabilir.
Eminönü'nün kalabalığı ve kaosu farklı gelebilir, balık-ekmek de var.
Kuruçeşme Aşşk kahve bana çok güzel geliyor.

Bunların içinde en iyi fikir bence Balat
0
michael_knight
(24.05.24)
İstiklal, taksim
0
Zetnikov
(24.05.24)
Rahmi Koç Müzesi / Sütlüce
0
since1907
(24.05.24)
teknede uzunca bogaz turu. daha once yaptiysa bile farketmez tekrar yapilir.
0
hot potato
(24.05.24)
(3)

Eklemler için glukosamin kullanmak hakkında bilgisi olan birisi var mı?

Zetnikov
vucüt geliştirme yapıyorum. eklemlerde zayıflık hissi ve ses gelmesi sebebiyle glukosamin kullanmaya başladım. 1 kutu bitti kendimi yüzde yüz olmasada daha iyi hissediyorum. bu ürünün yenisini almalı mıyım yani spor yaptıgım surece kullanmam mı gerekiyor yoksa almasam olur mu artık?
vucüt geliştirme yapıyorum. eklemlerde zayıflık hissi ve ses gelmesi sebebiyle glukosamin kullanmaya başladım. 1 kutu bitti kendimi yüzde yüz olmasada daha iyi hissediyorum. bu ürünün yenisini almalı mıyım yani spor yaptıgım surece kullanmam mı gerekiyor yoksa almasam olur mu artık?
0
Zetnikov
(23.05.24)
Bunun için bir şey diyemeceğim ama kuru çınar yaprağı suyunu içmenin faydaları var.
0
diyecevaplandı
(23.05.24)
Bir kere bu tarz sorulara prensip olarak "kaynim kullandı cok faydali" gibi yaklasimlari yanlış buluyorum. Özellikle elimizde destekleyecek bilimsel veri yoksa ama tabi eksiduyuru burası.

Glukosamin vs şeyleri zamaninda kopegimde kullanmamdan sonrası cok arastirdim ve açıkçası elde net bir veri yok. Yani bir işe yariyor da ne kadar ise yaradığı, kimlerde yaradığı belirsiz. Buna ek olarak sadece bu değil daha başka maddeler de var ise yarayabilecegi konusulan ama cidden şöyle birkaç yil daha araştırma lazım. Isin içinde kesin placebo etkisi de var gibi.

Sizin durum; yani bilmiyorum ben vücut gelistirme yapmaya başlayınca böyle sorun olan duymadim. Misal.olimpik halter, powerlifting deseniz neyse. Bence biraz overreaction olmus ama sunu diyebiliriz;
Elimizde bilimsel olarak yararini destekleyen net bir şey yok ama sagliksiz olduguna dair de bir şey yok. Bu noktada en kötü placeboya para harcamış olursunuz ama kendinizi iyi hissediyorsaniz kullanin.


Bu arada spor yaptiginiz sürece falan kullanmaya gerek yok. Benim kendi arastirmalarim sonucu elimizde bilimsel olarak spor yapanlarin kullanmasi iyi olacak vitamin fish oil. Onun dışında net bir şey yok (yeni yeni şeyler çıkıyor da çok yeni yani arastirmalar).

Bu arada bu tarz şeyler galiba kür oluyor. Yani 3 ay kullanıp birakip sonra tekrar kullanmak gibi.

Kendi deneyimlerim sonucu eklem sagligina iyi gelen bilimsel kanitli iki şey var;
Lean olmak.
Her hafta mobility çalışmak.
0
logisticsmanager
(24.05.24)
@logisticsmanager

teşekkür ederim klavyene sağlık hocam
0
🌸Zetnikov
(24.05.24)
(5)

Powerbank in şarj kablosu yerine uzun bir kablo takarsam?

Zetnikov
Bi sikinti olurmu sarj ederken. İcinden kisa kablo cikiyor
Bi sikinti olurmu sarj ederken. İcinden kisa kablo cikiyor
0
Zetnikov
(23.05.24)
olmaz
0
jülsezar
(23.05.24)
(uzun kablo takarsanız sıkıntı) olmaz.
0
michael_knight
(23.05.24)
@jülsezar
@michael_knight

mesela usb tasınabılır harddısklerde kablo uzayınca veri transferinde sıkıntılar yasanıyordu. powerbankte de şarj hızı dusebılır dıye dusunmustum aslında.
0
🌸Zetnikov
(23.05.24)
hocam sıkıntı olmaz ile şarj hızının düşme ihtimali farklı şeyler.

düşmez hocam kullanacağınız kabloda. dandikse kablo düşebilir.

ama deneyin direkt görün.
0
jülsezar
(23.05.24)
@jülsezar

teşekkr ederim
0
🌸Zetnikov
(23.05.24)
(4)

Sivrisinek kovucu/çözüm. Doğal veya değil.

ermanen
Sivrisinek sorunu var. Ne kadar dikkat edilse de eve giriyorlar. Tel olmasina ragmen. Cozum veya kovucu ne onerirsiniz? Sizde ne ise yaradi? Uyurken isirmamalari icin ozellikle de.Daha once duyurularda ben de cevap verdim bu tur sorulara. Belki guncel bilgi vardir. Bu hayvanlar evrim de gecirmis san
Sivrisinek sorunu var. Ne kadar dikkat edilse de eve giriyorlar. Tel olmasina ragmen. Cozum veya kovucu ne onerirsiniz? Sizde ne ise yaradi? Uyurken isirmamalari icin ozellikle de.

Daha once duyurularda ben de cevap verdim bu tur sorulara. Belki guncel bilgi vardir. Bu hayvanlar evrim de gecirmis sanki. Bazi cozumler, kimyasallar ise yaramiyor.

UV lamblarini ovenler olmus. Onu mu denesek?
Prize takilan kucuk zimbirtilar ise yaramiyor gibi.

Bir suru dogal yontem de yaziliyor. Feslegen, biberiye vs. ekin. Portakal kabugu, sarimsak vs. Esansiyel yaglar vs. Bunlardan ise yarayan oldu mu sizde?

Bilimsel arastirmalar icinde DEET olan spreyler oneriyor. Ama o da kimyasal ve hassas cilt icin iyi degil. Cibinlik de kullanamiyoruz simdilik.
0
ermanen
(21.05.24)
www.trendyol.com

Geçen yıl bunlardan almıştım açık havada bile işe yaramıştı. Bunu yakıp 3-4 metre yakınına oturunca sinek gelmiyordu. Ama biraz ağır kokuyor onu da hesaba katmak lazım. Ben açık havada kullandığım için çok önemsemedim ama küçük ya da kapalı alanda rahatsız eder.
0
pianeta
(21.05.24)
Bitkiler, otlar, meyve kabukları bir işe yaramıyor.
@pianeta'nın önerdiği spiraller çok etkili ama açık havada kullanmaya daha uygun, kokusu gerçekten ağır diye hatırlıyorum.

Aşırı hassas cildime rağmen DEET'li spreylerle hiç sorun yaşamadım ben.
www.envira.com.tr Bu ürün çok iyi, sinekler hiç yaklaşmıyor, birkaç yıldır her tatile, pikniğe, sahilde oturmaya vs yanımda taşıyorum. Ama internette hiçbir yerde bulamıyorum artık, geçen yaz bir medikal mağazasında bulup stoklamıştım, belki yakınlarınızda medikalci varsa bulunur.
0
kobuzchu kiz
(21.05.24)
Afrikada gormustum yataklarin etrafini tül ile kaplayip uyuyorlardi eger cildirtmislarsa denenebilir
0
Zetnikov
(21.05.24)
Bitkiler otlar, lavanta yağları, karanfiller falan bir işe yaramıyor +1

Şu ucu yakılan spiral etkili ancak açık havada olabilir, ev ortamına pek uygun değil.

Raid'in elektromat tableti bence çok başarılı bir ürün. Bugüne kadar bir sıkıntı yaşamadım ancak tabletlerin çok yeni olması gerekiyor. TETTne yaklaştıkça etki azalıyor.

Raidin prize takılan sıvısında aynı başarıyı göremedim.
0
Mirket
(21.05.24)
(22)

Türkiye'de işler rayına mı girdi ?

garavel
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kad
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.

Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kadar twitter'da ekşi'de vs konuşulmuyor gibi.

Ülke döviz olarak pahalı kesinlikle evet kabul, ama maaşlar da saçma bir şekilde döviz olarak yüksek gibi. Asgari ücret mesela, tr'de döviz olarak daha yüksek olduğu bi dönem yok galiba. Yazılımcılar, memurlar, doktorlar vs avrupa'da yaşayacağından daha iyi bir hayat yaşıyor gibi.

Doktor grevleri olurdu mesela, bıçak gibi kesildi. Doktor ortalaması 70k-120k arası diyorlar şimdi ne kadar doğru bilmiyorum ama deli para. Almanya - ingiltere vermiyor yani bu paraları kiraları vs de cabası. ( abartı da olabilir )

İstanbul hariç her yerde karı koca memur 40-40 alsa 80 bine gayet iyi yaşar gibi. Öğretmen maaşı mesela full ek dersler dahil 45i geçiyor diyorlar.

Anadolu'da bu rakamlarla yaşamayı saymıyorum hele.

Ben mi yanlışım ? Ne oldu birden böyle ?

Not : Türkiye'de değilim, dışarıdan gözlemdir.


Edit: Arkadaşlar sosyal çürümeye dair içinizi dökmeniz için açmadım ki postu? Ekonomik olarak bir soru sordum. Doktordan, memurdan , yazılımcıdan bahsettim. Ne diye cinayetlerden emeklilerden bahsediyorsunuz anlamadım anne babamın tek gelir kaynakları emekli maaşları ben de biliyorum emekliler için cehennem olduğunu. Sorunun hangi yerinde emekli geçiyor ? Türkiye hakkında '' bazı '' meslek gruplarına olumlu bir şey dedik diye akp'li olmuyoruz hemen.
0
garavel
(19.05.24)
alışıldı, kabullenildi sadece. ben her zaman yurt dışının daha iyi bir yer olmadığını savundum, hatta çoğu alanda türkiyedeki pratikliğin ve rahatlığın asırlarca gerisinde ama "insan hakları" var. bu da yeter zaten.

ekonomik olarak dersen de, türkiye ve genellikle türkler borcu borçla kapata kapata gününe devam ediyor. buna da karşı çıkan olmadığı için, insanlar buna da alışıyor.
0
numlock
(19.05.24)
asgari ücret ülkede çok küçük bir kesimin ücreti oldu. emekliler ihya oldu artık istedikleri KYK yurdunda dilediği gibi tatil yapabilecekler. kentsel dönüşüm adı altında mükemmel kentler kuruluyor. nüfusu gayet az olan istanbul'a göçü artırmak için yeni projeler devreye alınıyor. kanal istanbul artık konuşulmuyor. ekonomimiz zaten uçuyor. doktorlar grev yapmıyorlar zira doktorlara mhrs üzerinden kolayca ulaşabiliyoruz. doktor bile dövebiliyoruz artık. her şey güllük gülistanlık. ve evet depremler olmuyor ve kimseler ölmüyor. gençler dilediği arabayı kolayca alabiliyor. evlenecekler olanlar hemnececik ucuz evlerden alıp hemen yerleşebiliyorlar. evsahibi kiracı ilişkileri son 10 yılın zirvesinde olumlu anlamda. dilediğimiz telefonu bedava gibi yurtdışından satın alıp hemen kullanmaya başlayabiliyoruz. zaten yurtdışına çıkmak o kadafr kolaylaştı. vize başvurun hemen olumlu sonuçlanıyor. göçmenler gitti. reis elindeki sihirli değnekle her şeyi düzeltti. ortam süper kısaca...
0
exlibris
(19.05.24)
Bir aile düşün.
Evde tencere tava ne varsa satmış.
Gırtlağına kadar borca batmış.
Hiçbir banka kredi vermiyor ve kredi kartlarının hepsi patlamış.
Artık tefeciler de borç vermiyor. Tek tük veren tefeci bulurlarsa sevinç nidaları atılıyor.
Bobrekler satışa çıkarılmış.
Ve hala gideri gelirinden çok fazla
ve yetmezmiş gibi dışarıdan evsizleri çağırıp ağırlanıyor.
0
Mirket
(19.05.24)
şöyle de bir şey var, avrupa ve abd'de paran yoksa yoktur, bittin, that's it. türkiye'de parası olmayan bir şekilde, bir meblağ paraya ulaşabiliyor.
0
numlock
(19.05.24)
@dissendium abd başka bir seviye, hiçbir avrupa ülkesi de ona yakın değil. kıyaslamak gibi gaflete düşmüyorum, soru da troll değil.

ama almanyada yapacağı net 3200-3500 eur mesela. 80k net alsam ben gitmem mesela ( almanya özelinde ) 0’dan düzen kurmaya değecek miktarlar değil onu demek istiyorum. türkiye ile avrupayı kıyaslamıyorum ama bugün 100k alan bir doktor ( özel hastanede daha da yüksektir ) avrupa’daki meslektaşından daha iyi yaşayabilir. benim demek istediğim göçe can atan çok özel meslek grupları bıçak gibi kesildi aslında soru yanlış anlaşıldı.
0
🌸garavel
(19.05.24)
@dissendium; öyle bişey yok abi. 1 çikolataya da ülke kötülenmez. kiralar her ülkenin megakentlerinde yüksektir, ha dersen ki ben yozgatta, tokatta yaşarken rahat edemiyorum yobaz kitle yüzünden onu anlarım, o açıdan konu tartışılır. git tut berlinde yeşillikler içinde iki katlı ev bakayım kaç para, veya londrada veya romada veya viyenada veya amsterdamda :)
0
numlock
(19.05.24)
Seçime yakın olumsuz haberler veya yurt dışı ile bizim kıyaslanmamız artar sosyal medyada ama sosyal medya ile oluşan algı her şey değildir. Bir de sokakataki hayatın gerçekleri vardır.

Avrupa ekonomik krize girdiği an dışarıya gidenler geri gelmek için tekrar düşünecektir.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Yurtdışı çok kötü, Türkiye çok iyi. Gitmeyin sakin, biz kuru croissant soğan yiyoruz.
Ibani atarim.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Sorun devam ediyor sadece kompanse edilmiş durumda. Herkes 5-6 sene önceye göre çok daha memnuniyetsiz. 2019'dan beri çok hızlı bir bozulma oldu ekonomik olarak.

Benin gözümde bir depremle aynı görüntü canlanıyor. Olay olurken insanlar bağırışır, tepki verir ortalık hareketlidir. İnsanlar ölür, binalar yıkılır. Deprem bittikten sonra ölen ölmüştür, yıkılan yıkılmıştır, bağırış çağırış kesilmiştir ama hiçbir şey daha iyi de değildir. Hiçbir şeyin düzeldiği de yoktur, sadece hareket sonlanmıştır. Kimse can havliyle bir şey yapmıyordur. Enkaz altında kalan dahi sessiz sakin birilerini bekliyordur. Benim gördüğüm manzara bu.

Doktorlar, diğer memurlar ve bazı mesleklerdeki insanlar bu süreçte toplu hareket ederek daha çok öne çıktı ve daha sıkı pazarlık yaptılar. Yazılımcıları örnek vermişsiniz bunlar zaten tüm dünyada yükselen bir grup, hem Türkiye'deki fiyat algısının bozulması, hem talep dolayısıyla dünya geneline oranla çok kazanıyor olabilirler.

Ancak birçok iş kolu döngüsel olarak sorunlarla uğraşıyor. Fiyatların artması ve maaşların artan fiyatlara ulaşma çabasının getirdiği sarmal artık kanıksanmış durumda. Ben şahsen artık dönüp dönüp aynı şeylerden şikayetlenmeyi saçma buluyorum ve daha az konuşuyorum bazı şeyleri. Birçok insan da böyledir.

İlk zamanlar "uff şu fiyatlara bak" diye konuşup duruyordu herkes. Şu şu kadar olur mu, bu bu kadar olur mu diye. E oluyor işte, alıştık artık baydı yani muhabbet. Sıkıp dişimizi yaşıyoruz işte. Olan bu.
0
akhenaten
(19.05.24)
dışarıdan bakınca evet öyle görünüyor. ama değil. insanlar kanıksadı sadece, alıştı biraz.

ben avrupa ederinde bi maaş alıyorum döviz ile ve istanbul'da kirada yaşıyorum. bir aldığım şeyi ikinciye alırken aynı fiyata alamıyorum. her gün dikkatli davranıyorum.

avrupanın pahalı bi şehrine bir kaç günlük tatile gittim ve türkiye ile benzer paralar harcadım! üstelik biraz cimri biriyim, ne giyimim ne yaşantım yüksek standartlara sahip değil.

kiram, 5ten 15e çıktı. başka bi eve geçsem 25-30 ödeyeceğim. barınmak ciddi bi mesele. kirası az (ya da normal) olan evden atılmaktan korkuyor. evden çıkarsa emlakçı+komisyon+taşınma derken kira x 3 ödeyecek iyi ihtimalle.

işsiz oranı çok fazla. dükkan sahipleri çok kazanıyor çoğunlukla çünkü onlar da ansızın gelebilecek kira ve diğer masrafları sübvanse etmek için fazla maddi güç sahibi olmak istiyorlar. bu yüzden çalışanına 25bin brüt verirken kendisi en az 10-15 katını kazanıyor. günün sonunda iki kişilik basit bir dürüme beşyüz, iki burger iki biraya bin lira yazıyorlar. asgari ücret 17bin tl ve 6 ay daha zam beklenmiyor.

ülkenin standart maaşı asgari ücret oldu. yeni işe başlayanlara sigorta yapmıyor bir çok işveren ve işe yeni başlayan çok insan 17bin'in altında maaş alıyor. münferit denmeyecek kadar bir oran bu.

termosa kahve koyalım, dışarıda bir parkta oturalım ya da bir bankta oturalım neredeyse mümkün değil. büyükşehirlerde parasız yol kenarına bile oturamıyorsunuz. belki kırsalda boş bi bank bulunur.

ülkede standartsızlık çok yüksek. param var, sağlıklı ve kaliteli bir şey yiyeyim, güzel bi etkinliğe katılayım, iyi bir kıyafet alayım diye bir şey neredeyse mümkün değil. paran varsa bile kalite yok. marketten aldığın her şey zehir neredeyse.

kırsalda yaşayan ve karı-koca memur olan kişi 80-90 alsın hadi. ülkede 5 milyon memur var. ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu? bu çift çocuk sahibi olsa buna kim bakacak? kreşler çok pahalı. birinin yarı maaşı çocuğa gidecek, çalışmasa daha iyi.

döviz bir süredir fazla yükselmiyor. hafif hafif yükseliyor. o yüzden iyi görünüyor durumlar. ama nereye dek gidecek, bir noktada kırılacak mı bilmiyoruz. ederi yıl sonu 40 civarında diye tahmin edilmişti.

kira sorunu olmasa belki "düzelmeye başladık" diyebilirdik belki.

doktorlar 100'ün üzerinde alsın hadi (ne kadar bilmiyorum da halk öyle biliyor). kaç doktor var, 200bin mi, yine ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu oran.

yazılımcılar ve doktorlar artık pek konuşmuyor diyelim. bu da doğru değil. yazılım sektörü de belli bi dolgunluğa ulaştı 5+ tecrübesi olanlar için çok kötü değilse de junior'lar için iş bulmak zor ve asgari ücret lafları ediliyor.

açıkçası trol bi soru olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben de sizin gibi düşünürdüm haberlere ve medyaya bakarak. özellikle doların hafif hafif çıkıyor olması bir şeylerin düzeldiğini hissetmemizi sağlıyor. ancak ödenmeyen kredi kartlarına aylık yüzde 5 faiz geliyor. bankalar kredi vermiyor. verse bile yıllık faizleri çok yüksek.

insanlar paralarını harcamak ya da yatırım yapmak yerine mevduatta tutma eğiliminde, mevduat faizleri yüzde elli civarında. kapanan dükkanlar görüyorum bazen.

anadolu da ucuz değil. ilçeler ya da kırsallarda bile kiralar asgari ücretin yarısı ederinde, hadi olsun üçte biri. orada yaşayanlar (eğer memur değilse) asgari ücretten fazla almıyorlar çoğunlukla.

türkiyede memur sayısı 5milyondan az. ülke nüfusu 80milyon. işsizlik istatistikleriyle çok oynandı. açıklanan rakamların iki katı gibi düşünün (bir yıldır iş aramayan, işkur'a kayıtlı olmayan, öğrenci olan, yükseklisans'a kayıtlı olsan ve bir çok kriter işsiz sayılmıyor. halbuki bu insanların çoğu işsiz)

haliyle, gözlemleriniz doğru değil.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Katiliyorum dolar bazli yuksek olmasi nedeniyle su an kriz azaldi
0
lapaz
(19.05.24)
düzelen bişey yok ama ilginç şekilde mesela öğretim görevlisi maaşı 600 dolarlara kadar düşmüştü bi ara, ben yaparken 800-900 dolardı, şu an 1500 dolar alıyor arkadaşım. Bu kadar artacak ne oldu? Döviz tutuldu. Ama bunun halka faydası var mı => yok. Çünkü ticaret dolar 45 liraymış gibi dönüyor, herkes fiyatını öyle belirliyor.

Bunun bi artısı var, mesela 2023 seçiminden önce dolar tutulurken eşimle acayip dolar biriktirebilmiştik. (kredi kartının asgarisini ödeyip bol bol dolar alıyorduk) Şimdi de 900 değil de 1500 dolar alan kişi ülkedeki harcamasını kısıp veya kredilendirip dolar biriktirebilir. Tabii faizler yükseldi daha yüksek faizle geri ödeyecek ama sonuç olarak bunu yapabiliyorsun. Beyaz yakalının yurtdışına tatile vs. gitmesinin bir sebebi de bu. 1500 dolar Türkiye'de pek bi halt etmiyor ama biriktirirsen batıda hala 1500 dolar = 1500 dolar. Türkiye'de 1500 doların alım gücü 800 dolar gibi.

Anadolu'da yaşam daha iyi ona hep katılıyorum. Ama İstanbul'da 80 bin alabilen biri başka şehirde o maaşı alamıyor. Ama asgari ve bi tık üstünü alanlar büyük şehirler yerine küçük şehirlerde yaşasa hayatları ciddi fark eder.

Özet(tl,dr): Gördüğüm duyduğum kadarıyla Türkiye içinde maaşın dolar olarak artmış olsa da pek fark etmiyor zira 3 dolarlık kahveye 5 dolar, 30 bin dolarlık arabaya 50 bin dolar vermek zorundasın. Yurtdışına da giden gitti, kalanlar alıştı. Türkiye'de bir şekilde yaşanıyor. Mesela geçen yıldan bu güne benim Türkiye'deki kredi kartı limitlerim 5 katına falan çıktı.(1 yıldır İngiltere'deyim)
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
gerçekten açıklayan ve cevap veren herkese teşekkür ederim. soru biraz amaçtan sapsa da genel bilgiler de verilmiş gayet faydalı oldu. ben şahsen işletme mezunu birisi olduğum için şuan ingiltere’de kazandığım miktarın türkiye’de yakınından geçemem bu çok apayrı bir mevzu. orta lisans sahipleri, vasıfsız, mavi yaka için avrupa cennet. türkiye de hala zaten çok kötü bunu tartışmaya gerek yok. ama yazılımcı, doktor gibi çok üst seviye işlerdeki tr maaşlarının avrupa ile arasında eskisi kadar da uçurum yok, o yüzden beyin göçü furyası bi tık azaldı hatta çevremde dönenler de oldu.

mesela londra’ya finansçı olarak 1 sene önce gelen başlangıç için gayet iyi de kazanan arkadaşım geçen ay komple döndü istanbula.

bir de ekonomiden bağımsız, insanlar avrupa’da ırkçılığı tattı o kadar da güllük gülistanlık olmadığını anladı. almanya göç vermeye başladı, hollanda başlığında sağın yükselişi ve uk - abd’ye gitme konuşuluyor vs. gidenler de seçerek gidiyor avrupa olsun polonya bile olsun kafası bitti artık almanya dahi gerilerde.
0
🌸garavel
(19.05.24)
bu kadar balık hafızalı olmayın ya. dolar euro 6 ay stabil gitti diye ekonomi düzelmiş olmuyor. bu ülke daha şunun şurasında iki üç sene önce doların iki ay içinde 8 liradan 18 liraya çıkışını canlı canlı gördü. oradan göz açıp kapayıncaya kadar 30 lira oluşunu da. bir sene sonra doların 60 lira olmayacağının bir garantisi var mı? yok. döviz bazında yüksek dediğin o maaşların kuş kadar kalması iki aylık yeni bir ralliye bakar. yani bu uçurumdan düşerken eskaza birkaç saniyeliğine dala takılınca "iyi ya artık düşmüyorum" demeye benziyor.

evet avrupa'da da enflasyon var ama 1 euro'ya aldığın çikolatanın seneye 2 euro olmayacağını biliyorsun, bunun rahatlığıyla yaşıyorsun. geleceğe dair kaygın azalıyor. insan doğada aslandan kaçan zebra gibi basit bir canlı değil, sadece o anı düşünerek yaşamıyor. gelecekte her şeyin daha kötüye gideceğini görebildiği için şimdiden önlemini alıyor.

yurt dışına göçte bir azalma olduğunu da sanmıyorum. evet bu son ekonomik çöküşün başlangıcında bir dalga oldu, herkesin dilinleydi ve gidenler gitti zaten. sadece o dönemde toplu bir göç dalgasına evrildiği için gündem olmuştu. şimdiyse daha bireysel, ama gitmek isteyen sessiz sedasız gitmeye devam ediyor. benim türkiye'de neredeyse arkadaşım kalmadı.

ps: adettendir, sona bir alım gücü farkı da sıkıştırayım. geçenlerde avrupa'da aldığım arabanın fiyatını asgari ücrete böldüm. yaşadığım ülkede bu arabayı 7 asgari ücretle alabiliyorsun. sahibinden'de türkiye fiyatına baktım. 47 asgari ücret yapıyor. evet türkiye'de işler gerçekten rayına giriyor.
0
sir gawain
(19.05.24)
bırakın ev araba almayı, artık ayakkabı-mont alırken bile alışveriş kredisi kullanıyor insanlar. bu durumda neresi iyiye gidiyor? şu an yaşanmıyor, hayatta kalmaya çalışıyor insanlar. türlü kısıtlamalar, tasarruflar vb. işler iyiye gidiyor, durumlar düzeliyor demek manipülasyondan farksızdır.
0
kondansator
(19.05.24)
Özet geçiyorum.
* Dövizi sabit tutup yurtdışına göre aşırı yüksek faiz veriyoruz. O yüzden döviz yağıyor ama bir noktada balon patlayacak. Çünkü karşılayacak gelir yok.
0
parka
(19.05.24)
Ha balon patlamadan önce büyükbasların ve yabancıların haberi olur, ama bizim olmaz. Hatırlarsanız nas nas deyip dövizi fırlatıp halka kitlemişlerdi. Şimdi tersi olacak.
0
parka
(19.05.24)
İşler rayına mı girdi derken neyi kastettiğiniz belli değil. Yüksek enflasyon ve ekonomi politikası kastediliyorsa ekonomik program başarıyla devam ediyor yaklaşık 9 ay oldu zamana ihtiyaç var (iktisat bilmeyen birine izah etmesi çok zor bu yüzden manipülasyona açık bir konu) Programa göre mayıs ayında enflasyon pik yapacak daha sonra düşüş eğilimine girecek.

Siz Türk toplumunun kanaatine, ne konuştuklarını vesaire ciddiye almayın onlarda tv'den sosyal medyadan (eksisözlük dahil) ne duyuyorlarsa, ne okuyorlarsa papağan gibi tekrar ediyorlar ne iktisat bilgisi var ne metod ne de dünya siyasetini takip etmek... Bizim toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok Kim toplumu manipüle ediyorsa ona inanıyorlar albenili sözlere çok fazla itibar ediliyor. Yurtdışına göç furyasıda sosyal medyada pr'ı en çok pr'ı yapılan konu oldu (Ekonomiden bağımsız olarak dünya genelinde ABD'ye göç furyası vardı ve hatta ilk sıralarda Fransa gibi ülkeler vardı Türkiye bu trendde ilk 10'da bile değildi) yoksa Türkiye'den her anlamda kötü ülkeler var bu ülkelerin vatandaşları sağa sola göç etmiyorlar. Yurtdışında yaşayan biri olarak Türkiye'de yaşamak bir çok ülkeye göre iyi insanların yakınmalarını ciddiye almayın.

Medya özelinde sosyal medya (ekşisözlük,twitter vs.) veya bir konunun yaygın kanaatte olması, çok konuşuluyor olması bir ölçüt değildir bu işlerin metodolojisi var. Bilim var yoksa chp'li teyze muhabbetine döner.
0
doharkoman
(19.05.24)
Sagdan soldan degil kendi gordugumu yazicam

1 - suanda her genc yurtdisina kacmaya calisiyor bir cok genc ozellikle kartellere para verip abd ye kacti hemde binlercesi. Buda abd bebek katili diyen yobazlar dahil.
Sadece istanbul ortasindayim benim semtimde genc kalmadi diyebilirim sokakta kimseyide goremiyorum kimi sorsam yurtdisina gitti diyorlar.
Suanda tr de bi ben kalmisim bunu anladim.

2 haberlere baktiysaniz ki hepsi gostermez ama doktorlarda ozellikle almanya tarzi yerlere kactilar yogun bir sekilde. Suanda hastanelerde bazi bolumlere randevu almak imkansiz bazi bolumlere ise en erken cok kovalsrsan gece gunduz 25 gunde belki bos yer bulursun. Doktor acigi olustu.

3 milyonlarca multeci var ve hastaneden cikmiyorlar ucretsiz diye. Bu yuzden tr vatandasi icin randevu almak ozellikle istanbulda asiri zorlasti.


Dipnot

Avusturalyada 4 sene yasadim. İnsan yurtdisinda yasayinca herkesden uzakta kaliyor sahte haberlere bel bagliyabiliyor. Ekonomi ortada dolar ortada alim gucu ortada. 1 bardak cay 5 liraydi oahali diyorduk bugun 30 lira istediler.

Daha dun 1 ispanyadan 1 arabistandan 1 de bangladeşden arkadasim geldi sohbet ettik ve benimle vedalasmaya calistilar dedim ne oluyor. Bana soyle soylediler ; hocam tr asiri pahali olmus biz seneye gelmeyecegiz ucak fiyatlarida cok pahali.
Ayrica onceden kafeye gelince herkes selam verirdi bisuru insan vardi neden simdi gelmiyor kimse dedi. İnsanlarin sanirim parasi yok dedi.

Vedalastik yapacak bisey yok yani
0
Zetnikov
(20.05.24)
Yurtdışı meselesi: Kalifiye olan, dil bilen, bunu göze alan gitti. Kalan da amiyane tabirle posa zaten. Kim Zort üniversitesi işletme mezunu olan, İngilizcesi a2 seviyesindeki ortalama bir elemanı ülkesine bekler ki?
Maaşlar meselesi: Evet görünürde yükseldi ama enflasyon da bir o kadar arttı. 45 bine nerede yaşıyorsun öğretmen olarak? Evinden çıkmak zorunda kalsan ya da tayin olsa maaşının yarısından fazlasını kiraya vermen lazım. Aynı şey 80 bin kazanan adam için de geçerli. yaşamaktan kastın hayatta kalabilmek ise belki ama çocuk yetiştiremezsin mesela.

bence insanlar sadece hayatta kalmaya çalışıyor. yoksa kapıları açsan türkiye'de 7 kişi falan kalır.
0
wild honey suckle
(20.05.24)
Eğriye eğri, doğruya doğru diyeceksek durum şu.

Türkiye son 4-5 yıldır gerçekten kötü bir dönem geçirdi. Herkes az ya da çok fakirleşti, alım gücü düştü. Bazı sektörler nispeten daha iyi durumda, toplumun bazı grupları felaket durumda.

Son 1 yıldır evet yine yüksek enflasyon var ancak bir şekilde "enkaz kaldırılıyor" tam olarak durumumuz bu. "Rasyonel politikalara" geçildi. Ben bu dönemi böyle tarifliyorum. CDS'lerimiz ciddi düşüşte, ülkeye sıcak para da olsa döviz giriyor, TCMB rezervleri toparlanma aşamasında, halen "yatırım yapılabilir" seviyede değiliz ama derecelendirme kuruluşlarından not artışları geliyor. Haziran ayında Türkiye'nin gri listeden çıkma olasılığı yüksek görünüyor.

Bunlar kısa vadede geniş toplum kesimlerine yansımaz ancak 2001 krizi sonrası dönem gibi düşünmek lazım 2005-2015 gibi bir dönemi yaşayacaksak daha 3-4 seneye ihtiyaç var.

Bana sorarsan ciddi kalıcı hasarlar da var. Örneğin konut konusu. Örneğin gelir dağılımındaki uçurumlar. Bunların giderilmesi artık çoook zor.
0
Lethe
(20.05.24)
Son senelerde yurtdisina gitme orani yukseldi, ayni hizla cozumun orda olmadigini gorenlerin sayisi da artti.

mutlu olan da coktu ama mutlu olmayanlar, her zaman gitmek isteyip nasil yapacagini bilemeyenleri biraz caydirdi.
0
my pink
(20.05.24)
(3)

Bu dönem alınabilecek en güvenilir ve f/p protein tozu?

dejame
Protein Ocean ürünleri iyi gibiydi fakat tek serviste 19 gram protein var. Diğer ürünlerde genelde 24 gram civarı. Çok seçenek var fakat güvenilir bulamadım. BigJoy ise okuduğum kadarıyla güvenilir olanlardan biri. Ölçek başına 30 - 35 TL gibi bir bütçem var.Bu akşam fikrim değişmezse BigJoy alıyoru
Protein Ocean ürünleri iyi gibiydi fakat tek serviste 19 gram protein var. Diğer ürünlerde genelde 24 gram civarı. Çok seçenek var fakat güvenilir bulamadım. BigJoy ise okuduğum kadarıyla güvenilir olanlardan biri. Ölçek başına 30 - 35 TL gibi bir bütçem var.

Bu akşam fikrim değişmezse BigJoy alıyorum.
Siz ne düşünüyorsunuz?
0
dejame
(18.05.24)
çok daha bilinir, adı sanı kalitesi bilinen markalar var iken, ben olsam ikisini de almazdım.
0
sorularimicinfeykhesap
(18.05.24)
Ölçek başına 30 - 35 TL bandını geçmeyen, çok daha bilinir, adı sanı kalitesi bilinen markalar nelerdir peki? Paylaşırsanız çok sevinirim.
0
🌸dejame
(18.05.24)
Aynisini dusunurken arastirdim hatta siteden supllement ksrsilastirmasini kullandim ve satin aldim

Bigjoy aglatir full f/p
Tad olarak muzlu tavsiye ederim
Ama 300ml su koymalisin bol sans

Bigjoyun resmi sitesinden alirsan ve marcus10 kodu kullanirsan baya indirim oluyor. Ben kullanici sozlesmesi tarzi kisimda bilgi dagitimi muhabbetinden sitrye uye olmadim ve alamadim.
Supplementlerde de biraz indirimler vardi ordan aldim kurcala iste. Bu arada alirken son kullanma tarihi sitede yaziyor
0
Zetnikov
(18.05.24)
(4)

Turk futbol taraftarlarinin gecti yoldan barselona vs logolu tisort giymek

Zetnikov
Bazen taksime gidiyorum turk tataftarlar ordu seklinde gecip bagiriyorlar ve cosmus oluyorlarBarselona yada brezilya ingiltere tarzi tisortlerden giyinsem tekme tokat dalarlar mi yoksa bisey olmaz mi dersiniz
Bazen taksime gidiyorum turk tataftarlar ordu seklinde gecip bagiriyorlar ve cosmus oluyorlar

Barselona yada brezilya ingiltere tarzi tisortlerden giyinsem tekme tokat dalarlar mi yoksa bisey olmaz mi dersiniz
0
Zetnikov
(17.05.24)
Bir şey olmaz.
0
logisticsmanager
(17.05.24)
Hiçbişey olmaz.
0
numlock
(17.05.24)
Ha tabi gs maçı günü leeds forması giyme. Onların başka mevzusu var.
0
numlock
(17.05.24)
Adamsiniz!
0
🌸Zetnikov
(17.05.24)
(1)

Fransızca Pratik İçin Online Hoca Bulmak

zen1th
Merhaba,Fransızca online konuşma pratiği yapmak için hoca arıyorum. lingoda, verbling, ,italki ,preply gibi siteler var ama karar veremedim. Bilgisi olan var mıdır?Teşekkürler
Merhaba,

Fransızca online konuşma pratiği yapmak için hoca arıyorum. lingoda, verbling, ,italki ,preply gibi siteler var ama karar veremedim. Bilgisi olan var mıdır?

Teşekkürler
0
zen1th
(16.05.24)
İtalkiden 155 tane ispanyolca ders aldim avantaji su hocalar iyi oluyor. Bi yanlis yapamiyorlar zamaninda geliyorlar 5dk gec gelme haklari var.

Preply kullandim ve asirir çöptü. Derse gelmeyen mi dersin yarim saat kala iptal eden mi cok kotu tecrubeler yasadim sorumsuz insanlarin yeri ucuz olabilir ama berbatti hee unutmadan hocalarida boyle ev hanimi falan emekli tipleri koymuslar tarzi bilgisiz insanlar vardi
0
Zetnikov
(17.05.24)
(19)

sizi en cok kizdiran, cinlerinizi tepenize getiren seyler nelerdir?

buenosdias
sadece ben de mi var bilmiyorum; amadolandiricilik bana cok asagilik bir suc gibi geliyor. taslanarak oldurulmeleri falan hic uzmez beni.sizi en cok kizdiran seyler neler?
sadece ben de mi var bilmiyorum; ama

dolandiricilik bana cok asagilik bir suc gibi geliyor. taslanarak oldurulmeleri falan hic uzmez beni.

sizi en cok kizdiran seyler neler?
0
buenosdias
(16.05.24)
Gecenin bir yarısı umarsızca gürültü yapan aslında magarada yaşaması gerekirken dogal alanında yaşamayıp apartmanda yaşayan komşu. Gecenin bir yarısı bagıra bagıra konuşurken tüm öfkem kabarıyor. Hapishanede yatan insanları anlayıp öfke nöbeti geçiriyorum
0
limonlu eksi
(16.05.24)
1.Emrivaki
2.Birşeyin çalışmaması/işlememesi
3.Haddini aşmak.
4.Köylü kurnazlığı, kendini zeki zannetmek.

Çıldırmam an meselesi hepsinde.
0
orangesandsea
(16.05.24)
şu sıralar en çok cinleri tepeme çıkaran şey yan komşum

bu izansızların köpeği var, bir kere bile dışarı çıkarmadılar hayvanı neredeyse 1 yaşına geldi köpek, kedi besler gibi köpek besliyor şuursuz. nefret ediyorum bunu yapmasından.

her sabah da karşılaşıyoruz benim köpeğimi seviyor, gerizekalı gibi köpek seviyor. tıpkı bir mal gibi köpek seviyor. salak salak sesler çıkarıyor hayvana, tetikliyor hayvanı, hayvan da heyecanlanıyor atlıyor zıplıyor, sonra hayvanıma sesini yükseltiyor hayır diye. sen kimsin lan? sen kimsin deli? allahın delisi

bok gibi de surat sallıyorum anlamıyor eq fakiri. pis bozucam bir gün.
0
ofelia
(16.05.24)
yemeğin çöpe dökülmesine gelemiyorum, kırmızı çizgim, maddi manevi emek harcanmış bi ürünün umarsızca atılması beni bitiriyor.
0
mirty
(16.05.24)
Hayvanlara şiddet.
0
ms brownstone
(16.05.24)
Umarsız insanlar beni deli ediyor. Yemekte ağız şapırdatmaktan tutun, otobüste ineceği durakta otobüs durana kadar bekleyip durduktan sonra milleti yara yara alelacele inmeye çalışanlara kadar hepsi. :D Her geçen sene daha fazla Downton Abbey'deki Violet Crawley'e dönüşüyorum.
0
akhenaten
(16.05.24)
1. Aptal yerine konmak. Çok zekiymiş de geri kalanlar anlamayacakmış gibi birilerini kandırmaya çalışmak.
2. Hayvana şiddet.
3. Önüne konulan hazır yemeğin keyfi sebeplerden beğenilmemesi.
4. Kendi yaşamsal faaliyetlerini yerine getiremeyen yetişkin insanlar. Yemek yapamayan, vs vs...
0
silverleaf
(16.05.24)
Trafikte biz edebimizle beklerken, arkadan gelenlerin araya kaynak yapmasi. Kuduruyorum sinirden, ifrit oluyorum.
0
mor oje
(16.05.24)
Saygisizlik
Dusuncesizlik
Anlayissizlik

Bu ucu beni cildirtan seyler

Ozellikle apartmanda, toplu tasimada, spor salonunda, toplumun bulundugi kalabalik yerlerde cok goruyorum hayattan sogutur
0
Zetnikov
(16.05.24)
E5te yol boş olmasına rağmen 50 km hızla giderek sol şeriti işgal edenlere çok sinir oluyorum. çoğu elinde telefon varken yapıyor bunu.

Bir diğeri de trafikte sıraya geçmiş beklerken sadece sinyal verdiği için kendini haklı sanarak senin önüne atlayan andavallar.

Gerçekten bazen arkadan gidip bir tane geçireyim diyorum benim arabam gider ama onunki de gitsin uğraşsın dursun.
bu kadar sinirli olduğumu bilmiyordum trafiğe çıkınca öğrendim ya da trafikten sonra böyle oldum.
0
Kediyi üzdün
(16.05.24)
markette yeni kasa açıldığında kasiyer "sıradan alayım" der demez arkamdaki uyanıkların fırlayarak kasaya geçmesi. her seferinde uyarıyorum. şöyle bu kadar basit bir toplumsal kuralda bile eşşek kadar insanları uyarmak zorunda olmak baya saçma aslında...
0
oldtimer
(16.05.24)
Her türlü düşüncesizlik. Metroda sesli video dinleyenler, mekanda başkaları yokmuşçasına bağıra bağıra sohbet edenler, apartmanda yaşadığını unutanlar, milletin hakkına girmeyi uyanıklık sananlar vs vs. İnsanlıktan soğutuyor.

Yardımseverlik adı altına gizlenmiş kibir veya hadsizlik
0
juliette
(16.05.24)
Çok çok var da. En önce aklıma gelen seni yönetmeye çalışıp ta manipüle etmeye çalışan ve ardından gayet masum bir tavırla "Ben senin iyiliğin için söylüyorum" diyen tayfa.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(16.05.24)
Irkçılık
Ayrımcılık
Yabancı düşmanlığı

Eskiden milliyetçilik vardı ama ona mental sorun olarak bakıyorum artık.
0
Amaranta ursula
(16.05.24)
-kişisel alan ihlali

-bekletilmek

-sigara

-uykumun bölünmesi

-yobazlık (politik ve/veya manevi)

-birini ciddi ciddi dinlerken ahkam kesmeye başladığı sırada gelen konu hakkındaki kaçınılmaz fahiş hatalar.
0
AlsterWasser
(16.05.24)
hayvana şiddet.
0
redcat
(16.05.24)
Amaranta ursula+1

Empati yoksunluğu sebepli suçlar
0
hebanon
(17.05.24)
gurura haysiyete dokunan bir şey olmadıkça kolay kolay tepem atmaz.

özünde insan işte, yapabilecekleri belli. ilkeliz hala çoğu yönden.

şaşırmıyorum o yüzden artık bir şeylere.

öldürme, aldatma, yalan, küfür.. hep vardı ve olmaya devam edecek.

bunları normalleştirelim demiyorum. ama şaşırmak veya sinirlenmek bana saçma geliyor.

biri gelip çocuğumu öldürse önce bir tepem atar, sonra bu dünyaya getirmeyecektim diye kendimi suçlarım. malzeme belli yani ne umuyordum ki?

geçen bir anahtarımı düşürmüşüm karakola gittim. benden önce bir teyze vardı birisi bankamatikte yardımcı olucam diyip 30bin tl sini almış kaçmış.

hiç mi haysiyet yok hiç mi utanma yok nasıl alırsın nasıl harcarsın be adam diye ağlıyordu.

yok hiç biri teyzem yok, niye şaşırıyorsun. din bile işe yaramamış bu topraklarda.
0
ananiyimioguz
(17.05.24)
Hadsizlik,yobazlık,liyakatsızlık
0
asteriks
(17.05.24)
(15)

Uykuya dalmadan önce düşünür müsünüz?

sonhakan
Kafanızdan neler geçer?
Kafanızdan neler geçer?
0
sonhakan
(16.05.24)
"uyku çok güzel" diye telkin verip uyumaya çalışıyorum sürekli. işe de yarıyor.
0
summerjam0306
(16.05.24)
önemli bir iş, satın alma, seyahat falan yoksa hiç bişey düşünmem direkt uyurum +1
0
ananiyimioguz
(16.05.24)
Belki birilerine faydali olur diye yaziyorum

Onceden dusunmekten saatlerce uyuyamazdim geceleri 50 defa uyanirdim

Agirlik egzersizi ve kardiyolara basladim. Dinlenme gunlerinde full kardiyo seklinde. Sabahlari yapsrsan harika oluyor.

Beslenmemi degistirdim saglikli besleniyor aksam yemeginden sonra cok acikirsam sebze hasliyip yogurtluyorum

Bilgisayar ve telefon ekranina mavi isik filitresi koydum ama yataga girince telefonu direk sessize alip kaldiriyorum

Bu sekilde arkadaslar artik kafami koydumu zaten yorgun oluyorum cat diye uyuyor sabaha kadar bebek gibi oluyorum

Bol sans
0
Zetnikov
(16.05.24)
o gün neler oldu kisa özet.
yarin sabah neler olacak kisa fragman.
sabah olsun da kahve iciyim yemek yiyim tarzi obur düsünceler ve uykuya dalis genelde
0
robert bosch
(16.05.24)
Ruh halime, nasil bir gun gecirdigime bagli olarak dusunceler mutlaka ucusur kafamda.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
Düşünmemek için podcast dinliyorum her gece.
0
peki madem
(16.05.24)
Haftanin cogunda spor yaptigim icin cok uyanik kalmiyorum yataga yatinca, uykum gelmis oluyor tatli tatli. Ammavelakin uyku bastirmasina bagli olarak aklimdan gecenler sunlar; gun icinde onemli bir sey olduysa gozden gecirme, ertesi gun ve full hafta heyecanli bir sey varsa dusunup heyecanlanma, must yapmam gerekenler.
0
mor oje
(16.05.24)
düşünmem.
0
abelardo
(16.05.24)
Nefes alışverişime odaklanır ve nefesimi yavaşlatırım. Odak nefesteyken düşünceleri duymaz insan.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
Herhangi bir an düşünmeyi bırakamadığım için de düşünürken uykuya dalıyorum. Yani bir insan nasıl bi şey düşünmez hayal edemiyorum. Bende o konsept yok. Birkaç ay önce bi tweet okumuştum, kadınlar bilmiyor ama erkekler olarak süper gücümüz istediğimiz zaman hiçbir şey düşünmeden durabilmek diye. Ben erkek değil miyim acaba diye kendimi sorgulamıştım :d

Uyumadan önce de gün içinde olanlar, yarın olacaklar, 10 sene önce olmuş bir olayın iç değerlendirmesi vs derken uykuya dalıyorum. Podcast değil de youtubeda sevdiğim birkaç kanal var pokemon falan oynuyolar genelde shdhsh onları açıyorum ses tonları ve konunun akışı içinde masal gibi geliyor uyutuyor.
0
nundu
(16.05.24)
hic dusunmem. 5 dkda hemen uykuya dalmis olurum.
0
buenosdias
(16.05.24)
Gecenin bir yarısı gürültü yapan komşuyu nasıl evrenden silerim onu düşünürüm
0
limonlu eksi
(16.05.24)
+1 Komşuyu evrenden silme
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(16.05.24)
Uykuya dalmam genelde 1-2 dakika sürdüğü için pek düşünmeye fırsat olmuyor. Ama genelde günü düşünüyor, ya da aklımdaki beyi düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(16.05.24)
"ne bicim soru bu tabi ki herkes dusunuyodur" diye actim ama sasirdim acikcasi

uykudan gozlerim aksa gene bi suru sey dusunuyor olurum. ya iste olan bir seyi dusunuyorum, ya sevgilimin yaptigi bir seyi, ya ozlediklerimi, kaybettiklerimi.... sirf bu yuzden sleep hypnosis filan sinliyorum. onu dinleyince kolay dalabiliyorum.
0
supergirl
(16.05.24)
(12)

Dikkatli besleniyorum ama yine de ağırlık çöküyor

noxie
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine de bir şey değişmiyor.

Bakın size yediklerimi sıralayacağım, bir bakın:

Sabah - bir kahve, sonrasında su
Öğle arası - burada kahvaltı yapıyorum. domates, salatalık, biber, maydonoz (yağsız tuzsuz hepsi), zeytin (5-6 tane), beyaz peynir, kaşar, ceviz (2 adet), bir haşlanmış yumurta, tam buğday ekmek 1,5 dilim, bir kupa çay, bir tatlı kaşığı ev yapımı reçel (bunda işlenmiş şeker var ama bu kadarı da etkilerse bilemiyorum).

hepsi normal porsiyonlarda, abartılı bir şey yok.
yedikten sonra çok iyiyim ama 1 saat sonrasında görseniz, öyle ağırlaştım ki sanki bir tabak mantı yemişim gibi.

şu an çay-kahve içsem kendime gelirim biraz ama demir seviyem de düşük olduğu için çok içmek istemiyorum.

daha sağlıklı nasıl beslenebilirim allah aşkına?
0
noxie
(14.05.24)
gluten etkiliyor olabilir. ekmek yemeyin bir gün öyle deneyin.

gluten dışında diğer yiyecekler de dokunuyor olabilir.

annem keçi sütünden yapılmış peynir yiyebiliyor inek sütü ürünleri dokunuyor vs.

benzer bir şekilde geçici (edit: geçirgen) bağırsak sendromu da olabilir ama tek belirtisi bu değil , amacım internet doktorluğu değil ama sadece sağlıklı görünen yiyecekler ile çözülemiyor olabileceğini ifade etmek istedim.
0
jülsezar
(14.05.24)
protein yok mu?
0
numlock
(14.05.24)
Kahvaltıda protein ağırlığı aşırı az. Hemde düz şeker, ekmek falan da yiyorsunuz, o yüzden olabilir belki.
0
zimbirik
(14.05.24)
ben de bu konudan şikayetçi idim. 1 porsiyon pilav uyutuyormuş meğer.
ekmeği yarım dilime indirebiliyor musunuz ? bi deneyin isterseniz.
0
WithWorth
(14.05.24)
yumurtayı unutmuşum ekledim, peynir de var protein olarak.

salam, sosis gibi işlenmiş gıdaları bıraktım. sucuğu da olursa hafta sonları yiyorum.
0
🌸noxie
(14.05.24)
1 yumurtadaki protein diğer yediklerinizin yanında pek bir şey değil.
0
zimbirik
(14.05.24)
1 yumurtada olan protein hiçbir şey. Aksam iyi yemiyorsaniz low protein diet olmus.

Eğer bu diyet ise yaramiyorsa tam tersini yapıp deneyin (high protein). Cinsiyete göre ideal protein alimini examine.comdan falan bulabilirsiniz.

Olay yedikleriniz ile mi alakalı denemek isterseniz o öğlen yemeginiz yerine dümdüz salata ve ızgara tavuk yapın. Ekmek yok, yağ yok (yağ umrumda değil de böyle olsun simdilik). Sadece sebze ve tavuk. Bundan da ağırlık çökerse o zaman bir baktırın. Hayatımda salata ile ağırlık çökmedi.

Buna ek olarak ben yemekten sonra limonlu sıcak su iciyorum, bilimsel yani ne bilmesem de mideme iyi geliyor.

Her şeyi deneyin ama sadece tek bir seye odaklanmayin (glutenden oluyor, bundan oluyor, sundan oluyor diye. Deneyerek bulun. Herkesin bünyesi farkli. Yıllardır gluten yerim bir derdim yok).
0
logisticsmanager
(14.05.24)
yediklerin sadece bu kadar mı? kaç kilosun? burada pek bir şey yok ki. pek bir şey yemediğin için yorgun hissediyor olabilirsin.

ayrıca ağırlık çökmesi şunlardan olabilir:
bir hastalık olabilir, doktora gidebilirsin.
kan değerlerin düşük olabilir, bu ihtimal var çünkü az yiyorsun, doktora gidip kan tahlili olabilirsin.
gün içinde çok yoruluyor olabilirsin.
uykunu alamıyor olabilirsin.
son olarak alışkanlık olabilir. her akşam yemekten sonra uykun geliyorsa vücut artık buna alışmış ve o saatte uyumak istiyor olabilir.

bence asıl sebep bu:
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(14.05.24)
Bağırsaklarımda işlev bozukluğu vardı, yemek sonrası çöken ağırlık da belirtilerinden biriydi. Sizde de böyle bir şey var demiyorum ama, doktorum yemek sonrası ağırlık çökmesinin normal olmadığını, yemekten sonra ağırlaşmak yerine aksine enerjik olmanın beklendiğini söylemişti. Sindirim sisteminize bir baktırabilirsiniz.
0
amelie poulain
(14.05.24)
1. Kan değerlerine baktır. Özellikle şekerine

2. Bir hafta süreyle glutensiz beslen.
İçinde gluten olan gıdalar ile gluteni taklit eden gıdalar diye arat ve onları hiç yeme. Azıcıktan bir şey olmaz mantığı yanlış. Hiç yeme. Öyle bir dene.

Yine olmazsa safra kesene falan baktır. Bir gastroentorologa görün.
0
Mirket
(14.05.24)
Sağlıklı beslenmede reçel yüksek şeker ierdiği için olmaması gerekir. Ekmekte bir süre çıkarılabilir proteine ağırlık verebilirsiniz. Sağlık sorununuz için hekime görünün.
0
doharkoman
(15.05.24)
Ekmegi tam bugday yap az ye
Sekeri sifirla

Spora basla
0
Zetnikov
(15.05.24)
(11)

Okuma Alışkanlığı kazandıran kitaplar

somon sosu
Okumayla arası çok olmayan ama bunu değiştirmek ve kitapları sevebilmek için okunması gereken kitaplar nelerdir?
Okumayla arası çok olmayan ama bunu değiştirmek ve kitapları sevebilmek için okunması gereken kitaplar nelerdir?
0
somon sosu
(13.05.24)
stefan zweig kitapları.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.05.24)
Herkes için farklı olsa gerek. Biyografiler benim çok hoşuma gidiyor.
Okumayla arası çok olmayan kişinin ilgisini çekebilecek birinin biyografisi olabilir.

Steve Jobs, üç büyüklerden sevdiği takımdan bir futbolcu, Escobar aklıma gelen örnekler.
0
michael_knight
(13.05.24)
Gerilim, fantastik kitapları tercih ederim ben.

Stefan king, Dan Brown, LOTR, Harry Potter serisi olarak okunabilir.

Dünya klasiklerinden başlamayın derim.
0
drako
(13.05.24)
Cep kitapları ile bu alışkanlık kazanılabilir.
0
diyecevaplandı
(13.05.24)
Emine ışınsu-çiçekler büyür. Okumaya niyet edip de tavsiye isteyen herkese sabit önerim. Hem doyurucudur hem ilgi çekici hem de çok rahat okunur. Bir kere alıştıktan sonra kervan yolda düzülüyor
0
kel aynak kusu
(13.05.24)
Bülbülü öldürmek
0
playing star again
(13.05.24)
bulbulu oldurmek -9999

bu amacla baslamistim. birak aliskanlik kazandirmayi olan hevesimi de kirdi. 30. sayfada afakanlar basmisti.
0
buenosdias
(13.05.24)
Herkes için farklı.
Benim soluksuz okuduklarim hep polisiye. Misal bosch serisi, soluksuz okuyorum. Bir de sandmanler, onlar da soluksuz gidiyor.
0
logisticsmanager
(13.05.24)
jean-louis fournier kitapları sevdirebilir, tavsiye ederim.
0
gule gule
(13.05.24)
herkes için farklı+
ben gerilim/korku okumayı seviyorum mesela ya da bilimkurgu. kafamı dağıtıyor.
en son “o başlattı/sian gilbert” okudum, pek de tavsiye etmiyorum biraz girly vibe’ı var ama ben hızlıca okudum.
0
deartheodosia
(14.05.24)
Okuma aliskanligi kazanmanin birinci kurali kindle ebook almaktir. Deli gibi okursunuz ve istediginiz kadar kitap tasirsiniz.

Kitap olarak frank mccourt angela'nin kulleri tavsiye ederim
0
Zetnikov
(14.05.24)
(3)

kabin memurluğu sorusu

hknty
kabin memurluğunu araştırıyordum da okuduğum kadarıyla neredeyse her rahatsızlık bu işe başlamaya engel. bilgisi olan var mı? çünkü bazen bazı durumlar kağıt üzerinde kalabiliyor. havayolları kurallarda katıdır diye düşünüyorum ama gerçekten buradaki hastalıkların hepsi bu işe başlamaya engel mi? me
kabin memurluğunu araştırıyordum da okuduğum kadarıyla neredeyse her rahatsızlık bu işe başlamaya engel. bilgisi olan var mı? çünkü bazen bazı durumlar kağıt üzerinde kalabiliyor. havayolları kurallarda katıdır diye düşünüyorum ama gerçekten buradaki hastalıkların hepsi bu işe başlamaya engel mi?

mesela safra kesesi ameliyatı olmuş olmanız sorun. ya da hastalık geçmiş olsa bile bazı ameliyatları olmuş olmanız sorun. fıtık ameliyatı oldunuz diyelim artık sağlıklı olsanız da başlamanıza engel mi? bunun mantığı nedir? fıtık ameliyatı olmuş olmak neden bu işe başlamaya engel olsun?

şöyle bir şey yazıyor.

“Omurga disk patolojileri (Protrüzyon, taşma, nöral foramen darlığı, indentasyon,
herniasyon, bel ve boyun fıtığı, her türlü bası bulgusu, yırtık ve diğer omurga
hastalıkları).
Yukarıdaki tanısı, tedavisi, ameliyatı olanlar ile güncel MR sonucunda bulgu tespit
edilen tüm adayların işe girişi uygun değildir.”


careers.turkishairlines.com
0
hknty
(10.05.24)
Olmasanda bi seneye kalmaz fitik olursun egilmekten zaten.
Ayrica boy ve kilo orantisina da bakiyorlar
0
Zetnikov
(10.05.24)
boyun/bel fitigi surekli ayakta durmani gerektirecek isleri sevmez, ondandir..
safra kesesi ameliyati neden engel oluyor bilmiyorum.

zor meslek, adamlarin puruzsuz saglikli birini istemeleri normal.
0
cooperr
(10.05.24)
uçuşlarda aşırı basınç a maruz kalıyorsun.bu da eklem gibi yerleri aşırı etkiliyor. eski kız arkadaşım bir yıl içinde 10 yaş yaşlanmış gibi geliyor du bana.
0
jamswety
(10.05.24)
(16)

Haç kolye takılmasını garipsiyor musunuz?

morca
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu t
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu tarz kolye veya küpe kullanması? Hristiyan değiller yani dini bir amaç yok kesinlikle. Doğrudan yargılamaktan kaçınma çabasıyla birlikte zihnimde onlarla ilgili bir miktar ilginç bir profil çizilmesine sebep oluyor açıkçası bu. Siz ne düşünüyorsunuz? Yaştan, olgunluktan bağımsız olarak gayet normal mi?
0
morca
(08.05.24)
Türkiye oksimoronluk merkezi olduğu için garipsemiyorum.
0
ferenc
(08.05.24)
22 yasimda erasmustayken, bir gece tren istasyonunda sabahlarken, evsiz bi bulgar teyze onu diger serseri evsizlere karsi korudugum icin bana boynundaki hac ve isa kolyelerini vermisti. Isa kayboldu da haci takarim hala arada. Boyle bi anlami olmasaydi da takardim pasa keyfim oyle istedigi icin. Takanlara karsi bi fikir de belirmiyor. Taki iste süs püs gayet normal. Dini sebeple takilmasindan cok daha anlasilir buluyorum ve bence estetik bi tarafi da var. 30k
0
nic cage
(08.05.24)
Komik geliyor. He isteyen istedigini yapar tabi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
Normal bir ülkede olsam garipserdim. @ferenc çok güzel özetlemiş.
Ama garipsemem sadece beni ilgilendirir. Takmak istiyorsa taksın tabi.
0
Mirket
(08.05.24)
Müslüman için asla olmayacak bir şey haçlı kolye takmak.
Müslüman olduğunu söyleyen ama bunu takanın daha İslam hakkında bilmediği bir çok şey daha vardır.

Hristiyanlık için olmasa bile öylesine veya şekil olsun takmak bir bahane olamaz ve bu şekil hristiyanlıkla özdeş ve onun alametlerinden biri haline gelmiştir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
inancindan dolayi takiyorsa hic sikinti yok, insanin bir dinin mensubu olarak dogmasi sacma, sonradan din degistirmek istemek normal.

pbur taraftan sadece estetik kaygisi ile takiliyorsa bu zaten oncelikle dini onemi olan bir objeye saygisizlik. ayrica bence dangalaklik, hersey oyuncak degil.

bunu yapan bir arkadasim vardi, yurtdisinda hatun avina ciktiginda oltadaki yem olarak kullaniyordu mesela. gidip en satafatlisini almisti. partiye gore takip cikartiyordu. araplarin partisine gittiginde osmanli tugrasi falan takardi. te allam..
0
cooperr
(09.05.24)
garipsemiyorum. inançsız birisinin takmasını da garipsemiyorum. inanıp taksa daha çok garipserim hatta. cool görünüyor bence. yakıstırıyorsa takabilir. güzel bir şekil bence haç
0
abelardo
(09.05.24)
Bunu takan Z kuşağının bir çogu ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Bunu sadece bir aksesuar sananlar bence çoğunlukta. Mesela K-pop denilen akımın peşinden koşturanlarda epey çok kullanılır bu haçlı kolyeler. Sebebi de K-pop grupların boynunda haçlı kolye görmeleri. Özenip bulup aksesuar niyetine takıyorlar. Yaşı yüksek olup da aslında takan dayı ve teyzelerin marjinal görünmek amacıyla taktıklarını düşünüyorum tabi ( Hristiyan degilseler tabi)

Bir ara gamalı haç kolye takan bir z kuşağına bunun ne anlama geldiğini sorduğumda bana şunu söylemişti.

Bilgisayar oyununda görmüştüm hoşuma gitti ondan takıyorum demişti.

O sebeple bence çok anlam yüklememek lazım. Bence isteyen kafasına huni de takıp gezebilir.
0
limonlu eksi
(09.05.24)
Hıristiyan olmayabilir ama hıristiyanlığa sempati besliyor olabilir. şartlar kendisi için olgunlaşsa belki hıristiyan olacak olabilir. bence milletin ne taktığını kafaya takmayı bırakırsak daha iyi olacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.05.24)
Valla ben garipseyemiyorum ya :D Ha ama şu var, yansıtmaya çalıştığı tarzı taşıyamıyorsa garip geliyor gözüme evet. Bu her türlü tarz için geçerli. Ama hem karakter olarak, hem görünüş olarak tamamen "o şey" olmuşsa garipsemiyorum. Dinle alakalı hiçbir düşüncem de yok bu arada bunları söylerken, çünkü zaten sizin de fark ettiğiniz üzere dini sembol olarak kullanılmıyor bu. Aklıma bile gelmiyor açıkçası dini açıdan bunu düşünmek.

Haç dini bir sembol olmaktan çok, dini teması olan bir sembol. İçine çok fazla ekstra anlam yükleniyor yıllar boyunca. Örneğin gotik akımlarda haç temelde dini bir simgeden ortaya çıkmış olsa da artık farklı bir ambiyansın parçası aynı zamanda. Şimdi bunu başka neyle anlatacaksınız? Ya da neden buna bu kadar kafa patlatasınız ki? Ortada yıllar boyu içine bir ton imge eklenmiş bir kalıp sembol var zaten. Örneğin aynı durum yin yang sembolü için de geçerli. Bunun gibi tonla şey var. Ama bence burada en önemli nokta haçın imaj anlamında bu kullanımını Hristiyanlar oluşturmuyor zaten. Hatta hristiyanlar bunun böyle kullanılmasına karşı. Yani bu hususu görmezden gelerek yapılacak her türlü çıkarım konuyla alakasız kalıyor bence. Haliyle o haç sembolü hristiyanlık kökenli olsa da "hristiyanca" bir şey asla değil. Olsa da fark etmez de, değil yani.

İnsanların olağan şekilde yaşarken bir felsefi manifesto gibi de dolaşması gerekmiyor bence. Bazı şeyleri sadece yaparsınız. Bizde nedense insanlar her yapılan şeyin derin felsefi bir altyapısı olması gerektiğine inanıyor. Ben uğraşamam şahsen :D ilham öyküleri kitabında yaşamıyoruz sonuçta. Biraz da keyif almaya bakmak gerek.
0
akhenaten
(09.05.24)
Peki o gördüğün insanlar gerçekten hristiyan ise, nasil bu kadar emin olabiliyorsun olmadiklarina sirf bakiş atarak? Hepsiyle tek tek konuştun mu? Sordun mu hayir

Bana sanki senin haç takanlara kıl olma durumun varmış gibi geldi
0
Zetnikov
(09.05.24)
Birleşik Krallık bayraklı tişörtler falan da yer yer moda oluyor. Herhangi bir ülke bayraklı kıyafet giymek için o ülke vatandaşı olmak gerekmiyorsa, haç kolyesi de bence öyle. İnsanları ne giydiği/ne taktığı üzerinden yargılamam pek fazla. Beğenmiştir takmıştır der geçerim
0
nundu
(09.05.24)
muhtemelen bos adamdir der muhabbeti fazla uzatmam. hatta yurtdisinda da oyle. kiyafetinde dini sembol kullanan hangi dinden olursa olsun bos insandir benim icin.

ayrica gercekten hristiyan bir turke bir kez universitede denk gelmistim. bir daha da gelmedim. genelleme yapmak cogu zaman hayat kurtarir.
0
bohr atom modeli
(09.05.24)
garipsemiyorum. garipseyenleri garipsiyorum.
0
paintov
(09.05.24)
Hristiyan olup takanlar için okay gayet normal diyorum ama hristiyan değil de özentilikten takıyorsa bana aşırı basit ve sığ biri izlenimi veriyor.
Ciddiye aldığım insanlar kategorisine sokmam mesela.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.24)
Liseden beri takarım ben, o zamanlar kolye takardım şimdi hem küpem hem kolyem var.
İnançsızlığım lise öncesine kadar gider, görsel olarak hoşuma gittiği için takıyorum gayet de seviyorum, hatta asıl en sevdiğim formu ters haç ama bununla yapılmış küpe ve kolyeye denk gelmedim hiç, gelirsem onu da alır takarım.
0
mutekebbir
(09.05.24)
(19)

Kafayı yemek üzereyim.

kozm
Selam seferoğulları, 2 senedir ingilizce ile uğraşıyorum sadece.. işim bile yok. 1.5 sene alt yapımı yapılandırmakla geçti ve 3,4 gramer kitabı bitirdim. Yaklaşık son 5 aydır toplu ingilizce dersi alıyorum. Listening ve reading konusunda gözle görülür bir ilerleme kaydettiğimi görebiliyorum. Fakat h
Selam seferoğulları,

2 senedir ingilizce ile uğraşıyorum sadece.. işim bile yok. 1.5 sene alt yapımı yapılandırmakla geçti ve 3,4 gramer kitabı bitirdim.

Yaklaşık son 5 aydır toplu ingilizce dersi alıyorum. Listening ve reading konusunda gözle görülür bir ilerleme kaydettiğimi görebiliyorum. Fakat her türk evladı gibi speaking konusunda kafayı yemek üzereyim çünkü ne yapacağımı bir türlü kestiremiyorum.

sadece ama sadece tek atımlık bi 400 bin param var ve önümde sadece 1 senem var. Ne yapmalıyım? 1 senede bu iş için 400'ü car cur etmeye hazırım, yeterki adam gibi konuşabileyim. Mesala iş yerinde sunum yapabileyim.

1. irlanda dil kursları, 6 aylık hem çalışma fırsatı hem dil okulu dedikleri,
2. cambly, preply vb.. özel hoca, Allah ne verdiyse iyi hoca bulana kadar aramak
3. Özel bir kurs'ta conversation için iyi bi hocam bul yüz yüze daha anlamlı ve etkili olur.

İngilizce seviyem için bir fikir: Depending on your circumtances you may wish to opt for one method or the other.

Fakat speakingim sıfır. :/

Teşekkürler şimdiden.
0
kozm
(06.05.24)
bence sorun ingilizce degil senin bunu takinti yapman ve mukemmeliyetci olman. 5 aydir toplu ders alip 3,4 gramer kitabi bitirip speakinginin sifir olmasi imkansiz.
0
buenosdias
(06.05.24)
benim tavsiyem turistik bir yerde konusabilecegin bir ise gir, tur sat, barmenlik, garsonluk vs.
0
Ley
(06.05.24)
buenosdias, tespitin çok güzel, fakat bir çözüm yolu sunmadıkça etkisiz.
0
🌸kozm
(06.05.24)
biz türklerin çoğunda bulunan konuşmaya çekinme durumuyla karşı karşıyasın. Önce çekinmeyi bırak. speaking konuştukça gelişir. kendini geriye çekme.

Ayrıca speaking demek kelime demek. Kelime eksiğini gidermen lazım. Kelime çalış. Okuduğunda kelimenin anlamını bilmekle kullanmak farklı şeyler. Bazen kelimenin anlamını bilirsin ama konuşurken aklına gelmez.

cambly vs bence çok faydalı değil. yüzyüze konuşmak her zaman faydalı. Yurt dışında bulunmak kesinlikle fayda sağlar. 3. maddedeki durum da fayda sağlar.

Ama herşeyden önce çekinmeyi bırak ve konuş. Karşındaki yine anlar seni merak etme.
0
nuevo
(06.05.24)
nuevo, teşekkür ederim dostum.
0
🌸kozm
(06.05.24)
dissendium, teşekkür ederim dostum. Sektör itibariyle global şirketlerde konuşmama gibi bir lüksüm yok zaten. İş anlamında fırsatlarımı genişletmeye çalışıyorum, yönetici kaygısı taşımıyorum. Problemim, ingilizce olarak neredeyse hiç ağzımı açmış olmamam.. Sürekli listenin yapıyorum ama, türkçe düşünüp ingilizce konuşmaya çalışıyorum. Pratiğim yok.
0
🌸kozm
(06.05.24)
3 aylık tatile çık. Kurs falan onlar hikaye, gözünü boyamaktan başka bişey değil. Tatile çık, sosyalleş, partiler, arkadaş edin, bomba gibi dönersin. Hem çok daha ucuz.
0
numlock
(06.05.24)
Gerekirse I go you come gibi olsun ama konuşmaya başla. Şu yazdığın cümleyi bi kerede söylemek istiyosun ama öyle olmaz. Bunu yazabiliyorum ama niye söyleyemiyorum diye düşünüp iyice kilitliyosun kendini. Dil konuştukça açılır. Şimdi A0 ile başlarsın konuşmaya, sonra gelişir. Konuşacak kimse bulamıyosan kendi kendine konuş. Kafanın içinde Türkçe olan düşünce konuşmalarını ingilizce yapmaya zorla, sonra da kendini kontrol et yanlış bir cümle mi kurdum doğru muydu diye.

Benim ingilizcem reading ve listeningde c2 seviyesinde ielts sonucuma göre ama speaking ve writing'im b2 civarı çünkü ikisini de çok kullanmıyorum günlük hayatta. Ama yurtdışına tatile gitsem ikinci günden sonra c1 seviyesine çıkar, 2 ay sonra eski hâline döner, böyledir yani bu iş.
0
nundu
(06.05.24)
Soruda ingilizcenizin gayet yeterli bir düzeye ulaştığından ama speaking konusunda zayıf kaldığınızdan bahsetmişsiniz.

Verdiğiniz cevapların birinde ingilizce olarak ağzınızı hiç açmadığınızdan bahsetmişsiniz.

Eh, 5 gramer kitabı bitirmek eminim size gramer konusunda bir şeyler katmıştır. Aynı şekilde uzun süreler listening çalışmak da öyle. Belli ki faydasını görmüşsünüz. Yöntem belli kısaca.

Verdiğiniz 3 örnek de yeterince uygun. Bence en az masraflıdan en masraflıya doğru temkinli bir süreçte ilerleyin. Sadece speakingi geliştirmek için tonla para harcamanın bir alemi yok. Diğer skiller nasıl geliştiyse bu da öyle gelişecek.
0
akhenaten
(06.05.24)
gramer kitabini karsiniza alip dert anlatmiyorsaniz o kadar gramer kitabina gerek yok. speaking icin konusma alistirmasi yapacaksiniz baska yolu yok. bunu desteklemek icin de kitap okuyacaksiniz.

gramer denen sey zaten b2 gibi biter genelde. atla deve degil ki. onemli olan kelime haznesi ve pratik kazanmak.
0
bohr atom modeli
(06.05.24)
madem bu kadar takıntılısın en başta bu işe doğrudan yurt dışında başlayacaktın. türkiyede boşuna 1,5 yıl ve para harcamışsın.

malta, irlanda,ingiltere mümkünse kanada-abd arkana bakmadan koş git.
0
my fault
(06.05.24)
1 sene çok uzun bir süre 400 Bin TL'de ciddi bir rakam. Paranız cebinize kalsın. Belirttiğiniz gibiyse alt yapınız var size en fazla 3-4 ay yeterli. Yapmanız gereken yabancı bir gurbetçi (expat) bulup arkadaşlık etmek ya da ingilizce konuşma kulübü olan kafeler var haftada 1 defa gitseniz yeterli olur. Konuşma olmadığı sürece değişen bir şey olmaz.
0
doharkoman
(06.05.24)
yallah speaking cluba... evde kendi kendine konuşursan, günlük yazarsan vs iyidir. ydışı bilmiyom asosyalsen bi işe yaramaz ama o stresi atmana yarar bkz. malta en uygunu ama kitle önemli full göcmenlerle dil çalışmak no dostum
0
ala09
(06.05.24)
ingilizce konuşmak zorunda kalacağın bir yere 1-2 aylığına tatile git +1

aç kalmamak için illa alışveriş yapacaksın, mecbur kalıp konuşacaksın. sonra açılırsın zaten, kaldığın yerde arkadaş edinirsin falan. hostel, pansiyon gibi yerlerde senin gibi turistler bol olur, sohbet muhabbet ingilizce... gerisi gelir
0
kurbanlik koyun
(06.05.24)
chat gpt ile bi pratik yapmayi dene bence
0
foster
(06.05.24)
Cevap her zaman yurt disina gitmek degil, insanlar neden hep bunu oneriyor pek anlamiyorum. Yani 16 yasinda bir ogrenciyseniz ve yurtdisina gitmek demek egitim hayatinizi bir sure orada devam ettirip mufredati ingilizce gormek ve demek ise tabii kullanmak zorunda kalirsiniz ve ilerleme olabilir, ama yetiskin bir insan icin hicbir plan vs olmadan yurt disina gidip ingilizcenizin gelismesini beklemek luzumsuz. Turkiye'deki kendi hayatinizi dusunun, bircok sey her ulkede digital olarak yapiliyor artik. Markete gidip, alisverise gidip, restorana vs gidip tek kelime konusmamaniz mumkun. Insanlar da "ay bizim dili bilmeyen biri olsa da sohbet etsek" demiyor yani, herkesin vakti yok boyle seye. Bir sekilde denk gelmesi gerek oyle bir ortamin.

Guvenilir bir dil okulundan (yabanci bir ulkede de olabilir) birebir online ders alin derim ben. (Kullandiklari kitap, metod, ogretmen kalitesi vs icin guvenilir okul diyorum.) Bazi okullarda bu ders paketlerini online/yuzyuze olarak degistirme ihtimaliniz oluyor. Birkac hafta deneyip memnun kalirsaniz o ulkeye/sehre gitmeyi biraz da o kulturu tecrube etmeyi deneyebilirsiniz. Olmazsa en azindan ulasim, konaklama, vize masraflariniz cebinize kalmis olur.

Ben zaten Ingilizce ogretmeniyim. Yukarida bahsettigim sekilde baska bir yabanci dil ogreniyorum. Kendi calismam - online ders- ulkede ders kombinasyonunu kullanarak.
0
sopiro
(07.05.24)
anadili ingilizce olan bir ulkeye gidip 400bin bitene kadar kalman, kursa gitmen ve bir yandan da mumkunse part time calisman lazim.

illa buyuk sehirlerden biri olmasina gerek yok, hatta olmasa daha iyi olur, irlandanin ucra kosesindeki bir kursa git ki ingilizce konusmak disinda bir sansin olmasin.

6 ay icinde ozellikle listening/speaking de baya bir fark hissedersin. 1 sene icinde de sunum yapacak kivama gelirsin eger gramer oturduysa ve biraz da yetenek varsa..

onun disinda yok camblyden yardir, yok ozel ders, yok guneye git turistleri parmakla.. bunlarla olmaz. vakit, para ve enerji kaybi..
0
cooperr
(07.05.24)
hepinize çok teşekkür ederim seferoğulları.
0
🌸kozm
(07.05.24)
hocam utanmadan sıkılmadan cambly yada italki gibi yerlerde kendine amerika aksanı hocalar dene. begendiginle calıs. benzer sorun bendede vardı. ispanyolca ögreniyordum baya ders aldım 6 ay falan sımdı canavarım. korkma adamın gorevı senı konusturmak zaten
ıstedıgın kadar kekeleyebılırsın. sımdı lutfen dusunmeyı bırak kaydını olustur.
0
Zetnikov
(20.05.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.