Giriş
(10)

kpss'nin bu kadar basit olması hakkında ne düşünüyorsunuz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
öss'nin 3-4 katı kolay, ilkokul seviyesi soru soruyorlar. rasyonel sayılar, paranteze alma, köklü sayılar vs ile dört işlem yapılıyor. aşağıdakilerden hangisi aşağıdadır minvali tarih, coğrafya ve hukuk soruları var. hiçbir şey bilmeyen insan bile sırf türkçe bildiği için birkaçını çözer. hal böyley
öss'nin 3-4 katı kolay, ilkokul seviyesi soru soruyorlar. rasyonel sayılar, paranteze alma, köklü sayılar vs ile dört işlem yapılıyor. aşağıdakilerden hangisi aşağıdadır minvali tarih, coğrafya ve hukuk soruları var. hiçbir şey bilmeyen insan bile sırf türkçe bildiği için birkaçını çözer. hal böyleyken çalışıp kazansaydınız diye kafa ütüleyenler neyin kafasını yaşıyorlar, çalışıp 70 alanlar hiç mi bir şeye çalışmamış. ayrıca babaanneler ne ayak?
-11
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(8 saat)
sorular zor muydu diyorsun yani
-5
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(8 saat)
ya bsg
+3
herzan
(8 saat)
ilkokul seviyesi değil. lise ama össden kolay evet. süre yetmiyor ama mesele süre.
+3
jelly bear
(8 saat)
Aynen knk.
0
ekimoloji
(6 saat)
Seneler önce bir kere girip tr 9.su olmuştum. Lise üniversite sınavı neyse orda çocuklara yüklenmek anlamsız ama koca koca insanların kpss mağduriyetini hiçbir zaman haklı bulamayacağım.

Eksi vermeden önce işlem önceliğine dikkat ediniz lol
-2
ruhen hastayim ben
(6 saat)
KPSS zor değil zaten atanması zor. Yeni mezun olduğum sene 97 alıp atanamamıştım da özel sektörden devam ettim.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(6 saat)
Kesinlikle katılıyorum LGS daha zordur.

Çalışmadan girdiğim sınavda 80 küsür almıştım, çalışarak girdiğimde kendi alanımda ve birkaç puan türünde birinci oldum alan sınavından. Ki ben eşit ağırlıkçıyım öyle matematiğim süper değildir. Mühendis adam koklayarak çözer KPSS matematiğini bence

Atanmak daha zor olan aşama ama evet.
+1
Hallegadola
(5 saat)
OSS/LGS tip doktoru olacaklarla tasra universitesinde 2 senelik geleneksel el sanatlari okuyacaklari ayristiriyor.
KPSS ise kagit takibi yapacak memur seciyor.

Ikisinin zorlugunun benzer olmasini beklemek abes.
+1
cooperr
(4 saat)
KPSS bir sıralama sınavıdır diye klişeleşmiş bir bilgi var.

KPSS'nin zor olmasının hiçbir anlamı yok ki. Dediğiniz gibi Türkçe bilen biri Türkçe anlayıp çözebilsin yeter zaten. Türkçe ve Matematik testleri kendi adlarıyla değil "Genel Yetenek" adıyla yapılıyor zaten. Tarih, Coğrafya ve Vatandaşlık testleri de yine kendi isimleriyle değil "Genel Kültür" testi adıyla yapılıyor.

Neticede devlet kadrosuna girecek bir devlet su işleri görevlisinin neden akademik düzeyde Türkçe ve matematik bilmesi gereksin? Sınava giren birçok kişinin aktif olarak bu testlerle alakasız alanlarda yıllardır tam zamanlı çalışan kişiler olduğunu da unutmayın.

Bu testler alanlarıyla ilgili olan gruplar için alan sınavları var zaten.
+3
akhenaten
(4 saat)
ben oylesine girip turkiye derecesi yapmistim bu sinavda. alanimda birinciydim hatta makine muhendisleri arasinda. 99,9x puanim vardi. oylesine girdim derken sinav oncesi 2-3 tane gecmis yillarin sinavlarini cozmustum ve aklimda hic kamu yoktu. universite son senedeydim.

genel yetenek kismi evet basit. ama genel kultur kismini oyle kimse yapamaz kolay kolay. benim bile yapamadiklarim vardi derece almama ragmen. yani genel kultur kismi cok zor. ben orayi kendi genel kulturum sayesinde yapmistim. cok sevmistim kpss'yi bu genel kultur kismindan dolayi.
0
antikadimag
(2 saat)
(6)

hastalığınızla dalga geçen kadın

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dünden beri acayip hastayım. akşam gözlerimin arkası bile zonkluyordu. öksürük bir yandan, salya sümük bir yandan, erkenden iki sıvı bir şey yiyip yattım, sabah da işe gittim üstelik. hanımefendi tutturdu aman sen de ne kadar abarttın, sanki kanser oldun diye. demek ölüyorum desek hastaneye götürmey
dünden beri acayip hastayım. akşam gözlerimin arkası bile zonkluyordu. öksürük bir yandan, salya sümük bir yandan, erkenden iki sıvı bir şey yiyip yattım, sabah da işe gittim üstelik. hanımefendi tutturdu aman sen de ne kadar abarttın, sanki kanser oldun diye. demek ölüyorum desek hastaneye götürmeyecek bizi. normalde hiçbir şeye bu kadar kızmam ama o kadar kızdım ki hulk gibi oldum, bir tekmeyle duvarları devirebilirdim o vakit.
size "iyi günde, kötü günde, hastalıkta, sağlıkta" diyerek düğün yaptığınız üstelik de dünyanın parasını harcadığınız birisi böyle yapsa nasıl davranırdınız? haklı mıyım bu kadar kızmakta? boşansam, başka yere taşınsam sizce haklı mıyımdır? belli etmeyeyim diyorum ama laptoptan oyun açtım ama ona bile konsantre olamıyorum sabahtan beri.
-20
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.10.26)
Net haksız olduğunu biliyorum ama açıklayamıyorum
+7
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.26)
hangi oyun?
+1
malheiros
(06.10.26)
Laptoptan oyun açıp oynayacak kadar iyiyseniz ben karınızın haklılığından yana oy kullanıyorum.

(bkz: man flu)
+12
kobuzchu kiz
(06.10.26)
hanımın maaş kartını al, sonra annesinin evine götür bırak. zaten baldız hep sizde onunla devam.
+3
omer460
(06.10.26)
Rage bait senaryolarında eksiklikler var. Öncelikle yaratıcılığın iyi değil ve dil kullanımın da düşük seviyede. Soruların pek tat vermiyor, kendini geliştirmelisin. Biz de kaliteli troller hak ediyoruz.
r/AmItheAsshole
Bu sub’ı bol bol oku. İnanıyorum, başaracaksın.
+20
kullanicadi
(06.10.26)
arkadaş yine hikaye yazıyor. ama bu seferki başarısız.
0
gercekdunya
(14 saat)
(8)

kulaklık ikilemi

kondansator
günaydın, yaklaşık 2 aydır kullandığım ve halihazırda taksidi devam eden kulaklığımı markette düşürmüşüm. haliyle de bulamadım. kulaklıksız kaldım. kulaklığın bedeli de yaklaşık 10000tl. aynı anda 2 cihazda kullanımı, gürültü önlemesi vb özellikleri kaynaklı da severek kullanıyordum. siz olsanız ayn
günaydın, yaklaşık 2 aydır kullandığım ve halihazırda taksidi devam eden kulaklığımı markette düşürmüşüm. haliyle de bulamadım. kulaklıksız kaldım. kulaklığın bedeli de yaklaşık 10000tl. aynı anda 2 cihazda kullanımı, gürültü önlemesi vb özellikleri kaynaklı da severek kullanıyordum. siz olsanız aynı kulaklıktan alıp bir 10000daha verir miydiniz, yoksa kaybettim diyerek kendinizi cezalandırma odaklı basit bir kulaklık mı alırdınız?
-1
kondansator
(05.10.26)
Cezalandırmam
+1
kisa
(05.10.26)
daha iyisini alarak kendini cezalandırabilirsin.
+2
duyuruuser
(05.10.26)
para olarak seni zorlamayacaksa alırım, sonuçta sürekli kullandığın birşey, dahada dikkat ederdim gerçekten çok çabuk kayboluyorlar tekli olarak cebe falan kutusuz atınca, ama kutusu ile kaybettiysen dikkatsizliğe ceza olarak daha ucuzunu alırdım.
+1
eja
(05.10.26)
Abi,abla bundan belki 20 yıl sonra yaşlanıp belki çişini bile tutamayacaksın. Hayat çok kısa ne cezası? sizden daha mı önemli? Canınıza sagolsun gidin alın yenisinden. takmayın kafanıza
+3
limonlu eksi
(05.10.26)
Kötüsünü alınca da kendini cezalandırmış olmuyor musun?
İyisini al.
0
elorelia
(05.10.26)
İyisini alırsan çok paran gittiği için yine kendini cezalandırmış olursun. O yüzden iyisini al :)
+3
Gradient_tabanlı_mor
(05.10.26)
Kulaklıkta paramın yettiği kadar en iyisini alırım, daha ucuz bir kulaklık bir gün değil her gün kendini cezalandırmak gibi.
+2
kimlanbu
(05.10.26)
Çok şükür kulaklık bulundu. Bulunmasaydı da aynısını alacaktım sanırım. Cevaplar için çok teşekkürler
+4
🌸kondansator
(05.10.26)
(11)

Para biriktirmek için mantıklı mı bu yöntem?

skr1292
Bir yerde gördüm; herhangi bir bankadan hesap açıp ibanı not almak daha sonra şifreyi birkaç kez yanlış girip bloke koydurmak şubeye gitmedikçe de ne mobil uygulamadan ne de internet şubesinden banka hesabına giremiyorsunuz. daha sonra o ibana düzenli olarak para göndermek. bundan daha mantıklı bir
Bir yerde gördüm; herhangi bir bankadan hesap açıp ibanı not almak daha sonra şifreyi birkaç kez yanlış girip bloke koydurmak şubeye gitmedikçe de ne mobil uygulamadan ne de internet şubesinden banka hesabına giremiyorsunuz. daha sonra o ibana düzenli olarak para göndermek.

bundan daha mantıklı bir yöntem var mı? amaç paraya kolayca erişememek
-2
skr1292
(05.10.26)
bes açsanız, çıkış meşakatli erken çıkınca kayıpta fazla oluyor 10 sene sonra vergi avantajı ile çıkılabiliyor devlet katkısıda yatar hem ek olarak?
+5
eja
(05.10.26)
değerlendirme kısmını geçiyorum... mevcut bankanızda hesap açıp, ilgili hesabı internet bankacılığına kapatsanız ve banka/kredi kartınızla da görüntülenmesini istemeseniz daha kolay olmaz mı?
0
tnz
(05.10.26)
savaş veyahut acil durum oluştuğunda bu hesaba ulaşamamak size bir şey kazandırmaz. beste acil durumda işinize yaramaz. altın alıp bir yere istiflemek şu dünya şartlarında en geçerli olanı.
+1
mikahakkinen
(05.10.26)
Eğer o paraya hiç ihtiyacınız yoksa geldiği gibi düşük riskli bir yatırım aracına koyun. Yok, o paraya acil durumlarda ihtiyacınız olabilecekse hesabı kilitlemek saçma bir plan. Hiç düşünmediğiniz bir zaman 3-5 bin lira nakit ihtiyacınız olur, öyle kalırsınız.
0
malheiros
(05.10.26)
Degil cunku paran erir. Fiziki degerli metal ya da bes sistemi daha mantikli paraya kolayca erisememek icin.
+2
osssy
(05.10.26)
ne saçma bir para biriktirme yöntemi bu böyle. tl gönderdiğin hesap otomatik yatırım yapmıyorsa zaten bir süre sonra paran pul oldu demektir. ayrıca acil durumda erişemiyorsun bile.
+1
gercekdunya
(05.10.26)
Çok saçma. Onun yerine biriktirip harcamasanız daha iyi değil mi? Çocuk musunuz yani :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(05.10.26)
şubeye gitmeden banka hesabına girebilirsin. yeni kimlik kartıyla nfc doğrulama yapıp şifreni yenileyebiliyorsun.
0
nuevo
(05.10.26)
bunu nerde gördüyseniz bir daha oraya bakmayın, paranın değerini nasıl korumayı düşünüyormuş bunu söyleyen? Kısa vadede bir nebze belki falan diyebilirim de yok yani olacak iş değil.
0
bay b
(05.10.26)
Böyle “değişik” yöntem istiyorsanız, çok güvendiğiniz birisiyle ortak hesap açın bankada. O olmadan şubeye gitseniz bile vermesinler paranızı…
+1
yadigar
(05.10.26)
Bu çok anlamsız bir şey olur. Yukarda da denmiş ama enflasyon bu kadar yüksekken vadesiz hesapta duran paranın değerini nasıl koruyacaksınız?

3 sene önce asgari ücret 11.402 liraymış, şimdi 28.075 lira, iki ay sonra daha da artacak. Her şeyin fiyatı da 3 yılda arttı, hala da artıyor. Siz para biriktirmiş olmuyorsunuz ki.

Ayrıca kendinize hakim olamıyorsanız şubeye de gidersiniz, besi de bozarsınız. Bence sorunun kaynağına odaklanın. Diğer hiçbir şey çözüm değil.

Ayrıca zaten günümüzde o blokeler kimlik kartı ve görüntülü görüşmeyle kaldırılabiliyor bildiğim kadarıyla.
0
akhenaten
(06.10.26)
(8)

Doktorların tam olarak derdi sıkıntısı ne?

tchuck
cidden merak ediyorum. hatta aranızda doktor olan varsa da direkt sormak istiyorum bunu.2 gün önce annem BT sonucunu götürmüş kardiyologa.doktorun kurduğu cümle aynen şu: çok ciddi kalp hastasısınız, her an bilmem ne olabilir, size stent takılacak hatta bypass bile olabilirsiniz. damarınız çok tıka
cidden merak ediyorum. hatta aranızda doktor olan varsa da direkt sormak istiyorum bunu.

2 gün önce annem BT sonucunu götürmüş kardiyologa.
doktorun kurduğu cümle aynen şu: çok ciddi kalp hastasısınız, her an bilmem ne olabilir, size stent takılacak hatta bypass bile olabilirsiniz. damarınız çok tıkalı, bypass olabilirsiniz.

2 günümüz zehir oldu.
bugün anjiyo olundu, ve evet bir damarda tıkanıklık var, ama bypassı geçtim, hatta stenti de geçtim sadece "takip edilecek" ve beslenme ona göre düzenlenecek seviyede. kan sulandırıcı alınıp, kolestrole dikkat edilecek.

bundan ibaret.
ama 2 günümüz zehir oldu. çünkü doktorun söylediğine göre "çok ciddi bir kalp hastası" hatta büyük ihtimalle bypass olabilecek durumdaymışız.

----

tuhaf olan şu: doktorun bu yorumu yaptığı BT sonuçlarını yapay zekaya da okuttum, doktor arkadaşıma da okuttum, arkadaşımın doktor arkadaşına da okuttum ve tamamı "çok ciddi bir durum yok, kan sulandırıcı alınıp hayatına birz daha dikkat edecek" dedi geçtiler.

şimdi bu ilk kez de başımıza gelmiyor. merak ettiğim tek şey: bu doktorun bundna ne keyif alıdğı. gerçekten başka hiçbir şey merak etmiyorum. kendilerini daha mı önemli sanıyorlar? "bak bizim yaptığımız iş çok ciddi bir iş, hafife alamazsın" mı demeye çalışıyorlar? eline ne geçiyor tam olarak?

bundan bir önce başımıza gelen başka bir hastalıkta da yine benzer bir diyalog olmuştu.
kan değerlerine bakıyorum, sonuçlara bakıyorum. çok ciddi, ölümcül bir şey olmaması gerekiyor.

ama doktorun açıklaması: "kemik iliğinizde ciddi bir bozulma var, asla rahat olamazsınız" tarzında bir açıklamayla 1 ayımızın içine sıçılmıştı. biyopsi sonucunu bekledik durduk. internetten bakıyorum, doktor tnıdıklara gönderiyorum. bahsedilen "lösemi" imalı hastalıkla alakası olamaz değerlerin. ama doktorun yarattığı ambians; biyopsiden sonra bir felaketle karşılaşacağımız. biyopsi sonuçları geldi etti, onda da doğru dzügü bir şey çıkmaıd. ilaç tedavisi gerektiren bir şey ble yoktu, yalnızca tkaip edilecekti.

bu korkuyu vermek, hastayı korkarken görmek vs. sadist bir keyif mi veiryor gerçekten merak ediyorum?

hele ki şu damar mevzsuna o kadar sinirlendim ki. bt'de açık ve net yzan bir şeyi, sırf panik yaptırmak, moral bozmak için "çok ciddi kalp hastalığınız var, bypass bile olabilirsiniz" şekinde söylemek için düz kötü olmak gerekiyor herhalde.

sorum: bundan doktorlar ne keyif alıyor?
0
tchuck
(01.10.26)
doktorun hata yapma olasiligi yok mu? sen hic hata yapmiyor musun?

eksileyen "zirtapozlar" bir de neden eksilediklerini aciklayabilseler keske :D
-15
cooperr
(02.10.26)
özel hastane mi?
bazı doktorlar ameliyatı önermesinden bile para kazanıyor hipokrat falan evet ama özel hastaneler bir ticarethane olduğunu unutmayın parada ameliyat/biopsi/işlem ile kazanılıyor.
riski söyleyip işlem yaptırıyor bu kadar basit aslında
+4
eja
(02.10.26)
Bence iyi yapıyorlar. Ufak bir ihtimal veya önemsiz gibi ama yine de üstüne düşün dese çoğu kişi önemsemez tetkik yaptırmaz. Olayları abartmazsa ciddiye alınmıyorlar.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.10.26)
tek bir soru var, özel hastane mi? senin sorunun cevabı burada bitiyor. sonuçta anjiyo da yapılmış, acil dedikleri için başka bir yere danışmadan yaptırmışsınız. insanlar konu sağlık olunca panik oluyor hemen ne denirse yaptırıyor.
0
gercekdunya
(02.10.26)
bazı insanlarda beni ciddiye almıyorlar, söylediğimi yapmıyorlar takıntısı var. her şeyi kontrol etme hastalığından geliyor. bu karakterde biri doktor olduysa olayları abartıp en kötüsünden başlayacaktır.
0
orpheus
(02.10.26)
bir de uzmanlık alanlarına göre de değişiyor sanırım. benim yengem de kalp krizi geçirdi. ilk götürdüğümüz hastane bypass demişti, ama sonra başka doktorlardan da görüş aldık. sonuçta kilo verdi, şimdi kan sulandırıcı vs ile hayatına devam ediyor. bypass olmadı.

sonuçta bu çook önemli bir ameliyat ama bu konuda bile her doktor farklı bir yorum yaptı sonuçta aynı test sonuçlarına bakıyorlar. ama sanırım uzmanlığı ameliyat vs ile olan ameliyat tavsiye ediyor sanırım
+1
euteamo
(02.10.26)
Büyük geçmiş olsun, Allah beterinden saklasın. Doktor veya yakını değilim.

Bir kardiyoloğun Kendini önemli hissetmek için böyle bir şey söylemesine çok olasılık vermiyorum, çünkü zaten çok önemli bir iş yapıyor.

İnsan var, insan var. Somut bir durumu herkes aynı şekilde yorumlamaz. Kimisi kaygılıdır, karamsardır her durumu kötü görüyordur. Kimisi benzer durumda pek bir sorun görmediği hastaların birden çok kötü olduğunu görmüş olabilir. Herkesin tecrübesi ve yorumu, öngörüsü farklı neticede.

Tabii ki o korku, endişe, hele bekleyiş çok can sıkıcı oluyor. Yorum farkının nedenini düşünüyorum yalnızca.

Bir de dendiği gibi bir ticsrethanete denk gelinmiş olabilir. Yahut belki hastanın durumun ciddiyetini anlaması (misal ilacını aksatıyorsa aksatmaması, sigara içiyorsa içmemesi gibi durumlar) için de söylenmiş olabilir.

Sadece yanlış sonuçlara bakmış yahut okuduğu şeyi yanlış anlamış, o esnada telefona gelen bir bildirim kafasını karıştırmış, birazdan yapması gereken görüşmenin heyecanıyla şaşırmış da olabilir. Bu da insan ve kimi insanın en küçük hatası büyük sorunlara yol açabiliyor.

En iyisi (kasıtlı bir durum olduğunu düşünmüyorsan) annenin iyi olduğuna sevinmek, kendisine de kendine de dikkat etmek.
+1
lazor
(02.10.26)
Kalp hastasıyım. Yıllar içinde en az 20 doktor değiştirmişimdir. Çoğu da Profesör seviyesinde. Yarısı derhal ameliyat olmalısın diyor, diğer yarısı 6 ayda ayda bir kontrola gelmelisin diyor. Bunca yıl içinde konuya da epey bir vakıf oldum. İki tarafın da neden öyle söylediğini anlayabiliyorum. Tıp böyle bir şey. Matematik gibi değil. İki kere ikiyi görünce herkesin 4 dediği bir şey değil. Hastaya, hastalığa bakınca gördükleri de farklı, aynı şeyi görseler dahi halletme yöntemleri farklı.

Onun için de maliyetli, külfetli veya önemli bir tedavi önerdiklerinde bir hekimden daha teyid almak iyi oluyor.
0
Mirket
(02.10.26)
(16)

maaş kartı kimde kalmalı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu sıralar huzurumu çok bozan bir soru var. karım çalışıyor, maaşıyla evin ihtiyaçlarını birlikte karşılıyoruz. işe gitmesi için harçlık veriyorum, gerisiyle evin ihtiyaçlarını karşılıyorum. geçen gün tutturdu ille de kartımı geri istiyorum diye. acayip içerledim. yahu bir şey alınacağı zaman oturuy
bu sıralar huzurumu çok bozan bir soru var. karım çalışıyor, maaşıyla evin ihtiyaçlarını birlikte karşılıyoruz. işe gitmesi için harçlık veriyorum, gerisiyle evin ihtiyaçlarını karşılıyorum. geçen gün tutturdu ille de kartımı geri istiyorum diye. acayip içerledim. yahu bir şey alınacağı zaman oturuyor, birlikte karar veriyoruz zaten. medeni kanuna göre edinilen mallar ortak. durum böyleyken küsmekle sizce haksızlık yapıyor muyum?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.09.26)
Sizin kartinizi da ona verin o size harclik versin, sorun cozulur.
+13
ghilleinthemist
(29.09.26)
harclik veriyorsunuz ve nakit ile mi alisveris yapiyor? oyleyse kartini istemekte cok hakli, temassiz odeme rahatligi var. temasli olsa bile nakit tasimaktan iyidir.

herkes kendi kartini kullansin, para online gonderebilirsiniz. kusmelik bir durum yok.
0
lemmiwinks
(29.09.26)
İkinizde maaş kartınızı bana verin. Daha adil ve mantıklı olur.
+11
elorelia
(29.09.26)
Hocam Medeni Kanun'u biraz yaratıcı yorumlamışsınız. 😂 TMK 219 maaşın edinilmiş mal olduğunu söylüyor, doğru; ama TMK 223 de “Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir” diyor.

Yani “edinilmiş mal” demek, eşinizin maaş kartını cebinize koyup sonra kendi kazandığı paradan kendisine işe gitmesi için harçlık vermek demek değil. Kadın sizden para istemiyor, kendi maaş kartını istiyor. Bence kartı teslim edin de hanımefendi kendi maaşından size harçlık bağlamadan konu kapansın. 😂
+4
Sebastian
(29.09.26)
bana da biraz evin erkeği benim, ben ne dersem o olcak ulan! tarzında bir yaklaşım gibi geldi. bu yaklaşım tamamen yazdığınız duyuru ve yazım tarzınız yüzünden oldu. sizi tanımam etmem, alınmanızı da istemem yani onun altını çizeyim.

yani evet evlilikte herşey ortak tamam katılıyorum ama kadının da kendi maaşından harçlık alması aşağılayıcı bir durum gibi geliyor bana.

tamam belki siz de eşinize danışmadan kendinize bir çöp bile almıyorsunuzdur ama böyle söyleyince acayip geliyor hakikaten.

herşeyi ortak yapıyor olabilirsiniz, hayat şartları çok ağır katılıyorum, belki ev araba veya çocuk için birikim yapıyosunuzdur onu da anlıyorum. yani eşinizi üzeceğinize bırakın onda kalsın kartı. ha çok fantastik müsrif harcamalar yapar, o zaman duruma bakar oturur konuşursunuz.
+3
omer460
(29.09.26)
Ben şahsen alınmanızı da isterim, bir oturup düşünürsünüz belki.

Ne demek karımın maaş kartını aldım, işe girmesi için harçlık veriyorum? Bu kadın kendine alışveriş yapamıyor mu? Parfümü fondöteni geçtim, tampon almak için sizden harçlık mı istiyor? Ne kadar ayıp.
+13
kobuzchu kiz
(29.09.26)
Yaklaşımınızın çok doğru olmadığı konusunda duyuru ahalisinden yeterli geri dönüş almış gibisiniz

Ben de olası e o zaman ne yapacağız sorunuza cevap vereyim. Aslında herşeyimiz ortak yaklaşımı güzel bir başlangıç. Şunu deneyebilirsiniz, herkes kendi kartından normal harcamalarını yapar, büyük harcamalar için aranızdan uygun olan öder. Her ay sonunda da bi excelde hesaplardaki toplam miktar ne kadar azalmış diye bakarsınız. Ne kadarını yatırıma ayırdınız, ne bütçelediniz ne harcadınız, görürsünüz.

Olayda yanlış olan, eşinizin harcama ihtimalini ve yetkisini kısıtlamanız. O yüzden excele dönüp bu ay çok harcamışsın demek de sıkıntılı. Benim görüşüm amaç denetlemek değil, finansal durumunuzu takip olmalı.
0
archmage mahmut
(29.09.26)
ben bu tarz sikintilari karimin kartina dokunmayarak, kendi kartimi da karima vererek cozdum.

bu sayede karimin karti cantasinda gun yuzu gormeden hirpalanmadan yasayip gidiyor, uzerinde cizik bile yok. benim kart ise mahalle yosmasi gibi, kucaktan kucaga sekerek ilerliyor, kirpalanmis ve harap vaziyette.
+1
cooperr
(29.09.26)
Karın haklı. Finansal boyuttan ziyade "eşitlik" zihniyetinde sıkıntı var. Belki nickini de "Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum" yerine "canım karım" diye düzeltirsin...
+3
merhum
(30.09.26)
Erkek adam karısını çalıştırıp üstünden para kazanmaz. Kadın canı isterse eve katkıda bulunur.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(30.09.26)
ben eşimden maaş kartını istesem, john Wick gibi o kartla boğazımı keser herhalde.

eşinizin elini hiç bırakmayın. üzmeyin kadını.
+3
galahad reloaded
(30.09.26)
Karın haklı, çalışan kadının kocasından harçlık alması çok saçma.
+4
kuzey li
(30.09.26)
bu boşanma sebebidir. ikiniz de yetişkinsiniz ve kadın çalışıyor, neden maaş kartı sende?
+4
deartheodosia
(30.09.26)
ay hem maaş kartını almışsın kadının hem de küsüyorsun, üf okurken daraldım
+6
bloodymoon
(30.09.26)
neden olay harçlık seviyesine getirilmiş anlamadım. zaten günümüzde nakit ihtiyacı pek de kalmadı. benim de eşim maaşı aldığı zaman bana gönderiyor ben de ikimizin toplam maaşının %90'ını aylık vadeliye, kalan %10'u da nakit gerekirse diye günlük vadeliye yatırıyorum. benim kredi kartıma ek kart çıkarttık evle ilgili alışverişleri oradan yapıyoruz ayrıca eşimin kredi kartları da var bana ödeme tutarlarını bildiriyor ben de ödüyorum böylelikle ikimizin maaşının faizi ile de elektrik su gaz gibi faturaları ödüyoruz.
0
denizgonen
(01.10.26)
Erkek olarak küsmekte haksızsın al karşına insan gibi konuş ve anlaş küsmek ne abi
0
thesomberlain
(01.10.26)
(37)

Üzüntüden uyuyamadım kocam abartma diyor

Gradient_tabanlı_mor
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim geri dönüp almayı teklif etti ama git gel 12 saat sürüyor diye istemedim.

Abartıyorsun tekrar alırız elbise diyor. 1 gün içinde her şeyi tekrar alıp tadilat yaptırıp nasıl yetişeceğim ayrıca bir sürü para verdim boşa gitti onbinlerce yani. Hamilesin diye hormonlardan bu kadar abarttın diyor. Tüm gece ağlamakta haklı değil miyim? Kendisi unuttuğu için suçu benim hormonlarıma atıyor gibi hissediyorum.
📊 Sizce?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

-9
Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
tanımadan söylemek bize düşmez ama anlattığınız olay dahilinde kocanız haklı. hormonal durumları olayın boyutunu arttırmış gibi. nasip deyip devam edin. üzücüden ziyade can sıkıcı, sinir bozucu.

adam telafi etmek için gidip alayım bile demiş. bir günü yolda geçecek. o bir günde yenisi de alınır. ama iki seçeneği de sunmuş size. daha napsın.

bir dahakine unutma demekten başka bir şey denemez bu saatten sonra.
+2
biseysorcaktim
(25.09.26)
Evinizin anahtari kimsede yok mu. Otobuse versin
+5
üğpoıuy
(25.09.26)
@üğpoıuy, yok maalesef:(
Çilingirle açtıralım dedik ama yakın arkadaşlarımız şehir dışında hep
-1
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Eşinizin anası babası kardeşi vs. Baksa eve girip diyecektim,herhalde onlar da müsait değil sanırım.sizin akrabalar zaten düğünde,arkadaşlarınız da şehir dışında diyorsunuz. Zor olsa da nasip deyin artık.ama küsüp de gözükmeyeyim resim video çekilmeyeyim falan demeyin sakın.emin olun ilerde gülüp geçeceğiniz hoş anılara dönüşecek bunlar.ortalama rahat edeceğiniz bir kıyafet seçip alıp devam edin sadece
+1
denizciman
(25.09.26)
Elbiseye ne kadar para verdiğime göre değişir. yol masrafından pahalıysa gitsin alsın, değilse senisini alayım.

Üzülmekten ziyade üzerdim, burnundan getirirdim insan valizi nasıl unutur?
-7
kuzey li
(25.09.26)
Valiziniz kaybolmamış sonuçta, evde kalmış. O abiyeyi başka bir davete giyersiniz. Gidip kendinize güzel 3-5 parça kıyafet alın. Bir de tatlı yiyin keyfiniz yerine gelsin.
+10
anaphylacticshock
(25.09.26)
dünyanın sonu değil. bi seçim yapın yenisi mi alınacak yoksa geri gidip elbise mi alınacak diye. bence yenisini alın ama siz bilirsiniz. üzülüp dövünmenin alemi yok artık
0
jelly bear
(25.09.26)
uçakla gitsin gelsin eşiniz bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Maalesef böyle şeyleri ben de çok büyük yaşarım, başıma gelse öfkeden delirirdim herhalde.

Ama artık yapacak bir şey yok, gidin güzel bir alışveriş yapın evdeki de başka bir zaman kullanılmak üzere kalsın.
Hem kendinizi hem etrafınızdakileri strese sokmayın, yakınınız için özel bir zamanda böyle dertlerle bunalmaya ve bunaltmaya gerek yok.

Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(25.09.26)
Bana her şey olmuyor bunun tadilatı da yetişmez ben kocamı yollardım herhalde. Adam gitmek istemezse de haklı. Ama kocama da güvenmez kendi bavulumu teyit ederdim.
0
kestane gürgen palamut
(25.09.26)
uçak veya arabayla, kaç saat sürerse sürsün gitsin alsın. kardeşinizin düğünüymüş, özenle o elbiseyi seçip hazırlatmışsınızdır. başka bir akraba olsa neyse...

hamile halinizle aldığınız kıyafeti başka zaman giyemezsiniz. ek tadilat gerekir. belki normalde zevkinize çok uymayan ama hamileliğinize uygun diye aldığınız bir elbisedir. hem doğum süreci ve sonrası kişiliğiniz ve zevkleriniz bile değişebilir. insan zaten o elbiseyi gördükçe sinirlenir giymek istemez.

her şeyi tekrar almaya çalışmak 20 binden aşağı tutmaz zaten. hatta belki daha fazla, sizin maddi durumunuza göre yani bilemem. vakit de yok, 1 günde ne alacaksınız, nasıl tadilat yapılacak? imkansız.

ben olsam ben de çok sinirlenirdim ve üzüntüden değil sinirden ağlardım :d hamilesiniz bir de yani çok haklısınız bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Adam unutmuş tamam ama telafi etmeyi tekli etmiş, kabul etmemişsiniz. sizin için tek çözüm kocanızın zamanda geri gitmesi mi nedir :) Nasıl çözsün adam :)
+10
kumandanim
(25.09.26)
kocaniz esseklik etmis, esim bavullari yerlestirirken benim bavulumu da koydu mu diye teyit etmem valla, o kadar da guvenemeyeceksek her isini kontrol edeceksem ne alaka yani. yani uzulurdum ama yasinizi bilemiyorum, sunu da unutmamak lazim, hakkaten ilerde kim ne giymis, resimde nasil cikmis bi anlami olmuyor, orada gecirdigimiz vakit ve sevdiklerimizle anilarimiz bize baki kaliyor, sonra insan kendini uzuyor neden tadini cikarmadim, hem kendimin hem etrafimdakilerin burnundan getirdim diye. hayatta sagliktan baska her seye care var. cok takilmamaya calisin.
tum gece aglamakta hakli degil miyim demissiniz, yani bunun hakli olup olmakla alakasi yok hocam, deger mi diye dusuneceksiniz, dunya donmeye devam ediyor - dunyamin durmasina sebep olacak baska olaylar yasadim kendi adima, tum bir gece agladiginiza kendinizi hirpaladiginiza bir elbise icin deger mi, bence soru bu. bana degmez gibi geldi.
+5
kassiopeia
(25.09.26)
Gece boyu ağlamakta haksızsınız .
Aile içinde olan geçici bir zaman sonra önemi olmayacak bir meseleyi buraya yansıtmakta normal değil .
Burada kocanıza söylenen kimi olumsuz sözleri onaylayıp tik atmakta hiç normal değil.
Referandum anket oluşturmakta hiç normal değil .

Eşiniz haklı. bir yerden sonra abartmışsınız. Dünyevi çoğu işler böylece aklımızı esir alıyor .
0
diyecevaplandı
(25.09.26)
o valiz gidip alınmazsa o kocanın yıllarca çekeceği laf tahmin edilemez. çok yanlış bir tercih. o valiz gidip alınıp gelinmeli.
+3
mikahakkinen
(25.09.26)
Canınızı sıkmayın, sağlık olsun; gerisi hallolur. Şimdi işin oluruna bakmak lazım. Gidip alması, şu aşamada teklif edebileceği tek şeydi; onu da siz kabul etmemişsiniz. Ben olsam, bunu güzel bir alışveriş fırsatı olarak değerlendirir, eşime güzel bir fatura çıkarırdım.
+4
lil siztah
(25.09.26)
Kiyafetin basina bi sey gelmemis. Baska yere giyersin artik. Tadilat gerekmeyecek bir seyler arardim. Illa bulunur. Bilemedim ben cok da onemsemedigim icin boyle bakardim. Ama aglamak falan abarti olmus. Bi ölene care yok derler ya oyle aslinda. Ne kendini ne esini uz bence
0
Kittie
(25.09.26)
Ben karimin esyalarini unutsam gider alir gelirim ya da bir sekilde organize eder getirtirim.

Uzulmekte ziyadrsiyle haklisiniz, ama madem bu kadar uzuluyorsunuz adamin gidip alayim teklifini geri cevirmeyecektiniz. Ama tabii yeterince icten teklif etmedigini dusunup reddetmiste olabilirsiniz.

Neyse, yine de butun gece aglamak biraz fazla bir duygusal tepki olmus, bavul unutuldu, esinizi gondermediniz, ne yapacaginizi dusunup onunuze bakmaniz gerekir. Es zamanli biraz uzulmeye devam edersiniz, bundan bes on yil sonra bu da boyle bir aniydi diye ese dosta anlatirsiniz.
+1
lumpen proletarian
(25.09.26)
Ben olsam önce eşimin bavulunu koyardım. Çünkü eşim hamile ve onun konforu benim için öncelikli olmalı.

Hamile bir insanın kıyafet bulması onu tadilat yaptırması zahmetli işler. Kıyafetle düğün boyunca rahat etmesi lazım, sıkmayacak, fazla bol olmayacak. Sonra ayakkabı meselesi de var. Hamile bir insanın ayakkabı bulabilmesi de kolay değil. Ayağın şişer, ayak bileklerin şişer ona göre ayakkabı bulacaksın, çok yüksek topuklu ve çok alçak topuklu giyemezsin, kıyafetine de uyduracaksın. İç çamaşırın hamilelere göre olacak falan. Gerçekten zor işler, şimdi alışveriş yapmak istesen yorulmadan bu işi halletmen lazım.

Bu arada eşine de kızma o da belki gerçekten boş bulundu, aklına gelmedi. Ama erkekler de bazen hatalarını kabul etmek yerine yok hamilelik hormonları yok regl mi olacaksın, ruh halin değişken diyebiliyorlar buna da gerek yok.
+1
rock n roll
(25.09.26)
@ mikahakkinen +1
+1
Mirket
(25.09.26)
İnsanlık halidir. Olabilir. Ben geçen düğünde kim ne giydi hatırlamıyorum bile. Ama kim geldiyse onu hatırlarım. Sima ve varlığınızla orada bulunmanız yeterlidir.
Kocanızı geri yollamamanız takdire şayan. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var.
+2
Leonardo~Da~Vinci
(25.09.26)
Ay hallettik çok şükür bir çilingir kapıcı eşliğinde girecek otogara bırakacak ücreti mukabilinde :)))
+2
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
derdini seveyim butonu olsaydı da bassaydık keşke. kolayca halledilebilecek bir şey sonuçta bu kadar büyütmeye gerek yok. nitekim halletmişsiniz de

neyse allah başka dert vermesin.
+4
gercekdunya
(25.09.26)
dert var.. dert var..
başka türlü dertleriniz olmasın. ölümlü dünya kıyafet işte altı üstü. çözmüşsünüz neyse ki ama her insan hata yapar. kızarsın geçer biter. bkz. şemsiye
ancak kızmanı yetmemiş tüm gece ağlamışsınız o da yetmemiş kızgınlığına bir de gelip forumlarda başlık açmışınız. umarım cocuk doğduğunda adamın hatası hiç olmaz böyle sıfır hata gezer yanınızda.
0
denizmaniaherif
(25.09.26)
Esim bavullari yerlestirirlen benimkini unutmus ne demek?

Mesela 3 valiz kapinin önüne geldi ve 2sini aldi sizinkini mi birakti. Yoksa siz valizi yatak odasinda biraktiniz ve o asagiya indirir nasilsa mi dediniz? Bu iki olay baya farkli. Ikinci gibi bir sey varsa siz haksizsiniz sonucta cocuk degilsiniz esiniz de hamilesiniz diye usaginiz degil. Ama birinci gibi bir durum varsa ben gönderirdim valla eve fkfkf

Sorun oldugunda sorunu kücümsemegi de hic anlamiyorum. Cözüm bulmak yerine sorunu yok saymaya calisiyor.
+1
Purple life
(25.09.26)
bence o kadar çok sinirlenin ki, hem kocanıza hem de kendinize düğünü zehir edin. ne demek sizin bavulunuzu unutmak? ben sinirlendim burada adama. boşasanız yeridir. kardeşiniz kaç kere evlenecek? oldu olacak kendini de unutsaydı adam. derhal binsin arabaya bavulu alsın gelsin. 12 saat gitsin gelsin. akılsız başın cezası. zaten ayağınızın altında dolaşsa sizi daha çok sinir edecek. ortalıkta fazlalık da yaratmamış olur. bu arada, siz yine de işinizi şansa bırakmayın, gidin kendinize kıyafet alın düğünde giyecek. sizin bavulunuzu bir kere unutan adam, bir kere daha unutabilir. eğer bu seferde de unutursa, kesin boşayın.
0
co2s2
(25.09.26)
koca haksız, ayrıca kalpsiz ve hödük.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.26)
Çözüldüğüne samimiyetle çok sevindim. İyi eğlenceler. Abi de vicdan azabından kurtulmuştur ( samimi söylüyorum, kinaye yok )
+2
kumandanim
(25.09.26)
adamin yerinde olsam gidip bavulu alir gelirim.
cunku bu tarz hatalar evliliklerde tekrar onune konur, kacarin yok
geberene kadar bununla ugrasacagima bir gece uykusuz kalir cozerim.
ustune bir de hanim hamile, abbbooovv diyorum :D
+2
cooperr
(25.09.26)
Ömür törpüsüsün.
0
anon1m
(25.09.26)
Benim eşim yapsa parçalar, o bavulu getirttiririm. :) Kadınlar için 1 günde bavul düzmek çok zor bence, kolaylıklar diliyorum, eşinizle de bol sabır
-2
cccbehzatccc
(25.09.26)
çözülmüş konu hayırlı olsun iyi eğlenceler dilerim öncelikle,
ancak kocanız istemeden hata yapmış telafi etmek de istemiş siz olmaz demişsiniz sonra sabaha kadar ağladım vs demişsiniz adamın neler yaşadığını düşündünüz mü peki? Hatasını bu şekilde gözüne sokup gözyaşı döküp aman çözmeni istemem demeniz olayı nereye getiriyor? yani ne olsun istediniz acaba adam ışınlansın mı?
özetle hata yapan kocanıza çok acımasızca hatası yüzünden acı çektirmişsiniz sonra haksız mıyım diye bize soruyorsunuz.
haksızsınız.
0
basond
(25.09.26)
@basond, kocam üzülsün acı çeksin diye ağladığımı mı düşündün :D sadece kendi üzüntümden dolayı ağladım tabi ki. Tutamadım kendimi yani. Ama gitmesini de istemedim 12 saat çok geldi.
@purple life, benim bavul yatak odasında kalmış diğerleri koridordaydı o yüzden unutmuş ama benim bavulumu da görmüştü daha önce yani haberi vardı unutmasa alırdı :/
@kumandanim, teşekkürler :) benden çok o sevindi zaten hallolmasına
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Hadi geçmiş olsun, bir şekilde hallolmuş işiniz...

Friends dizisinin bir bölümü var. Arkadaşı phobe'nin düğününde nikahını kıyacak olan joey türlü aksaklıklardan ötürü kıyafetini getiremiyor. Otelin hediyelik eşya dükkanından aldığı şort ve tişörtle düğünde gitmek zorunda kalıyordu.

Sizin için de bu aksaklığın ileride komik bir hatıra olarak kalması gerekirdi aslında. Hayatta aksaklıklar olur. Rabbim ciddi dertler vermesin. Bazen gülüp geçmeyi öğrenmek lazım. İleride fotolara bakılır ve "ahahah, gradient da elbisesini unutmuştu, di mi?" denirdi en fazla...

Hayatı kendinize zorlaştırmayın, zaten yeterince zor. Gözyaşlarınıza değmez yani...

Neyse, sorunun bir şekilde üstesinden gelinmiş. Gençlere mutluluklar...
+2
dilemma of subscribtionability
(26.09.26)
başka derdiniz mi yok gerçekten ya. gider güzelce yeni alışveriş yapardım, daha keyifli.
0
deartheodosia
(26.09.26)
@gradient bacim sen kendi valizimi takip etmemissin Fkfkfkf sorry ama adama kizamayiz
0
Purple life
(26.09.26)
ne güzel işte bu vesileyle alışveriş yapın bol bol :)
0
gurur
(26.09.26)
(13)

bir kısım garip hisler

euteamo
Sevgili duyurucular,Çok yakın çok da sevdiğim bir arkadaşım var. Burda daha önce de bi duyuru açmıştım hakkında, doğum günü kutlaması/kutlayamaması ile ilgili. Son 3-4 yıldır yurt dışında yaşıyordu döndü. Ben hassas bir dönemden geçiyorum. Hayatımda kimse olmadığı için. Sürekli de konuştuğumuz bir k
Sevgili duyurucular,

Çok yakın çok da sevdiğim bir arkadaşım var. Burda daha önce de bi duyuru açmıştım hakkında, doğum günü kutlaması/kutlayamaması ile ilgili. Son 3-4 yıldır yurt dışında yaşıyordu döndü.

Ben hassas bir dönemden geçiyorum. Hayatımda kimse olmadığı için. Sürekli de konuştuğumuz bir konu. Dating appler vs kullanıyorum ama ne yazık ki istediğim gibi biriyle tanışamadım. Bu da onunla konuştuğumuz bir konu. Her zaman sorar dateler nasıl gidiyor vs diye. Ama son konuşmalarımızda işte “ben üçüncüye dönüyorum hadi sen de başla.” “sen hiç evlenmedin, anlayamazsın” gibi cümleler kurdu ve hoşlanmadım. Ben hiç evlenmedim o iki kere evlendi.

Bunu şunun için anlatıyorum belki de kendi yaşadığı karışık durumdan kaçmak için sürekli benim olamayan ilişkilerimi soruyor olabilir ve bende detaylı bir şekilde anlatıyorum.

Şimdi arkadaşım ikinciye boşanmayı planlıyor. Boşanacağı kişinin bundan haberi yok. Ama aynı zamanda iş yerinden yeni biriyle flört ediyor. Benim de tanıdığım bu kişiyle flört ettiğini bana anca ben ısrar ettikten sonra söyledi. Normal şartlarda böyle konularda asla ısrar etmem anlatması için hiç kimseye ama o bana sürekli dateler nasıl gidiyor diye sorduğu için sorma gereği duydum.

İkimizde aynı yaştayız, tahmin edeceğiniz gibi kadınız. Asla hayalim evlenip çocuk yapmak olmadı. Gayet ciddi 8 yıllık bir ilişkim oldu. Hiç aldatmadım, aldatmayı aklımdan bile geçirmedim bunu da bilir. Ama arkadaşım flörtöz bir insan. Ve sanki artık ben hiç evlenmediğim ve şu anda ciddi bir ilişkim olmadığı için beni küçümsüyor gibi geliyor.

Ben net bir insanım hisselerimi de genelde paylaşırım. Buraya yazdığım gibi ona da dedim, bu espriler hoşuma gitmiyor diye. Ama hala sen hiç evlenmedin beni anlamıyorsun diyor ama aslında anlattığı şeyler bölük pörçük ve mevzunun sadece bilmemi istediği kısmını anlattığı için anlayamıyorum. Anlamak da zorunda olduğumu da düşünmüyorum.
Özetle, arkadaşımın iyi niyetinden şüphem yok ama sizce neden benimle böyle yarışa girme gereği duyuyor?
0
euteamo
(07.09.26)
açıkcası benim arkadaşınızın iyi niyetinden şüphem oluştu :) siz söylediğiniz halde hala sen hiç evlenmedin beni anlamıyosun diye diretiyosa.. bu artık takılmadan çok iğnelemeye dönerdi bende. kaldı ki kusura bakmasın kendisi de 2.kez boşanacak ve daha boşanmadan flört ediyosa onla bunla demek ki kendisi de çok evlilikten anlamıyormuş.

ben olsam söylediğim halde bu söylemlere devam eden birinden ister istemez soğurdum. hemen kavga dövüş kin nefret değil tabi ki ama, bi mesafe alırdım. hoş değil kesinlikle.

sizin hassas olduğunuz konuları, hangi cümlelerin sizi kırdığını, üzdüğünü biliyo, buna rağmen yapıyo. ben art niyet ve küçümseme ararım
0
chanandler bong
(07.09.26)
Fazla rahatlık ve yakınlıktan oluyor. Üstüne sizin hislerinizi önemsemiyor. Herkesin benzer arkadaşlıkları olmuştur. Nüfusunuza almadıysanız salın, gitsin.
0
gabe h coud
(07.09.26)
Eşini aldatan biriyle arkadaş kalamayacağım için benim hakkımda düşündükleri de umurumda olmazdı açıkçası.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(07.09.26)
Hoşunuza gitmediğini söylediğiniz halde devam etmesi saygısızlık, sınırını bilmezlik.
Hayatımda tutmazdım böyle birini.
Aklıma bir kadın arkadaşıma "hala birini bulup yatamadın mı" diyen bir patavatsızı getirdi.
Evlilik başarı mı yani? Hele de daha boşanmadan onunla bununla flört etmek...
0
pro9it9is9
(07.09.26)
bu tamamen bir akis meselesi. hermetik geleneğin ana prensiplerinden biri "içeride ne varsa dışarıda o vardır" idir. tasavvufta da vardır bu. the doors, guns'n roses bu konularda şarkılar yazmıştır.

"people are strange" the doors
"estranged" guns'n roses

özdeğerinizi yükseltmek için çalışmalar yaparsanız, (ne çalışması olduğu size kalmış) hem bu tür yanıtlar almazsınız hem de sağlıklı bir ilişkiniz olur.

ekim'de venüs retroya giriyor. herkes için her türlü ilişkilerde gölgeler ile yüzleşme ve sorunların kökenine inerek dönüşüme doğru ilerleme vakti. bu dönemi değerlendirmenizi öneririm. ister psikoterapi alın, ister sadece günlük tutun birçok yöntem var.

bu kısım herkese:
sizin gibi düşünmeyen insanlara deli muamelesi yapmayı bırakmanızda fayda var. sonra bir gün o insanlarla aynı fikirde olacaksınız ve "meğer doğru söylüyormuş" diyeceksiniz. sevgiler.
-1
janderzel zartanyan
(07.09.26)
Arkadasin söyledikleri bence tamamen geyik. Benim de arkadaslarimla konusmam böyle herkes birbirini gömüyor. Ama hicbir art niyet olmadigini biliyoruz.

Bence sizin arkadas da art niyetli yapmiyor. Biraz abartmış olabilir sadece. 2 kez evlenip bosanmis olmanin nesi havali bir sey allaskina gkfkfk sizin durumunuzdan daha kötü onun durumu.
Yeni Tanistigi birine evlenmis ve neden bosanmis oldugunu anlatmasi lazim.
Sevgilileri anlatmasan da olur salla.

Evlenmedin anlayamazsin laflarini ben de önceden anlayamamistim. Su an anliyorum. Iliskiler her ne kadar samimi ve güzel yasansa da aile tarafindan nikah olmayinca ciddiye alinmiyor. Evleniyorsun ve kaynanan gelin beni neden aramadi beni sevmiyor mu diye alakasiz maydonoz olmaya basliyor. Adam tekken katilmayacagi dügünlere artik aile olduk katilmamiz lazim diye seni de sürüklüyor. Kastettigi sey cok da matah bir sey olmayabilir.
0
Purple life
(07.09.26)
@perple life normal şartlarda haklısın. Hiç sallamam böyle söylemleri ama son zamanlarda benim neden doğru düzgün bir ilişkim yok diye sorguluyorum ve onunla da konuşuyorum gayet samimi bir şekilde hislerimi anlatıyorum. “Sen hiç evlenmedin anlayamazsın” aşırı saçma çünkü evet hiç evlenmedim ama ikili ilişkilerden anlamak için ille de bi yere imza atmak gerekmiyor. Ay bilmiyorum. Bir sürü insan evliliği statü olarak görüyor ve belki o da böyle düşünmeye başladı.
0
🌸euteamo
(07.09.26)
@ janderzel zartanyan hiç anlamadım :)
0
🌸euteamo
(07.09.26)
belki de boşanmadan flörtleşmelerini kendince haklı kılmak için öyle diyordur,
hani evlilerin eşimle sorunlarım var klişesi gibi, vicdanen huzursuz hissedip ama evlilikte o işler öyle olmuyor sen anlamazsına getiriyor böyle kamufle ediyordur.
0
siyah gece
(08.09.26)
Bence sen tamamen normalsin, ancak arkadaşın...
O flörtöz demişsin ama başka bişey olmasın o,eskiden daha farklı söylüyorlardı çünkü,hakaret de sayılmasın da.
Arkadaşlığını gözden geçir bence.
0
denizciman
(08.09.26)
Biz birini bile bulamazken, milletin 2.ciyi boşayıp 3'e doğru yürümesi....
0
Kahvedesu
(08.09.26)
@kahvedesu hahahaha valla öyle. o da onun dalgasını geçiyor benimle aslında :-)
0
🌸euteamo
(08.09.26)
Valla evlenmek bir basari olmadigi gibi, bosanmak da bir basarisizlik degil bence. Seda Sayan sanirim bir kez millet gomlek degistirir gibi sevgili degistiriyor, ben sevgili olmak yerine evlenip bosanmayi tercih ediyorum, demisti. Herkesin hayati kendine bence, kimse kimseden ustun degil. Herkes nihai olarak neden ve nasil burada olgumuzu bilmedigimiz bir dunyada bi sekilde yasamaya calisiyor iste, cok da abartacak bir yani yok, kimsenin tam olarak bir sey bildigi de yok.
Arkadasinizin kotu niyetli olup olmadigini bilemem ama bana daha cok zor bir donemden geciyormus gibi geldi, size isine geldigi kadar bilgi vermesi, kafayi saracak bir yerler aramasi filan, muhtemelen hafife almaya calistigi ama agir bir donemden geciyor. Bununa birlikte, kiriliyorum dediginiz halde soylediklerine devam etmesi vs biraz uzaklasmanizin daha iyi olacagini gosteriyor. Bazen bazi arkdasliklari kurtarmak icin bi sure uzaklasmak gerekir. Iliskilerden anlamak icin evlenmeye gerek yok, size katiliyorum ama bence iliskilerinizi ve iliskilerinizdeki rolunuzu irdelemek icin dogru kisi de bu arkadasiniz degil, belli ki yapici elestiri ya da icgoru saglayamiyor.
0
kassiopeia
(09.09.26)
(20)

AI Sonrası Duyurunun İşlevi

kendimefotograflarim
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
0
kendimefotograflarim
(02.09.26)
insan deneyimi?
+21
lil siztah
(02.09.26)
insan deneyimi +1

yapay zeka bazı konularda hala çok saçmalıyor. mesela x mahallesiyle ilgili bir şey soracağım yapay zeka nerden bilsin onu. ayrıca iletişim sadece bilgi alma maksadıyla kurulmaz, millet burdan sevgili bile buluyo.
+3
der meister
(02.09.26)
Llm'ler hâlâ gerçek bilgiyle kendi halüsinasyonlarını karıştırıp cevap verebiliyor, bilgi ihtiyacını karşıladığını emin misiniz?
+1
kobuzchu kiz
(02.09.26)
Ai herhangi bir mahalle hakkında internette yer alan bilgileri özetleyebilir veya sizin yönettiğiniz offline kaynaklar içerisinden istediğiniz bilgiyi çekip verebilir.

Anladığım kadarıyla herkes network için burada
-6
🌸kendimefotograflarim
(02.09.26)
Gerçek insanla etkileşim oluyor. Bir de burada kavga edebiliyorsun, o ise hep seni haklı bulduğu için kavga zevkli olmuyor, ayar yapmak lazım falan 😂

Tabii kavga işin şakası. En önemlisi gerçek bir insanın tecrübesi oluyor burada. Karşındaki insan sana cevap verirken , onun duygusunu da hissediyorsun, sen de duygunu katiyorsun.
+1
rock n roll
(02.09.26)
insan deneyimine bagli niche bilgi icin burayi kullaniyorum.
bunlar internetten AI'yin kolaylikla araklayip ozet gececegi bilgiler degil.
0
cooperr
(02.09.26)
zaten toplasan 10-15 kisi kendi aralarinda geyik ceviriyor.
+5
baldur2
(02.09.26)
soracağım her şeyin cevabını basit bir google araması ile zaten bulabiliyorum. o yüzden ai kullanımım çok kısıtlı.
burayı halen takip etmemin asıl amacı tamamen insan deneyimleri.
+2
my fault
(02.09.26)
Tamamen aynı cevabı bile verse karşımda insan olmasını tercih ederim. Ai beni tatmin etmiyor o konuda.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
Ai de kime sovecez, burda compu'ye kaynayip rahatliyoruz.
+2
duster
(02.09.26)
cok nis bilgiler oluyo burada.

bi de 3-5 soytari var onlari izleyip egleniyorum. etik bir hayvanat bahcesi gibi.
+3
aguen
(02.09.26)
yahu mahallenin datasını ne yapacağım. güvenli midir, nasıl insanlar yaşar, kiralar nasıldır vs. desem ne kadar yardımcı olacak? yazmasına yazıyor da bazen üfürüyor. kendi çalıştığım alanda bazen destek olsun diye deniyorum mesela. HİÇBİR ŞEY BİLMİYOR. google'dan rahatlıkla çekebileceği basit bilgileri bile alamıyor muhtemelen nereye bakacağını çözemediği için.
+3
der meister
(02.09.26)
İnsan insana her zaman lazım.

Böyle giderse Ai'ler insanlığa çok sağlam kazık atacak.
Önce bizleri onlarsız bir iş yapamamaya alıştıracaklar. Sonra paralı daha pahalı üyeliklere zorluyacaklar. Amerikadaki gençler şu an Ai lerle romantik konuşmalar yapıyorlar.
Topladıkları kitapları ile yapay zekayı geliştiren ve son da o kitapları yakan şirketleri basit bir aramayla görebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(02.09.26)
Ai sebebiyle eskisi kadar çok kullanmıyorum ben de duyuruyu. Ama net bilgiler, güvenilir kullanıcı deneyimleri için duyuru vazgeçilmez. Mesela sözlük reklam dolu. Eskiden bir şeyi merak ettiğimde sözlüğe girer yorumları okur karar verirdim. Artık sözlüğe bakmıyorum.
0
jackyr
(02.09.26)
ai standart sorulara hala cevap veremiyor, ai'ın cevapları hala daha internetteki çeşitli sitelerdeki basic bilgiler ve diğer kullanıcıların onaylanmış cevaplarından oluşuyor.

yani ai'dan alınan bilgiler toplumun normalleştirdiği bilgiler. örnek veriyorum melemen nasıl yapılır diye sorarsanız cevap verir. michelin kalitesinde melemen yap derseniz yumurtayı biraz beklet diyecektir.

duyuru gibi ortamlar hala daha insanların günlük alışkanlıklarını test/analiz ettiği ve bu alışkanlıkların denendiği yerlerdir.

dolayısı ile duyuru kullanımı azalabilir ama kalitesi korunacaktır.

haaaa compü buraya bi ai bot koyarsa ne olur?
onu compüye sormak lazım.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.26)
El alışkanlığı, ekşi duyuru'ya duygusal bağım var :)
+1
kimlanbu
(03.09.26)
İnsan deneyimi +1

El alışkanlığı olmuş, bilgisayarımı açar açmaz whatsapp web, sözlük ve duyuru açılıyor sonra diğerlerine geçiyorum. Bir de soru cevaplamayı severim ben buradaki anket ricalarını falan asla kırmam hepsine bakarım.
Bu yüzden hala seviyorum burayı.
Kendi soru sorma durumum azaldı ama çoğu işimi chatle çözüyorum artık.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Burayı AI ile bir tutamam. Ayrıca AI yanılıyor
0
pembediken
(03.09.26)
yapay zekâ insan deneyimine hâkim değil. o yüzden buranın yeri çok ayrı. ayrıca cevap verenin insan olması, canlı olması, duyguları olan bir varlık olması da başka bir şey. bu siteyi korumalıyız.
0
santimantal
(04.09.26)
İşimde zorunlu olarak kullandığım zamanlar dışında yapay zeka kullanmıyorum o nedenle duyuruya giriş sıklığıma bir etkisi yok.
0
peki madem
(04.09.26)
(10)

Bağlıca vs. Çayyolu

floydian
Is yerim cayyolunun tam gobeginde. Tasinacagim ve ev bakiyorum. Gonlum cayyolundan yana ama malum fiyatlar daha pahali baglicaya gore. Dodurga falan bakmiyorum gerci sadece konutkent alacaatli umitkoy falan.Cayyolunu bilirim guzel yerler ama baglicayi bilmiyorum. Daha az kirayla daha guzel evlerde o
Is yerim cayyolunun tam gobeginde. Tasinacagim ve ev bakiyorum. Gonlum cayyolundan yana ama malum fiyatlar daha pahali baglicaya gore. Dodurga falan bakmiyorum gerci sadece konutkent alacaatli umitkoy falan.

Cayyolunu bilirim guzel yerler ama baglicayi bilmiyorum. Daha az kirayla daha guzel evlerde oturulabiliyor ama ben yurunebilir sessiz ama medeniyete de cok uzak olmayan bir mahalle ariyorum. Baglica bunu saglar mi?
0
floydian
(01.09.26)
Çayyolu vs bağlıca kapışmasında Bağlıca kazanır. Evler çok daha geniş ve güzel hem de daha uygun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.09.26)
Evlerin oyle oldugunun ben de farkindayim ama peki ya mahalle ve cevre?
0
🌸floydian
(01.09.26)
açılın ben bağlıca'da oturuyorum.

artıları
evlerin çoğunluğu yeni, geniş ve otoparklı. park sıkıntısı çekmiyorsun. mesai saatleri dışında merkezi yerlere nazaran trafik az. jandarma bölgesi olduğu için daha güvende hissediyorsun, sürekli devriye halindeler. zaten hurdacısı satıcısı vs uğramaz, bahçelideki serseri tipler gibi müzik açıp dolaşanı olmaz. kafa dinlemek için de iyi. toplu taşımayla ulaşım için önce otobüsle koru'ya gitmek gerekse de, birkaç yıla bağlıca'ya metro da gelecek. çevre yoluna yapılan bağlantıyla birlikte keşmekeşe girmeden bir yerlere gitme imkanı var. gelişime açık bölge, yatırım için ideal (öyle ki Bağlıca'yla hiçbir alakası olmayan etimesgut halk ekmek civarı, yani alsancak/süvari hatta elvankent'e uzanan evleri bile emlakçılar bağlıca 2 adıyla satmaya çalışıyor).

eksileri
yapılaşma çok sıkıntılı. yan yana müstakil villalar varken bi bakmışsın yanında devasa bir apartman, onun iki yanı boş, ordan sonra yine villa vs. bir düzen yok yani. ehliyet kursları bu bölgede sürüş eğitimi yaptığından iki arabadan birisi sürücü kursu arabası. yukarıda belirttiğim gibi metroya direkt ulaşım şu an için yok. merkezi yerlere uzaksınız, şehrin kısmen dışındasınız (fakat kopuk değilsiniz, hatta benim için iyi bir şey bu, kızılaya vs çok gidiyorsanız diye belirttim). genelde sitelerden oluştuğu için fazla bir komşuluk olmuyor. bir anda türeyen kahve zincirleri, bulvar civarını istila etmiş durumda. o nedenle mermeroğlu caddesi civarına bakmanızı öneririm düşünürseniz. önce yeni açılan mit, ardından şimdi yapılan ayyıldız ve yakınındaki askeriye nedeniyle bağlıca da dolmaya başladı. sincan ve etimesgut merkezde oturmak zorunda kalıp çocuğu iyi eğitim alsın isteyenler bu bölgeye getiriyor, sonrasında kendileri gelebilirse kendileri de taşınıyor. devlet bahçeli yerleşkesine bile havuz veya fitness için çevre mahallelerden günlük gelip gidenler var.

edit: bu arada biraz daha eski, küçük ama merkezi bir yer düşünürseniz bilkent civarına bakabilirsiniz. yakın zamanda bir arkadaşım "bilkent 2 park sitesi" diye bir yere taşındı, bilkent center'ın karşısı oluyor. kendi içinde resmen ormanı, yürüyüş parkurları, tenis kortları vs vardı ve benim çok hoşuma gitti. kiralar da evler eski olduğu için 45-50 civarı, çok yüksek değil.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.09.26)
bağlıca medeniyet anlamında çayyolu'ndan geri kalmaz. @yap desen yapmazsın he'nin tespitleri çok doğru. alkollü mekan pek yok onu ben eklemek isterim. akşam bir bira içeyim desen mesa koru ya da arcadium en yakın yerler :)
0
eisberg
(01.09.26)
cayyolu da yozlasti ama yine de bir tik daha iyi sanki. insanina gore secin derim. incek sukentte gokdelende ayakkabisini kapi onune koyan insanlar var. bu acidan bakinca cayyolu ya da bilkent, beysukent, koru benim gozumde kazaniyor.
0
eileengray
(01.09.26)
Hazir iyi bilenleri bulmusken o zaman, madem baglica da dusunuyorum neden turkkonut(dodurga) dusunmeyeyim ki? Orasi da baglica ile paralel fiyatlar konusunda. Sanki baglicadan daha mi iyidir ne dersiniz?
0
🌸floydian
(01.09.26)
bağlıca'daki evler genelde geniş balkonlu ve ferah oluyor. aynı fiyata çayyolu'ndan 20-30 yıllık apartmandan ev alacağıma, aynı rakama 5 dk mesafede bağlıca'dan daha yeni veya sıfır daire alırım daha mantıklı.

ben de bağlıca'da oturuyorum, arabası olan için pek sorun olmuyor
0
asklambac
(01.09.26)
Ev almiyorum kiraya cikiyorum o yuzden evin yasi dert degil ici duzgun oldugu surece. Araba var zaten ama yurume mesafemde market falan olsun istiyorum yine de.
0
🌸floydian
(01.09.26)
bağlıca'da çağdaş, migros, yunus gibi marketler var. kahve zincirleri var. ama akşam takılayım diye düşünebileceğin tarzda alkollü mekan bulunmuyor. bilgin olsun
0
asklambac
(01.09.26)
yılların çayyolulusu ve güncelde bağlıcada oturan biri oalrak cevaplayayım

bütün okul hayatım her şeyim çayyolunda geçti çok severim. ama eşimin ailesi bağlıcada ev alınca bize oraya geçtik.

bağlıca sosyoekonomik olarak çayyoluna yetişmeye çalışan bir yer. genellikle yeni çiftler ve bebekli aileler çok, çünkü çayyolundaki evler eski ve küçük, yaptırmaya değmeyecek kadar kötü durumdalar. bağlıcadaki evler büyük ve yeni ayrıca çayyoluna yakın olduğu için çokça tercih ediliyor

bağlıcanın sıkıntısı çayyolundaki gibi evimden çıkıp gideyim park bahçe insana ulaşayım durumu yok. tabi eski çayyoluda böyleydi yani ben çocukken yıl 2004-2005, çayyolu bağlıcadan daha kötü bir yerdi. ulaşım aşırı zor ve izbeydi. bağlıca çayyoluna kıyasla daha hızlı bir ivme ile gelişiyor.

bağlıcada bir de çoğunluk mit personeli. değilim diyen de öyledir diyeyim çoğu mesleğini saklıyor. apartman yöneticilerinin mesleğine bakın çoğu emekli askerim, başbakanlık personeliniydim, bakanlık çalışanıydım vs der.

bağlıca için tavsiyem 4+1, 3+1 evlerin olduğu sitelerde oturmanız oalcaktır

türkkonut ise yerleşim yeri olarak eski ama gelişememiş bir yer. bağlıcaya kıyasla sosyoekonomik olarak daha düşük seviyede. tek artısı alacaatlıya daha yakın ama çayyoluya ve ümitköye uzak.

ama kiraya çıkacaksan bence çayyolundaki eski evlere bak. satın alacaksan bağlıca
0
Hallegadola
(01.09.26)
(3)

uzun yıllardır evden çalışma sonrası ofis

biseysorcaktim
uzun yıllardır evden çalışıyorum.zamanla mesaim kaçta başklıyor kaçta bitiyor, fazla mesai yapıyor muyum, hangi saatlerde çalışıyorum kısmı hep karıştı. ofise gitmeli klasik 9-18 mesaili çalışma nedir nasıl yapılır unuttum.yıllar sonra ofise dönenler var mı? işler beklediğiniz gibi mi gitti yoksa ge
uzun yıllardır evden çalışıyorum.
zamanla mesaim kaçta başklıyor kaçta bitiyor, fazla mesai yapıyor muyum, hangi saatlerde çalışıyorum kısmı hep karıştı.

ofise gitmeli klasik 9-18 mesaili çalışma nedir nasıl yapılır unuttum.

yıllar sonra ofise dönenler var mı? işler beklediğiniz gibi mi gitti yoksa gerçekten ilk kez işe başlıyor gibi mi hissettiniz?

önceki işlerim de start-up / scale-up tarzı işlerdi. bu sefer büyük bir kurumsal firmada olacağım. açıkçası yeni bir iş heyecanından ziyade (kısmen) ilk kez işe giriyormuşum gibi bir heyecanım var.
0
biseysorcaktim
(08.05.26)
1 haftada alışırsın
0
Gradient_tabanlı_mor
(08.05.26)
korona 2020 martta patlamıştı, okullar kapanmıştı. tam işte o zaman biz de evlere geçmiştik. 2025 yazı temmuzunda ofise çağırdılar. çok kötü olduk, herkes bu kadar sene içerisinde bu düzene alışmış hayatını bu şekilde yönlendirmişti. bir de şehir dışından çalışanların ofise gelme zorunluluğu yok. saçma adaletsiz bi düzene geçildi ama açıkcası o kadar zamandan sonra ofise gitmek, sosyalleşmek bana bi yandan iyi geldi. artık çok bunalmıştım.

şu an evrilen kısım çoğunlukla gitmek ama ara ara evden çalışma gibi durumlarımız da olabiliyo. ofisi bizim ekipte 3 kişi çeviriyoruz + olarak şehir dışında çalışan bir arkadaşımız daha var o full ev. o yüzden giriş çıkış saatleri çok problem değil. 1 kişi 1 hafta evde diğer 2 kişi ofiste olacak şekilde gibi ayarladık şimdilik. patronlar ofiste adam görmek istiyolarmış...

ofise gitmemin iş anlamında hiçbir yararı yok bana bu arada. iletişimde olduğum ekipler ofise gelmeyen kısımda daha çok. + olarak ofise gidince daha "az" çalıştığıma da eminim.

ama sorunuza özetle ilk başta zorlanıyorsunuz, tuhaf geliyor, sinirinizi bozuyor ne vardı evden çalışıyodum diye düşünüyosunuz. ama sosyallik ve insan ilişkileri açısından iyi bir yanı da var. sürekli evde olmak sürekli iletişimi yazarak veya meetler üzerinden sağlamaya çalışmak insanı yalnızlaştırıyo. yani benim için öyleydi.
ama tabi eğer introvert bir yapınız varsa bu sosyallik canınızı daha çok sıkabilir. belki sizde de hibrit bir sistem olursa insanların adapte olması daha kolay olur. şimdiden geçmiş olsun ve yeni işiniz hayırlı olsun :)
+1
chanandler bong
(08.05.26)
2 bucuk yil evden calistiktan sonra ofise dondum. Gayet kolay alisirsin. Calisma ortamina kisilere bagli ama bence iyi ofis de fena degil
0
optimistbakunin
(08.05.26)
(55)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(3)

Sorum ik’cılara

oldz
Çalışma şekli; 5 gün çalışılıp 2 gün izin yapılıyor, diğer hafta 5,5 gün çalışılıp 1,5 gün izin yapılıyor. (Cumartesi 13.30a kadar) (mağaza her hafta cumartesi açık, çalışan kişiler hafta hafta aralarında değişiyor)5,5 gün çalıştığım haftadaki yarım günüm bayram tatiline denk geliyor. Bu durumda son
Çalışma şekli; 5 gün çalışılıp 2 gün izin yapılıyor, diğer hafta 5,5 gün çalışılıp 1,5 gün izin yapılıyor. (Cumartesi 13.30a kadar) (mağaza her hafta cumartesi açık, çalışan kişiler hafta hafta aralarında değişiyor)

5,5 gün çalıştığım haftadaki yarım günüm bayram tatiline denk geliyor. Bu durumda sonraki hafta 5 gün + 2 izin şeklinde mi devam ediyorum?
0
oldz
(11.03.26)
Hafta tatilinin bayrama denk gelmesi bir şey değiştirmez eski düzenden devam edilir.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.03.26)
yani sorun benim izin günümle bayram tatili aynı gün, çakışıyor. o yüzden o izin günümü ekstra kullanacak mıyım diye soruyorsan cevap hayır.
ama senin 5,5 gün çalıştığın haftadan sonraki çalışma şeklin zaten 5 gün olduğu için yine değişen bir şey olmuyor ki.
umarım doğru anlamışımdır.
0
elorelia
(11.03.26)
herhangi bir şey fark etmez. şöyle düşünün, hep 5+2 çalıştığınızı varsayın. bayram haftasonuna denk geldiğinde bir şey değişir mi?
0
co2s2
(11.03.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(8)

Cicibebe

basubadelmevt
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
0
basubadelmevt
(30.01.26)
Ben 90'larda bebekken Eti Cici Bebe çok pahalıydı ve bir tür statüydü. Prima bez gibi.

Şahsen o dönemde ulaşamayan kişilerin günümüzde bebeklerine yedirmeyi daha çok tercih ettiğini gözlemlemiştim.
Zaten genel olarak kendi çocukluğunda birçok şeyin eksikliğini çeken kişilerin kendi anne babalıklarında şayet durumları az biraz müsaitse bile yararlı mıdır zararlı mıdır düşünmeden çocuklarının önüne her şeyi yığdıklarını görüyorum. Tamamen psikolojik. Kendi travmaları, kendi yaşadıkları ebeveynliklerini şekillendiriyor ve bunu iyi yönde yapmıyor. Instamom, vlogger family gibi hayatların ünlü olmasındaki bir başka neden de bu. İnsanlar, çocuklarımızın önüne başka neler yığabiliriz, kendi hayatımızı başka nasıl sergileyebiliriz arayışındalar.
Rafine şekerin zararlarını şunun şurasında 20 belki 25 senedir konuşuyoruz. 90'larda Cici Bebe yedirmek statü meselesiydi ama günümüzde hala bunu yediren varsa şahsen cehalet göstergesi olarak algılıyorum.
+3
alice in potatoland
(30.01.26)
çocuk olmadan önce ben de onu yapmam bunu yapmam, aaaa sen nasıl anasın filan diyordum da şu an kızım 3,5 yaşında. aşırı olmamak kaydıyla dondurma, çikolata, hazır tatlı filan yiyor.

önceleri evde cips, çubuk kraker, dondurma, rafine şekersiz tatlı... neler neler yaptık. ama ya sen yerken görüyor istiyor, ya misafirlikte görüyor ya da parka indiriyorsun diğer çocuklar ikram ediyor. parkta yediğini evde yasaklayamıyorsun.

ha bebekken cici bebe vermedim. yani cici bebe vermenin şöyle manası yok. zaten 6 ay akadar emiyor. 6 aydan sonra ek gıda. ek gıda döneminde zaten sınırlı yiyebiliyor, onu da cici bebe ile harcamanın manası yok ve tabi zararlı bi yandan. ha rafine şekersiz cici bebe şeklinde ürünler de var. neyse. 1 yaşında çocuğu cici bebe yerken görsem anlam veremem. ama annesine bi şey de diyemem. herkesin anneliği kendine.
+7
elorelia
(30.01.26)
bu paketli ve aşırı şekerli şeylerin zararlarına yavaş yavaş uyanıyoruz çünkü. biraz bilinç kazanınca insana diken gibi batmaya başlıyor. ben şeker sevdamdan, tip2 diyabetin sınırından yeni döndüm. şu yaşımda kazandığım farkındalıkla kimseyi yargılamak da istemem; zira geçen yıla kadar gece gündüz tatlı gömüyordum..

geçen hastanede sıra bekliyorum; karşımda hamile annesinin kucağındaki 4 yaş civarında bir kız çocuğu, sürpriz yumurta yiyordu; hatta ıslak mendil bulamadılar, ben verdim. annesi dedi ki, "kızım aç olduğunu bilseydim poğaça alırdık." sonra çocuğun hiçbir talebi olmadığı halde annesi ikinci sürpriz yumurtayı da açıp verdi; sanırım doysun diye. valla bi uyarasım gelmedi değil ama ne haddime yani. devletin bunları politika bellemesi lazım diyeceğim de.. neyse.
+10
lil siztah
(30.01.26)
o da bir şey mi çürümüş meyvelerden yapılan püreleri çatır çatır yediriyorlar çocuklarına. bebelac mıdır nedir o.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.01.26)
Çocuk abur cubur bir şeylere ihtiyaç duyuyor ve insanlar bütçeleri dahilinde vermek zorunda kalıyor. Dışarda filan özellikle çocuk durmadığında (0-2 yaş) eline bir bisküvi verince oyalanıyor. Her zaman evde kendin yapamazsın dışarıdan almak zorunda kalırsın.
Parası olanlar organik olanları veriyor. Hipp vs. Ben de veriyorum açıkçası organik olandan ama organik ve sağlıklı olmadığını en pahalısının bile kimyasal içerdiğini biliyorum ama çocuk istiyor yani sıkılıyor oyalanmak için istiyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Çok garip bir şekilde şu ürünü bebeklerden çok belli bir yaşın üstündeki erkeklerin tükettiğine şahit oluyorum.

Bebeklere de zaten belli bir müddet katı gıda verilmiyor katıya geçer geçmez de sanki mütemadiyen faydalı şeyler yediriyorlarmış gibi düşünmemek lazım, bu faydasız yiyecekler içinde belki de masumlardandır bu bisküvi bilemedim. Ben arkadaşımın çocuklarına sağlıklı şeyler almaya çalışıyordum ama baktım ki jelibonlar, çikolatalar bir sürü kötü şeyi tüketmesine izin veriliyor ben de saldım artık. Çocuklar maalesef çok kötü besleniyor ya üzücü.
+4
mutekebbir
(30.01.26)
Benim gördüğüm ya organik olanı alıyorlar ya da kendileri evde yapıyorlar. Ben de öyle yaptım şeker yerine elma suyu konsantresi hurma özü gibi şeyler koymuştum. Hazır olanı verene rastlamadım.
0
ekimoloji
(30.01.26)
doyumluk değil, bir bardak yoğurt, içine ufalanmış 4-5 adet cicibebe ara öğün olarak yediriyorduk.
0
synick
(31.01.26)
(12)

Duyuruda cinsiyetini yanlış bildiğiniz yada tahmin ettiğiniz duyurucular oluyor mu?

pembediken
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
0
pembediken
(29.01.26)
Herkesin cinsiyetini doğru biliyorum ya da tahmin ediyorum bence.

Yanlış biliyormuşum ya da tahmin ediyormuşum bir de. Böyle özgüvenli ve iddialı konuştum ama 😂
-1
rock n roll
(29.01.26)
Yanlış yok da, emin olamadığım var. Sorucam bigün de yanlış anlar diye sormaya çekiniyorum.
0
Bruce
(29.01.26)
soru soranın cinsiyetinden bana ne? cinsiyetin önemli olduğu bir durum varsa, zaten genel olarak belirtiyorlar.
+7
co2s2
(29.01.26)
Ben mesela mesaj atacaksam nötr yazıyorum. Kız erkek bı varsayimda bulunmuyorum.
Ama bana erkekmisim gibi mesaj atan çok oluyor. Hitaplar yani oyle oluyor.
Bir de kendisine yürüyormuşum gibi ters davranan kadınlar oldu. Ya da gerçekten rahatsız oldular da çok olunacak bir şey yok gibiydi ;)
+1
a perfect lie
(29.01.26)
co2s2 bazen pot kırmamak için bilmek iyi oluyor
0
🌸pembediken
(29.01.26)
notr olarak cevap veriyorum +1
0
cooperr
(29.01.26)
bence pek çok insan bu sorunu aşmak için özel mesajlara "hocam" diye giriş yapıyor. ben de buna uyuz oluyorum:D

soruya cevap: potluk bir durum olduğunu hatırlamıyorum; zaten genelde belli oluyor.
gönül işiyse özellikle bilerek cevap vermek isterim; ama o durumda genelde belirtiyorlar zaten.
0
lil siztah
(30.01.26)
cinsiyet nötr nickler bende.
0
gabe h coud
(30.01.26)
Herkes cinsiyetsiz gibi düşünüyorum nedense. Ama agresif düşmanca tavırda olanlar otomatik olarak erkek diye kodlanmış bana
+2
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Yanlış tahmin ettiğim insanlar oldu. Çok spesifik nickler veya sorular hariç soran kişinin cinsiyetini anlamak zor. Zaten pek gerek de yok. Herkese nötr +1.
0
cay koy geliyorum
(30.01.26)
Oluyor, bir fincan kahve ile film izlemek ve aknehateni kadın sanıyordum, diillermiş.
0
Gı
(30.01.26)
Aknehaten erkek miymiş
0
hain kostokk
(30.01.26)
(12)

Yetişkinlik hayatınız boyunca...

sucvecezve
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
0
sucvecezve
(29.01.26)
Y30. Goodreadste listesini tutuyorum aktif olarak o yüzden biliyorum. 340 olmuş. Eksiği vardır artısı yoktur. Son 5 yıldır falan çok kitap okumuyorum ve aşırı özlüyorum delice kitap okuduğum zamanları.
0
chanandler bong
(29.01.26)
Ben de senelerdir goodreads kullanırım sayıyı oradan bildiriyorum 635. Ama buna storytelden dinlediğim kitaplar da dahil ama o sayı 50 filandir. Yıllardır storytel üyeliğim de var. Bazı okuduğum ve sevdiğim kitapları da oradan tekrar dinliyorum. (Sayılara dahil değil)
Hani para verip de almayacağım ama neymiş diye merak ettiklerimi de burdan dinliyorum.

Benim de bu sayıda eksik yoktur fazlası vardır. Bundan daha fazla okuyamadigim kitabım vardır. Daha vakit var.
0
a perfect lie
(29.01.26)
18-30 arası 200 civarı kitap okumuşumdur. aynı dönemde 500'den fazla film izlemişimdir.
0
summerjam0306
(29.01.26)
Ben de goodreadstan takibini yapıyorum ama 2 sene boyunca tam bir şekilde girmemiştim. 220 civarlarındadır. Son birkaç senedir okuma ağırlığı makale, kitap bölümüne kaydı.
0
black holes in the sky
(29.01.26)
450-500 vardır.
0
love and trust
(29.01.26)
Üniversiteye giderken 3 bin civarındaydı o zamanlar liste tutuyordum. Artık saymıyorum, zaten artık okumuyorum da.
0
Gradient_tabanlı_mor
(29.01.26)
268.
0
unalub
(29.01.26)
Goodreads'e kaydettiğim 234 varmış. Son 5 yıldır neredeyse hiç kitap okumuyorum ne yazık ki.
0
peki madem
(29.01.26)
Dinlediğim sesli kitaplarla birlikte 500e yakın
0
iwasbornonamountainside
(29.01.26)
2011'den beri goodreads hesabım var ve aktif kullanıyorum orada şu an okundu statüsünde 900 kitap var.
0
rayde
(29.01.26)
15 yaşında Henry Charriere' nin Kelebek'i ile Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı Efsanesi'ni eş zamanlı okuyarak başladım. İlk yıllar okuduklarımın listesini tutardım ama sonra ipin ucu kaçtı. Ama net olarak, haftada bir kitap okuyorum diyebilirim. Aynı anda birkaç kitap okuyorum, patinaj yaptıran kitaplar, akıcılarla dengelenmiş oluyor.
Yılda 52 kitap. Toplam sayıyı vermeyeyim, yaşım ortaya çıkmasın.
0
Mirket
(29.01.26)
ilkokuldan beri aralıksız okuyorum ve bir yazarı seversem o yazarın bütün kitaplarını bulup okuyorum. bazen aynı kitabı birden fazla okuyorum .
2013 yılından beri tabletten okumaya başladım ve çok az kitap satın alıyorum. sayıyı tahmin etmem mümkün değil . çok kitap okuduğum için lisede psikoloğa götürülmüş biriyim.
kitapsever arkadaşımla büyük bir kitapçıya gittiğimizde rafların arasında gezerken bunu okudum, bunu da okudum , bu rafın tamamını okudum gibi cümleler kurabiliyorum .
Francesco Petrarca şöyle demiş ;
" Libri quosdam ad scientiam, quosdam ad insaniam deduxere "
(Kitaplar bazılarını bilgiye, bazılarını deliliğe götürdü.)
0
devilone
(29.01.26)
(12)

Çok borcum var be dostlar

tahirkemalbozoglu
Yatirim yapalım dedim, Ankara’nın en değerli yerinden arsa aldım. Ama ek masraflar vs çıktı. Şu anda tüm borçları ödediğimde kredi, kredi kartları mutfak benzin vs vs elimde 10 bin tl para kaliyor. Ever bildiğiniz 10 bin.. bu tablo herhangi aksi bir durum olmazsa 1.5 sene sürecek. Satsam biraz da ka
Yatirim yapalım dedim, Ankara’nın en değerli yerinden arsa aldım. Ama ek masraflar vs çıktı. Şu anda tüm borçları ödediğimde kredi, kredi kartları mutfak benzin vs vs elimde 10 bin tl para kaliyor. Ever bildiğiniz 10 bin.. bu tablo herhangi aksi bir durum olmazsa 1.5 sene sürecek. Satsam biraz da kar edip çıkabilirim ama eziyetini çektim durmak istiyorum fakat görünüş pek iç acici değil gibi
-8
tahirkemalbozoglu
(27.01.26)
borçlar vadesiz mi? vadesiz olsa bile maaş vs yok mu? maaş varsa elinde para olmaması çok dert değil gibi.
0
jelly bear
(27.01.26)
E ekside değilsin ki. Satsan kârdasın, borcu kapasan eksiye düşmüyorsun? Çok borcu olan bir insan için tablo gayet pozitif aslında.
+2
gobekliraki
(27.01.26)
Duzenli geliriniz yok mu? Acil durumlar icin para olmamasi kotu ama acikcasi cok da panik yapacak bir durum yok gibi duruyor. Sizin durumunuzdan neredeyse tek farkim Ankara'nin en degerli yerinde arsam olmamasi.
0
mbond
(27.01.26)
10 bin tl neyine yetmiyor. her şeyi ödemişsin üstüne bir de paran kalmış. allah başka dert vermesin kardeş.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Düzenli maaş ile çevirmeye çalışıyorum zaten. Fakat artık uçurumun kenarındayım yani en ufak bir büyük masrafta her şey boka sarar
0
🌸tahirkemalbozoglu
(27.01.26)
yatırım yapıp kaybetmedin? yatırımın duruyor satsan zengin olacaksın ama uçurumun kenarındayım diyorsan neden yatıırm yaptın, fazla karamsarsın, eksinin eksisinde yaşıyor çoğu insan.
kred kartının asgarisini yatırıp borca faiz işleten 10 kişinin 9undan iyisin.
+4
eja
(27.01.26)
hocam nereden aldınız? eğer daha fazla borçlanma kabiliyetiniz yoksa satın. çünkü arsa da hemen satılabilen bir şey değil. 10.000 tl yle yaşayamazsınız eğer banka veya eş dost varsa borçlanabilecek biraz daha devam edebilirsiniz.
0
visenfoni
(27.01.26)
yaşamak için on bin tl kalıyor deseniz anlarım da zaten günlük masraflarınızdan sonra kalan tutarmış bu. yani on bin tl daha birikim yapabilirsiniz hatta :d karamsarlığı anlayamadım.
+3
elorelia
(27.01.26)
eee bütün harcamaları çıkınca kalan 10 bin zaten neden dert ediyorsun ki? napacaksın 10 binle zaten her şeyi ödemiş oluyorsun bu dışarıda kahve sinema parası filan muhtemelen. onları da minimum ölçüde yine yapabilirsin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(27.01.26)
Hoca bi dur gözünü seveyim.

Yatırım denilen şey böyle bişey zaten, kimse hem yatırım yapıp hem de konfor alanı daralmadan hayatına devam etmiyor. Yatırım yapan herkes belli bir süre konfor alanından feragat ederek yaşıyor. O nedenle olağan dışı bir durum söz konusu değil. 1,5 sene bu arada çok kısa bir süre, hem yatırım yapayım hem de harcamamı kısmayayım gibi bir durum yok maalesef.
0
ebeş
(27.01.26)
ekside değilsin sonuçta neden satmayı düşünüyorsun ki? 10 binle geçinmek zor geliyorsa ihtiyaç kredisi çekip durumunu biraz hafifletebilirsin sonuçta bu geçici ve sadece 1,5 senelik bir mevzuymuş ben sabret derim
-1
ihsanlı
(27.01.26)
Bi kredi daha çek ve bi arsa daha al. Bakarsın bu tutar.
0
gabe h coud
(27.01.26)
(9)

Dikey süpürge önerisi

ayalensoledad
Xiaomi bir dikey süpürgem var ama artık gırgıra döndü. Evde çocuğum var, pratik ama güçlü bir dikey süpürgeye ihtiyacım oluyor sık sık büyük süpürge çıkaramıyorum. Marka ve model önerilerinize açığım.
Xiaomi bir dikey süpürgem var ama artık gırgıra döndü. Evde çocuğum var, pratik ama güçlü bir dikey süpürgeye ihtiyacım oluyor sık sık büyük süpürge çıkaramıyorum. Marka ve model önerilerinize açığım.
0
ayalensoledad
(30.12.25)
Dyson var memnunum
+2
baldan kaymak
(30.12.25)
dyson v8 / v12 / v15 var bizde. abi abla ve ben olarak :) hepsiyle ilgili görüşüm şu, 12 ve 15 arasında hazne farkı dışında fark yok. aparatlar aynı. v12 daha hafif. v8 in 3 vers var sanırım. absolute, advanced ve total clean. burada da absolute > total clean > advanced. advanced in parçası az, bence alınması gereksiz.

dyson genel olarak narin bi alet. öyle çok hunharca kullanılmamalı ve temizlenmesi daha narince yapılmalı. ama buna rağmen güzel bi alet. biz senelerdir memnunuz.

bunun dışında phillips kullanan da var çevremde. güzel memnunlar, ama daha ağır olduğunu söylüyolar ve kullanımı daha zor diyolar.
+2
chanandler bong
(30.12.25)
yukarıdaki linkteki dyson duyurusunun sahibiyim.

ben philips aldım şimdi ama ucuz bir model. fena değil ama ne bileyim önerir misin dersen çok da hevesli önermem. sadece iki başlığı var ve halıda zor süpürüyor ama çekimi iyi.
annemde bosch var annem çok memnundu.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(30.12.25)
bataryası en ucuz olan modeli al. dyson bataryası en az 10 bin tldir.
+1
mikahakkinen
(30.12.25)
Dyson V12'ye sahibim ve çok memnunum iyi ki almışım diyorum. Alalı 1,5 sene oldu bir sorunla karşılaşmadım bugüne kadar ama cihaz temizliğini 6 ayda 1 titizlikle yapmanız gerekiyor.
+1
elektr10
(30.12.25)
Tüm cevaplara çok teşekkür ederim. Tam olarak kafamdaki sorulara cevap aldım.
0
🌸ayalensoledad
(30.12.25)
kablolu dikey süpürge kullanıyorum canavar gibi çekiyor.
0
duyuruuser
(30.12.25)
para ve performs onemli degil, konfor onemli diyorsan dyson v12.
para onemli, konfor ve performans lazim degil diyorsan kablolu iyi ceken bir model.
0
buenosdias
(30.12.25)
dyson alacaksanız ek garanti öneriliyorsa almak faydalı olabilir. cihaz çok keyifli, ancak yedek parçası pahalı. örneğin 2 bin tl ama 2 yıl daha garanti seçeneği mantıklı olabilir.
0
gurur
(30.12.25)
(7)

Siz de jinekologa gitmekten nefret ediyor musunuz? (Kadınlara soruyorum)

gnosis
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
0
gnosis
(13.12.25)
Ne yazık ki ben de haftaya aynı sebeple gideceğim ve şimdiden stresi başladı. Aklımın bir köşesinde sürekli.
0
🌸gnosis
(13.12.25)
Nefret değil ama sevmiyorum +1

İşim düşmedikçe gitmem ayrıca. Tahareti suyla aldığın zaman hiçbir sorun çıkmıyor, yeter ki herkesle ve/veya korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma.
-3
muhayyer divan
(13.12.25)
erkek gozunden hic kosarak giden kadin gormedim, hepsi her sene oflaya puflaya giderdi.

soruya kaynak yapayim:
bir tanesi ozellikle erkek jinekolog tercih ederdi, sormustum ne ayak diye, kadinlar cok kurcaliyor, erkek doktorlar hizli sekilde hallediyor, fazla soru sormuyorlar demisti.
beni yemis de olabilir :D, saglamasini yapana gofret alacam.
-1
cooperr
(13.12.25)
Ben hiç sevmiyorum aslında ama rahim filmi ve amniyosentez işlemi yaptırınca o koltuğa muayene için oturmak çok basit gelmeye başladı. Ama yine d esevmiyorum tabi.
0
suicides underground
(13.12.25)
''korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma'' bunu nereden bilebiliriz ki?
+3
Kahvedesu
(13.12.25)
Kbb ye veya nebileyim göz muayenesine gitmek gibi birşey benim için, çok umursadığım strese girdiğim bir durum değil. Tüpbebek tedavisinden sonra koymuyor da olabilir tabi.
+1
physcos physcos
(14.12.25)
Ben de hiç sevmiyorum ama bir kaç senedir işini iyi yapan bir doktor sayesinde eskisi kadar gerilmiyorum.
Bu arada erkek doktor tercihine katılıyorum. Eskiden hep kadın doktor tercih ediyordum ve zulüm oluyordu. Erkek doktorlar bu konuda daha iyi. Acıtmıyorlar veya daha nazik oluyorlar, özür dileyerek nezaketle yaklaşıyorlar.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(14.12.25)
(27)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(10)

Oğlum ve kedi maması/suyu

Gradient_tabanlı_mor
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor. Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor. Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kal
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor.
Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor.

Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kaldırsak dolap üstlerine filan hem bittiğini görmek zor olacak hem değiştirmek zor olacak.
Tek tek mama veren makineler var ama onu da oyuncak eder diye düşünüyorum. Başka çözüm aklına gelen var mı? Nasıl bir şey yapabiliriz?
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Evde bir odayi cocugumun ulasimina kapar, o odanin kapisina da kedi kapisi acardim. Kedim istedigi gibi odaya girer cikar ama oglum giremezdi.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.12.25)
engel koysanız önüne? çit gibi şeyler var ya bebekler yukarı kata çıkmasın diye merdivene koyulan, kapı versiyonuda var
www.amazon.com.tr

veya şöyle bişey?
www.hepsiburada.com
+1
eja
(11.12.25)
@eja evet bu çitlerden oğlum geçemez ama kedi geçebilir mi emin olamadım. Biraz yaşlı olduğu için o kadar hoplayabilir mi bilmiyorum.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Biz mamaya/suya yaklaştıkça "hayır, yapma" diyerek, gülmeyerek ve birazcık da sert şekilde söyleyerek alıştırdık. Hala suyla kendini ıslatıyor ama nadiren.
+1
eisberg
(11.12.25)
Otomatik mama/su kabı işinizi görmez mi?
+2
truf
(11.12.25)
Oğlunuzun görebileceği bir yere fake mama ve su kabı koyun. Kedinin mama ve suyunu başka odada verin.
+3
gnosis
(11.12.25)
Ben kedim suyu surekli doktugu icin dusakabinin icine koydum. her dustan sonra yeniliyorum tabi. sizin icin de uygun olabilir gibi geldi. bebek dusakabine/kuvete girmiyodur diye dusundum.
+1
lamartin
(11.12.25)
Bu sorun bizim oğlan küçükken bizde de vardı. Ev iki katlı olduğu için mama ve su kabını merdivene koymuştuk. Kedimiz engelliydi bu arada ama merdiveni tek tek çıkabiliyordu yine de rahat çıkması için yoga matından ona yürüme rampası yapmıştım. Belki merdiven olmasa da böyle yüksek bir yere koyup kolay çıkması için rampa ayarlayabilirsiniz.
+2
suicides underground
(12.12.25)
oğlunuza kızmayı düşündünüz mü? en kısa ve en etkili çözüm.
-1
plastic_angel
(12.12.25)
@plastic_angel

Tabi ki dünyaya geleli henüz 15 ay olmuş konuşmayı bile bilmeyen “bebeğime” kızmayı düşünmedim.
Kafayı yediniz herhalde.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
(6)

Jet pilotu sigarası

michael_knight
Askeri jet uçaklarının pilotları sigara içebilir mi uçarken? F-16 gibi uçakları diyorum. Sigara içmeyen birey olmak şartı aranır mı böyle pilotlarda?
Askeri jet uçaklarının pilotları sigara içebilir mi uçarken? F-16 gibi uçakları diyorum.
Sigara içmeyen birey olmak şartı aranır mı böyle pilotlarda?
0
michael_knight
(08.12.25)
açılın; düz adam sami geldi.


sen şindi zibilyon tane sınavı, sağlık testini ve fiziki yeterliliği geçtin, jet pilotu oldun, fıyt fıyt ses hızının üstüne çıktın, sonik patlamalar yaptın, herşet bitti de uçakta sigara içebilmek mi kaldı?

sheh shehe hey allam yhaa...

tamam uçak aydamadık ama gemide geçirdiğim vakit bir çocuğun doğumundan ilkokula başlamasına yeter. bak böyle de artizliğimi yabarım.


ayrıca uzakyol gemi kaptanı olan yani süvari olan hem de pilot olan arkadaşım bile var. adam hem denizde kem havada forslu :)
+8
Fodera
(08.12.25)
Kardeşim askeri jet pilotu.
Arada video atıyor uçarken ağzıyla gtü yer değiştiriyor basınçtan. O pozisyonda içebilirse helal olsun zaten :D
Kendisi normalde çok sigara içer ama kabin içinde mümkün değil içilemez.
+7
Gradient_tabanlı_mor
(08.12.25)
cami aralar icer yaw.
+2
cooperr
(08.12.25)
Yok içmezler
Sigara içmeyen jet pilotu olsun diye bir kural yoktur bence ama görevde akıllarına gelmez gelse bile kolay kolay içmezler.
Kabin dar yangın sensörleri algılarsa sıkıntı daha da büyür.
0
basond
(09.12.25)
iqos icer max
0
ala09
(09.12.25)
o uçaklar kasklı, oksijen hortumlu, ultra viyole gözlüklü, kask camı bazı görüntüleri de gösteren çok komplike bir şey. o varken sigara içmek nedir yahu? ayrıca onlarca milyon dolarlık bir uçakta ateş yakmak??
www.google.com
0
ground
(09.12.25)
(3)

Entry girmiyorum hep çaylağım

Gradient_tabanlı_mor
Ekşi hesabım var 15 senelik yazarlık. Son 1 yıldır sürekli iki ay iki ay çaylak yapılıyorum. Ama hiç entry girmedim bu süreçte. Fikri olan var mı?
Ekşi hesabım var 15 senelik yazarlık. Son 1 yıldır sürekli iki ay iki ay çaylak yapılıyorum. Ama hiç entry girmedim bu süreçte.

Fikri olan var mı?
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.12.25)
sebebine ne yazıyor modlogta?
0
jelly bear
(05.12.25)
Çok eski entryler için format dışı diyor. Boş bknz diyor.
Sözlükte tanım olayı kalkalı çok oldu zaten ama benim onlarca entry şikayet edilmiş eskilerden kalan. Yani 10 sene önceki alakasız siyasi başlıklar filan.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(05.12.25)
bi düşmanın var demek ki
+2
jelly bear
(05.12.25)
(3)

dikiş makinesi

eja
tüketim çılgınlığında son noktam, ama fizibilite yaptım gerçekten ihtiyacım varmış, 350-400 liraya paça yapıyorlar burda, elbise kısaltmak aynı para.. elimde 3-4 kısalcak elbise var, bir kaç yaka eklemesi, dikilcek baya bir ıvır zırvır sağı solu var.dedimki şöyle küçük sadece yaka paça yapıp bir kaç
tüketim çılgınlığında son noktam, ama fizibilite yaptım gerçekten ihtiyacım varmış, 350-400 liraya paça yapıyorlar burda, elbise kısaltmak aynı para.. elimde 3-4 kısalcak elbise var, bir kaç yaka eklemesi, dikilcek baya bir ıvır zırvır sağı solu var.

dedimki şöyle küçük sadece yaka paça yapıp bir kaç şey dikebileceğim, kullanımı öğrenmesi kolay bir dikiş makinası var mı?

eskiden tv de satılanlardan almıştım ama hiç çalışmadı bozuk geldi, 1-2 sene dağılmicak bir makina olursa iyi olur

bütçe 3k-4k civarı
-1
eja
(24.11.25)
www.trendyol.com
Ben üç sene önce bu makineyi A101'de indirimli denk getirip almıştım. Üç senedir ufak tefek şeyler dikiyorum, son bir iki aydır da dikiş dersi almaya başladım, makine her işime yetiyor. İşi ilerletirseniz ve ihtiyaç duyarsanız sonra bir de overlok makinesi alırsınız yanına.
+2
kobuzchu kiz
(24.11.25)
bende singer m1505 var. saydığın işler için gayet yeterli. ben elbise, çarşaf, çanta(kot) dikebildim sağlam duruyor.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(24.11.25)
Kasım aralık indirimleri de takip edilebilir ama benim gördüğüm en uygun A101 satıyor peşin fiyatına taksit de var. İki model var Singer’in 6160 ve M1505 olarak dönem dönem getiriyorlar internet stoğu bitse bile mağazalarda kalıyor uzun süre sitesinden stok görüntülenebilir.

Ben pikosu da olan 6160 modelini aldım üsttekini ama diğeri de tüm ihtiyaçlarınızı görür. Oğlanın kışlık ev giyimini dikince çıkardı zaten parasını. Alınca sadece paça ile kalmıyor insan :)

www.a101.com.tr

www.a101.com.tr
0
cilekli pasta
(24.11.25)
(12)

Yumuşak yüzlü müsünüz?

pembediken
Ve yumuşak yüzlü olmak iyi mi yoksa suistimale açık mı
Ve yumuşak yüzlü olmak iyi mi yoksa suistimale açık mı
0
pembediken
(06.11.25)
Yumuşak ve güleryüzlüyüm.
Mesela markette kasada görevli benimle konuşur. Bazen yaşadıkları zorlukları anlatırlar, halimi hatırımı sorarlar.
Sert görünen kişilerden genel olarak bir çekinme hali oluyor insanların.
0
rock n roll
(06.11.25)
Soğuk. Buzdolabı derler böylesi daha iyi
0
artıküyeolmakistiyorum
(06.11.25)
Sanırım yumuşak yüzlüyüm. Çünkü beni yeni tanıyan bi insan bile "sen öyle bı şey yapmazsin" "öyle biri değilsin " ben yaparım mesela" gibi cümleler kullanıyor. Kastedilen konular işte insanlara cevap vermek, çirkef olmak gibi konular ama ben bu durumdan rahatsız oluyorum. Nasıl beni böyle çözüyorlar, yumuşak yuzlulugun belli kodları var ve ben hepsini uyguluyor muyum ister istemez. Bir de bütün duygulara da sahibim öfkem de var kin de tutarım. Haksizliga uğramayı da kaldiramam. Ama insanların beni duygusuz saf iyi biri gibi veya hakkımi savunmayacak biri gibi veya nazik olmamın suistimale açik anlamına gelen biri gibi beni algılamasından sıkıldım.

Yumuşak yüzlü algılanmayan insanlar neden öyle algılanıyor ben de bunu merak ettim şimdi.

Görgü kurallarına uyarım. Teşekkür ederim. Çok konuşan bı insan değilim. Küfür ve argo kullanmam. Çabuk sosyalleşemem. Bir sorun yaşarsam olay çikartarak değil doğru ve düzgün iletişim kurarak çözmek isterim. Olayları abartan biri değilim. Soğukkanlı bir yapıl vardır. Ama içten içe de çok yoğun duygular yaşarım.

Aklıma gelen bazı özelliklerim huylarım bunlar. Ama insanlar benle çok vakit geçirmese de buna vurgu yapan bir şeyler söylerler ve ben off yine mi böyle algılandım diye üzülürüm. Çunku onlarin kastettiği "güçsüz biri" gibi bir mesaj algılıyorum.
+1
egerbiryolcu
(06.11.25)
Çok yumuşak yüzlü, uysal zannediliyorum ama değilim ve insanlarda bu hayal kırıklığı yaratıyor.

Yumuşak yüzlü olmak bu ülkede kötü, başka ülkeleri bilmiyorum.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(06.11.25)
Yumuşak ve güleryüzlüyüm ama saygısız bir tavırla karşılaştığım zamanlarda kesinlikle kişiye çok güzel haddini bildiririm.
-2
rock n roll
(06.11.25)
öyleyim ve bunun zararlarını cok yasıyorum
+1
koela
(06.11.25)
Hem gayet yumuşak yüzlüyüm hem de istediğim an bakışlarımla herkesi yıldırabilirim. Aşağıda biri "açılın ben yaşlı ve şişmanım" demiş, Allah'tan ben de öyleyim. Yoksa hiç çekilmezdim. (Bu yaşa gelene kadar bu hale geldiğimi de ekleyelim, insanoğlu şaşırmasın, ilk oeta lise üniversite sürecinde hiç böyle biri değildim, sonradan oldum).
0
muhayyer divan
(06.11.25)
yumuşaklı yüzlü olunca suistimal etmeye çalışıyorlar, adamına göre muamele yapıyorum, mesafeli ve sert olunca kimse suistimale yeltenmiyor ama o da benim doğama ters o ayrı. insanlar yoruyor...özellikle ticaretle uğraşırken büyük sıkıntı, nazik ve yumuşak yüzlüyse
0
gadlemler
(06.11.25)
sert mizaçlı ve güler yüzlüyüm. asabiyim ve aynı zamanda dışarıdan minnoş sevimli bir auram var.
-2
Hallegadola
(06.11.25)
Yumuşak yüzlüyüm, bunun zararlarınıda çekiyorum. Millet sert ve soğuk kişilerle mesafeli ve saygılı konuşurken. benimle farklı konuşuyorlar. Bazen insanlar bana yaklaşırken dik dik bakıyorum suratklarına artık. Bu ülke insanı adamı çıldırtır.
0
komando kani var bende
(06.11.25)
yumuşak yüzlüyüm ve kötü niyetli olmasalar da, insanlar bunu suistimal edebiliyor.
0
co2s2
(06.11.25)
Türkiye gibi, sırada beklerken bile kaynak yapan var mı yok mu diye sürekli alarmda olman gereken bir ülkede tabii ki her şey gibi bu da bir 'açık' olarak görülür ve suistimal edilir.

Naçiz gözlemim, yurt dışında insanlar çok insansever olmasalar da tanımadıkları insanlara karşı güleryüzlü ve kibar davranıyorlar çünkü bu bir görgü kuralı ve toplumun hayat standardını yükseltiyor. Bizde ise dünyanın en iyi kalpli insanı bile tanımadığı insanlarla mubatap olurken somurtmak zorunda çünkü nezaketi ve güleryüzlülüğü acizlik ve ahmaklık zanneden çok ayı var.
0
matarama su ko
(07.11.25)
(2)

mobil chrome'da kaybolan sekme grubu bulunabilir mi?

istististist
android chrome tarayıcıda, 2 sekmeden oluşan sekme grubunu yanlışlıkla kapattım. hemen, "son sekmeler" ve "geçmiş" kısmına bakmama rağmen bir türlü bulamıyorum. bulmanın bir yolu var mı?
android chrome tarayıcıda, 2 sekmeden oluşan sekme grubunu yanlışlıkla kapattım.

hemen, "son sekmeler" ve "geçmiş" kısmına bakmama rağmen bir türlü bulamıyorum.

bulmanın bir yolu var mı?
0
istististist
(03.11.25)
ctrl+shift+T işe yaramadı mı?
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.11.25)
android chrome'da nasıl yapılıyor hocam bu? google'da arama yaptım ama bulamadım.
0
🌸istististist
(06.11.25)
(7)

Kacinci sevgiliniz esiniz oldu?

lapaz
Sekreter problemi vardi matematikte, ona uydunuz mu?https://en.wikipedia.org/wiki/Secretary_problem
Sekreter problemi vardi matematikte, ona uydunuz mu?

en.wikipedia.org
+1
lapaz
(25.10.25)
6
0
mirty
(25.10.25)
Flörtleri saymıyorum gerçek sevgili olarak 4. Eşim oldu
0
Gradient_tabanlı_mor
(25.10.25)
İlk ve tek.
0
yadigar
(25.10.25)
İlk ve tek +1
+1
Hallegadola
(25.10.25)
2.
0
hrskrs
(25.10.25)
merhaba ben sözelciyim. bu teoriyi anlayabilmem zaman aldı cevaplar daha çok kafamı karıştırdı. herkesin cevabı doğruysa böyle bir kitleyi en son askerde gördüm.
+3
libertine
(25.10.25)
saymamin imkani yok ; zaten yaş olarak erken evlenmedim de
0
sweetoffice
(25.10.25)
(11)

Sigarayı da bıraktım

sekizdokuzon
Bir compu bir ben, bu ara damping üzerine damping.12 gündür alkol almıyorum, dün gece sigarayı da bıraktım. Bu süreci daha sancısız nasıl atlatırım?Teşekkürler.
Bir compu bir ben, bu ara damping üzerine damping.

12 gündür alkol almıyorum, dün gece sigarayı da bıraktım. Bu süreci daha sancısız nasıl atlatırım?

Teşekkürler.
+7
sekizdokuzon
(25.10.25)
Vay, tebrikler
0
kisa
(25.10.25)
Yoksunluk çekmiyor musun?
0
Kahvedesu
(25.10.25)
Yürü. Rahvan yürü, tırıs git, hafif koş, sağlam koş ama o bacaklar çalışsın ve o ter atılsın. Çok fayda göreceksin emin ol. Bir de vücudun uyku saatlerini geri çekerse direnme, o melatonin seni çok çok destekleyecek çünkü.
0
muhayyer divan
(25.10.25)
@Kahvedesu: Yoksunluk çok belirgin değil şu an, o atağı üçüncü gün bekliyorum. Bugün şokta gibiyim ya da akşamdan kalma gibi. Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor içeridekiler.
0
🌸sekizdokuzon
(25.10.25)
O atak geldikçe "yarım saat beklersem geçecek" deyip her canım sigara istediğinde yarım saat oyalana oyalana sigarayı bıraktım ben, on sene oldu.

Sigara istedikçe başka bir şeylerle kendinizi oyalayın, çocuk gibi dikkatinizi dağıtacak bir şey bulun. Yarım saate unutuyorsunuz.
+3
kobuzchu kiz
(25.10.25)
İçine deterjan koyunca baloncuk yapılan oyuncaklar var ya onlar da yardımcı oluyor. Bu şekilde bırakan arkadaşlarım var.
0
Gradient_tabanlı_mor
(25.10.25)
İlk bir kaç gün karanfil çiğnedim ben. Canım sigara çektikçe karanfilli su içtim. 3-5 gün dayanırsan bırakırsın. Nerdeyse 1 sene olacak tek sigara içmedim. Canım çekiyor ama içesim gelmiyor.
0
rodeocu
(25.10.25)
Ben önceki duyurularınız üzerine “keşke sigarayı da bıraksanız” türünden şeyler yazacaktım, hadsizlik gibi geldi, vazgeçtim.

Şimdi bu kararınız üzerine can-ı gönülden yazayım:
Tebrikler!

Hayırlı, daim olsun…
0
yadigar
(25.10.25)
umarım sonsuza kadar sürer
0
Başka
(25.10.25)
Tebrik ederim <3
0
kullanicadi
(25.10.25)
tebrik ederim.
hayırlı olsun.
doğru karar.

daha önceki bıraktım tarzındaki duyurunuza yazmıştım yine yazıyorum "sigaralı ortama girdim, içmiş kadar oldum zaten, bir taneyi içeyim bir şey olmaz" demeyin.
velev ki bir tane içtiniz "zaten orucum bozuldu, battı balık yan gider bir kaç hafta keyif yapayım tekrar bırakırım" demeyin. bu işi zihninizde farklı kapılara sokup "sonsuza kadar içmeyeceğim" demeyin. o zaman daha zor olur. bırakmak bile değil, sadece "içmiyorum" olarak tanımlayın zihninizde.

sigaranın kimyasal bağımlılığı uzun değil, 1-3 gün arasında bir şey. sayısını tam hatırlamıyorum ama günler-aylar değil. 1-2 gün dayanırsanız eğer, bundan sonra canınızın sigara istemesi sadece alışkanlık ve sigaralı anlara özlem. onları da farklı şeylerle değiştirmeniz gerek.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(3)

Yoğurt mayalıyorum

love and trust
Arkadaşlar yoğurt mayalıyorum ilk defaSütü kaynattım şimdi soğumaya bıraktım3 kg süt için ne kadar maya gerekir?Elimde yoğun şekilde olarak 1,5 yemek kaşığı maya var. Bunu sütle biraz çoğaltıcam. 3 kg için bu yeterli olur mu?
Arkadaşlar yoğurt mayalıyorum ilk defa
Sütü kaynattım şimdi soğumaya bıraktım
3 kg süt için ne kadar maya gerekir?
Elimde yoğun şekilde olarak 1,5 yemek kaşığı maya var. Bunu sütle biraz çoğaltıcam. 3 kg için bu yeterli olur mu?
0
love and trust
(23.10.25)
Evet yeterli olur.
+3
mbond
(23.10.25)
Yeterli
+1
Gradient_tabanlı_mor
(23.10.25)
Yoğurdu kaynatmak yerine sütü 90 derece civarında 20 dakika tutun ve bitince mutfak lavabosunda soğuk suda 45 dereceye düşürün. 4-5 saat 50 derece fırında mayalaninca inanılmaz iyi dokusu olan bir yoğurt oluyor.
0
spankenstein
(23.10.25)
(8)

Nefret ve aşk ikilemi

mermaidd
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
0
mermaidd
(22.10.25)
Yıkıcıyım bu konuda.
-2
arbre
(22.10.25)
İlişkinin nasıl bittiğine bağlı cidden.

Terk edildiğim ilişkiler oldu, hala severken arkadaş kalamam, zaten yeterince arkadaşım da var. Gereksiz drama. Nefret de etmedim, döndüm hayatıma baktım.

Terk ettiğim ilişkilerim de oldu, bu durumda zaten bende biten bitmiş. Arkadaş kalalım vs. demedim, diyen oldu olur dedim ama onlar da zaten azalarak bitti.

Sönüp biten ilişki de yaşadım, burada zaten arkadaş kalmışız, kalmamışız bir önemi yoktu. Kimsenin kafa yorduğunu sanmıyorum buna.

Ben genel olarak arkadaş kalma olayına çok karşıyım. Her şeyi çok karıştırıyor. İyilik desen alakası yok, faydalı desen faydalı değil. Hele terk edilen biri için çok büyük pranga. Safi zarar.

Ama nefretlik bir durum da yok. Seçenekler biraz sınırlı kalmış sanki.
0
akhenaten
(22.10.25)
Nefret ile aşk birbirine bir hayli benziyor bence karakteristik olarak. Nefret de tutku içeriyor. En temizi bir şey hissetmeyebilmek.
0
lüzumsuz adam
(22.10.25)
Aşk başka nefret başka.
aşık olmadığım kişiden nefret etmeyebilirim mesela, ya da tam tersi.
Fakat şu sıralar her şeyden ve herkesten nefret edebilme potansiyelim yüksek .
0
rakicandir
(22.10.25)
@rakicandir aslında ne kadar aşık olursak sonucunda o kadar nefret mi ediyoruz açısından sormuştum. Bende son zamanlarda her şeyden nefret etmeye başladım hadi hayırlısı diyorum
0
🌸mermaidd
(22.10.25)
Ayrılış sürecine göre değişir. Hiç tanıyamayacağım birine dönüşmüşse, nefret olmasa da kötü anmak olabilir.
0
gabe h coud
(22.10.25)
Hiç bir eski sevgilimi kötü duygularla anmadım. Sadece bir tanesinin ciddi mal olduğunu düşünüyordum ama isimlerini bile unutmuşum çoğunun. Ne nefret edeceğim yani işim gücüm yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.10.25)
kimseden nefret etmem. bittiyse bitmiştir.
0
koela
(23.10.25)
(22)

babanızın babası nereli?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(20.10.25)
Biz yüzyıllardır kütahyalıyız.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(20.10.25)
Sohum (Аҟəа)
+1
Mirket
(20.10.25)
aa mirket’le hemşehriymişiz
+2
deartheodosia
(20.10.25)
Köylerinden bile çıkmamışlar yüzyıllardır Mersin. Muhtemelen bizimkiler kurdu şehri
+1
messina123
(20.10.25)
dedem zonguldak babadan bu yana kütahya
+1
basond
(20.10.25)
bozdoğan
+1
a darkness coming
(20.10.25)
edirne
+1
Fodera
(20.10.25)
Tırnova
+1
mirty
(20.10.25)
istanbul
0
cooperr
(20.10.25)
e-devlet'te 200 yıl geçmişe kadar gösteriyor. hep eskişehir.
0
art cat chocolate
(20.10.25)
Benim anne tarafı da Sohumlu.
Baba tarafım arhavi
+1
Hallegadola
(20.10.25)
Izmit City
0
arbre
(20.10.25)
Denizli.
+1
mikahakkinen
(20.10.25)
dedem izmir ama onun babası naoussa, imathia
+2
eileengray
(20.10.25)
e devlete göre 200 yıldır eskişehirde köylerinden ayrılmamışlar.
+1
glamdr1ng
(20.10.25)
Muğla milas.
+1
physcos physcos
(20.10.25)
tüm sülale, tüm geçmiş, sivas.
+2
tabudeviren
(21.10.25)
Kadıköy
+1
cilekli pasta
(21.10.25)
dedemin dedesi filibe, daha sonrası çanakkale.
+1
inheritance
(21.10.25)
1800'lerin başından itibaren hep vezirköprü.
kayıtlar oraya kadar gidiyor ama annemin taraf da babamın taraf da hep vezirköprü.
+1
m e b
(21.10.25)
aşkın ve hüznün şehri Zonguldak
+1
high hopes of the sozluk
(21.10.25)
Of. Dedemin babasından yukarısı görünmüyor ama zaten sülale Oflu yani muhtemelen bi 300-400 yıldır Oflular. Ailenin tarihçesini anlatan kitapta İran'dan geldiğine yönelik araştırmalar var ama başka kaynaklarda da taa Selçuklu döneminde Anadolu'ya gelip doğuda biraz dolaştıktan sonra yine benzer tarihlerde Of'a geldiği yazıyor. Ama muhtemelen atalarım arasında son 300 yılda Of dışında doğan ilk kişi benim
+1
nundu
(21.10.25)
(23)

Düğün yapmak/yapmamak

incelikler yüzünden
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız? Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.Sizce?
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız?
Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.
Sizce?
0
incelikler yüzünden
(19.10.25)
Düğün bütçeye göre düşünüldüğünde gereksiz masraf da olabilir aksi gibi kalıcı bi anı da olabilir. 150-200k bandında 250-300 kişilik yemeksiz, kokteyl menülü düğünleri yapabiliyorsunuz. Öyle dandik salonlarda da değil otelde vs. İmkanın varsa yapılacak bir şey bence.
0
mermaidd
(19.10.25)
bekarım. sıcak bakmıyorum. ancak olur da eşim olacak kişi isterse her şekilde yaparım.

gereksiz masraf. zaten türkiye'deki düğünler sıkıcı ve kimsenin eğlenmediği gereksiz bir aktivite. millet takıyı takıp kaçıyor. gelen takı da zaten çok az. düğün yapana kadar nikah salonunda nikah kıyıp, takıları orada alıp dağılmak daha mantıklı.
0
tabudeviren
(19.10.25)
ben erkeğim, düğün sevmem kendi düğünümde bile pek oynamadım. FAKAT iyi ki yaptık. Ama bizim yurtdışına gitme planımız vardı (ve gerçekleştirdik), akrabaları bir arada görme fikri iyi gelmişti ve bence harika da oldu. Bir daha bazılarını belki çok nadir göreceğim, kimini hiç göremeyeceğim. O açıdan bence duygusal bir etkinlikti. Tabii o akrabaları sevip sevmemekle de ilgili, ben seviyorum ve sevdiklerimi çağırdım tabii. Eşim için de aynı şekilde. Hani düğün yapmasak nikah sonrası bazılarıyla yemek mi organize etsek demiştik ama benzer kafaya geleceği için düğün yaptık en son.
0
nhk ni youkosu
(19.10.25)
gereksiz masraf. yalnızca düğünden değil diğer mevzulardan da kısacağım. beğenmeyen köyüne dönsün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
tamamen bütçe meselesi. biz düğünümüzü arkadaşlarımız ve iş çevremizle dopdolu bir eğlence yaşamak için yaptık. çok da mutlu olduk, üzerinden 1.5 sene geçti hala pozitif yorumlar alıyoruz. afterımız da vardı, sabah 5'e kadar falan eğlendik. o sebeple gram pişman değilim. ama bütçe yoksa ve yapmış olmak için içe sinmeyecek bir şey yapılacaksa gerek yok bence, nikah+ ufak bi kokteyl, altınları topla, devamke. belki sonra arkadaş grubuyla bir eğlenceye akarsın olur biter.
0
awlmi
(19.10.25)
güzel bahçesi olan bir otelde, kokteyl tarzında bir düğün yaptık. bizim seçtiğimiz parçaları çalan gitar ve flüt ikilisi vardı. oyun havaları falan olmadı. sonra after'da coşuldu o ayrı tabi. aslında hiç istediğim bişey değildi düğün ama böylesi de güzel oldu. sade ve sakin.
0
scudman1
(19.10.25)
o zaman da eşim istediği için yaptım.

çok gereksiz anlamsız ama yapılıyor sonunda.
0
gurur
(19.10.25)
Türkiye düğün kültürü olan bir ülke. Bu genlerimize işlemiş, ruhumuza işlemiş, çocukken katıldığımız düğünlerden bilinçaltımıza işlemiş. O sebeble ben Türkiyede yaşayan birinin evlenirken düğün yapması gerektiğini düşünüyorum. Evet bence de mafdi açıdan bakıldığı takdirde bir bakıma gereksiz ama öyle işte. Bazen atalardan gelen çizgiyi takip etmek iyidir.
0
mobydick
(19.10.25)
Yapmak istemiyorum. Evleneceğim yok zaten ama düşüncem bu. Kendimi farklı göstermek istemiyorum ama cidden Türk kültürü bana uygun değil. Ben geline damattan ne istiyorsun denmesini bile anormal buluyorum. Sana ne ya. Buna ciddi ciddi şu kadar altın diyenler var. Midem bulanıyor bunlardan. Müslümanım ama kilisede sade bir şekilde evlenen çiftlere o kadar özeniyorum ki. Mal alıp satar gibi davranmak yok, sade kıyafetler, sessizlik, herkes oturuyor, dinliyor. Tam benlik olay.
-1
arbre
(19.10.25)
nişan, kına, düğün = görgüsüzlük, varoşluk

"gecenin yıldızı ben olayım, en güzeli/yakışıklısı ben olayım, herkes benimle ilgilensin, herkes beni övsün, gelinliğimle kraliçe gibi ortada gezeyim, ne kadar zengin olduğumuzu görsünler, nasıl büyük bir sülale olduğumuzu görsünler, nasıl da her şeyin en güzelini en özelini en kalitelisini planlayabildiğimizi görsünler, havamızı atalım, dostu düşmanı çatlatalım" diyenlerin ego şişirme etkinlikleri. ilgi manyaklığı kısaca.

kimsenin eğlendiğini düşünmüyorum. gelinle damat yorgunluktan ve stresten mahvoluyorlar. çok kasıntı her şey, çok zorlama. en ufak bir pürüzde düşen suratlar, çıkan kavgalar... hele ki masraflarının aşırı uçuk olması...

hiçbirini istemiyorum. hiçbirini yapmamış arkadaşım, yapmış diğer arkadaşlarımdan bin kat daha mutlu. yapmış arkadaşlarımın da çektiği çileleri ve ettikleri kavgaları gördüm. nişan günü nişan atan oldu resmen. takı için ya takı.

rezillikten başka bir şey değil. bunların borçları yüzünden gerilen yeni evli çift, borçlar bitmeden boşanmaya çalışıyorlar sonra.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
gelecek kitle düğün salonu pasta kuruyemiş limonata kitlesi ise yapma.

ha yüksek kalite otel balo salonu kitlesi ise yap.

düğün salonu kitlesinden salonun parası bile çıkmayıp rezil bir gece yaşarken diğer kitleden hem eğlenir hem masraflara ortak olur insanlar.zihniyet işi bu işler.
burada tek savunduğum düğün şekli aşiret düğünleri olabilir ancak.oda malum sebepler anlıyorsun.
0
jamswety
(19.10.25)
Ben düğün istemiyordum eşim de istemiyordu ama eşimin ailesi yapmak istedi.
Bir gelinlik aldım, eşimin memleketine gittim 2 gece otelde kaldık. Öyle misafir gibi hiç bir şeyine dahil olmadan konu mankeni gibi durdum 2 saat ve geri döndüm. Bence güzel oldu. Zaten çok büyük bir organizasyon değildi ufak bit şey yapıldı. Takıları aldık geldik. Memnunum iyi ki yapmışız.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Alkolsüz düğün konseptini hiç sevmiyorum; küçükken de büyürken de hiç sevmezdim, düğünde kalkıp oynamayı birilerinin yakasına koluna vs bir şeyler takmayı aşırı cringe bulurdum, hala öyleyim. Ama dün mesela liseden bir arkadaşımın düğününe katıldım Gümüşsuyu tarafında müthiş bir otelin terasında; aslında düğün değil etkinlik gibiydi. Sınırsız içki barı, acayip güzel sunumlar sürekli yemekler tatlılar, full ekip 15 yıldır düzenli görüşüyor o yüzden aşırı eğlenceli grup. Bir yandan networking ortamı, insanlarla tanışıyorsun bir sürü yerli yabancı :D Güzel bence. Bunun gibi "etkinlik" tarzı şeyleri seviyorum. Ben de yapabilirim, isterim yani. Dostlarım yesin içsin dibine kadar, para dediğin nedir zaten sevdiklerinle ezmedikten sonra.
-1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
düğün yapmadım. zaten istediğim bir şey de değildi. üstüne bir de fiyatları duyunca zaten hiç düşünmedim bile. aklım da kalmadı. ama ailem çok istediği için kına yaptık. yine salon tutuldu vs ama ailem yaptığı için ben pek bi masrafa karışmadım. kınayı da hiç istemiyordu ama eğlendim açıkçası. oynadık ettik dağıldık. bu mantıkla düşünürsek param olsaydı eğer düğün yapardım, kına yapmazdım. eğleniyorsun bi şekilde. ama çok masraflı yani gelen takıyı salona ve yemeğe verecekseniz bi manası yok.
0
elorelia
(20.10.25)
düğün kına vs. herhangi bir şey yapmadık, pişman da olmadık 2 senedir.
0
lalu
(20.10.25)
Küçük yerlerde çok karlı bir organizasyon. Nişan ve düğün masraflarını aileler öder, altınlar evlenenlere kalır.
Abimler sünnet düğünü yapacaklar bu yaz. Çevreleri çok geniş. Masrafın çok üstünde altın geleceğini bildikleri için yapmamak olasılık dahilinde bile değil.
Ben oldum bittim sevmem düğünleri; ki Trakya düğünleri nispeten eğlenceli ve bol alkollü olur genelde.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Yapmadım. Yine olsa yine yapmam.
0
sadakatsiz
(20.10.25)
davullu zurnalı, müzikli, dansözlü, içkili bir düğün. hatta sokak düğünü. yoldan geçen de katılsın. şu çorak topraklara bir damla su yağsın.

geçen ay bizim komşu özel kostümlü orkestra çağırmış evin önüne çok eğlendik.

nikah salonunda evlenmek gelin bana para takın sonra kaybolun demek değil de nedir?
0
yurtsuz john
(20.10.25)
Tek mantıklı tarafı takıları toplamak. genelde düğüne yapılan masraf arttıkça yapılacak hasılat miktarı da artar. fakat bu hasılat bir yerde doyuma ulaşır ve saturasyona girer. Bu yüzden (hasılat-düğün masrafı) denkleminin maksimum olduğu yeri bulmak lazım.
0
bobinhoo
(20.10.25)
bir daha yaşama şansınız olmayan bir anı. tamamen gelin ve damadın istediği şekilde yapılan bir düğün iyidir.
0
co2s2
(20.10.25)
Gelecek ay evleniyoruz. Nikah ve akşamında arkadaşlarla (20-30 kişi) eğlence planladık. İkimiz de çekirdek aile dışındaki akrabalarımızı pek sevmiyoruz, nikaha gelmeseler de üzülmeyiz yani. Altın takacak olanlar nikaha da gelip takar zaten, öyle düğün yapalım daha çok kişi altın takar gibi bir çevremiz de yok. Eğlenmek istediğimiz arkadaşlarımızla akşam eğleneceğimiz bir etkinlik de planladık. Öyle olunca düğüne ihtiyaç duymadık ki ikimiz de pek istemiyoruz zaten. Ayrıca kasımda da böyle açık hava düğünü zaten zor, kasımda nikah yaza düğün konseptini de manasız buluyorum (yapan arkadaşım var). Ezcümle ortak kararla ve ailelerin de aksi yönde bir tutumu olmamasıyla düğünsüz bir evlilik gerçekleştireceğiz önümüzdeki ay :)
0
nundu
(20.10.25)
nişan, kına, kız çıkarma ve düğün yapmadık. bu yönde çok talepler oldu, gerginlikler yaşandı. Gene de yapmadık ve bugün olsa gene yapmam, zerre pişmanlığım yok sadece nikahtaki kaosu ve rezilliği görmem bile ne kadar doğru karar verdiğimi gösterdi bana.
0
denizgonen
(20.10.25)
2 şehirde de düğün yaptık, nişan da yapmıştık o küçüktü evin terasında yapmıştık, kına gecesi de yaptım. hepsi çok güzeldi, iyi ki yapmışız. evliliğimin 5. senesinde yine kutlama yapacağım, 5 senede bir tekrarlamayı düşünüyorum. yine olsa yine yaparım.
0
ofelia
(23.10.25)
(23)

Erkek arkadaşımdan sıkılmaya başladım

ekşi duyuru sever
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince par
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.

Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince pardon deyip veriyor.
Doğum günümde hediye almış. "Pasta ne zaman yeriz" diye soruyorum yani pasta beklentimi biliyor. Normalde de dışarda, evde hep pasta falan yeriz. Sonra saatlerce oturup en son işi çıkınca pasta almadan gidiyor.
Bunu konuştuk sonraki gün çok pişman olup çiçek, pasta aldı. Normalde çiçek de almaz.

Bunlar bariz olan örneklerdi. Normalde akış içinde de saçma şeyler yaşıyorum.
Sıkılınca bırakmak gibi huyum yok. Görünce mutlu oluyorum ama hareketleri batmaya başladı.
Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.
-17
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
Aslında sana çok da uygun olmayan birini başka sebeplerden tolere etmişsin, bu duygularını tatmin ettiğin için artık sana uygun olmayan kısımları batıyor

En güzeli sana artık eski duygularımı hissetmiyorum deyip ilişkiyi temizce bitirmek, çocuğa da kafa karışıklığı olmasın, kendinde bir hata bulmaya kafa takmasın çünkü ortada bir hata yok, onun karakteri ve hayat pratiği böyle

Bir dahakine hem gönlünü titreten hem de sonrasında soğumamak için kendine daha uygun, iletişim becerileri, sosyal becerileri sana daha uygun biriyle beraber olursun, bu sana hayatına insan seçme ve bazı şeyleri görmezden gelmeme konusunda bir deneyim oldu
+5
grimavi
(19.10.25)
Konuşacak bir şey yoksa ayrıl
+2
arbre
(19.10.25)
Olips vermedi diye ayrılmak hiç mantıklı değil.
Buraya bile yazarken çok da ayakları yere basan bir gerekçe gösteremiyorsun.
Hala görünce mutlu olduğun insanı öyle kolay söküp atamazsın hayatından.
Ayrılsan daha iyisini mi bulacaksın, boşluğa mı düşeceksin. Öncelikle bunu düşün.
Sonra senin için sorun olan şeyleri maddeler halinde yaz. Her birinin önemini tart. Sonra al elemanı karşına, konuşun.
Çözersiniz sorunu bence.
+3
Mirket
(19.10.25)
beraberken keyif almıyorsan, ne bileyim cidden ortak nokta yoksa sıkıcı olur. bir de ben pasta isterim muhabbeti her ne kadar bana enteresan gelse de, belki de cidden önemsemiyor seni. önemsenmemek üzücü tabi.

kedi +1

pastayla çiçeği biz alalım barışın olmaz mı?
+3
Fodera
(19.10.25)
ilgisi baskasindadir.
-1
gule gule
(19.10.25)
@mirket
Mesele olips vermedi değil. Böyle ufak düşüncesizlikler. Mesela kapı tutma gibi şeyleri de sonradan yapmaya başladı.
Bir önceki duyurumdaki yazdıklarıma da bakarsan fikir olur.
@fodera, ilişkimiz 1 sene olacak ilk kez doğum günümü kutladı. İlk olunca önemsedim.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
önemsenmemek cidden üzücü. umarım öyle değildir.

öte yandan genç bir kardeşimiz olduğunu düşünüyorum. tahminim 21 22 yaşında olduğun, haklı mıyım?


ha bir de şimdi kızgınsın, sinirden tam böyle geniş geniş yazamıyorsun. duyurunu okuyunca çoğumuzun kafasında piremses kız imajı oluştu. bence biraz sakinleş sakin sakin genişçe yaz, konuşalım.
+1
Fodera
(19.10.25)
Yaptıkları şeyler anlattığın kadarıyla seni önemsemediğini gösteriyor. Bana kalırsa sen ilişki yaşamıyorsun bir arkadaşınla buluşuyor, görüşüyor gibisin. Karşına alıp oturup konuştuysanız ve hala aynı düşüncesizlikleri yapmaya devam ediyorsa yol yakınken kendini de onu da yıpratmadan aranızdaki "ilişkiye" son vermelisin.
+2
mermaidd
(19.10.25)
başlık, "sevgilimden sıkıldım" olunca akla direkt şımarık kız tahayyülü geliyor. okuyunca anlıyorsun, sıkılmak değil mesele.
+4
i'm gonna start a revolution from my bed
(19.10.25)
Sevmiyorsun bence. İnsan sevince gözüne gelmiyor böyle şeyler.
Sevmek zorunda da değilsin sevgin bitmiş olabilir. ayrıl gitsin.
-2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Şeker vermedi kapı tutma gibi gerekçeler biraz bahane olmuş. Sıkıldıysan ayrıl kendine bahane arıyorsun gibi geldi
0
kondansator
(19.10.25)
ayrıl usta vakit harcamayın
-1
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Ayril coco
0
lapaz
(19.10.25)
okurken bile ruhum daraldı. bence hiçbir insan , çantasından çıkardığı olips'i ne yapacak diye gözetlendiği, "pasta istedim alacak mı dur bakayım hmmmf" diye kastırıldığı , böyle 12 yaş problemleri ile ilişkinin sorgulandığı gergin bir ortamı hak etmiyor. sal adamı gitsin.
+5
loch ness
(19.10.25)
Olips uzatılması "ağzın kokuyor" olarak yorumlanabilir. Bu yüzden istemeyene olips uzatılmaz. Pasta alınmaması öküzlük ama işi çıkması ve sonradan pasta alması mazur görülebilir. Bir noktadan sonra her hareketinin batması doğal, beklenilebilir, normal karşılanması gereken bir olay. Diğer "saçma" davranışların ne olduğuna bakılmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
ayrılın kurtulun. daha iyileşmeyecek.
0
gurur
(19.10.25)
Olips fln hikayede, doğumgününde pasta almayıp sonradan alması. Bilemedim.

Batan başka şeyler de var demişsin. Daha iyisini bulabileceksen ayrıl. Görünce mutlu olman da güvenli alanın olması ve alışkanlık.
+1
mobydick
(19.10.25)
@mobydick
Hatta 4-5 saat beraber oturduk. Ne zaman mum üfleyeceğim dedim. Pasta alıcam dedi.
Ayrılmadan önce midesi ağrımaya başladı. Giderken de buna alındığımı söyledim. "Midem daha iyiken haftaya falan alırız" dedi. Sonra eve geçerken baya surat falan astım. Hiç beklediğim gibi bir doğum günü olmadı. Biraz travmatik oldu benim için.
Ben de gittikten sonra telefonda baya moralim bozuk konuştum. Sonraki gün pasta falan getirmeseydi açıkça konuşup beni önemsemediğini hatta ayrılmayı düşündüğümü de söylerdim. Normalde hiç çiçek de almadı. Hatta bir keresinde çiçek alırım ama solacak sonra o yüzden almıyorum demişti. Bence ölüp bittiği birisi olsaydım otomatik olarak içinden gelerek yapardı her şeyi.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
@loch ness birlikte olduğun insanı iyi hissettirecek bir şey yapmayı sevmiyorsan sorun sendedir.
Allah senin gibilerden uzak tutsun kadınları.
-3
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
ayrıl coco +1
+2
gabe h coud
(19.10.25)
ilk doğum gününü kutlamalıydı. 10 yıllık evli çift değilsiniz. bence sen haklısın. ama kimseyi de değiştiremezsin, öğretemezsin. adam böyle biri demek ki.
0
deartheodosia
(19.10.25)
ben aşırı hassasım bu tür konularda eşimden de düşünceli olmasını bekliyorum, eğittim de o herkesin cimri dediği adam benim istediğim her şeyi bir şekilde yapıyor önüme seriyor.

seviyorsan böyle demezdin. sevmiyorsan ayrıl. seviyorsan şekillendirirsin merak etme
-2
Hallegadola
(20.10.25)
ayrılma bi süre aldat ara sıra, baktın yine sarmıyor ayrılırsın.
0
Algorix
(22.10.25)
(12)

Kıskançlık psikolojisi

arbre
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.

Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim sevgilim olsaydı olay çıkarırdım. Ama ben sevgilimi kıskanacağım o erkek konumumdayım gerçekte. Anlatabildim mi bilmiyorum. Ya da cinsellik konusunda geçmişini bilmek beni rahatsız eder, ama ben de neler yaptım. Kendi psikolojimi çözemiyorum. :D Psikoloğa mı gitsem?
-8
arbre
(16.10.25)
Psikologla alakası yok kişiliğin gelişmemiş.
Bu yaştan sonra gelişir mi inan bilemiyorum.
+17
Gradient_tabanlı_mor
(16.10.25)
kaç yaşındasınız bu aslında önemli bir kriter.
eskiden ben de böyleydim. mesela erkek arkadaşım (şimdiki eşim) bir kız arkadaşının sadece oturduğu semti biliyor diye yapmadığım kalmamıştı sen nerden biliyosun demek ki evine gittin vs. çok utanıyorum o hallerimden ama çok küçüktüm, 19 yaşındaydım. şu an eşim kız arkadaşlarıyla bensiz buluşur, görüşür, bi kıskançlığım kalmadı ara ara kıskanıyorum ama sorun çıkartacak, kavga çıkartacak düzeyde değil.

bence siz biraz niyet okuyorsunuz. karşı cinsten arkadaşı olması iyidir insanın her zaman. benim de karşı cinsten arkadaşlarım var. bunda yanlış bir şey yok. biraz empati yapmayı öğrenmeniz lazım. eğer aşırı kıskançsanız ve bu durumu çözemiyorsanız psikolog şart bence de. insan onunla konuşurken anaaaa diyip kendini çözüyor tabii doğru psikoloğu bulursa.

edit: kullanıcı adınıza bakmamıştım arbreymişsiniz çok genç olduğunuzu düşünmüyorum orta yaştasınızdır herhalde 35 civarı falan.
+2
matilda
(16.10.25)
matilda, 32'yim :)
0
🌸arbre
(16.10.25)
Böyle yaparak hem kendini hem karşınızdaki kişiyi bunaltirsin. Psikologa gitmek iyi fikir bence zaten farkındalığın olmuş bu konuda.
0
pembediken
(16.10.25)
Toksik maskülenite konusunu araştırmanı öneririm.
0
rock n roll
(16.10.25)
Gradient_tabanlı_mor, kişilik ne anlamda? Kişiliğimin ortalama üstü olduğunu düşünüyorum. Laf sokma mı, yardımcı olmak için mi bu yorum
-8
🌸arbre
(16.10.25)
abicim son derece sağlıklı bir erkeksin. bu devirde herkes alt alta üst üste diye de bu rezil ortamdan midenin bulanmasını garipsemene lüzum yok. herkes böyle olmak yada sosyal medya-hızlı sadakatsiz ilişkiler çağının getirdiklerini kabullenmek zorunda değil. hem kadın hem erkek olarak farklı bakış açısına ve karşı cins ile mesafeli insan ilişkileri kurabilme kapasitesine sahip kişiler de yaşıyor aramızda.

kız arkadaşın bir erkekle konuşursa elbette ki kıskanırsın, anında müdahil olmadığın sürece sorunlu bir durum yok. bu konuşmaların sıklığı artar , tonu değişirse de müdahale etmen son derece sağlıklı bir tepkidir. utandırma söylemlerine takılma bence.
-6
loch ness
(16.10.25)
reyiz gün gelecek eşin otobüse metroya binecek yanına elin adamı oturacak napacaksın.
iş arkadaşlarıyla çay kahve sohbeti yapacak engel mi olacaksın?

kendini eğitmeye çalış bir şekilde.
0
Hallegadola
(16.10.25)
Shepard nerlerde ya?
-1
mikahakkinen
(16.10.25)
mikahakkinen, 1 günde kurtulduk hepsinden. Compumaster sağ olsun. Komik olan Shepard beni engellemiş. HAHAHA. Ulan engelleyecektin neden her soruma cevap yazdın. Kafalar pırıl pırıl.
-1
🌸arbre
(16.10.25)
bence bu klasik erkek ikiyüzlülüğü :)) sevgilin olduğunda bu huyunu şu şekilde değiştirirsin, sen de artık kızlarla yakın olmazsın, senin kız arkadaşın da erkeklerle yakın olmaz, karşılıklı uzlaşma sağlanırsa sorun da kalmaz. pskologa gidecek bi durum olmaz. benim eşimle aramdaki anlaşma bu şekilde, kimsenin karşı cins arkadaşı yok, böyle anlaştık.
+1
Sadece soruyorum
(16.10.25)
psikolojik özellikleri tek tek anlatıp hepsi bende bok gibi demenize gerek yok, genel olarak psikolojik/psikiyatrik problemleriniz olduğu ortada. psikolog ve psikiyatrist takibi şart.
+1
co2s2
(17.10.25)
(20)

Çocuk büyütmek gerçekten böyle mi?

silverleaf
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar sadece kendileri ve çocuğu yediriyor. Çocuk sahibi olmak cidden böyle bir şeyse hayata dair tüm beklentilerimi sorgulamak istiyorum...
+1
silverleaf
(13.10.25)
Aile gevşek . Bu çocuk zaman ve nasıl uyuyor? kısmına daha gelmedik
Kimi ailelere bakın. onlar da farkında değiller belki ama çocukları onları yönetir. Onlar da bunu çocuk
büyütmek zanneder.
-2
diyecevaplandı
(13.10.25)
Tarlada çalışırken doğum sancısı başlayan, Sonra bebek ağaç gölgesinde uyurken tarladadaki işine devam eden kadının üçüncü kuşak torunu bu hale geldi.

Çocuk merkezli yaşayan bir garip aile modeli gelişti ülkede. O modeldir onlar. Hiç öyle bir şey yok yani.

3 saatte, beş dakikaya sığdırılamayacak ne yapıyorlar ki evden çıkarken.
-6
Mirket
(13.10.25)
Tamamen kisilere ve cocuga bagli. Ilk oglumuzu araba koltuguna oturtmak bile kucuk bir meydan muharebesi gibiydi. Adamin karakteri boyle, zor bir cocuk ve hala oyle. Daha sonra iki oglumuz daha oldu. Bunlari torbaya koyup sokaga cikarim, sikinti olmaz.
+4
quaker
(13.10.25)
bir söz var ya “en iyi anne anne olmamış annedir” gibi. katılıyorum. en iyi anne ve babalar çocukları olmayan kimseler ki akıl vermekte çok iyiler :,)

15 aylık bir çocuk hala bakıma muhtaç. zamanla anne ve baba (daha çok anne tabii) kendisine vakit ayırabilmeyi başaracak ve çocuk (bebek) hayatlarına bu kadar hakim olmayacak. ama bu yaşlarda genellikle böyle, evet.

bizim anne babalarımız bizi çok rahat yetiştirmiş gibi hissediyorum ben ayrıca, şimdiki nesilde çocuk merkezli oluyor her şey. ben de isterdim çocuğum benim programıma uysun falan ama öyle olmuyor işte. aklı ermeye başlayınca daha kolaylaşıyor bazı şeyler.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
soruyu ben tam anlayamadım. misafir size yardım etmedi diye takıldıysanız zaten olması gereken bu değil mi?

onun dışında 15 aylık bi çocuk varsa hayatın onun etrafında dönmesi normal o aile için.

3 saat derken abartı olduğunu düşünüyorum. zaten bir yetişkinin ceketini alıp evden çıkması ile 15 aylık bi çocuğun evden çıkması için gereken hazırlık tabi ki aynı olamaz.

bence çocuğu olmayan insanlar çocuklu durumlar için yorum yapmasınlar.
0
elorelia
(13.10.25)
benim 75 yasinda kayinpederime, "cocuk gece teroru yasiyor, pek iyi durumda degiliz" dedigimizde, "ne olacak kabus goruyo iste, abartiyosunuz" demisti.
bizde misafir olduklari bir gece, gece terorune kendisi denk geldi, gozunu cikartacakti cocuk, odasina kacti pitir pitir koca adam.

baskasinin yasadigini yasamadan, o yasanan hakkinda gazel okumak kolay gelebilir de, genelde pek tutmaz. ben de yaptim cocugum olmadan once, yedik bi bok.
+5
quaker
(13.10.25)
benim de çok sevdiğim arkadaşlarım çocukları ile bu durumda. ve ne yazık ki buna kendilerinin sebep olduğunu düşünüyorum. onlar o tablonun içinde en doğrusunu yaptıklarını düşünüyorlardır ki öyledir de ama ben dışardan bakınca hatalar görüyorum.

anneler ve babalar tabii ki siz bizi anlayamazsınız, çocuğunuz yoksa yorum da yapmayın demişler ama bir çocuğun 3 saat yemek yemesini beklemek, ikna etme çabaları, gerginlikler filan bence normal ve doğru davranış olamaz. Çok üzgünüm. bu örnekte 15 ay kucuk ama benim arkadaşlarımda bu yıllarca sürdü. Evlerine gitmek sırf bu yemek ve dışarı çıkma mevzularından beni çok daraltıyordu ki hala böyleler :(

bence duyuru sahibi de yemeği kendi hazırlaması toplaması kısmını 3 saat süren bu yemek sürecine dahil değil diye belirtmek için söylemiş. Arkadaşından bunu beklediği için değil de.

ben bu arkadaşımı bu yemek konusunda sorgulayıp ara ara eleştiriyorum. bunları yemezse hasta olur yine biz uğraşırız vesaire diyor ama her gün en az 2 saat süren yemek krizini yaşamak hasta olmasındansa tercih edilecek bir şey değil bana göre.
-2
a perfect lie
(13.10.25)
3 saat olmasada vakit alıyor doğru
+1
basond
(13.10.25)
Öncelikle çocuğu olmadan buraya yazan arkadaşlar buraya yazdıklarını eğer çocukları olursa; ondan sonra bir daha okusunlar. 3 saat 5 saat 5 dk on dk. Çocuk sahibi olmak dünyanın en zor işi. çocuk olana kadar, ne kadar özgür olduğunu anlamak dünyanın en acı şeylerinden. çocuğum olmadan önce çocuklu ailelere kızar laf ederdim. olunca anladım ki çok zor amkkkk.

3 saat veya 5 saat olması ailenin düzenine bağlı bir şey. artık çocuklar aileleri yönetir durumda.

ben er kişiyim, eşim ve benden başka çocuk bakımına yardımcı olan herhangi bir kimse yok. kendime dair bir hayatım kalmadı. eşimi zaten düşünemiyorum. gerçekten bilinçli ebeveyn olmak zor.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
@a perfect lie beni çok iyi anlamış. derdim tabii ki bana yardım edilmemesi değil, durumu canlandırmak için yazdım ama yanlış anlaşılmış. Konu bir yemek yeme + yedirme sürecinin 3 saat sürmesinin normal olup olmaması. Aynı şey sabah hazırlanmak için de geçerli. 3 saat de hazırlanma süreci. Beraber etkinlik yapmak o kadar imkansız ki, hadi gidelim diyorlar tamam diyorum 3 saat geçiyor. Bireysel olarak onlara yardım edebileceğim her işi yapıyorum etraflarında ama yine de 3 saat.
+1
🌸silverleaf
(13.10.25)
3 saat çok fazla ama çocuğuna göre değişir, 5 yaş çocukla 45 dk falan alıyor benim oyuncaklarını toplayıp (bazılarını hala yanımızda gittiğimiz yere taşıyoruz işte bilinçsiz anne örneği ben) ve havaya göre giydirmekle, nereye gideceğimizi açıklamakla falan. yemek yemesi yarım saat gibi.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
mecazen mi 3 saat dedin çok anlamadım ama gerçekten soruyorsan 3 saat çok abartılı. 14 aylık bebeğim var genelde gideceğimiz yerlere hesaplanan vakitten 20 dk sonra varırız. niye hep 20 dk geç kalıyoruz anlamıyorum ama genelde çocuk yürümek istiyor kucakta durmuyor filan yavaş yürüyor ondan kaynaklı sanırım.

yemek yedirmek ve kendimizin yemesi de max yarım saat olur, 3 saat kraliyet yemeği mi yiyorlar :D
+2
Gradient_tabanlı_mor
(13.10.25)
aynısı durumu bizde de hala var, yani illallah ettiriyor, değişiklik filan istemiyorlar, biraz rutin çocuklara iyi geliyor. anne baba çalışıyorsa o yaşta kendi kurdukları oyunları oynamak istiyorlar, mesela dışarı çıkacaksak kuaför oluyoruz, pantolon giydirme makinesi oluyoruz bunları öğrendikçe 1 saat altına indik, tabi bizim hazırlanma sürecimiz de var.

yemek konusu ise şöyle, biz bir şeyler hazırlayıp arabada yemesini istiyoruz, sabah okula giderken kahvaltısı da öyle elinde çerezi, dışarı bakarak yiyor arabada, yemek yemesini beklemek de yanlış, zaten ben evde bakarken doğrudan kahvaltı hazırlamam, önce dışarı çıkarız, parkta acıktırır öyle kahvaltı kurarım.
0
hoot
(13.10.25)
mecazen 3 saat kullanılmış. kimse 3 saat çocuğa yemek yedirmeye çalışmaz.

ama dışarı çıkma konusu 3 saat alabilir.
altını değiştir.
yemek yedir.
bebek bakım çantası hazırla
dışarısı için hazırda mama yoksa onları yap.
bebeğin üzerini değiştir.
kendin tuvalete git
kendin hazırlan.
bu sırada bebek tekrar kaka yapmış mı diye kontrol et.
arabayı al kapının önüne getir.
+1
duyuruuser
(13.10.25)
"Tarlada doğum sancısı tutan kadın" diyen arkadaşa çok katılıyorum. aynen kardeşim tarlada bebeğe bakmayıp işine devam ettiğinde bebeğin ve annenin fiziksel ve psikolojik sağlığında bir sorun olmuyordu. Ölüm oranları çok düşüktü bizim nenelerimiz zamanında, hele psikolojileri çok iyiydi kesinlikle damızlık gibi doğum yapıp bebeklerinin yarısı ölen ve kalan bebekleriyle bağ kuramayan nenelerimizin.
Onu da geçtim, kadının ne haddineymiş konforlu ve hijyenik ortamda bebeğe bakmak? Bu ne şımarıklık? Lütfen sevgili kadınlar, tıpkı nenelerimiz gibi yaşayın. Bir de utanmadan hayatınızdaki önceliği bebeğinize veriyorsunuz yahu! Mesela tek kullanımlık bezler de almayın, kakalı bezleri yıkayın çünkü nenelerimiz böyle yapıyordu biliyorsunuz ki. Allah allah ya!
+4
mor bembombom
(13.10.25)
Bir uçtan diğer uca fazla hızlı savrulduğumuzu anlatmak için verdiğim örnekten mağduriyet devşiren kronik mağdur arkadaşım,
Ne soruda ve ne de verdiğim cevapta aile yapısı içinde belirli bir cinse özel bir eleştri yoktur. 3 kuşak öncesindeki durumun doğru olduğuna dair de bir sözüm yoktur. Benim sözüm çocukerkil aile düzeninin abukluğunadır.
Yazdıklarım o gözle oku. Ya da okuma. Mağduriyetini doya doya yaşa. Sen bilirsin.
Bu arada mor kurdelalı bir eyleme katılırsan çağır ben de gelirim. Ama 7*24 dünyaya o gözle bakma. Mutlu olamazsın.
-2
Mirket
(13.10.25)
mor bembombom +1
tarladaki nenelerimiz örneği beni de çok rahatsız ediyor her defasında duyduğumda. dünyaya getirdikleri çocukların yarısı vefat ediyormuş zaten. yazık o kadıncağızlara. ve hala sömürülüyorlar emekleriyle.
0
deartheodosia
(13.10.25)
bazı insanların götü ağır çocuktan bağımsız olarak. bence çocukla alakalı bir durum yok. ebeveynlerin karakteriyle alakalı bir durum.
0
Hallegadola
(13.10.25)
Bazı insanların zaman algısı ve zamanı kullanma hızı çok tuhaf, çok yavaş olabiliyor. Annem de öyledir, onun sağlık sorunları da var ama öteden beridir annemin dikkati çok dağınık olduğundan bir işi yapana kadar saatler geçebilir evet. Olabilir, yapı.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
İnsanlar abarttığımı düşünmüşler doğal olarak ama değil, maalesef. Neyse ki bu gözlemi yapan sadece ben değilmişim.
+3
🌸silverleaf
(13.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(12)

isten cikarildim:( avukat tutmali miyim?

dokunmakalbime
hersey çok ani oldu. aksam 5de apar topar isten cikatildin dediler. 10 yildir calisiyordum. ihbarsiz ve sebepsiz isten cikarildim. yarın sirket avukati ve uzlasmaci ile gorusecegim..insan kaynaklari bütün haklarimi verecegini söyledi. ise geri dönmeyi kesinlikle istemiyorum. tek arzum haklarimi sonu
hersey çok ani oldu. aksam 5de apar topar isten cikatildin dediler. 10 yildir calisiyordum. ihbarsiz ve sebepsiz isten cikarildim. yarın sirket avukati ve uzlasmaci ile gorusecegim..insan kaynaklari bütün haklarimi verecegini söyledi. ise geri dönmeyi kesinlikle istemiyorum. tek arzum haklarimi sonuna kadar almak. sizce avukat tutmali miyim? gerek var mi? tesekkurler
0
dokunmakalbime
(30.09.25)
Haklarınızı biliyorsanız ve de bildiklerinizden eminseniz şart olmayabilir, yarın görüşmede size tuhaf, şüpheli gelen bir şey teklif edilirse "ben bir avukatımla gorusecegim" der avukat bulursunuz.

Gitmeden tazminat vb haklarınızı da hesaplayıp hazırlıklı gidin.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Arabulucu görüşmesinin ilk oturumunda anlaşmak zorunda değilsin, ne teklif ediyorlar bak, kafana yatmayan bir durum için ikinci oturumu bekletebilirsin. Geçmiş olsun, desteğe ihtiyacın olursa yazabilirsin.
0
Bruce
(30.09.25)
Bu durumda haklarınızı bu konudaki uzman web sitelerden hesaplayın, eksik bir şey kalmasın, uzlaşmacı zaten bir tarafı temsil etmiyor, verilen paraya basın eksik yoksa imza atıp ücreti alacaksınız hepsi bu maalesef. Tabi imza sonrası hukuki başkaca bir hakkınız olmuyor doğrusu pek avukatlık bir durum yok bunun dışında.
0
Teran
(30.09.25)
işe iade davası da açın. dava sonunda (karar sizin lehinize çıkacağı için) işe almamak için ekstra tazminat ödeyen şirketler var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(01.10.25)
- işe iade davası açarsanız ve ortada gerçekten nedensiz bir işten çıkarma varsa mahkeme sizi haklı bulur ve 8 maaşa kadar tazminat hakkınız olur. ama tabii davalar uzun sürüyor. birkaç yılı bile bulabilir.
- arabulucuda imza atıp anlaşırsanız işe iade açamazsınız, arabuluculuk anlaşması mahkeme sonucu yerine geçiyor gibi bir kural var. parayı da hemen alırsınız.
- arabulucuda anlaşırsanız kıdem tazminatı + izin bakiyeniz + maaş bakiyesi + ihbar tazminatı ödenir. başka hak edilmiş prim vs. varsa onlar da dahil olur tabii. bunun üstü de ödenebilir ama o kısmı pazarlığa tabidir.
- sizi hangi koddan işten çıkaracakları önemli. haklı nedenle mi, geçerli nedenle mi ve hangi sgk kodundan? işten çıkarma kodu hem sgk kayıtlarınızda görünür hem de işsizlik maaşı alıp alamayacağınızı belirler.
- size açıklama yapmamış olsalar da hiç aklınıza gelen bir konu yok mu? bazen bir olay olur, onun hemen akabinde çıkarma yapılmaz da olayın soğuması beklenir. yöneticiyle, bir iş arkadaşıyla tartışma, yazışma, dönemsel bir performans düşüklüğü, fazla izin alma vs.
0
la lykia
(01.10.25)
10 senenin tazminatı da ne olur be :D

ben sevinirdim açıkcası ne yalan söyleyeyim. ben tazminatsız kendi isteğimle defalarca iş değiştirdim keşke beni de arada kovsalar da tazminat alıp iş değiştirsem.
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.10.25)
geçmiş olsun. mahkemeye git dava aç itibari iade iste falan boş ver. yıllarını alır. koparabildiğin kadar para kopar. alacağından fazlasını almaya çalış avukatın tek faydası bu olur. büyük ihtimal sana dava açamaz alacakları yoktur kağıdı imzalatacaklar. ona göre gardını al.
0
koela
(01.10.25)
Koparabildigin kadar kopar +1
Benim arkadaş arabuluculuk da yapıyor ve dediği eğer orta nokta varsa en iyisi onu bulmak. Yoksa dava uzun sürüyor ve paranın değeri de kalmıyor.
0
logisticsmanager
(01.10.25)
@gradient tabanli mor
10 senenin tazminatı hiçbir şey olmuyor artık. Tazminat tavanı aylık 53 bin.
0
benaslindayohum
(01.10.25)
brut kidem tazminati oldugunu unutmayin, o sirada haklariniza bakin.
ise iade davasi kazanildiginda verilecek parayi 1/1 olmasa da yakinsayan bir rakama anlasmaya calismak daha mantikli olur bence.

su blogda 3 tane yazi var ben ayrilirken baya isime yaramisti.

birazhayalet.blogspot.com
0
bay b
(01.10.25)
Davaya gitmeden halletmeye bak. Paket alırsan ne ala.
0
gabe h coud
(01.10.25)
Geçmiş olsun, bu arada.
0
gabe h coud
(01.10.25)
(20)

Çocuk bakarken maddi olarak zorlanıyor musunuz? Pişman mısınız?

ananiyimioguz
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara:
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?

2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?

3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara: Çocuklar yetişkinse zaten bir şekilde idare ediliyordur belki ama özellikle okul çağına yeni başlamış çocuğu olanlar, keşke aile baskısı, çevre baskısına kapılmasaydım veya ana olmak istiyorum, baba olmak istiyorum, egomu tatmin etmek istiyorum, hiç gerek yok ama dünyaya bir çocuk getirmek istiyorum demeseydim de keşke doğurmasaydım diyeniniz var mı?

Olası gelecek eleştiriler üzerine açıklamalar:

Kimse çocuğunu düşünüp duygusal olarak keşke doğurmasaydım demez herhalde. Sadece mantıksal olarak düşündüğünüzde diyorum.

Yani ben dünyaya gelmeseydim de olurmuş... diyebiliyorum. Ya da hayvan sahiplenenler, ulan zormuş ya sokağa atayım, birine vereyim, sahiplendireyim vs. diyebiliyorlar.
Annesine babasına bakamayanlar bakıcı tutabiliyor, huzur evine verebiliyorlar, hatta hiç ilgilenmeyebiliyorlar.

Çocuk nedense en kutsallaştırılan şey. İnsan evlenip pişman olabilir, çocuk yaptım diye neden pişman olmasın? Yani sevmesin, bakmasın demiyorum ama içten içe pişman olup sorumluluktan dolayı bakan, kan bağı olduğu için, evladı olduğu için yani olgusal olarak bakanlar illa ki vardır. Her pişman, sokağa atacak veya sevmeyecek diye bir şey yok.
0
ananiyimioguz
(26.09.25)
Biraz ekstrem bir durumdayım. Oğlum 7 yaşında, doğduğunda ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, bereketiyle gelir dedikleri doğruymuş.

Deli gibi çalıştım, evde hep ek iş yaptım, endüstriyel projelerden öğrenci projelerine kadar ayırt etmeden yaptım ve şu anki çalıştığım iş yerini bu sayede buldum. Proje yaptığım bir iş yeri tam zamanlı çalışmamı istedi, mevcut işimden istifa edip şehir değiştirdim.

Çocuğumun oyuncak bütçesiyle ev geçindirenler var, iyi baktığımı düşünüyorum, beni ekonomik olarak zorlamıyor ama ikinci çocuğu hem yaşımdan dolayı hem de yeni bir çocuğa verecek manevi gücüm yok diye yapmıyorum.

Hiç pişman değilim, ömrümde hiçkimseyi bu kadar sevmedim. Düzgün bir insan olması için elimden geleni yapıyorum.
0
kimlanbu
(26.09.25)
Çocuğu olan arkadaşlar genelde ailelerinden destek alıyorlar. kimi ev veriyor kimi aile para falan. Tek maaşsa eğer zaten geçinmek imkansız gibi
0
runaway
(26.09.25)
çocuk doğduktan 3 ay sonra krediyle ev alıp birde tadilat yaptırdık. çünkü neden olmasın! bu dertlere girmeseydim hiç zorlanmazdım ama şu an çok zorlanıyorum.

çocuk genel olarak masraflı tabi. ama pişman olmak falan aklımın ucundan geçmedi.
0
scudman1
(26.09.25)
Masrafı çok ama zorlamıyor şu an.

Anne olduğuma bir gün bile pişman olmadım. Aynada gördüğüm kadını tanıyamasam da yorgunluktan geberiyor olsam da hayatta yaptığım en güzel şey kızım.
0
sadakatsiz
(26.09.25)
Bir an bile pişman olmadım. Hayatımda daha anlamlı hiç bir şey yok çünkü. Çok yoruluyorsun, çok fedakarlık yapıyorsun, kendini unutuyorsun ama hepsi anlamlı bir şey için. Sırf bu motivasyon bile insan üstü bir şekilde insana dayanma kuvveti veriyor. Maddi olarak da imkanlarım daha az olsaydı daha uygun şekilde büyütürdük. Mesela 25 binlik bisikleti değil de bin liralık olanı alırdık. Ama çocuk için bir şey farketmiyor zaten sevgi dolu ailesi olsun yeter.

Oğlum doğduğunda hemen bir tane daha yapmalıyım bu ne muhteşem bir şey demiştim. Hala aynı düşüncedeyim inşallah bir kez daha doğuracağım, fırsatım olursa bir tane daha hatta. Çocuk çok güzel bir şey ve bu evrende kıyaslayabileceğin herhangi başka bir güzellik yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.09.25)
Bakamayacağımı hatta hem kendime hem babası ve ailesine hem de ülkenin gidişatına güvenmediğim için çocuk yapmadım, çocuk istemediğim için de evlenemedim. O şekilde düşün. İnsanların lüzumsuz eleştirilerini dikkate almana gerek yok, üzülme öyle her şeye.

İnsan duygusal olarak bazen her şeyden nefret eder. Çocukken ergenken ana babamızın ölmesini istediğimiz olmuştur, çok insana olur bu. Geçici bir durumdur ve bir süre seni hırpalarken sen yapman gerekeni yapıp kendine bakıyorsun ne durumdayım ne istiyorum ne yapabilirim diye. Şahsen hem parasızlıktan hem de vefa borcu hissettiğimden ayrı eve çıkamıyorum, mutlaka bir arada yaşamak zorundayız ve ben ona bakmak zorundayım diye hissediyorum, gitmiyorum bir yere. Kendimden veriyorum, kendime ait bir düzen, bir alan oluşturamıyorum, odamdan ibaret her şey. Öldükten sonra ulan keşke böyle yapmasaydım diyecek miyim bilmem, annemi yalnız bırakmaktan öldükten sonra hoşlanmayacağımı biliyorum ama.

Bu benim kendi vicdani hesaplaşmam, herkeste farklı olabilir, kimse kimseyi referans almak zorunda değildir. Bir dayanağa çok ihtiyaç duyuluyorsa en üst değer olarak gördüğü şeylerin (mesela dinlerin, milliyet gibi felsefe gibi çeşitli aidiyet duyulan şeylerin) ilkelerine başvurulur, düşünülür, karar verilir. Yine sen karar verirsin, insanları aşırı ciddiye almamak lazım.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Duyuru'daki teknik aksaklık yüzünden bir türlü düzeltemedim; en baştaki kısım "bakamayacağımı bildiğim için" olacaktı.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Maddi olarak biraz zorlanıyorum ama pişman değilim. Bebeğin sana bakarak güldüğünü görünce ancak neden şimdiye kadar bekledim diye pişman olursun.

Bebek olduktan sonra, bebeğin konforu için eş ile fikir ayrılıkları çok oluyor, daha sık tartışmaya başlıyosun asıl o yoruyo.
0
duyuruuser
(26.09.25)
Tek çocuğum var bebekliğinden beri tek başına bakıyorum. Bu sene ilkokula başladı. Evvelinde bakımında hep annem destekçi idi. O olmazsa işim maddi manevi çok zordu.

Çocuk isterken her yönden ne kadar zor olduğunu biliyordum, bu sebeple bir sürpriz olmadı. Ülkeye güvenim yok kendim didinerek gelir yaratmaya çalıştım. Doğum izninde dahi outletlerde kabinde ürün çekimi yapıp online sattım. O denli boş durmadan çalıştım, çalışıyorum. Eğitiminden sağlığına, giyimine, oyuncağına kadar en iyisini sağlamak için parçalıyorum açıkcası kendimi. Yorgunluktan kimi zaman canlı cenaze gibi geziyorum ama feda olsun yavru kuşuma.
0
cilekli pasta
(26.09.25)
Yorumlardan görüldüğü gibi kimse pişman olduğunu itiraf edemiyor:)
0
nothing in my way
(26.09.25)
maddi olarak zorlanmıyoruz ama bu çok değişken bir şey. bebekken bi hastalığı ya da özel mamayla beslenme gibi durumları olmazsa pek bi masrafı yok açıkçası. ama sonrasında kreş vs derken iş değişiyor. ha devlet kreşine gönderirsiniz aylık 2 bin tl, belediye kreşine gönderirsiniz 10 bin tl, özel kreşe verirsiniz 30 bine de var 60 bine de. kreşe vermez büyükler bakar, bedava. kızım 3 yaşında elle tutulur tek masrafı kreş şu an. onun dışında kıyafet, ayakkabı vs çok büyük kalemler değil.

manevi olarak zor. pişman mıyım, hayır. yani zaten doğurduğun ve sevdiğin bi canlıdan pişman olman imkansız oluyor bir nevi. keşke doğurmasaydım filan diye aklımdan geçirdiğim günler tabi ki oluyor da doğurmuşum yani pişman olsam ne olacak :D zaten koşuşturma ile geçiyor, hayatını da ona göre uyarlıyorsun, durup düşünmeye pek vakit kalmıyor bile bazen. bir de beklentiyi de ayarlamak gerek zaten öncesinde. hayat baştan aşağı değişiyor yani çocuk olduktan sonra o bar benim bu bar senin takılmayı filan planlıyorsan tabi ki pişman olursun. akşam sekizden sonrası ölüyor senin için artık. uyku saatlerine göre dışarıda olabilirsin. bebek arabada uyumayı seviyorsa şanslısın, sendromları var, inat dönemleri var, tuvalet eğitimi var, bok temizlemesi var. var da var. hani beklenti zaten bunlar olmalı. güzel yanları da ekstrası işi, katlanır kılıyor. kendini hazırlamadan hamile kalıp, işi düzgünce bölüşemeyen, destek almayan ebeveyn tabi ki pişman olur.

ha bir de destek almıyorsanız zor gerçekten. bizde eşimin ailesi bakım konusunda destek oldu. onlar olmasaydı bitmiştik. bakıcıya veremezdim mesela, evden çalışma imkanım yoksa işten çıkmam gerekebilirdi... şu an kreşe gidiyor olmasına rağmen alıp bırakma konusunda hala destek veriyorlar mesela.

araba şart gibi bir şey bu arada.

evlilik de çok sağlam olmalı. en benim diyen erkek bile babalık konusunda saçmalıyor. sizin eski duyuruları hatırlar gibiyim. onları düşünürsek eğer çocuk planı varsa önce evliliği sağlamlaştırın derim. duyuru sadece maddi açıdan bakılıyor gibi geldi olaya. ama maddiyat 1 önemli ise diğer konular 2 önemli bence.
0
elorelia
(26.09.25)
Çocuk bencillik, sırf sen ebeveyn duygularını tatmin edeceksin diye dünyaya getiriyorsun. Paran, zamanın gidiyor. Bu senin tercihin. Ama aynı zamanda çocuğu da bir savaşa sokuyorsun. Sana bir şey olsa çocuk ortada kalacak. Paran yok, gidiyon doğurup sokağa salıyorsun. İstediklerini alamıyorsun. Çocuk hep eksik kalıyor. Niye çünkü analık duygusunu yaşayacağım. Çocuk bildiğin dert ve bela.

Edit: bir de rızkıyla gelir diyen cahiller var. Evet filistinde afrikada öyle geldi. Kesin.
0
Shepard
(26.09.25)
Bunu aileye değil çocuğa sormak lazım.

Ailemin hiç arabası olmadı. Bir kere ödev yaparken maket bıçağı ile elimi kestim, acile gitmek için minibüs bekledik, öyle gittim. Taksi çok pahalı olur diye binmedik.

Bir yere giderdik, 16k denen lanet otobüste midem bulana bulana giderdim. Zor tutardım kendimi, otobüs iner inmez kusardım.

Kreş falan hak getire, anaokuluna bile gitmedim.

Ne doğru düzgün bir oyuncağım oldu, ne de herhangi bir şeyim. Kendi odam bile yoktu.

Ama aileme sorarsanız hiç pişman değildir, elinden geleni yaptık derler.
0
substituent
(26.09.25)
@ nothing in my way, onu özelden yazıyorlar, sanırım linç yemek istemiyorlar :(

Lanet olsun çocuğa, keşke ölse gibisinden değil de annelik / babalık bana göre değilmiş, sonradan anladım... gibisinden.

@ elorelia, evet o da ayrı bir konu zaten, onu denkleme katarsam hiç düşünemiyorum da işte şimdilik sadece "çocuk" olayını sorguluyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(26.09.25)
benim çocuğum yok ama kardeşimin ikizleri var. bana göre çocuk sahibi olmaktan değil, beraber çocuk sahibi olduğu kişiden pişman. ikisi de devlet memuru, eşi neredeyse 7/24 çalışıyor ama ona rağmen borçları bitmiyor. eşinin işi oluyor akşam geç geliyor, işi oluyor haftasonu bir yerlere gidiyor, işi oluyor iki üç gün eve gelmiyor. kardeşim neredeyse yalnız anne*. annemler çocuk bakma, okuldan alma gibi konularda destek oluyor, ben maddi destek oluyorum.
0
inheritance
(26.09.25)
Güzel soru ama türkiyede dürüstçe cevap verilebilecek en son sorulardan.
Burada da bunu görebilirsin. Artık dönüşü olmayan bir şey için en azından tepki almayalım diyerek herkes halinden memnun taklidi yapıyor. Bir de herkes varını yoğunu, hayatını, emeğini herşeyini çocuğuna veriyor ama sokaklar ssç den geçilmiyor ne hikmetse.
0
dawsonscreek
(26.09.25)
Tek çocuk var başımıza gelecekleri öngördük ekonomik imkanlarımız vardı bu sebeple ekonomik olarak hiç sorun yaşamadık
Diğer zorluklarından yana zerre pişman değiliz
0
basond
(27.09.25)
Yakınımda bir örnek var da düşünmeden edemiyorum acaba çocuğu olmasa hayatı farklı mı olurdu, yoksa aynı mı olur diye.

Amcam ülkenin sayılı üniversitelerinden 2000lerin başına mezun olmuş bir mühendis.
İngilizcesi de çok iyi. Normalde hep zaten biraz içe kapanıkmış ama öğrenciyken dünyayı falan gezerdi.

Evlendi 2 çocuğu oldu. Eşi de benzer donanımda. İkisi de çalışmasına rağmen çocuk bakmaktan ne bir ev değiştirebildiler ne bir araba değiştirebildiler (2000 model) ne bir seyahat ediyorlar. İstanbulda 20 yıldır ev-iş arası gelip gidiyorlar.

Ne zaman maddi olarak bişey sorsam, ya çocukların okul masrafı çok nasıl yapalim diyor.

Yıllık zaten şu kadar para gitti diyor. Hayır öyle pahalı oyuncaklar, kıyafetler de almazlar yani. Tek kısmadıkları şey eğitim ve yeme içme.

Ama ben anlamıyorum 2 tane uzman veya yönetici seviyesinde evli insan, nasıl 2 tane çocuğa bakarken hayatlarını bu kadar ot gibi yaşayabilirler?

Hiç mi bir hobiniz yok, merak ettiğiniz bir yer yok.

Amcam kuzenlerle olan gruba sürekli evliliğin pişmanlık olduğu alt metinli komikli videolar atıyor son yıllarda. Şakayla karışık amca zorla tutuluyorsan işaret yap diyeceğim de demiyorum.

Yenge tarafını bilmiyorum onda da durum farksız değildir herhalde.

Böyle olunca hadi evlilik pişmanlık olabiliyor bunu herkes rahatlıkla dile getiriyor da, acaba kendilerine itiraf edemedikleri diğer bir konu da, belki çocukların da pişmanlık olduğudur. İnsan bunu kendine yediremeyebilir ama hayatlarını yaşayamadıklarına engel şeylerden biri de çocuk yapmaları olabilir.

Belki aranızda nispeten daha iyi yaşayanı vardır ama yine de çocuk hayatınızı bir şekilde etkilediği için belki çocuksuz olsaydım... ki senaryoyu düşünüyorsunuzdur ama suçu da çocuğa atmak vicdanınızdan geçmiyordur. Çünkü sonuçta çocuğun da bir suçu yok, onu siz yaptınız.

Ah o gülüşü yok mu, ah o sarılması yok mu, ah o anne baba demesi yok mu... diyerek belki de kendinizi tatmin etmeye çalışıyorsunuzdur. Kaldı ki çocuğun da hayırlı olup olmaması, sorunlu olup olmaması gibi de bir ihtimal var da ona çok girmiyorum.

Geri dönüşü olmayan bir karar için "ya aslında biraz pişmanım" demenin de ne faydası olur bilemiyorum ama en azından belki dürüst olanlar vardır, bana bir fikir verirler diye sordum.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
Bir de ben yanlış mı hatırlıyorum sanki dizilerde filmlerde ya da gerçek hayatta duydum ya.

Kavga sırasında senin oğlun, senin kızın, babasının oğlu, anasının kızı ne olacak,
Sen istedin, al çocuk istiyodun ne oldu, sen istedin sen bak, çocukla ilgilenmiyorsun, zaten onu hiç sevmedin vs. vs... liste uzar gider. Evi terk edenler, çocuğunu terkedenler de cabası.

Bunlar olmuyor mu? Pedagojik olarak veya psikolojik olarak yanlış söylemler ve hareketler, bunları yapabilecek olanlar çocuk yapmamalı bence de ama mantıklı düşününce böyle konuşuyoruz, çocuğu yapınca, yani bizzat deneyimleyince işin uzmanı da olsak işler çığırından çıkabilirmiş gibi geliyor.

O yüzden tek tük bir kaç kişi dışında kimsenin bunu itiraf etmemesi de garip geldi.

Sanki bunlar hep oluyormuş da evli ve çocuklu kişiler arasında bunlar bilinen bir gerçekmiş, ama bunlar gizli bir örgüt olarak dışarıyla paylaşmıyorlarmış gibi geliyor.

Çevre baskısı ve duygusal baskı hala üzerlerinizde hakim ve gerçeği düşünmekten ya da söylemekten alı koyuyormuş gibi geliyor.

Bu herkeste oluyor diyemem ama, bu kadar herkesin "hiç olmuyor hayır" demesi belki de iyi kötü değer yargılarınızı tetikliyor ve kendinizi kötü ebeveyn olarak düşünmenize sebep olacak diye kendinize bile itiraf edemiyorsunuzdur kim bilir.

Bu arada belki cevap verenler gerçekten tek tük sıkıntılar olsa da hem kendileri hem çocukları sorunsuza yakındır ve güzel geçiyordur hayatları, ona bir şey diyemem.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
1-cocuk=sorun demek o yuzden kimse sorun yok diyemez herhalde. Zorluk olarak benim tahminimin kesinlikle ustune gecti. Maddi olarak zorlanmiyorum diyemem. Kendimden kisarak su ustunde kalmaya calisiyorum.
2-tek cocukta durdugum icin hayir. finansal olarak tek cocugun ustune cikmam imkansiza yakindi.
3-aile baskisi sifirdi. ben istedim oldu, sifir pismanlik. tekrar basa donsem yine cocuk yaparim.
0
cooperr
(27.09.25)
(10)

Aylık kaç TL sonrası düşünmeden para harcarsınız?

sekizdokuzon
Ben az önce hesapladım; 120 bin sonrası aldığım şeyin etiketine bakmamaya, abuk sabuk şeylere para harcamaya, ne bileyim meyve almaya, evlenmeye yeltenmeye, sıfır kıyafet almaya, terapiye falan başlayabilirim.Sizin sınırsız nedir?Teşekkürler.Edit: Tek yaşıyorum.Edit 2: Bu duyuruyu "Bu paraları kazan
Ben az önce hesapladım; 120 bin sonrası aldığım şeyin etiketine bakmamaya, abuk sabuk şeylere para harcamaya, ne bileyim meyve almaya, evlenmeye yeltenmeye, sıfır kıyafet almaya, terapiye falan başlayabilirim.

Sizin sınırsız nedir?

Teşekkürler.

Edit: Tek yaşıyorum.

Edit 2: Bu duyuruyu "Bu paraları kazanma ihtimalim var, kazanınca da manyak gibi ezicem" demek için açmadım. İnsan gibi yaşamak için kazanmamız gereken para bu demeye çalışıyorum. Over-explaining yapmadan ne dediğimiz anlaşılmıyor.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
Şimdi yaptığın hesapla o zamanki durum tutmaz birbirini. Kazandığın paraya göre yaşam standardın da değişiyor, planlarındaki 120 bine hemen tepeden inme ulaşırsan ilk etapta dediklerin olur ama zamanla arta arta giderse bugün yaşadığından farklı bir şey yaşamamış olursun he daha farklı dertlerin olur orası ayrı ama harcaman da paranla aynı oranda artacak.
Bu yüzden buna cevap vermek benim için çok zor ama 120 bin bana da ilaç gibi gelirdi şu an en azından şu anki dünyamda düşünmeden çok rahat hareket edebilmemi sağlardı.
0
mutekebbir
(19.09.25)
Düşünmeden harcamaya hiç alışkın değilim. Mutlaka hiç değilse bir adım sonrasını düşünürüm. Sınır söyleyemem hiç tecrübem yok.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
1 milyon üstü olurdu. Meyve almakla evlenmeye yeltenmeyi de aynı kefeye koydun tebrik ederim.
0
gobekliraki
(20.09.25)
120 gerçekten olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.09.25)
Evim varsa arabam da iyiyse 120 yeter. Yoksa 200. Birini halletmek için ciddi birikim ve ödeme yapmam gerekir
0
avatar is back
(20.09.25)
100M dolar. 1M alsam mesela yalı falan düşünerek para harcardım. 10M alsam kuracağım telnoloji şirketini, 50m alsam kuracağım üniversiteyi düşünerek harcardım. 100M olursa t-shirt'üm etikene bakmamaya başlayabilirim.
0
prole
(20.09.25)
Bahsettiğin rakamın bir kaç katı giriyor evimize ama hala etikete bakıyorum, bir şey alırken gerekli mi diye düşünüyorum, ikinci çocuğu yapsak maddi olarak yeter miyiz diye hesaplıyoruz.
Yani benim için böyle sınırsız bir rakam yok sanırım. Belki aylık 2 milyon filan alsam olurdu.
0
Gradient_tabanlı_mor
(20.09.25)
düşünmeden harcama yapabilmek için gerçekten zengin olmam lazım. ayda 120k seni zengin edecek sınıf atlatacak bir para değil. hele birikim yapıyorsan. 1 milyon belki.
0
sir gawain
(20.09.25)
oncelikle kenarda hayatimi garantileyen para, ev, araba olmasi lazim. bunlar olduktan sonra aylik 10000 euro gelirse dusunmeden harcayabilirim. ama gelecegim garanti degilse harcayamam, birikim yaparim.
0
lemmiwinks
(20.09.25)
Daha çok kazansam yaşam standartlarım da o kadar yüksek olurdu muhtemelen, farklı olarak daha fazla yatırım yapabilirdim. Harcama aliskanliklarimin değişeceğini düşünmüyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(20.09.25)
(11)

Şaşırınca veya canınız yanınca “anaaa”, “anam” diyor musunuz?

m e b
İyi geceler. Mesela çok şaşırtıcı bir şey gördüğünüzde “Anaaa!” veya bir yere bir yerinizi çarpınca, canınız yanınca ya da korkunca “Anam anam” diye tepki veriyor musunuz?Ben veriyorum ve verenleri yadırgamıyorum. Ama böyle tepki verdiğimde sanki karikatür karkateriymişim gibi etrafımdakiler gülüyo
İyi geceler.

Mesela çok şaşırtıcı bir şey gördüğünüzde “Anaaa!” veya bir yere bir yerinizi çarpınca, canınız yanınca ya da korkunca “Anam anam” diye tepki veriyor musunuz?

Ben veriyorum ve verenleri yadırgamıyorum. Ama böyle tepki verdiğimde sanki karikatür karkateriymişim gibi etrafımdakiler gülüyor ya da hafiften tuhaf bakıyor. Komik mi?

Not: Köylüyüm.
0
m e b
(19.09.25)
Diyorum, bizde çok yaygın bu tepki. Tokatspor.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
Bazen.
Komik mi bilmiyorum ama ben kendime kızıyorum biraz çünkü bu tür ani tepkilerimi bazen çok vakit geçirdiğim kişilerden bazen çok izlediğim dizi karakterlerinden kapabiliyorum. Bu özelliğim sinir bozucu.
0
mutekebbir
(19.09.25)
demiyorum
0
hain kostokk
(20.09.25)
Demiyorum bana bi tık varoş geliyor :) Diyeni yadırgamam sadece benim bi standardım var :D
0
truf
(20.09.25)
Bazen diyorum bazen demiyorum, ruh halime göre değişiyor. Anaaa ve anam, anam anam, anaaaaammm, aneeyyy auuuuu falan genelde neşeliyken veya nispeten iyi haldeyken çıkıyor. Öbür türlü donma tepkisi verdiğimden ses çıkaramıyorum.
0
muhayyer divan
(20.09.25)
Orta Anadolulular bu tepkiyi veriyor benim gördüğüm kadarıyla.
Egeliyim, demiyorum, bizim oralarda duymuyorum hiç böyle tepkiler.
0
Gradient_tabanlı_mor
(20.09.25)
Hayır hiç böyle tepki vermem aaaa, neeee, yuh filan derim. Anaa, anam vs hiç demediğimi fark ettim hatta.
0
titanic kemancısı
(20.09.25)
Vayy babağun gemüğüne diyorum bazen ama bilerek dediğim için yadırganmıyor.
Anaa anamm dersen yadırganır normaldir, bi tık varoş +1
0
Bruce
(20.09.25)
genellikle sinkaflı tepkiler cıkıyor agızdan
0
koela
(20.09.25)
ANAA! dediğim oluyor ama daha çok ALLAH! şeklinde tepki veriyorum. Üstüne düşünmemiştim siz sorana kadar.
0
peki madem
(20.09.25)
hayır
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.09.25)
(10)

hayır lokması - dolandırılıyor muyum?

Gradient_tabanlı_mor
hayır lokması dağıtmak istedim, 1000 kişilik 6k tl dediler. tabaklara çok koyarsak 500 kişilik olur dediler. çok fazla ucuz geldi. porsiyon başına 12 lira yapıyor. kandırılıyor muyum yoksa fiyat normal mi? bunun pişirmesi, arabanın benzini vs var bir de. niye ucuz?
hayır lokması dağıtmak istedim, 1000 kişilik 6k tl dediler. tabaklara çok koyarsak 500 kişilik olur dediler.

çok fazla ucuz geldi. porsiyon başına 12 lira yapıyor. kandırılıyor muyum yoksa fiyat normal mi? bunun pişirmesi, arabanın benzini vs var bir de. niye ucuz?
0
Gradient_tabanlı_mor
(17.09.25)
Yani en ucuz ürünü kullanacaklar daha önce defalarca kullandıkları yağda pişirecekler araç da sürekli hareket halinde değil çok fazla yakıt masrafı olmaz, bence dolandırılmıyorsun ama ben bunları "bakın ben ekonomistim" bilgilerimle söylüyorum yanılıyor da olabilirim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.09.25)
Az porsiyon ve normal porsiyonun fotoğrafını iste

Az dediği çay tabağı çapında plastik tabakta 3 adet koyuyodur
0
grimavi
(17.09.25)
normal, geçen sene mart ayında 1000 kişiye 3bin vermiştik. konum istanbul
0
mutlu yillar sana
(17.09.25)
Ucuz değil ki olması gereken. Altı üstü hamuru kızgın yağa atıp çıkarıyorlar :D futbolcu, dizi oyuncularına döktüren var. Dersi geçtiği için döktüren öğrenciler var pahalı bir şey değil.
0
avatar is back
(17.09.25)
@avatar is back,

artık favori etkinliğim lokma döktürmek o halde. ben normal tatlı gibi porsiyonuna 60-70n veririz en az diye düşünüyordum :D
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(17.09.25)
bana pahalı bile geldi (izmir için), top top olanlardan yaparlarsa 4 tane oluyor zaten porsiyonda. yuvarlak olanlardan 8 10 tane koyuyorlar

şöyle bir site buldum dediğiniz fiyatlara yapıyorlarmış bunlar da
lokmahayri.com
0
pislick0
(17.09.25)
Ucuz
Bodrum'da geçen ay 300 kişilik 6500 fiyat verdiler
0
etna
(17.09.25)
kişi başı 20 gr * 1000 = 20.000 gr.

yani 20 kilo lokma.

bunun için adamların maliyeti un, su, şeker, gaz - enerji, personel, araç maliyeti, yakıt.

doğrudan tatlının maliyeti 1000 tl vs. olsa, personel, yakıt vs. katınca da 4.000 tl falan oluyordur.

%25 karla 6 bin oluyor olabilir.

adamlar personel, amortisman vs. hesabını iyi yapamıyor ve daha çok kar ettiklerini de sanıyor olabilir.
0
gurur
(17.09.25)
Hayır lokması olayını onaylamiyorum, insanlarimiza mi
zehir yedirdikleri için hayra mi giriliyor, lütfen daha yararlı işler bulun ey türk halkı.
0
rumpleteazer
(18.09.25)
@rumpleteazer, evet doğru diyorsun ama şu an bir merkeze gidip insanlara “hayır salatası” dağıtacak bir oluşum yok. Mecbur olanı dağıtıyoruz :)
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(18.09.25)
(18)

Erko kelimesi nerden çıktı? Kullanıyor musunuz?

ermanen
(bkz: erko)erkek kısaltması. ben hiç kullanmadım. kızlar mı kullanıyor genelde? sosyal medya'da mı kullanılıyor genelde? gerçek hayatta kullanan var mı? cringe bir kelime mi sizce?nerden çıktı bi de? sözlük'te biri "twitter verisine bakılırsa 2021 yılında yaygınlaşmış gözüküyor." diyor. twitter'da m
(bkz: erko)
erkek kısaltması. ben hiç kullanmadım. kızlar mı kullanıyor genelde? sosyal medya'da mı kullanılıyor genelde? gerçek hayatta kullanan var mı? cringe bir kelime mi sizce?

nerden çıktı bi de? sözlük'te biri "twitter verisine bakılırsa 2021 yılında yaygınlaşmış gözüküyor." diyor. twitter'da mı çıktı ilk?
0
ermanen
(04.09.25)
Yanlış hatırlamiyorsam Danla Biliç'ten çıktı ilk. Günlük hayatımda çok sık olmasa da kullanıyorum, ağza oturan bir yapısı var.
0
sekizdokuzon
(04.09.25)
(bkz: twitter ergen dili ve edebiyatı)

dalga geçme haricinde böyle bir tabiri kullanan bir kızdan/kadından soğurum.
0
m e b
(04.09.25)
Tırnak içinde kullanırım. Maço, toksik bir tipten bahsederken kullanıyorum.
0
mutekebbir
(04.09.25)
Ben kullanıyorum. 33 yaşında kocaman kadınım. Dilime komik geliyor. Tüm arkadaşlarım ve çevrem de kullanıyor o yüzden eğleniyoruz \O/
0
Gradient_tabanlı_mor
(04.09.25)
Ay tam demin aşağıdaki sorulardan birine ben de yazdım. Hiç kullanmadım ve neden kullanıldığını nasıl ortaya çıktığını da anlamadım. Bir şey mi kaçırdım acaba? Bana da itici ve sexist geliyor. Ortamlarda kadınlar hep böyle, erkekler hep böyle şeklinde genelleme yaparak konuşmaktan pek bir farkı yok sanki.
0
Amaranta ursula
(04.09.25)
Biz karı desek kadın düşmanı oluyoruz, karılar erko diyince çok sevimli ^^ eki eki oluyor. Ama bence komik güzel.
0
Shepard
(04.09.25)
red flag
0
ruhlardan esinlenen karga
(04.09.25)
Bizdeki karşılığı kezban olan kadınların kullandığı aşağılama kelimesi
0
olaylar olaylar
(04.09.25)
güno, yeto, ne müno ciktigi aralar cikmistir o da heralde
0
sonsuz
(04.09.25)
tam bir varoş tabiri. duyduğum kişiden uzaklaşırım
0
my fault
(04.09.25)
bunu kullanan kişiden koşarak uzaklaşmak gerekir.

bunun kadınlarda bir karşılığı var mı? yok.
peki bir karşılığı olsa ne olur? linç olur. kullanan erkek yerin dibine sokulur.

o halde kadınlar da kullanmasın.
zaten ne anlama geldiği, ne ifade ettiği de belli değil.
0
abelardo
(04.09.25)
Erkoların bu kadar alıngan ve kırılgan olmaları da şako mu ? Erkolara yöneticilik gibi görevler verilmemeli çünkü çok duygusallar
0
grimavi
(04.09.25)
varoş tabiri.
0
mikahakkinen
(04.09.25)
Az önce kullandım da geldim haha:
www.eksiduyuru.com

Ek: erkeğim.
0
prole
(04.09.25)
aşko efso erko mük mük.. internet jargonu. mesele edecek bir şey görmüyorum hatta komik geliyor.
0
beyfendi
(04.09.25)
varoş tabiri.
0
unabomber
(04.09.25)
Ergenler ve sosyal medya feministleri kullanıyor. Genelde küçümseyici ya da aşağılayıcı anlarda kullanılıyor. İtici. Varoş tabir +1 "Güno, yeto, müko" döneminin ürünü olması lazım @sonsuz +1

"****" deyince tetiklenen/tetiklenecek kişiler "erko" diyerek... Neyse o da başka bir videonun konusu.

Gereksiz sansür eklendi adhadh
0
nawar
(04.09.25)
asla kullanmam, iğrenç bence. çok kulak tırmalıyor ve herkes kullanıyor artık.
0
deartheodosia
(05.09.25)
(23)

Saçlar nasıl olmuş - ifşalı

sekizdokuzon
Statü atlamış gibi gözüküyor muyum?https://ibb.co/Fk3DyLw1Atış serbest.
Statü atlamış gibi gözüküyor muyum?

ibb.co

Atış serbest.
0
sekizdokuzon
(03.09.25)
Televizyona geri dön.
i.pinimg.com

Atış serbest dediğin için yapmak zorunda hissettim.
0
logisticsmanager
(03.09.25)
Sadece incitici cevaplar lütfen:p
0
🌸sekizdokuzon
(03.09.25)
Yakışmış şu katlı kesimi çok beğeniyorum ama bana asla yakışmıyor, sana gitmiş.
Güle güle kullan.

Şu doğal haldeki kargaşa var ya onu sevmiyorum ben, biberiye suyu ve keratin maskesi öneririm.
0
mutekebbir
(03.09.25)
"Dövlet bize bahmiyir"
0
kizil karga
(03.09.25)
kandil'de havalar nasıl?
0
abelardo
(03.09.25)
Gözleri bantlaman dantallei jartiyer gibi geldi
Bence saçların kesimi güzel ama fazla uzun
Gülmeyen yüz görünce bir şey yakışsa bile yakışma kısmını görmek benim için çok zor
net samimi yorumlar.
0
kisa
(03.09.25)
Cadı sila demeye geldim.
0
Bruce
(03.09.25)
Daha Murat Kekilli demediniz? :pp
0
🌸sekizdokuzon
(03.09.25)
Arkadaşlar benim param var artık öyle her şeye alınmıyorum. Vurun!
0
🌸sekizdokuzon
(03.09.25)
tabudeviren
(03.09.25)
Önce burnunu yaptır.
0
gabe h coud
(03.09.25)
Nose job u yıllardır ciddi anlamda düşünüyorum. Bunun için birkac ay sonra ayrı bir duyuru açarım ama varsa önerdiğiniz bir doktor önerilerinizi alırım.
0
🌸sekizdokuzon
(03.09.25)
30 sene önceye götürdğ beni. kötü boya, kötü şampuan. saçla pek alaakadarın yok gibi
0
ala09
(03.09.25)
Meksika’da protez tırnak işi
Nypd polis memuru ya da, bu daha seksi
0
vonkhar
(03.09.25)
Bu ne abi, bildiğin kürt terörist yakalanmış da mugshot veriyor. Poz ve gül bir şey yap. Makyaj yap, biraz da ye ki için de güzelleşsin karakterine artı olsun
0
Shepard
(03.09.25)
Ben göremedim resmini.
0
muhayyer divan
(03.09.25)
Saclarin kalitesi cok guzel isil isil ama renk cok fazla koyu. Bu halde yuz hatlarini sertlestirebilir. Ayni kullu tonun 1-2 tonun acigi daha iyi olur gibi.
0
reca ederim bu bahsi kapatalim
(03.09.25)
kislari kullandigin depresyon hirkan var mi? koyu yesil olur genelde..
0
cooperr
(04.09.25)
Şizotip kişilik bozukluğuyla dissosiyatif bozukluk arasında kalmış.
0
mikahakkinen
(04.09.25)
çok bakımsız.

ben de fotoğrafı kandilden sandım
0
Hallegadola
(04.09.25)
burun fotoşopla özellikle büyütülmüş gibi, textbook heval havası var.
0
bobinhoo
(04.09.25)
bu saça nne olmuş ki dümdüz saç işte?
0
bay b
(04.09.25)
Kötü saç günümdeydim, şimdi özgüvenim yerine geldi
\O/
0
Gradient_tabanlı_mor
(04.09.25)
(8)

3 boyutlu yazıcı almalı mıyım?

Gradient_tabanlı_mor
Bir süredir oğluma oyuncak yapmak için 3d yazıcı alma planım var ama emin olamıyorum. Hem kullanılan malzeme çocuklara zararlı mıdır diye hem de bilmediğim başka handikaplar var mıdır diye? Bu amaçla alıp kullanan oldu mu? Ne dersiniz alayım mı? Eşim 3d modelleme uzmanı yani kendimiz istediğimiz oyu
Bir süredir oğluma oyuncak yapmak için 3d yazıcı alma planım var ama emin olamıyorum. Hem kullanılan malzeme çocuklara zararlı mıdır diye hem de bilmediğim başka handikaplar var mıdır diye?

Bu amaçla alıp kullanan oldu mu? Ne dersiniz alayım mı?
Eşim 3d modelleme uzmanı yani kendimiz istediğimiz oyuncağı modelleyebiliriz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.08.25)
Ev tipi 3d printerlarda genellikle (şart değil) PLA filament kullanılıyor. Yani şu: en.wikipedia.org

Çocuk için zararlı bir şey değil diye anlıyorum ben. Biz kendimize ve tanıdıklarımıza ıvır zıvır, oyuncak, ufak tefek dekor nesneleri basıyoruz. Çocuklu bir arkadaşımız hem kendi çocuğuna hem yeğenlerine, arkadaşların çocuklarına oyuncaklar basıyor.

3d modelleme bilmek avantaj ama çok şart da değil zaten, aklınıza gelebilecek birçok şeyin modelini internette bireysel kullanım için ücretsiz bulursunuz.
0
kobuzchu kiz
(28.08.25)
taptaze bilgilerim ile sizi direk sonuca ulaştırıyım. Maddi Durumunuza göre bence mutlaka alın. Harika bir şey. PLA malzeme gayet sağlıklı. A1 mini combo serisinden başlayabilir misiniz? A1 mini combo inceleme deyin. Eğer daha fazla imkan varsa direk a1. çok daha imkan varsa p1s. Hepsi bambu. Eğer tasarım işi varsa zaten direk alın.
0
sakince
(28.08.25)
eğer modellemede avantajlı iseniz, bütün yatırımı makineye ve filamente yapmadan önce bir numune olması adına yakınınızdaki bir baskı atölyesine tasarımınızı yollayıp çıktısını alın. bunun üzerinden değerlendirirseniz son kararı daha da özgüvenle alırsınız.
ben kullanmaya başladım başlayalı aldığım çıktılar daha filamentin parasını çıkarmadı :)
Makine hediye geldiği için tabii muhasebesini yapmıyorum ancak anlamışsınızdır.
Bu arada, ev eşyaları, hobileriniz, taşıtlarınız, seyahatleriniz, temizlik ve mobilyalar hatta enstrümanlar hakkında sayısız geliştirme ve sınırsız kişiselleştirme olanağınız da olacak. :)
// bebiş olarak oyuncaklarımı annemin tasarladığı bir çocukluk geçirmek muhtemelen bu arkadaşa benim neslimin lisans eğitiminde ancak edindiği design thinking perspektifini verecektir. buna bile değer
// ay heyecanlandım alın siz ya tabii ki alın!
0
Etanglement
(28.08.25)
Duyuruya salça olmuş gibi olacak ama ne tür bir oyuncak basacaksınız merak ettim.
0
merhum
(28.08.25)
@merhum,
Oğlum 1 yaşında aslında çok bir fikrim yok ama onun seveceği bir şeyler yaparız diye düşündüm. Böyle tam eline sığan minik oyuncakları çok seviyor öyle minicik figürler hayvan insan filan basarız diye düşündüm.

Büyüdükçe daha etkileyici şeyler de yaparız tabi :)
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(28.08.25)
Valla çocuklar küçükken çok hevesleniyor insan böyle şeylere ama bir iki yaptıktan sonra bırakıyor. ama güzel düşünce. mesela bizimki sevecen ve tomurcuk diye kitap karakterlerini çok severdi. şimdi onları bassaydım diye düşündüm. böyle oyuncanları olmayan kitap veya çizgi film karakterlerini basıp konuşturabilirsiniz.
0
merhum
(28.08.25)
alın alın, tavsiye ederim, sadece corexy denen, küp biçiminde olanları tercih edin, birden çok renk basabilen modelleri tercih ederseniz daha ilgi çekici modeller üretebiliriniz.

ben bu gün bir kaç figür basayım kendime diye bakındım seçenek çok olunca sıkıldım :D

www.printables.com

www.printables.com buradan figur vs. bulabilirsiniz.

işe yarayan pratik şeylerde çıkartabilirsiniz ihtiyacınız oldukça.
0
selam
(28.08.25)
filamentli olanlar genelde tirt ya. bizim sirkette var bir tane arada bi seyler cikartiyorum ama baski yonune dik bir yuk geldiginde kolayca kiriliyor ya da filamentler kenardan cozuluyor. bizimki biraz dandik bir sey gerci iyileri nasildir bilmiyorum ama cok iyi olur mu emin degilim.

bence ikinci el alin hevesinizi alinca satarsiniz. 3d yazici cok "bir sure kullanilip kenara atilan esya" havasinda bence.
0
bohr atom modeli
(29.08.25)
(5)

Erkek forumu var mi ya?

tantamount_to_equivalent
Bir alttaki "uzerime sap atsin" duyurusunu gorunce sorasim geldi, biz erkeklerin cogunlukla takildigi gunluk hayat, iliskiler, sorunlar, mac, politika vs forum, tartisma platformu nereleri var, yerli yabanci farketmez. Reddit falan demeyin lutfen, o siteye 2 saniye girince tansiyonum firliyor, boyle
Bir alttaki "uzerime sap atsin" duyurusunu gorunce sorasim geldi, biz erkeklerin cogunlukla takildigi gunluk hayat, iliskiler, sorunlar, mac, politika vs forum, tartisma platformu nereleri var, yerli yabanci farketmez.

Reddit falan demeyin lutfen, o siteye 2 saniye girince tansiyonum firliyor, boyle kotu dizayn, site formati olamaz, olmamali.
0
tantamount_to_equivalent
(28.08.25)
Donanımhaber vardı hala var mı bilmiyorum. Saf testesteron kokuyordu öğğ
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.08.25)
facebookta amacı olmayan grup var. Fakat üye alımları ara ara oluyor ve kadınların girmesi yasak.
0
denizgonen
(28.08.25)
tahribat vardı
onlar da telegrama geçmiştir
0
neira
(28.08.25)
forum.paticik.com
0
mantık
(28.08.25)
tahribat'ta da kadın kullanıcılar vardı. paticik de aynı şekilde. sanırım istediğin tadı geleneksel traş forumlarından bulabilirsin.
0
ruhlardan esinlenen karga
(28.08.25)
(25)

Dugun oncesi kulturel cakismalar

aguen
Merhaba duyuru,Guya evlenecegim ama gercekten bu gelenek denilen lanet seyden nefret ediyorum. Geleneksel herkes olse zerre uzulmem. Nisanda zaten aileler arasinda olay cikti yeni yeni toparladik, simdi de kina bombasini patlattilar.Benim ailem gitmek istemiyor (nisan sonrasi cok hakli sebepleri var
Merhaba duyuru,

Guya evlenecegim ama gercekten bu gelenek denilen lanet seyden nefret ediyorum. Geleneksel herkes olse zerre uzulmem.

Nisanda zaten aileler arasinda olay cikti yeni yeni toparladik, simdi de kina bombasini patlattilar.

Benim ailem gitmek istemiyor (nisan sonrasi cok hakli sebepleri var), sehir disindan cok fazla misafirimiz gelecek; onlari birakip gelemeyiz gibi cok saglam bir bahaneleri de var. (gelinin ailesi ve kina 6 saat uzakta)

Gelin kisisi kinadan vazgecmisti, aile ve akraba baskisini cok fazla yemis, yapalim falan diye geldi tekrardan.


Ben asla asla asla asla gitmek istemiyorum. Bugune kadar gordugum duydugum gelenekler icinde en sacmasi kina zaten. Kacisim yok gibi ama bilemedim. Gidersem tek basima gidecegim.

Orada basima neler gelecek bilenlerden duymak istedim. Ek olarak taktik vs de duymak isterim.

not olarak akrabalarindan soyutlaninca harika bir insan. gunluk yasamda sinirlarini cizebilmeye basladi, yavas yavas toxic insanlari atiyor ama kina konusunda itiraz edecek kadar bir direnci yok henuz maalesef
0
aguen
(27.08.25)
Arkanızdan konuşacaklar bu kesin.
Yüzsüz tipler varsa gelip laf sokmaya çalışan olabilir, açıklamaci yaklaşmayın haa öyle oldu işte vs deyin geçin.

Müstakbel eşinizin iki yıl sonra bir tartışmada bu konuyu cat diye kucağınıza birakmayacaginin garantisi yok, her ne kadar ailenizin sebepleri şu an makul ve kabul görmüş gibi olsa da bunun tamamen ihtimal dışı olduğunu göstermiyor.
0
encokbenisevinnolur
(27.08.25)
yol yakınken vazgeçin bu evlilikten. zararın neresinden dönsen kardır. eşin olacak kişi seninle aynı fikirde değilse ve şu anda ailesine tepki gösteremiyorsa, aynı şekilde sen de ailene tepki koyamıyorsan ilerde hep aynı sorunları daha da büyüyerek yaşayacaksınız. bu yüzden evlenip 2 sene sonra boşanacağınıza şu anda vazgeçmek daha iyi.
0
gercekdunya
(27.08.25)
dugun aileler icin yapilan bisey.

o yuzden fazla tatava yapmadan iki tarafta ne istiyorsa yapacaksin, kavga cikmadan bitecek. yoksa senelerce dirdirini cekersin.
0
cooperr
(27.08.25)
evlendikten sonra çok yormaz sadece bu törenler çok olur düğün kına bilmem ne onlara gitmek ister. bu buyutulecek bi şey değil rahatlarsın merak etme demek istedim
"sehir disindan cok fazla misafirimiz gelecek; onlari birakip gelemeyiz gibi cok saglam bir bahaneleri de var." bana pek iyi bi bahane gibi gelmedi bu sizin akrabanız eşiniz dostunuz çok önemli, gelince birkaç gün ağırlanması gereken, ama gelinin akrabaları kına istedi diye "nası olur" diyorsunuz gibi. e sizin yakınlarınız da kendi başlarının çaresine bakabilirdi pekala, ya da kına gecemiz var oraya gideceğizden daha geçerli bi sebep yok herhalde düğün sahibisiniz ya. eğer bebek bakmıyorsanız. tek mesele gitmemeniz durumunda karşı tarafın tavrı. damat yalnız bırakmamalı bence, ailen için ise bilemiyorum mesafe de varmış. özel gün stresli olur, kına gecesi denen şey yine farklılık gösteriyor bazen damat bir tur girip çıkıyo salondan onun dışında kapıda sigara içiyor. he öncesinde de kuaföre götürüp ordan alıp mekana götürmek görevlerden biri olabilir.ne denirse yapsan kolaylaşır gibi sonucta senin bi beklentin yok birkaç saat sabredersen geleceğiniz için daha iyi olur
0
ala09
(27.08.25)
simdi de kina bombasini patlattilar.
mı?

pardon da ülkemize yeni mi ışınlandınız? kına diye bir adetimiz olduğunu 30 yaşında şimdi başına gelince mi öğrendiniz?

ya da hiç mi haritada bu şehirler arasında mesafe nedir diye bakmadınız şu anda mı idrak ettiniz arada 6 saat mesafe olduğunu? insanlar niye bir taraftaki kına/düğün ile diğer şehirdeki arasına 3-5 gün 1 hafta süre koyuyor sizce? siz de öyle bir süre koyacaktınız aileniz gidip gelecekti,bunun normali bu.

sizin aileniz gelen misafiri ağırlamak zorundaysa (neden? misafirleriniz 0-12 yaş arasında mı? ya da otelde filan kalamıyor mu? illa siz mi ağırlamak zorundasınız?)
o zaman kız tarafının misafiri de kız tarafının yapacağı şeyler zaten nişan ve kına olduğu için bunları bekler. sizin misafiriniz insan onlarınki değil mi?

baştan nikahı kıyıp geçerdiniz, eğlence istiyorsanız da kokteyl mi after mı ne yapıyorsanız yapardınız. gayet mis gibi de olurdu. bunlara karşıysanız.

sizinki muz yiyim ama çilek tadı gelsin...
0
subcomponent
(27.08.25)
@sub Sadece nikah yaparız çıkarız ile başlayan süreç şu an bekarlığa veda partilerinden afterpartilerine 150 kişilik nişanlara dönmüş durumda. Sinirim biraz ondan. Ve akrabalarının, ailesinin nişanlımı nasıl manipüle ettiklerini de canlı canlı görüyorum. Sınırlarını çizmeyi yeni yeni öğreniyor.

Dediğim gibi kına olmayacaktı bugüne kadar öyle konuşmuştuk, o yüzden bomba patladı dedim.
0
🌸aguen
(27.08.25)
ala09 +1

Ya abi erkek değil misin? Baştan konuşacaktın. Konuştun mu? Yine mi istiyorlar? Yap geç. Evlilik sürecinde kimseyle kötü olmaya değmez. Aileleri mutlu et, mutlu olun. Karşına al, huzurunuz kaçsın. Evlenince kayınşeylerin yok olmuyor. Paran mı gidiyor? Gitsin, huzurun kalsın. SAĞLAM bahanen de pek sağlam gelmedi.
0
Shepard
(27.08.25)
bu durumda maalesef nişanlınızı çok da iyi tanıyamamışsınız

bundan daha kötüsü var:
muhtelemen o da kendini/ailesini vs. çok da iyi tanımıyor, cidden önceliklerini bütçesini mutlu olacağı şeyi bil(e)miyor. çok bi iradesi, güçlü bir kişiliği yok.(üzgünüm) sizin eski konuşmalarınız tatava yani esasen.

işte sizinle konuşunca "ay kına mı ne yapcam ya after yaparız bizimkilerle takılırız" demiştir ama tırıvırı yani. asıl anası teyzesi "ne demek kına olmayacak" deyince, "tamam ya yaparız, kınasız düğün mü olur" diyordur. başta sizinle konuşurken gerçekçi değildir. ölçüp biçememiştir. yani ben kötü niyetli vs. bulmuyorum sadece cidden ne kendini biliyor ne ailesini, bizim kızlarımız böyle.

fakat yani siz de biraz daha gerçekçi mi olsanız?...şu ülkede kına vs. olmayacak, istemiyorum diyip o kınayı gerçekten yapmaycak kız % kaç? niye o nadir bulunan kızı ben buldum sanıyor herkes acaba ya?

genelde de böyle oluyor bu arada. çoğunlukla kızlar bazen de erkekler asıl bu süreçte kendini belli ediyor.

çözüm odaklı bakın illa evlenecekseniz düğün sizin şehirde olacaksa, sizi-ailenizi götürüp getirecek sizinle gelecek, getir götür işlerini yapacak, sağdıçlık edecek kimse de yoksa, kız evinde düğünden 1-2 gün önce kına olmaz. h.içi olsun, 3-4 gün olsun arada yoksa çok yorulursunuz.
0
subcomponent
(27.08.25)
Muhtemelen sehir disindaki dugune herkes gelemeyecegi icin kina yapmak istiyorlar ki hem kiz tarafi da bu surecin bir parcasi olsun, hem de takilarini takabilsinler. Insanlar bu sebepten oturu iki ayri dugun bile yapiyorlar.

Davetiyenize kina gununu belirtirseniz misafirleriniz sizin baska sehirde olacaginizi bilerek o gunden gelmezler herhalde.
0
pike
(27.08.25)
asıl manipülasyonu evlendikten sonra göreceksin.

"düğün aileler için yapılıyor" bu kafa yapısı yüzünden bütün olaylar çıkıyor.
siz evleniyorsunuz her şey ikinizin istediği şekilde olmalı. asıl sınır bunun üstüne çizilmeli.
0
my fault
(27.08.25)
@my fault

bu bir kafa yapisi degil, gelenek gorenek mevzusu. biraz zeka piriltisi olan insan etrafina gore pozisyon alir, "bu benim gunum kafama gore takilacam" da bir tavir tabiiki, ama bir de onun sonrasi var. en kotu ihtimal 35-40 sene evli kalacaksin, karsi taraf ile muhabbetin olacak. 1 gun rahat edecem diye 40 sene eziyet cekmek isteyen varsa istedigi kadar sinir cizsin, sonra da kolay gelsin.

ben erkek tarafiyim, kiz tarafi al sana buzlu badem, kicina sokacaksin bunu evlenmeden once deseydi, fitil niyetine cakardim artik yapacak bisey yok, kizi almaya niyet etmisiz :D
0
cooperr
(27.08.25)
Düğün nasıl kültürümüzün bir parçası ise kına da öyle. Aileniz kınaya gideceğiz diyerek akrabaların erken gelmesini engelleyebilir gayet. Kimse kaynana neden kınaya gidiyor demez aksine kaynanasız kınaya şaşırır.

Gelin kaynana veya başka bir problem çıkmış olabilir ama ele güne karşı düğünde kınaya prosedür gereği diyip biraraya gelemiyorlarsa sizin evlilikte çok büyük kavgalarınız olur.

Kızın arkadaşları akrabaları var yığınla düğün başka şehirde ise kına yapılmazsa bu insanlar nerede tebrik edecek gelini. Kınanın iptal olmasını beklemeyin bence.

Taktik olarak acele etmeyin diyebilirim. Bir bakın oluru var mı sizin evliliğin iyice ölçün tartın. Herkes iyidir, herkes haklıdır ama anlaşamayınca olmuyor bu müessese.
0
cilekli pasta
(28.08.25)
Geleneksel denen kına ne erkek tarafının ne de erkeklerin geldiği bir etkinlik.
Günümüzde kına diye 1 saatte 5 farklı payetli elbise değiştiren yelpazeli dansçı kızların etrafında döndüğü kendini iyi hisset etkinliği yapılıyor, gelenekle falan alakası yok.

Kendi kendilerine yapsınlar işte.
0
Bruce
(28.08.25)
Tek başına kına olmaz, kınaya iki taraf da katılır, erkek tarafı gelmez diye bir şey hiç duymadım. Eğer gitmezseniz evlenme işi yatar, ben sana söyleyeyim. Kız tarafı tek başına kına yaparsa oluşacak dedikodunun önünü alamazlar ve sonunda size patlarlar, hatta iş bozulmasa bile aradan yıllar geçse bu olay yüzünüze çarpılır. Yapılacak en doğru şey, her şeyi sineye çekip bu görevi yerine getirmek, gelen akrabalarınız da kınaya katılsın.

En baştan müstakbel eşinizle anlaşıp direkt nikah kıyarız diye anlaşsaydınız, iki taraflı bir anlaşma da aileler pek ses çıkaramazdı.

Tek başına gitme, seni dövmekten beter ederler.
0
lamborcini
(28.08.25)
Uzun uzun yazmaya hiç gerek yok. Eşin ve ailesinin gönlü olsun diye katlanacaksınız. Evlendikten sonra gidip el öpeceksin vs. Evlilik boyunca yılda birkaç defa bu tür istemeyerek yapman gereken aktiviteler olacak. Bunlar evliliğin bir parçası. Aynı şekilde eşin de senin ailen için yapacak. Ha "ben marjinalim, soyutlarım kendimi" diyorsan başka ama yazdıklarından öyle olmadığınız ve o aşamaya geçmeniz mümkün görünmüyor.
0
merhum
(28.08.25)
siz kendi şehrinizde kendi aileniz ve akrabalarınız için kutlama yapıyorsunuz. gelinin ailesi de aynı şeyi istiyor. anormal bir durum göremedim. tek başınıza gitmeniz olmaz. anne baba, bi aile büyüğü gelmeli illaki. şimdiden işi sidik yarışına çevirirseniz daha çok uğraşırsınız.
0
elorelia
(28.08.25)
öncelikle tek gidilmez, şehir dışından misafirlerinizin gelmesi bir bahane olamaz. en azından çekirdek ailenizin orada olması lazım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.08.25)
Geleneksel olmasaydın, sen de manipülasyona açık olmasaydın zaten bunların hiç biri olmazdı, emin ol bu ülkede kan döken aşiret vesaire değilsen evlenecek insanların karşısında kimse duramaz.

o yüzden ya söylenmeyi keseceksin, kınaya gideceksin ya da olduğunu iddia ettiğin kişi olup ben kınayı vesaire anlamsız buluyorum, böyle anlaşmamıştık bana bu dayatmana saygı duymuyorum o yüzden de kınaya gelmeyeceğim diyeceksin olacak bitecek.

ha bilenler demişsin, benim eşimin annesi de kına diye tutturdu, eşim de tamam teyzelerim halalarımla 10-15 kişilik bir şey senin gönlün için yapalım dedi o ufak kına olayı da birden yemekli bir etkinliğe dönünce net bir şekilde kına yapılmasını istemiyorum, zorla yaparsan da ben o kınaya gelmiyorum dedi bu tavrını da sürdürdü ve kına vesaire de olmadı.

benim ailem de düğün diye bastırınca ben de biraz daha uzatırsanız nikaha da gelemeyeceksiniz dedim ve susmak zorunda kaldılar.

elaleme kapılıyorsanız sizin sorununuz.
0
denizgonen
(28.08.25)
Çok bencil düşündüğünü daha önce yazmışlar zaten. Sizin akrabalar önemli de kız tarafınıkiler önemsiz mi?

Ben de kına düğün istemiyordum ama kınayı benim annem düğünü kayınvalidem çok istedi biz de uyum sağladık niye ergen gibi istemem diye inatlaşalım ki? Toplam 3 saat bir şey zaten az durup geliyorsun. Oynamadık bile düğünde oturduk geldik bir yerimiz incinmedi :)

Bizim de şehirlerarası 9 saat vardı ama kayınvalidem 9 saat yol kınaya gelemem dese oğlunu da al götür derdim. Daha evliliğin başında onu yapamam bunu edemem derseniz sizin iş çok zor. Erkek tarafı kınaya gelir yani isterse ülkeler arası olsun. Maksat sevdiklerinizin gönlü olsun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.08.25)
Sağlam bahane dediğin şey hayatımda gördüğüm en skko bahanelerden biri olabilir. Bu özel günler sürekli olmuyor. Kayınvalide ve akrabalar olarak kına olmanız şarttır bahane kabul edilmez.

Yani yeni mi göçtünüz bu ülkeye
0
Hallegadola
(28.08.25)
kınada erkek tarafının katılması illa şart değil. denk geldiğim bir kaç kına da kız tarafı kendi arasında yaptı. hatta damadın bile gitmediği kınalar varmış.
0
ground
(28.08.25)
eğer o kınaya ailecek gitmezseniz:

1) düğün yatar
2) evlenirsiniz ama 1 yıl sonra boşanırsınız

sizin kafa yapınıza uymayan, aileniz uymayan kişilerle ne diye evlenmekte ısrar edersiniz hiç anlamam.

olur da evlenirseniz tavsiyem 2 yıl çocuk yapmayın.
0
art cat chocolate
(28.08.25)
ne yaptı gelinin ailesi de kınaya gitmeyecek kadar olay büyüdü? ne yapmış olabilirler yani. bence gelinin çekeceği var. kına yani bu, 1 gece için gidersin uzatmadan.
0
deartheodosia
(28.08.25)
İki anne de problemli, nişanda bize gereksiz toksiklikler yapıldı nişanlımın annesi tarafından; annem de alttan almak yerine ikiye katladı problemleri kavgalar ettiler; bir araya kendileri de gelmek istemiyor biz de gelsinler istemiyoruz
0
🌸aguen
(28.08.25)
bu anlattıklarını aynen biz de yaşadık. ben de kına mına düğün vs hiç istemiyodum sade bir nikah yaparız diyordum ama olaylar baya çığrından çıkmıştı. çünkü benim yurtdışında yaşaıp sırf bu düğün için gelecek olan akrabalarım vardı. en başta eşime düğün vs istemiyorum desem de ailemin tavrı beni baya etkiledi. resmen pskolojik bunalıma girecektim. normalde belediyenin basit ucuz bi nkah yeri vardı orda nikah yapılacaktı. sonra eşime dedim ki en azından otelin bahçesinde yapalım, ovrdör tabağı vs olsun, sonra eşim de otelin bahçesine sığmayız benim bissürü arkadaşım gelecek dedi ve kabul etmedi, hiçbir arkadaşı gelmedi sonra :) neyse biz şık açık alan bi düğün salonunu tutmak zorunda kaldık sonuç olarak. kına da istemiyodum ama ailem altın toplayacaz dedi. dedim tamam o zaman salonu vs siz kendniz tutun beni karıştırmayın parasını da vermem dedim. neyse bunlar gidip bi yer tutmuş parasını da ödemişler. ben de 1200- 1300 tl gibi bi fiyata kırmızı bi elbise aldım. kuaförü vs hep ailem ayarlamış ben hiç karışmadım, 500 tl'ye gelin başı yaptırdık :) kına salonuna gttk, öylesine yaptık bi şeyler. eşimin ailesinden 1 ablası 1 abisi 1 yengesi 1 de küçük 7-8 yaşındaki yeğeni geldi. başka kimse gelmedi. ailenize istediğiniz kadar direnin en son yine onların dediği oluyor. ben aşırı dik başlı biriyim benim ettiğim kavgaları kimse edemez normalde ama benim bile elim kolum bağlandı. bi tek ağlamalı gelin çıkması yaptırmadım onu yaptırmadığım için ailemdeki herkes bana küstü kimse konuşmuyo :) ha benim de umrumda değil ama bu bile büyük olay oldu yani.
0
Sadece soruyorum
(28.08.25)
(13)

Bebekliler uçağa nasıl biniyor ?

Gradient_tabanlı_mor
1 yaş bebekle uçağa binsek sonrasında arabamız yok taksi veya servise binsek otokoltuğu olmayacak. İnsanlar nasıl yapıyor? Tatile arabayla gitmek yerine uçakla gitmek istiyorum ama sırf otokoltuğu yok diye gidemiyoruz.
1 yaş bebekle uçağa binsek sonrasında arabamız yok taksi veya servise binsek otokoltuğu olmayacak. İnsanlar nasıl yapıyor? Tatile arabayla gitmek yerine uçakla gitmek istiyorum ama sırf otokoltuğu yok diye gidemiyoruz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(25.08.25)
bebeğim yok ancak gördüğüm kadarıyla otokoltuğuna dönüşen bebek arabaları var. üstünü çıkarıp arayaba koyup tekerli kısmı da katlayıp bagaja.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(25.08.25)
sadece taksi veya servis gibi kısa mesafeler için mecburen kucakta tutacaksınız.

zaten uçakta bile sanırım kendi kemerinize bağlayarak kucakta taşıyacağınız bebek kemeri veriyorlar.
0
kibritsuyu
(25.08.25)
@orta
Bahsettiğin şey puset ama sadece 6 aya kadar kullanılıyor. 1 yaşında bebekler napıyor onu merak etmiştim
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.08.25)
otokoltuklu araba kiralayabilirsiniz.
0
archmage mahmut
(25.08.25)
Böyle durumlarda sadece kemerin alt kısmını belden geçirip bırakıyorum. Araba koltuğunda da zaten hemen kolları dışarı atıyor çok da farketmiyordur.

Araç kiralamalarında bebek koltuğu opsiyonu var. Ya da sizi biri alacaksa birinden ödünç de bulunabilir.
0
mbond
(26.08.25)
Ben daha bebeklen önce otokoltuğu olan puset aldım dolaptan ikinci el o şehirdeki yakınım vasıtasıyla, onların arabasına taktık, sonra da satamadım hatta. Amerikada satılan ridesafer marka travel wet var ondan almak istiyorum bu tip durumlar için ama hala mümkün olmadı getirecek birini bulmak. Bu arada otokoltuğunda iki yaşa kadar çocuğu öne bile çevirmedik. Oturunca kollarını kemerden çıkarıyorsa da kemer takmıyor demektir, bizde öyle bir şey olursa durur takana kadar gitmeyiz üç yaş çocuktan bildirdim. Oto koltuklu araba kiralama kısmı makul fakat kalmayabiliyor. Biz hee yere arabayla gidiyoruz bir şekilde günün sonunda çünkü çok zor ulaşım kısmını organize etmek.
0
kullanıcıadımbuolsun
(26.08.25)
@kullanıcıadımbuolsun,
ben de otokoltuğu konusunda çok takıntılı olduğum için taksiyle bile bir yere gidemiyorum sadece kendi arabamıza binebiliyoruz. söylediğiniz şeyi araştıracağım belki benzeri vardır.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(26.08.25)
1 yaşında bebek için tatilde puset ve bebek arabası da lazım olur. yoksa sürekli birinin kucağında tutmak gerekir. tatil zor geçer. puset ve arabayı uçak bagajına verebilirsiniz. daha sonra sadece puseti taksiye veya servise kemerle takabilirsiniz. biz hep öyle yaptık. puseti ve taşıyıcı arabası ayrılıp monte edilen model olması lazım. bebekliler de genelde öyle yapıyor gördüğüm kadarıyla.
0
merhum
(26.08.25)
@merhum, pusete sığmaz ki. bebeğiniz çok mu minyondu bilmiyorum ama normalde 6aydan büyük bebekler pusete sığmaz. bebek arabasının normal oturmalı portbebesine geçilir sonra. yani puset seçeneği imkansız :)

ha sığsa bile oturabilen bebeklerin pusetin eğimli yapısında oturması omurgalarına çok sakıncalı.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(26.08.25)
shutlle ayarlayacaksınız ve oto koltuğu isteyeceksiniz.
0
elorelia
(26.08.25)
Tam olarak ne kullanıyorsunuz bilmiyorum ama Maxi cosi'nin şu tarz modellerinde puset yerinden çıkabiliyor. biz buna benzer bir model kullanıyorduk. puset tanımı yanlış olabilir. 10 yıl geçti aradan :)
www.amazon.com.tr
0
merhum
(26.08.25)
Araç veya transfer kiralarken oto koltuğu talep edebiliyorsunuz ekstra ücret ile ekliyorlar. Otellerin kendi transferinde bile oluyor. Bu arada İnglesina aptica modeli idi bebek arabamız pusetini 10 ay kullandık ki oğlum iri boylu bir bebekti. Pusetiniz de kurtarabilir belki.
0
cilekli pasta
(26.08.25)
Türkiyede hep araçla gitmiştik ancak yurtdışı olarak biz oğlum bir yaşındayken Rusyaya taşınmıştık, ordan örnek verebilirim. Taksi çağırırken uygulamadan bebek koltuğu olan araçları seçebiliyorduk, aynı zamanda birkaç kez gittiğimiz farklı şehirlerde bebek arabası kiralamıştık. Burda da önceden bakarak belki bebek arabası kiralanabilir gidilecek yerde.
0
va
(26.08.25)
(9)

Ben neden böyleyim?

Rondak
Herkesi kınıyorum ama herkesi, bundan vazgeçemiyorum :)Mesela markette görevli para üstünü hesaplayamıyor. İçimden direkt “ne m4l adamlar” diyorum. Halbuki olabilir, insan hesaplayamayabilir. Bunun farkındayım ama kendimi tutamıyorum.Yaşlı biri akıllı telefon kullanıyor, bana çok basit bir şey soruy
Herkesi kınıyorum ama herkesi, bundan vazgeçemiyorum :)

Mesela markette görevli para üstünü hesaplayamıyor. İçimden direkt “ne m4l adamlar” diyorum. Halbuki olabilir, insan hesaplayamayabilir. Bunun farkındayım ama kendimi tutamıyorum.

Yaşlı biri akıllı telefon kullanıyor, bana çok basit bir şey soruyor. Mesela yeni numara kaydetmek. Sonuçta bu telefonu kullanıyor değil mi? İlk defa kullanmıyor. Anlatıyorum, yine anlamıyor. İçimden “abi nasıl anlamıyorsun ya, niye kullanıyorsun” diye söyleniyorum.

Bir arkadaşım, evimde basit bir tamir işi var diyor. Alt tarafı iki vida sıkmak. “Ben yapamam” diyor. Ulan insan iki vida sıkamaz mı? Buna da giydiriyorum.

Bilgisayarda film/dizi izlemek isteyen bir arkadaş var. “Şu siteden izleyebilirsin” diyorum. “Ben beceremem” diyor ve bu adam yıllardır bilgisayar kullanıyor. buna da ayrı giydiriyorum.

Araba muayenesi var ya. Bir arkadaşım muayeneyi hiç kendisi yaptırmamış. 10 yıldır arabası var, hep muameleciye para vererek yaptırmış. e bunu da boş geçemezdim herhalde :)

Şimdi anlattığım meseleler çok basit değil mi?
Yoksa bende mi anormallik var. ben normal miyim?

bana laflar hazırladınız mı?
0
Rondak
(16.08.25)
Tahammül eşiğin düşmüş Abi senin.

Yogaya başla.
0
Mirket
(16.08.25)
Her şey bir ihtiyaçtan kaynaklanır diye düşünürsek beynin buna ihtiyaç duyuyor diyebiliriz. O halde bu ihtiyaç nereden kaynaklanıyor o önemli.

Bu davranış doğuştan gelen değil sonradan öğrenilen bir davranış. Çok büyük çoğunlukla ailenin en güçlü kişisi (büyük ailelerde dede veya nine küçük ailelerde baba veya anne, yahut aileye etkisi çok büyük olan başka birileri) senin en minikliğinden beri görerek büyüdüğün biriydi ve o da herkesi çok eleştiren biriydi.

Zihin istesek de istemesek de teşhis koymak (yani yaftalamak) ve sınıflandırmak (iyi kötü, doğru yanlış, güzel çirkin, faydalı faydasız, zararlı zararsız vs) yordamıyla çalışan bir varlık. Biz ne kadar uğraşsak yine bunu yapacak çünkü başka türlü güvende olamayız, uyumlu olamayız, fayda elde edemeyiz vs.

Fakat bu bahsettiğin durumda bir aşırılık var, yapılması gereken şey bana göre zihnin kafayı yemiş ve kontrolden çıkmış makineler gibi neden sürekli, durmadan, hiç bıkmadan aynı işi yapmaya uğraştığını yani olumsuza odaklanıp sürekli bunları işaretlemeye çalıştığını bulmak.

Yanlış anlamıyorsam (benim zihnim de böyledir, kendimden bildiğim için yazıyorum) bu tarz insanlar çok büyük çoğunlukla iç dünyalarında güvensizdirler. İnsanlara güvenmekte zorlanırlar, inanmaya çok hasrettirler, ne zaman inanmak güvenmek gerekse zihinleri önlerine sürekli olarak geçmişteki kazık yeme kayıtlarını, o andaki yaşanan acıyı, yaşanan duyguları getirir. Tam da bu yüzden zihin sürekli kusur bulmaya yani kendini güvence altına almaya odaklar.

Bir de yanlış yapma korkusu olabilir, başarısızlık korkusu olabilir, eleştirilerek canı yakılma korkusu olabilir. Bunlar da zihnin sürekli mükemmeliyetçiliğe odaklanmasına sebep olur.

Biraz iç dünyamızı dinlemek lazım, kendimizle konuşmak iyi gelecektir diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(16.08.25)
Ahaha bence kıskanıyorsun. İnsanların bir şeyler bilmeden/yapamadan/beceremeden hayatta kalabilmesini kıskanıyorsun. Çok mu mücadele ettiğin bir hayatın oldu?
0
Gradient_tabanlı_mor
(16.08.25)
ben seni anlıyorum kardeş. makarna yemekten milletin zeka seviyesi düştü bu da senin gözüne batıyor. çok normal. tahammül seviyemiz de düşüyor sürekli salak salak şeylerle karşılaşmaktan.
mesela marmaraydan inmeye çalışırken zorla binenlere kafa atasım geliyor. neden sakin kalamıyorum? çünkü kardeşim kural var, adap var mna koim yol ver geçeyim. insanlar çok saygısız ben buna deli oluyorum.

yaşlı amcanın anlamaması durumu bende de var. amcam neredeyse her gün nasıl watsaptan fotoğraf gönderiliyor diye soruyor. kafası dijital şeyleri almıyor ona yapacak bir şey yok. boşuna sorma amca yine de unutacaksın bir şeyden de eksik kal diyorum ama yok illa sen anlat diyor :D onu da öyle kabullendim.

hele o vida sıkamayanlar ahh rondak sen ben misin yoksa herkes aynı kişilere mi denk geliyor :D
0
neira
(16.08.25)
alışkanlık olmuş

zihnini güzel şeylere alıştır
0
mantık
(16.08.25)
@Rondak haklısın abi. Mal çok. Burada da, dışarıda da.

O kadar basit işleri yapamıyorlar ki, git bosch marka lokma takımı al diyorum mesela. Fotosunu ve linkini atıyorum. Fiziki mağazadan alacak. Bu mu diyor, markasız bir ürün...

Ben fesebuka giremiyorum diyor. E ama fesebuktan yazıyorsun şu anda diyorum...

Abi gel büyük iş var evde ikinci adam olmazsa olmaz, gidiyorum sadece bir masayı diğer odaya taşıdık. Öl ulan öl.

Abi bahçe kapısının dışından kapı kolu aracılığı ile kapıyı açıyorlar. Lütfen kapı koluna dışarıdan müdahaleyi kesecek şekilde kaynak yap diyorum. Foto atıyorum. Şaka gibi iş yapılmış. Dışarıdaki ulaşamaz, içeriden ise el ve ayaklarının üstünde duracaksın, bir elini o yaptığı kutumsu şeyin içine alttan sokacaksın.

Hidrolik tak kapı kapansın kendi kendine diyorsun, hidroliği takıyor ama kapının ufak kanadı artık açılmıyor... Ya olm niye böyle yaptın dedim, abi hidrolik tak dedin taktım.

Bir adım öteyi düşünmüyor millet. Ot gibi yaşıyorlar. Yeniliğe kapalılar. Sağını solunu bilmiyorlar. Çok basit yönergeleri izleyemiyorlar. Haklısın yani haklıııııı.
0
Shepard
(16.08.25)
Anne babandan öyle görüp öğrenmiş olabilirsin. Benim annem de her şeyi, herkesi sürekli yargılayan, mükemmeliyetçi bir insandir. Çocuk aklıyla ona maruz kala kala benim zihnimde de bir emekli albay konuşmaya başladı. Tabiatım gereği daha yapıcı, alttan alan biriyim ama o emekli albay da durmadan konuşur bir taraftan.

Kendine de böyle mi davranıyorsun? En önemli soru o aslında.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
bence bu bir sorun değil. sadece gerizekalılığa tahammülün yok o kadar.
0
biergarten
(16.08.25)
bende senin gibiyim, çok iyi anlıyorum.
özellikle son 10 yılda insanlar bir mallaştı veya hep böylelerdi de bize mi batmaya başladı anlamadığım kısım bu.
en basit şeyi yapamayan, analitik düşünemeyen, sorun sözemeyen insanlar arttı.

geçen elinde iphone muhtemelen son model maxlerden gelmiş bana adres soruyor. 20li yaşlarda. haritaya açıp bakmak aklına gelmiyor. çıldırırsın.

aynısı duyuruda da var nasıl giderimciler. google map e konum girmek bu kadar zor olamaz.

geçen hastanedeyim yerlere kocaman stickerlar yapıştırmışlar kan alma,röntgen,ultrason yazıyor sekreter adama diyor kırmızı çizgiyi takip edeceksin. onu bile yapamıyorlar önüne gelene nerede diye soruyor.

o kadar çok şey var ki yaz yaz bitmez.
yaşlıları bir nebze anlarım ama gençler ve orta yaşta böyle tipler çok var.
0
my fault
(16.08.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.