Giriş
(10)

hesaba para girisi sorunsali

sanxis
9 yil once bir yakinima borc vermistim ve simdi o borcunu odemek istiyor. 200 bin tl kadar bir parayi "borc iadesi" aciklamasiyla hesabima havale yapsa bir sikinti olur mu? cok buyuk bir miktar degil ama hesabima hic tek seferde bu kadar para girmedi :D o yuzden herhangi bir risk var mi emin olamadi
9 yil once bir yakinima borc vermistim ve simdi o borcunu odemek istiyor. 200 bin tl kadar bir parayi "borc iadesi" aciklamasiyla hesabima havale yapsa bir sikinti olur mu? cok buyuk bir miktar degil ama hesabima hic tek seferde bu kadar para girmedi :D o yuzden herhangi bir risk var mi emin olamadim. simdiden tesekkurler
0
sanxis
(12.02.25)
Hocam millet 200k maaş alıyor artık. Ne riski olacak
0
Cezcez
(12.02.25)
bir sıkıntı olmaz. milyon aktarıyoruz biz sorun olmuyo
0
jelly bear
(12.02.25)
@cezcez evet ama maasin gelir vergisini oduyor, isterse 1 milyon alsin. ben bunun bir gelir olmadigini (aramizda herhangi bir sozlesme vs de olmadigi icin), masak incelerse nasil ispatlayacagim diye merak ediyorum.
0
🌸sanxis
(12.02.25)
@jelly bear milyonu hangi amacla, ne yazarak aktariyorsunuz da sorun olmuyor?
sorularim sacma olabilir ama hayatimda hic buyuk para transferi yapmadim, korkuyorum :D
0
🌸sanxis
(12.02.25)
Kardeş sen hangi ülkede yaşıyorsun:) hiçbir şey olmaz
0
alimcgraw
(12.02.25)
bir açıklama yazmadan yolluyorum. bi şey olmaz.
0
jelly bear
(12.02.25)
Şahıs şirketiniz varsa nolur nolmaz 'elden alınan borç ödemesi' benzeri bir açıklama ile göndersin bence yakınınız.
0
(12.02.25)
Meraktan soruyorum 9 yıl sonra aynı meblağı mı ödedi? Faiz vs olmadı mı
0
HellKeePer
(12.02.25)
Gı + 1
Şirketiniz olmasa da böyle yazılabilir.
Kimilerine bir şey olmayabilir elbette.
Ama ben "kimi" değilim mesela. Endişenizi anlıyorum.
0
pro9it9is9
(13.02.25)
@HellKeePer sordugum sorudan 9 yil once 200 bin tlsi olan biri gibi gorunuyor muyum :D

dolar olarak borc vermistim, dolar olarak geri aliyorum. kendisi yakin akrabam oldugu icin ben zaten o paranin ustune bir bardak soguk su icmis, arkamda birakmistim. ama eline bir yerden para gecmis, aldigi miktarda dolari geri oduyor.
0
🌸sanxis
(13.02.25)
(9)

ramazanda gaziantep nasıl olur? yoksa adana'ya mı gitmeli?

elorelia
amaç gastronomik tur. biraz baktım netten; ramazanda restoranlar kapalı olur diyen de var, dayak yersiniz diyen de... ama tarihler eski. güncel durum nasıl olur bilemedik.ilk hedef gaziantep. adana da alternatifi. ne diyorsunuz?çocuk da olacak yanımızda (yaş 2,5)
amaç gastronomik tur.

biraz baktım netten; ramazanda restoranlar kapalı olur diyen de var, dayak yersiniz diyen de... ama tarihler eski. güncel durum nasıl olur bilemedik.

ilk hedef gaziantep. adana da alternatifi.

ne diyorsunuz?

çocuk da olacak yanımızda (yaş 2,5)
0
elorelia
(12.02.25)
ramazanda Ordu'da bulunmuştum.Acıkınca pastaneler dışında açık yer bulamamıştık.İftar saatine yakın açıyorlar ama servis yapmıyorlardı.
Gaziantep artık turistlik bir şehir ama ben olsam denemezdim, meşhur yerler sanki kapalı olur diye düşünüyorum.
0
devilone
(12.02.25)
Bence çok güzel olur, ramazanda kalabalık azalıyor her yerde, önceden bir arayıp sorun açık mısınız diye ona göre karar verin isterseniz, daha önce ramazan aylarında gezi amaçlı Kapadokya ve Sinop'ta bulundum, ikisi de harika idi.
0
(12.02.25)
Bence de kapalı olur. Bir de bazen lokantalar Ramazan'da tamamen kapatıp tadilat yapıyorlar mesela.
0
peki madem
(12.02.25)
Antep'ten ramazanda verim alınmaz. Ramazan'da orada bulunmuş biri olarak bunu söylüyorum. Her yer kapalıdır. İftarda açarlar, aynı anda herkese servis meselesi ortaya çıkınca hizmet kalitesi düşer. Kimi yer ise tamamen dükkanı kapatır, tatilini yapar vb.

Adana daha rahat bir şehir. Ramazan olsa da daha fazla açık yer bulursunuz. Daha rahat edersiniz.
0
loras
(12.02.25)
loras +1000
ramazanda mekanlar zaten sorunlu oluyor bir de öyle şehirlerde ekstra kalabalık olur yer bulamazasın servis kötü olur vs. bir ihtimal haftaiçi gitme imkanı olursa biraz daha rahat olabilir.
0
joooper
(12.02.25)
gecen yil deneyimledik, hic tavsiye etmiyorum. hele de cocukla. gidebileceginiz yer sinirli olacak, gittiginizde de - ozellikle iftar zamani - inanilmaz sacma sapan bir kalabalik oluyor, iftar sonrasi gideyim deseniz bir cok sey bitmis oluyor ve yemek kalitesi normal zamandaki gibi degil kesinlikle. bazi restoranlar ramazan + bayram suresince kapatiyor. carsi bolgesinde ozellikle dayak yiyeceginizi sanmiyorum ama ramazan ve bayram suresince antepe bir daha adim atmam muhtemelen.
0
kassiopeia
(12.02.25)
Ramazanda çok az yer açıyor gerçekten.
0
ananiyimioguz
(12.02.25)
aç kalırdınız. ekmek bile bulunamayabilir ankara'nın doğusunda. baharda tavsiye ederim.
0
janderzel zartanyan
(12.02.25)
adanada hemen her yer açıktır.
0
ground
(13.02.25)
(8)

Sürükleyici, sıkıcı olmayan, izlenebilir film önerisi

ermanen
biraz acil olduğu için genel soruyorum. herkes en azından bir film yazabilsin diye.biraz kriter verirsem:- daha çok zekice olanlar öncelikli- aptalca aksiyon, sırf vurdu kırdı olmasın mümkünse- gore olmasın (zeki kurguysa biraz olabilir)- sürükleyici korku/gerilim ve survival olabilir- ama iyiyse fi
biraz acil olduğu için genel soruyorum. herkes en azından bir film yazabilsin diye.

biraz kriter verirsem:
- daha çok zekice olanlar öncelikli
- aptalca aksiyon, sırf vurdu kırdı olmasın mümkünse
- gore olmasın (zeki kurguysa biraz olabilir)
- sürükleyici korku/gerilim ve survival olabilir
- ama iyiyse film türü farketmez

normalde çok film izlemiş biriyim ve eskiden de film sorularına çok yanıt vermiştim. şimdi aklıma izleyecek bir şey gelmedi. bazen ara veriyorum ve sonra ne izlenir diye tıkanıyorum.
0
ermanen
(11.02.25)
izlemediyseniz (bkz: contratiempo)
0
lazpalle
(11.02.25)
The Gentlemen (2019)
0
Amaranta ursula
(11.02.25)
flatliners 1990 olanı
0
janderzel zartanyan
(11.02.25)
Uzun zaman sonra dün ikinci kez Basic Inctinct i izledim. Hala en iyi gerilim filmlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Ayrıca zamanında itici Michael Douglas ın da çok güzel seviştiğine karar verdim. Yaşla zevkler değişiyormuş, neyse konu nerelere geldi.
0
sumuklu asilzade
(11.02.25)
İnstinct demek istemiştim,
0
sumuklu asilzade
(11.02.25)
Mirket
(11.02.25)
Nedense aklıma şu film geldi, izlediğimi bile unutmuştum.

m.imdb.com

2021de bir de amerikan versiyonu çekilmiş.
0
(12.02.25)
Hodejegerne
The Town
Collateral
Jennifer8
0
alimcgraw
(12.02.25)
(13)

Zaman algısıyla ilgili film önerileri?

sekizdokuzon
İnsan zihninin zaman algısıyla ya da bu konseptin çağrıştırdıklariyla ilgili öncelikle film, dizi ya da kitap önerisi rica ediyorum.Teşekkür ederim.
İnsan zihninin zaman algısıyla ya da bu konseptin çağrıştırdıklariyla ilgili öncelikle film, dizi ya da kitap önerisi rica ediyorum.

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(09.02.25)
YouTube hatta TikTok videosu da olur.
0
🌸sekizdokuzon
(09.02.25)
Time Trap (2017)
0
hayirsiz
(09.02.25)
bana çağrıştırdığı filmler:
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
0
late viper
(09.02.25)
Mr nobody demeye gelmiştim söylenmiş.

About Time

Tam olarak zamanla ilgisi olmasa da All of us strangers.
0
(09.02.25)
Yukardaki fimlere katiliyorum ek olarak aklima gelenler
Arrival
Everything happens everywhere all at once miydi ne o film
0
kassiopeia
(09.02.25)
time traveler's wife
0
sir gawain
(09.02.25)
A ghost story (2017)
0
gabe h coud
(09.02.25)
Zamanın algısıyla değil ama direkt kendisiyle ilgili Outlander diye bir dizi var. Romantik tarihi macera.. baya poetik bir dizi.
0
beyfendi
(09.02.25)
Interstellar
0
deartheodosia
(09.02.25)
Tamamiyle zaman “algısı” sayılabilir mi bilmiyorum ama yakın zamanda Stargate izledim. Onu da söyleyebiliriz sanırım.
0
love and trust
(09.02.25)
Ya bir de aklima geldi netflix de bir belgesel vardi ona bakabilirsiniz, bulursam yazacagim tam adini
0
kassiopeia
(09.02.25)
m.imdb.com

Bunu da tavsiye ederim
0
kassiopeia
(09.02.25)
(12)

Siyah çay dışında en sevdiğiniz çaylar?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Bu ara değişik çaylara merak sardım. Sizlerden kopya çekerim belki. Bneim favorilerim sırasıyla;Yerba MateRooibos (Bunun TR'deki markalar arasında hangisi iyidir? Lipton'u pek sevmedim)YeşilçayKekikSizlerin neler?Cevaplar için çok teşekkür ediyorum.
Merhaba arkadaşlar,

Bu ara değişik çaylara merak sardım. Sizlerden kopya çekerim belki. Bneim favorilerim sırasıyla;

Yerba Mate
Rooibos (Bunun TR'deki markalar arasında hangisi iyidir? Lipton'u pek sevmedim)
Yeşilçay
Kekik

Sizlerin neler?

Cevaplar için çok teşekkür ediyorum.
0
Amaranta ursula
(08.02.25)
Milk oolong
0
kullanicadi
(08.02.25)
Ayurvedik detoks çayı: eşit hacimlerde kimyon, rezene ve kişniş tohumları karışımı
Melisa
Hibiskus
0
cilacı ökkeş usta
(08.02.25)
darjeeling
0
deckard
(08.02.25)
Trabzon yayla çayını tavsiye ederim. Piyasada çeşit çeşit şeyi bu isimle satıyorlar. Benim söylediğim, mor çiçekli olan.

www.trendyol.com
0
Mirket
(08.02.25)
@arbre kaçak çayı default olarak içiyorum. Türk çaylarında da bergamotlu benim de favorim.
0
🌸Amaranta ursula
(08.02.25)
adacayi tabiki..
0
cooperr
(08.02.25)
nane limon, kekik, adacayi.
korede greyfurt cayi icmistim, limonlu falanda yapiyorlar cok hosuma gitti ama cok sekerli. ancak kisin hasta olunca falan yaparim. tarifi sanirim bu.
www.youtube.com
0
spherical
(08.02.25)
Kombucha

Piyasada satılan fabrikasyon şişelenmiş şey değil de, ya Rusya'da içeceksiniz ya da evde kendiniz üreteceksin. Yok öyle bir lezzet. Kesinlikle tavsiye ederim.
0
Mirket
(08.02.25)
adaçayı ve yeşilçay
0
ya ben lan neyse
(08.02.25)
Chado, Teaco, Beta tea, Melez tea gibi markalar var. Lipton yerine buralardan alırsanız tadı çok fark eder. (Fiyatı da çok fark ediyor tabii.)

Çiçek ıhlamur seviyorum ben kışın, ayva kabuklu, tarçınlı, karanfilli, zencefilli falan.
Vanilyalı rooibos <3
Beyaz çay
Kırmızı meyveli karışımlar
0
kobuzchu kiz
(08.02.25)
Kuşburnu ve hibiskus çayı
0
(09.02.25)
Nane çayı

Sıcak suyun içine 5-6 yaprak taze nane atıp içiliyor, nane miktarı isteğe göre artırılabilir
0
grimavi
(09.02.25)
(3)

Enerji döngüm değişti. Akşama doğru daha enerjik olmak mantıklı mı?

anaphylacticshock
Merhaba, Ben normalde sabah insanıyımdır. Erken kalkmayı sabahın sakinliğini falan severim. Eskiden ders falan çalışacaksam da ancak sabah çalışabilirdim. Öğleden sonra pineklerdim. Ki zaten hiçbir zaman çok enerjik bir insan olmadım. Mesele şu ki, son 1-2 yıldır benim bu düzenim tamamen değişti. Ar
Merhaba,

Ben normalde sabah insanıyımdır. Erken kalkmayı sabahın sakinliğini falan severim.

Eskiden ders falan çalışacaksam da ancak sabah çalışabilirdim. Öğleden sonra pineklerdim. Ki zaten hiçbir zaman çok enerjik bir insan olmadım.

Mesele şu ki, son 1-2 yıldır benim bu düzenim tamamen değişti.

Artık sabah 9 gibi uyanıyorum, 1-2 saat uyanık olarak uzanıyorum, telefona falan bakıyorum. Öğlene doğru kahvaltı yapıyorum. Ancak öğleden sonra 14:00 gibi falan kendime gelip ev işi vs ne yapacaksam yapmaya başlıyorum. Ders çalışacaksam ya da kitap okuyacaksam da 14:00 gibi başlıyorum.

Akşam 21:00'de bulaşık yıkayıp, yer sildiğim bile oluyor.

Enerji döngüm neden değişmiș olabilir sizce? Yașla ilgili bir șey mi? Ne etki etmiş olabilir bu duruma?
0
anaphylacticshock
(08.02.25)
Mantıklı değil çünkü bütün düzen sabah çalışmaya göre kurulu, okullar, kurumlar, özel şirketler vs

Sabahlardan nefret ederim güneşin sarısı bile bana çiğ gelir, zihmimin en üst seviye çalıştığı saatler akşam 6-9 arası, sabah kalkayım da berrak zihinle kitap okuyayım dedikleri zeka açıklığı bende bu saatlerde oluyor
0
grimavi
(08.02.25)
Toplum düzeni sabaha göre ayarlanmış durumda, şu an 14'te çalışmaya başlayabildiğine göre kendi düzenini oluşturmuş durumdasın, sabah bulunman gereken iş okul vs yok demek ki, belki kendi haline bırakılsan hep böyle olacaktı, sadece bir yorum...
0
(08.02.25)
Ben de senin gibi bir döngü değişikliği yaşadım ama doğum yaptıktan sonra:p bütün gece 2 saatte bir uyanıp bebek emzirdikten sonra öğlene kadar zombi gibi gezer olmuştum. Algılarım öğleden sonra, tercihen birkaç kahveden sonra açılıyordu. Gece yarılarında dolap düzenleyip, banyo küvet falan ovuyordum. Hatta bu düzen çocuk emmeyi bırakıp uyumaya başladıktan sonra bile uzun bir süre devam etti. İşe dönüp sabah 6 30 da kalkmaya başlayınca yavaş yavaş düzelmeye başladım.

Bir şekilde sabah erken kalkmaya başla zorunluluk olmasa bile. Zamanla düzene girer diye düşünüyorum
0
kullanicadi
(08.02.25)
(8)

bir kredi meselesi

kibritsuyu
arkadaşlar ben bugüne kadar hiç kredi kullanmadım. param varsa olan parayla aldım, yoksa hiç almadım.şimdi babamdan kalan evi tadilata soktum, yaptırıp kendim oturacağım. epey bir masrafım olacak. bunu kredi çekerek zamana yaymak gibi bir düşüncem var ama bankalar öyle düşünmüyor.şu anda kirada otur
arkadaşlar ben bugüne kadar hiç kredi kullanmadım. param varsa olan parayla aldım, yoksa hiç almadım.

şimdi babamdan kalan evi tadilata soktum, yaptırıp kendim oturacağım. epey bir masrafım olacak. bunu kredi çekerek zamana yaymak gibi bir düşüncem var ama bankalar öyle düşünmüyor.

şu anda kirada oturuyorum. 2-3 aya kadar tadilat bitince kendi evime taşınacağım ve vermeyeceğim en az 20-25 bin lira (mahkeme devam ediyor, belki 30-35 olacak) kira tutarı cebimde kalacak. planım ise 2 yıl, 3 yıl, 4 yıl artık her neyse bu kirayı kredi taksiti olarak ödeyeyim, tadilat için gerekli parayı da kredi olarak çekeyim istiyorum. ama bankalara bunu anlatamıyorum.

250 bin lira kredi veriyor, 9000 lira ödemeli 48 ay. yahu ben ayda 20 bin lira ödeyebilirim, daha çok ver diyorum, vermiyor. tamam o zaman geri ödeme tutarım daha düşük olsun, 9000 9000 4 yıl mahkum etme, 250 bin ver ama vadeyi kısalt geri ödeme miktarını azalt diyorum, vermem 2 yılda ödeyeceksen 190 bin veririm diyor.

tabii bunu benim mevcut durumumu değerlendirip diyor. senin kart limitlerin, mevcut risklerin falan diyor. yani mevcut maddi durumuma ek olarak kredi çekip ödeyebileceğim tutarı analiz ederek söylüyor, bu herif ayda anca 9000 ödeyebilir diyor. ama kredi bu bana ek maliyet getirmeyecek. kira ödeyeceğime taksit ödeyeceğim. bunu sisteme anlatamıyorum.

kredi kullanan bir adam olmadığım için mantığını da yöntemini de çözemiyorum. bana aylık 20-25 bin lira ödeyebileceğim, 3-4 yıl vadeli çekebileceğim maksimum tutarı kim nasıl verir? kiminle görüşeyim?
0
kibritsuyu
(07.02.25)
Tanıdık şube müdürü varsa, ya da şube müdürüne ulaştırabilecek bir tanıdık varsa şube müdürleri inisiyatif kullanabiliyorlar kredi konusunda. Müdür "ol" derse oluyor.
0
kobuzchu kiz
(07.02.25)
bahsettiğiniz kredinin faizi nedir? hesaplamaya üşeniyorum, ama piyasaya göre çok düşük bir faiz olduğunu tahmin ediyorum. %4.5 civarı özel bankaların birinden 500.000 falan bile kredi çekersiniz. sorun sizin limitler falan değil, bankanın o düşük faizli krediyi kullandırma kotasında...
0
malheiros
(07.02.25)
e tabii haklısınız. yüksek faiz verirsem daha yükseğini de verir. işte ben bunları bilmiyorum, bu konularda yardımınızı rica ediyorum.

%2.69 faiz, 48 ay 250.000 lira, 9.648 lira taksit ödemesi, toplam geri ödeme tutarı 472.752 lira

veya

%2.89 faiz, 36 ay, 249.000 lira, 11.536 lira taksit ödemesi 415.296 lira.

bunları derhal veriyor. uygun diyorsanız birini hemen alayım.

peki bunu aldım diyelim. benim kredi çekme hakkım dolmuş mu oluyor? başka bankadan aynı şartlarda kredi bulup bir o kadar da oradan çekmek istesem verir mi?
0
🌸kibritsuyu
(07.02.25)
Yerinizde olsam 1sn durmam hemen alırım...
0
malheiros
(07.02.25)
sen 250 yi al kardeşim onların ödemeni istediği tutarda öde. sonra git bi anda tümden kapat krediyi. çıkan faiz de indirim yapmak zorndalar o zaman.

Erken ödeme yapmadan önce, bankanızla görüşerek:

Erken ödeme cezası olup olmadığını,
Faiz indirimi veya değişiklik yapılıp yapılmayacağını,
Toplamda ne kadar ödeme yapacağınızı netleştirmeniz önemli
0
jamswety
(07.02.25)
250 bin tl kredi yeterli mi değil mi tam anlamadım, daha kısa vadede daha çok ödeme yaparak krediyi kısa sürede bitirme talebin olduğuna göre yeterli gibi. Bu durumda ben olsam 9000 ödemeli krediyi alırım, oranlar çok iyi, geri ödemeyi zamana yaymak da avantajlı aslında ama onu istemiyorsun, 9000den arta kalanları değeri kaybolmayacak şekilde biriktirip erken kapama yapabilirsin, ya da ödeme gününde 9000 değil 25 bin ödersin, kredi geri ödemesi daha çabuk biter.

Yanlış anladıysam ve 250 bin yeterli değilse yine de alırdım bu şartlarda, bir kredi devam ederken ikinci çekilebiliyor, hatta aynı bankadan olunca çektiğin kredi ile eskisini kapatıp yenisini ödeyebiliyorsun, haliyle eskisini erken kapattığın için geri ödeme tutarın daha az oluyor.

Bunları tanıdık vs bulup banka ile baştan istediğin şartlarda anlaşmanın söz konusu olmadığı ihtimal için söylüyorum.

Son olarak ben de kredi cahiliyim aslen, çevremde sıklıkla kredi çekenlerin hikayelerine dayanarak cevapladım soruyu.
0
(08.02.25)
250 bin lira yeterli değil, işin toplam maliyeti nereden baksan 800 900 tutacak en az. malzeme alımlarını kredi kartına taksitle de yapıyorum ama nakit ödenmesi gereken işçilik vs tutarlar ve kredi kartının limitinin yetmeyeceği yerler olacak. o yüzden elde nakit de bulundurmak istiyorum.

çekeyim en iyisi. gerisine bakarız.
0
🌸kibritsuyu
(08.02.25)
Vakifbank sky limit diye birsey var hocam. Bu kısıtlar aslında BDDK kaynaklı olabiliyor. Bir de teb ile konuş
0
primetime
(08.02.25)
(5)

50 bin tl krediyi en ucuz nasıl çekerim

hoot
merhaba iyi günler, 50 bin tl nakite ihtiyacım var.şuan her şey sınırda ve kısma şansım yok gibi, kıssam bile gelecek aylara patlayacak. kredi kartının asgarisini ödeyerek her ay yavaş yavaş ödenir ama bu masraflı olur herhalde. qnb'de 30 bin tl kredi diyor, sizce bunu en basit şekilde nasıl hallede
merhaba iyi günler, 50 bin tl nakite ihtiyacım var.

şuan her şey sınırda ve kısma şansım yok gibi, kıssam bile gelecek aylara patlayacak.

kredi kartının asgarisini ödeyerek her ay yavaş yavaş ödenir ama bu masraflı olur herhalde. qnb'de 30 bin tl kredi diyor,

sizce bunu en basit şekilde nasıl halledebiiriz?

teşekkürler.
0
hoot
(07.02.25)
şu ilk kez internet bankacılığı ile müşteri olana 20 bin faizsiz kredi verme olayları var bankaların onlara bakabilirsiniz.
2 tane bankadan kart kullanıp müşteri kaydı ile faizsiz çözersiniz :) Akbank çok uyuz onu denemeyin iş bankasından bu şekilde almıştım birkaç yıl önce.
0
Kediyi üzdün
(07.02.25)
yeni müşterilere özel 20-30 bin tl aradı krediler var ancak vade maks 6 ay gibi gördüm. onlara bakılabilir. 50 veren banka yok şu an. aynı bankada 30 kredi, 20 nakit avans toplam 50 şeklinde uygulamalar var ama ödeme dönemi çakıştığı için sizi zorlar mı bilemiyorum. hepsinin şartlarına tek tek bakmak lazım.
0
elorelia
(07.02.25)
Vakıfbank kobilere 2.79dan 49 60 vadeli kredi veriyor varsa esnaf tanıdığın çektir.
0
mikahakkinen
(07.02.25)
Daha önce müşterisi diilseniz Denizbank kredi kartı ve ek hesaptan toplam 45 bin tl faizsiz kredi veriyor ama vadesi 3 ya da 6 aydı sanki
0
(07.02.25)
enpara üyeliğiniz yoksa 6 ay sıfır faiz 50bin TL'yi az önce arkadaş aldı, 750 tl sigorta hariç masrafsız. hangikredi.com üzerinden bakıp form doldurmuş hemen onaylanmış.
0
engelbert humperdinck
(07.02.25)
(13)

Diş Sağlığını Boşvermiş Varlıklı İnsanlar

depresif çocuk
Hali vakti yerinde olup da kötü ve düzensiz dişlerle dolaşan insanların bu durumu düzeltmeme motivasyonu nedir sizce?
Hali vakti yerinde olup da kötü ve düzensiz dişlerle dolaşan insanların bu durumu düzeltmeme motivasyonu nedir sizce?
0
depresif çocuk
(07.02.25)
diş sağlığına önem vermenin maddi kazançla alakası olduğunu düşünmüyorum.
0
neira
(07.02.25)
Boşvermişlik
Pintilik
Kimsenin “abi dişlerin dökülüyo” dememesi
0
gabe h coud
(07.02.25)
Kime göre kötü kime göre düzensiz.

Dişler kolay kolay elletilecek şeyler değil bana göre. Şahsen kendi takıntım olmasaydı gayet de sorun olmayacak kadar düzensizlikte dişlerim vardı. Kendi takıntımdan dolayı tel taktırdım, iyi ki o zaman taktırmışım, daha da yapamazmışım. Ha, teller çıktı ne oldu? Gülüş tasarımı gerekiyor şimdi, benim hekimim de beni bu anlamda yönlendirmedi, bilgi vermedi, ben başkakarından duydum. Ne oldu, param yetecek mi onu yaptırmaya bilmem.

Parası olmayan veya öncelikleri çok daha başka ve güçlü olanlar ne yapsın, mecburlar mı pek de problemli olmayan dişlerini yaptırmaya? Saçma bence.
0
muhayyer divan
(07.02.25)
Genelde zahmetli ve rahatsiz edici/korkutucu tedavileri olması gibi geliyor bana.

Mesela çok zenginsin ama dişlerin çarpık diyelim. Düzeltmek için diş teli ya da düzeltici neyse işte ondan takman lazım ve bugünden yarına olacak bir şey değil. Parasını vereyim 3 günde hallolsun diyemediğin için "Aman çarpık kalsın" diyebiliyorsun.

Cerrahi çekim gibi tedaviler işlem esnasında rahatsiz edici ve gergin, işlemden sonra birkaç gün ağrılı süreçler. Kanal yaptırmadım hiç ama o da sınıntılı bir süreç gibi. Protez yıllar önce babam yaptırmıştı, o da uğraşmak gereken bir iş.

Yani bence de ihmal etmeleri mantıksız ama ihmal etme sebeplerini anlıyorum. Hak vermiyorum ama dediğim gibi.

Edit: ya mesela geçen sene diş taşı temizlettiğimde burnum tıkalıydı. Diş taşı temizliği yani en basit işlem di mi? Ağzım açık dururken burnumdan düzgün nefes alamadığım için boğuluyodum az kalsın ahdhs geniz akıntım da vardı ağzımdan da verimli nefes alamadım. Bi yandan vızzzzz diye iğrenç ses ve diş taşlarını temizlerken diş etlerinde hafif sızlamalar da oluyor. Birkaç dakikalık en basit işlemde bile stres oldum. Yine şimdiye kadar 3 kez 20lik diş çektirdim cerrahi olarak. Hep erteleye erteleye sorun çıkartana kadar bekledim. Yani diş bakımımı ihmal eden biri değilim ama hep zor geliyor bana da da diş tedavileri.
0
nundu
(07.02.25)
kücükken dis teli yüzünden olusmus travmalari.
0
sonsuz
(07.02.25)
Yakın zaman öncesine kadar diş teli tedavisinin sağlık için değil, kozmetik sebeplerle yapıldığına inanılırdı.
Öyle ki diş teli tedavisi olan çocuklar okulda akran zorbalığına maruz kalabilirdi.
Hala o kafayı değiştirmemiş olanlar ya da kafa değişse bile artık bizden geçti diye düşünenler vardır.
0
Mirket
(07.02.25)
Eskiden diş işleri oldukça acılı idi, şimdi teknoloji gelişmiş, eskisi gibi acımıyor.
0
parka
(07.02.25)
aklima direkt feridun duzagac geldi. bence hayat kalitesi/gorusuyle alakali bir durum. icine sigara icmeyi, bosvermisligi, tembelligi herseyi koyabilirsin.

edit: bu cevaptan sonra google'a baktim son hali nasil diye. adamin tum fotolarinda agzi kapali asddsfjhdsj:)
0
buenosdias
(07.02.25)
vizyonsuz zenginler olduğu için. bir arabaya on milyonlar verir, bir akşam yemeğinde binlerce liralık hesap öder ama çarpık sapsarı dişlerle dolaşır.
aslında ülkenin son dönemdeki en büyük sorunu bu vizyonsuz, eğitimsiz, görgüsüz zenginlerdir.
0
my fault
(07.02.25)
Varlıklı biri değilim ama diş sağlığını boşvermiş bir insan olarak cevap verebilirim bence. Sebebi küçük yaşta dişçi korkusu yaşamaktı benim için. Sonrasında hiç yumurta kapıya dayanmadan dişçiye gittiğim olmadı. Ama dönüp bakıyorum keşke gitseymişim. Şimdilerde başladım hala zor ama aşmaya çalışıyorum o korkuyu. Acısa da öldürmez dinliyorum dişçide işlemler yapılırken. Böyleli işte.
0
Pass this on
(07.02.25)
dişçi korkusu.
0
mathilda.may
(07.02.25)
dişçi korkusu, bir de bende öğürme var, doktor benim ağzıma rubberdam yaparak dolgu yapıyor.

dişlerimi fırçalarken bile öğürme geliyor. o aletler sokunca baygınlık geçiriyorum.

şöyle bir şey www.instagram.com
0
hoot
(07.02.25)
Acı çekme korkusu ve üşenme olabilir, bir de çok uç örnekler olmadıkça hafif kusurlu dişler daha insani bence, estetik kaygı da olabilir sebep.
0
(07.02.25)
(11)

dusuk kalp atis hizi

lemmiwinks
apple watch aldim haftasonu ve kalp atis hizima bakiyorum arada, bir hastalik hastasi olarak.resting heart rate, yani uzanirken kalp atis hizim 46-50 arasi cogunlukla. 41'e kadar dustugu olmus. oturuken 60'in altinda, su an da 55 civari mesela. uyurken de 42-59 arasiymis dun gece.sporcu degilim, oyl
apple watch aldim haftasonu ve kalp atis hizima bakiyorum arada, bir hastalik hastasi olarak.

resting heart rate, yani uzanirken kalp atis hizim 46-50 arasi cogunlukla. 41'e kadar dustugu olmus. oturuken 60'in altinda, su an da 55 civari mesela. uyurken de 42-59 arasiymis dun gece.

sporcu degilim, oyle bir gecmisim de yok. son 2 senedir haftada 2 pilatese gidiyorum, o da birkac ayda bir 1 ay ara vererek.

bu kalp atis hizi dusuk degil mi? doktora gorunmeli miyim?

40e 188cm 75kg
0
lemmiwinks
(04.02.25)
Bu değerler tek başına çok anlamlı değil. Başka semptom yoksa normal olarak kabul edilebilir.

Baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı gibi şikayetler de varsa o zaman doktora görünmelisin.
0
himmet dayi
(04.02.25)
soruya cevabim yok ama hastalik hastasi birinin apple watch alip surekli kontrol yapmasi gunde 2 paket sigara icmesi kadar zararli bir durum.
0
buenosdias
(04.02.25)
benzer bir durum bende de var. yillardir nabzım düsük. doktorlara da gittim zamanında, uzun boylularda nabiz düsüklügü normal, spor yapanlarda nabiz düsüklügü normal dediler. öylelikle üstüne düsmedim ama düzenli spor yapmayali yillar oldu hala nabiz düsük. benim dinlenme kalp atımı ortalamam 50 civari oluyor, ara sira 40'in altina da düsüyor. yakin zamanda bir kardiyologa gidecegim, sana da aynisini tavsiye eederim. seker, kolesterol, tansiyon sikayetin varsa, ailede kalp rahatsizligi hikayesi varsa risk daha da büyüyor.
0
deckard
(04.02.25)
dusuk nabizli ve dusuk tansiyonluyum, duzenli spor yapmam. her yil genel check-up yaptiririm. bu seneki ekg'mi inceleyen doktor sakin kalplisiniz severiz dedi. ama siz gene de bir kontrol ettirin.
0
65 derece
(04.02.25)
aritmi olabilir. kalp büyümesi olabilir.

ben sağlam sporcuyum. gece değil, gün içinde bile 37 oluyor :) eskiden 27 görmüştüm holter ile hem de :P kötü bir şey olarak yorumlamamak lazım.

baş dönmesi oluyor mu?
0
gabe h coud
(04.02.25)
baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı vs. yok.

babamda abdominal aort anevrizmasina greft uygulandigi ve baska bir lokasyonda stent oldugu, dedem de aort diseksiyonundan vefat ettigi (anevrizmadan ameliyat olmus, sonrasinda 10 yil yasamis) icin 40 yasina gelince bu konularda biraz pimpirikli olmaya basladim.
0
🌸lemmiwinks
(04.02.25)
kalp ritminde bahsettiğin gibi bir sorun olsa sadece dinlenirken değil masabaşında oturuken de aniden nabzın düşer bayılacak gibi olursun.
0
orpheus
(04.02.25)
60'ın altı bradikardi demektir ve ciddi bir sorunun belirtisi olabilir.
Bilinç kaybını beklemeden bir kardiyologa başvurun.
0
pro9it9is9
(04.02.25)
bahsettiğin rhr, uyurken ölçtüğüdür, masa otururken, ayakta dururken falan mümkün değil. alkol kullanmadığını veya kullanmadığın günler o rakamları gördüğünü farz ediyorum, gayet normal ve sağlıklı. ben de spor yaptığım günler, özellikle de yaz aylarında uyurken 38'e kadar düştüğü oluyor. içtiğim günler 50'ye dayanır.
0
malheiros
(04.02.25)
daha ne istiyorsun. dusuk kalp atisi iyidir. yaslandikca da azalir zaten.

butun memelilerin kalp atis sayisi 1 milyar civarinda. kalp dedigin mekanizmanin kaldirabilecegi kasilma sayisi belli. bu sikayet edilecek bir sey degil, aksine iyi bir sey.
0
antikadimag
(05.02.25)
Benim de nabzım düşüktür, 44 gördüğüm bile oldu, genelde 54-55 civarında, bunun için özellikle doktora gitmedim ama benim mantığım şu, majör bir problemim olsa muhakkak kendini başka türlü de belli ederdi. Ben de sporcu değilim bu arada.
0
(05.02.25)
(4)

doktor mri istedi, çektirdim. şimdi?

mr.goodcat
bir şikayetten dolayı muayene oldum. doktor mri istedi. çektirdim ve cd aldım. şimdi doktora tekrar "kontrol" randevusu alacağım da. bu mri sonucunun çıkmasını beklemem gerekiyor mu? yani mri'ı yorumlayan biri var ve rapor verecek o raporla mı gideceğim kontrole yoksa direkt cd ile gidebilir miyim?h
bir şikayetten dolayı muayene oldum. doktor mri istedi. çektirdim ve cd aldım. şimdi doktora tekrar "kontrol" randevusu alacağım da. bu mri sonucunun çıkmasını beklemem gerekiyor mu? yani mri'ı yorumlayan biri var ve rapor verecek o raporla mı gideceğim kontrole yoksa direkt cd ile gidebilir miyim?

hastaneye de soracağım ama tecrübe edenlerden yorum almak istedim
0
mr.goodcat
(02.02.25)
Radyolog rapor hazırladıktan sonra gitmek daha anlamlı, doktorlar da tecrübe sahibi olabiliyorlar ama esas radyologun işi.
0
(02.02.25)
sonuç çıkmadan doktora gitmeyin. mr görüntüsü bakıp yorumlayan hekim çok az doğrudan radyologun yazdığını okuyup ona göre tedavi ediyorlar.
0
my fault
(02.02.25)
Mr sonucunuz e nabıza düşebilir. Radyoloji görüntülemelerim kısmından bakıp raporunu oradan görüntüleyebilirsiniz. Genellikle 1 hafta ile 10 gün civarında çıkıyor rapor devlet hastanesi yoğunluğunda bile.
0
strawberry first
(02.02.25)
raporun çıkmasını bekleyip randevu almanız daha iyi olur. cerrahi branş doktorları kendileri de yorumlayabiliyorlar görüntüleri ama raporu bekleyebilirsiniz. bir haftada falan çıkmıştı istanbul devlet hst. raporu.
0
exlibris
(02.02.25)
(9)

ev boyatma fiyatlari

la mort heureuse
selamlar, 2+1 evimizi boyatacagiz, bina 6 yillik ama onceki ev sahipleri cok fazla civi cakmis onun izleri falan da duzeltilecek. birkac gundur etraftaki boyacilardan fiyat aliyoruz, ortalama 35k fiyat veriyolar. jotun isterseniz 40k diyorlar. bize cok geldi ama birkac boyacidan bu fiyati duyunca da
selamlar, 2+1 evimizi boyatacagiz, bina 6 yillik ama onceki ev sahipleri cok fazla civi cakmis onun izleri falan da duzeltilecek. birkac gundur etraftaki boyacilardan fiyat aliyoruz, ortalama 35k fiyat veriyolar. jotun isterseniz 40k diyorlar. bize cok geldi ama birkac boyacidan bu fiyati duyunca da normali mi bu anlayamadik. armut’a sormadik, iyi boyaci oldugunu duydugumuz birkac kisiye gittik sadece. sizce normal bi fiyat mi bu yoksa armuttan iyi puanli biri de ayni isi gorur mu?

konum istanbul
0
la mort heureuse
(02.02.25)
2023 yılında ablam 6000 tl gibi bir ücret ödemişti yanlış hatırlamıyorsam, 35 bana çok geldi, 1,5 yılda o kadar artmış olamaz sanki.
0
(02.02.25)
Yüksek biraz 20-25 civarı normaldir. Konuma göre de değişir tabi. 2023 de ben de 3+1 evi 10 bine boyatmıştım
0
efruz
(02.02.25)
Bütün binayı boyasan o kadar tutmaz. Ben 150 metrekareyi 3-4 ay önce 2500'e mi ne boyadım.
0
Mehmettheslim
(02.02.25)
dolmabahçe sarayının iki odasını boyatsan o fiyat olmaz.
armut a girin teklif alın
0
jamswety
(02.02.25)
@efruz+1
Delik kapatmak işçiliği etkileyecek ve malzeme masrafını çok etkileyen bir şey değil.
3+1 evi, evin duvarları kötü olduğu için eşya taşırken oluşan vuruk kırıklar, çivi izleri... Tadilatıyla 10bine boyattım. Malzeme de dahil bu fiyata. Aldığım en yüksek rakam da 13bindi
0
strawberry first
(02.02.25)
Bilal

+90 553 710 30 36

Numaranı dayın Mustafa dan aldım de.

İstediğin kalite iş çıkartır.

Armut vs saçmasapan insan kaynıyor

Halihazırda üst segment konutlarda iş yapıyorlar pişman olmazsınız. Butik işlerde daha makul fiyatlara çalışır
0
topkapiaksaray
(02.02.25)
Delik dediğin dübel varsa kesip, dümdüz çivi çakılmış ise söküp yine içini alçı ile doldurun üzerini çekecek...

Eski boya kalkmadan astar çekip yeni boya atacak, us beş rotus yapar...

35 bin lira çok istemişler, taş çatlasa 10 bin tutar. 2023 Mayısında Antalyada 95 m2 V boyattım, rotus, iki kırık kapı tamiri, tüm kapıların boyanması, tavalardaki duvar kağıtları söküldü filan... Boya dahil 7000 lira ödedim. Bu 2024 kasımda kiracı çıktı, yine boyattım aynı ustaya 10000 verdim.
0
mahsus mahal
(03.02.25)
bi ay önce 130 m2 malzeme hariç 15 bin
0
sttc
(03.02.25)
20bin normal. daha üzerine çıkmama çalışın.

ümraniye'de 15 gün önce 2+1 15 bin tl ye boyattık.
0
durbidakka
(03.02.25)
(11)

Rahat erkek iç çamaşırı markası

foreignsilhouette
Selam dostlar. Sorum don üzerine. Trunk denilen bacağı tutan cinsten kullanıyorum. H&m in basic modeli çok iyi oluyodu, ömürleri bitti yenisini alayım dedim değiştirmişler yapısını ve beden standardını falan bok gibi oldu iade ettim. Öyle allı pullu şart değil basic olsun rahat olsun, ikinci gün gev
Selam dostlar. Sorum don üzerine. Trunk denilen bacağı tutan cinsten kullanıyorum. H&m in basic modeli çok iyi oluyodu, ömürleri bitti yenisini alayım dedim değiştirmişler yapısını ve beden standardını falan bok gibi oldu iade ettim.

Öyle allı pullu şart değil basic olsun rahat olsun, ikinci gün gevşeyip tası tarağı paçadan salmasın. Tavsiyeleriniz için teşekkür ederim.
0
foreignsilhouette
(30.01.25)
Blackspade veya Kom öneririm.
0
diabolus79
(30.01.25)
jack and jones'un bambu boxerları hem rahat hem de güzel oturuyor tavsiye ederim.
0
semaforo de medianoche
(30.01.25)
daginin modalları (bir çeşit kumaş ya da ürün tipi) var, onlara bakın
0
kojonotsuki
(30.01.25)
Don iade edilebiliyor mu??? Tutku ve the don beğeniliyor.
0
(30.01.25)
jack&jones ve zara kullanıyorum güzel. %100 pamuk al ne alırsan.
0
jelly bear
(30.01.25)
iade edilmiyor ama ben dilekçeli milekçeli yaptım o işi, aynı donun eskisiyle karşılaştırmalı foto, aynı beden olmasına rağmen değişmiş standart (daha büyümüş), müşteri yanıltma vs. 10'lu alınca uğraştım yani
0
🌸foreignsilhouette
(30.01.25)
burada çok tavsiye edilmişti. indirimli yakaladığım zaman amazondan jack&jones aldım, çok memnunum. arkadaşıma da aldırdım o da çok sevdi. %100 pamuk olmasına dikkat edin. bel çevresi lastikli kısmı için farklı bir malzeme kullanılıyor onda da genelde %5 olur, %95 de pamuk olur.
0
MtKrt
(30.01.25)
Bugüne kadar psycho bunny'den daha rahat bir boxer görmedim. Baya pahalı ne yazık ki.
0
kimlanbu
(30.01.25)
ben bir süredir bunlardan çok memnunum.

www.amazon.com.tr
0
biseysorcaktim
(30.01.25)
Hocam son dönemde Kom Arsenal alıyorum, çok rahat, çok profesyonel bi' boxer.
Under twenty modeli var onın kısası var ondan alma,

www.n11.com

bu gayet güzel yani. tavsiye ederim.
0
kumandanim
(30.01.25)
(10)

Bugüne kadar ödediğiniz en pahalı hesap?

Kediyi üzdün
Ne kadardı? ve buna değdiğini düşünüyor musunuz?
Ne kadardı? ve buna değdiğini düşünüyor musunuz?
0
Kediyi üzdün
(29.01.25)
asırlar önce karaköy de bir balıkçıda yüksek bir hesap ödemiştik. aklımda o kaldı çünkü verdiğimiz paranın karşılığı değildi. onun dışında ödeyebileceğim yükseklikteki bir hesap için karşılığını aldığımı düşündüğümde canımı acıtmıyor diyebilirim.

bir de enflasyon yüksek olduğu için 2 yıl öncesinin yüksek tutarı şimdi welldone da burger fiyatı.
0
kisa
(29.01.25)
2005 civarı İzmir havaalanında bir büyük bardak sallama çaya 21.5 lira (o zamanın parası) vermiştik.
0
inheritance
(29.01.25)
Bireysel olarak geçen sene Ruby'de 40 bin lira hesap ödedim.
Şirket yemeği olarak Mavi Balık'ta 190 kişi için 900 küsür bin tl hesap ödedim.
0
gabe h coud
(29.01.25)
benim ödediğim en çok geçen yaz 7-10bin arası bir şey ödedim iki kişi. tadımlık menü gibi bir şey vardı. güzel güzel yedik.
ben çok yemek ya da ortam sevdalısı değilim ama imkan varsa denemek lazım. bilmediğim yemeklerdi. değdi o yüzden.

ha bi de adnan menderes havaalanında damla marka suya yarım litresine 90 lira vermiştik. gerçi ben değil kız arkadaşım verdi ama yine de çok kızdım. etiketlere hiç bakmadan almıştı. yan dükkanlarda üçte biri ve ileride ücretsiz çelme vardı.
0
biseysorcaktim
(29.01.25)
2012 yılında likya yolunu yürürken kuru sıcaktan muslukların gıcırdadığı, açlıktan midemizin turşu gibi büzüştüğü bir noktada, evet gerizekalı gibi ağustos ayında yürüdük, fırsatçı hasan kişisinin evine denk geldik. çorba, pilav, karpuz ve ayrana kişi başına 100 tl vermiştik. halen en pahalısının o olduğunu düşünüyorum.
0
lüzumsuz adam
(29.01.25)
Taksimde udonya diye japon restorani var emekleri cok iyi ama asiri pahali heralde orasi ziplatmisti beni bir kucuk tas corba 300tl ustuydu
0
Zetnikov
(29.01.25)
kişi başı üzerinden değerlendirmek daha doğru. yurtdışında kişi başı 275 Eur, turkiye'de geçen haftalarda kişi başı 8500 tl. ikisi de bence %20-25 over priced.
0
awlmi
(29.01.25)
40.000 tl
İstanbul kozyatağı hayati ocakbaşı
0
jamswety
(29.01.25)
Bir pazar sabahı babamla Fenerbahçe Romantika'ya gitmiştik, tost yeyip çay içecektik, meğer pazar sabahları sadece açık büfe kahvaltı varmış, yanlış hatırlamıyorsam 30 lira gibi bir hesap ödemeyi beklerken 300 tl ödemiştik 2006 yılında. Değmedi elbette ama anı oldu, aklımıza geldikçe güldük duruma.
0
(30.01.25)
Mavi Yeşil'de (Mavi Balık'ın eski adı) 2001 senesinde 850.000.000 tl (eski para).

Yediğim en lezzetli iki lüferden biriydi. Her şey kusursuzdu. Değer mi derseniz, bence asla. Ama şirketin misafirlerini götürmek gerekiyordu. Mecburiyet yani.
0
yadigar
(30.01.25)
(8)

Günlerin bomboş geçmesi

don’t panic
Arkadaşlar merhaba, Brain rot mu oldum ne oldum bilmiyorum ama bir süredir bu duyguyu inanılmaz hissediyorum ve acayip huzursuzum. Umarım yazıya döktüğümde zihnimden geçenleri tam olarak yansıtabilmiş olurum. Günlerim bommmmboş geçiyor ve bu yüzden üniversitedeki dolu dolu yaşadığım ve beynimi kulla
Arkadaşlar merhaba,

Brain rot mu oldum ne oldum bilmiyorum ama bir süredir bu duyguyu inanılmaz hissediyorum ve acayip huzursuzum. Umarım yazıya döktüğümde zihnimden geçenleri tam olarak yansıtabilmiş olurum.

Günlerim bommmmboş geçiyor ve bu yüzden üniversitedeki dolu dolu yaşadığım ve beynimi kullandığım günlerimi özlüyorum. Üniversiteden mezun olalı 16 yıl olması dışında sorun yok.

Ayda 10-12 gün falan çalışıyorum, kalan zamanda boşum. Üniversite mezuniyeti sonrası da bu hep böyle süregeldi. İlk zamanlarda güzeldi. Yoğun çalışmamak, finansal özgürlük, planlarını uygulayabilmek ve bir nevi kafana göre takılmak dream life gibi geliyordu. Belki de hala öyle ama ben kendimi gün geçtikçe içi boşalan bir insan gibi görmeye ve hissetmeye başladım.

Günde 6-7 saat telefon ekran sürem var ve bu sürede yaptığım faydalı hiç ama hiçbir şey yok. Ekşi, watsapp, instagram, YouTube; bu kadar. Kitap okuyamaz oldum ki üniversitede 3-4 günde bir kitap bitirirdim. İşimle ilgili ciddi bir bilgi belge döküman okuyamıyorum, sıkılıyorum. Bu aralar İngiltere vizesine başvuracağız, hangi evrakların gerektiğini bile öğrenmeye üşeniyorum.

Boş günlerimde fitness yapıyorum uzun süredir, 10 yıldır falan. Eve geldiğimde, kızımla oyun oynamadığım anlarda, o uyuduktan sonra tek istediğim şey L koltukta ayağımı uzatıp altına da yastık koyup dizi film izlemek oluyor (çünkü iş günlerinde devamlı sandalyede oturuyorum, bari evde bu şekil uzanayım düşüncesi hasıl oluyor); ama ona da odaklanamıyorum. Üniversitede dersten yurt odasına geldiğimde 1-2 saat uyur, sınav varsa masamın başına geçip ders çalışır, sınav falan yoksa da kitap okurdum. Beyin devamlı aktifti. Şimdi düşünüyorum da beynim günün uyanık olduğum 15-16 saati asla aktif değil ve ben bunu yaşlandıkça fena hissetmeye başladım.

Mutlu mesut bir evliliğim ve bir kızım var. Aile hayatımda, kızımızı büyütme sürecinde vs her şey yolunda. Eşimle de ara sıra saçma tartışmalar olsa da :D normal ve olağan sürecinde ilerliyor her şey. Bu bilgileri de neden verdim bilmiyorum :D belki cevaplarınızda bir faydası olur.

Dönelim üniversite günlerine. O zamanlar boş anlarımda yaptığım şeylerden çok ama çok fazla zevk alırdım. Şimdi o dönemki boş anlarım hayatımın hepsi olduğundan mıdır nedir anlamını yitirdi. E durum böyle olunca da çoğu zaman kendimi üniversite günlerini hayal ederken ve bu günleri düşündüğümde mutlu olurken buluyorum. Bazen gidip eski kampüsüme çimlere oturup öğrencileri falan izliyorum. Bu bile mutlu ediyor. “Ulan içinde bulunduğunuz günlerin kıymetini bilin” falan diyorum kendi kendime :D

Liseliler bilmez, 8 yıllık eğitim öncesi 5. Sınıfta Anadolu Lisesi sınavına girmiş son öğrencilerden biri olarak hep gayet iyi bir ingilizce seviyem oldu. Üniversitede de kendi bölümümü ingilizce okudum. İngilizcemin de günden güne daha kötüleştiğini hissediyorum.

Evimde bir çalışma odam yok. Bazen şöyle loş, güzel bir çalışma odası yapayım diyorum odanın birini. Güzel bir masa, masa lambası, kitaplar vs vs. Bunu yapınca bendeki bu sorunu çözmek adına yaptığım diğer girişimler gibi çok kısa süreceğini, anlık bir heves olacağını düşünüyorum.

Rahatlık, tüketim, sosyal medya, telefon… Bunlar mı sizce beni bu duygulara iten, bu şekil kötü hissettiren? ve sizce kendimi üniversite yıllarımdaki gibi dolu, rahat, boş zamanlarımda yaptığım şeylerden keyif alan biri haline geri döndürecek olan ne?

Valla yazıya başlarken bu kadar uzun olacağını tahmin etmemiştim, sabredip okuyana teşekkür ederim.
0
don’t panic
(27.01.25)
Problemin kaynagi buyuk olcude telefona bakmak. Ben de ayni durumdayim. Bazen naptigimi bile farketmiyorum, otomatik olmus, bi buraya bakiyorum, sonra youtube, sonra baska bir sacmalik. Oyle ki mesela instagram bagimlilik yapti birakim dedim biraktim diyelim, bu sefer soz gelimi sahibinden de buluyorum kendimi. Bu konu uzerine tonla bilgi var, sosyal medyada biraz da bu konuda takilin, sonra da birakin bence. Cal Newport diye bir eleman var ona bir bakmanizi tavsiye ederim. Birkac video izleseniz yeter, yoksa sonra o da bir kotu aliskanlik haline geliyor.

Biz insanlar, bana kalirsa, bir seyler ureterek, projeler yaparak, basararak mutlu hissediyoruz. Spor yapiyormussunuz, yetmez ama evet, bunun yanina bir de proje eklemek lazim. Cocuk yetistirmeyi de bir nevi bir proje olarak degerlendirebilirsiniz. Yalniz su tuzaga dusmemek lazim, hallac pamuguna donen beynimiz, yeni bir beceri ogrenmeye kalktiginda, tam verimli olacagi noktada artik sikiliyor ve birakiyor. Cunku Youtube Shorts cok daha eglenceli.
0
mbond
(28.01.25)
Telefon ve televizyon bagimliginiz olusmus, bunun yaslanmakla bir ilgisi yok bence, ha Turkiye'de yasamakla ilgisi olabilir orasini bilemem. Kendinizi zorlayacaksiniz, disiplinle o telefonu ve televizyonu keseceksiniz. Zaman hizla akip geciyor hocam, yazik yasaminiza. Bu demek degil ki atom parcalayacagiz ama yasami deneyimlemek de telefon televizyon degil.
0
kassiopeia
(28.01.25)
Beni ve benzer dertlerden muzdarip arkadaşlarımı tarif etmişsin, özellikle şu vizede gerekli evrakları öğrenmeye üşenme kısmında kendimi gördüm, köklü değişikliklere hazır olmamak tamam da basit bir yazıyı bile okumaya üşenmek sanırım gerçekten brain rot. Bendeki his şu, hayat çok hızlı akıyor yetişemiyorum, bir ucundan tutamadıkça hepten dışında kalıyorum.

Çözümü bilemiyorum ya da bilsem de uygulayamıyorum ama çalışma odası hazırlamanın çözüm olacağını hiç sanmam.

Bir de hedefi küçük tutmak ya da güncellemek gerektiğini düşünüyorum, artık üniversite yıllarındaki parlak zamanlarımızda değiliz.
0
(28.01.25)
Yaşadığınız şey, kendim dahil pek çok insanın yaşadığı temel bir sorun. Bir sorunu çözmenin en iyi yolu onun kök sebebine inmektir. Önce neden böyle hissettiğimizin sebebini bulmalı, doğru teşhisi koymalıyız. Ekran bağımlılığı, ülke gündemi, rahat batması vs bunlar birer faktör olabilir ama kök sebep değiller.

Temele, en temele indiğimizde benim gördüğüm şey, yaşadığımız hayatın insan doğasına olan uyumsuzluğu oldu. Neredeyse sadece 100 sene öncesine kadar günün büyük kısmını gün ışığının altında geçiren, fiziksel yoğun hareket eden, buna göre bir beslenme düzeni olan ve maksimum bir köy kalabalığı kadar insanla muhatap olan, sorunlarını dertlerini bilen canlılardık. İnsan tarihini yaklaşık 300 bin yıl kabul edersek son 100 sene bir insan ömrünün birkaç dakikası bile etmez. Yani bu örneği açarsak, hayatı boyunca köyünden dışarı çıkmamış ve ilkel aletlerle çiftçilik yapmış dünyadan izole birini alıp, günümüz istanbuluna bırakmaya sonra da neden mutsuzsun demeye benziyor bu.

Mutsuz hissediyoruz çünkü genetik olarak mevcut hayatı yaşamaya henüz adapte olamadık. Çok hızlı bir değişim gerçekleşti ve ayak uydurmakta zorlanıyoruz. Sanki hayat hep böyleymiş gibi davranıyoruz, düşünüyoruz ama bu sadece bir yanılgı. Gün ışığına, hareket etmeye adapte olmuş vücudunuz, tüm gün kapalı bir ortamda bir ekran karşısında oturduğunda bir şeylerin ters gittiğini anlıyor ve stres hormonu salgılıyor. Stres hormonu insanoğlunun bugüne kadar gelmesinin en büyük sebeplerinden biri. Bizi bir şeylerin yanlış gittiğine karşın uyarıyor. Ama biz bu uyarıyı yatıştırıcılarla, daha fazla para kazanarak, daha iyi hayat diye pazarlanan şeylere ulaşmaya çalışarak görmezden geliyoruz. 100 sene öncesine kadar sadece komşularımızın, etrafımızda yaşayan tanıdığımız bildiğimiz insanların dertleri ile dertlenirken şimdi resmen bir bilgi ve acı bombardımanı altındayız. Sürekli dünyanın farklı yerlerinden felaket, acı, savaş, çekişme vs haberlerine maruz kalıyoruz. Ekranda her gün dünyanın farklı yerlerinde birbirini öldürenlerin, kavga edenlerin, birbirine laf yetiştiren didişen insanların türlü hallerine maruz kalıyoruz. Bir gün meksika, öbür gün afrika, çin, her gün ülkenin farklı yerlerinde olanlar... Bu kadar acıya, kavgaya, çekişmeye şahit olmanın, bu duruma adapte olamamış beynimize ne kadar zor geldiğini tahmin edersiniz. Her gün yolda yürürken bile beyniniz binlerce reklam tabelası görselini, trafik tehlikelerini, kornayı, türlü sesleri işlemeye çalışıyor. Her gün binlercesi. 100 sene öncesine kadar tüm insanlık tarihi boyunca buna alışık olmayan bir beyin için ne kadar büyük bir yük olduğunu bir düşünün.

Tabii ki söylemeye çalıştığım şey istifa edelim ve ağaçlara tırmanarak bitki kökü kemirelim gibi bir şey değil. Ama bu gerçeği akılda tutmak da bulacağımız çözümler konusunda bize yardımcı olabilir. Kendi adıma ben doğa ile daha fazla temas edeceğim aktiviteleri arttırdım. Uzun yürüyüşler olabilir, mümkünse bisikletle küçük turlar olabilir. Sosyal medya ile arama büyük bir mesafe koymaya çalışıyorum. elbette alışkanlıkları terk etmek pek kolay değil ama bunu sürdürmenin de bir faydası olmadığı açık. Ellerinizi kullanabileceğiniz bir hobi de tavsiye ederim. artık marangozluk mu olur, yeni bir enstürman öğrenmek mi olur, tamir tadilat mı olur size kalmış. ama bu tarz hobiler de iyi geliyor. Sizi bir izleyici olmaktan alıp aktif bir katılımcı olmaya zorluyor. Bir şeylerin adım adım geliştiğini, ilerlediğini görmek de pek çok şey için motive edici oluyor.

Özetle bu perspektiften bakıldığında yaşadığımız sorunlar biraz daha anlaşılır oluyor. En azından benim için.
0
thracia
(28.01.25)
Hocam merhaba, samimiyetle yazacağım, umarım alınmazsınız. Günlük 6-7 saat ekran süresi korkunç, gerçekten korkunç, sizi gerçek hayattan soyutluyor resmen. Benim hafta içi iş gereği 4 saat gibi, Haftasonları 2 saati bulmuyorum ( uygulamalara süre sınırı da koydum ) Ben sadece telefon olarak yazdım bunu ama haftasonların da maç syretme harici çok çok uçmuyorum yani tv ya da laptopta.
Daha önce tek başıma yemek yerken youtube açardım, zararlı olduğunu okuduktan sonra video seyretmeden yemek yemeyi denedim, bende gerçekten farkettirdi, yediğim yemeğe odaklandım ve bunu zorlayarak yapmadım, onun dışında kafamdan başka düşünceler geçtiğini farkettim ki video izleyerek yeseydim bunlar olmayacaktı. Sizde işe yarar yaramaz bilmiyorum ama İnsan dijitale yoğunlaştıkça gerçeklikten kopuyor çünkü, porno gibi düşünün.
Spor yapın diyeceğim de onu da yapıyorsunuz ama bence uzun ve tempolu yürüyüş çok iyi gelecektir size, mümkünse koşu tavsiye ediyorum, hem de şiddetle, ya da sevdiğiniz başka bir spor ( nabız 120 üzerine çıkacak ). Terlemek, oksitosin atmak, faydalı hormonları salgılamak, bunlar çok öenmli şeyler.
Evde çalışma odasında bahsetmişsiniz, çok çok iyi fikir, tabi o odaya telefonla ve tablet laptop vb. girmeyecekseniz.
Genelde kendinden bahsetmişsin diyebilirsiniz, ben bana iyi gelenleri yazdım ( bitki yetiştirmek de var, yemek yapmak, mutfakta vakit geçirmek de:) siz uyarsa bunları deneyebilirsiniz ya da size iyi gelenleri bulmaya çalışabilirsiniz ama çaba lazım.
life rewards action, not intellıgence ( Anadolu lisesi çıkışlıyız:)
0
kumandanim
(28.01.25)
yaslilik yada evlilikle alakasi yok. sagliksiz rutinlerlerden dolayi beyniniz pekmeze donmus bu da pismanliga ve cozumsuzluge sebep oldugu icin psikolojinizi etkilemis. spor yap, kursa git hocam gibi tavsiyeler cok sacma olur su asamada.

1. durumu kabul edin: bu durum sagliksiz, ama olmedik cok sukur. yavas yavas degistirecegim.
2. degisime zemin hazirlayin: motive edecek birseyler yapin. uygulamalari silmeyin ama her canininiz sikildiginda telefonu elinize almiktan kacinin ve uygulamada aptal saptal seyler izlemek yerine sizi motive edecek, ogrenme, sosyallesme isteginizi arttiracak seyler izleyin.
3. sagliksiz rutinlerin yerine koyacak kisa, orta, uzun vadeli hedefler bulun: meditasyon, yeni seyler ogrenmek, kisisel bakim, yuruyus yapmak, kiziniza biseyler ogretmek, onunla vakit gecirmek, kursa katilmak vs..
0
buenosdias
(28.01.25)
Tek çaresi var interneti iptal ettirmek.
0
komando kani var bende
(28.01.25)
10, 12 gun degil daha fazla calis.
0
Sour
(28.01.25)
(2)

Adalar’a vapurla gidiş sorunu

flo
Arkadaşlar, daha önce adalar vapuruna binip Heybeliada ve Büyükada’ya gitmiştik. Ancak bu sefer tek bir adaya gitmek yerine tüm adaları sırayla ziyaret etmek istiyoruz. Adalar arasındaki seferlerde (bir adadan diğerine geçerken) yanlış hatırlamıyorsam tam ücret alınıyor. Doğru mu hatırlıyorum? Başka
Arkadaşlar, daha önce adalar vapuruna binip Heybeliada ve Büyükada’ya gitmiştik. Ancak bu sefer tek bir adaya gitmek yerine tüm adaları sırayla ziyaret etmek istiyoruz. Adalar arasındaki seferlerde (bir adadan diğerine geçerken) yanlış hatırlamıyorsam tam ücret alınıyor. Doğru mu hatırlıyorum? Başka bir önerisi olan var mı?
0
flo
(27.01.25)
Bir zamanlar adalar arası geçiş ücretsizdi, metrobüslerdeki iade sistemini getireceklerdi adalarda ama hala yok sanırım, tam ücret ödemek dışında seçenek yok gibi, sadece adakartlılar yani adalarda yaşayan ya da çalışan insanlar daha düşük ücret ödeyebiliyorlar.
0
(27.01.25)
şehir hatlarına binersen ve tüm adaları gezene denk gelirsen tam para alır. sadece iki ada arası ring e binersen daha uygun oluyor (mavimarmara) bir de adalıysan adalar arası ücretsiz oluyor ama ikamet gösteriyorsun
0
neira
(27.01.25)
(11)

Köpeği Olanlara Eğitim Sorusu

alaimisema
Köpeğimi sahipleneli 2 ay oldu ve kendisi 4 aylık bir köpek. Maltese terrier kırması erkek. Normalde çok iyi huylu bir köpek ama mesela gidip perdeyi ısırıp çekiştirdiğinde ben hayır diye bağırırsam direkt bana saldırmaya başlıyor. Ellerimi ısırıyor paçamı ısırıp çekiştiriyor. Resmen kafa tutuyor ba
Köpeğimi sahipleneli 2 ay oldu ve kendisi 4 aylık bir köpek.

Maltese terrier kırması erkek. Normalde çok iyi huylu bir köpek ama mesela gidip perdeyi ısırıp çekiştirdiğinde ben hayır diye bağırırsam direkt bana saldırmaya başlıyor. Ellerimi ısırıyor paçamı ısırıp çekiştiriyor. Resmen kafa tutuyor bana nasıl karışırsın diye :) Çok ufak tefek bir şey perdeden uzaklaştırayım derken canını da yakmak istemiyorum ama asla durmuyor ısırmaya devam ediyor. Bu sorun bir tek perde için değil neye kızsam durdursam hemen elimi kolumu ısırmaya geçiyor. Biraz daha büyüyünce bu huyları azalır mı yoksa daha mı kötüye gider ne dersiniz? Profesyonel eğitmenlere vermeye biraz korkuyorum canını yakarak eğitirlerse diye. Kendim bir çözüm bulamazsam mecbur eğitmen araştıracağım ama en azından 1 yaşına kadar kendim denemek istiyorum. Köpeği olanlarda durum nasıl bu davranışlarını nasıl yorumluyorsunuz?
0
alaimisema
(27.01.25)
Merhaba,
Bilmediğiniz eğitimi nasıl vereceksiniz köpeğe? Hayır diye bağırmakla olmuyor eğitim. Koşullandırmanız lazım. Bence eğitim aldırın.
0
yadigar
(27.01.25)
O egitimler eskide kaldi. Positive only yapan bir egitmen bulursaniz bahsettiginiz korkuya gerek olmaz çünkü positive only oluyor. Sizin bahsettiginiz aversive ki bunlar eskide kaldı ya da işte güvenlik köpekleri falan icindir anca.

Köpeğin ilk yaşı çok onemli. Düzgün bir eğitmen ile çalışın. Önceden arastirin. Kendiniz de okuyun. Ama ilk köpeği olan biri için egitim falan hele bu tarz davranış degistirmede biraz zorlu.
0
logisticsmanager
(27.01.25)
Büyüdükçe muhakkak azalır ama küçük ırklar büyüdüklerinde de çok söz dinlemez ve şımarık olabiliyorlar.
0
(27.01.25)
@yadigar Yanlış ifade etmiş olabilirim. Ben köpeğim robot gibi talimatlarıma uysun şeklinde bir eğitimden bahsetmiyorum elbette. Sadece saldırgan tavrına karşı nasıl reaksiyon vermeliyim bana saldırmaması için bunu çözmeye çalışıyorum. Onun dışında profesyonel gibi eğitim elbette veremem.
0
🌸alaimisema
(27.01.25)
Köpeğim yok, eğitmen önermeye geldim. www.instagram.com
0
kobuzchu kiz
(27.01.25)
köpeğe olduğunuz yerden hayır demeniz bir etki yaratmıyor.

hayır derken ona yakın bir yere mümkünse bir sopa vb ile vurmanız lazım ama asla köpeğe değil. çok küçükken hafif burnuna vurulabilir ama hafif!!
hayır kelimesini de başka yerde kullanmamanız lazım. o yüzden hayır demeyin. dur veya farklı bir dil "halt" da olabilir. çok nazi evet.

koşullandırma mantığı işte.

ödül vermeyi de ihmal etmeyin yapmayı durduğunda.

onu da yaş mama yerken mesela, her gün yediği mama değil de, aferin diye tekrar edin sürekli o mama bitene kadar. sorun çıkarmıyorsa da usulca belirli bir bölgesine (kuyruk üstü) belirli sıklıkla dokunun.

aferin dediğinizde de ilk zamanlarda özellikle her seferinde ödül maması vermeniz gerekiyor. kuru aferin olmuyor. sonra aferin kelimesine alışıyorlar. alıştıktan sonra kuru aferin diyebilirsiniz ama mümkünse demeyin.

ödülü de her zaman verebileceğiniz ulaşılabilir bir şey belirleyin.

o gün çok para vardı da en pahalısından alıp iki ay sonra değiştirmeyin yani.

köpeğin saldırganlığını azaltmak için de kalın ipler var ya, onlar ve bol hareket ile azaltabilirsiniz. atılması gereken bir enerjisi var belli ki. koşturacaksınız, yoracaksınız hayvanı. dışarı çıkabilir haldedir artık değil mi?

uğraşmam bunlarla evde değilim vs derseniz de eğitmen tutun. 1 sene önemli ama benim boxer doğurduğunda 6 tane bebeye hayır öğretmiştim. çok zor değil de bebeklikten itibaren başlamıştım.
0
mathilda.may
(27.01.25)
Hayalperest pembe arkadaşlar yine bilmediğin eğitim, hoca tut bilmem ne diye girişmiş.

Abicim çok basit, özelden de yazabilirsin.
Öncelikle daha yavru. Isırır havlar işer ve sıçar. Her şeyi oyun sanabilir, disipline zor girer. Eğitmeye çalışmaya devam edeceksin, büyüdüğünde bütün davranışları düzelecek. Bir kelime bulacaksın, mesela ben yapma diyorum. Artık yap dersem bile ikinci heceyi duymadan yaptığı şeyi durduruyor. Bir de elinle bir hareket yapmalısın bunu söylerken. Ben işaret parmağımı yukarıdan aşağı doğru indiriyorum. Görüp de duymazsa işe yarıyor, görmeyeceği yerde zaten ses yeterli oluyor. Ama her ihtimale karşı işte. Onun dışında büyüdükçe sana daha uyumlu olacaktır. Hocalara para kaptırma, hayvanın psikolojisini severler, iyi olmaz.

Isırma olayı için oyuncak lazım, dişlemeli sürekli. Kemik alabilirsiniz pet shop veya kasaptan.

Mathilda +1, ama sopayla oraya buraya vurmayın derim yoksa her sopaya benzer şeyden korkar. Dediği gibi köpeğe hafifce vurun, veya arka sağ sol kalça taraflarından ittirin çok hafifçe dürtme gibi.

Mirket +1, gazete rulosu eksi bir. Dışarıdayken sopa ve ruloyla gezemezsin. Elini rulo veya sopa gibi kullanmka lazım.
0
Shepard
(27.01.25)
Zamanında bir köpek eğitim kitabında okuyup uygulamış, olumlu sonuç almıştım.
Auuuvvv!! Hayvan düşmanı falan diye de çıkabilir ama yine de söyleyeyim. Bir gazeteyi rulo yapıyorsun. hep yanında duruyor. İstemediğin bir hareketi yaparsa, Sertçe komut şeklinde Hayır diyorsun, kaşlarını çatıyorsun ve burnuna ruloyla pıt diye vuruyorsun. Pıtın şiddeti onu durduracak kadar oluyor.
Şiddet gün geçtikçe azalıyor ve zaman içinde Hayır deyip kaş çatmak yeter hale geliyor.
0
Mirket
(27.01.25)
Ben gene önerimi yapayim;
Google ve reddit üzerinden köpek eğitimi kaynaklarini okuyorsunuz. Ona göre karar veriyorsunuz.
Köpek eğitimi konusu, özellikle Türkiye'de falan oldukça geri kalmış bir konu. Misal davranış veterineri yok ülkede. Bu sebepten tavsiyem yabanci kaynaklara yonelmeniz.

Dediğim gibi köpeğin ilk yılı önemli. Tabiki kikopop, patricia mcconell falan okuyarak , Sophia yin okuyarak bakabilirsiniz. Gene balanced leerburg academy var.
www.reddit.com

Buradan bakabilirsiniz.
Yani tabiki illa eğitmen lazım değil ama köpek davranışı böyle baskilanarak degistirilirse sorun cikabilir. Misal su an bu köpeğin size bu hareketinin sebebinin oyun mu yoksa gerçekten potansiyel bir agresiflik mi olduğunu görmeden bilemeyiz. Open dog trainingtz video falan çekip sorarlar misal.

Misal burada aversive methodlar onerilmis. Bilimsel olarak bunlar desteklenmiyor. Misal el ile buruna elle vurmak/dokunmak(burada smack demis tabi de gene de burundan elle correction vermek sonuçta) konusunda balanced trainingde ünlü olan robert cabral bile yapilmamasi gerektiğini söyler;
www.facebook.com

Yani kendiniz okuyun, öğrenin. Ben kendi köpeğim sebebiyle galiba 4-5 tane kitap okudum. Çok bilimsel araştırma falan okudum, davranis veterineri ile çalıştım. Şu an elinizde olan sorun sadece positive reinforcement ile cozulebilecek gözüküyor.
Ha tabi biz bilmiyoruz pek hayalperest pembe kisileriz.
0
logisticsmanager
(27.01.25)
Rulo gazete dedim ama terlik de olur.

www.youtube.com

K9 yetiştiriyorsanız tabi, psikoloji, sosyoloji falan düşünün de. Şu anki durumda abartmanın gerekliliği konusunu bilemedim.
0
Mirket
(27.01.25)
bilmediğiniz eğitimi veremeyebilirsiniz, veya tam istediğiniz gibi olmaz da idare eder. yine de olsun tabi, köpek insandan hızlı öğreniyor.

eğitmen de önereyim: instagram.com/eceonderoglu
0
ahmet oturum cerezi
(28.01.25)
(6)

Kentsel dönüşüme girecek evi satmak mı tutmak mı mantıklı?

naksidil
çok merkezi yerdeki 40+ yıllık kentsel dönüşüme girecek evi satıp parasıyla şehre uzak yerde yeni ev almak mı kentsel dönüşümü beklemek mi avantajlı olur. Deneyimli olanlar deneyimlerini paylaşabilirse çok mutlu olurum. tşk
çok merkezi yerdeki 40+ yıllık kentsel dönüşüme girecek evi satıp parasıyla şehre uzak yerde yeni ev almak mı kentsel dönüşümü beklemek mi avantajlı olur. Deneyimli olanlar deneyimlerini paylaşabilirse çok mutlu olurum. tşk
0
naksidil
(25.01.25)
evde lokasyon cok önemlidir. o ev satilmaz bence o yüzden.
kensel dönüsüme ne zaman girecek ama? belki bina saglam?
0
sonsuz
(25.01.25)
kentsel dönüşüme girince üzerine para isteme durumu olursa verebilecek durumdaysanız bence tutun.
0
biravekahve
(25.01.25)
Kesinlikle tutulmalı
0
primetime
(26.01.25)
Kentsel dönüşüme gireceği için ancak yatırımlık ev düşünenler alıcı olur, onlar da genelde düşük değere almaya çalışıyor, her şey yolunda giderse tutmak daha mantıklı gibi, satılacaksa dönüşüm sonrası satılabilir. Bu işin maddi yönü,bir de rant için değil de gerçekten deprem tehlikesi sebebiyle kentsel dönüşüme girdiyse satmak mantıklı olur (sürecin başlamamış olduğunu, uzayacağını varsayarak söylüyorum)
0
(26.01.25)
Sat yenisini al, zaman maliyeti var bir de bu işin. Ömür gidiyor zaman geçiyor.

Eski oturdupum evi ev sahibi kentsel dönüşüme girecek diye almış. Yıllarca girmedi. Sonra bana ucuza satmak istediler çok uğraştılar. Ciddi ciddi düşündüm. Ama hala girmedi. Bir türlü anlaşma sağlanmıyor, bir de bazı yerlerde kat yasağı var. 4 katlı bina yıkılıp yerine maksimum 3 katlı bina yapılabilir durumdaysa giremez bir türlü.

Sizin bu bina hangi aşamada? Müteahhit var, projeye başlanıyor mı yoksa eski bina, komşu binalar yenilendi bu da yenilebilir mi
0
biseysorcaktim
(26.01.25)
beklenir. ev bariz değerlenecek demektir bu.
0
jelly bear
(08.02.25)
(3)

Sosyalleşme yöntemleri

strawberry first
Aşağıdaki arkadaşın sorusunu görünce aklıma geldi. Cevaplara baktım ama bana uyan seçenek yok. Şimdi benim şartlarım söz konusu olduğunda ben nasıl sosyalleşmeyim?Minik bir ilçedeyim. 44 yaşındayım. Çevremdeki herkes (komşular, esnaf ek iş olarak yapıyor) çiftçi. Eğer hasat ve mahsulden bahsetmiyors
Aşağıdaki arkadaşın sorusunu görünce aklıma geldi. Cevaplara baktım ama bana uyan seçenek yok. Şimdi benim şartlarım söz konusu olduğunda ben nasıl sosyalleşmeyim?

Minik bir ilçedeyim. 44 yaşındayım. Çevremdeki herkes (komşular, esnaf ek iş olarak yapıyor) çiftçi. Eğer hasat ve mahsulden bahsetmiyorsak başka ortak noktamız yok. Zaten genç olup da çiftçilik yapan da az.
Konservatuar var, adına bakmayın kısaca koro. Koroya katılanlar da etkinlikleri takip edenler de genellikle 60 yaş üstü.

Üniversiteye gidiyorum, herkes 25 yaş altı.
Yüksek lisansa gidiyorum şehir dışında, oraya gelen arkadaşlar da çevre illerden gelip gidiyor. Arkadaş olamıyoruz.

Trekking grupları var, katılımcılar ve düzenleyenler 55 yaş üstü.
Burada öyle hobi kursları falan yok.
Halk eğitim merkezlerindeki kurslara da 55 yaş üstü nadiren de 18-20yaş civarı başvuruyor.

Resmen arada kaldım. Maalesef buranın kültür şartları erkekleri arkadaş olarak kabul etmiyor. En başta erkekler bir kadına arkadaş gözüyle bakmayı bilmiyor. Yani apartmandaki evli komşularım dahil selam verip hal hatır sorsam bile telefonla mesaj atacak kadar hadsizleşiyor. O yüzden erkekleri direkt elemek zorunda kalıyorum.

Annemin 65yaş üstü çevresiyle sosyalleşmekten 9 yıldır içim şişti. En yakın arkadaşlarım sevdiğim dostlarım en az 800km uzakta ve bir kaç senede bir ancak görüşüyoruz. Sürekli telefondayım bu yüzden.
Ama yalnızlıktan çok sıkıldım. Biriyle gözgöze bakarak geyik çevirmeyi, öyle güzel bir yer ki burası tabiat olarak bunu değerlendirmeyi... Geçen gün düşündüm, üzüldüğüm bir şey için kaç yıldır kimse bana sarılıp teselli vermek kiş mesela. Annemle bayramlaşma hariç bir kere sarılmamışım. Yıllardır oğlumdan başka kimseye sarılmadım. Bu yalnızlık zoruma gidiyor artık.
Ben ne yapayım? Fikir verir misiniz lütfen?
0
strawberry first
(25.01.25)
Facebook grupları belki işinize yarar
0
olaylar olaylar
(25.01.25)
Zaten konservatuvara 2 sene gittim. Enstrüman değil ama korodaydım.

Burası 60.000 kişilik bir ilçe. Konservatuvar deyince de müzik eğitimi almış, batı müziği bilen entelektüel yönden ileride kişiler canlanmasın gözünüzde.
Hocalarımız da genellikle 50-60 yaş bandında buranın yerel sanatçılarından oluşuyor. Thm tsm korosu (ikisi aynı koro zaten) halk dansları,bağlama zeka oyunları kursları veriliyor. Mesela bağlama hocamız (bence harika bir yetenek) ama alaylı, halk dansları hocası ilkokuldan beri halk danslarına katılmış ama alaylı bir arkadaş. Zeka oyunlarını veren ilkokul öğretmeni...Zaten buranın en büyük problemi zaten sınırlı yapılan sosyal etkinliklerri düzenleyen kitlenin de giden kitlenin de hep aynı olması. Bir nevi kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz. Mesela ben 2 yıl gittim koroya, annem konserime geldi. Şimdi 2 yıldır annem koroda söylüyor ben konserine gidiyorum. Bütün etkinliklere gelenler kadrolu izleyici gibiyiz :)
0
🌸strawberry first
(26.01.25)
Bulunduğunuz bölgede diil de 800 km uzakta olduğunuz yerde arada bir sosyalleşeseniz? Ayda bir mesela mümkün oluyorsa ya da arkadaşlarınız o bölgeye gelse?
0
(26.01.25)
(13)

Hayatınızı eşit oranda olumlu ve olumsuz etkileyen özellikleriniz?

sekizdokuzon
Değişkenlik ve zeka, benim için. Sizin bu şekilde adlandırabileceğiniz bir tarafınız var mı? Hayatımı aynı oranda kolaylaştırıp zorlaştırıyor, diyebileceğiniz.Teşekkürler.
Değişkenlik ve zeka, benim için.

Sizin bu şekilde adlandırabileceğiniz bir tarafınız var mı? Hayatımı aynı oranda kolaylaştırıp zorlaştırıyor, diyebileceğiniz.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.01.25)
Detaycilik. Net bir sekilde hem olumlu, hem de olumsuz etkiliyor. Detaycilik hem iyi bir sey, guzel seyler yakaliyorsun, hem de kotu bazen detayda bogulup geneli goremiyorsun
0
mor oje
(24.01.25)
bencillik

+ cidden kendini düsününce senin yararina olan bir sürü sey oluyor.
- disaridan igrenc görünüyor. fedakarlik yapamayan biri olmayi da beraberinde getiriyor. fedakarlik yapamadigin seyi de cok sevemiyorsun. insan neden mesela cocugunu cok sever? cok fedakarlik yaptigi icin.

gelecegi düsünerek planli hareket etme

+ planlarin gerceklesirse bomba
- planlarin obsesyona dönüsmesi zehirli. cok plan yaparken su ani kacirmak.
0
sonsuz
(24.01.25)
Çok düşünmek.

Çok değişik açılardan bakmamı sağlıyor konulara. Şöyle olursa böyle olur ya şöyle olursa ya da olmazsa gibi. Aynı zamanda daha tedbirli olmamı sağlıyor.

Çok düşünmek aynı zamanda çok da yorucu. Beynim çok yoruluyor. Karamsar bir ruh haline giriyorum ve yoğun bir stres yaşıyorum.
0
rock n roll
(24.01.25)
@mor oje +1
0
Mirket
(24.01.25)
mesleki deformasyondan dolayi surekli "bu is nasil boka sarabilir" diye dusunmek.
- avantaj: gereksiz riske girmemek
- dezavantaj: moral bozuklugu ve tereddut.
0
cooperr
(24.01.25)
Umut

“Let me tell you something my friend. Hope is a dangerous thing. Hope can drive a man insane.“
0
gabe h coud
(24.01.25)
Her ozelligimiz bu kategoride aslinda, dozunda olmadiginda her ozellik olumsuz etkiler. Cok dusunmek ornek verilmis mesela, dozunda olunca iyi sonuc verir, her seyi surekli cok dusurseniz hareket edemezsiniz, detaycilik, dozunda olurda guzel isler cikarirsiniz, asiri olursa ya da hic detaylara dikkat etmezseniz yine felc eder ya da kotu isler cikarirsiniz gibi. Boyle olmayan bir ozelligi dusunemedim acikcasi.
0
kassiopeia
(24.01.25)
önyargılı biri olmak
0
alaimisema
(24.01.25)
Mukemmeliyetcilik; bazen acil iste bile zaman kaybedebilirim bir de calisanlardan rapor istedigimde veri olarak sorun olmasa da misal excel formati umursamama falan gozume batar ya da hucrelerin yarisi cizgili yarisi cizgisiz falan.

Hizli dusunmek/konusmak; tedarik zincirinde ise yarasa da bazen acil olmayan seylerde de etkiliyor.

Olaylarin sikinti cikaracak yonlerini ilk dusunmek; misal bir proje gelirse ilk baktigim nerede patlayabilir. Cogu zaman iyi olsa da ozel hayatimda da Boyle bakiyorum.
0
logisticsmanager
(24.01.25)
Çok düşünmek, maaşımın hiçbirşeye yetmemesi swh, mükemmelliyetçi olmak.
0
baldan kaymak
(24.01.25)
Yüksek farkındalık
0
yuvarlanantencereninkapagi
(24.02.25)
Gerçekçilik, gerçeklerden kopmamamı sağlıyor ama siyah kuğuyu kaçırabiliyorum bazen, sürprizler olmuyor hayatımda.
0
(24.02.25)
mesafeli olmak, gereğinden fazla önem vermemek
0
yemrem
(24.02.25)
(2)

istanbul'dan günübirlik

patronaj1
selamlar.belgrad ormanı gibi istanbul'un çeperlerinde bu havada nerelere gidip gelinebilir ya? öyle doğa moğa olmasına gerek yok, sallıyorum kilyosta restoran vs önerisi de olurlu.
selamlar.
belgrad ormanı gibi istanbul'un çeperlerinde bu havada nerelere gidip gelinebilir ya? öyle doğa moğa olmasına gerek yok, sallıyorum kilyosta restoran vs önerisi de olurlu.
0
patronaj1
(21.01.25)
polonezköy
0
orpheus
(21.01.25)
Adalar, Anadolu Kavağı, Durusu,Karaburun, Çilingöz, Şile,Ağva vs
0
(22.01.25)
(8)

Soğumak ve Vazgeçmek

rock n roll
Romantik bir ilişki yaşamaktan sizi ne soğutur ve vazgeçirir? Yok, ben artık ömür boyu yalnız kalmak istiyorum deme noktanız nedir ya da nelerdir?
Romantik bir ilişki yaşamaktan sizi ne soğutur ve vazgeçirir? Yok, ben artık ömür boyu yalnız kalmak istiyorum deme noktanız nedir ya da nelerdir?
0
rock n roll
(21.01.25)
Başlangıçta mı, devam eden ilişkide mi, başlangıçta her şey soğutabilir, kabalık,düşüncesizlik, bencillik, hayata benzer pencerelerden bakmamak vs. Devam eden ilişkimde sanırım hiç bir şey, çok büyük hayal kırıklığı yaşamam lazım, aldatılmak ya da aldatmış olmak belki, onu da hiç tahayyül edemiyorum, filmlerdeki gibi yanıbaşımdaki katili nasıl fark etmedim falan gibi bi hikayenin kahramanı olmam lazım:)
0
(21.01.25)
Hiç bir şey
0
gabe h coud
(21.01.25)
Wef 2030 planimdan geri kalirsam sogurum. Kalmazsam devam
0
lapaz
(21.01.25)
bok gibi iliski yasayinca insan kendini ozleyip bir sure yalniz kalmak isteyebiliyor. her zaman yalniz olabilirim veya olene kadar iliskim olabilir ikisi de cok ok ikisi de iptal edilebilir
0
ala09
(21.01.25)
Yalnızlığa ve genel anlamda bireysel yaşamaya fazla alışınca hayat yalnız da yaşanır diye düşünmeye başlıyor insan. Bir daha asla ilişki istemiyorum diyecek kadar eşinin sevgilisinin kendi hayatında bu kadar etkili olmasına izin vermişse eğer duygusal olarak zayıf biri olduğunu düşünürüm. O kararın arkasında da büyük ihtimal duramaz. Ciddi güven sorunu olmuştur belki anca o şekilde ilişkiden uzak durur.
0
beyfendi
(22.01.25)
Sevgiliyle hergun gorusup ayni yatagi paylasmak,

hic kendi alaninin olmamasi herseyini onla gecirmek

Her dakka basi sex istenmesi

-yasandi
0
Zetnikov
(22.01.25)
Sevgiyi, samimiyeti, iyi niyeti, elimde değerli gördüğü her şeyi kullanmaya çalışması. Güven vermeyi önemsememesi. Benimle konuşurken saygısız, nezaketsiz, düşüncesiz olması. Ben merkezci biri olduğunu fark etmek, bir de sevişirken saygısız, bencil olması.
0
muhayyer divan
(22.01.25)
Hissedersin gibi geliyor. Benim tamam artık bitti aşaması, ilişkinin içinde başkalarının görüşlerinin bakış acılarının çok fazla yer almasi ile başlıyor. Gündelik bir konuda konuşuyoruz ve cevaben kendi söyleyeceği bir şey yerine x, y, z de böyle diyor; türünde konuşması fazlaysa o iş artık bitiyor demektir.
0
encokbenisevinnolur
(22.01.25)
(13)

Tonik tek başına içilir mi?

kibritsuyu
Hayatım boyunca bu tonik denen içeceği tek başına meşrubat gibi, gazoz gibi bardağa doldurup içen görmedim. Ne restoran menüsünde gördüm, ne yemeğe gittiğim bir yerde ikram edildi. Sadece cin tonik yaparken kullandım ve sadece bu amaçla kullanıldığını gördüm.Şundan soruyorum. Gerçekten sprite gibi a
Hayatım boyunca bu tonik denen içeceği tek başına meşrubat gibi, gazoz gibi bardağa doldurup içen görmedim. Ne restoran menüsünde gördüm, ne yemeğe gittiğim bir yerde ikram edildi. Sadece cin tonik yaparken kullandım ve sadece bu amaçla kullanıldığını gördüm.

Şundan soruyorum. Gerçekten sprite gibi alıp içen varsa lafım yok. Ama sadece cin tonik yapılacaksa niye 1 litrelik koca şişeyle satıyosunuz oğlum, kim içecek o kadar cin toniği? Sonraki sefere bıraksan da gazı kaçıyor. Niye yok bunun küçüğü?

edit: küçükleri de var ama o da açacakla açılan metal gazoz kapaklı. yani onu da açtın mı bitirmek zorundasın, o da 1 kadeh için fazla geliyor.

yahu keyfim geldi bi tane cin tonik içeyim diyip tek kadeh içemiyorum. büyüğünü açsam 20 kadeh tonik ediyor, bitirene kadar gazı kaçıyor. küçüğünü açsam, bugün bir tane içeyim, yarın da bir tane içerim biter diyemiyorum, çünkü kapağını geri kapatamadığım için onun da ertesi güne gazı kaçıyor.

çok saçma değil mi, küçüğünü açıyorsan tek seferde en az 2-3 tane içeceksin, büyüğünü açıyorsan 20 tane içeceksin. ya da kalanı her sefer ziyan edeceksin.
0
kibritsuyu
(21.01.25)
Küçükleri de var. 200-250ml civarı, Schweppes'in. Tek başına tadı çok kekri olacağından pek rağbet görmez ama içilemez de değil. Biz litrelik alıp evde cool lime hazırlarken katıyoruz. Lime'a hem su hem de soda kattığımdan bunun gazının kaçıp kaçmaması pek önemli olmuyon. Şeker tadını kırsın diye katıyoruz.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.01.25)
Tek başına içilecek bir şey değil berbat bi tadı var ama kardeşim tek başına içiyor, özellikle para verip alıp tek başına içtiğine birkaç defa şahit oldum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
Tek başına içerim.
Limonla içerim.
Zencefil ve limonlu içerim.
Misafire Müslüman kokteyli yaptım diye komiklik yapar onlara da iciririm.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.01.25)
Bir dönem içiyordum. İlk içtiğimde beğenmemiş bu ne lan demiştim ama birkaç sene sonra içtiğimde beğenmiştim.
0
put it in your appropriate place
(21.01.25)
cam sisede 200-250 ml olarak da satiliyor burda (almanya), tonic olsun bitter lemon olsun ben sade icmeyi seviyorum ve arada aliyorum.
0
mamu
(21.01.25)
içerim , güzel oluyor. birara baya sarmıştım da aramiyorum artik.
0
evimin paspasi
(21.01.25)
İçeni var, küçük şişede de satılıyor, içerdiği kinin kramplara engel oluyor diye denedim ama hiç hoşuma gitmedi tadı, gereksiz şekerli geldi. İçenler de gazoz niyetine severek içiyorlar.
0
(21.01.25)
Zorlarsan icersin de ozenilecek bir sey degil.
0
hot potato
(21.01.25)
Hocam şöyle diyim, cin tonikte tonik cine eklenen bir şey değil. Cin, toniğe ekleniyor aslında. İngilizler Hindistanı kontrol ederken sıtma hastalığına karşı tonik içindeki kinin maddesinin etkili olduğunu buluyorlar. Oradaki askerlerine de toniği içirmek istiyorlar ama askerler tadını beğenmediği için cin katıp içmeye başlıyor. Bu sayede cin tonik ortaya çıkıyor. Yani tadını sevip içen vardır tabii ama toniğin tadı kötü diye cin tonik ortaya çıktı zaten
0
nundu
(21.01.25)
bol buz ve bir dilim limonla ferahlatıcı olabilir.

hatırlayın pandemi zamanında kinin bu hastalığa iyi geliyor deyu bolbol tonik için şeklinde gazlamışlardı milleti. hatta tv reklamları bile olmuştu o dönem.

içkilere karıştırılarak kullanılması tercih ediliyor ama gazoz gibi de içilir.
0
exlibris
(21.01.25)
tek basina guzel bir sey degil, tropik yerlerde sitmaya karsi ilac olarak iciliyormus ama simdi kokteyl disinda kullanan gormedim.
0
antikadimag
(22.01.25)
arada canim ceker alir icerim.
icilmez diye bisey yok, aci seyleri seven birisi olarak benim hosuma gidiyor.
0
cooperr
(22.01.25)
İçerim
0
efx
(23.01.25)
(7)

fotografcilik isiyle ugrasan kadina hediye

taha1907
merhabalar, yeni yeni fotograf isi kurmaya calisan kadin bir arkadasima dogum gunu hediyesi almak istiyorum. butcem 75 dolar. ne tavsiye edersiniz ?
merhabalar, yeni yeni fotograf isi kurmaya calisan kadin bir arkadasima dogum gunu hediyesi almak istiyorum. butcem 75 dolar. ne tavsiye edersiniz ?
0
taha1907
(21.01.25)
fotoğraf makineleri için çok güzel desenli dokuma gibi olan kayışlar var onlardan bulursanız alabilirsiniz, fotoğraf makinesi askısı olarak kullanır, keyifle.
0
erty_ksk
(21.01.25)
lens seklinde mug.
0
buenosdias
(21.01.25)
Xrite colorchecker ürünleri olabilir.
0
diabolus79
(21.01.25)
Şöyle bir çanta:
a.co

Çok kaliteli sırt çantaları da var ama hem çok ağır hem çok hacimliler, onlardan daha sonra ihtiyacına göre alabilir.

Lens şeklinde mug'a -1 oy vereceğim, gördüğüm hepsi çok dandik malzemeden yapılmıştı. Bana hediye geleni ancak kalemlik olarak kullanabildim. Gerek yok.
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
fotoğraf işi kuracaksa bu işi profesyonel olarak yapacaktır, desenli dokumalı kayışlar da işin profesyoneli için pratik olmuyor. sokak fotoğrafçısı olsa belki tarz için kullanılırdı.

profesyonel iş yapacak birine askı alacak olsam peak design’ın slide lite modellerinden almayı tercih ederdim. anchor link bağlantılı olduğu için istendiğinde askı 3 saniyede sökülebiliyor, yine üç saniyede bilek tipi wrist strap’e geçilebiliyor falan. ufak kamerayla amatör çekim yapan biri olarak bana pratik gelmemişti ama profesyoneller için çok pratik ve kaliteli ürünler peak design askılar.

lens şeklinde mug güzel ama işlevsiz bence. iyisinden bir lens taşıma çantası (lowepro falan) emin olun daha çok sevindirecektir arkadaşınızı.
0
phoarbix
(21.01.25)
bu tarz durumlarda fonksiyonel ürün almayı mantıklı bulmuyorum. belki onun kullanmayacağı bir şey olacak. yan ürünler daha mantıklı. mug gibi, kayış gibi..
0
co2s2
(21.01.25)
Fotoğrafla ilgili bir kitap olabilir.
0
(21.01.25)
(19)

Mutluluk veren basit şeyleri listeliyoruz

kullanicadi
Belki sizden kopya çekerim:))Örnek verirken şu şartlarımız var:1) Sağlığa zararlı olmayacak ve tehlike içermeyecek2) Mümkünse az maddiyat ile gerçekleştirilebilir olacak. Seyahat, alışveriş, fine dining, konser, etkinlik vs bunlar zaten mutlu ediyor insanı ama biz basitteki mutluluğu arıyoruz. Köle
Belki sizden kopya çekerim:))

Örnek verirken şu şartlarımız var:
1) Sağlığa zararlı olmayacak ve tehlike içermeyecek
2) Mümkünse az maddiyat ile gerçekleştirilebilir olacak. Seyahat, alışveriş, fine dining, konser, etkinlik vs bunlar zaten mutlu ediyor insanı ama biz basitteki mutluluğu arıyoruz.

Köle isaura modum açık kalmış sanırım ilk aklıma gelen evi güzelce temizlemek, nevresimleri de değiştirmek, en son duşa girip çıkmak ve tertemiz bir evde yeni nevresimlerin içinde misler gibi uyumak oldu.

Bunun dışında da ormanda yürüyüş, deniz kenarında yürüyüş vs geldi aklıma
0
kullanicadi
(20.01.25)
Hayvan sevmek. Sokakta yaşayan hayvanları beslemek, onlarla iletişim kurmak. Onlara destek olmak. En yakın arkadaş ile bütün bir günü geçirmek. Hobilerinle uğraşmak. Kitap okumak.

Temizlik yapmak deme lütfen. Evi dip köşe temizledim bugün canım çıktı. Bu mutluluk veren bir şey değil :(
0
rock n roll
(20.01.25)
Valla neredeyse alakalı her duyuruya aynı şeyi yazıyorum ama benim için 1 senedir güzel bir gün batımında (mümkünse doğada) koşmak.
Temiz nevresim, sen, gecelik üçlüsü beni de aşırı mutlu ediyor.
0
Amaranta ursula
(20.01.25)
Gün batımı, gün doğumu izlemek, yunus görmek, dans etmek, yağmur sonrası toprak kokusu, gök kuşağına rastlamak,öpücükle uyandırılmak ilk aklıma gelenler oldu
0
(20.01.25)
hayvan sevmek
Hayvan beslemek
Çocuk mutlu etmek
Muhtaç birinin yardımına koşmak

(kısaca güçsüze muhtaca dilsiz canlara yardım etmek dışında beni çok da mutlu eden bir şey yok bu ülkede)
0
rentts
(20.01.25)
Çayın yanında bisküvi yemek
Patlamış mısır
0
grimavi
(20.01.25)
sükretmek. aldigi nefes icin bile sükür diyen insan mutlu oluyor.
0
sonsuz
(20.01.25)
-Yanimda mama tasiyip sokakta kediyi kopegi beslemek, yolda gordugumde sevmek, selam vermek, onlarla konusmak
-kedimin gelip yanima sokulup uyumasi
-kisin yorgana sarinip uyumak
-kisin gunesli havada deniz kenarinda yurumek
-ormana gitmek
-arabaya atlayip sokaklarda dolasmak
-en sevdigim yabanci cikolatayi bulunca stoklamak
0
mor oje
(20.01.25)
Eti Karam yemek.
0
sekizdokuzon
(20.01.25)
Bu temiz nevresimle ilk uykunun çok iyi olması olayı bende hiç yok. Bi fark hissetmiyorum yani. Tabii leş gibi kokan nevresim değil kastettiğim de, standart bir nevresim de benim için ilk günkü keyfini veriyor :d

Beni mutlu eden şey, yapmam gereken hiçbir şey olmamasının verdiği huzurla miskinlik yapmak, yatakta uzanıp telefondan dizi falan izlemek, tembelce yatmak. Yani atalet, üşengeçlik seviyorum.
0
nundu
(20.01.25)
Antrenman sonrası yorgunluğu, zorlanmış kaslarda hissedilen hafif sızı,
Moka pot'un fokurdama anı,
Site otoparkında sevdiğim yerin kapılmamış olması,
Ekmek yapma makinemin pişmeye beş kala eve yaydığı koku,
Saksıdaki biber çiçeğinin bibere döndüğü an,
Okuduğum kitabın son cümlesi,
Şarabımın mayalanırken yaydığı koku,
Temiz nevresim kokusu,
Bostanlı sahilinde yağmur sonrası, ya da günbatımı joggingi,
Boş otobanda hız,
Yağmur gecesi balkonumda ışıklandırılmış havuz manzaralı sıcak şarap,
Bir önceki madde eşliğinde David Gilmour,
Zorlu bir parkurda trekking sonrası yalınayak betona basılan ilk anın hazzı,
Islak bir trekking sonrası alınan ılık duş,
Puzzleın son parçasının yerine konuşu,
Karda yaktığın mangalda yaptığın sucuk ekmek,
Sevdicekle oynanan kartopu,
Terhis olduğun gün lumbarağzından çıkıp dışardan dönüp baktığın an,
Dışarda geçirdiğin soğuk gecenin sabahı günün ışıma anı,
Güzel geçmiş bir gecenin ardından sevdiceği kahvaltı hazırlarken seyretmek,


Bu uzar gider. Liste uzun bende.
0
Mirket
(20.01.25)
hersey yazilmis zaten
ben elizabeth ve sonrasi sicak dus diorum.
fiyat/performas orani oldukca yuksektir.
0
cooperr
(20.01.25)
Birini mutlu etmek. Mutlu etmek için minik de olsa bir hediye vermek.
0
naksidil
(20.01.25)
sıcak bir ev. sıcak bir eş. sıcak bir yemek. deniz kenarı yürüyüş. yatmadan güzel bir dizi izlemek. denizden sonra ılık duş almak.
0
biravekahve
(20.01.25)
telefona bakmamak.
0
nuisance2
(20.01.25)
yaa ben yemek yaptığımda ve eşim yemeği beğenip doyduğunda çok mutlu oluyorum :) benim de bazen kocamköylü modum açık kalıyor sanırım hghghfhdfg
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
- Sabah çok erken saatte sahil boşken uzun koşu. Ne kadar uzarsa o kadar mutlu ediyor beni.
- Bi' şişe rose ya da beyaz şarap açıp yemek yapmak, hanıma yeni reçeteler tattırmak, beğenmesi mutlu ediyor.
- Evde kedi köpekle vakit geçirmek.
- Fesleğenleri budamak, yaprakları ayırdıktan sonra kalan sapları köklendirmek için suya koymak.
- Avokado çekirdeklerini köklendirmek. 5 sene önce köklenen avokado çekirdeklerim şu anda 1 metre boyunda kabaca.
- Soğuk bira eski kaşar, çekirdeksin yeşil zeytin ve kornison turşuyla Fenerbahçe Beko maçı.
0
kumandanim
(21.01.25)
ana kimse yazmamış hala:

müzik dinlemek tabii ki. iyi bir kulaklıkla daha iyi.
0
ermanen
(21.01.25)
Denize bakmak
0
naksidil
(23.01.25)
1. Bisiklete binmek: Şehri keşfetmenin belki de en güzel yolu. Ne park derdi var ne trafik. Yorulduğunda dilediğin yerde mola verebilirsin, çok rahatlatıcı bir yorgunluk veriyor ama bisikletin biraz eli yüzü düzgün olmalı. Pahalı bir bisiklet ile sür demiyorum ama en azından freni, vitesi iyi çalışan ortalama bir tanesine bin.

2. Birşeyler ekmek: Zaten burada da yazılmış, ben kendi adıma geçenlerde sarımsak diktim. Bir file sarımsak almıştım herhalde 6-7 hafta önce. Çok sık tüketmeme rağmen ihtiyacımdan çok fazla vardı içinde. Ben de içlerinden filiz verenleri gidip toprağa diktim, başka hiçbir şey de yapmadım. Baktım ki gerçekten de büyüyüp serpiliyorlar, keyfim yerine geldi. Tavsiyem budur, süpürge tohumu olsa dahi bir şeylerin gözlerinin önünde büyüyüp geliştiğini görmek güzel bir şey galiba :)
0
burka
(23.01.25)
(1)

Kentsel dönüşüme girip girmediğini anlamak

help im alive
Bir binanın kentsel dönüşüme girip girmediğini nasıl anlarız?Geçtiğimiz haftalarda sanırım harita mühendisleri gelip evin sağından solundan dürbün vari aletle ölçtüler. İlçe belediyesi mi il belediyesi mi?Not: Büyükşehir
Bir binanın kentsel dönüşüme girip girmediğini nasıl anlarız?

Geçtiğimiz haftalarda sanırım harita mühendisleri gelip evin sağından solundan dürbün vari aletle ölçtüler.
İlçe belediyesi mi il belediyesi mi?

Not: Büyükşehir
0
help im alive
(20.01.25)
Karot alındıysa süreç başlamıştır, binanın bağlı bulunduğu belediyeden bilgi alabilirsiniz.
0
(20.01.25)
(22)

Okuduğunuz Kitapları Ne Kadar Hatırlıyorsunuz?

akhenaten
Bir arkadaşımın arkadaşıyla oturduk, konuşacak çok şey yoktu. Kitaplardan konu açıldı. Neler okundu falan diye konuşurken içinden parça parça olayları hatırladığım birçok kitabın adını bile unuttuğumu fark ettim. Başka bir kısım kitabı okuduğumu hatırlıyorum ama ne hakkında olduklarını komple unutmu
Bir arkadaşımın arkadaşıyla oturduk, konuşacak çok şey yoktu. Kitaplardan konu açıldı.

Neler okundu falan diye konuşurken içinden parça parça olayları hatırladığım birçok kitabın adını bile unuttuğumu fark ettim. Başka bir kısım kitabı okuduğumu hatırlıyorum ama ne hakkında olduklarını komple unutmuşum. Okumadığımı sandığım hatta ilk kez duyduğumu düşündüğüm bir kitabı aslında okumuş olduğumu fark ettim. Okuduğumu bildiğim ve sevdiğimi hatırladığım kitaplardan bir kısmının içeriğiyle ilgili iki cümle edecek kadar bile şey hatırlamadığımı gördüm.

Normalde bunu garipsemem belki ama bu kişi sanki okuduğu her şeyi hatırlıyor gibiydi. Acaba benim durumum mu garip dedim :D
0
akhenaten
(19.01.25)
O kitabı okuduğumu hatta ana temayi olaylari hatırlıyorum daha doğrusu hatırladığımı sanıyordum. Iki gün önce nickimin ilham aldigi yüz yıllık yalnızlık'ın dizisini izlerken hiçbir şeyi hatırlamadığım fark ettim. Sadece karakter isimlerini anımsıyorum başka daha bir şey yokmuş belleğimde. Bu farkındalık biraz üzdü açıkçası
0
Amaranta ursula
(19.01.25)
Severek okuduğum kitapları çok net hatırlarım da mesela lisede sanırım Acımak okutmuşlardı Reşat Nuri'den. Aşırı sıkılarak okuduğum için hiçbir şey hatırlamıyorum kitaptan. Baba kız ilişkisi mi vardı neydi yani o kadar. Ama mesela aynı sene okuduğum Çanlar Kimin İçin Çalıyor'u hatırlıyorum. Karakter isimleri pek kalmamış aklımda ama olay örgüsü falan duruyor.

Benim hafızam bu tarz şeylerde iyi ama baya. Kitap, film, yaşadığım olay, öğrendiğim bilgiler vs kolay kolay unutmam. Ama mesela yüz hafızam rezalet. Bugün konuştuğum kişiyi yarın görsem hatırlamam.
0
nundu
(19.01.25)
Yazmaya utanıyorum aslında ama 100 temel eser olsun, Rus klasikler falan bunları çok az hatırlıyorum, genel hatlarıyla sadece. Devlet Ana'yı anlat desen iki cümle zor kurarım. İçlerinden bazıları daha çok aklımda kalmış mesela Çalıkuşu.

Ama zevkle okuduklarım yani Stephen King, Dean Koontz, Jean Christophe Grange, H. P. Lovecraft, Edgar Allan Poe, Tess Gerritsen vs bu yazarların kitapları epey aklımda. Cthulhu üzerine yarım saat konuşurum mesela :))

Harry Potter, LOTR, Twilight falan da baya aklımda ama filmlerin etkisi de olabilir bir miktar. "Patrick süskind - Koku" full hatırlıyorum. V. C Andrews çatı serisini komple hatırlıyorum. My sweet Audrina var yine VC Andrews yazarı ve herhangi bir seriye ait olmayan tek bir kitaptı. İngilizceden okumuştum ne isimle çevrildi bilmiyorum ama deli bir kurguydu. Dev plot twist yüzünden unutmam imkansız
0
kullanicadi
(19.01.25)
ne filmi ne kitabı hatırlamıyorum. olasılıksızı okumuştum adam zamanda mı yolculuk yapıyordu, telekinezi gücü mü vardı hatırlamıyorum. olağanüstü bir şeyi vardı.
0
ya ben lan neyse
(19.01.25)
Ben bu soruyu bir adım öteye taşımak istiyorum:

Hani kitap okuma kültürü artırır ortamlarda satılacak bilgiler sağlar ve konuşma yetini geliştirir derler ya,

Çoğumuz kitabın yüzde 98 unutırken bunlar nasıl gelişiyor
0
fistikthecat
(19.01.25)
Bence zoraki okuduğumuz kitapları unutma eğilimimiz var. Kendi zevkimize uygun metinleri hatırlamaya meyilliyiz. Bir de zaman faktörü var, kitabı okudun bir hafta içinde kritiğini yapmakla 1 sene sonra hakkında konuşmak arasında fark var. İlla ki yan karakterlerin ismini falan unutabilirsin. Ben mesela betimleme seven biri değilim, bana kurgu ver bana olay örgüsü ver. Çok değişik bir kurgu asla aklımdan çıkmaz. Curious case of the dog in the night time diye bir kitap okumuştum yazarı Mark Haddon. Süper iyi günler olarak tercüme edildi sonradan. Asperger sendromlu Christopher adında bir çocuğun ağzından onun bakış açısıyla yazılmış bir kitaptı ve unique bulmuştum o açıdan. Komşusunun köpeğini öldürülmüş olarak buluyorlar ve dedektif gibi bu olayın izini sürmeye başlıyordu. Çok tatlı bir anlatımı vardı.
0
kullanicadi
(19.01.25)
hatırlama oranım kitaptan kitaba değişiyor. bir romansa bana ne kadar hitap ettiği, okumamın üzerinden ne kadar zaman geçtiği, ne kadar zihnimde canlandırabildiğim vb değişkenler var. kahramanların isimlerini pek hatırlamam kült bir eser değilse. araştırma kitaplarında da not çıkardıysam, ana fikir-yan fikirler gibi şemalara döktüysem, edindiğim bilgiyi kullanabildiysem yine hatırlama oranım epey artıyor. onun dışında genel kültür düzeyinde kalıyor.
0
Mossy
(19.01.25)
Genel olarak beklediğimden az hatırlıyorum diyebilirim. Ama bunu çok normal karşılıyorum. Çünkü baya kitap okuyorum. O kadar ayrıntıyı olayı büyük oranda hatırlamam çok zor.

Şöyle diyorum 20 30 yaş arası kaç bin gün yaşadım bir sürü güzel şey yaptım, kendi yaptığım ve yaşadığım şeylerin ne kadarını hatırlıyorum ki? yaşadığım ve hatırlamadığım yüzlerce gün var. Kendi yaptıklarımı hatırlayamıyorken okuduklarımı hatırlayamamam çok normal.

Ama bazı sevmediğim kitapları niye sevmediğimi, gıcık olduğum karakterin nasıl olduğunu hatırlıyorum. Ya da çok etkilendiğim kitapların bazı kısımlarını ayrıntılı hatırlıyorum.

okuduklarını unutmak bu okumadan hiç bir şey kalmadığı, bir katkısı olmadığı anlamına da gelmiyor. nasıl ki 20 30 yaş arasını yaşamamış sayılmıyorsam, diğ mi?
0
a perfect lie
(19.01.25)
izlediğim filmleri dizileri hatırlamıyorum ama okuduğum her kitabı hatırlıyorum, ilkokulda okudumlarım dahil.
0
deartheodosia
(20.01.25)
ilgi duymadığım kitabı hatırlamam ilgi duyduğum kitabın %95 detayını seneler sonra hatırlarım.
0
orpheus
(20.01.25)
%3
0
abuzer
(20.01.25)
Kitaba aşık da olsam %3
0
abuzer
(20.01.25)
t24.com.tr

Keyif için okuduğum kitapları şahane unutuyorum, çok güzel unutuyorum. Ama iş için okuduğum kitaplarda, mesela bir serinin dördüncü kitabına gelmişken 4 sene önce okuduğum ilk kitabın detaylarını hatırlayıp arada mantıksızlık var mı diye dönüp bakabiliyorum.
0
kobuzchu kiz
(20.01.25)
Pek çok şeyi unutuyorum, en çok hatırladığım okurken hissettiklerim oluyor, tortusu kalıyor diyebilirim, bazen de tüm hikayeyi unutmuş, çok küçük bir bölümü net hatırlıyor oluyorum, bir kaç kitap var ki okuduğumu bile unutmuşum. Bazı sevdiğim kitapları unutmamak için üstünde düşünüyorum aklıma geldikçe.
0
(20.01.25)
ben de hatırlamıyorum. bunun için not alıp deftere not alanlar var ama bu benim için zor bir şey. unutmak doğal bir durum ama okuyupta hiç okumamış gibi olması gerçekten üzücü.
0
mikahakkinen
(20.01.25)
o kitabı ne zaman okuduğuma bağlı olmakla beraber galiba zihnimin/belleğimin işleyişi şu yönde oluyor:

-çocukluk/lise zamanında okuduğum ilk eserlerdeki kahramanları ve genel olayları hatırlıyorum. o kitabı çok sevip sevmediğimi de hatırlıyorum. okuduğum ilk klasiklerden olması sebebiyle suç ve ceza ile birlikte sefiller'deki kahramanları hatırlıyorum, olayın genel gidişatını ve kilit olaylarını da hatırlıyorum. ama biri bana biri "tam olarak ne olmuş?" diye sorsa cevap veremem.

-üniversite zamanında okuduğum eserlerde hafızam eskiye kıyasla daha taze ve olay örgüsüne, temel ve yan kahramanları da hatırlıyorum.

-yakın zamanda okuduğum eserlerin içeriğine daha hakimim ama yine de ezber mahiyetinde "şu şuydu, bu buydu" diyemem yine de.

ben bu duruma ilişkin üzülüyordum epey, neden tam anlamıyla eserleri hatırlayamıyorum diye. ama bir gün, hatırlamıyorum, bir yerde bir yazı okumuştum; kitaplar da yemekler gibidir, bittiğinde onu sevip sevmediğinizi bilirsiniz, size faydasını da bilirsiniz ama nasıl ki yemek aracılığıyla vücudunuza aldığınız vitaminleri vs göremiyor ve fark edemiyorsanız ama arka planda vücudunuza katkı sağlıyorsa kitaplar da öyledir, minvalinde bir şeydi. yani, ruhen/manen o kitaptan alacağımızı zaten almışız, unuttuk diye dert edilecek bir durum yok(muş) ortada.
0
m e b
(20.01.25)
Yalnız olmadığıma sevindim, kendimi kötü hissediyordum bu durum yüzünden.

Kitap/film/dizi birkaç sene sonra uçuyor gidiyor aklımdan :D
0
chicha_v2
(20.01.25)
Bine yakın okumuşumdur çok azını hatırlarım. Filmlerde olay daha beter, çok izleyip okumak mı bilemedim sebep
0
topkapiaksaray
(20.01.25)
Çok fazla kitap okumuş, dizi, film izlemişimdir.
Büyük bir kısmını hatırladığım 10-15 tane vardır, kalanları genel hatları ile aklımda; şunlar olmuştu, konusu buydu şeklinde.
Yüzde verecek olsam %5'i geçmez.
0
sealth
(20.01.25)
Bitirdiğim ya da üzerine detaylı bir şeyler incelediğim/konuştuğum zamanın üzerinden 3-10 yıl geçtiyse en fazla yarısı, 10+ ise en fazla çeyreğini hatırlıyorum. Bazı isimler ve olaylar kayboluyor. Saçma detaylar kalabiliyor. Ana fikirde/hikayede sorun yok. Üzerine konuşmaya başlayınca o eksik olan yarı sanki bir kıza hava atmak için kitaptan söz etmişim de buluşma gününe kadar okuyamadığım için YouTube'da özetini izlemişim gibi hissettirebiliyor.
0
nawar
(20.01.25)
liste yapiyordur o. arada ben de bakarim önceden okuduklarima.
böyle bir kitap vardi ya dogru diye sasiriyorum.

goodreads o acidan güzel. tavsiye ederim. bir grup amazon tarafindan satin alininca goodreadsini kapatti ama güzel bir olusum yine de.
0
sonsuz
(20.01.25)
kitaplari hatirlamak icin okumuyoruz, bir an icin kendimizi bulmak ve sonra kaybetmek ve sonra tekrar bulmak icin bir yola cikiyoruz. ara ara kitaplardan bölümleri hatirlayip aaa so it goes diyoruz.

“The most important thing I learned on Tralfamadore was that when a person dies he
only appears to die. He is still very much alive in the past, so it is very silly for people to
cry at his funeral. All moments, past, present and future, always have existed, always will
exist. The Tralfamadorians can look at all the different moments just that way we can
look at a stretch of the Rocky Mountains, for instance. They can see how permanent all
the moments are, and they can look at any moment that interests them. It is just an
illusion we have here on Earth that one moment follows another one, like beads on a
string, and that once a moment is gone it is gone forever.
'When a Tralfamadorian sees a corpse, all he thinks is that the dead person is in a bad
condition in that particular moment, but that the same person is just fine in plenty of other
moments. Now, when I myself hear that somebody is dead, I simply shrug and say what
the Tralfamadorians say about dead people, which is "so it goes.”
0
deckard
(20.01.25)
(12)

ilişkide/evlilikte birlikte zaman geçirmek?

islergucler
tarafların sadece yarı zamanlı çalıştığı bir ilişkide arta kalan zamanı sürekli birlikte geçirmeye çalışmaları yorucu bir durum mu sizce?taraflar bu kadar geniş bir zamanda birbirlerini hızlıca tüketmez mi?bunu başarabilen kişiler neler yapıyor, nasıl sıkılmadan vakit geçiriyor? rutine dönüşen aktiv
tarafların sadece yarı zamanlı çalıştığı bir ilişkide arta kalan zamanı sürekli birlikte geçirmeye çalışmaları yorucu bir durum mu sizce?

taraflar bu kadar geniş bir zamanda birbirlerini hızlıca tüketmez mi?

bunu başarabilen kişiler neler yapıyor, nasıl sıkılmadan vakit geçiriyor? rutine dönüşen aktiviteler söz konusuyken taraflar tutkunlarını nasıl koruyor?
0
islergucler
(19.01.25)
İnsanlar evliyiz diye yapışık yaşamak gerektiğini düşünüyorlar. Kendine ait bir alanları yok. Beraber de zaman geçirilir ama kişilerin birbirlerinden ayrı geçirdikleri zaman dilimleri de olmalı. Yorulur insan ya.
0
rock n roll
(19.01.25)
Karaktere bağlı. Ben yapışık olmaya bayılıyorum. Tukenmiyo
0
abuzer
(19.01.25)
kimi yapisik sever kimi mesafeli.

tutku falan korudugun pek yok ozellikle 10 seneyi devirdiysen. hatun tescilli dunya guzeli de olsa yine de koruyamazsin. olay dostluga donuyor.
0
cooperr
(19.01.25)
her sey birlikte olmaz. tek basina kitap okuman, dizi izlemen, arkadaslarla bulusman da lazim. böylece kendini gelistirmeye devam edebilir ve karsi tarafi entelektüel acidan doyurabilirsin. anlatcak bisilerin olur. öbür türlü aksam yemek yerken ne konusabilirsin?

uzun iliskilerde dead bedroom olayi kacinilmaz gibi bir sey bence. libidosu düsük insanlar bunu sorun olarak görmüyorlar. libidosu yüksek insanlar icin de cözüm acik iliski bence.
0
sonsuz
(19.01.25)
birimiz remote birimiz part çalışıyorduk. o sanatsal etkinlikleri sever ben kültürel etkinlikleri. o evde olmayı sever ben dışarıda olmayı. kendimizce bir dengemiz vardı, ben bir iki günümü mutlaka tek başıma dışarda geçirirdim. ya bir sergiye tiyatroya falan giderdim ya bir kafeye oturup akşama kadar elimdeki kitabı bitirirdim. elimdeki şeyi evde de okuyabilirim ama beni boğuyor, değişiklik istiyorum, o da buna saygı duyuyor. o evde gitar çalar kayıt yapardı ya da güzel bir konser varsa ona giderdi. bazen bunları beraber yapardık. beraber yüzmeye gitmeyi severdik mesela çift aktivitemizdi o. akşamları beraber geçirirdik, çay demleyip o dönem neye sardıysak o diziyi izlerdik. karakterle, ilişkinin karakteriyle alakalı. illa yapışık gezmek gerekmiyor öyle bir zorunluluk yok. bana çok boğucu geliyor o. ayrıca anlatırken özlediğimi fark ettim :(
0
Mossy
(19.01.25)
Sıkılmak demişsin, demek ki soru sahibi yahut bahsedilen ilişkideki taraflardan biri fazla sıkılgan. Çok çabuk sıkılan biri ise onu eğlemek zordur, toku ağırlamanın zor olması gibi. Kimse kimseyi eğlemek zorunda değil elbette ama birlikte vakit geçirmek demek birbirini özlemek demektir, özleyen insanlar bir arada olmayı seçerler. Ortada özlem yoksa zoraki birlikte vakit geçirmeyi anlayamam. Hadi evli olursun aynı evde salonda beraber oturursun falan ama o bile herkesin kendi dünyasında olması demek olabilir. Biri film izler diğeri oyun oynar mesela.

Bilmiyorum, kişilerden biri fazla sıkılgansa onu mutlu etmek çok mümkün olmayabilir. Ama o mutlu olacak diye diğerini yormak da anlamsız yani. Orta yol bulmak gerekir. İlşkiyi tek kişi taşımamalı.
0
muhayyer divan
(20.01.25)
Vallaha hanımla tanışalı 11 yil oldu, evlilik 7 yil bitti. Şu an çok daha keyifli yani. Misal bazen ikimiz de aynı şeye bakıp aynı şeyi düşünüyoruz falan.
Onun dışında hayatımın en güzel anları hanımın uyanıp kahveye aşağı inmesi ya da ben tv karşısında uyurken üstümü örtmesi falan. Ikimiz de evden çalışıyoruz daha bir gün sıkılmadım. Ama tabiki kendi hayatlarimiz var; misal ben günde 30 dakika dışarıda yürürüm 1 saat de spora giderim. O çıkar oyun falan oynar ya da kitap okur.

Bence doğru kişiyleysen böyle sıkılma falan olmuyor. Ben hanımdan ayrı kalmayi sevmiyorum misal, etrafımda olması beni iyi yapıyor.

Rutin demissiniz, bence dünyanın en güzel şeylerinden biri sevgili ile rutin.
Sürekli bungee jumping falan yapıp ne bileyim köpekbalığı ile yüzen bir insan değilseniz zaten yüzde 99umuz bu hayata karı koca cocuk olmak için geldik.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
İçlerinden gelmeyerek doğrusu budur diyerek birlikte zaman geçirmeye çalışmak yorucu olsa gerek, iki tarafın isteği bu yönde değilse yine yorucu ve sıkıcı ama ilişkinin ilk zamanlarında sürekli birlikte olmak istemek işin normali sanki, sonsuza kadar böyle sürmez.

Geniş zamanda birbirlerini neden tüketsinler ki, zaten baştaki tutku/aşk nasıl ifade ederseniz bir noktada  sevgiye, saygıya evriliyor.  Tükeneceği varsa tükenir yoksa başka formda devam eder.

Eşimle evden çalışmaya başladığımızdan beri neredeyse 24 saatimiz beraber, kimseyi tanımadığımız küçük bir yere yerleştik, daha da iç içeyiz ama ikimizin de kendi dünyası, alanı var, mıç mıç her şeyi bir arada yapmıyoruz, hepten kopuk değiliz tabii, birlikte vakit de geçiriyoruz.  Geçenlerde eşten ayrı tatile gitmekle ilgili soru vardı burada, zaman ve para kısıtı yoksa ayrı tatile de gidilir, aksi yöndeki cevaplar şaşırtmıştı beni. 

Uzun ilişkide rutine dönmemek imkansız gibi, sıkılmaksa kendinden sıkılmak, hayattan sıkılmak gibi duygularımız oluyor elbette ama bu birbirimizden sıkılmak değil.  

Bu arada diğer cevaplarda da söylenmiş karakter meselesi, kimi yapışık kimi mesafeli sever diye, uyum ve denge önemli burada, başkası olsa beni ilgisiz olmakla yaftalayabilirdi mesela ya da ne güzel birlikteliğiniz var diye özenenler oluyor bazen, 3 günde huniyi takabilirlerdi benim yerimde olsalar.
0
(20.01.25)
tam sıkılmaya başlayacağın zaman çocuk yapıyorsun, geçiyor :D

şaka bi yana evlilik ateşi sürekli harlı tutulmaya çalışılacak bi ateş değildir ki? ne için çabalansın bu kadar anlamıyorum. insan eşinden sıkılmaz yani normal şartlarda. oturur aktivite de yaparsın, bişeyler izlersin, salonda boş boş oturup birbirini reelse de boğarsın... hani aman sıkılmayalım biraz da ayrı takılalım filan gibi özel çabalara gerek yok bence.
0
elorelia
(20.01.25)
herkesin ayrı evi olsun. arada buluşulsun :p

evde osur osur ipe diz birini seksi bulamayabilir insan.
0
gabe h coud
(20.01.25)
Toplamda 7 yıldır birlikteyiz, bunun 6 yılı aynı evde geçti. 4 yıldır da evden çalışıyoruz.

Birbirimizden sıkılıyor muyuz? Elbette, zaman zaman. Ne yapıyoruz? Herkes biraz kendi kabuğuna çekiliyor, bağımsız bir şeyler yapıyor, ailesini bi ziyaret ediyor falan sonra geçiyor :)

Bunun dışında evde de aynı salonda oturuyorsak ben konsolda oyun oynuyorum o tablette dizi izliyor veya bazen aynı filmi/diziyi de izliyoruz. Ben spora gidiyorum o evde vakit geçiriyor. Zaman zaman ofise gidiliyor değişiklik olsun diye. Yani bunların bazılarını eşimden sıkıldığım için değil sürekli evde olmaktan rahatsız olduğum için de yapıyorum.
0
chicha_v2
(20.01.25)
Evliyim, beni boğar. Her şeyi her dakika birlikte yapmak zorunda değiliz, devamlı iletişim halinde olmak zorunda değiliz, kendimize de vakit ayırmamız gerekiyor. Bu elinde telefonla takılmak da olabilir, arkadaşlarınla dışarı çıkmak da olabilir.
0
kimlanbu
(20.01.25)
(4)

Kentsele girecek evdeki dolapları satmak

regina phalange
Murtfak dolabı olsun, kapılar olsun böyle yanınızda götüremeyeceğimiz şeyleri nasıl değerlendirebililiriz var mı böyle yerler gelsinler alsınlar 3-5 bişey versinler.
Murtfak dolabı olsun, kapılar olsun böyle yanınızda götüremeyeceğimiz şeyleri nasıl değerlendirebililiriz var mı böyle yerler gelsinler alsınlar 3-5 bişey versinler.
0
regina phalange
(19.01.25)
Çoğu zaman, kentsele girip yapılacak binayı yeniden inşa edecek müteahhit yıkım işlemi için anlaştığı firmaya ödemesinin tamamı ya da bir kısmını o binanın içerisindeki para edecek şeyler ile ödeyebiliyor. Yani dolap, kalorifer petekleri, kombi, metal borular vb. Müteahhit problem çıkarmasın, dikkat edin.
0
twelfth
(19.01.25)
Şaka yapıyorsunuz değil mi? :) Evden kalacak eski demirbaşlar yıkıcıya kalır çoğunlukla. Kentsel dönüşüm vb işlerde böyle anlaşılır. ayrıca kimse sizin eski dolaplarına gelip üç beş birşeyler vermez hocam üç evimizde de başımıza geldi.
0
saaman
(19.01.25)
Dolaplarla falan kimse uğraşmaz sanırım ama bizde sokaktaki eskici şofbeni almaya geldiğinde, evi dolaşıp işine yaracak taşınabilir şeyleri almıştı, bir baktık pencere kulplarını falan söküyor, tabii dişe dokunacak bir getirisi olmadı, sırf onun için çağrılmaz ama gelmişken 300-400 gibi bi şey teklif etmişti geçen sene.
0
(20.01.25)
Anlaşmanıza bağlı.
Bir çok insan yerdeki parkelere kadar satıyor.
Kaloriferler filan belki kalabilir ama mutfak dolabını müteahhite bırakma zorunluluğunu hiç görmedim.
0
burfak
(20.01.25)
(4)

Roman okuduktan sonra

AlsterWasser
---Pazar sabahı boş vaktim vardı yazdım. imkanı olan okur.---Şahsi bir durumumu söyleceğim ve sadece beni anlıyor musunuz ya da benim gibi olanlarınız var mı, sizce problem var mı diye soracağım.Mesela biraz önce bir kitabı bitirdim. Bu arada sadece roman türü için bu söylediklerim. Kitabı gayet sev
---
Pazar sabahı boş vaktim vardı yazdım. imkanı olan okur.
---
Şahsi bir durumumu söyleceğim ve sadece beni anlıyor musunuz ya da benim gibi olanlarınız var mı, sizce problem var mı diye soracağım.

Mesela biraz önce bir kitabı bitirdim. Bu arada sadece roman türü için bu söylediklerim. Kitabı gayet sevdim. Şimdi bu kitapla alakalı ilerde bir film/dizi falan yapılsa izlemem. Daha öncesinde filmi/dizisi çekilen klasikler bol zaten onların da filmlerini vesaire izlemeyi tercih etmiyorum.

Buraya kadar sanki öznel bilinçli bir tercih oluyor sorun yok gibi. Karakterlerler, olaylar vs. benim zihnimde yarattığı şekli ile kalsın istiyorum. Başkasının filtersinden geçmesin veya film/dizi/oyun gibi yapım sürecinde bir sürü kısıtın olabileceği şekliyle zihnimde canlanan şey değişsin istemiyorum.

yalnız problem şurda başlıyor, kitap hakkında iyi ya da kötü pek yorum da okumak istemiyorum. işte burası biraz bana saçma geldi. kendimi sorguladım. gerçi birkaç sefer bunun nedeninin ekşi sözlük olabileceğini düşündüm.

zaten eski tarihlerde yayınlanmış bir klasik ya da modern klasik olunca sözlükteki eski tarihli girdiler de gayet ufuk açıcı oluyor. ama güncel bir romanı okuyup başlığına girince gerçekten insan hayret ediyor yorumlara. iyi ya da kötü anlamda fark etmez. sonrasında soğudum sanırım.

goodreadste bir iki yorum okuyayım diyorum ama yine neden başkasının görüşünü okuyorum ki diyorum.

kendim de pek yorum yapmıyorum bu arada. kitabı iç dünyama, zihnime atıp devam ediyorum.

şimdi mesela kitabın yazarını da mı hiç dinlemesem acaba diyorum?

burda sanki bir problem var ben de ama anlamadım.

belki de kaliteli yorum/analiz okumuyorumdur. bazen makalele aratıyorum, okuyorum o daha iyi geliyor bana.
0
AlsterWasser
(19.01.25)
Bence yazar anlatacağını anlatmış, daha fazla onu dinlemeye gerek yok gibi.

Zihninde canlananı değiştirmek istememek bana çok makul geldi, ben kendi adıma okuduğum bir kitabın filmi dizisi çekilirse merak ediyorum ama hep beğenmeyeceğim ön yargısı ile yaklaşıyorum o işlere.

Ekşi sözlükteki yorumların çoğu çöp oluyor, ya göklere çıkarılıyor, ya da bu ne ki şeklinde aşağılanıyor içerikler, arada gerçekten nitelikli eleştiriye rastlarsam onları okumayı seviyorum ben.

Bazen yorumları okurken, bu yorumu yazan kişi kim ki onun fikri benim için önemli olsun diye düşündüğüm oluyor benim.

Yorum yapmaktan ben de kaçınırım çünkü fikirler değişebiliyor, bir kitabı bitirdiğimde yorumlara hemen bakmak istiyorum ama benim fikrim zamanla demleniyor ya da değişiyor.
0
(19.01.25)
barthes yazarın ölümü yazısında yazarı çoktan öldürdü. ben bu görüşe çok katılmıyorum ama ahmet ümit gibi daha kitap çıkmadan imzalı ön sipariş, kitap çıkar çıkmaz yüz tane söyleşi yapılmasını da anlamıyorum. bazen sadece metin konuşmalı gibi geliyor. son yüz yüz yirmi yıllık dönemde de zaten metinler yazarın varlığından bağımsız incelenmeye çalışıyor. okur merkezli kuramlar da var.

bazen bir ekşi entrysinin abuk subuk bir makaleden daha çok şey anlattığı oluyor, doğru ama epey eskide kaldı sanırım. eski yazarların birçoğunun sildiği entryler de gitti. goodreads falan da Türk edebiyatından eserler de çok bir şey vaat etmiyor maalesef. Blog kültürü de eridikçe eriyor.
0
black holes in the sky
(19.01.25)
Şimdi diyeceğim şeyler sizin durumunuz farklı olabilir ama farklı bakış açısı olsun diye yazıyorum. Bence konunun başkasının filtresiyle bu kadar büyük oranda ilgisi yok. Film-kitap ilişkisiyle ilgili olan kısmıyla yorumlarla ilgili olan kısmı bence de birbirinden ayrı konular.

İnsan okuyup beğendiği ya da beğenmediği, kendisinde çeşitli hisler uyandıran şeyleri içinde olduğu gruplarla paylaşmak istiyor. Eğer bir şeyleri yaparken bu yaptığınız şeylerin sizin çevrenizde bir karşılığı yoksa yaptığınız şey gözünüzde anlamsızlaşmaya başlıyor. İnsanlar bu şekilde adım adım gittikçe çevreleri neye benziyorsa ona dönüşüyor. Sosyal medyadaki yorumları okumak da bu paylaşma isteğinin parçası biraz, ama çok etkileşimli bir şey değil. Çoğu zaman sizde gerçek bir karşılığı olmuyor. Her gün gördüğünüz insanlarla sözlü olarak konuşmak gibi değil yani. Bu açıdan sizi tatmin etmiyor, hatta sinirlendiriyor. Yaptığınız şey paylaşım ihtiyacınızı tatmin etmiyor olmasının yanında dediğiniz gibi başkalarının fikirlerini kafanıza dolduruyor sadece. Bu tek başına sorun olmazdı belki ama, sadece buna maruz kalıyorsanız büyük sorun olabiliyor. Eğer durum buna benzer bir şeyse okuduğunuz incelemenin kalitesi de çok önemli olmasa gerek.
0
akhenaten
(19.01.25)
Kitabı okumadan önce genelde Goodreads'te puanına bakarım, bazen emin olmak için bir iki yoruma göz gezdiririm ama eğer kitap beklentilerimle uyumluysa ben de açıp yorum okuma ihtiyacı hissetmiyorum. En azından normal romanlar için... Eğer bir görece ağır bir edebi eserse, bir klasikse vb. o zaman başka değerlendirmelere bakıyorum yine yorumlar yerine.

Yorumlara gerçekten bakmama neden olan şey kitap mesela Goodreads'te 4.50 puan almışken benim onu hiç beğenmemem oluyor; anca bu noktada gidip "Ben neyi kaçırıyorum" diye yorumları okuyorum.

Açıkçası o kadar üzerine düşünülecek bir şey değil bence. Fil, dizi konusu da çok kişisel; tabi ki genelde kitabı kadar iyi olmuyor ama ben yine de o sayfadaki karakterleri ekranda görmeyi seviyorum. Geçenlerde Paramount "Moskova'da Bir Beyefendi" kitabını mini dizi haline getirmişti mesela, hoşuma gitti izlemek. Keza "Marslı" da hem filmini hem de kitabını çok sevdiğim bir eserdir. Önyargılı olmamak lazım yani.
0
salihdt
(19.01.25)
(3)

motor kazası

charlotte blanc
6 gün önce bir motor kazası geçirdim, 32 yaşındayım. Birkaç sıyrığım var ama baş parmağımdaki biraz kötü. Direkt hastaneye gittim, şimdi bandajları kendim değiştiriyorum. Kazadan 3 gün sonra şöyle görünüyordu.https://i.ibb.co/WkgfbdX/Whats-App-Image-2025-01-12-at-15-19-21.jpg5 gün sonra böyle görünü
6 gün önce bir motor kazası geçirdim, 32 yaşındayım. Birkaç sıyrığım var ama baş parmağımdaki biraz kötü. Direkt hastaneye gittim, şimdi bandajları kendim değiştiriyorum.

Kazadan 3 gün sonra şöyle görünüyordu.

i.ibb.co

5 gün sonra böyle görünüyor.

i.ibb.co

Çok yavaş iyileşiyor gibi hissediyorum. İyi baktığım ve enfeksiyon kapmadığı sürece sizce ne zaman iyileşir? İyileşmesinden kastım, açık yaranın kapanması ve rahat şekilde yürüyüp koşabilmem. Çok teşekkür ederim.
0
charlotte blanc
(13.01.25)
yas, beslenme, genetik, hayat kalitesi, saglik gecmisi vs.. ile alakali bir durum oldugu icin kisiye gore degisir. o yuzden kesin birsey soyleyemek zor. illa biseyler yapmak istiyorsaniz bagisikliginizi yuksek tutacak seyler yaparsaniz hizlanabilir.
0
buenosdias
(13.01.25)
Geçmiş olsun. Sanırım ekipman yoktu ve asfaltta kaydınız. bu tarz açık yaralar 2-3 hafta arası gibi bir sürede kapanıyor. Ama sizin düşündüğünüz şekle bir ay gibi sürede ancak gelir muhtemelen.
0
thracia
(13.01.25)
Geçmiş olsun, hızlı iyileşme için sarı kantaron yağı tavsiye ediyorum, açık yaralar 1-2 haftada iyileşiyor, görünüm olarak tam düzelmese de, ben de kaza geçirdim, esas sorun çıkaran kas zedelenmeleri. Bacağımın arka tarafında bir yara vardı kaza sonrası, görenler ah vah diyordu ama ilk bir kaç gün biraz acı verdiyse de sonradan varlığını bile unuttum. Sizin yaranız da tam bükme noktasında değilse, yürümeye, koşmaya çok engel olmaz sanki yakın zamanda.
0
(13.01.25)
(10)

İstanbul - ulaşım sorusu

jefferson
Merhabalar. Salı günü YHT ile Ankara'dan Söğütlüçeşme durağına geçeceğim.Oradan da Yenibosna mahallesi bahçelievler'de bulunan Citroen bayisine Geçmem gerekiyor.Nasıl gidebileceğim konusunda yardımcı olabilecek var mı?Orada metrobüs durakları olduğunu gördüm. Hangisi ile gidebilirim?Taksi sanırım or
Merhabalar.
Salı günü YHT ile Ankara'dan Söğütlüçeşme durağına geçeceğim.
Oradan da Yenibosna mahallesi bahçelievler'de bulunan Citroen bayisine
Geçmem gerekiyor.

Nasıl gidebileceğim konusunda yardımcı olabilecek var mı?

Orada metrobüs durakları olduğunu gördüm. Hangisi ile gidebilirim?
Taksi sanırım oradan çok yazar. Martı daha mı uygun?
Martı için uygulama mı kurmak lazım?
0
jefferson
(10.01.25)
burası basın express yolundaymış baktım haritadan. En kısası herhalde söğütlüçeşme durağından metrobüse binip sefaköy durağında inip taksi ile geçmek.

ya da yine söğütlüçeşmeden marmaraya binmek, bakırköyde inmek taksi ile bayiiye gitmek. Bu seçenekte biraz yürüyüp bi yerden otobüse binmek, inmek yine yürümek var ama tercih eder misiniz bilmem.
0
a perfect lie
(10.01.25)
söğütlüçeşme bahçelievler arası çok uzak, martıyla falan gidilmez. farklı kıtalar zaten. bileti halkalıya değiştirebilirseniz, bahsettiğiniz yere 5-10km mesafede. çok rahat gidersiniz. ya da oluyor mu bilmiyorum da söğütlüçeşmede inmeyip halkalıda inilebiliyorsa yapılabilir.

sçeşmede inerseniz orada marmarayla halkalı yönüne binip ataköy'de inin, oralarda m9 metro ile aktarma yapın. yakınlarına vs bırakıyordur muhtemelen
0
avatar is back
(10.01.25)
google mapsten bakabilirsin.

en mantıklısı marmaray ile bakırköyde inip ordan m9 ile doğu sanayi durağında inip yürümek gözüküyor.

halkalıya gitmek de olur tren bileti varsa.
0
jelly bear
(10.01.25)
Sogutlucesme metrobuslerin kalkis noktasi, trenden sonra metrobuse binip Bahcelievler'de inebilirsiniz, Yenibosna ve Citroen bayisini tam olarak bilmiyorum, bir diger secenek de trenle Sogutlucesme'de inmek yerine Bakirkoy'e kadar devam etmek, oradan Yenibosna'ya ulasmak olabilir, Sogutlucesme'den marti uygun degil, mesafe uzun hem de kopru gecmek gerekiyor. Yenibosna kismini o taraflari bilen biri tarif eder, ben bildigim kisma degindim.
0
(10.01.25)
Tren gitmiyor maalesef halkalı'ya. Neden öyle bir şey yapmışlar bilmiyorum akşam 5 treni gidiyor sadece.
0
🌸jefferson
(10.01.25)
yenibosna, bahcelievler dedigin yerin halkaliyla falan alakasi yok. en kolayi

ankaradan bakirkoye tren.
bakirkoy'den yenibosnaya minibus/otobus

2 vesait
0
buenosdias
(10.01.25)
Bakırköy'e gitmiyor bindiğim tren. Söğütlüçeşme son durak sanırım.
0
🌸jefferson
(10.01.25)
Martı yazdım ama tag sanırım adı. Taksi demek istemişti.
0
🌸jefferson
(10.01.25)
Söylediğin yeri bilmiyorum ama yenibosna yada bahcelievlere ucuz ve hizli gitmek istersen

1 - Söğütlü cesme metrobus duragina git

2 - beylik duzu istikametine bindikten sonra

3 - yenibosna ve bahcelievler duragini goreceksin aralarinda 2-3 durak fark var

Heyecan yapma oturarak git cunku yolun biraz uzun surecek

Iki duraktada insen taxiye atlarsin gecnis olsun
0
Zetnikov
(11.01.25)
Yardımcı olan herkese teşekkür ederim. Çok rahat gittim ve geri döndüm.
0
🌸jefferson
(15.01.25)
(6)

köpek dışarı çıkarma rutini

a7x
1,5 yıl önce küçük ırk (dachshund melezi olsa gerek -bi sosislik var çünkü) yetişkin bir köpek sahiplendik. yaşını her veteriner farklı söyledi o dönem, 5-6-7 yaş arası olduğu tahmin edildi. şimdi işte 7-8 oldu diyelim. kendisine bayılıyoruz tabii onu söylemeden edemicem. biz bu arkadaşla şöyle bi r
1,5 yıl önce küçük ırk (dachshund melezi olsa gerek -bi sosislik var çünkü) yetişkin bir köpek sahiplendik. yaşını her veteriner farklı söyledi o dönem, 5-6-7 yaş arası olduğu tahmin edildi. şimdi işte 7-8 oldu diyelim. kendisine bayılıyoruz tabii onu söylemeden edemicem.

biz bu arkadaşla şöyle bi rutin geliştirdik, günde 3-4 yürüyüş yapıyoruz. sabah günün aydınlanma saatlerinde yarım saatlik bi tur, öğlen 12.30'da yarım saatlik bir tur, akşam gün kararmadan önce yarım saatlik bi tur. günde 3 kere kesin bu saat aralıklarında yarımşar saat yürüyoruz. eğer müsait olursak öğleden sonra küçük 10 dk'lık bi yürüyüş de bazen oluyor.

sabah ve akşam yürüyüşü saati yaz ve kış değişiyor tabii. yazın sabah 7.30 gibi gezdirirken, akşam 19.30 gibi gezdiriyoruz. kışın sabah 8'de çıkartıp akşam 17 gibi çıkarıyoruz. sabahları çok erken uyandığımız ve evden çalıştığımız için bu rutin bizi bozmuyor/üzmüyor. keşke pati silmek daha zahmetsiz olsaydı derim tek söylenebilecğeim kısım bu :)

daha önce hiç köpeğimiz olmadığı için acaba bu rutinde bi yanlışlık/eksiklik/anormallik var mı merak ediyorum. atıyorum gece yatmadan önce bi 5 dk'lık çiş yürüyüşü yapmalı mı, ya da sabah biz erken uyanınca bi 5 dklık kısa bi yürüyüş lazım mı kaka yürüyüşüne kadar?

biraz uzun oldu, cevap verecekler olursa şimdiden teşekkürler.
0
a7x
(09.01.25)
Normalde köpeklerin her 6-8 saatte dışarı çıkması lazım, ben iki kere acı tecrübe ile öğrendim :)
17:30 ile sabah 8 arası çok saat fark var. Bence akşam yatmadan cikarirsaniz iyi olur. Çünkü misal benim yaşadığım çok su içtiği bir gün dışarı cikartacakken dayanamadi saldi :)
0
logisticsmanager
(09.01.25)
2,5 yaşındayken sahiplendiğim 12 yaşında bir terrier ile yaşıyorum, ilk günden bu yana 12 saatte bir dışarı çıkarıyorum ve hiç problem olmadı. kendisi de uzun zaman önce çıkış saatlerini öğrendi. ona göre bana kaş göz yapıyor çıkma zamanından hemen önce.
0
amour fou
(09.01.25)
Bizde de gunde 2 yeterli oluyordu, sadece tuvalet icin gunde 4 fazla bile ama enerji atmasi icin az diyebilirdim sure olarak ama yasini da goz onunde bulundurunca gayet uygun.

Logisticsin dedigi gibi fazla su icip olagandan farkli olarak ihtiyac hissederse belli etmiyor mu?
0
(09.01.25)
aslında bu yazdığımız rutine çok rahat adapte oldu. sadece bi kere evin kapısını tırmalama durumu oldu onda da garibim ishal olmuş meğersem çıkınca hemencecik yapıverdi. hiiç eve çiş kaka yaptığı olmadı. yani aslında bi durumu olursa belli ediyor diyebiliriz.

bizden önce bilmediğimiz bi yaşantısı olduğu için, bizim de ondan başka köpek deneyimimiz olmadığı için bi genel durumu sormak istedik. :)
0
🌸a7x
(09.01.25)
4 ay kadar önce barınaktan köpek sahiplendik. Sabah 10 civarı akşam da 7 civarı çıkarıyoruz, ne kadar rahat bi' köpekmiş şimdi farkediyorum:)

Haftasonları da hava müsaitse uzun yürüyüşler yapıyoruz.
0
kumandanim
(09.01.25)
ben sizinkilere ek olarak akşam yatmadan önce de çıkarıyorum.
0
euteamo
(09.01.25)
(5)

3 yaşındaki kız çocuğuna hediye

esinikaybetmiscorap.
Merhaba,3 yaşındaki kız çocuğuna ne hesiyesi alınabilir? Kıyafet dışında. Bütçe 1500 kadar
Merhaba,

3 yaşındaki kız çocuğuna ne hesiyesi alınabilir? Kıyafet dışında. Bütçe 1500 kadar
0
esinikaybetmiscorap.
(08.01.25)
Cocuklar icin kamp sandalyeleri var, ben almistim 3 yasinda bir cocuga, hem cocuk hem ailesi sevmisti.
0
(08.01.25)
lego, çadır, kitap
0
sweetoffice
(08.01.25)
kızılderili çadırı;
www.trendyol.com

top havuzu;
www.trendyol.com

boya ve etkinlik kitabı;
www.trendyol.com

parmak boyama;
www.trendyol.com

etkinlik masası;
www.trendyol.com

manyetik lego;
www.trendyol.com

dikkat güçlendirme;
www.trendyol.com
0
turuncu tonlarda
(08.01.25)
elsa lı veya frozen lı bişiy, bütün kızlar hasta, mesela hm den frozen ayakkabısı na canını verir.
bir de unicorn lu bişiyler. parlak pırıltılı ne kadar rukus kokos o kadar makbul.
boncuk ip vs gibi takı yapma seti. hobi yerlerinden kendinde bir araya getirebilirsin.
oyuncak olarak da magnatiles cakması sevilir.
aktivite kitabı boyama kıtabi yapıstırma kitabı
ozellikle yapıstırma olayına hastalar bu ara
kendi aralarında sürekli alıp veriyorlar
bir numaralı para birimi toddler dünyasında
0
mavicorap
(08.01.25)
Top model boyama kitapları, lol bebek, ufak parçaları ağzına atma huyu yoksa (3 yaşından sonra pek yapmazlar gerçi) polly pocket, barbie dreamtopia renk değiştiren deniz kızı, frozen lı elsa'lı herhangi bir şey.

Kızım yok oğlum var ama kızı olan arkadaşlar hep bunlardan alıyordu

Bir de bulaşık yıkama oyuncağı vardı bir arkadaşımızın kızında. Haznesi var su dolduruyorsun musluktan su akıyor tabak çanak yıkıyor. Bu ne biçim oyuncak demiştim hor görmüştüm ama hunharca saatlerce oynuyordu onunla

www.hepsiburada.com
0
kullanicadi
(08.01.25)
(6)

şubat'ta büyükada mantıklı mı?

ilgeru
ikamet edilen yer: istanbulGezmeli bir tatil için değil de 2 günlük bir haftasonu kaçamağı için. Çok soğuk olur mu?
ikamet edilen yer: istanbul

Gezmeli bir tatil için değil de 2 günlük bir haftasonu kaçamağı için. Çok soğuk olur mu?
0
ilgeru
(07.01.25)
olur sessiz sakin
0
jamswety
(07.01.25)
Cok tatli olur. Fici’da bira icersiniz adalilarla, ordan bos sokaklarda dolasir, tatli mekanlarda bi kahvelik mola verirsiniz. Raki isterseniz eskibag’a cikar ic mekanda deniz manzarasi esliginde sicacik takilirsiniz
0
mor oje
(07.01.25)
tavsiye etmem. soğuk ve rüzgarlı olur.
0
gabe h coud
(07.01.25)
Subatta cok gitmisligim vardir, tshirt giyilen bir subat gunu bile hatirliyorum (2019 yili), kasimda kar serpistirdigini de bilirim. Asiri ruzgar, kar, siddetli yagmur olmayan standart bir subat gununde hava cok zorlamaz, gayet zevkli bir kacamak olur.
0
(07.01.25)
tshirtle subat+1 ben kisin daha sik gidiyorum ama oyle tatil gibi gelmiyor bana ya sadece hava degisimi. hele buyukada direkt istanbula bakiyor. otelleri genelde kotu oyle samimi sicak bi ortami da yok?? uygun fiyatli falansa olabilir ama beklentisiz bi gezi olmali
0
ala09
(07.01.25)
Hava soğuk olsa bile, Adalar'da bolca yüründüğü için ve yokuş çok olduğu için, yürüyerek hem romantik hem de sıcak ortam yaratabilirsiniz. Mola verebileceğiniz çok cafe ve durak da vardır.
0
sinematematikci
(08.01.25)
(4)

Cihangir'in En Yaşanabilir Mahallesi

the feel good
Yakın zamanda Cihangir'e taşınmaya karar vermiş biri olarak hangi mahallenin daha yaşanabilir olacağı hakkında bir araştırma içerisindeyim. Taksim Meydanından Galata Kulesine kadar olan hattın denizle buluştuğu alanı sınır kabul edecek olursak bu alana dair yaşam tecrübeleriniz ve tavsiyeleriniz nel
Yakın zamanda Cihangir'e taşınmaya karar vermiş biri olarak hangi mahallenin daha yaşanabilir olacağı hakkında bir araştırma içerisindeyim. Taksim Meydanından Galata Kulesine kadar olan hattın denizle buluştuğu alanı sınır kabul edecek olursak bu alana dair yaşam tecrübeleriniz ve tavsiyeleriniz neler olurdu?
0
the feel good
(05.01.25)
Bence Sıraselviler’i bitirdikten sonra Defterdar Yokuşu başı ve civarı kısımlar iyidir ya. Ben Havyar Sokak’ta kaldım birkaç ay güzeldi konum olarak. Otopark sorunu var sadece onun dışında çok eğlenceli.
0
vedatchilipeppers
(05.01.25)
Oralari gezen biri olarak tek soyleyebilecegim bazi yerlerde hayvansi yokuslar var buna dikkat edebilirsin istiklale baglanirken fena yorabiliyor
0
Zetnikov
(05.01.25)
Cihangir Sokak, Taksim'e yakin, Findikli'ya hemen inilebilir, cok yokus degil, evler biraz ust kattaysa manzara cok iyi, sokakta otopark ve kucuk bir park bile var, parkta kopek alani bile var daha ne olsun.
0
(05.01.25)
O bölgelerde oturmuş ve oralardan hatrı sayılır miktarda arkadaş edinmiş biri olarak kesinlikle Cihangir'den uzak durmanızı öneririm.

90'lardan 2015'lere kadar Cihangir is the best'ti. Ama 2015'ten sonra Araplar gelmeye başlayınca ortam çok bozuldu. Salgın sonrası kiraların uçması, deprem riski, otopark sorunları ve Beyoğlu'nun trend olmayı kaybetmesi nedeniyle Cihangir artık özentilerin yeri olarak kaldı.

Eğer Avrupa Yakası'nda olmanızı gerektirmeyen bir hayatınız varsa, Anadolu'ya kendinizi atın. Yok illa Avrupa olacaksa; Dikilitaş, Gayrettepe, Fulya, Ortaklar Cad, Kalp vakfı civarı gibi yerleri öneririm.
0
sinematematikci
(06.01.25)
(2)

Dalyan boğazı'nın suyu nasıldır?

twelfth
Daha önce dalyan'a hiç gitmedim. Dalyan boğazı'nın suyu fotolarda yeşil görünüyor? Göl suyu gibi bulanık mıdır? Ne bileyim gözlük/şnorkel taksam bulanık su mu görürüm? Dibi sazlık gibi midir? Denizi çok seviyorum ama göl suları beni biraz ürkütür hep. (derdimi **keym)https://i.ibb.co/DQtT9cp/7008044
Daha önce dalyan'a hiç gitmedim. Dalyan boğazı'nın suyu fotolarda yeşil görünüyor? Göl suyu gibi bulanık mıdır? Ne bileyim gözlük/şnorkel taksam bulanık su mu görürüm? Dibi sazlık gibi midir? Denizi çok seviyorum ama göl suları beni biraz ürkütür hep. (derdimi **keym)

i.ibb.co
i.ibb.co
0
twelfth
(04.01.25)
Evet biraz bulanik, fotograflarda gozuktugu renkte, davetkar degil, zaten gol suyu, Koycegiz Golu ile Iztuzu plaji arasindaki bogaz, koycegiz golu daha genis kisimlarinda deniz gibi, yuzmeye de uygun mesela.
0
(04.01.25)
çok tehlikeli bir yerdir.
gün içinde git geli fazla bir yerdir. tehlikeyi göz önünde bulundurun, önleminizi alın.
0
ankarakecisi
(04.01.25)
(6)

Moka Pot ile Kahve Yapımı sorunu

tzameti
Günaydın.6 kişilik moka pot cezve aldım. 4 defa denememe rağmen Youtube'da seyrettiğim videolardaki gibi asla köpürmüyor ve suyunu çoooook az demliğe veriyor. Kullandığım hazır çekilmiş kahvenin ve cezvenin fotoğrafı ekte.Kahvenin ambalajında filtre ve french press için pişirmeye uygundur yazıyordu.
Günaydın.

6 kişilik moka pot cezve aldım. 4 defa denememe rağmen Youtube'da seyrettiğim videolardaki gibi asla köpürmüyor ve suyunu çoooook az demliğe veriyor.

Kullandığım hazır çekilmiş kahvenin ve cezvenin fotoğrafı ekte.

Kahvenin ambalajında filtre ve french press için pişirmeye uygundur yazıyordu. Lakin fotoğrafta göreceğiniz üzere french ve filtre kahve makinesi için değil daha ince çekilmiş ve pourover-ekpresso makinesi-moka pot için pişirmeye uygun gözüküyor. Buna rağmen 6 kişilik suyu çok az veriyor ve sosyal medyada görüldüğü gibi asla köpürmüyor.

Aynı kahveyi french press ile yaptığımda güzel sonuç alıyorum (en azından köpüğünü veriyor)

hizliresim.com
hizliresim.com

sorun nerede olabilir?

yardımınız için şimdiden teşekkür ederim.
0
tzameti
(04.01.25)
Soruya cevap mi bilmiyorum ama ayni kahve nasil hem filtre, french press hem de mokapot icin uygun oluyor ben anlamiyorum, olculeri farkli bildigim, migros vb yerlerde gordum bu kahvelerden ama anlayamadim, ben kahve.comdan aliyorum kahveyi, mokapota ozel gonderiyolar hizli bir sekilde.
0
(04.01.25)
@Gı

aldığım kahve bu:

www.mediamarkt.com.tr
moka pot ile denemek istedim. hadi köpürmedi diyelim eyvallah suyunu neden az veriyor demliğe?
0
🌸tzameti
(04.01.25)
Moka Pot haznesine kahve koyulurken genelde espresso makinelerinin haznesine olduğu gibi fazla kahve koyulup o da çok fazla sıkıştırılıyor ama Moka Pot aleti makinede olduğu gibi yüksek basınç üretemediği için su buharı sıkışmış kahveden gerektiği gibi geçemediğinden aromasız lezzetsiz bir kahve oluyor. Çözüm, kahveyi çok fazla sıkıştırmadan yüzeysel bir düzleme yapmak. Köpük olayı için de, aletten "ben oldum tamamım" fokurdaması duyulduğunda kapağı açmamak gerekiyor, kapak açıldığında tüm köpük gidiyor ama "lan ne oldu acaba" merakına yenik düşmeyip kapağı açmadan kahveyi doğrudan fincana döktüğünde nispeten köpüklü oluyor, tabii Moka Pot köpüğü öyle çok fazla olmuyor yine de yüksek beklentilere girmemek lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.01.25)
Aldigim kahveyi ayni saticidan hepsiburada vs gibi bir yerden almak istedim, mokapota ozel cekmeden standart gonderdiklerini soylediler.

hizliresim.com bendeki kopuklenme boyle, suyun az gecmesi hazneye fazla kahve sıkıstırmaktan olabilir.
0
(04.01.25)
Öğütüm derecesi çok önemli. Benim moka pot ile @Gı’nın eklediği fotoğraftaki gibi oluyor, bardağa ekleyince çok köpük kalmıyor ama lezzeti çok iyi. Ben sanalbaharat’tan alıyorum, bazen moka pot için öğütüm seçeneğini kullanıyorum, bazen çekirdek alıp kendim el değirmeniyle öğütüyorum. French pressten ince, espresso makinesinden kalın bir şekilde öğütmek gerekiyor.
0
dejame
(04.01.25)
öğütüm haricinde ateş seviyesi de önemli. ocağı ne çok kısık ne de çok açmalısınız. mokapotun altından taşmamalı.
0
jepa
(04.01.25)
(4)

babaya doğum günü hediyesi

dali dili havali korna
her sene ya ayakkabı ya da üst baş alıyorum, bu sene farklı bir şey olsun istiyorum, ne önerirsiniz? Şöyle mesela ne bileyim günübirlik bir tur olur, hamam/spa deneyimi gibi bir şey olur. İlla bu tip bir şey olması da şart değil tabii, ufak tefek bir sürü şeyden oluşan bir hediye kutusu da olabilir
her sene ya ayakkabı ya da üst baş alıyorum, bu sene farklı bir şey olsun istiyorum, ne önerirsiniz? Şöyle mesela ne bileyim günübirlik bir tur olur, hamam/spa deneyimi gibi bir şey olur. İlla bu tip bir şey olması da şart değil tabii, ufak tefek bir sürü şeyden oluşan bir hediye kutusu da olabilir aslındaa ama içini neyle doldurmalı? ya da işte aklıma gelmeyen ama önereceğiniz bir sürü başka fikir. teşekkürler şimdiden.
0
dali dili havali korna
(04.01.25)
Baba oykuler diye bir kitap var, gazeteci, yazar, oyuncu, sarkici birkac unlu babalarini ve onlarla olan iliskilerini anlatiyor, benim babama bir arkadasi hediye etmisti bir babalar gununde, ben de okudum, o gunden sonra baba olan, ya da babasiyla derdi, bagi, meselesi olan arkadaslarima bu kitabi hediye ettim. www.kitapyurdu.com
0
(04.01.25)
Ne kadar şanslısınız babanızla böyle bir ilişkiniz var babanız da sizin gibi bir evlada sahip olduğu için şanslı. Mümkünse birlikte tura falan gidin beraber bir anınız olsun daha çok keyifli olur.
0
iwillsee
(04.01.25)
Bahçe işleri, kesip biçme, ahşap işleri, tamirat sever mi böyle şeyler?
Bosch'un yeşil serisi uygundu galiba bu işlere

Ya da köy seviyo mu baban? Köyü varsa ve seviyorsa ona dair bisiler.
0
abuzer
(04.01.25)
Silah severse atış poligonu
0
abuzer
(04.01.25)
(8)

Taşınma önerisi Fethiye/Kaş

izmitcan
İkisi arasında kaldım. Bebek de var büyüyünce eğitiminin de sıkıntı olmayacağı bir tercih olmalı. Siz olsanız hangisini seçerdiniz Fethiye mi Kaş mı ?
İkisi arasında kaldım. Bebek de var büyüyünce eğitiminin de sıkıntı olmayacağı bir tercih olmalı. Siz olsanız hangisini seçerdiniz Fethiye mi Kaş mı ?
0
izmitcan
(03.01.25)
Fethiye. Çok daha merkezi bir yer.
Yabancı sayısı fazla olduğu için bence daha medeni bir yer.
0
alfired
(03.01.25)
fethiye zira kasin ulasimi cekilmez surekli.
0
hot potato
(03.01.25)
Tamamen ihtiyaclara bagli, Kas'a cok uzun zamandir gitmedim ama ben gordugumde bir tatil beldesi idi, Fethiye daha sehir gibi. Uzun sureli yasam dusunulunce buyuk sehirlere yakinlik onemli bir kritermis, bu sene bunu tecrube ettim, Egitimle ilgili hic fikrim yok ama buyuk ihtimalle Fethiye'de daha cok alternatif vardir. Sakin bir yasama ihtiyacimiz var derseniz Kas daha tercih edilesi gibi. Dedikleri gibi ulasim da onemli bir faktor, her turlu Fethiye daha uygun gibi. Tatil sorusu olsa muhakkak Kas derdim.
0
(03.01.25)
fethiye de sağlık olanakları Kaş'tan cok daha gelişmiş, bebeği de varsayarak fethiye diyorum
0
mysql34
(04.01.25)
ferhiyede net kere net yasanir
0
ala09
(04.01.25)
Kaş, kalkan liseye fethiye’ye gelir. Ama bence hiçbiri. Never.
0
durgunfoton
(04.01.25)
Kesinlikle Fethiye. Adeta büyükşehir. Kaş bildiğin kasaba
0
etna
(04.01.25)
Ikisinde de bir sure yasadim. Fethiye buyuk bir köy, insani daha nobran, incelikten yoksun, arkandan dolap cevirir guvenemezsin. Ama fethiyede okul var hastane var acil bir sey oldugunda 1 saate havalimanindasin. Alisveris imkanlari daha fazla. Konut fiyatlari nispeten daha uygun.
0
deckard
(04.01.25)
(11)

Hangi dövmeleri keko işi buluyorsunuz?

duygusalatasi
Ve vücudunda ne dövmesi olanlara ön yargılı olursunuz?Linçlenebileceğimi bilerek soruyorum. Siz de açık açık yazabilirsiniz. :)Ben bu aralar boynunda kocaman ay yıldız dövmesi olanlar görüyorum, keko işi geliyor açıkçası. Futbol takımı amblemi ya da kartal, aslan vs. yapanlar hakkında da öyle düşünü
Ve vücudunda ne dövmesi olanlara ön yargılı olursunuz?

Linçlenebileceğimi bilerek soruyorum. Siz de açık açık yazabilirsiniz. :)

Ben bu aralar boynunda kocaman ay yıldız dövmesi olanlar görüyorum, keko işi geliyor açıkçası. Futbol takımı amblemi ya da kartal, aslan vs. yapanlar hakkında da öyle düşünüyorum. Kolda halka gibi, 2017-2018 döneminde aşırı popüler olmuş ve birçok erkeğin yaptırdığı bir dövme vardı, o da biraz şey.

Koluna, ensesine, göğsüne ayet yazdıran (ve çoğu playboydan hallice tipler oluyor genelde) beyler için de olumlu düşünemiyorum. Ensede kocaman ''inna lillahi ve inna ileyhi raciun'' dövmesinin işi ne mesela? Ondan geldik ve ona döneceğiz diyorsun da bunun vücudunda, ensende ne anlamı var?

İki göğüs arasına ya da göğüs altına lotus çiçeği vb. dövme yaptıran hanımlara da sempatik bakamıyorum çünkü bayağı buluyorum.

Kişinin ne olduğuna dair bir pankart açması eksik kalmış canım anam, kanlı gül ya da kocaman kadın ismi vb. dövmelerden bahsetmiyorum bile.

Keko dövmesi denilince aklıma ilk gelenleri yazdım. :)
0
duygusalatasi
(03.01.25)
Yazı. Dil, alfabe farketmeksizin cümle, isim, tarih vs.
0
beetlejuice
(03.01.25)
Saydıklarının hepsini ben de keko buluyorum

2 3 ay yoga yapmış herkesin om dövmesi oluyor o da baydı artık.
0
kullanicadi
(03.01.25)
Only God judge me dövmesi çok klişe geliyor. Bir dönem vardı sanırım.
0
put it in your appropriate place
(03.01.25)
Bütün parmak dövmeleri
0
Bruce
(03.01.25)
Saydıklarına ek olarak az kişi tarafından bilinen dillerde Korece/Japonca/ Çince/Yunanca/Latince yazılan kelimeler ya da cümleler. Sanki altında birileri "ne demek?" diye sorsun ve sohbet açsın diye yapılmış geliyor.
0
Amaranta ursula
(03.01.25)
renkli dövmeler. dövme siyah olur. renkli seyler yapacaksan git bir kagit kalem al onlari boya.
kuru kafa
erkeklerde gögse bisiler yazilmasi
kadinlarda memenin yanina ya da bele
el ve parmaklara yildiz bilmem ne cok kötü. yaptiranlar genelde kendini hippi sanan partici, uyusturucu kullanan tipler oluyor. (böyle bir yobazim fdlkgj)
penise kalp yaptirani gördüm, igrenc.

kadinlarda meme kücükse iki meme arasina bisiler güzel.
erkeklerde kas varsa sleeve tattoo ve military sac tirasi, sifir sakal seksi.
dirsegin hemen üstü güzel
0
sonsuz
(03.01.25)
Bir kere basladiktan sonra bir daha duramayip her tarafina dovme yapilmis vucutlari itici buluyorum.
0
(03.01.25)
Hepsini. Bir insan niye dovme yaptirir ki zaten.
0
freedonia
(04.01.25)
Freedonia + 1
Hepsi
0
isiaha
(04.01.25)
Her turlu aslan kaplan ejderha dovmesi. Cok buyuk renki dovmeler, yillar gectikce renkler gidiyor, camura donuyor o agresif hayvanat
0
deckard
(04.01.25)
beetlejuice +1
ben de onu yazmaya gelmiştim. yazı.
0
norek
(04.01.25)
(1)

4-5 Ocak civarı 1-2 günlük nereye gitmeli?

yadigar
Çeşitli nedenlerle yarın ve öbür gün İstanbul dışında olmam lazım. Tatilimsi bir-iki günlük nereye gitmemi tavsiye edersiniz? Geçerli Pasaportum var, vizesiz yurt dışı da olur. Yurt içi olsa daha iyi sanki. Cumartesi (Yarın) gidip, pazar akşama doğru İstanbul’a dönmeyi planlıyorumç Pazartesi işim va
Çeşitli nedenlerle yarın ve öbür gün İstanbul dışında olmam lazım. Tatilimsi bir-iki günlük nereye gitmemi tavsiye edersiniz? Geçerli Pasaportum var, vizesiz yurt dışı da olur. Yurt içi olsa daha iyi sanki. Cumartesi (Yarın) gidip, pazar akşama doğru İstanbul’a dönmeyi planlıyorumç Pazartesi işim var İstanbul’da…

Her bir şeyi geride bırakıp tek başıma bir günlüğüne kaçmak istiyorum yani. Bütçeyi zorlayabilirim. Ne tavsiye edersiniz?
0
yadigar
(03.01.25)
Iki gun icin vizesiz Batum fena olmayabilir, ilik yerler ariyosaniz Kibris, Ege'de herhangi bir yer olabilir Bodrum vs, soguk da olsa sorun degil derseniz Kapadokya olabilir, 2 gun deyince gezmeye degil de dinlenmeye yonelik yerler geliyor aklima.
0
(03.01.25)
(19)

İlkokul sorusu - Özel okul mu devlet okulu mu? İstanbul içi mi dışı mı?

bencileyin
Merhaba sevgili duyuru sakinleri,İstanbul Acıbadem'de yaşıyoruz.Kızımız seneye ilkokula başlayacak ve özel okulların fiyatları yavaş yavaş açıklanmaya başlandı.İsmen çok iyi anılan nitelikli okulların kontenjanları da büyük bir hızla tükenmeye başladı.Kızımız seneye Eylül'de ilkokula başlayacak olsa
Merhaba sevgili duyuru sakinleri,

İstanbul Acıbadem'de yaşıyoruz.
Kızımız seneye ilkokula başlayacak ve özel okulların fiyatları yavaş yavaş açıklanmaya başlandı.
İsmen çok iyi anılan nitelikli okulların kontenjanları da büyük bir hızla tükenmeye başladı.
Kızımız seneye Eylül'de ilkokula başlayacak olsa da bizim max 1 ay zamanımız kaldı gibi görünüyor okula karar vermek için.

Mahallemizdeki devlet okulunda ilkokul 1 müsamelerini gördüm. Temalara inanamadım! :(
Tıpkı hastane mantığında çil yavrusu gibi açılmış görece uygun fiyatlı özel okullara da baktım, bildiğiniz ticarethane olduklarından içime sindiremedim.
Nitelikli okullar ise yıllık ortalama 1Milyon ₺ civarı.

Bu rakamı zorlanarak da olsa bu sene versek, tüm eğitim hayatı boyunca nasıl sürdürülebilir kılarız hem düşündürücü hem de orta sınıf aileler için sahiden büyük rakamlar.

İstanbul zaten insan kusuyor, kiralar da uçmuşken acaba bu bahaneyle şehir mi değiştirsek...

size 3 tane sorum var. İçlerinden seçip beğendiğinizi cevaplarsanız çok sevinirim.

1) Zorlanarak da olsa ödemeye imkanınız olsaydı ilkokula başlayacak çocuğunuzu özel okula mı yollardınız yoksa devlet okuluna mı?

2) istanbulda çocukları yarış atı gibi görmeyen, sosyal ve duygusal gelişime de en az akademik gelişim kadar önem veren okul tavsiyeniz var mı? Yabancı dil eğitimi bizim için çok önemli bir ayağımız yurt dışında olduğı için bu arada.

3) İstanbul dışında siz ya da yakınlarınız tarafından denenmiş onaylanmış memnun kalınmış, bize şehir değiştirtecek bir okul tavsiyeniz var mı? Var ise bu sene fiyatı ne kadardı?

Çok teşekkürler.
0
bencileyin
(02.01.25)
Aslinda siz iyi bir devlet okulu bulsaniz sorun cozulecek gibi.

Terakki, istek ayari disindaki ozeller kimse alinmasin ama goygoy (esim onceden 1 milyonluk dediginiz okullarda ogretmenlik yapti ve cocugu devlete gonderiyoruz.)

Ingilizce egitimini ozel ders/cambly vs ile kendiniz organize edebilirsiniz. Hafta sonu da ilgisini ceken kaliteli bir kursa gonderirseniz tamamdir iste.
0
brkylmz
(02.01.25)
Yorumlarınızı okuyunca şunu eklemek istedim.
Bizim 1-2 yıl sonra Amerika'da çalışma ihtimalimiz var kesin olmamakla birlikte.
Yabancı dil o yüzden de önemli biraz.

Aile yapısı olarak laik, özgürlükçü, küçük yaş grubu çocuklara "Gazzeli kardeşlerimiz", "15 Temmuz" gibi temalarla müsamere yapmayı pedagojik açıdan uygun görmeyen bir yapıdayız.
Devlet okullarında öğretmen seçimi de kalkmış tamamen.
Bahsettiğiniz gibi ailelerden o dev ödenekleri alıp öğretmene cücük kadar para ödeyen yerlerin de farkındayım.

Ben Fide Okulları, Key Stone, Açı Okulları, Sezin vs. gibi okullardan bahsetmek istedim.
Hem kurumsal, hem çocuğu yarış atı görmeyen, hem de sosyal becerilerini de desteklemeyi ilke edinmiş.

Gerçekten çok ama çok üzgünüm bu saçma sapan durumlara.
0
🌸bencileyin
(02.01.25)
Devlet okullarinin bir cogu oyle gibi dursa da eski usul egitim yapan, gocmen ogrenci kaydi almayan cok okul var. (Arastirmaniz gerek cevrenizdeki okullari)

Amerikaya gitmeden illa da ingilizceyi super ogrenmesine gerek yok. Azcik temeli olsa yeterli. 1 sene icinde zaten bulbul gibi konusmaya baslar orda.
0
brkylmz
(02.01.25)
1.Tabii ki ozel okula yollarim. Ilkokulu devlette okuyanlar kabul etmez ama ciddi fark oluyor ileride yasitlar arasinda en basitinden yabanci dil konusunda.
2. Bilge kagan olabilir. Isik olabilir.

Yalniz sunu da yazmam lazim. Bu devirde konu isik lisesi bile olsa verilen paralara aciyorum. Illa da ozele gitsin bu devir icin pek de gecerli degil. En azindan artik, veli bu parayi nasil oderimi falan dusunuyorsa ozel okul isini iki kere dusunmeli. Eskiden boyle degildi bu isler. Normal maasli biri bile kisip cocuguna yatirim yapabiliyordu. Sorulara net girip sonra kafa karistirdim gibi oldu ama durum bu.
0
Kittie
(02.01.25)
Aa amerikayi yeni gordum. Bir iki sene icin iyi bir amerikali ogretmen de bulabilirsiniz ozel ders vermesi icin. Yani devlete karar verirseniz bunu yaparsiniz.
0
Kittie
(02.01.25)
Ben iki sene okul öncesi + 8 sene ilköğretim hayatımın tamamını Şişli Terakki'de okudum. Diyeceğim o ki saklı masraflara hazırlıklı olun.
Okul parası üstüne gelecek olan ek masraflar hiç öyle azımsanacak masraflar değil.

Spor kıyafeti, üniforma, öğle yemeği (Terakki'de ilköğretimde zorunlu), okul kitapları, katılacağı etkinlik ücretleri, servis ücreti, arkadaşının doğum günü şudur budur derken inanılmaz meblağlara çıkıyorsunuz. İyi ihtimalle okul ücretinin en az %20'si kadarını da sene içinde bu tip şeyler için vermek sizin için mümkün değilse baştan başka seçeneklere yönelin, boş yere bütçeyi yormayın. Benim okul kitaplarıma 2001 senesinde 400 dolar para ödediğimizi hatırlıyorum. O zamanlar sosyal medya da yoktu; gösterişin insanın gıdası olduğu şimdilerde her şeyin şişirilmiş fiyatlarla toksik hırslı bir sidik yarışına döndüğüne yemin edebilirim.

İstanbul Anadolu yakasında ben öğrenciyken iki devlet okulu oldukça övülürdü. Moda'da Nihat Işık ve Bağdat Caddesi'nde İlhami Ahmed Örnekal, ikisine de girmenin çok zor olduğunu biliyorum. Günümüzde nasıl araştırmak gerek ama bence gene iyi okullardır.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.01.25)
çocuğunuz abd’ye taşınırsanız dili sizden iyi öğrenir her koşulda, sıfır dille gitse dahi. yaşı çok küçük. yani ingilizceyi sırf bu nedenle istiyorsanız saçma.

1. beklemeden direkt taşının taşınacaksanız
2. karşılayabiliyorsanız özele verin. bunu düşünmezdim bile.

yanıtlarda gördüm kusura bakmasın yazan kişi ama istek? istek ticarethane okullarının başı ve kalite? asla.
0
deartheodosia
(02.01.25)
Özel okulların çoğunun kalitesi devlet okullarından kötü. Özel okulların öğretmenlere verdiği maaş çok düşük. Kimse birşey için uğraşmaz o paraya
0
wd40
(02.01.25)
iyi bir devlet okulu, + o paralari cocugun adina acilmis bir yatirim hesabina yatirsaniz o paralarla cocugunun emekliligi garantilenir. Okul icin bence gereksiz.
0
The_Lollok
(02.01.25)
Ben de Ilhami Ornekal demeye gelmistim, bir arkadasim benzer sebeplerle sehir degil ama semt degistirmeyi dusunuyordu bu okul icin, bahsi gecen paralara inanamiyorum, durum gercekten icler acisi, ben de Sisli Terakki mezunuyum, biraz gec dogsam bambaska bir hayatim olacakmis demek.

Iki sene sonra gidecekseniz ingilizce her turlu ogrenilir, ben olsam kafa yapima uygun bir devlet okulu fikrini degerlendirirdim.
0
(02.01.25)
Özel okulların çoğu, birinci sınıf öğrencilerinin büyük kısmını kendi anaokullarındaki öğrencilerden alıyor. Ailelerin çoğu, çocukları o okullara girebildin diye ilkokul öncesi bu anaokullarını tercih ediyorlar. Eğer özel okula gönderme ihtimaliniz varsa, hızlı bir şekilde belirleyip, boş kontenjan var mı diye görüşmeniz, yoksa da yedek sıraya yazdırmanız gerekir, geç kalmayın.
0
efx
(02.01.25)
devlet okulu + dil kursu + gerekli görürseniz hobi kursları.

özel okula vereceğiniz parayla çocuk zaten kendini her türlü geliştirir.
0
durbidakka
(02.01.25)
iki seneye amerikaya gidecekseniz çocuğu orta halli bi özel ilkokula verin. dil kursuna gönderin.

devlet okullarının tuvaletleri dahi temizlenmiyor, güvenlik hak getire... sırf güvenlik için özel okula gönderilir çocuk zaten. ama o yaştaki çocuğa motor takıp uçuramayacağına göre o kadar para vermeye gerek yok.
0
elorelia
(02.01.25)
Aynı ikilemde kaldık, evimizin çevresindeki ilkokullar kötüydü, hem kalabalık hem de istemediğimiz sosyo ekonomik ve kültürel farka sahip bir popülasyon vardı diyeyim kibarca.

Ya özel okula yollayıp hayat kalitemizi bir gömlek alta çekecektik ya da düzgün bir devlet okulu bulup yakınlarına taşınacaktık.

Biz daha büyük dubleks bir eve taşınıp hayat kalitemizi yükselttik, 2 sokak arkamızda da devlet okulu var, şansımıza öğretmenimiz de çok iyi çıktı. Çocuk kültür şoku yaşamadı, ilkokul için asgari ücret verilen tecrübesiz öğretmenlerin çalıştığı bir özel okula 1M gömmek mantıksız. Paranın hesabı yoksa yollarsın ama çoğu orta üst gelir grubu için büyük bir para.
0
kimlanbu
(02.01.25)
Acıbadem’de oturuyorsanız mahallenizdeki devlet okulu kitlesi güzeldir. Özel okul için ayıracağınız bütçeyi yurt dışında lise, üniversite eğitimi için biriktirebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(02.01.25)
imkanınız varsa şehir değiştirin ve o okulların bir şubesine yollayın.
kira ve diğer yaşam masrafları düşer ama eğitim kalitesi aynı kalır.

zaten 2025'in ikinci yarısından sonra ekonomik rahatlama olması çok yüksek. üste kalan parayı da birikime dahil edersiniz.

büyük şehir dışında yaşamak eskisi gibi zor değil.
her şey ayağınıza gelmese bile ötenize geliyor.
0
mathilda.may
(02.01.25)
hemen hemen aynı durumdayız, kızım seneye 1. sınıfa başlayacak. şu an oturduğum ilçedeki en iyi kreşlerden birine gidiyor. ingilizceyi oldukça güzel öğrendi. 2. sınıfa başlayan kuzeni devlet okuluna gidiyor daha renkleri bilmiyor. devlet okulundan önce özel kreşe de gitmişti oysaki. demek istediğim iyi bir kreşin dahi bu denli farkı varken özel okulun da farkı olacaktır illaki.

fakat gel gör ki özel okul ücretleri tam bir muamma, şimdi 1 milyon dedikleri 3-5 yıl sonra kaç milyon olacak kim bilir? ayrıca okul ücretiyle bitmiyor ki, servisi, kırtasiye ücreti, cart curt bir türlü bitmez.

daha bugün bildirim geldi, fotoğraf çekeceklermiş kreşte, 2700 tl fotoğraf ücreti istiyorlar. zorunlu değil elbette, ama bütün arkadaşları yapıyorsa geri kalmasın diye sen de yapıyorsun elbette. hal böyle olunca özel okulda da benzer şeyler olacak sürekli.

biz araştırdık, oturduğumuz ilçede nispeten yakın olabilecek bir devlet okulu var. oldukça da iyi diyorlar, alternatifini de belirledik. adresimiz orada çıkmıyor ama belirli bir bağış karşılığında kabul ediyorlarmış sanırm, yakınlarda gidip görüşeceğiz.

ben oyumu iyi bir devlet okulundan yana kullanıyorum. ama bütçe olarak da elimizde kalacak ciddi bir miktar olacak. bunun da bir kısmını kızımın ilerideki eğitim masrafları için yatırım, bir kısmını da bugünlerde ek ingilzice dersi özel hoca gibi değerlendirebilirim.
0
emfuzi
(02.01.25)
bahsettiğiniz acıbadem'deki devlet okulu hangisi? ben de orada okuduğum için merak ettim.
0
dilhun
(02.01.25)
Mihriban Suat Bedük İlkokulu. @dilhun
0
🌸bencileyin
(03.01.25)
(9)

Sığınakta geçen film izlemek istiyorum

oldz
Üzerime atın lütfen
Üzerime atın lütfen
0
oldz
(01.01.25)
Panic Room baya heyecanlı bir filmdi
0
akhenaten
(01.01.25)
Sığınak şart mı hocam? Hapishane hücresi olmaz mı?
g.co
0
Amaranta ursula
(01.01.25)
Panic Room +1
0
put it in your appropriate place
(01.01.25)
10 cloverfield lane
0
Bruce
(01.01.25)
Take shelter
0
nothing in my way
(01.01.25)
Take shelter +1
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(02.01.25)
Ihtiyaci tam olarak karsilar mi bilmem ama Emir Kusturica Underground diyecegim.
0
(02.01.25)
merhaba. the divide çok bilinmez bence iyi film.
0
libertine
(02.01.25)
The Hole vardı 2001 yapımı.
0
peki madem
(02.01.25)
(9)

Yılın ilk günü nasıl geçiyor?

sekizdokuzon
Yılbaşını evde uyuyarak geçirdim. Sabah kahvaltıda evdekilere iş yerine yakın bir yerde oda kiraladığımı, yarın taşınacağımı söyledim. Bir duş alıp bavul almaya çıktım. Bavul ve birkaç gerekli eşya aldım yeni ev için. Annemin günü varmış, eve geç gitmem gerekiyor, sinemaya gitmeye karar verdim. Paza
Yılbaşını evde uyuyarak geçirdim. Sabah kahvaltıda evdekilere iş yerine yakın bir yerde oda kiraladığımı, yarın taşınacağımı söyledim. Bir duş alıp bavul almaya çıktım. Bavul ve birkaç gerekli eşya aldım yeni ev için. Annemin günü varmış, eve geç gitmem gerekiyor, sinemaya gitmeye karar verdim. Pazartesi günü biriyle bulunmuştuk, ok gibi bir date'di. Onu da çağırdım sinemaya, başka zaman dedi. Elimde bavul sinemaya gidiyorum.

Siz napıyorsunuz, nasıl geçiyor yılın ilk günü?

Teşekkürler, iyi seneler.
0
sekizdokuzon
(01.01.25)
Valla yeni yıla dişlerimi fırçalayarak ve anneme şarjlı diş fırçası nasil kullanılır diye göstererek girdim. Sabah da kahvaltıya davetliydim, sonrasında aile evi sonrası yaşadığım şehir için yola çıktım. Annemin koyduğu yemekler sonrası ağır cantalarla otogardan nasil eve gideceğimi düşünüyorum. Benim de ex'ler gece yarısı yeni yıl mesajları atmışlar hayrola diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(01.01.25)
Tembel geciyor, tam bir 1 ocak gibi, gece 1.30 gibi eve geldim, 2de uyusam, 5te gune basladim, bir film seyredeyim dedim, elim yeni bir film yerine daha once defalarca izledigim arkadasim seytana gitti, ardindan gunluk rutin aktiviteler, simdi de Viyana Filarmoni Orkestrasi'ni dinliyoruz, arada bir kalkip dans etme istegi falan geliyor, bir yanim bugun hic bitmesin istiyor, bir yandan da pazar gunu sıkıcılıgını yasiyorum.
0
(01.01.25)
Annemle yaşıyorum. Benimki de plansız bir şekilde gün düzenlemeye karar verince kendimi dışarı attım. Alışveriş yaptım, kendime yeni takılar aldım. Soğuk olması dışında güzel bir gün, epey keyifliyim. Eve döneceğim birazdan.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
Kahvaltı yaparken İbo ile Güllüşah filmi açmıştı babam. Sırf ne olacağını merak ettiğimden sonuna kadar izledim kahvaltı sonrası.

Memleketten gelen kuzen ile Eminönü'ne geçtik. Çikolata ile kahve aldı. Kadıköy'e geri dönüp bir yerde oturup kahve içtik tatlı yedik. Eve geri döndük. Sinemaya gidecektik aslında da saldık.

Kısaca normal.
0
put it in your appropriate place
(01.01.25)
2 tane arkadaşla mekana gittik.
3. bir arkadaş daha vardı.
herkes ayrıldı.
resmen mekanı kapadım.
saat 8 miydi eve döndüğümde öyle bir şeyler.
öğlen 3'e kadar uyudum.
şimdi rumence çalışacağım.
canım sıkılırsa yine gece dışarı çıkarım.
yarın burada resmi tatil ama türkiye çalışıyor.
muhtemelen 10-11'e kadar uyurum.
yarının işlerini bitirmiştim.
cumanın işlerini bitiririm.
0
rain when i die
(01.01.25)
Yeniyıl kararlarımı uygulamaya başladım. Bu yıl benim yılım olacak, hissediyorum.

Mutlu yıllar
0
rock n roll
(01.01.25)
Hava çok güzel bugün, o kadar güzel ki uzun uzun yürüdüm. Bir süredir gitmek istediğim bir sergi vardı ona gittim kapalıymış :) ama üzülmedim bile yürümek çok iyi geldi.

Bomboş ama saçma bir şekilde huzurluydu bugün, umarım en kötü günüm böyle olur bu yıl :)

İyi seneler sana da.
0
mutekebbir
(01.01.25)
Annemle kardeşim hasta, onlara bakıyorum. Sabahtan akşama mutfaktayım. Kendimi kapana kısılmış hissediyorum.
0
muhayyer divan
(01.01.25)
Örmeye çalıştığım atkıya 5. kez başladım bu sefer olacak diye umuyorum. Ara ara Arcane izledim tekrardan. Şimdi de yarın erkenden kalkıp fizik tedaviye gitmem gerektiği için uyumaya ikna etmeye çalışıyorum kendimi.

Mutlu yıllar!
0
peki madem
(01.01.25)
(2)

turk yapimi dizi/filmleri ingilizce altyazili nereden izleyebilirim?

icim urperiyor
selam. Hepsini bulmama gerek yok, ama belli basli kaliteli yapimlari guzel ve anlasilir ingilizce altyazi ile hangi platformdan bulabilirim? Son zamanlarda bir suru online platform cikmis, exen, tabi, blutv puhu, mubi falan. hicbirisine bakmadim kendim ama hangisi iyiyse uyelik alabilirim. Dil turkc
selam.

Hepsini bulmama gerek yok, ama belli basli kaliteli yapimlari guzel ve anlasilir ingilizce altyazi ile hangi platformdan bulabilirim? Son zamanlarda bir suru online platform cikmis, exen, tabi, blutv puhu, mubi falan. hicbirisine bakmadim kendim ama hangisi iyiyse uyelik alabilirim. Dil turkce olacak, altyazi ingilizce olacak. Netflixtekileri ya izledik, ya da sarmiyor. Tesekkurler.
0
icim urperiyor
(01.01.25)
Mubide turk filmlerinde ingilizce altyazi secenegi var ama cok fazla Turkce icerik yok, dizi de yok.
0
(01.01.25)
Stremio'da Türkçe içerikler var. Hepsinde değil ama bazılarında altyazı seçeneği de oluyor.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
(2)

Kadıköy 1 Ocak

vedatchilipeppers
Hello, yarın öğlen kahvaltıdan sonra Moda taraflarında yapacak bir şey arıyoruz ve 4 kişiyiz 2 erkek 2 kadın şeklinde. Napsak ya? Sıcak şarap diye düşündüm ama başka önerilere de açığız. Herkese şimdiden iyi yıllar!
Hello, yarın öğlen kahvaltıdan sonra Moda taraflarında yapacak bir şey arıyoruz ve 4 kişiyiz 2 erkek 2 kadın şeklinde. Napsak ya? Sıcak şarap diye düşündüm ama başka önerilere de açığız. Herkese şimdiden iyi yıllar!
0
vedatchilipeppers
(31.12.24)
Viktor Levi'ye gidin. 1 Ocak günü sakin olur, o güzelim bahçenin tadını çıkarırsınız. Not: Fiyatları Kadıköy ortalamasına göre biraz yüksek.
0
amortisman
(31.12.24)
Kadikoy sinemasinda guzel filmler var, sicak sarap oncesi film izleyebilirsiniz.
0
(31.12.24)
(3)

Dexter izleyen var mı? Yeni diziyi beğendiniz mi?

kullanicadi
Asıl serinin esaslı bir fanıydım Dexter benim favori vigilante:) ama dizinin finalini hiç beğenmemiştim. Zaten hiç kimse beğenmediği için daha doğru düzgün bir final yapalım dediler ve New Blood diye spin off'u çekildi. Ona da ayıla bayıla başladım ama son bölümde sinirimden ağlayacaktım asıl finald
Asıl serinin esaslı bir fanıydım Dexter benim favori vigilante:) ama dizinin finalini hiç beğenmemiştim. Zaten hiç kimse beğenmediği için daha doğru düzgün bir final yapalım dediler ve New Blood diye spin off'u çekildi. Ona da ayıla bayıla başladım ama son bölümde sinirimden ağlayacaktım asıl finalden daha kötü bir final yapmak için mi çektiniz bu diziyi diyerek yapımcıları kınım kınım kınamıştım.

Şimdi de işlediği ilk cinayeti ve gençliğini konu alan Original Sin'in ilk iki bölümü yayınlanmış. İzledim ve olmuş bu bence dedim, seneler önceki tadı verdi bana. Casting de başarılı bence (sadece Debra pek olmamış sanki). Arkadaşlar beğenmediklerini söylediler bir size sorayım dedim:) izleyenlerin yorumunu alırım
0
kullanicadi
(20.12.24)
sen deyince indirip 2 bölümü izledim. 3. bölümü de bu gece izlerim herhalde. o da çıkmış.
bence iyi valla. karakterlerin genç halleri tam kafamda oturmadı ama bence yeni bölüm çıkınca hevesle hemen izlerim gibi.
0
high hopes of the sozluk
(21.12.24)
Dexter, masuka, batista falan bu karakterlerin gençlik hallerini başarılı buldum aslında ama yine de kafada oturma işi zamanla olacak gibi
0
🌸kullanicadi
(22.12.24)
Dexter'ın huzurevi maceraları olsa onu da izlerim muhtemelen, new bloodı da zevkle izliyordum ama sonradan düşününce kötüydü hakikaten, bu sezondan beklemediğim kadar memnunum, yeni çocuk çok başarılı ama iç ses bizim öz Dexterımız olmasa yadırgayabilirdim belki. Debra Morgan diziler tarihinde en sevdiğim karakterlerden biri olabilir, ben genç Debra'yı da çok başarılı buldum, Harry'nin asla genç görünmediği gençlik sahneleri biraz rahatsız ediyor o kadar.
0
(14.02.25)
(26)

100 yaşına kadar yaşamak ister miydiniz? cevap hayırsa...

tabudeviren
kaç yaşında ölmek isterdiniz?şu videoya denk gelince merak ettim, sorayım dedim:https://www.instagram.com/share/reel/_tZPQVz_E
kaç yaşında ölmek isterdiniz?

şu videoya denk gelince merak ettim, sorayım dedim:

www.instagram.com
0
tabudeviren
(17.12.24)
70 iyidir
0
Bruce
(17.12.24)
saglik varsa kesinlikle evet. 200 de olur.
0
sonsuz
(17.12.24)
En az 90'ı görmek isterim.
0
Bir ben var benden şurada
(17.12.24)
İstemem. 50-55 yeter.
0
Amaranta ursula
(17.12.24)
Videodakilerin hemen hepsinin,

Arada altına kaçırdığını,
Çok küçücük kalmış konfor alanlarından asla çıkamadıklarını,
Sabah tutukluğunun nirvanasını yaşadıklarını

ve daha bir çok şeyi iddia edebilirim.

Her şeyi tadında bırakmak, abartmamak lazım.
0
Mirket
(17.12.24)
Neyse ki çoluğumuz çocuğumuz yok olan kerizler düşünsün.
0
Bir ben var benden şurada
(17.12.24)
Sağlık yoksa 15 yasinda bile olsan faydasız bu yuzden saglik lazim once
0
Zetnikov
(18.12.24)
tamamen içinde bulunulan fiziksel ve zihinsel sağlıkla ilgili, bana kalsa 100'ümde her ikisine de sahip olmak ve hala bir şeyleri keşfetmek isterdim. pek gerçekçi olmasa da :/
0
Sumashi
(18.12.24)
Ben görürüm :)
0
gabe h coud
(18.12.24)
grimavi
(18.12.24)
Bir na önce ölsem çok iyi olur. Maalesef yüce Yaradan'ın işlerine karışamıyoruz...
0
muhayyer divan
(18.12.24)
82-83 yaşında sağlığı yerinde hareketli haftada 2-3 gün işine giden. boş vaktinde dünyayı gezen tanıdıklarım var. hayatı sınırlamayan böyle bir yaşlılık olacaksa isterim.80-85 yaşları ideal 90'dan sonra bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı kalabilen pek görmedim.
ancak önümüzdeki 40-50 yılda tıp ilerleyip o yaşlarda bile hala hareketli ve sağlıklı kalmamızı sağlayabilir.
0
orpheus
(18.12.24)
22 yaşındayım ve gerçekten merak etmiyorum devamını
0
substituent
(18.12.24)
Bugunden dusununce istemem gibi geliyor ama o yaslara gelirsem, sagligim da yerinde olsa olmek isteyecegimi sanmiyorum, videodaki ortam iyiymis:)
0
(18.12.24)
bence 80'i kafa yerinde gorebilmek buyuk sans. 80'i akli basinda gorsem mutlu olurum, iyi yasadim derim.
0
cooperr
(18.12.24)
Akıl sağlığımı ve fiziksel sağlığımı kaybettiğim an ölmek isterim. Bunlar bugün olursa bugün. Kimseye yük olmak istemem. Birileri bana bakmak zorunda hissettiği için kendini, kendi yapmak istediği şeyleri ertelemesini ya da vazgeçmesini istemem. Herkesin sadece bir tane hayatı var.

Bir de yaşamak sadece yaşamak değil, yaşadığını hissetmek demek benim için. Yaşadığımı hissetmiyorsam ya da farkında olamıyorsam artık ölmeyi tercih ederim. Zaten çok yaşama heveslisi olmadım hiçbir zaman.
0
rock n roll
(18.12.24)
bir bardak su içmenin zor olduğu ve birilerine muhtaç olduğun zaman artık gitme vakti gelmiştir.
0
mikahakkinen
(18.12.24)
İstemem. Dedem 101 yaşında vefat etti, çocuğunun, torununun ve tüm arkadaşlarının ölümünü gördü bence çok zor. Elden ayaktan düşmeden 70 iyidir.
0
mirty
(18.12.24)
Teknoloji ve tıpta gelişim ile en kötü 50 yaş dinçliği ile yaşayacaksam 5000 de yaşamak isterim. Yok, yaşlandıkça yaşlılık etkenleri kendini gösterecekse gerek yok. Onu yeme, bunu yapma, şu saatte güneş varken çıkma diye başlayan sürecin yataktan desteksiz çıkama, yemeğini yapama, yetişkin bezi ile gez falan gibi bir hayat istemem ama çoğu evlat gibi ailemin yaşlansa da yaşamasını isterim. Ben bakarım sıkıntı yok.
0
nawar
(18.12.24)
yakınım neredeyse 100 yaşında.
hala kendi işini görebilse de, bir kaç seneye elden ayaktan düşmekten çok korkuyor. aklı çoğunlukla yerinde. bazen gidiyor mu, şaka mı yapıyor anlamıyoruz.
ilaçlarını içmezse başı dönüyor ya da astım krizine benzer bir şey yaşıyor.
ben onu tanıyalı beri hep ölmek istiyor. "geberemedik kaldık, daha ne kadar yaşayacağız" diyor. çoğunlukla güleç biri ama yaşlılığın getirdiği rahatsızlıklar, birilerine muhtaç kalma korkusu yüzünden ölmek istiyor.

bunu gören diğer yakınlarım da 70'lerde ölmek istiyor. sağ salim gideyim diyor.
elden ayaktan düşmeyim, kimseye rahatsızlık vermeyim, yük olmayım.

belli bi yaştan sonra demek ki yük olma düşüncesi oluyor.

o yüzden ben de sağlıklı olduğum sürece 80+lere gelmeyi (ama tek başıma her işimi halledebilecek kadar dinç olmak şartıyla) isterim. yoksa 70'ler iyi.
0
biseysorcaktim
(18.12.24)
sağlıklı olacaksam kendi işimi kendim görür durumda olacaksam 80'i görmek isterim en az.
onun dışında bir şey demek istemiyorum evrene yanlış mesaj gitmesin :)
0
matilda
(18.12.24)
şu an ölmek isterim.
0
patronaj1
(18.12.24)
102 buçuk en ideali bence.
0
akhenaten
(18.12.24)
çok zor soru valla. iyi ki bana bırakılmamış bu karar diye sevindim şu an.
ama akıl baştayken gitmek en güzeli. Allah canımı almadan aklımı alma diye dua eden bir tanıdığım vardı, ne haklı. babanda alzheimer belirtileri fark ettiğim şu günlerde enteresan bir duyuru oldu.
0
titanyum22
(18.12.24)
@titanyum22, hangi belirtileri fark ettin özel degilse
0
sonsuz
(18.12.24)
33 yaşta kalarak 33 ü 10 sene kadar yaşayıp ölmek isterdim
0
9kuyruklukedi
(18.12.24)
(9)

Olmazsa olmazim dediginiz teknolojik aletler neler? Telefon ve pc harici)

Zetnikov
+++ Ben oyumu kindle e kitap okuyucumdan yana kullaniyorum uzun uzun aciklamak istemiyorum tek kelimeyle 10/10 +++ Ugreen markasinin usb ivir zivir coklayicisi var piyasada calisan gordugum tek urun bu da cok lazim oluyor bana asiri kucuk ve hafif+++ Bluetooth kulakliklarim disariya cikmak spora git
+++ Ben oyumu kindle e kitap okuyucumdan yana kullaniyorum uzun uzun aciklamak istemiyorum tek kelimeyle 10/10

+++ Ugreen markasinin usb ivir zivir coklayicisi var piyasada calisan gordugum tek urun bu da cok lazim oluyor bana asiri kucuk ve hafif

+++ Bluetooth kulakliklarim disariya cikmak spora gitmek vs imkansiz

+++ Kisin hava nemlendirici kullaniyorum yoksa burnum tikanabiliyor

+++ Termometre nemlendirci tarzi bisey var onunda derecelere bakip hareket ediyorum

++++ Yazici, onceden surekli kirtasiyeye giderdim sindi 2. El aldim babalar gibi yazdiriyorum
0
Zetnikov
(15.12.24)
Bluetooth kulakligim benim de kesinlikle
0
(15.12.24)
Kindle +1
Bluetooth kulaklık +1
0
salihdt
(15.12.24)
Akıllı saatimi ilave edeyim ben de listeye.

Araç içi kamera da var.
0
Mirket
(15.12.24)
@mirket

Ne kadar surede bir sarj ediyorsunuz sirf bu yuzden almadim
0
🌸Zetnikov
(15.12.24)
Apple watch'ların en kötü tarafı şarj süresi sanırım.

Akşamları benim bir kitap okuma saatim var. Bu zamanı evdeki her şeyi şarj etme saati olarak da kullanıyorum. Bir sıkıntı yaşamadım hiç.
0
Mirket
(15.12.24)
Akıllı saat +1

Samsung watch var bende. 2 günde bir (bazen 3 güne yetebiliyor) şarj ediyorum. Benim için en kritik özelliği aramaları ve bildirimleri titreşim ile almak. Telefonu sessizde kullanmayı sevdiğim için bu en temel özellik aslında bana yetiyor bile diyebilirim, kalanı işin şovu :d
0
nundu
(15.12.24)
@nundu'ya katılmıyorum. Kalanı kesinlikle işin şovu değil.

Evdeyken telefonun nerede olduğunu unutmak,
Eller doluyken gelen aramaya saatten cevap vermek,
Yalnız yaşayan biri olarak, bir gün düşer kalırsam birilerine haber verileceğini bilmek, Sesli komutla, plunk için 3 dakika, fırındaki pizza için 15 dakika, kitap okumak için 1 saat süre başlatmak,
Gece yarısı uyanıp Siri'ye sabah hatırlat da Salim Abiye başsağlığı telefonu edeyim demek,
yıllar içinde uyku, nabız, nefes, yürüyüş, antrenman düzenlerimdeki değişmeleri izlemek,
yürüyüşte, koşuda nabzımı, tempomu, eğimi, mesafeyi, kaloriyi, son kilometre performansımı izlemek,
Evde kaybolan telefonu buldurmak,
Japon yeni kaç lira ya da Dubai'de şu an saat kaç diye sesli sorup sesli cevap almak

hiç de şov değil.
0
Mirket
(15.12.24)
Ipad diyebilirim. En all around cihaz bence.
0
wd40
(15.12.24)
@Mirket

Şovu gereksiz özellik anlamında kullanmamıştım aslında. Hani benim için en temel özellik bu, diğerleri de pasta üstündeki çilek gibi demek istedim de yanlış anlaşılmaya müsait olmuş evet :D
0
nundu
(16.12.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.