Giriş
(14)

Bölüm Tercihi

pisiklet
Üniversite için eşit ağırlık ya da sözelden tercih yapıyor olsaydınız hangi bölümü seçerdiniz? Sebepleriniz ne olurdu? Teşekkürler, P.
Üniversite için eşit ağırlık ya da sözelden tercih yapıyor olsaydınız hangi bölümü seçerdiniz? Sebepleriniz ne olurdu? Teşekkürler, P.
0
pisiklet
(09.06.21)
ingilizce, sınıf, rehber öğretmenliği yada besyo. diğerleri aç bırakır.
0
xrated
(09.06.21)
Hukuk. Sebebine gelince ülkenin gerçek hukukçulara ihtiyacı olması derim. Parasını bilmiyorum ama bazı avukatlar dosya incelemeye bile iyi para alıyor. Bir bak derim.
0
prole
(09.06.21)
işletme,
aç kalmazsın. ingilizce ve güzel baglantıların varsa gayet iyi de para kazanırsın.
0
liberal
(09.06.21)
hukuk ya da psikoloji.
0
zimbirik
(09.06.21)
Güzel meslek, severek yaptığın meslektir. maaşı daha az olsun ama iş tatminin olsun. kafan daha rahat olur. Bu nedenle ilgi alanlarını öğrenmen çok önemli
0
zimbirik
(09.06.21)
hukuk ya da psikoloji diyorum ben de.

avukatin bir dilekce yazmasi en az 829 lira. iyi bir sirkette calisirsan daha fazla. dosya takibi adina 20 bin istiyorlar.

avukatlikta iyi para var.

psikologlar da iyi kazaniyor. sabah 9 aksam 9 calisiyorlar. tabii ozel klinigin olacak kafana gore ayarlarsin. seans basi 400 lira istiyorlar. gunde 2 saat mola verse, ayda 56 bin lira kazaniyor.

...

ama ben idealist bir mal olarak, yetenegimin ve hayallerimin pesinden gittim. sonuc: gunde 12 saat calisip ayda 4 bin kazanmak. fazla mesai ucreti yok. berilen ticket yetmiyor. agi ve yol hak getire. sigortalari bile tamdan yatirmiyor bu reklam ajansi denilen boktan yerlerde.

hayalinizdeki isi is olarak degil, hobi olarak yapin. avukat veya psikolog olun hayatinizi yasayin.
0
batlegolas
(09.06.21)
İşletme gibi iibf bölümleri ve hukuk diyen ülkeyi tanımıyordur net. Aç kalma ihtimalin %90 falan. Elini sallasam avukata çarpıyorsun Ankara’da.

Boğaziçi’ni de hiç ettiler ama Boğaziçi gibi birkaç üniversite hariç iibf bölümü yazılmaz. Hele baban bürokrat ya da büyükelçi değilse asla uluslararası ilişkiler yazılmaz. Hacettepe uluslararası ilişkiler mezunu olarak yazıyorum.

Hukuk ise aç bırakır. Yeni mezunlar asgari ücretle başlıyor o da şanslılarsa. Orada oraya koşturup ayak işlerini yaptırıyorlar. Hakim ve savcı olman zaten aşırı zor, eğer öyle bir referansın olsaydı zaten buraya yazmaz direkt hukuk okurdun. Milletvekili torpilinin yetmediğini gördü bu gözler. Ne kadar yukarıya ulaşabiliyorsan o kadar şanslısın.

Psikoloji hakkında hukuk ve iibf kadar bilgim olmasa da psikoloji okuyan arkadaşlarımın dediğinde göre yüksek lisansta klinik psikoloji okumadan öyle psikologluk yapamıyorsun. Hal böyleyken özel üniversitelere para versen bile klinik psikoloji yüksek lisans yapmak için bu sefer akademiden referans bulman lazım. Çok psikoloğun da zor durumda olduğunu görüyorum Twitter’dan. Danışman adı altında milleti söğüşlüyor millet.

Ben olsam pdr okurdum, ataması iyi. Ha bana kalsa yukarıda bir arkadaş da demiş dil okurdum ama İngilizce ya da Amerikan dili ve edebiyatı gibi bölümlere atardım kendimi. Sonra da yurt dışı yüksek lisans kovalar çeker giderdim.
0
Arkabi08
(09.06.21)
Ben yazmazdım ama yazılabilecek iki bölüm

Sınıf öğretmenliği

Özel eğitim öğretmenliği

Hukuk mezunu çok. Hukuk yazılacaksa üniversite çok iyi olmalı.

İşletme, iktisat da aynı şekilde, bu bölümleri ülkede okumayan yok. Üniversitenin çok iyi olması lazım. Bu arada çok iyi dediğim Marmara falan değil. Boğaziçi, Koç, Sabancı gibi CV'de parlayacak üniversiteler.
0
dissendium
(09.06.21)
eşit ağırlık: yönetim bilişim sistemleri (ingilizce)
sözel: amerikan kültürü ve edebiyatı
0
makarnavodka
(09.06.21)
dil bölümleri sözel ya da eşit ağırlıkla almıyor, bazı cevaplara istinaden belirtmek istedim.
0
kedimedi
(09.06.21)
Sosyoloji ya da antropoloji okurdum.
0
j r r tolkien hayrani
(09.06.21)
Bir de şey durumu var,

Sevdiğin meslek genel anlamda para getirmiyorsa bile, seven kişi o meslekte başarılı olur, para da kazanır.

Ama bir mesleği önceliğin ilgi alanı olmadan seçersen ortalama bir çalışan olmaktan ileri gidemezsin.

Bu nedenle ilgi alanını keşfet. Bu bölüm kolay iş bulamayan, ya da çok kazanmayan bir bölüm olsa bile, senin ilgi alanın olduğu için başarıyı yakalarsın.

Başarının (ve dolayısıyla paranın) anahtarı yaptığın işi seviyor olmaktan geçiyor.
0
zimbirik
(09.06.21)
psikoloji bölümünü bitirdim ama bu bölümü okumasaydım bilgi ve belge yönetimi okuyup köklü bir kütüphanede kütüphaneci olarak çalışmayı isterdim. bölümün ders içerikleri de çok güzel gözüküyor, hem edebiyat, hem yazılıma yönelik dersler var.
0
vacigok
(09.06.21)
Yurtdisi olsaydi kesinlikle hukuk derdim zira cok prestijli ve guzel para kazanilan bir meslek, ama turkiye'de son donemde her dandik okul binlerce hukuk mezunu vermisken , hukugun da genel durumu ortada iken hukuk okumak direk ayagina sikmak olur. Sadece benim tanidigim basit bir zeka testinde bile rahatlikla cakabilecek kapasite olan 3-5 kisi hukuk okudu bitirdi avukatlik yapiyor. Inanilmaz..

Isletme falan da ayni sekilde.

Ben olsam tip ile baglantili ne varsa onu okumaya calisirim. Fizyoterapi, diyetisyenlik falan olabilir bilmiyorum esit agirlik ile oluyor mu?

Olmuyorsa ahcilik falan okurum. O da olmuyorsa okumam zanaat falan ogrenmeye calisirim.

Herkesin kostugu yone kosarsaniz sonu husrandir..
0
cooperr
(09.06.21)
(13)

beyin yakan film tavsiyelerinizi alırım

levybroo
teşekkürler!
teşekkürler!
0
levybroo
(08.06.21)
predestination
0
false pretension
(08.06.21)
the gentlemen sayilir mi acaba
0
ala09
(08.06.21)
memento
0
basond
(08.06.21)
Predestination +1
Mr. Nobody
0
himmet dayi
(08.06.21)
Cube 2: Hypercube (2002)
www.imdb.com
0
rm
(08.06.21)
nolan'ın neredeyse tüm filmleri.
0
ya ben lan neyse
(08.06.21)
Coherence
0
Jux
(08.06.21)
beğendiğimden değil ama beynimi yaktığı için yazayım;

TENET
0
trajikomix
(08.06.21)
Ay benim aklıma da predestination ve memento geldi. Bir de klasik bir film var : identity.

Shutter island dicem ama kesin izlemişsinizdir. Velev ki izlemediniz ilk Shutter island’ı izliyin
0
Arkabi08
(08.06.21)
mainstream amerika filmlerinden uzaklaşırsan çok daha enteresan şeylerle karşılaşabilirsin. mesela holy mountain. ki bu da aslında türün popüler filmlerinden.

www.imdb.com
0
tepedeki psychedelic adam
(08.06.21)
Mulholland Çıkmazı :)
0
respect
(08.06.21)
tenet ve predestination tam beyin kızartmalık
0
chanandler bong
(09.06.21)
the lost highway denen bas belasi film
0
bay b
(09.06.21)
(22)

ayni boyda kizla olur mu?

mhmtt
ben de 176'yim, o da:/yanyna geldik birebir ayniyiz diyebilirim. tas catlasa yarim santim vardir aramizda ama bence o bile yok xdkizlar takilir mi buna cok ne diyursunuz?
ben de 176'yim, o da:/

yanyna geldik birebir ayniyiz diyebilirim. tas catlasa yarim santim vardir aramizda ama bence o bile yok xd

kizlar takilir mi buna cok ne diyursunuz?
0
mhmtt
(08.06.21)
Kafaya takma üstad topuklu giyersin :)
0
ozgurluk savascisi
(08.06.21)
@ozgurluk savascisi hocam kiriliyor kalbim biliyorsun degil mi?
0
🌸mhmtt
(08.06.21)
"kızlar" takılmaz ama senin kız takılabilir, çok kişisel bişey.
yürümeden bilemezsin, önce bi yürü.
0
Jux
(08.06.21)
Ikiniz de 1.80m+ olsaydiniz takilmazdi çunku zaten kendisi de hayli uzun olacakti.

Ama simdi kendisi uzunken sen standartin altinda kalmissin, takacagini zannetmiyorum ama 1.86'lik delikanlilarda gözü kalabilir.
0
Avoiding The Puddle
(08.06.21)
Olur tabi neden olmasın :) Boy uyumluluğundan ziyade fikir uyumluluğuna odaklanın bence.
0
amanos
(08.06.21)
Takılır.
0
prole
(08.06.21)
oha bide soruyor musun. boyle bir cift gorsem direkt polisi ararim. tamam medeniyiz falan o kadar da uzun boylu degil yani.
0
buenosdias
(08.06.21)
@mhmtt kirildiysan afedersin. Bence hiç problem yok. Sorun etme Boşver
0
ozgurluk savascisi
(08.06.21)
@ozgurluk savascis yok be kanki takiliyorum:D
0
🌸mhmtt
(08.06.21)
Eşim benden 6 cm uzun ama o göbekli ben zayıfım, aynıya yakın duruyoruz buna rağmen arada topuklu ayakkabı bile giyiyorum sorun etmiyoruz. Onu geçiyorum ama gayet sevimliyiz bence. İkimiz de takılmıyoruz böyle şeylere, keyfimize bakıyoruz.
0
somethinginthewayshemoves
(08.06.21)
kiz belki ok ama sen yapamaz gibisin dostum
0
ala09
(08.06.21)
Eşim de ben de 1.74’üz. 2 yıl olacak, evliyiz. Ona kalsa topuklu giyebilirsin ben sorun etmem diyor ama ben giymemeyi tercih ediyorum. Aynı boy tamam ama uzun olmak istemem kız tarafı olarak.
Benim için, erkek daha kısa olmadığı müddetçe sorun yok :) Ama çok göreceli bir mevzu.
0
hrvl
(08.06.21)
Selam ben aynı boydaki kız, sorun olmaz diyorum. O boyda bu ülkede yaşayan kadın alışıyor böyle şeylere zaten. Daha değerli şeyler var.
0
turkce konusan uzayli
(08.06.21)
1.76 bir kızı yarma gibi gösterecek bir boy değil. Ondan aynı boyda olmanız çok sıkıntı olmaz.
0
arnold schwarzeneger
(08.06.21)
ben o boydayım, hep de flörtlerim benimle aynı boyda oldu. yan yana garip hissediyordum. katı kurallar yok tabii ama en kötü benden 10 cm uzun olsun diyorum :)
0
candide
(08.06.21)
Ben, benden uzun birini isterim, hic benden kisa sevgilim olmadi olmasin da bi zahmet boyum 155. Ama bence erkegin kadin topuklu giydiginde yine kadini gecebilecek boyda olmasi lazim. Mesela eşimin boyu 175
0
matilda
(08.06.21)
sorun olmaz olur mu?
ayakkabini giyiyor, kazagini giyiyor gomlegini giyiyor. ulam abimle yapiyorduk biz bunu. simdi hatunla yapar olduk. paylasamamakla alakasi yok bu anlattigim tuhaf duygu.
bir sey olmuyor yatakta boylar esitleniyor devamke namin yurur.
0
dio
(08.06.21)
Bir şey olmaz ya. Kız ortalama üstündeymis zaten. Hiç de garip Durmaz.
0
Benyinegulerim
(08.06.21)
sen kalıplıysan sorun olmaz
5-10 cm kısa olsa ideal olurdu
sinirlendirmezsen topuklu giymez senin yanında
başka da bir sorun yok
0
bir soru sorcam
(09.06.21)
Ortalamadan uzun kizlarda garip bir "sevgilim de uzun olsun" takintisi var anlam veremedigim. Toplumun gozunde uzun kadin kisa erkek ciftinin komik gozukmesi ile alakasi vardir diye tahmin ediyorum. Boylariniz ayni ise sorun etmez gibi geliyor.
0
cleric
(09.06.21)
Senden daha kalıplıysa sorun olabilir, ama modern dünyada bu şeyler kafaya takılmamalı.
0
Arkabi08
(10.06.21)
Bu duruma kızlar değil, erkekler takılıyor daha çok. Zaten Türkiye standartlarına göre uzun boylu bir kız 1.76 ve zaten Türkiye standartlarında erkeklerin boy ortalaması da 1.85 değil. O yüzden beklentisi çok yüksek değildir kızın, en iyi ihtimalle kendinden 5 cm uzun biri olacağını biliyordur.
0
remeddy
(12.06.21)
(11)

sadece dedelerin bindiği çirkin ama kaliteli araba

owaki
sadece dedelerin bindiği, çirkin ama kaliteli, 2021de de devam eden araba ne olabilir?
sadece dedelerin bindiği, çirkin ama kaliteli, 2021de de devam eden araba ne olabilir?
0
owaki
(06.06.21)
lada niva yeni modelleri olabilir. şahsi fikrim bence gayet güzel araba tip olarak.
0
xaloc
(06.06.21)
Toyota Corolla
0
etna
(06.06.21)
bunlar pek tipsiz değil ama fiat egea, toyota corolla, parası varsa passat...

ama tüm bunların arasından sıyrılan bir aday var o da dacia sandero.
0
anten
(07.06.21)
20-30 yıllık volvo ve saablar bence bu kategoriye girer. Saablar devam etmiyor ama olsun. Mesela benim amcam saab'tan başka arabaya binmez.
0
temasettin
(07.06.21)
Eski kasa mondeo.
0
cowboy
(07.06.21)
Mercedes 190 e

pek çirkin sayılmaz
0
kanlakarisikyagmur
(07.06.21)
Corolla +1
0
roket adam
(07.06.21)
yeni modellerden soruyorsanız bence yeni renault tailant olabilir.
0
alp9900
(07.06.21)
w124
850
626
9000
bunlar birer ornek
0
dio
(07.06.21)
soru kendi icinde celiskili, 2021'de devam eden diyince kitleniyor.
Artik uretimden kalkmis olan deseydin, eski volvolar, saablar, citroenler bu klasmanda araclar uretirlerdi.

Volvolar japonlara benzemeye basladi, saab malesef uretimden kalkti, citroen ise ne yapmak istiyor anlamis degilim, bir kere araclarin ismi dandik, cactus diye arac mi olur amk.
0
cooperr
(07.06.21)
Of babam inatla satmıyor arabayı Honda civic 2002 model.
0
Arkabi08
(07.06.21)
(4)

Olduğu gibi görünmeli mi

kiriko
Arkadaşlar diyelim ki olduğun gibi göründün sevilmeyen beğenilmeyen birçok özelliğin var.Bu durumda kişi bunları göstermemeli farklı davranmalı değil m?Siz ne düşünüyorsunuz
Arkadaşlar diyelim ki olduğun gibi göründün sevilmeyen beğenilmeyen birçok özelliğin var.Bu durumda kişi bunları göstermemeli farklı davranmalı değil m?Siz ne düşünüyorsunuz
0
kiriko
(06.06.21)
Hayır. Niye olduğumdan başkası gibi davranayım?

Beğenilmeyen özelliklerim anormal değilse, benden rahatsız olan insanlarla vakit geçirmem. Eğer anormal bir özellik ise ve bunun farkına varırsam bu özelliğimi değiştirmeye çalışırım. Atıyorum gevezeyimdir, boş konuşuyorumdur, çok yüksek sesle konuşuyorumdur, çok kısık sesle konuşuyorumdur vs. vs.

Ama birileri beni beğensin diye farklı davranmam. Farklı davranın da akıl sağlığından şüphe ederim.
0
himmet dayi
(06.06.21)
Toplumda kabul gören, çevresi olan bir birey olmak istiyorsan bazı aşırı davranışları törpülemek gerekiyor. Mesela her şeyi her yerde söyleyen patavatsız insanlar, kendini "ben dürüstüm abi hiç bir şeyi saklamıyorum" diyerek savunurlar, ama aslında sosyal zekası düşük, her doğrunun her yerde söylenmeyeceğini bilmeyen bireylerdir. Şimdi bu adam kendini düzeltmezse toplumda tutunamaz, haklı olarak dışlanır.

Dolayısıyla evet ilişki kuramayacağın bir noktaya gelen aşırı davranışlar varsa bunun farkına varıp düzeltmekte fayda var diye düşünüyorum ben. Kendini düzeltmeyen de vardır, ona da saygı duyarım, ama nerede nasıl davranacağını bilmeyen insanlarla pek bir araya gelmem.
0
roket adam
(06.06.21)
Herkes gostermek istedigi kadarini gostermeli karsiya.

Herkese farkliyiz. Bir yazi okumustum, herkesin birden cok kisiligi vardir diye. Siz nasil ailenizle konustugunuzda farkli, arkadaslarinizla farkli, sevgilinizle farkliysaniz her sevgilinize de baska bir siz tanitabilirsiniz. Yalan soyleyin saklayin demiyorum. Sizin iyi ozellikleriniz bilmesini isteyebilirsiniz. Kendinizi gostermek istediginiz acidan tanimlayabilkrsiniz.

Yalan soyleyin demiyorum. Kendinizi karsidakinin gozunde tamamen ciplak birakmak zorunda da degilsiniz diyorum.
0
tessera
(06.06.21)
Canımın istediği zaman canımın istediği kişiye canımın istediği şekilde davranırım, hepsi de benim.
0
Arkabi08
(07.06.21)
(7)

Doktora öğrencisi yüksek lisansa kayıt yapabilir mi?

chavezding
Bir bölümde doktora öğrencisi olan birisi, başka bir okulun başka bir bölümünde yüksek lisans programına kayıt yaptırabilir mi? Teknik bir engel var mı buna?
Bir bölümde doktora öğrencisi olan birisi, başka bir okulun başka bir bölümünde yüksek lisans programına kayıt yaptırabilir mi? Teknik bir engel var mı buna?
0
chavezding
(06.06.21)
Yaptıramaz diye biliyorum
0
Arkabi08
(06.06.21)
Yukarıda da belirtildiği gibi Tezsiz yüksek lisansa yaptırabilir, tezli yüksek lisansa yaptıramaz.
0
cursor
(06.06.21)
Benim bildiğim herhangi bir engel yok. Aynı derecede aynı anda öğrenci olamıyorsunuz sadece. Yani tezli yüksek lisans öğrencisiyken başka bir dalda tezli yüksek lisans öğrencisi olunamıyor ama doktora yapan tezli yüksek lisans yapabiliyor ya da lisans öğrencisi aynı anda yüksek lisans yapabiliyor (şu an bu durumdayım).

Bence öğrencisi olduğunuz enstitüsüye sorun, bu sorunun cevabı her yerde aynıdır.
0
Rh Negatif
(06.06.21)
@Rh
Hocam engel var, o engeli de @cosmic in paylastigi yonetmelik direkt soyluyor. Senin durum eger lisans+yuksek lisans ise sana engelin olmamasi dogal cunku sen su an sadece bir 'lisansustu' programina kayitlisin. Yonetmelik ayni anda tezsiz haric kayit olmaz diyor.
0
j r r tolkien hayrani
(06.06.21)
Evet lisans + y.lisans benimkisi.
0
Rh Negatif
(06.06.21)
Tamam iste hocam, sende engelin olmamasi dogal. Sadece bir lisansustu programa kayitlisin sen. Yani senin durum ile arkadasin sordugu sey ayni degil. Onun sordugu ayni anda iki lisansustu kayit ki onun da tezsiz haric mumkun olmadigi yonetmelikte belli. Yani bir engel var.
0
j r r tolkien hayrani
(06.06.21)
@j r r tolkien hayrani +1
Lisansüstü terimi mevcut yönetmeliğe göre hem yüksek lisans hem de doktora dönemlerini kapsamaktadır.
0
cursor
(07.06.21)
(10)

Nikah şekeri yerine bağış

jacque
Nikahımızda 350 davetliye nikah şekeri dağıtmak yerine bir kuruma bağış yapmak ve bunu gösteren kitap ayracı, magnet gibi şeyler dağıtmak istiyoruz. Şimdiye kadar bulduğum kurumlar:TEMAÇevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL)Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)Anne Çocuk Eğitim
Nikahımızda 350 davetliye nikah şekeri dağıtmak yerine bir kuruma bağış yapmak ve bunu gösteren kitap ayracı, magnet gibi şeyler dağıtmak istiyoruz. Şimdiye kadar bulduğum kurumlar:

TEMA
Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL)
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)
Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV)
UNICEF
Darüşşafaka
World Wide Fund for Nature (WWF)
Tohuzm Otizm Vakfı

Malum ülkemizde yolsuzluk her yere işlediği için bu kurumlar arasında bağış yapma ya da buna yap dedikleriniz var mı? Bunların haricindeki önerilerinize de açığım.
0
jacque
(06.06.21)
Nikah şekeri dağıtılmamasına daha çok yaşlı insanlar bozulacaktır.
Onlara da sempatik gelecek, kimsenin karşı çıkmayacağı Darüşşafaka'yı gördüm listede.
0
burfak
(06.06.21)
Ben çağdaş yaşamı destekleme derneği ile görüştüm bu hafta, onlar da magnet yapıyorlarmış. Kız çocukları, eğitim, Türkan Saylan olunca bana daha yakın geliyor buraya bağış yapmak.
0
fraise
(06.06.21)
Ben elim yettigince Darussafaka'ya bagis yapiyorum ve oldukca da guvendigim bir kurum.
0
invictae
(06.06.21)
Bir arkadaşım nikahta kedi maması dağıtmıştı. Hepsi tekli kilitli paketlerdeydi. Üzerine hasır iple bir not bağlanmıştı. Not da çok anlamlıydı. Faydası kedilere oldu.
Bağış fikri güzel, anlamlı ancak genelde insanlar üzerinde ayşe & ahmet 01.07.2021 yazan magnetleri buzdolaplarına asmıyorlar. Bu anlamda, bağış karşılığında verilen şeyin de kullanılabilir olması daha mantıklı geliyor bana. Sonuçta o dernek, onları da üretmek için bir kaynak harcıyor.
0
irene
(06.06.21)
Sma derneğine yapmaya ne dersiniz?
0
suicides underground
(06.06.21)
Bu arada biz x bir hayvan besleme grubuna bağış yapmıştık. Magnet falan da dağıtmadık. 50x70 forexe “Nikah şekeri yerine x besleme grubuna bağış yaparak can dostlarımızı mutlu ettik. Unutmayın, bu dünya hepimizin” yazıp düğünün girişine astırmıştık.
0
suicides underground
(06.06.21)
Ya düğünde her cenahtan isim olur onların hepsinin kalbini okşayacak LÖSEV ve Darüşşafaka var, ben de ikisinden birini düşünüyorum.
0
Arkabi08
(06.06.21)
(git: www.hayalleredokun.com)
biz burdan nişan için magnet yaptırdık. nikah içinde benzer bir yerden hediye yaptırmayı düşünüyoruz. henüz karar vermedik.
0
scudman1
(06.06.21)
Duyuruda ogrencilere yap, bu tarz dernekler asiri zengin zaten.
0
divit
(06.06.21)
Biz Nesin Vakfı'na bağış yapmıştık.
0
lancelot du lac
(06.06.21)
(4)

akademik kariyerden kpss'ye..

desercej
şöyle ki, lisanstan beri akademik kariyer hedefleyen bir master öğrencisiyim. ancak öyle saçma sapan akademisyenler ve önüme ket vurmalarla karşılaştım ve karşılaşıyorum ki artık yavaş yavaş boşa kürek çektiğimi hissediyorum.bu sebeple bir yandan master'ı bitirirken, bir yandan da kpss/dışişleri gib
şöyle ki, lisanstan beri akademik kariyer hedefleyen bir master öğrencisiyim. ancak öyle saçma sapan akademisyenler ve önüme ket vurmalarla karşılaştım ve karşılaşıyorum ki artık yavaş yavaş boşa kürek çektiğimi hissediyorum.

bu sebeple bir yandan master'ı bitirirken, bir yandan da kpss/dışişleri gibi alanlarda da şansımı denemek istiyorum. alanım uluslararası ilişkiler. ancak hakikaten bu zamana kadar hiç düşünmediğim için nedir ne değildir bilgim yok, araştırdığımda da zaten çok gerginim bu aralar kafam hiçbir şeyi almıyor..

merak ettiğim şu, kpss'ye baktım biraz genel kültür/yetenek ve alan sınavları oluyormuş. çalışmaya başlarsam mantıklı bir yola mı girmiş olurum, girilebilecek bir yol mu, durumlar neler o taraflarda hiç bilmiyorum sormak isterim..

çok teşekkürler!
0
desercej
(06.06.21)
dışişleri kariyer memurluklarına yds puanıyla alıyor sadece.
0
redskull
(06.06.21)
redskull +1 dışişleri artık kpss istemiyor.

dışişlerinin sınavı sağlam zor yalnız, kendinizi, iyi odaklanabildiğiniz bir çalışma kampına almanız lazım. heralde bakanlıklar içinde torpilin etkisinin en az olduğu, bileğinin hakkıyla girilen ender kurumlardan biri olarak kaldı dışişleri bakanlığı. o yüzden rakipleriniz çok sağlam olacaktır. bir deneyeyim diye girip hayal kırıklığına uğramayın. "gerginim, kafam bir şey almıyor" diyip bu sınava hazırlanamazsınız. üç aşamalı yabancı dil sınavı, türkçe kompozisyon yazımı ve arkasından yazılı-sözlü bilim sınavı var.
çok özel değilse, ui akademi dünyasının dedikodusunu yapabiliriz özelden.
0
halanne
(06.06.21)
Bu işin uzmanı benim herhalde. KPSS uluslararası ilişkiler birincisiyim. Referans şart gibi bir şey eğer derece yoksa boşuna uğraşmayın.

İkincisi de ne çözeceğiniz. Alan sınavına gireceksiniz. KPSS a grubusunuz. İlk önce genel kültür genel yetenek sınavından iyi yapmak gerekiyor, sonra da alan sınavına gireceksiniz. Bizim puan türlerimiz p34,p35,p36,p37,p38 bu puan türlerinde çözmemiz gerekenler hukuk,iktisat, maliye ve uluslararası ilişkiler. Ben ingilizce okuduğum için bölümü hukuk iktisat ve maliye bilmiyordum. KPSS dershanesine gittim. Ankara’da ve İstanbul’da iyi dershaneler var.

Puan aldık bitti mi bitmedi. Sonra kurumlar ilan açar, kimi tek sözlü yapar kimi hem yazılı hem sözlü. Kurumlar en az 93+ ile listeleri kapatır. Kurumun yönetmeliğine ve ilanda belirttiği şeylere de çalışmak gerekir. Sonra sınav. İki kurumun sözlüsüne girdim, üçüncüsüne girmeden bir yeri kazandım zaten. İkisi de yarım saat sürmüştü bebe mülakata direkt kurumun başkanı girmişti. Birinde fanustan soru sordular, diğerinde kendileri sordular. İlkokuluma adını veren şahıs kimdir, en çok sevdiğin film, geçen sene kim şampiyon oldu gibi sorular da sordular. Kalk arkandaki haritadan bir kuşak bir yol projesinin kara deniz hava güzergahını göster de dediler, mavi vatan sınırlarını da sordular, yapay zeka ve uluslararası ilişkilerin alakasını da sordular.

Dışişleri işe referansın daha doğrusu torpilin babalar gibi aktığı yer. Bir de milletvekili yetmez. Ne kadar yukarıya ulaşırsanız o kadar artar kazanma ihtimaliniz. KPSS yok zaten. Çeviri ve essay soruyorlar. Girdiğim senelerden birinde bir kızın ismi dikkatimi çekmişti, kız hem idari hakimliği ve kaymakamlığı, Sayıştay denetçiliğini hem de dışişlerini kazanmıştı ki imkansız bir insan hem muhasebe hem uluslararası ilişkiler bilemez. Bu saydıklarımda listeler son dakikaya kadar değişiyor. Sonra kızın baba bir torpili olduğunu öğrendim.

Kolay gelsin, özelden de daha detaylı konuşabiliriz.
0
Arkabi08
(06.06.21)
ben de torpil hiç yok demedim ki zaten, diğer kamu kurumları içinde en az olanı dedim.
0
halanne
(06.06.21)
(3)

İnanmak Hakkında

frontrow
İnanmak başarmanın yarısıdır diyorlar ya, gerçekten inanarak birşeyi başardığınız ya da elde ettiğiniz falan oldu mu? Ya da bu düşünce şeklini saçma mı buluyorsunuz?
İnanmak başarmanın yarısıdır diyorlar ya, gerçekten inanarak birşeyi başardığınız ya da elde ettiğiniz falan oldu mu? Ya da bu düşünce şeklini saçma mı buluyorsunuz?
0
frontrow
(06.06.21)
Saçma bulmuyorum, gerçekten inanınca çok saglam motive olduğun için o işi başarma yüzden artıyor.
0
olaylar olaylar
(06.06.21)
Bana çok oldu. Başardığım şeyler esasında ben bunu başarırım ya da başaracağım kafasıyla girdiğim işlerde oluyor. Buradaki olay yukaridaki arkadaşın dediği gibi motive olmak.
0
Arkabi08
(06.06.21)
Doğru. İnanınca ona göre motive olup çalışıyor insan.
0
ruhen hastayim ben
(06.06.21)
(7)

intikam hikayeleriniz var mı?

cosmicgadin
Birinden intikam aldınız mı? Bunu nasıl yaptınız? Hayatınızı mahfeden, dönüşü olmayan, tüm seyrini değiştirecek bir şey yapan ve bunu umursamadan yaşayan biri olduğunu düşünün. Ondan nasıl intikam alırdınız? (Gerçekle ilgisi yoktur)
Birinden intikam aldınız mı? Bunu nasıl yaptınız?
Hayatınızı mahfeden, dönüşü olmayan, tüm seyrini değiştirecek bir şey yapan ve bunu umursamadan yaşayan biri olduğunu düşünün. Ondan nasıl intikam alırdınız?
(Gerçekle ilgisi yoktur)
0
cosmicgadin
(05.06.21)
Hiçbir şey yapmayarak yok sayarak devam etmek en büyük intikam şeklidir, desem de bana yapılanın en kötüsünü yapmak isterdim
0
olaylar olaylar
(05.06.21)
Yok. Bahsettigin senaryoyu da anlamadim tam. Yani ne yapmis ki benim tum hayatimi mahvetmis ya da o onu yaparken ben ne yapiyordum? Hayatimin tum kontrolunu ona verip oyle takiliyor muydum?
0
j r r tolkien hayrani
(05.06.21)
Hayatta çoğu kişiden intikamımı aldım, o da onları yok sayarak,
0
Arkabi08
(05.06.21)
İntikam değil de biri bana yaşattıkları yüzünden babamın ona söylediği bir cümle ile 10 yıl koruma ile dolaştı korkudan.
0
suicides underground
(05.06.21)
Birinden intikam almak icin bir sey kurgulamaya calismak buna kafa yormak vakit ayirmak fiziksel olarak ugrasmak filan bana gereksiz gelir. Yani yaptığı şey suç sayilabilecek nitelikte bir kotulukse belki cezasini ceksin diye caba sarf ederdim ama kendi kendime bir intikam icin ugrasmazdim sanirim. Bomboş işsiz bi insan olsam belki.
0
a perfect lie
(05.06.21)
hayır. intikam soğuk yenilen yemektir denir ama o kadar soğuyunca bende de kalmıyor ki bir şey. anlık öfkeyle bir plan tasarlarsam ona bile uzun süre sadık kalacağımı düşünmüyorum, eh skerler deyip işime gücüme bakarım herhalde. yalnız, hayatı mahveden kısmını açmak gerek; varımı yoğumu alıp terkedip giden çok aşık olduğum biri filan mı (meeh) yoksa ailemden birine geri döndürülemeyecek bir hasar mı veriliyor? ikinci durumda karanlık tarafa geçiş sanırım mümkün. kendimi oldukça soğukkanlı görüyorum, benden geldiği bile hiç anlaşılamayacak intikamlar da alabileceğimi sanıyorum. umarım hayat boyu öyle bir gereksinim hiç olmaz ben de haklı olup olmadığımı öğrenemem.
0
engelbert humperdinck
(05.06.21)
Çok ekstre, aşırı bir şey olmafığı müddetçe intikam için oturup plan yapmak bana doğru gelmiyor.ona harcayacağım vakit ve enerji gene bana ziyan çünkü. Ha ama bi fırsat olursa ona yok demem. Soruda mahveden demişsiniz evet o durum bir motivasyon yaratır belki ama o kadar büyük kazıkları herkes yemiyor bana göre
0
yazdonumu
(05.06.21)
(11)

uzun süreli, mutlu evliliklere denk geliyor musunuz?

cosmicgadin
En az 15-20 yıllık evli, birbirini görmekten, vakit geçirmekten keyif alan, mutlu çiftler var mı etrafınızda? Bunlar nasıl karakterler? Ve nasıl bir ilişkideler? Duygular sizce bir süre sonra kaçınılmaz olarak daha çok sevgi, saygı, minnet benzeri duygular mı?
En az 15-20 yıllık evli, birbirini görmekten, vakit geçirmekten keyif alan, mutlu çiftler var mı etrafınızda? Bunlar nasıl karakterler? Ve nasıl bir ilişkideler? Duygular sizce bir süre sonra kaçınılmaz olarak daha çok sevgi, saygı, minnet benzeri duygular mı?
0
cosmicgadin
(04.06.21)
Arkadasim var 12 yillik evli ikisi de muhendis acayip mutlular, cocuklari da var.

Eleman devamli aldatiyor ama kadini bilmiyorum.
0
divit
(04.06.21)
Benim üniversiteden hocam var. 50 yaşında falan vardır. Gezmeyi, yemek yemeyi falan çok seviyorlar. Maddi durumları falan da çok iyi. Kızı New York'da okudu. Sürekli bi yerlerden foto atıyorlar tatillerde. Yani öyle bir yaşamda mutsuz olmak çok da mümkün değil gibi.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(04.06.21)
ben uzun senelerdir beraber olup hala sevgili gibi olan çift görmedim hiç. ya asker arkadaşı gibi oluyorlar ya da mutsuz.
0
levybroo
(04.06.21)
Sadakat. İnsan vakit geçtikçe daha fazla mı talepleri oluyor ya da gençken gözü mü kör oluyor çözemiyorum. Sanırım karakterle ilgili. Uzun ilişki iki tarafın karakteriyle ilgili. Belki de hoşgörü, sınırsız bağlılık. Sınırsız bağlanmak ne kadar zor? Cidden zor mu
0
bigbadabum
(04.06.21)
Valla ben kısa süreli mutlu evliliğe de denk gelmiyorum
0
aquarium
(04.06.21)
var. çok nadir ama. çoğu ilişki mutsuzluğa mahkum gibi görünüyor. o mutsuz insanlar da "canım cicim aylarınız geçsin de göreyim sizi:):):):)" veya "aman diyim evlenmeyin" tarzı garip propagandalar yapıyorlar. onlar zavallı diye herkes zavallı olmak zorunda değil. ama dediğim gibi, çok az denk geliyorum gerçekten birbirini seven mutlu çiftlere. mutluluktan kastım da her günün güllük gülistanlık geçmesi değil bu arada. her ilişkide zorluklar olur tabii ki.
0
aweamadeus
(04.06.21)
Annem ve babam 38 yıldır evli. Tabi onlara sormak lazım ama çok mutlu görünüyorlar. Bana sorarsanız hala birbirlerine aşıklar. Karakter olarak ikisi de karşısındakini dinleyen tipler, yani üste çıkmak için saçmasapan konuştuklarına şahit olmadım hiç. Tartışıyorlar ama konuşup anlaşıyorlar bir şekilde. Tartışıkları şey de "sen şöylesin böylesin" gibi suçlama değil de doğrudan sorun ile ilgili oluyor. Ayrıca kıskanç değiller. İkisi de kendine zaman ayırıyor, boş zamanlarında kendi arkadaşlarıyla takılıyor.
0
fotrsapka
(04.06.21)
var. 70'li yaşlarına yaklaştılar, ellerinde büyüdüm diyebilirim neredeyse ve şu yaşıma kadar birbirlerine ters bir söz söylediklerini bile duymadım. çok kibar insanlar ama dışarıdan bu kadar sempatik görünmelerinde sanırım kadın tarafının payı büyük - gerçekten dünya tatlısı ve iyisi, "ne bakıyon" deyip kavga çıkarabilecek tarzdaki birini bile yumuşatabilecek kadar klas bir insan. ben çocukken evlerinde gittiğimde bile huzurlu hissederdim (kendi ailemde ciddi bir sorun olmamasına rağmen) ve çocuk aklımla bile derdim yani, "buradaki insanlar gerçekten mutlu" diye. yaşım 30 olacak neredeyse, fikrim hala değişmedi :)

yalnız açıkçası ben bu "evlilik mutsuz eder" görüşüne de katılmıyorum. bugün mutsuz olan, evliliğine söven insanların çoğu ayrılsa emin olun ertesi gün eşini özler ve ister. belki tamamen alışkanlıktan, belki tamamen sevgisiz bir şekilde olur ama yine de ister. birlikte yıllar geçirmek, bir ilişki inşa etmek kolay iş değil. ayrıca kusura bakmayın ama çoğumuz da tırt insanlarız, evlenmeyince çok daha dolu ve süper hayatlar yaşayacakmışız gibi davranıyor bazıları. bana tuhaf geliyor. sanki çok mutlu olacaklarmış da evli oldukları için mutsuzlarmış gibi... değişik. tabii kişiden kişiye değişir bu, bazı insanlar gerçekten yanlış evlilik yapıyor ve evlenmese daha mutlu yaşayacak gibi oluyor.

bunu niye yazdım? "uzun süreli mutlu evlilik"ten çok dışarıdan mutsuz görünen ama bittiğinde tarafları çok daha üzücü bir hayata iten birliktelikleri daha sık gördüğüm için. bence aynı evde yaşadığın, hayatını paylaştığın bir insanı daima aynı tutkuyla sevmek mümkün değil. tabii ki yeri gelecek "ulan bu ne biçim insanmış" bile diyeceksin. gelgelelim çok ciddi veya temel problemler yoksa bir arada 15-20 yıl geçirmiş insanlar ayrıldıklarında daha mutlu olmuyorlar. en azından şahsi gözlemim bu yönde. YÜCE RABBIM her insanın gönlüne göre, nasıl mutlu olacaklarsa öyle versin.
0
der meister
(04.06.21)
Benim annem babam 27 yıldır evli. Baya anlaşıyolar. Annem hiç üste çıkan bi tip değil. Babam baskın ilişkide. Annem de daha çok kabullenici olunca anlaşıyolar, birbirlerinin dilinden anlıyolar. Liseli aşıklar gibi değiller ama anlaşıyolar. Tabi tartışma oluyor ama annem küsüyor o durumlarda, kavga çıkarmıyo. Sonradan geri barışıyolar.
0
turuncu tonlarda
(04.06.21)
Gördüm annemin halası ve eniştesi. Ama şöyle bir şey var, onları herkes severdi. Zaten aşırı iyi insanlardı. Karı koca öğretmenlerdi. Enişte zaten aşırı ünlü bir kimya öğretmeniydi Samsun’da. Herkese yardım etmişlerdi karı koca. Annemle babamın da evlenmesine ön ayak olmuşlar. Çok sıkıntı da çektiler. En son enişte mide kanseri oldu. O tonton göbekli hoş sohbet adam eridi 40 kiloyla vefat etti. Bir yıl geçmeden hala da vefat etti. Birbirlerini çok seviyorlardı aşk evliliğiydi zaten uzaktan akraba olsalar da. Ölümüne de dayanamadı kocasının peşinden gitti. Halen daha onları atakumda evlerinde hayal ediyorum ben. Hiç ölmemişler gibi. Çok minnoşlar halen daha. Duygulandım.
0
Arkabi08
(04.06.21)
31 yıllık evli olan annem ve babam. Bence 15 yıldan sonra daha iyi anlaşmaya başladılar. Birbirlerini seviyorlar, düşünüyorlar. Ayrı hiç kalamıyorlar. Çoğu zaman yeni evlenmiş gibi takılırlar sarılıp film izleme, el ele yürüyüşe çıkma, başbaşa yemek vs.
Nadiren tartışırlar onda da annemin sitem etmesi babamın susması şeklinde oluyor. Annem baskın bir karakter ve yaş olarak da babamdan büyük. Babam da çocuk ruhlu bir insan. Tamamliyorlar bence birbirlerini.
0
Benyinegulerim
(05.06.21)
(5)

Çene kemigim çıktı sanirim

galandar kostumu
1 ay falan oluyor. Sakız cignerken tek taraflı kitirdama sesiyle farkedip üstünde durmamistim. Bugün tekrar çiğneyin dedim ve fena. Yine ses ve ağrı var bı tarafımda. İnternette acil doktor falan demişler ama benim bı ay oldu zaten. Belki daha da fazla, ne yapmaliyim bu nasıl düzelecek. Ameliyat fal
1 ay falan oluyor. Sakız cignerken tek taraflı kitirdama sesiyle farkedip üstünde durmamistim. Bugün tekrar çiğneyin dedim ve fena. Yine ses ve ağrı var bı tarafımda.
İnternette acil doktor falan demişler ama benim bı ay oldu zaten. Belki daha da fazla, ne yapmaliyim bu nasıl düzelecek. Ameliyat falan demezler inşallah:((
0
galandar kostumu
(04.06.21)
Bende bir ara sık oluyordu bu, kısa süre içinde normale dönüyordu. Sonuncusunda çok kötü oldu maalesef, üç ay o şekilde kaldı. Ameliyatlık bir durum olduğunu sanmıyorum sizde de, muhtemelen kısa sürece içinde eski haline döner. Buna sebep olan durumu çözmeye çalışın öncelikli olarak bana kalırsa. Dişlerinizi sıkıyor musunuz veya gıcırdatıyor musunuz mesela? Stresle bağlantısı olduğunu da düşünüyorum açıkçası.
0
kedimedi
(04.06.21)
Teşekkr ederim ben de ilk itkiyi esnerken verdim sanıyorum ama bu ara çok streliyim ver gece sıktığımi farkediyorum, muhtemelen ondan geçmedi bı turlu
0
🌸galandar kostumu
(04.06.21)
benim diş hekimim de diş sıkmaktan kaynaklı olduğunu söylemişti, benim de çenemden sürekli takır tukur sesler geliyor (yeni değil, önemsemedim nedense). geceleri diş plağı takılacak, çenedeki duruma göre bunun yumuşak ve sert yapılısı oluyormuş, sanıyorum sert olanı gerekli. yani 1 ay da olsa gitmeniz gerek.
0
amelie poulain
(04.06.21)
Ağzınızı çok açmayın. Benim altı yedi sene önce çenem açık kaldı kapanmadı. Çok korkunçtu o gün hiç uyumadım kardeşimi de bekçi tuttum uyutmadım. Doktora da gidemedim bir türlü. Dişçiye gidemiyorum hapşuramıyorum. Korkuyorum
0
Arkabi08
(04.06.21)
Bir daha sakız çiğnemeyin
0
amsterdam otlu sigarası
(05.06.21)
(13)

Iltifatlara nasil karsilik verilir?

kuehles blondes
Merhaba, Flörtlestigim beyler bir iltifat ettiklerinde tek diyebildigim “tesekkur ederim” ya da “sagol” filan oluyor ve biraz okuzce sanirim. Ne denir? Siz ne diyorsunuz? “Kuehles cok x sin” dendiginde mesela “tesekkurler, sen de x sin” filan diyorum bir de, o da cok sinir bozucu ahaha
Merhaba,

Flörtlestigim beyler bir iltifat ettiklerinde tek diyebildigim “tesekkur ederim” ya da “sagol” filan oluyor ve biraz okuzce sanirim.

Ne denir? Siz ne diyorsunuz?
“Kuehles cok x sin” dendiginde mesela “tesekkurler, sen de x sin” filan diyorum bir de, o da cok sinir bozucu ahaha
0
kuehles blondes
(03.06.21)
Ahaha yerim seni sen de bla bla bla şablonunu kullanıyorum ben.
0
olaylar olaylar
(03.06.21)
çok ince düşüncelisin kuehles.
0
etna
(03.06.21)
Bence teşekkür öküzce değil, aksine olması gereken oymuş gibi geliyor. Biri sana iltifat ettiğinde karşılık olarak sen de şöylesin falan demek bana samimiyetsiz geliyor mesela, sırf o dedi diye demiş gibi oluyorsun.

Ben derim ki efendi gibi teşekkürünü et geç, temiz. Ha şakalı falan bir yanıt da verilebilir ama o yanıtta da ne diyebileceğin iltifatına göre değişir.

Flörtleşmek ne güzel bi şeydi ya, çok özledim.
0
buff
(03.06.21)
Teşekkür etmek yeterlidir
0
all girls dream
(03.06.21)
ben birine iltifat etsem o da teşekkür etse ha tamam anlaşıldı der bir daha iltifat etmem herhalde.

insan en azından bi başında "yaaa" nidası bekler yani. olmadı ne bileyim sonuna bi canım tatlım vs bir şey eklemek lazım.

sen de xsin demek de evet samimiyetsiz ve buffın dediği gibi o dedi diye demiş gibi.
0
kljgslsdkjsd
(03.06.21)
O senin bakışının x'liği

Bu biraz karşı yürüme gibi de olduğu için bunu sadece hoşlandığın beylere karşı kullan tabi.

Teşekkür ederim, sağol da makul ama süslemen lazım +1

Yia|yaa|hii|ah + (çok teşekkür ederim | çok sağol) + (utanan maymun|utanan surat).. da bir seçenek.

Yok iyice masumu oynuycam dersen erkeklerin ilgisini şu da çeker;

"ya teşekür ederim çok utandım böyle durumlarda ne diyeceğimi bilemiyorum" tarzı bir cümle. Lütfen ot gibi cevaplar vermeyin :|
0
ananiyimioguz
(03.06.21)
Ay bugün bored panda'da bakınırken şu vardı:

The correct response to any compliment is "Thank you." You can then follow it up with a comment if you'd like to continue the conversation. If someone likes your dress? "Thank you, it has pockets!" If someone compliments your art? "Thank you, I've been practicing." If someone asks if you're a professional singer because you have a good singing voice? "Thank you, I just sing for fun."

Not only does it make you seem confident and self-assured, it tells them that they are right! That's a friendly thing to do.

This even works if you don't believe the compliment. Saying, "Oh, no, I'm ugly," when someone compliments your appearance not only tells them that they're wrong, it makes you think of yourself as ugly. A better answer would be, "Thank you, I really appreciate that and I don't always believe it, so hearing that from you helps."
0
kobuzchu kiz
(03.06.21)
sonuna bir gülümseme eklendiğinde problem kalmaz bence. soğuk bir şekilde teşekkür edilirse bir daha öyle bir iltifat gelmeyebilir.
0
bohr atom modeli
(03.06.21)
iltifata teşekkür etmemek kabalıktır. 88 yıllık eşin de olsa, götünü yaladığın partnerin de olsa iltifata teşekkür edilir. karşılık verirsin ya da vermezsin, utanır konuyu değiştirirsin ya da şakaya vurursun; bağlama göre değişir ama iltifatıma teşekkür etmeyen insan için bazı kanılara varabilirim.
0
Jux
(03.06.21)
Ananiyimioguz +1

flört iltifatı için tam şu kısım: Yia|yaa|hii|ah + (çok teşekkür ederim | çok sağol) + (utanan maymun|utanan surat).. da bir seçenek.
0
somethinginthewayshemoves
(04.06.21)
tesekkur etmek yeterli.
sen de x'sin samimi gelmiyor bana. ama olabilir elbette. kobuzchu kiz'in cevabi arti 1 ayrica.
0
baldur2
(04.06.21)
Flörtleşme = karşılıklı ilgi. O zaman senin de bir misilleme yapman beklenir bir süre sonra. Yoksa adam boşuna kasıyoruz düşüncesine girer.
0
arnold schwarzeneger
(04.06.21)
flörtleşme esnasında minnoş ve çıtkırıldım bir teşekkürler.

öylesine birinden geldiyse sert bir ifade ile sağ ol.
0
Arkabi08
(04.06.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.