Giriş
(10)

Neden insan iş ve sosyal arkadaşlarıyla yüz göz olmuyor da eşiyle, sevgilisiyle kavga gürültü ediyor? Yüz göz oluyor.

mahmuttt
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz. Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor. Bu neden böyle oluyor? Ayn
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz.

Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor.

Bu neden böyle oluyor?

Aynı ev içinde olmaktan mı, yoksa konuya duygusal taraf olmaktan mı?

Ve bunu hangi bilinçle değiştirebiliriz
0
mahmuttt
(24.10.25)
Beklentilerden ötürü.
+1
osssy
(24.10.25)
diğer insanları aslında iplemiyoruz. dinliyormuş gibi yapıyoruz. yorum yapmamaya çalışıyoruz. yargılamıyoruz. ama yakınlarımıza yapmamız lazım.
0
ground
(24.10.25)
yakın olduğumuz insanlara müdahale etme yönetme kızma bağırma hakkını elimizde görüyoruz. çünkü gidemezler uzaklaşamazlar vs diye.

ama uzak insanlara kötü davranırsak müdahale edersek direkt hayatımızdan kolayca çıkıp gidebilirler bu yüzden daha temkinli yaklaşıyoruz
+3
jelly bear
(24.10.25)
muhtemel bir sebebi de yakınlarımızla organik/kan bağı var. biliyoruz ki ne kadar vurdulu, kırdılı davransak da o bağ hemen kopmayacak, nazımız geçecek, kaprislerimize veya en üst seviyedeki sinirli çıkışlarımıza tolerans gösterecek. ama elin kızı/adamı "sen kim oluyorsun da..." ile başlayan had bildirme veya seni silme aşamasına kolayca geçecek. ne sen, ne de o "gerektiğinde sinirlenme" hakkına tahammül edebilecek...
+3
m e b
(24.10.25)
kavga edecek 1500 kulvarınız eşinizle sevgilinizle:

şu fatura neden ödenmedi? çocuğu okuldan neden sen almıyorsun? akşam neden patlıcan yiyoruz? o kıza neden baktın? bu kim? annene gitmeyelim. maça gidemezsin. çok para harcıyorsun.

iş arkadaşınızla kavga edecek ancak 1 (bir) kulvar var, o kulvar da belli kurallar ile düzenlenmiş olduğu için ve ikinizin de işten atılma korkusu olduğu için çok fazla kavgaya sebebiyet vermiyor.

(iyi ki boşanmışım. yukarıda bir iki sorum yazdım ya, kanım çekildi resmen)
0
co2s2
(24.10.25)
Çok bilmediğin, tanımadığın biri sana bir şey söylediğinde arkasındaki niyeti kestiremediğin için tedbirli yaklaşıyorsun. Savunmaya geçip geçmemek konusunda bir fikrin olamıyor. Çünkü karşıdan gelen yorumun/sorunun ardında başka bir niyet var mı bunu anlayamıyorsun. Çok samimi olduğun, her şeyini bildiğin bir arkadaşın, eşin veya sevgilin bir şey söylediğinde söyleme biçiminden, ses tonundan, ufacık mimiğinden bile ne demek istediğini anlıyorsun (ya da anladığını sanıyorsun) o yüzden ne karşılık vereceğin daha net.

Biri sana bir laf edince gerçekten sana mı laf etti bilemediğin için bilinçaltında "belki de bana laf etmemiştir, kendimizi rezil etmeyelim durduk yere insan içinde" düşüncesi oluşuyor ve tartışmaktan, kavga etmekten geri duruyorsun.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
o kadar da umursamıyoruz içten içe ya. ben en yakın arkadaşımın derdini dert edinirim ama iş arkadaşımın derdini dert edinmem mesela. anlık olarak konuşur geçersin. paylaşımın daha az çünkü hem duygusal hem genel olarak. ama aile, sevgili, yakın arkadaşla ortak paydan ve çatışma için cephen çok :)
0
chanandler bong
(24.10.25)
başkalarını olduğu gibi kabul edebiliyorum, çünkü beğenmesem bile bana ne ailesi düşünsün, eşi, çocukları düşünsün diyebilirim.

ama yanımdakiler, ailem eşim beni bağlar ve ben onlarla bir şeyleri düzeltmeleri konusunda kavga edebilirim. çünkü onların yaptığı bir yanlış bana dokunuyor veya kendisine dokunuyor, onları önemsemek zorundayım.

hiç bişey olmasa benim hayatımı etkiliyorsa kavga ederim tabii ki. hiç kavga etmediğim arkadaşımla da uzun süre aynı evde yaşasam onla da kavga edebilirim.

diye düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(24.10.25)
İnsan değer verdiğinden alınır, değer verdiğine kızar kırılır gücenir vs. Ama şu var, en çok evdekilere, en yakınlarına, aile bildiklerine karşı nazik ve hassas olmak gerekiyor, en çok onların kalplerini kırmamaya özen göstermek gerekiyor çünkü zor zamanda kimse yanında olmuyor ailen oluyor. Zor zamanda sana destek olmayı onlar için bir "mecburiyet" hatta "mahkumiyet" haline getirmemek gerekiyor. Bu hem kendine hem onlara saygı ve sevginin bir gereği.

Dışarıdakine daha iyiyiz çünkü ondan zarar gördüğümüzde ona zarar veremeyeceğimizi düşünüyoruz, eller iyisi olmakla kendimizi koruyoruz aslında. Ama içimizde biriken öfkeyi tepkiyi isyanı evdekilere boşaltınca evler ağusu (ağu=zehir) oluyoruz. Bu modeli çok uzun yüzyıllardır babanın anneye olan öfke kusma seanslarından öğrendik, bunun üzerinden yürüdü. Kadınlar doldu taştı, evlilik içi tecavüzdür çünkü bu, sadece şiddet değil tecavüzdür.

Beyin plastisite özelliği olan bir varlık. Değişime uyum sağlar, tam da bu sebeple evrim gerçekleşmiştir. İnsan her şeyi zihninde çözer ve başarır. İstersek bu kalıbı rahatlıkla değiştirebiliriz yani. Adım adım bile olsa kaplumbağa yavaşlığında bile olsa değişim mümkündür.
0
muhayyer divan
(24.10.25)
eşimi umursuyorum çünkü diğerleri figüran.
0
Hallegadola
(24.10.25)
(1)

EMF metre

osssy
EMF metre almak istiyorum. Fakat fiyatları çok değişken duruyor. Marka model konusunda yardımcı olabilir misiniz? Hobi amaçlı alacağım, çok hassas olmasına gerek yok ancak güvenilir sonuç versin. Teşekkürler.
EMF metre almak istiyorum. Fakat fiyatları çok değişken duruyor. Marka model konusunda yardımcı olabilir misiniz? Hobi amaçlı alacağım, çok hassas olmasına gerek yok ancak güvenilir sonuç versin. Teşekkürler.
0
osssy
(24.10.25)
bu işin güvenilir sonucu yok. çünkü yaptığın ölçüm çok göreceli. elindeki aletin anteninin duruşu ve cihazın odada hangi pozisyonda durduğuna, hatta aleti elinde tutuşuna göre tüm hesaplar değişiyor.

düzgün ölçüm için anechoic chamber denilen dışarından elektromanyetik dalga girmeyen odalar var. bu odaya ölçülecek cihazı koyarsın gene hesaplanmış bir mesafeye kalibre edilmiş özel anteni de koyar ve profesyonel bir spektrum analizör ile hangi frekansta ne güçte sinyal var bakarsın. o zaman güvenilir bir ölçüm olur. bunun dışında el aleti ile yapılacak tüm ölçümler sinyal var yok gibi fikir verebilir sadece. onun da hangi frekanslarda olduğunu bilmeyeceğin için pek bir anlam ifade etmez.
0
orpheus
(24.10.25)
(8)

Ofiste odaklanma problemi

harmanyeri
Ofiste diğer çalışanların aralarında fazlaca sohbet etmesi sebebiyle odaklanma problemi yaşıyor olsanız,kendilerine söylemeniz durumunda mutlaka alınacaklar ve kendileriyle ilişkiniz bozulacaksa,konuyu yöneticiye açmanız durumunda onlar kadar konuşmayan olarak sizin söylediğiniz anlaşılacaksa,kulakl
Ofiste diğer çalışanların aralarında fazlaca sohbet etmesi sebebiyle odaklanma problemi yaşıyor olsanız,
kendilerine söylemeniz durumunda mutlaka alınacaklar ve kendileriyle ilişkiniz bozulacaksa,
konuyu yöneticiye açmanız durumunda onlar kadar konuşmayan olarak sizin söylediğiniz anlaşılacaksa,
kulaklık takma veya başka bir yerden çalışma imkanı yok ise
ne yapardınız?
0
harmanyeri
(24.10.25)
"Tanrım lütfen daha az konuşsunlar" diye yalvarırdım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.10.25)
tak kulaklığı aç müziğini podcastini bak keyfine bro
+1
messina123
(24.10.25)
Başkalarını rahatsız edecek derecede fazlaca konuşma, genelde boş kalmaktan kaynaklanıyor. İş yerinde verimlilik açısından onlara yeni görevler verilmesi hususunda plan , projeler yapar üstlere sunulabilir mesela.
Ama bunları yönetime birden ardı ardına bildirimlerle değil geniş zaman aralığına yayın.
Amacımız tabi ki bu gürültücü kimselere eziyet, yağcılık, kişisel maddi bir menfaat değil, kurumumuza biraz faydanın dokunması.
O kimseler ilkokul hayatlatında öğretmenden ödev isteyen çalışkan öğrenciye de karşı çıkmışlardı.
imgflip.com
0
diyecevaplandı
(24.10.25)
o saçma muhabbetlere katılıyormuş gibi yapar içten içe gülerdim. ciddiye aldıkça büyür bunlar kafada çünkü. mottomuz "çok da fifi" yani
0
Improbable
(24.10.25)
eğer sevmediğim insanlarsa, katlanamayacak kadar kötüyse istifa ederdim. bu çözüm için ağırsa yerinin değişmesini de isteyebilirsin.
-1
Başka
(24.10.25)
@Improbable +1

siz sanki zaten konsantre olamayacakmışsınız da, başkalarını bahane ediyormuşsunuz gibi geldi. kafaya takmazsanız rahatlarsınız. takın kulak üstü bir kulaklık, rahatlayın. hem duymazsınız, hem de kulaklık taktığınız belli olur. soran olursa, çok ses oluyor, o yüzden takıyorum dersiniz. yoksa gidip amirinize "amirim bunlar çok konuşuyor" diye ilkokul 3'teki gibi şikayet mi edeceksiniz?
0
co2s2
(24.10.25)
verdiğiniz problem tarifi "iletişim kurmadan derdimi nasıl anlatırım?" gibi bir ifadeye dönüşüyor.
i-le-ti-şim kur-ma-lı-sı-nız
0
Etanglement
(24.10.25)
kulak tıkacı tak. soracaklardır. çok konuşma var odaklanamıyorum dersin. mesaj iletilir.
0
archmeister8
(24.10.25)
(4)

İstanbul'da nereden Gürcü Larisi alabilirim

bolungarvik
Merhaba. İstanbul'da, tercihen Anadolu yakasında, kazıklanmadan Lari alınabilecek bir yer var mıdır?
Merhaba. İstanbul'da, tercihen Anadolu yakasında, kazıklanmadan Lari alınabilecek bir yer var mıdır?
0
bolungarvik
(24.10.25)
Bunu bilmiyorum ama Gürcistana gideceksen burada almaya gerek yok. Batum ve tiflis de her köşe başında dövizci var.
0
kisa
(24.10.25)
Kadiköy Çarşı’da Şatır döviz vardı, bir sürü para birimi var. Onlara sorabilirsin kaça alıp satıyorlar. Onun dışında dolar ya da euroyla gürcistan’a gidebilirsin. (TLyi nasıl çevirirler hiç bilmiyorum)
0
kuehles blondes
(24.10.25)
kisa +1. Tifliste her sokakta dövizci var ve oranlar çok iyi. Düzgün oranla Türk Lirası bozan bile vardı
0
glamdr1ng
(24.10.25)
Gürcistan'da her köşe başında döviz bürosu var ama dikkat et oranlara.
merkezdekiler özellikle, göz göre göre geçiriyor. 3000tl için 150 lari verdi Özgürlük Meydanı'ndaki. Meryem Ana Kilisesi yolunda başka yerde 200+ lari verdi.
İstanbul'da seçeneğin az. Havalimanında ulaşım için biraz bozdurup şehir içinde hesap yapmanı öneririm. Tabi bunu ülkede harcamak istediğini varsayarak cevap vermişiz hepimiz.
0
janderzel zartanyan
(24.10.25)
(8)

Kariyer ikilemi

kiminromeosu
Merhaba,Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum. Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaş
Merhaba,
Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum.
Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.
Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaşamıyoruz ve bu durum düzelmeyecek gibi. Ciddi mobbing yiyorum, yolum uzatıldıkça uzatılıyor.

Kaçış yolları ararken Ivy Lig'deki bir okula, proje taslağı gönderdim ve çok ayrıntılı, heyecan verici bir geri dönüş aldım. Proje beğenildi ve aslında doktora sürecinin tamamına yayılabilecek kadar kapsamlı olabileceği söylendi. Maddi destek alınabilecek bir projeymiş ve gel doktoranın tamamını burada yap diyorlar.

Benim kadrom şu anda çakılı. ABD'de de beşeri bilimler alanında kadro bulmak da çok zor. Okulum beni 1 yıllığına bile bırakmıyor, gitmek istiyorsam istifa etmem gerek.

Bir tarafım, kendine güven, güncel ve rekabetin çok yüksek olmadığı bir alanda uzmanlaşacaksın, bunu avantaja çevirebilirsin derken diğer tarafım bunun hayalperestlik olduğunu söylüyor.

Burada çok mutsuzum. Hangi yolu tercih etmek lazım dersiniz?
0
kiminromeosu
(24.10.25)
Mutsuzluk gayet normal. Yüzyıllara yayılan anadolu nun ruh hali. Orda bi tuhaflık yok.
Anladığım kadarıyla yurtdışına gidecek kadar cesur biri de değilsin.
Mutsuzluk meselesini hallet burda kuzu kuzu devam et.
Ya da cesur ol.
0
luluki
(24.10.25)
böyle durumlarda insan garantici olmak istiyor ama belki de gelen fırsatları kaçırıyoruz.
eğer orada yapamazsan tr ye döndüğünde zaten işsiz kalmazsın.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Yıllar önce benzer bir durumdayken istifa edip gitmeyi tercih ettim. Gittiğim yer de öyle Ivy falan değildi, Almanya olmayan bir Orta-Doğu Avrupa ülkesiydi. Doktorayı bitirince Türkiye'de köklü üniversitelerden birinde kadro buldum. Ha dönünce bambaşka mobing zırvalarıyla uğraştım ama kalsaydım her şey çok daha kötü olurdu. O yüzden bu koşullarda cesaret göstermek önemli. Ama karşı tarafı garanti altına almadan istifa etmeyin. Parayı buluruz ederiz deyip sonradan patlayan da çok oluyor, hele de şu an Amerikan akademisinin durumu malum.
0
evrim halkasi
(24.10.25)
istifa etmeden önce diğer alternatifleri iyice araştırın. tübitak ın doktora araştırma bursları var, onlara bakın, almaya hak kazanırsanız üniversite izin vermek zorunda zaten.

veya doğrudan rektörden randevu alıp fakültenizdekileri kötülemeden, eğitim için ücretli veya ücretsiz izin almak istediğinizi söyleyin. kabul ederse 1-2 yıl arasında izin alabilirisiniz. yurtdışında işler kötü giderse geri dönebilirsiniz böylelikle.

bütün alternatifleri inceleyin, araştırın, hatta anakaraya gidip yökteki ve tübitaktaki ilgili birimlerle konuşun. kimsenin haberi olmayan çok sayıda destek, uyugulama vs. var.
+1
yemrem
(24.10.25)
iş arkadaşlarınızla aranız kötü, mobbing var, önünüzü tıkıyorlar ve bu hikaye bitmeyecek. başka okula da gidemiyorsunuz. yurtdışını bilmem ama mevcut yerde durmamanız gerekiyor.
+2
co2s2
(24.10.25)
Seni biliyorum. Sakın istifa etme. Atıyorsa onlar atsın.
+1
Kahvedesu
(24.10.25)
ben de üniversite çalışanı olarak söyleyeyim, gidin. aile ile ilgili sorunlar vs dışında, gidin. yolunuz bahtınız açık olsun.
0
klassno
(24.10.25)
eileengray +1 once sureci olusturun, sonra karar asamasinda dusunursunuz.

abd'de sosyal bilimlerde hic para yok, stipend bile vermiyorlar. ben business school'da aldigim stipend'i soyleyince humanities'teki arkadaslarin gozu aciliyordu nasil ya hangi departman o diye. ucu ucuna yetecek bir para veriliyor. elbette phd'nin amaci para kazanmak degil ama yine de belirteyim dedim.

mezuniyet sonrasi da pek ic acici degil. cok ragbet goren biri olmadigin surece cok uzucu dusuk maaslara calisiyor profesorler bile. yani 50-60 yasindaki hocanin 22 yasindaki ogrencisi ozel sektorde hocasinin 2-3 kati ile baslayabiliyor. cok uzucu. ve bu is bulabildigin zaman gecerli. akademide is bulmasi da cok ciddi dert. fundinglere cok ciddi darbeler geliyor.
0
antikadimag
(25.10.25)
(1)

Galatasaray - Bodø/Glimt maçı full video

prole
Özet değil ama tüm maç videosu bulunabilir mi?
Özet değil ama tüm maç videosu bulunabilir mi?
0
prole
(24.10.25)
var ama rusça:

soccerfull.net
0
co2s2
(24.10.25)
(4)

Aynı site içerisinde krediye uygun olmayan ev nasıl oluyor?

Cesario
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne o
Fiyatı ucuz yazıyor zaten diğer ilanlara göre.

Krediye uygun kısmında da hayır yazıyor.

Aynı sitede diğer ilanlar krediye uygun yazmış. Fotoğraflardan anladığım kadarıyla dairede yapılan bir değişim de farkedemedim.

Yarın ilan sahibini aramayı düşünüyorum. Krediye uygun değilse gerçekten sebepleri ne olabilir?

Not: kiracılı daire bu arada.
0
Cesario
(24.10.25)
Abi hemen söyleyeyim;
Bizim site eski kooperatif. 5 bina var. Bunlardan 2si ya da üçü imar affinda tapu aldı.
Iki tanesi almadi, saçma geldi onlara.
Şimdi bu üçünden ev alacaklar kredi alabiliyor ama diğer ikisinde alamıyor. Ama hepsi aynı site.

Bir de tabi aynı binada olup kredi olur/olmaz diyenler var. Emlakçı hatası olabilir.
0
logisticsmanager
(24.10.25)
yukarıdaki arkadaşa ek olarak; yönetim planında konut olarak görünmeyen veya ortak alan olan yerleri konuta çevirebiliyorlar. bunlara da doğal olarak kredi çıkmaz.
0
ground
(24.10.25)
Bambaşka bir durum da büyük sitelerde büyükinşaat firmaları 1.500 ev için kredi ile banka ile anlaşıyor. Zaten inşaat sürecinde sadece bir bankanın bir şubesi ile anlaşılıyor genelde.

Bina bitince krediyi erken ödeyenler evlerinin tapusunu alabiliyor. Bazı kişiler evlerin kredisi bitmiş olsa bile bankadan ipotek kaldırma yazısını alamıyordu.

Bunun nedeni de İnşaat firması kendi kredi çekmiş ve kredi için de bu inşaatı ipotek göstermiş.

İstanbul'da böyle evler var biliyorum. Tapu bile devredilmiyor ya da inşaat firmasında devrediliyor gibi saçma durumlar olaibliyor.
0
liberal
(24.10.25)
Bazı ev sahipleri, satışta evi değerinde göstermek istemediği için krediye uygun değil yazıyor. Gelir vergisinden veya tapu harcından kaçmak için öyle yazmış olabilir.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.10.25)
(3)

Hollandalılar ingiliz özentisi mi?

messina123
Yabancı bir forumda gördüm. Hollanda’da çocuklara ingiliz isimleri vermek çok yaygınmış. Go ahead eagles gibi ingilizce adlandırılmış futbol kulüpleri var. Hollandalılar ingiliz özentisi bir halktır diyebilir miyiz?
Yabancı bir forumda gördüm. Hollanda’da çocuklara ingiliz isimleri vermek çok yaygınmış. Go ahead eagles gibi ingilizce adlandırılmış futbol kulüpleri var. Hollandalılar ingiliz özentisi bir halktır diyebilir miyiz?
0
messina123
(24.10.25)
Hollanda ingilizceyi ingilizlerden sonra en iyi konuşan ırk. Bir bölümü kendini alman olarak görse de gayet kendi içlerinde kendilerini dutch olarak ayırırlar. İsveçle arası iyidir. Volvo önceden Hollanda İsveç ortaklığı bir firmaydı. Genel olarak kapitalist bir ülke olan Hollandanın ingiliz özentisi olduğunu düşünmüyorum. Şu an ünlü kişilerinden bir olan Max Emilian Verstappen. İsminin pek ingiliz olma olasılığı yok.
-1
mikahakkinen
(24.10.25)
Hollandalılar İspanyol ve Portekiz sömürgeciliği yapılırken kendi bağımsızlığını ilan edip gemicilik seferlerine başlamışlar (kendileri de sömürgecilik yapmış tabi). Hatta bu küçük ülke dayanamaz deseler de bayağı gemi ticaretine yüklenmişler ve o dönemde de gemi ticareti yapanlar mecburen çok iyi dil konuşuyorlardı. Bir süre sonra çok iyi tüccarlıkları ile tanınmış olmuşlar. Özellikle orta çağda özgür düşünce ortamı yaratması ve kilise idamından kaçan pek çok bilim adamı ve sanatçının Hollanda’ya sığınması da bu kültürel etkileşimi artırmış. Özentilikten dolayı değil bu ticari ve kültürel etkileşimden dolayı olabilir.
0
titanic kemancısı
(24.10.25)
Epeydir Hollanda'da yaşıyorum özenti vs olduklarını hiç sanmıyorum. Kendi kültürlerini çok seviyorlar bana kalırsa. İngilizceyle fazla haşır neşirler sebebi biraz bu söylediğiniz şeylerin. Çok iyi İngilizce eğitim veriyorlar, dilleri çok yakın, seyahat etme imkanları fazla. TV'de vs İngilizce bir şey yayınlandığında çeviri-dublaj kullanmıyorlar mesela. İş hayatında çok fazla international şirket var. Böyle olunca da İngilizce günlük hayatın bir parçası oluyor. Bu sebeple anadili İngilizce olmayan ülkeler arasında İngilizce seviyesi en yüksek olan ülke Hollanda.
0
but that was just a dream
(24.10.25)
(2)

Sizce Bu Leke Çıkar mı?

don fabrizio salina
Merhaba, vintage forma alacağım fakat yaka kısmında şöyle bir sararma mevcut. Sizce çıkar mı alınır mı? Çıkarsa ne kullanmamı önerirsiniz arkadaşlar?https://i.imgur.com/DO58csk.jpeg
Merhaba, vintage forma alacağım fakat yaka kısmında şöyle bir sararma mevcut. Sizce çıkar mı alınır mı? Çıkarsa ne kullanmamı önerirsiniz arkadaşlar?
i.imgur.com
0
don fabrizio salina
(23.10.25)
Rossman'da Dr. Beckmann marka leke çıkartıcı var. Sürüp bir süre beklettikten sonra yıkıyorsunuz ve çoğu leke geçiyor. Benim kıyafetteki sarı lekelerime çok iyi geliyor, deneyebilirsiniz.
www.rossmann.com.tr linki de bu
+1
mermaidd
(24.10.25)
1- tekstilcilerde bir spray var. o işe yarıyor. bunun için tanıdık gerekiyor.
2 - rosmann'a ek olarak
3 - arap sabunu + çamaşır sodası doğru oranda kullanıldığında çıkarıyor çoğu lekeyi.
4 - bir de vanish işe yarıyor sırf beyazlarda ama.
0
janderzel zartanyan
(24.10.25)
(6)

Eksper Haklı mı? (Konut Hasarı)

eisberg
Banyoda bir anda fayanslar çatladı. Sudan falan zannettim sigortası da var evin dosya oluşturdum ve eksper geldi incelemeye. Bakar bakmaz "uygulama hatası" dedi, sigortanın karşılamayacağını bildirdi ve gitti. Fayansların altı doldurulmamış, vurunca da boş ses geliyor. Aradan birkaç gün geçti şimdi
Banyoda bir anda fayanslar çatladı. Sudan falan zannettim sigortası da var evin dosya oluşturdum ve eksper geldi incelemeye. Bakar bakmaz "uygulama hatası" dedi, sigortanın karşılamayacağını bildirdi ve gitti. Fayansların altı doldurulmamış, vurunca da boş ses geliyor. Aradan birkaç gün geçti şimdi bakıyorum da aslında altındaki harç mı artık her neyse tıraşlanmış/iz yapılmış. Yani sanki onu yapıştırmak için de uğraşmışlar gibi düşündüm. Anlayanlar varsa, siz ne düşünüyorsunuz?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
eisberg
(23.10.25)
fayansçı yapıştırırken sadece duvara yapıştırıcı sürmüş. fayansın arkasına da sürmeliydi. yani tek tarafa değil, her 2 yüzeye de sürülüp birbirine yapıştırılmalıydı.

bence tüm fayansları tek tek kapı çalar gibi tıktıklayın. özellikle duşakabin iç taraflarını. davul gibi ses geliyorsa ofsayt. bir de fayanslara yüzünüzü dayar gibi yapıp tüm duvarı gözden geçirin, şişkinlik veya " V " şeklinde kabarma var mı? o alanlar düşecek, çok dikkatli olmak lazım.
0
MtKrt
(23.10.25)
evet kötü işçilik veya kötü malzeme.

fotodan olabilir duvar düz gibi gelmedi. ya da açıyı tutturamadı usta.

uygulama bu şekilde yapılıyor bu arada. yapıştırıcı sürülüp mala mı ne diyolarsa artık onun diğer tarafı ile çiziyorlar. sonra fayans yapıştırılıyor.

başlığı görünce yer zannettim. duvardakinin çatlaması çok ilginç.

ancak siz nereden bilebilirsiniz ki bu durumu.
0
gurur
(23.10.25)
Kalekim fayansa tam yapışmamış, ısı farkı nedeniyle genleşmeyle kabarmış ve patlamış. Tamamen fayansı döşeyen ustanın hatası.
+1
Mirket
(23.10.25)
ben farklı düşünüyorum. amatör olarak gereksiz yerlerde fayanslarımı ben yapıyorum. hem fayansa hem duvara malzeme sürülmez. yani gerek yok. malzeme kötü olsa fayansı bırakır ve düşer. ama garip şekilde çatlamış. siz mi yaptınız altına bakmak için? eğer öyleyse yukarıdaki cevaplar doğru. ama kendi kendine çatladıysa kötü işçilik demesek de kötü bir yapıştırıcı (kalekim) kullanmaktan kaynaklanıyor.
0
ground
(24.10.25)
benim anlamadığım banyoyu siz sonradan mı yaptırdınız? siz yaptırdıysanız elinizde fatura yoksa anlayacağım. yoksa sigorta neden var ki. bana ne, ben mi uyguladım. sen hasarımı karşılarsın sonra sorumlu kim ise ona rücu edersin. sigortanın olayı bu değil mi zaten.
0
gercekdunya
(24.10.25)
@gercekdunya banyoyu biz sonradan yaptırmadık. bende sizin gibi düşünüp sigortadan medet ummuştum yani dediğiniz gibi her şeye bir uygulama hatası bulabiliriz diye düşündüm ama maalesef düşündüğümüz gibi değilmiş :/
0
🌸eisberg
(24.10.25)
(10)

Kombin önerisi

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/sftlwax*Ufak farklar var kararsız kaldım*1'de çizme var pek belli olmamiş*3 yapay zeka, tozluk/çorap eklendi*Kazak elbise üstüne giydim kötü durmuş mu ya da sıcaktan pişirir mi acaba
hizliresim.com

*Ufak farklar var kararsız kaldım
*1'de çizme var pek belli olmamiş
*3 yapay zeka, tozluk/çorap eklendi
*Kazak elbise üstüne giydim kötü durmuş mu ya da sıcaktan pişirir mi acaba
0
egerbiryolcu
(23.10.25)
Bence 3 şahane gözükmüş kombin olarak. Üstüne giydiğin gibi beyaz bir palto yerine varsa siyah ya da gri bir palto daha hoş durur, görüntüyü tamamlamış olur. Havalar da artık serinledi nerede yaşadığını bilmiyorum ama saat 17.00'dan sonra iyice soğuyor her yer bence sıcaktan da pişirmez gibi.
+2
mermaidd
(23.10.25)
Çorap şart mı?
0
gabe h coud
(23.10.25)
@gabe h coud
Evet çorap kesin olacak
0
🌸egerbiryolcu
(23.10.25)
Ben maşallah deme hakkımı kullanıyorum. 3 iyi.
+2
arbre
(23.10.25)
Kesinlikle 3 bu arada hangi şehir 😂
0
olaylar olaylar
(23.10.25)
2
Birden takip ete tiklayanlar artacak
0
kisa
(23.10.25)
3 ile ciddi düşünürüm.
0
late viper
(24.10.25)
3
0
cooperr
(24.10.25)
no3 sokakta karşımdan yürüyerek gelse, kaldırım bitmeden evlenme teklif ederim
0
co2s2
(24.10.25)
Calvino da 3 derdi.
0
thracia
(24.10.25)
(3)

Eski kiracıdan internet aboneliğini devralmak?

hadi ya la
Yeni bir eve taşındım ve evde aktif bir internet aboneliği gözüktüğü için başvuru yapamıyordum. Ev sahibiyle görüştüm, beni arayıp dedi ki "önceki kiracının taahhüdü devam ediyor, iptal ederse ceza yiyecek, dilerseniz buluşup devir işlemi yapalım, hem siz de önceki kiracının uygun fiyatlı tarifesind
Yeni bir eve taşındım ve evde aktif bir internet aboneliği gözüktüğü için başvuru yapamıyordum. Ev sahibiyle görüştüm, beni arayıp dedi ki "önceki kiracının taahhüdü devam ediyor, iptal ederse ceza yiyecek, dilerseniz buluşup devir işlemi yapalım, hem siz de önceki kiracının uygun fiyatlı tarifesinden faydalanmaya devam edersiniz."

Ben de tamam dedim. Herhangi bir sorun olmaz, değil mi? Bu şekilde mantıklı ve avantajlı mı?
0
hadi ya la
(23.10.25)
evet en güzel yöntem bu. açıkçası eski kiracının internetinin abonelik devri yapmadan da (ödemesini aylık yaparak) kullanabilirsiniz ama bu eski kiracı için risk oluşturur.
+1
MtKrt
(23.10.25)
öğrencilik ya da daha genç zamanlarda ben böyle kullandım. başkasının internetini de aldım, başkasına da verdim. sorun olmaz.
ama belirtildiği gibi, siz güzel güzel twit'ler atarsanız arkadaşın başı derde girer eğer devir yapmazsanız.

ülkedeki koşullar belli, bence buluşun ve devir yapın. iki kişi için de iyi bu. ama arkadaşın tarifesine de bir bakın size uygun mu diye.
0
biseysorcaktim
(24.10.25)
sorun olmaz ama modem vs aldıysa onları iyi kontrol edin size teslim etsin sağ salim
0
enteg
(24.10.25)
(1)

Yüzde iğneli epilasyon işe yarıyor mu kızlar?

cccbehzatccc
Bildiğim kadarıyla her kök bir kerede hallediliyor değil mi? Tekrar tekrar işleme gerek var mı? Hem erkek sakal kılı gibi olan birkaç kılı hem de bazı orta köklü kıl tüy için yaptırmak istiyorum. Acır ve tekrar çıkar diye öteliyorum ama saçma bir hal aldı.Ne dersiniz?
Bildiğim kadarıyla her kök bir kerede hallediliyor değil mi? Tekrar tekrar işleme gerek var mı?
Hem erkek sakal kılı gibi olan birkaç kılı hem de bazı orta köklü kıl tüy için yaptırmak istiyorum. Acır ve tekrar çıkar diye öteliyorum ama saçma bir hal aldı.

Ne dersiniz?
0
cccbehzatccc
(23.10.25)
kökün birkaç evresi var, hangisine denk geldiğinize bağlı olarak tekrar çıkma ihtimali var, böyle demişti gittiğim epilasyoncu. ha bende asla tek seferde aldırdığım kıl hemen bitmedi, düzenli olarak epey süre gittim yüz dışında. acıyor evet ama kesin çözüm.
+1
pide
(23.10.25)

Apple watch app tavsiyeleriniz ve nefes al uyarısı veren app

gadlemler
Durup dururken nefesim yavaşladığında ya da kesildiğinde nefes almam konusunda uyarı veren uygulama hangisiydi acaba?Bu vesileyle, yürüyüş ve diyete başladım. Buna uygun ve başka önerdiğiniz hayatı kolaylaştıran uygalama önerileriniz var mı?
Durup dururken nefesim yavaşladığında ya da kesildiğinde nefes almam konusunda uyarı veren uygulama hangisiydi acaba?

Bu vesileyle, yürüyüş ve diyete başladım. Buna uygun ve başka önerdiğiniz hayatı kolaylaştıran uygalama önerileriniz var mı?
0
gadlemler
(23.10.25)
(5)

Taşeronu oldugumuz firmaya başvurma

WithWorth
Savunma sanayi ana oyunculardan birinin taşeronuyuz. Binlerce kişilik firmalar.Üstümüz olan firmada benim pozisyon için ilan açılmış. O roldeki adamlarıyla toplantı falan yapiyoruz sürekli, bizi hiç beğenmiyorlar 🤦‍♂️ başvuram mı ?Adam taşeronundan adam çeker mi ¿ Toplantıda "cv'ni beğendim" falan d
Savunma sanayi ana oyunculardan birinin taşeronuyuz. Binlerce kişilik firmalar.
Üstümüz olan firmada benim pozisyon için ilan açılmış. O roldeki adamlarıyla toplantı falan yapiyoruz sürekli, bizi hiç beğenmiyorlar 🤦‍♂️ başvuram mı ?
Adam taşeronundan adam çeker mi ¿ Toplantıda "cv'ni beğendim" falan der mi ?
0
WithWorth
(23.10.25)
muhtemeln gizlilik anlasmasi geregi alt yukleniciden ise alim yapmazlar, conflict of interest olabilir.
eger boyle bir engel yoksa o buyuk firmadan en yakin hissetiginiz kisiye usulca sokulup merhaba diyiniz....gelen feedback e gore devam eder yada iptal edersiniz.
+1
cairo
(23.10.25)
başvurabilirsin kaybedeceğin birşey yok.
0
orpheus
(23.10.25)
Ben daha önce yaptım. Donörümüz olan bir kurumda başka bir projeye başvurmuştum alındım. Aynı proje değilse ve @cairo'nun da dediği gibi çıkar çatışması yoksa değerlendirilirsiniz. Bence başvurun.
0
Amaranta ursula
(23.10.25)
ne kaybedersiniz ki?
0
co2s2
(24.10.25)
ben de aynı şekilde ana firmaya geçmiştim. ana firma olarak taşerondan aldığımız da olmuştu. firmanın yapısını beğenmeseler de şahsen yaptığınız işi beğeniyor olabilirler.

bazı sektörlerde bu kesinlikle yasaktır. önce bunu öğrenmeniz faydalı olabilir.
0
janderzel zartanyan
(24.10.25)
(2)

türkçe versiyonu var mı?

exlibris
https://www.youtube.com/watch?v=xWoEkfbmXDkbu şarkının türkçe bir versiyonu var mı ben mi karıştırıyorum? sanki tanıdık geliyor ama çıkaramadım.
www.youtube.com

bu şarkının türkçe bir versiyonu var mı ben mi karıştırıyorum? sanki tanıdık geliyor ama çıkaramadım.
0
exlibris
(23.10.25)
Hepsini dinlemedim
buziki Orhan in fırtına şarkısı başlangıcı
Devamına baktım da ilgisi yok. Ama. Başı çok. Benzer.
0
kisa
(23.10.25)
Plevne marşı'nın girişine benziyor.

youtu.be
0
kibritsuyu
(23.10.25)
(13)

mizahta ve komidede ifade özgürlüğü

put it in your appropriate place
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.Birde mizah ve komedi
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?

Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.

Birde mizah ve komedi yaparken amaç dalga geçmek, alay etmek ve küçük düşürmek olmamalıdır. Olduğunda o mizah ve komedi olmuyor, aşağılamak oluyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Eylemin bir 'dalga geçme, alay etme, küçük düşürme' mi olduğu, eğer öyle ise tolere edilir dozda mı olduğu konularına bir 'sansür kurulu' mu karar verecek peki?
+4
Mirket
(23.10.25)
insanın ağzından her şey tereddüt etmeden çıkabilmeli ve bu hukuki olarak koruma altında olmalıdır.

bak mesela sen daha sorduğun soruda bile kendinle çelişiyorsun.

bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var.
+5
yurtsuz john
(23.10.25)
@yurtsuz john;

tam olarak çeliştiğim kısım neresi? Anlamak için soruyorum. Müslüman salyangoz ikilem mi? Bundan bağımsız bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var görüşüne hak veriyorum.

@mirket;

sansür kurulu ve benzeri kavramlar asla olmayacak. zira sansür kurulunu kim seçecek? neye göre karar verecek? (bkz: quis custodiet ipsos custodes?)
0
🌸put it in your appropriate place
(23.10.25)
insanların duyguları kaale alınmaksızın her şey her yerde söylenebilmeli. amerika bunun uygulanışına güzel bir örnek. düşünsene istediğin herkese saydırıyorsun ve sabah uyandığında hala işinden atılmamışsın, kelepçelenmemişsin. rüya gibi.

bir de,
"benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır"
"ama"
aması yok işte. "sınırsız" ve "ama" aynı yerde olmuyor. "insanları incitmeyecek ölçüde insanlar kendini ifade edebilmeli" diyebilirsiniz, aksi takdirde post-modern bir anlayışta olduğunuz hâlde kendini çağdaş ve ilerici göstermeye çalışan sıradan bir anadolu insanı izlenimi veriyorsunuz.
+2
herzan
(23.10.25)
Bence bu konuda sınır şu, atıyorum biri sizi hiç alakadar etmeyen bir hassasiyet (LGBT) hakkında şaka yaptı ve güldünüz veya sorun etmediniz, o zaman sizin de hassasiyetinize şaka yapılabilir.
+2
olaylar olaylar
(23.10.25)
senin için sınırsız değilmiş.

Ben South Park ile büyüdüm. Orada söylenebilen her şeyin söylenebilmesi ve şakasının yapılabilmesinden yanayım. Küçük düşürmek olmamalı diyorsun da, mesela Saddam şeytan ile gay ilişki yaşıyordu. Bir grup insan için bi lideri küçük düşürmüş sayılabilir. Geçenlerde (izlemedim ama) Trump'ı gömmüşler bayağı. Bu olmamalı mı mesela? Zamanında tacizci rahiplerle aşırı dalga geçmişlerdi. (rahipler, çocuk taciz etmeyeni garipsiyordu) Komple dini aşağılıyor gibi bişey...
+5
nhk ni youkosu
(24.10.25)
İnsanların duyguları kâle alınmaksızın konuşulmamalı. Mizah da seviyeleri olan bir kavram, herkes her mizahı anlamaz, süt bebesine pastırma yedirmenin âlemi yok. Halbuki bu bilerek isteyerek yapılıyorsa orada kötü niyet vardır, kesin ve net. Kaos oluştuğunda suçunu kesinlikle kabul etmez bu kötülüğü yapanlar.

Mizah bir izah çeşididir ve kaliteleri, seviyeleri vardır. Zekâ gibi. Her zekâ ve her kültür her mizahı anlayacak diye bir kaide yoktur. İnsanların hassasiyetlerine saygı göstermemek kavga doğurur. Amaç buysa dilinizin kemiği olmayabilir evet.
-5
muhayyer divan
(24.10.25)
Sorun aslında kime göre neye göre sınır.
Misal biri der din kutsalim, sınır. Biri der millet kutsalim sınır, biri der futbol takımım sınır, biri der cinsel tercihim sınır ohooo.

Yani sizin güldüğünüz bir şeye başkası bu soylenmemeli diyebiliyor.
+2
logisticsmanager
(24.10.25)
"her şeyin mizahı olur ama hakaret olmaması lazım" gibi bir ifade ile kanun yapmaya çalışırsanız, şunlara benzeyen bir şey yaşarsınız:

1- her çalışanın sorgusuz sualsiz grev hakkı vardır ancak kamu düzeni, devletin güvenliği gibi sebeplerle, devletin grevleri iptal etme hakkı vardır. kimse grev yapamaz hale gelir.

2- anayasada "herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" yazıyordur ama devlet kamu düzenini falan öne sürerek hoşuna gitmeyen gösterileri iptal ediyordur.

mizah da böyle olur. devlete yetki verdiğin anda, nasrettin hoca fıkrası bile anlatamaz hale gelirsin.
+5
co2s2
(24.10.25)
Mizahı muğlak belirsiz tanımların içine hapsederseniz o mizah falan olmaz. " Toplumun değer yargılarına zarar veren" gibi bir tanımı her yerde görürsünüz. Kimdir bu toplum, kim belirlemiştir bu değer yargılarını, herkes bu değer yargılarını kabul etmiş midir gibi soruların ise yanıtını hiçbir yerde göremezsiniz.

"İnanmasan da saygı duymalısın" bu cümleyi de duyarsınız, belki siz de aynı fikirdesinizdir. Buradaki sorun "saygı duymalısın" beklentisinin yanlışlığından kaynaklanıyor. Öncelikle inanmadığım şeye neden saygı duyayım? zaten saygı duysam o fikre, görüşe yakın olurdum/inanırdım. Dünyanın düz olduğuna inanan, uçaklardan bizi spreylediklerini düşünen adamın fikrine neden saygı duyayım? Bu fikrin aptalca olduğunu söylediğimde alınıyorsan bu senin problemin?

Evet bu fikirlere saygı duymuyorum ve yeri geldiğinde en ofansif şakaları da yapıyorum. Ama mesela gidip bu fikre sahip insanları yakarak öldürmeye çalışmıyorum, yolda gördüğümde nasıl böyle düşünürsün diyerek saldırmaya, dövmeye çalışmıyorum. Çünkü saygı duyduğum şey, isteyenin istediğine inanma ve söyleme özgürlüğü; fikirlerinin kendisi değil. Ancak beklenen şey kendi fikrini bile söylememen, çeneni kapatıp sanki sen de öyle düşünüyormuş gibi davranman. Üzgünüm ama bunun adı saygı duymak falan değil.
+3
thracia
(24.10.25)
doğru içerikte her şeyin şakası yapılır benim için mahsuru yok. ricky gervais'in bi gösterisinde kanser üzerinden çok güzel açıkladığı bir örnek vardı bununla ilgili onu bulamadım ama şuna sonuna kadar katılıyorum: www.youtube.com
+1
bay b
(24.10.25)
@nhk ni youkosu Ben de gençliğimi South Parkla geçirdim. Haziran 2022ten beri Family Guy izledim Mizaha bakış açıma etkileri çoktur.

@thetruenorthstrongandfree1 Söylediklerinizde dalga konusu göremedim açıkçası. Sanırım dalga geçmek alay etmekle düşündüklerimiz aynı değil. Orada olsaydım ben de gülerdim muhtemelen.

Düşüncelerime gelen eleştirileri hak veriyorum. Sanırım kendimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Dalga geçmek, alay etmek ifadeleriyle aklımıza gelenler aynı değil sanırım. Şöyle ifade edeyim; ego tatmini sağlamak ve prim sağlamak amacıyla küçük düşürmeye çalışmaya karşı olduğumu söyleyim.

hassasiyet, değer ve kutsal hakkında yapılan mizahlara ve komedilere güldüğüm çok oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bundan dolayı benim hassasiyetime, değerime ve kutsalıma yapılan mizahlara ve komedilere de gülüyorum. Başkasına yapılırken iyiydi, bana mı yapılınca mı kötü oldu?!?!?11

Yoksa gelen cevaplardan hemen hemen aynı fikirde olduğumuza kanaat getiriyorum. Her şeyin mizahı vardır.
0
🌸put it in your appropriate place
(24.10.25)
İnsanlar saldırganlıklarını mizah adı altında gizlemediği ya da benzeri kendine yapıldığında "foşik" diye ağlamadığı sürece her konuda mizah yapılabilir. Kişiye yönelik olanlarda ise karşıdaki kişiye doğrudan yapılan mizah, karşıdakine bağlı. Rahatsız oluyorsa uzatmamak lazım ama dolaylı yoldan yapılan için ise sınırlar biraz bulanık.

Örneğin bir arkadaşınızın yüzüne karşı yaptığınız espri onun izin verdiği kadar ağır olacakken, internette yapılan bir paylaşıma ya da internette ünlü olmuş birine yönelik espri sınırları daha esnek olmalıdır. Paylaşım sahibinin sınırları aşılabilir.
0
nawar
(24.10.25)
(6)

Bebek için gelenlere stk magneti hediye etmek

chicha_v2
Böyle bir fikrim var. Dümdüz magnet olsun istemiyorum açacak şeklinde olanlar var biliyorsunuz vardır sizde de. Arkadaş kendi yaptırmıştı, ben araştırınca stk'ların da böyle ürünleri olduğunu gördüm hoşuma gitti.Sorum ise şu: Magnetin üzerinde bebeğin adı ve doğum tarihi yazıyor. Bebek doğduktan son
Böyle bir fikrim var. Dümdüz magnet olsun istemiyorum açacak şeklinde olanlar var biliyorsunuz vardır sizde de.

Arkadaş kendi yaptırmıştı, ben araştırınca stk'ların da böyle ürünleri olduğunu gördüm hoşuma gitti.

Sorum ise şu: Magnetin üzerinde bebeğin adı ve doğum tarihi yazıyor. Bebek doğduktan sonra yaptırsam çok geç kalır mı birkaç güne gelir mi acaba?

Tarihsiz yaptırmak da bir seçenek ama onu da istemiyorum. Ziyarete gelen eşe dosta hediye ederim diye düşünmüştüm.
0
chicha_v2
(23.10.25)
düğünde kaçuv'dan böyle bir şeyler yaptırmıştık. biraz zaman alabiliyor ama kaçuv'daki arkadaşları arayın sorun doğru bilgi verirler. biraz yoğunlukla da alakalı.
0
awlmi
(23.10.25)
Darüşşafaka?
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Biz Daruşşafaka'dan renkli balon resimleri olan tatlı bir magnet yaptırmıştık. Çok güzeldi. Tavsiye ederim.
0
ucurulmamak umidiyle
(23.10.25)
Bebek için stk magneti mi?
Beleşe getirmek için mi yoksa o stkyı çok sevdiğiniz için mi?
Koluna sevgilinin adını dövme yaptırmak gibi bişey bence. Bebeğin o saflığını ve masumluğunu o stk ile kirletmişim gibi gelirdi bana. Düz magnet yaptırırdum ben olsam

Edit: bebeğin de fikrini almalısınız bence..
-8
love and trust
(24.10.25)
@love and trust
Stk magnetleri beleş değil. Stkya destek mahiyetinde oluyor

@konusma ta katılıyorum. Açacak degilse çöpe gider
0
Şişman Ronaldo
(24.10.25)
Yetişmez.
Bütün o telaş içerisinde onun siparişine ayıracak 5 dakikanız da olmaz.
Tam tarih yerine 2025 yazma seçeneğini de değerlendirin. Yakın birkaç akraba dışında tam tarih kimsenin umrunda değil.

Bu arada dediğiniz açacak gibi verilen şimdiye kadar her şeyi bir süre sonra çöpe attım. Çünkü kalitesiz oluyorlar.
Önem verdiğim bir bebekse zaten açacağı kullanmaya kıyamam, saklarım.

O açılardan da düşünün derim.
0
michael_knight
(24.10.25)
(5)

Şanslı olduğunuza inanıyor musunuz

arbre
Şu tip bir şeyden bahsediyorum. Birinin bir şeyini çok beğendiniz. Bir gün o şeyden daha iyisi sizin oluyor. Bu genelde bu şekilde gerçekleşiyor ve siz bu düzene inanarak her konuda düşündüğümüzden daha iyisini bulacağına içten içe inanıyorsunuz.Bir arkadaşınızın sevgilisi var. Kıskandınız. Ama bir
Şu tip bir şeyden bahsediyorum. Birinin bir şeyini çok beğendiniz. Bir gün o şeyden daha iyisi sizin oluyor. Bu genelde bu şekilde gerçekleşiyor ve siz bu düzene inanarak her konuda düşündüğümüzden daha iyisini bulacağına içten içe inanıyorsunuz.

Bir arkadaşınızın sevgilisi var. Kıskandınız. Ama bir gün bir bakıyorsunuz o kızdan daha güzel bir kızla sevgili olmuşsunuz.

Ya da bir arabayı beğendiniz. Ben şanslıyımm benim arabam bundan daha iyi olacak diyor musunuz?

Arkadaşınız gitmek istediğiniz bir ülkeye gitmiş. Atıyorum İtalya. Turist olarak. Ama sizin kaderinizde Green Card kazanıp ABD'de çalışmak var. Bu tip bir hissiniz var mı?

Sağ olun.
-2
arbre
(23.10.25)
İnanıyorum.
0
Amaranta ursula
(23.10.25)
Birkaç senedir hayatimda her şey inanılmaz hayal edilemez şekilde yolunda gidiyor. Buna şans diyorsak denebilir
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
Nope
0
Kahvedesu
(23.10.25)
İnanıyorum. Ama bahsettiğin şekilde başkasının bir şeyini kıskanıp daha iyisini elde etmek gibi değil. Genel olarak şanslıyımdır kısmetim açıktır. Bariz sürprizli olaylar yaşarım küçüklü büyüklü
0
dfn4
(23.10.25)
Hafiften bir şansım var.
0
put it in your appropriate place
(23.10.25)
(2)

İzmir istanbul otoyolu - uçtan uca

tchuck
kaç tl'ye maloluyor? istanbulda üçüncü köprü yolundan değil anadolu caddesinden (veya neydi adı) geldiğinizi düşünün. ordan izmir igrişine kadar ne yazıyor?
kaç tl'ye maloluyor? istanbulda üçüncü köprü yolundan değil anadolu caddesinden (veya neydi adı) geldiğinizi düşünün. ordan izmir igrişine kadar ne yazıyor?
0
tchuck
(23.10.25)
kaptan memo
(23.10.25)
yandex navigasyon rota oluşturduğunuzda ne kadar tutacağını gösteriyor.
0
lazpalle
(23.10.25)
(3)

Yoğurt mayalıyorum

love and trust
Arkadaşlar yoğurt mayalıyorum ilk defaSütü kaynattım şimdi soğumaya bıraktım3 kg süt için ne kadar maya gerekir?Elimde yoğun şekilde olarak 1,5 yemek kaşığı maya var. Bunu sütle biraz çoğaltıcam. 3 kg için bu yeterli olur mu?
Arkadaşlar yoğurt mayalıyorum ilk defa
Sütü kaynattım şimdi soğumaya bıraktım
3 kg süt için ne kadar maya gerekir?
Elimde yoğun şekilde olarak 1,5 yemek kaşığı maya var. Bunu sütle biraz çoğaltıcam. 3 kg için bu yeterli olur mu?
0
love and trust
(23.10.25)
Evet yeterli olur.
+3
mbond
(23.10.25)
Yeterli
+1
Gradient_tabanlı_mor
(23.10.25)
Yoğurdu kaynatmak yerine sütü 90 derece civarında 20 dakika tutun ve bitince mutfak lavabosunda soğuk suda 45 dereceye düşürün. 4-5 saat 50 derece fırında mayalaninca inanılmaz iyi dokusu olan bir yoğurt oluyor.
0
spankenstein
(23.10.25)
(1)

Yeni arayüzdeki bug bilgisini nereye bildiriyoruz?

Bu ne ya?
Sorum başlıkta.Az önce kendi istatistiklerime bakmak istediğimde istatistik sayfası açılıyor ama duyuru kullanıcısı olan `Bu ne ya?` yerine Ekşi yazarı olan `Bu ne ya`'yı ekrana getiriyor ve istatistik bulunamadı diyor.Sonra sonu ünlem veya soru işareti ile biten tüm yazarlarda aynı hatayı aldığımı
Sorum başlıkta.

Az önce kendi istatistiklerime bakmak istediğimde istatistik sayfası açılıyor ama duyuru kullanıcısı olan Bu ne ya? yerine Ekşi yazarı olan Bu ne ya'yı ekrana getiriyor ve istatistik bulunamadı diyor.

Sonra sonu ünlem veya soru işareti ile biten tüm yazarlarda aynı hatayı aldığımı fark ettim. Eğer kullanıcı adınız soru/ünlem işareti ile bitiyorsa ve aynı isimle ama soru/ünlem işaretsiz Ekşi yazarı varsa, web sitesi sizin istatistikleriniz yerine Ekşi yazarının istatistiklerini getiriyor.
Eğer öyle bir Ekşi yazarı yoksa da "Üzgünüz, bu sayfa bulunamadı" diye hata alıyorsunuz.
0
Bu ne ya?
(23.10.25)
aynı şey için github üzerinden bug açtım. bunu bildirmeye gerek yok sanırım.
0
kisa
(23.10.25)
(11)

Dertlerim, artılarım, eksilerim, bir şeyler söyler misiniz ?

ebeş
Doneler,10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.Maaşım eh işteev kirası yokKız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruzAilem
Doneler,
10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.
Maaşım eh işte
ev kirası yok
Kız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruz
Ailemle ilgili bir sorunum yok, sağlık sorunum yok, yakınlarımın sağlık sorunu yok.

Ama istanbul'dan, iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizliklerden çok sıkıldım. Sanırım artık gençlik zamanlarındaki enerjim,motivasyonum yok. İşi bıraksam yapabileceğim başka bir iş becerim yok, hadi olsa yine aynı içsel sıkıntıyı yaşayacağım belirli bir süre sonra.

Trakya'da küçük bir şehirde evim var, oradan kira geliri alıyorum, o şehre dönersem oturabileceğim ayrıca bir evim daha var. Ama yapabileceğim bir işim yok.

Psikolojik olarak son zamanlarda iş'te yaşanan sıkıntılardan dolayı çok daralmış hissediyorum, çıkış yolum yokmuş gibi hissediyorum, özgüvenimi kaybetmiş gibi hissediyorum, aslında geçmiş yıllarda da sıkıntılı zamanlarım oldu ancak hepsinin üstesinden özgüvenim ile geldim şimdi kendimi daha özgüvensiz hissediyorum.

Bunu buraya yazmak istedim sadece, benden daha kötü şartlarda olan insanların olduğunu biliyorum, bu zamanlar geçecek değil mi ?
0
ebeş
(23.10.25)
geçmez. Geçmesi için bir sorun olması lazım. o sorun doğduğunda da onun nasıl geçeceğine kafa yoracağın için bu sorunsuzluktan dolayı sıkılmışlık hissiyatına pek vakit ayıramayacaksın. Her şey düzlüğe çıktığında da yine bu noktaya dönüp aynı sorgulamayı yapacaksın.

yeni kararlar alıp, comfortzone'u terk edemedikçe böyle yıllarca debelenip, alışıp devam edeceksin.
+1
croswell
(23.10.25)
Derdin falan yok rahat batıyor gibi. Memlekette bu imkanlara sahip insanlar mutlu mesut yasıyor.
İş var
iyi kötü para
Pozisyon güzel
Kira yok gibi
Sevgili var

Ee daha ne istiyon? Millet aç aç:))
+3
luluki
(23.10.25)
rahatbatmis.com
+1
Kahvedesu
(23.10.25)
Hepsini okudum bir derdin yok. Devam.
0
arbre
(23.10.25)
bazen böyle dönemler olur. hayatına yenilikler kattıkça o iş yerindeki sorun da çözülür. daha fazla kötü olmaması için ugras bence. istersen milyonların olsun dünya kadar evin olsun dert derttir. sen içini ferahlatmaya bak.
+2
koela
(23.10.25)
Yukarıdakiler hepsin +5

Hangi şirkete gidersin gi iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizlikler her zaman olacak. Kendi şirketi kursan, kendi işini yapsan bile mış gibiliklerden saminiyetsizlik gene olacak.

Ara ara motivasyon düşmesi olur. İş yerinde hatalar ve yanlışlar olur. Olan hatalar ve yanlışlar canınızı sıkmış ki çok normal. Odaklanıp problemlerin düzeltmekten başka bir çare yok ama öbür taraftan sosyal ve özel hayatınızda dertlerniz yok işte. Yazdıklarınızdan böyle anlışılıyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Aslında cevabı kendiniz vermişsiniz.
İstanbul'dan kaçıp gitmek istediğiniz şehirde bile daha gitmeden problemlerin varlığının farkındasınız. Nereye giderseniz gidin yada ne yaparsanız yapın hayat hiçbir zaman dört dörtlük olmuyor ve olmayacaktır da. Kaldı ki bahsettiğinize göre işiniz, çoğu insana göre yaşam standartlarınız, aşk hayatınız, ailenizin ve sizin sağlık durumu ve aile ilişkilerinizde hiçbir sıkıntı yok bu da demek oluyor ki dünyadaki çoğunluktan daha şanslısınız.
+1
mermaidd
(23.10.25)
hayatınızda yüzlerce sorun olabilir, ama sağlık bozulursa sorununuz sadece teke düşer. o yüzden sağlıklı olmanız her şeyden önemli. fiziki ve psikolojik olarak.

şu anda ihtiyacınız ruhsal terapi ya da ufak bir ilaç müdahalesi gibi duruyor.
+1
galahad reloaded
(23.10.25)
Herkes aynı gelir düzeyine, aynı aile yapısına, hayat şartlarına sahip olmadığı için bizim içimizi sıkan şeyleri bir başkası için derdini öpeyim olarak değerlendirilebiliyor. Ama bu bizim derdimizi ortadan falan da kaldırmıyor. Sorunlara böyle bakılmaz. O zaman Afrikadaki adam da senin derdini küçümsesin. Bunun bir sonu yok.

Bence sorunun, kendini seçeneksiz ve sıkışmış hissetmek. İstanbul çok yorucu ve insanın enerjisini emen bir şehir ve çoğu insan yaptıkları iş yüzünden bu şehre mahkum kalmış durumda. Ülkenin tüm kaynaklarının tek bir şehre yığılmasının sonucu bu. Kendine bir alternatif yaratmak istiyorsun ama seçenek göremiyorsun. Bu şekilde, bu tempoyla çalışmak istemiyorsun ama şartlar seni buna zorluyor. Tüm bunlar bir sıkışmışlık hissi yaratıyor.

Yaptığın işi bırakıp bu düzenden çıkmak büyük bir karar. Muhtemelen bu kadar çalışmaya karşılık doğru düzgün bir birikim yapamamak canını sıkıyor ve ulan mesele karın doyurmaksa çalışmasam da karnım doyar mevcut şartlarımda diye düşünüyorsun ama iş harekete geçmeye geldiğinde o karar verilemiyor.

Bence ihtiyacın olan şey bir erken emeklilik planı. Farklı bir şehirde işleyen bir iş, düzen kurabilmek için alternatifler araman, seni bu şehre olan mahkumiyetinden kurtaracak bir iş planı, belki bir ortaklık, pasif gelir yaratma yolu yöntemi gibi şeylere ihtiyacın var. Enerjini bunlara vermek kendini sana iyi hissettirecek. Ayrıca fırsat buldukça bu şehirden seni çıkaracak seyahatler de sana iyi gelir. Mesela bir motosiklet ehliyetine yazıl, bi motosiklet al ve sevgilinle uzun turlar planlayın. Sevgilini de bu yeni deneyime ortak et, hatta ehliyete birlikte yazılın.
+1
thracia
(23.10.25)
icindeki sikintinin sebebi hepimizin ortak derdi olan "parasizlik"
+2
cooperr
(23.10.25)
sevdiğiniz insan ile bunları paylaşın. Buradaki sakinliğinizle paylaşın. Sonra sarılın ve bunun tadını çıkartın. Her şey geçecek. Her şey bir daha başlayıncaya kadar geçtiğinde de (söyleminize göre Ocak-Şubat civarı) üzerinizde bu kadar baskı yokken neler yapabileceğinizi düşünün. Hayatınızdaki insan ile birlikte hemfikir olduğunuz ve dolayısıyla pişman olmayacağınız bir karar verirsiniz.
Ezcümle; geçecek. Her şeyin geçtiği gibi.
+1
sparkle kiddle
(23.10.25)
(1)

istanbul anadolu yakası go cart tavsiyesi

kisa
ilk defa kullanacak birisi için tavsiyesi olan yer var mıdır?
ilk defa kullanacak birisi için tavsiyesi olan yer var mıdır?
0
kisa
(23.10.25)
Tuzla karting park çok iyi geniş geniş ama açık hava. Hava durumuna göre gidin, yerler ıslakken gitmeyin.
0
chicha_v2
(23.10.25)

Korkunç Komik Ölümler i izleyen var mı?

kisa
güzel vakit geçirilir mi? alayım mı bilet yoksa değmez mi?
güzel vakit geçirilir mi? alayım mı bilet yoksa değmez mi?
0
kisa
(23.10.25)
(3)

Acil Baklava Avrupa Yakası Sipariş

vedatchilipeppers
Selam,Bugün içinde bir yere tatlı göndermem gerekiyor. `Gaziburma` göndermiyormuş Avrupa Yakasına. Bu klasmanda veya daha iyisi, bildiğiniz 10/10 bir baklavacı önerebilir misiniz?Şimdiden teşekkürler
Selam,

Bugün içinde bir yere tatlı göndermem gerekiyor. Gaziburma göndermiyormuş Avrupa Yakasına. Bu klasmanda veya daha iyisi, bildiğiniz 10/10 bir baklavacı önerebilir misiniz?

Şimdiden teşekkürler
0
vedatchilipeppers
(23.10.25)
mehmet yıldırım iyi hoştur da sitesindeki açıklamadan emin olamadım. önce bir sonraki gün gönderilir yazmış ama istanbul içi aynı gün demiş.
www.baklavacimehmetyildirim.com
+1
lazpalle
(23.10.25)
Karaköy Güllüoğlu da gönderim sağlıyor sitesine bakabilirsiniz
0
mermaidd
(23.10.25)
Karaköy Güllüoğlu veya Köşkeroğlu olabilir. İkisi de iyidir.
+1
chicha_v2
(23.10.25)
(8)

şehirlerarası otobüsler uzayı mı büküyor

kibritsuyu
arkadaşlar dün bir şey fark ettim. kesin daha önce de fark eden olmuştur. biri bana bunu açıklayabilir mi?benim normal binek aracımda bir tane tek kişilik şoför koltuğu, yanında bir tane tek kişilik yolcu koltuğu, ikisinin arasında da taş çatlasın bir karış boşluk var. sağda solda neredeyse hiç boşl
arkadaşlar dün bir şey fark ettim. kesin daha önce de fark eden olmuştur. biri bana bunu açıklayabilir mi?

benim normal binek aracımda bir tane tek kişilik şoför koltuğu, yanında bir tane tek kişilik yolcu koltuğu, ikisinin arasında da taş çatlasın bir karış boşluk var. sağda solda neredeyse hiç boşluk yok. arka koltuğa da anca üç kişi göt göte oturuyor. ve benim aracım yoldaki bir şeridi neredeyse tamamen kaplıyor. yani iki araba yan yana gidemezsin.

ama şehirlerarası otobüse bakıyoruz, solda iki tane koltuk, sağda iki tane koltuk, her iki kişi de birbirine temas etmeden rahatça oturabiliyor, ortada da servis arabası bile sürülebilecek geniş bir koridor var. ve bu otobüs de yoldaki bir şeridi kaplıyor, yan şeritlere taşmıyor.

nasıl oluyor lan bu?
+6
kibritsuyu
(23.10.25)
arabanın koltuğu daha geniş, aynı say yine de. arabada kapı tarafında et kalınlığı daha fazla otobüs ie daha kübik, net. o geniş koridor dediğin her halde 2.5 karış falandır.
+2
kisa
(23.10.25)
gemi suyun üstünde nasıl duruyorsa, otobüste karayolunda öyle duruyor.

mercedes e kasa genişlik 2 m, mercedes travego genişlik 2,5 metre ateistler bunu da açıklayın.
+2
mikahakkinen
(23.10.25)
Biraz göz yanilsamasi, biraz da kisa’nin dediği gibi ölçülerin farklı olmasından kaynaklanıyor.

Şerit genişliği 3,5 metre falan. Ortalama bir araba 1,80 desek otobüsün genişliği de 2,50 civarında olsa gerek. Arada devasa bir fark yok, otobüsün koltukları dar, yan paneller ince. Arabada tam tersi. Aslında şerit geniş. Bakış açımız sebebiyle olduğundan dar görünüyor.
+1
orient blue
(23.10.25)
otobüs daha geniş. travegonun genişliği 2550 mm imiş. megane sedan 2058 mm. (otobüs genişliği / araba genişliği diye aratınca çıkan ilk sonuçlar bunlar)
+1
inheritance
(23.10.25)
Abi onu soruyorum işte. Megane 2 metre, travego 2.5 metre, arada 50cm fark var. 50 santime +2 koltuk ve koridoru nasıl sığdırdık?
+3
🌸kibritsuyu
(23.10.25)
koltuk ölçüleri farklı. arabada koltuk için sağda solda boşluk var, otobüste iki koltuk için sadece cam kenarında boşluk var neredeyse 0. otobüste koridor tarafında aslında koltuk boşluğu yok, o koridor ve omuz tarafındaki pay paylaşımlı kullanılıyor.
otobüste et kalınlığı az.
araba koltuğunda insan daha da genişliyor ama otobüste daha bi, nasıl desem yarış koltuğu gibi, adamı topluyor aslında.
3 ordan 5 burada sığmış işte :D
+2
kisa
(23.10.25)
megane'ın genişliği 2 metre değil. megane'ın genişliği aynalar hariç 176 cm, aynalar dahil 205 cm. otobüslerin karoser kalınlığı daha az. ve otobüslerin koltukları daha dar.
+1
co2s2
(23.10.25)
Megane'ın aynalar hariç, karoserin en geniş yerinden genişliği ölçülünce 1.875 mm geliyor. Ancak bu genişliğe kapılar da dahil. Kapıların haliyle açılır kapanır olması, genişlikten bir miktar kayba neden oluyor. Lastiğin ortasından izdüşüm alınarak genişlik ölçüldüğünde ise 1.600 mm civarı geliyor ki bu ölçü bence iç mekanın genişliğinin kullanılabilir alanında çok daha gerçekçi bir rakam. Ancak bu genişlik bakımından da kayıplar oluyordur, lastiğin ortasından alınan ölçüye dik bir şekilde hayali bir dikme çekin, kullanılabilir genişliğin 1.600 mm'den de az olacağını göreceksiniz. Arabanın ölçüleri: 0-100.ro

Travego'nun genişliği 2.550 mm. Koltuklar karosere olabildiğince sıfır. Karoserde kayıp çok daha az çünkü koltuklar kapıların yanında değil, düz sac ve camın yanında. Bu nedenle otobüs bu genişliği çok düşük kayıplarla kullanabiliyor. Ölçüler dikkatli incelendiğinde kullanılabilir alan farkının 1 metreye yaklaştığı görülecektir. Otobüsün ölçüleri: www.scribd.com

Otobüsün koltukları çok daha dar ve iki iri erkeğin omuzlarının birbirlerine temas etmemesi mümkün değil. Boyum 1.80 civarında ve erkeğim, koridor tarafında otururken omzumu çekmezsem küçük bir çocuk ya da çok minyon bir kadın geçmediği sürece temas kaçınılmaz oluyor. Herkesin birbirine sürttüğü bir alanda 4 kişi ve bir koridor mümkün oluyor böylece.

Özetle, fizik her zaman her yerde çalışıyor ve kazanıyor. Otomobilin ölçülerini doğru okursanız aradaki inanılmaz boyut farkını görürsünüz.
+1
10551037
(23.10.25)

Borderline kişilik bozukluğu olan (veya yakını olan) var mı?

mahmuttt
Hangi ilaçlar size (veya yakınınıza) iyi geldi?Hastalığa iyi gelen farklı şeyler oldu mu? Nedir?Teşekkürler.
Hangi ilaçlar size (veya yakınınıza) iyi geldi?


Hastalığa iyi gelen farklı şeyler oldu mu? Nedir?

Teşekkürler.
0
mahmuttt
(23.10.25)
(5)

fıtıkla yaşamak

inheritance
hem boyun hem de bel fıtığım varmış. ikisi aynı anda belirti verdi. dün ilaca başladım. ameliyata gerek yok dediler, bugün fizik tedaviye başlıyorum. ikisini birden veya sadece birini yaşayanlara sorum: fizik tedavi, ilaç, egzersiz, vs. ile ameliyat olmadan eski yaşam kalitenizi yakalayabildiniz mi?
hem boyun hem de bel fıtığım varmış. ikisi aynı anda belirti verdi. dün ilaca başladım. ameliyata gerek yok dediler, bugün fizik tedaviye başlıyorum.

ikisini birden veya sadece birini yaşayanlara sorum: fizik tedavi, ilaç, egzersiz, vs. ile ameliyat olmadan eski yaşam kalitenizi yakalayabildiniz mi?
0
inheritance
(23.10.25)
Ters hareket yapmadıkça sorun olacağını sanmıyorum. Önemli olan problemli alanlara odaklanıp fizik tedavi ile güçlendirmek.
Boyun fıtığı başlangıcı teşhisi olan birisi olarak yorumum bu şekilde
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
Senede bir falan bir ters hareket yapacaksın. Bir hafta, 10 gün kadar o hareketin acısını çekeceksin. Onun dışında dikkatli ve özenli, normal bir hayatın olacak.
En azından benim belim öyle .
0
Mirket
(23.10.25)
Doğru egzersizleri hayatının kalıcı bir parçası haline getirebilirsen ağrın büyük ölçüde yönetilebilir olur.
0
ezkaza
(23.10.25)
duruş postürünü düzelt.
eğer her gün devamlı bilgisayar başındaysan laptopı monitörle kullan ya da yükseltici ile.
egzersize başla. ilk aşamada ağrın varsa fizik tedavi uzmanı ile. Ondan sonra düzenli spor.
gereksiz yere kendini zorlama ağır bir şey kaldırma. eğer kaldırman gerekiyorsa da dizlerini kırarak eğilip kaldır. belini eğerek değil yani.

fıtık ağrıları hep olan şeyler değil gelip gidiyor. Eğer vücudunu güçlendirip hayat tarzını değiştirirsen bir problem olacağını düşünmüyorum.
0
nuevo
(23.10.25)
Annemde de ayni sekilde hem bel hem boyun fitigi var ve kemik erimesi de var. Boyundaki fitik sinirlere yakin o nedenle cok dikkat etmesi gerekiyor. Ikisi de tuttu mu yerinden oynayamiyor kadin. Ilac kullanmiyor ama her sabah ve aksam egzersizlerini yapiyor ve agir tasimamaya calisiyor (3kg nun ustu). Babam yardimci olmaya calisiyor agirlik konusunda ama iste 3kg cok az bi sinir diye bazen uymuyor. Oyle oldugunda da agrilari tetikleniyor. Simdi yerine zamaninda yardim etseymis bunlar olmazdi da neyse...

Ozetle egzersiz + agir tasimamak.
0
truf
(23.10.25)
(12)

sokaklara isim yerine numara vermek her şehirde yaygın mı?

messina123
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
mersinde saçma sapan şekilde sokakların isim yerine numaraları var. illa ismi olan sokaklar da vardır ama geneli numaralı. mesela 103658 sokak, 74985 sokak gibi. sokağımın numarasını hep unuttuğumdan telefon rehberime sokak diye kayıt açtım. sizin şehrinizde de bu numara verme işi yaygın mı?
+1
messina123
(23.10.25)
Hayır değil.
Mersin'de bu durum benim de dikkatimi çekmişti. Doğuya doğru gittikçe bu durum daha da artıyor diye biliyorum. Bitlis vs
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
var ama isim de çok var. hangisi daha fazla bilemedim yani.
0
jelly bear
(23.10.25)
İstanbul'un bazı yerlerinde de bu olay var, bu sokak 1000. sokaksa bir alttaki sokak 1010.sokak diye geçiyor, belli bir düzene göre gitmiyor. Eskiden problem olabilirdi ama şimdi GPS var, sokak ismi ne olursa olsun çok da problem değil bence.
0
lamborcini
(23.10.25)
benim oturduğum yerde de sokak isimleri böyle ama böyle 5-6 haneli değil 4 haneli bizdeki bence 4ten fazlası akılda zor tutulur gerçekten de.
0
matilda
(23.10.25)
Ankara'da 4 haneli sokaklar var ama 6 haneli neymiş öyle.
0
anatomik
(23.10.25)
Benim en çok yaygın gördügüm bu olayın izmirde daha çok olması belli başlı caddeler isimden oluşuyor fakat geri kalanın çogungu 4 haneli numaradan oluşuyor
0
limonlu eksi
(23.10.25)
İzmir'in belli semtleri hep numaralı sokaklardan oluşuyor. Ama izmirde benim yaşadığım ilçede sokakların isimleri normal kelimelerdi.

Denizli'de iki sene yaşadım, orada da numaralı sokaklar yaygın.
0
nundu
(23.10.25)
istanbul'da da böyle uygulama var ama ilçe bazlı alışkanlık filan herhalde. tabii bunlarda da sözcük bazlı sokak/caddeler de var, sadece numara/sayı yok.

esenyurt, sultangazi, esenler, bağcılar, arnavutköy filan aklıma gelenler.
0
m e b
(23.10.25)
Muğla, benim bulunduğum mahalle tamamen numaralı sokak ama merkezi ve eski mahalleler hep isim, çiçek adı ya da kişi adı filan.
Sanırım birden yerleşime geçip patır patır sokak açılan yerleri numaralamış geçmişler.
0
subcomponent
(23.10.25)
yurtdisinda yaygin olan ulkeler var.
benim nefret ettigim uygulamalardan biri.
0
cooperr
(23.10.25)
görece yeni yerleşim yerlerinde sokaklara numara verilir. bir yaşanmışlık yok, tarihi bir bağ yok. biri çıkıp şuradan isim söyle yazayım demiyor, sıradan numara veriyorlar. sonradan bu numaralı sokaklardan isim verilenleri oluyor.
0
late viper
(24.10.25)
izmirin tarihi sokaklar hariç nerdeyse tamamı numaralı sistem. hatta bazılarında 7854/45 gibi durumlar da var. sistemi zamanında iyi kurmuşlar. sıralı gidiyor ve amerkan sistemi gibi kendi içinde bir düzeni var.
-skati ! 17. caddeye gidiyoruz. yeni bir ceset bulunmuş:)))
0
ground
(24.10.25)

İstanbul Havaalanı yakını otopark

bradshaw
Var mı kullanıp memnun kaldığınız bir yer? 4 gün için kullanacağım
Var mı kullanıp memnun kaldığınız bir yer? 4 gün için kullanacağım
0
bradshaw
(23.10.25)
(2)

uluslarası nakliyat vekaletname sorunsalı?

kornisch
yakın zamanda yurtdışına ev eşyası taşıma için bir firmayla anlaştık. noterde vekalet vermeden önce gönderdikleri vekaletnameyi incelediğimde iki nokta dikkatimi çekti süresiz olması ve benden habersiz başkalarına da vekalet verebilme (tevkil) yetkisi. bu sektörde normal ve standart bir prosedür mü
yakın zamanda yurtdışına ev eşyası taşıma için bir firmayla anlaştık. noterde vekalet vermeden önce gönderdikleri vekaletnameyi incelediğimde iki nokta dikkatimi çekti süresiz olması ve benden habersiz başkalarına da vekalet verebilme (tevkil) yetkisi. bu sektörde normal ve standart bir prosedür mü yoksa kapsamını süresini kendime göre daraltmam gerekir mi? benzer tecrübesi olan veya bilgisi bulunan arkadaşlar bilgilerini paylaşabilirse mutlu olurum. şimdiden teşekkürler.
0
kornisch
(23.10.25)
Bizim gonderdigimiz vekalet orneklerinde de sure sinirlamasi yok uzerinde dusundugumuz bir detay degil .ama baskasina sizden habersiz vekalet verme yetkisi diye bir seyi ilk sefer duyuyorum.bence gereksiz olmus.

Google a naklihane vekalet ornegi yazin cesitli firmalarin orneklerine ulasirsiniz.onlarla bir karsilastirin ama yillarin zati esyacisiyim hic boyle bir yetki duymadim.
0
duptıs
(23.10.25)
vekaletler genel olarak süresizdir. süreli olmasını istiyorsanız özellikle belirtmeniz gerekir. tevkil, yani başkalarını da vekil etme yetkisidir. ama ilk vekalet verilen firma/şajhsın yetkileriini ve sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. bu tip yetkiler çok lazım olmasa da ivedi bir durumda işinize de yarayabilir.
0
ground
(23.10.25)
(1)

bu araba ne?

exlibris
https://x.com/cattingwoman/status/1981010625200595323
0
exlibris
(23.10.25)
micra sanki
+2
ground
(23.10.25)
(2)

Psikolog yalnızlık

kararsızataletfilozofu
2-3defa gidip danıştığım oldu fakat hiç düzenli gitmedim.Hayatımı huzur, mutluluk, anksiyete, yol yordam bulma anlamında iyi gelir diye tahmin ediyorum.Araştırıcam ama ayıracak çok bütçem yok.Net bir sorun yok aklımdakilerden bahsedicem.Karakterim eskiye nazaran değişti eskiden konuşmayan çekingen b
2-3defa gidip danıştığım oldu fakat hiç düzenli gitmedim.

Hayatımı huzur, mutluluk, anksiyete, yol yordam bulma anlamında iyi gelir diye tahmin ediyorum.
Araştırıcam ama ayıracak çok bütçem yok.
Net bir sorun yok aklımdakilerden bahsedicem.

Karakterim eskiye nazaran değişti eskiden konuşmayan çekingen biriydim şimdi dilimin kemiği yok.

Fiyatta mı pazarlık yapmalıyım yada online olan platformlardan kullanıp memnun kalan var mı tavsiye verebilecek var mı ?
Zoom ile filan mı yapıyorlar ?
0
kararsızataletfilozofu
(22.10.25)
Sembolik ücret ile süpervizyon sürecinde çalışan birini tercih ederim ben bu durumda olsam. Ücretsiz ya da düşük ücretli bir kotası olabilir psikoloğun bu sorulabilir ama pazarlık yapıyorsa o işte bir tuhaflık olduğunu düşünebilirsiniz. Sınırlarını belirleyemeyen bir uzmandan yardım almak durumu minnete sürükleyip sizin alacağınız faydayı da düşürecektir, profesyonel bir yaklaşım değil. Size özel bir şey yaptığında otomatim olarak ı kişiye borçlu da hissedebilirsiniz, ciddiye de almayabilirsiniz, sınırları da ihlal edebilirsiniz, sorunla başlamış olursunuz. Onun yerine koşulların uygun olduğu bir adım atmak kendim için daha makul olur. Ücret bu kadar olur mu kısmına bu arada ne yazık ki bazen vergi meselesi ya da kredi kartında komisyon vs de dahil olabiliyor, kimi kişiler ödeme şekline göre de değişiklik yapıyor. Bu etik mi sorusu yine geliyor, hem de psikoloğun dürüstlük değeri olsa olumlu yansır seanslara.
0
kullanıcıadımbuolsun
(23.10.25)
Ucuz etin yahnisi çok iyi olmuyor maalesef.

Ben öğrenciyim, devlet hastanesinde psikiyatriye gitttim uzun yıllarca. Doktor devamlı terapi almam gerektiğini söylüyordu.

3 yerde denedim.

Biri, ibb pdm idi. 3 seans sonrası bıraktım, psikolog polyanaydı anca çiçek böcek deyip duruyodu, zaten ayda bir kere anca oluyordu.

Devlet hastanesinde gittim, seanslar 30dk idi, ve hafta içi zaman bulmak çok zordu. 2-3 haftada bir oluyordu. Psikolog çok şey değildi. Bir kere benden çok konuşuyordu. Ben daha derdimi anlatamamşım, bana bişeyler anlatıyor da anlatıyordu. Sonunda da bu dediklerim bakıl açını değiştirdi mi falan diyordu :d buna sa 3-4 seans sonra gitmeyi bıraktım.

Ve sonuncusu, mecidiyeköyde özel bi klinikti. Okulum sayesinde gitmiştim. Okulum 8 seansı ücretsiz karşılıyordu.

Vee şunu demeliyim ki, gerçek manada terapiyi burada görmüştüm. Bir kere 45dk sürüyordu, zaman vardı. Pazartesi akşam 7 de seans olabiliyordu, çok rahat oluyordu. Psikolog saçmalamıyor, gayet profesyonelce idi.

Maalesef terapi işleri parası olanlar için biraz da. En azından ben böyle tecrübe ettim.
0
divergent
(23.10.25)
(1)

Araba satış işlemleri

kararsızataletfilozofu
Eski arabamı bireysel birine satıyorum ne evraklar lazım, nelere dikkat edeyim.İlaveten sıfır araba alıcam bayiden neye dikkat edeyim ?
Eski arabamı bireysel birine satıyorum ne evraklar lazım, nelere dikkat edeyim.

İlaveten sıfır araba alıcam bayiden neye dikkat edeyim ?
0
kararsızataletfilozofu
(22.10.25)
Arabayı satarken sadece kimlik ve ruhsat yeterli. Aracınızın herhangi bir vergi vs. borcu olmadığından emin olun ve güvenli ödeme sistemini kullanın.
0
tss
(23.10.25)
(2)

Ferragamo parfümleri nasıl

arbre
Erkek için 4 bin TL altı öneriniz var mı?Dior Sauvage EDT kullanıyorum. Memnun değilim. Biraz daha yayılan, kalıcı parfüm arıyorum. Sağ olun.
Erkek için 4 bin TL altı öneriniz var mı?

Dior Sauvage EDT kullanıyorum. Memnun değilim. Biraz daha yayılan, kalıcı parfüm arıyorum. Sağ olun.
-2
arbre
(22.10.25)
Ben bi kadın olarak hiç edt parfümlere bulaşmam hep edp alırım. İstiyorsanız dior'un edp versiyonunu deneyebilirsiniz yada Hugo Boss scent elixir for him bakabilirsiniz. Kıyafetten bile zor çıkan bir koku ama 4800 bandında fiyatı.
0
mermaidd
(22.10.25)
Boss bottled elixir aldım öneririm ama bütçe dostu bir şeyler arıyorsanız bazı Arap klonları tam f/p ürünü olabiliyor. Örneğin, afnan 9pm( JPG ultra male klonu hatta daha iyisi)
Bir diğer Arap klonu önerim Lattafa khamrah ( angels share klonu )
0
olaylar olaylar
(23.10.25)
(13)

Aşırı Değer Verme

cemallamec
Sevgili Güzin Ablalarım,Hayatımdaki yakın insanlara aşırı değer veriyorum ve bir müddet sonra fark ediyorum ki “ben onlar için hiçbir şeyim”. Hayatlarında en ufak şeyde kolayca silinecek biriymişim. El üstünde tuttuğum her insandan bunu gördüm. İnsanlara pek fazla değer vermemek lazım denecek ama bu
Sevgili Güzin Ablalarım,

Hayatımdaki yakın insanlara aşırı değer veriyorum ve bir müddet sonra fark ediyorum ki “ben onlar için hiçbir şeyim”. Hayatlarında en ufak şeyde kolayca silinecek biriymişim. El üstünde tuttuğum her insandan bunu gördüm. İnsanlara pek fazla değer vermemek lazım denecek ama bunu törpüleyemiyorum. Onlar benim için kıymetli ve onları seviyor iken ben onlar için anlamsızmışım ki bunu sonra fark ediyorum. Fark edince de uzaklaşıyorum ve karşı tarafın da hiç umurunda olmuyor. Ben ise her daim o kişileri özlüyorum ya da anıyorum ya da neden böyle davrandılar diye üzülüyorum ya da bana verdikleri değeri anlayıp kahroluyorum.

Herkesin en zor gününde de en güzel gününde de yanında olurken bir kere zor günümde yanımda olmadılar. Muhabbet etmediğim mesafe koyduğum insanın yaşadığı kötü bir olayda hemen ona ulaşırım ya da mutlu bir şey yaşamışsa tebrik ederim.

Kendimi durdurmaya çalışsam da benim onlara verdiğim değeri azaltamıyorum. Herkese değer verirken ben herkes için bir kullan-at aparatı gibiyim.

Arayıp sormasam aramayacaklar. Sizce ben mal mıyım allah aşkına dürüst olun? Beni siklemeyen insanları neden hala anıyorum, kendi zihnimden çıkaramıyorum?
0
cemallamec
(22.10.25)
Kendinden fazla feragat ettiğin her ilişkide ilk gözden çıkarılan sen olursun. Fazla fedakarlık fazla vefasızlık getirir demişler. Her şeyi dozunda ayarlaman gerekir. Başına gelenlerden ders çıkartmadıkça maalesef ki üzülen taraf olmaya devam edeceksin. Arkadaşlarının seni kullandığını düşünüyorsan iletişimi kes yeni çevre edin en basit yöntem bu.
+1
mermaidd
(22.10.25)
Iletişimi tamamen keserdim ben. Ilişkiler karşılıklı. Kendine dönmek kendine dışardan bakmak ve kendini geliştirmek en iyisi bu durumda
0
pembediken
(22.10.25)
Ben ne zaman bunu yazdım diye düşündüm okurken. Kendimi gördüm. Bende şöyle oldu alttan alan, fedakarlık yapan, jestlerde bulunan ilgi gösteren biriydim ortamlarda. Ama zamanla değer verilmediğini, insanların ortada hiçbir sebep yokken veya en ufak bir konuda çok kaba şekilde silebildiklerini, zor zamanimda yanımda olmamaktan cekinmediklerini üstüne bir de bunun sitemini edince suçlandığımi görünce artık patlama noktasına geldim nihayetinde biz de insanız. Maalesef belki de bu tecrübeler bize doğru hayat tecrübesi edindiriyor.

Şimdi ise yine hayatımdaki insanlara çok değer veriyorum. Kullanıldığımi hissettiğimde mesafe koyabiliyor veya arkadasligimi kesiyorum. Eskiden olsaydı belki yıllarca alttan alır görmezden gelir yok ya ben yanlış anladım diye diye toksik ilişkileri barindirirdim köşede.

Bence biraz mesafe koymak, her mutlu veya dertli zamanlarimizi paylaşmamak, gizemli olmak, sürekli plan yapan taraf olmamak, sürekli sürpriz yapan taraf olmamak, belirli bir arkadaş veya arkadaş çevresine takılı kalmamak gerekebiliyo sanırım. En iyi insan dediğimiz kişiler bile değişen koşullarda size karşı da degisebiliyorlar. Bu yüzden hayal kırıklığı yaşamamak adına belki de böyle olunmalı.
+1
egerbiryolcu
(22.10.25)
demek ki yanlış insanlara değer veriyorsunuz. bu bir yana.

"arayıp sormasam aramayacaklar." dediğiniz kişileri seviyor, onlarla konuşmak istiyor ya da birlikte vakit geçirmekten keyif alıyorsanız niye onlardan girişim gelmesini bekliyorsunuz ki? siz arayın, siz mesaj atın bu kadar basit. sonuçta kendi mutluluğunuz için yaptığınız bir hareket. niye "hep ben arıyorum" diye hayıflanıyorsunuz ki?
0
tnz
(23.10.25)
@tnz, iyi misin arkadaşım sen? Yazılanları bu kadar yanlış yorumlamak nedir böyle
+1
🌸cemallamec
(23.10.25)
Gecen bir sey dinlemistim o kadar mantikli ve hosuma gitti ki. Mesela bi elma alacaksin gidiyorsun elmaciya diyosun ki bana bi elma ver, parayi veriyorsun ama sana elmayi vermiyor. Sen bekliyorsun ama vermiyor sonra ertesi gun diyorsun ki daha cok para vereyim belki dunku para az geldi yine gidip daha cok para veriyorsun ama yine elma yok. O elmaciya normalde olsa tekrar gider misin? Hatta ilk gittiginden sonra gitmezsin muhtemelen cunku para verdin elma alamadin, parani geri de vermedi. Sevgi de boyle iste alma verme dengesi olmadan surekli vermemek lazim. Ben de boyleydim birine cok deger veriyordum yani kendi ustume psikiyatri ilaci bile yazdirdim onun parasi yok diye, alip ona vermistim icsin iyi hissetsin kendini diye. Parami da, yemegimi de paylastim. Hep maddi, manevi sıkıntıları vardı 5 dk güldürmek icin 2 metro degistiriyordum is arasinda yaninda olmak icin. Sonra bi gun benim bi derdim oldu bana amaan benim de derdim basimdan askin dedi o gun vazgectim hala gorustugum bi insan ama artik caba sarfetmiyorum denk gelirse gorusup sohbet ediyorum. Etrafimda bana faydasi olmayan kimseyi birakmadim bu fayda maddi bir fayda degil kesinlikle annem babamdan baska kimseden cok sıkışsam da maddi destek istemem. Bir insani ben seviyorsam ve deger verip iyi ve kötü gününde yaninda oluyorsam ama o hic olmuyorsa aninda cikartiyorum hayatimdan. Ben kimsenin fanı değilim. Deger verir karsiligini alirsam iliskim devam eder yoksa kimseyi cekemem ve kimse icin güzel canimi üzemem. Ben bir taneyim, bi daha bu dunyaya gelmicem olabilecek en yuksek seviyede kendi mutlulugumu dusunmeliyim. Beni seven ve onemseyen insanlarla etrafimi doldurmaliyim.
0
matilda
(23.10.25)
Benim gibi kazık yersen öğrenirsin
-2
Kahvedesu
(23.10.25)
sevgi eksikliği hissediyorsun, seni sevsinler istiyorsun. ama bu kendi kendine olacak şey değil. bu eksikliği insanları daha çok sevmeye çalışarak kapatma. akışına bırak.
+1
koela
(23.10.25)
sevgi, ilgi, onay ve anlaşılabilme ihtiyacımız var hepimizin. bazen bunlara ulaşabilmek için insanları farkında olarak veya olmadan duygusal olarak borçlandırmaya çalışıyoruz aşırı vericilikle. yaparken de böyle yaptığımızın, verciliğimizin sınırları aştığının farkında oluyoruz ama durmuyoruz çünkü muhtemelen bir şekilde bu iletişim şekline maruz kalmışız ve bizde içselleştirmiş olabiliyoruz.

alma-verme dengesini gözetemediğimiz yerlerde en kolay yol olan ve kontrol alanımızda olmayan karşı tarafı suçlamak yerine kontrol alanımızda olan kendimizde aksayan noktayı bulmak ilerleyen dönemlerde aynı deneyimleri yaşamamanın en temel anahtarı bence. özdeğer, kusurluluk/değersizlik şeması, people pleaser vb. konuları araştırmak gelecekte bu örüntüden çıkabilmeniz için faydalı olabilir.
+2
Phoebe
(23.10.25)
ben de arkadaşlık konusunda böyleyim. bütün duygularımı arkadaşıma yoğunlaştırıyorum, ona karşı çok açığım ve arka planda başka bir ajandam olmaz, şeffafım. ama yine en son bir arkadaşımda daha hayal kırıklığına uğradım. kendimi biraz daha geri çekeceğim ona karşı.

esasında evli olduğum için eşim en yakın arkadaşım, sosyalleşme ihtiyacımı hep onunla gideriyorum ama kız kıza arkadaşlığı da özlüyorum yalan değil
0
Hallegadola
(23.10.25)
Self-serving bias
+1
mikahakkinen
(23.10.25)
insanlara sandiginiz kadar karsiliksiz asiri deger verdiginizi sanmiyorum, muhtemelen cok icten ve temelden gelen sevgisizlik ve degersizlik ihtiyacinizi tamamen disariya delege etmis ve disardan karsilamaya calisiyorsunuz ve bu inanciniz o kadar derin ve yerlesmis ki bilincdisi bu inancinizi onaylayan (yani sizi degersiz ve sevilmeye layik hissettirmeyen) iliskiler kuruyor bu insanlari hayatinizda tutuyorsunuz. o zaman iste dipsiz kuyu gibi oluyoruz. bir turlu yetmiyor. insanlar bunu kendileri bile fark etmeden hissediyorlar ve uzaklasiyorlar, ya da kendi kendini gerceklestiren kehanet dedigimiz, surekli degersiz oldugumuzu onaylayan insanlarla bir araya gelip iliski kurmaya calisiyoruz ve tum yasamimiz temel inancimizi dogrulamakla geciyor. ingilizce biliyorsaniz confirmation bias, shadow work vs. olarak bakabilirsiniz.
+1
kassiopeia
(23.10.25)
Arkadaşlar, beni ne tanırsınız ne bir şey. Maşallah psikolojik teşhisleri koymuşsunuz. Kesinmiş gibi konuşmuş, üstüne çocukluğuma bile inmişsiniz.

Ben insanlarla çok çabuk kaynaşan biriyim. 1.200 km öteye hiçbilmediğim bir yere tek başıma taşındım ve burada insanlarla kolayca arkadaş oldum, dost oldum. İnsanlar aile ailem geldiğinde bile ailemi yemeğe davet ederler. Ama siz maşallah nerelere çekmişsiniz. Kendimden şüphe etmeye başladım. Olay çok farklı yöne evrilmiş. İnsanlara değer veren kişi psikolojik sorunluymuş ya da travamaları varmış gibi algılıyorum artık :) İnsanlara değer vermek, bence o insanı cepte görmek oluyor ve sonra o insan değersizleşiyor. Arkadaşımın babası vefat ettiğinde iki uçak değiştirip taziyeye gittim ama bunun çocukluğumdan kalan travmalardan ya da bilmem ne eksikliğinden ötürü olduğunu söylüyorsunuz şimdi. Ablam vefat ettiğinde ise aramayı bırakın mesaj bile yazmadı. Şimdi bende bir şeyler eksik olduğu için ona değer vermişmişim de bilmem ne…
+1
🌸cemallamec
(23.10.25)
(4)

Burun akıntısı varken spora gidip terlemek ve sauna

put it in your appropriate place
Faydası olur mu iyileşme? Şimdilik burun akıntısı var sadece. Düz kardiyo yapıp üstüne sauna yapıp terlesem nasıl olur?
Faydası olur mu iyileşme? Şimdilik burun akıntısı var sadece. Düz kardiyo yapıp üstüne sauna yapıp terlesem nasıl olur?
0
put it in your appropriate place
(22.10.25)
sauna iyi gelir
0
jelly bear
(22.10.25)
bana hep iyi gelmistir, terlemek kesinlikle iyi geliyor.
0
cooperr
(22.10.25)
kardiyo yapma, sauna iyi gelir.
ama insanlara da hastalik bulastirma lutfen
+2
kuehles blondes
(22.10.25)
sauna iyi gelmez. sakın derim. duracaksan da bol bol su iç ve 3-5 dk dan fazla durma.
0
koela
(23.10.25)
(9)

Nefret ve aşk ikilemi

mermaidd
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
0
mermaidd
(22.10.25)
Yıkıcıyım bu konuda.
-2
arbre
(22.10.25)
İlişkinin nasıl bittiğine bağlı cidden.

Terk edildiğim ilişkiler oldu, hala severken arkadaş kalamam, zaten yeterince arkadaşım da var. Gereksiz drama. Nefret de etmedim, döndüm hayatıma baktım.

Terk ettiğim ilişkilerim de oldu, bu durumda zaten bende biten bitmiş. Arkadaş kalalım vs. demedim, diyen oldu olur dedim ama onlar da zaten azalarak bitti.

Sönüp biten ilişki de yaşadım, burada zaten arkadaş kalmışız, kalmamışız bir önemi yoktu. Kimsenin kafa yorduğunu sanmıyorum buna.

Ben genel olarak arkadaş kalma olayına çok karşıyım. Her şeyi çok karıştırıyor. İyilik desen alakası yok, faydalı desen faydalı değil. Hele terk edilen biri için çok büyük pranga. Safi zarar.

Ama nefretlik bir durum da yok. Seçenekler biraz sınırlı kalmış sanki.
0
akhenaten
(22.10.25)
Hiç arkadaş olarak kalamadım ama "iyi olsun, mutlu olsun" dedim arkalarından. Sadece tek bir kişi var ki evet zamanında nefret etmiştim. Ama neredeyse 15 sene geçmiş üzerinden, artık o kadar güçlü bir duygu beslemiyorum ona karşı. O yüzden nefret falan da kalmadı

İlk başlarda hatırlatacak şeyleri görmek istememen normal. Zamanla unutulmayacak şey yok, biraz zaman geçince hissizleşiyor insan
0
kullanicadi
(22.10.25)
Nefret ile aşk birbirine bir hayli benziyor bence karakteristik olarak. Nefret de tutku içeriyor. En temizi bir şey hissetmeyebilmek.
0
lüzumsuz adam
(22.10.25)
Aşk başka nefret başka.
aşık olmadığım kişiden nefret etmeyebilirim mesela, ya da tam tersi.
Fakat şu sıralar her şeyden ve herkesten nefret edebilme potansiyelim yüksek .
0
rakicandir
(22.10.25)
@rakicandir aslında ne kadar aşık olursak sonucunda o kadar nefret mi ediyoruz açısından sormuştum. Bende son zamanlarda her şeyden nefret etmeye başladım hadi hayırlısı diyorum
0
🌸mermaidd
(22.10.25)
Ayrılış sürecine göre değişir. Hiç tanıyamayacağım birine dönüşmüşse, nefret olmasa da kötü anmak olabilir.
0
gabe h coud
(22.10.25)
Hiç bir eski sevgilimi kötü duygularla anmadım. Sadece bir tanesinin ciddi mal olduğunu düşünüyordum ama isimlerini bile unutmuşum çoğunun. Ne nefret edeceğim yani işim gücüm yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.10.25)
kimseden nefret etmem. bittiyse bitmiştir.
0
koela
(23.10.25)
(3)

Şampiyonlar ligi hangi kanalda?

Mehmet Ersoz
Google'dan baktım biri Tivibuda diyor biri tabii de. Hangi platform şamiyonlar ligini veriyor?Ayrıca her maçı veriyorlar mı? Yada sonradan izleme seçeneği var mı?
Google'dan baktım biri Tivibuda diyor biri tabii de. Hangi platform şamiyonlar ligini veriyor?

Ayrıca her maçı veriyorlar mı? Yada sonradan izleme seçeneği var mı?
0
Mehmet Ersoz
(22.10.25)
Tabii veriyor
GS maçı trt1'de
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.10.25)
Teşekkürler, ama 16 maçın hepsini veriyor mu yoksa günde 2 maç mı sadece?
0
🌸Mehmet Ersoz
(22.10.25)
Tabii hepsini veriyor
Tabii spor 1-2-3-4... kanalları var
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.10.25)
(2)

Lat pulldown

arbre
Bu makinede çalışmayı denedim bugün. 25 kg hafif geldi. 30 iyi. Başlangıç için 30 kg iyi midir? Siz kaç kg ile kaç tekrar yapıyorsunuz? Sağ olun.
Bu makinede çalışmayı denedim bugün. 25 kg hafif geldi. 30 iyi. Başlangıç için 30 kg iyi midir? Siz kaç kg ile kaç tekrar yapıyorsunuz? Sağ olun.
-2
arbre
(22.10.25)
iyi, daha da artar zamanla.

50 kg'da wide grip 3 set 10 tekrar yapıyordum çok rahat. 60 kg da yapıyordum ama 50 kg benim zorlanmadığım kiloydu.
0
false pretension
(22.10.25)
başlangıç için gayet iyi, ağırlıktan çok doğru yapmak önemli
ben 115 kg 10 tekrar * 3 set yapıyorum. son sette ağırlık arttırıp 4-6 tekrar yapıyorum bazen
0
pislick0
(22.10.25)
(3)

Koç kafası nerede bulunur?

yurtsuz john
Eti, derisi umurumda değil. Boynuzlu koç kafası lazım.Şehir: İstanbul.
Eti, derisi umurumda değil. Boynuzlu koç kafası lazım.

Şehir: İstanbul.
0
yurtsuz john
(22.10.25)
hocam koçmudur bilmiyorum ama böyle kocaman boynuzlu duvara asılan bir hayvanın kafatasını görmüştüm şurada.

www.kitantik.com

şu an göremedim ama bir metreye yakın boyu vardı öyle ufak bişey değildi.
0
Fodera
(22.10.25)
kuzu kelle olarak sakatatçılarda bulursun ama boynuzlu derisi yüzülmemiş olarak mezbahalardan gidip rica etmen lazım. ya da sakatatçılar yönlendirir.

+18 www.afiyet.com.tr
0
exlibris
(22.10.25)
hayırlı ayinler. adakçılara bakılabilir.
+2
scudman1
(22.10.25)
(3)

Idata Almanya Başvuru Formu Doldurması

xuma
Selamlar, cuma günü idata da Almanya vize başvurum var. Şirketim aracılığıyla hızlı vize prosedürü üzerinden başvuracağım. Tüm evraklarım tamam sadece websitesi üzerinden doldurulması gereken başvuru formu eksik. Formdaki bazı soruların cevabını bende bilmediğim için ilerleyemiyorum. Idata da başvur
Selamlar, cuma günü idata da Almanya vize başvurum var. Şirketim aracılığıyla hızlı vize prosedürü üzerinden başvuracağım. Tüm evraklarım tamam sadece websitesi üzerinden doldurulması gereken başvuru formu eksik. Formdaki bazı soruların cevabını bende bilmediğim için ilerleyemiyorum. Idata da başvuru esnasında ekstra ücret ödeyerek orada da doldurtabiliyormuşuz sanırım. Daha önce bu hizmetten faydalanan oldu mu?
0
xuma
(22.10.25)
benim arkadaşım yanlış olmasın 900₺ karşılığında doldurttu ama kendisi eksik doldurduğu için. (tcsini ve otelin adresini yanında yıldız yok nasılsa diye yazmamış) bence kendiniz doldurabilirsiniz, ben şu youtube videosundan baka baka doldurdum ve idata’daki adam kontrol ettikten sonra eksiksiz dedi aldı direkt
youtu.be
0
pelovann
(22.10.25)
cevabını bilmediğiniz soru yok. sorarsanız yardımcı olalım.
+1
jelly bear
(22.10.25)
videx formundan bahsediyorsanız ben yaptırmadım ama 250-300 tl gibi bir fiyatı var deniyordu.
0
kornisch
(22.10.25)
(1)

Hem Android telefonumda hem de PC'de MS Office en ucuz nasıl kullanabilirim?

etna
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
etna
(22.10.25)
Senelik satılan ofis hesaplarından satin alarak. 200-250 kagat bir şeydi en son
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.10.25)
(6)

Ne kadar yalnızsınız?

umutt
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
umutt
(22.10.25)
1 yıldır sevgilim yok. Flört 5+ ama hiçbiriyle sevgili olmadım. Artık nasıl olsa sevgili olmayız deyip kızlara bakmıyorum, konuşmuyorum, kanka falan diyorum. :D Gitmek istediğim konserlere gidemiyorum. Çok zor iş.
-5
arbre
(22.10.25)
Sevgili flört hiç olmadı. 5-6 kez reddedildim artık uğraşmıyorum.
0
Algorix
(22.10.25)
çok
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(22.10.25)
0-10 arası, 0.
-1
gabe h coud
(22.10.25)
sabah erken saatlerde, mesela sabah ezanı vakti gibi yatakta uyanıkken, ne kadar yalnız olduğumu iliklerime kadar hissediyorum. çok soğuk bir durum. acaba sevgilisi, eşi veya çocuğu olan da aynı şeyi yaşıyor mu bilmiyorum.

yalnızlığımda yalnız olup olmadığımı bilmiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(22.10.25)
Kimseye yalnızım diyemeyecek kadar
+1
cemallamec
(22.10.25)

Burunda Polip için ilaç yazdırmak

fobfilm
Alerjik bir bünyeye sahibim ve burnum kendimi bildim bileli sürekli tıkalı gibi ve akıntı var. 3 hafta önce mukus yoğunluğundan iyice gece nefes alamaz hale geldim ve bir devlet hastanesine muayene için gittim. Doktor kamerayla bakarak burnumda polipler olduğunu söyledi. Sanırım iki burun da 3. sevi
Alerjik bir bünyeye sahibim ve burnum kendimi bildim bileli sürekli tıkalı gibi ve akıntı var. 3 hafta önce mukus yoğunluğundan iyice gece nefes alamaz hale geldim ve bir devlet hastanesine muayene için gittim. Doktor kamerayla bakarak burnumda polipler olduğunu söyledi. Sanırım iki burun da 3. seviye yani ileri safhada. 12 günlük kullanım için kortizonlu prednol ilacını yazdı ve eğer iyileşme olmazsa ameliyat için tomografi çekileceğini söyledi. Burnumun tıkanıklığı biraz açıldı gibi ama zaten dönem dönem böyle açılıyordu, poliplerde hiç küçülme varmış gibi hissetmiyorum. Muhtelemen pek bir etkisi olmadı.

İnternette yaptığım detaylı araştırmada polipler için ameliyatın sadece geçici bir çözüm olduğunu ve 5 yıl içinde nüksetme ihtimalinin neredeyse kesin olduğunu anladım.

Ancak 5 6 yıldır kullanımına başlanmış Dupixent adlı bir ilaç var ve iyileştirme oranı oldukça yüksek. Tek sorun bu ilaç 1 sene boyunca 2 haftada bir enjeksiyon olarak kullanılmalı ve çok pahalı bir ilaç. Sgk karşılıyormuş bu ilacı ama doktor hiç bu durumdan bahsetmedi bile.

Pahalı bir ilaç olduğu için ameliyatın maliyeti bu ilaca kıyasla oldukça düşük olacağından özellikle devlet hastanesindeki doktorlara bu ilacı kolay kolay reçete etmemeleri yönünde uyarı olduğunu düşündüm. Bu yüzden kontrole gitmedim çünkü o doktor muhtemelen direkt ameliyat diyecek ve bu ilacı konuşamayacağım bile.

Bu ilacı tarafsız bir şekilde danışabilmem ve gerekiyorsa yazdırabilmem için ne tür bir özel hastaneye gitmem gerekiyor acaba? Şuanda Bayındır Hastanesi veya Yeditepe Üniversitesi Hastanesi'ndeki bir KBB doktorundan randevu almayı düşünüyorum. Bu konuda tecrübesi/bilgisi olan arkadaşlar varsa yardımcı olursa çok sevinirim.
+1
fobfilm
(22.10.25)
(3)

Üsküdar tarafında nezih, sakin, manzarası güzel kafe önerir misiniz?

m e b
iyi akşamlar herkese, inşallah mesainizin bitmesine yakın şu saatleri/dakikaları güzel geçirirsiniz.kız kardeşimi götürebileceğim, üsküdar'da mümkünse manzarası güzel, kahve veya tatlı yiyebileceğimiz, belli bir estetik çizgisi/konsepti olan bir kafe önerebilir misiniz?
iyi akşamlar herkese, inşallah mesainizin bitmesine yakın şu saatleri/dakikaları güzel geçirirsiniz.

kız kardeşimi götürebileceğim, üsküdar'da mümkünse manzarası güzel, kahve veya tatlı yiyebileceğimiz, belli bir estetik çizgisi/konsepti olan bir kafe önerebilir misiniz?
0
m e b
(22.10.25)
Merkezden biraz mesafesi var yurume ama gideceginiz saatlerde kalabalik olur mu emin olamadim. Benim icin yeterince nezih ama sizin kriterlere uymayabilir.

maps.app.goo.gl

Bura da meshur bir yer diye biliyorum. Gorece pahali tabii. Bu merkeze daha da uzak.

maps.app.goo.gl
0
mbond
(22.10.25)
Beylerbeyi Sarayının içindeki cafe.

Fiyatlar makul. Saray bahçesi. Denize sıfır. Daha ne olsun.
+1
yurtsuz john
(22.10.25)
arada cafeyi seviyorum ben, deniz manzarali ama oturma duzeninden pek gorunmuyor
0
ala09
(22.10.25)
(10)

Her alkol aldığında kusmak normal mi?

Bu ne ya?
SelamlarrrrrrrÇok alkol kültürü olan biri değilim ama ne zaman arkadaşlar içerken ben de eşlik etmek istesem ikinci bardaktan sonra midem bulanıyor, ne yediysem çıkarıyorum.Bunun sebebi yemekten sonra içmeye kalkıp abartmamdan mıdır?Bir de ben o kadar uyarılara rağmen sanki meyve suyu gibi, yani ahe
Selamlarrrrrrr

Çok alkol kültürü olan biri değilim ama ne zaman arkadaşlar içerken ben de eşlik etmek istesem ikinci bardaktan sonra midem bulanıyor, ne yediysem çıkarıyorum.

Bunun sebebi yemekten sonra içmeye kalkıp abartmamdan mıdır?
Bir de ben o kadar uyarılara rağmen sanki meyve suyu gibi, yani aheste aheste değil de kısa aralıklarla yudum alıyorum hep.
Böyle olunca da hem masada en erken zom olan ben oluyorum hem milleti benimle ilgilenmesine sebep oluyorum hem de etrafı batırıyorum :(

"Adabı vardırrrrrr içki içmenin" şeklinde beylik yargılardan ziyade "Eğer hafif tokken/açken içersen daha rahat olur", "Yemek yerken şunu yap/yapma", "Şununla bunu karıştırarak içme" gibi tavsiyelerinize ihtiyacım var.

Bu arada viskide, rakıda, cinde, votkada hep bunları yaşadım. Bunların kokularını alır almaz Pavlov'un köpeği gibi şartlanıyorum ve "Kusmasam bari" diye diye korkarak içiyorum hep ve başıma da bu geliyor yani.
0
Bu ne ya?
(22.10.25)
İçmeden önce yarım fincan zeytinyağı iç.
-2
Mirket
(22.10.25)
Kusmak vücudun "zehirli bişiler var ne olduğunu anlamadık, midede ne var ne yok atalım" refleksi. Vücudun zehirlenmediğini anlaması için ona zaman vermen lazım. Şimdikinin yarı hızında içmeyi dene.
0
Bruce
(22.10.25)
Hafif yemek dışındakiler mideyi kötü yapar evet.
Zeytinyağına ben katılmıyorum bu arada.
Fazla içtiğim dönemlerde kusma için mide koruyucu kullanıyordum ben. L ile başlayan bi tanesi var onunla bayılana kadar içip yine de kusmadığım çoktur.
Bunun dışında alışacaksınız. Hatta kusmak çok da kötü bir şey değil, nerede duracağınızı gösteriyor size. Midem bulanmıyo diye fazla kaçırıp kör mu olucam diye ağlamaktan iyidir.
Son olarak rakı dünyanın en absürt şeyi. Kendinizi zorlamayın. Ortamı güzel ama kadına da erkeğe de yakışmıyor.
+1
asue
(22.10.25)
Tok karna içilmez. İçkiye eşlik eden sadece tek bir yiyecek olmalı bence.

Ucuz içki içme. Beş fazla ver iyisini al.

Mümkünse açık havada iç.
+1
yurtsuz john
(22.10.25)
değil. yavaş için ya da içmeyin.
0
inheritance
(22.10.25)
sağlam içicilerdendim. bi zaman sonra senin dediğin gibi oldu ağzıma alkol sürmedim son 1 senedir, içme bence.
+1
Algorix
(22.10.25)
Alkol zaten özünde bir zehir vücut için. İçmemek en doğrusu. Batıda alkolü bırakan, bunu sağlık gerekçesiyle yapanlar saygı görüyor. Ülkemizde siyasi bir simge olduğu için mahalle baskısı içmek yönünde var. Ama insan dış etkilerden özgürce sağlığı için doğru olanı yapabilmeli.
-1
mesuta
(22.10.25)
Yavaş için, daha az için, ayrıca (aksi yöndeki bazı inanışların aksine) her türlü alkollü içeceğin yanında bol bol su için.
+1
kobuzchu kiz
(22.10.25)
@thetruenorthstrongandfree1 nin dedigi gibi alkole karsi allerjiniz olabilir. Veya surekli ilac kulliyorsaniz kullandiginiz ilacla alkol kotu etkilesime giriyor olabilir.
0
compumaster
(23.10.25)
yavaş iç o gün ağır yemekler yeme ve yemekten hemen sonra içme.
0
koela
(23.10.25)
(2)

Emlak Katılım gibi faizsiz sistemlerden ev almak mı yüksek faiz mi ödemek?

Cesario
Emlak katılıma gittim. Evin %7'si kadar masraf alıyor. Mesela 4 milyona ev alacağım. 280 bin TL masraf ücreti alıyor 6 taksitte. Geri kalanı faizsiz bir şekilde. Parayı 6 ay sonra falan veriyor.Ama o zamana kadar ev fiyatları artabilir. O an para çıkınca ev bulman gerekiyor vs. Bana pek mantıklı gel
Emlak katılıma gittim. Evin %7'si kadar masraf alıyor. Mesela 4 milyona ev alacağım. 280 bin TL masraf ücreti alıyor 6 taksitte. Geri kalanı faizsiz bir şekilde. Parayı 6 ay sonra falan veriyor.

Ama o zamana kadar ev fiyatları artabilir. O an para çıkınca ev bulman gerekiyor vs. Bana pek mantıklı gelmiyor. Sanırım acelesi olmayanlar için daha uygun.

Diğer yanda bankadan 5 yıllık 2 milyon çeksek 4 milyondan fazla geri ödemesi var.

Ama ev direkt senin, ister kirada tut ister otur her neyse:

Ev için acelem yok ama fiyatlar da sürekli artıyor.

2.70'ten kredi çekmek mi, yoksa emlak bank katılımdan faizsiz kredi kovalamak mı daha mantıklı?
0
Cesario
(22.10.25)
parayı altıncı ayda alabilmek için 4 milyonun yüzde kırkını ya da yüzde ellisini ödemiş olmanız lazım ama. asıl ayrıntı burada bence. ayda 250 bin tl ödeme yapabilmek demek bu. eğer yüzde kırkını bir sene sonra tamamlayabiliyorsanız paranızı 1 sene sonunda alıyorsunuz. sisteme girerken 4 milyona alabildiğiniz bir evi bir sene sonra o paraya alamıyorsunuz. iyi bir peşinatınız ve yüzde kırka erkenden ulaşma imkanınız yoksa ev için pek mantıklı değil bence.
0
elorelia
(23.10.25)
Arkadaşlar yanlış anlaşılmışım.

4 milyonluk ev almak için 2 milyon nakit + 2 milyon borç alınacak. Evin fiyatı üzerinden %7 komisyon var. Başka bir şey yok.

6 ay sonra paranı veririz dediler ayda 60 bin tl ödeyerek 34 ayda bitecek borç.

Mart ayına kadar ama beğendiğim ev 4 milyonda kalmaz. İşin bu tarafı kafamı kurcalıyor.

Ya da 1+1 daireye gireceğim. Hem ödemesi kolay olacak hem faiz az olacak bankadan kredi çekersem.

2.ev almaya izin vermiyor sistem ve devlet. 2.ev için çok az kredi vs çıkıyor.

O yüzden madem bir kere ev alıyorum 2+1 olursa iyi olur diye düşünmüştüm.
0
🌸Cesario
(23.10.25)
(8)

Keyif verici maddeler

muhayyer divan
SelamBugün kuaförüm (kız) bir maddeden bahsetti ama bağımlılık yapmıyor zararlı bir madde değil değil. İçince kafa uyuşuyormuş kişi gevşiyormuş vs. Yani bugün sigara ve alkol dahi zararlıyken insanı gevşetip kafa uyuştıran bir ot (ot dedi kız) nasıl zararsız olur onu anlayamadım. Kuaför olduğu için
Selam

Bugün kuaförüm (kız) bir maddeden bahsetti ama bağımlılık yapmıyor zararlı bir madde değil değil. İçince kafa uyuşuyormuş kişi gevşiyormuş vs.

Yani bugün sigara ve alkol dahi zararlıyken insanı gevşetip kafa uyuştıran bir ot (ot dedi kız) nasıl zararsız olur onu anlayamadım. Kuaför olduğu için de kıza soramadım haliyle. Size sorayım, böyle bir şey var mı, hem zararsız be bağımlılık yapmıyor hem de gayet kafa uyuşturup insanı rahatlatıyor falan. Bu bana çok mantıksız geliyor da.
0
muhayyer divan
(22.10.25)
Belki passiflora (çarkıfelek) otundan bahsediyordur. Eczanelerde şurup ya da hap halinde de satılıyor. Sinirleri gevşetiyor, kafada kurmaya vs iyi geliyor ama çoğu insana etki etmediğini okudum bende kullandım sinirlerim yatışsın diye bana da çok etkisi olmadı sadece rahat uyumamı sağladı. Onun haricinde bir şeyse imkansıza yakın yani bağımlılık yapmayan ve kafa uyuşturan bi otun varlığı
-1
mermaidd
(22.10.25)
O*ta da zararsız diyor o kitle. Gerçi şu an piyasada yok paraya satılan maddelerin yanında bu dediğim şey bayağı "zararsız" kalıyor.

Öyle bir madde hiç duymadım. Passiflora vs olabilir ama herkeste etki edecek, bağımlılık yapmayacak ve gevsetecek... Zor.
-1
sekizdokuzon
(22.10.25)
@im gonna mate çayı
0
messina123
(22.10.25)
Keyif verici her maddenin bağımlılık yapma potansiyeli var, eğer psikolojik bağımlılıktan bahsediyorsak.
Zararsızdan kasıt ne, o da önemli. Mesela kola bağımlısı bir insan, şeker tüketiyor; zararlı. Fizyolojik olarak bağımlılık yapmıyorsa da psikolojik bağımlılığı var.

Otun da çok çeşidi var, doğalı var kimyasalı var genetiğiyle oynanmışı var. Fizyolojik bağımlılık kısmı tartışılıyor türüne göre ama psikolojik olarak, eğer seni olduğun moddan bambaşka bir moda çok hızlı ve keskin geçiriyorsa, geçtiğin modu hep korumak için tüketmek istiyorsun. Al sana bağımlılık.

Ama "sosyal içici" olarak ot tüketip bağımlı olmayan çok insan da var.
Bunların bir alt basamağı olup, mod değişimini keskin yapmayıp keyif verdiği söylenen çeşitli otlar var. Snus var avrupada, özünde tütün kesesi. Onun tr muadilleri de var. Güney Amerika'daki örneğinden yukarıda bajsedilmiş.

Sözün özü, nereden baktığına göre değişiyor soruna cevap.
+1
Bruce
(22.10.25)
bahsettiği tür bir şeyin hukuken suç oluşturmaması mümkün değil bence Türkiye sınırları içerisinde.
0
Sadece soruyorum
(22.10.25)
Kuaför ek iş olarak torbacılık yapıyor olabilir mi?
+11
Mirket
(22.10.25)
yaw ben de kuafor şarap ikram edince havaya giriyordum, neler varmis<33 "ic ya bi sey olmaz"
0
ala09
(22.10.25)
Vay vay vay vay neler dönmüş serhat. Vayargadaş. Herkese teşekkür 🌷🐞
0
🌸muhayyer divan
(22.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.