Giriş
(7)

herkesin AI uzmanı olması

xportant
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI enginee
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI engineer, strategist, enthusiast, expert, consultant. Bu kişiler örneğin bir AI projesi yapıp teslim edebiliyorlar mı yani?
0
xportant
(14.08.26)
LinkedIn'de aktif olan kişilerin genel bir stereotipi var: O dönemde ne popülerse onun üzerinden kendi profillerini parlatma çabası içindeler. Bir ara hepsi data engineerdi, sonra blockchain uzmanı oldular ve uzun uzun nasıl da dünyayı değiştireceğinden falan bahsettiler, ardından NFT geldi ve bize hemen sanatın ve medyanın nasıl değişeceğini anlattılar... Şimdi de herkes AI uzmanı işte.
+8
salihdt
(14.08.26)
Eskiden nft'ci, bitcoinci, blockchainci olan herkes ai'ci.
+1
logisticsmanager
(14.08.26)
herkes her seyci zaten baba. bosver.
0
baldur2
(14.08.26)
Artik ucretsiz kurslar da cok fazla. Bir giris kursu aliyorsunuz, sertifika veriyorlar. Ayrica Linkedin'de o sertifikalari paylasmak onemli (sanirim). Eskiden herkesin blockchain'ci oldugunu dusunmuyorum. Belki datayla ilgili bir sey olabilir. Bunun nedeni AI yatay kesen bir sektor. Yani her sektoru, sirketi, pozisyonu etkileyen bir sektor. Biraz Internet kullanmayi bilmek veya Excel bilmek gibi bir sey oluyor. Blockchain oyle degil.
-1
Sour
(14.08.26)
ben de AI uzmanıyım. dün chatgpt'ye girdim. sallamak bedava.

referans sorsan yok.
0
co2s2
(14.08.26)
Baktim cok nadir tek tuk kiside var, yani profile baksam daha fazladir ama baglantilarim sayfasinda durum boyle. Yaptigi isi bildiklerim de var, teknik destek veriyor gorece basit meselelerde mesela, belirtmis ama bu bir nevi sirket politikasi gibi birsey olmali. Sirket kendi adinin yanina ek bilgi olarak AI eklemis zaten, o da oradan eklenmis olmali.
0
mbond
(14.08.26)
Ai danışmanı/consultant diye bi iş kolu olması ve bunu kendine yakıştırmak çok komik değil mi.

ai ye zaten ne sorsan söylüyor araya bir kişi daha girince ne değişiyor ki. benim kaçırdığım başka bir şey mi var.
0
duyuruuser
(14.08.26)
(10)

remote çalışırken kamera açtığınızda ne giyiyorsunuz

xportant
evden çalışırken ve işte kamera açacağınız zamanlar ne giyiyorsunuz? gömlek gibi daha resmi kıyafetler mi tercih ediyorsunuz yoksa daha rahat mı?
evden çalışırken ve işte kamera açacağınız zamanlar ne giyiyorsunuz? gömlek gibi daha resmi kıyafetler mi tercih ediyorsunuz yoksa daha rahat mı?
0
xportant
(13.08.26)
yatarken giydigim tisort. kisin ustune sweatshirt.
+2
lemmiwinks
(13.08.26)
görüşmenin niteliğine göre, resmiyet sıralamasında

ceket, gömlek, siyah tshirt, ev tshirtü
0
duyurukullanıcısı
(13.08.26)
çok önemli bi toplantıysa gömlek. pandemiden sonra ev içerisinde yatağa yattığım kıyafetle dolaşmayı bıraktım. uyanır uyanmaz ev içinde rahatlığı ön planda ama günlük dışarıda giyime uygun kıyafetler giyiyorum ve önemli toplantılar hariç toplantılara ve görüşmelere onlarla giriyorum.
0
a7x
(13.08.26)
alt boxer - üst gömlek
0
HellKeePer
(13.08.26)
çok sık evden çalıştığım için tüm pijamalarımın üzerine beyaz sıfır yaka t-shirt giyiyorum :D hem çok rahat hem de kamerada jilet gibi duruyor.
0
theseachange
(13.08.26)
lemmi+1, günlük giyiniyorum. remote çalışıp bi de gömlek mi giyicem wtf

önemli bi toplantıysa şu tarz baskılı tişörtler:
teeturtle.com
0
aguen
(13.08.26)
aşırı salaş. spor tişörtü ya da normal ev tişörtü. hayatta özen göstermem. normalde evde atletle takılıyorum da kamera açarsam mecbur tişört.
0
jelly bear
(13.08.26)
normal gündelik bir tişört. işim ve şirketim gömlek/ceket giymeyi gerektirmiyor. ofiste de giymiyorum zaten.
0
art cat chocolate
(13.08.26)
işinizi bilmemekle birlikte, polo yaka bir tişört giymek çoğu durumda kabul edilebilir gibi geliyor.
0
co2s2
(13.08.26)
her gün en az 2-3 casual toplantim oldugu icin düz tisört. bazen yattigim tisörtü bile degistirmeyi unutuyorum.
0
sir gawain
(13.08.26)
(5)

danışmanlık şirketleri hakkında görüşleriniz nedir

xportant
şirketlere dışarıdan gelip genelde proje bazlı danışmanlık hizmeti veren, strateji veya IT odaklı çalışan bu şirketlere ve bu şirketlerin çalışanlarına olan bakış açınız nedir? Outsource edilen pozisyonlarda çalışanların bilgisi, performansı veya bu şirketlerin aldıkları projenin sonunda çıktı olara
şirketlere dışarıdan gelip genelde proje bazlı danışmanlık hizmeti veren, strateji veya IT odaklı çalışan bu şirketlere ve bu şirketlerin çalışanlarına olan bakış açınız nedir? Outsource edilen pozisyonlarda çalışanların bilgisi, performansı veya bu şirketlerin aldıkları projenin sonunda çıktı olarak ortaya koydukları hakkında genel olarak ne düşünüyorsunuz?
0
xportant
(07.08.26)
IT bazında konuşuyorum, ben kendim bu tip bir danışmanım, türkiye'de kötü müşteriye kötü danışmanlar yollanır, iyi danışmanlarını yollayıp mental sıkıntılara sokmazlar, iyi danışmanlar kaliteli ve cüzdanı büyük şirketlere rezerve edilir, danışmanlık şirketlerinin ilk karşılama kadrosu müşteri profilini anında anlar ve ona göre kim çalışacak karar verilir. her danışman çok iyidir diyemem aşırı kötülerini de gördüm ama genel olarak ortalama bilgi seviyesi meslekte bulunma süresine göre çoğu zaman kabul edilebilir seviyededir.

projelerin çıktıları müşterinin aktarımına göre etkilenir, çoğu zaman ne istediklerini tam bilmezler, kervan yolda düzülür oluyor, öyle olunca ceplerinden çok para çıkıyor, çok para çıkınca da karşılığını almadıklarını düşündükleri için ofislerine giden danışmanlara eziyet etmeye başlıyorlar. özellikle mavi yaka ağırlıklı sektörlerin beyaz yaka işlerini yaparken çok sıkıntı çıkıyor. çünkü birbirlerine medeniyetten uzak davranmaya alışmışlar, muhasebedeki adam gidip fabrikadaki ustabaşını anlamsız şeyler için azarlıyor falan çok değişik şeyler gördüm.

eski sistemden yeni sisteme geçilecekse, uzun süre orda belli bir işi yapan çalışanlar her zaman işler yürümesin diye zorluk çıkarıyor, çünkü bazılarının tahtları sallanıyor adapte olamadıkları için. bir sürü etken var ortaya koyulan işin kalitesi için..
0
nahtoderfahrung
(07.08.26)
Benim tecrübem genelde işi alana kadar uçup kaçtıkları, sonrasında da söz verdikleri hiçbir şeyi yerine getiremedikleri gibi her şeyi bir şekilde "Ama bu orijinal teklifte yoktu" deyip gecikmelere kılıf uydurdukları ya da ekstra para talep etmeleri şeklinde. Çalışanları genelde kötü değildir ama genelde arada kalırlar: hizmeti alan şirket "O kadar para veriyoruz" deyip her şeyi danışmanlara yaptırmaya çalışırken kendi işverenleri de olabildiğince az maaş vermeye çalışır, hatta yer yer müşterinin önüne atar. O yüzden de aklı başında çalışan pek kalmaz o şirketlerde.
0
salihdt
(07.08.26)
IT danışmanlık şirketlerinin küçük bir kısmı gerçekten işini biliyor yapıyor. Kritik bir şeyi tüm cuma gecesi çözemeyip gece 3'te firmadan destek almıştık, cumartesi akşam 6 gibi çözmüşlerdi. Mesela bu firma danışmanlık hizmeti de sunuyor. Şüphem yok iyilerdir.

Ama çoğu boş. Hızlı ve kabul edilebilir dandik sonuçlar almak için yöneticiler tercih ediyor.


IT dışındakiler ise (mckinsey falan tarzı) yöneticilerin aptal kararlarını desteklemek için. yönetici ne isterse danışmanlık firması böyle önerdi o şekilde yapıyoruz der. sonuçlarından negatif etkilenmez.
0
aguen
(08.08.26)
danışmanlık şirketinden alacağım bilginin fazlasını yapay zekadan alıyorum.

başım ağrımıyor.
-1
babilfish
(08.08.26)
ai sonrası istihdamları çok çok azalacak diye düşünüyorum.

ps. 10 sene kıdemli danışmanlık yapmış birey.
0
gurur
(08.08.26)
(11)

faiz yerine yatırımlık ev alma sebebi

xportant
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir şekilde faize yatırmak yerine neden yıllık vergisi, kiracı işleri, eskime payı, demirbaş giderleri vs. giderleri ödeyip de evlerini kiraya veriyorlar? ev fiyatları döviz bazında da uzun zamandır düşüşte ve düşmeye de devam edeceği ön görülüyorken, ev alıp kiralamadaki amaç şu an ne? sonuçta şu an ev kiralarından çok daha fazla faiz getirisi yok mu?
0
xportant
(04.08.26)
Uzun vadede evin değeri sayılan olumsuzlukları telafi eder umuduyla. Bu bazen gerçekleşiyor. Genelde insanlar fırsat maliyeti nedir bilmiyor. Şu an nakit daha güçlü evet.
+1
orient blue
(04.08.26)
Bir kere sirf gunah oldugu icin parasini faize koymayacak tonla insan var. Onlari goz ardi etsek bile su kisim cok dogru sayilmaz "...döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken..." simdi beklenmez bir gece ansizin sicrama olur. Mevcut trend hep boyle gidecegi anlamina gelmiyor. Ben acikcasi bu kadar devam etmesini bile beklemiyordum. Ben acikcasi faiz isi nasil oluyor, istedigin cikabiliyor musun vs onu bile bilmiyorum. O nedenle sacma seyler de soylemis olabilirim. Su an dediginiz gibi faiz cok cok daha mantikli olabilir, sonucta ev fiyatlari da bir garip yani, firsat ortami yok.
0
mbond
(04.08.26)
Sen ‘şu an ev almak için uygun zaman değil’ diyorsun ya, o söz şu anlama da gelmez mi? ‘Reel anlamda ev fiyatlarının en ucuz olduğu an’
+1
Mirket
(04.08.26)
Ekonomideki belirsizlikler ortada. yakın geleceğe bak mesela kur korumalı mevduat çıkarıldı. Bir anda herkesin dolardaki parası pul oldu. Yani senin faizdeki paranın başına ne geleceği ne malum. Çok hızlı yönelim değişiyor. Faizleri bir diplere indiriyoruz sonra tavanlara çıkarıyoruz. Bu durumda devamlı piyasa takip etmek istemeyen veya risk almayan insanların parasını altın-gayrimenkul olarak değerlendirmesi gayet normal.
Bu arada bu durum yeni bir durum değil. Türkiye hep böyle bir ülkeydi. Belirsizliklerin had safhada olduğu. Ülkedeki çoğunluk kitlenin yatırım olayı altın-gayrimenkul döngüsü.
0
nuevo
(04.08.26)
En büyük sebebi bilgisizlik. Ev yatırımının iyi bir yatırım olduğu algısı oturmuş bir kere. Bu algıyı kırmak mümkün değil. Neyin daha iyi bir yatırım olacağı ile ilgili bilgisi yok insanların.

Türkiye'deki enflasyon yüzünden (son birkaç yıldaki yüksek enflasyondan bahsetmiyorum, genel olarak hayatımızda sürekli olan enflasyon) fiyatların yükselmesini insanlar "para kazanıyorum" olarak algılıyor. Ama mesela 10 yıl önce aldığı evin fiyatını Dolar ya da Euro ile değerlendirse ya yerinde saymıştır ya da kaybetmiştir.

Örneğin NASDAQ'taki QQQ EFT'si son 10 yılda 7 katına çıktı. Türkiye'de 100 bin dolara alınıp şimdiki fiyatı 700 bin dolar olan ev var mıdır? İmkansıza yakın.
+1
himmet dayi
(04.08.26)
2 yıl önce elimize bir miktar para geçti. O parayla önce ev alalım dedik, ev bakarken de vadeliye yatırdık. Bu sürede hep hoşgeldin faizlerini kovaladık. %54le başladı bu sürede hiç 40tan aşağı düşmedik. İyi oran bulamadığımız zamanlarda ppf aldık.
O zamanki parayla baktığımız evler ile şuanki elimizde biriken parayla baktığımız evler aynı oranda hatta daha düşük arttı. Hatta biriken paradan ihtiyaç oluncada kullandık. Ama evlerin artış oranına bakınca bizim para 2 yılda emlaktan daha fazla kazandırdı. Bunun yanında emlak vergisi, gelir vergisi vb vermedik. Kiracıyla uğraşmadık.
Bencede parayı betona yatırmak çok saçma. Özellikle böyle yüksek faiz oranları varken. Bir süre daha bu seviyelerde olacağını tahmin ederek faizde devam ediyorum.
Ev almak ancak evin yoksa kiradaysan mantıklı. Veya topraktan girip çok uyguna müteahhitten alırsan mantıklı.
+1
my fault
(04.08.26)
Çünkü daha mantıklı, burası ortadoğu yüzyıllardır yayımlanmış ekonomik tezler burada kağıt parçasından ibarettir, reel piyasa farklıdır bu coğrafyada.

Bugun alırsın faizi iyi para dersin akşam yatarsın, sabah yüzünü yıkar tv yi bi açarsın sevgili yöneticilerimiz çıkıp bir emir vermiş ve faizler düşmüş, işte o zaman anlarsın gerçeği. ( Ki oldu yani geçmişte, yine olacak bu arada :) )

O nedenle insanlar ev alıyorlar, dükkan alıyorlar, birincisi finansal olarak banka nezdinde güvenilirliğin, kredibiliten artıyor, ikincisi düzgün kiracılar var seçici davranıyorlar, üçüncüsü en kötü satıp tekrar başka bir yatırım yapabileceğin bir varlık.

Bu faizlerin ne kadar süre gideceğini dünya üzerinden bilecek 1-2 kişi vardır, eğer onlardan biriysen faize devam, eğer değilsen ( ki değilsin :) ) kısa sürede, ama çok kısa sürede vur kaç faizlerini alıp mal'a yatırım yapmak mantıklı.
0
ebeş
(04.08.26)
Hocam hiçbir yatırımın garantisi yok. Emlak dahil. Türk insanındaki algı çok acayip bu konuda. Bu yazdıklarım bir yatırım tavsiyesi olarak almayın kişisel yorumlarım.

İnsanlar gayrimenkul aldığında kesin kar edeceğini düşünüyor ama bunun garantisi yok. Gayrimenkul yatırımında fiyatı ve değeri farklı düşünebiliriz. Bu ne demek?

Örnek olsun diye yazıyorum.
1 milyona ev aldık. 1 sene sonra 1.5 milyona sattık.
Ama enflasyon %60 diyelim ki. Bu durumda fiyatı 500.000 TL artırdık. Ama enflasyonu hesaba kattığınızda aslında -100k. zarardayız. Çünkü evin 1.6 milyon olması lazım enflasyona endeksle. Enflasyona endeksleyince kar etmek için 1.6 milyonun üstüne satmak lazım.

Gayrimenkul yatırımında kar edip etmediğinizin bir sürü değişkeni var. Enflasyon bunlardan biri. Maalesef ülkemizde insanların çoğu bunları hesaplayamıyor. Emlakçılar bile.

Nedir bunlar?
-Aynı evi krediyle alıp nakit alan adamın bile karlılığı aynı olmayabilir. Atıyorum 5 milyona aldık. Ama ben %10 peşinat %90 kredi kullandım. Evi aldığım gibi de kiracı koydum. Başta kredi taksidi yüksek olacaktır ama uzun vadede kiranın ortalaması taksitlerin üstüne çıkacaktır. Ortalamada kredi taksidiyle kira tutarını denkledim diyelim.

Yani ben 500k peşinatla 5 milyonluk evi aldım. Krediyi kiraya ödettim.

başkası gitti 5 milyonu nakit verdi evi aldı.

Ben evi 5 milyona sattım taksitler bitince.

Öbürü 6 milyona sattı. Hangimizin karı daha büyük?

Gayrimenkul işi hafife alınıyor kolay sanılıyor ama çok zor değerleme hesapları vb.
0
anten
(04.08.26)
insanlar çocuğu x şehirde üniversite kazandığı için ona alıyor, kendisi de gidip geliyor uzun vadede yurt + otelden uyguna geliyor. bildiğim bi aile taşrada ilçede eczacı çocuklar (3tane) ankarada okuyor diye ankarada emlak zengini oldular. sürekli piyasa takip edip uygun aldılar sattılar derken kaç daire oldu bilmiyorum.

anne-babası asgari ücretten emekli oluyor emekli maaşı kiraya yetmeyecek birleşiyor kardeşler olarak onlara alıyor
kağıt üzerinde hala evli ama eşiyle ayrı hayat yaşıyor eşine ev alıyor çocukları orada yaşıyor, adam ayrı hayat yaşıyor. kadın/kadının ailesi böyle şart koşuyor

inşaat sektörü barter yapıyor, kara paracı bi sürü kodaman var kağıt üzerinde satış bunların bi kısmı. kayıtdışı ekonomi gerçeği var.

yani bizim ekonomik ve aile yapımız ile sosyolojik gerçeklerimizde bu ev işi çok büyük faktör. kimi yerde evi olmayana kız vermiyorlar herkes fon kovalayan crypto kovalayan bordrolu beyaz yakalı değil.
0
subcomponent
(04.08.26)
Türkiye'de artık yatırım için ev alınmaz.

Ev almak 3-5 sene önce mantıklıydı. Neden? Sen evin parasının %10'unu veya %20'sini peşin veriyordun. Kalanı kredi çekip, kiraya veriyordun. İlk birkaç sene biraz ilave etsen de, 3. seneden sonra kira parası krediyi ödüyordu. Sonraki seneler artıya bile geçiyordun. Bunu birkaç kere tekrar edince, 3., 4. evden sonra işler çok daha kolay oluyordu. Yani evi, neredeyse bedavaya getiriyordun. Ancak:

* Artık 2. evlere kredi yok.
* Kiralama kanunları çok sıkıntılı. Kiracıyı çıkartamıyorsun. Kira ödemezse, bir şey yapamıyorsun.
* Mahkeme süreçleri çok pahalı ve çok uzun sürüyor. En ufak bir dava 4-5 sene.
* Site yönetimleri habire demirbaş parası topluyor.
* Devlet vergileri katlamalı artırıyor, mesela bu sene belediye vergisi %300 arttı.
* Tüik artışları enflasyonun çok altında, 3. seneden sonra kiralar kuşa dönüyor vs. vs.

Peşin parayla ev alıp, kiraya veren, kusura bakmayın ENAYİ'dir.

Ama oturacağınız evde hiçbir şeye bakılmaz. Hoşunuza giden evi bulunca peşin de alabilirsiniz.


.
+3
kartallar yuksek ucar
(04.08.26)
faiz parayı korumuyor çünkü.

açıklanan enflasyon + %3-4 alıyorsunuz faizde. ama enflasyon 1,5-2 katı oluyor.

diğer taraftan doğru emlak aldığınızda ekstra kazanç da oluyor. yılda dolar bazlı %10-20 gibi.

faiz parayı eritiyor, mülk koruyor işin özü bu.
0
gurur
(05.08.26)
(10)

günde kaç saat gerçekten çalışıyorsunuz

xportant
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
0
xportant
(28.07.26)
Gerçekten kepazelik seviyesinde 1-2 saat ortalama. Yeterli iş olmaması ana sebebi ama varken de zar zor yapıyorum, geniş alana yayıyorum işi, hiç hoşlanmasam da bu durumdan motivasyon yerle bir olmuş durumda.
0
mbond
(28.07.26)
değişiyor. müşterilerin işleri için ortalama 2 saati geçmiyor. kalanı ve çoğu hep kendi projelerime. uzaktan full time bir işte çalışsam da max 4 saat olurdu bakacağım. fazlası fazlasına
0
kortizon
(28.07.26)
verimli çalıştığım anlar günde iki saati geçmezdi ama benim işim daha çok sipariş, yükleme ve gümrük vs. ile ilgili olduğundan iş takibi ve sorun çözme üzerineydi. sorun çıktığı gün rahat nefes aldığım anlar iki saati geçmezdi. şimdi emekliyim.
0
lazpalle
(28.07.26)
değişiyor. dün 7 saatti. üç ayda bir 4-5 gün boyunca 15 saat olduğu da oluyor. en az çalıştığım 4 saatten az değildir.
0
gabe h coud
(28.07.26)
haftada 2 toplantı var onlarda max 30dk
onun dışında 2 tane de leadership toplantıları var onda da 10dk konuşuyorum

1 saat 20dk'yı geçmiyor galiba mailler ve raporlar ekipte zaten

beyaz yakalıların %70'inin böyle olduğunu düşünüyorum
0
croswell
(28.07.26)
valla ben çok saldım işi. günde 2 saat anca. iş yoğun olursa mecbur çok çalışıyorum. 5-6 saati bulabiliyor kesintisiz.
haziranın maaşı bana 26.07'de ödendi. onlar beni sallamadıkça ben de onları sallamıyorum. diğer firmalarından tazminat alacağım var 400k. onu alınca çıkacağım işten ama şu an o parayı almadan gidemem yoksa alamam.
0
matilda
(28.07.26)
Milletteki bitmek bilmeyen toplantı sevdasını çıkarırsak, yoğun bir günse 7-10 saat arası. Hafifse ~ 5 saat full konsantre çalışabiliyorum tuvalet hariç hiç ara vermeden. Kahvemi evde hazırlayıp bi tek sabah içiyorum, öğlen evden getirdiğim bi küçük sandviç yetiyor, çalışırken yiyiyorum. Yoğun günlerde 7-10 saat sandviç için de zaman kalmıyor, iş bitince yiyebiliyorum anca.
0
truf
(28.07.26)
ortalamam 3-4 saat falandir.
0
cooperr
(28.07.26)
eskiden 2-3 saatti ki cok guzeldi. ama layofflar oldu, takim degisikligi oldu. simdi gunde full 8 saat, bazen 10 saat calisiyorum. bu yuzden takim degistirmeye ugrasiyorum.
+1
antikadimag
(29.07.26)
Şahsen verimli olarak çalışma sürem 5 saati buluyor. Yıllardır bir çok firmada yöneticilik yaptım, gözlem ve yaptığımız ölçümlerde özellikle beyaz yaka için ortalama 4 saati geçmediğini gördüm. Bir üretim hattına veya sürekli akan işe bağlı çalışanlarda bu süre artıyor ama onlar da çok kısa molalarla mesai süresini kısaltıyor ister istemez. Kendi sektörümde mesai süresi içinde bir çalışan aktif ve verimli olarak 4 saatin üzerinde çalışıyorsa ben iyi bir çalışan olduğunu düşünüyorum o nedenle de hep mesai saatlerinin kısaltılması gerektiğini düşünürüm.
Bu arada hemen eklemek lazım 10 dakikada yapılacak işi 1 saatte yapanlar sorulduğunda 1 saat çalıştım diyor o yüzden ölçüm yapmak oldukça zor.
0
creepy
(29.07.26)
(2)

norveçten ürün satın alıp ab’ye kargolatmak

xportant
Yalnızca Norveç’te ve sadece internet üzerinden satılan bir ürünü alıp bir AB ülkesine yollamak istiyorum ama ufak ve hafif bir ürün olmasına rağmen ürünün fiyatından daha fazla kargo ücreti çıkıyor. Bu ürünü istediğim AB ülkesine daha hesaplı yollatabilmenin bir yolu var mıdır? Eskiden amerikadanis
Yalnızca Norveç’te ve sadece internet üzerinden satılan bir ürünü alıp bir AB ülkesine yollamak istiyorum ama ufak ve hafif bir ürün olmasına rağmen ürünün fiyatından daha fazla kargo ücreti çıkıyor. Bu ürünü istediğim AB ülkesine daha hesaplı yollatabilmenin bir yolu var mıdır? Eskiden amerikadaniste vardı mesela Türkiye için. Bu tarz bir şey de olabilir. Norveç’te yaşayan ya da yakın zamanda oraya gidecek kimseyi tanımıyorum.
0
xportant
(15.07.26)
Norveç'i bilmiyorum ama yurtdışı gönderilerinde minimum bi ücret oluyor genelde. Mesela UK'de Royal Mail ile çok hafif bişey bile göndersen tracked olursa 8-10 pounddan başlıyor. UPS vb. şirketler 20-30 pounddan başlıyor. Orada da öyle bişey olabilir ve ürün ucuzsa evet ürün kadar masraf çıkabilir.

Bir de EU şimdi paket başına ek 3€ gümrük vergisi olayı çıkardı. Onu da eklerler tahminen.
commission.europa.eu
0
nhk ni youkosu
(15.07.26)
Belki bilmiyorsunuzdur diye belirteyim. Kargo ücretinin dışında alıcıya ayrıca KDV, bilmiyorum ama belki gümrük vergisi, ve işlem bedeli gibi fiyatlar da yansıyacaktır. Norveç'ten alırken KDV'siz alıyor olmalı. Ben Norveç'ten bir AB ülkesine sipariş verdim aşağı yukarı böyle oldu.
0
mbond
(16.07.26)
(7)

kiracı seçerken neye dikkat ediliyor

xportant
mesafe sebebiyle yalnızca emlakçının tanışabildiği durumlarda kiracı seçerken kriterleriniz var mı? kendi işini yapması ya da bir şirkette çalışıyor olması, memur olması, ya da finteks skoru vs. gibi özellikle dikkat ettiğiniz bir konu var mı? sorum Türkiye’de evini kiralayanlara.
mesafe sebebiyle yalnızca emlakçının tanışabildiği durumlarda kiracı seçerken kriterleriniz var mı? kendi işini yapması ya da bir şirkette çalışıyor olması, memur olması, ya da finteks skoru vs. gibi özellikle dikkat ettiğiniz bir konu var mı? sorum Türkiye’de evini kiralayanlara.
0
xportant
(18.05.26)
Memur olması ya da çok kurumsal bir yerde çalışıyor olması.
-1
ebeş
(18.05.26)
Kiracidan dilim yandigi icin muhtemelen evimi yasalar iyilesmeden tekrar kiraya vermem. Ama verecek olsam memur/kurumsal sirket + findeks raporu + "bu imza benim degil" senaryolarina karsi noterde imzalanmis tahliye taahhutnamesi + memur kefil isterim.
+1
sertac akin
(18.05.26)
sadece laflara güvenip kiraya vermeyin. memursa memuriyetini kanıtlayan belge isteyin ve kontrol edin. ya da bordro isteyin. esnafsa vergi levhası isteyin. kiracının söylediği her şeyi ispatlamasını isteyin.

sadece laflara güvenip iş yapmayın. örnek veriyorum. evli bir çifte kiraya veriyorsunuz. erkek olanın iyi bir işi var, para kazanıyor, kadın da ev hanımı. son dakikada şu sebepten bu sebepten kira sözleşmesi kadının üzerine olsun dediler. hiç kimse kusura bakmasın, kabul etmeyin. erkek imzalıyorsa sözleşmeyi imzalasın, yoksa boşverin. "ama kocası çok para kazanıyormuş" demeyin, boş yere kadın imzalamıyor o sözleşmeyi.

mevzuat iyi niyetli kiracıyı kötü niyetli ev sahibinden korumak üzere tasarlanmış ancak iyi niyetli ev sahibini kötü niyetli kiracıdan korumuyor. bu konuyla ilgili de yapabileceğiniz tek şey, ilk günden itibaren işleri çok ciddiye almak. örneğin:

1- kira ayın 1'i ile 5'i arasında yatacaksa 6'sında kira neden yatmadı diye WhatsApp mesajı atın, 10'unda ihtar çekin. kiracı bir sözleşme döneminde iki kere temerrüde düşerse (yani kirayı geç yatırırsa) derhal tahliye davası açabiliyorsunuz ancak kirayı geç yatırdığını dekontla kanıtlayamıyorsunuz, ihtar çekmiş olmanız lazım.

2- sakın "ya bu ay şöyle oldu böyle oldu, kirayı 3-5 gün geç yatırsam nasıl olur?" laflarına inanmayın. siz arasınız kiracıyı "ya sevgili kiracım, bu ay ben biraz sıkışığım, kirayı 3-5 gün önden yatırsan nasıl olur?" diye sorduğunuzda kabul ededecek mi?
-1
co2s2
(18.05.26)
Babam çok çekti kiracılardan. Ödeyebilmesinin yanında çıkabilmesi daha önemli bence. O yüzden 3-4 yılda bir tayini çıkacak bir memur, çocuğunun üniversitesi için gelmiş bir aile, düğün altınlarıyla yakın zamanda ev alma ihtimali olan yeni evli bir çift.

Meslekten daha önemlisi bu bence.
0
nickini vermek istemeyen uye
(18.05.26)
mümkün merkebe kiraya vermeyin. boş kalsın.
illede kiraya verilecekse co2s2 güzel anlatmış.
bunların dışında olmazsa olmaz usulüne uygun tahliye taahhütnamesi. evliyse eşinede imzalatılacak.
ayrıca kefil olayında kefilin sorumluluğu sadece ilk kira yılı için geçerli. sonrası için bir sorumluluğu yok.
0
my fault
(18.05.26)
Ödemeyi sorun etme. Zammi sorun etme diyen tipler.
Ödemeyecegi icin zaten böyle ayrintilari önemsemiyor. Fazla kira vereyim yeter ki evi bana ver diyenlere düsünerek yaklasmak lazim.
-1
Purple life
(18.05.26)
Ben de kiracı olarak yazayım. İlk önce mesleğine ve eğitim durumuna bakılır, geliri sorulur, mevcut işinde ne kadar süredir çalıştığına bakılır ki tutarlı birisi mi anlarsınız. Peşinden haline tavrına bakılır, atar gider yapan uyumsuz, agresif biriyse hiç bulaşmazsınız. Mümkünse eski ev sahibinden referans olmasını istersiniz.

Ev sahibime işimi gücümü, gelirimi, önceki ev sahibim ile olan kira artış tutarlarını anlattım. Pandemi dönemi durumu olan bile %25 arkasına saklandığı zamanlarda %100 artışlara tamam dedim. Bu demek değil ki arıza çıkaracağım artışı umursamıyorum, sadece hakkaniyetli olacağımı belirttim. Ev sahibine de uzun seneler oturmak istediğimi belirtip yarın bir gün almanya'dan oğlum geldi, çık kızım oturacak dersen baştan konuşalım sonra sıkıntı çıkmasın diye belirttim.

Benden tahliye taahhütnamesi isteyene de bir şeyler yapıp çay koymasını isterim, keyfi çıkarmak için kullanmayacağının garantisi yok, ben dünya masraf edip ev taşıyacağım sonra 5 ay sonra çık diyebilecek ? Arkadaşımın başına geldi, kiralık eve çıktı, bir kaç ay sonra ev satılacak çık dediler...Kendisine saygısı olan kimse gidip imzalamaz.
+1
kimlanbu
(19.05.26)
(3)

uk‘de londra harici en yaşanılır şehir

xportant
kişinin halihazırdaki durumuna göre çok değişken olduğunu biliyorum ama genel bir çerçevede değerlendirirsek birleşik krallıkta çalışan bir insan için en yaşanılır şehir neresidir?
kişinin halihazırdaki durumuna göre çok değişken olduğunu biliyorum ama genel bir çerçevede değerlendirirsek birleşik krallıkta çalışan bir insan için en yaşanılır şehir neresidir?
0
xportant
(20.03.26)
Brighton and Hove. (Tek şehir 2 bölge sadece)
0
Amaranta ursula
(20.03.26)
cambridge , oxford, bristol
0
fakyoras
(21.03.26)
Cheltenham bence, küçük kasabaları seviyorsan tabi
0
euteamo
(21.03.26)
(9)

işte yapmak zorunda olduğunuz en angarya iş

xportant
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
-1
xportant
(11.11.25)
başkalarına yaptıramadıkları zor excel işlerini yapmak
0
eja
(11.11.25)
İş görüşmesi yapmak.
0
mutekebbir
(11.11.25)
başkalarının yapmak istemediği işlerin bana gelmesi, ne olduğu farketmez.
0
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Bir şey yazdırmak, çıktı almak için yazıcıya gitmek
-2
arbre
(11.11.25)
Tüm şirketi raporlarken(9000+ şube) birisi çıkıp 1(bir) şube için +1 sütunluk veri isteyince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum. En angarya iş bu benim için.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Notere gitmek.

Karar dosyaları için birkaç saat gittiğim oluyor. Hatta İstanbul'un bir ucuna gidip, oradan şehrin ortasına gittiğim oluyor. Buna üşenmiyorum ama notere gitmeye üşeniyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.11.25)
araç kullanmak(şoförlük). onu al şunu bırak saçmalıkları yüzünden kendi işimi yapamıyorum.
0
late viper
(11.11.25)
Haftasonu tüm çalışanlar komple mesaiye kalınması. Şirketin bir ay boyunca cumartesi de mesai yapması gerekiyordu. Diğer herkesin işi vardı ama biz üç kişiden de gelmemiz istendi. Mal mal oturduk tüm gün. Mesai+Prim verildi ama ailemizi bırakıp gelip mal mal oturmamız karşılığında.
0
yadigar
(11.11.25)
Her yaptığım işi ufak bir açıklamasıyla bir Excel tablosuna yazmam şeklinde bir icat çıkarmıştı bir kere bir yöneticim.
Uzun bir süre yaptım bunu ama hem işi bırakıp excel’e geçmek gıcık ediyordu hem de hiç kimsenin okumadığı bir dökümanı doldurmak can sıkıyordu.
Ortalama her 30-120 dakikada yeni bir kalem iş yaptığım bir çalışma düzeniydi.
0
michael_knight
(12.11.25)
(2)

fıtığa rağmen koşu

xportant
bel fıtığı olan ve ameliyat da olmayan birinin ileride koşu sporunu amatör düzeyde yapma ihtimali olabilir mi yoksa bu ihtimal artık sıfırlanıyor mu?
bel fıtığı olan ve ameliyat da olmayan birinin ileride koşu sporunu amatör düzeyde yapma ihtimali olabilir mi yoksa bu ihtimal artık sıfırlanıyor mu?
0
xportant
(09.09.25)
Fıtık deyince etki açısından akla homojen bir şey gelmesin. Artık iflah olmayanı da vardır, biraz dikkat ile günlük hayat rutinine dönen de.

Burada kahramanımız muhtemelen amatör düzeyde koşu sporuna dönecektir. Ancak lordozda düzleşme meydana geldiyse, harekette kısıt ve daha erken yorulma, şartların zorlandığı günlerde belde yorgunluk ağrısı olabilecektir. (MRda yazıyordur lordozun durumu)

Hekim değilim.
0
Mirket
(09.09.25)
Fıtık var fıtık var. Ben koşamıyorum mesela çok ağrı yapıyor.
0
ezkaza
(09.09.25)
(3)

sporsuz formda kalmak ya da forma girmek

xportant
bu nasıl olur? birkaç ay arayla geçirdiğim bir rahatsızlık sonrası süresini tam bilememekle birlikte uzun bir süre spor yapamayacağım. öncesinde iyi dinlenme, rehabilitasyon, fizik tedavi, yavaş yavaş spora adapte olma, vücudu güçlendirme derken tekrar spor yapmam vakit alacak. üstelik spora koşu ek
bu nasıl olur? birkaç ay arayla geçirdiğim bir rahatsızlık sonrası süresini tam bilememekle birlikte uzun bir süre spor yapamayacağım. öncesinde iyi dinlenme, rehabilitasyon, fizik tedavi, yavaş yavaş spora adapte olma, vücudu güçlendirme derken tekrar spor yapmam vakit alacak. üstelik spora koşu ekleyerek kilosunu korumaya çalışan biriydim ki o da uzun bir süre yasak.

ben şimdi nasıl kilomu koruyabilirim ve kas kaybetmeden yaşayabilirim? kondüsyon ve dayanıklılık zaten gidecek ama benim merak ettiğim oturduğum yerden kendimi en azından 3-4 ay korumanın yolu yok mu? spor olmadan kilo almamayı nasıl başaracağım veya yağlanmayı nasıl önleyeceğim konusunda fikrim yok. şu an tek yaptığım kalori dengesine dikkat etmek. zaten iyi dinlenip yeterli özeni göstermediğim için bu rahatsızlık kendini tekrarladı ama bu sefer öncelikle tamamen iyileşmek istiyorum. bu sırada nasıl zinde kalacağım fiziksel olarak? psikolojik zaten dağılmış durumdayım.
0
xportant
(31.08.25)
Mat pilates, reformer pilates, esnetme ve ağırlıksız egzersizler
0
kararsızataletfilozofu
(31.08.25)
Kaslar varlığını korumak ve atrofiye uğramamak için her zaman mekanik bir gerilime ihtiyaç duyar, kas yoğunluğuna göre mekanik gerilim az ya da çok olabilir ama muhakkak olmalı, direnç bantları bir süre seni idare edebilir eğer onu yapabilecek durumdaysan, yapamayacak durumdaysan da 3-4 ayda illa ki bir kas kaybı yaşarsın ama bu tabii insanı hayattan soğutacak kadar olmaz, geri döndüğünde zaten "muscle memory" ile çok daha hızlı toparlanırsın, bu süreçte yapabiliyorsan direnç bantlarını kullan, protein alımını yüksek ve TDEE skoruna yakın beslen bu hem senin kas kaybını "en iyi" şartlarda yaşamanı sağlar hem de yağlanmanı önler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.08.25)
makul çözüm protein ağırlıklı beslenme + if + pilates gibi duruyor. yine de biraz oynamalar olacak. yormadan yüzme şansınız var mı?
0
yadigar
(31.08.25)
(2)

belden dolayı hareket edememe - yaşayanlardan öneri

xportant
6 ay kadar önce belimdeki disklerle ilgili sorun yaşadım. mr çekildi, bir doktor sonuca baktı vs. bir süre sonra daha iyi olmaya başladı ve spora tekrar başlamıştım. bugün ise hapşırırken yatakta diskimden aynı sorunu yaşadım. kalkamıyorum. tuvalete bile nasıl gideceğim hiçbir fikrim yok. işten izin
6 ay kadar önce belimdeki disklerle ilgili sorun yaşadım. mr çekildi, bir doktor sonuca baktı vs. bir süre sonra daha iyi olmaya başladı ve spora tekrar başlamıştım. bugün ise hapşırırken yatakta diskimden aynı sorunu yaşadım. kalkamıyorum. tuvalete bile nasıl gideceğim hiçbir fikrim yok. işten izin aldım. bulunduğum yerde sağlık sistemi çok iyi olmadığı için ancak aile doktorunu görebilmiştim. şimdi 3 ay sonraya da bulsam bir ortopedi doktoruna randevu alacağım ama en azından bu iki gün ne yapmalıyım? oturmam mümkün değil. tek bir tarafa yatıyorum. çünkü diğer tarafa dönemiyorum şu an. buz koyduk, krem sürdük. ağrı kesici alacağım. ben daha ne yapayım lütfen akıl verin. ömür boyu bu sorunu mu cekeceğim? hiçbir zaman geçmiyor mu? doktora sorduğumda geçebilir de geçmeyebilir de diyor. resmen mahsur kaldım yattığım yerde. endişem tavan.
0
xportant
(27.08.25)
Bana oldu benzer bir durum. Ilk gun tuvalete zor gittim, 2-3 gun sonra idare eder bir noktaya geldi. Arada agri oluyordu ama yatakla falan alakaliydi sanirim, sonradan gecti. Simdi de mukemmel degil ama arada biraz artiyor, manuel terapiye gidiyorum bir sure gelmiyor. Spor falan yapmiyorum dogru durust, yapsam nolur emin degilim. Gideceginiz yer muhtemelen bazi klasik egzersizleri gosterecektir. Ben duzenli yapamadim, faydasi oluyordur mutlaka.

Ordek ornegi: www.n11.com

Tuvalet icin birine ordek falan getittirebiliyorsaniz onunla idare etmeniz lazim. Afedersiniz sicmayi tetikleyecek seylerden de kacinmakta fayda var. Gene yaninizda kova gibi birsey olsun.
0
mbond
(27.08.25)
öncelikle gecmiş olsun. agri kesici kas gevşetici iğne yaptirin bir sekilde. sıcak uygulayın termafor ile. yukarı parmak uçlarinda uzanma hareketi elma toplar gibi hani sıkışmanın açilmasina faydası oluyor, eczaneden yakı alıp 2 gün çikartmadan takmak. ilk etapta bunlari yapıyorum yıllardır muzdarip olduğumdan.
0
sinematikcrop
(27.08.25)
(5)

covid sonrası IT ve offshore işler

xportant
sizin çalıştığınız yerlerde durum nedir? covid sonrası artan ve bitmeyen bir şekilde hindistan vb. ülkelere işleriniz taşındı mı? veyahut bu geçiş azaldı, hatta hiç olmamıştı mı dersiniz? aranızda avrupa’da ve kuzey amerika’da çalışanlar ne söyleyebilir? belki türkiye’ye de yurt dışından taşınmış iş
sizin çalıştığınız yerlerde durum nedir? covid sonrası artan ve bitmeyen bir şekilde hindistan vb. ülkelere işleriniz taşındı mı? veyahut bu geçiş azaldı, hatta hiç olmamıştı mı dersiniz? aranızda avrupa’da ve kuzey amerika’da çalışanlar ne söyleyebilir? belki türkiye’ye de yurt dışından taşınmış işler olabilir. Türkiye’de çalışanlar bu konuda bir fırsat görüyor mu?

Hindistan’da tamamlanan işlerın kalitesi ile ilgli ne söyleyebilirsiniz? avrupa’nın ve abd’nin IT alanında yeni Çin’i oldu mu bu ülke? yani Çin artık her şeyin kalitesini yapabiliyor. Hindistan, IT alanında kendi düşük maliyetine göre yeterli bir performans verebiliyor mu?

kabataslak olarak IT’nin covid, yapa zeka ve bu alana yönelmiş bir dolu insan kaynağıyla beraber yeni dünyada bu alanda çalışan insanlar açısından gitmekte olduğu yol hakkında ne söyleyebilirsiniz?
0
xportant
(16.07.25)
Sap IT komple outsource oldu.
Tedarik zinciri (Bu arada bu böyle tam covid değil belli süredir olan bir şeydi, hatta rakipler falan da aynisini bizden önce yapmıştı) operasyonel işler, IT isleri, dijitalizasyon hindistan oldu. Benim misal sorumlulugum bir ürün grubunun bütün emea'da operasyonu (komponent stoğunda aylık faturalanan siparişe kadar) ve ekibimde bir sürü Hintli var operasyonel (satin almaci, stok uzmani vs).

Neyse yani, hindistan dediğin gibi çoğu işi aliyor ve yalan yok; adamlar Baya iyi. Kültürleri de iş açısından oldukça iyi. Ben kendileri ile çalışmaktan memnunum ve insan gibi davranirsan oldukça iyi bir ilişki ortaya çıkıyor.
Açıkçası ana fabrikam cin'de, operasyonel calisanlar hindistan'da ve ben ikisinden de acayip mutluyum. Cin'deki fabrikayi her ortamda savunurum böyle efsane çalışan fabrika yok.
0
logisticsmanager
(16.07.25)
abd'deyim. sirkete ve isin niteligine gore degisiyor. ama gittikce daha fazla isin outsource edildigi bir gercek. ezilenler ve pozisyonu iptal edilenler surpriz olmayacak sekilde giris seviyesi elemanlar yani en az guce sahip olanlar. ai ve outsource yeni mezun marketini tabiri caizse bicti.

direktor ve ustu rahat. adamlar personel cikarinca veya outsource edince annually $x milyon kurtardik diye bunu basari olarak anlatiyorlar. ozellikle amerika'da ortalama yillik bir yazilimcinin sirkete maliyeti 0.5 milyondan fazla oluyor. dolayisiyla 100 kisi cikardiginda 50 milyon tasarruf oluyor yillik ve hicbir yoneticinin gormezden gelemeyecegi bir durum bu. cunku direktor ve vp'ler de ustlerine karsi sorumlu. hic gozlerinin yasina bakmadan komple takimlari ucuruyorlar.

aslinda kapitalizmin dogal sonucu olarak herkesin gucu gucune yetene sapladigi bir durum var. yazilimcilar da az degil. gunluk 2 saatlik is alip, bunu ben ancak 8 saatte kodlarim diyorlar. haftada 2 gunde isi bitirdikten sonra yatis yapiyorlar. bu sekilde yilda yarim milyon indirenler var. e sirket de bakti ayni hizmetin fazlasini hindistan'dan daha ucuza alabiliyor, oraya pasliyorlar.

hintliler ise tam kole zihniyetli bir millet. baslarina biraz sert bir yonetici koydun mu cok iyi is aliyorsun. ama savsaklamaya cok musaitler. isin kalitesi olarak da cikardiklari isin abd'de calisan birinden hic farki yok. zaten amerika'da da ayni hintlilerin okul okuyup gelmis versiyonlari calisiyor. bizim takimin cogu hintli/paki. 2-3 tane beyaz aldilar hicbiri tutunamadi kacti.
0
antikadimag
(16.07.25)
bir projemiz vardı. hindistan'a devredildi bütçe yüzünden. adamlar bizden bile az maaş oluyor. bizim projede yaptıkları işler çok kaliteli değildi. diğerlerini bilmiyorum.
0
jelly bear
(16.07.25)
Hindistan IBM'e ucuza yaptırmayı denediler ortalık bombok oldu davalık oldular, şimdi yine içerde takım kuruyorlar. 2 haftalığına hindistana gittim başlarında durayım iş yapsınlar diye
0
nahtoderfahrung
(16.07.25)
Benim alanımda (elektronik haberleşme, altyapı) Türkiye içindeki işler için outsource durumu olmadı ancak Hollanda, Almanya ve Cekya da çalışan arkadaşlarımın söylediği departmanlarin Hindistan veya Çinlilere devredildiği. İş ilanları bile kalmadı denilecek kadar az artık
0
mirty
(16.07.25)
(3)

disc protrusion hiç geçmeyecek mi

xportant
2-2,5 ay önce bir sebepten ötürü bu sorunu yaşadım. mr sonucunda sinire çok hafif bir baskı olduğu ama sinir köküne herhangi bir ciddi baskı olmadığı yazıyordu.yurt dışındayım ve bu lanet yerde doktor falan bulamıyorum. 3 ay sonrası için bir adet ortopedi doktoru buldum. buradaki aile hekimi doğru d
2-2,5 ay önce bir sebepten ötürü bu sorunu yaşadım. mr sonucunda sinire çok hafif bir baskı olduğu ama sinir köküne herhangi bir ciddi baskı olmadığı yazıyordu.

yurt dışındayım ve bu lanet yerde doktor falan bulamıyorum. 3 ay sonrası için bir adet ortopedi doktoru buldum. buradaki aile hekimi doğru düzgün bir şey söyleyemiyor. fizyoterapi verdi 3 seans ama bir hayrını göremedim onun da. ağrım son zamanlarda arttı. sanırım yeniden mr cektirmek isteyeceğim ve sonucumu yazın türkiye’de bir doktor bulup ona göstereceğim.

internette her türlü bilgi var, hangisi doğru bilmiyorum. bu acı hiç geçmeyecek mi? yaşamaktan bıktım artık. 7/24 bunun acısı var. koşuyordum, koşuyu bıraktım. sinirim inanılmaz bozuk. bu devirde bir çaresi vardır diye umut ediyorum. aile hekimi de geçer falan diyor yarım ağız. geçerle de ne kast ediyor, bu diskin şişliği ve sinire baskı tamamen geçiyor mu anlamıyorum. chatgpt’den çözüm aramaya çalışıyorum. sporla o bölgeni güçlendir diyorlar ama güçlendirecek kadar spor da yapamıyorum ki.

hayat boyu koşamadam edemeden bu acıyla yaşamaya mı ikna etmem gerek kendimi? durduk yere bacağım uyuşabiliyor ender de olsa. bunu daha önceden yaşamış ya da yaşayan birilerini tanıyan var mı? bu süreçte neler olmuştu hatırlıyor musunuz? artık hayattan gram keyif alamaz hale geldım. oturuyorum ayrı, kalkıyorum ayrı, yatıyorum ayrı. istediğim sporları da yapamaz oldum. gün içinde oturarak çalışan bir insanım. ayakta çalışsam hemen geçecek mi bu iş? sorularımı cevaplayacak doktor dahi bulamadım. artık acının üstüne bir de bir ton soru ve belirsizlik eklenince psikolojim bozuldu resmen.
0
xportant
(24.05.25)
Yeme,içme,tenefüs yolu ile aldigin zehirler,

beslenme bozuklugu oluşturuyor,vitaminsiz kaliyorsun,

hareketsizlikte kikirdak yapisini zayiflatiyor ve fitiklasma oluyor,

eger agrin coksa iltihap giderici agri kesici almalisin,bolgedeki iltihap gitmeli,

kikirdak beslenmesi icin; kemikler ile kikirdak sürtünmesi ve yüke binmesi lazim,
yoksa yumuşar,özelligini kaybeder.

sabah kalktiginda ve aksam yatmadan önce,

bacaklarini karnina cek,
Sonra ikisini birden,
Sonra kedi,deve hareketi yap,
3 set yeterli,(bel hareketleri ,googleda ara.)
Bu basit hareket kikirdagi besleyecek, güçlenecek,

Agırlik kaldirirken yada yerden bisi alirken bacaklarini kirarak ,oturma hareketi ile yerden birsey al ,çömel yani,belini 90 derece eğme,yumusak olan kikirdak daha cok fitiklasir.


Günlük yogurt,limon,yumurtayi eksik etmemelisin.
0
designer
(24.05.25)
benim boynumda var bu illetten. c5/c6 sanirim. beyine yakin oldugu icin ameliyat etmiyorlar. boyun agrisidan cok bas agrisi yaptigi icin hayat kalitemi cok dusurdu. cok sey denedim. fizik tedavi biraz azaltmisti, bitince tekrar kotu oldu.
en son yine doktora gitmeden once doktorun verdigi hareketleri yapayim bari dedim ve aslinda meger asil tedavinin o oldugunu anladim. ama etkisini gormem iki haftayi aldi.

simdi her gun, en az yarim saat boyun egzersizi yapiyorum. bir de tens cihazi aldim, iki gunde bir de 20 dk onu kullaniyorum. agri yok denecek kadar azaldi. bunlara iki gun ara versem agri tekrar basliyor.

benim sahsi tecrubem: kontrol altinda tutulabilir bir seviyeye getirmek mumkun.
0
lamartin
(24.05.25)
Vucudda olusan yirtik,yara,zedelenme iki haftada kapanir,6 ay ,1 sene icinde iyilesir,

Agrilar cok ise istirahat ve iltihap giderici agri kesici ile tedaviden sonra egzersizlere baslamak gerekir.
0
designer
(24.05.25)
(8)

haftalik gercek calisma saatiniz?

xportant
sozlesmede yer alandan ziyade sizin gercekte, ivir zivir ile ugrasmadan, isinizin basinda olup calistiginiz haftalik sure ne kadar? yillik izin alirken yaptiginiz is sebebiyle istediginiz tarihleri secememe sorununuz oluyor mu?
sozlesmede yer alandan ziyade sizin gercekte, ivir zivir ile ugrasmadan, isinizin basinda olup calistiginiz haftalik sure ne kadar?

yillik izin alirken yaptiginiz is sebebiyle istediginiz tarihleri secememe sorununuz oluyor mu?
0
xportant
(28.01.25)
Haftada 10-15 saattir, toplantılar hariç tuttum.
0
mirty
(28.01.25)
Eskiden 45 saatin 42 sini calisiyordum. Hatta fazlasini da calismak zorunda oluyordum. Ve işim fabrikaya bagli oldugu icin fabrika bakima girdiği tarihlerde izin kullanabiliyorduk.

Birim degistirdim. Suan 35 40 saat calisiyorumdur. O da bazi seyleri artik tecrubeden kendim hizla ilerlettigim icin boyle. Ve evet yine istedigim tarihleri secemiyorum maalesef.
0
a perfect lie
(28.01.25)
80

Kendi işim.
0
hayirsiz
(28.01.25)
15 saat falandir tahminim, maalesef.

Yillik izini etkileyen durumlar olabiliyor, genelde onceden az cok belli, ama illa cikman gerekiyorsa o 1 saatlik isini uzaktan halledip devam edebiliyorsun.
0
mbond
(28.01.25)
Kendi işim, günde en az 10 saat. İzin yok.
0
Shepard
(28.01.25)
İş yorgunluğuna göre değişiyor. Haftalık 2 saat olduğu da oluyor, 35 saat olduğu da. Ama bu yoğunluk yılın %10’una tekabül ediyor.
0
himmet dayi
(28.01.25)
full focus günde 4-5 saat ortalama olabiliyor. zorlu durumlarda 6-7 saate çıkabiliyor.
aktif ofis işlerinde öğle yemeğiydi, telefondu, toplantıydı derken bu süre 3-4 saati kolay kolay geçemez.
0
orpheus
(28.01.25)
mesai saatleri içinde haftada 10 falan. ekstra mesailerle 15 oluyor.

he tabii 5 tane mühendis koysunlar yarım kadar iş yapamıyorlar. geçen sene hazırlanan çılgın yıllık hedeflerini tutturan tek kişi benim tüm bunlara rağmen. o yüzden sorun olmuyor.

yıllık izin konusunda da, ekibimizde ben dışında yeni olmayan bir kişi var. aynı zaman dilimlerinde izin alamıyoruz. geçenlerde bir yurtdışı tatili yapalım dedik beraber, yönetimin elleri ayakları titremeye başladı. uçak düşerse nolur diye bile düşünmüşler.
0
aguen
(29.01.25)
(3)

abd'de corporate islerde calisanlara bir soru

xportant
abd'de calisma iznine sahip olan (evlilik veya green card cekilisi yoluyla) ve baska ülkelerde özel sirketlerde calisma tecrübesi bulunan insanlar abd'ye gittiginde oralarda sirketlerde calisabilecek isi cok fazla zorlanmadan bulabiliyorlar mi yoksa kalifiye islerde is bulma konusunda sikinti cok mu
abd'de calisma iznine sahip olan (evlilik veya green card cekilisi yoluyla) ve baska ülkelerde özel sirketlerde calisma tecrübesi bulunan insanlar abd'ye gittiginde oralarda sirketlerde calisabilecek isi cok fazla zorlanmadan bulabiliyorlar mi yoksa kalifiye islerde is bulma konusunda sikinti cok mu? egitimini abd'de almamis ve abd'de calisma tecrübesi bulunmayan insanlar icin ne derece zor bu durumlar? yoksa bu tarz islerde isci acigi sikintisi cekiyor mu abd (özel sektörden kastim ise IT, finans vb. alanlar)?
0
xportant
(14.10.24)
Merhaba,

her ulkenin kendine has is yapma ve iletisim kulturu var, ve mulakatlarda tamamen buna uygun davranmaniz bekleniyor. aslinda is bulmak asiri zor degil, ama

1- tum dunya rakibiniz, bazen siz iyi olsaniz dahi daha iyisi cikabiliyor,
2- giriste belirttigim gibi mulakattaki tavir fark edebiliyor.

"yapariz ederiz biliyorum" diye cevaplamak yerine elle tutulur ornekler vermeniz bekleniyor, ve cevabinizin STAR metodunu (situation, task, action, result) karsilamasi gerekiyor, ozellikle buyuk sirketlerde.

bu aralar finans alaninda outsourcing basa bela, hindistana ve filipinlere ayak islerini yaptirip buyuk resim icin abd'de genel merkezde kararlar veriliyor, haliyle senior ya da analyst konumunda iseniz isiniz daha zor, ama manager ve uzeri icin her daim talep var.

ben uzun suredir (birkac) SP100 sirketlerinde calisiyorum, ve ondan once de big 4 denen denetim sirketlerinden birisinde idim, haliyle musterilerim de cok buyuktu, genel gozlemimi paylasmak istedim. daha spesifik sorulariniz varsa onlari da bilgim dahilinde cevaplarim
0
adrianapole
(14.10.24)
Çok kolay değil. Amerikan bir arkadaş IT sektöründe çalışmasına rağmen 8 ayda iş bulabildi. Kalıcı oturumu olan birinin corporate ortam takıntısı varsa abd'de işi zor. 10 000 USD altında özel sektörde çalışılmaz bence. Cafede çalışan adam zaten 3500 yapıyor.

Benim tanıdığım bir Türk mühendis hediyelik eşya dükkanı açtı, bu adam green'li. Amerikanlar da iş garantisi nedeniyle devlet işi tercih ediyor veya business yapıyorlar. Büyük şirketler California, Washington gibi eyaletlerin pahalı şehirlerinde. Maaşlar yüksek olsa da yaşam giderleri de çok yüksek. Aynı İstanbul'da yaşamak gibi. Özel sektör çok ama çok rekabetçi.

İş bulma zorluğu zaten bilindiğinden ötürü green'li birinin hesapta para göstermesi bir zorunluluk. Minimum 1 yıl idare edebilmeli.
0
ferenc
(14.10.24)
2022'den beri zor. su an ciddi isten cikarmalar var hala (2 yildir) ve isten cikarilanlar yeni is bulamiyor cunku faizler yukseldiginden para deger kazandi ve saga sola dagitilamiyor.

aylardir is arayan arkadaslarim var. isini kaybedip 1 yil issiz gezmek duyulmadik sey degil bu iklimde. normalde amerika'da is bulmak asiri kolaydir. su ulkeye 90'larda, 2000'lerde gelenler o kadar guzel doneme denk gelmis ki. tam american dream'i yasamislar.

su anda is bulmak zor yani. hele hele abd is tecrubesi yoksa gercekten zor. baska ulkelerdeki sirketlerin marka isimleri buyukse avantaj. ama dedigim gibi faang'da calismis insanlar bile aylarca is ariyor. oyle disaridan gelip is bulmak su iklimde hayal.
0
antikadimag
(16.10.24)
(3)

diş fırçası - kim üretiyor

xportant
Diş fırçalarının sapını veya uç kısımdaki tüyleri kim üretiyor? İşin başında kimler oluyor yani? Ürünün nasıl bir sertlikte, yumuşaklıkta olacağına karar verildikten sonra, ürünü fabrikada istenilen forma sokanlar kimler? Hangi meslekten oluyor bu kişiler?
Diş fırçalarının sapını veya uç kısımdaki tüyleri kim üretiyor? İşin başında kimler oluyor yani? Ürünün nasıl bir sertlikte, yumuşaklıkta olacağına karar verildikten sonra, ürünü fabrikada istenilen forma sokanlar kimler? Hangi meslekten oluyor bu kişiler?
0
xportant
(15.01.17)
kimya mühendisliği olur, yeni plastik alanıyla ilgili bir mühendislik çıkmış ya da ben yeni duydum o olabilir.

kalınlığına ve plastik cinsine karar verildiğinde bir şekilde üretilir. plastiklerin büyük çoğunluğu enjeksiyon ile üretiliyor ama bunda bir istisna olabilir bilemedim. fırça kısmı enjeksiyonla üretilemez.
0
bohr atom modeli
(15.01.17)
orient blue
(15.01.17)
diş fırçalarındaki uç kısmı nylon. kalanı plastik.

direk fabrikada çalışanlar genelde makine, malzeme, kimya ya da genel olarak mühendislik çıkışlı kişilerle beraber daha çok tekniker ya da işciler. zaten bu proses çok az insan gücü gerektiriyor.

elektrikli fırçaları %90 oyuncak fabrikaları üretiyor. isim vermeyeyim dünyanın en büyük elektrikli fırça üreticilerinden birinde bu birimin zamanındaki başındaki kişilerden biri ile çalıştım. o idea creation kısmı harika bir süreç ve proje örneği. normal fırça için plastik firmalarına outsource ediliyor, nylon birleştirme işi yine oyuncak firmalarında hallediliyor. 200 şirket var piyasada belki, en büyükleri bunu yapıyor.

bu arada her üründe farklılıklar olabilir üretiminde, fabrikasında, ülkesinde etc. ama bu en çok üretilen seri ve modeller.

o ar-ge kısmı için inhouse ve external consultantlar var. mesela diş yapısı ile ilgili r&d yapılıyor ya da satın alınıyor. sonra uygulama ve geliştirme kısmı yapılıp deneniyor. bu süreç nispeten hızlı sanıldığından. bazı modeller medikal kategoride olduğu için o süreçlerin fda, ema onayı gerekebiliyor, bu süreç yıllarca sürebiliyor. diş fırça ve macunu kozmetik katerogisinde genelde.
0
kurnaz
(15.01.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.