Giriş
(17)

harcamak için para kazanmak, sıfırı tüketmek

gezer
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum. evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum.

evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok.

kredi, kreş vs tüm büyük kalemler eşimde. ben bir iki fatura, aidat ödüyorum. onun dışında kendime, eşime, çocuğuma bir şeyler aldıysam onların taksitleri oluyor. kalanı da günlük market alışverişi veya dışarıdan yemeğe gidiyor. ay sonu sıfırı tüketiyorum. gelirimi aşmıyorum. birikim yapmıyorum ama ikramiyelerimi eşime veriyorum, o da harcamıyor tabi birikimde filan değerlendiriyor sanırım. zaten eşimin kendine göre ayrıca bi birikim planı var. alışveriş vs yapmadan önce de birbirimize danışırız. şu anki maddi durumda eşimin benden bir şikayeti yok. bir keresinde maaşının yüzde yirmisini kendin için biriktirsen iyi olur filan demişti, onun üzerine biraz denedim. şansıma biraz mesai de almıştım, çocuğun kreşinin kırtasiye ücretini ayarladım, biraz da kenarda kaldı. kalan da 12bin filan :D

dün akşam yine bi indirimden alışveriş yapınca ben ne yaşıyorum dedim. kazanıyorum, harcıyorum, eee? yanlış anlaşılmasın. çalışmak konusunda sorunum yok, çalışıyorum, çalışacağım da. şöyle düşündüm ve çok mantıksız geldi yaşanan her şey. çalışmasam zaten bu kadar kıyafete, ayakkabıya, şuna buna ihtiyacım olmaz. zaten param olmadığı için alamam da. çalışmadığım için zırt pırt eşime hediye almam, bi sene ben tatile götürmüştüm mesela böyle bi girişimim de olmaz. eşimden harçlık alsam, çocuğu alma bırakma işi bende olacağı için özelden alıp devlete veririz ve ordan bi kara geçeriz. eee yani gerçekten işten çık evde otur daha mı iyi yani?

tekrar söylüyorum, işten çıkmak bi seçenek değil. sadece gerçekten çok saçma değil mi?
iki ikramiyem de olmasa elle tutulur bi faydam yok. evde olsam her seferinde trendyol kuryelerine para vereceğime markete gider kendim alırdım belki.

şu anki iş yerimde beşinci yılım. başka iş bakmak da bi seçenek ama kalifiye biri değilim, üniversitede okuduğum bölümle alakalı bi iş yapmıyorum, yaptığım işin dışarıda tam karşılığı yok. cumartesi-pazar, resmi bayramlar tatil, bir saat fazla çalışsan mesai ücretini alıyorsun, genel merkezden farklı bi konumda çalıştığım için izin konusunda rahatım, geç gel, erken çık vs problem olan bir yer değil, iş arkadaşlarımla iyiyim vs vs yani konfor alanındayım. seneye değişmekle birlikte eve ve kreşe çok yakın, acil durumlarda her şeye ben gidiyorum.

dediğim gibi eşimden yana bir eleştiri durumu yok. çalışmamak da seçenek değil. maaşım da düşük bir maaş. ama yine de birikim yapılabilir mi? ha genel olarak evin durumu ne derseniz tabi ki zengin değiliz ama genel olarak bakınca eksik bi şeyimiz yok. yeme içme gezme, bizim görmediğimiz hayatı kızımız görüyor. sanırım biraz da bu yüzden. yani üniversitede nispeten rahattık ama onun öncesinde fakirdik ve yeni bir şey almak, dışarıdan yemek vs hayaldi benim ailemde. meyve bile kısıtlıydı. denizi çalışmaya başladıktan sonra gördüm. sağolsun genel olarak eşim sayesinde hayat standartım yükseldi, hep söylüyorum. ama yine de mesela eşimin yaşayış tarzına yetişemiyorum. onun beğendiği ve para verdiği bir şeyi ben kendime almıyorum. kıyafette vs bi üst sınırım var yani atıyorum eşim 10.000e ceket de alsa ben bi parça kıyafete atıyorum levis pantolonsa 2000 tl veririm filan diyorum. ya da otel bakarken eşimi frenliyorum o kadarına da gerek yok diye. ikinci bi tatile çıkalım dese biri neyimize yetmiyor diyorum. yani kendi sınırlarım içinde kalmaya çalışıyorum. ama o benim hayat standartımı yükseltirken ben onunkini düşürüyorum gibi hissediyorum her zaman. ben de senin kadar kazansam şöyle olurdu böyle olurdu filan diyorum bazen.

ay ne uzun anlattım. ne sorduğumu da bilmiyorum. yani kenara 5000 tl de mi koyamıyorsun diyorsanız evet genel olarak koyamıyorum. biraz dayak yemeye ihtiyacım var sanırım bu konuda. eşine güvenerek yaşayan kadınlardan oldum diye hayıflanıyorum bazen. onun benden harçlık aldığı da olmuştur nadiren :) olabiliyor yani.

yanlış mı yapıyorum, ne yapmam lazım? konuştuk yine eşimle kalem kalem yaz harcamalarını bi bak durumuna dedi, ne desin.
+3
gezer
(28.11.25)
Mert Başaran'ın youtube konuşmalarını dinlemenizi öneririm . 2 kitabı da var okumak isterseniz .
iş değiştirmenize gerek yok bence
farkında olmadan küçük küçük rakamlarla harcıyoruz toplam büyük oluyor.
Ben bu sene kredi kartı kullanmayı bıraktım , planlı ve çok az harcıyorum , öneririm
0
devilone
(28.11.25)
esiniz kendi parasiyla kendine, siz de kendinize mi birikim yapiyorsunuz? bence oyleyse garip. evlilikte kazanilan ortaktir. esinizin birikim icin ne yaptigindan haberiniz olmamasi da normal degil. mesela ne kadar birikiminiz oldugunu biliyor musunuz?

alisveris yaparken sadece kendi paranizla mi yapiyorsunuz?

yani genel olarak esinizin daha rahat, daha para dusunmeden yasayip, sizin ufak bir butceyi ayri yonetmeye calisiyor olmanız bence garip. evlilikte butce ortak olur ve ortak yonetilir bence. birikim de ortak yapilir, buyuk harcamalar da.

tabi ben eski kafali olabilirim. ya da esimle gelirlerimiz benzer oldugu icin oyle bir derdimiz olmayabilir. bizde mesela neredeyse tum harcamalari ben yapiyorum, esimin gelirini biriktiriyoruz. gerektiginde ondan da harciyoruz. ikimiz de birbirimizden para alabiliyoruz vs. benim param onun parasi, onun parasi benim param :)

calismamak bir secenek olmamali dediginiz gibi. ne zaman ne olacagi belli olmaz, calizmazken ortada kalma ihtimali her zaman var. insan kendini gecindirecek kadar calisabilmeli mumkun oldukca.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
@lemmiwinks yazdıklarımı okumadan mı yorumladınız acaba?
aslında sorduğunuz her şeyin cevabı yazımda var. zaten bazı kısımları yanlış anlamışsınız.

yazının ana fikri maaşımdan birikim yapamamam zaten. sadece elime toplu geçen ikramiyeleri eşime veriyorum. eşim birikime ekliyor. ne kadar birikimi var bilmiyorum da adamın bu kadar gider içinde milyonlar biriktirmediğini tabi ki biliyorum. zaten söylüyor şu kadar şunu aldım, şunu yapacağım vs diye ama ben didik didik sorgulamıyorum, gerek görmüyorum. evet sadece kendi paramla alışveriş yapıyorum, param yoksa eşimden de istiyorum, ay sonu birbirimize pasladığımız dönemler oluyor zaten. eşim sefa sürerken ben cefa çekmiyorum. o et yerken ben soğan kemirmiyorum.

ya cidden beni hiç anlamamışsınız bence. sorum eşimle aramızdaki para dinamikleri filan değildi. genel hatları ile şu an durum bu ve ben maaşımla birikim yapamıyorum dedim. ayda kenara 10.000 tl koyup, param bittikçe eşimden de isteyebilirim ki kendisi de söylüyor zaten bunu. ama ben tercih etmiyorum çünkü ha ondan çıkmış ha benden. kenara koyabiliyorsam o para mantıken kimseden çıkmıyor ve orada kalıyor olmalı. olay bu.
0
🌸gezer
(28.11.25)
ablam durumun varsa al canın istiyorsa al seni etkilemiyorsa al. ilerde almayı bırakır birikime geçersin. nasıl hissediyorsan öyle yaşa. madem eşin karışmıyor sen kendini frenleyeceğin zamanı bilirsin.
+1
koela
(28.11.25)
yani bazen bunu ben de dusunuyorum, durumum sizden epey farkli gerci ama ozellikle su dediginiz kisim ' calismasam kiyafet almam, ona gore harcarim' bende bir de su ekleniyor, seyahat harcamalarim cok fazla, istedigim yerde yasasam bu kadar paraya ihtiyacim olmayacak.

neyse benim durumum farkli da, neden calisiyoruz kismini ben de cok dusunuyorum.

sizin neden calistiginiza gelince, anladigim kadariyla yasiniz epey genc (calistigim yerde 5.yilim dediginiz icin oyle yazdim) siz neden calisiyorsunuz; 1. emeklilik, calismazsaniz bir gun eger emekli olursaniz hic geliriniz olmayacak, esinizinki de ikinize yetmez, 2. bugun az kazaniyorum diye isi birakirsaniz, tekrar is gucune katilmaniz ve 'iyi' kazanmaniz cok zorlasak, yani teorik olarak bir noktada daha iyi kazanmaya baslamaniz lazim, su anda evde cok is var simdilik ben yapayim, tasarruf edelim 5 sene sonra cocuk bi tik buyuyunce bakayim derseniz o is pek oyle olmuyor (turkiye'de), dolayisiyla is gucunde kalma halinizin sureklilik arz etmesi gerekiyor, 3- insanin kendi parasini kazanmasi, hele hele de kadin icin cok onemli. bosanma, allah korusun vefat vs. gibi durumlarda dimdizlak kalirsiniz. olmayabilir ama oladabilir. ayrica, bir gun isler kotuye giderse esinizle, iste o 'herseye ragmen kalmak zorunda olan' esler calismayan esler oluyor oncelikle.

bu tarz nedenler var. bunun disinda, esinizi frenlemenizi ve dunyada hicbir onemi olmayan marka kiyafetlere filan para yatirmamanizi tavsiye ederim. sistem zaten boyle isliyor, daha cok kazandikca pompalanan sacma sapan seyleri tuketip, bu tuketim halini surdurmek icin daha cok calisiyoruz. yani benim hedefim bu sistemden tamamen cikmak elbette sizin oyle bir amaciniz yok ama sistem sizi borclu ve harcama halinde tuttugu icin bu kadar cok 'calisiyoruz'.
+2
kassiopeia
(28.11.25)
@gezer: hepsini okudum. sizin istediginiz gibi anlamamis olabilirim. ama bence esiniz zaten birikim yaparken, sizin birikim yapamiyorum diye uzulmenize, kendinizi kisitlayip birikim yapmaya calismaniza cok gerek yok gibi gorunuyor bana. gereksiz yine harcama yapmayin tabi, har vurup harman savurun da demiyorum ama bu kadar maas alirken kendinizi birikim yapamadiginiz icin kotu hissetmenize de gerek yok.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
Evet o da bir seçenek ama eşinizin işinde bir ters durum olsa tutunacak dalınız olmalı. Sadece para da değil. İşinden ayrılmak istese ayrılamaz. kapana kısılmış gibi hisseder. Psikolojik etkileri daha önemli burada. İşsiz kalsa, evde iki işsiz, buhranı hissedersiniz. Sonra çocuğu satışa çıkarırsınız :))

upload.wikimedia.org

Devam edeyim. 46'ya 190 ciddi bir fark ama 46'dan 10 ayırabilmek de çok büyük moral olur eşinize. 190'ın içinden büyük kalemleri çıkarınca "disposable income" yine aynı yere geliyorsunuz büyük ihtimal.

Bir de tavsiyem, senede bir kaç kere sıfır harcamalı ay yaşayın. Şirketlerde olur. Ödemiyoruz abi, kimseye para ödemiyoruz diyebiliyor bazı şirketler.

Siz de zorunlu harcamalar dışında sıfır harcamalı mesela 2 ay koyun bütçenize. çok rahatlatır ve gerekirse minimumda yaşayabildiğinizi gösterir, güven verir.
0
gabe h coud
(28.11.25)
Hocam merhaba, maaşınız birikim yapılmayacak bi' rakam değil, sizin öncelikle birikim alışkanlığı kazanmanız lazım bana kalırsa,

Eşinizin dediği mantıklı, kalem kalem yazın, ay sonunda ne kadar gereksiz şeylere - size göre tabi - ne harcamalar yaptığınızı görün, eşinizin finansal okur yazarlığı size göre daha iyi gibi geldi bana. Harcamaları yazdıktan sonra kendisiyle beraber inceleyebilirsiniz.

Bir de birikim 101 şudur ; " harcadığından kalanı biriktirme, maaşı alınca belli bir yüzde birikime ayır, kalanını harca."

bunu deneyin 1-2 ay bakalım ne sonuç alacaksınız.
0
kumandanim
(28.11.25)
Kasım indirimleri tam bir hayat sorgulaması değil mi ya, ben de geçen benzer sorgulamalara girdim bi cilt bakım seti ile sepetimde bakışırken. Durumlarımız farklı ama lan dedim ben şuan bunu niye alıyorum tam olarak. Evdekileri kullandım mı yööö. Ama çok uygun. Zaten ikibin tele harcasam ne harcamasam ne. Ev mi alabiliyoz bişey mi yapabiliyoz ikibin tele ile. Ama yani indirim olmasa böyle bişey alıcak mıydım yööö. Ama insanın lendine bakması da önemli şimdi özbakım sonuçta.
Neyse böyle uzun bi diyalogdan o gün tasarruf galip çıktı ve sepeti boşaltıp uyudum. Ama ertesi gün gittim tencere aldım. Çünkü çok uygundu.
Burdan bi hayat dersi çıkmaz tabi. Ama bi kadın olarak evliliğinin nasıl olduğundan bağımsız kenara bir miktar para koymak gerektiğini düşünüyorum. Elimden geldiğince yapıyorum. Bazısı gizli biriktiriyor, benimki gizli değil. Onun da doğrusu değişir. Ama bi miktar koymakta fayda var.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.11.25)
46 maaş, fatura aidat 10 desen kalır 36.

Bence sizin sorun harcamak ve sonrasında biriktirmek, bence mantıklı olan bir tutar belirleyip paranızı biriktirmek sonrasında harcamak.

her ay 500 USD veya 6 gram altın alacagım gibi veya her ay 30.000 TL'lik altın s1 alacagım gibi bir hedef verip kalan parayla da alışveriş yapman.

Senin sorgulamalarını herkes yapıyor.

eşinizin kagıda yaz taktigi çok doğru. Harcadıgınızı görmüyorsunuz, bir de kredi kartı kullanımını bırakın bence
0
liberal
(28.11.25)
Bizdeki durum şu.eşim maaşlı çalışan,ben serbest çalışıyorum maaşım yok.eşimin maaşı türkiye koşullarında oldukça iyi ama iki kızla beraber ay sonunda maaşının hepsini yiyordu.ona hisse senedini anlattım bir kaç yıl önce.kendisine bir kaç hisse belirledi.aklına geldikçe girip fiyatına bakmaksızın farkına varmayacağı miktarlarda hisse senedi alıyor.şu an ne kadar oldu bilmiyorum ancak cnbce seyretmeye başladı,halka arz,temettü falan diye dolaşıyor evde.banka özel temsilci atamış onunla konuşup duruyorlar.

Burada hisse senedi konusunda bayağı bilgili arkadaşlar var,bir danışıp ufak ufak uzun dönem hisse senedi alabilirsiniz atıyorum bu ay 1-2 bin liralık ya da teknik boyutunu bilmiyorum ama bankadan çok mesaj geldiği için bes te devlet katkısı bitmeden girin falan deniyor aynı minik miktarlarda çocuğunuza kendinize bes yapabilirsiniz.

Benim kafam ye gitsin dünyaya bir daha mı geleceksin şeklinde çalışıyor ama hanım bu para değerlendirme işinden çok keyif alıyor,sizede iyi gelebilir diye düşünüyorum.
0
duptıs
(28.11.25)
Eşin hem birikim hem harcama kontrol yöntemi olarak doğru tavsiyeler vermiş. Senin de sorguladığın nokta çok doğru. Kazandığını önemsiz şeylere harcıyorsan hiç çalışmamak daha tatminkar bir hayat bile sağlayabilir çünkü kendine ve sevdiklerine ayırabileceğin zaman artacak. Ya çalışıp harcamalarını yöneteceksin, ya gelirini arttıracaksın, ya da çalışmayıp biraz küçülecek fakat zaman arttıracaksın. İşte rahatın iyiyse en kolayı ve en mantıklısı biraz harcama kısıp aylık birikim yapan noktaya gelmek.
+1
osssy
(28.11.25)
Maaşınız birikim yapılabilecek bir tutar. Çocuklu ailesiniz şirket arabası yoksa ayağınızı yerden kesecek bir araç hedefi güzel olabilir bence. Ben kendimi kısıtlamak için internetten taksitli bilezik alıyorum paşa paşa birikmiş oluyor. Bu yöntemle araba aldım mesela şimdi hedef başka yavaş yavaş birikiyor. Şuan genciz çalışıp kazanıyoruz ilerisi kötü olacak emekli maaşları kuş kadar, pasif geliri olmayan insanların birikim yapmaması bana çok cesurca geliyor.
0
cilekli pasta
(28.11.25)
Enişte çaktırmadan 50-30-20 kuralından bahsetmiş. Dünyanın bin türlü hali var , bence denenir.
0
ketcapli dondurma
(28.11.25)
üzülerek okudum. maalesef çok kişi bunu yaşıyor. çok olumsuz bir devirde yaşıyoruz. genç insanların birikim yapması çok zor. ülkemiz 20 yılda inanılmaz kötü bir duruma gitti. şu an maaşlar dolar olarak fena değil (geçmişe kıyas ediyorum), ama alım gücü yerlerde geziyor.

eşinizin biraz kenara koyduğunu tahmin ediyorum. zaten iki para da aynı şey. O maaşla birikim yapamamanız bence normal. son olarak bence çocuğu özel okula göndermeyin.
0
ebabil curnatasi
(28.11.25)
para harcamak hepten kotu degil de amacli bir sekilde harcamak lazim. hepimiz alisveris bagimliligindan muzdaribiz zira dogdugumuzdan beri 4 koldan o pompalandi. ben son 5-6 senede cok cok az alisveris yapmisimdir, buna ragmen hala dolabimda etiketi uzerninde duran pantolonlar, ceketler, hic giyilmemis ayakkabilar var. cunku sira gelmiyor hepsini giymeye, keske bunlara verdigim 30-40 bin lira alimde nakit olsa su an diyorum bakip. senin de muhtemelen her ay ala ala kiyafetler ayakkabilar yigiliyordur, mevcuk stogundan giyinmek yerine calisiyorum o yuzden habire kiyafet almaliyim varsayimini biraz daha sorgulaman lazim.
0
hot potato
(28.11.25)
Maalesef ülkemizde tasarruf bilinci çok kuvvetli değil.
Uzun vadeli düşünmediğimiz için.

Basit bir örnek vereyim. Ufak dediğiniz meblağ, mesela 200 TL. Günde 200 TL saçma sapan harcanıyor, abur cubur alıyorsun, kahve içiyorsun, sipariş uygulamasında komisyon olarak ödüyorsun... Fark etmeden harcıyorsun. Peki bu 200 tl'yi harcamazsan ne olur? Çok değil günde 200 tl daha az harcasan. 200*365=73000 TL. Neredeyse 2-3 günlük mütevazı bir tatil parası. Sana 73000 TL'yi sokağa at desem elin titrer. Ama gün içinde titremeden yapıyorsun gibi düşün.

Şimdi daha uzun vadeli düşünelim. Yılda 73000 TL, 10 yılda 730000, 20 yılda 1.460.000 TL. Bu hesabı yaparken enflasyon yokmuş gibi düşündüm. Çünkü bugün 200 TL harcadığın şeylere seneye belki 250 300 harcayacaksın, o dengeleyecek gibi düşündüm. Bu 730000'i o günün 730000'i gibi düşündüm yani. Ya da harcamadığın parayı enflasyonun biraz üzerinde değerlendirmişsin gibi düşündüm.

Anlatabildim mi? Yani günde harcadığınız fazladan 200 tl, 1 yılda 1 tatil, 10 yılda iyi kötü bir 2. el araç, 20 yılda ufak bir arsaya denk geliyor belki de. Böyle düşünerek işe başlayın.

Açıkcası tüm büyük masraflarınızı eşinizin karşıladığı bir ortamda 46000 TL çok da ufak bir meblağ değil. Çünkü görünür ciddi bir masrafınız yok. Yani her ay kenara 10.000 TL atsanız, yine cebinizde doya doya harcayabileceğiniz bir 36000 TL kalır diye düşünün.

sizin yaşadığınız şeyin adı yaşam tarzı enflasyonu. İnsanlar geliri arttıkça harcamalarını da arttırıyor. Mesela eşiniz çalışmasa siz o parayla geçinmek zorunda kalsanız bu harcamalara dikkat edersiniz. Ama şu an konfor alanındasınız ve bu yüzden statü için harcıyorsunuz. Biraz psikolojik sebepleri de var bu harcama dürtüsünün. Dopamin bağımlılığı gibi, hızlı tatmin. bunlarla ilgili kitaplara bir bakın.

Bir de parayı kenara atıp unutmak değil, enflasyondan koruyacak hatta enflasyonun bir miktar üstünde getiri sağlayacak şekilde değerlendirmenin de önemini vurgulayayım.

Şimdi gelelim niye çalışıyoruz?
Para kazanmak için.
Parayı niye kaznaıyoruz? rahat bir hayat için.
Peki tüm kazancımızı niye harcamamalıyız?
Çünkü bugün kazanabiliyorsunuz ama ilerde kazanamama riskiniz var.

Eşiniz de siz de özel sektördesiniz anladığım. Özel sektörde görünmez bir yaş bariyeri vardır ve bir yaştan sonra insanlar eskisi kadar çok kazanamamaya başlarlar. Sonrasında da emekli maaşları malum.

Yani paraya belki de en çok ihtiyaç duyacağınız yaşlarda, geliriniz bugüne göre daha az olabilir.

Allah korusun ama sağlık problemleri, çocuğunuz varmış onun üniversite masrafları, evlenmek istediğinde yuva kurmanın maliyetleri...

Daha geçen gün bir arkadaşımın annesi ameliyat oldu. 900bin tl'ye yakın harcama yapmak durumunda kaldılar. 2 arabaları vardı, 1'i gitti bu ameliyat için.

Anlatabiliyor muyum?

Geçenlerde bu konuyla ilgili bir sitede şöyle bir yazı vardı:

"Bugün giydiğin ayakkabının markasını 10 sene sonra kimse hatırlamaz. Ama sen 10 sene sonra o ayakkabıya harcadığın paraya ihtiyaç duyabilirsin."

Bu şu demek değil, ot gibi yaşayalım. Ama 10 harcıyorsan eğlenmeye, alışverişe, atıyorum 8 harca, 5 harca. Eğlenceni de yap, birikimini de.

Hayat hep böyle gitmez. Akarken doldur demişler.


Aşağıya bu konuda ilgi duyanların seveceği 3 site ve güzel yazı bırakıyorum.
www.paradurumu.com
akillibutce.com
monay.com.tr
0
anten
(28.11.25)
(6)

doğum kontrol hapı kullanmak

gezer
senelerdir kullanıyorum, zararını görmedim, çocuğum da olmadı diyen var mı?prezervatif istemiyorum. spirali doktorum önermemişti kayma ihtimali var diye. 3 senedir kol altı implant kullanıyorum ama tekrar taktırmayacağım. geriye bir tek haplar kalıyor. ama kilo aldırdığını ve tüylenme yaptığını okud
senelerdir kullanıyorum, zararını görmedim, çocuğum da olmadı diyen var mı?

prezervatif istemiyorum. spirali doktorum önermemişti kayma ihtimali var diye. 3 senedir kol altı implant kullanıyorum ama tekrar taktırmayacağım. geriye bir tek haplar kalıyor.

ama kilo aldırdığını ve tüylenme yaptığını okudum. çekincelerim var. bir de asla ikinci çocuk düşünmüyorum. o sebeple hapa rağmen hamile kaldım tarzı senaryolardan çok korkuyorum.

kadınlar fikir verebilirse sevinirim.
0
gezer
(08.08.25)
kullananları biliyorum bi sorun duymadım (kuzenim ve 2 iş arkadaşım var) bi abla var 10 yıl kullanmış. bi sorun olmamış, ilacı bıraktıktan son kısa süre sonra hamile kaldım dedi çünkü ilacın etkisi hemen geçmez zannetmiş ama geçmiş hemen.

ilacın dezavantajı her gün aynı saatte almanın zor olması. takibi zor yani. ilk aylarda aşırı göğüs hassasiyeti yapıyor ama, uzun süre kullananlar bunun sonradan geçtiğini söylediler.
0
turuncu tonlarda
(08.08.25)
Hormonal etkileri oluyormus diyorlar ama onlari biliyorsunuzdur zaten. Biraz eski bir tarihten ornek ama teyzem 2 cocugu olduktan sonra hap kullanmaya baslamis. Hapa ragmen hamile kaldi. Sene 1992.
0
mbond
(08.08.25)
"Doğum kontrol iğnesi" vardı sanki, 1 aylık ve 3 aylık diye hatırlıyorum. Depo hormon veriliyor diye hatırlıyorum... belki işinize yarar.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Şiddetli regl sancısı sebebiyle lise ve üniversite yıllarımda kullandım. Evlenince de korunma amaçlı kullanıp bıraktıktan sonraki ay hamile kalmıştım. Uygun ilacı kullanmak çok önemli kullandığım bir ilaç aşırı ara kanama yaparken diğerinde tek bir yan etki görmemiştim.
0
cilekli pasta
(08.08.25)
Farklı farklı doğum kontrol hapları var, biri çok yan etki yaparken başka biriyle çok rahat edebilirsiniz. Doktora danışarak denemek lazım, uygun hapı bulunca çok rahat edersiniz.

Hap kullanırken hamile kalma riski, yanlış kullanımla artıyor. İlacı her gün aynı saatte almak, unutup atlamamak gerekiyor. İlacın etkinliğini etkileyen şeylerden (greyfurt suyu mesela) uzak durup düzenli kullanıldığında gebelik riski çok çok düşük.
0
kobuzchu kiz
(08.08.25)
Hapi düzenli kullanman gerek. Mesela kusarsan hapin etkisi geciyor.

Onun disinda ben tercih etmiyorum. Vücuda anormal bir sekilde hormon basiyorsun. Uzun süre kullanimda regl olmuyorsun.

Sabit bir partnerin varsa vazektomi yaptirsa daha iyi olur ya da partnerini vazektomisi olanlardan sec derim.
0
sonsuz
(08.08.25)
(9)

3 yaş çocuk ve ingilizce, mahalle baskıları, gelecek kaygıları...

gezer
3 yaşında bi kızımız var. 4 aydır kreşe gidiyor.kreşte mutlu. ne yaptığını, ne yediğini vs anlatmıyor, öyle bir huyu var. ama isteyerek gidiyor. öğretmenini seviyor. diğer öğretmenleri tanıyor, onlar da ilgileniyor bahçe saatinde vs. olumsuz bi durum gözlemlemedik şimdiye kadar. ha mükemmel bi kreş
3 yaşında bi kızımız var. 4 aydır kreşe gidiyor.

kreşte mutlu. ne yaptığını, ne yediğini vs anlatmıyor, öyle bir huyu var. ama isteyerek gidiyor. öğretmenini seviyor. diğer öğretmenleri tanıyor, onlar da ilgileniyor bahçe saatinde vs. olumsuz bi durum gözlemlemedik şimdiye kadar. ha mükemmel bi kreş mi derseniz, değildir bence. ama mükemmel nedir, zaten onu bilemiyoruz.

annelerin olduğu bi yazışma grubundayım. malum kreş araştırma dönemi şu an. herkesin kreşi ingilizce odaklı. biri çocuğunu kültür etkileşimli bi ortamda yetişmesini istediği için bilmemne british kolejine vermiş. ingilizce yanında ispanyolca ya da almanca eğitim de verebiliyorlarmış. kimisinin kreşinde sadece ingilizce konuşuluyormuş, türkçe yasakmış. birinin 3 yaşında çocuğu kreş sayesinde kendisinden iyi ingilizce konuşabiliyormuş. örnekler çoğaltılabilir.

bu kreşlerin hemen hepsi zaten bizim yaşadığımız bölgede değil, olanlar da bizim bütçemizi aşıyor. hani zorlasak olabilir mi derseniz belki bütçe açısından evet ama mesafe açısından zorlayamayız.

bizim kreşte ise durum şu. haftada her gün ingilizce dersi var ama gözlemlediğim kadarı ile bu ders ingilizce şarkı söylemekten ibaret gibi. kızımın şu an ingilizcesi yes-no düzeyinde. arada i love you filan diyor anlamını bilmeden :D

geçen eşimle durumun kritiğini yapıyoruz. kendisinin ingilizcesi gayet iyi. benimki ise yurtdışında süründürmeyecek kadar :D yetişkinlikte ingilizce öğrenmek bana göre çok zor. ben bu grupta konuşulanları aktardım. acaba imkanları zorlamamakla çocuğumuza yanlış mı yapıyoruz, zorlamalı mıyız diye çelişkilerdeyim. eşim de o zaten şu an oyun çağında, bırakalım oyun oynasın diyor. ben de aslında öyle düşünüyordum. kreş araştırırken de ilk koşulum güvenilir bir yer olmasıydı. akademik bir beklentim yoktu. ama genele baktığımda herkes analitik düşünmeye sevk eden, akademik açıdan ufuk açan, kodlama filan öğreten, ingilizce odaklı kreşler arıyor. biz onların yanında pervasız ebeveynler gibi kalıyoruz.

ne düşünüyorsunuz? benzer durumda anne baba varsa eğer aramızda, bu konudaki yaklaşımınız neydi, ne oldu?
0
gezer
(23.07.25)
benim velet 4 yaşında, tek önem verdiğim istediği kadar oyun oynayabilmesi. şu an bütçeden kısacağıma ileride kısarım ydışına yollarım dil öğrensin diye. ama şu an bırakın dil kısmını, kreşin öğrettiklerinden daha fazlasını öğretmeye çalışmıyorum ki ilkokulda bu sefer sıkılmasın. zaten her sene aynı şeyleri görecekler :)
0
pide
(23.07.25)
çocuğum yok olsaydı muhtemelen seninle aynı kaygıları yaşardım. sadece fikrimi beyan edeyim ben de. sen bu şekilde kendini birileri ile kıyaslayacak olsan sonu gelmez. ilkokulda da normal bi özel okula göndersen bile fransız kolejlerine gönderenleri görüp üzüleceksin. ben 3-4-5 yaşında çocuğunu kreşe göndermeyi çok isteyip 17-18 bin TL olan yerlere bile gönderemeyen, belediyenin kreşi 20 dk araba mesafesinde olduğu için götüremeyen imkanları el vermeyen insanları da tanıyorum. veya parası olan ama kültürsüzlükten dolayı göndermeyen fanusta yaşayan insanları da tanıyorum. sen bir ebeveyn olarak yine de elinden geleni yapmışsın, ingilizcesini de evde ilerletmeyi deneyin derim. veya ilkokula başladında ek bi kursa götürürsün vs.
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
Çevreden hemen etkilenmeyin. Onlar öyle yaptı ben de yap"ma"lıyım diye bir şey yok .

Asıl sıkıntı şurada:
kimisinin kreşinde sadece ingilizce konuşuluyormuş, türkçe yasakmış...

Çocukta olsa bir kimse yabancı dil, el becerileri öğrensin ama İngiliz, Fransız vs. aslında kim? tarihte bize etkileri ne oldu? diye de tarihi iyi öğrenmeli.
Onları da bu toprakların insanı gibi benimserse o zaman sorun olur.

Olay sadece yaşadığımız çevrede bitmiyor
Yakında twitterin de çocuklar için bir sürümü çıkacak deniyordu bir paylaşımda. Temkinli olmak gerek.
0
diyecevaplandı
(23.07.25)
Kodlama, yazılım gibi işlere herkes girmeye başladığı için trafik sıkışık. O yoldan hayır gelmez.

Herkesin gittiği yöne gidersen şu an çoğu kişide olan eğitimli-işsiz durumu olur. Direkt iş bulduracak soft skillere odaklanmak daha mantıklı. TÜrkiye'de 82 şehirden kaçında ciddi yazlımcı istihdamı var veya dünyanın geneline bakarsak bir suburban bölge yazılımcıya mı yoksa marangoza mı ihtiyaç duyuyor buna bakmak lazım.

Bu yazılımcı çocuk yetiştirme olayı özel üniversiteye gidip de birşey olacağım kafasının farklı versiyonu. Sonuçta kızlar zengin kocaya kaçtı erkekler baba işini yapıyor.
0
runaway
(23.07.25)
2 farklı senaryodan geçmiş şu anda 12 yaşında 2 yeğeni olan biri olarak gözlemlerimi anlatayim;

İlki eşi yabancı, tr'de yaşıyorlardi ama İlkokula baslarken yurtdışına çıkma olasılıkları olduğundan çocuğu sürekli yabancı dil kafasında buyuttuler hazır olsun diye. Small hands diye bir anaokuluna gitti (türkçe konuşmuyorlar ama baya laylaylom bir yerdi) esas eve Filipinli bakıcı geliyordu onun ingilizcesi çok iyiydi, bence o çok etkili oldu. 5-6 yaşında iken yurtdışına gittiler, basit ama baya ingilizce konuşur bir haldeydi -ki tekrar edeyim bakıcı çok etkiliydi-.

Su anda Yurtdışında international school a gidiyor ve ingilizcesi tahmin edeceğiniz üzere çok iyi.

2. Yeğenim sizin gibi normal yeri çift :) ikisinin de ingilizcesi iyi iyi okullardan mezunlar. Bu çocuk meşe palamudu diye bir anaokuluna gitti. Ben o okulun çok büyük hayranıydim, her gün bir proje yaptiriyorlar, hava müsade ettikçe yıldız parkına çıkıyorlar, parkta ağaçları falan var :) ve inanılmaz her şeyi sorgulayorlar tartisiyorlar öyle ogreniyorlar (öğretmenleri hep buna yönlendiriyor), tr'de böyle eğitim kurumları da mı var şeklinde baya gurur verici bir durum aslında.

Tabii ingizce var mıydı yok muydu bilmiyorum ama annesi ingilizce ara ara konuşuyor ediyordu (Tabii diğer yeğenimle karsilastirilamazdi o dönem )

Sonra bu çocuğu ışık lisesine yazdırdılar ilkokulda. Okulu biliyorsanız baya yogun bir ingilizce eğitim programı var.

Ve bu çocuk da 8-9 yaşından itibaren baya ingilizce konuşmaya başladı. Diğer Yeğenimin yanına gittiler defalarca, onun arkadaşlarıyla çok iyi arkadaş oldul. Zaten internetten hep oyun oynuyorlar ve tum bu eylemleri ingilizce konuşarak yapıyorlar.

Özetle bagkayacagim yer şurası, 0-6 yaş arası herhangi bir şeyi beceriyi vs öğrenmesi için önemli bir yaş ama karakter gelişimi vs için de bir o kadar mühim bir dönem. Yani çocuk mutlu, keyif alıyorsa çok da bozmayin ufaklığın keyfini.

İlkokulda zaten iyi ing eğitim veren bir okula yollarsaniz o fark her turlu kapanıyor.

(Yurtdışındaki Yeğenimin okuluna 9 yaşındayken Meksika'dan bir çocuk gelmişti 0 ingilizce ile, uzuluyorlardi bu çocuk nasıl alisacak vs diye. O çocuk şimdi o okulun en başarılı öğrencilerinden :))
0
makbur
(23.07.25)
ingilizce kreşe gitmeyenler nasıl öğrendiyse o da öğrenir merak etmeyin.
0
duyuruuser
(23.07.25)
Paran varsa gonder. Yoksa, yani zorlanacaksan hic gerek yok diye dusunuyorum.

Hayatimda hic devlet okulunda okumadim ama su an hem egitim kalitesi dusuk hem fiyatlar tam bir sacmalik.

Su devirde ozel okul icin maddiyat zorlanmaz.
0
Kittie
(23.07.25)
türkler ingilizce bilmiyor. burada biliyorum diyenler de doğru düzgün bilmiyordur. anne babalarımızın döneminde aman üniversite okusun denilmiş, hepimiz üni mezunu olduk. şimdi de ingilizce bilmeyen ebeveynler aman İngilizce öğrensin diyorlar ki bence çok doğru bir tutum. bir sonraki nesilde ingilizce bilmemek tuhaf karşılanacak. eğer koleje falan gönderecekseniz yaşıtlarından geri kalmaması önemli, tek bilmeyen o olur.
0
deartheodosia
(23.07.25)
bunlar ortadogu insani kaygilari, biz de bu kaygilarla buyuduk.
sonra yillar geciyor, ogeriye donup bakiyorsun, ne kadar sacma sapan seylere zaman harcadigini anliyorsun.

egitim sistemleri genel olarak kohne, zamani 50 sene geriden takip ediyorlar. okullarin amaci musteriyi yani ogrenciyi mumkun oldugunca okulda tutmak, cunku birakirsa musteri kaybediyorlar.

okullar para nasil kazanilacak ogretmiyor, iyi bir "eleman" nasil olunur, onun pesindeler, piyasaya kole pompalaniyor.

benim takip ettigim yol soyle:

- cocugun yeteneklerine dikkat ediyorum, istemedigi bir seyi zorla yapmasini istemiyorum.
- kendi yapmak isteyip yapamadiklarimi cocuga baski kurmak icin kullanmiyorum
- moda meslekler umrumda degil, o yuzden "aman oglum mutlaka coding ogren yoksa ac kalirsin" gibi bir fikir asilamiyorum. benim icin coding yerine bir ensturman calmayi ogrenmesi daha onemli.
- herkes universite okumak, doktor muhendis avukat olmak zorunda degil, bugun isini iyi yapan bir ahci da gayet guzel para kazaniyor.
- herkes polygot degil, dil ogrenmek de bir yetenek isi.
- finansal okuryazarlik bilsin istiyorum
- "patronluk" ve "liderlik" gibi kavranlari ogrensin, iyi bir "eleman" olmayi degil.
- sanat sepet islerini de bilsin istiyorum, cunku hayat sadece matematik ve fizikten ibaret degil.
0
cooperr
(23.07.25)
(7)

çocuğu kreşe vermek, mesafe sorunu.

gezer
temmuz 2022 doğumlu, 6 aylıktan beri babanne-dede ile büyüyen kızımızı kreşe başlatacağız. iki seçenek var. Kreş Yeşil, Kreş Gri diyeceğim. Kreş Yeşil 18.500, Kreş Gri 17.000Kreş Yeşil, makyaj olarak iyi bi okul. küçük bi çim bahçesi var. ördek, tavuk, tavşan var. ufak bi bostan var, ekiyoruz dedile
temmuz 2022 doğumlu, 6 aylıktan beri babanne-dede ile büyüyen kızımızı kreşe başlatacağız. iki seçenek var.

Kreş Yeşil, Kreş Gri diyeceğim. Kreş Yeşil 18.500, Kreş Gri 17.000

Kreş Yeşil, makyaj olarak iyi bi okul. küçük bi çim bahçesi var. ördek, tavuk, tavşan var. ufak bi bostan var, ekiyoruz dediler. çocukları doğayla iç içe büyüttüklerini, yaz kış dışarıda olduklarını söylüyorlar. bir de yakın bi ilçede bahçe gibi bi yerleri varmış, haftada bir ordalarmış. çevrede bilinen, tavsiye edilen bir kreş. Mevcut 10-11 kişi. toplam 55 öğrenci varmış.

Kreş Gri, biraz bakımsız duruyor gibi diğer kreşe kıyasla. klasik küçük bi bahçe var
, yumuşak zemin kaplamalı. çim alanı vs yok. ağaç bile yok. ayda bir dışarı etkinliği oluyormuş. mevcut 15 kişi. iki sınıflı bi kreş. çok bilinen bir kreş değil ama olumsuz bi durum gözlemedik.

Şimdi neden kararsız kalıyorsunuz derseniz Kreş Gri dedenin evine yürüyerek 5 dakika.

mevcut durumda eşimde şirket aracı var, 7 gibi evden çıkıp uzak bi ilçeye gidiyor. ben ise o civarda kalkıyorum. 7.30 gibi kızımı uyandırıp benim iş yeri servisine biniyoruz. güzergah üzeri olduğu için iş yeri servisimle dedeye bırakıp işe geçiyoruz. servis dediğim 3 kişiyiz zaten. Akşam da ben servisle dedeye geçiyorum. eşim geliyor, yemeği orada yiyip arabayla eve geçiyoruz. dede-babanne bu düzeni teklif eden taraf yani o konuda bi şikayet yok. iş yeri servisinde de sıkıntı yok.

Eğer kreş Gri seçersek aynı düzen devam edecek. kreş Yeşil seçersek ise eşim sabah geç gitmek için iş yeri ile anlaşıp kreşe o bırakacak. Akşam ben iş yeri servisi ile kreşe geçeceğim. Taksi ile eve gideceğim. mesafe yakın aslında ama günlük 150 lira versek 20 günde ekstra 3000 lira vereceğiz.

ama şu var. kreşin ilk senesi zor diyorlar. çocuk hasta olacak vs her seferinde ya ben işten çıkıp taksiyle kreşe geçeceğim, ya dedesinden rica edeceğiz. dedesinin fikri yakın yere vermemiz, bi şey olursa ben hemen giderim diyor haklı olarak. adamın fikri bu iken diğer yere yollayıp onu yormak saçma oluyor. ha istesek yine yapar o ayrı mesele.

bizi düşündüren Kreş Yeşil'in bina olanaklarının daha iyi olması, hayvanların olması, bahçesi vs. iki yerin de yatakhanesi bodrumda ama kreş Yeşil'de hava temizleyici var. Kreş Gri'nin yemekhanesi de bodrumda, hafif havasızlık vardı. diğerininki kapalı balkon gibi bi yerde.

iki tarafın da enerjisinde sıkıntı yok. öğretmenler eskiymiş. iki tarafta da gözümüz arkada kalmaz ancak sanki doğa ile iç içe olan yerde daha mutlu olur gibi. ama her gün taksi şu bu, babasının sabah işi çıksa benim götürmem gerekecek vs sürekli bi planlama içerecek. ama işin kolayına kaçarak kızımıza haksızlık etmek istemiyoruz bi yandan da.

nedir fikriniz?
0
gezer
(24.03.25)
makyaja aldanmayin. deneyimlere yonelin. yapabiliyorsaniz ailelere ulasip memnuniyet karsilastirmasi yapin. yada yapilabilirligi varsa cocugu ikisine de 1'er gun yollayin. ona sorun.
0
buenosdias
(24.03.25)
şu şartlarda dedeye yakın olana verirdim eğer başka kimseye soramıyorsam. çünkü ilk sene gerçekten çok hastalanıyorlar. yaza kadar her ayın 1 2 haftası gibi düşünün. kendi durumumda da şöyle yapmıştım, linkedinden eski çalışanlarına ulaşıp öğretmenler mutlu mu, işlerini seviyor mu, çalışanlarına nasıl davranılıyor diye sormuştum.
0
pide
(24.03.25)
2 tane onemli konu var.

- Kreslerin begenilme durumu nasil. Cevrenizde buralara giden insanlar varsa bunlardan bilgi alin. Insanlarin rahatsizlik duydugu durumlar varsa haberdar olmaniz onemli.

- Kresin konumu cok ama cok onemli. Arayip cocuk hasta gelin diyebilirler. Ayrica her sabah ekstra yol gitmeniz sizi yorar. Hangisi size daha kolay ulasiliyorsa onu on plana koyun.

Tabiki para konusu da onemli. Butceniz hangisine elveriyorsa, onu da degerlendirmeye dahil edin. Yukaridaki maddeleri paradan bagimsiz olarak soylemistim.

Benim kizim gecen sonbahar 2 yasinda basladi krese. 3 kere hasta oldu. Tabi hasta olunca genelde o haftayi pas gectik. Yani 3 hafta gidemedi krese. Bence cok hasta olmamis ben daha cok hasta olur diye dusunmustum :) cok sukur olmadi
0
nuevo
(24.03.25)
sizinkinden 3 ay küçük oğlum var. birebir aynı ikilemde kalıp uzak olanı seçtik. gri kreşin bodrumunda acil çıkış kapısı var mı mesela? yoksa elemek için çok net bir neden.
0
brakgn
(24.03.25)
kreş grinin civarındaki diğer kreşler elenmedi ise biraz daha o bölgeden araştırın derim. ha eledik sadece bu kaldı diyorsanız ve yeşil kreşle tek farkı bahçe ve dışarı ortamı ise hiç düşünmeden gri kreş derim. bahçesinin olması çok elzem değil bana göre. çocuk kaç kere dışarı çıkacak da hayvanlarla oynayacak vs. zaten hafta sonları açık havaya çıkarıyorsunuzdur. uzak mesafede sabah trafiği, işten izin alınması, akşam alınması derken çok yorar ve yıpratır. çocuğun her açıdan sağlıklı ebeveynlere de ihtiyacı var.
0
Improbable
(24.03.25)
Çocuğa ve size en az problem çıkaracak olan gri kreş.

Oğlumun kreşi şansıma karşı apartmandı, mutlaka bir yakınının kolayca ulaşabileceği bir mesafede olmak zorunda. Düşecek, ateşlenecek, yemek yemeyecek, yedek kiyafeti olmasına rağmen yetersiz gelecek. Huzursuz hissettiğinde tanıdık birisini isteyecek vs.

O yüzden eğer bir güvenlik problemi yoksa, mevcut velilerle de konuşup olumlu bir geri bildirim alırsanız maceraya gerek yok, net olarak gri kreş.
0
kimlanbu
(24.03.25)
ben olsam griyi seçerim. çocuğu uzak mesafeye götürmek daha çok haksızlık gibi geldi bana.
0
turuncu tonlarda
(25.03.25)
(3)

tapuda ev alış işlemi nasıl oluyor? elden nakit vermek sakıncalı mıdır?

gezer
bankaya kredi için başvurduk, kredimiz onaylandı. yarın tapuya gideceğiz. kredi hariç yaklaşık bir milyon tl vereceğiz. satıcı kişi aradı ve bu parayı elden nakit olarak verebilir misiniz, vergiden dolayı istiyorum bunu demiş. ama evi alalı 10 sene olmuş, vergi çıkmaz diye biliyorum 5 yılı geçtiği i
bankaya kredi için başvurduk, kredimiz onaylandı. yarın tapuya gideceğiz.

kredi hariç yaklaşık bir milyon tl vereceğiz. satıcı kişi aradı ve bu parayı elden nakit olarak verebilir misiniz, vergiden dolayı istiyorum bunu demiş. ama evi alalı 10 sene olmuş, vergi çıkmaz diye biliyorum 5 yılı geçtiği için.

burada sıkıntılı bir durum yok değil mi?
mesela araba satışında noterde hazır bekliyoruz, para hesaba geçince imzayı atıyoruz. tapuda da mı önce para sonra imza? alıp kaçacak hali yok heralde gerçi.

yani sıkıntı var mı yok mu onu da anlayamadık, belki de usul böyledir ama ilk defa ev alışverişi yaptığımız için sormak istedim.

@john, işte nasıl bi risk onu soruyorum. o 1 milyon tapuya ekleyemiyoruz, imkansız, zaten ucu ucuna yetişiyor paramız. o bi seçenek değil. ben riskini soruyorum aslında. yanyana beklerken biz parayı veriyoruz ve imza atmadan kaçıyor gibi bi senaryo mu risk yoksa bilmediğimiz başka bi risk mi var?
0
gezer
(02.10.23)
5 seneyi geçtiği için gelir vergisi çıkmaz +1

Ama tapu harcı yükselir o bir milyonu da eklerseniz. 1 milyon lira ile gezmek sakıncalı, tapuda bu şekilde alışveriş yapmak da sakıncalı. Bir sürü riski var, adam imza atmadan parayı verseniz size risk, adam parayı almadan imza atsa ona risk.

Bankadan bloke çek ile çözmeyi teklif edin, nasıl olduğunu uzun uzun yazmayayım kısa bir aramayla cevaplar bulursunuz.

Ama ben olsam tapu harcının yükselmesine razı olurum ve tam gerçek fiyatı yazarım tapuya, kredi harici tutarı da bankadan eft yaparım.

Adama ona vergi çıkmayacağını hatırlatın ve işlemi nakit yapmak istemediğinizi söyleyin.
0
John Bloor
(02.10.23)
alcağınız kişinin eşine çocuğuna vb. yine banka aracılığıyla yollayın ücreti. 1m tl ekstra 40 bin tl tapu harcı çıkarıyor.
0
hayaletimsi
(02.10.23)
tapuda size "para alışverişi yapıldı mı" diyecekler. ona evet diyeceksiniz. yapılmasa bile evet deniyor. böyle :)

sonuçta krediyle alınıyorsa satıcı parasını bankadan alacak. tapu esnasında parayı alamıyor yani. dolayısıyla kalan 1 milyonu da bankadayken göndereceğinizi söyleyebilirsiniz. bu arada tapuda satış bedelini "kredi çekilen tutar" dan daha düşük gösteremezsiniz. yoksa banka onay vermez. vergi de tapuda gösterdiğiniz satış tutarı üzerinden hesaplanır.
0
mr.goodcat
(02.10.23)
(4)

iş yerinde ortama güzel koku verecek ne kullanabilirim?

gezer
iş yerinde maalesef ki oda arkadaşım ter kokuyor. söyle, yıkansın diyecekler olabilir ama sorum o değil. sürekli oda parfümü vs sıkamayacağıma göre ne kullanabilirim, aklıma bir şey gelmedi. teşekkürler.
iş yerinde maalesef ki oda arkadaşım ter kokuyor. söyle, yıkansın diyecekler olabilir ama sorum o değil.

sürekli oda parfümü vs sıkamayacağıma göre ne kullanabilirim, aklıma bir şey gelmedi.

teşekkürler.
0
gezer
(17.05.23)
kahve,
tütsü,
oto kokusu,
sabit duran oda kokusu(pıstlamayan)
0
erty_ksk
(17.05.23)
Bambular mantıklı bence de. Bizim serviste de bir eleman var ter kokusunu parfümle bastırmaya çalışıyor. İki kokuyu birden almak daha zor. Kenara çekip konuşacağım. Bkz. Kibar olma gerçek ol
0
hasmetizm
(17.05.23)
siz bunu söylemediğiniz sürece kendisini düzeltemeyecek. radical candor yaklaşımına bakarsanız böyle zor konuları konuşmanın yollarını bulabilirsiniz.
0
montreal
(18.05.23)
(7)

insanlar nasıl ev alıyor, süreç nasıl işliyor?

gezer
toplam 46 bin tl gelirimiz ve zar zor toplayabildiğimiz 650 bin civarı peşinatımız var. zar zor derken cidden zar ya hadi neyse. ev alalım dedik. sıfır ev almaya güç yetmiyor. ikinci el bakıyoruz. 1,5 milyon kredi çeksen aylık ödemesi 33bin tl civarı. ilk sene zorlar, sonra rahatlarız hadi bunu da k
toplam 46 bin tl gelirimiz ve zar zor toplayabildiğimiz 650 bin civarı peşinatımız var. zar zor derken cidden zar ya hadi neyse.

ev alalım dedik. sıfır ev almaya güç yetmiyor. ikinci el bakıyoruz. 1,5 milyon kredi çeksen aylık ödemesi 33bin tl civarı. ilk sene zorlar, sonra rahatlarız hadi bunu da kabul ettik. bi ev bulmuştuk mesela 1,7 milyon. emlakçıyı aradık kredi durumu nedir diye. sizin peşinata o kadar kredi çıkmaz, iki aile uğraştı çıkmadı dedi. ev satılmış sonra ve 1,1 milyon kredi çıkmış. kredi hesaplanırken gelir de dikkate alınıyormuş, sonradan öğrendik.

e şimdi ev bakıyoruz. ekspertiz ücreti 3-4 binmiş. üç tane eve baktırsak zaten 10bin liramız gitti bu süreçte. zaten devlet bankaları 300.00den fazla kredi vermiyor diyorlar.

nasıl olacak bu iş? biz mi bir yeri atlıyoruz? ev şöyle şöyle alınır, yanlış yerden başlamışsınız diyorsanız nedir bu işin yolu yordamı?
0
gezer
(01.03.23)
bu donemde kazanciniz cok iyi degilse ancak aileden destek ile ev alabilirsiniz. o yoksa kredi oder gibi para biriktirip, onu da yabanci para ile borsada degerlendirirseniz belki ileride alabilirsiniz ev. bir diger secenek de, cekebileceginiz kadar kredi cekip alabileceginiz bir ev alip onu kiraya vermek, ileride onu satip kendi oturabileceginiz bir ev almak.
0
lemmiwinks
(01.03.23)
1.Şu adresten en ucuz kredi veren bankaları tespit et.
www.enuygun.com
2. Bir şubesine aile gelirinizi hesaplamış olarak git ve bana en fazla ne kadar konut kredisi verirsiniz ve bunun aylık ödemesi nasıl olur diye sor.
3. Aldığın cevapla elindeki parayı topla. Toplamdan, emlak alım satım vergisi miktarını ve emlakçı komisyonunu düş.
4. O toplama yaklaşan ama aşmayan bir ev bul. Emlakçıya, Evin tapu değerini sor. (eksper de yaklaşık o değeri bulacak ve alabileceğin kredi, yaklaşık olarak o değerin %80 i kadar)
Yani eksperin bulacağı aşağı yukarı değer belli ve iş kesinleşince eksper parasını alıyor banka. Yani eksper ve dosya masrafı bir defa. Ne kadar olduğu verdiğim linkte var.

Not: Aylık ödeyebileceğin krediyi hesaplarken, bankanın zorla yapacağı, hayat sigortası, DASK, konut sigortası masraflarını da göz önünde bulundurmayı unutma.
0
Mirket
(01.03.23)
1,5 milyona 33bin çok gibi geldi, vakıfbank sarıpanjur kredisi çekmiştim ben daha uygun olmalı. evi alırken eksperdi dosya masrafıydı bunlar araya karışıyor zaten bunları gözden çıkar. aylık ödeyebileceğin maksimum rakamı belirle. o paraya da alabileceğin en iyi evi al. 2 seneye zaten rahatlıyosun. benim ev kredim şuan çevredeki kiraların 10da 1i kadar 3 sene oldu evi alalı. ev kredisi az çıkarsa ihtiyaçla da tamamlayabilirsin eksik kısmı.
0
hobarey
(01.03.23)
Hocam şu an ev alıyorum, bi iki bilgi vereyim:

Bankalar genelde aylık gelirinin yarısı kadar kredi veriyor. Yani 46 lira geliriniz varsa aylık ödemesi 23 olan bi kredi çıkar. Belki ana-baba kefil olursa artabilir, ama genel durum bu.

İkinci el evlerde %80 kredi çıkmıyor, 2 milyona kadar %60, üstü için %50. Yani 1,5 milyon kredi alabilmeniz için 3 milyon değeri olan bi ev bulmanız lazım, bu durumda da peşinat yetmiyor.

Bi de eve bakarken ucu ucuna bakmayın, elinizdeki para + kredinin bi %10 altını hedefleyin. Çünkü tapu harcı, emlakçı parası vs. derken bir sürü "görünmez masraf" da oluyor.

Bu peşinat ve ödeme gücüyle bence 1,5 milyon üstü ev almanız zor. 1,3 milyon civarı evlere bakmanız lazım gibi görünüyor.

Bu bilgiler aklınızda bulunsun, bi de iyi hesap kitap yapın da işte emlakçı kaporası, eksper ücreti falan diye fazladan para kaptırmayın millete.

Kolay gelsin.
0
plutongezegendegilmi
(01.03.23)
Ya geliri çok yüksek oluyor şu anda ev alabilenlerin, ya da ellerinde yüklü bir para oluyor.

Sizin durumunuzdakiler de bütçeleri ve imkanları el veriyorsa yatırımla eldeki birikimi büyütüyorlar. Şu anda 650.000 var demişsiniz. 650000'i tl olarak tutmadığınızı umuyorum.

650.000 fena bir rakam değil, yani doğru kararlarla doğru yatırım enstrümanlarıyla birkaç sene içinde el alabileceğiniz bir sermayeye evrilebilir.
0
anten
(01.03.23)
küçük, oturmayacağın bir ev al, kiraya ver. sen de kirada oturmaya devam et. elin rahatlayınca üstüne koyup oturacağın ev alırsın ya da 2. evi alıp 2 kira alıp büyük bir eve kira verirsin. taksidini ödeyemeyeceğin duruma düşürme kendini. evi alır haraç mezat satarlar, peşinatından da olursun.
0
gabe h coud
(01.03.23)
2013-2020 boyunca 100.000 usd civarı olan, takip ettiğim bir sitenin daireleri şimdi 175.000 usd ve üstü. 2022 martta 33000 usd olan apart şimdi 43.000 usd üstü. Dolar bazında müthiş arttı evler, belki ekonomi-siyaset daha stabil olursa fiyatlar da dolar bazında düşer.
Bekleyebilirseniz temelden küçük bir şeye girip teslim alınca onu satarak ve bunu 2-3 defa yaparak paranızı artırabilirsiniz
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.03.23)
(5)

Yurtdışından gelen aktarmalı iç hat uçuşu bagaj sorusu

gezer
Yurtdışından İstanbul aktarmalı Ankara uçuşum var;1) valizi İstanbul’da teslim almayacağım o Ankara’ya direkt gidecek ?2) Pegasus sitesinde “dış hatlardan geldiyseniz valizinizi son seyahat noktasında dış hatlardan almalısınız” yazıyor. Yani esenboğada dış hat gelişe geçip valizimi orada mı bekleyec
Yurtdışından İstanbul aktarmalı Ankara uçuşum var;

1) valizi İstanbul’da teslim almayacağım o Ankara’ya direkt gidecek ?
2) Pegasus sitesinde “dış hatlardan geldiyseniz valizinizi son seyahat noktasında dış hatlardan almalısınız” yazıyor. Yani esenboğada dış hat gelişe geçip valizimi orada mı bekleyeceğim bu kısım biraz karanlık bende detaylı bir anlatım lazım :(
3) alkol sınırı %22 üzeri 3 litre midir eğer hakkımı başka bir şeyde kullanmazsam, yoksa maksimum 1 litre ki alabiliyorum? Çikolatada olduğu gibi hak birleştirmesi var mıdır yani?
0
gezer
(30.09.21)
bavulun son noktaya kendisi geliyor. ankarada alacaksın bavulu.
fakat ankaraya geldiğinde uçaktan inip bavul bekleme. dış hatlar çıkış kapısına git orda kapıdaki görevliye bavulumu alıcam de içeri gir orda göreceksin bavulunu. yani istanbul uçağından inenler ile aynı bantta olmuyor bavulun. dış hatların içindeki banta veriyorlar.

ben 2 litre geçirdim kimse sormadı bişey
0
plastic_angel
(30.09.21)
1 ay once disardan geldim, normalde 4-5 sise ickiyle gelirim bu sefer korkuttular, soyle ariyorlar boyle bakiyorlar sistem degismis diye. Tek sise ile geldim, bakan eden olmadi. Orta boy 2 bavul ile geliyorsan kenara cekeceklerini sanmiyorum, herkesi aliyorlar gibi bir durum yok. Kenara cektikleri insanlarin bir suru bavulu kutusu falan vardi benim gordugum.
0
cooperr
(30.09.21)
ankara'da ucaktan inerken y.disindan baglantili gelenlere seslenip topluca dis hatlara goturuyolar. bagaji oradan aliyorsun. standart bir uygulama sorun cikmaz.
0
helenart
(30.09.21)
2. sorunuz için;

ankara'yı bilmiyorum ama fikir vermesi açısından yazayım dedim, izmir'de şöyle oluyor;
eğer istanbul - izmir uçağında yurtdışı aktarmalı yolcu varsa
uçaktan inip tam binaya girdiğiniz noktada görevliler duruyor ve deli gibi sürekli "yurtdışı aktarmalı yolcu var mı?" diye bağırıyorlar :)

yurtdışı aktarmalı yolcular görevlilerin yanına gidiyor, görevliler de onları dış hata yönlendiriyor. hatta götürüyorlar direkt.
0
la lykia
(30.09.21)
La lykia+1. Otobüsmuavini gibi bağırıyorlar :)
Ben İzmir'e gelirken şöyle yapıyorum; valizde iki lt. Yurtdışı duty free bir, iki lt. İzmir'e gelince İzmir'deki duty free. Kontrol eden falan olmadi hic. Genelde geldiğim saatte Gümrük tarafi goygoyda.
0
logisticsmanager
(30.09.21)
(3)

Gebelik kan testinde en erken ne zaman belli olur?

gezer
3 temmuz korunmasız cinsel ilişki17-21temmuz regl (bir iki gün oynayabilir)22 temmuz biontech aşı randevusu24 temmuz tatile gidilecekŞu an ertesi gün hapı alsam regl düzenim bozulacak ve tatile denk gelmemesi için 21inde geciktirici ilaç kullanmaya başlamam gerekecek. Aynı ay içinde hem ella, hem ge
3 temmuz korunmasız cinsel ilişki
17-21temmuz regl (bir iki gün oynayabilir)
22 temmuz biontech aşı randevusu
24 temmuz tatile gidilecek

Şu an ertesi gün hapı alsam regl düzenim bozulacak ve tatile denk gelmemesi için 21inde geciktirici ilaç kullanmaya başlamam gerekecek. Aynı ay içinde hem ella, hem geciktirici heralde hormonlarımı berbat eder diye düşünüyorum.

Aynı zamanda gebeliğin ilk üç ayında covid aşısı önerilmiyor diye biliyorum.

Kanda gebelik en erken ne zaman belli olur? Regl tarihimden önceki 14 gün içinde kesin belli olur mu mesela? Yoksa illa gecikmesini mi beklemem gerekecek?

Çok gerginim ve kafam karışık şu anda. İstenmeyen bir durum değildi, yani başka bir dönem olsa tamamen akışına birakabilirdim ama şu durumda aşı, tatil vs varken müdahale etmem gerekiyor gibi hissediyorum.
0
gezer
(04.07.21)
adet gününü beklemeniz lazım. daha önce yanıltıcı olur.
0
alicandan
(04.07.21)
merhaba, ben de doğum kontrol hapını bırakalı iki hafta oluyor, ne özellikle denediğimiz ne de korunduğumuz dönemdeyiz, akışına bıraktık. aşının ilk dozunu olalı 3 buçuk hafta oluyor, ayın 10'unda ikinci dozu olacağım.

her şeyden önce uzmanlara da danışın tabii, ben kendi araştırmalarım sonucu oluşturduğum görüşümü yazacağım.

mrna covid aşılarının hamilelerde kullanımının güvenli olduğuna dair veriler günden güne artıyor. hatta gebeyken aşı olan annelerin bebeklerinde doğduktan sonra antikor oluşumu gözlemlenmiş. mrna aşılarında vücuda virüs enjekte edilmediği için, görülen seyrek yan etkiler yalnızca bağışıklık sisteminin verdiği tepkiler. dolayısıyla çalışma biçiminde bu aşıların tehlike oluşturacak bir durum mantıken yok.

bana bu süreçte covid kapma olasılığı çok daha riskli görünüyor. bu yüzden aşı konusunda pek endişeli değilim. ertesi gün hapları, menstrüasyon erteleme gibi yöntemler vücudun dengesini alt üst ediyor. zaten gebelik de çoğunlukla ilk ayda oluveren bir şey değil. ben yerinizde olsam hiç bozmadım düzeni..
0
gmzo
(04.07.21)
regl 17 temmuzda başlıyorsa 12-13 temmuz gibi evde idrardan bakabileceğiniz "predictor early" testte az da olsa belli olabilir (test reglin geciktiği ilk günden geriye 6 gün sayın diyor, en erken o 6 gün kala bakabilirsiniz diyor). testteki ilk çizginin çok hafif belli olması bile pozitif anlamına gelebiliyor. o sırada kanda hcg hala düşük oluyor sanırım, kandaki hcg'den tam bir şey söylenebilmesi için regl gününün gelmesi ya da reglin bir 3-4 gün gecikmesi gerekebiliyor galiba. bir de kandaki hcg değeri artıyor mu diye arka arkaya birkaç test gerekebiliyor bu çok erken dönemde kanda baktırınca.

eğer pozitif çıkarsanız ve istenmeyen bir durum değildiyse gerilmeyin hiç, tatile gidersiniz sanki? çok erken dönem olacak zaten. diğer konular için de doktorunuzla da görüşürsünüz, o da destek olacaktır sorularınızla ilgili. dünyada binlerce kadın şu an bu veya benzeri bir durumu yaşıyor muhtemelen, ya da yaşadı öyle düşünün :)
0
nimberjack
(04.07.21)
(1)

özel plajı olan otel

gezer
özel plajı olan otel arayışındayız. deniz dalgasız olmalı. onun dışında hayvan gibi olmadığı sürece plajın taşlık olmasında problem yok. her şey dahil 5000, oda kahvaltı olursa 3500 verebiliyoruz. bölge tercihimiz yok akdeniz de olur, ege de olur. var mıdır gidip memnun kaldığınız, plajlı bir otel?6
özel plajı olan otel arayışındayız. deniz dalgasız olmalı. onun dışında hayvan gibi olmadığı sürece plajın taşlık olmasında problem yok.

her şey dahil 5000, oda kahvaltı olursa 3500 verebiliyoruz. bölge tercihimiz yok akdeniz de olur, ege de olur.

var mıdır gidip memnun kaldığınız, plajlı bir otel?

6 gece için.
0
gezer
(10.06.21)
Kabatepe- Kum otel
0
suicides underground
(10.06.21)
(7)

spor salonuna gidelim mi? corona altmetini içeren soru

gezer
belediyeye ait çok da temiz olmayan bir spor salonuna gidiyoruz. bu süreçte riske girip gitmeye devam etmeli mi? yoksa ortalık sakinleşene kadar ara mı vermeli spora? virüs de bi anda şak diye tüm ülkeye yayılacak diye bir şey yok evet ama insan bi işkillenmiyor da değil. napalım?
belediyeye ait çok da temiz olmayan bir spor salonuna gidiyoruz.

bu süreçte riske girip gitmeye devam etmeli mi? yoksa ortalık sakinleşene kadar ara mı vermeli spora?

virüs de bi anda şak diye tüm ülkeye yayılacak diye bir şey yok evet ama insan bi işkillenmiyor da değil. napalım?
0
gezer
(11.03.20)
Kendi havlumu götürüyorum, el dezenfektanı koymuşlar temas ettiğim yerlerden sonra iki pıst kendimi ödüllendiriyorum. Ortak kullanılan ıslak hacimleri kullanmamaya çalışıyorum. Yoğun saatleri belirledim yorgun olsam bile geç gitmeyi göze alıyorum. Çünkü kendim için.
0
Tersidüzükilec
(11.03.20)
ben bir buçuk aydır gitmiyorum. gereksiz riske girmeyelim.
0
tantunisultansuleyman
(11.03.20)
dün arkadaşın zorlamasıyla hamama gittim. eve geldiğimde sağlık bakanı açıklama yapıyordu :( Allah belamı vermezse iyi. önümdeki 14 gün tabiri caizse ya..rak gibi geçecek. hiv şüphesiyle psikoza girip aylarca ruh gibi dolaşan insanlar gibi oldum.

ben olsam girmezdim o topa. herkes hızlı ve derin nefesler alıp verecek, yeri geldiğinde g.tünden soluyacak ve sen o havayı direk ciğerlere çekeceksin. gitmeyin.
0
Improbable
(11.03.20)
Bu soruyu sormak için girmiştim. Benim gittiğim salon da çok kalabalık değil ama taşıyıcı olmaktan korkuyorum. Bugün de gidip dondurmaya karar verdim. Büyük risk gibi geliyor şu an. Anneme babama bulaştırırsam cidden çok üzülürüm.
0
elikası
(11.03.20)
Ben gitmiyorum sırf bu yüzden. Kendimi geçtim ama birlikte yaşadığım insanları, ailemi riske atamam.
0
eksi sozlugun tatli insani
(11.03.20)
gereksiz risk. havalar güzelleşti kendiniz sokaklara atın.
0
ozdek
(11.03.20)
Risk elbette, gitmeyin.
0
velvetmorning
(11.03.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.