Giriş
(12)

kediciğe isim önerisi.

vital
sokaktan aldığımız ve 3 haftadır bakmakta olduğumuz erkek kedi yavrusuna isim arıyoruz. oğluş kediş ufaklık demekten adını öyle sanacak salak.elroy vardı ya jetgiller'de, elroy mu desek dedik....
sokaktan aldığımız ve 3 haftadır bakmakta olduğumuz erkek kedi yavrusuna isim arıyoruz. oğluş kediş ufaklık demekten adını öyle sanacak salak.

elroy vardı ya jetgiller'de, elroy mu desek dedik....
0
vital
(26.04.12)
Badem olsun :)
0
matilda
(26.04.12)
bunda elroy tipi var gideri var evet. ama böle bi vecihi havası da var sanki. bi de yakışıklı bişi olucak bu. tarık akan'dan esinlenerek tarık diyorum ben.
0
kedili madam
(26.04.12)
pepe :)
0
schopenowski
(26.04.12)
hazan olsun.
0
iddaaci
(26.04.12)
vecihi olsun.
0
bitter cikolata
(26.04.12)
ziya da olur
0
this is heavy
(26.04.12)
saşa :)
0
bir sebep bir bahane
(26.04.12)
çükübik güzel isimdir :)
0
kalpteki delik
(26.04.12)
şurup
0
daphne84
(26.04.12)
Gözlüğü var bunun. Harry Potter'dan esinlenebilirsiniz bence. Potur veya Potti uygun olabilir. Yerim onu.
0
SiyamkedisiZorro
(26.04.12)
Turşu olsun bence
0
vampir akrep
(26.04.12)
bostik güzel isim.
0
basond
(26.04.12)
(5)

when it rains it pours

26.11
when it rains it pours tam olarak ne demek?
when it rains it pours tam olarak ne demek?
0
26.11
(26.04.12)
yağmaz yağmaz dediniz, bakın ne oldu şimdi? hı hıı? ehehe sel kıyamet her yer.
0
schopenowski
(26.04.12)
bizim laz'a kalırsa öyle tabi
0
🌸26.11
(26.04.12)
bir kere başladı mı hep olur artık gibi bişey.
0
tepedeki psychedelic adam
(26.04.12)
When it rains, it pours means that once something happens after a long pause, it happens in large amounts.

Örnek: "It looks like everyone in our department is sick again, and all at the same time."

Nasreddin Hoca: "When it rains, it pours."
0
schopenowski
(26.04.12)
"bir başlayınca arkası çorap söküğü gibi gelir"

anlamı da varmış gibi geldi sanki..
0
holy diver
(26.04.12)
(5)

DS160 - Zorunda miyim?

irobotist
Merhaba,Bir arkadasim soruyor:Istanbuldaki Amerikan konsoloslugundan telefonla randevu almak icin DS160 formunu doldurmus olmak zorunda miyim? Tecrubesi olanlar paylasirsa memnun oluruz.
Merhaba,

Bir arkadasim soruyor:
Istanbuldaki Amerikan konsoloslugundan telefonla randevu almak icin DS160 formunu doldurmus olmak zorunda miyim?

Tecrubesi olanlar paylasirsa memnun oluruz.
0
irobotist
(26.04.12)
haaayır canım değilsiniz.

sincerely,
cüneyt özdemir
0
schopenowski
(26.04.12)
Ya sorum bu konuya benzer şekilde olduğu için buraya yazayım dedim.

Şimdi bu amerikan vizesi almak için olmazsa olmaz belgeler neler.
Babamın şirketinin tapuları ve hesap cüzdanları işe yarar mı?
Hangi formları doldurmak gerekir.
tavsiye edebileceğiniz vize danışmanlık firmaları var mı?
Vize danışmanları işe yarar mı?
0
hizari
(26.04.12)
randevu alirken telesekreter ds160 in barkod kodunu hazirlayin gibi bir sey soyluyor. Biz de 20 dolara gitmesin diye kapadik telefonu. Buna ragmen ds160 doldurulmamis olsa oluyor mu yani?
0
🌸irobotist
(26.04.12)
Hayir ama gitmeden 2 gun falan once doldurmus olmaniz gerekli. Sitesinde yaziyordu bu sure bi yerde.
0
gurur
(26.04.12)
Bu arada kredi karti bilgilerinizi falan vermeden niye korkup kapadiniz ki ben arayip aklima takilani sordugumda islem yapmayinca kesmemislerdi o parayi.

Gecerli nedeniniz olup olamadigina bakarlar. Tapu falan ise yarayabilir alin yaniniza fotokopilerini ama ben hesabimi bile gostermeden konferansa gittigim icin 10 yil aldim. Ben ordayken baya kisi reddettiler ama.
0
gurur
(26.04.12)
(15)

yabancı dil konuşabilmek

dahinnotha
konuşma konusunda sıkıntılarım var. anlamakta da zorlanıyorum ama o kadar değil, yani anlıyorum ama konuşamıyorum ekolünün temsiliciyim desek çok da yanlış olmaz. 3 arkadaş önümüzdeki dönem fransada erasmus yapacağız. ingilizce ve fransızca var üçümüzde de lakin hemen hemen aynı düzeydeyiz. önceliği
konuşma konusunda sıkıntılarım var. anlamakta da zorlanıyorum ama o kadar değil, yani anlıyorum ama konuşamıyorum ekolünün temsiliciyim desek çok da yanlış olmaz.

3 arkadaş önümüzdeki dönem fransada erasmus yapacağız. ingilizce ve fransızca var üçümüzde de lakin hemen hemen aynı düzeydeyiz. önceliğimiz elbette fransızcayı iş yapar seviyeye getirebilmek. zaten sınavlar sonra tatil falan derken üçümüzün ortak çalışabileceği zaman dilimi bir buçuk ay falan.

şimdi biz üçümüz toplaşıp konuşma kulübü falan kurucaz, dersten sonra, boş zamanlarda falan kendi aramızda bir saat kadar ders yapıcaz bir başka ifadeyle. bu konuda hepimiz hem fikiriz lakin tam olarak ne yapabiliriz, nasıl etkin bir şekilde kullanırız vaktimizi.

birbirimizin hocası olucaz, birbirimize ödevler verip onların kontrolünü yapıcaz çünkü bu devirde materyallere ulaşmak çok kolay ve başarı getiriyor lakin otorup adam gibi çalışmak gerekiyor ki en büyük eksiğimiz de kendi kendimizin hocası olamıyoruz.

çok uzattım, özetle, seviyeleri hemen hemen birbirine denk 3 öğrenciyiz. birbirimizin hem hocası hem öğrencisi olarak konuşma kulübü tarzı birşey yapmak istiyoruz. nacizane fikirleriniz nelerdir bu konuda?
0
dahinnotha
(25.04.12)
nacizane fikrim:

1. dil demek listeningdir.

hayvan gibi listenig writing reading vocabulary dilbilgisi varsa speaking çok rahat olur. ama bunlarda sorun varsa speaking "kasmak" anlamsızdır. adam o kelimeyi bilmiyor cümle yapısını kalıbını bilmiyor, bilmediği şeyi nasıl konuşucak?

yıllarca faal saz çalmış adamın gitara geçmesi ile müzikte sıfır adamın gitara başlaması gibi... siz altını doldurun speaking çabuk olur. umarım gitar saz örneğim de doğrudur.

her şey listeingde bitiyor. zaten kendi anadilimizi de listening ile öğreniyoruz.

2. bizde yabancı öğrenciler vardı. güya onlara demişler ki "kendi aranızda türkça asla konuşmayın, yanlış öğrenirsiniz".. bilemiyorum tabi.
0
truvaiti
(25.04.12)
film falan İZLEMEYİN bence. filmde argo var sokak ağzı var jargon var.

bazı ilginç kelimeler çok geçerken en lazım kelimeler hiç geçmeyebilir.

arada susulan uzun sahneler, sessiz manzaralar olur. 1 saatlik filmdeki diyalog 20dakikalik podcastte vardır.

filmde flashbackidir, senaryosudur, alengiridir, aşk sarmalıdır, heyecanı gerginliği bulmaca gibi filmi çözmesi derken dil filmin arkadasında kalır. zaten benim gördüğüm de film izlemenin adı LEARNING olmuş.

e tabi sonuçta film LEARNING amaçlı yapılmıyor.

asker botu ile bale yapmak gibi bu. bence önce podcast - sonra aksansız düzgün dilla çekilmiş, içinde bol sağlam kelime olan (size de bu lazım zaten?) belgeseller ve en son film izlenmeli.

ve film de izlenecekse şayet:

MUTLAKA orjinal altyazısı ile izlenmeli. Türkçenin sırası farklı, kelime tercihleri farklı, çevirmenin yorumu (hatası?) var. Hiç altyazısız da zaten olmaz. Mutlaka o dildeki altyazısı ile izleyin.
0
truvaiti
(25.04.12)
@truvaiti
senle hemfikirim aslında, pimsleur ve micheal thomas denedim. micheal thomas.ı dinlemek ardından da pimsleur ile cila yapmak çok iyi olacak gibi. telefonuma falan attım her fırsatta onu dinliyorum.

fakat bunlar bireysel olarak yapılabilecek şeyler. grupsal olarak ne yapabiliriz, birbirimize nasıl ödev verebiliriz? mesela hergün bir iki podcast dinlemek ödevimiz olsun ertesi gün onu anlatalım birbirimize fransızca olarak, gibi.

@miyav, eskişehirdeyim. burada fk yok sanırım. ama hocayla konuşup onun diğer gruplarla yaptığı derslere girmeyi düşünüyoruz.
0
🌸dahinnotha
(25.04.12)
ingilizce için tavsiye istiyorsanız yazıyım ?
0
truvaiti
(25.04.12)
metod aynı, sadece kullanabileceğimiz podcast linkleri vs farklı olacak ingilizce tavsiyesi istesem de? öyle değil mi?

seslikitaplar da var. onları da okumaya ve dinlemeye çalışıyorum. ingilizcede bunun faydasını gördüm. lakin benim sorununm şu ki kendimin hocası olamıyorum. kendime ödev verip şunu yapacaksın sonra bunu yapacaksın diyemiyorum. yapacak çok şey biliyorum ve onları uygulasam hiç sorun kalmyacak. işte o yüzden böyle grupça çalışmayı düşündük, birbirimize destek olalım hatta iteleyelim diye. ama grupça çalışırken ne yapabliiriz onu bilemedik.
0
🌸dahinnotha
(25.04.12)
bende de ingilizce için aynı sorun var, @truvaiti çok yetkili bi abiye benziyosun tavsiyelerini ver bence..
0
seoman
(25.04.12)
tavsiye derken ingilizce podcast tavsiyesi. yoksa metot yine aynı.

---

BBC Learning var:

orada bir sürü bölüm var ama en güzeli 6 Minute English'tir.

www.bbc.co.uk

1. konular süper.

2. iki spiker aksansız süper konuşur.

3. araya kısa kısa normal adamlar alırlar ki kulak alışsın.

4. .pdf'si var.

5. vocabulary'si var.

6. .mp3'ü var.

7. her perşembe yenilenir.

8. 200 bölümlük arşiv var.

9. tamamen ücretsiz.

mesela bir bölüm:

www.bbc.co.uk

bir insan başka ne ister?

-----------

bence sesli kitaplar da çok doğru DEĞİL. listening için en iyisi bir şey art arda çok tekrarlı dinlemektir. mesela bu her podcast'i her gün 8-10 kez dinleyin. adamda zerre ingilizce yoktur ama dinlediği şarkıları ezberler içinden kelime ayıklar çünkü çok tekrar eder.

sesli kitap da insanlar ingilizce öğrensin diye (genelde..) YAPILMIYOR. adam açmış kitabı okuyor öylece. amaç farklı. listenig demek bol tekrar demek, bu podcastleri bol bol tekrarlı dinleyin.

---

bana kalsa, 3 adam bir araya gelmek için yola düş, buluş, başta hoca yok, en iyi ihtimalle yarısı ciddi yarısı geyik, tekrar ayrıl, zaten herkes sizin kadar biliyor...

ona harcayacağınız vakitte podcast dinleseniz daha iyi derim.
0
truvaiti
(25.04.12)
bir de aynen BBC gibi Voice of America, Special English var.

BBC'ye göre azıcık daha yavaş, amerikan aksanlı.

şurada anlattım:

(git: 401187)
0
truvaiti
(25.04.12)
şu aşamada bence pratiğin iyisi kötüsü olmaz. en azından hakim olunmayan bir dili konuşma çekingenliği bir nebze olsun azalır. onun dışında gitmeden önce bol miktarda dinleyin, konuşma mp3leri olur radyo olur ıvır zıvır olur.. biri film izlemeyin argosu bilmem nesi var demiş de zaten sokakta öyle konuşulur dil, o açıdan da son derece faydalı yani.

son olarak da istediğiniz kadar çalışın zaten asıl mevzuyu gidince kapacaksınız. gittikten sonra birbirinizle takılmak yerine mümkün olduğunca oradan insanlarla takılın, en önemlisi bu. yoksa fransa'da ev tutmuş 3 türk hesabı olur başka da bir cacık olmaz.
0
thejester
(25.04.12)
dostum, dört yıllık tercümanlık bölümünün beşinci senesinde çırpınan biri olarak diyorum ki; konuşurken mükemmellik için kasma. yani hata yapmaktan korkma. gramerin amına koy tabiri caizse, telaffuzun içine sıç, hata yapmaktan çekinme.

bir de konuşmanı geliştirebilmen için, o dilin konuşulduğu ortamlarda bulunman gerekiyor. mesela couchsurfing sitesinde profil açıp evinde ecnebileri ağırlayarak başlayabilirsin, tabii müsaitsen. senin ana dilini bilmeyen biriyle başbaşa kalman çok önemli. derdini anlatabilmek için içten içe yırtınman çok önemli. yetersiz kaldığın anlarda işaret dili gibi, tarzanca gibi farklı yöntemler geliştirmen çok önemli, ve sonrasında aslında bunu yapabildiğini görmen çok önemli. yani bence biraz özgüven meselesi. öyle üç arkadaş konuşma kulübü falan bi' işe yaramaz. work and travel programı ile dil öğrenmek için amerika'ya gidip aynı eve çıkan türk grubu gibi hiçbi' şey öğrenemezsiniz. vakit kaybı olur.

ayrıca temel oluşturmak adına truvaiti'nin tavsiyelerine kulak asın. +1
0
schopenowski
(25.04.12)
"biri film izlemeyin argosu bilmem nesi var demiş de zaten sokakta öyle konuşulur dil, o açıdan da son derece faydalı yani."

-------------

işte en HASSAS nokta burası.

bir dilin argosuna sokak ağzına hakim olmak için onu ANADİL yapmak lazım.

"heyy man vas gu ank, ya iz san ove biç"

(you is, zenciler kullanıyor...)

gibi bir şey size şu aşamada ne katacak? bu kalıbı kullanan zenci tüm ömründe (en kötü ihtimal okuması yazması olmasa bile...) aralıkız listening speaking yapmış. en kötü ihtimal orada ilkokulu bitirmiş. dilin temel anlamda her şeyine hakim.

siz her şeyi halledersiniz, dilin anasını ağlatırsınız atarsınız kendinizi sokağa, sokak ağzını 1 haftada yırtarsınız.

Türkçe öğrenmeye çalışan yabancılara bakın:

adamları alıp tarlabaşına götürmüyoruz. öncelik yine dili baştan sona adam gibi kurallısını öğretmek. insan kurallasını bilince, kuralsızını hayli hayli öğrenir.

ibrahim tatlıses yılların sanatçısı şarkıya istediği yerden giriyor istediği yerden çıkıyor kafasına göre uzun hava kafasına göre nağme... adamda kulak da var ses de var. bu da yorumdur işte. sokak ağzı da dilin yorumudur.

ama dün şarkı okumaya başlayan adam bu işe kalkarsa komik olur.

---

ha birisi de derki istanbul'da zenciler sokakta türkçe öğrendi, ellerinde kitap mı vardı?

ha ona öğrenmek diyorsanız ne ala.
----------


ortalama seviyede ingilizcesi olan (belki daha da az seviyede), bir adama zencili uyuşturucu satıcılı film ne katacak?

veya şu hayvan ingilizce aksanı olan film vardı. gençler uyuşturucu kullanıyordu da, satıyordu da... film o kadar ingiliz aksanlıymış ki, amerika'da bile altyazılı gösterilmiş... adı neyse işte. (((((adı neydi ?))))

bunlara ayıracağınız 2 saatte 20 tane 6 Minute English dinleyin bence.

---

"ha haaaayyyy ben bbc 6 minute english'in anasını ağlatıyorum, anında başkasına o saniye çevirerek anlatıyorum o derece ağır geliyor bana" diyorsanız da bence o zaman belgesellerden devam edin, film en son.
0
truvaiti
(25.04.12)
benim bunları yazma nedenim, benim de zamanında aynı hataları yapmış olmam.

ben de bir zamanlar oturup ingilizce altyazılı film izlemeye niyetlendim. bilmediğim kelimeleri de defterime yazacaktım.

ilk denediğim film, esaretin bedeli idi.

1. film çok uzun.
2. hiç susmadan konuşuluyor.
3. zencisi amerikanı italyan kökenlisi herkes ayrı telden.
4. hem sokak ağzı hem resmi dil var.

filmi izle - bilmediğin kelimede dur - sözlüğe bak - diyaloğu anla (anlayama!) - kelimeyi deftere yaz - devam et

derken film gecede 1 saatten neredeyse bir haftamı aldı. şaka gibi geliyor ama dakilar geçmesine rağmen film gram ilerlemiyordu.


resmen filmin altında ezildim, mahvoldum, nefret ettim İngilizce'den. sporda ilk gün 100kg benchin altına girip sakatlanan (hatta ölen) adam gibiydim yani. o kadar uzayınca (tekrar da edemeyince) ne listeninge yaradı ne vocabularye hiçbir şeye yaramadı. o kadar zamanı 6 minute english'e versem epey yol kat ederdim.

ama learning amaçlı podcastlerden devam ettim, bu sabah Enemy at The Gates'i izledim, parmaklıktır, ızgaradır gibi bir kaç istisnai kelime hariç, her türlü diyaloğu, kelimeyi oynaya oynaya anlayarak bitirdim filmi.
0
truvaiti
(25.04.12)
uzun bir film muhabbeti dönmüş, bir şey ekleyeyim madem.
film kulak dolgunluğu edinmek açısından izlenir. seviyenize göre türkçe veya orijinal dildeki altyazısıyla izlemek uygundur.
ancak gidip de filme ders kitabı muamelesi yapmayın. 24 saat öğretici, sıkıcı diyaloglar dinlenmez, film vasıtasıyla arada kafayı rahatlatırken birkaç kelime, kalıp edinirsiniz. dil denilen şeyi öğrenmenin doğal yolu taklittir. ama bu gidip "mada faka" diye konuşan bir zenciyi taklit edin demek değildir. filmine göre değişse de, o dili düzgün konuşan (ki bu muhtemelen ana karakter olur) en az bir kişi vardır, onu örnek alın. zaten bu ayrımı yapabilecek durumda olduğunuzu düşünüyorum.

dil öğrenmek için en büyük motivasyon eğlenmektir. sürekli robot gibi konuşursanız en başta siz sıkılırsınız. arkadaşlarınızla konuşurken fazlasına kaçmamak koşuluyla araya filmde orada burada duyduğunuz eğlenceli, farklı kalıplar deneyin. oyunlar oynayın. dil öğrenmeyi sıkıcı bir görev olarak gördüğünüz an, ne kadar çabalasanız da artık bir işe yaramaz.
0
anonim yazar
(25.04.12)
@truvaiti

evet teoride haklısın fakat ben de benzer durumda yakın zamanda bulunduğum için biliyorum. bir dili öğrenirken şüphesiz öncelikle "doğru düzgün" öğrenmek gerekir, fakat ispanyolcadan örnek verecek olursam, küfürüyle argosuyla daha canlı olan, daha rahat ifade edilen bir dil. eğer film neyin izlemezseniz, gelince sokakta adım başı "de puta madre" duyunca küfür sanıp "bunlar ne kadar ana bacı gidiyor ulan" diye kalırsınız. biri size "qillo" diye seslendiğinde arkanıza dönüp bile bakmazsınız. ben podcastlerin çok yardımını görmüştüm öğrenirken fakat en fazla dinleyebildiğim her gece yatmadan önce yarım saat/1 saatti. film öyle değil, açılır izlenir, kapılan kapılır. günlük hayatta kullanılacak dile de daha çok alıştırır. diye düşünüyorum.
0
thejester
(26.04.12)
tekrara giriyorum ama:

ben de zaten "asla film izlenmemeli" demedim. ama sadece sırası var zamanı var.

ve arkadaşla oturup notepad adlı programla ciddi ciddi araştırdık, dakikadaki kelime sayısını. BBC Learning'deki dakikadaki kelime sıklığı çoğu filmin 2-3katı. Yani 30dk podcast 1.5-2 saat filme bedel.

Çok kişi yapıyor bunu. Oturup "öğrenme" namına film izliyor. Filmde geçen bir kelime soruyorum veya kalıp veya neyse, "biliyor musun?" "yoo". Filmi izle tabi de anlamadığın şeyde not al kurcala bak at. Yoksa boş boş Lost izleyerek ne olacak ki? Dizi izliyorum demek yerine bunu İngilizce öğrenme karizması ile süsleyenlere şaşırıyorum. Dediğim gibi, film senin amacın değil aracın olsun. asla ama asla yararı olmaz demiyorum, olur elbet, asker botuyla bale yapmak gibi olur, olur mu olur.

ki bahsettiğim BBC podcastlerine baktın mı bilmiyorum ama adamların aksanı güzel ve normal konuşuyorlar işte, kraliçe 2. elizabeth gibi sadece nutuk atmıyorlar ki. espri şamata laf çakma kinaye vs vs hepsi yine var hatta her podcastte araya 2-3 tamamen normal konuşan insan da alıyorlar. ama işte amaç learning, mevzudan kopmuyorlar. dediğim gibi, film çoğu zaman öğrenme amacının önüne geçiyor.

mesela şu bölüm: "posh people": bit.ly ...

-------

ama şöyle bir algı var (<<<<< bu kısım önemli >>>>>):

eskiden internet yoktu, yabancı kanallar yoktu-azdı, yurtdışından kitaplar deli paraya gelirdi, salak bir oxford kasedi için dünya paralar verilirdi.

sonra internettir kitaptır .pdf'dir televizyondur gelince "<<<<< ingilizce olan her şey ingilizce öğrenme amacıdır, ne varsa saldır, yeter ki ingilizce olsun>>>>>" diye bir algı çıktı.

böyle bir şey yok.

filmde de, şunda da bunda da, mesela inci sözlük benzeri yabancı sitelerde de, sırf ingilizce yazıldı diye o kaynak learning kaynağı olmaz. adam body salonuna gidiyor, bir bakıyor yılların sporcusu giant set yapıyor, "oo harika işte adam bu sayede böyle" diyor, sakatlanıyor... veya bilardoda ilk günden pike çekmek gibi.

veya, şöyle desem, adam çırılçıplaksa ne bulsa giyer ama para kazandıkça tarzını oturtur, düzgün giyinir. eskiden michael jackson şarkıları idi listening aracımız. adamın ne dediğini hem ses hem anlam olarak hala anlamıyorum bazı şarkıların ayrıca hikayesi var vs vs vs .... oradan 2 kelime kapacağız diye heyecanlanırdık.

ona bakarsak, özellikle vocabulary için en sağlam kaynak senfonik - gothic metal. tristania'dır, after forever'dir, epica'dır, draconian'dır... şarkılarındaki kelimelerle doğrudan ingilizce edebiyatına girebilirsiniz, hatta geneli de latince kökenli kelimelerdir. ama işte ilk yapılacak iş değil.

(mesela, tristania: www.darklyrics.com )

demek istediğim bu. sıra önemli, amaç önemli, öncelik önemli.

benim tavsiyem LEARNING yolundan gidip filmleri rahat rahat keyifle izleyecek hale gelince izlemek. bu da 100 sene sürmüyor. 3-4 ay kulağını sağlam dolduran adam işi çözer. ben de Enemy at The Gates'i izlemek için 10 sene podcast çalışmadım.

ama önce filmden konuya girince, kendi örneğimdeki gibi (esaretin bedeli) umutsuz bir ızdıraba dönüyor her şey.

gecede 2-3 taneden 30 günde 90 podcast dinledin, kısmen doldurdun kulağını, eh dedin bir sıkıldın ve açıp 2 hollywood filmini learning amaçlı not alarak kurcalayarak izlersen anlarım da, sabah akşam sadece ekrana bakarak film izleyerek "ben öğreniyorum" demeye karşıyım. ben tüm bunları dile SAYGIM olduğu için yazıyorum. dil demek emek demek, dünyanın en pis - zor işlerinden birisi. hobi olarak haftada 3-4 saat kursla hakim savci mimar mühendis doktor olunmuyorsa, o dile tamamen hakim olmak da olmaz. hayatın her yerine sokmak lazım. adamın bir elinde bira, diğer elinde sigara, lost karşısında "ben ingilizce pratiği yapıyorum abi..." ha yararı olur mu... olur ama ne kadar olur?

house md izleyerek doktor olmaya çalışmak gibi bir şey bu.
0
truvaiti
(26.04.12)
(12)

sigara içipte yüzü lekelenen var mı ?

stayout
bacım sigaraya başlamış 1 senedir günde 2-3 tane anca içiyorda bu aralar yüzü biraz leke oldu sigara içpte yüzü leke olanınız yada olduğuna tanık olduğunuz insan var mı sigaraya savaş timi bu duyurudan uzak dursun lütfen şinaynaynay biliyoruz ki sigara sağlığa zararlı... evet şimdi böyle olanınız v
bacım sigaraya başlamış 1 senedir günde 2-3 tane anca içiyorda bu aralar yüzü biraz leke oldu sigara içpte yüzü leke olanınız yada olduğuna tanık olduğunuz insan var mı sigaraya savaş timi bu duyurudan uzak dursun lütfen şinaynaynay biliyoruz ki sigara sağlığa zararlı... evet şimdi böyle olanınız var mı?
0
stayout
(25.04.12)
nasıl bir leke sararma falan gibi mi?
0
geven kafa
(25.04.12)
yok kahverengi küçük nokta
0
🌸stayout
(25.04.12)
lekelenme değil de genel olarak yüz derisinde bir sağlıksızlık oluyor. 1 senedir günde 2-3 taneyle de bu zor bişey gibi. başka sebepten olmasın?
0
cro.magnon
(25.04.12)
sigara içinde birçok farklı element var.yüzde bunlardan birine ya da birkaçına tepki vermiş olabilir.ama tabi başka bir nedenden dolayı(güneş,alerjik reaksiyon)olabilir.bir dermatoloğa gitmesi daha faydalı olur.
0
Wolfware
(25.04.12)
evet bizde ondan şüphelendik yinede sorayım dedim /
0
🌸stayout
(25.04.12)
4 yıldır günde ortalama 2 paket içiyorum bana olmadı öyle bir şey. bunun sigarayla alakası pek yoktur sanırım, belki sigara başka bir şeyi tetiklemiştir de o sebep olmuştur. bir doktora görünmenizde fayda var elbette.
0
klassno
(25.04.12)
Hiç sigara yüzünden böyle lekeler oluştuğunu duymadım, görmedim. Doktora gidin endeişeleniyorsanız.
0
dungangadunganga
(25.04.12)
kahverengi/sarı ufaklıklar yağlı oluyorsa evet, var. ama sigara içince olduğunu bildiğimden üzerine düşmedim hiç. düşmem gereken bir şeyse benim de haberim olsun.
0
schopenowski
(25.04.12)
bende içerim en ağırından ama dedim ben erkeğim ondan mı belki kadınlarda daha çabuk etki ediyordur ama
0
🌸stayout
(25.04.12)
doktora gidin,sigaradan dolayi bircok hastalik tetiklenmis olabilir.

subjektif kil,gicik cevapli cözüm:leke yapiyosa icmeyin.
0
serabetan
(25.04.12)
günde 2-3 sigaradan bir şey olmaz. zaten hemen hemen her insan pasif içicilikten günde 1-2 sigara içiyordur. mevsim değişikliğinden olabilir. ayrıca bana da olmadı böyle bir şey.
0
monkey
(25.04.12)
hayır ben 7-8 senedir içiyorum, hiçbir şey olmadı böyle..başka bir şey olabilir. bi dermatolojiye gitmek gerek.
0
psychosocialll
(25.04.12)
(9)

küs olduğum kardeşime doğum günü mesajı

ladybug
Bahsi geçen beni çok kırmış ve bunun farkında olmayan kızkardeşime doğum günü mesajı atmak ya da atmamak? Hadi attım diyelim,içine ne yazmak?P.S: Her defasında iyi niyetimi suistimal etmiştir kendisi
Bahsi geçen beni çok kırmış ve bunun farkında olmayan kızkardeşime doğum günü mesajı atmak ya da atmamak? Hadi attım diyelim,içine ne yazmak?
P.S: Her defasında iyi niyetimi suistimal etmiştir kendisi
0
ladybug
(25.04.12)
farkında olmasını sağlamak istiyorsan mesaj atmayabilirsin mesela
0
neira
(25.04.12)
Kız kardeş candır ya mesaj at tabi. Kardeşler arasında küslük olmaz ama sorunlar her zaman olur. Al karşına, beni çok kırdın de. Hem doğum günü bu, büyük olan sensin, ona göre davran.
0
gurufasulye
(25.04.12)
boşversene, ne mesajı atacaksın? aklı başına gelmeyen kimseye iyilik yaramaz. daha da suistimal ettirirsin iyi niyetini. böyle sürer gider...
0
loveinaflipbook
(25.04.12)
kardeşe doğum günü için mesaj atmaktan ziyade aramak lazım, doğum günü güzelce kutlanır, eğer başka bir derdiniz varsa doğum gününden sonra uzun uzun konuşur /yazarsınız. ama kardeşler arasında küslük olmamalı, bağınızın en kuvvetli olduğu insandan bahsediyoruz neticede.
0
mocha
(25.04.12)
yani olumsuz bir mesaj göndereceğine hiç gönderme daha iyi bence; alacağı diğer sevgi dolu mesajlar yanında senin o tarz mesajın sana daha fazla antipati duymasına sebep olacaktır. yollayacaksan da başka zaman yolla doğum gününde değil.
0
passenger
(25.04.12)
"bunun farkıdna olmayan..." diye belirtmişsin. önce farkındalığını sağla, anlat meramını, şundan şundan rahatsız oldum falan diye. tabii böyle bi' resmiyette anlatılmaz ama aranızda geliştirdiğiniz üsluba göre vur kafasına işte eşekliğini. ama dediğim gibi önce farkında olmasını sağla. sonra ne kutlayacaksan kutlarsın. naçizane.
0
schopenowski
(25.04.12)
bence oturun konuşun sorunları çözün. bak ben böyle böyle hissediyorum ve buna sen sebep oluyorsun deyin ve susun. sonra onu dinleyin. herşey göründüğü gibi olmayabilir. kardeşiniz gurur yapamayacağınız ve amaaan beee diyemeyeceğiniz kadar önemli biri. ve tabiki d.gününde arayın.
0
mahnita
(25.04.12)
direkt konuyla alakalı değil belki ama, endirekt alakalı olan bir söz var: "zalime merhamet, zalimin zulmünü artırır."
0
kitap gibi sessiz
(25.04.12)
her şeye rağmen kardeş, abla candır. soğuk da olsa bi mesaj atıp kutla. o mesajı alır.
0
merena
(25.04.12)
(7)

Tek Başına Yurtdışına Çıkmak

motorama
Uluslararası çalışma kampları dışında ne gibi alternatiflerim olabilir? Turla seyahate gitsem hep yaşı benden büyük insanlarla beraber olacağım. Yurtdışına gençlik gezileri düzenleyen şirketler var mı? Etrafımda yaşıt insanlar olsun istiyorum(Yaşım 19) Interraili şu anda düşünmüyorum. Yaz okulu ise
Uluslararası çalışma kampları dışında ne gibi alternatiflerim olabilir? Turla seyahate gitsem hep yaşı benden büyük insanlarla beraber olacağım. Yurtdışına gençlik gezileri düzenleyen şirketler var mı? Etrafımda yaşıt insanlar olsun istiyorum(Yaşım 19) Interraili şu anda düşünmüyorum. Yaz okulu ise çok uzun olur, 2 haftayı geçen bir şey olsun istemiyorum. Fikirlerinizi bekliyorum.
0
motorama
(24.04.12)
kafa dengi bi arkadaşınız var mı?
0
brkylmz
(24.04.12)
Gidecek arkadaş bulamadığım için soruyorum:)
0
🌸motorama
(24.04.12)
interrail yap.. ben daha 3 hafta once yaptim. madrid'de yasiyorum; ucakla milano oradan trenle paris-bruksel-mannheim-berlin-amsterdam yaptim ve tekrar ucakta bulundugum sehre dondum. bunu da tek basima yaptim. burada paskalya tatili vardi 10 gun kadar, bu sure icerisinde yaptim ve gayet eglendim. onlarca yeni insanla tanistim, hic tanimadigim insanlarla takilip eglendim ve sirt cantamla metro metro gezerken insanlarin bakislari hep uzerimdeydi "ah genc olucaktim var ya" gibisinden. kesinlikle oneririm.

baska bir care de aklima gelmiyor dogrusu dostum.
0
barut
(24.04.12)
rotary ve lions'un değişim programları oluyo. ben rotary ile gitmiştim 2 haftalığına çok ilginç bi deneyim oldu, faroe adaları'nın adını dahi bilmezken şimdi kaç koyun olduğunu biliyorum

bunlara üye tanıdığınız varsa daha kolay olur. lions'un sınavı oluyordu ne zaman bilmiyorum ama
0
la noix
(24.04.12)
Herhangi bir organizasyona dahil olmadan direkt çantanızı alıp gidebilirsiniz. İyi bir tur kitabı veya internetten derlediğiniz notları alın gezin.
0
386 dx
(24.04.12)
interrail. düşünmüyormuşsun, ama düşün.

couchsurfing kullan. couchsurfing'te "travel companions" tarzında gruplar da var. oralara bak, seyahat rotası uyan birileri mutlaka çıkar. ki zaten her gittiğin yerde bi sürü seyahat eden insanla tanışırsın. tek başına seyahate çıkman, seyahati tek başına tamamlayacağın anlamına gelmez. paran varsa geri kalan her şey teferruat. imho.
0
schopenowski
(24.04.12)
www.gezginler.org.tr

gezginler kulübü var, orhan kural önderliğinde, pek çok yere (turistik, turistik olmayan) geziler düzenliyorlar. Yaş grubu karma oluyor sanırım...
0
buttercup
(24.04.12)
(2)

Suriye muhaliflerinin haksız olduğunu iddia eden bir başlık vardı.

diskbudur
Esad'ın haklı olduğunu, galeyana gelenlerin ise Amerikan piyonları olduğunu anlatıyordu falan. Nerede ki hem?
Esad'ın haklı olduğunu, galeyana gelenlerin ise Amerikan piyonları olduğunu anlatıyordu falan.

Nerede ki hem?
0
diskbudur
(13.04.12)
onu bilmem de, şu yazı oldukça tutarlı gelmişti bana: www.demokratikuniversite.net
0
schopenowski
(13.04.12)
5-6 yil evvel suriyede bi arkadasla muhabbet ediyorduk. adam siyasetle hic isi olmayan biriydi. konu nerden acildiysa esada geldi . nasil iyi mi dedim ne iyisi ya dedi cok fenaymis falan. e dedim olum adam yuzde 90 95le iktidar oluyo her secimde. yok yaa dedi . hele bi oy verme de gor . falanca senesinde ( hatirlamiyorum ) bi sehir oy vermemis bunlara yerle bir etmisler. hamaydi sanirim . yani millet got korkusundan oy veriyormus bunlara. babasi da ayniymis kendisi de. sonra kimse sorsam ayni sekilde anlatmisti , bilemiyorum isin asli nedir , ama birileri bikmis bu adamdan belli
0
waterhardeningsteel
(13.04.12)
(3)

ipod shuffle bağlantı kablosu

schopenowski
merhabalar aziz sen mişel sakinleri,ipod shuffle'ımın şarj olmasını sağlayan bağlantı kablosunu kaybettim. yenisini nereden alabilirim? teknosa, bimeks falan sordum, soruşturdum zira yok hiçbir yerde. meydey!
merhabalar aziz sen mişel sakinleri,

ipod shuffle'ımın şarj olmasını sağlayan bağlantı kablosunu kaybettim. yenisini nereden alabilirim? teknosa, bimeks falan sordum, soruşturdum zira yok hiçbir yerde. meydey!
0
schopenowski
(28.03.12)
yaşadğın ülke vilayet falan da yazsaydın
o zaman şöyle diyorum. yazıcıoğluna bak
0
neira
(28.03.12)
doğru dedin, neira. yer, istanbul.

yazıcıoğluna baktım, buldum bi' tane dandik alengirli bi' şey ama çalışmadı.
0
🌸schopenowski
(28.03.12)
ben gg dan aldım çalışmadı..benimki son çıkan 4. nesil galiba alırken bakmadım..saturn de orjinali 67 tl..bulursan bana da söle..
0
kerem75
(28.03.12)
(11)

Ünlü lokantalar zinciri sahibinin torunu bulaşıkçı kadını bıçakladı!

dekila olmeka
http://www.ntvmsnbc.com/id/25333115/Burada bahsettikleri lokanta hangi lokanta? Legalse burdan degilse ozel mesaj ile ogrenmek istiyorum. Bileyim ki bir daha adim atmadigim gibi cevremdekilere de anlatayim. Allah belalarini versin de batsinlar.(edit)ipuclari:*unlu et lokantasi zinciri*bahcelievler'd
www.ntvmsnbc.com

Burada bahsettikleri lokanta hangi lokanta? Legalse burdan degilse ozel mesaj ile ogrenmek istiyorum. Bileyim ki bir daha adim atmadigim gibi cevremdekilere de anlatayim. Allah belalarini versin de batsinlar.

(edit)

ipuclari:
*unlu et lokantasi zinciri
*bahcelievler'de subesi var
*sahibi s.n.
*lokantalarla ilgilenen oglu h.n.
0
dekila olmeka
(23.03.12)
ismini öğrenirsen bana da söyle
hürriyete mali atsak söylerler mi ki?
0
neira
(23.03.12)
vay anasını.. ilginç olay pislik bir burjuva cinayeti gibi duruyor. kadının kocası karımı çocuk değil başkaları öldürdü demiş. tuhaf..
0
inayet prensi
(23.03.12)
Şey olabilir mi? Hacıbozan?
0
buf-e kür
(23.03.12)
hacıbozan değil baktım simdi s.n. diye biri yok
0
neira
(23.03.12)
eeb
(23.03.12)
haber.mynet.com

yorum kısmında yazmışlar.
0
pinking of you
(23.03.12)
bence hikaye kurmaca.lokantalarda hele de luks lokantalarda mutfak taa arkalarda yada alt katlarda olur. gbulasikci kadinin isi gucu yok disari cikacak ve patronun torununza kizlara laf attigi icin tepki verecek ve 17 yasindaki velet de gururuna dokunup kadini olduresiye bicaklayacak. bence kadin bunlarin pis islerine tanik oldu kurban gitti sucu da 17 yasindaki veletin uzerine attilar.
0
mayeskuel
(23.03.12)
@mayeskul a katılıyorum ve artırıyorum. Köken kürt, çocukların aile büyüklerine bağları fazladır. Sesini de çıkarmaz gibi sanki
0
arden v2
(23.03.12)
çok ünlüymüş gerçekten lol
0
neira
(23.03.12)
allah parayı verdiğinin aklını alır. akıl sağlığı düzgün bir tane zengin bulamazsınız alayı kafayı yemiştir bunların
0
inayet prensi
(23.03.12)
mayeskuel +1
0
schopenowski
(23.03.12)
(5)

dexter ve need for speed the run'da kullanilan arac

serkan temiz
Kankalar the run'da pesimizden kovalayan bu ford marka araclarin modelini arastirsam da bulamadim. Avrupa'da satilmiyor sanirim. Dexter'in bir bolumunde de kullanilmisti. Son sezonda, kardesinin hayaletiyle haytalik yapiyorlardi bu aracla. Hatta sonra debra dexter'in seri katil oldugunu ogreniyordu
Kankalar the run'da pesimizden kovalayan bu ford marka araclarin modelini arastirsam da bulamadim. Avrupa'da satilmiyor sanirim. Dexter'in bir bolumunde de kullanilmisti. Son sezonda, kardesinin hayaletiyle haytalik yapiyorlardi bu aracla. Hatta sonra debra dexter'in seri katil oldugunu ogreniyordu sezon finalinde. Bu aracin modeli nedir? Fusion mu?

Cok tesekkur ederim allah razi olsun.
0
serkan temiz
(23.03.12)
0
inheritance
(23.03.12)
Aro kardes ama bu degil.
0
🌸serkan temiz
(23.03.12)
world
(23.03.12)
oeeh, biraz daha spoiler verseydin dexter için yaa az olmuş! =/

edit: bi de tik vermiş yaa teallam..
0
inkey
(23.03.12)
la oğlum hakkaten spoilerın amına koymuşsun.
0
schopenowski
(23.03.12)
(7)

su gibi sümük akıyor, durduramıyoruz efendim...

kisa bisey olsun istemistim
merhaba aziz saint petersburg sakinleri,dün öğlen hastaneye gittim, çıktım otobüse bindim ki burnum nasıl akmaya başladı öyle, felaket. sanırsın manavgat şelalesi... dün bütün gece çizim yaptığım için bilgisayar başında bir top tuvalet kağıdı bitirdim yine de bitmedi (sümük). bi de bildiğin su akıyo
merhaba aziz saint petersburg sakinleri,

dün öğlen hastaneye gittim, çıktım otobüse bindim ki burnum nasıl akmaya başladı öyle, felaket. sanırsın manavgat şelalesi... dün bütün gece çizim yaptığım için bilgisayar başında bir top tuvalet kağıdı bitirdim yine de bitmedi (sümük). bi de bildiğin su akıyor, sanırım bir süre sonra da su kaybından baş ağrısına sebep oldu. göz kürelerim zonkladı falan. hayır aktığını da anlamıyorum bi bakıyorum üstüm başım sümük olmuş, sıcacık akıyor böyle lav gibi. geçirdiğim en feci nezle oldu bu galiba. şu anda çok şiddetli olmasa da fena derecede rahatsız ediyor. nedir bunun çaresi, ''bu ilaç süper, yan etkisi de yok'' ya da ''şunu şuna kat kaynat iç'' gibi (iğrenç olmamak kaydıyla) önerileriniz nelerdir? evde bir tablet alfoxil kalmış ama faydası olmaz herhalde zaten başka bir sebeple amoksilav kullanıyorum hepsi aynı terane galiba...

off arkadaş bir şeyi de açıklamadan sor bee. ne berbat bi duyuru oldu bu böyle...:( yardım edin :(

not: herkese bol bol tik atıcam (sanki ratio kasıyoruz tey)

oha editi: şş kanser falan demeyin, korktum lan.
0
kisa bisey olsun istemistim
(17.02.12)
onu çözümünü ben şimdiye kadar hiç bulamadım ama bişeylerle meşgulsem ve rahatsız oluyorsam 1er tuvalet kağıdını rulo yapıp burnuma sokuyorum ara ara değiştiriyorum etkili oluyor
0
berginyonbaenre
(17.02.12)
madem "kısa bi şey olsun istemişsin", kısaca anlatıyorum: bir su bardağı kaynamış suyun içine 3-4 kaşık elma sirkesi katıp bir tane de bütün limon sık, hüplet. tadını soracak olursan, tylolhot derim. yalnız adam gibi yemek yiyip ardından iç. akşam yemeğinden sonra da aynı şekilde iç. bi daha grip olacağını sezdiğin zaman da eve atar atmaz kendini bu karışımı iç, başlamadan bitsin dertler. allah acil şifa vere. sağlıcakla.
0
schopenowski
(17.02.12)
eczaneden clarinase alabilirsin. hemen kesiyo.
0
laprairie
(17.02.12)
eğer cidden anlattıklarını doğru ifade edebildiysen
yani burnundan su kaybederek başının ağrımasına neden olduysa
sende ya otoimmün hastalık var ya da kansersin.

ama bence sen kendini doğru ifade edemedin ve sinüzitin var. bunun için her zaman kullandığın amoksilav yerine doktora git ve sana hemogram testi yapsın. çıkan değerlere göre sana uygun bir antibiyotik verecektir.

evet ben dr. house
0
bentalihsizim
(17.02.12)
@berginyonbaenre ahah ben de bir yaprak koparıp boğa gibi iki ucunu burnuma tıkıyorum arada, 10-15 dk tutuyor.:D

@laprairie hmm. baktım da yan etkisi fazlaymış. açıkçası pek sıcak bakamadım ama sağol. bu arada okuyanlara iletelim ilacın olası yan etkilerini: www.eksisozluk.com
0
🌸kisa bisey olsun istemistim
(17.02.12)
geçmiş olsun.. geçen hafta aynı durumdaydım; burnumu silmekten helak olmuştum.1 tane içtim, bi kaç saat sonra akıntı falan kalmadı, mucize gibi kesti attı, ertesi gün içmeme gerek bile kalmadı..yan etkisi ortaya çıkacak kadar kullanmam gerekmedi yani.. sen bilirsin ama önce bi doktora yada eczaneye danış istersen..
0
laprairie
(17.02.12)
burun akıntını kesme. bünye burun akıntısı imal ederek, virusu vücudden atmaya çalışıyo. burun akıntısına bulaşık ellerinle dokunduğun her yere virusu bulaştırıyosun. öpmeyle değil, tokalaşmayla bulaşır. bunu da bu vesileyle aççık seççik ifade edeyim.
0
compadrito
(17.02.12)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.