Malum yurtdışında netflix hesaplarının fiyatları Türkiye hesabına göre biraz daha pahalı, onun için TR hesabımı aktifleştirdim ama hesabıma girince hiçbirşey çalışmıyor ve e114 hata kodu alıyorum.Bir çözümü var mıdır?
Malum yurtdışında netflix hesaplarının fiyatları Türkiye hesabına göre biraz daha pahalı, onun için TR hesabımı aktifleştirdim ama hesabıma girince hiçbirşey çalışmıyor ve e114 hata kodu alıyorum.
Bir çözümü var mıdır?
0
Northern Mariner (18.03.25)
vpn
0
buenosdias
(18.03.25)
vpn ile malesef olmuyor -nordvpn tr serverine baglanıp denedim.
0
🌸Northern Mariner
(18.03.25)
ben de tr netflix hesabimi kullanmaya devam ediyorum, vpn'li de, vpn'siz de calisiyor. ama tv'nin kendi uygulamasindan izlemiyorum, belki onla alakali bir sey olabilir. ya da surda zaten hata kodu icin cozum onerileri var: help.netflix.com:~:text=This%20error%20happens%20when%20an,device%20stops%20Netflix%20from%20playing.&text=Uninstalling%20the%20app%20will%20delete,and%20hold%20the%20Netflix%20app.
0
lemmiwinks
(18.03.25)
yurtdisinda iken, ynai ipniz yurtdisi iken mi tr hesabinizi aktiflestirdiniz? Boyleyse cihazlarinizdan silin accountu. Turkiyede bir arkadasiniz 2-3 gun kullansin hesabi sonra tekrar yurtdisindan kullanmayi deneyin.
0
wallcan
(18.03.25)
yurtdisinda iken, tr’deki arkadasimin bilgisayarina teamviewer ile baglanip aktiflestirdim hesabimi. daha sonra tr’de hic izlenmeden direk burada denedim ve apple tv uygulamasi ile mobil uygulamada, hem webte bu hatayi verdi
ekşide yazılan bir entry ile ilgili bilgi almak için kişiye mesaj atıyorum görüyor ama cevap vermiyor. müsait değildir diye cevap verecek diye bekliyorum ama yok.vereceği cevap, kişisel bir şey değil. mesela ilaçla ilgili bir deneyimini yazmış.ilacın bana da yazıldığını, hastalığına faydası olup olm
ekşide yazılan bir entry ile ilgili bilgi almak için kişiye mesaj atıyorum görüyor ama cevap vermiyor. müsait değildir diye cevap verecek diye bekliyorum ama yok.
vereceği cevap, kişisel bir şey değil. mesela ilaçla ilgili bir deneyimini yazmış. ilacın bana da yazıldığını, hastalığına faydası olup olmadığını soruyorum.
ekşi dedim ama bunu burada ya da başka platformda yapanlarda var.
adam ilan koymuş ürün satıyor cevap vermiyor vs vs
nefret ettim bunlardan
0
gilbeys (18.03.25)
kimse kimseye cevap vermek zorunda degil. tabi ilan icin sorulan soru normalse cevap vermemek sacma, ama olur oyle.
0
lemmiwinks
(18.03.25)
Ben bilgim olan her konuda olabildiğince yanıt veririm, veremediğim yerde yol göstermeye çalışırım. Ama herkes böyle değil. Bence abartmıyorsunuz.
Size hak veriyorum. Haklısınız.
0
hayirsiz
(18.03.25)
Ben de böyleyim. Zaten bilgim dahilinde yazmışım daha ne soruyorsun kardeşim diyorum içimden.
0
naksidil
(18.03.25)
Sorunu cevap vermeye değer görmüyor olabilir, anlık bir motivasyonla verdiği uğraşı devam ettirecek gücü kendinde görmüyor olabilir, birine laf anlatacak hevesi o an hissetmemiş olabilir...
Bazen ben de uzmanlık alanımla ilgili entry'ler yazarım ama o kadar just google it soruları gelir ki yazdığıma pişman olurum. Çok da şeetmemek lazım.
0
Bruce
(18.03.25)
Kimse kimseye cevap vermek zorunda değil +1 Tanıdık birisi olsa neyse ama internetten rastgele bir insana zaman ayırma borcumuz yok.
4 yaşından beri gözlük kullanıyorum. Lens kullanmayı hiç düşünmedim bile lakin artık yakın gözlük kullanma yaşlarına geldim. sağ +2 sol +2,5 olan normal gözlük yerine lens kullanayım, okurken, pc başındayken gözlük takayım planlıyorum. numaralı lens kullanıcam yani.lens kullanma konusunda en ufak bi
4 yaşından beri gözlük kullanıyorum. Lens kullanmayı hiç düşünmedim bile lakin artık yakın gözlük kullanma yaşlarına geldim. sağ +2 sol +2,5 olan normal gözlük yerine lens kullanayım, okurken, pc başındayken gözlük takayım planlıyorum. numaralı lens kullanıcam yani.
lens kullanma konusunda en ufak bir bilgim yok.
aylık, yıllık, günlük vs. her türlü tavsiyelerinize açığım.
0
dorian greyfurt (11.03.25)
Her şeyden önce bir göz muayenesi gerekiyor, gözlük ve lens reçeteleri farklı oluyor, lensin çeşidi göz bozukluğuna göre belirlenebilir, mesela astigmat varsa torik lens kullanmak gerekiyor, onlarda aylık seçeneği yok. Reçeteyi aldığınızda bilgi verirler zaten.
Her daim yanınızda solüsyon bulundurmayı unutmayın, lenslerin temizliğine dikkat etmek gerekiyor.
İlk seferlerde lensi takmakta zorlanabilirsiniz, zamanla otomatiğe bağlanıyor merak etmeyin.
Bazen dereceleri doğru olmasına rağmen görüş çok iyi olmayabiiliyor, göz yapınıza uygun solüsyonu bulmanız gerekebilir.
Yakın gözlüğünü lens gözünüzdeyken takacaksanız muayene de gözünüzde lens varken olmalı sanki.
Şimdilik aklıma bunlar geldi, başka sorunuz olursa cevaplayabilirim.
0
Gı
(11.03.25)
astigmat varsa bence cok rahat olmuyor lensler. ben surekli kullanamiyorum bu yuzden. ama yoksa rahat, unutuyorsunuz gozunuzde lens oldugunu.
gunluk lens ayliklardan daha rahat, hem de temizleme derdi yok. takiyorsun, isin bitince cikarip atiyorsun. aylik olunca lens kabina koy, solusyonda beklesin, sonra ayni lensi temizle tak falan. insan alisiyor yine tabi. gunluk lensler biraz pahali. para sorun degilse gunluk, sorunsa aylik kullanin. alisana kadar yine aylik alip denenebilir. ama oncesinde doktorunuzdan deneme lensi isteyebilirsiniz. takip cikarmak basta zor olabiliyor, belki kullanmaktan bile vazgecebilirsiniz. ama tak cikar da ogreniliyor zamanla.
lens almak icin en iyi yer: www.lensmarket.com (bazi markalarda deneme lensi de saglayabiliyorlar)
benim deneyimime gore gunluk en iyi lensler: dailies total 1, acuvue oasys 1-day aylik en iyiler: coopervision biofinity (bence rakibi yok)
ama lens isi kisiden kisiye biraz degisebiliyor.
bazi lenslerle gece uyunabiliyor da bu arada, ama doktorlar ve lens kullanicilari pek tavsiye etmiyor bunu. ben arada uyudum biofinity ile mesela, sabah gozler cok kurumus oluyor.
1 - sokağımda yürürken yol boyu park etmiş araçların içlerine bir göz attım, büyük çoğunluğunda multimedya ekran var. ortalama araçlar bunlar. üst segment de var, renault-fiat'ların düşük modelleri de, dolu ya da boş paketler de.bu araçlar için genel manada, 2020 sonrası diyebilir miyiz? ekran bilgi
1 - sokağımda yürürken yol boyu park etmiş araçların içlerine bir göz attım, büyük çoğunluğunda multimedya ekran var. ortalama araçlar bunlar. üst segment de var, renault-fiat'ların düşük modelleri de, dolu ya da boş paketler de.
bu araçlar için genel manada, 2020 sonrası diyebilir miyiz? ekran bilgisayarı varsa, muhtemelen en fazla 5 yaşındadır şeklinde bi genelleme.
2 - istanbul trafiği çok mu hızlı? trafik olmadığı ve yolların aktığı zamanları diyorum yanlış anlaşılmasın. dün kemerburgaz-taksim istikametinde gelirken, sanırım 5 levent civarlarında araçlar çok hızlıydı. genelde navigasyon kullanırım ve hangi şeritte olmam gerektiğini bilirim hiç zorluk çekmem, ancak dün navigasyon kullanmadan sadece tabelalara bakarak ilerlemek istedim. o yolu hiç bimiyorum. tabelada aradığım kelimeyi görmek için hızlı gitmiyorum (100e yakın gidiyorum yavaş dediğim), arkadan arabalar hemen selektöre basıyorlar hızlı git diye. yol ortasında birden frene falan basıp aniden yavaşlıyor da değilim. hızlı gidersem de yanlış yola saparım ya da aniden şerit değiştirmem gerekir. ee herkes yolu biliyor mu burada? ilk kez gelen ya da şehir dışından gelen zorbalanacak mı böyle.
3 - ben sık sık farklı araçlar kullanıyorum kiralamak suretiyle, orta-üst segment bir araçta bilmediğim bir yere giderken sigorta yapmak mantıklı geliyor. ama şehir içinde bir kaç gün kullanacağım zaman premium sigorta gereksiz bir hamle mi? günlüğü ortalama 500e geliyor. beyana dayalı mini hasar kapsamı 6-10bin arası oluyor sigortasız. araba çizilse zaten o kadar tutacak diye premium yaptırıyorum.
0
biseysorcaktim (10.03.25)
2- cevreyolu hizli akiyor bossa. eger yavas gidiyorsaniz en sag seritte gitmek en iyisi. ben genelde 130-140 gibi bir hizla gidiyorum yol bossa.
3- ben buyuk cogunlukla sigorta yaptirmiyorum, ama sigorta yaptirilacaksa esas sehir ici icin yapilmasi lazim, en cok sehir icinde surtme carpma oluyor.
0
lemmiwinks
(10.03.25)
1: Multimedya ekranlar sonradan da takılabiliyor, yani dediğin gibi yeni araçların düşük modellerinde zaten var ama daha eskiler de sonradan buekranları taktırabiliyor.
2: İstanbul böyle evet terörist gibi araç kullanılıyor ama alışınca normal geliyor, ben de mesela Ankara ya da İzmir'de araç kullanınca çok şaşırıyorum evrensel trafik kurallarından bağımsız kendi özel kuralları var ve bunlara uymayınca trafiği tehlikeye sokuyormuşum gibi geliyor ama İstanbul'da kullanınca 25 şeritli yolda üç beş araba varmış gibi geliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.03.25)
2- herkes yolu iyi biliyordur. oradan geçenlerin çoğunluğu oradan her gün geçiyordur.
arkadan gelip çıppıdı çıppıdı selektör yapanlara çok da aldırış etmeyin. siz kendi bildiğiniz gibi, kendi istediğiniz gibi gidin. yollara çok hakim olmadığınızı söylüyorsunuz ve şerit değiştirme konusunda minik de olsa bir yavaşlığınız var gibi anladım. çoooooooooook hızlı gitmek için sizden yol isteyenlere yol vermeye çalışmaya hiç gerek yok. kazaya davet. güvenli sürün.
3- bu sigortalar kazayı sizin yaptığınız durumlar için geçerli. çok dikkatli sürün, bir yere sürtmeyin. başkası gelip sizin arabanıza bir şey yaparsa, karşı tarafın sigortası ödeyecek zaten. sizin yaptıracağınız sigorta ödemeyecek.
Bulunduğunuz şehirde hava nasıl? Bizim burada yaz.Kış bitti diye sevinsem de havanın bu mevsimde bu kadar sıcak olması kötü bir durum. Bu hafta daha da sıcak olacak.
Bulunduğunuz şehirde hava nasıl? Bizim burada yaz.
Kış bitti diye sevinsem de havanın bu mevsimde bu kadar sıcak olması kötü bir durum. Bu hafta daha da sıcak olacak.
0
rock n roll (09.03.25)
Günesli yani berbat.
Daha mart ayindayiz be bu ne bahar havasi.
0
feastofthedamned
(09.03.25)
Hava o kaddar güzel ki tekrar stoner rock dinleme havaları geldi deyip bir kaç şarkı dinledim arka arkaya
0
grimavi
(09.03.25)
İstanbul, mükemmeldi. Kalamis parkı, Ataşehir Trafik de yoktu
0
kisa
(09.03.25)
Hollanda'da bir sehir, 2 gundur inanilmaz seyler oluyor. Oglen vakitlerinde 17-18 derecelere cikti, gunesli, yerliler bir anda yazin ortasi gibi giyinmeye basladi. Uzun bir aradan sonra kayda deger gunes goren insanlar kendini disari atti.
0
mbond
(09.03.25)
birkac gundur hava guzel, 14-17 derece falan, gunesli, ruzgar az. ama sali gunu yine soguk ve kapali hava donecek :( burada kis devam.
selamlar? en temizi sağlıklısı hangisidir ya?tava et tavuk ızgara için. tencere düz tencere yemekleri+pilav falan için.
selamlar? en temizi sağlıklısı hangisidir ya? tava et tavuk ızgara için. tencere düz tencere yemekleri+pilav falan için.
0
patronaj1 (07.03.25)
celik, demir dokum.
0
lemmiwinks
(07.03.25)
çelik tencere ve döküm tava.
granit, mermer vs diye adlandırılan tüm ürünler teflonun içine boya eklenmiş halleridir. tescil nedeniyle teflon adını kullanamadıkları için aynı maddeyi granit ismiyle satıyorlar.
0
orpheus
(07.03.25)
en kalitelisi de olsa kesinlikle teflon almayın.
en sağlıklısı cam ama ateşte pişirmeye uygun değil o yüzden düz çelik alın tencerelerinizi tava olarak da yine kaplama ama teflon!a göre daha az zararlı olan sol-jel kaplamalar var. bu swiss crystal dedikleri. onlardan alabilirsiniz
tencere şu tarz olabilir örnek olarak verdim farklı markalar da olabilir www.ikea.com.tr
Bisiklete binmeyi yetişkinken öğrenenler nasıl öğrendiniz? Çocukken biraz öğrenmiştim ama dönerken bisikletten inip bisikleti döndürüp tekrar biniyordum yani tam öğrenemedim :)Şimdi havalar da güzelleşiyor, 2. el bisiklet alıp bir yerlere gitmek istiyorum. Hem gezerim, hem egzersiz de olmuş olur. Ke
Bisiklete binmeyi yetişkinken öğrenenler nasıl öğrendiniz? Çocukken biraz öğrenmiştim ama dönerken bisikletten inip bisikleti döndürüp tekrar biniyordum yani tam öğrenemedim :)
Şimdi havalar da güzelleşiyor, 2. el bisiklet alıp bir yerlere gitmek istiyorum. Hem gezerim, hem egzersiz de olmuş olur. Kendi kendime nasıl öğrenebilirim? Bisikletin arkasına küçük iki tekerlek de takamam :))
Nasıl öğrenebilirim?
0
rock n roll (06.03.25)
Küçük tekerleklerle öğrenmek çok zor ve zaman alıcıdır. Aslında pedalları sökerek ve yürüyerek binip hızlanınca ayakları kese kese öğrenmek en pratik yöntemdir. Seleyi ayakların değecek kadar alçaltıp gözardı yerlerde yanlardan adım atacak şekilde binerek öğrenebilirsin sen de.
0
Mirket
(06.03.25)
yüzme ile ilgili farklı başlıklara da yazdım. bisiklet için de aynısı geçerli.
şimdi burada "bisiklete binmeyi öğrenmek"ten kastımız nedir? bisikletle devrilmeden ilerleyebilmek mi yoksa gerçek anlamda sürebilmek mi?
ben de 46 yaşındayım, bisiklete binmeyi bilmiyorum. evet pedala basıp devrilmeden ilerleyebiliyorum. ama ilerlerken "şimdi pedala basayım, önüme engel çıktı frene mi basayım, pedal çevirmeyi mi bırakayım, pedal çevirmezken frene basıp gidonu mu kırayım, gidonu kırarken frene mi basayım pedala mı basayım" diye düşüne düşüne kullandığım için bacaklarımdan çok, kendimi kasmaktan kollarım yoruluyor. evet devrilmeden ilerleyebiliyorum ama ben şimdi bisiklete binmeyi biliyor muyum? bence bilmiyorum.
bisiklete binmeyi bilmek, bütün bu işlemler beyinden çıkıp omuriliğe geçtiği zaman, yani sürerken şimdi şunu yapmalıyım, bunu yapmalıyım diye düşünmekten çıkıp, reflekse dönüştüğü zaman gerçekleşiyor. ve bu iş ileri yaşta maalesef ya çok zor, ya da çok çalışmaya bakıyor.
ama dersen ki düşmeden ilerleyebileyim yeter, o birkaç denemede olur. satın almadan önce eymir'e gidip kirala ve çalış. ama önünde yürüyen adam gördüğünde panik yapma. ne zaman ki "adam çıktı şimdi ne yapayım, fren mi yapayım gidon mu kırayım" diye düşünmeyi bıraktığın ve çarpmadan adamı kaymak gibi kurtarabildiğin noktada bu iş olmuş demektir.
0
kibritsuyu
(06.03.25)
@ kibritsuyu
Bisiklete binmekten kastım, bisikletle dünyayı gezmek, o derece :)
0
🌸rock n roll
(06.03.25)
Mirket+1
denge probleminiz yok da, sadece donemiyorsaniz da genis bir alanda, once genis donusler deneyerek, sonra gittikce daraltarak kendinizi alistirabilirsiniz donmeye. esim de donmekte zorlaniyordu, boyle pratik yaparak alisti.
bisikletle dünyayı gezebilmeniz için en az birkaç sene bisiklet üstünde antremanlı olmanız gerekiyor. bu kondisyonla bisikletle dünya turuna çıkarsanız bulundugunuz ilin il sınır tabelasını görmeden yolda sizi geri eve götürecek bir araba ararsınız
0
limonlu eksi
(06.03.25)
@ limonlu eksi
Bisikletle dünyayı gezme aslında bisiklet sürmeyi aşırı istiyorum anlamında yoksa zaten böyle bir şey mümkün değil. Bir de keşke profesyonel olabilsem. Bir nevi istek hali yani :)
0
🌸rock n roll
(06.03.25)
grimavi'nin attığı videoda bazı hatalar var. ayaklar yere rahat değecek şekilde olsun. önce adımlayarak sonra iki ayakla aynı anda ittirerek dengeyi sağlamaya çalışın. yuvarlanan madeni para ile aynı mantık. azminize bağlı olarak birkaç saat veya bir iki günde çözersiniz. 20 yaşında öğrendim şu an 52 yaşında yol bisikleti kullanıyorum. önce trafiği az ya da hiç olmayan (sahilde bisiklet yolları vb.) yerlerde 5-6km sürerek kondisyon kazanırsınız bir yandan da poponuz seleye alışır. bu arada doğru sele yüksekliğine dikkat edin. hem rahat sürmek hem de diz sağlığı açısından.
0
lazpalle
(06.03.25)
birkaç eğitim denemiştim. en etkili ve hızlı şekilde ilerletebildiğim Mirket'in önerdiği yöntem oldu. gözardı alan demiş Mirket, bizi hoca kapalı pazar yerlerinde çalıştırdı.
0
Phoebe
(06.03.25)
@lazpalle hocam ayaklar yere rahat değecek şekilde olursa en küçük korkuda ayakları yere koyma refleksi ortaya çıkıyor, bisikletin üstünde durma konusunda gelişme yavaş ilerliyor
Evliliklerde ev işleri ve iş bölümü - ayrıca çok mu kılıbık biriyim
top_secret
Sayın üyeler;Bu evlilik sürecinde ev işleri nasıl paylaşılıyor?Mesela ben başlangıçta bulaşıkları yıkamayı üstlenmiştim ama aşırı bıktım.Kadın tarafı olan eşim yemek yapıyor mutfağın altını üstüne getiriyor, en ufak bardak tabak vs tezgahın üstünde bırakıyor ve gece gün sonunda bulaşıkları yıkamam k
Sayın üyeler; Bu evlilik sürecinde ev işleri nasıl paylaşılıyor?
Mesela ben başlangıçta bulaşıkları yıkamayı üstlenmiştim ama aşırı bıktım. Kadın tarafı olan eşim yemek yapıyor mutfağın altını üstüne getiriyor, en ufak bardak tabak vs tezgahın üstünde bırakıyor ve gece gün sonunda bulaşıkları yıkamam konusunda ısrar ediyor. hatta bazen "işten gelince bulaşık bulmazsam sevinirim" tarzı söylemlerde bulunuyor.
Bunu artık yapmak istemediğimi söylediğimde; diğer odaları onun temizlediğini çalışıyor olmasına rağmen çoooook yorgun olmasına rağmen bir çok işi yaptığını söylüyor. Ama ben de çalışıyorum bir tek o yorgun olmuyor ki.
Yemek yapma konusu normalde onundu ama bu aralar yemek yaparken sürekli yardım istiyor. (sen şunları doğra şunları yıka gibi) eee tamam da bulaşık yıkarken ben yardım istemiyorum ki hani anlaşmıştık diyorum yine aynı hikaye; temizlik yapmış yerleri silmiş vs vs vs.
Bir de o istediği zaman temizlik yapabiliyor, istediği zaman yemek yapabiliyor ama ben bulaşığı o istediği zaman yıkıyorum. Bunu söylediğimde yine aynı hikaye; yerleri siliyormuş vs vs vs
Bi de çok prenses bu ya. Arabayla almaya gidiyorum illa kapının önüne gelecekmişim tam saat 9 da orada olacakmışım. Geçen kahvaltımı yapamadım sırf ona yetişmek için hatta biraz geç kaldım beni beklememiş yola çıkmış filan trip atıyor.
Bunları ona söylediğimde noldu sana iyi misin sende bir sorun mu var bişeye mi moralin bozuk filan diyor. Tartışırken kesinlikle haksız olduğunu kabul etmiyor. çok bastırırsam ağlıyor filan.
Ben bu savaşı nasıl kazanırım, nasıl davranmalıyım kendimi ezilmiş gibi hissediyorum.
0
top_secret (05.03.25)
Bu kadar bilgi doğru bir analiz yapmaya yeterli değil. Yapılacak yemekleri kim düşünüp planlıyor? Alışverişleri kim yapıyor? O istediğinde yemek yapıyor demişsiniz. Siz acıktığınızda yapmıyor mu mesela işi olmasa bile? Alengirli güzel yemekler mi yapıyor? Tek çeşit mi, çok çeşit mi yapıyor? Günde kaç öğün yapıyor? Temizlik ne kadarda bir yapıyor? Ütü? Siz bulaşıktan başka ne yapıyorsunuz, aşçı yamaklığı dışında?
Aklıma bunlar geldi çünkü yemek yapmanın görünmeyen kısımları var. Yemekle bulaşık niteliksel olarak aynı birimde işler değiller, görünmeyen kısımları çıkardığımızda bile.
0
inawen
(05.03.25)
"Ben bu savaşı nasıl kazanırım"
Öncelikle bu bir savaş değil buna böyle bakarsan için daha az sıkılır
Ev böyle bir şey durmadan bakımını yapman gereken bir makina
0
grimavi
(05.03.25)
@inawen
-Alışverişi ben yapıyorum duruma göre birlikte gittiğimiz oluyor.
-Yani aynı zamanlarda acıkıyoruz filan acıkınca yapmış oluyor.
-Hazır çorba, hazır köfte gibi ama bazen alengirli yemekler de var.
-Çalışıyorken sabah kahvaltı akşam yemek (kahvaltı peynir zeytin domates)
-Temizlik canı ne zaman isterse yapıyor da(iki-üç haftada bir) mesela yorgunken yapıyor sonra tüm gün yorgunum diye söyleniyor. Halbuki daha sakin zamanlarda yapabilir.
-Ütü yapmıyor bir kaç defa rica ettim tamam filan dedi yapmadı evlendiğimizden beri hiç ütü yapmadı.
-Çamaşırları yıkama kurutma (makine ile), Temizliğe yardım, güç gerektiren taşıma ağır işler.
0
🌸top_secret
(05.03.25)
Niye oturup konusmuyorsunuz icinizdeki her seyi? Bir de evlendikten sonra bir anda degismemistir, iliski icinde de aynidir diye dusunuyorum. Size “batmaya” baslamis olabilir mi? Bunaldikca gozunuzde daha gorunur olmaya baslamis olabilir mi yani? Aranizda bir cekisme var gibi hissettim. Konusmaniz lazim
0
mor oje
(05.03.25)
Karşılıklı empati yapmak lazım. Ev işleri, çalışan çiftler için sıkıntı her zaman. Çalışsa da nedense işlerin çoğu kadından bekleniyor. Bu durum kadınlarda kine sebep oluyor genelde. Hizmetçi gibi hissetmelerine ve tükenmelerine. Kendisi şöyle görüyor ve hissediyor olabilir: "Evle ilgili tek bir iş yapıyor, onu da zamanında, düzgün bir şekilde yapsın bir zahmet." Bazı kadınların bu hassasiyeti daha yüksek, yıllardır toplumsal olarak süregelen hizmetçilik anlayışı yüzünden. Kendisini anlamaya çalışırsanız daha sağlıklı bir şekilde çözeceğinizi düşüünüyorum.
Karşılıklı konuşarak daha adil bir düzen oturtup ona bağlı kalmaya çalışabilirsiniz savaşmak yerine çünkü bunu karşılıklı yenişilmesi gereken bir şey olarak görürseniz sonunda ikiniz de kaybedeceksiniz.
0
inawen
(05.03.25)
ya erkoların prensesliği beni bitiriyor ya.
alt tarafı sadece bulaşık yıkayıp temizliğe yardım?! ediyormuşsun!! kadın yemek yapıyor, temizlik yapıyor ama sana az görünüyor çünkü o kadın ve yapması gerekir diye düşünüyorsun. tam olarak zihniyetin bu. sen çalışan para kazanan bir kadını haketmiyorsun.
hemen bugün eşine işleri değişmeyi teklif etsen sevine sevine kabul edeceğine eminim. bundan sonra bulaşığı o yıkasın ve temizlikte sana yardım etsin sen de diğer işleri yap. ama senin niyetin hiç iş yapmayayım karım hem ev işleri yapsın hem eve para getirsin sanırım. bir de bulaşık yıkamak mı kaldı alın bir makine Allah aşkına ya.
0
kaptan maydanoz
(05.03.25)
Kılıbıklıktan çok bana biraz prenseslik gibi geldi bu.
Şimdi öncelikle evine hazır çorba sokan bir insanın yaptığı maksimum alengirli yemek nedir? Siz yemeği daha az bulaşık çıkararak yapabileceğinizi düşünüyordanız neden görev değişimi yapmıyorsunuz? (Eşiniz bulaşık, siz yemek gibi)
2 çalışan insansınız ve bulaşık makinanız yok. Şu tartışmayı yapana kadar bir tane ucuzundan bari alıp geçebilirsiniz.
Evlendiğinizden beri ütüleriniz yapılmıyormuş. Evlenmeden önce kim yapıyordu? Eşiniz mi anneniz mi? Anneniz yapıyorsa, size kapısı hala açıktır. Geri dönebilirsiniz bence. Ama çalışan bir erkek olarak, bu yaşa kadar ütü yapmayı öğrenmemiş olmanız imkansız olduğu için, üşendiğinizi tahmin ediyorum. Kuru temizleme servisleri var, ütü hizmeti veriyor. Kapınızdan alıyorlar. Ütülüyorlar ve hepsini tek tek askıya asıp getiriyorlar. Mükemmel bir hizmet, bunu değerlendirin bence.
Eşiniz 2 haftada veya 3 haftada bir temizlik yapıyormuş. Bu ayda 1 veya 2 temizlik demek. Temizlikçi ablalardan işlerini çook güzel yapanlar var. Mahallenizde illa ki vardır yapan birisi. 2 haftada bir gelmesi için anlaşırsanız bu konu da çözülüyor.
0
Perlita
(05.03.25)
yanıtları okumadım da yerleştir işte bulaşıkları ne olacak ya. bulaşıklar ve ev işleri üzerinden güç savaşına girmek o kadar ama o kadar anlamsız ki.
0
deartheodosia
(05.03.25)
Madde madde bazi gercekleri yazayim.
- Kilibiksiniz. - Kadin calisiyorsa, ve hizmetci tutamiyorsaniz, sizden boyle destekler beklemesi esasinda normal. Tabii olay cigirindan cikmis gibi duruyor da neyse. - Geleneksel cinsiyet rollerine karsi degilim, ama ev islerinin yapilmasini bekliyorsaniz, esinize calismama opsiyonu sunabiliyor olmaniz lazim. Kadin "erkek isi" yapiyorsa, yani evi gecindirmek, erkek de mecburen "kadin isi" yapiyor. - Cozum, maddi durum el veriyorsa eve biri gelip zor islerin cogunu yapacak. Bunu sizin saglamaniz gerekiyor. Geriye kalan gorece az miktarda isi yapmayi da reddedeceksiniz. Bu sirada mumkunse gene esinizin calisma saatlerini azaltacak maddi ortami saglayabilirsiniz. - Yukarida yazdigim durumlardan bagimsiz, bu kadar ev isi yapmak, erkegi bir kocadan cok bir cesit ev arkadasina ceviriyor. Bir sekilde bunlardan uzaklasip, ev ekonomisini guclendirmenin yollarina odaklanmaniz lazim. Emin olun su an yaptiginiz isin iki katini yapsaniz gene de memnun olunmayacak. Cunku saygi zaten azalmis. - Bu arada cocuk varsa, esiniz bir is yapiyorsa evde, cocukla ilgilenmeniz lazim, gene yukarida yazilan herseyden bagimsiz.
0
mbond
(05.03.25)
Kadin calisiyor, ustune yemek ve temizlik yapiyor sabah kahvalti ve aksam yemegi olarak ve size bulasik yikamak ve ucundan tuttugunuz insan olmanin ve birlikte olmanin getirdigi isler agir geliyor? erkekleri anneleri suya sabuna dokunmadan yetistirdigi icin bu noktadayiz. sabah kahvalti yea ne var diyen adam 3 dakika bile feragat etmez uykusundan ac gider bu bile gosteriyor yea dedigimiz ayrintilarin ne kadar buyuk yuk oldugunu. yorgun eve geldikten sonra aksam yemegi yapiyor olmak o kadar agir bir yuk ki.. ama bulasiklari yika dedi size pardon pasa bey bosanin o zaman.
0
warrior princess
(05.03.25)
her seyden bagimsiz diyaloglar anlattigin gibiyse sabrina bir bravo. bir seyi soylemenin bir suru yolu var o seni ignelemeyi secmis.
0
thesomberlain
(05.03.25)
acil yemek yapmayı öğren. ben erkek olarak yemekleri yaparım. eşim bulaşıkları yıkar. yemek yapmak hem zevkli hem kirli bir iş değil. keyifle yaparsın.
0
archmeister8
(05.03.25)
oncelikle cok sey yapmiyorsunuz. bu bir savas degil digerlerinin dedigi gibi, kazanmaya calismayin, kaybedersiniz.
ev islerinin psikolojik yuku kadinlarin ustunde genelde, ve bunu kendileri ustleniyorlar. cunku erkeklerin evde temizlik/yemek beklentileri genelde daha az ve kadinlarin beklentilerini karsilamiyor. bu yuzden bu konularda biraz soyleneni yapmayi kabul etmek gerekiyor, yoksa anlasmazlik oluyor, bosa mutsuz zaman geciyor.
ama tabi tamamen kole de olmayacaksiniz. siz de karsi taraftan istediklerinizi soyleyin. mesela yemek yaparken daha duzenli calisabilir, daha az bulasik cikarabilir. siz de arada yemek/temizlik yapabilirsiniz. araba kullanmayi ogrenmesini isteyebilirsiniz, bu sayede o konuda size ihtiyaci kalmaz.
yani orta yollar bulmaya calisin. zamanla bu konulara alisiliyor ve orta bir noktada bulusuluyor.
0
lemmiwinks
(05.03.25)
İş bölümü yapılması baştan falso.
Bunun makbul olanı ihtiyaçları doğal olarak fark edip yerine getirmektir. Tuvalete girdin lavaboyu kirli gördün, temizle çık. Baktın koltuk minderleri kırıntı olmuş, tüy toplayıcıyla üzerinden geç gibi. Yemek konusunda ise biz günlük haberleşiyoruz. Bazen içimden geliyor “yemek işi bende” diyorum, bazen onun canı bir şey çekiyor malzemeleri alıp gelmiş oluyor. Sıkılmışsak dışarıya çıkıp yiyoruz. Diğer türlü ebeveyn-çocuk gibi yaşayacaksak neden evime bir yetişkin alayım ki?
0
ruhen hastayim ben
(05.03.25)
is bölümü yapmak +15 bu sekilde herkes görevini biliyor ve daha fazla iletisime gerek kalmadan isler yürüyor.
is bölümüyle ilgili sikintin varsa konusun halledin yani. bulasik o istedigi zaman degil yemekten hemen sonra yikanir. sen bekletiyorsan karsidaki bundan rahatsiz olabilir.
ama banyo mesela haftada bir temizlenir, ütü de haftada bir vs. daha flexible isler. bir de tartisirken empati yapmak, suclayici konusmamak, böyle yapiyorsun hep sen yhaaa yerine sen böyle yapinca ben böyle hissettim demek daha yapici.
bizde de is bölümü belli. arada bir oynar ama rutinde isler yürüyor. evin temiz olmasini istiyorsan, saglikli beslenmek istiyorsan ev isi baya emek gerektiriyor. gneel olarak söyle bir düzen var
robot süpürge de iyi bir kurtarici aslinda. araba yok. bisikletimiz var. o yüzden beni al beni birak durumu da yok.
0
sonsuz
(05.03.25)
anlattiklarina bakilirsa cok da magdur olmalik bir durum yok. iki kisinin paylastigi bir evde tüm işler ortak yapilir ya da işbölümü yapilir, eger ortada sevgi varsa, anlayis varsa, üce bese bakilmaz, sen üc tabak yikamistin ben hazir corba hesabina girilmez. bu yüzden seni haksiz görüyorum.
tek hakli oldugun ve yürüyebilecegin yer tavir meselesi, aksama geldigimde evde bulasik görmeyeyim diyen, sen bir sorunu dile getirdiginde kendisine dair bir sorgulamaya girismeden sende bir yanlislik oldugu zanni ile konusmaya başlayan kisi ile iliski yürümez. been there done that.
0
deckard
(05.03.25)
Bence şu an kim ne yapıyorsa hiçbir değişiklik olmadan rolleri değiştirin. Mesela siz yemekleri yapın evi temizleyin çamaşırları yıkayın, katlayın vs o da sadece bulaşıkları yıkayıp sebze yıkasın.
"Bir de o istediği zaman temizlik yapabiliyor, istediği zaman yemek yapabiliyor ama ben bulaşığı o istediği zaman yıkıyorum."
Çünkü yemek kalıntıları olan bulaşık ile evin süpürülmesi aynı değil. Evi ertesi gün süpürseniz en fazla biraz daha toz olmuş olur ama sizce yağlı tencere tabak bekledikçe aynı şey mi olur? Bu kıyası yapamıyor olmanız ve kendi prensesliğinizi görmeden kadını suçlamanız çok komik.
0
Kediyi üzdün
(05.03.25)
sordugun için cevap veriyorum. kılıbıksın birader.
öncelikle bunu buraya bu şekilde sordugun için kılıbıksın. bir şekilde çözüm bulman gerekiyordu. ya kılıbıksın ya da yenge çok çirkef ve sen zamanla güdümüne girmişsin.
aşağıda yazdıkların yengenin çirkef oldugu ve senin kılıbık oldugunun en büyük kanıtı: "Arabayla almaya gidiyorum illa kapının önüne gelecekmişim tam saat 9 da orada olacakmışım. Geçen kahvaltımı yapamadım sırf ona yetişmek için hatta biraz geç kaldım beni beklememiş yola çıkmış filan trip atıyor."
zor bir eşe sahipsin. fazla yumusak oldugun için yüz bulmuş. kusura bakma erkek muhabbeti yapmak zorundayım. çünkü erkekler olarak böyle sert yorumlar yaparak düzeliyoruz. günümüz modern erkekler bunun eksikliğini çok çekiyor bence. her olaya kadın açısından baka baka bu hale geliniyor
edit: bir erkek mağdur olunca hemen "prenses" yaftası yapıştırılıyor. bu da yeni moda. kadınlar erkekleri bu şekilde utandırıp üste çıkmaya çalışıyorlar. prenses saçma bir tabir ama kılıbık oldugun doğru.
0
abelardo
(05.03.25)
Arabayla alma kısmındaki sorunu da anlamadım, sevdiğim dediğin biri sana saat veriyor ve senin de tamam dediğin o saatte gelmeni bekliyor. Bu prenseslik değil. Yani 10 dakika önce gidip beklemek senden bir şey eksiltmez.
Sevgilimi eşimi seviyorum deyip lafta kalıyor, eylemlere yansımıyor bu sevgi. Eşinizi sevgilinizi yüceltin, arkadaşlarının yanında gerekirse özel şoförü olun, bu sizin şahsiyetinizden erkekliğinizden bir şey götürmez :)
0
grimavi
(05.03.25)
* ev işleri konusunda pazarlık yapan kadınlardan acayip irrite olurum, ama bence sen haksızsın kardeşim.
şu hikayede yapacağın 2 şey var, biri bulaşık yıkamak- veya makina alıp bulaşıkları makinaya dizmek - temizleri yerleştirmek vs. bir de , otomobil sende ise , eşini alacağın saate yetişmek.
alacağın yere yetişememen münferit ve makul mazeretlere dayanıyorsa, açıklamana rağmen kaprise devam ediliyorsa sen haklısın, burada durması gerekir. ama bir yere saatinde yetişmek senin sorumluluğunda olan bir şey, kahvaltını erken yapacaksın. ben hiç kahvaltı yapmıyorum 10 yıldır. ölmüyor insan açlıktan korkma.
kılıbık mıyım, eziliyor muyum diye kendini hırpalaman , kendini yeterince erkeksi hissetmemen çok garip, böyle şeyler düşüneceğine, ben bu kadına bulaşık işini de yıksam, kendi ulaşımını da kendi başının çaresine bakacak şekilde oluruna bıraksam, gidip almasam daha mı maço, daha mı erkeksi hissedeceğim? diye düşünmelisin. bence tam tersi olacak. kadına en azından 1 işin ucundan tutacak kadar , gidip olduğu yerden zamanında alacak kadar kıyamaman sana kendini daha merhametli , daha erkeksi hissettirecektir.
savaşı mavaşı bırak yani özetle.
0
loch ness
(05.03.25)
umarım trolldür de ikinizde de baya hatalar var. ev arkadaşlığı yapmıyorsun eşin o öncelikle.
bulaşıkları yıkamak istemiyorsan bi tane bulaşık makinesi al sorun çözülsün. anladığım kadarıyla evde yaptığın tek şey bulaşık yıkamak. yemek yaparken azıcık yardım etmişsin ne var yani?
"Arabayla almaya gidiyorum illa kapının önüne gelecekmişim tam saat 9 da orada olacakmışım. Geçen kahvaltımı yapamadım sırf ona yetişmek için hatta biraz geç kaldım beni beklememiş yola çıkmış filan trip atıyor." bu örnek de abartı bi tepki/trip.
ki bir şeyden rahatsızsan bunu sen de düzeltebilirsin. yemeklerden memnun değil misin? yemeği sen yap. ütü ihtiyacın varmış ütü yapmayı öğren.
sizin boşanmanız lazım. birbirinize tahammülünüz yok.
0
jelly bear
(05.03.25)
bu anlattıklarınızda hak verilebilecek tek nokta eşinizin tavrı olabilir lakin hangi aşamalardan sonra o tavırı göstermeye başladı, bilemiyoruz. siz mütemadiyen her seferinde geç kalıyorsunuz da mı bu hale geldi, yoksa birkaç kez olmuş bir şey için mi bu tavır? hikayede o kısımda boşluk var.
ev işi ortak sorumluluktur ve bunun kılıbık mıyım gibi bir yerden değerlendirilmesi her şeyi geçtim hayat arkadaşınıza karşı büyük bir saygısızlık ve adaletsizlik.
ev işlerinin yürütülmesinde erkekler bu tarz toplumsal cinsiyet rollerinin arkasına sığınıp elini suya sabuna sürmediğinde kadınlar bir bakıyor ki karşısındaki kişi bir "yetişkin" gibi davranmaktan çok uzak. hop bir süre sonra aradaki "yetişkin denkliği" bozuluyor. hop sonra kadın karşısında bir yetişkin göremediği için çocuğu/öğrencisi/küçük kardeşi gibi görmeye başlıyor eşini çünkü öyle davranıyor karşı taraf. akabinde de çocuğu/öğrencisi/küçük kardeşi gibi gördüğü kişiyle sevişmek istemiyor, gerçekten de çocuğu/öğrencisi/küçük kardeşi gibi davranıyor. çorabını al yerden, bugün aidatı unutma, dolabın kapağını kapat gibi temel komutlara kadar iniyor konuşmalar.
çok basit bir mesele gibi görünmekle beraber bu konular çok katmanlı işliyor. evliliğinizi yürütmek istiyorsanız ve eşinize kıymet veriyorsanız acaba kılıbık mıyım, eşim bana iş mi kitliyor mantığından çıkıp "evinizi/yuvanızı birlikte yürüten yetişkin" gibi davranmanız gerekiyor.
bir de şu konuyu araştırabilirsiniz; mental load of women, invisible labour.
0
Phoebe
(05.03.25)
savaş mı? eşini sevmiyor musun? evlilik bir muharebe alanı değil birlikte hayatı daha yaşanabilir kılmak.
ha ama şunu demeden geçemeyeceğim millet kocasına neler yaptırıyor helal be, biz emekter karadeniz kadınlığından devam
0
Hallegadola
(07.03.25)
yemeğini temizliğini çamaşırını 2010'dan beri kendisi yapan erkek biri olarak bulaşık meselesini büyüttüğünü söyleyebilirim ilk olarak. yani anladığım evde tek yaptığın şey bulaşık yıkamak onu da mesele yapmışsın benim gördüğüm. arabayla beni buradan alacaksın almayacaksın şöyle böyle meselesi de kılıbık olduğunu gösteriyor. Ne olursa olsun özel şöförü değilsin herkes haddini bilecek, fakat eşin çalışmıyorsa da senin ev işlerini yapan personelin değil bu konuda da sen ayağını denk almalısın.
ayrıca bulaşık olan mutfakta yemek yapmak ayrı bir zor olduğu için bulaşıkların toplanması konusunda haklı olduğunu düşünüyorum. ha ev pis falansa sen de onu uyaracaksın bitti.
canetti nin kitle ve iktidarı eduarda galeano nun tüm kitapları ercan kesal ın zamanın izinde kitabı olabilir.
0
a perfect lie
(04.03.25)
Outliers hala klişe bir cevap mı bilmiyorum ama 3-4 senede 1, hızlı okuma yapıp özdeğerlendirme yaptığım bir kitaptır.
0
Bruce
(04.03.25)
ben de atomic habits diyeyim o zaman :D
0
hot potato
(04.03.25)
Generation kill Financial intelligence Bob mortimer - and away
0
logisticsmanager
(04.03.25)
Mary Roach - Kadavra diyorum ağırlıklı olarak kurgu okuyan birisi olarak. Orijinalinden okumuştum o nedenle çevirisi konusunda yorum yapamayacağım ama hem konu ilginç hem de Roach'un anlatım dili eğlenceliydi.
0
peki madem
(05.03.25)
gündüz vassaf - cehenneme övgü
0
lemmiwinks
(05.03.25)
Jonathan Crary - Yeryüzü Yakılıp Yıkılırken son dönemde okuduğum en iyi non-fiction kitaplardan biri oldu.
dün boş ev temizliği için tanıdık aracılığıyla biriyle anlaşmıştım. günler öncesinden konum istemişti, gönderdikten sonra yanıtlamamıştı gelip gelmeyeceğine dair. tanıdık kişiye sordum, onu aramış ve geleceğini söylemiş. sabah için de 9’da anlaşmıştık. 8:30 civarı gittim, bekliyorum ve gelmedi. neys
dün boş ev temizliği için tanıdık aracılığıyla biriyle anlaşmıştım. günler öncesinden konum istemişti, gönderdikten sonra yanıtlamamıştı gelip gelmeyeceğine dair. tanıdık kişiye sordum, onu aramış ve geleceğini söylemiş.
sabah için de 9’da anlaşmıştık. 8:30 civarı gittim, bekliyorum ve gelmedi. neyse, ulaştım ve 11’e doğru geleceğini söyledi (yalan olduğunu düşündüğüm bahanelerle). ben bu aşamada sinirlendim, bir şey demedim. sonra toplu taşımadan ineceği yerden araçla gidip aldım evi bilmediği için. 11’den sonra evdeydi. temizlik malzemelerini yetersiz buldu (bana göre yeterliydi), ben yokken başlayabileceğini söyledim bu arada da gidip istediklerini aldım ve döndüm (gitmişken beni 3-5 kez aradı, ek şeyler de istedi, bunun için taşınacağım eve gidip gelmek zorunda kaldım ki gidiş dönüş 50 dk sürdü).
geldiğimde hiçbir şey yapmamıştı. ve beni görür görmez direkt “ben evdeki dolapları silmem” dedi. girişte antre dolapları var sadece ve mutfakta da bir sıra dolap var ama mutfak çok küçük zaten, toplam 3-5 dolap var. nedenini sordum, işte yapmazmış falan. anlaştığımız ücreti arttırmak istedi dolapların içini de silmek için. ben de ücrette zaten anlaştığımızı söyledim, evin bomboş olduğunu (inşaat temizliği yok, daha önce temizlenmişti ama aradan zaman geçtiği için taşınma öncesi tekrar temizlik gerekiyordu), halı/eşya olmadığını söyledim. dolap içlerini temizlemem dedi, benim de acil çıkmam gerektiği için tamam silme dedim.
ben çıktıktan sonra beni 5 kez aradı 20 dk içerisinde. yoldaydım, en sonunda açtım. camları da silmeyecekmiş. camlar büyükmüş. neden dedim, camları silmesi zor dedi. yani sadece yerleri silecek, başka hiçbir şey yapmayacak ve saat olmuş 12:30, hiçbir şeye başlamamış (ben yokken telefonla mı konuştu ne yaptı bilmiyorum). ben de “lütfen çıkar mısın, istemiyorum” dedim. yok işte o temizlik yapmaya gelmiş, istiyormuş da ama bir şeyler bir şeyler. ben de lütfen çık dedim. tanıdığımın evi de benimkinin 2 katı bu arada.
her şeyi toplarsam sabah geç geleceğini bildirmiyor, önceki güne kadar teyit etmedi, beni o gün içinde 30 kez falan aradı. sonra çıktı gitti ama gerçekten çok sinirlendim dün. bu arada da sabah kahvaltı yapması için bir sürü şey almıştım dışarıdan (simit, börek, içecek vs), öğle yemeğini dışarıdan gelecek şekilde ayarlamıştım en sonunda sinirle eve gidip ben yedim ajsjsjsj.
yani normalde evin derleme toplama işleri, eşyaların tozu/temizliği olur ama hiçbir şey yoktu. anlaşılan ücret istanbul koşullarına göre zaten normalin üstü. resmen kaprisle uğraştım. bir de gidip istediği marka (pril yerine fairy istedi mesela, evde pril vardı ama o iz bırakıyormuş. ayrıca beyaz sirke unutmuştum, onu istedi ve birkaç bir şey daha vardı benzer. merdiven yoktu, evden merdiven getirdim basamaklı oluyor ya. onun gibi şeyler) ürünleri topladım.
siz olsanız ne yapardınız? nereden/nasıl bir hizmet alıyorsak alalım fazla fazla ödeyip üstüne bir de böyle uğraşmak çok yıpratıcı oluyor. boşuna enerji harcadım hatta bir de buraya yazıyorum ama böyle davranan insanlarla nasıl iletişim kurmalı? geldiğinde x hanım falan diyerek nezaket gösterdiğim, taleplerini yerine getirdiğim ve ona göre genç olduğum için mi böyle oldu/oluyor? daha önceden de çok yaşadım, artık temizliğimi de kendim yapacağım, saçımı da kendim keseceğim, tamirat işlerini de kendim yapacağım ya.
aile, arkadaşlık, iş ilişkiler herkes mi kapris yapar, ben mi abartıyorum bilmiyorum.
0
deartheodosia (28.02.25)
haklisiniz.
biz duzgun temizlikci bulamadigimizdan temizligimizi cok uzun zamandir kendimiz yapiyoruz. duzgun hizmet alamiyor olmak uzucu. micro management yapmaniz gerekiyor sanirim, bir de sert olmak. :(
0
lemmiwinks
(28.02.25)
Abartmak mı? Sen çok bile sabretmişsin. Ben olsam bir kere geç kaldığı an tamam gelmene gerek yok derdim. Hadi mazereti vardı diyelim. Eve gelip ilk iş "dolapları silmem" diyor ve ekstra para istiyor. İlk anda gelme demeseydim bile şunu duyar duymaz hadi ablacım senle uğraşamam ben deyip yollardım.
Pril istemem Fairy isterim kafası da efsaneymiş. dsakdsakdas.
0
himmet dayi
(28.02.25)
Ben artık öyle noktaya geldim ki bu ve bunun gibiler yüzünden, evde bi atölye açacak kadar alet edevat var. Tv nin led panelleri mi değişecek, açıyorum youtube'ı tamam, buzdolabının kapak yönü mü değişecek, açıyorum youtube'ı tamam. Hayır o kadar para veriyoruz, elin adamı elinin kenarıyla iş yapıyor, bi de üstüne zarar veriyor kimisi. Ev taşırken de bi tane transit almayı düşünüyorum mesela, ki üç seferde eşyaları yükleyip satarım gibi. Ama hanım saçmalama diyor :)
0
antihero
(28.02.25)
sonuna kadar haklısınız. ülkede genel bir kalitesizlik var. her sektörde böyle. yediğimiz yemekler de kalitesiz, o sırada aldığımız hizmet de, bu tarz hizmetler de. ben de haftalar öncesinden ailemiz yemeğe geleceği için özellikle defalarca teyitleştiğimiz kişi (ki düzenli eve geliyordu temizlik için) son gün "yarın göz doktoruna gidicem, gözlerim bozuldu galiba bulanık görüyorum" bahanesiyle iptal etmişti. gece gece kalkıp tüm evi sinirlene sinirlene temizlemiştim ertesi gün yemek yapmam gerektiği ve temizliğe vakit kalmadığı için. bir daha da evimden içeri sokmadım. sonra özürler diledi, hediyeler gönderdi ama istemedim.
kendi işimizi kendimiz görmekten başka çare maalesef yok. biz yapacağız en iyi hizmeti almak istiyorsak.
0
matilda
(28.02.25)
sabah ben de aracılık eden kişiye bu saatten sonra gelmesin, gerek yok demiştim ama çok övdü, geç çıkarmış, çok iyi yapıyormuş. bana özgü bir şeydi herhalde. geç de çıkmazdı ve tam ücret isterdi buna da eminim.
0
🌸deartheodosia
(28.02.25)
@arbre, nezaketle davranmak istiyorum, s…r git mi deseydim kadına. çok sinirlendim zaten sonunda ama lütfen çık diyerek bitirebildim.
0
🌸deartheodosia
(28.02.25)
Haklısın Nezaket de her zaman şart değil. Ben okurken sövdüm
0
kisa
(28.02.25)
haklısınız. ben sırf bu yüzden solculuğu bıraktım. lümpen lümpenliğinden memnunsa ben neden onu düşüneceğim ki? iyi sabretmişsiniz.
0
mikahakkinen
(28.02.25)
Başlığı gördüm, okumadan "haklısın" dedim. Sonra okudum. Tekrar söylüyorum "haklısın."
Ben olsam açıp tanıdığa söverdim. Temizlik için gelen hakkında değil, onu önerdiği için söverdim. Çok da ağır konuşurdum. Bir daha kimseye öneremesin. Hatta onunla da iletişimi azaltmasına sebep olsun.
Talebin fazla, arzın az olduğu yerlerde fiyatın artmasını anlarım ama g*tün kalkmasını anlayamam. Şimdi biri gelip emek, hizmet, işçi diye kafa ütülemeden söyleyeyim bu benim görüşüm. Onlar gönül rahatlığı ile işçi kardeşlerine 3 liralık işi 300 liraya yaptırıp onu da sanki 0,5 kuruşa yaptırmış gibi eksik ve kalitesiz yaptırıp bir çuval incirin içine edebilirler.
0
nawar
(28.02.25)
cok haklisiniz, surreal bir hikaye resmen. ben olsam sanirim 2 saat beklemezdim, ya da ilk dolap silmem dediginde yollardim. yani o temizligi muhtemelen bu kadar saat icinde kendiniz de yapardiniz zaten. belki de armut filan gibi bir yerden teklif alip birini getirmek cok daha mantikli.
0
kassiopeia
(28.02.25)
Okurken içim daraldı. Bize en son gelen temizlikçi giderek iş yapmaz olmuştu ve sürekli ücreti fazla istemeye başlamıştı. Yol verdik. Yapabildiğimiz kadar kendimiz yapıyoruz. O kadar geç geleni hiç eve sokmamak gerekiyormuş demek. İyi sabretmişsiniz.
0
pro9it9is9
(28.02.25)
Ben calistigim ustalarda gecikme/haber vermeme konusunda cok titizim. Laminat doseyecek usta tavsiyesi almistim bir arkadastan.Adami aradim uzun uzun konustuk cumartesi gelip bakacagim orda son detaylari konusuruz dedi.Cumartesi oldu adamdan ses soluk yok.Ben de inadina aramadim.Payar gunu bir soru isareti mesaji yollamis whatsapp'dan.Cevap vermeye tenezzul bile etmedim sildim engelledim.
Gene ayni donemlerde ikinci bir ustayi da kuzenim tavsiye etmisti.SOnucta tanidik biri.Geldi notlarini aldi gitti.Sonra bir kayboldu adamdan teklifi alacagiz kuzenim de ulasamiyor.EN sonunda umudu kesince aramayi kestik.3-4 gun sonunda ozur dileyerek teklifi whatsappdan atti ve aramak istedi.Ne telefonunu kaldirdim ne de mesajina donus yaptim. Bunlarin anladigi dil bu
0
turkuaz
(28.02.25)
Bomboş evi temizleyip anlaştığımız paranın 5 katını isteyen kadınla karşılaşmıştım ben. Kapının tam önünde durup evden çıkmamaya çalışmıştı. Direkt savunma/saldırı pozisyonuna geçip kadını nasıl gönderdim bir ben bilirim. Evin videosunu çekmiş mesajla beddualar tehditler gırla. O zamandan beri gökyüzünü göremiyorum pencerenin kirinden ama çağırmıyorum eve. Çünkü en az iki gün gelinecek ve dünyanın da parası gidecek üşeniyorum. Başka bir yer için çağırdığım kişiye düz piskopat gibi davrandım. Sıfır gülümseme sıfır olumlu tavır. Tamamen soğuk hayattan bezmiş morali bozuk robot gibi yapılacak işleri teker teker sayıyorum. Kullanılacak her şeyi zaten hazır ediyorum ki piyasaki her ürünü bilirim benim isteğime göre iş yapılır. Zor bir işse ya da fazla uğraştırıcıysa ek ücret veririm onu da en baştan konuşurum. Yapılan işi kontrol etmem ama en baştan yaptığınız işi beğenirsem devam ederiz yoksa bir daha çağırmam, şirkete de bildiririm derim. Yemek de almıyorum artık. Yukarıdaki anlattığım olayda geçen sene 680 lira yemek parası vermiştim ki lahmacun acılı değil diye azar kaymıştı bana. Yemek parasını da üzerine ekleyip bi tık daha fazla ücret veririm. Yemin ediyorum ki mis gibi temizleniyor her yer. İki ev için 5 gün uğraşıldı çok da para gitti ama tam da istediğim gibi oldu. Azcık gülümseyip insan gibi davransam anında ablam canım diye tepeme çıkılıyor. Özellikle genç kadınlara karşı anlamsız bir saygısızlık var. Dümdüz sevimsiz soğuk iş bitirici davranın. Aptal aptal şeyler de istemeyin tabii ki. Kadın gelip de buzdolabını sırtlayıp kaldıramaz. Ama camlar büyük dedirtmemeniz lazım. Özellikle cam için bunu bunu kullanmanızı istiyorum diye koyacaksınız önüne. Biri gelip ben prille siliyorum daha temiz oluyor demişti, direkt bu camı bununla sileceksiniz dedim. Tek cümle. Daha fazlasına gerek yok inanın. Tatlı dil o kadar değerli ki çok sevdiğim bir insanın bildiğiniz canını kurtardı diyebilirim. Ama her yerde kullanılmıyor işte. Her şeyin yeri var.
0
mrvln
(01.03.25)
%100 haklısın.
benzer durumları sık yaşıyorum. çareyi gerçekten işe ihtiyacı olan insanlarla çalışmakta buldum. temizlikçinin tok satıcısı da çekilmiyor gerçekten. bazısı var adrese gelmelerini bile işten sayar, bazısı var bıraksan dış cephe boyasını yapacak mekanın. işleri bitirip yemeği de yapanı var, iş yapmayıp sipariş ile getirttiğimiz yemeği beğenmeyeni de var.
0
loch ness
(01.03.25)
kabul etmemiz lazim, bu ulke tutanin tuttugunu tuttugu yerde optugu bir ulke. bu tarz bir baslangic oldugunda gelen kisiye hakettigi gibi muamele edip kopek cekeceksiniz, asagilayip once anlasmadiginiz isleri yapmazsa parasini alamayacagini soyleyeceksiniz filan. o zaman dip kose oyle guzel temizlik oluyor ki. sen en fazla bir iki gun kotu hissedersin ama seni arayip "ablam abim ben yine sana geleyim mi" dediginde bir uyanis oluyor.
Büyük şehir deyince kriterler şöyle olabilir:- Ekonomi & İş Olanakları: İş piyasası, girişimcilik, gelir-maliyet dengesi- Altyapı & Ulaşım: Toplu taşıma, trafik, şehir planlaması- Kültür & Sosyal Hayat: Sanat, gastronomi, etkinlikler, gece hayatı- Güvenlik & Yaşam Kalitesi: Suç oranı, sağlık hizmetl
Büyük şehir deyince kriterler şöyle olabilir:
- Ekonomi & İş Olanakları: İş piyasası, girişimcilik, gelir-maliyet dengesi - Altyapı & Ulaşım: Toplu taşıma, trafik, şehir planlaması - Kültür & Sosyal Hayat: Sanat, gastronomi, etkinlikler, gece hayatı - Güvenlik & Yaşam Kalitesi: Suç oranı, sağlık hizmetleri, çevresel faktörler - Çeşitlilik & Dinamizm: Kültürel çeşitlilik, eğitim, sosyal entegrasyon
Duyuru'da, büyük şehirler hakkında niye böyle kötü, niye böyle leş gibi bir çok soru oluyor. Tabii genelde gezmeye gidenler, turist olarak gidenler diyor. Turist olmak ve yaşamak farklı. Göçmen durumları da dengeleri değiştirdi dünyada. Koca şehrin her yeri de iyi olamaz.
Cevap kişiye göre de değişebilir. Bir şehir temiz ve güvenli olabilir ama aşırı sıkıcı olabilir. Mütevazi yaşamayı da sevebilir insan, sosyal olmak istemeyebilir. ve insanlar açığı gezerek kapatmaya da çalışabilir vs.
Bir şehirde yaşamadan da tam fikir sahibi olmak zor olabilir. Ama her türlü bilgi, deneyim ve düşünceye göre bir şeyler söyleyebilirsiniz.
Hem genel olarak, hem size göre de cevap verebilirsiniz.
0
ermanen (27.02.25)
LA, San Francisco, Zürih.
LA suc orani cok yüksek ama olsun. senin basina bir is gelmedigi sürece senin basina gelme orani 0% :)
0
sonsuz
(27.02.25)
amsterdam.
0
lemmiwinks
(27.02.25)
Ankara galp ben
0
mirty
(27.02.25)
Sübjektif olarak Londra diyorum.
0
orient blue
(27.02.25)
Barcelona
0
gabe h coud
(27.02.25)
bunlarin hepsinin bir arada oldugu buyuk sehir yok, belki eskiden vardi ama kalmadi. benim deneyimim soyle:
yasanilacak sehirlerde gelir/maliyet dengesi dagilmis durumda. para olan yerlerde de altyapi, kultur, sosyal hayat yok.
0
cooperr
(27.02.25)
saydığın kriterler güvenlikle ters orantılı oluyor genelde. dünyada tüm bu kriterleri karşılayan bir şehir olduğunu sanmıyorum.
bana göre dünyanın en büyük üç şehri londra, paris ne new york'tur.
Amsterdam gidiş, Brüksel dönüş gezi planı yardımı.
c0sh_kun
Merhaba duyuru sakinleri,15 Mayıs tarihinde Amsterdama gidip 22 mayısta Brükselden dönen uçağımız var. 4 yetişkin gitmeyi planlıyoruz. Güzergah ve günler konusunda kararsız kaldık, tecrübeleri olanlar yardımcı olursa çok sevinirim. Aklımızdaki;3 gün Amsterdam1 gün Rotterdam1 gün Gent1 gün Brugge1 gü
Merhaba duyuru sakinleri, 15 Mayıs tarihinde Amsterdama gidip 22 mayısta Brükselden dönen uçağımız var. 4 yetişkin gitmeyi planlıyoruz. Güzergah ve günler konusunda kararsız kaldık, tecrübeleri olanlar yardımcı olursa çok sevinirim.
Aklımızdaki; 3 gün Amsterdam 1 gün Rotterdam 1 gün Gent 1 gün Brugge 1 gün Brüksel ve dönüş.
Yalnız bu kadar gün otobüs yolculuğu ve yeni otel valizler yorucu olabilir diye Gent'i 2 gün yapıp Brugge'e gün içerisinde gidip döne de biliriz.
Sizce listeden çıkarmamız gereken ya da gün sayısını değiştirmemiz gereken herhangi bir tavsiyeniz olur mu?
Şimdiden teşekkürler.
0
c0sh_kun (27.02.25)
Selam, bu şehirlerin hepsine (birçoğuna defalarca) gitmiş birisi olarak:
Amsterdam çok da büyük bir şehir değil. 3 gün biraz uzun olabilir. Rotterdam da keza çok alımlı bir yer değil açıkçası, yarım gün de gezebilirsiniz. Hem Amsterdam da hem de Rotterdam/Lahey bölgesinde çok güzel müzeler var, onlara zaman ayırırsanız daha iyi olur. Amsterdam’a yakın Zaanse Schans isimli küçük bir bölge var, güzel turistik bir yer seversiniz sanırım. Valizlerle seyahat dediğiniz gibi zor olabilir. Antwerpen ya da Ghent’i merkez olarak kullanıp günü birlik diğer şehirlere gidip gelmek iyi bir fikir bence. Brugge zaten küçük bir yer.
0
but that was just a dream
(27.02.25)
Rotterdam’da ne yapacaksiniz? Hic gerek yok. +1 Amsterdam’a 3 gun verecekseniz 1 gunu belki tatli bir tura ayirabilirsiniz: www.getyourguide.com
Rotterdam yerine kesinlikle den haag derim ben, alternatif olarak utrecht de olabilir.
Ek olarak muzelere de gidin mutlaka evet.
0
mor oje
(27.02.25)
Rotterdami cikarip brüksele eklerdim.
0
sonsuz
(27.02.25)
Rotterdam'da hiçbir şey yok.
0
Cesario
(27.02.25)
roterdam ve bruksel'de gercek anlamda gormeye deger hiçbir şey yok desem yeridir. amsterdam kişisine göre 3 gün bile fazla gelebilir, yakınlardaki küçük şehirlere uğranabilir onun yerine lahey, delft, harlem, volendam gibi. ya da utrecht görülebilir bence amsterdam'dan daha güzel yer.
0
bay b
(27.02.25)
brükselde grand place atomium ve işeyen oğlandan başka bir şey yok. ancak güzel biracıları var. amsterdam 5 günde gezilir, müzeler zaten yarım gün alıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.25)
rotterdam'a gitmeyin +1
onun yerine giethoorn'a gidebilirseniz hos olur, ama hava guzelse. biraz uzak, araba kiralayabilirseniz rahat gidilir ancak.
0
lemmiwinks
(27.02.25)
Herkese öncelikle çok teşekkürler,
İlk 3 gün Amsterdam'da kalmayı ve şehri yürüyerek dolaşmayı müzelere gitmeyi vb. planlıyoruz.
Sonrasında sizin ilettiğiniz bilgilere istinaden Amsterdam'a yakın şehirleri 1 gün gezerek güney'de bir yerde konaklamak gerekiyor. Bu yüzden Lahey ya da Rottherdam gibi gözüküyor. Bu şekilde 4 geceyi doldurmuş olacağız.
Sonrasında da Anvers, Gent ya da direkt Brüksele geçerek araç kiralayıp diğer şehirleri dolaşmak daha mantıklı olacak, bu şehirlerde ortalama 3-5 saat yeterli olacak gibi sizlerden gelen bilgilere göre.
Başka önereceğiniz tavsiyeler var ise çok memnun olurum.
Teşekkürler bilgiler için,
0
🌸c0sh_kun
(27.02.25)
Bu sehirlerden muhtemelen en cok Gent'i seveceksiniz:)
Rotterdam ve Brukseli cikartabilirsiniz direk.Antwerp eklenebilir.Brugge'de otopark ucretleri cok yuksekti yanlis hatirlamiyorsam.Gent'te kalirken Brugge'e gitmek iyi fikir.
Diyelim yurtdışında veya Tr'de bir yerde her şeyiniz çalındı. Parasız, telefonsuzsunuz. Eve gitmek için paraya ihtiyacımız var kimden alacağız? En yakın karakola gitsek, evimize ulaşınca vereceğiz desek, verirler mi? Başına gelen oldu mu?
Diyelim yurtdışında veya Tr'de bir yerde her şeyiniz çalındı. Parasız, telefonsuzsunuz. Eve gitmek için paraya ihtiyacımız var kimden alacağız? En yakın karakola gitsek, evimize ulaşınca vereceğiz desek, verirler mi? Başına gelen oldu mu?
0
Kahvedesu (26.02.25)
yurtdisinda calinan esyalar icin polise, yardim icin konsolosluga gidebiliriz. tr'de karakola gidilir, sonucta her seyimiz calinmis. sonra eve nasil gidilir bilmiyorum, polis goturur belki baska hic secenek yoksa.
0
lemmiwinks
(26.02.25)
Konsolosluktan yardim alinamiyorsa ben sahsen Western Union uzerinden bir yakinimdan para isterdim.
0
mbond
(26.02.25)
polis ücretsiz götürür. en kötü otobüse binip kapkaça uğradım fazla bileti, kartı, akbili vs. olan var mı diye söyleriz birisi yardım eder. insanlık o kadar da ölmemiştir.
ya da hiçbir şey olmamış gibi taksiye binip ödemeyi eve varınca yapacağım deriz.
0
Improbable
(26.02.25)
Ülke içi bence bir şekilde hallolur fakat yurtdışı çok sıkıntılı. Sanırım konsolosluk ve elçilikler bu konuda yardımcı oluyor, merak ettiğim için zamanında öyle baktığım dışişleri bakanlığının faaliyet raporu ya da finansal tablosunda böyle bir kalem vardı. Büyük ihtimalle süreç şöyle ilerliyordur; Vatandaş konsolosluktan borç adı altında avans alıyordur, ülkeye giriş yaptıktan sonra da dışişlerine ya da vergi dairesine o avans parayı ödüyordur.
Bazı bankaların bazı yüksek segment kredi kartlarında faizsiz ama hemen geri ödemeli avans dolar/euro hizmeti var böyle durumlar için.
0
ulukayin
(26.02.25)
Otostop.
Kadinsan ve mini etekliysen sana dünya turu bile attirirlar, üzerine paran olur tomarla.
0
feastofthedamned
(26.02.25)
Türkiye'de polis otobüse minibüse bindirebilir, inisiyatif alırsa evinize bırakabilir. Genel olarak da size telefon hakkı verirler, biri gelip sizi alır.
0
strawberry first
(26.02.25)
Gencim o zamanlar, şehirler arası otobüsten indim istanbulda, cüzdanımı düşürmüşüm. Gideceğim yer 30 km falan var. Gecenin 4ü. Dedim 7-8 saat yürüycez mecbur. Devriye arabasını görünce el ettim. Anlattım, gbt bile yapmadan götürdüler.
Baslik anket sorusu gibi ama bilhassa salon ve mutfaklari merak ettim. Mesela salon ve mutfak Amerikan dizilerindeki gibi mi yoksa tipik alaturka bir dizayni mi var ?(Esyalar, dekor, duvar boyasi vs hepsi dahil).Kira veya kendi eviniz oldugunu da ayrica belirtebilirsiniz.
Baslik anket sorusu gibi ama bilhassa salon ve mutfaklari merak ettim. Mesela salon ve mutfak Amerikan dizilerindeki gibi mi yoksa tipik alaturka bir dizayni mi var ?(Esyalar, dekor, duvar boyasi vs hepsi dahil).
Kira veya kendi eviniz oldugunu da ayrica belirtebilirsiniz.
0
feastofthedamned (26.02.25)
Ters U şeklinde mutfak. Mutfağın ortasından bir çizgi çizerseniz sağı solu ile aynı gibi, solda ve sağda mutfağın her iki ucunda iki tane ankastre buzdolabı var. Elektrikli ocak, fırın, mikrodalga, bulaşık makinesi ankastre ve Miele. İstanbul'daki en lüks ve yeni evlerden biri.
Salonda Kanada ve Amerika'dan getirttiğim tablolar, mobilyalar, özel yapım cam ve ahşap sehpa var.
Edüt: Ben soruya cevap veriyorum gençler. Soru eviniz ne kadar lüks, kahvaltıda ne yediniz sorusuna evim lüks demiyorum. Bırakın bana sataşmayı :)
0
gabe h coud
(26.02.25)
salon ile mutfak birleşik. mutfağın iki duvarında tezgah var, ocak birinde lavabo diğerinde. bulaşık makinesi, ocak, fırın ankastre. beyaz eşyalar arçelik.
evin geneli ne alaturka ne de amerikan tarzı. ikisinin arası bir şey.
0
inheritance
(26.02.25)
Ne derece lüks bilmem ama, salonda bir tv köşesi, karşısında bir L koltuk, arada bir sehpa, Halı yok, Yanda 6 lı bir yemek masası uzatılabilir türden, onun yanı amerikan mutfak, ankastre set, eviye üzeri daima boş, Lkoltuk üzeri bir tablo, başkaca duvarda bir de saat var sadece bir de lambader var işte Minimalizm güzel şey.
0
Mirket
(26.02.25)
üst katımda harvey specter yaşıyor. new york'un en lüks evi yarışmasında ikinci oldu evim o yüzden. harvey olmasa bendim birinci. evde kendi büstüm filan var o derece yani. maaş bordrom da altın çerçeve ile duvarda asılı. tşk.
0
elorelia
(26.02.25)
salonu 2015te aldık halen 0 duruyor. kalitesi ortalama. mutfakta sadece masa var o da ortalama. mutfak aletleri ortalama. ev aileden kalma. salonda modern lambader ve avize var. bir adet dekoratif saat ve tablo, bir kitaplık, alkol standı(dizayn), dekoratif 2 adet maske var.
0
mikahakkinen
(26.02.25)
Bizimki full yeni nesil alaturka. Evde eşyadan birbirimize ve eşyaya çarparak yol alıyoruz. Bizim için değil d esya için vücuda gelmiş bir mekan, klasik orta-alt sınıf Türk aile evi.
0
sekizdokuzon
(26.02.25)
kendi evimiz (aslinda bankanin ama). duz ikea evi, esyalarin buyuk cogunlugu ikea, mutfak bile ikea. elektrik elektronik fena degil, siemens, bosch, apple, samsung vs. ama eskidiler de tabi biraz. duvar boyasi falan duz kirik beyaz. salonda ekstra benim calisma masam var. amerikan mutfak ama oyle ada falan yok, normal mutfagin salonla bitisik hali.
0
lemmiwinks
(26.02.25)
benim için lüks kavramı bahçeden istediğin zaman sebze, meyve toplayabilmektir. bir de perde kullanmamak. evin içine bakabilecek kimsenin olmaması. ışık kirliliği olmadan evin penceresinden, balkonundan gökyüzüne bakabilmek.
kiradayım. ev satın almayı da düşünmüyorum.
0
janderzel zartanyan
(26.02.25)
En lüks ev bende arkadaşlar mutfağımda ada var. Ada'da yeni zelanda dan getirttiğim yardımcımız var, onunda mutfağıni maalesef Franke döşettirdi zevksiz şey :(
0
mirty
(26.02.25)
luks olup olmadigina o sekilde karar veremezsin coco. sunlari soracaksin mesela:
- jakuzi var mi? - kapali garaj bar mi? - mustakil mi?
vs
0
cooperr
(26.02.25)
jakuzi denmiş.
bir jakuziye lüks denebilmesi için, o jakuzinin yayla gibi olması, içine yatıp ayaklarını uzatabilecek kadar büyük olması, etrafında duşakabin muşakabin olmaması, hatta mümkünse camdan manzara izlenebiliyor falan olması lazım.
şu anda kirada oturduğum evde jakuzi var. allah cezasını versin öyle jakuzinin. 90-120 duşakabin alanına jakuzi koymuşlar, etrafı da duşakabin. heves ettim bir kere gireyim dedim, umut sarıkaya'nın mutsuzluk tanımı gibi iki büklüm, etrafın camla kapalı, popona su püskürüyor. hiç keyifli ve konforlu değil. şimdi bu ne oluyor?
jakuzili evde oturuyorum lüks mü oluyor? yoksa sadece standart bir duş olsa daha mı modern olurdu?
aile evini yaptırıyorum, jakuzi aklıma bile gelmedi, seramik üstü duşakabin yaptım.
lüks dediğimiz şey nedir? şimdi ben evin içini modern malzemelerle yeni yaptırdığım için bittiğinde yepyeni bir ev olacak. ama buna lüks diyebilir miyiz? evet mutfak ankastre oluyor. ama artık fırınlı ocak, ne bileyim set üstü ocak, tezgah üstü mini fırın falan kalmadı ki. ankastre yaptırdım diye lüks diyebilir miyiz buna? lüks olsun diye özellikle premium bir şeyler seçmedim. standart piyasa ürünleri kullanıyorum.
0
kibritsuyu
(26.02.25)
gabe h coud, mielene ya, sana yakışıyo mu hiç. gaggenau falan bak.
benim yaşadığım yer güvenliği var, otoparkı var. komşularım nazik insanlar. depreme dayanıklı olduğunu iddia ediyorlar. güneş alıyo. fazlasını aramıyorum.
0
deartheodosia
(26.02.25)
lüks derken?! jetset bir ev m3 ile ölçülür, tümüyle farklı mimaridir.
0
alfired
(26.02.25)
yaw jakuzi sadece bir ornekti amma gommussunuz :)
0
cooperr
(27.02.25)
çok eski, birkaç beyaz eşya ve ufak tefek tadilat dışında (pimapen vs) evdeki hemen her şey 80'lerden kalma. çalışmıyor ama tüplü televizyonumuz bile var ellaam. mutfak tezgahının bir kısmı kırık, geçenlerde tezgahın altından bir şey alayım dedim, elimi atınca bölme komple geldi.
kiracıyım, ankara'da kızılay'a yürüyerek 15 dakikada gideyim üstüne bir de fakir olayım dersen olacağı maksimum budur, o açıdan şikayetim yok ama valla çok kötü ya bazen apartmanın önünde birileri kavga etse, biri diğerini ittirip duvara çarpsa yıkılıp gidecek diye korkmuyor değilim.
içeriği mümkün mertebe temiz bir şampuan önerir misiniz?dalan marka şampuan kullanıyorum ama marketlerde falan bulunmuyor. zararlı madde içeriği az olan neler önerirsiniz?
içeriği mümkün mertebe temiz bir şampuan önerir misiniz?
dalan marka şampuan kullanıyorum ama marketlerde falan bulunmuyor.
zararlı madde içeriği az olan neler önerirsiniz?
0
exlibris (24.02.25)
Bebekler için olanlar; dalin, mustela vs. En temiz içerik bunlarda.
0
fildirfildir
(24.02.25)
Ben kullanmadım ama deneyeceğim evdeki stoklarım bitince.
galiba bi 5 senedir kullanıyorum tek derdim pahalı ve küçük olması saç dökülmesinede iyi gleiyor neye geçsem memnun kalmadım www.trendyol.com
0
eja
(25.02.25)
Bende degisik konudan bagimsiz bisi soyleyeyim
Sacin tipine gore degisen bisi durum var ama sacim yagli oldugundan yagli sac icin konusucam
Ben head and shoulders kullaniyorum zarari var mi bilmiyorum ben bi zarar gormedim
Neyse Mesela yagli sac ise yagdan arindiran sampuan kullanirken haftanin en az 2 ortalama 3 gunu sampuan kullanmamak ara vermek gerek
cunku sacin kendini besleyebilmesi gerekiyor zaman vermek lazim. Full yagini alirsan sacin bu sefer beslenemez Bazi insanlar hergun sampuan kullanir kesinlikle tavsiye etmiyorum.
Sadece suyla yikiyorum bazi gunler.
Sacin biraz kendini beslemesi ve nefes almasi lazim bi kac gun salin saçinizi
Bu taktikle uzun zamandir kullaniyorum nerdeyse 40 ima merdiven dayadim sacim cok sık ve gürdür.
Is yerinde calisanlarin ayri whatsapp grubu olmasi?-mobbing
bugunolmadiamayarinkesinolacak
Merhaba bir klinikte yaklasik 20 dr uz icimizden bir grup kadin yaklasik 10 kisi, ayri bir grup kurmuslar ve buradan birbirleriyle haberlesiyorlar.klinikte de birbirlerini destekliyorlar hep.kendimizi dislanmis hissediyoruz.bu bir mobbing midir ? Idareye sikayet edebilir miyim?
Merhaba bir klinikte yaklasik 20 dr uz icimizden bir grup kadin yaklasik 10 kisi, ayri bir grup kurmuslar ve buradan birbirleriyle haberlesiyorlar.klinikte de birbirlerini destekliyorlar hep.kendimizi dislanmis hissediyoruz.bu bir mobbing midir ? Idareye sikayet edebilir miyim?
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak (24.02.25)
şikayet kısmını bilemiyorum ama mobbing böyle bir şey değil.
0
awlmi
(24.02.25)
cocuk musunuz ya ne diye sikayet ediyorsunuz?
0
sonsuz
(24.02.25)
klikçilik hizipçilik adam kayırma
bir dolu isim verebilirsiniz.
şikayet etseniz sonuç çıkmaz ama 2 şey olur:
1- biz bunu biliyoruz, elimizden geleni yapacağız demiş olursunuz. 2- klinikteki herkes size cephe alır.
0
co2s2
(24.02.25)
mobbing diye sandıgınız şey aslında böyle bir şey degil. kendi işinize bakın.
0
limonlu eksi
(24.02.25)
sikintili bir durum, ismini dogru koyamasaniz da. belki lobicik daha uygun. bir sey dusunun derim.
0
WithWorth
(24.02.25)
kalan 10 kisi grup kurun :D
20 kisiden 15-20'si (sinir nedir bilemedim ama) grup kurup gerisini almasa belki ama bu sekilde bence mobbing degil.
0
lemmiwinks
(24.02.25)
Bu grup full kadin , grup disi 5 kadin var diger kalan gruptakiler erkek ve farkli birimdeler.bu ekip her seyde birbirini destekledigi icin mesela kongre vs grup disindakilere hoca cok kolay baski yapabiliyor.kongreler , calisma planlari vs
0
🌸bugunolmadiamayarinkesinolacak
(24.02.25)
Bahsettigin feminist gruplasma duyuruda da mevcut. Yani salla bosver.
0
feastofthedamned
(24.02.25)
şikayet etseniz ne diyeceksiniz? Arkadaş grubumuz derler oturup konuşmaları mı okuyacak hocanız? Örgütlenip haklarını savunmuşlar denebilir en fazla. Şikayetçiyseniz siz da kalanlar olarak örgütlenip birbirinizin hakkını savunun.
0
nundu
(24.02.25)
Mobbing değil. Bir şey çıkmaz.
@co2s2 +1 olur en fazla
0
nawar
(24.02.25)
Cevap; şikayet edecek bir yer yok, olsa da bir sonuç çıkmaz. Yorum; abi doktorlar böyle şeylerle uğraşıyorsa vay bizim halimize.
0
etna
(24.02.25)
Gruptakileri mangala çağırmazsınız olur biter.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(24.02.25)
Mobbing böyle bir şey değil +1 Öte yandan siz ne yapmak istiyorsunuz? O grubun bir parçası olmak mı, karşı grup kurup benzer bir destek almak mı? İdareye şikayetten bir şey çıkmaz. İlkokul mu orası, idare ne yapabilir. Nihayetinde özel yazışma. Ben olsam o grupla iletişimimi artırıp o grubun bir parçası olabilmek üzerine kurardım stratejimi.
0
SiyamkedisiZorro
(25.02.25)
mobbing tam da böyle bir şey aslında. ama salt whatsapp grubu kurmaları yeterli değil. önemli olan burada dışlama iradesi. sistematik olarak bir kişiyi veya kişileri dışlamak, ötekileştirmek de mobbingdir. herkesi çağırıp bir kişiyi düzenli oalrak doğum gününe bile çağırmamak da mobbingdir. birey burada kendini yalnız hisseder, dışlanmış hisseder ve bir süre sonra işyerinden ayrılmaya kadar gider bu durum. yazılanlara göre sadece kadınlardan oluşan bir grupmuş. bu da normal bir şey. işveren olduğum işyerindeki kadınların goy goy grubu varmış. burada alışverişler dedikodular kadınsal meseleler tartışıldığını sormadan kendileri söylediler. detaylar önemli yani.
0
ground
(25.02.25)
@etna
+231314887
0
edgenabby
(25.02.25)
buna lobi denir, bir takım ortak çıkarlar için kişiler bir araya gelir, belirli bir amaç için uğraşırlar.
mesela sizin bahsettiğiniz grup kendisini çalışma saatleri ve kongreler konusunda tek bir ağızdan cevap verebiliyor, karşı koyabiliyor. şikayet etmek yerine alternatif bir grup kurabileceğiniz gibi o guruba da katılabilirsiniz.
mobbing değil, cinsiyet ayrımcılığı var diyebilirsiniz, tamamının kadın olmasından ötürü.
nelerden ne alıyorsunuz? A markası ile B markası arasında devasa farklar var mı? yoksa hepsi aynı şey mi?
nelerden ne alıyorsunuz? A markası ile B markası arasında devasa farklar var mı? yoksa hepsi aynı şey mi?
0
duyurukullanıcısı (24.02.25)
Şimdi daha önce bu espriler hiç yapılmamış gibi Seheryıldızı, Tutku diyen komikler gelir. Ben H&M seviyorum.
0
Bir ben var benden şurada
(24.02.25)
uniqlo. en az %95 pamuk (%5 bel lastigi oluyor) olduktan sonra cok marka ayirt etmiyorum ama en rahat ve dayanikli uniqlo oldu aldiklarim arasinda. mavi, h&m falan daha kolay eskiyor.
0
lemmiwinks
(24.02.25)
Seheryıldızı, Tutku diyenler espri mi yapiyordu? Bazi geyiklerde kullanildigini gordum ama tavsiye baglaminda soylenirken ben gercek saniyordum. Neyse Malabadi diye bir marka var cok ovuluyordu buralarda onlardan aldim giyiyorum. Diger yerli markalardan bir farki var mi bilmiyorum acikcasi. Saglamlik eh iste, rahatlik konusunda sikinti yok. Fiyatlari cok normal gelmedi, biraz ucuk.
0
mbond
(24.02.25)
Seheryıldızı, Tutku
0
abelardo
(24.02.25)
Uniqlo + hm. Uzun/medium long dışında giyemiyorum ondan her marka olmuyor.
Ama bundan sonrakileri Fransa'da ya da Portekiz'de üreten markalardan alacağım.
tabii ki devasa farklar var. kumaşından dikişine, kalıbına çok farklı olur hepsi.
markaya isme takılmayın. seheryıldızı ya da doğanyıldız ne amk dsahjdhasjdha diyenlere bakmayın. bunlar mis gibi %100 pamuklu üretim yaparlar, yüksek hacimli üretim yaparlar. canavar gibi ürünleri vardır.
ben şahsen marks and Spencer ve tercih ediyorum.
0
co2s2
(24.02.25)
ms
0
nuisance2
(24.02.25)
jack and jones alıyorum amazon'da indirime girdikçe. yıllardır kullanıyorum bir sorun yaşamadım. Marks and Spencer'ı da duydum baya, bi dahakine oradan bakabilirim. Uniqlo'yu da listeme ekledim.
Seher yıldızı, tutku falan isterse dünyanın en kaliteli boxer'ı olsun yine şüpheli yaklaşırım.
Ayrıca şort boxerlar aşırı rahatsız
0
nundu
(24.02.25)
penti dagi nin kumaş kalitesi daha iyi ama kalıpları uymuyor ki bu kişiye göre değişir
0
mantık
(24.02.25)
Belki sevişirim donu : Doreanse
Günlük : Üsküdar çarşıdan aldığım herhangi bir don
0
yurtsuz john
(24.02.25)
arbre ondan sonra cinsel hayatım yok diye ağlıyorsun kanka nedeni Tutku boxer giymen olabilir mi acaba :)
0
Bir ben var benden şurada
(24.02.25)
Benim için bu işin piri Kom. Trunk boxer giyiyorum diğerlerinde hiç rahat edemiyorum, Kom Arsenal çok çok iyi boxer. Evet biraz pahalı gibi ama ucuz ne var ki artık.
0
kumandanim
(24.02.25)
eskiden jack & jones'du sonra tbox, limon company vs boyner markalari bir ara h&m (sonra hayvan gibi pahalaninca biraktim) su anda mavi jeans
aldi mi toplu aldigim icin bir sonraki partide lcw denemeyi dusunuyorum.
Powerline Adaptör kullanan var mı? (Ev interneti için)
bobinhoo
Selamlar herkese,Ethernet kablosu olmayan odada kablolu bağlantı için bu adaptörleri kullananınız var mı?Online oyunlarda vb. ping/donma/kasma konularında tecrübeleriniz neler?Ayrıca bir tane de wifi extender almak istiyorum ama 2. bir ağ yaratmasın mevcut ağı genişletsin istiyorum. Bunun için neye
Selamlar herkese,
Ethernet kablosu olmayan odada kablolu bağlantı için bu adaptörleri kullananınız var mı?
Online oyunlarda vb. ping/donma/kasma konularında tecrübeleriniz neler?
Ayrıca bir tane de wifi extender almak istiyorum ama 2. bir ağ yaratmasın mevcut ağı genişletsin istiyorum. Bunun için neye dikkat etmem lazım alırken? Alacağım extender'ın modemle uyumu vs. önemli mi?
0
bobinhoo (21.02.25)
Her ikisini de kullaniyorum.
Powerlineda ping sorunu yasamiyorum dire birebir kablo ile ayni performans. Ancak burada powerline i 3lu priz ile kullanmazsan cok daha iyi olur. 3luyle de guzel calisiyor ama direk ana prize takinca daha basarili.
Wifi extender a bulasma. Onun yerine TP link Deco al 2li veya 3lu evinin buyuklugune gore. Modeminin wifi ini kapat ve deco ile wifi i evine dagit. bu sekilde oneririm.
0
nuevo
(21.02.25)
Online oyun oynamıyoruz ama eşim sürekli Zoom toplantılarına giriyor işi gereği, daha hızlı olduğu için bilgisayarı powerline çıkışına ethernet kablosuyla bağlıyor, sıkıntısız kullanıyor.
Wifi extender değil mesh kurmak istiyorsunuz. Onun için de TP Link Deco +1
Ama bunların ikisine birden ihtiyacınız var mı? Mesh ağ kurunca Powerline gereksiz kalacak sanki.
hem powerline hem mesh. baska bir seye ihtiyac olmaz. 3'lusu de var ev cok genisse. sanirim elektrik hattinin ayni fazda olmasi gerekiyor powerline'in calismasi icin, onu da unutmayin.
ChatGPT ve Google'a sordum, beceremedim. Her oturumda farklı bir kod tanımlanmasını nasıl engellerim?Teşekkürler.
ChatGPT ve Google'a sordum, beceremedim. Her oturumda farklı bir kod tanımlanmasını nasıl engellerim?
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (20.02.25)
yeni toplanti acmayin, bir kere olusturdugunuz toplantinin kodunu ya da linkini kullanin. son kullanimdan sonra 90 gun daha ayni link acik kaliyor. eger 90 gun kullanilmazsa kapaniyor, yenisini acmaniz gerekiyor.
0
lemmiwinks
(20.02.25)
Onu yaptım aslında, 24 saat içinde silindi.
0
🌸sekizdokuzon
(20.02.25)
yolu yokmus sanirim onun. ben enterprise kullanmistim, o yuzden bir sikintim olmamisti :)
0
lemmiwinks
(20.02.25)
Ben 8+ yildir kurumsal degil sahsi hesabimdan olusturdugum ayni kodu kullaniyorum bir gorusme icin, silinmiyor. Nasil olusturdum hatirlamiyorum ama muhtemelen Calendar uzerinden olusturmusumdur.
0
sertac akin
(20.02.25)
1. Takviminizde "yılda bir tekrarlanan" toplantı düzenleyin (repeat>custom). 2. Toplantıya Google Meet linki atayın (add google meet conferencing). 3. Google Meet linkinin adresini bir kenara not edin. 4. Sonsuza kadar aynı linki kullanabilirsiniz.
Evlerimize aldığımız akülü el aletleri matkap vs. gibi ürünlerden yola çıkarsak bunların akülerini boşaltıp mı saklamalı, kullanımdan önce şarj etmeli yoksa ful dolu hazırda bekletmek mi pil ve pil ömrü için sağlıklıdır. Ne dersiniz?
Evlerimize aldığımız akülü el aletleri matkap vs. gibi ürünlerden yola çıkarsak bunların akülerini boşaltıp mı saklamalı, kullanımdan önce şarj etmeli yoksa ful dolu hazırda bekletmek mi pil ve pil ömrü için sağlıklıdır. Ne dersiniz?
0
erty_ksk (20.02.25)
Dolu durmalı diye biliyorum, akü boş kaldıkça yapısı bozuluyordu diye okumuştum. Kaynağı bulamadım ama.
0
mirty
(20.02.25)
uzun sureli saklama icin genelde yari dolu tutulmasi tavsiye ediliyor. kullanim kilavuzunda da yaziyordur muhtemelen bu.
0
lemmiwinks
(20.02.25)
batarya tipine göre değişir fakat hemen hemen tüm piller için ideal saklama seviyesi %40 diyebiliriz. tamamen boş ya da dolu saklamaktan kaçının. %20'nin altına düşürmemeye, %80'in üstüne de çıkarmamaya çalışın. şarjdan sonra hemen kullanacaksanız %100 yapabilirsiniz.
0
orient blue
(20.02.25)
Dolu durmalı. Hiç kullanılmayacak piller bataryalar bile en az 2-3 ayda bir şarj edilmeli.
0
etna
(20.02.25)
dolu ya da doluya yakın durmalı
ve ara ara boşaltıp tekrar doldurulmalı
0
jülsezar
(20.02.25)
Markalı düzgün bir ürün ise online manual/kullanım kılavuzuna ulaşabilirsiniz. Mutlaka soğuk depolama için bir tavsiyesi vardır.
Yılına göre değişir batarya nicad da çıkabilir lion da ona göre ayrı bir saklama koşulu belirtebilirler.
0
hedep
(20.02.25)
Aküler kendi kendiler zamanlar şarj seviyesi kaybediyor. Belli bir şarj miktarının altına düşünce de artık şarj edilemez/kurtarılamaz oluyorlar. O yüzden düşük şarjda bırakırsanız bu seviyenin altına düşme ihtimalini arttırıyorsunuz.
Merhaba duyuru,ne istediğimi bilmiyorum.Sebze yemeği olmalı ama onu biliyorum. Bir de hazırlama aşaması çetrefilli olmasa güzel olur. Akşama şöyle keyifle yiyeyim hazırlayıp.
Merhaba duyuru, ne istediğimi bilmiyorum.
Sebze yemeği olmalı ama onu biliyorum. Bir de hazırlama aşaması çetrefilli olmasa güzel olur. Akşama şöyle keyifle yiyeyim hazırlayıp.
0
kisa (11.02.25)
kabak patlıcan havuç pattes bunları küçük küçük doğra. yağ+tuz+baharat karışımı ile soslayıp baharatın her yere yayılmasını sağla fırında pişir fırında pişince üstüne hemen 5 dakkada beşamel sos yap. beşameli üstüne döküp yaydırdıktan sonra fırında 10 dk daha kalsın. istersen beşamelin üstüne kaşar da rendeleyebilirsin.
tadı harika oluyor. sebzeleri değiştirebilirsin taki mesela evde kabak yoksa sadece diğerleri ile de olur.
Kerevizin yapraklarını yıka, kıy, iki tur haşla, soğan ve yağ ilave edip kavur, baharatını koyup üstüne yumurta kır.
Ertesi gün de kerevizin kendini rendele, ufalanmış ceviz içi, pul biber ve yoğurtla karıştır.
0
Mirket
(11.02.25)
dondurulmuş körpe ıspanak al marketten. doğranmış soğan da alabilirsin.
soğanı salça ile kavur. bulgurla ıspanağı ekle. suyunu ekle. 20 dk sonra bulgurlu ıspanağın hazır. yanına da mis gibi yoğurt.
mesela beşamel sos ve fırınla uğraşmak beni çok üşendiriyo, turuncu'nun yazdığı sebzeleri doğradıktan sonra direkt tencerede kavururum, et ya da tavuk varsa katarım içine, suyunu verince etli/tavuklu ya da sade türlü yemeği olur çok da güzel olur. yanına da pilaf. üüüüf.
0
nolmus yani
(11.02.25)
Teşekkür ederim arkadaşlar :) biradan karar vereceğim :)
0
🌸kisa
(11.02.25)
En kolayı fırında sebze, kışın çok güzel oluyor.
En yaygın haliyle; Brokoli, karnabahar, soğan, havuç
Biraz daha değişiklik isterseniz içine brüksel lahanası da ekleyin.
Biraz daha karamelli, yoğun bir şey için; Havuç, balkabağı, patates, patlıcan
Biraz daha mantarlı bir şey için Tüm kültür mantarı, brokoli, patlıcan
Siz bir kombinasyon bulursunuz.
Bunları doğrayıp bir kasede temelinde zeytinyağı, biraz limon ve karabiber olan bir karışım hazırlayın. İsteğe göre içine çok ince doğranmış taze yeşillikler ekleyin.
Sosu ve malzemeyi karıştırıp tepsiye yerleştirin ve varsa biberiye, defne, dal kekik gibi aroma vericileri koyun.
Baktığınızda gözünüze güzel görünene kadar 180 derecede pişirin.
0
akhenaten
(11.02.25)
dondurulmuş garnitür ile dondurulmuş enginar alın. soğanı doğrayıp yağda kavurun. üzerine garnitür ve küp küp doğradığınız enginarları ekleyin. biraz kaynamış su, bir limonun suyunu, ve tuz ekleyip yumuşayıncaya kadar pişirin.
0
inheritance
(11.02.25)
bruksel lahanasi. biraz haslayin, sonra tepsiye dizip bardakla biraz ezin, uzerine biraz tuz, yag, ve rendelenmis istediginiz peynir, firina tip biraz kizarana kadar pisirin. cok guzel oluyor. bruksel lahanasi sevmezdim eskiden ama hastasi oldum.
0
lemmiwinks
(11.02.25)
Beşamel sos aslında uğraştırıcı değil, çok da pratik bir sos. Sebzeleri beşamel sosla fırına verebilirsiniz.
Daha hafif alternatif için ben bu aralar portakal ve sarımsak soslu fırın sebzelerini çok seviyorum. Yukarıda yapım aşamaları verilmiş. Sos olarak portakal+ sarımsak+ ekşilik isterseniz biraz limon+ sirke seviyorsanız biraz balzamik sirke+ zeytinyağı+ tuz. Bu kadar. Bence kış sebzelerine çok yakışan bir sos oluyor.
0
fraise
(11.02.25)
fırında sebzeye +1
karnahar. + sarımsak, yeşillik, biberiye. ama sebzeyi pişirirken tepsiye bir kahve fincanı su koymanızı tavsiye ederim.
SOS
tahini su, limon ve sarımsak ile karıştırıp karnabahara sos yapabilirsiniz. patlıcana da iyi gidiyor.
0
janderzel zartanyan
(11.02.25)
Kış sebzesi tam zamanı karnabahar. Yıkaması da kolay. Çiçeklerine ayırın. Önce kıymayı az yağda kavurun, içine doğranmış soğan, tuz ve bir yemek kaşığı salçayla hemhal olana kadar çevirin. sonra karnabahar çiçeklerini içine atın. İyice altüst edin, heryeri salça rengi olsun. Bir bardak sıcak su yeter. 20 dk. sonra olmuştur.
0
SiyamkedisiZorro
(11.02.25)
Sebzeleri küçük doğrayıp fırın sonra üzerine domates sosu (haşlanmış Brüksel lahanası da ekledim) Çok güzel oldu Üzerine önce bir sirke gezdirdim
0
🌸kisa
(11.02.25)
Brokoli havuç patates veya ne yakıştırıyorsan güzelce yıka doğra buharda pişir, üzerine kaşıkla dökmek üzere kenarda zeytinyağı limon tuz karıştır, sebzeler hafif ılıyınca kaşıkla gezdir otur ye. Afiyet olsun.
Gerçekte yapmak istediğiniz iş için bir süre şu tarz bir çile çeker misiniz
sekizdokuzon
Uzun çalışma saatleri + düşük maaş + uzak işyeri.Şöyle Haziran'a kadar bu çileyi çeksem yıllardır yapmak istediğim işi öğrenmeye başlayıp sektörde yer edinebilirim. Gerçekten disiplinle çalışırsam hatta bütün hayatımı kurtarabilirim. Ama hiçbir yere varmayabilir de.Bir önceki tutku duyurum biraz bun
Uzun çalışma saatleri + düşük maaş + uzak işyeri.
Şöyle Haziran'a kadar bu çileyi çeksem yıllardır yapmak istediğim işi öğrenmeye başlayıp sektörde yer edinebilirim. Gerçekten disiplinle çalışırsam hatta bütün hayatımı kurtarabilirim. Ama hiçbir yere varmayabilir de.Bir önceki tutku duyurum biraz bununla alakaliydi.
Ben almaya karar verdim bu riski. Siz yapar mıydınız?
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (07.02.25)
tabiki. bir yerden başlamanız lazım ve vazgeçmemeniz.
0
vss
(07.02.25)
Gençsem evet.
0
gabe h coud
(07.02.25)
once mevcut isimi tamamen birakmadan (ucretsiz izin, part-time calisma, haftasonu yeni iste calisma) yapabiliyorsam onu denerim. bu bir opsiyon degilse ve gercekten cok istedigim bir seyse evet, bir sure cekerim. ama 1 yil icinde bu zorluklarin en az 1'i, 2-3 yil icinde hepsi cozulecekse yaparim. cunku su an rahatim oldukca yerinde, ve zaten sevdigim bir is yapiyorum.
not: tabi ben 40 yasindayim. 30 civari olsam daha esnek olabilirdim.
0
lemmiwinks
(07.02.25)
sonrası gerçekten aydınlıksa çekilir.
0
jelly bear
(07.02.25)
Tabi ki
0
kisa
(07.02.25)
40 yaşında sayılırım, şimdiki yeterliliklerimle sektörde pek kıymetim yok açıkçası. Zincirin en dış, en kolay gözden çıkarılan halkasıyım. İş rahat mı? Yani anlamsız işler yapmaya bir şekilde tolerans gelistirdiysen, mutlugu, tatmini başka alanlarda yakalayabilirsen rahat. Salla başı al maaşı.
0
🌸sekizdokuzon
(07.02.25)
Jimmy Carr(komedyen evet ama bu arada daha cok guru); Kendisinden kariyer tavsiyesi isteyen seyircisine soyle der; Eger basarisiz olma sansin olmasaydi, basarili olacagin ilahi bir sekilde garanti edilseydi, hangi isi yapmak isterdin? Iste o isi yap.
eger sizin icin boyle bir durumsa korkmayin.
0
wallcan
(07.02.25)
Haziran çok uzak bir zaman değil. Olmazsa kaybedeceğin geri dönülmez şeyler yoksa bir kaç ay bu çile çekilir
0
kisa
(07.02.25)
emeğimi satıp karşılığında cebime para koyulacak hiçbir iş için böyle bir motivasyonum yok açıkçası, işin ne kadar güzel/özel/kazançlı olduğundan bağımsız olarak kendimde böyle bir istek ve motivasyon bulamam. neticede iştir. evet diğerlerinden daha iyi olabilir ama sömürülme oranım yüzde 60'tan 50'ye düşecek diye ekstra çabalama motivasyonum yok benim. belki üzücü, yenilgici bir yaklaşımdır bilmiyorum ama ben yapamıyorum.
ama hayatta çoğu şey için risk almak ve efor sarf etmek gerekir, o da ayrı bir konu. senin bir hedefin, isteğin var. bunu gerçekleştirdiğinde çoğu şey senin için daha iyi olacak. böyle bakarsak, özellikle de alternatif belirtmediğini düşünürsek senin açından bu topa girmek makul göründü bana.
baktığın zaman yaptığımız çoğu şey bir yere varmaz zaten. tünelin ucunda ışık varsa, riskin getirisi olabilecekse, tabii bu risk de çok uçuk ve mantıksız değilse bence denemeye değer.
ben GO GIRL diyorum.
saygılarımla, tşk
0
mark greg sputnik
(07.02.25)
yap
0
65 derece
(07.02.25)
Haziran dediğiniz 4 ay sonrası; eğer sonucunda gerçekten güzel ve en önemlisi istediğiniz bir işe sahip olma imkaniniz varsa bence çile çekmeye değer.
Emek olmadan başarı saglanmiyor çoğunlukla.
0
fraise
(07.02.25)
4 5 aylık bir süreçten bahsediyorsun tabi ki yapman lazım
0
dirildimde geldim
(07.02.25)
haziran dediğin ne ki. 4 ay sonra haziran. başlığı görünce birkaç sene sandım ben de. tabii ki evet.
haftada 2 spor yapiyorum, 1 gun pilates, 1 gun fonksiyonel. evde merdiven var, flights climbed ortalamam 12 kat apple watch'a gore. pek disari cikmiyorum, markete gidiyorum, bir de spora o kadar. bazen haftada 1 baskete gidiyorum ama son zamanda toplanamadik.ekmek, makarna vs yemiyorum kacamaklar ha
haftada 2 spor yapiyorum, 1 gun pilates, 1 gun fonksiyonel. evde merdiven var, flights climbed ortalamam 12 kat apple watch'a gore. pek disari cikmiyorum, markete gidiyorum, bir de spora o kadar. bazen haftada 1 baskete gidiyorum ama son zamanda toplanamadik.
ekmek, makarna vs yemiyorum kacamaklar haric, haftada 1 falan. bir de memlekete donunce abartip kilo alip donuyorum. ama normalde sebze, et, yumurta, pirinc (genelde basmati veya bulgur) ve bakliyat agirlikli besleniyorum. gunde 2 ogun yiyorum, aksamlari biraz kuruyemis yiyorum, arada atistirma oluyor meyve, kuru meyve, tahin pekmez vs.
gobegim azaldi, altinda kaslar hissedilir durumda, ama gobek gitmiyor :(
ne yapmam lazim? yuruyus? kuruyemisi kesme? atistirmayi kesme? daha fazla spor yapma?
yemeyi kesmek istemiyorum, zaten yeterince zayifim, enerjim yetmez daha az yersem sanki. yuruyus yapsam gider mi ki? hergun 30-60 dakika arasi mesela?
188cm 75kg 40e
0
lemmiwinks (06.02.25)
Skiny fat olmuşsunuz siz.
Telefona, bir kalori sayma uygulaması indirip kalori sayıp makroları da düzenlerseniz hallolur o.
0
Mirket
(06.02.25)
kadin vücudu basen ve üst kolda yaglanma yapmaya meyilliyken, erkekler de göbek yapiyor.
gece yatmadan bisi yiyor musun? onu kes eger varsa. sabah uyaninca bir iki kasik elma sirkesi ic, suya karistirip.
0
sonsuz
(06.02.25)
kalori hesabı yapmaktan başka bir çözümü yok. Yedikleriniz içinde sağlıklı ama yüksek kalorili şeyler var. Öyle olunca da yağ yakamıyorsunuz. bir de haftada 2 spor pek de etkili olmaz. min 3 gün yapmalı, bir de uzun yüyüşler ekleyin boş günlere.
0
awlmi
(06.02.25)
kalori saymayi hayatim ona bagli olmazsa yapabilecegimi sanmiyorum.
7-8'den sonra bir sey yemiyorum. yemek zaten 4-5 gibi yiyorum. kahvalti da 10-11.
yemeyi cok seviyorum, onu kesmem cok mumkun degil sanirim. su an zaten kesmis halimdeyim. beni biraksalar surekli hamur yerim.
0
🌸lemmiwinks
(06.02.25)
karbonhidratı komple kes sadece protein ve sebze ağırlıklı beslenmeye dön. bulgur pilavı kalorisi cok yüksek.
0
sizofren06
(06.02.25)
olay kaçta ne kadar yediğinden bağımsız, karbonhidrat mı yağ mı protein mi aldığınızdan bağımsız bir durum.
yaklaşık 2400 kalori yakıyorsunuz. bunun 1 kalori bile altını verseniz o göbek gider. biraz geç gider ama yine de gider. çünkü sıra göbeğe kadar vücudunuzdaki diğer yağlar gidecek, en son buraya geleceğiz.
önce buradan siz de hesaplayın derim: fityemek.com buradan günlük yaktığınız yaklaşık kaloriyi
sonra da yazio uygulamasını indirip 1 senelik üyelik almanızı öneririm.
0
patronaj1
(06.02.25)
Bro senin sorunun kas kütlenin olmaması, 188 boyunla 75 kilosun daha kaç kilo olacaksın 70 kilo mu 65 kilo mu? Senin göbek zannettiğin şey aslında esansiyel yağların, onları kaybedemezsin, kaybetmeye de uğraşma zaten kas kütleni yükseltmeye çalış, kas miktarın arttığında göbeğin gider ama bunlar da 1 gün pilates 1 gün fonksiyonel çalışmayla olmaz tabii ya mevcut halinle barışık yaşa göbeğini görmezden gel ya da çalışma programında köklü bir değişiklik yap, tabii bu yolu seçersen beslenme rutininle de farklı bir değişim yaşamak zorundasın ama bu pozisyonda yapacağı şey kilo vermeye yönelik bir diyet uygulamak değil kilo almaya yönelik bir beslenme programı olmalı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.02.25)
hocam göbek deliği üzerinden mezura ile bel ölçünü yazman gerekiyor, dünya sağlık örgütüne göre erkeklerde 103 cm üstü kalp hastalıkları riskini ciddi derecede arttırıyor. Erkeklerde göbek deliği üstünden ölçtüğünde 86-88 cm bandındaysan iyidir, buraları koruyabilirsin üstüne kontrollü bulk yapılabilir hatta. bel ölçüne göre daha net yorum yapabiliriz, ama benim de önerim direnç egzersizlerine başlaman yönünde olacak yani vücut geliştirme. işi çok kompleks hale getirme, 2000 cal civarı bi diyet ( bozmamaya çalış) haftalık 120 dk cardiyo, haftalık 3-4 gün direnç egzersizi.
0
Golgi
(06.02.25)
instagram
weightloss_coach_testimonies
çaydan bahsetmiyorum. denemedim.
bir hareket gösteriyor. şu an reelslarda baştan aşağıya 12. reel. her biri 40 kere yapılıyor. denemesem ve etkisini görmesem önermezdim. aşırı kg verdiriyor. o yüzden de sürekli yapmayın diye uyarıyor. lenf sistemini çalıştırdığı için ertesi gün 2kg vermiş uyandım.
Benim sinema ve matematik. Sinemanın peşinden gidemedim ama matematiğin peşinden gitmeye karar verdim. Sizinkiler neler? Her şeyi arkanızda bırakıp peşinden gider misiniz?
Benim sinema ve matematik. Sinemanın peşinden gidemedim ama matematiğin peşinden gitmeye karar verdim.
Sizinkiler neler? Her şeyi arkanızda bırakıp peşinden gider misiniz?
0
sekizdokuzon (05.02.25)
yok.
0
lemmiwinks
(05.02.25)
bu bence sinifsal bir simariklik. hayattaki tutkularinin pesinden gitmek icin bir guvence olmasi gerekiyor. ben tutkularin pesinden gitsem kirayi nasil odeyecegim diye dusunecegim. o yuzden gidemem. gidemedim de.
uzucu bir hayat tabi. ama en azindan kira derdin olmuyor.
0
antikadimag
(05.02.25)
Her şeyi sınıfsal görmek sınıfsal bence :p Hayatta bir damak tadımız, bir gustomuz da mi olmasın?
0
🌸sekizdokuzon
(05.02.25)
Koşu ve spor. Yaz kış demeden, deli divane gibi koşarım.
0
gabe h coud
(05.02.25)
Doğa sanırım.
0
Amaranta ursula
(05.02.25)
gusto baskaa, sinemanin pesinden gitmek baska. boyle diyince isi gucu birakip kisa film falan cekecegiz, o piyasanin icine girecegiz diye anliyorum.
sinemanin pesinden gitmek derken film izlemekten bahsediyorsak ayri. hobi oluyor o.
0
antikadimag
(05.02.25)
Hayattaki en büyük tutkum elmalı turta, en güzel en lezzetli elmalı turta için her yere giderim gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.02.25)
Sanırım yeterince tutkulu biri değilim. Hemen her şeyden vazgeçmem çok kolay.
Çok uzun zamandır çok sevdiğim ve devam ettirdiğim şeyler var ama tutku baya güçlü bir kelime.
Belki okumak, yazmak olabilir.
bir de ben aslında bırakıp giderim de antikadimag +1 hemen geri dönmem gerekir sorumluluklar ne olacak?
0
a perfect lie
(05.02.25)
Eskiden gezmekti. Eski güzel günlerde gezebiliyordum, param yetiyordu. Şimdi peşinden gidemiyorum çünkü param yok. Şimdi çay herhalde. Sabah çayı. Bir o kaldı. Sabah çay içmek için kurşun atar kurşun yerim.
0
cilacı ökkeş usta
(05.02.25)
Sorumluluklar nereden geliyor? Başkalarının tutkularının uzantıları olmasınlar. Yani bu hayatta sorumluluk addettigin şeyler ne kadar sana dair, ona bir bakmak lazım. Tutku denen şey bu sorgulamalardan doğuyor. Umarım aranızda beni anlayanlar vardır.
0
🌸sekizdokuzon
(05.02.25)
Sonuçta bir hayat standardım var. İzlemeyi istediğim oyunlar var, görmek istediğim başka ülkeler var, denemek istediğim yemekler vs. uzar gider. Bunları yapmaya devam etmek için de çalışmam gerekiyor. Bu da bir sorumluluk değil mi? Şirketin sahibinin tutkusunun uzantısı mı oluyorum?
0
a perfect lie
(05.02.25)
param olsa giderdim ama gidemiyorum. gitmek ve gidilen yönde huzursuz olunca geri dönebilme şansına sahip olabilmek, döndüğünde bıraktığını aynı bulabilmek veya eski haline zahmet göstermeden getirebilmek bile bir lüks.
tutkunun peşinden git, başkasının hayat tercihlerini yaşama gibi öğütler tam başrol olan beyaz yakalı serenay sarıkaya'nın işe gitmeden önce boğaz'da sandal sefası yaptığı bir sülalesi rahatlar dizisinden replikler gibi. metrobüse binerken denk geldiklerini çarpa çarpa yere savuran abilerin önünden koşup yer kapmaya çalışırken tutku mutku düşünecek hal kalmıyor.
0
derbeder ve süklüm
(05.02.25)
tutkum para kazanmak, kitap okumak, kelime haznemi gelistirmek, geziye cikmak. arada denk gelirse güzel diziler.
tutkularim bunlar. standart olmaktan memnunum. tutkularim da hep mantikli, akilli tutkulardir. bana faydasi olmayacak ya da yetenegimin olmadigi bir seyi seviyorum diye pesinden gitmem.
0
sonsuz
(05.02.25)
tutkum yelken. hem ben, hem de eşim son yıllarda eğitim ve tatillerle epey geliştirdik, sertifikalarımızı aldık. balayımızda da gayet güzel bir tekne kiraladık, sadece ikimiz ve 10 gün boyunca ege'de gezdik. şu an için ancak yazları zaman ayırabiliyoruz ama peşini de bırakmıyoruz. bir 6 ay herseye ara verip akdeniz turu yapmanın hayalini kuruyoruz. tekne filan diyince çok sınıfsal bakılmasın, ikimiz de memur aile çocuğuyuz.
apple watch aldim haftasonu ve kalp atis hizima bakiyorum arada, bir hastalik hastasi olarak.resting heart rate, yani uzanirken kalp atis hizim 46-50 arasi cogunlukla. 41'e kadar dustugu olmus. oturuken 60'in altinda, su an da 55 civari mesela. uyurken de 42-59 arasiymis dun gece.sporcu degilim, oyl
apple watch aldim haftasonu ve kalp atis hizima bakiyorum arada, bir hastalik hastasi olarak.
resting heart rate, yani uzanirken kalp atis hizim 46-50 arasi cogunlukla. 41'e kadar dustugu olmus. oturuken 60'in altinda, su an da 55 civari mesela. uyurken de 42-59 arasiymis dun gece.
sporcu degilim, oyle bir gecmisim de yok. son 2 senedir haftada 2 pilatese gidiyorum, o da birkac ayda bir 1 ay ara vererek.
bu kalp atis hizi dusuk degil mi? doktora gorunmeli miyim?
40e 188cm 75kg
0
lemmiwinks (04.02.25)
Bu değerler tek başına çok anlamlı değil. Başka semptom yoksa normal olarak kabul edilebilir.
Baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı gibi şikayetler de varsa o zaman doktora görünmelisin.
0
himmet dayi
(04.02.25)
soruya cevabim yok ama hastalik hastasi birinin apple watch alip surekli kontrol yapmasi gunde 2 paket sigara icmesi kadar zararli bir durum.
0
buenosdias
(04.02.25)
benzer bir durum bende de var. yillardir nabzım düsük. doktorlara da gittim zamanında, uzun boylularda nabiz düsüklügü normal, spor yapanlarda nabiz düsüklügü normal dediler. öylelikle üstüne düsmedim ama düzenli spor yapmayali yillar oldu hala nabiz düsük. benim dinlenme kalp atımı ortalamam 50 civari oluyor, ara sira 40'in altina da düsüyor. yakin zamanda bir kardiyologa gidecegim, sana da aynisini tavsiye eederim. seker, kolesterol, tansiyon sikayetin varsa, ailede kalp rahatsizligi hikayesi varsa risk daha da büyüyor.
0
deckard
(04.02.25)
dusuk nabizli ve dusuk tansiyonluyum, duzenli spor yapmam. her yil genel check-up yaptiririm. bu seneki ekg'mi inceleyen doktor sakin kalplisiniz severiz dedi. ama siz gene de bir kontrol ettirin.
0
65 derece
(04.02.25)
aritmi olabilir. kalp büyümesi olabilir.
ben sağlam sporcuyum. gece değil, gün içinde bile 37 oluyor :) eskiden 27 görmüştüm holter ile hem de :P kötü bir şey olarak yorumlamamak lazım.
baş dönmesi oluyor mu?
0
gabe h coud
(04.02.25)
baş dönmesi, bayılma, halsizlik, nefes darlığı vs. yok.
babamda abdominal aort anevrizmasina greft uygulandigi ve baska bir lokasyonda stent oldugu, dedem de aort diseksiyonundan vefat ettigi (anevrizmadan ameliyat olmus, sonrasinda 10 yil yasamis) icin 40 yasina gelince bu konularda biraz pimpirikli olmaya basladim.
0
🌸lemmiwinks
(04.02.25)
kalp ritminde bahsettiğin gibi bir sorun olsa sadece dinlenirken değil masabaşında oturuken de aniden nabzın düşer bayılacak gibi olursun.
0
orpheus
(04.02.25)
60'ın altı bradikardi demektir ve ciddi bir sorunun belirtisi olabilir. Bilinç kaybını beklemeden bir kardiyologa başvurun.
0
pro9it9is9
(04.02.25)
bahsettiğin rhr, uyurken ölçtüğüdür, masa otururken, ayakta dururken falan mümkün değil. alkol kullanmadığını veya kullanmadığın günler o rakamları gördüğünü farz ediyorum, gayet normal ve sağlıklı. ben de spor yaptığım günler, özellikle de yaz aylarında uyurken 38'e kadar düştüğü oluyor. içtiğim günler 50'ye dayanır.
0
malheiros
(04.02.25)
daha ne istiyorsun. dusuk kalp atisi iyidir. yaslandikca da azalir zaten.
butun memelilerin kalp atis sayisi 1 milyar civarinda. kalp dedigin mekanizmanin kaldirabilecegi kasilma sayisi belli. bu sikayet edilecek bir sey degil, aksine iyi bir sey.
0
antikadimag
(05.02.25)
Benim de nabzım düşüktür, 44 gördüğüm bile oldu, genelde 54-55 civarında, bunun için özellikle doktora gitmedim ama benim mantığım şu, majör bir problemim olsa muhakkak kendini başka türlü de belli ederdi. Ben de sporcu değilim bu arada.
şimdi böyle günlükler çıktı ya. yada anlıklar. alıyorsun arabayı kullandığın kadar ödüyorsun. bu iş mantıklı mı yoksa taksi mi daha mantıklı sizce?tüyosu falan varsa verirseniz sevinirim ayrıca :)
şimdi böyle günlükler çıktı ya. yada anlıklar. alıyorsun arabayı kullandığın kadar ödüyorsun. bu iş mantıklı mı yoksa taksi mi daha mantıklı sizce?
tüyosu falan varsa verirseniz sevinirim ayrıca :)
0
vss (03.02.25)
fiyat karsilastirmasi yapamayacagim ama taksicilerin araba kullanmasi rahatsiz ettigi icin getir arac ve tiktak kullaniyorum. bunlardan da cok memnun degilim, arabalar pis, sigara kokulu, lastik basinci ayarsiz, klimasi bozuk vs olabiliyor sik sik, ama yine de taksici terorunden iyidir.
0
lemmiwinks
(03.02.25)
istanbulda çok kullanıyorum taksiden uyguna geliyor. sürekli indirim kodu oluyor baya ucuza geliyor. tavsiye ederim.
0
jelly bear
(03.02.25)
Araçla kaza yapana kadar mantıklı. en ufak kazada o masrafı şişirip, bir de üstüne kullanım dışı kaldığı sürenin parasını alıyorlar. Yani en azından ben kullanmayı bırakana kadar böyleydi. Kazadan kastım, bir şekilde üzerinize yıkabildikleri çizik vs. de olabiliyor.
Son derece sosyal , başarılı ve gezgin bir kadın düşünün , eli yüzü düzgün oturmayı kalkmayı konuşmayı bilen vs. vs.Hayatına kimseyi almamış olması sıkıntılı geliyor mu size de?(Yakın arkadaşım olduğundan bizzat biliyorum , bu durumu karşı cinsten gizleyen biri, yani en azından kendi kendine bahsini
Son derece sosyal , başarılı ve gezgin bir kadın düşünün , eli yüzü düzgün oturmayı kalkmayı konuşmayı bilen vs. vs.
Hayatına kimseyi almamış olması sıkıntılı geliyor mu size de?
(Yakın arkadaşım olduğundan bizzat biliyorum , bu durumu karşı cinsten gizleyen biri, yani en azından kendi kendine bahsini yapmıyor.)
0
loch ness (03.02.25)
cok cok yuksek standartlari vardir. o olmaz, bu kisa, su fakir, o az komik derken kedili deli kadin olur yakinda.
0
baldur2
(03.02.25)
Yoo, kadın kalbi kırılmasın istiyor. Ben kendisinin arkasındayım.
0
tiredofwaiting
(03.02.25)
ithamda bulunmak istemesem de, gizli gay, aseksuel, ya da psikolojik/fizyolojik sikintilari olabilir. turkiye'de eli yuzu duzgun bir kadinin istemedigi bir durumda yalniz kalma olasiligi yok. yani ya bir sekilde istemiyordur sevgili, ya da korkuyor, kendini layik gormuyor vs.
0
lemmiwinks
(03.02.25)
gelmiyor, yani normal bir insandan daha fazla 'sorunlu' oldugu anlamina gelmiyor benim icin. bir suru farkli nedeni olabilir, kacingan ya da tam tersi asiri kaygili baglanma tarafi agir basiyor olabilir, ki herkesin baglanma ile ilgili sorunlari var, eger kendini iyi yetistirmis bir kadinsa, onu etkileyecek biri cikmamis olabilir karsisina (kendisi bile farkinda olmayabilir bu hissin), ki bu da 'fair enough' bence, ben kendime bu kadar yatirim yaptiysam neden oyle birini istemeyim, kendisi gibi oturmasini kalkmasini bilen, gezen, basarili birini istiyor olabilir, kucuk kucuk takilmalari olmus olabilir, bir sekilde denk gelmemistir olmamistir bunlarin devami, bu da gayet normal. yakin arkadasinizsa zaten insan iliskilerinde kalp kirici olup olmadigini, garip beklentiler icine girip girmedigini az cok tahlil edebilirsiniz zaten. son olarak, anlattiginiz kisi muhtemelen okul zamani ve sonrasi donemlerde daha cok gezmekle isle gucle filan ugrasiyordur, etrafina oyle bir enerji de vermemis olabilir. 30 yas gozde cok buyutuluyor ancak artik okuldu isti hayati biraz kendi basimiza deneyimlemekti derken bunlari kafayi takacak ilk yaslar bence 30lu yaslar. oncesinin epey gereksiz erken oldugunu dusunuyorum.
0
kassiopeia
(03.02.25)
baldur +1
benim de öyle bir arkadasim var. karsi cins bileklik takiyor diye direkt eliyor mesela. erkekler taki kalmamaliymis. bu bir kiyafet yani wtf?? bana göre takinti gelen kriterleri var. ama ona sorsan kritersiz, kosulsuz, sartsiz birini sevmeye hazir ldkhj
ona ilgi gösterenlerden de direkt soguyor. nerede yüz vermeyen biri onun pesinde kul köle oluyor. siyah ve beyaz yani sadece. ayrica tipine bakmaktan karakterini göremiyor. herkesin tiple ilgili istekleri olabilir ama onunki cok keskin.
0
sonsuz
(03.02.25)
Niye sıkıntılı olsun. Gayet güzel hoş sevdim.
0
Cezcez
(03.02.25)
Niye gelsin? Hoşuma giderdi aksine.
0
stringer
(03.02.25)
35 yaşında böyle bir arkadaşım var. Kadın bildiğin taş. İyi eğitimli, kültürlü, zeki, karakterli vs, ne ararsan fazlası var. Sıkıntısı insanlara güvenemiyor, bir iki de kötü insana denk geldi, devam edecek cesareti bulamıyor. Özgürlüğe de çok alıştığı için yeni insanlarla tanışmaya üşenmeye başladı. Sıkıntılı gelmiyor. Hayat bu kadar siyah beyaz değil, herkesin yaşadığı yaşamadığı kendine.
0
asteriks
(03.02.25)
sevgilisi olmaması partnerleri olmadığı anlamına gelmiyor. bunun farkını bilmek gerek. gayet sosyal bir ortamı ve hareketli cinsel hayatı olabilir, bilemezsin.
0
deartheodosia
(03.02.25)
Gelmiyor.
0
Mehmettheslim
(03.02.25)
Flörtüm değilse kendi bileceği iş ama bir flörtüm böyle olsa benim için red flag olur.
0
gabe h coud
(03.02.25)
Ülkedeki erkeklerin çoğu beğenir. Malum onlar için sevgilisi olmamış kadın "temiz" sözde. Hele özgüvensiz, bekaret takıntılı tipler için biçilmiş kaftan. Bazılarının özellikle hoşuna gitmesinin sebebi bu. Ama sevgilisi olmaması partnerleri olmadığı anlamına gelmiyor +1
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(03.02.25)
Gelmiyor. Karşısına çıkmamıştır.
0
Amaranta ursula
(03.02.25)
yakın arkadaşıysanız konuşmuş olmanız lazım, kendisi ne diyor bu işe, niye olmamış şimdiye kadar?
0
bobinhoo
(03.02.25)
Sıkıntılı gelmez ama kimseyi beğenmediğini düşünürüm.
0
nothing in my way
(03.02.25)
karşı cins için tam aksine bir intiba bırakır.
düşünsenize geçmişinde 2-3 tane uzun + sayamadığı kadar kısa ilişkileri olmuş her birisinden ayrı dertleri, hatıraları, unutulmamışlıkları, dertleri olan psikoloji bozulmuş bir kadın mı? yoksa bahsetiğiniz kişi mi?
0
nuisance2
(03.02.25)
erkek olsa olabilir derdim ama kadın için ultra anormal bir durum.
0
tabudeviren
(03.02.25)
böyle şeylerde büyük konuşmayı sevmem ama kendisi adına şu konuda üzülürüm; ilişki tecrübe işi yaşayacağı ilişkide ister istemez fail edecektir.
0
sparkle kiddle
(03.02.25)
33 yasindayim iki tane sevgilim oldu biri universitede biri de yabanciydi, bazen arkadaslarimda sasiriyor ama cok normal. Ben kendi adima soyliyim benim birlikte olacagim erkegin benden 5 gomlek ustun olmasi lazim. ha o adam beni ister mi o ayri bir tartisma konusu. karsima birileri cikiyor ama mesela maasi benden az. bir yere gidelim diyorum ama onun icin buyuk masraf ya da iyi kazanan kadin buldum bakisi gozlerinde yakaliyorsun zaten. baskasinin ailesi muhafazakar, ailesine bagimli. baskasi iyi egitimli, falan ama gorgusuz, sonradan gorme. armutun sapi, uzumun copu. iliskim var demek icin kimsenin cocuguyla ugrasmak istemiyorum.
ayrica yabancilar bile bunu pozitif olarak algiliyor, ister pozitif ister negatif olsun kime ne yani, niye kendini bu sekilde eksik hisseder gibi davraniyor, sacma.
0
Ley
(03.02.25)
@ley
Olacaksa prime Brad Pitt olsun ya da hic olmasin mi diyorsun yani?
0
baldur2
(03.02.25)
Yüksek standart, beklentisi yüksek vs bunlar hep bahane.
Özgüven eksikliği yaşayan, üzücü nahoş şeyler yaşamaktan korkan(reddedilme, aldatılma vb) insanların yüzeydeki bahanesi bu olur genelde.
Bu kişilerin muhafazakar bakış açısı vardır genelde, kalanı da sosyal anksiyeteden muzdariptir. İyi şeyler yaşama pahasına kötü şeyler yaşamayı göze almazlar. Risk almayan, kırılgan yapıları vardır. Bu his iş hayatında tam tersi etki yapabilir, atılganlığı çalışkanlık ve disiplin ile iş hayatına yansıtabilirler. Belirli bir alanda çok başarılı olan, "mükemmeliyetçi" insanların bir kısmında görülür.
Belirli bir kısmı da aseksüeldir.
Bunların hiçbiri suç ya da günah değil ama kimse normal olduğunu iddia edemez, bir yerlerde bir sorun olduğuna işaret eder. Herkesin farklı spektrumda sorunları olabilir, bu da normaldir. Ama normal olmayan şey kişinin "ne var canım çok doğal" diyip konunun üzerine çözüm odaklı gitmemesidir.
0
Bruce
(03.02.25)
Sıkıntılı değil kimseye zararı yok. Kaldı ki erkeklerden zarar gören kadınlar var maalesef biliyorsunuz.
Artık ilişki bile istemeyen insanlar var tek istedikleri takılmak
0
pembediken
(03.02.25)
Bazi kadinlarin anlamadigi su;
Dunyada kadin ve erkek nufusu hemen hemen ayni, ama kadin gelmis 35 yasina, yapabilecegi belki 1 cocuk, ama kendine halen Brad Pitt bakiyor. Aga peki bir sor bakayim kendine, dunyada kac tane Brad Pitt var? Ve Brad pitt niye sana baksin? Boyun mu 1,80 gozlerin mi mavi, Harvard mezunu musun? Yani ciddi anlamda delirmisler ama farkinda degiller.
0
baldur2
(04.02.25)
kadın için normal değil, erkek için de fazla değil de hadi neyse Türkiye şartları falan diyelim
0
edaddy
(04.02.25)
hayir, ben de arkadasin gibiyim. ilginc bir sekilde beni kendi cevremdeki erkek arkadaslarim degil kadin arkadaslarim yargiliyor.
bana birilerini bulup cok iyi, cok yakisikli falan diyorlar ama iyi insan zaten olmaliyiz o bir kistas olmamali, birey olabilmis, isi olan, sosyal olarak iyi biriyle birlikte olmak istiyorum.
1)Teknik olarak cevap verebilecek kimse var mı? Bana 36 seviyesi bile çok yüksek geliyor "daha ne kadar yükselebilir" acaba diyorum2)"Evet" ise ne zaman serbets bırakılır?
1)Teknik olarak cevap verebilecek kimse var mı? Bana 36 seviyesi bile çok yüksek geliyor "daha ne kadar yükselebilir" acaba diyorum
2)"Evet" ise ne zaman serbets bırakılır?
0
HellKeePer (31.01.25)
1- yurtdisinda euro dolar kazanip turkiye'ye gelenlere bircok sey pahali geldigine gore; evet doviz baskilaniyor. maaslar da oldukca yuksek euro dolar bazinda. ekonomisi kotu durumda olan bir ulke icin tl'nin yabanci paralara karsi bu kadar degerli olmasi normal degil.
2- tutabildikleri kadar tutarlar sanirim. cok fikrim yok. nasil yapiyorlar onu da bilmiyorum. ama bir yerde cok pis patlayabilir gibi geliyor.
0
lemmiwinks
(31.01.25)
baskılanıyor mu bilmem ama seçim öncesindeki gibi merkez bankası piyasadan dolar topluyormuş.
0
mikahakkinen
(31.01.25)
bence şu süreçte arka kapı yollarıyla baskılanmıyor. faiz oranları yüksek.
2) yabancı analist şirketlerin tahminleri genelde tutuyor. jp morgan vs bakabilirsiniz.
0
biravekahve
(31.01.25)
1. Bu işin teknik hesabı var. Türkiye'deki enflasyon ile ABD enflasyonu arasındaki fark kadar, doların artması lazım. Bu kadar artmıyor.
Hiçbir hesap vs. anlamam ben diyorsanız, Trump seçildiği zaman, dolar tüm para birimlerine karşı değerlendi. Bilin bakalım değeri değişmeyen tek para birimi neydi? Ya da tam tersi, göreve gelmeden bir süre önce dolar, tüm para birimlerine karşı değer kaybetti. Yine TL'ye karşı değeri değişmedi.
2. Hükümet ne zaman isterse, o zaman. Bence bir süre daha devam eder. Ciddi rezerv topladılar çünkü. Bir süre daha ufak ufak artırırlar...
.
0
kartallar yuksek ucar
(31.01.25)
benim anlamadığım hem baskılanıyor, hem de merkez bankası rezerv topluyor denilmesi, rezerv toplamanın tersi yönde etkisi olması lazım sanki.
0
bobinhoo
(31.01.25)
baskılanmıyor. aksine merkez bankası epey döviz topladı ve topluyor.
0
abelardo
(31.01.25)
yüksek faiz başta olmak üzere çeşitli araçlarla(altın ithalat kotası, ithalata gümrük sınırı, yüksek ötv gibi) baskılanıyor.
0
nuisance2
(31.01.25)
döviz daha da düşecek merkez bankası o kadar çok dolar topladı ki piyasadan seçim zamanı salacaklarını düşünürsek 28 leri bile görebilir.
0
jamswety
(31.01.25)
@kartallar yuksek ucar güzel özetlemiş. Üstüne söylenecek pek söz yok.
Ancak, Merkez Bankasının Döviz rezervi falan diyenler olmuş Şimdi Türkiye'nin, bu son yıllardaki borç stoğundaki artışı buluğ buraya koymaya üşendim. İsteyen Google'a sorsun. Ben şöyle bir örnek vereyim. Senin 10 milyon borcun var diyelim. Tuttun bir milyon daha borç alıp borcu 11 milyon yaptın ve o bir milyonu da bankaya koydun diyelim. Oooo Baby, Bir milyon lira rezerv biriktirdim der misin? Artık borç falan durumları koymaz bana, rezervim sağlam der misin? Dersin belki. Bilemedim.
Ayrıca Merkez Bankası o rezervi elinde tutabilmek için bir faiz bedeli ödüyor. Ne kadar ödediğini birka cary trade makalesi okursanız çözersiniz. Peki o rezervi tutabilmek için o bedeli niye ödüyor. Çok yaşlı iki büyüğümüzden birine birşey olursa, bir komşuda bomba falan patlar işler karışırsa, Dünyada bir olay olup petrol fiyatları çıldırırsa vs. bizim para piyasası foncuları panikleyip Dövize koşuverirse, işte o an, merkez bankasının elinde bu yarım atımlık barut olmazsa, o zaman halimize Allah acısın bir durum ortaya çıkar da, ondan.
0
Mirket
(31.01.25)
2. kur korumalı mevduat bitmeye yakın veya bittikten sonra.
Sıcak soğuk musluğu ayrı ayarlananlardan mı,Yoksa tek kol ile ayarlananlardan mı alayım.Tek kol olanlar çabuk bozulurmuş gibime geliyor.Orta kalite birşey alacağım.
Sıcak soğuk musluğu ayrı ayarlananlardan mı, Yoksa tek kol ile ayarlananlardan mı alayım. Tek kol olanlar çabuk bozulurmuş gibime geliyor. Orta kalite birşey alacağım.
0
parka (28.01.25)
tabi ki tek kol. buyuk kolaylik. dandik olanlarin bile oyle cabuk bozuldugunu gormedim.
Merhabalar.. 1+1 evdeyim mutfağa koyacağım makineyi.. 1-kurutma makinası koku-gürültü yapıyor mu ? 2-herhangi bir tesisat olayı var mı ?3-Hangi marka ?4- avantaj ve dez avantaj sizce neler?
1-kurutma makinası koku-gürültü yapıyor mu ? 2-herhangi bir tesisat olayı var mı ? 3-Hangi marka ? 4- avantaj ve dez avantaj sizce neler?
0
denizmaniaherif (27.01.25)
koku yapmıyor ama ses yapıyor.
su deposu var kurutma bittikten sonra boşaltıyorsunuz ama isterseniz gidere de bağlatabilirsiniz.
bende arçelik var ısı pompalı.
avantajı çamaşırların bir iki saat içinde kuruması. sonrasında isterseniz ütülersiniz isterseniz katlayıp kaldırırsınız. çamaşır asacak yer bulma, asıp kurumasını bekleme derdi yok. dezavantajı yok bence.
0
inheritance
(27.01.25)
hoover marka kullanıyoruz. genel mi bilmiyorum ama bizimkine göre cevap vereyim. koku yok ancak çok sesli. çalışırken aynı odada durulmaz. çalışırken bi pencere vs açmak gerekiyor çünkü çok nemlendiriyor ortamı, camlar vs hep buğu oluyor. bizimki suyu kapağında biriktiriyor, tesisat işi yok. gidere takılan modeller de var. ona göre seçin. ama hani gider derken şarıl şarıl su olmuyor. bir dolumda 2 lt filan anca çıkarıyodur. avantajı vs zaten makinenin kullanım amacı belli. avantajı o.
0
elorelia
(27.01.25)
1- koku yok ama ısı yayıyor. yazın rahatsız edebilir belki. aşırı gürültü yapıyor. çamaşır makinesinin 2 katı kadar.
2- tesisat zorunlu değil tak fişe çalıştır. suyu yoğunlaştırdığı bir haznesi var onu düzenli olarak dökmen lazım. uğraşmak istemiyorum dersen gidere bağlatabilirsin.
3- grundig
4- avantajları: zaman tasarrufu, konfor, hijyen, elektrik faturasına önemli etkisi yok. dezavantajı: bazı kıyafetler küçülebiliyor. çoğu kıyafetimi 1 beden büyük alıyorum ki kurutmadan sonra bedenime tam uyuyor. sadece 1 kez küçülüyor. her kurutmada küçülmeye devam etmiyor:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.01.25)
Beko kullaniyorum, internetten daha buyuk bir icad benim icim.
0
duster
(27.01.25)
4- bulundugu yeri isitiyor, yazin calistirirken sikinti olabilir. kiyafetler normalden daha erken eskir.
0
lemmiwinks
(27.01.25)
1- Koku yok gürültü var. 2- Su hortumunu gidere bağlayabilirsiniz ya da su tankı ile kullanabilir siniz. 3- Arçelik 4- Avantajı: hızlı kurutması, çamaşır düzeni. dezavantajı: elbiseleri küçültmesi ve normalden daha hızlı deforme etmesi bulunduğu ortamı ısıtması,
0
durbidakka
(27.01.25)
teşekkürler herkese. @durbidakka peki sebebi kullanıcı hatası mı yoksa hepsi mi küçültüyor ? deformeyi anlayabiliyorum mantıklı geldi..
0
🌸denizmaniaherif
(27.01.25)
Hayır Su giderini bağlamazsan hayır Electrolux Hızlı kurutma tabii fakat uzun sürebiliyor ve aynı malzeme ürünleri bir arada yerleştirmek gerektiği için ayrı ayrı çalıştırmak gerekiyor
0
edaddy
(27.01.25)
Eviniz küçük, bunların hem yıkama hem kurutma modelleri var onu da dişünebilirsiniz. Çam makinesi yeniyse olmaz tabii
Avantajı elbiselerden öyle bir hav çıkıyor ki inanamazsın
0
respect
(27.01.25)
hepsine katılmakla birlikte ek olarak pamukçuk yaptığını ekleyeyim. o yüzden filtre temizliği ile su tankını boşaltmayı ihmal etmeyin.
nem yapıyor. havalandırın mutfağı sıklıkla.
çamaşır iyi kuruyor sıcak çıkıyor, oh çok tatlı vs ama yanlış program ile küçülebiliyor kıyafetler. o küçülür bu küçülür derken bakıyorsunuz siz yine çamaşırlığa çamaşır asmışsınız.
0
mathilda.may
(27.01.25)
İmkan varsa balkona koy gec
0
primetime
(27.01.25)
1 - rahatsiz edici bir gurultusu yok 2 - benimkinde disariya hava cikisi olmasi lazim, isi pompali degil. ama artik yeni makinalarda gerek yok, su haznesini bosaltman gerekiyor. 3 - LG 4 - dezavantaji her camasiri buna atamazsin, bazilarini kucultebilir ya da omrunu ciddi kisaltabilir.
Şu an bir ruh doktoruna görünseniz hangi tanıyı alırsınız?
sekizdokuzon
Bana manik depresif derlermiş gibime geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Size ne derler?"Alanda profesyonel olmayan insanlar olarak teşhis koymamız doğru değil." falan bunları geçelim, geyik yapıyoruz.Teşekkürler.
Bana manik depresif derlermiş gibime geliyor.
Siz ne düşünüyorsunuz? Size ne derler?
"Alanda profesyonel olmayan insanlar olarak teşhis koymamız doğru değil." falan bunları geçelim, geyik yapıyoruz.
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (26.01.25)
Rahat batığına bağlı tembellik
0
kisa
(26.01.25)
Where is my mind
0
encokbenisevinnolur
(26.01.25)
aşk acısı tanısıyla geri yollanırım, 2 haftalık tatile çık der, çıkamam :d
0
baldan kaymak
(26.01.25)
Depresyon. Okb.
0
yosta
(26.01.25)
"büyük ihtimalle uzun süre masabaşı çalışmaltandır ama sen yine bir ortopediye görün"
0
beyfendi
(26.01.25)
sinav dönemine bagli klinik depresyon.
0
sonsuz
(26.01.25)
derdini .eyim herhalde.
0
gabe h coud
(26.01.25)
Okb ve sevgilisi depresyon:)
0
parka
(26.01.25)
coğrafi dislokasyon, şu an icat ettim bence literatüre girmeli.
Edit: şimdi baktım böyle bir şey varmış, ama benim demek istediğimin tam tersi. Benim demek istediğim ilk aklınıza gelen.
0
akhenaten
(26.01.25)
Gülümseyen depresyon. Alıştık çünkü epey anlaşılmaz hale geldi.
0
muhayyer divan
(26.01.25)
Şizoid veya sosyal fobi
0
inheritance
(26.01.25)
Normal ve düz çıkardım gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.01.25)
asperger, adhd, high functioning depression, sosyal fobi. hepsi olabilir, ama olmayabilir de.
Terlik dahil 43,7 az bir kilo. Eğer genetik miras değilse; Hiç çok iyi bir sağlık kontrolünden geçtin mi? Bu zayıflığın sebebi bi üniversite hastanesinde araştırıldı mı? Hormonlarına falan bakıldı mı?
0
Mirket
(24.01.25)
Beden kitle endeksim 23 :p memnunum üzerimde bir ağırlık yok
0
grimavi
(24.01.25)
aklımdan geçenler mirket +1
boyu karıştırmak istemezdim ama kaç ola ki, bu kilo az geldi,
cevap: 67 değilim, biraz düşürünce memnun olacağım,
0
a perfect lie
(24.01.25)
51-53 arası galiba
0
Amaranta ursula
(24.01.25)
Tam göremedim 437 ise sıkıntı 43,7 ise daha büyük sıkıntı
Neyse ben 181 cm 86 kiloyum. Geçen sağlık ocağında bi çizelge vardı baktım, obeze yakınmışım.
0
etna
(24.01.25)
ailenin en küçüğüyüm, 45 yaş üzeri anneden dünyaya gelmişim. doğduğumda ölür bu demişler ama yaşamışım.
tüm testleri yaptırdım bir şey çıkmadı. kan değerlerim de güzel.
boyum da 160 bazı doktorlar gayet iyi, almak için uğraşma diyorlar.
iştahım iyi bence. çocukluğumda yeme baskısı çok gördğm için ara öğün yapmayı sevmiyorum acıkmam lazım.
0
🌸sanemkk
(24.01.25)
Kuş kadarmışsın :) 76 77 kiloyum. Çok iyiyim.
0
gabe h coud
(24.01.25)
Bi ara ilaç içer gibi 1 tane ekmeği beyaz peynirle, biraz çiğnedikten sonra suyla boğazımdan geçiriyordum. 48 olmuştum. Ama sürdüremedim ve bıraktıktan sonra yine aynı oldum bir süre sonra.
0
🌸sanemkk
(24.01.25)
vki/bmi 18.2 bazen memnunum bazen değilim
0
deartheodosia
(24.01.25)
Ben 80 kgyum boyum 187. Kg 75 olsa sevinirim. Eşim 163 cm 45 kg. Ailesi minyon kendide. Kuzenleri de aynı. Genetikse problem değil.
0
mikahakkinen
(24.01.25)
160 boya 43 kilo bki 23 oluyor mu?
72yim memnunum.
177 boy. 82den 69a 2 ayda düştüm kalori sayarak.
72de sabitim iyi.
0
help im alive
(24.01.25)
180cm boy, 60kg kutle.
0
chickentown
(24.01.25)
arbre o kadar çok zayıflık zorbalığı gördüm ki sana anlatsam burdan uzaklara yol olur. İlk önce annemden gòrdüm.
0
🌸sanemkk
(25.01.25)
160 boy, 52 kilo idim. Sonra bir bel fıtığı geçirdim. Bir süre 58 kiloda kaldıktan sonra 3 Ay içinde balon gibi şişip 71 kiloyu gördüm. Yavaş yavaş vermeye uğraşıyorum. 67 ye düşmüştüm en son. Şimdi ne haldeyim bilmem...
0
strawberry first
(25.01.25)
Yoksun yani :d
100+ değişiyor maç yoğunluğuna göre 182
0
baldan kaymak
(25.01.25)
75, memnunum.
0
lemmiwinks
(25.01.25)
Tam 2 katınım. Memnun değilim.
0
mabl
(25.01.25)
5 yıldır tartılmadığım için sorunun hedef kitlesi dışındayım ama tahminim 60-65 arası. Kilom hakkında düşünmemeye çalışıyorum çünkü gençliğimde 9 yıl kadar yeme bozukluğum vardı ve saplantılıydım bu konuda. Tekrar o günlere dönmemek için tam sayıyı bilmemeyi tercih ediyorum.
0
peki madem
(25.01.25)
95
memnunum
0
yurtsuz john
(25.01.25)
Boy 185 kilomda 88 memnunum şimdilik
0
essoist
(25.01.25)
73 skinny fat
0
inheritance
(25.01.25)
minyon fiziği işte, övebiliriz istediğin buysa
0
bir soru sorcam
(25.01.25)
@birsorusorcam, yo övülme gibi bir derdim yok. yarenlik yapmak,sohbet ortamı oluşturmak istedim. 26 yorumdan herbiri de gayet eşlik etmişler bu arzuma sağolsunlar. Niyet okumasaydın keşke sana yazik valla bak. Ben hiç üzülmedim ama sen her şeye böyle bakarsan işin zor.
0
🌸sanemkk
(25.01.25)
ben de nötr'üm, eskiden aşırı zayıf biri olarak empati kurabiliyorum kilon'da standardın çok az altında sadece bu da kadınlar için dezavantaj değil bu kadar
0
bir soru sorcam
(25.01.25)
1,60 boy 53-54 kg
50 üstüne çıkamadığım günleri özledim :( aynada basenlerimi görmek kalbimi çok kırıyo fjfjfkfk
43 kg çok güzelmiş ama bir ara doktordan şöyle bir şey duymuştum, yağ oranı çok azaldığında adet görememe gibi bir şeyler olabilirmiş. Aşırı zayıf olmak da sağlıksız olabilirmiş, değerlerin vs normalse sorun yok demektir tabi ki.
0
turuncu tonlarda
(25.01.25)
@bir soru sorcam, boşver pampa kilolu olursun şişko derler, zayıf olursun sıska derler, uzun olursun sırık derler, kısa olursun bücür derler. zaten öyle birileri uzak olsun bizden. yani benden ama sana yakın olabilirler. seversin gibi.
cift maas geliri olan bir hanede araba alacak olsaniz
lemmiwinks
tek maasin kac katini verirsiniz?
tek maasin kac katini verirsiniz?
0
lemmiwinks (23.01.25)
maaşlar eşitse miktar da önemli.
2 tane 250 bin ile 2 tane 50 bin baya farklı maaşlar.
0
jelly bear
(23.01.25)
Tek maaşın iki katını
0
kisa
(23.01.25)
max max max 12 kati.
0
sonsuz
(23.01.25)
İki maaş toplamından barınma gideri düştükten sonra kalan miktarın yarısının 12-18 aylık kredi/krediler toplamı taksidine denk gelen kısmı kadar kredi çeker varsa birikimime ekler alırdım. Aldım.
0
yercekimini kendine ceken adam
(23.01.25)
Kredi taksidi bir maaş olacak kadar.
0
gabe h coud
(23.01.25)
aslinda durum giderlere bagli. herkes ayni hayati yasamiyor. Maastan bagimsiz olarak, tum giderleri odeyip aylik arttirdigim paranin yarisini verirdim diyelim.
0
nuevo
(24.01.25)
@jelly bear: kendi maasiniza gore dusunebilirsiniz, bir maas daha var eve giren.
@yercekimini kendine ceken adam: burdan bir sonuc cikmiyor. belki 10milyonunuza var. birikim var ya da yok onemli degil. kac maas verirdiniz arabaya?
@gabe h coud: kac yillik kredi? toplam kac maas?
@nuevo: kendi giderlerinize gore dusununce toplam kac maas yani? aylik kc maas artiriyorsunuz da kac ay o kadar verirsiniz?
ben araba almayacagim bu arada. arada bakiyorum alsam istedigim arabalar ne kadar diye, verir miyim o kadar diye dusunuyorum. vermek istemedigim kadar yuksek istedigim arabalar, baskalari veriyor mu onu anlamaya calisiyorum.
0
🌸lemmiwinks
(24.01.25)
@kisa: zenginsiniz sanirim :) ya da araba gotursun yeter diyor da olabilirsiniz.
0
🌸lemmiwinks
(24.01.25)
@lemmiwinks Vicdanim sızladı, hiç bir bilgi verilmedigi için sarkastik bir cevap vermiştim. Diğer kişiler ifade etmiş zaten. Sadece maaş değil, masaların miktarı, ne kadarı zaruri harcamaya gidiyor vs onlar olmadan soru çok Eksik diye.
0
kisa
(24.01.25)
ilk arabaya 12,4 maaş ikincisine 9,4 maaş vermişiz.
0
unalub
(24.01.25)
15 kati
0
nuevo
(24.01.25)
Evliyim, eşim çalışıyor. Maaşlarımız birbirine çok yakın. Kullandığım aracı 2.el aldım. Maaşımın 13.6 katıydı. Yine alacak olsam maksimum 18 katına kadar bütçe belirlerdim.
Salça, peynir, nar ekşisi, tarhana vb aldığınız web siteleri veya sosyal medya sayfaları varsa önerebilir misiniz?
Salça, peynir, nar ekşisi, tarhana vb aldığınız web siteleri veya sosyal medya sayfaları varsa önerebilir misiniz?
0
mondayboredom (23.01.25)
turkiye'de yasarken buradan siparis veriyordum bu tur seyleri. tarhana annemden aliyordum ama gerisini burdan alip memnundum. trakyali olarak ozellikle peynirleri benim damak tadima uygun, guzel urunleri var. katkisiz ve dogal uretim yapiyorlar.
not: 3 sene onceydi tabi. ama degistiklerini sanmiyorum.
0
lemmiwinks
(23.01.25)
Makarnalutfen tavsiye ederim.
0
strawberry first
(23.01.25)
makarnalutfen tagsis listesine girmisti en son, bi sozlukten bakin isterseniz.
0
lemmiwinks
(23.01.25)
Cimentepe yöresel Hevselbahcesi
0
oligomer
(23.01.25)
facebookta esra bağcı diye bir kullanıcı var ben de annemin tavsiyesi ile aldım cok güzel ürünler. tam link veremedim aratın cıkar
saglik takibi (kalp atisi, uyku vs) icin hangi cihaz?
lemmiwinks
kalp ritmi, ekg, uyku apnesi gibi ozellikleri olan bir cihaza ihtiyacim var. apple watch 10 mu almali yoksa baska bir sey mi? apple watch'un sarji bu kadar kisa olmasa tatava yapmadan onu alirdim, zaten apple ekosistemine batmisim :D ama sarji cok az gidiyor, surekli kullanimda gicik eder gibi geliy
kalp ritmi, ekg, uyku apnesi gibi ozellikleri olan bir cihaza ihtiyacim var. apple watch 10 mu almali yoksa baska bir sey mi? apple watch'un sarji bu kadar kisa olmasa tatava yapmadan onu alirdim, zaten apple ekosistemine batmisim :D ama sarji cok az gidiyor, surekli kullanimda gicik eder gibi geliyor.
saglik disinda guzel gorunmesi onemli. veya gorunmeyen bir yerde kullanilan bir sey varsa o da olur. yuzuk, saat, baska bir sey?
sarji uzun giderse hos olur, en azindan 24 saat cikarsin ki her gun sadece 1 kere sarj etmek yetsin. anladigim apple watch surekli kullanimda bunun icin bile yeterli degil. ultra 2 de guzel degil, yoksa onun sarji yetebilir gibi. hem de pahali biraz.
İwatch kullanıyorum yıllardır. Şarjın 24 saatten erken bittiğini hiç görmedim. Gayet sporunu falan yapan da bir adamım yani.
0
Mirket
(22.01.25)
@Mirket: uykuda da kullaniyor musunuz? hangi versiyon saat?
0
🌸lemmiwinks
(22.01.25)
4 senedir huawei watch gt3 kullanıyorum, kordonu felan değiştirdim, baya kullanışlı, verileri de tutarlı. Şarjı bir hafta felan gidiyor bazen unutuyorum ne zaman şarj ettiğimi :) watch gt4-5 pro vs var daha yeni model olarak ama watch d tansiyon da ölçmesiyle benim favorim.
Haftanın ilginç haberlerini takip edebileceğim yabancı kaynaklar?
dejame
Biliyorum çok seçenek var ama burada mutlaka çok ilginç yerleri takip edenler vardır. Haftanın önemli teknoloji gelişmeleri, sağlık, yapay zeka, keşif, ekonomi büyük olaylar. Ama sıkıcı değil, biraz eğlenceli formatta istiyorum.
Biliyorum çok seçenek var ama burada mutlaka çok ilginç yerleri takip edenler vardır. Haftanın önemli teknoloji gelişmeleri, sağlık, yapay zeka, keşif, ekonomi büyük olaylar. Ama sıkıcı değil, biraz eğlenceli formatta istiyorum.
0
dejame (21.01.25)
Pocket'a üyeyim ben. Her sabah gerçekten keyif alarak takip ettiğim bir mail seçkisi iletiyor bana, gün içine yayarak bakıyorum. Siyaset vs değil bu arada.
0
silverleaf
(22.01.25)
yabanci degil ama serdar kuzuloglu'nun hazirladigi dunya halleri var
Selamlar, ipad 9. Nesile sahibim okumaları ipadden yapıyorum ama e-kitap okuyucu aklımı kurcalıyor. Tecrübesi olanlar tavsiye eder mi? Nasıl bir şey alsam işimi görür? Tablet ile okuma arasında çok fark var mı?
Selamlar, ipad 9. Nesile sahibim okumaları ipadden yapıyorum ama e-kitap okuyucu aklımı kurcalıyor. Tecrübesi olanlar tavsiye eder mi? Nasıl bir şey alsam işimi görür? Tablet ile okuma arasında çok fark var mı?
0
webbrowser (21.01.25)
e-ink denilen mevzuyu gözünüzle görmeniz lazım farkı anlamak için web'den izleyeceğiniz şeyler çok manalı olmuyor bu konuda maalesef.
Cihazın dpi'ına göre gerçekten kağıt gibi bir görüntü elde ediliyor.
E-ink gördükten sonra karar verirsiniz ben de epeydir istiyorum ama ipad varken cihazın ve ortamın ışığını düzgün ayarladıktan sonra çok elzem gibi gelmedi de bana.
Kesinlikle başka bi durum ama lcd/oled vs ekranlara göre.
~Göz sağlığı mevzusunu bi araştırın kendiniz zira çok büyük yalan diyenler de var. Zira 15 senedir çıkan tablet/ipad'ların ppi'ı fevkalade yüksek, ışığı yeterince kısılabiliyor bunlardan dolayı sanıldığı gibi "lcd'den kitap okuma gözün bozulur" gibi bi durum yok diyenler var. (Tüm gün bilgisayara da bakıyoruz zaten cayır cayır)
Aynı şekilde backlight'ı olan pek çok e reader da çıktı, ışık da öyle kuvvetli bi argüman değil gibi bu durumda.
~Okuduğum makalelerin iznini süremediğim için bi siz de bakının dedim, refresh rate de sıkıntı pek tabii çıkarabilir ama dediğim gibi lcd ekran ve kitap sanıldığı kadar tu kaka değil tarzı bir kaç düzgün yazı/araştırmaya rastlamıştım zararlı olabilir olmayabilir kesin bir data yok elimde. o kadar sıkıntı olmayabilir bi bakınmakta fayda var o duruma dedim.
0
hedep
(21.01.25)
ipad'in isigi rahatsiz etmiyor, yormuyorsa ve sarji yeterli geliyorsa cok da gerek yok bence. bende kindle var, ipad yok. tersi olsa su anda kindle'i aramam.
0
lemmiwinks
(21.01.25)
Göz sağlığı için e-kitap gerekli
0
Mirket
(21.01.25)
@hedep
Bir düzeltme yapmak isterim.
Göz-beyin sağlığı için söz konusu ışık değil, lcd ekranların çalışma biçimidir.
Lcd vs ekranlar hareketli görüntü oluşturabilmek için saniyede ortalama 60-120 kere yanıp sonerler. (Hertz değeri) Her bir yanıp sonmede 1 kare elde edilir. Bizler bilinçli olarak bu yanıp sonmeleri algilayamadigimiz için bu ekranların oluşturduğu hareketli görüntünün kesintisiz olduğunu kabul ederiz.
Aslında göz bu yanıp sonmeleri görür ama biz bunu farkedemeyiz.
İşte beyni yoran süreç de budur. Özellikle bir şey okurken ekrana daha da odaklandigimiz için bu yorgunluk ekstra artar.
Yani lcd ekranın ışığını ayarını vs kismanizin bu konuda hiçbir anlamı olmaz.
Yeni e-kitap okuyucularında evet ışık var. Ama düz bildiginiz ışık. E-ink ekranın üzerine konmuş bildiğimiz sabit bir ışık kaynağı.
0
makbur
(21.01.25)
@makbur: kitap okurken sayfa sabitken bir yanip sonme var mi? sonucta hareket yok. bir de e-kitap'ta isik direkt gozunuze vurmuyor, ekrana vuruyor, o yuzden daha az rahatsiz edici olabilir.
0
lemmiwinks
(21.01.25)
@lemmiwinks
e-ink teknolojisinin alameti farikası, elektronik mürekkeplerin ekrana yapışıp kalması. bu yüzden aynı kağıt gibi görünüyor.
lcd ekranlarda aynı mantıkta görüntü elde edebilmek için hertz değerinin 0,1 gibi bir şey olması gerekiyor. bilmiyorum böyle bir teknoloji var mı, mümkün mü.
yeni ekranlarda değişken yenileme hızı var ama o da örnek olarak enerjiden tasarruf için 60 ile 120 hertz vs arasında gidip geliyor.
kindle'lardaki ışık mantığı, eskiden kitaplara mandalla takılan kitap okuma lambaları vardı. kindle'ın ışığı da o hesap :) (ki bence lüzumsuz bir özellik)
0
makbur
(21.01.25)
Ebook'larda ışıklar ilk çıktığında makbur'un dediği gibi frontlit (yani ekrana gelen ışığı yansıtma) olsa da göz sağlığı için tatsız olduğu iddia edilen (kanıt var mı fikrim yok) backlit aydınlatmayı da kullanmaya başldı.
Ebook'un tüm olayı yazıyı ekrana fiziksel bir şekilde sabitleyip pasif ışık ile aydınlamak olduğu için front'da back'de aydınlatma çok manalı gelmiyor bana da.
0
hedep
(21.01.25)
Tercih edecek olursak hangi ürünü tercih etmeliyiz? 2 tane alacağız. İlk olarak 1 tane alıp deneyeceğiz.
0
🌸webbrowser
(21.01.25)
hocam uzun süre boyunca ipadden okudum, bir zararını görmedim. en azından şimdilik.
not: e-kitap okuyucu tecrübem yok
0
kel aynak kusu
(21.01.25)
Kobo tavsiye edebilirm. E reader'ler epub formatlı dosya okurlar. Bu mevzuyu başlatan kindle her ne kadar çok iyi olsa da "açık denizlerde" takılmak isterseniz epey bi convertion ile uğraşmanız gerekir. Kobo'da ise hem donanım hiç fena değil hem de "bulduğunuz" şeyleri çatır çatır atıp okuyabiliyorsunuz.
Pdf performansları çok değişiklik gösteriyor pdf için bence e reader uygun değil.
Boyut ve ekran dpi'larını da göz önünde bulundurun. Giriş segmentleri çok çok ufak olabiliyor, okumak için yeterli ama yine de elimde düdük mü tutuyorum, makarna mı ne lan bu dedirtecek kadar ufak gelebilir.
0
hedep
(21.01.25)
Kobo libra e-reader ve iPad Pro sahibiyim Gönül rahatlığıyla diyebilirim ki e-reader’dan okumak çok farklı bir deneyim Makale vs okurken iPad kullanıyorum evet ama onun dışında kitap için tamamen kobo’yu kullanıyorum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(22.01.25)
Geçen bir video seyretmiştim. 7-8 yaşlarında bir çocuk, 'Bu yaşıma geldim, böyle bir şey görmedim.' diyordu. 20 li yaşlarda bir arkadaş çıkıp ben ipad de okudum bir zararını görmedim deyince değişik geliyor bana. Artık yoruldu gözlerim. Saatlerce fiziki kitap ya da e kitap okuyabiliyorum ama bir saat ipadden bir rapor okuyayım diyorum gözlerim sulanıyor, acıyor. Gençsiniz tolere edersiniz, orası tamam da siz yine de dikkat edin. O gözler size yaşlanınca da lazım.
0
Mirket
(22.01.25)
Kindle da artık epub formatını kabul ediyor, hatta benim eski nesil Kindle Touch'ım bile kabul ediyor. O yüzden eskisi gibi convert etmeye, mobi dosya aramaya ihtiyaç kalmadı. Ha ama hâlâ Kobo gayet uygun bir seçenek, güncel fiyatları bilmiyorum ama benzer özelliklerde iki ürün arasında Kobo daha uygun fiyatlıysa Kobo alınır.
selam.okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum. kitabın dili, yazım
selam.
okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum.
kitabın dili, yazım tekniği, konusunun tırtlığı, yazarın taraflı bakışı vs beni zorlasa da o kitabı bitirmeye çalışıyorum. zaten şu yaşıma kadar da üç kitabı yarım bırakmış veya "şu an vakti değil, ileride okurum belki" demişimdir (o kitapların bir daha suratına bakmadım gerçi).
hoşuma gitmeyen bir kitabı bitirdiğimde de aşırı sinirleniyorum bu arada. halbuki ya yarım bırak ya da hayıflanma, değil mi?
neyse, sizin de bu gerekçelerle bıraktığınız kitaplar oluyor mu? en son yarım bıraktığınız kitap neydi?
0
m e b (21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii
0
kondansator
(21.01.25)
Ben önceden illaki bitiriyordum sonra birgün mina urgan'ın kitaplarından birini okuyordum hangisi hatırlamıyorum
Orada Urgan'ın kendisi de başladığı kitabı beğenmese de illaki bitirdiğini anlatıyordu
Sonra bunun üstüne Fethi Naci'nin kendisine "Karpuzu kestin baktın ki kabak, gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?" dediğini söylüyordu.
Mantıklı geldi, artık sarmazsa devam etmiyorum.
En son Görmek'i yarım bırakmıştım.
0
akhenaten
(21.01.25)
Eğer %10, %15 civarına kadar olmuyorsa bırakıyorum.
0
salihdt
(21.01.25)
Oluyor olmaz mı, bazen mevsim sebebiyle bile okuyamadığım kitap oluyor. bakıyorum tam yazlık ya da tam kışlık bir kitap o mevsime erteliyorum ya da bakıyorum hiç sarmadı, beklediğim gibi gelmediyse erteliyor ya da tamamen bırakıyorum. Sonsuz hazine gibi kitap var yeryüzünde hangisini okuduğunun ne önemi var sen okuduktan sonra, yediğimiz içtiğimiz gibi beğendiğimizi sevdiğimizi okumakta özgürüz. istersen aynı kitapları bile dön dön oku, kim karışır. ben çok okudum eskiden okuduğum kitapları, hala da özledikçe, okuduklarım vardır.
0
erty_ksk
(21.01.25)
Evet bırakıyorum en son bir polisiye hayranı olarak Ahmet Ümit'in Kayıp Tanrılar Ülkesi'ni yarısında bıraktım. Normalde bir kitabın ilk çeyreğine gelmeden içine çekip çeymeyeceği anlaşılıyor, eğer beni çekmemişse bırakıyorum. Hayat zevk alınmayan bir kitabı zorla, sırf bitirmiş olmak için okumaya devam edecek kadar uzun değil okunacak birçok kitap var onların zamanını böyle bir durum için harcamak bence gereksiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
Hiç sevmediğim takıntılarımdan biridir. Başladığım kitabı ya da filmi bitirmek zorundayım. @ cosmicstring'in dediği gibi hayat kısa, kitap çok ama bunu kendime anlatamıyorum.
0
Mirket
(21.01.25)
Eskiden zorla ve inatla bitiriyordum. Artık sarmazsa bırakıyorum. En son China Mieville'in romanlarından birini bırakmıştım galiba. Hayat kısa, kitap çok. +1
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
non-fictionlarda pek olmuyor. cünkü konusunu bilerek seciyorum. yazarin dilini begenip begenemdigimi 10 sayfada anlarim zaten ona göre alirim ya da almam.
fictionlarda cok oluyor. karakterlere cok uyuz olursam, konu sacma ya da fazla karmasik gelirse birakiyorum. sürükleyici degilse birakirim.
0
sonsuz
(21.01.25)
hic zorlamam, sikildigim kitabi ilerlemeyecegini hissedince birakirim.
yaratma cesareti'ni biraktim daha baslarinda. cevirmen ceviriden cok kendi anladigini anlatmis kitaptan uzun dipnot ve hayvani bir onsoz yazarak. cok sikti biraktim. hatta unutup ikinciye basladim, onda da biraktim. ingilizcesinden okurum belki daha sonra.
guzel oldugu halde kosmasaydim yazamazdim da yarim kaldi ama devam ederim diye umuyorum. bu bilincli bir yarim birakma degildi :)
0
lemmiwinks
(21.01.25)
"dikkatim dağılıyor, fırsat bulamıyorum" bahaneleri dışında nadir de olsa bıraktığım oluyor.
muazzez ilmiye çığ'ın bir kitabını okuyordum yıllar önce. kendi alanıyla ilgili yazdıklarına bir şey demeyeceğim, ama benim iyi bildiğim konularda hatalı argümanlarına denk gelmiştim hem de yoğun şekilde. devam etmek istemedim.
bundan sonra yüz tane kitap daha yarım bıraktım ama sebepleri en başta belirttiğiniz okuma alışkanlığı eksikliği.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
mumkun oldugunca zorluyorum ancak evet biraktigim oluyor. bazen bazi kitaplarin zamani degil diye dusunuyorum. mesela Ursula Le Guin'in 2-3 kitabini arka arkaya bayilarak okudum, sonra Mulksuzler'e basladim, mumkun degil gitmedi kitap, ne okudugumu anladim, ne geri donunce hatirladim, kitabin icine giremedim filan olmadi bi sekilde, biraktim. Tekrar donerim bir sure sonra.
0
kassiopeia
(21.01.25)
düzenli olarak kitap okuduğum zamanlarda en net hatırladığım yarım bırakma olayı mülksüzlere ait.
0
elorelia
(21.01.25)
Evet zamanının gelmediğini düşünüp bıraktığım kitaplar oldu, bir şekilde geri dönüp bitirdiklerim de oldu, az da olsa bir daha dönmediklerim de olmuştur.
0
amelie poulain
(21.01.25)
ben beğenmezsem direkt bırakırım hatta yazarına söylenirim küfür bile edebilirim bu ne biçim kitap diye :D
en son kinyas ve kayrayı bıraktım, birkaç sayfa okudum baktım feci kötü. aşırı depresif bir şeydi. hayatta okumam öyle bi kitap.
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
Her kitabın zamanı var. Şu an okuduğum kitap beni aşırı düşürüyor mesela, içimi sıkıyor. Baksan Türk klasiği, okumayanı dövüyorlar ama şu an bana iyi gelmiyor. Böyle olunca biraz zorlayıp olmazsa bırakıyorum. Allah kelamı değil neticede.
0
sekizdokuzon
(21.01.25)
bol kitap okuyan biriyim 1 ocaktan bu yana 5 kitap bitirip toplamda 1276 sayfa okumuşum. bu istatistiği de vereyim ki anlaşılsın. Bu kitaplardan yarım bıraktığım olmadı. Çok zorluyorsa, aynı cümleleri tekrar tekrar okuyorsam bırakıyorum.
son yarım (yarım bile değil 10-15.sayfada) bıraktığım kitaplar: Virginia Wolf- Deniz Feneri, Adam Fawer-Oz, Oğuz Atay-Tutunamayanlar
0
matilda
(21.01.25)
Çocukluktan yetişme iyi okuyucular artık ne tarz seveceklerini bildikleri için bir kitabin isminden, cisminden etkilenmezler ve okudukları bütün kitapları çok severler sevmeyecekleri kitaplari da hiç sevmezler.
Ama diğer arkadaşlar için bir yazar dostumun bir kitabinda da verdiği tavsiyeyi vereyim. Bir kitabın herhangi bir sayfasını açtığınızda ve okuduğunuzda bir sonraki sayfayı açma isteği güçlüyse o kitabın tamamını seversiniz.
Onun dışında sevmeyeceğim bir kitabı okumaya devam ederken kendimi hayal bile edemiyorum.
0
alimcgraw
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii +1
Bazı kitaplar cidden kötü. Lanet olsun der bırakıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.01.25)
en son sefiller'i yarım bıraktım. kitabın %22'sindeyken bıraktım. (1600 sayfa galiba)
kitabın gidişatı vs çok belirgin olduğu için daha fazla okumak istemedim.
0
makbur
(21.01.25)
yarim birakma olmuyor ama giremedigim kitaplar oluyor. bazi kitaplardan sekiyorum birkac kere denememe ragmen.
0
antikadimag
(22.01.25)
Eskiden zorlardım kendimi, artık akmıyorsa veya beğenmemişsem bırakıyorum. Bir de tabii bildiğim bir yazarın kitabıysa daha fazla şans veriyorum. Orhan Pamuk mesela; illa ki o ilk 50 sayfasında sıkılacağımı biliyorum, yazarın dünyasının içine girene kadar o sabrı göstermem gerekiyor. Sonrasında akıyor benim için kitap.
biri size 1 milyon verse yeni doğan çocuğun adını ben koycam dese
OgutucuRecep
kabul eder misiniz? aklıma takıldı :)mesela sen oğlun için güzel bir isim düşündün vs.adamın biri de geldi dedi çocuğun adını şu koy sana 1m nakit para dese ama değiştirmek yok gerçekten öyle kalacak kabul eder misiniz?mesela biraz eski isimlerden niyazi, cemalettin, zaza, muhittin vs gibi normalde
kabul eder misiniz? aklıma takıldı :)
mesela sen oğlun için güzel bir isim düşündün vs. adamın biri de geldi dedi çocuğun adını şu koy sana 1m nakit para dese ama değiştirmek yok gerçekten öyle kalacak kabul eder misiniz?
mesela biraz eski isimlerden niyazi, cemalettin, zaza, muhittin vs gibi normalde asla çocuğunuza koymayacağınız bir isim falan olacak yoksa kemal, mehmet falan değil.
edit: TL Arkadaşlar TL
1 milyon dolara millet cinsiyet değiştirir ne ismi
0
OgutucuRecep (21.01.25)
Muhittin olabilir aslında. Zaza için de kendimi ve eşimi rapçi ismi gibi olur diye ikna edebilirsem olabilir aslında.
0
rock n roll
(21.01.25)
suratına şaplagı yapıştırırım. insan adıyla yaşar ve anılır saçma sapan isimlerle çocuguma kötülük yapmazdım
0
limonlu eksi
(21.01.25)
Hocam "sana 1 milyon verseler x yapar mısın" meydan okuması enflasyon karşısında kendini güncellemeli zira 2025 Türkiyesi için 1 milyon lira para değil en azından euro dolar falan olsun da bi kafamız karışsın, "ulan acaba" şeklinde bi ikirciklenelim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
@kaleci+1
Güncelleme yapmak lazım. Bir de ileride çocuğum neden kendisine bu ismi koyduğumuzu sorarsa " baban bu ismi koydu, ben değil" diyeceğim. Eşimle aramız bozulacak doğal olarak, buna değecek bir para olması gerekiyor.
0
rock n roll
(21.01.25)
İzin veririm
0
abuzer
(21.01.25)
sorunun basligini, "cocuk sahibi olanlara" olarak degistirmelisin. bekar, cocuksuz biri olarak ben 1 paket marlboro'ya bile fit olabilirim:) zengine avrat bosamak kolay nasi olsa.
0
buenosdias
(21.01.25)
1 milyon tl para degil, kabul etmem. cocuk daha fazla zarar gorur maddi olarak bu durumdan.
0
lemmiwinks
(21.01.25)
1 milyon TL için oğlumu 14-15 senelik psikolojik şiddete maruz bırakamam. Öncesinde ben değiştirdim, sonrasında kendi değiştirdi vs. artık kural ne bilmediğim için 18 dedim. İsimlerinden çok çekiyor insanlar. Çevresini ve hayatını etkiliyor. 1 milyon TL para mı? 1 Milyon Kuveyt Dinarı derse değiştiririm ama. O kadar para olunca ismine kimse takılmıyor çünkü. Hatta o parayı iyi değerlendirdiysek ve zengin olacaksa büyüyünce de değiştirmez. Zengin çocuğun ismini "Abuzittin" yapsan "Whoa! Ne kadar otantik" derler.
0
nawar
(21.01.25)
ne var ya niyazi adında. hiç mi yok etrafınızda niyazi, muhittin, cemalettin, hamdi falan :D
adam geri gerile el kadar bebeğe ömer asaf koyuyor:D
0
🌸OgutucuRecep
(21.01.25)
hayır, izin vermem. 1 milyon tl bir şey değil yazacağım şimdi linçleneceğim ama 1 milyon dolar olsa tamam derdim. 1 milyon tl’ye ne alabilirsin ki? HİÇBİR ŞEY.
0
deartheodosia
(21.01.25)
abi egea parasına olmaz o iş. tabi muhtaçsan 100 bine de olur. Allah muhtaç etmesin.
0
ya ben lan neyse
(21.01.25)
eğer önce ismi söyleyip sonra da fikrimi soracaksa, en azından ismi dinlerim, belki koymayı düşünebileceğim bir isimdir. ama ismi söylemeden "1 milyon vereceğim, ismi de sonra koyacağız" derse doğrudan hayır derim.
bu arada miktarın güncellenmesi gerekiyor. en azından 1 ev alacak bir para olsun. 5-10 milyon daha mantıklı.
0
co2s2
(21.01.25)
evet koyarım
zaza hariç diğer isimler normal aslında.
0
Hallegadola
(21.01.25)
yeni dogmus cocugumla dalga mi geciyorsun diye bir guzel doverdim.
0
durgunfoton
(21.01.25)
bkz: oğlumu bulana veya getirene 100 bin lira veriyorum bkz: www.youtube.com bkz: 100 bini ben vereyim sen benim oğlumu bul...
1 milyonu ben vereyim bir daha bana bunu teklif etme derim. 1 milyon için yapılacak iş değil.
Selamlar,Bir yağmurluk almam gerekiyordan Columbiada 3in1 montlara bakarken buldum kendimi. Bir hırkanın min bin tl olduğu yerde yağmurluğa max 3-5 veririm derken fiyat algım bulandı :D kaliteli bir şey alıp uzun süre giymek istiyorum yağmurluğu. şu mont bi şekilde indirimle 13500 tlye geliyor, siz
Selamlar,
Bir yağmurluk almam gerekiyordan Columbiada 3in1 montlara bakarken buldum kendimi. Bir hırkanın min bin tl olduğu yerde yağmurluğa max 3-5 veririm derken fiyat algım bulandı :D kaliteli bir şey alıp uzun süre giymek istiyorum yağmurluğu.
şu mont bi şekilde indirimle 13500 tlye geliyor, sizce değer mi? Yani tr ve eu fiyat farkı beni üzüyor. 13-14 bin bi monta vermek saçma mı, normalleştirmeli miyim? Tışıkkırlır,
Columbia Türkiye'de aşırı pahalı, Avrupa'dan yarı fiyatına muhtemelen. Normalde bu para olsa ekonomik durumunuza göre karar verin derdim ancak ülkemizde iki katı fiyata satılması nedeniyle asla almazdım. Hele yurt dışında indirime girerse üçte birine alırsınız.
Yerinizde olsam alternatiflere yönelirdim.
0
10551037
(17.01.25)
Avrupa'ya ya da Amerika'ya gitme şansı yoksa alınabilir. Paran varsa neye vermiyoruz ki diyerek alabilirsin.
Ama böyle 3in1, 2in1 montları kullanışsız buluyorum. Havanın o kadar da soğuk olduğu günler sayılı. O yüzden çoğunlukla parça parça giyeceksiniz. Genelde ayrı duracağı için de hava soğuksa bu sefer birleştirmeye uğraşacaksınız.
Bir de iç katmanlar biraz daha dandik oluyor. Yalnız giyildiğinde tam böyle güzel durmuyor sanki. En üst katman da yalnızken bol ve büyük duruyor. Normal polar modelleriyle onun içinden çıkan arasında da gözle görülür fark var bence. 3in1'ine vurulduysanız vazgeçin.
ben bunu beğenmiştim ama ihtiyacım olmadığı için almadım. fiyatı daha uygun ve daha güzel duruyor colombiadan.
ayrıca türkiyedeki her şey yurtdışında daha uygun. bu mantıkla çorap bile alamayız, sürekli gidip gelen birilerini mi bekleyeceğiz? para varsa alınır, artık böyle şeylere çok takılmıyorum ben ya.
aradaki farka da yine bi northface polar üst alabilirsin, çok sıcak tutuyor. www.thenorthface.com.tr
ha colombianın o iç katmanıyla ilgili bi video izlemeiştim, çok sıcak tuttuğuna dair. aradaki farkın karşılığı belki odur. ama mesela ankara için o kadar sıcak tutan bi monta ihtiyaç yok.
turkiye'den columbia almak enayiliktir, yaptiklari sey resmen dolandiricilik. boyle bir fiyatlandirma nasil yapiyorlar anlamiyorum. ben hollanda'da indirimle 77 euro'ya bir bot aldim, simdi baktim turkiye sitesinde indirimle 13600tl. 77 euro 2800tl yapiyor. neredeyse 5 kat. bence baska markalara bakin. the north face'in farki bu kadar degil sanirim, ona bakilabilir.
0
lemmiwinks
(17.01.25)
Jack Wolfskin'den aşırı memnunum. Kaliteli, kaz tüyü montlarını tavsiye ederim.
Bir sürü cigerci var. Haftaici gidilecek. En iyisi hangisi? Nereyi tavsiye edersiniz?
Bir sürü cigerci var. Haftaici gidilecek. En iyisi hangisi? Nereyi tavsiye edersiniz?
0
basubadelmevt (16.01.25)
Ciğerci Niyazi Usta ya da Aydın Tava Ciğer.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.01.25)
niyazi son gittigimde biraz pis geldi. aydin iyidir, benim favorim. yumusak severseniz cigeri cicek tava ciger var, biraz daha salas bir yer ama yagi daha sik degistiriyorlar. bir de cigerci kazim ve ilhan usta iyidir.
0
lemmiwinks
(16.01.25)
niyazi
0
wilhelmwasmuss
(17.01.25)
Aydın +1
Aydın dışında nerede yediysem keşke Aydın'da sıra olmasaydı veya Aydın açık olsaydı dedim
Merhaba, ibb'ye dar bir köprü geçişinden ötürü daralan ve yavaşlayan, okul veya hastane gibi yoğun bir yaya trafiği yaratacak bir öge bulunmayan yola iki adet kasis ilave ederek trafiği daha da arttırdığı için bu hususla ilgili yazı yazdım gelen cevap bu:"Talep konusu adreste bulunan ve kaldırılması
Merhaba, ibb'ye dar bir köprü geçişinden ötürü daralan ve yavaşlayan, okul veya hastane gibi yoğun bir yaya trafiği yaratacak bir öge bulunmayan yola iki adet kasis ilave ederek trafiği daha da arttırdığı için bu hususla ilgili yazı yazdım gelen cevap bu:
"Talep konusu adreste bulunan ve kaldırılması istenen kasisler kararlı olduğundan talep uygun bulunamamıştır."
biz karar verdik, oyle kondu o kasisler diye anladim. muhtemelen izinsiz, alakasiz kasis de konuyor bir yerlere, oyle degil, neden kaldiralim ki demek istemislerdir.
0
lemmiwinks
(16.01.25)
Olması çok gerekli gibi anladım ben.
0
olaylar olaylar
(16.01.25)
kararlı kasis nedir? Kararlı kasis, trafik güvenliğini artırmak ve araçların kontrollü bir şekilde yavaşlamasını sağlamak için yol yüzeyine yerleştirilen, genellikle kauçuk, plastik veya metal malzemelerden yapılan, yükseltilmiş yapısal düzenlemelerdir. Bu tür kasisler, hız sınırlamalarına uyulmasını teşvik eder, böylece yaya ve sürücü güvenliğine katkıda bulunur. Bu hibrit yapılar esnek olduklarından, araç geçişlerinde zarar görmezler ve uzun ömürlüdürler. Bu tür kasislere, özellikle okul bölgelerinde, hastane yakınlarında ya da yoğun yaya trafiğinin olduğu alanlarda sıkça rastlanır.
0
jamswety
(16.01.25)
kasisler yerinde ve gereklidir demişler. keyfi kasis uygulaması pek mümkün değil zaten. ben kasislerden nefret ederim ama sadece bireysel çabamla bir sürü noktada kasis yapılmasına vesile oldum. bu konuda bilir kişilik bile yaptım daha önce. sebep kaza oranı/potansiyel kaza riski ve dikkatsiz sürücüler. çevrede okul-hastane veya yaya yoğun trafiği varsa bunlar da önemli parametreler oluyor karar verilirken. hal böyle olunca kasis uygulaması anlamlı ölçüde olumsuzluklara ket vuruyor.
istanbul'da öyle kasisler varki eğer olmasa o noktadan hızlı araç geçişlerinde etrafındaki binalar sallanıyor.
Bu konuda bir sorun var. İnternette ya atlet tarzı, iç giyim için olabilecek olanlar, ya da askı kısımları çok ince, üstünde İngilizce kamyon arkası tarzı yazılar olan ürünler görüyorum.Yok mu şöyle şık, sade, çok pahalı olmayan, olan vücudu iyi gösterecek, toplu alabileceğim bir ürün?
Bu konuda bir sorun var. İnternette ya atlet tarzı, iç giyim için olabilecek olanlar, ya da askı kısımları çok ince, üstünde İngilizce kamyon arkası tarzı yazılar olan ürünler görüyorum.
Yok mu şöyle şık, sade, çok pahalı olmayan, olan vücudu iyi gösterecek, toplu alabileceğim bir ürün?
Aynısından benim var, bir hanım olarak çok da yakıştırdığımı düşünüyorum şahsen. :) Giyen erkek de gördüm ve tarzına uygun olduğu için beğendim. Kumaş pantolonun, kareli gömleğin falan altına giyen giymesin zaten.
0
moonie
(11.01.25)
boy kompleksli ve biraz zevksiz oldugunu dusunurum.
0
lemmiwinks
(11.01.25)
Artistik patinaj acemisi, kafası karışık, biraz şey erkektir.
patlayan teker yerine arabanın arkasındaki stepneyi takacağım. daha önce hiç böyle bir deneyimim olmadı. direkt krikoyu aşağıya yerleştirip, bijon anahtarı ile de lastik vidalarını cıkartmam kafi mi? neye dikkat etmem gerekiyor acaba
patlayan teker yerine arabanın arkasındaki stepneyi takacağım. daha önce hiç böyle bir deneyimim olmadı. direkt krikoyu aşağıya yerleştirip, bijon anahtarı ile de lastik vidalarını cıkartmam kafi mi? neye dikkat etmem gerekiyor acaba
0
yazar yazmaz yazan cakmak (09.01.25)
evet yeterli. krikoyu dogru yere koyun, el frenini cekin. vidalari kaldirmadan once acin ve yenisini taktiktan sonra krikoyu indirdikten sonra iyice sikin.
edit: bir de trafikteyseniz stop isareti koyun arabanin gerisine. yol tarafinda olacaksaniz gelen gecen arabalara dikkat edin.
Hocam en önemli şey vidaları araba yerdeyken gevşetmek ve sıkmak. Gücünüz yetmeyecek büyük ihtimalle. Bijonun üstünde zıplamanız lazım. Onu araba yerdeyken yapın. Belinizi, ayağınızı sakatlamayın. Birden boşalınca aşağı düşmüş gibi oluyor. Bi yerden tutunmanız lazım. Zıplamanıza rağmen açılmazsa uzun bir profil bulup bijon anahtarına geçirin ki kuvvet x kuvvet kolu formülü lehimize işlesin. :)
Tamamını iyice gevşetin. İyice gevşemesi önemli çünkü arabayı kaldırdıktan sonra birini söküp çıkardıktan sonra lastik bir tarafa eğileceği için diğerleri daha zor çıkacak.
Vidanın birisi farklı olabilir. Onun ucu arabayı özel. Ona sahip olduğunuza emin olun. Önce onu açın.
Dostlar selamlar, bir arkadaş evine davet etti bizi gelin yemek yiyelim diye. Düzenli görüştüğüm bir arkadaşım ama yeni eve çıktı. biz genelde barda takılıyorduk evine giderken güzel bir şarap götürmek istiyorum. 3 arkadaş gideceğiz bütçemiz çok düşük değil o yüzden.kolay bulabileceğimiz hediyelik b
Dostlar selamlar, bir arkadaş evine davet etti bizi gelin yemek yiyelim diye. Düzenli görüştüğüm bir arkadaşım ama yeni eve çıktı. biz genelde barda takılıyorduk evine giderken güzel bir şarap götürmek istiyorum. 3 arkadaş gideceğiz bütçemiz çok düşük değil o yüzden.
kolay bulabileceğimiz hediyelik bir şarap önerisi yapabilir misiniz?
he bir de o gün içebileceğimiz 2 şişe de düz şarap alalım diyorum yanımıza biradan hariç o noktada da önerilerinizi bekliyorum.
0
sahadaki adam (08.01.25)
Ruffino prosecco
0
gabe h coud
(08.01.25)
duz sarap icin casillero diablo cabernet sauvignon. hediyelik sarap nasil olur bilmiyorum :)
0
lemmiwinks
(08.01.25)
urla vourla veya tempus ya da sarafin.
0
awlmi
(08.01.25)
ben arkas'ın tüm şaraplarını çok beğeniyorum. yanına da suvla şarapları.
uzun zamandir düzenli spor yapmiyordum. yakin zamanda evde yavastan egzersize başladim. su anki durum 15 push up 10 pull up. 20'li yaşlarda düzenli spor yapiyordum, o zamanlar ortalamam 40 push up 30 pull up idi.
0
deckard
(08.01.25)
1 yıldır düzenli spor yapıyorum.
ortalama 6-7 pull up, 20-25 push up
30e
0
makarnavodka
(08.01.25)
33k
sporla aram meh.
push up yaparim 3 tane fln. pull up i insanlar nasil yapiyor aklim almiyor.
0
taurina
(08.01.25)
Sorudaki pull up ve push up videolarını da seyredip ne olduğunu öğrendikten :) sonra,
Hayatında, yorulurum diye otobüsün peşinden bile koşmamış, oturduğu yerden kalkmamış, günde iki paket sigara ile her akşam bir 35 lik içen bir dayının çocuk parkındaki barfikse tırmanıp 10 taneyi çok rahat çekişini izlemişliğim var. Yani insan anatomisi değişik bir şey. İlginç istisnaları olabiliyor.
Ancak gerek push up ve gerekse pull upta kullanılan kaslar günlük hayatta pek kullanmadığımız kas grubu. Onun için 'Ben hiç pull up yapamıyorum erkeği' bence günümüz şartlarında normal bir erkek.
Ama bunu dert ediyorsan, bunlar için çalışma programı youtube'da bol miktarda var. Bir tane bile yapamayanlar için yarım taneleri var. Azimle, programlı bir çalışmayla parktaki dayıyı sollayacağınızdan eminim.
Antrenman sonrası Aaa şurda biraz enerji kalmış zamanları onar onbeşer çektiğimiz çok oldu ama kaç tanedir limit olayını hiç denemedim. Geçmiş zaman kullanıyorum çünkü omzu sakatlayalıberi kumda oynuyorum. Aman omzunuza dikkat edin.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.