Giriş
(32)

Ciddi Bir İlişki Sorusu

askingforafriend
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz.
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.

2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz. En ufak aktivitelerde bile müthiş keyif alıyoruz. Seks hayatımız harika. Birbirimiz olmadan yaşayamayacağımızın farkındayız ve ciddi gelecek planları yapıyoruz.

Fakat 1 ay önce kızla ilgili bazı şeyler öğrendim. Özetle; kız daha önce tinder kullanan, sayısı 10'un altında olmak üzere farklı erkekle birlikte olmuş, anal seks, korunmasız seks yapacak, çeşitli seksi iç çamaşırları alacak, spotify'ında seks playlisti olacak, çekmecesinde kondom bulunduracak kadar ileri gitmiş birisiymiş. Bana seks sırasında "daha önce iyi seksim olmuştu ama seninle bir başka" diyebilecek kadar da eski "iyi sekslerini" hatırlayan, bunlardan dolayı kötü hissetmesi gerekmediğini düşünen, kendince "ilişkiler yaşamış" birisi. (kesinlikle kötülemiyorum, bu onun kültürü, ama sadece bana ters.) Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim.

Tabii ki kızı yargılamıyorum ve ayıplamıyorum. Bu saydıklarım sadece bana uygun değil. Böyle birini eşim olarak düşünemem, gelecek planı yapmam. (eğer başta bilsem hiç bu seviyeye gelmezdim kızla) Bu öğrendiklerim istemsizse gözümün önüne geliyor ve bunları düşündüğümde kızdan tiksiniyorum.

Tinder detayını öğrenmeden önce benzer konular canımı sıktığından kızdan 2 kez ayrıldım fakat aradan 1 hafta geçtikten sonra gidip barıştım ve tekrar devam ettik, çünkü onsuz yapamadım.

Şimdi mevcut durum şöyle: kıza aşırı bağlıyım ve onsuz yapamaz haldeyim, bu yukardaki düşünceleri bir şekilde düşünmediğimde süperiz, bunlar olmasa şu anda nikahı basardım hatta. Ama artık uykularımda bile aklıma gelmeye başladı bu düşünceler ve inanılmaz midem bulanır oldu kızdan. ama hala seviyorum. ve mesela başkasıyla görsem kafayı yerim.

Bu akşam kıza bu düşünceleri (çok dikkatli ve onu suçlamadığımı, yargılamadığımı belirterek) açıklayıp onu çok sevdiğimi, fakat gelecek planı yapamayacağımı söyleyeceğim. ilerde pişman olmaktan çok korkuyorum. yaş da artık 30 olacak ve böyle tutkulu bir ilişki bulamayacağımdan (veya ilerde bulacağım kızların benzer/daha kötü geçmişi olacağından) korkuyorum. ama bu kızla da gitmeyeceğini düşünüyorum çünkü bu düşünceler hep kafamda olacak.

Varsa yorumlarınızı alırım. Özellikle benzer bir şey yaşamış birisi var mıdır acaba?
-28
askingforafriend
(21.05.26)
Herkesin bir geçmişi var bunlar çocukça düşünceler. Öğrendiğin için rahatsız oluyorsun, bundan sonraki partnerinin de bir geçmişi olacak. Cinsellik kirli birşey değil.
0
grimavi
(21.05.26)
Yorumum su

Düzgün iliskiler öyle aman aman tutkularla baslamiyor. Ayril baris olmuyor.

Genel olarak seni stabil bulmadim. Kizi bilemiycem. Kafasi karisik sen toparlsyici olab o görünüyor. Iliskiler böyle ikna gazla yürümez.
-2
Purple life
(21.05.26)
Hocam sevgililerinin olmuş olması rahatsız etmezdi, beni rahatsız eden tinder gibi ortamlarda sevişmek için erkekler aramış ve sevgililik temeli olmadan ilişkiler yaşamış olması. belki haklısın, 3-5 yıl sonra ben de bu kafaya varacağım ama açıkçası şu an böyle bakamıyorum..
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
bir kadın olarak, kızın geçmişindeki bu olayların onun için sadece basit anılar olarak kalmış olduğuna; sizin yüklediğiniz anlamların binde birini yüklemediğine eminim ama ispatlayamam.
bana kalırsa bu uyumu yakalamışken çok yazık edersiniz. ancak yargılarınız bu ölçüdeyse, her ikiniz için de çok doğru bir karar vermişsiniz; bunun için tebrik ediyor, her ikiniz için de olabildiğince acısız sonlanmasını temenni ediyorum.
+4
lil siztah
(21.05.26)
karakter kendi karakterin. sana maalesef kimse yardımcı olamaz. zaten günümüz dünyasında özellikle avrupalı bir kadın için (ki artık türkiye de pek farklı değil) bunların çok normal olduğunu bilen birisisin. çok büyük olasılıkla karşına önümüzdeki dönemde çıkan kişilerde bu duyguları arayacaksın, toksik geceler geçireceksin, geri döneceksin tekrar ayrılacaksın, onlarda da kafaya taktığın bu benzer durumlar olacak, en iyi ihtimalle sadece sen bilmeyeceksin. ayrıca kadın zaten seninle de cinsellik yaşıyor yani bu duruma bu kadar da kafa takman biraz abes. yaşı zaten küçük, ilişki aramaması, eğlencesine takılması da oralarda gayet normal. seninle olduktan sonra işi ciddiye bindirebiliyor olması ve sadık kalması işin kıymeti.
0
awlmi
(21.05.26)
evet farkındayım onun için anlamlı şeyler değil, dürüstçe zaten bir şeyi saklamadan söyleyebiliyor bunları ve geçmişindeki kişilere veya olaylara bir anlam yüklemediğini ben de düşünüyorum. sadece bu durum artık beni uykumdan uyandıracak kadar rahatsız eder bir boyuta geldi. dediğiniz gibi benim için anlamı çok farklı. yaş ilerledikçe acaba bu düşüncelerim değişir mi ve pişman olur muyum diye de korkmuyor değilim...
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
@awlmi teşekkür ederim yorum için çok haklısın. ikimiz arasındaki şey, ikimizin de ilk kez yaşadığı ve çılgın bir şey olarak adlandırdığımız, kendiliğinden gelecek hayalleri kurduran bir ilişki. fakat onun geçmişindeki ilişkiler farklı. diğer kadınların da benzer olduğu konusuna da katılıyorum ama umudum ilişkilerini aşk üzerine kurmuş, sırf seks için tinder vb gibi ortamlara girmemiş birisini bulabilmek. hatta daha az tutku olsun bu dediğim şartlar olsun ok diyorum neredeyse.
0
🌸askingforafriend
(21.05.26)
Hissiyatiniz modern/cagdas vs bakis acisina uymasa da gayet dogal, erkek tabiatina ait dogal hisler. Durumun farkindasiniz zaten, bu dusunceler uzun vadede bir yere gitmeyecektir. Kimsenin gecmisini %100 bilemeyeceginiz gercegini hatirlatarak, bu konularda takintiliysaniz biraz daha star isigi az olan birine yonelmeniz lazim uzun vadede.
-2
mbond
(21.05.26)
Ayrıl tabi ki.
Olmaz o iş
+2
Cezcez
(21.05.26)
Evlenme, sıkılana kadar devam, sonra ayrıl, bu süreçte soğumaya çalış
-18
arbre
(21.05.26)
kalbinle beynin catisma halinde. hakem sensin.
+1
baldur2
(21.05.26)
bu tamamen kişisel bir tercih ama yapamayacağına eminsen ne kıza ne de kendine eziyet etme. ayrıl ya da ayrılma her durumda mutsuz olacaksın ne şekilde mutsuz olacağını seçmek senin elinde.
0
orpheus
(21.05.26)
Ayrıl abi, düzgünce izah et, ağlayarak ayrılacaksınız muhtemelen. Ama hissiyatım o ki bu " geçmiş " olayı senin kafanı hep meşgul edecek, o yüzden ayrılman lazım, bize söylemesi kolay tabi, yapacak olan, acı çekecek olan sensin.
0
kumandanim
(21.05.26)
Yapamayacağınızdan eminseniz neden devam ediyorsunuz? Onsuz yapamam diyorsanız neden geçmiş konusunda diretiyorsunuz?

Kendimi ayrılığa hazır hissetmiyorum vs. gibi şeyler diyebilirsiniz. Ama bunlardan fayda geldiği görülmüş şey değil, acıyı erteliyorsunuz.

Hayat sizin hayatınız, ama bence şunu göz önünde bulundurmanız gerek; karakter paket halinde geliyor. Siz anlaştığınız bir kişiyi bulmuşsunuz, eğer bu paketin içinde diğer özelliklerle beraber cinselliği tabu olarak görmemek varsa uyuşacağınız diğer insanlarda da bu özellik olacaktır. Komple bir yaşam tarzına dahil bu tip şeyler. Hele ki 20'li yaşlarının ortasından sonra cinsel anlamda bir geçmişi olmamış insanların tek özelliği bu olmasa gerek değil mi? Bu tercihi yapmalarına sebep hayatlarında başka birçok şey daha olmalı, paket halinde gelecekler yine, onlarla anlaşabilecek misiniz? Tutkulu aşkı geçtim.

Eğer aradıklarınız ve beklentileriniz uyuşmuyorsa bu sizden kaynaklı, çözebileceğiniz bir problemdir. Skalanın ya bir tarafına ya diğer tarafına adapte olmak sizin faydanıza.
+1
akhenaten
(21.05.26)
sana uymadığı çok açık. pişman olacaksın bu da. sevmiyorsun bu arada. seksin yan etkileri bunlar.
0
gabe h coud
(21.05.26)
her tanıştığı ve birlikte olduğu erkeğe sen hayatımdaki ikinci erkeğimsin diyen bir kız arkadaşım vardı . bu kız en azından dürüstçe söylemiş anlatmış .
bence geçmişi ile yargılama , ruh eşini bulmuşsun bırakma pişman olursun.
temiz düzgün sandığın biri ile tanışsan da geçmişini iyi saklarsa bilemezsin bu detayı da düşün derim.
+1
devilone
(21.05.26)
konunun sevgi temelli olmayan cinsellik ve dating app'ler olduğunu "zannediyorsun" bence. büyük ihtimalle konu alma verme dengesinde. sen kadının sana ateşli ve dolu dolu bir cinsellik sunmasına çok değer vermişsin, muhtemelen bu sebeple hayatında çok önemli bir yere koymuşsun bu kadını. onun ateşli , iştahlı ve maharetli oluşunu (kendi deneyim eksikliğinden ötürü) nadir ve kıymetli bir tutum olarak kodlamışsın. ancak bunu tinder'dan tanıştığı bir adama sırf eğlencesine sunabilmesi senin yaptığın kodlamaya tezat oluşturuyor.

sıkı ve ateşli bir cinsellikten fazlasını ara bu ilişkide. bulamıyorsan zaten bu ilişki kendi kendini bitirecek.
+5
loch ness
(21.05.26)
hocam güzel giden şeyi bozmanın ne lüzumu var.

kız canı çekmiş sevişmiş n'apsın yani. anal, seksi iç çamaşır, çekmecede kondom bunlar dünyanın en normal şeyleri ya. belli ki eski ilişkileri dandik geçmiş ki seni böyle yürekten seviyor, erkeksi buluyor. tinderdan bulduğu adamdan en fazla ne olabilir ya bi doggy bi misyoner sonra evlere dağılmaca ne var büyütecek. düşünmemek lazım bu kadar. meselenin güzel tarafı geçmişini sana samimiyetle anlatmış olması. içten pazarlıklı, sinsi bir kız değil belli ki. duyuruda bile kimleri gördük kimleri; sözde ''sadık'' ama 'sevgilimi seviyorum fakat başka erkeklerin de tadına bakmak istiyorum' diyen, aklı yaşayamadığı günlerde kalanları...

partner sayısı isterse 2 katı olsun avrupalılar daha etik sahibi, düzgün kadınlar. evlen gitsin. mutluluklar dilerim.
+3
yurtsuz john
(21.05.26)
Bu Orta Doğulu kafasıyla gidip niye Avrupalı kızlarla oluyorsun köyden ananın bulduğu kızla evlen gitsin.
Neyse ayrılın da kız Alman erkeğiyle olsun mis gibi.
+2
kullaniciadimvar
(21.05.26)
@kullaniciadimvar her görüşe saygı duyarım, düşüncesinden dolayı kimseyi aşağılamam. ama şu hasmane yorumunu sadece iki şeye bağlayabiliyorum; ya ağır cuckoldun tekisin ve kendini rahatlatmaya çalışıyorsun ya da validen alman babanı bir Ortadoğulu ile boynuzlamış. Umarım tedavi olursun.
-10
🌸askingforafriend
(21.05.26)
gecen gecmisinde escort ile gorusen erkek duyurusunda erkegin itin gotune sokulmasinda consensus vardi, simdi ise gecmisi benzer olan kadin seksuel ozgurlukten, liberallikten falan ovgulerle goklere cikarilmis. bu nasil bir ikiyuzluluk aq?
-2
baldur2
(21.05.26)
@baldur2

Farkı şu birinde karşılıklı istek ve rıza ile yaşanan ilişkiler diğerinde parayla satın alınmış rıza ile yaşanan ilişkiler.
+6
grimavi
(21.05.26)
zinan edenlerle zina edenler evlensin zaten
-6
mantık
(21.05.26)
sen türk erkeğisin, o alman kızı. senin bunları hissetmen normalken onun bunda bi sorun görmemesi de normal.

bence evlilik olmadan gittiği yere kadar gitsin, onun da evlilik diye yandığını sanmıyorum. bakarsın sen kabullenirsin onlar için normal olduğunu.
+1
antihero
(21.05.26)
kızla ciddi düşünmeyeceksen söyleme devam et keyfini çıkar. zaten bu hayatı yaşamış bir kızla uzun soluklu bir evlilik vb söz konusu olamaz.bu tür seks odaklı kadınların her zaman gözü dışarıda olur. 1000 tane gözlemden geçmiş tecrübelerime dayanarak söylüyorum. hırpalama kendini keyfine bak.
-5
administ
(21.05.26)
olm alman manita yaptığında ne olacağını sanıyodun? ki anlattığına göre standartlarına o sayı 10un altı falan değildir.

eğer rahatsız ediyorsa devam etme. ki iki defa denemişsin yine gidip barışmışsın.

ha bi de her kadınla evlenmek zorunda değil türk erkeği. bekle bi süre takıl sonra bak duruma.

ki sinemada fimi bırakıp göz izleme falan off. geçecek olm geçecek.

nası elin almanı bu triplere girmiş anlamadım ama bence kaçırma ve takıl işte.
-1
gurur
(21.05.26)
İçine kurt düşmüş. Evlenirsen bu kurt seni yer bitirir. Fazla uzatmadan adaya veda et
0
Zulm
(23 saat)
Turk erkegi, dogu kafasi, herkesin bir gecmisi bidi bidi... cok sacma sapan seyler yazilmis. Hicbiri dogru degil. Bi de eksilemisler. Oglum adam soru sormus. 22 kisi eksilemis... Niye eksiliyorsunuz?... Bu eksi olayini kaldirmak gerek. Sadece dogru cevap +'lanmali. Neyse...

Been there, done that. Fi tarihinde Arizonali bir jimnastikci ile benzer bir sey yasadim.

Oncelikle icinde bulundugun durumun farkinda olman guzel. Bu farkindaligi biraz arttirmana yardimci olayim.

Bu yasadigin seyin tam adi "TUTKU" abicim. Bu tutku oyle bir sey ki tamamen beynini kapatiyor. Mantik falan hicbir sey birakmiyor insanda. Tamamen kimyasal bir sey. Seks, temas falan asiri yogun hissediliyor. Onsuz yapamazsin gibi geliyor. Acayip bir bag olusuyor. Kisa vadede cenneti yasatiyor, uzun vadede tecrubeyle sabit cehenneme donuyor...

Once bunun ask olmadiginda hemfikir olalim... Ask boyle bir sey degil. Guven verir, huzur verir, mantigini bu sekilde allak bullak etmez. Yine biraz aliklik olabiliyor icinde ama seninki gibi degil.

Su an senin yasadigin eroin, kumar bagimlilarinin yasadigina benzer bir durum. Aranizdaki uyumsuzluk zamanla azalmaz, konusarak bir seyi cozemezsin cunku cozulmez. 6 ay olmus evlilik gibi altini dolduramayacagin kelimeleri agzina almaya baslamissin bile... birbirinizi tuketirsiniz...

Bence ayril 2-3 ay zorlanirsin, sonra duzelirsin. Yoksa bagimliliga devam... Sonu da bombok bir yere cikar...
+1
thetruenorthstrongandfree2
(19 saat)
seks hayatinizin harika olmasini saglayan o kizin gecmiste yasadigi iliskiler zaten. sen de bu konuyu bu kadar problem ettigine gore gecmisinde boyle baska bir iliskin olmamis. bu nedenle once ne kadar kiza asik oldugunu, ne kadar muhtemelen ilk defa yasadigin bu ozgur seks hayatinin sarhosluguna kapildigini anlaman gerekiyor.

o kiz da genelde bedensel iliskiler yasamis biri olarak seni tutkulu ve duygusal bir erkek olarak goruyor muhtemelen. yani ikiniz de birbirinize yeni seyler vaat ediyorsunuz. boyle cok kasmaya, uykulardan uyanmaya falan gerek yok. yoksa sen bu kizi bogarsin bu kafayla.
+2
antikadimag
(14 saat)
Tecrübesiz bi kızın sana böyle şeyler yaşatacağını düşünmen tuhaf.
Kız senin ahlak değer yargılarına uymayacak bu da değişecek bir kafa değil bence yol yakınken kıza dürüst davran.
+1
rayde
(11 saat)
türk kızı olsa ikincimdin derdi daha mı mutlu olurdun ? =) ilki kazaydı.. pişmanım.

çok takılma bence geçmişe. hayatını yaşa, gelecek planı yapacak yaşta değilsin - 35 e yaklaşmadan evlenme bence ki farklı ülkedesin, hayatının keyfini çıkar bokunu çıkarmadan.
0
kveldulv
(11 saat)
"Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim."

Bu cümle ve getirdiği "acaba" ile ömür boyu yaşayabilecek misin? Evet diyorsan devam, diyemiyorsan içini kemirecek sürekli.
0
matematisyen
(11 saat)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(13 saat)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(12 saat)
(2)

Çanakkale veya Balıkesir'de turistik yerler

shadra
2-3 gün konaklamalık doğa ile iç içe (denize yakın olmasa da olur) alkolsüz mekanların ağırlıklı olduğu yer tavsiye edebilecek olan var mı?
2-3 gün konaklamalık doğa ile iç içe (denize yakın olmasa da olur) alkolsüz mekanların ağırlıklı olduğu yer tavsiye edebilecek olan var mı?
0
shadra
(17.05.26)
altınoluk edremit
0
kveldulv
(18.05.26)
erdek ve kapıdağ yarımadası
0
gadlemler
(18.05.26)
(3)

patent başvurusu hk

duster
az önce bir marka vekil firmasından arandım. 35'inci maddeden marka adıma itiraz geldiğini, kdv dahil 28 bin tl ödersem isim tescili yapacaklarını söylediler. şu ana bende tescilli değil. numara da spam olarak çıktı ekranda. bunun sağlamasını alabileceğim bir site, ya da "şu firmayı ara kanka tokatç
az önce bir marka vekil firmasından arandım. 35'inci maddeden marka adıma itiraz geldiğini, kdv dahil 28 bin tl ödersem isim tescili yapacaklarını söylediler. şu ana bende tescilli değil. numara da spam olarak çıktı ekranda. bunun sağlamasını alabileceğim bir site, ya da "şu firmayı ara kanka tokatçı değiller" diyebileceğiniz bir yer var mı?
0
duster
(15.05.26)
vekile ihtiyacınız yok kendiniz yapabiliyorsunuz edevletten. başvurunuz var mı bilmiyorum ama..

vekiller para kazanmak için boş arıyorlar olabilir.

www.youtube.com
0
kveldulv
(15.05.26)
siz bir başvuru yaptınız mı ki itiraz gelsin? önce başvurunuz olacak sonra türkpatent nezdinde bu başvuru ilana çıkacak, ilan süresinde itiraz eden olacak itiraz dilekçesi size tebliğ edilecek. bu aşamalardan geçtiyseniz itiraz dilekçesine karşı beyanda bulunmaya hakkınız vs var. bu aşamada vekil yardımı alabilirsiniz. arayan kişinin gerçekten marka vekili olup olmadığını marka vekil sicilinden kontrol edebilirsiniz.
+1
Sadece soruyorum
(15.05.26)
Bu sektörde çok dolandırıcılık oluyor ne yazık ki. Başvuru için kimlik no lazım ama hepimizin bilgileri her yerde. Adınıza başvuru ilana çıktı mı sicilden kontrol edebilirsiniz. Başvuru sahibine adınızı, şirketinizin adını vs yazın:

www.turkpatent.gov.tr

Bunun yanında e-devlet üzerinden de kontrol edebilirsiniz:

epats.turkpatent.gov.tr

İşlemlerim kısmında görünmeli.

Yoksa dolandırıcıdır. Eğer bilginiz dışında adınıza işlem yapıldıysa o zaman marka vekili olan bir avukata danışmak lazımdır diye düşünüyorum.
+1
peki madem
(16.05.26)
(11)

Moka pot kahvesi lezzetli mi? Almaya değer mi?

?
Granül kahveden gelen biri değilim. 10 sene öncesine kadar espresso makinem vardı. Kahve forumlarında dolandırdım. Çok fazla tüketmek istemediğimden makine almayı düşünmüyorum. Moka potun basıncının az olması nedeniyle espresso tadı beklentim yok. Peki ortaya çıkan şey lezzetli mi bari? Aluminyum iy
Granül kahveden gelen biri değilim. 10 sene öncesine kadar espresso makinem vardı. Kahve forumlarında dolandırdım. Çok fazla tüketmek istemediğimden makine almayı düşünmüyorum. Moka potun basıncının az olması nedeniyle espresso tadı beklentim yok. Peki ortaya çıkan şey lezzetli mi bari? Aluminyum iyi pişirir ama metal tadı verir gibi yorumlara denk geldim. Çelik mi tercih etmeliyim? Yoksa french press ve Türk kahvesi ile devam mı edeyim?
0
?
(12.05.26)
aluminyumda temizlik zor olabiliyor. celik var bende, o daha rahat temizlik icin. tad vs konusunda da bi sikinti yok aluminyumla karsilastirinca

tadi bana guzel geliyor. espresso kadar foamy degil tabi.
0
fakyoras
(12.05.26)
içmeye içilir, tadı da kötü olmaz ama çok gerekli değil bence. bana göre mokapot, filtreden espressoya geçiş türü. az para ile önce filtre kahveye başlarsınız, sonra biraz bütçe ekleyip mokapot, sonra iyi para ayırıp espressoya geçersiniz. bende bu şekilde oldu en azından.

kahveyi nasıl içtiğiniz de önemli. siz mokapotta yapıp su ekleyip americano gibi yapacaksanız anlamsız olur, onun yerine filtreden devam edin derim. sek içecekseniz de zamanında espresso içtiğiniz için hafif kaçabilir. sütle karıştırırım derseniz bir ihtimal olabilir.

illa denemek isterseniz de çelik olanlardan alın. bu aletlerin mantığı çok basit, bir ton para verip bialetti'nin alüminyum olanlarını almaya gerek yok. sadece kap fincanlık alacağınızı doğru seçmeniz lazım. "6 fincanlık (cup) alayım, istersem 2 fincan yaparım" olayı bunlar için geçerli olmuyor. daha az yapmaya çalıştığınızda kahvenin kalitesi düşüyor.

çok kahve içmeyeyim derseniz alternatif olarak kapsüllere yönelebilirsiniz, birim fiyat gereksiz pahalı olduğu için normal espressodaki gibi abart(a)mıyorsunuz. bunların makineleri de ucuzdu bi ara, son durumu bilmiyorum tabi.
0
shadowfollower
(12.05.26)
alın gitsin pişman olmazsınız.

espressoya yakın. kahvesini mochaya göre biraz daha iri tanecikli çekince daha güzel oluyor.

temizliği de arada sirkeyle kaynatırsınız bişe olmaz.
0
kveldulv
(12.05.26)
Çelik alacaksan Bialetti Venüs öneririm.
0
kizil karga
(12.05.26)
Tek fincanlık Bialetti'm ile mutlu mesut yaşayıp gidiyoruz.
Gelen olursa diye de iki fincanlık olanı kenarda bekliyor.

Memnunum.
0
Mirket
(12.05.26)
Birkaç hafta önce bana hediye geldi, hep istiyordum almayı. Tadı güzel bence, taze çektiğiniz kahveyle yapınca özellikle. Bir de kahveyle uğraşmayı seven insan için aktivite gibi geliyor. Alın gitsin +1
0
sparky
(12.05.26)
Ne aradığınıza bağlı, elbette yüksek basınçlı tam otomatik makinalar kadar aromalı bir espresso çıkmıyor ancak filtre kahve gibi de değil. İkisinin ortası gibi düşünün işte.

Yalnız mocha pot alırken birçok kişi 4 fincanlık alayım lazım olur falan diye düşünebiliyor, öyle çalışmadığını söyleyeyim. 4 fincanlık potta 1 fincanlık içecek yapamazsınız. Kaç kişilik kullanım düşünüyorsanız o boyda alın. Tek kişi duble içecekseniz 2 fincanlık alın örneğin. Bialetti güzel.
+1
akhenaten
(12.05.26)
Espresso kadar zengin değil ama gayet iş görüyor. Özellikle sütle içiyorsanız, fark az. Sade içiyorsanız daha yavan, daha sıvı gelecek. 15 bar makine espressosunun köpüğü daha kalın, daha zengin bir tadı var.

Biz espresso makinemiz bozukken yenisini alana değin moka pot gayet iş gördü. Piknik, seyahat vs. durumlarda da iş görüyor.
0
yadigar
(12.05.26)
Evde gercek anlamda bir espresso makinesi ve onun 30 bin ayari zamani terazisi suresi temizligi ile ugrasmak istemedigim icin, gercekten yogun bir kahve istedigim zaman mokapot'ta yapiyorum ve son derece tatmin ediyor beni. ama mokapot'da sorunsuz dusunmeden kahve uretmiyor onun da bir "sanat"i var.
0
compumaster
(12.05.26)
Ben moka pot kullaniyorum, alt kismini ve kahve konulan haznesini her kullanimdan sonra, üst kismini 2-3 kullanimdan sonra sudan geciriyorum, baska bir sey mi yapmam gerekiyormus, sasirdim.
Bialetti alüminyum var 7-8 senedir, gidiyor yani.

Onun disinda kendi cekirdeklerimi cekmeye basladigimdan beri tadi cok cok daha güzel gelmeye basladi ve kesinlikle iri taneli cekmek, hazneyi tam doldurmamak vs fark ediyor. Hangi cekirdek oldugu da fark ediyor bence baya.

Neyse ben memnunum ama hic espresso makinam olmadi o yüzden karsilastirma yapamayacagim.
0
kuehles blondes
(12.05.26)
Bence cok lezzetli fakat aluminyum oluyor moka potlar. Bialetti dahil. Alimunyumun gida ile temasi ozellikde ısı varsa uzak durmaya calistigim bir durum
0
narod
(14.05.26)
(13)

çekirdek kahve nereden alıyorsunuz?

drako
Sb. Nereyi tercih etmeliyiz? Tazeliğinden emin olduğunuz neresi var?
Sb. Nereyi tercih etmeliyiz? Tazeliğinden emin olduğunuz neresi var?
0
drako
(12.05.26)
%90 Starbucks Veranda ve Pike Palace alıyorum. Özel günlerde çıkan blendlerini de aldığım oluyor. Çok fazla kahveci değilim. Yeterli geliyor.
+1
gabe h coud
(12.05.26)
yurtdışından alıyorum.

türkiyeden 3te biri fiyatına geliyor.
-2
kveldulv
(12.05.26)
sanalbaharat'tan çekirdek olarak alıyorum. şu zamana kadar hep memnun kaldım
0
ruhlardan esinlenen karga
(12.05.26)
null, petra, kronotrop.
0
zakk
(12.05.26)
tschibo'nun guzeldi.
0
fakyoras
(12.05.26)
tchibo latin grande ve davidoff crema elegant
0
orpheus
(12.05.26)
filtre için kronotrop, espresso için kesinlikle tchibo barista edition
0
suicmeyenadam
(13.05.26)
Eminönü minas kahve
0
bumbum
(13.05.26)
Cevaplarınız için çok teşekkürler.

@bumbum;

Herhalde minas kahveden online olarak alamıyorum değil mi kahve?
0
🌸drako
(13.05.26)
@drako Valla bilmiyorum, yarın uğrarsam sorayım olur mu?
0
bumbum
(13.05.26)
@bumbum

zahmet olmazsa hocam, teşekkür ederim şimdiden.
0
🌸drako
(13.05.26)
Tel: 02125277675
Tel: 02125191043
Cep: 05337720797
Mail: [email protected]

Webden değil ama telefonla sipariş alıyorlarmış.
0
bumbum
(16.05.26)
@bumbum;

Zahmet oldu hocam çok teşekkür ederim.
0
🌸drako
(18.05.26)
(2)

Swift iptalinin hesaba yansıması

sekizdokuzon
Nisan başında Gürcistan'daki banka hesabıma buradaki banka hesabımdan para göndermiştim. Parayı TL olarak gönderdiğim ve Gürcistan'daki bankada TL hesabım olmadığı için transfer gerçekleşmedi. On gün sonra swift i buradaki bankayı arayarak iptal ettirdim. Fakat para buradaki hesabıma bir aydır yansı
Nisan başında Gürcistan'daki banka hesabıma buradaki banka hesabımdan para göndermiştim. Parayı TL olarak gönderdiğim ve Gürcistan'daki bankada TL hesabım olmadığı için transfer gerçekleşmedi. On gün sonra swift i buradaki bankayı arayarak iptal ettirdim. Fakat para buradaki hesabıma bir aydır yansımadı. Bankaya gittim, hesabınızın bulunduğu şubede havuzda olabilir, oradan çekebilirsiniz dediler. Başka ne olmuş olabilir ve ne yapmak gerekir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.05.26)
parayı çekmesi gerekiyor bankanın talep etmeli.
0
kveldulv
(12.05.26)
On yılı aşkındır yapmıyorum ama eskiden iş gereği çok sayıda swift yapıyordum. Herhangi bir yerde takılmış olabilir. (Alıcı banka, gönderen banka, muhabir banka, alıcı şube, gönderen şube vs.) Maalesef iki aya kadar izini bulamadıkları işlem dahi oldu. Her yeri arayıp sorup, takip edip izini bulduracaksınız... Şubenizi arayıp bunaltın biraz.
0
yadigar
(12.05.26)
(3)

şehirler arası nakliye

sorucu
izmirdeki evi istanbul a taşımak niyetindeyim. buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, yatak baza, gardolap, iki çekyat, bir koltuk. sorum şu ki bunları nakliyeci ile istanbul a getirmek akıl karı mı? yoksa satıp istanbulda yeni eşya almak mı daha mantıklı? eşyalar çok yeni yani 9 ay falan ol
izmirdeki evi istanbul a taşımak niyetindeyim. buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, yatak baza, gardolap, iki çekyat, bir koltuk. sorum şu ki bunları nakliyeci ile istanbul a getirmek akıl karı mı? yoksa satıp istanbulda yeni eşya almak mı daha mantıklı? eşyalar çok yeni yani 9 ay falan olmuştur garantileri falan devam ediyor beyaz eşyaların. armut.comda bir fiyat alayım dedim. birisi yaklaşık 45000 tl ama ölçüm yapmamız gerekiyor dedi. yanılmıyorsam ağustos 2025te hepsine 160000 TL falan masraf etmiştim. şimdi satmak istesem ki aceleyle satacağım 2 ayda evi boşaltmam gerektiğinden bilmem kaça satarım. ama nakliye bedeli de çok uçarsa çok anlamsız gibi. yani armut.comdan teklif verenin puanları iyi ama o kadar kilometreyi ne kadar sağlam getirirler bilmiyorum.

emin değilim yani yazarak düşünüyorum. akıl verebilirseniz sevinirim.
0
sorucu
(11.05.26)
genelde nakliyeciler fiyat alıp sonra taşınma günü ekstra tırtıklamaya çalışıyorlar.

kaide bu.
+1
kveldulv
(11.05.26)
Maddi durum ne bilmiyorum ama ben bu yeni ürünlerim için ürünlerin fotolarını çekip izmirde bir spotçuya sorardım ne fiyat veriyor. Sonra istanbulda bir spotçu bulup şöyle aşağı yukarı aynı eşyaları kaça bulabilirimi kontrol ederdim. 45k bana fazla geldi. Aradaki eşya farkı üzerine 45k size ne ifade ediyorsa o mantıklıdır.
0
toucheamore
(12.05.26)
Benim ve arkadaşlarımın hepsini defalarca taşıyan bir nakliye firması var .
piyasaya göre çok pahallı değiller
biz de izmir'den istanbul'a taşındık .aynı firma ile Abim de istanbul'dan zonguldağa taşındı .sonrasında istanbul'da 3 defa ev değiştirdik .
görüşmek isterseniz Hakan bey : Reisoğlu Evden Eve
+90 532 054 04 45
0
devilone
(12.05.26)
(4)

Yurtdışında harcamalarda kartın YP ekstre tipi değiştirilmeli mi?

winston insani
MerhabalarGideceğim yer gürcistanDiyelim yurtdışında kredi kartı ile harcama yaparken yabancı para ekstre tipi euro/dolar yapılması bana bir katkı sağlar mı kur çevriminde?Euro ile harcarsam ben TL ile ödeme yaptığımda tekrar bir kur çevrimi olacak, yok TL ile harcarsam bu sefer o pos cihazında önce
Merhabalar

Gideceğim yer gürcistan

Diyelim yurtdışında kredi kartı ile harcama yaparken yabancı para ekstre tipi euro/dolar yapılması bana bir katkı sağlar mı kur çevriminde?

Euro ile harcarsam ben TL ile ödeme yaptığımda tekrar bir kur çevrimi olacak, yok TL ile harcarsam bu sefer o pos cihazında önce Euro'ya çevrilecek.

Kafam karıştı, insanlar genellikle nasıl yapıyorlar yurtdışında alışverişlerini kartla yaparken? Nakit ile sıkıntı yok, havaalanında bozdurup alıyorum da kredi kartı ile alışverişlerde hangisi daha mantıklı bilemedim.
0
winston insani
(11.05.26)
Eğer yerel para birimi Euro ya da Dolar olan bir ülkeye gidiyorsanız kartınızın bu kurlarının ekstersi açık olursa daha iyi. Ama bunlar dışında kendi para birimi olan bir ülkeye giderseniz pos cihazı size şunu sorar: "yerel para birimi mi yoksa EUR (ya da USD) mi ödemek istersin? Bu soruyu görünce yerel para birimini seçmezsen öyle bir sokuyorlar ki aklın hayalin şaşar. Böyle durumlarda yerel para birimini seçersen bankan sana nispeten makul bir kurdan çeviri işlemi yapar. Yerel para birimi Euro ise en iyisi Euro ekstresini açmak. O zaman euro harcarsan euro olarak yansır ve sen kendin Euro satın alıp ödemeni yaparsın.
0
himmet dayi
(11.05.26)
çevirmek daha mantıklı. kur farkından dayıyor banka.

ya da peşin kullanacaksınız.

ekstre geldiğinizde o döviz kurunda ödemeniz bekleniyor.
0
kveldulv
(11.05.26)
Euro geçerli bir yerde harcama yapıyorsanız çok fark etmiyor. Riski şu, siz harcamayı yaptıktan sonra Euro yükselirse, o günün kurundan çoktan ekstreye geçtiği için bir miktar avantajlı olabilirsiniz. Ama buna karşılık özellikle akşam ve haftasonları biraz daha pahalı kurdan çevrim yapabilir banka.
Alternatif olarak euro ve dolar ekstre özelliğini açabilirsiniz.
Eğer resmi para birimi euro veya dolar olmayan bir yerdeyseniz (örn. Çekya) dikkatli olmakta fayda var. Pos cihazı euro veya yerel para birimi seçeneği sunabiliyor. Bu durumda yerel birimi seçin, yoksa yerel birimi oradaki banka euro'ya çevirip sizin bankaya yolluyor ve genellikle çok kötü kurlardan çeviriyor. O yüzden nasıl olsa euro ödeyeceğim diye pos makinesinde euro'yu seçmeyin.
Almanya'daysanız örn. pos makinesinde euro olarak gördüğünüz miktar ekstrenizde gözükür, bankadan euro olarak ödersiniz.
0
burfak
(11.05.26)
yabancı ekstre tipi seçersen:

euro harcarsan euro ödersin. tl harcarsan tl ödersin.

seçmezsen
her harcama tlye çevrilir öyle ödersin. kur farkı olur. ama her bankada euro yok. bazı bankalar euroyu dolara çeviriyor yabancı ekstre tipinde ona bi bak
+1
jelly bear
(11.05.26)
(10)

houston - ne alsam?

kojonotsuki
iş için 3-5 günlüğüne amerikaya gideceğim. valiz boş giderim. gitmişken kendime bir şeyler alayım diyorum. giyim mesela, tr'de gereksiz pahalı.bir arkadaşım hoka ayakkabı önerdi. bir de patagonia önerdi. belki sony kulak üstü kulaklık da alırım. supplement falan da olabilir aslında.tavsiyelerinize a
iş için 3-5 günlüğüne amerikaya gideceğim. valiz boş giderim. gitmişken kendime bir şeyler alayım diyorum. giyim mesela, tr'de gereksiz pahalı.

bir arkadaşım hoka ayakkabı önerdi. bir de patagonia önerdi. belki sony kulak üstü kulaklık da alırım. supplement falan da olabilir aslında.

tavsiyelerinize açığım.
-1
kojonotsuki
(11.05.26)
gunes gozlugu, parfum, kozmetik urunleri, saat, oyun konsolu
+1
baldur2
(11.05.26)
nvidia dgx spark 128gb

getirirseniz ben sizden alırım heheh :)
+2
gurur
(11.05.26)
alperen şengün forması

amerikada kozmetik, markalı tekstil, ayakkabı, saat, elektronik türkiyeye göre ucuz.

telefon getirmek saçma. garmin saat misal olabilir.

türkler columbia outletlerde bagaj dolduruyor genelde.
0
kveldulv
(11.05.26)
buradan sipariş toplayabilirsin. ben olsam shilajit alırım. ithal protein tozları ve supplementler de mantıklı.
0
gabe h coud
(11.05.26)
Ben Lush'tan banyo ürünleri alıyorum genelde.
0
yadigar
(11.05.26)
drone
0
cooperr
(11.05.26)
agora'da cortado icin benim icin. montrose, museum district ve rice village cok guzel. buralari gezin, alisveris yapmasaniz da olur.
0
banach
(11.05.26)
Ayakkabı, kıyafet, supplement, kol saati, kindle, mont, araç içi kamera.
0
stefano
(12.05.26)
ross, marshall, tj-max, burlington

bu mağazalarda iyi markaların indirimli ürünleri oluyor, ürün yelpazesi de baya geniş. ihtiyacınıza yönelik bi şeyler bulursunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
patagonia gereksiz pahali bir marka bence, hoka da ayni sekilde ama onu marshalls veya tjmaxx lerde uygun fiyata bulabilirsin bazen denk geliyor. Lokasyonuna ve arac kullanma durumuna gore tanger outlete gitmeni tavsiye ederim. Downtown cevresinde The Galleria var bakabilirsin uygun seyler bulunabilir.
0
Uncle Sam
(12.05.26)
(7)

2016 civic mi 2021 clio mu?

summerjam0306
2022 clio'lar da var aynı fiyatlara. 1 milyon ile 1.1 milyon arasındaki fiyatlar.hangisi ve neden?
2022 clio'lar da var aynı fiyatlara. 1 milyon ile 1.1 milyon arasındaki fiyatlar.

hangisi ve neden?
0
summerjam0306
(11.05.26)
yeni her zaman yenidir. ben clio seçerdim.
0
HellKeePer
(11.05.26)
yeni araba daha iyidir.
0
mikahakkinen
(11.05.26)
Genis alana ihtiyac varsa Civic daha iyi olur muhtemelen ama 5 yas fark var, onu yorumlamak zor. Sonucta sifirlari ayni paraya satilan araclar degil, yani fiyatlarin yakin olmasi cok garip degil ama detaylari bilmeden birsey soylemek zor.
0
mbond
(11.05.26)
2016 civic, çünkü japon
0
kveldulv
(11.05.26)
İlan olursa daha iyi olur. Kaç KM, değişen var mı, kaza var mı, bakım yapılmış mı. 200 bin KM'de Honda almak yerine 150 bin KM'de Renault alırım. 50 bin KM fark seni 5 yıl götürür. Daha az yorulmuştur.
-5
arbre
(11.05.26)
2016 dediğin araba 10 senelik.
ayrıca clio kötü değil.
0
duyuruuser
(11.05.26)
ihtiyaca göre değişir. civic c sınıfı sedan. clio b sınıfı hatchback.
0
abelardo
(11.05.26)
(7)

Robot süpürge almak istiyorum ama huylanıyorum

cigerdelen
Bana bilgilerinizi sunar mısınız, ya da tecrübelerinizi?Robot süpürgeler hakkındaki evin planını şirketle paylaşma, evdeki sesleri dinleme, görüntü alma lafları (gerçek olduğu da yakın zamanda ortaya çıktı galiba) beni çok geriyor. Siz ne düşünüyorsunuz, robot süpürge çok mu lazım, olmasa da olur mu
Bana bilgilerinizi sunar mısınız, ya da tecrübelerinizi?

Robot süpürgeler hakkındaki evin planını şirketle paylaşma, evdeki sesleri dinleme, görüntü alma lafları (gerçek olduğu da yakın zamanda ortaya çıktı galiba) beni çok geriyor. Siz ne düşünüyorsunuz, robot süpürge çok mu lazım, olmasa da olur mu (bizde 3 kedi ve aşırı eşyalı bir ev var ben çok ihtiyaç var diye düşünüyorum) ne dersiniz?

İkna mı olmalıyım yoksa vaz mı geçmeliyim gerçekten çok arada kaldım lütfen fikirlerinizi yazın 🙏🏻
0
cigerdelen
(10.05.26)
Olsa da her yeri alamıyor. Yine diğrr makineyle dip köşe manuel yapıyorsun. Elektrikli araba gibi. Nazı kaprisi bol.
Dinleme ve görüntüleme işini zaten telefon şahane yapıyor merak etme.
Ev Aşırı eşyalıysa zaten her yere ulaşamaz.
+2
halk
(10.05.26)
ben çok memnunum. yaklaşık 5 sene önce almıştım pişman değilim. yine olsa yine alırım. benim aldığım roborock s5 idi. güncel modellerini bilmiyorum ama bu markadan memnunum.

5 yıl kadar önce çıkan her modelde haritalandırma, cep telefonu üzerinden yönetme, görünmez duvar, istediğin odada çalıştırmak gibi özellikler yoktu ama aradan geçen zamanda standart olmuştur sanırım. bu saydığım özelliklerin olmasına dikkat edin. telefondan basarsınız düğmesine, evde yokken süpürür durur.

70-80m2 kadar evi yaklaşık 40 dk'da süpürüyor. yerde şarj kablosu, çorap gibi şeyler varsa takılıyor, duruyor. dağınıksanız tatmin etmez.

evde hayvan varsa kesinlikle faydası olur. ama sürekli evdeyseniz sesi rahatsız edebilir. eviniz dediğim ölçülerden büyüktür tahmin ediyorum ki, 1 saat boyunca onun sesini çekeceğime kendim süpürürüm dersiniz.

aşırı eşyalı olması robot süpürge için sorun değil. girmemesi gereken yerleri işaretleyebilirsiniz oralara gitmez.

kamerasız modelleri görüntüleme yapmaz. dinleme işini bilmiyorum o mümkün ama oraya gelene kadar wifi destekli akıllı ev aletlerinin neredeyse tümü inanılmaz miktarda veri gönderiyor sunuculara. bu konuda hassasiyetiniz varsa belki çin malı ürünlerden ziyade avrupaya satış yapılan ürünleri düşünebilirsiniz. onların kvkk'sı bizimkinden daha detaylı.
+2
biseysorcaktim
(10.05.26)
Çocuklu evse alma yoksa al
Küçük eşya çoksa sağda solda alma yoksa al
+1
basond
(10.05.26)
Hocam, öncelikle hoşdöndünüz. (Başka nickle duyuruyu kullanmıyorsanız)
Bizim evde eski nesil bir robot süpürge var seneler önce aldığımız. (ilife -v3 veya v5 tam bulamadım modelini-) Kara düzen süpürüyor. Eski oyuncak arabalar gibi, bir nesneye çarpacaksa yön değiştiriyor. O şekil tüm odayı süpürüyor. Sensörleri arasında kamera, mikrofon vs. yok. Herhangi bir kablosuz bağlantısı (wifi, bluetooth vs.) yok. Akıllı telefon yahut internet bağlantısı yok.

Çekinceleriniz varsa (ki bence boş çekinceler değil) bu tarz “akılsız” offline model bir robot süpürge alabilirsiniz. İlk nesil roombalar gibi…

Aynı sebeplerle biz yenilemiyoruz süpürgemizi.
+2
yadigar
(11.05.26)
her dakika aktif olan alet degiller ki. günde bir saat cıkıyor ortalığa süpürge, paspas atıp cekiliyor odasına.
3 kedimiz varken çok faydası oluyordu. bence alınca "daha önce neden almadım" diyeceksiniz. o kadar fazla tüy toplayacak ki.
0
unalub
(11.05.26)
o dediğin şeyleri zaten cep telefonları yapmıyor mu =)
+1
kveldulv
(11.05.26)
Akılsız model veya internete bağlanmadan kullanılabilen akıllı model bulunabiliyor yurt dışında.
0
osssy
(11.05.26)
(13)

istifa etmeli miyim?

estimated time left
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.

her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar sürekli olumlu feedback alıyordum. bugün yaptığımız birebirde sana kötü haberlerim var diyerek konuya başladı. gidişattan çok memnun kalmadıklarını, çalışmak istedikleri kişinin daha farklı olduğunu ya da daha farklı şekilde çalışmasını beklediklerini söyledi. sonraki feedbacke kadar kendimi kanıtlamam gerektiğine dair başka şeyler de ekledi.

benim tecrübeme göre istifa etmeliyim. bana göre feedback toplantıları bu şekilde yapılmaz, bu konuşma tamamen işten çıkarma konuşması gibiydi. istifa etmesem ve gerçekten beklentilerini karşıladığım durumu düşünürsek 2 hafta sonra devam etmek benim için zor olacak. sizin yorumunuz nedir?
📊 istifa etmeli miyim?
evet %25.9 (7)
hayır en azından 2 hafta daha çalış %74.1 (20)
0
estimated time left
(07.05.26)
senaryo anlattığın gibiyse gidişattan memnun kalmadık diye birşey olamaz. KPI'larını gösterir bak burda eksiğin var, bunu kapatmak için bunları yapmamız gerekiyor falan demesi lazım. sikerler öyle işi. çıkarmak isterlerse tazminatını almadan çıkma. iş bulmak her zamankinden daha zor şu an.
0
plastic_angel
(07.05.26)
Et gitsin ya sokayım böyle dünyaya zaten sıkışırsan toplarız aramızda. İsyan ulan
-5
gobekliraki
(07.05.26)
iş bulmadan istifa etme, inceden başla iş başvurularına, görüşmelere.
0
selam
(07.05.26)
Sen niye istifa ediyorsun. Onlar kovsun.
Oh valla hem ise al hem de hiçbir sey vermeden üc bes lafla yolla.
-1
Purple life
(07.05.26)
2 ay önce başlamışsın. neden istifa ediyorsun, onlar kovsun laf mı şimdi? istifa et tabii ki. Kovunca bir kazancı mı var deneme süresinde? Deneme süresi dolmadan kovacaklar. Sonra bir referans ya da neden ayrıldın sorusu olunca istifa ettim demek başka işten çıkarıldım demek, en kötüsü şirketten birisinin işten çıkarttık demesi olur.
0
gabe h coud
(07.05.26)
o başka kişide ya da çalışma biçiminde görmek istedikleri farkları belirtmedi mi?
istifa etmeyin, enseyi de karartmayın. iki hafta iki haftadır; bekleyip görün derim.
0
lil siztah
(07.05.26)
bu durum tamamen seninle ilgili. farkli yerlerden is teklifleri alabileceksen sizinle calismaktan memnun degilim der istifayi basar cikarsin ama isten ciktiginda basinda bin turlu finansal kriz belirecekse kapitalist duzene ayak uydurmaya bakmalisin.

insan su misali icinde bulundugu duruma gore sekil alir. bence sen de oyle yap.
0
johnnie w lker
(07.05.26)
istifa etme ama is aramaya basla.
buyuk ihtimal yakinda kovulacaksin.
0
cooperr
(07.05.26)
iş aramadan kesinlikle istifa etme.
acilen iş bul.
tüm yakınlarına haber sal.
cv'ni düzenle.
bol şans!
0
rain when i die
(08.05.26)
Normal şartlarda 2 aylık bir çalışana 5 günlük yüz yüze çalışma sonrası bu denli sert bir pivot yapılması, kararın aslında o 5 gün içinde verildiğini gösteriyor.

Gerçek bir performans geliştirme süreci, somut hedefler ve bir yol haritası listesiyle gelir. Ucu açık, beklediğimiz kişi değilsin gibi ifadeler genellikle teknik beceriden ziyade kafaların uyuşmadığını gösteriyor.

Eğer maddi olarak sizi çok zorlamayacaksa, bir sonraki feedback toplantısını beklemeyin derim. Yöneticine gidip; 'Son görüşmemizden sonra beklentiler ve mevcut durum arasındaki farkın, kısa sürede kapanmayacak kadar yapısal olduğunu anladım. Şirket kültürüne ve beklentilere tam uyum sağlayamayacağımı hissettiğim bir noktada, her iki tarafın da vaktini çalmamak adına deneme süreci içerisinde istifamı sunmak istiyorum' diyerek profesyonel bir çıkış yapabilirsin. Bu biraz da sizin duruşunuzu gösterir.
+1
galahad reloaded
(08.05.26)
İstifa etme. İş ara. bulunca edersin.
Deneme süresi iki ay olmalı. Bu süre dolmadıysa ve küçülmeye gideceklerse gözden çıkartmış olabilirler ve yolunu yapıyor olabilirler.
Neden olumsuz geri bildirim verdiklerini anlamaya çalış. Bir sonraki işinde sana faydası olabilir.
0
burfak
(08.05.26)
deneme süreci iş kanununa göre 6 ay değil 2 ay. sözleşmede 6 ay yazsa da farketmez.

genelde firmalar 2 ay, 6 ay , 12 ay şeklinde çıkarmalar yapiyorlar. performans diyolar da aslında olay sizin haklarınız.

muhtemelen devam edecekseniz de 6 ay 12 ay civarı çıkarırlar sizi. iş arayın.
0
kveldulv
(08.05.26)
Bizde böyle iki kızla olay oldu hatta birinin çıkışı verilecekti biraz beklendi, ikisi de şimdi şirketin en çalışkan insanları sadece toparlamadı çalışkanlıklarıyla olanları unutturdular hatta biri terfi de aldı, işine odaklan kendine 6 aylık hızlı Gonzales süresi tanı ve sıkı çalış, hiç bir şeye hayır deme ve işini temiz yap, uyumlu ol, bu zamanda iş bulmak zor, çıkıp aramak çok zahmetli.
0
Teran
(08.05.26)
(7)

3 ay yazlık kiralamak istiyorum

1837837
Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Bodrum çeşme alaçatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı?
Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Bodrum çeşme alaçatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı?
-1
1837837
(07.05.26)
Bende benzer arayış içindeyim.
0
kaiserr76
(07.05.26)
Sakinlik isteyen datça'ya bakmalı.
0
liberal
(07.05.26)
assos?
0
cooperr
(07.05.26)
Didim
-1
gabe h coud
(07.05.26)
Mazı köyü. Sakin ucuz tertemiz deniz. Golden sunset resort. 7 yıldır ordayım.
www.goldenbeachsunsetresort.com
-1
halk
(07.05.26)
datça abi. didim sahili güzel ama ex tunceli.
0
mikahakkinen
(08.05.26)
fethiye
0
kveldulv
(08.05.26)
(7)

seyahati gözden geçirmeli mi?

inheritance
6-7 ay önceden bu haftasonu gidecek şekilde üç haftalık japonya seyahati planlamıştım. geçtiğimiz haftalarda sadece yere diz çökünce oluşan diz ağrısı başladı, daha sonra yürürken de hafif de olsa sızlamaya başladı. doktora gittim, önce muayene etti bir şey yok dedi. japonyaya gidicem diyince mr ist
6-7 ay önceden bu haftasonu gidecek şekilde üç haftalık japonya seyahati planlamıştım. geçtiğimiz haftalarda sadece yere diz çökünce oluşan diz ağrısı başladı, daha sonra yürürken de hafif de olsa sızlamaya başladı. doktora gittim, önce muayene etti bir şey yok dedi. japonyaya gidicem diyince mr istedi. mr raporunda grade 3 kondromalazi patella (koşucu dizi), patella alta (diz kapağının yüksekte olması) ve grade 1 menisküs çıktı. normalde otururken, yatarken falan ağrısı yok.

doktor rapora bakmadan sadece görüntüden menisküs demişti. rapor çıktıktan sonra tekrar gitmedim. (randevu aldım)

japonya'ya da bir yandan gitmek istiyorum, ama orada da çok yürüme olacak. iyice kötüler mi bilemedim. dizlik, buz, ağrı kesici, baston falan aldım. orada merdiven, yokuş, vs. fazla kullanmamaya çalışacağım.
0
inheritance
(06.05.26)
Doktordan fikir almak tabi önceliklidir ama ben olsaydım programımı hafif tempoda planlar ve gerçekleştirirdim.
0
dediysem dedim
(06.05.26)
yırtık menisküsle yaşanıyor. amelyat demişti bir doktor, özelde bir yere gitmiştim sporcu değilsen olmana gerek yok demişti. 2008'de yırttım henüz bir komplikasyon olmadı. spor falan da yapıyorum.

bir dizlik isteyin doktorunuzdan. yanınızda da bol bol kas gevşetici, soğutan ilaç painout ice var bizde mesela doktorunuza danışın ve alın. sıcak soğuk yapabileceğiniz jellerden alın. doktorunuza iğne sorun bu durumunuzu belirtip, kısa süre sizi idare edebilecek.

japonyayı kapsayan seyahat sağlık sigortası yaptırın.

doktorunuza danışın en iyi çözüm tabi.

ben de olsam giderim, sakat ayakla amerikaya gitmişliğim var her gün pansuman yapıyordum =)
+1
kveldulv
(06.05.26)
Kyoto’da zorlanmazsınız; hem düz ayak (pazar yeri ve gion) hem de tapınaklar çeperde olduğundan zaten otobüsle gitmek zorunda kalıyorsunuz. Bir tek inari çok zorlar ama onda da bir iki yere çıkarsınız. Ona gitmemezlik etmeyin.

Tokyo zorlayabilir. Her yerde metro büyük kolaylık ama çok yürüme oluyor. Tokyo günlerini daha yavaş tempolu planlayın derim.

Ben olsam -eğer Japonya’ya mutlaka bir daha giderim diyorsam- Tokyo’yu bir iki gün azaltıp onsenlere giderim. hem kaplıca kültürünü görmüş olurum hem de kendimi çok yormam.
0
eileengray
(06.05.26)
şimdi doktordan geldim, raporu gösterdim. önemli bir şey değil, bana mr çekilse bende de çıkar dedi. dize enjeksiyon yaptı. çömelme, diz çökme, dizleri 90 dereceden fazla bükme, bunlardan başka kendini kısıtlamana gerek yok dedi. internette yazanlar da çok farklı. o yüzden çekincemede kaldım.
0
🌸inheritance
(06.05.26)
benzer rahatsızlığım var çok zorlamaya gelmiyor.

ai ile tüm rotayı etkinliği dinlenme noktaları ile birlikte planlatabilirsiniz.
0
gurur
(06.05.26)
çeşitli diz egzersizleri var sana uygun olanı gidene kadar düzenli yaparsan o bölge kuvvetlenir rahat edersin.
0
orpheus
(07.05.26)
Benim iki dizde menüsküs yırtığı var geziyorum. Bence sorun yaşamazsın sadece çok aşırı yüklenme yükseklere çıkarken zorlama kendini
0
basond
(07.05.26)
(7)

Vize Randevusu Çabuk Bulabileceğimiz Avrupa Ülkeleri

jangbogo
Schengen ülkelerinden birinde bir eğitim alma hakkım var ama eğitimi temmuz sonuna kadar tamamlamam gerekiyor. Yani en geç temmuzda oraya gitmem gerekiyor. Gideceğim ülkeyi seçebiliyorum ama vize almam gerek. Bu aralar hiç takip edemedim vize dedikodularını.Sizce hangi ülkeleri düşünmeliyim?
Schengen ülkelerinden birinde bir eğitim alma hakkım var ama eğitimi temmuz sonuna kadar tamamlamam gerekiyor. Yani en geç temmuzda oraya gitmem gerekiyor. Gideceğim ülkeyi seçebiliyorum ama vize almam gerek. Bu aralar hiç takip edemedim vize dedikodularını.

Sizce hangi ülkeleri düşünmeliyim?
0
jangbogo
(05.05.26)
kuzey ülkelerine çok kolay. ama ilk schengense ret oranı yüksek.
danimarka isveç finlandiya norveç 2-3 gün sonrasına hatta ertesine güne bile bulunuyor bazen.
+1
jelly bear
(05.05.26)
@jelly daha önce yalnızca 7-8 aylık bir Almanya öğrenci vizem var. Onun dışında hiç schengen vizesi almamıştım.
0
🌸jangbogo
(05.05.26)
Danimarka randevusu almak kolay ama red oranı yüksek. %40 civarı red oranı.
0
stefano
(05.05.26)
Benim zamanımda, şartları sağlamanız halinde (hesapta bulunması gereken min para miktarı gibi bir kaç şartı vardı) Danimarka eğitim amaçlı gelenlere vize garantisi veriyordu.
0
substituent
(05.05.26)
bu ay telegram italya gruplarını takip edin. muhtemelen mayısın 25 inde falan italya açılır. italya her ay 1 defa randevu açıyor, alabilirseniz gelecek aya randevu alabiliyorsunuz. bu ayın sonuna doğru haziran ayının randevuları açılır. siz haziranın hemen başına randevu bulabilirseniz temmuz başına vize bir ihtimal yetişir. başvuru ise gidiş tarihi arasında en az 15 gün olacak şekilde ayarlamanız lazım.
0
Sadece soruyorum
(06.05.26)
italya geçen sene öğrencileri çok mağdur etti.
0
kveldulv
(06.05.26)
@kveldulv

hocam doğrudur ben bir an turistik gibi düşündüm. öğrenci kategorisinde randevu alma işi farklıydı sanırım
0
Sadece soruyorum
(06.05.26)
(11)

Opel astra j 1.6t nasil?

floydian
Bi tanidik satiyor 2011 model 190k km'de lpg'li otomatik. Yag kacirma problemi var diyor bir de camurluk disleri kirik silikonla tutturma onun degisme masrafi var 600bin olur diyor. Ne dersiniz? Masraflarini goz onune alinca bile makul mu?
Bi tanidik satiyor 2011 model 190k km'de lpg'li otomatik. Yag kacirma problemi var diyor bir de camurluk disleri kirik silikonla tutturma onun degisme masrafi var 600bin olur diyor. Ne dersiniz? Masraflarini goz onune alinca bile makul mu?
-1
floydian
(02.05.26)
tampon önemsiz, yağ kaçağı da miktarına bakmak lazım ve nereden kaçırıyor. ama şunu söyleyeyim 150k üstü araçlar toyota değilse yağ kaçırır. bugun 3-5 yaşında hangi arabaya baksan motoru altında yağ izleri vardır.

astralar çok yaygın fiyat performans araçları parçası vs kolay bulunur. aracın modeli, donanım paketi, vites tipi vs. vs. bu faktörlere göre sahibindende bir tarama yap. en ucuz ile en pahalı araçların bir ortalamasını alırsan yaklaşık piyasa fiyatı çıkar.
ona göre teklifini verirsin.

satıcıyı iyi tanıyorsan ekstra birşey gizlemediğine eminsen tanıdıktan almak tabi avantajlıdır.
0
orpheus
(02.05.26)
Yagin kecelerden oldugunu soyledi aslinda problemli degilmis ama motorun cikmasi gerektigi icin biraz maliyetli ve vakit alan bir islemmis.

Yag kacagi tedavi edilmeye calisilir mi peki yoksa kabul mu edilir?
0
🌸floydian
(02.05.26)
@orpheus 16 yaşında aracım var yağ kaçağı yok. :) 216k km.

tanıdıktan olması güvendiğin biriyse avantaj, ben de tanıdıktan aldım. normalde araç alma niyetim bile yokken bir daha böyle tanıdıktan bildiğim düzgün araç zor denk gelir dedim. ama yağ kaçağının seviyesi önemli anlayan birinin görüp yorum yapması daha doğru olur.

lpg turbo ve otomatik vites üçlüsü de masraf açabilecek şeyler bu yaşta araçlarda. lpgnin afr ayarı düzgün yol testinde yapılmadıysa fakir karışım varsa motor sıcak çalıştıysa siboplara filan zarar verebiliyor. ikinci el alırken atmosferik daha güvenli, otomatik olacaksa da önceliğim cvt olurdu.

benim araç da lpgli ama candan'da yapılmış ayarı www.youtube.com bu işi en iyi yapanlardan. ayrıca benim araç atmosferik ve düz vites. senin durumunda daha riskli gördüğüm bi combo ve 2x'den pahalı araç olduğundan baktırmadan almazdım muhtemelen. tanıdığın yakınlık seviyesine, aracı bilip bilmediğine göre değişebilir burası.
başka bir sorun yoksa yağ kaçağı da ciddi değilse tanıdıktan olduğu için değerlendirilebilir.
0
konetsu
(02.05.26)
Mantikli degil. Garanti masraf gibi gorunuyor. Camurlugu silikonla tutturan adam arabasinin bakimina ozen gostermez. Arabasinin nerden yag kacirdigini bile tam olarak bilmiyor. Kucuk bir sey olabilir ama tamamen motorun cikarilmasi da gerekebilir...

Alirsan basin agrir gibi geliyor bana. Ben olsam bakmaya devam ederdim.
+2
thetruenorthstrongandfree2
(02.05.26)
piyasasi pek yok gibi. 1.6 dizel motorunu daha once duymustum ama 1.6 turbo benzin motoru ilk kez sizden duydum. 63 ilan var. ozellikle kisa sure icinde satabilirim diyorsaniz alici bulmakta biraz zorlanabilirsiniz.

boya degisen ve tramer durumu nedir? on bolumde kaput degisen veya aracta agir hasar kaydi varsa uzak durmakta fayda var cunku boyle bi durumda araca alici cikmasi cok zorlasir.

birde son olarak bu araclar cok agir, yaklasik 1.5 ton ve uzerine otomatik diyorsunuz. yakit ortalamasini uzun yolda bile 7-8 litre altina dusuremeyebilirsiniz. hele istanbul gibi sehir ici trafikte 11-12 lt gibi yakit ortalamasi gormeniz olasi.
+1
johnnie w lker
(02.05.26)
@johnnie, sol on tampon degisen, sol on kapi degisen birkac da boya var tavan haric. Podye ve direklerde islem yokmus. Piyasasi yok ama uyguna alinirsa zamani gelince de uyguna satilip elden cikar diye dusunuyorum. Yakit ekonomisi pek dert ettigim bir sey degil cok km yapmayacagim
0
🌸floydian
(03.05.26)
lpg'li general motors opel'i alınmaz. hele 1.6 turbo benzin ise kesinlikle alınmaz.

lpg takılmamış, silindir kompresyon ve kaçak değerleri düzgün bir a14net 1.4 turbo benzin astra j işinizi görür.

bakımları sık ve düzenli yapılmış 1.6 dizel de işinizi görür.

not: otomotiv satış sonrası mühendisi.
0
rain when i die
(03.05.26)
@rain abi iyi diyorsun hos diyorsun ama 600bine ne alayim peki o zaman? 1.4t astra olmuyor cunku.

Ozelden birkac ilan atip darlasam olur mu?
0
🌸floydian
(04.05.26)
şanzıman diyorum. otomatik diyorum.

opel iyi ama o kilometre - yılda bir problem çıkarırsa sizi üzer.

bu yaşta kmde bence de toyota honda harici otomatik araba alınmaz.

2016 opel astra k kullanıcısıyım.
0
kveldulv
(04.05.26)
opel turbo benzinlilerinde çelik subap dönüşümü yapılmamışsa lpg ile binilmez. 600-700 bandına swift falan bakın bence.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.05.26)
4-5 sene önce 1.6 ecotec motorlu cruze'um vardı 2010 model aynı motoru kullanıyorlar astra ile. o da lpg'li idi. çelik subap dönüşümü yapılmamışsa binilmez direkt kaçın+1.

arabanın piyasasına bakın. 80-100 bin aşağısına veriyorsa alıp iyi bi elden geçirip sorunsuz binin. ben uğraşamam sanayide tanıdığım kimse yok sıkıntı olur derseniz bulaşmayın, üzülürsünüz. ben arabayı tanıdıktan almıştım, eski ustası yan sanayi yedek su deposu takmış ondan dolayı 1 kez problem yaşadım 200-300 liraya çözmüştüm. onun dışında rutin bakımlar dışında 1 lira harcamadım. 113 bin kmde alıp 165 binde satmıştım. gidişi vites geçişi iç konforu her şeyiyle çok sevdiğim bir arabaydı. sıfır araba alacağım için satmıştım.

ayrıca yağ kaçağı konusunda şunu söylemek isterim, 10 yaş üstü araçta 5 bin kmde yarım litre ekleme yapmak okeydir bence. ama 1-2 binde bir yağ istiyorsa sıkıntı. 1.6 ecotec motoruna iyi bakılmazsa çok üzer. eski sahibi arabaya dikkat etmemişse, iyi bakmamışsa, güvenmiyorsanız sakın bulaşmayın.
0
cisimcik golgi
(04.05.26)
(11)

bu pilates niye bu kadar önemli?

duyurukullanıcısı
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
-7
duyurukullanıcısı
(30.04.26)
Tayt giyilip ayak fetişi objesi olunuyor. O yüzden
-8
runaway
(30.04.26)
fazla kas yapmadan vucudu toparladigi icin bence. biraz da moda tabi.

bir erkek olarak ben de yapiyorum. core kaslari iyi gelistiriyor.
+3
lemmiwinks
(30.04.26)
çünkü kadınlar moda olan her şeyin kulu kölesidir. faydası var mı yok mu bakılmaz.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(30.04.26)
önce beyaz yaka silkelemesiydi, şimdi ev kadınlarına kadar indi. tayt giyip herkesi silkelemeye başladılar.
-9
mikahakkinen
(30.04.26)
yazar yazmaz yazan yazar +1

17 yıllık aktif sporcuyum anatomiyi diyeti baştan aşağı anlatıyorum beni dinlemez gider zattiri zort instagram ünlüsünün lafıyla iş yapar.

Geçen tanıdığım bir kadın şu sırt kütletmecilerden birine gitmiş yarım saatlik seansa 14 bin lira verip gelmiş...Git 5 şınav çek desem çekmez.
-2
yurtsuz john
(30.04.26)
benim bel ağrılarımı bitirdi. fıtıklı erkek bireyim. yüzmeyle beraber tabiki.
0
kveldulv
(30.04.26)
Çünkü pilates faydalı bir spor. Pilatesten çıkınca kendimizi iyi hissediyoruz, başka bir sebebe gerek var mı? Her pilates dersi aynı etkiyi vermiyor bu arada, doğru hoca ile yapılırsa o izometrik kasılmaların bağımlısı olabilirsiniz. Biraz zorlayan, ertesi gün kas ağrısı yaşatabilen pilates derslerini ben de seviyorum. Hot sculpt, pilates, barre vs fark etmez düşük etkili ama yüksek tekrarlı tüm egzersizlerin hastasıyım. Erkekler genel olarak güç antrenmanı sevdiği için bu tarz endurance geliştiren sporları küçümsüyorlar gibi geliyor
+7
kullanicadi
(30.04.26)
Ciddi derecede skolyozu olan kadının iki ay pilates sonrası postürünün gözle görünür derecede düzeldiğini gözlerimle görmüş fotoğraflarla belgelemişliğim var. Sıkılaşma ve göbek ve basende incelme konuları da cabası.
Pilates işe yaramıyor diyene sadece güler geçerim.
Sporun herhangi bir dalında ter döken her kim varsa eli öpülesidir ve pilates de ciddi bir spordur.
+1
Mirket
(30.04.26)
kadınlar icin biraz daha vücudu sıkılastıran bir spor turudur. Ayrica salonlarda agirlik kaldırmaktan ziyade reformerlar, toplar falan daha eglenceli gelir bazı kadınlara gore.
+1
acelaacedebela
(01.05.26)
fiziksel etkisinden çok psikolojik bir etkisi var

3phd mi? pilates hocalığı mı? desen?

sanırım kadınların %90'ı pilates e gider
-4
🌸duyurukullanıcısı
(01.05.26)
"kaynak: götüm" özgüveniyle konuşmak kolay tabi. aynı şeyi önceden yoga, meditasyon, hatta terapi için de söylediniz. şimdi sırada pilates var demek. anlamadığınız ya da size hitap etmeyen şeyleri değersizleştiriyorsunuz. pilatesin olayı düşük sakatlık riskiyle core gücünü, postürü ve beden farkındalığını geliştirmek. az yorup çok etki ediyor. ayrıca herkesin spor motivasyonu, zevki ve ihtiyacı farklı. "kadınlar moda kölesi" gibi genellemeler dümdüz tembellik. argüman değil. bi şey popüler diye değersiz olmaz, işe yaradığı için yaygınlaşır. kısacası bilmediğiniz için küçümsemek yerine gidin öğrenin ya da işinize bakın
+3
mezzosprite
(01.05.26)
(3)

Yunan adaları kapıda vize hk.

drako
Tatilde yazın adalardan birine gitmek istiyoruz ama süreç nasıl ilerliyor anlayamadım. Başvuru için öncesinde mi başvuruyoruz? Ücret karşılığı bu işleri yürüten aracı şirketler var mı? Teşekkür ederim şimdiden.Bir de rezervasyonu yapmamıza rağmen atıyorum o gün gidememe gibi bir durum oluyor mu? Ada
Tatilde yazın adalardan birine gitmek istiyoruz ama süreç nasıl ilerliyor anlayamadım. Başvuru için öncesinde mi başvuruyoruz? Ücret karşılığı bu işleri yürüten aracı şirketler var mı? Teşekkür ederim şimdiden.

Bir de rezervasyonu yapmamıza rağmen atıyorum o gün gidememe gibi bir durum oluyor mu? Adaya kabul edilmeme gibi durum.
0
drako
(29.04.26)
bayram seyran dönemlerinde yoğunluk oluyor. o dönemde tavsiye etmem, feribottan çok geri çevrilen gördüm.
+1
kveldulv
(29.04.26)
feribot bileti alıyorsunuz, sonra bileti aldığınız firmaya evrak ve pasaportunuzu gönderiyorsunuz. onlar sizin adınıza işlemleri hallediyor, sonra feribot öncesinde gidip pasaportunuzu teslim alıyorsunuz ofisten. sonra feribotla geçiyorsunuz hemen.
+1
co2s2
(29.04.26)
@co2s2;

Önerebileceğiniz aracı kuruluş var mıdır? Sorunsuz şekilde süreci halledebileceğimiz? Yoksa uğraşmadan direkt jolly tur vs. ile alıp geçmek mi lazım?
0
🌸drako
(30.04.26)
(6)

Samimi olmayan kuzen araciligi ile kiz ile tanismak

inte17
Turkceyi katlettigim icin ozur dilerim.Karsilikli olumsuz bir dusunceye sahip olmadigimiz fakat herhangi bir samimiyetimiz olmayan bir kuzenim var ve kiz yakin zamanda nisanlandi. Bu pazarda aile icerisinde yuzugu takiyorlar, yarim saat oncedende ona mesaj attim bu hafta musaitsen kutlamak icin aray
Turkceyi katlettigim icin ozur dilerim.

Karsilikli olumsuz bir dusunceye sahip olmadigimiz fakat herhangi bir samimiyetimiz olmayan bir kuzenim var ve kiz yakin zamanda nisanlandi. Bu pazarda aile icerisinde yuzugu takiyorlar, yarim saat oncedende ona mesaj attim bu hafta musaitsen kutlamak icin arayabilir miyim diye.

Simdi Instagramda onume dusen cok begendigim ayni okulda calisan biri var ve o kiza yazmak icin kuzenim araciligi ile izin istemek pesindeyim. Ne yazik ki arkadas cevremden sadece dogrudan onu taniyan kuzenim var ve samimi olmadigimiz icin cekiniyorum. Sizce garip kacar mi bu durum? Samimiyetimin olmamasi sebebi ile kotu bir izlenimde vermek istemiyorum kuzenime.

Alttaki baslikla cok benzer olmus ama ben mesaj atan tarafim
0
inte17
(28.04.26)
kuzenle yakın olsanız, araya sokmanız kabul edilebilirdi de, bu durumda ne alaka?
ayrıca kuzen'in kendi telaşı varken bu konuları gündeme getirmeniz hem şık olmaz, hem de fırsatçı gibi görünürsünüz (kutlama bahanesiyle iş rica etme sebebiyle).

kıza efendi bir şekilde doğrudan yazmaktan (hatta daha iyisi konuşmaktan) çekinmeyin. bu devirde biriyle tanışmak için aracıya, tanıdığa gerek olmayacak kadar çok mecra mevcut. olacağı varsa olur. başarılar.
+6
lil siztah
(28.04.26)
@lil Tesekkurler.

Ben su anda yurt disinda yasiyorum dogal sekilde tanismam mumkun degil maalesef. Normalde sosyal medyadan birinede yazan biri degilim insanlar bazen hos karsilamadigi icin . Bu durumdanda cekiniyorum ve dogal yollarla tanismayi tercih ediyorum.

Fakat haklisiniz kuzen konusunda yazmadan acaba diye kotu hissediyordum disaridanda oyle gozukuyormus. Tesekkur ederim
+1
🌸inte17
(28.04.26)
valla sandığımdan daha ofsayt bir durummuş öyleyse. uzaktan nasıl tanışılacak, -olursa- işler nasıl ilerleyecek gibi sıkıntıları size bırakıyorum..
bu durumda şöyle yapabilirsiniz: bu hafta kuzeni telefonda kutlayın; bir sonraki hafta da, bu bahaneyle bir kez daha arayın. işte sözde kuzenin nişan fotoğrafları dolayısıyla insta'sına bakmış olun; arkadaşlarından kızın profili sizin önünüze düşmüş olsun; sizin de sorasınız gelmiş olsun (yalanların günahı sizin boynunuza :) başarılar tekrardan.
+1
lil siztah
(28.04.26)
Boş ver hocam kuzeni hiç karıştırma, akrabalara anlatır daha çok sıkıntı olur.
+1
duyuruuser
(29.04.26)
başka yol denesene.
0
kveldulv
(29.04.26)
Anlatırsa bir yengeme anlatır ama tembihlersem ikisindende çıkmaz diye tahmin ediyorum. İkisi kardeş gibiler karakter olarak ama dedikoducu kişi değiller.

@kveldulv. Arkadaşlara sordum. Hepside kıza yabancı ve sadece ortak arkadaşları var ama ortak arkadaşlarının da sıfır samimiyeti var arkadaşlarımla.

Ekim gibi Türkiyeye dönmeyi planlıyorum. Çokta hoş kızdı, üzdü :(
-1
🌸inte17
(29.04.26)
(6)

duty freeden giderken alinan urunu geri getirme

bay b
tr'den cikarken parfum aldik diyelim, duty free paketi kendi korumasi vs hic acmadan, gittigimiz ulkeden donerken bunu geri getirsek sorun yasar miyiz? tahmini bilgi degil basina gelip bilen varsa diye soruyorum tesekkurler.
tr'den cikarken parfum aldik diyelim, duty free paketi kendi korumasi vs hic acmadan, gittigimiz ulkeden donerken bunu geri getirsek sorun yasar miyiz? tahmini bilgi degil basina gelip bilen varsa diye soruyorum tesekkurler.
0
bay b
(27.04.26)
hiçbir sorun olmaz. 100ml'den fazlaysa dönüş uçuşunda uçak altı bagajınıza koymayı unutmayın.
+1
eileengray
(27.04.26)
bavulda getirmeniz gerekiyor 100 ml üstüyse kabin bagajı olmaz.

geçerken de kabını açmanızı isteyebiliyorlar 100 ml altıysa, bana denk gelmişti.

kendinize eşinize alacaksanız bir şey olmaz, diğer türlü bilmiyorum.

dutyfreelerde genelde fiyatlar gidiş dönüş aynı. parfüm içinse bence gideceğiniz ülkede freeshop yaparsanız daha ucuza gelir.
0
kveldulv
(27.04.26)
soruyu eksik sormusum, ucak alti bagajim yok. duty free tarafindan posetlenmis agzi kapali poseti ayni sekilde kabinde geri getirmek istiyorum 100 ya da 125ml ne kadarsa iste.
0
🌸bay b
(27.04.26)
madem ayni sekilde geri getireceksin donuste niye almiyorsun da giderken aliyorsun
0
tahtakafa
(27.04.26)
giderken almak saçma o halde. gittiğin yerde de dönüşte de duty free olacak zaten. ki gittiğin yerde mağazadan almak duty freeden ucuza gelir.
0
jelly bear
(27.04.26)
hayir olmuyor.
0
65 derece
(28.04.26)
(5)

Mecidiyeköy civarında uygun fiyatlı çıktı veren kırtasiye

egerbiryolcu
Neresi var bildiğiniz? Rastgele bir kırtasiyede sayfası 6 TL demişlerdi. Toplu yüzlerce sayfa çekim yaptirmayacagim ama sıklıkla yirmi sayfalık her hafta ihtiyaç olacak. Bazı yerler de sanırım sadece toplu çıktılara indirim yapıyor. Veya 6 tl normal mi?
Neresi var bildiğiniz? Rastgele bir kırtasiyede sayfası 6 TL demişlerdi. Toplu yüzlerce sayfa çekim yaptirmayacagim ama sıklıkla yirmi sayfalık her hafta ihtiyaç olacak. Bazı yerler de sanırım sadece toplu çıktılara indirim yapıyor.

Veya 6 tl normal mi?
0
egerbiryolcu
(27.04.26)
6 tl normal değil. normali max 1 tldir. büyük çıktı alan yerler bulman lazım
0
jelly bear
(27.04.26)
üniversite karşısı fotokopici copy centerlar.
0
kveldulv
(27.04.26)
en ucuz üniversite çevresindeki fotokopicilerde bulursunuz.
ilkokul yanındaki normal kırtasiyede bile bir çıktıya 5 tl alıyorlar.
0
my fault
(27.04.26)
Galiba Mecidiyeköyde de üniversite yok ama ozalitciler çok sayıda gözüküyor...
0
🌸egerbiryolcu
(27.04.26)
mecidiyeköy üniversiteler diyarıdır ya, apartman şeklinde 3 tane ünv var :)

murat muhallebicisine gelmeden dilek pasajı var, yüksek lisans yaparken onun alt katında baya bastırıyordum ben. bir de o pasajın diğer ucu ara caddeye çıkıyor onun karşı tarafında da pasajlar var oralara da bakabilirsin.
+1
makbur
(27.04.26)
(4)

Almanya giriş çıkış avusturya kalış

basond
MerhabalarSalzburg da 3 gün kalma planımız var(Avusturya )ancak Münih(Almanya) git trenle salzburga geç 2 gece 3 gün kal tekrar münihten geri gel planımız var.Almanya girişte polis oteli sorduğunda Salzburg görse sorun çıkarır mı? Madem Avusturya'ya geldiniz neden münihten girdiniz der mi? Başına ge
Merhabalar
Salzburg da 3 gün kalma planımız var(Avusturya )ancak Münih(Almanya) git trenle salzburga geç 2 gece 3 gün kal tekrar münihten geri gel planımız var.

Almanya girişte polis oteli sorduğunda Salzburg görse sorun çıkarır mı? Madem Avusturya'ya geldiniz neden münihten girdiniz der mi?

Başına gelen deneyen varmı?
Almanyayı sadece uçağa binmek için kullanacağız.

Bugüne kadar hep girdiğimiz şehirlerde kalıp gezdik bu şekilde ilk defa plan yapıyoruz.

Pasaport yeşil vize yok
0
basond
(26.04.26)
Vize olsa farklı cevaplardım ama sormaz bile sorarsa buradan daha ucuza bilet buldum de geç
+1
Mcfly
(26.04.26)
Son olacağını sanmıyorum ben Basel üzerinden Strazburg'a gidip geldim sorun olmadı mesela.
0
peki madem
(26.04.26)
Vize üzerinden gitmediğiniz için kurcalamaz. Sonuçta yeşil her yerden girebilir ve çıkabilir. İyi gezmeler.
0
lil siztah
(26.04.26)
bilet almadıysanız almanya biletleri genelde daha pahalı, viyanaya daha ucuz bilet oluyor.

salzburg'a otobüs/tren geçebilirsiniz viyanadan.

her yeşil pasaportlu viyanaya gitmek zorundadır. kural değil kaide.
0
kveldulv
(27.04.26)
(7)

istanbul'da stand up etkinlikleri?

biravekahve
var mı tecrübeniz? hangileri keyifli olur
var mı tecrübeniz? hangileri keyifli olur
0
biravekahve
(22.04.26)
Birkaç farklı komedi kulübünü deneyimledim hemen hemen hepsi hüsrandı.
Bir kez tuz biber beşlisinde beşi de iyi çıkmıştı, o gün keyifliydi ama tamamen şansa işte bilemiyorsun.
Yanımda bu etkinlikleri sevip gitmek isteyen arkadaşım yoksa ben direkt sevdiğim kişinin tek gösterisini izlemeyi tercih ediyorum.
Sevdiklerim;
Pınar Fidan
Seda Yüz
Deniz Göktaş

Sette izleyip sevdiklerim fırsat olursa teke de gitmeyi düşündüklerim;
Çağla Alkan
Fırat Aksel
Hidayet Tılı
Belki Umutcan Arslan
0
mutekebbir
(22.04.26)
Serdar Nalçakar'a çok gülüyorum.
0
yurtsuz john
(22.04.26)
özgür turhan trnin aktif en komik insanı.
ek olarak
salih tıraş, nevzat can ünsal, deniz göktaş öneririm.
0
jelly bear
(22.04.26)
hiçbiri, aç evde yurtdışı komedyenler izle.

esprileri türkiyeye uyarla kafandan, paran cebinde kalsın.

sinir de olmazsın.
-2
kveldulv
(22.04.26)
cosmicstring e katılıyorum. komedi anlayışına göre değişir bence de.

eğer ortalama bi anadolu insanıysan Yunus Yılmaz öneririm. ben çok gülmüştüm. bilet 1000 tl civarında.
mayıs ayında da kaltın sunumuna bilet aldım bakalım nasıl çıkacak. bu adamların mizah anlayışı biraz daha entelektüel bir ekibe hitap ediyor olabilir. çok izlemesem de öneri üzerine bilet aldım. bir bak istersen.
0
Sadece soruyorum
(22.04.26)
20 ye yakın sahne izledim. Tamamı şaklabandı. Yetim berk var. Çok iyi çocuk. Gözün kapalı git izle. Youtube ta var eski gösterileri.
0
halk
(22.04.26)
özgür turhan, deniz göktaş, ali congun, ilker gümüşoluk : bunlar izleyip sevdiğim gösterilerdi. internette gördüğümüz gösterilerden çok farklı değillerse de, yine giderim.

pınar fidan ve seda yüz'ün hem beraber hem yalnız yaptıkları bir kaç gösteri izledim. komikti ama eh işte. tekrar gitmem.

henüz bu kadar ünlü bile değilken, haliyle linç edilmeden yıllar önce, gökhan ünver'i de izlemiştim. beğenmedim.
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
(4)

Rodos önerisi alabilir miyim

hacirotti
Rodos için yeme, içme ve özellikle hangi beach e gidelim önerisi alabilir miyim? Milyon tane untube videosu izledim. Ama gidenler tek seferlik gitmiş ve he ryedikleri yeri begenmişler. Başka yerde yemedikleri için de karşılaştirma yapmadan yüksek puan vermişler. Buradan daha net ve güvenilir cevapla
Rodos için yeme, içme ve özellikle hangi beach e gidelim önerisi alabilir miyim? Milyon tane untube videosu izledim. Ama gidenler tek seferlik gitmiş ve he ryedikleri yeri begenmişler. Başka yerde yemedikleri için de karşılaştirma yapmadan yüksek puan vermişler. Buradan daha net ve güvenilir cevaplar alabileceğimi umuyorum
+1
hacirotti
(21.04.26)
Tsambika
Hiç taş yok hep kum ve sığ bir denizi var.
+1
etna
(21.04.26)
çok zaman oldu
anthony quinn beach çok güzeldi (zorba the greek'in çekildiği yer)
lindos altındaki st paul güzel historical bir yer
Faralki tarafında ladiko var faralki'nin deniz mahsülleri de güzeldir.
elli beach de new rhodes'un önündeki plaj çoğu zaman dalgalı olabiliyor
meşhur beach clubları da Nor project, kalami, ronda

restaurant için aklımda tek kalan ve bence kesinlikle denenmesi gerken et restaurantı Tamam (adı tamam :))
+1
croswell
(21.04.26)
Teşekkürler
0
🌸hacirotti
(21.04.26)
rodosu antik yunan diye anlatmaya çalışan vlogger blogger instagramcılardan uzak durun.
0
kveldulv
(21.04.26)
(6)

ıslak hamburger yurtdışında niye tutmuyor

plastic_angel
50den fazla ülke gezdim. saçma sapan lezzetler trend olmuş, insanlar kuyruk. özellikle asyada birşey trend olmayagörsün. bu lezzet niye tutmuyor. 'onların damak tadına uymuyor' ile gelmeyin lütfen.
50den fazla ülke gezdim. saçma sapan lezzetler trend olmuş, insanlar kuyruk. özellikle asyada birşey trend olmayagörsün. bu lezzet niye tutmuyor. 'onların damak tadına uymuyor' ile gelmeyin lütfen.
0
plastic_angel
(17.04.26)
e kokoreç de bi burda bi yunanda var. birçok lezzet öyle. ıslak hamburgere özel değil.
talep yoksa arz da olmaz haliyle. insanların alışık olduğu bi tat değil
0
jelly bear
(17.04.26)
ıslak hamburger türkiyede de tutmuyor bence artık da neyse =)

öğrenciyken gidiyordu da, mide fesadı geçirmek istemiyorsanız yemeyin bayat soslu şeyler.
+10
kveldulv
(17.04.26)
daha iyisini yemediğiniz için kıyaslayamıyorsunuz. türkiyede kalitesiz un, et ve sos yediğiniz için böyle düşünüyorsunuz. siz benim sorumu anlamamışsınız.

döner de yüzlerce yıldır bu ülkede satılıyordu. alman on yıl önce bi dokunuş yaptı , tüm dünyada satılma şekli değişti.

asya, güney amerika, balkanlar vs. gidenler nightmarketleri, pazarları, sokak lezzetlerini bi hatırlasın. salak salak şeyler hep.

bi koredeki teriyaki,limonlu,portakallı tavuk toplarının türkiyede niye kimsenin satmadığını anlamıyorum bi de bu ıslak hamburgeri...
0
🌸plastic_angel
(17.04.26)
türkiyede kaç yerde var ki ıslak hambg.
0
mantık
(17.04.26)
ıslak hamburger drunk food, her yerde farklı bi kültür var.
+1
gurur
(17.04.26)
islak hamburgere gelene kadar (ki bende hic sevmem) tutmasi gereken tonla sey var ama tutmuyor.

sana "onlarin damak tadina uymuyor" ile gelmek zorundayiz.

kuzey amerika'da milletin bayilarak ictigi root beer turkiye'de tutar mi?
tutma olasiligi olsaydi simdiye kadar getirilmez miydi?
+1
cooperr
(17.04.26)
(7)

Çileği nasıl saklayayım?

umutt
Elimde bol miktarda çilek var, taze tüketmeyi çok severim ama bitecek gibi değil-şimdiden bozulmaya başlamış bazıları. Çilek reçeli yapmak istemiyorum var elimde bolca, bunları nasıl saklayabilirim?
Elimde bol miktarda çilek var, taze tüketmeyi çok severim ama bitecek gibi değil-şimdiden bozulmaya başlamış bazıları. Çilek reçeli yapmak istemiyorum var elimde bolca, bunları nasıl saklayabilirim?
0
umutt
(17.04.26)
derin dondurucuda.
+3
zakk
(17.04.26)
derin dondurucu +1

biraz masraflı ama ben çok memnunum iyi ki almışım diyorum. zwilling'in vakumlu setleri var. bi alet tüm havayı çekiyor içinde yiyecekler, meyveler, sebzeler baya uzun süre taze kalıyor. özellikle çürüyüp giden salatalar bununla beraber 1 hafta taptaze kalabiliyor.

şu an için değil belki ama ilerisi için bir fikir olabilir.
+1
elektr10
(17.04.26)
butun halde derin dondurucu.
kilitli poset kullanabilirsiniz. birbirine hic yapismasin istiyorsaniz ya da biraz formu bozulmus durumdaysa, bir tepsiye aralikli yerlestirip buzluga koyun, hafif donduklarinda posete yerlestirip yeniden buzluga atin.
sonra keklerde, cilekli sutlerde kullanirsiniz :)
+3
65 derece
(17.04.26)
her şeyden kârı maksimize etmeye gerek yok. Küçük poşetlerde etrafınızdaki konu-komşuya verirsiniz, hoş olur.
0
tsubasa
(17.04.26)
Çilek depolamasi zor bir üründür. Hasat edildikten sonra hatta hasat edilirken kırmızıya yakın bir şekilde hasat ediliyor.

Sevkiyat sırasında renk değişimi devam etmesi beklenir.

Ayrıca hassas bir ürün olması nedeniyle fazla ellenmez.


Uzun süre saklayamazsiniz
Eğer çok varsa reçel veya eş dost dağıtmaktan başka çareniz yok.
+1
kaiserr76
(18.04.26)
kavanozlarda saklıyorlarmış diye bi şey görmüştüm geçenlerde, hava almayınca bozulmuyor yazmıştı
0
mezzosprite
(18.04.26)
dilimleyip buzluga atın. güzel dondurma olur en kötü yazın.

rondoya atıp içine az süt ekliyosunuz, muzdan da şeftaliden de oluyor. küçük küçük poşetlere tek seferlik yapın bence.
0
kveldulv
(18.04.26)
(3)

eu retail storelara nasıl giriliyor ?

duyurukullanıcısı
aldi, lidl, co-op falan.tüm belgeleri tam olan hatta zaten eu'da fabrikası olan bir snack firması bu storelara nasıl girebilir?illa buying managerla 1-1 görüşmek mi gereklidir?
aldi, lidl, co-op falan.

tüm belgeleri tam olan hatta zaten eu'da fabrikası olan bir snack firması bu storelara nasıl girebilir?

illa buying managerla 1-1 görüşmek mi gereklidir?
0
duyurukullanıcısı
(16.04.26)
Sonraki adımı bilmiyorum ama hiç bilmeyen birisi için yazayım. become a supplier ya da join us vs. gibi formları var.
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.04.26)
En kolay yolu sektor fuarlari bence onlarin standina giderek, siz stand acarak yeni musteriler ve tedarikcilerle tanisirsiniz. Sektorle ilgili konferanslar, paneller keza. Daha zoru satin almacilara telefon, mail, linkedin'le yardirmak gorusme talep etmek, bize ornek bir koli yollayin urunlerin der basindan savarlar genelde, begenirlerse gorusmeye de cagirirabilirler tabi.
0
freedonia
(16.04.26)
ben olsam bir alt segmentteki yerel markalara odaklanırdım, aldi lidl falan çok büyük, mağdur ederler gibi.
0
kveldulv
(17.04.26)
(1)

Demir parça nerede yaptırılır

duyuruuser
Demirden iki tane küçük parça yaptırmak istiyorum,kim yapar bunları, yapanı ne diye aratmak lazım.İstanbul'da bildiğiniz varsa yazarmısınız.Motorun tur camına deflektör aldım ama, tur camı uzun olduğu için 80km hızdan sonra aşırı esniyor kırıldı kırılacak gibi, ona demir kestirip destek yapacağım.
Demirden iki tane küçük parça yaptırmak istiyorum,
kim yapar bunları, yapanı ne diye aratmak lazım.
İstanbul'da bildiğiniz varsa yazarmısınız.

Motorun tur camına deflektör aldım ama, tur camı uzun olduğu için 80km hızdan sonra aşırı esniyor kırıldı kırılacak gibi, ona demir kestirip destek yapacağım.
-1
duyuruuser
(16.04.26)
kveldulv
(29.04.26)
(7)

Sevilla sonrası gezi rotasına ihtiyacım var. Endülüs severler burada mı ?

denizmaniaherif
Barcelona'dan trenle 26 Mayısta Madrid'e geçip 28 Mayıs gibi de oradan Sevilla'ya trenle geçeceğim. 4 hazirana kadar zamanım var.. sonrasını nasıl değerlendirmeliyim sizce ? Oradan'da tekrar Barcelona'ya uçak için geçeceğim dönüşte.
Barcelona'dan trenle 26 Mayısta Madrid'e geçip 28 Mayıs gibi de oradan Sevilla'ya trenle geçeceğim. 4 hazirana kadar zamanım var.. sonrasını nasıl değerlendirmeliyim sizce ? Oradan'da tekrar Barcelona'ya uçak için geçeceğim dönüşte.
0
denizmaniaherif
(16.04.26)
ekimde 10gün endülüsü gezdim şu şekilde tavsiye verebilirim.

sevilla-28/30 mayıs 3tam gün. Alcazar sarayını gezmelisiniz enfes bahçesi var. Plaza de Espana gün batımında çok güzel oluyor. Ratatouille Cheesecake Sevilla da antepfıstıklı büyük boy cheesecake yiyin allahım hala tadı damağımda. 100 Montaditos da güzel sıcak soğuk tapaslar var uygun fiyatları değerlendirilebilir. gezilecek yiyecek içecek çok şey var sevillada instagram ve youtube içeriklerine göz atıp google mapste işaretlemeniz yeterli.

cordoba- 31 mayıs 1tam gün. Cordoba cami 8.30-9.30a kadar ücretsiz gezilebiliyor. 8.20 gibi orda olun sıraya girin. muhteşem bir cami. old townı küçük sabah erken saatte camiyi gezip sonra old townı gezerseniz yarım günde biter. Medinetü'z-Zehra Sarayı var biraz şehrin dışında benim pek vaktim yoktu burayı sığdırabilirseniz güzel olur.

granada-1 haziran 1tam gün şehir. Alhambra sarayını karşıdan gören Albayzın mahallesine mutlaka uğrayın. gün batımı saatine googledan bakın. ondan 45dk önce Mirador de San Nicolas tepesinde olun. tepenin hemen yanında granada ulu cami var oraya girin güneşin batışını karşınıza elhambra sarayını alarak izleyin. camiyi gayrimuslimler belli saatlerde ziyaret edebiliyorlar. akşam namazından önce çıkarıyorlar sadece müslümanlar kalıyor. müthiş manzarası var. La tarta de la madre de Cris den cheesecake yiyin fiyat performans yeri.

granada-2 haziran 1tam gün Alhambra Sarayı. bilet aldınız mı bilmiyorum almadıysanız vakit var siteye sürekli bakarsanız zaman zaman kontejyan açılıyor alabilirsiniz. nasır sarayını kesinlikle görmelisiniz. nasır sarayı bileti bulamasanız da bahçeler muhteşem. hele şimdi bahar geldi yemyeşil ve rengarenktir. tickets.alhambra-patronato.es burası sarayın resmi bilet satış sitesi burdan general ticket olanı alıyosunuz nasır sarayı dahil bu bilete. 2 haziran için biletler açık görünüyor. nasır sarayı için saat seçiliyor. 11.30 12de girmenizi tavsiye ederim. öncesinde bahçeleri gezin doya doya. fotoğraf video çekin bol bol. bileti şimdiden alın sonradan bulamazsınız. ben açılış saatinde 8.30da içeri girdim. 10.30da nasır sarayı için biletim vardı. 1saat daha bahçeleri gezmek isterdim. çok güzel olurdu bi dahaki sefere artık. içerde cafe var. yiyecek içecek alabilirsiniz. ben yanınıza sandviç atıştırmalık tatlı tuzlu almanızı tavsiye ederim. termos kabul ediyorlar ama girişteki büfeden kahve alanları karton bardakla içeri almadılar bitirip öyle girin diyerek beklettiler bilginiz olsun. girişte bilet ve pasaportunuz hazır olsun görevliler öncesinde sürekli pasaport ve biletlerinizi hazır edin diye size sürekli hatırlatma yapıyorlar ve kendileri de kontrol ediyorlar. zaten bileti pasaport numarasıyla alıyorsunuz pasaportunuzun çipini okutuyorlar ilk girişte nasır sarayı girişinde de alcazaba girişinde de yine pasaportun çipini okutuyorlar.

malaga-3haziran tam gün. old town küçük yarım günde bile bitirirsiniz hepsi derli toplu çok kısa yürüyüş mesafesindeler. sahil boyu çok güzel . yürüyüş yaparsınız hatta belki denize bile girersiniz mayonuz yanınızda olsun.

şehirlerarasında ben hep otobüs kullandım çok konforluydu. tren de var ama bana daha yüksek fiyatlı ve zaman olarak aşağı yukarı çok farketmediği için otobüs seçmiştim. akşam saatlerinde yolculuk yaparsanız güzel olur otele giriş yapıp dinlenir ertesi güne enerjik başlarsınız. sormak istediğiniz bişey olursa seve seve cevaplarım.
+3
dedim ben sana
(16.04.26)
@dedim ben sana yazdıklarınız çok tatlı teşekkürler. üstelik gün gün ayırmışsınız <3 sanki oradaymışım gibi hissettirdi. bilet işlerine hemen bakacağım. ücretsiz giriş saati detayları da güzel oldu teşekkürler. gördüğüm kadarıyla bana yetemeyecek 14 gün bile :/ bir master plan yapmalıyım.. yüksek sezona yakın olacağı için önden bilet almam gereken yerler ve ulaşım konusunu detaylandırmalıyım..
+1
🌸denizmaniaherif
(16.04.26)
biz endülüs'ü arabayla gezdik, açıkçası bu yöntemi tavsiye ederim. kış aylarında gittiğimizden sıcaklık bir sorun olmadı ama mayıs sonu güneşin iyice hissedildiği aylar olacak. bu yüzden bile araba mantıklı geliyor bana. arabanın sağladığı esneklik ve kolaylık oldukça işimize geldi. yollar gayet güzel ve kullanması kolay. park yeri sorunu yaşamadık, hep merkeze çok yakın ucuz otoparklar bulduk. arabayla spontane kasabalar ekleyebildik, saatlerimizi esnetebildik.

madrid'den başlayıp şöyle bir rota izledik, sizi ilgilendiren kısım toledo sonrası muhtemelen. lokasyonlar arası yollar kısa sürüyor bu arada, en uzun kısım madrid-granada arasıydı ama o bile 3-4 saat sürmüştü.

-madrid (4-5 gün)
-toledo (günübirlik)
-cordoba (1 gece kaldık: üstteki yazar gibi mesciti sabahın çok erken saatlerinde gezdik, bence cordoba endülüs turu açısından mutlaka görülmeli)
-sevilla (3-4 gece kaldık: mutlaka görülmeli, gezinin en renkli kısmıydı)
-cadiz (2 gece kaldık: mükemmel bir günbatımı olan küçük bir hac şehri)
-ronda (günübirlik uğradık, buraya giderken yol çok güzeldi)
-granada (3 gece kaldık: alhambra biletini önceden alın +1, albaicin bölgesini de lokal bir walking turla gezdik, böyle bir guide bulmanızı tavsiye ederim.)
-zamanımız olsaydı jaen'i de eklerdik. biz granada'dan direkt madrid'e döndük.
+3
eileengray
(16.04.26)
@elileengray çok güzel bir plan olmuş. Cadiz hep sapa kalıyor ulaşıma diye araba orası için bile gerekiyor gibi.. araba konusunda da benzin ve park yeri kafa karıştırıyor sadece..
0
🌸denizmaniaherif
(17.04.26)
Ronda
0
Ruprect
(17.04.26)
ben barcelona + sevilla + valencia yapmıştım gençkene.
0
kveldulv
(17.04.26)
@denizmaniaherif
yakıt ve otopark konusunda sıkıntı yaşamadık. güvenlik sorunu da yaşamadık. tarihi merkezlere çok yakın mesafede kapalı otopark bulduk hep. Mesela Sevilla’da şuraya koyduk diye hatırlıyorum:
maps.app.goo.gl

ronda’daki o meşhur köprünün üstünden de arabayla geçtik, hemen park ettik :) kısacası kasabalarda bile bir sorun olmadı. Yine de redditte araştırın tabii, kurallar değişmiş olabilir. ama endülüs gerçekten keyifli.
+1
eileengray
(17.04.26)
(7)

Münih ve çevresi için otobüsle gezi rotası önerisi olan var mıdır?

denizmaniaherif
24-26 nisanda güzeller güzeli münihte olacağım tekrar ama çevresini hiç düşünmedim nereler vardır bir otobüs kadar yakın(1-1.5 saat mesafe) gezilecek yerler var mıdır diye.. mesela Amsterdamdan - Volendama otobüsle gider gibi kesin görülmesi gereken yer önerileriniz var mıdır? Turlara bakmadım henüz
24-26 nisanda güzeller güzeli münihte olacağım tekrar ama çevresini hiç düşünmedim nereler vardır bir otobüs kadar yakın(1-1.5 saat mesafe) gezilecek yerler var mıdır diye.. mesela Amsterdamdan - Volendama otobüsle gider gibi kesin görülmesi gereken yer önerileriniz var mıdır? Turlara bakmadım henüz..
teşekkür ederim.
0
denizmaniaherif
(16.04.26)
nurnberg var yakın, salzburg var.

ama otobüs ne kadar mantıklı olur bilemedim.

münihte ulaşım pahalı.
0
kveldulv
(16.04.26)
neuschwanstein, nünberg, salzburg.
0
mikahakkinen
(16.04.26)
Ben de o tarihlerde Münihte olacağım. Getyourguide gibi yerlerden turlara baktığımda en çok tercih edilen neuschwanstein fakat toplam süresi 10 saat sürdüğü için ben tercih etmeyeceğim.
0
yüzyıllık yalnızlık
(16.04.26)
Anladigim kadariyla Münih'i daha önce gezmissiniz. gene de bence hepi topu 1 tam gününüzün oldugu gezi planina Salzburg gibi büyük sehirler sikistirmaya ugrasmayin. illa sehir göreyim diyorsaniz Augsburg olabilir ama bence havalar da güzel hazir, Münih cevresinde cok güzel göller var. Bir sandvic ve su atin cantaya, göllerin cevresinde yürüyüse gidin rahat bir ayakkabiyla. Tegernsee güzeldi, cepecevre yürünebilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
teşekkür ederim fikirler için..neuschwanstein 3 saat olmasa gitmek isteyeceğim bir yermiş. salzburg 1.5 saat diyor 25 euro.. bir masaya yatırayım dedim.
0
🌸denizmaniaherif
(17.04.26)
munih'ten salzburg günübirlik gidip gelmiştik. çok hoş şehir salzburg, tavsiye ederim.
0
but that was just a dream
(17.04.26)
munihten trenle salzburga gidebilirsiniz. yaklasik 2 saat surer. Salzburg guzel ve kucuk bir sehirdir, 1 gun yeter ama sakin pazar gunu gitmeyin :)
ama ben de konusma'ya katiliyorum. Gollere yuruyuse gidin cok daha keyifli olacaktir. ama gideyim bir sehir daha goreyim derseniz de Salzburg bu ihtiyaci karsilar.
0
65 derece
(17.04.26)
(3)

Kira Tespit Davası bilirkişi tespiti sonrası sizce kiracıyla uzlaşalım mı?

mahmuttt
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı. Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti. Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı.

Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti.

Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;

yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
-1
mahmuttt
(14.04.26)
bilirkişi raporundan bir indirim yapacak hakim (net bilmiyorum ama yüzde 10 20 falan maks hakkaniyet indirimi) dava tarihinden itibaren de geçmişe dönük kira farkı da alacaksınız.

avukatınıza danışın.
0
kveldulv
(14.04.26)
davaya vermişsin bilirkişi yapılmış fiyat belirlenmiş. belirlenen rakamın %10-20 altında bir rakama hüküm verilecektir. sonra istinaf süreci var yani yaklaşık 1buçuk senelik bir süreç var önünde. beklemek istemiyorsan şimdi anlaş.
0
gercekdunya
(14.04.26)
istinaf daha kısa sürede sonuçlanıyor diye biliyorum. bence sonuna git zaten faiziyle geri alacaksın.
+1
duyuruuser
(14.04.26)
(8)

Italya turu

horizon
Merhaba 19 26 nisan arasi Roma başlangıç floransa venedik ve milano şeklinde bir tur olacakÖnerileriniz ve deneyimlerinize talibim ( tur olduğu için daha cok yeme içme olursa sevinirim ) yada serbest zamanları değerlendirmek için Dönüş Milano dan olacak duty free online dan içki rezervasyonu yaptım
Merhaba 19 26 nisan arasi Roma başlangıç floransa venedik ve milano şeklinde bir tur olacak
Önerileriniz ve deneyimlerinize talibim ( tur olduğu için daha cok yeme içme olursa sevinirim ) yada serbest zamanları değerlendirmek için

Dönüş Milano dan olacak duty free online dan içki rezervasyonu yaptım ama Türkiyeye girince sorun yasarmıyız 6 litre? Ucak inişi 16:00 olacak yoğun bir zamanda

Roma da outletin tamamını gezmek zor ama özellikle hangi marka mağazalarda iyi indirim vardır?
-1
horizon
(13.04.26)
Yurt dışından gelişte 18 yaşından büyük "kişi başı" 1 litre yüksek alkollü (rakı viski gibi) 2 litre düşük alkollü (şarap bira gibi) 3 kartonda sigara hakkınız var. Bunları aşmayın el koyarlar. Online içki rezervasyonuna gerek var mı bilmiyorum. Geziyorsan alıyorsun işte.
Yaz sonu biz de Roma turuna gitmeyi planlıyoruz hangi turla gittiğinizi ve nasıl geçtiğini yazarsanız benim için de çok iyi olur.
0
etna
(13.04.26)
Tabi ki tur sonrası detaylı bir şekilde iletirim
0
🌸horizon
(13.04.26)
Roma daki outlet ucuz değil, vakit harcamaya değmez. Gitti geldi bi dünya zaman. Romayı gezin amaçsızca. Nehir turu bile harika.
+2
halk
(13.04.26)
turla gitmesen daha iyiydi. yani şeyi anlamıyorum ben pek, romaya gidip outlet gezmek..

biz 5 gün sadece romadaydık yine yetmedi.

tavsiyem yiyebileceğin kadar yemek ye her şey çok lezzetli.

biz 4 şişe şarap getirebilmiştik.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
Roma Pastificcio' da makarna,
Bir and Fud hala açıksa bira pizza
Cafe della Pace' de oturup bi şeyler içerken geleni geçeni seyretmek.

Venedik' te de güzel bi sokak makarnacısı vardı adını unuttum ama google söyler.
0
kumandanim
(13.04.26)
marketler freeshoptan uygun olur her açıdan. essalunga crai carrefour lidl vb gibi marketleri bulursanız daha uyguna alışveriş yapabilirsiniz. çikolata kahve vb. daha çeşitli bulursunuz hem. easter sonrası indirim vardır ürünlerde eheh.

roma ve firenze'de girmek istediğiniz müzelere önceden rezervasyon yaptırmalısınız ya da beklemeden geçiş sağlayan tur şeyleri alın getyourguide'dan.

tren ya da araç kullanacaksanız firenzeden pisaya geçebilirsiniz yarım günlüğüne. ama floransayı tam anlamıyla gezdiğinize emin olun.

bistecca alla fiorentina güzel firenze'de, ben orda yemedim kendim yapıyorum gerçi de inekten yapılıyor - manzo.

her yerde napoli pizzacılarını bulmaya çalışın. milanoda bir akşam yemeğinde aperativo yapın navigli'de yemek tadarsınız değişik değişik. roma'da her şey turistik, pompi tiramisu el yapımı makarna vb. ama roma trasvetere bölgesi güzeldi.

venedikte de kalmayın eğer zorunda değilseniz, gidin veronada kalın. bir şehir daha görmüş olursunuz.
0
kveldulv
(13.04.26)
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
Şu iki soruda Roma için yeme içme önerileri var
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
floransa- trattoria dall'oste burada et yiyin, rezervasyon gerekiyor
0
dfn4
(13.04.26)
(36)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-18
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+3
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+3
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+2
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+5
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+3
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+2
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
0
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+2
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
(8)

devre elemanı nerden satın alabilirim?

administ
Evdeki blender bozuldu. İçini açtım kartta bozulmayan parça kalmamış. İnternetten sipariş veremiyorum çünkü 100 tane smb direnci ne yapayım :) okul zamanında bunları karaköyden gidip alabiliyorduk Şimdi yine gitsem 1 zener diyot, 5 direnç bir triyak şeklinde alabiliyor muyum? başka bir yer var mı bu
Evdeki blender bozuldu. İçini açtım kartta bozulmayan parça kalmamış. İnternetten sipariş veremiyorum çünkü 100 tane smb direnci ne yapayım :) okul zamanında bunları karaköyden gidip alabiliyorduk Şimdi yine gitsem 1 zener diyot, 5 direnç bir triyak şeklinde alabiliyor muyum? başka bir yer var mı bunları tek tek alabileceğim
+1
administ
(09.04.26)
google istedigin parcalari cikmasi lazim.
0
designer
(09.04.26)
dükkandan alırsın da fiyatı gene 100 adet kadar olur.
ozdisan.com buradan 5-10 adet gibi alabiliyor olman lazım. ayrıca türkiyedeki en büyük stok bu firmadadır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Perpa'da BBC elektronik var. Orada her şey var tek tek de alabiliyorsun fiyat olarak uygun. Telefonla sorabilirsin de gitmeden.
+1
makbur
(09.04.26)
anadolu yakasında, yazıcıoğlu'nda dükkanlar vardı tekli satan. kapanmadıysa tabii.
0
lil siztah
(09.04.26)
Yahu kartı satıyorlar. Muhtemelen 400-500 liradır. Ne yapacaksın direnci vs küçücük kart muhtemelen birden fazla parça nanaydir. Yaz googila blendr kartı next next
0
topkapiaksaray
(09.04.26)
karaköyde ya da kadikoy yazıcıoglunda elektronikçiler var, bulursun rahat.

genelde her şehirde oluyor böyle yerler bu arada.

direnc.net ozdisan vb zart siteler de var. kargo parası ödersin. direncnet in mağazası maltepede, teslim alabiliyorsun metroya yakın sayılır, arabayla saçma sapan bir yerde çok trafik yeniyor önermem.
0
kveldulv
(10.04.26)
özdisan bu işin piridir, direnc.net ise daha dandik alternatifi. direnc.net profesyonel değil, çakma komponent çok çıkar, paketlemesi rezalet, her şeyi etiketlemeden aynı poşete teperler, iyi yanı malzeme araması daha basit olduğu için hobici dostu bir arayüzü var.
0
kimlanbu
(10.04.26)
Robotistan var tavsiye edebileceğim.
0
burfak
(10.04.26)
(14)

Çaresizliğime bakar mısınız?

artıküyeolmakistiyorum
Sizce işe yarayacak mı?https://i.hizliresim.com/9kjdn0e.jpg
Sizce işe yarayacak mı?

i.hizliresim.com
-5
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
ya üzgünüm ama insanlar en basinda apartmanda yasayabilecek sosyal bilince sahip olsalardi zaten gecenin bir yarisi kapilari carpmazlardi.
deneyebilirsiniz. bir süre belki ise yarayabilir ama maalesef insanlari egitmek cok zor. bir süre sonra gene eski hallerine dönerler.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.04.26)
Bu üçüncü komşu şikayetim.
Alt kat son ses+++++ açtığı için ben evin içinde TV sesini duyuyordum 2-3 kez ev sahibine+yöneticiye şikayet ettim çözüldü.

Üst kattaki davar bam güm topuklarini vura vura yürüyor onu kısmı çözdük bazen hala devam ediyor. Duvara bir şeyler vuruyor yere sürekli bir şeyler dusuruyor ve bu davarda kapı çarpıyor. Tekrar şikayet için biraz zaman geçmesini bekliyorum.

Yan daire bu notu yazdığım. Bu da 1 hafta oldu tasinali, eşyalı eve taşındı yani o da kiracı ve bu avantaj. Bayan mi erkek mi bilmiyorum. Bakalım ne olacak
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Yazıyla birlikte kapı süngeri ve wd40 alın hepsini birlikte bırakın.

İnsan olan anlar. tabi *İnsan olan*
0
authorize
(09.04.26)
Bina sıfır ve kapılarda dil sorunu var ağa benim evde de öyle ya kapı carpacaksın ya da biraz güç kullanıp çekerek kapı kolunu bırakacaksın. Tabi kim uğraşır kapı kolunu çekmekle. Davaroglu davarlar
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
not yerine başka bir sebeple denk geldiğinizde yada yemek gibi bir şey ikram ettiğinizde durumdan bahsetmeniz daha şık olur. ayrıca teşekkür etmek, rica etmek üstün asta yaptığı işlemlerdir, illa not yazacaksanız buna da dikkat etmelisiniz.

derdinizi nasıl anlattığınız çok önemlidir. mesela;

kapıları çok sert kapatıyorsunuz
ile
binadaki yalıtım yetersizliği nedeniyle normal şekilde kapıyı kapatma sesi bile rahatsız edici olabiliyor

arasında ciddi fark var.
+1
yap desem yapmazsin he
(09.04.26)
Ben rica da ederim teşekkür de ederim yeterki şu davar laftan anlasın. Ayrıca sadece gece yatmaya geliyor gibi çünkü sadece gece ve sabah 6:30da sesi var yani kapı çarpma sesi

+++ Binada ses yalıtımı var başka ses duymuyorum sadece böyle davar sesleri yani topuk vurma, kapı çarpma, yere eşya düşürme vs
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Gençten bir cocuk ve annesi yaşıyormuş.
Atarlandi birazda not yazmak neymiş. Ulan benim bu konuda travmam olmasa öyle sesten rahatsız mı olurum. Neyse bunlar ses yapmiyormus üstteki davardan geliyormuş ses o kesinleşti

+++ Tabi belli de olmaz alt kattaki de bizim TV'nin sesi yüksek değil diyordu. Neyse bildirmiş olduk en azından
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
kapı hidroliğini ayarlamayı deneseniz. youtube da videolar var. ince bir ayarla belki düzelir. tabi kapıyı çekerek çarpacak kadar davar değilse.
+1
my fault
(09.04.26)
Bence işe yaramayacak. Konunun tarafı olmamama rağmen bu not beni gıcık etti. Kapıları daha da hızlı çarpsın istedim içimden. Hele de isimsiz olması en sinir edici kısmı.
Sonuç almak istiyorsanız tonunuzu veya yönteminizi değiştirin, inatlaşmaktan keyif alıyorsanız böyle devam.
0
michael_knight
(10.04.26)
Bıçaklanmazsan iyi.
0
runaway
(10.04.26)
ben üsttekini yönetici aracılığıyla uyardım diye, bize söyleyemiyor musunuz demiş eşime bi de arabama otoparkta hasar geldiği zaman. ben yoktum allahtan sonradan öğrendim. ve de hala ekseriyetle geceleri yatak odasında sandalye şifonyer falan çekiyorlar. emekli eğitimli çift bi de.

nisan mayıs yazlığa gidiyor diye sabrediyorum ama uyanırsam lap diye kalorifer borusuna vuruyorum.

henüz karşılaşmadık ama suratına söyleyip tartışacağım görünce, eşime böyle demişiniz diye. eğitimli cahiller ayrı oluyor. bizim insanımıza yumuşaklık naiflik falan işlemiyor. gerekirse siz de kapı çarpın.
0
kveldulv
(10.04.26)
temel problem kötü yalıtım gibi. adam çok sert kapatmıyor olabilir. yine yalıtımda maliyetten kaçılmış bi binada kapılar da kötü olabilir sert kapatmak zorunda kalıyor olabilir vs. dil ayarı problemli diye de kendin yazmışsın. benim de mutfak ve tuvalet kapıları kasaya sürtüyor ve sert kapanıyordu matkapla kum zımpara aparatı kullanıp zımparalamam gerekti, salondakinde menteşe ayarı yetti. herkes anlamaz/uğraşmaz. daire kapısı da sert kapanıyor, kolu bastırsam bile hem kasaya sürtüyor hem kapının alt tarafı kırık. sessiz kapanmıyor kolay kolay. dışarıdan kapatırken kolu bastırma şansın da yok mecbur vuruyorsun.

bir de topuzlu kapı kollarında odadan çıkarken kapıyı kilitlemek için önce içeriden düğmeye basıp kapıyı çekmek zorunda kalıyorsunuz bu durumda da sert kapatmak zorunda kaldığım oluyor.

ama temel problem yalıtım işte. mesela pcde dizi film vs. izlerken eski evde komşu şikayet ediyordu buraya taşındığımdan beri yıllardır sorun yaşamadım. özellikle de sordum komşuya, yani çekinip söylememe durumları yok. ilkokula giden çocukları var ben de onlardan gürültü duymuyorum. gece yarısı elektrik kesilse balkonda jeneratör çalıştırıyorum ondan bile rahatsız olan, duyan şikayet eden olmuyor. ilk geldiğinde saatlerce break-in yapmak için aralıksız çalıştırdım kesinti vs. yokken sorduğumda sesini hiç duymadıklarını söylediler :D çalıştırdığım balkonla oturduğum salonu tek duvar ayırıyor, ortak duvara rağmen ben bile zor duyuyorum.

şu durumda çok ses gittiğinin farkında bile değildir büyük ihtimalle, gayet normal şekilde kullandığı kapıların sesinin yalıtımsızlıktan dolayı ne kadar rahatsızlık verdiğini bilmiyor olabilir. kapılarda sorun da yoksa belki dikkat edebilir. ama gelip burada hemen yok sosyal bilince sahip değil vs. diye tanımadığı biri hakkında hüküm vermek yanlış. önce müteahhite sövün.

eski evde 6%'da kullandığım ses sistemi gece 12den sonra kapatmazsam rahatsız ediyordu burada 10% seviyesinde sabahlayabiliyorum. bina kalitesi temel problem. hele yeni taşınmışsa eski evinde yalıtım bu kadar kötü olmayabilir.

ben eski evde yine bisikletle kardiyo yapmak için olan trainer denen aleti de kullanamıyordum rahat rahat. gece filan değil gün içindeyken bile şikayete geliyordu... burada 7-24 ne zaman istesem kullanabiliyorum aynı aleti.

sen burada son ses demişsin ya bi komşun için. bana eski evde komşu öyle dediğinde son sesi bir kez gösterdim kendisine anlasın diye ne kadar kısık kullandığımı :D eski evde son sesi açınca dairem 2. katta olduğu halde bina giriş kapısının camlarını titretiyor bütün bina yankılanıyordu. uzun süre göstersem 5. kattakiler de gelirdi herhalde :D
muhtemelen o komşunuz da gayet makul seviyede bir ses açıyordur. desibel sınırını aştıklarına eminsen git polise şikayet et. ama onlar sınırı aşmıyorsa kötü yalıtım veya senin hassasiyetinse kendi dairene yalıtım yaptır başkasını kısıtlama hakkın yok "yasal sınırı aşmadıkları sürece" topuk vurma eşya düşürme filan duyulmuyor yalıtımlı evde. veya benim komşu yıllardır hiç salonda eşya düşürmedi?

bir tek arada gece çamaşır makinesi sesi geliyor üst kattan ama o da çamaşır makinesinin olduğu tuvaletin havalandırma menfezinden geliyor, evin gerisinden duyulmuyor.

sen diyorsun ki tv sesi duyuyorum, kapı sesi duyuyorum, eşya sesi duyuyorum, topuk sesi duyuyorum, farklı farklı birçok komşumdan şikayetçi oldum ama binada yalıtım var tüm komşuların sorunlu :D alttan üstten sağdan soldan her sesi duyuyorsun herkes davar tek normal sensin evet.
+2
konetsu
(10.04.26)
sikinti binada +1

seneler once 3. kat bir daire tuttum, sifir binaydi. yerler parke.
tek basima kaliyorum, yuksek sesle muzik dinlemem, evde parti yok, dogru durust misafir bile gelmedi. Sessiz sakin kendi halimde takiiyorum. Neyse 2-3 ay gecti kapi caldi actim.
Alttaki komsu, evde cocuk mu var biri kosturuyor falan diyor, dedim yok tek kaliyorum, inanmadi. Dedim gir bak, girdi etrafa bakti falan kimse yok. :)
Surekli yurume sesi uyuyamiyoruz falan dedi, cocugunun kulagi cok hassasmis, ders calisamiyormus vs. OK dedim hallederiz, gittim hali aldim 2-3 tane. Saga sola serdim.
1 ay gecmedi, yine geldi. Valla dedim yerler parke, ben de hafif bir adam degilim iriyim 90 kiloyum, aha bak yerlere de hali serdik gittim bir suru para harcadim ki hali sevmem. Peki dedi gitti.
1 ay sonra tekrar geldi, yine zirliyor, sert bir sekilde sittir ettim bu sefer kendisini sonra bir daha gelmedi.

bana biri boyle mesaj biraksa, iplemem herhalde. gelip kapima insan gibi anlatsa daha hosuma gider dinlerim. ama binanin yapisal sikintilari ile ilgili yapacak bisey yok.
0
cooperr
(10.04.26)
yap demezsem yapmazsın he çok güzel yanıtlamış. bence de öyle yapın. bana böyle not gelse kusura bakmayın der ve dikkat ederim ama içten içe sinir olurum. bir de çok sürdülebilir bir şey değil devamlı insanın evinde aman kapıya dikkat edeyim diye tetikte olması, diken üstündeymiş gibi. zor.
0
deartheodosia
(04.05.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(6)

AJet yurtdışı uçuşlarında hala çok mu kötü?

winston insani
MerhabalarNe zaman okusam hala son entry'lerinde full şikayet, mayıs sonu saraybosnaya biraz uyguna bilet buldum ama sırf AJet diye almaktan çekiniyorum.Hala çok mu kötü bu firma ne dersiniz? Sürekli rötarlar duyuyordum en başlarda ama hala sanki düzelmemiş gibi durumlar :\
Merhabalar

Ne zaman okusam hala son entry'lerinde full şikayet, mayıs sonu saraybosnaya biraz uyguna bilet buldum ama sırf AJet diye almaktan çekiniyorum.

Hala çok mu kötü bu firma ne dersiniz? Sürekli rötarlar duyuyordum en başlarda ama hala sanki düzelmemiş gibi durumlar :\
0
winston insani
(08.04.26)
geçen ay izmir-ankara uçuşunda 2 saat rötar yaptı. sebebi de ankara'dan kalkamamış uçak.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(08.04.26)
Ajet olduktan sonra 2025'de Lyon'dan dönmüştüm. Vaktinde kalkmıştı.
0
put it in your appropriate place
(08.04.26)
birkac kez kullandim. sorun yasamadim pek.
0
kveldulv
(08.04.26)
eskiden pegasus için böyle konuşulurdu şimdi ajet için konuşuluyor ama bence bu tür olayların havayoluyla ilgisi yok ya, algıda seçicilik yapıyoruz gibi geliyor. hangi havayolunun başlığına girsek övgüden çok şikayet görürüz bence çünkü şikayetimiz olunca yazma gereği duyuyoruz.
0
mezzosprite
(08.04.26)
ucuz, aktarmasız bilet bulursam hangi firma olduğuna bakmam şahsen.
+2
HellKeePer
(08.04.26)
Dunyanin dort bir yanina sayisiz kez uctum. Ajet'le yasadigim kaosu tarif bile edemiyorum. Utanc vericiydi. Once Iceland Air'le Izlanda'dan Almanya'ya uctum. Ordan Ajet'le Turkiye'ye gececektim. Ucak zaten 3-4 saat gecikmis. Kimseden bir aciklama yok. Kontuar bir sey bilmiyor. Boyle seyler olabilir diye icimden geciriyorum. Neyse bizi ucaga aldilar. Herkes yerlesti. Coluk cocuk cizgi film izlemeye basladi. 1 saat gecti kabin sicak servis yok. Ucagi tekrar bosaltmaya karar verdiler! Yolculari otobuslerle hava alanina geri tasidilar. Bagaj alanina gittik bagajlari geri aldik 2 saate yakin da orda bekledik. Bagajlari aldiktan sonra uluslar arasi terminaleden cikmak zorunda kaldik... Herkesin elinde bagajlar bir suru milletten yuzlerce yolcu, kimse nereye gittigini bilmiyor, kontuar bir sey bilmiyor... Pasaport kontrolunden, guvenlik aramasindan falan tekrar gecmek zorunda kaldik. Ucaga binerken bizden aldiklari biletleri tekrar geri iade etmek icin hava alaninda bagira bagira telaffuz edemedikleri isimleri okumaya basladilar. Kimse bi b.k anlamadi. karmasayi tarif bile edemem... Mr. sh shililili falan dile isim okuyamadilar. Eminim o adamin adi hayati boyunca hic oyle okunmamistir.

Kaos kelimesi hafif kalir. Bekleme daha da uzadi. Yetiskinim, fitim, herhangi bir saglik sorunum yok. Ben bile yoruldum. Basim agrimaya basladi. Aciktim. Cocuklarin, yaslilarin ya da hastalarin durumu oldukca kotuydu. Bir kiz Cin'e baglanti ucagini kacirdigi icin ve bilet parasi olmadigi icin aglaya aglaya bayildi. Yolculara yiyecek olarak kola ve snickers dagittilar. Yanimdaki adam ben diyabet hastasiyim diyor. Dagitim yapan adamlar hic bir sey bilmiyor. Ustune bir de insanlarin kan sekerini roketlediler. Kimse tek kelime aciklama yapmadi.

Bana bedava bilet versen bir daha binmem. Yukarida yazdigim olay Frankfurt hava alanina yasandi. Insanliktan ciktik.
0
thetruenorthstrongandfree2
(08.04.26)
(5)

güney kore gezisi

eileengray
aramızda güney kore'ye gidenler var mı? kaç gün nerelerde kaldınız, hangi şehirleri veya bölgeleri gezdiniz? mayıs ayı için bir seyahat planlıyoruz ve 2 haftalık bir boşluğumuz var; ya güney kore ya da hong kong diyoruz. hong kong'a daha önce gittim ve çok etkileyici bulduğum için tekrar gitmek ist
aramızda güney kore'ye gidenler var mı? kaç gün nerelerde kaldınız, hangi şehirleri veya bölgeleri gezdiniz? mayıs ayı için bir seyahat planlıyoruz ve 2 haftalık bir boşluğumuz var; ya güney kore ya da hong kong diyoruz. hong kong'a daha önce gittim ve çok etkileyici bulduğum için tekrar gitmek istiyorum ama o korkunç yapış yapış tayfun mevsimi başlayacağı için de kararsızım. bu iki yere giden varsa "boşver şuraya git" derse ona da okeyim. teşekkür ederim.

bonus: saçınıza, cildinize bakım yaptırdınız mı? :D
0
eileengray
(07.04.26)
Güney Kore ve Japonya yapmıştık bir kaç yıl önce. saç ya da cilt bakımı yaptırmadım ama yaptırmayanı dövüyorlar maalesef hahah. bi sürü kozmetik ürün aldım ama duyan sipariş verdi.

Tokyo'dan Busan'a uçtuk - Busanlılar inanılmaz sıcak kanlı ve şehir çok güzel, tapınakları vs (Mayıs ayında nasıl olur bilmiyorum ama biz ağustos sonu Eylül başı gibi gittik diye hatırlıyorum). Busan'dan da trenle Seul'e geçtik. Seul büyük şehir pek bir numrası yok bence, yine alışveriş falan Türkiye'ye göre çok ucuz. Bi akşam da Itaewon'a gittik, cadılar bayramı izdihaımında 120 kişinin öldüğü, kendim de çok sarhoş olduğum için neden olduğunu anladım:-) belki siz de Japonya ile birleştirebilirsiniz. çünkü bence o kadar yol gittikten sonra Japonyaya da gitmek lazım ve bence Japonya daha güzel :-)
0
euteamo
(07.04.26)
japonya'ya uzunca gittik, tekrar gitmek yerine yeni bir yer görmek istiyoruz. ancak şimdi siz öyle deyince acaba değmez mi diye düşündüm.
0
🌸eileengray
(07.04.26)
is icin kore'ye cok gittim. sadece seul'u degil baska bolgelerini de gordum ama japonya'ya gitmedim.

kore bence cok numarasi olan bir yer degil. tarihi olarak cok buyuk bir devlet olmadiklarindan gorulecek cok sey yok. guzel 1-2 saraylari var onlari gezince bitiyordu seul. yukarida dendigi gibi buyuk bir metropol. kozmetik alisverisi yapip farkli mahallelerine gidip gezersiniz itaewon, gangnam gibi. iste sokak yemekleri falan yersiniz. korean bbq mangal zaten amerika'daki gibi.

yapilabiliyorsa baska bir seyahatin ayagi olarak eklenebilir. mesela japonya veya cin'e gidildiginde seul'e de ugranip kore'yi gordum denilebilir. 2 hafta cok uzun olur kore'ye ozel bir ilgin yoksa.
0
antikadimag
(07.04.26)
seul ve suwona gittim iş için. şehirler çok düzenli. google maps vb. data sağlamadıkları için kendi navigasyon applerini kullanmak zorundasınız.

şehir değiştirirken yaptığım otobüs yolculugu tam bir maceraydı eheh.

değişik bir ülke. bol bol alışveriş yapiyorsunuz. kozmetik olayı çok çeşitli, envai çeşit maske vb. aldım eşime.

freeshop olayı deli gibi. lotte idi sanırım kaç katlıydı hatırlamıyorum. her şey var ve ucuz.

yemekleri de güzel sayılır. bize yakın lezzetleri bile var trabzon hurması gördüm - asyadan gelmiş bize de- kestane şekeri tarzı bir şey tattım şaşırmıştım.

tarihteki istila savaş vb. muhabbetleri nedeniyle çin ve japonlarla karşılaştırma olayına girmeyin bence bire birde.

türklere iyi davranıyorlar ama eh, pek samimi olduklarını söyleyemem. yaşanası bir yer değil pek. vahşi kapitalizm. kültürlerini yaymaya çalışıyorlar o şekilde insan çekiyorlar ama merak ediyorsanız görün derim, uçak biletleri biraz pahalı ülke de pahalı, ben tekrar gitmek için bilet baktığımda son dakika biletleri için singapure airlines, ya da mait mi ne mongolia havayolları görmüştüm, layoverla iki ülke yapabilirsiniz. thy ile uçmuştum ilk uçak bileti karşılanıyor diye de, la san francisco vb. amerika uçuşuyla aynı para, değmez.
0
kveldulv
(08.04.26)
herkes çoğunlukla şehirleri için alışveriş vurgusu yapmış, landmarklardan çok etkilenmediğinizi anlıyorum. ben de bir alışveriş şehrinden diğer alışveriş şehrine gitmek istemiyorum, o yüzden emin olamadım. daha detaylı araştırıp olmazsa başka bir lokasyona bakacağım, teşekkür ederim.
0
🌸eileengray
(09.04.26)
(3)

ayda 10 bin kazanmayan işletmecinin bağkur'u

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
insanlara hem zorunlu sigorta yaptırıyorlar, hem de ödemezse ceza yazıyorlar. bu çok saçma bir durum değil mi?
insanlara hem zorunlu sigorta yaptırıyorlar, hem de ödemezse ceza yazıyorlar. bu çok saçma bir durum değil mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.04.26)
Ceza falan yok. 10 senedir ödemiyorun. Ödemezsen hizmet süren silinir, emekli olamazsın.
+1
Mistyimage
(06.04.26)
hizmet süresi silinmesi kanunla afla vb. oluyor bu arada.
+1
kveldulv
(06.04.26)
Cezasi faiz islemesi diyebiliriz. Baska ceza bilmiyorum. Varsa ogrenmek isterim yazan olursa.

Ve hizmetten dusme yok. O anca yasa cikarsa oluyor +1 o para bir sekilde odenecek yani.

Hem de cok sacma bir sey. Bu da bir nevi vergiyle urunleri 2, 3 katina alma durumumuza benziyor iste. Birilerine gelir sagliyoruzdur. Hic sanmiyorum kendi emekliligimize yatirim olarak "zorunlu" bagkura gecirildigimizi
+2
Kittie
(06.04.26)
(9)

tamamlayıcı saglık sigortası

deepness
nippon, allianz , ray sigorta. memnun kaldıgınız sırket tavsıyelerınızı duymak ısterım, kapsamına karar verırken nelere dıkkat etmelıyım? hastanede en sorunsuz hızmet veren sıgortalar vs... ılk defa yaptıracagım, her defasında muayene ucretı odemekten karlı olacak sanıyorum, yılda 10 defa muayene ha
nippon, allianz , ray sigorta. memnun kaldıgınız sırket tavsıyelerınızı duymak ısterım, kapsamına karar verırken nelere dıkkat etmelıyım? hastanede en sorunsuz hızmet veren sıgortalar vs... ılk defa yaptıracagım, her defasında muayene ucretı odemekten karlı olacak sanıyorum, yılda 10 defa muayene hakkı varmıs, cevaplar ıcın sımdıden tesekkur ederım
0
deepness
(05.04.26)
Biz anneme yaptırıyoruz, axa. Şu ana kadar kullanmadik. Ben her baktığımda allianz'dan çok şikayet var diye axa seçmiştik.
Şunu unutmayin; önceden olan her hastaliginiz, her şey kapsam dışı olacak. Yani misal salliyorum 5 sene önce doktora gittiniz, astım belirtisi dedi. Hop ciğerle alakalı her şey gidiyor falan.
Benim babamda birçok hastalık vardi, annemde yoktu. Anneme daha pahalı çıkıyordu çünkü babamda kalp, böbrek, cilt hastalığı, şeker, ciğer her şey kapsam dışı kalıyordu.
10 defa muayene bir hak değil, sizin satın aldığınız bir şey. Isterseniz 4-5-6 vs diye alabilir ya da sırf yatarak yapabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(05.04.26)
nippon ve ray biraz daha alt klas kalıyor. ama logisticsmanager +1 çok anlamlı gelmiyor bana tamamlayıcı sigorta, zaten gereken her şey kapsam dışı.
0
biravekahve
(05.04.26)
Bu bir sigorta. Kasko sigortası yaptırdığımızda, yıl dolarken, sigortaya ödediğimiz para yanmasın ben bir kaza yapayım demiyoruz ya, bu da öyle olmalı. 10 ayakta tedavi sigortası yaptırıp 10u da illa ki tamamlamak için parmağımın ucunda sivilce çıktı diye giderseniz muayeneye, sonraki yıllarda daha çok prim öder ve ihtiyaç anında daha çok incelenen sigortalı oluyorsunuz.
diye düşünüyorum ben.

Ben bu işten karlı çıkmalıyım diye başlamayın. Yaptırayım da hiçbi zaman da gerekmeyecek kadar sağlıklı olayım diye düşünüyorsanız iyi bir şey.

Aslında birbirlerinden çok farkı yok. Gerekirse gitmeyi düşündüğünüz hastaneleri belirleyip o hastanelerle anlaşması olan sigorta şirketlerinden birini seçin.

İlk üç senenin ardından ömür boyu yenileme garantisi kazanacaksınız. Bu süre zarfında şirket değiştirmemenizde fayda var.

Edit: Yıllardır Bupa Acıbadem'liyim. Defalarca ayakta muayene ve tedavi, iki de ameliyat oldum. Hiç sigorta şirketimle muhatap olmadım. Hastane istedi, onlar ödediler.
0
Mirket
(05.04.26)
istediğim hastaneyi kapsayan bir sigorta şirketine geçtim yoksa genel olarak allianz’dan memnundum ben. hastaneye göre seçin +1.

edit: amerikan hastanesi istediğim için anadolu hayat’ın onu kapsayan paketine geçtim. allianz sunmuyordu.
0
eileengray
(06.04.26)
Ailece 6 yıldır allianz kullanıyoruz bir kere bile sıkıntı çıkmadı.
0
rodeocu
(06.04.26)
Bu arada şunu ekleyeyim; Türkiye gibi ülkede tamamlayıcı biraz bile paranız varsa zorunluluktur.
Malesef ülkenin genel sağlık politikası bunun üstüne ve özele ulaşım yoksa gerçekten insanlar kötü durumda kalabilir. Benim tek demek istediğim siz bunu yaptırmadan zaten bir sürü kez doktora gitmiş ve tanilar konmussa onların hiçbiri kapsama alinmayacak, sikayetlerde genelde bundan görüyorum ben. Insanlar bunu arastirmiyor ve sonra şok oluyor.
0
logisticsmanager
(06.04.26)
30+ senedir sorunsuz Allianz kullanicisiyiz sülale boyu. Rai ve nippon önermem. Allianz kalitesinde Anadolu öneririm.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.04.26)
çok anlamlı gelmiyor diyenler sanırım geç yaşta girdiler sisteme.

gayet anlamlı yaptırın. aralarında çok fark olduğunu zannetmiyorum sigortaların hastanelere bakın karar verin.
tamamlayıcıdan dolayı mediclapark gibi hastanalerde devlet hastanesi kıvamına yaklaşırken biraz parası olup tamamlayıcı yaptırmamak .. ne bilim.

sene de 1-2 kullanıyorum 3.sene sonunda hasarsızlık indirimim %29a ulaştı nhrgfdhbsa
0
jülsezar
(06.04.26)
ben axa yaptırmıştım, başka bir yere geçemiyorum ama memnun sayılırım.

eşim allianz, allianz biraz daha kapsamlı ama biraz daha pahalı, ama daha gıcık bir kurum. uğraşabilecek bir sigorta acenteniz olması faydanıza olur. senede bir ufak operasyon geçirseniz parası çıkıyor diye düşünün.

ismi cismi olmayan firmalardan uzak durun. amelyata sokup sonra ödememe durumları vb. oluyor.

ben şahsen bir de yatarak genel sağlık yaptırsam mı diye düşünüyorum. 2 sigorta iyi olabilir.
0
kveldulv
(06.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(6)

gaming ağırlıklı laptop tavsiyesi

croswell
yıllardır iş bilgisayarı ile idare ediyordum konsol var ama farkettim ki konsol oyunlarından pek keyif almıyorum. Dota civ, hoi, cs seven insanım bir o kadar da indie oyunlar var kaçırdığım.bu açıdan günlük kullanım için laptop bakıyorum. En düşük olarak 4060 ekran kartı hedefledim ama bilmiyorum 50
yıllardır iş bilgisayarı ile idare ediyordum konsol var ama farkettim ki konsol oyunlarından pek keyif almıyorum. Dota civ, hoi, cs seven insanım bir o kadar da indie oyunlar var kaçırdığım.
bu açıdan günlük kullanım için laptop bakıyorum. En düşük olarak 4060 ekran kartı hedefledim ama bilmiyorum 5060 ve 5070 çıktı fakat o bütçelere çıkmak da istemiyorum.
Özellikle 40-50 bin arasında önerebileceğiniz laptoplar var mıdır?

teşekkürler
+2
croswell
(30.03.26)
hp victus kullanıyorum. oyun bile oynamıyorum iş bilgisayarı.

windows öyle bir sapitiyor ki her şeyi mac e geçireceğim bu bilgisayarın ömrü dolunca.
0
kveldulv
(30.03.26)
bütçeyi biraz arttırırsanız peşin fiyatına taksit de var, kaçmaz. baya götürür sizi. arada bi gidip ücretsiz temizlik, fan bakımı vs. yaptırırsınız monsterda.

www.trendyol.com
+2
a darkness coming
(30.03.26)
Bütçenize uygun: www.amazon.com.tr
Bütçenizin %10 üstüne çıkarsanız: www.amazon.com.tr
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(30.03.26)
monster 5070 fiyatı çok uygun geldi ama monster beni soğutan bir marka pek güvenemiyorum.

4050 laptop vram olmaması nedeniyle eleyeceğim. 4060 ve 5050 ilerlemek daha iyi olacak sanırım msi'lar güzel gözüküyor.
0
🌸croswell
(30.03.26)
gaming laptop olayında ekran kartı sıkıntılı. iyi ekran kartı olanı alsanız bile çok ısınır ısındıkça ya kapanır ya da fanı inanılmaz hızlı döner ve ses çıkarmaya başlar. onun yerine bilgisayar kasası toplarsanız hem daha ucuza gelir hem bu tarz sıkıntılar yaşamazsınız.
-1
zen1th
(30.03.26)
bende benzer özellikli bir laptop arayışındayım
Lenovo LOQ 15IRX10 5050li veya 5060lı modeli ile asus tuf F16 5050 li modeli arasında kaldım.
+1
my fault
(30.03.26)
(5)

Yurtdışında sağlıklı, hızlı ve ucuz beslenmek?

augustine azuka okocha
Önerisi olan var mı?
Önerisi olan var mı?
0
augustine azuka okocha
(16.03.26)
marketten hazır salata alarak.
0
kveldulv
(16.03.26)
Marketten sandviç malzemeleri alıp paketleyip çantaya atabilirsin.
0
mutekebbir
(16.03.26)
sorunuzdan anlaşılmıyor ama yurtdışı gezisinde bir haftayı geçirmek gibi soruyorsanız @kveldulv +1
bazı büyük marketlerin salata barları ve sıcak ürün satışları oluyor. ben farklı tatlara çok açık olmadığımdan, hele de mutfağı antin kuntin bir ülkeyse, genelde et, tohum, bakliyat vs içeren büyük bir salata + sıcak bölümden tavuk budu vs + elektrolitli içecek alarak hayatta kalıyorum.
0
lil siztah
(16.03.26)
yurtdisi derken, Londra mi, Tswalu Kalahari falan mi? ikisi de yurtdisi sonucta.
+1
icim urperiyor
(16.03.26)
kaldigin otelde ufak bir buzdolabi varsa ekmek peynir domates yesil biber fume tavuk vs her turlu gider. yogurt vs. normal insanlarin alisveris yaptigi marketten besleneceksin yani.
0
hot potato
(16.03.26)
(5)

Yurtdışında start-up kurma

pembediken
Türk vatandaşları için kolay mı? YouTuberlarin videolarinda bu konuda net bir şey bulamadım. Siz veya etrafınızda bunu deneyimlemiş olan var mı?
Türk vatandaşları için kolay mı? YouTuberlarin videolarinda bu konuda net bir şey bulamadım. Siz veya etrafınızda bunu deneyimlemiş olan var mı?
0
pembediken
(10.03.26)
sirket kurmaktan kolay ne var? para yatiriyorsan hele hangi ülke hayir desin?
önemli olan kurdugun sirketten para kazanabilmek.
-1
Purple life
(10.03.26)
startup kurma diye bir şey yok. bir iş fikrin vardır ya çok erken aşamada daha sadece fikirken yatırım aramaya çıkarsın ama bunun için daha önce yaptığın projeler ya da çalıştığın pozisyonlar, sana kefil olacak insanlar önemli. ya da kendi paranla ufak bir şirket kurar fikrin-ürünün-servisin ne ise bunun poc-mvp seviyesine getirir yatırım ararsın.

avrupada -amerikada türk ekosistemine kıyasla bütçeler çok büyük ama bir türk olarak sana yatırım yapma ihtimalleri de bir o kadar düşük.

iş fikrin nedir bilmiyorum ama mantıklı bir şey ise türkiyede de teknokentlerin kuluçkalarına başvurabilirsin. ilk 1-2 sene çok az masrafla ve devlet destekleri ile işi bir yere getirme şansın olur. o noktadan sonra istersen yatırımı yurtdışından ara.
0
orpheus
(11.03.26)
Bürokrasi var ama kolay.

Öncelikle özellikle bunu çok destekleyen estonya var.bunun dışında bulgaristan,romanyada rahatça ve düşük masrafla firma kurabiliyorsunuz.bu ara slovakya ve macaristan da yükselişte.merkez avrupada da mümkün ama maliyetler yüksek ,bazı ülkeler start up permit veya oturum isteyebiliyorlar.
0
duptıs
(11.03.26)
Estonya bu konuda her şeyi dijitallestirmiş ve giden Türkler de var. Ancak kabul edilen start up konuları ayrı mesele
0
🌸pembediken
(11.03.26)
estonya vergi teşvikleri var sadece, bürokrasi kolaylaştırılmış ama ekonomisi - pazarı küçük, ve de buna karşılık startup ekosistemi çok rekabetçi.

yaşamak isteyebileceğiniz ve de ürününüzün karşılığı olan ve de giriş bariyeri sizi öldürmeyecek marketlerde olmaya çalışın. yabancı kurucuların gerçekten desteklendiği ve de başarılı olabildiği yerleri hedefleyin. kağıt üstünde olan destekler değil, herkes gel ülkemde şirket kur para harca vergi ver istiyor. önemli olan sizin hedefleriniz ve de çoğunlukla da networkünüz.

youtuberlardan da doğru bilgi edinmeniz zor. herkes bir reklam vb. peşinde.
0
kveldulv
(11.03.26)
(7)

Nakliyatçılara Bahşiş

bradshaw
Veriyor musunuz?Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
Veriyor musunuz?

Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
0
bradshaw
(24.02.26)
ben bi kere suriyelilere vermiştim, belliydi adamı 3 kuruşa çalıştırdığı birer sigara parası atmıştım.
0
kveldulv
(24.02.26)
Yemek soyledigimiz icin vermedik firma sahibi bizi boyle yonlendirmisti
0
eja
(24.02.26)
veriyorum. uzun zamandır taşınmadım ama kaç kişi geldiğine göre değişir. min 200'er, az kişiyse ve memnun kaldıysam 300/400'er veririm.

bir kere de bulaşık makinemi düşüp kırdıkları için vermemiştim. taşıyan çocuk da türkmendi, çok da suçu yoktu ve çok üzüldü. evde eski bir gitar vardı, baktım taşırken onunla ilgileniyor. gitarı ona hediye ettim. bulaşık makinesi de çok yeni değildi zaten değiştirecektim. onu da onlara verdim hurdacıya satsınlar diye.
+1
awlmi
(24.02.26)
neden vereyim? zaten taşınmak için para veriyorum. yapılması için para verdiğim bir iş için neden extra para vereyim? ama emekçi karşılığını almıyor gibi bahaneler benimle alakalı değil. hangi birimiz hak ettiğinin karşılığını alıyor bu ülke sınırları içinde.
+3
scudman1
(24.02.26)
Hep verdim. Yazık, günah.
0
gabe h coud
(24.02.26)
Isini ekstra ozenli yapana veriyorum. Standart yapana vermiyorum.
0
aguen
(24.02.26)
Market ve lokanta kuryeleri dışında bahşiş veriyorum. Zaten komisyon alınıyor müşteriden online siparişlerde.
Nakliyeci, arabanın camını silen pompacı, kazıkçı olmayan kuaför... Bunlara veririm.

Ramazan davulcusuna da asla bahşiş vermem. Ama şunu görüp yarıldığım için bu sene bir istisna yapabilirim.
hizliresim.com
0
auroraaurora
(25.02.26)
(4)

Yunan vizesi var ama direkt İtalya sorun olur mu?

croswell
3. vizem sanırım 6 aylıktı epeydir giderim diye erteledim gidemedim şimdi italya'ya gitmem gerekiyor. Daha önce böyle visa shopping yapmadım acaba sorun olur mu? Dedeağaç'a gidebilirim hafta sonu otobüs falan ama çok yorucu gözüküyor.
3. vizem sanırım 6 aylıktı epeydir giderim diye erteledim gidemedim şimdi italya'ya gitmem gerekiyor.
Daha önce böyle visa shopping yapmadım acaba sorun olur mu? Dedeağaç'a gidebilirim hafta sonu otobüs falan ama çok yorucu gözüküyor.
0
croswell
(12.02.26)
sorun olabilir de olmayabilir de kesin bir şey denemez. girişte sorun olmasa bile sonraki vizede sorun olabilir ya da hiç sorun olmayabilir.

ben geçen sene hollanda vizemi hiç kullanmadan direkt almanya'ya girdim sorun olmadı ama sonraki başvurumda bu durum kötü etki edecek mi onu nisanda göreceğim..
+1
jelly bear
(12.02.26)
geçen sene kardeşim ilk kez yunanistandan şengen vizesi aldı, ilk önce yunanistana gidip 1 gün orada kalıp oradan italyaya gitti ve 6 gün orada kaldı ve çıkışı da italyadan yaptı. bu sene aynı vize ile almanyaya gitti almanya kabul etmeyip kapıdan geri çevirdi.
0
rahmi pinkfloydoglu
(12.02.26)
gece selanik otobüse binin, selaniği gezin, havalimanından daha ucuza italya bileti bulursunuz.
0
kveldulv
(12.02.26)
daha önce yapmadıysanız bile direkt visa shopping bu. italya'ya uçarsanız kapıdan almayabilirler. yunanistan sonrası italya'ya geçerseniz de sonraki vizenizde büyük ihtimalle sorun çıkar. elektronik kayıt sistemine geçiliyor, bu adımlarınız kolayca takip edebilecekler artık. sizden beklenen şey ilk olarak yunanistan'a gidip türkiye'ye dönmeniz. sonrasında istediğinizi yapabilirsiniz bağımsız bir tatil olarak.
0
matlii
(13.02.26)
(13)

Kaç yaşındasınız ve ne kadar daha yaşarsınız? Niçün?

gabe h coud
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkt
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.

Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9
Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkta günlük yürüyüş yapıyor.
Babaannem 90 küsür yaşında vefat etti.
Dedem de 95 yaşında vefat etmiş. Genel olarak uzun yaşıyoruz.
Hiç istisnasız her gün yürüyüş ve haftada 4-5 kere sağlam spor yapıyorum.
-9
gabe h coud
(03.02.26)
41 yas erkegim. 80'i gorurum diye umuyorum bir terslik olmazsa. bizim sulalede 90 ustu pek yok zaten. benim canli tanik oldugum en yasli babaannemdi, 86 yasinda oldu. ama saglikli ve varlikli olarak 100 yasina kadar en az yasayabilmek isterdim. haftada 2 spor yapmak, fazla yurumemek yeterince yardimci olmaz buna, biraz arttirmam lazim.
-1
lemmiwinks
(03.02.26)
34 yaşındayım. hem anneannem hem babaannem yaşıyor. hatta anneannemin babası 99 yaşında vefat etti.
uzun yaşarım gibi geliyor ama umarım sağlıklı yaşarım yoksa evladımın kendi ayakları üzerinde durduğunu (maddi manevi yalnız olmadığını) görebilecek kadar yaşasam yeter.
0
rayde
(03.02.26)
35 Yaşındayım, spor, yürüyüş vs yok. Yediklerime de pek dikkat etmem. Bi bu kadar daha yaşasam yeter, sonrası gerçekten zulüm oluyor. Başkasına muhtaç kalmak sıkıntı.
+1
ebeş
(03.02.26)
53 yaşındayım maksimum 65 görürüm gibime geliyor. o bile şüpheli.
0
lazpalle
(03.02.26)
sporu azalt çok yaşamak istiyorsan.
-2
kveldulv
(03.02.26)
38,5 erkek. bizimkiler çok yaşamıyor, anne tarafı da baba tarafı da öyle 55-60 sonrasını düşünemiyorum.
0
bartholomew87
(03.02.26)
34 yaşındayım fitim fazla kilom yok, alkol nadiren, sigara hiç kullanmadım. Spor maalesef yapmıyorum. Baba tarafı çok yaşamamış ama anne tarafımdan anneannem 86 yaşında hala yaşıyor dedem kendi isteğiyle vefat etti. 70-75 yaşına kadar yaşarım gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
ben de 34 yasindayim.

kan basincim ve nabzim dusuk. 90 gorurum gibime geliyor. tabi kanser vs olursa onu bilemem ama genelde sulaledekiler 90 civarinda oluyor.

genelde yasla beraber dolasim sistemi cokuyor, kaldirmiyor. yuksek basinc tesisati yipratiyor. nabiz da kalbin cok calismasi demek. az cok atim miktari sabit kalbin o nedenle az atmasi daha iyi. sporcular genelde erken olur.
0
antikadimag
(03.02.26)
43e
genler curuk, 75 civari yaslilar mezara giriyor.
teknolojik gelismeler falan derken belki 80i zorlarim, ustune cikabilecegimi sanmam.
0
cooperr
(03.02.26)
28. sağlıklı olarak kaça gidersek yeterli. gönülden geçen 70-75 kafi.
0
biravekahve
(03.02.26)
28. 60 da kapatcam gozlerimi. Parayi 0 layip cikcam
-1
lapaz
(03.02.26)
40 yaşındayım. Ailemizde 60 yaşı gören yok . Umarım ben görürüm çünkü oğlum çok küçük.
0
suicides underground
(03.02.26)
34k. bizde 80i goren olmamis, 65-75 civari gitmis tum dede/nineler. su an 80i gecen bi tek halam var, o da demans baslangici. diger hala/dayilar filan gelemediler o yaslara.

ben nedense 80i gorurum gibime geliyor ama bi dayanagi yok. oyle aman aman saglikli da degilim, sporla fln da minimal iliskim. emeklilik, coluk cocuk vs planlarini 65te olecekmisim gibi yapiyorum, ustune ne gelirse kardir.
0
taurina
(04.02.26)
(12)

Bana araba alıyoruz

hadi ya la
Kriterler:- 500/600 bin TL arası,- Manuel,- Sanayiden uzak tutacak,- Yedek parçası her yerde bulunacak,- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan ya
Kriterler:

- 500/600 bin TL arası,
- Manuel,
- Sanayiden uzak tutacak,
- Yedek parçası her yerde bulunacak,
- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.

Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan yardımseverler için de bir detay olsun :) Teşekkürler.
0
hadi ya la
(22.01.26)
iyirmi
+1
fugnar
(22.01.26)
Corolla'dan şaşma
+1
iwasbornonamountainside
(22.01.26)
2012-2013 model seat ibiza olabilir. babamda vardı 2013 model sıfır almıştı 150 bin km'de iki üç ay önce sattık. benchmark olsun kazasız boyasız ilk sahibinden 640 bin tl'ye gitti. bir tık daha boyalı ve yüksek km olursa dediğiniz fiyatlara vardı. hiçbir arızası olmadı aracın.

diğer bir opsiyon fiat punto olur. bence tipi de güzel. bir de belki ford fiesta.
0
awlmi
(22.01.26)
punto, clio, i30, i20(sadece dizeli), corolla, fiesta
bunlardan şaşmayın derim. 170 bin km altı, kaput tavan hariç bel altı boyalı normal en az 10 yıllık araç olacak. alırken ekspere sokarsınız detaylıca baktırırsınız. üstünkörü baktım o fiyatlara bulursunuz. 700'lere kadar bakın bence, sıkı pazarlık yapın.
0
cisimcik golgi
(22.01.26)
jazz da olabilir belki
0
foster
(22.01.26)
Paranız kadar japon alın

Toyota & diğerleri
Yoksa Fiat Hyundai vs uzak dogu
0
baldan kaymak
(22.01.26)
toyota yaris vb.

+ japon yada kore
0
designer
(22.01.26)
marka modelden ziyade motor sağlığı km vs önemli. japon arabalar tabii eski modellerde öne çıkıyor. citroen peugeot vs kaçınmak lazım.

benzinli olacak. kaput tavan değişen olmayacak. km si mümkün mertebe düşük olacak.
0
biravekahve
(22.01.26)
Geçen sene bu mantıkla 2012 i20 1.2 Troy model aldım 150 küsür binde. Aldığımdan beri bozuk yol kaynaklı direksiyon tıkırtısı ve ön takım yenileme dışında hiç bir sorun çıkartmadı. Bir de ustanın gerek yok demesine olduğum rağmen sadece v kayış değiştirdim. Geri kalanı 10k km’de bir yağ ve filtre değişimi.

Araç şu an 185binde. 1 senede 30 bin km bindim araca. Yaz sıcağında Fethiye’sinden Ayvalık ara sokaklarına(orada ben bile su kaynattım araba klima sonda hiç bana mısın demedi), İstanbuldan Akyakasına uzun yol, kısa yol her yere gitti. Temmuz, ağustos sıcağında bütün Ege sahil şeridini gezdi. 1 kere tık demedi. Kliması buz gibi, kışın sıcacık performansı yeterli. Yedek parçası da ucuz. Tam olarak f/p aracı. Otomatik olsa, biraz süspansiyonu yumuşak olsa, az daha bagajı olsa ve uzun yolda yormasa 500bine kadar binerim. Geçen far ampulü patlamış. Aldım Amazon’dan bi far ampulü bi de Bosch cırcır anahtar seti. 10dk sürmedi değiştirmek. İleride 2. Araç olarak da alacak olsam düşünmeden alırım.

Benim herhangi bir otomobilden beklediğim bütün beklentileri karşılıyor. Tavsiye ederim.
0
jackyr
(23.01.26)
capon
honda/toyota +1
0
cooperr
(23.01.26)
dizel olmasın da, ne olursa olsun. (istisna olarak, yazmaya gerek var mı bilmiyorum ama psa grubuna bakma bile)
manuel clio bence ideal.
0
duyuruuser
(23.01.26)
japon kore iyidir.
0
kveldulv
(23.01.26)
(3)

Kadikoy'den Sabiha Gokcen aracli mi aracsiz mi?

narod
Sabiha'nin gunluk otoparki 900 tl sanirim. Cevredekiler 300 tl civari.3 gun gibi dusunebiliriz sureyi, civardaki otoparklara koyarsam 900 tl yapiyor.Aracla gitmesem havabus 450 tl, gece taksiye binicem 200 tl. 650-700 tl havabusle gidersem.Ya da havabusle gidip metroyla donebilirim o da 500 tl falan
Sabiha'nin gunluk otoparki 900 tl sanirim. Cevredekiler 300 tl civari.3 gun gibi dusunebiliriz sureyi, civardaki otoparklara koyarsam 900 tl yapiyor.

Aracla gitmesem havabus 450 tl, gece taksiye binicem 200 tl. 650-700 tl havabusle gidersem.

Ya da havabusle gidip metroyla donebilirim o da 500 tl falan. Gidisim sabaha karsi oldugu icin giderken metro secenegi yok. Bagajim olacak.

Sizce nasil gitmek mantikli. Cevredeki otoparklardan tavsiye edeceginiz, memnun kaldiginiz var mi? Atlantis Avm nin altindaki kapali otopark sanirim, digerleri acik. Oneriniz nedir?
0
narod
(19.01.26)
tek parça bagaj vr sırt çantası gibiyse toplu taşıma (havabüs ve dönüşte metro) yormaz. havaalanı çevresine aracı bıraktıktan sonra havaalanına da taksiyle gidecekseniz onu da hesaba katmak lazım.
0
klassno
(19.01.26)
sabiha gökçende taksicilere düşmeyin.

metro yada dışarı otopark + servis.

emin olun daha iyi. parasında değilim.
0
kveldulv
(20.01.26)
Kurtkoy ispark a araci birakin, fiyatini hatirlamiyorum. Surekli bedava ring seferi var havaalanina ve baya yakin.
0
kartonpiyer
(23.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.