Giriş
(7)

Kedi Evi

kahvegibi
Selamlar,Kedimiz artık belli bir yaşa geldi. Ayrı eve çıkmak istiyor. Çilek genç odası alalım dedik kandıramadık.http://www.evcilal.com/index.php?do=catalog/show2&p=8 linkindeki ya da http://www.cozycatfurniture.com/ linkindeki gibi kedi evlerini İstanbulda nerede bulabiliriz?ilk linkteki yer adanad
Selamlar,

Kedimiz artık belli bir yaşa geldi. Ayrı eve çıkmak istiyor. Çilek genç odası alalım dedik kandıramadık.

www.evcilal.com linkindeki ya da www.cozycatfurniture.com linkindeki gibi kedi evlerini İstanbulda nerede bulabiliriz?

ilk linkteki yer adanada. bir o kadar da kargo vermemiz gerekecek, ikinci linktekiler de yurt dışında.

Super büyük bir şeye ihtiyacımız yok. Tek bir kedimiz var ve evin yanında mutlaka tırmalama tahtası olsun istiyoruz. Bu tarz bir şeyi ucuza bulabileceğimiz İstanbulda petshop olur, mekan olur biliyor musunuz?

Teşekkürler
0
kahvegibi
(10.02.09)
kediler affedersin ipne oluyorlar. hiç boşa tırmalama aletine, yaşam alanına para verme. yine daha hoşuna giden yerleri tırmalayacak, yine hoşuna giden yerde uyuyacak. ben de kedime yatak yeri yaptım mis gibi, çok az onun içinde yattı. hep kendi sevdiği yere (salondaki üçlü koltuğun sağ tarafı) çıkıp uyumayı tercih etti. pes ettik, tüyü dökülmesin diye oraya örtü serdik, hep orada yattı.

yazlıktayken en çok tırmaladığı ağaçtan (begonvil) kütük getirdik, ankara'da yüzüne bakmadı. tırmalama aleti aldık yüzüne bakmadı. hep koltukları tırmaladı. koltukların kumaşunu değiştirdik, seviyo diye çıkan kumaşla kaplanmış özel tahta yaptırttık, onu da tırmalamadı. gitti koltuğun yeni kumaşını tırmaladı. kızarak bağırarak koltuk tırmamalaması gerektiğini öğrettik, bu sefer balkondaki süpürgeri parçalamaya başladı. bıraktık artık. süpürgeyi tırmaladı kalan ömründe.
0
kibritsuyu
(10.02.09)
erenköy'deki carrefour'un içinde bir pet shop var, orada vardı sanırım bu tip ürünler.
bir de kedilerin hep alıştıkları yerleri tırmaladıkları doğru ama sanırım bir sprey var piyasada ve onu sıktığınız yere yönelebiliyor kedi, onu da bir sorun bence.
0
magdalena
(10.02.09)
fiyat olarak en ucuzunu eminönünde mısır çarşısının yanında bulunan petshoplarda bulabilirsin. içlere doğru bir petshop vardı şimdi unuttum adını. birkaç yere sormadan almayın. pazarlık yapın. gayet güzel şeyler var. bu tırmalama tahtası en son 15 ytl ydi sanırım.

ek:hatta mamaları da en uygun oradan alırsınız. bütün iyi mamalar mevcut. diğer petshoplara göre eminönündekiler 10,15 ytl daha ucuz. hatta birkaç kere alışveriş yaparsanız, kendinizi tanıtırsanız 20 ytl ye varabiliyor bu indirimler. piyasa da 15 ytl olan aynı marka olan kristal kedi buralarda yarı fiyatına. son olarak pazarlık yapın :).
0
philosophia
(10.02.09)
bende var bu tırmalama şeyinden, profilodan veya yanındaki büyük petshop'tan almıştım..
bu arada alışmazsa falan bende o kedi spreyinden de var, gelip sıkabilirim üstüne..etkisi var mı bilmiyorum ama o spreyden sıkıp, bi de başka yeri tırmaladığında kızdığımda kedi alışmıştı tırmalama tahtasına, hala başka bi yeri tırmalamaz..
0
erostrada
(10.02.09)
bu kedi oyuncakları ve tırmalama tahtaları hakkında tecrübem şudur ki, bazı oyuncakları kediler çok seviyor, deli gibi oynuyorlar ama bazılarını hiç sevmiyor. bunun sebebini çözemedim.

tırmalama tahtası da hiç oynamıyor gibi yapsa da bakıyorsun gelmiş tırmalıyor.

şans işi yani. çok para verip de beğenmedi haspa derseni bu yazdıklarımızı hatırlayın.
0
mea maxima culpa
(10.02.09)
diy konsepti ilgini çekerse kendin yap derim. çok zevklidir.
0
lhun
(10.02.09)
Merhaba ,

Bahsi geçen siteden ben alışveriş yapıyorum. Bir o kadar kargo vermeniz gerekmiyor. Çok ekonomik fiyata taşıma yaptırıyolar. Koca 1 metrelik akvaryumu 10 tl ye taşıdıklarına göre sanırım sizin istediğiniz ürünü daha hesaplıya taşırlar. Bi de eğer alacağınız 150 TL üzerini geçiyorsa zaten ücretsiz gönderiyolar. denemenizi tavsiye ederim. Saygılar....
Halil İbrahim
0
haribo
(17.03.09)
(5)

legal?

cilgin fantezilerin adami
legal midir bu?(bkz: #8619830)
legal midir bu?

(bkz: #8619830)
0
cilgin fantezilerin adami
(09.02.09)
başına tire (konuşma çizgisi) koyunca, tırnak içine alınca her şey legal oluyor. niye? çünkü o artık bir örnek. bir alıntı.
0
kibritsuyu
(09.02.09)
değil, format çakalığı deniyo buna.
0
zengin mineralli maden suyu
(09.02.09)
not düşülür sonra hesabına bakılır.
yani işallah:)
0
surtunme kuvveti
(09.02.09)
ben genel olarak format çakallığıyla ilgili söyledim not düşme olayını.
ama hepmizin kabul etmesi gerekn bir şey var ki sözlükte diyaloga karşı yüksek bir tolerans var. hatta tire, tırnak ve bkz ile istediğinizi yazabilirsiniz. bu yüzden umarım ki not düşme bu dengeyi sağlayan bir enstrümandır. kim bilir şeffaflaşan sözlük bize notlarımızı da gösterir bir gün, o zaman bu meraktan da kurtuluruz.
0
surtunme kuvveti
(09.02.09)
galadnikov demiş gerçi. burada format çakallığı falan yok. alıntı yapmış. format çakallığı şöyle olurdu;

3. - aa baba!!! bu diablo babama benziyo yaa...
(lethe, 30.11.2005 16:05)

4. - evet oğlum ben diablo'yum..
(format çakalı, 30.11.2005 16:06)

4. entry legal. çünkü o da alıntı. "-" koyduktan sonra alıntı oluyor. fakat format çakallığı yaparak diyalog'a girmiş.

kabaca anlatabilmişimdir umarım.
0
deckard
(09.02.09)
(17)

işten ayrılma sorusu

tai
önce mevcut durumdan bahsedeyim. uzatmalı üniversite öğrencisiyim. ilk dönem derslerim temizlenmiş bulunmakta. 2. dönem 3 ders alıcam. yani mucize olmazsa haziranda mezunum. okul biter bitmez askere gitmek gibi bir planım var.şimdi şu günlerde bulunduğum şirkette duvarlar üstüme üstüme geliyor. maaş
önce mevcut durumdan bahsedeyim. uzatmalı üniversite öğrencisiyim. ilk dönem derslerim temizlenmiş bulunmakta. 2. dönem 3 ders alıcam. yani mucize olmazsa haziranda mezunum. okul biter bitmez askere gitmek gibi bir planım var.

şimdi şu günlerde bulunduğum şirkette duvarlar üstüme üstüme geliyor. maaşımı 10 15 gün geç alıyorum ve bu rutine bindi. şirketin de işleri iyi gitmiyor. niyetim kaçıp kurtulmak. ama tazminatımı da bırakmak istemiyorum. en azından bir süre finanse eder hayatımı. ne önerirsiniz? gidip zam isteyip kendimi kovdurmayı düşünüyorum ama adam da kurnaz yok zam mam diyebilir. kimseyi kırmadan o parayı almanın tek yolu hazirana kadar beklemek mi?
0
tai
(09.02.09)
kendinizi kovdurmak için yapacağınız herhangi ters bir şeyin (kibar feyzo modeli, patrona pandik atmak mesela) istifadan farkı olmaz. kovulursunuz, tazminat da alamazsınız. işi yavaşlatıp kaytarsanız da öyle. tazminat alarak yasal yollarla ayrılmak için sebepsiz kovulmanız, göreviniz ollmayan işler yaptırılması (muhasebeci diye girdiğiniz işyerinde temizlikçilik görevi yaptırıyorlarsa mesela), patron taciz ediyorsa vs, tazminat alıp ayrılabilirsiniz. bir de askere giderseniz tabi tazminat alırsınız.

işler kötü gidiyor diye çıkarılırsanız da tazminatı hak edersiniz. şurada 4 ay kalmış 4 ay daha sabredin. geç meç maaşınızı alın, askere gidiyorum diye ayrılınca da tazminatı alın.
0
kibritsuyu
(09.02.09)
böyle bir durumda çıksanız zaten kıdem tazminatına hakkınız olması lazım.

edit: iş müfettişi dayım var, bugün ona sorayım. kendiniz feshederseniz haklarınız var mı diye.
0
trista
(09.02.09)
o zaman kafamdakini biraz daha net dökeyim ortaya. zaten iş yavaşlatmada çığır açtım şu ara. patron da farkında bunun. o yüzden sürekli antin kuntin işlerle geliyor karşıma. yüzsüz bir şekilde çıksam karşısına zam istesem, damarına basmak gibi olacağı için beğenmiyorsan git muhasebeye demesi kuvvetle muhtemel. bu durumda o beni çıkartmış olur ve tazminatı alırım değil mi?
0
🌸tai
(09.02.09)
işçi çıkış bildiriminde ne yazdığı önemli. adam sana istifa etti der ama ortada istifaya dair bir belge yoktur, o zaman alırsınız.

devamsızlık yaptı der, aha bu da işyerinde tutulan tutanaklar der, ama sana devamsızlık nedenlerini sormaz, bildirim yapmaz ise alırsınız.

işverenlerin geneli adi olur, çalışanı asgari ücret üzerinden gösterir, işe giriş tarihlerin geç gözükür, tazminat vermemek için elinden geleni yapar. 2000 lira ücret alıyorsun diyelim aa seni asgari ücretten göstermişler kayıtlarda... hepsi değil tabii ama çok oluyor böyle şeyler.

ben tazminatınızı alabileceğinizi düşünüyorum ama emin olmak için soracağım ne yapmanız gerektiğini
0
trista
(09.02.09)
zaten asgari ücretten sigortalandığımı biliyorum. şirkette herkes bu şekilde. ama yine de 2.5 sene az değil. yanlarına bırakmak istemiyorum.
0
🌸tai
(09.02.09)
ben o işverenin yerinde olsam kapatırım dükkanı gene de vermem o tazminatı haksız şekilde. yapmayın etmeyin kardeşim. işverenin sırtına binen binene, bir de siz binmeyin.
0
hevipeyra
(09.02.09)
@hevipeyra, adam haksız falan değil. ücretlerin geç ödenmesi her zaman haklı fesih sebebidir kaldı ki adamı asgari ücretten gösteriyorlarmış. size tavsiyem işverenlerin yanında bu kadar olmayın.

tazminatı vermem diye bir şey yok, vermezse cezayı hacizi yer.
0
trista
(09.02.09)
@hevipeyra, işvereni düşüne düşüne bu hale geldi zaten durumlar. 1 2 gün gecikmeye kimse kalkıp bir şey demez. ama 10 gün 15 gün gecikmeler hiçbir şey yokmuş gibi yansıtılmaya başlandığında artık burada düzeltilecek bir şey kalmamıştır. kaldı ki patronumu da tanıyorum. gecede 2 3 bin yemeğe harcayan bir insan. bana yok demesin inanmam. bu yüzden de haksız olmadığıma eminim.
0
🌸tai
(09.02.09)
uzun süre çalışan durumunda ve işveren durumunda bulundum. şu an halen işveren durumundayım. bu sebeple işverenleri genelleyerek "adi olur bunlar" demenizi hiç hoş karşılamadım. üstte yazdıklarımda haksız kelimesine dikkat ederseniz ne dediğimi daha iyi anlarsınız. hak etmeden, illegal yollarla tazminat almaya çabalanıyor ise sözüm halen geçerlidir, ancak tai' nin söylediğine göre işveren gerekli sorumlulukları yerine getirmemekte gibi. bu durumda legal şekilde tazminat hakkınızı aramak tabiidir.

lütfen toplumun gelişmiş kesimi olduğunu düşünen bizler en azından işvereni hala ağzında purosu olan, şişman kodaman olarak kafamızda tasvir etmeyi bırakalım. 2 yıl süreyle bir ortakla beraber fabrika işlettim ve zarar ederek devretmek zorunda kaldım. emin olun yanımda çalışan kişilerin hiçbirinin aldığı para kadar toplamda para kalmamıştır elimde. ayrıca hiçbiri benim yaşadığım baskı ve stresin onda birini dahi yaşamamıştır. bunu gönül rahatlığıyla söylüyorum çünkü madalyonun her iki yüzünüde çok iyi biliyorum.
0
hevipeyra
(09.02.09)
beyefendi işverenliğinizi yerinde ve tam olarak yapsa idiniz, iş kanunlarından haberdar olsa idiniz ortada işçi için haklı bir neden olduğunu görürdünüz. daha söze gerek var mı?

edit: ayda yaklaşık 15 tane işveren ve onun beyanatlarını dinleyen biri olarak bunu yazıyorum. aklımda canlanan şeyleri yazmıyorum. evet hala işverenlerin pek çoğunun böyle olduğunu düşünüyorum, çünkü görüyorum. hak yemekte üstlerine yoklar, devletin bildirimlerini ciddiye almıyorlar, sürekli yalan söylüyorlar.
0
trista
(09.02.09)
iş kanunlarından gayet haberdarım. burada bahsedilen gerekçe maaşların geç alınmasıdır. bu gerekçe ile çalışan işverenini dava edip tazminat almaya çalışabilir hatta sendikalı ise ve toplu bir gecikme söz konusu ise greve dahi gidilebilir. kusura bakmayın ama sadece maaşı geç alma sebebi ortadayken, geçerli olmayan başka sebeplerle hatta belki sahte sebeplerle kendini kovdurmaya çalışmak ve tazminat almaya çalışmak ahlaklı ve onurlu bir davranış mıdır? benim kastettiğim haksız durum tam olarak budur. bu şekilde işverenine yaklaşan bir çalışana işverenin aynı şekilde karşılık vermesi doğaldır ve gereklidir nazarımda.

işvereni çok rahat genelleyebiliyorsunuz, görevlerini yerine getirmediğini ve adi olduğunu söylüyorsunuz. peki rüşvet alan satın almacıları, avanta yiyen şantiye şeflerini, akşama kadar facebook ta ya da msn de takılmaktan iş yapmayan çalışanı, umursamazlık sebebiyle yaptığı hatalardan dolayı işvereni zarar ettiren hatta batıran personeli aynı rahatlıkta sınıflandırabiliyor musunuz? eğer sınıflandıramıyorsanız ben bir ara sınıflandırır ve size bilgi veririm o zaman.

soru sahibinden sorusunun altında bu konuyu uzattığım için özür dilerim ve konunun kendisiyle alakalı olmadığını belirtmek isterim. laf açıldı, konu burada vuku buldu yoksa sözüm meclisten dışarıdır.
0
hevipeyra
(09.02.09)
soru sahibiyle alakalı değil demişsin ama ben de kendi konumla ilgili bir iki kelam etmek isterim. bugüne kadar sadece 1 şirkette çalıştım o da bu. stajyer olarak başladığım şirket işçi statüsünde kalmamı istedi vakt-i zamanında. karşılıklı bir memnuniyet sözkonusu idi. sigortalı işçi sıfatına geçişim 6 ay uzatıldı. sigortasız çalıştım yani. ispatlayabileceğim evrak sayısı azımsanmayacak kadar fazla. ben kendi adıma şirkete verebileceğimi hep en üst düzeyde vermeye çalıştım. yetişmesi gereken evraklar için, bakkal dükkanı gibi çıkan 100 kalem konteynerler için sabahlara kadar evrak düzenlediğim oldu. pekala bir hafta erteleyebilirdim o yüklemeleri. ertelemedim. ama insan bu tarz özveri gerektiren durumlarda bulununca hakkı olan maaşı almak için de dilenmek istemiyor. dolayısıyla ben burada patrondan hakkımı gerekirse başka yollardan alabilirmiyim diye sordum. çünkü kendisi eminim su kurnazlığında bulunucak günü gelince. diğer insanlara bu şekilde davrandı. ben de karşısına daha sağlam şekilde çıkmak istiyorum.

şimdi benim paramı geç aldığımı bir şekilde ispatlamam mı gerekir? yoksa onların bana imzalattığı, parayı x günde aldığıma dair belgeyi imzalamasam bu yeterli olur mu? nasıl bir şekil şartı bulunuyor maaşımı alamadığımı belirtmek için?
0
🌸tai
(09.02.09)
sorunuzla ilgili olarak şöyle bir şeyler buldum. belki faydası olur.

www.hukuki.net

ben işveren olmama rağmen işverenin ya da çalışanın yanında veya karşısında değilim. sadece ve sadece hak hukukun yanındayım. emin olun yaşadığınız sorunların benzerini hatta daha ağırlarını çalışanken yaşadım, kimilerini ise işverenken yaşatmış olabilirim. bilerek hata yapmamaya her iki durumda da oldukça gayret ettim. yöneticilik yaparken çalışanlarımın haklarını sonuna kadar savundum, maaşları geciktiğinde patronun karşısına bizzat ben dikildim. bu sebeplerden ötürü her iki durum içinde bulunmuş birisi olarak genelleme yapılması biraz ağırıma gitti.

neyse, umarım hak ettiğinizi işvereninizle sorun yaşamadan alırsınız. eğer hakkınız olanı vermemeye direnen bir işverene sahipseniz de umarım o ikibin liralık yemekler zıkkım olur kendisine. kolay gele...

edit: bir de bu var:

www.turkhukuksitesi.com
0
hevipeyra
(09.02.09)
hevipeyra, sizin ne düşündüğünüz önemli değil. İş Kanunu bu durumun işçi tarafından haklı fesih olduğunu ve kıdem tazminatı hakkının olduğunu söylüyor. Bahsi geçen madde 4857/24-II,e dir. Okuyun.

Tai, size de haberlerim olacak. Özel mesaj atacağım.
0
trista
(09.02.09)
@trista:

kanun önünde siz de dahil olmak üzere hiç birimizin düşünceleri önem arz etmez. sizin nazarınızda önem arz etmemesi de zerre umurumda değildir. anladığım kadarıyla kanunu çok çok çok iyi biliyorsunuz. sizin yanınızda haddim değil ama bir iki yorum yapmak isterim bende.

tai nin imzaladığı maaş bordrolarının üzerinde sürekli olarak normal maaş alması gereken günün 20 gün sonrasındaki, yani gerçek maaş aldığı gün yazılı ise bu şirket teamülü haline geldiği için haklı olarak iş akdini fesh edemeyebilir ve tazminat alamayabilir. çünkü maaş ayda 1 kere ödenir diyor kanun, her ayın 1 inde ödenir demiyor. ayrıca önceki mesajımda verdiğim ilk linkteki avukatın yorumuna şöööyle bir bakarsak:

"İş Yasası, md.24/II-e maddesine göre de ücretlere kanuna ve sözleşmeye uygun şeklinde hesaplanıp ödenmez ise işçi haklı sebeple istifa edip kıdem tazminatı alabilir (ihbar tazminatı alamaz). Ancak, yasada kaç günlük gecikme olması halinde işçinin haklı sebeple istifa edebileceği belirtilmemiştir. Yargıtay kararları çok kısa süreleri makul kabul etmnektedir. Kanımca 34. maddedeki 20 günlük süreyi aşmalı ve belki de daha fazlası (1 ay, 2 ay gibi) gerekmektedir"

şimdi sevgili tai sizin aklınıza uyup işverenine postasını koysa, "ver ulan tazminatımı" dese, o işverende dönüp "aç oğlum şu kanunu iyi bir oku bakalım ne yazıyormuş" dese, sonrada tai nin ifadesine göre "zaten iş yavaşlatmada çığır açtım şu ara. patron da farkında bunun. o yüzden sürekli antin kuntin işlerle geliyor karşıma" durumuna göre komple sepetlese ne hissederdiniz acaba?

okumayı severim ben. siz de okuyun, iyidir okumak.
0
hevipeyra
(09.02.09)
@hevipeyra, şirket bordroda bana verdiği günü değil ayın 5'ini yazıyor. ayrıca ayda bir kere maaş vermek adın ayın ilerleyen tarihine günü kaydırması için önce bana aradaki 20 günü ödeyip ondan sonra "arkadaşım maaşlar bundan sonra 20'sinde" demelidir.

yanılıyorsam düzeltiniz.
0
🌸tai
(09.02.09)
@tai:

bordroda öyle yazıyorsa çalışanın yararına olduğu verdiğim linkte söylenmiş zaten bir avukat tarafından. bu durumda tazminat alman mümkün görünüyor sanki. yalnız benim çalıştığım zamanlarda kimi firmalar bir miktar paramızı içeride tutarlardı bu şekilde gün atlatarak. yani şirketten sürekli 20 gün alacaklı olurdun mesela. bunu da bir nevi habersiz işten ayrılmaların önüne geçmek için teminat olarak tuttuklarını söylerlerdi. bunun kanunda yeri var mı bilmiyorum ama. sonuçta ben hukukçu değilim. bu konuyu verdiğim linklerdeki forumlarda ya da bir avukatla tartışarak daha sağlıklı bilgi alabileceğin kanaatindeyim. boşu boşuna yakma sakın 2.5 yılını uzman olmayanların aklına uyup *
0
hevipeyra
(09.02.09)
(2)

tek word belgesi içinde farklı formatta sayfa numaralandırması

beccaria
merhaba, word'de aynı belge içinde birden fazla sayfa numaralandırma formatı kullanmak ve bazı sayfaları numarasız bırakmak mümkün mü? yapmaya çalıştığım şu: kapak numarasız, sonraki iki sayfa i, ii şeklinde numaralı. sonraki sayfalar 1,2,3 şeklinde arap rakamlarıyla. ve en sondaki "ekler" sayfaları
merhaba, word'de aynı belge içinde birden fazla sayfa numaralandırma formatı kullanmak ve bazı sayfaları numarasız bırakmak mümkün mü? yapmaya çalıştığım şu: kapak numarasız, sonraki iki sayfa i, ii şeklinde numaralı. sonraki sayfalar 1,2,3 şeklinde arap rakamlarıyla. ve en sondaki "ekler" sayfaları da numarasız(tahmin edeceğiniz üzere bu bir tez). bunu tek bir word belgesi içinde yapmak mümkün mü? pdf'de sorun olmuyor çünkü ayrı ayrı word sayfalarını tek bir pdf'de birleştirmek mümkün. öte yandan mesele çıktı almak olsaydı yine kolaydı. lakin benim istediğim şey tek bir word belgesi içinde bunu yapmak. bu arada sayfa sayısının 115 civarı olduğunu ve dolayısıyla tek tek footer'dan yapmanın tercih edilmediğini de belirteyim. bu durumları göz önünde bulundurarak yanıtlarsanız memnun olurum.
0
beccaria
(09.02.09)
farklı format uygulayacağınız noktadan sonra ekle den(insert) kesme ekleyin (page break) orası farklı bir bölüm olacak. o farklı bölüme farklı numara koyarsınız artık.
0
ben de bir gun yazar olurum belki
(09.02.09)
kibritsuyu
(09.02.09)
(6)

Bağ-Kur olayı?

phonex
sevgili sgk uzmanları,26 ocak itibariyle bağkur'da kayıtlı görünmekte 28 şubat itibariyle de 267,24 tl borçlu durumdayım. o kadar aramama rağmen belki de ahmaklığımdan, aradığım soruların cevabını bulamadım. maddelersek;1) basamak 01 görünmekteyim ne anlama gelmekte?2) başvuruyu yapıp formu doldurur
sevgili sgk uzmanları,
26 ocak itibariyle bağkur'da kayıtlı görünmekte 28 şubat itibariyle de 267,24 tl borçlu durumdayım. o kadar aramama rağmen belki de ahmaklığımdan, aradığım soruların cevabını bulamadım. maddelersek;
1) basamak 01 görünmekteyim ne anlama gelmekte?
2) başvuruyu yapıp formu doldururken oradaki görevli dilekçedeki boşluğa 22,50 tl yazmamı söyledi günlük prim mi neymiş? nedir bu?
3) 267,24 tl çok para. daha az ödemenin bir yolu yok mu? basit usul vergiye tabiyim belirteyim.
4) bagkur.gov.tr de sağlık karnesi çıkarabilmem için en 8 ay primleri eksiksiz ve arka arkaya yatırmam gerektiği söyleniyor. yeni kanunla 1 ay olduğu söyleniyordu, durum nedir?
5) ailemden kimler sağlık karnesinden faydalanabilir? senin için bu kadar ay, ailen için şu kadar fazladan ay prim yatması durumu söz konusu mu? annem ve babam var. ikisininde kayıtlı geliri ve sigortası bulunmamakta. ek olarak üniversite öğrencisi bir kızkardeşim var.

teşekkürler.
0
phonex
(08.02.09)
1. basamak şuydu. eskiden 1'den 24'e kadar bir basamak listesi vardı. yıllar geçtikçe birer birer yükselirdiniz. her basamağın bir gelir dilimi vardı. yani o basamağa tabi olan kişi o kadar para kazanıyor varsayılır, üzerinden de belli bir yüzdede (rakamı unuttum şimdi, zaten hükmü kalmadı) prim alınırdı. yeni kanunla bu kaldırıldı. artık ne kadar para kazandığınızı dilekçe ile kendiniz beyan ediyorsunuz. yani isterseniz milyar kazanın, "benim kazancım asgari ücrettir" diye dilekçe verip asgari ücret üzerinden %33,5 prim ödüyorsunuz.

2. yukarıda bahsettiğim dilekçe ile kazanç bildirme olayı bu işte. 22,50 tl., prime esas kazancın alt sınırıdır. prime esas kazancın alt sınırı da asgari ücrettir. yani asgari ücretin günlük tutarıdır. aslında 666 lira olan asgari ücretin günlük tutarı 22,20 tl.'dir ama adam size yuvarlak hesap 22,50 demiş. bunun 30 günlük tutarı (675 tl.) üzerinden %33,5 prim ödeyeceksiniz.

3. 675 liranın %33,5'u 227 lira yapıyor. ödeyeceğiniz prim bu aslında. ama aynı sorun bende de var. ben de "günlük kazancım 22,50 tl.dir" diye dilekçe vermeme rağmen benim de hala 269 lira borcum gözüküyor. uyuşuk memurların dilekçeyi hala işleme koymadığını düşünüyorum. inadına 227 lira yatırdım ve borçlu gözüküyorum. borçlu gözüküyorum ama pazartesi gidip hallettirmeyi düşünüyorum. sonuca göre ekleme yapacağım buraya.

4. bağkur çok uyuşuk bir kurum. sitelerini aylardır güncellemiyorlar. sağlık karnesi de kalktı zaten. 8 ay olayı eskidendi. bağkurlu iseniz hemen gidip başvurup sağlıktan yararlanmaya başlayabilirsiniz. ssk ve emekli sandığından kaydınız olmadığına dair belge (internet çıktısı da olur), vukuatlı nüfus örneği (bu da bakmakla yükümlü olduklarınız kimler diye görmek için), bir de bağkur'dan ekstre çektiriyorsunuz borcunuza bakıyorlar. bu belgelerle sağlık karnesi servisine (karne marne kalmadı ama servisin adı hala böyle) gidiyorsunuz. orada bir form verip doldurtuyorlar, yarım saat içinde sağlık vizeniz yapılıyor (dediler ama uyuşukluklarından bunu da yapmamış olabilirler. bana yarım saat içinde tamamdır dediler, ama henüz ihtiyacım olmadı. belki o form da uyuşuk bir memurun bilgisayara girmesini bekliyordur bir çekmecede). tc kimlik numarası ile gidip tedavi, muayene olabiliyorsunuz. yalnız bir önceki ay sonu itibariyle borcunuz olmaması gerekiyor.

5. evet, anne ve babanız da sizin sağlık sigortanızdan yararlanabilirler. ama kardeş yararlanamıyor bildiğim kadarıyla.
0
kibritsuyu
(08.02.09)
kibritsuyu aslında her şeyi yazmış ama bi iki ufak ekleme yapayım. bagkur da basamak olayı kalktı. böylece beyan ile asgari ücret gösterebiliyorsunuz. sadece calıstırdıgınız işçilerden birini asgari ücretten daha yüksek ücretten gösteriyorsanız, işveren olarak da en az o işçiniz kadar beyan etmek zorundasınız ama sanırım siz de böyle bir sorun yok.
227 değil de 265 gözükmesi muhtemelen yaptıgınız işin "tehlike derecesi"nin bagkur sisteminde 1 den daha yüksek gözükmesindedir. 1,5 falan gözüküyor olabilir bu oran. bu orana eger işçi calıstırıyorsanız sgk tahakkukunuzdan bakabilirsiniz.
sgk tahakkukunda tehlike dereceniz "1" yazdıgı halde, 22.20 tl de beyan ettiginiz halde hala 269 gözüküyorsa dedigim gibi bagkurun sisteminin bok yemesidir.
memurların uyusuklugu da olabilir yalnız onlar icin beyan dilekcesinin kayıt altına alındıgı ay sonuna kadar girilme zorunlulugu var diye de biliyorum. borclu gözükme sorunu yine sistemin bok yemesi. ödeme yapsanız da su anda cogu kişi de 2 aylık borc gözüküyor.
tehlike sınıfını bilmiyorsanız nace kodlarından bakabilirsiniz. ya da bana söyleyin ben yarın bakıp yazarım. ona göre de bu sefer beyan değil de düzeltme dilekcesi vermek zorunda kalacaksınız. tehlike derecen nace sınıflandırmasına göre "1" oldugu halde sisteminizde "**" gözüküyordur düzeltimesine falan filan diye.
son olarak kardeşiniz sizin karnenizden yararlanamaz.
0
oe911
(08.02.09)
basamak sistemi ekim ayında kalmıştı ama bağkur, ssk, emekli sandığı'nın birleşme sancıları devam ettiğinden işlemler sanırım biraz yavaş ilerliyor. babamın bağkur primi geçen ay kendiliğinden düşmüştü herhangi bir beyan olmadan. ki kendisinin emekliliğine 1 sene falan kaldı. ama benimki düşmedi mesela ondan fazla veriyorum şu an. ben de en düşük seviyeye çektirmeyi düşünüyorum. en düşük prim tutarı da 217 tl sanırım.

karne konusunda da 30 gün yeterli bildiğim kadarıyla. kardeşlerin durumu da tam bilmiyorum. ekim'den sonra pek çok şey değişti ve maalesef bazi yerlerde görevliler bile bunları net olarak bilmiyor.
0
cubuk kraker
(08.02.09)
evet sistemin bok yemesi gibi görünüyor. ben masa başı çaılışıyorum. tehlike sınıfım da en düşüğünden. ekimden önce 1,5 idi. yeni kanun ile 0,5 düştü 1 oldu. yarın gidip düzelttirmeye çalışacağım. sonucunu yazarım buraya.
0
kibritsuyu
(08.02.09)
aklıma geldi. iş bankası internet şubesinden ödeme yapmayı denediğimde ne çıkacak diye merak edip baktım. çıkan sonuç şu;
-------------------
SON BASAMAK: 10
SON BASAMAK YÜK. TARİHİ: 20090126
ÖDEME TÜRÜ: Aylık Prim Tahsilatı
AYLIK PRİM:
Her ay yatırılması gereken aylık prim tutarıdır. Bilgi mahiyetindedir. 229.50 TL
TOPLAM BORÇ:
(Eski borç+Gecikme zammı+cari ay primi) 267.24 TL
FAZLA ÖDEME: 0.00
TOPLAM BORÇLANMA BORCU:
Askerlik, Vergi ve isteğe bağlı borçlanma için bu tutarı dikkate alınız. 0.00 TL
------
yeni kayıtlının eski borcu olmaz. 13 günlük kaydın gecikmesi mi olur? cari ay primi ne lan bağkur? kendi sitende bile bulamadım açıklamasını? cari ay primi olsa olsa her ay ödeyeceğim primse aradaki fark ne? sanırım bu tehlike derecesi olabilir. hesaplayınca oaranlar tutmasa da oldukça yaklaşıyor. bu arada iş kolu taksi taşımacılığı, nace kodu ise 493200.

cevaplar için herkese teşekkür ederim.
0
🌸phonex
(08.02.09)
evet bağkur'dan geldim ve sonucu yazayım.

gittim tescil servisine dedim ki "ben günlük kazancım 22,50 liradır diye dilekçe verdim ocakta, ama hala yüksek tahakkuk ediyorsunuz 269 lira gözüküyor" dedim, "evet daha işlenmemiştir. dilekçe verdiğiniz tarih itibariyle işlenecek, siz şimdi ne yatırmanız gerekiyorsa onu yatırın" dedi.

yani henüz işlenmemiş o tutarlar. size hala basamak hesabından borç tahakkuk ediyor ama önemsemeyin. 22,50 liranın aylık tutarı (675 lira) üzerinden priminizi hesaplayın (tehlike derecesine göre %33,5 - %39 arasında değişiyor), ne çıkıyorsa onu ödeyin. borçlu gözükeceksiniz ama dilekçeniz işlenince düzelecek. bu arada borçlu gözüktüğünüz için sağlıktan yararlanamayacaksınız. eğer aceleniz varsa, bir an önce işleminiz yapılsın istiyorsanız ne yapacaksınız? benim yaptığımı yapacaksınız.

bu dilekçeleri sisteme giren servisi bulacaksınız, derdinizi anlatacaksınız. size dağ gibi (abartısız üst üste dizsen 3-4 tane benim gibi adam eder, neyse ki yanyana dizililer yerde) bir dosya yığını gösterip "şu dosyaların içinden kendi dosyanızı bulun, halledelim" diyecekler. arayacaksınız tek tek, bulamayacaksınız. "burada yok" dediğinizde "belki arşivdedir" diyecekler. ineceksiniz arşive, soracaksınız, oradan çıkacak dosya. "mınakoyim baştan söylesene, onca dosyayı tek tek arattın" diyeceksiniz içinizden. "e alayım, işlemini yaptırayım diyeceksiniz", "size veremeyiz" diyecekler. geri yukarı o dağ gibi dosyalı servise gideceksiniz, yazıyla aşağıdan dosyanızı isteyecekler. dosya gelecek. teyze alıp bilgisayara iki tık tık bi şık şık yapacak ve hallolacak.

not: bağkur'dan aldığınız bir dosya numarası olacak. benimki zarf etiketine döktürülmüş ufak bir kağıttaydı. onu mutlaka yanınıza bulundurun.
0
kibritsuyu
(09.02.09)
(2)

kodlarla cümle kurmak

sanal uyku
sözlükte bir başlık vardı aradım bulamadım bi türlü. böyle kod yazarak cümle kuruluyordu.10 yumurta20 mesafe30 götif mesafe<5falan filan işte böyle yapınca yumurta göte dayanınca ıvır zıvır eeh. neydi o başlık?
sözlükte bir başlık vardı aradım bulamadım bi türlü. böyle kod yazarak cümle kuruluyordu.
10 yumurta
20 mesafe
30 göt
if mesafe<5
falan filan işte böyle yapınca yumurta göte dayanınca ıvır zıvır eeh. neydi o başlık?
0
sanal uyku
(08.02.09)
🌸sanal uyku
(08.02.09)
kibritsuyu
(08.02.09)
(8)

Ekrana gelmeyen goruntu ve Bios sesi

dengesiz pamuk
efendim evde bulunan masaustu bilgisayar gayet normal cali$iyordu aslinda. Tam ekran bir oyun acalim dedik, actik. Sonra bir anda ekran gitti. yani bildiginiz gibi, bilgisayari kapattiginiz zaman monitor Stand-by moduna gecer ya hah i$te ondan oldu. Monitor stand-by moduna bir girdi pir girdi, cikmi
efendim evde bulunan masaustu bilgisayar gayet normal cali$iyordu aslinda. Tam ekran bir oyun acalim dedik, actik. Sonra bir anda ekran gitti. yani bildiginiz gibi, bilgisayari kapattiginiz zaman monitor Stand-by moduna gecer ya hah i$te ondan oldu. Monitor stand-by moduna bir girdi pir girdi, cikmiyor. Hani oyun oyle ahim $ahim bi halt degil, ragnarok online. en son dun gece saatlerce oynadim.

Makinayi resetliyoruz, kapiyoruz aciyoruz ama tik yok. Arada sirada acili$taki bip sesi (Bios sesi di mi?) geliyor ama yine de monitor stand-by modundan cikmiyor. bazen o bip sesi de cikmiyor.

Bu salak bilgisayar bu halti daha evvel yapti ama nasil duzeldi bi fikrimiz yok.
Ozellikleri a$agi yaziyorum.

Pentium 4 - 3GHz
Asus P4-P800-X anakart
DDR P3200 512x2 MB Ram
250GB Sata harddisk
Asus ATI A9550-GE 256Mb 128Bit Ekran kartı
LG CD-Writer
LG DVD-writer

Denediklerim:
-Ramleri tek kalacak $ekilde denedim.
-Ram yuvalarini denedim.
-Monitoru ba$ka bilgisayarda denedim, cali$ti.
-CD-DVD Writerlar ve Harddisk Ide-Sata kablolarini sokerek denedim.
-Monitorun ekran karti baglantisini sokunce, Monitorde Sinyal Girisi Yok mesaji aliyorum. Tekrar bagladigimda ise ekran gidiyor. Guc dugmesi yine stand-by modunda gibi yanip sonuyor.
0
dengesiz pamuk
(07.02.09)
ekran kartını söküp yeniden takın, olmazsa ölmüştür o...
0
uyuzcan
(07.02.09)
bilgisayarın fişini çekin, daha sonra 2-3 kere açma düğmesine basıp basıp bırakın. sonra fişi takıp bilgisayarı açın.
0
kibritsuyu
(07.02.09)
i-ih cali$madi. yine ayni durum var.

ekran kartinin cali$tigini du$unuyorum zira gerizekali alet daha evvel yine bunu yapti bize.
0
🌸dengesiz pamuk
(07.02.09)
ekran kartını başka bir bilgisayarda deneyin öyleyse...

o açılıştaki bip sesi ekran kartını tanıdım, anladım dediği manasına geliyo zira bios'un...
0
uyuzcan
(07.02.09)
Acildi $erefsiz. Sorunsuz cali$iyor. Lakin neden boyle, nesi var bu gerizekalinin?
0
🌸dengesiz pamuk
(07.02.09)
hocam bende dedigin gibi cd ve dvd-writerlarin guc kablolarini cikarmistim. sanirim haklisin power supply konusunda. gitti yine paralar anasini satayim ya :(
0
🌸dengesiz pamuk
(07.02.09)
her seyi sok, yeniden tak. bir kac gun bekle duzelir belki. serefsizim bu sekilde duzelltigim uc tane bilgisayar var.
0
ne nicki be
(07.02.09)
aynı anakart bende de ver ve aynı problemi ben de yaşıyorum. anakarrta kısa devre olabilir veya anakart bozuktur. aa hatta aynı ekran kartı bende var:)
0
odanesi
(07.02.09)
(5)

13 adet svchost

yoldaki isaretler
görev yöneticisi'nde işlemler'e baktığımda 13 tane svchost görüyorum.normal mi? bağlantı hızındaki düşüklüğün sebebi bu olabilir mi? ne yapabilirim?
görev yöneticisi'nde işlemler'e baktığımda 13 tane svchost görüyorum.
normal mi? bağlantı hızındaki düşüklüğün sebebi bu olabilir mi? ne yapabilirim?
0
yoldaki isaretler
(07.02.09)
svcshost gibi bişiler karışmasın araya. bir kontrol et istersen.
0
murty
(07.02.09)
yok hepsi svchost.
şimdi saydım 15 olmuş. bellekte kapladıkları yerler de değişiyor.
0
🌸yoldaki isaretler
(07.02.09)
svchost altında birçok servis çalışır, normaldir.
lakin dikkat etmekte fayda var, virüsler de genellikle svchost altında çalışırlar...
0
hunter the dayworker
(07.02.09)
yanında system, local service, network service vs gibi şeyler yazıyorsa sorun yoktur. kullanıcı adınız yazıyorsa virüstür.
0
kibritsuyu
(07.02.09)
ram'in dusuklugunden olabilir.
0
only
(07.02.09)
(2)

Aliço Adında bir şarkıcı

ekril
Hafızam bana oyun oynamış olsa gerek . Kimsenin hatırlamadığı , kimsenin vardı evet öyle bir şey demediği bir şarkıcı anımsıyorum. Adı (en azından sahne adı) Aliço olan bu şarkıcının "Beni verme ellere" diye bir de şarkısı vardı sanki. eski bir ayaklı mikrofonun başında şarkı söyleyen Aliço amca ve
Hafızam bana oyun oynamış olsa gerek . Kimsenin hatırlamadığı , kimsenin vardı evet öyle bir şey demediği bir şarkıcı anımsıyorum.

Adı (en azından sahne adı) Aliço olan bu şarkıcının "Beni verme ellere" diye bir de şarkısı vardı sanki.

eski bir ayaklı mikrofonun başında şarkı söyleyen Aliço amca ve sephia tonlu klipte orada burada dans eden tipler vardı sanki.

bunamadığımı bilmek isterdim.

var mıdır bu amcayı ve şarkıyı bilen?
0
ekril
(07.02.09)
kibritsuyu
(07.02.09)
var, var..

ayrıca

(bkz: aşka adam seçiyor)
0
godot yu hacklerken
(08.02.09)
(6)

erotik bir program soruyorum, hemen silecem.

garezz
önce bu sorunun aklıma nerden geldiğini ve neden kafama bu kadar takıldığını açıklayayım.arkadaşlar ile konuşurken, “şimdi bütün televizyon kanallarında mahalle baskısı var. eskiden kanallar daha özgürdü, bir ton kırmızı noktalı film ve erotik program yapılırdı, hatta zamanında hangi kanal olduğunu
önce bu sorunun aklıma nerden geldiğini ve neden kafama bu kadar takıldığını açıklayayım.

arkadaşlar ile konuşurken, “şimdi bütün televizyon kanallarında mahalle baskısı var. eskiden kanallar daha özgürdü, bir ton kırmızı noktalı film ve erotik program yapılırdı, hatta zamanında hangi kanal olduğunu hatırlamıyorum, iki tane hatun gece geç bir saat de dekolte kıyafetlerle program yapıyorlardı, telefonla bağlanan seyirciler talimatlar vererek kamerayı bunların dekoltelerine yaklaştırıp uzaklaştırabiliyordu” gibi bir cümle kurdum, ama ne hikmetse kimse o programı hatırlamadı ve herkes bana uzaylı gibi baktı.

şimdi sorumu soruyorum, kurbanınız olayım biri çıksın ve bu programı hatırlasın, hatta ismini ve hangi kanalda yayınlandığını söylesin de beni bu sıkıntıdan kurtarsın. En son daltonlar’ın ismini hatırlayamadığımda gecemi gündüzüme katıp devamlı bir şeyler mırıldanmıştım, şimdi yine aynı durumdayım.

(ulan yoksa ben o dönemde ergenliğe yeni girmiş olmanın heyecanı ile hayal mi gördüm)
0
garezz
(07.02.09)
kibritsuyu
(07.02.09)
star tv de yayınlanıyordu sanırsam. mail de alıyorlardı. hatta biri "çok sıkıcısınız, ben playboy tv'ye geçiyorum" diye mail atmış, bunlar da okumuştu. iki tane sarışın çıtır sunuyodu.

ismini hatırlayamadım ama. kızlar iyiydi fekat. demek yönlendiren olmamış yavrucakları, elaleme degaje gösteriyorlardı. yazık lan. ismi hatırlayan varsa hakkat acımak için bi daha seyretmek istiyorum youtube'da.
0
rectoa
(07.02.09)
(bkz: night calls)
0
karapolisnas
(07.02.09)
(bkz: dekolte)
hatunların kim olduğunu görünce 2 kat şaşırabilirsiniz:)
0
surtunme kuvveti
(07.02.09)
cevaplar için çok teşekkür ederim arkadaşlar, oldukça faydalı oldu. star tv olduğunu tahmin etmeliydim, ulan ne varsa yine cem uzan'da var, adamı boş yere harcadılar şimdi başımızda olsa kim bilir ne hizmetler de bulunurdu bizlere. :)
0
🌸garezz
(07.02.09)
yasemin ile gece jimnastiği vardı esas, o da INTERSTAR'daydı. hey gidi.
0
head
(07.02.09)
(5)

rec filmine altyazı arıyorum

kibritsuyu
want2die'ı kızdırmama ön yazısı: bir zamanlar altyazı sitelerinin yazılı olduğu bir duyuru vardı, aradım bulamadım. o yüzden soruyom bak. divxplanet'a da baktım.`rec` isimli korku filmi için türkçe altyazı arıyorum. bulan, gören, duyan, elinde olan var mıdır?
want2die'ı kızdırmama ön yazısı: bir zamanlar altyazı sitelerinin yazılı olduğu bir duyuru vardı, aradım bulamadım. o yüzden soruyom bak. divxplanet'a da baktım.

rec isimli korku filmi için türkçe altyazı arıyorum. bulan, gören, duyan, elinde olan var mıdır?
0
kibritsuyu
(06.02.09)
nası olur lan rec diye aradım, içinde rec olan zibilyon şey çıktı. adı sadece rec olan bi japon anime gibi bi çizgi film çıktı, recep ivedik neyin çıktı. ne yazdın da çıktı lan bu?

aha köşeli parantezi varmış. bi de tabi parantezden dolayı alfabetik sırada taa en sona gitmiş. böyle oyunlu film adı yaparlarsa tabi bulamam. 12 ayrı sayfaya tek tek bakacak kudreti bulamadım kendimde :)
0
🌸kibritsuyu
(06.02.09)
divxplanet'in arama özelliği iyice manyak oldu, ben de ne arasam bulamıyorum. hatta tam da yazılması gerektiği gibi yazsam bile bulmuyor bazen.
google'da filmin ismini, yanına da divxplanet yazıp aratınca daha rahat bulunuyor.

öyle bir tavsiye benimki de.
0
rabbititus
(06.02.09)
divxplanet arama motorunda dandiklikler var istediğiniz altyazıyı bulamazsanız şöyle bir yöntem de var. diyelim rec için altyazı arıyorsunuz imdb ye girip rec diye aratıp buluyorsunuz filmin adına tıkladığınızda adress çubuğundaki link şu tarz bişey oluyor
www.imdb.com
buradan sondaki 2 slash arasındaki yani "tt1038988" kısmını kopyalayıp divxplanetteki arama kutusuna yapıştırıp arıyorsunuz
0
extirpation
(06.02.09)
divxplanet'in arama motoru ömrümde gördüğüm en berbat motor. arama yapmak için en ideali, filmin imdb no'sunu alıp arama kutusuna yazmak ve altındaki kutucuktan imdb seçmek. oradan arayınca da sadece film hakkında bilgiler veren sayfa açılıyor. en azından divxplanet'e kayıtlı ismini bulabilir, direkt o ismi kopyala-yapıştır yapabilirsin.
0
deckard
(06.02.09)
detaylı arama kısmından yönetmen ismiyle de aratabilirsin.
0
atmosphere
(06.02.09)
(3)

bağkur'a başvuru yapmadan hissedarlığın sona ermesi

surtunme kuvveti
ben kurucu olduğum limited şirketteki hisselerimi devrettim. muhasebeci benim başka bir yerde sigortalı olduğumu düşünerek bağkur'a başvuru yapmamış. şimdi benim ne yapmam gerekiyor?
ben kurucu olduğum limited şirketteki hisselerimi devrettim. muhasebeci benim başka bir yerde sigortalı olduğumu düşünerek bağkur'a başvuru yapmamış.
şimdi benim ne yapmam gerekiyor?
0
surtunme kuvveti
(06.02.09)
yapmak istediğiniz tamamen bırakıp prim ödemekten kurtulmak mı, yoksa sağlık yardımı vs. yararlanmaya devam etmek mi?
0
kibritsuyu
(06.02.09)
minimum harcamayla işi kotarmak tek amacım:)
0
🌸surtunme kuvveti
(06.02.09)
bağkur'a gidip ortaklıktan ayrıldığınızı söyleyeceksiniz, bir form verecekler. bunu vergi dairesi, ticaret sicil vs. onaylatıp götüreceksiniz. bağkur kaydınız silinecek. daha prim ödemeyeceksiniz. bi 3 ay kadar (süreden emin değilim) sağlıktan yararlanıp sonra yararlanamayacaksınız. emeklilik prim ödeme gününüz duracak.
0
kibritsuyu
(06.02.09)
(16)

bir takım görüntülere karşı tahammülsüzlük, aşırı rahatsız olma sorunu

artful dodger
Merhaba doktor,Küçüklüğümden beri böyle bir sorunum var. Bazı şeylerin görüntüsüne tahammül edemiyorum. Gördüğümde aşırı tepki veriyorum, tüylerim diken diken oluyor ve kaşınmaya başlıyorum. Görüntüyü aklımdan çıkaramıyorum ve bazen günler boyunca etkisinden kurtulamıyorum. Rahatsızlık veren görüntü
Merhaba doktor,

Küçüklüğümden beri böyle bir sorunum var. Bazı şeylerin görüntüsüne tahammül edemiyorum. Gördüğümde aşırı tepki veriyorum, tüylerim diken diken oluyor ve kaşınmaya başlıyorum. Görüntüyü aklımdan çıkaramıyorum ve bazen günler boyunca etkisinden kurtulamıyorum.

Rahatsızlık veren görüntünün saçmalığı ise ayrı bir konu...
Rahatsız olduğum görüntüler:
1- Zeytinyağı şişesinin dibinde donmasıyla meydana gelen kürecikler.
2- Çam kozalağının ıslanınca kapanması olayı ve o kapanmış hali
3- Havyar cinsi kürecikli yapılar (böcek yumurtaları, larvaları filan)
4- google earth'den bakınca aynı cinsten, çok muntazam dikilmiş bir çok ağaç gördüm, çok rahatsız ediciydi.
5- diyatomeler

sanırım doğadaki çok muntazam biçimlere tahammül edemiyorum.
daha fazla yazamayacağım.

bu nasıl bir sorundur böyle. nasıl başa çıkılır, kim yardımcı olabilir.
bu sabah yine benzer bir şeye maruz kaldım ve saatlerdir etkisinden çıkamıyorum. kötü haldeyim. kendimi delirecek gibi hissediyorum.

yardım lütfen:( biliyorum gerçekten komik ama, kısmet.
0
artful dodger
(06.02.09)
hemen hemen aynı durum bende de var, benimki daha çok benekli şeyler üzerine, ahtapot kollarındaki vantuzlar olur... daha fazla yazamayacağım ben de araştırdım ama bulamadım. bi buldurun be.
0
tahsin sutcuoglu
(06.02.09)
yazdıklarınızı okurken dişlerimi sıktığımı fark ettim. sanırım bende de var benzer şeyler. kesinlikle psikolojik bir şey.
0
kibritsuyu
(06.02.09)
of tetiklemişim!
özür dilerim gerçekten
0
🌸artful dodger
(06.02.09)
Aynı değil ama benzer bişey bende de var. Gözle ilgili konularda aşırı hassasım. Rotring kalem görsem mesela kafamda bir flash çakar, kalemin ucunun benim ya da bi başkasının gözüne girdiğini görürüm. Ya da annem tığla bişeyler örerken tığ gözüne girecekmiş gibi gelir. Gözlerini dışarı çıkarabilen bi kadın vardı bi de gözünden süt fışkırtan adam, bu ikisi ilk gördüğümde birkaç gece rüyama girmişti.
0
joelskellington
(06.02.09)
bir yere kadar herkeste var. bir hastalık olarak bakmamak lazım buna

mesela ben de asla enjektöre bakamazdım.

junior isimli filmde embriyoyu arnoldun karnına yerleştirirlerken emek sinemasına kustum o derece.

kan verirken odadaki enjektörleri bir yere kaldırttırırdım. üç beş yıldır geçti.

sizinki de geçer zamanla
0
trocero
(06.02.09)
9-10 yaşında başladı. geçmiyor. :(
0
🌸artful dodger
(06.02.09)
sizi rahatsız eden şeylerin ortak noktası şu gözlemime göre: simetrik ve minimal bir morfolojiye sahip olan organik şeylere tahammül edemiyorsunuz. mükemmel bir geometrisi olan şeylerin artificial, yani insan eliyle üretilmiş olmayıp "kendinden" o forma sahip olması sizi ürkütüyor. bir dışkı yığını sizi çok daha az rahatsız eder sanırım fraktal, random yapısı itibariyle. gene, örneğin bir elephant man formuna çok daha sakin reaksiyon verecekken bir meyve sineğinin makro olarak çekilmiş, mükemmel geometriye sahip kanatları size çok korkunç, tehditvari geliyor. böyle mi sizce?
0
boshi
(06.02.09)
herkes psikopata bağlamış galiba. benim önerim toplu halde terapi görmeniz. dalga geçme olarak demiyorum. hani filmlerde falan görüyoruz, ortak sorunlara sahip insanlar birbirleriyle bir doktor eşiliğinde konuşarak sorunlarını açığa çıkartıp rahatlıyorlar. neden olmasın ki?
0
hevipeyra
(06.02.09)
aynen öyle sayın boshi. bundan daha iyi ifade edilemezdi hatta. ilk listeme bal peteğini de ekleyeyim hatta.
0
🌸artful dodger
(06.02.09)
bal peteği bende de var. bir de gazoz gibi şeylerde kabarcıkların yan yana dizilmesi. niye yazıyorsam çıldırmak üzereyim bu arada.
0
tahsin sutcuoglu
(06.02.09)
peki ya kuskus?
0
🌸artful dodger
(07.02.09)
valla bence hiç komik değil.. ben bir keresinde somon balığının pulları kazınırken görmüştüm ve sinirlerim altüst olmuştu. neden kaynaklandığını bilmiyorum ama bu sadece muntazam olmasıyla ilgili değil. düzensiz ama yine böyle göz göz olmuş şeyler de beni mahvediyor. ben de kapalı olarak eve getirdiğim kozalağın açıldığını görünce çok kötü olmuştum. yakın plan hindi kafası gördüğümde de delirmiştim. ağaç adam dedikleri bir adam var ya, ona da bakamıyorum. neyse fena oldum uzatmiym. kaynağını bilen varsa sevinirim ben de. verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim :)
0
aggromela
(07.02.09)
bilen biri yok mu şunu ya? delirecem bugün gene başladı allah kahretsin. aggromela tam aynı durumdayız, bebnim de öyle, garip yaratıklar falan örneğin. çıldıracam.
0
tahsin sutcuoglu
(08.02.09)
Bunun aynısı bende de var. İlk ortaya çıkışını hatırlıyorum. İnternette bir fotoğraf gördüm, birbirine yakın, doku oluşturur gibi kümelenmiş dairesel şekiller içeren bi resimdi. Aslında bir insanın vücudundaki hastalık, yara sebebiyle oluşmuş bir şey olduğu iddia edilen ancak gerçekte photoshopla oluşturulmuş uydurma bir fotoğraftı. Bundan inanılmaz etkilendim ve günler boyunca aklımdan çıkmadı. Hiç uyumadım. Yara gibi olması dolayısıyla tiksindiğimi sandım ama aslında her türlü kanlı, iğrenç şeye çok rahat bakarım. Dairesel şekilli şeylerin kümelenmiş görüntülerinden aşırı derecede iğrendiğimi fark etmem yıllarımı aldı. Havyar, bal peteği, larvalar benim için de şekil itibarıyle geçerli örnekler ama bunlardan iğrenmiyorum. Yani ne olduğunu biliyorsam ve doğal bir şeyse rahatsız olmuyorum. Sadece ne olduğu belli olmayan ama dokuya benzeyen bu tip görüntüler beni rahatsız ediyor. Baloncuklu gibi dokular iğrendiriyor beni ama zeytinyağı ya da bildiğimiz sabun köpüğü filan rahatsız etmiyor. İnsanlara açıklamakta inanılmaz zorlanıyorum.
0
cereal killer
(09.02.09)
Benden başka kimsede olduğuna ihtimal vermediğim için aramamıştım ama sizin yazdıklarınızdan sonra bi araştırdım ve konuyla ilgili bulabildiğim şeyler şimdilik bunlar. Anladığım kadarıyla pek çok insanda var ve internette bunun cevabını arayan çok. Malesef Türkçe kaynak yok.

Benzer sorular;

www.unusualphobias.com

answers.yahoo.com

Dikkat! bunda söz konusu şekillerin resimleri var.
cactina.vox.com

Burada Stokenphobia olduğu söyleniyor.
answers.yahoo.com burda

Burda da oldukça değişik bir cevap var.
en.allexperts.com
0
cereal killer
(09.02.09)
bunla ilgili bir doktora görünmeye karar verdim. gelişmeleri en geç önümüzdeki hafta bildiririm. bizi izlemy4e devam edin. dayanamıycam artık, bu listeyi görmem de son nokta oldu eheh.
0
tahsin sutcuoglu
(09.02.09)
(5)

İş kanunu : Özel Sözleşme imzalamaya zorlanma durumu

cimri
Sevgili Roma' lılar.Bir arkadasıma calıstıgı işyerinde kendisine ciddi yaptırımları olan özel bir sozlesme imzalatılmak isteniyor. Kendisi 3 ay once ise basladı, bir ay gecikme ile ssk' si baslatılmıs. Suanda 2 aydır resmi olarak calısıyor.Firma Yazılım sektorunde 8 senelik bir firma. Arkadasımız bu
Sevgili Roma' lılar.

Bir arkadasıma calıstıgı işyerinde kendisine ciddi yaptırımları olan özel bir sozlesme imzalatılmak isteniyor.

Kendisi 3 ay once ise basladı, bir ay gecikme ile ssk' si baslatılmıs. Suanda 2 aydır resmi olarak calısıyor.

Firma Yazılım sektorunde 8 senelik bir firma. Arkadasımız burada cok stratejik olmayan, dokumantasyon - test vs gibi işler ile ugrasıyor.

Imzalatılmak istenilen sozlesme icerisinde, isten ayrıldıgında 2 sene boyunca neredeyse tum mobil alanlar ve yazılım alanında calısan hiç bir işte calısamayacagı.

Calısma yasagının, sirketin iş yaptıgı ulkelerde de gecerli oldugu ( ki buda dunyanın yarısı ediyor ).

2 sene icerisinde kendi adına herhangi bir uretimi ( patent vs.. ) oldugu durumda dahi bunların sirkete ait olacagı.

sirketin, calısan performansı nedeni ile ugrayacagı zarara istinaden 5 maas ceza kesilebilecegi ve buna benzer garip maddeler bulunuyor.

Calısanın is akdini fes etmesi icin sadece sirketin 3 ay ust uste maasını alamaması durumu konulmus.

Bu sozlesmeden, işe alım surecinde hiç bir sekilde bahsedilmemisti.

Arkadasımız, bu işe baslarken onerilen dusuk ucreti uc ay icerisinde yapılacak degerlendirme toplantısı sonrasında duzelecegini dusunerek işe baslamıstı.

Suanda gelinen durumda, arkadasın 3 aylık degerlendirme toplantısı sonrasında bu sozlesmeyi konusabiliriz demesine ragmen, istersen imzala istersende ayrıl durumuna gelinmiş. Herkes sorgusuz imzaladı sen neden arıza cıkartıyorsun deniliyor.

Bu durumda ne yapılabilir. Sadece yasal seyide sormuyorum. Normal bir durum mu, degil mi? akıl verin.

tesekkurler,
0
cimri
(06.02.09)
hocam gerekiyorsa ayrılsın derim ben. zaten hiçbir sözleşmede işçi korunmuyor ama bnlar biraz ağır gibi geldi bana. özellikle aynı sektörde başka yerlerde 2 yıl çalışamamak gibi garip bir durum da var. iş' den ayrılırsa manavcılık mı yapacak ?
0
erzi
(06.02.09)
sözleşme ne olursa olsun iş kanunu ile çelişen maddeler olursa sözleşmenin o maddesi geçersiz kalıyor. bu tip sözleşmelerin amacı belli seviyeye gelen kişinin ayrılmasını engellemek. hatta büyük olasılıkla biraz girişimci olanların başka bir yerde müşterilerini kapmasını riski olduğunu düşünüyorlardır. profesynel bir yöntem değil bence. kurumsal bir güvensizlik göstergesi.
ama zannedildiği kadar da bağlayıcılığı yok. mahkemeye verirler en fazla ama ondan da sonuç alınacağını sanmıyorum.
arkadaşınızın sorgulaması gereken şu, bu işe gerçekten ihtiyacı var mı? alternatifler ve daha iyi fırsatlar bulabilir mi? eğer işsiz bi süre idare edebilecek maddi/manevi durumu varsa çıkılabilir fakat kriz yüzünden piyasaların çok boktan bi durumda olduğunu belirteyim.
0
hayo
(06.02.09)
ayrılıyorsa da madem öyle işte böyle, çalışma bakanlığı bölge müdürlüğü'ne ve ssk'ya birer dilekçe versin "sigortam geç başlatıldı" diye, tutarsa hem işverene ceza yedirir, hem sigortası da bir ay öncesinden gösterilir. tutmazsa da tutmaz, bir kaybı olmaz. en azından işverene inceleme stresi çektirilir.
0
kibritsuyu
(06.02.09)
değil.

özel sözleşmeler ilgili kanuna aykırı ise geçersizdirler. yani imzalatılan husus iş kanunu ile çelişiyorsa, iş kanunu geçerlidir.

bir rakip te iki yıl çalışamazsın hükmü bir çok firma tarafından imzalatılıyor. ancak burada vakıf olunan ticari sırrın ifşa olup olmadığına bakar hakim bir mahkeme durumunda. bunu ispatlamak da çok zordur. neyin ticari sır ifşası, neyin tecrübe olduğu pek ayrılamaz. patent meselesini de bu kapsamda düşünmek gerekir. nihayetinde davayı açacak olan şirkettir, ayrılıp giden eleman değil. davayı açması için de geçerli bir savının olması gerekir.

çalışamama maddesinin kapsamınında sınırlı olması gerekir. çok geniş bir kapsam çalışma hürriyetini kısıtlayacağı için bir mahkeme durumunda işveren aleyhine döner.

bununla birlikte yeni iş kanunumuz ve hakimlerimiz işini gereğiyle yapan işçiye çok yakındır. böyle bir yazı imzalansa bile "o devirde çaresizdim" açıklaması bile mahkemede gerçerli bir sebep olabilir.

iş akdi feshini iş kanunu düzenlemiştir. isterlerse feriştahını yazsınlar sözleşmeye.

arkadaşınız bu işi çok istiyorsa imzalasın. ama iki ay sonra giderim havasındaysa bir daha düşünsün derim.
avukat falan değilim. iş hayatının içindeyim. yukardakiler şahsi fikirlerim.
0
trocero
(06.02.09)
cevap veren tüm arkadaslara tesekkür ederim.

sizin dısınızda arkadaslarıma da danıstım, genel olarak iş hukuka aykırı bir şey oldugunda sözleşme geçersiz olur diyorlar. hatta benzer durumlarda mahkemeye gidip haklı cıkan personeller olmuş.

sıkışma durumunda imzalanabilir gorunuyor.

herkese teşekkürler,
0
🌸cimri
(06.02.09)
(13)

teknolojik kandırıklar

tabudeviren
hani fotoğraf makinesi üreticileri megapikseli bir kalite unsuru gibi gösteriyorlar ve millet de kanıyor ya...(örn: "benim makinem çok iyi 15 megapiksel" gibi)başka ne gibi böyle kandırıklar var?bize süper bir şeymiş gibi sunulan, ama aslında işimizin olmayacağı başka şeyler?
hani fotoğraf makinesi üreticileri megapikseli bir kalite unsuru gibi gösteriyorlar ve millet de kanıyor ya...(örn: "benim makinem çok iyi 15 megapiksel" gibi)

başka ne gibi böyle kandırıklar var?

bize süper bir şeymiş gibi sunulan, ama aslında işimizin olmayacağı başka şeyler?
0
tabudeviren
(06.02.09)
mesela ekran kartı, "512mb ekran kartı, abi bunla her oyunu oynarsın" derler ama aslında 64 bit veriyolu kullanır ve bir bok oynamaz.
0
edip
(06.02.09)
adsl hızı. örneğin benim 4mbit ama bölgeme bakan telekoma 2km uzaklıktayım. arkadaşımın ise 1mbit ve telekomun binasının yanında oturuyor, uzaklığı 50 metre diyin. şimdi ikimiz bir aktiviteye katıldığımızda benim pingim 60 lara kadar çıkarken onunki 9-12 arasında seyretmekte. çünkü 1. ben telekoma uzağım, 2. bakır kablolar 70'lerden kalma olduğu için en ufak nemde iletimi yavaşlıyor. yani neymiş? önemli olan boyut değil işlev...
0
cevaps
(06.02.09)
@edip

64 bit derken? işletim sistemiyle bir alakası yok galiba???
mesela bende 32 bit windows xp var. (bu ne anlama geliyor bilmiyorum gerçi)
bahsettiğiniz yanlış ekran kartı almak mıdır?
0
🌸tabudeviren
(06.02.09)
zoom olayı var bi de. 10x zoomu vardır deniyor, bunun 2x inin optik, kalan 5x inin dicital olduğunu söylemiyorlar.
0
makineci
(06.02.09)
küçük bir kandırık ama: bellek üreticileri kapasiteleri belirtirken

kilobyte = 1000 byte
megabyte = 1E6 byte
gigabyte = 1E9 byte

şeklinde bir adilik yapıyorlar. bu sebeple 200 gb diye aldığınız HDD aslında 185 gb çıkıyor
0
makineci
(06.02.09)
hoparlörlerin ses çıkış gücü değerlerinin rms değil de pmpo cinsinden yazılması.(gerçekte 15w olan el kadar hoparlöre 1000w yazarlar insanı gıcık ederler)
0
weeping guitar
(06.02.09)
mp3 ve dandirik mp4'e ilaveten kıçtan uydurulan mp5 hatta mp6.
(git: 58175)
0
weeping guitar
(06.02.09)
uydunet

gerçekte bildiğimiz kablonet
insanlara seni gerizekalı yerine koyuyorum deme çabasıyla bu ismi almış.
aslında suç olmalı böyle bir isimlendirme. doğrudan kullanıcıyı yanıltmaya yönelik.
0
can see
(06.02.09)
kablosuz modemlerin ağ bağlantı hızı. "120 megabit hızlı modem" yazıyorlar, "owww bu modemle internete 120 megabit hızında bağlanırım coşarım" diyip yanılıyorsunuz. o hız, modemle bilgisayarınız arasındaki hız. telekom size internet hızı diye ne verdiyse (ki maksimumu 4 megabittir günümüzde) internet hızınız onun üstüne çıkmaz.

full hd. hayatında bluray izlemeyecek, ps3 oynamayacak, yayını en iyi ihtimalle uydudan alan adama türkiye'de henüz bulunmayan, 10 yıla kadar gelmesini de öngörmediğimiz bir sistem için dünya paraya full hd televizyon satmak. televizyona "full hd abi cam gibi olur" diyerek milleti kandırmak.
0
kibritsuyu
(06.02.09)
çok alakasız: evlerin metrekare olarak ölçümleri. brüt mü söylüyorlar, net mi belli değil. bazıları evin dış ölçülerini çarpıp edip hesaplıyor, bu sefer duvarlar falan da dahil oluyor. bazıları balkonları da dahil ediyor. bazıları da yukarıdan kolon/kiriş geçtiği halde tabanı ölçüyor sadece ve böylelikle sütünlar göz ardı ediliyor. daha sonra 3 metre sandığınız bir duvarın, komşu duvarlardan birinin üst kısımlarında yatay olarak uzanan bir kolon/kiriş sayesinde 3 metre olarak kullanılamadığını görüyorsunuz. mesela dolap koymanız gerekiyor, ölçüyorsunuz 3 metre. gidip 2.95 dolap alıyorsunuz ancak o da ne?! yukarıdaki kolon/kiriş yüzünden dolap girmiyor oraya.
0
co2s2
(06.02.09)
@tabudeviren hayır bu bellek veriyolu hızı
şöyle alıntılayayım
"Günümüz ekran kartları 128, 256 veya 512 MB belleğe ve hem DDR2 hem de GDDR3 bellek tiplerine sahip olarak satılıyorlar. Ne kadar fazla ekran kartı belleği olursa işlemci o kadar çok grafik verisine (genellikle dokulara - textures) daha kolay erişebilir yani bu verilerin bilgisayarın ana belleğinden aktarılmasını beklemez (ki bu durum büyük zaman kaybına neden olur).

Ancak bellek büyüklüğü her şey demek değildir bazen düşük seviyeli ekran kartları pazarlama stratejisi olarak büyük bellek miktarlarıyla satışa sunulur ancak genellikle bellek başarımından ciddi ödünler verilir. Çoğu yeni ekran kartı 128 bit veya 256 bit genişliğinde veriyoluna sahipken bazı düşük ve orta seviyeli ekran kartları 64 bit veriyolu genişliğine sahip olabilir. Basitçe aralarındaki farkı açıklamak gerekirse; 128 bit genişliğe sahip veriyolu 64 bit genişliğe sahip olana göre aynı zaman diliminde iki kat daha fazla veri aktarabilir. Şu an piyasada bulunan oyunlar bellekleri ciddi şekilde kullanıyorlar, eğer grafik işlemcisi gerekli veriyi beklemek zorunda kalırsa oyun keyfiniz ciddi şekilde zarar görebilir. "
kaynak:www.thgtr.com
0
edip
(06.02.09)
@divit hocam o mp6 değil m6 cihazın modeli
0
enter saltman benim
(06.02.09)
mp7 bile varmış, yuh...
www.engadget.com
0
weeping guitar
(06.02.09)
(3)

Ankara'da stencil yapan birilerini tanıyan var mı???

spazzacamino
Odamın duvarına stencil yapıcam fakat elimdeki desenleri levhaya(yanlışım olabilir) aktarıcak kimseyi tanımıyorum. Eğer Ankara'da tanıdığınız bi "stencil"cı varsa adresini alabilir miyim?
Odamın duvarına stencil yapıcam fakat elimdeki desenleri levhaya(yanlışım olabilir) aktarıcak kimseyi tanımıyorum. Eğer Ankara'da tanıdığınız bi "stencil"cı varsa adresini alabilir miyim?
0
spazzacamino
(05.02.09)
stensilciler genellikle bu i$i gizli gizli ve geceleri yaparlar. de$ifre olacaklarını pek sanmam.
0
robinbook
(06.02.09)
elindeki desenleri vectorel bir cizim programiyla a3'e bastirip maket bicagi ile kesip sen boyayabilirsin cok zor degil
0
vghost
(06.02.09)
alla alla bunu yapan özel bir şey mi varmış? gür ozalit'e gidin (karanfil sokak'tai dost kitabevinden ileride), çizimi verin, plotter ile dev kağıda çıkarsınlar. belki kağıdı oyanı da vardır bilemiyorum. yoksa da vghost'un dediği gibi maket bıçağı...
0
kibritsuyu
(06.02.09)
(8)

Askerdeki birine hediye

think martini
Merhaba, yakın bir arkadaşımın erkek arkadaşı kısa donem askere gitti. Bu haftasonu da arkadaşım onu ziyarete gidicek. Giderken yanında bir şey götürmek istiyor. Kitap okumaya bayılıyor çocuk ama dışarıdan kitap sokulmasına izin vermiyorlarmış. İşine yarayacak ya da onu oyalayacak, aynı zamanda içer
Merhaba, yakın bir arkadaşımın erkek arkadaşı kısa donem askere gitti. Bu haftasonu da arkadaşım onu ziyarete gidicek. Giderken yanında bir şey götürmek istiyor. Kitap okumaya bayılıyor çocuk ama dışarıdan kitap sokulmasına izin vermiyorlarmış. İşine yarayacak ya da onu oyalayacak, aynı zamanda içeri sokulması yasak olmayan ne gibi bir şey alabilir?
(Kılık kıyafet harıc tabıı)
0
think martini
(05.02.09)
kitaba nasıl izin verilmez ya? siyasi, ideolojik, erotik falan değilse bal gibi kitap götürülür de okunur da. alla alla daha neler duyacağız bakalım.

gerçi bizim de "mona lisa'nın dudakları" isimli kitabı erotik diye, üstünde kanlı manlı bir çizim olan agatha christie romanını da satanik diye almışlardı. sonra dedik "yok öyle kitap değil onlar", geri verdiler.
0
kibritsuyu
(05.02.09)
@kibritsuyu; çocuk da sormuş, izin vermiyorlarmış, bugün emin olmak için bir daha sorucak arkadaşım. ordaki kütüphaneden alıp okuyabiliyorlarmış sadece. yarı yarıya yasak yani:)
0
🌸think martini
(05.02.09)
ilk defa duyuyorum kitabın yasak olduğunu. kanunda yok öyle bir şey, keyfi bir uygulamadır. adam bayılmak yasak esas duruşu ancak ölüm bozar diyor, normaldir yani bu da. akıllı adam işi değil zira.

ben içeri sokarken kontrol etmişlerdi, siyasi içerik var mı diye. yok, roman bu dedim aldılar. ama kafası bozuk olur nöbetçi subayın suyu bile almaz içeri öyle de cins bir yer işte.
0
coffee and cigarettes
(05.02.09)
ben acemi birliğindeyken ziyaretime gelenlerden plastik dijital saat istemiştim:)
Asker ve hediye kavramı biraz ters zaten. Saklaması dert, aşırılması yüksek ihtimal. Kitap, dergi bizde yasak değildi.
zaman geçirmeye pek uygun düşmese de hafta içi gidiyorsa iyi bir pastaneden poğaça, börek, kıymalı, peynirli lokmalık pizza tarzı şeylerde nizamiyede kantinde yemek hatta bir pakette koğuş arkadaşlarına dağıtmak için idealdir.
0
me neither
(05.02.09)
Sigara içiyorsa bir karton sigara. Kafadan iyi bir hediyedir, o ne lan demeyin.
0
delikan76
(05.02.09)
@delikan76; sigara içmiyor. Kitap en guzel hediye, arkadasıma soyledım, her halukarda kıtap alıyor.
0
🌸think martini
(05.02.09)
kitap işi gerip geldi bana. 96 yılında bırakın kitap sokmayı, kütüphane kurmuştum yazıcılık yaptığım odada. envai çeşit dergiler, best seller romanlar, tarih kitapları. hepsi bir rafın üzerinde diziliydi. terhisimde hepsini alıp çıktım gittim.

hatta içlerinde elif ba bile vardı. nasıl olsa boş vakit çok, kendi kendime söker miyim kuran alfabesini acaba deyip almıştım çarşı izninde.

kare karalamaca tarzı kitaplar var. iki kurşunkalem bir arı maya silgi. çok güzel oyalanıyor insanlar onlarla. onu öneririm ben
0
trocero
(05.02.09)
haki renkte kazak içlik atlet vs, siyah çorap =) belki ucuz mp3 çalarlardan olabilir 20 ytlye var. çalınmaya karşı ucuzu en iyisi.
0
smy
(05.02.09)
(4)

herkesin ispiyon yapabilmesi üzerine

deckard
tamam moderatörler mesaj yoluyla gelen ispiyonlardan bezdi. haklılar da. e ama şimdi de hatalı ispiyonların fazlalığından dolayı gerçekten haklı olan ispiyonlar arada kaynamıyor mudur? yani bir moderatör ispiyonlanan entry'lere yarım saatlik süre ayırdı diyelim. herkes gammaz olmadan önce x tane isp
tamam moderatörler mesaj yoluyla gelen ispiyonlardan bezdi. haklılar da. e ama şimdi de hatalı ispiyonların fazlalığından dolayı gerçekten haklı olan ispiyonlar arada kaynamıyor mudur? yani bir moderatör ispiyonlanan entry'lere yarım saatlik süre ayırdı diyelim. herkes gammaz olmadan önce x tane ispiyon değerlendirecekti ve bunların arasından hatalı olanları eleyecekti. şimdi, aynı sürede daha fazla hatalı ispiyon geleceğinden gerçekten doğru olan ispiyonlar arada kaynayacak gibime geliyor. ya da işte moderatör daha fazla vakit harcayacak sözlükte, ki zaten modlog'ta günün her dakikası için en az bir işlem gözüküyor.
0
deckard
(04.02.09)
Hazır siz soru sormuşken ben de bir tane ekleyeyim, modlog'a bakarken içimden geçen... Bu insanlar birkaç güne delirmez mi? Delirlirlerse neler olur? Hepi topu 7 kişiler, 22052 yazar var. Bunlardan sadece 20 tanesi arızalı olsa, her önüne geleni ispiyonlasa, kafasına taktığı yazarların entrylerini baştan sona tarasa.... Ben düşünürken bile delirecek gibi oluyorum yahu! Tek ben miyim ters bir şeyler olmak üzereymiş gibi hisseden?
0
endless dream
(04.02.09)
kötüleme butonu gibi ispiyon butonu kullanıp yerli yersiz sıradan geçirerek ispiyon yapan arızalılara bir güzellik düşünüyorlardır eminim.

ama hatalı ispiyonların artacağı konusunda haklısın. şu entry neden illegal, ben neden çaylak oldum muhabbetlerinde bile insanlar çaylak olma nedenleri ile tamamen alakasız konularda çaylak olduklarını düşünüyorlar. bu adam çaylaklığı bitince direkt gammaz olacak. yapacağı ispiyonların doğruluğunu düşünelim. hiç parlak görmüyorum.
0
kibritsuyu
(05.02.09)
adam çaylaklığı bitince direkt gammaz olmuyor ki. gammaz iken çaylak olan yazarın o yetkisi alınıyor. birkaç yıl önce oldu, kendimden biliyorum :)
0
kobuzchu kiz
(05.02.09)
@kobuzchu kiz, ama artık gammazlık, yazarlığın default özelliği oldu.
0
🌸deckard
(05.02.09)
(12)

şirket ortaklığı

sangria
şimdi x bir limited şirket. bu şirketin iki ortağı var, adları a ve b. her ikisi de eşit sermaye koymuşlar şirkete, lakin a işlerin başında duruyor, ortağı olduğu şirket için çalışıyor, b ise başka bir şirkette maaşlı olarak çalışıyor, x ltd şti'nde herhangi bir faaliyeti yok.bu durumda, eşit sermay
şimdi x bir limited şirket. bu şirketin iki ortağı var, adları a ve b. her ikisi de eşit sermaye koymuşlar şirkete, lakin a işlerin başında duruyor, ortağı olduğu şirket için çalışıyor, b ise başka bir şirkette maaşlı olarak çalışıyor, x ltd şti'nde herhangi bir faaliyeti yok.

bu durumda, eşit sermayedar olsalar da, karın bölüşülmesinde bir farklılık olmalı haliyle. nasıl bir yol izlenmeli? a'yı maaşa bağlayıp kalanı ikiye bölmek, b'yi maaşa bağlayıp kalanı a'nın alması, vs.? en sağlıklı ve her iki taraf için de en adil olan yol nedir?
0
sangria
(04.02.09)
olayın adaleti ortakların anlaşmasına bağlı. verdiğin 2 çözüm örneği de mantıklı şeyler sonuçta.
0
emrag
(04.02.09)
sirket icin calisan herkesin maasa baglanmasi - elemanlar + a
geri kalan paranin sirket hissedarlarina hisseleri oraninda pay edilmesi.

a'nin gozunden bakarsam yuksek maasa evet derim
b'nin gozunden bakarsam da su durumda hic bi sey yapmadan para kazanmaya hayir demem.
0
the beyin
(04.02.09)
a maaş alır, kazanç a ve b arasında eşit bölünür. mantıklısı ve olması gereken bu sanırım.
0
alchemistt
(04.02.09)
a ya piyasada benzer şirketlerin yönetici maaşları araştırılarak uygun bir maaş belirlenir. bu maaş şirketin aylık giderlerine dahil olur (sanki üçüncü bir yönetici alınmış gibi düşün). aylık hesap görülüyorsa eğer a nın maaşı da dahil olmak üzere masraflar düşüldükten sonra kalan kar ikiye bölünür. bunun en uygun ve en çok uygulanan metodu budur.
0
hevipeyra
(04.02.09)
a şirketin patronu konumunda bir maaş almalı. şirketin elde ettiği kar ise a ve b arasında bölüşülmeli. patron çalışan olarak görülmeli yani
0
dambil
(04.02.09)
karin dagitimi (genel olarak) sirket ana sozlesmeleri ile belirleniyor, x ltd sti'nin esas mukavelesinde hukum vardir, kuvvetle muhtemel..

ayrica ana sozlesmelerde karın dagitimi usulu ihtiyat akcesi ayrildiktan sonra kalan miktarin ortaklara hisseleri oranında dagitilmasi seklindedir bu da genel olarak..

neden karin bolusulmesinde neden farklilik olmasi gerektigini dusunuyorsunuz? hukuki bakimdan ortaklarin sorumlulugu (limited liability dedikleri) koyduklari sermaye orani dogrultusunda belirleniyor, zira a'nin sirket icin calismasi karin dagitimi ile ilgili degil "ucret" ile ilgili bi sorun

gorus ve kanaatindeyim..

arz ederim..
0
eski usul mat
(04.02.09)
ana sözleşmede durum belirlenmiş değil, çünkü şirket henüz kurulmadı (:

burada a ben, b ise sermayeye eşit oranda katılarak ortak olacak ancak şirkette çalışmayacak bir arkadaşım. o yüzden çalışıyor olmanın farkını nasıl yansıtabilirim diye düşünüyordum. maaş olayı en makul çözüm sanırım. herkese teşekkürler.
0
🌸sangria
(04.02.09)
madem şirket kurulmadı. şirkette çalışacak olan a 1/3 semaye koyar. b 2/3 sermaye koyar. ama karı yarı yarıya bölüşürler. aradaki fark a'nın emeğinin hakkı olur.

ancak kar edilene kadar a aç mı kalacak sorunu varsa maaşlı örnekler akla daha da yatkın
0
trocero
(04.02.09)
limited şirketler en az 3 ortakla kurulur biliyorum ben ??
0
etna
(05.02.09)
b nin diğer şirketten aldığı maaşı a da alır, kalan 2 ye bölünür. kavga çıkmaz...
0
theunforguven
(05.02.09)
(@etna: 2 ortak yeterlidir.)

bu tamamen aranızdaki anlaşmaya bağlı. şirket sözleşmesine falan böyle bir şey yazdırmayın. yeri gelir değiştirmek isterseniz ticaret siciliydi, tadiliydi, harcıydı uğraşırsınız. oturup anlaşmak, bunu yazılı hale getirip bir protokol imzalamak en güzeli. kazanılan paranın ne şekide paylaşılacağını ayrıntılı olarak protokolle belirleyebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(05.02.09)
şirket ana sözleşmesi hazırlanırken, şirketi temsile yetkili kişi olarak şirket ortaklarından birisi veya dışarıdan 3. kişi müdür olarak atanır. bu kişi sizin olayınızda a olacaktır. en mantıklısı şirket müdürüne maaş bağlamak olur diğer cevaplarda da belirtildiği gibi. a kişisi hem şirketin ortağı hem de müdürü olur. imzaya yetkili kişi o olur. ortaklar da nasıl ki zarardan, şirkete koydukları sermaye oranında sorumludurlar, kardan dağıtılan pay da o şekilde olmalıdır.
0
izaleisuyuu
(05.02.09)
(10)

disk overloaded 100 %

supuki
100gb boyutunda paketi torrent ile direk external drive a indirmek istiyorum ama torrent i başlattıktan üç beş dakika sonra utorrent disk overloaded 100% diye bir uyarı geliyo download da duruyor. aslında daha önce rapid linklerini direk external hd ye kaydediyodum sorunsuz çalışıyordu ama şimdi uto
100gb boyutunda paketi torrent ile direk external drive a indirmek istiyorum ama torrent i başlattıktan üç beş dakika sonra utorrent disk overloaded 100% diye bir uyarı geliyo download da duruyor. aslında daha önce rapid linklerini direk external hd ye kaydediyodum sorunsuz çalışıyordu ama şimdi utorrentle olmuyor cache ayarlarıyla ilgili bişeyler anladığım kadarıyla ama yapamadım bi bilen varsa çok makbule geçicek.
0
supuki
(04.02.09)
bağlantı hızın nedir?
tr'de misin? ucubik yükseklikte bir hıza sahip olursan bu sonucu elde edersin.
0
can see
(04.02.09)
torrent indirirken dosyanın indirilmesi başlandığı anda dosya boyutu kadar bir alanı zart diye rezerve ediyor. öyle bir anda 100 gb'lık alan doldurmaya çalışınca overload oluyor demek ki. rapid'den indirirken azar azar geçici bir yere indirip bitince de olması gereken yere kopyalıyor. o yüzden öyle olmuyor.

çözümü bilmiyorum ama ucubik hıza gerek yok. dosya büyük diye oluyor. belki torrent programında indirdikçe azar azar kaydet gibi bir seçenek vardır. bilemedim.
0
kibritsuyu
(04.02.09)
yok türkiyedeyim 2mbit hızım var uçuk değil yani daha önce küçük torrentleri de direk kaydedebiliyordum aynı hızda rapid linklerini de download ettim ama büyük olduğu için cache ile ilgli bir sorun gibi.
şöyle ki, preallocate i yani o zort diye o alanı kapatmayı kapadım ondan da değil forumlarda falan cache ile ilgili yada usb driver ı ile ilgili diyenler olmuş ama rapidlinklerini kaydedemezdim o zaman.
0
🌸supuki
(04.02.09)
Benim uTorrent dosyalari indirirken son saklama yerine indirmiyor. Sende de ayni durum olabilir mi? Belki gecici indirme yerinde sorun vardir.
0
wpi
(04.02.09)
paketi tek seferde indirmeye calismak yerine sunu deneyin;

atiyorum paketin icinde 100 parca var. once 20 parcayi isaretleyin. diskte yer olustursun. sonra durdurup torrent'i silin. sonra diger 20 parcayi isaretleyin ve torrenti silin. 20, 20, 20. en son torrenti toplu halde tekrar ekleyin.

ya da sunu deneyebilirsiniz, utorrent'te tum dosyalarin yerini onceden ayir diye bir sey var. onu isaretsiz hale getirin. bu sayede bir dosyayi indirmeye basladigi anda o dosyayi olusturacaktir.
bu ikisinden birisi soruna cozum olur kanaatimce.
0
entrapmen
(04.02.09)
set download location dan indirecegin yeri sec abi. ha buna ragmen uyarı cıkıyorsa ayarlarda disk allocation vardı onu kapat.
0
bryan fury
(04.02.09)
herkese teşekkür ediyorum şöyle hallettim utorrenti external hard diske yükleyip bütün cache ayarlarını pre allocation cart curt öyle ayarları kapadım.
iniyor şimdi sorunusz.
0
🌸supuki
(04.02.09)
external a kurmana gerek yoktu ki, download location u external yapman yeterliydi.
0
bryan fury
(04.02.09)
yok download location external yapınca olmuyor işte bi süre sonra kesilio download overload falan diyodu
0
🌸supuki
(04.02.09)
disk formatın fat 32 falan değil di mi?
değildir de hani olur ya
0
can see
(04.02.09)
(2)

kullanıcı karşılama ekranındaki okunmayan posta şeysi

kibritsuyu
efendim bilgisayarıma kullanıcı şifresi koydum. kullanıcı ekranı karşılıyor, şifre girince açılıyor. bilgisayarı açık bırakıp giderken de winlogo+L yapıp o ekrana geçirtiyorum ki girmek isteyen giremesin.lakin şöyle salak bir şey var. bu ekranda "4 program çalışıyor" ve "165 okunmamış posta iletisi
efendim bilgisayarıma kullanıcı şifresi koydum. kullanıcı ekranı karşılıyor, şifre girince açılıyor. bilgisayarı açık bırakıp giderken de winlogo+L yapıp o ekrana geçirtiyorum ki girmek isteyen giremesin.

lakin şöyle salak bir şey var. bu ekranda "4 program çalışıyor" ve "165 okunmamış posta iletisi var" diyor. 164 ileti falan yok birader. anladığım kadarıyla msn'deki hotmail hesabımın okunmayanlarını söylüyor ama orada da 164 değil 85 mail var.

tercihim hiç söylemesin. kullanmadığım bir mail hesabı o. neredeyse tamamı gereksiz forwardlar. kaç okunmayan ileti olduğunu falan söylemesin orada ne lüzum var. kaldırmanın yolu var mıdır?
0
kibritsuyu
(04.02.09)
(bayadir xp kullanmiyorum ama) yanli$ hatirlamiyorsam tuneup utilities ile kaldirilabiliyordu. login screen'ini duzenleyebiliyorsun, o tarz secenekler de olmasi lazim.
0
sourlemonade
(04.02.09)
o kadar çok alıştım ki buraya, google'dan önce buraya sordum, google'dan bulabileceğim hiç aklıma gelmemişti. bi yazdım zart diye çıktı. regedit'ten ayarlanıyormuş. ayrıca yüzmilyon kişi oturum açmış buradan. onlaın hepsini hafızasında tutarmış meğer. o yüzden fazla gözüküyormuş.
0
🌸kibritsuyu
(04.02.09)
(9)

Legal entrinin defalarca ispiyonlanması

trocero
Bazı entriler var. Legal ama nedenini süzmesi kolay değil. Bu bir güzel ispiyonlanıyor. moderatör onayına gittiğinde tekrar ispiyonlanamıyor. moderatör bakıp hatalı ispiyon dediği anda boşa çıkıyor, başka biri bir daha ispiyonluyor. hoop tekrar aynı süreç. Legal bir entri kardeşim bu, çevirip çeviri
Bazı entriler var. Legal ama nedenini süzmesi kolay değil. Bu bir güzel ispiyonlanıyor. moderatör onayına gittiğinde tekrar ispiyonlanamıyor. moderatör bakıp hatalı ispiyon dediği anda boşa çıkıyor, başka biri bir daha ispiyonluyor. hoop tekrar aynı süreç.

Legal bir entri kardeşim bu, çevirip çevirip gönderiyor suserler.

Bug da değil bu, nasıl halledilebilir ki ?
0
trocero
(04.02.09)
legal diye geri dönen ispiyona bir işaret konulsa mesela. ispiyonun hatalı ispiyon olduğunun kaydı tutuluyor nasıl olsa. nasıl ki ispiyonlanmış ama henüz moderatörün görmediği entry için tekrar ispiyon yapmak istendiğinde "zaten ispiyonlanmış ya da silinmiş, artık çok geç" deniyorsa, buna da "zaten ispiyonlanmış ve legal bulunmuş, daha ispiyonlayamazsınız" falan gibi bir şey çıksa. ssg yapsa bunu.
0
kibritsuyu
(04.02.09)
o yüzden şüphelendiğiniz entry'nin modlog geçmişine bakmanızda fayda var.
0
deckard
(04.02.09)
@kibritsuyu;
simdisi icin legal olan bir sey sonradan illegal olabiliyor. bu sebeple bence oyle bir sey cok mantikli degil.

@trocero; altina not yazabilirsiniz. bu entry toplamda 1393945 defa ispiyonlanmis ve her defasinda legal olarak donmustur diye. ayrica ispiyonlanmak kotu bir sey degil, birak ispiyonlasinlar.
0
entrapmen
(04.02.09)
@entrapmen; bu aralar modlog da hatalı ispiyon örnekleri okuyorum da sıkça orada gördüm bu konuyu. yoksa beni ispiyonlasınlar insanlar istedikleri kadar. gammazlığı pek beceremiyorum ama formata uygunluk konusunda yetişiyorum şükür.
0
🌸trocero
(04.02.09)
bence de çözüm başlığın yanında "modloga bak" gibi bir buton olması. hatta yanında bir de bu isimde bir yazar mevcutsa onun kimdir nedirine giren bir buton olmalı. sözlükte nedenini anlayamadığım bir şey, modloga girmek hiç pratik değil. modloga girmeinin kolaylaştırılması, yazarların formatı öğrenmesi sözlüğün teşvik etmesi gerekir. tabi daha önce açıklanmış ama benim görmediğim bir neden varsa, o ayrı..
0
surtunme kuvveti
(04.02.09)
madem şimdi legal olan şey sonradan illegal olabiliyor, şöyle olsun o zaman. yine aynı ekran çıksın. "bu entry daha önce ispiyonlanış ve legal bulunmuş. tekrar ispiyonlamak istediğinize emin misiniz?"

yani ispiyonlanıp geri döndüğü ikinci ve sonraki ispiyonculara söylensin. illa bi daha ispiyonlayacam diyen yine ispiyonlasın.

ayrıca modlog'a bak güzel fikir. bakılan başlığın yanında minik bir "m" butonu o başlığın modloguna, entry numarasının yanındaki küçük bir m butonu o entry'nin modloguna ve kimdir nedir penceresindeki badi mal son vs butonlarının yanına konulan bir "m" butonu da o yazarın modloguna gitse mesela. tek tıkla modlog'a ulaşılsa.
0
kibritsuyu
(04.02.09)
yanlış sebeple ispiyonlanmış olabilir. yani aslında içerik başlıkla uyumlu değildir ama tanım değil diye ispiyonlanmıştır.
0
endless dream
(04.02.09)
entrapmen'in dediğin gibi şu anda legal olan bir entry daha sonra bir editle illegal hale gelebilir, modlog'ta en azından hangi tarihlerde ispiyonlandığı görünüyor, edit de ondan sonraki tarihte yapıldıysa ispiyonlayacak kişi için bir ipucu olabilir, ama direk bu entry önce de ispiyonlandı diye bir ibare olursa ispiyonlayacak yazar pencereyi kapatıp geçebilir de.
bir de mesela illegal bir entryi bir kişi açıklama yazmadan ispiyonladı ama legal bulundu diyelim. başka birisi de illegal olduğuyla ilgili güzel bir açıklama yazıp yeniden ispiyonlayabilir. fakat bu entry daha önce de ispiyonladı yazısı olursa ispiyonlayacak kişi entry illegal olduğu halde yine "aa legalmiş neyse salla" deyip pencereyi kapatıp geçebilir.
0
sanal uyku
(04.02.09)
patrolled entryleri işaretleyecek bir sistem lazım.
diff sistemine kasıp yaptıktan sonra bu daha kolay gibi.
buradan çıkan sonuç ---- > bug değil tasarım tercihi :)))
0
can see
(04.02.09)
(5)

Tez Savunması

kahvegibi
Selamlar,Cuma günü tez savunmasına gireceğim. Ama biraz formaliteden olacak çünkü tezim tamamlanmadı ve hoca 3 ay ek süre vereceklerini söyledi. Şimdi sorulara geçelim:1) Genel olarak tez savunması ile ilgili önerileriniz nelerdir? 2) Nasıl giyinmek lazım? Yani böyle takım elbise, etek ceket mi, yok
Selamlar,
Cuma günü tez savunmasına gireceğim. Ama biraz formaliteden olacak çünkü tezim tamamlanmadı ve hoca 3 ay ek süre vereceklerini söyledi. Şimdi sorulara geçelim:

1) Genel olarak tez savunması ile ilgili önerileriniz nelerdir?

2) Nasıl giyinmek lazım? Yani böyle takım elbise, etek ceket mi, yoksa biraz daha smart casual takınılabilir mi?

3) Babam, tez savunmasına giderken yiyecek bir şeyler alınır, çıkışta bir kokteyl verilir diyor. ama bu tez savunması gerçek değil ve bana süre vereceklerini biliyorum. gene de böyle bir şeyler götürmem gerekir mi?
0
kahvegibi
(04.02.09)
1) savunmaya kadar jüri üyeleriyle aranızdaki ilişkiler, danışmanının sana bakışı, tez izleme komitesindekilerin sizin hakkınızdaki görüşleri çok şeyi belirlemiş olacak.

2) resmiyete önem vermek gerekebilir.

3) tez kabulu sonrasında hocaları biryerlere götürmek çoğu yerde adettendir. ancak giderken kuru pasta kısır falan alındığını ilk kez duyuyorum.. zaten kabul edilmeyeceği için ikrama gerek yok.

önceden savunmanın yapılacağı odayı öğrenip, şartlar hakkında bilgi edinmek faydalı olabilir. kantine yakın değilse, hem kendinize hem de hocalara birer şişe su, mümkünse savunmanın belli bir zamanında kapının çalınıp kendiliğinden çaycının gelmesi gibi atraksiyonlar denenebilir.

hayırlı başarılar...
0
kabablanka
(04.02.09)
2. smart casual olacağını sanmıyorum. yani olur da hoş görmezler pek. etek ceket veya pantolon ceket tarzı öneririm. ben tez savunma sıramı beklerken diğer odalarda savunma bekleyen hanımlar hep öyleydi.

3. üç ay süreyi aldığım savunmada da, üç ay sonraki savunmada da kokteyl falan olmadı. "tezin kabul edildi tebrikler" dediler, el sıkışıp çıktım gittim. varsa danışman söyler zaten. söylemediyse yoktur öyle bir şey.
0
kibritsuyu
(04.02.09)
1-2-3: Tamamı ile jüri ile senin arandaki ilişkilere bakar. Dışarıdan yüksek lisans / doktora yapıyorsan biraz daha resmi, daha kuralına uygun olabiliyor. Yok içerideysen zaten (araş gör vb.) o zaman daha relax.
0
sui
(04.02.09)
1- teze hakim olduğunu her şartta göster. düzeltme alacak olsan bile, "efenim aslında ben şöyle iken şöyle böyle iken böyle de çalışmalar yaptım. ancak şurada da şu eksikliğimiz bulunmaktadır. bu nedenle de çalışmamızdaki eksiklikleri gidermek adına şöyle böyle işler yapacağız, edeceğiz" tadına mevzulara gir. tabi sana konuşma fırsatı verilirse. bazen danışman önden olayı hallettiği için savunmacıya pek söz düşmez. o ayrı bir hadise ki, içeri girdiğinde jüri başkanı, sürecin nasıl olacağını sana bildirir.
saygı hürmet kelimelerini eksik etme hocalar hodbindir genelde.

2-ne bir düğüne gider gibi abartılı ne de turistik bir geziye gidermiş edasında rahat ol. genelde bir takım elbise o olmadı, etek ceket (pantolon ceket) gömlek işini görecektir. aşırı makyaj yapma, kızabilirler (bilim nosyonu koklamış insanların daha bir einstein tarzı olmalı hesabı).bir de bizde bazı bayanlar vaardı; özel saç-maç yaptırırlardı. aman diyim böyle bir hataya düşme. ne isen o ol!

3-yiyecek işi bir nevi kutlamadır. tatlı felan götürülür. ben y. lisansta ilk savunmada geçmiştim. hiç de bir şey götürmemiştim. kaldı ki, sen mezun da olmuyorsun bence götürme bir şey. düzeltme sonunda yeniden savunmaya gireceğin düşünüldüğünde; o zaman ne götürmek istersen götürürsün.
0
fempusay
(04.02.09)
formalite?
otomatik 3 ay ilave?


kahvegibi
tezin doğrudan yetersiz bulunabileceği gibi bir olasılığı göz ardı etmeyin.
tamamen lay lay lom bir hava + adamların tersinden kalktıkları bir gün = süpriz şekilde sonlanmasın.
0
can see
(04.02.09)
(3)

Altındağ tiyatrosu [otopark]

makineci
Yakında maaile DT altındağ sahnesinde bir oyuna gitmemiz sözkonusu. Oyun akşam 20:00 de başlıyor ve iki buçuk saat sürüyor.Malumunuz altındağ sahnesi muhit olarak pek sağlam bir yerde değil. (bkz: çinçin) oyun çıkışlarında ha deyince taksi bulunmuyor, gecenin bi yarısı çinçinde aile bireyleriyle sap
Yakında maaile DT altındağ sahnesinde bir oyuna gitmemiz sözkonusu. Oyun akşam 20:00 de başlıyor ve iki buçuk saat sürüyor.

Malumunuz altındağ sahnesi muhit olarak pek sağlam bir yerde değil. (bkz: çinçin) oyun çıkışlarında ha deyince taksi bulunmuyor, gecenin bi yarısı çinçinde aile bireyleriyle sap gibi kalmak istemediğim için arabayla gitmeyi düşünüyorum.

tiyatro yakınlarında bir yere park etsem sorun yaşar mıyım? durumu arabanın ebesi açısından incelerseniz sevinirim.
0
makineci
(04.02.09)
açıkçası o kadar da kötü bir yer değil tiyatro çevresi,ben hep gündüz gittim gerçi ama. etrafı da boş koyabilirsiniz yani yakında hastane var,hiç olmadı oraya koyarsınız. bir de tiyatronun tam karşısından sürekli kızılay otobüsleri geçiyor,hani belki.
0
kanuniye
(04.02.09)
tiyatronun yanında okul var. bahçesine park ediyorsunuz. parkçılar da var. park edince adama 3-5 bir şey atıyosunuz, bilet bile veriyor parayı alınca. orası güvenli. çok gittik, bir şey olmadı.
0
kibritsuyu
(04.02.09)
gece gece hem arabayla hem de belediye otobüsüyle defalarca gittim, bir şey olmuyor gerçekten. karşı sokağın içi de gayet uygun, lakin ille de güvenli bir yere park edelim derseniz yandaki okulun bahçesi akşamları otopark gibi kullanıldığından dolayı tavsiye edilir. hangi oyun bu arada :)
0
marikaki
(04.02.09)
(3)

Emekli İkramiyesi

cryin
VakıfBank tan emekli olan bir müdür yardımcısı ne kadar emekli ikramiyesi alır?
VakıfBank tan emekli olan bir müdür yardımcısı ne kadar emekli ikramiyesi alır?
0
cryin
(03.02.09)
aldığı son maaşa ve kaç yıl çalıştığına göre değişen bir şey bu.
0
kibritsuyu
(03.02.09)
arada 300-400 milyar oynamaz herhalde. yok mu bi tahminin. iddiaya girdik arkadaşlarla, şu şu rakamlar aralığında değişir desen bile yeter.
0
🌸cryin
(03.02.09)
tamamen atıyorum: 70 bin tl

ortada emekli olcak birisi varsa bunun hatrına bi büyük rakı ısmarlasın bari bana.
0
prompter
(03.02.09)
(5)

bi gammazlık sorusu da benden

emrag
yeni baslayanlar icin eskisehir başlığında şöyle bir entry var."bitirip gittiğinizde çok özleyeceksiniz, tadını çıkarın."şimdi ben bunu içerik başlıkla uyumlu değil diye ispiyonladım ama entry legal bulundu. şimdi sormak istediğim burada bir şehir bitirilebilir mi? bırakıp gitmek olabilir ya da başl
yeni baslayanlar icin eskisehir başlığında şöyle bir entry var.

"bitirip gittiğinizde çok özleyeceksiniz, tadını çıkarın."

şimdi ben bunu içerik başlıkla uyumlu değil diye ispiyonladım ama entry legal bulundu. şimdi sormak istediğim burada bir şehir bitirilebilir mi? bırakıp gitmek olabilir ya da başlık eskişehir de okumak gibi bir şeyler olsa (ki bence bu düşünceyle yazılmış) o zaman anlarım çünkü okul bitirilebilir. peki bu entry nasıl legal oluyor??
0
emrag
(03.02.09)
basliyosun ya bitisi de var anlaminda demis onu bence :)
0
katafalk
(03.02.09)
tanımlanan şey eskişehir, özlenecek olan şey de eskişehir. demek ki başlıkla entry uyumlu. "şehir bitirilmez" diye düşünmeyeceksiniz.

"bitirip gidildiğinde çok özlenecek olan olay" falan denseydi burada bir olay yok. eskişehir bir olay değildir. o zaman başlıkla uyumlu değil derdik.
0
kibritsuyu
(03.02.09)
e legal bu.

başlıkta yeni başlayanlar için eskişehir nasıl bir yerdir sorusuna cevap aranıyor aslında. nasıl bir yerdir peki? bitirip gittiğinizde çok özleyeceğiniz bir yer. entry'nin gizli öznesi eskişehir zaten. aradaki ilişki gözle görünür.

bi de içerik başlıkla uyumlu değil bence entry silinme sebeplerinin en ucu açık konusu. içerisindeki entry'leri dikkatli okuyun. içerik başlıkla uyumlu değil derken, o içeriğin başka bir başlık altında uyumlu olması bekleniyor. bu da olmayan bir başlık olmalı. entry ile ilgili mevcut bir başlık varsa zaten "bu konu şu başlıkta inceleniyor" diye ispiyonlanması gerekiyor.
0
deckard
(03.02.09)
burada gitme, özleme kısımlarına bi şey dediğim yok. direk olarak "gittiğinizde çok özleyeceksiniz, tadını çıkarın" denseydi gayet güzel ama bitirme olayına takıldım ben. bitirmek nasıl bir anlamda kullanılmış burada?

katafalk, başlıyor bitiyor diye düşündüğümüzde de anlam bozukluğu oluyor.
0
🌸emrag
(03.02.09)
şehre başlamak, o şehri bitirmek.. kulağa normal geliyor.
0
deckard
(03.02.09)
(10)

kabız

bagcivan
merhaba duyuru ahalisi.şimdi doktorlarımıza vede bu işi bilenlere sorum şudur.annem yaklaşık 1 haftadır tuvalet ihtiyacını karşılayamıyor doktora gittik ilaç verdiler şu an itibariyle bir şey değişmedi.bu konu hakkında sizlerede bir danışayım dedim ihtiyacını karşılamsı için ne yapmamız gerekiyor ya
merhaba duyuru ahalisi.şimdi doktorlarımıza vede bu işi bilenlere sorum şudur.annem yaklaşık 1 haftadır tuvalet ihtiyacını karşılayamıyor doktora gittik ilaç verdiler şu an itibariyle bir şey değişmedi.bu konu hakkında sizlerede bir danışayım dedim ihtiyacını karşılamsı için ne yapmamız gerekiyor yada sizin bildiğiniz bir yöntem varmı?
0
bagcivan
(31.01.09)
doktor değilim ama çok rahatsızlık çekiyorsa lavman yapılabilir.
0
kibritsuyu
(31.01.09)
bir yemek kaşığı zeytinyağı içebilir
0
mentirosa
(31.01.09)
belki denenmiştir ama;
1-kuru kayısı yesin
2-aç karnına ılık suya bal karıştırıp içsin.
3-sinameki çayı içsin.
0
modo25
(31.01.09)
yürüyüş yapsın ya da koşsun. spor bağırsakların daha iyi çalışmasına yardımcı oluyor
0
turunun son ornegi
(31.01.09)
kuru kayısı ve kuru incir yesin,ardından bol bol su içsin,yürüyüş yapsın(bağırsakları iyi çalıştırıyor) elma ya da üzüm hoşafı yapıp içirttin.
0
madrigal
(31.01.09)
Şalgam suyu fazla içildiğinde bağarsak hareketlerini hızlandırır çoğunlukla da ishal yapar ayrıca kuru kayısı ve kayısı çekirdeği de aynı etkiyi verir eğer bulunduğunuz bölgede şalgam suyu bulamıyorsanız benimle iletişim kurun size adana'dan göndereyim. çok geçmiş olsun.
0
solo
(31.01.09)
bir not olarak belirteyim. verdikleri ilac muhtemelen 12-24 saat kadar sonra etkisini gostermeye baslayacak.

bu arada kuru kaysi sinemaki denenebilir tabe
0
no avalon
(31.01.09)
duphalac diye bir ilaç vardı, isal yapmaya yarıyor. içtikten yarım saat etki ederdi bana.
0
derectus
(31.01.09)
Keten tohumu. Bir tatlı kaşığı keten tohumu su ile içildiğinde bağırsakları çalıştırır. Alternatif olarak aklınızda bulunsun. Bol bol da su içilip düzenli yürüyüş ve egzersizler yapılması lazım arkadaşların dediği gibi. Hareketsizlik bu rahatsızlığı tetikler çünkü.
0
villeneuve
(31.01.09)
tatlı badem yağı,kuru kayısı ve ılık su

aynı zamanda olmuyo diye stress yaptıkça daha çok durur ve gelmez
0
Merwish
(04.02.09)
(7)

ttnet kampanyasıyla adsl abonesi oldum. 19,99 gelmesi gereken ilk fatura 50.49 geldi.

andy kaufman 2
evet olay bu. adamlar kampanya yapıyorlar, şöyle üye olun, router'ı wireless alırsanız ilk ay; normal router alırsanız ilk üç ay işte şu fiyattan ödeyeceksiniz diyorlar.ama sonra fatura geliyor 50 ytl. (annemlere de 3 ay önce aynı şey olmuş) (6gb'lık kota geçilmedi) bu yasal mı? ne yapmam gerekiyor?
evet olay bu. adamlar kampanya yapıyorlar, şöyle üye olun, router'ı wireless alırsanız ilk ay; normal router alırsanız ilk üç ay işte şu fiyattan ödeyeceksiniz diyorlar.

ama sonra fatura geliyor 50 ytl. (annemlere de 3 ay önce aynı şey olmuş) (6gb'lık kota geçilmedi) bu yasal mı? ne yapmam gerekiyor?

ücretler şöyle:

aylık adsl ücreti 29,32
aylık adsl kıst ücreti (kıst ne demek) 15,64
kullanım ücreti aralık-2008 7,76
indirim tutarı 15,04
katma değerli servis/hizmet ücreti* 2,55
katma değerli servis/hizmet indirim ücreti* 2,55

kdv matrahı 37,68
kdv(%18) 6,78
özel iletişim vergisi(%15) 5,65
damga vergisi (0,38)
genel toplam 50,49

ha bir de, kota geçilmedi (2gb altındayım sınırın) ama kullanım bilgilerinde, kotayı aşan kullanım miktarı 1,147mb gözüküyor. bu saçmalık nedir peki?

ne yapmam gerekiyor burada bir haksızlık varsa?

ilginiz için şimdiden çok teşekkürler.
0
andy kaufman 2
(30.01.09)
ilk fatura oyle gelir, normal.

kist ucreti i$te faturayi kabartan.
kist ucreti, abonelik ba$langici ya da tarife degi$ikliginde alinan ucret. ilk faturada onu da oduyorsun. 2. aydan itibaren normal fiyata doner.
ilerde bir gun tarife degi$tirirsen yine kist ucreti odersin ilk faturada.

kota konusunda ise bir fikrim yok. gidip itiraz etmeyi dene bir.

ek: ben 1mbps limitsiz aboneligim ba$ladiginda ilk ay 70ytl odemi$tim. indirimli hali buydu.
0
sourlemonade
(30.01.09)
hayır benim canımı para sıkıyor evet ama daha çok beni kandırmaları sıkıyor.

kampanyaların hiçbir yerinde ya da üye olurken bir yerlerde şu şu ücretler ilk ay alınır tarzında bir ibare yok. "ilk ay 19,99 ödeyeceksiniz 6gb kotalı üye olursanız" yazıyor her yerde.

bu kandırmaca çok can sıkıcı.
0
🌸andy kaufman 2
(30.01.09)
imzaladığınız sözleşmeyi okudunuz mu?
0
buffy de vampir sayilir
(30.01.09)
bağlantı ücreti yok diyorlar bir de... 15,64 bağlantı ücreti alıp 15,04 indirim yapıyorlar. buradan da kdv ile birlikte 1 ytl kârdalar. 100bin abone olsa 100 milyar eder bu üç kağıt.
0
🌸andy kaufman 2
(30.01.09)
ttnet tarafından oyle ya da boyle her ay kazıklanan bırı olarak iyi ki yazmıssınız demek istiyorum. en azından bu kampanyaları gorup ucuz dıye abone olmak ısteyenler ısın dıger tarafı hakkında da bılgı sahıbı olmus olur.
0
think martini
(30.01.09)
bunların kampanyalarında "19 ytl ödeyeceksiniz" çığırışları hakkında bir şey yapılamaz mı?
0
🌸andy kaufman 2
(31.01.09)
kıst = "tam olmayan" demektir.

kandırmaca değil ki. adsl faturaları peşin alnıyor. yani ocak ayının faturasını ocağın başında kesiyorlar. siz 3 aralık'ta abonelik yaparsanız, ilk gelecek olan ve ocağın başında kesilmiş olan faturanızda ocak ayının tam 1 aylık ücreti ve aralık ayının 3 aralıktan 31 aralığa kadar olan ücretini görürsünüz. kıst denilen odur. içinde abonelik yaptığınız ayın ücreti. 31 aralık'ta abonelik yapsaydınız mesela, 1 günlük kıst ücret + ocak ayının tam ücreti gelirdi.

yani o 15,64 denen şey bağlantı ücreti değil. bakınız orada yazmış:

aylık ücret 29,32 tl.
bu durumda günlük ücret: 29,32 / 30 = 0,977 tl.
ayın ortasınd bir tarihte abonlik yapmışsınız. kıst olarak 15,64 tl. alınmış sizden. hangi gün yaptığınızı bulalım: 15,64 / 0,977 = 16. tam 16 hem de, küsuratsız. demek ki aralık ayında 16 gün kullanmışsınız. yani 15 aralık'ta abonelik yapmışsınız.

15 aralık 31-aralık ücreti (tam bir ay değil. kıst ay): 15,64
1 ocak - 31 ocak ücreti (tam 1 ay): 29,32

nomrla ücret 29,32 ama kampanya indiriminiz var, 15,04 de o işte. kampanyadan dolayı kazandığınız indirim.
0
kibritsuyu
(31.01.09)
(14)

Bankamatik fazla para verdi

abtash
az önce bankamatikten 200 tl çekmek istedim 300 tl verdi bug var sanırım bi el atın, iş bankası sakarya kampüs şubesi..şaka şaka..sorum şu bug var doğru 200 tl istedim 300 tl verdi de bişi yapmam gerekir mi, bi haberde rastlamıştım bankalar bu durumda bişi yapamıyorlarmış sanırm. bugüne kadar çok çe
az önce bankamatikten 200 tl çekmek istedim 300 tl verdi bug var sanırım bi el atın, iş bankası sakarya kampüs şubesi..


şaka şaka..

sorum şu bug var doğru 200 tl istedim 300 tl verdi de bişi yapmam gerekir mi, bi haberde rastlamıştım bankalar bu durumda bişi yapamıyorlarmış sanırm. bugüne kadar çok çektirdi bana. diğer hesapta 400 tl daha var, tekrar gidip 200, 200 halinde çekmeyi deneyeceğim,(okul harcını yatırıcam suserlar, o olmasa faizle borç alacaktım zaten, param olunca veririm, kötü düşünmeyin hemen)

dışarı kapalı ne olur ne olmaz.
0
abtash
(30.01.09)
şans böyle bir şey işte. bizim harf notları açıklanıyor. gg geliyor hepsi. insanlara bankamatikten 100 lira fazla para geliyor. afiyetle yiyin efendim.
0
dambil
(30.01.09)
Banka onu geri ister senden, kaydın var kuydun var. Ben diyeyim yani de sen bilirsin gene.
0
sui
(30.01.09)
verdik ya adresi:) sakarya/ sakarya üniversitesi kampüs şubesi beklerim hepinizi şimdi gidiyorum bankamatiğe. banka da yanında hemen yatır çek yaparsam sezerler mi diye tırsıyorum ama paraya ihtiyacım var denemeye gidiyorum sonuçları yazıcam:)
0
🌸abtash
(30.01.09)
ingilteredeki olayda paralari geri istemeyecegini aciklamisti yetkililer. "sizi vicdaninizla bas basa birakiyoruz" un ingilizcesi yani.
0
la traviata
(30.01.09)
geri ister, ya da hesabından çeker
0
thefirstfbli
(30.01.09)
haramdır geri götür derim. bana olsa, zirilyon verse geri götürmezsem insan olmiyim.
0
fempusay
(30.01.09)
o kampüsteki atmlerden bıktık walla. ulan bir tanesi de düzgün olmaz mı..bir işin olunca ya bozuk ya para yok...hele yapı kredininki illallah dedirtti. hocam arkadaşımla para çekerken parayı hesaptan düşürmesine rağmen vermedi. sanırım yapı kredinin atmsiydi. bankaya gidip böyle böyle dedik. "biz zaten her akşam kayıtlara bakıyoruz anlaşılması kolay oluyo o tür şeylerin, eğer doğru söylüyorsanız yarın alırsınız paranızı" dediler. arkadaş ertesi gün aldı parayı. sanırım anlaşılır senin olay... ama salağa yat bence..bir de o bankamatiğin yüzünden sigarasız kalmıştım bi' gece, para yoktu alette :).
0
rodeocu
(30.01.09)
babama iş bankasından olmuştu aynen. götürdü geri verdi ama canından bezdirmişlerdi diye hatırlıyorum dilekçe doldur bilmemne doldur vs.
0
black wings gray eyes
(30.01.09)
"hesaptan düştü ama para vermedi" derseniz jurnale bakarlar 200 çıkmış gözüküri parayı sayarlar 200 fazla gözükür, öyle anlaşılır. dalgının bir memur banknotların ayrı ayrı konulduğu banknot kutusuna yanlış para koymuşsa ve sana o denk gelmişse (50'lik kutusuna iki tane 100 koymuştur mesela, makine sana 2 tane 50 verdiğini zannederken 2 tane 100 vermiştir) kime denk geldiğini nasıl tespit etsinler. sayılıp konuyor gerçi ama olur mu olur.
0
kibritsuyu
(30.01.09)
neyse gittim verdim bug da geçmiş zaten, kötü niyetim yoktu sadece harcı yatırmak için boşuna kredi çekmeyeyim diyordum.

rahatım şimdi.

edit: di mi kibrit suyu:)
0
🌸abtash
(30.01.09)
sakarya diyor abicim ne ankarası. sakarya diye bir ilimiz de var. ankara'daki sakarya caddesinde kampüs falan yok. iş bankası da yok. birahane meyhane falan var.

insan geri verince "ah, dürüstlüğünüz için teşekkür ederiz, kalsın, bu da size hediyemiz olsun" falan diyeceklerini bekliyor hep. ama alınan da hep "baba" oluyor. banka tabi bu boru değil. kendi parası değil sonuçta.
0
kibritsuyu
(30.01.09)
kibritsuyu'nun dediği hesaptan düşüp para vermeme bana da olmuştu iş bankası atm'inde. önce yarım saat kendimi inandırmaya çalıştım sonra da kasayı açtılar saydılar filan iki saat fuzuli beklemiştim. koskoca iş bankası bile ne yanlışlar yapıo. cık cık..
0
spirit crusher
(30.01.09)
Tam tersi "parayı vermediği halde hesaptan düşme" olayı Ziraat bankası şubesinde başıma gelmişti. İçeri sorduğumda "önemli değil, program kendini belirli saatlerde güncelliyor, o zaman düzelir." dediler. O an için çok fazla paraya ihtiyacım olmadığı için üstelemedim bende, herhangi bir form da doldurmadım. Ertesi gün hesabımı kontrol ettiğimde tastamam hesaptaydı param.
0
iustitia omnibus
(30.01.09)
bizim kampüsteki atm de olmuştu,ziraat bankası herkesten teker teker aldı ....güvenip harcama bence.....
0
rosencruz
(31.01.09)
(7)

kredi kartı

yalniz bir opera
bugün kredi kartımın süresi doldu. yenisi hazırlanmış, ancak bir türlü bana ulaşamadı. banka kuryede olduğunu söyüyor, kurye getirmiyor, vs... sorum şu: bu karttan ödediğim bir sürü taksidim var, bunların akıbeti ne olacak? adamlar gelip kapıma dayanır mı öde paramızı diye?
bugün kredi kartımın süresi doldu. yenisi hazırlanmış, ancak bir türlü bana ulaşamadı. banka kuryede olduğunu söyüyor, kurye getirmiyor, vs...
sorum şu: bu karttan ödediğim bir sürü taksidim var, bunların akıbeti ne olacak? adamlar gelip kapıma dayanır mı öde paramızı diye?
0
yalniz bir opera
(30.01.09)
Kartının borcunu ödemek için karta ihtiyacın yok ki. Banka şubesine ödemek için gittiğinde bulurlar kartını, numarasından ödersin.
0
sui
(30.01.09)
Eger bir alisveris yaparken gecerli kredi kartinla taksit yaptiysan artik o taksitler senin hesabindadir. Fiziksel kartin suresinin dolmus olmasi bir seyi degistirmez.
0
wpi
(30.01.09)
kartın süresi dolsa da ekstreniz gelmeye devam eder. ekstrede borcunuzu görüp ödersiniz. kimse de kapınıza dayanmaz :)
0
aklimdan zorum var
(30.01.09)
bana da öyle oldu. ocak ayı boyunca kuryede dediler. sonra en son tel ettiğimde babanız 31 aralık ta teslim almış dediler. haliyle okkalı bi küfür yediler. şimdi ona kayıp/çalıntı dedik, yenisi geliyor.
iptal ettirip yenisini isteyebilirsiniz.
0
oceano
(30.01.09)
eğer taksitle yapılan ve toplamı tek seferde limitten düşülen ama taksit taksit çekilen alışverişse kart lazım değil, hesaba işlenmiş zaten.

ama her ay ayrı ayrı çekilen otomatik ödeme gibi bir şeyse (fatura vs) onlar çekilemez. mesela bir firma benden her ay 5-6 lira para çekiyor. kartımın süresi bitip de yenisi gelse bile eğer arayıp söylemezsem çekemiyorlar. "kartınızdan çekemedik" diye mail atıyorlar.
0
kibritsuyu
(30.01.09)
şubeye yönlendirin kartı, en rahat öyle alırsınız..
ben hsbc'ye ben gelip alırım dediğimde "kartınızı size teslim edemeyiz" gibi saçma salak bi cümle bile kurmuşlardı..
germeyin kendinizi..
0
erostrada
(30.01.09)
bir aydır getirememiş olmaları ilginç zaten. önce kuryeden elden almayı deneyip sonra çok geç kalmadan iptal ettirip yenisini çıkartmak mantıklı görünüyor.
teşekkür ederim cevaplarınız için.
0
🌸yalniz bir opera
(30.01.09)
(11)

Şirket kurmak gerekiyor mu?

kurukafa
Şimdi duyurudaki şirket kurma ile ilgili başlıkları okudum, ama bazı sorularım var.Freelance olarak bir kaç alanda çalışan bir bireyim. Şimdi bir yazılım işim var, yani bir yazılım geliştirip tüm haklarını devrederek bir kişiye satmanın eşiğindeyim. Sözleşme yapıyoruz, ve "+ kdv" fiyat veriyorum.Her
Şimdi duyurudaki şirket kurma ile ilgili başlıkları okudum, ama bazı sorularım var.

Freelance olarak bir kaç alanda çalışan bir bireyim. Şimdi bir yazılım işim var, yani bir yazılım geliştirip tüm haklarını devrederek bir kişiye satmanın eşiğindeyim. Sözleşme yapıyoruz, ve "+ kdv" fiyat veriyorum.

Herhangi bir şirketim veya bir şeyim yok. Sanırım sattığım kişiye fatura kesmek durumundayım.

Böyle bir durumda bir şirket mi kurmam gerekiyor? Duyuruda verilen cevaplarda bunun zorunlu olmadığı, gelir beyan edilip stopaj verildiği yazıyor.

Tam olarak ne yapmam gerekiyor? Ben geliştirdiğim bu ürünü x lira + kdv'ye sattım, bunun üzerinden vermem gereken vergi ne kadardır?

Ve şu var, annemin tuhafiye / takı cinsi bir dükkanı var. Vergi levhası falan var, fiş de kesiyor. Ancak fişi işte incik boncuk diye kesebiliyor, buna "yazılım" gibi bir şey ekletmemiz mümkün olur mu? Bu daha mı mantıklı olur?

Teşekkürler
0
kurukafa
(30.01.09)
fiş/fatura kesebilmeniz için maliyede kaydınızın olması gerekir. ama sizin kendi kaydınız yok. bunun için 2 yol var, ya bir dükkan (veya şirket vs) açacaksınız ya da annenizin ya da başka bir tanıdığınızın üzerinden fatura keseceksiniz.
yazılımı sattığınız kişiye sorun tuhafiye faturası versem olur mu diye? kabul ederse annenizin dükkanından bir fatura düzenleyebilirsiniz.
yalnız orada da şöyle bir durum olabilir;
eğer yazılımınızın fiyatı çoksa ve annenin dükkanında ürününüzün fiyatından daha az mal varsa bu seferde almadığı malı satmış duruma düşer ki anneniz bu daha fena.
0
etna
(30.01.09)
Teşekkürler, yazılımdan alacağım para annemin dükkanındaki bütün ürünlerin fiyatından fazla muhtemelen. :) Ama sonuçta ben de şirket kursam dükkanım falan olmayacak ve sattığım şey de bir mal olmayacak. Annemin dükkanını yazılım da üretip satabileceği bir şekle çevirmek ne kadar zor olur ki?

Bu şekilde ilişkide olduğum ve rica edebileceğim samimiyette bir firma ile ilişkim yok malesef. Bir şey satan herkesin şirket kurması zorunlu değil diye okuyorum?
0
🌸kurukafa
(30.01.09)
alan kişi şirketi adına almıyorsa fatura vermiyim diyip kotarabilirsin belki ama şirket adına alıyorsa fatura vermek zorundasın çünkü adam bunu gider olarak gösterip vergiden düşecek. şirketin parasıyla alıp fatura almazsa maliyeyle de başı derde girer. şahıs şirketi açcam desen bi sürü masrafın çıkar. ayrıca işimi evden yapıyorum adrese...vs'ye gerek yokta diyemezsin. öyle olmuyor çünkü. mecbur bi de şirket için adres göstermek zorundasın ve ev adresini iş yeri olarak gösteremiyorsun. tapudan işlemleri var onun. en kötü ihtimalle tanıdık bi bilgisayarcıya gidip hizmet bedeli adı altında bi fatura kestirebilirsin.

alışveriş kendi aranızda olur, adam fatura fiş istemezse o zaman satarsın şirket kurmadan. adamın kendi başına bi vergi mükellefliği yok çünkü.

bi ara benim başıma benzer bi şey gelmişti. nerden baksan 1 sene sonra maliyeyle başı derde gircek gibi olmuştu müşterimin. şirket falan yok tabi ortada. sonradan arkadaşın bilgisayarcıdan fatura kesmiştik de öyle halletmiştik işi.
0
emrag
(30.01.09)
Teşekkürler. Faturasız olmasını pek tercih etmiyorum aslında, ve bunun için bir şirketim olmalı kesinlikle bunu anladım.

Peki takı, incik boncuk vs faturası kesebilen annemin haklarını "biz yazılım sektörüne de giriyoruz" diye genişletmesi olayı çok mu zor/masraflı?
0
🌸kurukafa
(30.01.09)
gider pusulası diye bir edevat var. şirket size gereken ödemeyi yapar. siz telif haklarınızı noter aracılığı ile yapılan bir sözleşme ile güvence altına alırsınız. size yapılan ödeme karşılığında ödeme yapan şirket gider pusulası keser. bu belge ile aldığınız ödeme kayıt altına girer her şey legal olur, vergi ödenir. bu tür bir alış verişte ödeme yapan kurum, sizin aldığınız ödemenin vergisini (stopajını) ödemek ile mükelleftir, bu oran %23 yanılmıyorsam. bu tür durumlarda genellikle alacağınız ücretten stopaj kesilir ve kalan miktar size ödenir.
0
audionaut
(30.01.09)
öyle bir karışımın pek mümkün olacağını sanmıyorum ama o konu hakkında daha bilgili birisinin cevabını beklemen yerinde olur.

eğer adamlar fatura falan istemiyorsa, eğer o şekilde sorun çıkmayacaksa gerçekten uğraşma, çok sıkıntı yaratır. illa fatura olcaksa dediğim gibi internet kafe, bilgisayarcı, bilişim sektöründe herhangi bir şirkete, tanıdığa hizmet bedeli adı altında fatura kesmek en uygun çözüm. ayrıca tüm hakları da vericekmişsin zaten bi daha işin olmaz o yazılımla ilgili.

ben tamamen öğrencisindir ya da başka işlerin olur tahmini üzerinden gittim. eğer sabit ve sürekli çalışacaksan (çalışıyorsan), işlerde fena olmaz diyorsan şahıs şirketi açabilirsin bi kaç milyar sermayeyle. ben nerden baksam 5-6 yıldır freelance olarak çalışıyorum. sabit bir yerde durmadığım için şirket olamadım. olmayı da düşünmedim bu süre zarfında. sabit olmadıktan sonra uğraşmamak en hayırlısı, en zararsız olanı çünkü.

ayrıca neden fatura kesmek istiyorsun ki? bir de hangi şehirdesin? belki yardımcı olabilirim.
0
emrag
(30.01.09)
audionaut, yazılımcı esnaf muaflığından yararlanabiliyor mu acaba?

bildiğim kadarıyla herkese gider pusulası düzenlenemiyor.
0
emrag
(30.01.09)
annenizin şirketinin anasözleşmesini bi inceleyin, yazılım hizmetini dahil edebileceğiniz bi cümle eklenmiştir belki, ondan faydalanabilirsiniz. yok, sadece tuhafiye vs. üzerine düzenlenmişse amaç ve konular, 150-200 liralik bir maliyetle anasözleşmede amaç/konu güncelleyebilir ve yazılım şirketi formuna da büründürebilirsiniz şirketi. yamuluyor olma hakkım saklıdır, en güzeli kibritsuyu'na sormak aslında bu mevzuyu.
0
boshi
(30.01.09)
şimdi aslında en uygunu gider pusulası. nedir gider pusulası? normalde iş yapan parayı alınca işi satın alana fatura keser. ama işi yapan fatura kesebilecek biri değilse işi satın alan gider pusulası düzenler, size imzalatır, sanki siz ona fatura kesmişsiniz gibi olur. ama bundan stopaj kesilir. yani sizin paranızdan %10 vergi kesip devlete öder (vergi mükellefi olsaydınız kendiniz gelir beyan edip vergi ödeyecektiniz ya, vergi mükellefi değilsiniz diye peşin peşin o adam kesip sizin adınıza öder devlete). tabi bunun için şirketin gider pusulası bastırmış olması lazım. çok kullanılan bir şey olmadığı için herkes bastırmaz. eğer yoksa müşteriyi zorlamanın alemi yok. bu ihtimali geçelim.

şahıs işletmesi kurabilirsiniz. "evinizi de işyeri gösteremezsiniz, tapudan işlem yapmak lazım" falan diye bir şey yok. çatır çatır gösterirsiniz. kiracı iseniz bile kontratla birlikte gösterirsiniz. hiçbir sakıncası yok. ev sizin adınıza değilse (annenizin adına mesela) onunla 50-60 liraya bir kira kontratı yapsanız "bir oda kirası" falan deseniz bile olur. sahtekarlık değildir bu. olması gereken budur. ama freelance iş için şahıs işletmesi falan kurup vergi mükellefi olmayı hiç tavsiye etmem. zira elini veren kolunu kurtaramıyor. bağkur'a kayıt olup prim ödersiniz, her ay beyanname verip boş bile olsa damga vergisi ödersiniz, uğraş dur. öde dur.

tuhafiye fişi faturası kesemezsiniz. yani işi satın alan adam bunu defterine gider olarak yazamaz. "incik boncukla ne işin olur, gider yazamazsın" derler. bu da olmaz.

benim tavsiyem en güzeli annenizin tuhafiye dükkanından yazılım faturası kesmek. bunun için:

annenizin dükkanı şahıs işletmesiyse iş çok kolay. vergi dairenize bir dilekçe verin, "tuhafiye işinin yanında yazılım üretme bakım satma vsvs işleri de yapılacaktır, bilgilerinize sunulur diye. maksat haberleri olsun. sonra tuhafiye faturasına "yazılım işi" diye yazıp kesebilirsiniz. hatta kasaya "yazılım" diye departman bile yazdırabilirsiniz. ileride biri "tuhafiyecinin yazılımla ne işi var" falan derse maliyeden falan, "aha da dilekçe verdim" diyebilirsiniz. tuhafiyeci olarak başladınız diye ömrübillah tuhafiyecilik yapacak değilsiniz. isterseniz ticaret sicil gazetesinde de yayınlatabilirsiniz (biraz masrafı olur bunun). ama yayınlatmadı diye de başına bir iş gelen, ceza alan şahıs işletmesi duymadım hiç.

ama annenizin dükkanı ltd. şti. veya a.ş. falan ise iş biraz zor. onun için ana sözleşme tadili yapıp sözleşmedeki amaç ve konu maddesine yazılımı da eklemeniz ve ticaret sicil gazetesinde ilan etmeniz gerekir. yaklaşık 300-350 lira tutar sanırım ilan ve harç bedelleriyle birlikte.
0
kibritsuyu
(30.01.09)
zamanında benzer durumda iş yapmış biri olarak tecrübelerime dayanarak: sürekli bu tarz birşeyler yapıyorsan/yapacaksan bir şahıs firması kurabilirsin, hatta kurmalısın. eğer durum buysa okumaya devam... başlangıç masrafı ben kuruduğum zaman 100 TL civarı idi ve süre olarak fatura matura vb dahil 2 günümü aldı. önceleri işyerim yoktu ve evdeki odamı işyerim olarak gösterdim (babamla kira sözleşmesi yapmıştım :)). kuruluş masrafları dışında iş yap ya da yapma çeşitli dönemsel vergilerden sorumlusun... muhtasar, gelir, KDV vb. eskiden bunları mükellefler kendileri yapabiliyordu ancak artık muhasebeciyle çalışmak zorunlu. ortalama bir muhasebeci ayda 60-70 TL alır senden. vergiler de kazancına, ödediğin ya da ödüyor göründüğün kiraya göre değişir. tüm bunlar başa bela aslında ama yaptığın işle ilgili geleceğe dönük planların varsa şahıs firması kurarak başlamak çok mantıklı.
0
stopnsilence
(30.01.09)
Çok teşekkürler arkadaşlar. Bu kadar bilgiyle bir şeyler yapabilirim heralde. :)
0
🌸kurukafa
(30.01.09)
(7)

otomobillerde yakıt / devir oranı

domine deyus
klasik olarak hepimiz biliriz ki bir araba 90km/h in üzerinde verimsiz çalışmaya çok yakmaya başlar. peki ben 3000 devirde 95-100 le gitmektense 2000 devirde 65'e razı olsam ne değişir?daha mı az yakar devirin düşüklüğünden dolayı, yoksa aynı yol daha uzun sürede katedileceğinden daha mı çok yakar?a
klasik olarak hepimiz biliriz ki bir araba 90km/h in üzerinde verimsiz çalışmaya çok yakmaya başlar. peki ben 3000 devirde 95-100 le gitmektense 2000 devirde 65'e razı olsam ne değişir?
daha mı az yakar devirin düşüklüğünden dolayı, yoksa aynı yol daha uzun sürede katedileceğinden daha mı çok yakar?
araba 97 polo bu arada.
0
domine deyus
(30.01.09)
90'in uzerine ciktigin zaman cok yakmasinin nedeni hava surtunmesi.
sordugun sorunun cevabi tamamen arabanin motorunun optimizasyonuna gore degisir. net bir sey diyemeyecegim :)
0
compumaster
(30.01.09)
dusuk devirde de verimsiz olması lazım bi de cekis dusuyor tabi.
0
bryan fury
(30.01.09)
optimize moptimize hikaye. otomobil dediğin çok basit bir alet. ince ayrıntıya, motor beyninin hesabına falan gerek yok.

bir musluk var. gaz pedalıyla açılıp kapanıyor. ne kadar açıldığını da devir göstergesi gösteriyor. çok açarsan çok yakıyor, az açarsan az yakıyor. gerisi matematik, oran orantı. 3000 devirde 100 km/s hızla belirli bir yolu 7,5 dakikada alıyorsun, 2000 devirde 65 ile giderek 10 dakikada alıyorsun diyelim. orantı kuracaksın. 3000 devirde harcadığın benzin, 2000 devirde harcadığın benzinin 1,5 katı. 1,5 kat fazla ama bunu kullandığın süre de daha kısa. 2000 devirde 1,5 kat daha az benzin harcıyorsun ama 7,5 dakika boyunca sürüyor bu. sayıları attım tabii. (edit: karıştırmışım sayıları, düzelttim)

3000 devirde 100 km/s yapan araba orantı kurarsak 2000 devirde de 65 km/s hız yapar. orantı doğru. bu durumda dur kalk yapmadığını da varsayarsak, değişmez diyorum ben. aynıdır şu verilerle. biri az benzin uzun süre, biri çok benzin kısa süre.
0
kibritsuyu
(30.01.09)
@kibritsuyu,
benim de aklımdaki buydu aslında. sonuçta aynı viteste tahvil oranı da hep aynı olduğu için aynı yol boyunca motorun toplam devir sayısı aynı olmak zorunda.
ama belki devir/yakıt grafiği doğrusal değildir sorusu geldi aklıma.
0
🌸domine deyus
(30.01.09)
devir-yakıt grafiği büyük ihtimalle lineer değildir.
0
cruor
(30.01.09)
işte bu grafiğin türevini bilmemnesini alıp minimum maximumunu bulacak babayiğit var mıdır canlar :)
0
🌸domine deyus
(30.01.09)
bence çok büyük oranda lineerdir. yani farkı hissettirecek kadar bir sapma olmaz. cam açık gitmenin, düşük bsınçlı lastikle gitmenin yarattığı sürtünme ve yakıt tüketimi bile +%10'u geçmiyor. normal ve eşit şartlarda lineer değilse bile lineere çok yakındır.
0
kibritsuyu
(30.01.09)
(5)

cep numarası ele geçirilmi?

enter saltman benim
akşam özel numaradan bi eleman arayıp(tam call center sesi)merhaba x(adım) bey gençtürksel şifrenizin süresi dolmuş(evet doğru) yenileyelim mi?-yok gözüm saol onlar kontör yükleyince yenileniyo-hmm yok artık böyle yeniliyo-yok ben yenilemicem-sizi bizbizecelle geçirelimburda benim ampul yanar bi bit
akşam özel numaradan bi eleman arayıp(tam call center sesi)merhaba x(adım) bey gençtürksel şifrenizin süresi dolmuş(evet doğru) yenileyelim mi?
-yok gözüm saol onlar kontör yükleyince yenileniyo
-hmm yok artık böyle yeniliyo
-yok ben yenilemicem
-sizi bizbizecelle geçirelim
burda benim ampul yanar bi bit yeniği olduğu anlaşılır ben zaten bizbizecellyimdir o anda tel.i kapatırım.
teknik olarak mümkün olmadığını düşünsemde hattı ele geçirme olasılıkları var mıdır?Tel.i 2 gün önce 2.el aldım acaba içinde bi program falan kurulu olabilir mi? az önce pcnin yanındayken hoparlörler dırıdıt(telefon çalmadan önceki sinyaller)etti. korktum var mıdır böyle bişey. türkseli arayıp beni aradıklarını söledim hatta herhangi bi terslik olmadığını söylediler.
0
enter saltman benim
(29.01.09)
turkcell'de bazı hatlar iptal olduğu için veya kullanıma kapandığı için tekrardan satışa sunuldu. bazı 532'liler ile 534'lüler bildiğim kadarıyla böyle ortaya çıktı..kardeşim 534'lü kullanıyor ilk aldığı zamanlar x bey diye arama geliyordu hep. eğer senden önce biri kullandıysa numarayı sizi arayabilirler..
0
orion ares
(29.01.09)
@orion ares hayır hattı 2005 yazında aldım 0538li
0
🌸enter saltman benim
(29.01.09)
538'li bir hatta olacağını sanmıyorum, ondan değildir. deneme yanılma yapan o. çocukları dolaşıyor etrafta. kişileri arıyorlar veya mesaj çekiyorlar. arayarak kişisel şeyler soruyorlar ve bilgi alıyorlar. veya kuzen diye mesaj atıp muhabbete giriyorlar. kuzen'li mesajlar kız aramak için diğerkileri de kredi kart hesabı ulaşımı için. özellikle de turkcell merkez diye başlıyor bu aramalar. mesajlarsa kuzen diye çünkü en genel terim budur. kuzen diyince kuzeninizin mesaj attığını sanıp cevap verirsiniz birkaç mesaj sonra da anlarsınız ki o değildir. o da pardon sizi kuzenim sandım der ve bari tanıtın kendinizi nesiniz diye mesaj atar.

ne olursa olsun cevap vermeyin tanıdığınız numaralara ve mesajlara.
0
orion ares
(29.01.09)
telefon pc nin yanındayken arada etkileşim olur. sonuçta sürekli alıcı bağlantısı olan bi alet. televizyonun yanına koyarsan da yayını arada etkiliyor, ama çalmıyor. bu normal. ama arayan elemanla konuşmaman mantıklı olmuş. sıpanın tekidir, bi şeyler koparırım bu şekilde diye aramıştır.
0
lovemyself
(29.01.09)
kafadan bir türksel numarası sallamıştır. gençtürksel şifrenizi ele geçirmeye çalışan biridir. kendi türksel hattı yoktur, "eski şifrenizi aliyim, yeni şifrenizi şudur diyip kolpa yapacak, eski şifreniz diye elde ettiği bilgiyle de gidip mekdanlıtta yemek yiyecek, sinemaya gidecek falan. siz numarayı yemeyince callcenter ayağını abartmak için tarife marife yazmıştır.
0
kibritsuyu
(30.01.09)
(8)

çöp kutusunun ışığını söndürme

deckard
dün gece ansızın entry'lerimin yarısını sildim. çöpte 200 küsur entry var. zaten bunları çöp kutusuna atarken entry silme istatistiğim bir bir arttı. çöpten de kaldırırsam bi daha artacak ve birden 500'e yakın entry sildim gözükeceğim. şu haldeyken de çöp kutusu ışığı çok sinirimi bozuyor. yanmasın
dün gece ansızın entry'lerimin yarısını sildim. çöpte 200 küsur entry var. zaten bunları çöp kutusuna atarken entry silme istatistiğim bir bir arttı. çöpten de kaldırırsam bi daha artacak ve birden 500'e yakın entry sildim gözükeceğim. şu haldeyken de çöp kutusu ışığı çok sinirimi bozuyor. yanmasın istiyorum ben. script'le falan halledilebilir bir şey mi? ya da sadece çöp kutusunun ışığı yanmayan tema var mıdır?
0
deckard
(29.01.09)
hiç dikkat etmedim ama çöp kutusundan sildiğin entry tekrardan silinen entry olarak istatistiklerine eklenmiyor olması lazım? bi tane silip dene istersen.
0
dinomazu
(29.01.09)
yok, öyle oluyor.
0
🌸deckard
(29.01.09)
çöpteki her şeyi silme derdim olsa bu soruyu en başta hiç sormazdım zaten.
0
🌸deckard
(29.01.09)
Greasemonkey ile olur firefox kullanıyorsan.
0
tsllbn
(29.01.09)
500 yazsa ne olur ki ? yani küçümseyerek fln sormuyorum cidden merak ettim.
0
thefirstfbli
(29.01.09)
istanbul'da huzur. çöp möp yok :)
0
light beam
(29.01.09)
evet çöp butonu olmayan temalar var. sadece mesaj ve olay var orada. onlar olabilir.
her şeyi yok et diyerek silince kendi kendine silinme istatistiği ikiye katlanmıyor hani lazım olur da o artmadan silmek istersen.

sırf o ışığa gıcığımdan çöpte kalmasını istediğim etnrylerimi sildim ben de. çöpsüz tema kullanmanın dezavantajı, eğer moderatör de entryni silerse onu da fark edemiyorsun.
0
kibritsuyu
(29.01.09)
eternal sunshine'da da çöp yok.
0
tepedeki psychedelic adam
(29.01.09)
(5)

ikametgah ilmuhaberi nasıl alınır?

yazardimulanben
dostlar ikametim tokat'ta, artık istanbul'da yaşıyorum, bir iş için istanbul içi ikametgah ilmuhaberi istiyolar, kira sözleşmem, adıma gelen fatura falan yok. iş de biraz acil, var mı bi' kolay yol bilen eden?
dostlar ikametim tokat'ta, artık istanbul'da yaşıyorum, bir iş için istanbul içi ikametgah ilmuhaberi istiyolar, kira sözleşmem, adıma gelen fatura falan yok. iş de biraz acil, var mı bi' kolay yol bilen eden?
0
yazardimulanben
(29.01.09)
eş-dost-akraba çıkarıp istanbula kargolayabilir.
0
pain
(29.01.09)
istanbul içi ikametgahı almam gerekiyor hocam.
0
🌸yazardimulanben
(29.01.09)
önce ikametgahını istanbul'a alman gerekir onun için. ikametgah dediğin bir tane olur. yani ya tokat'ta, ya istanbul'da olacak. muhtara git, o artık yazıyla tokat'tan isteyip kaydını buraya mı alıyor ne yapıyorsa halleder.
0
kibritsuyu
(29.01.09)
1. hemen naklini Tokat tan bir eşe dosta yollat. kesin çözüm.
2. site/apartman yöneticine git onların muhtarı tanıma ihtimali yüksek, ayrıca form falan dolduruyorlar zaten, bununla gidip durumun acileyetini belirterek şansını dene.
3. yönetici seçeneği yoksa direkt muhtara git durumu anlat. çok düşük bir ihtimal ama belki verir.
0
surprise
(29.01.09)
dostlar dediğiniz şekilde beceremedim, nüfus müdürlüğüne gittim. ordan ne alakaysa yüksek seçim kurulu'na gittim, salı-çarşamba gidip nüfus müdürlüğünden alıcakmışım. tabi nüfusa giderken kardeşimin üzerine bi su faturasıyla gittim. hiç bi' bok anlamadım ama salı gel al dediler ki beni ilgilendiren kısmı da budur. neyse olur da aratan olursa şöyle diyebiliriz galiba birinci dereceden yakın akrabanıza ait bi fatura da varsa olabiliyo galiba aynı evde yaşıyoruz deyince. böyleyken böyle, herkese teşekkürler.
0
🌸yazardimulanben
(29.01.09)
(4)

kan verdikten sonra alkol almak

gunetapar
sevgili günetaparlar dün kan verdim bir ünite, neredeyse hiç hissetmedim bile kan verdiğimi hani o bayılma kendini güçsüz hissetme hiç olmadı, ardından üç tane bira içtim, başım ağrıyodu hafif gittim uyudum. gece hayatımın en korkunç gecelerinden birini yaşadım,uykudan kaç defa uyandım acılar içinde
sevgili günetaparlar

dün kan verdim bir ünite, neredeyse hiç hissetmedim bile kan verdiğimi hani o bayılma kendini güçsüz hissetme hiç olmadı, ardından üç tane bira içtim, başım ağrıyodu hafif gittim uyudum. gece hayatımın en korkunç gecelerinden birini yaşadım,uykudan kaç defa uyandım acılar içinde. başım ağrıyodu desem az, başımı kütle olarak hissediyodum ateşim çok fazlaydı bir saat kadar filan da kustum, baş ağrısı hayatımın en kötü bağağrısıydı, ve kan vermeden önce çoktandır böyle birşey en küçüğünden bile hissetmemiştim

şimdi diyorum ki sanırım biradan, bu arada da içkiye de çok alışkınım söyleyim. neden olmuş olabilir merak ediyorum, hani kan verince şöyle oluyor o sırada alkol alırsan işte bilmem ne organında böyle olur o yüzden olmuştur diyeniniz var mı? geçti bu arada şu anda çok iyi hissediyorum
0
gunetapar
(28.01.09)
hemşirenin demiş olması lazımdı sana, kan verdikten sonra kesinlikle alkol içme diye(sigara ve uyuşturucu da içilmez), süreyi unuttum çok değildi ama.
0
abtash
(28.01.09)
sıvı mıktarı azaldıgından oluyor onlar. bende olmamıstı mesela.
0
bryan fury
(28.01.09)
kanin azalmis, bir de kanina daha cok zehir veriyorsun, e alkol karacigeri de etkiliyor, kan da ordan geciyor, bu sirada karaciger kan da yapiyor, temizlemesi zahmetli olmus biraz sanirim ve karacigerine daha cok yuk bindirmissin.

bonus bu da:
answers.yahoo.com
0
ermanen
(28.01.09)
pazar günü ben de kan verdim. saat 16:00 falandı. hemşir (erkekti, bilmyorum kadını hemşire ise bu da hemşirdir herhalde) vişne suyu verdi, açık havada için, sigara kullanıyorsanız 1 saat sigara içmeyin, çok da ayakta durmayın dedi. ben eve gittim, akşam yemeğimi yedim. üstüne de 2 duble viski içtim. kafam falan hafiften güzelleşti hatta. ama gece bir problem yaşamadım. hemşir abi de alkolle ilgili bir şey söylemedi.
0
kibritsuyu
(29.01.09)
(7)

şaibeli

sanal uyku
biraz şaibeli entry oylayayım dedim, bir başlıkta birisinin entry'si denk geldi, oyladım, sonra aynı başlıkta aynı kişinin sıradaki entry'si geldi, onu da oyladım, sonra yine aynı başlıkta aynı kişinin sıradak... böyle böyle o kişinin o başlıktaki tüm entry'leri bitene kadar oylama yaptım. bu şaibel
biraz şaibeli entry oylayayım dedim, bir başlıkta birisinin entry'si denk geldi, oyladım, sonra aynı başlıkta aynı kişinin sıradaki entry'si geldi, onu da oyladım, sonra yine aynı başlıkta aynı kişinin sıradak... böyle böyle o kişinin o başlıktaki tüm entry'leri bitene kadar oylama yaptım. bu şaibeli şeysi entry ile alakalı değil miydi? başlıkla mı alakalı nedir yani?
ben şimdi yatıyorum, gelince tick koyarım güzel cevaplara, lütfen benim yerime ticklemeyin. :(
0
sanal uyku
(28.01.09)
ben de ne zaman şaibeli butouna bassam "#669138 nolu entry yok, hiç olmadı ki" dio. nie ki?
0
bordeaux
(28.01.09)
he valla bug var sanırım, bende de olmayan #669138 numaralı entry geliyor. nasıl başardınız şaibeli entry getirtmeyi?
0
kibritsuyu
(28.01.09)
bordeaux ve kibritsuyu:
aynen
0
goksuyu
(28.01.09)
oooo, var olan şaibeliyi bulmuşsunuz, daha ne istiyorsunuz:)). bana hep meşum #669138 no'lu entry geliyor.

şaka bir yana, şu sıralar orada bug var. çok sağlıklı şeyler beklemeyin derim.
0
no avalon
(28.01.09)
şaibeliler ya hiç oylama almamış olanlar
ya da şukela ve çok kötü sayıları eşit olanlar
hiç oy almamış olmaları daha mantıklı. başlıkla şöyle alakalıdır; başlık pek eğlenceli bir başlık değildir, ne siyasete ne de dine ne de şuna buna giren bir konudur. ilgi çekmemiştir yani. ya bilimsel yada düz tanım girilecek bir başlıktır.
0
hia
(28.01.09)
669138 numaralı entry yok şeysi bende de çıkıyordu hep, dün çıkmadı, düzeldi herhalde diye düşündüm ama düzelmemiş demek ki.
0
🌸sanal uyku
(28.01.09)
dün baya oyladım problem olmadı, şimdi yine denedim yine o çıktı.
0
🌸sanal uyku
(28.01.09)
(14)

Ekşi sözlük kullanıcım silindi, yardım lütfen !!!

zozzy
Sebebini anlamadığım bir şekilde daha yeni 10. nesil sabırtaşı yazar olduktan az sonra siteye bir daha giremedim. Ayarlarda yedek al kısmında dolaşırken yanlışlıkla kullanıcımı silmiş olmaktan korkuyorum. Mailime "ek$i sozluk yedekleriniz" diye bir mail geldikten sonra oldu bunlar. Halbuki yazar ola
Sebebini anlamadığım bir şekilde daha yeni 10. nesil sabırtaşı yazar olduktan az sonra siteye bir daha giremedim. Ayarlarda yedek al kısmında dolaşırken yanlışlıkla kullanıcımı silmiş olmaktan korkuyorum. Mailime "ek$i sozluk yedekleriniz" diye bir mail geldikten sonra oldu bunlar. Halbuki yazar olarak yeni bir yazım bile henüz yoktu. Çaylak modunda girdiğim 30-40 mesajımın yedekleri geldi ve bir daha siteye giremedim...
Tarih: 2008/12/24

Adminlerden biri loglardan bakıp sebebini söylerse çok sevinirim.

kullanıcı adım: zozzy
nickim : oZXY
0
zozzy
(27.01.09)
ozxy
onuncu nesil çaylak

toplam entry: 0
modlog: boş
0
deckard
(27.01.09)
zozzy adlı yazarın modlogu aşağdakigibi görünüyor.

uzmez peygamber/#14279794
"entry başlığın sözlükteki haliyle ilgili" gerekceli ispiyon

bir de böyle bir yazar yok diyor. ayrıca çaylakken niye 30-40 entry girdiğiniz de merak konusu tabii...
0
spartacusun donusu
(27.01.09)
uzmez peygamber

pis bir sapık yüzünden kendi mantıksız düşüncelerini (trilyon üstü trilyonda bir ihtimale inanmak, evet tesadüf) ortaya saçıp milletin inançlarına kusmaya çalışanların cirit attığı yer haline gelebilecek ucubik başlık.
#14279794 (zozzy, 28.10.2008 18:09)
----------

yukarıda yeralan yazmış olduğun ekşi sözlük formatına uymayan entryn 24.12.2008 14:26:00 tarihinde moderasyon tarafından silinince, sende silinmiş sayıldın.
oysa ki başlığı değil içini tanımlasaydın sorun olmayacaktı.
başlık kafaya giyilir ayrıca
0
winsome
(27.01.09)
Peki bu yazı hatalıysa hiç uyarı olmaz mı? Ayrıca bunun benzeri yazıların binlercesi sayfalarda zaten girilmiş durumda.
0
🌸zozzy
(27.01.09)
bir benzerini buraya yazar mısın?
0
sql
(27.01.09)
eksi sozlukte uyari diye bir kavram yoktur. ama ucurulmadan once entrylerin silinir; bu da bir uyaridir. ayrica; sabirtasi bir yazar icin uyari da cok lukstur. hatta ucurulan yazarlarin hatalarini soylemezler bile. bunun sebebi, hatani anlamak icin, sozluk formatini, illegal entryleri daha iyi kavrayabilmen ve ogrenebilmendir.
0
ne nicki be
(27.01.09)
yav yapmayın arkadaşlar atom mühendisliğinden mi bahsediyoruz ki kavrayalım,öğrenelim diyosunuz.2-3 kural var işte onlara uyacan.olay bu.neden uçtuğunun söylenmemesi de keyfiyetten başka bişey değildir.şimdi adam ömrü hayatını neden uçtuğunu öğrenmeye mi adayacak ki sözlüğü yalayıp yutsun.sözlüğün en büyük yelkeni içerdiği gizemdir zaten gayet açık bu.ondan sonra "başlık kafaya giyilir ayrıca" diye dolaşan adamlar çıkıyor işte.
0
kurtulan adam
(27.01.09)
Seve seve yazardım eğer anonim olduğum halde search'ı kullanabilseydim. Sadece polemik kokan, ideolojik ve alaycı başlıklara bakmak yeterli. En son hatırladığım Atatürk'ü övermişcesine yazılmış olup aslında aşağılayan bir başlıktı ve bunun gibi çok yorum vardı. O başlığın açılmasına izin vermekle yetinmeyip başlığa lafı sokanı banlamak gayet mantıklı, evet.

Bu arada moderatörler siteyi takip etmekle yetinmeyip yazar olmaya çalışan insanlara biraz saygı duyup üyeliklerini iptal etmeden önce uyarsa, illa edeceklerse de sebebiyle beraber maili gönderse nasıl olur? Aksi taktirde hesabımız mı hacklendi, üyeliğimiz mi iptal edildi, ne oldu hiç bir şey anlaşılmıyor.
Bkz: İnsan yerine konmak
Bkz 2: Önce insan olmak.
0
🌸zozzy
(27.01.09)
hacklenme korkusunu şöyle dindirebilirsiniz, eğer yedek gelmişse, sourlines'dan adınıza bir bilet düzenlenmiş ve uçmuşsunuzdur... yedeklerinizi geldikten sonra sözlüğe giriş yapamıyorsanız hacklenmemiş, uçurulmuşsunuzdur yani..

"sourlines iyi yolculuklar diler."
0
vital
(27.01.09)
Valla güzel talepler bunlar tabii ama
(bkz: sözlüğün yönetim şekli)

Hep böyleydi, bundan sonra da farklı olmayacak muhtemelen.
0
sui
(28.01.09)
kusura bakmayın ama moderatör sizi uyarsa da anlam verebileceğinizi sanmıyorum. zira kuralı bilmiyorsunuz. moderatörü boşverin. buraya sordunuz, ikinci cevapta modlog bilginiz yazıldı. ardından da winsome da dedi ki "başlık kafaya giyilir. başlığı değil içini tanımlayacaksınız". siz hala diyorsunuz ki "polemikli entry dolu var, atatürk'e de şöyle denmişti". yaw kimse size "polemik yüzünden uçmuşsunuz" demedi ki polemikte takıldınız kaldınız? 100 tane böyle entry var diyorsunuz. hayır yok. sizin uçma sebebinizi barındıran bir tane bile entry yok sözlükte. varsa da bugün yarın o da silinir. demek ki kuralı bilmiyorsunuz. moderatör size "'entry başlığın sözlükteki haliyle ilgili' gerekçesiyle uyarı aldınız" dese, bunun ne demek olduğunu biliyor musunuz, niye uyarıldığınızı anlayabilecek misiniz? ikinci cevapta "şu nedenle uçmuşsunuz" denildiğinde "entry başlığın sözlükteki haliyle ilgili" ne demek lan acaba diyip başlığına baktınız mı? hayır, hala polemik molemik diyorsunuz. polemik yüzünden uçtuğunuzu sanıyorsunuz. uyarsalar da işe yaramaz yani bunu anlatmak istiyorum.

(bkz: entry başlığın sözlükteki haliyle ilgili) bir okuyun, polemikle falan alakası olmadığını anlayacaksınız.
0
kibritsuyu
(28.01.09)
bak ne güzel demişsin iki üç kural var uyacaksın diye. işte bak iki üç kural var uyacaksın. atom mühendisliği değil evet, ama mühendislik değil diye kuralları olmayacağı anlamına da gelmez.
o iki üç kurala uymazsan işte kanatlanırsın. hele ki sabırtaşı yazarsan daha da çok dikkat etmen lazım ki kalasın sözlükte.
0
oceano
(28.01.09)
sözlükte uyarı vardır, çöp butonuna tıklarsanız:

* başlık açarken dikkat edilecek hususlar
* hatalı entry örnekleri
* legal entry örnekleri
* yazarların uçurulma sebepleri
* sözlükle ilgili büyük yanılgılar

üstüne üstlük moderatörler sürekli özellikle yeni nesillerin dikkate alması için olan bitenden sürekli uyarı yapıyor. yani uyarılıyorsunuz efendim, "bunları bunları yapmayın" yaparsanız uçurulursunuz. bu kadar basit.
0
zbam
(28.01.09)
bende aynı şekilde uçuruldum sanırım bende sabırtaşı yazardım ama ben artık okuma amaçlı bile sözlüğe giremiyorum işte bunu düşünmemiştik: 0 Empty yazısı geliyor ekran ne yapmam gerekiyor en azından okuyucu olmak için
0
eratay
(10.06.10)
(6)

kemal kilicdaroglu'nun bahsettigi sosyal sigorta?

entrapmen
bu sigortadan kasit nedir? hali hazirda sosyal sigortada yapilan degisikliklerle gencler dahil herkes sigortali kabul edilmiyor mu? ben mi yanlis biliyorum yoksa kilicdaroglu farkli bir seyden mi bahsediyor?(siyasi tartisma olmazsa sadece soyle soyle denilirse pek muthis olur sanki bu sebeple disari
bu sigortadan kasit nedir? hali hazirda sosyal sigortada yapilan degisikliklerle gencler dahil herkes sigortali kabul edilmiyor mu? ben mi yanlis biliyorum yoksa kilicdaroglu farkli bir seyden mi bahsediyor?

(siyasi tartisma olmazsa sadece soyle soyle denilirse pek muthis olur sanki bu sebeple disariya kapali)
0
entrapmen
(27.01.09)
benim bildiğim bir çeşit aile sigortasından bahsediyor. her ailede olması gereken bir sigorta. böylece herkes işsiz olsa bile sigortadan para alacak. yaşam hakkı gibi bir şey.
0
deckard
(27.01.09)
simdi daha cok kafam karisti.

"her evin sağlık sigortası olacak anlamına gelir bu. siz belediyeye işçi mi alacaksınız? eğer bir evde hiç sigortalı birisi yoksa ama çalışma yaşına gelmiş birisi varsa onu tercih edeceksiniz önce. işe alacağınız kişiyi siyasal görüşüne göre belirlemeyeceksiniz. istanbul’da yaşıyor o kişi. o kişinin, o ailenin bir sosyal güvencesi olmak zorunda. biz yola buradan koyulacağız. bir yere, bir kişi alınacaksa, öncelik evinde hiç sigortalı olmayana verilecek. böylece hem işsizlik sorununa, hem sosyal güvence sorununa katkıda bulunmuş olacağız. biz kömür ve erzak dağıtmayacağız. insanların onurlarıyla oynamayacağız. onun yerine yoksul ailelere her ay 600 lira yardım yapacağız. bu parayı da evdeki kadının banka hesabına yatıracağız."

simdi burada da deniliyor ki her yoksula 600 tl yardim yapacagiz. vallahi art niyet aramayin anlamadigimdan soruyorum; sigorta mi yapilacak yardim mi yapilacak is mi verilecek? yoksa hepsi birden farkli durumlar icin mi gecerli?
0
🌸entrapmen
(27.01.09)
şu saat itibariyle kendisi tarafsız bölge programında bu mevzulardan bahsediyor. evin hanımının hesabına bir miktar para yatırılacağından söz ediyor. önceden mal olarak dağıtılan yardımların nakde dönüştürülmesinden başka birşey değil anladığım kadarıyla.
0
aklimdan zorum var
(27.01.09)
soyle oluyor, birisi calısıyorsa bakmakla yukumlu oldugu kimseler var. anne-baba-karısı-okuyan kardesi vs vs. bu sekilde oluyor.
0
bryan fury
(28.01.09)
yani diyor ki "dört kişilik bir aile düşünün. baba sigortalı çalışıyor. başka bir dört kişilik aile düşünün. baba sigortalı çalışmıyor. ailede kimse çalışmıyor. şimdi bir kadın çalışana ihtiyaç var, burada öncelik, hiç çalışan olmayan ailede olacak, zira babanın çalıştığı ailede kadın ve çocuklar, kocasının sigortasından yararlanabilir. tedavi olabilir. kimsenin çalışmadığı diğer ailede kadın çalışırsa da aynı şey onun kocası ve çocukları için geçerli. dört kişilik bir ailede iki sigortalı olup, diğer ailede hiç sigortalı olmamasındansa her iki ailede de birer sigortalı olursa hepsi sağlıktan yararlanabilir"

"her ailede en az bir sigortalı olacak" lafından benim anladığım bu.

son değişiklikle tabii ki herkes doğrudan sigortalı sayılmıyor. medyanın saçma haberciliği yüzünden olayı herkes öyle anladı. sigorta primi ödemeden kim kimi sigortalı yapıp sağlıktan faydalandırsın, devlet bile olsa olur mu öyle şey.

herkesin sigortalı sayılması da şöyle. efendim eskiden sigortalı sayılabilmek için illa bir işe girip çalışmanız ve primlerinizin yatması gerekiyordu (sağlıktan yararlanma ile ilgili olmayan malüllük yaşlılık ölüm primi vs gibi emekliliğiniz için gerekli primler). bir yerde çalışmayan adam sadece sağlıktan yararlanamıyordu. isteğe bağlı sigorta diye bir şey vardı, o da aynı bir yerde çalışıyor gibi işçi ve işveren primlerinin hepsini cepten ödeyip emeklilik günü de dolduruyordunuz, sağlıktan da yaralanıyordunuz. yani "bir yerde çalışmıyorum. emeklilik falan istemem. bunlar için prim ödemek de istemem, sadece sigortalı olarak sağlık hizmeti almak istiyorum" gibi bir seçenek yoktu. artık var. genel sağlık sigortası primini cebinizden ödüyorsunuz, bu primlerin emekliliğinize bilmemneye katkısı olmuyor ama sağlık hizmetinden yararlanabiliyorsunuz. olay bu.
0
kibritsuyu
(28.01.09)
bu iskandinav ülkelerinin bazılarında olan bir sigorta. bu yeni sosyal güvenlik sigortası tartışılırken, hani diyorlar ya chp için hiç proje üretmiyorlar, bunu da getirin diye çok direttiler ama başaramadılar tabi...
0
alkolikfedai
(29.01.09)
(4)

norton'dan nasıl kurtulunur?

yoldaki isaretler
bilgisayarı virüsler ele geçirmiş bütün tersanelerine girilmiş, download hızı 10kblerde seyrediyor, 90lardan kalma virüsler masaüstünde kafasına göre gayli lezbiyenli kısayollar oluşturuyor norton'a taratıyorum "yok bişey abi tertemiz makine" diyor, la yörü get diyorum bi de avg kurup ona taratayım
bilgisayarı virüsler ele geçirmiş bütün tersanelerine girilmiş, download hızı 10kblerde seyrediyor, 90lardan kalma virüsler masaüstünde kafasına göre gayli lezbiyenli kısayollar oluşturuyor norton'a taratıyorum "yok bişey abi tertemiz makine" diyor, la yörü get diyorum bi de avg kurup ona taratayım diyorum avg diyo ki "abi burda başka bi antivir çalışıyo ayıp olmasın, onu kaldır, kapat öyle kur beni" iyi diyorum kapatalım norton'u kapanmıyor. "ben buranın güvenliğinden sorumluyum kapanmam, beni kapatmaya çalışan bu bilgisayarın güvenliğine kastediyor demektir" diyor.
neyse
1- bilgisayarı aldığımda üstünde gelen norton sağlıklı bir tarama yapmıyor gibi geldi bana? doğru olabilir? norton güvenilir bir antivir midir?
2- ey 1. soruya hayır diyenler, norton'dan nasıl kurtulurum? yerine hangi antivir'i önerirsiniz?
0
yoldaki isaretler
(27.01.09)
iyidir hoştur ama norton bilgisayarınızın üzerine çöker, kullandırtmaz, doğrudur.
(bkz: avira antivir) kullanırım ben yıllardır. memnunum.
0
goksuyu
(27.01.09)
format?
yüzeysel olmiyim diyorum ama virusler sarmış hem başa bela norton ele geçirmiş. ben format atmadan rahat edemezdim açıkcası..
0
pascha d
(27.01.09)
1- norton tırt bir antivirüs programıdır.
2- sırasıyla mcafee, nod32, kaspersky tavsiye ederim. eğer programı kaldırırken hata veriyorsa, birde güvenli kipte kaldırmayı dene derim.
0
erzi
(27.01.09)
norton removal tool diye google'da aratırsanız norton'u sistemden kazıyıp tertemiz yapan bir uygulama bulabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
(4)

excel'den kopyaladığım bir tabloyu word.e yapıştırıyorum ve...

gijilti
word.de tabloyu silmek istiyorum, bunu nasıl yapabilirim?hücrelerden metinleri tak tek kes aşağı yapıştır bayağı zaman alıyor. kısa bir yolu vardır herhalde bunun...teşekkürler...
word.de tabloyu silmek istiyorum, bunu nasıl yapabilirim?
hücrelerden metinleri tak tek kes aşağı yapıştır bayağı zaman alıyor. kısa bir yolu vardır herhalde bunun...

teşekkürler...
0
gijilti
(27.01.09)
tablo kalksın ama sekmeler kalsın istiyorsunuz sanırım. sanki tab tuşuna basarak yazılmış halde hizalı mizalı dursun ama tablo olmasın diyorsunuz. nasıl yapılacağını bilmiyorum ama.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
tablonun sol üst koşelerinde mouse ile dolasaraktan bir çarpı işareti bulacaksın, bu işaretin üzerine sag tıklayıp "kes" diyeceksin. gittiii.
0
tcyx
(27.01.09)
öyle yapınca içindekilerle birlikte komple silinir tablo.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
Tablonun çizgileri printte gözükmesin de istiyo olabilirsiniz belki, o zaman tablonuzu silmeyin, çerçeveyi görünmez yapın mesela?
0
sui
(27.01.09)
(10)

Kedi ile samimiyet, insan sağlığı açısından riskli mi ?

guitarman
Öncelikle bitakım bilgileri aktarayımKedimiz 5 aylık, aşıları ve parazit tedavileri eksiksiz, sadece kendi mamalarını yiyen dolayısı ile bizim yediğimiz gıdalardan yemeyen, kısırlaştırılmamış bir dişi.Aha da fotoğrafı da ekte netekim.Şimdi biz bu kedi ile oynarken, veya kedi bizimle oynarken, ıslak
Öncelikle bitakım bilgileri aktarayım
Kedimiz 5 aylık, aşıları ve parazit tedavileri eksiksiz, sadece kendi mamalarını yiyen dolayısı ile bizim yediğimiz gıdalardan yemeyen, kısırlaştırılmamış bir dişi.
Aha da fotoğrafı da ekte netekim.
Şimdi biz bu kedi ile oynarken, veya kedi bizimle oynarken, ıslak burnunu ağzımıza soktuğu oluyor, ne bileyim geliyor yanağımızı yalarken arada dudağımıza da dil atıyor, misal resimdeki gibi davetkar yattığı zamanlarda biz bunun memelere dalıyoruz (dalınmıycak gibi değil, nerden baksan 5-6 tane meme) öpüyoruz filan o esnada tüylerinden de bir parça ağzımıza giriyordur.
Velhasıl kedi ile karşılıklı bir takım sıvı ve partikül alışverişlerimiz oluyordur ister istemez.
Bunun bizim sağlığımız için taşıdığı riskler var mıdır ?
Yani veterinere filan sorduğumuzda, çok rahat konuşuyor, hiç üstünde durmuyor, "bişi olmaz" deyip geçiyor. Hakkatten bu kadar rahat mı olmak lazım, hiçbişey olmaz mı?
0
guitarman
(27.01.09)
hiçbir şey olmaz demek yanlış olur. ama bir şey olmaz. şöyle ki; 13 sene kedi besledim. aşıları, parazit tedavisi falan tam olmasına rağmen bizim yediğimizi de yedi, öyle ciks mamalar yoktu o zaman, ya da vardıysa bize kimse bir şey söylemedi veteriner dahil, viskas kuru maması yedi, çoğunlukla kuzu akciğeri (pişmiş) yedi hatta. yaşlanınca ciğeri beğenmez oldu, viskas konserve maması yedi. kilo problemi dışında da problemi olmadı. elimizi de tırmaladı, parçaladı, kan revan içinde bıraktı, sakalımızı uzatınca yaladı, koymumuzda uyudu. ama 3 kişilik aileden kimse kedi yüzünden hasta olmadı.

tüyü gaçar kist yapar, ciğerin tıkanır, nefes alamazsın falan bunlar geyik. öyle şeyler olmaz. ama sonuçta içine işeyip sıçtığı kumuna patilerini sokuyor. hatta hart hurt diye bokunu örtüyor. sonra o ellerle gelip üstümüze çıkıyor. gerçi bir yere yerleşince yalayıp temizliyor patilerini (salyası antiseptiktir) ama gelip benim kucağıma boklu elleriyle basıp yerleştikten sonra yalanıyor. kaka yaptığı poposunu da yalayarak temizliyor, sonra da o ağzıyla gelip sakalınızı yalıyor mesela. hah bu esnada mikrop kapılabilir. ama kediden değil yani bokuna elleyip akabinde size sürtünen, sizi yalayan her canlıdan kapabileceğiniz bir mikrop bu. herhangi sağlıklı bir insan da kıçını silip o ellerle size ellese aynı risk.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
kedi tüyü kist yapabilir, ama aşı yapılınca bu tehlike tamamen ortadan kalkıyor. diğer hastalık ve parazitler için de aşısı yapılıyor. evin içinde yediği içtiği belli tertemiz hayvandan başka da hastalık geçmez.

kediler zaten temiz hayvanlardır, durmadan yalanıp temizlenirler. tükürüklerinde dezenfekte madde vardır, o yüzden kedi temiz midir diye düşünmeyin.

tuvalet kabını haftada bir filan güzelce çamaşır suyu ile yıkayın.

sık sık da yavrunun kulak içlerini, tırnaklarını filan kontrol edin. herhangi bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığını çabuk anlarsınız.

dert etmeyin başka bişeyi.
0
mea maxima culpa
(27.01.09)
alerjik astım risk grubundaysanız tehlikelidir. ben yanaşamıyorum kendilerine.
0
coffee and cigarettes
(27.01.09)
kibritsuyu'nun anlattıklarından sonra, ömür boyu kedi beslemeyi düşünmüyorum :)
0
daglien
(27.01.09)
ay pekte şekermiş canım bunu mıncıklamadan durmak için sorunlu olmak gerek bence. samimi ol samimi. hayvanlarla yaşamak bağışıklık sistemini güçlendirir ve uzun vadede astım hastalarına yararı oldugu bile soylenir.
0
jeanne hebuterne
(27.01.09)
şu hayatta "bundan hiç bir şekilde hastalık kapılmaz" denecek çok az şey vardır herhalde.
dışarıda bir yerde salata yersiniz , et kestikleri bıçakla marulu doğramış olurlar, buyrun size mikrop buyrun size toksoplazma..
kedi ve hastalık dendiğinde akla ilk toksoplazma gelir , o yüzden bu örneği verdim. bu konuda kediler günah keçisi ilan edilmiş durumdalar. halbuki aşıları yapılmış , iyi mamalarla beslenen , sokağa çıkmayan ve çiğ et verilmeyen bir kediden size hastalık bulaşma ihtimali imkansız gibi bir şeydir.. imkansız değildir elbette, ama çook uzak bir ihtimaldir yani.

kedi tüyü yutma meselesine gelince... bir kediyle yaşayan ve tüyünü yutmayan insan yoktur. ama dediğim gibi , aşıları yapılmışsa, yuttuğunuz tüy , sizin saçınızdan çok daha zararsızdır inanın buna.

tuvalete girdikten sonra o patilerle bize dokunma konusunda da yapacak bir şey yok. kedilerin dünyanın en temiz hayvanı olduğunu , ömürlerinin dörtte birini yalanarak geçirdiklerini ve kedinin ağzının içinin ortalama bir insanın ağzının içinden çok daha temiz olduğunu düşünmelisiniz.. çok huylanıyorsanız , kedi kişisi tuvaletten çıktıktan sonra, bebekler için kullanılan ıslak mendillerle patilerini silebilirsiniz. ama bence gereksiz yani.

senelerdir sokaktakilerle iç içeyim , evde iki kedim var , ağız ağıza yaşıyoruz , birlikte uyuyoruz , toksoplazma da geçirmedim , hiçbir hastalığım da yok.. tanıdığım hemen hemen herkesin kedisi var, kimsenin de bu sebeple bir hastalık geçirdiğini duymadım.
genelde büyüklerin felaket senaryolarında olur o "bilmemkimin oğlunun yeğeni kedisinin tüyünü yutmuş,kist çıkmış, ameliyat olmuş..bıdı bıdı" hikayeleri...iyi bakılan, sağlıklı bir kedinin böyle bir senaryoya sebep olması pek duyulduk şey değil.

o yüzden, içiniz rahat olsun.. "hakkaten o kadar" rahat olabilirsiniz yani. bişiycik olmaz.

güzel kedinizin göbeğinden ve altı ayrı memesinden öperim efendim :)
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(27.01.09)
şimdi bu kedi yalanıyor, temizleniyor. ben gidiyorum ay yavrusu, canım benim diye okşuyorum. 2 dakika önce de atıyorum puaça bişi yemişim, elim hafif kokuyor, yıkamamışım daha.

bu kedi kişisi ters ters bakıyor, sonra ona dokunduğum yeri tekrar tekrar yalıyor. anlayın yani nasıl temiz olduğunu. elim temiz ama hafif bir koku var diye tekrar yalanıyor kerata. beğenmiyor beni.
0
mea maxima culpa
(27.01.09)
kedi beslemeyi düşünmemezlik etmeyin. temiz hayvanlardır. ben sadece olabilecek mikrop kapma olasılıklarını söyledim. aynı olasılığın insandan insana da olabileceğini söyledim. kakasını örtmesi de temizliğindendir. içgüdüsel hareket. ortalıkta bırakmıyor. örtüyor, sonra da iyi örtmüş müyüm diye kokluyor. gerçi biz örtüp temiz kumu mundar etmesin diye örtmesini engelleyip kediyi kumdan kovalayıp, kakayı kürekle aldığımız için örtme güdüsü ileri yıllarda köreliyor. örtmemeye başlıyor. popsunu da ellerini de, tüylerini de yalayarak temizliyor. tükürüğü antiseptik, mikrop barındırmıyor.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
peki ben kediyi yalasam ?
0
🌸guitarman
(27.01.09)
niye yapasınız ki böyle bir şeyi :)
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(28.01.09)
(4)

Bir fitness aleti adı soruyorum, hemen silicem

kahvegibi
Şaka len, silmiycem tabi.hani böyle bir fitness aleti vardı. ayakta duruyorsun üstünde, sonra kollar bacaklar çapraz bir hareket yapıyor. evde spor yapmak için o aleti alasım var ama adını hatırlayamadım. bacak basen filan çalışmak için önerebileceğiniz başka bir alet varsa önerilere de açığım.evet
Şaka len, silmiycem tabi.
hani böyle bir fitness aleti vardı. ayakta duruyorsun üstünde, sonra kollar bacaklar çapraz bir hareket yapıyor.

evde spor yapmak için o aleti alasım var ama adını hatırlayamadım.

bacak basen filan çalışmak için önerebileceğiniz başka bir alet varsa önerilere de açığım.

evet aleti buldum e-walker'mış. bir de onun ufak modeli gibi olan twist and step türü birşey var.
www.sanalmagaza.com.tr
www.hizlialisveris.com

bunlardan hangisini önerirsiniz??? ya da başka ne önerirsiniz?

namaste
0
kahvegibi
(27.01.09)
twist'li bişey galiba dediğin o. sağa sola kıvırtmalı alet.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
yoksa şu şey mi yürüyo gibi ellerinle de aletin kollarını tutuyosun. o mu?

edit: buymuş. ben eliptik bisiklet öneririm bunun yerine. bu pek işe yarar gibi gelmedi bana.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
e-walker, sky walker, uzay yürüyüşü vb.

www.shopping.com.tr
0
sui
(27.01.09)
o süper bi alettir. güzel de çalıştırır. bisikletten çok daha yararlıdır aslında. uzay yürüyüşü adı.
0
oceano
(27.01.09)
(7)

nokia 6300 vs nokia 5310 xpressmusic

kibritsuyu
efendim bu iki telefon arasındayım. ikisinden birini almayı düşünüyorum. özellikleri hemen hemen aynı. 5310'un müzik çalarına biraz daha önem verilmiş. 6300 uygun fiyatıyla öne çıkıyor. kamerası, ekranı falan da daha iyi deniyor. 5310 ise incecik şık tasarımıyla, müzik dinleme açısından gelişmiş olm
efendim bu iki telefon arasındayım. ikisinden birini almayı düşünüyorum. özellikleri hemen hemen aynı. 5310'un müzik çalarına biraz daha önem verilmiş. 6300 uygun fiyatıyla öne çıkıyor. kamerası, ekranı falan da daha iyi deniyor. 5310 ise incecik şık tasarımıyla, müzik dinleme açısından gelişmiş olmasıyla öne çıkıyor.

siz ne tavsiye edersiniz? hangisini alayım?

edit: nokia 3120 classic diye bir şey daha önerdiler telefoncular. onu da katabilir miyiz kıyaslamaya?
0
kibritsuyu
(27.01.09)
samsung al.
0
hevipeyra
(27.01.09)
samsung almam. kullandım beğenmedim. bu ikisinden biri tercihim. değilse de 300-400'den pahalı olmayacak bir nokia olmalı.
0
🌸kibritsuyu
(27.01.09)
6300 çok çok çok iyi bir telefon ancak müzik için falan kullanacaksanız maalesef size gereken cevabı veremiyor ve sarjı çok çabuk bitiyor.şarj konusu önemli bir konu bence. 5310 nası şarj konusunda bilmiyorum ama.

müzik için kulancaksanız daha çok telefonu sony ericsson a yönelin derim.
0
nen var kuzum
(27.01.09)
sanırım bu telefon işleri de kedi seven insanlar, köpek seven insanlar gibi boyutlara taşınıyor ufak ufak. mesela bende nokia sevmiyorum, samsung dan çok memnunum. :)
0
hevipeyra
(27.01.09)
kullanıyorum ve 5310 derim kesinlikle. müzik konusunda başarılı, incecik olması ise en büyük artısı. gece gündüz müzik dinlemeyeceksen şarjı da yeterli gelecektir.
0
oku oku yazar ol
(27.01.09)
şimdi şöyle ki; bende 6300 kardeşimde 5310 vardı. (aslında fiyat farkı da var ama neyse)
5310 bildiğiniz volkmen modunda bi telefon,asıl amaç müzik dinlemek sanki, 6300ün de ses kalitesi baya iyidir ama çok müzik dinleyince şarjı çabuk bitiyo. bunun dışında 6300 daha ciddi ve sağlam görünüşlü dışı metal filan, 5310un üstü plastik gibi kolay çizilebilir düşerse. bi de kardeşim 5310un arada kendini kapattığını söyledi, 6300la o kadar uzun yaşayamadım,zira çalındı :( aslında bir de soni erikson W910a bakın teknosada 400 şu ara, baya da iyi bi telefon
0
kanuniye
(27.01.09)
aslında bu kıyaslamada amaç önce çıkıyor. nokia'nın xpressmusic serisi müzik+telefon amacıyla üretilen telefonlar. hatta bu serideki telefonlarda, diğer işlemlerden bağımsız olarak çalışan müzik tuşları ve standart 3.5 mm kulaklık girişleri bulunmakta. yani nokia kulaklığına bağımlı kalmak yerine başka bir marka kulaklığı rahatça kullanabilirsiniz. bu kıyaslamada da 5310'u diğerinin önüne geçiren fark xpressmusic serisi olması. onun dışında bir de 5310'da gprs class 32, 6300'da gprs class 10'muş ama ne farkları var bilmiyorum.

yani burada temel özellik müzik olmalı bence. ben mis gibi kaliteli müzik de dinleyeceğim deniliyorsa 5310'a, hatta xpressmusic serisinin diğer telefonlarına da bakmak lazım, ama müzikle falan işim olmaz, olsa da işte arada kullanırım 6300 da yeter diyorsanız 5310'a fazladan para vermeye gerek yok gibi.

hepsiburada kıyaslama linki: www.hepsiburada.com
belki üye değilsinizdir diye screenshot bu da: img228.imageshack.us

edit: bir de 5310'un sar değeri diğerinin neredeyse 2 katı kadar, bu da kötü bir özellik.
edit 2: a ben 3110 classic okudum 3120 classicmiş. onun hakkındaki görüşlerimi de şimdi mesaj olarak atacağım.
0
sanal uyku
(27.01.09)
(9)

Telefon kaybolması, bulanın geri vermeyip kontorleri bitirmesi

black wings gray eyes
merhaba,kızkardesim gecen hafta telefonunu düşürmüş dolmusta. sonra aveayı arayıp kontorlere bloke koydurttuk. biz bu arada arıyoruz, çalıyor açlmıyor telefon.mesaj da attık, bana burdan ulaş, getir telefonu diye. fakat tahmin ettigmiz üzere geri gelmedi.neyse 1 gün sonra bir baktık ki telefon açık
merhaba,
kızkardesim gecen hafta telefonunu düşürmüş dolmusta. sonra aveayı arayıp kontorlere bloke koydurttuk. biz bu arada arıyoruz, çalıyor açlmıyor telefon.
mesaj da attık, bana burdan ulaş, getir telefonu diye. fakat tahmin ettigmiz üzere geri gelmedi.
neyse 1 gün sonra bir baktık ki telefon açık. ve meşgul. sonra aveayı aradık 150 kontor olan telefon, 27 kontor e düşmüş ki bu da avea nın saçmalıgı, kontorleri blokeledim dediler, ama olmamış!!
efendim şimdi biz bu kişinin son konuşma dökümünü almanın mümkün oldugunu ögrendik ve avea ya faks çektik. 1 hafta sonra dökümler gelecek.
ne gibi bir yol izlemeliyiz? karakola gittik karakol savcılıga gidin dedi.
adam sonucta telefonu çalmadı, buldugu telefonu aldı, ve kullanıyor, bu da bir suçtur degil mi?
sonuçta telefonun içinde hepimizin numarası var, ben sahibini bulamazdım deme şansı yok, kaldı ki mesaj attık.. üstelik pin kodu da kullanmıyor kız kardesim gayet güzel açıp kullanmış işte serefsiz :)
babam diyor ki son aradıgı numaraları arayalım, telefonu getirin yoksa savcılıga gidicez diyelim.. ama bana bu pek kar etmez gibi geliyor, siz olsanız ne yaparsınız?
0
black wings gray eyes
(27.01.09)
evet savcılığa gitmeniz gerekiyor. babanız mantıklı konuşmuş. zira şöyle bir şey var. kız kardeşiniz telefonu dolmuşta düşürdüğüne emin fakat adam "hayır orada bulmadım" diyebilir. telefonun dolmuşta düşürüldüğüne dair şahit lazım. belki kız kardeşiniz telefonu alan kişinin suratını hatırlayabilir ve direkt ithamda bulunabilir sanıyorum. şu durumda kontörlerin derdine düşmeyin bence, telefonun derdine düşün.
0
deckard
(27.01.09)
"babam diyor ki son aradıgı numaraları arayalım, telefonu getirin yoksa savcılıga gidicez diyelim.. "
gider denize atar telefonu, alma ihtimaliniz varken de alamazsınız. imei noyu biliyorsanız direk savcılığa gidin, elemana da hiç mesaj falan atmayın. bulunma ihtimali yüksek.
0
ymerdiveni
(27.01.09)
adam telefonu satmış bile olabilir. telefonun imei numarasını biliyorsanız iptal ettirin bence.
0
girl in a coma
(27.01.09)
git bir polis merkezine oradan arat,veya bir arkadaşina arattır polis merkezinden arıyormuş gibi konussun, telefonu açmazsa mesaj at de ki ,"elinizdeki telefonun sahibi tarafından yazılmış elimize bir dilekçe ulaştı,kimlerle gorustugunuz kayıt altında eğer telefonu sahibine iade etmezseniz 3 gun içinde kim olduğunuz tespit edilecek ve polis merkezince dilekçeyi işleme sokacağız Umraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü gorevli memur Osman "
0
manonflier
(27.01.09)
tabi ki konturun derdinde degilim.. hatta telefonun derdinde bile degilim.
kızkardesim daha lisede ve cocukca bir saflıkla bulanın geri getirecegine inanmıştı. konturlerini harcadıgını falan duyunca öyle bir agladı ki, onun o döktügü göz yasları içime oturdu, adamı bulmak istiyorum yani, korksun istiyorum.
yoksa zaten telefon için mesaj attıgımızda imei numarasından iptal ettiricez vs. demiştik korkup bir yere atmış olabilir.
avea meselesini ise tamamen insanlar duysun diye yazdım zira olamaz böyle bir saçmalık.

sonucta elimize son numaralar geldiginde eger adam bir yakınını aramışsa, direk o yakınına ulaşıcaz.. müthiş bir korku olur karşı taraf için bence. telefondan direk kurtulur.. giden gitmiş onu bulma derdinde degilim. her şekilde şikayetçi olacagım,
ama olay bir çalınma olayı olmadıgı için adam " banane kardeşim ben telefonu yerde buldum, konturunu de kullandım" diyip işin içinden çıkabilir mi onu merak ediyorum. yani o kontorlerin kullanılmış olması çıkış noktamız olacak gibime geliyor...yani bu sebeple dava falan açılabilir dimi?
0
🌸black wings gray eyes
(27.01.09)
yav niye katakulli yapmaya çalışıp duruyorsunuz, niye "çalmadı da buldu aslında" diyorsunuz. ne gerek var şahide falan. gidin savcılığa telefonum çalındı diye dilekçe verin, telefonu da bulurlar, adamı da yakalayıp hırsız diye anasından doğduğuna pişman ederler, aklı başına gelir. hırsız olması için illa silah çekip zorla alması, cebinizden yürütmesi, kapkaç yapması gerekmiyor ki. sizin olan bir şeyi başkası sizden habersiz almışsa bu her türlü hırsızlıktır. benim de telefonum çalındı, dilekçe verdim, son konuşulanlar, kim çalmış, kime satmış, en son kim almış tek tek tespit edildi. ne gerek var karakol memuru osman demeye, "getirmezsen savcıya veririz" falan demeye. direkt verin savcıya. kim skler memur osman'ı.

ki sizin hattı kullandığı için tespit çok daha kolay. benim çalındığında adam hattı kırıp atmış. imei numarasından tespit edilmiş görüşmeler. dava dosyasında ikinci el telefoncunun sattığı fatura bile vardı (fatura bile kesilmiş elden ele satılırken). ankara'dan çalınan telefon safranbolu'da bulundu. sadece imei numarasından tespit edildi bütün bunlar. sizin hattı kullanan adamı da, telefonu da dakikasında bulurlar. hatta avea'ya da dava açın savcılığa gitmişken "şu gün şu saatte aradım kontörleri blokelettim yapmamışlar" diye. kayıtları var nasıl olsa. savcı isterse paşa paşa sunarlar. kontörleri de geri alırsınız.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
hayır canım basbayağı çalınmış işte. dolmuşta düşen telefonu yandakinin alıp "pardon telefonunuz düşmüş" demek yerine cebe atması da hırsızlıktır. arabanın kapısını kilitlemeyip anahtarı da üzerinde bıraksak, adamın biri de alıp götürse hırsızlık demeyecek miyiz yani. "senin kerizliğin, sen düşürmüşün o da almış, o zaman hırsızlık olmaz" diye bir şey yok. hele bir de kullanması ayrıca kontör hırsızlığıdır. adaleti yanıltma falan olmaz bu. siz fark edip mesaj atmışsınız, sallamamış mesajı. işyerinde masamda duran telefonu dilenci kılıklı bi şerefsiz çaktırmadan yürütmüş gözümün önünden. dolmuşta düşürüp de başkasının yürütmesiyle, hiç farkı yok bunun. ki iyi niyetinizi kullanıp uyarmışsınız, getir mesele kapansın demişsiniz. sallamamış. katmerli hırsızlık.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
polise başvurduğunuzda onlar takip başlatıyor ve telefonun kullanıldığı adresi kolaylıkla bulabiliyorlar.ben de telimi çaldırdım polise gittim ifade falan verdim takip başlatıldı.uzunca bi süre cvp alamayınca aynı numaramdan yeni sim kartı çıkattım ve telimi ilk açtığımda polisler benim evime geldi:)kullandığınız telefon çalıntı diie:)
gel gör ben bi sonuç alamdım bu işten ama belki işine yarara ki zaten sizin tel kullanılıyomuş...
0
nhl
(27.01.09)
annemin telefonu çalındığında biz de numaraları tespit ettik ama bi halta yaramadı. adamlar arandı ama sonrasında hattı kırıp atmışlar heralde. bi daha ulaşamadık. öyle gitti giden. ama savcılığa başvurursanız hallediyorlar heralde.
0
brkylmz
(27.01.09)
(3)

Polaroid makine

diyarbakir karpuzu
Merhaba arkadaslar ben geçenlerde kadıkoyde polaroid makine aradım, buralarda olmaz sirkecide vardır dediler, sizin bildiginiz sirkecide hala polaroid satan yer varsa söyleyebilir misiniz bi zahmet?
Merhaba arkadaslar ben geçenlerde kadıkoyde polaroid makine aradım, buralarda olmaz sirkecide vardır dediler, sizin bildiginiz sirkecide hala polaroid satan yer varsa söyleyebilir misiniz bi zahmet?
0
diyarbakir karpuzu
(26.01.09)
hayyam'a gir, orada mutlaka vardır. üst katlarda.
0
derectus
(26.01.09)
polaroid makine vardır da, kartlarından var mıdır, makineden önce onu araştırın bence. kartı yoksa hiç boşa makinesini aramayın. makine kolay, ikinci el falan bulunur en kötü ihtimal.
0
kibritsuyu
(27.01.09)
gittigidiyor ve ebay'de bulabilirsin. eminönünde filmleri hala satılıyor ama artık bulunmaz hint kumaşı sayıldığından biraz kazık.
0
ruprect
(28.02.09)
(1)

Word'de adjust

kahvegibi
Sevgili microsoftlular,word kullanırken, şu sorunu yaşıyorum. kendi yazdığım metinlerde adjust butonunu kullanıyorum. böylelikle kelimeler iki yanda da hizalı oluyor. ama dışarıdan copy paste yaptığımda, diyelim ki 3 satırlık bir paragraf ve son satırda 3 kelime var, ilk iki satır normal, son satırd
Sevgili microsoftlular,
word kullanırken, şu sorunu yaşıyorum. kendi yazdığım metinlerde adjust butonunu kullanıyorum. böylelikle kelimeler iki yanda da hizalı oluyor. ama dışarıdan copy paste yaptığımda, diyelim ki 3 satırlık bir paragraf ve son satırda 3 kelime var, ilk iki satır normal, son satırdaki 3 kelime başta ortada ve sonda olmak üzere aralarında kocaman boşluklar olacak şekilde kalıyor. son satırı sola dayalı yaparsam da tüm paragraf bozluyor. bunu nasıl halledicem bilen var mı?

tenkss
0
kahvegibi
(26.01.09)
son satırın sonuna gelip enter'a bas.
0
kibritsuyu
(26.01.09)
(3)

[Beslenme & Hayvanlar Alemi] Protein Orani ve icerigi

ermanen
1. Neden kurutulmus av eti, cig etten ve hafif ateste pisirilmis etten daha cok protein iceriyor? Yani ayni etin kurutulmusu, cig etten (hamindan) daha cok protein iceriyor, nasil oluyor?2. fok, mus, narwhal, beluga gibi kutuba yakin yerlerde yasayan ve kutup denizi baliklari gibi hayvanlarin eti ac
1. Neden kurutulmus av eti, cig etten ve hafif ateste pisirilmis etten daha cok protein iceriyor? Yani ayni etin kurutulmusu, cig etten (hamindan) daha cok protein iceriyor, nasil oluyor?

2. fok, mus, narwhal, beluga gibi kutuba yakin yerlerde yasayan ve kutup denizi baliklari gibi hayvanlarin eti acayip protein iceriyormus, sigir ve domuz etinden bile daha fazla yani... neden soguk bolge hayvanlari daha proteinli? (ha bir de bu hayvanlardaki proteinin kalitesi daha mi dusuk?)
0
ermanen
(25.01.09)
1. çok basit bir matematik. kurutulmuş et adı üzerinde suyu kaybetmiş et. haliyle 1 kilo kurutulmuş et, kaybettiği suya da bağlı olarak atıyorum 2 kilo normal suyunu kaybetmemiş ete tekabül eder.
ters anlatırsak 1 kilo kurutulmuş et için yine atıyorum 2 kilo normal eti kurutmak gerekeceği için, protein oranı da 1 kilo kuru ette 2 kiloluk et kadar olacaktır.

2. umarım bunu body building için sormuyorsundur :P fikrim yok , ama karşılaştırma adına mesela kurtlar (elma kurdu türevi kurtlar), tırtıllar vs. ağırlıklarına oranla benim bildiğim en yüksek protein kaynağıdır. hani soğukla ilgili bir korelasyon kurmak istediğinden ekleyeyim dedim.
0
lhun
(25.01.09)
ayni etin kurutulmusu ve cigi arasinda farki sordum ben, protein nasil artabilir ki. denature olmayi ben bile baska soruda cevapladim, burayla alakasini tam cozemedim.
0
🌸ermanen
(25.01.09)
protein miktarı değil de yoğunluğu artıyordur hani bu besin değerleri tablosunda hep 100 gram üzerinden hesaplanır ya. birinci cevaptaki gibi bence. yani 100 gram çiğ ette 10 birim protein varsa, 100 gram kuru ette (mesela kurumamış hali 300 gram çiğ ete denk geliyordur) 30 birim protein var deniyorsa bu bir illüzyon oluşturabilir sanki. ikisi de 100 gram ama çiğde 10 birim, kuruda 30 birim diye.
0
kibritsuyu
(26.01.09)
(3)

su faturasi son odeme tarihi

jay kay
odeme tarihinde 15.01.2009-23.01.2009 yaziyo ama bunu bize 9unda falan yollamislari tatil matil unuttuk. altta da "borcunuzun son odeme tatihine kadar odemediginiz takdirde ikinci bi ihbarnameye gerek kalmaksizin suyunuz kapatilacak ve kapama-acma seyi alincaktir" diyo. su an yapabilecegim bisey var
odeme tarihinde 15.01.2009-23.01.2009 yaziyo ama bunu bize 9unda falan yollamislari tatil matil unuttuk. altta da "borcunuzun son odeme tatihine kadar odemediginiz takdirde ikinci bi ihbarnameye gerek kalmaksizin suyunuz kapatilacak ve kapama-acma seyi alincaktir" diyo.

su an yapabilecegim bisey varmi?

birde bonus soru: ankaradaki su faturasi baska sehirden odenirmi?

tesekkurler
0
jay kay
(24.01.09)
suyunuz kapatılmadan önce öderseniz sadece gecikme faizi alırlar. öyle ertesi gün gelip kesmezler hemen. açma kapama şeysi de almazlar haliyle. ama başka şehirden ödenir mi bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(24.01.09)
banka hesaplarından bazı faturalar ödenebiliyor fakat su için de geçerli mi bilmiyorum.
0
sanal uyku
(24.01.09)
odedim. askinin sitesine kredi karti ile odeme koymuslar, bankadan odeyemediginizde(haftasonu, tarih gecmesi) ordan odenebiliyor.
0
🌸jay kay
(24.01.09)
(6)

Mazot plastiği eritir mi?

crown
Babam geçen jeneratör için mazot almış, depoya sığmayanı da bir plastik bidona koymuş. Ama birkaç gün sonra mazot plastiği eritip akmış. Aldığı yere sorduğunda normal mazot plastiği eritmez ama euro diesel eritir demişler. DOğru mudur yoksa bu adamlar mazota solvent mi katıyor üçkağıt için...
Babam geçen jeneratör için mazot almış, depoya sığmayanı da bir plastik bidona koymuş. Ama birkaç gün sonra mazot plastiği eritip akmış. Aldığı yere sorduğunda normal mazot plastiği eritmez ama euro diesel eritir demişler. DOğru mudur yoksa bu adamlar mazota solvent mi katıyor üçkağıt için...
0
crown
(24.01.09)
plastiğinden plastiğine değişebilir. mesela pet'i eritebilir ama polikarbonata bir şey olmaz gibime geliyor.
0
kibritsuyu
(24.01.09)
kesinlikle eritmez.
0
sarere
(24.01.09)
eritmesi ihtimal dahilindedir. içerisinde çeşitli solventler olduğunu düşünürseniz hiç de şaşırtıcı değildir.
0
selim alai
(24.01.09)
plastik dedigimiz malzemenin bi milyon cesidi var, kimisini eritir yumsatır kimisine bisey yapmaz. hatta benzin mazot konabilen plastik bidonlar var. malzemeye gore degisir o.
0
bryan fury
(24.01.09)
valla kaçak mazot aldığım bi yer vardı. adamlar, mazotları koca koca mavi plastik varillerde saklıyolardı. bi haltta olmuyordu valla..
0
maksat muhabbet
(24.01.09)
ben daha geçen gün pet şişeye koydum alakası yok eritmez
0
torque
(25.01.09)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.