Giriş
(7)

Buruna değmeyen gözlük

pipbull
Arkadaşıma doktor gözlük vermiş ancak burnundan gıdıklandığı için normal çerçeveleri takamıyor. Burunla temas etmeyecek bir gözlük çeşidi varmıdır ?
Arkadaşıma doktor gözlük vermiş ancak burnundan gıdıklandığı için normal çerçeveleri takamıyor. Burunla temas etmeyecek bir gözlük çeşidi varmıdır ?
0
pipbull
(22.12.11)
geçen yüzyılda göze alttan üstten sıkıştırılan böyle ipli mercekler vardı da hala yoktur herhalde onlardan.

ya da lens takacak. buruna değmeden fiziksel olarak mümkün değil gibi geliyor bana.

bence alışmaya çalışsın. zaten alıştıktan sonra buruna değdiğini hissetmeyecek.
0
kibritsuyu
(22.12.11)
=lens
farklı çerçeve türleri denesin.
0
ben smyrna
(22.12.11)
vincenzo
(22.12.11)
sizce bu gözlükler estetik mi :D
0
🌸pipbull
(22.12.11)
başka nasıl olabilir ki bir gözlük ? :) mecburen burundan ve kulaktan destek alıyorlar.
0
zaraeta
(22.12.11)
nerdeyse piyasada bulunan bütün gözlük çeşitlerini 1 kerede olsa gözüne taklmış biri olarak tek önerecegim şey ilk zamanlar zor olsada zorlasın normal gözlük taksın plastik çok hafif gözlükler var onlardan falan çünkü onun haricindeki çözümlerle illa sorun yaşayacaktır. yada lens.
0
exodia
(22.12.11)
cok hafif gozlukler var, arkadasiniz onlardan deneyebilir, belli bi zaman sonra takili oldugunu bile hissetmeyecektir, olmuyorsa tabi ki lens en makul cozum.
0
Labyrinthe
(22.12.11)
(1)

Şu molped reklamı

hikaye mesture
http://www.youtube.com/watch?v=o694pXtuOyU yani bu kadın adada "minimum" kaç gün geçiriyor?
www.youtube.com
yani bu kadın adada "minimum" kaç gün geçiriyor?
0
hikaye mesture
(22.12.11)
adet dönemlerinin kaç gün olduğuna, yoğunluğuna ve adaya düştüğünde periyodunun kaçıncı gününde olduğuna göre göre değişir.

en kötü ihtimali düşünürsek; düşer düşmez adet oldu, çok yoğun geçiriyor ve adet dönemi de 1 hafta sürüyorsa daha 3-4 gün bile geçirmiş olabilir.

adet kanaması daha dün bitmiş, 3-4 gün sürüyor ve hafif geçiriyorsa 2-3 ay bile olabilir.
0
kibritsuyu
(22.12.11)
(2)

hamilelik test

ceymısın
hamilelik için,hastanede yapılan kan testinin adı nedir,ne gibi bi mebla tutmaktadır,ne kadar sürede çıkmaktadır.
hamilelik için,hastanede yapılan kan testinin adı nedir,ne gibi bi mebla tutmaktadır,ne kadar sürede çıkmaktadır.
0
ceymısın
(21.12.11)
testin adı "kanda gebelik testi"dir. ayrı bir isim söylemenize gerek yoktur. "kanda beta hcg ölçtüreceğim" de denebilir ama ne gerek var?

sosyal güvenceniz varsa devlet hastanelerinde ücretsizdir.

2-3 saat içinde sonucu çıkar.
0
kibritsuyu
(21.12.11)
aile hekiminiz de ücretsiz yapar.
0
bitter cikolata
(21.12.11)
(9)

nimet abla

superb
nimet abladan milli piyango bileti almak ikramiye kazanma ihtimalini artırır mı?
nimet abladan milli piyango bileti almak ikramiye kazanma ihtimalini artırır mı?
0
superb
(21.12.11)
istatiksel denklemini nasıl kurabiliriz?
0
🌸superb
(21.12.11)
ayrıntıyla açıklarsak?
yani nimet ablada daha çok bilet var piyasaya göre
gidip mp idaresinden daha çok bilet almış
ihtimal farklı değil mi?
0
🌸superb
(21.12.11)
aslında arttırıyor olabilir.

örnek milli piyango çıkacak sonuçları : 2-17-48-35-11 olsun (anlamam 6 rakam dı diye biliyorum. neyse.)

toplam da 1,000,000 kupon basılsın.

x bayisine bu kopunun gelme ihtimali: toplam basılan kuponun sayısının aldığı kupon sayısına oranıdır(diye biliyorum matematikle aram yok )

x bayisi 100 tane kupon alıyorsa 100/1,000,000 ihtimalle kazanan kupon o bayide olacak.
ama nimet abla 10,000 kupon aldığı için 10,000/1,000,000 ihtimalle kupon o bayide olacak.

şimdi bu oran sadece ön bilgi oldu,
10,000/1,000,000 nimet ablaya çıkma ihtimali ise sadeleştirme yapayım :)
1/100 ihtimalle nimet ablaya çıkıyor. 1/99 ihtimalle diğer bayilere

1/100ihtimal gerçekleştiğini varsaydık
senin kazanma oranın 1/10,000 e kadar düşüyor.
ama önce %1ihtimalin tutması gerekiyor.
onu da hesaplarsak 100x1/10,000=1,000,000 ihtimal çıktı yine hesapta başa döndüm çıkamadım işin içinden


not: matematikten anlamıyorum saçma olabilir düşündüm sadece

edit: işlem devamı
0
miucee
(21.12.11)
diyelim 100 birim biletimiz var kasada,

x 10 tane
y 12 tane
z 20 tane
t 8 tane
Nimet Abla 48 tane almış olsun.

kalan 2 bilet satılmamış olsun.Biletlerin yarım,tam,çeyrek çıkma ihtimali bilet sayısından bağımsız olduğundan, 48 bilete vurma olasığı 8 tane bilete vurma olasılığından tabiki yüksektir.
0
Abraxass
(21.12.11)
atıyorum toplamda on milyon tane bilet var. nimet abla gişesi bunların beş milyonunu satıyorsa, ikramiye %50 nimet abla biletine çıkar, %50 diğer tüm biletçilere.

bu bayi türkiye'nin en çok bilet satan bayii. ne kadar çok bilet satarsa, çıkan numaranın o bayiden satılan bilet olma olasılığı artıyor.

ikramiye kazanma ihtimalini arttırmaz. ikramiyenin o bayiden satılan bilete denk gelme ihtimalini arttırır. bu da sanki o bayiden alınan biletlere ikramiye çıkma olasılığı daha çok illüzyonu oluşturur, millet o bayiye hücum eder, böyle bir kısır döngüye girer bu.
0
kibritsuyu
(21.12.11)
ikramiyenin nimet abla biletine çıkması milyonda 100 iken, sana çıkma ihtimali milyonda 1 dir. rakamlar sallamasyon. bir de nimet abla biletleri ağrı,van, izmir,ankara gibi türkiyenin her yerinde satılıyor. bir kere isim yaptıktan sonranimet ablanın kendi bayilerinde satacağı miktar 100.000 ise extradan 200.000 daha alıp bunları anadoluya toptan satıyorlar.
0
ground
(21.12.11)
ikramiyenin bir nimet abla biletine çıkma ihtimali daha fazla.
ikramiyenin sizin bilete çıkma ihtimalinde hiçbir fark yok.
0
386 dx
(21.12.11)
elinizdeki bilete ikramiye çıkma ihtimaline, satın aldığınız bayinin en ufak bir etkisi yoktur. niye olsun ki?

tamamen rastgele belirlenen numaralar var. sizin de elinizde bir tane bilet. ihtimali arttırmanın tek yolu aldığınız bilet sayısını arttırmak.
0
kibritsuyu
(21.12.11)
Tüm biletlerin büyük ikramiyeyi kazanma olasılığı eşittir buna 11111111 de 12345678 de dahil, Ahmet abinin de Nimet ablanın da sattığı bilet aynıdır, Ahmet 1 tane satarken Nimet 100 satar olay burada.
0
bisanthe
(21.12.11)
(5)

bilgisayarda aniden ortaya çıkan ses

tebelles
bilgisayarda basit bir ses kaydı işlemi yaparken bir anda çok aşırı bir "biiiiiip" sesi geldi ve bu böyle sürmeye devam etti. sesi çok tırmalıyordu. ilk önce hoparlörden geliyor sandık ve hemen bağlantısını kopardık, laptopu da kapattık hemen, ama gelmeye devam ediyordu. bilgisayardan hiç bu kadar y
bilgisayarda basit bir ses kaydı işlemi yaparken bir anda çok aşırı bir "biiiiiip" sesi geldi ve bu böyle sürmeye devam etti. sesi çok tırmalıyordu. ilk önce hoparlörden geliyor sandık ve hemen bağlantısını kopardık, laptopu da kapattık hemen, ama gelmeye devam ediyordu. bilgisayardan hiç bu kadar yüksek ses geldiğine tanık olmamıştım. şimdi açmaya çalıştığımızda bilgisayar açılıyor ama garip bir şekilde o biiiiiiip sesi şiddetle gelmeye devam ediyor. nedir bunun sorunu ya?
0
tebelles
(21.12.11)
ses kartının driverını kurun tekrardan.
0
Abraxass
(21.12.11)
onboard ses kartı ise olur öyle şeyler. yapılan işlemi kaldıramamıştır sonsuz döngüye girmiştir. kapat aç düzelir.
0
r_u_h
(21.12.11)
fazla ısınmış olabilir bios'ta ısınınca öt diye bir ayar olması olası.
0
yuto
(21.12.11)
nasıl yani bilgisayar kapalıyken de mi geliyor o ses?

feedback yapıyor muhtemelen. yani ses kaydı yapmak için mikrofonu açalım derken, mikrofonun sesini hoparlörden dışarı versin şeklinde olan ayarı da açmışsınız (bak şimdi bilemedim nerede olduğunu), mikrofon aldığı sesi hoparlörden veriyor, verdiği sesi bi daha alıp bi daha veriyor ve viiiikliyor. mikrofonu kapatınca düzelir.

nereden yapıldığını başka arkadaş söylesin bir deneyin bakalım bu yüzden miymiş.
0
kibritsuyu
(21.12.11)
tek uzun bip sesi mi geliyor tam olarak?

Bip'ler hata kodlarıdır.

Tek sonsuz bip bellekle alakalı bir sorundur. Ram slotlarını kontrol ediniz. Arızalanmış olabilirler.
0
alkolik imam
(21.12.11)
(6)

moderatör kim şu an?

jimicik
..
..
0
jimicik
(20.12.11)
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, galadnikov, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
0
tepedeki psychedelic adam
(20.12.11)
cevap silme ile ilgili bişey sorucam o yüzden şuan kim ilgileniyo öğrenmek istedim. yoksa aralarından rastgele birine sorarsam genel bir cevap gelecek..
0
🌸jimicik
(20.12.11)
mesaj atın.

bana yani. bana mesaj atın. ya da ben size attım zaten, onu görüp ona cevap verin.
0
kibritsuyu
(20.12.11)
harbi lan mod a ulaş gibisinden bir kutucuk yapsanıza : ))
0
cedric tweedledee
(20.12.11)
kibritsuyu cvp yazdı sağolsun. dedi ki;
ikili diyalog oluşturan, duyuruya veya cevaba katkısı olmayan her şey ekşi duyuru'nun işleme mantığına ters. silerken amacımız kullanıcıyı uyarmak cezalandırmak falan değil. daha sade, gereksiz alakasız cevaplardan arındırılmış bir ortam sağlayabilmek.
şu durumda; bu duyurudaki TPA'ın cevabı hariç tüm cevapların silinmesini bekliyorum. cedric ve wide ikili bir iletişime girmiş. smyrna da sorusunu mesajla iletebilirdi.
sevgili modlar; bilmem anlatabiliyor muyum..derdim şurda uyuzluk yapmak değil. ama cevap silme mantığının gerçekten bi oturulup değerlendirilmesi gerekiyor. yoksa bu mantığı tektek her soru ve her cevaba uygularsanız; ki uygulamıyorsunuz, ortada ne soru kalır ne cevap ne de duyuru..
0
🌸jimicik
(20.12.11)
anlatabiliyorsunuz. evet aynen dediğiniz gibi. cevapların birçoğu diyalog tarzı cevaplar. ama biz de gaddar höt höt "aman kurallar doğru olsun yeter ki, gerekirse kimsenin işi görülmesin, bi tek kurallar doğru işlesin" kafasında moderatörler değiliz. silmemişiz ki sizin işiniz görülsün, amacınız moderatöre ulaşmaksa ulaşın. sorununuz çözülsün. siz de anlıyor musunuz?

tpa'nın verdiği moderatör listesine niye mesaj atmadığınızı açıkladığınız mesaj da anormal değil onu silmeye gerek yok mesela. mdoeratöre ulaşmak konusunda fikrini söyleyenlerin cevapları da çok anormal değil. sonuçta x zaman sonra "moderatöre nasıl ulaşılır" konusunda arama yapan bir kişi, moderatörler kim, niye tek tek mesaj atmamak lazım, online moderatör görülebilir mi, görülmüyorsa ne yapılmalı" gibi konuları öğrenebilir. ama mesela smyrna'nın "şu duyuru sizin mi" cevabı ve sizin "benim değil" cevabınız bu konunun dışında kalıyor. onları silmeliyiz.

ayrıca ben burada polemik olmasın diye özel mesajla yardımcı olmak istedim. açık açık buraya yazmanız da doğru değil. yine de durmasında sakınca yok.
0
kibritsuyu
(20.12.11)
(3)

innocent isimli parça

nickfallin
80'lerin sonunda (88) star tv de sık sık yayınlanan bir şarkıydı,tabii ki new wave pop. bayan solist söylüyordu, grup değil münferit çalıştığını hatırlıyorum. şarkının adı innocent gibi bir şeydi, renkli renkli klibi vardı. çok müthiş sallamak olucak ama laaayyyk tu miiinatink beri dıs laaayf.......
80'lerin sonunda (88) star tv de sık sık yayınlanan bir şarkıydı,tabii ki new wave pop. bayan solist söylüyordu, grup değil münferit çalıştığını hatırlıyorum. şarkının adı innocent gibi bir şeydi, renkli renkli klibi vardı. çok müthiş sallamak olucak ama

laaayyyk tu miii
natink beri dıs laaayf

........ bilmemneee
...... innovcent

gibi bişeydi.

bu bilgiyle bulacak adama ilk doğacak erkek çocuğumu veririm.

sevgiler.
0
nickfallin
(19.12.11)
star tv 1990'da kuruldu. 90'ların sonu (98) olmasın o?
0
kibritsuyu
(19.12.11)
star tv idi, şimdi düşündüm de galatasaray da basket oynuyordum kolej sınavları için bırakacaktım, demek ki sene 90, ya da 91.
0
🌸nickfallin
(19.12.11)
salladığınız kısımlara uymuyor ama bir an aklıma enigma'nın "return to innocence"'i geldi.

youtu.be
0
animus
(19.12.11)
(7)

acemiden araba kullanma soruları ? volume 2

fuskiyenin oglu
1- dik bir yokuşta önümüzdeki araba durdu diyelim ve önümüzdeki araç ilerlemiyor ? ne yapmamız gerekir ? 2- el freni çekili iken vites değiştirilir mi ?3- yokuş aşağı 50 km ile inerken frenlerin tutmaması üzerine el frenini çekersek araba takla mı atar ?
1- dik bir yokuşta önümüzdeki araba durdu diyelim ve önümüzdeki araç ilerlemiyor ? ne yapmamız gerekir ?

2- el freni çekili iken vites değiştirilir mi ?

3- yokuş aşağı 50 km ile inerken frenlerin tutmaması üzerine el frenini çekersek araba takla mı atar ?
0
fuskiyenin oglu
(19.12.11)
1) vitesi boşa al, el frenini çek, keyfine bak.
2) kalkış esnasında olduğunu varsayıyorum, evet değiştirilir bir şey olmaz.
3) tecrübem yok, hep tırsmışımdır hareket halindeki aracın el frenini çekmeye :) ama takla atmaz ondan eminim. vitesi küçülterek motor frenini kullanmayı deneyebilirsiniz.
0
deliverance
(19.12.11)
1. sen de dur, yoksa arkadan çarparsın.
2. değiştirilir. birbiriyle hiç alakası olmayan iki sistem.
3. o hızda hayır, ama zaart diye çekersen, direksiyonu da kontrol edemezsen götünü kaydırabilir. hızlıyken o göt kaydırma hadisesi arabanın dengesini bozar, takla da atarsın.
0
kibritsuyu
(19.12.11)
1- debriyaj artı fren yapacaksın anlık bir duurmsa yoksa önceden de denildiği gibi vites boşa el freni

2- değiştirilir

3- birden çekme direksiyon hakimiyetini de yitirme
0
metehan01
(19.12.11)
1) yokuş aşagı mı gidiyorsun yokuş yukarı mı :)?
2) değiştirilir
3) el freninin insanları korkutmasının altında yatan sebep arka lastikleri hemen kilitlediğinin düşünülmesidir halbuki iyi derecelendirilmiş bir el freni belli bir noktaya kadar normal fren gibi çalışır ve sadece arka tekerlekleri sıkıştırır yani bisikletteki ön fren etkisini yaratıp arabanın arka tekerlerinin yerden kesilmesine sebep olmaz ama önceki yorumda dediği gibi tam çekip te arabanın arkadan kaymasına sebebiyet verirsen nihayetinde toplayamayıp takla ile sonuçlandırabilirsin. el hassasiyeti oluşması gerekir ve bunun sonucunda el freni ile arabanızı güvenli şekilde durdurabilirsiniz. araba ile ilgili temel sürüş yeteneklerini oturttuktan sonra bilen biri eşliğinde arabanızın ( kendi kullanacagınız araba olması önemli) el freni tepkilerini öğrenip uygulamanız gerektiğinde sizi hayatta tutan etkenlerden olacaktır.
0
okumayi sevmeyen okur
(19.12.11)
ilk iki soruya cevap verilmiş, ben 3 e cevap veriym:
takla atma olayını kim nasıl uydurdu bilmiyorum ama bir kaç kere daha duydum bunu. araç eğer direksiyon hakimiyeti kaybedeilmediyse takla atmaz. kaldı ki 30-40 km hızlarda el frenini çek direksiyonu da kır araç poposunu kaydırır. çok çok lastik "yakar"sın. ama acemiyken el freniyle oynamanı tavsiye etmem.
0
oz otto
(19.12.11)
1) Kornaya bas,selektör yak
2) Değiştirilir tabi ama gitmek için el frenini indirmeyi unutursan sonuçları hiç hoş olmaz.
3) Dik bir yokuşta 50km/H arabanın daha fazla tepki vermesine yol açar. Takla atmazsın ama arabanın götü atar. Toparlayamazsan spin atarsın ya da sağa sola vurabilirsin. Kısacası aracı öncelikle iyi tanıyor olmanız gerekir ve direksiyon hakimiyetini mutlak surette sağlamanız gerekir. Manuel arabalarda motor freni dedikleri bir sistem var öyle bir durumda onuda uygulayabilirsiniz.
0
skywalkeremre
(19.12.11)
3- yol düzse çekilir yoksa kontrol kaybedilir
0
yuto
(19.12.11)
(6)

soru-duyuru silinmesi

dieselsingle2
bir kıza nasıl siktir çekilir temalı bir soru sormuştum. 5 dk de silindi.aşağıdaki sebeplerden hangisi veya hangilerinden dolayı?----------------------------------------------------------Duyuru ve cevap kaldırılma sebepleriKan aranıyor duyuruları önemli seviyesine alınır, 5 gün sonra normal seviyeye
bir kıza nasıl siktir çekilir temalı bir soru sormuştum. 5 dk de silindi.
aşağıdaki sebeplerden hangisi veya hangilerinden dolayı?


----------------------------------------------------------


Duyuru ve cevap kaldırılma sebepleri

Kan aranıyor duyuruları önemli seviyesine alınır, 5 gün sonra normal seviyeye düşürülür. İhtiyaç sürüyorsa, yukarıda kalması için moderatörlere mesaj atabilirsiniz.
Sorunun cevabı olmayan "teşekkür ederim, eki eki" gibi alakasız cevapların tamamı,
Tartışma başlatıcı şeyler,
Her türlü hakaret, politik ve dini konular,
Satılık ilanlarında, içerik ve detay belirtilmeden sadece gittigidiyor gibi sitelere yönlenen linkler,
Bilet satışlarında (Tiyatro, konser, maç vb.) biletin gişe fiyatı ve satmak istediğiniz fiyat belirtilmemişse, karaborsa olabileceği için,
Ücret karşılığında ödev/tez yapmak ya da yaptırmak isteyen duyurular,
"Balığımı büyütün, kedime oy verin, hediye kazanmama yardım edin" içerikli duyurular,
Başlıklarda ilk harfleri büyük, duyuru metninde normal büyük harf kullanımı dışına çıkan ve okunmada zorluk teşkil edebileceğini düşündüğümüz tüm duyurular. Örneğin:
Başlığın tamamı büyük harf (TAMAMI BUYUK)
Bazı harfler büyük bazı harfler küçük (BuNuN GiBi)
Eksesif yanlış harf kullanımı (1337 5p34k)
Noktalama işaretlerini yanlış, eksik veya hiç kullanmamak.
Anlaşılmayacak derecede kötü bir dil bilgisiyle yazmak.
Gereksiz yere (örnek veya alıntı olmadığı halde) başka bir dilde yazmak.
İllegal duyurular/sorular/istekler vs. (Özellikle internet kullanıcıları için)
Sözlük içinde kalması gereken her türlü 'şey'
Duyuru içeriğinin bir parçası olmayacak şekilde başlığa yerleştirilmiş kelimeler (konuyla ilgisiz olarak dikkat çekme amacı taşıyan başlıklar) içeren duyurular kesin silinir ve hatta duyuru içeriğini net bir şekilde açıklamayan başlıklara sahip duyurular da silinebilir.
Forum benzeri içerik/kullanım. Forum tarzı duyurular, sorular ("hadi herkes messenger adresini paylaşsın" gibi mesela)
Her türlü crack/mp3/warez/program/film isteği,
compumaster'in emir buyurması üzerine "ya byle bisiii var hane soyle coooook guseell" şeklinde olan tüm duyuru ve cevaplar. Şirin sevmiyoruz biz, ciddi olun.
Seçilen nickin offensive olduğuna kanaat getirilirse (ki bu kanaat son derece keyfîdir) tüm cevapları/duyuruları ile uçurulur.
Ekşi Duyuru'nun ana sayfasında kalma isteğinden dolayı bir duyuruyu silip silip bir daha girenlerin önce duyuruları uçurulmaya başlar, sonra kullanıcı hesapları,
Aynı duyuru/soruyu gün içinde ya da her gün tekrar görmek rahatsız edici, siliyoruz.
0
dieselsingle2
(19.12.11)
küfürden olabilir.
0
baldur
(19.12.11)
verdiğiniz listede dördüncü sıra, ilk cümle: "her türlü hakaret"

evet küfürden dolayı.
0
kibritsuyu
(19.12.11)
"Sakıncalı görülen her şey silinebilir. TCK’ye aykırı ise daha bir silinir. Duyuru kaldırılma sebepleri için ayrıca şuraya gelin: (git: 6274)"

Küfür, argo vs. olduğu için silindi.
0
hollowlife
(19.12.11)
başlıklarda küfür yok, peki. cevaplarda siktir et diyebiliyor muyuz?
hakaretle uzaktan yakından alakası yok.

yeniden okudum. başlıklarda küfür yazılmaması ile ilgili bir şey göremedim?prntscr.com

küfürden kasıt nedir bir de onu öğrenebilir miyim?

soru şu şekildeydi: "bir kıza siktir çekmek isitiyorum. yani geri dönerse senindir dönmezse zaten hiç senin olmamıştır. bik bik.." başka bir yerinde anormal bir kelime yok idi

bonus: prntscr.com
0
🌸dieselsingle2
(19.12.11)
"bik bik" diye devam ettirmediğiniz kısımdaki "başkasını sikiyorum demek" kısmı gayet rahatsız edici görünüyor şahsen.
0
kibritsuyu
(19.12.11)
arkadaşlar gerçekten iyi çalışıyorlarmış. herkesin ahlakını kurtarmak, göz zevkini bozmamak adına o kadar duyurunun içinden yarı mecazi bir bölümü bulup; "ı, ıh bu olmaz, rahatsız oldum" diyebiliyorlarmış.

hani bi sürü kural koyuldu, kurallara uyun bari.
hakaret yok, kişiye küfür yok, satış yok, sakınca yok.
0
🌸dieselsingle2
(19.12.11)
(3)

[Gurme] çoban kavurma ile et sotenin farki ne?

ermanen
yoresine gore degisiyor mu? pek fark goremedim de..
yoresine gore degisiyor mu? pek fark goremedim de..
0
ermanen
(19.12.11)
çoban kavurma koyun/kuzu etinden olur. et sotede böyle bir sınır yoktur.

bi de bildiğim, et sotede soğanlar kıyılır, pembeleştirilir. çoban kavırmada kıyılmış soğan olmaz. kurban bayramında yapılan kavurmalar gibi olur. soğansız falan. kendi yağında.

tas kebabı da var mesela. ben de onu hiç anlamam et sote ne, tas kebabı ne.
0
kibritsuyu
(19.12.11)
Çoban kavurma yalnızca ince ince doğranmış soğan, karabiber ve kekikle kavrulur.
Et sote klasik soteleme işlemi olarak domates ve tercihe göre biber ile yapıır.
Tas kebabın nasıl yapıldığını bilmiyorum ama ana unsuru salça ve ağzınıza asla soğan gelmez.
0
Vicy89
(19.12.11)
bizde çoban kavurma; kendi yağıya kavrulmuş ve sadece tuz ekilmiş kuzu etinin üstüne sarımsaklı yoğurt dökülür. usulü de yufkaya dürüp yemektir.
et sote bildiğimiz et sote işte.
0
diyojenimtırak
(19.12.11)
(3)

the shining filminin 2 versiyonu falan mı var ?

laptop
benim izlediğimle intten baktığım görüntüler farklı gibi.aynı filmi 2 kere farklı olarak falan mı çekmişler? şimdi tekrar baktımda oyuncular değişik ,küçük çocuk adam falan.biri yardımcı olursa sevinirim
benim izlediğimle intten baktığım görüntüler farklı gibi.aynı filmi 2 kere farklı olarak falan mı çekmişler? şimdi tekrar baktımda oyuncular değişik ,küçük çocuk adam falan.biri yardımcı olursa sevinirim
0
laptop
(18.12.11)
119, 142, 146 şeklinde 3 versiyon var..Kubrick bildiğim kadarıyla ilk önce uzun şekliyle çekiyor ancak eleştirmenler beğenmiyor ve bazı sahneleri çıkartıyor..Ancak ben filmi, uzun 6, kısa şekliyle de 2-3 kez izlemiş biri olarak, uzun versiyonunu tekrar bulana kadar bekleyeceğim..

Fakat senin asıl bahsettiğin sanırım şu..Kubrick'in yaptığı da 1980 yılında..Stephen King bunu beğenmiyor ve The Shining adlı mini dizi yapıyor..1997 yılında..

Sen muhtemelen ona rastladın..
0
EasyTiger
(18.12.11)
97 yapımı bir dizi varmış kitaptan uyarlama ama film olarak kubrick'in shining'i var bi tek o da '80 yapımı.
0
eskiyemeftun
(18.12.11)
eser stephen king'e ait. 1980'de kubrick filmini çekti, jack nicholson'ın oynadığı.

sonra stephen king bunu beğenmemiş midir nedir, 1997'de kendisi bir daha çekti.
0
kibritsuyu
(18.12.11)
(2)

ziraat bankaları öğleden sonra kaçta açlıyor? şubeden şubeye değişiyor mu?

dereotu
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
dereotu
(16.12.11)
ankara'da 13:30'da açılıyorlar. başka şehirde farklı mıdır bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(16.12.11)
13.30 her yerde.
0
ete summer
(16.12.11)
(12)

çatalla kanat yemek

fatihby9
Millet gecenlerde istiklalde bi bucuk diye bi mekan varmis izgara kanatlari meshur iki kisi kanat yemeye gittik. Neyse kanatlar geldi ben hemen elle tutup yemeye basladim baktim arkadas çatalla iki gram eti ayirip kanadı oyle yemeye calisiyo. Acaba bendemi bi anormallik var yoksa catalla yiyen arkad
Millet gecenlerde istiklalde bi bucuk diye bi mekan varmis izgara kanatlari meshur iki kisi kanat yemeye gittik. Neyse kanatlar geldi ben hemen elle tutup yemeye basladim baktim arkadas çatalla iki gram eti ayirip kanadı oyle yemeye calisiyo. Acaba bendemi bi anormallik var yoksa catalla yiyen arkadastami?
0
fatihby9
(16.12.11)
sosyetik ciks bir yer değilse, yani etraftakiler ne der falan diye düşüneceğim bir ortam değilse kanat dediğin elle yenir zaten. kemiğini sıyıra sıyıra, eme eme yenir. ha gidip de ritz carlton'ın roofunda böyle yenmez. orada zaten kanat yenmez.
0
kibritsuyu
(16.12.11)
çatalla kanat mı yenirmiş
0
Bravefart
(16.12.11)
sen gayet normalsin. hatta sevdim seni.
0
amanda
(16.12.11)
normalde elle yenir zaten.
0
gozyakansakiz
(16.12.11)
arkadaşlığını gözden geçir derim. kanat lan zaten ufacık eti var çatalla mı yenir. mekan neresi olursa olsun elimle girişirim özellikle kanat'a
0
exodia
(16.12.11)
tavuk ve balık elle yenir.
0
neira
(16.12.11)
ben genelde bu tür şeyleri-balık vs dahil- 2 çatal kullanarak yerim. ha çok aç olursam ne kadar sosyetik olsa da elime peçete alır öyle yerim. elimin yağlanmasından hoşlanmadığım için.

ama kanat her türlü elle yenir, onu da peçeteyle tutarım
0
dieselsingle2
(16.12.11)
Bi-buçuk’ta kanatları elle (peçete ile tutarak) yerim. Şık bir yerde kanat ısmarlamam. Balığı (isterse hamsi olsun) evde bile çatal-bıçakla yerim. İkinizinki de normallik filan değil zevk meselesi.
0
SiyamkedisiZorro
(16.12.11)
cevaplar enteresan! kanat çatal bıçakla gayet de güzel yenir halbuki. ellerini yağa boğmaktan daha iyi. tabii karşındakiyle arandaki samimiyete göre elle de yersin. neticede karşındakinin yağlı yağlı parmaklarını görmekten hoşlanmayabilir insan. ama elle yenecekse peçeteyle fln tutulsa iyi olur. keyif meselesi..ikisi de normal..
0
jimicik
(16.12.11)
en fazla bir peçete ile tut. maksat elin yağlanmasın. ama elle ye. tedirgin tedirgin yeme bir de.
0
ground
(16.12.11)
sli
(16.12.11)
Sende anormallik var diye düşünüyorum. Genelde araplar elleri ile yemek yer medeniyete uzakmısın ellerinle halka açık ortamda yemek yiyiyorsun. Git evinde nerenle yersen ye.
0
deathoflife
(21.12.11)
(1)

k2 belgesi

croupier
merhaba, ticari araç kamyonetlerde alınması gereken k2 belgesi her kamyonet sahibi için gerekli mi? şirket adına mı olması gerekiyor yoksa şahsi binek araç olarak kullanımda da bulundurmak zorunlu mu bu belgeyi?
merhaba, ticari araç kamyonetlerde alınması gereken k2 belgesi her kamyonet sahibi için gerekli mi? şirket adına mı olması gerekiyor yoksa şahsi binek araç olarak kullanımda da bulundurmak zorunlu mu bu belgeyi?
0
croupier
(16.12.11)
şahıs veya şirket fark etmez. ticari amaçlı kullanımda kendi malınızı taşıyorsanız, mesela kuzey güney dizisinde tekinoğlu fırınının simitleri taşıyıp dağıttığı bi doblosu var. fırın ister tekinoğlu ltd. şti, olsun, ister sami tekinoğlu adına şahıs işletmesi olsun, o doblo için k2 belgesi almak gerekiyor.

ha ruhsatta kapalı kasa kamyonet yazan bir doblo alıp ortada işletme mişletme yok, kendiniz gezip tozmaya aldıysanız k2 falan almanıza gerek yok.

yanılıyorsam düzeltin.
0
kibritsuyu
(16.12.11)
(30)

duyuru etik ahlaki değerleri ve pasaport kayıt hakkı satışı

bonjurkes
ekşi duyurunun yeni etik ve ahlak vizyonu üzerinden gidersek pasaport kayıt hakları duyurularının da yasaklanması gerekiyor.Malumunuz, x kişisinin yurtdışına çıkıp bu hakkını y kişisine kullandırtması etik değil. E duyuru da etik olmayan şeylere karşı, o zaman bu da yasaklansın.İşbu duyuru ekşi duyu
ekşi duyurunun yeni etik ve ahlak vizyonu üzerinden gidersek pasaport kayıt hakları duyurularının da yasaklanması gerekiyor.

Malumunuz, x kişisinin yurtdışına çıkıp bu hakkını y kişisine kullandırtması etik değil. E duyuru da etik olmayan şeylere karşı, o zaman bu da yasaklansın.

İşbu duyuru ekşi duyurunun yeni etik ve ahlaki duyarlılığına farklı bir bakış açısı kazandırmak için açılmıştır. Pasaport hakkı alıp satanlarla, ya da ahlaksız ve etik olmayan işlem yapanlarla herhangi bir alıp veremediğim bulunmamaktadır.
0
bonjurkes
(15.12.11)
kötü niyetli yazılmamış bir ilan ama bence üyeliğini silecekler :)
0
dessy
(15.12.11)
ağzımdan aldın, derler ya aynen öyle oldu.
0
african rain
(15.12.11)
pasaport kayıt hakkını başkası için kullanmak etik dışı değil de bunu gelir haline getirmek pek etik değil. parayla satış ilanları yasaklanabilir.
0
el magico
(15.12.11)
adam haklı beyler
0
avkatbey
(15.12.11)
konu eksiduyuru etrafinda donuyor sanirsam ama ben yinede soylemek istiyorum,

pasaport hakkini satmakla, insan ustunde sucluluk hissetmemelidir. zira, yaptigi harekette suc teskil edicek durum yok.

devletin hakkini gasp ettigi olayda, bulunan aciktan gasp edilen hak alinmaktadir. yine kaldi ki bu devir olayi senede 1 oluyor.
0
kreider
(15.12.11)
bu yaygaranın gidişatı, iş/işçi arama ilanları dışında bütün maddi içerikli ilanların yasaklanması olacak, demedi demeyin.

onlar için de birçok platform var nasılsa, büyük sorun teşkil etmeyecek.
0
demcan
(15.12.11)
benzer örneklerle açıklayayım:

para karşılığı ehliyet sınavına kendisi yerine ehliyeti olan birisini sokmak. bize ne diyebiliriz. kendi ahlakı da diyebiliriz. zaten bizi ilgilendiren o değil, üçüncü kişiler. para karşılığı sınava başkasını sokup araba kullanmayı bilmeden ehliyet alan o adamın ezdiği yaya ne olacak? biz bu kural ile o yayayı koruyoruz. ödev ve tez için de durum aynı. belki kısa vadede kimseye zararı yok ama o ödevi kendi yapmadığı için öğrenemediği konuyu uygulamaya kalkıp uzun vadeli zararlar verebilir.

veya siz doktorluktan zerre kadar anlamayan adamın, para karşılığında bir doktorun diplomasını kiralayıp sizi muayene etmesini ister misiniz? diplomasını satılığa çıkaran, kiralayan doktorun ahlaksızlığı bizi ilgilendirmez. alanın ahlaksızlığı, vicdanı falan da ilgilendirmez. bizi ilgilendiren şey, o sahte doktorun muayene edeceği hastalardır.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
o zaman seks konularını da yasaklayalım?

Bir çift, işte biz seviştik böyle böyle oldu, ya da biz sevişmek istiyoruz ama heyecanlıyız tarzı bir duyurudan sonra, ya korunmasız ilişkiye girip hamile kalırsa ne olacak?

Bu durumda bebeği korumanız gerekiyor aynı mantıkla.
0
🌸bonjurkes
(15.12.11)
o zaman çeviriler de yasaklanmalı.
0
dessy
(15.12.11)
az kaldı az, ikna edeceksiniz herkesi bütün paralı duyuruları yasaklamak konusunda, ha gayret.

bu da "aynı mantık"la. hangi mantıksa o.

parayla ödev yaptırmayı, tedbirsizlikten hamile kalmayı ve yurtdışından gelen telefonları pasaporta kaydettimeyi aynı potada eritebildiğiniz sürece, bence de hepsi yasaklansın. hiç değmez.
0
demcan
(15.12.11)
Lütfen neleri kıyasladığınızı iyi düşünün. Bu bir eleştiri değil, bir rica.
0
sourlemonade
(15.12.11)
iyi de arkadaş alan razı satan razı. ortada etik olmayan bi durum yok. talebi de mevcut sonuçta. kibritsuyu da bi örnek vermiş ama alakasını çözemedim. bu duyuruların ve sonuçlarının üçüncü bi kişiye zararı yok sonuçta. aldatmak da etik değil, kız sevgilisinin facebook mesajlarını okumuş o da etik değil. napalım yasaklayalım mı?
0
elorelia
(15.12.11)
Kendi alanım için söyleyeyim ben de:

Hukuki yardım istemek de etik değil, ahlaki değil, ayrıca yasal da değil. ''Akademik hırsızlık'' dediğiniz/zannettiğiniz şeye göre de çok daha büyük bir problem. Onları da yasaklayın o halde. Hatta bu kafayla siteyi kapatın gidin.

Bir de hazır komik duruma düşmüşken sizinle alay edenlerin cevaplarını da silin. Eleştiri kaldırabilecek olgunluğunuz yok zira. Cevabı silince o insanların da yok olduğunu falan mı zannediyorsunuz nedir?
0
terelelli
(15.12.11)
kıyasladığımız şeyler : ahlak ve etik.

Tarihte ucu en açık, kişisine göre değişebilecek şeyleri sebep göstererek bazı kararlar alınıyor.

Herkesin ahlak ve etik değerleri kendinedir, bu da demektir ki, moderatörler burada belli kuralları takip etmenin yanı sıra kendi kararlarını da verecekler.

Yok kaçak ehliyet konusu bana gayet saçma geldi ama başkasına göre etik ahlak vs
0
🌸bonjurkes
(15.12.11)
@elorelia: Alandan ve satandan çok o diplomanın asıl etkileyebileceği kişileri düşünün lütfen.
0
sourlemonade
(15.12.11)
bence ahlaksız filan değil. ayrıca bir şeyi tamamen farklı durumlara benzeterek savunmakta çok saçma. bu telefonu pasaportla kayıt ettirme olayında sabit bir fiyat veya pazar olmaması bir yamuk görülmesini engelliyor.

tamamen masumane bir olay. elinizde kullanmadığınız bir kalemi nakte ceviriyorsunuz. yukarıdaki benzetmeleri destekleyenler bunları da desteklesin o zaman. evinizi kiraya vermeyin. bankadan kredi çekmeyin.
0
tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
(15.12.11)
Burada sözü edilen anlamda akademik etik çok da ucu açık bir konu değil. Bir yasak koyulması tabii ki iyi bir şey değil ama burası bu tür işlere alet olmaya çok uygun bir site ve yapılması gereken yapıldı.
0
sourlemonade
(15.12.11)
başka örnek:

durum 1: ben inşaat mühendisliği öğrencisiyim. bitirme tezimi yazdım, mezun oldum mühendis çıktım. ingiliz bir mühendis tezimle ilgilendi, ingilizcesini istedi. ama ingilizce bilmyiorum. bilmek zorunda da değilim. türkçe eğitim veren bir okuldan mezu olmuşum. ben bu ingiliz mühendise tezimi okutmak istiyorum, parasını verir, ingilizceye çevirttim ki okusun anlasın. ingilizce bilmiyorum, bilmem de gerekmiyor, çünkü türkiye'de çalışacağım.

durum 2: ben inşaat mühendisliği öğrencisiyim. hiçbir derse girmedim, devam zorunlulşuğu yoktu. sınavlara para karşılığı başkasını soktur, yakalanmadım oh. ödevleri de aynen başkasına yaptırdım parasını vererek. bitirme tezimi de yine parayla (bu biraz pahalı oldu) başkasına yazdırdım ve mezun oldum, inşaat mühendisi çıktım. şimdi hiç girmediğim ders ve sınavlarda öğretilen bilgilerle, alakam bile olmayan ödev ve tezimle, kısacası para karşılığı aldığım diplomamla bina dikeceğim, içinde insanlar oturacak.

bu iki duruma aynı diyorsanız tekrar düşünün ve cosmicstring'in de dediği gibi neyi karşılaştırdığına dikkat edin. mühendis yerine doktor, avukat falan da koyabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
@cosmicstring hangi diplomadan bahsediyosunuz? kibritsuyunun örneğini diyosanız ben o örnekle pasaport kaydı alakasız dedim. o durumla bu durum çok farklı.
0
elorelia
(15.12.11)
@elorelia: Ben yanlış anlayıp parayla tez yapan ve yaptırana çekmişim. Özür dilerim. Tabii ki pasaportla ilgisi yok.
0
sourlemonade
(15.12.11)
başka örnek 1 : parayla tercüme yapan kişi ingilzceye çevirdiği tezi başkasına parayla sattı ya da beleşe verdi.

O zaman tez tercümelerini yasaklayalım ?
0
🌸bonjurkes
(15.12.11)
Biri parayla ödev yaptırıyorsa o ödev kurtarma ödevi gibi, sonucu belirleyen bir ödevdir. Projeler de öyle. Tez yazımı zaten kişiye doğrudan yüksek lisans veya doktora diploması getirir. Burada ihtimaller yok. Sonuç size doğrudan bir şey sağlıyor.

İhtimallere bakarsanız (ki çevirenin çevirdiği şeyi birine satması da bir ihtimal) işin sonu gelmez. İhtimaller üzerinden yasakçılık yapmanın sonu gelmez. Burada yapılan da o değil. Öyle bir yer olsaydı zaten kimse kendi rızasıyla burada bulunmazdı.
0
sourlemonade
(15.12.11)
Burada yapılan ihtimaldir. Yok ehliyet sınavına girecek biri yerine başkası girecek de sınavı kazanacak sonra trafiğe çıkacak insanlara çarpacak adamları öldürecek.

Bu ihtimal değil midir? Hatta varsayım?
0
🌸bonjurkes
(15.12.11)
Diploma ve ehliyet ihtimal değildir. Biri size meslekte, diğeri trafikte söz hakkı verir. Burada yasaklanan o söz hakkının haksız olarak alınması.
0
sourlemonade
(15.12.11)
kibritsuyu'ndan alıntı

para karşılığı ehliyet sınavına kendisi yerine ehliyeti olan birisini sokmak. bize ne diyebiliriz. kendi ahlakı da diyebiliriz. zaten bizi ilgilendiren o değil, üçüncü kişiler. para karşılığı sınava başkasını sokup araba kullanmayı bilmeden ehliyet alan o adamın ezdiği yaya ne olacak? biz bu kural ile o yayayı koruyoruz. ödev ve tez için de durum aynı. belki kısa vadede kimseye zararı yok ama o ödevi kendi yapmadığı için öğrenemediği konuyu uygulamaya kalkıp uzun vadeli zararlar verebilir.


Buna ihtimal ya da varsayım değil diyen çıkacak mı peki? Daha en baştan gösterilen sebep varsayım.
0
🌸bonjurkes
(15.12.11)
ekşiduyuru gibi büyük bir platformu yönetebilmek çok zor olsa gelsek. bu konuda gerçekten sabır diliyorum size :) eminim bizlerin bilmediği daha bir çok konuda kafa yoruyorsunuzdur, 7/24 nette olmaya çalışmak da zor tabii.

ancak sanırım sadece neyin etik olup olmadığından ziyade postların/cevapların veya üyeliklerin nedenini tahmin bile edemeden silinmesi de büyük bir birikime sebep oluyor. elbette forumun da kriterleri var ancak mesela +18'lik bir soruyu bile rahatça soramıyor insanlar diye anlıyorum bazen; kaldı ki bazı konuları hepimiz en yakınımıza bile soramıyoruz. örnek olarak veriyorum. +18 konusu da tamamen bir örnektir.

bir konunun etik olup olmaması da değişkenlik gösterir. bana göre vakit sıkışıklığından dolayı ödevini yaptırmak isteyen ve ek paraya ihtiyacı olduğu için bu görevi üstlenmeyi sağlayan ilanların silinmesi etik değil. konu madem vatana millete bilinçli öğrenciler kazandırmaksa o zaman ücretsiz ödev yardımını da silmelisiniz ya da 'bugün okula/dershaneye/fakülteye gidemiyorum, çok içmişim, ne yalan söyleyebilirim?' tarzı duyuraları da silmeniz gerekir. bunun ucu gelmez. burada hiçbirimiz mükemmel insanlar değiliz. hepimiz kopya çektik, kopya taktikleri sorduk, işten kaytarmak için bahaneler ürettik, yeri geldi ailemize, yakın arkadaşımıza, patronumuza, öğretmenimize yalanlar attık. hepsini burada, bu forumda paylaştık ve yine buradan akıl aldık. neye göre ve kime göre belirleniyor bu etiklik ben de onu anlamıyorum.
0
dessy
(15.12.11)
neler dönmüs neler

bonjurkes etik nedir????felsefik bir giris yapiyim dedim...

"Malumunuz, x kişisinin yurtdışına çıkıp bu hakkını y kişisine kullandırtması etik değil. E duyuru da etik olmayan şeylere karşı, o zaman bu da yasaklansın."
demissin,bence etik.

onun disinda hayvan verilik ilanlari oluyor da ,satilik ilanlari neden yasakli onu tam anlayamiyorum,cok da sallamiyorum.

hayvan satisi illegal degil,etik degerlerden ya da bunu rant a cevirmek isteyenlerden dolayi yasaklanmis olabilir,hadi o yasak.ben simdi kurban bayramindan önce "kurban a 4. araniyo " diye ilan versem?

yani etik degerleri belirleyen ne?hayvan satisi etik degil ama kurban icin hayvan satin almak etik?hatta onun bogazini kesip öldürüp yemek etik mi?

etik degerler sinirlari olmayan ,farazi ve kisilerin kendinde biten degerlerdir.

bence legal oldugu sürece hersey rahat olmali ,özellikle burada...

kisisel görüsüm budur.
0
serabetan
(15.12.11)
bu sayfadaki yazilarin hepsini okudum ve mahmut, sen haksizsin ibne.
0
mistreated
(15.12.11)
pasaport kayıt hakkını başkasına kullandırtmak etikse, yani babanın pasaportuyla kendine telefon kaydediyorsan, bu hakkı tanımadığın 3.kişilere satmak bal gibi etik.
ancak devletten vergi kaçırılmış olması gibi bi sorun var.
telefon kişisel kullanım için getiriyorsa zaten problem yok, kendi pasaportuna kaydeder kullanır canının istediği gibi.
ikinci bi telefonu yurtdışından uygun fiyata alıp, hatta aldığın ülkeden çıkarken ben turistim burda deyerekten ödemiş olduğun ücretin yaklaşık %20 sini geri alıp, aynı telefonu türkiyede kişisel kullanım içinmiş gibi gösterip (vergi ödemeden) sağlam bi karla satmak. işte bu pek etik bi davranış değil. tabi burda devletin koyduğu aynı pasaporta 2 yılda sadece 1 tane telefon kaydedebilirsin yasası da eleştirilmeyi fazlasıyla hakediyor.
0
pesrev
(23.12.11)
Hey durun, psikolog olarak diyim ki tez yasaklayın psikolojik soruları. Çünkü çoğu zaman yanlış yönledirmeler yapıyor işi bizler gibi bilmeyenler. VE yanlış yönlendirilen insanın hayatı ne ölçüde değişebilir bir düşünsenize? Öyle pasaporta çeviriye ödeve benzemez bu..

Çk çk çk
0
jesterdvine
(23.12.11)
(23)

Ekşi Duyuru'ya neler oluyor

kimlanbu
Noluyor yahu sıkı yönetim mi ilan edildi, onu yazma o yasak bu yasak. Bu ne lan ?Hadi burayı sıkıntıya sokacak şeyleri anlarım, hadi garbage cevapları da anlarım da ayarı kaçtı son zamanlarda. @kobuzchu kiz'ın yukarıda sabitlenen "Bilet satışı ve ödev/tez duyuruları hakkında" duyurusuna da değinmek
Noluyor yahu sıkı yönetim mi ilan edildi, onu yazma o yasak bu yasak. Bu ne lan ?

Hadi burayı sıkıntıya sokacak şeyleri anlarım, hadi garbage cevapları da anlarım da ayarı kaçtı son zamanlarda.

@kobuzchu kiz'ın yukarıda sabitlenen "Bilet satışı ve ödev/tez duyuruları hakkında" duyurusuna da değinmek istiyorum.

Bilet olayı tamam da ücretiyle iş yaptırmak isteyen adam niye yazamasın bunu ? Niteliklerini belirtip birilerinin işini hızlandırmak isteyenler niye yazamasın ? Burada yumurtası kapıya dayanmış kaç kişiye ücretli/ücretsiz yardım ettim sayısını unuttum.

ota ***a sinirlenen birisi değilim hatta sinirlerimi aldırmış birisiyim ama nedir bu kararların sebebi ? Dağa küseceğim o olacak.

edit : minik sansür eklendi.
0
kimlanbu
(15.12.11)
moderasyon canı sıkıldığından kendine ekstra iş çıkarıyor bence. bilet satışını anlıyoruz hadi karaborsadan dolayı lakin ödev/tez olayını anlayabilmiş değilim. yakında ikinci el satışlarda piyasa fiyatını da yazmak zorunluluğu getirilecek bu gidişle. eğer alış/satış gibi bir kategori varsa bu sitede bu tarz kısıtlamalar anlamsız kaçıyor.
0
alan shearer
(15.12.11)
ödevlerinizi kendiniz yapın, tezlerinizi başkalarına yazdırmayın, demek istiyorlar sanırım.
0
african rain
(15.12.11)
Baskasinin adina odev ya da tez yapmayi etik mi buluyorsunuz?
0
yilmazyildirim
(15.12.11)
bana soruyorsan ben asla bulmuyorum -da moderasyonun da buna karışmaya hakkı var mı bilemedim şimdi.
0
african rain
(15.12.11)
@yilmazyildirim: moderasyon duyuruyu acan kisi hakkinda karar verip, "odevlerinizi kendiniz yapin, o daha faydali" mi demek istiyor? birakalim da buna duyuruyu acan karar versin bence.
0
alan shearer
(15.12.11)
@yilmazyildirim, Parasıyla iş yapmanın nesi mantıksız ? Adam parasını verdikten sonra programını da yazarım, devresini de kurarım, raporunu da hazırlarım. Etik mi dersen bir nebze anlardım da o da bir nebze.

Forum havası diye silinmezse soru iyidir. Paranoyak oldum.
0
🌸kimlanbu
(15.12.11)
Maliye vergilendirmiş kazanç kutsaldır yazılı kağıtları camlarına atıp atıp kaçıyormuş. herhangi bir şeyin satışı için başlık açılabiliniyorsa ödev de yaptırılabilir.

sanırım buradaki çentik ödevin tezin başkalarının yapmaması gereken şeyler olmasından oluşuyor da bundan moderatöre ne. o tez, ödev sahibinin kendi etik anlayışıdır.


ayrıca bok sansürlenecek bir kelime değildir, olmamalıdır. bok sansürlenecek bir kelimeyse duyuru boka batmış* demekdir.

*boka batmak: deyim, kötü duruma düşmek.
0
hewit
(15.12.11)
ödeve veya teze yardım aranabilir, ücretli veya ücretsiz yardım edilebilir. lakin bir ödevin veya tezin tamamının ücret karşılığında bir başkasına yaptırılıp, para karşılığı mezun olunması etik ve ahlaki bir durum değildir. ekşi duyuru da bu etik ve ahlaki olmayan duruma aracı olmak istememektedir. yeri geldiğinde "vay intihal yapmış, çalmış çırpmış" diyoruz, yeri geldiğinde "bu ne biçim mühendis, nasıl mezun olmuş bak 4 büyüklüğünde depremde yaptığı bine çöktü" diyoruz. e bu adamın parasını verip ödev/tez yaptırarak hiçbir şey öğrenmeden parayla mühendis olmasına da aracı olmak istemiyoruz.

parasını verip iş yaptırmakla, kendi yapması gereken, bilgi ve tecrübe gerektiren işleri parasıyla yaptırıp, kendisi hiçbir şey öğrenmeden, parayla meslek sahibi olmasın istiyoruz.

ehliyet sınavına parayla başkasını sokup ehliyet aldıktan sonra gelip beni ezmesin, tıp fakültesi sınavlarına parayla doktor emmoğlunu sokup mezun olduktan sonra bana yanlış teşhis koymasın istiyoruz. bunlar para karşılığı iş yaptırmak değildir.

kendi etik anlayışıdır da, biz bu etik olmayan davranışa aracı olmak istemiyoruz.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
madem konu etik ve ahlaki, o zaman ilişki sorularına da aynı muamele uygulansın. Burada, ben napayım a dostlar hatundan hoşlanıyorum diyen soruları, ya da sevgilim beni aldattı napayım sorularını da silin o zaman. Etik ve ahlaki değil çünkü, sonuçta asıl ahlaklı olan, evlenmek ve evlendikten sonra çocuk yapmaktır.

İşin içine etik ve ahlak katarsanız çok fazla şeyi sorgulamanız gerekir bence
0
bonjurkes
(15.12.11)
kibritsuyu sen mi siliyosun yoksa duyuruları ? herkese açıklamaya yapıyosunda gözümden kaçmıyo değil :D
0
semson
(15.12.11)
1. cevapsız kalıp kafanızdan sebep uydurmayın diye gönüllü olarak açıklama yapma işini üstlendim. zira cevap alamayınca ne moderatörlerin teröristliğini bırakıyorsunuz, ne ipneliğimiz kalıyor, ne tecavüzcülüğümüz.

2. evet bir kısmını da ben siliyorum.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
o halde çok sık karşılaştığımız 60 sayfalık akademik çeviriler de etik olmamalı, değil mi, ya da bir sürü başka örnek?
0
african rain
(15.12.11)
etik, ahlak falan anlıyorum da şu var bir de; Para karşılığı yurt dışından getirilen telefonu işletmek için pasaport aramak, pasaport'unu bu yöntemle pazarlamak, şengen alabilmek için maaşı yüksek göstermeyi acaba elçilik yer mi benzeri sormak bunlar mı ahlaki?

sadece bu duyurunun bikaç tane üstüne ve altına bakındım bunları buldum. önemli olan "etik ve ahlaki" olup olmamak değil, bu etiğin "kimin ahlaki" olduğudur.
0
hınzırpaşa
(15.12.11)
benzer örneklerle açıklayayım:

para karşılığı ehliyet sınavına kendisi yerine ehliyeti olan birisini sokmak. bize ne diyebiliriz. kendi ahlakı da diyebiliriz. zaten bizi ilgilendiren o değil, üçüncü kişiler. para karşılığı sınava başkasını sokup araba kullanmayı bilmeden ehliyet alan o adamın ezdiği yaya ne olacak? biz bu kural ile o yayayı koruyoruz. ödev ve tez için de durum aynı. belki kısa vadede kimseye zararı yok ama o ödevi kendi yapmadığı için öğrenemediği konuyu uygulamaya kalkıp uzun vadeli zararlar verebilir.

veya siz doktorluktan zerre kadar anlamayan adamın, para karşılığında bir doktorun diplomasını kiralayıp sizi muayene etmesini ister misiniz? diplomasını satılığa çıkaran, kiralayan doktorun ahlaksızlığı bizi ilgilendirmez. alanın ahlaksızlığı, vicdanı falan da ilgilendirmez. bizi ilgilendiren şey, o sahte doktorun muayene edeceği hastalardır.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
Akademik etikle ilgili olan kısmı doğrudan beni de bağlıyor çünkü bunu ben önerdim.

Başkasına yaptırılan ödevlerle ders geçmek, mezun olmak, başkasına yaptırılan tezlerle yüksek lisans, doktora bitirmek size mantıklı geliyorsa oturup bir düşünün. Bu düzenbazlık sonucunda bir ünvan, bir diploma alıyorlar, iş ve söz hakları oluyor. Böyle insanlara bir işiniz düşse, bu düzenbazlara, ahlaksızlara güvenebilir misiniz? Bunun düzenbazlık, ahlaksızlık olmadığını savunan olursa, mantıklı bir argüman öne sürebilirse sevinirim.

Sonuçlarını düşünürseniz akademik ahlaksızlığın yanında karaborsa minik şirin bir kedicik gibi kalıyor.

Duyuru'daki aklıselim sahibi kişiler bile bu şekilde düşünebiliyorsa toplumumuzda zaten bu tür işlerin önünü alamayız. Yeni kuralla tek yapılan bu ahlaksızlığa Duyuru'nun alet olmasını engellemek. Bu vesileyle yönetime hassasiyetleri için tekrar teşekkür ederim.
0
sourlemonade
(15.12.11)
@elxa: Beni anladığınızı biliyorum. Duyuru'nun bu ahlaksızlığa sebebi ne olursa olsun ortak olmaması bence önemli. Sebepler diplomayı alınca geçer. Sonra sonuçlar başlar ve bazıları hiç hoş olmaz.
0
sourlemonade
(15.12.11)
bonjurkes, ahlaki olup olmadığını yorumlayarak ilişki sorularını da değerlendirin o zaman demiş. ancak buna katılmıyorum. evet bir üçgen ilişki belki o kişilerden birinin ölümüne bile neden olabilecektir. ama tam aksine o kişi mevcut eşinden ayrılıp yeni eşi ile daha mutlu olabilecektir. bunu bilmek veya takip etmek mümkün değil. burada durumun etik veya ahlaki olarak tartışılması da yanlış olur. şunun için ahlaki olan benim için ahlaki olmayabilir.
ama sosyal yaşantının genel kurallarına göre "çalmak" -hırsızlar dışında- kimse için "ahlaki" değildir. bu nedenle kibritsuyu'nun "ödev yaptırmak isteyene aracılık etmeyiz" demesi mantıklı.
ha o zaman yukarıda bahsettiğim üçgende "pezevenklik" mi yapıyorlar?! dedim ya belki bazınıza göre evet. bazını bu şekildeki metinleri okuduğunda "töbe töbe" diyor olabilir bazınız ise "ben de aynı üçgende kalmıştım" diyerek elinden gelen en ciddi yardımı yapmaya çalışıyor olabilir.
ama kimse "aa yazık ödev yapıp mezun olacak dur yardım edeyim de adam hiç bilmediği bir konuda ödevini versin ve mezun olup işini kursun" demeyecektir. demeyi düşünen varsa da demesin zaten.

sözlerim bonjurkes'e değil onun ortaya attığı fikredir.
0
ben smyrna
(15.12.11)
Sorun burada neyin etik olup neyin olmadığına kimin karar verecek olması. etik standartlar mı var benim bilmediğim yoksa moderatörlerin etik görüşü mü?
siteyi ve kullanıcıları yasalar karşısında zorda bırakacak duyurular silinsin bu tamam, ama diğer konularıda yasaklamaya başlanırsa bunun sonu gelmez. bütün yasaklar başlangıçta iyi niyetli olarak başlar sonra sıkıyönetime kadar gider. bu tarihte de hep böyle olmuştur. bu ödev/tez konusunda ki etik hassasiyetinizi diğer konularda da gösterebilecek misiniz? yoksa tüm hassasiyetiniz bu ödev konusu mu? yok değilse diğer gelecek yeni yasaklar hangileri?
Yolda para buldum, ne alsam diye sorsa birisi, buna cevap olarak git bakkaldan bira al diyen kişinin cevabı silinecek mi mesela? etikse bu da etik..
o yüzden tehlike yasaklar başladı mı sonu gelmez. bence bu karar yeniden düşünülmeli.. (bilet konusu çok doğru, karaborsacılık çok net tanımlanmış bir yasal cezası olan bir suçtur.)
0
gaia
(16.12.11)
niyeyse herkes "bize ahlaksız gelen her duyuruyu sileceğiz" dediğimizi zannetti. öyle zannetti ki "size ahlaksız gelen ne, siz ne hakla buna karar verirsiniz" diye tepkiler veriyorsunuz.

"etik standartlar" demişsiniz. evet çok net etik standartlar vardır. biz de zaten bu çok net etik standartların dışında kalan duyuruların yasak olduğunu söylüyoruz.

konu hakkında hiçbir şey bilmediği için para karşılığı ödevini, tezini yaptırıp bu ödevle konu ile ilgili hiçbir bilgisi olmadan okuldan mezun olup meslek sahibi olan adamın yaptığı şey etik değildir.

araba kullanmayı bilmediği halde parayla yerine araba kullanmayı iyi bilen birini sokup ehliyet alan birinin yaptığı da etik değildir.

kendisi sağlıklı olmadığı halde, sağlıklı olmasının çok önemli olduğu bir iş başvurusuna rüşvetle, parayla bir şekilde "sağlıklıdır" raporu alıp hasta haliyle o işe giren adamın yaptığı da etik değildir.

bedava aids testi yaptırabilmek için kızılay'a kan bağışlayan adamın yaptığı da etik değildir. ("aids miyim nasıl öğrenirim" diye soran adama "kızılay'a bağışla onlar test yapar, aids'sen söyler" diye cevap veren adamın cevabını da sileriz)

inşaatı ucuza getirmek için demirden çimentodan çalan adamın yaptığı da etik değildir. ("inşaat yapıcam ama maliyetler çok, nasıl azaltayım" diye soran adama, "demiri azalt kumu denizden çek" diye cevap veren adamın cevabını da sileriz)

yani biraz düşünürseniz neyin çok net bir şekilde etik ve ahlaklı olup olmadığını anlayabilirsiniz. maksadımız ahlak bekçiliği yapıp hoşumuza gitmeyen duyuruları silmek değildir.
0
kibritsuyu
(16.12.11)
örnekleri abartayım:

porno izlemek isteyen adamın duyurusu silinmez. "vay ahlaksıza bak porno soruyor" demeyiz. ama çocuk pornosu izlemek isteyen adamın duyurusu silinir. buna "vay ahlaksız" deriz. kimse de "size ne adamın tercihinde, belki pedo seviyordur" diye savunamaz bu adamı.

cinsel istek duyduğu kızla ilgili soru soran adamın sorusu silinmez. "vay ahlaksız evlenmeden zina yapacak" demeyiz. ama cinsel istek duyduğu kız 12 yaşındaysa ve bunu belirtmişse bu silinir. "size ne, kime isterse ilgi duyar" diye savunulmaz.

belirtmemişse elbette bilemeyiz, her türlü gönül işi sorusunda "yaz bakalım tarafların yaşını da bi bakalım" da diyemeyiz. ama tespit edilebilir durumdaysa, istismar olduğu açıksa, bunların etik ve ahlaki olmayan durumlar olduğu konusunda hemfikir olduğumuzu umuyorum.
0
kibritsuyu
(16.12.11)
Kiritsuyu'nun örnek üzerinden giderek etik'in standartlarına hakim olduklarını gösterme denemesini gereksiz buluyorum. Dünyada yaşanabilecek her ihtimal için bir şey demedikçe, ya da o etik'in standardının kendisini kelimelere dökemedikçe ne bir sonu var bu denemelernin, ne de bir yararı.

kaldı ki o bahsettiği aids'li olup olmadığını öğrenmek için kızılay'a kan verecek adam'lı örnekte, adam aids değil ise, yönetim duyuruyu silerek bir kişinin hayatına kast etmiş olabilir. Haddinize mi düşmüş, sırf aids testi için kan veren adamı yargılamak? adam aids değilse boru gibi kan bağışı yapmış oluyor. kaldı ki bir aids testi'nin maliyetinden haberiniz var mı? adam'ın buna verece parası olmayabilir mi?

"Ben çok etik'im" duruşu, var oluşu gereği binlerce bu tip açmazlara gebedir. tek bir örnekteki açık ile sonsuz senaryo yazılabilirken, örneklerce ben etik standardına hakim'im demek abes'in tanımı olsa gerek. Benzer amaçla ilk yazdığım şeyde "etik olması önemli değil, kimin etiği olduğu önemli" benzeri şeyler söyledim.

Duyuru yönetimi, bu ülkedeki çok fazla yönetimle aynı mantalite'yi paylaşarak; "kural bu kardeşim beğenmiyorsan yazma" (biz sözlük klasiği) diyor, kabul edelim yine seviyesi ortalamanın üzerinde ki, burada bunu konuşabiliyoruz. Ben bu yöneticilerin hiçbirini tanımayarak, en küçük dernekten, en büyük şirkete kadar çok fazla yerde rastlayabileceğiniz bir refleksin varlığını hissettim.

Bir şekilde elde ettikleri "Yönetme Hakkı" onları kendilerine daha güçlü, daha bilgili gösteriyor. Burada yönetici olmak bile esasında bir lütuf, ek iş değil kendini gerçekleştirme projesi. yöneten olarak, yönetilenden daha az etik, daha az zeki, daha az tecrübeli olamaz, öyle olsa idi, siz yöneten olurdunuz, ağlamayın. o zaman etik de biziz, kural da biziz, beğenmeyen de kendi duyurusunu kurabilir.
0
hınzırpaşa
(16.12.11)
ya okumaya üşeniyorsunuz, ya anlamamakta ısrar ediyorsunuz. son kez anlatacağım, bir daha da cevap vermeyeceğim.

etik kurallara ne kadar hakim olduğumuzu göstermek için yazmadım onları. "herkese göre değişen ahlak kriteri, kiminin ahlaksız bulup kiminin normal bulduğu durumlar" var, bir de "ahlaksız olduğu herkes tarafından kabul edilmiş, ahlaksız olduğu su götürmeyen durumlar" var. ısrarla "ya şöyle olsa onu da siler misiniz, ya böyle olsa o da yasak mı" diye zorlama zorlama örnekler bulmak için isilik döktünüz de ben bu ikisinin farkını görün diye abartılı örnekler verdim.

çocuk pornosunu veya parası yok diye aids testini kan bağışlayarak yapan adamın yaptığını ahlaklı buluyorsanız ben size hiçbir şey demiyorum. ha bulabilirsiniz, o da sizin ahlak anlayışınızdır, yargılamayız. ama bu sitede de buna müsaade etmeyiz. yani yargılamıyoruz, gitsin ne ahlaksızlığı varsa yapsın. ilk mesajımda dediğim gibi, "BİZ BU AHLAKSIZLIĞA ARACI OLMAK İSTEMİYORUZ". yargıladığımız falan yok yani. ahlaksızlığını bizim aracılığımızla yapmasın istiyoruz bu kadar basit. çocuk pornosu mu izler ne yaparsa yapsın, gelip burada yapmasın, bize ne? izleyeceği şeyi burada aramasın. anladınız?
0
kibritsuyu
(16.12.11)
Tartışmaya "etik" diye başlamak başlı başına bir ham'lık göstergesi. İnternet üzerinden yayın yapan her site gibi, burası da sınırsız özgürlük vaat etmiyor, farkındayız, yaradan o kadar zekayı esirgememiş şükürler olsun. Burada çocuk pornosu yasaklanacaksa, bu "etik olmadığı" için olmamalı, elxa'nın da söylediği gibi istismar ve kanunen suç olduğu için olmalı. söze etik diye girerse insan, işte böyle çıkamaz içinden.

Her özel ve tüzel kişiyi bağlayan kanunlar sizleri de bağlıyor, çok şükür o kadar zekamız var. yasalar ile çizeceğiniz sınırlar sizlerin istediği için koyduğu değil, koymazsa var olamayacağı sınırlar olacaktır. bunu da anlıyoruz, şükür bu kadar da mal değiliz. Bu temellendirmenizi "etik" gibi muğlak bir sözcük ile yapmayı tercih ederseniz, bu sizin yönetsel yetersizliğinize işarettir. En saçma bulduğum yasalara dayanan yasaklara dahi toleransım olabilir, yasağı esasında siz koymadığınız için direkt olarak sorumlusu değilsinizdir. Ne zaman ki "etik" gibi kavramdan yola çıkıp, kendi kriterleriniz ile yasaklar koymaya kalkarsınız, buralara takılan bir sürü insan için nefret objesi olan "ahlak bekçisi" pozisyonuna düşersiniz. keyfinizin kahyasından başka bir ölçütünüz de olmaz haliyle. bu da tebrik edilecek bir şey gerçekten alkışlıyorum.

Sade ve sadece bu sitede yöneticilik yapmaya öyle ya da böyle hak kazandığınız için canınızın istediği hususlarda "BİZ BU AHLAKSIZLIĞA ARACI OLMAK İSTEMİYORUZ" deme lüksünü kendinizde görememeniz gerekmekte. yönetsel sorumluluğunuz, mükemmel olmadığınız gerçeği ile birleşmeli. buradaki belki onlarca, belki binlerce kullanıcının sizin ahlak kurallarınıza göre var olması ya da gitmesi, yapacağını başka yerde yapması talebi olgun olamayışlık, yerini hazmedememe olarak kabul görür nazarımda.

son diyeceğim şey de, sadece aids testi için kızılay'a kan vermeyi normal kabul etmeyi yargılamıyoruz denmiş, hem bu eylemi "etik" olmadığı için yasak ilan edip hem de yargılamamayı nasıl başarıyorsunuz? ortada bir yargı ya da yargılama yok ise bu kararı nasıl aldınız? bal gibi de yargılıyorsunuz, hüküm veriyorsunuz, yasaklıyorsunuz. maşallah yasama, yürütme, yargı tek elde toplanmış. müthiş olgun bir yönetim anlayışı..
0
hınzırpaşa
(16.12.11)
(7)

piuvv

karamgri
nereden geldiyse dilime yapıştı bu piuvvv,nereden ama ?
nereden geldiyse dilime yapıştı bu piuvvv,nereden ama ?
0
karamgri
(15.12.11)
leyla ile mecnun?
0
licorne
(15.12.11)
yiğit özgür efekti olabilri
0
kocayusuf
(15.12.11)
az önce aşağıda birisi "modem ayarlarını kurcalayıp limitliyi limitsiz yapabilir miyiz" diye sordu, cevap olarak da "öyle bir şey yapılabilse piuuuuu" diye cevap verdi. muhtemelen onu okudunuz.

aha (git: 341016)
0
kibritsuyu
(15.12.11)
ben çocukken de yapardım onu.
hızlı birşey manasına geliyor bende.
0
aliveli4950
(15.12.11)
piuvvv çok fena.
0
ben smyrna
(15.12.11)
dün akşam muhteşem yüzyıl da sümbül ağa' nın yaptığı tripler cok iyiydi :) piuv tarzı bişidi neydi cok komik oluyor yeri geldiginde ama çok olunca bilemedim şimdi :)
boşver takıl sen istedigin gibi
0
vadrigar
(15.12.11)
vedat özdemiroğlu, uykusuz?
0
african rain
(15.12.11)
(7)

traş losyonu mu neyse işte o

kedili madam
bu erkek kısmısının traştan sonra sürdüğü bi zımbırtı var. tahriş olmasın diyeymiş. hah işte bunların hepsi leş gibi parfümlü. tiksiniyorum ben de bu kokudan. kullanmama seçeneğiniz de yokmuş. bir de içeriklerine hep bakıyorum. alkollü alkollü şeyler.bu noktada soru 1: olm manyak mısınız zaten jilet
bu erkek kısmısının traştan sonra sürdüğü bi zımbırtı var. tahriş olmasın diyeymiş. hah işte bunların hepsi leş gibi parfümlü. tiksiniyorum ben de bu kokudan. kullanmama seçeneğiniz de yokmuş. bir de içeriklerine hep bakıyorum. alkollü alkollü şeyler.

bu noktada soru 1: olm manyak mısınız zaten jiletle tahriş olmuş surata hem mikrop kapmasın hem tahriş olmasın diyerek alkolü boca ediyosunuz?

soru 2: madem bu hem alkollü hem de iddialara göre nemlendiricili, kremli bir şey eh saf alkol ve gliserinle evde aynısını yapsak nolur? (bu farazi soruydu)

soru 3: bu zıkkımın parfümsüz olanı yok mu dünya üzerinde bir yerde? bulsam alıcam sevgiliye. her sabah leş gibi kokuyo. evden çıkarken güle güle diyip öpemez oldum herifi.

bi bulduruverin be.
0
kedili madam
(15.12.11)
var, 80 derece limon kolonyası. (the berbershop mode off)
0
sotw
(15.12.11)
hay gözünün yağını yidiğim. harika soru.

1. tahrişi falan bilmem de, traştan sonra cayır cayır yanan yüze alkolü boca edip iyice yakmak öyle rahatlatıyor ki adamı. valla doğrudan 80 derece limon kolonyası kullanıyorum.

2. yapılıyorsa var ya hayatımın kozmetiği olur bu. deneyeceğim kesinlikle.

3. kendi kendime nefret ediyorum her türlü kokulu kozmetikten. sırf bu yüzden after shave falan kullanmıyorum. traştan sonra limon kolonyası, kuruyunca üstüne bebe götü pudrası sürüyorum. azıcık bekleyip duşa giriyorum. asla traştan önce duş almıyorum ki sonradan suratıma mecburen sürdüğüm her türlü kokulu kozmetik gitsin. kokusuz parfümsüz traş jeli, after shave, ıslak mendil, el kremi gibi şeyler bulana sürpriz hediyeler vaat ediyorum. (git: 172110) dışarıda yağlı bir yemekten sonra yağlı yağlı geziyorum da sırf o ağır kokulu ıslak mendilleri kullanmamak için. ellerim kupkuru, yara, çatlak içinde, ama el kremlerinin tamamı göt gibi koktuğu için krem bile kullanamıyorum.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
traş losyonu erkeği itici yapan şeylerden biridir benim için.
0
naksidil
(15.12.11)
kolonya kokusu da midemi bulandırıyo desem :S

biliyorum huysuzum ama....
0
🌸kedili madam
(15.12.11)
1&2&3 traştan sonra önce yüz yıkama jeli ile yüz yıkanır bir güzel (mikrop kapmasın ve gözenekler temizlensin diye) sonra da nemlendirici krem sürülür böylelikle o traş losyonu kullanılmamış olur.
0
skywalkeremre
(15.12.11)
vallahi ben hiç öyle şeyler kullanmadım şimdiye dek, zira kimyasal kokulardan tis-ki-ni-yo-rum. cildimde bir sorun da olmuyor. bi süre kullanmasa cildi alışır belki.
0
travmatika
(15.12.11)
balzam denenebilir mesela.
0
kingleo
(15.12.11)
(3)

recep tayyip erdoğan bulvarı ankara

gakgul
buraya kızılaydan ve ya ulustan nasıl gidebilirim ? direk olmasa da en yakından geçen otobüsler hangileri?
buraya kızılaydan ve ya ulustan nasıl gidebilirim ? direk olmasa da en yakından geçen otobüsler hangileri?
0
gakgul
(15.12.11)
havaalanına giden yol değil mi bu? ego'nun havaalanı otobüsü olan 442 geçer oradan. ya da neresine gideceksiniz bilmiyorum ama ulus'ta merkez bankasının önünden kalkan pursaklar otobüsleri de pursaklar ayrımına kadar gidiyorlardır herhalde.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
evet havaalanı tarafı oluyor sanırım. peki sabah kaçta başlıyor otobüsler erken saatte gitmem lazım.
0
🌸gakgul
(15.12.11)
edaydin
(15.12.11)
(2)

behzat ç. ikinci sezon (spoiler içerir)

kibritsuyu
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------izleyenler bilirler. bildiğiniz üzere behzat geçirdiği travma sonucunda ikinci sezona suskunlukla başladı ve hiç konuşmadı. "ilk söyleyeceği laf ne olacaki ne zaman ilk
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

izleyenler bilirler. bildiğiniz üzere behzat geçirdiği travma sonucunda ikinci sezona suskunlukla başladı ve hiç konuşmadı. "ilk söyleyeceği laf ne olacaki ne zaman ilk defa konuşacak" diye tartışılırken, adına sözlükte başlıklar açılırken, ikinci bölümde tren istasyonunda otururken gayet normal, hiçbir şey olmamış gibi abisiyle konuşmaya başladı.

arada bir şey mi kaçırdım ben? yani ilk konuşma anının özel olacağını, "aaa amirim konuştu, behyzat konuşmaya başladı" falan gib bir olay olacağını bekliyordum, herkes de bunu bekliyordu. ama birinci bölümü konuşmayarak bitirip, ikinci bölümde de hiçbir şey yokmuş gibi normal normal konuştu, kimse de şaşırmadı. böyle oldu di mi? arada kaçırdığım bir sahne falan olmadı?

edit: (bkz: behzat ç.'nin ağzından çıkacak ilk kelime) artı dizinin kendi başlığı.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
ben o kadar tartışıldığını görmedim veya duymadım, eğer gerçekten öyle bir hava yaratılmışsa bildiğin sözlükçülerin abartmasıdır, her zamanki gibi yine tribe girdi, bir süre konuşmadı. sonra konuştu, öyle çok abartılacak bir şey değil bence. yani bir şey kaçırmadın.
0
ocanal
(15.12.11)
tahsin sahnesi abisiyle tren istasyonunda konuştuğu sahneden daha sonra idi.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.11)
(9)

"tüp taktırsak mı" sorunsalı

kibritsuyu
kurşunsuz benzin litresi: 4.22 liraotogaz litresi: 2.39 liraaraba 2001 model renault clio 1.4 16V. şehir içi tüketimi 100 litrede 8 - 8.5 litre.bir depo kurşunsuz benzin ile 450-480 km. gidiyoruz, depomuz 180 liraya doluyor.soru: stepneyi çıkarıp yerine takılan simit şeklindeki lpg deposu kullanırsa
kurşunsuz benzin litresi: 4.22 lira
otogaz litresi: 2.39 lira

araba 2001 model renault clio 1.4 16V. şehir içi tüketimi 100 litrede 8 - 8.5 litre.

bir depo kurşunsuz benzin ile 450-480 km. gidiyoruz, depomuz 180 liraya doluyor.

soru: stepneyi çıkarıp yerine takılan simit şeklindeki lpg deposu kullanırsak, bir full depo lpg kaç litredir, kaça dolar ve bununla kaç kilometre yol yaparız?

eksik parametre kalmadı galiba ama varsa hatırlatın ekleyeyim.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
Clio'nun stepnesi yerine konacak depo muhetmelen 40 lt kadar olur. Onun tamamını dolduramayacakları için 32-34 lt gaz doldurabilirsin. Eğer agresif kullanmazsan o miktar gaz ile 400 km'ye yakın mesafe yaparsın. Kışın aracın motorunun ısınıp tüpe geçmesi zaman aldığı için çeyrek depo benzinin her zaman araçta olsun. Bu istatistikler kardeşimin tüplü Polo aracından alınmıştır.
0
plastik turambar
(15.12.11)
lpg ile benzin ayni miktarda yakar, yani lpg'de 100km de 8civari yakacak. sizin avantajiniz fiyatta olacaktir.

ortalama 450kmyi 90-100 tl arasi gidersiniz
0
kreider
(15.12.11)
yılda 10.000 km'den fazla yol yapmıyoruz. en fazla 10.000 yani. lpg dönüşümü de bi 2500 lira falandır herhalde. yani depoda 90-100 lira tasarrufla, parasını anca 30 depo sonra amorti edecek.

sizce değer mi yılda 10.000 km kullandığımız araba için? gerçi lpg olunca daha fazla kullanır mıyız, servisle gittiğimiz işe arabayla gitmeye başlar mıyız onu da bilmiyorum ama.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.11)
simit depo taktırmayın bence. bir de sıralı sistem yaptırın. gaz aldığınız yer de iyi bir yer olsun.
(bkz: #6314377)
0
inheritance
(15.12.11)
40-44 lt, stepnenin bulunduğu havuza göre ufak tefek oynamalar oluyor.
90 liraya depo doluyor. hepsi dolmuyor 35 lt falan gaz alıyor.

kaç km yapacağın çok esnek. bu aralar 20 liralık gazla 70-75 km falan gidiyorum. (araç civic, normalde 9 -10 lt yakıyor.) 40 lirayla 135-150 arası km şehir içi gidiyorum. genelde kısa mesafelerde kullanıyorum aracı. temmuz ayında inebolu (kastamonu)-seyrantepe (640km) arasını 110 liralık gazla gelmiştim. ama düzceye kadar 90 ı geçmedim. gidebildiğin km tamamen esnek.

gaz ayarı da önemli yazın gittiğimde gaz ayarım biraz daha az yakma üzerineydi. yalnız araç doluyken yokuşları çıkarken sorun çıkmaya başladı, daha sonra tekrar ayarlattım, şu an yokuşlarda iyi, tabi biraz daha fazla yakıyor.

gaz olsa dahi arada benzin almak gerekiyor, ilk çalışmayı benzinle yapıyor 1-2 km boyunca benzin yakıyor, daha sonra gaza geçiyor.
0
vincenzo
(15.12.11)
"gerçi lpg olunca daha fazla kullanır mıyız, servisle gittiğimiz işe arabayla gitmeye başlar mıyız onu da bilmiyorum ama"

kesinlikle daha fazla kullanırsın ama açık konuşayım daha rahat ve keyifli kullanırsın, nasıl olsa gaz var diye. benzindeyken ayağımın altında yumurta varmışcasına basardım, şimdi bir yere gideceksem düşünmüyorum.

temmuzda bana maliyeti
1100 tl gaz sistemi
150 civarı muayene
25 sızdırmazlık
80-100 ruhsat cart curt
aracın vergisini ödemiyordum muayene yaptırmak için bir de vergi girdi :D
ama kafam rahat
0
vincenzo
(15.12.11)
kibritsuyu kardeşim lpg candır. iyi bir ustaya taktırdıktan sonra lpg taktırmış olduğu için pişman olan bir kişi bile görmedim.

LPG benzinden birazcık daha fazla yakıyor. 100 kilometrede 8.5 ila 9.5 litre yakar şehir içi.

Hiç hesaplamalara girmeden sonucu söyleyeyim. Yıl bazında değil de 11000 km'den fazla kilometre yapan her araç lpg taktırdığı için kara geçecektir.

Simit tank 37-39 litre lpg alır. Bu da 90 lira eder 410-420 km gidersin.

Hiç düşünme.
0
istanbul beyefendisi
(15.12.11)
yaptirdigin usta cok önemli, markadan ziyade. dogru düzgün bir yerde yaptirir ve takip ettirirsen bir sorun cikmaz. öteki türlü sanayiden cikamazsin.
0
jackofalltrades
(15.12.11)
hocam düşündüğünüz hata. kesinlikle taktırın. Lpg ile muhtemelen 9 litre falan yakacaktır. Ama o simit tüp olayı kalktı diye hatırlıyorum ben. eminde değilim. İyi bir usta aramak yerine markaların yetkili bayiileri var, onlara taktırın.
Benim aracımda atiker var ve çok memnunum.
Ankara'da iseniz
www.atiker.com.tr
üstün otoyu tavsiye ederim bölge merkez bayii.
0
chaoslord
(15.12.11)
(2)

harun'un babası?

kocayusuf
dün eski bölümleri izlerken farkettim. harun'un babasını başka bir adam oynuyor. şimdiki bölümlerde oynayan adam değil. neden değişti?eşşek kafam editi : behzat ç'den bahsediyorum.
dün eski bölümleri izlerken farkettim. harun'un babasını başka bir adam oynuyor. şimdiki bölümlerde oynayan adam değil. neden değişti?

eşşek kafam editi : behzat ç'den bahsediyorum.
0
kocayusuf
(15.12.11)
benim hatırladığım o abim o vakitler, kadir inanır'ın oynadığı bir izmir dizisine transfer olmuştu. yani orada daha baskın bir rolde oynamaya başlamıştı. ondan olsa gerek herhal.
0
balkabagi krali sakir
(15.12.11)
nusret çetinel (eski baba) tam o sıralarda kadir inanır'ın oynadığı bir izmir dizisinde geçti. yine aynı anda muhteşem yüzyıl'da lala paşa rolünü mü ne oynadı. bir ankara, bir istanbul, bir izmir yoruldu herhalde, ankara olanını bıraktı. oysa ki kendisi de ankaralıdır.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
(6)

Aşırı yakıt tüketimi

restlesss
Emaneten kullandığım 2001 model bir Corsa 1.4 var. Bakayım ne kadar yakıyor dedim, 23 lt benzinle 160 km gidebildi ancak. 14.3 lt ediyor 100 km'de. Tabi çok yüksek geldi. Sürekli şehir içi, ve bir çalıştırmada ortalama 5 km giden biri için normal midir yoksa yine de yüksek mi?
Emaneten kullandığım 2001 model bir Corsa 1.4 var. Bakayım ne kadar yakıyor dedim, 23 lt benzinle 160 km gidebildi ancak. 14.3 lt ediyor 100 km'de. Tabi çok yüksek geldi. Sürekli şehir içi, ve bir çalıştırmada ortalama 5 km giden biri için normal midir yoksa yine de yüksek mi?
0
restlesss
(14.12.11)
100 km'de 14.3 litre ne olursa olsun aşırı yüksektir. o sınıfta ve o motor hacminde bir arabanın şehir içinde 100 km'de 9 litreden fazla yakması fazladır. hava filtresine, bujilerine falan bir baktırın.
0
kibritsuyu
(14.12.11)
değil tabi, subaru forester 2.0 o kadar yakıyor
0
yuto
(14.12.11)
acayip yüksek, benim 2000 model 206 var 1.6 motor oda aynı senin gibi kullanımda 8-10 litre yakıyor
0
korg
(14.12.11)
araç çalışırken egzoza parmağını sok bi kokla bakalım ham benzin kokusu var mı?
büyük ihtimal enjektörlerin arızalıdır ve çiğ yakıyodur araç. teknik olarak hava yakıt karışımını ayarlayamayıp yakmadığın benzini sıkıyordur yani enjektör fazladan. o da değilse lambda sensörü olabilir.

geç gördüm notu: araba emanetmiş, bence anahtarı yavaşça bırak ve usul usul uzaklaş.
0
mudur
(14.12.11)
hemen ustaya götür. filtrelere filan baksınlar. böyle bir tüketim mümkün değil. o aracın yakacağı şehir içi en fazla 8-8,5lt.
0
atmosphere
(14.12.11)
buji-hava-yag filtresi ve enjektor temizleyici lazım
0
jamswety
(14.12.11)
(2)

VW Polo 15.000 Bakımı

disfircasiyimben
Merhaba arkadaşlar aracımın 15.000 bakımı geldi, şimdi arkadaşlar ben en kaliteli malzemelerin kullanılarak bakımının yapılmasını istiyorum, hepsiburada.com dan istediğim yağı, yağ katkısını ve gerekli malzemeleri alsam, birde amartisör değişmeli onuda internetten sipariş edip sanayide bir ustaya gi
Merhaba arkadaşlar aracımın 15.000 bakımı geldi,

şimdi arkadaşlar ben en kaliteli malzemelerin kullanılarak bakımının yapılmasını istiyorum, hepsiburada.com dan istediğim yağı, yağ katkısını ve gerekli malzemeleri alsam, birde amartisör değişmeli onuda internetten sipariş edip sanayide bir ustaya gitsem, hepsini ne kadara yapar(işcilik)(yağ değişimi, 4 teker balance, filtre değişimleri, amartisör değişimi.)?

Ankara'da bakım konusunda tecrübeleri arkadaşların tavsiye ve önerilerini bekliyorum, internetten almak yerine direk gidip yaptırmak arasında pek bir fark varmıdır, yokmudur, durum nedir ?
0
disfircasiyimben
(14.12.11)
15.000 ise ilk bakımıdır. muhtemelen araba da garanti kapsamındadır. sanayiye giderseniz garanti yalan olur.

ayrıca bütün ustaları suçlamak gibi olmasın ama çokça olan şeyler bunlar, o yüzden belirtmek istedim. en kaliteli parçaları internetten sipariş edip sanayiye gidersiniz, usta o kaliteli parçaları kenara koyup size zottirik parça takar.

en iyisi en azından ilk bakımlarında vw yetkili servislerine gitmenizi öneririm.
0
kibritsuyu
(14.12.11)
kibritsuyu'nun yazdıklarına ek olarak;

serviste yapılan bakım-onarım işlemleri garantilidir. bir sorun olması halinde servis bünyesinde ücretsiz ve yine garantili bir şekilde düzeltilir. sanayide usta kılığında gezen bir dolu sapsız adam mevcut. yeni otomobilini bu adamların kurcalamasına buradan benim bile rızam olmaz.

kısa vadede 100 lira kar etmek için garantiden vazgeçmek, çıkabilecek potansiyel sorunların haricinde otomobili satarken beklediğinden daha fazla zarar etmene sebep olur. en azından garanti süresince yetkili servis bakımlı ve bu bakımların servis kitapçığına işlendiği bir otomobil ile bakımları sadece sanayide yapılmış bir otomobil arasında çok rahat bir tercih yapılacaktır.

balans ayarını gerekli ekipmanı olan herhangi bir lastikçide 25-30 liraya yaptırabilirsin. bunu serviste yaptırsan 70-80 lira gibi bir ücret talep edebilirler, hiç bulaşma. rot-balans ayarı yetkili servis dışında düzgün bir yerde yaptırılabilir, yaptırılmalıdır, garantiyi bozmaz.

motor için yağ katkısı tavsiye etmem. kitapçıkta yazan değerlere uygun bir tam sentetik yağ yeterlidir.

ille de sanayiye gitmek istiyorum dersen de bosch car service'leri araştır. diğer usta geçinen sapsızlara göre daha iyi bir hizmet ve hizmet sonrası destek alırsın. ama aracın garantisi tabi yine geçersiz olur.
0
carliston
(14.12.11)
(2)

Ses kontrollü ışık anahtarı

dualsaber
Başlıkta da yazıldığı gibi ben bunlardan arıyorum arkadaşlar, "aç" diyeceğim açılacak, "kapan" diyeceğim kapanacak. Var mıdır ülkemiz dahilinde böyle güzel cici şeyler? Varsa ne kadardır? Nerededir?Şimdiden sonsuz teşekkürler.
Başlıkta da yazıldığı gibi ben bunlardan arıyorum arkadaşlar, "aç" diyeceğim açılacak, "kapan" diyeceğim kapanacak. Var mıdır ülkemiz dahilinde böyle güzel cici şeyler? Varsa ne kadardır? Nerededir?

Şimdiden sonsuz teşekkürler.
0
dualsaber
(14.12.11)
kelimeyi tanıyanı olacağını zannetmiyorum ama el çırpınca yanan, tekrar çırpınca kapanan modeller görmüştüm. nerede gördüğümü sormayın ama, hatırlamıyorum.
0
kibritsuyu
(14.12.11)
elektrik/elektronik devre tasarimi bilginiz varsa size soyle bi link verip incelemenizi tavsiye ederim: forum.donanimhaber.com

forumlarda yazilan/cizilene gore de belki bi karakoy civarina(ordaki ozellikle elektronikle ilgili pasajlara) bakminizi salik veririm.
0
hay sikfuck
(14.12.11)
(7)

Led TV önerisi istiyorum

spankmyassandcallmecharlie
samsung'un birkaç modelinde (örn:46D7000) ci modül girişi var.Bunlarda digitürk vs falan izlenebiliyor mu?Kendi kanal listemizi olusturabiliyormuyuz (sırasını değiştirme mesela ntvspor'u 001'e yerleştirebiliyormuyuz)?.Verimli çalışıyor mu içindeki tuner?Kullanan varsa yardımcı olursa sevinirim.Bilgi
samsung'un birkaç modelinde (örn:46D7000) ci modül girişi var.Bunlarda digitürk vs falan izlenebiliyor mu?Kendi kanal listemizi olusturabiliyormuyuz (sırasını değiştirme mesela ntvspor'u 001'e yerleştirebiliyormuyuz)?.Verimli çalışıyor mu içindeki tuner?

Kullanan varsa yardımcı olursa sevinirim.

Bilgisayara bağlayıp bööle filimdir dizidir izleyecem.yaklaşık 4 mt mesafe olacak.Tahminimce 40-42 inç(106 ekran falan oluyor) işimi görür diye düşünüyorum.Doğru tahmin etmişmiyim(buda bi soru)?Bilgisayara bağlayacağımdan smart tv'dir x264 çalıştırsındır diye bi sorunum yok.XBMC kurup keyfime bakacam.Bu boyutlarda (40-42 inç) 2500 TL(ve altı) bir led tv arıyorum.Önerilerinizi bekliyorum.

Alakasız olacak ama digitürk ü media center'a (WMC) adapte edebilen var mi.Örneğin bir SS2 alıp media center üzerinden izleyebiliyormuyuz.Web üzerinden izyecek bağlantım yok.

Şimdiden teşekkürler
0
spankmyassandcallmecharlie
(14.12.11)
benim kullandığım model bunun bir tık altı, 40d6500. benimkinde de, d7000'de de ci modül girişi var. dahili uydu alıcısı da var. bu ikisi olduktan sonra digiturk kartını conax modülle takıp izlenebileceğini tahmin ediyorum ama denemedim. dahili uydu alıcısını hiç kullanmadım, lakin dahili kablo tv tuneri ile conax modülden teledünya kullanıyorum, gayet memnunum. kanalları istediğiniz gibi sıralayabiliyorsunuz. tek dezavantajı, kanal geçişleri biraz yavaş kalıyor.

d6500'ün d7000'e göre eksisi,

d7000 800mhz, d6500 400mhz
d7000'de micro dimming var, d6500'de yok.
d7000'in ayağı metal ahtapot ayak, d6500'ün siyak dikdörtgen ayak.

başka da farkı yok.
0
kibritsuyu
(14.12.11)
söylemeyi unutmuşum 3D diye bir derdim yok.Bildiğim kadarıyla iyi bir 3d led 3000 4000 lira civarında başlıyor ve o kadar iyi değil.Tabi bu forumlardan okuduklarım
0
🌸spankmyassandcallmecharlie
(14.12.11)
samsung d6000'den itibaren 3d olmaya başlıyor. ve d6000 ve düşük modellerinde dahili uydu alıcısı yok. yani eğer samsung düşünüyorsanız ve illa dahili uydu alıcı olsun diyorsanız almanız gereken en düşük model d6500. yani 3d yanında mecburen hediyesi olacak.

40 inç olanı vatan'da, hele ki indirim günlerinde 2500 liradan daha ucuz.
0
kibritsuyu
(14.12.11)
ya açıkcası televizyon izlediğim pek yok bunun için gidip bide receiver almayım diyorum.Bir suru kalabalık olusturuyor.3d izleyesim var ama televizyona güvenim yok.Çok yandım elektronik konularında şimdi 1 yıldır araştırıyom tv için bu arada fiyatlar değişiyor üretimden kalkıyor falan annayacağın ortalık iyice karışıyor.3D olayını açıklayım.

3d film izlemek isterim ama bi kişinin gozluğu 250 dolar olacaksa olmaz o iş.

2 kişi 500 dolare gözden çıkartmam gerekiyor.Bu gözlüklerin active shutterı var passive shutteri var.Bakıyom vatana istanbulbilişime yazmiyo passive dir activedir diye.Benim bildiğim mesela active daha iyi ama şarj etmen gerekiyor.40d7000 nin yanında 7 gözlük diyorki o zaman bu kesinlikle passivedir diyorum.Herkezde active shutteri oneriyor.herneyse zaten izlediğim filmlerin dizilerin %70-80 nin 3dsi yok.
@kibritsuyu sen 3Dsinden memnunmusun.gelen gözlükler idare ediyormu.Passive mi active mi.
Cevapların için teşekkurler.
0
🌸spankmyassandcallmecharlie
(14.12.11)
gözlükler aktif. yani şarj ediliyor ya da pilli. 250 dolar değil, 150 lira. bidiğin elektronik bir alet. ki yeni samsung'ların kutusundan 2 tane pilli gözlük çıkıyor sanırım. ben memnunum. half sbs denilen 3d özellikli film bulup onu izlemek gerekiyor ama.

samsung'un pasif gözlüklü modeli var mıymış bilmiyordum. lg'ninkiler pasifti, yani bildiğin dandik plastik gözlük, real d 3d filmlerde sinemada verilen tek kullanımlıklardan. 7 tane veriyorlardı.
0
kibritsuyu
(14.12.11)
@kibritsuyu renkler nasıl?canlı mı?Siyah seviyesi nasıl?

Bu benim ilk led'im olacakta piyasada daha iyi görüntü verecek bir model varmi aynı fiyata diye bakıyorum.

Birde 3Dye geçtiğinde çözünürlük azalıyor deniliyor bu izleme zevkini etkileyecek seviyedemi.

Senide meşgul ettim kusura bakma.
0
🌸spankmyassandcallmecharlie
(14.12.11)
başka modelleri bilmediğim için karşılaştırma yapamıyorum ama televizyonun genel olarak görüntü kalitesi çok iyi. d7000'in micro dimming'den dolayı siyahları daha iyi deniyor.

3d'de çözünürlük olayını bilemiyorum ama gayet güzel yani izleme zevkini etkilemez. ama aktif gözlük denilen şey çok çok hızlı şekilde bir gözünü kapatıp ötekini açan bir sistek olduğu için, gözlükler de büyük olduğu için uzun izlemelerde biraz rahatsız ediyor.
0
kibritsuyu
(14.12.11)
(6)

formatı pek kavrayamamak.

koy gotune rahvan gitsin
selamlar,6 yaşımdan beri sözlük okuyorum, bi kaç sefer yazarlık tecrübem oldu. şimdi de yazarım çok şükür.fakat eski uçurulmuşluklarımın da verdiği heyecanla, yollamadan entrylerimi otuz kere okurum ve formata uydu mu diye elli kere kontrol ederim.neyse asıl soruma geleyim. bu entryim formata uygun
selamlar,

6 yaşımdan beri sözlük okuyorum, bi kaç sefer yazarlık tecrübem oldu. şimdi de yazarım çok şükür.
fakat eski uçurulmuşluklarımın da verdiği heyecanla, yollamadan entrylerimi otuz kere okurum ve formata uydu mu diye elli kere kontrol ederim.

neyse asıl soruma geleyim. bu entryim formata uygun mu?
uygunsa neden, değilse neden?

entry: (bkz: #26535173) (espri kötü, oraya takılmayın formata odaklanın.)


teşekkürler.
0
koy gotune rahvan gitsin
(13.12.11)
"Pötibör bandığında tamamına erecek hadise..."

olsa daha iyi olur, tanımı da kurtarır gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var?
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(13.12.11)
gayet legal. hatta "pötibör bandığında tadından yenmeyecek hadise"den daha güzel.
0
kibritsuyu
(13.12.11)
işte takıldığım nokta da o. yani illa başlıktakı olayı/nesneyi tanımlamak mı gerekiyor?

mesela "....çay dökmek"'i hadise veya olay diye tanımlıyoruz,
"bulaşık yıkamayan ev arkadaşını odunla dövmek" diye başlık var tamamen rasgele seçtim. şimdi dövmek eylemi var başlıkta, entry olarak: ıslak odun olmalıdır. yazılmış, ben böyle bişey yazsam göndermek için çok düşünürüm ve "ıslak odunla yapılması gereken eylem." diye değiştiririm.

anlatabildim mi acaba...
0
🌸koy gotune rahvan gitsin
(13.12.11)
illa eylemdir, hadisedir, hededir demene gerek yok ki öyle daha kötü oluyor zaten.

(bkz: #15267562)
0
tepedeki psychedelic adam
(13.12.11)
butunlemeyle ilgili su entry'ler yardimci olur mu?
(bkz: #636661)
(bkz: #10686188)
0
ainothia
(13.12.11)
sununa illa ki "... eylem", "... hadise", "... durum" falan yazmaya gerek yok. o anlam çıkıyorsa yeter.

ıslak odunla yapılması gereken eylem = ıslak odunla yapılması gerekir = odunun ıslak olması gerekir

işte bu ayırımı yapamadıkları için, ama cümlesini de bozmak istemediği için çoğunluk "odunun ıslak olması gerekir dedirten eylem" falan yazıyor ki hiç gerek yok.
0
kibritsuyu
(13.12.11)
(10)

5D Mark II mı 7D mi ?

nicolodenpolidis
radyo televizyon sinema öğrencisiyim kısa film için hangisi ideal ?
radyo televizyon sinema öğrencisiyim kısa film için hangisi ideal ?
0
nicolodenpolidis
(13.12.11)
5D Mark II film için ideal'dir. Behzat ç.'nin eski kameraları. şimdi normal kameralara döndüler :)
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(13.12.11)
alla alla niye gerçek kameraya döndüler acaba ?
0
🌸nicolodenpolidis
(13.12.11)
eğer bütçe müsaitse tabii ki 5d mark II. para yetmiyorsa 7d.
0
kibritsuyu
(13.12.11)
merhaba, 5d mark 2 full frame olduğu için daha çok alan derinliği sağlayacaktır, yani daha hoş bir bulanıklık oluşturacaktır. ancak bütçe müsait değilse 7d yerine sony a77 tavsiye edilebilir. zira aynasız sistem kullandığından video için şu anda en iyi makinelerden biri olduğu söyleniyor. videodan anlamam ancak behsat ç. de arka arkaya çekimlerde sensör fazla ısındığı için bir kaç adet mark 2 yaktıklarını duymuştum. sanırım normal kameraya geçme sebepleri de budur. selamlar.
0
ohtararan
(13.12.11)
daha çok alan derinliği değil de daha geniş açı sağlar full frame. yanlış bilgilendirmeyelim. kısa film için piyasadaki en ideal makina canon 60D bana kalırsa. çünkü lenslerin kötü olduktan sonra kameranın pahalı olmasının hiçbir anlamı yok. kameraya da o kadar para verirsen iyi lensler alamazsın sanırım. tabi çok zengin değilsen. ayrıca 5D ve 7D'de ekranın sabit olması da bir dezavantaj 60D'de dönebiliyor. film çekerken çok işine yarayacaktır.
0
bodom
(13.12.11)
paran varsa 5d mark 2 yoksa sony slt a77. slt a77 de alamıyorsan slt a65.
0
halitkin
(13.12.11)
sayın bodom, yanlış anlatmaya çalışmışım teşekkür ederim hatırlatmanız için, bu makinelerin sensörleri büyük olduğundan, yani fokal mesafe azaldığından alan derinliği de azalır ve odaklanma daha iyi olur. bu makineye, kroplu makine mesafesine ulaşmak için daha uzun lens takmak gerekir. mesafe arttıkça alan derinliği de artacağından bu şekilde de alan derinliğini artırmış oluyorsunuz. ilk yazdığım mesajdan bu nasıl çıkar ben de şaşırdım :) sizin dediğiniz gibi daha geniş açının bir güzel tarafı da bu konu. ayrıca dinamik aralık ta artıyor. selamlar.
0
ohtararan
(13.12.11)
mark 2 25 kare çekmiyormuş diye sorun çıkar tadında bir şeyler söylemişler, 60d yada 600d daha makul olabilir, ekranlarının dönmesi de videoda avantaj sağlıyormuş.
0
yuto
(13.12.11)
@nicolodenpolidis
normal kameraya dönmelerindeki en büyük sebep ses sıkıntısıymış ve takip sahnelerinde yaşadıkları sıkıntıymış, yönetmenleri böyle söyledi. üstelik üretici firmalarla da epey uğraşmışlar bir çözüm bulabilir miyiz diye. kameramanları da soğuk havalarda ciddi sıkıntılar yaşadık mark ii ile dedi. o sebeple normal kameraya dönmüşler.
0
kayranin kedisi
(13.12.11)
arkadaşlar yüksek ilginize teşekkürler heralde bu tavsiyeler doğrultusunda ya ciddi ciddi sony düşüncem yada 7d.
0
🌸nicolodenpolidis
(14.12.11)
(7)

turk kahvesinin kivami nasil saglanir

hay sikfuck
selamlar; simdi sorun buyuk, soru kronik. memleketten gelirken bi kac paket turk kahvesi aldik (kimisine hediye ettik burda ve goruyorum ki adamlar hazir kahve muamelesiyle mindar ediyor canim kahveyi) hayatimda kahve pisirmedim, zaten her baltazar gibi elimde bu ise yatkin degil acikcasi, arkadas h
selamlar; simdi sorun buyuk, soru kronik. memleketten gelirken bi kac paket turk kahvesi aldik (kimisine hediye ettik burda ve goruyorum ki adamlar hazir kahve muamelesiyle mindar ediyor canim kahveyi) hayatimda kahve pisirmedim, zaten her baltazar gibi elimde bu ise yatkin degil acikcasi, arkadas hatrina bazen deniyorum boyle butun metodlarin birlesimi teknigiyle. fazla uzatmayayim, nedir bunun asli astari? kac kasik kahveye ne kadar su vs.? bir de karbonat filan katki maddesi eklemeden kopuklu olsun istyorum (pisirme icin soguk su faktoru dikkate aliniyor) ve tabiki tasmadan kopugun muhafazasi islemleri?
0
hay sikfuck
(12.12.11)
bir normal fincan suya bi tatlı kaşığı (silme falan diil baya olsun) kahve.
0
sui
(12.12.11)
@sui; tesekkurler,peki bu bahsettiginiz sadece bir kisilik mi yoksa iki veya daha fazla kisi icin de uygulanabilir mi?
0
🌸hay sikfuck
(13.12.11)
kahveye acıma. en önemli püf noktası bu.

bir de her bardak için yeniden yaparsan daha iyi olur.
0
holydreamer
(13.12.11)
bir fincan için bu. 2 fincan için iki fincan su, iki tatlı kaşığı kahve... kaç kişiyse çarp işte...
0
sui
(13.12.11)
1 fincan kahve için;
-fincanı suyla doldur (tepeleme değil ama biraz yer kalsın)
-suyu cezveye dök
-istenilen miktarda şeker koy, sade olcaksa burayı atla
-tepeleme bir çay kaşığı kahveyi cezveye koy (kaşık suya değmeyecek ama)
-cezveyi kısık ateşe koy (eh sabır işi biraz)
-kahve suya gömülüp son kabarcıklar çıktıktan sonra şöyle hızlıca kısa bi karıştır
-şimdi buraya dikkat bi süre sonra kahve kabarmaya başlayacak ama kaynamasın yani o köpük bütün kalsın ama biraz da kabarsın (burası artık deneyim işi)
-sonunda da kahve normal bir hızla fncana aktarılır, ne hızlı ne yavaş

+eğer bir kaç fincan olacaksa ölçüler değiştirilip aynı sırayla yapılır. fincanlara aktarırken köpüğün yüzey alanını gözeterek fincanlara biraz biraz paylaştırılır. köpüğü önceden biteceğinden kalan köpüksüz kahve çok çok yavaşça paylaştırılır ki köpük bozulmasın.

+eğer biri şekerli biri sade kahve yapacaksanız ya ayrı cezvelerde yapın, ya da şekeri fincana koyup köpüğün fazlasını o fincana koyup birrazcıcık karıştırmayı göze alacaksınız.
0
goldentitan
(13.12.11)
köpük dediğin şey, taze kavrulmuş kahvenin saldığı gazdır. ne kadar taze kavrulmuş kahve, ne kadar taze öğütülmüş kahve, o kadar çok köpük. dört ay önce kavrulup öğütülmüş, o zamandır dolapta duran kahveden çok bi köpük beklemeyin. koyduğunuzda köpüklü olur da ikram edene kadar söner gider.
0
kibritsuyu
(13.12.11)
bir fincanı tepeleme suyla doldur. su az kalırsa fincandaki telve de artar.
her bir fincan için 1 tatlı kaşığı tepeleme kahve koy
orta şekerli istiyorsan 1,5 - 2 kesmeşeker kullan.(gene fincan başına)
kısık ateste pişirmeye başla. karıştırıp karıştırmamak sana kalmış. ben genelde kahve çöktükten sonra 1-2 defa döndürürüm kaşığı şekeri yesin diye.
kabarmaya başlayacaktır. kaşık yardımıyla köpükleri almaya başla.iyice kabardığında ateşten al birazını fincana aktar ve yeniden ateşe koy. (aksi halde çiğ kalır kahve) ama dikkat et bu sefer fazla tutmamalısın aksi halde yakarsın kahveyi. yeniden kabarmaya başladığında geri kalanı da fincana dök.
afiyet olsun.
0
65 derece
(13.12.11)
(9)

Photoshop çalışması hakkında yorumlarınız.

komutanlogar
arkadaşlar şu reklam tabelası çalışmasındaki olmamış dediğiniz yerleri bi söyleseniz düzeltelim yavaş yavaş ilk aldığım iş.
arkadaşlar şu reklam tabelası çalışmasındaki olmamış dediğiniz yerleri bi söyleseniz düzeltelim yavaş yavaş ilk aldığım iş.
0
komutanlogar
(12.12.11)
teşekkürler dostum başka.
0
🌸komutanlogar
(12.12.11)
sağ alt taraf boş kalmış, sağ üstteki yuvarlak obje ile hemen solaltındaki obje çok bitişik gibi... (profesyonel tasarımcı değilim)
0
jeanluc
(12.12.11)
arka plan olmamış.. sade değil amaçsız kirlilik gibi.. düz renk bile kullansan daha iyi bence..

yazı fontu estetik değil, çok amatör ve eğimler word art işi gibi duruyor. onun yerine daha şık fontlar kullanabilirsin..

içinde yemek olan resimlerin etrafına uygun çerçeve yap.. ayrıca kullandığın renkler içinde bütünlük olsun..
0
istenmeyen_adam
(12.12.11)
fotoşop olarak bilmem de, telefon adres falan yok. sağ alt köşedeki boşluğa yazılacağını tahmin ediyorum. yanlış tahmin ediyorsam o boşluğa telefon ve adres yazın.
0
kibritsuyu
(12.12.11)
evet yazılar biraz siktiriboktan. bu sarı vektörel çizgileri mi kaldırım? yoksa onlar dursun mu?
0
🌸komutanlogar
(12.12.11)
canım çiğköfte çekti :/ sağ alt boş kalmış sıralamayla oynayabilirsin bir de her resmin arkasında başka efekt olması göze batıyor özellikle tosttaki outer shadow/glow
0
yuto
(12.12.11)
@kibritsuyu oraya bir resim daha gelcek.
0
🌸komutanlogar
(12.12.11)
öncelikle elinize sağlık, kötü diyemem, ne grafik tasarım faciaları görüyoruz her gün. ama istenmeyen_adam'a katılıyorum. amacı olmayan hiçbir şey olmamalı. yani fon neden öyle? fonun amacı ürünleri önplana çıkarmaktır. burada karışıklığa yol açmış. yazılar neden arc yapmış... daha iyi bir font kullanılabilirmiş. gerekmedikçe stroke kullanmayın yazılarda, kullanacaksanız da öyle cırtlak kırmızı olmasın, şimdilik bunlar...
0
ruhibirbanyo
(12.12.11)
renk seçimleri için hayatınızı kurtarabilecek bir yerdir kendisi:

kuler.adobe.com
0
gereksiz insan
(12.12.11)
(12)

3. Katta oturan 3 katın merdivenini silmek zorunda mı?

ya ben lan neyse
selamlar,3. katta oturan benim. 2 şerden 6 daireli bir apartmandayım. aram 1. kattakilerle limoni olduğu için bize sormadan karar almışlar: herkes haftanın bir günü kendi katından başlayarak aşağı kadar süpürecek. böyle olunca benim dairem 3 kat, 1. kattakiler de 1 kat süpürmüş oluyor. 1 ve 2. katat
selamlar,

3. katta oturan benim. 2 şerden 6 daireli bir apartmandayım. aram 1. kattakilerle limoni olduğu için bize sormadan karar almışlar: herkes haftanın bir günü kendi katından başlayarak aşağı kadar süpürecek. böyle olunca benim dairem 3 kat, 1. kattakiler de 1 kat süpürmüş oluyor. 1 ve 2. katatkiler buna uyunca benim dairemden de böyle bir beklenti oldu. 1. kattakiler çemkirip duruyor. kavga edicem bu gidişle. ben böyle olmaması gerektiğini düşünüyorum.

adamlar kim daha çok kullanıyorsa o daha çok süpürmeli diye çok özür dilerim elekçi (kastamonu da kullanılan bir sıfat) hesabı yapıyor.

1. kattaki adam site yöneticisi ve emekli. benim oturduğum apartmanın arkasında çok geniş bir boş arazi var. biraz şehir dışındayız. adam oraya resmen tarla yapmış. (hobi bahçesi falan değil. kendine toprak çapalama makinesi, sera bile aldı. belediyeden izin aldığını söylüyor.) kışın günde 7 saat yazın 12 saat toprağın içinde. evine girip girip çıkıyor. haliyle merdivenlerin ebesini sitmiş oluyor. bizden de "madem kullanıyorsunuz benim kapımın önünü de temizleyin." i bekliyor.

annem desen kolluksuz uyuyamıyor. karpal tünel sendromu var. sadece kendi katını temizliyor. adam konuşurken duydum. siz temizlemiyorsanız parasını verin temizletin falan diyor. e biz şerefiye parasını 1. kattakilere niye verdik ki? (apartmanın ilk sahipleriyiz. taşınırken 3. kattailer 1. kattakilere şerefiye parası diye bir miktar para vermişti.)

aynı adam 13 senedir komşum. defalarca annemin önünü kesti daha önceki yıllarda. annemi azarladı, hakaret etti... (ben küçüktüm o zamanlar. kaçak su kullanıyormuş bu adam. birileri şikayet etmiş, o da annem şikayet etti diye saydırmış. daha başka şeyler de oldu falan...) çalıştığı devlet dairesinden şefince zorla emekli edilmiş (mesai saatlerinde sürekli "ben yatmaya gidiyom idare edin" dediği için), her boka karıştığından lakabı muhtar olan, devletin arazisine ektiği meyve ağacından meyve aldığı için küçücük çocuğu hastanelik eden, bana göre pislik bi adam. bu aralar anneme ters ters bakıyor yine.

yani anlayacağınız zaten adama doluyum. olay çıkmadan bu olayı halletmek istiyorum.

bazen kendi kendime bu merdiven olayında "adam haklı da olabilir." diyorum. emin değilim yani.

asıl merak ettiğim şu: bu işleri düzenleyen kanun falan var mı? ben 3 katı da her hafta silmek zorunda mıyım? bu işler nasıl yürüyor? bi yasal dayanak bulursam hiç z.klemiycem adamı.

sağolun dinlediğiniz için.

edit: çocuğu hastahanelik etti sanırım biraz abartı oldu. çocuk hastahaneye falan yatmadı. çocuğu çuval gibi kaldırıp yere attığını gördüm birkaç kere. çok pis dövdü yani. döverken de bizim evi gösterip "bunlar gönderdi seni değil mi?" diye bir o. çocukluğu da yaptı. sanırım ondan dolayı abarttım.
0
ya ben lan neyse
(12.12.11)
bu karar ne şekilde alınmış? genel kurul toplantısı yapılmış da haberiniz olmamış mı?
0
kibritsuyu
(12.12.11)
ya seni gaza getirmek istemem. ama bana da mantıksız geldi. bu düşünce şekli ile hareket edersek en üstte oturanın apartmandaki ışıkları en fazla kullanan olması mantığıyla aidatta/elektrik faturasında vs. ne varsa herşeyde en fazlayı ödeyen taraf olması lazım. örnekler çoğaltılabilir.

bir de üstüne anamın yolunu kesmişse bitmiştir o iş benim için. bir akşam çalarım kapısını "bana bak x y z yapmayacağım. bir daha bizim evden herhangi birine x y ya da z'den bahsedersen hele hele anneme birşey söylemeyi bırak ters bile bakarsan bozuşuruz. kötü yüzümü görürsün. hem tarla hem de su mevzularından çok ters mercilere bahsederim, ayrıca senin de ağzını burnunu kırarım."

sen yap demiyorum. ama işin içine sevgili/kız kardeş/anne falan girdi mi ismail abi kesilirim. of oturduğum yerden ardinal salgıladım..
0
eleventh american esme has met
(12.12.11)
@kibritsuyu: sitede oturuyoruz. diğer apartmanlarda böyle bir karar alınmamış. sadece bizim apartmanda gayri resmi bir şekilde alınmış.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.12.11)
yazıyı okumadım sadece "asıl merak ettiğim:" dediğin yere baktım. bu tip şeylerin toplantıda apartman sakinleriyle oylanması daha doğru. ama 3. kattaki adam yukarıya uçarak mı çıkıyor derler adama. evine gidene kadar heryeri geziyor. hani 1. kattaki 3. katı silmek zorundamı dersen anlarımda.
0
neysene
(12.12.11)
böyle saçmalık olmaz! almanya'da üç katlı zaten bütün evler diye böyle bir uygulama görmüştüm ben. her hafta bir daire süpürüyordu sadece, vilada vs. yoktu. aşağıda kapı girişinde bir liste vardı sırayı gösteren. işi biten imzalıyordu kendi adının karşısını. ama size üç haftada bir sıra geliyordu yani. 15 dakikanızı alan bir şeydi :) ama öyle herkes kendi katından başlar gibi bişi olamaz!
0
su nanesi
(12.12.11)
ee karar gayrıresmi ise, bir genel kurul kararı falan yoksa boşverin silmeyin. hiçbir şey yapmayın. ne yapabilir ki gayrıresmi karar ile. ailenizi rahatsız ederse de polise savcılığa falan gidin, rahatsız ediyor, yol kesiyor diye, aklı başına gelsin. eğer çok lazımsa, tüm yasal yükümlülükleri yerine getirerek kat mülkiyeti kanununa göre genel kurulu toplasın, siz de katılın, red oyu verin. bir kişi bile red oyu verse o karar onaylanmaz.
0
kibritsuyu
(12.12.11)
her gün mü? insaf. bizde haftada 1 yapılıyor o iş silen adamın parasını da herkes ödüyor aidat olarak. her gün merdiven mi silinir. nasıl bir yer orası asfalt, beton falan yok mu?
0
ozdek
(12.12.11)
sizin gibi gıcık bir komşumuz yoktu ama biz 3 katlı bir apartmanda çözümü şöyle bulmuştuk.Haftada belli bir gün ve aynı saatte herkes bi altındaki kata kadar süpürüp pisliğini alıyordu.yani herkes bir kat süpürmüş oluyordu.sıkıntıda olmuyordu böylece.
0
garnet
(12.12.11)
Adam dayağa susamış ya, öyle bir karar olamaz, keyfi davranıp zevk alıyor!
0
commander64
(12.12.11)
herkes kendi kapısının önünü süpürsün, kimse sizi bütün apartmanı temizlemeye zorlayamaz, gerekirse para toplanıp temizlikçi tutulsun.
0
r_u_h
(12.12.11)
anladığım kadarıyla adam "bizimkiler" dizisinde girişte oturan sabri bey. kafayı çıkardığı anda ayakkabı vs ile kafası vurulasıca biri yani.
gaz vermek gibi olmasın ama ben olsam, elin adamı annemin önünü kestiği anda aradaki münasebet çok farklı bir hal alırdı. bir sonraki adımda ise adam annemi ya da benim aileden bir ferdi gördüğünde yolunu vs değiştirmek durumunda kalırdı.

apartmanda bu tip kararlar o apartmanda oturanların imzalarıyla karar defterine işlenerek alınır. o yüzden rahat olun.

bi de bu adamdan kıllandım ben şimdi, bahçeye filan suyu nerden alıyor bu? ortak sudan filan alıyorsa izin vermeyin.
0
sli
(12.12.11)
olay çıksın artık, hem kesin çözüm.
yaşlı filan deme, acıma.
0
violence
(12.12.11)
(4)

kuru buz

kuru buz
ankarada kuru buz almak isteyenler arasın... ankabuz.com. fiyatlar çok uygun
ankarada kuru buz almak isteyenler arasın... ankabuz.com. fiyatlar çok uygun
0
kuru buz
(12.12.11)
Kilosu kaça?
0
commander64
(12.12.11)
sitede kuru buz ile ilgili bir şey yok. hep normal buz, dondurulmuş sudan mamul muz var gördüğüm kadarıyla. kuru buz denilen ve dondurulmuş karbondioksit gazı olan, erimeden süblimleşen buzdan da satıyor musunuz? evet ise kilosu kaça?
0
kibritsuyu
(12.12.11)
0312 394 47 84 tlf numarası. ankarada 2 firma var biri biziz. arayın fiyatları görüşelim. ben melek
0
🌸kuru buz
(12.12.11)
kibritsuyu evet co2 buzu satıyoruz.
0
🌸kuru buz
(12.12.11)
(5)

yol üstü lezzet durakları - son yayınlanan ankara'daki bölüm

weeping guitar
http://www.cnnturk.com/2011/yol.ustu.lezzet.duraklari/12/09/mehmet.yasin.yeniden.ankarada/639911.0/index.htmlşurada da linki var ama isim yazmamışlar, mehmet yaşin programın bu son bölümünde ankara'da hangi restorana gitti ismini bilen var mı? (yarın askere gidiyorum ankara'ya da, 18 gün sonra acemi
www.cnnturk.com

şurada da linki var ama isim yazmamışlar, mehmet yaşin programın bu son bölümünde ankara'da hangi restorana gitti ismini bilen var mı? (yarın askere gidiyorum ankara'ya da, 18 gün sonra acemilik dönüşü oraya bir uğramak istiyorum)
0
weeping guitar
(12.12.11)
çiçek lokantası.
0
pelinn.
(12.12.11)
ben programın son dakikalarına denk geldim, mehmet yaşin'in mantı, gözleme yediği ve arkasında şöminenin olduğu restoran burası mı?
0
🌸weeping guitar
(12.12.11)
ilk önce çiçek lokantasına gitti. ondan sonra demetevler'deki merkez lokantasına gitti, sonra kızılay bayındır sokak'taki rumeli işkembecisine gitti, en son da (şömineli olan yer) gaziosmanpaşa'daki papazın bağı'na gitti.

linke sonradan baktım. orada yazanlardan islim kebabını çiçek lokantası'nda, vali kebabını merkez lokantası'nda, topkapı piliç ve işkembeli nohut yahniyi rumeli işkembecisi'nde, mantıyı da papazın bağı'nda yedi.
0
kibritsuyu
(12.12.11)
semaver ayrıntısını niye atlamışım.. papazın bağı motivasyon kaynağım oldun bekle beni geliyorum..
0
🌸weeping guitar
(12.12.11)
biraz tuzludur yalnız orası. söyleyeyim de sıradan mantıcı zannederek gitme.
0
kibritsuyu
(12.12.11)
(5)

behzat ç'yi web'ten izlemek kural dışı mı?

iddaaci
duyurum silinmiş de?
duyurum silinmiş de?
0
iddaaci
(11.12.11)
star tv'nin sitesi hariç bir yerden izlemek için link istemek yasal değil. dolayısıyla kural dışı.
0
kibritsuyu
(11.12.11)
olmamasi gerek. star tv web sitesinden izlenebiliyor direk.

www.startv.com.tr
0
alan shearer
(11.12.11)
sanırım bu sorunun sebebi benim hassasiyetimle aynı nedenden olmalı. yani bu diziye bağlıyım ve çok seviyorum yasa dışı hak emek sömüren bir yoldan izlemek istemiyorsunuz değil mi? bende çok düşünüyorum adamların sergilediği bu şahane diziye ihanet mi etmiş oluyoruz netten izleyince???
0
gündüz m
(11.12.11)
acunn.com da telif hakkını aldı dizinin.oradan izlenmede problem olmaz bence.
0
oyle bir gecer zaman ki
(12.12.11)
startv'de hd kalite koysalar keşke, öyle pikselli pikselli bütün zevkli alıp götürüyor.
0
r_u_h
(12.12.11)
(1)

kameralardaki ev ayarı

bugax
ne işe yarıyor bu ? +0.3 ev, -0.2 ev gibi ayarlar neyi ayarlıyor.ben değiştirdikçe bir fark göremiyorum.
ne işe yarıyor bu ? +0.3 ev, -0.2 ev gibi ayarlar neyi ayarlıyor.ben değiştirdikçe bir fark göremiyorum.
0
bugax
(10.12.11)
0
kibritsuyu
(11.12.11)
(2)

spk lisanslama sınavı süresi

kibritsuyu
dördüncü keredir giriyorum. tek modülden gireceğim ama hatırlamıyorum. affedersiniz küfür etmemek için zor tutuyorum kendimi, bu babasının avradını sevdiğimin kılavuzunda da "sınav x dakikadır" falan yazmıyor. ilk 30 dakika ve son 15 dakika çıkılmaz yazıyor. en az 45 dakika olduğunu çıkarabiliyoruz
dördüncü keredir giriyorum. tek modülden gireceğim ama hatırlamıyorum. affedersiniz küfür etmemek için zor tutuyorum kendimi, bu babasının avradını sevdiğimin kılavuzunda da "sınav x dakikadır" falan yazmıyor. ilk 30 dakika ve son 15 dakika çıkılmaz yazıyor. en az 45 dakika olduğunu çıkarabiliyoruz da anasını satayım toplamı kaç dakika be? kaç dakika ulan tek modülden girilen sınavın süresi?
0
kibritsuyu
(10.12.11)
hangi ders?
0
kakao
(10.12.11)
bağımsız denetim sınavının sermaye piyasası mevzuatı modülü.
0
🌸kibritsuyu
(10.12.11)
(1)

tv deki sesi 5.1 aktarmak

xvid
arkadaşlar bende samsung 40c6000 serisi televizyon var ve ben bu televizyona harici hdd mi bağlayıp .mkv formatlı filmleri izleyebiliyorum, yarın 5.1 ses sistemi alıyorum, yukarıda anlattığım şekilde izlediğim filmin sesini 5.1 e aktarabilir miyim ? aktarabilirsem nasıl aktarabilirim ?
arkadaşlar bende samsung 40c6000 serisi televizyon var ve ben bu televizyona harici hdd mi bağlayıp .mkv formatlı filmleri izleyebiliyorum, yarın 5.1 ses sistemi alıyorum, yukarıda anlattığım şekilde izlediğim filmin sesini 5.1 e aktarabilir miyim ? aktarabilirsem nasıl aktarabilirim ?
0
xvid
(09.12.11)
coaxial veya optical çıkış vardır televizyonun arkasında. hangisinden varsa o şekil girişi olan ses sistemi alırsanız tek kabloyla aktarırsınız.
0
kibritsuyu
(13.12.11)
(4)

Kargoyu teslim alma proseduru

orqan
Merhabalar,Size bir kargo geldiginde bunu teslim alma proseduru asagidakilerden hangisidir:1- once teslim alir, acarsiniz. sorun varsa tutanak tutturup iade edersiniz.2- once acip kontrol edip sonra teslim alirsiniz. sorun varsa teslim almadan tutanak tutturursunuz.
Merhabalar,

Size bir kargo geldiginde bunu teslim alma proseduru asagidakilerden hangisidir:

1- once teslim alir, acarsiniz. sorun varsa tutanak tutturup iade edersiniz.
2- once acip kontrol edip sonra teslim alirsiniz. sorun varsa teslim almadan tutanak tutturursunuz.
0
orqan
(09.12.11)
2
0
trueway
(09.12.11)
önce teslim alırsan, tuttuğun tutanak elinde kalır. Tuttuğunla kalırsın yani :=)
O yüzden imza atmadan önce tutanak tutturman lazım ki geri gönderebilesin.
0
eccocan
(09.12.11)
genelde kargocular açılmasını beklememek için ısrar ediyorlar. başları mı yanıyor nedir, kargoyu teslim eder etmez kaçıyorlar. geçenlerde teknosa'dan dijital fotoğraf çerçevesi sipariş etmiştim, ups ile geldi, kapıda bekletmek istedim adamı kaçtı gitti... öncelikle kontrol etmeniz gerek kargo görevlisi lütfedip beklerse.
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(09.12.11)
bu arada istediğiniz kadar kargocunun yanında açıp tutanak tutturun, bu tutanak sadece ürünün kargo sırasında başına gelen bir şeyle ilgili olabilir.

1. ürün yanlış ise, sıfır olması gerekirken kullanılmış ise, rengi istediğinizden değilse, eksikse vs. kargocu bununla ilgili tutanak tutmaz. "bana ne ulan" der. hakikaten de "ona ne"dir.

2. diyelim ki tuttu. bu tutanakla hepsiburada.com'a falan yukarıdaki maddedeki sebeplerden hak iddia edemezsiniz. hepsiburada demez mi ki "bana ne ulan gariban kargocu elemanın tuttuğu tutanaktan, noter midir, bilirkişi midir ki bu adam"?

velhasıl, kargocuya sadece ürününüz hasarlı ise tutanak tutturursunuz, o da "hasar kargo sırasında meydana gelmiştir" diye iddia edebilmek için. ha kargocu kanıtlar hasarı kendisinin yapmadığını, o zaman o tutanakla hepsibilmemne.com'a gider "kırık ürün yollamışsın birader" dersiniz.
0
kibritsuyu
(09.12.11)
(2)

sözlük kafa izni alınca duyuru girişini etkiliyor mu

spankenstein
ekşisözlük moderasyonuna uyuz oluyorum ve artık kullanmayı düşünmüyorum. Açıkçası Ekşi Duyuruyu sözlükten daha keyifli buluyorum. Kafa izni alırsam duyuruya sözlük yazarı gibi girebiliyor muyum?mümnkün değilse, entryleri tek seferde silmenin bir yolu var mı?merci bien
ekşisözlük moderasyonuna uyuz oluyorum ve artık kullanmayı düşünmüyorum. Açıkçası Ekşi Duyuruyu sözlükten daha keyifli buluyorum. Kafa izni alırsam duyuruya sözlük yazarı gibi girebiliyor muyum?

mümnkün değilse, entryleri tek seferde silmenin bir yolu var mı?

merci bien
0
spankenstein
(09.12.11)
bir ay sonra duyguların aynı kalmayabilir. kenarda dursun silme entrylerini bence. yazma da istemiyorsan. entrylerini silip gidersen "tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok" olacak bir işe yaramayacak ona göre...
0
istanbul beyefendisi
(09.12.11)
sözlük hesabınıza login olamayacağınız için [es] hesabınızla kullanamıyorsunuz. internet kullanıcısı [i] hesabı alıp onunla girebilirsiniz. ama tabi o zaman sadece [es]'lerin görebileceği duyuruları göremezsiniz.
0
kibritsuyu
(09.12.11)
(9)

Neden herkes geçmişi özlediğini belirtir?

azeroth
Kimse sorarsan eski zamanların daha iyi olduğunu anlatır. 70de doğan 70lerin,80de doğan 80lerin,90da doğan 90ların çok iyi olduğunu, şu anda insanların ve hayatın çok dandik olduğunu söyler.Bu konunun sosyal veya psikolojik bir açıklaması var mı?Herhalde kaybedilen zaman bir daha dönmeyeceği için in
Kimse sorarsan eski zamanların daha iyi olduğunu anlatır. 70de doğan 70lerin,80de doğan 80lerin,90da doğan 90ların çok iyi olduğunu, şu anda insanların ve hayatın çok dandik olduğunu söyler.

Bu konunun sosyal veya psikolojik bir açıklaması var mı?

Herhalde kaybedilen zaman bir daha dönmeyeceği için insan aklında daha değerli hale geliyor. Bilincin ve aklın aradaki kötü anıları silip iyi anılara odaklanarak sadece onları hatırlatması da bu tespite bal kaymak sürüyor olmalı.

Aklın kendini koruma mekanizması hepimizi nostalji seven varlıklar haline mi getiriyor ne?
0
azeroth
(09.12.11)
gittikçe ortamın, insanların daha kötü olması ile alakalı olabilir mi?
yada insanların artık birbirine tahammülü olmaması ve iletişimin daha yaban olması.
bence sebep bu.
0
Pukay2
(09.12.11)
E insan küçüklüğünde öğrendiği, küçükken sevdiği şeyleri. Müziğin ne demek olduğunu öğrendiği şarkıları, annesini tanımaya başladığı zamanlardaki giydiği kıyafetleri, babasıyla beraber yaptığı dönemin moda olaylarını, arkadaşlarıyla yaptığı o zamanın genel davranışları olan şeyleri ne bileyim izleyerek büyüdüğü çizgi filmleri, dizileri... Küçüklüğünde kendisine gösterilen ilgiyi ve özeni özlemesi doğal olsa gerek. Kaldı ki alıştığı her şey değişmiş ayrıca bu değişen şeylerle birlikte hoşuna gitmeyen bir sürü sorumluluğu oluşmuşken..
0
mentuhotep
(09.12.11)
çok net bir cevap vereceğim: çocukluk özlemi.

çocukken insan büyüdüğünde başına gelen kadar sıkıntısı yoktur. istisnaları hariç, her çocuğun çocukluğu, büyüklüğüne göre daha güzeldir. geçim derdi yoktur, iş güç yoktur, hastalık, dert, tasa yoktur. bu dertler annenin babanın üstündedir. çocuk için varsa yoksa oyun vardır, eğlence vardır. en büyük derdi sıkıntısı yazılısıdır, sözlüsüdür. büyüdüğünde hissettiği sıkıntıların yanında fasa fisodur. o yüzden herkes çocukluğundaki dertsiz tasasız günlerin özlemini çeker.
0
kibritsuyu
(09.12.11)
O yaşlarda mutluluk hormonları daha fazla salgılanıyor. Çocukluğun savaş, felaket içinde geçse bile yine seversin; çünkü sebepsiz yere çok mutlusundur.
0
saruwatari
(09.12.11)
sağlamdır, olduğu gibi orada durmaktadır,hepimiz orada güvendeyiz, ölmemiş, ayakta kamışız, sıfır risk istediğiniz gibi anlatırsınız oysa gelecek öyle mi?
şekiller sadece şekilden ibaretler...
0
rn
(09.12.11)
herkes demiyelim, hayatımın hiç bir noktasında geçmişe özlem duymadım. ha, geçmişte bulunduğum yere özlem duydum fakat bu gelecekte oralarda olmayacağım anlamına gelmez.

günden mutlu olmayan ya muhafazakar olur (geçmişe tutunur) ya da devrim yapar hayatında. ilk yol her zaman daha kolaydır.

ben sevmiyorum geçmişi. kız arkadaşım gereksiz yere boşluklara daldığında ondan nefret ediyorum, sevmiyorum işte.

aklın yarattığı o güzel geçmiş ilüzyonu beni tatmin etmiyor. gelecek, gelecek, gelecek. tek yön orası.
0
kuja
(09.12.11)
aslında çok temel bir dürtüden kaynaklanıyor: yok olma korkusu. İnsan içgüdüsel olarak muhafazakar bir varlıktır, değişimi istemez. Kendi varlığını sürdürebilmek için buna karşı koymaya çalışır.

Yazının yaygınlaşmaya başladığı dönemde bir çok filozof buna karşı çıkıyor mesela. Zamanında Yukarı Mısır kıralı Tamus şöyle demiş: "Bu yazı yazma sanatını kullananların artması durumunda, yazının insanın hafızasını arttırma yerine azaltma olasılığı vardır. Yazı insanın hafızasını tembelleştirir, onu unutkan yapar. Eğer insanlar hatırlamak için yazıya güvenirlerse, kendi iç kaynakları yerine dış kaynakları kullanacaklardır. Yazı hafızayı geliştirmez, koleksiyonları geliştirir."

Bugün biz aynı şeyleri internet için, bilgisayarlar için, akıllı cep telefonları için söylüyoruz. Mesela artık kimse kimsenin telefon numarasını hatırlamıyor, daha 15 yıl önce hepimizin bildiği onlarca telefon numarası olurdu. Ancak telefon numarası akılda tutmak ne bizi daha zeki bir insan yapıyor, ne de bugün aptallaştık...

Düşünme biçimlerimiz değişiyor, dolayısıyla hafızamız da biçim değiştiriyor. Artık "bilmek"ten öte, "bilgiye nasıl ulaşacağını, onu nasıl kullanabileceğini, yönetebileceğini bilmek" önemli hale geldi. Bunların en güzel örnekleri de google gibi bir sitenin dünyanın en önemli kaynaklarından birisi olması. Google'ın bildiği şey aslında sıfır, o sadece var olan bilgi'yi düzenliyor, senin ulaşmanı sağlıyor...

Neyse, insanın geçmişe özlem duyma sebebi de temelde bu değişimlere direnme arzusundan kaynaklanıyor. 20 yaşındayken 6 yaşımızdaki halimizi, 30 yaşındayken 20 yaşımızı, 50'li yaşlarda daha geniş bir dönem olarak "gençliğimizi" falan özlüyoruz. Ölüm / kaybolma korkusu böyle tezahür ediyor.
0
gereksiz insan
(09.12.11)
Insan beyni kendini korumak icin gecmise dair kotu anilari bastirma egilimine sahiptir. Dolayisiyla gecmise dair hatirlanan guzel seyler genelde kotu seylerden daha fazladir. Bu sebeple gecmis ozleniyor.
0
crown
(09.12.11)
(5)

file shredder

entrapmen
bilgisayarini satacak bir arkadas dosyalari oylece silince kaybolacak saniyormus bi de diyor ki shift del yaptim eheh...isin kotusu bazi onemli yazismalari, sozlesmeleri vs var bu bilgisayarda. normalde eraser tarzi programlarla dosyayi silince "en azindan" erisimi guclestirebiliyor ve cogu dosyaya
bilgisayarini satacak bir arkadas dosyalari oylece silince kaybolacak saniyormus bi de diyor ki shift del yaptim eheh...
isin kotusu bazi onemli yazismalari, sozlesmeleri vs var bu bilgisayarda. normalde eraser tarzi programlarla dosyayi silince "en azindan" erisimi guclestirebiliyor ve cogu dosyaya erisimi engelleyebiliyoruz ama bu adam direkt sildiginden "boslugu doldur, parcala, algoritmanin gozunu aglat" tarzi yaklasimlar benim bildigim programlarla hicbir ise yaramiyor.

nedir yani illa tum hdd'yi mi silecegiz dosyalari sildi bu herif diye yoksa recovery yapip (ne sacma istir bu) arkasindan tekrar mi silecegiz dosyalari?
yahu alti ustu dosyalarin silinmesinden sonra bos kalan kisimlari allak bullak edecek bir sey istiyorum. (file shredder ise yaramiyor, sdelete ile bu bahsettigim seyi yapamadim, dban ve eraser'da bu ozellik yok) tekrar windows kurmak istemiyorum, pls, tsk.
0
entrapmen
(09.12.11)
harddisk ağzına kadar dolacak şekilde film müzik vs atıp sonra onları silsen, hatta sonra bi kere daha aynı işlem. yani boş gözüken ama aslında boş olmayan yerdeki bütün izlerin üstünü başka şeyle kapatıp silsen, son kalan şey müzik film falan olur herhalde.
0
kibritsuyu
(09.12.11)
ccleaner in wipe free space diye bir ozelligi var. ise yarar mi acep?

www.piriform.com
0
alan shearer
(09.12.11)
crostata
(09.12.11)
ccleaner + 1
0
inheritance
(09.12.11)
ccleaner uzerinden guttman metoduyla sorunsuz halloluyor gibi.
o ana kadar bir de su yontemi denedim o da ise yariyor; (kaynak: www.windows-commandline.com)

komut satirindan
"echo “buyuk txt dosyasi budur iste” > asxxx1.txt
for /L %i in (1,1,24) do type asxxx1.txt >> asxxx1.txt"

seklinde 1 gblik (24 rakamii artirmak dosya boyutunu katliyor, ha keza icerigi degistirmek de degistirir boyutu) dosyalar olusturdum ve bunlari eraser isimli programla sildim. bunu birkac kez tekrarlayinca r-studio ve birkac recovery programiyla kontrol ettim onceki dosyalar gorunmez oldu.

file shredder isimli programa da kafam girsin.
0
🌸entrapmen
(09.12.11)
(4)

absinth, absent, absinthe apsenth, absinfdsjknkl

kibritsuyu
şu pelin otundan yapılıp %70 alkol içeren çek içkisi mi neyse onun adı nedir lan, egzoz, eksos, ekzoz, ekzos gibi bir fenomen midir herkes başka isimle satıyor? yoksa bi tane orijinali var da ötekiler çakma mıdır nedir bu işin aslı?
şu pelin otundan yapılıp %70 alkol içeren çek içkisi mi neyse onun adı nedir lan, egzoz, eksos, ekzoz, ekzos gibi bir fenomen midir herkes başka isimle satıyor? yoksa bi tane orijinali var da ötekiler çakma mıdır nedir bu işin aslı?
0
kibritsuyu
(09.12.11)
(bkz: #9290136)
şu entryde söylediği gibi galiba.
0
baldur
(09.12.11)
absinthe

bitmiş bi şişesi var ondan baktım (:
0
astaroth
(09.12.11)
hangi dilde söylendigine bagli

absinth : ing
absinthe : fr
0
yarey
(09.12.11)
orijinal şişede ne yazdığını merak etmekteyim aslen. ona bakarsanız bizim hapşuuu yazdığımız şeyi alamanlar atschiii diye yazıyorlar.
0
🌸kibritsuyu
(10.12.11)
(8)

Zeytin küflenir mi?

deliberte
Söz konusu zeytin buzdolabının peynir meynir kısmında saklama kabında duruyor. Üzerinde beyaz gibi lekeler var diplere doğru, yıkasam geçer mi? Ne şimdi onlar?
Söz konusu zeytin buzdolabının peynir meynir kısmında saklama kabında duruyor. Üzerinde beyaz gibi lekeler var diplere doğru, yıkasam geçer mi? Ne şimdi onlar?
0
deliberte
(09.12.11)
üzerindeki yağ dolapta donmuş olabilir
0
bambalak
(09.12.11)
uzun süre kaldıysa küftür o. zeytin küflenir. yemeyin!
0
wetu
(09.12.11)
küflenir çok küflendirdim ordan biliyorum:)
0
ayhsegul
(09.12.11)
bişey olmaz. temizlenip yenebilir. o şekilde çok zeytini temizleyip yedik.
0
sutlu nescafe
(09.12.11)
küflenir, küflenmesi bi bakıma iyidir organik olduğunu gösterir, gerçi yiyemedikten sonra ne anlamı var. kap içinde zeytinyağı da var mı, öyleyse donmuş zeytinyağının bıraktığı pütürcükler beyazlıklar da olabilir bu dediğiniz
0
al andalus
(09.12.11)
küflenir de bu mevsimde zeytinde görülen o vıcık vıcık beyaz şeyler donmuş zeytinyağından başka bir şey değildir.

çıkarın dışarı, biraz oda sıcaklığında kalsın, çözünsün. hala duruyorsa küftür. yok eriyip yağa dönüştüyse ve zeytin cillop gibi kaldıysa yiyin gönül rahatlığıyla.
0
kibritsuyu
(09.12.11)
beyazlık donmuş yağda olabilir, ama ufak topcuklar halinde ise o beyazlıklar muhtemelen küftür. direk at gitsin.
bir de bu zeytinin organikliğini göstermez, şöyle ki zeyin ezmesinin zeytine nazaran küftelenme hızı daha fazladır. bu daha falza katkı maddesi içermesinden kaynaklanır.
0
cahit tomruk
(09.12.11)
sıcak suyla yıkayın süzün yiyin
0
yuto
(09.12.11)
(3)

milyon tane yabancı film var .Bu kadar türkçe dublajı kim yapıyo?

laptop
neredeyse her filmi türkçe dublajlı halinde görebiliyoruz.kim dublajlıyo bu kadar filmi acaba
neredeyse her filmi türkçe dublajlı halinde görebiliyoruz.kim dublajlıyo bu kadar filmi acaba
0
laptop
(07.12.11)
bir o kadar da dublaj sanatçısı, dublaj stüdyosu var?
0
kibritsuyu
(07.12.11)
genelde konservatuar öğrencilerine yaptırıyolar diye biliyorum, ucuz olsun diye. o yüzden de dublajlı filmler hem çeviri bakımından hem de seslendirme bakımından pek başarılı olmuyor.
0
ruhibirbanyo
(07.12.11)
trt sağolsun dünyanın en iyi dublaj sanatçıları türkiyededir. bazen orjinalinden bile iyidirler. (bkz: bruce willis )(bkz: alev sezer )
0
ground
(07.12.11)
(10)

Yumurta akı tozu

felina
Hammadeler.com diye bir siteden buldum ama kilosu 46 lira. Yuhunuz!Başka nerde bulurum bu mereti?
Hammadeler.com diye bir siteden buldum ama kilosu 46 lira. Yuhunuz!
Başka nerde bulurum bu mereti?
0
felina
(07.12.11)
çok az kullanıldığını duymuştum.
0
ben smyrna
(07.12.11)
merakımı bağışla ama ne işe yarıyor ki bu madde?
0
megalomaniac
(07.12.11)
protein tüketimi için kullanmayi düsünüyosan whey kullanabilirsin
0
berginyonbaenre
(07.12.11)
royal icing yapacağım.royal icing nedir derseniz google görsellere bakınız pls.
0
🌸felina
(07.12.11)
sağol bilgilendirmen için, umarım ucuza bulabilirsin :)
0
megalomaniac
(07.12.11)
Sanırım bulamayacağım.
whey içeriğinde ne var? sadece yumurta akı ise onu kullanabilirim sanırım.
0
🌸felina
(07.12.11)
iyi de ne kadar alacan ki? 100 gram yetmez mi mesela? bi dünya toz eder. bence çok pahalı değil fiyatı.
0
chainreaction
(07.12.11)
whey, özelde vücut geliştirme sporuyla ilgilenenler için beslenmeye ek olarak protein takviyesidir. yani protein tozudur. peynir altı suyundan imal edilir. shaker yardımıyla meyve suyu ya da süte karıştırılıp içilir.

royal iching ise pasta gibi birşey, google imageden baktığım kadarıyla. yani protein tozu, yiyeceklerin içinde, ısı vesaire gibi etkenlerle ne hale gelir bilemiyorum. neticede az da olsa kimyasal işleme de uğramıştır üretim aşamasında. her ne kadar tamamen doğal dense de inandırıcı değil.

ayrıca whey yumurta akından daha pahalı birşey. ekmek yoksa pasta yiyin gibi olmuş, whey önerisi.

son olarak, bir kilo mu almak zorundasınız canım!
0
kmtetrfn
(07.12.11)
şeker hamuru ile olmaz mı bu dediğiniz?
0
kibritsuyu
(07.12.11)
Whey işime yaramıyormuş evet.
Evet 1 kilo almak zorunda değilim canım! Ama maalesef 1 kilodan daha az satan bir yer bulamadım! Bİlen varsa söylesin bir zahmet :)

Kibritsuyu, şeker hamuru bambaşka bir şey.
0
🌸felina
(08.12.11)
(2)

gider pusulası

mgh
bir yere freelance iş yaptım ve gider pusulası kesmek için benden nüfus kimliği fotokopisi istediler. ama ben bunu vermek istemiyorum. daha önce tc kimlik no'su verdiğim olmuştu ama. sizce bu nüfus kağıdı fotokopisi gerçekten gerekli mi? tc kimlik no veresim var sadece.
bir yere freelance iş yaptım ve gider pusulası kesmek için benden nüfus kimliği fotokopisi istediler. ama ben bunu vermek istemiyorum. daha önce tc kimlik no'su verdiğim olmuştu ama. sizce bu nüfus kağıdı fotokopisi gerçekten gerekli mi? tc kimlik no veresim var sadece.
0
mgh
(06.12.11)
adamların sizin adınıza vergiyi devlete ödeyebilmeleri için adınız soyadınız ve tc kimlik numaranıza ihtiyacı var. tc kimlik numarası yeterlidir ama zannedersem emin olmak istiyorlar. sorunuza cevap: tc kimlik numarası yeterlidir bu iş için.
0
kibritsuyu
(06.12.11)
kurumsal yerler alıyor. sahte isimlere g.p. kesilip şirket söğüşlenmesin diye.
0
ben smyrna
(06.12.11)
(5)

ne kahvesiydi o? sütlü gibi olan?

bitter cikolata
bir türk kahvesi vardı ya, sanki içinde krema varmış gibi olan. adı neydi?
bir türk kahvesi vardı ya, sanki içinde krema varmış gibi olan. adı neydi?
0
bitter cikolata
(06.12.11)
menengic kahvesi mi?
0
nawres
(06.12.11)
buldum buldum dibek kahvesiydi. allahım bu aşerme bitsin artık.
0
🌸bitter cikolata
(06.12.11)
dibek kahvesi diye normal türk kahvesi de verebilirler (ulus heykel'deki mişmiş kuruyemiş'te mesela dibek kahvesi diyorlar ama bildiğin türk kahvesi o). anladım ben hangi kahveyi istediğini.

kızılay, tuna caddesi ile bayındır sokağın köşesinde hayrağ usta diye bir kebapçı vardı. hala duruyor mu bilmiyorum. orada yemek üstü ikram ediyorlar. satıyorlar da.
0
kibritsuyu
(06.12.11)
hayrağ usta'daki de gerçek dibek değil,adam kendisi söyledi, süt tozu katıyoruz diye :)
en güzelini tavacı recep'te içmiştim. canım çekti şimdi.
0
🌸bitter cikolata
(06.12.11)
söğütözü S'lo'da yapıyorlar da kuru olarak satıyorlar da. tavsiye edilir.
0
crimson king
(06.12.11)
(10)

yemek ne yapsam?

aysenazz
iyi yemek yapabilen biri değilim ama arkadaşlarımı davet edicem. çok güzel bi sofra olsun istiyorum. sizce neler olmalı sofrada hem lezzetli hem de çok aşırı zor olmayan neler yapılabilir?
iyi yemek yapabilen biri değilim ama arkadaşlarımı davet edicem. çok güzel bi sofra olsun istiyorum. sizce neler olmalı sofrada hem lezzetli hem de çok aşırı zor olmayan neler yapılabilir?
0
aysenazz
(06.12.11)
zeytinyağlı pırasa hem lezzetli hem de yapımı kolay bir yemektir.
0
eteria
(06.12.11)
bana pırasa yapsan bir daha size gelmem bile.
tavuk sote hem ekonomik hem lezzetli hem de kolay olması sebebiyle favoridir her zaman.
kolay olmasın diyosan yap bi içli köftede herkesin ağzı açık kalsın.
0
etna
(06.12.11)
tavuk pirzola alıp knorr'undu sanırım, mangal keyfi çeşnisiyle fırında pişirebilirsin. çok kolay paketin içinden çıkan torbaya koyuyorsun tavukları, üstüne çeşni, 45-50 dakikada mis gibi tavuklar. yanına da pilav oh mis.
0
anestezik
(06.12.11)
şinitzel de kızartabilirsin kolaydır.
0
jangbogo
(06.12.11)
yukarıdakilerin yanında kocaman bir yeşil salata. çeşit olsun diyorsanız bir de patates salatası.
0
kibritsuyu
(06.12.11)
tavuk veya et kızartma +1
domates soslu bir makarna her yemekte gider ve hızlı hazırlandığından iyi olur.
0
homo sapiens gotgobekus
(06.12.11)
internette makarna ve çorba tariflerini arat. eminim güzel bişiler bulursun. güzel ve kolay bişiler. bir salata mantıklı olur. onun içinde düzinelerce tarif var. tatlı konusunu dışarıdan halledebileceğin gibi sütün içine iki üç şeyi ölçüsüyle koyup sadece karıştırarak pişirip dolaba atabileceğin şeyler var. ya da hazır puding gibi şeylerden alıp pişir. sunumu için google görsellerden fikir al. bir de tavuk ya da kırmızı et gibi bir şeyi azıcık sıvıyağ baharat doğranmış soğan ve dövülmüş sarımsakla ovup ızgaraya atıp pişirirsin. koca bir yemek olur çıkar. sofrayı da biraz çiçekli böcekli süslü hazırladınmı iş biter.
0
kedili madam
(06.12.11)
birkaç tane kabak ve patlıcanı minik minik doğra. onları biraz sıvı yağ, bir tane domates rendesi ve bir yemek kaşığı domates salçasıyla tencerede pişir.
diğer yandan makarnayı haşla. sebzeler pişince makarnanın üzerine sos olarak ekle. harika oluyor.
0
japhone
(06.12.11)
büyük marketlerde italyan makarnaları mevcut bolognese vs gibi. yanına barilla'nın pratik makarna soslarından alıp çok lezzetli ve uğraşılmış gibi bir hale getirebilirsin şu tarife bakarak mesela: mutfaksirlari.com yada biraz daha uğraşır ve kremalı mantar sosuna elim yatkın diyorsan mutfaksirlari.com tortellini ile uğraş.(şahsi tercihim spaghetti bolognese yalniz.) yanına şerit dilimlenmiş ızgara yapılmış tavuk biftek ile şu tarife bakarak bir salata yapabilirsin; www.ebruliyemekler.com

bunun yanına yine yapımı çok basit olan ve aldığın tavuğun bir parçası ile bir miktar cevizli yoğurtlu salata www.devletsah.com
ve mayonezli havuç salata ile çok basit uğraşlarla çok uğraşılmış gibi gözüken güzel bir sofra kurabilirsin.

yemeğin üzerine damla sakızlı türk kahvesi yapıp, çifte kavrulmuş lokum ile servis yaparsan tatlı işinden de yırtar x2 gönülleri fethedersin.
0
sormaya geldim
(06.12.11)
bim'e git, orada böyle hazır köfteler falan var. al olanlardan iki paket, kızart. bide pilav yap, yanınada bi salata yaparsan tamamdır bu iş;) hatta benide çağırdın mı off dadından yenmez..
0
blackmail
(06.12.11)
(10)

hepsiburada.com kargo cinliği 2

29ekim2011
uzun karışık içinden çıkılmaz sorunlardan bahsetmiyorum, dünyanın en basit işlemi:iki ürün aldım. rakamları yuvarlak veriyorum:1) ücreti 30 lira, kargosu ücretsiz.2) ücreti 30 lira, kargosu 10 lira.eder 70 lira.Hepsiburada.com 2. ürünü tedarik EDEMEDİ. ilk ürünü yolladı. tedarik edemeyince, paramı v
uzun karışık içinden çıkılmaz sorunlardan bahsetmiyorum, dünyanın en basit işlemi:

iki ürün aldım. rakamları yuvarlak veriyorum:

1) ücreti 30 lira, kargosu ücretsiz.

2) ücreti 30 lira, kargosu 10 lira.

eder 70 lira.

Hepsiburada.com 2. ürünü tedarik EDEMEDİ. ilk ürünü yolladı. tedarik edemeyince, paramı vermek istemedi.

akıl mantık zeka gereği, 40lira vermesi lazımken "kargo bedeli hizmet bedelidir iade edilemez" diye sadece 30lira vereceğini söyledi.

kendilerine yazdım, tedarik edemedikleri ürün için, taşınmayan şey için neden kargo parası veriyorum dedim ama tavırları yine aynı idi.

Şikayetvar.com'a taşıdım. orda da tavırları aynı.

şimdi, dünyanın en basit blog - web sitesini kurup bunu yazıp linkini de milyon vere vermek istiyorum.

konu benim 3-5 milyon liram değil kimbilir kaç kişinin parası gitti böyle. Ve yine benim 5-6 liram zayi oldu, allahtan kargosu çok tutan bir şey değildi...

soru:

1. hangi blog sitesini tavsiye edersiniz? nerde hesap açıyım sizce?

2. tüketici mahkesine gitsem mi?
0
29ekim2011
(06.12.11)
bu kadar düsük meblag icin ugrasmaniz,telefon parasi harcamaniz sacma olur.

hatta mahkemeye gitseniz ugrasmaniz bosa gider.

en güzeli burada ,eksisözlükte yaptiklarini fotograflariyla yayinlamaniz.

yapacaginiz kötü reklam daha etkili olur.

ben kullanmadim siteyi ama ,türkiyede kullancak olsam hizlial filan kullanirim.alternatifleriyle yazin bence.
0
serabetan
(06.12.11)
zaten konu parası değil. bunun farkındayım. mahkemeye dilekçe vermek için gitsem, minibüs parası kargodan fazla tutar.

eksisozluk hesabımı kapadım. bunları duzgunce bir yere yazıp linkini vericem işte.
0
🌸29ekim2011
(06.12.11)
sikayetvar.com, şansınızı deneyin gerçi bu firmalar direk böyle poliçemiz diyor site de şikayeti çözüldü olarak işaretliyor ama belki..
0
yuto
(06.12.11)
ya bu nasıl mantık anlamıyorum. mahkemeye gitseniz niye boşa gitsin? 2003 yılında 4.950.000 lira (o zamanlar altı sıfır atılmamıştı, 4,95 lira yani) damga vergisini vergi dairesi ödediğimiz halde, elimizde makbuz olduğu halde, bak ödedik bu da makbuzu diye ödeme emrine itiraz ettiğimiz halde inanmayıp tekrar istedi. 20 lira masraf edip vergi mahkemesine dava açtım. kazandım. hatta dava sonuçlanmadan önce vergi dairesinden aradılar "pardon düzelttik davaya gerek kalmadı" falan diye, yok dedim, kendiniz kaşındınız, zamanında düzeltecektiniz. hem mahkeme kaararıyla düzelttirdim, hem masrafımı da geri aldım. şimdi o memur ağlasın.

burada mesele 10 lira değil. prensip meselesi. bu adamlar sizden 70 lira para çekip 30 liralık ürünü de yolladılarsa , daha 40 lira alacağınız vardır ve bu ilk ürünün faturasında kargo masrafı bulunmamasından ve sizden çekilen paradan açıkça bellidir. alacağınız bellidir. bir avukata gidin. mis gibi davanızı açın, %100 kazanırsınız, bütün masrafınızı ve avukat parasını alırsınız, üstüne emsal teşkil ederse benzer durumdaki herkes de parasını alır. hepsiburada'yı anca öyle ağlatırsınız. kötü reklamla falan olacak iş değil bu.
0
kibritsuyu
(06.12.11)
Yukarıdaki hiçbir cevap gibi düşünmüyorum. Yarın ilk işiniz tüketici Kaymakamlığınıza bağlı Tüketici Mahkemesi'ne gitmek olmalıdır. Burada pek bir şey harcamıyorsunuz zaten ve büyük ihtimalle orada hak verilip geri ödenecek size para. İsterseniz 2 sene bekleyin ama bekleyin.

Sosyal medya bizim deneyimlerimizi paylaştığımız bir yer olduğunuza göre, Facebook, Twitter ve/veya başka hesaplarda bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın tabii ki.

Edit: Yukarıdaki hiçbir cevap derken ben baktığımda kibritsuyu'nun cevabı yoktu, aynı anda yazmışız :) Onun yazdıklarına da katıksız katılıyorum.
0
Rochefort
(06.12.11)
zaten uğraşılmaya değmez dedikçe bu gibi kurumlar bildiklerini okuyor hala. imkanınız varsa sonuna kadar hakkınızı arayın.
0
clones
(06.12.11)
uğraşıcam zaten. hatta blog mlog hikaye kendi sitemde yayınlıcam en iyisi.

tekrar söylüyorum, uzun içinden çıkılmaz tüketicinin anlamsız kaprise girdiği şeyler vardır, bu öyle falan da değil çok açık net ve basit. adam bal gibi yatıyor paramın üstüne.

ve hepsiburada.com zaten ürünleri tedarik edememesi ile meşhur bir firma. hatta sırf hepsinitedarikedemedik.com olsa yeridir.

demek ki yollamadıkları ürünlerinin kargolarını hep böyle iç ediyorlar.
0
🌸29ekim2011
(06.12.11)
hakem heyetine basvur ayrıca kredi kartıyla aldıysan bence bankaya da basvur durumu anlat ürün ve hizmeti alamadım paramı eksik verdiler de. sonucta hizmet bedeli de olsa o hizmeti sana vermedi. web subelerinde bu tur şikayetler için bir bolum oluyor genelde.
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(06.12.11)
sikayetvar.com'a yazmanızı öneririm. genelde ciddiye alıyor firmalar.
0
sustain
(06.12.11)
@sustain:

şikayet.com'a yazdığımı belirtmiştim tekrar belirteyim:

şikayet.com'a yazdım.

ordada da tavırları aynı.
0
🌸29ekim2011
(06.12.11)
(4)

az önce biri vardi hesaplari boyuna silindi

keseci
en son söyle bi soru sormustu"100 liraya faturasiyla aldigim gs formasini faturasiyla beraber 80 liraya satmak istiyorum, bi kac gündür bu ilani veriyorum ve hesabim direk siliniyor" falan filanben de cevap verdim"la bilmedigin bi kural vardir, du bakalim"adamin sanirim o son hesabi silinmis yine.se
en son söyle bi soru sormustu

"100 liraya faturasiyla aldigim gs formasini faturasiyla beraber 80 liraya satmak istiyorum, bi kac gündür bu ilani veriyorum ve hesabim direk siliniyor" falan filan


ben de cevap verdim

"la bilmedigin bi kural vardir, du bakalim"


adamin sanirim o son hesabi silinmis yine.


sebebi ne bu olayin ?
0
keseci
(06.12.11)
admin fenerli bence:)
0
diaspora
(06.12.11)
o arkadaştan ben de alıyorum forma. neyse konu bir duyuruyu günde 20 kere açması. 2-3 kere açtı, sonra modlar haliyle silince inada bindirdi devamlı açmaya başladı, açarken modlara hakaret etmeye başladı v.s v.s
0
xenophobe
(06.12.11)
o arkadaş çok agresif valla. ben mesaj attım formalar için, bi dövmediği kaldı.
0
tantunisultansüleyman
(06.12.11)
mod olarak cevap vereyim.

1. ilk silinme nedeni silip silip sürekli açması
2. sonradan silinme nedeni aynı duyuruyu açıp bir de üstüne küfür etmesi. kullanıcı uçunca yeni kullanıcı alıp hırsla ana avrat sövmeye devam etmesi.

not olarak da ekleyeyim. kurallara aykırı duyuru açıp silinince lütfen kafanızdan sebep uydurmayın. duyuruda sinirlendiğiniz adama küfür edip silinince "siz de bu adamları koruyorsunuz", "siz de teröristsiniz" falan demeyin. silmemizin nedeni adamları koruduğumuz için değil, küfür ettiğiniz içindir.

galatasaray ile ilgili duyuruyu 70 kere tekrar tekrar açıp silinince "orspuçocuu fenerli admin" demeyin. silinmesinin nedeni tekrar tekrar açmanızdır. fenerli olmamız veya olmamamız değil.

kuralları gözünüzle ve beyninizle okursanız niye silindiğini anlayabilirsiniz.

duyurunuzun üste alınması için tercih etmeniz gereken yol da üste alınmış duyuruları ispiyonlayıp ispiyon gerekçesine "benim duyurumu da üste alır mısınız" yazmak değildir. mesaj atabilirsiniz. birimiz görmemişsek birimiz görürüz. yine de almıyorsak demek ki üste almaya değer bir duyuru değildir. şahsen ben parasıyla özel ders verme ilanını üste almaya değer görmüyorum.
0
kibritsuyu
(06.12.11)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.