Giriş
(4)

resimdeki parça ne işe yarıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
sb. https://i.ibb.co/j1pxDjQ/1200x900.jpg
sb.
i.ibb.co
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.07.25)
Cam Rüzgarlığı bu.
0
ezkaza
(22.07.25)
benim arabada da var bunlardan.
babam takmış zamanında.

yağmurlu havalarda camı iki üç cm açmak istediğinde yağmurun girmesini engelliyor, o amaçla takmış.
0
biseysorcaktim
(22.07.25)
cemallamec
(22.07.25)
Camı 2-3 parmak açtığınızda fafafafafa yapmıyor, hızlı giderken bile sigaranızı içebiliyorsunuz.
0
kibritsuyu
(23.07.25)
(10)

Tarım yapmak

osuran imam
Mantıklı mı?"Mantıklı"dan kastım şunlar: bir, kârlı mı? İki, kolay mı?Yeğenim ziraat mühendisliği bitirdi, üretim sürecinde bu işlerden anlayan biri olacak yani yanımızda. Ama pazarlama kısmı kafamı kurcalıyor. Sonra ürünün satılamaması, vs. Ne yapacağız? Topraksız tarım düşünüyoruz. Sonra lavanta g
Mantıklı mı?

"Mantıklı"dan kastım şunlar: bir, kârlı mı? İki, kolay mı?

Yeğenim ziraat mühendisliği bitirdi, üretim sürecinde bu işlerden anlayan biri olacak yani yanımızda. Ama pazarlama kısmı kafamı kurcalıyor. Sonra ürünün satılamaması, vs.

Ne yapacağız? Topraksız tarım düşünüyoruz. Sonra lavanta gibi getirisi yüksek şeyler.

Bu işlerden anlayan varsa bize bir fikir versin hayrına. İnternette tonla bilgi var tabi, ama tecrübeli birinin yardımı lazım.
0
osuran imam
(14.07.25)
kar gelir-gider=kar olarak bir hesaplamayla yaptığınız halde ise, o değişir. kolay mı, değil.

edit: benim tecrübem tütün, buğday vs. tarafında. susuz tarımı bilmem, lavanta bilmem.
0
ahmet oturum cerezi
(14.07.25)
Ziraat mühendisi yeğen ziraat fakultesinin topraksız tarım bölümünü mü bitirdi? Değilse 'ne alaka?' deyip bir daha düşünün.

Lavanta üretiminin topraksız tarımla nasıl bir alakası var. Onu da bi düşünün.

Bu gibi kafa karışıklıklarını ortadan kaldırdıktan sonra, kapitalist sistemde bence şöyle bir altın kural var. Önce kime satacağını bul, sonra üret.

Yani pazarı bulunca üretim kolay.

Üretim kolay diyorum ama, 15 dakika çapa yap, üç gün belini doğrultamazsın. Çiftçi çocuğu değilsen, yani doğuştan bu işin içinde değilsen sen bu konuyu bir daha düşün derim.
0
Mirket
(14.07.25)
Bu iş üretim değil @mirket'in de dediği gibi pazar işi.

Lavanta işi çok eskiden popülerdi pazar doydu artık, hedefin cebinde parası olan ancak kafayı doğallık ile bozmuş kitle olacak. güzel avrupai bir marka ve kurumsal kimlik ile yüksek segmentte yaşayan insanların olduğu yerlerde ürününü doğal, olarak pazarlarsan mantıklı.

İl veya ilçe tarım müdürlüklerine git o yıl desteklenen ürün gruplarını öğren, sonra ilinde bulunan kalkınma ajanlarına git o yıl desteklenen ürün gruplarınıı öğren düşük faizli kredi ya da hibe işlerini kovala ve ürünülerinin doğal olduğuna dair sertifikalarını al. Sonrası pazarlama işi, üretim teknik olarak ciddiden sorun değil gerekirse hicar dedeiğimiz toprak kiralama yöntemi ile bile yaparsın.

Topraksız tarım da zor bir olay değil
0
ebeş
(14.07.25)
Kesinlikle zor
Ama kârlı. Hiç tecrüben yoksa uzun bir süre zorlanırsın.
Pazarlama kısmına gelirsek merak etme satarsın, hiç satamazsan bile ürettiğin ürünü pazarda tezgah açıp satarsın.
Ama ben olsam devletin alım garantisi verdiği ürünlere de bakarım. Şeker pancarı gibi.
0
etna
(14.07.25)
Yaklaşık 3-4 yıldır topraksız tarım ile birşeyler üretmeyi araştırıyorum.

İlk arastirmam domates ile başladı. Pazarı geniş ve sürekli aranan bir ürün. Fakat seranin ısınma ihtiyacı için enerji kaynağına yakın olmak gerekir.

Domatesde enerji kaynağı olarak jeotermal kullanmak gerekiyor. Afyon ve İzmir de yoğunlaşmış üretim.
Burada arazi ve jeotermal ruhsat fiyatları çok yüksek.

Domatesin dünyada en çok tercih edilen ürün olması nedeniyle üretimi çok yaygın.

Bizim ihracatta öncelikli pazarımız da Rusya. Araştırmalar yaparken geçmişte bakanlıkta çalışan birisi ile bir diyalogum olmuştu.

1990'li yıllarda Rusya ya gönderilen domatesler ülkeye girişine izin verilmediğini bir gecede istenen analiz değerlerinin 10 kat azalttığını ve ürünlerinin girişinin engellenip piyasa yeni giren Mısır ya da başka bir Afrika ülkesinden ücretsiz domates alındığını anlatmıştı.

Sonrasında çilek üretimi ve pazarlamasını araştırmaya başladım. Çilek oldukça tercih edilen bir ürün. Serayi kurmayı planladığı bölgede 4 tane sera vardı hepsini ziyaret ettim. Sagolsunlar herkes yardımcı olmaya çalışıyor.

Çilekte en önemli nokta ürünün hassas olması ve hasat sonrası bekletme şansınız yok. Ürünü en kısa sürede elden çıkarmanız gerekiyor.

Ve her sene fide değişimi yapılması, piyasada aradığınız fide bulmak çok zor 8-9 ay öncesinden sipariş oluşturup her sene bu masrafı yapmak üretim süreçleri oldukça hazmetli ve riskli olduğunu düşünyorum.

Geçen Ekim'de Antalya da tarım fuarına gittim. Buraya çilek fidesi bulmaya gitmiştim.

Yaptığım gorusmeler sonucunda Yaban mersini üretiminde karar değiştirdim. Yaban mersini üretimi yapan bir kaç sera gezdim. Süreçler konusunda domtes ve cilege benzer olup bitki daha güçlü ve aldığınız fide 15-20 yıl boyunca mahsul alabiliyorsunuz.

Pazarlama konusunda gelince yanıtlardan etna soylediği gibi "merak etma satarsın" lafını cok duyacaksın.
Cilek uretimini arastırırken migrosun satın alma ekbınıne ulastım. cılek uretıyorum alım kosullarınız nedır diye sordum.

Urun teslimini İzmir torbalıdan alıyoruz. Odemeler 45 gun sonra yapılıyor. o gunu tarla fiyatı ne ise ondan alırız. Tarla fıyatnı nasıl belilrleniyor dediğim de cevap yok. Hal fiyatından asagıda oldugunu belirttiler.

İzmir hal'e gittim. anlattım durumu elimde cilek var nasıl satarız. durust oldugunu dusundugum bir iki kişi abi burayı en son ihtimal olarak dusun malın burada 3 kurusa satılır dediler.

Uretimi yapmayı dusundugun bolgede cevrendeki alıcıları bulup urununu onlara satmaya calısmam gerektıgını soyledıler.

Cilek icin dolastıgım uretıcılerden alıcılar seni bulur lafını cok duydum.Nasıl buldukları muamma. Tahminim uretım yaparken Tarım bolge mudurluklarına kayıt yaptırdıgında iletişim bilgilerini tuccarlara satıyorlar ya da fide alımı yaptıgın kişiler bilgilerini satıyorlar.

Sera kurulumu başlı başına bir sorun 1 liralık işi 10 liraya yapıyor herkes.

Hibe ya da destek almanız oldukca zor hukumete yakın olmanız gerekiyor.Araziniz olmalı.


Ben bu topraksız tarım işini yapacagım yakın zamanda ama artık Türkiye'de değil. Portekiz arastırıyorum. Yakında orada bir şirket acıp sureci ilerletmeyi palnlıyorum.

Aklına takılan sormak istediğin bir seyler olursa yardımcı olmaya calısırım.
0
kaiserr76
(14.07.25)
Planlı programlı iş yaparsanız kazanacağınızı düşünüyorum
0
messina123
(14.07.25)
@kaiserr76

Hocam mükemmel yazışsınız. Şu bilgileri parayla bile edinemiyorsunuz bu topraksız tarım konusunda, herkes bu konuda araştırma yapanı kazıklamaya çalışıyor. Portekiz 'i niye tercih ettiniz onu merak ettim ? Mesela bize çok daha yakın Bulgaristan uygun olmaz mı bu iş için ? Benim de sürekli aklımda ama bir türlü girişime geçemedim hep araştırma safhasındaym.
0
messor
(14.07.25)
@messor

Muğla milastayim. Hatta şu an bir Yunan firmasında çalışıyorum. Yunanistan dusunmustum. Gerek geçmişteki ilişkilerimiz gerekse arazi fiyatları ve çalışan maliyetlerini düşünerek vazgeçtim.

Portekiz Avrupa ve Amerika pazarına yakın olması, yapacağınız yatırımin tutarina bakmaksızın oturum izni vermesi, Avrupa Birliği destek ve hibelerin olması ve en önemlisi arazi fiyatlarının uygun olması nedeniyle tercih ettim.
0
kaiserr76
(14.07.25)
Tarımın karlı olmadığını söyleyenlere asla kulak asma.
İşini doğru düzgün yapıp zarar etmen imkansız tarımda. Kurulum maliyetin başka bir işe görece daha düşük. Getirin ise görece daha büyük.

Türkiye tarımsa şuan dünya 7.si. Tarım bitti bitiyor çiftçiler aç vs diyenler haklı olsaydı bu kadar üretim olur muydu?

Lisanstan bir arkadaşım diyarbakır’da ve urfa’da tarım ile uğraşıyordu. Aile işini devam ettiriyordu yani daha profesyonel olarak.
İstese en iyi şirketlerden birinde iyi kazançlı bir pozisyonda rahatlıkla çalışırdı ama hiç başka bir işte çalışmadı. Zaten Hobi olarak okuyorum diyordu. Çünkü mevcutta kendi işinden kazandığı parayı özel sektörde veya kamuda kazanmasının ne kadar zor olduğunu biliyordu. Tabi bu işi yapıcaksan biraz kafan çalışacak. İlmini bileceksin. Verim kasıcaksın. Devletin verdiği Her türlü hibe ve teşviği takip edip yararlanıyordu. Girişkendi.

Geçen oturduk konuştuk; Ben herkesin girmek için can atacağı bir yerde çalışıyorum ama aynı sürede onun çeyreğini anca kazanabilmişim.
0
ezkaza
(14.07.25)
yaban mersini, böğürtlen gibi karlı meyveler üretebilirsiniz. ya da ilaç sanayisine satacağınız bitkiler ile bitki çayı kullanımı için kuşburnu gibi şeyleri üretmeyi de düşünebilirsiniz bunlara bir ara devlet teşviki de vardı
0
i wanna go back
(15.07.25)
(5)

Mona lisa tablosu abartılıyor mu?

messina123
Yani 200-300 sene önce yaşamış birinin portresi sonuçta. Tamam bence de güzel çizilmiş ama neden bu kadar ünlü ki? Günümüzde çok daha güzelleri çiziliyor
Yani 200-300 sene önce yaşamış birinin portresi sonuçta. Tamam bence de güzel çizilmiş ama neden bu kadar ünlü ki? Günümüzde çok daha güzelleri çiziliyor
0
messina123
(12.07.25)
Tablonun "çalınma hikayesi"ne kadar o kadar popüler olmadığı söyleniyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.07.25)
Pop art ikonu olarak kullanılması ununu artırdı. Böyle başka tablolar ve fotoğraflar da var. Marilyn Monroe da dünya çapında ününün muhtemel ikinci atağını yaptı benzer şekilde. Andy Warhol'un işi hep.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Tamamen Popüler kültür. Gittim yerinde de gördüm. Müze içinde bile onlarca yönlendirme tabelası vardı. Yığınların ilgisi de kuyruklar oluşturuyor. Peki neden?
Çünkü öyle pazarlandı. Başka bir nedeni yok.
Çok daha önemli yapılar için bir adet bile yönlendirme yoktu müzede oysa. Tıpkı bugün embesil olupta influencer adı altında milyonlarca insan tarafından takip edilmek gibi bir durum bu. Aynı saçmalıkta.
0
ezkaza
(12.07.25)
Tamamen popüler kültür diye gömecek kadar değil, "günümüzde daha güzelleri çiziliyor" da Mondrian tablolarına bakıp "ne var ki bunu ben de yaparım" demek gibi oluyor. Yapmayın arkadaşlar, sanat tarihi böyle bir şey değil :)

www.britannica.com
Şurada güzel özetlenmiş. Mona Lisa teknik yönden zamanının en iyilerinden, zamanında da bilinen bir tablo. Tabii internet olmayınca sadece sanat çevresi biliyor, o ayrı. Da Vinci'nin hem camera obscura kullanımı, hem sfumato tekniği nedeniyle sanat tarihinde yine önemli.

Hâlâ bu kadar ünlü olması ve plastik sanatlarla hiç alakası olmayan herkesin bilmesi işte o çalınma hikayesi, modelin kimliğinin bilinmemesi vs ile yaygınlaşmasının sonucu.
0
kobuzchu kiz
(13.07.25)
yapıldığı dönem itibariyle değerlendirilmesi gerekiyor, italyan rönesansındaki birçok tekniğin çok başarılı şekilde tatbik edildiği istinai örneklerden. hatta bu tekniklerin bir kısmı sizin de söylediğiniz daha iyi yapılan birçok resimde 500 yıl önce yapıldığı için biraz da ünlü. yoksa kim olup olmadığı da önemli değil. ayrıca asıl ünü bir kere çalınmasından 20.yy'da patlıyor.

200-300 yıl öncesi lafına infilak ettim bu arada :D
0
sanal hayvan
(13.07.25)
(12)

İttifak sonrası akp stratejisi

Rao
Malum akp, mhp, dem partı ittifak yapacak. Pkk silah bırakma olayıda seçimde sakız olarak, ağızlarda çiğnenecek orası belli oldu.Size göre ak parti, bundan sonraki süreçte seçim için veya anayasa değişikliği için nasıl strateji izleyecek ? Neler yapabilir, neler yapamaz ? Seçim tarihi hakkındak
Malum akp, mhp, dem partı ittifak yapacak.

Pkk silah bırakma olayıda seçimde sakız olarak, ağızlarda çiğnenecek orası belli oldu.

Size göre ak parti, bundan sonraki süreçte seçim için veya anayasa değişikliği için nasıl strateji izleyecek ?

Neler yapabilir, neler yapamaz ?

Seçim tarihi hakkındaki öngörüleriniz nedir.



Teşekkürler.
0
Rao
(12.07.25)
DEM ile 360 koltuga ulasiyor sonrasiysa referandum ve anayasa degisikligi. Mevcut sartlarda bunu yapamazdi ama 60 DEM mv.'si ile bu çok kolay.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Amaçları özgür özeli masaya oturtmak. Yapmak istemeselerde Chpyi kapatma kozu ellerinde duracak. Daha da sertleşicekler. Reis kazanmyacağı seçime girmez. Ekonomik büyük bir yıkım olmadığı sürece herkesi masaya çağırıp anasayı yapacaklar. Reis ömür boyı başkan olur.
0
mikahakkinen
(12.07.25)
> Reis kazanmyacağı seçime girmez.

Belediye secimlerine sanki adeta tayyip girmemiscesine boyle cumleler kurmak..
Bu arada referanduma girmeye calisirlarsa da tokat yerler.

Planladiklari, plan da demeyelim hatta son cirpinis hareketleri, referandumsuz anayasa degisikligini denemek 400 mv ile.
0
aguen
(12.07.25)
adam kazandi.
0
sonsuz
(12.07.25)
dem akp ile ittifak kurarsa kendi seçmeninin %90'ını kaybeder
0
HellKeePer
(12.07.25)
aşırı samimiyetsiz bir süreç başladı.bu topraklara kalıcı barışı getirecek tek parti chp bence
0
ditu
(12.07.25)
@hellkeeper, neye dayanarak böyle bir sey söylüyorsunuz?

daha önceki cözüm sürecinde akp'nin oylari eriyip hdp ve mhp'nin oylari artmisti. cözüm süreci bu yüzden durdu. su an hepsi birlikte.
0
sonsuz
(12.07.25)
@sonsuz

bugün 5 hdp'li arkadaş ile konuştum. akp ye oy vereceğime sandığa gitmem diyorlar.
0
HellKeePer
(12.07.25)
@hellkeeper, akp'ye oy vermeyecekler zaten. hdp'ye verecekler yine. ya da dem midir yesil yol mudur neyse ona. mhp'ye de verseler ayni küme.
0
sonsuz
(12.07.25)
Acikcasi kafa yormaya değer mi.emin değilim. 6 ay sonra aşırı milliyetçi söyleme gecseler de kimse bir şey demiyor zaten. Bence bu bir strateji bile değil hatta, nasıl olsa geliyorlar peşimizden işimize geleni yapalım devam edelim mantığı sadece.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Akparti mhp ve dem bir seçim ittifakında değil.
Yani cumhur ittifakı denilen gruba dem dahil değil.
özellikle pkk’nın silah bırakması ve terörsüz türkiye başlığı konusunda bu üç siyasi partinin bir görüş ortaklığı söz konusu. Şuan için 3 diyorum. Bu kuvvetle muhtemeldir ki daha da genişleyecek önümüzdeki günlerde. Hatta chp de buna dahil olmak isteyecek ve/veya terörsüz türkiye konusunda destek verecek.
Bu durumun iyi okunması gerekiyor bence.

önümüzdeki süreçte dem partisinin bir değişim/yenilenme geçireceğini düşünüyorum. Hatta bunu sanırım biraz da içerden biliyorum :) tıpkı sırrı süreyya gibi toplumun geneli ile arası iyi olan isimler parti aristokrasisi içerisinde üst ve karar verici makamlara getirilecek.
Bu yenilenme doğrultusunda dem partinin yıllardır eleştirilen bir türkiye partisi olamadığı tezi de çökebilir. Çünkü terör örgütünün denklemde olmadığı bir atmosferde bunun önündeki tek engel değişmemiş bir siyasal iklim olur. İşte o vakit seçim sathına girildiğinde tarafların asıl pozisyonu belli olacak.
Şuan için bir seçim ittifakı yok. Bir Uzlaşı var. İkisi farklı iki durum. Bunun iyi okunması gerekiyor.
0
ezkaza
(12.07.25)
0
HellKeePer
(13.07.25)
(13)

Evde misafir varken sıçabiliyor musunuz?

messina123
Birkaç günlüğüne kalıcı misafir. Bizim ev 1+1. Sıçamıyorum içimde patlayacak.
Birkaç günlüğüne kalıcı misafir. Bizim ev 1+1. Sıçamıyorum içimde patlayacak.
0
messina123
(04.07.25)
evet.

chatgpt'ye diskilamayi geciktirmenin zararlari yaz. idrar da ayni sekilde.
0
sonsuz
(04.07.25)
Az ye.

Yaşlı biri değilse, bu zor anlarda 100 metre uzaktaki markete bazı şeyleri alması için gönder.
siz tuvalete gidin, o da spor olarak yürüyüşe çıkmış olur.

Oda spreyini de ihmal etmeyin.
0
diyecevaplandı
(04.07.25)
avm’ye git
0
avatar is back
(04.07.25)
sicin gitsin yahu. misafirin yatagina sicmiyorsunuz neticede, tuvalete siciyorsunuz. hepi topu 10dk fln kokup gecer.
0
taurina
(04.07.25)
kapısı olan her yerde tertemiz işimi görürüm açıkçası, beni ilgilendirmez. insani bir ihtiyaç sonuçta. tuvalete giren birini güller karşılamaz. yaz bunu güzel laf.
0
der meister
(04.07.25)
En yakın camiye gidiyorum
0
Shepard
(04.07.25)
yerken doğal da sıçarken niye değil? kasmayın hocam patır patır salın gitsin.
0
lazpalle
(04.07.25)
Sıcarim ama daha bok yere düşmeden sifonu çekerim. Iki kere sifon çekilmiş olur. Hiç sikinti yaşamadım.
0
ırene adler
(04.07.25)
Evet.

Ama hak veriyorum, 1+1 evlerin ekseriyeti göt kadar olduğu için ses duyulma ihtimali yüksek oluyor malesef. Bu da bazı insanları konfordan uzak hissetirdiği için sıçamıyorlar.

Ben eğitim hayatım boyunca okulda hiç sıçmamıştım.
Bir çeşit fobi gibiydi. Kamusal wclerde büyük tuvaletimi yapmıyordum. O yüzden ben seni anlarım. Ama bu hiç doğru bir aksiyon değil. Derhal bunun üzerine gidilmeli. Tuvaletin geldiğinde o seni götürmeli. Yerin bir önemi yok. Bu biyolojik saatin en önemli kuralı. Bu sayede geç de olsa yendim bunu. Elbette bana kaybettirdikleri de olmadı değil.

Askerde millet kaç gündür sıçamazken ben ilk gün bu işi çözmüştüm.

Sıçın. Tutmayın. Ertelemeyin. Tv’den yüksek sesli bir şey açın gerekirse ve Rahatça sıçın. Vallahi çok pişman olursunuz.
0
ezkaza
(04.07.25)
evde misafir varken, misafirliğe gittiğimde, askerde ilk günde, kamu binalarında...yani her türlü koşulda tuvalet ihtiyacım varsa yaparım, hiç strese girmem.
0
wilhelmwasmuss
(05.07.25)
Misafirin evine bile sıçarım anlamam dinlemem umurumda olmaz.
0
sessizce aglayan sanat
(05.07.25)
hemen sifonu cekeceksin, varsa havalandirmayi acarsin, bir de spray sikarsin oldu bitti.
0
baldur2
(05.07.25)
hasta bezi bağla
0
yurtsuz john
(05.07.25)
(19)

akplilere soruyorum vicdanınız rahat mı?

messina123
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
0
messina123
(04.07.25)
akp menfaat partisi. ideolojisi yok. o yüzden vicdanın rahat mı diye sormak çok saçma
0
runaway
(04.07.25)
Son gelişmeler o çevrede de rahatsızlığa neden oldu, onlar da insan da işte önemli olan hak, hukuk değil siyasilerin kariyeri. İki taraf da bunun farkında. Aslında bence iki taraf da bunun değişmesini umut ediyor.
0
sekizdokuzon
(04.07.25)
çevremde maalesef bir sürü akpli var. açık söylüyorum vicdanları çok rahat.
ofiste var mesela bi tane. ekonomiye sövüyodu geçen gün.
peki bugün seçim olsa kime oy vereceksin diyorum. akp diyor.
çok sevdiğim ve maalesef akpli olan birine dedim ki "her şeyi bırak sence insan olarak iyi bi insan mı?" dedim. "ben çok iyi bir insan olduğunu düşünüyorum" diyor.
her ikisi de 28 şubatçı. bu giderse bizim karılarımızı kızlarımızı zorla açık saçık gezdirecekler diyolar.
bu kişilerin biri DOKTOR. bildiğiniz hasta olduğunuzda yardım istediğiniz biri. insan olarak da çok iyi biri ama zihniyet bu.
yıllarca okumuş insan bunu diyorsa bu ülkenin okumamışlarını yabana atmamak lazım.
üzülerek ve içim kan ağlayarak hep söylüyorum.
malum şahıs ölmediği sürece iktidar. ölürse de gelen kişi "onun emaneti" denilerek iktidar.
nasıl tepemizden inerler cevabı bende var ama halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek istemem.
0
matilda
(04.07.25)
Melih ve Osman içeri atılsa hak ettiklerini düşünürüm. Fatih de daha fazlasını hak ediyor, Ekrem de, Tunç da… Binaenaleyh, herhangi bir siyasi (buna akp’liler de, chp’liler de, dem parti, mhp, zp vs. dahil) içeri atılsa üzülmem. Fatih Altaylı gibi “gazeteci” lere hiç mi hiç üzülmem. Doğan Yurdakul, Mustafa Balbay gibilerine üzülmüştüm. Ahmet Şık ve Nedim Şener’e üzülmüştüm. Muhtemelen bugün ikisine de üzülmem…

Üzüntüm Ekrem gibi klasik menfaatçi iş adamlarının, Fatih gibi bir derde derman olmamış her devrin adamı şahısların kahramana dönüşmesine…
0
yadigar
(04.07.25)
akp’liler gündemi senin benim kadar takip etmiyor. kemik seçmen kitlesi olan anadolu köylüsü ‘vardır bir sebebi’ deyip geçiyor. o yüzden merak etme, hepsinin vicdanı rahattır.
0
sir gawain
(04.07.25)
çok rahatlar. fazlasıyla rahatlar. eğer karar mercini vicdan yaparsan herkesin vicdanı kendine çalışır, kimse de kalkıp bence kötü demez.
0
duyurukullanıcısı
(04.07.25)
Ak partili değilim su an çeşitli sebeplerden ama 2018 öncesi oy verdim çoğu seçimde, vicdanım rahat.
0
mbond
(04.07.25)
guce tapan insan cok. ahlaki pusulasi olmayan insan cok. bunlar toplumda azinlik degiller. genis genis yasiyorlar.

cogu akp'linin dusuncesi su: bizimkiler de yapiyor ama en azindan muslumanlar. ve buna okeyler. zaten dinler kendi ahlak paketleriyle gelirler. mesela oldurmeyeceksin denir ama din icin oldurursen sorun yok. calmayacaksin ama din icin calarsan sorun yok gibi gibi.

bu bir guc mucadelesi. ama herkesin bir akp'lilik seviyesi var. bu sekilde giderse oy kaybedecekler de, bir sonraki secim olmasa, veya adaylar hapisteyken olsa ne olacak? tayyip'in yapmaya calistigi sey sivrilmis herkesi hapise alarak kk seviyesi adaylarla yarisa girmek. oyle olursa yine kazanir.

bu sikayetci olanlar sandiga giderken abi bi yanda tayyip, bi yanda x kisisi. ona mi oy verecegiz diyip yine oy atarlar. bu ortam olusmadan akp secime gitmez. yargi, asker, polis, burokrasi, medya her mekanizma akp'de su anda. erdogan istemedigi surece gitmez. bu gucu birakip gidemez. gitmek istese etrafindakiler izin vermez. cunku yedikleri herzelerden sonra kusura bakmayin beyler kaza oldu denilecek bi durum yok. guc yuzugu yozlastiriyor insani.

biz bu gunleri taa 2011 secimi oncesi anlatiyorduk da o zaman ulkede sicak para bollugu ve zenginlik oldugundan anlamiyordu ahmaklar.
0
antikadimag
(04.07.25)
Biri ak parti diyorsa turnusoldur, şaşmaz. (Soruya cevabım yok, Allah’ıma şükür bir kere bile oy vermedim)
0
ekimoloji
(04.07.25)
Partinin adini akp diye söyleyerek yok ettin, aferin.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

seni 2018'de durduran şey neydi peki? neden 2018 mesela. 2018'de hangi hassasiyetten ötürü vazgeçtin oy vermeye de 2018'den önce oy veriyordun?

vallahi merak ettim. samimiyetin için de teşekkür ederim.
0
makbur
(04.07.25)
@makbur, tam spesifik olayı hatırlamıyorum ama ana baslik olarak, rüşvet, iltimas, adamcilik basligi altindaki şeyler, öncesinde yok muydu diyeceksin, vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi. Hele kabaca ilk 10 yillarindaki meseleler “koyluye anani da al git dedi” gibi zorlama meselelerdi.
Mesela ekonominin durumu umurumda olmazdi. Tabii yukarda bahsettiğim konular dışında. Kotu yönettiler diye cok umursamazdim. Kendi ailem ve çevresindeki çoğu kişi 2002 öncesi düşük gelirlilerdi. Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

"vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi."

hocam o zamanki özelleştirmeler (özelleştirme kötüdür demiyorum ama memleketin nesi var nesi yok yok pahasına peşkeş çektiler etraflarına), kemal unakıtan -ya kemal unakıtan diye bir adam vardı ya nasıl unutursunuz-, melih gökçek'in yediği naneler..

fetö işbirliği ile ergenekon balyoz operasyonlarıyla namuslu askerleri öldürme.. bülent arınç'a suikast (!) yapılacak diye kozmik odayı fetöcülere açtırtıp memleketin bütün savunma, olağan üstü hal, svaş planlarını sırlarını abd'ye satma.. (800 civarı yurtdışında çalışan istihbaratçının açığa çıkması..)

kürt açılımı bahanesiyle ölmüş pkk'yı diriltme..

yani bunların hepsi 2018 öncesiydi. bunları görüp bilip, vicdanım rahat akp'ye oy attım diyorsan o zaman eyvallah.

"Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar."

biz üç kardeştik, annem çalışmıyordu; babamın da gayet kötü bir işi vardı. üçümüz de devletin en iyi okullarında okuduk, dershaneye gittik, servise bindik vs vs bu bahsettiğim yıllar 90'lar ve 2000 başları. şu anda düşünüyorum, hangi aile böyle bir performans sergileyebilir acaba diye? yahu devletin okulu diye bir şey kalmadı. çocuğuna düzgün bir eğitim aldırmak istiyorsan özel okula göndermen şart. eğitimde fırsat eşitliğini bitirdi adamlar.

vallahi inanamadım yazdıklarınıza.
0
makbur
(04.07.25)
Ne akpli ne de chpli değilim. Hayatımda bir siyasi partiye üye bile olmadım.
bahsettiğin şahısların tutuklanmasından hiç rahatsız değilim. Olmam gerektiğini de düşünmüyorum.
Ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okumuş biri olarak söylüyorum bunları.

Rüşvet yolsuzluk ve indire gandicilik muhalefeti iktidarı ayırt etmeksizin herkesin ve hepsinin kanında var. Kimse kendini sütten çıkmış ak kaşık sanmasın. Buna kendini bile inandıramaz çünkü.

Üniversite sınavında barajı bile geçemeyip parasıyla girdiği denkliği bile olmayan bir binadan tam puana yakın koskoca istanbul üniversitesine babasının nüfuzu sayesinde katakulli ile geçen birini savunmaktan bence herkes utanç duymalı.

Ben köpek gibi gecemi gündüzüme koyup kazandım okulumu. Bu bana haksızlık ulan ilk önce!
Hırsızların peşinden giden de hırsızdır benim gözümde. Ve türkiye’de ve dahi pek çok yerde siyaset tüm aktörleriyle aynıdır. Hepsi yozlaşmıştır. Bunu görecek cesareti olmayanlar ucuz tarafcılık oynar. Kendisinin iyi karşındakinin kötü olduğuna inandırır kendisini. Bir çeşit afyonlu olma hali işte. Paralize olmuşsunuz siz.

Fatih altaylı denen herif klasik bir sahibinin sesi. Hangi onurlu gazetecinin torununun torununa yetecek kadar parası olabilir?
Ona üzüleceğinize gidin sokaktaki kedilere üzülün.
Bir kap mama bir kap su.
0
ezkaza
(04.07.25)
Burdan son kez yazayım konu uzamasın diye, bir sorunuz olursa mesajla cevap verebilirim.

Özelleştirme konusunda her kurumun durumunu tek tek bilmiyorum ama mesela SEKA'nın durumuna yakından şahittik, çalışanlar resmen çiftliğe çevirmişlerdi, aynı bugünkü belediye çalışanlarının maaşları muhabbetlerine benzer şeyler oluyordu. Üstelik pek çalışılmıyordu da, daha kötüsü fazla mesai falan da ayarlıyorlardı. Yoksa en azından derdim ki işçiler ne yapsın devlet iş getiremiyorsa.

Kemal Unakıtan olayını hatırlıyorum. İlk mesajımda da belirtecektim aslında bir örnek olarak. O ilk kayda değer meselelerdendi ama onu çok uzun süre tutmadan uzaklaştırdılar. Ben bunu bireysel olarak değerlendirdim. Zaten yaşım da küçük o zamanlar.

Kürt açılımı PKK'yı canlandırdı meselesi biraz subjektif. Bunlar bir dönem çekildi. Başka bir dönem geri geldiler. Dış destekli bir örgüt, yarın birşey olur gene eylem yaparlar ya da gene dururlar. Bitirildi veya canlandırıldı olarak görmüyorum.

Genel geçimle ilgili notlarınıza da ben şaşırdım açıkcası. Bir de o dönemler asgari ücret nerdeyse hakaret olarak görülüyordu ona rağmen. Bazı şeyler mesela ev almak bugüne göre çok kolay olabilir. Ancak genel geçimde falan siz rahattık diyorsanız biz herhalde şu katmanlı dizideki bodrum katında falandık. İnanılmaz dikkat ediliyordu harcamalara ve akraba komşu çoğu insan böyleydi.

Diğer yazdıklarınızın durumunu tam bilmiyorum. Duymadım anlamında değil tabii ki duydum. Şu an hala güncel durumu bilmiyorum. Ekşisözlük veya burada yazılan şeyleri yıllardır okurum ama buralarda bariz bir şekilde seküler/kemalist fanus içinden bakış var. Objektifliğine güvenemiyorum. Objektif olunmadığını gösteren en bariz örnek fetönün TSK kadrolarına vs saldırdığı dönemde söylenen herşeyin peşinen yalan olduğu söylendi (yalan değildi demiyorum) sonra ak parti ile papaz olduklarında ise gene aynı fetönün yaptığı her türlü operasyon haklı ve doğru kabul edildi. Ak parti hakkında bu ortamlarda söylenenlere inan demek, benim size aç a haberi ve söylenenlere inan demem gibi birşey. Ben vatandaş olarak kozmik odadan bilgi alınıp ABD'ye satıldığını nereden bilebilirim.

Bütün bunların yanında bir de içinde bulunulan kesimin etkisi var. Çok koyu olmasa da muhafazakar bir çevredeyim. 90'larda falan ana akım medyanın, elitistlerin falan açıktan aşağıladığı bir çevre. Bugün burada hala benzer yaklaşımlar devam ediyor. Seçimlerde potansiyeli olan partiler de ortada, hiç oy vermemek de tercih edilebilirdi tabii benim için bu durum 2018 yılına kadar sürdü. O noktadan sonra artık denge fazla ak parti leyhine gelişti ve nihayetinde bir daha oy vermemeye karar verdim.

Son not: devleti bağlı bir yerde çalışan, devlet memuru, devlete iş yapan bir tane bile akrabam 2002 öncesi ve sonrası olmadı. Yani bizim aile değil sülale bazında ak partinin hükümette olmasının hiç bir doğrudan faydasını görmedik.
0
mbond
(04.07.25)
@ezkaza

"ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okudum" diyen biri olarak, tek 1 adamın bir ülkeyi 23 yıldır yönetmesini nasıl değerlendiriyorsun acaba?

@mbond

uzun cevabın için teşekkür ederim, ben de alacağımı aldım. yalnız sadece 1 şey diyeceğim, tsk fetö kurmaca da akp'ye niye değil diye.

kardeşim ayakkabı kutularına o paraları fetöcüler koydu kumpas dediler, iş geçtikten sonra o paraları mahkeme kararı ile geri aldılar :))))

bunun için olabilir mi acaba :)))
0
makbur
(04.07.25)
ben, vicdani olan kimsenin akp'ye oy attigini görmedim. soru oksimoron barindiriyor bu sebeple.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.07.25)
çok rahat. chp belediyesinde çalışmış azıılı bir muhalif olarak söylüyorum bunu. dönen yolsuzlukları bilseniz hepiniz ertesi gün akp'ye üye olurdunuz.
0
zeleno
(05.07.25)
@konusma +1

ya ahlak ya akil. ikisi tamsa oy vermesi mumkun degil. cok cok netim bu konuda. biri veya ikisi eksikse vurur muhru.
0
antikadimag
(05.07.25)
(8)

Ocak ayında tokyo’ya gidilir mi?

ezkaza
Bilenler yönlendirebilirse şükela olur.Thx.
Bilenler yönlendirebilirse şükela olur.
Thx.
0
ezkaza
(27.06.25)
gidilir. iklim açısından soruyorsanız hiçbir sıkıntı olmaz. hatta yağmur kar falan olmadığı için de rahat olur.
0
olutaklidi
(27.06.25)
Teşekkürler yanıtınız için.
Endişem aslında hava durumu.
Yağmur kar olursa gezmem çok zorlaşır. Türkiye’de de evden çıkmıyorum genelde böyle havalarda.
Bu sebeple sormuştum daha çok.
0
🌸ezkaza
(27.06.25)
tokyo, istanbul'a benziyor gibi hava koşulları açısından. çok az daha sıcağı belki. ben ekim'de gitmiştim geçen yıl şort tişört gezdim çoğunlukla ama bazı günler hırka pantolon yaptığım da oldu. kışın aşırı soğuk olmaz da yine de kış işte ortalama 9-10 derece falan diyor kaynaklar. soğukta gezmeyi sevmiyorsanız gitmeyin. kar da her yıl yağmıyormuş ama ortalama 2 yılda 1 yağıyor gibi.
0
semaforo de medianoche
(27.06.25)
Ocak ayı muhtemelen yılın en soğuk ve en çok kar yağan dönemidir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.06.25)
ocak 29
hizliresim.com

fujide bile doğru düzgün kar yok. hokkaidoya gitmeyecekseniz en çok kar alan mevsimde gitmeniz sizin için çok problem teşkil etmez.
0
olutaklidi
(28.06.25)
Bayagi soğuk olabiliyor.baska zaman alternatiflerin varsa onları değerlendir,illa ocaksa gezilmeyecek gibi olmaz.
0
duptıs
(28.06.25)
İş amaçlı neredeyse her ayinda deneyimledim Tokyo’yu Kasım-Ocak arası pis soğuk olabiliyor Ankara Ayazı gibi. Kar olmaz güzel diyip aldanma. Gezmek için mantıklı değil. Haziran-Ağustos da çok pis havası var benden yapış yapış gezersin. Geri kalan aylardan bilet bakın. 10-15k ucuz olmasının sebebi var :)
0
Mcfly
(28.06.25)
Subatta gitmistim, soguk ama uygun giyindikten sonra sikinti yok.
0
kuehles blondes
(29.06.25)
(7)

Dini örgütler cennet ile kandırıyor peki ya sol örgütler?

darkwizard
Sol sosyalist örgütler PKK Dhkpc falan feda eylemi dedikleri ölümle sonuçlanan eylemleri nasıl ikna ediyorlar militanlar? Sağ örgütler Hamas Hizbullah veya daiş gibi cenneti vaat ediyorlar Allah yolu diye.
Sol sosyalist örgütler PKK Dhkpc falan feda eylemi dedikleri ölümle sonuçlanan eylemleri nasıl ikna ediyorlar militanlar? Sağ örgütler Hamas Hizbullah veya daiş gibi cenneti vaat ediyorlar Allah yolu diye.
0
darkwizard
(27.06.25)
Sol ile PKK ifadesini yan yana görünce bir gülme geldi ama neyse, soruya odaklanıyorum.
Nasıl dini örgütlerde dini ideallerle insanlar ikna ediliyor ise sağ ya da sol örgütlerde de benzer şekilde ideallerle ikna ediliyor. Dini idealler cennete gitmek, allah yolunda can vermek vb. gibi şeylerse sol örgütte de halk uğruna can vermek iyi bir şeymiş gibi, bir kazançmış gibi anlatılıyor. "Var olsun devrimci hareket", "Ötüken yolu yokuştur kafaları tokuştur" gibi şeylere kananlar var işte.
0
himmet dayi
(27.06.25)
faşistler vatan için nasıl ölüyorsa öyle.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.06.25)
devrim
0
buenosdias
(27.06.25)
Halk için bireyin kendinden vazgeçmesi diğerkâmlığı. Ama bu olayın psikolojisi çok bambaşkadır. İslamcılar arasında falan da cennet mennet demeden gözü kara tipler olur. O sebeple genellenebilir değildir. İlk kuşak hafız esad dönemi intihar bombacıları öyle cennet mennet tribiyle de çok patlatmadolar kendilerini mesela.
0
sanal hayvan
(27.06.25)
Sol değil de genel manada dinin dışında kalan örgütler için cennetlerini(!) bu dünyada yaşamaktan başka pek bir yol yok.
Geçmişte bazı örneklerde ciddi manada psikolojik sorunlu olanlar veya saldırı öncesinde bazı uyuşturucular almalarından bahsediliyordu.

Hamas sünnidir.

Hizbullah (Pers İran tarafından siyonistlere beleşe satılan) Arap şiisidirler.

Daiş ise sünnilik iddasındadır ama itikadlarının farklılığı ayrıca uygulamalarındaki sert, her an tekfir etmeye dayanan tutumları sebebiyle hariciliğin kolu olan vehhabilere dahildirler.
Şu an orta doğuda ABD ile siyonistlerin maşası durumundadırlar.
En son Filistinliler arasında karışıklık çıkarmaları için siyonistlerce bölgede örgütlendikleri bazı videolarda bahsediliyordu.
Beslendikleri yere karşı Kudüs'e sahip çıkmaları Hamas'a destek olmaları beklenemezdi zaten
0
diyecevaplandı
(27.06.25)
Bu örgütler sol değil. Pkk kürtçü ırkçı bir hareket. Sağ ve solun uçlarına giden insanlar zaten normal insanlar değiller. Bir gruba ait olma hissiyatı hayat amaçları olduğundan, idealize olmuş bir şekilde kendilerini feda ediyorlar.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
Dhkpc ve pkk terör örgütleri de imha edilen militan leşleri için şehit diye bahsediyorlar. Şehit esasen özünde dini bir söylem. Ama bunların söylediği şehit kelimesi dini bir alt metne dayanmıyor elbette. Daha çok ideolojik motivasyon.

Hatta Üniversitede dhkpcli bir eleman grubu vardı devrim de devrim diye dolaşan ama esasen zır cahil olan tiplerdi. Savcıyı şehit eden teröristler için şehit yoldaşlar demişlerdi bir güzel dövmüştük. Bunu hatırlattı bu başlık.

Bu arada bu terör örgütleri marksist-leninist ideolojiyi savunuyor. Dolayısıyla sol demek kategorik olarak doğru. Sol ve aşırı sol terör örgütü bunlar. Bunu bilmeyen veya karşı çıkankar gidip marx’ı yeniden okusun bir zahmet.
0
ezkaza
(27.06.25)
(7)

kimlikleri nfc algılamaması

f02561
3-4 farklı telefonumda hep aynı sorunu yaşıyorum bu nedenle telefonda sorun olduğunu düşünmüyorum. bankaya abone olurken, ev internetine abone olurken vs. çipli kimlik taratma adımlarına hep sorun yaşıyorum asla tekte bitmiyor ya dakikalarca uğralınca zor da olsa oluyor ya hiç olmuyor. sizde de bu ş
3-4 farklı telefonumda hep aynı sorunu yaşıyorum bu nedenle telefonda sorun olduğunu düşünmüyorum. bankaya abone olurken, ev internetine abone olurken vs. çipli kimlik taratma adımlarına hep sorun yaşıyorum asla tekte bitmiyor ya dakikalarca uğralınca zor da olsa oluyor ya hiç olmuyor. sizde de bu şekilde bir sorun var mı? çözüm sadece kimlik yenilemesi mi? niye bu kadar dandik yapmışlar beleşe verilen kredi kartları kadar bile nfc gücü yok mu bu kartların
0
f02561
(23.06.25)
Muhtemelen telefonunuzla alakalı.
0
messina123
(23.06.25)
1- çipli kimlik kartınızdaki çip yerinden çıktı mı? çıktıysa geçmiş olsun. sırf bu sebeple şu an kimlik yenilemek zorunda kalıyorum.
0
blue eyes white dragon
(23.06.25)
@blue hayır herhangi bir şekilde çip vs çıkmadı
0
🌸f02561
(23.06.25)
Telefonda kılıf kullanıyorsanız ondan olabilir.
0
inheritance
(23.06.25)
Sorun telefonda değilse mobil uygulamadandır.
Bazı bankalar çok uğraştırıyor gerçekten uygulamadaki kimlik okutma kısmı çok sorunlu oluyor. Bkz: akbank
0
ezkaza
(24.06.25)
benim bildiğim ptt nin söylediğide buydu edevlet bile çiği düzgün okumuyor, 3 ayrı telefonda denedim asla okumadı e devlet kimlikteki çipi, uygulama kaynaklı oluyor
0
eja
(24.06.25)
nfc işi ile haşir neşir olmuş biri olarak, bu işle ilgilenmiş firmalardan da edindiğim bilgi, kimliklerin %20-25'inin nfc çipleri sorunlu.
0
altinci nesil caylak
(24.06.25)
(14)

Fatih Altaylı’nın varlığı

michael_knight
Fatih Altaylı’nın varlıklı biri olduğu söylenir hep ama ne kadar varlıktan bahsediliyor?Sabancı gibi Koç gibi değil elbette ama ne bileyim ölene kadar kendisi de çocuğu da torunu da Monaco’da rahat bir hayat sürecek gibi mi acaba yoksa 7-8 evden kira almak, Türkiye’de rahat yaşamak gibi bir şey mi?K
Fatih Altaylı’nın varlıklı biri olduğu söylenir hep ama ne kadar varlıktan bahsediliyor?
Sabancı gibi Koç gibi değil elbette ama ne bileyim ölene kadar kendisi de çocuğu da torunu da Monaco’da rahat bir hayat sürecek gibi mi acaba yoksa 7-8 evden kira almak, Türkiye’de rahat yaşamak gibi bir şey mi?

Kısacası, ne biliyoruz?
0
michael_knight
(23.06.25)
kiliseleri vardı vanda
0
ala09
(23.06.25)
Fatih Altaylı zengin bir ailenin çocuğu. Yanılmıyorsam Van'da çok geniş toprakları vardı. Koç, Sabancı gibi olmasa da bu saatten sonra çalışmasa bile mal varlığı 3-4 kuşağa yeter.
0
elektr10
(23.06.25)
kol saatine bakman yeterli.

baya varlıklıdır. yıllarca genel yayın yönetmenliği yaptı bi de.
0
jelly bear
(23.06.25)
Kiliseler, Villalar, nişantaşı’nda lüks daireler…
Kullandığı saatler bile başlı başına bir servet.

sahibinin sesi fatih derler ona.
0
ezkaza
(23.06.25)
70’ler sonlarında erken gençliğinde en yakın arkadaşı Faruk Süren’dir. O dönemde galatasaraya zaten genelde böyle insanlar giriyor. Ne kadardır derseniz bilmiyorum. Ama en azından varlığı amele gibi yememiş. Yaşam gustosu geliştirmiş. Mesela vedat milor da benzer varlıklı aileden gelip gs’de okumuştur o da akademik anlamda yol tutmuştur. Herhalde fatihin birkaç üst dönemidir o da. Ölene kadar torunları kira alacak kadar rahat vardır bu arada. Bunun baremi çünkü 5 milyon dolar civarındadır. Sizden bir sonraki kuşağın müreffeh yaşaması için. Eskiden 4’tü. Şimdi 5-6 arasını söylüyorlar.
0
sanal hayvan
(23.06.25)
30m $ vardir bence. ama 10 milyonun falan nakit getirisi vardir. adam derebeyi gibi bir sey. bos toprak satsa para eder ama satmayinca da nakit getirisi yok.
0
sonsuz
(23.06.25)
tanidiginiz bildiginiz ulkede bir yerlere gelebilen cogu insan asiri varlikli ailelerden geliyor. neden devrim yapmaliyiz iste bu nedenden. siradan cinko karbon insanin hicbir sansi yok su hayatta.

gecen mesela bir teke tek programi izliyorum. monserler oturmus konusuyor entelektuel olarak. kitleye bak:

fatih altayli - van'in zenginlerinden altayli ailesinden geliyor. adam sadece istanbul'da yaptiklariyla torunlarini garantiye almistir. van'daki gayrimenkuller falan derken hayal edemeyeceginiz bir para vardir. istanbul'da 1 ev $1m ediyor. tahminim $100 milyona yakin bir varligi vardir. turkiye'de varliklar vergilendirilmedigi icin bilemiyorsunuz kimde ne kadar var. abd cok daha seffaf.

celal sengor - tamek holding'in varisi. hobi olarak $10k'ya kitap aliyor. koskte yasiyor.

ilber ortayli - bregenz'de dogmus monser. annesi kirim'in elitlerinden. tabii olarak statukocu.

murat bardakci - dededen aristokrat. dedesi osmanli valisi. mal mulk derdi yok eglencesine tv programi duzenleyebilecek kadar guclu.

emrah safa gurkan - o programdaki en gariban adam buydu haline acimistim acikcasi. babasi tekfen miydi neydi unuttum simdi adini bir yerin genel muduruydu. yani sadece bu adam bile calismadan sadece babasinin yaptiklarini yiyerek emekli olabilir orasi ayri ama en mutevazisi buydu aralarinda.

iste bu ayricalikli kesim hayatta istedigi gibi yasayabiliyor. biz de ne zaman emekli oluruz diye yillarimizi heba ediyoruz. bir halt olmaz bizim gibi isci tayfadan. bak ben turkiye'de belki herkesin hedefledigi bir yerdeyim amerika'nin en buyuk sirketlerinden birinde iyi bir pozisyonda calisiyorum. ama olmaz abi bak simdi ise gidecegim gunumu bir dolar milyarderine satacagim. nerede kaldi benim entelektuel isteklerim, arzularim? bir sey uretme ihtimalimiz yok.
0
antikadimag
(23.06.25)
Ben çok eski bir gazete röportajında, hiç çalışmasam param yedi sülaleme yeter, dediğini okumuştum, alt başlıklardan biriydi. İnsan böyle bir şeyi niye söyler ki deyip şaşırdığımı hatırlıyorum, sanırım o yüzden aklımda kaldı.
0
asteriks
(23.06.25)
dedeleri ermenilerin malına çökmüşler. kilisenin olayı da bundan kaynaklanıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.06.25)
tehcirle yollanan ermenilerin malları, 1922 senesindeki Emvali Metruke kanunuyla Cumhuriyet Halk Fırkasının etrafındaki iribaşlara satıldı. Ankara Ermenilerininki de Kazım Karabekir'e kelepir fiyata satıldı. O da Koçlara sattı. Rahmi Koç'un büyüdüğü ermenilerden kalma çiftlik evi de onlardan birisi.
0
lambırcek
(23.06.25)
şimdi ev var ev var. bir de öyle duşunun. yozgat sorgun'da 20 daireniz olana kadar doğan apartmanı'nda 3 daireniz olsun yeter örneğin. altaylının varlığı da niceliği az olsa bile -ki bence değildir- niteliği çok yuksektir. kendi de yaşadığı muddetçe o niteliği yukseltmiştir çunku surekli jetset içerisinde takılıyor. çevresi, ticareti, karşısına çıkan fırsatlar da ona göre oluyor. en yakın kankası faruk suren, öyle duşunmek lazım. koluna 150-300 bin dolarlık saatler takabiliyor mesela. bu 7-8 dukkanla afford edilebilecek bir luks değil. yahut tam bilinmeyen araba koleksiyonu falan... kendisi, çocuğu, torunu ve torununun çocuğu monaco'da bir ömur orta-ust bir hayat yaşayabilir bence.
0
fyodor fyodorovic
(24.06.25)
Ailesi klasik toprak zengini. Döviz işi de yapıyorlardı bir ara, devam ediyorlar mı bilmiyorum. Ama gerçek anlamda zeninler. Hiç çalışmasa yedi ceddi rahat rahat en üst seviyede yaşar. Zaten adamın bir tane kızı var. Bütün mal ona kalacak. Bu kadar zengin olup da çocuk yapmamayı anlamıyorum da o başka tartışma konusu. Ama şu kilise konusunu anlayamadım bir türlü. Bir insan nasıl kilise sahibi olabilir ? Müslüman birisi de hem de. Kilise sahip olunabilen bir şey mi ? Yani ben kimsenin benim camiim var dediğini duymadım bu ülkede, nasıl kilise sahibi olunabiliyor ilginç. Hem de 7 tane varmış sahip olduğu.
0
messor
(24.06.25)
Eğer kilisenin özel bir statüsü yoksa kilisenin olduğu arsaya sahip olan kişi arsasını satınca haliyle kiliseyi de satmış oluyur, onun dışında özellikle mübadele döneminde ve Ermenilerin gönderildiği dönemlerde "pek çok arsa ve mülkün tapusu el değiştirdi" o yolla da kilise sahibi olunuyor; yani o arazide kilise varsa haliyle onun sahibi oluyorsun, Fatih Altaylı'nın ailesi de o yolla sahibi olmuştur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.06.25)
Kilise sahibi olma konusunu daha once anlatmisti.Dedigine gore vakti zamaninda dedelerinin Van'da bir hayli arazisi varmis.Tehcir'den sonra bu topraklar Van'in gelisme yonunde kaldigi icin devlet bir cogunu kamulastirmis ve imara acmis,karsiliginda da Ermeniler'den kalma icinde kilise olan araziler vermis.

Fatih Altatli'yi silkelesen en az 40-50 milyon dolarlik mal varligi vardir.Buyuk dedesinden kalan Van'daki arazilerinin mirascisi coktur.Ayrica bunlar kolayca satabilecegi araziler olmayabilir.Adam GS Lisesinden mezun olduktan sonra universiteye gitme geregi bile duymamis.
0
turkuaz
(24.06.25)
(6)

CHP ye kayyum?

Rao
Fatih Altaylı dan sonra niyetleri iyice belli oldu gibi duruyor. Sizce 30 Haziran da kayyum atanır mı?
Fatih Altaylı dan sonra niyetleri iyice belli oldu gibi duruyor. Sizce 30 Haziran da kayyum atanır mı?
0
Rao
(22.06.25)
büyük ihtimal kayyum atanacak, eğer onda da istedikleri etkiyi alamazlarsa özgür özelin dokunulmazlığını kaldırıp onu da tutuklayacaklar. daha da sertleşeceklerini düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(22.06.25)
Soruya kaynak olarak neden peki diye sorayım. Ortada yaklaşan bir seçim falan da yok
0
runaway
(22.06.25)
ben artık hiç bişeye şaşırmam. bunlar hükümdarlığını ilan etmeden ellerinden geleni ardlarına koymazlar. gerçi zaten ettiler de, son damgayı da vururlar az kaldı.

halk olarak oy kullanmaktan başka bir çaremiz yok. fakat bunlar adayların hepsini indirecekler aşağı. yani birileri bu ülkenin gelişmesini, aydınlanmasını, kalkınmasını istemiyor. elden de bir şey gelmiyor, gidebilen gidiyor.

halk olarak örgütlenemiyoruz. o yüzden canını malını seven gitsen, hiç gönlüm el vermiyor ama bu topraklar islamcılara, araplara, müslümanlara kalacak, türk adı ve kimliği zamanla silinecek gibi duruyor.
0
ananiyimioguz
(22.06.25)
@runaway : yaklaşan bir seçim var. hatta iki seçim var.

RTE'nin tekrar cumhurbaşkanı olabilmesi için iki yol var. ya anayasayı değiştirecekler, ya da erken seçim yapacaklar. anayasayı değiştirebilmek için dem partiye ihtiyaçları var, bunun için de PKK'nın tüm istediklerini kabul ettiler. ancak yine de anayasayı referanduma götürmeden mecliste geçirip geçiremeyecekleri garanti değil. referandum ilk seçim. referandumda anayasanın geçme ihtimali yok.

eğer anayasayı değiştiremezlerse, erken seçim yapmak zorundalar. bu da ikinci seçim.

iki ihtimalde de imamoğlu ve özgür özel, inanılmaz bir ivmeyle halkı organize ediyorlar ve chp'yi açık ara lider parti haline getirdiler.

anayasayı değiştirerek ya da erken seçim yaparak, RTE'yi tekrar aday gösterseler bile şu anda görünen durum RTE'nin katıldığı bir seçimde CHP'nin adayı ilk turda cumhurbaşkanı oluyor.

akp ve rte artık seçim kazanamayacaklarını çok iyi biliyor. bir kaç sebebi var.

1- ekonomi bok gibi. düzeltemeyeceklerini biliyorlar.
2- belediyeler olmadan genel seçim kazanamazlar. belediyelerin maddi gücü önemli. yandaşların partiye bağış yapması için, parti için çalışmaları için belediyelerden yemlenmeleri lazım. ilbak ve benzeri ilan firmalarına yoğunlaşma sebepleri bu. parasıyla bile reklam yapamıyorlar.

yani akp yolun sonuna geldiğini gördü. sudan bir sebeple olağanüstü hal ilan edip seçimi ertelemek dahil her şeyi yapabilirler.
0
co2s2
(22.06.25)
Adem aksoy’un bugün yayınlanan itirafları kurultayın iptali içim çok kıymetli bilgiler.

Son chp kurultayında kiptaş’a ait olan 100 adet dairenin kurultayda delegelere oy karşılığı ücretsiz verildiğini açıklamış adam. Bu çok kritik bir durum.
asoy grup’un sahibi. Asoy grup ekrem imamoğlu ile çok yakın olan hatta ibb’den metro, inşaat vb pek çok ihalelerini alan bir şirket.

Kurultay’daki delege satın alma şaibeleri zaten chp içinden de pek çok isim tarafından ayyuka çıkarılan bir durum.
Ben bu gelişmeler ışığında kurultayın iptal olabileceğine inanıyorum. Bu durumda da kayyum atanmıyor bildiğim kadarıyla son kurultay mutlak butlan ile geçersiz sayılıyor ve önceki yönetim kaldığı yerden devam ediyor. Tabi sonrasında tekrar bir kurultay takvimi belirlenebilir.
0
ezkaza
(23.06.25)
atanır.kk gelip gururla oraya oturur. tayip de arayıp tebrik eder. chp yine iktidar olma ihtimali olmayan bir kk partisine dönüşür. yukarıda yazan tipteki gibi canlılar da sırıta sırıta ' e adalete saygı duymak' lazım der. bi 20 sene de böyle ziyan edilir.
0
potsdamer
(23.06.25)
(11)

devlet hastanesi psikiyatr şikayet etsem sonuç alır mıyım

yeahbutso
fethiye d.h'de annemizi psikiyatr'a götürdük. kanseri yendikten sonra ayağı ve omuriliği düştüğü için kırıldı (doktorlar yürüyebilir diyor ancak yürümek istemiyor) bu hikayeden sonra evde altınlarım çalındı (altın filan yok) sürekli ilaçlarımı verin diye ortalığı ayağa kaldırıyor. onlarca takıntısı
fethiye d.h'de annemizi psikiyatr'a götürdük. kanseri yendikten sonra ayağı ve omuriliği düştüğü için kırıldı (doktorlar yürüyebilir diyor ancak yürümek istemiyor) bu hikayeden sonra evde altınlarım çalındı (altın filan yok) sürekli ilaçlarımı verin diye ortalığı ayağa kaldırıyor. onlarca takıntısı var ve bunlar için gece gündüz farketmeden bağırarak olay çıkarıyor. 4 tane bakıcı dayanamayız ayrıldı. aşırı okb ve belki şizofrenin bir türü var.

psikiyatr ortopedik rahatsızlıkları iyileşmeden ben tedaviye başlayamam dedi ve ilaç vs. teşhis koymayı reddetti. bu doğru mu, bana aşırı mantıksız geldi. bizi başından savdığını düşünüyoruz.
0
yeahbutso
(20.06.25)
Bir nöroloğa götürseniz?
0
Mirket
(20.06.25)
nörolojiye götürün bi bence de. delirium tarzı bi şey geçiriyor olabilir. uzun süre hastanede/yoğun bakımda yatanlarda yaygın görülüyor.
0
jelly bear
(20.06.25)
Anneniz kaç yaşında bilmiyorum ama bence de nörolojiye götürmeniz gerekebilir, demans vb. bir şey başlangıcında da bu tarz şeyler olabiliyor.
0
uzaydan kumanda
(20.06.25)
cevabı bilmiyorum ama haklıysanız bile şikayetten sonuç almak çok zor gibi geliyor bana bu ülkede :(
0
mezzosprite
(20.06.25)
sağlık hizmetlerine erişim anayasal bir haktır. devlet, devlet hastaneleri açarak ve kazandığı mallardan hatırı sayılır oranda kesinti yaparak vatandaşlarının sağlık hizmetlerine erişimini sağlamayı amaçlamıştır. memurlar vatandaşa hizmet ederler. şayet bir memur geçimini vatandaş üzerinden sağlamasına rağmen vatandaşa hizmet etmiyorsa şikayet edilmelidir. yapılan eylem görevi kötüye kullanma ve vazifeyi ihmal suçunu oluşturur. 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmslıdır. kişi hakkında adli soruşturma yapılması için savcılığa başvuracaksınız. savcı işlem yapmayı reddederse hsk'ya şikayet edilecek. idari soruşturmanın yapılması için sağlık bakanlığına şikayet edilecek. işlem yapmayı reddederlerse sağlık bakanlığı çalışanları hakkında savcılığa gidilecek. yaşadığınız mağduriyetten maddi ve manevi zarar görüyorsanız (ki görüyorsunuz) uğradığınız zararın tszmin edilmesi için idari yargıda tazminat talep edilmelidir. maddi zararınız doktorun tedaviyi reddetmesi sonucunda evinizde, şahsınızda ve çevrenizde oluşan maddi zararlardır. manevi tazminata konu olan miktarlarsa sizin takdir edeceğiniz kadardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.06.25)
okb şizofreni böyle bir şey değil. ağır ameliyatlar sonrası psikolojinin toparlaması uzun bir süreç.
0
mikahakkinen
(20.06.25)
ilaç yazar başından gönderir savacak olsa, o daha kolay. demek ki böyle prensibi var. ama garip. kanserli hasta olsa tedavi etmeyecek mi, git kanserini yen gel mi diyecek?

ben olsam şikayetle uğraşmam, başka doktor deneyin. alanı başka olan doktorlar da hafif sakinleştirici birşeyler yazabiliyor bildiğim kadarıyla.
0
parka
(20.06.25)
başka doktor +1
0
mantık
(20.06.25)
İleri yaşlarda ağır ameliyat, tedavi süreçleri vb sonrasında deliryum konusunda uyarmıştı beni rahmetli annemin doktoru.

Kalça kırığı ameliyatı sonrası yürümeyi reddedebilir, deliryum yaşanabilir diye tane tane anlatmıştı.

Başka doktor+bin beşyüz.
0
Phoebe
(20.06.25)
Öncelikle çok geçmiş olsum. Allah şifa versin.
Psikiyatri Doktorunun dediğini makul olarak yorumluyorum.
Fiziksel ve patolojik bir durum var ortada. Öncelikle bu konuda tedaviye başlamalı anneniz. Ancak devamında hatta bununla senkronize bir psikolojik destek alması da faydalı olabilir.
Sıradan bir psikiyatr ilaç yazıp gönderebilirdi de.
Bu arada annenizi tedavi olmak istemeye ikna etmesi gereken kişi psikiyatrist değil. O bir iknacı değil.

Zor bir durum yaşamış anlaşılan. Bu halde psikolojinin sağlam kalması bir hayli zor olmalı. Veya çektiği acılar çok şiddetliyle bunlarda bir çeşit sanrı ve davranış bozukluğuna yol açıyor olabilir.

Çok fazla psikolog arkadaşım oldu. Her zaman önce patolojik olan durum çözülmeli ardından psikoterapi olmalı diyorlardı. Bu yüzde yüz doğru mu bilmiyorum. Belki de bir ekol bunu savunuyordur.
0
ezkaza
(20.06.25)
Bahsettikleriniz ile şizofreni, OKB demek için erken.
Bu durumda tanı koymak yanlış olur.

Olası delliryum ya da demans durumu var. Deliryum vücuttaki rahatsızlıkla ortaya çıkar. Öncelikle onu tedavi etmek gerekir.

Devlet hastanesinde kaç hasta gören bir psikiyatristten bahsediyoruz? 50-60 hasta gören bir psikiyatristin uzun uzun açıklamaya vakti olamaz. İletişim sorunu olmuş olabilir mi?

Herhangi bir rahatsızlık atlamamak adına nöroloji de görsün, siz de başka bir psikiyatrist araştırın ama şikayetten bir yere varabileceğinizi sanmıyorum.
0
master of ceremonies
(22.06.25)
(3)

Tatil/tur firmasıyla balkan gezisi yapmış olanlara bir soru?

yadigar
Türkiye'nin en bilindik tur firmalarından birinin bir haftalık vizesiz balkan ülkeleri turunu gözüme kestirdim. Eşimle katılmayı düşünüyoruz.En son tur firmasıyla karadeniz gezisine katılmıştık. Tur otobüsü 4 gün boyunca yolda hep son ses oyun havası açtı. Ama adeta kulüpteymiş gibi, kulak patlatan
Türkiye'nin en bilindik tur firmalarından birinin bir haftalık vizesiz balkan ülkeleri turunu gözüme kestirdim. Eşimle katılmayı düşünüyoruz.

En son tur firmasıyla karadeniz gezisine katılmıştık. Tur otobüsü 4 gün boyunca yolda hep son ses oyun havası açtı. Ama adeta kulüpteymiş gibi, kulak patlatan cinsten. Millet koridorda göbek atmaya doymadı. Bir sefer rica ettik sesin rahatsız edici olmayan seviyeye indirilmesi için. Diğer yolculardan kavga çıkaran oldu. "Tahammül edemeyeceksek niye turla gelmişiz?" Vs. Vs.

Türk firmaları turlarında bu hep böyle midir? Tur boyunca her gün, tüm şehirlerarası otobüs transferlerinde son ses müzik açılıp göbek mi atılır? Balkan turlarında da durum aynı mıdır? Kararımızı buna göre vereceğiz..
0
yadigar
(17.06.25)
Rehber önemli sanırım, benim katıldığım son turda böyle müzik çalıp oynama olmadı ama maalesef turda saçmasapan tipler vardı. En arka sırada 4 ergen kendi kendine şarkı söyleyip durdu.
Balkan turlarında bazı güzergahlar çok kötü ayarlanıyor, mesela gidiş dönüş aynı şehir olunca boşu boşuna fazladan yol gidiyorsunuz. Ona da dikkat edebilirsiniz.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(17.06.25)
2023’te katılmıştım baştan başa balkan turuna. Balkan gecesi dışında müzik duymadım ben. Hiç otobüs yolculuklarında o şekil bir durum yaşanmadı. Zaten rehber otobüs içinde de dışında da kendisi anlatıyor bişeyler.
Bu turdan ziyade katılımcıların isteği ile olabilecek bir şey diye düşünüyorum.

tatil sitelerinde gördüğün balkan turlarını düzenleyen zaten toplam 2-3 farklı firma var. Yani Firmalar tatil siteleri aracılığıyla tur satışı yapıyor.
0
ezkaza
(17.06.25)
Hangi turla katılmıştınız? Reklam olmaz sanırım, ets için soruyorum ben. Kendilerini arayıp sorsam verecekleri cevaba güvenmiyorum.
0
🌸yadigar
(18.06.25)
(3)

fenerahçe logosunda 1907 yanındaki iki yıldız

sarızeybek
fenerbahçe spor kulübü ambleminde 1907 sayısının sağında ve solunda siyah renkle birer yıldız var. bu iki yıldız ne anlama geliyor?
fenerbahçe spor kulübü ambleminde 1907 sayısının sağında ve solunda siyah renkle birer yıldız var. bu iki yıldız ne anlama geliyor?
0
sarızeybek
(05.06.25)
O yıldızın bilinen bir anlamı yok.
www.fenerbahce.org
Burada ve hiçbir yerde o iki yıldızın anlamına dair değinilen bir durumu ben bulamadım.
0
ezkaza
(06.06.25)
parodi: rezerv yıldızlar

Galatasaray yeni yıldız takarsa oradan keyfi ekleme yapıyorlar. Swh.
0
baldan kaymak
(06.06.25)
Biri şampiyonlar ligi, diğeri Avrupa ligi yıldızı. Turnuvalar çoğaldıkça yıldızları arttırıyoruz. Futbol şubemiz çok tatlı. Ali Koç istifa
0
onheil
(06.06.25)
(2)

Detan likit vs Raid likit

issiz karga
hangini önerirsiniz? hangisi daha etkili? yoksa klasik matlara mı yönelsek?
hangini önerirsiniz? hangisi daha etkili? yoksa klasik matlara mı yönelsek?
0
issiz karga
(05.06.25)
raid büyüktür detan bu hep böyle bence.
0
biravekahve
(05.06.25)
Maalesef bunlar bir işe yaramıyor. 2 tanesini prize taktığım ve kulağımda vız vız seslerinden uyuyamadığım günler geldi aklıma.
Benim çözümüm raid kokusuz sprey.
Direkt sineklere doğru sıkınca zaten anında yere düşüyorlar. Çok etkili.
Direkt görüp sıkamıyorum saklanıyorlar derseniz de akşamları yatmadan 2-3 saat önce odanıza sıkın ve bu sürede Camı açıp havalandırın. (her ne kadar kokusuz yazsada aslında biraz kokusu var)
0
ezkaza
(06.06.25)
(12)

şehir/maaş sorusu

joooper
sevgili duyuru sakinleri sizlerden şehir/maaş kıyaslaması istiyorum. sizce neresi mantıklı? 30-35 yaş arası tek yaşayan erkek birey için öneriniz ne olur?1. seçenek hatay/antakya: 115 bin tl2. seçenek izmir/buca: 85 bin tlhatay deperemden yeni çıkmış bir şehir toparlanma aşamasında ama nerden baksan
sevgili duyuru sakinleri sizlerden şehir/maaş kıyaslaması istiyorum. sizce neresi mantıklı? 30-35 yaş arası tek yaşayan erkek birey için öneriniz ne olur?

1. seçenek hatay/antakya: 115 bin tl
2. seçenek izmir/buca: 85 bin tl

hatay deperemden yeni çıkmış bir şehir toparlanma aşamasında ama nerden baksanız bu süreç 2-3 yılı bulur.
diğer taraftan izmir gibi bir şehir ama maaş daha düşük giderler daha yüksek dolayısıyla soru işareti

iş uzun süre kalıcı olacak yakın zamanda beğenmedim değiştireyim gibi bir durum söz konusu değil.
0
joooper
(05.06.25)
hatay yazın çok sıcak olur bi de. izmir demir ben.
0
jelly bear
(05.06.25)
izmir ama buca'da yaşama
0
rain when i die
(05.06.25)
Hatayda kalacak yer veriyorlarsa hatay, yoksa Buca.
0
deckard
(05.06.25)
Sosyal hayatın iyiyse İzmir
Para biriktirmek istiyorsan Hatay

Bu arada Hatay en az 10 senede normale döner
0
etna
(05.06.25)
İki sehri de görmüş hatta Hatay'ı depremden önce ve sonrasında da görmüş biri olarak Hatay. Ama bu bir şehirden neler beklediğinizle ve nasil bir yaşam tarzınız olduğuyla ilgili.
0
Amaranta ursula
(05.06.25)
izmir tabii buca da abartılacak kadar kötü değil bence.
0
biravekahve
(05.06.25)
İzmir buca'da yaşayan birisi olarak beni bile muallakta bıraktı, ben olsam hatay 115 i seçerdim çünkü aradaki fark 1.5 asgari ücret ve izmir çok da abartıldığı kadar güzel değil. Haaa güzel yanları yok mu tabi ki var ancak

şu an bana hatay'dan 115 teklif gelirse giderim mesela öyle söyleyeyim
0
pislick0
(05.06.25)
hatay gordugum kadariyla hala yikik vaziyette, 2-3 seneden fazla surer toparlanmasi.
o yuzden izmir.
0
cooperr
(05.06.25)
Dışa dönük biriyseniz izmir.
Ice dönük biriyseniz ve öyle de kalırım diyorsanız Hatay.
Ice dönük biriyim.ama biraz dışa da dönerim belki diyorsanız, yine izmir.
İzmire gelip merkez ilçelerden birinde (Bornova, Karşıyaka, Konak, belki Güzelbahçe) yasamayacaksaniz yine Hatay.
0
encokbenisevinnolur
(05.06.25)
Bu sorunun cevabı yaşam tarzınıza göre değişir bence. Bir izmirli olarak (13 sene istanbul ve 6 aydır küçük bir şehirde devam eden hayatımı da ele alarak konuşursam) İzmir'e dönmeyi kolay kolay düşünmüyorum. Hatay'da çok sosyal olamazsınız belki şu anki standartlar içinde ancak iyi para biriktirirsiniz gibi o maaşa (tabi şu anda orada kiralar ne kadar oldu fırsatçılar ne kadar istiyor ona göre de değişir) Eğer çok uçuk kiralar varsa İzmir seçerdim ben. Buca değil ama eğer buca şart değilse karşıkaya vs. seçmenizi öneririm.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(05.06.25)
hatay sıcak,cok sicak.
0
designer
(05.06.25)
Hatay. İzmir’i uzun süre yaşayacak kadar sevemedim.
0
ezkaza
(05.06.25)
(6)

Kullanılmayan bataryayı nereye atalım?

master of ceremonies
Eskiden alınmış powerbankları ne yapıyorsunuz? Neredeyse ilk çıkanlardan. Şimdiki akıllı telefonları yüzde 10 bile şarj edemiyor. Elimin altında durmasın, çöp benim için. Nereye atmalıyım?
Eskiden alınmış powerbankları ne yapıyorsunuz? Neredeyse ilk çıkanlardan. Şimdiki akıllı telefonları yüzde 10 bile şarj edemiyor. Elimin altında durmasın, çöp benim için.
Nereye atmalıyım?
0
master of ceremonies
(03.06.25)
belediyenin geri dönüşüm konteynerleri oluyor. yakınınızda bir yerde vardır belki.
örnek: i.imgur.com
0
lazpalle
(03.06.25)
Sıfır atık toplama konteynerlerine atabilirsiniz.
0
ezkaza
(03.06.25)
bilgisayar, telefon tamircisi gibi bir dükkana bırakabilirsiniz. kendi hurdaları ile atarlar.
0
strawberry first
(03.06.25)
3 harfli marketlerde atık pil kutuları oluyor. oralara atabilirsiniz.
0
exlibris
(03.06.25)
TEGV subelerine birakabilirsiniz.
0
deckard
(04.06.25)
pil kutusuna atın, sonuçta o da bir pil.
0
kibritsuyu
(04.06.25)
(9)

Bu Atatürk'e hakaret mi?

ya ben lan neyse
bugün kardeşimin okulunda hoca "neden 1 kişinin adına ders var? neden atatürkçülük var da nazmicilik yok? zaten bu ders çok önemli bir ders değil." demiş. cezası olur mu şikayet edilse?
bugün kardeşimin okulunda hoca "neden 1 kişinin adına ders var? neden atatürkçülük var da nazmicilik yok? zaten bu ders çok önemli bir ders değil." demiş. cezası olur mu şikayet edilse?
0
ya ben lan neyse
(29.05.25)
gerçekten cumhuriyet ilkelerine bağlı bir hukuk devletinde yaşıyor olsak ifade hürriyeti der geçerdim fakat içinde bulunduğumuz durum farklı.

normal şartlar altında uyarma veya onun bir üstü kınama cezası alması lazım. müfredata uymamaktan dolayı. aklı sıra siyasal islamcı iktidara yaranmaya çalışıyor.

ceza almasa bile duyarlı velilerden şikayet geldiği muhakkak kendisine müdür tarafından iletilir. bu da ona yeter zaten.
0
yurtsuz john
(29.05.25)
Hakaret olduğu bariz belli, hiç bir şey olmasa bile siz yine de şikayet edin kayıtlarda kalsın.
0
duyuruuser
(29.05.25)
5816 sayılı kanun bqzında bir şey olmaz. Amirleri düşünce polisliği yapsa da yargı kararıyla geri döndürülür. Öğretmen doğru konuşmuş.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.05.25)
kendi atasına, ülkesini kuran insana düşman bu kadar çok dangalağın olması ilginç.
0
parka
(29.05.25)
yargı manasında bir sonuç çıkmaz fakat okula gidip okul müdürüyle konuşup biraz da abartırsanız sizinle aynı fikirde olmasa bile korkarak hoca denecek müsveddeyi uyaracaktır.
0
biravekahve
(29.05.25)
Bu haliyle herhangi bir Hakaret yok benim fikrime göre. 5816 sayılı kanun gereği bir durum da yok bu sözlerde.

Buna da ifade özgürlüğü demeyeceksek neye diyeceğiz?

Sorgulayan bir nesil yetiştirmek istiyorsak elbette atatürk’ü de eleştirebilen cesur gençler var etmeliyiz. Bundan bir endişemiz yoksa tabi. Atatürk ilkeleri diye hepimize okulda okutulan derslerin hangisi özgün bir fikirden bahsediyor? Klasik batıcılıktan ne farkı var mesela? Elbette bunlar tartışılabilir. Dersin ismi de tartışılabilir. Bunlar hakaret değil.

Buna dahi tahammül edemiyorsak etrafımızda birbirinin aynısı, biat eden prototip yığınlar doluverince de şikayet etmeyelim o halde.

Küçük prens kitabında atatürk’ten türk diktatör diye söz edilir. Onlarca yerli yabancı kitap var atatürk’e diktatör diyen. Hakarete varan eleştirilerde bulunan. Muhalif kesimin idolü celal şengör kaç kez atatürk’e diktatör dedi. Ve bunların hiçbiri hakaret olmadı. ama gücümüz sanırım ancak bir öğretmene yetiyor.
0
ezkaza
(29.05.25)
Atatürkçüyüm bunda doğrudan bir hakaret göremiyorum. Dolaylı yoldan yolunu yapmış, bir de küçümseme ve değersizleştirme çabası var. Zeka düşüklüğü veya Türk ve Atatürk düşmanlığı ile söylendiği belli. Kesinlikle iyi niyetli değil.

Öğretmen olmasa boşver geçsin derdim ama böyle bir zihniyetin çocukların genç beyinlerine, kendi zehirli fikirlerini aktarması engellenmesi mantıklı. Tabii içinde bulunduğumuz ülkenin hali ve yöneticilerini düşününce sosyal medyayı çalkalamazsa bir şey çıkmaz.

@ezkaza "diktatör" de tıpkı "faşist" gibi için boşaltılan bir kavram. Diktatörün hakaret olan hali Tiran (tyrant). Herkes herkese diktatör ve faşist dediği için anlamsız bir hal aldı. Hatta birilerine hakaret ya da eleştiri için "faşist" diyenlerin en çok kimlerden oluştuğunu görünce "faşist" diyene teşekkür edecek hale geldik. Kavramların içi çok fazla boşaltıldı ve anlamları çok değişti. O yüzden insanların bir kısmı kavramın kendisi üzerinden cevap veriyor, diğer kısmı yüklenen anlam üzerinden. Hukuki kısmı o yüzden biraz rastgele hissettiriyor.
0
nawar
(30.05.25)
bu tip sürüngenler otu boku cimer'e şikayet ediyor siz de edin gitsin. salağa bak neden nazmicilik diye ders yokmuşmuş. o dersin adı atatürk ilkeleri ve inkilap tarihi değil mi zaten. en kötü yazılı ifade verir başı ağrır.
0
bay b
(30.05.25)
bazi insanlarin iq'su dusuk olabilir, bu simdilik bir suc degil maalesef.
0
bohr atom modeli
(31.05.25)
(9)

kurban bağışı hk.

gencfb
oğlum adına akika kurbanı kestirip bağışlamak istiyorum, bu işi yapan çok fazla dernek ve internet sitesi var. tavsiye edebileceğiniz daha önce kestiren arkadaşlardan bilgi rica ediyorum. evet bağış yapıyoruz ama öncesinde araştırıp içimiz rahat şekilde bağış yapmak daha uygun olur diye düşünüyorum.
oğlum adına akika kurbanı kestirip bağışlamak istiyorum, bu işi yapan çok fazla dernek ve internet sitesi var. tavsiye edebileceğiniz daha önce kestiren arkadaşlardan bilgi rica ediyorum. evet bağış yapıyoruz ama öncesinde araştırıp içimiz rahat şekilde bağış yapmak daha uygun olur diye düşünüyorum.
0
gencfb
(27.05.25)
her türlü bağışım için lösev i kullanıyorum
0
kisa
(27.05.25)
Lösev +1
0
Mirket
(27.05.25)
lösev +1 benim de annem kanser tedavisi görüyor. iyileştiğinde kurban adağım var inşallah Allah nasip eder.
0
matilda
(27.05.25)
acikacik.org

buradan güvenilirliğine bakabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(27.05.25)
Lösev +1
0
since1907
(27.05.25)
www.sercev.org.tr
şiddetle öneririm bu çocuklara yardım etmeli.
0
jamswety
(27.05.25)
umudakosanlar.org.tr

Umuda koşanlar derneği.
Gamze özçelik ve arkadaşlarının kurduğu bir dernek.
Yakınlarım çokça bağış yaptılar. Bir sorun yaşayan olmadı.
0
ezkaza
(27.05.25)
Kurban için Cansuyu derneğini tavsiye ederim.
0
hebanon
(27.05.25)
Cansuyu bu konuda gerçekten dikkatli. Video falan gönderiyorlar hatta.

Ben İhh'yı kullanıyorum öteden beri akika ve şükür kurbanları için...

Allah analı, babalı, sağlıklı, imanlı büyütsün.
0
yadigar
(28.05.25)
(5)

Cildiyeye gitsem yardımcı olurlar mı?

tahirkemalbozoglu
Burnumun kenarından yağ bezesi varSadece estetik kaygıyla devlet hastesine gitsem bunu alırım mısınız desem, bu şekilde izlem yapıyorlar mı?Yoksa yörü git lan daha ciddi şeyler için gel mi derler
Burnumun kenarından yağ bezesi var
Sadece estetik kaygıyla devlet hastesine gitsem bunu alırım mısınız desem, bu şekilde izlem yapıyorlar mı?
Yoksa yörü git lan daha ciddi şeyler için gel mi derler
0
tahirkemalbozoglu
(26.05.25)
Cildiyenin olayı bu değil mi zaten? Elbette yardımcı olurlar bence.
0
ezkaza
(26.05.25)
Doğru doktora doğru zamanda denk gelir ve derdini en doğru şekilde anlatırsan yardımcı olurlar. Denemekte fayda var.
0
sekizdokuzon
(26.05.25)
bu işi cildiye değil genel cerrahi yapıyor sanki

benim trapez bölgemde çıkan bir yağ bezesini genel cerrah almıştı. lokal anestezi ile 6- 7 dk sürmüştü. sonra patolojiye gitti temiz çıktı
0
yurtsuz john
(26.05.25)
yüzde olduğu için plastik cerrahiye gitmek gerekir.(vücuttakiler içinde genel cerrahiye)
ama yinede cildiyeye bir göstermek gerekebilir. belki kremle küçülüp kaybolabilecek bir şeydir.
0
my fault
(26.05.25)
plastik cerrahi bakıyor bezeye. ya da gittiğin doktor ona yonlendiriyor.
0
koela
(27.05.25)
(14)

400 bine 2004 clio alayım mı?

ya ben lan neyse
ilk aracım olacak. 78 bin kilometrede. manuel. 2. sahibi. kazası falan yok. klimalı. 1.4 motor. güneş yanığı falan da yok. 400 binden aşağı inmiyor adam.bu arabayı alsam parçaları falan bulunuyor mu? çok arıza verir mi?ben 35 yaşındayım ama acemiyim.teşekkürler.
ilk aracım olacak. 78 bin kilometrede. manuel. 2. sahibi. kazası falan yok. klimalı. 1.4 motor. güneş yanığı falan da yok. 400 binden aşağı inmiyor adam.

bu arabayı alsam parçaları falan bulunuyor mu? çok arıza verir mi?

ben 35 yaşındayım ama acemiyim.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(25.05.25)
Motor mekaniği temizse al geç
0
mirty
(25.05.25)
Arkadaşımın da geçen sene ilk aracıydu aynı modelden almıştı. İlk araba için ideal bence. Kilometre orjinalse şahane! Yürüyeninde sorun yoksa ve bütçe bu kadarsa alınır tabi. Parçası bakımı vs uygun olur. Acemiliğinizi de atmış olursunuz. Bu aracı süren her aracı sürer.
0
ezkaza
(25.05.25)
bu bilgiler doğruysa direkt al. En kötü biraz kullanır sıkılınca rahatlıkla satarsın
0
alaimisema
(25.05.25)
Abi yok alma. 21 yaşında, sana her türlü sorunu yaşatır. Parçalara ve motora hakim olacak hale getirir. Git daha genç bir şey al.
0
Shepard
(25.05.25)
O paraya 2012, 2014 bulunabilir model takıntın yoksa.
ha clio parçası ucuz, km orjinalse iyi rakam. Ama 20 yaşında araba yılda 2bin km yapmaması düşündürücü.
0
rhan
(25.05.25)
O paraya aralık ayında 2012 i20 Troy aldım 1.2. 154 binde. Sağ ön kapı ve çamurluk değişen.

Arada 8 yıl var ve ikisi de b sınıfı araç. Clio 2ye 400 vermezdim ben olsam. 150k km civarına Clio 3 al en azından.
0
jackyr
(25.05.25)
İsterse sıfır kilometre olsun, 2011 modelinin kasko değeri 300 küsür bin olan aracın 2004 modeline değil 400, 200 bile vermem ama siz bilirsiniz.
0
orient blue
(25.05.25)
8 valf ve 16 valf modeli var. 16 valfse tavsiye ederim.

Kilometresini kontrol ettirin. Aldıktan sonra elektrik tesisatını yenilemek gerekebilir.

Bunlardan başka 400'den yukarı çıkamam diyorsanız alınır.

Kronik dedikleri sorunu hararet yaparsa blok çatlaması. Belki tamirci yalanıdır ama çok araçta böyle oldu.
0
hebanon
(25.05.25)
300-350 değil miydi bu araçların piyasası? oldu mu o kadar.

bizde benzeri bir ürün var. sanırım 2007'ydi bizdeki.
direksiyon kutusunda problem var parça bulamadık. tamir ettirdik kullandık, yola çıkılıyor ama bir sonraki muayeneden geçer mi emin değilim. o zamana dek bulursak olur. internette var görünüyor gerçi ama götürdüğümüz bir kaç usta soruşturdum bulamadım demişti.

onun dışında başka parça sorunu yaşamadık. ben seviyorum o arabayı. bizimki 300bin km'yi devirdi. kaçıncı sahibiyiz bilmiyorum. bizden önce kaza yapmış sonradan haberimiz oldu. bence iyi bir araç. açıkçası söylenen şeyler doğru ise, evet alınır.

az önce söylediğim şey bir yana, genel olarak parçaları bulunuyor ve ben kullanmaktan keyif alıyorum. ama biraz kullandıktan sonra elden çıkarmak istediğinizde satabilecek misiniz onu düşünmek lazım.
0
biseysorcaktim
(25.05.25)
gider japon alırım şahsen.
0
gurur
(25.05.25)
manuel olmasi iyi. araba uzun suredir yatiyorsa o kotu onu sor derim. arabalarin belirli bir tempoda calismasi gerek saglam kalabilmesi icin. 20 yasindaki aracla 80 bin bile yapilmamis olmasi cok tuhaf.
0
antikadimag
(26.05.25)
Eğer imkanın varsa üzerine biraz daha koyup yeni model al.
0
duyuruuser
(26.05.25)
Clio 2'ye o para verilmez.
Km'nin orijinal olduğuna da emin olamazsın.
0
angina pektoris
(26.05.25)
2004 model arabaya sadece km düşük diye 400K verilmez.
0
orpheus
(26.05.25)
(4)

Eski kayitli iPhone Ile yeni iPhone kaydi

Uncle Sam
2016 da iPhone 6s almistim yurtdisindan kayit vs yapmistim. Telefon hala elimde ama islevsiz artik batarya vs. bozuldu gitti. Yurtdisindan yine iPhone alip onun IMEI numarasiyla yeni cihazin kaydini yapabilir miyim?
2016 da iPhone 6s almistim yurtdisindan kayit vs yapmistim. Telefon hala elimde ama islevsiz artik batarya vs. bozuldu gitti. Yurtdisindan yine iPhone alip onun IMEI numarasiyla yeni cihazin kaydini yapabilir miyim?
0
Uncle Sam
(23.05.25)
Emin değilim ama. Şöyle bir şey okumuştum, o telefonla gidip Apple storedan yeni telefon alıyorsunuz. Değişim gibi işte, bir de dehisimykagidi istiyorsun sonra onunla burada imei kaydını aktarıyorsun
Bu aklımda kaldı ama nasıl yapılır hala mümkün mü arayıp bakman lazım. Anahtar kelime Apple değişim kağıdı
0
kisa
(23.05.25)
yapamazsın
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(23.05.25)
yapamazsın.
0
duyuruuser
(23.05.25)
Yapılabilir.
Yasal olarak böyle bir hakkın var.

Yurtdışı Apple store’a gidip yeni cihaz almak istediğini ancak mevcut kayıtlı cihazın imei numarasını yeni aldığın cihaza geçirmek istediğini, bunu resmi olarak belirten antetli apple logolu bir belge alman gerektiğini söylüyorsun. Verilen kağıtta ana kart arızası/değişimi vs gibi bir açıklama yapıyorlar eski ve yenş telefon bilgileri yer alıyor.
Sonrasında aldığın bu belgeyi ve kayıt bilgilerini e-devlet/btk ekranından ekleyerek başvuru talebi oluşturuyorsun. Her şeyi eksiksiz yaptıysan talebin onaylanıyor.

Ancak her apple store bu belgeyi vermiyor. Bazıları bilmiyor bile. Bazıları da doğru belgeyi vermiyor ve bu sebeple olumsuz sonuçlanıyor.
Btk klavuzunu detaylıca ince. Hata yapmazsan yasal olarak bu mümkün bir şey. 17 serisi çıkınca ben de yapıcam bunu bu sene.
0
ezkaza
(23.05.25)
(6)

Şu tip insanlar nasıl flört eder?

sekizdokuzon
40+ yaşında, akademisyen. Evlenmiş boşanmış, 14 yaşında çocuğu var. Sosyalist, hatta bu yüzden ülkeye girişi kısıtlanmis.Böyle bir kadın ya da erkek ilgisini nasıl belli eder? Teşekkürler.
40+ yaşında, akademisyen. Evlenmiş boşanmış, 14 yaşında çocuğu var. Sosyalist, hatta bu yüzden ülkeye girişi kısıtlanmis.

Böyle bir kadın ya da erkek ilgisini nasıl belli eder?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(18.05.25)
bu tipte bir insan öyle committed bir iliski yasamaz bence kolay kolay. cocugu da varmis zaten gerek yok. görmüs her seyi.

dava adami.
0
sonsuz
(18.05.25)
Hiç belli olmaz. İnsan Romantik duygularını sahip olduğu meslek, yaş veya sosyal statüden beklendiğinin aksi şekilde de dışavurabilir.
Bu herkes için öznel bir durum. Bu sebeple bir rol biçmek, genelleme yapmak veya keskin ifadelerde bulunmak zorlama olacaktır.
0
ezkaza
(18.05.25)
Çıkışta bir şeyler içelim mi diyerek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.05.25)
ben talibim kendisine;)
yakın yaşlarda ve sosyalistim
0
bahçedekisandal
(18.05.25)
Valla titanic+1 maalesef:p
0
🌸sekizdokuzon
(19.05.25)
Profil buyuk olcude bana uyuyor, iceriden bilgi veriyorum, titanic hakli. Solun hangi fraksiyonu olduguna bagli olarak sikicilik seviyesi bayilticidan olumcule kadar degisiklik.gosterir.
0
deckard
(19.05.25)
(4)

İdrar yolu enfeksiyonu sağ göğüs altında ağrı yapar mı

benaslindayohum
Acayip bir ağrı ama testlerde sadece idrar yolu enfeksiyonu çıktı Röntgen dahil ama ne alaka? Sağ göğüs altı acayip ağrıyor
Acayip bir ağrı ama testlerde sadece idrar yolu enfeksiyonu çıktı
Röntgen dahil ama ne alaka? Sağ göğüs altı acayip ağrıyor
0
benaslindayohum
(17.05.25)
Derhal tam abdomen usg.
0
alice in potatoland
(17.05.25)
Ekg çekildi röntgen çekildi kan ve idrar testi yapıldı
0
🌸benaslindayohum
(17.05.25)
Ben de usg diyorum o zaman ama derhale gerek var mı?

Bir dahiliye uzmanına görünmende fayda var daha doğrusu.
0
Mirket
(17.05.25)
Daha önce hiç kum/taş düşürdün mü? Böbreklere işaret etti benim aklım ilk olarak.
0
ezkaza
(18.05.25)
(18)

Afrika'da kurban kesmek

badseed
Simdi bir arkadasimdan duydum ve biraz google'da arama yaptim belki 100lerce boyle dernek var. Buyuk scam gibi duruyor. Hic bu ise girmis biri var mi acaba?
Simdi bir arkadasimdan duydum ve biraz google'da arama yaptim belki 100lerce boyle dernek var. Buyuk scam gibi duruyor. Hic bu ise girmis biri var mi acaba?
0
badseed
(16.05.25)
3 tane kesiyorlarsa 10 tanesinin parasını cebe indiriyorlardır, su kuyusu açanlar da muhtemelen böyle yapıyorlardır, din ve kardeşlik için yapılan bu tür organizasyonların güvenilir olma ihtimali sıfır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
Güven meselesi ve tabi iyi araştırmak lazım.
Daha önce katılmıştım bu sene de katılacağım.
Biri Gazze , diğeri de Afrika olmak üzere.
İsmimizin de bulunduğu videoyu sms ile gönderiyorlar.
0
diyecevaplandı
(16.05.25)
Kaleci +7 tüm dini olaylarda olduğu gibi keriz silkme
0
abuzer
(16.05.25)
Oradaki baronlara gidiyor.

Afrika‘da zaten yardimlar yerine ulasabiliyor olsa bu kadar kötü durumda olmazlardı.
0
sonsuz
(16.05.25)
Ben senelerdir güvendiğim bir dernek üzerinden Afrika’da kestiriyorum. Benim adıma vekaleten kestiklerini söyledikleri kurban kesim videosunu gönderiyorlar her sene. Ben Avrupa’da yaşıyorum, Almanya merkezli ama çok uluslu bir sivil toplum örgütüne mensup bir arkadaşım her sene görevli olarak gidiyor Afrika’ya ve onlarca fotoğraf paylaşıyor. Cebe indiriyorlar, keri silkmece diyenlerin kaynaklarını merak ettim. Belki sahtekarlar vardır ancak hiçbir kaynak olmadan bunu yapan bütün oluşumları zan altında bırakmak önyargıdan başka ne ile açıklanabilir bilmiyorum.
0
but that was just a dream
(16.05.25)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
Why nations fail - daron acemoglu

Okuyun da dünyaniz „ bir arkadasim“ seviyesinde kalmasin
0
sonsuz
(16.05.25)
Video gönderiyorlar
0
kaptan maydanoz
(16.05.25)
"video gönderiyorlar" çok da güvenilir bir kaynak değil neticesinde hayvanın kesilme esnasında birden çok kişi adına çekilebilir.

Bu işler güven ve inanç meselesi bunlara sahipsen en kitleli olanlara bakmak lazım. ben güvenmiyorum ve bu kitleye inanmıyorum.
0
biravekahve
(16.05.25)
Yardim kuruluslarin hepsi para kazanmak zorunda ben bunda bir sorun gormuyorum. Yani 30bin'e kurban bagisi alip bunu 15bine kesiyolarsa sorun yok ama kesiyolar mi kismi biraz supheli. Biraz arastirma yaptim ve ilginc olarak sefkateli en mantiklisi gelmisti guvenilirlik bazinda. Diger dernekleri de paylasirsaniz sevinirim.
0
🌸badseed
(16.05.25)
annelerinin isinsinlar diye ellerine fön makinesi verip yan odada intihar ettigi cocuklarimiz olmadigi icin, ne idügü belirsiz kuruluslara para verip ne idügü belirsiz köylerde radikallesmis kabilelerin cocuklarini beslemek muazzam gerekli. bu tip islere para verenin seye sürelecek akli yoktur. ne amacla olursa olsun. din kisminda, kurban kisminda falan degilim. instagram'da da Aynebilim diye bir kadin var, öyle dini bir amaci yok ama kambocya'da bir sikko köy icin para isteyip durur. sahiden, ogluna pantolon alamadigi icin intihar eden baba, ayagi kangren olmasina ragmen 78 yasinda cöp karistiran insanlar yok cünkü bu ülkede, anca kambocya'da buluyorlar müskül durumda insan. ülkenin tuvalet kagidi olmus parasini da afrika'ya, kambocya'ya akitmakta beis görmüyorlar.
kurban kesmek farz degil, sünnet. durumun yoksa kestirtmezsin. kurban kestirtip tamamini fakire dagitmak zengin icindir. ücü besi zor bir araya getirip kurban kestirtene bile kurban etinin üçte bir usulü ögütlenmis, git hepsini afrika'da dagit denmemis.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.05.25)
bu adamlar gidecekler dünyanın alakasız bir köşesinde kurban kesmek için organizasyon yapacaklar, bunun için zaman harcayacaklar, bunun için bir dolu para harcayıp sağa sola bir dolu reklam verecekler, ve bunu sadece allah rızası için yaptıklarını iddia edecekler.

bana hiç mantıklı gelmiyor. bu işten maddi bir menfaati olmayan birinin / birilerinin bu kadar zahmete gireceğini düşünemiyorum:

1- ya ceplerine para gidiyor olması lazım.
2- ya da bu kurbanların kesildiği, yardımların yapıldığı bölgelerde bunlara verilen bir misyon var ve bu misyonu gerçekleştirmek için bölge halkına yardım etmeleri gerekiyor (çok eskiden deniz feneri fakirlere yardım yaparken, "bunlar akp'den geliyor" diyordu mesela)
0
co2s2
(16.05.25)
@biravekahve

Kesimden hemen önce biri elindeki panoda kesim için katkıda bulunanların isimlerini gösteriyor. Sesle de ifade ediliyor tam bu esnada kesim oluyor.

Fiyatlar bizim buradaki kurbanlara göre kıyaslanmaz çok daha uygun.
Tabi asıl niyetimiz zor durumda olanlara yardımcı olmak olmalı.
0
diyecevaplandı
(16.05.25)
bkz: deniz feneri davası

bazı şeyleri çabuk unutuyoruz.
0
yurtsuz john
(16.05.25)
kurban kesmiyorum/kestirmiyorum, hele afrikada yok burda, yok surda hiic girmem.

+konusma ben konusuyorum daha bitirmedim' a katiliyorum. illa bir seyler yapayim, birinin hayrina gitsin diye dusunuyorsaniz, bunun icin kurban kesmek gerektigine de inanmiyorum.

peki bu insanlari nereden bulacagim dye soruyorsaniz da belediyeler biliyor, muhtarlar biliyor. gidiyorsunuz, ne yapmak istediginizi soyluyorsunuz size aileleri soyluyorlar, durumlarini anlatiyorlar ve aradan cekilip, yardimin seklini, miktarini suresini size birakiyorlar ve sizi tanistiriyorlar.

arada biri yok, dogrulugu bilinmeyen bagislar, videolar yok.
0
65 derece
(16.05.25)
Konuşma +1. Ben üşenip yazamazdım.
0
asteriks
(16.05.25)
Ben kurban kestiriyorum Afrika’da. Bu güne kadar olumsuz bir durum yaşamadım. Daha önce çocukların katarakt ve çeşitli ameliyatları için de bağış yaptım. Hepsi karşılığını buldu. Hala ara ara görüştüklerim bile var.
0
ezkaza
(16.05.25)
Arkadaşlar bir organizasyonda yolsuzluk olması bütün organizasyonlarda yolsuzluk olduğu anlamına gelmiyor. Her şeyi aynı kefeye koyup bütüncül bir değerlendirme yapmak kognitif açıdan daha rahat bir işlem anlıyorum ama “doğru” cevabı öğrenmek istiyorsanız, analitik biçimde bölerek değerlendirme yapabilmeniz gerekiyor. Ha amaç önyargılar üzerinden siyasi pozisyonunuzu konsolide etmek ya da nefret ettiğiniz belirli bir kitleyi bütün olarak zan altında bırakmaksa, 2 dernekte çıkan yolsuzluk sebebiyle bu işi iyilik amacıyla gönüllü olarak yapan bir dolu insana kin kusmaya devam edebilirsiniz.
0
but that was just a dream
(16.05.25)
(20)

Türkçedeki kaba tabilerin kullanımı sizi rahatsız eder mi?

mikahakkinen
mesela hamileye anadoluda yüklü derler. bayanlar alınır mı?yemeği sünnetlemek, yemeği sıyırmak.biraz toplu olmak,balık etli: kilolu olmak.bunun gibi benzer tabileri kullanır mısınız?
mesela hamileye anadoluda yüklü derler. bayanlar alınır mı?
yemeği sünnetlemek, yemeği sıyırmak.
biraz toplu olmak,balık etli: kilolu olmak.

bunun gibi benzer tabileri kullanır mısınız?
0
mikahakkinen
(13.05.25)
buradakileri kullanmam ama rahatsız olacak bir şey görmüyorum.
0
lazpalle
(13.05.25)
yemegi sünnetlemek nasil oluyor ya. sünnet olunca kökü sende ama dibini siyirinca yemek bitiyor?

bence deyim, bu sekilde sokak agzi/argo vs kullanmak cok komik ve ayni zamanda da dilimizin zenginligini gösteriyor. bildigim kadariyla kullanmaya calisirim ben de.
0
sonsuz
(13.05.25)
Bunlar kaba tabir değil.
yemeği sünnetlemek lafını ilk kez duydum.
Diğerleri gayet kullanılan sözler.
Yadırgayabileceğim şeyler değil.
0
Mirket
(13.05.25)
Balık etli dışındakiler kötü hissettiriyor
0
anon1m
(13.05.25)
bunların neresi kaba ki?

hamile, hml kökünden gelen arapça bir kelime. hamal, hamiline, hamili kart yakinimdir, "taşımak" anlamına gelir. "yüklü" kelimesi hamile'den daha türkçe bir kelimedir, kaba bir tarafı da yoktur bence.

yani cemaat ne kadar arapça ise, hamile de o kadar arapçadır. cemaat'i beğenmeyip hamile'yi beğeniyorsanız bunda bir sıkıntı vardır.

"sünnetlemek"ten kasıt pipisinin ucunu kesmek değil burada, tabakta yemek bırakmamak sünnettir. o yüzden tabağı iyice sıyırmaya "sünnetlemek" denir. bu tabiri karşılayacak başka bir kelimeniz varsa kullanabilirsiniz. yine kaba bir tarafı yoktur.

toplu/balık eti çok fazla değil, az kilolu olanları tanımlamak için son derece naif ve kibar tabirler. şişko dombili derseniz üzücü olur ama toplu'nun nesi kaba ki?

kullanırım, kaba da bulmam.

yani bunlara alınan da gitsin köşede ağlasın.
0
kibritsuyu
(13.05.25)
balik etli disindakiler rahatsiz etti beni. gordugumuz seyler nasil estetikse, duydugumuz seyler de estetik olmali.

bu laflar hic estetik degil dflkgjdfl.
0
aguen
(13.05.25)
hamile bir kadına yüklü demek için kırşehirin köyünde doğup hiç dışarı çıkmamak falan lazım. ondan da önce bayan değil, kadın.

kilolu birine toplu derim herhalde. yerel bir kullanım değil.

sünnetleme fiilini kullanmak için dindar olmak gerek. karşımda biri bunu dese dindar ve muhafazakar biri olduğunu düşünürüm.
0
sir gawain
(13.05.25)
burada "kaba"dan kasıt sanırım şehirli ağzından farklı olan kelimeler, kabalık, terbiyesizlik anlamında değil.

kayseri'de doğup büyümüş yeğenimiz bizde kalıyor. konuşması şiveli değil ama bazı tabirleri yöresel kaçıyor, haliyle biz de gülüyoruz.

geçen gün alışveriş merkezi otoparkının girişinde epey dik ve uzun bir yokuş vardı, "bu nasıl bayırmış" dedi. ehahaha bayır ne lan diye epey eğlendik.

bahar dizisini izliyorduk, biri hamileymiş, bunu duyunca "aaa gebe miymiş" dedi, bi tur da orda eğlendik. halbuki tıbbi terim olarak da gebe kullanılıyor ama bize hamile değil de gebe demesi komik geldi.
0
kibritsuyu
(14.05.25)
Yüklü ya da sünnetlemek demedim hiç. Hatta yüklü dendiğini duydum ama sünnetlemek olayını sadece skeçlerde duydum. Orada varsa gerçekte de kullanan vardır elbette. Yani bunu esprili değil de ciddi ciddi kullanana ön yargılı yaklaşırım. Balık etli dedim. Derim, garipsemem.
0
nawar
(14.05.25)
yüklü , sünnetleme, sıyırma falan çağ dışı ifadeler bunlar.
0
yurtsuz john
(14.05.25)
Bkz köylüleri neden oldurmeliyiz
0
abuzer
(14.05.25)
Bu kelimelerde rahatsızlık
veren bir kabalık yok.
Aslında tuhaf bulanlar bile, dışarıdan gelen yabancı kelimeler ve plaza diliyle bu kelimeler prosess edildiğinde kullanımlarında tuhaf bir şey hissetmezler.

Bu kelimeleri beğenmemekten çok özellikle şehir gibi yerlerde yabancı kelimelerin yıllardır Türkçe'yi işgal etmesine sessiz kalmak daha garipsenmesi gereken bir durum.
Plaza Türkçesi denen ve dışarıdan ithal yamalarla dolu bir iletişim şeklimiz de var ve kullanılan ifadeler ise maaşı belki biraz dolgun, kariyer, beyaz yaka vs diyerek normal görülüyor.

Yemeği sünnetlemekten kasıt, sünnete uygun olarak tamamen bitirmektir. Tabakta kalanı israf etmemwk , çöpe göndermemektir. Haliyle holdingler de plazalarda değil Anadolu'da halk arasında çok kullanılır.
0
diyecevaplandı
(14.05.25)
Türkçe'deki kaba tabirlerin kullanımı beni rahatsız eder. Ama örnek verdi&iniz sözcükler kaba tabirler değiller. @kibritsuyu yazacaklarımı aynen yazmış.
0
yadigar
(14.05.25)
Normal davranışları ve durumları kaba bir şeymiş gibi ele alan gizleme veya yumuşatma amaçlı laf oyunlarını genel olarak sevmiyorum. Yüklü de bence bunlardan biri, basbayağı kaba.

Bir dilde neyin kaba olduğunu neyin kabul edilebilir olduğunu yine o dili konuşan insanların arasındaki eğilim belirler. Bunlar zaman içinde değişebilir. Bizde nedense derin bir "köylü", "şehirli" ayrımı türemiş. Sanki köyden gelen her şey mübah, şehirden gelen her şey sevimsiz gibi ele alınıyor. Bu durum bence can sıkıcı ve yanlış.
0
akhenaten
(14.05.25)
Hic kullanmadım, zaten bu terimlerin kullanıldıgı yerlerde sosyalize de olmadım.

Yüklü diyeni duysam, ben burada ne yapıyorum derim. Digerleri beni rahatsız etmez.
0
buf-e kür
(14.05.25)
Ukrayna ve benzer ülkelere giden Türk erkeğine "kaçak et kesmeye mi gidiyorsun? hehe" diye sorulması beni irrete ediyor.

Onun için gidiyorsa bile bunu açık açık sor bile kral. Kadın mı gidiyorsun diye sor işte reis.
0
put it in your appropriate place
(14.05.25)
@kibritsuyu +1 (hay ağzın bal yesin)

bağlamının dışında veya yanlış / uygun olmayan yerde kullanılması daha çok rahatsız eder.

sünnetlemek sözünü esprili tonda kullandım belki birkaç kez. yüklü'yü kullanmadım ama nadir de olsa duydum, garipsemedim. kadın değilim, alınmak bana düşmez.
toplu, balık etli tabirlerini kullandım, kullanmaya da devam ederim. anlatmak istediğimi en verimli şekilde anlatan sözcükler varken, lafı uzatmanın anlamı yok bence. "kilolu ama çok değil, sağlıksız görünmüyor" gibi dolambaçlı, veya bazen kibar olacağım diye rahatsız edici derecede yapmacık, doğal durmayan ifadeler kullanacağıma bunları tercih ederim. alınan da ilk önce komplekslerinden kurtulup gerçeklerle yüzleşsin.

kendi tercihimle bulunduğum bir sosyal ortamda, kullanılan sözlerin hangi kökten geldiğini, ne anlama geldiğini veya kullananın ne anlatmak istediğini anlamıyorsam ilk önce kendimde bir sorun arıyorum.

dil sürekli gelişen bir oluşum. bizim gibi bir veya birkaç kişinin aklına gelebilecek ihtimallerden çok daha fazla şey yaşanıyor hayatta, bunun sonucu olarak da yeni sözcükler oluşabiliyor. yerel, bölgesel ağızlar gayet çeşitli, ve bunlar dili oluşturan öğeler.

ha ayrıca "tdk bey ne yapıyorsunuz!?" diyebilirsiniz belki ama, gayet yaygın türkçesi varken, yabancı dillerden dilimize yerleşmemiş veya ülkemizde yaygın kullanılmayan, çoğunluk tarafından bilinmeyen kelimelerin (ör: sosyalize, irrite vb.) -hele de hatalı şekilde- kullanılmasından daha az rahatsız ediyor. git gide daha fazla şekilci oluyoruz gibi geliyor bana.
0
gkhncnzdgn
(14.05.25)
çarığını çıkaran köylülüğünü unutuyor bu daha komik. utanç verici. keşke dedesine denk gelse de bastonu kafasına yese derim böylelerine
0
lambırcek
(14.05.25)
Kullanırım. Çünkü normal olan kullanmak.
Ayrıca hiçbiri kaba tabir değil. Bunlar şehirde kullanılan o ne idüğü belirsiz dilden çok daha fazla Türkçe hem de çok daha doğal. Hamileye gebe veya yüklü denir Anadolu’da. Tuvalete de hela veya ayakyolu. Şehirli cahiller gibi lavabo denmez mesela kırsalda tuvalete. Lavabo elini yıkadığın yerin adıdır çünkü lavaboya sıçanı hiç görmedim henüz.
Asıl hamile kelimesi bence kaba. Söylerken bile ağız yoruluyor. Bu tabirlere “halk ağzı” denir. Kültürdür. Dilin zenginliğidir.
Bu tip deyişleri duymamış olanlar veya duymuş ama kaba kabul edenler cahildir benim gözümde. Üzgünüm. Cahile cahil olduğunu söylemek de bir hizmettir.
0
ezkaza
(14.05.25)
bunlarin hicbirini kaba bulmadim. hicbirini kullanmam ama kullanildiklarini duydum. rahatsiz olmadim. bu arada bunlarin hicibiri asagilama icermiyor.

sunnetlemeyi duymayanlar su videoya bakabilir (hayko cepkin icerir): www.youtube.com
0
Sour
(15.05.25)
(3)

Mercimek çorbası sorusu 2

Mirket
Kalanını dolaptan çıkardım. Pelte gibi muhallebi gibi bişey olmuş bu, kıvam olarak.Isıtınca sıvılaşır mı? Su mu ilave edeyim?
Kalanını dolaptan çıkardım.
Pelte gibi muhallebi gibi bişey olmuş bu, kıvam olarak.
Isıtınca sıvılaşır mı?
Su mu ilave edeyim?
0
Mirket
(12.05.25)
Böyle böyle az yapmayı öğreniyoruz :)

Ben direkt su katip ısıtıyorum kendine geliyor.
0
kisa
(12.05.25)
mercimek çorbası altın olsa ısıtıp içmem. aynı şey pilav için de geçerli.
0
yurtsuz john
(12.05.25)
Formül şu:
1- Çok katı değil ise kısık ateşte yavaştan ısıtın. Kaynadıkça çözülür ve su eklemeye gerek kalmadan iyi bir kıvama gelir.
2- kısık ateşte ısıtılır ancak çorba kıvamından çok uzaktır. Öyleyse ketıldan kontrollü bir şekilde sıcak değil kaynar su takviyesi yapılarak kıvam açılmaya çalışılır.
*kontrollü takviye
*kaynar su
0
ezkaza
(12.05.25)
(10)

Altın bozma meselesi

kozm
Merhaba, Avrupa yakasında bir kuyumcuya altın bozdurdum 2 sefer. Bu altın cinsi kesme, ata, gram ve çeyreklerden oluşuyordu.. Bozdurduğum her seferinde yanlış bir işlem yaptıklarını ve bana fazla ücret verdiklerini ilettiler. ilk sefer olabilir dedik ve fazla iddiaa ettikleri 10 bin tl.yi gönderdik.
Merhaba,

Avrupa yakasında bir kuyumcuya altın bozdurdum 2 sefer. Bu altın cinsi kesme, ata, gram ve çeyreklerden oluşuyordu.. Bozdurduğum her seferinde yanlış bir işlem yaptıklarını ve bana fazla ücret verdiklerini ilettiler.

ilk sefer olabilir dedik ve fazla iddiaa ettikleri 10 bin tl.yi gönderdik.
ikinci sefer 2.150 lira fazla verdiklerini iddia ediyorlar ve bu durum can sıkıcı olmaya başladığı için verme sürecini ileriye attık fakat görüntülerin ellerinde olduğunu söylüyorlar ve aksi durumda polise vereceklerini söylüyorlar.

Çalışanın kendi yaptığı hata sonrasında polislik bir durum olabilir mi? Ya da yasal olarak böyle bir hakları var mı? Ne gibi sonuçlar ortaya çıkabilir?
0
kozm
(12.05.25)
çeyreğin, yarımın, atanın alış satış fiyatı zaten belli. nasıl bir yanlış işlem yapmışlar ya.

valla kendi param gitmiş gibi rahatsız oldum şu an. kuyumcunuz tanıdık değil mi? yabancı mı?
0
yurtsuz john
(12.05.25)
sanırım 0.5 gramı, normal gram olarak bozmuş. Kuyumcu tanıdık değil.
0
🌸kozm
(12.05.25)
hocam tanıdık kuyumcuya git. tanıdık kuyumcun yoksa benim kuyumcuma yönlendireyim seni istanbuldaysan. adam mı şeydiyorlar afedersin ya.
0
yurtsuz john
(12.05.25)
Kaç liralık işlem yapacağınızı kuruşu kuruşuna hesaplamadan tanımadığınız bir kuyumcuya girip, hiç hesap yapmadan, adamın verdiği parayı alıp, eyvallah deyip çıkıyorsunuz yani.
Saflık timsalisiniz. Dünya sizin gibiler sayesinde ayakta.
0
Mirket
(12.05.25)
Böyle durumlarda diğer mümkünse oraya giden müşterilere de sormak lazım ama bu zor görünüyor.
İnternette yer isminden haklarındaki yorumları da görmek lazım.
Çalışanın bu hatası İstanbul gibi bir yerde her zaman sizi bulacak değil ya.

Yada yolunuz düştüğünde yakınındaki başka kuyumcuya da altın alma niyetiyle girip bir bahaneyle konuyu açınız.
Aynı meslekten olanlar böyle hususlarda birbirlerinin ne mal olduğunu daha iyi bilirler.

Sanmıyorum ama arayıpta "size eksik ödeme yapmışız. kalan miktarı ibanınıza gönderiyoruz" dedikleri hangi müşterileri var? diye düşünmek lazım.
Altın alış verişlerinde araştırmanızı iyi yapın.
0
diyecevaplandı
(12.05.25)
--Hukuki bir görüş değil--
Görüntü var diye tehdit etmesi bile insanı işkillendiriyor. Görüntüleri, sizi tatmin edecek şekilde size de izletmeliler bence. Elimde kasedin var diye adam söğüşlüyorlar gibime geldi
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.05.25)
Sen benden bir tiki esirgedin ama ben yine de cevap vereyim. Adamın altın bozarken e fatura kesmesi gerekiyordu. Sanmıyorum ki kesmiş olsun. Polise giderse geçerken maliyeye de uğramasını söylersin, olur biter.
0
Mirket
(12.05.25)
@ Mirket
Burada önce tiki hak etmek gerek sanki.
0
diyecevaplandı
(12.05.25)
yok daha neler.

çok istiyorlarsa versinler polise.
0
co2s2
(12.05.25)
Çok saçma bir durum bu. İlk kez duyuyorum.
Sahte altın vs bir durun olsa satış sonrasında polislik olmasını anlayabilirim doğal olarak ama siz satış anında alıcının da kontrol edip onayladığı altınlara karşılık para alışverişi yapmışsınız.
Bu durumda tüm sorumluluk satışın yüz yüze gerçekleşmesi sebebiyle satış anında gerçekleşir.
Herkes hata yapar, karıştırmış olabilir elbet ama. İki kez aynı şeyin yapılması en azından bir daha o kuyumcuya gitmemek için çok yeterli bir sebep.
Siz satmak için götürdüğünüz ürünlerin toplam adet ve değer olarak sağlamasını yapmış mıydınız? Sanırım sizin de eksik olduğunuz nokta bu.
0
ezkaza
(13.05.25)
(8)

Eşinize nasıl hitap ediyorsunuz?

dedeminhirkasi
YouTube dan birkaç gezi videosu izlerken dikkatimi çekti. Kari koca gezen çiftlerden bazıları birbirlerine “karim, kocam” diyorlar. Karim ne abi? Karim…. Garip ne bilim ya karim neee?Ben örneğin eşimin ismi Asya olsun. Asya’m diyorum birlikteyken. Aile içinde veya disarda bir ortamda Asya veya Asya
YouTube dan birkaç gezi videosu izlerken dikkatimi çekti. Kari koca gezen çiftlerden bazıları birbirlerine “karim, kocam” diyorlar. Karim ne abi? Karim…. Garip ne bilim ya karim neee?

Ben örneğin eşimin ismi Asya olsun. Asya’m diyorum birlikteyken. Aile içinde veya disarda bir ortamda Asya veya Asya hanım diyorum. Buna da alistim ama öyle soğuk bir tavırla söylemiyorum tabi. Nedense birbirimize birlikteyken de asla aşkım, tatlım diyemiyoruz. Asya hanım demek çok mu garip oluyor acaba. Belki garipliği fark edemiyor olabilirim.
0
dedeminhirkasi
(09.05.25)
İkinizin arasında neyse o. Başkalarının kullandıkları hitaplar bence sizi bağlamamalı. Ha, taraflardan biri "bana şöyle hitap etsen çok hoşuma gider" gibi bir talepte bulunabilir, gayet de makuldür, gereği yapılır falan ama başkalarının hitap kültürü sizi şekillendirmek zorunda değil.
0
muhayyer divan
(09.05.25)
hanim cok korkunc ya ibo showda tatlisesin derya hanim demesi geliyo aklima. ask neden bu kadar kirocasin.....

esim lafindansa karim/kocam demeyi tercih ederim

bekarspor
0
ala09
(09.05.25)
Bu son zamanlarda çıktı. Gereksiz bir duyar bence. Eşim, hanım, göreve daha çok kullanılıyor benim gözlemim. Ama bana kalırsa Karı/koca kavramları kesinlikle rahatsız edici değil. Hatta bana göre daha uniq. Böyle geleneksel hitapları severim. Bazı insanlar bunun kaba bir tabir olduğunu düşünüyor nedense. Halbuki bu topraklarda 100lerce yıldan fazladır bu şekilde kullanılıyor. Dün hiçbir sorun yoktu, ne değişti?
0
ezkaza
(09.05.25)
Sevgilim diyorum çoğunluk, zaman zaman aşkım

X hanım y bey karım/kocamdan daha garip
0
abuzer
(09.05.25)
Hanım ya da hanımım demeyi çok severim, bi de surekli bir isim takarım cüceretti, hekey, pörtlek bir sürü şey söylerim. Aramız kötü olursa ismini söylerim. Aşkım, sevgilim çok jenerik gıcıklıgina derim bana denincede tüylerim ürperir.
0
mirty
(09.05.25)
Asya'm da acayip itici bana gore tabii.
Bir de asya hanim'a da hic gerek yok. Aklima unlulerin roportaj verirken kocalarindan karilarindan hanimli byeli bahsetmeleri geliyor. Cok alaturka.

O influencer etkilesim almak icin oyle yapiyordur. Illa birilerinin dikkatini cekerler ve yorum alirlar. Bana oyle geldi.
0
Kittie
(09.05.25)
Genellikle hayatım diyorum.
0
kumandanim
(09.05.25)
Sevgilim diyorum, hanım diyorum, ismini söylüyorum.

Hayatım/yavrum da diyorum nadiren.

Dışarıda, onun veya benim anne/baba evinde ismiyle daha çok.
0
chicha_v2
(09.05.25)
(8)

İş Aktarımı

uşak tezgahlarının halı dokuyanları
SlmAgalar şimdi içinden çıkamadığım bir durum var ve ben öfkeli olduğum için dışarıdan duruma bakıp kendimi de küçük bir insan gibi göstermeyecek davranışlarda bulunmamayı başaramıyorum. Yani öyle düşünüyorum. Dış bir göze ihtiyaç söz konusu. Kurumsal bir şirkette çalışıyorum. Alaylıyım. Dişimle tır
Slm
Agalar şimdi içinden çıkamadığım bir durum var ve ben öfkeli olduğum için dışarıdan duruma bakıp kendimi de küçük bir insan gibi göstermeyecek davranışlarda bulunmamayı başaramıyorum. Yani öyle düşünüyorum. Dış bir göze ihtiyaç söz konusu.

Kurumsal bir şirkette çalışıyorum. Alaylıyım. Dişimle tırnağımla gece gündüz(gerçekten gece gündüz çünkü gece uyanmamı gerektiren bir iş vardı) çalışarak en alttan kendimi şirkette ortalama bir yere getirdim. Örnek olarak ilk başladığım da 100 şubeye bakarken zamanla ihtiyaçları doğrultusunda bu 400+ şubeye çıktı. 4 kişilik işi tek başıma planlı, senkronize, eksiksiz ve üzerine koyarak yaptım. Tüm süreçleri iyileştirdiğim ve çoğu şeyi otomatize ettiğim için artış olması beni çok da zorlamadı.

Zamanla ise başladığım müdür farklı bir departmana geçti. Sonra oraya da ufaktan iş yapmaya başladım. Bu kez o departman beni transfer etmek istedi ve bana teklif yaptılar. Hem kıdem hem güzel bir zam hem de tamamen uzaktan çalışma gibi tüm isteklerimi kabul ettiler. Mevcuttaki bulunan müdürümü de ikna ettiler, 6-7 ayda transfer olabildim. Yalnız sorun şuydu ki benim yerime gelecek kişi benim gibi işleri yapabilecek miydi. Ben bir süre destek olacağımı söyledim. 2 ay kadar da destek oldum.

Fakat sorun şuydu ki benim seneler verdiğim, gece gündüz çalıştığım ve her şeyin üzerine koyarak geldiğim pozisyona gelen kişi benim kıdemli halimle işe başladı. Örnek olarak, uzman yardımcısı başlaması gerekirken direkt yönetici başladı. Ben transfer olarak o pozisyonu almışken gelen kişi direkt o pozisyonda başladı ve hiçbir şey bilmiyor. Hiçbir şey demeyeyim de çok temel şeyler biliyor. Analiz etme ve problem çözme yeteneği yok sayılır. Pratiklik sıfır değil çift sıfır.

Bu bilgiler ışığında artık sorunumuza gelelim.
Şimdi bu bayan hiçbir şey bilmeden başladı. İki ay gece gündüz saatlerce Teams yaparak gösterdiğim şeyleri bile hala soruyor. Artık geçiştiriyorum. Önceki yöneticiler bu bayandan da bendeki performansı görmek istiyor ama olmuyor tabii. Hatta geçen hafta buna fırça atmışlar adam tek başına o kadar iş yapıyordu sen neden hiç birini yapamıyorsun tüm gün boş mu oturuyorsun falan. Halbuki bayanda problem var. Neyse.

Şimdi benden raporladığım tüm dosyaları otomatize edilmiş, üzerine kafa yorulmuş tüm formülleri falan hazır halde devretmem isteniyor. Ben her biri için günlerce, gecelerce uğraştım. Udemyde eğitimler aldım, YouTube da videolar izledim kafa yordum. Böyle aklınıza basit bir şey gelmesin. Her şeyiyle hazır ve hayasız çalışan dosyalar. Direkt servera bağlan yenile paketle gönder. Hazırlığı sağlam olduğu için uğraşı yok.
Bende hem benimle aynı kıdem de direkt başladığı için öfkeliyim hem de neden saatlerce uğraşıp yaptığım raporları paylaşayım düşüncesindeyim. Bir yanda da bunu düşünmek küçük bir insan gibi hissettiriyor. Bir de sorun vermekle de bitmiyor. Bu bayan hafif s*lak olduğu için her ay geçişi bu raporların tarih hesaplamalarını da benim yapmam istenecek. Kim bilir kaç kez gösterince öğrenecek.

Evet, siz olsanız ne yapardınız?
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(08.05.25)
İşle alakalı ne varsa vermelisin, destek ol diyorlarsa olmalısın. Performansı nasıl derlerse doğruyu söylemelisin. Şikayetçi olduğun kısımlar varsa söylemelisin. Rütbesine bakıp haset etmemelisin. Sen işinde iyi o da pazarlıkta iyiydi belki işe girerken.
0
Shepard
(08.05.25)
iş yerinde iş için ürettiğin her şey iş yerinindir, bence dosyaları vermeli ve bir kez nasıl çalıştığını göstermelisin. varsa nasıl çalıştığına dair dokümantasyonu da teslim etmek daha iyi olur, o yoksa zaten olmaması da senin hatandır. bir kez gösterip dokümantasyonu verdikten sonra bir kez de yardım edilir, hadi canlıda da görsün diye. sonra artık kendi düzenini kurmalı.

pozisyon mevzuna çok takılma, kendini iyi satmış demek ki. öğreneceğin şeyler var orada. belki iyi yönetebildiğin bir süreçle kendine fayda çıkarabilirsin.
0
ahmet oturum cerezi
(08.05.25)
1) kendini onunla kıyaslama, bir şekilde iyi bir pazarlık yapmış bu takdir edilecek bir şey, senin de pazarlık konusunda ondan öğreneceğin bir şeyler var demek ki, kendisini bir şekilde iyi tanıtmış belki senin bilmediğin konularda kendisini geliştirmiş vs. yada tamamen bala göte denk gelmiş. kendini onunla kıyaslama, onun güçlü olduğu şeyleri varsa feyz al.

2) bir defa bir excel kitabı görmüştüm microsoft'un kendi kitabı, iki tane kafam kadar cilt. sanmıyorum ki excel biliyorum diyen birisi o kadar şeyi okumuş denemiş/öğrenmiş olsun. sen verdiğin o emekleri kendi arzun/hırsların ile bir amaç doğrultusunda verdin, kendini geliştirdin (bunlar hep seninle kalacak, bu örnekte de gördüğün gibi) kıymetini arttırdın. bence büyük işler bunlar. herkes yapamaz.

3) karşıdaki kişiye salak deme seni de taa zamanında o departmanın başına koysalardı aynı bu bahsettiğin kişi gibi olurdun, yada boş ver seni başka bir şirkete gönderelim bakalım ne kadar zamanda uyum sağlayacaksın. sen bilmem kaç sene emek verdin onları yapabilmek için şimdi bir başkasından yıllarca biriktirdiğin tecrübenin/bilginin aynısından olmasını bekliyorsun. sen hem şirketin işleyişini biliyorsun, nerede hangi veri var ve bunları nasıl kullanacaksın, nereden ne geliyor, ne gidiyor vb. bunlara haizsin, bu bilgilerde sana bir günde yüklenmedi, yıllarını geçirdin, o raporları da bir günde hazırlamadın dediğin gibi, oturup saatlerce düşündün, kafa patlattın. bişiyler denedin olmadı, beceremedin, gittin araştırdın bir daha denedin sonra bir daha denedin. ikinizin şartları eşit değil. ayrıca yöneticilerinde hem sana hem de ona ayıp etmiş, şimdiye kadar verdiğin emekleri hiçe saymış, en alttan başlayıp dişinle tırnağınla gelmeni görmezden gelmiş ve daha yeni alınmış bir elemandan senin performansını bekliyorlar ve seni de sıradanlaştırıyorlar.

ben olsam ne yaparım/ne yaptım: bir iki kere anlatırım/gösteririm, bir süre sonra artık benim vaktimi aldığını hissettiğimde ve daha önce sorulmuş/anlatılmış bir şeyi sorarsa 5 lira isterim/istedim açıktan herkesin duyabileceği şekilde, böylece o vereceğin bilginin bir değerinin olduğunu hissetmiş olacak. not tutması gerekiyorsa not tutacak, ezberleyecekse ezberleyecek. her sorduğunda cevap verirsen değerin olmaz.

zamanında bir arkadaşım iş değiştirdi, şirketten ayrıldı, nerede ise herkesin arkadaş olduğu bir ortam düşün, 1 ay boyunca herkesin sorularına cevap verdi. 1 ayın sonunda "ücretsiz destek programım sonlandı, isterseniz danışmanlık hizmetinin ücreti X lira", 1 hafta için ücret ödendi, sonrası herkes kendi başının çaresine baktı.

uygulama ile ilgili (excelde bunu nasıl yapıyoruz, şunun amacı ne gibi) sorular gelirse önce birinci iş olarak, google'da şunu ara, gpt'ye şunu sor derim, eğitim videolarının, makalelerin linkleri gönderirim, bedavadan emek vermeden o bilginin edinilemeyeceğini hissettiririm.
0
selam
(09.05.25)
İşi devretmek için kendini aşırı yoracak kadar uğraşma derim.
Elinden geldiğince anlat, sorulara cevap ver, istedikleri bazı otomatize edilebilecek işlemler varsa nasıl otomatize edileceğini vs. anlat. Mümkünse o kişi yapsın.
İşi devretmenin amelelik kısmını yapma. Sen danışman gibi hisset. Döküman hazırlanacaksa o hazırlasın, sana sorsun öğrensin.
Formülleri ver, anlat. Ama bu konularda not alma işini ya birlikte yapın ya da tamamen o kişi yapsın.
Bilgilerini asla saklama, hem anlaşılır hem de sonradan sen kötü hissedebilirsin.

İki aydır zaten destek veriyor olman az bir şey değil. Bu arada 2 aydır işler ama iyi ama kötü bir şekilde yürüyor demek ki devamında da o şekilde yürür.


Diğer arkadaşların değindiği konularda bence çok haklılar. Kimseye "salak" deme. Kendi içinden de öyle düşünme. Herkesin iyi olduğu alan farklı, spesifik bir alanda belki yeterince becerikli değil bu kişi. Bu onu salak yapmaz.
O kişinin direkt o kıdemle başlamış olmasına üzülme, sevin. Demek ki doğru pazarlıkla istediğin kıdemi kolayca alabileceğin bir şirket var. Bir gün senin de işine yarar. Onun nasıl yaptığını anlamaya çalış.


Şu sıralar çok dikkatli ol. Sen 100 tane işi düzgünce aktarırsın ve bir işi düzgün aktarmazsın. O zaman "uşak hiç yardımcı olmadı, sabote etti" derler. Nasıl göründüğüne dikkat et.
0
michael_knight
(09.05.25)
Pazarlamacıyım. Geçen sene çalıştığım şirketten ayrılırken hem yerime adam buldum hem adamı eğittim işim bütün inceliklerini öğrettim. Sırf arkamdan işini savsakladı demesinler diye. Ama yeni eleman ikinci günde beni sattı.
Tabiatım gereği insanlara güvenen biriyim ama bu olaydan sonra her şeye bakışı tamamen değişti.
Sen de o kadın seni satacakmış arkandan konuşacakmış iş çevirecekmiş gibi davran bence. Ve Elzem olan şeyleri göster önemli olan şeyleri söyle onda bir problem yok ama işin inceliklerini zeka gerektirecek şeyleri söylemesen de olur çünkü senin aleyhine dönecek kesin.
0
etna
(09.05.25)
hocam şirket içinde sizin bu dosyaları oluşturduğunu biliniyor mu? bilinmiyorsa kesinlikle paylaşmayın derim. zira siz bunları mesai saatleri içinde oluşturmuş bile olsanız yıllarca 3-4 kişilik işi tek başınıza yaparak bunlar için harcadığınız zamanın karşılığını misli ile ödemişsiniz. bunları paylaşmak uzun vadede size ek bir iş olarak dönecektir. örneğin sunucudan çektiğiniz bir verinin türü veya bir formül değiştiğinde bile bunlarla ilgili sizin düzeltme yapmanız istenecek. siz yapmak istemediğinizde de bir üstünüze sizi şikayet edecek bu eleman ve üstünüz size gaz vererek ve emrivaki yaparak yapmanızı isteyecek.

bu dosyaları varlığı şirkette biliniyorsa da üzgünüm ama seve seve paylaşacaksınız. yoksa yöneticilerinizin size güveni kalmaz ve ne kadar iyi bir çalışan olursanız olun en kısa sürede sizin yerinize başkasını almaya çalışırlar.

yukarıda yazdıklarım tamamen yeni elemanın hangi seviyede başlatıldığından bağımsız. en alttan başlatılmış olsa dahi ben olsam bu şekilde davranırdım.
0
shadowfollower
(09.05.25)
Sen o ekipten ayrılacaksan çok uğraşma. Bunu kötü niyetten değil sistemin daha iyiye gitmesi için söylüyorum. Yapılması gereken işleri anlat, nasıl yaptığını değil. Yeni gelen, o işin nasıl yapılması gerektiğini düşünüp bulsun önce. Belki önceki tecrübesinden ya da farklı bilgi birikiminden ötürü seninkinden daha iyi yol bulacak. Ben böyle yapıyordum ama yoğunluktan dolayı iyileştiremedim dersin. Yapamaz da sana gelirse o zaman kendi yöntemini anlatırsın.

En basitinden sen bir şeyi excelde tutuyorsundur. Sendekileri atarsan, excelde tutulmaya devam eder. Ama yeni gelen belki daha uygun bir tool kullanıyordur vs.

Diğer türlü senin kullandığın yöntemleri aynen kabul edecek ve o yöntem doğruymuş gibi ilerleyecek. Bir sonraki değişiklikte yine başa dönecekler.

O yüzden her şeyin en basit halini anlat. İşi ve o işi yapma amacınızı anlat. Nasıl yapıldığını önce o bulsun.

Bunu yaptığın zaman ya ben ne s*lakmışım bunlarla uğraşıyormuşum diyeceksin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(09.05.25)
İş senin değil.
İşi senin yaptığın gibi yapması için gereken her şeyi yeni kişiye teslim etmelisin. Çünkü aynı şeyi bekliyor şirket. zaten yöneticin senden bunun için destek olmanı istemedi mi yeni kişiye?
Bir nevi devir teslim gibi düşün.

Acaba bunu da söylesem mi? Şu bilgiyi de versem mi diye düşünüp tereddüt ettiğin her şeyi bir noktada yine sen yapmak zorunda kalırsın demedi deme. Döner dolaşır sana sorulur yine. Bunu tercih eder misin?

Bu tür düşünceleri küçük insanlar yapar. Sen küçük değilsin. Sadece sana geçmiş yıllarda haksızlık yapıldığını düşünüyorsun. Yani p daha dün başladı ama senin kaç yılda anca elde ettiğin seviyede! İyi de bu yeni arkadaşın bir suçu değil bu. Bunu ondan çıkaramazsın. Öfkeni yanlış yansıtıyorsun.
Bilgi paylaştıkça çoğalır.
0
ezkaza
(09.05.25)
(20)

Çocuk sahibi olmayacak olanlar, korkuyor musunuz?

ofelia
Geçenlerde termal otele gittim, çok sakindi ama 3-5 teyze de vardı etrafta. bir kısmı uzaktan akraba diyelim, tabi onların tek derdi "kaç yaşına geldin hadi çocuk yap". yok ben yapmıcam diyorum, tabi aklı almıyor 80 yaşında kadın, onun dünyasında bi kadın nasıl çocuk sahibi olmak istemez. neyse gülü
Geçenlerde termal otele gittim, çok sakindi ama 3-5 teyze de vardı etrafta. bir kısmı uzaktan akraba diyelim, tabi onların tek derdi "kaç yaşına geldin hadi çocuk yap". yok ben yapmıcam diyorum, tabi aklı almıyor 80 yaşında kadın, onun dünyasında bi kadın nasıl çocuk sahibi olmak istemez. neyse gülüyoruz ediyoruz gargaraya geliyor yaşlı akraba darlaması, mevzu o değil.

ama sağıma bakıyorum 50-60 yaşında kadınlar yürüyemiyor, eğilemiyor, soluma bakıyorum 80 yaşında teyzem kendi giyinemiyor. bir yaştan sonrası bakıma muhtaç her türlü.

benim planım net aslında, elimden geldiği kadar sağlıklı yaşlanmaya gayret edip sonrası huzurevi. ama onun da iyisi lazım, ya da yurtdışı huzurevi, tr hastanelerinde bile eziyet ediyorlar insanlara.

bi yandan çocuk yap yaşlandığında bakar argümanı var, yoo, 5 çocuklu tanıdığım vardı huzurevinde, ya da termalde bi teyze vardı iki çocuğu da yurtdışında yaşıyor, hiç gelemedi bizimle havuzlara düşerim ederim diye korktu, ee ne anladık?

yani yaşlılık planınız ne? çocuk sahibi olanlar daha mı rahat bu konuda? çocuk sahibi olmayanlar bu tarz bi kaygınız var mı?
0
ofelia
(07.05.25)
Ben çok sağlıklı bir yaşlı olacağım. Yoga yapıyorum, bedenimi çok iyi kontrol edebiliyorum. Spor yapıyorum, kondisyonum çok iyi. Alkol, sigara yok. Kendi kendimi idare edebilirim gibi geliyor, eğer olmazsa mecburen huzurevine giderim ama yaşlı olmadığımı düşünüp almazlar muhtemelen :))

Belki de bakıcı bulurum yatılı, sohbet muhabbet geçinir gideriz ev arkadaşı gibi olur. Ben kendi işlerimi görürüm aslında ama belki hastalanirsam yanımda biri olursa iyi olur.
0
rock n roll
(07.05.25)
Cocuk sahibi olma plani mi yoksa bakici sahibi olma plani mi kuruyo bunu diyenler. Absürt ya.
Her seyin eksisi ve artisi var. Cocuk buyuk sorumluluk. Su an evli olsaydim da cocuk dusunmezdim. Hayati, cocuktan daha cok seviyorum.
Ileriye dogru dusunulebilir mi? Belki... kaygim? Yok ya.
0
sey mi dostum
(07.05.25)
Sana baksin diye cocuk yapilmaz. Cocugunu seviyorsan ona bakmasin cile cekmesin istersin.

Yalnizlik korkutucu ama. Yasitlarin coluk cocukla ugrasirken sen hayati gittikce daha anlamsiz bulabilirsin. Bunu da aktif bir hayatla önlemek mümkün. Parali ve cocuksuz olmak kötü degil bence.
0
sonsuz
(07.05.25)
2 tane kızım var, bakıma muhtaç kalırsam eşim ile idare ederiz olmazsa giderim huzurevine, kimseye dert olmak istemem, asla "bana bakarlar" diye düşünmedim, hayat yeterince zor bir de benim derdime düşsünler istemem.
0
devorgilla the gunslinger
(07.05.25)
Çevremdeki orta-üst sosyokültürel ve sosyoekonomik kesimde insanların çocuklarına verdikleri emek ve yaptıkları yatırımları gördükçe gerçekten hayret ediyorum.

Eskiden köyde insanlar 5-10 çocuk yapar, çocuklar neredeyse kendi kendilerine büyürlerdi. Üstelik 5-6 yaşından itibaren tarlada, bahçede, hayvancılıkta işe yararlardı. Ebeveynler yaşlandığında da çocuklar onlara bakardı. Zaten herkesin evlenince ayrı eve çıkması gibi bir kültür de yoktu.

Şimdi ise çocuklar adeta birer prens ya da prenses gibi yetiştiriliyor. Sürekli masraf çıkarıyorlar ama pratik anlamda hiçbir katkıları yok. Üstelik büyüdüklerinde genellikle yuvadan uçup gidiyorlar ve anne-babaya bakmak gibi bir sorumluluk da üstlenmiyorlar. Gelecek nesillerin bu konuda daha da duyarsız olacağı açık.

İnsanlar hâlâ alışkanlıkla ya da gördükleri şekilde çocuk yapmayı hayatın doğal ve zorunlu bir parçası sanıyorlar. Ama bu anlayış yakın gelecekte değişecek. 2100’lü yıllara gelmeden, devletler çocuk yapılması için insanlara ciddi teşvikler vermek zorunda kalacak. O dönemin insanları da geçmişte insanların nasıl hiçbir teşvik almadan çocuk yaptığına hayretle bakacak.
0
bobinhoo
(07.05.25)
korkmuyorum. yaşam biçimim nedeniyle ölene kadar elden ayaktan düşmem. huzur evi bir seçenek değil. çocuk kesinlikle yapmam demiyorum ama bana baksın diye yapma ihtimalim sıfır.
0
gabe h coud
(07.05.25)
çocuksuzlara sormuşsun ama çocuklu olarak yazmak istedim. çocuğun yaşlılıktaki artısı çocuğun ebeveyne bakması değil bence, hayat amacı olması, yaşam sevincini diri tutması.
çocuksuz olduğumu düşününce hadi 50 yaşına kadar kariyer kovalayayım amaçlarım olsun gezeyim eğleneyim, ama sonra? sonrası için hiç bir planım yok gezmek de eğlenmek de kariyer de bir yere kadar sana motivasyon olur sonra ölmek için gününü beklersin(çok gördüm bunu)
şimdi çocuğum bana baksın veya bakmasın benim amacım onu iyi yetiştirmek, iyi olduğunu bilmek, torunlarım olması, onların iyi olduğunu bilmek. al sana 100 yaşına kadar yaşam motivasyonu.
huzurevinde yapayalnız yeryüzünde senin hiç bir parçanın olmadığını bilerek sessiz sessiz ağlamak yerine hayırsız evladım gelmedi ama gelir belki haftaya diye ümit içinde ölmek daha iyi asdfkl.

bir de kendime iyi bakıyorum ben yaşlanmam safsatası var çok güldüm onlara ya. evet yaşlanmazsınız çok iyi baktınız :)
0
kaptan maydanoz
(07.05.25)
Haha minnoşlar toplanmış gene, genç yaşta atıp tutmak kolay ama yaş kemale erince öyle olmuyor. Paran olsa da olmasa da birine muhtaç oluyorsun. Çocuğun olsa da olmasa da yaşlanınca korkuyorsun herkes ölmekten farkında olmasada korkar. Benim oğlum var ama ilerde bize baksın amacı hiçbir zaman gütmedik. Çocuğun olur ilerde ölebilir, yurtdışına yerleşebilir, aranız kötü olabilir bin tane ihtimal var. Bizim hanımla bir planımız yok, maddi imkan olursa huzur evi diyoruz.
0
mirty
(07.05.25)
Ben henüz karar vermiş değilim ama olmazsam ileride pişman olmaktan korkuyorum sadece.
0
Proserpina
(07.05.25)
Türkiye'de yaşayan birinin çocuk sahibi olmaya karar verdiğinde korkması gerekir. Masrafları katlayan bir şey sonuçta.

Sen çocuğuna iyi eğitim aldıramazsan, yatırım yapmazsan o da sana yaşlandığında bakabilecek kapasitede olmaz
0
runaway
(07.05.25)
@ kaptan maydanoz

Herkesin yaşam motivasyonu, onu hayata bağlayacak faktörler farklı olabilir. Sen cocugunla hayata baglanirsin ben başka şeylerle. Ayrıca, ben muhakkak hayata kendimden bir parça birakmaliyim kaygısını taşımıyorum. Ben kimim ki ne özelliğim var ki? Ben olmasam dünya yine dönüyor. Var olan çocuğum belki bir ihtimal, minicik bir ihtimal de olsa belki gelir beni görür umudu beni daha çok tüketir.

Ayrıca evet çok sağlıklı bir yaşlı olacagimdan şüphem yok. Yine de seni güldürebildiysek ne mutlu bize.
0
rock n roll
(07.05.25)
ben 3-5 sene daha evlenemezsem evlat edinmeyi kafama koydum. olay bize bakilmasi degil, olay hayata dair motivasyon @kaptan maydanoz'un da dedigi gibi.
0
baldur2
(07.05.25)
Sağlıklı besleniyorum, süper yaşlı olcam diyenlere bir kahkaha da benden o/

Çocuk sahibi olmak akıl karı değil. Ya üzerine çok dusunmeyip topluma uyucan ya da gerçekten hormonlarin tavan olucak, vicudun çocuk çocuk diye bagircak.

Bana bakar motivasyonu çok temelsiz,
artık kimse kimseye bakmaz. Aşırı aşık olup, evlenip, çocuk yapmadan önceki düşüncem "eger yasarsam 70e kadar falan idare ederim, sonra bir şekilde ötenazi"idi. Bu fikir beni çok rahatlatiyordu.
0
abuzer
(07.05.25)
Bu konuda biraz nasip kısmetçiyim. Evet insan bir şeyin olması veya olmaması için çabalamalı ama çabasına rağmen hiçbir şekilde değiştiremiyorsa da orada kısmet değilmiş görüşü devreye giriyor.

Benim hayatımda ise evlilik kısmet olmadığı için çocuk zaten otomatik olarak düşünülemez. Ki zaten istemedim hiç, hep çok korktuğum bir şeydir.

Bir avukatım vardı, evleneli 10 sene olmuş, çocuk düşünmedim değil ama öyle müvekkillerim oldu ki, onca zorluğa sıkıntıya emeğe karşılık onlarınki gibi bir evladım olursa diye çok korktum hâlâ korkuyorum derdi. Sevgiyle büyütülmüş bir evladın yetişkin olunca ana babasına karşı terörist olmasını kastediyor. Yaşlanınca çocuğundan dayak yiyeceksem niye doğurayım ki onu diyor. Haklı.

Hem doğursak da sağlıklı olacağı garanti değil, yaşayacağı garanti değil, iyi insan olacağı garanti değil, anlaşacağın garanti değil, yurt dışına yerleşmeyeceği garanti değil, seni terk etmeyeceği garanti değil... hiçbir şeyin güvencesini kimse kimseye veremez. Çok enteresan bir düzende yaşıyoruz, avukatımı çok haklı buluyorum.

Sağlıklı yaşlanmak gerektiğinden eminim ama kendimi asla kanalize edemiyorum. Sanırım yine antidepresan kullanmam gerekiyor. Çünkü aslında yaşamıyorum.
0
muhayyer divan
(07.05.25)
yaşlanınca bana bakar diye çocuk yapılmaz, aşırı mantıksız bir şey bu.
0
deartheodosia
(07.05.25)
Hayat bu şekilde planlı ve mekanik bir pragmatizm içinde yaşanabilecek bir süreç değil ki.
Yaşlanacağını nerden biliyorsun? Belki de hiç yaşlı olmadan öleceksin. Buna dair de bir planın var mı? Yoksa bile olabilir mi?
Uzun vadede hepimiz zaten ölüyüz. Biz fıtratına/yaradılışına ve hormonlarına karşı koyamayan bir mekanizmayız. Bu tartışmasız bir gerçek. Kimileri kabul edebilecek cesarete sahip değil sadece ve bunu erteleme cenderesiyle meşgul.
Üremek/çocuk yapmak neslini sürdürmek insanı insan yapan başat ve ilkel bir istek. İlkel olması küçümsenesi veya aşağı görülecek bir şey değil asla. İlksek anlamıyla kullanıldığını düşünün.
Elbette bu iç güdüsel istek bile başlı başına bir pragmatizme sahip. Meselede bu zaten.

Ayrıca sağlıklı yaşamak dediğin şey ne? Bunun bir karşılığı var mı?
0
ezkaza
(07.05.25)
cocugu "ilerde bana bakar" umidiyle yapiyorsaniz yapmamanizi siddetle tavsiye ederim, cok fena taklaya gelebilirsiniz..

cocuktan bagimsiz herkes emeklilik ve yaslilik donemini bir sekilde garanti altina almaya calismali, baska secenegimiz yok.hepimiz bir sekilde huzurevine dusecek gibi yasamak durumundayiz, artik evde yasli bakilan donem bitiyor.
0
cooperr
(07.05.25)
Çok sağlıklı bir yaşlı iken minicik bir beyin kanaması veya pıhtı atması, insanı bir başına donunu giyemez hale getirebiliyor.

Belirli bir yaştan sonra küçükük bir kayma ve düşme kalça kırığına, o da kişiyi yatağa bağlayıp yetişkin bezi kuşanmaya götürüyor.

Belirli bir yaştan sonra sağlıklının en süperi, şifresini unutup maaşını çekemez, hat safhadaki tremoruyla atm tuşlayamaz hale gelebiliyor. Artık kafa da durabiliyor.

Kimse ölene kadar asla bakıma muhtaç hale gelmeyeceğini sanmasın.

Bakıma muhtaç halinizle bir ücretli bakıcıyı size adam gibi bakması için sevk ve idare edemezsiniz. Hayal kurmayın.

Huzurevine giderim diyen arkadaşlar, Devlet huzurevlerinin kendine yettiğiniz sürece hizmet ürettiğini ve onun için de epey bir şimdiden kuyruğa girmeniz gerektiğini bilin.

Özel huzurevi düşünüyorsanız da artık çok geç gerçi de şimdiden maaşınızın yarısını falan bir köşeye huzurevi fonu olarak ayırmanızda fayda var. Ayrıca özel huzurevlerini de bugün ekşide epey trend olan türkiye'de gittikçe yükselen esnaf ahlaksızlığı başlığı içinde değerlendirirseniz, size sahip olacak bir yakınınız olmazsa özel huzurevinde de aradığınız huzuru pek bulamayacağınızı bilmenizde fayda var.

Bana baksın diye çocuk yapılmaz gibi boydan büyük laflar etmek güzel ama dünyanın düzeni bu.

Banyoda düşüp kalçayı kırıp kimsenin çalmayacağı kapının arkasında günlerce acıdan bağıra bağıra ölmek, öldükten günler sonra çürümüş ceset kokunuz yayıldığı için farkedilip kapınızın kırılmasını istemiyorsanız, annenize babanıza kardeşlerinize kuzenlerinize sahip çıkın, çocuk yapın, büyük aile olun. Çekirdek aile denen şey sadece safsatadır.

Ek: Ama öyle, Saldım çayıra, mevlam kayıra ile de yetişmiyor çocuk. Beceremeyecekler de yapmasın bizahmet.
0
Mirket
(07.05.25)
darulaceze de gönüllü çalışmıştım bir dönem, çocuğu tarafından dövülen ne teyzeler, zorla elinden evladı tarafından parası alınan amcalar, neler neler gördüm. o yuzden cocugun var diye zor bir yaşlılık geçirmeyeceksin sanmak da boş geliyor bana. ayrıca çok iyi evladı olan ama onu erkenden kaybedenlerde var.
herkesin yaşamındaki sınandığı konu farklı anlayacagın, 40 yaşındayım, korkmuyorum ne olacaksa o olacak. en kötü senaryo için bile iyi bir insanım bence sokakta kalmam birileri evini açar en kötü diye düşünürüm hep.
0
speranza
(07.05.25)
Arkadaşlar evet, çocuk yapın. Geniş aile olun, çekirdek aile safsatadır. Çocuğunuz olursa çok iyi olur. O, size bakmazsa ya da bakamazsa siz ona bakarsınız. 70- 80 yaşınızda, yetişkin ve yatağa bağımlı evladınızı bezlersiniz. Problemli bir çocuğunuz olursa yine o yaslarinizda onunla uğraşırsınız. Karakoldan,adliyeden toplarsınız. Bir diğer senaryo; mesela ben banyoda ayağım kaymış düşmüşüm yerde acılar icinde kıvranıyorum ama o da ne daha bayrama çok var çünkü bazı çocuklar anne ve babalarını bayramdan bayrama arıyorlar.

Demem o ki; doğurun arkadaşlar.Gepgeniş aileler olun.
0
rock n roll
(08.05.25)
(2)

Duty Free Bandrol uygulaması

halukbey
Selamlar,Geçenlerde Sabiha duty freeden sarı zeybek rakı aldım, o sırada dikkat etmemişim fakat şişede bandrol yok.Duty free satışları bandrolsüz mü olmakta?
Selamlar,
Geçenlerde Sabiha duty freeden sarı zeybek rakı aldım, o sırada dikkat etmemişim fakat şişede bandrol yok.
Duty free satışları bandrolsüz mü olmakta?
0
halukbey
(06.05.25)
Evet.bandrol vergi kagidi.duty free olunca dogal olarak yok.
0
duptıs
(06.05.25)
Orası Gümrüksüz bölge. Tapdk bandrolu türkiye için geçerli. unifree’de sahte ürün satılması mümkün değil.
0
ezkaza
(06.05.25)
(6)

anal fistül

aydogank
o bölgede bir şişlik fark ettim baktım sivilce gibi bi noktaydı, bir hafta gözlemledim akıntı gelmeye başladı belli belirsiz, daha önce de kıl dönmesi yaşadığımdan iltihaplı duruma alışıktım ama bu sefer ben fark etmiyordum bile. ne ağrı ne acı hissediyorum otururken veya tuvaletimi yaparken hiç zor
o bölgede bir şişlik fark ettim baktım sivilce gibi bi noktaydı, bir hafta gözlemledim akıntı gelmeye başladı belli belirsiz, daha önce de kıl dönmesi yaşadığımdan iltihaplı duruma alışıktım ama bu sefer ben fark etmiyordum bile. ne ağrı ne acı hissediyorum otururken veya tuvaletimi yaparken hiç zorlanmıyorum, sadece o bölgeden akıntı geliyor temizlemem gerekiyor o kadar. dün genel cerrahiye gittim anal fistül yapmış iltihap kendine yol açmış dedi antibiyotik yazıp yolladı bu kadar mıydı dedim bu kadar dedi. yani yorumlara bakıyorum anal fistül için korkunç şeyler yazmış millet, emin olamadım. dübür de çok sıkıntılı bi bölge, çok çektirdi bana sağolsun ama bu sefer gerçekten bişi hissetmedim akıntı haricinde. yani çeken herkese geçmiş olsun da, anal fistül gerçekten böyle bi şey mi emin olamadım ben mi erken fark ettim yoksa millet geciktirdiği için mi daha kötü sonuçlar alıyor durum vahimleşiyor.
0
aydogank
(06.05.25)
Sanıyorum erken dönemde fark edilmiş. İlerledikçe daha da dayanılmaz hale geliyor bu hastalık. Ağrı acı vs olmaması iyi ancak akıntı da belalı bir sorun başlı başına.
Muhtemelen şuan perianal apse aşamasında. Fistül önce apse olarak başlar. Bu sebeple kurutabilmek için doktorunuz antibiyotik başlamış.
Fistülde ağrı/acı eşiği yüksek olabiliyor. Oturmanızı bile engelleyebiliyor. Zor bir hastalık.
Ama Her fistül aynı olmuyor. Fistül’ün makata olan konumu ve fistül kanalı ve derinliği tedavi yöntemlerini belirliyor aslında. Her fistüle lazer operasyonu yapılmaz mesela. Yapan var tabi ama kesin bir tedavi olmuyor.
Doktor seçimi çok çok önemli bu tip hastalıklarda.
Sıradan bir genel cerrah için bu basit bir hastalık ve basit bir operasyondur.

Makat bölgesi hastalıkları konusunda uzmanlaşmış cerrahları tavsiye ederim ben. Kolorektal cerrah, proktoloji uzmanı vs gibi branş isimleri var bu alanın.
İstanbuldaysanız size alanın en iyilerinden birini tavsiye edebilirim özelden yazarsanız. Geçmiş olsun.
0
ezkaza
(06.05.25)
anal fissur + hemoroid ameliyatı oldum. doktor ne diyorsa onu yap. çok ciddi rahatsızlık değil bunlar, en fazla hayat konforun etkilenir. kabız olma, anal ilişkiye girme
0
HellKeePer
(06.05.25)
lifli gıdalarla beslen.

ilaç olarak daflon öneririm.
0
jelly bear
(06.05.25)
Daflon ile fistül alakasız. Fissür, hemoroid ve fistül apayrı şeyler.

Antibiyotiği kullanın. Tekrar eden bir problemse, Seton takar, ameliyat ederler. Acımayan fistül vakası çok var. Çünkü makat zorlanmıyor. Ağrı olursa zaten iltihaptan ötürü olur. Geçmiş olsun.
0
yadigar
(06.05.25)
cevaplar için teşekkür ediyorum. biraz ek bilgi geçeyim o zaman, zaten enfeksiyonlarla boğuşuyordum bir süredir. yani 15 gün iyiyim, 15 gün kötüyüm gibi bi şey oldu son üç aydır. yine lenf nodüllerinde iltihaplanma yaşadım ve antibiyotik kullandım. son zamanlarda iyiyken probiyotiğe başladım, üstüne bu denk geldi. yani zaten bağışıklığımın düşmesi ve enfeksiyon neticesinde sıra anüse geldi gibi bi durum oldu. bunu da doktora söyledim, aslında antibiyotik kullanmak istemiyorum ama yine de yazdı mecbur kullanacağım. bünye olarak çok yoruldum. şişlik de belirli belirsiz ama anüsün ucuna yakın bir noktacık gibi. anal seks falan yok yani, basur olsa yanma ya da dışkılamada zorlanma hissederim. tek korkum içeride gözükmeyen yerlerde bi uzantı olması ve devam etmesi bu ara çok antibiyotik kullandım endişeliyim açıkçası direnç geliştirmekten.
0
🌸aydogank
(06.05.25)
Eğer fistül ise, korktuğunuz gibi. Fistül zaten rektum içi bir noktadan makat kenarı deriye değin uzanan kaçak tünel gibi bir şey. Ama tedavisi var ve çok zor değil.

Basit bir apse de olabilir. Belki antibiyotikle gececek. Belki ufak bir cerrahi müdahaleyle boşaltıp temizlemek gerekecek. Geçmiş olsun.
0
yadigar
(06.05.25)
(12)

bir dolandırıcılık (?) sorusu da benden

kibritsuyu
yani bu bir dolandırıcılık mıydı, dolandırılmaya mı çalışıldım, eğer öyleyse nasıl işleyecekti, açıklayabilir misiniz?geçen gün cebimde 40 bin lira parayla atm'ye gittim para yatırmak için. tam parayı yatıracağım sırada yan atm'deki adam "abi ben para çekemiyorum (makul bir neden söyledi ama hatırla
yani bu bir dolandırıcılık mıydı, dolandırılmaya mı çalışıldım, eğer öyleyse nasıl işleyecekti, açıklayabilir misiniz?

geçen gün cebimde 40 bin lira parayla atm'ye gittim para yatırmak için. tam parayı yatıracağım sırada yan atm'deki adam "abi ben para çekemiyorum (makul bir neden söyledi ama hatırlamıyorum), ben senin iban'ına para göndersem, sen bana nakit versen olur mu" dedi. "ticari hesap kardeşim, fatura kesmem gerekir" diyip kesin bir dille reddettim, gitti. ticari hesap falan da değil halbuki.

kabul etsem ne şekilde dolandırılacaktım? ya da masum bir istek miydi gerçekten?
0
kibritsuyu
(30.04.25)
senin ona parayı nakit verdiğinin kanıtı yok.

adam sana dava açabilirdi yanlışlıkla attım vs diye.
0
jelly bear
(30.04.25)
İki sefer çeşitli sebeplerden aynı şeyi teklif edesim geldi. İkisinde de dolandırıcı sanılırım korkusuyla cesaret edemedim.

Yani masum bir istek olma ihtimali kesinlikle var.

Ancak, yerinizde olsam ben de yanaşmazdım. Sağlamcı olmak lazım.
0
yadigar
(30.04.25)
Belki masum bir istekti de... Yine de tanımadığın adam. Risk almaya hiç değmez.
0
primetime
(30.04.25)
Hesap onun olmayabilir, böylelikle başkasının hesabındaki parayı kendisi kayıtlara geçmeden nakde çevirmiş olur, o arada eğer asıl hesap sahibi dolandırılıyorsa bir noktada savcılık sana "Hayırdır kardeş" der.
0
salihdt
(30.04.25)
çok fazla dolandırıcılık seçeneği var. açıklamada ne yazdığına bağlı olarak parayı tekrar senden yasal yollardan isteyebilir, hesap sahibinden başka birisi olabilir bu şahıs. o zaman yandı gülüm keten helva. parayı gönderip havaleyi iptal edip geri alabilir (bu durumda hesabında fazla para olması lazım) kara para olabilir. rakam az gibi ama bu işi 100 kişinin ayda bir kere yapması bile 4 milyon yapıyor. tehditle şantajla para alındığını iddia edip şikayetten vazgeçme karşılığında 100 bin lira bile isterler.
0
ground
(30.04.25)
muhtemelen masum bir istektir ama reddetmekle iyi yapmışsın. ben de aynısını yapardım. gitsin tanıdığı birinden istesin. tanımadığınız insanlarla böyle işlere girmeyin.
0
sir gawain
(30.04.25)
"ya da masum bir istek miydi gerçekten?"

Bence bunu test edip, tecrübe etmek için bir sonraki dolandirilma firsatini iskalama derim.
0
feastofthedamned
(30.04.25)
parayı nakite dönerken iz bırakmamak için kullanılıyor. sana o parayı attığı hesap şifrelerini çalıp patlattıkları bir banka hesabı olabilir.
0
orpheus
(30.04.25)
Konudan bağımsız sadece bir tavsiye, bu miktarda parayı atmden yatırmanızı tavsiye etmem. aynısı yakında başıma geldi. maksimum 20bin yatırılıyor tek seferde, ilkini yatırdım. ikinci 20binde atm bozuldu para sıkıştı ve hesaba geçmedi. bir dünya kayıtlar oluşturuldu, paranız hesaba geçmiş zaten dediler. o para başka bir 20bin daha yatırdım hemen aynı anda diye derdimizi anlata anlata paramızı 15gün sonunda geri iade ettiler.
0
zozjotejmnk
(30.04.25)
Salihdt +1
0
jülsezar
(30.04.25)
bu sebeple hapse giren insanları tanıyorum. çeşitli örgütlerle bağlantısı olan şahıslar yüksek meblağlar gönderiyor aynı numara ile. sonra başın belaya giriyor "bu insanlarla ne bağlantın var, ne yaptın da bu parayı aldın" vs diye.
0
nolmus yani
(30.04.25)
Bu şekilde hapse giren insanlar var.

Şöyle ki; sizden nakit isteyen kişi/ler başka biri ile bir satış işlemi vs karşılığında anlaşıp parayı sizin hesabınıza aktarmasını istiyorlar. Veya dolandırdıkları hesabına eriştikler bir durumda sizin hesaba parayı aktraral sizi istasyon olarak kullanmak istiyorlar. Siz de dolandırıcılara parayı nakit veriyorsunuz. Hiçbir Kanıt yok. Kayıt da yok!
Parayı size gönderen adam da sizden nakit almak isteyen adam tarafından dolandırılan bir başka mağdur. Ve elindeki tek veri sizin adınız ve hesap numaranız. Çok geçmeden anlaştığı ürün/hizmet sunulmayınca ve adamlar arazi olunca elindeki sizin verilerinizle dolandırıldım diyerek doğru savcılığa gidiyor…
Şüpheli siz oluyorsunuz bu durumda.

Tanımadık kişilerke asla yapılmaz. Yapmayın.
0
ezkaza
(04.05.25)
(5)

Mcdonalds patatesinde bağımlılık yapıcı madde

ırene adler
Normalde hiç işim olmaz, çok uzun yıllardır McDonald's uğramam. Butik hamburgerciler tercih ederim.Geçen günlerde girdim sadece patates yedım buffalo ve ranch sosla,bir de ketcap. Hoşuma gitti. Patatesi zaten yıllardır aynı.Sonra ertesi gün canım yine çekti,tekrar soslarla patates yedım. Şimdi bugün
Normalde hiç işim olmaz, çok uzun yıllardır McDonald's uğramam. Butik hamburgerciler tercih ederim.Geçen günlerde girdim sadece patates yedım buffalo ve ranch sosla,bir de ketcap. Hoşuma gitti. Patatesi zaten yıllardır aynı.

Sonra ertesi gün canım yine çekti,tekrar soslarla patates yedım. Şimdi bugün yine canım istedi ve tekrar yedım. Soslarda mi patateste mi bağımlılık yapıcı madde var acaba? Anlamadım bu işi.
0
ırene adler
(25.04.25)
msg çoğu cipste de var.
0
mikahakkinen
(25.04.25)
Monosodyum glutamat (MSG) kullanılır ama bu bağımlılık yapıcı ya da zararlı bir ürün değildir, glutamik asit isimli amino asitten elde edilen bir tuzdur, şeker kamışı ve pancar gibi bitkilerin fermantasyonuyla elde edilir ve eklendiği ürüne umami lezzeti verir, domates gibi pek çok gıda ürününde de doğal olarak bulunur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.04.25)
Tamamen zararsız denemez sonuçta kimyasal. Yani şu da var çoğu abur cubur bunlardan daha zararlı olabilir.
0
mikahakkinen
(25.04.25)
İçinde patatesten çok kimyasal maddeler var. Pek çoğu uyarıcı nitelikte.

ifunny.co

Uzun bir süre bağımlısıydım bunların. Kurtulmak gerçekten çok zor. Klasik bağımlılık süreçleriyle be yoksunluk krizleriyle birebir örtüşüyor.

Sık yememek gerekiyor. Ayda yılda bir ise zaten bağımlı değilsindir.
0
ezkaza
(25.04.25)
Hocam "sonuçta kimyasal" bir ürün değil, dediğim gibi fermante bir ürün, kafada daha net canlandırmak için sirke ya da turşu gibi de düşünebilirsiniz üretim şeklini, MSG kristalleri bu fermantasyon sonucunda elde edilip kullanılıyor, yani cips gibi dandik ürünlerde kullanılıyor olması kendisinin dandik olduğunu anlamına gelmiyor, ürünün kendisi bi katkı maddesi ya da koruyucu değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.04.25)
(11)

Nike vs. Adidas

kizil karga
Hangi taraftasın?
Hangi taraftasın?
0
kizil karga
(25.04.25)
Performans ürünlerinde (sporcu tişörtleri şortları ayakkabıları vs.) komple Nike, futbol formaları için Adidas.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.04.25)
adidas.
0
sonsuz
(25.04.25)
hep adidastaydım ancak winflo serisinden sonra ayakkabıda nike ancak diğer spor ürünlerinde adidasçıyım.
0
mikahakkinen
(25.04.25)
ayakkabıda asics
0
my fault
(25.04.25)
Nike'tan vazgeçmem.

Ancak son 3 yıldaki deneyimlerimden sonra outdoor herşeyde decathlon - naptımsa parçalanmıyorlar.

Adidas'ın benim için iyi olan hiçbir ürünü yok.
0
baldan kaymak
(25.04.25)
Adidas originals > diğer adidas ürünleri + nike

Originals dışında adidas sevmem. Giymem. Nike’da ise hiç farketmez, böyle bir ayrımım yok.
0
ezkaza
(25.04.25)
Ikisi arasinda nike.
0
deckard
(26.04.25)
net adidas. nike dediginiz sirket uzakdoguya fason uretim yaptirarak maliyetleri asagiya cekerek sektoru kalitesizlestiren markadir. sonra adidas da bunlari takip etmek zorunda kaldi. ancak kalite olarak hala adidas. futbol ekipmanlarimi da adidas'tan alirim.

japon ayakkabi firmalarinin distributorlugunu yaparak baslamis bir marka ile 100 yil once kurulmus ve 100 yildir cesitli sporlara ozellikle ayakkabi ureten bir alman markasini karsilastirmak abes.
0
antikadimag
(26.04.25)
hangisi daha ucuzsa, ama ayakkabi da bence nike cunku adidasin tabanlari hemen inceldi, ha ben ucuz olanlardan aldim o ayri.
adidas terrexlerim guzel ama siradan kapsonlularim eskidi, ama siradan nike kapsonlum hala eskimedi.
adidas demek istiyorum ama galiba deneyimimden oturu nike diyecegim.
0
spherical
(26.04.25)
ayakkabı da adidas üst giyimde nike. kalite olarak bence adidas bi tık öndedir.
0
koela
(26.04.25)
ayakkabı olarak fifty fifty. iki markadan da iyi ayakkabı aldım:
- adidas ultraboost
- nike free RN

kıyafet uzun zamandır almıyorum bu markalarda. en son aldıgım spor tisortu "asics"
0
ermanen
(26.04.25)
(10)

Sabiha gökçen'de karşılaştığımız garip olay?

Fritz-X
2 seferdir havalimanına ilk giriş güvenlik noktasında xray sanırım garip bir uyarı veriyor ve güvenlik beni başka bir noktada elimin içinden üstündem ve elbisemin üstünden sürüntü örnegi alıp cihaza sokup gidebilirsiniz diyip gönderiyor. Sordugumda yasaklı madde güvenlik prosedürü dedi.Aynı tarihler
2 seferdir havalimanına ilk giriş güvenlik noktasında xray sanırım garip bir uyarı veriyor ve güvenlik beni başka bir noktada elimin içinden üstündem ve elbisemin üstünden sürüntü örnegi alıp cihaza sokup gidebilirsiniz diyip gönderiyor. Sordugumda yasaklı madde güvenlik prosedürü dedi.

Aynı tarihlerde istanbul havalimanında 3 kez trabzon havalimanından çok uçaga bindim.

Dünyanın sayılı harikasında bu presedürle niye karşılaşmıyorum?

O sürüntü cihazını güvenlik görevlisi kullanıyor cihazın doğru çalıştığını yada düzgün sonuç verdiği ne malum.

Ve tertemiz kıyafet ve ellerde hangi yasaklı madde bulmayı umuyorlar aklıma takılan bu işim hukuki durumu? İlla ki bir dayanağı var ama fazlasıyla gri bölge gibi geliyor bu işlem.

İstanbul havalimanının teknolojisi mi geri sabiha gökçen çok mu ileri.
0
Fritz-X
(25.04.25)
Şans diye düşünüyorum.
Sanıyorum belli kişide bir böyle bir test yapıyorlar random.
Diğer havaalanlarında da (IST dahil) var. Patlayıcı madde kalıntısına bakılıyor. Hukuki durumu, arama ve x-ray kontrolü yapılması ile aynı diye düşünüyorum.

Havalimanını kullanacaksanız peşinen bazı uygulamaları kabul etmiş oluyorsunuz. şimdiye kadar bir çok kez uygulamaya maruz kaldım ama kötü bir muameleye maruz kaldığım hissine kapılmadım.

Bence sizin şansınızdan kaynaklı.
0
burfak
(25.04.25)
hocam her 10 kişiden biri için (sayı hatalı olabilir) bu işlem yapılıyor. geçen bana da yaptılar aynısını, hatta daha önce münih'te de yapmışlardı (hatta orada testi yapan eleman türk'tü "gerilme abi, random yapıyorlar" demişti). size denk gelmiş sadece.
0
shadowfollower
(25.04.25)
İst havalimanında da sabihada da 4-5 kez başıma geldi. Kötü bir muamele olduğunu düşünmedim. Bir kere yurt dışında beni kenara oturtup ayakkabılarımı alıp bir yere götürüp geri getirmişlerdi. Kişisel algılanmamalı.
0
ruhen hastayim ben
(25.04.25)
garip bir olay değil ki. dünyada her havalimanında uygulanıyor.

hatta cihaz belirli bir süre veya kişi sayısında otomatik alarm veriyor. rastgeleliği arttırıp cihazın yanılma payına karşı da önlem oluyor.

bir de anlamadığım kapıdaki güvenlik sizin kıyafetinizin elinizin temiz olduğunu nasıl anlayacak. cihaz alarm verdiyse otomatik olarak test alıyorlar doğal olarak.
0
biergarten
(25.04.25)
@ghilleinthemist banka müdürü arayıp yanlış anşılma olmuş özür diledi. Hak aramak ne zamandan beri kabahat oldu.
0
🌸Fritz-X
(25.04.25)
dunyanin sayili harikasinda niye karsilasmiyorum derken sadece turkiye'de mi oluyor saniyorsunuz?

dunyanin en az teror olayinin yasandigi ulkelerden biri avustralya'dir, sydney'de birden fazla kez ayni sekilde kontrol edilmistim.

not: ilginctir kiyafetlerimi ben de yikarim.
0
bohr atom modeli
(25.04.25)
bana da tr'ye gelirken yaptılar, vücut ve kıyafet üzerinden değil elektronik cihazlar üzerinden (laptop ve tablet).

o sürüntü cihazının zaman zaman bakımları, denetimleri yapılıyor (denetimleri kim denetliyor orası ayrı)

oradaki güvenlik görevlisi senin o noktaya nasıl geldiğini nereden bilecek ki, kıyafetini yıkadın mı ellerini yıkadın mı vs. ne insanlar var, uçağa binmeden dışarda iki fırt çekeyim kafam güzel olsun diyen. kılık kıfayet, çantasının içine bişiyler saklayan vs.

önemli olan yakalamak değil, böyle bir işlemin yapıldığını bilmek. böylece bu tür şeyleri yapmak isteyenler bunu yapmaktan vaz geçsinler.
0
selam
(25.04.25)
@bohr atom model,istanbul havalimanında hem yolcu hemde ugurlama için çokça gittim. Orda yasaklı maddeye takılmazken sabiha gökçen tuhafıma gitti. Sorgulamam iki havalimanının aynı işde farklı davranması. Kıyafet tozu temizliği değil
0
🌸Fritz-X
(25.04.25)
orada da oluyordur size denk gelmemistir. teroristler sadece sabiha'yi mi tercih ediyor? :d
0
bohr atom modeli
(25.04.25)
Rutin bir süreç bu. Dünyada Pek çok yerde yapılır. Şansızsın ki seni bulmuş ısrarla. Biraz pinpirikli biriysen seni bulur zaten hep böyle şeyler.
0
ezkaza
(25.04.25)
(3)

Vizesiz balkan turu tavsiyesi

baldur2
Temmuz agustos aylari civarinda, 1 hafta 10 gun surecek bir balkan turu onerebilir misiniz? Ne kadar tutar ortalama? Hangi firmalari onerirsiniz?
Temmuz agustos aylari civarinda, 1 hafta 10 gun surecek bir balkan turu onerebilir misiniz? Ne kadar tutar ortalama? Hangi firmalari onerirsiniz?
0
baldur2
(25.04.25)
Henüz gitmedim ama Jolly'den bir tur satın aldım. Mayıs'ta Sabiha Gökçen'den Üsküp'e gidiyor, dönüş Belgrad. 729 euro, kahvaltı ve akşam yemekleri dahil. Genelde fiyat ve şehirler aynı oluyor, uçakların gidiş dönüş güzergahı ve havayoluna göre farklar olabiliyor.
Bir de bu turların bazıları karma oluyor. Jolly, Pronto, Tatilbudur vs aynı turu satabiliyor aslında. Benim aldığım için sormuştum, sadece Jolly düzenliyor demişlerdi.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(25.04.25)
Yaşınızı bilmiyorum ama iki kere Roarcamp(18-39 yaş için)'ın turuna katıldım. Biri Balkanlar diğeri yaz kampıydı. İkisinde de aşşşııırı eğlendim, çok güzel arkadaşlıklar kurdum. Web sitesinden bir bakın derim.
0
penceredengorunenmorbina
(25.04.25)
Balkan turlarını düzenleyen çok sayıda şirket yok. Yani farklı sitelerde farklı fiyatlarda gördüğün turları aslında piyasadaki 2-3 şirket düzenliyor. İlk kez gidiliyorsa turla gidilmesini öneriyorum ben. Rehberlik hizmeti gerçekten çok doyurucu ve bilgilendirici olabiliyor.
Diğer seferlere zaten tur olmadan gitmek isteyeceksiniz.
Baştan başa balkanlar turunu önerebilirim.
Gidiş dönüş uçakla olmasına rağmen ülkeler arasında yolculuk otobüsle yapılıyor. Uzun süreler otobüste kalmak sizi tutmuyorsa tabi. (Uzun dediğim ortalama 10 saattir trafik, gümrük yoğunluğu vs her şeyi dahil edince yaklaşık süre verdim)
0
ezkaza
(25.04.25)
(2)

Ameliyat olmasına 12-15 ay kalmış biri için öneriler

hayirsiz
Çok fazla detay vermeden, kısaca anlatmak istiyorum.Diyelim ki bir hastalığınız var. 12-15 ay içinde bir ameliyat olacaksınız ve iyileşme ihtimaliniz çok yüksek.Sandalyede otururken bile kronik nefes darlığı sorununuz var.Sık sık nefes nefese kalıyorsunuz, spor yapamıyorsunuz. Sadece kısıtlı olarak
Çok fazla detay vermeden, kısaca anlatmak istiyorum.

Diyelim ki bir hastalığınız var. 12-15 ay içinde bir ameliyat olacaksınız ve iyileşme ihtimaliniz çok yüksek.

Sandalyede otururken bile kronik nefes darlığı sorununuz var.

Sık sık nefes nefese kalıyorsunuz, spor yapamıyorsunuz.
Sadece kısıtlı olarak yürüyüş yapabiliyorsunuz.
Gün içinde sürekli yorgunsunuz, uyanık olduğunuz anlarda da bilişsel performansınız görece düşük.
Evden çalışıyorsunuz, kendi işiniz olduğu için çalışma saatleri esneyebiliyor.

Ameliyat gününüze belki 10, belki de 16 ay var, kesin bir zaman aralığı ne yazık ki verilemiyor. Şu anda aldığınız tedaviye bağlı olarak süre uzayıp kısalabilir diyelim.

Ama ondan sonra iyileşme ihtimaliniz çok yüksek.

Nasıl hazırlanırdınız, bununla nasıl başa çıkmaya çalışırdınız? Bu sorunu 6-7 yıldır yaşadığınızı, son bir yılda kötüye gittiğini düşünebilirsiniz.

Halihazırda terapiye gidiyorum.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
0
hayirsiz
(24.04.25)
Terapi çok güzel. Çok önemliydi, giden kişi çok iyi etmiş.

Gece uykusunu mutlaka doğru zamanda ve doğru kalitede, verimli ve yeterli şekilde uyumak lazım, eğer böyle bir düzen yoksa muhakkak bunu oturtmak lazım. Çünkü bu konu vücudun kendini temizleyip tamir etmesi, şifalandırması ve dinlendirip yeterli taze enerjiyi üretmesi için çok çok önemli. Gece uykusunu kullanıyor beyin ve vücut. Gece uykusunda kullanılan melatonin, eğer düzenli sağlıklı ve yeterli uyku uyunuyorsa bolca serotonin salgılatabiliyor. Serotonin mutluluk hormonu biliyoruz ki.

Hareket çok önemli. Kısıtlı da olsa yürüyüş yapılması harika bir şey. Bence ameliyata kadar bu yürüyüşe, günün mevsime göre uygun zamanlarında ve temiz ve açık havada, mümkünse güneş görecek şekilde devam etmek lazım. D vitamini şifadır, güneşten gelmesi daha da şifadır.

Kan değerlerinin takibi çok kıymetli, D vitamini, demir, folik asit, ferritin gibi demir değerleri, c vitamini, çinko vs çok önemli. Yeterli olmalı. B vitamini muhakkak yeterli seviyede olmalı, bunların takibini sıkı tutmak lazım. Olabildiğince sağlıklı ve doğal yoldan elde etmek lazım.

Yeme düzeni ve yenen şeyler çok önemli. Rafine şeker, özellikle hazır unlu nişastalı şekerli gıdalar kesinlikle yasak olmalı, evde yapılmış olabildiğince doğal tatlandırılmış tatlılardan, olabildiğince genetiği bozulmamış tohumların (ata tohumlarının) unlarıyla yapılmış ekmek ve benzeri gıdalardan sadece yeteri kadar yemek lazım. Meyveyi de olabildiğince az, haftada bir mesela, belki ayda bir yemek, imkan varsa hiç yememek daha doğru. Bağırsak florasını destekleyebilmek ve sağlıklı tutabilmek için bu yeme tarzı önemli. Akdeniz diyeti, belli saatlerde ve yeterli miktarda. Günde 2 öğün yeterli bence. Akşam saat 6'dan itibaren bir şey yememek, sabah uyanınca güneşin doğuşunu izlemek çok kıymetli.

Arkadaşım bu süreçte ülke gündemiyle ilgilenmek çok yanlış olur. Olabildiğince olumlu ve güzel şeylerle muhatap olmak gerekir. Moral bozucu şeyler elbette olur, elbette haber alınır ama psikolojik güç kendini göstermeli, sıfır bağışıklık doğru değil. Ama ülke gündemi gibi sürekli üzüntü, güvensizlik ve tehlike pompalayan atmosferlerden uzak durmak en doğrusu.

Kitap okumak, bir enstrüman çalmayı öğrenmek, bir dil çalışmak, resim veya heykel denemeleri yapmak çok faydalı olacak.

Bu süreci bu şekilde geçirmek moralini çok yükseltecektir. İnancını da çok artıracaktır ve vücudunun tamiratı ve şifası da çok artacağı için bence ameliyat da şahane geçecektir.

Çok geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(24.04.25)
6-7 yıldır yaşadığım bir hastalık var ve şuan devam eden tedavim sonucumda yaklaşık 1 yıl kadar sonra olacak operasyonla sağlığıma kavuşabilme ihtimalim çok yüksek…

Şanslıyım. Bir kere!
Yıllardır süregelen hastalığım için önümde gerçekçi bir şekilde yüksek iyileşme potansiyelim var.
Çektiğim acıların biteceği gerçeği beni uykusuz bile bırakabilir.
Mevcutta çektiğim acıların kurtuluşa giden engebeli bir yol olduğunu düşünüyorum. Yol yer yer bozuk ama beni istediğim yere götürüyor varış çizgisini şimdiden görüyorum.
İş dışında kendime bir hobi bulmaya çalışıyorum. Film izlemek mesela. Beğendiğim yönetmenlerin tüm filmlerini izlemek! Onlar hakkında yazılar yazmak. İncelemeleri analizleri takip etmek…
Bir uğraşı olmalı insanın.
0
ezkaza
(25.04.25)
(11)

Aşırı bunaldım, içimi dökmek istiyorum.

subarumavisi
Merhabalar,Hayatımın en bunaltıcı zamanlarını yaşıyorum. Yazarak bir nebze olsun içimi dökmek istiyorum.28 yaşında bir er kişisiyim. Ailemle yaşıyorum. Babama ocak ayının hemen başında 4. evre akciğer kanseri teşhisi kondu. 4-5 aydır hastane koridorlarında koşturuyorum. Babam şu an evde yatalak duru
Merhabalar,

Hayatımın en bunaltıcı zamanlarını yaşıyorum. Yazarak bir nebze olsun içimi dökmek istiyorum.

28 yaşında bir er kişisiyim. Ailemle yaşıyorum. Babama ocak ayının hemen başında 4. evre akciğer kanseri teşhisi kondu. 4-5 aydır hastane koridorlarında koşturuyorum. Babam şu an evde yatalak durumda. Durumu gittikçe kötüleşiyor. Ağrı kesici bantlar bir nebze kesebiliyor ağrılarını. Her şeye rağmen elimden geleni yapıyorum, özellikle moralini yüksek tutmaya çalışıyorum. Annem maalesef eğitimsiz ve patavatsız bir kadın. Babamın yanında bazen söylememesi, konuşmaması gereken şekilde konuşuyor. Defalarca uyarmama rağmen tutamıyor ağzını. Bu sefer ben de sinirlenip biraz sert uyarıyorum, böyle yapınca da trip atıp yanımıza gelmiyor, bu da babamı üzüyor. Diğer yandan babaannem var. 5 yıl önce amcamı kaybettiği için babamın üzerine ekstra düşüyor. Kendisi 80 yaşında neredeyse, bir de onun ağlama krizleriyle mücadele edip, babam hakkında günlük raporlama yapıyorum.

Hastane beni acayip yoruyor. Oradan oraya koşturmak, sekreterlerin kaprisini çekmek, sürekli sıra beklemek, sonra yine sıra beklemek... Ama en beteri de pederin doktorlara yalvarışlarına şahit olmak, acayip zor geliyor. Eve geldiğimde üzerimden tır geçmiş gibi oluyorum.

Yıllık izinlerimi gelecek yaz için biriktiriyordum. Pederin durumundan dolayı hepsini kullandım. Daha sonra sürekli izin almam gerektiği için evden çalışma konusunda ricada bulundum patrona, o da maaşı yarıya düşürmek şartıyla kabul etti. Yaklaşık 1 aydır evden devam ediyorum. Tabii elime geçen para asgari ücretten bile az oluyor böyle durumda. Babamın durumunu bir kenara bırakarak yeni işlere bakıyorum, ilk görüşme oluyor, ikincisi oluyor ama devamı gelmiyor. Bu da ayrı canımı sıkıyor. Yaratıcılık gerektiren bir mesleğim var, gittikçe köreldiğimi düşünüyorum. Bir yandan yaşımın ilerlediğini de göz önünde bulundurursak, mesleki hayatımın geleceği de koca bir soru işareti.

Kız kardeşim üniversiteye hazırlanıyor, daha doğrusu hazırlanmaya çalışıyor. Bu süreç onu da mental olarak yıprattı. Bir taraftan onun geleceğini düşünüyorum. Teşhis konulduğundan beri pek verimli çalışamadı, muhtemelen istediği ve beklediği yer gelmeyecek.

Ben ne yazık ki çocukluğumdan beri her şeyi kendi başına yapan, hep anne ve baba arasında kalan, onların yarattığı sıkıntılarla büyüyen, küçük yaştan beri görevi ailesine ebeveynlik yapmak olan bir çocukluk geçirdim. Bunun neticesinde, her ne kadar şu an aşmış olsam da ciddi özgüven problemleri yaşadım. Gençlik dönemimde ailemle, özellikle de babamla aram pek iyi olmadı. Anne ve baba desteğini maddi & manevi olarak (imkanları olmasına rağmen) ne yazık ki göremedim. Şimdi bu süreçte babam bunun idrakına varmış olacak ki, sürekli bu açığı kapatmaya yönelik söylemlerde bulunuyor. Mesela kredi borcum vs. var, onları kapatmayı teklif ediyor. Manevi olarak sürekli destekleyici şeyler söylemeye çalışıyor. Arkada baba desteğini hissetmek çok güzel bir duyguymuş, bunu ilk defa tadıyorum fakat bunu bu durumdayken deneyimlemek de beni mahvediyor.

Süreç daha nasıl ilerleyecek, nereye kadar gidecek bilmiyorum ama bir hayli bunalmış durumdayım. Arabaya atlayıp kendimi iyi hissettiğim yerlere gitmek bir nebze iyi geliyordu. Bugün deprem olayını yaşayınca onu da yapamadım. :) İçimi dökmüş oldum biraz, okuduğunuz için teşekkür ederim.
0
subarumavisi
(24.04.25)
Hepsini okudum.

Babanıza, yaşadıklarınıza üzüldüm.

Hiç böyle bir şey yaşamadığım için tavsiye vermem uygun düşmez. En azından okuduğumu belirtmiş olayım, bir ileti göndereyim dedim.
0
hayirsiz
(24.04.25)
yaşın daha genç hayat yeni başlıyor,
hayat böyle,inişler,cıkışlar,
elinden geleni yapiyorsun,
gücünün yetmedigi işlere üzülmenin,hayiflanmanin anlami yok,
basina gelenlerden ders alip kendi sagligina bakacaksin.
0
designer
(24.04.25)
Geçmişler olsun.

Babanı konuştur, geçmişini, acılarını, üzüntülerini anlatsın sana. Çocukluğunu anne babasını anlatsın. Akciğer hastalıkları derin üzüntü keder kaynaklı olurmuş, çevremde var çokça, gözlemliyorum ve evet gerçekten böyleler.

Babanın sana olan maddî desteğini geri çevirme, moral bulsun. Sen de maddî olarak ferahlarsın, kız kardeşinin sorumluluğu da üstünde zaten, maddiyat önemli, baban bırak kendini affettirsin sana. Babanın verdiğini al.

Anneni takma boşver, babaanneni de takma, böyle şeylere "mukadderat" derler, yaşanacak olan yaşanır, onlar da yaşayacaklar işte. Onlara üzülme. Senin yeterince üzüntün var, onların manevi yükünü taşıma sırtında. Onlar kendileri taşısınlar. Burası dünya, başa gelen çekilecek. Çekiliyor.

Deprem kötü oldu... çok çok geçmiş olsun. Ne diyeceğimi bilemiyorum, çok zorlanıyorum, her şey bir araya gelmiş, üzülme demekle olacak iş değil ama üzülme abicim. Üzülme. Şimdi çok üzülürsen ilerisi için üzülecek yerin, taşıyacak kolun bacağın kalmaz. Biraz kabul halinde ol derim. Allah inancın varsa güven Allah'a, biraz O'na pasla, kendinde tutma üzüntüyü. Söylemek çok kolay ama inan başka ne diyebileceğimi bilemiyorum... Ben de çok etkilendim bu okuduklarımdan...

Sevgiler, selamlar, kalpten güzel dilekler yolluyorum. Umarım sana manen destek ve güç olur.
0
muhayyer divan
(24.04.25)
Gecmis olsun, babana sifa diliyorum. Zaman herseyin ilaci, biraz zamana birakmak lazim. Superman de degiliz, herseye yetemeyiz. Elinden geleni yaptigina eminim, kendine cok yuklenme, gecmisi dusunmemeye calis.
0
deckard
(24.04.25)
Hocam geçmiş olsun. Çok zor durum. Hastane işlerini yaşamayan bilemez. Bir kaç gün dinlen. Yavaş yavaş hastane git gellerini annene aktar. Sınavdan sonra da kardeşine. Çok acı ama hayatın gerçeği bu. Hastanelerde ne hikayeler var. Babanın parası varsa ve ihtiyacınız yoksa eve yardımcı bulmaya çalışın.

Hastalık işi zordur. Hastaya da hastayla bire bir ilgilenene de. Herkes ah vah eder kimse mantıklı davranmaz. Deyim yerindeyse yaralı parmağa işeyen çıkmaz. Sen ömründen verirsin en sonunda, sen düştüğünden kimse yanında olmaz.

Hastanelerde yırtık olacaksın. Maalesef düzen böyle. Aslında yaşlılar bu işi daha iyi yapıyor. Annenin o açıdan yardımı olur. Sen sekretere merhaba dersin yüzüne bakmaz, dayının biri het hüt yapar ona buyur amca der. Babanın yeğeni, arkadaşı, kuzeni, komşu vs. falan varsa onlardan da açık açık yardım iste. Ayıp değil. Bazı insanlar gerçekten bu hastane işlerinde usta. Gelir iş çözer. Hepinize moral olur.

İşini tekrar düzene koy. Önce mevcut işini düzeltmek için bir plan yap. x ay sonra işe gitmeye döneceğim de. Evden çalıştığın sürede de iş ara. Senin önceliğin işini yoluna koymak olmalı.

Yazdıklarım zalimce gelebilir ama herkes kendini düşünmek zorunda. Hiç sevmem bu lafı ama daha kötüsü de olabilirdi. Sen de olmayabilirdin. O yüzden imkanlarınızı kullanın.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.04.25)
Çok geçmiş olsun, bence bunaldığın zamam hep bu zamanların geçici olduğunu düşün. İlla ki tedavi sonuçlanacak her şey normale dönecektir. Daha yaşın küçük, çok fırsatlar bulursun korkma. Fırsat buldukça doğaya gitmek çicek böceklerin arssnda stres atmak iyi gelecektir. Ben de geçen hafta aşırı stresliydim, hafta sonu kent ormanına gittik 3-4 saat dolaştım kendime geldim. Bunu tavsiye ederim.
0
turuncu tonlarda
(24.04.25)
babanın maddi imkanı varsa bu imkandan faydalan bence. kabul etmemezlik yapma. en azından seni sıkıntıya sürükleyen sebeplerden birini halletmiş olursun.

annenin sözleri mi yoksa senin annenle tartışıp onun trip atması mı babanı daha çok üzüyor bi tart, duruma göre davran. belki baban o sözlere senin jadar takılmıyodur.annenle karşı karşıya gelmeyip özelde babanla ya baba annem de böyle işte diye dertleşebilirsin. belki daha faydalı olur. annenle de yine bi lafı üstüne tartışmak yerine daha sakin bi zamanda karşına alıp konuşabilirsin.

geçmiş olsun. umarım şifasını bulur yakında.
0
elorelia
(24.04.25)
Okurken ben de bunaldım çok geçmiş olsun gerçekten zor bir günlük yaşam. Bu şekilde kim bunalmaz hocam.

Kendine fırsat yaratmaya çalış, gerekirse kardeşin baksın birkaç saat sen git kafanı dağıtacak doğa/arkadaş/kitap artık ne iyi geliyorsa onunla vakit geçir.

Baban umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşur.
0
chicha_v2
(24.04.25)
Hocam öncelikle çok çok geçmiş olsun. Senin ruh sağlığın baban, kardeşin ve kendin için çok önemli. Canın sıkıldıkça yaz buraya, millet ne der diye düşünme, olumsuz bi' şey diyen çıkarsa da onun kendi ilkelliği, cahilliği. Etrafında var mı bilmiyorum ama iyi arkadaşın fln varsa müsait olanlardan arada yardım istenebilir. Annenle başa çıkmak lazım, babanla her muhtemel diyalogu öncesi uyar. Kardeşinin sınavı önemli tabi ama bi' sene kaybetse de bu çok çok önemli bi' şey değil, bunu unutma, ona da söyle. Kardeşinden de yardım isteyebilirsin bence, onun da babası sonuçta. Sen tüm sorunları kendin çözmek zorundaymışsın gibi hissediyorsun gibi geldi bana ama destek alınır yani bu yanlış bi' şey değil. Baba vermek istiyorsa maddi desteğe hayır deme. Babanla mümkün olduğunca iletişim + 1, onun mutlu olduğunu görmek seni de mutlu eder.
Şu yazdıklarından bile ne kadar hayırlı bi' evlat olduğun belli oluyor, Allah senden gani gani razı olsun.
0
kumandanim
(24.04.25)
babanıza şifalar diliyorum.

babamı beyin kanamasından dolayı ailemle beraber 9 sene baktım. 20'li yaşlarımın başıydı. 30'lu yaşıma kadar hayatımı hep planlı yaşadım. kendime çok zaman ayırmadım.

babam son 3 senesi yatalak olarak geçti. hastanelerde, acillerde uykusuz gecelerimi çok iyi hatırlıyorum ve seni de anlıyorum. yaşamayan anlayamaz.

bir dönemden geçiyorsun. böyle görmen gerekiyor. babanın rahatını yüksek tutmalısın. aileni de bir tutmalısın. annenle fazla atışma, bu babanı da üzer. annenle özel konuşmaya çalış. kardeşine de destek çıkıyorsun görünüyor.

biraz gerçekci olacağım. bu dönem eninde sonunda geçecek. o zamana kadar babana karşı tüm görevlerini yerine getirmek zorundasın, sonrasında pişman hissetmemek için. yazdıklarına göre gerçekten hayırlı bir evlatsın.

tavsiye: arada zaman bulabilirsen arkadaşlarınla buluş. tek başına arabaya atlayıp bir yerlere gitme. arkadaşlarınla görüş. psikolog veya psikiyatrye görünürsen iyi olabilir.
0
false pretension
(24.04.25)
Babanıza Allah’tan acil şifa diliyorum. Dilerim hastalığına dair her şey yoluna girer ve tedavisi olumlu yönde aşama kaydeder.

Hastalık zor ama kanser çok daha zor bir durum. Evet hasta için ayrı zor ama herkes için çok zor. Annenin ve babannenin davranışlarını olabildiğince bir şok etkisi gibi düşün. Yaşları her ne kadar büyük olsa da birinin eşi diğerinin ise oğlu şuan ciddi bir hastalığın etkisinde. Herkes sırf yaşı büyük diye sağlıklı ve makul davranamayabilir. Doğrusu kimse bunu yaşamadan da net olarak bilemez. Duygusal değişimler olması kaçınılmaz. Elbette hepimiz insanız ama sonrasında pişman olma potansiyeli yüksek davranışlardan kaçınmak aile saadeti için elzem bir nokta bu süreçte. Onları da bu süreçteki davranışlarından dolayı yargılamamak ve babanın olmadığı bir noktada diyalog ile ilerlemek bence makul bir yol olabilir nacizane.

Yaşınız hiçbir şey için geç değil. Yaşadıklarınız size tam tersi düşündürebilir bu çok normal ama inanın daha yolun başı. İş-okul her zaman olabilecek bir düzen insan ömründe. Pek çok arkadaşım 29-30 yaşında çalışmaya başladı benim.
Bu yaşlarda yeniden üniversiteye başlayanlar da oldu aynı şekilde.
Bunlar şuan için maalesef tali konular.

Bu süreçteki özveriniz mutlaka zaman zaman sizi yorgun ve bitkin hissettirebilir. Arada arkadaşlarınızla görüşerek, yürüyüşe çıkarak vs mevcut düzenden fiş çekilmek kaldığınız yerden devam edebilmek için gücünüzü toplamaya iyi gelecektir. Yüzyüze olmasa dahi online terapi seçeneklerini düşünebilirsiniz. En kötü seçenekte çok zorda kaldığınızda buraya yazabilir ve içinizi dökebilirsiniz bu dahi iyi gelebilir.

Bütün yükü omuzlarınızda hissetmeyin ve hissettirmeyin de. Bu babanızı daha da üzebilir. Moral çok önemli. Maddi yönden çok büyük bir sıkıntınız olmadığını anlıyorum. Bu güzel bir şans. Babanızın borçlarınızı ödemesine veya bir kısmına yardım etmesine izin verin. Yardık etmek/edebiliyor olmak ona mutlaka iyi gelecektir. Çünkü hastalığın acının hissettirdiklerine ek olarak yetememek de başlı başına bir acı kaynağı olabilir kendisi için. Lütfen bunu gözardı etmeyin.

Tekrar şifa diliyorum. Güzel günler sizinle ve ailenizle birlikte olsun.

Bunları yalnızca siz yaşamıyorsunuz. Asla yalnız değilsiniz. Bunu sizi iyi hissettirmek için söylemiyorum.
0
ezkaza
(24.04.25)
(20)

Şener Üşümezsoy

kizil karga
Bu adama büyük çoğunluk meczup gözüyle bakıyordu ama 20 gün önce yaptığı tahmin sanki %100 tutmuş gibi, hakkı mı yeniyor yoksa gerçekten meczup mu?https://x.com/vaziyetcomtr/status/1907765757468934348?s=46&t=vDcUzHG6zvvcP0E_PkymRA
Bu adama büyük çoğunluk meczup gözüyle bakıyordu ama 20 gün önce yaptığı tahmin sanki %100 tutmuş gibi, hakkı mı yeniyor yoksa gerçekten meczup mu?

x.com
0
kizil karga
(23.04.25)
bunu ben dahil herkes söylüyor zaten o zaman benim de hakkım yeniyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.04.25)
Haddimi aşıp yorum yapacağım. Normalde jeolog değilim ve bu bilim hakkında bilgim çok kısıtlı. Ancak hakkının yendiği bir durum yok diye düşünüyorum. Depremleri tahmin etmeye çalışıyor. "6.0 - 6.5 büyüklüğünde deprem OLABİLİR" diyor. Bugün fay haritasını bilen ve sismik hareketleri takip eden birçok bilim insanı benzer tahminler yürütebilir. Söylediği şey tuttu diye her söylediğini doğru kabul etmek insanı yanıltır. "İstanbul'da 6-6,5 olur daha da büyük olmaz" diyor mesela. Bilirkişi kabul ettiğimiz Naci Görür ve Celal Şengör gibi isimlerin söylediğinin aksine bir şey söylüyor. Ama şunu biliyoruz ki Naci Görür bu konuda konuşunca tamamen bilimsel veriye dayanarak söylüyor. Marmara fay hattında enerji biriktiğini ve mutlaka bu enerjinin büyük bir depreme sebep olacağını bilimsel olarak söylüyor. Şener Üşümezsoy da jeolog. Eminim o da diz kapağından sallamıyordur konuşunca. "Deprem olabilir." demekle önemli bir iş yapılmış olmuyor ama "daha da büyük deprem olmaz" demek tamamen sallamasyon bence. Bunun arkasını dolduracak bilimsel veriyi de sunsa daha net yorum yapabilir insanlar meczup bu yoksa dahi mi diye.
0
himmet dayi
(23.04.25)
iki farklı görüş var.
biri üşümezsoy gibi kumburgaz-silivri arası deprem bekleyenler. hatta bunlar bursa-mudanya hattına daha çok dikkat çekerler. övgün ahmet ercan da bu gruba dahildir.
ikinci görüş depremin adalar açığından başlayıp tek seferde kırılacağını söyler. bunlarda celal şengör, naci görür ve çoğunlukla itü tayfası.
0
my fault
(23.04.25)
usumezsyon'un bilimsel bilgisi ve performansi, televizyonda gördügümüz diger uzmanlara kıyasla, cok zayif. o yüzden pek ciddiye alinan birisi degil. kaslari ile etrafındaki genc kadınlari etkilemeye calismasi da sozlerini ciddiye almami zorlastiriyor (ad hominem nedir, işte budur)
0
deckard
(23.04.25)
bilimsel bir konuda bu kadar kesin aciklama yapan bir insana guvenesim gelmiyor. neye dayanarak soyledigi belli degil. belki sehri terk edip hayatini kurtaracak o kadar insanin hayatini karartiyor olabilir.

insanlar ne olursa olsun felaket olacakmis gibi hareket etmeli ve yasadigi binanin saglamligindan emin olmali. boyle soylemlere aldanip deprem gercegini yok saymamali.

bence bayagi sorumsuzca bir hareket yaptigi. o kadar bilim insani ondan daha az mi biliyor?
0
bohr atom modeli
(23.04.25)
Evet olmuş
0
kisa
(23.04.25)
hakkı yeniyor olarak düşünmenizin nedeni bir tane felaket tellalı adamı ünlü yapıp sürekli kanallara çıkartıp dinlenmesidir. o adam dışında hiçbir bilim insanı dinlenmiyor. kaldı ki bu felaket tellalı adamın jeologtur; sismolog veya paleosismolog değildir.

yine çıkıp yavaş yavaş konuşup kimsenin anlamadığı cümleler kurup insanın kafasını karıştırıp korkutacaktır.

not: bu felaket tellalı adamın ismini bilerek vermedim. namusu gibi koruyan insan çok bu bilim insanını. bilimsel etik kurallardan da bihaberdir kendisi.
0
false pretension
(23.04.25)
Hakkı yeniyor, meczup falan değil.
0
muhayyer divan
(23.04.25)
Hakkı yenmiyor. Bilimsel camiada çok ciddiye alınan biri değil zaten. Şovmen olduğu için piyasada. Yoksa kendisiyle aynı seviyede başka kişiler de var. İnsanlar genel olarak hiçbir şey yapmalarını gerektirmeyen, herhangi bir endişeye sebep vermeyen yorumlarından ve şovmen halinden dolayı seviyorlar.

Ülke bu haldeyken ekonomi süper, avrupa kıskanıyor, dünya lideri, satranç falan denmesi sizi ne kadar rahatlatıyorsa ya da ne kadar gerçekse bu da tamamen aynı.
0
nawar
(23.04.25)
ben şener hocanın yanıldığını hiç görmedim. hakkı yeniyor. ben kendisine güveniyorum.
0
matilda
(23.04.25)
Canan karatayci tayfa seviyor
0
abuzer
(23.04.25)
Papyon, kravat takmiyor diye meczup gorenler var evet. Toplumun belli kesimi iste bunu dusunenler.

Matilda+1

Asil digerleri sovmen, rantci
0
Kittie
(23.04.25)
Dışkı yiyen zat gibi popülist olmadığı için, halktan bir insan olduğu için kadıköy moda’daki kahvehanede takılıyor şener hoca. Medyatik olmak gibi bir derdi yok. Arada böyle tvlere çıkarak halkı bilgilendiriyor.
popülizme ve zırvacılığa hiç ihtiyacı yok. Gerçek bir bilim adamı. Kadıköy’de komşumuz. Öyle elitist bir demagog hiç değil. Şahsına münhasır bir karakter.

Dışkı yiyen zat ise 2002 yılında verdiği röportajda büyük istanbul depremi (7+ şiddetli) 10 yıl içinde olacak şekilde ciddi ciddi iddialarda bulunuyor. Youtube da videoları mevcut dileyen bakabilir. Sonrasında da her 10 yıl da aynı şeyi tekrarlıyor. Sürekli yaptığı şey şu: x kadar yıl içinde büyük deprem olacak diyor ve haliyle rezil oluyor. Sonuçta bu bir tahmin. Ama insan hatalı tahminini de kabul etmeli. Zaten bu zatın gündeme geldiği konular hiçbir zaman uzmanlık alanı olan jeoloji değil dikkat ederdeniz hep başka konulardaki söylediklerinden gündemde malesef.

Şener hoca gibiler her zaman kendisinden çok daha aşağı durumda olan insanlar tarafından daha az duyulur ve daha az bilinir. Bilgeliğin şanından heralde.
0
ezkaza
(23.04.25)
celal isimli şarlatana kıyasla daha güven veren birisi. genelde söyledikleri çıkıyor ayrıca. özel hayatında bok yemek, küçük kızların poposunu ellemek gibi sapıklıkları olmadığına da eminim.
0
lifeisopeth
(23.04.25)
Dürüst adam.
0
designer
(24.04.25)
Arkadaşlar tam bugün hatta şu anda Şener Üşümezsoy'un "bakın onlar orada (sarı renk) fay gösteriyor ama orada fay yok, asıl fay hattı şurası (kırmızı renk). Buradaki fay da ölü" dediği yerlerde deprem oluyor. Nasıl güvenilir ve her dediği çıkan adam oluyor, bu ne bilimsizliktir? Asahadh

Kandilli Rasathanesi: udim.koeri.boun.edu.tr

USGS (ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu): earthquake.usgs.gov

Şener Üşümezsoy'un haritası: youtu.be

@abuzer +1 Bir de "papyonlu" diye Celal Şengör'e laf sokup kaslarını göstermek için atlet giyen ve kovboy şapkalı adamı "normal" görmek de çok garip. Size en rahatlatıcı bilgiyi veren kişiye inanmak istiyorsunuz diye o doğru olmak zorunda değil. Oytun Erbaş'ın da peşinden aynı kafayla gidenler oldu. :D

Kesinlikle işin tartışması ya da fanatizminde de değilim. Burada birileri sizin konfor alanınızı sarsmıyor ve siz rahat uyuyun diye masal anlatıyor diye 1 kişi bile önlem almayı bırakırsa onun yaşanacak bir depremde başına gelecek olan şeyin vebali sizlerin boynunda. Ben bunun yükünü alamazdım mesela.

Kaldı ki onun deprem beklediği bu bölgede "deprem olmayacak" diyen de olmadı zaten. Bir bütün halinde ya da iki veya üç parça olarak kırılma beklentisi vardı. Bütün halinde kırılmadı. Haber başlığı (içeriği de değil) okuyarak cımbızlanıp "clickbait" haline gelen açıklamalar üzerinden tartışma yaratmaya çalışanlara da bakmayın. Bir de bu yerinde ölçümler ve cihazlar ile yapılan verilerin kimde olduğu, kimin yaptığı belli. Şener Üşümezsoy'un rasathane ve araştırma merkezleri ile ters durumdaki araştırmalarını kendisi gizli bir zengin olarak finanse ederek ve gizlice batiskaf ile dalıp orada ölçüm yaparak sunmadıysa söylemleri bir bilim adamı değil, en fazla tarihçi olarak değerlidir.
0
nawar
(24.04.25)
Yanlış bilmiyorsam bundan 25 yıl kadar önce bir Fransız gemisi Marmara Denizi'ne gelip birtakım araştırmalar yapmış. O araştırma sonucu ortaya çıkan veriler farklı şekillerde yorumlanıyor. Benim anlamadığım, bu kadar bilgi kirliliği olacağına Türkiye'nin en önemli konusu hakkında günümüz teknolojileri ve devletin kontrolünde deniz tabanında çok detaylı bir araştırma yapılıp sonuçlar neden incelenmiyor? Bizim ülkece daha hayati bir konumuz var mı?

İşin bilimsel yönünü bilemem. Ben Üşümezsoy'u çok öteden beri takip ederim, son 1-2 senedir Youtube veya farklı platformlarda çıkan hemen her konuşmasını dinlemişimdir. Dikkatle takip ediyorum.

99 depreminden sonra herkes İstanbul yıkılacak derken Üşümezsoy Düzce ve Şarköy'e dikkat edelim asıl tehlike orada demişti, gazete arşivlerinde var. 2021 yılında Maraş-Hatay civarındaki tehlikeye dikkat çekmişti. Kumburgaz'da 6-6,5 civarı bir deprem beklediğini zaten sayısız kere ifade etti, birçok defa dinledim. Bunu sadece 20 gün önce söylemedi. Kendi kafasında bir fay haritası var ve o haritaya göre çıkarımlarda bulunuyor. Fransız gemisinin yaptığı araştırma sonucu Şengör ve Görür'ün teorilerinin hatalı duruma düştüğünü söylüyor. Sanki ortaya yeni çıktı yorum yapıyor gibi konuşuluyor ama adam 99 depreminden beri istikrarla aynı şeyi söylüyor.

Üşümezsoy tişört-şort yerine gömlek-kravat ile yayınlara çıksa acaba daha mı saygın olacaktı acaba "meczup" diye niteleme sebebi bu mudur?

Söyledikleri çok cesaret isteyen şeyler. TV'lere çıkıp İstanbul yıkılacak, öldük bittik demek en kolayı. Kimse size dönüp sen niye böyle dedin demez.

Bari bu konuda ayrışmasak iyi olacak. Ben bu şekilde her kafadan bir ses çıkmasından çok rahatsızım, insanların psikolojileri hiç düşünülmüyor.

Acaba 2000 senesinde TRT'ye çıkıp "10 yıl içinde Marmara boydan boya kırılacak" diye rahatça konuşanlar teorileri tutmadıktan sonra bugün TV'lere çıkıp benzer şeyleri tekrarlarken "nerede hata yaptım" diye düşünüyorlar mıdır? www.youtube.com
0
Lethe
(24.04.25)
deprem konusunda en yeni ve en tutarlı bilgiler prof dr cenk yaltıraktır. en kötü senaryoyu da o söylüyor işin kötüsü.
0
ground
(24.04.25)
Ben iznik, sapanca Gölcük civarından ters saplayacak diyorum
0
topkapiaksaray
(24.04.25)
celali dışkı yemekle değil asistan kızın kıçını avuçlamasıyla hatırlamak lazım öncelikle. o asistan gitti yine su gibi sarı saçları beline inen bi kızı asistan aldı itü aracılığıyla.

bu konu da, çürük evdeyim, yeni eve geçecek param yok, deprem olursa ölür müyüm kalır mıyım sorusu esasen. havanda su dövülüyor
0
lambırcek
(24.04.25)
(8)

Ütüye su ne zaman konur (prize takmadan önce/taktıktan sonra)

fildirfildir
Ne zaman konulur? Kullanım kılavuzunda yazmıyor.
Ne zaman konulur? Kullanım kılavuzunda yazmıyor.
0
fildirfildir
(22.04.25)
Çok kizmadiysa her zaman konur
Yeterli susuz çok çalışmasın
0
kisa
(22.04.25)
taktıktan önce koy. anında koyacaksan taktıktan sonra da koyabilirsin farketmez.
0
jelly bear
(22.04.25)
Takmadan önce Tabiii ki. Isinirsq zaten kendini yakarsin ya da su dökülürse elektrik çarpabilir
0
sonsuz
(22.04.25)
Fişe takmadan önce.
0
ezkaza
(22.04.25)
Hazne sistemine göre takmadan ya da çalıştırmadan önce.
0
nawar
(22.04.25)
Meşgul olan, meşgul edilmez.
Fişe takmadan önce daha güvenli
0
diyecevaplandı
(22.04.25)
ilk çalıştırmada (ütüye başlamadan önce, ütü soğukken) fişi takmadan önce. ütü sırasında suyu azaldıkça.
0
inheritance
(22.04.25)
yazmiyor cunku prize taktiktan sonra su koymak balkonsuz eve benzer.
0
bohr atom modeli
(23.04.25)
(3)

Lisansüstü enstitü yönetim kurulu her hafta toplanmıyor mu?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Üniversitelerin lisansüstü enstitü yönetim kurulları her hafta toplanmaz mı? Ben öyle biliyorum devlet okullarından.Arkadaşım için küçük bir vakıf üniversitesinin lisansüstü yönetim kurulu önemli bir karar verecek ve yurt dışına çıkacağı için aciliyeti olan bir durum fakat dört haftadır beklemede ka
Üniversitelerin lisansüstü enstitü yönetim kurulları her hafta toplanmaz mı? Ben öyle biliyorum devlet okullarından.

Arkadaşım için küçük bir vakıf üniversitesinin lisansüstü yönetim kurulu önemli bir karar verecek ve yurt dışına çıkacağı için aciliyeti olan bir durum fakat dört haftadır beklemede kalın, kurul toplanmadı, toplandı ama sıra size gelmedi gibi bahanelerle oyalanıyoruz.

Olumsuz sonuç çıktığı için mi sürüncemede kaldı dediğimizde de memur hayır sadece bekleyin diyor. Yönetim kurulundan kimseyi tanımıyoruz ki ona soralım. Tanıdığımız tek bir hoca var ama o da doğum izninde epeydir.

Sizin bu konuda benzer bir deneyiminiz var mı? Süreç nasıl ilerliyor?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.04.25)
Haftalık değil de aylık periyorlarda toplanmaları bana daha makul geliyor. Bir de görece daha küçük bir okul ise bu süre daha da esner kuvvetle muhtemel. Bunun sabit bir takvimi olduğunu düşünmüyorum her okulun kendi iç düzeni.
0
ezkaza
(22.04.25)
enstitü yönetim kurulları genellikle düzenli toplanmaz. gündem biriktiginde toplanırlar. bazen de bir araya gelmezler, imzalanacak yazilar dolastirilir, herkes imzasını internet üzerinden atar, karar yazdirilir.
0
deckard
(22.04.25)
Bizim ünide 2haftada bir toplanıyordu (devlet)
0
jülsezar
(22.04.25)
(18)

Biriken para normal mi

sanguine
Geçen seneden bu yana 1 yılda 100 bin lira kalmış elime geçen paradan.Maaşım 60b civarı, bu 1 yıl icinde 10 gun yurtdışına gittim, 3 hafta yaz tatili, dişlerime birkaç işlem yaptırdım, kardeşimin köpeği kucuk-orta büyüklükte bir operasyon geçirdi ben karşıladım. Kendi kedimin zaten masrafları ayrı.
Geçen seneden bu yana 1 yılda 100 bin lira kalmış elime geçen paradan.

Maaşım 60b civarı, bu 1 yıl icinde 10 gun yurtdışına gittim, 3 hafta yaz tatili, dişlerime birkaç işlem yaptırdım, kardeşimin köpeği kucuk-orta büyüklükte bir operasyon geçirdi ben karşıladım. Kendi kedimin zaten masrafları ayrı. Bunlar dışında lüks sayılabilecek birkaç harcamam oldu (güneş gözlüğü gibi lol) elektronik eşya almadım.

Karşılık olarak kira ödemiyorum, arabam yok, kredim ve borcum yok, eksiye düşen hesaplarım vardı hepsini kapattım eksiye düşme özelliğini de kapattım.

Ek olarak sürekli disaridan yiyorum. Evde yemek yapmıyorum. Dışarı çıkma ve Içki ayda 2-3 üç kez, yazla beraber her hafta.

Hadi kusuratiyla 120 bin desem aya vurunca ayda 10 bin biriktirebilmisim.
0
sanguine
(22.04.25)
baya az biriktirmişsin. kira ve araba yokken az. muhtemelen paranın çoğunu yemeğe ve içkiye gömüyorsun. gerçi tatillerde de çok harcamış olabilirsin. ha zaten bu ekonomide aldığın para da çok değil. o yüzden objektif olmak zor.
0
jelly bear
(22.04.25)
bu kadar tatile ve ekstralara bakinca bence normal. ama daha fazla biriktirmek istiyorsaniz yemegi kendiniz yapmayi deneyebilirsiniz. tatiller biraz cok olmus ortalamadan, gerisi normal bence. tatilleri kesmeyi tercih etmezdim ama :)
0
lemmiwinks
(22.04.25)
%16 birikim oranı kötü değil.
0
gabe h coud
(22.04.25)
bence gayet iyi. daha iyi de olabilir ama.
ay ay kontrol et harcamalarini. eminim bir sürü gereksiz harcama bulursun. yani daha fazla da biriktirebilirsin.

aylik 10k, 10k yilda 120k yapiyor. birikimin gücü cidden.
0
sonsuz
(22.04.25)
Paranormal olaylar mi hocam?
0
darkwizard
(22.04.25)
bence cok cok az. maasım senden çok daha düşük, harcamalarımızda hemen hemen benzer tatil hariç. ben kenara 3 ayda 50 bin attım. daha da fazla atabilirdim sıfır sosyal yasamamayayım diye.
0
koela
(22.04.25)
Cok az
0
Kittie
(22.04.25)
Bu kadar masrafa iyi, ama genele bakınca az :/
0
Shepard
(22.04.25)
kira olsa idi gayet güzel normal bir birikim olurdu ama kira yokken bana da az geldi. belki eksiye düşen hesaplarınız fazla idi onu bilemiyorum. onlar bir senelik kiranıza denk gelebiliyorsa normal diyebilirim.
0
belkider
(22.04.25)
Her türlü eksidesin.
Otur. yerinde otur dışarı çıkma.
Gerçekte yaz tatili denen bir şey yok.Tatil kavramı sektörden ibaret.
Yaz geldiğinde denize kumsala inilir diktesini peşinen kabul etmişiz. Öyle bir şey yok.
Kapitalizmin insanlara verdiği bir narkoz işte: Gözünü kapa, para harca, mutlu ol.

Kira , araba, kredin yok ama yine de belamı arıyorum.. demek istiyorsun sanırım. Bazı avantajlar ve bu maaşla senede sadece 100bin biriktirmek nedir?

Başta makarna ve menemen pilav olmak üzere basit yemekleri öğren yap.

Asgari ücretlilerin yanında böyle parasızlık hikayeleri konuşma sopayla kovalarlar seni.
Yerinde otur evde kal demiştim sanırım bu arada .
0
diyecevaplandı
(22.04.25)
60k maaş için normal diyecektim ta ki kira ödemiyorum araba yok yazısını görene kadar.

720k maaş alıp 600’den fazla harcamışsınız. Bir senede 600bin tl harcamak normal değil. Yüksek bi Kira ödüyorum + araba masrafım var + bes ödemelerim var. Senden çok biriktiriyorum. Tamam maaş farkımız var ama senin de çok çok üstünde değil.

Olay dışarda yemek ve tatilde patlıyor sanırım. Evden yemekle dışardan yemek arasında, en azından benim için, 10k temiz oynuyor ayda. 3 haftada otelcileri zengin etmeyin ordan kısın. Bu şartlarda sizin 350k civarında yıllık birikim yapmanız gerekir. Hele bu altında dolarda falan olsaydı 500 olmuştu şimdiye
0
avatar is back
(22.04.25)
adam yaşaması gerektiği gibi yaşadığı için taşlanmış olmasına inanamıyorum. sırf para biriktirmek adına makarna ile ömür geçirip asla tatile çıkmamak... gerçekten iyi bi fikir. zaten sırf makarna ile beslenildiği için sanırım bu fikirden başkası üretilemiyor.

sadece evde yemek yapma kısmı çözülebilir. ama kaliteli yemek yiyeyim dersen çok farketmeyebilir.

onun dışında birikim az mı? evet az olabilir ama bu hayata ve bu maaşa göre gayet normal. daha fazlası için lüks olmayan lükslerden ödün vermen gerekir.
0
elorelia
(22.04.25)
elorelia+1


Normal mi anormal mi onu siz ve ihtiyaçlarınız belirliyor.

Benim ihtiyaçlarımda tatil yapmak üst sıralarda. Yapmayınca ne için çalışıyorum kafasına girip bunalıyorum o yüzden tatilimden kesemem.

siz birikim yapmasanız bile şu ne idüğü belirsiz mutfaklardan geçen yemek işini çözmeye bakın. hem cebinize faydası olur hem midenize.

Bir de eğer daha fazla biriktireyim diye bir derdiniz varsa borçlanarak yapabilirsiniz.

Ben altın gününe giriyorum mesela.
0
Kediyi üzdün
(22.04.25)
ayda 50 bin lira ile lüks yaşamışsınız.
haliyle normal.

dışarıdan yemeyi kesseniz en az iki katı birikirdi.
birikimi tl olarak vadesiz tutmak yerine altın/dolar alsaydınız kazancınız daha da artar en azından enflasyona göre daha sağlıklı birikirdi.

az giderim var, maaşım makul bir yılda bu para az mı diyorsanız evet az.
ama bu harcama ve yaşam standartına göre az mı diyorsanız, hayır iyi bile.

bence siz yine de dikkat edin.
büyük harcama yapmanız gerekir, ev eşyası, beyaz eşya, bilgisayar telefon vs. hepsi üst üste gelirse değil biriktirmek direkt eksiye inersiniz çünkü.
0
biseysorcaktim
(22.04.25)
Harcamalara bakildiginda bence gayet iyi para kalmis. +1
0
mbond
(22.04.25)
değerlendirme yapabilmek için eksiye düşen hesaplar ve borç ödemelerin hakkında detay verilmeliydi.
Yıllık kazancınızın kaçını borçlarınızı ödemek için karşıladığınızı bilmiyoruz mesela bu bilgilerle. Borçlar ne borcuydu?

Diğer yandan bunun normali anormali olmaz. Her kişinin öncelikleri ve harcamaları farklı olduğundan kendi içerisinde değerlendirilir bu durumlar. Tüketim alışkanlıkları herkes için homojen değil. Standardize edebiliriz belki ama bu ne kadar seni kapsar bu ciddi bir soru işareti. Sen 150₺’lik şampuan alıp 1 ay kullanırsın. Ben 1000₺’lik şampuan alıp 10 gün kullanırım.

Ayrıca ben borçları bitrmeyi ve doğru borçlanmayı salt birikim yapmaktan çok daha değerli görürüm çoğu durumda bizzat kendim için. Çünkü ödediğim/altına girdiğim borç karşılığında bir değer elde etmiş olurum. Bunun karlılığını düşünürüm. Fırsat maliyeti neydi? Elde bulundurma maliyeti? Bu gibi durumlar esas rasyonel bir zeminde bir şeyler söylemeyi mümkün kılar.
0
ezkaza
(22.04.25)
@elorelia
2 gün aç kal o makarna yanında yoğurtla ile gerçekten sana çok lezzetli görünecek.
Biftek,pirzola, fast food vs. çok iyi beslendiğin ve tatilini asla aksatmadığın için beni anlaman zor.

Ben,biriktirmesi için (beğenilmese de ) yol gösteriyorum. Kendisi de bundan rahatsızlık duymuş ve belliki yakın çevreden başkalarıyla kendini kıyaslıyor olmalı ki buraya da sorma gereği duymuş

"adam yaşaması gerektiği gibi yaşadığı için taşlanmış olmasına inanamıyorum"

Bu yazdığına bakıyorum da gülümsüyorum gerçekten.
Duyurunun sahibi ise halinden memnun değil. Ben taşlamıyorum.
Sana kalsa sene sonu elde kalan o 100bin ile biraz daha harcaması tavsiye vereceksin.
Haklısın aslında, borç yiğidin kamçısıdır(!)
Ama kamçı başkalarının eline geçtiğinde acı çeken haliyle biz oluyoruz.

Benim çevremden gördüğüm, kişi adımını evden dışarı çok sık dışarı atıyorsa o para birikmiyor.
0
diyecevaplandı
(22.04.25)
Bu harcama şekliyle iyi biriktirmişsin. Aylık maaşın 30k gibi düşünüp harcamalarını ona göre ayarlayarak yaşamanı öneriyorum.
0
efx
(23.04.25)
(8)

Hangi ayakkabı?

kakaolu kremali biskuvi
SB1) https://derimod.com.tr/products/erkek-siyah-kalin-tabanli-bagcikli-deri-sneaker-25sfd630718-5637145339?variant=503999810440252) https://derimod.com.tr/products/erkek-siyah-bagcikli-kalin-tabanli-deri-sneaker-25sfd610618-5637145339?variant=50399946539321
0
kakaolu kremali biskuvi
(21.04.25)
2
0
belkider
(21.04.25)
1
0
dedim ben sana
(21.04.25)
1 derim, 2'de doğal olmayan bir his var.
0
mbond
(22.04.25)
2 ama ikisi de berbat. Beyaz taban ayakkabı zevksizlik.
0
Shepard
(22.04.25)
2 numarayı alırdım.

birincisi imitasyon gibi görünüyor.
0
yurtsuz john
(22.04.25)
kesinlikle 1
0
koela
(22.04.25)
İkisi de değil.
0
ezkaza
(22.04.25)
2
0
cooperr
(22.04.25)
(2)

Bedelli askerlik ücreti 2 aylık süre zamma denk gelirse?

f02561
Şimdi diyelim ki başvurduk ve 2 ay ödeme süremiz başladı. şu an 243 bin TL ama temmuzda güncellenecek. Bunu bir kere şimdi başvurduğum için zam gelse de 2 ay içinde ödediğim sürece 243 olarak ödeyeceğim değil mi? Öyleyse en mantıklı olan haziranda başvurup süreyi olabildiğince geç başlatmak.?
Şimdi diyelim ki başvurduk ve 2 ay ödeme süremiz başladı. şu an 243 bin TL ama temmuzda güncellenecek. Bunu bir kere şimdi başvurduğum için zam gelse de 2 ay içinde ödediğim sürece 243 olarak ödeyeceğim değil mi? Öyleyse en mantıklı olan haziranda başvurup süreyi olabildiğince geç başlatmak.?
0
f02561
(14.04.25)
hayır zamlı ödersin. o yüzden haziran sonuna kadar ödemen gerek. başvuruyu başlatmakla bitirmek farklı şeyler. parayı ödeyince başvuru tamamlanmış oluyor.
0
jelly bear
(14.04.25)
Ocak ve haziran ayında olmak üzere tıpkı memur maaşı gibi yılda 2 kez zamlanıyor bedelli ücreti. Dolayısıyla şuanki fiyatı haziran zammından önceki fiyattır.
Başvuruyu hazirandan önce yaparsan 30 haziran 2025 tarihine kadar ödeme olarak güncel ücret geçerlidir. 1 temmuz itibariyle de artık yeni başvuru yapıp zamlı fiyattan yararlanabilirsin.
0
ezkaza
(14.04.25)
(5)

onlyfans sadece cinsel icerikli mi?

fevzi123
selamlar,cinsellikle hic alakasi olmayan icerik ureticiler de yok mu?herhangi bir uzmanligini, teknik bilgisini vs ucretli paylasan vs?varsa da nadir mi? yani buyuk cogunlugu cinsel icerik mi?tesekkurler.
selamlar,

cinsellikle hic alakasi olmayan icerik ureticiler de yok mu?

herhangi bir uzmanligini, teknik bilgisini vs ucretli paylasan vs?

varsa da nadir mi? yani buyuk cogunlugu cinsel icerik mi?

tesekkurler.
0
fevzi123
(14.04.25)
aslında birçok alanda içerik var onlyfans'te ama cinsel içerikle ünlendi ve reklamı yapıldı maalesef. ama büyük bir çoğunluğu cinsel içeriklerden oluşmakta.

X'te subscribe yapılabilen hesaplar var. Siz de kendi hesabınızı ekstra bilgiler içeriyorsunuz space odası açıp ücretli olarak takipçilerinizle bilgilerinizi paylaşabilirsiniz. özgür demirtaş'ın buradan 30-40 milyon TL ayda kazandığı iddiaları vardı hatta ekşisözlükte.
0
elektr10
(14.04.25)
Teorikte cinsellik dışı şeyler de olabilir. Pratikte ben görmedim, duymadım.

Onlyfans kullanmadım gerçi ama YouTube katıl çıkmadan önce youteberlar patreon’dan hesap açıyorlardı. Bir kısmının onlyfansı da vardı. Artık yok.
0
biseysorcaktim
(14.04.25)
cinsellik dışı hiç duymadım
0
gazozailacatmauzmani
(14.04.25)
Bizim milletin kafada o şekilde kodlanmış, bu saatten sonra değişmez.. Diyelim ki biri açtı, elinde tornavida foto attı. "Tornavidayı ne zaman g.tüne sokacaksın?" şeklinde mesajlar gelir, ustayı üzerler.

X, Youtube vs. bir sürü başka platform var. Buralardan KATIL butonu ile üyelere özel paralı içerikler yapılabilir veya herkese açıp, reklamlardan gelir kazanılabilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.04.25)
Hem evet hem hayır.

Konsept olarak sporcu/müzisyen vb profilleri de var. Youtube alternatifi bir fikirdi aslında. içeriklere erişebilmek için ücretli üyelik sistemi var. Ama şuan seks içeriği sunmayanlar çok azınlıkta.
Esas kitle seks ve pornografik içerikler. Tüketici kitlesi de keza aynı.

2021 yılında artık pornografik içeriklere yer vermeyeceklerini duyurmuşlardı ancak kısa süre sonra bu karardan geri döndüler.

Sonuç olarak; cinsellikle alakasız içerik paylaşanlar yok mu? Evet var ama çok sınırlı. Peki büyük çoğunluk kim? Seks içerikleri paylaşanlar.
0
ezkaza
(14.04.25)
(9)

Arabayı ilk kez kursta sürüp ilk seferde ehliyet alan var mı?

ya ben lan neyse
2016'dan sonra?
2016'dan sonra?
0
ya ben lan neyse
(30.03.25)
Ben varım, 2018'de aldım ehliyetimi. O dönem sürekli gündemdeydi direksiyon sınavı. Herkes kalıyordu falan. Bu tarz muhabbetler beni çok germişti o zamanlar, ilk seferde geçemeyeceğime inandırmıştım kendimi. Biraz abartılıyor gibi geliyor bu konu. Kalanların büyük kısmı "kesin kalacağım" düşüncesiyle kendini sabote ediyorsa şaşırmam.
0
akhenaten
(30.03.25)
Kursta sürmek derken öncesinde arabaya dokunmamak diyorsan ben öyle aldım. Toplam 10 derste trafiğe çıkıp 1 saatlik yol gidip gelme seviyesine geldim.

Otomatik araba için kolay, manuel için daha fazla pratik gerekecektir.
0
runaway
(30.03.25)
Ben, 2024'te aldım.
0
Amaranta ursula
(30.03.25)
ben 2016'da aldım tam. daha önce hiç sürmemiştim kursta ne gördüysek manuel vitesle girip almıştım tek seferde.

ama asıl olayın ezber yollar ezber trafiği değil de kendi başına doğaçlama dar sokaklara vs çıktığında olduğunu bilmek lazım. trafiğe o şekil girince bocalamıştım.
0
deranzo1
(30.03.25)
Valla cumartesi 3. Olacak benim:( kurs kesinlikle yeterli olmuyor. Araba da olmayınca pratik yapmak zor. Boşuna masraf ve stres oldu benim için. Ehliyeti araba alacak durumunuz varsa almanızı tavsiye ederim. Artık en ufak hatada bırakıyorlar.
0
nothing in my way
(30.03.25)
Ben de varım. Arabayla alakam yoktu. Şahin mi kartal mı neydi kurs arabası...
0
logisticsmanager
(30.03.25)
İlk kez şoför koltuğuna sürücü kursunun direksiyon dersinde oturmuştum. 2024 yılında aldım. Otomatik.

Hiçbir şey bilmediğim için çok korkuyordum. Trafik fobim de vardı. 2.kez kazaya şahit olmuştum:
2. Dersten itibaren olayı çözdüm. Daha doğrusu sınav için gerekli güzergahı ezberledim. Sinyal verilecek yerleri, park yerindeki dubaları vs.
Öğretmen faktörü çok önemli. Seni paniğe sevk etmeyecek, iyi bir öğretici biraz şans işi.
0
ezkaza
(30.03.25)
2020'de aldım. VW Polo ile öğrendim, o dönem deli gibi araba nasıl kullanılır videoları izliyordum yerli/yabancı. Çocuklukta araba kullanılan oyunları oynamamın da etkisi var diye düşünüyorum biraz. Bir kez bile stop ettirmeden kursu tamamlayıp tek seferde ehliyeti aldım. İyi bir şoför olduğumu düşünmüyorum, sadece temkinliyim.
0
hadi ya la
(30.03.25)
Soruna tam yanıt değil ama daha önce tek vites atmamışken 2014’te aldım. Sadece direksiyon kursunun standart paketine +2ders aldım.
0
gokank4
(30.03.25)
(5)

Tırnaktan kuduz bulaşır mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Köpek elimi çizdi, birazcık kanadı. Hastaneye gitme imkanım yok. Endişelenmeli miyim?
Köpek elimi çizdi, birazcık kanadı. Hastaneye gitme imkanım yok. Endişelenmeli miyim?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.03.25)
sokak köpeği miydi? dikkat edebildiniz mi kulağında küpe var mıydı?
0
ezkaza
(29.03.25)
Sahipsiz köpek. 1 sene önce aşısı yapılmış.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.03.25)
Bence ihmal etmemekte fayda var. O küpeler falan da yıllardır kulağında olabiliyor hayvanin
0
primetime
(30.03.25)
çoğu kuduz başvurusu bu yüzden oluyor zaten
0
lambırcek
(30.03.25)
Veteriner arkadasım var. Kuduz salgını yok dedi. Köpek uyuz hareketler yapmıyorsa agzında salya yoksa boşver dedi. Boşuna aşı olma.
0
luluki
(30.03.25)
(2)

doğuş otomotiv boykot işi

alp9900
vw aracımızı doğuşa götüremiyorsak nereye götürebilir diğer servisler(erel,uzay vs doğuşla bağlantılı mıdır?
vw aracımızı doğuşa götüremiyorsak nereye götürebilir diğer servisler(erel,uzay vs doğuşla bağlantılı mıdır?
0
alp9900
(29.03.25)
Hocam adam komple almayın dedi zaten bakım için yapacak bir şey yok araba sizde var zaten. Esas boykot almamak
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(29.03.25)
evet wv grubunun hepsi bağlantılı.
türkiyedeki resmi distribütor doğuş çünkü. onun vermediği parçayı yetkiyi vs kimse getiremez sana. sadece vw için değil sokakta gördüğün her 5 araç markasından 3'ü doğuşun portföyünde bu arada.

özgür özel'e direkt türkiye'yi boykot etmeyi öneriyorum ben artık :)
duble yollardan, köprülerden tünellerden de geçmeyin desin bari tam olsun :)
yahu bu akıl işi mi hakikaten?
0
ezkaza
(29.03.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.