Giriş
(2)

[ fotoğraf ] Ödüllü savaş fotoğrafı arıyorum

enola gay
Ödülsüz de olur 1. dünya savaşı hariç her hangi bir tarihte savaş muhabirleri (sivil,askeri) tarafından çekilmiş fotoğraflara nereden ulaşabilirim?
Ödülsüz de olur 1. dünya savaşı hariç her hangi bir tarihte savaş muhabirleri (sivil,askeri) tarafından çekilmiş fotoğraflara nereden ulaşabilirim?
0
enola gay
(29.01.08)
www.milliyet.com.tr
umarm yardımcı olur
0
hzl
(29.01.08)
www.palmbeachpost.com

Şu kişilerin fotoğraflarına da ulaşabilirseniz tadından yenmez, linklerde mevcut galiba:
www.spartacus.schoolnet.co.uk

Ayrıca şu film de iyi gider:
www.imdb.com
0
ermanen
(29.01.08)
(13)

Komedi filmi

fiyuuuu
Arkadaşlarla izleyebileceğimiz american pie tarzı saçmasapan olmayan bir komedi filmi arıyorum.indirip izleyeceğiz.tavsiye bekliyorum.
Arkadaşlarla izleyebileceğimiz american pie tarzı saçmasapan olmayan bir komedi filmi arıyorum.
indirip izleyeceğiz.
tavsiye bekliyorum.
0
fiyuuuu
(28.01.08)
(bkz: kung pow)

çok mu absürd kaçar bilemiyorum ama, çok gülmüştüm şahsen
0
reeper redeemer
(28.01.08)
Office Space (1999) çok keyifli bir seçim olabilir.

Alternatif olarak;
Millions
Lock, Stock and Two Smoking Barrels
Snatch de olabilir belki.

bir de american pie tarzı olabilecek ama üzerinde tartışabilir filmler var;
Road Trip
Euro Trip
Old School
Deuce Bigalow: Male Gigolo

bunlarında haricinde;
Bruce Almighty
Evan Almighty
Scary Movie 1-2-3-4 lerde var.

izlediğim kadarıyla bunları önerebilirim.
0
lejant
(29.01.08)
40 days and 40 nights
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(29.01.08)
saçmasapan olmayan komedi kısmını daha açık söylesen?

şunlar olabilir:

meet the fockers

wedding crashers
0
ermanen
(29.01.08)
murder by death
death at a funeral
the party
0
schizophrenia13
(29.01.08)
aklıma dırek road trıp geldi. bir de ali g nin bi filmi vardi. türkçeye baş belsı dıye cevirilmişti sanırsam hatta tekrardan sanacak olursam filmin adı da ali g in da house gibi bişeydi.
0
temizkopat
(29.01.08)
mujeres al borde de un ataque de nervios - pedro almodovar
ayrıca click'e de çok gülmüştüm.
0
temasettin
(29.01.08)
wes anderson un filmleri var mesela eli yüzü düzgün
rushmore
royal tenenbaums

bill murray nin groundhog day i süperdir
kubrick in dr strangelove ı yararak düşündürür,
pleasantville de var ,daha gelmiyo şimdi
0
ditriell
(29.01.08)
kiss kiss bang bang - ekşın da var hem
0
flawless victory
(29.01.08)
Bu konuda su anda superbad'i tek gecerim. Hakikaten inanilmaz komik.
0
wpi
(29.01.08)
monthy python filmleri olabilir. holy grail, life of brian, meaning of life...
absürttür yalnız...
0
aysegulnazcan
(29.01.08)
superbad
0
soren
(29.01.08)
pispinti
(29.01.08)
(7)

iyi insan olunmaz iyi insan doğulur (mu?)

theripperknownasjack
şimdi efendim ne zamandır birileriyle şöyle etraflıca oturup tartışmak isterim bu konuyu ama yaban ellerde olmamızdan gayrı ve insanın kendini en iyi anadilinde ifade edebilmesinden dolayı bir türlü fırsat olmadı.Öncelikle soru belli? iyi insan olunur mu yoksa doğulur mu? ya da her ikisi mi?Ama bu k
şimdi efendim ne zamandır birileriyle şöyle etraflıca oturup tartışmak isterim bu konuyu ama yaban ellerde olmamızdan gayrı ve insanın kendini en iyi anadilinde ifade edebilmesinden dolayı bir türlü fırsat olmadı.

Öncelikle soru belli? iyi insan olunur mu yoksa doğulur mu? ya da her ikisi mi?

Ama bu kadar basit değil işte, altını biraz açmam gerek zira çok genel bu...

Şimdi bir insanı ele alıyoruz, ben olabilirim başkası olabilir, ibnenin teki olabilir orası çok önemli değil. Bu eleman şu zamana kadar yaşadığı hayat boyunca sürekli birilerinin yardımına koşmuş ve bu yardımlar hem küçük yardımlar hem de kimi zaman lafı edilebilecek yardımlar, makbule geçen yardımlar. Yani öyle bir şey ki bu, kişi ayırt etmeksizin yapıyor bu yardımları. en iyi arkadaşı da olduğu oluyor, sokakta hiç görmediği bir adam da olabiliyor hatta ve hatta nefret ettiği adam bile ondan bir şey istese hayır diyemiyor. cevap her zaman evet ve elinden geldiğinin en iyisini yapmaya çalışmak oluyor. belki bu yardımları yaparken kimi zaman da sövüyor, küfrediyor, ne gerek vardı amına koyim diyor, ama bir şekilde karşı taraf memnun oluyor sonuçtan, çünkü sonuç olarak yapıyor karşı taraf için gerekli olanı hem de her zaman aynı titizlikle, baştan savma olmadan... Hatta küçük bir örnek vermek gerekirse mesela bir arkadaşı bundan bir cd çekmesini istiyor onca işinin arasında ve elemanımız iş güç demeden olur diyor çekiyor. ertesi gün bu kişiyle önceden planlanmış bir randevusu var oraya götürürüm cd'yi diyor ama randevuya giderken yarı yolu geçtikten sonra cd'yi evde unuttuğu aklına geliyor. ve onca yolu geri dönüp cd'yi tekrar alıyor. halbuki cd'yi unuttum dese bişi olmicak belki haftaya vericek karşı taraf da bişi demicek ki cd'de öyle çok önemli bir cd felan değil. ama dönüyor işte dönüyor ve alıyor, bir iş yapılacaksa tam yapılsın istiyor belki de. Ama bu adam bunları gerçekten içinden gelerek yapıyor yani kimseye yaranma derdi yok artı yukarda dediğim gibi belki de hayatında 1 günlük yer kaplicak ve bir daha görmeyeceği bir adama bile aynı muamele...

şimdi gelelim işin diğer yönüne. bu eleman çevresinde herkesçe iyi olarak biliniyor yani kime sorsan iyidir, kalbi temizdir diyor hatta bazen bu iltifatlar kendine bizzat söyleniyor. söylenmedi diyelim direk karşı tarafın sözlerinden, hal hareket ve davranışlarından da anlaşılıyor kolayca bizim elemanı sevdikleri ya da takdir ettikleri. şimdi bu eleman herkes tarafından iyi bilinen bu elemanın diğer yönleri de var ama. kendi içinde kopan fırtınalar, belki de özel bir olay yüzünden duyduğu pişmanlık, ya da şöyle yaşamını gözden geçirip bugüne geldiğinde kendi kendine ben iyiyim diyemediği anlar. işi biraz dini yöne çekersek "benim cennete girmem hayal, cehennem göz kırpıyor" dediği anlar. hatta biraz daha dine yönelecek olursak allah bu adamı neye göre değerlendirecek? adam kendinden memnun değil, ama çevresi tarafından takdir gören sevilen bir adam. kriter nedir? bu adam iyi midir? kötü müdür? içten pazarlıklı sinsi, (nihat genç'den sevenlerine geliyor)isimleri olmayan yılansı fare'nin teki midir? nedir amına koyim nedir?
0
theripperknownasjack
(28.01.08)
rasyonalistler, bütün bilginin doğmadan önce zihnimizde olduğunu söylerler,
tabula rasa demiş ampirikler, yani bir sürü görüş mevcut
0
nomukasonduka
(28.01.08)
şiii bak bi:
iyi nedir iyi? sonradan toplumların ezberlettiği düşünüş, tavır, davranış, tutumlardaki beğeni, kabul edilebilirlik vs. durumu değil mi? (tanımı aklında kurcala biraz) sonuçta iyi sonradan bilinebilir. henüz bilinçli bir varlık haline gelmemişken -bebek çocuk deli gibi- bir şeyin iyi olup olmadığı hakkında fikir beyan edemeyiz. demek ki iyi kötü kavramları toplumların yarattığı kavramlar. misal borunun öbür tarafından bak: bazı toplumlarda iyi denilen bazılarında iyi olmayabiliyor illa kötü denmese de. demek ki iyiye ilişkin konuşulacaklar algısal o da demek oluyor ki biçimsel -ezber- bilgisi ile deneyimsel bilgilerden kavrananlar bir şeyin iyi veya değilliği hususunda bize fikir veriyor yönlendiriyor. hiç kimse doğuştan kötü doğmaz. kötünün babası şeytan bile henüz doğuşta iyidir. felan filan. eminim düşünsen sen çok daha iyi anlatırsın. bak misal burda benim dediğim iyi anlatımdaki iyi bile göreceli. belki sana göre iyi anlatmışımdır belki bir başkasında göre atmışımdır gibi.
0
fempusay
(28.01.08)
insanın davranışına yaşam koşulları, eğitimi, çevresi vs. nin de etki ettiği bilimsel bir gerçektir lakin insanlar farklı karakterlerde doğarlar yahut yaratılırlar diyelim. henüz anne karnındayken gelişir bu karakterler de. örnek vermek gerekirse ikizlerde bile anne karnında ikizlerden biri saldırgan diğeri uysal davranışa sahip olabiliyor. doğduktan sonra bu ikizlerin aynı davranışları sürdürdüğü görülüyor.
0
nihilanth
(29.01.08)
belki şu başlık da faydalı olur fikir edinmek açısından:

elyse schein ve paula bernstein

"Kişioğlu, bir yandan genetik geçmişinin bir yandan da içinde doğup büyüdüğü toplumsal ve fiziksel çevresinin ürünü. Başka bir deyişle, hem maddî ve hem de manevî yapısı bu iki etkenin sonucu. Hangisi daha ağır basar diye sorulacak olursa, yanıt, “çevre” olmalı. Kişinin genetik geçmişi çok önemli ama, birbirlerinden ayrı çevrelerde yetişen aynı yumurta ikizleri üzerinde özellikle kriminolojik açıdan yapılan araştırmalar çevrenin daha baskın olduğunu ortaya koymuş bulunuyor. Öyle ki, “iyi” bir çevrede yetişen ikiz kardeş genelde suça yönelmezken, “kötü” çevredekinin suç işlemeye daha çok yatkın olduğu saptanmış. Kuşkusuz bu bir genelleme, tümüyle tersi durumlar da yok değil, ama sayısal bakımdan yine de çevre daha baskın olarak karşımıza çıkıyor."


"Tek ve çift yumurta ikizleri ile yapılan bir çalışmada, birlikte ve ayrı büyümüş ikizlerin, kendileri ile ilgili mutluluk ölçümlerinin karşılaştırılmasının sonucunda, mutluluk algılayışının yüzde 80 düzeyinde genetik olduğu saptanmıştır. Genetikle kast, aile kalıtımından öte, genlerin biraraya gelip oluşturdukları “karakteristik” olarak düşünülmelidir. Birbirlerine genetik olarak bağlı olmalarına rağmen, birbirinden farklı mizaç ve kişiliklere sahip olan çekirdek bir ailenin bireylerini düşündüğümüzde de şu sonuç ortaya çıkıyor: her bireyin belirlediği mutluluk düzeyi, sahip olduğu kişilikle doğrudan ilintili."
0
ermanen
(29.01.08)
(bkz: x iyiydi de cevresi kotuydu)
insan iyi veya kotu dogmaz bence. yasadigi cevrenin etkisiyle -ozellikle aile bireylerinin- kisiligi gelisir. mesela turkiyede dogan bir insan evladı hic itiraz edemeden musluman oluyor gibi.
tabi birde iyi niyetli olmak var ki, aslında bir çok seyin anahtarı budur.
mesela ben dedigimi yap ama yaptıgımı yapma olanlardanım.
0
etna
(29.01.08)
şu da fikir verebilir:

(bkz: otomatik portakal)
0
paranormal
(29.01.08)
(bkz: my name is earl)

bu da fikir verebilir.
0
imparatorolmayikolaymisandin
(29.01.08)
(7)

dikey ütü yapabilen ütü?

lykos
çoğu bekar erkek gibi benim de korkulu rüyam ütü, bu işi evde halletmenin kolay yollarını arıyorum. çeşitli markaların kazanlı ve kazansız ütü yapabilen modelleri varmış, galiba en iyisi de philips'miş. bu aletlerle misal bir gömleği askıda ütüleyebilir miyim? bir ceketin eteği, bir pantolonun kaide
çoğu bekar erkek gibi benim de korkulu rüyam ütü, bu işi evde halletmenin kolay yollarını arıyorum. çeşitli markaların kazanlı ve kazansız ütü yapabilen modelleri varmış, galiba en iyisi de philips'miş. bu aletlerle misal bir gömleği askıda ütüleyebilir miyim? bir ceketin eteği, bir pantolonun kaide nahiyesi olsun bunların kırışıklıklarını ütü masası kullanmaksızın açabilir miyim? hangi marka iyidir, fiyat performan olarak başarılıdır.

hamarat ev hanınmları ve ev beylerinin yardımını bekliyorum.
0
lykos
(27.01.08)
Çoğu yeni ütünün dikey ütüleme özelliği var zaten, şurası yardımcı olur belki:

www.hepsiburada.com
0
ermanen
(28.01.08)
Ya biraz alakasız olabilir ama ben rachael ray show da gördüğüm bi olayı yazmak istiyorum. Kadın elbiseyi askıya astı, sonra elbisenin üstüne fıs fısla su damalaları püskürttü, sonra da saç kurutma makinesi ile ütüledi. Dediğine göre bütün kırışıklıklar açılıyor, süper bi ütü oluyormuş. Denemedim ama denemeye değer bence...
0
Selimine
(28.01.08)
ütüden çok yetenek işi, hepsi yapar ama buharı çok olan daha iyi yapar. alırken üstünde buhar değeri yazıyor tabi ona vereceğin parayı birine versen 1 yıl ütü yapar sana.
0
sourlemonade
(28.01.08)
en yakın terzıye gıt..orada kullanılan buyuk utuyu nerden aldıklarını sor..sonra o utuyu al eve getır..sonra ne ıstıyosan onu bı askıya as..buhar tusuna bas utu yapmıs olsun..baska bıseye gerek yok..
0
isott
(28.01.08)
Tobi diye bisey cikmis.
www.thane.ca

Tabi TR'de nasil temin edilir bir fikrim yok. Ama isott'un dedigi gibi terzi utusunun ev ahalisine gore yapilmisi gibi duruyor.
0
arche
(28.01.08)
elde para olduktan sonra philipsindi sanırım mankenli bir modeli var.. şişme bir bebek ve altında hava kompresoru var siz çalıştırınca bebek şişiyor gömleği kendisine giydiriyosunuz o biraz daha şişiyor geriniyor falan ütü yapmış oluyor.. yok link mink.
0
pascha d
(28.01.08)
kırışık gömleğinizi askıya astıktan sonra duş alacağınız sırada banyoda bulundurun o buharla gayet güzel ütüleniyor kendi kendine abartı bi kırışıklık hasıl olmadıysa
0
pascha d
(03.03.08)
(6)

Süet ayakkabı temizliği...

sirrikadem
Bu süet ayakkabıları neyle silmek gerekiyor? 1 ay olmadı alalı, paçavraya çevirdim ayakkabıyı. Normal bezle de silemiyorum. Ne yapmam gerekiyor? Bir de tavsiye edeceğiniz şeyi nereden bulabileceğimi de söylerseniz sevinirim dostlar...
Bu süet ayakkabıları neyle silmek gerekiyor? 1 ay olmadı alalı, paçavraya çevirdim ayakkabıyı. Normal bezle de silemiyorum. Ne yapmam gerekiyor? Bir de tavsiye edeceğiniz şeyi nereden bulabileceğimi de söylerseniz sevinirim dostlar...
0
sirrikadem
(27.01.08)
"stil" in vardı galiba, böyle ağımsı bi şekle sahip. biraz büyük ayakkabıcıların hepsinde, flo da falan bulursun, işe yarayan birşey.
0
asfalt
(27.01.08)
bakır tellerden oluşan bi fırçası var, üstüne sprey boya.
0
sourlemonade
(27.01.08)
Bunun özel bezleri ya da süngerleri oluyor, şunu gibi mesela:

www.devsepet.com
0
ermanen
(27.01.08)
şampuan köpüğü + diş fırçası --> bulunabileceği yer: genellikle banyo dolaylarında bulunurlar! ;)
0
fempusay
(27.01.08)
uygulama olarak bir tek annemde gördüm, o başarıyla uyguluyordu ancak ben yapınca beceremedim.

mumun isiyle karartıyordu yakınında gezdirip. sıfır oluyordu tekrardan.

ama ben yapınca, mum damlattım, eskisinden beter olmuştu.
0
cedilla
(28.01.08)
süet sprey boyaları var fakat nalburlarda surup şişesi gibi şişelerde sıvı halde satılanları vardı yanındaki çubuklu süngeri daldırıyorsun sonra ayakkabıya sürüyorsun,spreylerden daha verimli, tel süet fırçaları var sonra da hafifçe fırçalarsın cillop gibi olur.
bir nalbura sorarsan bulursun,tavsiye ederim.
0
silensio
(28.01.08)
(3)

bir site vardi

maresalx
bir site vardi sozlukte de geciyordu hatta. web sitelerinin eski hallerini depolayan bi site vardi sitelerin eski hallerini goruyorduk hatirlayan bilen var mi ? neydi adi ?
bir site vardi sozlukte de geciyordu hatta. web sitelerinin eski hallerini depolayan bi site vardi sitelerin eski hallerini goruyorduk hatirlayan bilen var mi ? neydi adi ?
0
maresalx
(26.01.08)
co2s2
(26.01.08)
cok tesekkur ettim terazinize tikladim asl pls mck bye ltf slm
0
🌸maresalx
(26.01.08)
(git: 19853)
0
ermanen
(26.01.08)
(5)

demolition man

lepidodendron
yahu bu cezalandırıcı adıyla türkçeye çevrilmiş filmdeki üç deniz kabuğu muhabbeti neydi ya? nasıl kullanılır onlar mantıklı bi açıklaması olan var mı?
yahu bu cezalandırıcı adıyla türkçeye çevrilmiş filmdeki üç deniz kabuğu muhabbeti neydi ya? nasıl kullanılır onlar mantıklı bi açıklaması olan var mı?
0
lepidodendron
(26.01.08)
yk hocam filmde de gecmıyordu acıklaması. oyle tasak gecmısler.
0
bryan fury
(26.01.08)
o halde lisedeki şapşal bi arkadaşımın getirdiği açıklamayı yazayım: "abi biriyle ıslatıyosun, ikinciyle kabasını sıyırıyosun, ilkiyle tekrar su tutup üçüncüyle yelleyip kurutuyosun"
0
🌸lepidodendron
(26.01.08)
filmin senaristleri aldıkları beddualar sonucu öldüler. sorunun cevabı yok. o sahneyi hatırlamak isteyenler :

www.poopreport.com
0
kimlanbu
(26.01.08)
kimlanbu'nun linkinde yorumlar çok acayip olmuş, mantıklı cevap verenler de var...
0
ermanen
(26.01.08)
sırf o olay yüzünden film arada bir hatırlanır muhabbeti yapılır. adamlar ne biçim düşünüp koymuşlar :)
0
sourlemonade
(26.01.08)
(6)

Odadaki duş

mentirosa
Şu yatak odalarında bulunan küçük duşlar, odaya rutubet yapar mı gerçekten? sakıncası nedir? kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
Şu yatak odalarında bulunan küçük duşlar, odaya rutubet yapar mı gerçekten? sakıncası nedir? kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
0
mentirosa
(25.01.08)
Rutubet yapar. Odanın izolasyon sistemi iyi olmalıdır ve oda ara ara havalandırılmalıdır. Sadece duşa bağlı değil tabiki, insanın kendisi de rutubet oluşturur, ama büyük bi sorun olacağını sanmıyorum..
0
ermanen
(25.01.08)
iyi bir havalandirma sistemi ile desteklenmedigi takdirde rutubet olur.
0
chavezding
(25.01.08)
kullanmaya bağlı abartmadıkça bişey olmaz. evdeki banyo rutubet yapmıyorsa ordaki niye yapsın.
0
sourlemonade
(25.01.08)
@divit, özel yurtta kalmış birisi olarak şunu söyleyebilirim : o duşlar odanın tavanında küf oluşmasına bile yol açabilir. Özellikle nemli bir yerdeyseniz havalandırsanız da kar etmiyor.
0
kimlanbu
(25.01.08)
kiralamak için gezdiğim bir dairedeki duvarlarda nemlenme, pul pul dökülme oluşturmuştu.
kıllanmadım desem yalan olur.
0
can see
(26.01.08)
izolasyonunda malzemeden çalınmayan bir evde rutubet hiç bir şekilde olmaz. ne olursa olsun olmaz.
0
co2s2
(26.01.08)
(10)

4-5 ay önce açılmış ırakı bozulmuşmudur?

allop
Soru basit: yazdan kalma 4-5 ay önce açılmış ırakı bozulmuş mudur? Kah buzdolabında kah oda sıcaklığında muhafaza edildi!!!
Soru basit: yazdan kalma 4-5 ay önce açılmış ırakı bozulmuş mudur? Kah buzdolabında kah oda sıcaklığında muhafaza edildi!!!
0
allop
(25.01.08)
kapağı açılmadan buzdolabında stabil bir ısıda bekletilmiş ise bi koklayın kapagını açıp, sonra agzınızı temişlemiş olarak ufak bir tadın (zannetmiyorum bu şartlar altında bozulsun) tat da bir gariplik yok ise afiyet olsun diyelim.
0
ibot
(25.01.08)
hayatta bozulmaz; hem bozulsa da atılmaz;nimettir
kesinlikle bozulmamıstır.
0
seyuranto
(25.01.08)
siz sanirmisiniz ki iraki satis raflarinda sogukta bekliyor? üstünde turşuda gorzlenen yeşerme yoksa hemen bir deniz çipurasi aliniz yanina..
0
theli
(25.01.08)
Belki şunlar da bir fikir verir:

www.buyukkeyif.com
www.buyukkeyif.com
0
ermanen
(25.01.08)
bu tür sorulara daha dogru duzgun cevap verebilen olmadı. benimde 4 aylık biram duruyor dolapta üstündeki tarihi de 1 ay geçmiş insan atmaya kıyamıyor. biyolojik olarak içinde bakteri falan yaşamıyor ama olduysa kimyasal bir şey olmuştur.

edit: @paranormal alınma abi yani kesin cevap gibi dedim, böyle verilerle falan desteklenen. insan korkuyor haliyle mikrop olamayacağını biliyorum da hani kimyasal olaylar belli olmuyor ya metil alkole dönüştüyse götürür adamı :)
0
sourlemonade
(25.01.08)
nimet bozulmaz.
0
darknum
(25.01.08)
Aslında doğru düzgün cevap veriyoruz. Bu tür sorulara hep cevap vermeye çalışıyorum. Yüksel alkol içeren içkilerde mikrobiyolojik bozulma olmaz.

Bira gibi düşük alkollü içeceklerde ise saklama koşulları daha önemli. Fakat dolapta saklanıp, SKT üzerinden sadece 1 ay geçmiş bira gönül rahatlığıyla tüketilir. Daha fazla bekletmeyin ama :)
0
paranormal
(25.01.08)
raki bozulmamistir, bira da buyuk ihtimal bozulmamistir. zaten bira bozulmussa direk tadindan anlarsiniz, bir yudum alin tadina bakin.
0
celi
(26.01.08)
açılmış ve bitmemiş rakıyı yazlıktaki dolapta (buzdolabı değil) bırakıyoruz, ertesi sene de gidip bir güzel içiyoruz. gayet güzel. bozulma yok. mis gibi.
0
kibritsuyu
(26.01.08)
4-5 yıllık açılmış rakıyı içtiğimi biliyorum. sanıyorum ki hala hayattayım, tam emin değilim ama yaşıyorum.

sana mantıklı bir açıklama yapamasamda, seninkinden çok daha uzun süre beklemiş rakıyı iç etmekte tereddüt etmedim. ne tadında ne kokusunda bir gariplik yoktu.
0
dalamar
(28.01.08)
(6)

USB sorunu

ermanen
Bilgisayarı açtıktan sonra mouse çalışmadı, sonra diğer USB'leri denedim onlarda da çalışmadı, başka mouse'lar denedim yine çalışmadı.. Bilgisayarı baştan başlatınca çalışmaya başladı.. Bir de arada bir çalışırken birden çalışmaz oluyor başka USB'ye takıyorum orda çalışıyor, sonra o USB'de de çalışm
Bilgisayarı açtıktan sonra mouse çalışmadı, sonra diğer USB'leri denedim onlarda da çalışmadı, başka mouse'lar denedim yine çalışmadı.. Bilgisayarı baştan başlatınca çalışmaya başladı.. Bir de arada bir çalışırken birden çalışmaz oluyor başka USB'ye takıyorum orda çalışıyor, sonra o USB'de de çalışmaz oluyor yine başka USB'ye takıyorum çalışıyor... Karışık olduysa kusra bakmayın benim de kafam karıştı zaten.. Nedir bu şimdi?
0
ermanen
(25.01.08)
benim başıma aynısı geldi ve mouseu değiştirince geçmiş idi. açıklamanda "başka mouse'lar denemedim yine çalışmadı.." demişsin, denedin mi denemedin mi anlayamadım.
0
kadirsavun
(25.01.08)
Pardon yanlış yazmışım düzelttim :)
0
🌸ermanen
(25.01.08)
başka mouse'lar denedim zaten
0
🌸ermanen
(25.01.08)
Bilgisayarı baştan başlatınca sorun kalmıyor zaten, çalışmayan mouse kalmıyor..
0
🌸ermanen
(25.01.08)
O zaman bikaç gün test etmem gerekiyor bu durumu başka mouse'lar ile çünki sorun her gün olmuyor :)
0
🌸ermanen
(25.01.08)
anakartın usb sürücüsü ve bios'unu da güncellersen iyi olur. hem vesile olmuş olur.
0
metal revolution
(26.01.08)
(3)

[Ses] Sesim uzerinde telsiz efekti

murat mc
Microfonda verdigim inputu telsiz efekti ile cikarabilecek bir program var mi? bu aradaki on/off efektleri falan da super olurdu
Microfonda verdigim inputu telsiz efekti ile cikarabilecek bir program var mi? bu aradaki on/off efektleri falan da super olurdu
0
murat mc
(25.01.08)
Telsiz efekti derken ne kastediyorun? Polis telsizlerindeki kuyruk sesi mi? Eğer ses telsizden geliyormuş gibi olsun dersen sesi düşük kaliteyle kaydet, veya elindeki programa göre compressor ve limiterlerle oynayıp, biraz dip gürültüsü ekleyip benzer bi ses elde edebilirsin. Bunu realtime yapan bi program var mı onu bilmiyorum ama.
0
skipper
(25.01.08)
Şurda Nuendo'da nasıl yapıldığı anlatılmış:

www.recordingengineers.org


Şu sitelerde işe yarar belki (daha kolay çözümler var):

www.newgrounds.com
www.futureproducers.com
0
ermanen
(25.01.08)
skipper, o kadar ugrasmaya degmez, keyfi eglence icin istiyorum..ermanen bunlar bile bir ton islem istiyor, soyle basitinden hazir bir program bulsam super olurdu.yine de saol.
0
🌸murat mc
(25.01.08)
(2)

msn messenger

theripperknownasjack
messengerda online iken mail geldiğinde sağ altta kimden geldiğine dair uyarı çıkar hepimiz biliyoruz bunu lakin ben bu uyarıya tıkladığımda mail hesabım olan kısımda aradığınız mail bulunamadı silmiş veya taşımış olabilirsiniz diye bir uyarı çıkıyor. nedir bunun anlamı bugün 2. kez oldu anlamadım g
messengerda online iken mail geldiğinde sağ altta kimden geldiğine dair uyarı çıkar hepimiz biliyoruz bunu lakin ben bu uyarıya tıkladığımda mail hesabım olan kısımda aradığınız mail bulunamadı silmiş veya taşımış olabilirsiniz diye bir uyarı çıkıyor. nedir bunun anlamı bugün 2. kez oldu anlamadım gitti o gelen 2 maili de göremedim daha?
0
theripperknownasjack
(24.01.08)
Mail hesabına çoktandır girmediğim için hesabını aktifleşmen gerekiyor olabilir
0
ermanen
(24.01.08)
ilgisi yok her gün kontrol ediyorum maillerimi...
0
🌸theripperknownasjack
(25.01.08)
(4)

Türkçe makale arıyorum

kimlanbu
Elektronikle alakalı bilimsel makaleler arıyorum. Bilgisayarla alakalı da olabilir. Azıcık acil, teşekkürler şimdiden.
Elektronikle alakalı bilimsel makaleler arıyorum. Bilgisayarla alakalı da olabilir. Azıcık acil, teşekkürler şimdiden.
0
kimlanbu
(24.01.08)
Google akademik ile gerekli anahtar kelimeleri yazarak bulabilirsin sanırım

scholar.google.com.tr
0
ermanen
(24.01.08)
özel teşekkürlerimi sunuyorum :)
0
🌸kimlanbu
(24.01.08)
www.egeake.com da ege üniversitsi proxy si üzerinden nasil elektronik kütüphanelere ulasilir söylüyorlar. oradan girerek makalelerin tam sürümlerine ulasabilirsin.
0
atmacaged
(24.01.08)
verdiğiniz sayfada dediğiniz bilgiyi bulamadım, menülerin altına da tek tek bakamadım. şimdilik scholar.google.com yeterli geldi, boş bir vaktimde proxy olayını araştıracağım. ege'nin lablarından internete girebildiğim için proxy'e de ihtiyacım olmadı şimdiye kadar.

yalnız ege'de elektronikle alakalı Türkçe makaleler nerede onu bilmiyorum. sadece ieee'nin sayfasını ingilizce makaleler için kullanıyorum.
0
🌸kimlanbu
(24.01.08)
(1)

kötü kedi şerafettin

crayze horse
ya bu şero'nun animasyon filmi yapılacaktı bi ara, nooldu o mevzu, ne aşamada bilen var mı?
ya bu şero'nun animasyon filmi yapılacaktı bi ara, nooldu o mevzu, ne aşamada bilen var mı?
0
crayze horse
(24.01.08)
Hazırlık aşamasındaymış..

www.ekolay.net
0
ermanen
(24.01.08)
(1)

[ nükleer ] Nükleer reaktörler ve uranyum

enola gay
Bu konular hakkında detaylı bilgiye nereden ulaşırım? birim ağırlıkta verilen uranyum ya da sarı pasta ile kaç megawatt enerji üretilir gibi?
Bu konular hakkında detaylı bilgiye nereden ulaşırım? birim ağırlıkta verilen uranyum ya da sarı pasta ile kaç megawatt enerji üretilir gibi?
0
enola gay
(24.01.08)
Şu siteler işe yarar belki:

science.howstuffworks.com
nuclearinfo.net
0
ermanen
(24.01.08)
(9)

basketbolla ilgili film isimleri

x factor
basketbol temalı filmler ariyorum.white man cant jumphe got game var benim bildiğim.bulmaya çalışıyorum işte.sizin bildiğiniz başka filmler var mıdır? nedir?.keçi earl diye bir şey vardı mesela?
basketbol temalı filmler ariyorum.

white man cant jump
he got game var benim bildiğim.bulmaya çalışıyorum işte.sizin bildiğiniz başka filmler var mıdır? nedir?.
keçi earl diye bir şey vardı mesela?
0
x factor
(24.01.08)
can dostum buddy vardı ama o basketbol filmi oluyor mu tam bilmiyorum. bir de space jam.
0
passion rules the game
(24.01.08)
-the basketball diaries
-sakar ernest basketbolcu
0
weeping guitar
(24.01.08)
www.pumpupthemovie.com
0
thunder thunder thunder thundercats
(24.01.08)
dizi istersen (bkz: beyaz golge)
0
etna
(24.01.08)
www.imdb.com love and basketball :)
0
she runs away
(24.01.08)
earl the goat manigault. Zenci aksanına alışık değilsen filmden pek bir şey anlamıyorsun, İngilizce bile olsa altyazısını bulamadım ben...
0
crown
(24.01.08)
ZAFERE DOGRU bdie KIRMIZI AYAKKABILAR inşallah yardımcı olmusumdurr
0
cezacifan
(24.01.08)
Tarık Akan'ın TRT'de gösterilen dizis vardı: koçum benim.
0
robinbook
(25.01.08)
(3)

fransızca soru

yazar kasa
affet bizi sayın savcım ne demektir aziz yurdumun sevgili frankafonları
affet bizi sayın savcım ne demektir aziz yurdumun sevgili frankafonları
0
yazar kasa
(22.01.08)
ingilizcesini salladım:
"forgive us reverend prosecutor"

google'a tercüme ettirdim:
"pardonne-nous révérend procureur"

Daha iyi bilen birisi çıkana kadar idare et.

"Lütfen" ekleyeceksen en başa şunu koy:
"S’il vous plaît,"
0
harzem
(22.01.08)
"pardonnez-nous ms. le savcı" olacak. savcı'nın karşılığını unuttum, dictionnarie'imi de kaybettim. yarım iş yapan öküzüm evet.

türkçede dendiği gibi sayın demenize gerek yok, sakil kaçar. monsieur le savcı deseniz yeterli.
0
raj
(22.01.08)
pardonnez-nous, monsieur le procureur de la République
0
ermanen
(22.01.08)
(7)

" Of yine mi Facebook! "

ermanen
Facebook'ta arkadaş listesindekilere aynı anda topluca mesaj atılabiliyor mu?
Facebook'ta arkadaş listesindekilere aynı anda topluca mesaj atılabiliyor mu?
0
ermanen
(21.01.08)
hepsini birden bir kerede seçebilir misin bilmiyorum, ama belirli kişileri tek tek seçerek gönderebiliyorsun toplu mesajları.
0
tom riddle
(22.01.08)
Toplu gönderince kimse kimseyi görmüyor di mi?
0
🌸ermanen
(22.01.08)
Evet orayı yanlış anlamışım kusra bakma, sildim o sorumu başka soru yazdım :D
0
🌸ermanen
(22.01.08)
Yani toplu göndermeyi gizli yapamam hiçbir şekilde? Ne anlamı kaldı ki :)
0
🌸ermanen
(22.01.08)
beni tatmin etmedi bu sistem ama onlar da haklı...
0
🌸ermanen
(22.01.08)
sakın yollama sonra ona cevap veren biri cıkıyor, o mesajda 20 kişiye gidiyor bu aylarca suruyor çözümü de yok işkence gibi.
0
sourlemonade
(22.01.08)
application'ı yok mudur bu dediğimin :)

(bkz: suyunu cikarmak)
0
🌸ermanen
(22.01.08)
(3)

FERBETON nedir?

quasm
Ferbeton nedir? Bilen beri gelsin . . . İngilizcesini bilen 2514 adım öne çıksın, bişi yapsın.
Ferbeton nedir? Bilen beri gelsin . . . İngilizcesini bilen 2514 adım öne çıksın, bişi yapsın.
0
quasm
(21.01.08)
ferrous concrete olabilir mi, demirli beton hesabı.

Gene de kontrollü gitmekte fayda var.
0
cedilla
(21.01.08)
ferroconcrete ?
0
ermanen
(21.01.08)
saolun varolun. ilk aratırken yanlış yazmışım :)
0
🌸quasm
(21.01.08)
(21)

Uyumak istiyorum, bir el atın...

late viper
Uyku düzenim sıfır, en erken 3-4 gibi uyuyorum ki uykumdan da yorgun kalkıyorum. Daha erken yatsam da uyuyamıyorum. Misal yataktan kalktım da geldim, bunları yazıyorum. İlaç ve alkol kullanmak istemiyorum. Bunlar haricinde beni bebekler gibi uyutacak bir şey var mı? Ne bileyim ot olur, bir yiyecek o
Uyku düzenim sıfır, en erken 3-4 gibi uyuyorum ki uykumdan da yorgun kalkıyorum. Daha erken yatsam da uyuyamıyorum. Misal yataktan kalktım da geldim, bunları yazıyorum. İlaç ve alkol kullanmak istemiyorum. Bunlar haricinde beni bebekler gibi uyutacak bir şey var mı? Ne bileyim ot olur, bir yiyecek olur, bitki çayı falan olur(Ada çayı mı denesem)?
Önerilerinizi bekliyorum....
0
late viper
(21.01.08)
kediotu

www.yenisafak.com.tr

ve de hafif müzik....

iyi uykular...
0
ermanen
(21.01.08)
nerede bulunur?
sözlükte baharatçılarda satılmamaktadır falan yazmışlar...
0
🌸late viper
(21.01.08)
kediotu köklerinden yapılmış doğal kapsüller oluyor ya da aktarlar da satılıyor.. Kapsülleri denemedim hiç araştırmak lazım belki iyisini bilen vardır burda..
0
ermanen
(21.01.08)
yarın iyce erken kalkın en dooğru yol budur..
0
pascha d
(21.01.08)
Hiç uyumayarak bile denemelerim oldu, bünyeyi yeniden başlatmak adına... Ama gün boyu ruh gibi geziyorum, gün içinde orada burada ayakta uyuma diyebileceğim, en fazla 1 saatlik kestirmeler oluyor. Yine de eve gelince yatıp kafayı uyuduğum nadirdir. Ben istiyorum ki gün boyu zinde olayım, uyumak istediğimde tak uyuyayım...
0
🌸late viper
(21.01.08)
papatya çayı, rezene çayı falan da iyi gelir.. bir de sarı kantaron..
0
bulanti
(21.01.08)
Eczanelerde satılan efervesan magnezyum tabletleri var. Çak bir tane yatmadan yarım saat önce. Bak nasıl uyuyorsun. Doğaldır, ilaç değildir.
Ayrıca yanında, bir adet zinco ve bir adet de apikobal alırsan, bir testosteron booster elde etmiş olursun ki yine tamamen doğal olur.
(bkz: zma)
0
arnold schwarzeneger
(21.01.08)
ilaç sayılmayan eczanelerde satılan bitkisel bir sedatifmiş.
yatmadan 1 saat önce bir kaşık.
(bkz: passiflora)

-doktor tavsiyesi değildir, (bkz: use at your own risk)-
0
can see
(21.01.08)
remeron..her aksam yarim tablet..miss..
0
sufishco
(21.01.08)
Ben de saat 6'dan önce, minibüsleri ve ezanı duymadan uyuyamıyorum. Bazen bir gün atlayıp erkenden sızıyorum ve düzene giriyor. Bir ara 11'de yatıp sabah 7'de saat kurmadan uyanır hale gelmiştim. Ama bunu koruyabilmek ve gerçek bir düzen haline getirmek çok zor, özen gerektiriyor. Alışkanlık haline gelmesi için de galiba birkaç hafta gerekiyor.

Bence doktorda arayın çözümü, uyku ciddi bir şey. Düzenin bozukluğundan dolayı, hiç güneş görmemenin ruhu karanlığa gömmesiyle çok daha büyük sorunlar çıkabiliyor. O bahsettiğiniz yorgun uyanmak da böyle bir şey olabilir; zira ben de ölü gibi geziyorum uyumadığım zamanlarda.
0
fadetoreality
(21.01.08)
uyuyamamak ve yorgun uyanmak sürekli hale geldiyse yapacağın en iyi şey bi uyku kliniğine gitmek.çapa'da da var.yamulmuyorsam göğüs hastalıklarına bağlı olması lazım.bi gece yatarsın en azından neymiş öğrenirsin.
0
sarap dumani
(21.01.08)
1.Doğadan'ın poşet elma çayı da uyutuyor.
2. Melisa yaprağı ( Annemin bahçesinden yolunmuş var bende. İstanbul, Cihangir taraflarına yolun düşerse verebilirim )
0
pyro clustic flow
(21.01.08)
Çay işi aklıma yattı, sağolun.
Bahsi geçenlerin(kedi otu, papatya, rezene, sarı kantaron, elma, melisa yaprağı) hepsinden birazcık koyup demlesem ne olur? Yoksa hepsini ayrı ayrı demleyip mi içeyim ne yapayım?

pyro clustic flow Cihangir uzak bana, ama yine de çok sağolasın...
0
🌸late viper
(21.01.08)
nervikan. tamamen doğal bi ilaç. melissa ve bişi otundan oluşuo. tavsiye ederim.
0
hushhush
(21.01.08)
duzenli (ciddi) spor yapip da duzenli uyuyamayan tanimadim. cay, cicek, bocuk gibi gecici ve zorlama etmenler yerine dogal bir yolla yapmak uzun vadeli olmasini saglar.
0
507
(21.01.08)
@507
uzun vadeli olarak spor düşünebilirim, ancak şu an için finalleri atlatsam yeter.
0
🌸late viper
(21.01.08)
günlerce uyuyamamış biri olarak diyeceğim şudur.
gece 3-4 gibi uyuma o gün hiç uyuma pas geç.gece saat 12 yi bulunca uykusuzuktan bayılacaksın direkt yat.gündüz 12 gibi uyanırsın.o gün de saat gece 12 de uyu .sabah erkenden en kötü 8.5 9 gibi kalkarsın uykunu almış biçimde sonrası öyle gider.bir sürü arkadaşıma uygulattım sonuç mükemmel.
0
radikalherif
(21.01.08)
kediotu bende işe yaramadı. yani kapsül olanı iki tane bile aldım bana mısın demedi. bünyeye göre değişiyor muhtemelen. süt ve süt ürünleri işe yarayabilir özellikle yogurt. bunun dışında rezene içmeyin derim bi de ishal olup tuvalete taşınmayın. adaçayı deneyebilirsiniz.
0
likeinme
(21.01.08)
kurukafa
(21.01.08)
geçenlerde böyle bir başlık açmayı ben de planlıyordum. uyku duzenim tamamen allak bullak idi. tek başıma yaşıyorum zaten, sabah kalkmamı gerektirecek okul duzeni de yok. hatta muhtemelen olayın tek başıma yaşamakla olduğuna karar verdim. tabi sigara, aile-arkadas ozlemi ve okuldan kaynaklanan stresler filan da cabası. aylardır arada düzelse de genel uyku düzenim sabah 7-8 gibi yatıp öğlen kalkmakla oluyor. öğlen kalkınca da uykum gelmediği için akşam n'apsam etsem uyuyamiyorum.

valerian root (baldrian / kedi otu diye de geçebilir)
st johns wort (sarı kantaron diye geçer aktarlarda bildiğim kadariyla)

bunları denedim, bi aralar uyuttu, ama sonra ona da bağışıklık mı kazandım bilemiyorum, onlar da artik bir boka yaramiyor, uykum gelmiyor napsam etsem, sonra sabah 8de artik uyumaya çalışmaktan yorgun bitap bi halde bayılıp sızıyorum.

alkol de bi nebze fayda ediyor ama işin ucunun kötüye gitmesi var, bokunu çıkarttığım zamanlar çok oluyordu.

ama şu var ki, annemlerin yanina eve gittiğimde çat diye uyuyabiliyorum kalkabiliyorum. aynı şekilde bi haftadir arkadaşlar ziyaretimde, tamam içip dağıtıyoruz zaman zaman ama biri daha olduğunda çok daha rahat uyuyabiliyorum.

bi de aynı şekilde kendini gün boyunca yorarsan (çok fazla yorulursan o da uykuya dalmayı zorlaştırır) o da uykunu daha rahat getirir.

benim önerilerim bunlar, tam da öneri değil de herneyse. ben de uygun doğal ve rahat bi çözüm isterim aslında, ama şimdi düzeldi gibi hadi bakalim gider umarim.
0
maersk
(21.01.08)
@radikalherif
Hiç uyumayarak yaptığım denemeleri ve sonuçlarını biraz yukarıda yazmıştım, yine de sağol...

@kurukafa
delayed sleep phase syndrome: "Aa bu benim lan" dedirten başlık oldu gerçekten...

herkese teşekkür ederim.
0
🌸late viper
(22.01.08)
(15)

muhabbet kuşu saç kurutma makinası ile kurutulur mu?

can see
gene ıslandı bu. lavaboda duş alıyordu yakaladığımda.bu nane duş almayı çok seviyor. hava da soğuk.(özellikle kuş besleyenler lütfen. yalnızca fikir belirtiyorsanız uyarırsanız sevinirim.)
gene ıslandı bu. lavaboda duş alıyordu yakaladığımda.
bu nane duş almayı çok seviyor. hava da soğuk.

(özellikle kuş besleyenler lütfen. yalnızca fikir belirtiyorsanız uyarırsanız sevinirim.)
0
can see
(20.01.08)
korkudan kalp krizi geçirir, zamanında muhabbet kuşu besledim korkuyu pek kaldırabilecek kuşlar değil.

Ayrıca kesin bir cevap verecek birisinin çıkacağını sanmıyorum.
0
kimlanbu
(20.01.08)
valla muhabbet kuşu üzerinde çeşitli artistik hareketler denedim ama bu kadar abartmamıştım. bilemiycem.
0
murqx
(20.01.08)
ermanen
(20.01.08)
korkup uçuyor zaten. tutabilirseniz ne ala. bırakın kendisi kurusun.bırakın yıkansın..
0
nesfit
(20.01.08)
bu soğukta duş almayı göze aldıysa, size karışmak düşmez. doğal seçilim abi.
0
paranormal
(20.01.08)
rüzgara, cereyanda kalmaya çok hassas oluyor bu arkadaşlar. sıcak da olsa hava akımına maruz bırakmazdım ben olsam. kuşların tüyü su tutmaz, sıcakca bir yere koyarsanız hemen kurur o.
0
lykos
(20.01.08)
kafasını koruyup kuruttuk biz bin kere, ölmedi keratalar. zevk bile aldıklarını söyleyebilirim. (bkz: zevk alinan ufak sapikliklar) (:
0
kantelem
(20.01.08)
@paranormal
aman diyim yaşasın.. güzel bir ömür var önümüzde.
0
🌸can see
(20.01.08)
Havluyla elimize alır, kurutma makinesi ile kuruturduk ama makineyi olabildiğince uzak tutardık, böyle tüylerini kabartırdı, mayışırdı resmen. Ama sonra tamamen başka ve bir o kadar da şaçma bir şey oldu... Neyse daha fazla anlatamayacağım*.
Neyse siz gönül rahatlığı ile kurutun, sevin oynayın keratayla... Bu hayvanlar sudan değil daha saçma, olmaması gereken şekilde ölüyor...
0
late viper
(21.01.08)
O linki fön makinasından bahsedildiği için verdim yani fön makinası kullanmayın diyor, ayrıca bazı yıkama şekillerinden de bahsedilmiş

ılık ve kuru bezlerle kurutabilirsiniz
0
ermanen
(21.01.08)
oops! bu pc'de hoparlör yok dinleyememiştim onu.. sonra bakarım diyordum.. teşekkürler.
0
🌸can see
(21.01.08)
aman rüzgarda falan kalmasın, kurutma makinesiyle olmasa da bir şekilde kurutmaya bakın derim ben de.. çok hassas oluyorlar çünkü
0
reeper redeemer
(21.01.08)
hahah yaa kurutmak i$ini bilemiyorum da, allasen bu ku$ nasıl du$ alabiliyor senden habersiz? hahaha yok çe$meyi nasıl açtı, baktım kimse de sormamı$. hahah allah seni de ku$unu da bildiği gibi yapsın. gece gece ii güldüm=))
0
ari maya
(21.01.08)
hehe kuş işte.. kuş beyinli :)
içine düşmesin diye akvaryumu boşalttık başımıza gelene bak
0
🌸can see
(21.01.08)
hahah küçükken bizim bi ku$ vardı daha minnacıktı. uçmayı öreniyodu yava$ yava$. mal ikide bi dü$üyodu hehe. derken i$te ak$am yemek yicez ya sofra geldi ortaya; çorbayı da içmek istemiyorum. ama gıkım da çıkamaz e yiyecen tabaaandakini.
hehe ku$ uçmaya çalı$mak üzre yine kafesin kapısına geldi, havada bir tur atabildi ve çorbamın içine dü$tü.
la ilk lafım "bu çorbayı içmem! içine ku$ dü$tü!" olmu$tu ay ne pismi$im. (yok ölmedi ku$. daha sonra ba$ka bi$eyden öldü.)
0
ari maya
(22.01.08)
(2)

ayak, mide, soğuk ?

parantez
insanın ayakları üşüyünce niye doğrudan midesine, bağırsaklarına vuruyor. niye hemen gaz beton gibi oluyoruz.
insanın ayakları üşüyünce niye doğrudan midesine, bağırsaklarına vuruyor. niye hemen gaz beton gibi oluyoruz.
0
parantez
(20.01.08)
en korumasız organlar en açıkta olan organlar olduğundan olabilir mi, mide böbrekler bağırsaklar
0
efruz
(20.01.08)
Ayaklar üşüyünce, soğuyan kan, dolaşım sistemiyle önce ürogenital sisteme ordan da sindirim sistemlerine ulaşır böylece rahatsızlıklara neden olur diye düşünüyorum...
0
ermanen
(20.01.08)
(9)

suçlu kim temalı polisiye film

kibritsuyu
evet efendim böyle seri cinayetler işleniyor, ya da tek bir cinayet işlenmiş, ya da başka bir suç işleniyor. polisimiz ya da dedektifimiz suçluyu arıyor. filmin sonunda katil ortaya çıkıyor. son derece sürpriz bir final oluyor. oha diyoruz film bitince. vay anasını kurgu süpermiş diye tebrik ediyoru
evet efendim böyle seri cinayetler işleniyor, ya da tek bir cinayet işlenmiş, ya da başka bir suç işleniyor. polisimiz ya da dedektifimiz suçluyu arıyor. filmin sonunda katil ortaya çıkıyor. son derece sürpriz bir final oluyor. oha diyoruz film bitince. vay anasını kurgu süpermiş diye tebrik ediyoruz. milyon tane vardır kesin de hangileridir?

se7en demeyiniz ama onun gibi yüzlerce film önerebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(20.01.08)
turk sinemasindan aklima ilk gelen: beyza'nin kadinlari.
oha ba$ka bir $ey gelmedi aklima $u an. gelirse editlicem.
0
sourlemonade
(20.01.08)
the usual suspects
0
ermanen
(20.01.08)
taking lives sonu sürprizdi baya
0
ermanen
(20.01.08)
the usual suspects derim ben de kesinlikle
0
murqx
(20.01.08)
identity
0
librax
(20.01.08)
murder on the orient express
klasik
0
invisible finguz
(20.01.08)
Gossip
www.imdb.com
0
isott
(20.01.08)
reservoir dogs
0
vampyria
(20.01.08)
se7en demeyiniz yazısını yeni görmüşüm, rezil olduk. o halde unknown diyelim.
0
deckard
(20.01.08)
(16)

Çikolata

ermanen
Böyle ağızda dağılan, sert olmayan, içinde sert malzemeler olmayan, mutluluktan uçuran çikolatalar söyleyin bana, yiyim onları... (mesela Kinder Bueno gibi...)
Böyle ağızda dağılan, sert olmayan, içinde sert malzemeler olmayan, mutluluktan uçuran çikolatalar söyleyin bana, yiyim onları... (mesela Kinder Bueno gibi...)
0
ermanen
(20.01.08)
mutluluktan ucuran: nutella (tam olarak cikolata formunda degil ama olsun)
ha bi de magnum'un cikolatalari cok super. sogukta kalmami$sa oyle sert de olmuyor.
0
sourlemonade
(20.01.08)
magnum yedim geçen gün. ısıra parçalaya değil, eme eme yiyeceksin ama
0
efruz
(20.01.08)
milka>milkinis
0
sourlemonade
(20.01.08)
ferrero rocher :) miss miss
gerci icinde findik var, sayilir mi bilmem.
0
edoras
(20.01.08)
denerim önce güzel değilse tiki kaldırırım :D
0
🌸ermanen
(20.01.08)
kinder duplo
0
terp
(20.01.08)
hmm hmm.. milkanın bir çikolatası var sanırım adı "çikolata rüyası" gibi birşey.. içinde çikolatalı sufle tadında ağızda eriyen bir dolgu var, oyh çok canım çekti şimdi.. süper bişey, tam adını hatırlarsam editlerim..
0
bulanti
(20.01.08)
kokusu yeter(zaten fazla yemek mümkün değil):
(bkz: guylian)
0
late viper
(20.01.08)
milka luflee benim için bu tanımlara tamamen uyan, baya güzel bi çükülotadır. bide bu çikolata deneni neskayfeye batırcan bambaşka oluyor yahu..
0
jangara
(20.01.08)
after eight
yogurette(türkiyede olup olmadıgından emin değilim ama yurt dısından getirtilecek kadar güzel)
pralin muhteviyatlı herhangi biri :)
0
betty puf puf
(20.01.08)
(bkz: bind)

walla çikolataları orgazmik ama kilogram fiyatları da nataşayla eş değer.
0
Selimine
(20.01.08)
dokusu önce sert ama inceliği mm seviyesinde olduğu için derhal eriyen Lindt'den "orange thins"--ama bitter olmayacak, sütlü olacak.
0
cedilla
(20.01.08)
(bkz: merci)
0
swallowed arsenic
(20.01.08)
adını hatırlayamadım bir türlü ama milka'nın truffle gibisinden bir çikolatası var. böyle sünger gibi bir yapısı var. ağızda eriyor.
0
co2s2
(20.01.08)
@co2s2

milka luflee den bahsediyorsun sanırım, dendi o, sağol yine de..
0
🌸ermanen
(20.01.08)
rafaello muydu neydi yurtdışından gelenlerin freeshoptan aldığı bir çikolata vardı. hindistan cevizi ve fındıklı.. beyaz oluyor.. poşette toplar halinde satılıyor.. bazı şarküterimsi yerlerde de satılıyor istanbulda.. süperdir.. akarlıdır..
0
hobele
(21.01.08)
(2)

kim kullanıyor?

const ant
hani bi dosya falan silmeye çalışırız ya bazen veya klasör, hata verir başkası veya program kullanıyor falan der.. kim kullanıyor neden silinmiyor nasıl bilebiliriz var mı bi yolu?
hani bi dosya falan silmeye çalışırız ya bazen veya klasör, hata verir başkası veya program kullanıyor falan der.. kim kullanıyor neden silinmiyor nasıl bilebiliriz var mı bi yolu?
0
const ant
(19.01.08)
sistem kullanıyordur. unlocker yazılımı ile görüp deaktif edebilirsiniz.
0
nihilanth
(19.01.08)
unlocker söylüyor

edit: salise farkıyla nihilanth önde :)
0
ermanen
(19.01.08)
(6)

Çizgi İzleyen Robot Sorusu

extirpation
Elinde çizgi izleyen robotla ilgili devre şemasıdır, hex kodudur vs. materyal yada bunlarla ilgili link verebilecek arkadaş var mıdır.Varsa aşağıdaki e-mail adresine bir zahmet gönderebilirler mi?. Teşekkürler.1n4001[]gmail.com
Elinde çizgi izleyen robotla ilgili devre şemasıdır, hex kodudur vs. materyal yada bunlarla ilgili link verebilecek arkadaş var mıdır.Varsa aşağıdaki e-mail adresine bir zahmet gönderebilirler mi?. Teşekkürler.

1n4001[]gmail.com
0
extirpation
(19.01.08)
sınıf arkadaşım mikroişlemciler dersi projesi için dediğin robottan yaptı, kendisine ulaşınca haber veririm. azıcık programlama bilgin varsa oldukça kolay.

Oyuncak bir arabayı parçala, altına 3 tane (ya da hassas olsun dersen arttırabilirsin) siyah ve beyaza duyarlı bir eleman var adını unuttum, siyahsa 0 veriyor, beyazsa 1 veriyor.

ilk durumda çizgi üstünde olsun, sensörler 101 olacak, araba sola kaçarsa 110 veya 100 olacak. araba sağa kaçarsa 011 veya 001 olacak. Sola kaçarsa sağ, sağa kaçarsa sol yapacaksın.

eğer hassas bir robot istiyorsan otomatik kontrol sistemleri dersi görmüş olman gerekiyor. p, pi veya pid kontrolörler hakkında bilgin olması lazım.
0
kimlanbu
(19.01.08)
valla benim 2003te uni projem siyah zemin uzerine cekilmis beyaz cizgiyi izleyen, onune engel cikarsa duran bisey yapmakti. sadece devreyle yapmistik, pic falan kasmamistik. cny70 diye bi kizilotesi alici verici butunlesik sensor kullanmistik. su anda evden uzaktayim devre semasini atamiyorum ama netten cny70 circuit diye arat biseyler bulursun heralde.

bu cny devresinden iki tane koymustuk, 2si de beyaz cizginin hemen disinda siyahi gorur pozisyondaydi. bunlardan biri cizginin kivrilmasi durumunda beyaza girince robotun on tekerleklerine bagladigimiz direksiyonumsu mekanizmayi ilgili sekilde aktive ederek robotu donduruyordu. bazi arkadaslar ise her devreyi bir motora baglamislardi, (robotun iki ana motorlu tekerlegi, iki tane de dummy tekerlegi vardi onlarda), sensorleri beyaz uzerinde ilerliyordu, sensor beyazdan cikarsa karsi taraftaki motoru durduruyordu boylelikle robot tekrar cizgiye donuyordu. tabi bunlar goreceli olarak genisce bir cizgi icin gecerli, bizim robotlar buyuktu, (1.5 metre kadar boylari vardi) dolayisiyla izledikleri cizginin genisligi de 15 cm idi. o yuzden cok da hassas olmayan cny70 bizim isimizi tam da istedigimiz sekilde gormustu.

ayrica piyasadaki pic kitaplarindan birinde bu isi yapan bi kod gormustum o zaman ararken. sen de bi goz gezdir onlara.

makina muhendisligi bolumunde boyle mekatronik projesi veren hocalarima da selam ediyorum buradan.
0
jupiterianvibe
(19.01.08)
google'da "line follow robot" gibi şeyler yazınca çıkıyor baya birşey..
0
ermanen
(19.01.08)
robot.metu.edu.tr
nette çok var yılda bi milyon tane falan bu robottan yapılıyor. yalnız cny70 çok dandik bi sensor güneş ışığı görünce sapıttğı oluyor bunun daha iyisi vardı adını unuttum. pic ve lojik kapı kullanmadan da yapılıyor sadece 2 tane cny70 birde motor sürücüsü lazım. hala bu projeyi tez olarak veren hocalar var onlara da birşey demiyorum.
0
sourlemonade
(19.01.08)
robot.ee.hacettepe.edu.tr bu topluluktaki arkadaşlar, ki kendileri sınıf arkadaşlarım olurlar, 2-3 yıldır bu konuda çalışıyolar, yarışmalara katılıyolar, ödüller falan da kazanıyolar, onlarla temasa geçebilirsin, yardımcı olurlar diye tahmin ediyorum.
0
markinzo
(19.01.08)
şurada bir şema resmi var %100 çalışıyordur. satılan bir şeyin şeması

www.yesilkoyelektronik.com
0
thefirstfbli
(21.04.12)
(5)

aslanlar kaplanlar ve?

deckard
gece gece aklıma takıldı. The Wizard of Oz'da bir sahne vardı, Türkçe seslendirmesinde Dorothy ve ekibi ormanda bir cümleyi tekrar edip duruyordu. Cümleden aklımda kalan tek şey "aslanlar kaplanlar..." üçüncüsü neydi bulamıyorum. hatırlayan bilen var mı?ayrıca bu intihar sahnesine kafayı takmış duru
gece gece aklıma takıldı. The Wizard of Oz'da bir sahne vardı, Türkçe seslendirmesinde Dorothy ve ekibi ormanda bir cümleyi tekrar edip duruyordu. Cümleden aklımda kalan tek şey "aslanlar kaplanlar..." üçüncüsü neydi bulamıyorum. hatırlayan bilen var mı?

ayrıca bu intihar sahnesine kafayı takmış durumdayım. bariz kuş gibi duruyor, ama bir kısım insan inatla bir cüce diyor. konu hakkında kesin bilgi var mı?

www.youtube.com
0
deckard
(19.01.08)
www.youtube.com

bu adresten izlersen kuş olduğunu görürsün =) (turnaymış cinsi)

hatırlamıyorum o nakaratı ama sırtlanlar olabilir mi uyuyor yani..
0
atrin
(19.01.08)
bu kaç yılı yapımı film?
çünkü bir sürü Wizard of Oz filmi var...
0
sirrikadem
(19.01.08)
yorumlarda inatla "omg wtf" diyenler aklımı karıştırmıştı, hemen de inanıyor millet yahu :)

mevzu bahis film 1939 yapımı olan, dorothy'i judy garland'ın oynadığı hani. devamı sırtlanlar değildi sanırım, mantıken teneke adamlar olması gerekiyor (üçüncü eleman oydu) ama sanki hiç o değilmiş gibi geliyor bana.
0
🌸deckard
(19.01.08)
www.imdb.com

lions and tigers and bears
0
ermanen
(19.01.08)
Türkçe'sinde ayılar değil de başka bir şey diyorlardı sanki?
0
🌸deckard
(19.01.08)
(2)

ice age ve monsters inc oyuncağı arıyorum

gregor sarmisaa
Ice Age (özellikle `sid`, `scrat`) ve Monster Inc (özellikle `boo`, şirketten kovulan kocaayak ve `sullivan`) animasyon filmlerinin peluş oyuncaklarından satın almak istiyorum.(Şunlar gibi: http://www.ejatekbolt.hu/index.php?cPath=85)Çok aradım, bulamadım. Sanal yada reel nerede satıldığını bilen s
Ice Age (özellikle sid, scrat) ve Monster Inc (özellikle boo, şirketten kovulan kocaayak ve sullivan) animasyon filmlerinin peluş oyuncaklarından satın almak istiyorum.(Şunlar gibi: www.ejatekbolt.hu
Çok aradım, bulamadım. Sanal yada reel nerede satıldığını bilen söyleyebilir mi?
0
gregor sarmisaa
(18.01.08)
burger king bir ara vermişti bu oyuncaklardan belki satan birileri vardır. ama peluşunu görmedim. shrek'in oyuncakları toys'r us'da satılıyor ama belki işine yarar.
0
atrin
(18.01.08)
(4)

En iyi webcam hangisi

Selimine
Arkadaşlar piyasadaki en iyi webcam hangisi. Yani 100-200$ a kral webcamlar vardır tabii ki de fiyat performans oranı en iyi olan webcam i arıyorum. Internette biraz araştırma yaptım. A4tech in PK-635M i ucuz ve de çok çok kaliteli deniyor. Hala piyasada var ama bu ürün piyasaya 1-2 yıl önce çıkmış
Arkadaşlar piyasadaki en iyi webcam hangisi. Yani 100-200$ a kral webcamlar vardır tabii ki de fiyat performans oranı en iyi olan webcam i arıyorum. Internette biraz araştırma yaptım. A4tech in PK-635M i ucuz ve de çok çok kaliteli deniyor. Hala piyasada var ama bu ürün piyasaya 1-2 yıl önce çıkmış sanırım. Yani bu ürünün üstüne gelmedi mi yeni bi şey? PK-130MG var yeni çıkan ama bazı kullananlar 635M daha iyi filan diyorlar siz ne diyosunuz bu konuda?
0
Selimine
(18.01.08)
sorunun cvb icin shop-mar.com a bi bakin
merak ettim acaba nickinizin anlami ne?
0
algoritma
(18.01.08)
Creative WebCam Vista

Piranha

a4 tech

Bunlar fiyat/performans açısından en iyilerden
0
ermanen
(18.01.08)
Algoritma ekşi accountumu 2 haftalığına dondurduğum için şu an özelden sana msj yazamıyorum. Aslında aynı nedenden dolayı bu nicki kullanıyorum. Ben sürü dolduktan sonra özel bir mesajla açıklarım kullanım nedenini. Bu arada bunun senin için özel bir anlamı mı var?
0
🌸Selimine
(19.01.08)
evet benim icin de ozel sayilir...tesadüf heralde :)
0
algoritma
(19.01.08)
(6)

[ foto analiz ] Bu nedir ?

enola gay
Göktaşı mıdır? Fosil midir? Zamanında cevabını ekşi bition da bulmaya çalışmıştım ama bulamamıştım..lab'da kesit analizlerinden bişey çıkmadı..edit: kütük olamaz.. çünkü inanılmaz sert. tamamen taşlaşmış. belki de zaten taştı. bilinmiyor.edit: yahoo answers'dan yağmur gibi cevap geliyor..ihtimal 1:
Göktaşı mıdır? Fosil midir? Zamanında cevabını ekşi bition da bulmaya çalışmıştım ama bulamamıştım..

lab'da kesit analizlerinden bişey çıkmadı..

edit: kütük olamaz.. çünkü inanılmaz sert. tamamen taşlaşmış. belki de zaten taştı. bilinmiyor.

edit: yahoo answers'dan yağmur gibi cevap geliyor..

ihtimal 1: meteor olamazmış çünkü meteorlar bu kadar düzenli yüzeylere sahip değilmiş

ihtimal 2: sozluk.sourtimes.org
0
enola gay
(17.01.08)
kütük ?

hatta şu büyük tür palmiye ağaçlarının bombeli gövde kısmının soyulmuş hali gibi
0
ermanen
(17.01.08)
bence de fosillesmis kutuk gibi
0
turkish tekila
(17.01.08)
Taşlaşmış bir kütük görmüştüm arkadaşımın evinde. Bildiğin ağaç ama taştı.
0
pyro clustic flow
(17.01.08)
ermanen
(17.01.08)
bence bu lahanadır
0
luzumsuzadam
(18.01.08)
petrified wood bence de- bunlardan binlercesi abd^de bir otoyol kenarında görmüşüm ama almak yasak(d)ı. ama böyle küresel şekilli değildi.
0
zkurmus
(18.01.08)
(8)

bilgisayarda insan çizmek

sleepy99
bilgisayarda insan çizmek için program arıyorum.normalde solidworks/catia'da yapabilirim ama o zaman da adamın kolu aşağı değil de yukarı baksın istediğimde part'ları yeniden çizmek gerekiyor.kukla oynatacak kadar süper bir program olmasına lüzum yok (var mı öyle program?), çizdiğim adam küçük değiş
bilgisayarda insan çizmek için program arıyorum.
normalde solidworks/catia'da yapabilirim ama o zaman da adamın kolu aşağı değil de yukarı baksın istediğimde part'ları yeniden çizmek gerekiyor.

kukla oynatacak kadar süper bir program olmasına lüzum yok (var mı öyle program?), çizdiğim adam küçük değişikliklerle otursun kalksın yeter.
0
sleepy99
(16.01.08)
3 boyutlu insan cizmeyi kastediyorsun sanirim, ilk ba$ta anla$ilmiyor da...
0
oksuz
(16.01.08)
ermanen
(16.01.08)
3ds max ?
0
bryan fury
(16.01.08)
poser?
0
lilith.979
(16.01.08)
aradığın şeyi poser yapıyor, en son 6. sürümü çıkmıştı sanırım.
0
nihilanth
(16.01.08)
adamın teki lost karakterlerini çiziyordu ama photoshop ile çiziyordu.
inanılmaz belki ama gerçek galiba.
evet linki bu
altgkc.blogspot.com
0
fizikopat
(16.01.08)
anime studio ile vektörel çizimleri üç boyutlu animasyon prog. olduğu gibi (yani iskelet sistemine dayalı olarak) hareketlendirmek mümkün. aradığın bu olabilir.

www.e-frontier.com
0
thalamus
(17.01.08)
catia'da cizdiklerini uygun serbestlik dereceleriyle montajlarsan tekrar cizmene gerek kalmadan hareket ettirebilirsin. Unigraphics NX'te de ayni seyleri yapabilirsin.
0
yonur
(18.01.08)
(8)

Harf Notu - E

colonizer
E neyi simgeliyor harf notunda? Devamsızlık? Sınava girmeme? Bir yerde de muaf tutulmuştur yazıyor. Uludağ Üniversitesi için soruyorum eğer gerekliyse üniversite ismi. İnternette biraz arayayım dedim de Ul. Ün.'inin harf notlarını bulamadım. Acil çıkmam lazım o yüzden bi buradan sorayım dedim. İnter
E neyi simgeliyor harf notunda? Devamsızlık? Sınava girmeme? Bir yerde de muaf tutulmuştur yazıyor. Uludağ Üniversitesi için soruyorum eğer gerekliyse üniversite ismi. İnternette biraz arayayım dedim de Ul. Ün.'inin harf notlarını bulamadım. Acil çıkmam lazım o yüzden bi buradan sorayım dedim. İnternete girdiğimde silicem soruyu.

Teşekkürler.

(Bir de itiraz hakkı var mıdır, nedir?)
0
colonizer
(16.01.08)
benim okulumda E harfi olmasa da ECTS grading scale diye bir sey var belki onla bi paralelliği olabilir; www.credit.seua.am (sayfanın alt kısmındaki tablo)
0
anatomik durus
(16.01.08)
e henuz notu girilmemis oluyor bizim okulda.
0
bryan fury
(16.01.08)
Uludağ Üniversitesi:

(E), ilgili dersin ön koşullarını yerine getirmiş olma şartına bağlı olmak kaydıyla, hastalık veya Enstitü Yönetim Kurulunca kabul edilebilir bir gerekçe ile dönem sonu sınavı, seminer, laboratuar, ödev ve benzeri yükümlüğünü yerine getirmeyen öğrenciye verilir. (E) alan öğrenci notlarının Enstitüye tesliminden itibaren on beş gün içinde eksikliklerini tamamlamak zorundadır. Ancak mazeretin uzaması halinde Enstitü Yönetim Kurulu’nun kararı ile eksik tamamlama süresi, bir sonraki kayıt dönemine kadar uzatılabilir. Aksi halde (E), (K veya FF) notuna dönüşür.


Dokuz Eylül Üniversitesi:

(E) notu, yarıyıl içinde başarılı olduğu halde ders için gerekli koşulları tamamlayamayan öğrencilere verilir. Öğrenci herhangi bir dersten (E) notu aldığı taktirde notların ilgili Enstitü Müdürlüğü'ne teslim tarihinden itibaren bir ay içinde eksikliklerini tamamlayarak bir not almak zorundadır. Alınan not, ilgili öğretim üyesince en geç üç gün içinde Enstitü Müdürlüğü'nce yazı ile bildirilir. Aksi halde, (E) notu kendiliğinden (FF) notu haline dönüşür


Ankara Üniversitesi:

(E) notu; yarıyıl/yıl içinde başarılı olduğu halde, hastalık gibi geçerli bir nedenden dolayı ders için gereken koşullardan bazılarını yerine getirememiş öğrencilere, dersin öğretim elemanı tarafından verilir. (E) notu almış bir öğrencinin, notların öğrenci işleri bürosuna tesliminden onbeş gün sonra eksiklerini tamamlaması ve bir not alması zorunludur. Bu süre içinde eksiğini tamamlayamayan öğrencinin notu (FF) notuna dönüşür. Eksikliğinin tamamlanmasının uzun süreceği fakülte/yüksekokul kurulları tarafından kabul edilen öğrencilerin (E) notu, en çok bir sonraki kayıt dönemine kadar uzatılır.


Çukurova Üniversitesi:

"E" notu, yarıyıl sonu veya yıl sonu sınavına girmeye hak kazandığı halde, hastalık veya geçerli başka bir nedenle yarıyıl sonu veya yıl sonu sınavına giremeyen ve mazereti ilgili Yönetim Kurulu tarafından kabul edilen öğrenciye verilir. (E) notu verilen her dersin eksik sınavı bu dersin verildiği yarıyılı izleyen ilk yarıyıl kayıt dönemi başlamadan önce yapılır. Öğrencinin bu sınavda aldığı not yarıyıl sonu sınavının notu olarak değerlendirilir. Bu sınava girmeyen öğrencinin notu kendiliğinden (FF) veya (U) notuna dönüşür. Ancak uzayan bir hastalık ve diğer geçerli mazeret hallerinde, Bölüm Başkanının önerisi ve ilgili Yönetim Kurulunun onayı ile eksik sınavının süresi bir sonraki sınav döneminin sonuna kadar uzatılabilir. Bu durumda (E) notu not ortalama hesabında dikkate alınmaz.
0
ermanen
(16.01.08)
Anladığım kadarıyla Eksik'in E'si o. İngilizce eğitim veren okullardaki (I)ncomplete a denk düşüyor.
0
sui
(16.01.08)
başkent üniversitesi'nde sınav tekrarı, sınav hakkı gibi bi şeydi e notu. resim hocam iyi resim çizemediğim için "sana e notu veririm, yazılı sınav yaparım" diye tehdit etmişti de ordan biliyorum.
0
mc r 9
(16.01.08)
Cevaplar için teşekkürler. Silmeye kıyamadım: )
0
🌸colonizer
(16.01.08)
kocaeli üniversitesinde
harflendirme sistemi şöyle a b c d e ve f
diğer üniversitelerdeki gibi cc bb cb gibi harflendirme yok zaten f harfini vize ve final ortalaman 50nin altında kalırsa f olarak geçiyor. geri kalan harflerde işte 50-100 arasındaki notlara tekabül ediyor. ha derseniz neden böyle bişey yapmışlar madem işte üniversitede okuduğun belli olsun. yoksa maşallahı var liseden beter bir üniversite sosyal bağlamda hiçbir şekilde destek olmayan proje falan yapmaya kalktığınızda aman napalım yaptın da bana mı yaptın diyip proje süresince girmediğiniz dersler yüzünden devamsızlıktan kalabildiğiniz biyer ha derseniz nottan bahsediyoduk bunu neden anlattın sinirlerim tepemde o yüzden paylaşmak rahatlamak istedim...
0
winniethepooh
(16.01.08)
Bilgi Üniversitesi'nde de böyle bir uygulama var. E notu alanlar o dersten bir sınava daha - E sınavı- girme hakkı elde ediyor. Bütünleme gibi.
0
indeed
(17.01.08)
(2)

sağlıkta merkezileşme?

nihilanth
sağlıkta merkezileşme gibi bir şey duymuştum bir hastane müdüründen. şu an kendisine danışamıyorum. bu sektörde olup da konuyla ilgili bilgisi olan paylaşırsa sevinirim. bütün hastanelerde randevu usuluyle muayene olma gibi bir şeylerden bahsetmişti de bu zaten yok muydu?kısaca sağlık konusunda şu a
sağlıkta merkezileşme gibi bir şey duymuştum bir hastane müdüründen. şu an kendisine danışamıyorum. bu sektörde olup da konuyla ilgili bilgisi olan paylaşırsa sevinirim. bütün hastanelerde randevu usuluyle muayene olma gibi bir şeylerden bahsetmişti de bu zaten yok muydu?

kısaca sağlık konusunda şu an proje aşamasında/pilot uygulamada olan ve kısa süre içerisinde kavuşacağımız yenilikler ve faydaları nelerdir?
0
nihilanth
(15.01.08)
Medula Projesi vardı:

www.bilgicagi.com


Sağlık karnesi kalkıyormuş bir de:

www.ntvmsnbc.com
0
ermanen
(16.01.08)
zannedersem medula idi evet. o sistem geliştirilecekmiş yakında. teşekkürler.
0
🌸nihilanth
(16.01.08)
(11)

yabancilara seyrettirebilecegim güzel türkiye filmleri ya da okutabilecegim kitaplar..

raizti
evet baslik biraz uzun ve sadece "güzel" sifati ile basit kaciyor ama sorun su: gene yabanci uyruklu insanlar ile gecen malum "midnight express" sohbetlerinden sonra, artik yorulmamdan da kaynaklanir sekilde; "yeter artik bana sormayin, gidin su filmleri seyredin ya da su kitaplari okuyun!" diyebile
evet baslik biraz uzun ve sadece "güzel" sifati ile basit kaciyor ama sorun su: gene yabanci uyruklu insanlar ile gecen malum "midnight express" sohbetlerinden sonra, artik yorulmamdan da kaynaklanir sekilde; "yeter artik bana sormayin, gidin su filmleri seyredin ya da su kitaplari okuyun!" diyebilecegim, onlara da farkli bakis acilari kazandirabilek olan, öncelikle tarafsiz veya türkiye yi ve türkleri iyi yanlariyla -da- ön plana cikaran yabanci veya yerli film ve kitap önerileriniz var mi?
0
raizti
(15.01.08)
'orhan pamuk' malum onlar bizden daha iyi biliyorlar zaten
0
imparatorolmayikolaymisandin
(15.01.08)
auf der anderen seite, im juli olur. test edilip onaylanmıştır.
0
anatomik durus
(15.01.08)
organize işleri izlet beyinleri allak bullak olsun..noluyo burda falan olsunlar..
0
isott
(15.01.08)
karpuz kabuğundan gemiler yapmak

dondurmam gaymak
0
ermanen
(15.01.08)
hmm zor bir soru cidden. direkt olarak türkiye hakkında iyi şeyler düşündürecek film,kitap bulmak zor. bunlar tanıtım filmleri ve turist rehberlerini geçemez arasak da. ama türk sineması'ndan güzel örnekleri tercih edebiliriz. kendi açımdan düşündüğümde sinemasını beğendiğim ülkeye karşı bir sempati duyuyorum. bu ülkede böyle insanlar yaşıyor demek, hmm bunlar demek böyle düşünüyor, hissediyor diyorum. o yüzden türkiye'yi,türkleri tanıtma gibi bir ana gayesi olmasa da güzel türk filmlerini tavsiye edebilirsin diyorum. neler mi olabilir.

sevmek zamanı,muhsin bey,selvi boylum al yazmalım,yol,anayurt oteli...

uzak, mayıs sıkıntısı (hatta bilimum nuri bilge ceylan filmleri), babam ve oglum, yumurta gibi daha güncel örnekler de olabilir. bu filmlerle en azından bir bağ yakalayabilirler.

hah şimdi aklıma gelmişken, korkuyorum anne'yi izlesinler önce :) bak hemen nasıl sevecekler bizi.

ayrıca midnight express berbat bir film yahu.. türkiye'yi kötülediği için demiyorum. o filme bakıp da laf atanları kaale alma derim.
0
nihilanth
(15.01.08)
nuri bilge ceylan_uzak
0
chavezding
(15.01.08)
crossing the bridge the sound of istanbul
0
ravioli
(16.01.08)
fasulye izletin.
0
deckard
(16.01.08)
ravioli'ye katılıyorum "crossing the bridge" güzel bir başlangıç bence de; ayrıca her zevke de hitap eder!!

türklerin tarihini özlü bir şekilde ve tarafsız bir gözle medeniyet tarihi içindeki yolculuğu ile anlatan findley'in kitabı(başımdan geçti ordan biliyorum) tarihe meraklı olan yabancılar için gayet uygun :
www.amazon.com

şiir için talat halman'ın modern türk şiiri derlemesi başlangıç için yeterli çeşitlilikte ancak ingilizce çeviri yeterliliğini değerlendirmek için kendimi yetkin gördüğümü söyleyemem:
www.amazon.com

roman için "kara kitap" derim. herbiri bağımsız okunabilen köşe yazıları ile tekrar tekrar okunabilir.
0
uzerindeyuregindenbaskamuskatasimayan
(16.01.08)
Kitap olarak Stephen Kinzer'dan Crescent and Star. Hatta bunu okumadiysan kendin de oku.

www.amazon.com
0
wpi
(16.01.08)
hırvatistan devlet televizyonunda vizontele yayınlanmış. ordaki insanlar filme çok güldüklerini çok eğlenceli bulduklarını söylemişlerdi. Hani yabancı gözüyle şeyettirecek olursak.
0
parantez
(16.01.08)
(11)

msn (yeni başlayanlar için)

can see
bu nane aynı anda 3-5 msn hesabına izin veriyor mu?aynı anda online olsunlar ama birbirlerinden bağımsız olsunlar gibi..
bu nane aynı anda 3-5 msn hesabına izin veriyor mu?
aynı anda online olsunlar ama birbirlerinden bağımsız olsunlar gibi..
0
can see
(15.01.08)
a patch ya da messenger plus ile olur.
0
sourlemonade
(15.01.08)
evet. çoklu msn diye bişi var, küçücük bi program var. onu indirip kurduktan sonra istediğin kadar msn hesabı açarsın.
0
crayze horse
(15.01.08)
a patch'i tavsiye ederim, reklamları falan da kaldırabiliyor. güzel oluyor.
0
pispinti
(15.01.08)
peki şifremi falan programı yapan kişilere emanet etmem gerekecek mi?
0
🌸can see
(15.01.08)
pidgin kullanabilirsiniz belki.

msn, icq, gtalk, jabber, yahoo, myspace...
aynı anda istediğiniz hesaplara bağlanabiliyorsunuz.
açık kaynaklı bir yazılım, eski gaim.

(bkz: pidgin)
(bkz: gaim)
0
fadetoreality
(15.01.08)
messenger plus la nası oluyo_?
0
oceano
(15.01.08)
0
sourlemonade
(15.01.08)
evet msn plus en guzelidir.
peki benim 5 tane msn 2 tane icq ,5 tane yahoo messsenger,2 skype ve bir tanecik aol hesabım var bunların hepsini tek oturumda tek login ile tek dokunuşla açabileceğim bi program ne var yada çok varsa hangi programı tavsiye edersiniz?
0
manonflier
(15.01.08)
ben aynı soruyu miranda olarak cevaplarım, hem badwith hem de ram olarak hicbirisi yanına yaklasamaz.
0
bryan fury
(15.01.08)
msn discovery programı da yapıyor
0
ermanen
(15.01.08)
manonflier, pidgin tam da böyle bir şey zaten.
daha önce gaim kullanmıştım. ayarlarsanız hepsine ve daha fazlasına kendiliğinden bağlanır, eposta kutularınıza düşen ileti sayısını gösterir. irc bağlantısı bile var.

yok, komisyon filan almıyorum. sadece ttnet adsl ile msn bir arada çekilmez oluyor, ondan kullanıyorum. gpl olması da cezbediyor beni tabi.
0
fadetoreality
(16.01.08)
(6)

İşten Tahliye Edilme, Getiri ve Götürüleri

schimsonique chaiselongue
efenim problemim sudur:bu akşam sularında yaklaşık 4 aydır part-time olarak çalıştığım ykm adapazarı'ndan cıkarıldım. şu an okumaktayım, lakin edinebileceğim en kolay ve rahat iş burası olduğu için çalışıyordum. final+vize haftaları izin veriyorlardı bok püsür.3,5 ay boyunca bi problem olmadan çalış
efenim problemim sudur:

bu akşam sularında yaklaşık 4 aydır part-time olarak çalıştığım ykm adapazarı'ndan cıkarıldım. şu an okumaktayım, lakin edinebileceğim en kolay ve rahat iş burası olduğu için çalışıyordum. final+vize haftaları izin veriyorlardı bok püsür.

3,5 ay boyunca bi problem olmadan çalıştım. mağazada sadece iki part eleman var. biri ben olan bu iki kişi, hiçbir sorunla karşılaşmadan o kadar süre geçirip sonunda cıkarıldık. gerekçeler su sekilde:

1- daha önce mağazada hiç part elemanla çalışılmamış. ilk çalışanlar biziz. bu sistemin tamponlayıcı olması gerekirken 12 saat acık olan mağazanın sadece 4,5 saat çalışan iki personelle boşluklarının doldurulmasının imkansız olması,
2- final ve vize haftalarının en yoğun dönemlere denk gelmesi yüzünden işi sekteye uğratması.

bu iki sorun işe girerken mülakat sırasında dile getirilmesine karşın, vize haftası izin verilmesi vs. tamamen işletmenin vermiş olduğu vaatler. biz gelip de "yannız aga, biz izin üsterük" demedik hiç. hatta sınav haftası calisma shift leri hazırlanırken bize sorulmadan off yazılıyorduk zaten.

performans, sorumluluk, kişisel hiçbir problemin olmadığı vurgulandı.

sorum şudur: bizim dışımızda doğan bu problemler için bize bir ödeme yapılacak mı? sonucta, sorunların çözümünü departman yöneticileri bulmus ve biz daha sorundan haberdar olmadan kapatılmıstı.

not: amacım, ulan zaten kovuldum sömürebildiğimi sömüreyim! değil yanlış anlaşılmasın. herhangi bir hukuki hakkım varsa bilmek isterim..

konu hakkında bilgi sahibi olan arkadaşlardan yorum, bilgi istiyorum. teşekkürler...
0
schimsonique chaiselongue
(13.01.08)
iş sözleşmenizin işveren tarafından tek taraflı feshi söz konusu olduğundan dolayı herhangi bir tazminata hak kazabilmeniz açısından yorum yapabilmem için, işveren ve sizin aranızdaki iş sözleşmesinin detaylarını öğrenmem gerekir.

deneme süreli mi yoksa belirsiz ya da belirli süreli iş sözleşmesi miydi?

aklıma gelen diğer bir gerekli soru da; işyerinizde kaç işçi çalıştığıdır.
0
nesilsiz
(14.01.08)
sözleşmeli çalışmaktaydık. ama tipik hata, sözleşmenin bi nüshası yok ben de. imzaladım dosyalandı görmedim bi daha. aklıma sçayım.ama deneme süreli çalışmıştık. 15 gün denendik, sonra imzalandı anlaşma. deneme süresinden önce de bi anlaşma imzalamıstık yanlıs hatırlamıyosam.

40tan az kişi çalışmakta.
0
🌸schimsonique chaiselongue
(14.01.08)
İş hukuku sınavından çıkmış kadar oldum yani :)
0
ermanen
(14.01.08)
tüh, keşke sözleşme olsaydı sizde de.
deneme süreniz 15 gün ise o açıdan sorun yok. deneme süreniz içinde sözleşmeniz feshedilmemiş.
sözleşmenizin de genel olarak anladığım kadarıyla, belirsiz süreli olduğunu anlıyorum.
neyse, bu durumda, (eğer tüm anladıklarım doğruysa)iş kanunu'nun 21. maddesine dayanarak ve iş yerinizde 30'dan çok işçi çalışıyor olması(siz 40'tan az demişsiniz.) önşartına bağlı olarak tazminata hak kazanabilmeniz olası.

ancak, her zamanki gibi belirtmeliyim ki; sözleşme tarafların anayasası'dır. bu nedenle kendisini görmeden kesin bir şey söylemem aslında pek de doğru olmayacaktır.
0
nesilsiz
(14.01.08)
part - time calısmalarda genel olarak sozlesme maddelerıne işverine kolaylık saglayan maddeler konur..

kaldıkı 1 yıl calısmıs olsan 1 aylık maas , 6-12 a y calısmıs olsan yarım maas tazmınat hakkın oluyo..3,5 ayda boyle bi hakkın olsa bıle mantık olarak 4de1 maas alırsınkı bıda sanırım cok dusuk bı mıktar yapar..
0
isott
(14.01.08)
Sözleşmenin kopyasının elinizde olmasına hiç gerek yok(olsaydı daha iyiydi tabi). Aslında tazminat alabilmek için herhangi bir sözleşmenin olmasına da gerek yok.

İşyerinden işverence çıkartılan bir işçinin alabileceği üç temel hak vardır(bazı özel tazminatları konumuz dışında olduğu için saymıyorum):
1. Kıdem tazminatı: Bir sene çalışmadan herhangi bir kıdem tazminatınıza hak kazanamazsınız.
2. İhbar tazminatı: Bu tazminatı alabilmek için sözleşmenizin "belirsiz süreli" sözleşme olması gerekmektedir. Eğer sözleşmeniz "belirli süreli" ise ve işinize bu belirli sürenin bitiminde son verdilerse ihbar tazminatı alamazsınız. Sizin sözleşmeniz tahminen"belirsiz süreli"dir. Eğer "belirli süreli" olmuş olsa bile süresinin 3.5 ay olması büyük tesadüf olacaktır. Sözleşmenin tipi sözleşme üzerinde yazar. Yazmıyorsa zaten sözleşme değildir. Bu tazminatın miktarı çalışma süresi 6 aya kadar olan işçiler için iki haftalık ücrettir.(bkz: ihbar tazminatı)
3. Senelik izin hakkı: İşyerinde bir seneden fazla çalışmış iseniz ve hak kazandığınız halde henüz kullanmadığınız senelik izniniz varsa, bu izinin parasal karşılığını da ayrılırken alabilirsiniz.

Yukarıda anlattığım haklardan sadece ihbar tazminatına hak kazanmış görünüyorsunuz. Sözleşmenizde ne yazarsa yazsın bundan daha az haklara sahip olamazsınız. Bazen sözleşmelere daha iyi haklar veren maddeler de konulabilir ama sizin işvereninizin böyle yapmış olması için bir neden yok.
Buraya kadar işin teorisi idi. Peki pratikte ne olur derseniz:
İki olasılık var. Çalıştığınız sürece sigortanız yapılmıştır veya yapılmamıştır. Eğer yapılmamışsa ve siz sigortasız çalıştığınızı ispatlayabilirseniz işverenin canını yakabilirsiniz(ki yakın derim). ssk nın web sayfasına girerek primlerinizin yatırılıp yatırılmadığını öğrenebilirsiniz. ykm'nin primlerinizi yatırmayacağını sanmıyorum ama gene de bir kontrol edin.
Eğer primler yatırıldıysa gidip kendileriyle konuşun ve ihbar tazminatınızı talep edin. Vermezlerse en yakın "iş kurumu" na başvurun. Eğer ayrılırlarken size hiç bir alacağınız kalmadığına dair bir ibraname imzalattılarsa işiniz biraz zorlaşır ama gene de tazminatınızı alabilirsiniz. Ancak eğer ibranamede "ihbar tazminatı olarak xxx.xx YTL ödenmiştir" gibi bir ibare varsa ve siz o parayı almadığınız halde ibranameyi imzaladınızsa tazminat almayı unutun.
Tabiki bütün bu dediklerim işverenin sizi işten çıkartmış olması halinde geçerli. Eğer işten çıkartırlarken size bir istifa mektubu imzalattılarsa (ki bu çok yapılan bir üçkağıttır)hiçbir hak alamazsınız.
Bir de işverenin sizin işinize son vermesi için haklı gerekçelerinin olmadığını varsayıyorum tabii ki (devamsızlık, vs). Ancak öyle bir durumda bile bunun size önceden yazıyla tebliğ edilmesi yani önce uyarması, eğer durumda düzelme olmazsa çıkarması lazım.
0
o midas
(15.01.08)
(1)

Benimle Dans Eder misin ?

ermanen
Kim birinci oldu ?
Kim birinci oldu ?
0
ermanen
(13.01.08)
Nora imiş
0
🌸ermanen
(13.01.08)
(6)

MSN - Silmiş mi Silmemiş mi?

ermanen
Daha önce MSN listesinde olan biri var ve daha sonra MSN, "bu kişi sizi ekledi" diye uyarı veriyorsa; bu kişi daha önce beni kesin silmiştir diyebilir miyiz?
Daha önce MSN listesinde olan biri var ve daha sonra MSN, "bu kişi sizi ekledi" diye uyarı veriyorsa; bu kişi daha önce beni kesin silmiştir diyebilir miyiz?
0
ermanen
(13.01.08)
diyemeyiz. o programlara güvenemeyiz, ya da sitelere. Ancak şunu diyebiliriz seçenekler den falan gidilen bir yer var ya orada sağ tıkladığımızda sil çıkarsa o'nun listesinde olmadığımızı bilebiliriz. Ya hiç eklememiştir ya da silmiştir ya da daha eklememiştir sizi vs vs.
0
thefirstfbli
(13.01.08)
isteği haricinde silinmiş olabilir. benim başıma gelmişti, bi baktım arkadaş yok listede, uçmuş. bir daha eklemiştim ben de.
0
pispinti
(13.01.08)
messenger plus bunu soyleyebiliyor.
ve $imdiye kadar yanildigini gormedim ben.
0
sourlemonade
(13.01.08)
Msn'in kendisi uyarı verdi, ek bi program değil
0
🌸ermanen
(13.01.08)
he, soruyu okumamışım ben. Evet daha önce bu sizi silmiştir sonrada eklemiştir ve bence %100'dür.

Artı salak saçma trojan bankası programlar var onları demiştim. sitelerde var onların hepsi palavra.
0
thefirstfbli
(13.01.08)
valla bende hep silmişlerdi :) msn plus zaten birisi sildiğinde uyarı veriyor diye hatırlıyorum.

En temizi benim gibi patavatsızca "niye sildin" diye sormak :)
0
kimlanbu
(13.01.08)
(3)

[ kravat ] Uçak desenli kravat ?

enola gay
Arıyorum.. istanbul tercih sebebi aslında. ama yoksa online da olur?
Arıyorum.. istanbul tercih sebebi aslında. ama yoksa online da olur?
0
enola gay
(12.01.08)
absoluteties.com
www.bizrate.co.uk

Aslında google'a "airplane necktie" gibi şeyler yazınca çıkıyor bi sürü, ama o siteleri tercih etmek sana kalmış.. Ben sadece araştırdım...
0
ermanen
(12.01.08)
size aradığınız cevabı veremeyeceğim belki ama tam dediğiniz gibi (lacivert üzerine sarı) uçak desenli kravata sahip bir tanıdığım var :P kendisine bir sorayım.eğer fi tarihinden kalma bir şey değilse nereden aldığını buraya yazarım
0
kazakesnekbankasi
(13.01.08)
www.pilotpazar.com adresinde 4 tip mevcut. Havacılıkla ilgili ürün satan güzel bir site..
0
katil palyaco
(11.02.08)
(5)

Samuraylar hakkında anime?

se7enbullet
Arkadaşlar çok fena samuray ile ilgili bişiler izlemek istiyorum.Bir kaç güzel film bulup izleyebildim.Bunun yanında birde güzel bir kaç anime serisi izlemek istiyorum.Var mı önerebileceğiniz saklı kalmış animeler?(Kenshin, Shigurui, Samurai Champloo felan izledim de benim aradığım kenarda köşede ka
Arkadaşlar çok fena samuray ile ilgili bişiler izlemek istiyorum.Bir kaç güzel film bulup izleyebildim.Bunun yanında birde güzel bir kaç anime serisi izlemek istiyorum.Var mı önerebileceğiniz saklı kalmış animeler?
(Kenshin, Shigurui, Samurai Champloo felan izledim de benim aradığım kenarda köşede kalmış hoş seriler.)
Teşekkürler şimdiden.
0
se7enbullet
(12.01.08)
ninja scroll iyidir bak fantastik ufak bir anime serisidir.
0
atrin
(12.01.08)
ermanen
(12.01.08)
basilisk var (iyi-kötü yorum yapmicam) mtv tr'de yayınlanıyor şöyle bir göz at seversen indirirsin..

film olarak izlemişsin birşeyler ama bilinçaltım "crouchin tiger hidden dragon" ve "hero" filmlerini hatırlatmam ve izlemediysen mutlaka izlemen için dürtüklüyor beni...
0
cinematography
(12.01.08)
samurai seven
0
rygard
(12.01.08)
anime değil ama takeshi kitanonun zatoichi filmi vardır,dadından yenmez.
0
toshiro
(24.08.09)
(6)

Zeytin ve Zeytinyağı

ermanen
1. Türkiye'de sızma zeytinyağı mı yoksa riviera mı daha çok tüketiliyor?2. Riviera daha çok yemeklerde ve kızartmalarda, sızma da daha çok çiğ olarak ve salatalarda tüketimeliymiş. Ama çoğu kişi yemeklerde riviera yerine sızma kullanın diyor. Katılıyor musunuz buna? 3. Dünyada "sofralık zeytin" üret
1. Türkiye'de sızma zeytinyağı mı yoksa riviera mı daha çok tüketiliyor?

2. Riviera daha çok yemeklerde ve kızartmalarda, sızma da daha çok çiğ olarak ve salatalarda tüketimeliymiş. Ama çoğu kişi yemeklerde riviera yerine sızma kullanın diyor. Katılıyor musunuz buna?

3. Dünyada "sofralık zeytin" üretimi ve takdiminde Türkiye birinci olmasına rağmen "zeytinyağı" üretimi ve tüketiminde neden gerideyiz?
0
ermanen
(12.01.08)
Zaten riviera başlığında da belirtilmiş, ama en çok riviera tüketilmektedir. Nedeni ise tamamen alım gücü ile alakalıdır, zira en ucuz zeytinyağı türü rivieradır.
Yine zeytinyağı üretiminin/tüketiminin de az olması, alım gücünün düşük olmasındandır. Çok satılmayan bir şeyin üretimini yapmayı kimse istemez, ha sen bağlantılarını yapar ürünlerini doğrudan ihraç edersin o başka...
0
late viper
(12.01.08)
Türkiye'de kişi başına yılda 1 litre, komşumuz Yunanistan'da 25 litre, Tunus'ta 10 litre, zeytinyağı tüketiliyormuş. Onlar çok daha ucuza mı satıyor ?
0
🌸ermanen
(12.01.08)
alım gucu ?
kisi basına dusen milli gelir vs ?
0
bryan fury
(12.01.08)
dikkat ettiysen dışarıda ucuza satılıyor demedim, alım gücü dedim.
ki bryan fury de bahsetmiş. Misal bir ürün 2 ülkede de 10 liraya satılsın, ama birinde ortalama aylık ücret; 1000 lira, diğerinde 200 lira. Şimdi bu satılan ürün hangisinde daha fazla alıcı bulur?
0
late viper
(12.01.08)
Yunanistan'ın alım gücü bizden 25 kat; Tunus'un alım gücü bizden 10 kat fazla mı yani. Anavatanı da biziz üstüne üstlük. Pes yani
0
🌸ermanen
(12.01.08)
3- zeytinyağı üretiminde geriyiz çünkü asit oranı çok yüksek çıkıyor nedense bizim zeytinlerin, o da üretimde kullanılan yabancı maddelerden falan olabilir.
0
thefirstfbli
(13.01.08)
(2)

doğalgaz atığı

kibritsuyu
doğalgaz yanınca geriye ne kalır? doğalgazlı apartmanların bacasından çıkan beyaz dumanın içeriği nedir?
doğalgaz yanınca geriye ne kalır? doğalgazlı apartmanların bacasından çıkan beyaz dumanın içeriği nedir?
0
kibritsuyu
(12.01.08)
bi miktar su buharı, yogusmalı kombilerde yok tabi.

Pollutant Natural Gas Oil Coal
Carbon Dioxide 117,000 164,000 208,000
Carbon Monoxide 40 33 208
Nitrogen Oxides 92 448 457
Sulfur Dioxide 1 1,122 2,591
Particulates 7 84 2,744
Mercury 0.000 0.007 0.016
0
bryan fury
(12.01.08)
www.naturalgas.org

en temiz fosil yakıtı...
0
ermanen
(12.01.08)
(22)

tamamen sürtünmesiz bir dunyada bir insan digerine yumruk atabilirmi? daha dogrusu ona zarar verebilirmi?

jay kay
hicbi sekilde surtunme yok, birisine yumruk atabilir, zarar verebilirmiyiz?birisine silah ile ates edip onu delebilirmiyiz?(evde cok hararetli tartisma konusu)
hicbi sekilde surtunme yok, birisine yumruk atabilir, zarar verebilirmiyiz?

birisine silah ile ates edip onu delebilirmiyiz?

(evde cok hararetli tartisma konusu)
0
jay kay
(12.01.08)
fiziğim rezalettir ama neden olmasın. yumruk attığımızda zarar veren baş faktör sürtünme değil, bir nevi şeklini içeri doğru bozmak gibi bir şey. mermi de sürtünmesiz ortamda hızını kaybetmeyeceği için delip geçer.

diye düşünüyorum. salladığım belli olmasın. :P
0
passion rules the game
(12.01.08)
yumruğun ve merminin atış hızına bağlıdır (merminin atış hızı saçma oldu biraz, ekseriyetle mermiler hızlıdır). sürtünmesiz ortam, objeyi yavaşlatmaz, aksine sürtünme olmadığı için yavaşlamasını engeller.

söz gelimi bir mermiyi ateşliyorsunuz. havanın sürtünme katsayısı normalin 10 katı diyelim. mermi havadayken sürtünmeden dolayı hızını kaybeder. hız kaybı yaşayan mermi hedefe ulaşırken etki gücü azalır.

diyelim ki sürtünme yok. o zaman hiçbir hız kaybı olmaz ve mermi çıktığı hızla (buradan tam emin değilim, belki ivmeleniyordur) hedefi vurur.

yumruk ise tamamen atış hızına bağlı. sürtünme olmadığı için daha zevkli atılır orası ayrı.
0
deckard
(12.01.08)
verecegi zarar olculemeyecek kadar kucuk derecede artar, baska farki olmaz.
Yer cekimi olmayisi yuzunden rakip *eger normalde yere dusurecek bir darbe almis ise*, bu yere dusme sirasinda alacagi ek hasari almaz sadece.
0
rygard
(12.01.08)
Sürtünmesiz de olsa, surat, inen yumruğun yahut çarpan merminin gücüne eşit miktarda ve ters yönde tepki vereceğinden gayet de zarar verebilir şeklinde atmak istiyorum. Hatta, ortam sürtünmesiz olduğu için, hıza bağlı olarak güç de artacağından daha fazla zarar verir diyerek atmanın sınırlarını zorlamak istiyorum.
0
inatci kahraman aga
(12.01.08)
sürtünme olmazsa tepki olur mu?

yani sürtünme aslında bi tepkidir ve misal arabalar yerin tepkisiyle ilerliyor. sürtünme olmasa yer tepki vermez ve tekerler olduğu yerde döner. sürtünme olursa yerden aldığı tepki ile ileri gider

surata inen bir yumruk, ya da değen bi mermi, sıfır sürtünmede ilk hareketini devam ettirir. sürtünme yok ise, dokular tepki vermiyor demektir ve mermi deler. yumruk da dokuları birbirinden ayırır, teorik olarak böyle. çünkü dokular birbirinden ayrılmamaya direnirse bu tepkidir ve yumruğun şiddeti kadar, birbirine yapışık dokular tepki verir
0
efruz
(12.01.08)
yumruk attigin zaman vucuttan kayip gitmezmi o yumruk? yada kurşun?

yumruk attigin zaman birisine elinin kaymasinin yani sira, o kuvvetin dik bileseni de vurmanla beraber seni arkaya, onuda ileri ittiren bi kuvet olusucak. dolayisiyla nasi zarar veriyosun sen bu adama? kurşunda da ayni... degilmi?
0
🌸jay kay
(12.01.08)
tamam f kuvetinin bilmemne yuzeyine(sabit degil) etkisi gibi dusunelim. bence surtunmesiz ortamda bi kuvvet bi yuzeyle etkilesirse ikiside ebesine kadar gider ama birbirine zarar vermez.
0
🌸jay kay
(12.01.08)
sürtünmesiz bi dünya diyo, vucuda da sürtünmez havaya da

vücuda değince merminin yön değiştirmesi için bi direnç, bi tepki gerekir ama işte sürtünmeyince olmaz o. yani merminin yumruğun yönü değişmez ve deler geçer. sürtünme olmazsa beden de olmaz, atomlar ayrılıp gider o ayrı
0
efruz
(12.01.08)
ayrica kursunun sana zarar vermesinin sebebi sanki senin yerden aldigin gucle (surtunmeden kaynaklanan) kursuna karsi koyman. kursuna karsi koymazsan kursun sana carpar seni ebesine, hayvan gibi ivmeyle firlatir
0
🌸jay kay
(12.01.08)
şimdi bahsedilen senaryoda sürtünmesizliğin bir limitinin verilmesi lazım. çünkü sürtünme olmayan bir evrende bahsettiğin senaryonun gerçekleşmesi dahi mümkün değil.

Çünkü sürtünmenin yan etkisi olarak gerçekleşen bir sürü faktörü de saymalıyız veya verilen limitler ile gözardı etmeliyiz.

Misal yumruk atacağız diyelim, ileri doğru hareketi sağlamak için ayağımızı bastığımız yerden(ki ayak basarak durmak diye bir şey söz konusu değildir, aslında vücut bütünlüğü diye bir şey bile söz konusu değil) sürtünme sayesinde destek alıyoruz demektir. Yani olmaz ha diyelim ki duruyoruz yerimizde, yumruk atmaya yeltenilen an vücudun milimlik ilk hareketinde bir yöne doğru kaymaya başlarız. Diyelim ki bizi tutan bir kemer var, kemer bile bizi sürtünme sayesinde olduğumuz şekilde ve doğrultuda tutuyor.

Yumruk atan kişi tarafında bu sorunları çözdük diyelim, bir de yumuğu yiyen kişi var. Yumruğun karşı tarafa dokunduğu anda, karşı tarafın vücudu herhangi bir kuvvet tarafından bulunduğu noktada sabit durması için engellenmediği için, dokunulduğu anda o kişi olduğu yerden uzaklara doğru yolculuğa çıkacaktır. yani sen yumruğunu yüzüne gömemeden o adam kolunun yetişriği mesafeden uzaklara doğru yolculuğa çıkmış olacaktır zira onu bulunduğu konumda tutan herhangi bir kuvvet yok.

Tabi ki burada bir faktör daha var, sürtünme kuvveti kuvvetin uygulanan yüzeye dimdik olmadığı durumlarda önemli. yani yumruğu, kurbanın yüzüne herhangi bir açıyla temas edecek şekilde atmadığımız sürece(ki elin ve yüzün dümdüz yüzeyler olmadığınıgöz önünde bulundurursak, bütün yüzeylerin tam 90 derece açıyla birbirlerine dokunmaları imkansız. kurbanı sürtünmesizliğin etkisi ile uzaklara fırlatacak bütü nkuvvetler el ve yüzün şekilleri itibariyle 90 derece açıyla uygulanan kuvvetler olacaktır. diğer kuvvetler ise sürtünme olmadığı için sıfırlanacaktır.

misal normal dünyada sürtünmeyi arttıracak şey, yumruk atınca kurbanın yüzü yumruğun etkisiyle biraz içeri çökecek ve el ile içeri esnemiş deri arasındaki sürtünme iyice artacak, yumruk o pozisyonda yüzde kaydığı zaman bir etki elde edilecektir. fakat vurulduğu zaman yüzdeki derinin içeriye doğru bükülmesi durumu, kurbanın durduğu pozisyon sebebiyle yumruğa gösterdiği atalet sebebiyle olacak. yani onu bulunduğu pozisyonda tutan bir kuvvet olduğu için sen yumruğun etkisini bekliyor olacaksın. fakat sürtünme diye bir şey yoksa, dha önce dediğim gibi, dokuma anında(hatta havanın etkisini de göz önünde bulundurrusak sen dokunmadan hemen önce, rüzgarın etkisi ile) kurban yumruğundan uzağa doğru hareketlenmeye başlamış olacaktır.

yani böyle bir durumu izole edip ele almanın pek mümkünü yok alsında. hiç bir yerde sürtünme yok diyorsak cevap, "zaten iki kişi yumruk atan-yumruk yiyen pozisyonunu alamaz bile, hadi aldılar diyelim, yumruk atan yumruk atmaya niyeltendiği anda, yiyen de yumruk ona yaklaştığı anda bulunduğu pozisyonlardan uzaklara doğru kaymaya bşlayacaklardır. bu durumda yumruğun karşı tarafa ulaşabilmesi bile şaibeli, diyelim ki ulaştı, o zaman sadece karşı tarafın yüzüne tam oalrak 90 derece ile gelen kuvvetler ona geriye doğru bir kuvvet uygulayacak(ama ayağının altında sürtünme olmadığı için onu ileri itmekten başka bir işe yaramayacak) diğer açılarla gelenlerin ise herhangi bir etkisi olamayacak" diyebiliriz.

Bunun dışında tartışabilmek için kimi limitler gerekir mesele ile ilgili. zira öyle bir fenomen olmasa zaten ne insan olabilir ne başka bir şey.

not: fizikçi falan değilim. kişisel aciz yorumumdur.
0
kurukafa
(12.01.08)
uzayda sürtünme var. sürtünme olmasa gezegenler ve hatta mekikler ilerleyemez, göktaşları ilerleyemez

uzayla ilgili bişey diyelim. uzay boşluk değildir. uzayda bi madde var ,ki yıllarca öteden çıkan ışıkları bile dalga dalga buraya kadar geliyor taşınıyor
0
efruz
(12.01.08)
sürtünme dediğin şey temastır. sürtünme olmazsa temas olmaz. bu kadar basit.
0
darknum
(12.01.08)
veremez. bu seye benziyor, birbirini iten miknatislara. surtunme olmadigi surece yumruk uzerinden kayip gidecektir.
0
turkish tekila
(12.01.08)
başkasına zarar vermek, karşıdan verilen tepki kuvvetiyle ilgilidir aslında. Newton'un üçüncü kanununa göre, eğer bir şeye vurursan o da sana aynı kuvvetle geri etki eder. Bize zarar gelmesinin sebebi de, uyguladığımız tepki kuvvetinin o bölgedeki zayıf deri ve damarlar tarafından kaldırılamamasıdır. Bu yüzden sürtünmeyle tek alakası yumruğun hızını neredeyse ihmal edilebilecek boyutlarda azaltan hava sürtünmesidir.
0
rainel
(12.01.08)
sürtünme olmadan tetiği çekemezsin. biyolojim iyi değişldir ama yumruk atabileceğini de zannetmiyorum. de ki oldu yumruk yiyen kişi ivmeli hareket yaparken atan da aynı hareketi yapar, sürtünmesiz ortamda atanla yiyen sonsuza dek birbirinden uzaklaşmış olur:) tabanca için de aynısı geçerli gibi.. kurşunla kurşuna hdef olan kişi tek bir cisimmiş gibi toplam momentumu koruyacak şekilde hareket ederken kurşunu atan da ters yönde hareket eder diye ve kurşun kişi de tahribat yaratmaz diye atıyorum.
0
surtunme kuvveti
(12.01.08)
Evet
0
ermanen
(12.01.08)
konu en başından beri ilgili olmasa da bana şu videoyu anımsatıyor (hani yumruklar, birbirinden uzaklaşmalar, sabit hızlar fln):

www.youtube.com
0
deckard
(12.01.08)
kayıp gitmekten bahsedilmiş. unutmayın ki yüzeye 90 derece açıyla uygulanmış bir kuvvetle aynı yönde gelen bir merminin ya da bir yumruğun kayma ihtimali yok, çünkü yatayda herhangi bir kuvvet yok.eğer mermi birinin karnına dik açıyla isabet ederse delip geçer. ha delip geçtikten sonra bir kısım enerjisini bize bırakır. ama, tamamen elastik bir çarpışma olarak düşünebilecek (sürtünmesiz koşulda) o etkileşimde merminin kütlesinin küçüklüğünden ötürü hayvani bir ivmeyle değil, belirli bir sabit hızda momentum korunacak şekilde hareket eder.
0
tom riddle
(12.01.08)
buz pistinde arkadaşınıza yumruk atmayı deneyin. ikiniz de geriye doğru kayacağınızdan 1. sürtünmeli ortamdaki destekli bir yumruk çakamazsınız. 2. yumruk eleman geriye doğru kaydığında daha az etkiye maruz kalacaktır. 3. yine de canı yancaktır yeterince eylemsizlik yaratacak bir kütlesi vardır çünkü. bir itmeyle vurma arasında fark vardır. elinizi tokat atacakış gibi havaya kaldırın. arkadaşınız yanağını avcunuza dayasın. bütün gücünüzle kolunuzu ileri tokat atar gibi ittirin. arkadaşınız 2-3 metre geriye gider ama canı pek yanmaz çünkü gücünüzün büyük bölümü o kütleyi itmek için harcandı, eridi gitti. aynı hareketi kolunuza aynı kuvveti vererek arkadaşınız 1 adım önünüzde dururken yapın. pek geriye gitmez ama canı çok yanar. çünkü gücün tamamına yakını suratında kaldı.

mermi vücudun içine girecektir. içeride yarattığı basınç organlara zarar verecektir. merminin açtığı delik değil, toplam enerjisidir asıl zararı veren. bunula ilgili olarak (bkz: balistik/#8900142). ateş eden kişi geriye doğru kayacaktır.


@efruz: uzayda sürtünme varsa cisimler neden yavaşlamıyor?
0
cashkopat
(12.01.08)
"hiçbir şekilde sürtünme yok" denmiş. bırakın praetiği, teoride bile olması mümkün değil bunun. yine de "acaba olsaydı" diye düşünür isek, sürtünmesiz bir ortamda hiçbir şey başka bir şeye zarar veremez. zira sürtünmesiz ortamda madde yoktur. sürtünme, maddeler arasında olur; eğer sürtünme yok ise, ortamda madde de yoktur ve sorunun geçerliliği kalmaz. ortamda madde de olmadığından kimse kimseye zarar veremez (çünkü kimse yoktur)
0
kimi raikkonen
(12.01.08)
yumruk atıldığında veya kurşun bize değdiğinde tahribatı yaratan sürtünme değil, impulse denilen(türkçesini bilmiyorum) uygulanan kuvvetin zamana göre türevi alındığındaki olgudur.

yumruk yediğimizde suratımızın dağılması, derimizin ve altındaki dokunun zedelenmesi de bu impulse'ın ne kadar yüksek olduğuna bağlı. bir topa vurduğumuzda onun ne kadar hızlandığı da impulse ile ölçülür. kuvvet uygulanan cismin momentum değişimi olarak da düşünülebilir.

ortam sürtünmesiz olursa kurşun hız kaybetmeden gelir ve yine bizi deler. sadece eğer çok eğik açıyla geliyorsa belki bizden sekebilir ama deriyle teması "perfectly elastic" olmadığı için yine impulse'a bağlı olarak sıyırıp geçme ihtimali var. zarar verme ihtimali yani.

kısaca verilen zarar sürtünmeden ziyade kütle ve hıza bağlıdır. bunlardan sadece hız sürtünmeye bağlıdır, o da hava sürtünmesine. yer sürtünmesiz de olsa o anda yediğimiz impulse'dan ötürü zarar görürüz.

ayrıca bazı yorumlar yerçekimsiz ortama göre yapılmış ama ben öyle bir ibare göremedim.

gerrain yorumları okusa gözleri dolardı sanırım. : )

(ingilizce mühendislik okuyorum. eğer mesajda "öyle strong bir presence" havası varsa affola, türkçe terimleri bilmediğimdendir.)
0
bushwacker
(12.01.08)
yumruk olayında şöyle ki aparkat vurursan bişey olmaz ama zumzuk yine ayşağı yukarı aynı zararı verir. yani yüzeye dik gelecek olan kuvvet acıtır sadece, normalde yüzeye teğet gelen bileşke de sürtünme yüzünden acı verebilecekke sürtünmesiz ortamda bişeycikler olmaz. totalde sürtünmeliden daha az zarar verir.

kurşun ise yine delip geçebilir çünkü delip geçme yüzey direnci ile malzeme sağlamlığıyla bir nevi alakalı, yani dik bir kuvvet bir yüzeyi sürtünme olmasa da yeterinde gererse yırtabilir.
0
zbam
(13.01.08)
(14)

şekil sorusu

kimlanbu
İlkokul 3 ten beri uğraşırım daha çizemedim şu şekli. eli kaldırmadan ve aynı çizgi üstünden tekrar geçmeden nasıl çizilir bu şekil ? ya da esas soru çizilebilir mi ?http://img174.imageshack.us/img174/729/adszhb2.jpg
İlkokul 3 ten beri uğraşırım daha çizemedim şu şekli. eli kaldırmadan ve aynı çizgi üstünden tekrar geçmeden nasıl çizilir bu şekil ?

ya da esas soru çizilebilir mi ?

img174.imageshack.us
0
kimlanbu
(11.01.08)
bi de bi gectigin yerden bi daha gecmıcen di mi
0
bryan fury
(11.01.08)
evet tekrar geçmek yok
0
🌸kimlanbu
(11.01.08)
cizilemez diye biliyorum.
0
mandayuvasi
(11.01.08)
imkansız
0
ermanen
(11.01.08)
Ortadaki çapraz çizgilerin biri eksik olmak üzere 1 yaklaşık sonuca puan veriliyor mu?
0
inatci kahraman aga
(12.01.08)
evet evet, değişik kombinasyonlarla 1 yaklaşık oluyor, ya kenar çizgilerinde biri yada içerdeki çapraz çizgilerden biri kalıyor.
0
crayze horse
(12.01.08)
bende bu şeklin içinden çıkamadım daha
hatta bende ilkokul 3'ten beri.
x'ten y'ye gidicez ama bir karden sadece bir kere gecebilecegiz ve capraz gitmek yok!
x'ten başlayıp y'de bitirecegiz.

img527.imageshack.us
0
etna
(12.01.08)
1 yaklaşık sonuç oldukça farklı şekillerde elde edilebiliyor ne yazık ki puan verilmiyor :)
0
🌸kimlanbu
(12.01.08)
etna'nın sorusunu tam anlayamadım, bütün karelerden geçmek zorunda mıyız? kareleri oluşturan çizgilerden mi gidicez? nasıl abi?
0
crayze horse
(12.01.08)
ekte gozuken resim için o dediginiz imkansız. daha 100 yıl ugrassanız bulamazsınız. ya o kulakcıklardan birini cıkaracaksınız ya da bakan biri icin ufak bi aldatmaca ile cizmiş taklidi yapma taktigini verebilirim:) dik dik bakan biriyse hooop elini kaldırdın diyo ama olsun:D
0
rurouni
(12.01.08)
Teorik olarak imkansız. Tek sayıda çizgi çıkan en fazla iki nokta olmalı, bunda dört nokta var. Kimse boşuna kasmasın.
0
harzem
(12.01.08)
benim bildiğim soru bu şekilde ve çözümüde bu şekilde.

eldarduil.googlepages.com
0
eldarduil
(12.01.08)
@eldarduil verdiğin linkte gösterilen çözüm yanlış çünkü son hamlede ilk çizilen çaprazın üstünden geçiyor. (geçtiğiniz yerden tekrar geçmeyiniz'e istinaden)
0
lepidodendron
(14.01.08)
geçilmiş yer demek. çizilen doğru parçasının tamamının üzerinden geçmek demektir. Benim verdiğim çözümde çizilen her doğru parçası diğer bir doğru parçasının noktalarını kullanmıyor. Doğru parçası iki nokta arasındaki en kısa yol olduğuna göre. Eğerki çizilmiş bir doğru parçasının belirtilmiş noktalarının her ikisinden de geçseydim üzerinden geçmek olurdu ki bu yapacağım hamle zaten gene aynı doğru parçasını verecektir bana.

kısaca ikinci çizilen çapraz çizgi ilk çizilen çapraz çizginin oluşturulduğu noktalardan hiçbirini kullanmamakta dolayısıyla aynı çizgi(doğru parçası) üstünden geçilmemiştir.

Çizgilerin kesişmeleri sayılmıyorsa ise (doğru parçalarının kesiştikleri yer bir nokta belirtir) çizgileri çizerken bir doğru parçasını oluşturmak için kullandığımız iki noktadan birini çizeceğimiz bir diğer doğru parçasının noktalarından biri olarak kullanıyoruz. o halde bununda üzerinden geçmek demek olması gerekir. Dolayısıyla soru çözümsüz kalır.

Benim çizdiğim şekilde doğru parçalarını çizmek için toplam 5 nokta kullanılıyor.

Ortadaki çapraz iki doğru parçasını birbirlerini kesmeyecek şekilde çizebilen varsa tadelle alıcam.
0
eldarduil
(16.01.08)
(7)

italyanca dil seti / kendi kendine italyanca öğrenmek

atrin
italyanca dil eğitim seti olan var mı? kullanmıyorsa bana verir/satar mı?kitabı falan var mı böyle görsel falan daha mı iyi olur? tavsiye edeceğiniz setin adı nedir? kendi başına kotarmış arkadaşlar var mı bu işi yoksa illaki italyan kültüre ya da özel derse mi gidicez.bilgisi olan arkadaşlar yardım
italyanca dil eğitim seti olan var mı? kullanmıyorsa bana verir/satar mı?

kitabı falan var mı böyle görsel falan daha mı iyi olur? tavsiye edeceğiniz setin adı nedir? kendi başına kotarmış arkadaşlar var mı bu işi yoksa illaki italyan kültüre ya da özel derse mi gidicez.

bilgisi olan arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim, şimdiden teşekkürler.

yazar olmayan arkadaşlar için; [email protected]
0
atrin
(11.01.08)
www.mangolanguages.com süper bişey. Online versiyonunu dene.
0
harzem
(11.01.08)
harzem sağol ya süpermiş
0
ermanen
(11.01.08)
asım tanış'ın yapısal yolla italyanca diye bi kitabı var. biraz geyiğe ve çok tekrara dayanan bi yazım stili var ama ben bu kitabı 3 ay kendim çalıştım, sonra italyan kültüre yazılıp 2 kur atladım ve italya'ya burs kazandım. bi nevi hayatımı değiştirdi o kitabı alıp çalışmam
0
duk leto
(11.01.08)
tell me more'un italyanca setleri fena değildi,bir süre kullanmıştım.
ama sıfırdan başlandığında ne kadar işe yarar bilemiyorum. ama ararsan internette korsanı da var o programın ama zaten biz korsana karşıyız.
italyan kültür,bildiğim ve çervremden duyduğum hem çok pahalı değil hem de dil öğretme konusunda diğer kültür merkezlerine oranla daha başarılı.o yüzden önerebilirim.
0
gioberg
(11.01.08)
thefirstfbli
(11.01.08)
ben de kendi kendime evde italyanca öğrenmeye çalışıyorum. hatta benden başkasının da olduğunu bilmek moralimi düzeltti. iş ve okuldan dolayı az bir zaman kalıyor hatta. tam da bu iş için henry raymond'un "learn italian in your car" isminde bir italyanca öğrenme setinden edindim. yolda dinlesen bile inanılmaz katkısı oluyor.
0
deckard
(11.01.08)
sözlükten cılgın battaniye ögreniyordu ona da bir sor
0
bryan fury
(12.01.08)
(5)

Going to-present continous

aynali
ingilizcede gelecek zamandan bahsedilirken going to planlanmış kesin olaylardan bahsedilirken kullanılıyor.ama aynı durumlar için present continous tense de kullanılabiliyormuş.(they are playing football next saturday gibi.)bu iki kalıbın kullanım arasında ne gibi farklar vardır?hangi durumda hangis
ingilizcede gelecek zamandan bahsedilirken going to planlanmış kesin olaylardan bahsedilirken kullanılıyor.ama aynı durumlar için present continous tense de kullanılabiliyormuş.(they are playing football next saturday gibi.)bu iki kalıbın kullanım arasında ne gibi farklar vardır?hangi durumda hangisi kullanılır?ben değil msnden kardeşim soruyor.ayrıca teşekkür de edebiliyor kendisi...
0
aynali
(10.01.08)
"we use the present continuous to talk about future when there is a fixed agreed plan" diye de bir tanımı varmış kendisinin.yani plan içermeyince değilmis compumaster.hayır ingilizcem de iyidir ama kardeşim hazırlık okudugu için kendime güveniyorum,özgüvenimi kaybettim.
0
🌸aynali
(10.01.08)
konuşma dilinde ikisinin farkı yoktur. ancak yazarken doğru anlaşılması için going to kullanmak daha doğru bence.
0
tom riddle
(10.01.08)
Present Continuous Tense
------------------------

yakın gelecekte yapılacak, özellikle de planlanmış şeyleri anlatmak için kullanılmaktadır.
- I am seeing my dentist on Wednesday. (Çarşamba dişçimi göreceğim.)
- Polly is coming for dinner tomorrow. (Polly yarın yemeğe geliyor.)
- We are going on holiday next week. (Gelecek hafta tatile gidiyoruz.)



Be Going to
-----------

1- Yakın gelecekte yapmayı planladığımız , niyetlenilen eylemleri anlatmak için ( actions intented to be performed in the near future )

Örnek ( example ) : I am going to join a gym on Saturday.

2- Planlı eylemleri anlatmak için ( planned actions or intentions )

Örnek ( example ) : Now that she's passed her exams she's going to train to be a solicitor.

3- Yakın gelecekte kesinlikle olacağına dair kanıtları olan olayları anlatmak için ( evidence that something will definitely happen in the near future )

Örnek ( example ) : Those dark clouds mean ıt's going to rain soon.

4 - Hakkında emin olduğumuz şeyler ya da halihazırdayapmaya karar aldığımız yakın gelecek eylemlerini anlatmak için ( things we are sure about or we have already decided to do in the near future )

Örnek ( example ) : They are going to operate on his leg
0
ermanen
(10.01.08)
"we're playing this sunday" british english diye dusunuyorum. amerikalilar her halukarda "we're gonna play" derler. "gonna" olayi Britanyada cok informal kacmakta iken, ABD baskani official speech'lerinde kullanir.
0
507
(11.01.08)
Bence türkçedeki karşılığından çok da farklı değil. Hiç düşünmemiştim üzerinde ama

"maçı bu cumartesi oynuyorlar" cümlesi ile "maçı bu cumartesi oynayacaklar" arasındaki fark ne ise bundaki de odur bence.
0
kurukafa
(11.01.08)
(9)

elektrik teli ve elektrik çarpması

bushwacker
diyelim ki yüksek gerilim hattına düştüm. ne yaparsam elektrik çarpar, ne yaparsam çarpmaz? hem tele hem de yere değersem çarpıyor galiba, ama kauçuk ayakkabı giyip de hem tele hem yere değersem çarpmıyor?mesela aynı tele 2 elimi açarak dokunursam çarpılır mıyım? ya da 2 ayrı tele 2 elimle dokunursa
diyelim ki yüksek gerilim hattına düştüm. ne yaparsam elektrik çarpar, ne yaparsam çarpmaz? hem tele hem de yere değersem çarpıyor galiba, ama kauçuk ayakkabı giyip de hem tele hem yere değersem çarpmıyor?

mesela aynı tele 2 elimi açarak dokunursam çarpılır mıyım? ya da 2 ayrı tele 2 elimle dokunursam ne olur? hem 2 elimle hem de ayağımla aynı tele dokunursam ne olur mesela? vs vs.. bu ve bunun gibi sorularım var. bilen biri cevaplarsa çok makbule geçer. : )
0
bushwacker
(10.01.08)
iki tele birden dokunursan carpilirsin.
tek telde sorun olmuyor. ki bir cok ku$ oyle takiliyor. el ve ayak kombinasyonunu bilemicem ama tek telde bir $ey olmamasi lazim.
tabi bu dediklerim normal hat icin de gecerli olabilir. yuksek gerilimde belki gecerliligini yitiriyordur.
0
sourlemonade
(10.01.08)
benim sözüme güvenip gidip denemeyin sakın, baştan uyarayım.

kutuplar arasındaki potansiyel fark sizi çarpar. tek bir tele dokunursanız çarpılmazsınız; ama toprağa veya daha farklı potansiyelde bir iletkene dokunursanız kavrulursunuz allah esirgeye.

ayakkabıdan anlamıyorum ve merak da ediyorum, prizdeki faza ve duvara dokunsak çarpılır mıyız? faz ve toprak hattına bağlanırsak kesin çarpılırız herhalde?
0
fadetoreality
(10.01.08)
Türkiye'de orta gerilim direkleri 1-35 kV, yüksek gerilim direkleri 35-154 kV arasında gerilim taşıyor. Bir de çok yüksek gerilim direkleri var onlara girmiyorum bile.

Bu tellere çıplak elle dokunmak için yaradana kavuşmak gibi bir isteğiniz olması lazım. Dikkat ederseniz kalite penselerin üzerinde bile "max 500V" yazar. giyeceğiniz ayakkabının çok özel tasarlanmış olması lazım. şu cevabımın sonunda üşenmezsem ölmemek için kaç ohm'luk bir bot giymeniz gerektiğini hesaplarım.

yüksek gerilim içeren trafo ve şalt merkezlerinde bazı bölümlerde tellere dokunmanıza bile gerek kalmaz. çünkü gerilim hava direncini kırıp üzerinize ark olarak gelecek kadar yüksektir. yani havadan size aduket gibi gelir, kömür eder toprağa gider.

özetle hiç gerek yok iki tele dokunmanıza, bir tanesi bile oldukça yeterli. eğer deney ortamı olsaydı havada iki el iki ayak, kafa, burun artık ne denk gelirse bir tele dokunabilirdiniz. Yalnız gerçek hayatta havanın direncini dikkate almanız gerekir. bir yandaki telle uygun mesafede durmanız gerekir, aynı şekilde toprakla da.

Hava'nın delinme gerilimi 30,000 V/cm. yani 30kv taşıyan bir tele dokunuyorsanız toprağa veya başka bir tele 1cm'den fazla yaklaşırsanız hava iletken gibi davranır ve güle dönersiniz. edit : güle değil küle dönersiniz :) ayrıca bu 1cm değeri en iyi koşullar altında geçerli.

ne kadarlık dirence sahip bir ayakkabı lazım size hesaplayalım. 25 mili amper (25*10^-3) güvenlik limitidir.

v = i*r ==> 154.000 = (25*10^-3)*r ==> r = 6.160.000 ohm gerekli. malzemelerin dirençlerine bakarak uygun bir ayakkabı tasarlatabilirsiniz :) gene de bu ayakkabıyı giydiğinizde ufak bir gıdıklanma hissi duyacaksınız.
0
kimlanbu
(10.01.08)
@kimlanbu:
peki o zaman yüksek gerilim hatlarına çıplak elle dokunsam, yerden yüksekteyim diğer tele de çok uzağım. o zaman bir şey olmaz mı? hani 1 cm falan demişsin ama en az 1-2 metre vardır heralde o tellerin arası?
0
🌸bushwacker
(10.01.08)
teoride eğer 154kv'luk potansiyeli olan bir kabloya dokunduğunda her şey kitaba göre giderse yerden 5,13 santimetre yukarıdayken tek bir tele dokunduğunda bir sorun olmaması lazım.

ayrıca kimlanbu'nun dediği ayakkabının sadece 6.6megaohm direncinin olması da yetmeyecek büyük ihtimalle. ayakkabı o ısıya dayanabilir mi, o da önemli. sonuçta 25mA*154kV = 3850 Watt, yani bir saniyede 3850 joule ısı üretecek bu ayakkabı. artık insan vücudunun ısı sığasını bilmediğim için ne kadar ısıtır bilemem, ama burada kastım, elektrikten değil de ayakkabıların aşırı ısınmasından zarar görebilirsiniz.

bir de insanın vücudunun ne kadar nemli olmasıyla da şöyle bir enteresan durum ortaya çıkabilir, eğer vücudunuzda tamamen birbirine temas eden nem varsa eğer (terli yapalım ki iyi de elektrolit olsun), direnç sıfıra yakın olacağı için elektrik akımı toprağa ulaşabiliyorsa hiç çarpılmadan, sadece yanıklar ile kurtulabilirsiniz, gerçi suyun o anlık aşırı ısınma ile ilginç bir fiziksel tepki göstermesi (leidenfrost etkisi olur sanırım) de suyun tamamen buharlaşmasını, yani çarpılmayı engelleyecektir.
0
tom riddle
(10.01.08)
@bushwacker, aynen dediğin gibi bir şey olmaz. sadece faza dokunursan açık devre modunda olacağından hiçbir şey olmaz.

@tom riddle, benim belirttiğim 6M ohmluk direnç değeri ise ölmemesini sağlayacak değerdir. bu botları giydiğinde bile vücudundan yaklaşık 25ma akım geçecek ve "gıdıklanacak" teoride.

bildiğiniz gibi dirençler belli güç değerlerinde üretilir 0.25w, 0.50w, 1w vs gibi standart değerlerde. belirttiğiniz gibi uygun güce dayanabilecek değerde bir bot tasarlarnması lazım yoksa dondurma gibi erir.
0
kimlanbu
(11.01.08)
Türkiye'de enerji iletim seviyesi 154 ve 380 kV dur.Laboratuvar ortamında tek tele dokunarak ve toprak ya da ikinci elektrik hattına belirli mesafelerde durularak akıma kapılmaktan kurtulabilirsiniz.
Fakat normal şartlarda (yüksek gerilim trafo merkezlerinin kurulumunu yapan bir firmada çalışan biri olarak söylüyorum), 380 kV için faz faz arası yaklaşık 5 metre, faz toprak arası 4 metre mesafe bırakılır, elektrik hattı aranızdaki mesafe bundan daha düşük olursa...başınıza gelebilecekleri hayal bile edemezsiniz
0
frown
(11.01.08)
Gerilim altındaki iletkenler için kabul edilen azami yaklaşma mesafeleri

50 - 3.500 volt arası 30 cm

3.500-10.000 volt arası 60 cm

10.000-50.000 volt arası 90 cm

50.000-100.000 volt arası 150 cm

100.000-250.000 volt arası 300 cm

250.000-450.000 volt arası 400 cm
0
ermanen
(12.01.08)
aslında mesafeyi her bin volta karşılık bir cm olarak ayarlayabilirsin.
yüksek gerilim ayırıcılarının bıçak mesafesini buna göre yapıyoruz (:
eline demir bir bilya al, üstünde 34kv voltaj olan, birbirine 50cm mesafedeki iki yüksek gerilim telinin arasına at. voltaj sana ömrün boyunca unutamayacağın bir gösteri yapacak.
0
buzkran
(22.05.08)
(9)

Dolunay kaç günde bir çıkıyor?

sirrikadem
Dolunay kaç günde bir çıkıyor? Bir de dolunay çıktığında fiziksel bir şeylerin olduğu doğru mu... Çekim mekim vs...
Dolunay kaç günde bir çıkıyor? Bir de dolunay çıktığında fiziksel bir şeylerin olduğu doğru mu... Çekim mekim vs...
0
sirrikadem
(10.01.08)
ayın evreleri :

1 - yeniay : bu evrede ay gözlenemez, tamamen karanlık yüzü bize dönüktür
2 - hilal : ay' ın sağ tarafı yavaş yavaş aydınlanmaya başlar
3 - ilkdördün : ay kursunun tam yarısı (sağ tarafı) gözlenir
4 - şişkin evre
5 - dolunay : ay kursunun tümü gözlenir
6 - şişkin evre
7 - sondördün : ay kursunun tam yarısı (sol tarafı) gözlenir
8 - hilal
0
kimlanbu
(10.01.08)
ayrıca dolunayda ay dünyaya en yakın haline geliyor vs gibi bir sebeple de en kuvvetli med cezir olayı oluyor(muş)
0
kimlanbu
(10.01.08)
www.almanac.com adresinden dolunaylar arasındaki gün sayısının sabit olmadığını görüyoruz.
0
nephilimsi
(10.01.08)
ermanen
(10.01.08)
o kadar cevap verdik bir kere 28 demedik.
0
pispinti
(10.01.08)
cevap 28 değil ki... yanlış bilgi olmasın diye uyardım yoksa severim seni pispinti :)
0
ermanen
(10.01.08)
öhöm..

1-2 günün lafı mı olcak yahu.

ben 28 biliyordum, meğer 29-30 günmüş. aydınlandım.
0
pispinti
(10.01.08)
soruyla alakasız ama bide med cezir gibi insan vucudundaki kanında yukarı doğru daha kolay çıkmasından( beyinde normal zamanlardan daha fazla kan olması ), insanların davranışlarında değişiklik olduğu gibi bi iddaa da vardı , sanırım kurt adam efsanesi hakkında bişeyler okurken görmüşdüm.
0
magoria
(10.01.08)
@theconqueror: aşağıdaki linklerde her ayın 14'ünde görünmüyor?
kalender-365.de
stardate.org
www.almanac.com
0
nephilimsi
(10.01.08)
(6)

ünlülerin gerçek isimlerini kullanmaması

deckard
bir ünlü neden gerçek ismini kullanmaz? tamam absürd isimlere sahip olanlar var fakat mesela robert allen zimmerman neden bob dylan ismini seçmiştir ki? robert zimmerman da gayet akılda kalıcı bir isim. ya da misal metallica'nın ilk basçısı damian phillips niyeyse brad parker olarak tanınıyor. daha
bir ünlü neden gerçek ismini kullanmaz? tamam absürd isimlere sahip olanlar var fakat mesela robert allen zimmerman neden bob dylan ismini seçmiştir ki? robert zimmerman da gayet akılda kalıcı bir isim. ya da misal metallica'nın ilk basçısı damian phillips niyeyse brad parker olarak tanınıyor.

daha bir sürü örneği var da bir çırpıda aklıma gelenler bunlar. gerçek ismi de gayet akılda kalıcıyken niye böyle bir olaya başvururlar?
0
deckard
(10.01.08)
ermanen
(10.01.08)
facebook'da bulunmamak için. ileri görüşlü insanlar
0
fearofthedark
(10.01.08)
zaten ingilizce'de bob, bill, joe falan diye isimler yok bildiğim kadarıyla. bunların hepsi kısaltma. uzunları da robert, william, george. yani bill gates'in de gerçek isminin william gates olduğuna eminim. yani bob dylan sadece soyadını farklı kullanmış.
0
kibritsuyu
(10.01.08)
bence genel bir kural yok, her vakayı kendi içinde araştırmak lazım. hepsinin bir hikayesi vardır elbet.
-------------------------------------------------
During his Dinkytown days, Zimmerman began introducing himself as "Bob Dylan". In his autobiography, Chronicles (2004), he wrote, "What I was going to do as soon as I left home was just call myself Robert Allen.... It sounded like a Scottish king and I liked it." However, by reading Downbeat magazine, he discovered that there was already a saxophonist called David Allyn. Around the same time, he became acquainted with the poetry of Dylan Thomas. Zimmerman felt he had to choose between Robert Allyn and Robert Dylan. "I couldn't decide — the letter D came on stronger", he explained. He decided on "Bob" because there were several Bobbies in popular music at the time.

en.wikipedia.org
0
ezeriko
(10.01.08)
insanın kendisine seçtiği isim diğerinden daha gerçek oluyor. tercih meselesi. tanınacaksam bu isimle tanınmak istiyorum olayı.
0
sf arjuna one
(10.01.08)
bir de şöyle bir şey var nom de guerre
0
tom riddle
(10.01.08)
(5)

anne şiirleri

efruz
anne temalı şiirler arıyorum, edebi olanları. adadığımda hep yeni yetme şiir denemeleri çıkıyor. yazar ismi ve şiir şeklinde tavsiye de olabilir. bi listemiz olur en azından
anne temalı şiirler arıyorum, edebi olanları. adadığımda hep yeni yetme şiir denemeleri çıkıyor. yazar ismi ve şiir şeklinde tavsiye de olabilir. bi listemiz olur en azından
0
efruz
(09.01.08)
www.siirdefteri.com

anne keywordune gore siir isimlerinde arama sonucu.

hem taninmamis insanlarin hem de üstadlarin siirleri karisik olarak var.
icinde necip fazil, cemal süreyya, ataol behramoglu vs. bulabilirsin.
0
la traviata
(09.01.08)
www.antoloji.com

Büyük şairlerin şiirleriyle dolu...
0
ermanen
(09.01.08)
çok güzel aradığım bi liste, sağolasın benim de ilk aklıma necip fazıl gelmişti.
0
🌸efruz
(09.01.08)
en yalın en sade hallerinden biri azeri ozan bahtiyar vahapzade'den "menim anam"dır, tavsiye ederim.
0
cedilla
(10.01.08)
"Anne Ben Geldim" diye bilinen Oğul şiiri var bir de. (bkz: #1920459)
0
inatci kahraman aga
(10.01.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.