Giriş
(4)

şu iktisadi kelimlerin açıklaması lazım..

commorientes
internette aradım bulamadım, bunları bilen varsa veya internet de birşey bulursa ve bana yardımcı olursa çok sevinceğim:konut fiyat indexiimalat indexivoladity (yanlış yazılmış da olabilir bu..)
internette aradım bulamadım, bunları bilen varsa veya internet de birşey bulursa ve bana yardımcı olursa çok sevinceğim:

konut fiyat indexi

imalat indexi

voladity (yanlış yazılmış da olabilir bu..)
0
commorientes
(23.03.09)
en.wikipedia.org(finance)
0
passion rules the game
(23.03.09)
konut fiyat endeksi - google'dan alinti:
"TÜFE’nin alt kalemlerinden olan konut fiyatları endeksi başlıca kira harcamaları, konut tamir ve bakım harcamaları ve konut ile ilgili diğer harcamalardan oluşmaktadır. Bu bileşenler içerisinde ağırlığı en fazla olan kalem kira harcamalarıdır."

imalat endeksi = industrial production index
en.wikipedia.org
0
ermanen
(23.03.09)
volatilite olabilir mi?
0
sui
(24.03.09)
cevaplarınız için çok teşekkürler..

@sui, volatilite de olabilir o yüzden onu da yazacağım garanti olsun diye..:)
0
🌸commorientes
(24.03.09)
(2)

Arabalı Animasyon Filmi?

inatci kahraman aga
`Cars` tadında, arabaların konuştuğu, yarıştığı, seviştiği... animasyon filmleri arıyorum. Çok önemli.Teşekkürler.
Cars tadında, arabaların konuştuğu, yarıştığı, seviştiği... animasyon filmleri arıyorum. Çok önemli.
Teşekkürler.
0
inatci kahraman aga
(23.03.09)
cars tadında derseniz zor olabilir de ultra dandik bi cars çakması var. pazar sabahları stv'deydi sanırım. ayrıca trenlerin konuştuğu bi çizgi film de var. hep mutlular böyle içmişler gibi.

ha bi de transformers da sonuçta animasyon eli değmiş bi film.
0
hikaye mesture
(23.03.09)
herbie fully loaded
0
ermanen
(23.03.09)
(6)

çok kez duyduğum çıldırtan parça

gnng
atıyorum ama:/ de amor,sapa sipaa dooo gibisinden söleri olan ayrıca dım dım dım dırırım dı dım dım diye devam eden(biraz hızlı sonra duruluyo) italyanca veya fransızca olabileceğini tahmin etiğim şu sıralar programlarda fon müziği olarak çokça rastladığım şarkıyı arıyorum.
atıyorum ama:/ de amor,sapa sipaa dooo gibisinden söleri olan ayrıca dım dım dım dırırım dı dım dım diye devam eden(biraz hızlı sonra duruluyo) italyanca veya fransızca olabileceğini tahmin etiğim şu sıralar programlarda fon müziği olarak çokça rastladığım şarkıyı arıyorum.
0
gnng
(22.03.09)
deckard
(22.03.09)
beggin! (artik okumadan atliyorum)
0
cisterna
(23.03.09)
yok hocam ya öle bişi değil.taze bi parça(yani ben bi kaç yadır duyuyorum) ve çok popüler.nerdeyse her programda fon müziği.hareketli bi parça ayrıca
0
🌸gnng
(23.03.09)
ameno ?
0
ermanen
(23.03.09)
ya bende arıyorum sanırım aynı parça ispanyolca olması lazım birkaç aydır çok sık radyolarda falan döndü valla çürüttü her yanımı dertten...
0
bende yazarım
(23.03.09)
nino-amor amor
diye ara bu olabilir
0
moydick
(02.06.09)
(7)

Bu koku da ne?

aliceinchains
İngilizce "Bu koku da ne?" nasıl denir?
İngilizce "Bu koku da ne?" nasıl denir?
0
aliceinchains
(22.03.09)
"what's that smell" diyolla dizilerde falan.
0
osuruklu
(22.03.09)
what's that smell
0
tembel degilim useniyorum
(22.03.09)
"who farted?"
0
ermanen
(22.03.09)
hoş bir kokuysa (parfüm benzeri) "scent", kötü bir kokuysa (anladın sen onu) "odor" kullanabilirsin.

"what's that smell/scent/odor?"
0
electropie
(22.03.09)
what the fucking that smell.. *
0
allan quatermain
(22.03.09)
oooh what the hell is that smeeeel?
0
jeanne hebuterne
(22.03.09)
Whada faka es dat sımel maaaan?****

Not: Türkçe okur gibi seslendirin.
0
kovse
(22.03.09)
(15)

suçsuzluk ispatlama filmi

holly golightly
İşlemediği suç için hapse atılmış, suçlanmış, ama suçsuzluğunu ispatlamaya çalışma filmi var mıdır bildiğiniz?
İşlemediği suç için hapse atılmış, suçlanmış, ama suçsuzluğunu ispatlamaya çalışma filmi var mıdır bildiğiniz?
0
holly golightly
(22.03.09)
(bkz: the green mile)

fantastik öğreler yüzünden biraz uç bir örnek ama gene de suçsuz olup da suçlu muamelesi görme üzerine bir film sayılabilir.
0
demcan
(22.03.09)
dizi olarak düşünürsen : (bkz: prison break)
0
hevipeyra
(22.03.09)
(bkz: pardon)

(bkz: bayrampasa ben fazla kalmayacagim)

suçlu oldukları halde suçsuzlukları ispatlanmaya çalışılan ve başarılan : (bkz: sleepers)
0
44
(22.03.09)
(bkz: felon ) bi suç işliyo aslında ve olaylar gelişiyor
0
zombikanı
(22.03.09)
bi de suçsuzluğunu ispatlamama filmi var zeki demirkubuzun daha bi izlenesi sanki..
(bkz: yazgı)
0
mirkanov
(22.03.09)
wpi
(22.03.09)
0
bcdhms
(22.03.09)
bu kadar yazmışsınız gençler bir primal fear dememişsiniz. ayıp ayıp.
0
ayiadam
(22.03.09)
0
synick
(22.03.09)
(bkz: red corner)
0
aksiseda
(22.03.09)
(bkz: lock up)
(bkz: undisputed 2)
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(22.03.09)
(bkz: exorcism of emily rose)

korku filmi olduğu kadar hukuki boyutu da vardı.

bir de philedelphia eğer yamulnuyorsam
0
onrckrcyr
(22.03.09)
0
etna
(22.03.09)
The Fugitive ( Kaçak ) Dr.Richard Kimble'ın sergüzeşti.

Aslı 1963 yapımı dizi filmdir.Bir dönem ülkemizde de gösterilmiş ve izlenme rekorları kırmıştır.
www.imdb.com

1993'de Beyazperdede Farrison Ford Dr.Kimble oldu; Tommy Lee Jones kovaladı. www.imdb.com

2000'de aynı adla yeni bir dizi yayına girdi.
www.imdb.com
0
vasıfsız eleman
(25.03.09)
(3)

Uzman Sorusu: Azot ve Fosfor Tüketen Su Canlıları

Kazmapolitan
Akvaryum içinde artan nitrat ve fosfatta ne oldum delisi olacak hayvan gibi büyüyüp gelişecek bu sayede tanktaki azot miktarını da düşürecek bitki-hayvan bilgisine ihtiyacım var. Su değişimi, zeolit ve aktif karbon gibi dışaradan müdehaleler yerine doğal yollar arıyorum. Ben araştırmalarım sonucu ba
Akvaryum içinde artan nitrat ve fosfatta ne oldum delisi olacak hayvan gibi büyüyüp gelişecek bu sayede tanktaki azot miktarını da düşürecek bitki-hayvan bilgisine ihtiyacım var. Su değişimi, zeolit ve aktif karbon gibi dışaradan müdehaleler yerine doğal yollar arıyorum.

Ben araştırmalarım sonucu bambu ve tatlı su midyesi bilgisine ulaştım. Doğru mu bulmuşum? Başka canlılar da var mı? Özellikle fosfat fetişisti canlı arıyorum.

Bilen su biyologları, biyolojik savaşçı neferler ya da genel kültürü zengin kişişlerin yardımına ihtiyacım var.
0
Kazmapolitan
(21.03.09)
hm. şöyle söyliyeyim, bizim akvaryumda nedensiz midye tuttuğumuzda öldüklerini bile farkedemedik. ölünce de sudaki amonnia seviyelerini inanılmaz artırıp son kalan iki karidesimizin ölümüne yol açtığını tahmin ediyoruz. yani neymiş, alacaksan da midyeler hayatta mı diye kontrol et. kapaklarını açmıyolarsa ölmüşlerdir. uyumuyorlarmış. yaa. yaa. bambuyu bilmiyorum.

su değişimi bile tek başına normal şartlarda yeterliolacaktır.

not.: son ölen balığımız, bildiğimiz japon, 5 yaşında öldü. hani kes ye, o kadar büyümüştü. şimdi iki tane karaktersiz balığımız var bizi görünce hiç tınmıyolar. halbuki ketçap öyle miydi? sinek verirdik, taklalar atardı. ya dalmaçyalı? 4 buçuk yıl yaşadı. parmağımızı takip ederdi. aah. ah.
0
zkurmus
(21.03.09)
refugium kullanabilirsin, dogal canlilar koyuyorsun sonucta, caulerpa ve xenia gibi fosfat ve nitrat tuketen bitkiler kullaniliyor:
www.hayvanlar.us
www.akvaryumklubu.com
herseyimnet.blogcu.com

bunun disinda su mercimegi de ise yariyormus.
0
ermanen
(21.03.09)
ermanen,

Evsel ve Endüstriyel Atıksulardan Lemna sp. (Su Mercimeği) ile Azot ve Fosfor Gideriminin Araştırılması

üzerine bir çalışma yapılmış Uludağ üniversitesinde. Şimdi o çalışmanın detaylarına ulaşmaya çalışıyorum. Eğer elde edebilirsem isterseniz sizinle de paylaşabilirim.
0
🌸Kazmapolitan
(21.03.09)
(20)

Bir Bayanin Yasini Yanlis Tahmin Etmek

ermanen
Siz erkeksiniz ve bir bayan yasinizi sordu ve soylediniz, ardindan siz de bayana sordunuz ve bayan, "tahmin et" dedi. Tahmininiz yanlis ve hatta bayanin yasindan daha buyuk bir sayi olursa, bu bayanin size karsi tutumu degisir mi, mesela gicik alir mi icten ice, yoksa boyle birseyi hic bir bayan tak
Siz erkeksiniz ve bir bayan yasinizi sordu ve soylediniz, ardindan siz de bayana sordunuz ve bayan, "tahmin et" dedi. Tahmininiz yanlis ve hatta bayanin yasindan daha buyuk bir sayi olursa, bu bayanin size karsi tutumu degisir mi, mesela gicik alir mi icten ice, yoksa boyle birseyi hic bir bayan takmaz mi?

not: 2 yas buyuk soylediniz mesela, sayi arttikca da gicik alma katsayisi buyur mu falan :)
0
ermanen
(20.03.09)
orta yaşlı bir kadınsa; gıcık olur. ben her zaman tahmin ettiğimden 5 yaş küçük, 5 kilo eksik, 2 beden küçük söylerim.
0
tembel degilim useniyorum
(20.03.09)
yakınlık derecesine ve kaç yaşında olduğuna göre değişir elbette de, siz de tahmin ettiğinizden 2-3 yaş küçük söyleyin, garantiye alın. 30 gösteriyorsa 27 deyin vs.
0
tahsin sutcuoglu
(20.03.09)
mesela 26 yasindaki birine 28 dediniz.
0
🌸ermanen
(20.03.09)
cok pis babalara gelmissin diyebilirim ermanen'im. 26, bir kadinin en tehlikeli oldugu yaslardan biridir.
0
osuruklu
(20.03.09)
28 e 30 deseydin yanmıştın ama 26 yaşındaki insanın hayattan hala umudu vardır fazla kafaya takmaz bence.
0
tembel degilim useniyorum
(20.03.09)
birisi sizden onun yaşını tahmin etmenizi istiyorsa muhakkak yaş kompleksi vardır. geçen kadın değil bir erkek sordu bana. adam nerden baksan 30 gösteriyor. abi 25 bilemedin 26 sındır dedim. adam havalara uçtu sevinçten. kanka manka demeye başladı bana. kullanın efendim insanların komplekslerini. dürüst olana ekmek yok bu dünyada. kadınları tavlamak için birebir yöntemdir. 30 mu 25 de 27 mi 23 de, çenesiyle çok mu oynuyor, saklamaya mı uğraşıyor çenen çok güzel de. farkettiğiniz tüm kompleksleri kullanın. görün ondan sonra hayat hem sizin için hem onlar için çok daha kolay olacak.
0
ayiadam
(21.03.09)
gerçek bir olay anlatıcam şimdi.
bi şekilde bir ortamda bulunmak zorunda kaldığım 40 yaşlarında bir adam muhabbet açma girişimlerinde bulunuyo neyse bikaç kelam edildi ardından bana ne kadar küçük gisteriyosun yaşın kaç dedi.sonra sence kaç yaşındayım tahmin et dedi bana.tabi içimden gülmek geliyo manyak mı bu diyorum neyse 40 dedim ben.evet ya nası bildin ama göstermiyorm di mi dedi ahahahah.yoo bayaa gösteriyosun yaşını dedim.ama göstermediğimi söyler herkes falan filan.
neyse 1-2 dk sonra senin de yaşın çene kısmına dikkat edince anlaşılıyo diyip gitti ahahahahahakhdsakhdlkasd

yani erkeklerin de çok taktığı bir mesele oldugunu düşünüyorum
0
zombikanı
(21.03.09)
e tabi ki de biliyorum birinin yasini daha dusuk tahmin etmenin daha iyi oldugunu ama boyle bos bulundugunuz bir aniniza geldi ve fazla bir sayi soylediniz diyelim, o zaman ne olur diye soruyorum ben, yani siz problem eder misiniz boyle birseyi, bayanlara soruyorum ozellikle.
0
🌸ermanen
(21.03.09)
hep 18 diyin bence, hoşuna gitmeyecek bayan yoktur :)
0
pampua
(21.03.09)
unut sen o hatunu.
0
bryan fury
(21.03.09)
artık geçmiş ama o anda yapacağın tek şey şuydu: davranışların hal tavırların yaşından çok daha olgun duruyor, o nedenle yanıldım yoksa yüzüne bakınca taş çatlasa 22-23 demek.

bir de şu var, kimi kadınların fiks bir yaşı vardır ve hep onu gösterir, en kötü ihtimal oradan dem vurabilirsin. örnek geliyor dikkat: 22 yaşından itibaren 30 sandılar beni...hep üzülüyordum..aha şimdi 39'da, gene 30 sanıyorlar

(godless commie, selam ederim annecim)
0
cedilla
(21.03.09)
çok da problem olacağını sanmıyorum açıkçası .
0
lilidance
(21.03.09)
bir şey olmaz bir yaş olayından darılacak hatunu zaten bırak, bu kadar abartmasın kimse de...
0
alkolikfedai
(21.03.09)
25 ve üzeri yaşlar 20lerden kopup 30 lara yelken açma tribine sokar.
sen de bu tribin üzerine tuz biber ekmişsin.
bence takar.
0
domine deyus
(21.03.09)
kadına göre değişir malesef. sırf kendilerince incelik yaptıkları için bana olduğumdan daha zayıf, genç vs göründüğümü söyleyen insanlara ben gıcık oluyorum. ne gerek var... zihinsel bir marazı olmayan yetişkin bir insan; 26 yaşında olduğu halde 28 tahmin edildi diye absürt fikirlere sürüklenmemeli. allah aşkına kadınların apayrı bir tür olduğu ve kendi mantığınızla onların davranışlarını değerlendiremeyeceğiniz gibi fikirlerden uzaklaşın. sen biri yaşını iki yıl fazla sandı diye kafayı yemiyosan, o kadın da yememelidir. yiyorsa morondur.
0
cereal killer
(21.03.09)
yasını yanlıs soyleyip biraz ucarsanız ilk anda size bisi demezler hatta umursamadıklarını da soylerler ama yas mevzusunun acıldıgı herhangi bir ortamda direk sizi anarlar."ya gecen bi arkadas beni bikbikbik yasında sandı oha dedim, salak adam hic oyle gosteriyor muyum" şeklinde kulaklarınız cınlayabilir...

olay budur
0
lurgee
(21.03.09)
gece gece cok guldum. ben 30 yasindayim ve artik biktim etraftakilerin 23 gosteriyorsun laflarindan. bir allahin kulu da objektif olamaz mi, mantikli olun azcik. bana biri 32 gosteriyorsun dediginde sarilip opecektim. insan kendini bilmez mi :)))
yoksa sen miydin o? neyse rahat ol artik hehe
0
bir varmis bir yokmus
(21.03.09)
herkes yanlış tahminden doğacak sıkıntılara odaklanmış fakat kimse de "tahmin et" gibi bir cevap hakkında konuşmamış. neymiş oyun mu oynuyormuş hanımefendi? adam gibi yaşını söylese incileri mi dökülürmüş? iltifat beklentisini belli etme için daha yaratıcı yöntemler var, "hadi tahmin et ehuaheuh" ahahahah valla ne desem bilemedim. şu kadın triplerine hastayım. (literal anlamda değil.)

"tahmin etmeme gerek kalmadı, teşekkür ederim" deyip yüzünün aldığı şekli görebilmenizi dilerdim sayın ermanen, neyse artık başka çocuk üzerinde denersiniz. (bu "tahmin et" aynıyle başıma geldi de, ordan biliyorum.) hiç takmayın, olay hakkında düşüncelerinizde yer bile ayırmayın en ufak boyutta.
0
lepidodendron
(21.03.09)
gıcık olma sebebi kendisinden kadın değil de bayan olarak bahsedilmesi de olabilir.

kadınların kimi buna fazlaca takar kafayı kimi hiç takmaz. ayrıca takıp takmamak dönemseldir genelde. kadına/erkeğe de özgü değildir. nice 35-40 arası herifler gördüm yaşını söylediğinde "ay hiç göstermionuz" diyince kikirdeyen.

bir de, sıkıntılı bir anda karşındaki insan sanki horoskopunu çıkarıp geleceğinden bahsedicekmiş edasıyla "yani kaç yaşındasın? tamam da kaç?" diye üsteleyince insan daha bir daralıyor. "tahmin et?"/"sence?" demek o abuk yüz ifadesini görmek için olabilir.

bundan önce tüm yazılanlar doğru bence. mrtksn'ın gay teoremi bile doğru olabilir :P
0
tarantinoesque
(21.03.09)
valla ben kafadan 18 diyorum, disaridan hoslarina gidiyormus gibi gorunuyor.
icerden ulan ne klise bir adammissin diyebilirler, onu bilemem.
0
yirtik foto
(21.03.09)
(2)

Nöroloji _ uyku eegsi

tinkerbell
kardeşimin (10 y kız) uyku eegsi çekilcekti, epilepsi olup olmadığını anlamak için. (şikayet: uykuda kasılma) annem teknisyenin uykuya dalma dahil ilk 45 dakikayı kaydetmeyi unuttuğunu söylüyor. acaba tanısal değeri azalır mı? bi daha yaptırmak gerekir mi, yoksa uykunun herhangi bir yerinde belli bi
kardeşimin (10 y kız) uyku eegsi çekilcekti, epilepsi olup olmadığını anlamak için. (şikayet: uykuda kasılma)
annem teknisyenin uykuya dalma dahil ilk 45 dakikayı kaydetmeyi unuttuğunu söylüyor. acaba tanısal değeri azalır mı? bi daha yaptırmak gerekir mi, yoksa uykunun herhangi bir yerinde belli bir süre çekilmesi yeterli mi?

ne dersiniz?
0
tinkerbell
(20.03.09)
uyku eeg'si 5 asamadan olusuyor, bu da uyanikliktan derin uykuya kadar gidiyor. yani uykuya dalmadan onceki uyaniklik ani da onemli. ama epilepsi olup olmadigini anlamak icin hepsini olcmek gerekiyor mu bilmiyorum.
0
ermanen
(21.03.09)
cerrahpasa'da prof.veysi demirbilek diye bir hoca var, çocuk nörolojisi uzmanı. mutlaka öneririm.
0
digger
(04.04.09)
(11)

unutkanlık

radioheadbanger
selam kızlar. benim ciddi bi unutkanlık sorunum var. işemeye tuvalete girip ellerini yıkayıp çıkan bi insancağızım. şimdi bi not defteri alim kendime dedim. plan, sürekli not alıcam aklıma her geleni. böylelikle unutmamın bi önemi kalmıcak. fakat şimdi de not defterine yazmayı unutuyorum. not defter
selam kızlar. benim ciddi bi unutkanlık sorunum var. işemeye tuvalete girip ellerini yıkayıp çıkan bi insancağızım. şimdi bi not defteri alim kendime dedim. plan, sürekli not alıcam aklıma her geleni. böylelikle unutmamın bi önemi kalmıcak. fakat şimdi de not defterine yazmayı unutuyorum. not defterine yazmayı akıl edince yazana kadar neyi yazacağımı unutuyorum. not defterine not almayı başarırsam da bi not defterim olduğunu unutuyorum. açıp bakmayınca not almanın bi anlamı kalmıyor. not defterine kese yapıp boynuma asmayı düşündüm ama hem çok komik olacak hem de yine unutma ihtimalim yüksek. böyle unutkan insanlar için daha makul bi zımbırtı falan yok mudur? bilen varsa beri gelsin. teşekkürler.
0
radioheadbanger
(19.03.09)
memento tarzı dövme çok aşırı kaçar. en iyisi o an not almak. ufak bi kayıt cihazıyla aklınıza geleni kaydedip dinleyebilirsiniz. nottan daha kolay.
0
holly golightly
(19.03.09)
yatmadan önce içilen bir su bardağı taze sıkılmış havuç suyunun unutkanlığa iyi geldiğini duymuştum. defterle falan uğraşmazsın hem, kökten çözüm.
0
aklimdan zorum var
(19.03.09)
@holly

"götümden kan aldılar" diye dövme yaptıracağım bir şey söz konusu değil, gündelik şeylerden bahsediyorum. kayıt cihazına kaydetmek ile not defterine not etmek arasında teoride bir fark yok. zaten "alternatif bir şeyler var mı?" demek istedim sorumda. anlaşıldığını düşünüyorum.

@aklimdan

katı meyve sıkacağım yok.
0
🌸radioheadbanger
(19.03.09)
ufak tefek hatırlatıcı şeyler yapabilirsin. Örnek: sabah çıkarken anahtarımı almayı unutmamak iin gece yatarken kapının önüne alakasız şeyler koyuyorum veya kapının kupbuna ayakkabımı takıyorumm geceden sabah çıkarken de vaziyeti görüp önce dumur oluyorum sonra neden öyle bişi yaptığımı hatırlayıp anahtarımı alıyorum.
0
thefin
(19.03.09)
ses kayıt cihazı olabilir mi? Unutmamak için de kıç cebinizde bulundurun, o zaten kendini size hatırlatır. Ama işe yararsa bana sövmek yok.
0
endless dream
(19.03.09)
hatirlamaya odaklanirsan, unutmayi unutursun. onun disinda beslenmeyle ilgili bir durum olabilir.

zimbirti istiyorsan su var:
www.livescribe.com
0
ermanen
(20.03.09)
Bi de şey olabilir, telefonda fotoğraf çekme özelliği varsa, aklınıza bir şey geldiğinde bir fotoğraf çekin. Kaldırım taşı, güvercin, zart zurt, ne olduğu önemli değil yeter ki size o aklınızdaki şeyi hatırlatsın....
0
endless dream
(20.03.09)
doktora gittin mi?bence önemli sorun herşeyi bu kadar unutmak..
0
kalimotxo
(20.03.09)
sannora
(20.03.09)
gingko bloba işe yarıyor cidden. yaşlı insanlarda bile işe yaradıgına şahit oldum. hapı da var çayı da var onu kullanmayı deneyebilirsin. bi de sudoku çözebilirsin o da süper.
0
likeinme
(20.03.09)
aslında burada ciddi bir hatırlama sorunundan bahsettim. kendini hatırlatacak bir şeyler aradım. fakat iletişim kuramadık sanırım bir kısmınızla. benim sorduğum şey, random şekilde titreyip, ara sıra ötüp kendini hatırlatan bir not defteri gibi bişilerdi. mesela bir kolye parçası var, o boynunuzda sabit, not defterinden uzaklaştığınızda ötmeye başlıyor geride bıraktın diye. bunun gibi bir şeyler sordum. ne saçma şeydir "kitap oku bu bir" falan. fotoğraf çekmek de not almakla aynı şey. fotoğrafa bakmayı hatırlasam bile neyi çağrıştırdığını anımsayamayacağım. hep gün içinde aklıma gelmesi gereken şeyleri zamanı geçtikten sonra fark edeceğim. telefon ajandası da hakeza. belirli bir saati olmadan yapmam/bakmam/ilgilenmem gereken şeyler için not defterinden farkı kalmıyor. soruma beklediğim cevabı alamadım kısacası, iyi ifade edemedim demek ki kendimi. zamanınızı harcadığım için üzgünüm. sanırım şu hapları deneyeceğim.
0
🌸radioheadbanger
(20.03.09)
(6)

Meteoroloji ile ilgili bir soru (işlem vs. istatistik)

deckard
birkaç arkadaş "bir sene sonrasına bile hava tahmini yapılabiliyor" dedi. şimdi bu hava tahmini denilen olay alt basınç-üst basınç değişimlerinin integrasyonu ile elde ediliyor diye biliyorum. her hesaplanan gün için göz ardı edilen bir "c" sabiti var. bu sabit biriktikçe hata payı artıyor, dolayısı
birkaç arkadaş "bir sene sonrasına bile hava tahmini yapılabiliyor" dedi. şimdi bu hava tahmini denilen olay alt basınç-üst basınç değişimlerinin integrasyonu ile elde ediliyor diye biliyorum.

her hesaplanan gün için göz ardı edilen bir "c" sabiti var. bu sabit biriktikçe hata payı artıyor, dolayısıyla yarın için yapılan hava tahmininin tutma olasılığı 5 gün sonraki tahminin tutma olasılığından çok daha yüksek. en azından ben böyle biliyorum. e o zaman bir sene sonrasının tahmini nasıl yapılıyor? arkadaşlar birbirlerini destekleyerek yine integral hesabıyla dedi. bana kalırsa hesaplanmak isteyen günün önceki yıllardaki hava durumu istatistiklerinden çıkarılıyor sonuç.

yani diyelim 2010'un 19 Mart'ı için hava tahmini yapmak istesek, integrasyondan çok, sanki 2009, 2008, 2007,...,199n (sağlıklı bir tahmin için n kaç olmalı bilemiyorum. sahi, kaç olmalı?) yıllarındaki 19 Mart günlerinin hava durumlarının ortalaması alınıyor bence.

kısacası; bir sene sonrasına hava tahmini yapmak için klasik integrasyon yöntemine mi başvurulu yoksa istatistiksel bir çıkarım mı yapılır?

öyle kendi çapında zararsız bir merak işte..
0
deckard
(19.03.09)
kaos teorisinin mantigina gore; bir sene sonrakine ait havayi 'tahmin edebilmek' icin bir degil bir cok tahminimizin olmasi lazim. ya da en azindan yaptigimiz spesifik tahmin icin bir olasilik vermek lazim.
ilk uc gun icin cok isabetli tahminler yapilabilmekte, sonraki gunlerde tahmin sayisi arap sacina donmekte.

arkadaslara gelince: bence sizi yemisler.
elimizde milyar tane hakkinda bilgi sahibi olmadigimiz degisken var; bir gun volkan patlar global olarak dunyada isi duser. ya da kutuplardan hayvan gibi bir buz kutlesi kopar dunyadaki su oranini arttirir baska bir degisiklige sebep olur.

ancak belki onceki senelere bakarak istatistiki bir tahmin yapilabilir ama ona da tahmin denmez.
0
yirtik foto
(19.03.09)
"İklimbilimin konusu olan iklim, geniş bir sahada uzun yıllar boyunca görülen atmosfer olaylarının "ortalama" halidir."

uzun vadeli tahminler bu düşünceye dayanıyor. bu seneki ortalamadan sapma, gelecek senenin sapması hakkında tahminde bulunabilmek için fikir veriyordur...

edit: n kaç olmalıdır? Ortalama 50-100 yıllık hava durumu ortalamaları alınarak iklim hakkında bilgiler oluşturulabilir. (wikipedia)
0
kabablanka
(19.03.09)
kaos teorisi gibi her şeyi ona bağlayabileceğimiz bir cevaptan çok, daha ciddi bir cevap lazım bana. olağandışı durumların sonucu olan ani iklim değişikliklerini de konu dışında tutuyorum doğal olarak. arkadaşların iddiasına karşı benim başka bir iddiam var, hangisi doğru diye soruyorum, bu durumda "yenmiş" de olmuyorum.

ayrıca önceki senelere bakarak bir sonraki senedeki o günün hava tahmini yapılabilir ve bu gayet de "tahmin"dir. tahmin denemez de ne denir bilemiyorum. havanın nasıl olacağını ön görüyorsun sonuçta.
0
🌸deckard
(19.03.09)
weka diyorum.
0
osuruklu
(19.03.09)
aslinda uzun donem icin hava tahmini yapmiyorlar, iklimsel bir tahmin yapiyorlar. bu da hava durumlarinin ortalamasi oluyor. yani sorunun cevabi olarak, bu ongorme olayini da istatistikler sonuclara bagliyorlar.
0
ermanen
(19.03.09)
ben istatistiksel yöntemlerle yaptıklarını duymuştum. hatta hollanda'daki bir meteoroloji merkezi ile ilgili bir makale oumuştum. zaman serisi verisi kullanıp en iyi performansı gösteren modeli tahmin edip duruyorlardı. (neyseki gerçekleşen hava sıcaklığını ölçme ve tahminlerle karşılaştırma imkanımız var en iyi modeli seçmek için) ama yapılan ortalama almaktan ziyade, kabaca, hava sıcaklığını etkileyen faktörlerin geriye dönük değerleri üzerinden tahminler yapmak. ama tabi yine istatistiksel bir süreç. 2010 19 mart için tahmin yapılabilir mi? kurama bakmak lazım. yani kuram "t zamanda havadaki karbondioksit oranıyla t+3 zamandaki hava sıcaklığı arasında tesadüfi olmayacak bir ilişki var" diyorsa(salladım, dikkate almayınız) yapılamaz. sallama örneğimize göre 2010 16 martında yapılabilir.
0
mefati bir cirpida okunur
(20.03.09)
(1)

aynı koşulda bulunan bir nesnenin iki farklı objektifle aynı yerden çekilmiş görüntüleri lazım.

vital
efenim olay şöyle, 1,5 çarpan değerine sahip bir makinaya takılı 50mm lensle çekilmiş bir nesnenin aynı pozlama ayarları ve konumda bir de 35mm lens ile çekilmişine ihtiyacım var. örnek verebilecek varsa ve paylaşırsa ne de güzel olur.sağolunuz.
efenim olay şöyle, 1,5 çarpan değerine sahip bir makinaya takılı 50mm lensle çekilmiş bir nesnenin aynı pozlama ayarları ve konumda bir de 35mm lens ile çekilmişine ihtiyacım var. örnek verebilecek varsa ve paylaşırsa ne de güzel olur.

sağolunuz.
0
vital
(19.03.09)
su linklerde guzel ornekler var:
www.ackadia.com
en.wikipedia.org
0
ermanen
(19.03.09)
(1)

nazilli-kayran dağında yetişen meşhur ot?

lovemyself
bugün trt de günbegün programında da bahsetmişler. meşhur bir otmuş. nazilli'de, uyucak-kayran dağı tarafında yetiştiriliyormuş bu ot. annem çok merak ediyor, bi sorayım bakayım dedim. bilen varsa, selam ederim..
bugün trt de günbegün programında da bahsetmişler. meşhur bir otmuş. nazilli'de, uyucak-kayran dağı tarafında yetiştiriliyormuş bu ot. annem çok merak ediyor, bi sorayım bakayım dedim. bilen varsa, selam ederim..
0
lovemyself
(18.03.09)
ilek diye bir meyve yetistiriliyormus, incirin bir degisigi.
0
ermanen
(19.03.09)
(3)

kandzi mi ne öyle içinden içki içilen boynuz gibi bişey

diyarbakir karpuzu
bi arkadaşım için böyle içinden içki falan içilebilen boynuz arıyorum ben, böyle bi şey hali hazırda varmış, adı kandzi gibi bişey sanırım; ama bunun sağda solda satıldığını görmüş olanınız var mı acaba?anlatma özürlü olduğum için bi de resim koydumbilen biri çıkarsa çok minnettar olacağım
bi arkadaşım için böyle içinden içki falan içilebilen boynuz arıyorum ben, böyle bi şey hali hazırda varmış, adı kandzi gibi bişey sanırım; ama bunun sağda solda satıldığını görmüş olanınız var mı acaba?
anlatma özürlü olduğum için bi de resim koydum
bilen biri çıkarsa çok minnettar olacağım
0
diyarbakir karpuzu
(18.03.09)
tam emin olmamakla beraber türkçesi tolu diye aklımda kalmış.ingilizcesi ise rhyton.nerde bulursun onu bilmiyorum ama (:
0
i am 6 do you wanna be 9
(18.03.09)
Aslinda vikinglerden geliyormus, daha genel bilgi surda var:
en.wikipedia.org

senin dedigin de gurcu kulturunde olan qanci(khantsi):
en.wikipedia.org
0
ermanen
(19.03.09)
bizim evde var bunlardan bolca. gürcistan'dan akrabalar getirmişti. karadeniz'de bol bulunuyor bundan. içkiyi masaya bırakmadan tek seferde içmek içinmiş.
0
coffee and cigarettes
(19.03.09)
(9)

ölmemek

zombikanı
onlarca hastalığı,kullandığı binlerce ilacı olmasına rağmen niye ölmüyor bazı insanlar?doktorların ölmsi lazım dediği insanların yaşamasının sebebi nedir?ehehe öldürmeyen şey güçlendiriyo mu :)yok var bi amcamız akrabalardan, herbişeyi var ama adam da tık yok helal olsun.hayır be ölsün istemiyorum b
onlarca hastalığı,kullandığı binlerce ilacı olmasına rağmen niye ölmüyor bazı insanlar?doktorların ölmsi lazım dediği insanların yaşamasının sebebi nedir?ehehe öldürmeyen şey güçlendiriyo mu :)yok var bi amcamız akrabalardan, herbişeyi var ama adam da tık yok helal olsun.hayır be ölsün istemiyorum bana ne de adamın rampaların ustasıyım tavrı hasta ediyo beni.
soruya bak ya
0
zombikanı
(18.03.09)
huzurlu olursan olmezsin.
0
ermanen
(18.03.09)
moral motivasyonun iyi olması, hayata olumlu bakmak ve hastalıkları sallamamak buna cevap olabilir.
0
readmymind
(18.03.09)
takdiri ilahi
0
alchemistt
(18.03.09)
her şeyi var demişsin de stresi yoktur :)
0
only
(18.03.09)
Cevabını bulursam öleceğim için aramıyorum bile. Bizi böyle kabullenin, illa ölmemiz lazımsa adres vereyim gelin sıkın kafama. Kesin ölürüm o zaman.
0
endless dream
(18.03.09)
sen neden ölüp gitmiyosan onlar da o nedenle ölüp gitmiyodur. hakkaten de sorun çok yamuk böyle lav püskürtesim geldi size ve sizin gibilere.
0
hemera
(18.03.09)
ölmemek, aslında kişinin yaşama azmiyle ilgilidir. hani, gözü açık gitme deyimi var ya... tamamen onunla ilgili. kişinin ne kadar yapaacak şeyi, görmek istediği varsa o kadar hayata tutunuyor. zilyon tane hastalığım oldu, bir ton ilaç içtim. maşallah turp gibiyim. stresse, alası var bende, stresi yoktur diyenlere selam ederim:) aynı şekilde, annem de zilyon hastalık ve ilaca rağmen hala ayakta. maşallahı var. ve kişi kanser de olsa, böbrek yetmezliği de çekse, en nihayetinde yaşamayı ne kadar istiyorsa o kadar yaşar. ölmemenin sebebi, yaşama azmi ve dr house tipi sağlam doktorlardır. doktorun iyiyse yaşarsın dostum:)
0
zipirinsan
(18.03.09)
ayrıca evde 15 kere kalp krizi geçirmiş ve kendi kendine kalp masajı uygulayarak hayata geri dönmüş birisidir bahsedilen.insanüstü bir varlık.

hemera sana da tik verdim farklı bi bakışaçısı saygı duyuyorum adhashd.
0
🌸zombikanı
(18.03.09)
çünkü doktorlar aslında hala pek çok şeyi bilmiyorlar.
0
kediebesi
(19.03.09)
(2)

Giyimde mex ne demek?

thesL
Slm arkadaşlar...Bir pantolon aldım. Ölçü olarak üstünde eur 36 ve mex 29 yazıyor. Bu mex yeni bir standart mıdır? Anlamı nedir? Bilen var mı?
Slm arkadaşlar...
Bir pantolon aldım. Ölçü olarak üstünde eur 36 ve mex 29 yazıyor. Bu mex yeni bir standart mıdır? Anlamı nedir? Bilen var mı?
0
thesL
(18.03.09)
mex, meksika olcusu oluyor. pantolon meksika'da mi yapilmis?
0
ermanen
(18.03.09)
@ermanen: meksikada üretilmemiş olsa bile çoğu firmalar avrupa, amerika ve meksika için ayrı beden ölçüleri veriyor.
0
neverending nightmare
(18.03.09)
(20)

"Keşke şu işi yapıyor olsaydım" dediğiniz meslekler nelerdir?

on kaplan
Biraz anket gibi olacak ama, çalışma hayatına ucundan kıyısından bulaşmış arkadaşların gözlemleri neticesinde bulundukları pozisyondan/meslekten sosyal statü, kazanılan para, duyulan tatmin, işin kolaylığı vb gibi nedenlerle daha iyi olduğunu düşündükleri pozisyon ya da meslekleri yazmalarını rica
Biraz anket gibi olacak ama, çalışma hayatına ucundan kıyısından bulaşmış arkadaşların gözlemleri neticesinde bulundukları pozisyondan/meslekten sosyal statü, kazanılan para, duyulan tatmin, işin kolaylığı vb gibi nedenlerle daha iyi olduğunu düşündükleri pozisyon ya da meslekleri yazmalarını rica ediyorum.
meslek seçmeyi ya da değiştirmeyi düşünenler için belki faydalı olabilir.
kriz var, işsizlik var biliyorum ama gene de merak ettim.
kendimden bir örnek vermek istiyorum.
öğretmenim ve öğretmen adaylarına tavsiyem kesinlikle rehber öğretmen ya da beden eğitimi öğretmeni olsunlar. çünkü çok daha rahatlar. (gerekirse detayları açıklarım)

not: arkadaşlar hayalinizdeki mesleği sormuyorum ben. konuya türkiye şartları, kriz vs açısından bakmakta fayda var. yapmak istediğiniz mesleğin hangi rasyonel faydaları olduğunu, hangi açıdan sizin için cazip bir meslek olduğunu belirtirseniz de sevinirim.
0
on kaplan
(18.03.09)
medya patronu olmak isterdim. düşünsene gerçeğin ne olduğunu sen belirliyorsun, yaa...
0
redlinetheturk
(18.03.09)
insaat muhendisi
cok sevdigimden degil, yasamak durumunda oldugum, istedigim yerlerdeki is firsatlarindan oturu..
0
knipeos
(18.03.09)
viper pilotu.

O olmazsa dış ticaret. Uluslararası ilişkiler okuyup dünyanın 4 1 yanıyla irtibat halinde olacağım herhangi bir mesleği yapmak isterdim.
Ya da Acun gibi gez dolaş işleri.
0
mabl
(18.03.09)
yat tayfasi,
deniz kuvvetleri calisani,
diplomat,
vahsi yasam biyologu,
dunyayi gezen belgeselci,
cruise calisani

genelde dunyayi gezebilecegim bir meslek iste...
0
ermanen
(18.03.09)
formula 1 pilotu. aşağısı kaldırmaz yalnız.
(halen çalıştığım sektör bilişim)

edit: ayrıca (ben de) çevre mühendisiyim, daha onla ilgili bişi yapmadım.
0
abtash
(18.03.09)
elektronik mühendisiyim.
şu krizde derim ki göz doktoru ya da matematik öğretmeni olmak şahane olurdu.
göz doktorluğu tüm dallar arasında en temiz olanı. mat. öğretmeni ise normalde benden az kazanır ama özel ders vs işleri ile beni geride bırakabilir isterse. saati 100tl lerde özel dersler duydum be. oha.
0
domine deyus
(18.03.09)
moda okuyorum, heykel okumak isterdim.hala da istiyorum. ama parayı yaşarken kazanmak istediğim için malesef böyle bir seçim yaptım...
0
jeanne hebuterne
(18.03.09)
can see
(18.03.09)
herhangi buyuk bi gemide calismak isterdim ya. fotografci olur, garson falan da olur. boyle iste.
0
osuruklu
(18.03.09)
süreç yönetim danışmanı
0
el magico
(18.03.09)
TV'de resim seçici olmak isterdim. Hani bir ton kamera görüntüsünden o anda ekrana hangisini verileceğini seçen.
0
vecna
(18.03.09)
büyük bir uluslararası örgütte uzman (nato, bm vs..)
0
merry shelly
(18.03.09)
kafam olsaydı erken yaşta, daha okulum bile bitmeden mali müşavir yanında part time çalışmaya başlayıp, okul bitince full time çalışıp, stajımı yapıp mali müşavir olmazdım. eşimi dinleyip, erken vakitte kpss kurslarına falan gidip, banka sınavlarına girer müfettiş, uzman falan olurdum, hiç olmadı devlet kuruluşlarında, bakanlıklarda müfettiş, uzman falan olurdum.

işletme mezunu olup da mali müşavirliğe heveslenen varsa olmasın. sınavlara çalışıp banka müfettişi olmaya, kpss kursuna gidip devlete girmeye baksın.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
şu anda güverte okumadığım için olabildiğine pişmanım. gemiciler inanılmaz paralar alıyor. mesela güvertede yerleri silen çocuk en az 1000 lira para alıyor. okul bitiren her hangi bir kimse, 4000'den falan işe giriyor. uzak yol kaptanları 10000-20000 gidiyor.
0
co2s2
(18.03.09)
gazeteci ama dergi ya da haftalık cumartesi-pazar gibi bir ekte kültür sanat editörü.
çarpıcı konuları dosya olarak yapabilmek.
ne bileyim cezaevlerini yazabilmek rahatça, tiyatroları yazabilmek..
ah ah.
0
oceano
(18.03.09)
eczacı olasım var. olasım var demeyeyim bu saatten sonra zor artık. hiçbir ciddi fikrim yok çalışma koşulları hakkında ama dışardan bakınca cok pratik geliyo. kalfayı koy dükkana takıl filan. necisin derseniz avukatım.
0
bordeaux
(18.03.09)
avukatım ama doktor olmak isterdim sanırım.
bir de acayip bir rol model gördüğümden sanırım eğitimci olmak isterdim ama öğretmen filan değil, eğitim danışmanlığı şirketi olan bir eğitimci.
0
kahvegibi
(18.03.09)
reklamcılık olabilirdi.. işin iç kısmını çok iyi bilmiyorum gerçi ama renkli kişiliklere sahip yaratıcı çalışma arkadaşlarıyla çalışmak zevkli olurdu diye düşünüyorum.. yaratıcılık gerektiriyor oluşu da biraz cazip geliyor açıkçası..
şu kriz şartlarında reklamcılık sektörü de biraz sekteye uğramıştır muhakkak ama yine de dediğim gibi, yapmaktan zevk alabileceğim bir işmiş gibi geliyor..

onun dışında trader da olabilirdim belki. forex işleriyle falan uğraşan.. bu biraz daha stresli bir iş tabii. sürekli ekonomi haberleri, bol zigzaglı grafikler falan.. bilgi ve deneyim de gerektiriyor haliyle. sezgilerinize de ihtiyacınız olabiliyor tabi.. ama tüm bunlara güveniyorsanız, ve sağlam sayılabilecek bir parayla da oynuyorsanız çoğu kişinin 1 ayda kazandığı parayı 1 günde, hatta birkaç saatte bile kazanabiliyorsunuz. (tabi aynı oranda yitirme riski de var)
elinizde kapitaliniz varsa krizden etkilenme gibi bir durum da yok. sonuçta iyi yada kötü, dünyadaki ekonomi piyasası sürekli akıyor; ve size sadece doğru hamleleri yapıp kazanç sağlamanız kalıyor..
ayrıca bu senaryoda işe gitme gibi bir zorunluluğunuz da yok. gözünüz ekranda olsun da, ister yatağınızda çalışın, ister starbucks'ta çalışın, ister masabaşında çalışın. yeter ki gözünüzü ekrandan ayırmayın.

bu arada, endüstri mühendisiyim. kendi mesleğimden de memnunum, çok memnunum tabi ama yukarıda saydıklarımı da içten içe merak ediyorum. (gerçi 2.sini yapabilme gibi bir şansım var. ama gerekli bilgi ve kapitale sahip değilim işte.. :p)
0
mortanius
(18.03.09)
endüstriyel tasarımcı olup şöyle dahiyane şeyler yapmak isterdim:

www.le-clochard.com

ya da cafe açmak. Kendi açtığım yerde pastacılık yapmak.
0
tavsan hummasi
(18.03.09)
national geographic fotoğrafçısı.
0
tavsan hummasi
(18.03.09)
(4)

Şu oyunun bir ismi var mı?

x factor
Çok bilindik bir oyun var ya, hani kapalı kartlar oluyor, 2şer tane aynı kartlar var. bunları ters çevirerek eşleştirmeye çalışıyorsun?diyelim 2 sinek 2li 2 tane de karo 5 var diyelim, 4 kağıt kapalı şekilde işte... anlamışsınızdır büyük ihtimalle.bu oyunu zamana karşı oynayabileceğimiz, güzel bir v
Çok bilindik bir oyun var ya, hani kapalı kartlar oluyor, 2şer tane aynı kartlar var. bunları ters çevirerek eşleştirmeye çalışıyorsun?

diyelim 2 sinek 2li 2 tane de karo 5 var diyelim, 4 kağıt kapalı şekilde işte... anlamışsınızdır büyük ihtimalle.

bu oyunu zamana karşı oynayabileceğimiz, güzel bir versiyonu var mıdır?.
teşekkür ederim
0
x factor
(18.03.09)
adi memory
0
shi aila
(18.03.09)
google'da "card match game" diye aratırsanız, zilyon tane oyun sitesi önerecektir size.
0
demcan
(18.03.09)
(bkz: speed)
en.wikipedia.org

edit: senin dedigin de degistirilmis versiyonu ama ayni oyun, sozlukte de yaziyor senin dedigin sekli..
0
ermanen
(18.03.09)
sanırım beyin alıştırması gibi birşey yapıyorsun.
Who has the biggest brain de istediğin oyun ve birkaç oyun daha var.
0
chaud
(18.03.09)
(1)

In The Womb (Anne Karnında) belgeselinin kedilerle ilgili olanı

vercingetorix
National Geographic'te yayınlanan bu belgeselin dublajlısı da olur altyazılısı da. nereden bulabilirim? Sadece kedilerle ilgili olanı arıyorum.
National Geographic'te yayınlanan bu belgeselin dublajlısı da olur altyazılısı da. nereden bulabilirim? Sadece kedilerle ilgili olanı arıyorum.
0
vercingetorix
(18.03.09)
dublajli ve altyazili degil ama yutup'ta var, belki gozunden kacmistir diye vereyim yine de:
www.youtube.com
5'e kadar gidiyor.
0
ermanen
(18.03.09)
(3)

alkol-kalori-kalahari

tahsin sutcuoglu
alkollerin kalori miktarlarını bilen var mıdır? özellikle votka, viski ve bira hakkında bilgisi olan varsa çok makbule geçer, diğer içkileri de bilen olursa daha da süper olur. teşekkürler.
alkollerin kalori miktarlarını bilen var mıdır? özellikle votka, viski ve bira hakkında bilgisi olan varsa çok makbule geçer, diğer içkileri de bilen olursa daha da süper olur. teşekkürler.
0
tahsin sutcuoglu
(18.03.09)
Bira (1 su bardağı)……….150 kalori
Beyaz şarap (Sek 1 kadeh)……100 kalori
Beyaz şarap (Tatlı 1 kadeh)…..125 kalori
Kırmızı şarap (Sek 1 kadeh)…..125 kalori
Kırmızı şarap (Dömi sek 1 kadeh)….125 kalori
Kırmızı şarap (Tatlı 1 kadeh)……170 kalori
Konyak (Küçük 1 kadeh)…….100 kalori
Rakı (Küçük 1 kadeh)………200 kalori
Viski (İskoç 1 duble)………200 kalori
Diğer viskiler (1 duble)……..220 kalori
Vermut ve likörler (küçük 1 likör kadehi)……90 kalori
Cin (1 duble)………….160 kalori
Votka (1 duble)…………160 kalori
Martini kokteyl (sek 1 kadeh)……100 kalori
Martini kokteyl (Tatlı 1 kadeh)……150 kalori
Diğer kokteyller (1 kadeh)……200 kalori
Rom (1 duble)………….200 kalori
0
biz ikimiz drink sonra dodu
(18.03.09)
(git: 24638)
0
ermanen
(18.03.09)
1 gr. alkol 7 kaloridir. İçkinin alkol yüzdesine göre buradan hesaplanabilir üç aşağı beş yukarı. Misal bir duble rakıdaki rakı miktarı 50 ml. falansa, bunun %45'i saf alkol desen, bir duble rakıda 22.5 ml. saf alkol vardır. O da yaklaşık 160 kalori eder, geri kalanı su zaten.
0
sui
(18.03.09)
(7)

japon balığıma ne olmuş olabilir?

emcedeltate
merhabalar. bir adet iç güveysinden hallice, minik bir ampul boyutunda japan balığım var. annem bu balığı çok seviyor. kendisi de biraz yaşlandı. gelir gider bu balıkla konuşur, sabahları bir tutam yemini atar vesaire. son zamanlarda sanki balığa hava basmışlar gibi şişti. yani balığın dış görünüşün
merhabalar. bir adet iç güveysinden hallice, minik bir ampul boyutunda japan balığım var. annem bu balığı çok seviyor. kendisi de biraz yaşlandı. gelir gider bu balıkla konuşur, sabahları bir tutam yemini atar vesaire. son zamanlarda sanki balığa hava basmışlar gibi şişti. yani balığın dış görünüşünde bir değişiklik yok ama sanki içine hava almış gibi yukarda duruyor. normal kuru jopan yemi veriyoruz (akvaryum değil cam balon bu arada) biraz aşşağılara gitmek istese inemiyor. sadece yüzeyde seyrediyor. bir de artık olayı iyice abartıp ters durmaya, ters bi şekilde yaşamaya başladı (sırtüstü). hayvan oldu mü diye endişelenip durtuyorum bazen normal. 2 haftadır boyle. artık dayanamıyorum. hayvan acı çekiyosa olduryeyim diye düşünüyorum. ya da elime alıp sıkarak gazını(içindeki havayı) siboptan boşaltıyım diyorum (:D). ne dersiniz? niye boyle olmuş? hatalı mı besledim?

ps: annelerinizi arayın bir hatırlarını sorun. yarın ne olacağı belli değil. çok sevinirler hem.
0
emcedeltate
(17.03.09)
pek fazla dayanmaz gibi. çok fazla yem yemiştir muhtemelen. gidici.
0
passion rules the game
(17.03.09)
ters durmaya başladıysa 1-2 hafta ancak dayanır.
0
aynali
(17.03.09)
hava kesesinde (swim bladder) problem var sanirim. bu kalitimsal da olabilirmis ama bir diger sebebi de cok yemesinden olabilir. soyulmus ve pisirilmis bezelyeyle besleyin diyorlar. haftada 2 gun sadece bunla besleyin mesela. bir de cok yem atmayin. ayrica daha iyi bir akvaryum ve oksijen motoru saglayabilirsiniz de iyi olur.
0
ermanen
(17.03.09)
çok üzüldüm :( çünkü maalesef balık yakın zaman içinde ölecek. aynısı bizim balığımıza oldu. hatta buraya şişmiş fotolarını upload edip sormuştum ne oldu balığıma diye. kabızdır, bezelye yedirin vs denildi. haşladım yedirdim fayda etmedi. bezelye yedirmenin vs faydası yok bence. ters döndü sonra da öldü.

img22.imageshack.us
0
girl in a coma
(17.03.09)
üstteki 2 yoruma tik koymaya içim elvermedi. yinede teşekkürler:)
0
🌸emcedeltate
(17.03.09)
animal planet te balık doktoru bir adam, ameliyat yapmıştı balığa genel anestezi uygulamıştı. o zaman ulan dedim balığın da doktoru mu olur falan diye ama şimdi bir hayvan sever olarak durumunuza üzüldüm. keşke türkiyede de balık doktorları olsaymış.
0
leontes
(17.03.09)
evet bizim de balığımız öyle olmuştu ve malesef arkadaşlara katılmak zorundayım. akvaryumcu bize ıspanak haşlayıp minik minik doğrayıp verin demişti. ıspanağı yiyince uzun uzun şerit şerit sıçıp rahatlıyordu ama sonra yine şişiyordu. bir deneyin, zararı olmaması lazım.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
(7)

çok alkolün zararları

ophelia
Hani şu şarapçı arkadaşlar çizgi filmlerde kırmızı burunlu resmedilir ya. o acaba alkolikliğin bir göstergesi midir? karaciğerin yüze bir yansıması değildir değil mi? doktor amcalar bi ışık tutsa. alkol alınca başa gelen yüz kızarması kötü bi işaret mi?
Hani şu şarapçı arkadaşlar çizgi filmlerde kırmızı burunlu resmedilir ya. o acaba alkolikliğin bir göstergesi midir?
karaciğerin yüze bir yansıması değildir değil mi? doktor amcalar bi ışık tutsa. alkol alınca başa gelen yüz kızarması kötü bi işaret mi?
0
ophelia
(16.03.09)
o kızarıklık sarhoslugun alameti oalrak kullanılır.

sarhosluga dalalettir, ortama gore kotu olaiblir de guzeldir.
0
bryan fury
(16.03.09)
şöyle bir şey var:

(bkz: rosacea)

alkol, kahve, soğuk hava tetikliyor. cilt doktoruna gidip emin olsanıza.
0
zihuatanejo
(16.03.09)
@want2die: yok ya merakım "acaba alkolik miyim?" değil de, "karaciğerim alarm veriyor mu?" idi. tenks
0
🌸ophelia
(16.03.09)
alkol alinca kan basinci yukselir, yuzdeki kilcal damarlar genisler, en belirgin kilcal damar genislemeleri ve kirmizilasmalar da burnun ucu, kulaklar ve gozler ve goz kapaklarinda olur. hatta alkolik insanlarda da yerlesik bir kirmizi burun bulunur.
0
ermanen
(17.03.09)
Çok alkolde yüz kızarır, bide karacigeri ele alırsanız yüz kızarır babam gibi.. cilt altındaki kılcal damarları kanama yapıo alkolik deildir ama içince içio o da.. içmein çok lütfen
0
Merwish
(17.03.09)
Kırmızı burun dışında yüzde uzaktan bakınca sivilce gibi gözüken kızarıklıklar da oluşabilir. Yanakta, alında vs. Nedeni de açıklanmış yukarıda.
0
endless dream
(17.03.09)
test yaptırıp, asparajin amino transferaz(ast) ve alanin amino transferaz(alt) değerlerine baktırın.
0
pain
(17.03.09)
(20)

soruyu cozene yemek ısmarlıyorum

mcescher
evet efendim.yanlıs okumadınız.asagıda yazacagım soruyu cozen arkadasımız galata koprusunde mukellef bir yemek kazanıcak.yok ben orada istemem derseniz fix menu herhangi bir fasılı da iki kisilik olarak ısmarlıyabilirim.siz yeter ki soruyu cozun isterseniz baska bir guzellik de dusunuruz.sorumuz sud
evet efendim.yanlıs okumadınız.asagıda yazacagım soruyu cozen arkadasımız galata koprusunde mukellef bir yemek kazanıcak.yok ben orada istemem derseniz fix menu herhangi bir fasılı da iki kisilik olarak ısmarlıyabilirim.siz yeter ki soruyu cozun isterseniz baska bir guzellik de dusunuruz.

sorumuz sudur

bir karemiz var.
bu karenin tum kenarlarına esit sayıda olmak uzere n'er tane nokta koyuyoruz.toplamda 4*n noktamız var yani.

bu noktaları birlestirdigimizde karenin icinde maksimum kac adet ucgen olusur?

simdilik 2 serden 8 nokta koyarsak kac tane olusurun uzerinde de ugrasabilirsiniz baslangıc olarak.

ispatlarınızı 17 mart saat 4.00 am e kadar gonderebilirsiniz.

[email protected]

cevaplarınızı gonderdikten sonra telefonu caldırırsanız ya da mesaj atarsanız iyi olur.

tel:05445555925

kafayı yiyicem resmen bir el atın.

duyuru yarına kadar ustte kalabilirse sevinirim.
0
mcescher
(16.03.09)
bu noktaların sadece kenar üzerindeki adetleri mi eşit? aralarındaki mesafe konusunda bir bilgi yok mu?

edit: benim sorumda da bir eksiklik var sanırım. kafamda şekillendirmeye çalışıyorum ama rastgele yerleştirince noktaları, köşeleri bizim koyduğumuz noktalar olmayan üçgenler oluşuyor, dolayısıyla da ortaya çıkacak olan üçgen sayısı her farklı nokta yerleşiminde (kenardaki nokta sayıları eşit olsa bile) farklı çıkıyor. sanki eksik bir bilgi var gibi geldi bana.

edit2: maksimum demişsiniz, sorularımın hepsini geri alıyorum.
0
demcan
(16.03.09)
noktları diledigin yere yerlestirebilirsin kenar uzerinde.ama kalkıp da en koseye yerlestirirsen sorun cıkabilir tabii.her kenarda esit adet nokta var.
0
🌸mcescher
(16.03.09)
4n tane nokta var, 4 tane de karenin kend köşeleri var. 4n+4 tane nokta etti.

tüm bu noktaların aynı doğru üzerinde olmadığını varsaysak: (4n+4)'ün 3'lü kombinasyonu kadar üçgenimiz olur. ama n+2 tane nokta aynı doğru üzerinde(kenar üzerinde). bu aynı noktalar üzerindeki noktalardan oluşacak (n+2)'nin 3lü kombinasyonu kadar üçgeni çıkartmamız lazım, çünkü aynı doğru üzerindeler ve üçgen oluşturamazlar.
özetleyecek olursak;

(4n+4)ün 3'lü kombinasyonu - 4(her kenar için)*[(n+2)nin 3lü kombinasyonu)]

gibi bir cevap vermek istiyorum. cevabımın çürütülebilmesi çok olası, ilk aklıma gelen cevap bu.

oha editi: tabi çizilen her üçgenin keşismesiyle orijinal noktaların oluşturdukları dışında yeni üçgenler ortaya çıkıyor. çizip birşeyler karalayıp cevap vermek lazım.
0
0 5 ucu olan adam
(16.03.09)
karenin koseleri diger noktalar ile birlestirilmiyor.
0
🌸mcescher
(16.03.09)
şimdi soruyu doğru anladıysam şu şekilde:
4n'in 3'lü kombinasyonu - n'in 3lü kombinasyonu X 4
0
surtunme kuvveti
(16.03.09)
yanlıs cevap efendim.nitekim bu hin oglu hin dogru parcaları ucgenin icinde alakasız bicimde kesisip ucgenler olusturabiliyorlar.dolayısı ile olusan ucgenler koseleri bizim mazbut noktalarımız olan ucgenler degiller sadece.
0
🌸mcescher
(16.03.09)
bütün çizgiler çizildikten sonra oluşan üçgen sayısını arıyoruz yani?
0
surtunme kuvveti
(16.03.09)
8 nokta için 8'in 3'lüsü, yani 56 üçgen olur.

toplam n nokta için;

üçgen sayısı = [ n x (n-1) x (n-2) / 6 ]

Tabii buradaki n bir köşeye koyduğunuz nokta sayısı değil, toplam nokta sayısı.

Daha kompleks gözüküyor ama bu kadar basit aslında. 4 nokta için olan ispatı siz zaten kendiniz yaparsınız. 8 nokta için;

Kenarlara 2'şer nokta çizin. Bir tanesini sabitleyip, saat yönündeki yanında olan ilk noktaya bir çizgi çekin; şimdi üçgenin iki noktasını belirlemiş olduk. Şu anda üçüncü nokta olabilecek 6 tane nokta kaldı elinizde. İlk sabitlediğiniz noktadan saat yönündeki ikinci noktaya çizgi çekin bu defa, şimdi üçüncü nokta olarak belirleyebileceğiniz 5 nokta var elinizde; çünkü bir önceki nokta ile birleştirme yaparsanız aynı üçgeni elde ediyorsunuz. Bu şekilde giderseniz tek bir sabit nokta alarak 6+5+4+3+2+1 adet üçgen oluşturabileceğinizi görürsünüz.

Şimdi ilk sabit noktayı değiştirin, saat yönünde yanında duran ilk noktaya çizgiyi çekin. Bu defa bunun kombinasyonlarını belirleyeceğiz. Yalnız burada bir durum var: ilk sabit nokta için bütün olasılıkları belirlediğimizden onun içinde olduğu 3'lü kümeleri yani üçgenleri kuramıyoruz. Bu nedenle ikinci sabit noktanın üçgenleri 5+4+3+2+1 toplamı kadar ediyor.

Üçüncü sabit nokta için 4+3+2+1
Dördüncü sabit nokta için 3+2+1
Beşinci sabit nokta için 2+1
Altıncı sabit nokta için 1

Sona kalan iki nokta için ise üçgen oluşturamıyorsunuz çünkü hâli hazırda diğer gruplamaların içinde yem oldular.

Toplamın sonucu ise 56 çıkıyor.
0
hiko seijuro
(16.03.09)
@hiro: cizdim 8 noktayla 58 ucgen saydim ki sanirim arada kacirdiklarim da oldu. yani ispatiniz yanlis. ha dogrusunu ben de bilmiyorum o ayri.
0
fdegir
(16.03.09)
daha once de soylediim gibi dogru parcaları baska ucgenelr olusturuyor koseleri bizim noktalarımız olmayan.8 nokta icin ornek verirsek karsılıklı iki kenardan caprazlama iki dogru parcası cizelim.esit alsak nokta arakıklarını (ki almak zorunda degiliz) karılsıklı diger iki kenardan cizecegimiz herhani bir dogru parcası da bu x seklindeki yapıyı kesecektir.dolayısı ile koseleri bizim noktalarımız olmayan ama bizim noktalarımızdan gecen dogru parcaları ile olusturdugumuz nur topu gibi ucgenlerimiz var karenin icinde.
0
🌸mcescher
(16.03.09)
hatta o x seklinden de iki ucgen geliyor mis gibi.
0
🌸mcescher
(16.03.09)
bir de buldugunuz formullerin ispatlarını yazarsanız sevinirim.
0
🌸mcescher
(16.03.09)
diger cevaplari okumadim eminim dogru cevaplar da vardir iclerinde ancak,
cozumum su sekilde (yemek istemiyorum tesekkur ederim):

ucgen tanimlamak icin, ayni duzlemde dogrusal olmayan 3 nokta yeterlidir.
varsayalim ki 4*n noktamiz dan herhangi 3'u dogrusal degil bu durumda secebilecegim 3 noktadan olusan kumeler kadar yani c(4*n,3) (yani 4*n'in 3'lu kombinasyonlari) kadar ucgenimiz olur.
4 tane dogrumuz var her birinde n nokta var, her kenarda c(n,3) kadar nokta kumesi ilgimizi cekmiyor, yani toplam 4*c(n,3) kadar noktalar kumesini de c(4*n,3)'den cikarmamiz lazim.

bu durumda n icin genel sonuc: c(4*n,3)-4*c(n,3)

2 icin ise
c(8,3)-4*c(2,3)
=c(8,3)-4*0 = 56 ucgen.

hmm soyle bir gozden gecirdim diger cevaplari, iceride kesisen dogrular olursa da isler karisacak haklisiniz. dusunup guncelleyecegim.

simdi durum su, 8 tane nokta var, c(8,2) tane dogru olur. karenin kenarlarini cikarirsak c(8,2)-4=24 tane kesisen dogrumuz var karenin icinde.

bu 28 dogru maksimum, her dogru'nun birbirini kestigini varsayarsak (24*23)/2 noktada kesisir.

ayrica, cikardigimiz kenarlarinda kesisim noktalarini eklersek (24*23)/2+4 adet noktada toplam 28 dogru kesismektedir.
ara toplam:----
(24*23)/2 = 276
---------------

280 nokta'dan c(280,3)=3619560 kadar ucgen tanimlanabilir.

icerideki 24 dogrunun her birinin uzerinde 23 nokta var 24*c(23,3) kadar ucgeni dogrusal olduklari icin iptal ediyoruz 24*1771 = 42504

simdi kaldi kenarlar, her kenarda 2 nokta var ayrica koseleri de dikkate alirsak hesabimizda fazlalik olan 2 nokta daha kazaniyoruz her kenar icin. 2+2=4 nokta var her kenarda.

4*c(4,3)= 4*4=16

simdi son aratoplamimiz ucgen sayisini verecek
3619560 (tum ucluler) - 42504 (iceride kesisen dogrular uzerindeki ucluler) - 16 (kenarlar uzerindeki ucluler) = 3577040 tane ucgen olur hayrini gorun

yine hatali oldu, fazla saymisim kesismeyen dogrular uzerindeki noktalardan da ucgen yaptim kaale almayiniz.

dogru cozum gelecektir merak etmeyin.
0
4ever
(16.03.09)
noktalar uzerinden hesaplıyamıyaagımızı daha once ornekle belirttim.bu arada bu sorunun baist bir kombinatorik sorusu degil gayet saglam bir olimpiyat sorusu oldugunu belirtmeden edemeyecegim.
0
🌸mcescher
(16.03.09)
simdi,

4 kenar, her kenarda 2 nokta toplam 8 noktamiz var.
2 nokta bir dogru tanimlar diyerekten c(8,2) tane dogrumuz var.
yani, 28 tane dogrumuz var.
karenin icinde 24 tane, 4 kenarla beraber toplam 28 dogru
icerideki dogrular oyle bir kesissin ki, hepsi birbirini kessin diyerekten,
icerideki 24 kenarin her birinde 23 tane kesisim noktasi var. (bu bilgiye ihtiyac ola da bilir, olmaya da bilir)
kenarlar da birbirini kesiyor ve kenarlari icerideki dogrular da kesiyor,
kenarlardaki 4 kenarin her birinde 4 tane kesisim noktasi var. (bu bilgiye de ihtiyac ola da bilir, olmaya da bilir)

icerideki dogrularin her birinin birbiriyle kesistigini varsaydigimiza gore, herhangi 3 dogrudan bir ucgen elde edebiliriz. c(24,3) tane iceride gereksiz ufacik ucgenimiz olur, 2024 tane.

kenarlar uzerindeki ucgenleri de 56 olarak saymistik,
2024+56=2080 ucgen.
0
4ever
(16.03.09)
Kasılırsa hesaplamak için bir program yazılabilir. Ama ondan genel bir çözüm, yani n değeri için sonuç verecek bir formül çıkmaz. Program yardımıyla n=2,3,4... gibi değerler için sonuçlar hesaplanıp n değerine bağlı genel bir formüle ulaşmak için de ayrıca zorlamak lazım. Bitirme tezi gibi soru.
0
hiko seijuro
(17.03.09)
bu soruda kobon ucgen problemi de var sanirim, maksimum ucgen sayisi dendigi icin, bunu da goz onunde bulundurun:
en.wikipedia.org
0
ermanen
(17.03.09)
ne yazık ki icerideki buun dogrular kesismiyor.ve biz kesismediklerini en bastan biliyoruz.hatta kac dogrunun iceride kesistigini hesaplayan bir formuller silsislesi yazdım ki kendisi 7 formulun toplamından olusuyor.toplayına sadelesicekmis gibi durdu ama sadelesmedi meret.hayır bir de noktanın yerine baglı.soru cozulmek isteniyorsa aslında benim bu formullerle cok rahat hesaplanabilir.ama mesele o degildi iste.kardesim stanfordın 15-17 yas icin duzenledigi matematik yaz okuluna basvurmustu matematik ve giris icin sorulan 9 sorudan bir tek bunu cozememisti.ben de eski bir olimpyatcı olarak el atıyım dedim ama helak etti beni.formulu hala biilmiyorum.ama bir gun birisi muhendislik gibi bir konuda ihtiyac duyarsa buldugum formulleri veririm.ama o zamana cevabı ogrenir yazarım zaten buraya.
0
🌸mcescher
(17.03.09)
zaten butun dogrular kesisse kolay olurdu, birden fazla kobon icinde kobon var burda, bir de kapali bir geometrik seklin icinde, hem kobonlar, hem kombinasyonlar hem de kapali geometri, boyle soru mu olur:) matematigi mi olcuyor yani simdi bu soru?
0
ermanen
(17.03.09)
diger sorular catır cutur cozuluyor bir bu mahfetti bizi.bunun da digerleri gibi kısa bir cevabı var sanırım.cevabı duyunca kafayı yemekten korkuyorum.vakti zamanda cahit arf matematik yarısmasında da bir soruyu cozememistim.meger sorununun cevabını ali nesin de bilmiyormus.ucu acık oldugu halde sormus.ama katılımcılardan biri ali nesinden bir ka asama ileriye gitmisti soruda.stanford da evabı bilinmeyen bir soru sıkıstırdı ise araya valla kırarım kalplerini.
0
🌸mcescher
(17.03.09)
(2)

İşaret Dili

endless dream
Türk işaret dili değil ama, tüm dillerde geçerli olan bir işaret dili var mı? Google'da baktım, genelde ask yahoo vs tarzı yerlerde çeşitli şeyler var ama hepsi birbirinin zıttı şeyler söylüyor. Ben işaret dili öğrenmek istiyorum ama sadece Türklerle değil, sağır ve dilsiz olan tüm dünya insanlarıyl
Türk işaret dili değil ama, tüm dillerde geçerli olan bir işaret dili var mı? Google'da baktım, genelde ask yahoo vs tarzı yerlerde çeşitli şeyler var ama hepsi birbirinin zıttı şeyler söylüyor.

Ben işaret dili öğrenmek istiyorum ama sadece Türklerle değil, sağır ve dilsiz olan tüm dünya insanlarıyla iletişebilmek istiyorum. Bunun bir yolu var mıdır?

Yoksa eğer, Türk işaret dili için önerebileceğiniz ve güvenilirliği sağlam (yani internette işaret dili diye aratınca çıkan binlerce siteden farklı olarak) bir kaynak gösterebilir misiniz?

Bir de bu mutlaka kursla mı öğrenilir? Kendi kendime bir kitaptan vs bakarak öğrensem olmaz mı?

Not: buradaki duyuruları ve ekşideki yazıları okudum ama tatmin olmadım.
0
endless dream
(16.03.09)
(bkz: american sign language) dünyada en yaygın olan bu sanırım. onun dışında hepsiyle iletişmek için yazı veya İsotype locos gibi (bedensel olmayan) işaret dilleri olabilir.
0
squatterbloat
(16.03.09)
uluslararasi bir isaret dili var ama cok az kullaniliyor heralde:
en.wikipedia.org

"turk isaret dili" hakkindaki en iyi kaynaklar da sozluk'te, ilgili basliktaki entry'ler de verilmis:
(bkz: turk isaret dili)
0
ermanen
(16.03.09)
(3)

kalbin işlevi hakkında

makineci
aklıma gelen bu saçma soruyu siz tıpçılarla paylaşıyorum: şimdi kalp dediğimiz pozitif deplasman pompasının işlevi -bildiğim kadarıyla- gelen clock sinyaline göre kanın devirdaim etmesini sağlayarak hücreler arasındaki lojistik ihtiyacını karşılamak. bu güzide organın yukarıdaki tanım dışında biline
aklıma gelen bu saçma soruyu siz tıpçılarla paylaşıyorum:

şimdi kalp dediğimiz pozitif deplasman pompasının işlevi -bildiğim kadarıyla- gelen clock sinyaline göre kanın devirdaim etmesini sağlayarak hücreler arasındaki lojistik ihtiyacını karşılamak.

bu güzide organın yukarıdaki tanım dışında bilinen veya şüphelenilen başka bir işlevi var mı?
0
makineci
(15.03.09)
daha ne yapsın
0
head
(16.03.09)
mrtksn selam,

ben bu organ nakli olaylariyla ilgili anlattigin seyde, sadece kalp icin degil, diger buyuk organ nakillerinde de benzer seylerin oldugunu duymustum. ve bunu seye yormustum, sonucta olumun kiyisindan donmus gibi oluyor insanlar. bu da, ameliyattan hemen once ve sonrasindaki hayatlarinda bazi seylere bakislarini degistiriyor. misal daha onceden cok fazla bir seyleri kafasina takmiyorsa, nakilden sonra daha hassaslasabiliyorlar. belki bu durum, organi aldigi kisiden kisilik ozelliklerini aliyor gibi yorumlaniyor olabilir. ben, insanin icinde hic olmayan bir ozelligin sonradan organin gelisi ile gelecegini degil de, insanin icinde var olup da o ana kadar baskin bir sekilde ortaya cikmamis ozelligin sonradan gorundugunu dsunuyorum.

nakli falan gectim, annem kalp krizi ve yogun bakimda gecirdigi gunlerin sonrasindaki haftalarda, daha oncekinden biraz daha farkli yorumluyordu bazi seyleri.
0
la traviata
(16.03.09)
ek bilgi bu da:

bazi kardiyak hucreleri, sinir sisteminden sinyal almaksizin, kendi kendini uyarabiliyormus. yani kendine ozgu kasilma ritmleri var. kardiyak kaslarinin kasilma suresini ve oranini da kalpte bulunan sinoartrial dugum belirliyor. yani kalbin asil fonksiyonu ritm uretmesi ve kasilip gevsemesi sanirim.
0
ermanen
(16.03.09)
(6)

Akşam yemeği saati.

ophelia
Özellikle yurt dışında olan arkadaşlar cevap verirse sevinirim.Çevrenizdeki yabancı insanlar saat kaç gibi akşam yemeğine oturuyor? Restoranlar mesela, kaçta en kalabalık saatlerini yaşıyorlar? akşam yemeği servisi bazında?benim bildiğim akşam yemeği 7'de 8'de yenir arkadaş. ama duyuyorum ki 9'da 10
Özellikle yurt dışında olan arkadaşlar cevap verirse sevinirim.
Çevrenizdeki yabancı insanlar saat kaç gibi akşam yemeğine oturuyor? Restoranlar mesela, kaçta en kalabalık saatlerini yaşıyorlar? akşam yemeği servisi bazında?

benim bildiğim akşam yemeği 7'de 8'de yenir arkadaş. ama duyuyorum ki 9'da 10 da akşam yemeği yiyen yabancılar var. Bu normal midir? özellikle avrupada.
0
ophelia
(15.03.09)
degisiyor. mesela fransa'da servis 7'de baslar, 10-11 gibi biter yemek bulamazsin bazi yerlerde. adamlar 8 diynce ise koyuluyor, 1de yatinca oha gec yattim falan diyolar, tarz meselesi yani.
halbuki ispanya'da 9-9 bucuk gibi baslar, kacta biter bilemiyorum.
dogrusu nedir dersen son yemegini uyumadan 2 saat once falan yemis olman gerekiyor saglik acisindan. bi de 4 saatte bir ufak tefek atistirmak gerekiyor, 10da kahvalti etsen, 2de oyle yemegi yesen, 6da biseyler atistirsan, 10da aksam yemegi geliyor, en erken 12de yatican ama.
ama 8de kahvalti ediyosan, 12de ogle yemegi, 4te atistirma, 8de aksam yemegi, mis.
0
cisterna
(15.03.09)
evet çok haklısın, benim fransız arkadaşlarım 10-11 gibi akşam yemeği yiyorlardı, birlikte yemek yiyeceğimiz zaman hep sorun oluyordu, normalde hep öyle yerlermiş zaten, benim o kadar erken yememe şaşırıyorlardı.
0
opucuk baligi
(15.03.09)
kanada'da 6-8 arasi, 8'e dogru baslayanlar icin 9'a sarkar, 10 da limit olsun.
0
ermanen
(15.03.09)
ispanyada herifler saat 10'dan sonra akşam yemeği yemeye başlıyor, fransada da geç yeme alışkanlığı var ama ispanyolları geçmez heralde.
işin ilginç tarafı da adamlarda -o kadar geç yemek yemelerine rağmen- şişmanlık yok pek.
0
0 5 ucu olan adam
(15.03.09)
@ophelia, sabah kadar egleniyorda ondan kilo almiyorlar:)

misirda yemek saati diye bise yok genelde gun içinde ufak tefek atıştırmalıklar ile gecirip guneş battiktan sonra abaniyorlar yemege gece 10-11 gibi baya da agır yemekler yiyolar ve hepsi de tombik hadi kibar olmıyım bildigin obez.
0
cairo
(15.03.09)
hollanda'da da dükkanlar zaten 5 gibi kapanır. insanlar evlerine gider ve yemeklerini yer. yani 6-7 diyelim.
öğlen de sandviç filan yerler. öyle eni konu yemek yiyen hollandalı pek yokturç her şeyleri kısıtlı pek cimriler.
0
oceano
(16.03.09)
(2)

Film için walkthrough

leylak sarabi
Filmleri adım adım gerizekalıya anlatır gibi anlatan siteler var mıdır? Spoiler'ın allahı olsun böyle, izledikten sonra gidip anlamadığımız kaçırdığımız yerlere bakalım, birine sorup "ohoo boşuna izlemişsin hacı git kendini becer" tepkisi almayalım.
Filmleri adım adım gerizekalıya anlatır gibi anlatan siteler var mıdır? Spoiler'ın allahı olsun böyle, izledikten sonra gidip anlamadığımız kaçırdığımız yerlere bakalım, birine sorup "ohoo boşuna izlemişsin hacı git kendini becer" tepkisi almayalım.
0
leylak sarabi
(15.03.09)
imdb nin message board'u. arjantin sinemasının televizyon filmleri tadındaki gereksiz filmler hariç, tüm filmler hakkında baya ayrıntılı muhabbetler dönüyor orada.
0
gunetapar_
(15.03.09)
su var mesela:
www.themoviespoiler.com
0
ermanen
(15.03.09)
(9)

Uzaktaki sevgiliye...

fcskrm
Uzaktaki sevgiliye doğum günü için "hediye hariç" güzel bir jest-sürpriz gibi bi şeyler yapabilme önerileriniz var mıdır acaba? Paylaşırsanız çok sevinirim, şimdiden teşekkürler..
Uzaktaki sevgiliye doğum günü için "hediye hariç" güzel bir jest-sürpriz gibi bi şeyler yapabilme önerileriniz var mıdır acaba? Paylaşırsanız çok sevinirim, şimdiden teşekkürler..
0
fcskrm
(15.03.09)
ne kadar uzakta olduğuna ve bütçene bağlı.
0
rentts1
(15.03.09)
kendisi almanya'da.. çok uçuk değilse bi şekilde bütçeyi ayarlayabilirim..
0
🌸fcskrm
(15.03.09)
hmm uluslararası çiçek yollayan şirketler var yani burdan oraya yollamıyor da, çiçekçilerin öyle bağlı olduğu bi network vardı adını unuttum. (para transferi gibi düşün) burdan siparişini veriyosun istediğin adrese çiçek gidiyor. bi arkadaşım tr den uk e böyle bişi yapmıştı ama detayları bilemiycem. google a bi sor istersen uluslararası çiçek falan diye.
0
rentts1
(15.03.09)
rentts teşekkür ediyorum.. lakin onu hepsiburada.com aracılığı ile yaptım zaten. belirttiğim gün elinde olmasını bekliyorum. sormak istediğim esas nokta şuydu "hediye hariç" ne bileyim pc/internet ortamında yapılabilecek bi şey. (e-card falan biraz basit kaçar tabi)
0
🌸fcskrm
(15.03.09)
adına site yapmak eheh daha önce yapılmış zaten ama sen farklı bi tema düşünebilirsin.benim için süper bi jest olurdu
0
zombikanı
(15.03.09)
hediye harici denmiş.tırnak içinde.ayrıca site denildimi aklınıza üç tane gül gifi ve beraber çekilmiş fotoğraflar gelmesin.teknoloji epey gelişti tabi.
0
zombikanı
(15.03.09)
ucak bileti al ona, yanina gelsin.
0
ermanen
(15.03.09)
Habersizce atlayıp yanına gitmek de iyi bir jest olur sanırım.
0
vecna
(15.03.09)
250 km kadar olan mesafelerde ben yanına gidiyordum, tr içinde yine giderim ama almanya kasar gibi. oradaki yakınlarıyla irtibata geçebilirseniz, odasına sadece bir not bile bıraktırabilmek etkileyici olabilir. hediye hariç demişsiniz ama, çikolata şekerleme falan kimse hayır diyemez sanırım, buradan yollamanıza da gerek yok hem.
0
abtash
(15.03.09)
(2)

kutu biranın üzerine açmadan önce parmakla pıt pıt pıt yapılması neden ki?

sly cooper
sevgili babaeskililer, arada yabancı dizilerde falan da görüyorum bu olayı. neden yapılır ki bu?
sevgili babaeskililer, arada yabancı dizilerde falan da görüyorum bu olayı. neden yapılır ki bu?
0
sly cooper
(14.03.09)
acinca kopurup tasmasini onluyor.
chemistry.about.com
0
ermanen
(14.03.09)
teşekkürler.
0
🌸sly cooper
(16.03.09)
(4)

beslemelik çiçek

dehri
efenm salonda çiçek beslemek arzusundayım. fakat:*mekan pek ışık almıyor, günde 2-3 saat aydınlık, onda da doğrudan güneş ışığı yok.*yukarıdaki şartları kabul edecek bir çiçek dostumuz olsa bile öyle çalı gibi bir şey istemiyorum,-küçük olacak, yani küçük saksıda olacak. masanın üzerinde durması ger
efenm salonda çiçek beslemek arzusundayım. fakat:

*mekan pek ışık almıyor, günde 2-3 saat aydınlık, onda da doğrudan güneş ışığı yok.
*yukarıdaki şartları kabul edecek bir çiçek dostumuz olsa bile öyle çalı gibi bir şey istemiyorum,
-küçük olacak, yani küçük saksıda olacak. masanın üzerinde durması gerekiyor zira.
-acayip kokacak. başka türlüsü mümkün değil, hayvan gibi kokacak.

var mı ki böyle çiçek?
0
dehri
(14.03.09)
-siklamen
-arap yasemini (jasmine sambac)
-Brassavola nodosa
0
ermanen
(14.03.09)
arkadaşım arap yasemini demişsin ama bu kız zenci. bu arkadaşımız sarılıcı, tırmanıcı ve resimlerinden anlaşıldığı kadarıyla metrelerce uzayan bir sığır. oldu mu şimdi, niye böyle yapıyosun?

brassavola nodosa'yı da çiçekçiye girip isteyemeyecek kadar kendi halinde, efendi bir insanım. kaldı siklamen. inşallah güzel kokuyordur.

başka yok mu?
0
🌸dehri
(14.03.09)
gardenya diye bir çiçek var, açtı mı tüm ev kokar, açelyaya benzer, yaprakları daha kaygandır.aşırı güneş sevmez.
0
opucuk baligi
(14.03.09)
- arap yasemini, illa o kadar buyumuyor yahu, saksi buyuklugune ve yetistirme tarzina bagli, almadan once bir sor tabi
- ucuncu yazdigimin Turkce'sini bilmiyorum, bir orkide cesidi, kadiga yazip gosterebilirsin cicekciye :)
- siklamen cok guzel kokar, kolay da bulursun sanirim, farkli cesitleri var, koklaya koklaya denersin:)
0
ermanen
(14.03.09)
(9)

saksıda limon

snow bros
vakti zamanında bir komşunun evinde saksı içerisinde yetişen sehpanın üzerinde duran, meyve vermiş şekilde limon ve portakal ağacı görmüştüm. tabi o zamanlar bıyıkları yeni terleyen bir cengaver olduğumdan pek ilgi göstermemiştim. şimdi arıyorum arıyorum bulamıyorum.mevcut saksıda yetişen limon ve p
vakti zamanında bir komşunun evinde saksı içerisinde yetişen sehpanın üzerinde duran, meyve vermiş şekilde limon ve portakal ağacı görmüştüm. tabi o zamanlar bıyıkları yeni terleyen bir cengaver olduğumdan pek ilgi göstermemiştim. şimdi arıyorum arıyorum bulamıyorum.

mevcut saksıda yetişen limon ve portakallar bodur fakat büyükler, aradığım bunlar değil. bir çoğunuza ilginç gelebilir ama cidden ufacık saksının içerisinde yine ufacık portakal ve limon vermiş bonzai stili ağaçlar vardı. işte ben bu ufacık tefecik içi limon ve portakal dolu ağaçları arıyorum.

nerde bulabilirim?
üniversitelerin ziraat bölümlerinde olabilirmi?
yurt dışında varmı böyle bişe?
0
snow bros
(14.03.09)
istanbul'da mısır çarşısının civarında minyatür limon ağaçlarının satıldığını görmüştüm.
0
vulpius
(14.03.09)
peki bonzai stilindemi yoksa klasik limon ağacı görüntüsündemi, bir bilgin varmı vulpius
0
🌸snow bros
(14.03.09)
misir carsisi'nin hemen yaninda cicek pazari vardir. orda akliniza gelebilecek her turlu bitkiyi bulabilirsiniz saksida limon domates falan. bi de aslinda limon cekirdegini topraga ekince de cikiyor direkt. ben kucukken bi kere saksida buyutebilmistim biraz.
0
cisterna
(14.03.09)
arkadaşlar normal limon ve yetiştirmesini biliyorum zaten naranciye bahçelerimizde var, adanalıyım. bu konularda bilgiliyim ama bir türlü bulamadım bu türü.

tekrar açıklamak gerekirse; ağaç küçük üzerinde 3-5 tane yaprak var ya da yok, ağacın büyüme şekli klasik limon gibi fakat bonzailer gibi şekilleniyor. meyvaları ise normal limon gibi değil sarı küçük ve birazda süpriz yumurtaların içinden çıkan sarı oyuncakları kaplıyan plastiğe benziyor.

işte bu türü arıyorum internette resmi olsa koyacam ama yok gösterilenler hep büyük saksıda yetişen bodur limonlar.
0
🌸snow bros
(14.03.09)
surda biri ozenle yetistirmis ve anlatmis:
www.agaclar.net

ayrica ingilizce kaynaklarda da "citrus bonsai" diye arastirabilirsin.
0
ermanen
(14.03.09)
www.alarafidan.com.tr
burda her çeşit bodur ağaç var ama limon yok. bi ara bende bodur kiraz almayı düşünüyodum.
0
sourz
(14.03.09)
ufak tefek bir ağaca limon aşılamayı denesen olmaz mı?
0
zubundy
(15.03.09)
duyuruda cevap verdiğimi unutmuşum, o yüzden sonraki sorunuz cevapsız kalmış, çok özür dilerim.

bu işten pek anlamam ama gördüğüm kadarıyla bonzai stilindeydi ağaç. meyveleri de küçüktü. satıcı da "özellikle bonzai şeklinde yetiştiriyoruz" demişti, beni kandırmadıysa eğer.
0
vulpius
(16.03.09)
değerli cevaplarınız için teşekkürler arkadaşlar, sağolsun hemşerim ermanen derdime derman oldu :)
0
🌸snow bros
(17.03.09)
(4)

Antibiyotik ve Kan Testi

ermanen
Bugun sabah aldigim antibiyotik tablet, yarin sabah yaptiracagim kan testi sonuclarini etkiler mi? Etkilersi hangi degeri, tahminen ne kadar etkiler?
Bugun sabah aldigim antibiyotik tablet, yarin sabah yaptiracagim kan testi sonuclarini etkiler mi? Etkilersi hangi degeri, tahminen ne kadar etkiler?
0
ermanen
(13.03.09)
etkiler diye biliyorum 24 saat öncesinde hiç ilaç almamış olmanız gerekiyor.
0
buffy de vampir sayilir
(13.03.09)
kan testi tam olarak ne amaciyla yapiliyor?
0
jeanne hebuterne
(13.03.09)
esas soru antibiyotik almanizi gerektiren hastaligin kan deger bileşenlerini etkileyip etkilemediği olmalı, ki etkiliyor olmali. ama kabaca ornegin gribal enfeksiyon geregi oldugunu du$unursek, lökosit patlak derecede fazla cikar. zaten doktor lökosit belli bir degerin uzerindeyse antibiyotik yazar, yazmali.

antibiyotik hastalik konusu virus veya bakterileri yeterince odurmemi$se, yani ilgili hastalik geçme sürecinin sonunda degilse lökosit cok cikmaya devam eder.

ne kadar farkederin yaniti ise zor. hastaligin hangi asamasinda olunduguna bagli. ornegin daha hic antibiyotik alinmami$, bangir bangir oksurulen tepe noktasinda bir faranjit, laranjit, anjin, bron$itte lökosit sayisi normalin kat kat ustunde cikar. misal galiba bende bir keresinde 9 kat fazla cikmi$ti.

kıscası diğer değerleri bilemem ama lökosit(beyaz kan hücresi, ya da gerçek kan hücresi diye de gecer) mutlaka etkilenmi$ olmalı.
0
delikan76
(13.03.09)
ben kendi kendime teshis koyup antibiyotik almistim ama sonra doktora gitmeye karar verdim ve kan testi yaptirmami soyledi, yani doktor soyledi diye antibiyotik almamistim, yani hastalik ve antibiyotik degerleri ayri ayri etkiler mi o zaman?
0
🌸ermanen
(13.03.09)
(1)

Leküner Enfarkt (Tıbbi)

iustitia omnibus
"Sağ leteral ventrikül anterior komşuluğunda leküner enfarkt" Bir tanıdığımın MR raporunda gözüme çarptı(kalın yazılmış). Tam olarak nedir? Damar tıkanıklığı galiba? Peki bu ifadeden yola çıkarsak hangi bölgeleri etkiliyor? Ve bu etkilenen bölgeler ne görev üstleniyor?
"Sağ leteral ventrikül anterior komşuluğunda leküner enfarkt" Bir tanıdığımın MR raporunda gözüme çarptı(kalın yazılmış). Tam olarak nedir? Damar tıkanıklığı galiba? Peki bu ifadeden yola çıkarsak hangi bölgeleri etkiliyor? Ve bu etkilenen bölgeler ne görev üstleniyor?
0
iustitia omnibus
(13.03.09)
beynin ventrikuler sisteminde dort adet ventrikul bulunuyor:
- sag ve sol lateral ventrikuller (ventriculus lateralis)
- ucuncu ventrikul (ventriculus tertius)
- dorduncu ventrikul (ventriculus quartus)

bu ventrikuller, beyin-omurilik sivisini ureten koroid pleksus (plexus choroideus) denilen alanlari iceriyor. bu sivi da kendilerini sınırlayan kemik yapının icindeki beyin ile omurligi çevreleyerek kemikle surtunmesini engelliyor ve koruma görevi yapiyor.

sag ve sol lateral ventiküller anterior, inferior ve posterior boynuzlar araciligiyla sirasiyla beynin frontal, temporal ve occipital loblarına uzanırlar.

lakuner enfarkt, beynin derin yapilarina kan tasiyan damarlarin okluzyonu (tikanma) veya stenozu (daralma) sonucu olusan bir kucuk damar hastaligi

bunlari soyledikten sonra cumle anlasiliyor sanirim.
0
ermanen
(13.03.09)
(13)

zaman yolculugu

myblue
genel konusu yada içinde belli bir kısımda zaman yolculugunu ele alan dizi yada sinema filmi varmı onerebileceginiz..(back to future hariç elbette)
genel konusu yada içinde belli bir kısımda zaman yolculugunu ele alan dizi yada sinema filmi varmı onerebileceginiz..(back to future hariç elbette)
0
myblue
(12.03.09)
harry potter'ın 3. filminde küçük bir kısımda var
harry potter and the prisoner of azkaban
0
yuto
(12.03.09)
lost ta değişik bir biçimde geçiyor.
0
lovemyself
(12.03.09)
donnie darko. ayrıca 2001 a space odyssey var ama o bambaşka :) ikisi de tamamen zamanda yolculukla ilgili değil ama içlerinde barındırırlar. aslında donnie darko daha bi alakalı.
0
tepedeki psychedelic adam
(12.03.09)
0
cgcore
(12.03.09)
zombikanı
(12.03.09)
the illusionist filminde de güzelce anlatılıyordu..(bkz: tesla) aracılığıyla..
0
ceres
(12.03.09)
dizi olaraktan kesinlikle lost.
belki bu durumu 5. inci sezonda anliyorsun ama dizinin senaryosunun can damarinin zaman yolculugu oldugu acik.
0
ne nicki be
(12.03.09)
en yusek puandan en dusuk puana gore siralamis:
www.imdb.com
0
ermanen
(12.03.09)
çok eskiden tv de bir dizi vardı zaman savaşçısı diye aratırsan bulursun belki orjinal adını bilmiyorum.
0
wampex
(12.03.09)
deja vu
paycheck
event horizon
terminator
0
cruor
(12.03.09)
yirtik foto
(12.03.09)
star trek the voyage home
star trek first contact

tabi voyage home'u anlamak icin 2. ve 3. filmleri izlemek lazim.
0
cench
(12.03.09)
güneşin oğlu diye bir türk filmi de var. ama önermiyorum. :)
0
ozdek
(12.03.09)
(5)

Saç Aksesuarı

leylak sarabi
http://flowerpowered.deviantart.com/art/hiddenSmile-52744578fotoğraftaki saça bağlanan cismin adı nedir? ingilizcesi olsa mesela çok nezih olur.
flowerpowered.deviantart.com

fotoğraftaki saça bağlanan cismin adı nedir? ingilizcesi olsa mesela çok nezih olur.
0
leylak sarabi
(12.03.09)
bunlardan incik boncuk yüzük küpe satan yerlerde oluyor

"hani o saçın yanına takılan renkli küçük örme şeylerden var mı" derseniz dükkandaki görevli verir
0
demlikposet
(12.03.09)
"hair string" deniyor sanirim.
0
ermanen
(12.03.09)
istediğim gibi olanını bulamıyorum, kendim yapacağım ama google'da ne diye arayacağımı bilemedim. :)
0
🌸leylak sarabi
(12.03.09)
sanki saçı örüp etrafına renkli cici bici ipler dolamışlar gibi gözüküyor o, kendiniz de yapabilirsiniz onu evde, çok kolay :)
0
kobuzchu kiz
(12.03.09)
hair wraps deniliyor onlar ve evet, kendin cok kolay yapabilirsin.
hatta söyle bir örnek vereyim:
home.howstuffworks.com
0
shi aila
(12.03.09)
(13)

basketbol dövmesi..

point guard
az önce sordum, 'natural born shooter' diye bişe yaptırsam nasıl olur diye..bir çok kişi beğenmedi. bende nasıl bir şey yaptırayım diye soruyorum.bi küçük bilgi vereyim ki, basetbolu çok seviyorum ve ilerde pişman olma gibi bir olay söz konusu değil.neyse. nasıl bir şey yaptırıyim sizce.yazı önerisi
az önce sordum, 'natural born shooter' diye bişe yaptırsam nasıl olur diye..bir çok kişi beğenmedi. bende nasıl bir şey yaptırayım diye soruyorum.

bi küçük bilgi vereyim ki, basetbolu çok seviyorum ve ilerde pişman olma gibi bir olay söz konusu değil.
neyse. nasıl bir şey yaptırıyim sizce.
yazı önerisi olur,
şekil önerisi olur,

önerebiliecekleriniz neler ?


: şöyle bir de fikrim var, basketbol topunu öperken çektirdiğim bir foto var. onun gibi bir şey yaptırsam nasıl olur ?
0
point guard
(11.03.09)
illa basketbolla ilgili bir şey olsun istiyorsan sağlam bir dövmeci bul, böyle yanan basket topu figürü çizdir.

images.google.com gibi.
0
deckard
(11.03.09)
her gören soracak anlamını.bunu anlatmadan sıkılmayacağın bir şey yaptır öncelikle zira hayatın boyunca senle beraber olacak o dövme.
0
szqnn
(12.03.09)
değişik yanan, çevresinde alev, lav vb. saçan baskettopu resim çeşitlemeleri var. genelde amerikan basket takımlarının armalarında falan olur. onların bir çeşitlemesi olabilir. altına da bir yazı şeridi (hani şu armaların altında falan olan) ve şeridin üstünde de yazdırmak istediğin şey.
0
beccaria
(12.03.09)
ben biraz daha yaratıcı olman taraftarıyım, 100 kişiye sorsan eminimki 90'ı böyle yanar dönerli, ateşli basketbol topu yaptır der. biraz düşüneyim aklıma yaratıcı bir fikir gelirse yine yazarım...
0
9uncu nesilim ama para bende
(12.03.09)
Mesela şöyle bişey olabilir, sırtında dünya yerine basketbol topu taşıyan atlas figürü gayet güzel ve yaratıcı olur diye düşünüyorum...

sırtında dünya olan tarzda bi resim için link aşağıda, belki biraz fikir verir demek istediğim hakkında...

img24.imageshack.us
0
9uncu nesilim ama para bende
(12.03.09)
Hayranı olduğun bir oyuncu varsa onun formasını dövme olarak yaptırabilirsin. Örneğin ben olsam Drazen Petrovic'in Cibona veya New Jersey formasını yaptırırdım. Oscar Schmidt veya Kukoç'da olabilirdi. Sen de kendine uygun birini seçebilirsin.
0
tekosin
(12.03.09)
bir şey yazdıracaksan "natural born shooter" falan yazdırma. 10-15 sene sonra, büyük ihtimalle o kadar bile sürmez ya, çok saçma gelebilir.
ben ingilizce bir şey yazdırsam sonradan çok pişman olurdum mesela bir de.
0
burfak
(12.03.09)
9.nesilim ama para bende: varsa yaratacı fikirlerin, paylaş abicim..
2-3 aydır bende yaratıcı bişeler düşünüyorum tam buldum dedim ama duyuru'da ki arkadaşlara göre 'natural born shooter' güzel değilmiş :D

sharpshooter önerdiler.. o nasıl olur ?.


-alevli yanar döner bi basketbol topu, hoşuma giderse olabilir
-soranlara açıklarım.3 yılım mvp'nin anlamını açıklamakla geçti zaten.
-sevdiğim basketbolcunun formasına sıcak bakmıyorum.
0
🌸point guard
(12.03.09)
yari dunya yari basket topu olabilir, sunun gibi:
www.basketballrealm.com

soyle artistik pota filesi olabilir:
richardxthripp.thripp.com

basketbal logolarina ve amblemlerine bakabilirsin:
images.google.ca
0
ermanen
(12.03.09)
Şöyle bir şey var:
cache.daylife.com

Yazıları kendin belirle tabi, Türkçe olsun mümkünse.
0
bitti
(12.03.09)
şutun ne kadar düzgün, bu da önemli.. şimdi natural born shooter dövmesi yaptırıp da 2 şutu üst üste sokamamak da kötü olur =)

kısacası karar verme aşamasında şut çalış =P
0
kveldulv
(12.03.09)
hocam Air Jordan'ın Jumpman logosunu yaptır. daha şahane basketbol dövmesi mi olur.
0
soup nazi
(12.03.09)
tam omzunun olduğu yere ten renginden biraz daha koyu bir biçimde NBA logosundaki adamın resmini yaptır.Derya büyükuncuda vardı ve ben çok beğenmiştim 203.148.253.29
Edit: yada bunun gibi 1.bp.blogspot.com
Edit2: evet dediğim buydu imageshack.us
0
powerpufgirl
(15.10.11)
(3)

Bu klip ne anlatıyor yahu?

ekacaddesi
şimdi biz 6 kızcağız evde otururken powerturk te aslı güngör ün son klibine rastladık. hani şu "son öpücük"... kızlarla günlerdir memleket meselesi gibi bu klibi anlamaya - açıklık getirmeye çalışıyoruz. olmuyor. olmuyor. olmuyor. hani başka işimiz mi yok, e yok sayın şimdilik...
şimdi biz 6 kızcağız evde otururken powerturk te aslı güngör ün son klibine rastladık. hani şu "son öpücük"... kızlarla günlerdir memleket meselesi gibi bu klibi anlamaya - açıklık getirmeye çalışıyoruz. olmuyor. olmuyor. olmuyor. hani başka işimiz mi yok, e yok sayın şimdilik...
0
ekacaddesi
(11.03.09)
e adam, sevgilisini aldatıyor işte. kız da ona ağıt şeklinde son öpücük diye şeyapmış.

o değil de ismail yk'nın bi klibi vardı, yanında bi ufaklıkla dolaşıyordu. çocuk herkese yavşıyordu falan. onun amacı nedir arkadaş, çözemedim aylardır.
0
rectoa
(11.03.09)
en yakin arkadasiyla aldatiyor gibi gozukuyor ama klibin surpriz sonu var, halbuki kiz sevgilisini denemis en yakin arkadasiyla.
0
ermanen
(11.03.09)
e tamam sevgilisini denemiş olsun(çok düşündük arkadaşım olmuyor) ama kızın o denediği arkadaş mesaj çekiyor adama (ekranı dondurup okuduk) "çok özledim buluşalım" diye bunu da esas kız okuyor. eee yaniii?

ev adresini soran arkadaşa sevgiler...
0
🌸ekacaddesi
(17.03.09)
(4)

[çeviri] Cue sheet / Encoder / Option Click (MAC için) ?

dehri
Bunlara güzel birer Türkçe karşılık lazım. Kontekst: Web sitesi, bilgisayar programı, müzik yazılımı üçgeni.
Bunlara güzel birer Türkçe karşılık lazım. Kontekst: Web sitesi, bilgisayar programı, müzik yazılımı üçgeni.
0
dehri
(11.03.09)
cue sheet = cagri/ipucu/yardim dosyasi veya kuşit :)

encoder = enkoder/kodlayici

option click = seçme/opsiyon klik veya opklik veya seç-tık

ancak bu kadar cikti :)
0
ermanen
(11.03.09)
ehehe.. seçtık gibi bir karşılık yazarsam ekmeğimden olurum diye düşünüyorum:)
0
🌸dehri
(11.03.09)
yalniz tam cevrilmeyenleri tirnak icinde yazip ya da yanina yildiz/ufak rakamlar koyup altta da yildizla/ufak rakamla aciklamasini yapsan daha mi iyi olur acaba...
0
ermanen
(12.03.09)
yok öyle yağma maalesef. çeviri çentiksiz gidecek.
0
🌸dehri
(12.03.09)
(13)

nasıl çorap giymeli? napmalı

demlikposet
sevgili moda iconları,beyaz giymiyoruz keko oluyoruz,pembe giymiyoruz dikkat çekiyoruz siyahda olmasınE nasıl çorapgiyicez bu işin modası nedir?beyaz ayakkabıya ayrı renk siyaha ayrı renk, var mıdır böyle bir şifresi bunun
sevgili moda iconları,

beyaz giymiyoruz keko oluyoruz,
pembe giymiyoruz dikkat çekiyoruz siyahda olmasın

E nasıl çorapgiyicez bu işin modası nedir?

beyaz ayakkabıya ayrı renk siyaha ayrı renk, var mıdır böyle bir şifresi bunun
0
demlikposet
(11.03.09)
spor ayakkabi icin gri, diger kiyafetler icin (is,gunluk) lacivert corap giyilebilir. ama is konusunda siyahtan baska corap giymemek daha makbuldur.
0
rising creeps
(11.03.09)
rising creeps'e sonuna kadar katılmakla birlikte bir gerçeği yüzüme vurdu ki benim gri ve lacivertten başka renk çorabım yok.

lacivert iyidir.
0
deckard
(11.03.09)
Erkekler için geçerli kuralı söyleyeyim: çorap rengi ya ayakkabının ya da pantolonunun renginde olmalı. Yani beyaz pantolonun yanında beyaz çorap giyebilirsiniz kıro olmazsınız...
0
selimse
(11.03.09)
ayakkabı ve pantolon ile aynı renk olmalıymış diye duyduydum.
0
detroitli kizil
(11.03.09)
kesinlikle ayakkabının rengnde olmamalıdır. pantolonla ya kontrast bi renk ya da aynı renk olmalıdır. ama siyah her zaman iyidir güzeldir. şahsen ipucu vereyim ben 5 senedir nike tan ya da adidastan 25 ytl ye 6 lı poşet içindeki havlu çorapları kullanıyorum. yazın teri emiyor kışın sıcak tutuyor, kolay kolay yırtılmıyorve her renkten 2 şer tane var içinde. 2 siyah 2 gri 2 beyaz. beyazı şortun altına giyiyorum yazın spor ayakkabıyla, spor yaparken de giyiyorum diğerlerini kafama göre.
0
rentts1
(11.03.09)
he valla ya nedir bu beyaz çorap korkusu. kıroluk olan şey beyaz çorap giymek değil, elbisenle ayakkabınla uyumsuz çorap giymektir.

siyah pantolon ve siyah ayakkabının altına beyaz çorap giyerseniz (aha fotodaki gibi) keko olur. eşofman beyaz, ayakkabı beyaz bir spor kıyafetine de siyah çorap giyerseniz aynı derecede keko olur. siyahla siyah giyin, veya koyu gri giyin. lacivert pantolonla siyah giyin, lacivert giyin koyu renk giyin. beyazla beyaz giyin, açık renk giyin. kotun altına giydiğinizde ayakkabının rengiyle uyumlu abuk olmamak şartıyla her renk olur, beyaz da olur. ama yine dikkat, siyah spor ayakkabıya beyaz giymeyin, beyaz spor ayakkabıya siyah giymeyin.

kısaca koyu renk elbise/ayakkabıya açık renk, açık renk elbise/ayakkabıya koyu renk giymeyin. en uç noktaları siyah ve beyazdır bu uyumsuzluğun. öncelikle ayakkabıya uydurmaya çalışın. pantolona uydurmak ilinci planda kalsın. ama ayakkabı çıkarıp çorapla gezeceğiniz ortamlar için pantolona uydurmaya çalışın öncelikli olarak.
0
kibritsuyu
(11.03.09)
herseye uyan tek renk siyah, ondan sonra lacivert ve gri geliyor. kisa coraplarda da beyaz guzel olabiliyor, genelde spor yaparken.
0
ermanen
(11.03.09)
kahverengi ayakkabıya lacivert corap, siyaha siyah, spor giyiniyorsanız beyaz spor ayakkabıya beyaz corap uygun gozukmekte. zaten spor olmayan kösele beyaz ayakkabı giyiyorsa bi erkek allah ıslah etsindir. corabı bosversin seccade alsın tovbekar olsun.
0
bordeaux
(11.03.09)
ayakkabı ve pantolonla aynı renlkten ziyade pantolon ve ayakkabı arasındaki bir ton olması evladır. bunun dışında siyah konusunda belirtilen görüşlere katılıyorum. siyah pantolonla lacivert çorap giyilmemesi gerektiğini söylememe bile gerek yok sanırım.
0
beccaria
(11.03.09)
pantolonla çorap aynı renkte ya da tonal olmalı.
koyu renk pantolonlarla koyu renk ayakkabı giyilmeli,açık renk pantolonla koyu renk ayakkabı giyilmemeli.
0
gerda
(11.03.09)
arkdaşlar pantolonla aynı renk diyorsunuzda ben anlayamadım
misal kot giyiyorum altına da beyaz spor ayakkabı giydim

e nolcak şimdi?

kot rengi çorap nerde beyaz nerde

bi hesap hatası var bu işte sanki
0
🌸demlikposet
(12.03.09)
siyah candır.
bir sürü siyah çorap aldım aynı. çift ayırma derdim de olmuyor böylece.
0
domine deyus
(12.03.09)
@demlikposet: cevabımda tam olarak bunun cevabını da yazmışım sanki.
0
kibritsuyu
(12.03.09)
(11)

Şimdi biz sözlükteyiz ya, gerçekten ruh sağlığımız yerinde mi sizce?

diaspora
Arkadaşlar merhaba, Şimdi aslında bu konuya nasıl girilir? nereden girizgah yapayım diye çok düşündüm. Ama ben içimden gelenleri anlatacağım sadece ama sadece beni ilgilendiren kimseye yönelik bir kinim, nefretim olmadan hatta bu sözlük ortamını seven biri olarak dillendiriyorum. Bu sözlük macera
Arkadaşlar merhaba,
Şimdi aslında bu konuya nasıl girilir? nereden girizgah yapayım diye çok düşündüm. Ama ben içimden gelenleri anlatacağım sadece ama sadece beni ilgilendiren kimseye yönelik bir kinim, nefretim olmadan hatta bu sözlük ortamını seven biri olarak dillendiriyorum.

Bu sözlük maceram öyle yıllara dayalı bir durum değil. Yani sizler gibi bilmem kaç zamandır bu ortamların adamı değilim. çok kısa da değil aslında. her neyse..

Ekşi sözlükte dahil bir çok sözlükte bulundum. Sözlükteyken hikayesi olan her insanı dinledim. Gözlemledim. Bütün sonuçlar o kadar birbirine yakındı ki yani üzerinize alınıp sinirlenirsiniz diye hafiften çekiniyorum ama gerçek olan şu ki; hepsinde bir olmamışlık bir eksiklik hissettim, gördüm, dinledim.

Hayatımda antidepresan ilaçlar ile ilgili hayatımda ilk defa bu kadar bilgi sahibi bir grup gördüm. Hayatımda ilk defa "zirve" denilen hayatında yanından bile geçmemiş insanlarla tanışmak adına bir şehirden diğer bir şehire koşan insanları gördüm. O insanların buna duydukları nedenleri düşünmeye başladım. Dedim ya hep gözlemledim. Yılların vermiş olduğu rehaveti ve yaşamın içinde bağıra bağıra söyleyemedikleri durumları, halleri, düşünceleri, ifadeleri sözlüğe harıl harıl yazanları, sözlüğün içerisinde gülmeyi, eğlenmeyi, duygusallaşmayı, hüzünlenmeyi, sinirlenmeyi, siktir çekmeyi, kendi inancının ve ya düşüncesinin dışında olana bilinç dışı bir baskı uygulayanları, bir başka insanı küçük düşürmek ya da alay etmek adına adına "ayar vermek" denilen durumdan inanılmaz zevk alanları, ikili ilişkilerde karşı cinsle rahat bir iletişim kurulduğu için bunun için çabalayanları, hayatına giren iyi şeylerden daha fazla beğenmediği, sevmediği şeyleri yazma gereksinimi duyan insanları izledim.

En ufak bir menfi geliri olmamasına rağmen binlerce insanın emek verdiği, didindiği, imla hatalarına kadar dikkat ederek araştırmalarını, gözlemlerini yazdığı buna rağmen bu insanların emeğinden para kazananların, şaşırtıcı ve mantığa inanılmaz ters olarak bir hüküm sürdükleri ve emek verenlerin buradan atılmaktan(uçurulmaktan) inanılmaz korktuğu bir yer halini almış olmasıydı.


Sabahlara kadar sözlükte zamanını tüketenler, bu can sıkıntısı mastürbasyonunu burada harcayanlar, ekşi sözlükte yazar olmanın kendisini bir ayrıcalık durumuna soktuğunu düşünenler, zirvelerde boy gösterenler, çok eğlenceli bir gece geçirseler dahi gecenin köründe evlerine geldiklerinde yinede interneti ya da sözlüğü açanlar, kısacası sözlüğün hayatının damarlarından birisi haline gelenler...

Bazen, burayı seviyorum. 27 yaşıma kadar doğru olduğunu zannettiğim bazı şeylerin aslında yanlış bilgi olduğunu görmek, salt bir bilgiye binlerce insanın bakış açından görünenleri gözlemlemek çok güzel. Anlatmaya çalıştığım zaten sözlüğün bu güzellikleri değil. Sözlüğü sözlük yapan insanların iç yaşamlarındaki olmamışlıklar. Ruh sağlığının yerinde olmayan binlerce insanın bu platformu yaratması. Örneğin, burada bir parça soruyorum. Çevremdeki herkese dinletsemde bilemeyecekleri bir melodi ama burada dakikalar içerisinde bilen birileri çıkıyor. Kültür seviyesi harika! ama bu kültüre sahip insanlar mutlu mu değiller? Böyle mi oluyor yani? Hayattan soyutlanmak mıdır bu? Ya da hayattan soyutlananların hayatın anlamını dışarıda değilde içeride yaşamaları mı? tüm samimiyetimle soruyorum. Gerçekten ruh sağlımız yerinde mi sizce?
0
diaspora
(11.03.09)
insanı hiçbir şey hasta edemese de bir şeyin hastalıklı olduğu düşüncesi hasta eder. dünyada bu işten parayı kazanmak uğruna bir şeye biraz fazla ilgi duymanın hastalık olduğunu iddia edebilecek bir sürü psikiyatr varken sizin gibi insanların bu düşünce içerisine düşmesi şaşırtıcı değil. öyle ki bu sektör öyle bir hale gelmiş ki ot gibi yaşayan belli bir yaşam formatına sahip olmuş insanlar normal gösteriliyor bunun dışındakiler hasta. ben de tutup diyeyim ki hergün sabah 7.30 da kalkıp işe giden insanlar ruh hastasıdır. bunu 40 yıl boyunca 50 yıl boyunca yapanlar var? ama bu işler böyle olmaz, olmaması lazım.

bu tanımlamanız da kabül edilemeyen bir şey zaten. insanları direkt ruh hastası olarak fişlemişsiniz. hayatını sabahatan akşama kadar tv programı izleyerek ,hande yener dinleyerek, 3 kuruşluk eğlence anlayışına sahip olarak geçiren insanlar normal kabül edilecek, ama şu platformda bazı düşünleri ortaya koymaya, gerekirse hiçbir araştırmaya girişmeye çekinmeyecek insanlar diğer yaşam formlarından ayrılıp ruh hastası kabül edilecek. bence asıl ruh hastalığı bu kusura bakmayın. herkes halinden memnun bence.
0
muhammed eminoglu
(11.03.09)
hatalarımız var, yanlışlarımız var evet ama biz hatalarımız ve yanlışlarımızız zaten. biz hepimiz eksiğiz aslında. bir yerlerimiz hep yarım. sözlük bunu görmemizi sağlıyor sadece. o yüzden sanki sözlük yazarları hep eksiklermiş gibi görünüyor.
dışarıdaki dünyada hiç yanlışı olan bir müdür göremezsin. çünkü işi müdürlerin yanlışlarını görmek olan kimse yok. ama sözlükte bir moderatörün yanlışı göz önüne çıkartılabilir. hatta bir moderatör yanlış yaparsa daha arkasını dönmeden ayarı alır.
yanlış yazdığın bir entry'i düşün, daha "formata aykırı olmuş" diye biri sana mesaj yazmadan veya sen gönderdiğin entry'nin yanlış olduğunu anlamadan entry uçmuş oluyor. çünkü burda hatalarımızı sakla(ya)mıyoruz.

kimse mükemmel değildir ama nedense dışarda herkes mükemmelmiş gibi görünüyor.
0
buzkran
(11.03.09)
o kadar genis bir kitleyi genellemissinki yani nereden baslayip nereye uzanacagimi sasirdim. ruh sagligimin gayet yerinde olduguna inaniyorum, her insan gibi dalgalanmalar yasasakta o dalgalanmalar gayet olagan seyler. acikcasi en pasif sozluk yazarini bile gectim, sadece siteyi ziyaret eden icerigin ne oldugunu bilmeyen google aramasiyla karsilasmis insanlarin bile sozlugu sozluk yapma olgusuna katki sagladigini dusunuyorum.

sozlukte vardir muhakkak ruhsal sorunlar yasayan arkadaslarda bu gayet olasi bir durum, belki o bahsettigin arkadaslarin yaptigi paylasimlar daha cok dikkat cekiyordur ama onlardan bagimsiz bir suru farkliliklarda var. eminim sen de biliyorsundur bu farkliliklarin varligini tek bir yere kanalize olma bence, cok genis bir alandayiz.
not: yazdigina karsi herhangi bir kizginlik icerisinde filan degilim.
0
lejant
(11.03.09)
klasik tabirle ruh hastalığından bahsediyorsan, evet bence de buradaki çoğu insan hafif sıyırmış vaziyette ama muhammed eminoglu' nun dediği açıdan bakarsak, gerçek yaşantıda kim mükemmel bir ruh sağlığına sahip ki? 50 yıl boyunca aynı kadınla evli kalıp, aynı işte çalışıp, aynı arkadaşlarla takılıp, aynı hayatı her gün defalarca yaşayan insanlar mı?

sözlük, yazarların yapısı itibariyle, zaten derdi olan insanların toplandığı bir platform neticede. söyleyecek şeyi olmayan insan neden yazma ihtiyacı hissetsin ki?

bu anlattığın hastalıklı ruh durumunu zaman zaman kendimde tartmaya çalışırım. hayatım boyunca hiç psikiyatra ya da psikolog a gitmedim, hiç anti depresan ilaç kullanmadım ama klasik anlamıyla çok normal ve sağlıklı olmadığımı düşünüyorum ama çoğu insanın da bu durumda olduğunu düşünüyorum. yoldan 10 tane adam çevirip psikiyatr koltuğuna oturtsak eminim en az 8 i ilaç kullanması gerekecek seviyede hasta çıkar. bu yüzden sözlükte entry okurken yazarın ruh halini değerlendirmek yerine sadece yazdıklarını değerlendirmek daha doğru geliyor bana.

acaba yazarların hepsini toplayıp doktora götürsek kaçı potansiyel seri katil çıkar? bunun ne önemi var işte, güzel yazıyor mu benim için tek önemli olan bu.
0
hevipeyra
(11.03.09)
Teziniz, sözlükte yazmayan, "diğer" insanların tamamının şahane hayatları, mükemmel durumda akıl sağlıkları olduğunu işaret ediyor. Bir de bu yönden bakın. En azından "biz" sorunlarımızı, dertlerimizi, sıkıntılarımızı, garipliklerimizi aktarıp, paylaşıp "aa aslında ne kadar da aynıymışız" diyebiliyoruz. "diğerleri" bunu bile yapamıyor, asıl burada bir sorun var gibi. Dikkatinizi çekerim.
0
inshroud
(11.03.09)
(bkz: sağlıklı bir genelleme icin gerekli denek sayısı)

Ek yapayım bir de: Sözlükte yazan insanlarda var olduğunu iddia ettiğimiz kişilik bozukluklarının reel hayatta çevremizde olan insanlarda olmadığını düşünmek o kaddar yanlış ki o kadar olur. Normal hayatta da elini sallasan psikopata çarpıyor sonuçta.
0
sui
(11.03.09)
İlk yazar olduğumda iyi insanlar bulup arkadaş olabileceğimi düşünmüştüm. Ama ne yazık ki pek çoğunun ego şişirme, kendini ispat etme, kendi gibi düşünmeyen insanları aşağılama eğilimli olduğunu görmem beni pek çok şeyden soğuttu. Elbette herkes benim gibi düşünmeyebilir, elbette sözlükte iyi insanlar olabilir ama çoğunluk gerçekten ağır basıyor. Bazı yazarlar gerçekten konuşmayı bilmiyor; bir bakıyorsun 20 yıllık dostunmuş gibi sana özel mesaj atıyor, acayip laubali tavırlar, neden? çünkü onlar gibi düşünmüyorsun ve onlar bu hakkı kendinde bulabiliyor. Ha evet, tanıdığım mükemmel insanlar da var sözlükten. Ama gördüğüm kadarıyla pek çok yazar bu sözlük yazarlığını fazla ciddiye almış durumda. Bugun "kendimce" kime ayar versem, kime laf soksam, nasıl popüler olsam gibi kaygılar taşıdığından eminim pek çok kimsenin. Nesil fark etmeksizin.

Olabilir, kimse mükemmel değil (ben de dahil), herkesin hataları olur, herkesin zayıf noktaları vs farklıdır ama bir noktadan sonra bu kişiliksizliğe dönüşüyor diye düşünüyorum.
0
trista
(11.03.09)
"En ufak bir menfi geliri olmamasına rağmen binlerce insanın emek verdiği, didindiği, imla hatalarına kadar dikkat ederek araştırmalarını, gözlemlerini yazdığı buna rağmen bu insanların emeğinden para kazananların, şaşırtıcı ve mantığa inanılmaz ters olarak bir hüküm sürdükleri ve emek verenlerin buradan atılmaktan(uçurulmaktan) inanılmaz korktuğu bir yer"
kimse bize lutfen gelin ugrasin didinin ve buraya bir seyler yazin, ki site cok okunsun biz de cok reklam alip para kazanalim nihahaha!! sizi gidi koleler!!! demedi. yaziyoruz, cunku: (bkz: #7526353) (bence en net boyle aciklanirdi)
bence siz yanlis anlamissiniz, mutlu olmak icin yaziyoruz mutlu etmek icin degil. sozluge yazmamak caba gerektiriyor, yazmak degil. yaziyoruz cunku normal sartlarda ayni masaya bile oturamayacagimiz bir suru insanla bir seyler paylasabildigimiz, dusuncelerine birinci agizdan ulasabildigimiz ve aynen belirttiginiz gibi hicbir cikarimiz olmadan, sadece fikrimizi soylemek icin soyledigimiz bi yer burasi.
kultur seviyesinin genel olarak belli bir duzeyin(o da muamma) ustunde olmasina sasirmanizi tam anlayamadim, kulturlu iinsanlar "evet ben oldum artik, kimseyle bir sey paylasmayayim evimde oturayim" diyerek ulasilmazliga mi oynamalilar. (ayrica "kulturlu" derken zaten cok bulanik bir ifade. egitimli diyelim?)
bence bu insanlar gayet mutlular, cunku kendilerini ifade edebilecekleri gorece ozgur bir ortama sahipler. gecenin korunde gelip sozluge bi iki satir bir seyler yazmak, butun gun hirgur icinde suruklendiken, butun yasadiklarin icinde patladiktan sonra, eve gelip yeter artik uyuyim de bitsin diye yataga girmekten cok daha saglikli oldugunuzu gosterir bence.
yalniz olabilirsiniz, mutsuz olabilirsiniz, asosyal olabilirsiniz ama sozlugu kesfettiyseniz en azindan biraz nefes alabilecginiz bi yer bulmayi basardiniz demektir. bu soylediginiz gibi bir "ic yasamdaki olmamislik" degil, tam tersine iyilesmedir (ayrica buradaki mutsuz insanlar gorebildigim kadariyla gercek hayattakinden cok cok daha az yogunlukta)
burada yazmaniza "ragmen" gunluk hayatinizda gayet mutlu da olabilirsiniz, ama belki gunde bes tane entry girmeden uyumazsiniz cunku soyleyecekleriniz vardir. ve dusuncelerinizi bu kadar cok insana bu kadar rahat sekilde ulastirabileceginiz baska bir yer yok.
sozluge karsi duyulan sey resmettiginiz gibi bir bagimlilik degil bence. olsa olsa bu bir baglilik. ha istisnalar her yerde olabilir tabii, durumu uc boyutlara tasiyanlar. manyak her yerde, burada da var.
birileriyle tanismak icin inanilmaz cabalar sarf eden insanlar ya da birilerini kucuk dusurmekten zevk alanlari, herhangi bir seye ait olmanin acayip bir ayricalik oldugunu dusunenleri sozluk disinda cok daha fazla goruyoruz, bence bu, bu konu icinde tartisilacak sey degil, disarda bu kadar varsa sozlukte neden olmasin.
bir de hayati boyle sanal-reel diye ikiye ayirma devri yavas yavas bitiyor bana kalirsa, internet artik hayatimizin bayagi bi icinde, ondan bagimsiz dusunulmuyor. bu baglamda sozlukte birkac saat gecirerek hayattan soyutlandigimizi dusunmuyorum, hayatin bir parcasi burasi. burada oluyor muyuz ki yani, hayat nedir? : )
0
cisterna
(11.03.09)
bircok insanin her aklina geleni yazdigi bir yer olunca boyle dusunesin gelmis ama genellemenin dozunu kacirmissin biraz. eh ruhumuzla dalga geciyoruz bazen ama sozluge yazmayan disarda bir suru bozuk insan var, burda sadece yazilar var ki sadece yazmak bir insanin tam olarak ne oldugunu ve butun dusuncelerini gostermez bence. zaten her yazdigi dalga veya her yazdigi hayatin ayrintili bilgileri olan objektif insanlar da var. neyse sonucta bunun uzerine de uzun uzun yazarsin ama bir sonuc olmaz, hayatin anlamsizligi anlamak gibi birsey, bak bu da sozluktendi:)
0
ermanen
(11.03.09)
var abiciğim böyle anomaliler. bana göre sözlükte çok garip insan var. mesela bu anket başlığı açıp dolduranlar. bana hakikaten çok garip geliyor .adam başlık açmış 'anneyle diyaloglar', 'babayla diyaloglar' hatta abartmış 'aile içi komik sms mesajları' evinde anne, babası, sms mesajlarını filan buraya yazma gereksinimi duymuş. niye? .tabi ki bunların okuyanıda vardır .ama kardeşim niye. çok mu canın sıkılıyor! ' heheee bak bugün annemle neler konuştum' diyip bunları sözlüğe taşıma ihtiyacı bence anomalidir. kimse senin 'aile içi komik sms ' mesajlarını okumak için can atmıyor. niye yazıyorsun bende anlamadım. ya 'en sevdiğim şarkılar' diyip başlamış en sevdiği şarkıları sıralamaya. niye buna ihtiyaç duyuyorsa. sonra sozluk yazarlarının her fırsatta televizyona çıkma ,roportaj verme güdüsü. bir başka anomali . televizyona çıkıyor,roportaj veriyor ; 'ben sozluk yazarıyım' ezikliğin son noktası. yok mu abicim senin sözlük yazarlığından daha önemli bir unvanın .sözlük yazarıyım diye çıkıyorsun televizyona. yani ne olmuş sözlük yazarısan. bende yazarım. bir s..k olmuyor valla. yani bazı kişiler gerçekten sözlük yazarlığının önemli bir mevki olduğunu sanıyor. sonra televizyona çıkıp hiçbirimizin yapmaycağı ajdar anık'la polemiğe girme gibi bir abukluk yapılıyor kimsede 'arkadaşım g..tüme benzemissin ' demiyor o yazara . yani sözlüğün değer yargıları, yazarları filan arkadaşın haklı olduğu noktalar var.
0
camasir suyu
(11.03.09)
"En ufak bir menfi geliri olmamasına rağmen binlerce insanın emek verdiği, didindiği, imla hatalarına kadar dikkat ederek araştırmalarını, gözlemlerini yazdığı buna rağmen bu insanların emeğinden para kazananların, şaşırtıcı ve mantığa inanılmaz ters olarak bir hüküm sürdükleri ve emek verenlerin buradan atılmaktan(uçurulmaktan) inanılmaz korktuğu bir yer"

yanlış düşünüyorsunuz. menfi geliri söyleyeyim; anlaşılmak ya da en azından bir süreliğine bile olsa anlaşıldığını hissetmek. insanlar kendilerini anlatmak, "ben de varım" diyebilmek için bir ömür harcarken, türkiye'de de oluşan sistemin çarpık ve tek tip insan yaratıp içe kapanmayı gerçekleştirmek amacında oluşunun yarattığı sistem kenarı insanları bu kadar çok iken insanların ekşi sözlük gibi bir mecradan başka düşüncelerini daha iyi ifade edebilecekleri pek bir yer yok. evet reel bir toplulukta da insan kendini dışa vurabilir ama eğer bunu kabullenmeyenler çoğunluktaysa ve bu çoğunluğun diktatörlüğündeki genel kanılarla damgalanıyorsa insan; kendi topluluğunu oluşturur. cemaatlerin ortaya çıkış nedeni de budur aslında. işte ekşi sözlüğün bize yarattığı bu fırsat buraya "aitlik" duygusuyla yazmamızı sağlıyor biraz.

21. yüzyılı'da düşünürsek insanların internet ortamında fazlaca bulunmaları ve bu nitelikleri taşıyan ekşi sözlüğün (anlaşılma dürtüsüyle yazılan ekşi sözlüğün) bu ortamda kolay ulaşılabilir olması buraya rağbeti arttırıyor. mesela vaktini çoğunlukla televizyon başında geçiren bir kişinin kendini izlediği programlarda ifade etmesi gibi. ya da izlediği programlarla ifade edilmesi... he sözlük bu işe de yarıyor bakınız; sosyal ortamdaki çoğu arkadaşlarımızın hep bir yanı bizi anlatır, burada okuduğumuz yazılarda da bazen kendimizi bulabiliyoruz.

ne kadar yazarsam yazayım geleceğim son nokta çarpık demokrasi; bunu tamamı ile siyaset açısından anlamayın. zamanla insanların buraya karşı da böyle kuşkular içine girmesi ortalamalaşan sözlükten dolayıdır. yine kaçan biz mi oluruz yoksa bu sefer onlar mı olur bilemem ama böyle çekinceler içine girmenin pek bir faydası olmaz.
0
garip biseyler
(11.03.09)
(5)

Sosyal Bilimlerde İnsan Mallığı

kayip ruh
ash deneyinde ifşa edilen mekanizmadan farklı olarak, grupların, daha doğrusu kendilerini bir grupta konumlandıranların olaylara objektif olarak bakamamaları nasıl açıklanabilir? örneğin siyasetteki kutuplaşmaları ele alalım ya da mesleki bir örnek; örneğin uçak kazasında pilotlar derneğinin pilotaj
ash deneyinde ifşa edilen mekanizmadan farklı olarak, grupların, daha doğrusu kendilerini bir grupta konumlandıranların olaylara objektif olarak bakamamaları nasıl açıklanabilir?

örneğin siyasetteki kutuplaşmaları ele alalım ya da mesleki bir örnek; örneğin uçak kazasında pilotlar derneğinin pilotaj hatasını tamamen olasılık dışı tutup cansiparene diğer olasılıkları gündeme getirmesi ya da birinin çalıştığı holding konu olunca cengaverleşmesi, ha siyaseten de şöyle mesela bir yasa tasarısı gündeme geliyor, diğer grup "kesin altında bir hinlik vardır, bunlar bizi sikecek, zaten bunlardan iyi bir şey gelmez" diye yaklaşıyor konuya. yine ergenekon'da da var benzer hadiseler, "koskoca paşa içeri atılmaz, atıldıysa atan şerefsizdir, paşa pirupaktır, yalarım, paşam sen çık da ben yatam" gibi, "mına kodumun komünistleri hep böyle yapar zaten" gibi ya da din ve inanç grupları, milliyetçilik, millet, etnisite gibi kimliksel dalgaların yan etkileri gibi gibi. tabii en tehlikelisi din ve milliyetçilik ekseninde olanlar.

sosyal bilimlerde bunun bir karşılığı var mıdır kısacası? bir gruba ait olmak, dahil olmak zorunda hissetmek, akabinde dogmatik bir teslimiyet, hiç şüphe duymadan bir yönde katılaşmak, aksi yaklaşımlara sert tepkiler vermek, muhatabın insanlığından şüphe etmek, ona türlü olumsuz sıfatlar yakıştırmak, yalan söylediğini, kandırıldığını düşünmek, şiddet, nefret, kan, ölüm. grubun kişiliği, aklı, mantığı teslim alması. bir olaya aynı tepkileri verme, aynı şeyleri söyleme, belki düşünme zorunluluğu hissetme. bilimsellikle de bunun tedavi olması beklenirken olamıyor mesela. bildiğin denyo proflar da var, sadece olaylara yaklaşma, ele alma yolu, düşünme, sorgulama yöntemi olarak diyorum.

vesselam bu insanlığın sıçtığı nokta mıdır acaba? ne ki bunun adı, nedeni, varsa çözümü? 1000 yıl sonra insanlık bu açıdan değişir mi?
0
kayip ruh
(11.03.09)
conformity (uydumculuk)

ayni cevabi baska duyuru'da da vermistim, yalniz sen bundan farkli olarak mi soruyorsun?
0
ermanen
(11.03.09)
cevabın bir kısmı bu, bir de ötekileştirilene, aynı fikirde olunmayana yaklaşımın açıklamasını soruyorum.
0
🌸kayip ruh
(11.03.09)
o da "peer pressure" oluyor sanirim.
0
ermanen
(11.03.09)
ermanen'in söylediği önemli bir çalışma alanı, social conformity diye de geçer. Bununla iligli olarak groupthink gibi şeylere de bakabilirsin.
0
sui
(11.03.09)
enemy image diye de bir şey var. insan belli bir grubu düşman belleyince zamanla o düşmanı gözünde büyütüp abartıyor. Düşmanın tüm eylemleri son satırına kadar planlanmış, sadece ve sadece kötülük içeren eylemlermiş gibi geliyor vs. vs. Berlin duvarının yıkılmasından bir yıl önce ABD'de yazılan süper prestijli strateji makalelerde Sovyetlerin daha en az elli yıl dağ gibi dayanacağı öngörüleri yapılması, Türkiye'deki Batı - Yunan - Ermeni algısı falan hep örnek, bisürü.
0
joelskellington
(11.03.09)
(1)

türk filmi

sopiro
merhaba, bir kez gordugum bir türk filmi vardı sadece o da muhtemelen bir on onbeş yıl önceydi, film de siyah beyazdı yani muhtemelen bayagı eski olmalı.filmde zengin bir ailenin evladı olan kucuk bir kız vardı. on oniki yaşlarında. bu kız dışarıya ve ailesine inanılmaz tatlı, şeker, kibar görünüyor
merhaba,

bir kez gordugum bir türk filmi vardı sadece o da muhtemelen bir on onbeş yıl önceydi, film de siyah beyazdı yani muhtemelen bayagı eski olmalı.

filmde zengin bir ailenin evladı olan kucuk bir kız vardı. on oniki yaşlarında. bu kız dışarıya ve ailesine inanılmaz tatlı, şeker, kibar görünüyor ama aslında çok kıskanç ve korkunç bir kız.

mesela yaşlı bir kadın avr komşuları, kız zaman zaman onu ziyarete gidiyor. kadın başucundaki calar saat (ya da bir biblo) için "ben ölürsem bir gün bu sana kalır" diyor, kız sırf o şeyi alabilmek için kadını öldürüyor. bir arkadaşının da başına ayakkabı topuguyla vurarak öldürüyor vs.

filmdeki ne oyuncuları ne de başka bir detayı hatırlıyorum.
böyle bir film var mıydı gercekten? varsa adı neydi hatırlayan var mı? varsa, bana da hatırlatır mısınız?

teşekkurler,
0
sopiro
(11.03.09)
ermanen
(11.03.09)
(10)

kıl dönmesi ameliyat olmuş arkadaşa ne götürelim?

demlikposet
arkadaş kıl dönmesi ameliyatı olacak ziyaretinede gidicem kendisi dağ gibi taş gibi adam ayrıca ekşiden çiçek götürmiyime baklavada olmazne götürmeli pekiesprili bişey de olabilir
arkadaş kıl dönmesi ameliyatı olacak ziyaretinede gidicem kendisi
dağ gibi taş gibi adam ayrıca ekşiden
çiçek götürmiyim
e baklavada olmaz
ne götürmeli peki
esprili bişey de olabilir
0
demlikposet
(11.03.09)
2 hafta kadar evden dışarı çıkamayacağına göre sıkıntısını geçirebilecek bir şeyler olsun derim ben.
0
deckard
(11.03.09)
kil donmesi hmm, killi birsey olabilir mesela, kedi yavrusu?

edit: pelus da olabilir.
0
ermanen
(11.03.09)
şişme yolculuk yastıkları var, boyna geçirilen. bu tür rahatsızlık çekenler onların üzerinde bayağı bir rahat ediyormuş. sağlamından alırsanız iyileşene kadar kullanır. :)
0
gulden kale
(11.03.09)
cımbız, epilasyon aleti ,limon kolonyası,dönen kılı muhafaza etmesi için küçük kavanoz (üzerine bi şeyler yazabilirsin)
0
zombikanı
(11.03.09)
genelde kuyruk sokumunda oluyo bu olay, eger oyleyse simit al deniz simidi : ) uzun bi sure kicinin ustune oturamicak cunku : )
0
cisterna
(11.03.09)
kadayıf tatlısı en anlamlısı olabilir.

tatlı talı yersiniz.
0
robinbook
(11.03.09)
uykusuz cilt 1 2 3 olabilir
takilir onlarla sikilmaz hem
0
bladder
(11.03.09)
cicekcilerde kucuk kaktusler satiliyor ;)
0
thoth
(11.03.09)
Tecrübe konuşuyor (bkz: #14372513) :)

Eğer açık ameliyat olduysa ördek götürmenizi tavsiye ederim, 3-4 gün boyunca kalkıp kendi işlerini göremeyebiliyorlar. Bunun haricinde dondurma, çikolata, litrelerce ice tea, sevdiği dizilerin yeni bölümleri makbule geçecektir. :)
0
inshroud
(11.03.09)
arkadaşlar minik bir kaktüs götürmek "mantıklı" geldi
herkese teşekkürler (:
0
🌸demlikposet
(11.03.09)
(3)

Uktelerde Arama

alpha05
Ben mi yapamıyorum, ukteler için arama yok mu?
Ben mi yapamıyorum, ukteler için arama yok mu?
0
alpha05
(10.03.09)
ben de yok diye biliyorum.
0
osuruklu
(10.03.09)
yok
0
tembel degilim useniyorum
(10.03.09)
(bkz: #8465070)
0
ermanen
(10.03.09)
(13)

Alkolün Etkisini Azaltan İçecek

punkertifo
1-2 yıl önce çıkmıştı böyle bişiler. Hala var mı? Varsa adı ne? İstanbul'da nerelerden bulunabilir?
1-2 yıl önce çıkmıştı böyle bişiler. Hala var mı? Varsa adı ne? İstanbul'da nerelerden bulunabilir?
0
punkertifo
(10.03.09)
Hayal meyal hatırlıyorum, içecek konusunda yardımcı olamayacağım ama...
Nerden duyduğumu hatırlamıyorum, "trafik çevirmesinde promilin az çıkmasını istiyorsan patates ye" şeklinde bir duyum almıştım vakti zamanında. Deney sonucu sadece promili düşürmediği, sarhoşluğun da gittiği ortaya çıktı. Zaman zaman uyguluyorum.

Ziyadesiyle içtikten sonra Kalınca bir dilim çiğ patatesi elma yer gibi kütür kütür yiyin, hesap gelene kadar ayılıyosunuz, o derece :)
0
inshroud
(10.03.09)
o patatesler, soğanlar, sütler birer mit. hatta mitbastırsta denediler hepsini. en fazla promil oranı düşüren şeyin mentollu şeker olduğunu buldular. ama ben bi ilaç duymuştum. eczanelerde hatta. ayıklaştırıyomuş. bilen varsa soylesin.
0
emcedeltate
(10.03.09)
bazı okul kantinlerinde satılıyordu ama ertesi gün hapı hesabı, içtiğiniz günün ertesinde akşamdan kalmamak için olanı var diye biliyorum.

ayrıca millet içki içerken çikolata yer daha çok sarhoş olayım diye siz tam tersini arıyorsunuz :)
0
Güzel Marmara
(10.03.09)
Alkolun etkisini azaltan icecek diye bir sey yok.
0
wpi
(10.03.09)
Ya amacım ekip çevirmesinden kurtulmak değil zaten. Akşamdan kalma sorununu biraz olsun giderebilmek. Tabi alternatifleri var, bol su içmek, alka seltzer vs vs
Ama böyle bir içecek vardı, hatta ben kendi gözlerimle bakkalda satıldığını görmüştüm 1-2 yıl önce.
www.motosiklet.net
Böyle birşey işte.
Bunun dışında outox diye de bir ürün var ama, bunun da sitesi kapanmış.
Nereden bulabileceğimi bilen biri yok mu yav?
0
🌸punkertifo
(10.03.09)
Zoberade'i hatirladim resmi gorunce. Ise yaramaz o, pek ugrasma aramaya.

Su icmek gercekten en iyi cozum. Illa degisik bir sey icmek istiyorsan Gatorade, Powerade veya benzeri bir sporcu icecegi ic. Zoberade'e inanma.
0
wpi
(10.03.09)
alcaseltzer diye bir ilaç var bayerin yanlış hatırlamıyorsam eczanelerden alınabilir gece yatmadan bir adet suda içiyoruz bir de sabah..

bol su içmeyi de unutmamak lazım
0
lupelius
(10.03.09)
vucuduna "alkol dehidrogenaz" ve "asetil koenzim-a" enzimlerini enjekte edersen olur sanirim ama tehlikeli sonuclari olabilir. O yuzden en iyi cozum icki aralarinda ve yatmadan once su icmek.
0
ermanen
(10.03.09)
bulabilir misiniz bilmiyorum ama armut suyu aksamdan kalma durumunu ortadan kaldircaktir. bunun haricinde sarhosluk durumunuz sert ickilerle oluyorsa (raki , vodka , viski vb..) kapanisi dusuk alkollu ickilerle yapabilirsiniz...
0
kakoy
(10.03.09)
Sevgili gençler, 27 senedir alkol kullanıyorum. Zamanında bende çok şeyler denedim ama hiç birinden fayda bulamadım. 7-8 yıl önce bir meyhanede yaşlı bir amcamızın rakı'dan bir yudum aldıktan sonra 1 tane aspirin içtiği dikkatimi çekti. Garsona sordum, bu amcalar 40 yıllık müşterileri imiş ve sürekli rakıdan önce aspirin alırlarmış. Bende denedim ve o gün bugündür akşamdan kalma, çok içip çarpılma gibi sorunlarım kalmadı. İstersen akşam 1 büyük rakı iç sabah pamuk gibi uyanıyorsun. Eğer mide probleminiz yoksa tavsiye ederim.
0
hasanikisalakosmandört
(10.03.09)
patlamış mısır baya bir azaltıyor etkiyi.
0
alkolikfedai
(10.03.09)
bahsettiğiniz ürünü bilmiyorum ama bol su içmek daha zinde kalkmanıza yardımcı olur. içkiyle beraber ya da içtikten sonra bol su tüketin.
0
cereal killer
(11.03.09)
OYle bir sey var mi bilmiyorum da kafeinli icecekler ve bol su icin.
0
stavro
(12.10.18)
(1)

sana gül bahçesi vadetmedim'deki yr krallığı'nın yr'si nerden gelmektedir?

gijilti
deborah bu ismi nereden esinlenmiştir? anlamı nedir acep? mesela yr.deki anterrabe adlı tanrı/tanrıça -bir kitapta okuduğu sanırım- bir meleğin adıdır.teşekkürler
deborah bu ismi nereden esinlenmiştir? anlamı nedir acep? mesela yr.deki anterrabe adlı tanrı/tanrıça -bir kitapta okuduğu sanırım- bir meleğin adıdır.

teşekkürler
0
gijilti
(10.03.09)
ermanen
(10.03.09)
(7)

muhammed'in pre-peygamber donemi inanci

arch101
soruda herhangi bir art niyet mevcut degil, yalnizca kafama takilan bir soru bu. muhammed peygamber olmadan once neye inaniyormus? belirli bir din, put vs. biliniyor mu? veya kuran bir sey soyluyor mu bu konuda?
soruda herhangi bir art niyet mevcut degil, yalnizca kafama takilan bir soru bu. muhammed peygamber olmadan once neye inaniyormus? belirli bir din, put vs. biliniyor mu? veya kuran bir sey soyluyor mu bu konuda?
0
arch101
(10.03.09)
ermanen
(10.03.09)
hanifeydi. yani hz.ibrahim'in inancını paylaşıyordu.


(bkz: hanif)
0
o da olabilir
(10.03.09)
kesinlikle putperest olmadığı da söylenegelir.
0
gxix
(10.03.09)
muhammed'in putları öven bir çok sözü vardır.. daha sonra güçlü bir islam peygamberi ve komutanı olunca geçmişinde söylediği bu sözler için "şeytan söylettirmiş" der.
(bkz: şeytan ayetleri)

muhammed'i bilmem de, babası "abd-ullah" allah'a tapıyordu.. allah isimli puta.
0
fuck milk get beer2
(10.03.09)
en önemli putlardan biri al-lat idi. yani lat. (al, ingilizcedeki "the" ya denk geliyor). sonradan insanlara "en büyük" tanrıyı anlatmak için allah kelimesini seçmeleri de bu nedenle tesadüf değil. konsept mevcut, ondan hareket ediyor. tıpkı eskiden tel "dolap"ta yemek saklama adeti olduğu için, yeni gelen elektrikli versiyonuna da buz"dolab"ı denmesi gibi. yani niye buz kutusu veya buz makinesi dememiş--insanlar dolap ile olan ilişkisini biliyor çünkü yemek saklama olayının. burada da tapınma olayı lat'la ilgili olduğu için "allah" yani al-lat kelimesi zaten hazır işte.
0
cedilla
(10.03.09)
hayır "lat" ile "allah" farklı putlardı..
en büyük put "allah"dı..

lat, ay tanrısı allah'ın 3 kızından birisi.
0
fuck milk get beer2
(11.03.09)
hani öyle bir yazmışsınız ki, bilfiil orada görmüş gibi...

peki, sizin dediğiniz olsun.

(yine de dönüyor)
0
cedilla
(11.03.09)
(10)

gizemli, korkulu dizi tavsiyesi

pozitif dusunce de kazanir
merhabalar.öncelikle belirteyim, "diziler" şeklinde aratıp bütün konulara göz gezdirdim ama tatmin olamadım.ayrıca imdb kullanmayı da biliyorum ama tavsiye olunca daha iyi sonuç alınıyor kanımca.konusunda bolca gizem ve yine bolca korku olan dizi arıyorum. lost gibi merak ettirsin ayrıca da korkutsu
merhabalar.

öncelikle belirteyim, "diziler" şeklinde aratıp bütün konulara göz gezdirdim ama tatmin olamadım.
ayrıca imdb kullanmayı da biliyorum ama tavsiye olunca daha iyi sonuç alınıyor kanımca.

konusunda bolca gizem ve yine bolca korku olan dizi arıyorum. lost gibi merak ettirsin ayrıca da korkutsun beni, ağzım açık izleyeyim. bilen bilir, odadan kaçma oyunları veya adventure tarzı oyunlar vardır, sevdiğim bu tarzı the lost room'da gördüm diyebilirim, tadı damağımda kalaraktan bitidim. korku öğeleri çok nadirdi ama gizemiyle baya etkiledi. lost da ona keza.

uzun lafın kısası aradığım kriterlerde -korku öğesi daha da ağır basan- başarılı dizi tavsiyeleriniz nelerdir?
0
pozitif dusunce de kazanir
(09.03.09)
(bkz: twin peaks)
0
tepedeki psychedelic adam
(09.03.09)
fringe var.tavsiye etmiyorum ama

taken
0
zombikanı
(09.03.09)
fringe
ben tavsiye ediyorum
0
demlikposet
(09.03.09)
susannah
(09.03.09)
masters of horror ı nasıl buluruz ankara da? dvd cilerde var mıdır ki?
0
oceano
(09.03.09)
ermanen
(10.03.09)
gizem olarak lost room fena degildir.
korku icin film deneyin derim, dizilerde korku ogeleri hep yumusatiliyor.

belki cok alakali degil ama izlemediyseniz "oz" u da izleyin.
0
entrapmen
(10.03.09)
dead set bence çok çok iyiydi. (aman ya zombi işte dememek lazım)
fear itself dizisini biraz önerebilirim. masters of horror kadar olmasada izlenebilir bir dizi.
0
irbat
(10.03.09)
nightmares and dreamscapes var stephen king'in. bazi bolumleri cok guzel.
0
ati99
(10.03.09)
ya bu da çok alakasız olacak belki ama death note adlı anime şaheseri de gerer insanı.
0
majik
(10.03.09)
(13)

Dunyanin en nadir doga olayi & En nadir uzay olayi

ermanen
1. Dunyanin en nadir doga olayi hangisi? Belki de simdiye kadar 1 kere olmus birseydir ama illa felaket olarak dusunmeyin tabi (sel, deprem falan kastetmiyorum yani). Hic olmadi, bildiginiz ya da sahit oldugunuz nadir ve harika doga olaylarini yazabilirsiniz.mesela ben soyle ilginc bir doga olayi bu
1. Dunyanin en nadir doga olayi hangisi? Belki de simdiye kadar 1 kere olmus birseydir ama illa felaket olarak dusunmeyin tabi (sel, deprem falan kastetmiyorum yani). Hic olmadi, bildiginiz ya da sahit oldugunuz nadir ve harika doga olaylarini yazabilirsiniz.

mesela ben soyle ilginc bir doga olayi buldum, birincilige oynayabilir, okyanus krema gibi olmus:
www.dailymail.co.uk

2. Ayni soruyu uzaya uyarliyorum. Gorebilecegimiz (ya da sadece astronomiyle ugrasanlarin gorebilecegi/gordugu) en nadir uzay olayi hangisi?
0
ermanen
(09.03.09)
gerçi adaların oluşması gayet sıradan bir şey ama benim gördüğüm en ilginç şeylerden biri şuydu:
earleydaysyet.blogspot.com

sizin krema daha iyiymiş ama :)

görebileceğimiz en nadir uzay olayı da heralde halley'in falan geçişidir. arada yıldızlar patlıyor matlıyor ama onları ben göremediğim için yok sayıyorum :p
0
elcezire exclusive
(09.03.09)
güneş tutulması çok sık oluyor ama ya. 1999'da ve 2006'da iki kere tam tutulma görülmüştü burdan sanki. ama ne tutulduydu be.
0
elcezire exclusive
(09.03.09)
2. shoemaker-levy'nin 94'de jupiter'e carpmasi gayet sarsici ve nadir rastlanan olaylardan biri olsa gerekir. bilim ve teknik'in temmuz 94 sayisi, sabirli bekleyis, olayla ilgili haberler v.s o zamanlar sadece 8 yasinda olmama ragmen hala aklimda dun gibi.
0
nochristrequiress
(09.03.09)
bizden bir örnek:

img340.imageshack.us
img58.imageshack.us

yer: istanbul boğazı...
0
uyuzcan
(09.03.09)
Kutup çizgisinin baya yakınından güneş batışı ve doğuşunu izlemiştim ben. Yaşadığım duyguları kelimelerle tarif etmenin olanağı olacağını sanmıyorum.
0
kabal
(10.03.09)
verilen cevaplara bakmadım. ama uzayın en nadir olayına direkt olarak big bang diyorum :)
0
deckard
(10.03.09)
o da olabilir
(10.03.09)
en az 1 kez gozlemlenmis olmasi lazim ama :)
0
🌸ermanen
(10.03.09)
eski çinde gözlemlenmiş bir supernova??!! patlaması var idi sanırım. supernova olmayabilir galaksi çarpışması olabilir, bilgim yok bu konularda. dünyadan sadece bir kez gözlenmiş, eski çinlilerin gözlemleri ve kayıtların zamanları tutuyormuş şu anki bilgiyle. bir yerde okumuştum. çinliler adlandıramamışlar bu olayı


bir de an az olan değil ama nadir olan bulutlar var, özelikle 2 numara çok acayip
everypictures.blogspot.com
0
gunetapar_
(10.03.09)
ben de size çok ilginç bir olayın bkz'ını vereyim.. sözlükten okuyun. orada gerekli linkler var..
metallica'nın all nightmare long şarkısının klibinde bahsedilen olay..
beni etkiler baya..

(bkz: tunguska olayi)
0
fuck milk get beer2
(10.03.09)
selin bastığı yer kabe. mesela ondan ilginç gelmiş olabilir bana. hatta insanların yüzdüğü şu resim daha da ilginç geldi:
www.flickr.com

tunguska olayını biliyorum, teşekkür ederim.
0
elcezire exclusive
(10.03.09)
buldum , en nadir doğa olayı. 1054 yılında olmuş süpernova patlaması. 23 gün gün ışığında bile görülebilir kalmış ışığı, iki yıl boyunca da silikte olsa görülmüş.

deep-space-astronomy.suite101.com

gerçi 6 defa gözlenmiş benzer doğa olayı diyor ama en bilineni buymuş.
0
gunetapar_
(10.03.09)
üzerinden aylar geçti ama kaydetmiştim bu başlığı :)

şimdi alakalı bir şey görünce bunu da paylaşayım dedim. tabi en nadir falan değil:

fotogaleri.hurriyet.com.tr
0
disease
(06.06.09)
(4)

"brick" benzeri filmler!

gunetapar_
yani gengsta kuul değil muhabbet. olay örgüsünün içinde kaybolunacak, hayranı olunacak bir film! ne var? bilenler bilmeyenlere önersin
yani gengsta kuul değil muhabbet. olay örgüsünün içinde kaybolunacak, hayranı olunacak bir film! ne var? bilenler bilmeyenlere önersin
0
gunetapar_
(09.03.09)
ermanen
(09.03.09)
yine bir guy ritchie filmi;

(bkz: revolver)

(bkz: lucky number slevin)'i de unutmamak lazım tabi.
0
greyback
(09.03.09)
tüm filmleri seyrettim sanırım sadece şasnlı sleven deki olay örgüsü brick e yakın olabilir. yok mu başka öneri ?
0
🌸gunetapar_
(10.03.09)
(2)

PSP de pdf dosyası nasıl açılır ?

wish i could fly
aynen soruda olduğu gibi convert etmeden nasıl açarız pdf dosyası ? aramaya inandım kayboldum.
aynen soruda olduğu gibi convert etmeden nasıl açarız pdf dosyası ? aramaya inandım kayboldum.
0
wish i could fly
(09.03.09)
(bkz: bookr)
0
ermanen
(09.03.09)
abi bookr demişsin ama ben o programı buldum indirdim, extract ettim psp/game in altına da koydum. ama çalışmadı lanet olası şey bir türlü.

ha bir de, peki ozaman vazgeçtim hani convert etmeye de razıyım pdf dosyasını en uygun hangi formata çevirelim ki ben psp'imde ebooklar okuyayım.
0
🌸wish i could fly
(09.03.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.