Giriş
(4)

Paşabahçe kavanozların kapakları paslandı, kapak nereden bulabilirim?

santimantal
Paşabahçe'nin aynı kapakları satılmıyor, aradım ama bulamadım.Aslında herhangi kapak da uyabiliyor. Çeşitli boyutlarda kapakların satıldığı yerler var mı? Nereden alabilirim? Büyük ihtimalle uyan bir şeyler çıkar.
Paşabahçe'nin aynı kapakları satılmıyor, aradım ama bulamadım.

Aslında herhangi kapak da uyabiliyor. Çeşitli boyutlarda kapakların satıldığı yerler var mı? Nereden alabilirim? Büyük ihtimalle uyan bir şeyler çıkar.
0
santimantal
(28.11.25)
Züccaciyelerde, milyoncuların hepsinde ve pazaryerlerinde bulunur. Kavanoz kapakları çok ekstrem olanlar dışında standart ve genelde iki boydur.

Ek: 3 harfli marketlerde, migros'ta falan da var.
0
Mirket
(28.11.25)
kavonoz kapağı kullandıktan sonra atıyorum ben, yani turşu falan kurup açıp bitirdikten sonra çöpe atıyorum zaten aynı kapakla 2.ye kurmayın diyor herkes.
üzerinde paşabahçe yazanlardan al, piyasada çok kapak var çoğu kötü sonradan attırıyor veya paslanıyor.
0
eja
(28.11.25)
Ben trendyol'dan siyah kapak sipariş etmiştim zamanında, hala vardır kesin.
0
a7x
(28.11.25)
Mahalle pazarı, milyoncu, züccaciye
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.11.25)
(2)

Terasta ısınmak için pelet soba mı elektrikli ısıtıcı mı alsam

soft
Soru başlıkta. Küçük bir terasım olacak yakında. Önümüz kış ama ben mangal yapmak ve vakit geçirmek istiyorum. Soğuklar için füze tipi pelet soba mı alsam yoksa dikey elektrikli ufo tipi ısıtıcılardan mı? Ya da başka bir şey mi ne dersiniz?
Soru başlıkta. Küçük bir terasım olacak yakında. Önümüz kış ama ben mangal yapmak ve vakit geçirmek istiyorum. Soğuklar için füze tipi pelet soba mı alsam yoksa dikey elektrikli ufo tipi ısıtıcılardan mı? Ya da başka bir şey mi ne dersiniz?
0
soft
(27.11.25)
tek diyeceğim ısınan hava yükselip çıkıyor çatıdan ona göre birşey al, terasta bizde şapkalı tüplü uzun şeylerden aldık zerre ısınamadık yere koyulan ufolardan aldık ama ufo gücü önemli kuvvetli birşey almıştık.
0
eja
(28.11.25)
ufo gördüğü yeri ısıtır. peletli soba ortamı ısıtır. teras kapalı mı açık mı? kapalı ise fanlı ısıtıcı da olur.
0
gercekdunya
(28.11.25)
(4)

Anneye ütü

bos dusunce balonu
Melabalar Yukarıromalılar;Ütü bozulmuş, arayıştayım. "Ütü alacaklar sözlük yazarlarına tavsiyeler" başlığına göz attım, philips'te karar kılsam da modeline karar veremedim. Kazanlı almak mantıklı mı ondan da emin değilim. Trendyol, amazon yorumları "çeyimize aldım, kaynıma aldırdım, ablam da aldı" t
Melabalar Yukarıromalılar;
Ütü bozulmuş, arayıştayım. "Ütü alacaklar sözlük yazarlarına tavsiyeler" başlığına göz attım, philips'te karar kılsam da modeline karar veremedim. Kazanlı almak mantıklı mı ondan da emin değilim. Trendyol, amazon yorumları "çeyimize aldım, kaynıma aldırdım, ablam da aldı" tadında ürünle alakasız saçma sapan yorumlarla dolu olunca size danışmak istedim. Bütçe olarak zorlarsam 10 bin diyebiliriz ama zorlamasak ve 4-5 e çözsem daha iyi olacak.

Yapay zeka f/p olarak şunu önerdi:
www.amazon.com.tr/GC6842-30-Buhar-Kazanlı-Ütü/dp/B09F9XDDN2/ref=sr_1_7?crid=1WJS7RSZPHJT4&dib=eyJ2IjoiMSJ9.HSran6hnHR6IHaeCRzZA223eMI0Av0Nn8IykyJODRk8wAkow1qBMf2eBQ5hp9iR-OfzngusfdALwDF_g0iuPafalT61M7bgECU8oR_K4okrWrP1gu2vDJsKZdk6_laWa3SFklBmijQOTlb_-1PadIp66VETP9QBqOmpJLmncBSrkDrJ5SQlhu_lBg0s5aI6jt-3IWIfqFdlrkiztnTqRBHuBelQ6Czohz6SrkfVIK103AM2mCRy-mgQ5w-wbnphB8Xkd_0EaceaXSf6Q-gCVCBf6Kv627ogGqL9DLkB5eyU.Jpi8FswVY3weryIGBbD_nJZJo5bAApnIDyShzEFUOgM&dib_tag=se&keywords=buhar+kazanlı+ütü&qid=1764260805&sprefix=%2Caps%2C194&sr=8-7
Bu ürün özelinde ve genel olarak görüşlerinizi paylaşırsanız sevinir, yanaklardan öperim.
0
bos dusunce balonu
(27.11.25)
bizde bu veya buna benzer bir ütü var. eski tip ütüler kadar rahat açmıyor. tabanının sıcaklığından ziyade buhar gücüyle açıyor giysiyi. keten falan ütülerken zor oluyor. her giysimiz jilet gibi olsun dersen önermem ama annemin kolu yorulmasın, orta halli ütü yapsın dersen iş görür her türlü. kazansız ütüler ağır olduğu için kolu yoruyor bunlar baya hafif
0
glamdr1ng
(27.11.25)
Buhar kazanlı ütü pratik değil.
Bir gömlek ütülemek için onu çıkarmak, taşımak, beklemek çok sinir bozucu.

Ama haftalık ütünün hepsini bir kerede yapacaksan buhar kazanlı daha iyi. Öyle diyorlar ama aslında ben normal ütüden daha memnundum. Bozuldu, buna kaldık.

Bence annenize sorun. Ütü önemli bir alet, evde 10 yıl yaşayacak. Kendine göre tercihleri, beğenileri varsa, bir arkadaşının çok övdüğü bir model varsa siz dünyanın en iyi ütüsünü de alsanız onun aklında başka bir ürün kalabilir ve sizi üzmemek için söyleyemez de.
+1
michael_knight
(27.11.25)
aile evinde iki tüp ütü kullanıyoruz biri buhar kazanlı diğeri standart. kazanlı ütü genelde birden çok kişi ütü yapacaksa açılıyor, çünkü beklemesi şusu busu var, ağır, taşınması çok pratik değil. acil bir yere gitmen gerekir ya da ütülecek kıyafet sayısı azdır ama yine de hemen ütülenmesi gerekiyordur o zaman normal ütüyü kullanıyoruz. zaman kazandırıyor. vestel'inkini kullanıyoruz buharlı ütü olarak, standart ütü Philips. ben illa buharlı alacaksam olsam sanırım tercihimi philips'ten yana kullanırdım, hiç buharlısını kullanmadım ama normal ütüleri iyi.
+1
black holes in the sky
(27.11.25)
Kesinlikle kazanlı al Annen hayır duası eder sana Eğer evde çok Ütü yapıyorsa yapmıyorsa da kazanlı ütü süresini inanılmaz azaltıyor ama burada kazanın da kalitesi önemli bazıları çok az buhar veriyor O yüzden zor açılıyor her şey gibi bunda da iyisini almak lazım uzun süreli kullanım için ben Philips aldım gidip bakarak aldım Çünkü bazılarının tutma ütü kısımlarının tutma yerleri çok ağır oluyor o da önemli bir etken bence
0
eja
(27.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(4)

ses kaydını yazıya çevirme

taipan
arkadaşlar elimde toplamda 2 saatlik bir ses kaydı var. bunu yazıya çevirmek istiyorum. kayıt ingilizce ve 2 kişi konuşuyor. buradan en güvenilir program hangisi sizce? ücretli de olabilir.
arkadaşlar elimde toplamda 2 saatlik bir ses kaydı var. bunu yazıya çevirmek istiyorum. kayıt ingilizce ve 2 kişi konuşuyor. buradan en güvenilir program hangisi sizce? ücretli de olabilir.
0
taipan
(27.11.25)
en basit cozum eger iphoneununz varsa kaydi acip telefonun recorderina kaydedebilirsiniz. orada otomatik transkriptini cikariyor.
0
zseak
(27.11.25)
androidde kalvyede sesle yazma özelliğine dinletiyorum bilgisayardan açıp, o da mail içine direk yazdırıyorum
0
eja
(27.11.25)
bunun icin fireflies kullaniyorum, oldukca basarili.
0
tahtakafa
(27.11.25)
otter.ai en garantisi
0
summerjam0306
(27.11.25)
(3)

Hava Temizleyici

dilili
Selamlar, annemle babam için hava temizleyici bakıyoruz. Bir kedileri var evde, alerjiden kaynaklı öksürük ve burun tıkanıklığı oluyor özellikle babamda. Önerebileceğiniz, uygun fiyatlı ve memnun kaldığını hava temizleyici var mıdır?
Selamlar, annemle babam için hava temizleyici bakıyoruz. Bir kedileri var evde, alerjiden kaynaklı öksürük ve burun tıkanıklığı oluyor özellikle babamda. Önerebileceğiniz, uygun fiyatlı ve memnun kaldığını hava temizleyici var mıdır?
0
dilili
(27.11.25)
Ben salonda Xiaomi 4 pro ve yatak odasında smart modelini kullanıyorum, havayı temizledikleri filtrelerinden belli vealerjik astım belirtilerim de azaldı ama piyasada orijinal filtreleri yok, bu nedenle çok da memnun değilim. Yan sanayilerin de ne olduğu belli değil.
+1
creepy
(27.11.25)
alacaksan winix al, hastanelerde bu kullanıyor ama filtresini değiştimek gerekiyor ve pahalı, sanırım shark ninjada yeni çıkartmış filtresi 5 yılda 1 değiştiriliyor.(sadece gördüm ben araştırırken bu yoktu). birde bütçe varsa kesinlikle hava temizleyici önemli tabi ama ben olsam süpürge alırım roborock tarzı, günde 1 kere yerleri süpürsün.
ben süpürge aldım alerjim azaldı yerdeki toz gidince.
+1
eja
(27.11.25)
Arkadaşım 4 kedili, gece tıkanma şikayetiyle dyson’ınkini aldı; çok memnun, rahat uyuyorum diyor.
+1
lil siztah
(28.11.25)
(7)

didim'e haziran başı ya da eylül sonu gidilir mi?

elorelia
1-20 haziran arası fiyatlar uygun. sonra artıyor. eylül 23'ten sonra yine aynı fiyata dönüyor. ege olduğu için deniz suyu sıcaklığı nasıl olur bilemiyoruz. 4 yaşında çocuk da var yanımızda ve soğuk su sevmiyoruz.korku sebebimizde şu;23-30 eylül 2023'te manavgat'a gittik. havuz, deniz sıcaklığı çoook
1-20 haziran arası fiyatlar uygun. sonra artıyor. eylül 23'ten sonra yine aynı fiyata dönüyor.

ege olduğu için deniz suyu sıcaklığı nasıl olur bilemiyoruz. 4 yaşında çocuk da var yanımızda ve soğuk su sevmiyoruz.

korku sebebimizde şu;
23-30 eylül 2023'te manavgat'a gittik. havuz, deniz sıcaklığı çoook iyiydi. ama 1-5 ekim 2024'te muratpaşa'ya gittik. ortak havuzlar ve deniz soğuktu. çocukla zorlandık. kapalı havuzlarda takıldık. yani bir haftada bu kadar fark olması şaşırttı. o sebeple şimdi yine soğuğa denk gelmek istemiyoruz. ama fiyat farkından kaçınmak istiyoruz.

ilgili haziran tarihlerinde ya da 23 eylülle başlayan 5 günde nasıl olur acaba?
0
elorelia
(26.11.25)
jollyde indirim var şuan erken rezervasyon, 8 aralığa kadar bu fiyatlar, ben açıkçası 1 kere haziran 20 sinde ege denizine girdim bir dahada egeye temmuz ortasından sonra gitmememeye yemin ettim, havada soğuk oluyor denizde, bebek varsa haziranda en iyisi antalya

hatta bir ara sadece 1 temmuzda çıkardım, antalya hep inanılmaz sıcak olurdu izmirin ağustosu gibi düşün antalyanın haziran sonunu
0
eja
(26.11.25)
didim, ege'nin en sıcak denizlerinden birine sahip. fakat şansınıza o hafta soğuk olabilir ufak bir risk var. bu yaz o tarihlerde inanılmaz sıcaktı. ama mevsimler karman çorman oldu biliyorsunuz. yüzde 70-80 deniz suyu çok iyi olabilir diyebilirim.
+1
cisimcik golgi
(26.11.25)
1 haftada sıcaklık bir anda düşüyor.bu sene ekim 2. hafta gittik soğuktu, ama her sene eylül ekim gideriz. ekim ilk haftaya kadar sıcak oluyor deniz. eylül sonuna kadar çocuğun girebileceği sıcaklıkta olur. haziran 20 ve eylülde off sezon o sebepten rahat olur. ancak sezonda didim ortamı leş ötesi.
0
mikahakkinen
(26.11.25)
Bu sene Eylül'ün başından sonuna oradaydım. Mükemmel olur.

Her sene Ekim hatta Kasım'da bile giderim.
+2
gabe h coud
(26.11.25)
Didim’de yaşayan biriyim Haziranda su daha soğuk hava sıcak olduğu için kimse şikayet etmez, ama Eylül başladı mı su kasıma kadar sıcak fakat havalar bi tık serin o yüzden denize girilmez havası var. Bana sorarsanız Eylül ayında su hala baya sıcak kalıyor ama Eylül sonu gibi anca soğuyor
0
olaylar olaylar
(26.11.25)
her hakülârda ısınmadan önce değil, ısındıktan sonraki durumu tercih edin. yani eylül sonuna bakın yine de.
+2
sanal hayvan
(26.11.25)
Her sene haziran-kasım arası didim'e çok yakın bir bölgede kalıyorum.

Haziran ayında su hala soğuk olur, deniz gibi devasa su kütleleri geç ısınıp geç soğur çünkü.

Eylül ortasından sonra da su yavaş yavaş soğumaya başlar.

Yani bahsettiğiniz tarihler 4 yaşında bir çocukla deniz tatili yapılacak dönemler değil özellikle ege için. (Manavgat'la didim çok fark eder bu arada, ekim ortasına kadar oralarda çocukla hala girilebilir)
0
makbur
(26.11.25)
(5)

ip atlamak üzerine

liberal
Kilo vermek adına kardiyo agırlıklı spor yapıyorum.1 saat egimli (6) yürüyüş bandından 5,00 hızından 1 saat yürüyorum. Sonrasında da ip atlıyorum.1 saat yürüyüş sonrasında ip atlamayı biraz abartıp 2.000'e dogru giderken şimdi vucuda zararı olur diye düşünüp 1.500'leri biraz geçince bıraktım.sizce i
Kilo vermek adına kardiyo agırlıklı spor yapıyorum.

1 saat egimli (6) yürüyüş bandından 5,00 hızından 1 saat yürüyorum. Sonrasında da ip atlıyorum.

1 saat yürüyüş sonrasında ip atlamayı biraz abartıp 2.000'e dogru giderken şimdi vucuda zararı olur diye düşünüp 1.500'leri biraz geçince bıraktım.

sizce ip atlamanın kalp ve damarlara zararı var mıdır?

Çogu şeyin fazlası zarar mantıgı burada da işler mi?
0
liberal
(25.11.25)
Kilo vermek adına yapıyorsan fazla kiloların eklemlerini sakatlayabilir, iyi bir şey yapayım derken zararı olur
0
grimavi
(25.11.25)
Aşırı fazla kilom yok sadece ip atlamayı seviyorum. %10 fazlalıgım var, kemikler tabii önemli ama benim asıl merak ettiğim kalp ve damarlar üzerinde etkisi.
0
🌸liberal
(25.11.25)
Yaşınız gençse (12-25) bilakis faydalı olur. 40+ ise dizlere zararı kalbe faydasından fazla olur. 25-35 arası, ortopedik/sportif bir probleminiz yoksa, atlayın. Keyiflidir.

İp atlamak sağlam kardiyo egzersizidir. Otoriteler ikite bölünmüş kardiyo hususunda. Kimi düzenli egzersiz kalp sağlığını korur derken, kimisi kalbi yorar diyor. Ben hangisinin doğru olduğunu bilmiyorum.
+1
yadigar
(25.11.25)
spor sonrası(zıplamalı trampolinli seanslar) diz problemim olmuştu, doktor böyle aktivitelerin çok sık yapılmaması gerektiğini söylemişti, dizlerde problem sıvı kaybı sürtünme gibi şeylerden bahsetti, 1 ay kadar baya buz tutmak zorunda kalmıştım
0
eja
(25.11.25)
Arkadaşın dediklerine katilmakla beraber bir ilave, 40 yaş altı olsanız da dizlere zarar verebilirsiniz.

Dizleri korumak için ya güzel bir spor ayakkabı ile atlayın, çıplak ayakla atkayacaksaniz da ya tatami minder ya da kalın bir yoga mati üzerinde atlayın. (Burdaki amaç ağırlığın yumuşak bir zeminde ilk etkisinin emilmesi)

Bir de her ip atlamadan önce özel diz ısınma hareketleri var onları mutlaka yapın.

Ben bir dönem mal gibi tüm yaz boyunca mermer zemin üzerinde çıplak ayak jumping jack yaptım ve sonrasında sol dizimde problem oldu. Dizim iyilestikten sonra diz ısınma + yumuşak zemin/ayakkabi şeklinde yapıyorum herhangi bir sıkıntı yok .
0
makbur
(25.11.25)
(4)

Özel saglik sigortası

ırene adler
Selam, sirket tarafından yapılan özel saglik sigortamiz var. İzin alıp bir günde 4 ayrı doktora anlaşmalı özel hastanede görünmek istiyorum.Ayni günde 4 muayene özel saglik sigorta sistemi açısından sıkıntı olur mu? Bir kota vs var mi?
Selam, sirket tarafından yapılan özel saglik sigortamiz var. İzin alıp bir günde 4 ayrı doktora anlaşmalı özel hastanede görünmek istiyorum.

Ayni günde 4 muayene özel saglik sigorta sistemi açısından sıkıntı olur mu? Bir kota vs var mi?
0
ırene adler
(23.11.25)
şirketten şirkete değişir. poliçenizi okuyun. günlük muayene limiti var mı diye.
+1
nuevo
(23.11.25)
Hasteneyi arayıp sorabilirsiniz de bazıları önden yardımcı oluyor
-1
mirty
(23.11.25)
provizyon vermezler ücret çıkar, aynı tanı ve aynı branşı bir çok sigorta ödemiyor, aynı tanı farklı branş aynı günü bile ödemiyor
0
eja
(24.11.25)
allianz ile medipolde aynı gün içinde 3 doktora muayene olmuştum. 3. den sonra bugün başka muayene olamazsın demişlerdi. sigortanın kısıtı mı yoksa hastanenin kısıtı mı bilemiyorum.
0
inheritance
(24.11.25)
(9)

Evlenirken ya da ev kurarken alıp pişman olduğunuz eşyalar?

grimavi
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler varBir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelimDinliyoru
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler var

Bir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelim

Dinliyoruz ama yargılamıyoruz, bu da bizim haftasonu goygoyumuz olsun :)
0
grimavi
(23.11.25)
ikeadan almak oldu kullanışına göre ayarlıyorsun ama malzeme kalitesi inanılmaz düşmüş, raflar kırıldı

edit: pax gardroplar, brimnes serisi bunların hep kalitesi düşmüş, 15 sene önce aldığım ile alakaları yok.
yeni aldığım yer silerken azcık sudan kabardı karşısında aynı yerde olanda kabarma yok, raflar asla yerinde durmuyor tutamaçlar sürekli kırılıyor.

en memnun olduklarım kazanlı ütü, roborock, hamur yoğurma makinası, çok amaçlı doğrayıcı robot(blendderın büyükversiyonu) içinde çiğ köfte bile yapılıyor
0
eja
(23.11.25)
@eja dolap ve model ismini de yaz hocam :)
0
🌸grimavi
(23.11.25)
Aklıma ilk buharlı temizleyiciler geldi. Hayal kırıklığı. 2-3 kullanım sonrası durdu kenarda.
O zamanlar "nicer dicer" denen bir nane vardı. Aşırı kullanışsızmış. Zaten kırıldı kısa süre içinde.
Robdöşambr da çok kullanışsız bir giysiymiş.
Çok fonksiyonlu aletlerdense işini düzgün yapan tek/az fonksiyonlu aletler daha iş gördü ve daha uzun ömürlü oldu hep. Kurutmalı çamaşır makinesindense çamaşır makinesi ve kurutma makinesi almak ya da tam teşekküllü mutfak robotu yerine bir el blender'ı, bir sürahili blender almak gibi...
Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici, yoğurt makinesi gibi cihazlar hep kısa süre ve az heves sonrası kenara kalktı. Tencere, tava ile devam ettik.
Kazanlı ütüler güzel aletler olsa da, klasik buharlı ütüler daha kullanışlı bizim evde.
Kaliteli dikey süpürge cidden kullanışlıymış ama. Klasiğini pek kullanmıyoruz artık.
+4
thunder thunder thunder thundercats
(23.11.25)
Küçük ev aletlerini üç defa düşünüp almak lazım. Çoğu ilk heves geçer geçmez çöp oluyor. Ama şunu al, bunu alma diyemem. Diyene de çok itibar etme. Bunlar yaşam tarzına göre kullanılan ya da kullanılmayan aletler. Bir arkadaş 'Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici' yi saymış mesela. Ben bunların hepsini neredeyse her gün kullanıyorum. Yine Ekşi'de Airfryer ve robot süpürge düşmanları var ki onlar da benim neredeyse elim ayağım.
Bir en kalitelisinden katı meyve sıkacağı almıştım. O bir iki kullanım sonrası rafa kalktı. Keza mikrodalga fırın ve krep makinesi bende boş duruyor.
0
Mirket
(23.11.25)
Goygoy duyurulari bos gecmemeye calisiyorom ama buna yazacak cevab bulamadim yeeey o/ ne kadar da her seyi gerekli ve yerinde almisim.

En cok is gorenleri de mi konussak
0
üğpoıuy
(23.11.25)
Tost makinası sanıp ızgara makinası aldım. İki defa kullandım kenarda duruyor. İsteyen varsa İstanbul'da elden vereyim, evde yer kaplamasın.
+1
sekizdokuzon
(23.11.25)
eğer çok gelen gideniniz olmayacaksa ya da geniş aile sofraları kurmayacaksanız salonunuza kesinlikle büyük bir masa ve etrafına 6-8 sandalye almayın, gereksiz yer kaplıyor. daha minimal 4 sandalyeli ufak bir masa işinizi görür. minimal eşya hayat kurtarır. gereksiz fazla her eşyaya bir süre sonra hizmet ediyor olarak buluyorsunuz kendinizi. "less is more" demiş atalarımız...
+1
exlibris
(23.11.25)
Evi iki kişiye göre ayarlayıp eşyaları da iki kişiye göre alın.
12 kişilik yemek takımına, 18 çay bardağına gerek yok.

10 kişi size yemeğe gelirse zaten ya dışarıdan söyleyeceksiniz ya da sizi sevdikleri için gelen 10 kişi kağıt tabakta da yese sorun etmez.

Her şeyi önceden almamaya çalışın bence. Yaşamaya başlayıp eksikliğini hissedince alırsınız hem de böylece daha isabetli şeyler almış olursunuz. Ayrıca birlikte karar verip almanın da ayrı bir keyfi olur.

Tencere tava olarak bence bir adet teflon tava dışında diğerleri çelik olmalı.
+1
michael_knight
(23.11.25)
Dyson süpürge.

Fanboylar gelmeden hemen söyleyeyim; cihaz çok iyi, çok pratik. Ama 10'da 1'i fiyatına satılan mudaillerinden çok çok daha iyi bir iş çıkardığını söyleyemem. Emiş gücü kablolu süpürgelere göre çok zayıf. Bütün işi dönen fırça yapıyor. Temizlemek ayrı dert. Ucundaki lazer de insana kafayı yedirtir. Ulan burası hiç tozlu değil diye düşündüğün yerde 10 kilo toz olduğunu görüyorsun. İyi bir şey tabii ama süpürdükten 10 dakika sonra aynı yere bir daha baksan yine toz görüyorsun (havada ıçışan tozlar yere inince).
0
himmet dayi
(24.11.25)
(6)

Google drive alternatifi

va
Harddisklerden kurtulmak istiyorum ve google drive düşünüyorum ancak alternatif deneyimlerinizi önerilerinizi duymak isterim. Güncel yıllık 2TB 1740 TL.
Harddisklerden kurtulmak istiyorum ve google drive düşünüyorum ancak alternatif deneyimlerinizi önerilerinizi duymak isterim. Güncel yıllık 2TB 1740 TL.
0
va
(21.11.25)
1740 dan fazla bu arada nerede gördünüz bu fiyatı? 2049 tl olacak 2 tb
ps. başka hiç bir uygulama google kadar pratik değil o yüzden ben mecbur devam ediyorum google'a
orjinal plan fiyatları burda;
one.google.com
0
eja
(21.11.25)
ben onedrive kullanıyorum. 1tb kapasitem var. yıllık abonelik alarak kullanıyorum. yanlış hatırlamıyorsam yıllık 4000 lira gibi bir fiyata 6 kişinin kullanabileceği paketten alabiliyorsunuz. yani toplam 6tb alan oluyor. 1-2 tanesini eşe dosta verirsiniz. internetten kaçak indirmek yerine, orijinal parası verilmiş office kullanmış olurlar ve her zaman da en güncel word excel ellerinde olur. (aynı şekilde sizin de)
0
co2s2
(21.11.25)
Eja, bana özel olabilir o fiyat, doğru yerden kontrol ediyoruz, telefonda google 1 uygulamasında da bana bu fiyat geldi. Arkadaş denedi ona da sizin dediğiniz fiyat gelmiş, kendimi özel hissettirdi bu durum :)
0
🌸va
(21.11.25)
co2s2, mantıklı sizinki de diğer toollara ihtiyaç olması durumunda. Mevcut fiyatı:129.99 dolar=5500 TL yaklaşık görünüyor.
+1
🌸va
(21.11.25)
Hard disklerden kurtulmayın. Kullanmaya devam edin. En önemli verilerinizin en azından bir kısmı onlarda bulunsun.
Tabi arada HDDlerin sağlık durumunu gösteren programlar kontrol etmeyi ihmal etmeyin.
Daha önemli veriler de CD/DVDlerde olsun.
Ne virüs bulaşır ne de USB bellekler gibi aygıtı güvenli kaldırmamak kaynaklı veri bozulmasından sebep biçimlendirme isterler.
Yeterki çizilmesinler, ısıyla temas görmesinler .
Buluta yükleme yapmak isterseniz de depolama alanından belirgin oranda tasarruf için de oldukça yer kaplayan, yüksek kalitedeki fotoğraf veya videoları farklı çözünürlük ve kare akış hızlarını yeniden ayarlayıp convert yapabileceğiniz bir program
kullanın derim.
Bazı protaglamlar 10 mblık fotoğrafları bazen 1-2 mb altına da düşürülebiliyor ve gözle kalitede çok bir farkta olmuyor .
0
diyecevaplandı
(21.11.25)
En iyisi Google Drive. Ayrıca yanında avantajları da var google one üzerinden kontrol edebilirsin.
0
false pretension
(21.11.25)
(8)

iş yerindeki büyük haksızlık. siz ne yapardınız ?

yalnizlikla sevisen adam
şube şube hizmet verdiğimiz bir kamu sektöründe çalışıyorum. asıl şubemde görev yapıyorum normalde. başka bir şubede yoğunluk nedeniyle geçen sene 2 hafta görevlendirildim(adresime uzak olmasına rağmen) görevimi yapıp geldim. bu sene yine eleman istediler. ben geçen sene gittim bu sene x kişisi gits
şube şube hizmet verdiğimiz bir kamu sektöründe çalışıyorum. asıl şubemde görev yapıyorum normalde. başka bir şubede yoğunluk nedeniyle geçen sene 2 hafta görevlendirildim(adresime uzak olmasına rağmen) görevimi yapıp geldim. bu sene yine eleman istediler. ben geçen sene gittim bu sene x kişisi gitsin dedim. aynı departmanda 2 kişiyiz zira. bu x kişisi hep deliye yatan rapor alan biri olduğu için bunu göndermediler. çünkü 3 ay önce bunu yine görevlendirildiklerinde rapor almıştı gitmemek için(rapor aldığı için görevlendirme iptal oldu ben departmanda tek kaldığım için beni de alamadılar) dediğim gibi 3 ay sonra yine eleman istediler ve görevlendirmeye beni yazdılar. bu deliye yatan arkadaş yine rapor alır diye onu yazmadılar sebebini de açıkça belirttiler. şube amirim(görevlendirmeyi o yapmadı daha üst makam yaptı) bana haksızlık edildiğinin farkında, sana ben özel 2 gün kafa izni vericem dedi. bu izni de en yoğun hafta vericek. amirin elinde olsa o da diğer deli elemanı gönderirdi ama onun yetkisinde değil. bir yandan üst makamın bu görevlendirmesi çok zoruma gitti ama haksızlığı azaltmak adına 2 gün kafa iznini de aldım. hâlâ sakinleşemiyorum bu haksızlık karşısında. sizce artık sakinleşmeli miyim ? ara sıra aklıma geliyor ve sinirden patlıyorum. siz ne yapardınız ? ben rapor alsam, bu deliye uygulamadıkları cezai işlemi bana yaparlar diye alma düşüncem yok, rezil duruma düşmeyi de kabullenemem zira.
0
yalnizlikla sevisen adam
(21.11.25)
hem gidip hem de öfkeyi sürdürmenin anlamı yok. çünkü size hiçbir faydası olmayacak sadece daha çok canınız sıkılacak ve hata yapmanıza falan da neden olabilir ki yaptığınız işin önemine göre başınıza ekstra dert açabilir bu durum.

siz de deliye vurup alın kardeşim ben de rapor aldım madem diyerek tavır koyabilirdiniz ama yapmamayı tercih etmişsiniz. amir de kendince size bir imtiyaz sağlamış. yaptığınız fedakarlık karşısında yeterli olmadığını düşünüyorsanız ekstrasını isteyebilirsiniz. amir gerçekten hakkaniyetli ise size karşı daha toleranslı davranır vs. ama kamuda maalesef bu tip vakalara karşı “aman neyse uğraşmayalım hazır işi yapanla devam edelim” yaklaşımı yaygın. o yüzden bu görevlendirmeden dönünce direkt öfkenizi değil ama size nasıl kötü hissettirdiğini mümkünse üst yönetime falan aktarmanız daha mantıklı olur. fakat baktınız karşınızda duvar var o zaman yerinizde olsam tekrar aynı durum yaşanırsa ben de rapor alıp direkt çalışansız bırakırım. rapor aldı diye ceza uygulanmaz en fazla usül ve fenne sevk ederler ondan da bir şey çıkmaz ama başka türlü uğraşabilirler tabi. ondan da çekiniyorsanız yapacak bir şey yok maalesef görevlendirmeler her zaman sizde olacaktır çünkü ağlamayana meme yok.
+3
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.11.25)
İki gün kafa izni iyi. Bir daha olursa 4 gün olsun izin filan dersin. Çok büyütmeye gerek yok.
+5
kaptan maydanoz
(21.11.25)
Kişiliğinden vazgeçme ben olsam rapor almaz gider gerekeni yapardım. 2 gün kafa izni sözünü de almışsın. En iyisi sineye çekmek.
0
messina123
(21.11.25)
amirin seni biliyor ve destekliyorsa dertlenmene ne gerek var ki, kafa iznide vermiş, ne adam kayıran amirler var, sonuçta amirinde iş yürümesi için bir şey yapmalı senide darlamadan çözüm bulmuş, sanada olanak sağlamış.
sen bir yolunu bulup yanındaki deliyi göndermeye bak ileri vadede.
0
eja
(21.11.25)
kişiliğini bozma +1

2 günlük kafa iznini de 4 güne çıkartmaya çalış. haftasonu ile birleştirirsin keyif yaparsın.
0
gercekdunya
(21.11.25)
Sonraki bir görevlendirmeden muaf olmanız için amiriniz sizin için özel olarak o üst makamlara konuşsun mümkünse.
O deliye yatan da gerçekte kendince akıllı olduğu için rapor alıyor.
Biliyoruz ki çoğu iş kolunda, gereksiz ve gevşekler terör örgütü mensupları biribirlerinden habersiz olarak şu an çay içip telefonlarına bakıyorlar. Ve bunlara o maaşları da hiç yetmez
+1
diyecevaplandı
(21.11.25)
2 haftalık rapor mu alıyor diğer eleman? 3 gün üstü raporlar "heyet raporu" olmak zorunda diye biliyorum. Sağlık bakanlığında çalışan ve kurumuna 1 haftalık heyet raporu veren doktor için müfettiş görevlendirip soruşturma açtılar. O raporda da imzası olanları tek tek sorguladılar. Sizdeki olayın öyle kolay olmaması lazım?
0
mesuta
(21.11.25)
Haklısınız canınızı sıkmayın. Onun şimdi işi rast gidiyor rapor alıyor ama bir yerde patlar. Ben de check-up vb hastane işlerine girerdim
0
pembediken
(21.11.25)
(6)

youtube'da beğendiğiniz içerikler/hesaplar

cisimcik golgi
merhaba romalılar. youtube'da beğendiğiniz, belki günlük belki belirli aralıklarla takip ettiğiniz hesaplar neler? bu aralar bir kısır döngüdeyim.gezi, bilim, spor(futbol, basketbol, tenis, f1), saf geyik-boş yapma, tarih, ekonomi vb. alanlarda önerilerinize açığım. ilk kurşunu ben sıkayım, takip et
merhaba romalılar. youtube'da beğendiğiniz, belki günlük belki belirli aralıklarla takip ettiğiniz hesaplar neler? bu aralar bir kısır döngüdeyim.
gezi, bilim, spor(futbol, basketbol, tenis, f1), saf geyik-boş yapma, tarih, ekonomi vb. alanlarda önerilerinize açığım. ilk kurşunu ben sıkayım, takip ettiğim bazı kanallar:

volkan öge geliyor
bebar bilim
socrates
kafa(sadece geri vites için)
mantra
2bira1maç
kukla kabare
teke tek bilim
arda pazır
mert öztürk
fatih altaylı(malum olay öncesi)
levent gültekin(düşüncelerine pek katılmasam da kulis bilgileri için takip ediyorum)
+1
cisimcik golgi
(21.11.25)
bald and bankrupt olmadan yapapmam.
nigel danson'i 10+ yili askindir fotograf icin takip ederim. nikon kullanarak doga fotografi ceken ve anlatimi baymayan az sayida hesaptan.
igrenc kotasindan the hoof gp izliyorum bazen, cattle hoof trimming üstüne bir kanal.
intelligence squared, seanthesheepman, tara farms, andraz egart sevdigim bazi baska kanallar. 90+ kanal takip ediyorum ama aklima ilk etapta gelenler bunlar.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.11.25)
serdar akinan - gunluk devletci milliyetci doz
ozguruz - almanyadaki kacak gasteci tayfa ne alemde bakmak icin, can dundar'a kil olsam da erk'i izlemek hosuma gidiyor
danny sandhouse - parke sistre cila isine hastayim, isi gucu birakip yapasim var
rick beato - sarki analizlerine bayiliyorum bu adamin
npr music - tiny desk konserleri super
Prof. Dr. unal aydın - agir ameliyat izlemek asiri hosuma gidiyor
Winding Road Magazine - otobana cikalim gazlayalim kanali
Sofar Sounds - alternatif sarkicilar, akustik
Foresty Forest - benimle ayni meridyende yasayan bir kampci abinin maceralari
Mert Kalafat - saat incelemeleri, bu aralar fena sardim
Tarcanlar - sok olmalik arac ekspertiz, trajikomik
savagegeese - Arac inceleme, hastasiyim
Discovering Skills - ucuncu dunya ulkelerinde yoktan var edilen mekanik parcalar
+1
cooperr
(21.11.25)
Rafine TV
Madalyonun Bilinen Yüzü
Foon Kriminal
CUTART TV
Pangvoss
Bir Aile Meselesi
Yatırım 101
Bora Özkent
Aposto
Çiçek ile Teknoloji
Portal
49W
Nevşin Mengü
Orhan Şener Deliormanlı (konuk olduğu yayınları izliyorum-kendi kanalını beğenmedim)
+1
umutt
(21.11.25)
flutv, evrim ağacı

pazartesi show ve habersizler sarıyo.

saniyeyi çok severim ama çok nadir video atıyor. izlemediysen tüm videoları aşırı güzeldir.
socratesin videoları da güzel.
yabancı olarak crackermilk, stevie emerson
+1
jelly bear
(21.11.25)
ceren sungur dinliyotum tarihin arka odasında bardakçıya katlanamadığım için.
evrm ağacı güzel bilgiler veriyor.
sesli kitap oluyor eski klasikler arada kısa öyküler dinliyorum.
gömercin kuşları guilty pleasure olarak bir numaram
ibrahim selimde eller kadir kıymet bilmiyor da ressamları anlatıyorlar çok akıcı sıkıcı olmayan şekilde
0
eja
(21.11.25)
- 32. Gün

- TRT Arşiv

- Madalyonun Bilinen Yüzü

- Dr. Selim Erdoğan ile Görsel Tarih

- Cult Cinema Classics (80'lerin bol şiddet ve erotizmli filmlerine hastayım.)

- Cem Kurtoğlu (Kafam estikçe kendisinin sunduğu Sıcağı Sıcağına programının eski bölümlerini izlerim)
+1
yurtsuz john
(21.11.25)
(5)

İş toplantısında siz konuşurken alayvari pis, pis sırıtan kişiye nasıl tepki verirsiniz?

psmstc
Böyle bir olay yaşandı. 4-5 kişi toplantı yapıyoruz. Ben gayet ciddi, normal konuşurken baktım, alayvari şekilde bana bakarak sırıtıyor. Artık neyim ona farklı geliyorsa. Kıskanıyor çekemiyor da olabilir. Ben kurumda eskiyim o yeni çünkü. Dominant da bir tip. Laf arasında ben de birden pis, pis sı
Böyle bir olay yaşandı. 4-5 kişi toplantı yapıyoruz. Ben gayet ciddi, normal konuşurken baktım, alayvari şekilde bana bakarak sırıtıyor. Artık neyim ona farklı geliyorsa. Kıskanıyor çekemiyor da olabilir. Ben kurumda eskiyim o yeni çünkü. Dominant da bir tip.

Laf arasında ben de birden pis, pis sırıtarak “olmuş mu” dedim, bir iki saniyelik bir andı şaşırdı böyle mal gibi kaldı.

Beni dinleyen Millet tabi çok anlayamadı ama o anladı benim rahatsız olduğumu.

Sizce iyi olmuş mu?

Muhtemelen kendini bir b*k sanıyor sürekli milleti eziklemeye çalışan, biri heyecan yapsın sırıtayım güleyim” vb. diyen dedikodu seven bi tip :)

Böyle durumlarda Siz ne yapıyorsunuz? Bu tiplere karşı ne yapılmalı?
+3
psmstc
(20.11.25)
Teknik bir soru sorup patlatırım. Mesela şu konuda X Bey/Hanım bize bilgi verebilir şu an deyip gevelemesini izlerdim. O geveledikçe daha çok gülerdim.
+5
arbre
(20.11.25)
tavrını değiştirmesine yardımcı olur mu bi fikrim yok ama ben bu durumlarda açık açık sormadan duramıyorum. konuşmama ara verip herkesin arasında "noldu x aklına komik bir şey mi geldi neden bana bakıp sırıtıyorsun? dikkatimi dağıtıyosun önemli bir şey değilse bana odaklan." falan yaparım yani.

ama eminim bunun sonu da benim arkamdan en ufak seyden nem kapıyo denilmesine dönüşür :d
+4
nolmus yani
(20.11.25)
kenara çekip ağzına .çarım 💩💩
herkesin ortasında tepki vermem.
+3
gabe h coud
(20.11.25)
olmuş, iş hayatında öğrendğim tek şey sessiz kalmican herkese lafını vericen bırak o pıssın.
+2
eja
(20.11.25)
bu gibi durumlarda "umursamadığının galibi olursun" ilkesinden hareketle umursamıyorum.
veya umursamamaya çalışıyorum yazmalıyım; çünkü her zaman başarılı olamıyorum; gelgelelim başardığımdaysa... ÖF! yaşam kalitesi +50 artıyor.
+1
pangea
(20.11.25)
(6)

temizlikçi abla fırınıma ne yapmış olabilir?

nolmus yani
1-2 hafta önce temizlikçi bi abla geldi, evde inşaat kalıntılarını temizlesin diye. fırını temizle demediğimiz halde ona da el atmış. öğrenince hadi neyse falan dedik ama kullanma fırsatımız olmamıştı. şimdi 2-3 gün önce açınca içinden çok ağır kokular ve dumanlar çıktı. fırını eskiden açtığımızda d
1-2 hafta önce temizlikçi bi abla geldi, evde inşaat kalıntılarını temizlesin diye. fırını temizle demediğimiz halde ona da el atmış. öğrenince hadi neyse falan dedik ama kullanma fırsatımız olmamıştı.

şimdi 2-3 gün önce açınca içinden çok ağır kokular ve dumanlar çıktı. fırını eskiden açtığımızda da hafif bir koku yayardı ama bu daha çok yağ kokusu olurdu ve rahatsız etmezdi. nefes alamayacak gibi olduk havalandırdık, içini nemli bezle sildik.

silince koku azaldı ama o rahatsız ediciliği gitmiyor. kullanmadık içimize sinmediği için bu arada. ama fırınımı da kullanmak istiyorum yani artık ve bugün tekrar silip çalıştırdığımda gene iğrenç bir koku yaydı.

şimdi üstüste zehirlenme haberleri de geliyor diye iyice panik oldum. bu koku ne olabilir? ya böyle kullanmaması gereken saçma bir şey sürdüyse ya da karıştırmaması gereken bir şeyleri karıştırıp sildiyse? arıyorum kadına da ulaşamıyorum.
0
nolmus yani
(19.11.25)
Asperox kullanmış olabilir. Bir kere fırını temizlerken sarı güç kullanma hatasında bulunmuştum ne kadar temizlersem temizleyeyim bir süre çalışırken yanık kimsayal bir koku geliyordu.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(19.11.25)
firinin kendini temizleme modu varsa onu kullan.
o da bildigim kadariyla isiyi sonuna kadar acip icindeki kirleri yakarak temizliyor.
temizlik malzemesini yakarak kurtulacaksin, tabiiki o sirada icinde birsey pisirmeden.
+1
cooperr
(19.11.25)
bir çeşit kimyasal kullanmış. fırını yüksek ısıya alıp bir saat kadar çalıştırın. sonra fanını açın ve kapağı aralık bırakın içerde yanan kimyasalın dumanı çıksın. soğuyunca kovaya bol su yapın bezi ıslatıp sıkıp silin, tekrar suya sokun tekrar silin böyle böyle böyle gidecektir. olmazsa bu işlemi tekrar edin.
0
Fodera
(20.11.25)
içine dibine(cihazın tabanına yanlardan akmayacak şekilde) su koy içinede kaplarda su koy içersi baya buhar duvarlardan su damlayana kadar su içerde kaynasın, arada açıp yanmadan duvarlardaki suları bezle sil, deterjanı ben bu şekilde attırıyorum cihazdan
+4
eja
(20.11.25)
tepsiye su koyup yaparsan buhar daha iyi temizler.
0
duyuruuser
(20.11.25)
muhtemelen çamaşır sulu bez ile silmiştir, bir müddet su koyup boş çalıştırmak ve fırın temizleyiciler var rossman'da filan, onlarla temizleyebilirsiniz.
0
sweetoffice
(20.11.25)
(2)

Et suyu bozulmuş mudur

naksidil
2 hafta önce et suyu yapmıştım. O zamandan beri dolapta duruyor. Dondurucuda değil altta. Bozulmuş mudur? Ziyan olmasın çorba yapayım diyorum.
2 hafta önce et suyu yapmıştım. O zamandan beri dolapta duruyor. Dondurucuda değil altta. Bozulmuş mudur? Ziyan olmasın çorba yapayım diyorum.
0
naksidil
(19.11.25)
Et suları kavanoz içinde dolaplarda maksimum 1 hafta tutulmalı. Derin dondurucuda ise 6 aya kadar muhafaza edilebiliyor. Sizinki yüksek ihtimalle bozulmuştur. Hiç riske atmaya değmez bozulmasa bile tüketilmemeli çünkü üzerinden çok zaman geçmiş.
+5
mermaidd
(19.11.25)
et zehirlenmesi ayrı zor, atın direk ben buzluktan dolap altına çıkartıp unuttuğum eti kıymayı 2. gün bile pişirmiyorum belki buzu anca bile çözüldüğü halde alt dolapta :/
0
eja
(19.11.25)
(11)

Midye yiyip zehirlendiniz mi hiç?

makbur
Sözlükte baya tartışılıyor ve büyük bir hayretle izliyorum. Lise üniversite döneminde tam böyle çok afedersiniz hayvan gibi içip sictigimiz zamanlarda midye aşırı tüketirdik. Hatta bira içince direkt canım midye dolma çekmeye başlardi (pislik pisligi çeker minvalinde :)) fakat normal zamanda kesinli
Sözlükte baya tartışılıyor ve büyük bir hayretle izliyorum.

Lise üniversite döneminde tam böyle çok afedersiniz hayvan gibi içip sictigimiz zamanlarda midye aşırı tüketirdik. Hatta bira içince direkt canım midye dolma çekmeye başlardi (pislik pisligi çeker minvalinde :)) fakat normal zamanda kesinlikle canım istemezdi.

Yeme de şu şekilde olurdu, bir mekanda alkol alınır çıkışında da seyyar midyeciye rastlanıp adamla pazarlık yapılır ve tepsinin tamamı yenir :)) -nadiren şampiyon vs gibi yerlerde de yerdik-

Uzun zamandır yemiyorum ama baglayacagim yer, ben hiçbir zaman midyeden veya kokorecten zehirlenmedim.

Eminönü sahilde balık ekmek, Beyazıtta balık, sonra ne bilim tavuk dönerdi; şu an bildiğin disarda yemeye korkulacak her şeyi bolca tüketirdik..

Biz mi çok sansliydik zaman mi daha iyiydi vallahi bilemedim..
0
makbur
(19.11.25)
3 5 yilda bir midye yerdim. Cok da severim. Bir yaz ayvalikta midyeden zehirlendim ama boyle bir sey hic yasamamistim. Ölmek uzere oldugumu hissettim. Doktora gitmekten bile geri duran biri olarak sevgilime ambulansi ara dedim. Beynim ve elim kolum arasindaki iletim durmus gibiydi. Elimi kaldirmak istiyorum ama Beynim bu emri elime iletemiyodu.

Sonrasinda bi daha asla midye yemedim
+2
üğpoıuy
(19.11.25)
ben değil.

ama annem 2 sene önce ölüyordu. ölümün kıyısndan döndü. (gerçekten bu arada, mecaz değil)
1 sene önce de bir arkadaşım ölmedi, ama 3-4 defa hastanelik oldu. 15 günden fazla sürdü midye zehirlenmesinden kurtuluşu.

ben de 2 senedir hiçbir şekilde yemiyorum bu yüzden.
annem ölümden dönerken acildeki doktor, gıda zehirlenmesi ölümlerinin 3'te 2'sinin midyeden olduğunu da söylemişti bize.
+1
tchuck
(19.11.25)
eskiden dürüstlük daha ön plandaydı, insanlar yanlış iş yapmaktan korkardı şimdi yozlaşmışlık her sektörde, eski ile şimdiyi kıyaslamak yanlış olur. esnaf krizde yazarkasa falan fırlatıyordu hey gidi hey. restoran sahibi tanıdığım var çorbayı bile çalışana dağıtır ertesi gün tekrar yaparlardı, şimdi o çorbayı bitene kadar satıyorlar

midye ve kokoreç yolumun üzerinde 2 ayda 1 net yiyorum, kumpirde aynı şekilde bu kadar olaydan sonra daha almam sanırım, izmir çeşmede kumsalda gelen seyyar midyeciden senelerce yedik o da güneş altında bekliyordu saatlerce ama günlük olunca zehirlemiyordu sanırım işte esnaf esnaftı eskiden.
+1
eja
(19.11.25)
+bazi yiyecekleri bilmedigim yerden kesinlikle yemem. kokorec ve midye bunlara dahil.
+tavuk ise mumkun oldugu kadar disarda yememeye calisiyorum, yine eger cok cok tanidik bir yer degilse.
+yogun olarak turist avlayan yerlerden uzak durmaya calisirim.
+istanbul'da kazan dibi yedigim yer farklidir, lahmacun yedigim yer baskadir, balik icin birkac yere guvenirim, tavuk suyuna corba icecegim yer bile belli.
+bu mekanlarin hicbiri luks yerler degil, cogu esnaf lokantasi klasmaninda yerler.
+motoru bozdugum oldu ama benim bunyem hassas zaten. zehirlenip hastanelik oldugum hic olmadi.
+2
cooperr
(19.11.25)
Direkt zehirlenmedim ama ishal olmuştum. Sanki vucudum o yediklerimi atmak istiyordu bir an önce. Ondan sonra bir daha yemedim
+1
basubadelmevt
(19.11.25)
Bedava verseler yemeyecegim leş bir yiyeceği dışarıda da yememiş oluyorum
-3
artıküyeolmakistiyorum
(19.11.25)
bilindik bir avm'de öğle arası midye yiyen 8 iş arkadaşım hastanelik oldu.
ben de gayet iyi bir restorandaki isli midye'den zehirlendim. o günden beri yemem 3 sene oldu.
kardeşim de portekizde yediği oyster'dan felaket zehirlendi, hastane de kabul etmedi filan baya kötüydü.
+1
awlmi
(19.11.25)
Lise-üniversite zamanı midye ben de çok yerdim.

Bir kez midye ve karidesli makarna yemiştim, zehirlendim. Midye kabuklarıyla pişirilmişti. Ürtiker (kurdeşen) hastalığı geçirdim vücudumda kızarma ve kabarma oldu. Bu olay y.dışında yaşandı.

Çok severim ama uzun yıllardır midye hiç yemiyorum, karides de çok çok nadir. Midyenin kendisi sağlıksız bir besin olduğu gibi seyyar satıcılar acaba hangi koşullarda hazırlıyor hayal gücünüze bırakıyorum.
+1
Lethe
(19.11.25)
senelerce nerdeyse her hafta sonu yedim. ama hepsi aynı yerde balık pazarındaki golden kokoreç'te. hiç bişi olmamıştı. 5-6 senedir yemiyorum ama.
+1
spirit crusher
(19.11.25)
midyedeki zehirlenmesine benzer zehirlenmeyi vedat milor yaşamıştı. mideyede zehirlenme pirinçte sıkıntı olmadığı sürece, vücuttaki birikimle olur. kokoreçten zehirlenme zor gibi çünkü yüksek ısıda pişen bir şey ve dokunun öldüğü bir ürün. . eflasyonun bu kadar yüksek olduğu ülkelerde malzeme kalitesi düşer, satıcılar zaten dünden ucuz ve kalitesiz ürüne gönüllü.

yani enflasyon her şeyin suçlusu gibi görünse de, vicdan asıl suçlu olan.
+1
mikahakkinen
(19.11.25)
Midye gibi riskli yiyeceklerden uzak duruyorum. Midyeyi geçtim çok ucuz yerlerden çorba bile içmem. Önceki günden kalan yemekleri satıyor bir çok lokanta, restoran.
0
michael harddd
(19.11.25)
(8)

doğalgaz faturanız ne kadar geldi?

biseysorcaktim
bana bin yüz lira gelmiş. yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.yetmiş metrekare, soğuk değil ev. bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık. alttan ısıtmalı.bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedimilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.yeni taşındı
bana bin yüz lira gelmiş.
yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.

yetmiş metrekare, soğuk değil ev.
bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık.
alttan ısıtmalı.

bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedim
ilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.
yeni taşındım sayılır bu eve. geçmiş faturalarla kıyaslayamam.
0
biseysorcaktim
(18.11.25)
yakıt + ocak için toplam 1500tl geldi. yakıt merkezi sistem. ev 4+1 çok ısınmıyoruz.
0
scudman1
(18.11.25)
yerden ısıtma var. henüz açmadım bu sene.
0
gabe h coud
(18.11.25)
sadece ocak 12 lira. merkezi ısıtma faturası daha gelmedi. edit: 775 lira merkezi ısıtma. 95 lira sıcak su.
0
inheritance
(18.11.25)
338 gelmiş. 2+1 İstanbul. Günde 3-4 saat 35 derecede çalıştırıyorum kombiyi. 1.000 küsurlar kara kışta ancak gelir. Depozito dahil olabilir mi sizin faturaya?
0
auroraaurora
(18.11.25)
sadece ocak ve duş için 200 tl gelmiş, apartman merkezi ama ortalaması 500 lerde 1000 tl ve üzeri yakan 4-5 daire var , geneli 800 900 bandında
0
eja
(18.11.25)
sizinle hemen hemen aynı metrekare, aynı fatura geldi

ama alttan ısıtmalı değil ve oda kapatmıyorum, düşük ayarda hep yanıyor, kapatırsam tümden kapalı mesela 10gün zaten evde yoktum, 2-3 gün de hava iyiydi yanmadı. + ocak sık kullanılıyor sürekli evde yemek pişer.

ben evden çalışıyorum, bir oda çalışma odam bir oda yatak odam vs.
yani evdeysem evin hepsi hep sıcak. etrafımdakilerin çoğu benim kadar ısıtmıyor evi, idare ediyor.
sabah gidip akşam gelen birileri 3-4 saat çalıştırıp kapabilir bence bu kış
ben 30 gün yaksam 2bini çok rahat geçer, soğuk olup dereceyi de artırırsam 3ü bile bulabilir.
0
subcomponent
(18.11.25)
bir ayda toplam 10 gün falan yaktık ekim sonu ve kasım ortası olmak üzere, 750 tl gelmiş. yakıt + ısıtma şeklinde. 32-35 derece arası yanıyordu. 2+1, mutfakla birlikte 4 petek yanıyor.
0
black holes in the sky
(18.11.25)
1500.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.11.25)
(5)

The Queen's Gambit gibi önerebileceğiniz bir dizi var mı?

truf
İşine tutkuyla bağlanmış, zamanın ötesinde, tüm koşullar ve insanlar ona karşıyken kendine güvenerek ilerleyen bir karakter içeren cinsten.Belgesel ve film olmasın.Teşekkürler şimdiden :)
İşine tutkuyla bağlanmış, zamanın ötesinde, tüm koşullar ve insanlar ona karşıyken kendine güvenerek ilerleyen bir karakter içeren cinsten.

Belgesel ve film olmasın.

Teşekkürler şimdiden :)
0
truf
(17.11.25)
Umudumuz Şaban
+4
artıküyeolmakistiyorum
(17.11.25)
Mad men
0
eja
(17.11.25)
şaban serileri +1
0
mikahakkinen
(18.11.25)
(bkz: the knick)
0
galahad reloaded
(18.11.25)
Tam karşılıyor mu bilmiyorum ama aklıma The Bletchley Circle geldi.
0
peki madem
(18.11.25)
(9)

Emlak alım satım piyasası çöktü mü

yeahbutso
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan olduAma şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan oldu
Ama şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
-1
yeahbutso
(17.11.25)
Arayan yoksa fiyat piyasa ile uyusmuyodur. 50 bin dusur. Piyasada su an tum fiyatlar sisirme. İlan fiyatlari gercegi yansitmiyor. Kademeli sekilde ufak ufak asagi indir, piyasa ile inatlasma mutlaka saticaksaniz tabi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
Ucuza gitmesini istemiyorsaniz beklemekten başka çareniz yok. Kimsede de para yok zaten
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.11.25)
Abi kredi çıkmıyor, genelde para da yok.
Benim emlakçı arkadaştan anladığım;
Ya pahalı, zenginlere yönelik evler gidiyor çünkü krediye ihtiyaçları yok.
Ya da ucuz 1+1 falan gidiyor çünkü kredi çıkıyor.
Ortası şu an sıkıntılı.
0
logisticsmanager
(17.11.25)
7m yeni ev satildi karsi sitemde 2 ay anca kaldi ilanda orta ust bi fiyat koymustu bu bolge icin
2 sene önce de piyasa öyle diyorlardı ama emlakçılarda randevu bulamıyorduk
0
eja
(17.11.25)
Kiracı var mı içinde. O da önemli bir faktör. Caydırıcı olabiliyor.
0
benim bir gizli bildiğim var
(18.11.25)
emlak piyasası aşırı durgun, yıl sonu ve yılbaşı belirsizlik var.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
emlak piyasası durgun ama ne hikmetse fiyatlar devamlı artıyor.
takip ettiğim evler 150-200k devamlı artışta. bir ev var 6 aydır satılmadığı halde sürekli farklı ilanlarla fiyat arttırıyor.
+1
my fault
(18.11.25)
evi satsa parasını nereye koyacak bilinmezliği ve riski devam ettiği sürece evin değerini yükseltip satmaz insanlar. bu çok normal. koca koca gyo'lar bile aynısını yapıyor. satış diplerde ama portföy değerleri sürekli artıyor. sattığım fiyata yenisini yapamam diyor bir de.
+1
gabe h coud
(18.11.25)
Bizim de aynı 4. levent emniyetevlerinde 4+1 çatı katı teraslı 10 yıllık binada dubleks dairemiz var, 1 yıldır 7-8 milyona satılmıyor. Kaça satalım 6 ya mı satalım anlamadım ki.
0
ananiyimioguz
(18.11.25)
(2)

Sac dokulmesi icin PRP

mirafiori
Bir sure once birilerinden duymustum bu teknigi, kan alinip plazmalarina biseyler yapilip kafaya enjekte ediliyormus sac dokulmesinin erken asamalarinda. Yaptiraniniz, yaptirdigini bildiginiz tanigi olanlariniz vs var mi? Ise yarar bisey midir yoksa yilan yagi midir? Bir de ise yarar biseyse fiyat
Bir sure once birilerinden duymustum bu teknigi, kan alinip plazmalarina biseyler yapilip kafaya enjekte ediliyormus sac dokulmesinin erken asamalarinda. Yaptiraniniz, yaptirdigini bildiginiz tanigi olanlariniz vs var mi? Ise yarar bisey midir yoksa yilan yagi midir? Bir de ise yarar biseyse fiyat araliklari tahmininiz var midir?
0
mirafiori
(17.11.25)
bir arkadaş ekolünden prp nin işe yaramadığını duydum, dermatologtu, net bi araştırma olmamasını referans alıyorum demişti bunu söylerken, bu konuşmanın pandemi öncesi olduğunu söylemeliyim sonradan tech değiştimi bilemiyorum
0
eja
(17.11.25)
işe yaramaz.
0
gabe h coud
(17.11.25)
(3)

kedi besleme düzeni tavsiye

la mort heureuse
selamlar, 13 yaşında bir kedimiz var ve diyabet tehşisi kondu. şu anda insülin kullanıyoruz ve otomatik mama kabıyla saatli ve gramajlı bir şekilde besliyoruz. ama 13 yaşındaki bir kedinin besleme düzenini bir anda değiştirmek tahmin edersiniz ki baya zor. şu an evde tek düşündüğü şey yemek gibi, pe
selamlar, 13 yaşında bir kedimiz var ve diyabet tehşisi kondu. şu anda insülin kullanıyoruz ve otomatik mama kabıyla saatli ve gramajlı bir şekilde besliyoruz. ama 13 yaşındaki bir kedinin besleme düzenini bir anda değiştirmek tahmin edersiniz ki baya zor. şu an evde tek düşündüğü şey yemek gibi, peşimizde dolanıyor. en ufak bir hareketimizde mama kabına gidiyor. sağlığı için tabii ki yapmak zorundayız ama bu şekilde düzene sokmak onu çok mu strese sokuyor diye de korkuyorum. yaşlı bile olsa bu düzene alışır mı bir süre sonra? tecrübeleriniz var mı bu konularda?
0
la mort heureuse
(17.11.25)
Alışıyorlar. Ben günde iki defa verdiğim yaş mamayı menüden kaldırmak zorunda kalmıştım. Birkaç haftaya unutuyorlar.
Geçmiş olsun.
0
auroraaurora
(17.11.25)
geçmiş olsun evet alışıyorlar bende otomatik mama ile tanıştırdığı 1 sene falan oldu hala mama kabı boş olunca arada söyleniyor eskiden hep doluydu tabağı, 1-2 aya alışacaktır ama bzde hastalık gibi bir durum yoktu, insandaki diyabet gibiyse çocuk kendini sürekli aç hissediyordur :/
0
eja
(17.11.25)
alışır ama insülinle ilgili önemli bir konu. çok sakin kediler bile veterinerde gizli strese girip şekeri çok yüksek çıkabiliyor. bu yanıltıcı oluyor.

mümkünse kedinizin kan şekerini sabah saatlerinde veya insülini yapmadan önce mutlaka evde kendiniz ölçün. kedilerin canı fazla acımaz kulak ucundan veya ön patiden çok ufak kan damlası alıp şekerine bakabilirsiniz.

bizim kedimizin şekeri çok yüksek çıkınca insüline başlamıştık. daha sonra evde kendim test etmeye başladığımda aynı değerleri göremedim. test amaçlı ölçüm cihazını veterinere götürdüm ve onların kendi cihazı ile de ölçüm yaptık. bizim makina da doğru ölçüyordu. dünyanın en sakin kedisi gibi görünen bizim minik kendi içinde strese giriyormuş meğer.
+1
orpheus
(17.11.25)
(5)

Kedi sahiplenme hakkında kafadaki deli sorular…

yankee jumping
Merhaba. Kedileri seven bir insanım. Sokakta gördüğüm kedileri eğer acelem, işim, vb. yoksa durup severim. Daha önce (git: https://eksisozluk.com/entry/175370439) şöyle bir şey yazmıştım.Geçen 2-3 hafta önce sokakta dolaşırken 4 tane kedi yavrusu gördüm. Biraz onlara sokulunca anneleri çıktı geldi k
Merhaba. Kedileri seven bir insanım. Sokakta gördüğüm kedileri eğer acelem, işim, vb. yoksa durup severim. Daha önce (git: eksisozluk.com) şöyle bir şey yazmıştım.

Geçen 2-3 hafta önce sokakta dolaşırken 4 tane kedi yavrusu gördüm. Biraz onlara sokulunca anneleri çıktı geldi karşıma koruma içgüdüsüyle. Ben de korkmasınlar diye hamle yapmadım. Dışarda besleniyor bu kediler ve muhtemelen sokak kedisi. Bu 4 yavrudan birisi tortoiseshell cat dedikleri bir tip :) şerefsize bayıldım..

Şimdi öğrenmek istediğim bazı şeyler var.. hayvanları seven birisiyim ama büyük sorumluluk gerektiren bir durum var ortada. Sahiplenip sonra bakamamaktan da tırsıyorum… vicdan azabı çekmekten korkuyorum.

1- eğer ben o kediyi sahiplenmek istesem ne zaman annesinden ayrılmalı? Nedir bunun zamanı? Emzirme olayı bitmiş gibi görünüyor çünkü önlerinde mama vardı.

2- genel olarak ev içinde beslemeye uygunlar mı yoksa tamamen rastlantısal bir durum mu söz konusu?

3- sokak kedisi olduğundan ev içindeki hayata nasıl adapte edebilirim?
0
yankee jumping
(17.11.25)
bende sokaktan aldım, sokak hastası sürekli kaçmak istiyen bir kediydi hala arada kaçma niyetleri oluyor,(asla bırakmıyorum dışarı) ben durupta sevemeyen bir insandım(çocukken karından kuduz yedikten sonra bıraktım sevmeyi), hiç bir zorluğu yok evde kumu ve otomatik mama kabı varsa suyunuda verdin mi kendi halinde yaşıyor.
tek sorun 1 haftalık tatiller, bıraksam evde yalnız durur ama içim el vermediğinden bakacak biri bulmak sorun oluyor biraz. her kedinin huyu farklı bazısı 1 gün bile yanlız duramıyor, bazısı çok korkak oluyor çeştli problemler illa çıkacak ama bir sorun olacak diye böyle bir güzelliği hayatınıza sokmamazlık etmeyin, kedi çok çok çok güzel bir bağlılık.
+4
eja
(17.11.25)
1,5 yıllık kedi bakıcısıyım. kedi bakmak bayağ zor iş. öncelikle ilk 1 yıl epey masraflıydı. 2 karma 2 lösemi aşısı 1 kuduz ve çip işlemi yapıldı, 1 defa da hasta oldu tahlil ve özel gastro mama alınması şu bu baya paramız gitti. ksırlaştrma işine falan da baya paramız gitti. şu anda 2 yaşına yakın masrafımız aşırı değil ama yine de bir bütçe istiyor. maddi durumunuzu değerlendirip uygunsa bu işe girmeniz lazım diğer türlüsü zorlar.

ben sokaktan almadım bakamayan birinin kedisini aldım ama sokaktan alan komşum var zor değil. kum kabı ve kum alıyosun pet shoptan. kutunun içine kumu koy. kediyi de kum kabının içine koy o zaten oranın tuvalet olduğunu anlıyo. eve ilk geldiğinde ürkek oluyo da sonra alışıyo birkaç gün içinde. pet shoptan olta oyuncağı alırsan zaten bebek kediler oyun delisi olduğu için kolaysa sevdirirsin kendini.

youtube da volipet diye bi kanal var, o adam kumu nasıl kullanacaksın, kediyi ısırmamaya falan nasıl alıştıracaksın vs hepsini anlatmış ben kedi aldığımda onun videollarını izlemiştim aynı onun dediği gibi yapıyorum kum kullanımını falan. bi de bir şey olduğunda buraya soruyorum herkes yardımcı oluyo.

emme işi bittiyse istediğin zaman alıp eve götürebilirsin 2-3 aylık olmuştur. dediğim gibi ev yaşamına adapte etmene gerek yok kendisi adepte oluyo, hatta o ev onunmuş da sen misafirsin gibi oluyo.

ENNN ZOR TARAFI BIRAKIP BİR YERE GİDEMEMEK. BU SENE 6 GÜNLÜĞÜNE TATİLE GİTTİM VE KEDİYE KOMŞU BAKTI. AMA AKLIM HEP EVDEYDİ. siz tatile veya birkaç günlüğüne bir yerlere gittiğinizde kediye bakabilecek çevreniz aileniz akrabanız vs yoksa bu işe hiç girmeyin diğer türlüsü hem size zor hem kediye zor.
+1
Sadece soruyorum
(17.11.25)
2 kedim var, ikisi de 5 yaşındalar. hiç kolay değil. köpek kadar zor değil evet ama kolay değil.

şimdi ben oğlumu sokaktan aldım. ha öyle tutup eve getirmekle olmuyor o iş. öncesinden ben kedi sahiplenmeye hazır mıyım diye 4-5 ay düşündüm, maddiyatımı düşündüm... sonra karar verdim ve evi hazırlamaya başladım. kırılabilecek ve kesici olabilecek her şeyi ortadan kaldırdım. kedi tuvaletini satın aldım getirdim eve koydum. sonra kumunu aldım. sonra mama aldım. sonra tırmanma evini aldım. sonra birkaç oyuncak aldım. bunlar da maddi yük olacaktı, önceden halletmek istemiştim. sonra da gittim kediyi almaya, istediğim kediyi başası almış ben de ne bulduysam onu alırım dedim ve gittim oğluşumu aldım.

ilk önce veterinere götürdüm. 6 aylık olduğunu öğrendim. sokakta çok pislenmiş, yıkadılar. ilk ve tek tıkanışı oldu bugüne dek bak 4,5 yıl geçmiş. kediler yıkanmaz çünkü.

eve geldik ve baktım hayvan hırıltılı nefes alıyor, hapşırıp duruyor sürekli. hemen ertesi gün veterinere geri götürdüm. 1 haftalık veteriner serüvenimiz başladı. 7 gün boyunca her gün götürdüm, iğnelerini ve serumunu bekledim 1 saat. neyse ki iyileşti.

ondan 3 hafta sonra da ilk önce misafir olarak gelen kızım geldi. sonra benim kızım oldu. bu sefer de o hastalandı, onunkiyle uğraştım. sonraki sene ise tiroid hastalığı çıktı. tüylerinin yarısı döküldü (hala geri uzamadı) veteriner veteriner gezdim. aylarca ilaç kullandı...

yıllar içinde oğluşumun sırtı yaralandı ufak bir şeydi ama gecenin 2sinde veterinere götürdüm. kızım yaptı sanırım. kalbin dayanmıyor korkuyorsun ya ciddi bir şeyse diye. sonra kızımın patisi kesilmiş yırtılmış, eve bir geldim her yer kan. 10 gün uğraştım var ya pansumanıyla.

gözleri enfeksiyon oldu damlalar kullandım. kabız oldular probiyotik kullandım.

en kaliteli mamaları yediriyorum. sokaktan gelmemiş gibi seçiciler bir de. sokakta da korkuyorlar.

ha bir de... tüm pencerelere ve balkon kapısına dahi kedi telinden kilitli sineklik taktırdım. bu çok önemli.

bir ara kızım apartmana kaçmış kapı aralığından da yarım saat ağlaya ağlaya onu aradım.

bazen çok derin uyuyorlar ve nefes aldıklarından şüphe edip korkup uyandırıyorum.

insan gerçekten çok endişeleniyor, korkuyor.

eve bebek kamerası aldım. kameralı otomatik mama kabı aldım. bin tane oyuncak aldım ama pipetle oynuyorlar. klasik kedi işte :)

düzenli aşıları iç dış parazitleri konusu var...

1 geceden fazla yalnız bırakılmamaları gerekiyor. yoksa strese giriyorlar ve evi dağıtıp kum harici yerlere işeyebiliyorlar. ben bırakmadım ama bırakan arkadaşımın kedisi aynen bunları yaptı. zaten bırakılmaz ya insanın aklı kalıyor.

ayrıca bir başka önemli konu. sigara içmiyor olmanız lazım. sigara partikülleri kedilerin tülerine yapışabiliyor. bu hayvanlar tüylerini yalıyor bu yüzden de dil kanserine varana kadar birçok hastalığa yakalanabiliyorlar.

asla insan yemeği verilmemeli. uyduruk ucuz mama verilmemeli.

şarj aletlerinin kablolarını kemirebiliyorlar. elbiselerin askılarını kemirip koparabiliyorlar...

poşetleri ısıp parçalayabiliyorlar, çok tehlikeli ortada poşet kalmaması lazım.

ortada makas, bıçak, iğne ve iplik bırakmamanız lazım asla. ve bardak da...

klozet kapağını zaten hep kapatıyor olmanız lazım da kapatmıyorsanız kapatmanız lazım.

dişiyse kısırlaştırması gerçek bir ameliyat süreci. zorlu, acılı, ağrılı... benim canımdan can gitti.

vitaminleri var, maltları var...

kapıları açmayı öğreniyorlar...

kilolarıı takip etmek gerekiyor...

asla kızıp bağıramazsınız, nedenini anlamaz sadece korkar...

çocukluğunuzdan beri sizinle duran kupanızı aniden kırar ve canı sağ olsun patisi zarar görmesin diye hemen çöpe atıp yerleri süpürürsünüz (bir de gecenin bir vaktiyse yandınız)

sırtınıza atlarlar, tişörtlerinizi delerler, kollarınızı çizerler...

astımım ve alerjik rinitim olduğunu öğrendim. öksürüp duruyorum. ancak onlardan beni hiçbir şey ayıramaz. çok seviyorum.
+3
art cat chocolate
(18.11.25)
Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederim. Muhtemelen kedileri uzaktan seveceğim… :)
+2
🌸yankee jumping
(18.11.25)
Bu soruyu sormuştum ama yaklaşık 1 ay önce kedi sahiplendim. İsmi “güllü” ve kendisi 2 aylık. Sabahları uyanınca aşırı hareketli fakat gün içinde sakinleşiyor, kucağa geliyor ve dokunmazsanız saatlerce uyuyabilir :) sahiplendiğimizde tuvalet eğitimi olduğundan çok sıkıntı yaşamadık. Veteriner bir dostum var, o da her konuda yardımcı oluyor :)
+4
🌸yankee jumping
(22.02.26)
(1)

Sattigim fon hakkinda

tars gibi komik
Teb tkm - Para piyasasi fonumu bozdurdum ancak gelir vergisi kesildi yasal mi acaba ?56.886 tl ye1.440 tl gelir vergisi kesildi.Bu kesinti yasal mi ve tum fonlar icin gecerli midir? (Stopajdan bahsetmiyorum)
Teb tkm - Para piyasasi fonumu bozdurdum ancak gelir vergisi kesildi yasal mi acaba ?

56.886 tl ye
1.440 tl gelir vergisi kesildi.

Bu kesinti yasal mi ve tum fonlar icin gecerli midir? (Stopajdan bahsetmiyorum)
0
tars gibi komik
(16.11.25)
fon kesintisi mevduat faizinden daha yüksek, yasal, kazanç üzerinden kesilir.
0
eja
(17.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(10)

iski su paranız ne kadar geliyor?

eja
830 ile 770 gelmiş son 2ay 14 - 17 m3 kullanmışım 2 kişilik ev, her gün duş, her gün olmasada 2 günde 1 çamaşır makina çalışıyor, esasında rezervuar su kaçırıyor o yüzden çok mu geliyor emin olamıyorum sizde durumlar nasıl?
830 ile 770 gelmiş son 2ay 14 - 17 m3 kullanmışım 2 kişilik ev, her gün duş, her gün olmasada 2 günde 1 çamaşır makina çalışıyor, esasında rezervuar su kaçırıyor o yüzden çok mu geliyor emin olamıyorum sizde durumlar nasıl?
0
eja
(14.11.25)
880 geldi bize de. 2 yetişkin + bebek.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.11.25)
bana cok fazla gorundu tuketiminiz, bizde 2 yetiskin 1 bebek, her gun dus camasir makinasi bulasik makinasi kullaniyoruz 10 m3 en fazla aylik kullanimimiz 400 lirayi gecmiyor o yuzden
0
tahtakafa
(14.11.25)
Bize 730 geldi. Ama önceki aya göre fazla gibi unuttum tekrar bakicam diğer faturaya. Evde 4 kişiyiz. Çamaşır bulaşık makinesi iki günde bir açılır genelde. Duş her gun.
0
egerbiryolcu
(14.11.25)
faturalardan baktım
ekim 2025 - 8 m3 - 399 TL
eylül 2025 - 8 m3 - 389 TL
agustos 2025 - 8 m3 - 381 TL

2 kişi
0
exlibris
(14.11.25)
220-280 arası gelmiş son birkaç ayda. Tek kişiyim.
0
peki madem
(14.11.25)
350-400 arası bizde de 2 kişiyiz, ama duş her gün değil haftada 4-5 gün falan
0
Sadece soruyorum
(14.11.25)
Rezervuar kaçağını hafife almayın, rahatlıkla faturayı katlayabilir.
+1
mikro patlama
(14.11.25)
Lütfen rezervuarını acilen yaptır. Bizim normalde tüketimimiz 6-7 hadi en fazla 8 m3 civarında iken klozetin akıtması sonucu o ay 12 m3 su tüketmişiz. Ben de beklettiğime pişman oldum gerçekten şu kuraklıkta büyük israf.

Bizim rezervuar Kale, Kale'den görevli çağırdım halletti. İki kişi 14-17 m3 su kullanımı anormal.
0
Lethe
(14.11.25)
rezervuar +bin
bu yüzden fatura 1200-1500 ayarında geliyordu; yaptırdık normale indi...
0
suyin
(14.11.25)
Evdeki bütün iç rezervuarların tahliye contalarını değiştirdim birkaç saat sürdü ama yaptım artık akıtmıyor bunu da çevreci sorumluluğu ile sizlerle paylaşıyorum teşekkür ederim 2 ay sonra gelen su faturamla sizi güncelleyeceğim inşallah


edit: su faturası daha çok arttı 19 m3 harcamışım asdasdds yıldım
+1
🌸eja
(09.12.25)
(6)

İstanbul'da Kalacak Yer (Ev Kiralamak İstemiyoruz-Beyin Fırtınası)

derdim büyük
Merhaba, yaklaşık 1 yıldır İstanbul dışında yaşıyoruz ve eşim uçucu personel olduğu için ayda 5-6 kere İstanbul Havalimanı'na gidiyor. Her defasında 4-5 saatlik yolculuk yapıyor ve 2 valiz taşımak zorunda, yol sorun değil ama valizleri taşımak artık zorlamaya başladı. Ev kiralasak ayda birkaç gün iç
Merhaba, yaklaşık 1 yıldır İstanbul dışında yaşıyoruz ve eşim uçucu personel olduğu için ayda 5-6 kere İstanbul Havalimanı'na gidiyor. Her defasında 4-5 saatlik yolculuk yapıyor ve 2 valiz taşımak zorunda, yol sorun değil ama valizleri taşımak artık zorlamaya başladı.

Ev kiralasak ayda birkaç gün için gereksiz olacak, amaç valizleri orada bırakıp üzerini değiştirebileceği, uyuyabileceği sabit bir yer olması.

Aklımızda aylık otel odası kiralama (bu da ev kiralamaktan farklı değil), karavan alıp güvenli bir yere park edip orada kalma (ayda birkaç gün kalınacağı için sorun olmaz gibi), airbnb'den aylık oda kiralama gibi seçenekler var.

Konum İstanbul sınırlarında oluktan sonra çok önemli değil.

Önerebileceğiniz fikirler var mı acaba?
0
derdim büyük
(14.11.25)
"uçucular" genellikle arnavutköy civarında yaşıyor. başka türlü çekilecek çile değil zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.11.25)
pendik/tuzla tarafları da olabilir, servis imkanı var 1 saatte havalimanında :)
0
🌸derdim büyük
(14.11.25)
ben sadece şuna takıldım konum istanbul olduktan sonra sorun değil demişsiniz, ama olmalı, ben göreceli yakın oturuyorum beylikdüzü ona ragmen havalimanına yoğun saatlerde gitmem aşırı zor olabiliyor 10 gün önce 2 saatte anca gittim, normalde 30-40 dk sürüyor.
bence otel kiralamak daha mantıklı
+1
eja
(14.11.25)
Valiz koymak icin ev ya da odel odasi tutmaya gerek yok. Valiz emanetcileri var, hatta cogu eli yuzu duzgun otel valizleri kisa sureli valiz odalarinda tutuyorlar. Gidip konusursaniz ucreti karsiligi havalimanina yakin bir otele valizleri surekli birakirsiniz, gittiginizde de o otelde konaklarsiniz.

Ben olsam havalimanina yakin otellere gidip yuzyuze durumu anlatip konusurum.
0
sertac akin
(14.11.25)
@eja, genelde yoğun olmayan saatlerde gidiyor ve kapıdan servis imkanıvar o yüzden Pendik de olsa Beylikdüzü de olsa fark etmiyor genelde 1 saate ulaşıyor her yerden.

@sertac akin, Birkaç otele sordum emanet yoktu ama biraz daha bakalım o zaman, teşekkürler.
0
🌸derdim büyük
(14.11.25)
istanbulda, ozellikle havalimani yakininda yasayan bir arkadasina oda arkadasi olmak geldi benim aklima. aylik airbnd'den ya da otelden ucuza gelebilir.
0
65 derece
(14.11.25)
(7)

Aynı title ile alınan kişinin tecrübesi

eja
Diyelim ki bir yerde uzun süre çalışıyorsunuz ve o iş yerindeki en bilgili ilk 5 kişi arasındasınız (150 kisi icinden belkide) yanınıza sadece tecrübesi kısıtlı sektörü biraz bilen cv parlatmış sürekli yaptığı işle ilgili genel geçer konuşan birine aynı title ile alıyorlar ve gelen kişi de sizin ona
Diyelim ki bir yerde uzun süre çalışıyorsunuz ve o iş yerindeki en bilgili ilk 5 kişi arasındasınız (150 kisi icinden belkide) yanınıza sadece tecrübesi kısıtlı sektörü biraz bilen cv parlatmış sürekli yaptığı işle ilgili genel geçer konuşan birine aynı title ile alıyorlar ve gelen kişi de sizin ona her şeyi öğretmeninizi bekliyor maaş title ayni..
Bu konuda ne düşünürdünüz
0
eja
(13.11.25)
Bunu da işin bir parçası olarak görüp öğretirdim. Ben işe yeni başlayan insanlara çok şey anlattım. Bu arkadaşlar bunun farkındalardı ve ayrılırken iyi dileklerde bulunmuşlardı. Ön yargılı olmamak gerekiyor. İyi anlaşacağın biri de çıkabilir. Bu sadece iş konusunda değil, eğitim konusunda da aynı. Lisede bilgisini paylaşan çok sınıf arkadaşım vardı, hepsi iyi yerlere geldi. Bilgi vermekle kendi bilginden kaybetmezsin. Bunun iyilik tarafı da var. Maaşı, CV'si beni ilgilendirmez. Ben insan kaynakları yöneticisi değilim. Şirket kabul etmişse benim yorum yapacağım bir şey yok. İş hayatında zekâ, çalışkanlık, istek önemli. Bunlar varsa bir insanda simitçiye de iş öğretebilirsin. Bir de bir insanın bilgisini sakındığı belli olursa bu hoş olmuyor. Gidip bir gün müdüre bana bir şey anlatmadı derse sen bu işi bilmiyormuşsun algısı oluşacak. Ama iyi eğitim verirsen sen onun gözünde ağırlık kazanacaksın. Aslında iyi eğitim vermek göz dağıdır.
-3
arbre
(13.11.25)
hiçbir şey düşünmezdim. bakış açın sorunlu.
öncelikle bilgili olmanın çok bir anlamı yok, katkın önemli. iş hayatında çok bilgili ama ortamı zehirleyen, katkısı sınırlı insanlar tanıdım. bunlarla kimse çalışmak istemez. bilginle değil, uyumunla iletişiminle ve katkınla anılmak çok daha değerli. Bilgi bir işyerinde birine en kolay kazandırılabilecek şey.
ikincisi: başkasının unvanı, başkasının maaşı şusu busu ile hareket etme. Onlar başkasını ilgilendirir. Başkası CV'sini parlatmış olabilir, kendini olduğundan fazla göstermiş olabilir, bunları herkes bir vadede anlar. Sen kendi maaşına, kendi unvanına bak. Daha iyi bir seçeneğin varsa ise dışarıda onun peşinden gidersin. Eğer kuruma yüksek katkı sağlarsan, (iyi bir kurum) seni terfi eder, unvanını da artırır.
Diyelim adaletsizlikler var ve sabit... O durumda bile başkasına aktarım yapmamak zehirdir. Zehirli olan bilgiyi tecrübeyi kim ne yapsın?

Biraz acı yazmış olabilirim, ama tecrübeli bir abinden bir uyarı olarak al kardeşim.
+1
ebabil curnatasi
(13.11.25)
bakış açın sorunlu +1
meslekte veya o işyerinde yeni başlamış birisine iş öğretmekten zarar gelmez. bir başka kişiye verilen para değil, senin kazancın seni ilgilendirsin. kazancını beğenmiyorsan istifa et onlar düşünsün. tutup başkasını kıskanmanın bir manası yok.

muhtemelen yeni başlayan kişinin potansiyeli senden yüksek ki şirket ona bir yatırım yapıyor. şirket onun şu an için senden az bilgiye sahip olmasını referans almıyor, top noktasının senden yüksek olmasını esas alıyor yani. ona iş öğretmek de senin işinin bir parçası. onu iyi yetiştirmenin de senin kazancına faydası olacaktır, olmalıdır.
0
bos dusunce balonu
(13.11.25)
Bunun aynısını yaşadım ve yardımcı olmak kararı aldım. Çünkü kendimi küçük bir insan gibi hissettim bunun hesabına düşünce.

Neyse bazı işleri anlattım devrettim vs sonra bu patladı. Aynı şeyi 2-3 defa anlattım yapamadı, eksik yaptı, yanlış yaptı sıvadı. Sonra saldım. Anlatmadım, sorulara detaylı cevap vermedim. Şimdi aldıkları adam ellerinde patladı, öyle takılıyor ortalıkta.

Demem o ki öğrenmeye hevesi varsa belli oluyor zaten ve sizin işinizi rahatlatıyor zamanla. Benim örnekte tam tersi oldu bunu da herkes anladı benden çıktı iş. Kıdem zamanı da bunu söz konusu ettim ve kıdem aldım. Geçen ay da yine iyileştirme zammı aldım. Öyle işte.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
ne bildigin degil kimi tanidigin ve kendini ne kadar parlatabildigin cok onemli beyaz yaka dunyasinda. o yuzden baskalarina kurulmak yerine kendini parlatmaya calis biraz, kendini satabilmen lazim. satamiyorsan, allame-i cihan olsan bir ise yaramiyor malesef.
+1
cooperr
(14.11.25)
benim şirketimle veya üst yöneticimle ilgili problemim yok, dikkat ederseniz iş yerim değil gelen kişi herşeyi öğretmemi bekliyor dedim, daha çok aklımda sorun yaratan kısım görüşmelerde/işe alım sürecinde bilgisini %90 farklı yansıtmış biri ile ilgili ne düşünürdünüz kısmı.. güvenemiyorum, bir yerde yalan beyana giriyor var olmadığı bir iş tecrübesini var göstermesi ve aynı pozisyona gelmesi bana doğru gelmiyor.

üst yöneticide zaten ilk haftadan sahada iş bilmediğini anlayıp bana kaş göz yaptı, bende işe alımı benim gerçekleştirmediğimi söyledim ama daha detay vermedim kararsızlığım bir insanı işinden etmek veya etmemekle ilgili.

işi bilerek öğretmemezlik gibi bir durum yok sadece etik olmayan davranış sergileyen birine yatırım yapmak alıp yürümesni sağlamak doğru mu, değer mi netleştiremedim , ama kıskanma diyen duyurucu arkadaşta başka bir kafaymış.
+2
🌸eja
(14.11.25)
birine iş öğretirsen vazgeçilebilir listesine girersin, yukarıdakileri dinleme, kolay kolay bildiğin işi kimseye aktarma .
+2
nahtoderfahrung
(14.11.25)
(3)

Kedi malt ve kendini yalaması sorunu

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, en fazla beş aylık olan bir kedim var. Bir ay olmadi henüz maĺta başladık. Malta başladıktan sonra sürekli yalayarak kendini temizlemeye başladı. Sürekli kendini yalıyor. Bu durum normal mı? Malttan once bu kadar temizleyemiyordu kendini.Geceleri beraber yatıyoruz başucumda veya boynumda ya
Merhaba, en fazla beş aylık olan bir kedim var. Bir ay olmadi henüz maĺta başladık. Malta başladıktan sonra sürekli yalayarak kendini temizlemeye başladı. Sürekli kendini yalıyor. Bu durum normal mı? Malttan once bu kadar temizleyemiyordu kendini.

Geceleri beraber yatıyoruz başucumda veya boynumda yatıyor. Kendini yalıyor sonra gelip beni yalıyor. Bütün gecemiz böyle geçiyor ve uyku kalitem bozuldu uyuyamiyorum. Sürekli başımda geziniyor, yüzüme basıyor. Burnumu ısırıyor. Kulağımı emiyor.

Bütün gün kuyruğum gibi peşimde geziyor. Balkona çıkıyorum balkonda. Mutfağa gidiyorum mutfakta, tuvalette. Gölgem gibi sürekli peşimde ve onun goz hapsindeyim. Gece tuvalete kalktıgımda o da uyanıp yatakta oturuyor sonra kalkıp peşimden tuvalete geliyor. Yalniz kaldığında sürekli miyavliyor. Bu süreç normal mı? Ne zaman kendi başına takılmaya başlayacak bu çocuk? Hep ayağımın altında bazen farketmeden ayağına ya da kuyruğuna bastığım oluyor.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(13.11.25)
anlattıklarınız kediler için normal bi süreç kedi güzel bir şey yedikten sonra en az yarım saat yalanır yatmadan önce en az 15 20 dk yalanır sonra uyur.
bizimki yağlı birşey yesin baya yalanıyor.
ne kadar uzun sürüyor, kolpulsif şekilde mi, hoş böyle olsa yara olur veya tuylerde açılma olur. tüy değişim sürecinede girmiş olabilir.

seninle tuvalete gelmesi normal, seni en zayıf anında koruyor aslında
balkonu öğretme bir kuş görür aklı çelinir atlar sen üzülürsün, cama balkona file yap 1 matkaba bakar yapması. kesinlikle file yap bu şart, daha bebek büyüyünce ilgisi sana azalacak. çok şanslısın bu arada minnoş kedin var her kedi böyle değil çoğu kedi kendi halinde takılıyor evde.

ps. alttaki cevaba ek, tüy değiştirme dönemlerinde her gün vermek kusma olasılığını azaltıyor.
0
eja
(13.11.25)
fazla aromalıysa maltın kokusu gidene kadar yalanır. başka bir malt deneyebilirsin. bir de her gün vermeye gerek yok.
0
orpheus
(13.11.25)
biz malta 7 aylık olduktan sonra başlamıştık çünkü kediler 6-7 aylık olana kadar neredeyse hiç tüy dökmüyolar. o yüzden de fazla tüy yutma olayı olmadığı için malta da başlatmamıştı veteriner. şu an maltı aklımıza geldikçe veriyoruz haftada 3 defa falan. ve evet malt verdiğimizde ekstra ekstra yalanmaya başlıyor bi 15 - 20 dk falan yalanıyor en az.

evet kedinin sürekli peşinizde gezmesi normal bizimki de öyle. eğer böyle uykudan baygınlık geçirdiği bi halde değilse nereye gitsek geliyor. ama teması sevmiyo. sadece biz nerdeysek oraya geliyo. yatmaya gidiyoz o da geliyo yatağa. bizim de öyle yanlışlıkla patisine kuyruğuna bastığımız oluyodu ilk zamanlar dfjghfdhg sizin kedinin karakteri gereği daha fazla temas bağımlılığı olabilir.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
(7)

siz de kedi videolarina ilginizi kaybettiniz mi?

theconqueror
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?
Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
0
theconqueror
(13.11.25)
Tam bir boomer olduğum için çoğuna inanıyorum.
Kedidir yaa animasyon olsa ne olur ai olsa ne olur her türlü izlenir bence.

Yavru maymun videolarını da çok seviyorum.
+1
mutekebbir
(13.11.25)
Evet, evet, evet.

Doğal olmayan hiçbir şey ilgimi de sevgimi de çekmez.
0
muhayyer divan
(13.11.25)
Dürüst olmam gerekirse, kedileri seven biri olarak internetin başından beri "komik kedi videosu" trendinin asla bitmemesini anlayamıyorum. Kedi işte yani durduğu yerde komik/sevimli bir hayvan. Durmadan komik kedi videosu izlemek boş bir aktivite geliyor. O yüzden sosyal medyada çıkan kedi videolarını bi 10 yıldır falan izlemeden geçiyorum. Köpek videoları daha ilgimi çekiyor ama, en azından bir işlev var çoğunda :D
0
nundu
(13.11.25)
Kedileri de komik kedi videolarini çok seviyorum. Algoritma karşıma çıkarıp durursa art arda izlerim. Ama özellikle çok nadirdir hadi bı kedi videosu açip izleyeyim dediğim. Yapay zeka ile oluşturulanlar artık ilgimi çekmiyor ama bir ara çilekli don'un maceralarina göz atmıştım:d
+1
egerbiryolcu
(13.11.25)
Genel olarak AI içerikten bıktığım için Instagram'dan sıkıldım, çok daha az girmeye başladım. Ama Reddit'teki kedi subredditlerini bırakamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.11.25)
%1000000. AI bu sevimli amator video sektorunu oldurecek. O videolarin izlenme sebebi gercek ve spontane olmasiydi. Vay anasini nasil yakalamislar bunu faktoruydu.

Fake aksiyon istesem acip tom ve jerry izlerim zaten.
+5
hot potato
(13.11.25)
Birkaç kere yapay zekanın videolarını ilgilenmiyorum seçeneği seçerseniz daha karşınıza gelmiyor ama beğenip de izlemeye devam edersiniz sürekli aynı şey karşına geliyor
0
eja
(13.11.25)
(2)

Munderm jel

egerbiryolcu
Kullanan oldu mu?Yanaklarımda derin tırnak izi gibi delik deşik görünümlü çukurlar var uzun kullanımda etkisi olur mu?Bir de çok ince sürülmesi gereken dikkatli kullanılacak bir jel diye biliyorum. Gece uyumadan çok ince nokta kadar miktar sürüyorum. Biraz geriyor sabah da yıkıyorum. Şimdilik kaşın
Kullanan oldu mu?
Yanaklarımda derin tırnak izi gibi delik deşik görünümlü çukurlar var uzun kullanımda etkisi olur mu?
Bir de çok ince sürülmesi gereken dikkatli kullanılacak bir jel diye biliyorum. Gece uyumadan çok ince nokta kadar miktar sürüyorum. Biraz geriyor sabah da yıkıyorum. Şimdilik kaşıntı kızarıklık gibi bir sorun yaşamadım. Miktarı bı tık artırmalı miyim, soyulma özelliği var ama çok soyulduğunu hissetmiyorum çok minik bir beyazlik oluyor sabaha o kadar.
0
egerbiryolcu
(13.11.25)
aynı dertten müzdarip arkadaşıma dermatolog anca lazer vs gibi scar tedavisi ile biraz düzelme olur kremler etki etmez demişti.
0
eja
(13.11.25)
Eski ve derin izlere kremlerin etkisi az. Bu arada kullanmaya devam ederseniz devam ettiğiniz sürece yaz-kış güneş kremi sürmeyi unutmayın.
0
gnosis
(13.11.25)
(4)

çilingire nasıl güveniyoruz

asap raki
yeni bir eve taşınacağım, kapı kilidini değiştirmem gerekiyor. kilidi değiştirmek o kadar zor da değil kendim de belki yapabilirim ama biri gelsin yapsın istiyorum.çilingir kilidi takınca elinde evin anahtarı oluyor. çilingire güveniyor muyuz bu durumda?
yeni bir eve taşınacağım, kapı kilidini değiştirmem gerekiyor. kilidi değiştirmek o kadar zor da değil kendim de belki yapabilirim ama biri gelsin yapsın istiyorum.

çilingir kilidi takınca elinde evin anahtarı oluyor. çilingire güveniyor muyuz bu durumda?
-1
asap raki
(13.11.25)
Oncelikle adamin elinde bi anahtar yok, size icinde kilit ve ona ait anahtarlar olan acilmamis bi paket getiriyor. Bunu adamdan almak istemezseniz, internetten alirsiniz ve adama taktirirsiniz ama sonucta kapali paket.

Buna ek olarak da bilmiyorum siz hic duydunuz mu ama ben hayatimda herhangi bir cilingirin, yaptigi anahtardan kendine de yapip -nasil olacaksa bilmiyorum ama konu bu degil- hirsizlik icin vs. eve girdigini duymadim gormedim.
+2
bosver nicki
(13.11.25)
sıfır paketi senin önünde açıyor aradığında açılmamış paket iste
+2
eja
(13.11.25)
çilingire gerek yok ama içiniz rahat edecekse kilidi siz alın çilingir gelip taksın.
0
inheritance
(13.11.25)
Çilingire güvenme konusunda; adam zaten anahtarı olmayan kilitli kapıları da açabilen biri değil mi? Düşününce, herhangi bir eve girmek isterse size yaptığı anahtardan bir tane de kendine yapmasına gerek yok.
+15
arpaci kumrusu
(13.11.25)
(13)

Unutkanlık ve İş Takibi Sorunuma Derman Arıyorum

vaveylababa
Arkadaşlar selam,İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum
Arkadaşlar selam,

İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum sonra dönüp bakmayı unutuyorum ya da aşağılarda kalıyor, not uygulamalarını aktif kullanamıyorum, bu alışkanlığı bir türlü edinemedim ve bir çıkmaz içersindeyim.

Basit gibi ama benzer sorunu yaşamış olanlar beni anlayacaktır tahmin ediyorum. Konuyla ilgili fikirlerinize kapım sonuna kadar açık. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Bir uygulama, bir fikir, bir şey...

Teşekküler.
0
vaveylababa
(12.11.25)
Ben yoğun dönemlerimde 1 excel sayfası açıp yapılacakları oraya satır satır yazıyorum.
İşleri bitirdikçe hücre rengini değiştiriyorum ya da yan hücreye bittiği ile ilgili bi' şey yazıyorum.

Yazarak ilerlemek çözüm olabilir.
+1
kumandanim
(12.11.25)
Ben önüme a4 kağıt alıyorum 1 tane klavyenin altına biraz girdiriyorum gerisi dışarda kalıyor oraya yapacaklarımı not alıyorum, her klavyeye baktığımda kağıdıda gördüğüm için unutmyorum
+2
eja
(12.11.25)
Teşekkürler ama sorun zaten daha çok yazmaya değer görmediğim işlerde çıkıyor. Mail geldiği gibi bir yere alıp sürekli göz önünde tutmak mümkün olsa belki şahane olacak ama bunun bir yolu var mı bilmiyorum. Yazma alışkanlığı olmayınca cidden zorluyor.
0
🌸vaveylababa
(12.11.25)
takip edilmesi gereken isler icin ayri bir zaman penceresi/rutini olustur. pomodoro timer kur. gun basinda, ortasinda yada sonunda timeri baslatip calis.
+3
buenosdias
(12.11.25)
bende basit işleri hemen yap, zor işleri yazarak yap, basit işleri hemen yapmazsam ben de hep unutuyorum. ya da mailin çıktısını alıp klavyenin altın ucunu sıkıştır. işi yapınca kağıdı müsvedde olarak kullanırsın.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
sorun bazi isleri yazmaya deger gormemenizde, demek ki yazmaniz gerekiyor. ben bazi donemlerde aramam gereken arkadaslarimi bile not aliyorum. her seyi yazacaksiniz demek ki, cunku beyninizi bu yaptiginiz ile daha cok yoruyorsunuz, yormaya devam ettikce de hatirlamaniz ve takibiniz zorlasacak. her zaman masanizda bir defter olsun ve akliniza gelen her seyi yazin. ben ikiye boluyorum bir tarafa isle ilgili aklima gelen her seyi digerine kisisel listeliyorum gun icinde.
+1
kassiopeia
(12.11.25)
Benzer durumdan mustariptim. Bayrak değil ama muhakkak "tepeye raptiyeleme" Böylece hep üstte duruyorlar. İster istemez, bunu neden tepeye çiviledim ben, diye bakıyorsunuz. İkincisi ise bir alt klasör açıp yanda geri dönmeniz gereken emailleri oraya kaydırmak hemen.

Üçüncüsü ise, tabii buna uygun bir çözüm müdür bilemiyorum, her seferinde bir işi yapıp bitirmeye odaklanmak. Geriye kalanları düşünmemek. Bu bir düzen de sağlıyor.
+1
moto
(12.11.25)
ben müsvette bir a4 alıp boyuna ikiye katlıyorum. yapmam gerekenleri oraya yazıyorum. ama tüüüüm yapmam gerekenleri.

- ahmet'e, teklif mail'i atıldı mı diye sor.
- avukattan x için görüş bekleniyor.
- hilmi'den şu gelecek. çarşamba akşam hatırlat.
- elektrik faturasını öde.
- teklif için depodan envanter sayımı gelecek.
- gibi gibi...

yaptıklarımın üzerini çiziyorum. ya da yan tarafına yeni not alıyorum. kağıt bitince ya da sabahları ofise gelince temize çekiyorum. her boşa çıktığımda şöyle bir göz atıyorum. sonuçlanmamış her iş burada yer alıyor. birisi bu kağıdı alıp benim yerime otursa, doğrudan benim işimi yapmaya devam eder. o derece. yazacaksınız. başka çaresi yok.

yine benim yaptığım bir diğer şey de, üzerinde bir şey yapmam gereken mailleri okusam bile, okunmamış olarak işaretliyorum. her defasında tekrar tekrar görebilmem için. tabii bunu yapabilmek için hem telefonda, hem de bilgisayarda tüm maillerinizi düzenli bir şekilde okumanız ve silmeniz vs gerekiyor. örneğin benim şu anda 4 adet Mail'im var okunmamış. demek ki bunlarla ilgili bir şey yapmam gerekiyor.
+1
co2s2
(12.11.25)
önemlileri takvimin üzerine yaz
0
sonhakan
(12.11.25)
Defterim var. Oraya yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(12.11.25)
en temizi, onunuzde bir kagit ve de kalem olacak. not alip yaptikca cizeceksiniz
+2
sweetoffice
(12.11.25)
ben de onumde defterle calisiyorum, defter hep acik. obur turlu takvimi, mesajlasma uygulamasi, emaili, toplanti ekrani, taski vs hersey her yerde.

gereken herseyi, ama herseyi (x'e bunu sor, y'ye su maili at, z fail etmis kontorl et, a'nin dogum gununu kutla vs) oraya yazip yaptikca tik atiyorum.

yazmaya deger gormediginiz seyleri unutuyorum demissiniz, demek ki yazacaksiniz.
+1
taurina
(12.11.25)
masaüstünde
yeni bir klasör olustur,
gelen mailleri
sürükle ve
bu klasör icine birak,
bu klasorün hep acik kalsin,
gune baslarken ve gun biterken bunun icindekilere bak ve isi bitenleri sil.
+2
designer
(12.11.25)
(10)

Para faize konulur mu

adwokat
Eldeki 1 milyonu 10-12 aylığına bekletmeniz gerekiyor. Faize mi koyarsınzı altına mı? Yoksa alternatifler mi?
Eldeki 1 milyonu 10-12 aylığına bekletmeniz gerekiyor. Faize mi koyarsınzı altına mı? Yoksa alternatifler mi?
0
adwokat
(11.11.25)
Faiz.
+1
HellKeePer
(11.11.25)
faiz bir düşüş eğrisine giriyor ve her geçen ay getirisi düşecek. Risk algınıza bağlı sorunun cevabı.

Yatırımlık bir paraysa sepet yapmak mantıklı. Emanet ve telafisi mümkün değilse faiz mantıklı.
-1
biravekahve
(11.11.25)
bugün gelen bir parayı ben olsam döviz alır öyle vadeliye koyarım. tl vadeli bitti bu yıl sonu itibari ile.
altın almak da mantıklı.
-5
erty_ksk
(11.11.25)
10-12 ay kisa donem, o yuzden yatirim yapilmaz. Ya doviz ya faiz ya da yarim/yarim
0
hot potato
(11.11.25)
Sepet yap. Sepet içindeki enstrümanları ve oranlarını da risk algına göre belirle.
0
Mirket
(11.11.25)
faiz garanti. onun disindaki her yatirimda kayip riski var altin ve doviz de dahil.

1 sene sonra bozduracagini biliyorsan faiz mantikli.
+2
antikadimag
(11.11.25)
Faiz demek enflasyon demektir. Ve her zaman enflasyon faizden yuksektir bu ulkede.
-5
die fetten jahre sind vorbei
(11.11.25)
en yüksek getiri veren para piyasası fonuna
+1
gurur
(12.11.25)
chat gpt ye sor ocak 2024 te 500 binle dolar alıp fona koysan ve 500 bini faize koysan doların faizi %3-4-5 aralığında atıyorum tl faizi %40+ bandında diyecek, 24te dolar çok artmadığı için tl bazda anca %10-20 arası artmış gibi oluyor

faizide sürekli kovala, her banka hoşgeldin faizi diye yuksek faiz veriyor, 1 banaka 1 ay yuksek verip 2.ay hemen çok düşük faiz veriyor sürekli paranı taşı ki yuksek faiz alasın.
0
eja
(12.11.25)
gidecek yeri olan para ile yatırım yapmak riskli.
10-12 ay diyorsunuz yani seneye bu zamanlar.
belki ev alacak, belki arabayı değiştireceksiniz, belki birine olan borcunuzu ödeyeceksiniz ama sonuçta bir planızın var.

döviz al, altın al, hisse al muhtemelen bunların hepsi faizden iyidir ama zaman koşulu gelince durum değişiyor. seneye bu zamanlarda belki de elinizdeki hisseler düşecek, altın ya da dövizin yükselmesi ise belirsiz bir zaman alacak. bilemezsiniz ki.

bu yüzden bankadan bankaya taşımalı faiz diyorum.

10-12 ay dediğiniz zaman dilimi biraz daha esneyebilme ihtimali varsa, planınız tam kesin değilse, belki o zaman gelince bu para lazım olmaz diyorsanız; dövize çevirip yabancı hisse alırdım ben olsam.
0
biseysorcaktim
(12.11.25)
(9)

işte yapmak zorunda olduğunuz en angarya iş

xportant
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
-1
xportant
(11.11.25)
başkalarına yaptıramadıkları zor excel işlerini yapmak
0
eja
(11.11.25)
İş görüşmesi yapmak.
0
mutekebbir
(11.11.25)
başkalarının yapmak istemediği işlerin bana gelmesi, ne olduğu farketmez.
0
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Bir şey yazdırmak, çıktı almak için yazıcıya gitmek
-2
arbre
(11.11.25)
Tüm şirketi raporlarken(9000+ şube) birisi çıkıp 1(bir) şube için +1 sütunluk veri isteyince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum. En angarya iş bu benim için.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Notere gitmek.

Karar dosyaları için birkaç saat gittiğim oluyor. Hatta İstanbul'un bir ucuna gidip, oradan şehrin ortasına gittiğim oluyor. Buna üşenmiyorum ama notere gitmeye üşeniyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.11.25)
araç kullanmak(şoförlük). onu al şunu bırak saçmalıkları yüzünden kendi işimi yapamıyorum.
0
late viper
(11.11.25)
Haftasonu tüm çalışanlar komple mesaiye kalınması. Şirketin bir ay boyunca cumartesi de mesai yapması gerekiyordu. Diğer herkesin işi vardı ama biz üç kişiden de gelmemiz istendi. Mal mal oturduk tüm gün. Mesai+Prim verildi ama ailemizi bırakıp gelip mal mal oturmamız karşılığında.
0
yadigar
(11.11.25)
Her yaptığım işi ufak bir açıklamasıyla bir Excel tablosuna yazmam şeklinde bir icat çıkarmıştı bir kere bir yöneticim.
Uzun bir süre yaptım bunu ama hem işi bırakıp excel’e geçmek gıcık ediyordu hem de hiç kimsenin okumadığı bir dökümanı doldurmak can sıkıyordu.
Ortalama her 30-120 dakikada yeni bir kalem iş yaptığım bir çalışma düzeniydi.
0
michael_knight
(12.11.25)
(3)

tomografi her halükarda ultrasondan daha iyi görüntü verir mi?

kibritsuyu
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?

karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer boyutları düzgündür, kitle saptanmadı" yazmış mesela. böbrek, prostat vs için "boyutları yaşına göre normaldir" yazmış, ölçmemiş.

ben her yıl check up yaptırıp ultrason çektiririm. karaciğer yağlanması durumuna bakılır. ama dediğim gibi tomografi acil şart için raporlandığı için radyolog yağlanma ile ilgili bir şey yazmamış, detayına girmemiş.

ben şimdi ultrason çektirmek yerine tomografi görüntülerini radyoloğa götürsem, benim görüntülerimi karaciğer yağlanması, prostat boyutu, böbrek boyutu vs. açısından raprlamasını istesem raporlatabilir miyim? tomografide bunların hepsi ultrasonda gözüktüğü kadar gözükür mü? yoksa "yok şu tomografide gözükmez, illa ultrasonla bakılması gerekli" denecek bir durum var mı?
0
kibritsuyu
(11.11.25)
benim başıma gelen doktorun dediği çekilen makinanın çok fark ettirdiği, yeni ve iyi makinalar daha iyi görüntü veriyor küçük şeyleri daha iyi fark ediyor tabi burda görseli okuyan doktorun iyi olması çok önemli, radyolog ne kadar iyi rapor yazarsa branş doktoru o kadar iyi tedavi eder.
ultrasonda aynı şekilde, ölçmek bile fark ettiriyor kimi 11 cm ölçerken kimi 9cm ölçebiliyor aynı şekilde yapan doktor çok önemli bu işlemleri.
birde daha çok ultrasonda görünmeyen şey için ileri mr tetkiki istenir tam tersini çok duymadım.
iki cihaz farkı değilde aynı cihazda fark ettiren unsurlar bile olabiliyor.
0
eja
(11.11.25)
yağlanma için ultrason pratik olduğu için en sık kullanılan yöntem. tomografide de tespit edilebilir, yağlanmanın derecelendirmesi de yapılabilir.
0
eileengray
(11.11.25)
Babamın karaciğerinde senelerce her check up batın ultrason'unda kist görünüyordu, büyüme vs olmadığı için ciddiye almiyordu doktorlar.

Bu sene bazı sıkıntıları oldu ve doktor kontrastlı MR istedi. Kontrastlı MR'da, ultrason'un kist olarak gördüğü bölgenin "hemanjiom" (üst üste binmiş damar topağı gibi bir şey) olduğu anlaşıldı.

Ultrason ilk tetkik gibi bir şey aslında, doktorun bilgisi, tekniği ve tecrübesi de tabii ki çok önemli. MR ve tomografi daha detaylı 3 boyutlu görüntüleme yöntemleri.

Bunların en kallavisi MR ama teknik olarak tomografi / MR farkını bilmiyorum açıkçası. Mesela hiç "akciğer MR"İ diye bir şey duymadım hep tomografi oluyor :)

++

Ultrason bir de çok hızlı ve pratik tabii, bunların içinde en ağır ve zor olanı MR. Çekimi uzun sürdüğü için randevulari da -devlet- ileri tarihlerde oluyor, tomografi bir tik daha hızlı.
0
makbur
(12.11.25)
(3)

Pazarcılar meyve sebzeyi halden hangi gün alırlar? / Marketlere sebze meyve hangi gün gelir?

santimantal
Meyve sebzenin toplandıktan sonra en kısa zamanda yenmesi, vereceği fayda açısından önemli.Bunun için tazeyken almaya dikkat etmemiz lazım.Pazarcılar hangi gün halden alıyorlar. Belli bir gün alıp hafta boyunca semt semt dolaştırıyorlar mı? Yoksa farklı günler alabiliyorlar mı?Mesela cuma pazarından
Meyve sebzenin toplandıktan sonra en kısa zamanda yenmesi, vereceği fayda açısından önemli.
Bunun için tazeyken almaya dikkat etmemiz lazım.

Pazarcılar hangi gün halden alıyorlar. Belli bir gün alıp hafta boyunca semt semt dolaştırıyorlar mı? Yoksa farklı günler alabiliyorlar mı?

Mesela cuma pazarından taze sebze meyve almak mümkün mü?

Bir de marketlere hangi gün manav ürünleri gelir? Marketten markete değişir mi?
0
santimantal
(10.11.25)
o pazarcısına göre değişir, bakarak anlicaksın pazarda gezip bakıp inceleyip en taze ve seçtirene geri dönüp alacaksın. zaten birşey ucuzsa bayat olduğu için ucuza koyuyor pazarcı hemen
bildiğim kadarı ile günlük mal alanda var 2-3 günlük alanda var, hal sabah 3 4 gibi açılıyor pazarcılar erkenden malını alıp ordan pazarına geçiyor.
0
eja
(10.11.25)
Sattıgı ürüne göre degişir. dayanıklı ürünü bir kere alır bir hafta boyunca pazarları dolaşa dolaşa satar. bu tamamen ürününün taze kalma süresiyle alakalı
0
limonlu eksi
(10.11.25)
arkadaşlara katılıyorum ürüne bağlı olarak günlük alan da var haftalık alan da var. marketlere de haftada bir ürün gelir.
0
gercekdunya
(10.11.25)
(12)

Ikea tava önerisi

Amaranta ursula
Arkadaşlar selamlar,Bugün artık birkaç saat içinde tava almam gerek. Burdaki önerilerden sonra çelik almaya karar verdim. Bu tavanın iç yüzeyi teflon kaplama mı? Açıklamalara baktım, sol-jel yani yapışmaz kaplama diyor. Seramik kaplama olarak da biliniyormuş. https://www.ikea.com.tr/urun/middagsmat-
Arkadaşlar selamlar,

Bugün artık birkaç saat içinde tava almam gerek. Burdaki önerilerden sonra çelik almaya karar verdim. Bu tavanın iç yüzeyi teflon kaplama mı? Açıklamalara baktım, sol-jel yani yapışmaz kaplama diyor. Seramik kaplama olarak da biliniyormuş.
www.ikea.com.tr

Birde aşağıdaki üründen ne farkı var? 4cm daha küçük olması dışında.
www.ikea.com.tr

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(10.11.25)
kaplama yazıyor, bende bunun benzeri var(ikeadan ) aynısı mı emin olmadım ama çatalla nasıl sürtmüşsem kaplaması kalkmış ince i yerde, aşırı sağlam hissiyatı vermedi bana.
çelik ömür boyu kullanımlık alacaksan 1 tane al ver parayı en iyisini al derim. senelerce teflon kaplama seramikten sonra 2 çelik tavamla uzun yılladır beraberim
0
eja
(10.11.25)
Attıklarından ilki sol jel kaplama ikincisi seramik kaplama farkı bu

Son gittiğimde bu tavayı beğendim hala aklımın köşesinde almak istiyorum, fotoğraftan anlaşılmıyor fakat oraya gittiğinde eline alıp bakınca kalite farkını hissediyorsun, 24 ve 28 cm iki boyutu var, yakından görünce buna karar verirsin
www.ikea.com.tr
0
grimavi
(10.11.25)
@eja ben de çelik sağlıklıdır çelik alayım ikea'dan diye düşündüm ama burada da önerilen yukarıda belirttiğim iki tava da kaplama imiş. Bu has çelik kadar sağlıklı değil anlamına mı geliyor? Almayayım mı yani?

@grimavi, ikisi de sol jel kaplama ama.
biraz da pahalı geldi açıkçası
0
🌸Amaranta ursula
(10.11.25)
tasarımdan ziyade fonksiyonellik ve dayanıklılığın ön planda tutulduğu 365+ serisine de bir bakın bence.
0
tnz
(10.11.25)
ilk linktekini kullanıyorum gayet başarılı

her iki ürün de sol-jel kaplama
1. ürün çelik üzeri kaplama biraz ağır
2. ürün alüminyum üzerine kaplama o daha hafiftir.

zaten bayağı fiyat farkı var.

teflon almaktansa ilk linktekini almak daha mantıklı, teflonları dayadılar hepimize yıllarca kullandık. bu kaplama da eminim çok masum değildir ama teflondan daha güvenli duruyor.

ama en iyisi düz çelik, yapışmaması için iyice kızdırmak falan gerekiyor ama kolay değil illa ki yapışıyor.
0
exlibris
(10.11.25)
kaplama çelik olmuyor
ikeanın çelik olan her şeyinden memnunum, mutfak gereci olarak mutfağımın çoğu ikea bir tek 10+ senelik kocaman bir bıçağı var o çok az bi yerinden pas attı.

şunlar paslanmaz çelik ;
www.ikea.com.tr
www.ikea.com.tr
karbon çelik denemedim;
www.ikea.com.tr
0
eja
(10.11.25)
@tnz,
tararıma bakmıyorum aslında 365 serisindeki bu tava da sol-gel seramic kaplama imiş. Benim ilk yazdığım MIDDAGSMAT'tan farkı sapının da çelik olması galiba: www.ikea.com
0
🌸Amaranta ursula
(10.11.25)
@amaranta

MIDDAGSMAD ve IKEA 365 olarak attığın ürünler birebir aynı sadece sapları farklı, biri çelik sap diğeri plastik

onun dışında malzemeler aynı.

ucuz olan direkt alü üzerine kaplama olduğu için o hafif bir üründür. bazen bim a101 falan gelen promosyon tavaları oluyor ince ve hafif, muhtemelen TAGGHAJ onlara benziyordur.
0
exlibris
(10.11.25)
ister sol jel kaplama ister tamamı çelik al 700-800 lük ürünlerle 1500 lük ürünleri eline alınca ucuz olanlar teneke gibi geliyor, gidip bakınca bunu farkedeceksin

Edit: özellikle ikinci linkteki tagghaj kötü, hatta ikili olarak da promosyon olarak satılıyordu
0
grimavi
(10.11.25)
Ben de tava ikileminde kalıp karbon çelik aldım (VARDAGEN) çok mutluyum.

Döküm kadar ağır değil ama diğer çeliklerden ağır. Bir de biraz nazlı, bakım istiyor. Deterjansız sıcak su ile yıkıyor ve yağlayıp kaldırıyorum.

Şu ana kadar yumurta, balık, et, tavuk her şeyi yaptım ve çok güzel pişiriyor hepsini de. İlk seasoning düzgün yaparsan (korkulacak bir şey değil bir sürü video/tarif var) hiç yapışmıyor mis gibi ömürlük tava.

Fiyatı diğerlerine göre yüksekti ama bir kere alıyorum diye önemsemedim o farkı.
0
chicha_v2
(10.11.25)
365+ serisinin coating olmayan versiyonu: www.ikea.com
0
tnz
(10.11.25)
Sensuell olanlardan kullanıyorum. memnunum. eksileri - biraz ağır gelebilir teflona göre, yemeklerin yapışması da biraz dert. ama linktekilerden daha iyidir.
0
mungojerry
(10.11.25)
(9)

10 Kasım Duyuru teması

cemallamec
Duyuru arayüzü yenilendikten sonra kullanışlı olduğu için siteye daha sık girer oldum. 10 Kasım teması ile daha güzel olmuş. Ellerinize sağlık.
Duyuru arayüzü yenilendikten sonra kullanışlı olduğu için siteye daha sık girer oldum. 10 Kasım teması ile daha güzel olmuş. Ellerinize sağlık.
+12
cemallamec
(09.11.25)
Beğeninizle mutlu ettiniz, var olun.
+4
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.11.25)
Tercihe dayalı olmalıydı, değiştirmeyi bilen yazarsa çok sevinirim.
-8
mutekebbir
(10.11.25)
Menü 》Ben 》Ayarlar 》Tema Yönetimi bölümünden klasik Ekşi Duyuru teması veya diğer temalardan birini seçebilirsiniz.
+4
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.11.25)
tercihe dayalı olmalıydı.
-13
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.11.25)
bu cok emek verilen grafiklerle kendimi 2001 yilinda hissettim. gulden damlayan kan gibi bir vibe gül var da devami benim hayal dunyam
-2
ala09
(10.11.25)
Atatürk’ün fotosu koyulmayan tema mı?
+7
Rondak
(10.11.25)
çok beğendim bende temayı, düşncesi ayrı güzel.
mallar sürüsü detected bir duyuruda olmuş ayrıca, boş boş duruyordu listem 2-3 kişi ekledim sayesinde duyurunun.
+5
eja
(10.11.25)
çok güzel bir düşünce. emeğinize sağlık.
+4
elektr10
(10.11.25)
Çok güzel olmuş. Fotoğrafı da olsa daha güzel olurmuş evet.
+2
sadakatsiz
(10.11.25)
(12)

Ev sorunsali

alibaba06
Ankara ikamet ediyorum. Kendi evim var. Çalıştığım yer üstünde eskisehir yolu ekseninde ve trafikten artık bıktım. Ev ile iş yeri arası mesafe 18 kilometre ancak 1 saatten önce gitmek artık mümkün olmuyor. Beytepe ve bilkent tarafındaki ev fiyatlarını düşününce de kendi evimi satıp ordan ev alabilme
Ankara ikamet ediyorum. Kendi evim var. Çalıştığım yer üstünde eskisehir yolu ekseninde ve trafikten artık bıktım. Ev ile iş yeri arası mesafe 18 kilometre ancak 1 saatten önce gitmek artık mümkün olmuyor. Beytepe ve bilkent tarafındaki ev fiyatlarını düşününce de kendi evimi satıp ordan ev alabilmem de mümkün olmuyor. Onun yerine kendi evimi kiralayip o tarafta da kendim kiraya mi çıksam diye dusunuyorum. Ama açıkçası ne kiracı olmaya isteğim var ne de kiraciyla uğraşmaya. Böyle bir durumda öneriniz ne olurdu?
0
alibaba06
(07.11.25)
bazen bilkentten eskişehir yoluna çıkmak bile 20-25 dk sürebiliyor :) trafik konusunda malesef ankara bitmiş durumda. çevre yolu bile yetmiyor sabah ve akşam trafiğinde.

eğer işiniz metroya yakın bir konumdaysa benim tercihim evi metro olan bir yere taşımak olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(07.11.25)
her gün bir saat yol git kendine bin tane iş açmandan iyidir. gittiğin evde rahat etmezsin. evinde de kalan evini senin bıraktıgın gibi bırakmayabilir. her sözleşme dönemi sen kiracınla, ev sahibin de seninle gerginlik yaratacak sürece gireceksin her sene.. ben ce bir daha düşün
+2
denizmaniaherif
(07.11.25)
İstanbul'da benzer durumdayım. Sabah 45 dakika, akşam 1,5 saat civarı trafikteyim.
Ara ara yılıp taşınmayı düşünsem de insanın kendi evi gibisi yok. Üstelik kiracıyla uğraşmak zorunda kalacağım ve evime geri dönmek istesem hem kiracı hem ben zor durumda kalacağız. Artısını eksisini değerlendirince ben evimde kalmayı tercih ediyorum.
+2
auroraaurora
(07.11.25)
her gün toplu taşıma ile toplam 3 saat yol gidiyorum, araba ile gitsem 4 saat falan sürcek, yakın ev alsam oda sayısı falan düşecek şehir merkezinde oturmak istemiyorum ve yolu çekiyorum sırf kiracı olmamak için. bence 1 saat büyük şehirler için ortalamanın altı bir süre
0
eja
(07.11.25)
Ev ile işyerim trafik yokken 4dk. 40dkda gittiğim oluyor. Bilerek isteyerek yapıldığını düşünüyorum ben, bu kadar vizyonsuzluk olamaz. Sağcılar herkesin evde tıkılı kalmasını çok sever.

Kurtarıyorsa ben de metro diyorum.
+1
aguen
(07.11.25)
valla otur evinde, elindekinin değerinin farkına var. haline şükret diyenler gibi oldu ama cidden şu an sahip olduğun şeyler çok iyi.

ben kiracıyım, ben de ofise 1 saat toplu taşımayla gidiyorum. arkadaşım taa tuzla'dan geliyor 2 saatte.

keşke benim de 1 evim 1 arabam olsaydı da rahat etseydim. bazen yorgun hasta gibiysem taksiye biniyorum, öyle de 1 saat sürüyor yani. keşke arabam olsaydı da 1 saat trafiği kendi arabamda çekseydim. metrobüste milletin pis kokusuna maruz kalmadan, oturarak giderdim ne güzel. sırtımda pc çantasıyla her gün 1 saat git 1 saat gel yapıyorum.
+2
art cat chocolate
(07.11.25)
yani kiracıyla uğraşmam ben olsam. taşınmak ayrı zor bi olay.

kiracı olmak da ayrı zordur. gidiş geliş saatlerini değiştirebilirsin belki esnekse. ya da mümkünse metro ekleyebilirsin ulaşıma. bi yere kadar arabayla gidip sonrası metro vs.
+1
jelly bear
(07.11.25)
başka bir büyükşehirde benzer durumdayım. ne kadar yol çeksem de günün sonunda kendi evime girmek gibisi yok. 2 kez kiracı oldum. en iyi ev sahibi bile çıkarı söz konusu olunca kiracısını çabucak harcıyor bizzat yaşadım. şimdi arabam var ama günde 5 toplu taşıma kullanıp eve geldiğim zamanlar da oldu yine de işe yakın kiraya çıkmayı düşünmedim. bunu da bildiğimden arabada ne kadar trafikte de kalsam o günleri hatırlayıp halime şükrediyorum. ikisi de ayrı büyük konfor şu dönemde bizim ülkemizde çünkü. o yüzden ben kiraya çıkma taraftarı değilim.
0
dedim ben sana
(07.11.25)
Berkant nere yav? Bulamadım, bulsam sana daha net cevap verirdim.

İş yerine metro yakınsa metro civarında bir ev bul derim ben de. Muhit temiz olsun elbette ama kiraya çıkma. Evin varken kirada oturmak büyük rezillik çıkarabilir, bence yapma. Turkuaz tokileri var o civarda oturuyorum, işim evime 35 km uzak ve Ankara bulvarından gidersem anca 45 dakikada ulaşıyorum, Ankara bulvarı şans. Ama yaya gitsem gidiş geliş 4,5 saat sürüyor. Buna göre düşün farklı yollarla ulaşabileceğin bir yerden ev belki daha iyi olur.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
beytepe bilkent kastediliyor diye tahmin ediyorum.
ben çevreyoluna çok yakın oturuyorum işimin saatleride normalden biraz farklı sabah trafiğiyle pek muhatap olmuyorum ama akşam trafiğinden ben de etkileniyorum ama genel olarak taşındığımızdan yerden çok memnunum. çevreyolu bağlantısı dibinde olmak çok bğyğk rahatlık.
incek tulumtaş çıkışındayız. burası tatil yeri gibi ağaçlar temizhava az bina bol bol müstakil ev gerçekten iyi ki taşınmışız diyorum.
bu taraflarda hala uygun evler var ev bakanlara tavsiye ediyorum ben.
0
mavicorap
(07.11.25)
hayret kimse dememiş motor ya da scooter hayat kurtarabilir.
0
koela
(07.11.25)
Bilkent olacak. Sorun aslında gidip gelme değil. Cocugu krese bırakınca ise yetişemiyorum. Metro ile de olmaz. Çünkü bilkent metrodan sonra yine yukariya dogru cıkmam gerekiyor.
0
🌸alibaba06
(07.11.25)
(3)

Hangi ortopedik yastık daha iyi?

truf
Her sabah uyandığımda sırt ve boyun ağrısı çekmekten gına geldi. Kaz tüyü bi yastığım vardı ama 8 senedir falan kullanıyorum artık yastık, yastık olmaktan çıktı muhtemelen. 3 ayrı yastık seçtim Amazondan ama hangisi daha iyi olur bilemedim. Belki benzer sorunlardan yakınan varsa aramızda diye size s
Her sabah uyandığımda sırt ve boyun ağrısı çekmekten gına geldi. Kaz tüyü bi yastığım vardı ama 8 senedir falan kullanıyorum artık yastık, yastık olmaktan çıktı muhtemelen.

3 ayrı yastık seçtim Amazondan ama hangisi daha iyi olur bilemedim. Belki benzer sorunlardan yakınan varsa aramızda diye size sorayım dedim,

1. (git: shorturl.at)
2. (git: shorturl.at)
3. (git: shorturl.at)

Ya da yine Amazondan alabileceğim başka tavsiye edebileceğiniz ürünlere de açığım.
0
truf
(07.11.25)
elviros hariç diğer ikisinin benzerini denedim, en rahatı 1. , 2.de çok bi boyun desteğinin farkını yaşamadım, içi visko ise rahat boynun şeklini alır. ben memnunum 5-6 senedir visko yastık kullanıyorum
0
eja
(07.11.25)
www.yatsan.com
Yatsan tempur yastık.

www.amazon.de

Hiç başkasına bakma, bundan iyisi yok
+1
zikardo
(07.11.25)
turkiyeden viskolove almistim. duz yastiklar sorunumu cozmedi ben de kelebek modeline gectim ve cok cok rahatim. duz ve kelebek model arasinda fark var. agriniz nerede, yatis sekliniz nedir cok degisiyor bence. ben yan yatiyorum ve hatta yastigi da dikine kullaniyorum. deneme sansiniz varsa once bir deneyin bence. ya da ucuzunu alip hangi sekilde rahat ettiginizi ogrenip ona gore daha iyisine gecebilirsiniz. boyle boyle bende 4 tane misafir yastigi oldu :D
0
65 derece
(07.11.25)
(8)

Araba fren tutmaması

lrdrylgh
Merhabalar. 2024 kia xceed aracım var. Dün evin yanındaki yokuştan aşağı doğru inerken frene bastığımda direksiyon titremeye ve araba kaymaya başladı. Abs devreye girdi diye düşünüyorum. Bu şekilde araba kayıp öndeki araca arkada hafifçe çarptım. İki araçta da hasar yoktu. Bu olay gerçekleştiğinde h
Merhabalar. 2024 kia xceed aracım var. Dün evin yanındaki yokuştan aşağı doğru inerken frene bastığımda direksiyon titremeye ve araba kaymaya başladı. Abs devreye girdi diye düşünüyorum. Bu şekilde araba kayıp öndeki araca arkada hafifçe çarptım. İki araçta da hasar yoktu. Bu olay gerçekleştiğinde hızlıda değildim. Yolda hafif ıslaklık vardı ondan olabilir diye düşündüm fakat 1 hafta kadar önce aynı durum eşimin de başına gelmişti. Bana anlattığından çok önemsememiştim. Şimdi bu yol her zaman geçtiğimiz bir yer. Üst üste olunca araçtan kaynaklı bir problem olabilir mi diye şüphelendim. Araba yeni ve bakımı 2 ay kadar önce yapıldı. Lastikler de sıfır gibi. Sizce bu durum neyden kaynaklı olabilir? Servise gitmeye gerek var mı?
0
lrdrylgh
(06.11.25)
hafif ıslaklık ve dik yokuş tehlikeli bir combo. yolun en kaygan olduğu zaman yağmurun ilk yağmaya başladığı zamandır.
+1
bobinhoo
(06.11.25)
balataya ve fren hidroliğine baktırmak iyi olabilir.
0
jelly bear
(06.11.25)
lastik basınçları farklı olduğunda da abs gereksiz yerlerde devreye giriyor.
0
Sir Anthony Hopkins
(06.11.25)
bu aralar mevsimsel kaynaklı yerler hafif ıslak olduğu zamanlar çok oluyor ve yerler inanılmaz kaygan olabiliyor.
Aynı yerlerde olduysa yol kaynaklı olabilir.
Boş bir yolda benzer hızlarda frene basın ve bakın çalışıyor mu diye.
Fren sisteminin bir çalışıp bir çalışmaması daha az bir ihtimal.
0
burfak
(06.11.25)
tarifinin kayma gibi arabada bunu engelleyici sistem varsa bir ışıkta yanması lazım, yanmadıysa ufak kayma olabilir. yağmur yeni yağıp yer çok az ıslandığında hafif bi çamurlaşıyor bir etken ama en çok arabanın balataları yıpranıdğında durma sorunu yaşadım, servise bir sorun olmadı raporlarını atsınlar size balatanın frenlerin illaki vardır, götürmeyeceksenizde yavaş kullanın takip mesafesi bırakın
0
eja
(06.11.25)
lastiklerinizin yağmur performansı düşük olabilir. abs esp arıza olsa ekranda görünür.
0
mikahakkinen
(06.11.25)
ağustos ayında yağan bir ilk yağmurda şehirlerarası yolda saçma bir kaza yaptım ben de. araç 40 km hızla durmadı kaydı, abs devreye girdi daha çok kaydırdı sanki. daha sonra frenleri defalarca denedim bir sorun yoktu. lastikler de kaliteli ve iyi durumdaydı.
0
adivar
(06.11.25)
yer kaygan diye abs çalışmaz. Abs’nin Çalışması için tekerin dönmeyi durdurması/kitlenmesi lazım. abs, bu durumda, yaptığınız freni engelliyor. Freni kaldırıyor.

Yol kaygan + patinaj çekiyor => abs çalışmaz.

Günümüz arabaları teknoloji açısından çok değişti tabii ama abs’nin tek yaptığı şey; siz çok fren yapınca freni bozması. Yani frene köküne kadar basmadıysanız abs çalışmamıştır. Düşük hızlarda köküne kadar bassanız bile abs’ye çok gerek kalacağını düşünmüyorum ayrıca.

Abs devreye girerse hissedersiniz zaten. Göstergede ışığı yanıyor. Zaten pedal kısmından tak tak tak diye ses geliyor abs çalışınca.
0
substituent
(06.11.25)
(4)

Doktorunuzu değiştirir miydiniz?

kuehles blondes
Yurtdışında yaşıyorum, normalde doktorları sigorta karşılıyor ama randevu bulmak zor olabiliyor ve çok ağrılı bi sakatlık yaşadığım için özel doktora gittim, daha çok ilgilenir vs diye ve devlette ameliyat yaptığı için. Ameliyat sağ dizime yapılacak. Sorun şu ki, sol dizimi de sakatladım ve ameliyat
Yurtdışında yaşıyorum, normalde doktorları sigorta karşılıyor ama randevu bulmak zor olabiliyor ve çok ağrılı bi sakatlık yaşadığım için özel doktora gittim, daha çok ilgilenir vs diye ve devlette ameliyat yaptığı için. Ameliyat sağ dizime yapılacak.

Sorun şu ki, sol dizimi de sakatladım ve ameliyatı yapacak doktora gittim onu da göstermek için. Toplamda sol dizim sebepli 2 kez gittim, geçen ay hatta net maaşımın %10una yakınını doktora harcamış oldum.

İki gidişimde de “ameliyat yapacaktık di mi size? Hangi dizdi?” ve “sağ diz miydi ameliyat hmm” dedi, şaka da yapmıyordu ve sol dizim için gitmeme rağmen hiç “sağ diz nasıl, ağrılar arttı mı” vs diye sormadı. O kadar para veriyorum, ben içeri girmeden önce 2 dk dosyama bakıp da hazırlanmıyor.
Bu hafta arayacaktı yeni ameliyat günü (başka bir sebepten ameliyat ertelenmek zorunda) hala aramadı falan filan. (Hafta daha bitmedi gerçi)

Ben adama güvenmiştim ama şu anda acayip kuruldum kendisine. Neyse kısaca sizin doktorunuz böyle davransa doktorunuzu değiştirmeyi düşünür müsünüz?
0
kuehles blondes
(05.11.25)
Kendisini tercih etmenizin tek nedeni kolay randevu alınabilmesi mi yoksa biri mi tavsiye etti? Ameliyat konusunda güveniyorsanız kendisiyle devam edince bence.
Denk örnek değil gerçi, benim diş hekimim çok lanet bir insandır mesela. Ama asla başkasına işlem yaptırmam. Bazen günlerce bekliyorum müsait olmadığında ağrım sızım bile olsa.
Geçmiş olsun.
0
auroraaurora
(05.11.25)
@auroraaurora
Direkt birisi tavsiye etmedi ama internette yorumlar iyiydi ve çalıştığı/ameliyat yaptığı devlet hastanesi iyi. Sonra bi doktor tanıdığa sordurdum, herkes iyi bilirmiş. Güvendim ama şu anda çok saçma geliyor. Kan değerlerindeki bi problemsen dolayı ertelenmesi gerekti ameliyatın, dahiliye böyle söyledi dedim, sonuçlara bakmadan, hiç sormadan “tamam, ertelemek istiyorsan erteleyelim” dedi. Ben istemiyordum ama sonuçlara bakmadan direkt “hmm okk” tarzı tepki verdi :D

@edmond honda
TRde doktora gitmek sıkıntı değil ama ameliyat fiyatları çok uçuk. Burada doktorun muayenehanesine para verdim (sol dizi de sakatlamasaydım tek randevuyla halledecektim) ama ameliyat vs her şey ücretsiz. Ve TRye gelirsem resmi olarak yaşadığım ülkede olmadığımdan izinli vs sayılamıyorum ama çalışamayacağım vs o konular sıkıntı olacaktır benim için.
0
🌸kuehles blondes
(05.11.25)
a+ hastanede (TR'de)bir an önce ameliyat olabilirmiyim dediğimde doktor kızmıştı asdasda bende neden kızıyorsunuz dediğimde sakinleşip ameliyathanelerin randevuları zaten önümüzdeki 1 hafta genelde dolu oluyor, sıraya yazdırıyorsun ameliyatını ona göre hemşire ayarlanıyor bu işler kolay olmuyor demişti. 15 gün sonra ameliyat tarihi vermişti

böyle bişey olabilir?
0
eja
(05.11.25)
doktorunuzun becerisinden ve bilgisinden çok insan ilişkileriyle ilgili olumsuz yorum yapmışsınız. bu yüzden bu doktorla devam ederdim. ancak bu doktorun da gerçekten iyi olup olmadığını teyit etmek için başka iyi bir doktordan da ikinci görüş alırdım. tr'den de tanıdık doktor varsa görüntüleme raporlarını, tanıları vb. hepsini bir kere de online ona danışırdım.
+2
eileengray
(05.11.25)
(7)

ttnet hk.

sweetoffice
abonelik yenileyeceğim ama "fiber güçlü premium modem" çıkıyor, evde eski bir modem var ve sorunsuz kullanıyorum. 18 ay * 90 TL ödeyip yenilemekte fayda var mı, ne dersiniz ? bir de adresinizde FİBER var diyor, FİBER'e gerek var mı ? bu adresde çok kullanılmıyor internet, web tabanlı basit bir progr
abonelik yenileyeceğim ama "fiber güçlü premium modem" çıkıyor, evde eski bir modem var ve sorunsuz kullanıyorum. 18 ay * 90 TL ödeyip yenilemekte fayda var mı, ne dersiniz ? bir de adresinizde FİBER var diyor, FİBER'e gerek var mı ? bu adresde çok kullanılmıyor internet, web tabanlı basit bir program kullanılıyor özellik gerektirmeyen
+1
sweetoffice
(05.11.25)
800 liralık modeme 1600 küsür lira çekiyorlar gerek yok. Evde fiber yoksa ve şu anki hızdan memnunsan hiçbir şeye gerek yok zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.11.25)
ben kullanıyorum wifi 6'lı olanını ama sorunlu modem geri iade edeceğim. turk telekom merkezine iade edince ücret ödemiyorsunuz bilgisi verildi. eğer çok fazla wireless ve iot cihaz kullanıyorsanız ttnetin verdiği modemler yetersiz kalıyor.
0
false pretension
(05.11.25)
teşekkürler, o zaman modeme de fiber'e de gerek yok şu an :) 18 ay taahhüt normal yenileyip devam edelim
0
🌸sweetoffice
(05.11.25)
dikkat et telefonda 600 700 liralara paket veriyorlar, internet app inde en son baktığımda 400 liraya paketler vardı 50 mbs için.
0
eja
(05.11.25)
app'den baktım bende @eja, ancak en düşük 18 aylık 35 mps için 485 TL fiyat var, daha ucuzu yok şu an.
0
🌸sweetoffice
(05.11.25)
en son baktığım dediğim tarih haziran sonuymuş adasd
şuan bendede 100 mbs 680 tl diyor 12 ay için, dediğin fiber modem tutarı aynı bendede standard öneriyorlar herkese o zaman.
0
eja
(05.11.25)
aslında türksat kablonet daha uygun ama ttnet kullanılıyor yıllardır, devam ederiz sanırım biz de :) ocakta fiyatlar artacak gibi, hatta daha erken
0
🌸sweetoffice
(05.11.25)
(15)

Aldığınız ürün hemen sonra indirime girince ne yapıyorsunuz?

hadi ya la
Trendyol üzerinden canlı destek bir şey yapılamayacağını söyledi. İade edip tekrar mı satın alayım? Arada ciddi bir fark var çünkü.
Trendyol üzerinden canlı destek bir şey yapılamayacağını söyledi. İade edip tekrar mı satın alayım? Arada ciddi bir fark var çünkü.
0
hadi ya la
(05.11.25)
tekrar satın al, ilk aldıgını iade et.

ben genellikle ugrasmamak için bir şey yapmıyorum. ya da alacagım ürün zaten indirime giriyor indirime girene kadar bekliyorum. fiyatlar artık günübirlik değişiyor çünkü.
+2
koela
(05.11.25)
ar, namus, şeref gibi kavramlara itibar ettiğim için çok bir şey yapmazdım.
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
Üzülmekle yetiniyorum.
Bir ürün satın alırken onun yarın indirime girebilme ihtimalini de düşünüyor olmamız lazım.
0
mutekebbir
(05.11.25)
ciddi fark varsa ve urunu kullanmadiysam iade eder, yeni fiyattan alirim.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Üzülüyorum.
0
kizil karga
(05.11.25)
sağlık olsun der bırakırdım.
yeni aldıysam, kargo gelmediyse ya da henüz ürünü açmadıysam yenisini alır bunu iade ederdim.

ama tutarı düşükse bunu yapmam.
tutarı yüksek bir ürünse de, ikinciyi almaya yetecek kadar param/kart limitim var mı onu düşünürüm.

çoğunlukla bir şey yapmam, sağlık olsun der bırakırım.
+1
biseysorcaktim
(05.11.25)
çok ciddi fark varsa iade ederim. ancak küçük farklar için uğraşmam.
+2
mikahakkinen
(05.11.25)
Bir şey yapmazdım sanırım . Sonraki alınanın daha erkenden bozulma ihtimali bile hala var

@Karim iceride uyuyor ben..
Yorumuna beğeni yaptım ama bütünlük olması açısından haklılığını yeni nick değişiminle daha da yukarıya taşımak lazım diye düşünüyorum .
0
diyecevaplandı
(05.11.25)
yani canımı sıkacak bir tutarsa anında iade ederim. örneğin 1000 liralık ürün 800'e düşmüşse iade ederim. amazon bu yüzden iyi işte. bak fiyatı düşmüş diyorum direkt hesabıma kupon yüklüyorlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.11.25)
mhye yazarım genelde kupon verirler. vermezlerse iade etmesi kolay ürünse iade eder tekrar alırım.
0
jelly bear
(05.11.25)
ürünü aldıktan sonra zam gelse, siz satıcıya"aaaa zam gelmiş, ben size biraz daha para vereyim" diyor musunuz?
-6
co2s2
(05.11.25)
İnternetten aldıysan koşulsuz iade edebiliosun, süpürge almıştım 5k 3gün sonra indirime girmişti mağazadan aldığım için mediamrkt hakkınız yok demişti. o gün bu gün mediamrkte gitmem

spor ayakkabı almıştım 5k indirime girdi ertesi gün 2k ya aradaki fark için iade ettim iade onaylanana kadar tekrar fiyatı artmıştı, iadenin onaylanmasını bekleme iade et ve tekrar al
0
eja
(05.11.25)
trendyol'u bilmiyorum ama hepsiburada kupon tanımlıyor. hiç sorun yaşamadım bugüne kadar gerçi premium üyeyim belki üyelere yapıyordur bu iyiliği.

biraz müşteri hizmetlerine carla beni iade edip tekrar almakla uğraştırmayın yoksa iade ederim ne fark edecek de..
+1
barisa
(05.11.25)
daha yeni başıma geldi, alacağım bir ürün güzel indirime girdi ve aldım; 3 gün sonra daha da düştü; iade ile uğraşmadım çünkü hem ürünü kullanmaya başladım hem de gelecek ürünün sorunsuz gelmeme ihtimali var. başka bir ürünü de alacaktım ve biraz daha düşsün diye bekliyordum, ona da zam geldi maalesef, alamadığım için üzüldüm. indirim veya zam işi tamamen şans, size uygun geldiğinde almak ve unutmak lazım
0
sweetoffice
(05.11.25)
Genelde Amazon bu durumda otomatik olarak para iade ediyor. O vermese haberim olmaz.
0
burfak
(06.11.25)
(26)

düdüklü tencere kullanıyor musunuz? yoksa korkuyor musunuz?

Gradient_tabanlı_mor
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum. siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum.

siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
+1
Gradient_tabanlı_mor
(05.11.25)
Kullanıyorum ve her seferinde korkuyorum.
+1
sadakatsiz
(05.11.25)
Kullanıyorum ama korku oluyor bende de. Basıncı boşaltma sırasında mümkün olduğunca tencereden uzak duruyorum ve düğmeyi çevirir çevirmez mutfaktan son hız koşarak çıkıyorum ve kapıyı kapatıyorum :)
Eskinin düdüklü tencereleri biraz daha riskliymiş simdikiler daha güvenli yapılıyor herhalde.
0
rock n roll
(05.11.25)
korkmuyorum.
korkuya bir şey denmez tabi de gayet güvenli araçlardır.
o düdük denilen şey aslında bir güvenlik valfi, içindeki basınç aşırı artınca havayı boşaltır. o ses korkutuyr olabilir ama güvenlikle ilgili bir derdi yok. hep annelerin korkutması bunlar.
aynı valf kombide de var. kombiye fazla su basarsanız bir den foşşşşaarttşsşşss diye aşağıdan sfazla suyu fışkırtarak atar, etraf batar ama hiç bir yer patlamaz.
mantığını fiziğini anlayarak korkuyu yenebilirsin belki
edit: eskiler daha ügvensizdi, yenilerde bu ihtimal gerçekten çok çok çok küçük.
+1
kisa
(05.11.25)
kullanıyorum, korkmuyorum. basıncının göstergesi var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
öğrencilik zamanımdan beri kullanırım.
kullanırım dediysem, senede bir iki ihtiyaç duyarım.
açarken bir yandan kapağa sıkıca basıyorum ve yavaşça kaldırıyorum kolunu. gereksiz ama gayri ihtiyari yapıyorum bunu.

içindeki havasını iyice aldıktan sonra bir de çeşme altında yıkayın tencereyi, her yerine su değsin, o zaman güvenle açabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(05.11.25)
Korkuyorum. Düdüklü tencere şart olan bir tarifim de yok. En fazla bakliyat yemekleri için kullanabilirim. Onun yerine fasulyeyi nohutu akşamdan suya koymayı tercih ediyorum
0
grimavi
(05.11.25)
Korkuyorum ve kullanmıyorum.
+1
mutekebbir
(05.11.25)
kullandım defalarca korku olmadı. ama şu an evimde yok. ihtiyaç olmuyor. kemik suyu vs yapmadığım için. diğer bütün yemekler düdüklü olmadan da yapılıyor nasılsa
0
jelly bear
(05.11.25)
fissler tarzı güvenli modellere bak. daha güvenli duruyor. kendi kendine ve zorlama ile açılacak bir alet değil.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Kullanıyoruz ama tehlikeli mi evet
0
basond
(05.11.25)
fissler kullanıyorum patlamama garantisinden dolayı herhangi bir korkum yok. ama başka model de kullansam çok korkmazdım sanırım. patlama çok düşük bir ihtimal gibi geliyor
0
dfn4
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum.
0
inheritance
(05.11.25)
Korkutmak gibi olmasın iki defa patladı benimki. Kapağı iyi kapatmamışım. Mutfakta değilken patlayıp içindekiler tavana yapışmıştı. :( Kullanmaya devam ettim sonrasında; travmatik bir tecrübe değildi. Yeni nesilller daha güvenlidir, benimki eski epeyce.
0
auroraaurora
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum. eski tipte duduklu.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Çalışıyorum zamanım kısıtlı ağır ağır pişirme imkanım yok.
Kullanmak ne kelime :) Wmf set aldım büyük ve küçük her gün illa kullanıyorum.
0
cilekli pasta
(05.11.25)
10 senedir kullanıyorum bir kez bile sorun yaşamadım. Fissler
0
kullanicadi
(05.11.25)
yıllardır kullanıyorum, hiç de korkmuyorum, eskiden de korkmazdım.

eski tip düdüklü tencereler, içinde basınç varken açılabiliyordu. belki orada yanlışlıkla açma riski vardı. yeni düdüklü tencerelerin açma mandalı, içinde basınç varken kilitleniyor, isteseniz de açamıyorsunuz.

doğru kullandıktan sonra bir tehlikesi yok. ama mesela @kisa demiş ki düdük dediğin şey emniyet valfi, fazla basıncı oradan çıkarıyor. şimdi içini fazla doldurursun, içerideki bir mercimek parçası gelir içeriden o valfi tıkar, içerideki fazla basınç çıkamayınca ne olur? iyice sıkışır, sonra güm.

ama tepesine kadar doldurmak yerine yarısını doldurup içinde fokurdamaya yer bırakırsan hiçbir şey olmaz. ya da ne bileyim olmaz ya, fıslaması gerekirken fıslamıyor, fıslaması kesildi, ya da tuhaf sesler çıkarıyor, her zamankinden değişik bir şeyler oluyor. sakince ocağı kapat ve tencerenin durulmasını bekle. alttan ateşi kapattıktan sonra patlayacaksa bile patlamaz artık.
0
kibritsuyu
(05.11.25)
evimde düdüklü tencerem var ancak nasıl kullanılacağını bilmiyorum. içine ne koyup da pişireceğimi bilmiyorum.
0
co2s2
(05.11.25)
korkuyorum, kullanmıyorum annem kullanıncada girmiyorum mutfağa, korkan bir arkadaşım elektriklisini aldı %100 güvenilirmiş o şekilde kullanıyor.
0
eja
(05.11.25)
Düdüklüde pişecek bir şey varsa eşim pişiriyor. Öğrenci evimde bir düdüklü tencere kazası sonrası saatlerce tavandan/duvarlardan salça ve fasulye silmem gerekmişti, gerçi o zaman da yemeği annem yapıyordu. Ben her türlü uzak duruyorum, gerek yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.11.25)
Şimdi auroraaurora nin dediği şeyi ben patlama olarak almam, kapağı doğru kapatmamis, emniyet valfi ise yaramamış. Bu emniyet kemeri takmadan kaza yapınca emniyet kemeri ise yaramıyor gibi bir durum.
düdüklüyu savunayım (rakamlar uydurmadır)
Kapak kapalıyken 50 Bar iç basınca dayanır, düdük ise 6 barda açılır ve havayı boşaltir. Kapak tam. Kapanmazsa 4 barda kendini bırakır diyelim.
kapak kapalı olsa fazla. Basınç dudukten çıkacaktı, ama yarım kapalı olduğu içi. 6 bara gelmeden 4 5 varda kapak açıldı ve etrafı dağıttı. Mubtemelen bomba gibi. İr sarapnel parçası yoktur sadece ortalık batmıştır (kapak da bir tarafa gitmiştir)
0
kisa
(05.11.25)
korkuyorum kullanmıyorum onun yerine arçelik gurme şef kullanıyorum, instant pot olarak geçen ürünler kullanılabilir kısaca
0
barisa
(05.11.25)
@kisa
Evet, kullanıcı hatasıydı benimki. Hala kullanıyorum aynı tencereyi, bir sıkıntısı yok. Yine de dikkatli olmakta fayda var.
+1
auroraaurora
(05.11.25)
surekli kullaniyoruz, elimizdeki tencere 15 yasini gecti.
sifir korku.
cunku (bkz: guvenlik katsayisi)
+1
cooperr
(05.11.25)
korkuyorum. evde bomba gibi duruyodu yıllardır. anneme verdim o da kullanamıyor çünkü o da korkuyor. niye istedi bilmiyorum sdkfsfg
0
matilda
(05.11.25)
Neredeyse tüm yemekleri düdüklüyle yapıyorum, korkmuyorum.
0
mirty
(05.11.25)
(12)

Kasım indirimlerine inanıyor musunuz??

Başka
Malum bu ay indirim ayı kutsal cuma kara cuma harika hafta gibi ıvır zıvırlarla ürünler pazarlanıyor? peki siz bu kasım indirimlerine inanıyor musunuz?şahsen ben pek inanmıyorum. geçen hafta sepete attığım şort 1500 liraydı sonra 2500 tl oldu. Bugünde kasım indirime girmiş 1800 lira olmuş :)
Malum bu ay indirim ayı kutsal cuma kara cuma harika hafta gibi ıvır zıvırlarla ürünler pazarlanıyor?

peki siz bu kasım indirimlerine inanıyor musunuz?

şahsen ben pek inanmıyorum. geçen hafta sepete attığım şort 1500 liraydı sonra 2500 tl oldu. Bugünde kasım indirime girmiş 1800 lira olmuş :)
-1
Başka
(03.11.25)
50-100 TL indirim olmuş fazlasını görmedim
0
artıküyeolmakistiyorum
(03.11.25)
yurt dışı olarak hiç deneyimim yok ama türkiye'deki bu olaya inanmıyorum. zaten çoğu platformda da kampanya öncesi 500 tl olan, sonra kampanya dönemi aynı ürünün fiyatı 1200 tl imiş de 750 tl'ye düşmüş gibi "kampanya" yapıldığına dair twitter'da, ekşi'de çok fazla ifşa görüyoruz. bizim halk da hala inanıyor.
0
m e b
(03.11.25)
e-ticaret sektöründe çalışan biri olarak normalde inanmıyorum. ama ilk defa bu sene bebek alışverişi yaptığım için sıkı takip ettim. çok iyi indirimle yakaladığım şeyler oldu gerçekten son birkaç gündür.
0
la mort heureuse
(03.11.25)
İnanmıyorum da yüce bi güç var bence.
0
antihero
(03.11.25)
Çoğu bindirip indirme muhtemelen ama arada gerçekten iyi indirime rastlanabilir, hepsiburada satıcılar tarafında komisyonda ciddi avantaj sağlıyor kasıma özel olarak, diğerleri de geri kalmıyodur.
0
(03.11.25)
normal zamanlarda dahi online'da ürünler %10 civarı bir kâr marjıyla satılıyor zaten. hatta bazen %1-2 ile bile satılan ürünler oluyor. (xiaomi ürünleri böyledir mesela, kimse para kazanmaz ama müşteri talebi nedeniyle ciro olsun diye satarlar)

kasım ayında aylardır stoklarda duran ürünler eritilir genelde. mesela benim stoğumda şubat 2024 girişli, 1300 lira maliyetli ürün var. 21 ay geçmiş. aylık 4%'ten finansal maliyet alınca 84% eder. yani ürünün bana maliyeti şu anda 2400 TL. ben bunu belki 700-800 lira zarar satacağım kurtulmak için.

%50-%60 indirim olan ürünler bunlardır. hayvan gibi zararla ama paçalda kurtaran marjla ürünler eritilir. o ürünleri yakalamak lazım. yoksa iyi satan bir üründe kimse %50 indirim yapmaz.
+2
efreet sultan
(03.11.25)
iyi indirime giren şeyler oluyor fiyatını takp ettiğim şeyler oluyor onların fiyatına bakıp iyi indirim varsa alıyorum. mesela şampuan geçen sene fiyatı 350 tl gibi bişeydi 128 tl olmuştu indirimde
yoksa tabi ki çoğu bindirimden indirim.
0
eja
(03.11.25)
bazı ürünlerde oluyor. açıklaması yukarıda yapılmış.
bu durum dışındaki indirimlere inanmıyorum.

neredeyse hiç "aa kasım geliyor, dur indirimlerden bir şey alayım" demedim. arkadaşlarım hep "kasımda şunu yakaladım, olm ne biçim düşmüş" falan diye bir sürü şey alıyorlardı ama gerçekten ihtiyacı olup da zaten almak istedikleri ürünleri mi alıyorlar yoksa hazır indirimde alayım bari mi diyorlar orası tartışılır.
0
biseysorcaktim
(03.11.25)
pek inanmıyorum. çünkü bindirim indirim gibi bir şey yapılıyor. bazı ürünlerde gerçekten oluyor fakat o da olması gereken fiyat zaten.
0
koela
(03.11.25)
giyim kuşam tarzı ürünlerin hiçbirindeki indirime inanmıyorum.

playstation store'da fiyatlarını bilip takip ederek izleme listesine aldığım oyunlar var mesela, indirime girdi diye mesaj geliyor. onlarda ciddi ciddi indirim oluyor.

yoksa trendyol'daki indirimler falan hikaye.
0
kibritsuyu
(03.11.25)
Her Kasım'da Amazon'dan yıllık deterjanımı alıyorum. Deterjan indirimi var, inanabilirsiniz. Ama benzer oranda indirim yıl içinde de ara ara oluyor.
0
gnosis
(03.11.25)
Boyner’de bazı parfümler en az bin tl indirimde
0
olaylar olaylar
(03.11.25)
(9)

sigarayı nasıl bıraktınız?

tabudeviren
- bir sabah kalktım ve içmemeye karar verdim..tarzı şeyler değil de şunu yaptım gibisinden şeyler arıyorum. mesela geçen bir arkadaş karanfil çiğnediğini yazmıştı. onun gibi.
- bir sabah kalktım ve içmemeye karar verdim..

tarzı şeyler değil de şunu yaptım gibisinden şeyler arıyorum.

mesela geçen bir arkadaş karanfil çiğnediğini yazmıştı. onun gibi.
0
tabudeviren
(02.11.25)
Ben 10 yıldır içmiyorum. Bırakmak çok zor olmuştu. En zor günü atlatınca gerisi geliyor. Benim için bu ikinci gündü ve ben çok fazla bitter çikolata yemiştim. Midemi bulandıracak kadar. Bir de çok fazla su iyi geliyor. Buna ek olarak mental olarak motivasyonu yüksek tutmak önemli. Sürekli içimden “ben sigara içmeyen birisiyim” “[adınız-soyadınız] sigara içmiyor” gibi telkinler çok faydalıydı.
0
but that was just a dream
(02.11.25)
2021 Şubat ayında bıraktım sanırım. Babamın ciğerinde su toplamıştı, akciğer kanseri çıkma ihtimali vardı - ki çıktı da - zaten hep aklımda olan beni rahatsız eden bir konuydu. Zaten üzücü bir ortam var, annem daha çok üzülmesin vs gibi düşüncelerle bıraktım. Aradığınız tarzda bir cevap olmasa da böyle oldu, buna benzer birçok bırakma kararı genelde kısa sürelerde hüsranla sonuçlanmıştı.
0
mbond
(02.11.25)
ChatGPT’nin çok faydasını gördüm. Bırakma gerekçelerimi esas alarak motivasyonumu yükseltti. Yoksunluk çektikçe ona yazıyordum. Ne, neden oluyor, ne kadar sürecek. Çok işimi gördü.
İlerlemenizi takip edebileceğiniz telefon uygulamaları var. Sağlığınızdaki gelişmeleri de gösteriyor. Birini indirin bence.
Bunun dışında Olips’e abandım. İştah artışım olmadı. Kilo aldığı gerekçesiyle tekrar başlayan kişiler olduğu için tıkınma tipi yemek yemenizi tavsiye etmem.
+1
auroraaurora
(02.11.25)
Ben bıraktığım yıllarda champix diye bir ilaç vardı son aşamada sigaradan soğumam için çok işe yaradı, ama öncesinde marka değiştirip en düşük katranlı sigaraya filtre takarak içerek kendimi hazırlamıştım. Eve güzel bir kahve makinesi alıp sigara yerine kahve ve çay koydum hayatıma onlar da zararlı ama yine sigaradan iyi oldu.
0
creepy
(03.11.25)
Bir dinozorun anıları kitabında anlatılan bir yöntem var, o benim de işime yaradı. Sigara içme isteğinin sigaradan birkaç nefes aldıktan sonra (belki yarısını falan içtikten sonra) bittiğini, kalanını alışkanlıktan veya boşa gitmesin vs. diye içtiğimizi söylüyordu. Bununla mücadele yöntemi de o doygunluk noktasına geldikten sonra sigarayı ucundan kesmek, sonra istediğinde kaldığı yerden yakıp tekrar içmekti. Ben de böyle yapınca aldığım nikotin ciddi miktarda azaldı.

Daha sonrasında da sigarayla beraber yaptığım şeyleri sigarasız yapmaya başladım (çay, kahve, içkiye eşlikçi veya yemek sonrası hemen içme vs.). Alışkanlıkları birbirinden ayırmak çok iyi oldu. Öncesinde bunu yapmadan bırakmayı denediğimde kalan şeyleri yapmak çok zor ve tetikleyici olmuştu.
+3
matlii
(03.11.25)
Kararlılık belirleyici etken. Lise 1’den beri süregelen sayısız başarısız denemeden sonra paket almayı ve düzenli içmeyi nişanlanınca bıraktım. “Çocuklarım elimde sigara görmemeli” gerekçesiyle. Ailedeki iki kanser vakasından sonra da sosyal içiciliği ve nargile vs. tüm tütün ürünlerini bıraktım.

“Bir sabah içmemeye karar vermek” gerçekten en kesin çözüm. Yani kafada bitirmek. Aksine ihtimal vermemek. Yani tek gerçek yöntem kararlılık. Diğerleri etkisini zamanla yitirebiliyor.

Sorunuza cevap olarak;

-İlk bıraktığım zaman uzunca bir müddet sigaralı ortamlardan kaçındım. Sigara içen arkadaşlarımla ya buluşmadım ya da kamusal iç mekan gibi sigarasız ortamlarda görüştüm. Sigara molası verenlerin yanına çayımı alıp sigarasız eşlik etmek gibi şeylerden de kaçındım. İşe yarıyor.

-Oldum olası çikolata, waffle gibi tatlılardan sonra sigara içemezdim. Öncesinde şekersiz bir çay ile ağzımdaki tadı giderir, sonra yakardım. Sigara isteği olunca ağza atılıp uzun çiğnemeler sonucu yutulan küçük çikolata parçaları kalorili ama güzel bir çözümdü.

-Bırakma döneminin ilk iki-üç ayı boyunca içinde sigara içilen /daha önce içilmiş mekanlardan uzak durmak da faydalı. Odaya, perdelere, arabaya vs. sinen kokulardan uzak kalınca 2-3 ay, sonrasında sigaradan daha bir tiksiniyor insan.

-Arkadaşım canı her sigara istediğinde gidip bir şişe maden suyu açıyordu. Onda işe yaramıştı.
+1
yadigar
(03.11.25)
çok bıraktım grip falan oluyorsan ağır bırakmak kolay, en fazla 1 hafta 2 hafta zaten hasta kalıyorum sonrasında 2 hafta kriz çekiyorum benim için asıl problem her bıraktığımda +10 kilo almak , bir keresinde kilo almayı durduramadığım için tekrar başladım ya.

birde pet şişede sigara söndürüp tekrar canın sigara çektiğinde o şişeyi koklayan arkadaşm vardı koku okdar kötü ki hiç içmemişti.
0
eja
(03.11.25)
25 yıl sigara içtim, günde en az 2 paket. Tek dal içtiğim sigara azdır, hem uzun sigara kullanırım hem de arka arkaya 2 tane içerim. (İçerdim)

Mhrs'den sigarayı bırakmayı kliniğinden randevu aldım. Bırakacağıma dair inancım yok da uğraşmamış olmamak istiyor gibiyim sadece. Akciğer filmi istediler, yakın zamanda kan vermiştim zaten, o değerlere de baktılar, nikitaps diye bi ilaç verdiler, gidip ilçe sağlık merkezinden alıyorsun bedavaya.

İlk gün günde 6 tabletle falan başlanıyor, bende yan etki olarak hafif mide bulantısı ve yediğim içtiğim şeylerde biraz tat değişikliği yaptı. 4. gün doktora tekrar gidiyorsun, sigara isteğinde azalma varsa devam, değilse bıraktırıyor ilacı. Ben devam ettim, 5. gün mü, 6. gün mü ne bırakıyorsun sigarayı, ilaca 20-25 gün devam. Günde alacağın tablet sayısı giderek azalıyor. İnanır mısın yokluk çekmiyor insan, sadece elim kolum boş kalıyor, onun için de tespih aldım. Bi de sigara molasına değil de çay molasına çıkıyorum. Bıraktım demek için erkendir belki, 2 haftadır içmiyorum.

Çok canım çekerse yudum yudum su içiyorum, bu kadar etkili olacağını düşünmezdim.
Akşam tv karşısında da zor oluyor, onda da çay çekirdek falan idare ediyorum.

Ama alıştım gibi. Mesela uyanır uyanmaz yakardım, aklıma gelmiyor. Arabaya biner binmez yakardım, aklıma gelmiyor, çay koyarken önce sigarayı ağzıma alır, çayı koyar, sigarayı yakardım, ı ıh, unutmuşum.

Arada bir aklıma geliyor, gelmiyor değil. Ama sabredilmeyecek bi durum yaşatmıyor bu ilaç. Ki ben 25 yılda kaç kere bırakmaya çalıştım, en fazla 1 gün dayanabilmiştim.
+1
antihero
(03.11.25)
12 sene günde minimum 1,5-2 yeri geldiğinde 3 paket içtikten sonra Allen Carr Sigarayı bırakmanın kolay yolu kitabını okuyup bıraktım hocam, şiddetle tavsiye ederim.
+1
kumandanim
(03.11.25)
(16)

Sporda kullanılan matın evde kullanılması hk

screwedup2
Merhabalar,Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar. Yoga dersinde kullandığım matımı
Merhabalar,

Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.

Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar.

Yoga dersinde kullandığım matımı evde kullanıp spor yapmak istiyorum. Eşim bunum hijyenik olmadığını düşündüğü için rahatsızlık duyuyor. Siz bu konuda ne düşünürsünüz?

Ekstra not: 2.yi almayı düşündük fakat kendime paraya kıyıp güzel bir mat almıştım. Onu kullanmak istiyorum. İki tane pahalı mat almak da mantıksız geliyor.
0
screwedup2
(02.11.25)
Herkesin ayakkabısının ne kadar temiz olduğuna emin olamazsın.
Kaldı ki tuvalete, duşların olduğu yere giriliyor o ayakkabılarla, sadece salonda giyse bile temiz kalması mümkün değil.

Pahalı bişey de değil mat bi de yani.
+3
Bruce
(02.11.25)
Spor salonu zemini nasıl? Yeterince hijyenik mi? Diğer insanların orda giydiği spor ayakkabıları sadece orası için mi başka yerlerde de giyiyorlar mı? Bunların cevabına göre değişir.
0
Amaranta ursula
(02.11.25)
Eşiniz kesinlikle haklı.

Ben dışarda giydiğim şeyleri bile evde gitmiyorum kaldı ki mat dediğiniz şey artık paspasa dönüyor :)
+1
makbur
(02.11.25)
Eşiniz haklı.
+1
Mirket
(02.11.25)
eşiniz haklı.
+1
black holes in the sky
(02.11.25)
Evet spor salonunda insanlar ayakkabı degiştiriyor fakat ayakkabılarını degiştirilecegi soyunma odasına gidene kadar dışarı ayakkabısıyla giriyor. Sonra çantasından çıkarıp salon ayakkabısını giyiyor. Fakat o salon ayakkabısıyla biraz önceki ayakkabı ile bastıgı yerlere basıyor. Hatta insanlar wcye gidecegi zaman hiç biri salon ayakkabısını degiştirip öyle girmiyor. Wcde bastıgı salon ayakkabıyla yine içeri giriyor. Kesinlikle hijyenik degil. Asla önermem
0
limonlu eksi
(02.11.25)
Ben bu kadar titiz bir insan degilim, dolayisiyla kimin hakli oldugu ile ilgili fikir veremem ama yeni mat almak istemiyorsaniz, matin altina serecek ucuz yollu bir cozum bulmayi deneyebilirsiniz demeye geldim. Yani acikcasi tam olarak titizlik nedenini de anlayamadim, matin altinin pis olmasi galiba degil mi esinizin sorun ettigi sey?
+1
kassiopeia
(02.11.25)
Hijyenik olmayabilir ama o kadar da hijyene ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Kullanılabilir.
Sonuçta evde yatağın çarşafın üzerine koymayacaksiniz yerde olacak.
+1
kisa
(02.11.25)
kullanılır. madem bu konuda bir hassasiyet var, o halde ikinci mat almak yerine var olanın altını üstünü silmek daha kolay olmaz mı?
+2
tnz
(02.11.25)
Yoga yapılan yere niye ayakkabıyla giriliyor ki? Yasak olması lazım.
0
auroraaurora
(02.11.25)
eğer evde kullanmadan önce temizlemiyorsanız hijyenik değil.
0
false pretension
(02.11.25)
Spor salonu ne kadar hijyenik nereden biliyorsunuz ki. İlla içinize sinmiyorsa bir mat daha almanda sıkıntı olmaz bence, almalısın.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
Dışarıda kullandığım bir şeyi evde kullanmam. Dışarıdan gelir gelmez üzerimi değiştiririm eğer birinin evine gittiysem çorabımo mutlaka değiştiririm.
Spor salonu temiz görünüyor olabilir ama herkesin matlarını temizleyip temizlemediğini bilemezsiniz. Özetle bence hijyenik değil.
(Eskiden gittiğim yoga stüdyosu derse başlamadan önce matları dezenfektan ile sildiriyordu.)
0
suicides underground
(03.11.25)
Bu kadar “hijyenik” insanlar bence çok yorucu. Ama anlamadığım bir nokta var, neden ayakkabıyla yoga yapılıyor ki?

Gelince matınızın altını bi bezle silin, herkesin gönlü olur bence.
+1
kuehles blondes
(03.11.25)
imkanım varsa ve mat benim için çok önemliyse kesinlikle ikincisini alırdım.
0
a7x
(03.11.25)
eşinize hak verdim, spor salonları inanılmaz pis yerler hatta bununla ilgili reelsler vardı pislik ölçen aletlerle ölçüyorlardı tuvalet daha temiz çıkmıştı.
eve ayakkabı ile giriyorsanız mat kullanılabilir. girmiyorsanız kullandığınız yeri falan temizlemek sonrasında güzel olur.

mesela montunu falan temiz eşyaları ile aynı yere asanlarıda anlamam.
+1
eja
(03.11.25)
(5)

Dondurulmuş yemeğin bir sakıncası var mı?

messina123
File’de katkısız be içindekileri okuyunca zararlı hiçbir şeyin olmadığı lahmacun, hamburger köftesi, pizza, kebap falan satılıyor. Fiyatı da gayet makul. Dışarıdan yemenin çeyreğine falan geliyor. Lezzetini de ben beğeniyorum şahsen. Sürekli değil tabi haftaiçi 2-3 gün akşamları dışarıdan yemek söyl
File’de katkısız be içindekileri okuyunca zararlı hiçbir şeyin olmadığı lahmacun, hamburger köftesi, pizza, kebap falan satılıyor. Fiyatı da gayet makul. Dışarıdan yemenin çeyreğine falan geliyor. Lezzetini de ben beğeniyorum şahsen. Sürekli değil tabi haftaiçi 2-3 gün akşamları dışarıdan yemek söylemektense bunları yiyorum. Evde yapacak enerjimiz olsa yaparız tabi o konuya hiç girmeyin. Bunları yemenin yine de sağlığa zararı var mıdır?

Ben aksine faydası olduğunu düşünüyorum. Mis gibi et
0
messina123
(01.11.25)
sagliklidan kastiniz icinde katki ve koruyucu madde olmamasiysa sagliksizdir diyemeyiz.
ancak yag kalitesi nasildir, hayvan nerede otlamis ve nerede kesilmistir gibi daha detayli seylere girecekseniz saglikli olmaktan cok uzak olduguna garanti verebilirim.
0
alice in potatoland
(01.11.25)
Haftada 2–3 akşam bu tür “katkısız” hazır ürünleri yemek, genel olarak sağlıklı bir bireyde belirgin bir zarar oluşturmaz. Ancak bu, diğer öğünlerin dengeli ve aktif bir yaşam tarzının sürmesi koşuluyla geçerli.
0
anathemamen666
(01.11.25)
köfte, kebap gibi şeylerin donmamış olanları hem daha ucuz, hem de daha lezzetli oluyorlar. ama ben de yıllardır buzlukta bir miktar donmuş pizza tutarım, acil durumlarda işe yarıyor.
0
co2s2
(01.11.25)
Pizza dediğiniz şeyin hamurunun üzerinde sağlıklı ve katkı maddesiz diyebileceğiniz ne var ki, donmuşunun donmamışa nazaran sağlıklılığını irdeliyorsunuz, onu anlamadım ben.

Lahmacunun üzerindeki, hamburgerin içindeki kıymalı karışımda ne oranda et vardır sizce?
0
Mirket
(01.11.25)
filedeki kucuk lahmacunu hiç beğenmedim ben :/
gideri var sadece
pastaları donuk olan cheesecakeler baya başarılı
0
eja
(01.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.