Giriş
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+12
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-16
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+2
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+1
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+4
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+2
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+1
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
+1
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+1
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+4
babilfish
(13.04.26)
Güzel şeyler söylenmiş. Siz ilgi beklemissiniz ama daha en başından bellimiş. Beklentiyi devam ettirmek biraz sizin yanlışınız olmuş. Sevmek zorunda değiller elbette ama Türkiye'de de yüzde 80 falan torun seviliyor. Ama olmak zorunda da değil. Evlat ayrımı da yapılır. Bu da Türkiye gerçekleri . Kabullenmeniz ne kadar hızlı olursa o kadar mutsuz olmazsınız..
Birde bebek sahibi olanlarda dünya onların etrafında dönüyor algısı vardır. .siz o algıya fazla kapılmayın. Çünkü aynı dünya herkesin etrafında dönüyor ..
Ayrıca sorun sizin değil eşinizin sorunu. Rahatsız ise kendiwi çözmeli. Muhtemelen aile için ezik biri eşiniz. Görümce daha güçlü. Bu yüzden onun çocuğu sevilmiş ilgi görmüş. Ancak eşinizin dert etmewi ve çözüm de julmasi gereken eşiniz. Ben mesafeli olur ve beklentimi yüksek tutmazdım
0
hacirotti
(14 saat)
(2)

İşi bırakan erkek karısının sigortasından faydalanabilir mi?

bobinhoo
Sanırım eşler geliri olmaması durumunda birbirinin sigortasından faydalanabiliyormuş. Maaş olarak geliri olmayan ama faiz, kira veya temettü (veya benzeri yatırımlar) gibi şeylerden geliri olan birisi de buna dahil midir?
Sanırım eşler geliri olmaması durumunda birbirinin sigortasından faydalanabiliyormuş. Maaş olarak geliri olmayan ama faiz, kira veya temettü (veya benzeri yatırımlar) gibi şeylerden geliri olan birisi de buna dahil midir?
0
bobinhoo
(17.02.26)
Evet.
+1
dawsonscreek
(17.02.26)
Nasıl yani? Konu 4a sigorta için ise zaten çalışmayan kişide gss yok mu? Konu özel ya da tamamlayıcı sağlık sigortası ise bunlarda eşler için ayrı prim ödeniyor diye biliyorum.
0
osssy
(17.02.26)
(8)

Hediye sorusu

egerbiryolcu
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda. Genelde temizlik yapıp durduğunu söylüyor. Bir defa da gardrop ile ilgili bir sıkıntı olmuştu küçük bir şey temin edebildi.. Nasıl sigcam bilmiyorum diyordu. Kendi ihtiyacindan bağımsız da olabilir tabii ki seçecegim şey. Mutlu etsin yeterli. Ama durum buyken de süs niyetine bir şey de almak olmaz gibi.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Bence ilk tatlı ya da saksı çiçeği ile gidip bi etrafı gözlemleyin. Arkasından ihtiyacını kargo ile gönderirsiniz.
+3
lil siztah
(16.02.26)
saksı çiçeğiyle gitmeyin. kedisi var dediniz. kedilere çoğu bitki zehirli, toksik.

tatlı falan alıp gidin.
+1
art cat chocolate
(16.02.26)
güzel bir iran halısı hediye edebilirsin
-1
koela
(16.02.26)
Kirli çamaşır sepeti, iki bölmeli olanlardan. Acil ihtiyaç değildir ama varlığı fark yaratır.
+4
tiredofwaiting
(16.02.26)
su ısıtıcı / kettle ı yoksa, veya turk kahvesi seviyorsa tekli kahve makinası, bütçe yeterse uygun fiyatlı otomatik kedi mama cihazları, temizlik seviyorsa dikey süpürge.
+3
eja
(16.02.26)
eğer yoksa kettle olabilir. çay içmeyi seviyorsa çaycılı kettle olabilir. türk kahvesi seviyorsa makinesi olabilir.
+1
elorelia
(16.02.26)
Madame Coco gibi bir yerden nevresim seti. Mutfak/banyo ürünü ihtiyacı varsa kolayca değiştirebilir.
Elektronik magaza zincirlerinden smoothy blender alabilirsiniz. Arzum shaken take fiyatı digerlerine göre uygundu mesela. Değişim kartı ile gidip evdeki başka bir ihtiyacını alabilir.
0
?
(16.02.26)
Ocağı yoksa ocak çok makbule geçerdi. evdeki en gerekli eşyalarda ilk üçe girer herhalde.
-1
dawsonscreek
(16.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(17)

Taksit yaptırmayı seviyor musunuz?

yenibirgüzelnick
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor. Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an k
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor.

Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an kendimi kötü hissediyorum 6 ay boyunca ödemem gereken bir şey var.

6 ay boyunca benim maaşım değişmeyecek zaten o zaman ödediğim miktarla şimdiki aynı olacak. Manasız geliyor ya.
Geçen sene araba almıştım cebimde param olmasına rağmen eşimin ısrarıyla yine faizsiz kredi veriyorlar diye 12 aydır borç ödüyorum tam rahatladım demiştim yine başa döndüm :/
0
yenibirgüzelnick
(13.02.26)
sevmiyorum ama 3-5 bin üstü tutarları taksit yaptırabiliyorsam kesin yaptırırım. param olsa da yaptırırım. bu ortamda yaptırmamak salaklıktır.

ödediğin para aynı olmayacak. kalan parayı faize bile atsan kardasın.
+1
jelly bear
(13.02.26)
Peşin fiyatına taksit, mükemmel bir ödeme koşuludur.
(bkz: paranın zaman değeri)
“Bana vade farksız taksit yapın, dünyayı satın alayım”
Arşimet
swh
+3
dawsonscreek
(13.02.26)
Sevmek demeyelim de finansal matematik diyelim. Enflasyonun olduğu yerde peşin fiyatına taksitle alınabilen bir mal/hizmet aslında daha ucuza alınmış olur. Tabii peşin alımda indirim yapılıyorsa onu ayrıca hesap etmek lazım, taksitli mi ucuz peşin mi diye.
+1
orient blue
(13.02.26)
faizsiz her taksit yüksek enflasyon ortamında kazançtır. alacağım ürün / hizmet için elimde peşin para olmasına rağmen faizsiz taksit imkanı varsa hiç düşünmem taksit yapar parayı en kötü ppf'de tutar az çok demem getiri sağlarım.
0
scudman1
(13.02.26)
bende taksit sevmiyorum nakitim varsa alırım. olmayan parayla alışveriş yapmam.
+1
my fault
(13.02.26)
ise ilk basladigim zamanlar herkes sacma bulsa da yaptirmazdim. borcum olmasi hosuma giden bir sey degildi.

ailem de elestirirdi. tabii boyle sacma enflasyonlu bir ulkede yasayinca, su an her seye vade farksiz max taksidi basiyorum.

9 taksitle bir sey almak 20%-25% daha ucuza almaya denk geliyor aslinda turkiyede
0
aguen
(13.02.26)
Para piyasası fonlarının şu an ortalama aylık getirisi %3.
Bir ürün alırken yaptırdığın taksit kısmı sana ayda %3 kazandıracakken bu kazançtan vazgeçip peşin ödemek bana çok anlamsız gelmiştir her zaman.
Hele kredi kartı kullanmayanlara hiç akıl erdiremem.
0
Mirket
(13.02.26)
taksitle ada satsınlar alırım.
+2
datnet
(14.02.26)
Kredi kartı borcuna alışınca geçiyor. Bir ay 26 bin ödemektense ayda 4.5 görünmez oluyor ekstre içinde.
0
duguit
(14.02.26)
Taksitle satın almaya bayılırım. Hele de peşin fiyatına ise. En sevdiğim şey.
0
abelardo
(14.02.26)
Ben huzursuz olmam.
Severim de.
Ama alışkanlık yapınca kötü. İyi takip etmezsen kötü. Kredi kartına bakıyorsun uygulamadan, az borcun var gibi görünüyor oysaki ekstreye yansımayan üç dört katı borç var. Her ay ödemeler de artabilir.

Kısacası taksit iyidir (paranın zaman değeri ve enflasyon) ama alışkanlık ve rutin hale gelince ipin ucunu kaçırmaya müsait. 10 liraya aldığın şey zihninde 3 liralık yer kaplıyor. Durduk yere 7 liralık tanımsız borç çıkıyor sonra.
0
biseysorcaktim
(14.02.26)
normalde hiç sevmem ama vadeli-peşin farkı benim o paradan kazanacağım faizden az ise ne diye trink ödeme yapayım? diğer yandan farkında olmadan bütçeyi aşma riski var. taksitle alışveriş oh ne rahat moduna girmemek lazım.
0
lazpalle
(14.02.26)
sizinle birebir aynı duyguları paylaşıyorum ama vade farksız taksit varsa gönülsüz de olsa yaptırıyorum; çünkü duygularım ne kadar borçsuz olmak güzel dese de matematik enflasyonist ortam da vade farksız taksit bulunmaz nimet diyor. matematiğe gönlümden daha çok güveniyorum.
0
belkider
(14.02.26)
Faiz ödemiyorsan taksit mükemmel bir sey. Özellikle tr‘de hala taksit kötü yhaaa demiyor olman lazim artik.
0
Purple life
(14.02.26)
dün buzdolabı aldım 62000 den nakit verirsem dedim 51 e düştü..
nakit tahmininizden de değerli.
+1
jamswety
(14.02.26)
bayılıyorum. nakdin değerli olduğu görüşüne katılıyorum ama ben fakirim, taksit imkânı olmasa giyecek donum olmaz. 10-12 bin liralık alışveriş yapıp bunu üç aya yayabilmek benim için büyük lüks ve kolaylık mesela. benim "büyük harcama" ufkum da zaten bundan ibaret açıkçası, ötesini bilmem. hadi beni geç ben genç adamım, şükür elim ayağım tutuyor, Bİ ŞEKİLDE yürürüm, donum yoksa donsuz gezip ters bakana tükürürüm filan ama ay sonunu zor getiren iki çocuklu adam taksit imkânsız bayram alışverişi yapamaz örneğin... ya da ramazan için evine bir kilo pirincin yanına mercimek sokamaz. taksit çok yüksek maliyetli, uzun vadeli olmayan borçlar için süper bi şey. hele ki enflasyon ekonomisinde.

(bu söylediklerim tabii ki peşin fiyatına ya da kabul edilebilir taksit farkı için geçerli. 20 liralık şeyi 35'e taksitle alınca tadı kaçıyor elbette)
+1
der meister
(14.02.26)
faiz farkı yoksa üşenmem 1 lirayı bile taksitle öderim. nedenini bilmiyorum ama bölerek alınca ucuza gelmiş gibi hissediyorum.
0
kuzey li
(14.02.26)
(6)

ev ile su sayacı arasındaki boru kime aittir?

kibritsuyu
müstakil evlerden oluşan yatay mimari bir site. kapının önünde olan su sayaçları, sular idaresinin zorlaması ile site dışındaki kutuya alınacak. kutudaki sayaçlardan her eve ayrı boru gidecek.bu sayaç ile ev arasındaki boru siteye mi ait, şahsa mı ait olur?net cevap arıyorum, hukuki bir mesele. "ben
müstakil evlerden oluşan yatay mimari bir site. kapının önünde olan su sayaçları, sular idaresinin zorlaması ile site dışındaki kutuya alınacak. kutudaki sayaçlardan her eve ayrı boru gidecek.

bu sayaç ile ev arasındaki boru siteye mi ait, şahsa mı ait olur?

net cevap arıyorum, hukuki bir mesele. "bence böyle olması lazım" şeklindeki fikirleriniz maalesef işime yaramıyor bu durumda.
0
kibritsuyu
(12.02.26)
genel kanı daire kapısının içerisi şahsa, dışarısı siteye aittir şeklinde ama kitapta ne yazıyor bilmiyorum.
0
antihero
(12.02.26)
Kat Mülkiyeti Kanunu Madde-4-Ortak Yerler şöyle belirtilir;

b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri.

Kapınızın dışına kadar ortak alan olduğu için, site içinde yapılacak tüm borulama masrafının; aidat, demirbaş ödemesi vb yollarla tüm maliklere bölüştürülmesi uygun olacaktır.
0
artci sarsinti
(13.02.26)
boruların geçirilmesi için yapılacak olan kazım, hafriyat, betonlama, vs. hepsi ortak olacak.

fakat yönetim diyor ki, sayaç ile eviniz arasındaki boru ortak değil, her evin kendine ait borusu var, bu boru sizin şahsınıza ait. dolayısıyla her eve giden boru uzunluğuna (yani evin sayaca uzaklığına) göre her eve farklı maliyet çıkıyor. malikler itiraz ediyor, ben de sitenin deneticisi olarak arada kaldım. zira dönüp bana girecek, bunun doğrusu nedir diye bana soracaklar.

evin içi/evin dışı diye genelleyemediğimiz durumlar var. mesela çatıya kendi şahsıma ait uydu anteni koydurdum, kablosunu çektirdim. bu ortak mı şimdi? kablo koparsa, anten bozulursa apartman mı yaptıracak dairenin dışında diye? hayır, anten de kablo da benim. ben yaptıracağım.

ya da mesela geçen ay doğalgaz tesisatında kaçak oldu, çağırdık. adam dedi ki sayaçtan önceyse apartmanı ilgilendirir, sayaçtan sonraysa siz yaptıracaksınız. aynı durum değil mi? doğalgaz sayacı evin önünde bile olsa, sayaçtan hemen sonraki, evin dışında bulunan dirsekten kaçtığı için ben ödemek durumunda kaldım. sayaçtan önceki boruda olsa apartman yaptıracaktı. sayaçla ev arasına mesafe girince yine siteye/apartmana mı ait oluyor?
0
🌸kibritsuyu
(13.02.26)
1. Yönetim planında, projelerinizde veya tapu parselasyon planından "ortak alanlar neresi ve nerede bitiyor" bunu öğreneceksiniz.
2. Ortak alanlardan geçen tüm altyapı siteye ait olacak.
3. Bir kat maliki de kafasına göre ben şuraya boru çekeyim kablo çekeyim diyemez, yine yönetim planınızda yazan %51, 3/5, 4/5, 5/5 gibi oy gerekli. Bu yapılırken de zaten karar da sadece o kişi kullanacaksa "tüm yükümlülükleri onda olmak üzere" diye alınır. Koparsa o tamir ettirir, site karışmaz. Zaten böyle bir karar da hiçbir zaman çıkmaz. Ben görmedim. Apartman çatısına anten koymak çok genel bir durum, o yüzden bununla kıyaslamak doğru değil.
4. Bence sizin bir avukatınızın da olması lazım. Ben de şu an site yönetim kurulundayım ve avukat var aylık 5-10 bin para ödeniyor ve böyle durumlarla direkt avukattan görüş de isteniyor.
0
malheiros
(13.02.26)
Sular idaresinin talebine karşı dava açın. Sitenin girişi ile benim evin arası 300 metre mesela ve bir sürü böyle ev var. Yüzlerce ayrı boru hattı çekilmesi gerekecek bu durumda. Oysa normali, dışarıdan ana su borusu hattı girer ve evler o borudan suyu alır. Evin aldığı suyu da sayaç kayda alır.
Sayaçların site dışına alındığı planda, site dışına gelen ana su borusuna, konut sayısı kadar boru eklenip, o borular sayaçlara bağlanacak, her sayaçtan da evlere ayrı ayrı boru çekilecek. Elektrik değil ki bu bir kabloyla halledilsin. Kaldı ki elektrikte de site girişinden ayrı ayrı hat çekilmez. Çok mantıksız bir durum bu. Yönetim sular idaresine itiraz etsin.
+1
dawsonscreek
(13.02.26)
Yönetim şundan dolayı yanlış düşünüyor, boruların geçeceği alanlar ortak alan içerisinde ve bu bir alt yapı imalatı. Boruların uzun veya kısa olması önemli değil. Çatının akması gibi düşünün, en üst kattakilerin evine akıyor ama bina ödüyor. Veya giriş katta oturanın da asansör bakım masrafı ödediği gibi.

Yani bir eve 10mt boru kullanılsa, diğerine 1000mt boru kullanılsa da ortak ödenmeli.
Uydu anteni örneği çok doğru bir örnek değil, çünkü ortak alana zaten bireysel olarak uydu anteni takamazsınız.
+1
artci sarsinti
(13.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(17)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum +1
Amuda kalkıp, Spagat açabiliyorum. Astavakrasana, tittibhasana, chin stand, super soldier, Atlas gibi yoga asanalarını yapabiliyorum.

Acıya dayanıklılık +1
Hem fiziksel hem psikolojik :p
0
kullanicadi
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(15)

100 bin tl maaş düşük mü?

msb
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
0
msb
(01.02.26)
oldukça iyi. bakma sen her beyaz yakanın atıp tuttuğuna, türkiye'de beyaz yakanın maaş ortalaması epey düşük. 100 bin oldukça iyi maaş.
0
ilgeru
(01.02.26)
Birazdan en az 250 K almalısın diyenler gelecek.
+5
Kahvedesu
(01.02.26)
mid level diyelim. senior yazılımcılar 150-160 civarı alıyor. orta seviye yöneticiler 200-220 civarı.
-2
orpheus
(01.02.26)
Deneyimine bağlı mid-level tecrübesindeysen iyi bence ya ben de 5 yıldır sektördeyim, uzaktan çalışıyorum. Aynı alıyoruz mid frontend/mobil developer im.

Ha benimle aynı yaşta ama iş bulamayan yok mu var.
Patron şirketlerinde 60-70e çalışan yok mu var.
Ama
Danışmanlık firmalarında 100-150 arası kazanan da var.
Kendini daha iyi geliştirmiş senior, lead veya manager olmuş ve 200-300k alan yok mu var...
Biraz senin tecrübene bağlı.

Ben evden çalışıyorum, 9da başlayan iş için 8:55 de uyanıyorum, havada, karada, denizde ve her yerde çalışabiliyorum diye ses etmiyorum şimdilik.

Tecrübeliysen, yabancı dil varsa iş ilanlarına bir başvur, mülakatlara gir derim. Üstünü alabiliyorsan düşük alıyorsun demektir. Yok benzer fiyat teklif ediyorlar veya olumsuz dönüyorlarsa maaşın iyi demektir.
0
ananiyimioguz
(01.02.26)
100 kaat iyi para kanka
0
ebeş
(01.02.26)
eğer ailenin yaninda,
kira derdin yoksa çok iyi,
kiraya 50 veriyorsan işin zor.
0
designer
(01.02.26)
koşullarınıza göre değişir ama mid level bir çalışansanız diğer haklarla vs düşünüldüğünde ortalama, ort. üstü sayılabilir
0
darthvader
(02.02.26)
beyaz yakayı yazılımcı veya yazılım sektöründe çalışan analist, testçi vs. olarak sınırlamamak lazım. marketing'ci de, her türlü mühendislik okuyup da ofis çalışanı olan da, reklamcısı da, trader'ı da, ekonomisti, bir şirkette çalışan muhasebecisi, mimarı da beyaz yakalı. yazılım sektöründe eskiden bir tık daha iyiydi maaşlar ama son 2 yıldır yazılım sektörü de herkes gibi enflasyona yenildi. türkiye'nin en büyük e-ticaret sitelerinde çalışan birkaç arkadaşım var. onlar da çok mutsuz. galiba hava ve deniz yolları dışında süper maaşlar veren şirket sayısı çok azaldı.

neyse gelelim sorunuzun cevabına. ne alanda çalışılıyor? tecrübe nedir? şirket büyük çaplı mı yoksa startup ve çok köklü bir firma mı?

her şey ortalama ise iş tecrübesi de aşağı yukarı 3-4 yıl ise 100 bin iyi rakam. iş tecrübesi 5 yıl üstüne çıktıysa 2026 için 130 üstü daha iyidir diyorum.
0
cisimcik golgi
(02.02.26)
Abi bu soruyu bu sekilde soruyorsan bence cok iyi. Beyaz yaka ne demek ya. Uyduruk insan kaynaklari misin Bogazici ekonomi mezunu cfa'li falan finansci misin. Kayseri'de misin Istanbul'da misin.
+3
hot potato
(02.02.26)
günümüz şartlarında gayet iyi.
0
elektr10
(02.02.26)
mevcut ekonomik koşullar içinde gayet iyi
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Bence para konularında şehir hangisi kesinlikle belirtmek lazım.

İstanbul ile diğer şehilrer çok farkediyor diye düşünüyorum.
0
liberal
(02.02.26)
Yine min. 300k kazananlar kira baremini 50binden açmış. Şaşırtmadı.
Üşenmedim açtım baktım 50k kira ile florya’da, şişli meşrutiyet’te falan evler var eşyalısı bile var. Evet herkes en az Florya’da oturmalı yoksa çok ayıplanır. Cıkcıkcık yaparlar.
Cevap gayet güzel para.
+3
dawsonscreek
(02.02.26)
kira*4 kazanmalı bence kişi
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
net olduğunu varsayıyorum.
asgari x 4 anlamına gelir az çok. bir çok iş için orta seviyede.

beyaz yaka derken hangi sektörü, hangi işi, hangi şartları soruyorsunuz bu barem çok geniş. işe ve tecrübeye göre az da olabilir çok da. ama aylık 2.5k dolar net şuanki türkiye koşullarında ah-vah edilecek bir maaş değil. güldürmez, ama üzmez.
0
biseysorcaktim
(02.02.26)
(6)

Gömülü rezervuar takımı değişimi

basond
Duvara gömülü olan rezervuar su dolarken düdük gibi ötüyor değiştireyim diyorum ama hangi marka model kalitelidir? Aynısını mı almak gerekir acaba?Bildiğim değişimi zor duvar kırmadan söküp takmak istiyorum ama pek alan yokmuş gibi geldi bana. Kapağını flaan açtım baktım ama alet çalışmaz dar birde
Duvara gömülü olan rezervuar su dolarken düdük gibi ötüyor değiştireyim diyorum ama hangi marka model kalitelidir? Aynısını mı almak gerekir acaba?
Bildiğim değişimi zor duvar kırmadan söküp takmak istiyorum ama pek alan yokmuş gibi geldi bana.
Kapağını flaan açtım baktım ama alet çalışmaz dar birde görünmüyor ezbere yapmak gerek illa tesisatçı mı çağırayım yoksa deneyeyim mi?
Kale marka birde üzerindeki.
0
basond
(19.10.25)
Youtube'da mutlaka değişim videoları vardır.
Ama önce markayı tespit et. Sonra videoları seyret. Gözüne kestirirsen dene. Ama zordur. İçeri parça düşürürsen ki başıma geldi. Sonrası çok zor oluyor.
0
Mirket
(19.10.25)
gömme rezervuarı değiştirmek zordur. her markada yerine uymaz sökülenin benzeri olmalı. o işi usta çözer.
0
mikahakkinen
(19.10.25)
dolarken çıkan gürültünün sebebi dolum hattındaki filtrenin tıkanmaya başlamasından da olabilir. rezervuarla hiç alakalı olmayabilir yani durum. önce youtube videolarından modelin iç vanasına nasıl ulaşacağınıza bakın, sonra vanaya bağlanan hattaki filtreyi temizlemeyi deneyin bence.
0
shadowfollower
(19.10.25)
kırmadan içindeki şamandırayı değiştirebilirsiniz. ürünün markasıyla beraber youtube'dan bakabilirsiniz. hatta şamandıra bile değil contadandır bence o ses.
0
biravekahve
(19.10.25)
Gömme rezervuar iç takımındaki arıza genelde contadan kaynaklanır. Conta değişimi ya da komple iç takım değişimi normal klozet iç takımından daha kolaydır çünkü normal klozetlerde su haznesini komple sökmek ve alttan somunlarını sıkmak zorunda kalırsınız. Birkaç ay evvel gömme rezervuarım su kaçırıyordu, youtube’dan tamir videosu izleyerek kendim hallettim.
+1
dawsonscreek
(19.10.25)
ses varsa iç takım gitmiştir.

bir boşaltma bir de doldurma kısmı var. doluyorken muhtemelen ötüş. doldurma kısmı sadece değişebilir.

ama değişmişken ikisini birden değiştirmek en mantıklısı.

bunlar standart olduğu için genelde uyar.

marka model nalbur yönlendirir.

değişim kısmı için ise eliniz çok yatkın değilse usta mantıklı.
0
gurur
(19.10.25)
(20)

Çocuk bakarken maddi olarak zorlanıyor musunuz? Pişman mısınız?

ananiyimioguz
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara:
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?

2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?

3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara: Çocuklar yetişkinse zaten bir şekilde idare ediliyordur belki ama özellikle okul çağına yeni başlamış çocuğu olanlar, keşke aile baskısı, çevre baskısına kapılmasaydım veya ana olmak istiyorum, baba olmak istiyorum, egomu tatmin etmek istiyorum, hiç gerek yok ama dünyaya bir çocuk getirmek istiyorum demeseydim de keşke doğurmasaydım diyeniniz var mı?

Olası gelecek eleştiriler üzerine açıklamalar:

Kimse çocuğunu düşünüp duygusal olarak keşke doğurmasaydım demez herhalde. Sadece mantıksal olarak düşündüğünüzde diyorum.

Yani ben dünyaya gelmeseydim de olurmuş... diyebiliyorum. Ya da hayvan sahiplenenler, ulan zormuş ya sokağa atayım, birine vereyim, sahiplendireyim vs. diyebiliyorlar.
Annesine babasına bakamayanlar bakıcı tutabiliyor, huzur evine verebiliyorlar, hatta hiç ilgilenmeyebiliyorlar.

Çocuk nedense en kutsallaştırılan şey. İnsan evlenip pişman olabilir, çocuk yaptım diye neden pişman olmasın? Yani sevmesin, bakmasın demiyorum ama içten içe pişman olup sorumluluktan dolayı bakan, kan bağı olduğu için, evladı olduğu için yani olgusal olarak bakanlar illa ki vardır. Her pişman, sokağa atacak veya sevmeyecek diye bir şey yok.
0
ananiyimioguz
(26.09.25)
Biraz ekstrem bir durumdayım. Oğlum 7 yaşında, doğduğunda ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, bereketiyle gelir dedikleri doğruymuş.

Deli gibi çalıştım, evde hep ek iş yaptım, endüstriyel projelerden öğrenci projelerine kadar ayırt etmeden yaptım ve şu anki çalıştığım iş yerini bu sayede buldum. Proje yaptığım bir iş yeri tam zamanlı çalışmamı istedi, mevcut işimden istifa edip şehir değiştirdim.

Çocuğumun oyuncak bütçesiyle ev geçindirenler var, iyi baktığımı düşünüyorum, beni ekonomik olarak zorlamıyor ama ikinci çocuğu hem yaşımdan dolayı hem de yeni bir çocuğa verecek manevi gücüm yok diye yapmıyorum.

Hiç pişman değilim, ömrümde hiçkimseyi bu kadar sevmedim. Düzgün bir insan olması için elimden geleni yapıyorum.
0
kimlanbu
(26.09.25)
Çocuğu olan arkadaşlar genelde ailelerinden destek alıyorlar. kimi ev veriyor kimi aile para falan. Tek maaşsa eğer zaten geçinmek imkansız gibi
0
runaway
(26.09.25)
çocuk doğduktan 3 ay sonra krediyle ev alıp birde tadilat yaptırdık. çünkü neden olmasın! bu dertlere girmeseydim hiç zorlanmazdım ama şu an çok zorlanıyorum.

çocuk genel olarak masraflı tabi. ama pişman olmak falan aklımın ucundan geçmedi.
0
scudman1
(26.09.25)
Masrafı çok ama zorlamıyor şu an.

Anne olduğuma bir gün bile pişman olmadım. Aynada gördüğüm kadını tanıyamasam da yorgunluktan geberiyor olsam da hayatta yaptığım en güzel şey kızım.
0
sadakatsiz
(26.09.25)
Bir an bile pişman olmadım. Hayatımda daha anlamlı hiç bir şey yok çünkü. Çok yoruluyorsun, çok fedakarlık yapıyorsun, kendini unutuyorsun ama hepsi anlamlı bir şey için. Sırf bu motivasyon bile insan üstü bir şekilde insana dayanma kuvveti veriyor. Maddi olarak da imkanlarım daha az olsaydı daha uygun şekilde büyütürdük. Mesela 25 binlik bisikleti değil de bin liralık olanı alırdık. Ama çocuk için bir şey farketmiyor zaten sevgi dolu ailesi olsun yeter.

Oğlum doğduğunda hemen bir tane daha yapmalıyım bu ne muhteşem bir şey demiştim. Hala aynı düşüncedeyim inşallah bir kez daha doğuracağım, fırsatım olursa bir tane daha hatta. Çocuk çok güzel bir şey ve bu evrende kıyaslayabileceğin herhangi başka bir güzellik yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.09.25)
Bakamayacağımı hatta hem kendime hem babası ve ailesine hem de ülkenin gidişatına güvenmediğim için çocuk yapmadım, çocuk istemediğim için de evlenemedim. O şekilde düşün. İnsanların lüzumsuz eleştirilerini dikkate almana gerek yok, üzülme öyle her şeye.

İnsan duygusal olarak bazen her şeyden nefret eder. Çocukken ergenken ana babamızın ölmesini istediğimiz olmuştur, çok insana olur bu. Geçici bir durumdur ve bir süre seni hırpalarken sen yapman gerekeni yapıp kendine bakıyorsun ne durumdayım ne istiyorum ne yapabilirim diye. Şahsen hem parasızlıktan hem de vefa borcu hissettiğimden ayrı eve çıkamıyorum, mutlaka bir arada yaşamak zorundayız ve ben ona bakmak zorundayım diye hissediyorum, gitmiyorum bir yere. Kendimden veriyorum, kendime ait bir düzen, bir alan oluşturamıyorum, odamdan ibaret her şey. Öldükten sonra ulan keşke böyle yapmasaydım diyecek miyim bilmem, annemi yalnız bırakmaktan öldükten sonra hoşlanmayacağımı biliyorum ama.

Bu benim kendi vicdani hesaplaşmam, herkeste farklı olabilir, kimse kimseyi referans almak zorunda değildir. Bir dayanağa çok ihtiyaç duyuluyorsa en üst değer olarak gördüğü şeylerin (mesela dinlerin, milliyet gibi felsefe gibi çeşitli aidiyet duyulan şeylerin) ilkelerine başvurulur, düşünülür, karar verilir. Yine sen karar verirsin, insanları aşırı ciddiye almamak lazım.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Duyuru'daki teknik aksaklık yüzünden bir türlü düzeltemedim; en baştaki kısım "bakamayacağımı bildiğim için" olacaktı.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Maddi olarak biraz zorlanıyorum ama pişman değilim. Bebeğin sana bakarak güldüğünü görünce ancak neden şimdiye kadar bekledim diye pişman olursun.

Bebek olduktan sonra, bebeğin konforu için eş ile fikir ayrılıkları çok oluyor, daha sık tartışmaya başlıyosun asıl o yoruyo.
0
duyuruuser
(26.09.25)
Tek çocuğum var bebekliğinden beri tek başına bakıyorum. Bu sene ilkokula başladı. Evvelinde bakımında hep annem destekçi idi. O olmazsa işim maddi manevi çok zordu.

Çocuk isterken her yönden ne kadar zor olduğunu biliyordum, bu sebeple bir sürpriz olmadı. Ülkeye güvenim yok kendim didinerek gelir yaratmaya çalıştım. Doğum izninde dahi outletlerde kabinde ürün çekimi yapıp online sattım. O denli boş durmadan çalıştım, çalışıyorum. Eğitiminden sağlığına, giyimine, oyuncağına kadar en iyisini sağlamak için parçalıyorum açıkcası kendimi. Yorgunluktan kimi zaman canlı cenaze gibi geziyorum ama feda olsun yavru kuşuma.
0
cilekli pasta
(26.09.25)
Yorumlardan görüldüğü gibi kimse pişman olduğunu itiraf edemiyor:)
0
nothing in my way
(26.09.25)
maddi olarak zorlanmıyoruz ama bu çok değişken bir şey. bebekken bi hastalığı ya da özel mamayla beslenme gibi durumları olmazsa pek bi masrafı yok açıkçası. ama sonrasında kreş vs derken iş değişiyor. ha devlet kreşine gönderirsiniz aylık 2 bin tl, belediye kreşine gönderirsiniz 10 bin tl, özel kreşe verirsiniz 30 bine de var 60 bine de. kreşe vermez büyükler bakar, bedava. kızım 3 yaşında elle tutulur tek masrafı kreş şu an. onun dışında kıyafet, ayakkabı vs çok büyük kalemler değil.

manevi olarak zor. pişman mıyım, hayır. yani zaten doğurduğun ve sevdiğin bi canlıdan pişman olman imkansız oluyor bir nevi. keşke doğurmasaydım filan diye aklımdan geçirdiğim günler tabi ki oluyor da doğurmuşum yani pişman olsam ne olacak :D zaten koşuşturma ile geçiyor, hayatını da ona göre uyarlıyorsun, durup düşünmeye pek vakit kalmıyor bile bazen. bir de beklentiyi de ayarlamak gerek zaten öncesinde. hayat baştan aşağı değişiyor yani çocuk olduktan sonra o bar benim bu bar senin takılmayı filan planlıyorsan tabi ki pişman olursun. akşam sekizden sonrası ölüyor senin için artık. uyku saatlerine göre dışarıda olabilirsin. bebek arabada uyumayı seviyorsa şanslısın, sendromları var, inat dönemleri var, tuvalet eğitimi var, bok temizlemesi var. var da var. hani beklenti zaten bunlar olmalı. güzel yanları da ekstrası işi, katlanır kılıyor. kendini hazırlamadan hamile kalıp, işi düzgünce bölüşemeyen, destek almayan ebeveyn tabi ki pişman olur.

ha bir de destek almıyorsanız zor gerçekten. bizde eşimin ailesi bakım konusunda destek oldu. onlar olmasaydı bitmiştik. bakıcıya veremezdim mesela, evden çalışma imkanım yoksa işten çıkmam gerekebilirdi... şu an kreşe gidiyor olmasına rağmen alıp bırakma konusunda hala destek veriyorlar mesela.

araba şart gibi bir şey bu arada.

evlilik de çok sağlam olmalı. en benim diyen erkek bile babalık konusunda saçmalıyor. sizin eski duyuruları hatırlar gibiyim. onları düşünürsek eğer çocuk planı varsa önce evliliği sağlamlaştırın derim. duyuru sadece maddi açıdan bakılıyor gibi geldi olaya. ama maddiyat 1 önemli ise diğer konular 2 önemli bence.
0
elorelia
(26.09.25)
Çocuk bencillik, sırf sen ebeveyn duygularını tatmin edeceksin diye dünyaya getiriyorsun. Paran, zamanın gidiyor. Bu senin tercihin. Ama aynı zamanda çocuğu da bir savaşa sokuyorsun. Sana bir şey olsa çocuk ortada kalacak. Paran yok, gidiyon doğurup sokağa salıyorsun. İstediklerini alamıyorsun. Çocuk hep eksik kalıyor. Niye çünkü analık duygusunu yaşayacağım. Çocuk bildiğin dert ve bela.

Edit: bir de rızkıyla gelir diyen cahiller var. Evet filistinde afrikada öyle geldi. Kesin.
0
Shepard
(26.09.25)
Bunu aileye değil çocuğa sormak lazım.

Ailemin hiç arabası olmadı. Bir kere ödev yaparken maket bıçağı ile elimi kestim, acile gitmek için minibüs bekledik, öyle gittim. Taksi çok pahalı olur diye binmedik.

Bir yere giderdik, 16k denen lanet otobüste midem bulana bulana giderdim. Zor tutardım kendimi, otobüs iner inmez kusardım.

Kreş falan hak getire, anaokuluna bile gitmedim.

Ne doğru düzgün bir oyuncağım oldu, ne de herhangi bir şeyim. Kendi odam bile yoktu.

Ama aileme sorarsanız hiç pişman değildir, elinden geleni yaptık derler.
0
substituent
(26.09.25)
@ nothing in my way, onu özelden yazıyorlar, sanırım linç yemek istemiyorlar :(

Lanet olsun çocuğa, keşke ölse gibisinden değil de annelik / babalık bana göre değilmiş, sonradan anladım... gibisinden.

@ elorelia, evet o da ayrı bir konu zaten, onu denkleme katarsam hiç düşünemiyorum da işte şimdilik sadece "çocuk" olayını sorguluyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(26.09.25)
benim çocuğum yok ama kardeşimin ikizleri var. bana göre çocuk sahibi olmaktan değil, beraber çocuk sahibi olduğu kişiden pişman. ikisi de devlet memuru, eşi neredeyse 7/24 çalışıyor ama ona rağmen borçları bitmiyor. eşinin işi oluyor akşam geç geliyor, işi oluyor haftasonu bir yerlere gidiyor, işi oluyor iki üç gün eve gelmiyor. kardeşim neredeyse yalnız anne*. annemler çocuk bakma, okuldan alma gibi konularda destek oluyor, ben maddi destek oluyorum.
0
inheritance
(26.09.25)
Güzel soru ama türkiyede dürüstçe cevap verilebilecek en son sorulardan.
Burada da bunu görebilirsin. Artık dönüşü olmayan bir şey için en azından tepki almayalım diyerek herkes halinden memnun taklidi yapıyor. Bir de herkes varını yoğunu, hayatını, emeğini herşeyini çocuğuna veriyor ama sokaklar ssç den geçilmiyor ne hikmetse.
0
dawsonscreek
(26.09.25)
Tek çocuk var başımıza gelecekleri öngördük ekonomik imkanlarımız vardı bu sebeple ekonomik olarak hiç sorun yaşamadık
Diğer zorluklarından yana zerre pişman değiliz
0
basond
(27.09.25)
Yakınımda bir örnek var da düşünmeden edemiyorum acaba çocuğu olmasa hayatı farklı mı olurdu, yoksa aynı mı olur diye.

Amcam ülkenin sayılı üniversitelerinden 2000lerin başına mezun olmuş bir mühendis.
İngilizcesi de çok iyi. Normalde hep zaten biraz içe kapanıkmış ama öğrenciyken dünyayı falan gezerdi.

Evlendi 2 çocuğu oldu. Eşi de benzer donanımda. İkisi de çalışmasına rağmen çocuk bakmaktan ne bir ev değiştirebildiler ne bir araba değiştirebildiler (2000 model) ne bir seyahat ediyorlar. İstanbulda 20 yıldır ev-iş arası gelip gidiyorlar.

Ne zaman maddi olarak bişey sorsam, ya çocukların okul masrafı çok nasıl yapalim diyor.

Yıllık zaten şu kadar para gitti diyor. Hayır öyle pahalı oyuncaklar, kıyafetler de almazlar yani. Tek kısmadıkları şey eğitim ve yeme içme.

Ama ben anlamıyorum 2 tane uzman veya yönetici seviyesinde evli insan, nasıl 2 tane çocuğa bakarken hayatlarını bu kadar ot gibi yaşayabilirler?

Hiç mi bir hobiniz yok, merak ettiğiniz bir yer yok.

Amcam kuzenlerle olan gruba sürekli evliliğin pişmanlık olduğu alt metinli komikli videolar atıyor son yıllarda. Şakayla karışık amca zorla tutuluyorsan işaret yap diyeceğim de demiyorum.

Yenge tarafını bilmiyorum onda da durum farksız değildir herhalde.

Böyle olunca hadi evlilik pişmanlık olabiliyor bunu herkes rahatlıkla dile getiriyor da, acaba kendilerine itiraf edemedikleri diğer bir konu da, belki çocukların da pişmanlık olduğudur. İnsan bunu kendine yediremeyebilir ama hayatlarını yaşayamadıklarına engel şeylerden biri de çocuk yapmaları olabilir.

Belki aranızda nispeten daha iyi yaşayanı vardır ama yine de çocuk hayatınızı bir şekilde etkilediği için belki çocuksuz olsaydım... ki senaryoyu düşünüyorsunuzdur ama suçu da çocuğa atmak vicdanınızdan geçmiyordur. Çünkü sonuçta çocuğun da bir suçu yok, onu siz yaptınız.

Ah o gülüşü yok mu, ah o sarılması yok mu, ah o anne baba demesi yok mu... diyerek belki de kendinizi tatmin etmeye çalışıyorsunuzdur. Kaldı ki çocuğun da hayırlı olup olmaması, sorunlu olup olmaması gibi de bir ihtimal var da ona çok girmiyorum.

Geri dönüşü olmayan bir karar için "ya aslında biraz pişmanım" demenin de ne faydası olur bilemiyorum ama en azından belki dürüst olanlar vardır, bana bir fikir verirler diye sordum.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
Bir de ben yanlış mı hatırlıyorum sanki dizilerde filmlerde ya da gerçek hayatta duydum ya.

Kavga sırasında senin oğlun, senin kızın, babasının oğlu, anasının kızı ne olacak,
Sen istedin, al çocuk istiyodun ne oldu, sen istedin sen bak, çocukla ilgilenmiyorsun, zaten onu hiç sevmedin vs. vs... liste uzar gider. Evi terk edenler, çocuğunu terkedenler de cabası.

Bunlar olmuyor mu? Pedagojik olarak veya psikolojik olarak yanlış söylemler ve hareketler, bunları yapabilecek olanlar çocuk yapmamalı bence de ama mantıklı düşününce böyle konuşuyoruz, çocuğu yapınca, yani bizzat deneyimleyince işin uzmanı da olsak işler çığırından çıkabilirmiş gibi geliyor.

O yüzden tek tük bir kaç kişi dışında kimsenin bunu itiraf etmemesi de garip geldi.

Sanki bunlar hep oluyormuş da evli ve çocuklu kişiler arasında bunlar bilinen bir gerçekmiş, ama bunlar gizli bir örgüt olarak dışarıyla paylaşmıyorlarmış gibi geliyor.

Çevre baskısı ve duygusal baskı hala üzerlerinizde hakim ve gerçeği düşünmekten ya da söylemekten alı koyuyormuş gibi geliyor.

Bu herkeste oluyor diyemem ama, bu kadar herkesin "hiç olmuyor hayır" demesi belki de iyi kötü değer yargılarınızı tetikliyor ve kendinizi kötü ebeveyn olarak düşünmenize sebep olacak diye kendinize bile itiraf edemiyorsunuzdur kim bilir.

Bu arada belki cevap verenler gerçekten tek tük sıkıntılar olsa da hem kendileri hem çocukları sorunsuza yakındır ve güzel geçiyordur hayatları, ona bir şey diyemem.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
1-cocuk=sorun demek o yuzden kimse sorun yok diyemez herhalde. Zorluk olarak benim tahminimin kesinlikle ustune gecti. Maddi olarak zorlanmiyorum diyemem. Kendimden kisarak su ustunde kalmaya calisiyorum.
2-tek cocukta durdugum icin hayir. finansal olarak tek cocugun ustune cikmam imkansiza yakindi.
3-aile baskisi sifirdi. ben istedim oldu, sifir pismanlik. tekrar basa donsem yine cocuk yaparim.
0
cooperr
(27.09.25)
(21)

Borcunu ödemeyen insan vol II

Mirabel
Kızını benim ikametgahım üzerimden okula kaydettiren bir kadın vardı. Elektriği üzerine almıştı. Kadını arayıp açık açık söyledim “güvence bedeli faturaya yansımış onu müsait olursan yollar mısın” diye. Tamam canım dedi ama ibanımı yolladığım halde hala yollamadı.Bugün beni aradı. Diyor ki “güvence
Kızını benim ikametgahım üzerimden okula kaydettiren bir kadın vardı. Elektriği üzerine almıştı. Kadını arayıp açık açık söyledim “güvence bedeli faturaya yansımış onu müsait olursan yollar mısın” diye. Tamam canım dedi ama ibanımı yolladığım halde hala yollamadı.

Bugün beni aradı. Diyor ki “güvence bedelini benim faturama yansıttılar. Ben 2 kere güvence bedeli mi ödeyeceğim.” Ben de “bilmiyorum ama benim senin adına ödediğim faturada güvence bedeli 1800 küsür” dedim.
Yooo benim oturduğum eve de gelmiş güvence bedeli diyor. Ona sormuşlar faturaya mı yansıtalım diye o da tamam demiş ve onun oturduğu evin faturasına yansıtmışlar güya. O da şaşırmış hatta nasıl bu kadar yüksek diye.
Önceden konuştuğumuzda da 1800 ödedim demişti. Şimdi faturama yansıtın dediğini söylüyor.

“Ben gideceğim soracağım ama çok yoğunum kızın peşinden koşuyorum iş güç yoğun” falan diyor. Merak etme borcun kalmaz bizde diyor. Bi de ona faturayı yolladığım halde tekrar yollatıyor. Dekonta kadar yolladım.
Sizce kadının normal oturduğu evin faturasına güvence bedeli diye benö oturduğum evin faturasının güvence bedeli yansır mı?
Sizce borcunu ödeyecek mi? Siz olsanız ne yapardınız? Ne kadar süre verirdiniz dedikodusunu yapmadan önce.
0
Mirabel
(20.09.25)
Tırt arkadaş. Senin yaptığın iyiliğe böyle karşılık verilmemeli. Her aboneliğin teminat bedeli o aboneliğe yansır, İst Avrupa'da önden peşin alırlar. İst Anadolu'ysa faturaya yansır. Borcu boşver geç. Muhabbeti de kes. Müthiş bir iyilik yapmışsın, hareketlere bak.

Önceki güvence bedellerini müş hizmetlerini arayaRRak geri alabilir. Sen de aynı şekilde.
0
Shepard
(20.09.25)
Siz kocasıyla muhattap olmalısınız bence biraz da üst perdeden. Müthiş bir iyilik gerçekten de çok ayıp yaptığı. Adama rezil edin.
0
gadlemler
(20.09.25)
Onlar elektriği üzerine almadan önce sizin elektriği kestirmeniz ve açarken ödediğiniz güvence bedelini geri almanız gerekirdi.

Sonra onlar elektriği açtırırken güvence bedeli yatırıp, sonra da iş olmayınca elektriği kestirip güvence bedellerini geri almaları gerekirdi.

Sonra da siz tekrar açtırırken yeni güvence bedeli yatıracaksınız ki bu bedel sizin cebinizden çıkmalı. Onların borcu değil.

Bu şablonda sizin anlaşamadığınız ve üçüncüdür buraya sorduğunuz güvence bedeli saydıklarımdan hangisi?
0
Mirket
(20.09.25)
Kadının üzerine olan güvence bedeli olduğu için sorun ediyorum
0
🌸Mirabel
(20.09.25)
Kadının üzerine olan güvence bedeli için bir ödeme emri, size gelmez ki, onun adına gelir.

Hatta daha sonra siz sizin güvence bedelinizi ödeyerek yeniden açtırdıysanız, onun adına gelen faturayı ödemezseniz elektriğinizi kesemezler ve icra gidecekse de ona gider.

Neyi anlamıyorum ben?
0
Mirket
(20.09.25)
Yeniden açmadım. Kadın üzerine alalı 1 ay oldu. Bu da ilk fatura. Kadının üzerine olan elektrik faturasının geldiği evde ben oturuyorum. Elektriğim kesilmesin diye de ödüyorum haliyle
0
🌸Mirabel
(20.09.25)
Gidip kendi üzerine açtıracaksın. Faturayı ödeyip, güvence bedelini kadının adına olan güvence bedelini (sana verirlerse) alıp, kendi güvence bedelini yatırıp yoluna devam edeceksin.

Kadın haklı burada. Gereksiz darlamışsın kadını.
0
Mirket
(20.09.25)
Benim onun adına ödediğim 1800 küsür tl de tekrar onun hesabına yatacak yani. Neyi anlatamıyorum?
0
🌸Mirabel
(20.09.25)
Kadın haklı değil. Sen sana iyilik yapani bu kadar ugrastirmamalisin. Mirket yine başladın ha ilginç cevaplara.
0
Shepard
(20.09.25)
fatura kadının adına olduğu için elektriği tekrar üzerine al bence.

sonuçta borçtan o sorumlu o ödemeli sana bi şey olmaz.
0
jelly bear
(20.09.25)
Bana bişey olup olmaması değil. Evde ben oturuyorum ve ödenmezse benim elektriğim kesilecek.
Evde ben oturuyorum, fatura kadının üstüne ve yatırılması gereken güvence bedelini de onun ödemesi gerek ama faturaya yansısın dediği için ben ödüyorum. Sorun bu.
Kadın yalan söylüyor. Benim oturduğum fakat elektriği onun üzerine olan evin elektiğinin güvence bedeli nasıl onun normalde oturduğu evin faturasına yansır? Mümkün mü diye soruyorum.
Kızı da okuduğu için 1-2 ay daha kalması gerekiyormuş. Ama lanet ettim alacağım.
Bi de utanmadan sana kahve ısmarlayayım teşekkür için diyor.
0
🌸Mirabel
(20.09.25)
ödemezsiniz, e-devlet'ten yeni abonelik başvurusu yaparsınız. gelen ekip bakar evde siz varsınız, elektriğinizi kesmeden yeni aboneliği başlatır. normalde böyle olsaydı, hesaplarınız karışmazdı. sanırım siz ödemişsiniz zaten faturayı. eğer ödemediyseniz hiç müdahale etmeyin, hemen şimdi yeni aboneliğe başvurun. bir-iki güne gelirler. o arada da elektriğiniz kesilmez çünkü kesmeye gelenler ile abonelik başlatanlar aynı personel...

eğer ödediyseniz, kadına sadece şunu söyleyeceksiniz "siz zaten iptal edince, güvence bedelinin kalanını sadece sizin iban'a yatırabiliyorlar. o yüzden sizin ödemeniz lazım"

tabii bu arada, eğer bahsettiğiniz sizin en son kendi aboneliğinizden kaynaklanan güvence bedeliyse, sizin ödemeniz lazım. ama anladığım kadarıyla zaten ondan bahsetmiyorsunuz.
0
yadigar
(20.09.25)
Ödedim. Evet bahsettiğim tamamen kadının ödemesi gereken güvence bedeli.
Ödemeden önce de kadına faturayı attım.
Önceden bana elden ödedim 1800 tl demişti. Şimdi de faturaya yansıtın dedim benim kendi evimin faturasına yansıtmışlar diyor.
O kendisine gelen hiç bir faturayı göndermedi ya da ödediğine dair hiç bi dekont yollamadı. Uyanıkşık yapmaya çalıştığını düşünüyorum.
0
🌸Mirabel
(20.09.25)
"Merak etme borcun kalmaz bizde" şu üslupla konuşan insandan uzak duracaksın. hayat dersi 101 :D
0
neira
(20.09.25)
Sizce borcunu ödeyecek mi?
ödemeyecek

Siz olsanız ne yapardınız?
daha önce de yazdıgım gibi kadınla değil adamla konusurdum.

Ne kadar süre verirdiniz dedikodusunu yapmadan önce.
süre vermem, hemen başlarım. çünkü bu kadın başlamıştır bile "bir iyilik yaptı, burnumuzdan getirdi" demeye
0
abelardo
(21.09.25)
O semtin insanı olmamasına rağmen o semtte oturuyormuş usulsüzlüğü yaptığınız için size müstehak diyorum.
O kişiyle elele verip sistemi kandırırken, hiç acaba gerçekten bu semtte oturan insanların o okula gitme hakkını yiyor olabilir miyim, kontenjanı haksızca dolduruyor olabilir miyim? Diye düşünmediniz mi?
Herkes te o kadar normal karşılamış ki.
Ülke iyice işini bileceksin, işe gitmeyeceksin yeri olmuş pes.
0
dawsonscreek
(21.09.25)
3 gün içinde ödemedigi takdirde okula sikayet edeceginizi söyleyin
0
matilda
(21.09.25)
Son gelişme edit: ben bu kadına sabah mesaj attım. Senin 1800 tl güvence bedeli yatırdığına dair dekontu bana yollar mısın arkadaşım kontrol edecek dedim. Arayıp dün geceden beri arıyorum valla bulamadım dedi eveledi geveledi. Pazartesi ilk işim elektrik merkezine gidip halledetmek olacak dedi. İyi dedim. 1 saar sonra hesabıma 1800 tl yattı.
Sonra arayıp 1800 tl dediğin nedir ki yaaa falan dedi. Verdiğimiz borcun dilencisi gibi bişey olduk yani.
0
🌸Mirabel
(21.09.25)
Bir daha beni bu konularla muhatap etme o zaman. Bi iyilik yaptim burnumdan getirdiniz yaz. Bir daha da yuzlerine bakma. Is arkadasiysa is arkadasi. Ben yuzune bakmazdim daha. Ben burda sinir oldum. Bir de kadini hakli bulan cikmis pess.
0
Kittie
(21.09.25)
son yazdıgın cevabı okudum. sonucta senin tüm alacağın ödenmiş oldu mu yani? ekstra cebinden bir şey çıkmayacaksa tüm duyuru ahalisi rahatlayalım
0
abelardo
(21.09.25)
Sağolun valla içimi dökmem gerekiyordu.
Bi de seçilmiş kişiymişim gibi “bizim o semtte eşimiz dostumuz çok da illa sen ol istedik” diyor.
Oysa ben onlara baştan söyledim başka birini bulsanız iyi olur ev annemin üzerine diye.
Çocuğun öğretmeniyle de papaz olmuş zaten. İlgisiz falan diyor.
Rabbim sabır versin.
0
🌸Mirabel
(21.09.25)
(15)

fakirler nasıl araba alıyorlar?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Türkiye'de yaşayan, 30k kazanan, bozdurmalık altını, doları, babadan kalma mirası olmayan, bir yerlerden para gelme ihtimali olmayan kişiler araba alabiliyorlar mı?
Türkiye'de yaşayan, 30k kazanan, bozdurmalık altını, doları, babadan kalma mirası olmayan, bir yerlerden para gelme ihtimali olmayan kişiler araba alabiliyorlar mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.08.25)
fakir diye tanımladığın insan nasıl araba alsın? araba onların öncelikleri değil hayalleri olur zaten. hayatının 40 yılını fakir olarak yaşayan lazpalle bildirdi.

sorudaki amacı tam anlayamadım. fakir olduğu halde araba alabilen birilerinin durumunu mu çözmeye çalışıyorsun?
0
lazpalle
(19.08.25)
bahsettiğin senaryoda maalesef alamıyorlar.
yada senelerce birikim yapıyorlar, yapmaya çalışıyorlar ne kadar mümkünse.
2025 türkiyesinde 30k ile maalesef böyle bir şey mümkün değil.
0
stay with me
(19.08.25)
Evlendiklerinde gelen takılarla eski bir araba almıştır. Şimdi az Kazansa da bir süre önce karı koca çift maaş almıştır. İşinden ayrılırken yüksek tazminat vermişlerdir.

Bir yerden bi şekilde toplu para geliyor. Şuan yaşadığım yerde herkesin arabası var. Kimisi bahsettiğin kadar kazanıyor. Ama sadece maaş değil, bir noktada bi yerden toplu para gelmiş ya da kartopu gibi zamanında biriktirmişler.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
Cevaba ek;
Başka türlü alamıyorlar zaten. Her şekilde senin dediğin o şartlardan en az birini sağlamak gerekiyor. Çoğu kişi için düğüne gelen altınlar.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
TR'de otomobil kullanimi her 10 kisiden sadece üçünde mevcut yani zaten toplumun 3'te ikisi otomobil sahibi degil.
0
feastofthedamned
(19.08.25)
Hiç harcamayan aileler var. Ama böyle sıfır harcama... Dışarıda bir bardak çay içmezler. Bulgur pilavıyla günü geçirebilirler. Et evlerine kurban bayramında akrabalar yollasa giriyor. Minibüse, otobüse binmezler. Kuzenim öyle mesela. Eşi yarı malül ve asgari ücretle çalışıyor. Başka gelir kaynakları da yok. Millet sadakasını zekatını veriyor. Kadın biriktirme makinası. Yatırım yöntemi falan da bilmezler, üç kuruş birikmişse altın yapar. Senelerce eski, köhne bir dairede kiracıydılar. Biriktire biriktire başka bir köhne ev aldılar. Kiradan kurtulunca daha da biriktirdi. Bu arada iki çocuk büyüttü. 7-8 yıl önce evini satıp, aileden zengin bir akrabanın desteğiyle eli yüzü düzgün orta direk bir ev aldı. Bu yıl da 18'ine basan oğluna 800bin tl civarına 2. El bir araba aldı.

Bir başka kuzenim de yıllardır tekstil fabrikasında işçi. Maaşı asgari artı ufak yan haklar. Onlar harcamadığı gibi, eşi de tam bir tutum makinesi, ev ekonomisi harikası. Kadın 30 cm yırtık bezi bile değerlendirmenin bir yolunu buluyor. Yıllarca örgüler, el işleri, yöresel lezzetler yapıp satarak aile bütçesine ciddi katkıda bulundu. Dört de çocuk büyüttüler. Ev, araba aldılar. Artık her bayram kurban keser oldular. Bir on yıla ikinci evi alırlarsa şaşırmam.

Bu arada, yukarıdaki iki örnekte de erkeklerin sigara, alkol, eğlence, maç, sinema, hobi vs. bir masrafı yok. Küçük şehirde yaşıyorlar.

Ben hali vakti yerinde bir ailede büyüdüm. 18 yıllık mühendisim. Özel sektörde çalıştım, 10 yıl kadar kendi şirketimiz vardı. Şimdi yarı emekliyim. Hatırı sayılır kira gelirlerim var. 2 çocuk büyütüyoruz. Özel okullar falan. Eşimin eline şimdiye dek her ay tüm harcamalar hariç net en az 1 ila 1 buçuk asgari ücret arası para geçiyor. Kadın 18 yılda toplam sıfır tl biriktirebildi. Evet, SIFIR. Benim ise lüks harcamam yok ama yiyecekten, tatilden, seyahatten vs. kısmıyoruz. Sık sık dışarıda yiyorum. Çocuklar ne isterse alıyorum. Ayda bir memlekete anneme babama uğruyorum. İki arabamız var. Özel hastanelwr, sağlık sigortası, vs. Aylık gelirimin yüzde beşini anca kenara koyabiliyorum. Hatta ciddi vergi ödemesi olan aylarda birikim de yapamıyorum.

Özetle, harcamayana birikiyor. Harcayana yetmiyor.
0
yadigar
(19.08.25)
araba elzem bir ihtiyaç değil. belli bir kitle araba işini çok abartıyor.
ayrıca bir kişi engelli falan değilse araba ihtiyacı neden olsun.
özellikle türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu bir ülkede araba lükstür.

eline iki kuruş para geçen statü atlayacağına sanarak hemen araba alıyor.
sosyal medya özentiliğinden başka bir şey değil.
0
my fault
(19.08.25)
kendimi bildim bileli insanlar düşük modelden başlayıp zamanla yükseltiyorlar. şakkadanak sıfır araba alma işi eskiden de kolay değildi. ben de ilkinde hacı murat, sonrasıda reno ve doğan ile başlamıştım.
0
ground
(19.08.25)
geçen 2012 passat variant aldık. 4500 euro. tabiki burada değil yurtdışında. arkadaşım da beni dublinde hava alanından almaya gelirken 2015 modekl pejo 308 almıştı orda gezerim araba lazım olur diye o da 1700 sterlin idi. dün bir markete girdim et 5 euro peynir 8 euro idi.

sen fakir değilsin aslında sadece devletin seni seviyor. araba almak aldığı arabaya tapmak bir tek bizim ülkede geçerli. bu yüzden insanlar hakça yaşayamadığı gibi araba da alamıyor. bazı salaklarda araba ihtiyaç değil ki diyerek kendini avutuyor.
0
gercekdunya
(19.08.25)
alamıyorlar. alsalar da arabanın masrafını çekemezler.
0
runaway
(19.08.25)
Arabayı zaten sonradan görme fakirler alıyor, çünkü parasını nereye harcayacagini bilmiyor fakirlikten biraz çıkınca.

Ha sayısal olarak fakirleri diyorsanız, ilk paragraftaki genellemeyi rahatlıkla burada yapamam ama, tanıdığım ve arabası olan insanlar fakir/geçim zorluğu yaşayan insanlar hep.

Edit: izmirde yaşıyorum, hiç arabaya ihtiyaç duymadım. Ani durumlarda ya da konfor istediğimde taksi, uzun mesafelerde araba kiraliyorum. Gayet de konforlu kasko yok mtv yok sanayi usta boş muhabbeti yok, benzin zammı takibi yok. Sonradan görmelere önerilir.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
araba temel bir ihtiyaçtır, sonradan görmelik değil. araba olmadan yaşanabilecek yerler bim'li a101'li barzo semtleri olabiliyor ancak.

binlerce yıl önce at evcilleştirildi şimdi bunun yerinde araba var
0
runaway
(19.08.25)
ailesiyle yaşıyordur, kira ödemiyordur. harcamaları da kısıtlıdır, biriktirip üzerine de ihtiyaç kredisi çekebilir.
üstelik araba var araba var. 30.000 lira düzenli maaş alan birisi sıfır araba alamaz ama rahatça 400bin liralık bir araç alabilir.
0
dawsonscreek
(19.08.25)
double income no kids
single living with parents

bunlar fakir de olsalar krediyle alırlar.
0
gabe h coud
(19.08.25)
30yaşına kadar kullanmadım ama izmir gibi ulaşımın geliştiği bir yerdeydim.
Şimdi ise ulaşımın tam gelişmediği yerdeyim elim ayağım oldu resmen. Her hafta sanayiye gitsemde.

Bence eski modelle başlayıp şekil şukul takılmadan değiştire değiştire alıyorlar.
0
kararsızataletfilozofu
(19.08.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.