Giriş
(5)

Durduk yere efkar basıyor mu?

skr1292
2 saattir efkarlıyım. ortada sebep yok.normalde sigara içmiyorum 1 tane içtim. keyfim yok niye yok bilmiyorum.
2 saattir efkarlıyım. ortada sebep yok.
normalde sigara içmiyorum 1 tane içtim.

keyfim yok niye yok bilmiyorum.
0
skr1292
(26.07.26)
Klarnet dinleyince bende efkarlanıyorum
0
kendimefotograflarim
(26.07.26)
Basmıyor. Sana basıyorsa eğer çok özel biri olmalısın
0
beyfendi
(26.07.26)
Bana da arada basar ve rakı açarım. Melonkoli ile ilgili bu bence
0
gadlemler
(26.07.26)
Durduk yere değildir, birikimdir o.
0
cosmicstring
(26.07.26)
Oluyor öyle arada evet.
Birden geliyor bazen.

Muhtemelen hani hazırda varolan şeyler bir şekilde hayatın akışında arkaplanda kalıyor ve uygun zamanda görünür oluyor.
0
biseysorcaktim
(27.07.26)
(6)

Hersene en az bir müşteri genel merkeze şikayet ediyor, nasıl yaklaşayım?

psmstc
Özel sektörde 9.yılım. Sene boyu ilgilenmeme rağmen yıl sonu en az bir kişi genel merkeze şikayet ediyor. Mesleki motivasyonum da artık azaldı bu gibi durumlar nedeniyle. komple bir Kariyer değişimini 10.yılıma girerken yavaştan düşünmeli miyim? İnsanlar çok vefasız değil mi gerçektenÇok teşekkürler
Özel sektörde 9.yılım. Sene boyu ilgilenmeme rağmen yıl sonu en az bir kişi genel merkeze şikayet ediyor. Mesleki motivasyonum da artık azaldı bu gibi durumlar nedeniyle.

komple bir Kariyer değişimini 10.yılıma girerken yavaştan düşünmeli miyim?

İnsanlar çok vefasız değil mi gerçekten

Çok teşekkürler..
0
psmstc
(24.07.26)
Siz işinizi eksiksiz yapıyorsanız, şikayeti inceleyenler de bunun farkındaysa sorun etmeyin. Dediğiniz gibi, insanlar vefasız.
0
cosmicstring
(24.07.26)
kariyer değişimi ile şikayet edenleri yok etmiş olmayacaksınız. Yeni kariyerinizde daha fazla şikayet edenle de karşılaşabilirsiniz en nihayetinde. Bence siz insanlardan sıkılmışsınız. İnsanlarla muhattap olmayacağınız bir iş yapabiliyorsanız yapın.
0
Jazz
(24.07.26)
İşiniz nedir ve şikayetler neler bilmiyoruz tabi ama müşteri bazen sırf kendisi olayları kabullenemiyor diye de şikayet edebilir. Yani ortada sizden kaynaklı bir sorun yoktur, hatta yapabileceğiniz bir şey de yoktur ancak müşteri yaşadığı tüm bu şeylerden bezmiştir falan... Bunlar illa ki olacak.

Yukarıda dendiği gibi, şikayetler yersizse ve bu şikayetleri inceleyenler de bunun farkındaysa neden bu bir sorun olsun ki? İnsan bu neticede, sorunsuzu yok veya görece sorunsuz biri olduğu halde hayatının her anını sıfır sorunla geçiren de yok. Normalde makul biri olup hayatının saçma bir döneminde size denk gelen de olmuştur. İlla ki olacak.

Bazen insanlara insan olarak yaklaşmak lazım. Yani, belgesel anlatanlar nasıl kertenkeleleri falan doğal ortamında izliyor, öyle. Bunlar da insan.
+1
akhenaten
(24.07.26)
yeterli gerekçe değil ama daha iyi imkanlar mümkünse fırsatları kollayın tabi..
0
anon1m
(24.07.26)
Genel merkeze şikayet edenlerin ortak noktaları neler ?
Şikayet sebepleri genel olarak nedir ?
Şikayet edenler silsilede üstünde veya iş yerinde rakibin olacak kimselerle birlikte anlaşmalı mı hareket ediyorlar ?
Önce bunları düşün.

İkna için yeterli delillerin varsa da bu durumu çok önemseme .
0
diyecevaplandı
(24.07.26)
Valla işi bilmiyorum ama koskoca bir senede yapılan bir şikayet bile gözüne büyük gözüküyorsa bence sorun sendedir.

Yanlış anlama, bu sorun direkt iş ile ilgilidir demiyorum. Daha çok psikolojik ya da karakteristik bir özelliktir bence. Her şeyi en iyi şekilde yapma, herkesi memnun etme takıntısı vs gibi. Ne bileyim insan herkesi her zaman memnun edemeyebileğini bisekil kabullenmeli. Bunun dışında bir de iş arkadaşların da sıkıntı olabilir. Senin stresli olduğunu, panik yaptığını ve sanki sürekli birşeyleri yanlış yaptığını düşünürlerse bir sıkıntıyı ellerinden geldiğince sana yüklemeye de çalışabilirler.

Kısacası, hatasız olmaya çalışma, herkes yanlış yapabilir. Sadece görev tanımını bil ve buna göre davranmaya çalış. 'Müşteri her zaman haklıdır' en büyük yalanlardan biri.
-1
j r r tolkien hayrani
(25.07.26)
(11)

Instagram'da ilişki durumunu saklamaya çalışmak

boreas
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor.
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.

Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor. Aşağı doğru inince bir erkekle fotoğrafını gördüm. İlk akla gelen sevgilisi olduğu yönünde oluyor ama mesela "kuzenim" dese o kadar bir samimiyet var fotoğrafta, garipsenmez.

Neyse, abimiz de fotoğrafta etiketlenmiş, meraktan profiline bir bakayım dedim ve sürpriz! Abimizin sabitlenmiş gönderilerinde, kendisiyle, yani bu ablamızla gelinlikli-damatlıklı düğün fotoğrafları var. Ablamızın kendi profilini baktığımda evli olduğuna ihtimal verecek tek bir işaret yok; ama abimizin profilinden evli ve mutlu olduğu bariz belli.

Açıkçası biraz garip geldi. Ablamızda hafiften bir takipçi kasma, "gel gel" havası var gibi hissettim. Abimizin yerine kendimi koyup düşündüm de, hani "sinek küçüktür ama mide bulandırır" derler ya, öyle hissettirdi.

Siz başınızdan geçti mi, denk geldiniz mi, ne düşünüyorsunuz bu konuda?
+2
boreas
(23.07.26)
Kısmeti kapatmak istemiyor. Yüzüğü takana kadar yollu.
0
HellKeePer
(23.07.26)
Bundan ilk erkegin rahatsiz olmasi lazim. Olmuyorsa kadin da istedigini yapar.
+3
baldur2
(23.07.26)
hiç hoş bir davranış olmamakla birlikte takipçi sayısı artırma amaçlı davranış. evli olduğu ortaya çıkarsa simpler takip etmez zira.
+2
shadowfollower
(23.07.26)
Alan memnun, satan memnun gibi anladım. Bize ne :)
+2
cosmicstring
(23.07.26)
Saklamamış ki evli olduğunu, eşini etiketlemiş. Boy boy nikah, düğün fotoğrafı koymak zorunda mı? Eşiyle sürekli fotoğraf paylaşmak zorunda da değil. Tatile de belki yalnız gitmeyi seviyordur ya da kendi fotoğrafını koymak istiyordur.
-1
rock n roll
(23.07.26)
kadının tinderıda varsa @cosmicstring +1
+1
mikahakkinen
(23.07.26)
Benim anladığım Instagram'dan takipçi kasan biri. Haliyle oraya evde çay içerken dizi izlerken koymuyor ki takipçiler "evli bu" demesin, onun yerine işte belki bir ihtimal uğruna takip etsin, like atsın falan.
Benim tahminim bu.
Eşi memnunsa bize ne tabi.
+2
logisticsmanager
(23.07.26)
ben bu yüzden evlilik düşündüğüm bir kadından ayrıldım. ilişlisi olduğu halde kendini bekar ve yalnız gösteren bir partnere güvenmemek gerekir. planları, ajandası olan bir tiptir. her şeyi yapabilir ve yapıyordur da.
+3
loch ness
(23.07.26)
bu bir strateji, ünlüler de çoğu zaman bu işleri gizli tutar. istatistiksel olarak karşı cins fan sayısını ciddi azaltıyor.
-1
orpheus
(23.07.26)
Gizli tutmakla bir alakası olmayabilir. Ben kendimden örnek vereyim, kendi hesabımda ya da yakınlarımın hesabında (eşim, kardeşim, annem, babam vs.) fotoğrafımın paylaşılması çok hoşuma gitmiyor. Kendi hesabımda bile benim olduğum paylaşım sayısı 10-15 civarıdır (15 yıldaki toplam sayı bu). Story falan da 100 yılda bir atarım o da kendi fotoğrafım olmaz. Haliyle söz konusu kadının eşi sosyal medyada çok fazla paylaşım yapan biriyse eşi ona "beni o kadar paylaşma" demiş olabilir.

Olayı illa birinin birini aldatması, sevmemesi gibi absürt bir yere bağlamaya gerek yok.
-1
himmet dayi
(23.07.26)
var böyle tipler, evet. bizzat tanıdıklarım da var. şahsen rahatsız olurdum. ayrıca benim karım kadınlığını kullanarak neden takipçi kasmaya çalışsın? (evliyim). bu bile başlı başına bir sorun bence. demiyorum ki sürekli mıç mıç karı koca fotoğrafları olsun ama bu durumu normal karşılamam imkansız.
+2
motosiklet burclu adam
(24.07.26)
(6)

Manikür makası

strawberry first
Evde kendim manikür yapmak istiyorum. (acemiyim) Tırnak kenarındaki etleri kesmek için almam gereken ürünün adı nedir? Varsa link paylaşır mısınız? Diğer önerilerinize de talibim. Teşekkürler...
Evde kendim manikür yapmak istiyorum. (acemiyim) Tırnak kenarındaki etleri kesmek için almam gereken ürünün adı nedir? Varsa link paylaşır mısınız? Diğer önerilerinize de talibim. Teşekkürler...
0
strawberry first
(22.07.26)
Şu, www.trendyol.com

Bana göre hepsi aynı işlevi gördüğünden tavsiyede bulunamıycam ama :)
0
truf
(22.07.26)
Ablam Almanya'da yaşıyor, 20 yıldır manikür pedikür işleri yapar, Türkiye'ye geldiği zaman solingen diye bir markanın pensini alır, bunları Almanya'da bulamıyormuş, ama en kalitesi budur der, bana da bırakmıştı bir tane. Hakkaten kalitelidir.

Şu: www.watsons.com.tr
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(22.07.26)
@deniz kiyisi ve papatyalar ablanız Almanya'da yaşayıp Solingen adlı yılların Alman markasını Almanya'da bulamayıp Türkiye'de bulabilmesi garip geliyor kulağa. Ablanız Almanya'da değil de başka bir ülkede yaşıyor olabilir mi? Çünkü anlattığınız durum Türkiye'de Eti ya da Ülker bulamayıp Amerika'dan gidip almak gibi bir şey..
0
ulukayin
(23.07.26)
yillardir manikurumu kendim yaparim. webden alacaginiz herhangi bir pens isininizi gormez cunku bileylenmesi gerekir. ben pensimi hep kuafor malzemeleri satan yerlerden aldim. bileysizse bileylediler ya da bileyli olani aldim. daha pahalidir ama daha uzun sure kullanirsiniz.

bir de eger acemiyseniz pens kullanmak zor gelebilir. makas mi yoksa pensle mi daha rahat ediyorsunuz diye deneme yapmaniz gerekir.

malzemeci bilmiyorsaniz gittiginiz yere sorun. onlar da siparis verebilir sizin adiniza.
0
65 derece
(23.07.26)
@ulukayin: Frankfurt'ta Solingen bıçak aradığımda, ağız birliği etmişçesine "Solingen bıçaklarıyla ünlü bir şehir, öyle bir markamız yok" dediler birkaç yerde. Bursa markalı havlu aramışım gibi davrandılar :) Bana da ilginç gelmişti.
+2
cosmicstring
(23.07.26)
Ben de ilk duyduğumda garipsemiştim ama şöyle geldi aklıma: muhtemelen sadece ihracat yapan bir firma bu. İhraç ürünlerini de haliyle ülke içine satmıyorlar. Bizde hani meyve sebzenin iyisi yurt dışına gidiyor ya, onun gibi. Arasan Afyon kirazının iyisini bulamazsın, ama Almanya'ya gidersen en has Afyon kirazı yersin misal.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(23.07.26)
(7)

Üniversite tercih tavsiyeleri verilir

Lh12
Gönüllü olanlar okuduğu ya da bilgi sahibi olduğu bölümü / okulu yazıp o konuda bilgi versin. İsteyen soru sorup cevap alsın. Maksat kafa karışıklığı azalsın.Herkese şimdiden başarılar....
Gönüllü olanlar okuduğu ya da bilgi sahibi olduğu bölümü / okulu yazıp o konuda bilgi versin. İsteyen soru sorup cevap alsın.

Maksat kafa karışıklığı azalsın.
Herkese şimdiden başarılar....
-1
Lh12
(21.07.26)
Eğitim fakülteleri...
Hangi bölümü bitirirseniz bitirin istihdam çok zor. Doğuya gider 30 yaşıma kadar çalışmayı göze alırım deseniz de atanmak çok zor. Kpss puanı ve mülakat gerçeği var.

Özel okullarda ise ilk 10 yıl mütevazi ücretlere ağır şartlarda çalışmaya razı olmanız gerekiyor.
0
🌸Lh12
(21.07.26)
Tek öğrenci, mezun örneği üstünden karar vermemeleri lazım. Aynı bölümde okuyan, mezun tamamen farklı hayatlar yaşayan insanlar oluyor. Biri gereksiz moral bozar, biri gereksiz güven oluşturur. Bölüme karar verince olabildiğince çok mezunla konuşmaları lazım. Bir de son zamanlardaki mezunlara bakmak lazım. Sektördeki durum yıllara göre çok farklı olabilir. On yıl önce her çıkan rahatça iş buluyordur, şimdi sektör daralmıştır gibi. Ben de böyle bir katkı vermiş olayım.
+3
cosmicstring
(21.07.26)
psikoloji okumayın mezun ve yetersiz psikolog dolu her yer. iş falan yok. toplumda zaten psikolog/psikiyatriste gidene direk deli diyorlar. bize fazla zaten bu meslek.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
Sayisal 10.000 siralama icin onu acik meslek tavsiyelerini beklerizzZz
0
üğpoıuy
(21.07.26)
Sözel için kesinlikle özel eğitim öğretmenliğini tavsiye ediyorum. Bazı insanlar akademi geldi süreç uzadı diye motivasyon düşürebilir ama günümüzdeki süreç 4 yıl lisans+ags+10 ay akademi

Yani beş yıl üniversite gibi düşünülebilir bence. Önü kapalı bir bölümde okusalar zaten on yıl işsiz kalıyorsun. Geleceği parlak bir bölüm için beş yıl göz korkutucu gelmesin derim. (Bunu da 36 yaşında ikinci üniversitesini bitirmiş ve akademiye denk gelmiş biri olarak söylüyorum)

Devlete atanma oranı çok iyi
Rehabilitasyonlarda çalışılabilir
Akademik kariyer için boşluk çok, avantajlı bir alan
Kendini sürekli geliştirebileceğin ki geliştirmen gereken de bir alan
0
egerbiryolcu
(21.07.26)
Asla ama asla top okullar hariç iibf yazmayın iibf pişmanlıktır. Yolun sonu yok KPSS alan kasarken bulursun son sene kendini o da tabi referansın varsa.

Türkiye 13. Olup Sabancı uluslar mezunu işsiz var aklınıza onu getirin idealist olmayın.

Zaten millet akıllanmış ea da yığılma hiç yok, sayısalda aşırı çok yığılma var.
0
Hallegadola
(21.07.26)
elektronik, bilgisayar, matematik veya ekonomi okumayi dusunenler bana yazmasin. diger bolumler icin de kimseye yazmayin. butun tecrubeler munferittir.
0
banach
(21.07.26)
(2)

Film platform tavsiyesi

covered
Netflix’in bir yere bağlanmayan, senaryo fukarası filmlerinden dolayı verdiğim paraya acıyorum.Amazon var, kargo bedava olsun diye kaydoldum prime’a, onda da kaliteli birşey yok fazla.Var mı böyle harbi film platformu. Ciddi ciddi film arşivi olan yer. Akşamdan akşama bir film seyredeyim o da harbi
Netflix’in bir yere bağlanmayan, senaryo fukarası filmlerinden dolayı verdiğim paraya acıyorum.

Amazon var, kargo bedava olsun diye kaydoldum prime’a, onda da kaliteli birşey yok fazla.

Var mı böyle harbi film platformu. Ciddi ciddi film arşivi olan yer. Akşamdan akşama bir film seyredeyim o da harbi film olsun istiyorum
0
covered
(19.07.26)
Mubi'ye bir bakın.
0
cosmicstring
(19.07.26)
Hdfilmcehennemi bayağı iyi.
+1
kizil karga
(19.07.26)
(18)

38 yaşında doktoraya başlamak ?

kuul
selam,önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli. an
selam,

önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli.

ancak bir yanım kalk gidelim derken öbür yanım bok yeme otur diyor. yaşım 38 oldu. son 6-7 senede enerjimi saçma sapan şekillerde harcayıp bitirdikten sonra artık okul okumaktan kusma derecesine geldim. her gün yol çilesi ayrı, iş yoğunluğu ayrı olarak beni sömürüyor.

diğer yandan eğer bu başvuruyu yapmaktan vazgeçersem altın tepside önüme gelen fırsatı sırf motivasyonum yetersiz diye geri çevirmiş olacağım için kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor.

sizce ne yapılır ?

bu tecrübeyi yaşamış/yaşayan arkadaşlar görüp bir şeyler karalasa ne güzel olurdu...
NOT: tikler gecikse bile gelecektir.
0
kuul
(21.06.24)
benim babam da 38de başlayıp 44te bitirdi, 3 çocuklu haliyle hem de. normalde farklı bir mesleği vardı, akademisyen oldu. bu sene de profesör oldu.
tabi ki zor olmuştur ama isteyen insan için neden zor olsun.
0
yenibirgüzelnick
(21.06.24)
Türkiye veya amerikan sisteminde hocayla çalışmak diye birşey yok. 2 sene ders alıp sonra 2 sene tez sürecin olacak. Ne üzerine çalışacağınız henüz belli değil, resmi olarak senin danışmanın olmayacak. Öncelikle bunu bil.

Bir diğer konu da doktoranın senin için anlamı ne olacak bunu sorgula derim. En az 3-4 yayın yapmadan boş cv ile bitirilen doktora tamamen zaman kaybı olur. Ders aşaması olan doktoralarda yayın yapmak zordur veya imkansızdır. Kullanıldığını hissediyorsan bırak.

Hocayla çalışma olayı iki şekilde olur: birincisinde hocanın ayak işlerini yaparsın ama seni hiçbir projeye dahil etmez, yayın yaptırmaz. Diğer türlüsünde seni yetiştirmek için çaba gösterir. Bu ayrımı bil derim.
0
ferenc
(21.06.24)
Neden doktora yapmak istediğin kısmı eksik ya da yeterince ifade edilmemiş. Cevapta önemli olan o olacaktı bence.
0
prole
(21.06.24)
prole +1. Bir de sartlarina bagli. Aileden zenginsen ve para kazanma baskisi yoksa istersen 50 yasina kadar doktora yap, postdoc yap vs. Ote yandan ne kadar "altin tepside sunulan firsat" olup olmadigi da su an nasil bir meslegin ve kariyerin olduguna gore de degisir.
0
hot potato
(21.06.24)
Yapın tabi, neden moralinizi bozuyorsunuz?

Tek önemli husus vaktiniz var mı? Çünkü doktorayı bitirmek siz öylesine de yapacak olsanız ciddi bir iş, doktora tezi hiç neden olmasa bile kendi başına çok vakit alan bir süreç. Ayrıca 4 sene belki daha uzun süre hayatınızda olacak ve her zaman bu ilk hevesi taşımayacaksınız. Biraz yıpratıcılık payı olacak elbette.

Neticede profesyonel anlamda verdiğiniz emeğin karşılığını alamayacaksınız. Doktora akademik düzeyde işe yarayan bir şey. Özel sektörde doktoranız var diye hayatınızda büyük bir fark olmayacak. Emin değilim ama memuriyette belki birkaç şeyi etkiliyordur, zaten memursanız bunları biliyorsunuzdur. Ancak kendinize güveniniz artar, alanınızda gelişirsiniz. Hoşunuza gidecek bir şey yapmış olursunuz. Neden olmasın vaktiniz varsa?

Baktınız olmuyor, bitirmezsiniz. Ne yapacaklar bitirmediniz diye puh tüh diyecek hali yok kimsenin. Biterse de ne ala.
0
akhenaten
(21.06.24)
@yenibirgüzelnick, @ferenc teşekkür ederim.

@prole, evet doğru en önemli nokta sonuçta. şöyle açayım: ben şu an kamuda herhangi bir lise mezunun bile rahatça yapabileceği, eğitimim veya yeteneklerimle alakası olmayan bir işteyim. zaten kamunun kahir ekseriyeti böyle desek yalancı çıkmayız. peki neden oradayım ? orası uzun hikaye hiç bahsini açmayayım. işte bu kısır döngüyü kendimce kırmak için ilk olarak şahsi çabalarımla, sonrasında yüksek lisans yaparak VERİ BİLİMİ-GÖRÜNTÜ İŞLEME alanında bir noktaya kadar geldim. işte şimdi bunun doktora fırsatı önümde. eğer bitirirsem hem çalışmak istediğim alan, hem alanın gelişimi baş döndürücü ve bunun bir parçası olma ihtimali, hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali vb sebeplerden başlamak istiyorum. çünkü şu an bulunduğum konumda kalmam geçmişime, eğitimime ve birikimime -bence- ihanet gibi bir şey. ama işte diğer yanda da ucunun nereye gideceği ve benden neleri ne kadar zaman boyunca götüreceği belli olmayan bir süreç var. elbette mantık devam etmemi söylüyor ama fiziksel ve mental olarak bunu gerçekten kaldırabilir miyim ? mevzu sadece alanı sevmek ve orada çalışmak istemek mi, yoksa başka teşvik edicilere ihtiyaç var mı bunu kestirmeye çalışıyorum. misal araştırma görevlisi olarak başlama şansım olsa bu soruyu hiç sormazdım bile. ancak hem çalışıp hem bunu yürütmek söz konusu olunca benzer yollardan geçen/geçmiş insanların fikrini de mümkün olduğunca bilmek isterim.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Yaş 38, hala okumak.. ve ömür bitiyor.
Üniversite okumayı çok bir şeymiş gibi gösterdiler yıllardır ve ortalık üni mezunu kaynıyor.
Meslek lisesi mezunlarının geliri de daha yüksek.
Diploma almak, kariyer, ünvanlar bu kadar uzun zamana yayılmamalı.

Yıllar yılı kesinlikle yanlış uygulanan şu var ki ilkokuldan üniversiteye bu kadar uzun bir zaman aralığı sadece okumaktan ibaret olmamalı. Bu zaman aralığı, insanın en önemli zamanlardır ve yeteneklerinin de ortaya çıkacağı bir dönem olmalıdır. Çocukluktan itibaren bir çoğumuz gerçekten yeteneklerimizi bilmeden, tanımadan büyüdük veya büyütüldük.

Gelen fırsatı geri çevirmeniz çevrenizdekilerin bu konuda neler yaptıklarıyla o konuma verdikleri değer ile ilgili. İleride kendinizi suçlayacaksanız sürece devam edin. ama dediğim gibi bir ömrün sonuna da bu kadar yakın olmamalı bu eğitim dedikleri .
0
diyecevaplandı
(21.06.24)
Okumaktan kusma derecesine gelmiş, aşırı yorulmuş bir insan olarak bence okumamalısın, çünkü bir an gelip emeklerini ve verdiğin vakti ve hatta harcadığın parayı yok sayacak bir hamle yapman mümkün, hatta buna mecbur kalman bile mümkün.

37 yaşındaydım, okuldan mezun olalı 14, memuriyete başlayalı 11 yıl olmuştu, sadece aklıma esti diye yüksek lisansa başvurdum, yeni mezunlar varken beni birinci seçtiler vs. Sonuç, bazı sebepleri kaldıramadığım ve ders çalışma kaslarımı yeniden çalıştıramadığım için devamsızlık marifetiyle okulu bıraktım. Çok da sağlam bir akademisyen kafamın olduğunu söyleyip duran hocalarım beni kaybetmekle epey üzüldüler ama ben kaldıramadım. Sebeplerim çok ağır sebepler değil ama ben yapabilecek halde değildim. Bunu bile bile girdiğim okuldan devamsızlıkla atıldım.

Senin de bu şekilde bir tepkiyle doktora hayatını kendin yıkma ihtimalin var, ki bahsettiğin yorgunluk da bunu gösteriyor bence.

Bu kadar yorulmayacak olsan, bu kadar tükenmemiş olsan derim ki yap doktoranı, hayatına anlam gelir. Ama şu halde öyle diyemiyorum.
0
muhayyer divan
(21.06.24)
yap yap
0
duyurukullanıcısı
(21.06.24)
disiplinli çalışabilen, işleri ertelemeyen, araştırma yapmaktan heyecan duyan biriyseniz doktora size çok şey katabilir. mesleğiniz, işiniz, yaşamınız, kaderiniz değişebilir. güzel olur yani. ama düzenli çalışmazsanız duyacağınız kaygı ve vicdan azabı yaşamınızı kötü etkileyebilir. Ne yaşadıklarınızdan zevk alırsınız ne de doktorada ilerlersiniz. Bence başlayın, kendinizi tamamen adamaya da gerek yok, sadece disiplinli bir şekilde çalışarak yapın.
0
santimantal
(21.06.24)
Doktoradan beklentin çok yanlış. Doktoranın amacı araştırmacı olmaktır. Sadece yayın yapmaktır. Yapamıyorsan veya yapmak istemiyorsan doktora yapmak doğru değil.

Doktorada bilgi edinme yok, bilgi üretme var.

Diyelim ki doktorayı tamamladın ama araştırma olanağın yok. Bu durumda kendini gol atamayan futbolcu gibi düşüneceksin. Hasta tedavi edemeyen doktor gibi veya. İşlevsizsin ve bu nedenle silinip gideceksin.
0
ferenc
(21.06.24)
+ akademiden kovalanmayacaksa zaten bence doktoraya baslama yasi 40 civari olmali o yuzden bence yas problemin yok.

+ hakkiyla yapilan bir doktorayi zaten 5 seneden once bitirmek cok zor, senin part time yapacagini dusunursek tahminim 6-7 sene surecektir. Okul okumaktan kusma noktasinda olan birisinin bu sureci atlatmasi zor.

+ hocayla calismak yok denmis ama ben supervisor olmadan doktora yapan gormedim, hocayla calismadan nasil yuksek yapiliyor anlamis degilim.

+ eger tezini savunmadan once 2-3 tane tier 1 yayin yap(a)mamissan bence senin doktora yok hukmundedir, vakit kaybidir. Bunu da eklemek lazim.

+ maddi katmadeger kaygin sifira yakin olmali, ne kadar cok okul o kadar cok para devri kapanali cok oldu ama bunu ozellikle ortadogu insani hala anlamiyor. Yani kendini tatmin icin gireceksen gir, baska bir kazancin olmayacakmis gibi dusunmen lazim.
0
cooperr
(21.06.24)
kesinlikle arkana bakmadan dön ve kaç bu fikirden.tr de doktora yapmak saçmalıktan başka birşey değil.
0
ashleybon
(21.06.24)
@ferenc,

Öncelikle cevabınız için teşekkürler. Bir noktayı açayım müsaadenizle: Başvuru öncesi şartlardan biri danışman hocadan alınacak kabul mektubuydu (bu belki zaten hep böyledir bilemiyorum) onun için de tezimi yazdığım, hatta makalesini de yayınlamak üzere olduğum alanla alakalı olarak bir hocayla irtibata geçtim. O da yüksek lisans tezimdeki alanın devamı sayılabilecek sahada doktora çalışması yapabileceğimizi söyledi. Ona istinaden de davet mektubu yolladı zaten.

Ne derece önemli bilmiyorum ama danışman olmak için bana tamam diyen hoca benden yaşça küçük. Ancak co-advisor olarak daha tecrübeli bir hoca da sürecin içinde olacak. Yani en azından sözlü kabul aşamasında konuşulan bu diyeyim.

Projede ayak işçisi olma konusu için zaten fazla yaşlı olduğumu ve bu duruma katlanmayacağımı söyleyebilirim. Sonuçta olmazsa olmaz değil. Gerekirse basar giderim diye kendimce hülyalardayım. Ama pratikte de bunun karşılığı böyle olur mu, bunu zaman gösterecek.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Valla yap yapma diyemem, cok zor konular ama tez yazmak gercekten cok yipratici bir surec, geri donup baktigimda full time ozel sektor calisirken nasil bir guc gelmis de yapmisim diyorum. Bunu soylemek isterim. Ote yandan icine girince yapiliyor, bir sekilde bitiyor. Bir suru insan gibi yapabilirsiniz yani. Son olarak, anladigim kadariyla isiniz rahat, baslayim hic olmayacak gibiyse birakmak da bir secenek, birakmak illa kotu bir sey olmak zorunda degil, denemeden sizin icin dogru sey olup olmadigini da bilemezsiniz.
0
kassiopeia
(22.06.24)
Son sözümü başta yazayım: Ana amacınız şirketlerde iyi bir iş bulmak değilse ve başladığını bitirmeden de rahat edenlerdenseniz başlayın, devam edip etmeyeceğinize yolda karar verirsiniz.

Standartları yüksek, sağlam bir hocayla çalışacaksanız doktora tezi zorlu bir süreç. İyi bir okuldaysanız ders ve yeterlilik aşamaları da zor geçecek. Paraya dönüşecek bilgi peşindeyseniz birçok derse "ben bunun için burada değilim" diye bakmaya başlayacaksınız. Yani akademik kariyer dışında bir düşünceyle yapacaksanız gereksiz zorlanabilirsiniz.

Olur da doktorayı bitirirseniz birçok şirket için "overqualified" olacağınızı da unutmayın. Yani "bu insan bu işin doktoru, bizim şirket, maaş bunu yakın zamanda tatmin etmemeye başlar, kaçar, hiç bulaşmayalım" deme ihtimalleri çok çok yüksek. Bunu, "hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali" sözünüze cevaben yazdım.

İnsan görmediği şeyi gözünde büyütebilir. Bir de "kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor" yazmışsınız. Gereksiz zorlanırsanız, hocalardan kazık yerseniz (ki şimdi size çalışma sözü veren hocanın sonrasında cayma ihtimali çok düşük değil), akademik kaypaklıklar midenizi bulandırırsa "aman başladım, dişimi sıkıp bitirivereyim" demeden kaçabilecekseniz başlayıp bir görün, sonra aklınız geldikçe üzülmeyin derim.
0
cosmicstring
(22.06.24)
turkiye'nin en iyi universiteleri bile ilk 500'de degil ki. bu bir sey ifade etmiyor bence. turkiye'deki tirt okullarda bununla zaman kaybetmezdim. akademi ortami zaten les.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
@cosmicstring,

oldukça vurucu ve direkt bam teline basan bir mesaj olmuş hocam çok teşekkür ederim.
0
🌸kuul
(22.06.24)
(8)

Doktora yapmanın zorlukları neler olabilir?

fraise
Ağustos sonunda yüksek lisansımi tamamladım ve bittiği güne kadar her gün "şu savunmayi yapayım; bir daha asla okul, sınav, tez yüzü görmek istemiyorum" deyip durdum (bunda danışman hocamın da etkisi olabilir, çok zorladı ve iletişim kurması çok zor biriydi.). Fakat son bir haftadır sürekli üniversi
Ağustos sonunda yüksek lisansımi tamamladım ve bittiği güne kadar her gün "şu savunmayi yapayım; bir daha asla okul, sınav, tez yüzü görmek istemiyorum" deyip durdum (bunda danışman hocamın da etkisi olabilir, çok zorladı ve iletişim kurması çok zor biriydi.). Fakat son bir haftadır sürekli üniversitelerin doktora başvuru sayfalarını açıp açıp kapatıyorum.

Biliyorum ki doktoraya başlarsam ders döneminden sonra yine çok zorlanacağım ve sürekli soylenecegim ama bitirdikten sonraki o başarmış olma hissini seviyorum galiba. Ayrıca ders çalışmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi de seviyorum.

Alanım da sosyal bilimler ve üniversite sonrası hem akademik hem de mesleki eğitimlerin çok çok önemli olduğu bir bölüm. Bir ara da ikinci bir yüksek lisansa başlamayı düşünmüştüm.

Hem çalışıp hem doktora yapmanın zorlukları neler olabilir? Başlayıp pişman olan var mi? Birileri olumsuz bir şeyler söylemezse bu işin sonunda kendimi doktoraya başvuru yaparken bulabilirim sanırım.

Herkese şimdiden teşekkürler.
0
fraise
(12.12.23)
çevrem öğretim/araştırma görevlisiyken bile doktorasını yıllarca bitiremeyenlerle dolu. Ben ders dönemi + tez önerisi + 2 tez izleme sonrası bıraktım :D Doktora-terkim.

Gerçekten isteyip yüzde yüz asılabileceksen yaparsın. Birazcık bile içinden gelmiyorsa zulüm olur diyorum ben. "illa biter" diye de bişey yok, doktora bu. Ha sağda solda çok kötü tezlerle mezun olanları görüyoruz ama bilmiyorum benim hocalarım ve jüri üyeleri gayet sert ciddi tiplerdi.

Yani şöyle diyim, tüm hayatı akademi olanlar bile tezin sonlarına doğru deliriyor. Fakat doğal yetenek gibi hep makale ve tez yazmak için doğmuş tipler var, onlar çok rahat şekilde bitiriyor. Öyle biri misin bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(12.12.23)
2022'de doktoramı bitirdim alanım sosyal bilimler. Dr. Öğr üyesi olarak çalışıyorum. Mesleğimi çok seviyorum ama bir kere daha doktora yapmak ister misin deseler elli kere düşünürüm. Sanırım yapmam. Başladığımda 30 yaşındaydım 5 yılda bitirdim. Hem çalışıp hem derslere yetişmek hem mental ve fiziksel anlamda zorluyor. Ama değmez mi vs diye düşünürseniz bitirdiğiniz anda daha fazlasını hedef koyuyorsunuz. Bu kaçınılmaz bence. Ancak bu öğrenme hırsı ve merakı olan biri zaten bu sürece sabredebilir. Sadece sizin değil sizi sevenlerin de hazır olması gerekiyor bence çünkü onlara ayıracağınız zamanı makaleler, yayınlar, dersleriniz çalacak. Ben evliliği erteledim mesela. İyi ki de öyle yapmışım çünkü evlilik hazırlıklarıyla tik vs veremezdim. Fikir vermesi açısından doktora tezlerinin ön sözlerine bakabilirsiniz diye düşünüyorum. Danışman-öğrenci dengesini kurmak, veri toplamak, ağır makaleler ve dersler, yeterlilik, tez izlemeler bunlara girmiyorum.

Bana göre zorluk seviyesi kabaca şu şekilde:
Doktora yeterlilik>doktoraya kabul almak>yüksek lisans tezi yazmak>lisansı bitirmek
Ben şu an post doc ve doçentlik kriterleri ile kafayı bozdum mecburen. Bitirince rahatlamıyorsunuz, her mertebe yeni sorumluluklar yeni dertler ekliyor.

Sonuç olarak ömrünüz boyunca keşke deneseydim demek istemiyorsanız elbette bu yola girin derim. Ama zor olduğunu ve fedakarlıklar gerektirdiğini bilerek girin. Her şey gönlünüzce olsun.
0
buzbebek
(12.12.23)
Akademide devam etmeyi düşünmüyorsanız pratikte doktoradan hiçbir kazancınız olmayacak zaten. Ayrıca işiniz nedir bilmiyorum ama overqualified görülme tehlikesi de taşır bunun sonu.

Doktora cidden yıpratıcı ve uzun da bir süreç. Sadece cv'ye eklemek için doktora yapmak bence çok anlamlı değil. Akademi dışında gerçek karşılığını bulamıyor hem.

Bunun yerine kendi yüksek yaptığınız alanı tamamlayıcı, benzer bir alanda ikinci bir yüksek yaparsanız aynı konuda sektör için muhtemelen gereksiz dozda bir dikey uzmanlaşma yerine sektördeki bilginizi yatay olarak genişletip göze çarpabilirsiniz. Ayrıca çok daha kolay olur.

Aynı zamanda tezli yüksek lisans yapmanıza da gerek yok bence. Zaten bir yüksek lisans teziniz ve ana uzmanlığınız var.
0
akhenaten
(12.12.23)
Tez yüzü görmek istemiyorsan doktora yapma. Master'da yaptığın tez tez falan değil. Buradan paylaşılan anketlerle yapılan tezler sadece bir training. Bu bir çaba bile değil doktora için.
0
ferenc
(12.12.23)
1 ay sonra yeterlilik sınavım var. Ama tek bir sayfa okumuşluğum yok hala. Bu sizin iş temponuz ve yaşam stilinizin ne ölçüde imkan verdiği ile alakalı. Ben çalışırken hazırlanamıyorum yeterliliğe. Ama benim yaşadığım yer ve koşulların buna imkan veremediği bir gerçeklik var.
0
Amaranta ursula
(12.12.23)
biraz senle biraz eşinle alakalı bir durum (destek anlamında) eşim bitirdi çok oldu doçent ünvanı aldı ama geçtiği seviyeler çok zorlayıcı. akademiden yürümek isterim dersen yayın yayınlamak hazırlamak vs bildiğin gibi zor işler(sosyal bilimlerde daha zor) ama imkansız değil.
tabi hocanın burada etkisi büyük.
yurtdışında yayın yapmak senin açından biraz daha kolay o anlamda türkiyedekiler kadar zorlanacağını düşünmüyorum.

özetle doktora sonrası yürüyecem dersen(ki bence kesin öyle olacak) zor yol ama senin için minik bir tık daha kolay.

ha sadece doktora yapar daha bakmam dersen yapma attığın taş ürküttüğün kuşa değmez.
detay için iletişimi biliyorusun :)
0
basond
(13.12.23)
Yüksek lisans süreci sonunda tövbe etme aşamasına geldiyseniz ve doktora yapacağınız yer, hoca benzer olacaksa eziyet olur.

İyi bir hocanın yanında, sağlam bir doktora yapacağım derseniz hayatınız doktora çalışmaları olacak, işiniz hobi gibi kalacak. Böyle olamayacaksa yine çok büyük eziyet olur.

Doktora sizi tek başınıza veya birilerine danışmanlık yaparak orijinal işler yapabilecek duruma getiren son aşama. Zor gelmezse ya uyduruk biriyle, pek bir şey öğrenmeden doktora yapıyorsunuz ya da siz aşmış bir insansınız demektir (master tezi zor geldiyse siz de çoğumuz gibi normalisiniz büyük ihtimalle).

Ders çalışmayı seviyorum demişsiniz. Belki dersleri (ve acı çekmekten keyif alıyorsanız yeterliliği) seversiniz ama tez ders çalışma gibi değil. Araştırma yapacaksınız, ortaya orijinal işler koyacaksınız. Bazen hiç bir yere gitmeyecek, bazen aylarca boşa çalışmış olacaksınız. Bunu kaldırabilecek misiniz?

Sosyal bilimlerde de, fen bilimlerinde de doktora yapan, yapmış birçok insan var çevremde. Sosyal bilimler çok daha zor çünkü çoğu zaman bir tek doğru yok ve herkes kendi doğrusunu çılgınca savunabiliyor. Bulgularınız, çıkarımlarınız, danışmanınızla ve tez jürinizle çakıştığında zorlanabilirsiniz. Bazen danışmanla jüri saçma sapan sebeplerle çekişir, sizin işiniz sekteye uğrar. Yeterlilikte hocanıza kıl olan birileri zor sorup bırakır. Hep olan şeyler.

Yukarıda yazılan "overqualified" olma durumu da çok ciddi. alanınızdaki durumu siz daha iyi bilirsiniz ama düşünmeniz gereken en önemli konulardan biri bu.
0
cosmicstring
(13.12.23)
Burada belirleyici soru "doktora yapmayı ne kadar çok istiyorsunuz?" İstemeden yapılan en basit işler bile zor gelir insana. Doktora ise istemeden yapılacak bir iş değil.

Doktora elbette kolay değil ama anlatıldığı kadar zor da değil. Zor diyenlerin büyük kısmı ya planlı çalışmıyor, ya danışman problemleri yaşıyor ya da sevmediği bir konu çalışıyor. Bu üç durumu yaşamıyorsanız çok zorlanmazsınız doktora yaparken.

Bunun dışında doktora yapmanın doğası gereği bazı zorluklar var.

Başta süre çok uzun. En erken 4 yılda bitirebiliyorsunuz (bunun bazı istisnaları var tabi).

Danışmanınızı mutlaka çok iyi seçmelisiniz (aynı konuya ilgi duymalı, sürekli iletişimde bulunabilmelisiniz). Danışman iyi değilse en baştan ya danışmanı değiştirin ya da başka üniversiteye geçin.

Doktorada en çok zaman alan dönem ders dönemi. Çalışırken dersleri takip etmek, sunum yapmak, her ders için makale çıkarmak (bu zorunlu değil ama beklenir) oldukça zaman alıyor.

Kırılma noktası yeterlik sınavıdır. Alanınızda tüm temel kavramlara, kişilere ve konulara hakimiyetiniz ölçülüyor bu sınavda. Çok iyi hazırlanmalısınız.

Tez dönemi ise en az zorlanacağınız dönem olacak. 6 ayda bir tez izleme komitelerinde tezinizin gelişimini sunacaksınız. 6 aylık dönemler planlı çalışan biri için çok uzun süreler. Yorulmazsınız.

Son aşama savunma aşaması. TİK'ler sağlıklı geçerse bu kısım da sizi zorlamayacaktır.

İlk etapta aklıma gelenler bunlar. Sormak istedikleriniz olursa yazabilirsiniz.
0
unuttum konu neydi
(13.12.23)
(7)

ders verme ve stres

passion rules the game
- bu dönem ilk kez kendi dersime gireceğim, hazırlanıyorum falan ama stres var. bunu nasıl yensem? sebebini de bilmiyorum ki.- 3 saatlik dersi hızlı anlatıyorum, 1 saatte bitiyor önceki az olan deneyimlerime göre. nasıl yapsam da yaysam?başka tavsiyesi olan varsa alırım. neleri severdiniz hocalarda
- bu dönem ilk kez kendi dersime gireceğim, hazırlanıyorum falan ama stres var. bunu nasıl yensem? sebebini de bilmiyorum ki.
- 3 saatlik dersi hızlı anlatıyorum, 1 saatte bitiyor önceki az olan deneyimlerime göre. nasıl yapsam da yaysam?

başka tavsiyesi olan varsa alırım. neleri severdiniz hocalarda neleri sevmezdiniz falan.

süreniz başladı, danke.
0
passion rules the game
(17.01.20)
Sınıfa sorular sor ara sıra, siz me düşünüyorsunuz diye kişi kişi.
Hatta isimleriyle sor, hoşlarına gider. Ama amaç katılım olsun, konuşalım yanlış/saçma cevap verseniz de olur rahat olun minvalinde destek ol

Konuları açıklayıp arada bir örnek ver
Biraz yazdır önemli yerleri

Ara sıra konudan yola çıkıp anı vs bi takım anektodlar anlat.
0
jimjim
(17.01.20)
dersin çok hızlı anlatılmasını hiç sevmem ben. hoca sanki soru sorulmadan elindeki notları tahtaya geçirip bir an önce kaçmak istiyor gibi geliyor. anlattıklarınızı mümkün olduğunca örneklendirmeniz güzel olur. çok fazla teorik bilgi bir noktadan sonra havada kalmaya başlıyor. arada sınıfa göz atarsanız konunun ne kadar anlaşıldığı belli oluyor zaten. öğrencileri soru sormaya teşvik ederek uzatabilirsiniz dersi.

bizde genelde çok sevilen hocalar derste aralara alanlarıyla ilgili/ilgisiz ufuk açıcı bilgiler sıkıştıranlar oluyor. bunlar siz derse ısındıkça olacak şeylerdir. dönem sonunda öğrencilerden feedback alırsanız yardımı dokunur daha sonrası için.

nice derslere :)
0
rusalka
(17.01.20)
Aralarda karikatür göster
0
Hakan1980
(17.01.20)
Stres bilmediğini dusundugunden. Ama onlar senden daha çok bilmiyor.
Hızlı anlatma plansizligindan. Dersi parçalara bol ve kendine göre konu-fıkra, konu-turku,konu vs diye ayarlama yap süreye göre. Bu zamanla oturacak rahatladiginda
0
fempusay
(17.01.20)
Ara ara sınıfı gezip sorular sor, sohbet gibi ama fikirlerini dile getirmeler için teşvik et, esprili ol ve isimleri akılda tutmaya çalış. Böyle hocaları severdik :)
0
somethinginthewayshemoves
(18.01.20)
1. Stres bir yere kadar iyi. Bin kez anlattığım derse girerken bana da oluyor. Büyük hocalarda da çok görüyorum. Bunların bazıları anlattıkları konuyu literatüre sokan insanlar :) İşinizi yapmaya engel olursa konuşuruz.

2. Sanırım konuların siz anlatır anlatmaz kavranacağını, bu yüzden hızlı geçebileceğinizi düşünüyorsunuz. Araya açıklayıcı örnekler serpiştirin mutlaka. Sorular sorun, bir şeyleri yorumlamalarını isteyin. Ders sonunda ufak bir tekrar yapın. Göreceksiniz ki bazen birden fazla yoldan aynı şeyi anlatmanız gerekecek, ders saatleri yetmeyecek.

3. Derse katılmalarını sağlamak için çok zorlamanız gerekebilir. Eğitim sistemimizin bir sonucu olarak pasif kalmayı seviyorlar çünkü konuşmazlarsa azar işitmeyecekler, daha güvenli :) Derse katıldıklarında "bunu bilmiyorsan bu işi bırak", "buna da bu yorum yapılmaz ki" gibi laflar etmeyin, bir daha katılmazlar. Sordukları sorularla alay etmeyin. Kısa da olsa cevaplayın, yanlış yorumların değerli olduğunu ama başka açıdan düşünürse farklı yorumlayabileceğini filan anlatın. Sordukları sorular için bu da size ödev olsun demeyin, dersten sonra soranı dövmesinler.

4. Çoğunlukla dersleri birikim edinmek için değil, sadece geçmek için aldıklarından, sizin dersinize gelmeden önce almış olmaları gereken bilgileri alamamış olma ihtimalleri çok yüksek. Hap gibi verebildiklerinizi verin, veremedikleriniz için kaynak önerin ve her fırsatta bu tür bilgileri hatırlatın.

5. Dersinizi alıyor olma sebeplerini iyi açıklayın. Her konudan önce ve sonra o konuyu niye öğrendiklerini anlatın. Konularınız arasında ve konularınızla diğer dersler ve hayat arasında bağlantılar kurun.

6. Sınıfta bin kez anlattığınız, ders notu dağıttığınız, sınavda mutlaka çıkar dediğiniz şeyleri sınavda yapamazlarsa üzülmeyin. Ters köşe yapılmaya fazla alıştırılmışlar sanırım :)

7. Rahat olun ama taviz vermeyin. Mesela ödevleri 10:30'da toplayacağınızı bildirdiyseniz 10:31'de gelen ödevi almayın. Öğrenci başlarda işine gelmese de prensipli hocayı sever ve kendini ayarlar. Siz de sözünüzde durun. Şu gün size şunu yapıp vereceğim dediyseniz geciktirmeyin. Dersi ciddiye aldığınızı görürlerse onlar da ciddiye alır.

8. Zorunlu değilseniz slayttan anlatmayın. Slaytı sadece tahtaya çizimi zor olan görseller için kullanın. Açıklayıcı videolar filan da gösterebilirsiniz. Tahtaya yazın, çizin. Sözel ders ise can alıcı noktaları yazabilirsiniz.

9. Fırsat oldukça kürsüden inip aralarında gezin. Bu hem derse katılmalarını sağlar, hem de şunu gösterir: "tahtada dersin konusu var. bakın yanınızdayım, sizin tarafınızdayım, gelin hep beraber şunu halledelim". Derste eğlenmeyi unutmayın. Eğlenmeden yaptığınız iş bir süre sonra çok zor gelmeye başlar. Eğlencenize sınıfı da katabilirseniz o ders tadından yenmez.

10. Bazen olmayacak. Emin olmadığınız şeyleri anlatmayın. Bilmiyorum, emin değilim demekten korkmayın. Kısa bir şeyse o anda internetten veya yanınızdaki kaynaktan bakın. Uzunsa bakıp bilgi vereceğinizi söyleyin. Bu da öğrenciler için iyi bir derstir.

11. Belki ilk bunu yazmam lazımdı ama dersi geç bitirmeyin. Konu yetişmezse sonraki derse kalsın ama öğrencinin ders arası özgürlüğüne mani olmayın. Sınıfa beş dakika filan gecikebilirsiniz (çok gecikmeyin), özellikle sabah derslerinde öğrencilere toparlanma fırsatı vermiş olursunuz. Sınıfa girer girmez ders anlatmaya başlamayın. Havadan sudan konuşun. Sınavlarından konuşun. Sorun yaşadıkları dersler için küçük tüyolar verin.

12. Başlarda belki planlamanız gerekecek, sonra kendiliğinden gelecek ama derste sürekli ders anlatırsanız uyutursunuz. 20 dakikada bir filan araya başka laflar karıştırıp uyandırmanız lazım.

13. Birebir görüşüyor bile olsanız öğrencilerle kimse hakkında dedikodu yapmayın, politik, dini, hassas konularda konuşmayın, sır vermeyin. Öğrenciye güvenin, üniversite düzeyindeyse meslektaşınızı yetiştiriyorsunuz. Güvenmeniz lazım. Bir yandan da eşeğinizi sağlam kazığa bağlayın. Öğrenciler olayları işlerine geldiği gibi değiştirip size aktarabilirler. Özellikle resmi işlerde eyleme geçmeden önce aslını astarını öğrenin. Bunun ayarını zamanla kurarsınız. Aralarında size "başka yollarla" yaklaşmaya çalışanlar olabilir. Belki bu hoşunuza da gidebilir ama sakın, aman diyeyim :)

14. Not verme kısmı işin en tatsız tarafı. Neyi nasıl notlandıracağınız belli olsun ve kağıdını görmek isteyen öğrenciyle birlikte kağıdına bakın. Niye o notu aldığını anlasın. Çoğu sadece şansını denemek için kağıdına bakar ve aslında sınav kağıdında ne olduğundan habersizdir. İşin not kısmında çok dikkatli ve herkese eşit olmanız şart. Bu hem olması gereken bir şey hem de öğrenci not değişikliği için mahkemeye giderse tüm kağıtlarınız incelenecek. Hem içiniz rahat, hem de eliniz sağlam olsun. Her dönem sonu not isteyenlerle karşılaşacaksınız. Olabildiğince sabırlı olun. O notu niye aldığını anlatabiliyorsanız konuyu çok uzatmaya gerek yok.

15. Tüm hayatınız o ders olmasın. Öğrenci görüşme saatleriniz belli olsun (olabildiğince öğğrencilerin diğer dersleriyle çakışmasın) ve bu zamanlarda odanızda öğrencileri bekleyin. Gelmezlerse gönül koymayın ama bu saatler dışında da büyük bir zorunluluk olmazsa o ders konusunda öğrencilerle görüşmeyin. Ders hakkında e-mail'lerine cevap vermeyecekseniz tüm konuşmaların görüşme saatinde olacağını ve e-mail ile iletişim kuramayacaklarını ilk derste söyleyin. Sadece bazı konularda e-mail ile iletişim kurabileceklerini söyleyebilirsiniz. O zaman bu tür bir e-mail gelince çok vakit geçirmeden cevaplayın.

Aklıma gelenler bunlar. Anlattıklarımı uygulamadan da hocalık yaparsınız. O zaman büyük ihtimalle çok daha rahat edersiniz ama içinize siner mi bilmem. Bu soruyu soranın içine sinmez gibi geldi de bu kadar şeyi yazdım :) Başarılar dilerim :)
0
cosmicstring
(18.01.20)
ustad, bana kalirsa bu konudaki en iyi cozum cok sayida pratik yapmak. evet, en kolay yol bu degil ve cok zaman aliyor ama daha etkili bir yontem ben bilmiyorum. bir de tavsiyem, dersten bir saat once dideral alman. daha sakin kalirsin.
0
reshad the lionheart
(18.01.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.