espri yapmak da bi yaratma işidir. yaratmak da arthur koestler abimize göre, birbirinden bağımsız iki düşünce matrisini başka bir düşünce matrisinde birleştirebilmektir. ancak yaratırken, yaratan muazzam bir şeye tanık olur; espri yaparken işi bilinçaltı yapar. beynimizdeki binlerce düşünce matrisi, aynı kumar makinesindeki semboller gibin (la bilemedim o zımbırtının adını) biz farkında olmadan bu düşünce matrislerini birleştirir ve yeni gerçeklikler, yeni düşünce matrisleri ihtimallerini ortaya koyar. tüm bu senaryolar bilinçaltından bilinç üstüne gelerek mantık süzgecinden geçip beyin efendi tarafından onaylandıktan sonra ağzımızdan lakırdı olarak dökülür. bu işin zevkli yanı, tüm bunların, espriyi yapana da süprizli ve komikli gelmesidir işte. misal, kötü espri yapanlarda yukarıda bahsettiğim süreçlerin en az birinde bi aksaklık vardır genellikle. no offence.
dolayısıyla, en basitinden prenses sendromuyla yetiştirilmiş kızlara nazaran erkeklerde, farklı kombinler şeklinde eşleştirme yapabilecek daha fazla düşünce matrisi bulunduğundan..........
lan galiba ben yalnız ölcem.
napıyorum amk :/
0