Giriş
(11)

kredi çeken / kontrolsüz kredi kartı kullanan 70+ anne

la lykia
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şey
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.
annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şeyler.
ben evden ve ondan uzaklaşıp kendi hayatıma baktıkça çıldırıyor, uzaktan bile hissedebiliyorum.
son 6 aydır da kontrolsüz para harcama, kredi kartı kullanımı meseleleri vardı. en son bu hafta bankadan 350k ihtiyaç kredisi çekmiş. babamdan da gizlemiş. mail hesabı benim telefonda tanımlı, bana sözleşmeleri geldi. babama sordum, onun da haberi yok. annem de anında inkar etmiş, sözleşmeleri gösterince "evet, çok ucuzdu, aldım, ne var" falan demiş. öyle mantıklı bir nedeni de yok.
kredinin 12 aylık geri ödemesi 52k ve emekli maaşları 20+20=toplam 40k. öyle bir gelir yok yani.
pandemi döneminde de benzer şeyler yaptı, ilk değil, o zaman da evde büyük krizler çıktı, sonra ben ödedim hepsini.
bu sefer çok net bir şekilde ben yokum dedim, şu an aynı evde de değiliz zaten.
annemle ne yapacağımı bilmiyorum. kontrolsüz harcama dediğim de; mesela evde yemek yapmıyor, sürekli pahalı yemekler sipariş ediyor. kullanması gereken ilaçları elindeki güncel ilaç raporuyla almaya üşenip parayla alıyor, her seferinde eczaneye deli paralar ödüyor vb. gibi şeyler.
ilk akla gelecek şey; akıl sağlığı raporu almak ve vasi atamak ama tabii o işler o kadar kolay değil. annem akıl sağlığı yerinde değildir raporu alacak bir durumda da değil. vereceklerini sanmıyorum.
benzer süreçlerden geçen veya önerisi olan olur mu?
0
la lykia
(01.07.26)
bol bol esra erol ve müge anlı izlemenin faydalarından birini burada göreceğim hiç aklıma gelmezdi.

tam hatırlamamakla beraber eski programların birinde benzer bir durum işlenmişti. medeni kanunda savurganlık nedeniyle kısıtlama diye bir şey var. bunun için anneninize doktor raporu almanıza gerek yok.

ancak bu durumu doktoru ile görüşün derim. Teşhisi koyan psikiyatrist ile (mümkünse babanın) iletişime geçsin. Hastanın rızası yoksa bile doktoru bilgilendirin, durumun finansal boyutlara ulaştığı ve hayati risk (gelirin üstünde borçlanma) yarattığını anlatsın. Belki de yasal süreçle birleştirilerek zorunlu yatış/tedavi alternatifi masaya gelecek.
+4
galahad reloaded
(01.07.26)
Kumar olmasın sakın?
+3
Sattva
(01.07.26)
@sattva; yok değil.
evden çıkmıyor zaten. eve gelen de yok. kredi kartı ekstrelerinde de hiç öyle bir şey yok. akıllı telefon kullanmayı da bilmiyor. yüksek standartlarda yaşamayı seviyor diyelim, emekli olmayı kendine yediremiyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Ah bu çok iyi. Ama yine de güvenli tarafta kalmak için bu parayı ne yaptığıni öğrenin. Dışarda yemekle harcanacak para değil gibi geldi bu miktarlar. Lüks çanta ayakkabı alıyor mu?
0
Sattva
(01.07.26)
Anlaşılan tehlikeli alarm zillerini ya duymuyor ya da daha eksiye girecek ki o zaman duyacak.
Güvendiği dağlara artık her neyse yapay / sanal kârlar buzlarla kapatın .
+1
diyecevaplandı
(01.07.26)
@sattva
evde hiç yemek pişirmiyor artık. hatta bazen kahvaltı bile hazırlamıyor kendisine. sürekli telefonla eve sipariş veriyor.
mesela sabah x yerden 500 tl'ye sandviç. akşam y yerden 1500 tl'ye pizza ve patates.
izmir'in merkezi bir bölgesi. günde 2000 tl'yi buluyordur. ayda en az 50.000 yapıyor.
bu da başka bir konu zaten.
sorduğunuz zaman yemek yapacak hali yok, midesi bulanıyor, yorgun, canı istemiyor vs.
birini tutalım da diyemiyorum çünkü kimseyle anlaşamıyor. ki bakıcı işi beni de maddi olarak çok zorlar, asgari ücret üzerinde aylıklarla çalışıyorlar.
şu an haftada 1 gelen gündelikçi eskiden haftada 3 geliyordu, yemek yapıyordu, onun yemeklerini de yemiyordu, babamla ben yiyorduk, o yine dışarıdan söylüyordu.
bir de işte eczane harcaması çok. sürekli ilaç alıyor. ilaçlar da pahalı. raporunu kullanmıyor. eczane de ayda 10.000 tl tutuyor.
böyle bakınca sırf yemek ve eczane için 60.000 tl civarında bir harcama yapıyor.
makul ve mantıklı davranışlar değil yani, diyaloğa da açık değil, hemen bağırıp çağırmaya başlıyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Borç ödemesine yardım etmeyin, en az 1 ay gecikmeye düşsün, kredi puanı düşünce zaten bir daha banka kredi vermez, hatta kredi kartı da kapatılabilir.
0
mikro patlama
(01.07.26)
Siz böyle finansal olarak hep destek olursanız bu hiç bitmeyecek hatta daha da büyüyecek. ve bir noktadan sonra sizi de içine çeken finansal çöküşünüze sebep olacak.
Öncelikle eline kendi kredi kartınızı asla vermeyin. babanızın veya sizin kredi kartı kendisinde asla olmamalı. eger aldıysa ve vermiyorsa bankayı arayın kartımı kaybettim diyin o kartı iptal etsinler
Eger harcamaları kendi kartları üzerinden yapıyorsa bırakın ödemeyin.Çünkü Siz böyle ödedikçe durumda daha da kötüleşecek. ödenmeyince banka önce kartını kredi kartından nakit avans çekmeye kapatır. Ondan sonra da kredi kartını komple harcamalara kapatır. Sonra banka kendisini arayıp borcunuzu ödeyin diye darlamaya başlar. Belki o noktada durumun ciddiyetini anlar. bu süreçte kredi notu da dip yapacak. istese de kredi çekemeyecek red yiyecek.Korkmayın hapse girme durumu da yok. Bu şekilde durumun ciddiyetini anlayana kadar ilerleyin. kartı da kullanıma kapatılmış olur .Siz de her şeyin normalleştigini düşündügünüz bir anda borcu kapatıp yeni hayatınıza merhaba dersiniz
0
limonlu eksi
(02.07.26)
bence bir avukattan özellikle finansal konularda sizi ve babanızı koruyucu tedbirler konusunda fikir alın.
- zamanında bir şekilde yükselmiş kredi kart limitini online bankacılık üzerinden düşürebilir ve annenizin komple nakde dönmesini teşvik edebilirsiniz.
- banka müşteri temsilcisiyle, aile hekimiyle, eczacıyla konuşabilirsiniz. nasıl destek olabilecekleri konusunda fikir alışverişinde bulunabilirsiniz. mesela kimi tanıdık eczaneler ilacı "borç" verip, aile hekiminden sonradan alınan reçeteye sayabiliyor.
- mahalle esnafıyla/sık alışveriş yapılan yerlerle konuşup "deftere" yazmamalarını, maddi durumlarda size/babanıza güvenmemelerini hatırlatabilirsiniz.

bu arada siz de bu şekilde annenize "karışıyor" olmuyor musunuz? ailenize bağımlı değilseniz, evinizi hayatınızı ayırdıysanız, maddi beklentiniz yoksa siz neden karışıyorsunuz? hem ailenizden ayrılmaya çalışıp hem de dışarıdan müdahil oluyorsunuz. sonra da ailem bana çok bağlandı diye şikayet ediyorsunuz.
0
tnz
(02.07.26)
size birşey olmaz da babanıza yazık. asıl bu süreci yönetmesi gereken kişi o.

mümkünse parayı elinde alıp kredinin ödenmediği bir dönem ile annenizin bir daha kredi-kredi kartı almamasını sağlamak olur. tabi bu süreçte bir sürü faiz masraflar hatta icralık süreçler olabilir babanız da üzülebilir.

gerçi destek olmayınca bu kredi zaten patlayacak gibi duruyor. muhtemelen ilerleyen aylarda hesaptaki paradan kendi kendini ödeyecek ve oradan da harcama ile ayda 80-90 bin eksilerek 3-4 ayda hesaptaki para bitecektir.

ev kira değilse, araba, arsa gibi varlıklar varsa bu süreçte icraya konu olabilir çok daha büyük maddi zararlar yaşamak ya da istemeseniz bile borcu kapatmak zorunda kalabilirsiniz.
0
orpheus
(02.07.26)
çözüm çok basit: kredi kartı vermeyin. nakit verin. ona göre kendini ayarlasın. bu yaşta bunu öğretmek zor. ödemelerini yaptıkça siz bu davranışlara devam edecek, arkası toplanıyor çünkü.
0
deartheodosia
(02.07.26)
(7)

çift terapisi hakkında

biseysorcaktim
gittiniz mi, ne oluyor nasıl oluyor?çift olarak kavga etmeden konuşabilsek sorunlar çözülecek, terapistin yanında da kavga etmeyiz diye düşündük.bir isim bulduk seans bilgi istedim, 60 dk'lık seans 9000 tl dedi (istanbul, şişli) bu fiyat bana çok saçma geldi? böyle mi gerçekten fiyatlar? değildir
gittiniz mi, ne oluyor nasıl oluyor?
çift olarak kavga etmeden konuşabilsek sorunlar çözülecek, terapistin yanında da kavga etmeyiz diye düşündük.

bir isim bulduk seans bilgi istedim, 60 dk'lık seans 9000 tl dedi (istanbul, şişli)

bu fiyat bana çok saçma geldi? böyle mi gerçekten fiyatlar? değildir bence.

edit: başka yere sordum 4.5 dedi. üstelik aynı konum.
+1
biseysorcaktim
(01.07.26)
Bu konuya kadınlar daha hevesli oluyor. Merak ediyorum bu terapiler sayesinde iliskisini düzeltebilen oldu mu hiç? Pardon sorumla araya kaynadım
-7
Sattva
(01.07.26)
Fiyat sacma demeye geldim. Ustelik belki de banka, kredi karti falan da karistirmiyorlardir ise, direk canliyi masada istiyorlardir.
+1
mbond
(01.07.26)
düşünceniz doğru. kavga etmeden konuşabilmek bile bir çok problemi çözecektir. kaldı ki terapist size "sen haklısın, sen haklı değilsin" demeyecek. aslen birbirinizi anlamınızı, birbirinizi ön yargısız bir şekilde anlamaya çalışmanızı temin edecek.

9000 liraya gelince, daha yüksek fiyatlar da duyduğum için yüksek diyemiyorum ama az da değil.
+3
co2s2
(01.07.26)
Şehir neresi?
0
mikahakkinen
(01.07.26)
Çift terapistiyim seans ücretim 3000 tl ve para kazanıyorum, bu ay 3500 olacak ancak bir zamla. 9 nedir bana çok abartı geldi. Yani bireysel terapide başka bir konu ama çift terapisi daba yapılandırılmış ve çoğu terapistin daha kolay yardımcı olduğu bir alan fakat gerçek trde uzman sayısı az belki ondan bu fiyatlar söylenmiştir bilemiyorum. Tabii ben bir sahil kasabasındayım ama yine de ofis için kiralar falan izmirle ankarayla aşağı yukarı aynıdır. Direkt bu alanda yüksek lisansım has çift terapistiyim, 15 yıl önce top üçte olan psikoloji bölümlerden birinden mezunum, bir yüksek lisansım daha var, iki yüksek lisansım da çok bilindik bir devlet üniversitesinden)
+2
kullanıcıadımbuolsun
(01.07.26)
fiyat saçma bence ama var tabi çok talep gördüğü için böyle fiyatlar veren ve yine talep görmeye devam eden.. ama bu her zaman en iyisi demek değil, deneyimle sabit, dönemin uç fiyatlarını alan biri nerdeyse evliliğimi bitiriyordu.

çift terapisi yetkin ve duyarlı kişilerin rehberliğinde yapıldığında mükemmel bi şey. sağlıklı bir şekilde iletişim kurmak zorunda kalınıyor bi kere, zaten en önemli şey bu. gerisi uzlaşabilecekler mi uzlaşamayacaklar mı ona kalıyor, uzlaşamayacaklarsa da sağlıklı bir şekilde ayrılma kararı alınabiliyor göz arkada kalmadan.
0
mezzosprite
(03.07.26)
çift terapisini bir ara düşündüm ancak evde çözemediğimizi bir başkasının yönlendirmesi ile de çözemeyeceğimizi düşünüyorum açıkcası. bizim tarafta konular çok daha net ve ortası bulunmuyor. yalnız her halükarda 9k çok
0
kondansator
(03.07.26)
(10)

Hayatta ailevi olarak eksik hissettiklerim, sizce eksiklik mi?

mikahakkinen
2 erkek kardeşiz. Kardeşim kendinden 7 yaş büyük bir bayanla evlendi, çocuk istemiyorlar. Bu sebepten çocuğum kuzensiz yaşayacak. Eşimin 1 erkek kardeşi var, o da otistik oradanda kızıma kuzen yok. Benim ve eşimin kız kardeşi yok çocuğumun teyzesi halası eksik kalıyor. Kuzen cart curt hepsi bizden b
2 erkek kardeşiz. Kardeşim kendinden 7 yaş büyük bir bayanla evlendi, çocuk istemiyorlar. Bu sebepten çocuğum kuzensiz yaşayacak. Eşimin 1 erkek kardeşi var, o da otistik oradanda kızıma kuzen yok. Benim ve eşimin kız kardeşi yok çocuğumun teyzesi halası eksik kalıyor. Kuzen cart curt hepsi bizden büyük, çocukları yaşıt değil veya görüşmüyoruz. Anane babaanne dedeler yaşlı çocuk bakım ve desteğine katılmadılar. Çok yakın arkadaşlarımızla sık görüşemiyoruz(farklı şehirlerdeyiz). Asosyal olarak yaşıyoruz.
Bizim gibi olan var mı? Yoksa biz harbiden numunemiyiz?
0
mikahakkinen
(01.07.26)
Başka insanlar bizim hayatımızdaki eksikleri tamamlamak için var olmuyorlar. Bence bakış açınız pek doğru değil.
+11
auroraaurora
(01.07.26)
Verilmiş sadakaniz varmış. Akraba kuzen muzen boş şeyler. Bir de etrafımda aklı başında olan kimse çocuk yapmıyor (bir iki kaza haberi aldık o başka)
+1
Sattva
(01.07.26)
Akraba dediğimiz sey zaten akbabadan hallice bir şey, sosyalliği akrabadan beklemeden yeni insanlarla tanışabileceğiniz etkinliklere yönelin, çocuğu p4c gibi etkinliklere götürebilirsiniz mesela
+4
apocalipy
(01.07.26)
Bizde hepsinden bolca var. Bişey değişmiyor. Çocuk kuzeniyle tablette oynuyor. Zorla sokağa atıyorum. 1 saat sonra yine evdeler.
Akrabanın artık anlamı yok. Bence eskiden de yoktu. Gariban edebiyatı. Yeşilçam filmleri etkisi. Neşeli günler filmi ne kadar gerçek mesela?
Ama asosyallik kötü. Eş dost bulun çocuklar öyle büyüsün. O kısım önemli.
Onun için de gönüllülük projeleri falan lazım. Tema vakfı, trekking grupları, gezi turları, müzik dans kursları falan.
Ailecek katılın.
Bi de soruda bayan yazmışsın. Senin kalitene yakışmadı o bayan lafı.
+3
Lh12
(01.07.26)
ben ve esim ikimiz de tek cocuguz.
cocugum olursa ona kardes kesinlikle isterim. yoksa yalnizlik level 99

en yakin olan kisi babamin sonraki evliliginden esinin eski evliliginden cocuklari... ama onlarla da ben görüsmüyorum :D
-1
Purple life
(01.07.26)
Akraba sevgisi = gariban edebiyatı @Lh12 çok haklısın

@ mikahakkinen alinmaca gucenmece yok, lütfen kızınıza iyi bir dil bilgisi ve yazım kuralları egitimi saglayin…
+1
Sattva
(01.07.26)
türkiye'deki akraba dinamiklerinin bazı getirileri olsa da bence götürüleri daha fazla.
evet, sosyal bağlarınız oluyor ama genelde pamuk ipliğine bağlı oluyor o sosyal bağlar.
akrabalık ilişkileri genelde kim daha zengin diye hava atma yarışına veya kim daha zor durumda diye mağduriyet yarışına giriyor. borç isteme, ödememe, yalanlar, yalan hikayeler vs.
benim zor günümde akrabam derdime koştu, bana maddi manevi destek oldu diyen biri varsa bence şanslı azınlıktadır.
benim 3'er teyzem ve amcam, 10 tane kuzenim var. hastalıkta, zor günümde hiçbiri yok. ben de görüşmüyorum artık.
özet ile; bence eksiklik değil. çocuğunuzun eğitim hayatı boyunca bir sosyal çevresi olacak zaten.
+6
la lykia
(01.07.26)
@auroraaurora sadece düşünce öyle bir beklentim yok.
@Sattva telefondan acele bir şekilde yazdım. Ama haklısınız.
+1
🌸mikahakkinen
(01.07.26)
Cocuk kolay sosyallesiyor zaten. Ona engel olmayin yeterli gelir saniyorum.
+3
osssy
(01.07.26)
biz de böyleyiz, neredeyse aynı durum. kızkardeşim var ama çocuğumun bir kuzeni olmayacak. yakın arkadaşlar da hep şehir dışında. bizim nesilde kuzen bolluğu vardı ama iki taraftan da uzaktaydık, görüştüğümüzde de birbirlerinden ölesiye şikayet ederlerdi. kuzen ise derdiniz, bence hiç gerek yok biz pırıl pırıl büyüdük. kurda ensen niye kalın diye sormuşlar kendi işimi kendim görürüm demiş.
+1
engelbert humperdinck
(01.07.26)
(14)

avrupada neden guzel turk peyniri uretimi yok?

lemmiwinks
buyuk turk peyniri ureticileri kutuda suda bekleyen dandik peynir satiyorlar. guzel bir klasik beyaz peynir, izmir tulum, eski kasar uretimi yok, ya da yok denecek kadar az. sebebini bilen ya da tahmin edebilen var mi? o kadar turk var, ama guzel bir peynir bulmak cok zor. turkiye'den ithalat da cok
buyuk turk peyniri ureticileri kutuda suda bekleyen dandik peynir satiyorlar. guzel bir klasik beyaz peynir, izmir tulum, eski kasar uretimi yok, ya da yok denecek kadar az. sebebini bilen ya da tahmin edebilen var mi? o kadar turk var, ama guzel bir peynir bulmak cok zor. turkiye'den ithalat da cok kisitli.
0
lemmiwinks
(29.06.26)
peynir pek karli bir iş degil,
(zengine satmadigin surece tabi)
süt ürünlerinden para kazandiran en iyi mahsül Ayran diyebiliriz sanirim.
+1
designer
(29.06.26)
Yeterli talep yok bence. Pazarlama eksiği var.. Rakibi olan feta daha bilindik.
0
reactionic
(30.06.26)
gerek olmadığındandır. mesela romanya'da napolact, president, olympus gibi zibilyon üretici var.

ben düzenli olarak olympus'un fetasından alıyorum.

braşov - mureş yolunda fabrikaları, hemen braşov çıkışında.
0
rain when i die
(30.06.26)
AB uyesi ulkelerin tabii ki pazarda avantaji olacak, sen AB disindansin sana ek vergi var. Pinar, Gazi Alman firmasi, Almanya'da uretip satiyor, Nefis Belcika'dan uretim. Direk Tr'den ihrac edersen fiyat avantajin olmuyor. Beyaz peynirde Yunan feta'larla yarisamaz zaten bizimkiler. (Epiros, Dodoni'leri dene lezzet olarak 10 basar bizimkilere) Kasar desen polonya kashkavali, italyan provolone'leri dururken Turk kasari arayan var midir bilmiyorum. Peynir pazari epey cekismeli, zor bir pazar sonuc olarak. Adamlarin buyuk marketlerine giremiyorsun, Turk marketleri de alayi kazikci zaten.
+2
freedonia
(30.06.26)
ben neden avrupalilara peynir satamiyoruzdan cok, neden gurbetciler klasik turk peynirlerini cok da aramiyorlar kismindayim aslinda. yoksa avrupalilar bizim peynirlerimize alisik degil, yunanlilar gibi salatalara koyup alistirmadik onlari :) bizim beyaz peynirlerimiz her turlu fetadan daha iyi bence.

gazi, pinar falan neden gercek klasik beyaz peynir uretmiyor acaba? herhalde turkler de bunlari cok aramiyor. eker, muratbey ve markasiz ama bircok yerde aynisi olan beyaz peynirler turkiye'den ithal ediliyor. ithalat kismi zaten kosullari saglamasi zor sanirim, ama avrupada neden uretmiyorlara bayagi takildim :D
+1
🌸lemmiwinks
(30.06.26)
Türkiye'deki marketlerin şarküteri raflarında satılan peynirlerin de çoğu dandik. Tırım tırım iyi beyaz arıyorum şahsen. Pınar, Sütaş vb. markaları eve sokmam.
+2
auroraaurora
(30.06.26)
Yaşadığım yerde bir Türk market var. Biz de o bahsettiğiniz su içinde yüzen peynirimsiden bulabiliyoruz sadece. Marketin sahibine bir gün "Tulum peyniri olsa ne güzel olur. Getirmiyor musunuz?" diye sordum. "Birkaç kez getirdim ama gitmiyor. O yüzden getirmiyorum artık" demişti.

Normalde buradaki Türk topluluğuna sorsak "aaaa peynir gibi peynir yok evet" derler ama iş satın almaya gelince ortada yoklar :D

Yani evet, talep düşük.
+1
himmet dayi
(30.06.26)
Almayadaki Turk marketlerinde secki baya baya iyi.
0
Sattva
(01.07.26)
baya iyiden kastin nedir @Sattva?
0
🌸lemmiwinks
(01.07.26)
Sattva
(01.07.26)
@Sattva, bunlar benim begenmedigim peynirler, iyi bir secki oldugunu dusunen turkiye'de peynir yememistir :D
+2
🌸lemmiwinks
(01.07.26)
Bence yasadiginiz yerle alakalı, güzel bir Türk marketindeki peynir reyonu Türkiye’deki migrosun falan 10 katı Türk peyniri seçkisine sahip. Lezzet başka çeşit başka. Özellikle gazinin tulum peyniri lidl gibi ucuzluk marketlerinde bile oluyor ki ben begeniyorum. Yöremin ezinesi ve Erzincan tulumu de gayet başarılı. Ama soru bunlar yokmuş gibi sorulmuş ben de var siz yenisiniz galiba demek için örnek verdim.
0
Sattva
(01.07.26)
ben cok yeni sayilmam. idare edecek peynir de buluyorum ama tam memnun edecek bir peynir bulamiyorum. edirneli biri olarak belki standartlarim yuksektir bu konuda. ama soyle bir sey de var, buradaki peynir seckisine turk peyniri seckisi denemez bence. o yuvarlak kutudaki su icindeki peynirler turk peyniri kategorisine girmemeli. erzincan tulum konusunda belki daha basarili secenekler vardir, o benim ilgi alanim disinda :) yorem ezine de denemedim, burda gormedim ama diger yuvarlak kutu peynirlerinden sonra onyargiliyim.

benim standartlarima yakin olanlar asagidakiler ama onlar da hep turkiye'den geliyor. benim sorum neden avrupada bu tarz peynirler uretilmiyor / cok az uretiliyor.
antepspeciaal.com
antepspeciaal.com
aytassupermarkt.nl

hollanda'da uretilen su silifke var mesela, ama guzel degil.
hobokenmarket.be
+1
🌸lemmiwinks
(01.07.26)
silifke var, guzel degil demistim en son, ama ondan sonra tekrar almak durumunda kaldim, ve bu sefer guzel cikti. umarim boyle devam eder :)
0
🌸lemmiwinks
(13.07.26)
(4)

Gazozlarda bir tuhaflık yok mu sizce de?

anaphylacticshock
Merhaba, Normalde gazlı içecek tüketmem. Sadece çok sıcaklarda arada sırada içerim. 15 gün önce dışarıda sıcakladım ve evde içerim diye iki küçük şişe Niğde gazozu aldım. 3 gün önce de marketten 1,5 lt fanta aldım. Hiçbirinde köpük de, asit de yok resmen. Normalde soğuk gazozun ya da fantanın bard
Merhaba,

Normalde gazlı içecek tüketmem. Sadece çok sıcaklarda arada sırada içerim.

15 gün önce dışarıda sıcakladım ve evde içerim diye iki küçük şişe Niğde gazozu aldım.
3 gün önce de marketten 1,5 lt fanta aldım.

Hiçbirinde köpük de, asit de yok resmen.

Normalde soğuk gazozun ya da fantanın bardağa dökünce iyice köpürmesi, içerken insanın boğazını yakması lazım.
Gazının hemen kaçmaması lazım.
Açtıktan sonraki günlerde bile köpürmenin ve asit hissinin devam etmesi lazım.

Ama yok. Sanki asitli içecek değil de şekerli su içtim.

Siz en son ne zaman asitli içecek içtiniz? Size de böyle geldi mi?
0
anaphylacticshock
(29.06.26)
Eksik bulduğunuz şey asit mi, gaz mı anlayamadım.
0
kibritsuyu
(29.06.26)
Ya işte o köpürmeyi ve boğaz yakan hissi ne yapıyorsa o.

Hatırlıyorum, eskiden gazoz türevlerinin bira köpüğü gibi kalın köpüğü olurdu. Özellikle ilk açışta.

Şimdi ne köpük var ne de boğaz yakıyor.

Bildiğiniz dümdüz şekerli su.
+1
🌸anaphylacticshock
(29.06.26)
Sadece uludağ gazoz şişe içiyorum, kendini bozmadı bence...
Diğerlerini bilemiyoru
0
gadlemler
(29.06.26)
İçmeye içmeye unutuyorsun bence tadını. Fantezinde asitli olduğu kalıyor onu arıyorsun ama yok öyle bir şey
0
Sattva
(01.07.26)
(12)

Yurtdışı alışverişi engelinin amacı ne

tadartatmaztadantatar
Malumunuz yurtdışından kargoyla gönderilen herşey (kitap hariç) gümrüğe takılıyor. Böyle olunca çoğu kişi yurtdışından ürün almıyor. Yerel işadamları o ürünleri Türkiye pazarına getirmiyor, hatta çoğu ürünün varlığından bile haberleri yok. Yedek parça zaten hiç getirmezler. Buradaki amaç ne? Vergi a
Malumunuz yurtdışından kargoyla gönderilen herşey (kitap hariç) gümrüğe takılıyor. Böyle olunca çoğu kişi yurtdışından ürün almıyor. Yerel işadamları o ürünleri Türkiye pazarına getirmiyor, hatta çoğu ürünün varlığından bile haberleri yok. Yedek parça zaten hiç getirmezler. Buradaki amaç ne? Vergi alacaksa devlet doğrudan alsın, bir ürün parası da devlete verelim sorun değil. Amaç paranın yurtdışına çıkmaması mı? Yoksa sadece Ticaret Odasının isteği mi?

eksisozluk.com
0
tadartatmaztadantatar
(29.06.26)
yurtdışından alışveriş yapmak, ürün getirtmek yasak değil ki, yurtdışından "gümrüksüz, kayıtsız kuyutsuz" alışveriş yapmak yasak. sen bir ürün parası da devlete vereyim dersen pekala sipariş verebilirsin. gümrüğe takılan ürünü toplayıp yakmıyorlar. adrese tebligat geliyor ürününüz var diye. gidiyorsun, o bir ürün parası ve hatta daha fazlasını devlete ödeyip ürününü alıyorsun. bu şekilde almaya razıysan herhangi bir yasak yok.

yurt dışından ürün getirmenin resmi şekline "ithalat" deniyor. gümrüğüydü, vergisiydi, bir sürü prosedürü ve bunun için yapılması gereken ödemeler var. bu ürünü getirip satacak olan adam şirket kurup resmi yollardan getirdiği için, beleşe getirenlerden rahatsız oldu, "ben o kadar şirket kuruyorum, masraf yapıyorum, yasal yolla getiriyorum, bunlar çıkıp kendi başlarına beleşe getiriyorlar" dedi, yasaklanmasını istedi, devlet de beleşe getirtmeyi yasakladı. ya o adamın getirdiğini alacaksın (ki bütün masrafını ekleyip 3-4 katı fiyata satıyor olacak), ya da kendin getirip o parayı devlete kendin verecek, bir ton da uğraşacaksın.
+2
kibritsuyu
(29.06.26)
bizim yurtdışı siparişle 1e aldığımız ürünü trde 3e satabilsinler diye.
her şeyi getirmiyolar evet.

yurt dışından bedelsiz hediye bile gelemiyor sana.
+4
jelly bear
(29.06.26)
yalnız orada olay tam olarak vergisi de değil bence. Eskiden %20 kdv'sini verip getirebiliyorduk. Sonra üstüne gümrük ücreti çıktı. Ben bunlara okeydim hatta kibritsuyu'nun dediği gibi %100 daha vermemiz gerekse bile bazı şeyler lazımsa getirtebiliriz. Fakat olay onunla kalmıyor ürüne göre çeşitli belgeler, mali müşavir vs. istiyorlarmış şimdi. Dümdüz ptt'ye x lira verme zamanları bitti.
+2
nhk ni youkosu
(29.06.26)
@kibritsuyu
Yasak değil elbette ama gümrükle uğraşmak zorunda kalmak ve fahiş ücretler ödemek yasaktan daha beter. Eskiden lise öğrencileri bile aliexpressten sürüyle ıvır zıvır getirtiyordu. Kayıtsız demişsiniz ama kayda değer birşey de yoktu. İncik boncuk türevi ilginç şeylerdi hepsi.

Ben de diyorum ki devlet bunun vergisini direk alsın. Her türlü teknik altyapıya sahipler. Bir site kurmaya bakar. Falanca siteden falanca ürünü aldım. İşte devletin sitesine ürün faturası/sipariş numarası yüklüyorum. Onun üzerinden direk vergiyi(tercihen 1:1 oranı geçmeyecek) ödüyorum. Gümrükle uğraşmıyorum. Müşavirle uğraşmıyorum. Çünkü ticaret yapmıyorum.

Sonuçta ithalat yapan yüz bin işadamı varsa en az on milyon vatandaş da bu işlere meraklı. Şimdiki sisteme göre devlet daha çok vergi alır ve vatandaş çok daha az para öder. Çünkü anladığım kadarıyla kimse gümrükle uğraşıp bir parça ürüne dünyanın parasını vergi vermek istemiyor ve genel olarak halk yurtdışından ürün almayı bıraktı.

Bence büyük sorun ama çözebilen olur mu bilmem.
0
🌸tadartatmaztadantatar
(29.06.26)
Bir şeyi gereksiz zorlaştırmak da bir nevî yasaklamak aslında.

8-10 yıl önce kedilerimin tuvaletine varana kadar yurtdışından getirtmiştim. Kur farkına ve kargo vb ücretlere rağmen yarı fiyatına geliyordu çünkü.

Şimdi o kadar çok prosedür, o kadar çok ayrıntı var ki bedavaya vericez deseler bile istemem.
+5
anaphylacticshock
(29.06.26)
Hayatin fazla iyilesmesin ve ithal urunlerle doviz talep etme diye.
+3
osssy
(29.06.26)
Gelişmiş ülkelerde gümrük sorun olmuyor. Mesela yakın zamana kadar Abd'de 800$ altı alışverişe vergi yoktu.

Al vatandaşım, dünyada ne canın çekerse al diyor.

Bizim gibi gelişmemişlerde akılları çıkıyor yurtdışına kaçacak para diye.
Vazgeçmeyecekler için de, üzerinden vergiyle prim yapıyorlar
+2
gadlemler
(29.06.26)
çevresindeki ithalatçı grup hiç bir şey üretmeden 1e alıp 5e hatta 10a satmak istediği için sen getirme isteniyor. onlar getirsin havadan para kazansınlar sende rahat rahat kazıklan böylece. tabi sonuçta ne oluyor bir çok ürün gelmiyor. gençler yada arge yapacak kişiler engelleniyor. sanayi sektöründe ticaret bile engelleniyor bizim gibi yurt dışında başka şirket açmak zorunda kalıyorsun.
+1
gercekdunya
(30.06.26)
çinden konteynır mal toplayıp getiren cemaatçiler para kazansın diye.
+1
kveldulv
(30.06.26)
Bazı eşyaları gümrükle bile getiremezsin. Bakanlık onayı derler. Özellikle gıda konusunda. Belge üstüne belge isterler ya da direkt red cevabı gelir.

Gümrük acentesiyle çalışma maliyeti gümrük vergilerinden daha da yüksek olur eğer bireysel bir şey ise. Şirket olarak ithalat yaparsan önemli bir tutar değil elbette. 10 milyon doların içinde 50-100 bin.

Bir organizasyon yapılsa, istekleri toplu halde ithal edip millileştirdikten sonra dağıtsa. O zaman da kar koymak ister. Zaten bunu yapanlar ülkenin esnafı. Kar koymasa bakanlık haksız rekabet der, yasaklar. Bu strip club vari ülkede yaşıyorsan, mecbur kucak dansını alacaksın istesen de istemesen de.
0
gabe h coud
(30.06.26)
Sonra ağlıyorsunuz Cari açık tavan yaptı diye. Devletler özellikle cine karşı önlem almak zorunda. Bu da onun bir parçası
-1
Sattva
(01.07.26)
@Sattva Tamam Çine karşı olsun. Amazon, ebay çinli değil ki? Maalesef cari açık hep vardı, hep olacak.
0
🌸tadartatmaztadantatar
(01.07.26)
(6)

Posta yolu ile Kira Gönderme

sislerrr
Merhabalar, Temmuz ayı itibariyle kiramı zamlı ödeyeceğim. Ev sahibim beni aradı ve hesabında bloke oldugunu bu nedenle kirami posta yolu ( PTT ) ile göndermemi istedi. ( 81 yaşında ve emekli ) Dediğini yapayım mı ? Emin olamadım.Not: 1 yıldır kiracıyım
Merhabalar, Temmuz ayı itibariyle kiramı zamlı ödeyeceğim. Ev sahibim beni aradı ve hesabında bloke oldugunu bu nedenle kirami posta yolu ( PTT ) ile göndermemi istedi. ( 81 yaşında ve emekli ) Dediğini yapayım mı ? Emin olamadım.
Not: 1 yıldır kiracıyım
0
sislerrr
(28.06.26)
yapmamalısın. mutlaka yardımcı olan eşi dostu vardır bir şekilde banka yoluyla göndermelisin. ödemedi kirayı dese ne olacak
-2
biseysorucam
(28.06.26)
Olur. Mümkün. Sıkıntı yok. Makbuzları saklayın.
0
Mirket
(28.06.26)
Sen hem millete borçlan hem de borcunu ödememek için ahlaksiz yollara başvur! Direk hangi hesaba yatiriyorsam ona yatiririm geçerim, o adamın alacaklısı ben de olabilirdim çünkü . Bu dolandırıcılara acıma sakın yarın sana da yapar pisliğini.

Edit: eğer kira zamanıni 6 ay erteleyecegini yazılı taahhüt ederse, belki ama belki düşünebilirim
-7
Sattva
(28.06.26)
Size ilgili ayın kirasını elden aldığını belirten bir dilekçeyi noter onaylı verirse gönderin.
-2
kimlanbu
(28.06.26)
Ptt ile kişiye para gönderimi yapabilirsin. Bunda sorun yok. Hatta bu şekilde gönderim yasal. Sanırım pttbank üzerinden gönderiliyor karşı taraf adına otomatik olarak hesap açılıp. Alıcı postaneye gidiyor kimlik ile çekiyor parayı görevliden. Eskiler bu şekilde gönderirdi paraları hep. Dedemin bu şekilde para, harçlık gönderdiğini hatırlıyorum. Ama en son hatırladığım 2008 falandı.

Ama posta yoluyla gönderim işi sıkıntı. Yani parayı zarfa kutuya koyup gönderme işi riskli. Zaten içinde para var derseniz görevli de almaz gönderiyi.

Eğer icralık bir durum yoksa başta bahsettiğim şekilden bahsetmiştir amca. Zaten parayı gönderirken kira gönderiyorum falan dediğinde bunu sisteme ekleyip öyle veriyor postanedeki görevli makbuzu. Makbuzda da her şey yazıyor.
-1
jackyr
(28.06.26)
zarfa para koyup göndermek değildir o. PTT'ye gidip isimle, TC kimlik no ile para göndermektir. bildiğim kadarıyla gayet yasal bir yöntem. hatta babam (kendisi hukukçudur) bir arkadaşıma bunu önermişti. arkadaşımın ev sahibi kirayı almamak için hesap numarasını falan değiştirmişti. babam da "postaneden isme göndersinler" demişti.

yine de hesaptaki bloke sizi ilgilendirmez. bugüne kadar nereye gönderdiyseniz oraya gönderin.
0
co2s2
(29.06.26)
(4)

Jbl go2'ye uygun powerbank lazım

muhayyer divan
Selam, iyi bayramlar Elimde birkaç yıllık jbl go2 var, 1 yıl kadar önce aldığım powerbank bu arkadaşı şarj etmiyor, bence teknolojik yapıları uymuyor. Neyi bilmem lazım, neye bakmam lazım ki bu cihazı şarj eden bir powerbank bulabileyim?
Selam, iyi bayramlar

Elimde birkaç yıllık jbl go2 var, 1 yıl kadar önce aldığım powerbank bu arkadaşı şarj etmiyor, bence teknolojik yapıları uymuyor. Neyi bilmem lazım, neye bakmam lazım ki bu cihazı şarj eden bir powerbank bulabileyim?
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Sorun powerbankte değil kabloda veya hoperlorun kendisinde olabilir. Acaba telefon şarj aletiyle şarj oluyor mu?
+1
Sattva
(30.05.26)
Kendi şarj kablosu ve telefonlardan çıkan prizle şarj oluyor aslında. Sadece pil ömrü kısaldı, epey az dayanır oldu, onun için istiyorum.
0
🌸muhayyer divan
(30.05.26)
Elimdeki bir alet hızlı şarj veren yüksek amperli bir cihaza bağladıgimda şarj etmiyor. Sadece yavaş şarj eden aletlerle şarj oluyor.
buna uygun powerbanki bu devirde zor bulursun. En rahat hoparlörü seviyorsan onun pılımı değiştirt
0
kisa
(30.05.26)
powerbankın üzerindeki tuşa iki kez hızlı basınca daha düşük enerji ihtiyacı olan aletleri de şarj etmek mümkün olabiliyor.
0
Sattva
(30.05.26)
(8)

Çocuğunuzu tuvalete nasıl alıştırdınız?

etna
Ve kaç yaşında?2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
Ve kaç yaşında?
2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
0
etna
(14.05.26)
Doktorunuz ne diyor? Bizimki 28 aylık olmak üzere havalar biraz daha ısınınca halı kilim her şeyi kaldırıp alıştırmayı düşünüyorum.
Doktorlar 2,5 yaşa ideal diyor tabi ama her çocuk farklıdır.
0
ekimoloji
(14.05.26)
benim size tek önerebileceğim şey "gündüz çıkaralım ama gece uyurken bez bağlayalım" demeyin. gece de bezsiz uyusun. yatağa alez geçiğin, muşamba serin bir şey yapın ama uykusunda yapıyorsa altına yapsın. bezi tamamen unutsun, nasıl olsa bezleniyorum demesin.

ufak lazımlığınız olsun. klozet adaptörü değil. oturunca ayakları yere bassın. söylemesini beklemeyin. sık sık alıp alıp oturtun. yapmazsa da yapmasın. kaldırın, bir süre sonra tekrar oturtun.
+1
kibritsuyu
(14.05.26)
Çocuk hazırsa bir günde çözersiniz. Hazır değilse ayları bulabilir. Şaka değil. Tamamen çocukla alakalı bir durum.

2 yaş civarı bir denemiştim, seneye yaza kalmasın diye. Olduğu gibi yapıyordu, klozete oturmayı reddediyordu. Ben de geri taktım. Sonra kreşe başladı. Bez kullanan sadece iki üç çocuk vardı. Orda özendi biraz bırakmaya. Evde küçük klozet vardı zaten, hep banyoda duruyordu. Ara ara oturuyordu bişey yapmasa da. Bir de ben bezini açtıkça aaa kaka şöyle kaka böyle kaka diye gösteriyordum. Çünkü bazı çocuklar hiç kaka görmedikleri için klozette görünce korkabiliyorlarmış. Neyse işte ben de teşvik ediyordum. Tatile gidip dönelim bırakacağız, bez kullanmayacağız, bezi bebeklere vereceğiz vs diye. İç çamaşırı almıştım bir de. Desteksiz merdiven çıkmak veya tam bez değiştirirken çişi gelirse söylemesi gibi fiziksel aşamaları da tamamlamıştı. Tam üç yaşında kendisi dedi takmayacağım bugün diye. Çıkarış o çıkarış. Kazalar vs oldu tabi ki. Halıları kaldırmadım ama salona almıyordum çocuğu :D bir de altına ped seriyordum ve sık sık soruyordum. Ablam böyle yapma, bırak hayatın doğal akışında kendisi farketsin dedi. Saldım ben de ama zaten çocuk hazır ve istekli olduğu için sorun yaşamadık hatta bıraktıktan bir gün sonra uzun yola çıktık, tatile gittik vs hep söyledi hemen.

Küçük klozeti de biraz kullandıktan sonra hemen kaldırıp klozet adaptörüne geçtik. Onu tavsiye ederim. Çünkü o küçüğe alışınca normal klozete geçemeyen çocuklar da oluyor. Direkt klozete alıştırmak en mantıklısı.

Çocuklar genelde çişi çabuk öğreniyor ama kakayı tutma gibi problem çok yaşanıyor. Yani çocuk hazırsa ki genelde bu üç yaşta oluyor, ideali de o gibi… 2 hafta içinde halledememeniz için bir sebep yok. Sadece kaka süreci uzayabilir. 6 ay uğraşan biliyorum. Bunu uzmanlar da normal karşılıyor. Ama şu zamana kadar çocukla hiç tuvalet konusunu konuşmadınız, teşvik etmedinizse yarın hadi bezi bırakıyoruz derseniz biraz zorlanabilir.

www.kitapyurdu.com
www.amazon.com.tr

bir de kibritsuyu'nun dediği gibi bezı bırakınca tamamen bırakmak, gece de takmamak gerekir. çünkü kafası karışıyor ya da bu sefer bi de gece bıraktırmaya uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. kimileri bir de gece kaldırıp tuvalete götürüyor. ama bu sefer de çocuk gece tuvalet için kalkmaya alışıyor. ben bunu da yapmadım. 7den sonra pek bi şey içirmemeye dikkat ediyorum sadece. alıştırma külodu gibi şeyler de kullanmadım yine kafa karışıklığı olmaması açısından. çünkü amaç altına yapmaması gerektiğini öğrenmesi.
0
elorelia
(14.05.26)
3 yaşına doğru bir gün ben artık bez kullanmak istemiyorum diye çıkarıp atmıştı kendisi. Öncesinde çeşitli yaşına uygun tuvalet eğitim kitapları okuduk beraber bol bol.
0
mirty
(15.05.26)
benimki de 3 yaşı bitirmişti. sana kamyonlu ekskavatörlü külotlar alayım bez takmayalım diyerek ikna ettim. bu bez pakedi bitsin sonra sana artık bez takmayalım diye de önden alıştırdım. çişe hemen alıştı kazalar dışında. kakayı da bir hafta içinde söylemeye başladı. gece çişi tutamaz sanıyodum ama hiç sıkıntı yaşamadık. bezin rahatlığıyla yapıyomuş meğer. erken başlamaktansa hazır olduğuna emin olduğunuz daha geç bir zamanda başlamak daha kolay olur sizin için. klozet adaptörü kullandık biz. zaten öncesinde tuvalette sizi izlemek istiyo bu da hazır olmasının belirtilerinden biri. bize özendiğinden bizle aynı klozete oturması da onun için önemliydi bence.
+1
pide
(15.05.26)
memeden bırakma, tuvalet eğitimi, yalnız başıan uyku hep bir süreç.
kukulinin beze bay bay tuvalete hay hay şarkısıyla başlayıp, genelde yazın başlamak aileler için daha kolay oluyor sıcaktan çocuklar zaten pişik oluyor vs.
önceden bilgisini vererek, çocukla konuşup denemek lazım. çocuk eğer hazır değilse çok zorlamadan ilerlenmeli.
0
robocop
(15.05.26)
Benim ufaklık üçüncü ayda öğrendi evde yapmaması gerektiğini. Aslında sadece kasları gelişine kadar oraya buraya yapiyorlar, sonra onlar da tuvaleti gelince tutup dışarda hallediyor işini
0
Sattva
(15.05.26)
çocuk ve siz hazır olmadan sadece zaman uygun diye başlamayın. aceleye asla gelmeyen bi şey tuvalet eğitimi. hazır olma koşullarını biliyorsunuzdur da bilmiyorsanız zaten başlamayın, konuyla ilgili daha çok araştırma okuma yapmalısınız :) çocuğu psikolojik olarak hazırlamak için de zaman gerekiyor fiziksel olarak hazırsa bile.
her çocuk her aile farklı, bizim şartlarımız ve tarzımız size uymayabilir ama deneyimimden bahsedecek olursam biz çok yavaş ve kademeli bi süreç yaşadık, hani bi sabah uyanıp "artık bez yok" gibi olmadı da bez sayısı giderek azaldı ve bi gün paket bitince bitmiş oldu. bilinçli bi tercih değildi, çocuğun bizden önce hazır olması, beze direnmesi, evimizin de halısız olması yani yerden çiş kaka temizlemenin aşırı zor olmaması etkili faktörler :) pişik olduğunda falan bezi çıkarırdık biz, yerlere yaptığı olurdu önemsemezdik. hatta gece bile bezsiz yatırdığımız olurdu sabahları kuru kalktığı için (ama kazalar oldu yine arada). beze aşırı direnme başladığında sadece sorun büyümesin diye evde bezi bıraktık, dışarı çıkarken takıyorduk. tuvalete adaptör aldık "bez istemiyorsan buraya yap sen de" dedik. direnmesini korkusunu ilgili içeriklerle ve "herkes kaka yapar" tarzı eğlenceli konuşmalarla aştık. giderek ıslanan bez sayısı azalıp günde bir beze falan düşünce dışarı çıkarken de takmayı bıraktık öylece bitmiş oldu. toplam 2 ay falan sürdü düreç.
0
mezzosprite
(15.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.