Giriş
(7)

Neden Instagram fotoğraflarının altına edebiyat parçalıyorlar?

seydan8787
Sıradan insanlardan bahsediyorum. Bir fotograf paylaşıyorlar eşinin mesela altına yarım sayfa tum hayat hikayesi, iyi ki seni bana verdiler, sen olmasan bitmiştim.... blabla bla.Ben üşenirim sahşen. Sizin düşüneniz nedir?
Sıradan insanlardan bahsediyorum. Bir fotograf paylaşıyorlar eşinin mesela altına yarım sayfa tum hayat hikayesi, iyi ki seni bana verdiler, sen olmasan bitmiştim.... blabla bla.

Ben üşenirim sahşen. Sizin düşüneniz nedir?
+6
seydan8787
(16.08.26)
İlgi istiyorlar
+3
artıküyeolmakistiyorum
(16.08.26)
1_ olayin kendisiyle yeterince mutlu hissetmedikleri icin oradan gelecek yorumlarla tatmin olmak

2_gercekten ici o kadar kipir kipir olmak ki birileriyle paylasma ihtiyaci hissetmek
+4
üğpoıuy
(16.08.26)
manitacılık,
yorum yapmasini yada görmesini ummak.
+1
designer
(16.08.26)
Diğerlerine +1 Bir de bazen karşı taraf kıskanç olduğunda hani bakın işte ben bu insanın sevgilisiyim/eşiyim yürümeyin anlamında da yapıyorlar..
0
ulukayin
(17.08.26)
ben de instagram kullanmıyorum mesela. başkaları için fotoğraf, durum atmak çok ilginç geliyor.

yani anlamak zorunda değilsin, isteyen istediğini yapıyor. görmek istemiyorsan engelle geç.
0
xephyr
(17.08.26)
Çünkü orada sinyallenen şey "Seni çok seviyorum" değil, zaten öyle olsa iki kişi arasında kalır, sosyal medyaya taşmazdı. O mesaj altı yazılar başkaları için. Yerine göre "Bakın ne kadar mutluyuz" ya da "Bakın ben nasıl da çılgınca aşık olunası bir insanım ki partnerim adıma böyle methiyeler düzüyor" etkisi yaratsın diye yapılan bir nevi "adak"
0
salihdt
(17.08.26)
Genelde ben huzur istiyorum diyen ve bunu vurgulayan insan aslında huzursuzluk çıkarandır derler. Tıpkı buradaki gibi ne kadar düşünceli, ne kadar ilgili, ne kadar iyi, ne kadar düzgün olduğunu gösterme, başkalarına ilan etme çabası aslında tam tersi biri olduğunun güzel bir ifşasıdır. Nerede edebiyat parçalayan birini görsem o insandan bu nedenle korkarım altından neler çıkacak diye. Çünkü bir insan bir şeyi çok vurguluyorsa tam da onunla ilgili sorunu var demektir.
0
mor oje
(17.08.26)
(30)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
0
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
0
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
35 yasimda aldim. araba kullanmayi sevmiyorum. anca bu kadar direnebildim. tercih siram soyle: yurumek > bisiklet > toplu tasima > araba
0
banach
(18.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(4)

Öğretmenlere yeni yönetmelik

funl
Merhaba, 17 agustosta gorevlendirme iptallerinden etkilenmis bir kadrolu ogretmen arkadasim icin soruyorum. Bu kisi istanbulda gorev yeri halkalidayken kisisel sebeplerden dolayi pendik e tasindi. Bu durumdan dolayi gorevlendirme talebinde bulunacakti ancak gorevlendirmelerle ilgili yeni yonetmelik
Merhaba, 17 agustosta gorevlendirme iptallerinden etkilenmis bir kadrolu ogretmen arkadasim icin soruyorum. Bu kisi istanbulda gorev yeri halkalidayken kisisel sebeplerden dolayi pendik e tasindi. Bu durumdan dolayi gorevlendirme talebinde bulunacakti ancak gorevlendirmelerle ilgili yeni yonetmelik onu olumsuz etkiledi. Bu durumda magdur olmamak icin nasil bi cozum uretebilir ?
0
funl
(13.08.26)
Durum biraz zor pendikten Halkalı ya becayiş yapacak birilerini aramaya başlasın en hızlı çözüm budur ama bulunur mu işte orası mechul...
0
apocalipy
(13.08.26)
Milli eğitimde becayiş uygulanmıyor. Görevlendirmelerim personel genel müdürlüğü tarafından onaylanacağı söyleniyor. Eğer nazının geçtiği yetkili bir tandığı varsa mutlaka işini çözer. Yoksa Halkalıya geri dönmesi en temiz çözüm
0
roookie
(13.08.26)
Görevlendirme için gerekçe sağlam ise (tezli yüksek lisans veya sağlık gibi durumlar ) müdürlükler veya valilik görevlendirme verebilir.
Bakanlıkların görevlendirme yapması pek söz konusu bir şey değil.
dedi izne gelen öğretmen bir tanıdığım.
0
diyecevaplandı
(13.08.26)
Eğer mazereti gecerliyse ya da arasinin iyi oldugu bir dayisi varsa ek olarak sistemden gorevlendirme izni istenebiliyo kriterleri es gecerek
0
üğpoıuy
(14.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+2
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
0
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+3
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(13)

sözlük sol frame düzenli olarak göz gezdiriyor musunuz?

kurmalifare
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıkların
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıklarına bakıyor musunuz?

asıl merak ettiğim şu, sözlüğü ne amaçla kullanıyorsunuz yoksa yerini twitter ve diğer sosyal medya siteler mi aldı?
0
kurmalifare
(09.08.26)
Günde bir iki kez açıp bakıyorum. Bakmasam da olurmuş deyip kapatıyorum. Onda da sol tarafa göz atıyorum. Açıp içerik okumuşluğum epeydir yok.
Eskilerin alışkanlığıyla bakıyorum yani. Yerini başka şeyler dolduramadı. Yeri boş da, İçi de boş. Bomboş.
+1
Mirket
(09.08.26)
Sadece debe ve takip ettiklerim.
0
kisa
(09.08.26)
Artik hic bakmiyorum
3 5 yil oncesine kadar mudavimdim
0
üğpoıuy
(09.08.26)
Makale ve kitap aranan duyurulara bakıyorum. Ulaşabiliyorsam, bulduklarımı gönderiyorum.
Bazı filmler için, izlemeden önce yorumlara bakıyorum.
Bir ürün alacaksam, yorumlara bakıyorum.
Sol tarafa şöyle bir bakıyorum ama genellikle açıp okumuyorum. Sözcüğün tam anlamıyla gündemden "tiksindim".
+2
pro9it9is9
(09.08.26)
Gündeme dair başlık açma tekeli Timur'un filleri midir nedir ona verildikten sonra ilgim iyice azaldı. Sol frame neredeyse tamamen bu satılmış haber başlıklarından ve genel olarak "Kadınların X olması", "Erkeklerin hep Y yapması" üzerinden dönen troll başlıklarından oluşuyor.
+3
salihdt
(09.08.26)
Bakıyorum ama çok kötü. Seviye diye bir şey yok. Sevdiğim yazarlar ne yazmış diye bakıyorum, onları okuyorum ve çıkıyorum.
0
rock n roll
(09.08.26)
başlıkların ne olduklarına bakıyorum ama yazılanları okumuyorum. trollerin gündeminde ne var görmüş oluyorum, iki küfredip kapatıyorum. bazen de sinirlenip 1-2 yazıyorum, boşluğa gönderiyorum. eskiden her olayı haber sitelerinden önce sözlükten öğrenirdik, bu durumu üzücü.
+2
eileengray
(09.08.26)
sadece bakıp geçiyorum. bir chrome eklentisi ile görmek istemediğim başlıkları blurluyorum. bu sayede abuk subuk şeylere maruz kalmıyorum. ama eskisi gibi girip bişeyler yazayım derdinde de değilim.
0
scudman1
(09.08.26)
Debe dahil bakmıyorum, arada takip'e bakıyorum. Gün içinde defalarca gündeme bakarım. Ciddi başlıklar ilgimi çekmiyor artık, kırk yılın başı ilgimi çeken bir şey çıkarsa yazıyorum, veya yeni bir şey almışımdır vs.
0
kimlanbu
(09.08.26)
neredeyse hiç
0
bartholomew87
(09.08.26)
Gunde 1 defa sol başlıklara bakıyorum ama pis itici gereksiz haberleri görmüş oluyorum. Derhal çıkıyorum. Arada film yorumlarını okuduğum oluyor. İlaç kullanımı falan o da iyi
0
deepness
(09.08.26)
hayır. bazen debeye bakıyorum.
0
gurur
(10.08.26)
Her sabah düzenli debe ve takip ettiklerimi okuyorum, gün içinde de ara ara girersem bir kaç başlığa bakıyorum o kadar.
0
kumandanim
(10.08.26)
(29)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-2
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
0
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
-1
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
0
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(9)

Banka kartı şüpheli işlem

egerbiryolcu
Bugün üç deort defa bankadan mail ve bildirim geldi. "Kartınız e ticarete kapali olduğu için işleminiz gerceklestirilememistir".Ben internet üzerinden herhangi bir harcama girişiminde bulunmamistim.Müşteri temsilcisine kontrol ettirdigimde gün içinde cafeteryadaki temassız işlemlerimi söyledi.Başka
Bugün üç deort defa bankadan mail ve bildirim geldi. "Kartınız e ticarete kapali olduğu için işleminiz gerceklestirilememistir".

Ben internet üzerinden herhangi bir harcama girişiminde bulunmamistim.
Müşteri temsilcisine kontrol ettirdigimde gün içinde cafeteryadaki temassız işlemlerimi söyledi.
Başka bir hareket görmedi.

Bunun sebebi ne olabilir?
Ekstra bilgiler
Vakıfbank.
Bankakartimla ilgili.
Geçen gün yeni kredi kartı çıkarmıştım dijital olarak limiti vs onaylandı
Herhangibir otomatik ödeme talimatım yok
Kart fiziksel olarak bende

Aklıma tek gelen şey herhangi bir aylık uygulama satın aldım ve bu karti mi kaydettim bilmiyorum veya eski tarihte int uzerinden sipariş denedim bildirimler yeni mi geliyor.
Başka aklima hiçbir şey gelmiyor.
-1
egerbiryolcu
(03.08.26)
Allians TSS taksit ödemesinde ve AHE BES aylık ödemesinde iki defa başıma geldi aynı şey.
Çok kafaya takma. Bir şekilde sana ulaşıyorlar.
Ancak yerinde olsam her ihtimale karşı kartların iptal edilip yenilenmesini isterdim
0
Mirket
(03.08.26)
hocam hic dusunmeden karti iptal ettir.
0
arakaali
(03.08.26)
Zorunlu olmadikca hicbir yerde banka karti kullanmayin. K.karti kullanin. Banka karti ve kredi karti kullanimini guvenlik acisindan karsilastir derseniz yapay zekaya bircok nedeni gorursunuz, bosa yazmayim uzun uzun.
0
freedonia
(03.08.26)
Anlamadıgim şey internet üzerinden zaten alışverişe kapalı olduğu için daha önce hiçbir şekilde kullanmadım.
Ha pos cihazlarindan kaynaklı bile güvenlik sorunu yaşanıyorsa onu bilemiyorum.
-1
🌸egerbiryolcu
(03.08.26)
Bankamatikle alakali bir problem de olabilir. Ben bir kere bankamatigin birinde sifreyi ilk seferde yanlis girdim, ikinci de parayi cektim. 4-5 gun sonra banka kendiliginden yeni kart yollamisti. Kimbilir her gun neler yasaniyor duzenekler, kart kopyalama vs
0
freedonia
(03.08.26)
Sanal kart haricinde kart kullanmayın. Sanal kartınızın limiti de daima 0 olsun, alışveriş yaptığınız anda örn olarak 1000 lira yapıp alışveriş yapın. Ek olarak brave gibi yüksek güvenlikli browserlar kullanın. Lütfen Chrome kullanmayın.
0
arras
(04.08.26)
Mailin bankadan geldiğine emin misin, oltalama maili olabilir.
+1
bobinhoo
(04.08.26)
Mailolta
0
üğpoıuy
(04.08.26)
Evet mail bankadan gelmiş gözüküyor. Hadi kopya vs diyelim, mobil uygulamadan aynı bildirimler geldi üç dört defa.

Paramı başka hesaba atip mobilden banka kartımı geçici olarak kapattım o işlemden sonra bildirimler kesildi.
0
🌸egerbiryolcu
(04.08.26)
(6)

Şu masaj aleti iş yapar mı?

Rondak
https://ty.gl/1ctityq0nk3trYorumlarda öldüm bittim demişler ama muhtemelen fake dir
ty.gl

Yorumlarda öldüm bittim demişler ama muhtemelen fake dir
0
Rondak
(30.07.26)
Tam bunu diil de sirt icin olani kullanmistim, gercekten öldüm bittim xd gercek insan yapiomus gibi, yillardir suren agirlarim dinmisti
0
üğpoıuy
(30.07.26)
bunu bilmiyorum ama bende şundan var:
www.trendyol.com

gerçekten beklediğimin üzerinde çıktı, üğpoıuy'nin dediği gibi gerçek insana yakın bir masaj hissi veriyor. boyun ve kürek kemiğimdeki ağrıları hafifletiyordu baya.
0
oldtimer
(30.07.26)
temu bunu bedava yolladi, (turkiyede yasamiyorum)12-13 dolar bise zaten satis fiyati, gayet tirt bir urun. paraniza yazik.
0
cairo
(30.07.26)
oldtimer'ın aldığını ben 5 sene önce anneme hediye etmiştim, boyun fıtığı var diye. hiç masaj yapıyor hissi vermedi, işe yaramıyor hiç demişti. sonuç olarak kutuda duruyormuş şimdi :)

ben de çok baktım, hala bakıyorum sırtımda sürekli kronik bir şekilde kulunç olduğu için ama tüm yorumlarda okuduğum kadarıyla şiddeti hafif kalıyormuş bu tür cihzların. hani belki masaj yapmak için değil de hafif gevşemek için bakıyorsan işe yarayabilir bu tür şeyler.
0
truf
(30.07.26)
babama aldım. memnun. bacağına falan da kouyuyor.
0
renegade
(01.08.26)
Bunlar genelde ultra tırt oluyor. biraz baskıda çalışmayı durduruyor. Fiyat performans canavarı bir masaj aleti önereyim size;

www.decathlon.com.tr
0
thracia
(01.08.26)
(15)

Say 10.000 siralama icin en önü açik meslek

üğpoıuy
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
0
üğpoıuy
(26.07.26)
tip
+4
gule gule
(26.07.26)
pilotaj
-2
jelly bear
(26.07.26)
Pilotaj diyenlere inanma. Özel hava yolları cadet ile alım yapıyor sözleşmeleri olduğu için plotlar gidemiyor. Onun bile sıklığı azaldı eskiden yılda 4 kere ilan açılırdı.

Özel sektör için konuşuyorum, ailesi beyaz yakalı değilse,ailenin çocuğunun kariyerini destekleyecek networku yoksa, İstanbul’da hiç yoktan 1+1 daire alamayacaksa tıp okusun. Aksi halde çocuk kariyerinin en iyi ihtimalle 5-6 yılını sürünerek geçirir.
AI dönüşümü yeni başlıyor. Özel bir şirkette çalışıyorum, 7 aşamalı stajyer ilanını 16k öğrenci başvuruyor neredeyse çoğu ODTÜ Boğaziçi Bilkent itü, koç , sabancılı. Alınan 50kişi. İşe devam garantisi de yok.
Aklı başında olan İstanbul’da hayatını sürdürmek zorunda olduğu bir mesleği seçmez. Gitsin tıp okusun bütün Türkiye onun.
+10
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
tip ile alakali bir bolum tutuyorsa, eczacilik falan da dahil, ben olsam onu secerdim.
bir muhendis olarak muhendislik kesinlikle secmezdim.
2 senelik "hacamat ve suluk tedavisi" bolumunu secerim, muhendislik secmem.
0
cooperr
(27.07.26)
yüksek makina mühendisiyim ve 35 yaşındayım.
çok sağlam kariyerleri olanlar var alt / üst dönemlerimde.
ama tamamen bireysel başarıya bağlı.
biraz da doğru yerde doğru zamanda olma şansına.
bence hype bitti.
ne kadar geniş / çok olasılık varsa isteğinin de olmama olasılığı o kadar fazla.
tıp oku veya hiç okuma.
ben harcadığım (okul, yüksek lisans, kariyer) emeği başka bir şeye harcasam çok daha iyi yerlerde olurdum.
+3
rain when i die
(27.07.26)
paran yoksa ve orta gelir grubunda değilsen sınıf atlamak istiyorsan tıp,

paran varsa bilkent vs bir okulda makine veya elektrik
0
Hallegadola
(27.07.26)
ne okursan oku, ya networkün sağlam olacak ya da doğru zamanda doğru yerde olacaksın. diplomadan çok small talk ve şeytan tüyü dedikleri passive skill daha önemli. gerisi fasa fiso.

not: beyaz yakalı.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(27.07.26)
Uçak mühendisligi infosu olan var mi
0
🌸üğpoıuy
(27.07.26)
Bundan 3-4 yıl önce de tıp bitmişti. Sıralaması 30klara kadar yükselmişti. Maaşları çok düşüktü o zamanlar.

Ben makine okuyorum ve mezun olmaya yaklaştım. Yazılanlara katılmakla birlikte, başarılı bir mühendislik öğrencisinin sırtının yere gelmesi çok zor. 3.5+ ortalama ile hiçbir şirket sizi kolay kolay eleyemez. 3.5 yapmak zor değil bu arada, ders çalışma ile gayet oluyor. Tabii son gün son hafta çalışarak yapılabilecek bir şey değil.

Özellikle savunma sanayide çok fazla alım oluyor. Cidden biliyorsanız sizi alıyorlar. Baykarın tüm iştirakleri mesela, yılda 3-4 tane stajyer alım programları var. Önce bir tane teknik sınav oluyor, sonra tekinik grup mülakatı oluyor. Teknik grup mülakatında size 3-4 tane soru soruyorlar, bildiğiniz taktirde kesin giriyorsunuz.

Aselsan sınav bile yapmıyor, üniversite sıralaması + ortalama ile alıyor. Referans şu bu bilmem ama benim okulumda giren çok fazla kişi var, benim de kabul aldığım oldu.

Mühendislikte şunu da anlamak lazım, her mezun tam mühendis olmuyor. Daha ansys kullanmamış kişi en fazla evrak excel işi yapabilir. Arge departmanlarında çok sağlam kişiler çalışıyor. Özellikle bu ms office işi ile arge departmanında çalışan mühendis arasındaki farkı stajlarımda çok iyi gördüm.

Top tier okul + yüksek ortalama ile yapılamayacak şey yok. Ekşide ortalama önemsiz diyorlar ama bence tam tersi. Yüksek ortalama çok etkileyici oluyor ve arge/ürge de direkt bakıyorlar. Ayrıca yüksek ort ile düşük ort kişiyi direkt anlıyorsunuz. Bir teknik soru sorun; birisi cevap verirken diğeri ya o ders şöyle zordu bizim hoca şöyle yaptı gibi şeyler diyecektir :) Referans varsa önemsiz tabii.

Uçak mühendisliği hakkında çok olumlu şeyler duymadım. Itü de okuyup bayağı hayıflanan gördüm. Ben olsam makine ya da elektrik/elektronik seçerdim. Ehb de savunma sanayide çok var.

Şunu da ekleyeyim; alman firmaları referansız almıyor genelde, bsh grubu, Siemens, mondelez, j&j, Mercedes Benz Türk/otomobil Buralarda kimlerin çalıştığına şahit oldum…
Ama hyundai, Toyota, savunma sanayiler, Philips Morris, Renault Oyak/mais tarzı firmalar top tierleri bırakmıyor.
+2
substituent
(27.07.26)
referansınız yoksa mühendislik okumayın. ya da yüksek ortalama yapıp yurtdışına kaçabileceğiniz yerleri seçin.

sıralamayla falan alınma yalanlarını geçin, milletvekili torpili koyup giremeyen arkadaşım olmuştu o "sıralamayla alan" yerlere, asker çocukları patır patır girerdi bizim zamanımızda ortalaması yerlerde sürünen, biz görüşmeye bile çağrılmadık. şimdi tarikatçılar dolduruyor.
-2
kveldulv
(27.07.26)
tıp dışında bir şey sakın yazma bence. istediğin tıp fakültesi gelmiyorsa bir sene daha bekleyip o fakültenin tıpını hedefleyebilirsin. tıpta referans vs. hiç ihtiyacın yok, ihtiyacın olan tek şey para sayma makinesi olabilir :)
0
eisberg
(27.07.26)
eskiden mühendislik derdim ama bence artık mantıksız. tekniker olmak bile daha iyi. tıp mantıklı geliyor bana da. sonrasında bir sürü alana da kayabilir. yapay zeka doktorları ele geçirecek vb. şeylerde de önce mühendisler gider. tıpta inanılmaz bütüncül bakmak gerekiyor, en abudik bir şey bile etkileyebiliyor. bu yüzden tıpta decision making için hala doktorlara ihtiyaç olacak. ama o sıralama iyi bir tıpa yetmez galiba?
+2
eileengray
(27.07.26)
Tıp diyen vizyonsuzları gördükçe şaşırıyorum.
İlgi alanına göre çok değişir.
Bence bilgisayar mühendisliği iyi bir üniversite olmak koşulu ile değerlendirilebilir.
-6
benaslindayohum
(27.07.26)
Mesleklerin ortalamalar üzerinden karşılaştırılması daha sağlıklı. Mahrumiyet bölgesinde acil serviste gecesi gündüzü birbirine karışan doktorla Google'da çalışan bilgisayar mühendisliğini karşılaştırmamalısın.

10 bin ile top olmayan bir üniversitede top bir mühendislik; ya da top bir üniversitede top olmayan bir mühendislik okuyabilirsin. İki durumda da çok özel bir yeteneğin yoksa mezun olunca alacağın para 50 bin, seneler geçtikçe 150 bine çıkarsın.

10 bin ile hangi tıbba girersen gir, hiçbir özel yeteneğin olmasa bile mezun olduğunda 150 bin, herhangi bir uzmanlık yaptığında da 300 bin civarında gelirin olur. Uzmanlığı da karakterine ve yeteneğine göre seçersin.

Ortalama insanlar için geçerli olanlar bunlar. Ama benim ağzım çok iyi laf yapar, ikna kabiliyetim yüksek, girişkenim ve prezantablım diyorsan okumasan bile çoğu işte başarılı olursun.
+4
cek
(27.07.26)
bizim ulkede siralama fetisizmi var ama aslinda "ekol"e bakmak lazim.

mezun olacagin okul bilim adamimi mi yetistiriyor, eli takim tutacak saha adami mi yoksa yonetici mi? ona gore okul secmek lazim ama bunun cogunlukla iskalaniyor olmasina sasiriyorum.

ucak muhendisi 2 tanidik var, ikisi de oldukca kafali tipler.
erkek olan thy'ye girdi, baya dindarlasti, her cuma bir sure paylasiyor...
kadin olan uzun sure issiz kalinca sekreter gibi bisey oldu, tam olarak ne yapiyor cozemedim.
+1
cooperr
(27.07.26)
(16)

Bunun karşılığında sizce ücret istemeli miyim?

seni tanıdığım güne lanet olsun
İki yıl önce Twitter’da tanıştığım, hiç yüz yüze gelmesek de sürekli iletişimde olduğumuz yakın bir arkadaşım var. Aramızdaki bağa ve samimiyete güvenerek normalde 1.500–2.000 TL değerindeki bir işi kendisine tamamen ücretsiz yaptım. Ara sıra da piyasa değeri 300–500 TL olan ufak tefek ricalarını ge
İki yıl önce Twitter’da tanıştığım, hiç yüz yüze gelmesek de sürekli iletişimde olduğumuz yakın bir arkadaşım var. Aramızdaki bağa ve samimiyete güvenerek normalde 1.500–2.000 TL değerindeki bir işi kendisine tamamen ücretsiz yaptım. Ara sıra da piyasa değeri 300–500 TL olan ufak tefek ricalarını geri çevirmiyorum.

Arkadaşımın sosyal medyada ciddi bir takipçi kitlesi ve yüksek etkileşimi var. Paylaşımlarında benden bir arkadaşım şeklinde sık sık övgüyle bahsediyor, zaten benim doğrudan bu iş için kullandığım bir sosyal medya hesabım yok. Son zamanlarda onun arkadaşları ve takipçileri de benden aynı işleri ücretsiz yapmamı onun aracılığıyla talep etmeye başladı "Bize de yapar mı?" şeklinde. Bu benim inanılmaz vaktimi alan ya da beni yoran bir şey değil. Ama hiç tanımadığım insanlar için de normalde ücret aldığım bir şeyi yapmak istemiyorum.

Şimdi bu insanlardan ücret talep etsem arkadaşıma veya diğerlerine karşı yanlış anlaşılır mıyım emin değilim. Ufak bir iş için 100-150 TL gibi sembolik bir ücret mi istesem ona da değmez gibi geliyor. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim? Hiç bu topa girmeyip senin dışında kimseye yapmak istemiyorum mu desem?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.07.26)
tabii ki ücret talep etmelisiniz. diğer insanlar tanıdığınız değil, bir şey değil. sonuçta zaman harcıyorsunuz. belki tanıdık aracılığıyla gelenlere indirim kodu tanımlayabilirsiniz.

ücretsiz yaparak aslında bu işi yapan diğer insanlara zarar veriyorsunuz, piyasayı düşürüyorsunuz bir bakıma. emekçi açısından hoş bir durum değil.
+9
eileengray
(22.07.26)
Ücret istememek mantıksız, kesinlikle isteyin:)
+6
kendimefotograflarim
(22.07.26)
tam olarak (bkz: yapılan iyiliğin görev haline gelmesi) durumu. sizi tanıtmış olması güzel karşılıklı kazan kazan olmuş siz bu işi hobi olarak mı yapıyorsunuz gelir elde etme maksadınız yok mu bilmiyorum ama en değerli şey vaktiniz.

Cüzi de olsa bir karşılık talep etmeniz sınırınızı çizmeniz iyi olacaktır.
+5
anon1m
(22.07.26)
"Yanlış anlaşılır mıyım?" Demişsiniz. Sorunuzun kökü burada aslında. Bence ücret almazsanız yanlış anlaşılmış olursunuz, siz hayır kurumu musunuz? Siz bu işi yapan birisiniz ve tam olarak böyle anlaşılmanız gerekiyor.
+4
akhenaten
(22.07.26)
Ortağım var, bu işleri onunla beraber yapıyoruz, ben ücret almasam bile ortağım profesyonel olarak yapıyor bu işi ve ondan ücretsiz bir şey yapmasını isteyemem
Dersin, hem sen sıyrılmış olursun hem de yaptığın işin karşılığını almış olursun.
+1
etna
(22.07.26)
Ortağım olmadığını biliyor açıkçası :) zaten işten ziyade uzun zamandır hobi olarak kendi çok yakın çevreme nadiren yaptığım bir şey bu, 4-5 yıl önce bunun üzerinden para kazanmayı bırakmıştım.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.07.26)
Bağış karşılığı yapabilirsiniz para kazanma amacınız yoksa. Ama bedava yapmayın derim.
+1
elorelia
(22.07.26)
arkadaşınıza bu işi para ile yapacağınızı, kendisi tanıtım yaptığı için de ona komisyon verebileceğinizi, hatta bazı takipçilere etkinlik, kura vs. adı altında bedava ürün verebielceğinizi söyleyin. iki taraf için de kazançlı olur gibi. lafa giriş olarak da "bunlar az da olsa vakit alan işler, açıkçası ücretiz ürün vererek emeğimin küçümsenmesini/yok sayılmasını istemem. ben bu işler için x miktar para almayı düşünüyorum, hatta senin aracılığınla geldikleri için sana da komisyon verebilirim. sen ne düşünüyorsun?" diye sorabilirsiniz bence.
0
shadowfollower
(22.07.26)
Fakir bir kaç aile belirle onlara versinler ücreti. sonrasında işi yap .
Böyle şeyler suistimal edilmeye de açıktır

Onlardan hiç para istememek olmaz .
0
diyecevaplandı
(22.07.26)
Senden baskasina yapmiyorum de. 100 tl ucret istemek sana iyi hissettirmicek
0
üğpoıuy
(22.07.26)
barter yap, ücretsiz yaptığın işler kaşılığı senin reklamını yapsın-sana iş getirsin.
böylece ondan 2000tl tahsil etmeyerek 20.000 tl değerinde reklam yaptırabilirsin.
0
orpheus
(23.07.26)
Rondak
(23.07.26)
para istemen beklenen ve normal bir hareket.
+2
duyuruuser
(23.07.26)
if you are good at something never do it for free.
0
kumandanim
(23.07.26)
emek ve ayırdığınız zaman için ücret talep etmelisiniz. emeğinizi ücretlendirmediğiniz takdirde karşı taraf işinizi küçümseyecektir ve bu da istenmeyen sonuçlar doğurur. sembolik de olsa bir fiyat verin.
0
kurmalifare
(24.07.26)
takipçisi var diyorsun. bu işi resmiyete döküp para kazanmaya baksana? site şirket neyse kur işte yap.
0
avatar is back
(24.07.26)
(6)

Haftasonu antalya merkez araç kiralama kararsızlığı

mess
yaşıyorum. Sahibindende kiralanılan yerel yerlere başvurmak hakkında ne düşünürsünüz? Normalde hep havalimanının oradan kirlılıyorum ama şu an havaalanına gitmek kiralamak sonra tekrar oraya gidip bırakmak çok makul gelmiyor sadece havalimanına taksiyle gitgel yapmak bile zaten bir maliyet araç fiya
yaşıyorum. Sahibindende kiralanılan yerel yerlere başvurmak hakkında ne düşünürsünüz? Normalde hep havalimanının oradan kirlılıyorum ama şu an havaalanına gitmek kiralamak sonra tekrar oraya gidip bırakmak çok makul gelmiyor sadece havalimanına taksiyle gitgel yapmak bile zaten bir maliyet araç fiyatları 3000 TL’den başlıyor günlük benim kullanımıma kıyasla değmeyecek bir bedel KM yapmayacağım sadece ters lokasyonlar. Özetle sahibinden’de benim olduğum mahallede(fener) 1700e günlük egea tarzı araçlar var. denemeye değer mi?
0
mess
(22.07.26)
kurumsal firmaların merkez ofisleri de var onlara bak. butik firmalara bulaşma asla.
+1
jelly bear
(22.07.26)
yazdiklarindan hicbir sey anlasilamiyor.
+2
Purple life
(22.07.26)
cümlelerin anlaşılmıyor; nerede yaşıyorsun, ne yapacaksın filan hepsi havada.
+2
sweetoffice
(22.07.26)
Zeplin ve garentanın Antalya’da şehir içi şubeleri var. Oraları bakın. Belki diğerlerinde de vardır
0
elorelia
(22.07.26)
Neredeyse hepsinin merkez ofisleri (hatta farkli ilce/mahalle ofisleri) var. Bi de speşil oneri adana'da cizgi firmasini kullanmistim memnun kalmistim
0
üğpoıuy
(22.07.26)
Kurumsal olmayan firmalardan uzak durun. Allah korusun ama olası bir kaza vs durumunda çok başınız ağrır. Muhtemelen kiralarken senet imzalatırlar, senedi geri alana kadar göbeğiniz çatlayabilir vs vs. Şehiriçi ofisi olan kurumsal firmalar en sağlamı.
0
faberkastelli
(23.07.26)
(14)

Hastayı tedavi etmeyi reddeden doktoru şikayet

summerof69
Merhaba, bugün bir devlet hastanesinde başımdan tatsız bir olay geçti, ne yapacağıma karar veremedim.Öncelikle doktorlar yanıt verirse memnun olurum.Diyabetik nöropati (şeker hastalığı nedeniyle sinirlerin zarar görmesi, sonraki aşamalarında organ ampute ediliyor) tanısı koyulan annemden EMG istend
Merhaba, bugün bir devlet hastanesinde başımdan tatsız bir olay geçti, ne yapacağıma karar veremedim.

Öncelikle doktorlar yanıt verirse memnun olurum.

Diyabetik nöropati (şeker hastalığı nedeniyle sinirlerin zarar görmesi, sonraki aşamalarında organ ampute ediliyor) tanısı koyulan annemden EMG istendi ve tedavi olduğumuz hastanede 3 ay sonrasına gün verdiler.

Ben de yakınımdaki devlet hastanesine gidip, nöroloji doktorunun odasındaki tıbbi sekretere en yakın EMG gününün ne zaman olduğunu sordum ve 2 gün sonra boş gün olduğunu söylerken, doktor, odaya girip

"nerede tedavi olduysan orada EMG testini yaptır, acil bir durumu olsaydı zaten bu testi yaparlardı. Ben bu testi size yapmam"

diyerek tedavi etmeyi reddetti. Kendisiyle hiçbir diyaloğa girmeden bunu söyledi. Annemin ayağında yaraların ortaya çıktığını, şikayetlerinin arttığını vakit kaybetmeden çekim yapılması gerektiğini söylesem de doktorun tek yanıtı "dışarı çık" oldu.


Bunun üzerine başhekim ile görüştüm ve dilekçe ile şikayet etmemin doğru olacağını söyledi. doktorun odasına tekrar gidip, sadece tıbbi sekreter ile diyaloğa girip, kendisini tanık olarak yazacağımı ve ismini istediğimi söyledim. O da ismini vermeden de tanık yazabileceğimi söyledi. Bu esnada doktor bir anda parlayarak, "dışarı çık, git kime şikayet edersen et, bir de beni tehdit ediyor" diye bağırmaya başladı. (Kendisiyle diyaloğa bile girmedim, ne de "sizi şikayet edeceğim" gibi gözdağı verdim. Ki bunu desem bile tehdit suçu oluşmaz. Bu benim yasal hakkım) Sesini yükseltemeyeceğini söyleyip polikliniği terk ettim.

Doktorun hastayı reddetme hakkının olduğunu biliyorum, ilgili kanun ve yorumları okudum. Ama cevap bulamadığım nokta şu, kamu doktorları, daha hastayı görmeden, hastadan bağımsız gerekçelerle, bendeki örnekte olduğu gibi, hastayı reddetme hakkı var mıdır? Kanunda ve hukuki yorumlarda farklı görüşler var ama bunlardan en temeli doktorun hastanın tedavisini tehlikeye atmayacağı durumlarda ve makul gerekcelerle hastayı tedavi etmeyi hastayı reddedebileceği söyleniyor. 4 farklı hastaneye sordum ve hepsi de bu test için en erken 1 ay süre veriyor iken, bu doktor annemi reddederek, onun 2 gün içinde test edilerek erken teşhis almasını engellemiş ve onun sağlığını da tehlikeye atmış olmuyor mu?

Bu durumda, bu doktoru gorevi ihmal nedeniyle cimer e ve alo 184 e şikayet etmem doğru olmaz mı? Öyle haberler okuyorum ki, doktor yerine, hastayı reddeden doktoru şikayet eden hastalar ceza alıyorlar. Bu yüzden ne yapacağıma karar veremedim.


Teşekkürler.


Edit: yanlış, eksik anlaşılmalar olmuş. Yorumlarda düzelttim. Lütfen onlara da bakın.
0
summerof69
(20.07.26)
öncelikle çok geçmiş olsun. hasta takibinin bölünmemesi, odaya ikinci kez girip şikayet dilekçesi için sekreteri şahit göstermeye çalışmak ve isim istemek, hekim üzerinde baskı (mobbing) kurmaktır. ortada bir acil servis başvurusu veya acil müdahaleden kaçınma durumu yoktur; usulsüz bir test talebinin reddi vardır. Bu nedenle "görevi ihmal" suçlamasıyla cimer veya 184 üzerinden yapacağınız bir şikayetten lehinize bir sonuç çıkması hukuken pek olası değildir.
0
wu
(20.07.26)
@wu, 2. Kez girdiğimde içeride hasta yoktu. Odaya girmeden tıbbi sekreterin rızasını nasıl alabilirdim? Hatta başhekime de bu yüzden gittim, bu durumu belgelemek istediğimi soylemistim ama o da belgeye gerek olmadığını söylemişti. Dolayısıyla şahit dışında iddiamız destekleyecek bir dayanak noktam kalmıyordu.


Acil servis onaylarsa test olup, olabileceğimizi sordum, ona da yanıtı "çık dışarı oldu". Enabizdan randevu alıp, test olacaktık, Usulsüzlük ile neyi kastettiginizi anlayamadim?
0
🌸summerof69
(20.07.26)
Evet ama Tetkik yapabilmesi için öncesinde tedavi etmesi gerekiyor, ki bunun için randevu alacaktım.
0
🌸summerof69
(20.07.26)
Çok geçmiş olsun. Hiçbir şey çıkmaz buradan ama kayıtlara geçmesi için siz şikayetinizi yapın, detaylıca da anlatın. Umudum yok ama belki bir gün kamu hastanelerinde yapılanlar için adalet arayabiliriz. Öyle bir gün gelirse bunların hepsi kayıtlı olsun.
0
asue
(20.07.26)
Yaşanan, "tedavi etmeyi reddetmek" değil, başkasının istediği tetkik için hastanenin keyfi olarak kullanılmasını reddetmek.
Önce, o hastanede poliklinikte bulunan hekim tarafından muayenesi yapılır. O hekim gerek duyarsa EMG ister ve öyle yapılır.
Diyabetik nöropatide EMG, acil bir inceleme değildir. Tedavi üzerinde yönlendirici etkisi yoktur. Klinik bulgular zaten tanıyı koydurur ve tedavinin esası sıkı bir kan şekeri kontrolüdür. Nöropatiye ait belirtiler varsa, onlar için de ayrıca ilaç verilir.
Eğer yaralar açılacak derecede bir hastalık varsa, nöropati de genellikle vardır ve EMG sadece rapor olarak destekleyici olur. Önemli olan kliniktir.
Şikayet etseniz de, bu söylediklerimi söyleyeceklerdir ve bir sonuç çıkmayacaktır.
+3
pro9it9is9
(20.07.26)
siz yine de sikayet edin bence. uslubu cok sikintili. baska hastalarla da boyle iletisim kuruyorsa kayit altina alinmis olur. hakkinda cok sikayet gelirse bir umit belki kendini toparlar.

yukarida mobbing ve keyfi denmis, halt edilmis. bu durumda sikayet etmek en dogal hakkiniz. keyfi diyenler kendi annesine olsa aynisini dermiydi acaba, yoksa araya birilerini sokup emg gununu one mi cekerdi?
+3
banach
(21.07.26)
@pro9it9is9,

İddia ettiğinizin aksine, emg yi isteyen uzman doktor, emg sonucuna ve nöropatinin ulaştığı seviyeye göre tedavinin daha doğru yapılacağını söylemişti.

Yanlış anlamışsınız, Doktor baktığında yaralar orta çıkmamıştı. Emg yi bekleme sürecinde ortaya çıktı. Hasta zaten sıkı bir şeker kontrolüne de başladı.

İkisi de kamu hastanesi, bahsettiğiniz "hastanenin keyfi olarak kullanılması" ne demek oluyor? Bir devlet hastane tedavimizi gerceklestiremiyorsa, başka bir devlet hastanesinde tedavi olunca "keyfi" mi davranmış oluyoruz?
0
🌸summerof69
(21.07.26)
Siz yine de şikayet edin.
0
pro9it9is9
(21.07.26)
ortada hasta yokmuş ki doktor hastayı veya tedaviyi reddetmiş olsun. görevi ihmal falan yok yani anlattığınız olayda. üslubu daha dikkatli olmalıymış denilebilir en fazla ama onun için de hikayeyi bir de kurttan dinlemek lazım. velhasıl siz yine şikayetinizi oluşturun ama bir şey çıkmaz.
+4
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.07.26)
Yalnız doktoru değil, üç ay sonraya gün verilmesini de şikayet edin.
+5
pro9it9is9
(21.07.26)
@pro, iyi de bu detaylari biz siradan vatandaslar bilemeyiz ki... EMG sadece destekmis de, tani boyle koyulurmus da falan... onu doktor bilir ve doktor "EMG lazim" demis, bu kadar. Adam da (kadin ya da erkek) daha erken çektirmek mumkun mu diye baska bir hastaneye danismis.

Iki tarafi da dinlemeden bilinemez orasi tabii ki ayri
-1
üğpoıuy
(21.07.26)
benzer bir konuda; son derece küstahça cevaplar veren bir doktoru şikayet ettim (beykoz devlet hastanesi). hatta hasta hakları birimi dilekçeyi yazmama yardımcı oldu vs. Sonuçta son derece alakasız bir yanıt vererek konuyu kapattılar. Bişey çıkacağını sanmam ama şikayetinizi edin yine. geçmiş olsun.
-1
lil siztah
(21.07.26)
yapmanız gereken emg için tıbbi sekreterle görüşmek değil, doktora danışıp "hocam başka bir doktor emg istedi, bir de size muayene ettirip fikrinizi almak istedik" demek olmalıydı. doktorun üslubu kesinlikle yanlış ama sizin de izlediğiniz yol hatalı. şikayetten birşey çıkacağını sanmıyorum.
+2
faberkastelli
(21.07.26)
Yağ çekip bir taraflarını kaldırmaya gerek yok , izlenilen yol yanlış falan değil böyle böyle tepemize bindiler.Maaş alıyorsa hizmet etmek zorunda, değilse devlet hastanesini bıraksın
-5
ayağiniza gelen overlokçu
(23.07.26)
(2)

Bir gün öncesi için sağlık raporu alınır mi

egerbiryolcu
Yarın sağlık ocağından rapor almayı düşünüyorum. Bugun için de doktor yazar mi? Devamsızlık sorun olan bir kuruma vermem gerekecek, bugün çok kötü olduğum için gidemedim sağlık ocağına.
Yarın sağlık ocağından rapor almayı düşünüyorum. Bugun için de doktor yazar mi?
Devamsızlık sorun olan bir kuruma vermem gerekecek, bugün çok kötü olduğum için gidemedim sağlık ocağına.
0
egerbiryolcu
(20.07.26)
Hayir
0
üğpoıuy
(20.07.26)
alınmaz.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
(4)

Ücretli öğretmenlik

bitli su perisi
Deneyimleyen, bununla ilgili iyi veya kötü tavsiye verecek, şunu yap bunu yapma diyecek olan varsa dinlemek isterim.Edit: Branş, İngilizce.
Deneyimleyen, bununla ilgili iyi veya kötü tavsiye verecek, şunu yap bunu yapma diyecek olan varsa dinlemek isterim.

Edit: Branş, İngilizce.
0
bitli su perisi
(19.07.26)
Hangi branşta çalışacağınıza göre tavsiyeler de değişebilir ama genel olarak aklıma gelenleri yazayım.

İdare adaletsizlik yaparsa işi bırakmaktan çekinmeyin. İçinizden geleni yapıp hakkınızı savunun pişmanlık yaşamayın.
Veliler veya çocuklar ücretli mi kadrolu musunuz diye sorarsa baştan sınırınızı çizin.
Bazen gruplarda görüyorum ücretliyim toplantıya katilmasam olur mu, şu evrakları doldurmasam olur mu 23 Nisan'da gösteri yaptirmasam olur mu gibi sorular.
Sonuçta bu işi kabul ediyorsak sınıfımız ile ilgili görevlerimizden de mesuluz.
Sadece kadroluları ilgilendiren bir toplantı evrak durumu varsa onlara katılmaya tabii ki gerek olmaz.
Nöbet görevi de mesela kadrolu sayısı nöbet için yeterliyse belki burada nöbet tutmak istemiyorum denilebilir. Ama ben bir okulda çalışmıştım. Sadece iki üc kadrolu öğretmen vardı. Bu durumda ücretlilere de nöbet tutturuluyordu.
Müdür ve öğretmenlerin olduğu okul WhatsApp grubu varsa çalışmalarınızı paylaşmaktan çekinmeyin. Grupta çalışmalarını yayınlayanlar parmakla gösterilir. Sessiz sedasız işini yapanlari idare pek görmez farkinda olmaz.
Küçük yaş grubunda olacsksanız ve veli iletisimi yoğunsa belli saatler sonra size ulasamayacaklarinin sınırını çizin. Yoksa gece 12 de bile arayabilirler.
0
egerbiryolcu
(19.07.26)
Kıdemli bi öğretmen olarak şunu net söyleyebilirim. Kendinize saygınız varsa ücretliyi bırak kadrolu öğretmenlik bile yapmayın. Yol yakınken arkanıza bakmadan kaçın.
Başka bi çıkış arayın.
Bu iş severek yapılır yalanına inanmayın. Artık maalesef severek bile yapılmıyor.
+1
Lh12
(19.07.26)
Yukaridaki bir tavsiyeyi duzeltmeye geldim. 2026 yilinda degisiklik olmadiysa eger ucretli ogretmene nobet ucreti verilemiyor. Dolayisiyla nobet tutsan bile ya bedava tutman gerekir ya da usulsuz sekilde baska bir gorev yapiyormus gibi gosterilip ucret odenir. Karsiliksiz zaten tutma bence, sömürüldüğümüz kadari yeter ne munasebet ve nöbet cok buyuk bir sorumluluk. Usulsuz sekilde baska bir odeme yapilmasini da kabul etme. Neden bu riski alasin?

milli egitimin cozmesi gereken bazi sorunlar sanki ogretmenlerin goreviymis gibi uzerine kaliyor zamanla. Devletten daha büyük degiliz, gerek yok.
+1
üğpoıuy
(19.07.26)
Hocam iyi akşamlar, ben de İngilizce öğretmeniyim. En başta Ücretli öğretmenliği bir kariyer olarak görmeyin. Yerinize her an biri gelebilir ve size yol verebilirler, hiçbir garantiniz yok.

Yapılır mı? Ben de zamanında yaptım. Ücretli öğretmenlik genel olarak kaldırılsa çok daha iyi ama günümüz şartlarında boş durmaktan iyidir.

Nöbet tutma zorunluluğunuz yok ama bence o toplara girmeden size verilen görevleri yapmaya çalışın.

Son olarak genelde ücretli öğretmenler tecrübesizlikten öğrencilerle fazla içli dışlı olur. Siz o Hataya düşmeyin.
0
rectoa
(20.07.26)
(16)

40 yaşına gelip neleri yapmamış olmak büyük eksiklik?

mikahakkinen
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi. Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine kat
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi.

Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim.

Ekonomik anlamda memurum, ekonomik risk almadım standart bir maaşla çalışıyorum. Babamla ticaret yapıp çok para kazanabilirdim.

Çok başarılı ve iş konusunda hırslı biri değilim. Üniversiteye ek yerleştirmeyle girdim. Lisede içine kapanık 3 5 arkadaşı olan biriydim.

Üniversite sürecimde ve ilerleyen süreçte eğlence anlamında eksik kaldığımı düşünüyorum. Partilemek gibi, büyük arkadaş grubuyla tatile gitmek gibi eğlenceli şeyler yapamadım. Bu büyük bir eksiklik mi?
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Herkesin hayat akışı farklı. Her şeyi yapmamız gerekmiyor bana göre. Şunu yapmadıysan eksiksin, şunu yaptıysan tamam gibi bir şey değil hayat bence.

Yapamadıkların için üzülme, yapabilseydin yapardın zaten.
+7
rock n roll
(18.07.26)
Sağlığın yerinde ve işinden memnunsan bence gerisini takma. 15 sene önce şuan ki gibi gezeyim dünya turu yapayım gibi bir yaşam tarzı yoktu. Ondan yapmamışsındır. Şuan ki durum da çok sağlıklı değil bence.
+4
runaway
(18.07.26)
abi böyle şeyler bence çok büyük oranda kişisel algıya bağlı ya. çok daha ÇILGIN bir hayat yaşamış olabilir ama onu da yetersiz görebilirdin bence. bunların sonu yok. insanın aklında her zaman onu da yapabilirdim, şunu da yapabilirdim, şunu da yaşayabilirdim vs. sorusu olur. bu normal. hayat biraz bunları seçme, belli yolları tercih etme üzerine kurulu. sen diyorsun ki eşimle üniversiteden beri birlikteyim, evliyim, bir çocuğumuz var. 50 yaşında yatla katla gezen bir adam da senin yaşantına özenebilir mesela, "ulan her şeyi yaptık ama yanımızda bir tane güvenilir insan, başını okşayacağımız bir çocuk yok" diyebilir.

istisnai durumlar haricinde ben bu tür karşılaştırmaları sağlıksız ve gereksiz buluyorum. ömrümüz kısıtlı, hepimizin gideceği yer aynı. ben şimdi sana "az yaşamışsın bro böyle hayat mı olur amk" desem ne yapacaksın ki mesela eşini çocuğunu mu bırakacaksın? yaptın diyelim bu sana daha mı iyi gelir?

hayatı sıkıcı, monoton, yetersiz vs. buluyorsan bence bu noktadan SONRASI için fikirler ve planlar geliştirmek en sağlıklısı. yoksa geçmişte kim ne yapmış, ne yaşamış, ne olmuş vs... oraya girersen çıkmanın yolu yok. ne yaşadıysan bir fazlasını yaşamış birileri olur. işin içine bunların algılanışı, kişiye yansımaları filan da girince çıkamayız yani oradan.

ayrıca "fena takıldım brocum" hayatının da biraz yalan olduğunu düşünüyorum. şu açıdan: bir nevi survivorship bias. nedir? 100 adamdan 7 tanesi bunu yaşar. sever, hoşuna gider. anlatır. sen bunları görürsün. 93 kişinin hayatını değil. o yüzden sana herkes muhteşem hayatlar yaşıyormuş, fatura düşünmüyormuş, akşam çorba içmiyormuş gibi gelir. dersin ki ulan bir enayi benim herhalde böyle sığır gibi yaşıyorum. gerçekte ise durum böyle değildir.

hepsini geçtim yaşın hala genç abi. bundan sonra niye bi şey yapamayasın ki? eşinle, çocuğunla, arkadaşlarınla, başka insanlarla... yine önünde yaşanacak bir ömür yok mu? bence bunu düşünmek daha sağlıklı. geçmiş neyse ne. üzülsen, düşünsen geri gelmeyecek neticede.

onun da ötesinde şöyle sorayım biz burada duyurucak sana "evet abi bu eksiklik, sen sığır gibi yaşamışsın, senin yaşadığın hayatı zkiyim" diyelim... biz böyle desek sen bize "ulan siz kimsiniz hıyar ağaları?" der misin demez misin? biz kimiz, senin yaşantına dair fikirlerimizin niye bir önemi olsun?

o yüzden hiç canını sıkma derim. o olsaydı, bu olsaydı diyerek hayat yaşanmaz çünkü. bunu maradona'ya, rock yıldızına sorsan o bile çok fazla şeyi farklı yapmak isterdi muhtemelen. onun sonu yok. geçmiş bazen güzel bir nostalji, bazen ders çıkarmak ve geleceği güzelleştirmek içindir benim gözümde. onun ötesinde çok fazla üzerinde durmanın kimseye faydası olmaz.
+6
der meister
(18.07.26)
Çoğu şey aslında insanın kişisel yorumu olacaktır ama yalnız yaşamayı beceremeyen yemek yapamayan markete alışverişi ya da evdeki bir onarım işi için usta ayarlayamayan biri, 40 yaşına geldiyse orada eksik çok şey var demektir. Kadın erkek fark etmez bir makarna bile yapamayan bir sorunu bile çözemeyen insanlar hayatta pek çok şeyi de yapamıyor sonrasında. Bunun yetenekle ya da merakla da alakası yok tamamen hayatta kalma bir şeyleri becerebilme hali bu, çok temel bir şey aslında.
Onun dışında senin bahsettikleri çok kişisel şeyler. Kimseyle kıyaslamamak lazım kendini. Herkesin hayata karşı farklı, hayata bakışı farklı. Dolayısıyla insan aslında kendisiyle yarışır ve kıyaslanır başkasıyla değil.
Onun dışında ben mesela bu yaşa gelmiş hâlâ ailesiyle yaşıyorsa orada bir işareti koyarım. Bu da benim kişisel yorumum
+1
mor oje
(18.07.26)
Herkesin geçtiği yol aynı değil ama insan ne yaşamak istiyorsa geciktirmeden yaşamalı bana göre çünkü yaşanmadığında olduğundan daha önemliymiş gibi hsissettiriyor böyle şeyler.

Bir liste yapıp, mevcut şartlarınızla gerçekleştirebileceklerinizi deneyimleyin bence.
+2
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Kimisi evde oturup sessiz ortamda kitap okumaktan zevk alır, kimisi barda sabahlayıp, o gece tanışıp ismini bile hatırlamadığı kadının koynunda uyanmaktan.

Arkana baktığında keşke'lerin yoksa, mutluydum diyorsan o sana yetmeli.
+2
Mirket
(18.07.26)
70+ yasinda, baya parasi olan, akici almanca konusabilen bir tanidigim var.
50 senedir ayni kadinla evli, coluk cocuk vs.
adamin pasaportu yok, hic olmamis, hic yurtdisina cikmamis.
ucak fobisi var, ucaga binemiyor.
ankara'da yasiyor, ankaran'da pek ayrilmiyor. adamin yazligi falan da yok, herif deniz kum gunes de sevmiyor.
ve inanilmaz mutlu, keyfi yerinde.

ozetle, sen nasil mutluysan oyle yasayacaksin. sen mutluysan eksiklik falan yok.
baskalarini mutlu eden seylerin seni mutlu edecek diye birsey yok.
+1
cooperr
(18.07.26)
büyük partiledim, 15-20 kişi tatile gittim, çok kereler kendimi hatırlamayacak kadar içtim. hiç birini özlemiyorum. 20-25 yıl geriye gitsem yine yapar mıyım? yaparım büyük ihtimalle ama yapmasam da eksikliğini hissetmem.
+1
co2s2
(18.07.26)
Kendimden yola çıkarak cevap yazayım; gözün arkada değilse başarmışındır.

37 yaşımdayım. Hayatımın son 8 senesi dolu dolu geçti. Lise yıllarımın yüzde 99ü asosyal geçti. Üniversite senelerim ise yüzde 93ü asosyal geçti.

Yine de hayatımın son 8 senesi, komple bütün hayatımı kapsıyor.
+1
put it in your appropriate place
(19.07.26)
hayat herkesin ayni yerden baslayip ayni yere kostugu bir yaris degil ki. buna cevap vermek imkansiz. hepimiz farkli yerlerde baslayip farkli yonlere kosuyoruz. tam bir kaos. bu sorunun cevabini sen verebilirsin.
+1
antikadimag
(19.07.26)
36 yasindayim kafada hep bir what if sorusu cinliyor. Bunu, yani gecmisi takmamaya calismak hayatta buyuk bir luks.
+2
baldur2
(19.07.26)
“ Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim”

Tertemiz mis gibi hayat yasamissin iste bunlar dizi filmlerde gosterildigi gibi degil yorucu les gibi hayatlar.
+1
ceann deas
(19.07.26)
"ekonomik anlamda memurum" şahame bir tabirmiş.
"Zamanında" yaşanmamış hiçbir duygu telafi edilemez çünkü onları "zamana" baglayan sizsiniz. On koşulla başlamişsiniz. İlk olarak kadin, ortam ve dizilerden bahsetmeniz herkesin zaman zaman yaptığı bir şeyler mi kaçırdım, boşa mi yaşadim hissi. İyi kötü ortami olan biri olsaydiniz bu kez de evlenmedim çocuğum yok bomboş bir insanım diyecektiniz. Analizi bırakıp soruya cevap verecek olursam; hayatınızın aynı şekilde devam etmediği ve görece pozitife gittigi bir durum düşünün. Örneğin ömrünüzün sonuna kadar memurluk yapmaniz gerekmiyor ve X yaşınızda parasal bir sikintisi olmayan ve memurluğu birakabileceksiniz. bugünden o güne taşımanız gereken, temelini atmaniz gereken bir şey olur muydu? Mesela bir enstrüman iyi kötü calsaydim simdi onun en iyisini alir birkaç yetenekli elemani da tutar sirf param var diye kendime müzik grubu kurardim (gibi)
Aynısını büyük ihtimalle şu anda her işini halletmeniz ve takip etmeniz gereken çocuğunuzun yükünün azaldığı bir zaman için ya da başka ihtimalleri icin dusunebilirsiniz.
İyi bir düşünce yöntemi olabilir.
+1
sparkle kiddle
(19.07.26)
Grup
0
üğpoıuy
(19.07.26)
Söylediklerinizin hepsini yaptım gençliğimde, aah ah iyiki yapmışım demiyorum. (keşke yapmasaydım da demiyorum). Bahsettiğiniz şeyleri yapardınız zaten çok ihtiyaç duysaydınız.
+1
redlinetheturk
(20.07.26)
Anahtar soru; mutlu musunuz?
+1
kumandanim
(20.07.26)
(7)

Yeni doğan bebeğe hediye

cometome
Merhaba. Bir arkadaşım doğum yapacak, bebeğe zıbın atlet tarzı bir şeyler almayı düşünüyorum ama anne organiklik doğallık konusunda biraz takıntılı. Çevremde hiç bebek olmadığı için bir tek chakrayı biliyorum. Bebiş için doğal içerikli kıyafet için hangi markaları önerirsiniz?Bir de anneye de bir he
Merhaba. Bir arkadaşım doğum yapacak, bebeğe zıbın atlet tarzı bir şeyler almayı düşünüyorum ama anne organiklik doğallık konusunda biraz takıntılı. Çevremde hiç bebek olmadığı için bir tek chakrayı biliyorum.
Bebiş için doğal içerikli kıyafet için hangi markaları önerirsiniz?
Bir de anneye de bir hediye almak istiyorum. Hem annelikle alakalı olsun ama aynı zamanda ona ait bir hediye gibi de olsun istiyorum. Aklıma bebek bakım çantası geldi ama pek içime sinmedi. Ona çok abartı olmadan hayatını kolaylaştıracak nasıl bir hediye alabilirim? Samimiyim ama çok yakın değilim, fazla kişisel alanına girecek hediyeler alamam o yüzden.
0
cometome
(11.07.26)
%100 pamuk olduktan sonra her markadan alınabilir bence. Cigit marka bakabilirsiniz organik pamuk, müslin kumaş ürünleri var. Ben kızım için alışveriş yapıyorum. Ama yenidoğan dönemi kısa olur. O sebeple ileri ay/yaş için kıyafet alsanız daha iyi olur bence.

Anneye hediye aklıma gelmedi pek. Emzirme döneminde rahatlık açısından önden düğmeli pijama takımı olabilir ama çok mu kişisel bilemedim.
0
elorelia
(11.07.26)
Yani cok ozel birsey degil ama zibin setleri olabilir. Kesin lazim herkese.

natuline.com.tr
0
mbond
(11.07.26)
Kitikate
0
üğpoıuy
(11.07.26)
beyaz gürültü pışpış sesi çıkaran hoparlör görüyorum yenidoğan bebeği olan arkadaşlarda. bence bütçenize uygun olan birini seçip hediye edebilirsiniz. bebekler çok çabuk büyüdüğü için kıyafete alternatif hediye olsun dedim.
0
dedim ben sana
(11.07.26)
Carters ın özellikle yaz bebekleri için çok çok ince süper yumuşak bir serisi var. İsmen bilmiyorum ama sorarsanız gösterirler.
0
wild honey suckle
(11.07.26)
Bebekler çok hızlı büyüyor. Alınan kıyafet 1 ay olmadan kullanılamaz hale geliyor. Bence en güzeli Zara Home'dan pamuklu battaniye/bornoz ve uyku arkadaşı. Anneye de yine Zara Home'dan tatlı bir pijama yahut fresh bir mum ve krem.
+1
mavipenguen
(11.07.26)
İkisine aynı desenli tshirt alabilirsiniz, instagramda falan kişiye özel yapanlar da vardır kesin. Kendiniz de bebeğe Carter's'tan anneye herhangi bi yerden düz beyaz tshirt alıp baskı yaptırabilirsiniz.
Ya da isme özel kitap basan sayfalar var yine instagramda falan, bu da tatlı bi hediye oluyor. Doğuma çok az kaldıysa ihtiyaçlar tamamlanmıştır diye düşünüyorum, bu tarz şeyler daha iyi bence
0
mezzosprite
(12.07.26)
(35)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
Başkalarında zaman zaman beğendiğim dövmeler oluyor ama kendim yaptıramam. Yeri geliyor 1 2 sene önceki tercihlerimi beğenmiyorum, birkaç sene sonra yaptırdığım dövmeden pişman olmam çok olası
0
kullanicadi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(16)

Akrabalarini seven var mi

üğpoıuy
Sadece ben olamam di mi?
Sadece ben olamam di mi?
0
üğpoıuy
(01.07.26)
Tamamını mı?
Tamamını sevmiyorum tabii.

Akraba olmasak ve başka ortamlarda tanışmış olsak da seveceğimi düşündüğüm insanlar sevdiğim akrabalarım hep.
Sayıları çok değil ama var yine bir miktar.
0
mutekebbir
(01.07.26)
sevme sevmeme değil de; iletişimim yok eskisi gibi. kopuldu zamanla. onların (kuzenler, eşleri vs. ) da benim de bunu değiştirmek için aman aman bir gayreti yok. öncelik arkadaşlarımda.
0
lüzumsuz adam
(01.07.26)
Baba tarafımı seviyorum. Anne tarafımdan iki üç kişi hariç çok seviyorum.
0
mor oje
(01.07.26)
çoğunu tanımıyorum :)
0
devilone
(01.07.26)
Ya o kadar çok akraba var ki tabii ki çok sevdiklerim de var gıcık olduklarım da var. Bu durum anne baba tarafı olarak da fark etmiyor.
Teyze hala dayı amca bunları genelde neredeyse hepsini seviyorum. Çok fazla kuzen var. Çocukluğumun birlikte geçtiği çok sevdiğim yakın kuzenlerim de var tanımadığım kuzenlerim de var resmi olduğum kuzenlerim de var.

Diyarbakır/İstanbul olunca...
0
egerbiryolcu
(01.07.26)
Cok bayilmiyorum ama gecmiste sorun yasadiysak falan sahsi algilamamaya calisiyorum. Kimse mukemmel degil, birlikte vakit gecirmeyi seviyorum. Kotu akraba muhabbetleri burada cok meshurdur, cogu da haklidir eminim ama her akraba kotuyse birileri de bizden kotu diye bahsediyor olmali.
+1
mbond
(01.07.26)
annem 11 kardeş babam 11 kardeş, mebzul miktarda kuzen var
herkesi değil ama epey bir sevdiğim vardır, bazılarıyla birlikte büyüdük. bazı büyüklerime çok saygım vardır
ama hiç görmediklerim de var
0
subcomponent
(01.07.26)
Hepsini severim, hepsi kendi halinde
0
mikahakkinen
(01.07.26)
herkes herkesin akrabası; bu hesaba göre zaten sizde başkasının gözünde akraba sevilmez seviyesindesiniz. Peki kendinize bunu yakıştırır mıydınız?

Ebeveynler zamanında onlardan kötülük görmüş, o zamanında bana şöyle yaptı diye söylenip duruyor. Ama eminim onlarda başkasına yapmıştır, sadece söylemiyorlardır. o akrabalarınıza sorsanız, sizinkiler hakkında kim bilir ne diyecekler ve sizinkiler kim bilir nasıl savunacak.

Sırf ailem sevmiyor diye halamı sevmeyecek değilim. Halam beni evine çağırır, konuşur ederiz. Ebeveynlerle birbirini yesinler, beni çok ilgilendirmiyor yani. Ben akrabalarım ile kişisel olarak bir problem yaşamadım, gerisi de beni ilgilendirmiyor valla.

edit: kişisel değil genel olarak söyledim ya :)
0
substituent
(01.07.26)
Hemen hepsini baya seviyorum. İyi ki varlar
+1
kisa
(01.07.26)
@sub, bana diosan ben cok seviyorum
0
🌸üğpoıuy
(01.07.26)
Ne yazık ki insan zaman ilerledikçe herkesin bir falsosunu göre göre bazı duygularının köreldiğini fark ediyor.

Yine de bayram günlerinde, artık tek tük kalmış ihtiyarların evinde nadiren gördüğüm akrabalarla bir araya gelmek mutlu ediyor.

Çok daha nadir olarak çok geniş katılımlı akraba toplantı/yemeklerimiz oluyor. Orada kimisini tanımasam da hepsi benden olan o koca kalabalığın içinde olmak iyi geliyor. Kan çekmesi diye bir şey gerçekten var galiba.

Ama dediğim gibi çok istisnai durumlar bunlar. Yoksa normalde kuzenlerimle bile öyle çok da görüşmüyorum artık.

Yine de akraba akrabadır. Kavga dövüş, şerefsizlik, hırsızlık, kan vs olmadıkça bir parça olsun bağ kalması iyidir.
0
lazor
(01.07.26)
Belki 30-40 akrabam var, sevdiğimin sayısı 5i geçmez
0
gadlemler
(02.07.26)
Yüzde doksanını 10 yılda bir görüyorum. Sadece cenaze ve bayramlarda gördüğüm insanları sevsem ne sevmesem ne. Eskiden hepsine karşı nötrdüm ama yaş ilerledikçe sevmemeye başladım bazılarını. Sık görüştüklerime bir lafım yok ama 10 yılda bir gördüklerim hiç umrumda değil artık. Çok merak ediyorlarsa onlar gelip beni görebilir. Çoğunun nerede oturduğunu bile bilmem. Mesela aynı semtte oturduğum amcamın evinin yerini bile hatırlamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.07.26)
Akpli olumca akraba da olsa sevilmiyor.
-1
rhan
(02.07.26)
%95'ini günahım kadar sevmem %5'ini senede bir görsem özlem duymam.
0
solo
(03.07.26)
(13)

ofiste yaşadığınız tuhaf olaylar

lil siztah
s.b.
s.b.
+4
lil siztah
(30.06.26)
ben başlıyorum.
yıllar önce küçük bir ofiste 4 kız çalışıyoruz. kızlardan biri çok sessiz sakin, kendi halinde, eğlencesiz bir tip.

bir projenin yetişmesi için haftalardır sabahladığımız günlerden birinde, arkadaşlardan biri oturduğu sandalyede fenalaşıp bayıldı (zaten düşük tansiyonlu zayıf bünyeli bir kızdı; çok panik olmadık açıkçası). ofis merkezi bir yerdeydi, patronumuz hemen kızı kucaklayıp arabasına attı ve acile götürdü. diğer iki arkadaş da onlarla gitti. ben ofiste tek kaldım; sen bilgisayarları, ofisi falan kapatıp gelirsin dediler (her akşam en son çıkanın, pencere-kapı ve elektrikli herşeyi kapatıp, alarmı kurduğu bir düzenimiz vardı).

proje yetiştiriyor olduğumuz için her dakikamız önemli; herkesin bilgisayarında ne çizim varsa, save etmiş mi bakıp kapatıyorum. bu sırada, bu sessiz kızın bilgisayarına bakayım dedim; açık tarayıcıda "lotus pozisyonu nedir, nasıl yapılır" temalı bir sayfa çarşaf gibi açıktı! :) işin ilginç tarafı, ofiste masalarımız duvara dayalı, hayvani boyuttaki çizim ekranlarımızın ortaya baktığı bir düzenimiz vardı. o kızın böyle bir şeye açıktan bakmasına şaşırmakla birlikte, şimdi bu kız olayın heyecanı geçtikten sonra bilgisayarında açık olan şeyi hatırladığında çok utanacak; ne yapsam? diye, aldı beni bir düşünce :D

neyse, hastane tayfası kısa sürede geri geldi, ben de kızların bişey demesine fırsat vermeden, "ayy çok panik olunca dosyaları save etmeye falan uğraşamadım; hızlıca hepinizin power kablosunu çektim, kusura bakmayın kızlarrr :s" dedim. kimse tepki vermedi ama bence çok akıllıcaydı yaa 8)
+5
🌸lil siztah
(30.06.26)
Simdi girip lotus pozisyonu nedir ve nasil yapilir diye araticam
+7
üğpoıuy
(30.06.26)
ofisi iş yeri olarak genişletirsek bir hikayem var.

Tren işletmeciliği yapan firmada staj yapıyordum. O sırada da yeni trenler tırlarla getirilip raylara indiriliyordu. Haftada bir vagon geliyordu. Normalde olduğum ekipteki mühendisin raylara indirilme sürecinde sürecin başında olması gerek ama o kadar standarda bağlamış ki çok uğraşmıyordu artık.

Yine ofiste oturuyorum öyle, bi vagon geldi. Söz konusu mühendis, bana; sen git izle ben sonra gelirim, dedi. Ben de bi heyecanla gittim. Staj defteri için fotoğraf çekiyordum falan. Derkeeen bir anda, treni, tıra bağlayan halat koptu ve tren yokuş aşağı kontrolsüz şekilde hareketlendi. Rayların sonunda başka bir trene çarpıp durdu. Devasa bir gürültü çıkmıştı hiç unutmam. Ben de o sürede video çekmiştim.

Bunlara ek, Oraya bakan güvenlik kamerası, başka bir tır yüzünden engelleniyordu. Böylelikle olaya ait tek video bende oldu :)

bir anda firmada beni tanımayan kalmadı, trenin üreticisi olan koreliler bile adımı anar olmuştu :)
+5
substituent
(30.06.26)
Staj yaptığım şirket büyük ama nihayetinde aile şirketiydi. Patronların İşsiz ve okumadığı için ortalarda takılan kız yeğenleri vardı, ben haftada üç gün ofise gittiğim için gelmediğim zamanlarda masama o kız oturuyordu. Neyse bilgisayarda bir şeyler ararken o zamanlar MSN olduğu için kayıtların kaydedildiğini farkedip silmek için girince kızın birden fazla erkekle cinsel içerikli yazıştığını görmüştüm :)
Kayıtları silip kimseye bahsetmedim ama kızın tarzını düşündükçe özellikle ofiste o şekilde yazışması çok garibime gitmişti.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@üğpoıuy, o sıra inan ben de bilmiyordum; şekillere biraz baktım, yalan yok :D
18 civarındaydım; kız çok utanacak şimdi diye bir de triplere girdim :) şimdi olsa meh meh der, ekran koruyucuyu kapatırım :P
0
🌸lil siztah
(30.06.26)
başlık tutmamış gibi, bi tane daha yazıyorum :)

anlattığımdan bir önceki firmada, fuar stand tasarım işinde çalışıyorum. modüler bir sistemimiz var; genelde onunla basit tasarımlar yapıp geçiyoruz. ancak büyük müşteri gelirse ve özel bir tasarım yapılacaksa, serbest çalışan bir mimarla anlaşmamız var; o gelip tasarımı yapıyor. ama modelleme vs bilmediği için, ofisin en çözmezi olan benim yanıma oturuyor; eskizini bilgisayara aktarıyoruz. tabi o bir şey istiyor, benim modellemem 5-10 dk sürüyor; o da o sıra harıl harıl bişeyler yazıyor masanın ucunda. biz ayda bi kaç kez, bir kaç gün birlikte çalışır olduk.

neyse, bi gün bu abi bana yine "şuraya şöyle bi eleman gelecek" diyip, ben çizerken kalkıp ofisin başka bi odasına gitti. ben de bi noktada takıldım; dedim eskize bakayım.. kağıtları elime bir aldım, neye uğradığımı şaşırdım :s adam meğer bana komut vermekten boş kalan vakitlerde erotik hikaye yazıyormuş! :D yani aklımda kalan bi cümle var ama, sansürlemeden koyabileceğim bir kelimesi dahi yok :D bayaa hard core :F
bu abi, aynı zamanda leman'ın kadrolu çizerlerindendi ve bu hususta bir ansiklopedi de çıkardı sonra (anlayanlar anladı :)
edit: puhaha şimdi sözlüğe baktım; ansiklopediyi meb toplatmış! :D
+7
🌸lil siztah
(30.06.26)
atm üzerinde çalışan bir yazılım yapıyoruz. ofiste bir test atmsi var. kasa anahtarları kayboldu, kasasını açamıyoruz (içinde gerçek para yok, test parası var). çilingir gelip, matkapla kasayı delip açmıştı. sonra yeni kilit taktı.
0
inheritance
(30.06.26)
Eski yöneticim projenin bitmesine son 2 ay kala baska bir şehirdeki ofise geçiyordu. Ekipte o hariç herkesin projesi bitiyordu onun başında bulunduğu baska bir proje daha vardı. Son gününde ekibe bu öglen yemeğe birlikte gidelim bendensiniz dedi. Zaten onun disi da ekipte 4 kişiyiz 2si yoktu o gün. Ben ve baska bir arkadaş e iyi olur tamam dedik. Gittiğimiz ocakbasinda menüye bakip burasi cok pahalıymış hadi baska bir yere gidelim dedi(orası daha once de baska vedalar icin yemek yediğimiz bir ocakbasiydi, yani fiyatları biliyordu). Diğer arkadaşla biraz garipseyerek e iyi madem gözlemeciye gidelim dedik. Arkadaşın arabasına atladık gozlemeciye gidecekken ya benim canim hamburger istiyor şu butik burgerciye gidelim mi dedi. Tamam dedik burgerciye gittik. Herkes ayni şeyi istedi, hesabı istediğimizde yöneticimiz "ya herkes yediğini ödese olur mu dedi" tamam olur dedik ama bu adam aylik 5k eur maaşı olan biriydi. Garipti. Ödemeyeceksen ben ödeyeceğim deme bari.
+9
Amaranta ursula
(30.06.26)
baska bir firmanin tavsiyesi ile ise bir cizim elemani aldim, baya iri yari bir hatun.
isinde cok iyiydi, baya utangac bir tipti falan. 50li yaslarda.

birgun beni aradi, seninle konusmam lazim bir ruya gordum falan dedi.
hayirdir ya dedim. sana benim durumumdan beni tavsiye eden sirket bahsetti mi diye sordu, hayir dedim.

ben seneler once cinsiyet degistirdim dedi. ruyamda sen bunu ogrenince beni kovdun falan dedi. ben de zerre anlamamistim, herhalde abi cok eski translardan biriydi, sesi ince, utangac, gogusler falan yapilmis, adem elmasini falan aldirmis herhalde. bir tek iri yari.

benim icin hic sikinti yok dedim, guldum gectim.
2 sene kadar beraber calistik, sonra toplu bir isten cikartma oldu ikimizi de sepetlediler hahah.
+5
cooperr
(30.06.26)
Bir tane daha yazayım hayatımdaki en nefret ettiğim patronum sıfatını kaybetmeyecek avukat, ofiste Türk kahvesi içilmesini yasaklamıştı neymiş önceki çalışanlar fal bakıyormuş.

Bir de aynı adam katip arkadaş yanında kaşeyi götürdü diye telefondan kulağını çekip ahizeye avazı çıktığı kadar bağırarak hakaret etmişti. Karşımda o deli halini görünce sinirden burnum kanamıştı.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@lil siztah
Lotus pozisyonunda ne var ki? Ben mi anlamadım? Yoga için bir hareket değil mi? Neden utansın ki?
+5
benaslindayohum
(30.06.26)
Lotus pozisyonunda ne var utanılacak anlamadım ben de domalma pozisyonu veya kegel egzersizi tarzı bir şey mi dedim bi an ama yok yani anlamadım.

Ben de anlatayım 5 sene önce falandı o zamanlar ofisten çalışıyoruz.

Ben ya stajyerim ya da 1 yıllık junior yazılımcıyım. Ekibin hepsi benden 5-10 yaş büyük.

O zamanlar onedio testleri meşhurdu toplanıp çözüyorlardı. Bir boşlukta haylaz bir abimiz şey testi açmış "ne kadar yürüyen cinselliksiniz" tarzında. Oturmuş 5 kişi onu çözüyorlar ama çoğu da muhafazakar veya ona yakın yani. Ben de neye bakıyor bunlar diye yanlarına gittim arkadan bakıyorum ekrana. Genelde doğru ilerliyorlar :3

Bir soru geldi, tam net hatırlamıyorum ama "erkeklerin g noktası anüstedir, erkeklerin anüste zevk alacak bir noktası vardır" tarzında bir soru, altında da doğru yanlış seçeneği var.

Bunlar hep bir ağızdan dedi ki yok la olur mu öyle şey HAYIR tabii ki..... diğer soruya geçtiler. Çoğu da sivaslıydı bu arada.

Ben de yarışma heyacanıyla arkadan boş bulundum, hayır ya doğru olacak bilmiyor musunuz dedim hepsi bi döndü bana baktı ben kaldım öyle derin bi sessizlik oldu. Ama çok takmadan diğer sorulara geçip bitirdiler.

Sonra benim dediğim sorunun aslında doğru olduğunu görünce tekrar bi döndüler kardeş sen hayırdır diye sdfjsgdjsh ne var abi genel kültür bunlar falan dedim mutfağa gittim artık arkamdan ne demişlerdir bilmiyorum sdfsdgjsh kesin vurduruyordur falan demişlerdir de o zaman düzenli ilişkimiz vardı seks hayatımız geniş olabilir ne olmuş yani
0
ananiyimioguz
(01.07.26)
Arkadaşlar dün mü doğdunuz? Hikayedeki detaylardan da mı anlaşılmıyor? Kamasutra’daki lotus’un görsel eşliğinde anlatımından söz ediyorum..
-1
🌸lil siztah
(01.07.26)
(6)

Hediye fotoğraf makinesi alacağım, bu işlerden anlayanlardan

neden beni sevmedin
yardım rica etmeye geldim.fotoğrafı çekince o an basıp makineden fotoğrafı çıkaran cihazlardan alacağım.hediye edilecek kişi kadın. bu aletler hakkında bilgim yok denecek kadar az. internetten değil, fiziki mağazadan almak istiyorum. mesela şu ürünler nasıl? epey yaygın sanırım. kitapçılarda falan d
yardım rica etmeye geldim.
fotoğrafı çekince o an basıp makineden fotoğrafı çıkaran cihazlardan alacağım.
hediye edilecek kişi kadın. bu aletler hakkında bilgim yok denecek kadar az.
internetten değil, fiziki mağazadan almak istiyorum.

mesela şu ürünler nasıl? epey yaygın sanırım. kitapçılarda falan da görüyorum. fujifilm markası ürünü galiba?
www.instax.com.tr

çok uyduruk birşey de almak istemiyorum. 20 bin TL ye kadar bütçe ayırabilirim.
ne önerirsiniz? her türlü öneriye bilgiye ihtiyacım var.
0
neden beni sevmedin
(26.06.26)
instax mini 12 sanırım son çıkan. bende 9 u var. tatlı bir şey. bana da hediye gelmişti. dr da falan 7-8 bine setlerini satıyolar diye hatırlıyorum bu aynı seti. alınır. sağlam cihaz yani senelerdir benimkine bir şey olmadı.

sadece yorumum şu olacak ek olarak: filmleri çok pahalı :')
0
chanandler bong
(26.06.26)
Canon zoe mini s.. hem sipsak cikariyo hem telefondaki fotpgrafi basiyo. Sipsak kalitesi cokii diil, yazdirma kalitesi iyi

Instax 5 evo.. yine hem sipsak hem foto yazdrma. Sipsak kalitesi daha iyi canondan. Yazdrma kalitrsi de guzel
0
üğpoıuy
(26.06.26)
en iyisi Instax Mini Evo bence.

yanına 2-3 tanede film ekleyin.
0
galahad reloaded
(26.06.26)
Gerçekten istediği bir şey değilse bence almayın. İşletme maliyeti yüksek, bir süre sonra çekmecede tozlanmaya mahkum gibi bir şey.
+2
orient blue
(26.06.26)
Kendisinin karakterine göre model bakmak daha uygun, ben mesela bu makinelerden çok istiyordum ama şu renkli olan modelleri hiç beğenmiyordum tesadüfen instax mini 90 neo classic hediye geldi dünyanın en mutlu insanı oldum, bu renkli ya da büyük olanlardan biri gelse hiç hoşuma gitmezdi.

Bu yüzden model bakarken son çıkandan ziyade karşı tarafın karakterini düşünmek lazım.
Bir de yanında en azından 20'li kağıtla birlikte hediye edilmeli bu tür bir makine.
0
mutekebbir
(26.06.26)
www.beymen.com

iki yıldır kullanıyoruz. çekilen fotoğrafı basmadan önce görüntülemek en büyük nimet bence
+1
kablelvuku
(26.06.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(13)

Kaan Urgancioglu yakisikli mi

Purple life
sizce nasil?10 üzerinden puanlar ve yas+cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
sizce nasil?

10 üzerinden puanlar ve yas+cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
-1
Purple life
(23.06.26)
3
+2
üğpoıuy
(23.06.26)
Yaşım 38, kadınım.

Oynadığı karaktere göre yakışıklılık algısı değişiyor bende.

Kara Sevda dizisinde çok yakışıklı ve çekici bulurdum.

Yargı dizisinde tipini de, olmayan cazibesini de, kişiliğini de beğenmedim.

Yargı'da favorim Pars savcıydı. Hem yakışıklılık, hem karizma hem de kişilik açısından.
-1
anaphylacticshock
(23.06.26)
anaphylacticshock +1


Çocukluğumdan beri izlerim, bazen çok beğenirim bazen sıradan bulurum.
Kampüsistan'da çok beğenirdim şimdi o haline bakınca beğenmiyorum demek o döneme göre iyiymiş.
Aşk 101'de hoştu ama Yargıda ben de beğenmiyordum mesela.

8 verilir ya yüzü güzel bir bey.

38 Kadın
+1
mutekebbir
(23.06.26)
yok ya ortalama altı bence maks 4 veririm.
benim için türkiye'de yakışıklı diyebileceğim oyuncuların başında seçkin özdemir geliyor ama son yıllarda o da bozdu. bir aşk hikayesi zamanı falan uf ne biçimdi. hele hülya avşar'a katıldığı programda hülya avşar bile aşık olmuştu dkfdfkgfdkfg
0
matilda
(23.06.26)
Kötü yaşlandı ama hala 8/10.
0
sekizdokuzon
(23.06.26)
Erkeğim.
8.
0
kumandanim
(23.06.26)
7-8 net alır
0
mor oje
(23.06.26)
8/10. Yakisikli bence, boyle degisik bir aurasi var bence tekinsiz bir tip gibi duruyor. ayrica ses tonu da cok iyi.
0
acelaacedebela
(23.06.26)
3 özellikle suratı için.37k
0
pembediken
(23.06.26)
sokakta 8, tv'de 6,5. erkek.
+1
ya ben lan neyse
(23.06.26)
Orta yaşlarda hatunum, birçok adamdan daha yakışıklı ama yerini hakeden çok daha yakışıklılar var. Orta halli diyelim.
0
gadlemler
(23.06.26)
beğenmeyen bayanlar böyle bir adam gelip tanışabilir miyiz? dese çoğunuzun g.tü gider.
+1
mikahakkinen
(24.06.26)
gayet yakışıklı. türkiyede sokağa çıktığımızda 3/10 üstünde adam görmüyoruz açıkcası. o açıdan 8/10'luk kaan urgancıoğlu benim gözümde üst düzeydir.
-1
yenibirgüzelnick
(24.06.26)
(15)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(3)

bir sıcak el uzanır nickli işsiz delinin yeni hesapları

huladancer
Compumaster yeni alımları baz fiyat koyarak bağış usulüne döndürmedikçe bu deli burada çok at koşturur. Yeni hesabı: yokbisiihttps://ibb.co/Kp3HvZnm
Compumaster yeni alımları baz fiyat koyarak bağış usulüne döndürmedikçe bu deli burada çok at koşturur.

Yeni hesabı: yokbisii
ibb.co
+12
huladancer
(17.06.26)
Kokusmus olanı kendine almış kokmuş olanı da satmaya çalışıyor
+8
kisa
(17.06.26)
Merak etme sonrasinda hemen dua etmistir 🤲
+9
üğpoıuy
(17.06.26)
ilk defa görüyorum.
0
gabe h coud
(17.06.26)
(5)

Bir yazarı arıyorum

sucvecezve
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o ünivers
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o üniversiye girdi şükür ve kendisine çok teşekkür etmek istiyorum.
Mesajlar otomatik silinmiş (neden?) ve Nickini hatırlayamıyorum. Sözlük yazarıydı ve burada konuşmuştuk. nickinde konuşmak fiili geçiyordu tam çıkaramadığım biçimde. Okuyorsa burayı çok sağolsun.
0
sucvecezve
(14.06.26)
Konusmakistiyorum ?
0
logisticsmanager
(14.06.26)
@logisticsmanager hocam Dediğiniz gibi bir yazar bulamadım.
0
🌸sucvecezve
(14.06.26)
Konusmabenkonusuyorumdahabitirmedim
+4
üğpoıuy
(14.06.26)
Konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim

Türkçe karakter olmayabilir.

Mesajlar kısmından yeni mesaj açın. Orada konuşma yazınca çıkıyor öneriler bu arada.
-2
elorelia
(14.06.26)
Evet -konusma ben konusuyorum daha bitirmedim-miş ama galiba şu an aktif değil. Teşekkürler herkese.
0
🌸sucvecezve
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
-1
sweetoffice
(17.06.26)
(6)

Jeep compass kullanan var mi

üğpoıuy
2026 hibrit aslinda special olarak Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
2026 hibrit aslinda special olarak

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz
0
üğpoıuy
(13.06.26)
Standart stellantis ortak platform aracı. Gereksiz pahalı. Tasarruf açısından tam elektrikliler varken bence anlamsız.
-1
orient blue
(13.06.26)
Tam elektrik bi secenek diil
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
Arkadasımda vardı. Piyasının altında verip sattı kurtuldu.
Pahalı, parçası pahalı, ustalar bulaşmak istemiyor.
Araba denen zıkkım zaten % 90 şehir içi kullanılıyor. Parkı kullanımı kolay, tüketimi düşük pratik bir B sınıf hatchback aradı buldu. Ne aldığını hatırlamıyorum. Hiç eski arabasını özlemiyor.
0
Lh12
(13.06.26)
@lh, b sınıfı mi aldı xd encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸üğpoıuy
(13.06.26)
jeep olarak bir tek wrangler/rubicon alinir.
gerisi buyuk oranda cop, basina bela olur. ben olsam bulasmam.
+1
cooperr
(13.06.26)
Türkiye’de Jeep giydirilmiş Fiat

Limited bi versiyonu var, kamyonet.

Clio’yu kopyalamak çok zor sanki kısmını geçtim; stellantis pişmanlıktır.
0
baldan kaymak
(14.06.26)
(8)

Gruplar yalan mı oldu?

gabe h coud
Ne bekledik ne oldu? Neden başarısız oldu?Ne olsa daha iyi olurdu?Compu sormadı ben sorayım.Ben cevap vereyim: Reddit bekledik, akrepnalan.com oldu.Kapalı gruplar yüzünden başarısız oldu. Reddit örneğinde gruplar sadece feedinize düşmesi için birer tag işlevinde. İkinci konu da, aynı zamanda hem gru
Ne bekledik ne oldu?
Neden başarısız oldu?
Ne olsa daha iyi olurdu?
Compu sormadı ben sorayım.

Ben cevap vereyim:
Reddit bekledik, akrepnalan.com oldu.
Kapalı gruplar yüzünden başarısız oldu. Reddit örneğinde gruplar sadece feedinize düşmesi için birer tag işlevinde. İkinci konu da, aynı zamanda hem grupta hem de ana ekranda paylaşılırsa grup işlevsiz olur tabii ki.
📊 Gruplar geliştirilmeye devam edilsin mi?
Evet %10.4 (5)
Hayır, zaten gereksizdi. %79.2 (38)
bilemiyorum altan bilemiyorum %10.4 (5)
0
gabe h coud
(09.06.26)
neden basarisiz oldu sorusunun cevabi bence duyuru'nin hit sayisinin sanildigindan daha dusuk olmasi. yani elimde veri falan elbette yok ama oyle hissediyorum. mesela yurt disi grubu var, duyuru'yu yurt disindan aktif olarak kullanan sayisi kactir ki veya yatirim grubu var, kac kisi yatirimcidir ki?
+3
Sour
(09.06.26)
gruplara ihtiyac olacak kadar soru/duyuru olmuyor zaten. gruplar bir nevi filtreleme yontemi bence, ama burada gerek yok. compumaster ai'la denemeler yapmak icin yapti bence :)
+4
lemmiwinks
(09.06.26)
“Gizli kapaklı işler” diye kapalı bir grup kurdum mesela. Amacı, tıpkı duyurudaki sözlük yazarlarının duyuru açarken “sadece sözlük yazarları görebilsin” seçeneği gibi, internetin geneline kapalı, duyuru ahalisine açık duyuru/soru sorma imkanı sağlamasıydı. İş göreceğini düşünmüştüm. Kimse dönüp bakmadı :)

(Bu arada @compu böyle bir seçenek getirse duyuruya, fena olmaz bence. Yani sadece duyuru üyelerinin görmesini istediğimiz duyurular için bir seçenek…)

En kalabalık olan kitaplar, müzik, yatırım ve +40 gibi gruplarda da in cin top oynuyor…

Rağbet görmediği bariz yani.
+2
yadigar
(09.06.26)
Bu soruyu gördüğümde hatırladım böyle bir özellik olduğunu.
+5
peki madem
(09.06.26)
insanlar duyuru diye bir platform olduğunu bile bilmiyor.
0
xu
(09.06.26)
Aslında akışa düşse iş yapardı +1

Örneğin ben bilim grubu açmıştım. Normal duyuru akışında "aa yeni makale ne diyor biliyor musunuz?" konulu soru/tartışmalar yapmıyoruz genelde. Herkesin ilgileneceği bir şey de değil zaten. O yüzden gruplarda böyle şeylerin tartışılması daha mantıklı. Ama mevcut haliyle, ben de kendi açtığım gruba düzenli açıp bakmıyorum. Geçenlerde bir soru sorulmuştu, benim aklıma gelip bakana kadar tartışma eskimiş.
+4
evrim halkasi
(09.06.26)
Yetkin oldugum bir konuda gizli paylasim yapma gibi bir istegim yok. Aksine yaptigim paylasim acik olsun herkes faydalansin isterim.
0
osssy
(09.06.26)
Akış +3
+2
üğpoıuy
(09.06.26)
(14)

Anket- yazci misiniz, kisci mi

üğpoıuy
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktımBaharlar konuya dahil degil
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktım

Baharlar konuya dahil degil
📊 Yaz mi kis mi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(05.06.26)
İlkbahar.

Kış mevsimini hiç sevmem. Kar severim ama kayıp düşme fobim var. Yağmur sevmem. Yaz ayını da aşırı sıcak oluyor diye sevmiyorum. İlla yaz mı kış mı dersen ona da yaz derim.
0
rock n roll
(05.06.26)
Sonbahar.

Eskiden yazcıydım.
Artık yazlar bana fazla coşkulu, fazla taşkın geliyor. Tatilcilerin akını hiç çekilmiyor.

Kışın da kardan buzdan hiç hoşlanmıyorum.

Sanırım artık sonbaharları seviyorum. İstersen evinde otur, çayını iç ve camdan dışarıyı izle, istersen yazı yaz, istersen çık yağmurda dolaş.
Kat kat lahana gibi giyinmene de gerek yok. İnce bir ceket yeter. Üşümezsin de pişmezsin de.

İlkbahar da güzel mevsim ama son yıllarda favorim sonbahar.
-1
anaphylacticshock
(05.06.26)
her mevsimin kendine has güzelliği var ama küçükken kışçıydım, büyüdükçe baharcı oldum.

yaz benim için cıvık cıvık, fakir olduğum için özel bir anlam da taşımayan, boğucu ve fazla sıcak bir mevsim.

kışın artık kar yağmıyor, pek tadı kalmadı.

baharın hem ilki hem sonu güzeldir. dünya gözüme daha sakin ama aynı ölçüde canlı geliyor bana. hele ilkbaharda işte çiçekler böcekler renklerin yeşile dönmesi ama havanın da boğmaması vs. tatlı zamanlar. yazın sonuna doğru ligler başlar, bebeler okula döner, onun da bir hoşluğu var.
-1
der meister
(05.06.26)
Sayfiye yerinde yaşasam yaz derdim, ama İstanbul'un yazı hiç çekilmiyor. O nedenle oyumu bahardan yana kullanıyorum. Hem son hem ilk. Kışı ise hiç sevmiyorum. Sabah 05:45'te uyanıyorum. Havanın aydınlanması 8'i buluyor. Emeği geçenleri Allah davul etsin.
-2
auroraaurora
(05.06.26)
Bahar cevaplarini ekleyen fetöcüdür btw
+2
🌸üğpoıuy
(05.06.26)
Yapış yapış yazdan nefret ediyorum. Bahar, sonbahar neşesinin ve ardından kış melankolisinin köpeğiyim
+1
mor oje
(05.06.26)
baharları bir kenara bırakıyorsak kesinlikle kışçıyım. çünkü hareketli biriyim, hep sıcağım. yaz gerçekten çekilmez oluyor. manisa’da doğdum büyüdüm, oldukça sıcak geçer yazları. bu ayarda bir sıcak benim için yeryüzündeki çile :D kışın bazen hakikaten sinir bozucu soğuklar oluyor ama kesinlikle bunu saçma bir sıcağa yeğlerim.
+1
lüzumsuz adam
(05.06.26)
İlk yaz ile son kış
İkisi de olur
+1
kisa
(05.06.26)
Güz
-2
Batuhanolabilir
(05.06.26)
ölümüne kışçıyık :'(
+4
lil siztah
(05.06.26)
sonbahar.

don't you love new york in fall? it makes me wanna buy school supplies
-2
Purple life
(05.06.26)
Ben yazcıyım ama hayatımda ilk kez geçen yaz artık ben bile isyanlardaydım.
Şimdiden belli ki bu yaz da çok sert geçecek ama ben yazı sevmekten vazgeçemiyorum şikayetlerime rağmen.
+1
mutekebbir
(06.06.26)
bahar seçtim ama artık kalmadı.
yaz - kış yaşıyoruz ve aylar da kaydı. bu durumda eylül ideal oluyor.
-1
late viper
(06.06.26)
ne sıcağı severim ne de yağmur, çamur, kar severim.
14-20 derece arası yağmursuz hava en güzeli.
-2
my fault
(07.06.26)
(7)

Ayakkabı hakkında desteğiniz gerekiyor

baldan kaymak
Ayakkabıyı 1 kez giydimMakinada yıkadım kurumaya bıraktımDün de az güneşte kaldıBugün görüntü şuhttps://imgur.com/a/TKSYqhnNe yapmalıyım? İstanbul kadıköy ümraniye üsküdar var mı bu işi çözebilecek biri ne olmuş olabilir beyazdı kızarmış ekmek gibi
Ayakkabıyı 1 kez giydim

Makinada yıkadım kurumaya bıraktım

Dün de az güneşte kaldı

Bugün görüntü şu

imgur.com

Ne yapmalıyım? İstanbul kadıköy ümraniye üsküdar var mı bu işi çözebilecek biri ne olmuş olabilir beyazdı kızarmış ekmek gibi
0
baldan kaymak
(03.06.26)
Öncelikle şunu ekleyim. Spor ayakkabısı çamaşır makinesine atılıp yıkanmaz. Kendi özel temizlik malzemeleriyle silinecek temizlenir.
Yıkandığı zaman dikişler hızlıca ayrılıp yapıştırma kısımlar hızlıca sökülmeye başlıyor. Renk solması da ekstrası.
Bu şekilde giyeceksiniz
+1
limonlu eksi
(03.06.26)
o sararan nubuk yerleri sıfır zımparayla zımparalamayı deneyin, büyük ihtimalle düzelecektir.
0
lil siztah
(03.06.26)
diş fırçası ve macunuyla temizlemeyi dene
0
jelly bear
(03.06.26)
Nubukta bu oluyo evet :( yazilan cozumleri ben de deniyim, cozulurse guncelleyelim
0
üğpoıuy
(03.06.26)
turkishcare markasının leke çıkarıcısı bayağı işe yarıyor denemenizi öneririm, nubukta zor olabilir ama denemeye değer.
0
darthvader
(03.06.26)
(git: www.a101.com.tr ) sitil ayakkabı temizleme solüsyonu zaman zaman a101, bim, şoka geliyor. temizlik için öneririm
0
my fault
(03.06.26)
@limonlu ben onca yıldır hep çamaşır makinesine atıp yıkıyorum bir problem yaşamadım... adidas supernova sequence, adidas supernova glide, adidas revenge boost, adidas energy boost, adidas ultraboost vs. defalarca kez yıkandı. şuan aktif kullandığım ultraboostlar beyaz olduğundan daha sık da kirleniyor en az 10-12 kez filan yıkamışımdır. oakley battalion botlarımı filan da yıkadım.

renk solması da olmadı hiçbirinde. antrasit, turuncu, sarı/beyaz, lacivert/turuncu, turuncu/beyaz, siyah/yeşil vs.
0
konetsu
(03.06.26)
(8)

Öğretmenevi veya polisevinde nikahsız konaklama sorun olur mu?

runaway
Odaya bayan arkadaş çağırsak sıkıntı çıkarırlar mı?
Odaya bayan arkadaş çağırsak sıkıntı çıkarırlar mı?
-6
runaway
(31.05.26)
bir öğretmenevinin websitesinde direkt kabul etmiyoruz diyordu. Hepsi öyle olabilir tahminen.
0
nhk ni youkosu
(31.05.26)
Sıkıntı
0
üğpoıuy
(31.05.26)
Randevu evi mi la orası
+1
kullaniciadimvar
(31.05.26)
Ogretmenevinde nikah cuzdaniniz yoksa karsi cinsinizle ayni odada kalamazsiniz.
0
narod
(31.05.26)
erzincan orduevi ve öğretmen evinde izin vermediler. erzurum ve vanda da.
0
mikahakkinen
(31.05.26)
İki ayrı oda tutmadığınız sürece nikahsız aynı odada kalmanız pek mümkün değil
+1
apocalipy
(31.05.26)
Iki ayri oda tutun, gerisine karismazlar
+1
mezzosprite
(01.06.26)
tam tersi. polisevindeki resepsiyona "bana bu gecelik bayan arkadaş lazım" dersen onlar ayarlıyorlar.
+3
matematisyen
(01.06.26)
(20)

Kör ölür badem gözlü olur

artıküyeolmakistiyorum
Şirketteki bir kızın vur patlasın çal oynasın hayatına bir yıldırım düştü. Babası öldü. Geçmiş olsun diyelim. Olay bundan sonra başlıyor, bu bayan o günden beri her gün whatsappta falan babası üzerine duygusal müzikli paylaşıma başladı. Çok seviyordur, etkilenmiştir hepsi ok da ağa bizimki de öldü y
Şirketteki bir kızın vur patlasın çal oynasın hayatına bir yıldırım düştü. Babası öldü. Geçmiş olsun diyelim.
Olay bundan sonra başlıyor, bu bayan o günden beri her gün whatsappta falan babası üzerine duygusal müzikli paylaşıma başladı. Çok seviyordur, etkilenmiştir hepsi ok da ağa bizimki de öldü yani neyin ajitesini yapıyorsun. 5 gün oldu 10 gün oldu 2 ay oldu hala aynı paylaşımlar devam ediyor. Artık babasına kufur edecek duruma getirdi ve bende ediyorum.

Aslında duyuru da bu siz böyle olmayın. Baban öldü de sanki sen ölümsüz müsün. Biraz kafanızı çalıştırın böyle boş işlere vakti ayırmayın.

Sizin böyle badem gözlü olanlar üzerine anınız var mı?
-46
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
S*carkende edit yapıp paylaşın. Yas bile tutamazsiniz zaten ortalığa saçmadan.

+++++ bu arkadaş şirket hattından paylaşması yetmiyor kisisel whatsapptan da paylaşımı ihmal etmiyor. Utanıyorum bunu yaparken kendimi düşününce. Bunu savunanlar kufur yiyorsunuz haberiniz olsun yani.
-22
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
bir kadın için babasının kaybı diğer ölümlere göre daha zordur. sen de kafana takma, herkes acısını farklı yaşar.
+7
mikahakkinen
(31.05.26)
Kimsenin acısına lafım yok da ağa abartmayın yani. Sanki bir tek kendisinin babası vardı ve o yok oldu. Bir de utanmadan edit yapmalar, iki telefondan ayrı ayrı paylaşmalar. İgrenc
-18
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Gelip burada ahkam keseceğine yiyorsa kızın suratına söylesene? Ama doğru sen korkudan komşusuna bile kapı açmayan tiptin :)
+18
ekimoloji
(31.05.26)
Hahahahaha komikoloji ve baymayan esprisi geldi. Ben kendi gerçeklerimle barışığım her duyuruda bunu zırlamana gerek yok duyuru da duruyor okuyup yeniden orgazm olabilirsin
Eminin buna rastlayan herkes baymadı mı artık diye o hikayeleri geçiyordur da burada herkes hümanizmin doruklarında takılıyor
-18
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
En azından dedikoducu teyze gibi gelip buralarda zırlamayıp sevmediğimiz şeyleri sessize alıp geçiyoruzdur artık üye.
+9
ekimoloji
(31.05.26)
Babası olen bayana yeter artık babana da gerisine de diye sövemeyeceğime göre burada gören duyan olur da bir farkindalik oluşur diye duyuru açtım. Hala anlamadıysan senlik bir şey yok senin ölülelerinle ilgili paylaşımlarına sövenlerden birisi benim demek ki
-15
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
O kadar ahrazsın ki aynı şeyi yaptığım için karşı çıktığımı sanıyorsun, senin gibi bir tipe bir şey anlatmaya çalışmak boş.
+4
ekimoloji
(31.05.26)
Seninkilerin vefatına bile gerek yok bu arada. Hadi başla başka kapiya
-7
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Bu duyuruyu okuyanlar gecmisine sövüyor, haberin olsun diye söylüyorum sadece bi daha yapma diye
+8
üğpoıuy
(31.05.26)
Yas süreci çok öznel bir süreç, doğrusu yanlışı olmayan bir süreç. İnsanların verdiği duygu tepkileri değişir, zamanlaması değişir ve hiçbirine laf edemeyiz. Tıpkı ötekinin kıyafetine, aksanına, nereli olduğuna laf edemeyeceğimiz gibi.

Beni esas düşündüren ve sizin adınıza üzen şey, duygularınızı o kadar bastırmayı öğrenmişsiniz ki ebeveyn ölümü gibi ağır bir şeyi "ne var yani" kıvamına indirgeyebiliyorsunuz. Belli ki duygular ve ifadeleri konusunda aşamadığınız şeyler var, kendi babanızın ölümüne dair ifade edemediğiniz duyguları ancak ötekine öfke olarak ifade edebiliyorsunuz. Bazı insanların babalarıyla iyi ilişkileri var ve yas sürecinde bunu yansıtmaktan çekinmiyorlar. Gerek ağlayarak, gerek ortalığı yıkarak, gerek içine kapanarak bunu yaşayabilirler. Şahsen ben de acısını içinde yaşamayı tercih eden biriyim, sevmediğim bir arkadaşımın babası öldüğünde ve bunu sosyal medyadan sürekli paylaştığında baş sağlığı dileyip sonra hikayelerini sessize aldım çünkü kendi zihin sınırımı korumak istedim ama kendi sınırını korumakla "ne var yani" diye ötekinin sınırına girmek arasında ciddi bir fark var.

Eminim bu çıkarımımı da çok iddialı ve laf soktuğunuzu zannettiğiniz bir şekilde yanıtlayacaksınız çünkü belli ki iletişim konusunda bir kısıtlılığınız var. Zaten bu yazıyı da sizden çok sizin gibi düşünüp de değişmek isteyen birilerine daha çok hitap eder diye yazdım.
+7
mor bembombom
(31.05.26)
Dogum gibi olumu de normalleştirdim. Bunu problem olarak görene de ilk kez rastladım. Kim bilir daha neler göreceğiz
-7
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Doğum gibi ölüm de zaten normal, zaten olağan şeyler. Doğal olarak bir şeyi kazandığımızda nasıl mutluluk tepkisi veriyorsak herhangi bir şeyi kaybettiğimizdende üzüntü tepkisi veriyoruz. Normalleştirdiğinizi iddia ettiğiniz baba ölümünün kolunuzu kırıp "acımadı kii" demekten bir farkı yok. Biyoloji, beyin yapısı, vücut tepkileri beyanlarla işlemez. Ölümün normal olduğu gerçeği, ölen kişi ardından acı çekilmeyeceği anlamına gelmez.

(Toplulukçu) Kültür olarak biz ölümü çok yoğun yaşıyoruz (veya sizin örneğinizde olduğu gibi tam ters açıdan hiç yaşamıyoruz) çünkü duygu düzenleme becerimiz düzensiz ve az. Kültür olarak başımıza gelen iyi veya kötü olaylarla nasıl başa çıkacağımızı bilmediğimiz için, ailelerimiz bize bunu öğretmediği için iki uçtan da yoğun yaşıyoruz. Dediğim gibi, (herhangi bir konuda) sürekli paylaşım yapmak bana da hitap etmez ama ötekinin alanına girmekle ölümü normalleştirmek arsında fark var.

Size yukarıda gelen tepkiler ötekinin acısını küçümsemenize gelen tepkiler aslında. İletişim becerisi de burada önemli. Mesela deseniz ki "of çok paylaşım yapıyor, tamam kötü ama beni baydı", eminim bir derece daha makul tepkiler gelirdi. Öteki açıdan babasını kaybeden o kadın gelip "biri var, babasını kaybetmiş ama hiç umursamaz davranıyor, nasıl küfrediyorum" dese yine tepki görürdü eminim. Belki sizin kadar tepki görmezdi çünkü trol mü, değil mi olduğu (hangisi daha vahim bilmiyorum) etkeni de var. O apayrı konu.

Lütfen profesyonel yardım almayı düşünün, o kadının paylaşımları nedir ne değildir bilemem ama sizin yaklaşımınızda bir sorun olduğu kesin. Bunu da yas çalışan bir psikolog olarak söylüyorum.
+4
mor bembombom
(31.05.26)
Ayağınız kayıp yere düşseniz destek almanız gerekiyor ben sizden değilim. Her şey sizin kafanızdaki gibi değil bunu da bir düşünün derim

Ayrıca babam öldü acısını çeken şarkısını beğenmeyip başka şarkıyla edit yapıp aynı fotoğrafı yeniden paylaşmaz. Olaya bak bunu yapan normal oldu biz anormal olduk. Yukarı bakma filmi gerçek oluyor
-8
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Şahsi whatsapp hesabından story falan atıyorsa,kime ne ?
Ha hem öyle story atıp hem de vur patlasın.... şeklinde takılsa bir de aynı sırada,baya tezat bir durum olurdu ama gene de böyle tepki verilmezdi.
Babası ölen bir erkek iş arkadaşım cenaze izninden geldikten sonra bir süre babasından,ölümden vs konu açıp konuşuyordu sürekli. Tek kalınca tiktok instagram reels takılıyordu son ses ve açıkçası ben rahatsız oluyordum.ama idare ettik yani bir süre, yas sürecidir,herkeste farklı olabilir,takılmayın
0
denizciman
(31.05.26)
İşte bunlar hep sevgisizlikten üstadım babası şahsı sevmediği için ölümünde çok da üzülecek yas tutulacak bi sebep görmüyor bi cevabında kız arkadaş bulamadığından yakınmıştı. Yalnızlık sevgisizlik adama neler yaptırıyor ah ulan
0
kullaniciadimvar
(31.05.26)
dj ercik'in hayatını okursan o da babası öldükten sonra bunalıma girdi ve bir daha toparlanamadı. normal yani böyle şeyler. başka av bak kendine.
0
plastic_angel
(31.05.26)
Hikayeyi gizle, sona al. Boşver takılma.
0
Caletti
(01.06.26)
insanlar ayrılık, ölüm veya başka hüzünlü zamanlarında acıklı şarkılar dinlerler değil mi? bazen farkında olunmasa da, bu şarkılar anlaşılmış hissettirir, yalnız hissetmeyi azaltır ve rahatlatır çünkü.

böyle paylaşım yapan insanlar da içindeki duyguları bu şekilde boşaltıyorlar. herkes bir ressam, müzisyen değil ki çok güzel sanatsal eserlerle duygularını ifade etsin. insanlar öyle editler yaparak hislerini yansıtıyorlar. hem kendi yaşadıklarını paylaşıyorlar, hem diğerlerininkini izliyorlar ve bu sayede "yalnız değilim, bu zorluğu yaşayan tek ben değilim" diyebiliyorlar. böyle rahatlıyorlar.

bazı insanlar ölümle kolay başa çıkamayabilir ve bu çok normaldir. sürekli olarak story paylaşması çok zorlandığını gösteriyor. depresyona girip, yemeden içmeden kesilip hiçbir şey yapmıyor da olabilirdi. en azından duygularını dökebiliyor, bu iyi bir şey.
+1
art cat chocolate
(01.06.26)
Ne kadar kotu biriymissin.. nikini hep goruyordum da hic fark etmemistim boyle biri oldugunu
+3
mezzosprite
(01.06.26)
(4)

Rize-Artvin yeme içme önerileri

asteriks
Rize ve Artvin'de nerede ne yenir?
Rize ve Artvin'de nerede ne yenir?
0
asteriks
(22.05.26)
Rize çayeli - lale lokantasi.. her seyi guzel ama kavurma ozellikle tavsiye.. kuru fasulye sevdiginiz bi tatsa denenebilir.. sutlacini da tadabilirsiniz

Artvin cok genis bir ifade oldu.. ic ilcelere de gitcek misiniz
+2
üğpoıuy
(22.05.26)
Rize liman lokantası
Hopa kristal pide
Artvin merkezde her hangi bir dönerci, hepsi aynı sayılır ama oranın döneri cağ kebap gibidir.
+2
kisa
(22.05.26)
@üğpoıuy, haklısınız. Ayrıntıları planlamadık. Vaktimiz ne kadar yeterse
0
🌸asteriks
(22.05.26)
fındıklı'da aydın boysan sosyal tesisleri çok iyi
0
mezzosprite
(23.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(6)

Agoda guvenilir mi

egerbiryolcu
Başka sitede 12 bin olan otel orada 9 bin gosteriyo mesela.Kullandınız mı sorun yaşayan veya yasamayanlar oldu mu?
Başka sitede 12 bin olan otel orada 9 bin gosteriyo mesela.

Kullandınız mı sorun yaşayan veya yasamayanlar oldu mu?
0
egerbiryolcu
(19.05.26)
Guvenilir
0
üğpoıuy
(19.05.26)
Expedia, booking ve agoda. Hangisi ucuzsa rahatlıkla ondan alırım. Hepsi aynı.
0
ezkaza
(19.05.26)
Booking.com'un iştiraki. Güvenilir yani.
0
Mcfly
(19.05.26)
Güvenilir tabi ki ama ödeme yaptıktan sonra mutlaka oteli arayın ve rezervasyonu teyit ettirin. En çok agodada bu sorun var oteller fiyatları çok düşük olduğu için kabul etmiyor rezervasyonu ya seni arıyorlar ya da otele gidince öğreniyorsun. En az 3 kez bunu yaşadım
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.05.26)
Gecen hafta kullandim, bookin ve kendi sitesinden 50€ daha ucuzdu agoda'da. Sorun olmadi.
0
mirafiori
(19.05.26)
Güvenilir. Çok büyük bir firma.

Ucuz olmasının sebebini sormuştum otelciye, çünkü yarı yarıya oda tutmuştum. Bu tarz siteler sezonda otelle anlaşma yapabilmek için, sezon dışında böyle indirimli oda satıyorlar. Aradaki 3bin farkı agoda kendisi ödüyor otele. Hem kendi bilinirliği hem de bahsettiğim gibi sezon zamanı sitesinde oteli listeleyebilmek için bunu yapıyormuş.
0
biseysorcaktim
(20.05.26)
(7)

Aile büyükleri için söz varlığı arşivi yapmak

egerbiryolcu
Anneannem 95 yaşında ve dikkatimi çeken bir özelliği var. Belki çoğu dedelerimizde ninelerimizde vardır bu durum.Bir cümle kelime söylüyoruz sonunu mutlaka kafiyeli bir şeyle bitiriyor. (Tekerleme, deyim, atasözü)Mesela b: ben o:oB: şaka şakaO: şaka şaka beş dakkaB:tamamO: tombalaya devam B: tak diş
Anneannem 95 yaşında ve dikkatimi çeken bir özelliği var. Belki çoğu dedelerimizde ninelerimizde vardır bu durum.

Bir cümle kelime söylüyoruz sonunu mutlaka kafiyeli bir şeyle bitiriyor. (Tekerleme, deyim, atasözü)

Mesela b: ben o:o

B: şaka şaka
O: şaka şaka beş dakka

B:tamam
O: tombalaya devam

B: tak dişi
O : tak dişi bitir işi

B: sen hasta ben de hasta
O: sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa

Gibi gibi....


Ben de bir defter tutup tarihiyle baglamiyla bunları not etmeyi derleme yapmayı düşündüm. Hatta yapay zeka ses kaydı alıp qr ekleyebilecegimi de önerdi. Bu fikir de hoşuma gitti. Bir de farklı cümleler durumlar kullanıp belki daha zengin bir dil hafızasını ortaya çıkarmaya da çalışırım.

Sizin böyle aile büyüklerimiz için anı hikaye vs derleme yaptığınız oldu mu, bu fikir nasıl, farklı öneriniz olur mu?
-1
egerbiryolcu
(18.05.26)
cocukluk arkadasimla aramizda sakasi olan ikonik cumleler ve kelimeleri yazmistim bir deftere yirmi yil kadar once. hatta bir tane de kupa bastirmistim ona hediye olarak bazilarinin yer aldigi. simdi ne defter kaldi, ne de o arkadas. :))
0
arakaali
(18.05.26)
guzel fikir. ben hayattayken soyle yapiyordum. oturup eskileri anlattiriyordum. o esnada ses kaydi aliyordum.
0
buenosdias
(18.05.26)
köy köy dolaşıp böyle derlemeler yapanlar var. sözlü mirası yazıya döküyorlar çok güzel bir şey. ben de şahsen ninemin okuduğu manileri, söylediği deyimleri, ettiği orijinal küfürleri, kullandığı yöresel eşanlamı sözcükleri ezberliyorum. hatta bazen internette aratıyorum orada bile herhangi bir data bulunmuyor.
0
yurtsuz john
(18.05.26)
Not almaya calisiyorum ben de ama senin ornekler cok tırt xd
+1
üğpoıuy
(18.05.26)
Ki sanmiyorum ama oldu ki yaşadık 95 yaşımiza geldiğimizde adımizi söyleyebilecek miyiz acaba? Bazı cevaplar ve kelimeler yersiz şekilde hadsiz geldi.

Değer verdiğim biri ve onemsedigim bir durum hakkinda soru sordum dalga geçilsin diye sormadım.
0
🌸egerbiryolcu
(18.05.26)
Kadinin söylemesinde bi sıkıntı yok zaten. Senin bu standart siradan sohbetleri kitaplastirma istegin ilginc geldi
0
üğpoıuy
(18.05.26)
Önem verilen kişilerden duyulan bazı sözler basitte olsa ona yakın olan kişilerde etkisi daha farklı olabiliyor.
Ne de olsa o kimselerin, bizler için başka alternatifi yok.

Burada bazı cevapların yersiz olması anneanne babaanne kavramlarını ne kadar önemsediğimizle de ilgili .
Büyüklerden duyulan kimi kıssadan hisse yaşantı ve olaylarla hayatın öğrenildiği bir zamandan, yapay zekanın öğretici olduğu bir zamana geldik ne de olsa .

Ara ara ses kaydı alarak bilgisayarda saklayın bir zaman sonra kes ,kopyala. yapıştır gibi işlemlerle düzenler bazı fotoğrafları ile dosyaları slayt video haline getirebilirsiniz.
Bir zaman sonra bize borç takarak alacaklı olduğumuz 3. veya 5.sevgilinin gitmesinin ardından telefonda her an silinmeye hazır, sahte sevgi içerikli videolardan daha değerlidir böyle şeyler .
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
(7)

adam driver’in yakisikliligini puanlayalim

ala09
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
📊 gider mi

Bu anket sona erdi. 38 oy kullanıldı.

-8
ala09
(16.05.26)
Baya kötü.
+2
Purple life
(16.05.26)
Girls’de bence de çekiciydi ama görünüşünden ziyade hali tavrı hannaya kid diyişi falandan sebep. Onları kenara koyunca yakışıklı değil
0
fildirfildir
(16.05.26)
Ben beğeniyorum şahsen. Yüzü de fiziği de iyi maşallah 🧿
Not: sakal-bıyıksız pls.
-1
lil siztah
(16.05.26)
-7/10
0
üğpoıuy
(17.05.26)
upload.wikimedia.org

dayi kulaklari arkaya sabitletmis, o kesin.
son haline baktim, bu adam kesin native kirmasi, kizilderili kani var bunda.
bir numarasi yok gibi. cirkin keanu reeves.
0
cooperr
(17.05.26)
Adam Driver i da yakışıklı bulmayın ya
+6
benaslindayohum
(17.05.26)
MHRS Göz Hastalıkları tavsiye olunur
-5
arbre
(17.05.26)
(5)

Şirket içi düğün hediyesi sorusu

ananiyimioguz
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler he
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.

Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler hep bu adeti sürdürüyor.

Geçenlerde şöyle bir şey oldu, bir whatsapp gurubuna dahil edildim. grupta çüşünüz efendim 100 küsür kişi var bilmem kim evleniyor pamuk eller cebe diye.

Neredeyse tüm teknoloji operasyonlarını eklemişler :D Abi bi gıcık oldum biz evlenirken doğururken kimse bize bu kadar grup kurmadı ekip içinde hallettik. Şimdi bu zamana kadar bizim ekibin veya kendimin bir şeyine dahil olmamış insanlar için ben niye para gönderiyorum.

Tabi gönüllülük esas bu arada göndermezsen göndermezsin de, bir kaç gündür bakıyorum millet gönderiyor da yani.

Ulan dedim acaba bi bana mı tuhaf geldi göndersem mi ne yapsam bilemedim. 300-500 atsam komik mi olur? Veya hiç aksiyon almasam mı bilemedim.
-1
ananiyimioguz
(15.05.26)
uzun uzun düşünüldüğünü zannetmiyorum; grubu açanın işgüzarlığıdır.
normalde dahil olmayacağınız bişeyse göndermeyin.
+3
lil siztah
(15.05.26)
Icinden gelmiyosa gonderme
0
üğpoıuy
(15.05.26)
evlenen kişi ile samimiysen, hediye vermek istiyosan gönder ama yakın değilsen gerek yok bence çünkü anladığım kadarı ile ekip kalabalık, arada kaynarsın vermesen de. 3-5 kişi olsanız ve herkes verirken sen vermesen garip kaçar.
0
Sadece soruyorum
(15.05.26)
muhabettin samimiyetin yoksa gönderme
0
Hallegadola
(15.05.26)
sevdigim kisi olursa kesin veririm ama muhabbetim olmayan kisiler icin katilmiyorum
0
girişemeyengirişimci
(15.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
(6)

Beyaz yaka veya entellektüellere takılan alaycı lakaplar?

mikahakkinen
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
0
mikahakkinen
(09.05.26)
Amcam bana "kültür mantarı" diyor.
+3
mutekebbir
(09.05.26)
Ilık g.t
+3
üğpoıuy
(09.05.26)
İçimizdeki irlandalı,
beşinci kol ajanı,
monşer,
komprador burjuva,
uşak ..
Söylenen kişiden kişiye ağırlığı değişse de gerçeklik payları vardır.
özellikle Türkiye gibi bir yerde.
0
diyecevaplandı
(09.05.26)
plaza ortamına "yetişkin kreşi"
+1
siyah gece
(09.05.26)
Pembe g.tlü
Pembe panter
0
yakalayamadığın.ışıklar
(09.05.26)
Yurtdışına cok gidenlere gezen tavuk diyolla
0
mirty
(10.05.26)
(8)

Annenize aldiiniz ilk hediye

üğpoıuy
Para vererek aldiginiz, hatirladiginiz ilk hediye neydi
Para vererek aldiginiz, hatirladiginiz ilk hediye neydi
-1
üğpoıuy
(09.05.26)
3 kuruşa dandik bi kitap almıştık kardeşimle. Adını bile unuttum. Yaşlanıyorum.
0
halk
(09.05.26)
Hatırladığım ilk üç şey var hangisi ilkti bilmiyorum. Biri kahve fincanı takımı diğer ikisi mahalle pazarina o güne özel getirilen suslerdendi. Çiçekli süsler üstüne canım annem yazan dekoratif ürün diyeyim. Cam bir diktortgenin üstünde yapma gül var mesela. Yirmi beş otuz yıl oldu belki de hala durur evin bı kosesinde.
+1
egerbiryolcu
(09.05.26)
anneme kücükken teyzemle gidip anneler günü icin cerez tabagi almistim.
20+ yildir sapasaglam evde duruyor.
-1
Purple life
(09.05.26)
Tişört almıştım ama beğenmemiş üstüne bir de bu benim tarzım mı diye bi ton söylenmişti. Şimdi ilişkimiz iyi olsa da ergenken çok kalbimi kırmışlığı var, bende kötü anıları çağrıştırıyor.
0
ekimoloji
(09.05.26)
Kardeşler olarak anneme kahvaltı hazırlamıştık. Hediye olarak da para toplayıp porselen sürahi&bardak seti almıştık. Bir de ilk defa sucuk alıp pizza yapmıştık.
0
Amaranta ursula
(09.05.26)
Ups @amaranta anneye, ilk "kisisel olmayan hediyeyi alan sansli kisi" oldun
+1
🌸üğpoıuy
(10.05.26)
@ekimo, üzüldüm karşim be :(
+1
🌸üğpoıuy
(10.05.26)
@ekimoloji, yalnız değilsin. Babam da aldığımız saati iade ettirmişti bize. Deodorant da evde kaldı oda spreyi olarak kullanmıştık:D
Sonradan paramıza kıyamadığını o sebeple iade ettirdiğini demişti ama yine de insan buruluyor.
+1
Amaranta ursula
(10.05.26)
(11)

Güldür Güldür'ü ilk kez izleyeceklere skeç tavsiyesi

shadra
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
shadra
(05.05.26)
Takip etmeyen birisi olarak altılı masa skeci hoşuma gitmişti.
0
yadigar
(05.05.26)
Cimri abinin ilk buluşması
-5
arbre
(05.05.26)
0
ananiyimioguz
(05.05.26)
geçenlerde şu bölüme denk geldim çok eğlendim
www.youtube.com
0
neira
(05.05.26)
Kırmızı Hap mı Mavi Hap mı? skeci güzeldi.
0
yurtsuz john
(05.05.26)
Güncellerden şu güzel: www.youtube.com
0
halitkin
(05.05.26)
sucuk firmasi plaza dili..
+2
cooperr
(05.05.26)
Izlememesi
-7
üğpoıuy
(05.05.26)
torpil üniversitesi: www.youtube.com
0
renegade
(05.05.26)
Bilale anlatır gibi
Deprem zamanı nebatinin yer kapma skeçleri
A haber tipi haber parodisi
0
ground
(05.05.26)
www.youtube.com
işi bıraktım skeci. ibrahim karakteri çok iyi iş çıkarmış.

bir de eskilerden masal kahramanları
www.youtube.com
0
lazpalle
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(9)

erkek el çantası

hocambunudayaz
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?kadınlara göre görünüşü nasıl? erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?örnek olarak şunları kastediyorum.https://ibb.co/0ytQzNVNhttps://ibb.co/HLRH2LtW
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?
kadınlara göre görünüşü nasıl?
erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?
örnek olarak şunları kastediyorum.
ibb.co
ibb.co
0
hocambunudayaz
(03.05.26)
kahverengi çantayı çok beğendim. aynısından alıcam. hali hazırda 90'lar deri bel çantası kullanıyorum. 'elalem ne düşünür' lafını erojen bölgelerime süreli uzun yıllar oldu.

kartlar, telefon, anahtar, para taşımak artık çantasız çok zor. hadi kışın montun cebine koyarsın da yazın zor. arka cepte cüzdan taşımak zaten riskli.
+1
yurtsuz john
(03.05.26)
Normalde begenmem ve yakistirmam, ileri yas itemi bulurum ama linktekiler guzelmjs
0
üğpoıuy
(03.05.26)
dar paça, çıplak bilek, marka ayakkabı, seri köz getir abine
hatta öyle düz renk deri olmaz böyle kocaman gucci, versace falan yazacak üstünde.
+1
my fault
(03.05.26)
Çok çirkinler.
Bunun tek alternatifi tabii ki cepleri doldurmak değil; mis gibi sırt çantaları varken..
0
lil siztah
(03.05.26)
Şıklığı, yakışıp yakışmamasını bir kenara bırakıyorum. Elde taşınan çanta konsepti çok konforsuz değil mi? İkincisinin bir askısı var gibi ne kadar işlevsel bilemesem de ama ilkini illaki elinde taşıman lazım. İki elimden birinin dolu olması fikri bana çok boğucu geliyor. Bunun yerine ihtiyar işi bel çantası vs taşırım daha iyi.

Ha ben telefon, cüzdan, sigara, çakmak, anahtar ne varsa hepsini pantolon ceplerinde taşıyorum. Bununla ilgili hiç sıkıntı da yaşamadım. Arka cepte cüzdan taşımak omurga sağlığı açısından zararlı diyorlar tek problemim o şimdilik, belki ileride becerebilirsem ince kartlık kullanmaya geçerim.
+1
nundu
(03.05.26)
Yakıştıramıyorum.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Rica ediyorum kullanmayın.
0
halitkin
(03.05.26)
zevk değil ihtiyaç meselesi. 20-25 yıldır kullanırım. ev ve iş yeri anahtarları, kartlar, kartvizitler, araç anahtarı, hanımın arabasının yedek anahtarı, söylemesi ayıp yazlığın anahtarları, rutin kullandığım ilaçlar, hafıza kartları, kulaklık, okuma gözlüğü, nakit para, ıslak mendil, şarj aleti, sigara çakmak ve iş yaparken ya da eve gelince çıkardığım saat ve yüzük için lazım kardeşlerim. bunları cepte taşıyamazsın. kışın belki mont ceketle idare edilir ama kıyafet değiştirince o kadar şeyi diğer kıyafete taşımak zor iş. evet 53 yaşında bir boomerım. ama 30 yaşındayken de, 27 yaşında asteğmenlik zamanından beridir elimden eksik olmaz.
şu an kullandığım model:
www.google.com
+1
ground
(04.05.26)
Erkeğim.

Elde taşınan çantalar bence de çok kötü. Güzeline denk gelmedim 39 yıldır.

90'ların ortalarında ben çocukken şöyle çantalar vardı: s3.cloud.ngn.com.tr

Babamda da vardı. Tam adı nedir bilmiyorum ama Burhan Altıntop çantası olarak biliniyor günümüzde ve kesinlikle bir estetik faciası.

Günümüzde ise konu sahibinin de bizlere sorduğu, ele takılabilen sıkı bir sapı olan ve tıraş çantasına benzettiğim (burada da benzetilen) çantalar var ve onlar da bence çok kötü.

Çanta taşımak dipsiz bir kuyu bence. Çanta alındığı anda "Lazım olur" mantığıyla her şey çantaya atılıyor ve çok kısa süre içinde çanta kullanılmayacak eşyalarla doluyor. Bence çanta almadan önce gerçekten kullanılacak ve taşınması zorunlu olan eşyaları sağlıklı bir şekilde belirlemek lazım. Taşınması zorunlu eşyaların cebe sığması imkansızsa bu tip el çantaları yerine en küçük boy postacı çantalarına yönelirdim ben olsam. Çok şık örnekleri var ve postacı çanta çoğu tarza yakışıyor.
0
10551037
(04.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(7)

Hediye Konusunda Müdahale

rock n roll
Merhaba,Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak,
Merhaba,

Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak, belki onu alabilirsin" diye söylenmesi. Bu yaygın bir davranış mı?

İşte şu arkadaş şunu alacak, bu bunu alacak, sen de istersen bunu al demek. Hepinizin düşüncesi önemli ama özellikle anne, baba olan arkadaşlara soruyorum. Bu standart bir davranış mı?
-1
rock n roll
(29.04.26)
alacak kişi sormadığı sürece hoş olmaz.
+12
lazpalle
(29.04.26)
Ben sorulmadığı müddetçe söylenmesini şık bulmuyorum. Belki hediye almayacak ya da maddi karşılığı olmayan bir hediye planı vardır. Karşı tarafı herhangi bir açıklama yapmak zorunda hissedeceği bir duruma sokmayı uygun bulmuyorum.
+2
dediysem dedim
(29.04.26)
Rezillik
0
üğpoıuy
(29.04.26)
yakınlık farketmeksizin çok görgüsüz davranış.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Cocuklara sacma sapan hediyeler cok geliyordur. Cocugun kullanmayacagi ya da ailenin onaylamadigi. Mesela erkek cocuga oyuncak silah almak.

Cöpe gidecek ziyan olacak bir seydense wishlist gibi seyler cok mantikli.

Hatta insan kendine de yapmali.

Bana dogum günümde cok sacma bir hediye geldi. Pahali da bir sey. Cöp oldu resmen.
0
Purple life
(29.04.26)
bence de çok ayıp. İsterse çöp olsun, gereksiz olsun, kullanılmayacak bir şey olsun hediyeyi veren seçer ne alacağını. en fazla sevgililer/eşler arasında olabilir istediğin bi şey alayım gibi
0
dfn4
(29.04.26)
bu türlü platformlarda insanlar sevgililerine, eşlerine dahi ne alacaklarını başkalarına soruyorlar, hayrete düşüyorum doğrusu. öyle hediye çöpe gider tabii. çöpe gidecek hediyenin de ne alana, ne de bana faydası olmaz. dolayısıyla düşünüp bulamadığında karşıya sormanın hiçbir sakıncası yok.
ancak sormayan kişiye "şunu alacaksın" diye dayatmak da kontrolcülükten başka bişey değil. yaygın mı sorunuz için, ben hiç karşılaşmadım. böyle durumlarda wishlist +1
0
lil siztah
(29.04.26)
(10)

Kerebiç seven var mi?

üğpoıuy
S.b
S.b
0
üğpoıuy
(24.04.26)
Yanında servis edilen köpük gibi şey güzel ama o da yalnızken çok ağır, kerebicin o saçma tadı için güzel bir eşlikçi, birlikte olurları var ama yalnızlarken ikisi de kötü.
-1
mutekebbir
(24.04.26)
Sevmek ne kelime memleket hasreti çektik yine akşam akşam :((
-1
messina123
(24.04.26)
Bir tatlının değeri çıktığı coğrafyanın dışında da başka kültürlerde de tüketilmesidir. 53 yaşında adanalıyım. Kerebiçi duyalı 5-10 sene olmuştur. Mersine gittiğimde en iyi yer diye bilinen yerde yedim. Yedim derken tattım. Bu ne Allahaşkına??
+1
ground
(24.04.26)
bayılırııııımmmmm
0
alibilir
(24.04.26)
@ground, cidden bana kesme seker versen "sonucta sekerdir🤷‍♀️" der kıtlar yerim ama hayatimda bu kadar ikinci çatalı istemedigim bir tat olmamişti. Bunu kim neden ünlü etmis cok merak ediyorum
+1
🌸üğpoıuy
(24.04.26)
Çok severim ama ikiden sonrası bayıyor ayrıca köpüğü acımsı olmayacak. Kerebiççi Oğuz ve Hayri favorimdir.
0
ekimoloji
(24.04.26)
sadece yoklukta yerim, antep fıstığı bu şekilde araya verilmemeli.
0
fatihdr
(24.04.26)
Hediye gelmişti mersinden. Güzeldi.
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Valla görürsem yerim ama özellikle para verip yemeye gitmem. Biraz fazla ağır bir yiyecek, zira çok tatlı da diyemiyorum ortada birşey.
+1
vampir akrep
(25.04.26)
Mersin'de yaşıyorum. Sevmedim.
0
strawberry first
(25.04.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-5
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.