[]

mhrsden randevu alamıyorum

ankara dışkapı hastanesi psikiyatri servisininin gençlik kliniğinden randevu almak istiyorum ama online sistemde çıkan doktorlar sadece 25+ hastalara bakan doktorlar. neden ki? 182 dışında nasıl randevu alabilirim, direkt hastaneye gidip alabiliyor muyuz?




 
hastaneden alınmıyor. klinik, klinik yeri seçeneklerine falan tekrar bir bakın belki gözden kaçan olmuştur. yine olmazsa 182'den başka yolu yok..


  • nrmnm  (29.11.15 22:16:06) 
[]

Emlakcisiz ev nasil bulunur?

Ankarada bahceli ve merkezde ya da merkeze ulasimi kolay bir ev ariyorum, emlakciya para vermek istemiyorum. Sahibinden ev nasil bulunur?




 
1. Geze geze oralardaki esnafa sora sora.

2. Sabibinden.com
  • floydian  (28.11.15 13:44:26) 
zor. çünkü ev sahipleri de uğraşmamak için emlakçıya veriyorlar evi.


  • bigl0rd  (28.11.15 13:49:07) 
gezmek +1 Her gün gezeceksin. sokak sokak. hani ben bu sokağı bilmiyorum falan demeden karış karış gezeceksin. Ama şöyle bir dert var emlakçısız ev bulmak artık büyük marifet ankarada. Leş yiyiciler tüm emlak sitelerini takip ettikleri gibi karış karış geziyorlar. Sonra sahibinden olan ilanları arayıp işte sen bin istedin ben 1.200 veririm, şöyle iyi kontratım var, şöyle kefil isterim, herkesi didik didik incelerim diye kafanı ütülüyorlar. Bir tanıdığımız öyle ilan astı 1 hafta boyunca 3 tane talip aradıysa 7 tane emlakçı aramıştır. Artık dayanamayıp emlakçıya verdiydi vakti zamanında. o yüzden şimdiden sabır diliyorum.


  • ManikD  (28.11.15 13:52:09) 
satılık mı kiralık mı arıyorsun yazmamışsın

bunlar kiralık olanlar
www.sahibinden.com

bunlar da satılık olanlar
www.sahibinden.com

hepsi sahibinden :)
  • Improbable  (28.11.15 14:33:15) 
[]

Ovecler 2. Caddeden diskapi hastanesine ya da yakinlarina...

Tek vasita ile gitmek mumkun mu?




 
[]

vajinal kaşıntı

geçmiyor.
doktora pazartesi günü gideceğim ama o zamana kadar bu kaşıntıyı geçirmem lazım. aşırı derecede kaşıntı ve buna bağlı tahriş yüzünden acı var.
kaşıntı nasıl geçer?


 
umarım hpv değildir. terleme de varsa eyvajlar olsun.


  • mayeskuel  (29.03.14 23:31:34) 
nemlilik de varsa pudra deneyebilirsin pazartesine kadar


  • inevitable loser  (29.03.14 23:35:05) 
beyaz pamuksu vajinal birikintiler var mı? belki candidadır. sık görülür kadınlarda. mantar enfeksiyonları için verilen kremlerle tedavi edilir.
hpv'de siğil olur genelde. umarım yoktur tabi..
tabi bir günlük gecikme önemli değil böyle durumlarda ama içiniz rahat etmezse acile bir gidin derim..
  • shubulubapshubaptishaluva  (29.03.14 23:36:16) 
ya herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalık şüphem yok. ben de mantar olabilir diye düşünüyorum. bir panik durumu da yok pazartesi gideceğim doktora zaten de, kaşıntıdan uyuyamıyorum.


  • guvercnucusu  (29.03.14 23:42:37) 
watsons gibi mağazalarda vajinal temizlik mendilleri ve vajinal bölge yıkama jelleri oluyor. yazın ıslak mayoyla oturmaktan böyle bir kaşıntım olmuştu, kaşıntıyı almıştı.


  • alice practice  (29.03.14 23:45:09) 
çok büyük ihtimalle vajinal mantar olabilir, çok terlemekten, o bölgenin hava almamasına kadar birçok nedeni olur. Çözümü için duş jeli gibi ph dengesini bozan şeyler kullanmamak, mutlaka pamuklu çamaşır giymek gerekiyor. Ayrıca Canesten krem kaşıntıyı geçiriyor. Bir de aktardan çay ağacı yağı alıp pamukla sürebilirsiniz.


  • kaset  (30.03.14 00:27:29) 
yarın bir açık eczane bulup vajinal mantar kremi alın, doktora gidene kadar kaşıntınızı hafifletecektir. normalde ilaç tavsiye etmem kimseye ama bundan bir zarar çıkacağını düşünmedim. çok fazla kaşıntı büyük ihtimal mantardır zaten.


  • quasiromantic  (30.03.14 00:30:59 ~ 00:31:20) 
vajinal temizlik ürünleri malesef ph'ı bozuyor. kullanılması pek tavsiye edilmez rutin olarak. doktor muayenesi+ilaçla tedavinizin ardından iç çamaşırlarınızın pamuklu olmasına özen gösterin. bölgeyi nemli bırakmayın, her gün çamaşır değiştiremiyorsanız günlük ped kullanıp gün içinde 2 defa filan değiştirin. evde/rahat temizlenebileceğiniz ortamlarda günlük pedi de kullanmayın ki bölge hava alsın. mantar hücreleri düşük ph ve yüksek nem koşullarında hızı ürer.


  • shubulubapshubaptishaluva  (30.03.14 00:39:51 ~ 00:40:17) 
[]

ölmeyi istemek

intihar eğilimi midir?




 
depresyon belirtisidir.


  • innerbliss  (29.01.14 21:23:55) 
@innerbliss
major depresyondan muzdarip bir şahıs zaten.

  • guvercnucusu  (29.01.14 21:24:48) 
insanın kendine yakışanı giymesidir


  • matnokta  (29.01.14 21:40:20) 
"ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü"


  • late viper  (29.01.14 21:54:05) 
Bilmemedim lakin istemesek de ölecek olmamız neka acı bi gerçek :(


  • savata  (29.01.14 22:02:16) 
çaresizlik göstergesidir. eyleme dökülüyorsa intihar girişimidir. böyle şeylerin eğilimine inanmıyorum ben. kafasına koyan adam tek seferde bitirir olayı.


  • hohoya  (29.01.14 22:10:30) 
Kesinlikle ama kesinlikle, salt ölmek istemek ne depresyon beirtisidir, ne de intihar eğilimi.
Bunu unutun.

  • İsmail Abi  (29.01.14 22:46:05) 
kulturlere gore degisir. farkli bir acidan bakilirsa bu stratejik olarak kullanilan bir zihin durumu bile olabilir. mesela samuray stratejilerin de ai uchi denilen savunma yada saldiri amaci icermeden hasmin yaptigi hamlenin aynisi yaparak ( sanki bir ayna karsisindaymis gibi) uygulanan teknikler icin olumu kabul etme zihni gerekir. yada sutemi dedikleri feda etmek kavrami/stratejisinde kisi yasamini feda ederek hasmini oldurebilir. diger tarafta ;

olmeyi istemek islami kaynaklarda kiyamet alametidir.

genel anlamda kisini kendi benligini var oldugu halde kabul edemeyisi bulundugu ortama gore kendisini asagi , yetersiz , degersiz gormesidir.

bu yapiya sahip zihnin en temelde kendisine olumlu geri bildirime ihtiyaci vardir. sozel olarak geri bildirimlerin etkili olmasi zor gozukmekte cunku isteme fiil barindirdigi icin kisi sozel olarak bu zihin yapisindan kurtulmasi cok gozukmekte. fiziksel olarak kendisine olumlu geri bildirimler saglayacak aktiviteler yapmasi gerekir. hobi olabilir, spor olabilir.

bu zihin yapisina amacsiz ( kazanim amaci gutmeyen ) olarak sahip ise insan zihinsel anlamda kendini ''baskalarinin'' standartlarina gore yargiliyor demektir.
  • su hayat bitse de gitsek  (29.01.14 23:08:13) 
hayir.


  • cellonun kirmizi ahengi  (30.01.14 02:51:15) 
evet. ama hiçbir şey çözümsüz değil olmadı intihar ederim düşüncesindeyse değil.


  • madeleine elster  (30.01.14 02:53:31) 
[]

ne kadar korkmalıyım?

reglim biteli beş gün kadar oldu.

iki gündür kahverengi bir akıntı geliyor. sürekli değil, günde bir kez ama epey akıyor tuvalete gittiğimde. yumurtalık tarafında çok çok hafif ağrı var, bazen olurdu zaten ama.

lanet olsun ki internette arama yaptım ve akıntının kanlı olması durumunda ilk akla gelecek şeyin kanser olduğunu okudum.

kadın hastalıkları konusunda fiyasko bir ailem var. annemin rahmi kist yüzünden alındı, ananemi rahim kanserinden kaybettik, ananemin kardeşi meme kanseri yüzünden memesini kaybetti, baba tarafında kuzenlerimin birinin çocuğu olmuyor, geriye kalanlarda da mutlaka kist var. bu yüzden diken üzerindeyim zaten.

önemli bir şey midir ki? ne kadar korkmalıyım?

not: evet doktora gitmeliyim. ama doktorlar randevu sistemiyle çalışıyor laps diye gidemiyorum.

 
bana da o arada bir oluyor. 10 gün sonra olduğu bile var. bu şikayetle doktora hiç gitmedim ama genel bir kontrol için gittiğimde bir problem görememişti. siz ihmal etmeyin tabi ki, doktora görünün.


  • 1a2b3c4d  (24.01.14 09:47:54) 
öncelikle evet doktora git. sonra bildiğim kadarıyla rahim kanserinde kanın normal kan gibi kırmızı renkte olması gerekiyor. koyu renkli kahverengi ise gelen kan çok korkulacak bişey olmayabilir. genelde adet bittikten sonra o tarz bi akıntı normal olabilir. ama yine de doktora muhakkak git içinde şüphe kalmasın.


  • kakao  (24.01.14 09:49:58 ~ 09:50:39) 
aynen bana da oluyor. Ben internetten baktığımda regl sonrası kahverengi akıntının sık rastlanan bir şey olduğunu okumuştum, çok endişelenmedim o yüzden.
Ama tabii böyle bir aile geçmişi varsa zaten 6 ayda bir jinekologda kontrol edilmelisiniz.

  • whoosie  (24.01.14 09:50:31) 
internete baş ağrısı yazsan kanser çıkar zaten.


  • fayfim  (24.01.14 09:55:33) 
@fayfim aile geçmişi böyle olunca korkuyor insan.


  • guvercnucusu  (24.01.14 09:56:41) 
korkmanız gereken 2 günlük kanama değil sürekli böyle bir kanama olması. her ay tekrarlar, hiç geçmez, çok fazla kanar vs. ara sıra ara kanama olabilir gayet normaldir. adet düzenli olduktan sonra çok da korkacak bir şey yok. daha önce gitmediyseniz aile öyküsü nedeniyle randevu alıp bir kadın doğumcuya görünün ama korkacak bir durum yok.

tabi bunları yaşınızın genç olduğunu düşünerek yazdım. 40-50 yaşında falansanız durumlar değişir.
  • fayfim  (24.01.14 10:05:22) 
Yaşınızı yazmamışsınız ama 23 yaşında kız arkadaşıma aynısı olmuştu ve doktor miyom olduğunu söyledi.ciddi değil dedi.

mutlaka doktora dişin ama bence korkmayın.
  • sen git ben geliyorum  (24.01.14 10:22:28) 
yaş 20.
korkmuyorum ama bir doktora gideceğim öyleyse.
teşekkürler.
  • guvercnucusu  (24.01.14 10:36:16) 
[]

kum kabında uyuyan kedi fotografı

lazım bana, yollayabilen olsa ne güzel olur.




 
  • whoosie  (14.01.14 23:39:06) 
  • sanal hayvan  (14.01.14 23:39:24) 
[]

canlı hayvan ticareti

ve kötülükleri hakkında bir sunum yapacağım.

nelerden bahsedeyim sizce?

benim aklıma ilk gelen, canlı anahtarlıklar oldu, hayvan ticaretinin nereye geleceğini çarpıcı bir şekilde göstermesi açısından...
köpeklerin hayatı ticarete dönüştüğü için ensest olarak çoğaltılmaları ve sakat hayvanlarda bu yüzden oluşan artış var bir de.

başka ne olabilir böyle?
hayvan ticarei kötüdür çünkü....?

 
şöyle bir şey, bunun gibi film dizilerde hayvanlara muamele.

www.facebook.com

canlı anahtarlık nedir acaba?
  • kaputt  (14.01.14 12:08:41 ~ 12:11:05) 
  • guvercnucusu  (14.01.14 12:10:10) 
"ensest" terimini kullanmayın yalnız, kedi köpeklerde "ensest" olmaz. onlar birbirlerini anne, kardeş, baba, çocuk, amca, teyze diye kodlamıyorlar.

petshoplardan bahsedin. küçücük kafeslerde yaşamak zorunda bırakılmalarından. hijyenden...
  • m e l t e m  (14.01.14 12:10:20) 
aynen ticaret olmasa da kediler anne yavru filan cinsel ilişkiye girebiliyor.

petshop bence de en büyük yeri almalı. ve aynı zamanda fiziksel zarar vermeseler de hala petshoptan alışveriş yapmaya ısrar eden "elit" insanlar. barınaklara girmeye korkan "hayvanseverler"... bu konuda yazılacak çok şey var. asıl o ticareti ayakta tutan bu talep sahipleri..

anahtarlığa aklım şaştı şu anda!!
  • kaputt  (14.01.14 12:13:20) 
kastettiğim şey aynı anadan gelen hayvanların çiftleştirilmesi, hatta anne köpek ile yavrusunun çiftleştirilmesi ve bunun sebep olduğu gentik facialar da, bunu ensestten başka ne ile ifade edebilirim? inbreeding desem, tam karşılamıyor sanki...


  • guvercnucusu  (14.01.14 12:14:32) 
kedilerde anayla çiftleşme sorun teşkil etmiyor, köpeklerde öyle değil. kastettiğim şey de bu. hayvan çiftliklerinde sürekli aile içi çiftleşme yapılması...

petshoplar zaten en büyük yeri alacaklar ama insanlar bu olayın petshoptan öte, meşru olduğu sürece ne boyuta gelebildiğini görsünler diye çarpıcı örnekler vermek istiyorum.
  • guvercnucusu  (14.01.14 12:16:34) 
"inbreeding" soy içi üretim. siz de bundan bahsediyorsunuz sanırım. karşılıyor bence. tureng.com


  • m e l t e m  (14.01.14 12:20:35 ~ 12:21:43) 
inbreeding değil ki söylediğim...
yani bir golden retriever ile golden retreverın çiftleştirilmesini değil,
aynı anne babadan gelen iki golden retrieverın çiftleştirilmesinden bahsediyorum.

tam olarak insanda "ensest" dediğimiz şey.
  • guvercnucusu  (14.01.14 12:22:29) 
doğrudur, ben kediler için konuştum.

buralarda belki işinize yarayan bir şeyler çıkar, bu konuyu tartışmışlar.
googledan aratın bir de bu keywordleri kullanarak.

forum.petarkadas.com
  • kaputt  (14.01.14 12:22:39) 
inbreeding oluyor işte hepsi. aile içi olduğu sürece inbreeding. genetik yakınlık olması tek şart. en.wikipedia.org


  • m e l t e m  (14.01.14 12:46:54) 
Hayvanat bahceleri ve akvaryumlar


  • nwnd  (14.01.14 13:17:21) 
www.banliveexport.com

canli buyukbas ve kucukbas hayvan ticaretinde telef olan hayvanlar, gumrukte beklerken susuzluktan olen, daha da fenasi ustteki link. pakistan sheep massacre diye aratirsan daha gorsel kaynaklara ulasabilirsin ya da livestock export
  • bir varmis bir yokmus  (14.01.14 13:24:58) 
Şu orospu çocuğunu da kullanabilirsiniz bence:

t.co
  • spooky  (14.01.14 15:16:38) 
slow loris'lerin dişlerini tırnakmakasıyla çekiyorlarmış ısıramasın diye. soyları da tükeniyor tabi.


  • innerbliss  (14.01.14 16:44:07) 
[]

toplu taşımada köpek

hiç mi olmuyor? ben köpekle bir yere gidecek olsam illa taksi mi kullanacağım? bu ne saçmalık? hayvan beslemek lüks mü bu ülkede?




 
Taksiyi çağırırken de köpek taşıyacağını belirtmen gerekiyor ayrıca. Yıllardır ben de köpek besliyorum, ama nasıl bazı alanlarda saygı bekliyorsak, sevmeyen insanlara da saygı duymak gerekir.


  • su ustunde yasayan balik  (13.01.14 12:38:38) 
neden köpek besleyen sevmeyene saygı duymak zorunda ama besleyene saygı gerek görülmüyor? çocuk sevmeyen de bir sürü insan var mesela, toplu taşımaya bebek de almasınlar o zaman, çocuğuyla bir yere gidecek olan taksi tutsun...


  • guvercnucusu  (13.01.14 12:40:46) 
ondan değil de belki astımı, tüye alerjisi olanlar olabilir


  • rock n roll  (13.01.14 12:41:42) 
Marmaray ve kaldırılan banliyo trenlerinde kutu ile taşınabiliyordu sanırım.

Edit: şehir hatları vapurlarında da kafesle OK.
www.sehirhatlari.com.tr
  • tzum_tzum  (13.01.14 12:42:26 ~ 12:45:26) 
Yani havlamasını kontrol etmek çoğunlukla güç, ne kadar tıraş ettirirsen ettir mutlaka tüy döker, bazı köpekler düzgün beslenilmediği için koku yapar vs vs. Biri bir laf etse köpeğime dışarıdayken, o zaman bambaşka tepki veririm. Ama toplu taşıma araçları gibi halka karışılan yerlerde kim ne dese haklı bence.


  • su ustunde yasayan balik  (13.01.14 12:43:49) 
Ayrıca bir de 500T gerçeği var ki akbil basarsan koyun bile taşırsın :)

eksisozluk.com
  • tzum_tzum  (13.01.14 12:44:44) 
tamamen şoföre kalmış bi durum. kimisi bi şey demiyor, bazen de gerizekalı yolcular laf ediyor.

alerjisi olanlar bi zahmet artık ilaç mı ne kullanıyosa yanında taşısın. böyle bir şey için yasağa gerek yok. ingiltere'de bazı restoranlar hariç her yere evcil hayvanla girilebiliyor, hiç de soruna yol açtığını görmedim, nedense türkiyede problem oluyor sadece.
  • nathanieltroy  (13.01.14 12:45:23) 
@balık yine bebek örneği vereceğim, ağlamasını kontrol edemezsin, tuvaletini tutamaz kötü kokar.
bir de 15 20 dk maksimum 1 1.5 saatlik yolda astım hastasını rahatsız edecek kadar tüyü hangi köpek dökebilir allah aşkına?
alerji de çok fazla şeye karşı olabilir, neden sadce tüye alerjisi olanlar için bu önlem?

sizce gerçekten mantıklı bir uygulama mı bu?
  • guvercnucusu  (13.01.14 12:48:09) 
bebekle köpeği bir mi tutuyorsun yani?
ama o benim kızım/oğlum :(( diyeceksen hiç girme o tarafla. diyelim ki girdin benden karşılık bekleme.

  • sutlu nescafe  (13.01.14 12:56:14) 
@nescafe ailesi olmayan insanlara verebilecekleri rahatsızlık açısından birler.


  • guvercnucusu  (13.01.14 13:00:58) 
Ben ankarada bir kaç kere dolmusa bindim, henüz bir şey diyen olmadı. Gerçi benimki küçük terrier ve kucağıma alıyorum. Uslu bi de havlama vb. yok. Ayrıca şu bebekle köpeği bir tutma sacmaligina girilmesin, senin için çocuğun neyse bazısı için de hayvanı o.


  • ayikiz  (13.01.14 13:03:29) 
Pet taksilerle tasiyabilirsiniz normal taksiler de almaz maalesef.


  • kegums  (13.01.14 13:04:47) 
@ayikiz biz de ankara'dayız ama benimki 40 kilo bir labrador... binmek için şansımı denemeye bile cesaret edemedim kavga etmemek için, zaten sokakta yaşlı amcalardan "ananızın işini yapmazsınız ama bayılıyonuz köpek gezdirmeye" diye laf yemekten doldum, taşmak üzereyim. muhitimi seveyim.

@kegums çünkü taksi şoförünün de astımı olabilir, bu da buna yönelik bir uygulamadır kesinlikle yüzdebimilyon.
  • guvercnucusu  (13.01.14 13:06:21 ~ 13:07:18) 
ilk köpeğimi sahiplendiğimde kutunun içine koydum, ankara metrosuna bindim.

güvenlikler düdük çalarak koşmaya başladı, elinde telsiz suratında meymenetsiz bir ifadeyle içeriyi süzen insanlar belirdi, metro aniden kapıları kapattı, vızladı ilerledi.

adamlar yavru köpeği bomba sandılar amk o günden beridir taşıma kafesi kullanırım.

öte yandan ne bileyim eryaman otobüslerinde bir çok kez yavru kedi köpek taşıdım ettim, bahçelide otururken de aynı şekilde, metroya da bindim defalarca ama bu biraz suratındaki 'ne var lan' bakışı ve köpeğin tehlike oranıyla alakalı sanırım.

kucağında yavru sokak köpeğiyle dolmuştaki koltuğa oturan göz altları mosmor, salaş tipe kimse 'vay efenim sen ne yapıyorsun' diye soramıyo gibime geliyo biraz.
  • Mackinaw  (13.01.14 13:07:45 ~ 13:10:31) 
şöyle söyleyeyim: sen 100 metre ötedeki bebeği görüp yolunu değiştiren adam gördün mü hiç?

adam höt dese köpek kaçacak ama karşısında godzilla var gibi korkup, kaçıyor.
  • himmet dayi  (13.01.14 13:16:13 ~ 13:16:38) 
@himmet dayi ya korku geçerli bir sebep mi? korku nedensiz bir şey, insanlar pek çok şeyden korkabilir, çikolatadan korkan adam tanıyorum mesela ben. "aman vatandaş korkmasın yazık" diye yasak mı konur.


  • guvercnucusu  (13.01.14 13:19:09) 
Bir bebek asla gidip başka bir insana saldırmaz, canına kastedecek bir davranışta bulunamaz. Köpekler için aynı garantiyi vermek imkansız. Sahip olduğum köpek saldırmaz desen bile bugüne kadar olmamış olması bundan sonra olmayacağı anlamına gelmiyor.

Bu açıdan mantıksız bebek / köpek karşılaştırması.
  • cakabo  (13.01.14 13:30:49 ~ 13:31:45) 
Simdi insanlardan saygi bekliyosak onlara da saygi duymak zorundayiz. Ben mesela kopegimle taksiye binmeyi tercih etmem cunku belki benden sonra takim elbiseli bi adam binicek uzeri tuy olucak, veya guzel bi elbiseli bayan binicek uzeri tuy olucak. En kisa sekilde tiras etsem bile tuy dokuyor iste bu onun dogasi yapilacak bir sey yok. Astim da olabilir alerji de olabilir veya korkuyor da olabilir hepsi olabilir o yuzden taksicilere, otobusteki insanlara saygi duymak gerek. Arabaya kopek bindiyse sonra ic yikamaya veririm arkadaslarin uzerine tuy gelmesin diye bunlari dusunmek gerek. Maalesef herkesin kendi arabasi olmuyor tabi bu durumlarda da pet taksi kullanilmasi daha dogru hem de yasanabilecek bir kazada hayvanin can guvenligi daha iyi saglanmis oluyor.


  • kegums  (13.01.14 13:31:26) 
bir ara mevzuatlara göz gezdirdğimden dolayı biliyorum; ne yazık ki türkiye'de küçük ırk köpekler (mevzuatta süs köpeği olarak adlandırıyorlar) haricinde köpek taşıyamıyorsun toplu taşıma araçlarında. küçük ırk köpekleri ise kafesi olmadan da taşıyabilirsin tasması olduğu sürece. bunun dışında insana zarar veremeyecek olan her türlü kafes hayvanını da taşıyabiliyorsun tüm toplu taşıma araçlarında. şehirden şehire yönetmelik değişiyor gerçi ama bu madde değişmiyor. tamamen görevlinin-sürücünün keyfine kalmış durumda yazdıklarım haricinde olanlar bu yüzden.

ticari taksiler için de, kafes hayvanlarını istediğin gibi taşıyabilirsin ve taksiciler geri çevirme hakkına sahip değiller seni ama ticari taksi yönetmeliklerinde geri kalan tüm hayvanları reddetme hakkını tanıyorlar bildiğim kadarı ile taksicilere ne yazık ki.

bu arada tekrar altını çizmek isterim: köpeğiniz ufak ırk ise (süs köpeği) istediğiniz gibi, taşıma kabı olmadan da, tasmalı ve kucakta olduğu sürece taşıyabilirsiniz taksi haricinde her yerde. almak zorundalar. astım gibi bir özel durumları olmayan "köpek sevmeyene saygı"cıların dedikleri ile kaldıkları yegane nokta bu ama maalesef.
  • kulkke  (13.01.14 13:39:33 ~ 15.01.14 13:52:44) 
pet taksi mi? toplu taşımada diye sorulmuş, normal taksileri de geçtik pet taksi mi öneriyoruz?

sarhoşken normal taksinin ücretini kaldıramayacağı için insanlar sarhoş olarak araba kullanıyor, yakalanmayı falan riske ederek. pet taksi önce düzgün fiyat vermeyi öğrensin, sonra kullanılır.
  • pain of liberation  (13.01.14 13:42:09) 
@cakabo senin düşünüp başka kimsenin düşünmediğini varsaydığın durum için bu konuda normal bir işleyişe sahip yerlerde zaten uygulama hayvanların taşınabilmesi ancak ağızlık ile taşınmaları yahut taşıma kafesine konulmaları yönünde.


  • kulkke  (13.01.14 13:44:00 ~ 13:44:53) 
Hayvanları insanlardan daha fazla seven birisi olarak şu an Türkiye'de maalesef ki bu yasağa pek karşı çıkamıyorum. Almanya'da yaşıyorum ve burada herkes köpekleriyle geziyor, tasmalı hatta tasmasız metroya otobüse bindiriyorlar ve köpekler insanlara tehdit unsuru olabilecek hareketleri geçtim, havlamıyorlar bile, bir köşeye geçip yatıyorlar araçtan inene kadar, çünkü hepsi inanılmaz eğitimli. Türkiye'de insanlar o kadar sallamıyorlar ki köpek sahibi olmayı (sözüm meclisten dışarı, biliyorsunuz nasıl insanların da köpek sahibi olabildiğini rahatça), eğitim falan hak getire. Birisine gerçekten saldırabilir köpekler. Hayvanlar için doğru dürüst bir eğitim mekanizması olmadan maalesef bu yasaklar gerekli diye düşünüyorum. Kurunun yanında neden yaşı da yakalım derseniz haklısınız sonuna kadar; ama denetim sağlamak nasıl olacak ki?


  • jesterdancer  (13.01.14 14:40:32) 
toplu taşımada börek olur da köpek olmaz mı


  • mirac  (13.01.14 14:42:00) 
kopek binmis arabayi bile temizlemeyen firmalar var, mesela Umitkoy'de seyir kafe'nin yanindaki yer. biz aslinda almazdik arabanizi bilseydik kopekli oldugunu dedi bana.

kopek pis bile olsa otobuste size bulastiracagi sey kir olabilir. toplu tasima yerlerinde, insanlara virus bulastiriyorsunuz. ben daha hic toplu tasimada, hastaligim kimseye bulasmasin diye maske takan kisi gormedim. ama konu kopek kili olunca herkes ne kadar titizlik tasliyor. kopek kili da nasil oluyorsa sadece Turk'lere zararli heralde.
  • bir varmis bir yokmus  (14.01.14 13:40:35) 
eminönü'nden trenle, metrobüs ile zeytinburnu'ndan küçükçekmece'ye götürmüşlüğüm var. hem de 6 aylık orta boy bi golden retriever'dı.


  • binboa  (15.01.14 13:22:31) 
[]

kas ağrısı geçirme

günde 10+ km yol yürüyorum son dört beş gündür. daha öncesinde yaklaşık 6 aydır hiç hareket yoktu, dolayısıyla bu hayvan gibi kas ağrısı yaptı, ne yapsak da geçirsek bu ağrıyı?
daha az yürüme şansım yok.



 
açma germe hareketleri yapın. birkaç gün sonra geçecektir zaten bu ağrı ama şimdilik ağrı kesici ve kas gevşetici kulanın.


  • dahili meddah  (13.01.14 12:19:33) 
Bacaklara buz ya da soğuk su.
İyi havalandırılmış bir odada uyku.
Açma germe.
Kas gevşetici. (Krem+hap)
  • arnold schwarzeneger  (13.01.14 12:42:13) 
[]

şişko köpek

obez bir labrador'a nasıl kilo verdirilir?

günde ortalama 4 5 saat yürüycez bundan sonra, mama miktarı veteriner tavsiyesiyle iki bardak.

napalım da zayıflasın?

bir de komutları sadece canı istediğinde dinliyor bu, nasıl olacak?

 
sözlükten patlicangil nickli yazarın entrylerinde barf beslenmeyle ilgili entryler var. onlara bakınız, hayvanı doğasına uygun beslerseniz daha kolay kilo verebilir bence.


  • inawen  (09.01.14 21:04:19) 
patlicangili tanıyorum onun tavsiyelerine göre besliyorum zaten ama şu an barf mama yapabilecek durumda değilim malesef.

patlicangil'den başkalarının da fikrini almak istedim belki yapılacak ekstra bir şey vardır diye, teşekkür ederim.
  • guvercnucusu  (09.01.14 21:10:16) 
diet mama al.


  • pop star ajdar top star kont  (09.01.14 21:54:22) 
mama için veteriner tavsiyesi aldık diyorum, mama değiştirme tavsiyesi veriyorsunuz...

ben daha çok gezdirirken hedehödö yap evdeyken hülülü olmasına dikkat et gibi tavsiyeler arıyorum.
  • guvercnucusu  (09.01.14 22:15:33) 
hocam yapıcağın şeyler az çok belli. zaten mama konusunu ayarlamışsın. onun dışında, normal yürüme değil de birlikte koşun, denize sokup yüzdürebilirsin (bu soğukta ne denizi diyebilirsin ama benim golden'ım çok seviyo ve hasta olmadı hiç) onunla top oynayabilirsin.


  • binboa  (09.01.14 23:24:50) 
Koşu bandı al, başka bir köpekle arkadaşlık etsin, boğuşsunlar durmadan. Merdiven çıkın.


  • yahveyire  (10.01.14 21:08:46) 
gunde 4-5 saat yurumeyebilir kopekler, emin degilim saglikli bir hareket olduguna. bir kitapta okumustum ama tam hatirlamiyorum.
yuzmek cok guzel olurdu tabi ki. keske kopekler icin havuz olsa.

  • bir varmis bir yokmus  (11.01.14 23:40:44) 
köpek 5 saat yürüdükten sonra bile eve girmek istemiyor, aşırı enerjik. sürekli böyle olmaz muhtemelen ama onun heyecanı ve enerjisi gidene kadar böyle gitsin, eve tıkmayayım dedim, hem de egzersiz yapıp kilo verir dedim, kötü mü demişim? hem labradorların egzersiz ihtiyacı çoktur dediler bana hep? yanlış mı yapıyorum yani şimdi? hayvanı yürümeye zorlamıyorum yani, hatta ben çok yorulup dinlenmek istediğimde bile peşinden sürüklemeye devam ediyor beni.

edit: yüzme ihtimal dışı, onu ben de çok istedim ama sudan nefret ediyor köpeğim.
  • guvercnucusu  (12.01.14 00:16:47 ~ 00:17:28) 
@truman köpeği sahipleneli 3 gün oldu, sorunun "benim" otoritemden kaynaklandığını zannetmiyorum. önceki sahibinin yediği boku temizlemek için bir yol arıyorum zaten.

mamayı azaltıyoruz yavaş yavaş, belli bir miktar ödül mamasından fazlasını da vermiyorum. (henüz beni sahibi olarak kabullenmiş değil, eğer komutlarımı dinlemeyi öğrenmesi için yapableceğim başka bir şey varsa ödül mamasını tamamen ortadan kaldırabilirim de?)

egzersiz için de "getir" komutunu öğretmem gerek öncelikle ama henüz otur komutunu bile dinlemiyor canı istemediğinde. çekiştirme oynuyoruz.
  • guvercnucusu  (12.01.14 00:35:57) 
top ve frizbiyle denedim getirsin diye, o olmadı.

bir seneye yakın zamandır barınakta kalıyormuş zaten, muhtemelen makarna yüzünden obez oldu. çekiştirme için uğraşıyorum ama genelde ben ağzındaki şeyi tutunca "amaaan senle mi uğraşçam" diyip bırakıyor. anca kemik olursa çekiyor ısrarla, ben de kemikle oynatıyorum.

eşek sıpası sahibi olarak görse iyi olacak, komutları bildiğini biliyorum çünkü ama ısrarla dinlemiyor beni elimde mama yoksa. mama olmadan dinlediği tek komut var, o da "koş".
  • guvercnucusu  (12.01.14 00:47:06) 
Komutu dinlemiyorsa 3. kere soyleme, cunku bagimlilik kazaniyorlar. Ucuncuyu soylemek yerine gerekliyse yanina git getir, yani disardaysaniz mesela. Ismine de bakmiyorsa ucunce kere seslenme.


  • bir varmis bir yokmus  (15.01.14 04:01:52) 
[]

kızılay'da nereden?

1- arap sabunu,
2- keçe

alabilirim?

 
izmir caddesinde erdoğan düğme,şık düğme falan var oralardan keçe alabilirsin.
arap sabunu da heralde sakarya tarafında aktarlar var ya çiçekçilerin olduğu tarafta oralarda vardır.

  • hayir bu koyden olsam nolcak  (07.01.14 18:23:01) 
arap sabunu migroslarda var


  • nax  (07.01.14 19:09:15) 
[]

ankara'da labrador retrieverı nerede yüzdürebiliriz?

böyle bir şansımız var mı? nereye götürebiliriz?
eymir'e götürsek mikrop kapar mı gölden?
parkta havuzlara atlamasını engelleyelim mi orada oynasın mı? pis olur o sular, izin vermeyelim değil mi?


 
köpeğini yüzdüren insan yok mu ankara'da ya?


  • guvercnucusu  (05.01.14 17:01:24) 
yüzdürebiliriz deyince yemin ediyorum köpeğin derisini yüzmek olarak anladım.
hayvan severler nasıl çökertmeden durmuş diyordum tam

  • colorwithnotexist  (05.01.14 18:50:05) 
üstadım öncelikle ciddi ciddi labradorunu yüzdürmek isteyen birisini çok uzundur görmemiştim, cidden çok hoşuma gitti, köpeğin hakkını veren birilerini görmek zor artık.

bu iş için size en iyi fikiri avcılar derneği verir, onların ördek avladıkları sazlık yerler vardır, oralarda köpekleri mecburen sudan alıyor ördekleri, risk olan yerlere köpeklerini sokmazlar.

diğer şekilde köpeği eve dönüşte durulayacaksanız istediğiniz yere sokabilirsiniz. herhangi bir yerinde açık yarası ve dişiyse regl dönemi olmaması durumunda tabiki.
  • galahad  (05.01.14 18:58:57) 
[]

kara köpek adı?

büyük ırk.
teşekkürler şimdiden.



 
karabaş


  • nax  (04.01.14 19:44:34) 
kömür


  • buhebu  (04.01.14 19:48:40) 
kömür


  • mandolina  (04.01.14 19:49:04) 
nötrino


  • godsparticle  (04.01.14 19:51:05) 
karam
mabel

  • raist  (04.01.14 19:54:05) 
karbon


  • legolasin son oku  (04.01.14 19:57:05) 
çuku


  • buhebu  (04.01.14 20:00:58) 
gece


  • ermanen  (04.01.14 20:02:14) 
murat?

zeytin derdik eskiden.
  • idexo  (04.01.14 20:05:46) 
zoro


  • neferkitty  (04.01.14 20:15:19) 
bogurtlen
erik

sahibi erkek mi disi mi? kendi?
  • dnznc  (04.01.14 20:23:38 ~ 20:24:50) 
drogba


  • buhebu  (04.01.14 20:23:44) 
köpek erkek, 5 yaşında, sahibi dişi. ay kadın yani.


  • guvercnucusu  (04.01.14 20:26:56) 
blackburn,
excalibur,
arthur.
  • brotha b  (04.01.14 22:15:54) 
köpeği henüz tanımıyoruz, daha gelmedi yani, aklımızda fikir olması açısından sordum. kendisiyle ilgili ben de sadece beş yaşında siyah bir labrador olduğunu biliyorum. :)


  • guvercnucusu  (05.01.14 16:24:20) 
Rocky (roki)


  • bir varmis bir yokmus  (06.01.14 01:43:34) 
[]

uzman tv videolar çalmıyor

neden olabilir?




 
Adblock kullanıyor olabilirsin


  • facebook  (04.01.14 19:33:29) 
adblock yok.


  • guvercnucusu  (04.01.14 19:33:55) 
[]

köpek bilgisi genel&labrador retriever hakkında

kedili eve en uygun, küçük ırk olmayacak, köpek cinsi hangisidir?

labradoru olanlar nasıl bakıyorsunuz? nereye baksam "sabah gidip akşam geliyosan işkence etme hayvana sahiplenme" falan diyorlar, işe gitmiyo musunuz siz? hep evde birileri oluyor mu yani? çok havlar mı? (köpek tabi ki havlayacak, aşırısı apartmanla sıkıntı olur diye soruyorum ona önlem alabilmek için) günde kaç km yürümek ister? oyuncu olduğunu biliyorum ama golden kadar değil mesela, kaç saat ilgilenmek gerekir bir günde (yürüyüş harici)?


 
golden'la labradorun arasındaki tek fark tüy uzunluğu diyebilirim.
golden kadar oyuncu olmaz falan diye bir şey yok.

evet, mesela benim köpeğim 2 kasım'da öldü, 15 yaşındaydı.
annemin iş düzeni, benim çalışmaya başladıktan sonraki düzenim vb. sonucunda hiç o kadar yalnız bırakmadık.
elbette sabahtan akşama kadar yalnız kaldığı da oldu, ama hayat düzeni şeklinde değil.

yalnız bırakacaksanız gerçekten almayın.
çok mutsuz oluyorlar.
bizimki 4-5 saat falan bahçede koşmasına rağmen, gece oyun oynamak için kafamıza top atıp uyandırırdı 6-7 yaşına kadar.
bir de sabah akşam dolaştırılıyordu bunun üstüne.
enerjisini siz düşünün.

bir de şu var; ben panço yalnız kalmasın diye yılbaşında evde oturduğumu bilirim.
çünkü havaifişeklerden korkup havlıyordu.
apartmandan laf ediyorlardı.
onun önüne geçmek için yalnız bırakmamaya çalışıyorduk öyle günlerde.

bunun aynısı olmayabilir, ama bu tarz fedakarlıklar yapmanız gerekecek.
gerçi şimdi bana sorsanız, keşke hâlâ yaşıyor olsaydı da her yılbaşında evde otursaydım.
ama işte o zamanlarda bazen zorlanabiliyorsunuz.
köpek bakmak, çocuk bakmak kadar zor.
hatta çocuk bir süre sonra kendi başına idare ediyor.
köpek öyle değil.
benim köpeğim 15 yaşında öldü.
15 yaşına kadar ilk günkü gibi baktık her şeyiyle.
çocuk olsa, eşek kadar adam olmuştu o yaşta.

ama 8 kediyle yaşıyordu ve kedileri de çok severdi.
yani bu cinslerin kediyle sorunu olmaz genelde.

bir de, apartmandakilere sorun.
eğer çoğunluk sağlanırsa, mal sahibi bile olsanız köpek için dava açılır.
zaten mal sahibi olmakla kiracı olmak arasında pek fark olmuyor.
bir dava açılması halinde mahkeme köpeğin tahliyesine karar veriyor.
yani köpeği yollarsanız kendiniz oturabiliyorsunuz.

ve eğer apartmanın yönetmeliğinde köpek beslenmemesi gibi bir karar alınmışsa zaten işiniz iyice zor.
  • blatta hiberna  (03.01.14 22:06:50) 
Soylenenlere katilmiyorum. Golden cok oyuncudur, golden gunde 2 saat disarida dolasmali, golden evin altini ustune getirir. Goldeni yalniz birakma cok aglar. Bu soylenenlerin hepsi hikaye.

Ayni sey insanlar icin de soylenir, her gun 1 saat yurumeli, 2,5 litre su icmeli, tv x mesafeden izlenmeli gibi gibi. Bunu kacimiz yapiyoruz, yapan ve yapmayan arasinda ne kadar fark var ?

Bu isler egitimle ilgilidir. Bizim golden imiz mutfaktan iceriye 2. adimi dahi atmaz cunku oyle disiplin edildi. Asla yataklara cikmaya yeltenmez. Oyuncaklari disinda gidip bi seyleri kemirmez. Aynisi insanda da yok mu ? Yaramaz cocuk vardir, uslu cocuk vardir.

Hepsi yanlis degil hakkini verelim. Kopeklerin en mutlu olduklari anlar yaradiklarini hissettikleri anlar, oyun oynadiklari anlar ve sahibiyle fiziksel temas icinde oldugu anlar. O yuzden birlikte vakit gecirmeniz gerekir bol bol. Labrador kopekleri gecmiste balikci aglarini toplarlarmis gecmiste, sizin bu kopegi mutlu etmek icin onu bi goreve alistirmaniz gerek boyle. Ben letonya'da copleri cikartan labrador gordum -20 derecede, bileklere kadar karda, zemin buz, posetleri tek tek goturup konteynira atiyordu ve isi bitirip gelip yanimiza oturdugunda havasini heyecanini gormen gerek. Sanirsin ki rock star. Gelip bizimle oturup waffle yiyodu. Bu gibi seyler kopegin 2 saat egzersiz yapmasindan cok daha faydali. 2 saat sahilde yurutecegine 15 dk gomdugun bir seyi arasin ayni egzersizi yapmis olur ve daha mutlu olur.

Yalniz kalmasin mevzusu da su sekilde. Zaten ilk basta 3 sonra 2 kere tuvalete cikarticaksin her gun. Ortalama 15-20 bu ise gidicek hazirlanip cikman tuvaletini yapmasi yaptigini kaldirman ve donunce patilerini silmen falan. Ama bu yetmez tabiki. Aksam tuvaletten sonra soyle oturup 1-2 saat onunla fiziksel temasta olman gerek. 15 sene boyunca sabah 8 aksam 8 evde yalniz olmasi tabiki iyi degil. Evde devriye gezebilecegi bir alan ve ogle yemeginde eve gelen kardes, haftada 2 gun temizlige gelen kadin gibi insan gormesi sosyallesmesine yardimci olur, onunla ilgilenmese bile evde dolasan birileri olsa guzel olur.

Disi olursa cok havlamaz, ilk kez gordugu insanlara 1-2 kere burada patron benim havlamalari yapar ama sonra alisir. Evde uzun sure yalniz kalirsa kapinin onunden gecenlere havlayabilir.

"Hayir" i anlamasini saglarsaniz bir seye 5-10 kere hayir deniyorsa zaten yapmaktan vazgececektir. Dedigim gibi kimse gozunuzu korkutmasin o aman soyle zor boyle zor yazanlarin maalesef buyuk bir kismi tasmasini takip soyle disarida bir tur atayim da havam olsun diyerek kopek almis insanlardir, gercekten hayatinda boyle bir dost isteyen insana asla zor gelmeyecek seyler olacak sorumlulugunda.
  • kegums  (03.01.14 22:38:50) 
kegums'un cevabının direkt olarak bana yazıldığını düşünmüyorum, ama yine de cevaben kendime göre bilgilendirici şeyler yazmak istedim.

benimki de özel bir eğitim almamasına, aile içinde yaşamasına rağmen gerçekten çok söz dinlerdi.
sehpada duran oyuncağını biz vermediğimiz sürece almazdı, sus dediğin anda susardı, kendisine ait olmayan hiçbir yiyeceği yemezdi vb.

hiçbir zaman evin içinde kabloları kemiren, sıkıntı veren, terlik yiyen, yaramazlık yapan falan bir hayvan olmadı.
sadece çok fazla enerjisi vardı ve çok hareketliydi.

dediğim gibi, sabah dolaştırıp çişini yaptırmak 15-20 dakika sürse, o dolaşmadan birkaç saat sonra çıkıp, bütün gün kulübün bahçesinde 3-4 saat koşardı.
daha sonra akşam tekrar 15-20 dakikalık bir ihtiyaç dolaşması olurdu.

ama özellikle 4-5 yaşına kadar bütün bu aktivitenin üzerine, akşamları da oyun oynamak isterdi.

söylendiği gibi dişiler hem daha sakin, hem de daha uysal oluyorlar.
yani erkeklerin hareketi de daha fazla.
köpeği görevlendirmek gerçekten önemli.
market torbalarını bile taşırkenki gururu görmeye değer.
yani verilen görevi yerine getirdiği zaman onlardan mutlusu olmuyor; ama şu da bir gerçek ki, köpeğin sağlığı için o hareketin ne kadar yararlı olduğunu biz panço ölmeden önceki 2 yılda anladık.

kanser gibi bir hastalığı ya da kronik bir rahatsızlığı, düzenli kullandığı bir ilaç vb hiç olmadı.
sadece son 6 aydır artık çişini arada bir kaçırmaya başlamıştı.
arka bacakları zaman içinde güçsüzleşmiş olsa da, öldüğü gün bile yerinden kendi kendine kalkıp, kendi kendine yürüyebiliyordu.
benim köpeğim yaşlılıktan, artık ömrü dolduğu için öldü.
ama dediğim gibi, hastalıktan sürünüp, düzenli bakıma ihtiyacı olacak bir hale gelmedi.
ve ben bunu gençliğindeki aktifliğine bağlıyorum.
15 yaşlarında olup da, arka bacaklarında hiç sorun olmadan, hatta hafif tempoda koşabilen köpeği az görürsünüz.
bahsettiğim düzen 7-8 yaşına kadar devam etmişti ve dediğim gibi, her zaman zinde ve sağlıklı bir hayvan olarak öldü.

köpek bakmak, ona bakarken zor gelen bir şey değil.
hiçbir anne de çocuk büyütmek çok zor diye yakınmıyor.
kimse gereken fedakarlıkları yaparken bundan şikayetçi olmuyor.
mesela bunları yapabilecek biri olmak.
o hayvanın 15, belki 20 yıl yaşayacağını düşünerek, olabilecek her şeyi göze almak.
panço felç de olabilirdi.
her gün altından kakasını temizlemek zorunda da kalabilirdik.
her köpek benim anlattığım şekilde ölmüyor.
ki öldüğü gün, kendimi hayatımda en çaresiz hissettiğim gündür.

uzun lafın kısası; zihinsel olarak sorumluluk alması hayvan için ne kadar yararlı ve gerekli olsa da, bu tip köpekler harekete ihtiyaç duyar.
yani "2 saat yürüteceğine 15 dakika x yap, o ona yeter" fikrine katılmıyorum.

zaten sokak hayvanları vs konularıyla da çok ilgili olan ve hayatı kedi-köpeklerle içli dışlı geçen biri olarak, 15 yaşında bir köpeğin ne demek olduğunu biliyorum.
kötü bakılmış ya da hasta olan 15 yaşındaki köpeğin ne demek olduğunu da biliyorum.

yapanla yapmayan arasındaki fark da benim için budur.
ben köpeğimi gayet idealist bir şekilde yetiştirdim ve hayatımı yeri geldiğinde onun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurup, kendiminkileri ikinci plana atarak yaşadım.
bu elbette sürekli olan bir şey değil, ama olabilen ya da gerekebilen bir şey.

yani her köpek günde 4 saat koşmayabilir, 2 saat oynadığında onunla idare eder belki.
ama yaşlandığında ne olur?
yaşı ilerlediğinde, evdeki hareketi de azaldığında ne kadar kilo alır?
bunun bir de yarını var, onu da düşünmek lazım.
ben bunu söylemeye çalışıyorum.
dolayısıyla golden ya da labrador tarzı bir köpeği eve alıp, günde 2 kere 15-20 dakikadan, toplamda 1 saat dolaştırıp, sonra oynamak köpeğin gelecekteki sağlığıyla yakından ilintili.

ki zaten hayvan fiziksel aktiviteye ihtiyaç duyuyor, yani bu bir gerçek.

ayrıca benim söylediğim şey zaten "golden evin altını üstüne getirir, golden yalnız bırakılınca çok ağlar" vs değildi.
  • blatta hiberna  (03.01.14 23:37:32 ~ 23:43:42) 
yavru sahiplenmeyeceğim sahiplenirsem.
sahipleneceğim hayvan 5 yaşında bir labrador zaten. yaşlandığı için kimse almıyormuş.

ayrıca hayvanla ilgilenmeyecek, sadece tuvalete çıkartıp bırakacak halim yok, yapılması gerekecek fedakarlıkların da, işin evden çıkmaya kadar varacağını da bilerek köpek sahiplenmeye karar verdim zaten. bunları göze almasam ne işim olur. sadece yaşayabileceğim zorlukları, olası durumları önceden bilmek için bilgi edinmeye çalışıyorum.

her dün sabah 8de çıkıp akşam 8de gelme drumu da yok zaten, haftada üç gün o yoğunlukta olurum en fazla.

işkence edersiniz falan diyorsunuz ama, benim tanıdığım labradorlar apartmanda yaşıyor, sahipleri çalışıyor ve gayet mutlular. belki biraz fazla ilgilenmek için uykudan feragat etmem gerekecek, çok da yorulacağım ama bunu da göze alıyorum zaten.

"işkence edersiniz" fazla sert. hayvanın egzersizini aksatacağımız anlamına da gelmiyor gün içinde evde olmamamız. akşamları çıkıp saatlerce yürümekten, hatta köpeğin peşinde koşmaktan bile gocunmam, ki zaten düzenli yürüyüş yapması gereken biri olarak köpekle birlikte güzel bir düzen oturtabileceğimizi düşünüyorum.

sorumluluk alıp alamamaya konu nereden geldi bilmiyorum, benimle ilgili olmadığını umut ediyorum bunun. çünkü birine "sen gündüz iştesin köpek sorumluluğu alamazsın" demek mantıklı değil, ki blatta hiberna'yı ve duyurulara verdiği cevapların mantıklı olduğunu da biliyorum. o yüzden genel olarak köpek sahiplenme olayından bahsedildiğini düşünerek es geçiyorum.

zaten ne kadar koşması yürümesi gerek, evde ne kadar oynamak lazım diye sormamın seebi de hayatımı nasıl düzenleyeceğime karar vermek istemem. hani bundan "aman çok gezmek istemiyor" anlamı çıkmasın. ilk defa köpek besleyeceğim, ihtiyaçlarını sahiplenmeden önce öğrenmek istiyorum. eğer beceremeyeceksem alıp hayvanı mutsuz etmeyeyim diye...

cevaplar için teşekkürler.
  • guvercnucusu  (04.01.14 00:38:17) 
ben işkence etmekten bahsetmedim, ama (gözümden kaçmadıysa) sanırım burada cevaplayan kimse bahsetmemiş.

zaten köpeğe bahçede değil, evde bakılır.
yani bahçede, kulübede köpek bakmak benim onayladığım bir şey değil.
dolayısıyla apartmanda köpek bakmayı da hayvana işkence olarak görmüyorum.

dediğiniz gibi, genel olarak köpekle yaşama - köpek bakma durumuyla ilgili kendi tecrübemi aktardım sadece.
yoksa elbette dünyadaki herkes çalışıyor.
ama bizim aile düzenimiz köpeği sürekli yalnız bırakmayı gerektirmiyordu.
herkesin köpek besleme şekli, köpeğiyle olan ilişkisi kendine elbette.
benim anlattıklarım hem kendi yaşadıklarımı, hem de yaşanabilecek ihtimalleri içeriyor.

5 yaşında bir labradorla daha kolay iletişim kuracağınızı düşünüyorum.
yavrudan almaktan çok daha kolay olur sizin için.
hem o çocukluk enerjisini atmış olur, hem de sizin yaptığınız iyilik karşısında minnet duyar.

sadece bazen yalnız kalmak konusunda sorun yaratabilir.
terk edilmiş hayvanlarda genelde tekrar terk edilme korkusu olabiliyor.
ama bu da zaten size alıştıktan ve güvendikten sonra düzelir.
  • blatta hiberna  (04.01.14 00:49:14) 
işkence kısmı başka bir platformdan karışmış özür dilerim :)

peki bir sorum daha olsun, ankara'da nerede yüzdürebiliriz bu köpecikleri? su hastasılar bildiğim kadarıyla çünkülüm. haftasnları alıp gitsek şöyle, biz otursak o yüzse saatlerce... ne güzel olur. hem eğlenir, hem enerjisini atar...
  • guvercnucusu  (04.01.14 01:11:26) 
ankara'da neresi var bilemiyorum.
ama eğer bahçe gibi bir yer varsa, çocukları soktukları şişme havuzlardan alıp onlara su doldurabilirsiniz.
öyle de çok eğleniyorlar.

yüzmeyi çok seviyorlar elbette, ama suyla oynamak da çok hoşlarına gidiyor.
bu da bir seçenek olabilir ankara için.
  • blatta hiberna  (04.01.14 01:17:54) 
bir de şunu belirteyim ben, önümüzdeki 6 ay boyunca (köpeğin bu kadar zamanda bize zaten alışacağını güveneceğini ve belli bir düzenin oluşacağını düşünüyorum) ben neredeyse sürekli onunla vakit geçireceğim. sonrasında yoğunlaşacağım biraz, ihmal etmeyeceğim tabi ki ama gündüz dışarıda olmam gerekecek hafta içleri. bunun için de programımı en az günde eve geç gelmek zorunda kalacak şekilde ayarlayabilirim. (iki gün 8-5 arası dışarıda olup sonrasında üç dört saat gitmek gibi)

ben normalde evde duran bir insan değilim zaten, eğer ki bir köpek sahiplenirsem girebileceği mekanları, sorun çıkmayacak parkları (burada köpeklerden rahatsız olanlar var diye parkın ortasında köpekler için telle çevrili alan oluşturuluyor da) vs. öğrenip ona göre her şeyi düzenleyip mümkün olduğunca benimle beraber olması için uğraşacağım.

bunları söylememin sebebi sorumluluktan kaçmadığımı görmenizi istemem. çünkü ben de köpek sahiplenmeyi düşünen insanlara, köpek bakmadığım halde sadece araştırdıklarımla ve biraz gördüklerimle, "çok zor çok büyük sorumluluk tekrar düşün sonra sahiplendirmek zorunda kalırsan bunalıma girmesin hayvan" vs diyorum.

ve sahiplendiğim hayvanı bırakmak benim için söz konusu dahi olamaz. eski evimden kedim çok miyavladığı için (kızgınlık dönemi) neredeyse atılıyordum, sahiplendir dedi bir sürü insan, hepsine ateş püskürdüm. bir hayvanı himayeme aldığım andan itibaren o benim evladımdır.
  • guvercnucusu  (04.01.14 06:13:11) 
[]

her gün bir film

merhabalar.

erkek arkadaşımla böyle bir şey yapmaya karar verdik. film tavsiyelerinizi bekliyoruz.

filmle ilgili: çok fazla bas içeren ses ve gürültü olmasın (action, korku vs.) tek kriter bu. benim kafam kaldırmıyor da, yaşlandık yeminle...

 
kuzuların sessizliği


  • we miss freddie mercury  (03.01.14 21:01:10) 
dersu uzala
eternity and a day
haftalık giresim pek yok geri kalan günlerde de ihtiyacınızı belirttikçe cevaplarım.
  • sanal hayvan  (03.01.14 21:01:52) 
the fountain
bourne serisi
tarantino filmleri
moulin rouge

ilk elde aklima gelenler bunlar oldu nedense:) ama tabi ne seyrettiniz ne seyretmediniz onu da bilmek lazim.
  • jamie  (03.01.14 21:45:28) 
limitless
into the wild
ıntouchables
the bucket list
her şey çok güzel olacak
its a wonderful life
50 first dates
shame
casablanca
revolutionary road
the vow
vicky cristina barcelona
the notebook
city of angels
brokeback mountain
mr. nobody
vanilla sky
shutter island
as good as it gets
before sunrise
before sunset



hepsi çok güzel filmlerdir, iyi seyirler.
  • istenmeyen evlat  (03.01.14 23:52:16) 
aynı başlık sözlükte var, yardımcı olabilir ;)
(git: eksisozluk.com)

  • fikirsiz herif  (04.01.14 00:41:55) 
[]

sprey saç boyası

1- bunun en kalitelisinin markası nedir?
2- nereden alınır, ankara'da, online olmayacak?
3- kumral saçı laps diye boyar mı?


 
Spreyler cok yapay duruyor ama manic panic'in tek yıkamada akan boyaları mevcut. Kumralı da boyar. Sitesinde ankara satış yeri falan yazması lazım bi bakın derim.


  • shejia  (17.12.13 19:18:44) 
ben zaten maviye boyayacağım, yapay durmaktan kasıt nedir ki?


  • guvercnucusu  (17.12.13 21:38:04) 
[]

saç boyamaya dair...

1- küt saçı maviye boyasam nasıl olur sizce? saç ensemi kapatıyor.
2- ankara'da bu işi becerebilecek kuaförü nereden bulabilirim?
3- kaça mal olur ortalama?
4- bu saçın bakımı cartı curtu, nasıl olur ne yapılır?
5- sıkılınca kendi rengime nasıl dönerim?
6- kumral saçı mavi yapmak için önce rengi açılıyor sanırım, saçımı çok yıpratır mı bu süreç?
7- saçın tamamını boyamak yerine aralara mavi atsam mesela, küt saçta nasıl durur bu sizce?
8- ne yapayım, çok heyecanlıyım?

 
Bence yapma. İki yıkamadan sonra akar yeşilimi sarımsı saçma sapan bir renk olur sürekli onu boyamaya uğraşırsın.


  • devils trill  (07.12.13 11:40:03) 
devilin de dediği gibi iki yıkamadan sonra mutlaka rengi değişiyor.
ister kırmızıyapın ister yeşil ister mavi önce rengi açılmış sarımsı yeşilmsi bir renge dönüşüyor ufak ufak.

  • neferkitty  (07.12.13 12:00:25) 
bence de yaptırma ama illa ki yaptırmalıyım modundaysan aralara, biraz önlere attır sadece.


  • neyleyim  (07.12.13 12:02:53) 
mavi siyah saç diyorlar laciverte dönük ona boyat mavi nedir allasen.


  • ganyotçu  (07.12.13 12:29:49 ~ 12:30:00) 
yap, içinde kalmasın. Bu yaşta yaptırmazsan gelecekte pişmanlık kalır hep. Ben seni destekliyorum...


  • bagimsiz elektron  (07.12.13 12:48:10) 
yapma bence, odtü'ye git bir bak, mavimsi yeşilimsi pembemsi saçlı insanları gördükçe miden bulanır, sonra aklına bir soru takılır "ben de bunlardan biri olmak istiyor muyum" diye, saçını yıprattığına bile değmez bence.


  • iron nick  (07.12.13 13:27:17) 
marka falan bilmiyorum ama sprey geçici boyalar var onunla biraz dene önce bence. saçın net bir siyahsa güzel olur aralarda ama kumral saçın arasına mavi olmayabilir bence. bence tabi:)


  • berrak sudaki kırmızı balık  (07.12.13 14:58:16) 
ten rengini bilmiyorum tabi yüz tipini de ama ensesi açık önleri biraz daha uzun kahküllü küt saçını sarıya dönük bir kumrala boyatıp sağ ya da sol ön taraftaki tutamını o gün giyeceği renge uygun olarak kırmızı mor pembe yeşil ya da maviye sprey ile boyayarak kullanan bir arkadaşım var ve gerçekten yakıştırıyor kendine. eğer esmer kara kaşlı gözlü değilsen bunu mutlaka denemelisin


  • shotgunwoman  (07.12.13 19:48:15) 
[]

ankara'da piliç çevirme

nerde yenir?

pahalılı olmasın mümkünse. lezzetli olsun.
adeta aşerdim piliç çevirmeye. nereye gidem?
merkezi bir yerlerde olsa çok süper olur.

 
germec pilic anittepe.


  • Sarix  (21.11.13 20:18:13) 
küçükesatta mutlu kebap da bir bütün hayvan götürün bence...


  • gkhT  (21.11.13 20:18:44) 
germeçin tavuğunda pek bi numara yoktur.közde piliç çevirme yapan yerler var balgatta oralara bi bak derim.


  • ganyotçu  (21.11.13 20:26:09) 
Anıttepe- germeç

+1
  • kedidir o kedi  (21.11.13 20:29:18) 
saat 23.00da germeç'e gidip tavuk yedik.

teşekkür mü edeyim küfür mü edeyim bilemedim cevap verenlere.
hepinize saygılar.
  • guvercnucusu  (22.11.13 20:59:56) 
lan...
küfür etmeye karar verdim.
iki gecede bir germeç'e gider olduk resmen.
böyle giderse 100 kilo olucam.

yılmaz özdile özendim bu arada.
ondan böyle yazıyorum.
enter.
enter.
enter.
  • guvercnucusu  (26.11.13 09:55:33) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.