Giriş
(7)

Akademikler, bu kardeşiniz nasıl bir yol izlesin?

stringer
Selamlar,Bazılarınız hatırlar, bir süredir mobbing yiyorum ve yükselmeye yönelik hamlelerim sonuçsuz kalıyor. Özgüvenimi olabildiğince paramparça edip beni olmak istemediğim birine dönüştürmek istiyorlar. 1.5 yıllık süreçte, görünürde hiç sorun yaşamadık ama aramızda hep o gerginlik yaşandı. Ben her
Selamlar,

Bazılarınız hatırlar, bir süredir mobbing yiyorum ve yükselmeye yönelik hamlelerim sonuçsuz kalıyor. Özgüvenimi olabildiğince paramparça edip beni olmak istemediğim birine dönüştürmek istiyorlar. 1.5 yıllık süreçte, görünürde hiç sorun yaşamadık ama aramızda hep o gerginlik yaşandı. Ben her şey bitti sandığımdan, ağzımdan 4 tane yayın hazırladığımı ve bunları doçentlik için beklettiğimi söyledim. Yeni bir hamleyle, bir çelme daha taktılar bana yapmak istediğim başka bir şeyi engelleyerek.

Normalde bunları yayımlayacaktım ancak ortalık doktorasını tamamlamış araştırma görevlisi dolu ve benim durumumu göz önünde bulundurunca en azından bir süre kadro vermeyecekleri aşikâr. Şayet doçent olursam kadroyu vermek zorunda kalacaklar. Ben yayınlarımı beklettiğimi söyleyince, hocamın tavırları değişti. Önce, ne demek doçent olacağım, sen yeni geldin. Çabuk gönder onları, böyle şeyleri düşünme, daha çok erken dedi anlamsızca. Ben de hocam ama diğer arkadaşlarım da bekletiyor diyerek kıvırdım. Sinirlendi. Ertesi hafta,tavır değiştirdi. TR Dizin'de yayın yapmanın zorluğundan bahsetti, minimum bir yıl bekleniyormuş. Sen beklet, sonra yaparsın dedi bana imalı şekilde. Ben buradan şunu anladım. Yayınlarını tamamlamış olsam bile, onları yayımlatmamın birkaç yılımı alacağını düşündüğü için düşüncesini değiştirdi.

Burası değişik bir yer, geldiğimden beri açığımı arıyorlar. Beni ziyaret eden bir öğrenciyi, hocamın yakın çevresinde bulunan biri evine davet etmiş ve kıza açık açık "Sana bir yanlışı oldu mu canım, utanma söyle" diye baskı yapmış. Kız gelip bana anlattı tabii durumu. Çıldırdım ama bir şey yapmadım. Bunu neden anlattım? Çünkü durum ciddi, fırsat bulsalar şutlayacaklar ama benim gidesim yok açıkçası. Hata yapmıyorum.

Şayet bu yayınları yapmazsam, performans yetersizliği vs. diye sözleşme yenilerken sorun çıkarabilirler mi? 33a'lıyım, fakültede bu nedenle sözleşmesi yenilenmeyen kimse yok. Gerçi dekan bey'le de aramız çok iyi ama aramıza girerler diye çekiniyorum. Paronayak oldum azıcık. Neyse, tüm bunlar ışığında bana ne tavsiye edersiniz? Çalışmalarımın hepsi, ABD'deki çalışmalarla paralel ve güncel. Dijital beşeri bilimlere girdim ve benim alanımda benim dışımda çalışan kimse yok. Belli bir ortalamanın üzerinde yazdığıma eminim. Yayın yaparsam, araştırma görevliliği sürecim biraz daha uzayacak. Bu mobbing yiyeceğim sürenin artacağı anlamına geliyor. Doçent olmadan rahat ettirmeyecekler bana. Yayımlamazsam da tembel diyecekler, gerçi kendilerinin bir şey yaptığı yok da. Ha, bir de atıf alamayacağım doğru düzgün. Şu anda yayımlanmış 4 makalem var sadece.
0
stringer
(02.08.26)
Sen artık acil bir şekilde yukarılardan birini bul ve arattır
0
Hallegadola
(02.08.26)
Tam bilmiyorum ama planlarinizi niye bu kadar acik ediyorsunuz? Yani sunu hedefliyorum, sunu yapacagim, bunu yapacagim falan diye.
+3
Sour
(02.08.26)
@Sour, cesaretten maalesef. @Hallegadola, hocam kimse bu insanlar için rahatsız edilmeyi hak etmiyor. O kadar şey yaptılar, hâlâ takmıyor ve işimi yapıyorum. İyi değiller.

@cosmic hocam, o ünvanı alırsam, bir şekilde gerisini hâllederim ama dr. arş. gör. olarak kalırsam, daha çok tepeme binelerler.
0
🌸stringer
(02.08.26)
Yayınları doktoranı bitirmeden yollama hiç bir yere. Bildiğin gibi doçentlik işin sayılmaz yoksa. Hocana da yolladım ama reddedildi de, sandığım kadar iyi değilmişler vs de. Boş da durma bir iki bildiri yap gözlerini boya. Kimseye de şöyle yayınım var bekletiyorum vs deme bu nasıl acemilik? Hiçbir şey olmasa kıskanç insanların göz kalır, bunun az işi var demek ki sürekli makale yazıyor diye üstüne idari iş yıkarlar.

Ar gör dr. öğretim üyeliğinden daha garanti bir kadro bu arada, çok korkma ama öğr. üyeliği şartlarına da hazır tut kendini. Çıkan yayınlarını bile gerekirse sakla ki kadro iste diye baskı yapmasınlar doçent olana kadar. Doktora biter bitmez de hemen beklettiğin tüm yayınları fişekle. Olabildiğinde hızlı üak doçenlik almaya bak.

Doktorası bitmemiş biri işin 4 makale Türkiye şartlarında baya iyi bu arada.
+1
pembe mezarlık
(02.08.26)
Asla öğrencilerle yalnız baş başa kalma bu arada. Kapın hep açık dursun biri geldiğinde. Tek başlarına geldiklerinde öğrencileri odana kabul etme. Gerekirse kantinde ya da herkesin gözü önünde açık ortamlarda yap bu görüşmeleri. Mümkünse yapma. Seninkiler sıkıntı ama sen de bu oyunu oynamayı bilmiyorsun ve dikkatleri iyice üzerine çekiyorsun. Böyle bir ortamda ne yayın planından bahsedilir ne başka şeyden
Onların istediği sessiz ezik rolünü oynayıp saman altından yayınlarını çalışmalarını yapacaksın. Kimseye hiçbir planından bahsetmeyeceksin. Yoksa önüne taş da koyarlar, engellerler de. Bu insanların dergilerde de doçentlik jürilerinde de tanıdığı vs vardır bak, o yüzden hiçbir şeyini hiç kimseye söyleme sana o kadarını söylüyorum. Etliye sütlüye karışma kendi araştırmalarına, doçentlik kriterlerine odaklan.
+2
pembe mezarlık
(02.08.26)
hocam öncelikle Allah'tan sabır diliyorum size. muhtemelen yıl olarak sizden gerideyim ancak kendi hocamla yeterince iğrenç şeyler yaşadığım için anlayabiliyorum sizi. bu zamana kadar yaşadıklarımdan öğrendiğim diğer yazarların da sizi uyardığı gibi planlarınızı afişe etmemeniz. akademi gerçekten çok pis ve doğası gereği hırslı insanları barındıran bir yer. denetleme mekanizması da olmadığı için hocalar allah gibi takılabiliyorlar.

pembe mezarlık hocamın da dediği gibi bu insanların orda burda kilit yerlerde kankaları oluyor. kolaylıkla planlarınızı engelleyebilirler. susmak ve biraz da salak rolü yapmak iş görebilir diye düşünüyorum.

son olarak akademi vazgeçilmez bir yer değil, tek çaremiz de değil. dışarda da çalışabiliriz becerilerimizle. hatırlatmak istedim. çünkü buna inandırıp çıkmazda hissetirmeye çalışıyorlar.
+1
sparky
(03.08.26)
Eski duyurulara da bakıcam şimdi ama şunu söylemek istedim burda, bence yayın bekletmek hiç iyi bi fikir değil. Hem eskiyor hem de alacağın atıfları alamıyorsun dediğiniz gibi. Literatür değişiyor, tekrar güncellemek gerekiyor. Belki yayınınızın değerini azaltacak benzer başka yayınlar yapılmış oluyor ya da bulguları farklı şekilde yorumlamayı gerektirecek yayınlar çıkmış oluyor. Biliyorum çünkü erteleme hastalığım yüzünden çalışmalarımı eskittiğim oldu birkaç kez. Ar görken 4 yayın bekleten doçentlik için zamanı geldikçe yine yayın yapar, bence bu konuda bi endişeniz olmasın
+1
mezzosprite
(09.08.26)
(6)

Akademikler, bu durumda ne yapmam daha etik?

stringer
Selamlar,Bir makale yazdım ve model ürettim: Python kullanarak bir yerden veri çektim. Sonra bu veriyi anonimleştirdim ve kelime bulutu, duygu rating çaprazlaması, duygu analizi ve çeşitli tablolarla öncelikle veri setinin uzak okumasını yaptım; buna kuramsal bir zemin de buldum. Daha sonra "Yakın o
Selamlar,

Bir makale yazdım ve model ürettim: Python kullanarak bir yerden veri çektim. Sonra bu veriyi anonimleştirdim ve kelime bulutu, duygu rating çaprazlaması, duygu analizi ve çeşitli tablolarla öncelikle veri setinin uzak okumasını yaptım; buna kuramsal bir zemin de buldum. Daha sonra "Yakın okumayı da yapıp doğru mu yanlış mı diye bakayım..." dedim fakat makalem 40 sayfayı ve belirtilen kelime sayısı sınırını fazlasıyla aştı. Makale gönderimine açık birkaç derginin editörüyle görüştüğümde, kısaltmamı tavsiye ettiler fakat mümkün değil. Her bölümde farklı bir veri elde ediyor, daha sonra bunları birleştiriyorum. Örnek bir makale olsa, bakıp fikir edineceğim ama tamamen benim uydurduğum bir model bu.

Bir arkadaşım, uzak ve yakın okumayı bölüp ayrı ayrı yayınlamamı tavsiye etti. Fakat bunun dilimleme olabileceğine ilişkin bir kaygım söz konusu. Durduk yere başıma iş almak istemiyorum. Yakın okumada da aynı veri setini kullanıyorum, kuramsal zemin de aynı fakat farklı sonuçlara ulaşıyor ve uzak okumayı sınıyorum.

Sizce bu durumda ne yapmalıyım?

Tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
stringer
(31.07.26)
@cosmicstring hocam, literatür bölümüm zaten çok kısa. 10'dan fazla grafik var. Hepsini sınırlılık ve geçerlilikleriyle beraber tartıştım. Çok da içime sinen veriler yok ama beşeri bilimlerde böyle bir metotla hazırlanmış makale yok kendi alanımda. Başkasına kalsın istemiyorum. Desem ki yakın okumada farklı bir kuramsal zemin çizeyim, o zaman da uzak okuma verisini sınamamış olacağım. Sıkıştım kaldım.
0
🌸stringer
(31.07.26)
cosmicstring, hocam aramın o kadar iyi olduğu kimse yok araştırma görevlisi olsam da... Gerçi ABD'de bir hoca, farklı bir modelle benzer bir çalışma üretip 200'den fazla atıf almış ama neyse... Pek de orijinal bir şey yapamamışım yine.
0
🌸stringer
(31.07.26)
Ana grafikleriniz makale içinde kalsın, geri kalanını ek olarak gönderin.
+1
klassno
(31.07.26)
klassno +1

alandan değilim ama mümkünse bahsettiğiniz kısım supplementary olarak verilebilir.
+2
sparky
(31.07.26)
Daha uygun bir dergi baktiniz mi? Alaninizi bilmiyorum ama genis kitlelere degil, alanin seckinlerine yayin yapan dergiler var. Bunlarda genelde isi uzatmadan, her seyi aciklamadan direkt teknik kismina ve sonuclara odaklanmaniz gerekiyor. Mesela makalenin giris kismini ozet yaziyormus gibi 300 kelimeyle sinirlayan dergiler var ve bu dergiler cok cok iyi, o alanin profesyonelleri okuyor.

Makaleniz icin yer bulana kadar veya bu sorunu cozene kadar preprint olarak yayinlayabilirsiniz:
www.cos.io
0
Sour
(31.07.26)
Size kısaltılamaz gelse mutlaka kısaltmanın bir yolu vardır. Yazı işleri için "kill your darlings" derler.

Kesinlikle kısaltmak istemiyorsanız bir kısım veriyi veya veri işleme yöntemini sup. material olarak koyun. Bu da çok yaygın yapılan bir şey.

Ha illa şu an kısaltmak zorunda mısınız, değilsiniz. Editöre yazacağınız cover letter'da şöyle diyebilirsiniz, "makalenin uzun olduğunu biliyorum, peer review sonrası editte kısaltacağım", bunu biz yaptık mesela daha önce, bir şey demeden hakeme gönderdiler. Sonra kabul alınca yöntemi sup. material'a aldık. Belki hakemler sana şunu sil bunu koy diyecekler. Olduğu gibi kalma ihtimali çok düşük. Ki ufak tefek sınır aşımlarına kimse çok takılmaz.
+4
pembe mezarlık
(31.07.26)
(3)

Gri Pasaport (Ülke değiştirme Hk)

stringer
Merhabalar,Gri pasaport alacağım bir araştırma için. Araştırmamı tamamladıktan sonra, bir başka ülkeden dönüş yapsam fark edilir mi ve bunun bir cezası var mı?
Merhabalar,

Gri pasaport alacağım bir araştırma için. Araştırmamı tamamladıktan sonra, bir başka ülkeden dönüş yapsam fark edilir mi ve bunun bir cezası var mı?
0
stringer
(05.03.26)
yok problem olmaz. defalarca yaptım.
0
summerjam0306
(05.03.26)
sanmamakla beraber emin değilim.

1- erasmus+ projesi için gri pasaport alan arkadaşım; ülkeye döndükten sonra yunanistana da aynı pasaport ile girdiğini söylemişti.
öte yandan bazı ülkeler elindeki belgelere rağmen gri pasaportu kullanma amacını sorgulayabiliyor.

2- teknik olarak biletleme yaparken ucuz uçmak için -herkesin yaptığı gibi- dönüşü farklı bi ülkeden alma ihtimalin var zaten. bazen gideceğin ülkeye yakın başka bi ülkenin sınır şehrine bilet alır, oradan otobüsle geçersin.

3- türkiye dönüşü sıkıntı yaşanacağını sanmıyorum. türkiye daha çok dönmenle ilgilenir, bi ihtimal tanımadığımız bi ülke damga bastıysa sorun olur.

(görüşler kesin değil, gri pasaport almış ve alanlara da vaktiyle organizasyonda koordinatörlük etmiş biri olarak tecrübelerimden öngörülerimdir)
0
delarue
(05.03.26)
sadece görevli olduğunuz ülkeye giriş yapabilirsiniz, hangi ülkeden çıktığınızın bir önemi yok
+1
mezzosprite
(05.03.26)
(5)

Tren seyahatini seven birine 10 günlük avrupa tatili önerisi

stringer
İlkbahar ayında, trenle avrupa'nın küçük bir kısmını gezmek, bunu yılda iki kez olacak şekilde birkaç yıla, tüm avrupa'ya yaymak istiyorum. doğaya, tarihe ve sanata bayılırım. nereden başlayayım. tek bir ülkeyi mi gezeyim?
İlkbahar ayında, trenle avrupa'nın küçük bir kısmını gezmek, bunu yılda iki kez olacak şekilde birkaç yıla, tüm avrupa'ya yaymak istiyorum. doğaya, tarihe ve sanata bayılırım. nereden başlayayım. tek bir ülkeyi mi gezeyim?
+1
stringer
(06.01.26)
Hiç düşünme direkt İsviçre'den başla derim
+2
ihsanlı
(06.01.26)
maddi kaygi yoksa avusturya-isvicre.
edirne'den trene binin viyana'da inin. viyana'yi iki gün gezdikten sonra trenle semmering üstünden graz'a gidin. yolun bir kismi (semmering taraflari) unesco dünya mirasi. graz'i gezin. sehir merkezi gene unesco dünya kültür mirasi. graz'dan gece trenine binin ve feldkirch'e gecin (gece treni sart degil. yollar muazzam güzel, gece bir sey görmezsiniz ama yolculuk 8 saat civari sürüyor, siz karar verin). biraz feldkirch-liechtenstein takilin. rhein nehrini görün. vaduz'dan otobüsle chur'a gidin. chur'dan glacier ekspress ile zermatt'a gecin. zermatt'ta görkemli matterhorn'u aka toblerone cikiletasi dagini görün. zermatt'tan ucakla ülkeye geri dönün.

eger tek seferde tek ülke derseniz avusturya icinde daha baska scenic tren yollari tavsiyesi verebilirim.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
avusturya - isviçre +1

viyana’dan hallstatt’a geçtiğim tren yolları (bilhassa attnang-puchheim aktarmasından sonraki rota) mükemmeldi. isviçre tarafı videolarından gördüğüm kadarıyla eminim daha bile güzeldir. viyana’dan başlayıp hallstatt, oradan belki innsbruck, st. moritz, como, chur, luzern, interlaken, bern, zermatt, annecy gibi yerlerin birkaçına uğrayabileceğiniz, ülkeye dönüşü de cenevre’den uçakla yapabileceğiniz bir tren rotası çizebilirsiniz.

omio, rome2rio gibi siteler biletler konusunda işinize yarar ama bu siteleri sadece bileti bulmak için kullanın satın alma işini daima oranın tcdd’si neyse (avusturya için öbb) oradan almaya çalışın.
+1
phoarbix
(07.01.26)
milanodan parise tren var.
0
kveldulv
(07.01.26)
Edirne'den atlayip Viyana'da inmekten bahsedilmis. Yakin zamanda bir degisiklik olmadiysa bu olay tek trenle yapilabilecek birsey degil. Sadece arabali tren var, ilkbaharda baslamis olabilir. Edirne - Avusturya Villach arasinda calisiyor ama resmiyette 36 saat gercekte en azindan 40 saat falan suruyor.
Turkiye'den trenle avrupa yonune stabil cikis olarak ancak Sofya - Bukres - Budapeste seklinde baglanti kurulabiliyor. Ucakla bir sorununuz yoksa ucakla baslamak daha kolay. Bu arkadas tren yolculugu konusunda uzman, bilgiler guncel oluyor genelde. www.seat61.com

Diger konularda katilimci arkadaslara katiliyorum. Ben cok gezememis olsam da Isvicre ve cevresi, Italyanin kuzeyi, Munih civari Almanya dahil, kultur, sanat, doga falan bulunabilecek yerler.
0
mbond
(07.01.26)
(4)

Bu köpeğin markası ne?

stringer
Pardon tipisi??https://x.com/yetkisizherif/status/1822983159526334778Aşırı tatlı.
Pardon tipisi??

x.com

Aşırı tatlı.
0
stringer
(13.08.24)
jack russell
0
veritaslibertas
(13.08.24)
dachshund
0
amour fou
(13.08.24)
jack russel +1
0
kimlanbu
(13.08.24)
videoda dachshund olduğu yazıyor.
0
king lizard
(13.08.24)
(3)

Gömlek diktirmek hakkında bir soru

stringer
Yıllar önce Mango'dan şahane bir gömlek almıştım. Yıllarca giyindim. Çok yakışıyordu. Şimdi rengi attı ama ben onu atmaya kıyamadım. Ne zaman giyecek bir şey bulamasam bakıp bakıp hüzünleniyorum.Gömleği işini bilen bir terziye götürsem, tıpa tıp aynısını dikebilir mi? Çok maliyetli olur mu?
Yıllar önce Mango'dan şahane bir gömlek almıştım. Yıllarca giyindim. Çok yakışıyordu. Şimdi rengi attı ama ben onu atmaya kıyamadım. Ne zaman giyecek bir şey bulamasam bakıp bakıp hüzünleniyorum.


Gömleği işini bilen bir terziye götürsem, tıpa tıp aynısını dikebilir mi? Çok maliyetli olur mu?
0
stringer
(17.07.24)
Gömlek dikim ucreti ankara için konuşuyorum 1000-1500 TL arasında. İyi bir terzi istediğin gibi diker.
0
dedeminhirkasi
(17.07.24)
Diker
0
gabe h coud
(17.07.24)
Kumaş cinsinden elbette anlat ama iç etiketinde yazmıyor mu zaten kumaşın cinsi? Kumaşçı da yardımcı olabilir zaten illa terziye gitmeye gerek yok.
0
black holes in the sky
(18.07.24)
(4)

Fabrikaların öncülleri neydi?

stringer
Nasıl bir gelişim geçirdiler? Aynı özelliklere sahip bir üründen belli miktarda üretilmek istendiğinde nasıl bir yol izleniyordu?
Nasıl bir gelişim geçirdiler? Aynı özelliklere sahip bir üründen belli miktarda üretilmek istendiğinde nasıl bir yol izleniyordu?
0
stringer
(14.07.24)
Kırılma noktası herhalde Ford’un model T ile seri üretim modelini geliştirmesi. Oradan harekete araştırabilirsiniz.
0
orient blue
(14.07.24)
Marx Kapital cilt 1. Fabrika öncesinde manifaktür üretimi vardı. Ama kalitalizme geçişe ilişkin değişik teoriler var. Yine de başlaman gereken yer Kapital 1. Ardından bkz. Geçiş tartışmaları.
0
prole
(15.07.24)
Size doğrudan ilk fabrika şuydu, şu yenilikleri getirdi diyemem ancak sorduğunuz kadarıyla fabrikaların zeminini hazırlayan şey birkaç çalışanla iş yürüten ufak üretim atölyelerinin iş bölümüne ve uzmanlaşmaya dayalı üretim modellerini benimsemeye başlamasıyla oluyor.

Bir kişinin yaptığı kompleks haldeki çeşitli işleri doğrudan bir makinaya devredemezsiniz. Ancak bir kişinin yaptığı tek bir işi makinaya devredebilirsiniz. Uzmanlaşma ve iş bölümü bunun anlaşılmasını sağladı.

Bu iş bölümü aynı zamanda verimliliği de artırıyordu, bu da fark edildi. Aynı zamanda işçinin nitelikli olması gereksinimini de azaltıyordu. Herkes bir alet üretemez, ancak herkes atıyorum bir demir parçasını eşit uzunlukta kesebilir.

Adam Smith'in çivi fabrikası örneği bunu çok detaylı ele alıyor.

Yani temel olarak bir işçinin a'dan z'ye tek bir aletin üretimini gerçekleştirmesiyle 10 işçinin o aletin üretim aşamasında sadece tek bir işi yapması (eritme, dövme, kesme, şekil verme vs.) verimlilik açısından çok büyük farka yol açıyordu. iş bölümüne dayalı çalışma işin hızını çok büyük oranda artırıyor. İş bölümüne dayalı bu sistemse icat edilen yeni sanayi araçlarının işçilerin yerini almasına yol açıyor.

Neticede fabrikalar ortaya çıkıyor.

Yani fabrikalardan önce atölyeler vardı. Atölyeler çalışan sayılarını artırıp iş bölümünü geliştirdikçe fabrikavari geniş üretim tesisleri haline geldiler ve iş bölümüyle basit parçalara bölünen her task için çalışanlar yerine makinalar atanmaya başladı. Bundan da seri üretim yapabilen fabrikalar oluştu.
0
akhenaten
(15.07.24)
Engels'in "İngiltere'de Emekçi Sınıfların Durumu" kitabı da sanayiye dönüşümü güzel anlatıyor. En azından tekstil bazında, İngiltere için:

İlk başlarda üretim lokal, evde ve neredeyse tamamen insan gücüyle sınırlı. Bir yandan tarımsal aktiviteler de devam ediyor.

Önce "Jenny" diye bir makine icat ediliyor geliyor. Bu makine üretim sürecini baya bir hızlandırıyor; bu üretim artışı son ürün fiyatlarını düşürüyor, tekstil ürünlerine talep arttığı için dokuma işini yapacak insanların gelirleri yükseliyor. Bu insanlar tarımı bırakıp ailece dokuma işine odaklanmaya başlıyorlar ve sadece bu işle geçinen işçiler ortaya çıkıyor.

Bu arada "Jenny" denilen makine sürekli geliştiriliyor ve"Katır" (Mule) diye başka, daha güçlü bir makine daha icat ediliyor. Evinde üretim yapan işçi sınıfı bu yenilikleri takip etmekte zorlanıyor. Sermayesi olan kişiler dağıtık üretimi ufak ufak ortak alanlarda toplamaya başlıyorlar (1700 lerin ikinci yarısı) böylece de fabrikalar ortaya çıkıyor.
0
salihdt
(15.07.24)
(6)

Bir maddeyi, parçacıklara ayıran bir alet ismi arıyorum

stringer
Özellikle kıymetli maddeleri ayırmak ve işlenmeye hazır konuma getirmek için kullanılan. Var mı aklına gelen?
Özellikle kıymetli maddeleri ayırmak ve işlenmeye hazır konuma getirmek için kullanılan. Var mı aklına gelen?
0
stringer
(10.07.24)
hangi boyuttan hangi boyuta parçalayacak ?
0
jülsezar
(10.07.24)
Kırıcı?

Wikipedia soyle yazmis:

"Kırıcı, madenlerde ortaya çıkan ürünün işlenmesinde ilk aşama sayılır. Açık maden işletmeciliğinde alınan taşlar belli oranlarda küçültülmek için kullanılır. Çeneli kırıcı, paletli kırıcı, çekiçli kırıcı gibi modelleri vardır. Madencilikte ve inşaatlarda beton kırma amaçlı kullanılmaktadır."

tr.wikipedia.org

Ingilizce'de de "crusher".
en.wikipedia.org
0
ermanen
(10.07.24)
Daha estetik bir alet adı arıyorum :D
0
🌸stringer
(10.07.24)
unuttuğun bir terimi mi arıyorsun, yoksa kelime mi üretmemizi istiyorsun anlamadım. soruyu da biraz daha genişletebilirsin.

sonuçta "kırıcı" bu işin jargonunda kullanılan bir terim.

onun dışında "ayırıcı" da var. veya ayrıştırma makinesi de denebilir. örnek:
www.labris.com.tr
0
ermanen
(10.07.24)
Annihilator
Dissolver
Fusion gun
0
prole
(10.07.24)
Konkasör olabilir mi ?
0
kimlanbu
(10.07.24)
(2)

Erkek keten ceket nereden alınır?

stringer
Şöyle üzerime otursun, hafif ve şık olsun...
Şöyle üzerime otursun, hafif ve şık olsun...
0
stringer
(19.05.24)
Massiom'a da görmüştüm. Baya iyiydi.
0
Take it away honey
(19.05.24)
Mango man
0
olaylar olaylar
(19.05.24)
(3)

Sinemada yönetmenin kendini sahnede göndermesine ne deniyordu?

stringer
Filmin içinde?
Filmin içinde?
0
stringer
(01.05.24)
Cameo belki
0
glamdr1ng
(01.05.24)
Alfred Hitchcock çok yapardı.

Listesi bile var.

tr.wikipedia.org
0
Mirket
(01.05.24)
ankarakecisi
(02.05.24)
(4)

Gözler hangi durumlarda büyür?

stringer
Şaşkınlık, merak? Bu tür bilgilere ulaşabileceğim bir kaynak var mı? Hangi alanın çalışma konusuna giriyor bu mevzular?
Şaşkınlık, merak?

Bu tür bilgilere ulaşabileceğim bir kaynak var mı? Hangi alanın çalışma konusuna giriyor bu mevzular?
0
stringer
(25.04.24)
genellikle korku ve yalan söylerken. beden dili ve psikolojiye girer.
0
numlock
(25.04.24)
Göz bebeği ilgisini çeken bir şeyi gördüğü anda büyür. Marketlerdeki ürünler için tüketici psikolojisini anlamak ve ürün tanımı reklam hususunda harcamaya teşvik etmek için önemlidir.
0
diyecevaplandı
(25.04.24)
Uyusturucu kullanincaydi sanirim
0
Zetnikov
(25.04.24)
arayacağınız kelime mydriasis. en.wikipedia.org
sempatik sinir sisteminin çalıştığı anlarda göz bebekleri büyür.
0
unalub
(25.04.24)
(1)

Beni Türk Sineması hakkında bilgi sahibi edecek ayrıntılı bir eser arıyorum

stringer
Tavsiyeleriniz için çok sağ olun.
Tavsiyeleriniz için çok sağ olun.
0
stringer
(21.04.24)
Türk Sinema Tarihi, Giovanni Scognamillo
Türk Sineması Kronolojisi 1895-1966, Nijat Özön (link: archive.org)
Türk Sineması Cilt 1-2, Alim Şerif Onaran

Özellikle 60-70'lere kadar olan tarihi bunlar güzel anlatır. Yüksek lisans ve doktorada kaynak olarak kullanılan kitaplar. PDF'lerini internetten bulabilirsin.

Bence Lütfi Ömer Akad'ın "Işıkla Karanlık Arasında" adlı otobiyografisi harika, film çekme süreçlerini, senaryonun nasıl 1 haftada yazıldığını, ne kadar plansız vs. neler yaptıklarını anlatıyor süper bence.

90'lar sonrası sinemayı anlatan neler var çok takip edemedim onu zaten kitap sitelerinde bi aramayla bulursun. 87'lerde telif yasası çıktıktan sonra Hollywood bi akın ediyor, sonra 1996'da Eşkıya ile sinema tekrar yükseliyor.

edit: çok daha özet kısa bir şey istersen, bir hocamın şöyle kitabı var:
Türk Sinemasının Kilometre Taşları, Şükran Esen
0
nhk ni youkosu
(21.04.24)
(1)

Yandex Disk pdf kotası dolmamış biri bana ulaşabilir mi?

stringer
Müsaade ederse bir kitap isteyeceğim de kendisinden.
Müsaade ederse bir kitap isteyeceğim de kendisinden.
0
stringer
(12.04.24)
Buyrun benim.
0
krmzbvl
(12.04.24)
(8)

Kaliteli basic tişört

stringer
nereden alınır?
nereden alınır?
0
stringer
(15.02.24)
(bkz: Paul Mark)
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(16.02.24)
zamanında birçok yerden yuvarlak yaka basic tişört aldım ama yıllardır hala giydiğim tek tişört serisi Jack and Jones'tan aldıklarım. Hala var mı veya aynı kalitede mi bilmem.
0
nhk ni youkosu
(16.02.24)
Mudo'dan alıyorum, mağazalarında deneme kabininin önüne basicler koyuyorlar. H&m'deki vs gibi ince değil, daha gramajlı basicleri var. Aşağıdaki gibi

www.mudo.com.tr
0
PoscheN
(16.02.24)
Yurtdışından gelecek arkadaşınız varsa uniqlo airism oversize. 2 3 tane alın giyersiniz yıllarca
0
glamdr1ng
(16.02.24)
massimo dutti
0
gabe h coud
(16.02.24)
Trendyolda grimelange ürünleri de fena değil
0
rentts
(16.02.24)
m&s
0
suyin
(18.02.24)
Ontrail, reflect studio. Çok denedim inan basic t-shirt. Fiyatı ortalamaya göre biraz pahalı olsa da inanın çok uzun yıllar dayanıyor.
0
tekel200001
(09.05.24)
(1)

Henry James'in The Princess Casamassima adlı eseri Türkçeye çevrilmiş mi?

stringer
Çevrilmişse hangi adla?
Çevrilmişse hangi adla?
0
stringer
(03.01.24)
Çevrilmemiş gibi gözüküyor.
0
kobuzchu kiz
(03.01.24)
(1)

Optikçiler Pazar günleri açık oluyor mu?

stringer
Lens almam lazım da...
Lens almam lazım da...
0
stringer
(16.09.23)
AVM' lerde açık, sokak üst olanlar kapalı olur genelde. Ama lens numaranıza bağlı bir durum, astigmat falan yoksa bulursunuz illa ki
0
janavarorion
(17.09.23)
(5)

Hangi Stanley termos?

stringer
Sıcak-soğuk tutabilen, orta boy, hafif bir model arıyorum. Kararsız kaldım. Yardımcı olabilecek var mı?
Sıcak-soğuk tutabilen, orta boy, hafif bir model arıyorum. Kararsız kaldım. Yardımcı olabilecek var mı?
0
stringer
(12.09.23)
www.amazon.com

İlk tavsiye edilen ile aynı model, sadece daha fazla yorum ve incelemek okumak isterseniz diye bıraktım. Stanley klasik modelleri süpriz yapmaz, evladiyeliktir.
0
burka
(12.09.23)
Yukarıdaki modelden aldım kızıma, çok memnun. Hem sıcak, hem soğuk kullanımı var.
0
SiyamkedisiZorro
(12.09.23)
Birçok termos markasını kullandım (Stanley, zojirushi, contigo dahil)
Stanley evet sağlam ama orta ve küçük boy modelleri eğer uzun süre sıcaklık performansı isteniyorsa tatmin etmez, üzer. O paralara değmez diye düşünüyorum.

Zojirushi sıcak/soğuk tutma süresi için çok çok iyi, malzeme kalitesi de ayrıca stanley'den aşağı kalır değil.

Fakat ben özellikle şu sıralar kullandığım şu modeli kesinlikle tavsiye ederim (thermocafe by thermos)
Amazon yurtdışından gönderiyor. Kesinlikle parasına değer
amzn.eu
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.09.23)
Stanley Neverleak 0.47lt olanını kullanıyoruz eşim ve ben. Trigger Action ve Neverleak modelleri arasında kalıp Neverleak'te karar kılmıştık.

Daha önce trigger action kullanmıştım. Neverleak almak istemedim önce ama trigger action'ın çanta içerisinde düğmesine basılı kalıp ağzının açılma ihtimali olduğundan neverleak tercih ettim. Bu sefer de ağzını kapalı tutmaya alışana kadar 1-2 defa bir kaç yeri ıslattım elimde taşırken.

Neverleak'e alışınca kullanım açısında trigger actiondan daha avantajlı olduğunu farkettim. Fakat temizliği trigger actiona göre biraz daha alengirli. Şöyle ki termos başlığı 3 parça ve 3 parçaya ayırıp yeniden birleştirmeyi öğrenirken ve sonrasında da tabi ki dikkatli olmakta fayda var. Çok fazla dişlerini bozan insan okudum zorladığı için. Onun dışında Neverleak 9/10 termos. İçim deneyimi konusu bence trigger action'ın tek öne geçebileceği konu.

www.hepsiburada.com
0
Jazz
(12.09.23)
Hacmine dikkat. Hanım 0,47 litnesini kullanıyor. 0,59 litrelik ~2,5 cm daha uzun bundan ve günlük kullanım için uzun görünüyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.09.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.