Giriş
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-7
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+11
kibritsuyu
(08.05.26)
(10)

Eve gitmekten korktunuz mu hiç?

momento
İş yerinde olmadığım zamanlarda kendime nasıl katlanacağımı bilmiyorum. Belki de bu yüzden mesai bitince eve gitmek içimde tuhaf bir korku yaratıyor. Çünkü insan bazen en çok kalabalıkların içinde değil, dört duvar arasında kendi sesiyle yalnız kaldığında korkuyor. En zoru da, kaçtığın şeyin dışarıd
İş yerinde olmadığım zamanlarda kendime nasıl katlanacağımı bilmiyorum. Belki de bu yüzden mesai bitince eve gitmek içimde tuhaf bir korku yaratıyor. Çünkü insan bazen en çok kalabalıkların içinde değil, dört duvar arasında kendi sesiyle yalnız kaldığında korkuyor. En zoru da, kaçtığın şeyin dışarıdaki dünya değil de kendi zihnin olduğunun farkına varmak.
0
momento
(02.05.26)
Kendini sevmiyor musun,bence sevmelisin. Sana senden fazla yararı da zararı da olabilecek insan sayısı oldukça az. Kendi kendine bu kötülüğü yapma,iyi geçin.
0
denizciman
(02.05.26)
bir kere korktum ev arkadaşımın intihar girişiminde bulunduğunu haber etmişlerdi. onun dışında eve gitmek hayatımda en sevdiğim şeylerden biri.
0
redlinetheturk
(02.05.26)
evettt tam olarak bunu yaşadım bi dönem. eve girince düşeceğim boşluklardan, gireceğim bunalımlardan aşırı korkuyordum, uyumaya giriyordum eve. ama geçti, geçer sizinki de, yardım alabilirsiniz
0
mezzosprite
(02.05.26)
her gün eve gitmeyi dört gözle bekliyorum
+1
king lizard
(02.05.26)
Ben de terapi öneriyorum, normal bir sıkılmaktan çekinme gibi değil bence durumunuz, daha derin.


Ben evin boş olduğunu duyduğum an işten bile erken çıkıp eve koşarım, evde yalnız zaman geçirmek kadar sevdiğim az şey var.
Sadece evde kimse yokken duş almaktan korkuyorum bunun da temelinde küçükken izlenen korku filmleri, depreme duşta ve yalnız yakalanma korkusu gibi şeyler var.
0
mutekebbir
(02.05.26)
ev değil o. zihninde 4 duvar olarak yer etmiş bir zindan. bir çok sebebi olabilir, orda yaşayıp biriken şeylerden yada seni oraya götüren sebeplerden yada tamamen senin standardlarının altında olmasından dolayı öyle hissediyorsun. değişim şart. sabah akşam aç karna sarı site'ye girmelisin:)
0
buenosdias
(02.05.26)
Komşu gürültüsü sorunun varsa geçmiş olsun sonsuza dek eve gitmek istemeyeceksin.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Tek başına yaşadığım için eve gitmeyi iple çekiyorum. Ama ailemle ve ev arkadaşıyla yaşadığım dönemlerde benim de gitmek istemediğim oluyordu.
0
peki madem
(03.05.26)
yaşamayan anlamıyor ya. kaçış tabii ki sonuna kadar. ve evle hiç alakası yok. büyük bir zorlanma dönemi, dışarda idare edebiliyorsun ama dört duvar arasında tek başına kalınca zihninden geçenlere katlanamıyorsun. beni kurtaran antidepresan + spor + mindfulness oldu
0
mezzosprite
(03.05.26)
kötü hissettiğim ve alkolün problem olmaya başladığı bir dönemde yaşamıştım bunu. eve gitmek istemiyordum çünkü çok sıkılıyordum ve içiyordum. normalde de öyle aktif yaşayan, farklı hobileri uğraşları olan biri değildim ama o dönem çok basit şeylerden bile uzaklaşmıştım.

o durum ortadan kalkınca geçti benim için problem. ha onun kendisi de başlı başına bir sorun ama bu konuda aşama kaydedebilirsen evde bulunma fikri daha az ürkütücü gelebilir belki. hatta daha iyisi "evden kaçmak" değil ama "faal bulunmak" motivasyonuyla dışarıda bir şeyler yapmak olabilir... istanbul'dayken ismek kursları bu açıdan iyi geliyordu bana akşamları. o tarz kurs olur çevre varsa birileriyle buluşmak görüşmek olur vs.
0
der meister
(03.05.26)
(8)

işi bırakmak

momento
25 yıl sigortalılık dolunca istifa edip tazminatımı almayı düşünüyorum ama ne yapacağım konusunda hiçbir fikrim yok. sebebine gelince:iş yerinde çok mutsuz sayılmam ama aynı işi yaptığımız birinin benden 2 bin 500 lira fazla aldığını öğrendim ve bu durum fazlasıyla canımı sıktı. Geçen sene bunu dile
25 yıl sigortalılık dolunca istifa edip tazminatımı almayı düşünüyorum ama ne yapacağım konusunda hiçbir fikrim yok. sebebine gelince:

iş yerinde çok mutsuz sayılmam ama aynı işi yaptığımız birinin benden 2 bin 500 lira fazla aldığını öğrendim ve bu durum fazlasıyla canımı sıktı. Geçen sene bunu dile getirdim ama hiçbir çözüme ulaşmadı. Asıl mesele para da değil galiba, bunu içime sindirememek. Çünkü ben ondan kat kat daha donanımlıyım. (bunu ben de şirket de biliyor)

İşi bıraksam yenisini bulabilir miyim, ondan da emin değilim. Bazen burada okuyoruz "iş bulamıyorum, bunalımdayım vs vs" bunun da farkındayım. Ama tüm bunlara rağmen içimi kemiren bu adaletsizlik hissini bir türlü atamıyorum.

Şunu da belirtmek isterim. hayatım boyunca nerede çalıştıysam çalışayım ki oldukça fazla yerde çalıştım, en ufak bir adaletsizlik gördüğüm anda işi bırakmışımdır. Hiçbir zaman sonra ne yaparım diye düşünen biri olmadım. Belki o zaman daha gençtim, belki ülkenin şartları bugünkü gibi değildi, bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey şu, ben hep böyleydim.

not: ortalamanın üstünde bir maaş alıyorum.

siz olsanız ne yapardınız?
0
momento
(27.04.26)
Hiç bir iş yeri adil değil. Ortalamanın üstü maaş alıyorsan 2500 tl çok büyük bir fark değil. Çocuk yardımı falan bile olabilir o fark devletin verdiği. Daha iyi iş bulmadan işten çakma bence
+3
euteamo
(27.04.26)
2500 TL için kurulu düzeninden vaz geçme bunun dışında bir şey yoksa.
+3
kisa
(27.04.26)
25 yıl tecrübeli biri gibi durmuyorsun. Devam et işine.
+1
arbre
(27.04.26)
Kısa ve net,işine bak.
Agresif ve küstah gibi görünmek istemiyorum ama işin özü bu.
3 aydır işsizim,kendimce kalifiye idim eski iş yerimde.en yüksek de ben alıyordum bölümünde.bir anlaşmazlık bişey oldu çıktım tazminatı alıp ve iş bulamıyorum alanımda. Neticede adamlar hergün müdür,ustabaşı,kalifiye eleman vs almıyor çünkü.
İşin daha kötüsü o beni çekemeyen,anlaşamayan adamlar mutlu mesut devam ediyor işine.zannedersem başına böyle bişey gelsin istemezsin.
+7
denizciman
(27.04.26)
Kaç yıldır oradasın ve ne kadar tazminat alacaksın. Tazminat seni uzun, çok uzun süre idare edecek seviyede ise neden ayrılmayasın ki?
Bir şirkette çok uzun süre çalışınca, hem tüm sorumlulukların sende olduğu hem de “amaan o artık buranın malı gidemez zaten” kişisi oluyorsun. Yeni iş rahatlama demektir, üzerinde yıllardır biriken işleri üzerinden atmak demektir.
Ben de tazminatımı alarak ayrıldım ve o şirket 3 yıldır yerime adam bulamadı. Evet 3 yıldır sürekli birileri girip çıkıyor ve kariyer sitesinde 3 yıldır aktif şekilde ilanı canlı tutuyorlar. Ben çoktan iş buldum, yeni düzenimi kurdum. Onlarsa benden kırptığı parayı her ay misliyle kariyer net’e ödüyor.
+1
dawsonscreek
(27.04.26)
iş işteyken bulunur. Önce işini bul sonra istifayı ver.
+3
administ
(27.04.26)
www.pwc.com.tr

7000 prim gününü tamamlamak veya
25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim gününü tamamlamak.

bunlar varsa, iş bul sonra da ayrılırsın.
0
liberal
(27.04.26)
"en ufak bir adaletsizlik gördüğüm anda işi bırakmışımdır" sanki diğer insanlar görmüyor adaletsizliği, bir siz görüyorsunuz. Belli ki duygularını yönetemeyen birisiniz, bu konuya yatırım yapmanız gerekiyor yoksa duygularınız sizi ordan oraya savuracak ömür boyu.
+2
montreal
(27.04.26)
(12)

Yalnızlıktan yalan söylemek zorunda kalmak

momento
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak. Yalancı oldum çıktım.

Önerisi olan var mı?
0
momento
(19.06.25)
doğruyu söyle geç. ya da takıldım öyle de geç. yalan söylemeyi gerektirecek bir konu değil ki bu. 1-2 geçiştirirsen daha sormazlar zaten. evde boş boş takıldım de nolacak?
0
jelly bear
(19.06.25)
evde mal gibi oturmak utanilacak sıkılacak bir sey degil kardesim. dışaridaki insanlar da kafede mal gibi oturarak saatlerini geciriyorlar. senden benden bir farkları yok yani. evde takiliyorum de gec, kimseye hesap vermek zorunda degilsin.
0
deckard
(19.06.25)
Hickimseye bi sey söylemek zorunda degilsin, evde oldugunu da. "Paylasmak istemiyorum" deyip konuyu degistir. Hickimse icin olmadigin biri gibi davranmaya, olmadigin yerde varmissin gibi konusmaya degmez. Bence bu cok sacma.
0
sey mi dostum
(19.06.25)
Evde oturup dişe dokunur hiçbir şey yapmayıp mutlu olabilmek güzel bir şey. Aktif olmak, sığır gibi yaşamamak tamam güzel ama her dakika yamaçlardan atlayıp, kırlarda koşmuyor kimse. Çıkıp en yeni popüler kahveciye gidip çilekli matcha latte storysi atmadın, evde kanepeye uzanıp çay içtin diye senin yaptığın daha boş olmuyor yani. Yalan söyleyecek bir şey yok. Evde oturdum dinlendim de geç. Kime ne
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
garip olan insanlar degil. cok sey paylasmadigin insanlarla gunluk muhabbet nasil olur? naber, hayat nasil, ne yaptin, nereye gittin vs..
0
buenosdias
(19.06.25)
sana şunu söyleyeyim. bundan birkaç sene önce kuzenime yeşilköy sahilin fotoğraflarını atmıştım bak burası çok güzel bi gün gel birlikte oturalım sahilde armut koltuklar falan var dedim. olur falan dedi. aradan birkaç ay geçti baktım yeşilköy sahilden fotoğraflar paylaşmış. dedim aaaa yeşilköy'e mi gittin beğendin mi falan dedim. yooo tanımadın mı senin bana gönderdiğin fotoğraflar. dedim nasıl yani? dışarda geziyor gibi görünmem lazımdı onları paylaştım dedi. demem o ki herkes evde zaten bakma geziyor görünenlere. onlar da evde. belki kıskançlıklarından soruyolardır bilemem. ben bayramda çöp atmaya bile çıkmadım. gerine gerine de söyledim evden dışarı adımımı atmadım diye. evde güzel zaman geçirmek lükstür. evde huzuru olmadığı için mümkün olduğunca ve geç giden milyonlarca insan var.
0
matilda
(19.06.25)
Bu kadarcık şeyden bile hassaslaşmışsan senin bişeyler yapman gerek diye düşünüyorum. İmkanların nelere elverişli bilmiyorum ama hayatına yeni bir şeyler koyman lazım, kafa dağıtacak ve seni hayata alıştıracak bir şeyler lazım. Yoksa gerçekten yalancı biri olman işten bile değil.

İnsanlara karışman lazım. İletişim içinde olacağın bişeyler. Hareketli mesela. Dans, halk oyunları, koşu vs... iletişimli ve hareketli bişeyler bulmak lazım sana.
0
muhayyer divan
(19.06.25)
hiic takildim oyle diyip gecistir. insanlar onu kotu niyetle sormuyor, muhabbet olsun diye soruyor. bence insanlar degil de sen hicbir sey yapmadigin icin kendinden rahatsiz oluyorsun ve yalan soyleme ihtiyacini hissediyorsun.
0
antikadimag
(19.06.25)
Nazikçe sanane bundan demek de bir seçenek bence böyle işgalci insanlara karşı.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Bir toplulukta yaşamak istiyorsan bir miktar bilgi paylaşacaksın. Bu karşılıklı bir durum.

Ha kimseyle hiçbir münasebete girmek istemiyorsan zaten cevap vermezsin geçer gider.

Soran insanları ya önemse ve cevap ver ya da önemseme ve cevap verme.

İki gün izin yapan birine ne yaptın diye sormak çok normal bir durum, soranlara kızman çok saçma.
0
michael_knight
(20.06.25)
Niye utaniyorsun ki kendinden?

Evde takildim de. Yemek yaptim, temizlik yaptim, sonra da film izledim de oldu bitti.
0
baldur2
(20.06.25)
Evde olmak kötü bişey değil ki. Hem laf olsun diye hem de hasetlerinden “bakayım benim gittiğim yerlerden daha iyi bir yere gittin mi” diye meraktan soruyorlar.

Sen “evdeydim” demeyi acınası buluyorsan, evde olmayı biraz süsleyip püsle. Pek iyi değilim ama “canım ruhumu dinlendirdim ya”, “bol bol kahve kitap yaptım kafamı boşalttım”, “kendime yöneldim ya”, “izlenecekler listem çok kabarmıştı. Film günü yaptım” falan diye abuk subuk İnstagram laflarını kullanabilirsin. Bunlar gündelik diline çok yabancı tavırlarsa “oğlum devirdim götü hayvan gibi uyudum! Sıçmak için kalkmasam yataktan çıkmazdım! Bi kendime geldim amk ya” falan da diyebilirsin.

Önemli olan nasıl söylediğin.
0
lazor
(20.06.25)
(10)

Yaşamak ölmekten hazin geliyor

momento
Size de geliyor mu?
Size de geliyor mu?
0
momento
(08.06.25)
hayatımızda böyle anlar olmuştur. ama zamanla geçer. sonra bakıp, "kendime niye bu kötülüğü yapmışım" der, geçeriz.
0
tabudeviren
(08.06.25)
Az önce Angels of America'da kanser olduğunu öğrenen Al Pacino "Ben yıllardır yaşıyorum, yaşamdan korkmadım, ölümden hiç korkmam." gibi bir şey demişti. Ona çıkıyor galiba.

Güzel söz bu arada, açayım da dinleyeyim.
0
sekizdokuzon
(08.06.25)
ölmek az şey değil ama önü sonu olmayan tek seferlik bir işlem. özellikle güç durumdaki insana daha "kolay" ve "tercih edilebilir" gelmesi şaşırtıcı değil. yaşamayı daha zor bulmanın sebebi senin yetersizliğin, ezikliğin vs. değil. en azından bunun farkına varmanı umarım. yaşamak çoğu insan için kolay değil. hatta sorsan insanların en az yüzde 25'i sanırım şu veya bu sebeple uzatmaları oynadığını, aslında yaşamak istemediğini söyleyecektir ama "tamam bu akşam seni acısız öldüreceğiz" desen yüzde 1'i bile kabul etmez.

yaşamak çok katmanlı bir şey. mükemmel olmak zorunda değil. yaşarsan her şey olabilir. ölürsen tek bir yol var. o yüzden gardını düşürme. mesela sevdiğin bir insana veda etmek, sevdiğin bir yerden ayrılmak da hazin gelir... ama bunları yaşadığında "ulan keşke bu hiç olmasaydı!" demezsin, di mi? var olmak, yaşamak, tecrübe etmek... bunlar kısmen acı verici şeylerdir ama illaki kötü değildir.

yaşamak, ölmekten daha hazin olabilir çünkü daha fazla efor gerektirir. bu laf çok ağır depresyonda olan birisi için anlam ifade etmeyebilir (geçmişteki halimden biliyorum) ama yine de söylemek istiyorum: yaşamın binbir türlü alternatifi ve geri dönüşü var. ölümün ise hiçbir çıkışı yok.

o yüzden "dayanamıyorum, öleceğimi düşününce seviniyorum" diyecek noktadaysan ve imkânın varsa lütfen profesyonel yardım al. yok o kadar kötü durumda değilsen yaşa. dediğim gibi kusursuz veya mükemmel olmak zorunda değil, zaten istesek de olmuyor. yaşamak önünde 100 tane kapının olması gibi. belki 80 tanesinin kötü yere çıkacağını düşünüyorsun ama sonuçta oradalar. oraya geçtikten sonra belki daha iyisi çıkar, onu da bilemiyorsun.

ölümde ise bi şey yok. en kolayı. ben kendi adıma yaşamaktan özellikle keyif alan birisi değilim ama ölmeye yönelik bi merakım da yok. zaten öleceğim ve yaşadığım hiçbir şeyin kıymeti olmayacak. o yüzden yaşarken bi şeyleri denemek ve zorlamak, ona enerji yoksa da boş tavan izlemek daha keyifli geliyor fikir olarak. çünkü biz insanoğlu olarak sadece "var olmayı" biliyoruz. temelde bu kadar ciddi sorun olmaması lazım. uçurumun kenarına gelince atlama isteği duymak gibi... duyarsın evet ama atlamazsın.
0
mark greg sputnik
(08.06.25)
Oluyoruz demek ki yaşanılacak, diyordu bir şair.
0
encokbenisevinnolur
(08.06.25)
Geldiği dönemler oluyor ama sonra geçiyor. Bu ülkede gelmiyor diyen yalan söyler
0
respect
(09.06.25)
Ölmek anlamlı, yaşamak anlamsız ve acı geliyor.
0
muhayyer divan
(09.06.25)
Yuoo yaşamak guzel
0
abuzer
(09.06.25)
Bana alismak sevmekten daha zor geliyor. Yasamak guzel. (bkz: günaydın lan yaşamak)
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
Bazen
0
fildirfildir
(09.06.25)
Valla bazen bu vücudu taşımak zor gelmiyor değil.
0
mikahakkinen
(09.06.25)
(5)

Güçlü görünmeye çalışmaktan bıkmak

momento
Dışardan beni görseniz dünya z*kinde değil dersiniz ama hiç öyle biri değilim ve böyle görünmekten çok yoruldum. Var mı böyle olan? Ne yaptınız?
Dışardan beni görseniz dünya z*kinde değil dersiniz ama hiç öyle biri değilim ve böyle görünmekten çok yoruldum.

Var mı böyle olan? Ne yaptınız?
0
momento
(31.03.25)
bu baya toksik bir sey. hic bükülmeyince kiriliyorsun.
güclü görünme kaygisini saldim. yenildigim durumlari kabul ettim. su an daha güclü görünmüyorum, daha güclüyüm zaten.
0
sonsuz
(31.03.25)
Ara sıra salmak lazım. Mesela; hasta oldun doktora gidecek halin yok git bir arkadaşına beni doktora götür de en basitinden. Sürekli güçlü görünürsen insanlar seni umursamaz bu nasıl olursa yapar eder derler.
0
komando kani var bende
(31.03.25)
merhaba. bu sorunuzdan önceki iki sorunuzu da okudum. boşverin ya. ne yapmak kime göstermek istiyorsunuz bilmiyorum, görmeyiversin. güclü görünmenin kriteri ne? güclü görünüyorum tabiri bana hijyene ve gizliliğe önem veren elit beyler gibi bi cümle yapısı hatırlatıyor. kendi içinize sineni yaparsanız hiç degilse bu benim lan dersiniz, dümdüz sen olmak daha güç, herkes olmadığı gibi davranmak zorunda hissediyor ya da ben sikerler eşiğine çok inanıyorum.
0
libertine
(01.04.25)
Güçlü görünme o zaman. Mecbur musun yani buna
0
abelardo
(01.04.25)
Bu güçlü görünmek değil bence, yani cümle sadece "dünya bibipinde değil" ise.

Bu cümlenin anlamı "olup biten hiçbir şey beni yıkamaz" ise, vermeye çalıltığın görüntü buysa işler değişir.

Sen kurşundan yapılmış 100×100×100 ebadında bir kütle değilsin. Çeşitli hassasiyetleri ve çeşitli yaraları olan, yine de çok güçlü bir insansın. Çok güçlü olman bir gün mutlaka incineceğini yahut yıkım yaşayabileceğini yalanlamaz ki.

Üstelik bunu herkes biliyor. Bir tek sen bilmiyorsun demek ki. Herkes senin kurşun blok değil bir insan olduğunu görüyor ve biliyor.

Acaba kendini (benim ifademle) kurşun blok mu (kendi ifadenle kim bilir nasıl bir güç timsali mi) hissediyorsun? Hissiz olduğunu düşündürmek mi istiyorsun? Hissiz olmak mümkün mü?
0
muhayyer divan
(01.04.25)
(11)

Çevrenizdekler ne kadar yalnız olduğunu biliyor mu?

momento
İş yerindekiler, aileniz vb. yoksa çaktırmamaya çalışıyorsunuz.
İş yerindekiler, aileniz vb. yoksa çaktırmamaya çalışıyorsunuz.
0
momento
(10.02.25)
Is yerindekiler ve ailem bilmiyor, yakın arkadaşlarım biliyor. Çaktırmamak gibi bir çabam olmadı hiç.
0
Amaranta ursula
(10.02.25)
şu an yalnız değilim fakat geçmişte;

yakın çevrem ve ailemden uzaktayken onlar ne kadar yalnız olduğumu bilmiyorlardı ben de çaktırmamaya çalışıyordum. Bir yılbaşını yalnız geçirdim, aileme arkadaşlara gideceğim kutlamaya demiştim üzülmesinler diye.
0
biravekahve
(10.02.25)
Biliyor.
0
Mehmettheslim
(10.02.25)
Bilmiyor, tek başıma ameliyat falan oldum, hasta olunca aileme söylemem arkadaşlarıma da “iyiyim yaa hafif geçiyor” derim. insanlara yük olmamak konusunda saplantılıyım, hastalıklı bir düşünce biliyorum. Annem yalnızsın diye üzülüyor musun diyor arada, yoo diyorum keyfim yerinde, ama değil.
0
fildirfildir
(10.02.25)
Yalnız değilim, çok cutie arkadaşlarım ve ailem var.
0
gabe h coud
(10.02.25)
'Everin beni. Yoksa biraz daha yaşlanırsam başınıza kalcam.' dedim hepsine.
O gün bugündür uykuları kaçıyor. :)
0
Mirket
(10.02.25)
bırak yalnızlığı, işyerindekiler beni *m üstünde **t s***yor zannediyor.
0
tabudeviren
(10.02.25)
Kalabaliklar icinde cok yalnizdim ve bir gün onu buldum
0
Zetnikov
(11.02.25)
Yakın arkadaşlarım ve ailem biliyor, gizleme gereği duymuyorum. İş arkadaşlarının bilmesine gerek yok.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(11.02.25)
ailem biliyor, iş yerindekiler de tahmin ediyordur diye düşünüyorum.
0
inheritance
(11.02.25)
Eğer yalnızlıktan kasıt "bir gönül ilişkisi içinde olmamak" iste tabi ki biliyorlar, yalnızlığı sevdiğimi de biliyorlar. Sinir olacak kadar.

Diğer anlamda ise, yalnız değilim. Ailem var, çok sık görüşmesek de güvenebileceğim bir akraba ve arkadaş çevrem var. E yeter.
0
d max
(11.02.25)
(15)

40 yaşında bir cahil olmak

momento
Liseye kadar olan eğitim hayatım, derslerden kaçarak, haytalık yaparak geçti. Çoğunuzun da benzer bir dönemden geçtiğinizi tahmin ediyorum; ancak ben, hiçbir şey öğrenemediğimi yeni yeni fark ediyorum. Coğrafya, tarih, Türkçe... Aklınıza hangi ders gelirse, hiçbirine dair kayda değer bir bilgiye sah
Liseye kadar olan eğitim hayatım, derslerden kaçarak, haytalık yaparak geçti. Çoğunuzun da benzer bir dönemden geçtiğinizi tahmin ediyorum; ancak ben, hiçbir şey öğrenemediğimi yeni yeni fark ediyorum. Coğrafya, tarih, Türkçe... Aklınıza hangi ders gelirse, hiçbirine dair kayda değer bir bilgiye sahip olmadığımı fark ettim. Tabii ki kitap da okumadım, kimse sevdirmedi.

Bu durumu nasıl göremedim? Nasıl bu yaşıma kadar hayatta kaldım? İnanın, kendime her gün bu soruyu sormaktan yoruldum.

Son üç yılımı adeta bir "hayatsız" gibi geçirdim. Benimle iletişim kurmaya çalışan herkesten uzaklaştım, bir şeyler paylaşıp beraber bir şeyler yapmak isteyen herkesten kaçtım. Çünkü kendi içimde kendimi hiç affedemedim.

Hayatı bu kadar boşuna geçirdiğimi düşünmek beni kahrediyor ve hayatıma devam etmekte zorlanıyorum.

Eğer bana söyleyecek bir çift lafınız varsa, duymak isterim..
0
momento
(10.11.24)
gecmisi düsünme ve gelecege odaklan. mesela su an türkiye tarihiyle ilgili bir kitap alip okuyabilirsiniz, istiyorsaniz.
gecmisteki olumsuzluklari düsünmek pesimist, gelecekte olabilecek iyi seyleri düsünmek optimist bir bakis acisidir. opstimist düsünmeye calisin derim.

biraz da kendinize haksizlik ettiginizi düsündüm. türkce derslerini önemsememissiniz ama yazdiginiz yazida bir yazim hatasi ben bulamadim.

sizinle iletisime gecmeye calisanlarla siz iletisime gecmeye calissaniz mesela su anda?
0
robert bosch
(10.11.24)
yaşadığın sürece hiçbir şey için geç değil. bugün başla. kimseye yetişmek zorunda değilsin. ne istiyorsan sadece kendin için yap.

70 yaşında eline ders kitabı dışında kitap almamış, alsa da nasıl okunur bilmeyen sözde üni mezunu bir babanın evladıyım. hayatı pohpohlanarak geçtiği için her şeyin en doğrusunu bildiğini sanarak bu yaşa geldi. kendini Allah sanıyor. kahvehane dayıları babamdan daha kültürlüdür. en azından oturup konuşabilirsin. beterin beteri var, bil diye anlattım.

eksiklerinin farkında olmak öyle büyük bir erdem ki anlatamam. 40 yaşında kendi nefsinin zincirlerini kırıp bunu yazabilmek büyük bir savaş galibiyeti. kendinden vazgeçme.
0
titanyum22
(10.11.24)
Hepsinden önce yapmak istenen bir şeyi önce sevmek lazım.
Kitap okuma alışkanlığı kazanmak isteyen en başta cep kitaplarına bakmalı.
20 ciltlik kitaplara bakarak okuma alışkanlığı kazanmak öyle kolay değil.

Yayınevlerinin indirimli kitap satışı dönemindeyiz. İlgili olduğunuz konulardan 8-10 kitap alın.
Ayrıca ikinci el kitapları da alın ve kafanıza uyan bir kaç arkadaşınız olsun.
Ama telefonlarında sonu
..bet ile biten ve casino uygulamaları, tiktok olmasın.
Paradan, kredi borçlarından da sürekli bahsetmesinler.
Kısacası dağınık kalmanıza sebep olan gereksizleri üstünüzden atın, bir çok farklı uğraştan kendinizi bir iki yola/alana yöneltmeye bakın.

Düzgün bir okur değilim ama bazen konu hakkında arama yaparken tezleri de indirir bakarım. Oysa akademik bir yönümüz de yok.

Telefon rehberimde (mecburen) onlarca no kayıtlı
WhatsApp durumlarında ise ara ara sadece iki kişi kitaplar hakkında bilgi paylaşımı yapıyor.
Öylesine de değil. Kitaplara yakınlıkları var.
0
diyecevaplandı
(10.11.24)
İçtenlikle yazdığınızı içtenlikle okudum.

Önce kendinizi affedip barışmalısınız. İlk paragrafınız 90'larda çocukluk yaşayan herkesin eğitim hayatının özeti denebilir, ki ben de buna dahilim. Çaresi kitap. Benim kitapla ilişkim görücü usulü gibiydi; mecburiyetle başladı, aşkla devam etti. (17 Ağustos depremi, elektrik-su yok, çadırda mumla tek yapılacak şey okumaktı, okudum.) Sonra bir baktım, mizah, gündem, geçmiş, gelecek, siyaset vs. hemen hemen her konuda muhatabımı sıkmadan meşgul edecek birkaç kelam söyleyecek hale gelmişim.

Alın kitabınızı, dışarı çıkın. Park olur, kahveci olur, su kenarı olur, okuyun. Okuyun ama izole olmayın, kendinizi hayattan soyutlamayın. Gözünüz satırlarda iken kulağınız hayatta olsun. İnanın, düşündüğünüzden çok kısa sürede bakış açınız yenilenecek, hayatınızdaki her şey iyiye gidecektir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.11.24)
Hocam türkiyede birçok insan maalesef ailesi bilinçli değilse çok da bilgi ve kitap okuma alışkanlığı yönünden bir şey alamıyor ve almadığının bilincine varamıyor. Bu bir arz talep meselesi. Beterin beteri var dersek bizim kınadığımız keko dediğimiz getto gençlerine sorsanız her tecrübeyi o yaşta edindiklerini ve gerisinin boş olduğunu söyler. Toplum bizi şekillendirir ve olmamız gerektiği şeye ikna eder. Ancak farkındalığınız yüksekse bu normlardan çıkıp, en iyisini yapabileceğinize inanırsınız. Ya da çok zeki iseniz… bu saydıklarım da buradaki çoğu kişi gibi sahip olunmayan şeyler. Bu yüzden iş şansa, bilinçli aileye düşmeye kalıyor. O da düşük bir şans olduğu için iş buraya varıyor.

Yani özetlersek kendinizi öncesi için suçlamayın ama o farkındalık oluştuktan sonra yani şu andan itibaren kendinizi geliştirmeye bakın. Yapmazsanız artık suçlandırmak için bir nedeniniz var.
0
filipis
(10.11.24)
Lisede tarih, türkçe ve coğrafya öğretilmez zaten.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(10.11.24)
Hic bilgisayar kullanmadin mi hocam
0
Zetnikov
(10.11.24)
gecenlerde tanidigim bir eleman yanima geldi, cep telefonu verdi dedi bak burda birsey yazdim, bunu ingilizceye cevirir misin mdedi. eleman 50li yaslarda, boya ustasi. tahminen ortaokul mezunu falan, belki lise terk olabilir.

yazdigini 3 kere okudum, genel olarak bile ne dedigini tam anlamadim. abi dedim sen bana ne demek istedigini turkce anlat, ben onu cevireyim dedim cunku bunu cevirmem imkansiz.

ozetle, ortalama bir ulkem insani kafasindaki yaziya dokemiyor. Bu ve bunun gibiler bir sekilde hayatta kaliyor, adam ustune yurtdisina cikmis, sifir ingilizce is alip, iskele falan kurup bina boyuyor, kazandigi para ile de turkiye'de tahminim 3-5 daire coktan almistir.
0
cooperr
(10.11.24)
Türkçe'yi gayet güzel kullanıyorsun. Dil bilgisini çoğumuz unuttuk. Coğrafya ve tarih desen unutmaya yüz tutmuş durumda. Sağlığın sıhhatin yerindeyse kafana takma devam et hayatına.

Bol bol gez.
0
HellKeePer
(10.11.24)
Seninle aynı durumda olup, bunu hayat boyu fark etmeden yaşayıp giden ne kadar çok insan var. Sen fark etmişsin, eksikliğini hissetmişsin, kendini daha ileri taşımak için bir adım atmışsın.

40 çok genç olmayabilir, ama yaşlı da değil. Bu memlekette senin yaşına kadar okuma yazma öğrenemeyen insanlar var, 60 yaşında üniversite kazananlar var, var da var.

Bak uzağa gitme, benim babam zamanında okuyamadığı okulunu elli yaşından sonra bitirdi. Deli gibi ders çalıştı, kendini geliştirdi.

Sevgili kardeşim, kendini geliştirmenin sonu yok. Sadece başlangıcı var. Sen o başlangıcı geçmişsin.

Önemli olan ileri bakmak, önüne odaklanmak. Bundan sonrası için umutsuz olacağın hiçbir durum yok. Bugün başlamak için seni durduran hiçbir şey yok. Hemen hayata sarıl. Kendini ilerletmek için minik adımlarla hayata yeniden atılmaktan korkma.

Ne yapacağını, nereden başlayacağını bilmiyorsan sormaktan çekinme. Unutma, bu konuda seni yargılayan, ayıplayan olursa onlar okuduğundan da bir şey anlamayanlardır. Kafan karıştığında, ne yapacağını bilemediğinde sormaktan çekinme.

Yolun bahtın açık olsun.
Sevgiler.
0
babilfish
(10.11.24)
her sabah kalkıp internetten bir gazetede ilgini çeken şeyi okuyup o konuyu 1 saat araştıracaksın
bulduğun şeyleri not edip
konuyu kendi kendine anlatacakasın, ses kaydı alırsan daha iyi
1 senede ortamların en bilgili insanı olursun

istihbarat ajanlarının rutiniymiş bu
0
bir soru sorcam
(10.11.24)
orta okul mezunuyum, lise 1 sonrası ayrıldım, çalışmaya başladım. sen en azından liseyi bitirmişsin, bundan sonrası senin elinde.

hayat dediğin şey, tarih, coğrafya, türkçe değil ki? bunlar çocukları mesleklerine hazırlamak için verilen şeyler, böylece çocuk hangi konuda ilgisi olduğunu keşfedecek, mesleğini buna göre seçecek.

elektrik mühendisi adamda coğrafya mı var? çoktan unuttu gitti, tarih falan kalmadı, türkçeyi de belki en son tez yazarken, sağa sola rapor yazarken, bir şeyden çeviri yaparken kullandı. geri kalanı konuşma zaten.

kimya mühendisinin, kimyagerin umurunda mı timur nerelere girmiş, ne zaman girmiş, kaç gün kapışmış kiminle evlenmiş falan :)

bir şey bilmiyorum diyorsan bildiklerinin, bilmediklerine nazaran minnak bişi olduğunu fark etmişsin, "tek bildiğim hiç bir şey bilmediğimdir" sözüne denk aslında. bilmem kaç yüzyıl önce yaşamış adamla aynı sözü söylüyorsun, onunla aynı düşüncedesin. o herif ne kadar değerli ise sende o kadar değerlisin aslında.

ilgi alanların varsa o ilgi alanlarına ait araştırma yap, sana ilginç gelen şeyleri kurcala, bu şekilde evet fatih topları nerede dökmüş nasıl dökmüş öğrenmezsin ama ilgi alanlarındaki bilgi de sokaktaki adamda olmaz.

şimdiye kadar öğrenmemiş olman bundan sonra öğrenemeyeceğin anlamına gelmez.
yemek yapmayı bilmiyor musun? öğrenirsin. denersin, çocukken imkanın olmayan bir sürü şeye sahipsin, kurcalarsın. o dönemde anlamadığın her şeyi bu gün çok kolay anlayabilirsin. hocam bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak lafı neden söyleniyor liselerde? tecrübemiz yok, ne boka yaradığını bilmiyoruz, saçma geliyor öğrenmeyi red ediyoruz.

örnek vereyim; küme kavramı, hatırlarsın kümeler vardı, kesişim kümesi, cart kümesi curt kümesi, bir gün bu küme kavramlarının veri tabanı tasarımında kullanıldığını öğrendim, mesleğim yazılım, oturdum 3 günde kümeleri tekrar okudum, artık ne işe yaradığını bildiğim için bir hocanın bunu öğreneceksin demesine, emir vermesine, kontrol etmesine gerek kalmadı. heves ettim.

neye ilgin varsa o konuda okuma yapabilirsin, youtube bir lebi derya olmuş hemen hemen her bok var artık. google araması yerine youtube araması yapıyorum, en baba bilgili insanların anlattıklarını izliyorum. eskiden anlamadığım şeyleri anlıyorum aa diyorum böylemiymiş, ulan ne salakmışım falan.

sende yaparsın, üstündeki ataleti atıp dik dur.
0
selam
(10.11.24)
her tohumun filizlenme, her fidanın büyüme ve meyve verme süresi farklıdır.
Sizin bir şeylerden rahatsızlık duyup durum değerlendirmesi ile sorununuzu tespit etmeniz bile olumlu bir gelişme.
teşhis konduysa tedaviye geçilmeli ki tedavi de az çok belli. Meraklı olup bir arayışa girmek.
Kolay gelsin.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(10.11.24)
saçmalama hocam. yakın yaşlardayız. ben öğretmenim. cahil insanı az çok tanırım. sadece şu yazdığını okuyarak senin cahil biri olmadığını görebiliyorum.
0
ya ben lan neyse
(10.11.24)
Cahil olsaydın cahilim demezdin. Ayrıca çoğumuz da herşeyi bilen insanlar değiliz.
0
rodeocu
(10.11.24)
(17)

her zaman hesabınzıda kaç para olduğunu bilir misiniz?

momento
ben çoğu zaman bilmiyorum var mı öyle olan?
ben çoğu zaman bilmiyorum var mı öyle olan?
0
momento
(18.01.23)
bilirim yaklaşık olarak
bilmeyenler aşırı zengin ya da umursamazlardır
0
jelly bear
(18.01.23)
Mobil uygulamalar sagolsun neredeyse kurusu kurusuna bilirim
0
j r r tolkien hayrani
(19.01.23)
sirkülasyon olduğu için kabaca ne olduğunu bilirim sık kullandığım hesapları. ama az kullandığım hesapları pek bilmem
0
paintov
(19.01.23)
bilirim.
0
rakicandir
(19.01.23)
Ben aylık toplam gelirimi de kuruşu kuruşuna bilmiyorum açıkcası. Kafamda kaba taslak aşağı yukarı bir miktar var sadece. Kart ise şu ana kadar bir şey alırken hiç şüpheye düşürmedi, kontrol etme ihtiyacı hissettirmedi. O yüzden bilmiyorum diyebilirim. Belki birikimim hakkında daha gerçekçi tahminim olabilir.
0
ruhen hastayim ben
(19.01.23)
zırt pırt hesaba girmek zorunda olduğum için genelde bilirim. bir de tek banka kullandığım için haliyle...
0
candide
(19.01.23)
yani kuruşu kuruşuna tam bilmem. atıyorum 20 vardır derim 18 küsür çıkar gibi. küçük sapmalarla da olsa bilirim.
0
pardus
(19.01.23)
Zenginsen ya da fakirsen bilmezsin, ortadireksen bilirsin ;)
0
halitkin
(19.01.23)
kredi kartı borcumu dahi bilirim.
0
mstiteltr90
(19.01.23)
Evet. eskiden hic bilmezdim su an butun hesaplarda ne kadar para var ne kadar borc var vs noktasina kadar biliyorum
0
hot potato
(19.01.23)
evet çünkü her şeyi nakit alıyorum. ay başında maaş yatınca artısını eksisini ve o ay kenara ne kadar attığımı tartıyorum. bunun aksi bana mantıksız geldi. neden bilmeyesin ki? şu hayatta en önemli meta para.
0
bohr atom modeli
(19.01.23)
Hiç bilmiyorum ben de. Ne kadar borcum var, bu ay ne kadar para geliyor falan tamamen kaos.
0
plutongezegendegilmi
(19.01.23)
borsa vs. çeşitli kalemlere yatırım yaptığım için hepsini excel'de düzenli şekilde tutarım. o nedenle kuruşu kuruşuna bilirim.
0
lazpalle
(19.01.23)
Başlığı okuyunca düşündüm, 3 tane ayrı bankada hesaplarım var üçünü de bilemedim şu an.

Çünkü çok hareketli hesaplar, durgun değiller, sürekli giriş çıkış oluyor ticaretten dolayı. Takip etmek için ben de excel tablosu kullanıyorum.
0
John Bloor
(19.01.23)
1 tane aktif kullandığım hesabım var. bir başka bankadan kredi kartım var ama orada hesap tutmam, kart borcunu da aktif kullandığım bankadaki hesaptan yaparım. her gün sabah bankaya girdiğim için hesabı tam olarak bilirim. hesaba para geldiğinde veya çıkışında telefona bildirim gelir. kontrol altındadır her zaman.
0
gabe h coud
(19.01.23)
yaklaşık olarak bilirim
0
freebird5406_2
(19.01.23)
ben de kredi kartımda kalan limiti bilirim. ne güzel hepinizin parası var benim hep borç.
0
entropik
(19.01.23)
(3)

Şu yazıcıyı internette nası bulurum?

momento
Adı sanı nedir?https://twitter.com/sosyotrend/status/1189655887499141120?s=21
Adı sanı nedir?

twitter.com
0
momento
(31.10.19)
Roland dxy 990 buldum mesela;

live.staticflickr.com
0
John Bloor
(31.10.19)
Yazıcı değil plotter olarak aramalısınız.
0
mikro patlama
(31.10.19)
bu arada merakınız varsa cd rom'dan sökülmüş dişli mekanizmalar, birkaç tane step motor ve arduino ile kendiniz de yapabilirsiniz böyle bir şey.
0
kibritsuyu
(31.10.19)
(4)

rakı eşliğinde izlenecek film tavsiyesi

momento
her tür olabilir.
her tür olabilir.
0
momento
(03.08.19)
duvara karşı
0
tepedeki psychedelic adam
(03.08.19)
gemide
0
kaledekiyalnizlik
(03.08.19)
daha önce izleyip sevdiğim arabesk bir film seçerdim
0
9kuyruklukedi
(03.08.19)
Müslüm
0
benbirbenibulup
(03.08.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.