Giriş

Avukat var mı bir sorum olacak?

mahmuttt
SB
SB
-10
mahmuttt
(22.04.26)
(6)

Çevrenizdeki insanlarla samimiyetinizin azaldığı dönemler oldu mu?

mahmuttt
İşte iş çevreniz ve aile yaşamınızda eşinize karşı samimiyetinizin azaldığı zamanlar oldu mu? daha az konuşma, konuşulacak konu bulamama, uzaklaşma vb. Bu durum normal mi? Ve neden olur sizce?
İşte iş çevreniz ve aile yaşamınızda eşinize karşı samimiyetinizin azaldığı zamanlar oldu mu?

daha az konuşma, konuşulacak konu bulamama, uzaklaşma vb.

Bu durum normal mi? Ve neden olur sizce?
0
mahmuttt
(21.04.26)
ilişki dinamik bir şey bir arkadaşın senden daha yakın, kolay ulaşılabilir ve daha çok vakit geçirebileceği birini bulduğu zaman elbette seninle etkileşimi azalır.
0
duyurukullanıcısı
(21.04.26)
Oldu, kırgınlık, keyifsizlik, normal
-3
arbre
(21.04.26)
hayat yoğunlaşınca oluyor böyle şeyler. kafa dolunca, rutinden sıkılınca, ortam değişince, yeni insanlar tanıyınca...
0
art cat chocolate
(21.04.26)
ben değişip onlar aynı kalıyor ya da onlar değişip ben aynı kaldığımda samimiyet ve iletişim azalıyor ve hatta bitiyor. 20 küsur senelik çok ahbabımı çıkardım hayatımdan.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
Kısmen oldu .
Temel sorun güvensizlikten kaynaklıdır. Özellikle iş yeri gibi her ay bir maaşa veya kariyer, üstlerden destek gibi menfaate dayalı birlikteliklerin olduğu yerlerde.

Mesela bir sorun olur ama kimse başım ağrımasın diye lafını etmez. Bu sorun veya sorunlar rutin olarak tekrarlanır.
Bir şekilde sen, yaşanan olayı sorunları dile getirirsin ama bu kez de olaya bizzat şahit olanlar , bilenler destek vermez susarlar . Çünkü onlar iş arkadaşı görünümlü birer koyundur. Diğer gerçek koyunlardan tek farkları ahırda değil iş yerinde yanı başımızda bulunmalarıdır.
İşte bunlar diğer hakiki koyunlardan farklı olarak suya götürüp susuz getirilecek adına da iş arkadaşı dediğimiz kimselerdir.
İş arkadaşlığı kavramı burada bu tipler için fazla gelir.
Daha kısıtlı bir ifade olarak "iş yerinden tanıdık" demeliyiz.
Bu kesimin iş yerindeki arkadaşlıktan anladığı tek şey : çay kahve içilirken, yemek yenirken çeşitli hobilerden veya maçtan, maddi sıkıntılardan, krediden, alınacak yeni bir eşyadan bahsetmek, bazen çeşitli şakalarla gülüşmekten ibarettir. Mesai sonu da kimse kimseyi kolay kolay aramaz.

İşte böyle anlarda samimiyet azalmakla kalmaz adeta yok olur ve bu zamanlarda kendi kabuğuna çekileceksin.
Ayda bir altın veya paraya dayalı gününüz mü var? Hiç düşünmeden ondan da çıkın.
Sürekli maddi sıkıntısı olan biri mi var ? ondan da uzak durun. Bir süre sonra kesinlikle borç isteyecektir.
+3
diyecevaplandı
(21.04.26)
evet tabi ki.
üniversiteyi farklı şehirlerde okuyunca kafa yapımızın, hayat görüşümüzün, ilgi alanlarımızın iyice uzaklaştığını fark edip görüşmeyi bıraktıklarım oldu.
senede 2-3 defa yüz yüze, birkaç kere mesajlaşıp görüşünce çok zaman birbirimizi hayatlarımızdan haberdar etmekle yetindiklerimiz var.
aynı çevreyi paylaşıp yoğunluklardan, hayat gailesinden dolayı samimiyetin azalarak bittiği kişiler var.
evlenip yuva kuranlar, kurmakta olanlar var onlarla haliyle daha az görüşülüyor ama arayıp saatlerce konuşabiliyoruz.
çok normal. benimkiler biraz bütün çevremden farklı bir şehirde yaşamakla ilgili ama buradaki çevremin çoğunu da o şekilde daralttım maalesef.
0
black holes in the sky
(21.04.26)
(3)

Kira Tespit Davası bilirkişi tespiti sonrası sizce kiracıyla uzlaşalım mı?

mahmuttt
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı. Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti. Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı.

Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti.

Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;

yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
-1
mahmuttt
(14.04.26)
bilirkişi raporundan bir indirim yapacak hakim (net bilmiyorum ama yüzde 10 20 falan maks hakkaniyet indirimi) dava tarihinden itibaren de geçmişe dönük kira farkı da alacaksınız.

avukatınıza danışın.
0
kveldulv
(14.04.26)
davaya vermişsin bilirkişi yapılmış fiyat belirlenmiş. belirlenen rakamın %10-20 altında bir rakama hüküm verilecektir. sonra istinaf süreci var yani yaklaşık 1buçuk senelik bir süreç var önünde. beklemek istemiyorsan şimdi anlaş.
0
gercekdunya
(14.04.26)
istinaf daha kısa sürede sonuçlanıyor diye biliyorum. bence sonuna git zaten faiziyle geri alacaksın.
+1
duyuruuser
(14.04.26)
(4)

Sizce bu hastalıklarla iş/aile hayatımda ne yapmalıyım?

mahmuttt
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum. İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum.

İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı sorunumu teşhisini ve tedavi gördüğümü söyledim. Halen iş yüklüyorlar.

10 senedir çalıştığım tüm işlerde 3 seneden fazla gidemedim.

Eşim çalışıyor. Çocuğumuza annesi bakıyor.

En çok üzüldüğüm kulak hassasiyeti ağrısından ana odaklanma yetimi kaybettim.

Kök ailemin maddi durumu iyi. Ev arabamız var. Fakat hiç birşeye de güven olamaz elbette. Geçim derdi olmasa bile sağlıklı olmak andan keyif alabilmek istiyorum.

İlaç kullanıyorum fakat bu ağrılı hiperakuzi denen bir illet sanırım kulak ağrımın sebebi. Zor geçiyor.

Ne yapacağım bilmiyorum. İç dökme ve danışma adına size yazmak istedim.
0
mahmuttt
(12.04.26)
ağrı ve sağlık sorunları için değil ama işle ilgili kısımlarda biraz oluruna bırakmak gerekiyor. bahsettiğin gibi maddi olarak kısa süreli işsizlik seni aşırı zorlamayacak ise bu konuda gerilmeye gerek yok.

otizm özelinde bilmiyorum ama insanların kaygılarını azaltmak için çeşitli teknikler var. örneğin kagılı olduğun, anda kalamadığın bir durumda kendi kendine soru sorarak daha düşünme moduna geçebilirsin. bu sorular da çeşitli teknikler var mesela en kötü ne olabilir, şu an neden kaygılıyım gibi.

otizm ve sosyal anksiyete konularında uzman bir psikolog mutlaka faydalı olacaktır. kulak ağırısı için de alternatif doktorlardan ikinci bir görüş alman iyi olur.
0
orpheus
(12.04.26)
olabilirliğini bilemem ama tüm bu gerginliklerle yaşamak yerine mümkünse işten kendiniz ayrılıp, bir süre sağlığınıza ve ailenize odaklanmanız iyi olabilir gibi görünüyor.
0
lil siztah
(12.04.26)
bende kulaktan bahsedeyim,
vucud,
yabanci bir cisim temas edince
onu yok etmek icin iltihap üretir,
bu da
dokular da şişme,agri,kizariklik olusturur,
kulak icinde kir varsa banyo sonrasi su kacmasi, ağri yapabiliyor,
(gliserin kirin düşmesine yardimci olur.)
kir olmassa ,agrida olmaz.
benim eyyorlamam böyle,
doktorunuza basvurun.
0
designer
(12.04.26)
cok üzüldüm.
rapor alip biraz dinlenebiliyor musunuz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
(4)

Sosyal ilişkileri olmayan asosyal içe kapanık biri olarak iş hayatında ne yapayım?

mahmuttt
60-70 kişilik bir yerde çalışıyorum. Çalıştığım yerde bir üstüm çağırdı. Üstü demişki neden ortak alana gelmiyor, neden yalnız, süreçlerin içinde yok mu vb. Şimdi kişisel hikayemi biraz anlatayım. ben askere gittim orada içine kapanıksın demişti bir arkadaş.Bu iş yerimde mesafeli, soğuk görüyorlar.
60-70 kişilik bir yerde çalışıyorum. Çalıştığım yerde bir üstüm çağırdı. Üstü demişki neden ortak alana gelmiyor, neden yalnız, süreçlerin içinde yok mu vb.

Şimdi kişisel hikayemi biraz anlatayım. ben askere gittim orada içine kapanıksın demişti bir arkadaş.
Bu iş yerimde mesafeli, soğuk görüyorlar.

Ve işin aslı hafif otizmliyim. Küçüklüğümden beri taklitle zekamla iyi niyetimle 5-6 senedir özel sektörde tutunmaya çalıştım, çalışıyorum.

Özetle sosyal ilişkim arkadaşım vs yok. Ne iş yerinde ne dışarıda bir arkadaşım yok. Eskiden üzülürdüm vs. Fakat o aşamayı geçti. Bir yandan sıkıntılarımla birlikte işimi çok dert edinen elinden geldiğince iyi yapmaya çalışan biriyim.
Fakat iş yerinde kişisel ofisimden çok nadir çıktım çıkıyorum.

Doğal olarak işveren şu kadar ay geçti yıl geçti neden yalnız takılıyor, niye kimseyle sosyal ilişkisi yok süreçlerin içinde yok mu vb. diyerek yadırgıyorlar. Muhtemelen işimi çok dert etsem de bu sebepten bu son işimde de kalıcı olamayacağım. Bir üstüm sağ olsun beni seviyor olduğum gibi kabul ediyor fakat sistem beni olduğum şekilde kabul etmiyor maalesef... En azından çalışanlardan birileri hakkımda ara ara olumsuz mahmutt hiç yok vb. gibi yorumlar yapmış belli ki üstümün üstüne.

İnsanlarla dönem dönem samimi olduğum oldu fakat sonra benim tıbbi ve ruhsal bazı sorunlarım sıkıntılarım derken kopardım hep iletişimi bir yerde. İletişimde kalma, samimiyet kurma olayını çözemedim. Yaş olmuş 30lar. Bir yandan yüzeysel sohbette de gayet samimi sıcak kanlı pozitif saygılı nezaketli bir insanım paradoksal şekilde.

Şimdi iş ilişkim olanlarla her hafta 5-10 dakika birebirde görüşmeyi planlıyorum. Normalde whatsapptan ayaküstü vs. bilgi alışverişi yapmaya çalışırdım. Bir de ortak alanlarda daha çok görünür olmaya çalışacağım. 5-10 dakika yüzeysel de olsa sohbet vs.

Sizce bu durumu nasıl yorumlamalı ve aksiyon almalıyım?
+1
mahmuttt
(26.03.26)
Doğru düşünmülsün, ortak alanlarda biraz daha görünür ol. Bir de sohbet tıkandığı zaman açabileceğin üç dört konu belirle, mesela “havanın durumu.”
“havalar da çok şöyle… şöyle şöyle olucakmış..”
Ya da futbol.. en jenerik konular.
Ya da aile.. ailen nasıl? İyiler mi anne baba çoluk çocuk vs.
Kendi hayatındaki em temel konulardan “topic” bulabilirsin. O 5-10 dk yı böyle doldurabilirsin. Biraz çalışırsan, biraz da doğal akışına bırakınca normalleşir. Emin ol ki o ortamda sosyllaşmekten nefret eden senin gibi bir sürü kişi var ama kimse çaktırmıyor.

Bir de iş yerinde yeniysen, insanlar seni merak ediyor, tanımak istiyor olabilirler. Onlara, gidişatını senin kontrol edebileceğin birkaç malzeme ver. Mesela işte tuttuğun takım, kimlerle yaşıyorsun, boş zamanlarında me yapıyprsun vs.
İnsanlar bir ilişkiye bŞlayacağı zaman bile o kişinin sosyal medyasını merak eder oldular. Ne yaptığını görmek için. Bunun gibi düşün. İnsanlarla kaynaş, hiç korkma. Nefesini tutma yalnız. Boş zamanlarında nefes terapisi yapabilirsin.
0
love and trust
(26.03.26)
Yaptığınız iş için sosyalleşmek çok temel bir noktaysa, yöneticinizin ve üstlerinizin bu konuda dikkatlerini çekmeniz ya da sizi uyarma ihtiyacı hissetmeleri normal fakat işinizi idame ettirmek için asgari düzeyde iletişim yeterliyse, sırf iş arkadaşlarınızla samimi olmuyorsunuz ya da sosyalleşmeyi genel itibarıyla tercih etmiyorsunuz diye de kimsenin sizi zorlamaya hakkı yok, buna kendinizi zorlamak da dahil.

Kendinizle ilgili değiştirmek istediğiniz bir şeyse bu, elbette kendinizi sıkmadan strese sokmadan ufak ufak dahil olun havadan sudan muhabbetlere ve sosyal etkinliklere. Ama bu mizacınıza ters bir şeyse ve sizi rahatlatmıyorsa, enerji vermek yerine enerjinizden yiyorsa kendinizi zorlamanın pek bir manası yok gibi. "Bu arkadaş niye sosyalleşmiyor?" denilerek işten çıkarılmak da bana hayli ekstrem geldi, şayet korkunuz buysa. Birini işten çıkarmak için gerekçe değil bu (yine tekrar ediyorum, sosyal becerilerinizi kullanmanızın hayati olduğu bir iş değilse). İnsanlarla sosyalleşmeyi görev bilinciyle yapmanın tatmin getireceğini de sanmıyorum açıkçası. İçinize daha fazla kapanabilirsiniz de.

Bence öncelikle bu durumun işinizi "gerçekten" etkileyip etkilemediğini objektif şekilde değerlendirin. Etkiliyorsa, biraz daha fazla zaman geçirmeye çalışın ortak alanlarda ve mizacı az biraz sizinkine benzer insanlarla daha sık diyalog kurun. Etkilemiyorsa (en azından sandığınız ya da korktuğunuz kadar) bence hayatınızın diğer cephelerine bir göz gezdirin. Oralarda olup da sizi dibe çeken, canınızı sıkan bir şeyler normalde kafanıza takmayacağınız bu mevzuyla sizi oyalamaya çalışıyor olabilir pasif şekilde.
+1
starbuck
(26.03.26)
bos yapmak is hayatinin temel kurali. small talk nasil yapilir diye ogrenmeye bak. bir de bende introvert bir insanim. kendin gibi 1-2 insanla biraz daha yakinlassan onlarla takilarak sosyal ortamlara girersin. diger turlu kimseyi tanimadan 10 kisinin icinde sohbete dahil olmaya calismak seni iyice yipratir, olmaz da zaten.

insan iliskileri boyledir. once 1-2 kisiyle tanisirsin, sonra onlarin tanidiklari falan diye artar gider.

boyle durumlarda yukselmek cok kolay olmuyor. her is, dogasi ne olursa olsun yukarilara ciktikca insan iliskileri istiyor. daha bireysel veri analizi vs gibi bir is koluna gecmeye bak, en azindan isten cikarilir miyim diye dusunmezsin.
+1
antikadimag
(26.03.26)
Küçük ikramlarda bulunun ara ara. Lokumdur, çikolatadır mesela, gezdirin ofiste bir bahaneyle. İşinizi görür.
0
yadigar
(27.03.26)
(4)

Günlük yemek odaklı rutini takıntılı biri sporu ve diyeti nasıl hayatına dahil eder?

mahmuttt
Yani öğlen yürüyüş yapmak yerine sırf rahatlattığı iyi hisler verdiği için canımın çektiği yemek ve tatlıyı hergün yiyorum. Bu benim rutinim ve bu rutine takıntılıyım. Bir de asıl konu en ufak fiziksel hareket gözümde 1 ton ağırlığında. Psikolojime Çok zorlayıcı geliyor.Bir yandan obezim. Ben nasıl
Yani öğlen yürüyüş yapmak yerine sırf rahatlattığı iyi hisler verdiği için canımın çektiği yemek ve tatlıyı hergün yiyorum. Bu benim rutinim ve bu rutine takıntılıyım.

Bir de asıl konu en ufak fiziksel hareket gözümde 1 ton ağırlığında. Psikolojime Çok zorlayıcı geliyor.

Bir yandan obezim.

Ben nasıl spor ve diyeti hayatıma katacağım?

Şimdiden çok teşekkürler.
-1
mahmuttt
(13.03.26)
uzman degilim ancak yemek kacis noktasi gibi gorunuyor soylediklerinize bakarsak. oncelikle terapi ve veya destek almak iyi gelebilir.
ne dersek diyelim bu benim rutinim ve bu rutine takintiliyim diyerek, belki fark ederek belki etmeden zaten ikna edilebilme, oneri alma kapilarinizi kapatmissiniz.
0
cairo
(13.03.26)
Rutininiz yemek yemek. Her obez rutine takıntılı değil mi zaten?
Sporu ve hareketi hayata sokabilirsiniz ama zihninizde yemek yemeyi değiştirmediğiniz sürece hiçbir işe yaramaz. İlk önce aşırı yemek yemeyi normalleştirmeyi bırakacaksınız, yemeği bir kaçış ya da ödül olarak görmeyeceksiniz. Bunun için ciddi bir psikiyatrik yardım almaya başlamalısınız. Sonra rejim + hareket ile kilo vereceksiniz.
+1
alice in potatoland
(13.03.26)
kitap tavsiyesi vermeye geldim: atomik alışkanlıklar
0
mezzosprite
(13.03.26)
önce neyle inatlaştığınızı bulmak lazım. anlattığınız tabloda sihirli bir değnek inecek de, birden herşey kolayınıza gelecek değil. çözüm terapide gibi görünüyor.
0
lil siztah
(13.03.26)
(3)

Takıntılı eski müşteriye karşı nasıl davranalım?

mahmuttt
Apartımızda bir süre kaldı. Sonra çıktı. Geri geldiğinde ödemelerini aksatan problemli biri olduğu için apart müdürümüz geri almadı. Fakat durumu iyice takıntı yapmış. Normalde sürekli arıyordu apart müdürümüzle fiziken görüşmeye çalışıyordu. Israrlı takibi olunca biz de avukata arattık. Avukat uyar
Apartımızda bir süre kaldı. Sonra çıktı. Geri geldiğinde ödemelerini aksatan problemli biri olduğu için apart müdürümüz geri almadı.

Fakat durumu iyice takıntı yapmış. Normalde sürekli arıyordu apart müdürümüzle fiziken görüşmeye çalışıyordu.

Israrlı takibi olunca biz de avukata arattık. Avukat uyardı.

6-7 ay sonra tekrar apart müdürümüzün yanına geçen gitmiş senin yüzünden ben çıktım işte beni alacağım dedin almadın vs tarzı konuşmuş avukata filan küfürler etmiş. Bir de ben size yemek ısmarlamıştım onun parasını verin diye parasını istemiş. Ismarladığı yemek 500 liraysa 4-5 katı bir para istemiş. Apart müdürü de adam hem korkusundan vereyim kurtulayım mantığıyla vermiş.

Fakat bizde çok huzursuzluk yarattı.

Sizce tekrar gelirse rahatsızlık verirse nasıl bir yol izleyelim

Şimdiden hemen bir polise şikayette bulunmak mı lazım yoksa tekrar ederse mi öyle bir yola girelim? Ya da alternatif ne yapalım çok teşekkürler…
+1
mahmuttt
(11.02.26)
para falan vermemeniz lazımdı. iki seçenek var ya gerçekten deli ya da deli numarası yapıyor. önce bunu bi tahlil etmek lazım.

ama hiçbir durumda alttan alarak ilerleyemezsiniz ya nötr ya da ters olmanız lazım.
+1
orpheus
(11.02.26)
geçmiş olsun. sorunlu müşteriler insanı işinden soğutuyor. ama iyi müşterilerin de varlığı insana güç, enerji ve amaç veriyor.

kimsenin zarar görmeden işin hallolması temennimdir. siz olabildiğince o kişiyi oyalayın, geçiştirin.
muhtemelen sorunlu bir tip. belasını bir yerde bulacaktır. o bela sizin elinizden gelmemeli.
0
Leonardo~Da~Vinci
(11.02.26)
gelirse ve çık demenize rağmen çıkmazsa hemen polis çağırın tabi ki. ama arayıp geleceğim sizi öldüreceğim falan filan diyorsa karakola şikayette bulunup uzaklaştırma kararı çıkartabilirsiniz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
(14)

İnsan(lar) kötüdür sonucuna mı vardınız (30 yaş üstüne soru)

mahmuttt
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım. Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler...
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım.

Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum.

Şimdiden teşekkürler...
0
mahmuttt
(03.02.26)
olay iyi ve kötüden çok öte ama basit bakmak gerekilirse böyle denilmesi gerekiyor.
0
evimin paspasi
(03.02.26)
Epstein kadar kötü, sapık tanıdığım yok da şuraya HPV ile ilgili soru soruyorsun adam sana yollu diyor. Hoşlandığın kişileri soruyorsun, sen de tüm erkeklerse yatıyorsun, sen de hpv olması normal diyor. Bunların çoğu da üniversite mezunu, reelde kendilerini modern olarak tanıtan tipler. Zihniyeti kötü, sığ insanlar var evet.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
Artık insanlar daha bencil ve çikarci geliyor bana. Kötü bir durumdaysan seni ezdikçe eziyorlar. Kibar olmak bile aptallık enayilik sayiliyor. İşini düzgün yapan sorumluluk sahibi idealist insanlar mobbing ile sınanıyor bezdiriliyor..ben insanların gerçekten kötü olduğunu babamı kaybettikten yani ailemde yaşadığım ilk sarsıcı kayıptan sonra tecrübe edindim acı bir şekilde.
+1
egerbiryolcu
(03.02.26)
İyi insan ve kötü insan olarak ayırıyorum.
-4
arbre
(03.02.26)
Kıskanç insanlara tanıklık edince kötü kavramınana inanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(03.02.26)
benim 40 yas itibariyle ulastigim nokta insanlar net kotu doguyor.
iyilik ogrenilen birsey, kendimizi frenlemeyi zamanla ogreniyoruz.
kimi bunu beceriyor, kimi beceremiyor katil falan oluyor iste.
0
cooperr
(03.02.26)
Bazı insanlar bile isteye kötüdür bazıları farkında bazıları değil belki de. Aileden ya da çevreden öğreniyorlar Allah iyi insanlarla karşılaştırsın
0
pembediken
(03.02.26)
cok güzel bir soru.

Fallout dizisini izlemeni tavsiye ederim. Bulundugun ortam, kosullar seni kötü yapabilir. alt metni biraz bununla ilgili.

kendi fikrimse:
kötülük bizim icimizde var. atalarin baskasini öldürdügü su an hayattasin. o potansiyel hepimizde var. epigenetik diye bir sey de var ama. genler kullanilmayinca kendini sakliyor. sen de icindeki kötülügü o sekilde saklayabilirsin. bazilari da basina kötü olay gelince o genlere sariliyor.
0
Purple life
(03.02.26)
Ben bunu tam olarak bu yıl kabullendim. Kimse kimsenin iyi mutlu olmasını istemiyor (bazen aile bile). Soframa evime gelen samimi bulduğum insanların arkamdan hiç ummadığım düşüncelerle konuştuğunu öğrendim. Ki bu insanlara iyilikten başka bir şey yapmamıştım, artık “neden” diye bile sorgulamıyorum. Herkes çıkarı için yaşıyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
kötü olmanın kolay, iyi olmanın zor olduğunu düşünüyorum. bireysel ahlak etik anlayışı bozuksa, empati gibi yetileri zayıfsa, iyi olma motivasyonu düşükse kötüye kayıveriyor bence insanlar. yoksa normalde genelde iyi olma eğiliminde olduğumuzu düşünüyorum.
0
mezzosprite
(04.02.26)
33'ten bildiriyorum. İnsanlar kötü değildir ama kötü insanların zorla iyi yönünü görmeye çalışmamak gerekir.
Yoksa çok iyi insanlar var. 5 yıl öncesine kadar evet insanlar kötüdür diyordum. Ama ne hayat, ne insanlar o kadar basit ve düz değil.
0
anatomik
(04.02.26)
48 yaşındayım, 15 yaşından itibaren büyük çoğunluğun kötü, iyilerin içinde bile eser miktarda kötülüğün olduğuna inanıyorum basit mantıkta bakarsak.
0
kumandanim
(04.02.26)
Kimse sana karşı değil, herkes kendinden yana diye bir söz var. Bu herkes için geçerli.
Öte yandan, başkalarından iyi olmalarını bekliyoruz. Peki dönüp kendimize bakıyor muyuz? Kendimizi dışarıdan bir gözle değerlendirmeye ne kadar gönüllüyüz?
Ben eskiden iyi bir insan olduğumu düşünürdüm. Bir dönemse 'masumiyeti yitirme' psikolojisine girmiştim. Kendimi acımasızca yargılıyordum. Herkes kadar iyi niyetli ve herkes kadar bencil olduğumu kabul edip rahatladım. :)
+2
auroraaurora
(04.02.26)
“Kötü”nün ucu çok açık. Şöyle ifade etmeyi doğru buluyorum;

Herkesin önceliği; “kendisi ne istiyorsa o”. İstenen şeyin önünde kısıtlayıcı unsurlar oluyor; kanunlar, cezalar, dini kaideler, ahlaki değerleri, maddiyat, toplum baskısı, prenstij vs. Bu kısıtlayıcıları aşma imkanı olan, istediği şeyi istediği yer ve zamanda yapıyor.

Kimin içinde ne olduğunu, kimi neyin durdurduğunu bilemeyiz ama insanların içinin çok da masum olmadığını düşünüyorum yine de. Kimisi en yakın arkadaşının kuyusunu kazacak kadar kötüyken kimisi cinayet işleyecek kadar kötüdür. Neticede bir kötülük sabit :)
0
lazor
(04.02.26)
(3)

sosyal ortamlarda dolaşmak yalnız arkadaşsız insanları daha da üzer, depresif yalnız hissettirir değil mi?

mahmuttt
Yoksa bu insanlar zaten altyapıda depresif oldukları için mi daha da kalabalıkları sosyalleşmeleri görünce depresiflikleri üzgünlükleri artar?
Yoksa bu insanlar zaten altyapıda depresif oldukları için mi daha da kalabalıkları sosyalleşmeleri görünce depresiflikleri üzgünlükleri artar?
0
mahmuttt
(01.02.26)
Karşılıklı birbirlerinden besleniyorlar bence.
Yıllar evvel bir yazı okumuştum güneşli güzel havalarda intihar oranı kapalı havalara kıyasla çok yüksekmiş. Bunu da depresif insanların güneşli havalarda mutlu insanlara daha fazla rastlamalarına bağlıyordu.

Bir yere kadar herkesi kendimiz gibi mutsuz/depresif/fakir zannedebiliriz ama bir anda etrafında “Yoo herkes de böyle değilmiş aslında sorun bendeymiş” hissini ortaya çıkaran insanları görmek bir insanın ruhsal durumunu daha da kötüye götürebilir.
+1
mutekebbir
(01.02.26)
Değişir. Eğer sosyal ortamda kimseyle konuşmuyorsa/konuşamıyorsa, keşke hiç gelmeseydim diye yakınır durur. Ama biraz onla ilgilenen konuşan biri varsa gayet rahat hisseder.
0
substituent
(01.02.26)
Yalnızım depresifim diyen kişi kendini aşağı çeker. Sosyal ortamlarda ya yalnızken mutluluk kişiye bağlı biraz da girişken olmaya
0
pembediken
(01.02.26)
(6)

Yaşlı amca ve halalarımı arayıp sormadığım için çok üzgünüm.

mahmuttt
Özellikle halalarım aranmayı çok hakediyorlar. Fakat benim yapım biraz asosyal, kopuk, mesafeli sanırım. Küçükken benimle özellikle bir tanesi çok ilgilendi. Fakat yılda bir kere anca bayramda zorakiyetten aranırsa öyle arıyorum. Aktif bir iletişim sürdüremiyorum. Biraz da sosyal olarak çabuk tükeni
Özellikle halalarım aranmayı çok hakediyorlar. Fakat benim yapım biraz asosyal, kopuk, mesafeli sanırım.

Küçükken benimle özellikle bir tanesi çok ilgilendi.

Fakat yılda bir kere anca bayramda zorakiyetten aranırsa öyle arıyorum.

Aktif bir iletişim sürdüremiyorum. Biraz da sosyal olarak çabuk tükeniyorum gün içinde. Sosyallik kapasitem çok sınırlı. Bununla da ilgili gibi.

Sizce ne yapayım da istediğim gibi biri olayım
-1
mahmuttt
(26.12.25)
bir hatırlatıcı kurun: "şu tarihte x kişisi aranacak" gibisinden. o tarih ve saatte mutlaka arayın.
sosyal ilişkiler de tıpkı kol, bacak vs kasları gibi bence. çalıştıkça açılıyorlar...
+1
pangea
(26.12.25)
3 aylardayız ara sor bir bahane ile. Bir de bugün hem cuma günü hem de regaib kandilinin gündüzü. Regaib gecesi ise dündü.

Şimdi aramazsan cenazelerinde gidersin belki (!) Hani derler ya:
- yaşarken değerini bilmedik.. diye.
İşte onlar yıllardır hayattayken aklımız neredeydi?

Ayrıca onlara hediyeleri de hazırla yakında yapacağın ziyaret için. (Biliyoruz gideceksin)
Akrabalık için mesafe pek önemli değil . imkan dahilinde iletişim kurmak önemli .

Özellikle senle ilgilenene de uzak kaldıysan bu artık asosyallik falan değil vefasızlıktır
0
diyecevaplandı
(26.12.25)
bu durumun üzerine gitmekten başka çare yok benzer şeyler yaşamış biri olarak söylüyorum bunu..
0
ihsanlı
(26.12.25)
Aynı senin gibiyim. Duyurunu gördüm ve amcamı aradım şimdi. 2 dakika sürmedi ama çocuk gibi mutlu oldu. Ara sebepsiz yere, üşenme çekinme.
0
gobekliraki
(26.12.25)
Hatırlatıcılar gerçekten işe yarıyor. Sadece aile büyükleri değil, arkadaş çevresi için de hatırlatıcılar kuruyorum ben. Mesela bir arkadaşım rahatsızlandığından, sonraki hafta doktora gideceğinden bahsettiyse, 9-10 gün sonrasına "x'i ara, sağlık durumunu sor" diye hatırlatıcı kuruyorum, o güne kadar aklımdan çıktıysa bile telefon hatırlatınca hemen arıyorum.

Bu bahaneyle siz bugün aile büyüklerini arayın hadi. Sonra da tekrar aramak için (ne bileyim, 5-6 hafta sonrasına) hatırlatıcılar kurun.
0
kobuzchu kiz
(26.12.25)
ortak konu olmayınca aramak zor. bir kaç kere aradıktan sonra gündem oluşuyor zaten, 'hastane işini naptın' 'tadilat vardı ne oldu' gibi organik ve sürdürülebilir bir muhabbet başlıyor.

ilk 2 aramayı yapabilirseniz gerisi gelir. arandıkları zaman çok mutlu oluyorlar.
0
brkylmz
(26.12.25)
(2)

Alıngan, manipülatif, olumsuz enerji veren bir ablam var nasıl iletişim kurmalıyım?

mahmuttt
Kendisi hastalık hastası. Eşine çocuklarına 100 bin tl sadece tahlil yaptırarak üç günde para harcattı.Annem 65 yaş üstü. Hastaneye gittik uzun aradan sonra. e nabızına girip kendince takip edeyim sonuçlarını düzenli diyor. buraya kadar herşey iyi. Bir yandan Benim de canıma minnet. Çünkü annemin ya
Kendisi hastalık hastası. Eşine çocuklarına 100 bin tl sadece tahlil yaptırarak üç günde para harcattı.

Annem 65 yaş üstü. Hastaneye gittik uzun aradan sonra. e nabızına girip kendince takip edeyim sonuçlarını düzenli diyor. buraya kadar herşey iyi. Bir yandan Benim de canıma minnet. Çünkü annemin yakınında ben yaşıyorum. Ve fiziken evlat desteğini tümüyle ben veriyorum.

Herkesin annem dahil evlerimiz ayrı. Fakat Market alışverişlerini, tamirat tadilat, annemin babamdan kalan işletme işleri, özel ev siparişlerine kadar ben evine göndertiyorum.


Sadece birinin bu sağlık süreçlerini tahlil takibi tandevu ayarlaması vs bile ilgilenmesi yeter benim için. Tükendim çünkü.

Annemin e devlet şifresini verdim kendisine. Bana onay mesajı yollamış fakat gelmedi. Diyorum ki gelmedi. Anlamıyor. Sanki ben bilerek söylemiyorum gibi alınganlık havalarına girdi ve bu insan 40lı yaşlarında maalesef. bir de whatsaptan engelliyor. böyle bir huyu var. 5 dakika telefonda konuşsanız hep olumsuz hep negatif bir insan. enerji çekiyor resmen. böyle kindar pasif agresif huyları da var. annemi de bu konuda patlatmışlığı var.

Yani bir yandan kendisi hastalık hastası sağlık kaygısı yüksek yaşlıya negatif dönütler verebilecek birine e nabız e devlet şifresi vermemeli miyim?

anneme sormadan vermiş bulundum. fakat şimdilik telefon ve mail benim adıma olduğu için bana da onay gelmeyince giremedi.
vermesem ayıp olacak.
e nabız şifresini istedi. ben direkt e devleti attım al kendin e nabız şifresini yenile takip et vs dedim.

şimdi sizce ne yapayım? attığım e nabız şifresini de o görmeden sohbetten sileyim mi? çok yoruyor beni…
0
mahmuttt
(21.12.25)
Yanlış anlamayın ama bu konunun aranızı fena bozacağı şimdiden belli değil mi?

Belli ki annenizle ilgili birçok sorumluluğu siz üstlenmişsiniz ve bu ağır gelmiş. Ablanızın dahil olmasını hafifletici olarak görüp razı olmuşsunuz, ama anlattığınız kadarıyla hafifletici olmayacak.

100 bin lirayı ortada somut sebep yokken (olmadığını varsayıyorum) masraf etmekten çekinmeyen birisi neden mesele annesi olunca mantıklı düşünmeye başlasın?

Kendi çekirdek ailesini soktuğu masraf onlara zarar. Ama yakında annenize masraf çıkartıp oğlu olarak sizin de elinizi taşın altına koymanızı istediğinde veya zaten yoğun olan sorumluluklarınıza sizin eşlik etmenizi de gerektiren süreçler sokmaya başladığında ne yapacaksınız?

Yaşlı birinin sağlığının takip edilmesi güzel, ama (dediğinizi doğru varsayıyorum) sağlık konusunda irrasyonel birinin annenizin sağlık işlerini yönetmesi kötü bir durum değil mi? Bunun ucu dönüp dolaşıp eskisinden daha fazla sorumluluk ve stresle yine sizi bulmayacak mı? Anneniz bütün bu süreçte yorulmayacak mı?

Zaten konuyu bir noktaya getirmişsiniz şimdilik. Ben yerinizde olsam bir süre izler, iş sarpa sarmaya başladığı an şifreyi değiştiririm.

Ayrıca kardeşi engellemek tuhafmış, bana zırt pırt böyle bir şey yapılsa ben engellerim komple. Telefondan ya da smsle ulaşsın 6ay - 1 yıl arası bir süre. Yaptığı şeyin makul olmadığını ancak öyle anlar.
0
akhenaten
(21.12.25)
e devlet bildirimi çoğu zaman telefon bilgirimlerine düşmüyor. uygulamaya açınca mobil onay yazan yere girin orada listeleniyor onay süresi boyunca.

ben insanları ve davranışlarını umursamadığım için beni çok etkilemezdi ama şimdiden seni yormuşa benziyor. her gün kötü olacağına bir kere kötü ol kökten kurtul.
+1
bravoteam
(22.12.25)
(2)

tanılı/teşhisli bipolar olup maniyi ilaçsız yönetebilen/ zararını görmeyen var m?

mahmuttt
Ve ilaçsız ne kadar sürüyor? Uzun vadede ilaçsız mani atakları daha kötü durum yaşattı mı size? Soru başlıkta Teşekkürler……
Ve ilaçsız ne kadar sürüyor? Uzun vadede ilaçsız mani atakları daha kötü durum yaşattı mı size? Soru başlıkta

Teşekkürler……
0
mahmuttt
(21.12.25)
İlaçsız zor.
0
gobekliraki
(21.12.25)
pek mumkun degil, riske atmaya da degmez. bir mani atağında insan o güne kadar dişiyle tırnağıyla elde ettiği her şeyini ve üzerine reputasyonunu çöpe atabilir. kişi teşhisi alacak kadar aklı başında hareket edebilmiş, o seviyeye gelebilmiş ise (bir çok kişi hayatına geri dönülmez zararlar vermeden teşhis almıyor, yanlış bir şey olduğunun farkında bile olmuyor / kabul etmiyor) zaten piyangoyu kazanmış. ilaçlar da modern tıbbın mucizesi bir yerde. böyle zor bir rahatsızlıkta hem teşhis alınmış hem de modern dünyanın ilaç imkanı varken bundan kaçınmak çok mantıklı değil.
0
robokot
(22.12.25)
(8)

Narsist, toksik bir insan kendini sizce değiştirebilir mi?

mahmuttt
Kişi değişmek istiyor. Çevresi durumundan Rahatsız . Bu Değişim reel açıdan mümkün mü? Mümkünse nasıl?Teşekkürler.
Kişi değişmek istiyor. Çevresi durumundan Rahatsız . Bu Değişim reel açıdan mümkün mü?
Mümkünse nasıl?


Teşekkürler.
0
mahmuttt
(05.11.25)
Reelde mümkün değil.
Kişilik özellikleri (ya da bozuklukları) değişmez. Belki biraz törpülenir ama o bile çok büyük irade ve emek ile.
+1
pro9it9is9
(05.11.25)
Narsist birisi zaten narsist olduğunu, kendisinde bir sıkıntı olduğunu kolay kolay kabul etmez. O yüzden çoğunlukla terapiye de gitmez. Narsist in delirttiği normal insanlar daha çok gider terapiye.

Ama narsist tanısını teşhisini kim koydu o da önemli tabi. İnternetten okuyup okuyup "aa bu aynı bizim x, demek narsistmiş" gibi bir tanı söz konusuysa belki de narsist değildir o kişi.

Ben konunun uzmanı değilim ama bir yerlerde tedaviye en dirençli ve en uzun süre terapi gerektiren kişilik bozukluklarından biri olduğunu okumuştum.
+4
kullanicadi
(05.11.25)
imkansız. 39 yıllık hayatımda böyle birinin bırakın değiştiğini hafifçe düzeldiğini bile görmedim. aileden değilse uzak durmak en güzeli. ailedense, zaruri olarak bir bağ varsa işiniz zor tabii. uğraşmanız lazım.
0
awlmi
(05.11.25)
Neredeyse imkansız. İmkansız.

En iyi senaryolardan biri yönlendirme olabilir. Narsisistik duygularini deşarj edebilecegi/yönlendirebileceği bir alan.
0
WithWorth
(05.11.25)
sadece yazdiginiza dayanarak bu kisinin narsist olup olmadigi konusunda suphelerim var. mesela klinik teshis konulmus mu? sanmiyorum. neden? cunku narsistler narsist olduklarinin farkina varmazlar, fakat sizin durumunuzda kisi kendi durumunun farkinda, yani durumun yanlis, kendisinin hatali, problemli oldugunu kabul ediyor ve bunu degistirmek istiyor. bu narsizmin dogasina aykiri. dolayisiyla narsist degil, fakat bazi semptomlari gosteriyor olabilir. bence cevresi cok erken davranip kafasina gore teshis koymus. biliyorsunuz, bu tarz psikolojik/psikiyatrik rahatsizliklar halk arasinda karmasaya neden olabiliyor, canimiz sikildiginda depresyon, kendimizi ovdugumuzde narsist, supheci oldugumuzda paranoyak teshisi koyabiliyoruz kolaylikla.

soruya gelecek olursak bu durumundaki kisi (yani kendi hatalarinin farkinda ve bunu degistirmek isteyen kisi) klinik bir vakaya gore daha kolay degisebilir. narsist olan kisilerde bu degisim arzusu yoktur, zaten mukemmel olduklarini dusunurler. narsistlerin degismesi daha direncli, daha zor, ama mumkun.

kisa cevap: evet.
+1
Sour
(05.11.25)
cok zor. oyle. Durduk yere değişebilecek bir şey değil.
0
koela
(05.11.25)
kimsenin bile isteye narsist ve/veya toksik olduğunu düşünmüyorum. hatta bu özelliklerini kabul edeceğini de düşünmüyorum. kısa vadede böyle bir değişim mümkün değil. yıllar geçtikçe, hayat tecrübesi değiştikçe belki toparlar.
0
co2s2
(05.11.25)
Değişmek isteyen, değişmesi gerekliliğini ve sebeplerini kendi içinde fark eden kişi narsist değildir. Değişir. Her şey çabayla, değişmek de çaba ister. Narsist kendini hatalı görmez. Bir hatası olmadığı için de değişmeyi aklına bile getirmez. Eğer kendinden minicik bir miktar dahi şüphe edebiliyorsa, yav ben mi yanlış yaptım acaba diyebiliyorsa, hatası varken hatasını bulabiliyorsa o narsist değildir. Kendi hatasını bulabilmesi önemli.
0
muhayyer divan
(05.11.25)
(6)

İstanbul’daki eski 50-60 yıllık bina sahipleri olası çökme tehlikesine karşı ne yapabilirler?

mahmuttt
Riskli yapı tespiti yaptırsalar çoğu İstanbul’da 50-60 senelik ama 99 depremini geçirmiş bir çatlağı vb de olmayan binaların riskli çıkmama ihtimali var mı?Ve olası kendiliğinden ya da bir depremle çökme ihtimaline karşı özel bir firmadan rapor alınsa; bu durum apartman sakinlerine duyurulsa, ileri
Riskli yapı tespiti yaptırsalar çoğu İstanbul’da 50-60 senelik ama 99 depremini geçirmiş bir çatlağı vb de olmayan binaların riskli çıkmama ihtimali var mı?

Ve olası kendiliğinden ya da bir depremle çökme ihtimaline karşı özel bir firmadan rapor alınsa; bu durum apartman sakinlerine duyurulsa, ileriye yönelik olası kendiliğinden bir çökme ihtimali için az da olsa hukuki insani sorumluluğu yerine getirme olur mu sizce?

böyle eski 50-60 yıllık bina sahibi binası yıkıldığında o bölge plan gereği park vs olacak tekrar aynı bina inşa edilemiyor. Bina sahibi hukuken ve insani açıdan ne yapabilir?

Teşekkürler…
0
mahmuttt
(01.11.25)
Eşe dosta güvenilir bi mütahhit sorun. O apartmana gelip toplantı yapacak. Her şey noterden onaylanacak.
Balka türlü imkansız bu ortadoğu ülkesinde.
0
luluki
(01.11.25)
bunu gerçekten anlamadığım için soruyorum. tapusu ruhsatı her şeyi tamam bir binayı yıktığınızda, devlet size en kötü ihtimalle aynı yükseklikte imar verir, iyi kötü bir bina yaptırır. eğer o bölge park olacaksa da, 100 metre batıda doğuda kuzeyde güneyde benzer bir arsa verir. ne demek tekrar inşaat yaptırmamak?
0
co2s2
(01.11.25)
"99 depremini geçirmiş bir çatlağı vb de olmayan bina" bunun bir önemi yok bence. o dönem zaten ithal sıkıntıları olduğu için çoğunluk denizden çekilen kum kullanıldı ve o tuz da demirde korozyona yol açtı. O dönemin en iyi betonu kullanılsa bile şu anki güncel kanundaki beton kalitesinin altındadır. Bir de 50-60 yılın yorgunluğu, yapılan ekstra uygulamalar binanın ağırlığını arttırmış olsa eyvah eyvah.

"özel bir firmadan rapor alınsa;" bu rapor çürük çıkarsa da sıkıntı olabilir. Evi direkt tahliye ettirebilirler.
0
biravekahve
(01.11.25)
istanbulun güzel bir muhitinde evim var. bina 60 yıllık. bir kat malikinin ihbarı ile karot testi yapıldı. sonuçlar henüz çıkmadı lakin benim yaptığım araştırmalar doğrultusunda 50 yıldan eski binalara otomatik olrak yıkım kararı veriliyormuş.


ikincisi e imar uygulamasından binanın imar planına bakabilirsin. mesela benim ev bakırköy belediyesi sınırlarında. e imar uygulamasından girip mevcut imar planına bakıyorum.


bizim imar planında binanın yıkılıp yapılması durumunda mevcut yüksekliğine ve gabarına yani binanın mevcut ölçülerine aynen uyulacaktır yazıyor.

bb ve ibb ile görüştüm netice alamadım. yazılı olarak başvurdum. halen öyle . yani bina yıkılıp yeniden yapılsa mevcut yüksekliği ve mevcut eni boyu aynı kalmak zorunda.


yeşil alan dersen önünde arkasında hayvan gibi yeşil alan var.

yıkım kararı çıkarsa elektrik suve doğalgazı kesiyolar. sonra binayı yıktırıp enkazı kaldırmak için para ödüyorsun. sonra mütehait tutup binayı yaptırmak için para ödüyorsun. müteahitin yüzde yirmi kar marjını bile ödüyorsun. o kentsel dönüşüm desteği falan devede kulak kalıyor.
0
Fodera
(01.11.25)
+ %99.99 yikim karari cikar
+ fistik kadar beyni olan bir muhendis, 99 oncesi yapilan bir binaya olasi buyuk istanbul depreminde yikilmaz raporu vermez.
+tekrar ayni bina yapilamiyorsa o bina zaten kacaktir, gecekondudur.
0
cooperr
(01.11.25)
Belediye orayi park ilan ettiyse hukuki olarak hic ugrasmayin. Biz de ayni durumdayiz, belediye tekrar yaparsaniz arsanizin yarisini park yapar size vermeyiz dedi. Avukat on sene davalarla gider gelirsiniz, ne bina tekrar yapilir ne park olur dedi. Guclu bir insaat firmasi veya muteahhit bulabiliyorsaniz tek yol o gibi maalesef.
0
lallala
(02.11.25)
(1)

Chrome’da "tarayıcınız kuruluşunuz tarafından yönetiliyor" uyarısı nedir?

mahmuttt
İş bilgisayarında Google chrome’a girince böyle bir uyarı var. Bu tüm Google aramalarımı, Google hesap arama geçmişimi birebir takip ettikleri anlamına mı geliyor?
İş bilgisayarında Google chrome’a girince böyle bir uyarı var.

Bu tüm Google aramalarımı, Google hesap arama geçmişimi birebir takip ettikleri anlamına mı geliyor?
0
mahmuttt
(30.10.25)
Ayarları kurum istediği gibi değiştirebilir anlamına geliyor. Secure dns girmeni falan engelleyebilir mesela. Ziyaret ettiğin yerleri firewall ile görüyordur zaten.
0
hububrad
(30.10.25)
(8)

İnsan yetişkinken lise veya üniversite zamanları kadar mutlu ve relax olabilir mi?

mahmuttt
Yani hem çalışıyorsun, hem evli hem çocuklusun. Bekar keyfekeder üniversite lise zamanları kafası kadar mutlu ve rahat olmak mümkün mü? Yani bu kadar sorumluluk ve yorgunluğa rağmen gayet mutlu ve relax nasıl kalınabilir?
Yani hem çalışıyorsun, hem evli hem çocuklusun. Bekar keyfekeder üniversite lise zamanları kafası kadar mutlu ve rahat olmak mümkün mü?

Yani bu kadar sorumluluk ve yorgunluğa rağmen gayet mutlu ve relax nasıl kalınabilir?
+1
mahmuttt
(27.10.25)
evlenmeyerek
0
eja
(27.10.25)
mutlu kalmak mümkün. seni mutsuz eden şeyleri iyi tespit etmen, tespit ettiğin şeyleri iyi analiz edip onlardan kurtulman gerekiyor. başka bir yolu yok.

basit gibi görünüyor ama insan kendisini mutsuz eden şeyleri doğru tespit edemiyor, tespit etse de bunlardan kurtulmak her zaman kendi elinde olmuyor. örnek veriyorum, işinizden çok mutsuzsunuz ama cebinizde beş kuruş para yok, işsiz kalmanız mümkün değil. sizi mutsuz eden şeyden kurtulmanız imkansız hale geliyor. evet kısırdöngü. ama işini bırakıp, başka bir işe geçebiliyorsan mutlu olma şansın oluyor.

relax kalmak mümkün değil.
0
co2s2
(27.10.25)
Olamaz. Evlilik ve çocuk çok büyük sorumluluk. Evli ve çocuklu olup içinden rahatça çok mutluyum diyen görmedim. Bekâr, parası olan insan lise ve üniversiteden daha mutlu olabilir.
0
arbre
(27.10.25)
bence bu çok göreceli bir şey. lise ve üniversitede öyle aman aman mutlu olduğumu hatırlamıyorum. ben kendi paramı kazanmaya başladığım dönemde mutlu oldum mesela. evlilikte tavan yaptı. evliliğin neden bu kadar kötülendiğini anlayamadım. evliliğin getirdiği sorumluluklar olumsuz şeyler değil ki. sadakat yükümlülüğüm olmasın filan diyorsanız onu bilemeyeceğim tabi. ama bence evlilik bekarlıktan çok daha güzel bir şey. çocuk için aynı şeyi söyleyemeceğim :D
+4
elorelia
(27.10.25)
Kafayı rahatlatmak için spor diyorum. Benim için mental açıdan faydası fiziksel faydasından daha çok diyebilirim.
0
kumandanim
(27.10.25)
muhtemelen mesleğe ve ekonomik tatminkarlığa, haliyle de özgürlüğe bağlı.

şahsen en mutlu olduğum zaman dilimi üniversite zamanlarımmış. şu an milyarlarca liram olsa o anın birkaç gününü yaşama ihtimalim yok, sıfır.

daima bir hesap verme, sorumluluğu yerine getirme, haftanın iki günü için 5 günü harcama, senenin en güzel zamanlarından 14 gün boşa çıkabilmek için tüm sene çalışmak vs vs mutluluk mu getirecekti zaten?
0
m e b
(27.10.25)
ben lise ve üniversite zamanlarımdan bir tık daha mutluyum ama tam olarak da mutluyum diyemem. nefret ettiğim bir işi yapıyorum ve yeni bir iş şu an ortalıkta gözükmüyor. yalnızım ama lise / üniversite zamanlarından bile daha fazla sosyalim.
0
rain when i die
(27.10.25)
Lisede mutlu olanların hepsinin zorba olduğunu düşünüyorum. Bir yığın insan halen daha lise travmasını atlatamadan yaşamaya çalışıyor. Üniversitede de çok varoş insanlarla karşılaştım bizim bölüm öyleydi galiba ya da. Eli yüzü düzgün bi mühendislik bölümünde böyle tipler yoktu bence. İibf pişmanlıktır.
0
Hallegadola
(28.10.25)
(10)

Neden insan iş ve sosyal arkadaşlarıyla yüz göz olmuyor da eşiyle, sevgilisiyle kavga gürültü ediyor? Yüz göz oluyor.

mahmuttt
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz. Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor. Bu neden böyle oluyor? Ayn
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz.

Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor.

Bu neden böyle oluyor?

Aynı ev içinde olmaktan mı, yoksa konuya duygusal taraf olmaktan mı?

Ve bunu hangi bilinçle değiştirebiliriz
0
mahmuttt
(24.10.25)
Beklentilerden ötürü.
+1
osssy
(24.10.25)
diğer insanları aslında iplemiyoruz. dinliyormuş gibi yapıyoruz. yorum yapmamaya çalışıyoruz. yargılamıyoruz. ama yakınlarımıza yapmamız lazım.
0
ground
(24.10.25)
yakın olduğumuz insanlara müdahale etme yönetme kızma bağırma hakkını elimizde görüyoruz. çünkü gidemezler uzaklaşamazlar vs diye.

ama uzak insanlara kötü davranırsak müdahale edersek direkt hayatımızdan kolayca çıkıp gidebilirler bu yüzden daha temkinli yaklaşıyoruz
+3
jelly bear
(24.10.25)
muhtemel bir sebebi de yakınlarımızla organik/kan bağı var. biliyoruz ki ne kadar vurdulu, kırdılı davransak da o bağ hemen kopmayacak, nazımız geçecek, kaprislerimize veya en üst seviyedeki sinirli çıkışlarımıza tolerans gösterecek. ama elin kızı/adamı "sen kim oluyorsun da..." ile başlayan had bildirme veya seni silme aşamasına kolayca geçecek. ne sen, ne de o "gerektiğinde sinirlenme" hakkına tahammül edebilecek...
+3
m e b
(24.10.25)
kavga edecek 1500 kulvarınız eşinizle sevgilinizle:

şu fatura neden ödenmedi? çocuğu okuldan neden sen almıyorsun? akşam neden patlıcan yiyoruz? o kıza neden baktın? bu kim? annene gitmeyelim. maça gidemezsin. çok para harcıyorsun.

iş arkadaşınızla kavga edecek ancak 1 (bir) kulvar var, o kulvar da belli kurallar ile düzenlenmiş olduğu için ve ikinizin de işten atılma korkusu olduğu için çok fazla kavgaya sebebiyet vermiyor.

(iyi ki boşanmışım. yukarıda bir iki sorum yazdım ya, kanım çekildi resmen)
0
co2s2
(24.10.25)
Çok bilmediğin, tanımadığın biri sana bir şey söylediğinde arkasındaki niyeti kestiremediğin için tedbirli yaklaşıyorsun. Savunmaya geçip geçmemek konusunda bir fikrin olamıyor. Çünkü karşıdan gelen yorumun/sorunun ardında başka bir niyet var mı bunu anlayamıyorsun. Çok samimi olduğun, her şeyini bildiğin bir arkadaşın, eşin veya sevgilin bir şey söylediğinde söyleme biçiminden, ses tonundan, ufacık mimiğinden bile ne demek istediğini anlıyorsun (ya da anladığını sanıyorsun) o yüzden ne karşılık vereceğin daha net.

Biri sana bir laf edince gerçekten sana mı laf etti bilemediğin için bilinçaltında "belki de bana laf etmemiştir, kendimizi rezil etmeyelim durduk yere insan içinde" düşüncesi oluşuyor ve tartışmaktan, kavga etmekten geri duruyorsun.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
o kadar da umursamıyoruz içten içe ya. ben en yakın arkadaşımın derdini dert edinirim ama iş arkadaşımın derdini dert edinmem mesela. anlık olarak konuşur geçersin. paylaşımın daha az çünkü hem duygusal hem genel olarak. ama aile, sevgili, yakın arkadaşla ortak paydan ve çatışma için cephen çok :)
0
chanandler bong
(24.10.25)
başkalarını olduğu gibi kabul edebiliyorum, çünkü beğenmesem bile bana ne ailesi düşünsün, eşi, çocukları düşünsün diyebilirim.

ama yanımdakiler, ailem eşim beni bağlar ve ben onlarla bir şeyleri düzeltmeleri konusunda kavga edebilirim. çünkü onların yaptığı bir yanlış bana dokunuyor veya kendisine dokunuyor, onları önemsemek zorundayım.

hiç bişey olmasa benim hayatımı etkiliyorsa kavga ederim tabii ki. hiç kavga etmediğim arkadaşımla da uzun süre aynı evde yaşasam onla da kavga edebilirim.

diye düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(24.10.25)
İnsan değer verdiğinden alınır, değer verdiğine kızar kırılır gücenir vs. Ama şu var, en çok evdekilere, en yakınlarına, aile bildiklerine karşı nazik ve hassas olmak gerekiyor, en çok onların kalplerini kırmamaya özen göstermek gerekiyor çünkü zor zamanda kimse yanında olmuyor ailen oluyor. Zor zamanda sana destek olmayı onlar için bir "mecburiyet" hatta "mahkumiyet" haline getirmemek gerekiyor. Bu hem kendine hem onlara saygı ve sevginin bir gereği.

Dışarıdakine daha iyiyiz çünkü ondan zarar gördüğümüzde ona zarar veremeyeceğimizi düşünüyoruz, eller iyisi olmakla kendimizi koruyoruz aslında. Ama içimizde biriken öfkeyi tepkiyi isyanı evdekilere boşaltınca evler ağusu (ağu=zehir) oluyoruz. Bu modeli çok uzun yüzyıllardır babanın anneye olan öfke kusma seanslarından öğrendik, bunun üzerinden yürüdü. Kadınlar doldu taştı, evlilik içi tecavüzdür çünkü bu, sadece şiddet değil tecavüzdür.

Beyin plastisite özelliği olan bir varlık. Değişime uyum sağlar, tam da bu sebeple evrim gerçekleşmiştir. İnsan her şeyi zihninde çözer ve başarır. İstersek bu kalıbı rahatlıkla değiştirebiliriz yani. Adım adım bile olsa kaplumbağa yavaşlığında bile olsa değişim mümkündür.
0
muhayyer divan
(24.10.25)
eşimi umursuyorum çünkü diğerleri figüran.
0
Hallegadola
(24.10.25)

Borderline kişilik bozukluğu olan (veya yakını olan) var mı?

mahmuttt
Hangi ilaçlar size (veya yakınınıza) iyi geldi?Hastalığa iyi gelen farklı şeyler oldu mu? Nedir?Teşekkürler.
Hangi ilaçlar size (veya yakınınıza) iyi geldi?


Hastalığa iyi gelen farklı şeyler oldu mu? Nedir?

Teşekkürler.
0
mahmuttt
(23.10.25)
(13)

Takım lideri bilinçli olarak benim doğum günümü kutlatmadı, ne yapayım?

mahmuttt
Takım lideri çok pasif agresif, olası kendine rakip gördüğü kişilere toksik davranan orta yaşlı bir bayan. ben altında çalışan erkeğim. Beni bir ara rakip olarak görüyordu hareketlerinden bunu anlıyordum. Ve doğum günümü bilerek kutlatmadı. Hatta bir araya geldiğimizde ekip içinde bunun göndermesini
Takım lideri çok pasif agresif, olası kendine rakip gördüğü kişilere toksik davranan orta yaşlı bir bayan. ben altında çalışan erkeğim.

Beni bir ara rakip olarak görüyordu hareketlerinden bunu anlıyordum.

Ve doğum günümü bilerek kutlatmadı. Hatta bir araya geldiğimizde ekip içinde bunun göndermesini bile yaptı (yanımızda telefonla biriyle konuşurken "şuan doğum günü pastası kesiyoruz dermişim :)" filan diye gülerek laf soktu kendince). küstah dolaylı yoldan çirkeflik yapan biri yani.

Ben hiç iplemedim. Hiç birşey olmamış gibi akışa devam ettim.

Şimdi önümüzdeki süreçte onun doğum günü kutlanacağı gün veya ekiptekilerin doğum günlerinde nasıl bir tavır alayım sizce?

a) hepsine katıl
b) hiçbirine katılma
c) takım liderinin doğum gününe bir bahaneyle son dakika katılma.

Bu arada şuan kendisiyle faal bir sıkıntımız yok.

Teşekkürler.
+1
mahmuttt
(14.10.25)
bahane yarat katılma
0
basond
(14.10.25)
katıl daha çok bilenir, umrumda değilsin havası estirir
+2
eja
(14.10.25)
ben olsam katılırım, ondan daha çok eğlenmeye bakarım hatta.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
kutlama kısmını atlayıp pasta yemeye gidilebilir sadece
0
elorelia
(14.10.25)
katilin ve hic bir sey olmamis gibi davranin.
+2
wallcan
(14.10.25)
İş dünyasında böyle saçma sapan şeylere kafa takılmaz. iş yerindeki insanlar bizim arkadaşlarımız da degil. umursama pastanı ye kolanı iç geç
+4
limonlu eksi
(14.10.25)
hangi takım?
-1
mikahakkinen
(14.10.25)
aldırma hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya doğum günü partilerine devam et. sıra ona da gelir elbet.
+1
koela
(14.10.25)
dünyanın en saçma şeyi iş yerinde doğum günü kutlanması bence. takılmaya gerek yok, istediğin arkadaşların kutlamalarına katıl istemediklerine katılma. bizim şirkette pasta işini iptal edip herkese doğum günü izni veriyoruz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.10.25)
Böyle bir şey yaşanmamış gibi davran. Doğum gününe katıl ve kutla. İşi işte bırak.
+1
gabe h coud
(14.10.25)
Böyle ucuz hareketler yapan birine böyle biri değilseniz ve onun yaptığı şekilde cevap verirseniz kaybedersiniz.

Çirkef biri değilseniz hiç bir şey olmamış gibi davranın. Görmezden gelin.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
Kutlatmadı derken, kutlamaları o mu organize ediyor yoksa organize edene (muhtemelen İK) mi engel oldu? Eğer öyleyse

d) İK'ya Mobbing konusunu götür, başlarını ağrıt.

Hayır, doğum günü kutlandı ama o seni kutlamadıysa he de geç. Onun kutlamasına git, kutlama pastanı ye +1 Kutlarsan pasif-agresif anlamak yerine "istediği kıvama getirdiği bir ezik" olarak bakması ihtimali daha yüksek. Milletin ego tatmini olmaya gerek yok.

İlk durum için Mobbing'i kullanmazsan da şirketten uzaklaştırılırken elinde bir şey olmaz. En kötü ihtimalle "düşük performansından dolayı çıkarılmasını gizlemek istiyor" denir.
+1
nawar
(14.10.25)
cok uzun sure kadin agirlikli ama erkek egemen bir sektorde calistiktan sonra, kadin agirlikli ve egemen bir sektore gectim. is yerinizde 50+ kadar kisi varsa kadinlarin bu tarz hareketlerini gormemek, tepki vermemek ve benzer durumlarin dedikodu donmeye baslayinca "anlamam" diyip aptala yatmak ise yariyor. sizinle de mevzu yasamazlar, siz de kafanizi rahata erdirirsiniz. dogum gunu varsa gidin, usulen birkac laklak sonra ise devam zaten.

e/35
0
klassno
(14.10.25)
(5)

Tatilde şehir dışına tatile gitmekten korkma konusunda bana cesaret verir misiniz?

mahmuttt
Böyle bir kaygım var. Bir nevi yaşadığım ilçeyi değiştirmek oradan kısa süre bile olsa kopmak istemiyorum. Ayrılık anksiyetesi yaşıyorum resmen. Bu konuda bana cesaret verir misiniz? 2.sorum: 2 yaşında bebekle Önce İstanbul'dan- Konya'ya. oradan da Karamana. sonra tekrar Konya'ya oradan uçakla Diyar
Böyle bir kaygım var. Bir nevi yaşadığım ilçeyi değiştirmek oradan kısa süre bile olsa kopmak istemiyorum. Ayrılık anksiyetesi yaşıyorum resmen.

Bu konuda bana cesaret verir misiniz?

2.sorum: 2 yaşında bebekle Önce İstanbul'dan- Konya'ya. oradan da Karamana. sonra tekrar Konya'ya oradan uçakla Diyarbakır'a.

veya tam tersi önce İstanbul'dan uçakla Diyarbakır'a. dönüşte yine uçakla.Konya'ya.
Oradan Karaman'a. Sonra özel araçla Konya'ya. dönüşte- tekrar uçakla İstanbul'a.

gibi bir rota zor olur mu? Uçakla gidilecek. Konya Karaman arası özel araç veya otobüs duruma göre değişecek. (Karaman ve Diyarbakır arkadaş ve şehir ziyaretleri için) Birini elesek mi? Tatil Kasım'da 1 hafta. Eşim Diyarbakır'ı özel olarak istiyor. Karamandaki arkadaş da gelmemizi ayrıca istiyor.

Son olarak ARAÇ la gitsek 8 saat civarı İstanbul Konya kalmalı sonrasında 2 gün sonra da Karaman Diyarbakır arası gece yolculuğu riskli olur mu?

Teşekkürler.
0
mahmuttt
(13.10.25)
Denize girmek gibi. Başta zor gelir. Girince alışırsın.
0
arbre
(13.10.25)
2. soru için konuşursak eğer bebeğin huyu önemli. bebek arabasında durmayı seviyor mu? uykusu geldiğinde arabada uyuyabiliyor mu? günde kaç uyku yapıyor? ben bebekle bi yere gideceğim zaman ne yiyecek derdinden çok nerede ve nasıl uyuyacak diye plan yapıyorum.

yerinizde olsam önce diyarbakır'a giderdim. enerji varken özel olarak istenen yeri gezmek bence daha mantıklı. rotanın sonuna eklerseniz zaten yorulmuş olacağınız için zorlayabilir sizi. kaç gün ayırdınız diyarbakır'a bilmiyorum ama oradan araç kiralayıp mardin'e de geçebilirsiniz. biz tam tersini yapmıştık. gidişi uyku saatine denk getirmiştik mesela.

konya bu denklemde sadece karaman'a ulaşabilmek için bi durak sanırım. ben olsam gitmişken orayı da bi gezerdim.

bebekle ilk defa çıkıyorsanız evet yorucu olabilir ama iyi planlarsanız bence sorun olmaz. bir de beklentinizi de ona göre ayarlayın tabi. her yeri görecekseniz diye kendinizi zorlamayın. bebekli olunca gezi performansı illaki düşüyor.
0
elorelia
(13.10.25)
2 yaşındaki çocuk bu kadar gezdirilir mi? 8 saati zaten 2 yaşındayken gidebilirsin 4 yaşından sonra 1 saat bile tablet telefon vermezsen eziyet olur. bu kışta bu kadar gezmeye ne gerek var. avrupa desen anlarım da konya diyarbakır geri kalmış şehirler.
-1
mikahakkinen
(13.10.25)
benim kız araba yolculuğunu kaldıramıyor pek. o yaşlarda tatile vs uçakla gidiyorduk. 8 saat eziyet olur. arabayı süren zaten perişan olacak bi yandan.

eğer bu kadar gözünüz korkuyorsa duraklardan birini eleyin. yani yakın mesafeler olsa karamana gitmişken diyarbakıra da gidin denilir de öyle bi durum da yok. gözünüz kesmiyorsa birinden vazgeçin.
0
elorelia
(13.10.25)
terapi almayı düşündünüz mü? belli ki kaygı bozukluğu var.

buradan gaza getirme ile olacak iş olmayabilir.
0
gurur
(13.10.25)
(5)

Kalori açığı yaratırken tatlı yenebilir mi?

mahmuttt
Dün gün içinde sadece bir öğün az yedikten sonra hala günlük 1800 kalori hakkım vardı ben de onu doldurmak için canım da çekmişti bir sütlaç bir de dondurmalı helva yedim. :) Ve Hala 150-200 kalori alma hakkım vardı. Kalori hakkını aşmadan gün aşırı veya hergün tatlı yemenin bilimsel olarak kilo ve
Dün gün içinde sadece bir öğün az yedikten sonra hala günlük 1800 kalori hakkım vardı ben de onu doldurmak için canım da çekmişti bir sütlaç bir de dondurmalı helva yedim. :) Ve Hala 150-200 kalori alma hakkım vardı. Kalori hakkını aşmadan gün aşırı veya hergün tatlı yemenin bilimsel olarak kilo vermede bir dezavantajı olur mu ?

Bir de 120 kg 33 yaş erkeğim kilo vermek için günlük kalori hakkım ne kadar? ChatGPT 1800-2000 arası alman lazım diyor doğru mu?
0
mahmuttt
(07.10.25)
En son bir araştırma yayınlanmıştı diyete alınan 2 gruptan biri kalorilerin %80'ini "sağlıksız" gıdalardan alıyordu diğer grup da %80 "temiz" besleniyordu, süreç sonunda kaybedilen yağ miktarında anlamlı bir fark yoktu, yani kalorilerin neredeyse tamamını tatlıdan alırsan da kalori açığı olduğu sürece kilo verirsin bu bilimsel olarak genel kabul görmüş bir kural fakat bu sende çalışmayabilir çünkü sen 120 kilosun insülin direncin var mı tiroidlerin düzgün çalışıyor mu bunlar sürece etki edecek unsurlar ama senin söylediğin senaryoda bir sorun yaşamazsın.

120 kilo birinin günlük kalori ihtiyacı full sedanterse 2500-2600 kalori civardır, bunun altında alınan kaloriler kilo kaybettirir ama bu teorik bi tahmin tabii deneyip görmen lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.10.25)
kalori açığı oluştuğu sürece ne yerseniz yiyin kilo vermeye devam edersiniz. isterseniz fast food ile beslenin.
0
archmeister8
(07.10.25)
kalori açığı oluşturuyorsan o da senin tatlı keyfin olsun çektiğin çileye değsin.
tabii bunu 1 defa yap.
kalori her zaman kalori demek kalori demek değildir.
0
OgutucuRecep
(07.10.25)
2000 daha doğru bir kalori hedefi olacaktır muhtemelen. eğer kilo vermek için acelen yoksa kalori açığını ne kadar düşük tutarsan vücudunun kas yakma olasılığını da o kadar düşürüyorsun çünkü.

tatlı elbette yiyebilirsin, üstte de dendiği gibi deneylerle sabit, zayıflama durumuna müdahale etmez.

bu arada eğer spor da yapıyorsan spor günleri normal kalori limitinin üzerine biraz daha eklemeni tavsiye ederim.
0
knight of cydonia
(07.10.25)
tatlıdaki kalorinin sorunu 150-200 kaloriyi 30-40 gramlık bir çikolatadan alabiliyor olmak, her gün sadece 30 gramlık bir çikolata yeterli gelecekse sorun olmaz ama şeker bir bağımlılık çeşidi olduğu için genel diyetinize zarar verebilir. Yani sorun yetmeyip daha fazlasını isteme ihtimaliniz.
0
atom karincanin torunu
(08.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(11)

Evinizde/dükkanınızda kiracı bedavaya oturuyor ne yaparsınız?

mahmuttt
Kiracınız 3-4 senedir emsallerinin 5’te 1’i parasına oturuyor. Civarlar 150 binse 30 ödüyor yani. Size karşı bu fiyat benim hakkım diyerek pişkin, ukala ukala sırıtarak davranıyor. Kira arttırmam diyor. Kira tespit Davası da açtınız 1,5 sene sürecek. O 1,5 senenin alacağınız tutarı da aldığınızda
Kiracınız 3-4 senedir emsallerinin 5’te 1’i parasına oturuyor. Civarlar 150 binse 30 ödüyor yani.

Size karşı bu fiyat benim hakkım diyerek pişkin, ukala ukala sırıtarak davranıyor. Kira arttırmam diyor.


Kira tespit Davası da açtınız 1,5 sene sürecek. O 1,5 senenin alacağınız tutarı da aldığınızda kuş gibi olacak.

Sorum şu: hukuki yolu bekler misiniz? Yoksa giderim kavga çıkarırım tartışırım sert gösteririm mi dersiniz?
Yani hukuk dışı yollara girer misiniz ?
0
mahmuttt
(23.09.25)
sinirini bozarak çözebileceğinize inanıyorsanız yapın ama bence yüzsüz. arabuculukla da olabiliyor. hep dava sürelerini bahane ediyorlar. arabulucu bir avukat bulun ve yasal süreci başlatın. çözülmezse davaya gidiyor. zamanı geldiğinde alırsınız parasını.

benim kiracım da böyle ukalalık yaptı yaptı, internetten bakıp bilgilendi güya. kankam arabulucu avukat. şimdi en ufak bir sıkıntıda kibarca bilgilendirme yapıyor yola geldi. iskender parasına kalıyordu uyanık.
0
gadlemler
(23.09.25)
Abi böyleleriyle çok uğraşıyorum. Kiracın dükkansa yaptığı iş üzerinden vurabilirsin. Tekel 22'den sonra birilerine alkol aldırt. Görüntüle ve şikayet et. Ona da bunu yapacağını söyle.

Sallıyorum camcı. Bina altında cam atölyesi yasak. Git şikayet et gürültü ve belediye encümen kararlarına aykırı diye.

Bunlar mümkün değilse elektriğini suyunu doğalgazını kes. Git nüfus müdürlüğüne burada oturan yok. Kiracı çıktı. Abonelikleri almadı de. Düşür ikametini, bu kurumlara git ve bilgi ver. Bu yol karışık ve memurdan memura alacağın cevaplar değişir.

Kendin kes sayaçları.

Kanuni olarak zamları yapmışsa bu dediklerimi yapma. Kanuni değilse yine yapma. Ama fikir.
0
Shepard
(23.09.25)
yasal yollarla hareket etmek en doğrusu, diğer türlü suçlu durumuna düşebilirsiniz.
0
ruhlardan esinlenen karga
(23.09.25)
Bu tür insanlar hukuk dışı yolları kendileri yapar ama başkası yapamaz diye düşünüyor. Adamın dükkanını, işini baltalayacaksın ve seninle mi uğraşacağım deyip kiranı emsallere çekecek ya da dükkanı kapatacak, öyle mi? Yani ikinci, üçüncü adımı düşündün mü? Bana denk gelsen misliyle karşılık veririm.
0
gabe h coud
(23.09.25)
son yıllarda ev ve kira fiyatları çok artınca eski kiracılar bu durumda ucuz oturur oldu. böyle çok örnek var.
kavga çıkarırım, bıçaklarım diyenler neyin kafasını yaşıyor acaba. alenen suça teşvik ediyorlar.

orta yolu bulmak zorundasınız. kiracı iyi niyetli değilse ve orta yol bulunmuyorsa yasal süre sonuna kadar bekler, sonra başka kiracı bulursunuz.
zaten eski kiracılar ucuza oturur, bu yüzdan kiracılı daireler ucuza ve zor yeni alıcı bulur.
durum gayet olağan ve sık karşılaşılan bir durum.
0
abelardo
(23.09.25)
sen evini kiraya verirken emsallerin altina mi verdin? enflasyonun ve boktan ulke ekonomisinin sorumlusu kiraci mi? evini kiraya verirken yillik ne kadar artis yapacagini belirledin anlastin kiraya verdin. sonra yok ben bu kadar artis yapamam su kadar yapacagim diyemiyorsun. kira tespiti icin 5 yil oturmasi lazim. hep kendi tarafinizdan bakmayin ev sahibi olarak konusuyorum bu kosullarda kiraya veriyorsam buna gore hareket ederim, kiracimla anlasabiliyorsam anlasirim. hukuk disi bir yol ile cozebilen ornekler yok degil ama tam tersi de bolca mevcut evini zararina satmak zorunda kalan insanlar oldu. kiraci sozlesmede belirtilen oranda zammi yapip oturuyorsa senin yapabilecegin bir sey yok maalesef.
0
tahtakafa
(23.09.25)
hukuki yol uzun ve kesin olmadığı için 2. seçenek daha makul gibi duruyor.
0
duyuruuser
(23.09.25)
Oncelikle eski kiracilarin etraftaki rayice gore makul oranda indirimli oturmalari gerekiyor.Ancak sizin durumunuzda rayicin %20sini utanmadan veriyorsa oncelikle iletisimi su sekilde yapardim

5 senelik rayic belirleme zamanina yaklastiginizi bu kafayla devam ederse dava acip rayic bedeli isteyeceginizi yada cikartacaginizi soyleyip uzlasma icin tehdit edin.
Normalde Rayicin %15-20 gibi altina razi olmak iki tarafin da menfaatine iken orta yol bulmaya yanasmazsa uzun vadede kiracinin da kaybina olacaktir.Birkac sinir bozucu kiraciyla bu sekilde muhattap olunca sonraki kiracilarda mecburen bastan sisik kira belirleme yada tahliye taahhutnamesi almak gibi yollara gitmek zorunda kaliyor ev sahipleri.
0
turkuaz
(23.09.25)
3-4 senedir çok ucuza oturuyor demişsin ama davanın 1,5 sene sürmesini çok bulmuşsun. Hatayı burada yapıyorsun.

Bir yakınım sorunlu kiracılı ev satın aldı. Ödediği kira şöyle söyleyeyim rayiç bedel/6. Yani 1 ayda ödemesi gereken kirayı adam 6 ayda ödüyordu ve İstanbul'un en en prestijli bölgesi.

Kira tespit davası açtı, evet 15 ay kadar sürdü mahkeme karara bağladı. Bu esnada sürekli olarak davayı kaybedeceğini, 15 aylık farkı kendisinden tahsil edeceğini, avukat masraflarını da kendisinin karşılayacağını sürekli olarak avukatı aracılığıyla bildirdi. Bu kiracı üzerinde baskı oluşturuyor. Kiracı davayı kaybetti ve temyize de vermemişler. 6x olan kirayı ödemiyor, evden çıktı ve ihtar üstüne ihtar yiyor. Milyonun üzerinde borcu oluştu. Şimdi haber yolluyor, anlaşalım ben de anahtarı teslim edeyim gibisinden. Birkaç ihtar sonrası artık çilingirle kapı açılacak üzerine bir de evdeki hasarlar bilirkişi ile belirlenip tespit davası açılacak.

Tutar kuş gibi kalmayacak. Kira artış hızları eskisi gibi değil. Mahkemeler evet yavaş işliyor ama adile yakın bir kira tutarı tespit ediyor.

- Soğukkanlılığını yitirme, kavga-dövüş sana zarar verir. Haklıyken haksız duruma düşersin. Bu tip yollara kesinlikle girme.

- Kira tespit davanı HEMEN aç. 1 gün dahi kaybetme. Kesin olarak kazanacağın bir dava olduğu için mahkeme masrafı sana yansımıyor. Zaman çabuk geçiyor, avukatın aracılığıyla üstte belirttiğim şekilde sürekli haber yolla. Çekebildiğin yasal tüm ihtarları çek. Kiracı üzerinde yasal tüm haklarını kullan, baskı oluştur. Bir noktadan sonra kendi çıkmak durumunda kalacak.
0
Lethe
(24.09.25)
İçini ferahlatacaksa kira ödemeyip üzerine para isteyip üzerine mafya salan kiracılar var.

İşyerlerinde %25 kuralı yoktu sizinki yine de çok fark etmiş.
0
liberal
(24.09.25)
Hocam ben ev sahibi olarak yazıyorum. Ailemde de çok insan var bu sektörün her aşamasında iş yapan. O yüzden biraz net yazacağım ama bu konularda maalesef ev sahipleri ya da dükkan sahipleri biraz ezbere hareket ediyor.

tabii ki katılabilirsiniz de katılmayabilirsiniz de yazdıklarıma. Önce sorunun kaynağını anlatacağım. Sonra muhtemel benzer durumlarda ben ne yapardım onu söyleyeceğim ama siz kendiniz bildiğinizi yapın yine.

Kira kontratı bir sözleşme.

Baştan iki taraf da haklarını belirliyor.

Ticari bir sözleşme değil ama günün sonunda bir ticaret var ortada.

Ticarette de baştan her şeyi konuşmak lazım, düşünmek lazım. Ve sözleşmeye dökmek lazım.

yani adamın yaptığı pişkinlik değil, imzaladığı sözleşmeye uymak.

atıyorum ben bugün aynı durumda olsam, isterse maaşım 1 milyon tl olsun, ev sahibine derim ki kardeşim sözleşme belli. Sen de imzaladın. Daha da üstüne çıkmam bu sözleşmenin. Adam da bunu diyor size.

Şimdi kira sözleşmenizde kira artışı emsallerine göre yapılacak yazıyor mu?
Büyük ihtimalle yazmıyor. O zaman emsaller sizi ilgilendirmiyor maalesef. En azından kira tespitine başvurabileceğiniz zamana kadar.

Bunu attık kenara.

Bir diğer yanılgı, ev sahipleri gayrimenkulün sürekli yüksek gelir getirmesi gerektiğine inanıyor. Bu bir yatırım. Riskleri var, risksiz bir yatırım değil.
Bir evi kiraya verirken iyi kötü bir 5 yıllık getiri planlaması yapmaya çalışın. Türkiye'de zor ama, yine de tahmini bir enflasyon oranı vb hesaplamak lazım. Getiri bunun altında kalırsa ne yapacaksınız onu mesela planlayın.

İşin özü, ikiniz de aynı sözleşmeye imza atmışsınız.

Şartlar belli.

Adam şözleşmeye yazan oranda zam yaptıysa, şözleşme şartlarına uyuyorsa bir anormallik yok.

Aslında teknik olarak sözleşmeyi siz bozmak istiyorsunuz şu anda.

kiracı size dese ki tefe tüfe çok ben sözleşmenin altında zam yapacağım kabul etmezsiniz.

Şimdi kiracı da size diyor ki sözleşmede anlaştığımızın dışında bir zam istiyorsun kabul etmiyorum.

Bunu anladığınız zaman işiniz ve anlaşmanız daha kolay.

Ben olsam kiracıyla orta yol bulmaya çalışırım.

İlk başta yapıcı olmakta fayda var. Seni de anlıyorum sen de beni anla biraz senden biraz benden yöntemi genelde ılımlı kiracılarda işe yarar.

Çünkü ılımlı yaklaşırsanız, anlaşma ihtimaliniz var.

Ilımlı yaklaşmazsanız, iş inada biner ve tek çözüm kira tespiti talebi olur ya da kiracı tahliyesi. Yani hukuki süreçle ilerlemek dışında seçeneğiniz kalmaz.

Hukuki süreç konusunda kimseye kulak asmayın, en iyisi emlak konusunda deneyimli bir avukata danışın.

Genelde bu emlak konularında avukatı daha deneyimli olan, durumu daha iyi belgeleyebilen kazanıyor. Yani sonuç hiç belli olmaz. Ev sahibinin sosyal medya videosunu (ev lokasyonu üzerine bir video paylaşmış mesela) bulup, "bu adamın kiracısını çıkartıp kendi oturacağı daireye fiziken ihtiyacı yoktur, şu anki kiralık evinde oturmaya devam edebilir" diye itiraz eden avukat var.

İş avukatta bitiyor yani. Ama şuna da dikkat edin. Emlak davalarında avukat parasını her türlü alıyor yanlış bilmiyorsam. Ya ev sahibinden ya kiracıdan. O yüzden avukat kazanamayacağını düşünse bile size kiracıya dava açın bakalım neler yapıyoruz diyebilir. Güvenilir biri olsun.

Yani ben olsam ya düzgünce pazarlığa otururdum, oradan bir sonuç alamazsam da bir emlak avukatına gider ya da sabırla sözleşme süresinin dolmasını beklerdim.

Bunun dışında işlere kalkışmayın sakın. Birincisi hukuki olarak zor durumda kalabilirsiniz. Tehdit, rahatsız etme vb. İkincisi Türkiye'de kimin kim olduğunu bilemezsiniz. Saftirik görünen adama bir laf edersiniz, korkutmak istersiniz. Ertesi sabah 1 kamyon adam sizi kapıda bekliyor olur.

Sizin tanıdığınız birileri vardır. Onun tanıdığı daha büyük birileri vardır.
İş daha da zora gider. Hepsini geçtim adamın psikolojisi yerinde değildir, ters bir laf edersiniz size zarar verir.

O yüzden bu tip konularda her zaman sükunet ve diplomasi çalışır. Çoğu zaman çalışır yani.

Bir de bu tip durumları yaşamamak için lütfen güvenilir, büyük, kendi bünyesinde gayrimenkul alanında deneyimli avukatları olan emlak ofisleriyle çalışın.

İnsanlar kendi kafasına göre ya da mahalle arası emlakçının hazırladığı sözleşmelerle kiraya veriyor. 10 lira emlakçı parası vermemek için 100 liralık zarara uğruyor uzun vadede.

Büyük firmaların sözleşmeleri iyi hazırlanır, olumsuz durumlar için back-up maddeler vardır, taahhütnameler eklenir vs vs.

En azından her daim arayıp danışabilirsiniz.
0
anten
(24.09.25)

Evli veya boşanmış arkadaşlara bir konuyu danışmak istiyorum!

mahmuttt
Duyuru başlıkta.
Duyuru başlıkta.
0
mahmuttt
(16.09.25)
(1)

Gündüz çocuğu bırakabileceğimiz bakıcılı kaliteli otel var mı bildiğiniz?

mahmuttt
SB
SB
0
mahmuttt
(27.06.25)
Rixos'larda rixy club var. Isim ve telefon birakarak cocugu teslim ediyorsunuz. Cocuk cikmak isterse arayip siz gidince teslim ediyorlar. Icinde kendi havuzlari, snack bar'i, egitmenleri vs var.
0
brkylmz
(28.06.25)
(5)

İnadına bir davranışı yapan çocuğunuza nasıl yaklaşıyorsunuz?

mahmuttt
SORUM ŞU: Çocuk bazen sırf gıcıklığına sizi denemek istiyor. Yapma diyorsun inadına kıl etmek için veya ilgi çekmek için gözünüzün içine baka baka onu yapmaya çalışıyor. 100'lerce kere söylesen de yapıyor yani. O davranışı da yapmasını istemiyorsunuz. İkna da olmadı diyelim davranışı takıntı haline
SORUM ŞU: Çocuk bazen sırf gıcıklığına sizi denemek istiyor. Yapma diyorsun inadına kıl etmek için veya ilgi çekmek için gözünüzün içine baka baka onu yapmaya çalışıyor. 100'lerce kere söylesen de yapıyor yani. O davranışı da yapmasını istemiyorsunuz. İkna da olmadı diyelim davranışı takıntı haline getiriyor. Anne baba da yorgun sürekli ikna edeyim tatlı tatlı tamam desin modu olmuyor. Bu durumda ne yapılacak?
0
mahmuttt
(27.05.25)
10 yaşında bir kızım var. şimdi bi kız grubu çıktı manifest diye, onların dansını taklit ediyor. etsin tabi hiçbir sorun yok bunda ama artık alışkanlık oldu. yolda yürürken dans ediyor. en sevmediğim çocuk tipi :)

yapma dedim. evde yap ama dışarıda yapma dedim. halen yapıyor. güzelce söyledim halen yapıyor. ancak bir kere bağırınca yapmamaya başladı.

bizim evde işler şu şekilde yürüyor açıkçası, anne profili ile ilişki laçka ancak baba olan ben çok fazla müdahil olmadığım için, müdahil olduğumda bir sorun olduğunu o da anlıyor ve yapmamaya başlıyor. yani baba profili olarak sizin çok müdahil olmamanız gerekiyor her şeye bence.. bırakın anne ile çözsün.. çözülmediği takdirde tatlı sert bir şekilde devreye girin derim.
0
jesues
(27.05.25)
Bu ve benzeri sorularin yanitlari icin youtubeda acev ilk6yil kanalini oneririm
0
deckard
(27.05.25)
seni fiziksel olarak rahatsız etmeyen bir davranış ise görmezden gelmeye çalış. örneğin bizimki burnunu karıştırıyor bu ara. yapma etme demenin faydası yok. görmezden geliyorum.

ayrıca annenin ebeveynliğinin yetmediği yerde ortaya çıkan baba profili önerenlere şiddetle karşı çıkıyorum.
0
elorelia
(27.05.25)
benimki bi ara pipisiyle oynuyordu devamlı. 2 yaşındaydı. dikkatini başka yere çekerek bu alışkanlığı kırdım. şimdi 4.5 yaşında, bi şeye yapma dersem (asansör butonlarını yalamak gibi) inadına yapmak istiyor. bi şey demeden dikkatini başka yere çekmeye çalışıyorum yine. açıklıyorsun, anlatıyorsun inatlaşıyor :,) sonra bağırıyor falan. dikkat dağıtma hala işe yarıyor ama ileriki yaşlar için ne olur fikrim yok.
0
deartheodosia
(27.05.25)
yampa demek hicbir zaman cozum degil. yapmamasi icin neden-sonuc baglantisini kurmak gerekiyor. yani cocugun bu baglantiyi kurabilmesini ogretmek gerekiyor. ornegin yapma demek yerine dusebilirsin, ben bir kere dusmustum canim cok yanmisti gibi, hatirliyor musun bir kere dusmustun veya bak bu kisi bunu yapti dustu gibi karsiniza alip sohbet etmeniz, neden-sonuc bagini kurabilecegi hikayeler uretmeniz, hatta mumkunse canli ornek gostermeniz gerekiyor. "yapma" tam olarak ne anlam ifade ediyor ki tek basina? bu tam tersine provoke edici.
0
Sour
(27.05.25)

Alınık e kitap okuyucu (Acil)

mahmuttt
Bir sınav için makale okumaları yapmam gerekiyor. Kullanmadığınız kenarda atıl duran bir e kitap okuyucunuz varsa talip olduğumu belirtirim. Fiyat ve tam modelini dm'den direkt yazabilirsiniz.
Bir sınav için makale okumaları yapmam gerekiyor. Kullanmadığınız kenarda atıl duran bir e kitap okuyucunuz varsa talip olduğumu belirtirim.

Fiyat ve tam modelini dm'den direkt yazabilirsiniz.
0
mahmuttt
(07.08.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.