ilk şunu belirteyim, bizim fakültenin şenlikleri "bilim ve sanat günleri" olarak geçer.. Teknik olarak farklı şeyler de olsalar yedikleri içtikleri ayrı gitmez iki dosttur bunlar..
biz kimiz? safranbolu'da bir güzel sanatlar fakültesinin mimarlık öğrencieri..
gece gece, doğru veya yanlış, ilk aklıma gelen şekilde, şöyle bir özet yapayım;
eğer sanatla uğraşılmasa mimarlar belki de mağraları yontup işlev veriyor olurdu.. çok işlevsel mağralarda yaşıyor olurduk ama göze gönle hitap eden yapı yapma, bir estetik kaygısı, bir farklı olma çabası olmazdı..
graffiti yapan birisi olarak da şöyle kişisel bir fikir üretebilirim, sanat insanın içinde varolandır.. yani zaten hep içimizde olan, doğal olandır.. yani özümüzdür.. kendi kendimizi geliştirerek güzel eserler yaratabiliriz..
bilim de bir bakıma içimizdedir ama herkesin içindeki sadece bir adet tuğladır belki.. her bilimle uğraşan önce içindeki tuğlaya şekil verir, sonra o tuğlayı diğerlerinin koyduklarının yanına ekler, kocaman bir bina olur, herkes içine girer üşümez falan..
gece gece bu kadar çıktı idare edin.. konu nereye gidecek merak ettim..
0