Giriş
(5)

online ehliyet sınavı sorusu - neden yanlış olduğunu açıklar mısınız?

der meister
hiç teorik bilgim yok, sıfır bilgiyle çıkmış sorulara biraz bakayım işte sağduyuyla olsun "sıradan vatandaş" olarak izleyerek gördüklerimle olsun ne kadar yapabilirim diye. merak etmeyin yani trafiğe filan çıkmıyorum :)https://imgur.com/5PRJTWM1 şeridi ortalamış sarhoş gidiyor, 2 de geliş yönüne açı
hiç teorik bilgim yok, sıfır bilgiyle çıkmış sorulara biraz bakayım işte sağduyuyla olsun "sıradan vatandaş" olarak izleyerek gördüklerimle olsun ne kadar yapabilirim diye. merak etmeyin yani trafiğe filan çıkmıyorum :)

imgur.com

1 şeridi ortalamış sarhoş gidiyor, 2 de geliş yönüne açılmış diye ben böyle düşündüm direkt... çizgilerin kurallarını dediğim gibi bilmiyorum ama 2'ye kadar açılabiliyorsak 3'ün şeridi daha sağda mantıken onda sakınca olmaması lazım diye düşündüm. 3'ün günahı ne burda orta şeritten gidiyo adam. sağa geçmemiş olması mı dicem ama video değil fotoğraf bu, sürece dair fikrim yok o onu da bilemedim.

kısacası bu yolda şimdi nerden nereye geçilebiliyo?
0
der meister
(21.04.26)
Kesikli çizgi varsa sollayabilir, düz çizgi varsa sollayamaz, kural bu. Ama soru tuhaf bence
+2
runaway
(21.04.26)
bu görseli nereden buldunuz bilmiyorum ama bir hata olduğunu düşünüp gogılda aradım ve bunu buldum.
youtu.be

sizin işaretlediğiniz zaten doğru görselde işaretlenen cevap yanlış
+4
Rondak
(21.04.26)
1 ve 2 dogru cevap.
+6
thetruenorthstrongandfree2
(21.04.26)
aa ben bir sitede gördüm bunu. çok fazla test var, çıkmış sorular diyordu üstelik. bunda yoktu ama diğerlerinde doğru ve yanlış tüm cevapları açıkladığı için hoşuma gitti, denemenin ötesinde bi yandan da öğreniyorum ondan tutmuştum. teşekkür ederim cevaplar için mantığı doğru kurmuşum o zaman en azından
0
🌸der meister
(21.04.26)
Sağdaki tabela, sağ 2 şeridin gidiş, en sol şeridin dönüş için kullanılacağını söylüyor. Dolayısı ile 3 numaralı araç kesik çizgi olmasına rağmen zaten karşıdan araç geldiği için çıkmamalı dolayısı ile hatalı. 1 Numaralı araç da kendi 2 şeridi dışına çıktığı için hatalı. Dolayısı ile 1 ve 3 hatalı, cevap B olmalı.
-2
vampir akrep
(21.04.26)
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(6)

şarkı indirmek için pratik bir yol var mı?

der meister
tamamen euro truck simulator 2 oynarken dinleyebilmek için soruyorum. günümüzde kaybolmuş bir iş bu. şimdi youtube'dan açıyoruz, spotify'dan dinliyoruz vs... ama aklımda farklı farklı türlerde diyelim ki 100-150 tane şarkı var. bunların listesini çıkarmakla uğraşacağım diyelim. bunları mp3 ya da ogg
tamamen euro truck simulator 2 oynarken dinleyebilmek için soruyorum. günümüzde kaybolmuş bir iş bu. şimdi youtube'dan açıyoruz, spotify'dan dinliyoruz vs... ama aklımda farklı farklı türlerde diyelim ki 100-150 tane şarkı var. bunların listesini çıkarmakla uğraşacağım diyelim. bunları mp3 ya da ogg formatında rahatça bulup çekmek için bir sistem yok mu ya? yani youtube videosu filan indirilebiliyor da her birini tek tek açıp uğraşmak istemiyorum. limewire gibi bi şey yok mu şu an adını yazalım fiup diye çekiversin?

torrent çok işimi görmez diye düşünüyorum çünkü diskografi indirme niyetim yok yani her sanatçıdan gruptan böyle üçer beşer tane istiyorum.
0
der meister
(07.04.26)
Youtube'dan indirebilirsiniz, Google'a Youtube to mp3 yazın az reklamlı düzgün sitelerden indirin, aynı isimde bir yazılım da var bu işi yapan.
0
creepy
(07.04.26)
bir kısım torrent uygulamalarında arama yapılabiliyor.
0
klassno
(07.04.26)
youtube liste yapıp listeyi mp3 şeklinde indiren bir site bulursan yapabilirsin.
0
ruhlardan esinlenen karga
(08.04.26)
aslında tam da bu işleri yapan bir program var;
(bkz: soulseek), ama programı rahat kullanmanız için uslu bir çocuk olmanız gerekiyor
0
whimsically macabre
(08.04.26)
şunu denemiştim daha önce, çalışmasını beklememiştim ama çalıştı.
dedim ya scam ya son aşamada üye ol para öde vs. der ama yok gayet playlisti komple indirebildi spotisaver.net sadece deneme için 2 playlist indirdim uzun süreli devamlı kullanmadım o yüzden 100% öneremem ama denediğimde başarılıydı.

hatta mp3'ün dahili track bilgileri albüm kapak görseli filan bile düzgündü.

edit: denedim şimdi playlist indirmeye çalışınca free slot kalmadı sonra dene diyor ama hala hazır playlistteki tüm parçaları listeleyip tek tek indirebiliyorsun.
örnek denediğim bi mp3'den göstereyim, benim için önemli bu metadatanın düzgün olması mp3lerde i.imgur.com

edit2: bi kahve yapıp döndüm tekrar denedim albümü de indiriyor şimdi. gerçekten free slot açılıyor yoğunluk azalınca, bazı sitelerdeki gibi palavra değil gibi o olay da. i.imgur.com

edit3: albüm de sorunsuz indi: i.imgur.com

ben albüm indirdim de playlist ile farkı yok sistem olarak, spotifyda bulunan playlistleri de indirebiliyor. önce spotifyda listeni oluşturup buradan çekebilirsin basitçe.
+1
konetsu
(08.04.26)
oyunun içinde tırdan dinlemek istiyorum, yandan telefonla açınca aynı hissi vermiyo
0
🌸der meister
(08.04.26)
(5)

bilgisayardan anlayanlar: aldığım şu makine iyi mi?

der meister
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),https://www.amazon.com.tr/Lenovo-i5-12600HX-RTX4050-Freedos-83GS00P6TR/dp/B0DW95KM8Dbenim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşl
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),

www.amazon.com.tr

benim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşladı. temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim. gamer'lığım yoktur da insan özlüyor bazen, elinin altında bilgisayar var tarayıcıya zor giriyor... almışken azıcık performans da versin dedim.

f/p olarak makul bi seçim olmuş mu sizce? en zayıf noktası sanırım hard disk küçüklüğü ama o da bana çok lazım bi şey değil açıkçası bunda oynayacağım 2-3 tane oyun var en fazla, büyük dosyam filan da yok. ram'i olsun işlemcisi olsun akar mı ne diyonuz?

dediğim gibi temelde amaç külüstürü yenilemek, almışken çok yeni olmayan oyunları da en azından 2-3 sene daha fazla baş ağrıtmadan yanıp kül olmadan oynatabilecek bi şey almaktı. fiyatı da değerlendirerek tartışınız. teşekkürler.
0
der meister
(07.04.26)
www.technopat.net

Üzgünüm, sizin de söylediğiniz gibi, almadan önce bir bilene sormalıydınız. "temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim." demişsiniz.Bu yüzden daha ağır oyunlarla sistemi uzun süre ağır yük altında tutmadan kullanmaya ve iyi bir şekilde serin tutmaya özen gösteriniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.04.26)
ülkeyi bölemeyeceksiniz, ezanı susturamayacaksınız :((

soğutucu aldım hocam, onu aktif kullanmıyorum ama fan açıkta kalsın diye platformu yukarı kaldırıyorum. o kadar üzerine titredim ki şu ana kadar ets 2 oynamak dışında dokunmadım bile bilgisayara, işimi gücümü eskisinden görüyorum hâlâ. yalnız ets 2'de bile az buz ses çıkarmıyor, benim de canımı sıkan ilk nokta bu oldu. takırtı tukurtu yok ama sinek vızıldaması gibi.

daha çok yeni diye aktif soğutucu kullanmak istemedim ama açsam mı? oyundayken veya çıktıktan hemen sonra herhangi bir problem yaşamıyorum bu arada, aynı hızda aynı akıcılıkta devam ediyor. gerçi cpu ısısına filan bakmadım onu da bir kontrol edeyim.
0
🌸der meister
(07.04.26)
son fiyatlara hakim değilim ama makina kötü değil. özellikle hx işlemci olması iyi, bunlar yüksek performanslı işlemciler ve browserda 20-30 tab açsan da alet kasmayacak. 24gb ram aslında yeterli ama bir iki sene sonra ram fiyatları ucuzlayınca (şu an aşırı pahalı) 32 hatta 64 yaparsın. DDR5 olması iyi, en güncel teknoloji bu. rtx4050 öyle 150fps alma derdinde değilsen tüm oyunları oynatır tabi bu bir laptop. kompakt cihaz yani ısı sorunu olacaktır onu da laptop altına koyulan fanlı soğutucular ile çözersin. LOQ serisinin ekranlarını ve renklerini ben beğeniyorum göz yormuyor parlama yapmıyor. 512ssd seni en az 1 sene götürür sonra dolarsa boştaki slota 1tb ekler devam edersin.
0
orpheus
(07.04.26)
Vallaha tadını kaçırmak istemiyorum ama gerçekten sorunlu bir seriye benziyor bence 14 gün dolmadıysa iade hakkını kullan. Gündelik kullanımı artık her türlü bilgisayar kaldırıyor telefon işlemcili macbook neo bile köpek gibi çalışıyor.
0
denizgonen
(08.04.26)
olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu
0
co2s2
(08.04.26)
(2)

win 11 iso dosyası flaşa sığmıyor

der meister
herkes 8gb yeter demiş internette ama ben rufus'ta hata alıyorum iso dosyası için, seçilen yansı hedef için çok büyük diyor. NTFS olarak biçimlendirmeme rağmen böyle oldu. görmeyeli dosya mı büyüdü acep? 16'lık alsam kesin olarak yeter mi? gerçi onunla denemekten başka şansım yok zaten o da problem
herkes 8gb yeter demiş internette ama ben rufus'ta hata alıyorum iso dosyası için, seçilen yansı hedef için çok büyük diyor. NTFS olarak biçimlendirmeme rağmen böyle oldu. görmeyeli dosya mı büyüdü acep? 16'lık alsam kesin olarak yeter mi? gerçi onunla denemekten başka şansım yok zaten o da problem çıkarırsa o zaman düşünürüz ama ne bileyim merak ettim böyle bir sorun yaşayan var mı diye. internette bakınca hiç göremedim çünkü, sadece otomatik yapay zeka cevabı çıkıyor "olmuştur dayı yani kavgada olur" şeklinde. düzeltebileceğim bir şeyse yeni flaş almayayım ev 8gb çöplüğüne döndü zaten.
+1
der meister
(26.03.26)
Güncel Windows 11 ISO'ları 8 GB'a sığmaz, Windows 10'un yayınlanan en son sürümü sığıyor. 16 GB bellek ayarlayabilirseniz onda sorun yaşamazsınız.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
flaş almak istemezseniz bi çılgınlık yapıp ssd/hdd'nin sonlarından 15gb falan küçültüp bi partition oluşturursanız orayı kullanabilirsiniz.
0
aguen
(26.03.26)
(7)

karşıyaka-göztepe rekabeti

der meister
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz. yalnız altını çizerek belirteyim ben KESKİN ayrımlardan bahsediyorum. mesela fenerbahçe halkın takımı, galatasaray elitist bir takım diyebilirsiniz ama gerçekte çok farklı sosyal statülerden milyonlarca taraftarı olan takımlar bunlar. ülkenin dört bir yanında, farklı kimliklerde taraftarları var.

karşıyaka-göztepe için de durum böyle mi, semt temelli "buranın ağası biziz" rekabeti mi var? yoksa daha derin boyutu var mı bu işin? ben kendi tanıdığım birkaç izmirlide (karşıyakalı, göztepeli ya da altaylı olduğunu söyleyen) çok bi şey görmedim çünkü yani dümdüz standart orta sınıf türk insanıydılar ama tabii örneklem çok küçük.
+1
der meister
(15.02.26)
Karşıyaka izmir'in en elit semti. Göztepe için varoş diyemeyiz ama aynı ayarda değiller. Karşıyaka taraftarı bir şekilde karşıyaka ile bağı olan - örneğin orada doğup büyümek gibi - kişilerden oluşuyor. Göztepe'nin taraftar profili arka plan açısından çeşitlilik gösteriyor. Mesela göztepe'de hiç yaşamamış orayla alakası olmayıp da Göztepe'yi destekleyen çok kişi var, mesela ben.
+1
michael harddd
(15.02.26)
İki semt de bence aynı elitlikte ama Karşıyakalılarda sinir bozucu bir kibir ve büyüklenme var. Kendilerine otuz beş buçukluyum derler mesela. Diğer ilçeleri küçük görürler.
Düşmanlığa kadar varan taraftarlığın nedeni Karşıyakalıların bu tavrı olabilir.
Son yıllarda İzmir'de elit bir yer kaldı mı ki ayrıca.
+2
pro9it9is9
(15.02.26)
Karşıyaka kendini İzmir üstünde ve dışında görüyor işte 35,5 mevzusu. Onun dışında Karşıyaka'nın Bostanlısı falan elit denebilir de tüm Karşıyaka öyle değil. Göztepe de benzer elitlikte yani. Aynı şekilde Altay'ın merkezi Alsancak da öyle. Bi işçi sınıfı-elit rekabeti yok iki takım arasında. Altay ittihatçıların takımı mesela kuruluşunda, Karşıyaka daha Türk-İslam endeksli kuruluyor ama günümüzde pek yok ayrım işte hepsinin taraftarı tipik İzmirlilerden oluşuyor. Semt kültürü olayı baskın. Bi de ikisi tam körfezin karşı kıyıları yani bakınca birbirini görüyorlar
+1
nundu
(15.02.26)
Bu arada esas sosyal farka dayalı derbi karşıyaka-bucaspor derbisidir. Tamamen zıt 2 semt. Ama bu iki takım uzun zamandır aynı lig'e düşmüyor. Unutuldu gitti.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Standart iki şehir takımı rekabetinden öte birinci lige çıkmaya ramak kala karşıyaka çıkmasın diye göstepenin galatasaraya maçı satması ile başlar büyük dava. takımların şehrin iki yakasında olması, klasik rakiplik falan öte düşmanlık bu işten başlar. büyür gide.
bir karşıyakalı olarak açıkça şunu söyleyebilirim ki biri bok diğeri kaka bakarsan.
anlatılacak çok şey var ama kör cahil tribünlere bunu anlatamıyorsun ne yazık ki. o yüzden böyle gelmiş böyle gider bir mevzu baktığında.
0
erty_ksk
(15.02.26)
aynı ayardalar. şehrin 2 köklü takımı. fener gs olayı biraz anadolu takımı avrupa takımı gibidir. ya da gs okumuş elit tabaka, fb tersidir. adanaspor elit zengin takımıdır, adana demirspor işççi varoş takımıdır mesela. izmirde bu şekil ters denge altay/göztepe veya altay/ksk arasında olabilir ancak.
0
ground
(16.02.26)
@erty_ksk süper ligdeki Galatasaray, Karşıyaka'nın üst lige çıkmasını nasıl engelleyebilir söyler misin?
-1
unalub
(16.02.26)

trt 1 yine mi frekans değiştirdi?

der meister
ta avrupa şampiyonası zamanı maç sırasında şifreliye dönüyor diye bu frekans ayarını yapmıştım ama vura kıra oldu biraz, beş tane farklı trt1 çıktı, anamın kanalları tuhaf tuhaf yerlere dağıldı vs... geçen galatasaray'ın şampiyonlar ligi maçında fark ettim, normalde sağlam çalışan HD kanalımız yine
ta avrupa şampiyonası zamanı maç sırasında şifreliye dönüyor diye bu frekans ayarını yapmıştım ama vura kıra oldu biraz, beş tane farklı trt1 çıktı, anamın kanalları tuhaf tuhaf yerlere dağıldı vs... geçen galatasaray'ın şampiyonlar ligi maçında fark ettim, normalde sağlam çalışan HD kanalımız yine naz yapmaya başlamış, maçta şifre giriyor.

önümüz dünya kupası, düzgün çalışan bir TRT her eve lazım. şimdi bunun yeni ayarını neye göre yapmamız gerekiyor? ve senede bir böyle frekans değiştirmekle mi uğraşacağız, eşek yüküyle vergisini ödüyoruz evde oturup allahın devlet kanalını bile izlemek için niye ekstra çaba sarf etmemiz gerekiyor, bu nedir allah aşkına?
+1
der meister
(10.02.26)
(5)

tablet alırken neye dikkat etmek lazım?

der meister
bilgisayarım çok eskidi, hem yazı yazmak için kullanabileceğim (bu şart değil) hem de yazılı/görsel içerikler için kullanabileceğim bir tablet almak istiyorum. çoğunlukla maç izlemek için kullanırım herhalde. maksat bilgisayar veya televizyon kadar hantal olmasın ama cep telefonu kadar da küçük olma
bilgisayarım çok eskidi, hem yazı yazmak için kullanabileceğim (bu şart değil) hem de yazılı/görsel içerikler için kullanabileceğim bir tablet almak istiyorum. çoğunlukla maç izlemek için kullanırım herhalde. maksat bilgisayar veya televizyon kadar hantal olmasın ama cep telefonu kadar da küçük olmasın. bir de ekranı olabildiğince büyük olsun istiyorum, biraderdeki 12.9 inç galiba, o iyi mesela.

önerebileceğiniz f/p markası ya da doğrudan ürünü var mı? "la zaten maç izleyeceksen fark etmez al gitsin" mi dersiniz yoksa işlemcisi, şusu busu dikkat edilecekse hangilerine odaklanmamı tavsiye edersiniz? apple olmaz bunlar bizi aşar yomyeci adamlarız.
+2
der meister
(07.02.26)
kalem ihtiyacın olursa ilerde galaxy pad, yoksa xiaomi pad veya budget versiyonu redmi pad
0
nahtoderfahrung
(07.02.26)
HONOR TABLETLERİ SENİN İSTEDİĞİN GİBİ
+1
artıküyeolmakistiyorum
(07.02.26)
f/p demişsiniz farkındayım ama uzun vadede iPad'den daha f/p tablet yok. o yüzden yine, yeniden iPad diyeceğim. ikinci el de olabilir. M işlemcili bir model (air ya da pro) çok uzun yıllar götürür. iPad 2'm (2011) hala çalışıyor öyle söyleyeyim. bütçe meselesi ise aynı fiyata sıfır galaksi, şayomi vesaire yerine ikinci el iPad pro ya da air alırdım ben olsam.
+1
orient blue
(07.02.26)
honor bende var, 3. yılı bu sene. ben çok kullanmadım arada bir pdf okuma, bir şeyler izleme ve basit oyunlar. yeğenlerim oyun oynuyordu ama zaten ancak tatillerin bir kısmında görebildiğim için oynadıkları süre de çok çok değildi. ama yine de tablet kasıyor, uzun süreli kullanımda f/p değildi benim için. şimdi anneme verdim o kullanıyor. uzun süreli kullanım için bence de iPad +1
0
black holes in the sky
(07.02.26)
samsungun FE serisi tabletleri.

bu arada tüm tabletlere istersen klavyeli kılıf alırsın ya da bluetooth bir klavye mouse seti de bağlayabilirsin.
0
orpheus
(08.02.26)
(4)

spartacus: house of ashur, izleyenler nasıl buldu? (spoiler'sız)

der meister
spartacus çıktığı zaman lisedeydim. hem tarih düşkünü hem de ergen bir şahıs olarak bayılmıştım. ashur itini de karakter olarak çok sevdiğimi hatırlıyorum, tam şark kurnazıydı lale. globalleşen dünyamızda bu tarz yapımların eksikliğini hissediyorum, o yüzden bu diziden çok umutluydum ama imdb puanı
spartacus çıktığı zaman lisedeydim. hem tarih düşkünü hem de ergen bir şahıs olarak bayılmıştım. ashur itini de karakter olarak çok sevdiğimi hatırlıyorum, tam şark kurnazıydı lale. globalleşen dünyamızda bu tarz yapımların eksikliğini hissediyorum, o yüzden bu diziden çok umutluydum ama imdb puanı 5.9'muş ya şaştım kaldım. hani 7 olsa hatta 6.5 olsa bile hiç takmayacağım, imdb puanı düşük olduğu halde çok keyif aldığım filmler/diziler olmuştu ama bu hakikaten fazla düşük.

izlemiş olan varsa onların yorumlarını, varsa isyanlarını dinlemek istedim. saygılarımla, tşk
0
der meister
(17.01.26)
Berbat saçma sapan bir dizi. 4 bölüm baktım
0
hold the door
(17.01.26)
gayet güzel dizi. şuan aktif yeni bölümü yayınlanmakta olan diziler arasında da top 3 zaten. bi fallout var bi ashur izlediğim.

imdbsine baksan çok güzel olması gereken ama 2 bölüm izleyip hiç sarmadığından kim kimdi konu neydi onu bile anlamadığım bi yanda dizi akarken bi yanda kendimi telefonda takılırken bulduğum gereksiz yapımlar yanında gerçekten izlenebilir, bölüm bittiği anda yeni bölümünü beklemeye başlatan bir dizi.
0
konetsu
(18.01.26)
Ben beğenmedim. Niye beğenmedim diye sordum kendime, döndüm her bölümünü iple çektiğimiz Spartacus'un 1.sezonunu tekrar izledim. Bunun son bölümünü yarım bıraktım eeh sonra izlerim diye.

Bi kere atmosferi çok başkaydı. Adamlar arenada dövüşürken tozu biz yutuyorduk. Hasreti, vuslatı, ihaneti, acıyı biz yaşıyorduk.

Bunda gladyatörler mahallenin serserilerinden seçilmiş gibi, bi çiğlik var, gevşek gevşek hareketler... Halbuki bizimkilerin en az rolü olanların bile bi karizması vardı. Ludus ciddiyeti yok, evin arka bahçesi gibi. Köle-sahip, ast-üst ilişkisinin en yoğun hissedildiği yerdi orası. Canim doctorenin gözünden uçanın bile kaçamadığı bir baskı vardı.

Eskiden dönen entrikaların üzerine çıkamadı Ashur. Devrik dominusun hırsı ve liderlik becerileri yok onda. Hinlik, cinlik, itlik var ama zaafiyeti de bol. Genel olarak sığ kaldı eskisine nazaran.
0
beetlejuice
(18.01.26)
özellikle son bölümlerinde seviyeyi iyice yükseltti. bence mükemmel bir final yaptı :)
0
konetsu
(06.02.26)
(3)

basketbolseverlere TBL sorusu - iki maçı kazanan seriye 1-0 önde başlar

der meister
iyi akşamlar dostlar,bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal s
iyi akşamlar dostlar,

bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.

ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal sezonda rakibini her iki maçta da yenen takım play-off serisinde (eğer eşleşirlerse) 1-0 önde başlar. şimdi mesela 2002/03 sezonu play-off'larına baktım, fenerbahçe-galatasaray serisinde dört maç oynanmasına rağmen (2-2) galatasaray tur atlamış görünüyor.

böyle bir kural var mıydı? varsa eğer ne zaman kaldırıldı, bilen var mı? çünkü ben hayal meyal öyle bir kural hatırlıyorum ama doğru dürüst bilgi de bulamadım.
+1
der meister
(10.01.26)
evet böyle bir kural vardı, 2010'lu yıllarda kalktı sanıyorum ama net yılı ben de hatırlayamadım.
0
meiyisi
(10.01.26)
öyle bir kural vardı. sezonda 2 maçı alan 1-0 başlardı. 2005'te kalkmış.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
durduk yere damir mrsic'li senelere gittik iyi mi? fenerimin genelde önüne gelene kaybettiği, ülkerle birleştikten sonra yavaş yavaş hegemonyanın başladığı yıllar. hey gidi...
0
lionel andres
(11.01.26)
(4)

hukuk bürosu mesajları

der meister
birkaç yerden dava bekliyorum. son bir haftada iki farklı büro mesaj attı "uzlaşma dosyanızın son günüdür" diye ama çok amatör yani birisi sadece adımı yazmış, soyadım bile yok. uyap'tan baktım adıma açılmış dava yok, icra dosyası da yok. yine de şu araki durumumdan dolayı (hem finansal, hem kişisel
birkaç yerden dava bekliyorum. son bir haftada iki farklı büro mesaj attı "uzlaşma dosyanızın son günüdür" diye ama çok amatör yani birisi sadece adımı yazmış, soyadım bile yok. uyap'tan baktım adıma açılmış dava yok, icra dosyası da yok. yine de şu araki durumumdan dolayı (hem finansal, hem kişisel DÖĞÜŞ) gerçekten bi yere çağırıyor olabilirler yani şaşırmam.

uyap'ta dosya yoksa sıkıntı yok mudur şu aşamada? bu tür mesajların gerçek olma ihtimali ne? aramak da istemiyorum adamları. dolandırıcıysa mesela eğer ne diyecek bana, neyde uzlaşacağız tam olarak?
0
der meister
(10.01.26)
Uzlaştırmaya tabi bir suç söz konusuysa dosyaya atanan uzlaştırmacı sizi arar. Mesaj atıp geçmezler doğrudan telefon edip gerçek bir uzlaştırma süreci işletiyorlar. Arabulucular da aynı şekilde. Dava ya da icra dosyası zaten açıldığı an uyapta görünüyor. O mesajlardaki numarayı ararsanız genellikle yasa dışı sitelere girmişsiniz falan diyorlar.
0
dfn4
(10.01.26)
Geçen ay arabulucuda 4 tane dosya vardı. Hem uzlaşılmayacağı belliydi, hem de şehir dışı olduğundan kimsenin gitmeyeceği.
Neyse, avukatın biri önce vatsap’tan yazdı, sonra aradı; toplantıya gidip gitmeyeceğimi sözle sordu. Sonra diğer hissedarlar konusunda kim kimin kızıdır, şu yaşıyor mu, şunun telefonu ne gibi şeyler sordu. En son sizce uzlaşır mı bu grup gibi bişey sorunca, dedim ki bu nasıl komşu teyze gibi arabulucu? Gerekeni söyleyip kapattım.
Ardından bir diğeri sms atmış detayları, metin aynen sizi dediğiniz gibi son derece amatörce; şu adreste şu saatte toplantı gibi detaylar mevcut ama. Adam arayacak diye üzerinde durmadım. Sonra toplantı günü ve saati son derece panik bir halde, siz nerdesiniz, gelmeyecekseniz niye söylemediniz, çabuk 5 dk içinde yazılı beyan gönderin sms ile diye azarlamaya başladı. Bununla da ablam kavga etmiş :D
Sonra diğer birinin avukatı da direkt aradı; katılmayacağım, beyan gerekiyor mu dedim, yoo dedi.
Davayı kuzen açacağı için süreçten haberim vardı, araştırmadım ama tam da dediğiniz gibi saçma sapan mesajlar, aramalar vs olabiliyor.
-1
lil siztah
(10.01.26)
Avukatım. %99,9999999999999 dolandırıcılık. Eğer bir telefonunuz varsa sırasıyla önce cbs uzlaştırma bürosundan mesaj gelir. Burada uzlaştırmacının sicili adı telefonu ve soruşturma numarası yazar. Bunlar yoksa %100 dolandırıcılık.
Ayrıca uzlaştırmacılık ile arabuluculuk farklı şeyler. Cezada bazı suçlar için uzlaştırma, hukuk davalarında bazı davalar için arabuluculuk sistemi getirilmiştir. Bu aşmalar sonuçsuz kalırsa dava açılır. O yüzden uyapta dava görmemeniz normal. Kim ararsa arasın whatsapptan veya mail adresine dosya ile ilgili evrakları isteyin. Dolandırıcı ise zaten bu bilgiler onda yoktur.
0
ground
(10.01.26)
gerçek dışı mesajlar. uzlaştırmacıya dosya atansa size ulaşırlar. icra takibi açılmış olsa tebligat alırsınız, almadan süre başlamaz.
her halükarda tebligat almadıysanız endişelenmeyin
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.01.26)
(2)

kpss ortaöğretim

der meister
lisanstan atıldım, işten de çıkaracaklar yakında. çevremdekiler hep kpss'ye girmemi tavsiye ediyor ama benim eylül-ekim'e kadar ders çalışacak durumum yok, bir şekilde para kazanmam şart. hem iş hem ders de pek olmaz yani o kadar sıkıya gelemem. üstelik düz anadolu lisesi mezunu olduğum için öyle öz
lisanstan atıldım, işten de çıkaracaklar yakında. çevremdekiler hep kpss'ye girmemi tavsiye ediyor ama benim eylül-ekim'e kadar ders çalışacak durumum yok, bir şekilde para kazanmam şart. hem iş hem ders de pek olmaz yani o kadar sıkıya gelemem. üstelik düz anadolu lisesi mezunu olduğum için öyle özellikli bir atamam da olmayacak, sanırım "şanssız" gruba düşüyorum bu anlamda.

genel kültürüm iyidir, türkçe ve sosyal bilimlerde de iyi iş çıkarırım. millet "ya her türlü atanırsın nolcak" diyor da hakikaten öyle mi ya? çalışmadan veya az çalışarak atanabilir miyim? atandım diyelim nereye nasıl atanırım ki uzmanlığı olmayan DÜMDÜK MEMUR ne iş yapar mesela? yabancı dilim var ama o atanırkenki süreçte önemli değil herhalde anca atandıktan sonra belki.

en azından zayıf olduğum birkaç alana ağırlık verip çalışayım diyorum. kpss ortaöğretimde iş imkanı, atama durumu vs. nasıl genel olarak?
-1
der meister
(20.12.25)
Lisans mezunu olmuş olman birkaç bölüm dışında bir avantaj sağlamaz. Sadece atandıktan sonra maaşın onlara göre az olur.

Dümdük memur dediğin odasında facebook'ta takılır, youtubedan muzik dinler. Vatandaş hizmet beklediğinde bugün git yarın gel aga deyip başından savar. Yatış modunda yaşarsın yani. Maaşına göre iyi
0
michael harddd
(20.12.25)
ortaöğretimin kontenjanı çok az. üstelik o az kontenjanın büyük kısmı da özellikli kadrolar (meslek liseleri vs). o yüzden elini kolunu sallayarak kazanılır diyenlere inanmayın. yeterince çalışarak halledebilirsiniz ama.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.12.25)
(2)

birikmiş bağkur borcunda toplu ödemede indirim var mı?

der meister
3-4 yıldır filan ödemiyorum sanırım, yazın 200'den biraz fazlaydı. şimdi çok güçlü olmasa da bir ışık var, ödeme şansım olabilir. pazartesi gününü eğer gerektirirse tümüyle bu işe adayacağım, önden bi buraya sormak istedim.1) toplu ödersek herhangi bi indirim oluyo mu? yasadan, kapsamdan vs. bağımsı
3-4 yıldır filan ödemiyorum sanırım, yazın 200'den biraz fazlaydı. şimdi çok güçlü olmasa da bir ışık var, ödeme şansım olabilir. pazartesi gününü eğer gerektirirse tümüyle bu işe adayacağım, önden bi buraya sormak istedim.

1) toplu ödersek herhangi bi indirim oluyo mu? yasadan, kapsamdan vs. bağımsız? yok herhangi bi şeye tabi güzellik yapıyolarsa bana uyan ne var, neye göre işlem yapabilirim bunu görebileceğim bi e devlet ekranı var mı?

2) MEKANI BASAYIM dersem bağkur borcu işlemleri için nereye gitmem lazım?

3) hiç ödenmeyip birike birike düz hesap 200 olduğunu varsayacağımız bir borç için şimdi pazartesi ödüyorum dersem gerçekçi olarak bir indirim vs. alabilir miyim, yakın zamanda benzer işlem yapmış olan var mı?
+1
der meister
(12.12.25)
şu an çalıştığım yer bu konuda sorun çıkarıyor ve mevcut işimi kaybetmek istemiyorum. zaten ben paylaşmadığım sürece erişemeyecekleri bir şeyle ilgili niye böyle bir durum yaşadık onu da anlayamadım da neyse. aylardır aramama rağmen başka bir şey bulamadım zaten. bunu kapatır, işe devam edeceğim için maaşımla da aldığım borcu öderim dedim hem borçlu hem de işsiz evde oturmaktansa.
0
🌸der meister
(12.12.25)
SGK ilçe müdürlüğüne giderek detaylı bilgi alabilirsin. İçeri girişte derdini sorup ona göre bir sıra numarası veriyorlar. Bankalardaki gibi sıran gelince numaran yazan bankoya gidiyorsun, hele de ilgili bir memura rastlarsan kafanda hiç soru işareti kalmaz.

'sağlık sorunun yoksa' lafını ben gerçekten çok ilginç buluyorum. Kalbinizin bu gece beyninize pıhtı atmayacağını, yarın sabah engelli olarak uyanmayacağınızı nereden biliyorsunuz?
0
Mirket
(12.12.25)
(1)

ülker sports arena çevresinde yeme içme işi

der meister
söz bu konudaki son sorum :)yarın konser için ilk kez geleceğim. kapı açılış 8'miş. daha önce hiç gitmemiştim, haritadan çevreye biraz baktım da etrafı öyle yiyip içilecek ve konser öncesi vakit geçirilecek bir yer gibi gelmedi bana pek... gerçi google arabasının görüntüleri eskiydi sanki.kadıköy'de
söz bu konudaki son sorum :)

yarın konser için ilk kez geleceğim. kapı açılış 8'miş. daha önce hiç gitmemiştim, haritadan çevreye biraz baktım da etrafı öyle yiyip içilecek ve konser öncesi vakit geçirilecek bir yer gibi gelmedi bana pek... gerçi google arabasının görüntüleri eskiydi sanki.

kadıköy'de takılıp saat 7 gibi otobüse binsek daha mantıklı olur mu? cumartesi akşamı o saatlerde hem otobüs aşırı kalabalık olur hem de trafiğe takılırız diye endişe etmedim değil. yani isteğim bi yerde oturup finduk fistuk yiyip bira içmek, oradan konsere geçmek.

ortalık sakinken saat 3-4 civarı geçip salon civarında takılmak mı daha mantıklı olur yoksa başka bir üste yükleme yapıp sadece konser için oraya geçmek mi? bu arada bir günlük macera için sınırları biraz zorlayabilirim tabii ama her mekân çok ciks ve pahalıysa yine olmaz. yani etrafta mekan bol ama kadıköy'de 120 liraya içeceğin birayı orada 300'e içersin derseniz yine kadıköy'de kalırım.
0
der meister
(05.12.25)
2 kilometrede Palladium avm var. İçinde midpoint, cookshop vs yerler var. Salona geçmek yürüyerek 15-20 dakika sürer. Ben olsam kadıköyde takılırım biraz erken kalkıp 1’er birada avmde içer, marketten yolluğumu da alıp 15-20 dk yürüyüp salona girerim. Hava yağar mağar onu bilmem. Ayrıca biz aşırı punkız sokakta içeriz dersen salonun az aşağısında tekel var hemen arkasında da park.
0
toucheamore
(06.12.25)
(6)

türkiye içi otel-hostel işini nasıl hallediyorsunuz? ataşehir tarafı için öneri

der meister
yurtdışı için booking kullanıyorum ama türkiye içinde artık çalışmıyor sanırım, bu zamana kadar ihtiyacım da olmamıştı.cumartesi gecesi till babuşun konserinden sonra gecelemek için bir yere ihtiyacım olacak biraderle. gece 12-1 civarı toplu taşımayla ulaşımın kolay ya da taksiyle geçişin çok yazmay
yurtdışı için booking kullanıyorum ama türkiye içinde artık çalışmıyor sanırım, bu zamana kadar ihtiyacım da olmamıştı.

cumartesi gecesi till babuşun konserinden sonra gecelemek için bir yere ihtiyacım olacak biraderle. gece 12-1 civarı toplu taşımayla ulaşımın kolay ya da taksiyle geçişin çok yazmayacağı, zehirlenip ölmeyeceğimiz bir yer arıyorum. hiçbir beklentim yok karşılıklı iki yatak olsun, çok harap ve sıkıntılı bir bölge olmasın yeter. rezervasyon için güvenilir uygulama/internet sitesi, doğrudan mekân önerisi vs. varsa alabilirim. tşk
0
der meister
(03.12.25)
site olarak trivago güvenilir. bir de bulduğum otele mutlaka tripadvisor üzerinden bakarım kullanıcı yorum ve fotoğrafları çok fikir veriyor.
0
Kediyi üzdün
(03.12.25)
trivagodan fiyat bakarım, bu aralar obilet'e de bakıyorum güzel indirimler veriyor. booking gerekirse vpnle girip öyle rez yaparım henüz vay sen vpnle tr'den rez yapmışssın diyene denk gelmedim.
0
bay b
(03.12.25)
VPN le bookingten bakıyorum. Sonra seçtiğim otelin google maps ten yorumlarına ve iletişim bilgilerine bakıp telefonla arıyorum ve pazarlık yapıyorum, genelde booking fiyatına denk geliyor bu şekilde pazarlıkla. Alternatif olarak AirBnb de gayet yeterli.
0
zikardo
(03.12.25)
çeşitli sitelere girerek otel fiyatlarını karşılaştırıp otelleri google üzerinden araştırarak. google da ziyaretçi puanı 4.3+ falan değilse bakmaya gerek yok zaten.
0
biravekahve
(03.12.25)
neck_and_neck
(03.12.25)
Agoda’ya bakabilirsin. Booking’i aratmaz.
0
ezkaza
(03.12.25)
(1)

kafada çıkan kist (ankara doktor önerisi)

der meister
erkek kardeşimin kafasında uzun süredir böyle bir sorun var. kendisi pek üstüne düşmüyor ama babamı beyin tümöründen kaybettiğimizden beri özellikle annem çok dert ediyor farkındayım. defalarca doktora gittik farklı yerlerde. patolojiden bir şey çıkmıyor, doktorlar da genelde enjektörle sıvıyı alıp
erkek kardeşimin kafasında uzun süredir böyle bir sorun var. kendisi pek üstüne düşmüyor ama babamı beyin tümöründen kaybettiğimizden beri özellikle annem çok dert ediyor farkındayım. defalarca doktora gittik farklı yerlerde. patolojiden bir şey çıkmıyor, doktorlar da genelde enjektörle sıvıyı alıp ilaç veriyorlar. şimdi tabii bir yerde "e daha ne yapacaklar" sorusunu ben de soruyorum ama bu problem sürekli tekrarlıyor. bize abi kardeş her sene KAFA KAZITMA PERİLERİ gelir, hatta berabersek makineyle birbirimizin kafayı deşeriz. geçen yine sıfıra vurmuş, bir baktım kafasının arkasında TOP GİBİ kocaman şişkinlik var. yatarken rahatsız ettiğini zaten söylüyordu, görüntü olarak da kötü görünüyor açıkçası.

yani orada bir alan açılmış ve orası sürekli sorunlu. bunun çözümü yok mudur allah için ankara'da önerebileceğiniz bir doktor varsa özellikle ona götürelim diyorum. tabii en başta sağlığının yerinde olması önemli ama gencecik çocuk kafada üç kilo yükle geziyor, ondan çok biz dert edindik.

gerçi işte beslenmesi filan da çok pis maalesef sigara da içiyor, doktor da en son lafı biraz "böyle yaşarsan, genetik yatkınlığın da varsa çıkar bu yapacak pek bi şey yok, enfekte olmamasına dikkat edeceksin" demeye getirmiş ama böyle yaşanır mı yav. kaldı ki bende veya sülaledeki diğer erkeklerde ben hiç bu tarz bi şey görmedim. öyle sivilce gibi de değil kocaman yara oluyor ve sürekli bu durumda.

başka yer olsa şahan'ın beynini aldıran adam skecindeki gibi "al gitsin hocam ya" deriz, o da olmuyor.
0
der meister
(26.11.25)
Fotoğraf ekleyebilirseniz nasıl bir yol izlemeniz gerektiği konusunda yardımcı olmaya çalışabilirim.
0
plastik turambar
(26.11.25)
(1)

ülker sports arena'ya nasıl gidiliyi?

der meister
till lindemann konseri için geleceğim biraderimle. valla daha önce 6-7 sene istanbul'da yaşadım ama ataşehir tarafına hiç gitmedim, gerçekten bilmiyorum. biz trenle söğütlüçeşme'ye ineriz. agamı avrupa'ya geçirir eminönü-laleli turu attırırım, sonra kadıköy'de takılırız diye düşündüm. kadıköy'den (y
till lindemann konseri için geleceğim biraderimle. valla daha önce 6-7 sene istanbul'da yaşadım ama ataşehir tarafına hiç gitmedim, gerçekten bilmiyorum. biz trenle söğütlüçeşme'ye ineriz. agamı avrupa'ya geçirir eminönü-laleli turu attırırım, sonra kadıköy'de takılırız diye düşündüm. kadıköy'den (ya da başka bir yerden) salona en rahat nasıl geçebiliriz? otobüs diyor google ama istanbul'da otobüse binmek acayip korkutucu geliyor açıkçası. durak bulamıyorum, durak bulsam 300 kişi bekliyor oluyor vs... salona giden tramvay/metro gibi bi şey yok mu? yok eğer sadece otobüs varsa nerelerden geçiyor kendisi?
+1
der meister
(24.11.25)
M4 Sabiha gökçen- kadıköy metrosu ile yenisahra durağında inip metrodan da alışveriş merkezi çıkışından çıkınca otobüs durağı var. 8A numaralı otobüsler oraya götürüyor. Otobüsten leylak sokak durağından inmeniz gerekiyor. Yolun çoğunu metro ile gittiğiniz için trafik derdiniz de olmaz. Ben hep bu şekilde gidiyorum gittiğim zaman.
+1
mermaidd
(24.11.25)
(1)

liseler arası maçların nerede ne zaman olduğunu nasıl öğrenebilirim?

der meister
ulusal bir veritabanı var mı bunun için? spor çok fark etmez ama önceliğim basketbol. şu yüzden soruyorum: bilen bilir iflah olmaz bir spor aşığıyım ama profesyonel sporlar arada sıkıyor. şikesi şusu busu... ben lisedeyken okul halinde maçlara giderdik, hocalarımız yok yazmazdı. ne yıldız var, ne or
ulusal bir veritabanı var mı bunun için? spor çok fark etmez ama önceliğim basketbol.

şu yüzden soruyorum: bilen bilir iflah olmaz bir spor aşığıyım ama profesyonel sporlar arada sıkıyor. şikesi şusu busu... ben lisedeyken okul halinde maçlara giderdik, hocalarımız yok yazmazdı. ne yıldız var, ne oran, ne rakibi biliyoruz, ne lig tablosunu eğer varsa... hep birlikte gider, arkadaşlarımıza destek olur, mükemmel zaman geçirirdik. bazen o hissi çok özlüyorum açıkçası.

kocaeli'deyim. yaşadığım ilçeden tutun da şehir genelinde bir sürü spor salonu/merkezi var, muhakkak buralarda düzenlenen turnuvalar oluyordur eğer 10-12 senede her şey tamamen değişmediyse.

nerede kimin ne zaman oynadığını öğrenebileceğim bir kaynak var mı? bu maçlara giriş zaten ücretsiz oluyor, denk düşerse gidip izleyeyim istiyorum. tek farkla biten euroleague finalleri, son topa kalan nba final serisi maçları gördük ama son dakikasına 52-49 girilen lise maçının atmosferi hiçbir yerde yok yahu.
+1
der meister
(24.11.25)
spor.gsb.gov.tr

şöyle bişey buldum ama işini görür mü bilmiyorum.
0
gobekliraki
(24.11.25)
(2)

uyumsoft fatura

der meister
merhaba,çok önemli bir biznıs insanı olduğum için uyumsoft şeysini kullanmak durumundayım. borç varmış, eft yapıp ödedim. dekont var ama mail adresime fatura göndermediler. ben müşavire faturayı göndermek istiyorum ödemeyi çalıştığım yere kilitlemek için. daha önce de yapmıştık ama ne gönderdim hiç
merhaba,

çok önemli bir biznıs insanı olduğum için uyumsoft şeysini kullanmak durumundayım. borç varmış, eft yapıp ödedim. dekont var ama mail adresime fatura göndermediler. ben müşavire faturayı göndermek istiyorum ödemeyi çalıştığım yere kilitlemek için. daha önce de yapmıştık ama ne gönderdim hiç hatırlamıyorum, adama sormaya da çekiniyorum şimdi o "ne mal adamsın birader gtünden haberin yok" diyeceğine siz deyin hehe. faturayı nasıl alabilirim ben? yoksa o kendisi uyumsoft'un sisteminden görür mü zaten? kredi kartıyla ödeme ekranına geldiğimde hala borç görünüyor onu da anlamadım, fast'la 1-2 dakika içinde geçmesi gerekmez mi?
0
der meister
(30.10.25)
Uyumsoftu bilmiyorum fakat, onlarin duzenli musterisi iseniz, fatura bilgileriniz vardir onlarda, e fatura'ya gecmeyen sirket pek yoktur diye dusunuyorum, dolayisiyla sirkete gidecektir fatura sistem uzerinden. En fazla uyumsofta fatura bilgileri sizde mevcut mu diye sorarsiniz.
Muhasebeye de dekontu gonderseniz yeterli bu durumda, faturayi onlar kontrol ederler zaten.

Eft odemeleri eslestiriliyor genelde o sebeple 1 2 dakikaya gecmez, bugun yaptiysaniz, yarin bile eslestirilebilir.
0
bosver nicki
(30.10.25)
Hikayeyi anlamadım. Sen kimsin, çalıştığın yer kim, faturayı kesecek olan kim, görecek olan kim? Bi özetlersen yardımcı olayım.
0
kibritsuyu
(30.10.25)
(4)

antidepresan bozulur mu?

der meister
dostlar iyi akşamlar,iki saat kadar önce zulamdaki selectra 100mg'den bir tane aldım. hapın tadı biraz değişik gibi geldi, normalde zaten tadı yoktur ama bilgisayar çantamın içinde karanfilin yanındaydı onun kokusu sinmiştir belki deyip üzerinde durmadım. aynı sebepten bozulabileceğini de hiç düşünm
dostlar iyi akşamlar,

iki saat kadar önce zulamdaki selectra 100mg'den bir tane aldım. hapın tadı biraz değişik gibi geldi, normalde zaten tadı yoktur ama bilgisayar çantamın içinde karanfilin yanındaydı onun kokusu sinmiştir belki deyip üzerinde durmadım. aynı sebepten bozulabileceğini de hiç düşünmedim güneşsiz, kokusuz, kurusuz ortamdaydı uzun süredir. çanta evde yatıyor.

yalnız son yarım saattir böyle bi ürperti, kamyon çarpmış gibi yorgunluk, deride yanma hissi hasıl oldu... bu sonuncusuna aslında yabancı değilim, kan testinde "sınır" demişti doktor ama sanırım şekerim çıkıyor.

bozuk ilaç en fazla göstermesi gereken etkiyi göstermez diye biliyorum ben. başından benzer durum geçen oldu mu, durduk yere antidepresan şehidi olmayak? bu zaten uzun salınımlı değil mi, kullanmaya başlayınca normalde etki göstermesi 1-2 hafta sürüyordu? uzak kalınca vücut komutları mı unuttu, serotonin kapılarını açmak yerine başka reaksiyonlar mı göstermeye başladı acep?

***

bu arada ben ilacı devam etmem gerekirken terapistime danışmadan mal gibi kendi kendime bırakmıştım, onu ekleyeyim. kullandığım süreçte çok memnundum, gece tuvalete çıkma dışında bir rahatsızlığım yoktu. baktım dayanamıyorum elimde kalanları tekrar kullanmaya başladım, ay başında da online yapıyorsa eğer terapistimle yoksa eğer yaşadığım yerde başka biriyle görüşeceğim. yani normal şartlarda kullandığım, bu tarz tuhaf bir yan etkisini hiç görmediğim bir ilaç. saygılarımla arz ederim.
+1
der meister
(26.10.25)
uzun salınımlı demek bir iki hafta sonra etkisini gösterecek demek değil öncelikle. evet ilaç etkisini 2 haftada gösterir bu doğru ama uzun salınım bu demek değil istiyorum aman neyse.

ilaca ara vermiştin ve tekrar mı almaya başladın. böyleyse dediğin şeyler olabilir.

sktsi geçmediyse, blister üst folyosu yırtılıp nem almadıysa, aşırı sıcakta aylarca kalmadı ise bozulmamıştır. yani yaşadıklarının ilacın bozuk olması ile bağlantısı yoktur. geçmiş olsun.
0
a perfect lie
(26.10.25)
Anti-depresanlarda toksisite hiç duymadım, genelde kan sulandırıcılar, tiroid ilaçları insülin vb ilaçlar buna sebep oluyor.

Benzer etkiyi ben de hissediyordum bi süre ara verip tekrar başladığımda. Alman gereken dozajda aldıysan ara verdiğin içindir diye düşünüyorum ben.

Muhtemelen anksiyeten tetiklendi, ya bozulduysa ve zarar verirse düşüncesinin etkisidir gibi :)
0
truf
(26.10.25)
evet maalesef. zart diye kestim, aylarca kullanmadım. kullanmadığım süreçte fiziksel bir problem yaşamadım ama amiyane tabirle kafam bozuldu. genel olarak kötü bir dönemden geçiyorum, ondandır dedim. çok içiyordum, alkolü bırakayım dedim. üç aydan fazla zaman geçti. yok. kafada yaprak kımıldamıyor resmen. müthiş huzursuz, keyifsiz, mutsuzum. beyin kimyamın felç geçirdiğini hissediyorum adeta. o yüzden "böyle gitmez" deyip geri döndüm, daha önce kullanıp çok verim almış olmama da güvenerek...

tabii ki ilk fırsatta terapiste gideceğim onu tekrar belirteyim kamu spotu olarak. kafanıza göre kullanmayın derlerdi boşuna değilmiş, ben bu kadar yamultacağını düşünmezdim. aylar geçti yav beyin durumu hiç mi dikkate almaz, bu adam artık ilaç kullanmıyor ben ona göre hormon basayım demez... yok. iyi kötü 30 sene taşıdı beni, ilacı bırakınca "ilaç yoksa ben de yokum serotonini anan versin hadi yallah" dedi resmen.
0
🌸der meister
(26.10.25)
Prospektüste belirtilen saklama koşullarına uyduğunuz sürece bozulması için bir sebep yok.

Alkol kullanıp kullanmadığınızı tam anlamadım, ama kullanıyorsanız bu tip ilaçları alkolle kullanmamalısınız.

Tarif ettiğiniz his daha çok ilacın yan etkisine benziyor. Antidepresanlar yeni başlandığı dönemde sıklıkla halsizlik ve tarif ettiğiniz tarzda hislere sebep olabiliyor. Özellikle de ilaca ilk başladığınızda daha düşük dozdan başlayıp sonradan yükselttiyseniz ancak şimdi geri dönerken bu tarz bir aşamalı kullanım yapmadıysanız yan etkiler daha sert ortaya çıkmış olabilir. Ya da belki ilk kullandığınız dönemde direkt bu dozdan başlamışsınızdır ancak öncesinde farklı bir ilaçtan buna geçmişsinizdir vs.

Siz her türlü kendi kendinize ilaç kullanmayın. Zibilyon tane sebebi olabilir bir durumun.
0
akhenaten
(27.10.25)
(3)

windows güncellemesi

der meister
sinsi windows güncelleme var yeniden başlat da yükleyek diyor ama ben şu an win 10 kullanıyorum. bildiğim kadarıyla buna sunulan destek bitti. sistem win 11 uyumlu mu ondan bile emin değilim, zaten imkanım olursa 3-4 bilemediniz 5-6-7-8 ay sonra yeni bilgisayar almak niyetindeyim, o zamana kadar win
sinsi windows güncelleme var yeniden başlat da yükleyek diyor ama ben şu an win 10 kullanıyorum. bildiğim kadarıyla buna sunulan destek bitti. sistem win 11 uyumlu mu ondan bile emin değilim, zaten imkanım olursa 3-4 bilemediniz 5-6-7-8 ay sonra yeni bilgisayar almak niyetindeyim, o zamana kadar win 10'la devam etmek istiyorum.

bu son güncellemeyi kurayım mı veya içeriğine nereden bakabilirim bunun? "sana son bir güvenlik güncellemesi kardeş..." mi diyor? yükleyince zart diye "win 11 kur ben dükkanı kapattım" filan demesin?
0
der meister
(17.10.25)
Diyebilir. Hatta tam da onu demesini sağlayan bir güncelleme de olabilir. Ben parasını verdiğim w10'umu böyle kaybettim mesela. Bence güncellemeyi kurma.
0
muhayyer divan
(17.10.25)
Demez, diyemez. Geçiş için onay tiki gerekir çünkü yükseltmenin riski var.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.10.25)
ben tüm güncellemeleri yükledim win10 için, bir şey de olmadı.
zaten knowledge base kodu yazar her birinde, onu aratırsan neyle alakalı olduğunu görebilirsin.
0
kesmekes laleler
(17.10.25)
(5)

işkur gerçekten işe yarıyor mu?

der meister
iş bulamıyorum. lise mezunuyum. 10 küsür senedir çalışıyorum aslında ama nasıl desem cv'de veya iş dünyasında karşılığı olacak bir şey değil pek, dolayısıyla kariyer bakımından sıfırım diyebiliriz. üstüne diploma olmayınca sanırım filtrelere takıldığım için kariyer sitelerinde de görüşmeye davet edi
iş bulamıyorum. lise mezunuyum. 10 küsür senedir çalışıyorum aslında ama nasıl desem cv'de veya iş dünyasında karşılığı olacak bir şey değil pek, dolayısıyla kariyer bakımından sıfırım diyebiliriz. üstüne diploma olmayınca sanırım filtrelere takıldığım için kariyer sitelerinde de görüşmeye davet edilmeyi geçtim genelde cv'mi bile kimseye gösteremiyorum. türkçeyi düzgün kullanıp iyi yazarım, ingilizcem de çok iyi ama dediğim gibi işte BİZNIS LAYF standartlarında hiçbir esprim yok. yakında buradan çıkaracaklar, o yüzden tam zamanlı iş arıyorum.

ilçedeki işkur'a gidip durumu izah etsem yardımcı olurlar mı, en azından bizi bir tür veritabanına filan ekliyorlar mı ya da aktif olarak iş arayanlarla eşleştirmeye/buluşturmaya çalışıyorlar mı?

kocaeli'deyim, bir fabrikaya gireyim diyorum ona da herkes yok yauv sen narin adamsın sana zor gelir vs. diyor e napiyim mk cumhurbaşkanlığı teklifi geldi de ret mi ettim.

şu an masrafım çok az 1-2 sene çalışıp biraz para biriktirsem, af çıkarsa zaten okula dönmek ve onu bitirmek istiyorum. gerçi 35 yaşında 15 seneye yayarak aldığım lisans diploması ne halta yarayacak orası da tartışılır ama olsun en azından 500 firmadan bir tanesine cv gösterebiliriz belki.

onun dışında platform olur, davranış olur (belediye binasına çıkıp kendimi yakmakla tehdit etmek) vs. önerileriniz varsa onları da alırım.

tek kriterim dediğim gibi tam zamanlı ve düzenli bir iş olması. freelance'tir şudur budur artık çark dönmüyor o şekilde maalesef. şimdilik zaten 1-2 ay kadar idare edebilecek durumum var, o aralığa işi sıkıştırabilirsem bekleyebilirim bulana kadar.
+2
der meister
(14.10.25)
Kısa süreli, geçici iş bulunuyor. Özellikle buyuksehirde. Fakat çok iyi yazarım dakikada 3 sayfa okurum işleri değil.
Ayrıca iskura gitmenize gerek yok edevletten iskura is arayan girişi yaparak işleri görebilirsiniz.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
iskur'a e devlet ve/ya kendi sitesinden kaydolabilirsiniz +1

Genelde donemsel ya da bahsettiginiz fabrika/depo gibi yerlerin iskur kotasi dolsun diye actiklari ilanlari sms atiyorlar ama onun da duzeni nasildir anlamadim.

ayrica, kral spor mevzu noldu?
+1
klassno
(14.10.25)
İstanbul Şansınız varsa ibb kariyer merkezini de deneyin. Güzel fırsatlar olabiliyor. Hatta ingilizce çok işe yarayabilir. Metro İstanbul’da 10 yıllık makine mühendisi İngilizce bilmiyor. trenin üreticisi olan Korelilerle, çevirmen aracılığı ile iletişim kuruyorlar. O kadar…
0
substituent
(14.10.25)
işkur, sgk, meb, tsk, tbmm, mahkemeler, hakimlikler, savcılıklar, karakollar, hastaneler, aile hekimlikleri -mış gibi yapılan yerlerdir. bunlar devletin devlet olmasından kaynaklı ödevlerini yerine getiriyormuş gibi davranması için vardır. gerçekte işe yaradıkları bir konu yoktur. güncel şartlar altında en iyi iş işin olsun'da, zaman zamansa aynı şirketin kariyer.net'inde bulunuyor. gerek kariyer.net, gerekse eleman.net'teki cv'leri ik'cılar inceliyorlar. işkur'daysa üniversite mezunu olduğun için birçok işe başvuru yapamıyorsun. zeten sitesi de ya çalışmıyor ya da kullanıcı düşmanı. narinsin, üzerler diyenlere aldırma, hiçbiri zor değil ama beyaz yaka gibi her gün tatil de yapmıyor. başlangıç maaşları 50 bindir, aklında bulunsun. şimdi az ücret talep edersin, deli falan derler.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
üstteki cevaba katılıyorum. -mış gibi yapılan yerler'den biri işkur.

türkiye'de çok sağlam bir cv yoksa tanıdık aracılığıyla veya sınavlarla iş bulunur. özel sektörde tanıdık faktörü sağlam bir diplomadan bile baskın. boğaziçi mezununu iş mülakatına aöf'li torpilli birinin alması çok yaygın bir durum.

beğenilmeyen fabrikaların da taliplisi çok çünkü maaşlar iyi.
0
runaway
(15.10.25)
(3)

cevap verirken metin kutusunun sağ üstünde yanıp sönen yeşil ışık ne?

der meister
duyuru açarken yok bu ama cevaplarda var. ben başta caps lock diye düşündüm ama hiçbir şey yazmayıp ekrana öylece boş boş baktığım zamanlarda dahi yanıp söndüğünü gördüm. belli aralıklarla diyeceğim ama ondan da emin olamadım. compu çıblak fodolarımızı mı çekiyor, ne ola ki bu?
duyuru açarken yok bu ama cevaplarda var. ben başta caps lock diye düşündüm ama hiçbir şey yazmayıp ekrana öylece boş boş baktığım zamanlarda dahi yanıp söndüğünü gördüm. belli aralıklarla diyeceğim ama ondan da emin olamadım. compu çıblak fodolarımızı mı çekiyor, ne ola ki bu?
0
der meister
(12.10.25)
Sağ olsun Compu, biz cevap yazarken tarayıcı yazılmış olanları kaydetsin diye kodlamış siteyi. Kaydetme belirtisi o yeşil. Kaydettik diyor yani.
+1
muhayyer divan
(12.10.25)
yazarken kaydediyor, onun işareti. ama sekmeyi kapatırsan yazdıkların kaybolur. ama sekmeyi kapatmadan sayfayı yenilersen, başka yere tıklayıp göndermeden sayfayı değiştirirsen falan geri döndüğünde silinmeyecek.
+1
kibritsuyu
(13.10.25)
bu soruyu senden beklemezdim hümsftad ya. sabitlenmiş duyurularda açıkladılar, bilgisayarın kendi hafızasına kayıt edilirken yanıp sönüyor dediler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
(6)

netflix'te izlemelik bir film önerir misiniz bana?

der meister
fm mobile oynamak için mecbur bir aylık üyelik aldım ama oyun hiç sarmadı maalesef, üyelik boşa gitmesin diye bir şeyler izlemek istiyorum. duyuruda kriter dedim gerçi ama düşününce aklıma pek bir şey gelmedi... yine de toplumsal konulara değinen, belki bir parça (tümüyle de olabilir) distopik filml
fm mobile oynamak için mecbur bir aylık üyelik aldım ama oyun hiç sarmadı maalesef, üyelik boşa gitmesin diye bir şeyler izlemek istiyorum. duyuruda kriter dedim gerçi ama düşününce aklıma pek bir şey gelmedi... yine de toplumsal konulara değinen, belki bir parça (tümüyle de olabilir) distopik filmler iyi gidebilir sanki. aşklı, maceralı, hızlı tüketim için çekilmiş bi' şey değil de izleyince "vay anasını" dedirtecek bi şey arıyorum özetle. henüz izlemedim ama mesela parasite o tarz bi film diye biliyorum, aklımda o da var.

çok net bir kriter olmamakla beraber film kuzey amerika'da (meksika hariç) geçmezse sevinirim. avrupa olur, asya olur, güney amerika olur, afrika olur... karakterlerin çoğunun sokakta karşılaşıp "vay topraam nabıyon" diyebileceğim türde olması, tabiri caizse hikayenin ve ortamın BANA GEÇMESİ önemli benim için.

önerileriniz için şimdiden teşekkür ederim cipsinen sarı golaylan bekliyorum.
+3
der meister
(12.10.25)
The Beautiful Game
Society of the Snow
Fair Play


ve Eğer halen duruyorsa; The Outfit
0
put it in your appropriate place
(12.10.25)
The Gentlemen 2019
0
Amaranta ursula
(12.10.25)
dystopian sci-fi, sosyal adaletsizliği metafor olarak anlatıyor:
the platform
www.imdb.com

survival/genelde tek mekan olarak okyanus ortasında (izlediğim en iyi survival filmler arasında):
nowhere
www.imdb.com

not: iki film de İspanya yapımı
+1
ermanen
(12.10.25)
Maalesef netflixde kurgusu düzgün sağlam vaay dedirtecek bir netflix yapımı film görmedim hepsi uyduruk izle at çöpe denilebilecek filmlerdi
0
basond
(12.10.25)
Children of Men

Yine dystopian sci-fi ve dram olarak en iyilerden. Netflix'de hala var mi bilmiyorum
0
ermanen
(12.10.25)
The White Tiger - 2021
Primal Fear-1996 (amerika'da ama)
0
unalub
(13.10.25)
(10)

alnımdaki leke

der meister
dostlar iyi akşamlar,o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov
dostlar iyi akşamlar,

o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov cosplay'inin ardından herhangi bir müdahalede bulunmaksızın normale döndüm, yani düzelmesi için herhangi bir şey değiştirmedim. ilgili fodo,

prnt.sc

canım anam kendini yerden yere vurdu işte sen iddaa oynuyosun içki içiyosun sigara içiyosun gomaniz faaliyetler içerisindesin allah belanı verdi vs. diye ama neticede kendiliğinden geldi ve sonra geri gitti... şu an 31 yaşındayım, o zamana kıyasla daha bile sağlıksızım ama kafamdaki bu leke tümüyle yok oldu.

bunu siz bir şeye benzetebildiniz mi? temre diyen oldu ama bilmiyorum. bunu da eski fotoğraflara bakarken buldum, o yüzden paylaşmak istedim. şu an alnım tertemiz, böyle bi şey yok ama 1-2 sene böyle dolaştım.

***

konuyla direkt bağlantısı bence yok ama şunu ekleyeyim, bu olay geçtikten sonra işe girmek için sağlık raporu almam gerekmişti. doktor orada karaciğer enzimlerimin çok kötü olduğunu ve acilen toparlanmamı söyledi. yalnız bu olay gerçekleştiğinde bu leke çoktan yok olmuştu... ben açıkçası o dönemde (pek alışık olmadığım şekilde) çok içtiğim için böyle bir sorun yaşadığımı varsaymıştım. ama resmi bir muayenede doktor "ciğer bitik" dediğinde bu leke çoktan yok olmuştu. ben o yüzden iç organlarla, en azından karaciğerle ilgisi olmadığını düşündüm.
0
der meister
(10.10.25)
Doğduğunda alnında bu leke vardı da sonradan kaybolduysa yeniden görünüp kaybolmuş olabilir. Benim burnumla gözüm arasında kıpkırmızı büyük bir ben varmış, birkaç yıl kalmış sonra geçmiş, 30'larımda belirginleşmişti, bazen neredeyse kırmızısı belli oluyordu, sonra yine geçti. Belki böyle bir şeydir.
-1
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam ben 94'lüyüm, o döneme ait fotoğraflarım da var, hiçbir şekilde bu tür bir leke bulunmamış vücudumda. belgelerle sabit. bu dediğim olay 29-30 gibi patlak verdi, bir müddet canımı sıktı, sonra kendiliğinden yok oluverdi. yani bir yandan "artık yaşlandın böyle şeyler olur" deyip geçmek istiyorum ama diğer taraftan da böyle bariz bir "mesaj" belki bir şeylerin göstergesidir, ne olduğuna bakmak lazım diye düşünüyorum ama onun vakti de geçti... şimdi doktora gidip "ya iki sene önce aha kafam böyleydi" dersem deli muamelesi görüp kovulabilirim sanırım.
+2
🌸der meister
(10.10.25)
Peki lekenin çıktığı dönemi hatırlıyor musun, o günlerde neler yaşamıştın, çok dikkat çekici,çok önemli, çok tuhaf vs vs bişeyler varsa belki onlarla ilgisi vardır.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam açıkçası hayatımdaki her şey aşağı yukarı aynıydı diyebilirim. bunu ben de düşündüm ama bir sonuca varamadım. genel olarak zaten stresli bir insandım. hiçbir şey değişmedi diyebilirim.
+1
🌸der meister
(10.10.25)
Egzama, mantar gibi bir şey olabilir mi gelip gittiğine göre?
0
sadakatsiz
(11.10.25)
secde izi bu, dini bütün müslüman bir kardeşimizmişsin.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Mantar
0
abuzer
(11.10.25)
mantar neden olur peki? yüzümüze de kimse oturmadı ki yani gitmiş alnımda çıkmış bi de
0
🌸der meister
(11.10.25)
Ahahah, başlık 80ler türk filmi gibi...

Mantar olduğunu tahmin ediyorum ben de. Mantar diyince aklınıza direkt ayak, kasık, tırnak mantarları gelmesin. Binlerce çeşidi var. Muhtemelen mantardı. Vücudun çeşitli yerlerinde bir gecede oluşuyor. Bir dönem kalıp gidiyor.

O dönemde şapka falan kullanıyor muydunuz yahut çok güneşe çıkmadınız mı? Tabii envai çeşidi var. Benim oyum mantardan yana. Keşke o dönem cildiye bir baksaydı. (Varsa tanıdık dermatologa gönderin, şıp diye söyler)

(Bu arada hangi ara 31 oldu senin yaş? Kendimi moruk hissediyorum şu an)
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
Vucufumuzda kendiliginden bulunuyor zaman zaman ortaya cikipkayboluyor. Bazen gece avuc icinde cikar ertedi gun gecer. Normal cilt florasi
0
abuzer
(12.10.25)
(5)

pasaport süre sorusu

der meister
dostlar iyi akşamlar,erkek kardeşim 22 yaşında üniversite öğrencisi. kendisine pasaport için destek olmak ve 10 yıllık aldırmak istiyoruz. yalnız yakın zamanda kendisi bana "bi arkadaşım başvurmuş, öğrencisin deyip üç sene vermişler" şeklinde bi şey söyledi. şaşırdım.böyle bir durum var mı şu an? em
dostlar iyi akşamlar,

erkek kardeşim 22 yaşında üniversite öğrencisi. kendisine pasaport için destek olmak ve 10 yıllık aldırmak istiyoruz. yalnız yakın zamanda kendisi bana "bi arkadaşım başvurmuş, öğrencisin deyip üç sene vermişler" şeklinde bi şey söyledi. şaşırdım.

böyle bir durum var mı şu an? emin değilim ama ben sanki bir ara öğrencilere pasaport harcında indirim gibi bi şey hatırlıyorum... bu durum ondan kaynaklı olabilir mi? şu an var mı?

ben 2015'te üniversite öğrencisiyken 10 senelik pasaport aldım. şu an biz bu çocuk için 10 senelik harç yatırırsak problem yaşar mıyız acaba? üç sene nereden çıktı? bizim oğlan alabilir mi 10 senelik? diyelim ki 10 senelik harç bedeli yatırdık, üç senelik verdiler... paranın üstünü veriyolar mı en azından?
0
der meister
(03.10.25)
arkadaşı yeşil pasaport almış olabilir mi? erkek öğrenciler 25 yaşına kadar alabiliyor diye aklımda kalmış. gerçi ben 18e girince iptal olmuştu ama sonradan değişmiş olabilir.
0
inheritance
(03.10.25)
yesil pasaporttan bahsedilmis, ben de diger teorimi sunayim:

ogreniler, defter ucreti vermeden pasaport alabiliyor ama belli kisitlari var, belki bu arkadas o yola basvurmustur.

defter parasi vermek istemeyen ogrenci ya da yesil pasaport hakki olmayan her birey gibi 10 yillik defter + harc parasi yatirip 10 yillik pasaport almak isterseniz kimse "aa sen ogrencisin sana 3 senelik verecegiz" demez.
0
adrianapole
(03.10.25)
benim kardeşim de öyle aldı. 20 yaşında olduğu için 5 yıllık verdiler. o durumda sadece defter bedeli ödeniyor harç ödenmiyor.
0
Sadece soruyorum
(03.10.25)
Aşağıda belirteceğim ekstra bir durumu yok ise Öğrenciler 25 yaşına kadar sadece defter bedelini ödeyerek pasaport alabilir. Pasaport Harcını ödemezler.

Yani 15 yaşındaki bir öğrenci 10 yıllık pasaportunu sadece 1135 tl defter bedelini ödeyerek alabilir.

***Kimler harç ödemeden alabilir?

Tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış öğrencilere,

• Yabancı memleketlere öğrenim için gideceklere,

• Uçuş Ekibi Personeline,

• Kültürel, ticari veya sosyal bir fayda için veya yüksek lisans ve doktora öğrenimi görmek isteyen ve Milli Eğitim Bakanlığının izni ile yurtdışına gidenlere,

• Spor, gezi, kültürel, ticari ve sosyal bir menfaat için Rektörlük, Dekanlık, Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü izni ile yurtdışına gidenlere verilir.
0
ezkaza
(03.10.25)
yeşil pasaportta öyle. 25'e kadar hak olduğu için o yaşa ne kadar kaldıysa ancak o kadar verebilir.

ancak üniversiteden mezun olduğunda o hakkı kaybeder. yani 18 yaşından sonra eğer öğrenciliği bitmişse ve üniversiteye falan gitmiyorsa yeşil pasaport alamaz. sadece okuduğu sürece 25 yaşına kadar kullanabilir.

ben de 21 yaşında mezun olunca yeşil pasaport hakkım gitti. tam dönem sonu yani mezuniyetten birkaç gün sonra yurtdışı planı yapmıştım, öğrenci işlerinden mezuniyetimin geç girilmesini rica etmiştim hatta.
0
art cat chocolate
(03.10.25)
(8)

enpara iban değişikliği sonrası para transferi

der meister
şu ana kadar tecrübeniz nasıldı, eski iban'a gönderilen para hesabınıza geldi mi? süre 90 gün demişlerdi, benim alacağım bir ya da iki ödeme var ve ulaşıp iban'ı değiştirtmek hakikaten çok uğraştırıyor. normalde eft olarak (dekontta böyle yazıyor) ve daima mesai saatleri içinde almıştım. kişisel tra
şu ana kadar tecrübeniz nasıldı, eski iban'a gönderilen para hesabınıza geldi mi?

süre 90 gün demişlerdi, benim alacağım bir ya da iki ödeme var ve ulaşıp iban'ı değiştirtmek hakikaten çok uğraştırıyor. normalde eft olarak (dekontta böyle yazıyor) ve daima mesai saatleri içinde almıştım. kişisel transferler fast olarak yazıyor dekontta hep, bu öyle değil. şu yüzden söylüyorum, enpara için "havale ve fast gelmiyor, sadece eft yönlendiriliyor" gibi bir şey okudum ekşi'de. kendi hesaplarımla da deneyemedim çünkü belli bir meblağ altı için otomatik fast yapıyor sanırım. şimdi para gelmezse taklaya geleceğim süreç durduk yere uzayacak, yeni iban bilgisi vereyim desem saul goodman hesabı i know a guy who knows a guy who knows another guy deyu deyu hiyerarşik zincirde kaybolacağım zaten üç ay sonra problemim olmayacak bir durum için.
0
der meister
(30.09.25)
gelmedi. ilk günden fail oldu. gelmeyecek de. kendi kendime göndermeyi denediğimde de gitmiyor. yeni iban paylaşmak elzem.
0
jelly bear
(30.09.25)
talimat olmasına rağmen eftler gelmedi. cafer sıçtı.
0
adivar
(30.09.25)
nuevo
(30.09.25)
denemek için başka bankadaki hesabımdan enpara paraya gönderdim, fast yaptı banka. anında geri geldi.
0
inheritance
(30.09.25)
Gelmedi.
0
Amaranta ursula
(30.09.25)
ibanlar değiştiği için mutlaka yeni iban verilmeli. yönlendirme falan boş. olmuyo
0
chanandler bong
(30.09.25)
Benim sigorta şirketinde gerekebilir diye iban'ın kayıtlı. Numaraların değiştiği ilk gün, sigorta uygulamasına yeni ibanı yazdım. 'Biz öyle bir banka tanımıyoruz, yanlış iban bu' minvalinde hata verdi.
0
Mirket
(30.09.25)
ben talimat vermiştim belli bir süre gelmesi gerekiyordu. gelmedi.
mecburen yeniden ibanımı yazmak zorunda kaldım ilk günden.
0
matilda
(30.09.25)
(2)

tarayıcıdan yayın izlerken donma

der meister
twitch'te daha belirgin ama f1 tv'de de oluyor, platformdan ziyade direkt bilgisayar ve tarayıcıyla ilgili olduğunu düşünüyorum sorunun. şöyle açıklayayım, yayın devam ettiği (ses geldiği) halde ciddi fps düşüşü oluyor. bazen görüntü donuyor, üç saniye durup tekrar ileri atıyor. belli aralıklarla am
twitch'te daha belirgin ama f1 tv'de de oluyor, platformdan ziyade direkt bilgisayar ve tarayıcıyla ilgili olduğunu düşünüyorum sorunun. şöyle açıklayayım, yayın devam ettiği (ses geldiği) halde ciddi fps düşüşü oluyor. bazen görüntü donuyor, üç saniye durup tekrar ileri atıyor. belli aralıklarla ama hep yaşıyorum bunu. bitrate ayarlarıyla da oynadım, hiçbirini yemedi.

işlemci/ram kullanımı için çekebileceğim bi ayar var mı? makine külüstür yani belki hiçbi şekilde önüne geçmek mümkün olmayabilir ama deneyeyim istiyorum yapılabilecek bi şey varsa. 10 sene sonra bi dota izleyek dedik zehir oldu resmen.
0
der meister
(12.09.25)
chrome ayarlarda solda sisteme girip grafik hızlandırmayı kapatmayı dene. başka alternatif olarak twitchi vlc player üzerinden izletmeyi dene veya kaliteyi 480pye falan çek. külüstür dediğine göre pcnin işlemcisi veya ekran kartı modern görsel işleme algoritmalarını kaldıramıyor. işlemci ve ekran kartı ne?

twitchi vlcden izlemek için, bunu kurup
github.com
komut satırından
"c:\program files (x86)\livestreamer\livestreamer twitch.tv/twitchkullanıcıadı source"
yazıp deneyebilirsin
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
hocam makine şöyle,


İşlemci Intel(R) Core(TM) i5-4210U CPU @ 1.70GHz 2.40 GHz
Takılı RAM 8,00 GB
Depolama 932 GB HDD TOSHIBA MQ01ABD100
Grafik Kartı NVIDIA GeForce 820M (2 GB), Intel(R) HD Graphics Family (113 MB)

***

github'daki bu şeyi indirdim, açtım ama içeride hala bir sürü dosya gözüküyor. orada livestreamer.exe'yi açtım, komut satırına dediğinizi yazdım ama kapanıyor öyle yapınca. burada kurulacak bi şey varsa ben anlamadım ve beceremedim, tam olarak nasıl yapabilirim?

***

edit: bunu beceremedim ama streamlink'i biraz kurcalayınca yapabildim. şimdi vlc üzerinden izliyorum ve tahmin ettiğim gibi şahane yayın. çok teşekkür ederim öneri için :)
0
🌸der meister
(12.09.25)
(2)

cv hazırlamakla ilgili birkaç soru

der meister
farklı sektörlere, çeşit çeşit işe başvurduğum için kayıtlı cv tutabileceğim, bunu güncelleyip/değiştirip çeşitli formatlarda indirebileceğim bir platform arıyorum. ikisi birlikte genelde olmuyor, türkçe ve ingilizce için ayrı ayrı olursa sevinirim. yani bilgileri kendi istediğim dilde girebiliyorum
farklı sektörlere, çeşit çeşit işe başvurduğum için kayıtlı cv tutabileceğim, bunu güncelleyip/değiştirip çeşitli formatlarda indirebileceğim bir platform arıyorum. ikisi birlikte genelde olmuyor, türkçe ve ingilizce için ayrı ayrı olursa sevinirim. yani bilgileri kendi istediğim dilde girebiliyorum ama şablonlara gömülü olanlar değişmiyor malum.

bundan bağımsız olarak tam şu ara ingilizceye ihtiyacım var. site bol ama hepsi son aşamada ücretli üyelik talep ediyor. europass'ı sevmiyorum çok yavan geliyor bana, zaten cv'me ekleyebileceğim pek bi şey yok en azından şablonu biraz şıkır şıkır olsun HAKAN ŞÜKÜR TİPİ ÇAĞDAŞ FORVET izlenimi uyandırsın istiyorum.

önerebileceğiniz bir platform varsa çok mutlu olurum, aksi takdirde kafayı kırıp word'de öyle berbat bi şey hazırlayacağım ki bırakın hazırlamayı ya da vermeyi, özgeçmiş kelimesini telaffuz etmek bile altı ay hapis cezasından başlayacak.
0
der meister
(31.08.25)
Overleaf eğer latex kullanmayı biliyorsan
0
bepicolombo
(31.08.25)
overleaf demeye gelmiştim.
0
rakicandir
(01.09.25)
(4)

"within two business days"den ne anlıyorsunuz?

der meister
perşembe günü türkiye saatiyle 16:39'da aldım ben mesajı, atıldığı ülke bir saat geride. "within two business days" geri dönmemi söylemişlerdi başvuru için gerekli belgelerle.ben de işi yeni bitirmiştim, saat beşe geliyor, kendi içimden tamam dedim cuma ve pazartesi var. cuma zaten vaktim olmayacakt
perşembe günü türkiye saatiyle 16:39'da aldım ben mesajı, atıldığı ülke bir saat geride. "within two business days" geri dönmemi söylemişlerdi başvuru için gerekli belgelerle.

ben de işi yeni bitirmiştim, saat beşe geliyor, kendi içimden tamam dedim cuma ve pazartesi var. cuma zaten vaktim olmayacaktı, pazartesi hallederim diye düşündüm.

yalnız bugün içime kurt düştü, ulan bunlar "biz gün içinde saat 3'te yazdık, ilk gün bugündü, cuma da ikinci gündü" derlerse? yazdım ama cevap vermediler, saat 6 olmuştu cevap da pazartesiye kaldı muhtemelen.

siz bu durumda "within two business days"den ne anlardınız? soğuk su içeyim mi?

başka hiçbir ifade yok bu arada, complete the following within two business days deyip gerekli belgeleri sıralamışlar, hatta parantez içinde 2 diye sayıyla da yazmışlar.

ben saat 4'e gelirken atılmış mesajı o günün biznısından saymam açıkçası hiçbir işletmenin de öyle yapacağını düşünmüyorum ama diğer taraftan da bilemedim, bugün ve yarın işte hafta sonuna kalmadan bitmiş olsun gibi düşünmüş olabilirler belki?
0
der meister
(30.08.25)
Pazartesi ogleye kadar o, geciktirirseniz gec kalmazsiniz ama sarkar.
0
klassno
(30.08.25)
Geçen bu "within" kelimesini chatgpt ye sordum çok güzel anlattı sonunda in or within diye beni test etti sana da öneririm
0
grimavi
(30.08.25)
persembe 16:39 email geldiyse
cuma 16:39 - within one business day diyorsa bu
pazartesi 16:39 within two business day diyorsa bu

gayet acik ve basit degil mi?
0
cooperr
(30.08.25)
@cooperr, abi sen böyle deyince çok mantıklı geldi...
0
🌸der meister
(30.08.25)

şahıs şirketi ve bağkur ödemeleriyle ilgili bir sorun

der meister
iş yaptığım firmayla bu konuda bir sorun yaşadım. mali müşavire danışacağım ama işi bilen tarafsız, farklı kişilere de danışmak istiyorum açıkçası. teknik ve sıkıcı bir mevzu olabileceği için burada paylaşmak istemedim. konuda yardımcı olabilecekler mesaj atabilirse çok memnun olurum. bu tür işlerin
iş yaptığım firmayla bu konuda bir sorun yaşadım. mali müşavire danışacağım ama işi bilen tarafsız, farklı kişilere de danışmak istiyorum açıkçası. teknik ve sıkıcı bir mevzu olabileceği için burada paylaşmak istemedim. konuda yardımcı olabilecekler mesaj atabilirse çok memnun olurum. bu tür işlerin konuşulabileceği başka bir platform yönlendirmesi vs. de çok işime yarar. teşekkürler.
0
der meister
(28.08.25)
(1)

kredi kartı limit kısıtı ve finansal risk raporu

der meister
özellikle son iki senede fakirliğin ve kötü alışkanlığın kol kola yürüdüğü globalleşen dünyamda maddi olarak insanlık için küçük ama kendi adıma çok büyük problemler yaşadım. bir kredi kartımın borcunu şahıs borcuyla ödedim, o kart bana hiçbir şey söylenmeksizin direkt sistemden kayboldu. banka "san
özellikle son iki senede fakirliğin ve kötü alışkanlığın kol kola yürüdüğü globalleşen dünyamda maddi olarak insanlık için küçük ama kendi adıma çok büyük problemler yaşadım. bir kredi kartımın borcunu şahıs borcuyla ödedim, o kart bana hiçbir şey söylenmeksizin direkt sistemden kayboldu. banka "sana yaramıyo" deyip geri aldı zaar. diğerinin ise borcunu ödedim fakat kullanılabilir limitim sıfır görünüyor, eski kullanabilir limitin tümüne kısıt koymuşlar. limit yüksek değil 20 bin küsür ama son iki senede düzenli bir tane ödemem yoktu diyebilirim. üç aylık gecikmelerden sonra maaştan otomatik kesilen asgariler, yapılandırmalar, onun kaçırılan ödemeleri, "sen suyu ısıt biz geliyoruz" temalı banka & avukat görüşmeleri vs... kendime düşünceler, sizlere sorular,

1) normal şartlarda bu limit kısıtı kalkıyor mu, kalkarsa ne zaman kalkmasını bekleyebilirim? hesabıma her ay kart limitimden daha yüksek para girişi oluyor. şu an vergi borcum var (icrada değil sadece gecikmiş borç) ama bankalara hiçbir borcum kalmadı. aşama aşama mı kalkar, süreç nasıl işler bilgisi olan var mı? banka önemliyse eğer enpara bu arada.

2) ağustos başında elime geçen bütün parayla bu kısıtlı kartın borcunu kapatıp findeks raporu almıştım. tahmin edebileceğiniz üzere "SEMTİMİZDEN GEÇMEYİN" düzeyinde, en riskli müşteri sınıfındayım. yalnız bu rapora ödemesini yaptığım kredi kartı borcu işlenmemişti. bundan kelli,

a) bankalara borçları kapatmak kısa sürede notu iyileştirir mi? geçmişe bir perde çekebilir miyiz?

b) fakir ama eskisi gibi en azından aç açıkta olmayan birisi olarak notu nasıl iyileştirebilirim? aklıma ufak tefek harcamalar için dahi kredi kartını kullanmak, kesimden sonra da bunları düz<enli olarak henüz faiz gelmeden ödemek geldi. bunun yardımı olur mu?

c) eğer olursa, işlem hacminin önemi var mıdır? yani bir ayda kredi kartından 15 bin liralık "vaktinde işlem" yapmakla 150 bin liralık iş yapmak arasında fark olur mu banka nezdinde? yoksa etim budum ölçüsünde sadece ödemelerin aksamaması, gapitaliz enstrümanların kullanım sıklığı mı dikkate alınıyor?

d) "çiçek gibi müşteri" seviyesine gelmem ödemeleri aksatmadığım takdirde ne kadar sürer?

teşekkürler.
0
der meister
(27.08.25)
önümüzdeki 1 senede hiç aksilik olmazsa, toparlarsın.
0
gabe h coud
(27.08.25)
(1)

gib'de çoklu vergi ödemesi yapamıyor muyuz?

der meister
vergi borçlarının bulunduğu şu ekrandan bahsediyorum,https://prnt.sc/y6zc01xk1VW0burada en sağdan "öde" deyip tek tek ödeme yapabiliyorum ama çoklu seçemiyorum, öyle bir seçenek varsa da göremedim. bunları böyle başına tik koyup 3-5 tane seçerek hepsini birden ödeyemiyor muyuz? devletimiz "bi şey ol
vergi borçlarının bulunduğu şu ekrandan bahsediyorum,

prnt.sc

burada en sağdan "öde" deyip tek tek ödeme yapabiliyorum ama çoklu seçemiyorum, öyle bir seçenek varsa da göremedim. bunları böyle başına tik koyup 3-5 tane seçerek hepsini birden ödeyemiyor muyuz? devletimiz "bi şey olmaz ayrı ayrı öde hem vakit geçmiş olur" mu demiş yoksa ben mi bulamadım?
0
der meister
(25.08.25)
E-devlet üzerinden toplu ödeme yapılabiliyor, şahıs firması sahipleri için tabii.
0
(25.08.25)
(1)

şu an bayiden iddaa oynanıyor mu? oynanıyorsa nasıl?

der meister
senelerdir bayiden oynamıyorum ama bazen böyle önünden geçerken nakitle bahis yapmak, elimde bir kuponun olması fikri hoşuma gidiyor. "ulan 20 senedir işin içinde herif kupon yapmayı bilmiyo" demesinler, maaaallede adımız çıkmasın diye korkumdan bayiye giremiyorum.eskiden seçenekler daha kısıtlıydı.
senelerdir bayiden oynamıyorum ama bazen böyle önünden geçerken nakitle bahis yapmak, elimde bir kuponun olması fikri hoşuma gidiyor. "ulan 20 senedir işin içinde herif kupon yapmayı bilmiyo" demesinler, maaaallede adımız çıkmasın diye korkumdan bayiye giremiyorum.

eskiden seçenekler daha kısıtlıydı. optik kağıt doldurur gibi maç kodunu, bahsi vs. işaretlerdik biterdi iş.

şimdi tek başına maç kodları bile çok uzun, bahis seçenekleri çok fazla. kağıda kodlama sistemi var mı onu bile bilmiyorum, varsa da iki maç doldurmak 3 saat sürüyordur herhalde.

şu an ben basılı kupon almak istesem alabilir miyim? nasıl yapılıyor bu? internette biraz bakındım ama göremedim, güncel "iddaa kuponu nasıl doldurulur" tarzı bir bilgi şelalesi vra mı acaba?

internetten valla tadı yok ya şöyle elimi savurup kupona "utrecht gibi senin yolunu s*keyim1!1" diye vurup o sesi duyamayınca, bayide kuponu okutup nakit para alamayınca sevmiyorum bu işi.
0
der meister
(24.08.25)
Bayiden en son 1.5 sene önce oynamıştım. Ama diğer oynayanlara sordum çünkü çok değişmişti. Eskiden 6xx lere kadar maçın kodu vardı şimdi sanırım her marketin (üst, var, iy/MS) farklı bir kodu var.
0
onheil
(25.08.25)
(9)

bilgisayarı hızlandırıp toparlamak için program önerisi

der meister
ccleaner'a baktım da HER ŞEY için pro üyelik istiyor artık, ulan bedava hizmet vermezsin anlarım da tarayıcıdan çerezi ben kendim de silerim zaten neyin performans yükseltmesinden bahsediyosun. şöyle bilgisayarı tarayacak, diskleri gözetecek, çerçöp ne varsa gereksiz dosyalar vs. silip atacak, "her
ccleaner'a baktım da HER ŞEY için pro üyelik istiyor artık, ulan bedava hizmet vermezsin anlarım da tarayıcıdan çerezi ben kendim de silerim zaten neyin performans yükseltmesinden bahsediyosun.

şöyle bilgisayarı tarayacak, diskleri gözetecek, çerçöp ne varsa gereksiz dosyalar vs. silip atacak, "her bilgisayarda olması lazım" dediğiniz tarzda bir program var mı?

benim düldül senelerin yorgunluğuyla aşırı hantallaştı. gerçi sorun yer değildir, iki disk de hala yarıdan fazla boş ama bilmiyorum bi şeyler yapmam gerekecek. format dışı tüm çözümlere açığım. hatta uçuk olmaması kaydıyla para da veririm yani pro versiyonunu önerdiğiniz, bilgisayarı yazılımsal imkanı ölçüsünde çiçek gibi yapan bi program varsa.
0
der meister
(23.08.25)
Copilot'a bilgisayarım aşırı yavaşladı. Ben de bilgisayardan pek anlamıyorum. Bana adım adım yardımcı olur musun de. Tek tek ne yapacağını anlatıyor. Bazen çıkan pencerenin ekran görüntüsünü benimle paylaş diyor. Ona göre karar veriyor falan.
0
Mirket
(23.08.25)
eğer cihazda hdd diskler varsa en temiz yöntem ssd ile değiştirmektir gerisi hikaye.

macrium reflect ile eski diski yenisine kopyalayın, sonra diski değiştirin. paralı uygulamalar varsa lisans hatası verebilir tekrar lisansı girin. bi 5 sene daha götürür hale gelir. veya ben yapamam derseniz bir bilgisayarcıya götürün sizin için o yapsın
0
bravoteam
(23.08.25)
MacOS ve onu çalıştırabilecek bir mac. Kesin çözüm.
0
orient blue
(23.08.25)
Macos eşek işi, mac de. Uzaylı gibi gezersin o şu bu program niye çalışmıyor, niye uyum sorunları yaşıyorum aaaa android telefonu beğenmiyormuş iphone lazım :((( diye diye gezersin. Programla çözülecek iş değil. Sen önce pc özelliklerini yaz hele. Ssd ile çözülür genelde ama pc tırtsa yine olmaz. Özellikleri yazzz.

Edit: Linux da öyle. Uğraşılmaz. Biz sıradan kullanıcılara hitap etmiyor.
0
Shepard
(23.08.25)
Linux
0
lapaz
(23.08.25)
eskise de şu rehber hala işe yarar:
www.technopat.net

daha kompakt bir çözüm için advanced system care var. bazıları iobit'in yazılımlarına mesafelidir ama ben yerine göre kullanırım, verim alırım. ama bir yerden key girip veya crack bulup pro özellikleriyle kullanmak lazım bunu da.
0
kesmekes laleler
(23.08.25)
@kesmekes laleler'in dediği şeyler de boş işler. ccleaner ve advanced system care eskisi gibi değil. Windowsu kararsız hale getiriyorlar. Hele attığı linkteki işleri yapacağına ssd al, işlemci al, ram al. Yok o program yok bu program diye içinden geçecek pc'nin. Boş işler.
0
Shepard
(23.08.25)
üstad tek çözüm ssd ve perf win 10 64 bit ikilisi. bunları yap uçmaszsa hostes arkadaşlar var, atarız birinin çantasına sana da yeni bir sistem dizeriz.
0
semenderrr
(23.08.25)
microsoft'un şu programını kullanabilirsiniz.

apps.microsoft.com
0
false pretension
(23.08.25)
(7)

anam anam belim

der meister
arkadaşlar şimdi siz de haklı olarak "biz nerden bilelim olm manyak mısın?" diyeceksiniz ama olsun, insan zor gününde yaslanacak yer arıyor, hor görmen. bende daha önce muhtemelen kiloya bağlı olarak siyatik sinir sıkışması zaten vardı, belimle ilgili kritik bir sorun yoktu ama belim de zorlanıyordu
arkadaşlar şimdi siz de haklı olarak "biz nerden bilelim olm manyak mısın?" diyeceksiniz ama olsun, insan zor gününde yaslanacak yer arıyor, hor görmen.

bende daha önce muhtemelen kiloya bağlı olarak siyatik sinir sıkışması zaten vardı, belimle ilgili kritik bir sorun yoktu ama belim de zorlanıyordu yani fark ediyordum. çok üzerinde durmadım açıkçası. kilo verirsin, oraya yönelik egzersiz yapıp kaslarını güçlendirirsin, toparlar diyordum (bi de çok affedersiniz benim bel çukurum çok kavisli, üstüne gt de büyük olunca ekstra kilo çok ciddi baskı oluşturuyor belde. bir gram fazla yağı olmayan atletik bi herif olsam bile futbolcu hulk gibi olurum yani gtüm dorse gibi arkadan gelir öyle söyliyim, bunun bi de atletik olmayanını düşünün. ya da düşünmeyin tövbe estf).

ta ki o kara gün gelene kadar... biraderin 30 kiloluk valizini taksiye yüklemeye çalışırken, yolun ortasında anlık panik haliyle olabilecek en ters pozisyonda (dizleri kırmadan, beli eğerek) kaldırmaya çalıştım.

o an yaşadığım anlık acıyı tarif edemem. şahan'ın skecindeki KOMPRESÖR USTASI SEFER YETİŞ gibi titredim. ayağımdan beynime, beynimden tekrar ayağıma elektrik şebekesi gitti geldi.

takip eden süreçte hafif ağrı hissetmiştim, günden güne de iyileşmişti ama olaydan 30-40 GÜN SONRA belim yine ağrımaya başladı. mesela beliniz tutulunca yatakta dönerken zorlandığınız olmuştur. tam o türde ağrı. bazen oturduğum yerde bile ağrıyor, ayaklarım karıncalanmaya başlıyor. ayakta durmak zaten eziyet oldu eskiden bi saat dursam problem olmazdı şimdi 8-10 dakikada belimi oymuşlar gibi hissediyorum.

***

şu an sigortam yok, etraflıca baktırma şansım yok. sigortam olsa bu sefer işten dolayı zaten doğru dürüst vakit ayırıp gidemeyeceğim. o yüzden kısa vadede olması gerektiği şekilde bir uzmana danışmak pek gerçekçi ihtimal değil benim için.

sorum şu: bu tür bir şey yaşadıktan sonra tekrar toparlayabileniniz oldu mu? yoksa bir anlık hıyarlığımın bedelini ölene kadar perişan belle ödemek zorunda mıyım? dediğim gibi o zamana kadarki sorunları hep "doğal" görmüştüm, işte egzersiz yap kilo ver toparlarsın diyordum ama bu resmen kamyon çarpması gibi bi şey oldu. kalıcı zarar vermiş olmaktan korkuyorum.

hepsinin ötesinde o an belime ne yaptım onu da merak ediyorum... kendimi fıtık mı ettim acaba?
0
der meister
(14.08.25)
Sürekli ağrımıyorsa fıtık değildir. Sen yine o civardaki kasları yavaş yavaş güçlendirmeye bak, dizlerini kırmadan yük taşıma. Gece yatmadan yapacağın esneme hareketleri de kalça kaslarını rahatlatır.
0
sekizdokuzon
(14.08.25)
Bir de kas gevşetici krem, hap ve kafeinli ağrı kesici al.
0
sekizdokuzon
(14.08.25)
Hekim değilim, baştan onu söyleyeyim de, bilebildiğim kadarıyla nurtopu gibi bir fıtığın olmuş. Ömür boyu zorladığında ya da ters bir hareket yaptığında burnundan getirmek için orada durup genelde uyuklar. Kalçanda, bacağında ağrı ya da uyuşmalar falan olursa ya da defi hacet için klozete oturtmak, kaldırmak falan gerekince de Doktor kesip biçmek isteyecektir.
O zamana kadar iyi bak. İlk fırsatta da becerebildiğin kadar zayıfla.
Fırsat bulduğun her gün yüz.
Kapın sağlamsa bir kapı barfiksi bul. Her fırsatta çamaşır gibi as kendini.
Belini zorlamayacak şekilde de spor yap atak olmadığı zamanlar.
0
Mirket
(14.08.25)
zamanında tek ayak üstünde yana eğilerek yerdeki bir cisme güç uygulayınca nurtopu gibi bel fıtığım olmuştu. hala seviyeli bir ilişki yaşıyoruz. bel fıtığının dereceleri var. benimki üçüncü seviye yani extrude. son seviye sekestre yani parça kopması. başlangıç olanlar bulging ve protrüzyon.

anlattığın belirtiler bel fıtığını işaret ediyor ama umarım değildir varsa da ileri seviye değildir. çeşitli egzersizler var ama ben çoğunun faydasını görmedim. daha sonra ekşi'deki başlıkta birisi elzem ihtiyaçlar hariç hiç kalkmadan saatlerce hatta 24 saat sırt üstü yat diye bir şeyler yazmıştı. bana iyi gelen o oldu.

uzun lafın kısası ameliyat olmadım, ara sıra ben buradayım diyor ağrı veya bacakta hafif uyuşma şeklinde. bazen hiç yokmuş gibi oluyor.

bundan sonra hareketlerine çok dikkat etmelisin. diz kırmadan eğilmek asla yok. karın ve sırt kaslarını güçlendirecek hareketler yapmak lazım ama öncelikle bir iyileşmek lazım ve tabi bu hareketlerin bel fıtığını tetiklemeyen türden olması lazım.
0
lazpalle
(14.08.25)
fitik boyle oluyor. ben de ayni sekilde ters pozisyonda mal gibi valiz kaldirirken disklerden birini kaydirdim, su an elimi belime atinca iki diskin arasinda siskinlik hissedebiliyorum. allahtan omurilik tarafina degil de disari dogru kaydi. o yuzden agrim sizim yok bazen cok yogun fiziksel aktiviteden futbol maclarindan sonra orada bir tuhaf sizi hissediyorum. hastaneye gitmedim ama net ufak bir sislik var yani. fitik olmasi icin bu sisligin yirtilip icindeki maddenin bolgeye akmasi gerekiyor.

bu kolay kolay iyilesmiyor. hareketleri var disklerin arasini acip yuku azaltmak icin. ama hala kiloluysan bu sorun gittikce artarak omrunun sonuna kadar gelir. o yuzden hem de genel saglik icin kilo ver. core kaslarini guclendir. belki ameliyat olmadan idare edebilirsin. siyatik sinirine ara ara baski yapip agritir, ayagini uyusturur boyle.

1) kilo ver
2) vucut kaslarini guclendir. ozellikle karin kaslari.
3) agirlik kaldirma, kaldiracaksan comel bacaklarinla kaldir. bacak kaslari vucuttaki en buyuk ve guclu kaslar. bel agirlik binmesi icin evrilmemis.
0
antikadimag
(15.08.25)
Bence de fıtık, kendi deneyimlerime göre. Benim en son nüksetmesinde fizik tedaviye gitmem gerekmişti çünkü bekledim ama kendiliğinden geçmedi. Ama ne kadar daha iyi olsa da asla eski haline dönmüyor hele de yaş ilerledikçe.
0
peki madem
(15.08.25)
sigortan olmasa da devlet hastanelerine cüzi ücretle kontrole gidebilirsin.

bahsettiğin hulk kütlesinde bir insana 30kg öyle çok etki etmemesi lazım.
0
orpheus
(15.08.25)
(3)

sigarayı bırakma kliniğinde süreç nasıl işliyor?

der meister
ilaç verip gönderiyorlar mı yoksa bir muayene, değerlendirme süreci var mı? bir de şunu merak ediyorum, benim sigortam yok. doktorun yazacağı ilaçları temin ederken tam fiyat mı öderim? bu durumda hiç doktora gitmeyip doğrudan eczaneye gitsem nasıl olur? bu ilaçlar reçetesiz satılıyor mu gerçi o da
ilaç verip gönderiyorlar mı yoksa bir muayene, değerlendirme süreci var mı? bir de şunu merak ediyorum, benim sigortam yok. doktorun yazacağı ilaçları temin ederken tam fiyat mı öderim? bu durumda hiç doktora gitmeyip doğrudan eczaneye gitsem nasıl olur? bu ilaçlar reçetesiz satılıyor mu gerçi o da önemli bir soru.

***

ben daha önce sigarayı bırakırken nikotinli sakızların büyük yardımı olmuştu. yanlış hatırlamıyorsam sağolsun bir duyurucu göndermişti onları hatta. kendi kendime yapamıyorum imkanı yok, zaten sinir stres küpüyüm, iş ortamım sigara içmeye müsait, kendimi FRENLEDİĞİM HALDE iki paket içiyorum. bağımlılığın ötesinde artık korkunç bir takıntıya dönüştü diyebilirim. o yüzden en azından işin fiziksel kısmında yardımcı olabilecek bir şeye ihtiyacım var.

bu doğrultuda klinik olur, diğer türlü olur benzer tecrübesi olanlar da kendi deneyimlerini paylaşırsa çok mutlu olurum. kendim daha önce iki sene, bir ay gibi süreler içmediğim halde "nasıl yapıyonuz bunu ya?" diye sormak istiyorum, şu an eskisinden çok daha zor ve hatta imkansız geliyor bana.

içmek istemiyorum, "onsuz nasıl yaparım" romantizmi de yok yani tiksindim kafada bitti benim için ama sorun şu ki kafamı kendim yönetmiyorum, beynim adeta "senin fikrinin ne önemi var vasat herif, yak bi tane canımı sıkma" diyor. yakmazsam serotonin, dopamin vs. ne varsa kürekle alıp dışarı atıyor hepsini. bağırarak ağlamak istiyorum, kolumu kaldıramıyorum, çalışamıyorum. KOMŞULAR YETİŞİN.
0
der meister
(14.08.25)
Yedam'a yani Yeşilaya danışın. danışıyorsunuz sizinle bireysel çalışıyorlar. psikolog, sosyal çalışmacı vb. uzman grubu var.
0
mikahakkinen
(14.08.25)
klinikler genelde (bkz: nikitabs) ilacını yazıp yolluyor. champix muadili. eczaneden direkt kendin de alabilirsin.
0
gobekliraki
(14.08.25)
Bence, Doktor takibi sizi psikolojik olarak da destekler. Kontrollerde içtim mahcubiyet ya da içmedim gururunu yaşamak süreci biraz daha olumlu yönetmenize yardımcı olabilir. Bir de doz ayarlaması kısmı var tabii, imkanınız varsa doktor takibine girin. Psikolojik destek almak da fark yaratacaktır. Sinir stres küpü olmamanız için yol gösterebilirler.
0
strawberry first
(14.08.25)
(3)

perseid meteor yağmuru bu gece izlenebilir mi?

der meister
şehir içindeyim ama balkondan görüş oldukça açık. hangi yöne bakıyor gerçi bilmiyorum allah affetsin ama güneşin doğuş-batış yönünden dolayı güney olduğunu zannediyorum. şöyle bi saat tabureyi çekip otursam bi şeyler görür müyüm sizce? yoksa şehir ışıklarıyla imkanı yok mu?2-3 sene önce şans eseri d
şehir içindeyim ama balkondan görüş oldukça açık. hangi yöne bakıyor gerçi bilmiyorum allah affetsin ama güneşin doğuş-batış yönünden dolayı güney olduğunu zannediyorum. şöyle bi saat tabureyi çekip otursam bi şeyler görür müyüm sizce? yoksa şehir ışıklarıyla imkanı yok mu?

2-3 sene önce şans eseri denk getirip böyle akrabamızın şehirden çok uzak bi arazisine gitmiştik bunun için. inanılmazdı. o kadar olmaz tabii ama hiç mi göremeyiz şehirden?
0
der meister
(11.08.25)
grimavi
(11.08.25)
Dolunay vardı dün bugün de hava açıksa ayı arkana alman veya batışına göre bir konum ayarlaman lazım net görebilmek için.

Şehir içi imkansız gibi bir şey biraz uzaklara gitmen lazım ay olmasa da göremezsin yani.
0
chicha_v2
(11.08.25)
İki önceki sene bu izleme işine yeltenmiş biri olarak söyleyeyim. Ufkunuzun içinde şehir ışığı veya araba farı varsa, o ışığın yoğunluğu nispetinde görebileceğiniz meteor sayısı azalıyor. Ancak, çok bariz, çok parlak çok büyük olanları görebiliyorsunuz.
0
Mirket
(11.08.25)
(1)

kredi kartından herhangi bir hesaba eft yapılabiliyor mu

der meister
faizi daha yüksek diye biliyorum ama durumu şöyle izah edeyim. 15 lira civarı gecikmede borcum var. bunu direkt kapatmak istiyorum. öte yandan yapmam gereken 12 bin civarı başka ödeme var ama onu elime kalan nakit parayla yaparsam çok zorlanacağım, o yüzden karta reset atıp tekrar patlatayım dedim.
faizi daha yüksek diye biliyorum ama durumu şöyle izah edeyim. 15 lira civarı gecikmede borcum var. bunu direkt kapatmak istiyorum. öte yandan yapmam gereken 12 bin civarı başka ödeme var ama onu elime kalan nakit parayla yaparsam çok zorlanacağım, o yüzden karta reset atıp tekrar patlatayım dedim.

kredi kartını boşa çıkardıktan sonra o karttan başka birinin hesabına para gönderebilir miyim? bankadan bankaya değişen bi şeyse eğer enpara kullanıyorum. bi de böyle bi şey yapılabiliyorsa eğer bunun faizine ne deniyor, ona göre bakayım maliyetinin ne kadar olacağına?
0
der meister
(01.08.25)
Önce kartın borcunu kapat. Sonra Taksitli Nakit Avans çekip onu EFT yaparsın.
www.yapikredi.com.tr

Hepsinde oran aynı olduğu için şuradan anlarsın oranı maliyeti. Hayır ben nakit avans çekeceğim dersem %1 ekstra masraf çıkıyor. taksitli bu yüzden daha makul
0
atom karincanin torunu
(01.08.25)
(3)

huawei nova 12i nasıl telefon, önerir misiniz?

der meister
kriterlerim şöyle,* olabildiğince ucuz* mümkünse huawei (senelerdir kullanıyorum, memnunum ve alıştım)* akıllı telefondan beklenen ne varsa asgari düzeyde yapması yeterli* en azından iki sene kullanabileyimşöyle bir baktım da gözüme huawei nova 12i çarptı, 12 bin lira civarında. açıkçası çok hoşuma
kriterlerim şöyle,

* olabildiğince ucuz
* mümkünse huawei (senelerdir kullanıyorum, memnunum ve alıştım)
* akıllı telefondan beklenen ne varsa asgari düzeyde yapması yeterli
* en azından iki sene kullanabileyim

şöyle bir baktım da gözüme huawei nova 12i çarptı, 12 bin lira civarında. açıkçası çok hoşuma gitti. tüm kriterlerime fazlasıyla uyuyor gibi ama bir yandan da şaşırtıcı derecede ucuz geldi bana.

kullanan ya da bu işlerden anlayanlar tecrübelerini/fikirlerini paylaşabilir mi? sanırım google play yokmuş ama kendi sitelerinde gbox üzerinden kurma videosu bile var, yani bir şekilde google servislerine erişebileceksem bu tür ufak tefek işleri yaparım zaten babaanneme almıcam telefonu.

***

onun dışında daha ucuz ve daha iyi olduğunu düşündüğünüz bir huawei varsa onu da önerebilirsiniz tabii ki. ben hiç bilmiyorum yani teknik olarak çünkü. internete girerim nadiren mobil oyun oynarım cep telefonundan pek beklentim yok. üç ay sonra hayvan gibi kasmaması, elimde kalmaması yeterli olur işin açığı. maddi kısıttan dolayı agresif bi şekilde ucuza kapatmaya çalışıyorum ama şu an, o yüzden "üzerine az daha koy çok daha iyisini al" vs. olmaz.
0
der meister
(21.07.25)
bu şekilde düşünerek huawei tel-tablet alıp pişman olabilirsin çünkü sadece app kurmak değil,app ile telefon arasında entegrasyon problemleri olabiliyor. bazı banka uygulamalarında da sorun yaşayabilirsin. yakın zamanda araştırıp anneme samsung a35 almıştım. 5 sene yazılım güncelleme garantisi vardı uygun fiyat vs.. fiyat fazla gelirse redmi note 11 pro olabilir. a35 almasam onu alıcaktım.
0
potsdamer
(21.07.25)
www.gsmarena.com

Huawei Mate 20 pro telefonu kullandım. Döneminin çok önünde bir telefon. Malum ambargo olmasaydı global telefon piyasasında lider olacakti.

Ben açıkçası mate 50 pro alacağım. Ayrıca Google servisler yeni bir uygulama var. Microg diye.

İngilizcen varsa gerek YouTube gerek Huawei global Forum bu konuyla ilgili bilgilendirme var.

consumer.huawei.com
0
kaiserr76
(21.07.25)
Üsteki linkte iki telefonun karşılaştırması var

Almayı düşündüğünüz model ekran teknolojisi IPS , bu teknoloji günduz ve renk kalitesi açından eski bir teknoloji Amoled ya da oled ekranlar daha canlı ve kullanışlı. Yerinde olsam IPS ekran almazdım.a
0
kaiserr76
(21.07.25)
(1)

aski kartlı sayaç aboneliği sonlandırma süreci

der meister
bu aski'den nefret ediyorum, diğer her şeyi uygulamasından ya da e-devlet'ten çat çat yapmıştık ne güzel. neyse.mümkünse yarın artık evi boşaltmak ve aynı gün köyüme dönmek istiyorum. daha önce süreci yaşayan varsa: şimdi ben yarın kimlik fotokopisi, kira sözleşmesi, dask poliçesi ve tapuyu götürüp
bu aski'den nefret ediyorum, diğer her şeyi uygulamasından ya da e-devlet'ten çat çat yapmıştık ne güzel. neyse.

mümkünse yarın artık evi boşaltmak ve aynı gün köyüme dönmek istiyorum. daha önce süreci yaşayan varsa: şimdi ben yarın kimlik fotokopisi, kira sözleşmesi, dask poliçesi ve tapuyu götürüp kartı teslim ettiğimde iş bitiyor mu? devamında tekrar aski'ye gitmemi gerektirecek bir işlem var mı?

bir an önce evden çıkmak istiyorum ama netten çalışıyorum, kullandığım yazılımdan dolayı sadece kendi biglisayarımı kullanabiliyorum ama o da bk gibi zaten starbucks'a filan otursam kovarlar direkt kendi klavyesi çalışmıyor filan. yani elektriksiz-susuz bir gün dahi idare edebilecek durumda değilim, o yüzden tam günü gününe ayarlayıp halletmek, her şeyi toplamışken aynı gün toz olmak istiyorum.
0
der meister
(15.07.25)
Soruna cevap değil ama müsait olsam gel bende kal kaç gün gerekiyorsa diyesim geliyor. Yolun açık olsun.
0
1917
(15.07.25)
(2)

abonelik sonlandırma süreçleri (elektrik, su, doğalgaz vs.)

der meister
iyi akşamlar dostlar,önümüzdeki hafta evden çıkacağım. her şey benim üstüme, ilk kez böyle. yol uzun, gidince bir daha gelmek zorunda kalmak istemiyorum. o yüzden her şeyi halledip, kapatıp, arkama bakmadan çıkmak niyetindeyim. sorularım,1) bu süreç uzun sürüyor mu? ankara özelinde soracak olursam e
iyi akşamlar dostlar,

önümüzdeki hafta evden çıkacağım. her şey benim üstüme, ilk kez böyle. yol uzun, gidince bir daha gelmek zorunda kalmak istemiyorum. o yüzden her şeyi halledip, kapatıp, arkama bakmadan çıkmak niyetindeyim. sorularım,

1) bu süreç uzun sürüyor mu? ankara özelinde soracak olursam elektrik, doğalgaz ve suyu internetten kapatma şansım var mı? açtırırken sadece su için ASKİ'yle bayağı boğuşmam gerekmişti, diğerlerini netten yaptıydım.

2) girerken bissürü "güvence bedeli" diye para verdik. bunlar abonelik kapandıktan ne kadar sonra geri ödeniyor? şimdi aklıma geldi, yoksa ödenmiyo mu acaba? ödeseler iyi olurdu yav, bi senede elektrik faturamız kadar BEDEL ÖDEDİK.

3) diyelim ki 10 temmuz'da çıkacağım. bu durumda operasyona ne zaman başlamak makul olur sizce? yani bi yandan gözüm arkada kalmasın istiyorum ama diğer taraftan daha gitmeden elektriksiz-susuz kalmak da istemem açıkçası, online çalışıyorum çünkü, elektrik lazım oluyor.

teşekkür ederim.
0
der meister
(03.07.25)
e devletten yaparsın hepsini. ödeniyor güvence bedeli geri. gittiğin gün başlat bence
0
jelly bear
(03.07.25)
1- İnterneti bilmiyorum. Bu dönem taşınma dönemi direkt su işlerine gidersen 1 saat kadar sıra beklemen muhtemel.

2- ödeniyor, faiziyle.

3- 1-2 gün sonrasına da bırakabilirsin.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
(3)

kredi kartı borcu - para hesaba girdiği an uçar mı?

der meister
yoksa bunun belli bir süresi var mı? gecikmedeki borçtan söz ediyorum.bir de ben deneme amaçlı başka bir hesaptan 100 lira attım, ona dokunmadı. geçmişte maaş yattığında ben hesaba bakana kadar minimum ödeme tutarını otomatik çekmişti. şimdi bu 100 liraya dokunmamış olması yarın daha yüksek meblağ y
yoksa bunun belli bir süresi var mı? gecikmedeki borçtan söz ediyorum.

bir de ben deneme amaçlı başka bir hesaptan 100 lira attım, ona dokunmadı. geçmişte maaş yattığında ben hesaba bakana kadar minimum ödeme tutarını otomatik çekmişti. şimdi bu 100 liraya dokunmamış olması yarın daha yüksek meblağ yattığında ona da dokunamayacağının garantisi midir yoksa miktar küçük olduğu için tenezzül etmeme ihtimali var mı?

yapılandırma manyağı olduğum ve zaten hep gecikmede olduğu için ipin ucunu kaçırdım açıkçası, bankanın ne zaman "ohoo birader sen de aq" deyip direkt çekeceğini bilemiyorum o yüzden. dün 31 gün gecikmede demişti, otomatik çekim üç ayda oluyordu sanki.
0
der meister
(02.07.25)
Ödeme zamanı geçtiyse otomatik hüpletiyor
0
apocalipy
(02.07.25)
bankadan bankaya değişir bu. normalde otomatik sistemler gecikmiş borcun varsa belli saatlerde hesaplarda tarama yapar bakiye bulursa hüpletir. bazı bankada para gelince gecikmede hesap varsa anında çeker. neyse uzun lafın kısası güven olmaz 3-5 saate o parayı alır banka.
0
orpheus
(02.07.25)
kredi kartı borcu otomatik ödensin diye talimat var mı onu kontrol edin. son ödeme günü asgarisi ödensin veya tamamı ödensin diye talimat varsa son gün çeker. para yoksa kalır borcuna faiz işler diğer ekstre dönemi son gün tekrar dener

para kalsın istiyorsanız talimatı iptal edin
0
efruz
(03.07.25)
(5)

ikamet aldırma

der meister
selam arkadaşlar,benim ikamet adresim senelerce anamın oturduğu evdi, yaşadığım şehirde başkalarının yanında ev arkadaşı olarak sözleşmesiz takılıyordum ama bu sene kendim eve çıktım, sözleşmesi faturası vs. derken ikameti aldırmam gerekti.şimdi tekrar anamın köyüne dönücem ama ikameti oraya nasıl a
selam arkadaşlar,

benim ikamet adresim senelerce anamın oturduğu evdi, yaşadığım şehirde başkalarının yanında ev arkadaşı olarak sözleşmesiz takılıyordum ama bu sene kendim eve çıktım, sözleşmesi faturası vs. derken ikameti aldırmam gerekti.

şimdi tekrar anamın köyüne dönücem ama ikameti oraya nasıl aldıracağımı bilmiyorum. burda çünkü kira sözleşmesi, adıma kontrat vs. vardı, süreç basitti. orda benim adıma hiçbi şey yok.

bu durumda illaki bi aboneliği filan annemin benim üstüme geçirmesi gerekir mi veya onun yerine ben yapabilir miyim bunu, çalışıyor kadın. yoksa devlette AİLELERE ÖZEL KAMPANYA tarzı bi şey var mı hani "anasının yanına yerleşiyo zaten ne faturası mk" deyip sadece başvuru yoluyla şipşak değiştirebiliyolar mı?
0
der meister
(30.06.25)
o degilde ona benzer bir kampanyavar. annenin edevletinden kendi edevletine izin&onay vericem. ALGULUMVERGULUM kampanyasi.
0
buenosdias
(30.06.25)
nüfus dairesine beraber giderseniz herhangi bir evrağa gerek olmadan alabiliyorsunuz diye biliyorum. e-devletten de oluyormuş şimdilerde.

nvi.gov.tr
www.nvi.gov.tr
0
inheritance
(30.06.25)
Bir eve kiracı olarak taşınsaydın, e-devlet üzerinden işini kolayca halledebilirdin ama halihazırda oturan birinin yanına yerleşmen sıkıntılı, yani e-devletten halledemiyorsun embesil bir şekilde.

Çözüm, ananı da alıp gideceksin..yani kaymakamlığa(veya nüfus dairesine) ve anan ıslak imza ile seni yanında tuttuğunu belgeleyecek.
0
feastofthedamned
(30.06.25)
annen birlikte oturma için edevletten muvafakat yollayacak sana, o şekilde oluyor.
0
bay b
(30.06.25)
www.turkiye.gov.tr

burdan yapmanız lazım
0
jelly bear
(30.06.25)
(2)

bes iptalinde paranın hesaba geçmesi ne kadar sürer

der meister
internette 20 iş günü civarı demişler ama iptal işleminin dijital olarak gerçekleştirilmesi süreyi etkileyebilir mi acaba? çünkü Allianz bizim size belgeleri göndermemiz iki iş günü demişti ama 15 dakika sonra ıslak imzasız olarak hallettik o işi.dijitalde hızlı yürür de belki parayı yine erken yatı
internette 20 iş günü civarı demişler ama iptal işleminin dijital olarak gerçekleştirilmesi süreyi etkileyebilir mi acaba? çünkü Allianz bizim size belgeleri göndermemiz iki iş günü demişti ama 15 dakika sonra ıslak imzasız olarak hallettik o işi.

dijitalde hızlı yürür de belki parayı yine erken yatırırlar diye düşündüm ondan merak ettim, tecrübesi olan var mı siz iptal işleminden sonra ne kadar zamanda almıştınız?

üç kuruş bi şey zaten yav öyle 10 yıllık birikim değil firmaya gidip müdüre söylesem cebinden verip üstüne al bi paket cuvaret alırsın diye 100 lira daha verir, fakir fakir taleplerimle sistemi meşgul etmediğim için bi de çay ısmarlar. çok heyecanlandım umarım 20 gün sürmüyodur
0
der meister
(28.06.25)
Ben iptal ettirmiştim 12 yılın sonunda. Bir hafta kadar sonra yatmıştı para
0
strawberry first
(28.06.25)
3-5 gün içinde geçiyor hesaba ama takip etmeniz lazım. bazen evrak vs istiyorlar.
0
co2s2
(28.06.25)

hoşbuldum

der meister
uzun yıllar oldu sanırım, kendimce geri dönüşümü bir şarkıyla taçlandırmak istedim. kurallara aykırıysa siline. duyuru'daki tüm dostlara selamlar, yakşamlar,https://www.youtube.com/watch?v=NuosdXLC09c
uzun yıllar oldu sanırım, kendimce geri dönüşümü bir şarkıyla taçlandırmak istedim. kurallara aykırıysa siline. duyuru'daki tüm dostlara selamlar, yakşamlar,

www.youtube.com
0
der meister
(22.06.25)
(2)

dizüstü bilgisayarımın sorunu ne olabilir? kamyon gibi oluyor arada

der meister
son 2-3 ayda olmaya başladı, önceden yoktu. normalde çok sessiz, pırıl pırıl çalışabilen bir cihaz ama kaldırıp yan odaya taşıdığımda (genelde fiziksel temas sonrasında) bazen VIRRRRR diye ötmeye başlıyor. ses belli bir yerden geldiği için parça gevşemiş olabilir diye düşündüm ama ilginçtir ki bilgi
son 2-3 ayda olmaya başladı, önceden yoktu. normalde çok sessiz, pırıl pırıl çalışabilen bir cihaz ama kaldırıp yan odaya taşıdığımda (genelde fiziksel temas sonrasında) bazen VIRRRRR diye ötmeye başlıyor. ses belli bir yerden geldiği için parça gevşemiş olabilir diye düşündüm ama ilginçtir ki bilgisayarı kapatıp açtığımda o ses kesiliyor. yani mantıken parça yerinden oynamışsa tekrar açtığımda aynı şekilde gürlemesi gerekmez mi?

bazen hafifçe şöyle pıt diye vuruyorum ses olmaya başlayınca, kesiliyor. sabit dururken hiç sorun yok. ama kaldırdım, bi yere götürdüm diyelim yine başlıyor tor tor tor tor.

gürlediği anlarda performans düşüşü yok bu arada. normalde nasıl çalışıyorsa yine öyle çalışabiliyor. tek fark ses.

ben bu işlerden hiç anlamadığım için açıp kendim bakmaya cesaret edemiyorum makineyi elime almayayım diye.

bu yazılımsal kaynaklı bi şey olabilir mi yoksa kesinlikle bir parçası mı gevşemiştir? başka ne olabilir ya da?
0
der meister
(12.10.22)
yazılımsal da olabilir donanımsal da olabilir. muhtemelen fanlardan gelen bir sestir. bios'un fan ayarıyla oynayan bir program kurmuş olabilirsiniz, fanların vidası gevşemiş olabilir, küçük bir kısmında kırılma olmuş olabilir. harddisk arada sırada yoğun çalışıyorsa ondan geliyor olabilir. donanımsal ve yazılımsal olarak hiçbir sıkıntısı yoktur ama toz birikmiştir. yani aslında çoğu şeyden olabilir aklıma bin türlü sebep geliyor.

garantisi bittiyse bence açıp bakın. atla deve değil. youtube'a marka model yazarak video izleyerek bile söker takarsınız. açmışken güzelce temizlik de yapmış olursunuz.
0
coldegezenkutupayisi
(12.10.22)
büyük ihtimal fanı bozulmuştur. internetten aynısını alıp kendin de yapabilirsin.
0
nothing in my way
(12.10.22)
(10)

better call saul vs breaking bad (spoiler'sız)

der meister
ben BB aşığı bir insanım. baştan sona 6-7 kez izlemişimdir. bu kadar bağlanmamın sebebi sanıyorum ki çok gerçekçi bir boğuculuğa sahip olması, hissiyatı müthiş aksettirmesi. haliyle BCS'yi izlemek istedim, zamanında ilk dokuz bölümden sonra bıraktım. şimdi tekrar en baştan başladım. asla kötü değil
ben BB aşığı bir insanım. baştan sona 6-7 kez izlemişimdir. bu kadar bağlanmamın sebebi sanıyorum ki çok gerçekçi bir boğuculuğa sahip olması, hissiyatı müthiş aksettirmesi.

haliyle BCS'yi izlemek istedim, zamanında ilk dokuz bölümden sonra bıraktım. şimdi tekrar en baştan başladım. asla kötü değil ama BB gibi "hemen bir sonraki bölümü izleyeyim" heyecanı yaratmıyor, yer yer temposu düşük ve sıkıcı geldi bana.

diğer taraftan bakıyorum millet saul'un bb'den bile iyi olduğunu söylüyor. bana ilginç geldi.

ikisini de izlemiş olanlara sorum: siz hangisinden daha çok keyif aldınız? en azından ilk sezon için kıyaslama yapacak olursanız BCS'nin temposunun düşük olduğu fikrine katılır mısınız? ileride daha olaylı hale geliyor mu?

***

bu arada ben BB'nin sanırım en çok birinci sezonunu seviyorum. yani çoğu kişinin düşük tempolu bulduğu, "sabret daha iyi olacak" dediği kısımlar. kısacası bu dizilerden boş aksiyon, dıkşın dıkşın bekliyor değilim. bana hissiyatı yansıttıktan sonra isterlerse koca bölüm boş duvara baksınlar, keyifle izlerim.

ama BCS bana çok daha ağır geldi açıkçası. siz ne diyorsunuz bu konuda?
0
der meister
(09.10.22)
bb'den daha çok keyif aldım. bcs'de daha sakin bir akış olduğunu kabul ediyorum ama yine de sürükleyiciydi benim için. sıkıldığım 2 3 bölüm olmuştur.
0
oldz
(09.10.22)
BB hayatımda bitirdiğim tek dizi. BCS sadece bir bölüm dayanabildim. Abi dizi dediğimiz şeyi keyif almak için izliyoruz. Keyif almıyorsak birileri beğendiği için izlemek zorunda değiliz. BB'den daha çok keyif aldım. Hatta bu diziyi ben yazın izledim. Albuquerque sıcağını hissetmiştim. Bir de ben şuna inanıyorum. İzleyeceğin dizi zaten kendini izletiyor. Senin bir şey yapmana gerek kalmıyor. Ben Instagram'da Gibi dizininin kesitlerini izleye izleye sevdim, sonra kendiliğimden başladım. İlk sezonu bitireceğim neredeyse.
0
dissendium
(09.10.22)
İkisinide izleyip bitirmiş biri olarak bcs daha iyi bana göre. Mike, Saul, Kim, Nacho, Lalo, Gus gibi karakterler çok iyi işlendi dizi boyunca. Her bir bölüm film havasındaydı.
0
Depik
(09.10.22)
Bb harika, bcs iki uc bolumdu. bence zamanlamayla alakali olabilir ya breaking bad guzel dizi ok ama bir de o zaman kac tane guzel dizi vardi ki ZAMANINDA YOKTU BU PLATFORMLAR... OZLAR BBLER OFFF <3
0
ala09
(09.10.22)
Bcs tum zamanlar favori dizi listemde. Boyle yapim bir daha zor gelir. Bb'yi bcs izlerken tekrar izlemeye basladim, birinci sezonu bitiremedim, asiri sıkıldıgımı hatirliyorum. Hem de 2. Kez deneyisimdi. Bcs'den once de bb izlemeye calisip birinci sezon yavasligindan gecememistim. Bcs gayet tempolu bence, Bb en azindan ilk sezon kaplumbaga gibiydi. Bb'nin en cok ilk sezonunu seven biri olarak Bcs temposu daha dusuk gorusunuze felaket derecede katilmiyorum. Bence siz zaten temposuz, sıkıcı olani sevdiginizden bcs hizli gelmis ve bu yuzden sevmememissiniz gibi geldi, yoksa biz ayni seyleri izlemis olamayiz :)
0
summer timetable
(10.10.22)
BB çok kolay izlediğim hala da sevdiğim bir dizi. BCS ilk 7-8 bölüm izledim çok sıkılıp bıraktım. 6-7 ay sonra kaldığım yerden devam ettim, ilerleyen sezonlar çok daha keyifli geldi onu da bitirdim ama asla bir BB akıcılığında değil. Bir oturuşta 5-6 bölüm izlediğimi hatırlıyorum BB’de. BCS daima 2 bölüm sonra sıkıyor beni.
0
but that was just a dream
(10.10.22)
bsc deki karakter gelişimi, direk günlük yaşamı aktarması, neredeyse gün gün geçiyor dizi ama yine de tempo düşmüyor
konular basit olsa da işlenişi hoşuma gitti benim
0
bir soru sorcam
(10.10.22)
bcs bb'deki yan karakterlerden birinin dönüşüm hikayesini anlatan bir dizi. bb izlemiş biri saul goodman'ın nasıl bir karaktere evrildiğini biliyor. nihai sonucu bildiğimiz için bcs'de anlatılan hikaye yer yer sıkıcı geliyor.

bb izlerken ne olacağını bilmiyorduk. sıfırdan yaratılmış bir hikaye vardı ve bu hikaye sıradan bir öğretmenin uyuşturucu mafyasına dönüşümünü anlatıyordu. hem hikaye ilgi çekiciydi hem ana karakterle empati yapıp kendimizden bir şeyler buluyorduk. bcs başarısız bir adamın hayat yolculuğunu sunuyor. herkesin kendinden bir şey bulması zor. karakterin hitap ettiği kitle daralıyor haliyle.

bb hikayesine sonradan eklenen yan karakterlerde kim haricinde ilgi çekici biri yok. çoğu karakteri zaten önceden tanıyoruz, hepsinin nereye geldiğini biliyoruz. bu da bir hikayedeki en önemli şey olan karakterin son halinin nasıl olacağı gizemini bozuyor. yani evet gus fring bcs'de bir şeyler yaşıyor ama ben o adamın öyle ya da böyle uyuşturucu baronu olacağını biliyorum. dizide çarpıcı, vurucu bir sürpriz eksikliği oluyor haliyle. bb'nin son bölümüne kadar walter white'ın ölüp ölmeyeceği bile belli değildi misal. mike vurulduğunda bir hafta kendime gelememiştim.

bence iki dizi de taş gibi dizi. sıralama yapmak gerekse bb'yi her zaman daha öne koyarım.
0
coldegezenkutupayisi
(10.10.22)
Breaking bad gelmis gecmis en iyi dizi. Bcs ise en az onun kadar iyi;)
0
baldur2
(10.10.22)
bcs'yi ilk sezonlar sevdim ama sonra biraz aksiyona bağladı gibime geldi.


//////////////////////////////////////////////////
===== Dikkat Spoiler ==========
//////////////////////////////////////////////////




zzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz
kadın avukatın tatminsizliği, ayakta zor duran yaşlı abinin sokak serserilerini pert etmesi, saul'un çöle hiçbir önlem almadan gitmesi, lalo denen adamın süper kahraman gibi takılması bana sıkıcı geldi
zzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz


========== spoiler ===============
0
vizivozo
(10.10.22)
(7)

potasyum iyodür tableti

der meister
bunu internet üzerinden satın almak mümkün mü veya sorsam eczanelerde var mıdır, bulunabilen bir ürün mü? internette baktıklarım hep sıvı formda. tablet hiç görmedim.
bunu internet üzerinden satın almak mümkün mü veya sorsam eczanelerde var mıdır, bulunabilen bir ürün mü? internette baktıklarım hep sıvı formda. tablet hiç görmedim.
0
der meister
(03.10.22)
Ne için hocam ?
0
thatisthedoctor
(03.10.22)
Jodid tablet var 100 mcg 'lık, eczacılarda satılıyor.
0
cekcekli
(03.10.22)
@thatisthedoctor,

nükleer savaş için. kenarda bulunsun diye. şimdi bazılarınız "abartma lan sen de" diyebilir ama ben bu işleri araştrımayı çok seven bir boş adam olduğum için covid daha çin'de bile belli belirsizken bu kapanmaların olacağını, rusya ile ukrayna arasında savaş çıkacağını vs. öngörmüştüm. nükleer savaş çıkar demiyorum ama geldiğimiz noktada bu tarz şeylere hazırlıklı olmak iyidir bence, sonuçta bir kutu hap yani alsak elimize yapışmaz. o yüzden düşünüyorum almayı. apartman yöneticisi de tanıdık zaten bodrumu da bunker yaptırıcam.
0
🌸der meister
(03.10.22)
apartman yöneticisi de tanıdık zaten bodrumu da bunker yaptırıcam.


:D

bu sefer yanılman dileğiyle
0
bir ileti paylastim
(03.10.22)
Hocam o zaman 100 mg işinizi görmez daha fazlası lazım
0
thatisthedoctor
(03.10.22)
Vücuda alınan fazla potasyumun kalpte ritim bozukluğu yapma ihtimali var ( güçlü bir şekilde) o yüzden sormuştum.
0
thatisthedoctor
(03.10.22)
ben nükleer bulutların gelme ihtimaline karşı 10 kutu hap almıştım zamanında.
1-2 kutu kesmez en az 10 kutu alın.
nükleer silah kullanıldığında ecza depoları ve eczanelerin satışları bir anda sonlanır.
herkes eşine dostuna yada siyaseten emir verebilen kişilere ayırır hapları.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.10.22)
(3)

los lunes al sol tarzı film

der meister
izlemeyenler için kısaca özetlemem gerekirse,(spoiler'lık çok bir şey yok, zaten o tarz bir film değil ama yine de uyarmış olayım)çalıştıkları tersane güney kore firması tarafından satın alınan iş arkadaşlarının sefilliklerini anlatan bir film. kimisi bar açıyordu, kimisi sersefil kalıyordu, javier
izlemeyenler için kısaca özetlemem gerekirse,

(spoiler'lık çok bir şey yok, zaten o tarz bir film değil ama yine de uyarmış olayım)

çalıştıkları tersane güney kore firması tarafından satın alınan iş arkadaşlarının sefilliklerini anlatan bir film. kimisi bar açıyordu, kimisi sersefil kalıyordu, javier bardem'in canlandırdığı efsane karakter ise kapitalizmin dininden girip kitabından çıkıp her şeye tepki gösteriyordu. birinin eşiyle arası bozuluyordu, biri saçlarını ayakkabı boyasıyla boyayıp (yaşlıcaydı) iş başvurularına gidiyordu...

benim önerdiğim veya birlikte izlediğim hemen herkes sıkıcı bulmuştu ama şahsen en sevdiğim, kalbimde yeri hep ayrı olacak bir film. ondaki samimiyeti, sıcaklığı çok az işte bulmuşumdur. çok çok güzel bir şeydi.

benzer konular işleyebilir ama önceliğim HAYATIN İÇİNDEN olması. aynı böyle. insani dertlerden, senden benden bahseden bir film. kapitalizm eleştirisi ya da garibanlık olması şart değil, olması ve avrupa'da geçmesi artı puan.

bu tür böyle sıradan insanların hikayesi olan, kendinize yakın bulduğunuz, çok sevdiğiniz filmler var mı?
0
der meister
(18.09.22)
Ken Loach filmleri.
Looking for Eric
Sorry We Missed You
Jimmy's Hall

plase Lucia y el Sexo
0
heritage
(18.09.22)
benzer şekilde işini kaybeden bir grup insanı anlatan the full monty de güzeldi, acı-tatlı türden bir film. uk yapımı.

abd yapımı olarak da what’s eating gilbert grape çok severim. sıradan insanların hayatını anlatan sakin filmler hoşuma gidiyor. 83 yapımı local hero’yu da çok severim bu sakinliğinden ötürü. fazla politik olmasa da mesajı olan filmlerden.
0
phoarbix
(18.09.22)
Ben de Ken Loach önerecektim @heritage yazmış. O vakit I Daniel Blake diyeyim ben de.
0
Amaranta ursula
(19.09.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.