Giriş
(3)

bu kıyafetin türü nedir?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
fanila mıdır, tişört müdür? https://img.freepik.com/free-photo/young-adult-working-social-integration-workspace_23-2149341112.jpg
fanila mıdır, tişört müdür?
img.freepik.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.01.26)
0 yaka t-shirt
+2
oscar
(06.01.26)
basic tshirt
+2
inheritance
(06.01.26)
oversize tişört
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(06.01.26)
(1)

maaşların elden alınması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
büyük şirketler onlarca işçinin maaşını elden verebilecek kadar nakiti sürekli olarak nasıl bulabiliyorlar?
büyük şirketler onlarca işçinin maaşını elden verebilecek kadar nakiti sürekli olarak nasıl bulabiliyorlar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
büyük şirketler onlarca kişinin maaşını elden vermiyor. tam gösterip bankadan ödüyor.

zaten maaşın tamamını elden ödemek yasak.

asgariden gösterip kalanını elden veren şirketler de bir gün önce bankadan çekip getiriyordur.
+2
kibritsuyu
(03.01.26)
(1)

vr gözlüğün bilgisayar ekranı olarak kullanımı vs plazma

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bilgisayardaki işlerini yatarak, yuvarlanarak görmek isteyenler 55 üstü tv mi kullanmalı yoksa vr gözlük mü? gözlük teknolojisi için şimdilik biraz erken mi? tv'den memnun musunuz? göözlükten memnun musunuz?
bilgisayardaki işlerini yatarak, yuvarlanarak görmek isteyenler 55 üstü tv mi kullanmalı yoksa vr gözlük mü? gözlük teknolojisi için şimdilik biraz erken mi? tv'den memnun musunuz? göözlükten memnun musunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Şu an sadece Apple Vision ve Samsung xr bu is için uygun çözünürlüğü sahip. Quest ile falan yapiyorum diyen var ama bence çözünürlük yetersiz. Xreal one fena değilmiş ama onda da çözünürlük az. Xreal in yeni jenerasyonu çıkınca bu iş çözülmüş olacak bence. Bu ürünü kontrol etmeni öneririm büyük basliklar yerine.
+1
hububrad
(03.01.26)
(12)

istanbul'dan taşınsaydınız nereye giderdiniz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.01.26)
muğla
+2
jelly bear
(02.01.26)
Sinop, Çanakkale, Balıkesir
0
Amaranta ursula
(02.01.26)
antalya
+3
tahtakafa
(03.01.26)
Balıkesir
+1
ercu cozer
(03.01.26)
ankara
+1
hold the door
(03.01.26)
kar, kış ve soğuktan nefret eden bünyem için net şekilde antalya. yazın çok bunalırsam da toroslar burnumun dibinde.
+1
lazpalle
(03.01.26)
antalya ve muğla'da hamam böcekleri vardır.
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Antalya' ya geldik.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(03.01.26)
ankara, eskişehir, muğla merkez.
+1
mikahakkinen
(03.01.26)
çkale merkez.
+1
biravekahve
(03.01.26)
Kocaeli/Kartepe veya Bolu civarı.
+1
Lethe
(03.01.26)
Bursa
+1
stejerners
(03.01.26)
(2)

web reklamları ne kadar gelir getiriyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
niş bir site kurmayı düşünüyorum. getirisi hosting ve domaini karşılar mı bilmiyorum. kullanıcısının bilgisayar kurdu olması bekleniyor. neredeyse tamamı adblock kullanacak. facebook, google gibi yerlerin reklamını gösterirsem kaç para bırakır?
niş bir site kurmayı düşünüyorum. getirisi hosting ve domaini karşılar mı bilmiyorum. kullanıcısının bilgisayar kurdu olması bekleniyor. neredeyse tamamı adblock kullanacak. facebook, google gibi yerlerin reklamını gösterirsem kaç para bırakır?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.01.26)
2 sene önce niş bir site kurdum. 1000’den fazla blog var içinde. Geçen sene 500 lira kazandırdı :d

Para kazanmak için değil de hobi amaçlı yapılacak iş
+2
messina123
(01.01.26)
Ölü İnternet teorisini incelemenizi tavsiye ederim. Artık Ai'nin de arama motorlarının yerine geçmesi ile maalesef web içerikleri gün geçtikçe daha az tıklanır olacak. Geçmişte de alanında ilk 10'a girmeyen web siteleri Adsense ile çok komik tutarlar kazanıyordu, bir dönem bu işi yaptım günlük 100 bin tekil hite ulaşan bir site ve farklı iş kollarında onlarca siteyle ayda bir asgari ücret civarı anca kazanıyordum. Şu an buna iş olarak bakmak çok zor. Farklı yöntemlerle gelir imkanı (Özel reklam, bağışçı, üyelik, doğrudan satış vs) yoksa sadece adsense ile ayakta durması çok zor bir sitenin.
+1
creepy
(02.01.26)
(7)

mimarlık niçin var?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
banach
(30.12.25)
mimarim ve uzmanligim restorasyon. helenistik dönem arkeolojik alanlarindan, gründerzeit dönemi binalarina cesitli restorasyon alanlarinda calisiyorum. su an elimizdeki proje avusturya'nin en önemli binalarindan birinin 600 senelik ahsap cati sistemi, bunun dokümante edilmesi, dijitallestirilmesi ve kurtarilmasi. insaat mühendisine bol sans dilerim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Hayır, yapamaz.
+1
cancoskn
(31.12.25)
mimar tasarim yapar, sanattir.
insaat muhendisi tasarimin ayakta durmasini saglar.
zaten arada farki bizim millet bir turlu cozemedigi icin gorsel olarak binalarin cogunlu berbat.

mimarlik nedir bilmedigimiz icin ortaya su tarzda seyler cikiyor:

x.com

isin icine duzgun isinin ehli mimarlar girince ortaya boyle, goz kanatmayan, ortami ile uyumlu mis gibi tasarimlar ortaya cikiyor:

www.alumil.com
+4
cooperr
(31.12.25)
mimarın yaptığı özgün bir sanat eseri gibidir. mimarı kovup başka mimarla devam edemezsiniz. ölünce bile mirasçıları ilgili projelere izin verme yetkisi miras olarak geçebiliyor. ancak mimarlık denilen şey apartman falan aklınıza gelmesin. onu deneyimli bir usta da yapabilir. bir arkadaşım inşaat mühendisliği okurken mimarlığın ne olduğunu araştırınca okulu bırakıp mimar oldu. mimarın yaptığı işi düzenleyemezsiniz değiştiremezsiniz. aynı mimari projeyi başka bir yerde yapamazsınız. daha da detay için; www.youtube.com
+1
ground
(31.12.25)
Yapamaz. Türkiye'de mikro uzmanlık konusu çok iyi anlaşılmıyor.

Mimar ve inşaat mühendisi farkını en iyi anlayabileceğimiz örneklerden birisi UX Designer & Software Engineer farkı. Konu sadece estetik değil, kullanım kolaylığı.

Tasarım ve sanat birbirinden farklıdır. Tasarımın bir işlevi olur birçok örnekte.

Bugün 70 yaşında insanlar bile instagram'da nasıl reels paylaşacağını biliyor. Çünkü instagramı ux designerlar tasarlıyor. Yazılım mühendisleri ise inşa ediyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı yapan ekipler psikoloji, erişilebilirlik, estetik, fonksiyonellik gibi bir çok kritere göre bu işi yapıyorlar. Bir insanın en kolay şekilde o ürünü kullanması için uğraşıyorlar. Konu sadece güzel gözükmesi değil yani. Instagramı sadece mühendislerden oluşan bir ekip tasarlasa örneğin, bu kadar kolay kullanamazdı sıradan kullanıcı.

Bu alandaki en güzel örneklerden biri tabletlerdir. Microsoft Apple'dan çok önce "tablet bilgisayar" konseptini piyasaya sürdü. Ama kullanımı korkunçtu. mühendislik olarak çok daha iyiydi eminim. Ama kullanım kolaylığı olarak faciaydı. Bu sadece arayüz tasarımı demek değil. Büyüklük, ısınma, taşıma, ağırlık vb bunlar da kullanıcı deneyimi tasarımının bileşenleri. Sonra apple ipad'i sundu. Satış rekorları kırdı.

Çünkü microsoft tableti mühendisler tasarladı, ipad'i endüstri tasarımcıları ve ux tasarımcılar. Bu bir aşağılama ya da ayrım değil. Uzmanlık ve bakış açısı farkı. Ürün tasarımcı dediğin insan o ürünün doğru hedef kitle tarafından en doğru şekilde kullanılması için çalışır. Önceliği kullanım kolaylığıdır. Bu konuda bazen ürünün mühendisliğinden feragat etmeyi göze alabilir.

Mühendis de o ürünün birçok koşulda en doğru ve sorunsuz şekilde çalışmasını önceliklendirir. Dayanıklılığını, yaşam ömrünü, bakım kolaylığını, maliyetini, sistemin kusursuz çalışmasını, önemser. Kullanım kolaylığı 2. plandadır.

Tasarımcılar ürünü insana uydurur. Mühendisler insanın ürüne uymasını bekler. Aradaki en temel fark budur.

Bu yüzden dünyadaki temel pratik şudur, önce tasarımcılar insana uyacak bir ürün ortaya çıkarır. Ürünün limitlerini belirler. Sonra mühendisler o limitler dahilinde çalışmaya başlar.

Mesela Steve Jobs bir mühendis olmadığı için ilk iphone tasarımının boyutlarını çok net belirlemiş ve bu özellikleri olan bir cihaz, bu boyutlarda olacak demiş. Mühendislerle en büyük kavgası bu olmuş çünkü mühendis ekibin ideal ürün planı cebe sığması zor bir ürün.

Dünyada genel pratik bu. Tasarımcı ürünü tasarlar, ürünün limitlerini belirler. Mühendis de o limitler içinde en ideal ürünü inşa eder. Bu şu demek tasarımcı temel mühendislik prensiplerini bilir ve ona uymaya çalışır, mühendis de tasarımın neden öyle olduğunu bilir ve ona uymaya çalışır. Bu bir üstünlük değildir. Uzmanlıktır. Ve birimler birbirinin uzmanlığına güvenir. Arada elbette anlaşmazlıklar olur. Ama sistem çalışır.

Türkiye'de maalesef iş kültüründe yatay hiyerarşi anlaşılmıyor. Bizde dikey hiyerarşi biliniyor sadece. Yani mesela birbiriyle aynı yetki düzeyinde iki departman mühendis ve tasarımcı diyelim, birbirlerinin uzmanlıklarına güvenmez. Tasarımcının taleplerini mühendis ekibi "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Öbür tarafta mühendisin talepleri de tasarımcı da "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Sonra patron gelir, ikisine de kendi istediğini yaptırır.

O yüzden türkiye'de kurumlarda yatay hiyerarşiye dayanan iş süreçleri hep aksar. Yani tasarımcı tasarlar, sonra mühendis o tasarımın hayata geçmesi için en ideal planı oluşturur, bunlar birbirine üstün değildir. Birbirini destekleyen bir süreçtir. Ama Türkiye'de bir mühendisin önüne tasarımcıdan gelen plan budur diye bir plan koyduğunuzda egosuna dokunur bir şekilde. Tam tersinde de tasarımcı sinirlenir.

Mimar mühendis kıyasında da problemin temelinde bu vardır.

Gelelim mimar ve mühendisin farkına.

Mimar da aslında bir ürün tasarımcısıdır. Sadece estetik fonksiyonlarıyla ilgilenmez. Bunun yanında aydınlatma, havalandırma, kullanım kolaylığı, şehir dokusuna uygunluk, şehir planına uyum, binanın insan psikolojisine etkileri, insan trafiği, doğayla uyumu gibi birçok konuyu tasarlar. Aydınlatma sadece binanın ışık düzeni demek değildir mesela. Binanın güneş ışığının nasıl aldığı, çevredeki binaları ne kadar gölgede bıraktığı gibi konular da düşünülür. Ya da insan trafiği dediğin şey sadece giriş çıkış kapılarını koymak demek değildir.

Binaya giren insanların binayı nasıl dolaşacağı, birbirileriyle çarpışmadan ne kadar ilerleyebileceği bir konudur. Bu belki bir apartmanda önemsizdir. Ama dakikada binlerce insanın kapıdan geçtiği bir avm'de, bir havaalanında, bir stadyumda bu önemlidir. Gelen yolcunun giden yolcuyla kaos yaşamaması, binada belli noktalarda yığılmalar olmaması, acil durumlarda hızlı tahliye edilebilecek rotaların oluşturulması, bir avm'yse insanların belli bir akışa uyarak dolaştırılması, bir havaalanıysa insanların en hızlı şekilde istedikleri yere ulaşabilmesi başlı başına bir konudur. bu konuların bazıları eften püften konular gibi görünebilir. Ama değiller. ve mühendislikten farkı mesela kitle psikolojisi, insan psikolojisi, temel tasarım ilkeleri, bilgi tasarımı, kullanıcı deneyimi tasarımı, ses tasarımı, akustik, mühendislik gibi birçok disipline temas ederler.

mesela bir avm koridoru tasarlatın. bir mühendis girişi ve çıkışı olan 200 metrelik düz bir koridor tasarlayacaktır ilk başta. Dükkanları da etrafa dizecektir. Bir mimar belki 200 metrelik o çizgide yılan gibi kıvrılan, alt koridorlara ayrılan, birbiriyle kesişen alanlar düşünecektir. Dükkanları da belli bir mantıkla yerleştirecektir. Çünkü kalabalığın hareketi, belli mağazaların daha kalabalık olma ihtimali vs...

Bu bir uzmanlıktır. Ve bir binayı yaparken birilerinin bu konuda uzmanlaşması, birilerinin de binanın mühendisliği konusunda uzmanlaşması gerekir. Bu görev paylaşımıdır. Eskiden roma'da mimar/mühendis tek kişiymiş. ama artık yaptığımız binalar çok daha komplike ve daha fazla veri seti var elimizde inşaat üzerine. O yüzden görev dağılımı gerekiyor.

Yani mimar mühendisin işini yapamaz, yapmamalıdır. Mühendis de mimarın işini yapamaz. Yapmamalıdır. Bu yapamayacakları anlamına gelmiyor, ya da biri diğerinden daha zeki demek değil. Üstünlük de değil. Bu bir görev paylaşımı. Türkiye'de tam oturmamış, ama dünyada büyük sistemlerde çok iyi çalışan bir sistem.
+1
anten
(31.12.25)
inşaat mühendisleri az paraya çok ev anlayışı güderler. Mimar ise, bir estetik ortaya koyar, maliyetine, kar kazanç işlerine bakmaz. Ama bence esas iş şehir bölge planlamacılarına düşüyor.
+1
love and trust
(31.12.25)
(9)

airfryer'ın elektrikli fırından farkı nedir?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
üzerinde ısıtma elementi ve fan var. aynısından fırında da var. airfryer benim 200 dereceye kadar ısıtan fırınımın yapamadığı neyi yapıyor?
üzerinde ısıtma elementi ve fan var. aynısından fırında da var. airfryer benim 200 dereceye kadar ısıtan fırınımın yapamadığı neyi yapıyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
Turbo fanlı mini fırının daha miniği.
Hacminin küçük olması, haznesinin tencere biçiminde olması, tezgah üstünde durup da her daim kullanıma hazır olması sebebiyle kullanışlı.

Tek yaşarken de sevgili ile yaşarken de başat bir mutfak aleti olarak kullandık kullanıyorum. Ben kadar etkin ve efektif kullanıp da reklamını yapanla karşılaşmadım. Aileler de genelde sevmiyorlar.
+1
biseysorcaktim
(30.12.25)
mini fırın ile çok benzer. (ama ben de airfryer aldım çünkü daha az yer kaplıyor) Büyük fırınlar bu kadar efektif ısınmıyor.(ama o da kullanılır. Fırında birçok şey bayağı lezzetli oluyor.)

Airfryer tamamen yeni bi kelime ile popüler olmuş bişey. Eskiden babaannemlerde falan mini fırın olurdu ve çok güzel kullanırlardı. Ama şimdi insanlara mini fırın al desen almazlar, airfryer al dersen alırlar ahah.
+1
nhk ni youkosu
(30.12.25)
Günümüz evlerinde ayrı ve kocaman bir mutfak yok, salonların bir köşesinde adı açık mutfak olan bir tezgahta dönüyor bütün iş, ve artık herkes çalışıyor, kimsenin yufka açacak, dolma saracak, uzun pişme süreleri bekleyecek, bulaşıkla uğraşacak vakti de hali de yok.

Dolayısıyla kullanılan aletler küçük, seri ve kolay temizlenir türden olmalı. Babaanne evindeki mini fırın airfryerin üç katı yer kaplar. Turbo fan özelliği olmadığından pişirme süresi de var bir üç kat. Dolayısıyla, kıyas kabul eder bir ürün değil.

İki yıldır falan sürekli kullanıyorum. Adı airfryer değil, elektrikli motorlu tencere fala olsa da kullanırdım.
+2
Mirket
(30.12.25)
aynı şeyin kompakt olanı, zaten dikkat ederseniz mesela sharkninja airfryer üzerinden turbo mini fırını tekrar icad etti. tam bir circlejerk oldu.
+1
malheiros
(30.12.25)
Yalnız yaşıyorsanız ve/veya tek porsiyon bir şey ısıtacak veya pişirecekseniz mantıklı. Olayı bu.

Bir anlamda kettle'ın fırın versiyonu.
0
akhenaten
(30.12.25)
airfryer aninda isiniyor ve yarim saatte 3 kisiye yetecek kadar patates kizartmasi yapabiliyor, bir kasik yag ile.
bunu yapabilen bir firin bildigim kadariyla yok.
+1
cooperr
(30.12.25)
hizli pisirmesi. esas olayi bu. Turkiye'de bulunuyorsa Ninja Speedi guzel bir model.
+1
warrior princess
(31.12.25)
sadece daha küçük başka hiç bir farkı yok.
küçük olduğu için çabuk ısınıyor.
+1
duyuruuser
(31.12.25)
benim açımdan hiçbir fark yok. evde fanlı bir fırınım var, bu yüzden airfryer edinmeyi düşünmedim. benim için farkı sadece boyutu. yapabileceklerimin hepsini fırın ile yapabiliyorum ama ya "fırını yakmışken" diyip 3-4 kişilik yemek çıkıyor, ya da tek kişilik bir şey pişireceksem o kadarcık şey için koca fırını ısıttığıma değmiyor, harcanan elektriğe acıyorum. tek kişilik durumlar için keşke airfryer olsa daha az enerjiyle daha çabuk pişirirdim diyorum.
+1
kibritsuyu
(31.12.25)
(2)

özel sektörde asker kaçağı işe alımı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
"Yoklama kaçakları ve bakayalar ile barışta tatbikat ve ferdî seferberlik eğitimi bakayaları kamu hizmetine veya özel hizmete alınamazlar. Bunları kamu hizmetine veya özel hizmete alanlar hakkında askerlik şubelerince mahallin Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur."bu cümle, askerlik y
"Yoklama kaçakları ve bakayalar ile barışta tatbikat ve ferdî seferberlik eğitimi bakayaları kamu hizmetine veya özel hizmete alınamazlar. Bunları kamu hizmetine veya özel hizmete alanlar hakkında askerlik şubelerince mahallin Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur."

bu cümle, askerlik yapmamış türk erkeğini işe kabul edenler suçludur şeklinde mi yorumlanmalı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.12.25)
bizim şirketlerin tümüne askerlik şubelerinden kaçak ve bakayalar için "işten çıkarın ve çıkış belgelerini bize bildirin, aksi takdirde hakkınızda suç duyurusunda bulunacağız" tarzında tebliğ geliyor. suç duyurusunda bulunulduğunu yada şirket yetkilileri hakkında bu konuda bir iddianame düzenlendiğini görmedim henüz.
+1
loch ness
(27.12.25)
hayır tabii ki. bu anlamı nasıl çıkardın anlamadım ancak askerlik zamanı gelmiş, tecil bozdurmuş yoklamasını yaptırmış ama mazeretsiz sevk tarihini geçirenler (bakaya) ya da askerlik zamanı gelmiş tecilini bozdurmuş ama şubeye gitmemiş zamanını geçirmiş kişileri (yoklama kaçakları) işe alamazsınız diyor.
0
air
(27.12.25)
(3)

artan yaşam pahalılığı nasıl gerçekleşti?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dolar bazında tarihin en yüksek asgari ücreti alınıyor. eskiden 400 dolara öyle ya da böyle hayatta kalan türk işçisi (ki hiçbiri asgari ücret almaz) nasıl oldu da 600 dolara kira bile ödeyemez hale geldi? olanlar dolardaki enflasyondan mı kaynaklı yoksa başka şeyler mi var?
dolar bazında tarihin en yüksek asgari ücreti alınıyor. eskiden 400 dolara öyle ya da böyle hayatta kalan türk işçisi (ki hiçbiri asgari ücret almaz) nasıl oldu da 600 dolara kira bile ödeyemez hale geldi? olanlar dolardaki enflasyondan mı kaynaklı yoksa başka şeyler mi var?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.12.25)
Atladığın nokta dolar da enflasyona uğruyor.

Arkadaş çok güzel anlatmış, oraya 2002 2025 yaz mesela;

2002'nin 100 doları şimdinin 180 doları :))
+1
makbur
(24.12.25)
Dolar enflasyonu zaten var.
Konut fiyatları özellikle de şehir merkezlerinde tüm dünyada da Türkiye'de de arttı.
Gıda enflasyonu Türkiye'den dünyanın pek çok yerinden daha yüksek. Tarım ve hayvancılık konusunda çok yanlış giden bir şeyler var.
Eskiden olmayan ve şimdi olan masraflarımız var. Cep telefonu, ev interneti, bilgisayar taksidi, Starbucks kahvesi, yemek siparişi.
Sigara ve alkol gibi ürünlerin vergilerinde de ciddi artış oldu eskiye göre.
Ailelerin eskiden daha kalabalık olması da geçimi kolaylaştırıyor olsa gerek.

Ama en önemlisi şu; eskiden çalışan insanların çoğu asgari ücretten çok daha fazla alırdı. En vasıfsız işçi bile bir süre çalıştıktan sonra asgari ücretten fazla kazanmaya başlardı. Hiçbir iş bilmeyenin ilk işe girme maaşıydı o.
0
michael_knight
(25.12.25)
dolar bazinda asgari ucretin yuksek kalmasinin sebebi dolarin baskilanmasi, ucretin alim gucu degil.
+2
cooperr
(25.12.25)
(2)

panelciler bitti mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
haşmetli devletimiz olaya el atıp discord'u kapatalıbelli gizli bilgilere ulaşanların sayısında azalma, ulaşmada zorluk gibi durumlar oldu mu? yeni sızıntılar oluyor mu?
haşmetli devletimiz olaya el atıp discord'u kapatalıbelli gizli bilgilere ulaşanların sayısında azalma, ulaşmada zorluk gibi durumlar oldu mu? yeni sızıntılar oluyor mu?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.12.25)
discordu kapatması gibi bi durum yok ki... o engelleri takan mı var? teknolojiden anlama oranı sıfırın altındaki kesim erişemez o kadar, aşması basit bi erişim engeli. bu engeli aşamayacak kişiler değil o işleri yapanlar sonuçta :D

panel dediğin olay da sızdırılmış veritabanı, kendi elinde kopyası olan kişilerden bunları silmeleri mümkün değildir ha güncel değişen/eklenen verilere erişemiyor olabilirler belki ama ellerinde olan veri hala ellerindedir.
+1
konetsu
(24.12.25)
E-devlet'te kullandığınız bir hizmete yakın zamanda giriş için ekstra doğrulama gelmişse henüz bitmemiştir:)
+1
gnosis
(24.12.25)
(6)

türkiye'de her 3 kişiden 1'i sosyal yardım alıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
-sa bu 1 kişi kim? tam olarak nasıl bir yardım alıyorlar? kim veriyor bu yardımı? ben almıyorum. çevremde alan yok. aldığını bildiğim kimse yok. aydınlatıcı cevaplarınız için teşekkürler.
-sa bu 1 kişi kim? tam olarak nasıl bir yardım alıyorlar? kim veriyor bu yardımı? ben almıyorum. çevremde alan yok. aldığını bildiğim kimse yok. aydınlatıcı cevaplarınız için teşekkürler.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.12.25)
Kaynak???
+1
mikro patlama
(24.12.25)
gnosis
(24.12.25)
bunun içinde her şey var: 65 yaş aylığı, yeni doğan bebek yardımı falan filan. yani düzenli her ay para alanlar da var (engelliye bakan insanlar, engelli yardımı vs.), tek seferlik ne bileyim anadoluda kömür parası gibi yardımlar alanlar da var.

geneli çok cüzi paralar ama yılda rahat 20-30 milyonu buluyordur bence böyle böyle para alan.
+1
gitdaddy
(24.12.25)
çevrenizde de vardır siz bilmiyorsunuzdur.
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.12.25)
doğulular alıyor bol bol. urfa ve van'da yaşadım ziraat atmlerinde upuzun sıra olurdu her ay başında.
+1
sabenburak
(24.12.25)
her kalemi ayrı ayrı sayıyorlarsa 1/3 çıkar tabi belki aynı haneye 3- 5i birden giriyordur.

dul yetim aylıkları, 65 yaş, engelli bakım
bunları çoğunun faturalarda filan da indirim hakkı var
evde bakım filan da sayılıyorsa --onu sağlık bakanlığı mı sosyal hizmetler mi organize diyor bilmiyorum, bunların hepsi sayılıyorsa iyice uçar

Doğuyu geçin, Ankarada çankaya değil de sincana etimesguta gidin, ha bire minibüsler dolaşıyor
kimi çorba dağıtıyor
kimi evlere koli bırakılıyor
çoğu esnafta "xxx kart" geçerlidir yazıyor kapılarda (bunları büyükşehir belediye mi veriyor, bakanlık mı veriyor bilemiyorum)
kasaba gidiyorsunuz 400 liralık aylık et hakkı varmış kartta onunla alışveriş yapmaya geliyor hanımlar
0
subcomponent
(24.12.25)
(3)

türk evlerinde topraklama

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ne kadar yaygındır? 20 yaşında bir evin muhakkak topraklaması vardır diyebilir miyiz? inşaat sırasında hile yapılabiliyor mu?
ne kadar yaygındır? 20 yaşında bir evin muhakkak topraklaması vardır diyebilir miyiz? inşaat sırasında hile yapılabiliyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.12.25)
20 yaşında evde topraklama olmaması çok daha olası olmasından.

Yenilerde bile toprak bağlantısını boş bırakıyor.

Hile hurda olmadan olur mu hiç.
-1
chicha_v2
(23.12.25)
Yuzde 99 vardir.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(23.12.25)
mutlaka vardır ama bina dışı toprak çubukları zamanla yaşlanan, korozyona uğrayan parçalar. aslında test edilerek yenilenmesi gerekiyor.
+1
orpheus
(23.12.25)
(3)

Rusya 15 temmuz'u nasıl haber verebildi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Askeri alet gereçleri mi takip ediyorlardı, konuşmaları mı biliyorlardı. Nasıl mümkün olabiliyor?
Askeri alet gereçleri mi takip ediyorlardı, konuşmaları mı biliyorlardı. Nasıl mümkün olabiliyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
tüm büyük ülkelerin ilişkide olduğu ve coğrafi olarak yakın olduğu ülkelerde casus ağı vardır. aklın almayacağı kadar normal görünen insanlar sleeper agent olabilir. aynı zamanda bu ülkeler dijital haberleşme, trojanlar ve uydu görüntüleri üzerinden askeri hareketlilik gibi konuları 7/24 takip eder. cia ve kgb için ata sporu gibi birşey.
+2
orpheus
(23.12.25)
15 temmuz çok karışık bir olay. 2016 Şubat ayında mesela -bizzat kendim okumuştum o zaman- emekli bir binbaşının "cemaatin tek şansı Ağustos'tan önce bir darbe" şeklinde anlattığı -agustos ayında yüksek askeri Şura olacak ve kadroları tasfiye edliecek şeklinde- bir koseyazisi vardı oda tv idi sanırım. Buna benzer 4-5 tane daha yazı vardı.

O yüzden Rusya değil aslında sağır Sultan'ın bile bildiği bir gerçekmiş yni :))
+1
makbur
(23.12.25)
www.odatv.com

Buldum bahsettigim yazıyı
+1
makbur
(23.12.25)
(2)

büyük kanallar telif yiyince ne oluyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
küçük kanallar gibi kapatılıyor mu yoksa youtube onlara iltimas mı geçiyor?
küçük kanallar gibi kapatılıyor mu yoksa youtube onlara iltimas mı geçiyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Büyük kanallar telif yemiyor. Onlar daha içerik girişi aşamasında Copyright Match Tool ile öncesinde doğrulama yapıyor, teliflik bir sorun varsa daha yüklemeden müdahale ediyor.
+5
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.12.25)
www.youtube.com
www.youtube.com

büyük kanallar da yiyor gayet.
+1
konetsu
(22.12.25)
(3)

sözlükteki reklamları

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
adsense mi, pixel mi yoksa başka bir şey mi?
adsense mi, pixel mi yoksa başka bir şey mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Google Ad Manager (AdSense)
Meta / Facebook Pixel
Exponential Interactive / VDX.TV
Criteo
ROQ.ad Inc
Index Exchange
Quantcast
Beeswax.IO
Sovrn Holdings
Adikteev
RTB House
Widespace AB
The Trade Desk

Tam şu anda mevcut çerez incelemesinde bu firmalar çıkıyor.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.12.25)
Hayatimda girip bakmisligim yok ama p*nti reklamlarindan gina geldi. Uzaktan goren erotik site geziyorum sanar.

Sanirim o reklamlari yandex veriyor.
+3
brkylmz
(22.12.25)
ben de bu sebepten dolayı sormuştum.
+1
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
(3)

kedinin çekirdekli zeytin yemesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ölümüne sebep olur mu? endişelenmeli miyim?
ölümüne sebep olur mu? endişelenmeli miyim?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.12.25)
Bağırsak tıkanmasına sebep olabiliyor. Veteriner aciline uğramak iyi olabilir.
+1
truf
(17.12.25)
Büyük köpek olsa neyse de kedinin bağırsakları çekirdekten küçüktür sıkıntı olma ihtimali var.
+1
logisticsmanager
(17.12.25)
yoğurt ve yaş mama yedirip kumunu kontrol edebilirsin , 25 yıldır kedi besleyen biri olarak zeytin çekirdeği beni korkutmaz . ip yemesi bağırsaklarda büyük sıkıntı yaratıyor ipten korkarım ben.
+2
devilone
(17.12.25)

düşen iha'nın fotosu yayınlandı mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ya da niçin sır gibi saklanıyor?
ya da niçin sır gibi saklanıyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
(2)

4k monitör kullananlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internette bazı şeyleri bulanık mı görüyorlar? özellikle korsan film izlerken ve alışveriş sitelerini gezerken bu durum fark ediliyor mu?
internette bazı şeyleri bulanık mı görüyorlar? özellikle korsan film izlerken ve alışveriş sitelerini gezerken bu durum fark ediliyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
4K 27" kullanıyorum. kaynak 480p değil ise sorun yok.
alışveriş sitesi neden bulanık olsun browser görüntüyü o çözünürlük için oluşturuyor.
sadece fontlar windowsun standart %100 boyutunda kalırsa ufak ve okuması zor olur %150 ideal.
+1
orpheus
(13.12.25)
hayır.

internet siteleri vs. zaten otomatik olarak senin çözünürlüğüne göre gösteriyor sana siteyi. 4k alışveriş yapıyorsun yani :)

korsan film dizi izlerkense önemli olan aslında dizi/film kaynağının çözünürlüğü/kalitesi, ekranının boyutu ve izleme mesafesi.

720p dizi izliyorsun diyelim, 27 inch 1080p ekran ve 27 inch 4k ekran arasında en azından bu 720p dizi özelinde pek bir fark olmuyor. ekran çözünürlüğünün artması ekstra bulanıklık oluşturmuyor en azından. aksine iyi bir upscale yazılımı kaynağı proses ediyorsa (nvidia shield, appletv vs.) 4k daha iyi bile olabilir.

kaynak bağımsız, aynı mesafeden izlerken mesela 27 inch 1080p kalitesi 54 inch 4k kalitesine eşittir.
32 inch 1080p ekran 27 inch 1080p ekrandan daha bulanık olur.
fakat 32 inch 4k ekran, 27 inch 1080p ekrandan daha net olur.
+1
king lizard
(13.12.25)
(1)

android'de discord app kullanmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
youtube'dan yollarını araştırdım, biraz shady buldum. siz nasıl başarıyorsunuz?
youtube'dan yollarını araştırdım, biraz shady buldum. siz nasıl başarıyorsunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
Cloudflare vpn uygulaması (1.1.1.1) ile lazım oldukça girip çıkıyorum çok rahat.
+1
chicha_v2
(13.12.25)
(2)

niçin webcam ve mikrofon almalıyım

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
düşünüyor, düşünüyor, mazeret bulamıyorum. siz neden kullanıyorsunuz? ne kullanıyorsunuz?
düşünüyor, düşünüyor, mazeret bulamıyorum. siz neden kullanıyorsunuz? ne kullanıyorsunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
yayıncı değilsen almamalısın zaten. laptopta kamera da mikrofon da var. mikrofon zaten nerdeyse her kulaklıkta var.
+2
jelly bear
(13.12.25)
Online sınava girerken webcam almıştım çünkü belli kalitede video istiyorlardı.
+1
peki madem
(13.12.25)
(7)

zerdeçal en çok neye yakışıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dünyanın en gereksiz baharatını renk vermek dışında bir yerde kullanamıyorum.
dünyanın en gereksiz baharatını renk vermek dışında bir yerde kullanamıyorum.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.12.25)
Baharat hali olmasaydı çayını önerecektim ama muhtemelen toz halini kullanınca bir şeye benzemez tadı. Yoksa özellikle tarçın ve zencefil de atınca içine acayip güzel bir tat veriyor. Ama damak tadı.. Onun için ytd :D
+1
truf
(12.12.25)
Mercimek çorbasına
+3
etna
(12.12.25)
karabiberle sona doğru konduğunda aslında oldukça etkili ve sağlıklı bir baharat. tadını alamamanıza şaşırdım, ben gayet alıyorum yemeklerde.
+3
eileengray
(12.12.25)
Mercimek +1 ben yemeğine koyuyorum güzel oluyor.
+1
peki madem
(12.12.25)
mercimek çorbası, pırasa, lahana yemeklerine kullanıyorum. ayrıca havuçlu zerdeçallı pirinç pilavı da pek güzel oluyor.

ben de tadını gayet alıyorum ya.
+1
Phoebe
(12.12.25)
Sade sossuz makarnaya az miktarı yakışıyor renk veriyor.
+1
ekimoloji
(12.12.25)
Karabiberle birlikte zerdeçallı pirinç pilavı
+1
pembediken
(13.12.25)
(7)

panko nerede bulunuyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.12.25)
trendyolmarketten bir aratın bence.
+1
michael_knight
(11.12.25)
geçen hakmar markette gördüm. kalitesi nasıldı bilmiyorum. migroslarda vardır kesin
www.migros.com.tr
+1
exlibris
(11.12.25)
Geçen bim'e aktüel geldi, happy center'larda sürekli oluyor
+1
tss
(11.12.25)
mopaş'ta da var.
+1
inheritance
(11.12.25)
file market'te de var.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
panko ekmek kırıntısı değil mi?

evdeki ekmekleri fırında kurutup, blenderdan geçirsen gidip almaktan daha zahmetsiz değil mi?
+1
duyuruuser
(11.12.25)
bence daha zahmetsiz değil. doğal kurutmak istersen günler sürüyor kuruması. fırında kurutayım desen bir avuç panko için ekmek yanmadan kurusun diye ızgarasını da açmayacaksın, uzun bir süre fırın çalışacak, elektrik yakacak, tepsinin içi kırıntı olacak, blender lazım, varsa bile onun da içi kırıntıyla sıvanacak. Fırın tepsisi, blender kabı, blender bıçağı bir sürü bulaşık çıkaracak, su harcattıracak. illa fırından alıp blender'a koyarken, blender kabından tabağa dökerken ortalığa dökülecek.

bence bazı şeyleri gidip almak daha mantıklı.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
(7)

herkes nereye gitti

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
instela kapandı, uludağ'da 3 kişi yazıyor, ekşi son demlerini yaşıyor, twitter eski twitter değil, quora'da bile insan yok. herkes whatsapp'a mı çekildi, herkes instagram'da mı takılıyor? nereye gitti bu millet?
instela kapandı, uludağ'da 3 kişi yazıyor, ekşi son demlerini yaşıyor, twitter eski twitter değil, quora'da bile insan yok. herkes whatsapp'a mı çekildi, herkes instagram'da mı takılıyor? nereye gitti bu millet?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.12.25)
Evlendi, çoluk çocuk.
+3
Kahvedesu
(03.12.25)
kahvedesu +1
biz z kuşağına bu kadar yazılı medya hitap etmiyor. instagram, tiktok takılıyor yeni nesil.
+2
black holes in the sky
(03.12.25)
yazdığın en ufak yazıdan koyduğun en basit bi resimden yok panel ile yok yapay zeka ile her boku üretebildikleri her bilgine erişebildikleri bir devirde milletin yavaş yavaş elini eteğini sosyal medyadan çekmesi normal geliyor bana
+4
nolmus yani
(04.12.25)
tuketim gittikce hizlaniyor. artik gorsel medya bile yeterince ilgi gormuyor ki geleneksel diyebilecegimiz platformlar (youtube, instagram vb.) bile gorsel medyanin hizli tuketilen versiyonlarini devreye aldilar (shorts, reels, story vb.). artik insanlar fotograf paylasmiyor, cok kisa suren ve bir sure sonra kaybolan (gercekten silinen veya gozden kaybolan) icerik uretiyorlar.
+4
Sour
(04.12.25)
reddit'te, kendi subreddit'lerine çekildi herkes.
+1
brkylmz
(04.12.25)
sanal hayvan
(04.12.25)
ekşi sözlük ve instela için konuşacağım ilk kurulduklarından beri yazarım . yıllar içinde yazmaktan çok okumaya geçtim. ilk yıllarda araştırıp , kitaplar okuyarak hatta ansiklopediler karıştırıp bilgi eklemeyi seviyordum. bu konuda zevkle zaman harcıyordum. sonra alaycı yorumlara maruz kaldım. çok fazla entrymi sildim . şimdilerde sol kolonda saçma sapan ve daha çok gündemle ilgili başlıkları görüp tıklamıyorum bile.
ekşi sözlük 1999-2009 yılları arasında benim gözümde tam bir dijital ansiklopedi gibiydi.

eski bir alışkanlık yine bilgisayarın başına oturunca bir sekmede açıyorum ve gün boyu arada açıp okuyorum.
0
devilone
(04.12.25)
(1)

pasaport alırken malum vakfa bağış yapma şartı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kaldırıldı mı, bu konuda hiç tartışma yapıldığını gördünüz mü, teşekkürler.
kaldırıldı mı, bu konuda hiç tartışma yapıldığını gördünüz mü, teşekkürler.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
böyle bi bağış şartı hiç olmadı ki oldu mu? 2016da almıştım ilk o zamanda yoktu. şu anda da yok.
harç ve defter bedeli var sadece.
ehliyetle mi karıştırdınız acaba?
+3
jelly bear
(30.11.25)
(9)

-20 derece soğuk değildi diye hatırlıyorum

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.11.25)
-20 derecede saatlerce kar küreyip eli cebinde laklak yapacak bi delikanlı çıkacağını ben pek sanmıyorum, ancak üç dört katmanlı giysilerle kalın eldivenlerle bereyle falan bi derece yapılabilecek bir şey.
+1
kizil karga
(29.11.25)
Askerlik yaptığım yerde iki üç hafta hava böyle olurdu.
Telsizden anons geçerdi ''Mehmetçikleri dışarı çıkarmayın.'' diye , karları da beş on dakika dönüşümlü şekilde kürüyorduk.
+2
ketcapli dondurma
(29.11.25)
-2 belki olabilir hatırladığınız sıcaklık. -20 birazcık da rüzgarla öldürücü etkiye sahiptir.
+2
f02561
(29.11.25)
-20 hep soğuktur. kıyafetin düzgün değilse 0 altı hep dondurucu soğuktur.
+3
jelly bear
(29.11.25)
en son -20 derecede dışarda olduğumda sümüklerim donmuştu çıtır çıtır ediyordu burnumun içine batıyordu nefes alırken :D
+1
theseachange
(29.11.25)
-15 te bir saat filan dışarıda kaldım. İnanılmaz soğuktu. Sırt kaslarım kilitlendi. Bir ayda anca açıldı.
+1
rodeocu
(29.11.25)
-20nin normalimiz olduğu bir ülkeden bildiriyorum; düzgün ekipman giyince dışarıda gayet iyi vakit geçiriliyor. Ama öyle zaradan aldığın montla falan duramazsın. Şartlara uygun giyinince oluyor. Rüzgar olunca yüzümüz kızarıyor sadece. Ayrıca kar küremek hiç de güzel bir şey değil..

Bunun dışında -20 çok soğuk değil diyemeyiz yani mesela bazen ekipmanı arabada bırakmış oluyorum evden arabaya giden 3 dakikalık yolda titriyorum soğuktan.
Şu an hava -7 ve içlik + outdoor ile çıkmaya başladık.
+1
suicides underground
(29.11.25)
eksişehir'de -20 küsür gördüm diye hatırlıyorum.
çarşı merkezde bulunan termometre arızalı değilse gördüm bu değerleri. gerçi meteorolojinin sitesinden bakınca 2006 yılında -28'e yakın olmuş.

o sıcaklıkta iki mont giyiyordum, içlik giyiyordum ve yavaş nefes alıyordum.
hızlı nefes alınca ciğerlerim acıyordu. ama geceleyin saatlerce yürüdüğümüz oldu.

şimdilerde geceleyin 10-12 derece oluyor yaşadığım yer.
o zaman -20'lerde hissettiğime benzer bir nefes acısını burada da hissediyorum.
elbette -20 daha soğuktu ama hissettiğim sıcaklık arada 30 derece varmış gibi değil hiç.

sıcaklık tek başına bir parametre değil, nem de önemli bir etken.
ama hala sıcaklık ve nem dışında başka etkenlerin de olduğuna inanıyorum.
+1
biseysorcaktim
(30.11.25)
-20 tabii ki her zaman soğuk ama askerlik yaptığım yerde -25 civarlarında seyrederdi genelde, içlik, mont, bere geziliyordu, çok rahat değildi ama mesela İstanbul şartlarında -5 gibi falan hissediliyordu. Nem, rüzgar falan farkediyor. Bazen rüzgarlı -15 olurdu, çok daha kötü etkiliyordu.
+1
mbond
(30.11.25)
(2)

türkiye'de tahvil var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
insanlar türkiye'ye güvenip parasını veriyor, sonra da para kazanabiliyorlar mı yoksa herkes başka bir şekilde mi yolunu buluyor?
insanlar türkiye'ye güvenip parasını veriyor, sonra da para kazanabiliyorlar mı yoksa herkes başka bir şekilde mi yolunu buluyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.11.25)
tahvil var mi derken? tabii ki var.
hem tl cinsli (bono, tahvil, sukuk, degisken faizli ) hem de eurobond (dolar,euro), borclanma araclari mevcut.
Bir devlet borclanamasa varligini surduremez.

Enflasyonun dusme egilimi gosterecegi, yuksek faizli donemlerde uzun vadeli sabit faizli bir devlet tahvili diger urunlere gore tl cinsinden bile ciddi kazandirir. Yabanci zaten buna geldi gectigimiz donemde.

Sirket tahvilleri de mevcut tabii, yani trdeki sirketlerin tahvilleri.

Ancak burada amerikan 10 yillik gibi bir referans urun ariyorsaniz o seviyede bir turk urun yok, dunyada da benzeri yok.
+1
wallcan
(28.11.25)
türkiyede tabi ki tahvil var. devlet bu şekilde borçlanıyor zaten. yatırımcılar da tahvil satın alıyor ve faiz gelirinden para kazanıyor

sorunun devamındaki ikilemi anlayamadım. "tahvilden para kazanabiliyor mu yoksa başka şekilde yolunu buluyor mu" ne demek? tahvile yatırım yapıp kar veya zarar ediliyor. başka şekil derken ne kastediliyor anlamadım.

bence soruyu açmalısın. niçin bunu sordun mesela? nedir kafanı karıstıran şey?
+1
abelardo
(28.11.25)
(3)

memlekette niye her gün kaçak kazı yapılıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
define arıyorlar desen o kadar derinlerde definenin işi ne. orta yaş anadolu köylüsünün canı sıkılıp gerçek hayatta minecraft mı oynamaya çalışıyorlar? ayrıca insanlar kazı yapmış, devletten buna ne?
define arıyorlar desen o kadar derinlerde definenin işi ne. orta yaş anadolu köylüsünün canı sıkılıp gerçek hayatta minecraft mı oynamaya çalışıyorlar? ayrıca insanlar kazı yapmış, devletten buna ne?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Filmi çekilmiş, filmin ismi "Hakkı". Platform: Mubi
+1
adivar
(28.11.25)
tarihi eser kaçakçılığı başlıbaşına bir sektör bu ülkede ve dünyada. son derece organize, muhtarın, jandarmanın vb. dahi dahil olduğu, koca koca iş makinelerinin bile getirildiği kaçak kazılar yapılıyor ülkemizde. siz üç beş köylü yapıyor zannediyorsunuz ama olayların ne çapları ne de içerikleri düşündüğünüz kadar basit ve tek katmanlı değil.

tam da bu sebeple topluma dair her konuda olduğu gibi bu konuda da "yasal mevzuat ve düzenlemeler" olmak zorunda. bu düzenlemeler olmazsa kültürel miras kavramını yaşatamazsınız, gelecek nesillere de aktaramazsınız.

kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulu, anıtlar kurulu, kudeb vb. kurum ve kuruluşlar bu işlemleri yürütür.
+1
Phoebe
(28.11.25)
"devlet'e ne?" demek istediniz sanırım. devlet'e şu: kazılara konu olan kültür mirası, bırakın devleti, tüm dünya halklarının ortak mirası niteliğindedir. bunların kazılmasının ilk amacı, tüm insanlığın tarihinin anlaşılmasını sağlamak üzere, geçmişteki insanların yaşam biçiminin açığa çıkarılmasıdır. bunu sağlıklı bir biçimde başarabilmek için kazıların bilimsel bir şekilde yürütülmesi gerekir. kaçak kazıcı alana bodoslama dalıp, toprağı hallaç pamuğu gibi atarsa, katmanlaşma, toprak altındaki eserlerin bu katmanlarla bağlantısı gibi zincirler bozulur; eserlere kalk gidelim yaptığında da bilimsel veri sağlayacak unsurlar bağlamından koparılmış olur. bu bağlamda kazı alanlarını kriminal sahneler gibi düşünebilirsiniz.
dünya ülkeleri, sınırları dahilindeki toprak altı ve üstü mirasa yönelik karşılıklı sorumluluklarını kabul ettikleri tonla sözleşmeye tabiler (Türkiye de bunların hemen hepsine imzacı olmuş ve oluyor). bu kapsamda oluşturulan ortak fonlardan ya da bilim kurullarından ihtiyacı olan faydalanıyor ya da yanlış uygulama yapanlar bunlara erişimlerinin kesilmesi ile tehdit ediliyor vs.
define olayına hiç girmiyorum. kısaca bu şekil..
+3
lil siztah
(28.11.25)
(1)

asp.net popüler mi?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
php gibi bu da öldü mü yoksa hala revaçta mı?
php gibi bu da öldü mü yoksa hala revaçta mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
.net core revaçta.
+1
duyuruuser
(28.11.25)
(4)

people pleaserlıktan kurtulan oldu mu?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
olduysa nasıl başardılar?
olduysa nasıl başardılar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Özsevgi ve özsaygını arttırdıkça başka insanlar seni sevsin diye çırpınmayı bırakıyorsun.
+11
Bruce
(27.11.25)
Psikiyatri ilaçları sayesinde kurtuldum.
+3
gobekliraki
(27.11.25)
Upvote verdim ama yazayım
Bruce+1
+1
kisa
(27.11.25)
Ufak ufak. Uzun zaman önce hayır demeyi öğrenerek başladım. Geldiğimiz noktada "bak bu borcu veriyorum ama ben bunu geri isterim, hatırlatırsam bozulmaca yok baştan diyim" seviyesine ulaştım. Herkese tavsiye ederim.
+1
akhenaten
(27.11.25)
(2)

e-ticaret uzmanları ne iş yapıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
satış sitesine ürün bilgisi ve fotoğraf ekleyip gelen siparişleri ve ödemeleri mi kontrol ediyorlar yoksa reklam vermek, reklam çekmek, reklamda oynamak, rakipleri anewliz etmek, iadeler ve şikayetlerle uğraşmak, seo yapmak gibi diğer işler de onlarda mı? ne yapar bu e-ticaret uzmanları? yok mu içim
satış sitesine ürün bilgisi ve fotoğraf ekleyip gelen siparişleri ve ödemeleri mi kontrol ediyorlar yoksa reklam vermek, reklam çekmek, reklamda oynamak, rakipleri anewliz etmek, iadeler ve şikayetlerle uğraşmak, seo yapmak gibi diğer işler de onlarda mı? ne yapar bu e-ticaret uzmanları? yok mu içimizde e-ticaret uzmanlığı yapan?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.11.25)
Benim şirkette markalarımızın satışları için büyük e-ticaret sitelerinden sorumlu kişilerin yaptıklarından gördüğüm genel olarak işlerinin yoğunluğu platformun verdiği komisyon oranlarına göre fiyat düzenlemek, pazarlık etmek. Bazen mesela n11 "ben sepette şöyle destek olacağım sen de şu kadar destek ol" gibisinden taleple geliyor. Onun pazarlığını falan yapıyorlar. Ürün kartı açmak çok zamanlarını alan bir şey değil. Fatura, iade gibi işlerle uğraşıyorlar bir de. Depoya bilgi veriyorlar vs.
+1
efreet sultan
(23.11.25)
İş ilanında E-ticaret Uzmanı aranıyor diyorsa genellikle bir alt kademede ürün veri girişi yapacak, pazaryerleri stok senkronizasyonlarını ve fiyatlamalarını kontrol edecek, gerektiğinde müşteri hizmetleri desteği verecek ve siparişlerin faturalanmasını ve kargolanmasını takip eden, satın almaya bilgi veren kişi kastediliyor. E-ticaret yöneticiliği veya reklam, sosyal medya uzmanlığı ise genelde farklı işler.
+1
creepy
(23.11.25)
(2)

Muhasebeciler ve IK'cılar ne iş yapıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Muhasebede fatura ve irsaliye yazdırılıyor, ik'da yapılan bütün işlerse excell makrosuna yaptırılabiliyor. Bu işlerin tamamı + siparişleri takip etme, telefonlara bakma, kargolama yapma, işçi bulma ve işe giriş - çıkış yapma, dijital medya reklamcılığı, web sitesi yönetimi, yerlere paspas atma gibi
Muhasebede fatura ve irsaliye yazdırılıyor, ik'da yapılan bütün işlerse excell makrosuna yaptırılabiliyor. Bu işlerin tamamı + siparişleri takip etme, telefonlara bakma, kargolama yapma, işçi bulma ve işe giriş - çıkış yapma, dijital medya reklamcılığı, web sitesi yönetimi, yerlere paspas atma gibi hadiseler tek kişiye yaptırılabilmesi gereken şeyler değil mi? Limited şirketlerin niye birkaç tane muhasebecisi var?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
Kobi diyeceğimiz şirketler için bir tam zamanlı ön muhasebe elemanı yetiyor. Küçük işletmelerde iş yüküne göre bu kişiye bazı ek işler kitleyebiliyorlar. Bir de aylık düzenli para ödedikleri mali müşavirleri oluyor defterlerini takip eden. İhtiyaç durumunda da yeminli'den hizmet alıyorlar. Yani ön muhasebeye şirkette tam zamanlı birisi bakmak durumunda. Bu kişi iş yüküne göre şirketin sahibi de olabilir, ön muhasebe elemanı da. Ama smm ve ymm'ler dışarıdan hizmet veriyor müşterilerine avukatlar gibi.

Tabii büyük şirketlerde, kurumsallarda, holdinglerde iş değişiyor. İhtiyaç ve iş yüküne göre çalışan sayısı artıyor. Lşmited şirjetlerin birden fazla muhasebecisi olması diye bir genellemeden bahsedemeyiz.
+1
yadigar
(22.11.25)
küçük şirketlerin birçoğunda muhasebeci (daha doğrusu ön muhasebeci) hem fatura, ödeme gibi işlere bakar, hem personel işlerine bakar (ik gibi ama tam da değil), hem satınalma yapar yani ben çalıştığım veya görüştüğüm kobilerde birden fazla muhasebeci hiç görmedim, tam aksine muhasebecinin birden fazla fonksiyonu olduğunu gördüm hep.
+1
faberkastelli
(22.11.25)
(2)

how is it working for you cümlesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bağlamdan bağımsız olarak her daim sarkazm mı içerir yoksa bir şeyin öyle ya da böyle bir şekilde, birisi için nasıl işlemekte olduğu, bu konudaki tecrübelerinin ne olduğu gibi anlamlarda kullanılabilir mi?
bağlamdan bağımsız olarak her daim sarkazm mı içerir yoksa bir şeyin öyle ya da böyle bir şekilde, birisi için nasıl işlemekte olduğu, bu konudaki tecrübelerinin ne olduğu gibi anlamlarda kullanılabilir mi?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.11.25)
Sarkastik bir durum yok. Yani o anlamda da kullanılabilir ama mecburi değil.
Senin için nasıl gidiyor, faydalı oluyor mu, zor veya kolay mı ve buna benzer anlamlarda sorular içeren bir soru.
+3
michael_knight
(19.11.25)
sarkastik yapmak için genelde “and how is THAT working (out) for you?!” vurgusu oluyor. diğer türlü genuine bir şekilde sorulabiliyor.

Bu arada siz cevaplara neden hiç tik atmıyorsunuz?
+5
eileengray
(19.11.25)
(2)

Siber güvenliğin itçiden farkı ne

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
cat kabloya rj45 takma, geriyatrik eyt'liye yazıcıdan çıktı almayı anlatma, ransomwareye karşı backup yapma işleri it'cilere, hassas şirket dökümanlarını onlinefullhdpdfconverter sitelerine yükleyenleri raporlama işleri siber güvenlik uzmanlarına mı veriliyor? geçtiğimiz 10 yıl içerisinde kvkk yüzün
cat kabloya rj45 takma, geriyatrik eyt'liye yazıcıdan çıktı almayı anlatma, ransomwareye karşı backup yapma işleri it'cilere, hassas şirket dökümanlarını onlinefullhdpdfconverter sitelerine yükleyenleri raporlama işleri siber güvenlik uzmanlarına mı veriliyor? geçtiğimiz 10 yıl içerisinde kvkk yüzünden veri sorumlusu istihdam etme zorunluluğu getirildi, bütün tantana bu yüzden mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.11.25)
veri güvenligi (siber güvenlik)'de diger it'ciler gibi ayrı bir kol. it sektöründen onlarca farklı kol var. bu da sadece bunlardan biri. Kendi içlerinde bile ayrım var. L1 seviye bir networkcu cat kabloya rj45 çakar. ama L2 yapmaz o daha çok konunun sistemsel tarafıyla ilgilenir. siber de önemli konu, veriler sızdırıldıgı zaman kanunen çok agır yaptırımları var. o yüzden şirketler ister istemez bu konuya ve bu konunun çalışanına ayrı bir önem veriyor. bu arada bu it'cile ayrı birer cumhuriyet degil. hepsi birbiriyle baglantılı çalışır. sibercinin yazdıgı bir kuralı networkcu sayesinde sisteme entegre eder. veya siberci sistem tarafındaki cloudla ilgilenen arkadaşla beraber verilerin giriş çıkış user bilgileri için log takip eder. yani bir sürü iç içe geçmiş işler toplulugu
+1
limonlu eksi
(17.11.25)
Siber Güvenliğin içinde bile çok sayıda kol var;
+ örneğin Blue Team Kuruma karşı yapılan istekleri, anomalileri tesbit edip bunlarla ilgili çözüm üreten ekip.
+ Red Team, şirketin en önemli dokümanlarına/verilerine karşı dünya genelinde yaygın olan/yaygınlaşan saldırı türlerini kopyalamayı ya da o an için saldıran bir atağın mentalitesini çözmeye çalışan ekip.
+ Penetration Tester/Sızma Testi Uzmanları : Kuruma yapılabilecek genel (web/lokal/ddos/phishing vb) atak türlerini raporlar.
+1
rakicandir
(17.11.25)
(13)

iibf okuyanlar şimdi ne iş yapıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
işsizlik yaşıyor, hayatı sorguluyorlar mı? fiyakalı yerlere gelebildiler mi?
işsizlik yaşıyor, hayatı sorguluyorlar mı? fiyakalı yerlere gelebildiler mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.11.25)
big four sonrası fmcg sektöründeyim. memnunum
+1
pelovann
(15.11.25)
iibf üstüne mimarlık okudum. hayatımın en kötü kararıydı iibf.
+1
archmeister8
(15.11.25)
yazılımcıyım.

bir arkadaşım iyi bir holdingde ik müdürü,
bir diğeri büyük bir bankada şube müdürü,
bir diğeri bir firmada satış bölge müdürü,
bir arkadaşım kabin amiri,
bir tanesi dijital pazarlama yöneticisi,

okuldan, çok yakın olmadığım arkadaşlarım da genelde iyi yerlerde.
bir tanesi 2-3 tane perakende firmasında finans müdürü oldu,
bir diğeri önce devlette gümrük memuruydu sonra bizim unicorn startuplarından birine tedarik müdürü mü öyle bişey oldu,

böyle yani.
çevremde "hiçbir şey olamamış" veya "herhangi biri olmuş" biri yok nerdeyse herkes bir şekilde başarılı oldu. %90'ı da iibf ile alakalı yerlerde. %10'u da alakasız yerlerde.
+1
tchuck
(15.11.25)
Siber güvenlikçi olan gördüm. İyi kazanıyor. IIBF çoğu fen edebiyat bölümünden daha iyi iş imkanı sunuyor. Tam özel sektör bölümü.
+2
michael harddd
(15.11.25)
Uzman yardımcısı oldum
+1
fildirfildir
(15.11.25)
Pazarlamacıyım. İşimden de hayatımdan da memnunum.
+1
etna
(15.11.25)
İibf'e bağlı Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi okudum. 8-5 kurumsal firmada çalışıyorum. Paraya yatkılığım olmadığından ve mezun olduğumda iş sorumluğumun para olmasını istememeden dolayı İktisat okumak istemedim.
+1
put it in your appropriate place
(15.11.25)
bir tek ben iş bulamadım sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.11.25)
Anadolu da bir üniversitede İşletme okudum, pazarlama ve satış alanında uzmanlaștım. Bankada çalıştım, 8 yıl içinde müdür yardımcısı oldum, kovuldum. 13 yıl bisiklet sporu mağazacılık yaptım, şimdi kendi dükkanımı açtım, bisiklet teknik servisi yapıyorum.

İİBF fakültesi tam bir kendini bulma ve geliştirme okulu, kişi yatkın olduğu noktayı büküp orayı geliştirirse önünde kimse duramaz.
+1
mahsus mahal
(16.11.25)
bence bu sorunun cevabını son 10 yılın mezunları ve öncesi diye ayırmak lazım. böyle baktığınızda göreceksiniz ki eskiler zaten koşullar uygun olduğu için iyi yerlere gelmiş, yenilere ise hiç girmek istemiyorum :D
+2
biravekahve
(16.11.25)
2017’de fen edebiyattan, 2019’da da iibf yükseğinden mezun oldum.

bist30’daki şirketlerden birinde agile coach’luk yapıyorum. öncesinde de bir süre Proje Yöneticisi geçmişim var aynı şirkette.
+1
a darkness coming
(16.11.25)
bence olaya 10 yıl öncesi, 10 yıl sonrası bakmaya da gerek yok.

bizim zamanımızda 50bininci adam yeniden öss'ye hazırlanırdı, 50bininci insan ,50bininci olduğunu söylemeye utanırdı.

şuan 500bininci adam bile üniversiteye giriyor.

bence ilk 30-35 bine girmemiş biri nsanın akademik hayattan bir beklentisi yoktur, olmamalıdır da. (istisnalar kaideyi bozmayacak)

bizler o dönemin ortalama üniversitelerinden mezunuz, ama ben 30bininciydim. şuan ortalama üniversiteler 150binle falan alıyor :) sonra herkes neden işsiziz diye ğalıyor. işsizsiniz çünkü başarısızsınız aslında, 150bininci olduğun bir sınavla girdiğin üniversite seni sadece "herhangi biri" yapar.

demem o ki; bence yılı nbir önemi yok. "hangi üniversiteden" mezun olduğunuzla alakası var.
+2
tchuck
(16.11.25)
duz turkce isletme okudum, 20-25 bin siralama ile girdim sagda solda soylemeye utaniyordum vaktinde, son baktigimda 70 bin civarina dusmus idi, simdi 100 bin vardir. haliyle tchuck'in soyledigine +1 diyorum.

rota olarak: turkiye'de big4 -> yurt disi big 4 -> global bir sp100 sirketi (ilk 50'de) rotasini izledim.

sonrasinda da "yuksek unvan ama daha kucuk sirket" yaklasimi ile bir CAC40 (fransanin S&P40'i imis) ~50 milyar dolar civari geliri olan bir sirkete gectim.

sonraki hedefim birkac yil icerisinde daha da kucuk bir sirkete CFO gecmek, olur mu gorecegiz.

gunun sonunda kagit uzerinde "fiyakali yerler"e geldigimi dusunuyorum ama tamamen iluzyon ve ye kurkum ye. gunluk hayatimda bana gercekten bir artisi yok. neticede herkes "mesai bitse de eve gitsem" derdinde.
+1
adrianapole
(16.11.25)
(15)

2010 öncesinde kumpirci var mıydı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
2000 öncesi vardı. 90'larda Sirkeci'de yerdik. "Asıl Ortaköy'de yiyicen" derlerdi. Galleria'da da vardı o yıllarda. Muhtemelen 80'ler öncesi de vardır.
+5
yadigar
(14.11.25)
kumpir 90 larin basinda ortaya cikti. ilk ciktigi yer de ortakoy. o yuzden orasi kumpirci dolu.
+2
nuevo
(14.11.25)
Lambada çıkıp patladığı sıralar (sanırım 89) atakule'nin bodrum katında, kule çıkış asansörünün orada kumpirci vardı. Kumpir denen şeyi orada gördük, hayatımızın ilk kumpirini orada yedik.

Lambada patladığında atakule'deki kasetçiden aldığımız lambada kasedi benim kafamdaki en net işaret.
+3
kibritsuyu
(14.11.25)
bakırköy - osmanlı kumpir.
dün gibi aklımda
+1
kornisch
(14.11.25)
İlk kumpiri 91 de Ortaköyde yedim. Öncesini bilmiyorum
+1
kisa
(15.11.25)
ben de soruya kaynak yapayım: 20-30 sene önce yediğiniz kumpirler de günümüzdekiler gibi salam, sosis, ketçap mayanoz gibi şeyler içeriyorlar mıydı yoksa daha yenilebilir ve tercih edilebilir türden miydi?
+1
biseysorcaktim
(15.11.25)
90'larda da kumpir vardı.
Sıcak patatesin içine önce kaşar peyniri, sonra Rus salatası konurdu. Daha sonrası isteğe bağlıydı. Turşu, salam, sosis vs.
Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde, dükkanlarda, hijyenik olarak yapılırdı.
+2
pro9it9is9
(15.11.25)
80’lerin sonu 90’ların başında çıkmış olmalı. Eskiden merak edip araştırmıştım.

Aklımda kaldığı kadarıyla ingilterede bunu görüp bize uygun hale getirip yapıyor bir dükkan ve sonra yayılıyor. Hatta o dükkanın adı mı kumpirdi ona emin değilim. O dükkan “kumpiri biz icat ettik” gibi bir yazı yazmıştı dükkana.
+1
michael_knight
(15.11.25)
Sene 2001 görgüsüz kuzenim kumpir yiyelim diye tutturmuştu. Ben de küçüğüm neymiş bu kumpir diye merak edip takılmıştım peşine Ankara’da Sakarya caddesinde yemiştik, bu da böyle bir anımdır.
0
ekimoloji
(15.11.25)
90'larin basinda patladi kumpir isi.
+1
cooperr
(15.11.25)
90'larda vardı, ortaköy o zaman da merkeziydi bu işin, kumpir piyasası ortaköy'de şekillenirdi... ama başka yerlerde de yediğimi hatırlarım.

80'lerde yoktu ama, belki late 80's olabilir 1988-1989 gibi. ama hatırlamıyorum.

bu arada bazı yörelerde haşlanmış patatese gumpiri derler
gumpiri=kumpir
+1
exlibris
(15.11.25)
91-92 yılı olmalı benim de kumpirle ilk tanışmam, Çiçek Pasajı’nın orada bir kumpirciye giderdik, o zamanlar Ortaköy’de daha az kumpirci vardı, sonradan popüler olup böyle yan yana dizildiler, kısır, amerikan salatası, mantar, turşu falan hep vardı, belki sonradan artmıştır çeşitler. O yıllarda kumpir yeni çıkmış popüler bir yiyecekken, evinden pek de çıkmayan yaşlı annanem kumpir ister misiniz demişti, nereden duymuş diye çok şaşırmıştım, meğer eski bir ifade imiş kumpir, evde fırında patates yapmaktan bahsediyormuş.
+3
(15.11.25)
2004'te ortaköy'de kumpir yerdik bugünkü gibi çöp değildi
+1
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
bence 90'larda daha populerdi. ben de en son o zaman yedim.
+2
Sour
(15.11.25)
İlk kumpirimi 89da gemlik-kumla da yemiştim. 90larda bayağı popülerdi.
+1
duster
(15.11.25)
(5)

web sitesi veri tabanında function, trigger, index, join kullanımı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
öyle ya da böyle lazım oluyor mu yoksa bir defa yapılıp bir daha yüzüne bakılmayan şeyler oldukları için sadece nerdlerin kullandıkları şeyler mi?
öyle ya da böyle lazım oluyor mu yoksa bir defa yapılıp bir daha yüzüne bakılmayan şeyler oldukları için sadece nerdlerin kullandıkları şeyler mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
Objektif bir gorus degil ama data buyukse index onemli olabilir. Join olmadan yasanabilir sanirim ama lazim olma ihtimali de yuksek, digerleri olmasa da olur.
+1
mbond
(04.11.25)
index ve joinsiz bir sistem yapman mümkün değil.

trigger işini çoğu zaman veritabanı yerine, backende itelerlerler. function da aynı şekild.e

ama çok derin yapılarda o ikisi de mecburi hale gelebilir.
+1
tchuck
(04.11.25)
hangi web sitesi olduguna bagli. ornegin "google" da kullanici bakis acisindan bir web sitesi.

kisaca hangi urun olursa olsun data yogun bir yazilimsa kullanilmak zorunda. yada ornegin eksiduyuruda da kullaniliyordur zorunlu olarak.
+1
emrahday
(04.11.25)
Functions: çok çok şart değil ama diğelim komplex bir grup tabloyu joinliyorsunuz ve filitreliyorsunuz. bunu her seferinde tekrar tekrar yazmak yerine functiona gömerseniz arka fonda ne olduğunu bilmek zorunda olmadan sonuç aldığınız için işiniz uzun vadade kolaylaşır.

Triggers: diyelim bir kullanıcı ve bir kullanıcının sattığı ürünler tablolarınız var, kullanıcının silinmesi durumunda tüm sattığı ürünlerinde silinmesini istiyorsunuz. bunu her seferinde 2 ayrı query ile yaparsanız unutma ihtimaliniz var, bir de bir query çakarsa diğerini geri almanız gerekir. Triggers bunu otomatik hallediyor.

Stored Procedures: Her query çalıştırdığınızda database bu query'de ne demek istemiş bu adam diye önce queryi analiz ediyor, ve bir bu queryi databasedeki index ve diğer tablolarla nasıl en efektif çalıştırırım plani yapıyor. Bunu her query çalıştığında yapmamak için önbelleğe alıyor tabii ama stored procedure yazarsanız bunu yapmak zorunda kalmıyor, hatta bazı gelişmiş veritabanları çalışan stored procedureların ne sıklıkta çalıştığını analiz ederek, sonuçları siz çalıştırmasanız bile hazır ediyor. (ama gene de ekşi duyuru'da kullanmıyorum stored procedure tembelim tembel)

Views: biraz functions gibi ama daha çok kendisini bir tablo gibi gösteriyor, mesela admin kullanıcıları viewi tanımlarsanız aslında bu kullanıcılar tablosunun bir variantı olsa bile ayrı bir tablo gibi gösteriyor kendisini.

Transactions: mesela 5 tabloyu değiştirmeniz gerekiyor (yeni kayıt ekliyorsunuz) ama bir nedenden dolayı bu 5 tablonun da hepsi düzgün çalışmazsa, hiç olmasın demenin tek yolu transactions. Transactionu başlatıp, 5 queryi tek tek çalıştırıp sonra commit ettiğiniz zaman değişiklerin hepsi bir anda veritabanına yansıtılıyor, ama revert ederseniz hiç bir şey olmamış gibi devam ediyor herşey.

Constraints: Mesela kullanıcı tablosunda kullanıcıların toplam kaç kedisi var sorusuna kullanıcının -3 kedi veya 391093 kedi girememesini sağlıyorsunuz.

Indexes: Bence tüm bu konseptlerde index konusunda "ben bunu yedim yuttum" demeniz gereken en önemli şey bu. Ekşi Duyuruda index (ve caching) olmasaydı bu site açılmazdı. Mesela 100 bin kullanıcınız var ve bunların hangisi moderatör diye bakmak istiyorsunuz, moderatormü kolonuna göre filitreleyeceksiniz diyelim. Eğer bu kolon indexli değilse database siz her query çektiğinizde 100bin kaydın hepsine bakmak zorunda kalacaktır. Ama 100bin çok gelmeyebilir, diyelim ödemeler tablonuz var ve son 2 yıldır 200 milyon ödeme aldınız. veritabanının tüm 200milyon kaydı tek tek okuması muhtemelen 10-20 saniye sürecektir. Her seferinde.

Veritabanlarında 3NF gibi konseptler de var tüm bunların dışında.

Ha veritabanında 10000 kayıt var, veritabanını 20 saniyeden daha sık sorgulamıyorum diyorsanız, o zaman bir şey yapmanıza gerek yok, ama büyüdüğü zaman hiç bir şey açılmıyorsa veya veride kaymalar ve hatalar oluyorsa nedeni bunlardır.
+2
compumaster
(04.11.25)
gereksinim ile ilgili konular, eğer düz bir blog sitesi isen pageview kısmını loglardan parse ederek de hazırlatabilirsin, trigerlar ile de yapabilirsin, X tablosundan yapılan her bir select işlemi için şu tablonun şu alanlarını +1 yap gibi, eğer çok yüksek trafik alıyorsan realtime analiz istiyorsan başka çözümlere gidersin.

bir web sitesi için kullanıcı, siparişler, sipariş dıurumu gibi bişi yapıyorsan 3 tabloyu join etmek yerine tek tek primary key kullanarak kodun içinde yapabilirsin ve gerçekten de çok hızlı olabilir, ancak patron son 3 ayda aktif kullanıcıların sipariş sayısını oranlayarak vermeni isterse o zaman joinleri kullanarak 4,5 tabloyu kullanarak bir sorgu hazırlarsın, bu sırada db'nin zorlanması web sitesinin bir iki dakika için geç açılması sorun olmayacaksa zaten bu sorgu da ayda bir belki bir daha bile çalışmayacak.

eğer sürekli çalışacak ve tasarım gereği bol joinli bir sorgun varsa bunu bir store procedure yapmak backend'e bırakmaktan daha mantıklı, zira her bir sorgu da parse et, analiz et, çalıştırma planı hazırla, vb. tüm işleri bir store procedure'u kaydettiğinde tek bir seferde yapıyor, güncellemesi, vb. daha kolay elbette sistem buna izin veriyorsa.

her şey gereksinime göre değişiyor. veri tabanını sadece veri tuttuğun ve sorguladığın yer olarak düşünmemelisin, veri tabanının gücü analiz yeteneğinden geliyor. yoksa çok daha basit veri yapıları kullanarak kendi basit db'ni yazarak çok daha yüksek performans alabilirsin ancak patron senden rapor isterse elinde patlar.
+2
selam
(04.11.25)
(6)

fizik 1 ve 2'yi çok iyi bilmenin bir avantajı var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
okulların ilgili bölümlerinde anlatılan bu dersi tabiri caizse yalayıp yutmuş insanlar gerçekler ve aramızda dolaşıyorlar mıdır? dolaşıyorlarsa ne işlerine yaramaktadır?ayriyeten "uygulamalı matematik" (ders olan) ve lineer cebir gibi şeyleri bilmenin pratikte bir faydası var mı? akışkanlar ve termo
okulların ilgili bölümlerinde anlatılan bu dersi tabiri caizse yalayıp yutmuş insanlar gerçekler ve aramızda dolaşıyorlar mıdır? dolaşıyorlarsa ne işlerine yaramaktadır?
ayriyeten "uygulamalı matematik" (ders olan) ve lineer cebir gibi şeyleri bilmenin pratikte bir faydası var mı? akışkanlar ve termodinamik'ten pekiyi alanlar şimdi ne yapıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
bizim bölümden(fizik) mezun olanlar polis, memur, perdeci, dershane sahibi, fındık tüccarı oldular. kauntum fiziğinden AA alıp işsiz olan da var :)
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(04.11.25)
eski şirketimde diplomasını Bulgaristan'da parayla almış bir gemi inşa mühendisi vardı. "gemilerin içi neden boş, oraları çelikle doldursak daha sağlam olmaz mı?" diye sormuştu. bu ve benzeri rezillikleri yaşayan bir mühendis olmamak için fizik ve matematik bilmek gerekiyor.

sadece mühendislikte değil tabii ki, fizik bilmek tüm beşeri bilimlerede çok önemlidir. aynı şekilde matematik bilmek bankacılıktan yazılımcılığa kadar bir dolu yerde işe yarar. örnek veriyorum, trigonometri bilmeden navigasyonunuzun neden tünellerde çalışmadığını anlayamazsınız.
0
co2s2
(04.11.25)
formül ezberlemekten başka bir şey değil.
0
duyuruuser
(04.11.25)
uzun uzun yazıp sildim. ileri seviye mühendislik işleri dışında gereksiz.
+1
hold the door
(04.11.25)
Sayısal ve somut düşünmeyi kolaylaştırıyor. Bir işi aşamalarına göre takip etmeyi sağlıyor. Bunlar sayesinde sağlık, teknoloji ilerliyor. Ben niye bu soruna cevap verdim diye şu an kendimi sorguluyorum. Trol sorulara cevap vermemek lazım.
-1
sevilen progressive türkücü
(04.11.25)
mühendislik yapiyorsan işe yarar.

kendi işini yapıyorsan işe yarar.

dandik kurumsal şirkette excel yapiyorsan işe yaramaz.
+2
kveldulv
(04.11.25)
(6)

istatistik ve r'yi kim kullanıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
akademisyenler dışında bir işine yarayan var mı?
akademisyenler dışında bir işine yarayan var mı?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
r hangi endüstride kullanılıyor tam olarak? phyton ile data analizleyen abiler şu anda bizimle bu odadalar mı?
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
istatistik her yerde kullaniliyor. yani bir esnaf bir sene boyunca her ay ortalama ne kadar mal alip sattim derken de istatistik kullaniyor, herhangi bir sirket bilanco takibi yaparken de. serbest calisansan bile (mesela yatirimci gibi istatistik kullaniyorsun veya yorumluyorsun). r'in ne kadar kullanildigini bilmiyorum.
0
Sour
(04.11.25)
hani nerede bu standart sapma, varyans, kovaryans hesaplayan, chi kareye, t testine takla attıran esnaf? verilerini csv olarak export ediyor ve yıl sonu anewliz de yapıyor mu? kim bunlar, nerede hangi title ileiş yapıyorlar? istatistik nedir, neye denir bilmiyor gibi mi görünüyorum?
-2
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
Ben kullanıyorum. Kara Murat da benim.
0
michael harddd
(04.11.25)
@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
birincisi sizi tanimiyorum, istatistigi bilip bilmediginizi bilmiyorum, sorunuzdan da bilip bilmediginiz anlasilmiyor, daha da otesi naif bir soru gibi duruyor. sorunuza tekrar bakin, "akademi disinda isine yarayan var mi" naif bir soru degil mi?

ikincisi, ikinci girdiginiz entry'den istatistigi bilip bilmemenizden ote bakis acinizin sinirli oldugunu soyleyebilirim. istatistik bu saydiklarinizdan ibaret degil. bir esnafin ileri duzey istatistige neden ihtiyaci olsun ki? zaten girdigim entry'de descriptive istatistik oldugunu belirttim. eger sorunuz "ileri duzey" istatistikse (ki bence bu saydiklariniz ileri duzey degil) akademi disinda ozel sektorde kullanilir. endustri duzeyinde degil sirket ve pozisyon duzeyinde bakilmali. kabacasi is istatistikle alakaliysa python veya r bilmesinin pek onemi yok, bunlardan birini bilmesi yeterli. gozle gorulur duzeyde sektorel olan r veya python degil matlab.

ucuncusu esnaflarin alim satimlarini bir excel dosyasinda tutmasi bana absurt gelmiyor. cogu manuel olarak tutuyordur diye tahmin ediyorum ama. neden bir title'a ihtiyaclari olsun?

dorduncusu ilk yazdigim yorum sizin caninizi sikmis ama niyetim kucumsemek degildi (birincisi bolumune bakin). buna bir tepki olarak ne kadar cok bildiginizi gostermek icin teknik keyword'ler verip tuhaf bir saldirganlik ortaya koymussunuz. bence hayatta bu kadar sinirli olmayin, nihayetinde hic tanimadiginiz, anonim biri, anonim bir ortamda istatistik bilmediginizi dusundu ve buna gore cevap yazdi, abartilacak bir sey olmamali.
+4
Sour
(04.11.25)
Asıl gerçek anlamda bir akademisyenlerin işine yaramıyordur belki de :) Veri analistleri ve veri bilimciler şirketlerde karar alma süreçlerinde yoğun olarak kullanıyor. İstatistiğin kullanılmadığı bir alan yok bence. Alışveriş sepetine eklenmek üzere öneriler, Spotify veya YouTube Music in beğenebileceğini düşündüğü parçalar, önüne düşen reelslar vs vs hepsinin yolu istatistikten geçiyor.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.11.25)
(6)

resmi gazeteyi kim okuyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
her gün okuyan var mıdır?
her gün okuyan var mıdır?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
ben okuyorum.
0
klassno
(30.10.25)
ilan takip ediyorum ve atamalara bakıyorum ben
0
black holes in the sky
(30.10.25)
emekli olmadan önce babam her gün okurdu.
sonra daha az okumaya başladı.
rega.gov.tr sık kullanılanlarda vardı. are you winning son'daki adam gibi odama girer "aç bakalım rega'yı" derdi bazen.

o yıllardan sonra okuyan görmedim tanımadım.
ama eminim babam gibi insanlar vardır.

babam da tayin istiyordu yıllardır. sanırım tayin, atama gibi şeylere bakıyordu.
+1
biseysorcaktim
(30.10.25)
Bir dönem her gün okurdum, şimdi ayda bir iki defaya düştü.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.10.25)
yeminli mali müşavirim her gün okuyor
0
eja
(31.10.25)
her gün değil ama önemli açıklamaları duyunca girip okuyorum
0
sahinseda.3311
(31.10.25)
(1)

discord modları nasıl şikayet edilir

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
şöyle bir durum var. bir youtuberın sunucusunda modluk yapan 2 kişi herkese eski eksi duyuru moderasyonunu rahmetle anacak şekilde düşünce polisliği yapıyor, sonra bana türk olmam dolayısıyla ırkçı muamelede bulunuyor, döner, hamam böceği esprileri yapıyorlar. bu kişiler discord'un kendi moderatörle
şöyle bir durum var. bir youtuberın sunucusunda modluk yapan 2 kişi herkese eski eksi duyuru moderasyonunu rahmetle anacak şekilde düşünce polisliği yapıyor, sonra bana türk olmam dolayısıyla ırkçı muamelede bulunuyor, döner, hamam böceği esprileri yapıyorlar. bu kişiler discord'un kendi moderatörlerine şikayet edilip nasıl hizaya getirilebilirler? daha önce böyle bir tecrübesi olan var mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.10.25)
abi ben ppde hitler olan adamı haftada 1-2 kere şikayet ediyodum ve bu adam hiç bi zaman ceza almadı, şansını dene. attığı mesaja sağ tuşla basıp şikayet et dışında başka bi menü yok
+1
nahtoderfahrung
(12.10.25)
(2)

sadece bir odanın kaloriferini çalıştırmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ısıtma sisteminin kendisinde bir sıkıntıya sebep olur mu ?
ısıtma sisteminin kendisinde bir sıkıntıya sebep olur mu ?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.10.25)
olmuyor ama sıcaklık dağıldığı için kalorifer daha çok çalışıp daha fazla para geliyor, taşındığımda kıştı tek bir oda yaktım 1-2 ay sonrasında ocakta full yaktım daha az para geldi.
0
eja
(02.10.25)
evet olur . sistemin düzgün ve verimli çalışması için en az 3 petek açık olmalı. Devirdaim pompanız çok hızlı ömrünü tamamlar. yakıt verimliliginiz düşer
0
limonlu eksi
(02.10.25)
(5)

şu görüntüler nasıl çekiliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve nasıl okunuyor? yandan kesit gibi bir şeyler mi? üstten bakış gibi bir şeyler mi? https://www.eiscolabs.com/cdn/shop/products/cfndcd8xedixsgy4aza0_2f9111f0-ee14-449a-b30d-58c1880b8dfb_934x700.jpg
ve nasıl okunuyor? yandan kesit gibi bir şeyler mi? üstten bakış gibi bir şeyler mi?
www.eiscolabs.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.10.25)
ne ki bu?
0
kibritsuyu
(01.10.25)
bu epitel doku örnegi.
önce deriden örnek aliyorlar, bu örnegi formaldehit gibi sivilar icinde sabitliyorlar, parafin gibi bir seyle doldurup mikrotom cihazi ile kesit aliyorlar örnekten, sonra bu örnegi boyuyorlar, bunun icin kullanilan cesitli materyaller var mesela tsintigrafide de kullanilan sivilar gibi, sonra üstüne coverslip koyup mikroskop altinda görntülüyorlar. gördügünüz fotograf da onun fotografi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.10.25)
Dijital mikroskop.
0
duyuruuser
(01.10.25)
ek olarak bkz. patoloji
+1 konuşma ben
0
eja
(01.10.25)
İşte böyle; youtu.be
0
akhenaten
(01.10.25)
(1)

teorik olarak çalıştırabileceğim en büyük infrared ısıtıcı kaç watt'tır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
tek fazlı ev elektriği. sb.
tek fazlı ev elektriği. sb.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.09.25)
ev tipi düzenekte genelde 16 amper oluyor 240 ile çarparsan 3840W, sigortayı ona göre kablosunu falan ayarladığını varsayarak 32 amperi zorlarsan 7680W a kadar çıkarsın.
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
(4)

şifreli kapı kilidi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
pil gibi bir şeyle mi çalışır yoksa şebekeden elektrik mi çekmek lazım?
pil gibi bir şeyle mi çalışır yoksa şebekeden elektrik mi çekmek lazım?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.09.25)
İkisi de var
0
messina123
(30.09.25)
çoğunluğu pil.
0
co2s2
(30.09.25)
Genel olarak hibrit bir sistem var. Elektrik olmayınca pil devreye giriyor hatta pil bitmiş elektrik de gitmişse normal anahtarı var onu açmanız gerekiyor.
0
ground
(30.09.25)
kale kilit markasının kilitleri şebekeden besleniyor

daha modern, uzaktan kontrollü ve parmak izi olan kilitler pille çalışıyor, acil durumlar için cihazı powerbank veya manual anahtar ile açabiliyorsunuz.
0
bravoteam
(01.10.25)
(3)

heyecanlanınca hemen titremek

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu sıkıntıyı soğuk duşla vs yenebiliyoruz mu yoksa ekstrem spor falan mı yapmamıs lazım? ekstrem sporun bizi heyecanlandırabileceğini düşünmüyoruz oysa ki.
bu sıkıntıyı soğuk duşla vs yenebiliyoruz mu yoksa ekstrem spor falan mı yapmamıs lazım? ekstrem sporun bizi heyecanlandırabileceğini düşünmüyoruz oysa ki.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.09.25)
Çok detay anlatmadılar ama bizim köyde bir kız kaçırma vakası sonrası genç damatın başından aşağı su dökmüşler, dereden taşınmış, demek ki var bir etkisi.
0
mbond
(26.09.25)
Bir kardiyoloğa ve bir de nöroloğa görünmen iyi olur.
Yoga'ya kenarından köşesinden değil de, sağlam başlarsan faydasını görürsün.
Dedelerini ve ninelerini gözden geçir. İleri yaşta tremor var mıydı, varsa nöroloğa bahsetmen iyi olur.
0
Mirket
(26.09.25)
cs'de hs yiyince gelen titremeden bahsediyorum yani. koca adamım, tir tir titrememe neden oluyor. titremekten bir sonraki ele yetişemiyorum.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.09.25)
(5)

ispanya niçin hep türkiye ile aynı tarafta

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
askeri münasebet yüzünden mi? türkiye'nin ispanya'da nüfuzu mu var?
askeri münasebet yüzünden mi? türkiye'nin ispanya'da nüfuzu mu var?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.09.25)
Askeri münasebeti var mı ki? Şu an hangi konuda aynı tarafta, Filistin mi? Efendim bunlar göstermelik aslında arka planda ticaret falan devam ediyor diyorlar ortamlarda, tabii ne kadar doğru bilmiyorum.
0
mbond
(26.09.25)
rus uçağını düşürdüğümüzde hava savunmasını çekmeyen tek ülkeydiler. bize uçak gemisi yaptılar. daha bir sürü hatırlamadığım olay oldu.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.09.25)
rus uçağını düşürdüğümüzde hava savunmasını çekmeyen tek ülkeydiler. bize uçak gemisi yaptılar. daha bir sürü hatırlamadığım olay oldu.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.09.25)
bildigim kadariyla, katalanlar ayrilmak istiyor, bizde de kurtler, benzer problemler var, uluslararsi iliskilerci varsa anlatsin.
0
spherical
(26.09.25)
İsrail mevzusu mu? La adamlar hükümeti zor kurmuş, iki üç sandalye gitse iktidar gidecek diye bilmem hangi sol partiye yalanıyor. Filistin umurlarinda bile değil gerçekte
0
topkapiaksaray
(27.09.25)

3d suffixli amd'ler

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
fiyat farkını hak ediyor mu?
fiyat farkını hak ediyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.25)
(10)

konuşurken kollarının olduğunu hatırlamak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
konuşurken, beklerken vs kollarımın olduğunu hatırlayıp bir yere koyma ihtiyacı duyuyorum. bu sorunu nasıl çözerim?
konuşurken, beklerken vs kollarımın olduğunu hatırlayıp bir yere koyma ihtiyacı duyuyorum. bu sorunu nasıl çözerim?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.25)
Yavaş yavaş delirdim, kimse farketmedi.
0
Shepard
(25.09.25)
kestir kurtul madem farkında değilsin.
0
gercekdunya
(25.09.25)
kollarini hatirladigindan degil o. izlendigini hissettigin icin kendini saglama alma ihtiyaci duyuyorsun.
0
buenosdias
(25.09.25)
Sosyal anksiyete.
0
gabe h coud
(25.09.25)
peki nasıl düzelirim?
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.25)
Başta unutmamak lazım demek ki. Konuşma başında ortamdaki diğer şeylere fazla odaklaniyorsaniz, sonra siz kendiniz konusunca da kendinize odaklanmış olacaksınız haliyle, keskin bir değişim oluyor demek ki.

Başta kendinize de odaklanın ortama da. Focus dengesi kurun.
0
encokbenisevinnolur
(25.09.25)
Anksiyeten var evet. Gecici cozumler olarak kollarini baglama hareketi var ya onu kullan beklerken fjfj
Konusurken de ben istemsizce ellerimle isaret dili gibi hareketler yapiyorum djf onu da deneyebilirsin.
Onun disinda odak +1
0
Kittie
(25.09.25)
he deyince duzelmez. sosyal fobi, anksiyete, travma vs.. bir suru sebebi var. o anki duygularini anlayarak, uzerine giderek, maruz kalarak, terapi yaparak vs.. uzun surede duzelir. onun disindaki tum cozumler sadece fiziksel cozum olur. psikolojik olarak tamir etmen gerek.
0
buenosdias
(25.09.25)
ama maruz kalmak istemiyorum. çok boş iş gibi geliyor.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.25)
Anksiyete bir günde oluşmaz bir gecede de ortadan kalkmaz. Sabırlı olucan, kaldırabildigin stres kaynaklarını hayatından kaldırıcan. Ailemle yaşıyorsan ilk hedefin ayrı eve çıkmak olsun mesela. Bir aydır ayrı evdeyim, anksiyete seviyem neredeyse sağlıklı insan seviyesine düştü. Seni geren,.kitleyen, felç eden ne varsa yavaş yavaş hayatından çıkarmaya bak.
0
sekizdokuzon
(25.09.25)
(3)

düşük fps sorunu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
çözünürlükten bağımsız olarak fps hep düşük. ancak cpu kullanımına baktığımızda cpu'nun çok az bir kısmının kullanıldığı görünüyor. doğal olarak dar boğazı yapanın ne olduğu belli değil. fikri olan?
çözünürlükten bağımsız olarak fps hep düşük. ancak cpu kullanımına baktığımızda cpu'nun çok az bir kısmının kullanıldığı görünüyor. doğal olarak dar boğazı yapanın ne olduğu belli değil. fikri olan?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.09.25)
oyun oynarken mi?

sadece cpu kullanımına bakarak dar boğazı yapan parçayı bulmak kolay değil. cpu kullanımı 25% vs. olsa bile bazen darboğazı yapan parça cpu olabiliyor single thread / multi thread konularından dolayı.

gpu kullanımının yüzdesi kaç?

eğer cpu 25%, gpu 99% gibi bir şeyse gpu darboğaz yapıyordur.

eğer cpu 25%, gpu 30% gibi bir şeyse cpu yapıyor olabilir.

hangi cpu ve gpu modelini kullanıyorsunuz?
0
king lizard
(24.09.25)
gpu 30-90 arası değişiyor
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.25)
ram frekansından olabilir,
sabit diskin okuma-yazma hızından olabilir,
işlemci veri yolu genişliğinden olabilir,
güç kaynağı yeterli beslemeyi yapamıyor olabilir,
anakart veri yolu yeterli olmayabilir,

sonuç olarak birden fazla sebebi olabilir,

en düşük ihtimal v-sync açık ve frekans 50 hz'e ayarlanmış olabilir :)
0
bravoteam
(25.09.25)
(6)

nasıl ikna edici ve karizmatik olunur?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kitleleri kontrol etmek istiyorum, ne yapabilirim?
kitleleri kontrol etmek istiyorum, ne yapabilirim?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.09.25)
etme.
0
nolmus yani
(24.09.25)
Etme +1
0
muhayyer divan
(24.09.25)
yapay zekaya sor burada o tarz adamlar yok. burası ezik dolu.
0
mikahakkinen
(24.09.25)
Olunmaz, doğulur.
0
knazım
(24.09.25)
hafizlik kursuna yazil. her cuma en az 2k audience'in olur.
0
dokunmakalbime
(24.09.25)
cevrenizden de boyle olmadiginiza dair gerbildirimler aliyorsaniz, elinizdeki en iyi secenek olur olmadik yerlerde kendinizi rezil ederek rezil olmamayi ogrenmek. rezil olmak ama ne rezil olmak, oralardan baslamali.
0
klassno
(24.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.