Giriş
(19)

Saat 16'da kıza açılacağım

disfircasiyimben
selam arkadaşlar, az önce sözleştik, saat 4 de buluşalım, sana anlatmam gereken bir şey var dedim, çok önemli olduğunu söyledim.neyse kıza açılcam, çiçek falan alsam mı napsam ? kuru kuru gidip, onu çok sevdiğimi falanmı söylesem. acil yardım, teknik.
selam arkadaşlar, az önce sözleştik, saat 4 de buluşalım, sana anlatmam gereken bir şey var dedim, çok önemli olduğunu söyledim.


neyse kıza açılcam, çiçek falan alsam mı napsam ? kuru kuru gidip, onu çok sevdiğimi falanmı söylesem. acil yardım, teknik.
0
disfircasiyimben
(23.12.11)
çiçek al ve verdikten hemen sonra seni seviyorum de. zaten o da tepkisini belli edecektir.
0
kya
(23.12.11)
hemen çiçek alma olm.. çiçeği elinde görünce anlar zaten derdini... eğer kabul ederse ikinci görüşmenizde çiçeği götürürsün.. yapman gereken kızı güzel ambiyansın içine sokmak ve etkileyici bi konuşma sunmak şu an için..
0
ruhibirbanyo
(23.12.11)
kız durumdan haberdar ve gerekli sinyali verdi %90 senden hoşlanıyor ve bekliyor mu ?
yoksa kendi kendine gelin güvey mi ?

bence daha yanına geldiği ilk an gözlerine bak eğer olumsuz bir şey görürsen derhal b planına geç derim.

soruna cevap ise evet böyle yarım düzine kırmızı gül hem mütevazi olur hemde guzel gorunur başarılar dilerim.
0
uykulu
(23.12.11)
çiçek fikri iyidir. ben de aynı düşüncedeyim.
ayrıca bu davranışın için sana, ''helal olsun'' demek istiyorum. umarım dilediğin cevabı alırsın. mutlu bir gün geçirmen dileğiyle.
0
lynyrd skynyrd
(23.12.11)
Çiçek filan alıp gitme. Kız kabul etmezse birde elinde patlamasın çiçek. Kuru kuru dök içindekileri. Konuştuktan sonra herşey istediğin gibi giderse zaten bir yerlerde takılırken yada yürüken filan bi çiçekçi görürsen git bir tane gül al ver kıza. Böyle daha güzel olur bence.

Hadi hayırlısı.
0
poseidon1
(23.12.11)
abi sakın çiçek alma olurmu öyle ilk günden. buluştuktan sonra biraz havadan sudan konuş gerek hoş muhabbet gerek esprilerinle ortamı iyice yumuşat ve en önemlisi kıza sıcak davran gerekirse konuşurken elini felan tut omuzuna dokun ne biliyim soğuk davranma.
Sonra konuyu ufaktan ondan hoşlandığın kısmına çek ve gerekli açıklamayı yap senden bu cesareti görünce o da dayanamayıp dökücektir içindekileri zaten. Sonra ikinci üçüncü günde artık alırsın çiçeği hediyeyi ama ilk günden yapma sakın sonra sürekli başına kakar eskiden böyle değildin sen diye
0
Bravefart
(23.12.11)
çiçek olmaz çiçek olmaz.. ilk andan ne o öyle.. kızdan olumsuz cevap alma ihtimalin de cabası. sakın çiçek alma, önce bir kızın tepkisini gör, olumlu bir cevap verirse de olmadı birlikte yürürken filan illaki bulursun bir çiçekçi, o daha etkileyici olur hem.
0
in vino veritas
(23.12.11)
yas kac bu arada :) herkes cicek demis ama aranizdaki durumu ve gecmisi de bilmiyoruz...
0
kamyonsans
(23.12.11)
çiçeği verir vermez söyle.
ya da söylerken ver. bu daha iyi.
0
even i say faith no more
(23.12.11)
çiçek alma bencede.
çiçek ne lan? tarık akan mısın sen?
eğer kız biraz utangaç biri ise bile ve senden hoşlansa dahi sana hayır diyebilir.
onu öyle bir ortama sokma.
birde çok emin isen senden hoşlandığından öyle git ve gir olaya.
apışıp kalma sonra panpa.
0
aliveli4950
(23.12.11)
çiçek al mekan sahibine ver. dişi kişiler hasta oluyor çiçeğe, kabul ederse verirsin.
0
beholderrulez
(23.12.11)
çiçek almaaa! ya ilk günden daha ortada bir durum yok. çiçek alınmaz. itici olursun. çaresiz, umutsuz gözükür. hatta reddederse arkadaş sohbetlerinde büyük ihtimalle "ay bide çiçek alıp gelmiş salak" diye anılırsın. ayrıca çiçek kızın duygularından emin olduğunu gösterir. yapma bunu. git adam gb açıl. çiçek olayı sonra.
0
ucankedii
(23.12.11)
bi kadın olarak söylüyorum sakın çiçek götürme!
0
kompos
(23.12.11)
+1ucankedii

anlamam hiç bu işlerden
cicek al yada alma demiyorum ama alırsan; olurda reddederse
"ay bide çiçek alıp gelmiş salak" diye kendi aralarında konuşuyorlar. söyleyeyim.

çiçek alırsan da buket filan değil bak, 1 tane papatyamı gül mü ne ise, "1" tane kısacık saplı bişey, sakla bi yere kabul ederse muhabbet arası çıkararır verirsin..
0
miucee
(23.12.11)
masraf çıkarma kanka, bunun reddedilmesi var :D
0
repins
(23.12.11)
o iş olmaz hacı. valla olmaz. açılma falan bunlar boş işler, olayın sonu : ben seni arkadaş olarak görüyorum.

geçmiş olsun.
0
yule
(23.12.11)
garsonla önceden konuş, olumlu cevap alırsan işaretinle birlikte bi gül gibi bişey getirsin içeceğin yanında diyecektim ki...gazan mubarek olsun.
0
melodica
(23.12.11)
seviyorsan git konuş bence
0
ravioli
(23.12.11)
sözlük olarak çok seviyoruz bu tarz laylay loyloy işleri.

kardeşim kıza çok seviyorum filan dersen boka sarar. biraz egosunu okşa biraz temas kur gerisi gelir zaten boracım. çiçek, seni seviyorum filan dersen bozarsın. bizim kızla sevmez bu tarz şeyleri
0
doabydur
(23.12.11)
(4)

yıne kyk son soru:)

cmr_sa
şimdi ben notere gittim 1.noterde 11.250 tl ye ımza attım yanı mezun olduktan sonra bu kadar paramı oducem?2.noterden sonra belgelerı yurda da verdım.Şimdi yapmam gerekn bir şey kaldı mı?TESEKKURLER..
şimdi ben notere gittim
1.noterde 11.250 tl ye ımza attım yanı mezun olduktan sonra bu kadar paramı oducem?
2.noterden sonra belgelerı yurda da verdım.Şimdi yapmam gerekn bir şey kaldı mı?

TESEKKURLER..
0
cmr_sa
(23.12.11)
1= hayır tefe tüfeye göre arttığı miktarla birlikte ödeyeceksin.

2= hayır. sadece yetkili bankadan kartını alcaksın.
0
kya
(23.12.11)
bolge mudurlugune veya yurtlara teslım edılıyor ben yurda verdım ımza fln attım evraklarımı aldılar
0
🌸cmr_sa
(23.12.11)
13-14 arası bir sey ödersin
0
partizan
(23.12.11)
ben 5.500 tl imza attım şuan gelen rakam
9.500 tl. var sen gerisini hesap et.
0
ucankedii
(23.12.11)
(8)

siz olsanız ne yapardınız? (aile ile ilgili)

eternal_soul
merhaba. yazacaklarım uzun. sonuna kadar okuyabilecekseniz yardımcı olmaya çalışın...uzun zamandır kafam çok bulanık. bir şey yapmaya çalışırken diğer yapacaklarımdan uzaklaşıyorum. en azından fikire tavsiyeye ihtiyacım var. biraz karışık anlatabilirim çünkü kendimi tam toparlayamadım.yaklaşık 1.5 a
merhaba. yazacaklarım uzun. sonuna kadar okuyabilecekseniz yardımcı olmaya çalışın...

uzun zamandır kafam çok bulanık. bir şey yapmaya çalışırken diğer yapacaklarımdan uzaklaşıyorum. en azından fikire tavsiyeye ihtiyacım var. biraz karışık anlatabilirim çünkü kendimi tam toparlayamadım.

yaklaşık 1.5 aydır anneannem rahatsız. hastanede bakılıyor. bu süreç dışında anneannemin 2 kızı bir oğlu var. benim annem vefat etti. buradan itibaren teyze-dayı diye kişilerden bahsedeceğim.

ben 2 yıllık bir üniversite bitirdim. hedefim dikey geçiş sınavını kazanarak elektrik mühendisliği okumak. yaşım oldu 22. bir şeyler için çabalıyorum. sınav için büyük hayallerim vardı 2 ay öncesine kadar. türkiye'de derece hedefi ile dershaneye başladım.

2 yıllık bir üniversite bitirdim, fakat geleceğe dair umutlarım hiç yok. bir işte çalışsam 50 sene zar zor geçineceğim belki de. bu yüzden dgs sınavını kazanmam gerektiğine inanıyorum. bunun için çabalıyorum, fakat olmaması gereken şeyler oluyor.

ilk önce dayım ile teyzem tartıştılar, şimdi kanlı bıcaklı oldular sanki. konuşmuyorlar birbirleriyle. 1.5 ay önce anneannem hastaneye ilk yattığı zaman (bu zaman dilimi dışında olanlar da var uzatmak istemiyorum) "dayım" bana dedi ki:

dayım: - anneannenin yanında sen kalacaksın.
ben: + ama dershanem var. benim için çok zor olur. bu sene de kazanamazsam ne yaparım?
d: - herkes fedakarlık yapmalı.

(bir kaç gün sonra dayım bakıcı bulmuş, fakat bakıcının da bir gün izini varmış.)

ben burada teyzemi aradım. ben gelemem kusura bakmasın dayın bulsun çaresini dedi. üzüldüm, ne yapacağımı bilemedim. arada bırakmayın beni dedikçe kalırsan kal dendi. hastanedeydim. pencere camına iki elimle de yumruk attım. 10 gün dikişler elimde kaldı. bu sürede herkes pek bi yumuşadı bana karşı, fakat ardından her şey ilk anlattığım gibi oldu.


derslerim benim için her zaman herkesten önce geldi. lise bittikten sonra bu düşünceyi benimsedim. derslerim için gerektiğinde kız arkadaşımın doğum gününü unuttum, kimseyle konuşmadım..

şu an istediğim seviyede değilim. bu gidişle bu sene de kazanamayacağım. sadece ders çalışmakla olmuyor. zaman çok çabuk geçiyor. çok büyük eksiklerim var. doğru düzgün zamanımı yetiştiremiyorum.

cumartesi günü ve gecesi anneannemin yanında ben kalıyorum. yarın da kalacağım.

düşünüyorum da ben olmasaydım ne yapacaklardı? aradan kendimi çeksem, yani bir iş buldum desem, bu sefer kendime yediremiyorum.

ben: ben olmasaydım burada ne yapacaktın dayı dedim
dayım: düşünürdük o zaman cevabını verdi.

ve bu dayı dediğim adam bana kafasından çeşitli senaryolar uydurarak, ben sanki anneanneme bakmak istemediğimi söyledi. *** bir gün dayanamıyor musun lan? *** diye bir cümle kurdu bana. onunla bu cümleden beri konuşmuyoruz.

12 senedir anneannemle beraberim. kendisi şeker hastası. gece gerektiğinde uyanıp hastaneye götürdüm, sabah yatağımdan fırlayıp kendisini yerde baygın bulunca sokaklarda ambulans bekledim.

şu an benim için geçen 1 saatin önemi çok büyük. dediğim gibi hiç bir şey yapamıyorum sınavda.

çok özür diliyorum. çok karışık anlattım. aslında daha bitmedi. ne olur yardım edin bana. fikir verin.

yanlış mı düşünüyorum yoksa kafadan hasta mı oldum?
0
eternal_soul
(23.12.11)
tabi ki teyze-dayının sana tavırları yanlış. anladıgım kadarıyla su an kadın var ve sen 1 gun anneannenle kalmak zorundasın. yasadıgın stresten dolayı sana o 1 gun cok geliyor ama değil aslında, ben de okulu bitirmeye yakın kafayı yemiştim sanki arkadaslarımla gorustüğüm zaman vakit kaybediyorum gibi. şimdi uzaktan bakınca öyle olmadıgı daha rahat goruluyor, vaktimizin ne kadarını saglıklı degerlendirebiliyoruz ki? bence sabret 1 gun bişey değil, hem o sabırın mutlaka ödüllendirilecektir. 2. konu da mühendislik okusan tabi ki iyi olur ama teknisyen olarak da güzel işler yapabilirsin, kendini çaresiz hissetme diye söylüyorum. tabi ki amaclarını gerçekleştir, ama en kötü ihtimal bile o kadar kötü değil. elinde diploman var sonucta, çaresiz bi insan değilsin. sakinleş, cok stres yapma. ne kadar rahat olursan o kadar basarılı olursun hem.
0
art vandaley
(23.12.11)
kafadan hasta değilsin fakat biraz yanlış düşünüyorsun. bir gün ders çalışmamakla,derse yoğunlaşamamakla sınav kaybedilmez. bence senin bu stres durumun anlattığın aile içi mevzudan kaynaklanıyor. dayın ve teyzeni zaten çözmüşsün.bundan sonra kendin için bir şeyler yapmaya bak,kimse senden önemli değil hele de seni bir nebze düşünmeyen insanlar hiç değil.

sınav kazanamamak,üniversiteye bir veya iki sene geç girmek gerçekten çok çok büyük sorunlar değil. zaten çoğu kişi üniversiteyi uzatıp bitiriyor.zamanla bu açığını çalışma temponla,isteğinle kapatırsın diye düşünüyorum.

anneanneye acil şifalar. her şey yoluna girecek,biraz sabır.
0
mcsword
(23.12.11)
yanlış düşünüyorsun. bu kadar umutsuzluğa kapılacak bir durum yok.
çevremde hem inşaatlarda çalışıp hem okuyan, senin gibi haftada bir gün değil her gün hasta bakmak zorunda olan. çalışmak ve okumak için günde sadece 4 saat uyuyan, hatta annesi böbrek hastası olduğu için sürekli hastanede kalıp orada ders çalışıp hukuk kazanan arkadaşlarım var benim.

şöyle düşün. bu yaşına kadar annen kadar olmasada sana annelik yapmış bir kadın var. şuan bu duyguyu hissedemezsin ama o kadının birinin yardımına ihtiyacı olduğu kesin. en başta yardıma ihtiyacı olan birine destek olduğun için şuan bence dünyanın en anlamlı işlerinden birini yapıyorsun. kendinle gurur duymalısın.

bunun dışında şuan yapman gereken tek şey zamanını iyi değerlendirmek. günde sadece düzenli 4 saat çalışarak istediğin tüm amaç ve hedeflerine ulaşabilirsin.

çalışmıyorsun, okumuyorsun tek yaptığın dershane ve ev. bu kadar az sorumluluk içinde hala başarısız olacağını düşünüyorsan hedeflerini gözden geçir derim.

anlattığım gibi, hedeflerine ulaşmak için günde sadece 4 saat uyuyan insanlar tanıyorum ben. hem onlara bakan bir aile yok, harçlık veren, dershaneye yollayan. doyuran vs.

en başta kendine bir çalışma programı yap. eksiklerini tespit et. eksiklerden başla. bir yandan da yeni konulara daha dikkatli çalış.

şuan beyninin en verimli zamanı. bu zamanı iyi kullanırsan hiç bir sorun yaşamazsın. panik olma. ayrıca insanları sev. onlar ne kadar çıkarcı olursa olsun. sen kendin için yap bunu. dayına kızma. emin ol onunda binlerce problemi vardır. sorsan kim bilir neler anlatır.

plan yap. kafanı rahatlat. düzene koy her şeyini. zamanın da enerjin de var her türlü sorumluluğun üstesinden gelmen için.

başarılar. (bu kadar umutsuz olma)
0
ucankedii
(23.12.11)
Ben de yazılanların çoğuna katılıyorum. Babaannemle de benzer şeyler yaşadık. Anneannene öncelikle acil şifalar dilerim. Babaanneme de çocukları bakmak konusunda tartışmalara düştüler. Tek erkek çocuğu babamdı ve uzun seneler bizle yaşayıp bize baktı büyürken. Olay o size baktı, siz de ona bakacaksınıza kadar varıp biz iki torununa kadar geldi düşün. Ama o bakmayan çocukları ve diğer müsait olan torunları-ki ben de hem okuyup hem çalışıyordum o zamanlar- babaannemi kaybettikten sonra vicdan azabı çektiler. Diyeceğim o ki, sen de bir gün pişman olmamak için en azından; haftada 1 gün kalabilirsin. Stresten sana her şey karışık ve çok zor geliyor, çok iyi anlıyorum, hepimiz yaşıyoruz. Ama planlı olursan ve motive olursan yapabilirsin. İnan anneanneni üzmektense 1 sene geç kazanman yeğdir. Ben okulu da uzattım, öyle büyük şeyler olmuyor birkaç sene kaybedince. Akrabalarını da takmamak, olduğu gibi kabul etmek gerek. Sonuçta biz seçmiyoruz o insanları. Sevdiklerini kırmadan, sevmediklerini idare edip öyle böyle, kendin için de düzgün planlar yaparak bu dönemin altından kalkabilirsin. En genç, güçlü, hevesli olduğun zamanlar bunlar, altından kalkamayacağın şeyler değil, şu an sana öyle gelse de, geçecek bu dönemler. Sağlıcakla kal.
0
kompos
(23.12.11)
ama şu soruya cevap veren yok ailede: ben bu şehirde olmasam ne olacaktı? ona göre bir çözüm bulacaklardı elbet.
0
🌸eternal_soul
(23.12.11)
Ama sen ordasın ve 1 gün idare edebilirsin diye düşünüyorlardır.. Tüm yapamadıklarını veya yapamayacaklarını o 1 günde mi yapacaktın bir de öyle düşün..
0
kompos
(23.12.11)
usta belli ki çok temiz, dürüst ve akıllı bir çocuksun. sana yardımcı olmaya çalışan abilerinden biri gibi davranmak isterdim bende. Fakat kendimi tutamadan edemiyeceğim. koskaca ayda sadece 4 gün seni büyüten kadına baksana ölür müsün? sınavı kaybetsen ne olur? ayrıca allahın her günü hasta annesine babasına bakan çocuklar derece yapıyo. "1 gün dayanamıyor musunuz?" muş bir de. sen dayanamayor musun 1 gün anneannenin başında durmaya. valla kınadım seni çocuk. kendini toparla. bir objektif olarak düşün. adam gibi dersini çalış bahaneler arkasına sığınma. hadi bakiyim.
0
ramsestyler
(23.12.11)
hocam haftada 1 gün anneannenin yanında kaldım diye bütün tembelliğine bahane arama. çalışmak isteyen için diğer 5 gün ve hastanede öldürdüğün zamanlar var. ayrıca öyle cama yumruk atmalar filan çok garip. Allah sabır versin
0
aspo
(23.12.11)
(6)

renk veren çamaşır :/

princess 0f suburbia
katil siyah pantolonum, yeni aldığım krem rengi gömleğime boya vermiş, daha doğrusu renginin tonunu koyulaştırmış epey. kar gibi olmasa bile eski haline getirmenin bi yolu yok mu :?
katil siyah pantolonum, yeni aldığım krem rengi gömleğime boya vermiş, daha doğrusu renginin tonunu koyulaştırmış epey. kar gibi olmasa bile eski haline getirmenin bi yolu yok mu :?
0
princess 0f suburbia
(22.12.11)
Geçmiş olsun, yeni gömleğinizle mutluluklar.
0
skywalkeremre
(23.12.11)
gömlek kurumadan tekrar yıkamak biraz olsun işe yarayabilir.
0
hukukcu6
(23.12.11)
öncelikle hangi akla hizmet , siyah bir pantolonla krem rengi bir gömleği birlikte yıkadınız?

üzgünüm ama cevap -imkansız- belki bol çamaşır suyuna(içi su dolu bir kovaya yarım çay bardağı kadar) koyup bir gün bekletirseniz. beyaza yakın olabilir.

not:hiç denemedim ama mantıklı yani?
0
ucankedii
(23.12.11)
marketlerde satılan renk koruyucu mendiller vardı bulabilirseniz gömleğinizi onla yıkayın birkaç defa işe yarama ihtimali var, çamaşır suyu da denenebilir. geçmiş olsun.
0
sirena
(23.12.11)
Bu kadar uç renkler bir arada yıkanmaz, bu kuralı her unuttuğunuzda üzülen bir kıyafetiniz olacak. Bunun dışında sirena+1, başıma geldi, işime yaradı.
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.11)
daha önce boya vermemişti ona güvendim :/ makine kullanma imkanım kısıtlı olan bi yerdeyim, çamaşırlar birikince beraber yıkıyorum renkli-beyaz ayrı olmak üzere tabii ki ama böyle olmamıştı hiç, napayım. beyazları yüksek sıcaklıkta yıkıyorum, bu ikisini düşük sıcaklıkta yıkayıp beraber attım. kömüre boyanmış gibi dalga dalga siyahlık vermiş. tek başına bir kez daha attım şimdi. renk koruyucu mendil'i bulursam deneyeceğim ama zor, bakalım.

ha bu arada, ukala tavırlarla gelip cevap vermiş olmak için cevap verenlerin de ummadıkları anda kıyafetleri giderse, bu duyuruyu anmalarını rica ediyorum.

edit: gömleği kurtardık yoğun çabalarla.
0
🌸princess 0f suburbia
(23.12.11)
(15)

günde ne kadar su içiyorsunuz?

ucankedii
şimdi ben su içmeyi unutuyorum, bazen 2-3 gün bir bardak su içmiş oluyorum. aklıma gelmiyor, susamıyorum. gerekli olduğunu biliyorum. saatimi kuruyorum artık, mecbur hatırlayıp içiyorum. merak ettiğim; şu klişe vardır ya, günde 1.5-2 lt su için diye. bunu yapan var mı? ben düzenli günde 2lt.su içeri
şimdi ben su içmeyi unutuyorum, bazen 2-3 gün bir bardak su içmiş oluyorum. aklıma gelmiyor, susamıyorum. gerekli olduğunu biliyorum. saatimi kuruyorum artık, mecbur hatırlayıp içiyorum. merak ettiğim; şu klişe vardır ya, günde 1.5-2 lt su için diye. bunu yapan var mı?

ben düzenli günde 2lt.su içerim diyen var mıdır? su içmeyi unutan tek hasta ben miyim?
0
ucankedii
(21.12.11)
ben de aynısı konudan şikayetçiyim. aklıma gelsin diye cam şişe alıp yatağımın yanına koydum, masama koydum görüp görüp içeyim diye. yine 1 litreyi nerdeyse 1 haftada bitiriyorum ama daha sık aklıma geliyor böylece. ben bir şişeyi bitirene kadar ev arkadaşlarım 19 litrelik damacanayı bitiriyor.
0
letheavendangered
(21.12.11)
ben haftada 2 bardak su içiyorum, unutuyorum,ihtiyaç duymuyorum. susarsamda kola falan içiyorum,aklıma su gelmiyor.o derece,düşün
0
neo
(21.12.11)
ben de unutuyorum, susamıyorum bile. susadığımı hissetsem su içmek için kalkmaya o kadar üşeniyorum ki bir süre sonra geçmiş oluyor susuzluğum ya da unutuyorum. ama iş yerinde filan masama 1 litrelik şişelerden koydum, sabahtan dolduruyorum her aklıma geldiğinde de 1 bardak içiyorum. bu oldukça işe yaramış olsa da işler yoğunlaştığında şişe mişe görmüyor gözüm o zaman yine yalan oluyor :/ ama masaya veya genelde oturduğun yerin yakınına bir yerlere şişe koymak gerçekten işe yarıyor.
0
in vino veritas
(21.12.11)
gün içini bırak, kahvaltı dahil yemeklerde en kötü 4-5 bardak içerim. zaten kahvaltımı da çayla falan yapmam sadece suyla yaparım. okulda da (spor akademisi) çok fazla spor yapıyorum, sıvı kaybını telafi etmek için yine okulda da fazlaca içiyorum. kaç litre eder bilmem.
0
xenophobe
(21.12.11)
Gözünüzün önünde, elinizin yakınında her daim su bulundurun. Böylece gözünüze batar ve alır içersiniz.
(günde 1 bardak su içiyorum ben de.)
0
9kuyruklukedi
(22.12.11)
Aynen ben de ya,1 litrelik şişeyi 5-6 günde anca bitirirdim,meğer ne çok kişide varmış bu sorun.Ama son 2 haftadır istemesem de içiyorum,artık 1 litrelik şişeyi 1.5 günde falan bitirmeye başladım çünkü gerçekten çok zararlı bir şeymiş.
0
archery
(22.12.11)
Bende duzenli olarak su icmeye basladigimda mumkun degilmis gibi geliyordu. Ama gayet basit. Sabah uyandigim gibi yarim lt yi deviririm.yemekte suyin boslugunu asla kolayla veya icetea ile doldurma. Disarda en fazla 1lt icersin.aksam eve dondugumde de son yarim lt mi iciyorum hatta cogu zamandaha fazla dolayisiyla 2-2.5 lt icmis oluyorum.ilk baslarda hatirlatma falan ayarla benim aliskanlik edinmem 1aydan fazla surfu surekli hesap kitap halindeydim/) yaklasik 3yildir ayni duzen devam edyorsen basla gelir devami.
0
dyg*dyg
(22.12.11)
ben 2 lt yıde gecıyorum sanırım.ama sudan baska ıccecek kolay kolay ıcmem ben bırs anormalım bu cevabı dıkkate alma:)
0
cmr_sa
(22.12.11)
bu söylenenlerin neredeyse hepsini yapıyorum. yalnız olmadığıma sevinemedim ama. çok büyük sorunlar yaşadım bu susuzluktan dolayı. dikkat ediyorum ama gene de günde en fazla 1 lt. cidden imreniyorum şu 2lt su içenlere.
0
🌸ucankedii
(22.12.11)
Bi ara Bilim ve Teknik dergisinde bir yazı okumuştum. Bir araştırmayla ilgiliydi. Bir kısım bilim adamı günde illa 1.5-2 lt su tüketilmesi gerekmediğini söylüyordu. Herkesin ihityacı değişebiliyormuş. Bunun böyle diretilmesi yanlışmış.
0
Simrug
(22.12.11)
Neredeyse her an iciyorum. Pet sisem bittiginde hemen yeni. Ortalama gunde 4.5 - 5 liyre iciyorum. Dezavantaji ise malum tuvalet..
0
yatagants
(22.12.11)
ben bu "günde şu kadar içilmeli" olayına pek inanmıyorum. insanın kendine zarar verecek kadar susuz kalacağını hiç sanmıyorum (yani su içmeyi unutup da öteki türlü değil) susayınca içiyorum. zaten susuzluk hissi bunun için değil mi? su lazımsa vücut istiyor zaten.
0
mercyrium
(22.12.11)
2 gundur ben de icmiyordum, duyuruyu okuyunca aklima geldi, gidip iceyim bari, emin ol sadece sen bu durumda degilsin.
0
134340
(22.12.11)
arkadaş anlamıyorum. herkes günde 2lt içmek zorundadır diye bişeymi olur? vücudun gerekliliğini haber veriyor zaten. zorlamanın ne alemi var. hatta zararlı bile olabilir.(ödem, kan pıhtılaşmasında gecikme).

o 2 lt dediği şey toplam içacek miktarıdır hem. çay kola meyvesuyu vs. bunlarda su ile yapılıyor. saf su falan değil bildiğimiz su. çoğu zararlı ayrı bişey fakat sonuç itibariyle o su her halukarda alınıyor. aşın artık şu türk doktorların tutarsız açıklamalarını pimpirikli sözlerini.
0
neysene
(22.12.11)
bardakla su içince 1-2 bardaktan sonra "ooo çok su içtim" diyor insan, kesiliyor, psikolojik olarak da kendini rahat hissediyor bardak hesabı yapınca, sonra da su içmek aklına gelmiyor. ben yanıma 1,5 litrelik su koyuyorum, günde en az 1 tanesini rahat bitiriyorum.
0
yemrem
(22.12.11)
(4)

Dost kitabevi iade işlemi hakkında.

komutanlogar
Dostlar ben şimdi dost kitabevinden 2 tane kitap aldım. sınavlarıma bir güzel çalışıp geçtim paşalar gibi. şimdi bu kitaplar işime yaramıyor ve kitapları alalı 13 gün oldu 15 gün içinde bilindiği gibi iade yapılyor. bulara ne desem de versem kitapları. memnun kalmadım diyeyim mi?
Dostlar ben şimdi dost kitabevinden 2 tane kitap aldım. sınavlarıma bir güzel çalışıp geçtim paşalar gibi. şimdi bu kitaplar işime yaramıyor ve kitapları alalı 13 gün oldu 15 gün içinde bilindiği gibi iade yapılyor. bulara ne desem de versem kitapları. memnun kalmadım diyeyim mi?
0
komutanlogar
(21.12.11)
dost kitabevini aradım haberler iyi.
0
solfej
(21.12.11)
Ben kitaptan faydalandim ama o kadar belesciyim ve acayibim mi bu kitaplari size geri versem? Bi de bisikerem?
0
edebiyat sever kimyager
(21.12.11)
ben almadım, babam almış, yanlış almış iade etmek itiyorum de. kimin aldığını kimse bilemez ztn. ama yıpranmamış olması gerek kitapların. yoksa iade almazlar.

not: dosttan alacağına gidip bir kütüphaneden ödünç al bundan sonra.
0
ucankedii
(21.12.11)
çok ayıp. en azından alt sınıftan birilerine ver hem onlar daha ucuza almış olur hem senin eline para geçer biraz.
0
orange coffee
(21.12.11)
(2)

bilen anlatsin Bu dolar-euro niye yukseliyor..

mustancu
Su kadar buyuduk felan deniyor. Gucleniyoruz deniyor da paramiz niye deger kaybediyor? yoksa buyumemiz sadece daha cok para harciyoruz ve daha cok borclaniyoruz mu demek?
Su kadar buyuduk felan deniyor. Gucleniyoruz deniyor da paramiz niye deger kaybediyor? yoksa buyumemiz sadece daha cok para harciyoruz ve daha cok borclaniyoruz mu demek?
0
mustancu
(21.12.11)
paramızın değer kaybetmesi bizim için iyidir. yani bu konuda tartışmalar var aslında ama, tl değer kaybettikçe türkiye'de üretilen ürünler diğer ülkeler için görece ucuzlar (elbette dışardan gelecek talebin tek belirleyicisi fiyat değil. mesela dünyaca arzulanan bir markamızın olmayışı bir handikap. mercedes gibi dünya çapında talep bulacak bir ürünümüz olsa, tl değer kaybettiğinde bu marka dış ülkeler için ucuzlayacağından, tl'nin değer kaybetmesi daha getirili olabilirdi). türkiye'de eskiden döviz kurunu devlet belirlerdi, kitaplardan okuduğumuz kadarıyla. dış ticaret hacmini ayarlamak/dış ticaret hacmini kontrol altına almak için türk lirasına değer kaybettirirdi açıkladığı rakamlarla (bknz devalüasyon). sonra 24 ocak 1980 liberal politikalara geçiş sürecinde dalgalı kur seçildi, yani devlet döviz kuru için alt ve üst sınırları belirledi. 2001 krizinden sonra ise tam dalgalanmaya bırakıldı.

örneğin 1tl=1€ iken türkiye'de 100 tl olan bir ürün dışarıya 100€'dan satılabilirken, 1tl=2€ olduğunda türkiye'de 100 tl olan ürün dışarıya 50€'a satılabilir. benzer şekilde ithalat zorlaşır. tabii, döviz kuru dış ticaret hacmini ne ölçüde ve nasıl etkiler bilinmez ama ben lisans bitirme tezimde bu konuyu da araştırmıştım. kısa dönemde değil ama uzun dönemde, döviz kuru ile dış ticaret arasında orta şiddetli bir ilişki buldum. peki neden orta şiddetli? çünkü ithalatın %75-%78'ini aramal oluşturuyor. yani üretim yapmak için ithalatı zorunlu olan, üretim için kullanılacak mallar. o yüzden, kur değeri değişse de, ithalat yapmak pahalı hale gelse de bu aramallar ithal ediliyor. o yüzden dış ticaret hacmi ile döviz kuru arasındaki ilişki zayıflıyor.

"güçleniyoruz deniyor da paramız niye değer kaybediyor?" > şimdi döviz değeri neden değişir sorusu için çeşitli teoriler var. bu teorilerin en makul olanı, -bana göre- döviz arz ve talebi ile alakalı. "döviz arzı aynı iken döviz talebi arttığında döviz fiyatı yükselir" gibi bir yorum yapabiliriz arz/talep kanununa dayanarak. mesela şu an euro almak pahalanıyor. 1 € için örneğin 1,5 tl'den vazgeçmek gerekirken artık 2 tl'den vazgeçmek gerekiyor.

tabii döviz kurunun tek belirleyicisi döviz arz ve talebi değil. diğer ülkedeki enflasyonların ve belirsizliklerin (dövizden kaçış> döviz talebinde azalma, başka finansal değerlere yönelme vs) de döviz kuru üzerinde etkisi var.

"büyümemiz sadece daha çok para harcıyoruz ve daha çok borçlanıyoruz mu demek" > türkiye'de maalesef ithalata dayalı bir büyüme var. büyümek için ithal etmek gerekiyor aramalların büyük bölümü türkiye'de üretilemediği için. eh, büyümek kısmen daha çok harcama ile mümkün, o halde büyüdükçe daha çok harcadığımızı söyleyebiliriz. daha çok borçlanmamız da olası, ancak önemli olan ne kadar ithal ettiğimiz değil ihracatın ithalatı karşılama oranı. ithalat %30 artarken ihracat %40 artmışşsa problem değil. ama büyüme ile birlikte ihracat %15 artarken ithalat %30 artıyorsa bir yerlerde yolunda gitmeyen bir şey var demektir.

biraz karışık yazdım sanırım ama neyse..
0
gogu delen adam
(21.12.11)
şimdi ülkemizde ki dolar-euro gb dengeleri merkez bankası sağlar. yani bir doların kaç lira ettiğini merkez bankası karar verir. tabi bunu yaparken bir çok unsuru göz önünde bulundurur. isterse merkez bankası doları bir an da 1dolar=1tl yapabilir. ya da 1dolar=3tl olabilir. dediğim gb bunu bir anda yapamaz tabi. bazı dengelerle oynayarak yapabilir ama. şimdi ülkedeki ekonomik dengeleri sağlayan şey ithalat-ihracat arasında ki dengedir. bu denge dolar-euro gb dövizinde değerini belirler.

kısa şöyle örneklendiriğim.
örneğin sen araba fabrikası sahibisin. bu fabrikayı bir ülke olarak düşün. şimdi bir arabayı 10 bin tl ye üretiyorsun. (1dolar=2tl diyelim) amerika geliyor sana diyorki al sana 5 bin dolar elindeki arabaları ver. amerika bu arabaları senden 5bin dolara alıyor. kendi ülkesinde 7 bin dolara satıp kara geçiyor. ama sen bu arabaları üretirken türkiyenin yaptığı gb. dışa bağımlısın. yani evet araba yapıyorsun ama misal tekerlekleri almanyadan, motor parçasını ingiltereden , hava yastığını japonyadan alıyorsun. şimdi merkez bankası geldi sana dediki. ben doları 1tl yaptım. yani sen amerika geli senden araba almak isterse aynı arabayı ne yapacaksın? 10bin dolara satacaksın. ee amerika senden 10 alıp 12 ye satacak. bir anda sattığı mal 5 bin dolar zamlı olacak. senden mal alır mı? almaz!
o zaman merkez bankası doları düşüremez çnk o zaman senden devamlı aldığı malları hiç bir ülke almak istemez. satışın düşer. yani dış piyasada kimseyle rekabet edemezsin.

diyelim ki tam tersi oldu. doları 1dolar=3tl yaptın. ee o zmn sen arabayı üretirken dışarıdan mal alıyorsun ya? ee düşünsene senin 3bin tl dışarda bin dolar. yani sen zarardasın. parçaları pahalıya alırsın.

bu sebeple dövizin değeri piyasadaki ihtiyaca göre düşürülür ya da arttırılır.

başka sebepler de var tabi. ama temelde durum bu.
0
ucankedii
(21.12.11)
(6)

Kırmızı Rujun Kraliçe Markası Hangisidir?

medre
hatunlar bana diyin ki (bilen erkeklerde olabilir tabii) "yeryüzünde, tüm evrende, kosmosda eğer ki bir kadın tüm cazibesi ile bir kırmızı ruj sürecekse işte o, x marka olmalıdır!"hatta x markanın y serisi olmalıdır filan gibi detay da verebilirsiniz.para mühim değil. 100 tl verebilirim yani herhald
hatunlar bana diyin ki (bilen erkeklerde olabilir tabii) "yeryüzünde, tüm evrende, kosmosda eğer ki bir kadın tüm cazibesi ile bir kırmızı ruj sürecekse işte o, x marka olmalıdır!"

hatta x markanın y serisi olmalıdır filan gibi detay da verebilirsiniz.

para mühim değil. 100 tl verebilirim yani herhalde daha pahalısı da yoktur ha? var mıdır yoksa? varsa da alırım lan ömürlük gider o zaten :)

edit: dudak dolgun, ten beyaz, parlak kırmızı sevmiyorum yapış yapış gibi görünenler hani filan.
0
medre
(21.12.11)
uzun zamandır kullandığım tek kırmızı avon - eternal flame. mat kırmızı ama nasıl güzel bir renk var ya off off.

www.google.com.tr
0
zenc
(21.12.11)
chanel
0
rn
(21.12.11)
mac - russian red, mac - ruby woo. ikisi de muhteşem kırmızı rujlar. russian red biraz daha mavi alt tonlu, ikisini de denemekte fayda var. fiyatları da 43 tl. iki ruj da mat yapılı olduğundan duruşları çok güzel, kalıcılar bir hayli.
0
dasher
(21.12.11)
özellikle çok para verecekseniz başkalarına seri, renk sorarak karar vermeyin bence. herkes için bir kırmızı ruj bulunur derler genelde, iyi bir parfümeriye gidip deneyerek almanız daha iyi olacaktır. birisine kırmızının bir tonu gidiyorsa belki size başka bir tonu daha çok yakışacaktır.
0
quasiromantic
(21.12.11)
tr.strawberrynet.com

tr.strawberrynet.com

tabiki bu ikisi!! paraya kıyarım diyorsan tabi. yoksa daha cazip olanları da var.
0
ucankedii
(21.12.11)
kırmızı ruj seçerken sizin ten/diş kombinasyonunuz çok ama çok önemlidir. tavsiye renkleri denemeden almayın. mac veya inglot gibi mağazalara gidin veya chanel desklerinde beğendiğiniz renkleri deneyin. denedikten sonra alın derim.
0
qwertyuo
(21.12.11)
(7)

Unutkanlık

ucankedii
ciddi bir unutkanlık sorunu yaşıyorum gibi bir durum var. çözemedim.olay kısaca şu;-belirli döneme ait hiç bir anımı hatırlamıyorum. yani o dönemde ne yaptığımı ettiğimi tabi ki biliyorum ama net bir anı yok.(17-21 yaş arası)-belirli döneme ait tanıdığım insanları hatırlamıyorum (bir kısmını)-evde s
ciddi bir unutkanlık sorunu yaşıyorum gibi bir durum var. çözemedim.
olay kısaca şu;
-belirli döneme ait hiç bir anımı hatırlamıyorum. yani o dönemde ne yaptığımı ettiğimi tabi ki biliyorum ama net bir anı yok.(17-21 yaş arası)
-belirli döneme ait tanıdığım insanları hatırlamıyorum (bir kısmını)
-evde sürekli bir şeyleri fişte unutuyorum, odama bir şey almak için girip sonra onu alamadan tekrar çıkıyorum.
-telefonum da kayıtlı bir çok ismin kim olduğunu hatırlamıyorum (-ki ztn toplam 90 isim kayıtlı :)
-yeni tanıştığım kişilerin isimlerini aklımda hiç tutamam ayrıca
-yaş 27

sizce ciddi bir sorun mudur? doktora gitmek gerekir mi? şuan için hayatımı zorlaştıran bir durum yok. ama ileride artar mı? belki de çok normaldir? herkese oluyordur? olamaz mı?
0
ucankedii
(21.12.11)
saydığınız şeyler bende de oluyor arada ama daimi değil. eğer daimi olduğunu düşünüyorsanız bir doktora görünün. b12 eksikliği başlıca sebebi olabilir.
boş zamanlarınızda zihni güçlendirmek ve unutkanlıkla savaşmak için bulmaca çözüp zeka oyunları oynayın diyor uzmanlar.
0
dessy
(21.12.11)
doktorluk sorun değil be hacı.
bol bol balık ye b12.
0
seyduna6687
(21.12.11)
bence bir doktorla görüşmek sizi daha kötü hale getirmez. bazen çok ufak belirtilerin başka şeylerin habercisi olduğunu duyabiliyoruz. ayrıca b12 eksikliğiyse de doğru düzgün bir vitamin falan yazar. içiniz de rahat eder. win-win
0
kedili madam
(21.12.11)
Tıbbi olarak bir sorun olup olmaması tartışılır ama mektubuma başlarken ben kendi düşüncelerimi aktarmak istiyorum; her insanın geçmiş bir dönemi hatırlamaması genel bir durum en azından bende ve çevremde de o şekilde.belli anıları tüm detaylarıyla hatırlamamıza rağmen bvazılarını genel hatlarıyla hatırlıyoruz.İnsanları hatırlamama olayı ise o insanlarla olan paylaşımın, hayatında ne kadar önemli olduğu,iletişim periyodu bunlar etkiliyor.Birde artık iş,okul, facebook,twiter vb. derken bir çok ortam durumu sözkonusu her insanı hatırlamak için acayip bir kıvrım yapısı gerekiyor.yeni tanıştığın kişilerle ilgili isim olayı odaklanmama dikkat vermeme ile ilgili.yazdıkların içinde dikkat etmen gereken ara sıramı fişte bişeyler unutuyosun yoksa sürekli mi,sürekli ise bi doktora görünmekte fayda var
0
Abraxass
(21.12.11)
yahu 4 yıla ait hiçbir anı nasıl olmaz? bence doktorluk...
0
su nanesi
(21.12.11)
@Abraxass çok sık unutuyorum fiş vb konuları. bir de bazı arkadaşlarım bir anımızı anlatıyor. ben hatırlamıyorum. ben orada yoktum diyorum. oysa ki varmışım. bazen bir konuşmamı, söylediğim bir sözü hatırlatıyorlar arkadaşlar. hiç hatırlamıyorum, ben söylemedim onu diyorum. sonra hatırlamaya çalışıyorum, belirli döneme ait hiçbir şey yok kafamda. sadece figürler var. olaylar yok.
neyse sanırım bu b12 eksikliğini dikkate almam gerek. belirtilerini okudum ve çoğu bende mevcut. bir doktor onayını da aldıktan sonra kullanmayı planlıyorum.
0
🌸ucankedii
(21.12.11)
www.gnc.com.tr Biloba Plus 120 tablet - 50 mg bunu kullanmanı öneririm ben kullandım yüzde seksen oranında düzeliyor.
0
miumiu
(21.12.11)
(4)

bmw

kaya5030
bmw şirketi hakkında adam akıllı akademik bilgi toplayabileceğim bir site önerebilecek var mı?
bmw şirketi hakkında adam akıllı akademik bilgi toplayabileceğim bir site önerebilecek var mı?
0
kaya5030
(21.12.11)
türkçe ingilizce?
ne tür bilgi? ne tür akademik bilgi?
adam akıllı derken?

yine de cevap verelim:

bmw wikipedia makalesinde references kısmına bakabilirsin.
en.wikipedia.org

onun dışında google scholar var:
scholar.google.ca

olmadı kütüphane arşivlerine bakacaksın. okul kütüphanesi mesela.
0
ermanen
(21.12.11)
amaltheia
(21.12.11)
borusan yetkilileriyle bir konuş bence. Hatta Ara direkt olarak.
0
onyetele
(21.12.11)
Business Source Complete - EBSCOHost

aradığın tam da bu site. burada herhangi bir şirket hakkında istediğin her türlü bilgiye ulaşabilirsin. şirketler alfabetik sıraya göre düzenlenmişlerdir. ve aklına gelebilecek her bilgiyi tam metin erişebilirisin.
0
ucankedii
(21.12.11)
(4)

hatun kişilere gelsin bu soru

i was there
nası anlatsam bulamadım. hani şu flash siteler var ya bişey hazırlayıp sevgiliye gönderiliyor. örneğin http://www.nilleduet.com/böyle bişey size gelse tepkiniz ne olurdu? hoşunuza mı gider yoksa nelerle uğraşıyo salak mı dersiniz
nası anlatsam bulamadım. hani şu flash siteler var ya bişey hazırlayıp sevgiliye gönderiliyor. örneğin www.nilleduet.com

böyle bişey size gelse tepkiniz ne olurdu? hoşunuza mı gider yoksa nelerle uğraşıyo salak mı dersiniz
0
i was there
(20.12.11)
hoşuma giderdi.
0
sefapezevengi
(20.12.11)
uğraşılmış, emek verilmiş bir iş sonuçta, çok hoşuma giderdi. seni seviyorsa çok mutlu olur bence.
0
ucankedii
(20.12.11)
cok cok begenırım,ugrasmıs oldugun ıcın + puan alırsın zaten aferin boyle devam(:
0
cmr_sa
(20.12.11)
surpriz severim, emek verilmişse bayılırım ama nil li olani hic sevmedim.
0
somethinginthewayshemoves
(20.12.11)
(6)

para kullanmadan yaşayan topluluk

hinolma
böyle birileri vardı sanki. "ilkel" olanlardan bahsetmiyorum. web siteleri dahi vardı. aklımda kalanıyla; herkes sevdiği işi yapıyor, kimse kimseye bir şey için para ödemek zorunda değil, iyi niyet esasıyla işliyor her şey...var mıydı böyle bir şey yoksa ben mi uyduruyorum?
böyle birileri vardı sanki. "ilkel" olanlardan bahsetmiyorum. web siteleri dahi vardı. aklımda kalanıyla; herkes sevdiği işi yapıyor, kimse kimseye bir şey için para ödemek zorunda değil, iyi niyet esasıyla işliyor her şey...

var mıydı böyle bir şey yoksa ben mi uyduruyorum?
0
hinolma
(20.12.11)
shire olması lazım.
0
thenis
(20.12.11)
tam topluluk sayılmaz ama (bkz: burning man)
0
yuto
(20.12.11)
www.aborijinler.com

olabilir mi acaba?
0
ucankedii
(20.12.11)
(bkz: amish)
0
blackdog
(20.12.11)
ucankedii
(20.12.11)
tam olarak aradığın olmayabilir ama barter diye bir şey de var.
0
inheritance
(21.12.11)
(4)

çizgi film aranıyor

arafa
iyi günler 90 larda çocuk olan duyuru sakinleriaranılan çizgi filmin hatırlanan özellikleri birçok meyve var ama başrolde bir kaktüs-bir muz-bir ananas bir de küçük kız çocugu var.kız sürekli anne babasını arıyor bir ada üzerinde maceradan maceraya kosuyor falan filan.şimdi bilen varsa bu çizgi film
iyi günler 90 larda çocuk olan duyuru sakinleri
aranılan çizgi filmin hatırlanan özellikleri
birçok meyve var ama başrolde bir kaktüs-bir muz-bir ananas bir de küçük kız çocugu var.kız sürekli anne babasını arıyor bir ada üzerinde maceradan maceraya kosuyor falan filan.
şimdi bilen varsa bu çizgi filmi bi zahmet söyleyiversin
0
arafa
(20.12.11)
adını bulamadım ama :/ bahsettiğin bu :D www.youtube.com
0
zenc
(20.12.11)
ucankedii
(20.12.11)
adı da buymuş les fruittis :)
0
zenc
(20.12.11)
Cok tesekkur ettim arkAdaslar supersiniz
0
🌸arafa
(20.12.11)
(1)

kyk yurt yedek sırası çok acil

c1b2k3
unuttum kaçıncı yedekte olduğumu. şimdi de bulamıyorum sitesinden falan. nereden bulabilirim?
unuttum kaçıncı yedekte olduğumu. şimdi de bulamıyorum sitesinden falan. nereden bulabilirim?
0
c1b2k3
(20.12.11)
ankara.kyk.gov.tr

yalnız takibini buradan yapma. merkezden yap. internette yazmıyorlar kaçıncı yedeğe geldiğini. kuzenim bu yüzden kaçırdı. 265.yedekti. internetten takip ediyordu. 10 gün içinde sıra gelmiş haberimiz olmadı.
0
ucankedii
(20.12.11)
(2)

Turkcell internet paketi

skywalkeremre
Şimdi siteden kontrol ettim de, Aylık 1 GB Paketi 29 TL,POStan yükletirsen 19 TL imiş. Benim merak ettiğim bu 1 gb 1 ayda yeter mi? Yeter gibi geliyor ama Turkcell nasıl bir kazık bağlar bu her zaman süpriz yumurta konusu olmuştur malumunuz.Wifi olan ortamda doğrudan wifi dan bağlanacak telefon o yü
Şimdi siteden kontrol ettim de, Aylık 1 GB Paketi 29 TL,POStan yükletirsen 19 TL imiş. Benim merak ettiğim bu 1 gb 1 ayda yeter mi?

Yeter gibi geliyor ama Turkcell nasıl bir kazık bağlar bu her zaman süpriz yumurta konusu olmuştur malumunuz.

Wifi olan ortamda doğrudan wifi dan bağlanacak telefon o yüzden yeter gibi geliyor.

Bir de sizin kullandığınız tarifeler varsa Turkcell için onlarıda paylaşırsanız çok süper olur.

Not: faturasız hat. Teşekkürler
0
skywalkeremre
(20.12.11)
video izliyorsan ve sürekli bağlıysan 1gb yetmiyor. ama wifi varsa yeterli gelebilir. kullanımına bağlı. genelde turkcell kampanyaları indirimli ama kontratlı oluyor 12 ay abanıyorlar. 1 ayda fazladan geçirirler. kucağa alma alışkanlığı.

örnek vermek gerekirse gold plus paket kullanırken 12 ay tahhütlü 90 kağıt domalıyordum.

avea ya geçtim. kullanımımım tamamen aynı 1gb internet 500dk her yone 1000dk avealılara her yöne 1000sms var pakette. ve 19 tl

sen gelmişsin 29tl 1gb sadece internet nasıl diyorsun adamı nasıl enayi yerine koyduklarını bu tablo gösteriyor. kalan 10 lira ile profiteröl yiyorum ben. oohoo sen ne diyorsun.
0
fukka
(20.12.11)
şimdi ben telefonda sadece twitter-whatsapp-google kullanan biriyim. telfnm uyumlu internet siteleri için. ve ayda 150mb internet bana yetiyor. ama vidyo vs izlemiyorum.
0
ucankedii
(20.12.11)
(2)

Bi film vardı

damacana
film İran'da geçiyordu bi kadın ülkeden kaçıp gitmek istiyordu oyuncu İranlı değildi. Midnight Express'in İran'da geçen versiyonu gibi birşeydi adını hatırlayamadım?
film İran'da geçiyordu bi kadın ülkeden kaçıp gitmek istiyordu oyuncu İranlı değildi. Midnight Express'in İran'da geçen versiyonu gibi birşeydi adını hatırlayamadım?
0
damacana
(20.12.11)
kızım olmadan asla
0
ucankedii
(20.12.11)
"Kızım olmadan asla" olabilir.
0
fifi
(20.12.11)
(6)

Apartmanda evcil hayvan besleme

funkyfun
şimdi benim peder yönetici.apartmana yeni taşınan bir kiracının köpeği var ve evde besliyor dolayısıyla apartmanda huzursuzluklar başladı şikayetler yağıyor desem yeridir.yasal olarak yasak olduğunu biliyorum. ne yapmalı ne etmeli...
şimdi benim peder yönetici.apartmana yeni taşınan bir kiracının köpeği var ve evde besliyor dolayısıyla apartmanda huzursuzluklar başladı şikayetler yağıyor desem yeridir.yasal olarak yasak olduğunu biliyorum. ne yapmalı ne etmeli...
0
funkyfun
(19.12.11)
ya bırakın yasal boyutunu, bi hayvanın apartman dairesinde yaşaması hayvan severlik değil. illet oluyorum bu tiplere. gidip konuşun. bu durumu anlatın. hayvanın çektiği zulmü anlatın. eğer iyi bir hayvan severse kendi vazgeçecektir zaten bu durumdan.
0
ucankedii
(19.12.11)
apartmanda köpek beslemenin yasal olarak yasak olduğunu nereden çıkardınız?
0
ben smyrna
(19.12.11)
köpek koridorda yürürken kıllar düşebilir. zil sesine vs havlayabilir ama apartman sakinlerinin hiç birisi, gürültü yapmıyor, gece\ erken saatlerde koridorda bağrışarak koşturmuyor, pencereden hiç bir şey silkelemiyordur diye tahmin ediyorum. zira mükemmel komşular mükemmel komşu ister.

apartma köpek beslememe kuralınız vardıysa, bunu o kişiye ev tutmadan önce söylemeliydiniz. o kadar masraf yaptı taşındı.. belki ev sahibi, emlakçısı köpek sorun değil demiştir.. haa köpeği olduğunu sakladıysa haksız tabii.. öncelikle bunu bir öğrenin, duruma göre rahatsızları toplayıp, köpek sahibine iletin. elinden geldiğince sorunları minimalize edebilir belki.. babanız da diğer komşulara anlatsın durumu vs... ne o kişi, ne de apartmandakiler mağdur olmadan ya da en aza indirgeyecek seviyede bir yol bulunabilir..
0
pyro clustic flow
(19.12.11)
ben smyrna
(19.12.11)
çok aşırı gürültü yapmadığı sürece karışmayın. çatlak komşu olmayın. köpekler candır. kediler candır. papağanlar candır. balıklar bile candır.

köpek istemeyen yakında bebek istemez, çocuk istemez, çiçek istemez.
0
repins
(19.12.11)
ben de besledim, hiç de gıkı çıkmazdı, azıcık disiplinle halledilebilir. ses problemi yaratıyorsa bunu iletin, her havladığında elini uzatıp hayır dese iki aya kalmaz düzelir o.
0
r_u_h
(20.12.11)
(6)

fırın kullanımı/ gurmeler, aşçılar bu soru sizin için

sanzelize canavari
fırına ne atsam kuru kalıyor. nedir bunu aşmanın yolu/ yolları?Et sebze falan attığım zaman oluyor bunlar. Börek denemedim henüz
fırına ne atsam kuru kalıyor. nedir bunu aşmanın yolu/ yolları?

Et sebze falan attığım zaman oluyor bunlar. Börek denemedim henüz
0
sanzelize canavari
(19.12.11)
çok yüksek olmayacak derece. uzun süre orta sıcaklıkta.
0
kim milton nielsen
(19.12.11)
fırının ayarlarını bilmek lazım.fırını bilmek lazım. bir de pişireceğiniz şeylere göre değişir. daha bol su ve yağ kullanmak gerekebilir.
0
ucankedii
(19.12.11)
hızlı pişiriyorsun demektir. bi de ne atsam derken? börek falan süt yağ su falan az koyuyorsundur. vs vs.
0
ben smyrna
(19.12.11)
turbo fırınsa fanını çalıştırmadan (ya da ayarı varsa daha yavaş çalıştırarak) deneyin.
0
yardimci
(19.12.11)
fırının kullanım kılavuzunda yazar neyi ne kadar sürede hangi yükseklikte ve kaç derecede pişirmen gerektiği, onları bir oku önce.
0
in vino veritas
(19.12.11)
Yukarida yazanlara ilaveten hani hep derler ya onceden isitilmis firina atin diye. Var bicok sebebi biri de bu.
0
emininsel
(19.12.11)
(14)

bir insanın son anlarını anlatan film ?

29ekim2011
idamlık mahkum veya hasta veya haberi yok ama ölecek...bir insanın son anlarını anlatan film arıyorum.25th hour - dead man walking hariç.
idamlık mahkum veya hasta veya haberi yok ama ölecek...

bir insanın son anlarını anlatan film arıyorum.

25th hour - dead man walking hariç.
0
29ekim2011
(19.12.11)
(bkz: mar adentro)
0
orange coffee
(19.12.11)
fenerliyim ama feneri delgado
(19.12.11)
söylenmiş, içimdeki deniz(mar adentro) tavsiye ederim. gerçekten izlemeye değer.
0
ucankedii
(19.12.11)
bir de seven pounds var. öleceğinden haberi var. intihar ediyordu. son günlerinde yaptıkları fln. baya duygusal bir film.
0
ucankedii
(19.12.11)
'The Green Mile' girer mi listeye?
0
crostata
(19.12.11)
(bkz: green mile)

edit : tüh yazmışlar bile.
0
kimlanbu
(19.12.11)
0
franz kafka
(19.12.11)
Mr. Nobody var yeni denk geldi
0
crostata
(19.12.11)
green mile fazlasıyla deli bir film.
0
aliveli4950
(19.12.11)
(bkz: danton)
(bkz: quills)
0
halitkin
(19.12.11)
the notebook sayılabilir.
0
sir gawain
(19.12.11)
the life of david gale
melancholia
21 gram

ve kısmen:
stranger than fiction
0
zihuatanejo
(19.12.11)
"The Bucket List" vardi.
0
phanax
(19.12.11)
my sisters keeper duygu yüklü bir film.
0
guzellige inancimi sarsan simgeler var
(19.12.11)
(6)

Özgeçmiş

mythralioz
Bir özgeçmiş yazmam gerekiyor. Fakat yazacak bir şey bulamıyorum.X'de doğdum.Y İlköğretim okulundan,Z Lisesinden mezun oldum.T Üniversitesinde öğrenimime devam etmekteyim.Ee sonra? Netteki özgeçmiş örneklerine bakıyorum hep akademik kariyer sahibi kişiler. Yüksek Lisanstı, doktoraydı doldurmuşlar.Ne
Bir özgeçmiş yazmam gerekiyor. Fakat yazacak bir şey bulamıyorum.
X'de doğdum.
Y İlköğretim okulundan,
Z Lisesinden mezun oldum.
T Üniversitesinde öğrenimime devam etmekteyim.

Ee sonra? Netteki özgeçmiş örneklerine bakıyorum hep akademik kariyer sahibi kişiler. Yüksek Lisanstı, doktoraydı doldurmuşlar.

Ne yazabilirim ben buna başka?
0
mythralioz
(18.12.11)
ilgi alanların, kullandığın yazılımlar, aldığın eğitimler, referanslar vs.
0
silent storm
(18.12.11)
eğitim, yabancı diller, yaptıgın stajlar, aldıgın sertifika kurs , son bölüme de ilgi alanları ve referanslar...
0
bisanthe
(18.12.11)
katıldığın sosyal projeler, okulda katıldığın varsa yönettiğin etkinlikler, ilgi alanların, özel yetenek ve becerilerin, hobilerin
0
ucankedii
(18.12.11)
empati yap biraz.. çalışmak istediğin şirket nasıl bir adam alıyordur, ne özellikler arar..
0
desdinova
(18.12.11)
projeler,
başvurduğun pozisyon teknik bir şey ise staj veya aldığın dersleri ayrıca yazıp vurgularsın
0
sttc
(18.12.11)
yukarıdakilere ek olarak üye olduğun dernekler, STK'ları vs yazabilirsin.
0
alkolik imam
(18.12.11)
(1)

Twitter'da belli bir tarihte atılmış tweet bulma

axellennox
Acemisiyim ben. Diyelim ki binlerce tweet girmiş birinin iki sene önce ocak ayında girdiği bir tweet'i merak ediyorum. Nasıl ulaşırım buna? Ya da belli bir konuda girdiği tweet'i etiket kelimeyle şak diye nasıl bulabilirim? Böyle bir imkan var mı?
Acemisiyim ben. Diyelim ki binlerce tweet girmiş birinin iki sene önce ocak ayında girdiği bir tweet'i merak ediyorum. Nasıl ulaşırım buna? Ya da belli bir konuda girdiği tweet'i etiket kelimeyle şak diye nasıl bulabilirim? Böyle bir imkan var mı?
0
axellennox
(18.12.11)
bulamazsın. çünkü attığın tweetler belli bir sisteme göre gidiyor. şu şekilde;
ilk 24 saat
ilk 30 gün
ilk 1 yıl
yani attığın bir tweet için 1yıl 3 ay önce atıldı demiyor. 1 yıl önce atıldı diyor. yani ocak mı? şubat mı bilemezsin? daha sonra 2 yıl önce diyecek. o yüzden bulamazsın.
0
ucankedii
(18.12.11)
(2)

yalniz olma vol. bilmem kac ?

neysinil ciografik
selam duyuru ahalisi,konuyu ozetliyorum genc bir muhendisim, iyi bir isim var. klasik muhendis tribi karsi cinsle iletisimsizlik sikinitisi da yasamiyorum. cogu kiz da yakisikli, cekici ve karizmatik oldugumu soyluyor. gunluk iliskide yasamak istiyorum arada ama bana denk gelenler nedense hep ciddiy
selam duyuru ahalisi,

konuyu ozetliyorum genc bir muhendisim, iyi bir isim var. klasik muhendis tribi karsi cinsle iletisimsizlik sikinitisi da yasamiyorum. cogu kiz da yakisikli, cekici ve karizmatik oldugumu soyluyor. gunluk iliskide yasamak istiyorum arada ama bana denk gelenler nedense hep ciddiyim modunda geliyorlar. resmen kiz annelerinin ideal damat adayiyim.

cok fazla kastiran birisi de degilim, ustume basima da dikkat etmem rahat davranirim.

haaytimda uzun zamandir birisi yok sizce neden ola ki ? akil verseniz ya ?
0
neysinil ciografik
(17.12.11)
uygun ortamlarda değilsindir
yani ben kendime böyle bir teselli şeysi buldum
0
cecilia
(17.12.11)
bence şöyle bir durum var. bir süre sonra -yani yaş kemale erince- yeni insanlarla tanışmak, onları beğenmek zorlaşıyor. aradığınız kişide ki beklentileriniz artıyor ya da sizin beklentilerinizle karşı cinsin beklentileri uyuşmuyor. misal? erkeklerde yaş ilerledikçe olaydan uzaklaşma başlıyor, bu saatten sonra hayatımın kadınını mı bulcam, dur azıcık daha gezeyim, şu kızın da havasını alayım fln, lay lay lom modunda geziyorlar. kadınlar da okul bitiyor, iş fln derken eğer hemen bir koca bulup evlenmezse hayatının anlamsız olacağına inanmaya başlıyor. özellikle +27 üstü kadınlar biraz panikliyor ve her ilişkiye ciddi gözle bakıyor. bu sebepleri toplayınca kafaları uyuşan iki farklı cinsin birbirini bulması baya bir zorlaşıyor. bir de yalnızlığa alışma durumları var ki hiç girmiyorum bu konuya. ztn sen bence bu durumun başındasın.
sevgili bulun arkadaşlar, sevin , sevilin, sevişin, aşkla öpüşün dünyada bundan daha güzel bir duygu var mı ya?
0
ucankedii
(17.12.11)
(10)

ilişkilerde ilk kez "seni seviyorum" deme süresi ve sevgiliye hitap şekli

paradise circus
duyuru'nun aşk doktorlarına iyi akşamlar;20'li yaşalrda bi hanım kızım.5 aydır mutlu giden bi ilişkim var. İlk görüşte aşk, kısa süre sonra çıkmaya başladık falan fıstık... Birlikteyken çok iyi vakit geçiriyoruz. Karşı taraf beni sevdiğini davranışlarıyla hissettiriyor; ama... Sadece ilk çıkmaya baş
duyuru'nun aşk doktorlarına iyi akşamlar;
20'li yaşalrda bi hanım kızım.
5 aydır mutlu giden bi ilişkim var. İlk görüşte aşk, kısa süre sonra çıkmaya başladık falan fıstık... Birlikteyken çok iyi vakit geçiriyoruz. Karşı taraf beni sevdiğini davranışlarıyla hissettiriyor; ama...

Sadece ilk çıkmaya başladığımızda "aşık oldum" dedi, o zamandan beri bi kere bile "seni seviyorum" demedi. Bana aşkım, canım, bitanem gibi sevgi sözcükleriyle hitap etmiyor. Beni sevdiğini söylemediğini ona söylemedim ama hitap şekli konusunu sordum. Ben öyle deyince bitanem falan demeye başladı ama içinden gelmiyosa deme dedim, o da demiyor şimdi.

Daha önceki ilişkilerinden bu hitapları kullandığını bi konuşmamızda belirtti. Acaba bu lafları duymak için çok mu erken, ben mi kuruntu yapıyorum???
0
paradise circus
(16.12.11)
cevabın şarkısı bile var;
www.youtube.com
0
dave87
(16.12.11)
sorun var
0
cmr_sa
(16.12.11)
bunun matematiksel bir formülü yok, içinden nasıl geliyorsa, nasıl hissediyorsan.
0
baldur
(16.12.11)
bazı erkekler canımlı cicimli konuşmayı pek sevmez. doğulu mu bu arkadaş.
0
hepiniz oleceksiniz
(16.12.11)
aynı şeyi ben de sormuştum burda. sevgilim, hayatım gibi kelimeleri kullanmada bi problemimiz yoktu da sevdiğini söylemiyodu. ilk ben söyledim. o da "ben de seni" dedi ve devamı geldi sonra. şimdi söylüyor hep.

onun belli bi zamanı yok. ama 5 ay bence yeterli bi süre artık. söylemiş olması gerekirdi. napıyosunuz ki yani 5 aydır? sevmek bu denli zor bi şey değildir. aşık olmak ayrı bi şey. umarım aşık olmazsınız zaten. çok gereksiz ve zararlı. ama çok sevin birbirinizi.

ve fakat "içinden gelmiyosa deme" demenden sonra dememesi biraz ilginç ve sıkıntılı bence.
0
yazaryan
(16.12.11)
ben 40-50 kişinin içinde, mikrofonu alıp "ben x'i çok seviyorum" demiştim, yüzüne karşı defalarca söyledim, hal ve hareketlerimden falan çok sevdiğimi belli ediyordum ama bundan hoşnut olmadığını söyledi bir gün, bende fikerim böyle işi diyip ayrılmıştım.

sevilmekten hoşlanmayan insanlar varmış :/
0
disfircasiyimben
(16.12.11)
böyle saçma beklentiler içine girerek kezban, tripçi klasik türk kızı rollerine girmeyin. bi ilişkide ne kadar çok seni seviyorum kullanırsanız o ilişki o kadar laçkalaşır, o cümle önemsizleşir, gittikçe sona yaklaşırsınız. seni seviyorsa gerçekten hissettiği zaman bunu sana söyler. 100 kere öylesine diyeceğine 1 kere hakikisinden desin.
0
mistreated
(17.12.11)
@hepiniz oleceksiniz: yok, iç anadolu'dan. ama eski ilişkilerinden öyle konuşuyormuş, bana gelince yok.
0
🌸paradise circus
(17.12.11)
senden daha iyisini bulacağına kanaat getirdigi zaman bu iliski biter.

pek sevmiyor gibi zaten.
0
disfircasiyimben
(17.12.11)
@mistreated bu konuyu nasıl kezbanlığa bağladın alamadım? bir insana 5 aynızı veriyorsunuz, onunla yiyorsunuz, içiyorsunuz, öpüşmüssünüzdür de heralde? hatta sevişmeye kadar gitmiştir artık. eee? bir insanın bir insana seni seviyorum demesinden daha doğal ne vardır. tabiki de sürekli söylenmez. ama 5 ay boyunca söylemediyse bu işte ciddi bir problem vardır. kandırma kendini! 5 ay ya? daha ne olsun? daha ne yapacaksınız ne kadar vakit geçireceksiniz. birbirinizi tanıdığınız açık. bu saatten sonra karşındaki adam seni sevdiğini gözlerinin içine baka baka söylemediyse boşuna vakit harcamayın derim.
aşkım-bitnm-bebeğim gb sevgi sözcükleri şart değil. onları ömür boyu söylemese bir şey olmaz takma bu kadar. ama bu kadar zaman içten gelen bir seni seviyorum almadıysan boşuna uğraşma bu adamla. seni gayet güzel oyalıyor. bu ilişkiden de fazla bir şey bekleme.
0
ucankedii
(17.12.11)
(8)

Bakış açılarını anlamak amacıyla yalnızca kadınlara sordugum aşk sualidir.

juvee
Özellikle "kıskançlık" temelinde olaya bakın.Siz kendi doğrunuzun ve yanlışınızın ne olduğunu çok iyi biliyorsunuz. ve sevgilinizi de size yanlış gelen durumlarda uyarıyorsunuz. Bu uyarılarınız belirli bir yerden sonra sevgilinizde sizin doğru ya da yanlışlarınız hakkında farkındalık oluşturuyor. Ar
Özellikle "kıskançlık" temelinde olaya bakın.

Siz kendi doğrunuzun ve yanlışınızın ne olduğunu çok iyi biliyorsunuz. ve sevgilinizi de size yanlış gelen durumlarda uyarıyorsunuz.

Bu uyarılarınız belirli bir yerden sonra sevgilinizde sizin doğru ya da yanlışlarınız hakkında farkındalık oluşturuyor. Artık sevgiliniz de sizin değerlerinizi biliyor.

İşte bu noktada sevgilinizin değer yargılarına ve sizin kendi değer yargılarınıza uymayan şeyler yapıyorsunuz. Ve bu her ikinize göre de yanlış olan davranışı savunuyor ve geçiştirmeye, haklı çıkmaya çalışıyorsunuz. Ve sevgiliniz size hiçbir şey demiyor. Bu konudan bahsetmiyor.

a) sevgilimin beni uyarmasını beklerim, aksi takdirde ondan soğurum.
b) ben bir şeyi yapıyorsam nedeni vardır. sevgilim beni uyarmamalı.
c) uyarsa da uyarmasa da benim için değişen bir şey olmaz.
d) ben böyle bir şeyi yapıyorsam bu ilişki zaten bitmiştir.
e) hiçbiri

hangi şıkkı seçtiğinizi ve nedenini açıklarsanız sevinirim. Dinliyorum...
0
juvee
(15.12.11)
c
birbirinin huylarını, özelliklerini, karakterlerini çözümlemiş ilişkiler de; bir taraf, diğerini şaşırtacak hareketler yapmaya başladıysa, bu bir tarafın değiştiğinin bir kanıtıdır. ve çok normaldir. insanlar değişir. daha önce mantıksız gelen bir çok davranış ve fikir zamanla mantıklı gelmeye başlayabilir. bu ilişki bitecek anlamına da gelmez. zaten burada birbirinin farkında iki sevgiliden bahsediyorsak uyarma konusada saçma olur. ama belki "sen böyle düşünmezdin/davranmazdın" gb. sadece fikrini öğrenmek için soru sorulabilir. açıklama mantıklıysa karışılmamalı.
çnk kim ne derse desin kişi kendini savunmaya ve hatta haklı çıkartmaya kadar vardıysa ztn pek bir şey değişmez.
0
ucankedii
(15.12.11)
@ucankediye aktılıyorum. şıklardan hareket edemeyeceğim ama rutin giden bir değer yargısında durup dururken ir değişme oluyorsa taraflardan birinin fikirlerinde değişme oluş demektir. bu durumda değişim gösteren taraf diğer tarafa yavaş yavaş birşeyleri alıştırmaya çalışıyor olabilir çaktırmadan yavaş yavaş kabullendirme gibi. yada değişen taraf tamamen farklı yönlere yönelmiş olabilir ama bun duruma bir çok neden sebep olabilir. olayı tam olarak bilemediğimiz için sadece fikir yürütüyorum. ama bu durumda çok yüzeysel kalıyor.

sonuç olarak eğer bir taraf yavaştan değişiyorsa ve diğer taraf bu duruma cidden tepki göstermiyorsa değişmeyen tarafı da biraz kurcalamak gerekir bence..
0
mrv
(15.12.11)
Peki ama aynı şeyleri sevgili yapsa onu yine uyaracak bu kadın... Buna ne diyeceksiniz?
0
🌸juvee
(15.12.11)
juvee, bu öyle tek taraflı bir durumsa hoş olmaz. kendin için değişim ne kadar normalse karşı tarafada aynı hoşgörüyü göstermek gerek. aksi bencillik olur. yani durum net olarak nedir bilsek daha kesin yargılarda bulunabilirdik.
özetle ilişkilerde hoşgörülü olun arkadaşar. değişime açık olun. azıcık rahat olun.sıkmayın birbirinizi. saygılı olun fln filan. gerisi kolay ztn.
0
ucankedii
(15.12.11)
ben yeni bir hareket yapsam da, değişmiş bile olsam a şıkkı. aklında bir şey varsa söylesin, hem ona, hatta bize aykırı bir şey varsa ve aklında bir şey yoksa zaten selametle..."uyarmak" kelimesi olmuyor ama bu durumda, "olan biteni sorgulamak,ne olup bittiğine şaşmak ve anlamaya çalışmak" daha doğru geldi bana.
0
mayalilithowsky
(15.12.11)
altta yazdığım yazının cevabını beklerken biz bu konuyu tartıştık... kendince haklı nedenleri var...

***
olay:

normalde başkasına yük olmayan ve benzeri durumlardan hiç hoşlanmayan kimsedir. ben kardeşim dediğim bir insanın arabasını bir iş görüşmesine giderken aldım diye "kendi işini yapamayan aciz" bir kimse oldum. belediye otobüsü varmış. öyle diyordu. e tamam dedim öyle olsun.

şimdi bu hanımkızımız x firmasında çalışıyor. aynı firmada çalışan y adamı da bunu sabahları işe bırakıyor. daha bu işe başlayalı birkaç gün oldu. işe giden bir servis var. ama bunlar araba ile gittiklerinden 30 dk avantaj sağlıyormuş bu olay. hani sen bana böyle diyordun dediğimde "arabanın şirketin arabası olduğunu söyledi." başkalarını değil de niye seni bırakıyor dediğimde "ofiste çalışıyoruz diğerleri işci onları tanımıyoruz bile" dedi. akşamları bunu arıyormuş sabah alacağını söylüyormuş, çok saçma daha 2 gün oldu hemen evi telefonla aramalar dediğimde "babam bile karışmıyor" dedi. bu benim hoşuma gitmedi ama dediğimde ise "sen sevgililik görevlerini yerine getir. böyle şeylere karışmaya hakkın olsun" dedi. sevgililik görevinden kasıt onu aramam ilgilenmem falan ama o ilgisizliğim de yine ondan kaynaklanıyor. aramayanı arar mısınız?

***

deyin hele...
0
🌸juvee
(15.12.11)
şimdi birbirinden farklı iki olay var ortada. ilk olay da seni kimsenin yargılamaya hakkı yok. gayet normal bir durum. eleştirmek için eleştirmiş. fakat eleştirdiği nokta çok yanlış. neyse şimdi kız arkadaşın davranış analizini yapmıyoruz. senin takıldığın mevzuda kısmen haklısın. fakat olay şu ki karışmaya ciddi anlamda hakkın yok. bir kız bir erkekle işe gidip gelemez mi? illa altında hoşnutsuz bir durum aramak yanlış olur. fakat servis olması ve bunun tercih edilmemesi beni biraz düşündürdü. bu konuda ki yorumum!
kızın huzursuz olmana sebep olacak bir yakınlıktan uzak durması en doğrusu olurdu.
ama bi yandan da ortada bom boş gelen bir araba var. yani aynı yerden gidiliyorsa işe birlikte gidip gelmekte mantıklı olabilir.
yani aslında olayda hiç kötü bi durum yok. ama ben seni çok iyi anlıyorum.
bence bu konuyu uzatma. sevgiline gerekenden daha fazla ilgi ve özen göster.. anlayışlı ve sevgili bir adam olmak, huysuz ve kıskanç bir sevgili olmaktan daha çok şey kazandırır sana;)
0
ucankedii
(15.12.11)
Valla benden anlayisli dunya uzerinde yasayan bir sevgili yoktur. Su seyde az cok hosa gitmeyebilecek bir sey.

Tesekkur ederim. Sakin kararlar almak istedigimde kadinlara sorucam. :)

Bu soruyu erkeklere sorsaydim, cok ama cok farkli cevaplar alacagimdan eminim.

Tekrar hepinize tesekkurler.
0
🌸juvee
(16.12.11)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.