Giriş
(6)

Şirket için fiş fatura toplama

yetkili birine benzeyen abi
Kendi şirketiniz için bir yakınınızın, arkadaşınızın getirdiği restoran fişlerini kullanıyor musunuz?
Kendi şirketiniz için bir yakınınızın, arkadaşınızın getirdiği restoran fişlerini kullanıyor musunuz?
0
yetkili birine benzeyen abi
(04.03.26)
ben kullanmam ama kullanan bir dolu tanıdığım var.
0
co2s2
(04.03.26)
Kullanıyorum, hatta şirketi olmayan arkadaşlarıma da söylüyorum yedikleri yemeklerin fişlerini alsınlar getirsinler diye, bi şekilde lazım olabiliyor.
0
ebeş
(04.03.26)
kullanıyorum ama abartmadan. aynı tarihe bin tane yemek fişi göndermiyorum.
0
scudman1
(04.03.26)
mükellef şirketten gider yazmam için gönderilen evraklar içinde aynı güne fiş numarası takip eden 70 tane fiş varsa, anlamsız derecede fazla yemek gider fişi varsa, evine yaptığı belli olan (çamaşır deterjanı, yumuşatıcı, şampuan falan alınmış) market fişi varsa hop hepsi çöpe gidiyor.

mali müşaviriniz de gelen her fişi cayır cayır gider yazmıyor.
0
kibritsuyu
(04.03.26)
maliye benim bildiğim 1 senedir fişleri kabul etmiyor. sadece faturaları gider olarak kabul ediyor.

eskidendi o . sizin topladığınızı da kuvvetle muhtemel muhasebeciniz çöpe atıyordur.
+2
drako
(04.03.26)
@drako çöpe atması mümkün değil. çünkü beyanlarda görebiliyorum ve KDV’den mahsup edildiği de anlaşılıyor.

ben de kullanmıyorum normalde ama bazı tanıdıklarım fiş uzatıyor al vergiden düşersin diye. fişte isim yazmıyor falan bu mümkün mü diye merak ettim.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(04.03.26)
(17)

kedi alerjisinden en kötü ne olabilir

Sadece soruyorum
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı kullandı falan o arada yaz geldi alerji hafifledi, bir süre hiç ilaç kullanmadı. şimdi yine başladı. bu işi nasıl çözeceğiz bilemiyoruz, en kötü ne olabilir? astıma falan çevirir mi?

(kediyi verebileceğimiz biri yok. alerji olduğunu bilsek hiç almazdık. kedi geldikten 7-8 ay sonra çıktı alerji)
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
hava temizleme cihazı ve sık sık desmont
yapacak bir şey yok
+1
croswell
(02.03.26)
Hayatı hayvanlarla iç içe geçmiş, astım ve alerjik bünyeye sahip olan biri olarak 40 yaşından naçizane tavsiyem eşinizin yaşam alanında alerjen olmaması. Hayvanları çok seviyorum, kedi alerjim olmasına rağmen hala kedimiz var ama bence alerjik insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük alerjenle aynı ortamda yaşamaya çalışması.

Vücudunuz sürekli sinyal veriyor, siz bastırmaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra alerji hapları yetersiz gelmeye başlıyor, kaşınan ve sulanan göz kronik alerjik konjonktivite dönüyor, deride kaşıntı oluyorsa bu egzamaya dönebiliyor. En azından benim deneyimim bu yönde, ki ben kediyi köpeği ağzına yüzüne sokan insanım.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut
kedi gelsin diye ısrar eden bendim, ve olayların bu noktaya geleceğini asla bilemezdim çünkü eşimin kedilerle arası çok iyiydi. ama şu anda kediyi bırakabileceğim hiçbir yer yok mecburuz birlikte yaşamaya. biz de çok seviyoruz bebeğimiz gibi.
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
@sadece soruyorum
Son yirmi senemi hep bir kedi-köpekle geçirdim ve ikisine de alerjim vardı :) Çok iyi anlıyorum, o sevgiyi de biliyorum, o kıyamama halini de. O kadar yerinize koyabiliyorum ki kendimi. Eşiniz bu durumda olduğu için çok kötü de hissediyorsunuz muhtemelen, o da hem sağlığından oluyor hem kediye kıyamıyor, hem sizi üzmek istemiyor.
Sokak-ev alıştırabileceğiniz bir kediyse,eviniz güvenli bir yerdeyse belki bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Biz kedimizi kakasını dışarı yapacak şekilde alıştırdık, küçüklükten beri de sokak-ev birlikte büyüdü, dışarıya çok alışık. eve gir-çık yapıyor,i geziyor, evde hapis gibi yaşamıyor. Böylelikle hayat daha kolay.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut +1

bizim de kedimiz part-time evde takılıyor. daha doğrusu bizim bahçemizde sokak kedisiydi, pandemiyle beraber evimize girip çıkmaya başladı, tuvaletini dışarı yapıyor. sadece akşamları özellikle kışın kapalı balkonumuzu otel olarak kullanıyor :)

ama sizin kediniz eve daha çok alışıktır tabii öyle gördüğü için. o yüzden onun için özel bir alan yaratabilirsiniz. kapalı bir balkon olur, oda olur. arada da dışarı çıksın tabii. eşiniz mümkün olduğunca az etkileşimde bulunsun. bir de hepa filtreli havalandırma cihazları da çok işe yarar. onun dışında aklıma bir şey gelmiyor.

bence sakın birine vermeye kalkmayın. olan olmuş artık yapacak bir şey yok. eşinizin sağlığını minimum etkilemesini sağlayın yeter.

not: bu arada ben de alerjik astımlı biriyim. ben de kedim ve köpeklerle minimum temas halindeyim. arada tabii kedimi mıncırıyorum ondan da bir şey olmuyor zaten.
0
elektr10
(02.03.26)
biz bu sorunu dysonla çözdük. her gün özellikle kedinin yattığı yerleri süpürmek çok işe yaradı.
0
scudman1
(02.03.26)
bahar geldi normal alerjinin azması, bende de kediye %100 alerji çıktı hapşırma göz kızarıklığı oluyor ama 3 sene sonra heralde kedinin tüyüne alıştım artık eskisi gibi ataklar olmuyor veterinerde demişti kedin senin evdeki toz akara bünyesi alıştığında sana alerji yapmayacak 7 uyumlanacaksınız demişti.

+1 atak zamanları desmond hava cihazı ve yoksa kesinlikle hepa filtreli robot süpürge her gün çalıştırısanız alerjiyi inanılmaz azaltıo toz her gün sürüldüğü için
0
eja
(02.03.26)
arkadaşlar öyle böyle değil adam ölü gibi yatıyo evde. hafta içi gündüz dışarıda olduğu için sorun yok ama gece neredeyse hiç uyumuyor sabaha kadar nefes almaya çalışıyor. hali hal değil görseniz bi :( öyle süpürmeyle falan olacak gibi değil
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
Kedi alerjisi ve kedisi olan arkadaşımın yatak odasında hava temizleme cihazı vardı, gece sıkıntınızı çok azaltır.
+2
kobuzchu kiz
(02.03.26)
kedi alerjim yok ama alerjik rinitim ve astımım var. 2 kedim var. 5 yıldır beraber yaşıyoruz. alışılıyor. evi havalandırmak ve düzenli temizlik şart.
0
art cat chocolate
(02.03.26)
'En kötü ne olabilir?' sorusuna 'Bir şey olmaz yaaa.' tadında ve ona yakın cevapları hayretle okudum.
Arkadaşlar bu alerji denen olay böyle homojen, her insanı aynı derecede etkileyen, öyle bir biraz rahatsızlık vermek dışında bir sıkıntı çıkarmayacak bir dert midir?
Emin misiniz?
Kedi alerjisinden anafilaktik şok olabilir mi? Hayati risk gelişebilir mi?
Bir araştırın bence.
+2
Mirket
(02.03.26)
Antihistaminik kullanmak lazım. Doktora sormak şartıyla tabii. Fakat yakın zamanda bir bilgi okumuştum, bebeklikten itibaren yapılan aşıların içinde alüminyum varmış ve bu metal alerji deneylerinde vücudu alerjik hale getirmek için kullanılırmış. Yani vücuttaki alüminyum varlığını giderince alerji tepkisi ortadan kalkabilir. Bunu bir araştırmanızı öneririm, şu ağır metaller meselesiyle de ilgisi olabilir.
-6
muhayyer divan
(02.03.26)
Vay arkadaş evdeki birey acı çekecek kadar alerjik ama kediyi hala evde tutuyolar
0
kullaniciadimvar
(02.03.26)
çözüm belli ama senin o çözüme pek yanaşasın yok gibi görünüyor malesef, biraz içini rahatlatmak, "bak insanlar sorun olmaz dediler" demek için sormuş gibisin. "kediyi verebileceğimiz kimse yok" demek çözüm değil, bir şekilde sahiplendirilir. dünyada çok çeşitli ağrılar acılar vardır belki ama nefes alamamak kadar hayat kalitesini düşüren şey çok azdır. ben de alerjik biri olarak 2 kez eşimin ısrarıyla kedi besledim ki çok da seviyordum kedileri ama sürdürülebilir değil malesef. en kötü ne olabilir derken ölümden bir tık öncesine kadar zorlayacak gibi sormuşsun ama şu an adama işkence ediyorsun.
+1
hrskrs
(02.03.26)
Kedi tam bir haydut, eşşek gibi ısırıyor, birine versem almaz. Kaldı ki dünden beri eşime yalvarıyorum lütfen birilerine soralım belki almak isteyen çıkar diye. Kendisi de kabul etmiyor kediye kıyamıyor. Ben zorlamıyorum onu. Aldık artık bırakamayız diyor. Bi de geçen sene de böyle olmuştu mart sonu nisan gibi hafiflemişti belki yine öyle olur diye bekleyelim diyor.
-1
🌸Sadece soruyorum
(03.03.26)
@Sadece soruyorum

Buralarda beni sevmezler, muhtemelen sen de sevmeyenlerdensin bilmiyorum ama bak yukarıda günlük süpürme konusunu ve söylediğim şeyleri es geçmeyin. Kediye alerji aldığınız gün eşinde mevcut olsaydı en geç 2 saat içinde belirtilerini yaşardı, 7-8 ay sonra ortaya çıkması vücudun aslında kediye alerjiyi sonradan geliştirdiğini gösterir. Bu da eşinin vücudunda bazı biyolojik ve belki de psikosomatik değişiklikler olduğunu gösterir. Belki de sadece bilinçaltı çalışmasıyla geçebilecek bir şey bile olabilir, buradakiler şimdi eksi yağmuruna tutarlar beni, yine de araştırın diye ısrar ediyorum.
-6
muhayyer divan
(03.03.26)
abi alerjiniz varsa evlenip milletin basini belaya sokmayin diye defalarca soyledik.
bo$an coco, kedinle sen birbirinize yetersiniz. :D
0
cooperr
(03.03.26)
(20)

Sac kesimine kac para veriyosunuz

Kittie
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.Napsam versem mi bi 1500-2000.Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.
Napsam versem mi bi 1500-2000.

Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
📊 Kuafor fiyatlari nasil sizce?

Bu anket sona erdi. 35 oy kullanıldı.

0
Kittie
(02.03.26)
500 erkek
-1
grimavi
(02.03.26)
Erkek 900 uzun saç.
-1
anon1m
(02.03.26)
ben fönle 1600 mü ne vermiştim 1,5 ay önce

çok çok çok çok
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Esentepe'de bir pasajda 800 verdim geçen ay.
0
auroraaurora
(02.03.26)
saç-sakal 700 veriyorum. 30 senelik berberim. başkasına 1000 liradan aşağı kesmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
son 1.5 yıldır evde kendim hallediyorum. parasını geçtim aptal berber muhabbetinden sıkıldım. ayrıca asla istediğim gibi kesemiyorlar saçımı sakalımı.
0
scudman1
(02.03.26)
Fönle beraber 2500 verdim 2 ay önce

Kesim ücreti çok gözüme batmıyor da röfleye gelen zam üzüyor:')
0
kullanicadi
(02.03.26)
ankara kızılayda erkek için 200liraya saç kestirebilirsiniz.
fiyatı belirleyen birşey yok. herkes kfasına göre kim fazla verirse ondan fazla kim az verirse ondan az alıyor.

ilk girişte fiyatı soracaksın, ozaman fiyat düşük olacaktır. iş bittikten sonra sabaha kadar konuş.
0
sivri sinek
(02.03.26)
Saç sakal kesme yıkama 1200 oldu geçen ay.


eksileyen berberim galiba :))))))
-1
kumandanim
(02.03.26)
saç, sakal, dandik kil maskesi, omuz kütürdetme, parmak kıtlatma, yüze sıcak havlu basma, hepsi 500. ankara kızılay'da normal berber dükkanı.

edit: 400 imiş, yanlış hatırlamışım.
0
kibritsuyu
(02.03.26)
500 kadin Ankara
0
kassiopeia
(02.03.26)
Türkiye’nin en küçük illerinden birindeyim şu an ve burada da mahalle kuaförü diyemeyeceğimiz iyi bir kadın kuaföründe bin tl dediler.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
Fiyatlar aşırı, tamam emektir, her şey pahalıdır ama biraz da gelinen noktayı mazeret gösterip fiyatları uçuruyorlar gibi.

Ben kaş+manikür+pedikür için perpada bir yere gidiyorum hepsine 2.000 veriyorum çok memnunum, yıllardır aynı yere gittiğim için başka yerde fiyatlar nasıl bilmiyorum.

Saç için Levent'te bir yere gidiyorum;
Genel kesim + fön 3.000 bunu çok sık yaptırmıyorum, düzenli olarak kahkül kesimine gidiyorum 1.000.
Burası mesela bana çok fazla geliyor ama memnun olduğum için mecbur.
+1
mutekebbir
(02.03.26)
450 tl kadın/Ümr-Ist/mahalle kuaförü
kestigi saçı da fönlemeden bırakmıyor zaten o da ücrete dahil.
+1
beetlejuice
(02.03.26)
İzmir, geçen yıl fancy kuaföre 1500 lira vermiştim, 1-2 ay önce mahallemdeki kuaförde 600 liraya kestirdim saçımı.
0
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Erkek 800.
Zaten saçım kısa 3e vurduruyorum. Sakalla birlikte bu fiyatı veriyorum.
-1
anatomik
(02.03.26)
Cevaplar asabımı bozdu.
3 gün önce saç sakal yıkama falan derken 1300 verdim. Öyle şekil şükül bir yer falan değil, dümdüz berber. 15-16 senedir gittiğim adam. Sana laflar hazırladım oğuz abi.
Kadıköy.
-1
cay koy geliyorum
(02.03.26)
750 lira saç+ sakal trim + kil maskesi + yıkama. erkek.
0
elektr10
(02.03.26)
saç kesimi kaş bıyık 1000 tl verdim geçen hafta bugün, mahalle kuaförü sayılır
0
mezzosprite
(02.03.26)
Erkek kişisi 1.300 vermiştim Ocak ayında. Saç sakal
0
put it in your appropriate place
(02.03.26)
(16)

Dünya'nın sonu nasıl gelsin?

ermanen
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
📊 dünya'nın veya insanlığın sonu nasıl gelsin?

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
ermanen
(26.02.26)
Gerçek manada kıyamet koptuğunda üstteki seçenekler hafif kalacak .
-11
diyecevaplandı
(26.02.26)
goktasi abi, en temizi.
bir anda siyah ekran..
+6
cooperr
(26.02.26)
Bir şey olsunda hemen şimdi olsun hiç farketmez. Valla çok sıkıcı oldu yaşamak
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
yakın bir mesafedeki (30 ışık yılı) süpernovaya oy verdim. ışık hızında ölürüz. göktaşının gelişini gözlemlemek, beklemek stres yaratır.
+3
eileengray
(26.02.26)
Uzaylı saldırısı. O kadar oyun oynadım. Tecrübeliyim. Savaşmadan ölmek yok. Çocuk parkı mı burası.
0
arbre
(26.02.26)
Nükleer savaş olsun isterim ben de madem yok olacağız buharlaşmadan saniyeler önce bombanın patlamasını seyretmek istiyorum.
-1
Hallegadola
(26.02.26)
İçinde en romantik seçenek göktaşı çarpması.
0
rakicandir
(26.02.26)
göktaşıyla nükleer arasında kaldım ama oyumu göktaşından yana kullandım.

süpernova hakikaten acayip bir şey ama farkında bile olmadan fiup diye anlık koskoca gezegenin poşete dönmesi fikri hoşuma gitmedi. ayıp gibi yani biraz. eğer tümüyle yok olacaksak ben çok kısa süreli de olsa kaosunu yaşamak, o psikolojiyi tecrübe etmek isterim. bu açıdan nükleer daha uzun soluklu ve acılı olabilir çünkü bildiğim kadarıyla mevcut tüm bombalar aynı anda atılsa bile hepimizin buharlaşması mümkün değil. bazılarımız çok acı çeker, sürünür.

göktaşı hem yok oluş öncesinde biraz sindirme fırsatı verir hem de vurunca çok kısa sürede siler atar. kafayı "deneyim" ile bozmuş beyaz yakalılar var ya hani adama burada üç saat sıra bekle sonra 1000 liranı alıp sana tokat atacağım diyorsun da bayılıyorlar... ben de onların manevi versiyonuyum. yiğit özgür karikatüründeki gibi, dayımlar filan komple tükeneceksek bile "deneyim" istiyorum, göreyim ve kendi içimde bir süreç yaşayayım istiyorum. dünyayı dışarıdan gözlemleyebilecek olsam süpernova olurdu ama BİLİNÇSİZ VATANDAŞ sıfatıyla göktaşı kardeşimin yanındayım.
+1
der meister
(26.02.26)
Nükleer diyen arkadaşlara Nevil Shute'un Kumsalda romanını önermeye geldim. Tam öyle bir olayın romanı.
+1
kobuzchu kiz
(26.02.26)
mümkünse uykumuzda ama şıklardan süpernova bir anda olsun bitsin pandemiyi zaten yaşadık yok savaşı, yok istilası daha da uğraşamayız, kimsenin mecali kalmadı bence hayatı o kadar sevecek kadar
0
darthvader
(26.02.26)
diyecevaplandı +1

Arkadaşlar hiç öyle büyük prodüksiyonlara gerek yok, firavunun kişisel kıyameti bir ufak sinekten kopmuştu. Gerisi sizin kendi tahayyülünüze bırakıyorum.
-5
love and trust
(26.02.26)
hiç biri. bu dünyanın acısını ve derdini biz insanoğlu fazlasıyla çektik. dünyanın çok hızlı bir şekilde gelsin, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde her şey bitsin. birde dünyanın sonunun derdini çekmeyelim.
0
scudman1
(26.02.26)
Göktaşı. Çünkü en hızlı sonuca giden o.
0
etna
(26.02.26)
Uzaylı görsek iyi olurdu bence ya.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
Bir anda gidelim toptan.
0
kumandanim
(27.02.26)
Teknoloji diyorum. Matrix'te de makineleri destekliyordum zaten.
0
auroraaurora
(27.02.26)
(6)

Sahibinden sorusu

baldur2
4-5 tane ev var, hepsinin fiyati farkli, oda sayisi farkli, ama ayni mahalledeler ve butun fotograflar ayni. Ne ayak bunlar?
4-5 tane ev var, hepsinin fiyati farkli, oda sayisi farkli, ama ayni mahalledeler ve butun fotograflar ayni. Ne ayak bunlar?
0
baldur2
(26.02.26)
"o ev aslında yoktu, ama şöyle (.oktan) bir yer var onu gösterelim size" oyunu
+6
malheiros
(26.02.26)
Sahibinden gerçekten Google gibi çöplüğe döndü. Alternatifi çıksa iyi olacak. iPhone 17 yazın aratin her il ve ilçede aynı 3-5 kişinin ilanı var, başka neredeyse hiçbir ilan önünüze gelmiyor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
üçkağıtta olabilir ama ev sahibi birden fazla emlakçıya vermiş olabilir. benzer bir durumda olan bir eve bakmıştın geçen sene. aynı ev için 5 farklı emlakçı farklı fiyatlarla ilan vermişti.
0
scudman1
(26.02.26)
Eğer fiyatlar piyasa normalinin altındaysa dolandırıcılık olma ihtimali yüksek. Uygun fiyata ev ilanı koyup, aradığınızda "çok ilgilenen var, isterseniz sembolik bir rakam gönderin, size opsiyonlayalım" diyorlar. Bu şekilde milleti dolandıran bir güruh var.
+1
cay koy geliyorum
(26.02.26)
çay koy +1 , bir arkadaşımın başına geldi benzer bir durum hatta yakınlarda, emlak alanında da mafyamsı bir tekelleşme mevcut
+1
darthvader
(26.02.26)
bunu önlemek için elektronik ilan doğrulama sistemi diye bir şey getiriyorlar. ev sahibinin e-devletten yetki vermediği emlakçılar ilana o evi koyamayacaklar. sarı sitede ilan sayısının aşırı düşeceği yönünde bir beklenti var. ne kadar başarılı olacak göreceğiz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.02.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
0
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(8)

Nakliyatçılara Bahşiş

bradshaw
Veriyor musunuz?Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
Veriyor musunuz?

Önceki taşınmamda talep etmişler miydi hatırlayamadım ama yemek zaten ısmarlıyorum, bahşiş de vermem lazım mı? Siz bahşiş veriyor muydunuz? Veriyorsanız ne kadar?
0
bradshaw
(24.02.26)
ben bi kere suriyelilere vermiştim, belliydi adamı 3 kuruşa çalıştırdığı birer sigara parası atmıştım.
0
kveldulv
(24.02.26)
Yemek soyledigimiz icin vermedik firma sahibi bizi boyle yonlendirmisti
0
eja
(24.02.26)
veriyorum. uzun zamandır taşınmadım ama kaç kişi geldiğine göre değişir. min 200'er, az kişiyse ve memnun kaldıysam 300/400'er veririm.

bir kere de bulaşık makinemi düşüp kırdıkları için vermemiştim. taşıyan çocuk da türkmendi, çok da suçu yoktu ve çok üzüldü. evde eski bir gitar vardı, baktım taşırken onunla ilgileniyor. gitarı ona hediye ettim. bulaşık makinesi de çok yeni değildi zaten değiştirecektim. onu da onlara verdim hurdacıya satsınlar diye.
+1
awlmi
(24.02.26)
hayır, ne kahvaltı, ne yemek, ne. bahşiş hiç birşey vermem. herkes işini yapıyor. baktım insanlar güzellikten anlamıyorlar uzun süredir kafam rahat emin ol daha iyi taşırlar.

sadece gittiğim yerde 15 yaş altında birisi varsa ona veririm. o da işi öğrensin meslek sahibi olsun diye, 18 yaşını geçmiş adam da artık bedava çalışmasın gitsin adam gibi yerde çalışsın parasını alsın.

bu bahşiş olayına alıştırmayın abi insanları, sonra her şeye vermek zorunda kalırsınız. herkes kendi maaşını versin elemanına bize ne

örnek şuan tüm işin gücünü bırakmışsın. gelmişsin duyuru açıyorsun neden tanımadığın adamları nasıl memnun ederim. bize ne ya, ben parasını vermişmiyim. hizmeti alacakmıyım. bitti gerisi.
+4
sivri sinek
(24.02.26)
neden vereyim? zaten taşınmak için para veriyorum. yapılması için para verdiğim bir iş için neden extra para vereyim? ama emekçi karşılığını almıyor gibi bahaneler benimle alakalı değil. hangi birimiz hak ettiğinin karşılığını alıyor bu ülke sınırları içinde.
+3
scudman1
(24.02.26)
Hep verdim. Yazık, günah.
0
gabe h coud
(24.02.26)
Isini ekstra ozenli yapana veriyorum. Standart yapana vermiyorum.
0
aguen
(24.02.26)
Market ve lokanta kuryeleri dışında bahşiş veriyorum. Zaten komisyon alınıyor müşteriden online siparişlerde.
Nakliyeci, arabanın camını silen pompacı, kazıkçı olmayan kuaför... Bunlara veririm.

Ramazan davulcusuna da asla bahşiş vermem. Ama şunu görüp yarıldığım için bu sene bir istisna yapabilirim.
hizliresim.com
0
auroraaurora
(25.02.26)
(10)

Japonya'dan şüpheli iş teklifi

Enaktarlar
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine Linked
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine LinkedIn hesabı açmıştım.

Bu kişinin mesajına iş arayışım var diye cevap verdim. Dedi ki seyahat engelin var mı? Yok, dedim. Bir site linki gönderdi Japonc, bir tasarım şirketinin sitesi. İncele dedi. İnceledim biraz daha açar mısınız, dedim.

Diyor ki seyahat engelin olmaması çok önemli en başta ve her şeyden önce. Sana 6 ay staj vericez, İngilizce ve Japonca dersleri ve başka bazı programlar falan öğreneceksin. Sonrasinda ise başlayacaksın. Aslında remote bir iş ama by staj Japonya'da olacak ve imza atmadan mülakat sürecinde bi kere yüz yüze görüşme illa ki olmak zorunda. Ayda 1 orada meeting şeklinde ofisteyiz onun dışında uzaktan.

Şimdiii... böyle bir şirket gerçekten varsa ve bu teklif gerçekse hayatım kökten değişir kim buna hayır der. Bu arada ingilizcem var fena olmayan bir seviyede beni idare eder orada. Ama neye güvenip görüşmeye falan gidicem, yani insanın başına bilmediği ülkede her şey gelebilir ve korkunç.

Evrak süreci olacak, konsolosluktan sana yazı gelecek davet edicez dedi yazan kişi.

Etrafınızda hiç böyle işe giren var mı? Düşünceleriniz neler?
0
Enaktarlar
(19.02.26)
uzun dönem oturum ve hatta vatandaşlığa kadar giden yolda iş garantin varsa, ayrılmayacak ve kovmayacaklarsa git.

yoksa süresine bağlı olarak 6 ile 8 yılın kelle koltukta gider.

yeri gelir hayattan bile zevk alamazsın.

ben hala yurt dışına çıkış kararım yanlış mıydı diye düşünüyorum. 6 yıl geçti.

türkiye mesela 2018 temmuz'dan önceki kadar iyi bile olsa herhalde 50 kere dönmüştüm.
0
rain when i die
(19.02.26)
Japonya özelinde değil bu yazdığım ama en son Koreli bir genç bu şekilde uluslararası bir iş görüşmesinde işe başvurduğunda organ mafyasının eline düşüp öldürüldü yakın zamanda, ülkeye girer girmez götürüyorlar işkenceyle para istiyorlar para çıkmayacağı anlaşılınca öldürülüyor. Cenazesini en son uluslararası görüşmelerle teslim aldılar.

Bunu öğrenmenin bir yolu bence Japonya’da Türk bir rehber ile anlaşıp ülke içinden birine şirketin güvenirliğini , adresini, bilgilerini sorgulatmak olabilir.
0
titanic kemancısı
(19.02.26)
süreç çok şaibeli geldi bana.
0
orpheus
(19.02.26)
Dolandırıcılık gibi görünüyor anlattıklarınız ama sürece devam edin elbette.
Ben %99,99 ihtimal dolandırıcılık olduğuna inanıyorum.

Herhalde bir noktada uçak bileti veya oturum başvurusu ödemesi gibi bir şey isteyeceklerdir.
+1
michael_knight
(19.02.26)
sonraki aşamada para isteyecek gibi.
0
scudman1
(19.02.26)
Uçak bileti, konaklama ve diğer masrafları sorduğumda şirketin karşılayacağını söyledi yani parayla ilgili bir dolandırma olayi değil bence. Ama organ kaçakçılığı vb ihtimaller inanılmaz korkuttu.

Bu arada yazan kişinin soyadı belirsiz, gizlemiş onu. Sadece isim ve soyadın baş harfi.
0
🌸Enaktarlar
(19.02.26)
%99.999 scam bu. mantigini ya da adamlarin kazancini anlamadim henuz, ama kesin scam. bence cok fazla kisiel bilginizi paylasmadan, herhenagi bir seye kesinlikle para odemeden devam edin konusmaya (para odeme de iste sey olabilir, vize basvurusu icin sizden atiyorum 1000$ isterler, sonra geri vercez derler ama toz olurlar; bilmem ne portalina uyelik icin 5000 YEN gerekir, onu da iade edecez derler ama yine toz olurlar vs, bilgisayarinizi siz satin alin biz gondeririz derler yine yok olurlar fln o mantik). ya da siz onlardan para isteyin :D

su da olabilir, gostermelik bir "ise" baslarsiniz, iste size verilen tasklari yaptikca gostermelik bir hesapta paraniz birikir, ama sonra paranizi cekmek isteyince aa onun 100$ bedeli var fln diyebilirler, sonra 100$ i ve hesabi alip toz olurlar fln.

biraz mantikli bakacak olursak:

1 - neden japonya'ya seyahat engelinin olmamasi cok onemli, japon bulamiyorlar mi?
2 - bu devirde hangi sirket herseyden once 6 ay dil egitimi verecek? neden yapsin yani bunu etrafta tonla hali hazirda dil bilen insan varken?
3 - hangi sirket sifirdan aldigi calisanina, yabanci ustelik, dili bile belli belirsiz, tool egitimi verecek ise balamadan once?
4 - nasil bir sirket isi, pozisyonu, rolu vs dogru durust anlatmadan "bak biz sana egitim vercez" ile baslar gorusmelere?
+1
taurina
(19.02.26)
scam abicim bunlar..
0
cooperr
(19.02.26)
fake. tufaya düşmeyin.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Artık scamcılar eskisi gibi maille link göndermek yerine, sizi bir sürece sokup sonrasında fake linklerle sizi kandırmaya çalışıyor.

Bu hikayede büyük ihtimalle bazı evrak işleri için 300-500 belki 1000 dolar gerekli diyecek. en kötü ihtimalle gmail şifreni kaptırırsın orada kayıtlı kredi kartların varsa, geçmiş olsun.
0
duyuruuser
(20.02.26)
(8)

domaini nereden alayım?

klassno
bir süredir yenilemediğim için kaçırdığım (adımsoyadım) ve beklediğim bir domain vardı, boşa düşmüş sonunda. onu alayım diyorum, nereden alayım? godaddy ".com.net.xyz.store.club.info" paketini ilk yıl 9200 yerine 1200liraya veriyor, böyle bundle alıp sonra yenilememek de anlamsız olur diye düşünüyor
bir süredir yenilemediğim için kaçırdığım (adımsoyadım) ve beklediğim bir domain vardı, boşa düşmüş sonunda. onu alayım diyorum, nereden alayım? godaddy ".com.net.xyz.store.club.info" paketini ilk yıl 9200 yerine 1200liraya veriyor, böyle bundle alıp sonra yenilememek de anlamsız olur diye düşünüyorum. bilemedim.

nereden alayım? yalnızca mail için -belki- kullanırım.
0
klassno
(14.02.26)
Ben olsam cloudflare den alirim.
Diger sitelerde urun satmak icin inanilmaz bir kampanya goz boyama vs. ilk sene ucuz aliyorsun. Sonraki seneye fahis fiyat. Cloudflare gercekten net bir sistem sunuyor. e-ticaret sitesi degil de gercek bir saglayici vibe i veriyor. Bir de tum dunya cloudflare kullaniyor artik. sadece domain degil. firewall/security tarafi cok populer. sektor standarti olmaya ilerliyor. zaten domain cok pahali da birsey degil. almisken kaliteli hizmet sunan yerden al.
+1
nuevo
(14.02.26)
Cloudflare+1

Ilk yilki cazip fiyatlara kanmayin, ertesi yil 20 usd+tax fiyat cikariyorlar
+1
brkylmz
(14.02.26)
godaddy bedavaya verse alınmaz. ilk sene uygun 2. sene normal fiyatların üstünde oluyor. metunic ve hostinger olabilir.
+1
scudman1
(14.02.26)
godaddy'den asla domain alma ilk yılın ucuzluğunu 2. yıl temin ediyorlar tamamen dolandırıcı bir firma
+1
nahtoderfahrung
(14.02.26)
en ucuz yerden alin. 3-4 ay sonra cloudflare'e tasiyin. benim farkli farkli saglayicilarda domainlerim vardi hepsini tasidim.
+1
aguen
(14.02.26)
@sivri sinek, zaten pek talibi olacak bir şey değil, on sene filan önce almış ve portfolyo/blog olarak kullanıyordum. kart bilgilerini yenilemeyi unutmuşum, sonra başkası alıp aynı şey için kullandı. eticaret vs işim yok, dediğim gibi, belki mail için kullanırım o kadar. maksat elimde olsun, 2000lerin başından kalma alışkanlık. :)
0
🌸klassno
(14.02.26)
ben yıllarca isimtescil ile çalıkştım sonra da markahost ve güzelhosting başladım çalışmaya www.tatlisohbet.com.tr
-2
EymenEren
(14.02.26)
cloudflare -10. evet güvenilir, sürpriz ücretler çıkmaz ama başka bir nameserver kullanamazsın. benim uğrak adresim automattic, kendisi wordpressin sahibi olur. veya epik gibi firmalar saat gibi çalışır.
0
birdirbir
(15.02.26)
(17)

Taksit yaptırmayı seviyor musunuz?

yenibirgüzelnick
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor. Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an k
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor.

Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an kendimi kötü hissediyorum 6 ay boyunca ödemem gereken bir şey var.

6 ay boyunca benim maaşım değişmeyecek zaten o zaman ödediğim miktarla şimdiki aynı olacak. Manasız geliyor ya.
Geçen sene araba almıştım cebimde param olmasına rağmen eşimin ısrarıyla yine faizsiz kredi veriyorlar diye 12 aydır borç ödüyorum tam rahatladım demiştim yine başa döndüm :/
0
yenibirgüzelnick
(13.02.26)
sevmiyorum ama 3-5 bin üstü tutarları taksit yaptırabiliyorsam kesin yaptırırım. param olsa da yaptırırım. bu ortamda yaptırmamak salaklıktır.

ödediğin para aynı olmayacak. kalan parayı faize bile atsan kardasın.
+1
jelly bear
(13.02.26)
Peşin fiyatına taksit, mükemmel bir ödeme koşuludur.
(bkz: paranın zaman değeri)
“Bana vade farksız taksit yapın, dünyayı satın alayım”
Arşimet
swh
+3
dawsonscreek
(13.02.26)
Sevmek demeyelim de finansal matematik diyelim. Enflasyonun olduğu yerde peşin fiyatına taksitle alınabilen bir mal/hizmet aslında daha ucuza alınmış olur. Tabii peşin alımda indirim yapılıyorsa onu ayrıca hesap etmek lazım, taksitli mi ucuz peşin mi diye.
+1
orient blue
(13.02.26)
faizsiz her taksit yüksek enflasyon ortamında kazançtır. alacağım ürün / hizmet için elimde peşin para olmasına rağmen faizsiz taksit imkanı varsa hiç düşünmem taksit yapar parayı en kötü ppf'de tutar az çok demem getiri sağlarım.
0
scudman1
(13.02.26)
bende taksit sevmiyorum nakitim varsa alırım. olmayan parayla alışveriş yapmam.
+1
my fault
(13.02.26)
ise ilk basladigim zamanlar herkes sacma bulsa da yaptirmazdim. borcum olmasi hosuma giden bir sey degildi.

ailem de elestirirdi. tabii boyle sacma enflasyonlu bir ulkede yasayinca, su an her seye vade farksiz max taksidi basiyorum.

9 taksitle bir sey almak 20%-25% daha ucuza almaya denk geliyor aslinda turkiyede
0
aguen
(13.02.26)
Para piyasası fonlarının şu an ortalama aylık getirisi %3.
Bir ürün alırken yaptırdığın taksit kısmı sana ayda %3 kazandıracakken bu kazançtan vazgeçip peşin ödemek bana çok anlamsız gelmiştir her zaman.
Hele kredi kartı kullanmayanlara hiç akıl erdiremem.
0
Mirket
(13.02.26)
taksitle ada satsınlar alırım.
+2
datnet
(14.02.26)
Kredi kartı borcuna alışınca geçiyor. Bir ay 26 bin ödemektense ayda 4.5 görünmez oluyor ekstre içinde.
0
duguit
(14.02.26)
Taksitle satın almaya bayılırım. Hele de peşin fiyatına ise. En sevdiğim şey.
0
abelardo
(14.02.26)
Ben huzursuz olmam.
Severim de.
Ama alışkanlık yapınca kötü. İyi takip etmezsen kötü. Kredi kartına bakıyorsun uygulamadan, az borcun var gibi görünüyor oysaki ekstreye yansımayan üç dört katı borç var. Her ay ödemeler de artabilir.

Kısacası taksit iyidir (paranın zaman değeri ve enflasyon) ama alışkanlık ve rutin hale gelince ipin ucunu kaçırmaya müsait. 10 liraya aldığın şey zihninde 3 liralık yer kaplıyor. Durduk yere 7 liralık tanımsız borç çıkıyor sonra.
0
biseysorcaktim
(14.02.26)
normalde hiç sevmem ama vadeli-peşin farkı benim o paradan kazanacağım faizden az ise ne diye trink ödeme yapayım? diğer yandan farkında olmadan bütçeyi aşma riski var. taksitle alışveriş oh ne rahat moduna girmemek lazım.
0
lazpalle
(14.02.26)
sizinle birebir aynı duyguları paylaşıyorum ama vade farksız taksit varsa gönülsüz de olsa yaptırıyorum; çünkü duygularım ne kadar borçsuz olmak güzel dese de matematik enflasyonist ortam da vade farksız taksit bulunmaz nimet diyor. matematiğe gönlümden daha çok güveniyorum.
0
belkider
(14.02.26)
Faiz ödemiyorsan taksit mükemmel bir sey. Özellikle tr‘de hala taksit kötü yhaaa demiyor olman lazim artik.
0
Purple life
(14.02.26)
dün buzdolabı aldım 62000 den nakit verirsem dedim 51 e düştü..
nakit tahmininizden de değerli.
+1
jamswety
(14.02.26)
bayılıyorum. nakdin değerli olduğu görüşüne katılıyorum ama ben fakirim, taksit imkânı olmasa giyecek donum olmaz. 10-12 bin liralık alışveriş yapıp bunu üç aya yayabilmek benim için büyük lüks ve kolaylık mesela. benim "büyük harcama" ufkum da zaten bundan ibaret açıkçası, ötesini bilmem. hadi beni geç ben genç adamım, şükür elim ayağım tutuyor, Bİ ŞEKİLDE yürürüm, donum yoksa donsuz gezip ters bakana tükürürüm filan ama ay sonunu zor getiren iki çocuklu adam taksit imkânsız bayram alışverişi yapamaz örneğin... ya da ramazan için evine bir kilo pirincin yanına mercimek sokamaz. taksit çok yüksek maliyetli, uzun vadeli olmayan borçlar için süper bi şey. hele ki enflasyon ekonomisinde.

(bu söylediklerim tabii ki peşin fiyatına ya da kabul edilebilir taksit farkı için geçerli. 20 liralık şeyi 35'e taksitle alınca tadı kaçıyor elbette)
+1
der meister
(14.02.26)
faiz farkı yoksa üşenmem 1 lirayı bile taksitle öderim. nedenini bilmiyorum ama bölerek alınca ucuza gelmiş gibi hissediyorum.
0
kuzey li
(14.02.26)
(3)

Böyle bir mesaj nasıl geliyor?

Rondak
Yasal mı bu?https://i.hizliresim.com/t89x873.jpeg
Yasal mı bu?

i.hizliresim.com
0
Rondak
(09.02.26)
yasal değil. koca koca şirketler mesaj gönderebilmek için izin istiyor, kutucuk tıklatıyor.

şikayet etseniz ceza alabilir. vicdani olarak bu mesajı nasıl olsa şikayet etmezler diye düşünüp gönderiyordur.
0
kibritsuyu
(09.02.26)
@ kibritsuyu' na katılmıyorum.
Elektronik ticari iletiler için kısıtlama var. Bu bir ticari ileti değil.
Hoş değil. Orası ayrı.
-2
Mirket
(09.02.26)
mesajın sonunda görünen kod yani b372 toplu sms firmasına ait kod. bu kodu arattığımızda interaktifsms.com.tr firması çıkıyor. bu tip smsleri bir şekilde gönderiyorlar. özellikle bet smslerininden nefret ediyorum. kesinlikle yasal değil. ben sms firmasına mesaj atıp numaramı kara listeye almalarını yoksa şikayet edeceğimi belirtiyorum. genelde işe yarıyor. netgsm kara listeye almayacaklarını belirtti şikayet ettim ama sonuçlanmadı henüz.
+3
scudman1
(09.02.26)
(9)

Eskişehire taşınmak ve nereden ev alınmalı sorunsalı

denizgonen
Bir süredir Eskişehire taşınma hayalleri kuruyorum ve ciddi ciddi evlere falan da bakmaya başladım, zaten haftasonu da görmeye gideceğim. eve batıkent civarından bakıyorum doğru mu yapıyorum? batıkent nasıl bir yerdir? otopark olmasına ve mümkünse tapuya işli bir kapalı garajlı bir evi özellikle arı
Bir süredir Eskişehire taşınma hayalleri kuruyorum ve ciddi ciddi evlere falan da bakmaya başladım, zaten haftasonu da görmeye gideceğim.

eve batıkent civarından bakıyorum doğru mu yapıyorum? batıkent nasıl bir yerdir? otopark olmasına ve mümkünse tapuya işli bir kapalı garajlı bir evi özellikle arıyorum.

eğer olursa muhtemelen ben emekliliğime kadar eskişehirde yaşayacağım doğru mu yapıyorum onun da tedirginliği var.

özetle nerelerde ev bakmalıyım? mesela 71 evler diye bir yerde de çok güzel evler var ama çok mu kötü bir yer atıyorum 3-5 seneye toparlamaz mı oralar da?

not:ev için en fazla 5.5 milyona çıkabilirim gibi onu da kredi ile çıkacağım zaten, kendimi oldukça zorlayacağım yani.
0
denizgonen
(04.02.26)
sümer, kızılyer taraflarına da bakabilirsin. batıkent güzel ama merkeze uzak. 71 evler tarafları da yine uzak ve her anlamda karmaşık. bütçene bağlı biraz.
0
scudman1
(04.02.26)
taşının bence de çok hoş bir kent. vişnelik tarafı hoş gelmişti bana.
+2
biravekahve
(04.02.26)
eskişehir gördüğüm bir çok türk şehrini bine katlar düzenli, insanları düzgün, trafiği yüksek olması dışında deprem bölgesi olduğunu unutmadan, öncelikli olarak sağlam ev almaya odaklanın. bunuda alırken evi tapuda sorarak chat gpt ye verilen raporu atarak yapabilirsiniz.
0
eja
(04.02.26)
bizim bölümün çoğu batıkentte yaşıyor. Yeni yerleşim yeri olduğu için binalar yeni, genelde otoparklı siteler gibi. Merkeze uzak ama araban varsa 15 dakikada merkezdesin zaten, İstanbul İzmir vs gibi düşünme. Ben vişnelik taraflarında yaşıyorum ve mahallemi çok seviyorum ama otoparklı ev bulmak zor, binalar genelde eski. Mahalle kültürü olarak daha güzel ama binalar eski dediğim gibi. Vişnelik'in yanı sıra Sümer, Kızılyer, Akarbaşı vs de bakılabilir yine yakın çevresi

Eskişehir yaşanacak ve emekli olunacak bir yer, çok memnunum ben 3 senedir burda. Muhtemelen bu sene ayrılacağım ve üzüleceğim :)
+2
nundu
(04.02.26)
@scudman1 yani bütçem 5.5 milyon o da bayağı zorlarsam. derdim işime gücüme rahat gideyim, haftasonları merkeze yarım saatte ineyim işten güçten geldiğimde 1 saat park yeri aramayayım mümkünse kendi garajı olsun rahatcana işimi göreyim uzaktan kastınız nedir çok mu zor yaşamak?
@biravekahve oradalarda eski olmak kaydıyla tek tük sitelerden ev bulunabiliyor, nasıl bir yer sakin huzurlu yer arayışım da var istediğimde kalabalığa ineyim ama evim sessiz huzurlu güvenli olsun derdindeyim zaten haftada 5 gün iş vs derken eve gidiyoruz direkt...
@eja evet ben de bir kaç defa gittim geldim sevdiğim bir şehir de ama gene de genel itibari ile yer yön duygum yok hep trenle geldim gar civarında 2-3 gün takılıp geri döndüm. en büyük motivasyonlarımdan biri de açıkçası deprem riskinden de kaçabilmek. anladığım kadarıyla porsuk'un geçtiği civarlar zemin olarak aslında çok güvenli değiller hep de alüvyon zemin. peki ya batıkent nasıl o civarlarda binalar yeni olduğundan dolayı genel itibari ile depreme güvenli olabilir hissi de verdi. trafik ise beni çok korkutuyor o yüzden de kendime ait otoparkta da diretiyorum.
@nundu: peki ya toplu taşıma ile batıkentten merkeze inmek çok mu zor olur? yani araba var o yönde sıkıntı yok fakat gene de atıyorum haftasonu şöyle yarım saatte evde olacağım bir dolmuştur bir şeydir bulamaz mıyım? yoksa genel olarak hep arabaya mı muhtacım?
0
🌸denizgonen
(04.02.26)
batıkent ve 71 evler, eskişehir halkı için hep çok uzak diye görülür. istanbul'dan taşınacaksanız çok uzak gelmeyebilir. ben de eskişehirliyim, üniversite için istanbul'a gelmiştim ve kaldım burada. istanbul'a ilk geldiğimde yolda harcanan o 1-2 saat bana çoook gelmişti. hem de toplu taşımayla yani.

istanbul'da tüm ilçelerde yeme içme eğlence imkanı var. ancak eskişehir'de yok. çarşı, barlar ve restoranlar tek bir bölgede gibi.

bağlar, gökmeydan, akarbaşı (gerçi burada evler eski ve pahalı), vişnelik gibi yerler merkeze yakın yerler. bağlar zaten merkez yani hatta. bence buralardan ev bakın derim.

arabayla 15 dk olabilir evet ama eskişehir'de araba kullanımı da istanbul gibi değil. tramvay her yerden geçiyor, kendine ait ayrılmış bir yolu da yok, araba trafiğiyle kesişiyor yani çoğu yerde. bu da araba kullanımını zorlaştırıyor. hatta şu sıralar pazar günleri araba trafiğine kapatıldı bazı yerler. öyle bir şeyler deniyorlar.

zaten eskişehir'de arabayla çarşıya gitme diye bir şey yok. her yere yürüyebiliyorsun. ben bazen 1 saat mesafeyi bile yürürdüm ki en uzak yerdi evim ve okulum arası. eskişehirliler cidden hep yürürler. her yere yürürler. ben arkadaşlarımı gezmeye götürdüm oraya ve hep yürüttüm onları. bıktılar alışık olmadıklarından. oysa eskişehir'de yürümek çok kolay çünkü her yer dümdüz, güzel ve temiz.

mesela arabayla çarşıya gitmeye kalksan arabayı park edemiyorsun çarşı ve doktorlar duraklarında. yasak. araba girmesi bile yasak oralara ve birkaç yere daha. anca yan sokaklara park edersin yer bulabilirsen. park etmek sıkıntı. otopark bulman lazım.

batıkent'e tramvay var. 71 evlere de tramvay geldi. bu açıdan iyi.

batıkent ve 71 evler şehrin iki ucu. şehir hastanesi 71 evler'de bu arada.
+2
art cat chocolate
(04.02.26)
@art cat chocolate güzel açıklamış. Benim arabam yok, vişnelikten işe her gün 15 dakikada tramvayla gidip geliyorum, batıkentte olsam aktarma falan yaparak 1 saati bulurdu muhtemelen. Bölümde herkesin arabası olduğu için sıkıntı yaşamıyorlar, merkeze çarşıya vs gittiklerinde otopark sorunu yaşıyorlar ama evet. Eskişehir otopark konusunda sıkıntılı biraz. Tramvayı çok iyi ama yoğun saatlerde çok dolu oluyor. Onu göz önünde bulundurmak lazım
+1
nundu
(04.02.26)
@art cat chocolate uzun ve net cevabınız için teşekkür ederim. dediğiniz yerlere bakacağım, dediğiniz semtlere baktım fakat ne yazık ki bütçemin üstünde de kalıyorlar. eski evleri seçmeye de korkuyorum depremden dolayı, bir de hafta içi cidden pek de sağa sola giden bir insan değilim ev-iş rutini beni sıkmayan bir şey, sadece haftasonu 1 gün dışarı çıkmak takılmak isteyebilirim.

benim dediklerinizden anladığım batıkent ve 71 evler de olabilecek yerler fakat bu yerleri seçiyorsam tramvaya yakın yerler olması değil mi? işim 3 devlet üniversitesinden birinde olacak bu arada. normalde ben de araba insanı değilim istanbulda mesela arabayı hiç kullanmam. arabayı ön plana çıkarmamın sebebi işe gitme gelme rutinim haritalarda 15-20 dk olarak göründüğünden ötürü otoparklı bir evim olursa neden olmasın şeklinde idi.
0
🌸denizgonen
(04.02.26)
Batıkent güzel. Genelde site içi yapılar olduğu için kapalı bilemem ama açık otoparklı ev bulabilirsiniz.
Vadişehir de çok güzel. Merkeze biraz uzak ve tramvay yok. Bütçenizi aşabilir.
71 evler hastaneye yakın yeni bir avm de yapılıyor. Orası da gelişiyor. Site içi değil de bağımsız binalar var daha çok oralarda.
En güzeli müstakil ev :)
Hayırlısı olsun hakkınızda.
0
duhan
(04.02.26)
(11)

evi ne zaman almalı?

ilgeru
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi oranı 2.49-2.69 arasında şu an. bu da yüksek aylık taksit demek. kenardaki birikimimizin de çok büyük bir kısmı altında.

yakın zaman önce evi olmayanlara özel kredi limitlerini arttırdılar. söylentilere göre yine evi olmayanlara 1.20 gibi oranlarla kredi verilebilirmiş. az buçuk bir hesap yaptım. eğer 2.49'dan kredi çekip şu an evi alırsam, 1.20 oran çıkarsa şu an aldığımdan daha zarar olacağım. zararda olmamam için evin en az yüzde 25 artması gerek bu da kısa dönemde mümkün mü bilemiyorum. malum seçim dönemi de yaklaşıyor bi yerde muslukları açacaklar, o kesin.

özetle kafam çok karışık. evet ev almak güzel ama kısa vadede büyük zararda da olabiliriz. siz ne yapardınız?
0
ilgeru
(02.02.26)
1.20 orana kredi imkansız bence. Ayrıca 2 buçuklardan 1 buçuklara ineceğine inanıyorsan evlere yüzde 25 zam geleceğine de inanman lazım. Bence maks. kredi ile alınabiliyorsa 2.49 gayet iyi bir oran.

Ayrıca en son 1 noktalı orandan krediler, normal vatandaşa 200-300 bin üst limitle gelmişti. Yine öyle bir şey de gelebilir.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Evim yoksa, içime sinen bir ev ve ödeyebileceğim de param ya da kredim varsa, başkaca herhangi bir şeyi bir saniye bile düşünmem.
+4
Mirket
(02.02.26)
altın %20 düşmeden önce en iyi zamandı, şu an altının düşebileceğinin görülmesi hem elinde altın tutan insanları konuta yönlendirip piyasayı hareketlendirdi. hem de rekabetten dolayı konutta fiyatları yukarı yönlendirdi.

tok alıcı olarak sahibindende bakınmak, aşağıdan teklif vermek gayet mantıklı şu aşamada.

+nickini vermek istemeyen üye
1.20 imkansız, bu ya gelmeyecek gelirse de herkesi kapsamaması için 50 tane şart ile gelecek. çok umursamayın
0
egokalp
(02.02.26)
Öncelikle şimdiden hayırlı olsun,
Valla hiç kredi oranı, kenardaki yatırımları zararına bozma, ev değer yapar mı yapmaz mı hesaplama vs gibi konulara bakmadan direkt yapıştır hocam evi.

Kenarda olanlar gerekirse zararına gitsin yeter ki evin olsun Kirada oturma psikolojisini sadece kiracılar bilir. Kira dediğimiz şey altı delik kumbaraya senelerdir para atmak gibi bişey.

Sözün özü, kenarda ne var ne yok boz, krediyi yapıştır rahat rahat huzurla otur
+1
ebeş
(02.02.26)
2010 lardaki furya mümkün değil tekrar gelmeyecek. O zaman sıcak parayı inşaata gömdüler krediler de düşüktü. Yani düşük kredi düşük fiyatlı ev devri kapandı. Ben 3.09 dan kullandım şimdi de 2.6 ile yapılandıracağım. Sen de 2.6 ile alıp önümüzdeki sene belki 2.1 ile yapılandırırsın.
0
administ
(02.02.26)
1.20 yakın vadede bence zor. eğer olursa bin tane şart sunarlar. ayrıca 1.20 çıktığı gün ev fiyatları 2ye katlar.
0
scudman1
(02.02.26)
Türkiye‘de ev almak sart.
Iyi kötü demeden bir yer alip kiradan kurtulmak en iyisi.

Bu ilk evin firsatlari da gayet iyi.
Akp basta oldugu sürece enflasyon düsmez. Bedavadan gelir kaynagi yaratiyorlar.
0
Purple life
(02.02.26)
en iyi zaman fırsat olan ilk zaman. kredi taşınabilir,yapılandırılabilir. 3.05 den çektik bir sene sonra 2.49 dan yapılandırdık vade 22 ay kısaldı.
0
biravekahve
(02.02.26)
2.50 oranlı kampanyalarda 2.5 milyona 6 milyon faiz alıyorlar. şu an tam ev alınacak zaman ama bu oranlara çok saçma. oran 1.20'ye düşerse ev fiyatları artacak. ne kadar desteklemesem ve sevmesem de cemaat finansmanları daha mantıklı. damat bu işe girmiş albayrak finans olarak. bu ekonomide aldığın süreçte kazanırsın.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ev alabilecegin anda alinmali, bekleyecek bisey yok.
0
cooperr
(03.02.26)
1.2 civarı krediler artık imkanıza yakın. Olsa bile seçim öncesi olur. ama değişen bir şey olmaz bu seferde ev fiyatları tekrar arşa çıkar.

Ödeme gücü varsa, iyi pazarlık yapılarak alınmalı. Krediler düştüğünde ise yapılandırma kovalanmalı.
0
Rao
(03.02.26)
(5)

işverenler, ücret ödemekten hazzetmediğiniz en büyük şey hangisi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.01.26)
konu ücret ödemekten hazzetmediğim 'şey' ise; damga vergisine gıcık oluyorum.
+4
galahad reloaded
(31.01.26)
kiranın stopajından özellikle nefret ediyorum.

yıllardır vergi ödüyorum ve vergi borcum asla ama asla bitmiyor.
+3
scudman1
(31.01.26)
mali müşavirlik: faturamı gelirimi giderimi zaten gerçek neyse onun üzerinden kesiyorum ediyorum. üzerine bir de ayda sadece 2 saat bunları gib'e girip bana beyannameleri tahakkukları yollayan adama 10 bin lira vermek zorundayım. bu koyuyor. kuzenler de mali müşavir ve biri zaten sorunlu mükellefler yüzünden işi bıraktı, diğeri de yapmıyor. yani mali müşavirler de şikayetçi, neden bu iş artık otomasyon gibi yürümüyor anlamıyorum. hatta kestiğim fatura bile elektronik, ben hiçbir şey girmeden vergimin bana tahakkuk etmesi gerekli. ama birileri suyun başını tutuyor...
+4
malheiros
(31.01.26)
Maaş vermek istemiyorlar sanırım.
Neyseki asgari ücret denen bir durum var . Yoksa bu ekonomik zorlukta sadece 10bin TL'ye sigortasız insan çalıştırmak isteyen patron(!) sayısı da az değil.
+1
diyecevaplandı
(31.01.26)
Stopaj +1
+1
benim bir gizli bildiğim var
(31.01.26)
(22)

nasıl başarmışım anısı

deranzo1
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yo
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yok. biraz koştuktan sonra ilk gördüğüm araç sahibinden rica etmek. sağolsun kırmadı son gaz basıp gittik. iner inmez yine bir depar sekansı ve sınav başlamasına birkaç dakika kala sırama oturmam. nefesimi düzenlemek için on dakikaya daha ihtiyacım olmuştu.

şimdi bakınca eaah der sallardım muhtemelen.
+2
deranzo1
(21.01.26)
Yazarsam best seller kitap olur. Bir tane değil. Bin tane bile değil. Yaşamam mucize.
-5
gabe h coud
(21.01.26)
Bazılarına göre başarı olmayabilir ama ehliyet sınavı. Hayatımda hiç şoför koltuğuna oturmamış, zerre bilgisi olmayan ve aşırı stresli biri olarak ilk sınavda geçtim. Derslerde bile hocaya mal mal bakıyordum, kendi zekamdan şüphe etmiştim ancak sınav günü geçmem lazım diye kendimi telkin ettim ve aldım.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
polonya'da yaşıyorken polonya'daki almanya konsolosluğundan vize randevusu oluşturmam. yılın son aylarıydı kasım-aralık ve ben bir gece vakti sadece aralık ayının 2'sinde boş randevu günü bulabilmiştim. gelecek sene mayıs ayına kadar boş yer yoktu. randevu tarihine de 2 günüm vardı yani tüm evraklarımı 2 gün içinde toparlamam gerekiyordu banka dökümleri, almanya'da okuyacağım okulun belgeleri, almanya'da açacağım bloke hesap için banka ile görüşmem ve bloke hesap için göndereceğim para... hepsini iki günde gerçekleştirmiştim.

sadece vize ile bitmiyordu her şey. kalacak ev de bulmam gerekiyordu ve iki günde o kalacak yeri ve kira sözleşmesini de ayarlamıştım çünkü vize için o da gerekiyordu.

o 2 günü asla unutamıyorum. şansım çok yaver gitmişti.
+1
elektr10
(21.01.26)
F lediğim akışkanlar mekaniğini sonrasında ba ile geçmek

Hayatımın peak noktasıydı
+1
substituent
(21.01.26)
Dershaneye gitmeden iyi bir okulda makine mühendisliği kazanmam
Kazandığım makine mühendisliğini bitirmem
Lisede 0 İngilizce görüp YDS'den B seviyesi almam
-9
arbre
(21.01.26)
6 ay gibi bir sürede sıfırdan aynı anda kpss ve telc b2 dil sınavına çalışıp ikisinde de başarılı olmak. günlük olarak çok çok uzun vakitler de ayırmamıştım. en büyüğü bu sanırım.
+1
biravekahve
(21.01.26)
Çok var geçmişte ama en yakın zamanda olanı manuel ehliyeti 30 günde aldım.
0
runaway
(21.01.26)
Üniversite sınavında 159. olmak. Daha da üstüne bi basarım olmadı.
+3
ırene adler
(21.01.26)
orta 2den okulu terk edip, açık öğretimden liseyi üniversiteyi bitirip, girdiğim bütün sınavları tek seferde geçerek bir kamu kurumunda müdür pozisyonunda çalışmak.
+2
rahmi pinkfloydoglu
(21.01.26)
tam olarak bir basari sayilmaz ama romanya'ya vizesiz girdim.
seneler önce, romanya'nin schengen disi oldugunu hic düsünmeden arkadas grubumla romanya'ya gittim. herkes gecti ama benim vizem yoktu. memur yüzüme bakti. gülümsedim. bir daha olmasa iyi olur, dedi. mührü vurup gecirdi.
herkes sinavlardan bahsetmis, biraz baska türde ani olsun dedim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
kpss türkiye birincisiyim. o an güzel hissettirmişti. ama elde ne var sıfır
+1
Hallegadola
(21.01.26)
sabah 10'daki atatürk havalimanındaki köln uçusuna, 8:30'da kalkıp yetişmiştim.

üstelik türk havayollarıydı üstelik rötar olmamıştı.

ev bahçelievlerdeydi. yüzümü bile yıkamadan taksiyle metroya ordan da m1'e binip koşa koşa gitmiştim. tam toparlanıp gidiyorlardı beni de alıp öyle kapattılar kapıyı.
0
buenosdias
(21.01.26)
Üniversiteyi tamamen İngilizce dilinde okuyup hazırlık dahil 5 senede bitirmem. Hayatımdaki ana yol ayrımı ve kırılma noktasıdır.

Yaşamımdan keyif alıyorsam, mutluysam ve istediği hayatı yaşıyorsam, altyapısı o üniversitedeki 5 senedir.
0
put it in your appropriate place
(21.01.26)
türkiye'nin en büyük holdinglerinden birinden büyük çaplı iş almıştım. toplantı sırasındaki yalan söyleme performansıma ben bile hayran kalmıştım. uzun yıllar aynı holdingle çalıştım, iyi paralar kazandım. sonra pandemi patladı ve işler yalan oldu.
0
scudman1
(21.01.26)
15 yıl kadar önce ana kapısının anahtarı kaybolan apartmanın 3. katına tırmanıp penceresinden girmiştim. mahalleli alkışlamıştı falan. başarıya bak :)

sonra düşündüm ulan ileride birinin evine hırsız girse herkes benden bilirdi :)
+5
yurtsuz john
(21.01.26)
4 yaşındayken bir düğüne gitmemiz; benim yerdeki çeri çöpü ağzıma atarak dolanmam; halamın dişlerimin arasında bişey ezdiğimi farketmesi; onun aslında bir çeyrek altın olması! dahası, o altının halamın bilekliğinden düşmüş olması!! halamın bana bu başarımın(?!) karşılığı olarak çok harika bir elbise alması^^ elbiseyi çok sevdiğimden, uzun kollarının uçları dirseklerime gelen kadar giymem :D
+1
lil siztah
(21.01.26)
Çok vardır ama kedimin hastalık süreci benim en kendimi aferinlediğim anılardan olabilir. İdrar kesesindeki taş sebebi ile neredeyse ölmek üzereyken gittiğimiz hastane ile başlayan bir aylik süreç. günde uç kere serumla yıkama için hastaneye git gel (başlangıçta bir de 40 km git 40 km gel yapiyorduk, yoruldugum gunlerde arabada bekliyordum tüm gun) , iğneler, ameliyat, sonrası antibiyotiklerin temini (piyasada bulamadığımız ilaçları kendim de ilaç sektöründe çalıştığım için gidip direk fabrikadan istedim aldım, normalde kolay kolay yapamayacağım bir sey. yine iğneler vs. Bir de bu gunlerin ortasında araba bozuldu yolun ortasında kaldık baya :( tamir olana kadar arkadaşımdan Arabası için ricada bulundum, bu da normalde hiç yapamayacağım bir sey :(

Bu tedavi kendim için olsaydı kesin bugün gitmiyorum deyip gitmeyecegim günler olurdu. Ama kedim için yaptım. Hala hayatta ve çok iyi. Bence nasıl da başardım amayı çok hak ediyor.
+7
a perfect lie
(21.01.26)
hiçbir bilgimin olmadığı, hiçbir eğitimini almadığım halde iki yıla yakın hayvani bir çalışmanın sonunda 24+24 saat süren bir sınav ile birlikte siber güvenlik sektörüne 39 yaşında girebilmem.
Hayatımdaki yegane başarım da bu zaten.
+2
rakicandir
(21.01.26)
Doktora yeterliliği ilk seferde sadece tek hafta sonu başkasının hazırladığı 50 sayfa notu okuyarak geçmem. Şu sıralar geçmeyip kalmam hatta komple doktorayı bırakmam/atılmam daha mı hayırlı olurdu diye düşünüyorum.
+1
Amaranta ursula
(22.01.26)
hayatımda hiç çalışmamıştım , üniversite okudum ingilizce ve bilgisayar kursuna gittim ilk başvurduğum iş depoda ürün girişi gibi bir şeydi , 22 yaşındaydım bu iş çok basit ben istemiyorum dedim ve toplantı sonunda satış müdürü olarak işe alındım . O patronumla hala bir araya geldiğimizde o iş görüşmesini hatırlayıp gülüyoruz , o da benden sonraki personeline hep beni anlatmış gurur duymuş yaptığı çılgınlık ile . o işyerinde 2 yıl satış müdürü olarak çalıştım . Yaşları benden büyük ve tecrübeli elemanlar ilk aylarda bana sinir oldular ama sonra uyum sağladılar .
şimdi çalıştığım ofise gelen stajyerlere bu hikayemi anlatıyorum ve kendinize güvenin cesur olun diyorum .
0
devilone
(22.01.26)
komik olanı yazacağım. çocukken bir kış günü babannemle karum'da gezdikten sonra eve varınca yeni çekilen süt dişimi düşürdüğümü anlayıp aşırı üzülmem ve bunun üzerine gece kar yağarken babaannemle karum'a tekrar gitmemiz ve önündeki meydanda yerde karların arasında süt dişimi aramamız... yarım saat içinde de dişimi bulmamız ve mutlu son. karum'un önünü ve o zamanlar oradaki insan trafiğini bilenler için sanırım oldukça büyük bir başarı bu.
+1
eileengray
(22.01.26)
7.15'te kalkacak uçuş için havalimanına 17 km uzaklıktaki evimde 6.30'da uyanıp yetişmem
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
(7)

bu evde yangın riski var mı?

iwillsee
oturduğumuz apartman garip bir tasarımı var. altında ünlü marketlerden biri var devasa. o sebepten apartmanın ortasında kocaman boşluk var ve üstü camla kaplı. camlar açılmıyor zaten bu sebepten yazın sera etkisi ile cehennem ötesi sıcaklar oluyor apartman içinde bu bir. ikincisi market mütahitin ki
oturduğumuz apartman garip bir tasarımı var. altında ünlü marketlerden biri var devasa. o sebepten apartmanın ortasında kocaman boşluk var ve üstü camla kaplı. camlar açılmıyor zaten bu sebepten yazın sera etkisi ile cehennem ötesi sıcaklar oluyor apartman içinde bu bir.
ikincisi market mütahitin kiracısı. mütahit kira almıyor marketin aylık cirosunun % bilmem kaçını alıyor kira olarak o yüzden mütahit marketin köpeği olmuş. apartmanın dışını da marketin ambleminden olan renkle metal levhalarla kaplamış. apartmanın her yeri metal levhalarla kaplı hatta bu yüzden fare sorunsalı da çıktı çünkü fareler bu levhalarla duvar arasında kalan boşluklarda cirit atıyorlar neyse bu levha kaplaması yüzünden yazın yine apartman extradan aşırı sıcakladı.
üçüncüsü apartmanın diğer dükkan kiracılarından biri mangal malzemeleri satan bir market. çıra tutuşturucu kömür vs aklınıza gelen her türlü mangal malzemesi ve yanıcı madde hem depolanıyor hem satılıyor.
dördüncüsü apartmanın bir diğer kiracısı boyacı gibi bir şey depo olarak kullanıyor envai çeşit tiner boya vs. depolamış.
beşincisi apartmanın şortasındaki devasa boşluktan dolayı sıradan bir çıkış yok ortada 3 tane asansör kulesi var ve labirent gibi her bir kule başka yere çıkıyor biri normal giriş biri kapalı otopark biri de başka bilinmeyen bir yere. güya bunlar yangın merdiveniymiş ama hava ile en ufak bir temas yok.
ben bu apartmanda allah korusun bir yangın çıksa felaket senaryosu gibi hissediyorum. depolarda bu kadar yanıcı madde. devasa ve açık hava ile teması olmayan bir orta alan. labirent gibi merdiven ve asansör kuleleri. dışarıdaki metal kaplama..
yangın önlemi olarak en azından bir duman dedektörü falan taktırılsın dedim kimse beni sallamadı apartmanda.
sizce abartıyor muyum? tedirgin olmakta haklı mıyım?
önlem olarak ne yapabilirim..
yurtdışı yasağı gelmeden önce amazonda ev pencelerinden sarkıtılan portatif çelik merdivenlerden görmüş ve almak istemiştim ama apartmanın dışındaki absürt kaplamadan dolayı o da olmuyordu camdan sarkıtmak için. zaten şimdi yurtdışı alışverişi de yalan oldu.
her türlü önerinize açığım..
0
iwillsee
(19.01.26)
tüm bunları belediyeye cimere vs yazsana delikanlı
-3
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
bu ülkede cümer ve belediyeler de sorun çözmekle bilinirdi zaten hanımefendi
+3
🌸iwillsee
(19.01.26)
Soru risk var mı diye başlamış ama, anlattığınıza göre apartmanda risk olmayan nokta yok. Belediye, cimer falan yazıp uğraşabilirsiniz ama müteahhitin muhakkak belediyede tanıdığı vardır; işine çomak sokulduğunu duyması iyi olmayabilir.. Bence dilediğiniz güvenliği sağlamanın tek yolu bu evden taşınmak olur.
+2
lil siztah
(19.01.26)
sanane.
+3
🌸iwillsee
(19.01.26)
levhalar ve sıcaklama konusunda yeni izlediğim bir video. sistemi eksk yapmışlar. tam da yalıtım için yapılıyormuş aslında.
www.youtube.com
0
ground
(20.01.26)
o apartmanın ortasında devasa boşluk yangın esnasında baca etkisi yapıyor, sizin evinize sıçramayacak olsa bile dumandan zehirlenip ölmeniz mümkün. kaygılarınızda haklısınız. belki apartman x senesinde y yangın yönetmeliğine uygun bir şekilde altında ticari alanlar olabilecek şekilde planlandı; belki de buralar hiç öyle ticari alan değildi sonradan cinsi değiştirildi vb. siz bu kaygılarınızı ilk önce yönetim ile yüz yüze görüşün, eğer sallıyorsa yazı gönderin, sonra da belediyeye şikayet dilekçesi verin. fakat bu durumda size fatura çıkacaktır. yani binanın yangın yönetmeliğine uygun hale getirilmesi için maliklerden para toplanacaktır.
+1
malheiros
(20.01.26)
ayrıl coco. anlattıklarına göre tehlike büyük.
+1
scudman1
(20.01.26)
(8)

Numaramdan arandığını iddia eden insanlar

aguen
Merhaba duyuru, 1 haftadır 2 farklı insan onları aradığımı 2dk ses gelmediğini falan iddia ediyor. Tanımadığım kişiler.Bunlar mı dolandırıcı yoksa benim numaramdan arıyor gösterebiliyor mu dolandırıcılar? Teknik olarak mantıklı gelmedi.Aradığıma dair ekran görüntüsü atar mısınız dedim atmadı karşıda
Merhaba duyuru, 1 haftadır 2 farklı insan onları aradığımı 2dk ses gelmediğini falan iddia ediyor. Tanımadığım kişiler.

Bunlar mı dolandırıcı yoksa benim numaramdan arıyor gösterebiliyor mu dolandırıcılar? Teknik olarak mantıklı gelmedi.

Aradığıma dair ekran görüntüsü atar mısınız dedim atmadı karşıdaki ama niye aradınız diye soran biriydi bi şey de istemedi.
0
aguen
(15.01.26)
Operatörünün uygulamasından baksana aradığın numaralara
+1
adivar
(15.01.26)
orada yok oyle bi arama
0
🌸aguen
(15.01.26)
telefon android mi ios mu?
0
scudman1
(15.01.26)
Baskasinin numarasindan arama cikmak icin teknik anlamda bir engel yok aslinda ama Turkiye'deki operatorler sahibi olmadiginiz hattan izin belgesi vs olmadan arama cikmaniza izin vermez. Tabii farkli sekillerde hallediyor olabilirler. Yani gercekten sizin numaradan birilerini aramis olabilirler.
+1
mbond
(15.01.26)
hiç kimse konuşmayan birini 2 dk beklemez ki
ses gelmezse kapatırsın
+1
neira
(15.01.26)
arayan bir şey istemedi demişsiniz ama bir şeyin yolunu da yapıyor olabilir. engelle geç.
+1
lazpalle
(15.01.26)
(bkz: caller id spoofing)

Teknik olarak mümkün, genelde dolandırıcılar kullanıyor ve bildiğim kadarıyla ne yazık ki yapabileceğiniz pek bir şey yok.
0
salihdt
(15.01.26)
geçenlerde hanıma oldu aynı olay, telefon andorid. eleman ekran görüntüsü de attı. ben mevzuyu büyütüp kavga çıkaracaktım ama engelleyip geçtik.
0
Improbable
(15.01.26)
(6)

The Sopranos izlenir mi ve İtalyan mafya dizileri

arbre
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
-4
arbre
(05.01.26)
The sopranos tamamen ingilizce. Ara sira italyanca eski moda argo kullaniyorlar da bu dil ogrenmene yardimci olmaz.

Bence italya yapimi bir dizi bul izle kulturel yatkinlik edinmeye calisiyorsan.
0
hot potato
(05.01.26)
my brilliant friend izle.

sonra gel bana tesekkur et:D
+1
buenosdias
(06.01.26)
italyan kültürünü veya dilini öğrenmek için sopranos izlenmez, en azından günümüz kültürü için. sopranos'taki italyanların çoğu ötekileştirilip suça sürüklenmiş karakterler. sopranos müthiş dizidir orası ayrı tabi. sopranos'u merak ediyorsanız italyanca dublajlısı varsa dil için destek olabilir diye düşünüyorum.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
italyanını bilmem ama benim için en iyi 3 diziden biridir.
+1
mikahakkinen
(06.01.26)
İtalyan ve mafya diyince Gomorrah geliyor aklıma. aynı ekolden Suburra. Bunların dizi harici filmleri de var.
0
scudman1
(06.01.26)
ferzan özpetek filmlerini izle
sopranos muhteşem dizi ama 3-5 argo italyanca varsa vardır
0
croswell
(06.01.26)
(3)

Yeni yıl manifestiniz ne?

egerbiryolcu
Her yeni yıla girince hedef koymak eğlenceli oluyor gerçekleştiremesek de çoğunu.Benim minik hedeflerim bunlar 🥲biri gerçekleşse (ben istikrarlı olursam tabii) mutlu olurum.https://hizliresim.com/6l141zx
Her yeni yıla girince hedef koymak eğlenceli oluyor gerçekleştiremesek de çoğunu.
Benim minik hedeflerim bunlar 🥲biri gerçekleşse (ben istikrarlı olursam tabii) mutlu olurum.

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(31.12.25)
Benim bu yıl manifestim yok öyle akışa bırakmayı düşünüyorum.
0
rock n roll
(31.12.25)
Daha derli toplu bir hayat sürmek.

Birkaç senedir geziler ve spor çok savruk, gelişi güzel (her ne kadar düzenli ve planlı programlı olsa da) ayarladım. Bu sene buna dikkat edeceğim. Etkilinkler hadi neyse gene bir düzen içerisinde gitti.
0
put it in your appropriate place
(31.12.25)
bol para ve sağlık. geriye kalan her şeyi hallettim gibi bişey.
0
scudman1
(31.12.25)
(12)

50 bin suclunun salinmasi

die fetten jahre sind vorbei
Ne dusunuyorsunuz ? Hukumet boyle guvensizligin arsa ciktigi bir donemde bu deliligi neden yapti sizce, bu kadarcik oya bile muhtaclar mi
Ne dusunuyorsunuz ? Hukumet boyle guvensizligin arsa ciktigi bir donemde bu deliligi neden yapti sizce, bu kadarcik oya bile muhtaclar mi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(25.12.25)
apoyu bile salmayı düşünüyorlar. 50 bin kişi ne ki?
+3
michael harddd
(25.12.25)
cezaevleri full dolu, bir sürü bekleyen dosya var. ülkede adalet, kanun, istikrar olmayınca ve toplumda dolaylı beklentiyi artırınca af yasasını çıkarıyorlar. coronadaki af çakıcı affıydı, bu da demirtaş affı gibi olacaktı ama galiba anlaşamadılar. daha 11. yargı paketi kabul edilmeden 12. yargı paketini planlmaya başladılar.
-1
mikahakkinen
(25.12.25)
Açılım kaçılım neyse o gündeme gelince toplum genelinde pekakalılar affedilecekse biz neden affedilmiyoruz sorusu belirdi. Onun giderilmesi gerekiyordu. Zaten bu teknik olarak af falan da değil bu arada. İnfaz hukuku düzenlemesi. Gazlar alınacak sonra pekeke afları gündeme alınacak.
0
ground
(25.12.25)
düşüncelerimi küfürsüz ve sonucu silivri'siz ifade edemiyorum. o yüzden çok iyi olmuş, pek güzel olmuş diyorum.
+3
scudman1
(25.12.25)
Harika
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
45 bine dusmus, hadi gozumuz aydin
0
narod
(26.12.25)
45-50 bin, ilk etapta hemen çıkacakların sayısı. 100 bini aşacak sayı...

.
0
kartallar yuksek ucar
(26.12.25)
doğru bulmuyorum; adelete güveni zayıflattığını düşünüyorum bu tip uygulamaların. hoş, gerçi adelete güven, zayıflamaktan kunta kinte'ye döndü ya neyse...

niye yapıyorlar? çok büyük ihtimalle kendi çıkarları için.
bu kadarcık oya bile muhtaçlar mı? öyle görünüyor...
0
pangea
(26.12.25)
Düzenli olarak af çıkıyor zaten. Müge Anlı'da şu an bir konu var. 3 çocuğuna tecavüz eden ve bir çocuğu da tecavüz edip öldüren adam toplamda 5 sene yatıp çıkmış. Daha önceki olaylarda bir kişiyi öldüren 2.5 sene, 2 kişiyi öldüren sadece 6 sene yatıp çıkmış. Devlete karşı ya da siyasi bir suç işlemediyseniz cezalar böyle. Yetmiyor gibi bir de cezaları indire indire kuşa çeviriyorlar. Işyerinde güvenlik önlemleri almayan ve bu yüzden çalıştırdığı mesemli öğrenci iş kazasında ölen işverene 2 yılın altında ceza vermişler. Yatarı yok. Böyle cezaların caydırıcılığı yok. Biraz kafa dinleyip çıkıyorlar. Kendileri gibi insanlarla aynı koğuşta kaldıkları için kötü muamele de görmüyorlar. Hatta birbirlerinden tüyo alıyorlar. Ödül gibi cezalar.
+2
gnosis
(26.12.25)
Korkunç olay.
Cinayet, hırsızlık olayları artacak. Yere çöp atmayan, hayatı düzgün yaşamaya çalışan insanlar mezara girecekler yada hastanelik olacaklar.
+1
HellKeePer
(26.12.25)
açıkçası takmıyorum. zaten 20 tane suç kaydı olan adamlar sokakta yanımızdan geçiyor.
zaten herkes bir suç işlediği zaman doğru düzgün yatmayacağının farkında.
o yüzden umurumda değil. sadece kimseyle göz göze gelmeden, tartışmadan, güvenli şekilde evime gitmeye çalışıyorum.
0
matilda
(26.12.25)
matilda kafan güzelmiş güle güle kullan. sen kimseyle göz göze gelmeden tartışmadan evine gitmeye çalısınca bu tipler sana bulaşmayacak mı sanıyorsun? zaten sokata var yenisi gelse de sorun olmaz demek nasıl bir kafa gerçekten anlamak mümkün değil.

duyuruya cevap olarak da tabi ki olumsuz. zaten ben bildim bileli bu ülkede af oluyor bir kaç senede bir. ülkenin bir normali oldu. zaten her yıl biraz daha biraz daha suç işlemenin normal oldugu, iyi bir vatandaş olmanın enayilik oldugu bir düzen var. böyle devam ediyor. iyi vatandaşlar suskun oldukça, bir olamayıp zayıf kaldıkça kötüler daha da güçlenmeye devam edecek.
0
abelardo
(26.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(3)

Ppf kaplama

hain kostokk
Ppf kaplama ile ilgili düşünceleriniz nedir?Yaptıran var mı? Varsa memnun musunuz ve ne markayı önerirsiniz?
Ppf kaplama ile ilgili düşünceleriniz nedir?
Yaptıran var mı? Varsa memnun musunuz ve ne markayı önerirsiniz?
0
hain kostokk
(06.12.25)
Yaptırdım, memnun kalmadım. Baş belası saçma bir şey. Paranı kıvır ye, yaptırma.
+1
adivar
(06.12.25)
yaptırmadım ve yaptırmam. kendine faydası olmayan streç film benzeri bir malzemeden hayır beklemek anlamsız. ciddi kazalarda zaten işe yaramaz. ufak tefek kazalarda ise çizilmeye karşı ne kadar koruyabilir. param çok ben yaptırırım diyen yaptırsın tabi bana ne?
+1
scudman1
(06.12.25)
Bir tanıdığımın oğlu bu işe girmiş,yakışıklı bir yer açmış.babasına ayıp olmasın diye gittim.normalde hiç bir zaman para vermeyeceğim bir şey ama düştüm işte.dediler yoğunluk var haftaya yapalım,dedim harika.ücret ne kadar diye sordum 70000 lira dediler.

Ben bu işe bu parayı verirsem kendimi asla affedemem.içimnden babasına küfür edip geleceğim diyip çıktım.ertesi gün uçağa binip amsterdama gittim o paranın biraz fazlasıyla günah gecesi düzenledim.ertesi gün akşam uyandım,kuş gibi hafifledim.

Araba çizilmiş,boyası eskimiş umrumda değil.arabanın değeri düşecek diyede kendimi strese sokamam.bir buna birde ekspertize para veremem.satacağım zaman sanayide tanıdığım esnaflara araba satılık derim isteyen gelir alır.arabamı almak için ekspere gidelim diyenede sen git ben geliyorum diyip gitmem.hiç uğraşamam.
-1
duptıs
(07.12.25)
(3)

kredi karti arti bakiye

kaputt
selamlar, borcu olmayan kredi kartima 20bin tl iade aldim. yani kart 20bin arti bakiyeye gecti ama ben bu karti kullanmiyorum. o nedenle bu parayi hesabima cekmek istiyorum. bunun ücretsiz bir yolu var mi, ve nasil yapabilirim? kredi kartindan transfer deneyince hep faiz ya da ücret gösteriyor. arti
selamlar, borcu olmayan kredi kartima 20bin tl iade aldim. yani kart 20bin arti bakiyeye gecti ama ben bu karti kullanmiyorum. o nedenle bu parayi hesabima cekmek istiyorum. bunun ücretsiz bir yolu var mi, ve nasil yapabilirim?
kredi kartindan transfer deneyince hep faiz ya da ücret gösteriyor. arti bakiye oldugunu anlamiyor galiba. banka enpara.
0
kaputt
(05.12.25)
destekten yaz çok hızlı dönüş yapıyorlar.
+1
scudman1
(05.12.25)
Yanlışı Yanlış hatirlamiyorsam, müşteri temsilcisi ile gorusup o ücreti iade almıştım ben. Normal vadesiz hesabıma yatırmışlardı diye hatirliyorum
+2
dedeminhirkasi
(05.12.25)
Dediginiz gibi cep sube cozum merkezinden yazdim, gun bitmeden ucretsiz transfer ettiler. Tesekkurler
0
🌸kaputt
(05.12.25)
(14)

Yeni yıl hedefleriniz

sekizdokuzon
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem. Sizin hedefleriniz neler?Teşekkürler.
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem.

Sizin hedefleriniz neler?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(02.12.25)
Manifest olsun.
*İşe başlamak
*Kendimi değistirmek
*YouTube kanalı açmak
*Kısa film çekmeyi öğrenmek
*Büyük buluşma diye nitelendirdigim bir hayalimi gerceklestirmek
Zor hedefler
*Dil ve enstrüman öğrenmek(irade ve disiplin eksikliği)
*Tüm borcumdan kurtulmak
*Hayal ettiğim çalışma odasıni olusturmak
+2
egerbiryolcu
(02.12.25)
icralık olmadan borçlarımı ödemek.
+1
scudman1
(02.12.25)
ya bu gece gel ya da bu gece gel.

2025'te aldigim kiloyu vermek hedefim.
0
hot potato
(02.12.25)
istediğim yerde istediğim pozisyonda işe başlamak
2+1 eve çıkmak
0
black holes in the sky
(02.12.25)
Bana iyi gelmeyen alışkanlıkları ve davranışları bırakma kararı aldım. Hep anksiyetem tetiklenmesin diye abuk sabuk bir sürü huy edindim ama bunların bana desteğinden çok zarar verdiğini fark ettim. Aslında etmiştim seneler önce de bu adımı atacak cesaretim yoktu birkaç teşebbüs harici. Bu sene bu adımı kalıcı olarak atmak için cesaretim var. Anksiyete kendi başına bu kadar zararlı değil onu fark ettim :D
0
truf
(02.12.25)
Yerleşik hayata geçmek ve bir yerde en az 2 sene yaşamak. Burası evim diyebileceğim bir yere sahip olmak. Hayal de olabilir benimki hedeften ziyade:/
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
Eylül’de (git: 1612239) nolu duyurunuzda da sormuştunuz. O zaman yazmıştım:
——alıntı——
Evi boyatmak. (10 yıldır her sene “o sene bu sene” diyor, erteliyorum)
Hacca gitmek. (15 yıldır kura çıkmadı. O sene bu sene inşallah)
Arabayı yenilemek. (Satarım da, alabilir miyim belli değil)
Puerto Williams, Longyearbyen, Pontianak bu üçünden bir tanesini ziyaret edebilmek.
103 kiloya düşmek. (2005’ten beri başaramadım)
Ölmemek, ölmek istememek. (Çocuklar büyümedi daha)
Arapçam yahut Fransızcamın pasını atarsam süper olur. İkisinden birinden bir iki kur bitirirsem öpüp başıma koyarım.
Eğer 8910 duyuruyu silmezse, nasipse, 15.09.2026’da editleyip tik koyacağım en az bir tanesine.
——alıntı——
Arabayı değiştirebildim. Sorunsuz ve severek kullanıyorum çok şükür.
Hac kurası da 16 yıl sonra çıktı bu sene. Bugün firmayla konuşup anlaştık. Yarın kaydımızı yapıyoruz nasipse.
15 kg verip beşini geri aldım. Bakalım bir yıl sonunda ibre kaçı gösterecek…
Evi hâlâ boyatamadım. 13 yıl oldu. (git: 1612303) (git: 1285961) (git: 1262177) Bakalım ne olacak…
Bir haftadır hastalıktan gebersem de ölmemeyi başardım çok şükür.
Arapça Öğretmenliği 1. Sınıf derslerine vizelere kadar devam edip bıraktım. 2. Dönem belki girerim derslere.
Fransız Kültür’e başvurdum A2.1’den başlamak için. Seviye sınavı yaptık, B1’den başlayabileceğim söylendi. Ama müsait olduğum günlere iki kayıt dönemidir (Kasım, Aralık) kontenjan açılmadı. Bekliyorum.
Yani şimdilik fena gitmiyor hedefler.
Puerto Williams için de 6660 dolara Antarktika turları buldum. Belki bu kış (güneyde yaz) onu da aradan çıkartırım suç ortağı bulursam kendime…
+2
yadigar
(03.12.25)
Kilo vermek istiyorum
0
bogurtlenliporsuk
(03.12.25)
check-up yaptırmak.
almanya'daki oturduğum evi satın almak.
almancamı ilerletmek. çok değil. b1 yeter.
vatandaşlık başvurusu belgelerini tamamlamak.
bu yıl iş nedeniyle 15 ülke gezmişim. Bu sınırı aşmamak.
kitap için binding öğrenmek. biraz el işi.
0
parcaliham
(03.12.25)
mart ayında dv1 vizesi ile ilk girişimi yapıp, ardından şu an yaşadığım ülkeye dönmek ve sıkıntı çıkmadan abd'de kendime uygun bir iş bulmanın ardından kesinkez yaşamak için girmek. ardından kafama ve beğenime uygun, bana sadık, gelecekte çocuk isteyen bir hatuna nikah basmak. ama şu an iş kısmı çok daha önemli.
0
rain when i die
(03.12.25)
Her sene hedefler koyardım yeni yılda şunları yapcam vs. diye ama bu yıl benim için zor geçti. Kötü bir yıl oldu o yüzden hedef koyma motivasyonum yok.
0
rock n roll
(03.12.25)
Bu sene yakın ailemden üç kişiyi kaybettim, depresyondayim. Sigaraya başladım, paketli gidalara geri döndüm ve sporu bıraktım, sertifikalarima çalışıyordum onu da bıraktım. Eski halime geri dönme hedefim var.
0
mirty
(03.12.25)
kan değerlerimi toparlamak
her gün yürüyüş yapmak
başka insanların sorunlarının üzüntüsünü taşımamak, sahiplenmemek
anksiyete bozukluğum üzerinde çalışmak, kaygılarımı kontrol edebilmek, depresif duyguları tolere edebilmek
çalışma hayatımda daha aktif olmak, ilerlemek
dini inançlarımı hayatıma daha çok entegre etmek
hala koliler içinde yaşadığım evi düzenlemek, yerleşmek
geleceğimle ilgili bir harita çıkartabilmek
0
deartheodosia
(03.12.25)
- gün içerisinde hiç su iç(e)miyorum, onu arttırmak
- her gün düzenli günde en az 2 defa yürüyüş yapmak,
- daha çok kitap okuyabilmek,
- hisse senedi almaya başlamak,
- abd borsasından bir şeyler almak,
- X ve instagram'da daha az zaman geçirmek,
- aşık olmak
0
sweetoffice
(03.12.25)
(11)

Doktora nakit ödemeyi nasıl yapayım?

chicha_v2
Doğum için olan ücreti elden istemiş eşimin doktoru.En büyük banknot 200'lük olunca epey bi para demek bu. Euro falan alsam bu kez durduk yere komisyon ödeyeceğim. Eski usül bankadan çantayla alıp poşetle mi vereyim napayım?
Doğum için olan ücreti elden istemiş eşimin doktoru.

En büyük banknot 200'lük olunca epey bi para demek bu. Euro falan alsam bu kez durduk yere komisyon ödeyeceğim. Eski usül bankadan çantayla alıp poşetle mi vereyim napayım?
-1
chicha_v2
(26.11.25)
100 lük para destelerini bir A4 zarfa koyar, dağınık duruyorsa dışardan bir lastik takarsın. Uygunu odur.
+2
Mirket
(26.11.25)
@mirket Birkaç asgari ücretten bahsediyorum yüzlük desteyle çözülecek gibi değil pek
-1
🌸chicha_v2
(26.11.25)
Asgari ücretin netinden bahsediyorsak ve 'birkaç'ı 5 olarak kabul edersek 6 deste eder ki bir A4 zarfa sığar. :)

Abi koy poşete, pazar çantasına götür. Bu devirde nakit para isteyen düşünsün, sen neden düşünesin ki?
+5
Mirket
(26.11.25)
bırak onu nakit isteyen düşünsün koy bir poşete sırt,bel çantasın at sonra çıkartıp verirsin.
+3
biravekahve
(26.11.25)
Ödemeyi yaptıktan sonra doktoru maliyeye ispiyonlamayı unutmayın.
+7
gnosis
(26.11.25)
Her ay oğlanın okuluna 40k nakit veriyorduk kağıt keseye koyuyorduk yani her ay torbacı gibi hissediyorduk ama ne yapalım nakit isteyen düşünsün
+4
suicides underground
(26.11.25)
poşete koyun verin. onu kürekle para kazaip vergi kaciran doktor dusunsun.
+3
oscar
(27.11.25)
dandik, pembe mavi pazar poşetine koyup ver gitsin.
0
scudman1
(27.11.25)
abi yanlış anlama ama siz dogumu merdiven altı bir yerde mi yaptırdınız. parayı elden istemek nedir.
bu işlere anca mobilyacı galerici inşaatçı adamlar girişir.
parayı verin ama fatura v.s kesmesini isteyin. 2hafta sonra gelse para nerde dese nasıl kanıtlayacaksın?
+2
limonlu eksi
(27.11.25)
cop posetine koy at onune
+1
koela
(27.11.25)
Keske limonlu eksi'nin dedigi gibi olsaydi ama degil. Burada psikologlarla ilgili de ayni muhabbetleri yapanlar oldu. Ben prensip olarak bu sekilde vergi kacirmayi 10 kusurlu hareketten biri olarak gormuyorum ama dusununce bir garip yani, adama yuksek bir tutar karsiliginda sikintilarini falan anlatiyorsun, adamin derdi %18 KDV ve gelir vergisini azaltmak.
0
mbond
(27.11.25)
(8)

Sağlık konusunda chat gpt ne kadar güvenilir?

rabitelli
Belirtileri yazıyorsun. Ekstra sorular soruyor, cevap veriyorsun ve sana büyük ihtimalle bundan kaynaklı diyor. Tabii ki yine doktora görünülecek ama merak ettim. Sizce ne kadar guvenmeliyiz?
Belirtileri yazıyorsun. Ekstra sorular soruyor, cevap veriyorsun ve sana büyük ihtimalle bundan kaynaklı diyor. Tabii ki yine doktora görünülecek ama merak ettim. Sizce ne kadar guvenmeliyiz?
0
rabitelli
(24.11.25)
Yanlarım ağrıyor sence bu kanser belirtisi olabilir mi diye sorarsan evet olabilir, istersen sana başlıca kanser türlerini sıralayabilirim, ister misin demesi mümkün, sonra lan belki de soğuk almışımdır diye düzeltirsen evet soğuk almış olabilirsin, ister misin sana soğuk almanın neden olduğu sağlık sorunlarını sayayım, ister misin diye devam eder.
+4
kizil karga
(24.11.25)
Yoo o şekilde yönlendirme yapmadım. Olduğu gibi söyledim. Ekstra sorular sordu. Cevapladikca şu şu nedenler olabilir. Büyük ihtimalle bu dedi
0
🌸rabitelli
(24.11.25)
yeterince tıbbi bilgisi olan biri tarafından kullanılınca oldukça isabetli tahminler yürütüyor, bununla ilgili çok araştırma var md için bulunmaz nimet.

Ama normal bir vatandaş için çok fazla parametre var, ne olduğu kadar ne olmadığını da anlatmak gerekiyor. Fikir versin ama ben şahsen kendi tıbbi bilgimle güvenmezdim.
+2
Bruce
(24.11.25)
Abi yapay zekanın çalışma sistemini az çok biliyoruz indexlenmiş verilerden toplama yapıp sana sunuyor ama o verinin kaynağındaki üretici kim allah bilir, şarlatan diye tabir edeceğimiz biri de üretip çok popüler olmuş olabilir, onu da sırf çok görüntüleme aldığı için sana sunup doğruymuş gibi gösterebilir, misal bil avuk "protein tozu içmeyin erkekliğinizden olursunuz" gibi aptalca bir bilgi vermişti ve facebook gibi amca teyze platformlarında paylaşıla paylaşıla popüler olmuştu, şimdi biz yapay zeka protein tozu erkekliği öldürür mü diye sorsak ve o da evet öldürür dese ben buna şaşırmam, çünkü yapay zeka böyle çalışıyor, o yüzden ben çok güvenmiyorum bu tür işlerde, ben daha çok yoruma dayalı olmayan konularda kullanıyorum.
0
kizil karga
(24.11.25)
okuduklarım ve doğrudan kendimin deneyimlediği şöyle,
eğer daha önceden anksiyetetik biri olduğunuzu ya da hipokandriyaksanız bunu söylediyseniz daha farklı yaklaşıyor ve bunun daha çok psikolojik olabileceğini belirtiyor.
göğsüm ağrıyor yazdığınızda direkt durumun aciliyetinden bahseder (çünkü çektiği verilerin başında kalp krizi gelir) ve diğer eşlik edecek durumları sayarak acili aramanız gerektiğini söyler.
hipokandriyak ya da anksiyetetik olduğunuz bilgisi varsa, yine bunları sayar ama bunların panik atak, anksiyete atağından da kaynaklanabileceğini söyler. durumun böyle bir yanı var.

örneğin karnımın sağ tarafı ağrıyor derseniz doğrudan apandisit tehlikesi hakkında bilgi verebilir ama böbrek taşım var/dı falan derseniz ona da yönlendiriyor.

ama tahlil okumakta bence başarılı. türkiye'de yapılan çalışmalar da var bununla ilgili.
+2
black holes in the sky
(24.11.25)
Bendeki tinnitusun sebebini buldu kendisi. Kaç tane kbbye gittim, hepsi bişey yok deyip gönderiyordu. En azından neden olduğunu bilsem, daha kötüye gitmesini engellerim çabasındaydım.

Bendeki tinnitusun sebebi, tek taraflı yemek yediğim içinmiş. Sol arka taraftaki bir dişim çekilmişti, ondan sonra yemekleri hep sağ tarafla yemiştim. Böyle olunca, sağ çenedeki eklemleri çok zorlamışım. Eklemlerim yerinden oynadı (tmpe), bu eklem-çene kısmı kulak kaslarına da bağlı olduğu için kulağıma da zarar vermiş => tinnitus.

O kadar doktorun bulamadığını buldu. İnternetten tmpe - tinnitus diye aratınca, bir sürü yazı çıkıyor.

Doktorlar anda işitme testi yapıyor, aynı testi kaç kere oldum kim bilir. O bitti tümör vardır diye bt çektiler. Hiçbir şey ama hiçbir şey çıkmadı. Üstüne bir sürü param boşuna da gitti.
0
substituent
(24.11.25)
Chatgpt endişenizi sezerse moral bozacak cevaplar vermekten kaçınıyor. Gemini daha objektif. Çat çat söylüyor. Kan tahlili sonucuna göre hesaplama yapıp tanı koymalarını istedim, ikisi de uzman doktorla aynı tanıyı koydu. Tek sorun tahlil yapamamaları:)
0
gnosis
(24.11.25)
ben kan tahlili sonuçları için kullanıyorum. normal, sınırda ve normal dışı değerleri analiz etmesini istiyorum ve bunların sebep ve sonuçlarını istiyorum. genel olarak doğru cevaplar veriyor. ama teşhis koyması falan hikaye tabi.
0
scudman1
(24.11.25)
(8)

doğalgaz faturanız ne kadar geldi?

biseysorcaktim
bana bin yüz lira gelmiş. yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.yetmiş metrekare, soğuk değil ev. bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık. alttan ısıtmalı.bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedimilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.yeni taşındı
bana bin yüz lira gelmiş.
yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.

yetmiş metrekare, soğuk değil ev.
bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık.
alttan ısıtmalı.

bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedim
ilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.
yeni taşındım sayılır bu eve. geçmiş faturalarla kıyaslayamam.
0
biseysorcaktim
(18.11.25)
yakıt + ocak için toplam 1500tl geldi. yakıt merkezi sistem. ev 4+1 çok ısınmıyoruz.
0
scudman1
(18.11.25)
yerden ısıtma var. henüz açmadım bu sene.
0
gabe h coud
(18.11.25)
sadece ocak 12 lira. merkezi ısıtma faturası daha gelmedi. edit: 775 lira merkezi ısıtma. 95 lira sıcak su.
0
inheritance
(18.11.25)
338 gelmiş. 2+1 İstanbul. Günde 3-4 saat 35 derecede çalıştırıyorum kombiyi. 1.000 küsurlar kara kışta ancak gelir. Depozito dahil olabilir mi sizin faturaya?
0
auroraaurora
(18.11.25)
sadece ocak ve duş için 200 tl gelmiş, apartman merkezi ama ortalaması 500 lerde 1000 tl ve üzeri yakan 4-5 daire var , geneli 800 900 bandında
0
eja
(18.11.25)
sizinle hemen hemen aynı metrekare, aynı fatura geldi

ama alttan ısıtmalı değil ve oda kapatmıyorum, düşük ayarda hep yanıyor, kapatırsam tümden kapalı mesela 10gün zaten evde yoktum, 2-3 gün de hava iyiydi yanmadı. + ocak sık kullanılıyor sürekli evde yemek pişer.

ben evden çalışıyorum, bir oda çalışma odam bir oda yatak odam vs.
yani evdeysem evin hepsi hep sıcak. etrafımdakilerin çoğu benim kadar ısıtmıyor evi, idare ediyor.
sabah gidip akşam gelen birileri 3-4 saat çalıştırıp kapabilir bence bu kış
ben 30 gün yaksam 2bini çok rahat geçer, soğuk olup dereceyi de artırırsam 3ü bile bulabilir.
0
subcomponent
(18.11.25)
bir ayda toplam 10 gün falan yaktık ekim sonu ve kasım ortası olmak üzere, 750 tl gelmiş. yakıt + ısıtma şeklinde. 32-35 derece arası yanıyordu. 2+1, mutfakla birlikte 4 petek yanıyor.
0
black holes in the sky
(18.11.25)
1500.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.11.25)
(8)

hediye konusunda nasılsınız?

art cat chocolate
hem alma hem verme konularında...ben, bana hediye alınmasını pek istemem. çünkü çok seçiciyim her türlü eşya konusunda. yani muhteşem veya çok pahalı bir zevkim olduğundan değil ama kendime göre seçiciyim işte. beğenmezsem kullanmam.hediye vermeyi severim ama genelde kendi zevkime göre alıyorum. kar
hem alma hem verme konularında...

ben, bana hediye alınmasını pek istemem. çünkü çok seçiciyim her türlü eşya konusunda. yani muhteşem veya çok pahalı bir zevkim olduğundan değil ama kendime göre seçiciyim işte. beğenmezsem kullanmam.

hediye vermeyi severim ama genelde kendi zevkime göre alıyorum. karşımdaki kişi en yakın arkadaşım dahi olsa o ne sever kestiremiyorum. benim zevkim bile kendi içimde çok değişken, belli bir tarzda almıyorum her şeyi. yerine göre giyindiğimden çok çeşitli kıyafetlerim vardır mesela. bu yüzden insanların tarzlarını da anlayamıyorum. bir çanta görsem aa bu tam x'lik diyemiyorum.

2 ay önce doğum günümde en yakın arkadaşım bana bir çanta almış mesela. senin sevdiğin tarz dedi. benim sevdiğim tarz öyle mi gözüküyor bilemedim ama sevdiğim tarz değildi de çok sevdiğim bir renkti o yüzden sevdim. açık mavi renk. bu rengi çok severim ama hiç giyemem. siyah tonlarda daha rahat hissediyorum, canlı giyinemiyorum pek. ofise bilgisayar çantamla gittiğimden kol çantası almıyorum. dışarı da ayda 1 ancak çıkıyorum, onda da o tarz renkli giyinmiyorum zaten kış geldi gelsin kahveler siyahlar griler modundayım.

keşke almasaydı hediye zaten beklentim yoktu. küçük bir kolye veya bileklik olabilirdi, altın falan değil tabii asla. gerçi onları da kendim de alıyorum ama takmıyorum. şimdi sırada onun doğum günü var ve ne alacağımı bilmiyorum. çok stresli bir durummm... önceki senelerde plak falan almıştım sanırım.
0
art cat chocolate
(07.11.25)
Ben hediye konusunda iyiyimdir önemsediğim insanların laf arasında söyledikleri şeylerden bile kenara not ettiğim hediye alacağım zaman da o notlara döndüğüm olur.
Hediye verdiğim kişiler incelikli düşünülmüş hediyeler verdiğimi söylerler.
Bazıları “şov” yaptığımı söyler, haklılık payı var severim böyle konularda şov yapmayı.
Son yıllarda törpülemeye çalışıyorum bu özelliğimi çok yoruldum, bu çok yorucu bir mesai gerçekten.
Bir de bu kadar incelikli düşünüp hediye hazırlıyorsun sana gelen hediye hiç düşünülmemiş bir şey oluyor gel de delirme.
Yahu benim üzerimde ne zaman o tarz bir şey gördün?
Benim böyle bir şeyi beğenebileceğimi nasıl düşündün?
Düşünemezsin çünkü ben her konuda çok net fikirleri olan bunu da söylemekten çekinmeyen biriyim.
Belli ki düşünmemişsin hediye almak için almışsın. Bunu yapacağına hiç hediye alma daha iyi.
0
mutekebbir
(07.11.25)
Valla son yıllarda hediye seçimlerim ilgili kişilerin ihtiyaçları ölçüsünde ya da almayı düşünüp erteledikleri şeyleri yakalayarak gelişti. Çevremdekiler de benim gibi düşünüyor olmalılar ki son yıllarda hep ihtiyacım olan şeyleri hediye olarak aldım. Hatta en yakın arkadaşlarımızla birbirimize açık açık "sana bir hediye almak istiyorum bütçem max bu kadar, bu ara ihtiyacın olan ya da almak istediğin bir şey var mı?" diye soruyoruz. Daha iyi tanıdıkları için de beni neyin mutlu edeceğini bilip keyfi hediyeler de alıyorlar.
0
Amaranta ursula
(07.11.25)
cocuklara cok hediye, yetiskinlere ihtiyac veya goz doyurma odakli almaya calisirim. dekor, kitap, aksesuar, kiyafet, oyuncak, icki.
0
ala09
(07.11.25)
hediye verme konusunda çok kötüyüm. iki hafta sonra eşimin doğum günü ve ne alacağımı bilmiyorum.
+2
scudman1
(07.11.25)
hediye alınmasında da hediye almaktan da hoşlanmıyorum. eşime alırken bile tutturamadığım için bu durum çok sıkıcı oluyor. ben her şeyi giyen biri değilim, ondan bana almak zordur.
+2
mikahakkinen
(07.11.25)
bana hediye alınmasını hiç sevmiyorum. zaten eşimden başka kimse bana hediye almıyor ona da alma diyorum veya kendim sevdiğim şeyi hediye aldırıyorum. mesela son doğum günümde ohride gitmiştik inci bileklik istedim hediye olarak.

ama ben birilerine hediye almaya bayılırım ya. eşime öncelikle tabi. en son doğum gününde saat aldım o kadar beğenerek takıyor ki. ama tabi o eşim olduğu için neyi sevip neyi beğeneceğini biliyorum ona göre alıyorum. aylar öncesinde analiz etmeye başlıyorum ne istediğini :D

senin durumuna gelecek olursak; ben de çok düz biriyim siyah ya da krem renkten başka çantam olmadı hayatımda hiç. ama bazen takanları görünce çok hoş durduğunu düşünüyorum. bence hemen kenara atma, o çantayı yazın belki beyaz pantolon mavi gömlekle veya beyaz elbise ile veya mavi elbise ile kombinleyebilirsin. ayrıca bence şuna da utanmamalı insan, hediyeyi götürüp değiştirirsem alan kişi üzülür dememelisin. çünkü sen o çantayı takmayıp dolabın bi köşesine fırlattığında daha mutlu olmayacak. eğer değişim süresi içindeysen götürüp beğendiğin bir şeyi alabilirsin.

senin arkadaşına ne hediye alacağına gelirsek, dost beni bilsin bi çürük elma olsun demişler. yani sen düşünüp ortalama beğeniye hitap edecek bir şey alıp verebilirsin bunu stres yapmana gerek yok. ben olsam bana alınan çantanın değerine yakın bir parfüm (yves rocher veya zara gibi dümdüz bi markadan) veya düz bir siyah çanta, kiko veya sephoradan ruj, koton gibi bi yerden de küpe bileklik vs alırdım. sen düşünüp almışsın, artık ondan sonra beğenip beğenmemek karşındakinin sorunu. sen gidip çok alakasız bir şey almadığın sürece sorun yok.
+1
Sadece soruyorum
(07.11.25)
minimalist biriyim. cok sevdigim insanlarin ozel gunleri disinda hediye almayi da vermeyi de sevmem.
0
buenosdias
(07.11.25)
bende sevdiklerime bitmek bilmeyen bir lovebombing durumu var. hediyeyi de abartırım. kullanacağı bir eşya, kıyafet almayı vs. sevmiyorum. bana alınmasını da istemem. kendi zaten alışverişini yapıyordur, benim kazağıma mı kaldı. genelde %100 match olmaz. bir mağazaya gittiğimizde bile ancak 1-2 ürün bulabiliyoruz, elli kere üzerimizde deniyoruz. öyle değil mi? bana biri bele takılan koşu çantası almış, koşuyu sevdiğimi bildiği için. düşününce ne güzel denebilir ama ben böyle bir şeyi hayatımda kullanmadım ve kullanmam. atamazsın da. evde junk olarak duruyor bir köşede.
0
gabe h coud
(03.12.25)
(4)

Bu site artık güvenli değil mi?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, bu site artık güvenli değil mi demek oluyor? Bu uyarıya rağmen giriş yapsam ne gibi sorun yaşarım?Teşekkürler https://hizliresim.com/tlran0e
Merhaba, bu site artık güvenli değil mi demek oluyor? Bu uyarıya rağmen giriş yapsam ne gibi sorun yaşarım?
Teşekkürler

hizliresim.com
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(06.11.25)
https yerine http kullanıyor muhtemelen. girdiğiniz veri şifreli değil açık olarak gidiyor. şifre, kart bilgisi, vb. hassas veri girdiyseniz trafiği izleyen birisi varsa bilgileri ele geçirebilir.
0
inheritance
(06.11.25)
ssl'i ücretli kullanıyorlardır ve ödeme yapmamışlardır. veya 3 ay yenilemeli ve free olanı kullanıyorlardır sitede ve yenileme yapmamışlardır. veya tamamiyle kolpa sitedir.
0
scudman1
(06.11.25)
ağaçlar.net site. Kolpa bir site değil aslında. Herhangi bir bilgim yok zamanında özel mesajla adresimi verip çiçek almisligim var sadece.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.11.25)
ssl süresi bitmiştir ya da https olmayan (sadece http) olan bir link vardır oradan giriş yapmışsınızdır.

bu şey demek;
sizin klavyeden yazdığınız şey, bilgisayarınızda şifrelenmeden sunucuya gidiyor. eğer bağlantıyı izleyen gören biri / bir şey varsa görür. http'de bilgileriniz böyle okunur. {email: [email protected], sifre: 12345}

https'te ise bu data şifrelenir. sallıyorum ama böyle bir şey görür ortadaki kişi xadasdRsacASd3dASs3434. login olduğunuz site bu datayı alır açar ve sizin yazdığınız hale getirir kendi ortamında.

çok önemli bir yer değilse, hassas ya da özel bilginiz yoksa VE şifreniz/email'iniz yalnızca o siteye özelse http üzerinden girmenin çok bir zararı yok. ama çoğunlukla çoğu kişi benzer email/şifre kullanır. o yüzden bu durum riskli bir hal alıyor, o yüzden alışkanlık olarak http olan şeylere girmemeye özen gösterin.
0
biseysorcaktim
(06.11.25)
(8)

Araç alma sorunsalı

hain kostokk
Opel Mokka, Troc, Karoq arasında gidip geliyorum. Suv öncelik. Çok da büyük olmasına gerek yok. C4x tarzı bir arayışım yok.Bu araç sahipleri varsa aramızda memnuniyet, f/p konularında fikir alabilir miyim?Bu araçlar dışında da şunlara da bak diyeceğiniz neler var? Motor en az 1.2 - 1.5 olsun. Polo,
Opel Mokka, Troc, Karoq arasında gidip geliyorum. Suv öncelik. Çok da büyük olmasına gerek yok. C4x tarzı bir arayışım yok.
Bu araç sahipleri varsa aramızda memnuniyet, f/p konularında fikir alabilir miyim?
Bu araçlar dışında da şunlara da bak diyeceğiniz neler var? Motor en az 1.2 - 1.5 olsun. Polo, golf, i20 bunları geçtim.
0
hain kostokk
(05.11.25)
Karoq almayin. Yillardir kasasi cok eski kaldi ve halen guncelleme gelmedi ve sanirim da gelmeyecek karoq un uretimi duracak tarzi soylentiler var.

Troc olabilir. Ya da cikabiliyorsaniz tiguan. ikisi de c sinifi aslinda.

Opele karsi sogugum ozellikle PSA ya gectikten sonra. Hic bilgim yok o yuzden.

Nissan Qhashqai de 1.999.000 kampanyasi vardi. Halen devam ediliyorsa dusunulebilir.
0
nuevo
(05.11.25)
Ayın 15 ine kadar araştırma yapıp sonra fiyatlar oturunca almak istiyorum. Qhashqai ve Tucson çok büyük. O kadar büyük aile arabası düşünmüyorum.
Taigo aklımdan çıkmıştı. Ama bildiğim kadarıyla 1.0 bu araç. T-cross da aynı şekilde. Kullananlar memnun gerçi çevremde.
0
🌸hain kostokk
(05.11.25)
vw için web sitesinde yazan fiyatlar geçerli değil. liste fiyatıyla bayi fiyatı arasında çok ciddi fark var. arayıp veya gidip bilgi alın. troc, tcross ve taigo ufak tefek farklar harici aynı araba. ben taigo kullanıyorum ve memnunum. taigo life paket 1.7 civarında şu an. geçen ay 1.6ya sattılar.
0
scudman1
(05.11.25)
ben olsam hyundai/kia almam.
qashqai olabilir..
0
cooperr
(05.11.25)
1.2 puretech lerden uzak durun stellantis grubu araçlardan
+1
mirty
(05.11.25)
mokka b suv troc da. karoq c suv. bu üçü arasında alınacak olan troctur. eğer suv alınacaksa corolla cros hbrid alınır.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Bu üçü arasında tabi ki karoq
Ama fiyatı da ona göre
Mokka ya hiç bulaşmazdım
Troc makyajlı kasa gelecek o yüzden yılbaşı beklenebilir ama karoq varken troc a bakmam
Eğer karoq a para yetiyorsa Cupra da olabilir
Ben de yeni kasa sportage var boş paketi bile diğerlerine göre dolu
Bir bakın sorunuz olursa iletin
0
spacevan
(05.11.25)
Kamiq hakkında bilgisi olanlar ne der peki? (1.0 / 1.5)
0
🌸hain kostokk
(09.11.25)
(22)

Arada kalmak

camlicagazoz
Merhabalar,15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama
Merhabalar,

15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.

Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama ben anneme söyleseme annem beni bastiracak. Bir sey olmaz gibisinden. Çekiniyorum da annemden. Ama eşim de hakli. Ne yapacagim ben?
-2
camlicagazoz
(03.11.25)
Öncelikle annenizden çekinmeniz yanlış çünkü sizin bir aileniz var.
Kaldı ki eşiniz o dönem 38 haftalık hamile olcakmış ve düğün de oturduğunuz yere 1.5 saat mesafedeymiş allah muhafaza doğum gerçekleşse yada olmamasını temenni ederim ama aksi bir durum olsa eşinizin yanına gitmeniz 1.5 saatinizi alacak. O dönemde olmanız gereken yer düğün değil eşinizin yanı bence. Bu şekilde açıklama yapabilirsiniz annenize.
+4
mermaidd
(04.11.25)
ben aileye bir butun olarak bakiyorum, kendi annem/babam/kardesler ve hanimin annesi/babasi/kardesleri..

annem beni al bu dugune gotur getir derse, yaparim. bu iki kez yaptim, hanim gicirdadi, cok da fifi dedim gectim. yine gotur derse yine gotururum.

senin hanim 38 haftalik hamile olabilir ama bu cocugun o gun dogacagi anlamina gelmiyor, bunun onceden bazi belirtileri var. Tavsiyem birkac gun onceden doktora gotur, dogumla ilgili bir gelirme var mi baktir. Eger hersey sakin ise o zaman 1.5 saat cok bir yol degil, acil bir durumda erken cikar donersin. Yok eger doktor eli kulaginda heran gelmeniz gerekir derse ayri mesele. Biz mesela son kontrolden sonra ayni gun hastaneye gittik dogumu baslattilar, 48 saat sonra dogum gerceklesti.
-19
cooperr
(04.11.25)
Bence bu tip soruları burada sormayın.
Burada 'Bir ilişki sorusu sorulsa da kadını haklı görsem.' diye bekleşen büyük bir güruh var. Anne kutsaldır, ne derse yapılır.
cooperr +1 diyorum.
-14
Mirket
(04.11.25)
Ben anlamadim anneniz istiyor diye 38 haftalik hamile esiniz dugune mi gitmek zorunda? Yoksa siz mi gitmek zorundasiniz? Ikisi de yetiskin olmus kendi ailesini kurmus (ya da olamamis/kuramamis) bir insan icin fazlasiyla absurt de, esiniz gitmeyecegini soyleyemiyorsaniz bir tik daha enteresan geldi. Yani ne yapacagim ben diye sormaniz da enteresan, esimi yalniz birakmayacagim demek yeterli olmali. Siz annenizin kocasi degilsiniz.
+7
kassiopeia
(04.11.25)
18 yıllık evliyim. Ailem de klasik anadolu (hatta doğu) ailesi. Anneme de inanılmaz düşkünüm. Tüm kardeşler arasında anne-babamla en çok ilgilenen, rızalarını alan da benim. Bunları belirtmiş olayım önce.

Eşiniz hamile olmasa ve düğüne gitmek istemese yine haklı. Zorlamamak lazım. Annenizin de böyle bir hakkı yok. Ama 38 haftalık hamile bir insanın değil 100 km, yan mahalledeki düğüne dahi katılmaması anlayışla karşılanmalı normalde. Kaldı ki, aileden birinin düğünü bile değil… (Yazdığınız tam net anlaşılmıyor. Bunları “eşimin gelmek istememesini anneme nasıl söyleyeceğim” demiş olma ihtimaliniz üzerine yazdım.

Yok eğer mevzu sizin eşinizi bırakıp gitmek istememeniz ise, haklısınız. En iyisi, annenizden rica edip, 17:30-18:00 gibi çıkarsınız. Düğünde yarım-bir saat görünür, hediyenizi verir, dönersiniz. Eşinizin doğumunun yakın olduğunu bilen herkes de anlayış göstermek zorunda. Göstermezlerse onların ayıbı. Sizin yanlışınız olmaz.

Yahut annenizi götürme ihtimali olan akraba vs. varsa ve anneniz uzun kalmak istiyorsa onlarla gider, siz bir görünür, tebrik eder dönersiniz.

Bu tarz konularda mutlak tavsiyem, eşinizi üzmemeniz. Anneler daha affedici oluyor, eşler olumsuzlukları yıllar içinde daha da büyütebiliyor. Üstelik doğum yakın, lohusa depresyonu kapıda. Ailenizden önemlisi olmamalı hayatınızda. Elalem umurunuzda olmasın. Anne-Baba da anlayış göstermeli. Göstermiyorlarsa da, saygı çerçevesinde tatlıya bağlanacak şekilde dik durulabilmeli. Evliliğin sağlığı için bağımsızlık şart. Zamanla öğreniliyor bu…
+2
yadigar
(04.11.25)
Ya bu erkekler bir konu hakkında da fikir sahibi olmazsa çatlayacaklar herhalde. Bak neymiş doğum öyle hemen başlamazmış belirtisi olurmuş. Beyefendi kaçıncı doğumunu gerçekleştirdi de konuşuyor çok merak ettim.

Doğum öyle belirti melirti demeden şak diye başlayabilen bir şey. 38.haftada şak diye doğurmuş bir birey olarak konuşuyorum.

Anne kutsaldır filan saçma sapan kendinizi şartlamayın. Ben de anneyim gelinimi karnı burnunda düğüne çağırmam bile en başta zaten. Anneyse bunu düşünmeli. Ayrıca annenden korkarak hiç bir zaman sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı yaşayamacaksın gerçek sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi böyle bir şey değil.
+7
yenibirgüzelnick
(04.11.25)
Cevaplara gözlerim kanadı. Annenizin doğurdu doğuracak karınızı uzak bir yerdeki düğüne götürme düşüncesi, sizin annenizden çekinip bu durumu açıklayamamamız falan sizce de çok garip değil mi? Anneniz istiyorsa kendisi gitsin. Annenize ne karınız ne de siz eşlik etmek zorunda değilsiniz. Çoluk çocuk sahibi olmak üzeresiniz annenizden çekindiğiniz konuya bakar mısınız? Allah kocanın da hayırlısını versin diyorum :d
+12
sadakatsiz
(04.11.25)
Şöyle bir şey ekleyeyim. Annemi ben götürmeyecegim. Yani babamla gidecekler. Beni düsündüren şeylerden birisi de şu. Dügünü olan cocuk benim düğüne gelmişti.
-9
🌸camlicagazoz
(04.11.25)
ya bu kadinlarin kayinvalide ile ilgili olan takintisini anlamasi guc..guc savasi vs. garip ya, sanki her ailede micro taht kavgalari yasaniyor :)

sunu idrak etmeniz lazim, erkeklerin anneleri ile arasinda farkli bir bag var, o bizim hayatimizdaki ilk kadin. erkegin annesiyle olan iliskisinin sizinle olan iliskisi ile alakasi yok.

birisi sak diye dogurdum demis, ikinci ucuncu cocuk degilse o biraz zor kardesim. benim de cocugum var, cevrede de birden fazla cocuk sahibi olan insan sayisi oldukca fazla, ilk dogumlarin hic sak diye oldugunu duymadim.

ayrica doguma da girdim, yaw normal bir dogumda ters gidebilecek o kadar cok sey var ki, olay zaten bir mucize, hastaneye yetisememe olasiligi tersliklerin icinde ilk 5'de bile degildir. en kotu cagirirsin bir ambulans gotururler. zaten erkek eger doktor degilse ne yapacak hatunu kuvete sokup dogum yaptirtacak degiliz, arabaya atip hastaneye goturuyoruz sonra da doktor ne derse o yapiliyor zaten. olay bir hastalik degil ve dogal kendi halinde bir sureci var bu ve surec oyle 1-2 saatlik bir mevzu da degil.

adam zaten zorla esini goturmeye calismiyor ki ben de olsam zaten goturmem 38 haftalik hamile esimi. gerekli onlemleri alirsin, a/b/c plani yaparsin, saat basi kontrol edersin, binbir turlu cozumu var.

annesi istiyorsa kendi gitsin falan, bunlari kadinlar gitsin kendi anasina soylesin, beni baglamaz. ama bana 5 tane cocuk dogursa da, bana cikip anana soyle kendi gitsin falan gibi bisey soylese esim, kotu bozarim. erkek cocugu olan hanimlar, yarin oburgun oglunuz gidip sizin gibi birini bulursa, o hatun da size "gitsin kendi isini kendi halletsin" diye mesaj yollarsa, ne dedigimi daha iyi anlayacaksiniz. umarim boyle bisey basiniza gelmez.
-17
cooperr
(04.11.25)
Evet anneniz düğüne gitmek istiyorsa a b c planları yapar eşinizi birilerine bırakırsınız, onlar da arar ambulansı doğuma götürürler nedir yani. Anne önemli. Anne düğüne gitmek istiyorsa iki eliniz kanda da olsa düğüne gideceksiniz. Karınız bir şekilde doğurur önemli olan anacığınızla ilişkiniz.... :d
+8
sadakatsiz
(04.11.25)
kadın doğum doktoru bile her doğum kendine özeldir derken bazıları çevresindeki doğumlardan örnek vererek senin karın da şak diye doğurmazz yhaaaa diye güvence veriyor. adamın gördüğü doğum sayısı benim kadın doktorumun gördüğü doğum sayısından fazla heralde.

ben 8 haftalık doğum iznine çıktığımda evde tek iken kafada kurup duruyordum acaba şu an suyum mu geliyor, acaba bu hissettiğim sancı mı vs diye. mesela su gelmesi öyle dizilerde olduğu gibi bardaktan su boşalması gibi de olmuyormuş vs vs.

yani ayrıca illa kadının o an doğurma ihtimalinin olmasına gerek yok. işin biraz psikolojik tarafı var.

zaten anneniz yolda kalmış değil, babanızla gidecek. sizin de bu durumda heidyeyi göndermeniz yeterli. yani hangisi önemli. karnı burnunda eşiniz mi yoksa diğerleri mi? evet bazı durumlarda bu kadar nettir her şey.

ha bu arada eşiniz yüzde doksan dokuz ihtimalle o gün doğum yapmayacak. ama siz onun isteğini geri çevirip düğüne giderseniz doğurmamış olmasının bi önemi yok, size kırılmış olacak.
+6
elorelia
(04.11.25)
düğün günü sabahtan anne hanımın ağrısı var de. gelemiyecek de, erkenden ananı uyarma.
+2
mikahakkinen
(04.11.25)
doğuma bir ay kala rutin doktor kontrolüne gittik. doktor akşama doğuracaksın, dedi. biz eşimle birbirimize bakıp şaka yapıyor dedik. ama şaka değilmiş. yani çokta öyle önceden belirti veren bişey değil.

38 haftalık eşini evde bırakıp düğüne anneni götürme. saçmalama. annende saçmalamasın.
+2
scudman1
(04.11.25)
hocam öncelikle umarım tüm süreciniz sağlık sıhhat içinde gerçekleşir. yengeye de hürmetler :)

sizin de gönlünüz gitmek istemiyor besbelli. tabi ki eşinizin yanında kalacaksınız. annenize 'gece çok ağrısı oldu gelemiyorum' dersin olur biter. hatta düğünde dedikodunuz bile yapılır..
+2
galahad reloaded
(04.11.25)
Merhaba, eşinizi yalnız bırakmayın, bunu 2 kız çocuğu babası olarak yazıyorum.
+6
devorgilla the gunslinger
(04.11.25)
yani bunu buraya soracak kadar sıkışmış olmanız bile çok enteresan. gitmemek zaten çok makul ama en uçta yapılacak şey şu: o gün gelsin bakıcam anne siz planınızı yapın, ben öğlen gelip akşam dönemem ama bir şekilde sizden sonra gelip yarım saatliğine görünmeye çalışırım tabi eşim iyiyse. söylenecek şey bu. o gün de illaki gitmek istiyorsanız, yani evlenen arkadaşınız sizinkine gelidiği için orda olmak gibi bir derdiniz varsa ve eşiniz de o gün rahatsa 6-7 gibi çıkar, 15 dak-30dak görünür, 9:30-10 gibi dönersiniz.

edit: çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim
+5
awlmi
(04.11.25)
her şeyi geçtim, insan kendi doğacak çocuğu için sorumluluk hissetmeli, doğumla ilgili farkındalığa sahip olmalı. hiç mi heyecan duymuyorsunuz bebeğinizin gelecek olmasıyla ilgili? hiç mi endişeniz yok eşinizin sağlığıyla ilgili? başka hangi hissiyat bunların önüne geçebilir? yemişim tanıdığın düğününü, sizi böyle bir durumda arada bırakan ebeveyni vesaire. bebeğiniz ve eşiniz hariç her şey "şu aşamada" fasa fiso, fındık fıstık. gündelik rutin bir süreçten bahsetmiyoruz ki.
+8
Phoebe
(04.11.25)
hocam onceki duyurulariniza soyle bir baktim, yardim alin, ciddi olarak soyluyorum, cok icten sekilde. gobek bagi kesilmemis insanlari ciddiye almayin, yetiskin ve saglikli bir birey olmak boyle bir sey degil.

Baba olacaksiniz, aile kurmussunuz, ayri bir yasam kurmussunuz ve su anda yasaminizin merkezine bir bebek geliyor, tum yasami size bagli bir can, ebeveyn olmak demek insanin kalbinin disarda atmasi demek, kadin olarak hamilelik sureci zaman zaman 'lan bi tik fazla yemek yedim bebise bir sey olur mu' diye manyaklik derecesinde endise duyma, baba olmak da 'ailemin nasil guvenligini saglarim, nasil bakim veririm' gibi bir delilik hali, bunu hissetmiyorsunuz ve hala 'insanlar ne der' diyorsunuz, 'anama 38 haftalik hamile esimi ve bebegimi birakamam diyemiyorum' diyorsunuz. Phobe cok guzel yazmis, icinizde bir yerde cekirdek ailenize duydugunuz sorumluluktan fazla bir sorumluluk duyuyorsunuz. Esime, bebegime ne olursa olsun, didinin didisinin dugunune gitmem gerek diyorsunuz. Ha hicbir sey de olmayabilir evet, ama yani bir baba olarak yerim kocasiyla dugune giden anamin yani degil de kendi esimin ve bebegimin yani demiyor musunuz? evet tarlada da doguruyor millet evet, bebek dogumu 48 saat da surebilir ama bi tik evrilmedik mi yahu, bi tik insanlik ogrenmedik mi, bi tik gelismedik mi.
Ve isin daha da manyakcasi annenizin kocasi olan kisi yani babaniz annenizi goturecekmis, ve ne anneniz ne babaniz olum manyak misin esinle birlikte kal, senin bir ailen var demiyor ve siz de manyak mi bu insanlar benim su donemde yerim esimin yani, demiyorsunuz. Altininizi gonderirsiniz olur biter. Bana cok cok garip geldi acikcasi.

Ayrica hormon eksikligine bakmanizi da tavsiye ederim. Yani bu sordugunuz sorudan bagimsiz olarak bu konuda calismanizi tavsiye ederim, elalem ne der diye diye cekirdek ailenizi kaybederseniz bir gun buradaki kimse ne yaninizda ne de sizin yerinizde olacak.
+8
kassiopeia
(04.11.25)
Hocam, verdiğiniz ek bilgiye binanen şöyle diyorum: hediyenizi babanız ile gönderin. Damadı da arayıp, durumunuzu (doğum her an olabilir) samimi bir şekilde anlatın. Mutluluk dileyin. Anlayış göstermek zorundalar. Göstermezlerse de kendi problemleri. Çocuk bir aylık, 40 günlük falan olunca da eşiniz ve çocukla beraber hayırlı olsuna gidebilirsiniz isterseniz.

Çekirdek aileniz sizin birinci sorumluluğunuz. Elalemi takmayın. Ailenizi asla arka plana atmayın.

Çok önemliyse gitmek sizin için (ki olmamalı), atlar gider 10 dk görünür dönersiniz.
+1
yadigar
(04.11.25)
sorun bence sizin bir isteginizin olmamasi. yani once buna odaklanin, siz hangisini istiyorsunuz, esinizle kalmak mi yoksa annenizi goturmek mi?
+1
Sour
(04.11.25)
Anne kutsaldır, ne isterse yapılır diye bir şey yok.
Düşüncesiz annelerin her istediği yapılmaz. Ya da bencil ve narsist annelerin...
+5
pro9it9is9
(04.11.25)
1,5 saatlik mesafe pek uzak değil, bence siz anneniz ve babanızla beraber katılın düğüne, sanki karısı 38 haftalık hamile olanlar sürekli evde mi oturuyor, örneğin istanbulda insanların evi ile işin arası ortalama 1 saat mesafede. trafiğe göre artıyor bile. bu hesapta karısı hamile olan kimsenin işe bile gitmemesi lazım.

karın gelmek istememekte haklı oldukça ağırlaşmış olmalı, ödem vs. kaldı ki kocaman karnıyla giyecek kıyafet bulması bile zor.
-6
Sadece soruyorum
(04.11.25)
(3)

Paparadan sonra midas da paket olur mu?

lapaz
?
?
0
lapaz
(31.10.25)
midas, yasa dışı bahis sitelerine aracı olarak kullanılamadığına göre hayır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(31.10.25)
iktidar yanlısı biri bu işlere girmek isterse her türlü çökerler. ulan burası türkiye her şey olur burada, olmaz demeyin.
+1
scudman1
(31.10.25)
parolapara ninda islemleri durmuş.
0
designer
(31.10.25)
(12)

yeşil pasaport vs yüksek maaş.

erdemylcn
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil p
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil pasaport alma hakkından olacağım. fakat sözleşmeli bilişim personelliğinde ise iş tatmin anlamında kendimi yetiştirdiğim alanda çalışmış olacağım. yeşil pasaport almama da min 2.5-3 yıl var. yeşil pasaportu alıp öyle geçeyim dediğimde de yaşım 39-40 olacak gibi. siz olsanız hangisini seçerdiniz ?

not. evli, 1 çocuklu, evi var, arabası var. (borcu yok)
0
erdemylcn
(24.10.25)
Tabii ki yuksek maas, vize alinir, su anki durum sizi yaniltmasin. 3-5 kere ayni yerden alirsiniz artik 2 yil veya 5 yil bile verebilirler o noktadan sonra. Sozlesmeli yerde islerin azalmasi, isten cikarilma gibi durumlarin olmadigini varsayiyorum, tabii hayat bu, memurluktan bile atilabiliyor insan. Neyse tek ekstra notum su, yil sonuna yaklasiyoruz, %42 farkla gidersiniz, bir doviz artisi, bir enflasyon, bir zam derken bir bakmissiniz eski maasla yeni maas arasinda aslinda cok da fark kalmamis.
0
mbond
(24.10.25)
3 yıl çabuk geçer. ben olsam yeşil pasaportu beklerim. ha deyince vize alınamıyor.

özel sektörün hali berbat. yaşınız büyük diye bile kovabiliyorlar. değmez. %42 zam bu enflasyonda birkaç ay sevindirir. hem yıllık iznin de baya azalacakmış. özelde onu baya kırpıyorlar. mesela şimdi 29 ekim tatil ya, 27 28 29 diye birleştirdiler ve zorla yıllık iznimizden düşecekler bunu. 14 gün iznimden hiç kendim kullanmadım 11.5 gün kaldı.

7 yıldır özeldeyim farklı sektörlerde aynı işi yaptım. çok iyi bir yazılım şirketinde bile aniden lay-off oluyor artık. hem bizim şirkette oldu, hem kuzenimin şirketinde, hem rakip firmalarda.

boş zamanlarınızda freelance alın daha iyi.

sözleşme bitince ortada kalma ihtimaliniz de var.

edit: yazıp yollayınca fark ettim yanlış anlaşılabileceğini ama düzeltmeye üşenmiştim.

önceki tatillerde kesilenler yüzünden 11,5 a düştü. şimdi bir de bu eksilecek 1,5 gün daha gidecek. kalacak 10 gün. izin hakkımın neredeyse 3'te birini şirket yemiş olacak.
+1
art cat chocolate
(24.10.25)
Yesil pasaportu gozunuzde cok buyutmeyin. 2-3 kere vize alinca artik uzun vermeye basliyorlar. 5 yillik schengen var bende mesela.
-1
nuevo
(24.10.25)
Gelecek güvencesi olarak da memurluk ile sözleşmeli personel arasındaki farkı göz ardı etmemek gerek
0
Mirket
(24.10.25)
yeşil pasaport gözde büyütülecek bir şey de, neyleyelim para yoksa yeşili :). kamu mühendisleri bence kamuda maaşı en olması gerekenin altında olanlar listesinde 1. sırada. kesinlikle daha fazla olmalı ama artık zor gibi... bence geç hocam, az para kazan.
0
eisberg
(24.10.25)
para olmayınca fosforlu yeşil pasaport olsa ne işe yarar?
0
scudman1
(24.10.25)
Kaç memur yurtdışına paraya acımadan çıkabiliyor buna bakmak lazım. Benim tercihim yüksek maaştan yana olurdu. Para = her şey, huzur dahil.
0
runaway
(24.10.25)
Yeşili almadan kıpırdamazdım. 3 yıl hemen geçer.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.10.25)
Özelde layoff olayı çok arttı cidden. Göz önünde bulundurmak lazım.
+1
hububrad
(24.10.25)
%42 artış 60'dan 90'a çıkış anlamına geliyorsa yeşili almak daha iyi. dikkat etmeniz gereken nokta yeşili aldıktan sonra geçtiğinizde yeşili geri alıyorlar mı alıyorlar mı?

100'den 150'ye çıkar, pasaportla işim olmaz derseniz paraya bakmak daha iyi.
0
klassno
(24.10.25)
Sekiz yılda ekstra bir ilerleme veriyorlar, seçim zamanında da bir ilerleme gelebilir sandığınızdan daha az zamanınız kalmış olabilir dereceniz kaç
0
Hallegadola
(25.10.25)
@hallegadola
4/1
0
🌸erdemylcn
(26.10.25)
(3)

Koç kafası nerede bulunur?

yurtsuz john
Eti, derisi umurumda değil. Boynuzlu koç kafası lazım.Şehir: İstanbul.
Eti, derisi umurumda değil. Boynuzlu koç kafası lazım.

Şehir: İstanbul.
0
yurtsuz john
(22.10.25)
hocam koçmudur bilmiyorum ama böyle kocaman boynuzlu duvara asılan bir hayvanın kafatasını görmüştüm şurada.

www.kitantik.com

şu an göremedim ama bir metreye yakın boyu vardı öyle ufak bişey değildi.
0
Fodera
(22.10.25)
kuzu kelle olarak sakatatçılarda bulursun ama boynuzlu derisi yüzülmemiş olarak mezbahalardan gidip rica etmen lazım. ya da sakatatçılar yönlendirir.

+18 www.afiyet.com.tr
0
exlibris
(22.10.25)
hayırlı ayinler. adakçılara bakılabilir.
+2
scudman1
(22.10.25)
(2)

Yapay zeka ile kod yazımı

harmanyeri
Yapay zeka ile kod yazarken kodu kendisi test etse, doğru olana kadar deneyip sadece çalışanı verse... Bunun bir yolu var mı?
Yapay zeka ile kod yazarken kodu kendisi test etse, doğru olana kadar deneyip sadece çalışanı verse... Bunun bir yolu var mı?
0
harmanyeri
(21.10.25)
öyle tek seferde her bilgiyi verirsen yapamyor şimdilik. örneğin bir buton yaptıracaksın. önce diyorsun bana bir buton yap tıkladığımda şu olsun yapıyor. sonra butonun boyutu büyük oldu şu ölçülerde küçültelim. sonra şu noktaya taşıyalım şurada konumlandıralım. sonra içinde şu yazsın. sonra köşeleri oval olsun. böyle böyle küçük adımlarla yaptırırsan kusursuza yakın yapıyor.
+1
messina123
(21.10.25)
duruma göre değişir ama canvas özelliğini aktif hale getirip kodun çalışıp çalışmadığı önizleme yapıp bakıyorum. en azından istediğime yaklaşıp yaklaşmadığını görebiliyorum.
0
scudman1
(21.10.25)
(8)

Amsterdam'da bir seyler denemek istiyorum

Sour
Merhaba! Ilk defa Amsterdam'a gidecegim. Gitmisken "bir seyler" denemek istiyorum. Kurallara aykiri mi, soru silinir mi bilmiyorum ama Amsterdam icin tavsiye ariyorum. Ozelden de yazabilirsiniz. Tesekkurler.Formattandir: Amsterdam'da ne yenir, nerede yenir? :)
Merhaba! Ilk defa Amsterdam'a gidecegim. Gitmisken "bir seyler" denemek istiyorum. Kurallara aykiri mi, soru silinir mi bilmiyorum ama Amsterdam icin tavsiye ariyorum. Ozelden de yazabilirsiniz. Tesekkurler.

Formattandir: Amsterdam'da ne yenir, nerede yenir? :)
0
Sour
(20.10.25)
Haritadan coffeeshop yazıp herhangi birine gidebilirsin. Birkaç çeşidi var istediğin moda göre alır dışarıda parkta falan içersin. Spesifik bir lokasyona mekana ihtiyaç yok.
0
beyfendi
(21.10.25)
amsterdam soğuk & yağmurlu sokakta kalma ihtimaline karşı kalın giyin, kalacak yerin neresiyse fazla uzaklaşma. stroopwafels yenir güzeldir
0
nahtoderfahrung
(21.10.25)
öncesinde bazı şeylere alerjin olup olmadığını iyi öğen. orada öğenmen geç olabilir. Arkadaşımın gezisi kız arkadaşının midesi nedeniyle tatili p.ç olmuştu. yediği keklerden dolayıydı sanırım
0
hoot
(21.10.25)
Indoor/Outdoor olayına dikkat et :) Bazılarına indoor olanlar halüsilasyon olarak geri dönebiliyor :)
0
truf
(21.10.25)
The Bulldog The First gidiyorsun. alt kata inip bana hafif bişeyler ver diyorsun. sonra ister içerde istersen yukarı üst kata çıkıp kanal boyunda denemeni yapıyorsun. afiyet şeker.
0
scudman1
(21.10.25)
herkese tesekkurler. fakat citayi biraz yukseltebilir miyiz? mesela spray, damla vs. ozellikle halusinatif etkiyle alakali. bu arada kusura bakmayin, gerizekali gibi yaziyorum cunku konu yasak mi degil mi bilmiyorum.
0
🌸Sour
(21.10.25)
0
vedatchilipeppers
(21.10.25)
Açılın Amsterdam'a üç defa gitmiş, dördüncü gitmiş manyak geldi.

cafe zwark bistro tarzı küçük bir yer. yemek az ama o kadar yürüyüdükten sonra oturup dinlenmek ve bir şeyler içmek için baya güzel bir yer. veya akşam olduğunda gideyim de bir şeyler içeyim tarzında bir mekan. illa içki olarak değil, kahve de iş görür. benim acayip hoşuma gitmişti.

o'reilly's irish pub burası kendimle alakalı. amsterdam'a 2019 senesinde ilk defa gittiğimde görmüştüm ama irish pub'a gitmeyim şimdi, hiçbir şey bulamazsam giderim demiştim. ilk gezimde gidememiştim zira öncelliği diğer yerlere vermiştim. brüksel'e gittiğimde şubesi vardı. gittim oturdum orada. kasım 2022'de gittiğimde dünya kupasına denk gelmişti. iki maçı orada izledim. orayı da sevmiştim ama bu son gittiğimde gidemedim

pasta e basta - rezerve gerekli fine dining restoranı. atmosferi baya güzel. garsonlar, siparişi verdikten sonra bir başlıyorlar şarkı söylemeye. baya iyiydi. ikinci gezimde son güne denk geldiğinden dolayı pek eğlenememiştim ama son gezimi tarihlerini buraya göre yapmıştım.

cannibale royale - son gezimde gittim. etleri baya güzeldi. ilk gün gittim. yetmedi son gün de gittim.

Cafe Winkel 43 - kahvaltı veya sonrasında elmalı turta ve kahve

The Pancake Bakery - pankekler epey büyük.

Dutch Pancake Masters - buranın pankek de güzel.

Iamsterdam Card'i iş görür eğer müze filan gideceksiniz.
Özelden de yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.10.25)
(23)

Düğün yapmak/yapmamak

incelikler yüzünden
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız? Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.Sizce?
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız?
Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.
Sizce?
0
incelikler yüzünden
(19.10.25)
Düğün bütçeye göre düşünüldüğünde gereksiz masraf da olabilir aksi gibi kalıcı bi anı da olabilir. 150-200k bandında 250-300 kişilik yemeksiz, kokteyl menülü düğünleri yapabiliyorsunuz. Öyle dandik salonlarda da değil otelde vs. İmkanın varsa yapılacak bir şey bence.
0
mermaidd
(19.10.25)
bekarım. sıcak bakmıyorum. ancak olur da eşim olacak kişi isterse her şekilde yaparım.

gereksiz masraf. zaten türkiye'deki düğünler sıkıcı ve kimsenin eğlenmediği gereksiz bir aktivite. millet takıyı takıp kaçıyor. gelen takı da zaten çok az. düğün yapana kadar nikah salonunda nikah kıyıp, takıları orada alıp dağılmak daha mantıklı.
0
tabudeviren
(19.10.25)
ben erkeğim, düğün sevmem kendi düğünümde bile pek oynamadım. FAKAT iyi ki yaptık. Ama bizim yurtdışına gitme planımız vardı (ve gerçekleştirdik), akrabaları bir arada görme fikri iyi gelmişti ve bence harika da oldu. Bir daha bazılarını belki çok nadir göreceğim, kimini hiç göremeyeceğim. O açıdan bence duygusal bir etkinlikti. Tabii o akrabaları sevip sevmemekle de ilgili, ben seviyorum ve sevdiklerimi çağırdım tabii. Eşim için de aynı şekilde. Hani düğün yapmasak nikah sonrası bazılarıyla yemek mi organize etsek demiştik ama benzer kafaya geleceği için düğün yaptık en son.
0
nhk ni youkosu
(19.10.25)
gereksiz masraf. yalnızca düğünden değil diğer mevzulardan da kısacağım. beğenmeyen köyüne dönsün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
tamamen bütçe meselesi. biz düğünümüzü arkadaşlarımız ve iş çevremizle dopdolu bir eğlence yaşamak için yaptık. çok da mutlu olduk, üzerinden 1.5 sene geçti hala pozitif yorumlar alıyoruz. afterımız da vardı, sabah 5'e kadar falan eğlendik. o sebeple gram pişman değilim. ama bütçe yoksa ve yapmış olmak için içe sinmeyecek bir şey yapılacaksa gerek yok bence, nikah+ ufak bi kokteyl, altınları topla, devamke. belki sonra arkadaş grubuyla bir eğlenceye akarsın olur biter.
0
awlmi
(19.10.25)
güzel bahçesi olan bir otelde, kokteyl tarzında bir düğün yaptık. bizim seçtiğimiz parçaları çalan gitar ve flüt ikilisi vardı. oyun havaları falan olmadı. sonra after'da coşuldu o ayrı tabi. aslında hiç istediğim bişey değildi düğün ama böylesi de güzel oldu. sade ve sakin.
0
scudman1
(19.10.25)
o zaman da eşim istediği için yaptım.

çok gereksiz anlamsız ama yapılıyor sonunda.
0
gurur
(19.10.25)
Türkiye düğün kültürü olan bir ülke. Bu genlerimize işlemiş, ruhumuza işlemiş, çocukken katıldığımız düğünlerden bilinçaltımıza işlemiş. O sebeble ben Türkiyede yaşayan birinin evlenirken düğün yapması gerektiğini düşünüyorum. Evet bence de mafdi açıdan bakıldığı takdirde bir bakıma gereksiz ama öyle işte. Bazen atalardan gelen çizgiyi takip etmek iyidir.
0
mobydick
(19.10.25)
Yapmak istemiyorum. Evleneceğim yok zaten ama düşüncem bu. Kendimi farklı göstermek istemiyorum ama cidden Türk kültürü bana uygun değil. Ben geline damattan ne istiyorsun denmesini bile anormal buluyorum. Sana ne ya. Buna ciddi ciddi şu kadar altın diyenler var. Midem bulanıyor bunlardan. Müslümanım ama kilisede sade bir şekilde evlenen çiftlere o kadar özeniyorum ki. Mal alıp satar gibi davranmak yok, sade kıyafetler, sessizlik, herkes oturuyor, dinliyor. Tam benlik olay.
-1
arbre
(19.10.25)
nişan, kına, düğün = görgüsüzlük, varoşluk

"gecenin yıldızı ben olayım, en güzeli/yakışıklısı ben olayım, herkes benimle ilgilensin, herkes beni övsün, gelinliğimle kraliçe gibi ortada gezeyim, ne kadar zengin olduğumuzu görsünler, nasıl büyük bir sülale olduğumuzu görsünler, nasıl da her şeyin en güzelini en özelini en kalitelisini planlayabildiğimizi görsünler, havamızı atalım, dostu düşmanı çatlatalım" diyenlerin ego şişirme etkinlikleri. ilgi manyaklığı kısaca.

kimsenin eğlendiğini düşünmüyorum. gelinle damat yorgunluktan ve stresten mahvoluyorlar. çok kasıntı her şey, çok zorlama. en ufak bir pürüzde düşen suratlar, çıkan kavgalar... hele ki masraflarının aşırı uçuk olması...

hiçbirini istemiyorum. hiçbirini yapmamış arkadaşım, yapmış diğer arkadaşlarımdan bin kat daha mutlu. yapmış arkadaşlarımın da çektiği çileleri ve ettikleri kavgaları gördüm. nişan günü nişan atan oldu resmen. takı için ya takı.

rezillikten başka bir şey değil. bunların borçları yüzünden gerilen yeni evli çift, borçlar bitmeden boşanmaya çalışıyorlar sonra.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
gelecek kitle düğün salonu pasta kuruyemiş limonata kitlesi ise yapma.

ha yüksek kalite otel balo salonu kitlesi ise yap.

düğün salonu kitlesinden salonun parası bile çıkmayıp rezil bir gece yaşarken diğer kitleden hem eğlenir hem masraflara ortak olur insanlar.zihniyet işi bu işler.
burada tek savunduğum düğün şekli aşiret düğünleri olabilir ancak.oda malum sebepler anlıyorsun.
0
jamswety
(19.10.25)
Ben düğün istemiyordum eşim de istemiyordu ama eşimin ailesi yapmak istedi.
Bir gelinlik aldım, eşimin memleketine gittim 2 gece otelde kaldık. Öyle misafir gibi hiç bir şeyine dahil olmadan konu mankeni gibi durdum 2 saat ve geri döndüm. Bence güzel oldu. Zaten çok büyük bir organizasyon değildi ufak bit şey yapıldı. Takıları aldık geldik. Memnunum iyi ki yapmışız.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Alkolsüz düğün konseptini hiç sevmiyorum; küçükken de büyürken de hiç sevmezdim, düğünde kalkıp oynamayı birilerinin yakasına koluna vs bir şeyler takmayı aşırı cringe bulurdum, hala öyleyim. Ama dün mesela liseden bir arkadaşımın düğününe katıldım Gümüşsuyu tarafında müthiş bir otelin terasında; aslında düğün değil etkinlik gibiydi. Sınırsız içki barı, acayip güzel sunumlar sürekli yemekler tatlılar, full ekip 15 yıldır düzenli görüşüyor o yüzden aşırı eğlenceli grup. Bir yandan networking ortamı, insanlarla tanışıyorsun bir sürü yerli yabancı :D Güzel bence. Bunun gibi "etkinlik" tarzı şeyleri seviyorum. Ben de yapabilirim, isterim yani. Dostlarım yesin içsin dibine kadar, para dediğin nedir zaten sevdiklerinle ezmedikten sonra.
-1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
düğün yapmadım. zaten istediğim bir şey de değildi. üstüne bir de fiyatları duyunca zaten hiç düşünmedim bile. aklım da kalmadı. ama ailem çok istediği için kına yaptık. yine salon tutuldu vs ama ailem yaptığı için ben pek bi masrafa karışmadım. kınayı da hiç istemiyordu ama eğlendim açıkçası. oynadık ettik dağıldık. bu mantıkla düşünürsek param olsaydı eğer düğün yapardım, kına yapmazdım. eğleniyorsun bi şekilde. ama çok masraflı yani gelen takıyı salona ve yemeğe verecekseniz bi manası yok.
0
elorelia
(20.10.25)
düğün kına vs. herhangi bir şey yapmadık, pişman da olmadık 2 senedir.
0
lalu
(20.10.25)
Küçük yerlerde çok karlı bir organizasyon. Nişan ve düğün masraflarını aileler öder, altınlar evlenenlere kalır.
Abimler sünnet düğünü yapacaklar bu yaz. Çevreleri çok geniş. Masrafın çok üstünde altın geleceğini bildikleri için yapmamak olasılık dahilinde bile değil.
Ben oldum bittim sevmem düğünleri; ki Trakya düğünleri nispeten eğlenceli ve bol alkollü olur genelde.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Yapmadım. Yine olsa yine yapmam.
0
sadakatsiz
(20.10.25)
davullu zurnalı, müzikli, dansözlü, içkili bir düğün. hatta sokak düğünü. yoldan geçen de katılsın. şu çorak topraklara bir damla su yağsın.

geçen ay bizim komşu özel kostümlü orkestra çağırmış evin önüne çok eğlendik.

nikah salonunda evlenmek gelin bana para takın sonra kaybolun demek değil de nedir?
0
yurtsuz john
(20.10.25)
Tek mantıklı tarafı takıları toplamak. genelde düğüne yapılan masraf arttıkça yapılacak hasılat miktarı da artar. fakat bu hasılat bir yerde doyuma ulaşır ve saturasyona girer. Bu yüzden (hasılat-düğün masrafı) denkleminin maksimum olduğu yeri bulmak lazım.
0
bobinhoo
(20.10.25)
bir daha yaşama şansınız olmayan bir anı. tamamen gelin ve damadın istediği şekilde yapılan bir düğün iyidir.
0
co2s2
(20.10.25)
Gelecek ay evleniyoruz. Nikah ve akşamında arkadaşlarla (20-30 kişi) eğlence planladık. İkimiz de çekirdek aile dışındaki akrabalarımızı pek sevmiyoruz, nikaha gelmeseler de üzülmeyiz yani. Altın takacak olanlar nikaha da gelip takar zaten, öyle düğün yapalım daha çok kişi altın takar gibi bir çevremiz de yok. Eğlenmek istediğimiz arkadaşlarımızla akşam eğleneceğimiz bir etkinlik de planladık. Öyle olunca düğüne ihtiyaç duymadık ki ikimiz de pek istemiyoruz zaten. Ayrıca kasımda da böyle açık hava düğünü zaten zor, kasımda nikah yaza düğün konseptini de manasız buluyorum (yapan arkadaşım var). Ezcümle ortak kararla ve ailelerin de aksi yönde bir tutumu olmamasıyla düğünsüz bir evlilik gerçekleştireceğiz önümüzdeki ay :)
0
nundu
(20.10.25)
nişan, kına, kız çıkarma ve düğün yapmadık. bu yönde çok talepler oldu, gerginlikler yaşandı. Gene de yapmadık ve bugün olsa gene yapmam, zerre pişmanlığım yok sadece nikahtaki kaosu ve rezilliği görmem bile ne kadar doğru karar verdiğimi gösterdi bana.
0
denizgonen
(20.10.25)
2 şehirde de düğün yaptık, nişan da yapmıştık o küçüktü evin terasında yapmıştık, kına gecesi de yaptım. hepsi çok güzeldi, iyi ki yapmışız. evliliğimin 5. senesinde yine kutlama yapacağım, 5 senede bir tekrarlamayı düşünüyorum. yine olsa yine yaparım.
0
ofelia
(23.10.25)
(5)

yurtdışı iphone

liberal
Galiba esim ile birlikte 4+4 toplamda 8 ay telefonu kapanmadan kullanabiliyormuşuz.anladıgım kadarıyla 4 ay kapalı kalan telefon ocak ayında tekrardan açılıyormuş.1.100,00 USD yurt dışından iphone alıp 8 ay iphone 4 ay başka bir telefon kullanmak zorluk açısından değil de bunun yapılabilirliği konus
Galiba esim ile birlikte 4+4 toplamda 8 ay telefonu kapanmadan kullanabiliyormuşuz.
anladıgım kadarıyla 4 ay kapalı kalan telefon ocak ayında tekrardan açılıyormuş.

1.100,00 USD yurt dışından iphone alıp 8 ay iphone 4 ay başka bir telefon kullanmak zorluk açısından değil de bunun yapılabilirliği konusunda deneyim sahibi var mı?
0
liberal
(09.10.25)
son iki senedir yapıyorum. şu an yeni telefonum kapalı. eski telefonumla eşleştirdim ve arama vs her şey geliyor. dışarda da eski telefondan internet paylaşıyorum gerektiğinde.

benim için çok zor olmuyor. birazda kişiye ve kullanıma bağlı. ben evden çalışıyorum ve günümün büyük kısmı evde geçiyor.
0
scudman1
(09.10.25)
Ben de iPhone olmayan çift fiziki simli cihaz kullanıyorum. Eylül ortası gibi iki sim hakkım da doldu. Yılbaşına kadar eski telefonuma geçtim. Zaten aynı marka olduğu için ve birçok uygulama kendi içinde senkronizasyon yaptığı için hiçbir sıkıntı yaşamadım sadece şarjım biraz daha hızlı bitiyor eski telefonda :)

40 bin lira ödemektense gerekirse iki yurtdışı telefon alıp değiştire değiştire kullanmayı tercih ederim. 40 bini verebilecek gücüm var ama veresim yok.
0
chicha_v2
(09.10.25)
mayıs ayında 40bine telefon aldım kaytı ettirmedim seneye eylüle kadar kullanabiliyorum. kapansın kayıta 40 vereceğime bir tane daha alacağım dönüşümlü kullanacağım. hem pil ömürleri daha çok dayanır hemde daha az yıpranırlar.
0
gercekdunya
(09.10.25)
bu konudaki en büyük sıkıntı bir sabah bu "4+4" hakkın kaldırıldığı haberini almamız. Onun dışında makul bence de.
0
eisberg
(09.10.25)
2019'dan beri böyle kullanıyorum ama aynı telefonu, en iyisi 2 kişinin 3 telefonu dönüşümlü olarak kullanması, biz eşimle böyle kullandık, sonra telefonlardan biri kırılınca o yurt içi telefon aldı
0
hoot
(09.10.25)
(8)

ısınmayan havlupan

scudman1
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
yazın banyoyu tadilat yaptırmıştım. eski tip petek yerine havlupan takıldı. ev merkezi sistem. bugün kaloferiferler yandı ama havlupan buz gibi. havasını almaya çalıştım sadece su geldi hava gelmedi. yarın banyoyu yapan salakları arıcam ama bu durum neden olabilir fikri olan var mı?
0
scudman1
(07.10.25)
bazı kombilerin altında her peteğe ayrı borular gidiyor ve her birinin ayrı vanası oluyor. eğer tesisatınız o şekildeyse oradan kapalı olabilir. deneme yamulma yöntemiyle açmayı deneyin
store.donanimhaber.com
0
exlibris
(07.10.25)
@exlibris
merkezi sistem. bu tip bağlantılar yok.
0
🌸scudman1
(07.10.25)
Yukarida arkadasin dedigi gibi
ilk giriste ki vanalarin hepsini kapat
tek tek acarak neresi isiniyor bak,

bursay.com
0
designer
(08.10.25)
Yeri değişti mi, aynı yerdeyse sorun olmaması gerekiyor, yeri değişince oluyor böyle sıkıntılar.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
hava yapmış olabilir. hava yaparsa devirdaim yapamayabiliyor. havlupanlar peteklere göre yüksekte oldukları için basınç önemli, basınçla da alakalı olabilir. youtubeden peteklerin havasını almak diye aratın. burada tarif etmek zor.
0
ground
(08.10.25)
hava almak için purjoru gevşettim. hava gelmedi sadece soğuk su geldi. tadilat öncesi eski tip döküm petek vardı. yeri değişmedi aynı yere yeni tip havlupan takıldı. vanaların ikisinden de su geliyor. vanaların etrafı soğuk hiç sıcaklık yok. sanki hiç sıcak su gelmiyor. merkezi sistem olduğu için evde konnektör vs görmedim. acaba binayla ilgili bir durum mu?
0
🌸scudman1
(08.10.25)
suyun soğuk gelmesi de ilginç. diğer peteklerde, özellikle havlupanın olduğu yerin öncesi ve sonrasındaki peteklerde durum ne? yani havlupana su nereden geliyor? önceki petekten geçip geliyorsa hava orada da olabilir.
0
kibritsuyu
(08.10.25)
banyonun arkasında bir oda var ve oradan iki tane boru geçiyor. borular dışarıda. havlupan bu borulara bağlı. eskiden de oraya bağlıymış zaten. bu borularda soğuk. diğer petekler eski tip demirdöküm petek ve hepsi gayet güzel ısınıyor.

sanırım bu salaklar havlupanı bağlarken yanlış bişey yaptılar. arasam kemküm edecekler biliyorum. en azından sorunun nerden kaynaklandığını tespit edebilirsem doğrudan şöyle yapın diyebilirim veya bunların yalanlarına karşı durabilirim.
0
🌸scudman1
(08.10.25)
(5)

Montessori karyola içine yatak

solenkol
Bebeğimiz için karyola yaptıracağız odasını ayırıp, 90x190 ölçülerinde bir yatak almamız gerekiyor. Kullanıp, memnun kaldıgımız model var mıdır? 1 yaş civarı kullanacak bebek:)
Bebeğimiz için karyola yaptıracağız odasını ayırıp, 90x190 ölçülerinde bir yatak almamız gerekiyor. Kullanıp, memnun kaldıgımız model var mıdır? 1 yaş civarı kullanacak bebek:)
0
solenkol
(30.09.25)
(git:www.isbiryatak.com ) biz bunu aldık gayet memnunuz.
0
scudman1
(30.09.25)
Biz wellmatt dan almıştık 5 senedir kullanıyor memnunuz
0
basond
(30.09.25)
bizde arıyoruz iyi önerilere açığız.
0
mikahakkinen
(30.09.25)
Modeli hatırlayamadım ama isbir yataktan aldık, memnunuz.
0
morfeus emmi
(30.09.25)
Ikea kura Montessori diye internet araştırması yaparsanız bulabilirsiniz.

Biz yapmıştık çokta güzel olmuştu.
0
kaiserr76
(01.10.25)
(20)

Çocuk bakarken maddi olarak zorlanıyor musunuz? Pişman mısınız?

ananiyimioguz
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara:
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?

2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?

3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara: Çocuklar yetişkinse zaten bir şekilde idare ediliyordur belki ama özellikle okul çağına yeni başlamış çocuğu olanlar, keşke aile baskısı, çevre baskısına kapılmasaydım veya ana olmak istiyorum, baba olmak istiyorum, egomu tatmin etmek istiyorum, hiç gerek yok ama dünyaya bir çocuk getirmek istiyorum demeseydim de keşke doğurmasaydım diyeniniz var mı?

Olası gelecek eleştiriler üzerine açıklamalar:

Kimse çocuğunu düşünüp duygusal olarak keşke doğurmasaydım demez herhalde. Sadece mantıksal olarak düşündüğünüzde diyorum.

Yani ben dünyaya gelmeseydim de olurmuş... diyebiliyorum. Ya da hayvan sahiplenenler, ulan zormuş ya sokağa atayım, birine vereyim, sahiplendireyim vs. diyebiliyorlar.
Annesine babasına bakamayanlar bakıcı tutabiliyor, huzur evine verebiliyorlar, hatta hiç ilgilenmeyebiliyorlar.

Çocuk nedense en kutsallaştırılan şey. İnsan evlenip pişman olabilir, çocuk yaptım diye neden pişman olmasın? Yani sevmesin, bakmasın demiyorum ama içten içe pişman olup sorumluluktan dolayı bakan, kan bağı olduğu için, evladı olduğu için yani olgusal olarak bakanlar illa ki vardır. Her pişman, sokağa atacak veya sevmeyecek diye bir şey yok.
0
ananiyimioguz
(26.09.25)
Biraz ekstrem bir durumdayım. Oğlum 7 yaşında, doğduğunda ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, bereketiyle gelir dedikleri doğruymuş.

Deli gibi çalıştım, evde hep ek iş yaptım, endüstriyel projelerden öğrenci projelerine kadar ayırt etmeden yaptım ve şu anki çalıştığım iş yerini bu sayede buldum. Proje yaptığım bir iş yeri tam zamanlı çalışmamı istedi, mevcut işimden istifa edip şehir değiştirdim.

Çocuğumun oyuncak bütçesiyle ev geçindirenler var, iyi baktığımı düşünüyorum, beni ekonomik olarak zorlamıyor ama ikinci çocuğu hem yaşımdan dolayı hem de yeni bir çocuğa verecek manevi gücüm yok diye yapmıyorum.

Hiç pişman değilim, ömrümde hiçkimseyi bu kadar sevmedim. Düzgün bir insan olması için elimden geleni yapıyorum.
0
kimlanbu
(26.09.25)
Çocuğu olan arkadaşlar genelde ailelerinden destek alıyorlar. kimi ev veriyor kimi aile para falan. Tek maaşsa eğer zaten geçinmek imkansız gibi
0
runaway
(26.09.25)
çocuk doğduktan 3 ay sonra krediyle ev alıp birde tadilat yaptırdık. çünkü neden olmasın! bu dertlere girmeseydim hiç zorlanmazdım ama şu an çok zorlanıyorum.

çocuk genel olarak masraflı tabi. ama pişman olmak falan aklımın ucundan geçmedi.
0
scudman1
(26.09.25)
Masrafı çok ama zorlamıyor şu an.

Anne olduğuma bir gün bile pişman olmadım. Aynada gördüğüm kadını tanıyamasam da yorgunluktan geberiyor olsam da hayatta yaptığım en güzel şey kızım.
0
sadakatsiz
(26.09.25)
Bir an bile pişman olmadım. Hayatımda daha anlamlı hiç bir şey yok çünkü. Çok yoruluyorsun, çok fedakarlık yapıyorsun, kendini unutuyorsun ama hepsi anlamlı bir şey için. Sırf bu motivasyon bile insan üstü bir şekilde insana dayanma kuvveti veriyor. Maddi olarak da imkanlarım daha az olsaydı daha uygun şekilde büyütürdük. Mesela 25 binlik bisikleti değil de bin liralık olanı alırdık. Ama çocuk için bir şey farketmiyor zaten sevgi dolu ailesi olsun yeter.

Oğlum doğduğunda hemen bir tane daha yapmalıyım bu ne muhteşem bir şey demiştim. Hala aynı düşüncedeyim inşallah bir kez daha doğuracağım, fırsatım olursa bir tane daha hatta. Çocuk çok güzel bir şey ve bu evrende kıyaslayabileceğin herhangi başka bir güzellik yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.09.25)
Bakamayacağımı hatta hem kendime hem babası ve ailesine hem de ülkenin gidişatına güvenmediğim için çocuk yapmadım, çocuk istemediğim için de evlenemedim. O şekilde düşün. İnsanların lüzumsuz eleştirilerini dikkate almana gerek yok, üzülme öyle her şeye.

İnsan duygusal olarak bazen her şeyden nefret eder. Çocukken ergenken ana babamızın ölmesini istediğimiz olmuştur, çok insana olur bu. Geçici bir durumdur ve bir süre seni hırpalarken sen yapman gerekeni yapıp kendine bakıyorsun ne durumdayım ne istiyorum ne yapabilirim diye. Şahsen hem parasızlıktan hem de vefa borcu hissettiğimden ayrı eve çıkamıyorum, mutlaka bir arada yaşamak zorundayız ve ben ona bakmak zorundayım diye hissediyorum, gitmiyorum bir yere. Kendimden veriyorum, kendime ait bir düzen, bir alan oluşturamıyorum, odamdan ibaret her şey. Öldükten sonra ulan keşke böyle yapmasaydım diyecek miyim bilmem, annemi yalnız bırakmaktan öldükten sonra hoşlanmayacağımı biliyorum ama.

Bu benim kendi vicdani hesaplaşmam, herkeste farklı olabilir, kimse kimseyi referans almak zorunda değildir. Bir dayanağa çok ihtiyaç duyuluyorsa en üst değer olarak gördüğü şeylerin (mesela dinlerin, milliyet gibi felsefe gibi çeşitli aidiyet duyulan şeylerin) ilkelerine başvurulur, düşünülür, karar verilir. Yine sen karar verirsin, insanları aşırı ciddiye almamak lazım.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Duyuru'daki teknik aksaklık yüzünden bir türlü düzeltemedim; en baştaki kısım "bakamayacağımı bildiğim için" olacaktı.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Maddi olarak biraz zorlanıyorum ama pişman değilim. Bebeğin sana bakarak güldüğünü görünce ancak neden şimdiye kadar bekledim diye pişman olursun.

Bebek olduktan sonra, bebeğin konforu için eş ile fikir ayrılıkları çok oluyor, daha sık tartışmaya başlıyosun asıl o yoruyo.
0
duyuruuser
(26.09.25)
Tek çocuğum var bebekliğinden beri tek başına bakıyorum. Bu sene ilkokula başladı. Evvelinde bakımında hep annem destekçi idi. O olmazsa işim maddi manevi çok zordu.

Çocuk isterken her yönden ne kadar zor olduğunu biliyordum, bu sebeple bir sürpriz olmadı. Ülkeye güvenim yok kendim didinerek gelir yaratmaya çalıştım. Doğum izninde dahi outletlerde kabinde ürün çekimi yapıp online sattım. O denli boş durmadan çalıştım, çalışıyorum. Eğitiminden sağlığına, giyimine, oyuncağına kadar en iyisini sağlamak için parçalıyorum açıkcası kendimi. Yorgunluktan kimi zaman canlı cenaze gibi geziyorum ama feda olsun yavru kuşuma.
0
cilekli pasta
(26.09.25)
Yorumlardan görüldüğü gibi kimse pişman olduğunu itiraf edemiyor:)
0
nothing in my way
(26.09.25)
maddi olarak zorlanmıyoruz ama bu çok değişken bir şey. bebekken bi hastalığı ya da özel mamayla beslenme gibi durumları olmazsa pek bi masrafı yok açıkçası. ama sonrasında kreş vs derken iş değişiyor. ha devlet kreşine gönderirsiniz aylık 2 bin tl, belediye kreşine gönderirsiniz 10 bin tl, özel kreşe verirsiniz 30 bine de var 60 bine de. kreşe vermez büyükler bakar, bedava. kızım 3 yaşında elle tutulur tek masrafı kreş şu an. onun dışında kıyafet, ayakkabı vs çok büyük kalemler değil.

manevi olarak zor. pişman mıyım, hayır. yani zaten doğurduğun ve sevdiğin bi canlıdan pişman olman imkansız oluyor bir nevi. keşke doğurmasaydım filan diye aklımdan geçirdiğim günler tabi ki oluyor da doğurmuşum yani pişman olsam ne olacak :D zaten koşuşturma ile geçiyor, hayatını da ona göre uyarlıyorsun, durup düşünmeye pek vakit kalmıyor bile bazen. bir de beklentiyi de ayarlamak gerek zaten öncesinde. hayat baştan aşağı değişiyor yani çocuk olduktan sonra o bar benim bu bar senin takılmayı filan planlıyorsan tabi ki pişman olursun. akşam sekizden sonrası ölüyor senin için artık. uyku saatlerine göre dışarıda olabilirsin. bebek arabada uyumayı seviyorsa şanslısın, sendromları var, inat dönemleri var, tuvalet eğitimi var, bok temizlemesi var. var da var. hani beklenti zaten bunlar olmalı. güzel yanları da ekstrası işi, katlanır kılıyor. kendini hazırlamadan hamile kalıp, işi düzgünce bölüşemeyen, destek almayan ebeveyn tabi ki pişman olur.

ha bir de destek almıyorsanız zor gerçekten. bizde eşimin ailesi bakım konusunda destek oldu. onlar olmasaydı bitmiştik. bakıcıya veremezdim mesela, evden çalışma imkanım yoksa işten çıkmam gerekebilirdi... şu an kreşe gidiyor olmasına rağmen alıp bırakma konusunda hala destek veriyorlar mesela.

araba şart gibi bir şey bu arada.

evlilik de çok sağlam olmalı. en benim diyen erkek bile babalık konusunda saçmalıyor. sizin eski duyuruları hatırlar gibiyim. onları düşünürsek eğer çocuk planı varsa önce evliliği sağlamlaştırın derim. duyuru sadece maddi açıdan bakılıyor gibi geldi olaya. ama maddiyat 1 önemli ise diğer konular 2 önemli bence.
0
elorelia
(26.09.25)
Çocuk bencillik, sırf sen ebeveyn duygularını tatmin edeceksin diye dünyaya getiriyorsun. Paran, zamanın gidiyor. Bu senin tercihin. Ama aynı zamanda çocuğu da bir savaşa sokuyorsun. Sana bir şey olsa çocuk ortada kalacak. Paran yok, gidiyon doğurup sokağa salıyorsun. İstediklerini alamıyorsun. Çocuk hep eksik kalıyor. Niye çünkü analık duygusunu yaşayacağım. Çocuk bildiğin dert ve bela.

Edit: bir de rızkıyla gelir diyen cahiller var. Evet filistinde afrikada öyle geldi. Kesin.
0
Shepard
(26.09.25)
Bunu aileye değil çocuğa sormak lazım.

Ailemin hiç arabası olmadı. Bir kere ödev yaparken maket bıçağı ile elimi kestim, acile gitmek için minibüs bekledik, öyle gittim. Taksi çok pahalı olur diye binmedik.

Bir yere giderdik, 16k denen lanet otobüste midem bulana bulana giderdim. Zor tutardım kendimi, otobüs iner inmez kusardım.

Kreş falan hak getire, anaokuluna bile gitmedim.

Ne doğru düzgün bir oyuncağım oldu, ne de herhangi bir şeyim. Kendi odam bile yoktu.

Ama aileme sorarsanız hiç pişman değildir, elinden geleni yaptık derler.
0
substituent
(26.09.25)
@ nothing in my way, onu özelden yazıyorlar, sanırım linç yemek istemiyorlar :(

Lanet olsun çocuğa, keşke ölse gibisinden değil de annelik / babalık bana göre değilmiş, sonradan anladım... gibisinden.

@ elorelia, evet o da ayrı bir konu zaten, onu denkleme katarsam hiç düşünemiyorum da işte şimdilik sadece "çocuk" olayını sorguluyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(26.09.25)
benim çocuğum yok ama kardeşimin ikizleri var. bana göre çocuk sahibi olmaktan değil, beraber çocuk sahibi olduğu kişiden pişman. ikisi de devlet memuru, eşi neredeyse 7/24 çalışıyor ama ona rağmen borçları bitmiyor. eşinin işi oluyor akşam geç geliyor, işi oluyor haftasonu bir yerlere gidiyor, işi oluyor iki üç gün eve gelmiyor. kardeşim neredeyse yalnız anne*. annemler çocuk bakma, okuldan alma gibi konularda destek oluyor, ben maddi destek oluyorum.
0
inheritance
(26.09.25)
Güzel soru ama türkiyede dürüstçe cevap verilebilecek en son sorulardan.
Burada da bunu görebilirsin. Artık dönüşü olmayan bir şey için en azından tepki almayalım diyerek herkes halinden memnun taklidi yapıyor. Bir de herkes varını yoğunu, hayatını, emeğini herşeyini çocuğuna veriyor ama sokaklar ssç den geçilmiyor ne hikmetse.
0
dawsonscreek
(26.09.25)
Tek çocuk var başımıza gelecekleri öngördük ekonomik imkanlarımız vardı bu sebeple ekonomik olarak hiç sorun yaşamadık
Diğer zorluklarından yana zerre pişman değiliz
0
basond
(27.09.25)
Yakınımda bir örnek var da düşünmeden edemiyorum acaba çocuğu olmasa hayatı farklı mı olurdu, yoksa aynı mı olur diye.

Amcam ülkenin sayılı üniversitelerinden 2000lerin başına mezun olmuş bir mühendis.
İngilizcesi de çok iyi. Normalde hep zaten biraz içe kapanıkmış ama öğrenciyken dünyayı falan gezerdi.

Evlendi 2 çocuğu oldu. Eşi de benzer donanımda. İkisi de çalışmasına rağmen çocuk bakmaktan ne bir ev değiştirebildiler ne bir araba değiştirebildiler (2000 model) ne bir seyahat ediyorlar. İstanbulda 20 yıldır ev-iş arası gelip gidiyorlar.

Ne zaman maddi olarak bişey sorsam, ya çocukların okul masrafı çok nasıl yapalim diyor.

Yıllık zaten şu kadar para gitti diyor. Hayır öyle pahalı oyuncaklar, kıyafetler de almazlar yani. Tek kısmadıkları şey eğitim ve yeme içme.

Ama ben anlamıyorum 2 tane uzman veya yönetici seviyesinde evli insan, nasıl 2 tane çocuğa bakarken hayatlarını bu kadar ot gibi yaşayabilirler?

Hiç mi bir hobiniz yok, merak ettiğiniz bir yer yok.

Amcam kuzenlerle olan gruba sürekli evliliğin pişmanlık olduğu alt metinli komikli videolar atıyor son yıllarda. Şakayla karışık amca zorla tutuluyorsan işaret yap diyeceğim de demiyorum.

Yenge tarafını bilmiyorum onda da durum farksız değildir herhalde.

Böyle olunca hadi evlilik pişmanlık olabiliyor bunu herkes rahatlıkla dile getiriyor da, acaba kendilerine itiraf edemedikleri diğer bir konu da, belki çocukların da pişmanlık olduğudur. İnsan bunu kendine yediremeyebilir ama hayatlarını yaşayamadıklarına engel şeylerden biri de çocuk yapmaları olabilir.

Belki aranızda nispeten daha iyi yaşayanı vardır ama yine de çocuk hayatınızı bir şekilde etkilediği için belki çocuksuz olsaydım... ki senaryoyu düşünüyorsunuzdur ama suçu da çocuğa atmak vicdanınızdan geçmiyordur. Çünkü sonuçta çocuğun da bir suçu yok, onu siz yaptınız.

Ah o gülüşü yok mu, ah o sarılması yok mu, ah o anne baba demesi yok mu... diyerek belki de kendinizi tatmin etmeye çalışıyorsunuzdur. Kaldı ki çocuğun da hayırlı olup olmaması, sorunlu olup olmaması gibi de bir ihtimal var da ona çok girmiyorum.

Geri dönüşü olmayan bir karar için "ya aslında biraz pişmanım" demenin de ne faydası olur bilemiyorum ama en azından belki dürüst olanlar vardır, bana bir fikir verirler diye sordum.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
Bir de ben yanlış mı hatırlıyorum sanki dizilerde filmlerde ya da gerçek hayatta duydum ya.

Kavga sırasında senin oğlun, senin kızın, babasının oğlu, anasının kızı ne olacak,
Sen istedin, al çocuk istiyodun ne oldu, sen istedin sen bak, çocukla ilgilenmiyorsun, zaten onu hiç sevmedin vs. vs... liste uzar gider. Evi terk edenler, çocuğunu terkedenler de cabası.

Bunlar olmuyor mu? Pedagojik olarak veya psikolojik olarak yanlış söylemler ve hareketler, bunları yapabilecek olanlar çocuk yapmamalı bence de ama mantıklı düşününce böyle konuşuyoruz, çocuğu yapınca, yani bizzat deneyimleyince işin uzmanı da olsak işler çığırından çıkabilirmiş gibi geliyor.

O yüzden tek tük bir kaç kişi dışında kimsenin bunu itiraf etmemesi de garip geldi.

Sanki bunlar hep oluyormuş da evli ve çocuklu kişiler arasında bunlar bilinen bir gerçekmiş, ama bunlar gizli bir örgüt olarak dışarıyla paylaşmıyorlarmış gibi geliyor.

Çevre baskısı ve duygusal baskı hala üzerlerinizde hakim ve gerçeği düşünmekten ya da söylemekten alı koyuyormuş gibi geliyor.

Bu herkeste oluyor diyemem ama, bu kadar herkesin "hiç olmuyor hayır" demesi belki de iyi kötü değer yargılarınızı tetikliyor ve kendinizi kötü ebeveyn olarak düşünmenize sebep olacak diye kendinize bile itiraf edemiyorsunuzdur kim bilir.

Bu arada belki cevap verenler gerçekten tek tük sıkıntılar olsa da hem kendileri hem çocukları sorunsuza yakındır ve güzel geçiyordur hayatları, ona bir şey diyemem.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
1-cocuk=sorun demek o yuzden kimse sorun yok diyemez herhalde. Zorluk olarak benim tahminimin kesinlikle ustune gecti. Maddi olarak zorlanmiyorum diyemem. Kendimden kisarak su ustunde kalmaya calisiyorum.
2-tek cocukta durdugum icin hayir. finansal olarak tek cocugun ustune cikmam imkansiza yakindi.
3-aile baskisi sifirdi. ben istedim oldu, sifir pismanlik. tekrar basa donsem yine cocuk yaparim.
0
cooperr
(27.09.25)
(4)

bebek yatağı yanına yalıtım

scudman1
yatağın hemen yanında duvar var ve dış cepheye bakıyor. duvarda dışardan yalıtım var ama yetersiz. bebişin sağlığına etki etmeyecek nasıl bir malzemeyle duvardan gelen soğuğu azaltabiliriz. köpük, sünger gibi.
yatağın hemen yanında duvar var ve dış cepheye bakıyor. duvarda dışardan yalıtım var ama yetersiz.

bebişin sağlığına etki etmeyecek nasıl bir malzemeyle duvardan gelen soğuğu azaltabiliriz. köpük, sünger gibi.
0
scudman1
(25.09.25)
Kalorifer peteği arkasına konan yalıtım malzemeleri iş görür gibi.
0
orient blue
(25.09.25)
0
Mirket
(25.09.25)
Biz linktekine benzer bir uzun yastık koyduk hem de ilerde hareketlenip dönünce kafasını gözünü vurmasını engelliyor,

www.trendyol.com
0
mirty
(25.09.25)
petek arkasına konan zımbırtıyı deneyebilirim. tek çekincem sağlıklı bişey midir? yatağın etrafına

@konuşma, yatak montessori ve yastıkta yaptırdık evet. cibinliği araştırayım.
0
🌸scudman1
(25.09.25)
(18)

Duyuru'daki Sürekli Didişen Tipler

auroraaurora
Birbirlerinin sorularının altında mütemadiyen kavga eden duyuruculardan rahatsız oluyor musunuz?Ben bazı atışmaları "cringe" buluyorum. Bazılarıysa komik geliyor.
Birbirlerinin sorularının altında mütemadiyen kavga eden duyuruculardan rahatsız oluyor musunuz?
Ben bazı atışmaları "cringe" buluyorum. Bazılarıysa komik geliyor.
0
auroraaurora
(19.09.25)
bana eğlenceli geliyor.
0
kisa
(19.09.25)
'komik' yerine de funny yazsaydın keşke.
0
mikahakkinen
(19.09.25)
Benim sorduğum soruların altında yapılmadığı sürece beni rahatsız etmiyor.
0
peki madem
(19.09.25)
Hah mesela, Mika tam gollük pas attı. Ama ben taca atacağım topu ajdhjdf.
0
🌸auroraaurora
(19.09.25)
Eskiden duyuruya özel indirim yapan bir psikolog vardı buraya acil öyle biri lazım XD
0
titanic kemancısı
(19.09.25)
arada görüyorum ve bana hepsi aynı kişiymiş gibi geliyor.
0
scudman1
(19.09.25)
Duyuruyu sevgili günlük olarak kullanip, 9 yasindaymiscasina hayata giriş 101 sorular soranlardan daha cok rahatsiz etmiyo. Guzel bence, yerinde oluyor çoğu
0
abuzer
(19.09.25)
Bir de 04.00'te uykusundan sıçrayarak uyanıp Duyuru'da soru soran takıntılı tipler var. Psikolojileri bitik. Devlet bunları 12 ay çalışmasalar da beslediği için (aslında biz vergilerimizle besliyoruz) buna zaman bulabiliyorlar. Çare taş ocağı.

Ben en azından çalışıp helal para kazanıyorum. Türk milletinin sırtına yük olmuyorum.
0
arbre
(19.09.25)
Dedi, haftada 6 gun calisip aldigi maasla aile evinde kendini zor besleyen adam xd
0
abuzer
(19.09.25)
ben soru sorup ondan sonra herkese fırça kayılmasını anlamıyorum mesela bir işini paylaştı diyelim herkesin ona çok güzel demesini falan bekliyor, demedikleri zaman da siz nasıl insanlarsınız siz insan değilsiniz falan bi nöbet geçiriyo ve sürekli şahit oluyoruz. aklının köşesinden bir tane fikir geçti diye günde on tane duyuru açıp da site çok kötü yea diye ağlayanı da anlamıyorum. didisme bunların yanında çerez gibi
0
ala09
(19.09.25)
Ben birbirlerine kur yaptıklarını düşünüyorum. Hep aynı kişiler birbirine “takılıyor”
0
kaptan maydanoz
(19.09.25)
ala09, direkt yanlış. Eleştiri değil, eleştirinin kimden geldiği önemli. Sen şimdi dünya düz değil desen yüzde 100 şüpheyle yaklaşırım çünkü bunu sen yazmışsın. Problem bu. Sizin anlamadığınız bu. Bir insan seni görmek istemiyorsa istemiyordur. Aynı eleştiriyi başkası yapsa hak verecek belki soruyu soran. Ayrıca bu sitede soru sorma sınırı yok troll olmadığı sürece. Gerçekte var olmayan zihinsel engeller var kafanızda. Bu gerici kafa yüzünden bu site hiç zenginleşemedi.
0
arbre
(19.09.25)
Ben bazı kişilerin duyurularına hiç cevap vermiyorum. Bu kişileri seçerken kriterim de lafı götünden anlaması, histeri krizi geçirir gibi tepiniyor hissi vermesi, öğrenmeye değil de kendini mutlu edecek cevabı net şekilde bekliyor olması gibi şeyler.

Hayali bir örnek,
soru: sabah evden çıkarken ellerimi yıkamalı miyim?
Cevap: hijyen önemlidir, her şeyin aşırısınin zarar olduğu gibi temizliğinde aşırısı cilde zarar verebilir
yorum: soru basit yıkayayım mi yikamayayim mi?ne anlatıyorsun.
0
kisa
(19.09.25)
Bel altı olmadığı sürece dozunda roasting iyidir.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
Eğlenceli bence, çünkü ilgini çeken bir duyuru olmasa bile tartisma ilgini cekebilir.

Bazı arkadaşlar duyuru açıyor ve bu duyuruya şu şekilde cevap vermelisiniz gibi kafasinda bir düşüncesi oluyor ama biz bunu bilemeyiz. Cevabi beğenmiyor. Satasiyor, yaptığının farkında değil, yanlışını kabul etmiyor. Özelden taciz ediyor.

Duyuru acmazsa ölecekmiş hastalığı var bazılarında. E sen açmışsın cevap verdik diye kriz geçiriyor bitik gibi.

mika +1 ahahahahah
0
Shepard
(19.09.25)
Ruhen hasta biri var. Arbre ye sardırıyor. Her an bi aşk doğabilir.
Bi de kendini acımasızca harcayan bi soytarı var. Her gün kendini rezil edip gidiyor.
0
luluki
(19.09.25)
Ben kimseyi tanımadığım için beni ilgilendirmiyor, kendi halimde takılıyorum. soru ve cevapları okurken nicklere bakmıyorum bile.

Didişmek isteyen partnerlere açığım.
0
duyuruuser
(19.09.25)
birinin ilgisini cekmek, birinin onlara takmasi hoslarina gidiyordur. aksi durumda gormezden gelinir. ben oyle yapardim yani. nötr bakiyorum.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
(32)

Yaptığınızı işi yapabilmenizi sağlayan en büyük unsur

sekizdokuzon
Benimki sabır. Sabırlı biri olmasam öğretmenlik yapamazdım. Kolay sinirlenmemek ve sinirlendiğimde yansitmamak gibi şeyler sayesinde 10 kusur yıldır bu işi yapabiliyorum. Sizin için bu unsur nedir?Teşekkürler.
Benimki sabır. Sabırlı biri olmasam öğretmenlik yapamazdım. Kolay sinirlenmemek ve sinirlendiğimde yansitmamak gibi şeyler sayesinde 10 kusur yıldır bu işi yapabiliyorum.

Sizin için bu unsur nedir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(09.09.25)
seviyorum ❤
0
gilbeys
(09.09.25)
Aşktı. Mesleğime çok âşıktım, aslında "normal" şartlar oluşsa hâlâ âşığım derim ama şu anda sürdürmemi sağlayan tek şey mecburiyet, mahkûmiyet. İmkanım olsa çalışmam bu memlekette.
0
muhayyer divan
(09.09.25)
Ya allah affetsin ama onlara yansıtmadığını bize patlatıyorsun ahaahahh.

Soruna cevap ise: "We do not choose our destinies. We must do our duty, no? Great or small, we must do our duty" -Stannis the Mannis
Aha bu kadar. Görevim bu. Ağlamaca yok, doğru ya da yanlış durmak yok yola devam!
0
Shepard
(09.09.25)
Senin gibi karşıma çıksa sana burada davrandığım gibi davranırım, o kadar sabırlı değilim.
0
🌸sekizdokuzon
(09.09.25)
Sabır +1 mat öğretmeni
0
rodeocu
(09.09.25)
sayılarla uğraşmayı seviyorum
0
pide
(09.09.25)
Sabır, teknik bilgi, organizasyon becerisi, kalabalık ekipleri bir hedef doğrultusunda motive edebilmek, kararları somut ve aksiyon alınabilir aşamalara indirgeyebilmek, sunum becerisi.
0
gabe h coud
(09.09.25)
Lan duyuru'nu yanlış anladım. Övme şeysiymiş bu. Bir de utanmadan açık açık övüyorlar ezzik büzzük gibi ahahahahha. Olm biriniz şirkette alamadığı ilgiyi burada arayan en yüksekteki köle, diğeriniz makine sesleri arasında kafayı yemiş tinnitus olmuş vietnam flasbackleri yaşayan ptsd sahibi veteran.

@arbre abi yeme bizi, seni biliyoruz. Anca düşünüyor, patinaj çekiyorsun. Çözemiyorsun olayları. Biz senin düşmanın değiliz, seni doğru yola sevk ediyoruz çünkü yoldan çıkmışsın.
0
Shepard
(09.09.25)
para. daha çok para. daha daha çok para.
0
scudman1
(09.09.25)
Sabahlari calan alarm.
0
sey mi dostum
(09.09.25)
alarm +1
0
respect
(09.09.25)
@Shepard: aramızda para toplayıp seni terapiye yazdiralim mi, ne dersin?
0
🌸sekizdokuzon
(09.09.25)
Onceleri seviyordum, ve kazancin da etkisi var tabii. Ama degisti, hayatim da degisti. Hayatim sadece kariyer uzerine ilerlemedi yani.
0
ermanen
(10.09.25)
@sikizdokuzon ben bilmem, elektrik yiyen bacım bilir hahahaha. Seni düzeltmeyen şey seni güçlendirir!
0
Shepard
(10.09.25)
Akıl Hastanesi'nde kalan herkese ekt tedavisi uygulamiyorlar. Psikozu ya da majör depresyonu terapi ve ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalara son çare olarak uygulanıyor. Bu bilgi aklının bir köşesinde dursun. İnsanları hastalığından mi vuruyorsun diyeceğim de söz konusu sen olunca hiçbir şey diyemiyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(10.09.25)
@sikizdokuzon abi günlerdir dış görünüşten vuranlar böyle demesin lan. Sen yaparken sorun yoktu. Neler dediniz dönüp de laf sokmadim. Ağlayacaksan niye ağlayacağin yerden vuruyorsun?
0
Shepard
(10.09.25)
Alınacaksan kaşınma. Bu kadar basit. Ne ekersen onu biçersin.
0
🌸sekizdokuzon
(10.09.25)
@sikizdokuzon lan deli onu ben dedim ya, sen agladin diye...
0
Shepard
(10.09.25)
ilgi ve merak. iyi olduğumu söyleyebileceğim her konudaki meziyetim yüzde 90 buna bağlı.

hep söylerim mesela ben üniversite sınavında tıp, mühendislik gibi apayrı tercihler yapabilen ve neresi çıkarsa gidip orayı başarıyla bitiren insanlara daima imrenmişimdir. adam kendince alternatifler belirliyor, bir yola girdiği zaman da hayatını ona göre düzenleyip o girdiği yolda çalışmasıyla, disipliniyle, zekasıyla işi sonlandırabiliyor. bana inanılmaz geliyor bu, manyak bi şey. bak bu türdeki insanlar mesela çok iyi bir yazar olacak kapasitede olmasa bile "yaz ulan!" dersen oturur, şu ya da bu yönü eksik/zayıf olsa bile oturup kitap bile yazar.

bende o hiç yok. ilgi duyup merak ettiğim şeylerde "bu adam bu işi biliyor" dedirtecek seviyeye gelebiliyorum ama bu tür bir bağlılığım yoksa geçmiş olsun. bana de ki ankara'dan istanbul'a yürümen lazım. konu ilgimi çekmişse ben kısa sürede YÜRÜYÜŞ PROFESÖRÜ olup bu eylemden performansı maksimize edecek şekilde bir yol haritası çıkarırım kendime. yok eğer sırf öyle gerektiği için "karşıdan karşıya geç" dersen o yolda araba varsa onun altında kalır, yoksa kendim yere yapışırım.

toplum nezdinde bu durum tembellik/yavşaklık olarak görülüyor ama yemin ederim o kadar da tembel birisi değilim. bazı konularda tam tersi kimsenin uğraşmayacağı kadar uğraşırım. bana "zihinsel ateşleyici" lazım ama işte yap deyince yapamıyorum, beynim o şekilde çalışmayı reddediyor.

en büyük hayalim zaten bi gün işinde çok iyi bi terapistle çalışabilmek... ister "yoo sende bi şey yok düpedüz salaksın" desin ister 'TISM BOSS ilan etsin, "kafanız çok başka çalışıyor meister bey sizin ilaçsız terapisiz bu yaşa gelmeniz bile mucize, bi an önce ölün de beyninizi inceleyek" desin hiç fark etmez. bi şey desin ama yani, ne olduğunu bileyim. bunu çok isterdim.
0
der meister
(10.09.25)
@Shepard: insanlarda gördüğün noksanların tamamı kendinde sıkıntı yaptığın mevzular. Sen bir terapiye git, bunların hepsi çözülür. İnsanlarla dalasmadan, karşına çıkan herkese zehir kusmadan da ilgi görüp farkedilebilirsin. Üstüne desteklenir, sevilirsin.
0
🌸sekizdokuzon
(10.09.25)
@sikizdokuzon ya sen gittin çözülmedi, sende işe yaramayanı bana niye öğütlüyorsun.

Bir doktor var kasap, kasappppp. Beni biçti öldüm, sakat kaldım. Bir de sen git ahahhaahhaha. Lan yazdığınızı okumuyor musunuz siz?
0
Shepard
(10.09.25)
Ben sende çok zayıf da olsa bir ışık görüyorum. Bir buçuk yıldır tanışıyoruz, buradan aldığın tepkilerle milimetrik de olsa doğruya doğru bir yönelimin var. Buradan devam edip kendini düştüğün çukurdan kurtarırsın umarım.
0
🌸sekizdokuzon
(10.09.25)
Shepard niye her gün kendini burda rezil edip duruyor? Hiç acımıyor kendine. Çocuk desem o da değil. Sahiden insan kendine bunu niye yapar ki???
0
luluki
(10.09.25)
Yaptığım işe hiç uygun değilim aslında ama İngilizcemin iyi olması açığı kapatıp ortalama bir eleman haline getiriyor beni.
0
peki madem
(10.09.25)
para kazanıp kendime ve ihtiyaç sahiplerine aktarmak
bir de boş durmak da yıpratıcı
çalışmak sevilecek şey değil, yeni şeyler yapmanın hazzı var
0
mantık
(10.09.25)
tek unsur para. para kazanma motivasyonu ile sabah kalkıp işe gidiyorum :)
0
Sadece soruyorum
(10.09.25)
Okuduğum bölüme göre yapılabilecek en rahat işlerden biri olması ve yine okuduğum bölüm gereğince belli bir maddi durum/sosyal statü sağlaması. Tıp okuyup yapılabilecek en keyifli işlerden biri olduğunu düşünüyorum. Daha çok para/prestij getiren bölümler yok mu? Tabii ki var ama o kadar uğraşacak biri değilim, tembellik yapmayı seviyorum ve para/prestij o kadar da umrumda değil. Ha yine de bu bölümden de uğraşılsa iyi paralar kazanma ihtimali de hiç az değil, kariyerimin bir döneminde belki yapabilirim gibi bir seçenek olması da hoş.
0
nundu
(10.09.25)
Eski işim için: çok seviyordum, işi de birlikte çalıştığım insanları da. 15 yıl çalıştım.
Şimdiki işim için: mecburiyet, geçinebilmek ve sorumluluklarımı yerine getirebilmek için para kazanma zorunluluğu, başka seçenek olmdığı için mecburen katlanmaca. Umarım bir an önce doğru düzgün bir iş bulurum da bu çile biter.
0
cilacı ökkeş usta
(10.09.25)
para.
0
Hallegadola
(10.09.25)
Bazen aşırı zorlu olduğu zamanlar oluyor. Bir konuyu çözemiyorum mesela uzunca bir süre. Ama sonunda onu çözmek inanılmaz bir haz veriyor, küçük şeyler bile olabilir önemli değil. Bana zor gelen bir şeyi tek başıma çözmenin verdiği haz bambaşka.
0
hayalhayal
(10.09.25)
teknik bilgi %50
para kazanma arzusu %25
girdigi kabin seklini alabilme yetenegi %12.5
turk tipi at hirsizligi %12.5
0
cooperr
(10.09.25)
Yaşamaya devam etme zorundalığı
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
(8)

2. el Araç Piyasası Ne Olur?

mor oje
Şu 1-2 aylık dönemde, 2. el araç piyasası ne olur sizce? Piyasa çok durgun diyorlar, fiyatlar artar mı yakında yoksa araç fiyatları biraz daha düşer mi?
Şu 1-2 aylık dönemde, 2. el araç piyasası ne olur sizce? Piyasa çok durgun diyorlar, fiyatlar artar mı yakında yoksa araç fiyatları biraz daha düşer mi?
0
mor oje
(09.09.25)
Düşmez de aman aman artmaz da. O eski "araba alayım, 1 ay sonra büyük kâr ile satayım pandemi devri bitti. Enflasyon oranında, diğer metalarla orantılı bir artış beklerim.
0
prole
(09.09.25)
otomobil masraf kapisi,gercekten ihtiyacın varsa al.
0
designer
(09.09.25)
@designer arabam var zaten yıllardır, değiştiriyorum aralıklarla sadece
0
🌸mor oje
(09.09.25)
2. el, 1 yaşında, 8k km'de, hasarsız arabamı, 3 ay önce satmak istemiştim ve 1400ü zor görmüştü. bugün muadili 1550ye gidiyor.

düşmez artar bence.
0
scudman1
(09.09.25)
arabaya göre değişir. son ötv diliminde üste çıkan bir modelse ikinci elde de değer artışı görülmesi olası. euro da artacak gibi. fiyatların düşmesini gerektirecek pek bir senaryo yok. sadece sıfır araçlarda bazen liste fiyatından iyi indirimler yapabiliyorlar bu sebeple alıcılar sıfıra yönelebildiğinden talepsizlik oluşabiliyor. her ay kademe kademe fiyat artıran bir sıfır araç piyasası var.
0
awlmi
(09.09.25)
1-2-3 yaş araç fiyatları artmaya devam edecek maalesef
0
HellKeePer
(10.09.25)
Alayım ben hızlıca, beklemeyeyim o zaman :))
0
🌸mor oje
(10.09.25)
piyasa temmuzda hareketlendi millet fiyatları gene uçurdu, uçurunca gene herkes gene geri çekildi. araç fiyatları düşmez eski yerine gelir (yani temmuz öncesine). düşüş beş on bin bilemedin 20 bin düşer pazarlıkla değişir.

ekonomide belirsizlik var, o sebepten herkes temkinli.
0
mikahakkinen
(10.09.25)
(6)

e-ticaret sitelerinde satış yapmak

emfuzi
öncelikle merhaba,e-ticaret sitelerinde satış yapmayı düşünüyorum ama birçok soru işaretim var aklımda.öncelikle bu ticari olarak tek gelir kaynağım olmayacak, hali hazırda oldukça esnek ve düşük çalışma saatlerine sahip bir maaşlı çalışanım. fakat bir yandan da hobimden para kazanabilir miyim diye
öncelikle merhaba,

e-ticaret sitelerinde satış yapmayı düşünüyorum ama birçok soru işaretim var aklımda.

öncelikle bu ticari olarak tek gelir kaynağım olmayacak, hali hazırda oldukça esnek ve düşük çalışma saatlerine sahip bir maaşlı çalışanım. fakat bir yandan da hobimden para kazanabilir miyim diye düşünerek 3d yazıcım ile ürettiğim/tasarladığım şeyleri satışa sunmak istiyorum.

bunda amacım para kazanmaktan ziyade, kişisel tatmin veya şansımı denemek gibi düşünebilirsiniz. aslında bu satış işi de benim için bir hobi olacak. sonuç olarak, bu işten öncelikli olarak para kazanma gibi bir gayem yok, ama durduk yere kendi bütçeme de çok yük olmak istemem.

biraz bakındım, amazon trendyol gibi birçok sitede satış yapmak için bir şirket kurmam gerekiyor. fakat hali hazırda ücretli çalışan olduğum için kendi aylık gelirim falan da şahıs şirketimin geliri ile birleşecek ve gelir vergisi oluşacak mı? ya da matrah falan.

şahıs şirketi yerine ltd falan mı kurmam daha mantıklı olur?

bu tarz sitelerde satış yaparken beni bekleyen görünmez masraflar neler olacak? örneğin komisyonlar, kargo ücretleri, banka kesintileri vs. düşününce, benim zarar etmemek ve %30 kar edebilmek için, 100 lira'ya ürettiğim bir ürünü kaç liraya satmam gerekecek?

aklımda deli sorular, her türlü öneri, fikir ve eleştriye açığım.

teşekkürler
0
emfuzi
(09.09.25)
bence türkiye ile uğraşma etsy ile yurt dışına çalış. hatta aliexpress'i de deneyebilirsin. (ben pandemi zamanı aliexpress ile brezilya'ya kablo falan sattım) hesaplama yapmak için türkçe ve ingilizce etsy komisyon hesaplama yazarsan bin tane araç çıkıyor. yok illa tr'de satıcam diyorsan sen bilirsin ama değmez. hesaplama için yine google'da aratırsın. ayrıca nesatılır.com'u takip edebilirsin.
0
scudman1
(09.09.25)
sorulariniza cevap degil; ama sadece sunu yazmak istedim. maalesef zor bir ulkede yasiyoruz ayrica 9-5 isimiz tum enerjimizi aliyor. hem fizyolojik hem psikolojik olarak yan projelerde istikrar saglamak cok cok zor oluyor. bu yuzden tarih sirket acip 3 ay sonra kapatan beyaz yakalilarla dolu. ha olmaz degil istisnalari var; ama isi birakip yapmadigin surece sirket acma falan gibi seylere girisme bence. bir dost.
0
buenosdias
(09.09.25)
Facebook gruplarina bakin, aradiginiz tum cevaplar orda. (Yazdiginiz gider kalemlerinin yani sira "indirim kuponu", "iade kargosu", "iade cezasi" gibi masraf kalemleri de var. 100 liralik seyi 200 liraya satarsaniz 1 ay sonra kapatirsiniz dukkani.

Bir de 3d baski dediginiz icin soyluyorum; telif konusuna dikkat edin. Takim logolari, star wars, marvel vs'den cok yuklu ceza yiyenler var.
0
brkylmz
(09.09.25)
Merhaba,
Başarılar dilerim. Elimden geldiğince cevaplayayım.

Maaşlı bir çalışan olarak şahıs şirketi kurmak daha avantajlı. Ödeyeceğin vergi kârının %15'i maaşınla birleşip daha fazla ödeyeceksin diye bir durum yok çünkü maaşının vergisi zaten kaynağında kesiliyor. İşler çok büyürse ileride vergi dilimine geldiğinde bunu düşünmen gerekebilir.

Şahıs şirketi kurduğunda hali hazırda sgk'lı olduğun için ayrıca bağkur yaptırman gerekmeyecek, ancak ltd kurarsan şirket ortağı olarak bağkur yaptırman gerekir bu da şu an minimum aylık 8000 TL gibi bir maliyet. Ltd işine vs hiç girme.

son sorun ise çok ezbere cevaplanacak bir soru değil, en büyük maliyetin kargo ve komisyon olacak. Ayrıca pazaryerinde reklam da vermen gerekecek. Bugün 1 desilik bir kargo kdv hariç 70 TL'lerden başlıyor. Örnek Hesap şöyle

100 TL'ye mal ettiğin ürünü 430 TL'ye satarsan.

358 TL Kdv Hariç satış Fiyatı
-100 TL Satılan Malın Maliyeti
258 TL Brüt Kâr
-85 TL Kargo
-60 TL Komisyon
-8 TL Ambalaj
105 TL Net Kâr

Bu hesapta KDV %20, Trendyol Komisyon %23, Kargo 1 desi(normalde 70 tl civarı iade geleni de ekleyince 85 aldım), iade oranı %20, Ambalaj teşekkür kartı vs toplam 8 tl hesaplandı. Ürününe göre buradaki oranları değiştirdiğinde farklı sonuçlar alırsın.

Bunlar gözüken maliyetler, bunların dışında pazaryerinde vereceğin reklamlar, tedarik edememe vs'de ödeyeceğin ceza, pazaryeri hizmet gideri, müşteri hizmetlerinde ekstra hat kullanacaksan onun gideri, mali müşavire aylık ödeyeceğin 1200-1500 tl ücret, kargo barkodu için alacağın barkod yazıcı veya normal printer, onun kağıdı vs gibi maliyetlerden dolayı nette %30 kazanç istiyorsan %35-40 olarak ayarlayıp bu giderleri de düşünmen iyi olur.

Ayrıca paranı da pazaryeri 1 ay bekletecek o da gözükmeyen bir maliyet.

Yani 100 lira maliyetli üründe 500 lira satış fiyatı gibi çıkıyor aşağı yukarı ama 1000 liralık üründe 5000 lira demek değil bu. Çünkü kargo ücreti sattığın tutara göre değişmediğinden, internette yükte hafif pahada ağır ürün satmak daha mantıklı. yüksek maliyetli üründe koyman gereken fiyat yaklaşık 2-2.5 kata kadar düşebilir.

için kararmasın, denemekten vazgeçme.
0
PoscheN
(09.09.25)
öncelikle herkese çok teşekkür ederim değerli cevap ve önerileriniz için.

@scudman1, aslında yurtdışı çok da aklımda yok şimdilik aliexpress'den gelebilecek bir trafiği idare edemem, etsy konusunda fikrim yok ama bakacağım ona da teşekkürler.

benim düşüncem daha çok niş veya kişiselleştirilmiş ürünler üzerine aslında. böyle olunca hem daha az trafikle daha çok katma değerli ürünler satabilirim gibi düşünüyorum.

@buenosdias, aslında söylemek istediğim şu, hafta içi 1-2 günde tüm haftalık işlerimi hallediyorum ve çok fazla boş vaktim kalıyor, yabancı bir firma için uzaktan çalışıyorum, 9-5 gibi bir fiili mesaim yok yani.

@brkylmz evet teşekkürler hatırlatma için, özellikle telif hakkı önemli bir nokta.

@poschen

çok detaylı ve çok da aradığım cevaplardı, vaktinizi ayırdığınız için ayrıca teşekkür ederim. özellikle hesaplama formulü ciddi bir şekilde yolumu aydınlatmama yardımcı olacak.

herkese tekrar teşekkürler
0
🌸emfuzi
(09.09.25)
Bu alanda çalışan biri olarak size şunu eklemek isterim 3D yazıcıyla baskı yaparak para kazanamazsınız. Maliyetini bile kurtaramazsınız.

Muhtemelen sosyal medyada 3d yazıcıyla zengin oldum videolarından etkilendiniz. O videoların etkileşim kasmaktan başka hiç bir olayı yok. Bu aralar çocuklar bile bu videoları izleyip babalarına 3d yazıcı aldırıyor. Zengin olacagız baba diyerek. Piyasadaki 3D yazıcılar yok satıyor bu furya yüzünden. Fakat bu işler öyle degil işte. Filament maliyeti ve evindeki yazıcının elektrik bakım maliyetleri bu işi kurtarmaz. Her şekilde batarsın. Örnegin Senin 50 liraya malettigin bir anahtarlıgın aynısını dışarıdaki 3 tanesini 50 liraya satıyorlar. Çünkü onlar plastik enjeksiyonla basıyor seri üretim ve maliyetleri çok düşük. Karakter basacagım derseniz baskının dolgu oranı artıyor. maliyetiniz top yapıyor. Fakat fabrikasyonları sizden daha ucuza. Eger Fusion 360 ve Solidworks gibi ileri bilgi ve tasarım isteyen programları kullanabiliyorsanız . Piyasada olmayan oto yedek parçalarını, dişli makine parçası gibi malzemeleri çizip üretip anca o şekilde para kazanabilirsiniz . O alanda da çevre edinmeniz lazım
Her şeyden öte filamenti taktım bilgisayardan start verdim gibi basitlikte bir olay da yok. teknik olarak da eliniz becerikli olmalı. Nozzle tıkandıgında nasıl söküp açmanız gerektigini bilmelisiniz. Hotend egrildigi zaman nasıl düzelmeniz gerektigini bilmelisiniz. sogutucu fanlarını sık sık nasıl temizlemeniz gerektigini bilmelisiniz. kalibrasyon sorunlarını eksen sorunlarını nasıl çözeceginizi bilmelisiniz.
Örnegin bu işi yıllardır yapan niş baskılar alıp kişiye özel tasarımlar yapan arkadaşım bile son zamanlarda maliyetlerde şikayetci. verdigim emegi karşılamıyor diyordu.
Daha farklı daha yaratıcı bir fikirle ticarete atılmanızı öneririm.
0
limonlu eksi
(09.09.25)
(1)

Motorsiklet sesi hangi kafadakal

dunyatuhaf
Merhaba , bu motosikletliler hangi kafada yaşıyor gece gündüz motor bağırtarak sokak aralarında yüksek sesle geziyor bunlar hiç mi insanların rahatsız olduğunu düşünmüyor anlamıyor, Bir ara her köpeğe sevdi gösterilirdi parklarda falan sonra sanırım dikkat çekiyor diye köpekle dolaşan tipler türem
Merhaba , bu motosikletliler hangi kafada yaşıyor gece gündüz motor bağırtarak sokak aralarında yüksek sesle geziyor bunlar hiç mi insanların rahatsız olduğunu düşünmüyor anlamıyor,
Bir ara her köpeğe sevdi gösterilirdi parklarda falan sonra sanırım dikkat çekiyor diye köpekle dolaşan tipler türemeye başlamıştı ?!, bunlarda öyle mi yapıyor yoksa herkes artık herşeyi yaparım kimse bişey yapamaz kafasında mı ?
0
dunyatuhaf
(31.08.25)
gerizekalılar. uzun uzun yazmaya gerek yok. ortada polis yok, polis olsa bile adalet yok.
0
scudman1
(31.08.25)
(13)

Solaklarin kalem tutusu

Kittie
Simdi bir film izliyorum. Aktor solak ve orada gorunce sormak istedim. Aslinda yillardir merak ederim.Kalemi neden bi garip tutuyorsunuz. Veya tutuyorlar.Obamanin kalem tutusu gibi bi seyden bahsediyorum.Googledan bakabilirsiniz. Obama writing yazabilirsiniz. Anlatamadim cunku buyuk ihtimalle.
Simdi bir film izliyorum. Aktor solak ve orada gorunce sormak istedim. Aslinda yillardir merak ederim.
Kalemi neden bi garip tutuyorsunuz. Veya tutuyorlar.
Obamanin kalem tutusu gibi bi seyden bahsediyorum.
Googledan bakabilirsiniz. Obama writing yazabilirsiniz. Anlatamadim cunku buyuk ihtimalle.
0
Kittie
(25.08.25)
ben solağım normal tutuyorum istesem anormal de tutabilirim ama benim seçimim normal tutmak. bir anormallik varsa o da bazen yazı yazarken defteri 90derece çevirip yukarıdan aşağı yazıyorum.
0
Batuhanolabilir
(25.08.25)
Solaklarin hepsi oyle tutmuyor da, tutanlarin sebebi elleri yazdiklari yerin ustunden gecip yaziyi/murekkebi dagitmasin, kursun kalemle yaziyosa eli kirlenmesine vs.
0
ghilleinthemist
(25.08.25)
Solaklara kalem tutmayı öğretmiyorlar bir de. Zorla sağa alıştırmaya çalışırlardır evvelinde hey gidi günler...
0
Bruce
(25.08.25)
Solağım gayet sağlaklar gibi tutuyorum kalemi.
0
cilekli pasta
(26.08.25)
Solağım, sağ elini kullanan insanlarla aynı şekilde kalem tutuyorum.
0
hain kostokk
(26.08.25)
solağım
ama çoğu şeyi sağ ve solla yapabiliyorum
sağ elle neyi nasıl tutuyorsam sol elle de aynı tutuyorum, bi farkı yok karşıdan bakınca elimi değil kalemi görürsün parmaklar içte kalır.
0
subcomponent
(26.08.25)
solağım ve bence kalemi normal tutuyorum. asıl sağlaklar bir garip tutuyor. obama'nın tutuşu bi garip evet.
0
scudman1
(26.08.25)
Solağım, sağ ile yazıyorum, dediğinizi anladım.

Solaklar çekerek, sağlaklar iterek yazar.
0
kumandanim
(26.08.25)
yazımız soldan sağa olduğu için biz sağlaklar yazdığımız yazıları da anlık görüyoruz. ancak solaklar yazdıkça yeni yazdıkları yeri kapatıyorlar. bu da cümlenin konu bütünlüğünü takip etmede sorun yaratıyor bence. yani ya hızlı ve sağlam bir kısa hafıza metodu ile yazacaklar ya da yeni yazdıklarını da görerek yazmak isteyecekler. sanırım bundan kaynaklı olabilir. böyle bir sorunu yoksa da normaal yazıyorlar. grafolojiye meraklıyım ama yazdıklarım kendi fikirlerim.
0
ground
(26.08.25)
soldan saga dogru yazi. elini solak gibi koyunca gölge yapiyor. sagdan sola olsa saglaklarinki garip olurdu.
0
sonsuz
(26.08.25)
Bence solaklıkla ilgili değil o tutuş biçimi. Ben de o tip ya da daha garip tutuşu olan sağlaklar gördüm. Nasıl yazmaya başladığıyla ilgili insanların. O şekilde alışınca öyle gidiyor. Ben de solağım normalde ama zorlama sağlağım aynı zamanda. Yani güç gerektiren işlerde sol elimi/ayağımı kullanıyorum. Ama yazı yazarken, yemek yerken, gitar çalarken vs. sağ elimi kullanıyorum. Öyle alıştırıldım zamanında ve şu an sol elle yazı yazmak istesem yazamam.
0
himmet dayi
(26.08.25)
şimdi baktım, obama'nın tutuşunda bir gariplik var.
solağım ve ben sağ elle tutsam herhangi birinin simetriği şeklinde tutuyorum.
0
tabudeviren
(26.08.25)
Solagim. Normal tutuyorum.
0
matilda
(26.08.25)
(10)

Hata kimde?

scudman1
Eşimin kardeşi doğum yaptı ve 5-6 saat uzakta yaşıyor. Bizimde 1 yaşından küçük bebeğimiz var ve ilk kez bu kadar uzun mesafe yol gittik. Neyse 3 gün kaldık ve son gün öğleden sonra yola çıktık. Öğleden sonra diğer çocuğunu bir yere götürmesi gerekiyormuş ve bizden akşam yola çıkmamızı istedi. Ben k
Eşimin kardeşi doğum yaptı ve 5-6 saat uzakta yaşıyor. Bizimde 1 yaşından küçük bebeğimiz var ve ilk kez bu kadar uzun mesafe yol gittik.

Neyse 3 gün kaldık ve son gün öğleden sonra yola çıktık. Öğleden sonra diğer çocuğunu bir yere götürmesi gerekiyormuş ve bizden akşam yola çıkmamızı istedi. Ben kabul etmedim çünkü akşam yola çıkarsak gece yarısı eve varıcaz ve gereksiz riske girmekte istemedim. Ayrıca bizim bebiş henüz uzun yol sevmiyor ve giderken baya zorlandık.

Bir kaç gün sonra annesine telefonda; akşam gitmediler o yüzden çocuğumu götürüceğim yere götürmekte zorlandım acele etmeselerdi falan filan demiş.

Bence bu normal bir davranış değil tamamen kendi çıkarına göre hareket ediyor. Yoksa ben mi hatalıyım?
0
scudman1
(23.08.25)
Tek başına doğum yapmadığını varsayıyorum. Çocuğu başkası da götürebilirdi (nitekim annesi varmış en azindan).
Beş altı saatlik yol az değil ve herkes gece yolculuğu yapmak istemeyebilir güvenli bulmadığı için. Üstelik bebeğiniz de var ve uzun yolda huzursuz olması normal.
Siz haklısınız. O kadar mesafeden ziyaretinizi yapmışsınız. Daha ne.
0
pro9it9is9
(23.08.25)
Hata değil de iki taraf da kendi bebeğini düşünerek hareket etmiş (ki bu normal). Çok bi mesele yok bence, niyetler iyiyse bi konuşup hallolur
0
mor oje
(23.08.25)
kocası var ama bir numaralı işgüzar olduğu için ondan hiç bahsetmedim bile.
0
🌸scudman1
(23.08.25)
Hatalı siz değilsiniz. Hem sizin de çocuğunuz var hem de gece yolculuğu yapmak istememekle haklısınız. Karşı tarafın davranışı normal değil.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(23.08.25)
Hatalı kimse yok.
O talep etmiş, siz kabul etmemişsiniz. O da annesine durumu anlatmış.

Bunda bir problem yok. Siz de o da bebeğinin faydasını istemiş.
Olay bu kadarla kaldıysa hiç takılmayın.

Bu arada kardeşler arasında bir konu bu, o açıdan da hiç karışmamanızı öneririm.
0
michael_knight
(23.08.25)
Herkes kendi ailesinden sorumlu. Siz haklısınız. Ühühühü çocumu götüremedim diyeceğine kocasına ağlasın, taksi tutsun, araba kiralasın, toplu taşıma ile gitsin beleşçi kardeş.
0
Shepard
(23.08.25)
Kendi ailenizin iyiliğini - güvenliğini düşündüğünüz sürece kimseye açıklama yapmak zorunda da değilsiniz. Sonuna kadar haklısınız.
0
yercekimini kendine ceken adam
(24.08.25)
Sen haklısın, onun tek meselesi çocukken sizin 3 meseleniz olabilir, biri bebeğin uzun yola dayanamaması biri senin işin diğeri eşinin işi, nirinizin geceye kalmak istememesi de gayet geçerli, bizim evin bulunduğu yerde 2 tane 64 dairelik apartman var, otoparkı 75 arabalık yapmışlar, herkes arabayı nasıl etsem de ne zaman park etsem diye bakıyor mesela. Çünkü burada geceleri in cin top oynuyor.

Herkes haklı, siz misafir olarak 3 kişiyseniz en az 3 kere haklısınız. Boşver takma, anlar bir gün.
0
muhayyer divan
(24.08.25)
ya aslında haklılıkta değil tek mesele. sadece kendini düşünmesi sorun. gıcık oldum.

birde kaç yaşında insan, çocuk gibi annesine şikayet etmiş. benim annem hayatta değil ama hayatta olsaydı ve böyle bi konuyu anneme şikayet etseydim, saçmalama oğlum derdi.
0
🌸scudman1
(24.08.25)
Herkes kendi açısından bakıyor hatalık bir durum görünmüyor, zaruretler var diyelim.
Yeni anne de kendi annesiyle konuşurken biraz dertleşmesi, sitem etmesi de anlaşılabilir bir durum ama eğer bunu burada soracak kadar düşünüp kafaya taktıysanız dönüş gerekçeleriniz aslında vicdanınızda sizi tatmin etmemiş olabilir
0
epitaf
(24.08.25)
(9)

hem filtre kahve hem espresso makinesi

f02561
https://www.alisgidis.com/karaca/karaca-coffee-art-2-in-1-espresso-ve-filtre-kahve-makinesi-15l-1800w_51992-p-45900bu şekilde bir şey kullanan oldu mu. normalde çok filtre kahve içerim yeni makine alıcam da almışken böyle bir şey alsam değer mi. evde pek espresso yapacağımı zannetmiyorum temizlemesi
www.alisgidis.com

bu şekilde bir şey kullanan oldu mu. normalde çok filtre kahve içerim yeni makine alıcam da almışken böyle bir şey alsam değer mi. evde pek espresso yapacağımı zannetmiyorum temizlemesinden vs ötürü yani dışarda faln içerim hep cappucino veya lattemi ama bunu alsam değer mi evde yapabilir miyim latte faln güzel sonuç veriyor mu deneyenler varsa..
2 bin civarına düşünüyorum filtre kahve makinesi alırsam yani 6 bine buna çıkmaya değer mi
0
f02561
(23.08.25)
2005'ten bu yana tane bu çeşit ikisi bir arada 3 adet makinem oldu. Sırasıyla Severin, DeLonghi ve Essenso marka. Üçü de gayet iyi çalışıyordu. Sonuncusunun tek su haznesi vardı ve hangi tarafı kullanırsanız oranın pompası tarafından çekiliyordu. Linkini verdiğinizin tasarımı ona çok benziyor. Muhtemelen Karaca da Esse ile aynı üreticiye yaptırmış. Bizimkisi uzun müddet dayanmış, eşimin bir gün makineyi kafasına göre boyaması sonucu ölmüştü.

Özetle, evet, iki taraf da gayet güzel iş görüyor. Alınabilir. Ben memnundum.

Şu an ise filtre kahve için ayrı makine, espresso ve türevleri içinse tam otomatik bir makine kullanıyoruz. Otomatik espresso makineleri dünyanın rahatlığı. Manueller biraz uğraştırıcı.
0
yadigar
(23.08.25)
bu makine sol taraftan espresso sag tarafta bildiginiz filtre kahve yapıyor. sütlü kahveler apayrı dünya. bir tane de süt köpürtücü alırsanız dünyadaki tüm kahve çeşitlerini bu makineyle bareber yapabilirsinz. kahve sever bir insanın espresso makinesi olması şart
0
limonlu eksi
(23.08.25)
Bu modelin süt köpürtücü musluğu var zaten en solda. Hatta makinenin solunda gözüken vana da (çevrilen düğme mi desek) köpük musluğu kontrolü için.
0
yadigar
(23.08.25)
@yadigar cihazın sol tarafına dikkat etmemiştim. evet bu cihazda süt köpürtme özelligi de varmış.

@f02561 bu cihazdan başka bir cihaza ihtiyacın yok. Şuna bakarak istedigin kahveyi yapabilirsin.

hizliresim.com
0
limonlu eksi
(23.08.25)
benzer bir makine almayı düşünüyorum. karaca olması kafa karıştırıcı. bu parayı verip iki gün sonra bozulma ihtimali var.
0
scudman1
(23.08.25)
bu paraya bu özellikler bedava. ama şimdiye kadar hiç karaca kahve makinası kullanan görmedim, bir anlamı olmalı zira muadilleri 40-50k bandında.
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.08.25)
karaca adlı firmaya güvenmemeniz gerektiğini önerebilirim. alacağınız makine, çine fason imal ettiren değil de, kendini bu konuda ıspatlamış firmalardan biri olursa daha az canınız sıkılır.
0
semenderrr
(23.08.25)
Karaca'ya kefilim diyemem ama biz Esse'ninkini senelerce sorunsuz kullanmıştık. Şu makine: i0.shbdn.com

Onlar da çinde ürettiriyordu. Peşinen gömmeden bir yorumlara falan bakmak lazım.

Karaca'nın düdüklüsü patlamıştı bizde. Faciadan kıl payı kurtulmuştuk. Sorumluluk almamışlardı. Sevmem yani karaca'yı. Ama dediğim gibş, cihaz özelinde bakmak lazım.

Edit: Cihazın trendyol yorumları pek iç açıcı değil. Karsca da artık getirmiyormuş galiba. Delonghi'ye bakabilirsiniz. 2-2.5 kat pahalı gerçi.
0
yadigar
(24.08.25)
Kafa karıştırmak istemiyorum ama bu ev tipi makinenin espresso için 15 bar basınç üretebileceğini sanmıyorum, maksimum 1,5-2 bar üretir

15 bar kafe tipi endüstriyel makinelerde çıkar onların da fiyatı 30 - 40 bin olmuştur
0
grimavi
(24.08.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.