Giriş
(1)

miras evde kalan kardeşi hukuki olarak evden çıkarmak...

predecessor
merhaba arkadaşlaranneannem %97 özürlü raporlu ve dedem 2005 yılında vefat etti. annemler 3 kız kardeş ve teyzelerimden biri bekar olduğu için anneannemin evinde kalıyordu, anneannem bakıma muhtaç olduğu için annemlerde kalıyordu. teyzem şu ana kadar hiç kira parası vermedi ki zaten talep edende olm
merhaba arkadaşlar
anneannem %97 özürlü raporlu ve dedem 2005 yılında vefat etti. annemler 3 kız kardeş ve teyzelerimden biri bekar olduğu için anneannemin evinde kalıyordu, anneannem bakıma muhtaç olduğu için annemlerde kalıyordu. teyzem şu ana kadar hiç kira parası vermedi ki zaten talep edende olmadı. fakat evlendiği için annem ve teyzem o evde oturmalarına razı değil. anneannemin zaten hiçbirşeyden haberi yok. evin satılmasını da istemiyoruz. teyzem ile eşini o evden nasıl çıkarabiliriz? böyle bir hukuki hakkımız var mı? eğer yoksa o eve gidip biz burada oturmaya geldik deyip rahatsız etmek amaçlı orada oturabilir miyiz? yardım lütfen.
0
predecessor
(27.08.14)
Merhaba,

Teyzeniz her durumda o evin 3/1 oranında yasal mirasçısı konumundadır. Bu tür durumlarda devlet size "izale-i şuyu" davası açma hakkı tanır.

önbilgi olarak izale-i şuyu davalarını google dan aratabilir, daha sonra bir hukuk bürosundan destek alabilirsiniz.
0
noisy
(27.08.14)
(14)

Daha folklorik bişeyler (Metal İçin)

noisy
Merhabalar....2000'li yılların başına kadarki orphened land'i çok severim..Metal müziği kendi folklorik tarzlarıyla çok iyi karıştırırlar..daha oryantal, daha ortadoğu, daha folklorik metal grupları arıyorum var mı bildiğiniz?Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkürler..
Merhabalar....

2000'li yılların başına kadarki orphened land'i çok severim..Metal müziği kendi folklorik tarzlarıyla çok iyi karıştırırlar..daha oryantal, daha ortadoğu, daha folklorik metal grupları arıyorum var mı bildiğiniz?

Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkürler..
0
noisy
(12.08.14)
pentagram anatolia var.
0
mayeskuel
(12.08.14)
oryantal/ortadoğu olmasa cok var..
0
widee
(12.08.14)
@widee olmayanlar da olabilir ??
0
🌸noisy
(12.08.14)
Turisas
Korpiklaani
Ensiferum
In extremo
Tyr
Northland vs su an aklıma gelenler. Daha cok var ama..
0
widee
(13.08.14)
@advocatusdiaboli super.. eyvallah :)
0
🌸noisy
(13.08.14)
@widee hepsini dinleyeceğim çok sağol müsait bir zamanında diğer aklına gelenleri de yazarsan sevinirim..
0
🌸noisy
(13.08.14)
Turisas
Korpiklaani
Ensiferum
In extremo
Tyr
Northland

bunlar genelde iskandinav kokenli gerci...
0
eastanbool
(13.08.14)
bathory
eluveitie
melechesh
amorphis
primordial
mithotyn
einherjer

kasmayalım kendimizi, buradan buyur: www.metal-archives.com
0
x13
(13.08.14)
@x13 bu hizmetin bedeli ödenmez ....cansın çok sağol... :)
0
🌸noisy
(13.08.14)
In extremo orta avrupa şarkılarını da çalıyor sadece iskandinav değil. Dünya'dan folk metal gruplarını inceleyin hocam belki adı sanı duyulmamış hoşunuza gidecek yerel gruplar vardır.
0
rexex
(13.08.14)
flametal var flamenko ve metal kombinasyonu. çok seviyorum ilk albümlerini. değişiklik olur
0
argent dawn
(13.08.14)
Myrath vardı benim sevdiğim.
0
osurdum
(13.08.14)
Wardruna -- > www.wardruna.com (bunu unuttuğum için çok ayıb etmişim)
Fintroll
0
widee
(13.08.14)
Wardruna iyidir, ama o taraflara kayıyorsak yavaş yavaş neofolk'un da kapıları açılmaya başlıyor demektir. Last.fm'e girip beğendiğin grupların sayfalarında gezin, orada benzer sanatçılar bölümüne de daldın mı gelsin yeni yeni gruplar. Hatta Last.fm hesabı aç, 1-2 hafta boyunca dinlediğin müziklerin istatistiklerini tutsun. Sonra last.fm'in kendisi önersin "gel kardeş bak bunu dinle" diye.
0
x13
(13.08.14)
(1)

bir gunluk istirahat raporu almak?

gogu delen adam
Cumartesi gunu bir egitime gitmemek icin 1 gunluk istirahat raporu almam lazim. Cuma gunu ise 7den once hastaneye gidemem.Simdi en kesin nasil alabilirim bunu? Cuma aksami saat 9 gibi besiktas sait ciftci hasnanesi acile gitsem, 'birkac gundur usuyorum surekli, gozlerim de biraz yaniyor, eger uyguns
Cumartesi gunu bir egitime gitmemek icin 1 gunluk istirahat raporu almam lazim. Cuma gunu ise 7den once hastaneye gidemem.
Simdi en kesin nasil alabilirim bunu? Cuma aksami saat 9 gibi besiktas sait ciftci hasnanesi acile gitsem, 'birkac gundur usuyorum surekli, gozlerim de biraz yaniyor, eger uygunsa yarin istirahat etmek icin rapor istiyorum' desem uygun olur mu? Daha kolay olacaksa ozel hastaneye de gidebilirim. Raporu kesin almam lazim. Biliyorum bu etik degil ama bir seferligine cumartesi gunumun kesinlikle bos olmasi lazim.
0
gogu delen adam
(02.02.14)
1 günlük istirahat raporu alman için cumayı cumartesiye bağlayan gece 00.00 dan sonra acile gitmeniz gerekiyor. eğer daha önce giderseniz rapor sisteme 2 günlük işlenir cuma günü boşuboşuna işe gitmiş olursunuz.

İstirahat raporunu direk isteseniz doktor vermez... Ben onlarca kez yaptığım bir tekniği size anlatayım :) Elinizi belinize götürerek çok acıklı bir surat ifadesiyle eve eşya taşırken belimden "kırttt" diye ses geldi ve çok acıdığını söyleyeceksiniz. doktor size kas gevşetici iğne vurmak isteyecek siz de akşam 3 duble alkol aldım problem olurmu diye sorduğunuzda, doktor bu riski göze alamayacağını düşünerek sizi ertesi gün yani cumartesi günü ortopedi servisine gitmenizi isteyecek.. siz de çalıştığınızı söylediğinizde otomatik olarak RAPOR unuzu yazacak... Ama unutmayın.. tüm bu diyalog esnasında yüzünüzde acı olacak :) doktor o acıyı görmeli :)

Oscaklık performansınızda başarılar dilerim.. :)
0
noisy
(02.02.14)
(7)

Bursaspor Taraftarı Neden Sevilmez ?

noisy
Herkese kocaman merhaba....Bünye gecenin bu saatinde küçük bir analiz yapmak istedi...33 yaşındayım ve 16 yıldır Bursaspor'un hemen hemen tüm iç saha maçlarına ve yakın deplasmanlara ara sıra kendi aracımla giderim.. Hepimiz üniversite mezunu olan ve çoluk çocuk sahibi bir avuç arkadaş bir köşede iz
Herkese kocaman merhaba....

Bünye gecenin bu saatinde küçük bir analiz yapmak istedi...33 yaşındayım ve 16 yıldır Bursaspor'un hemen hemen tüm iç saha maçlarına ve yakın deplasmanlara ara sıra kendi aracımla giderim.. Hepimiz üniversite mezunu olan ve çoluk çocuk sahibi bir avuç arkadaş bir köşede izleriz timsahımızı.. fakat ankaragücü deplasmanı hariç gittiğimiz yerlerde arabamıza her sefer ya taş gelir ya biri küfür eder hiç olmadı tehdit ederler.. Bizim tayfaya tüm Türkiye'de duyulan bu kin ve nefretin sebebi nedir arkadaşlar??? objektif olarak dinlemek ve gerçek sebeplerini bir nebze öğrenmek isterim.. Cevaplarınız için şimdiden çoook teşekkürler..
0
noisy
(24.01.14)
Valla ben Beşiktaş'lıyım ve sevmeme sebebimi söyleyeyim.

2003-2004 sezonunda beşiktaş son maçta kaybetti ve Bursaspor küme düştü. Beşiktaş da o son maçı kaybetmesiyle bir sıra daha geride bitirdi ligi. Beşiktaş zaten o sezon ligin ikinci yarısında peş peşe puanlar kaybederek berbat bir 2. yarı geçirmişti. Ama bu gerizekalı Bursaspor taraftarı küme düşmelerinden tamamen Beşiktaş'ı sorumlu tuttular nedense. Birden düşmanlık beslediler. Beşiktaş maçlarında hep Beşiktaş taraftarına saldırdılar, küfürler ettiler. (Her defasında dayak yiyip gittiler gerçi)

Şimdi bu salak taraftarın sevimli bir tarafı mı var ki sevelim?
0
mountaincat
(24.01.14)
benim nefret etme nedenim adanada oynanan bjk bursaspor maçı öncesi bursaspor taraftarının yanında çocuğu olan bir babayı bıçaklayıp kanlar içindeki fotosunu texas'ın giriş sayfasına koyup akıllı olun diye yazmasıdır, istanbul'a gelip atar gider yapmaya çalışmasıdır. sonra dayağını yer gider orası ayrı. kısacası kendilerini bişey zannediyor bursaspor taraftarı, halbuki fasulyeden nimet.
0
ryuzache
(24.01.14)
bursaspor taraftarına taş atan eller kırılsın. evlerine ateşler düşsün. :) bir bursasporlu olarak kin ve nefret duyanları kınıyorum.
0
kakao
(24.01.14)
@ Belchior çok yaratıcı ve zeka potansiyeli yüksek bir cevap vermişsin tebrik ederim seni einstein...
0
🌸noisy
(24.01.14)
bence tek sorunları bir anadolu takımının üstünlüğünü birlik beraberliğini yedirememeleri Manu nun bile hayran kaldığı taraftarlarız biz bursasporu travestilerle bir tutanlarada inönünün 250m üstündeki taksime bakmalarını öneririm bi
0
denizrocket
(24.01.14)
Karşıyakalıyım, deplasmanınıza da gelmişliğim vardır. Amiyane tabirle "tribüncü" bir adam olarak ben severim Bursa taraftarını. Her ne kadar senede bir kaç kere deplasman yollarında karşılaşsak da o günler hariç çok da kötü anmayız bursalıları. (Şahsen bizim ortamımızda böyledir) Makarası yapılır illa ki hatta parkta bahçede içen gençler bir anda "ay ayol" diye bağırabilirler : )

Bir Eskişehir, Konya bana daha antipatik gelir. Sizin memleketin her yerinde problem yaşadığınıza gelince, ben o kadar da abartı bir tepki olduğunu düşünmüyorum. Örneğin biz daha antipatiğiz genel olarak. Bursa, Eskişehir, Sakarya, Kocaeli, Antalya, Konya, Rize, ve bilumum ege ve İstanbul takımı hiç hazetmez bizden. Gariptir, Göztepe de bizim gibi agresif yapıdadır ama bu saydığım takımlarla arası genel olarak iyidir. Size olan tepkinin şampiyonluk sonrası başarıyı çekememekten geldiği kanaatindeyim. Yoksa tribünsel anlamda bir tepki değil, sportif bence.

Bu sene güzel deplasmanlar yapıyorsunuz, bozmayın, böyle devam.
0
sforza
(24.01.14)
şimdi beşiktalılarla anlaşamayız, öyle denizli maçı gibi yakın tarihle alakası yoktur, bu adamlar zamanında gelip bizim skorboardu parçalıyor o günden sonra bu adamlarla bir türlü denk düşemiyoruz. karşıyakalılarla da pek anlaşamayız çünkü göztepe'yi severiz, kendim izmir'de büyüdüm göztepe maçlarına bursa atkısıyla bursa maçlarına da göztepe atkısıyla giderim. sonra bi diyarbakırspor olayımız var, bu adamları hiç sevmeyiz sebebi bizim faşist olmamız değil onların faşist olması. aradaki sağlam adamları tenzih ederim fakat hiç kimse bursaya gelip istiklal marşında ıslık çalamaz, yetmiyormuş gibi terörist bayrakları açamaz. yapılmadı demeyin oradaydım bende sövdüm. şimdi bir de bursa'nın kendi taraftar grubu var texas yani bursa taraftarı değil Texas olarak ayrı bir kategoriye almamız gerekir, bu adamların çoğu zafer mahallesi çıkışlı arnavutlardan oluşur. (bkz: arnavut) kendimde bir arnavut olarak maç esnasında tezahurat etmeyen arkadaşıma saldırmışlığım var, bu hep görülür bilindiği içinde bağırmayacak adam o tarafa gitmez zaten. onun dışında kavga gürültüden bahsedecek olursak, denyo heryerde denyo. fenerde cimbomda yok bi bursa da mı var? balıkesirliler bile son zamanlarda bi atarlandı bi delileştiler türkiye'de futbol budur. bursa'ya özgü değil yani.
0
dirildimde geldim
(24.01.14)
(13)

salya sümük ağlatacak film

mojiziku
Aşk olsun mumkunse olmadı normal dram da olur.komedi unsuru olmasın bile içinde mumkunse.Var mı öneriniz? İki kadın izleyeceğiz.
Aşk olsun mumkunse olmadı normal dram da olur.komedi unsuru olmasın bile içinde mumkunse.
Var mı öneriniz? İki kadın izleyeceğiz.
0
mojiziku
(24.01.14)
Ayy ben animasyon film Up da bile aglamistim. Romantik degil ama The Bucket List aglamalik bi film.
0
matilda
(24.01.14)
LoRdS31
(24.01.14)
Deli deli olma aradiginiz film.
0
halitkin
(24.01.14)
dancer in the dark.
0
me
(24.01.14)
noisy
(24.01.14)
(bkz: beaches)
0
aychovsky
(24.01.14)
the classic. kore filmidir ve efsanedir
0
ryuzache
(24.01.14)
Valla uğur yücel in filmine gittim geçen, ağlattı. İyiydi de.
0
goddar
(24.01.14)
merhaba. aşk değil ama eminim ağlarsın hayvanları seviyorsan (özellikle köpek) www.imdb.com
0
libertine
(24.01.14)
Seyretmiş olmanız olası ama House of Sand And Fog www.imdb.com aşk filmi değil ama ağlatır.
Requem For A Dream yine aşk filmi değil ama çok acıklı.
0
(24.01.14)
bilgisayar ogretmeni
(24.01.14)
aşk filmi olanı için: one day
ayrıca izlemediyseniz before sunrise ve devam filmleri de biçilmiş kaftan. tamamen dram değiller ancak hoşunuza gider bence.
ayrıca son dönem filmlerden: the broken circle breakdown bence tam ideal.
bir de ''her'' tabii ki; son zamanlarda en sıradışı filmlerden biriydi. kesinlikle tavsiye ederim.

bunların dışında aşk filmi olmayan;
incendies
detachment
seven pounds
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.14)
Ask falan birak Hachiko izle. Deli gibi aglayacaksin. Aglamazsan yak beni.
0
Olric
(25.01.14)
(9)

Var mı hayata üzülen?

su ustunde yasayan balik
Sormak istediğimi şöyle açayım. Mutluluk denen neyse onun için mücadele veriyoruz, ama etrafta bu kadar mutsuz insan olduğuna göre başaramıyoruz. Dünyada olanlar, ülkede olanlar, fırsat eşitsizlikleri, yaşamak için çalışmak zorunda olmak, kalitesiz bir ülkeye ait olmak vs vs. Ben mi çok düşünüyorum,
Sormak istediğimi şöyle açayım. Mutluluk denen neyse onun için mücadele veriyoruz, ama etrafta bu kadar mutsuz insan olduğuna göre başaramıyoruz. Dünyada olanlar, ülkede olanlar, fırsat eşitsizlikleri, yaşamak için çalışmak zorunda olmak, kalitesiz bir ülkeye ait olmak vs vs. Ben mi çok düşünüyorum, yoksa hayat cidden mutsuzluklarla mı dolu?
0
su ustunde yasayan balik
(22.01.14)
zaman zaman herkes dusunuyordur.
onemli olan cevrende olan olaylardan ders cikarabilmek, durumuna sukretmek, yapabiliyorsan insanlara maddi manevi yardim etmek.

dunyayi sen degistiremezsin ama birilerine faydan dokunabilir.

dunya adil bir yer degil.
0
exlibris
(22.01.14)
Dünya berbat bir yer. Düşündükçe de yaşanılmaz, içinden çıkılmaz bir hal alıyor. O yüzden boşvermek, bir şeyi değiştiremeyeceğini kabullenmek ve dümdüz yaşayıp gitmek gerekiyor bence. Ne demişler ignorance is bliss.
0
immortal
(22.01.14)
Şöyle ki dünyada yaşamanın amacı mutlu olmak değildir. Bir nebze olsun iyi bir insan olabilmektir. Herkesin mutlu olduğu dünya yaşamaya değmezdi. Önemli olan adaletsiz ortamlarda sen ne yapıyorsun. Tanrı bunu görmek istiyor. Tanrı zaten kitaplarda sonsuza kadar mutlu olacağın yerleri sana söylemiş. Bu dünyanın gelip geçici olduğunu ve senin bu süreçte neler yaptığını görmen gerek.
0
hohoya
(22.01.14)
evet cidden hayat mutsuzluklarla dolu.

ben bu mutsuzlukta kendimi şöyle avutuyorum; "beterin beteri var, birileri bu hayatı sakat, kör, sevdiğini dün toprağa vermiş veya aç olarak geçirmeye çalışıyor en azından o durumda değilim çok şükür" diye kendimi avutuyorum. bazen yiyor bazen yemiyor ama öyle böyle geçiyor..

edit: en çokta şu yaşamak için çalışmak meselesi koyuyor bana :/ işe gidip gelmekten başka ne halta yarıyorum diye üzülüyorum.
0
yue
(22.01.14)
Bugün daha 35 yaşında hayatında sigara içki kullanmamış 7000 tl maaş alan özel sektörde bir birimde müdür olan arkadaşımızı kanserden kaybettik.... Hayat bu kadar basit işte ..düşünmeyin çokça şeyler yaşayın gitsin..rüzgar bir yerlere savuracak nasıl olsa...
0
noisy
(22.01.14)
sorun şu ki mutlu olmayı çok fetişleştirdik. sanki hayattaki tek amacımız buymuş gibi. zaten "mutlu olmak" kavramı bile bize öğretiliyor. mutlu olmak için araçları hem yanlış seçiyoruz (para, güzel bir eş, araba vs., hem de bu araçları birer amaca dönüştürüyoruz.
bu konu üzerine kafa patlatmak için 3 kitap önereceğim:
www.iletisim.com.tr
www.idefix.com
www.idefix.com
0
eyup sabri tuncer
(22.01.14)
Gerçektene de mutsuzluk dolu, bu söylediklerinizin var olması da bence yeterince kanıt. Ben insanın bir varoluş amacı olduğuna inanmıyorum ama bu tarz şeylere de kafayı takan bir insanım. Rahatlamak için ise şuna (htwins.net ) ve şuna (www.youtube.com )bakınca rahatlıyorum, "Amaan, zaten küçücük bir şeyim, yaşamışım ne, yaşamamışım ne." diyorum. Valla, aklım almıyor, yukarıda (aşağıda, sağda, solda) zibilyon tane gezegen, yıldız var. İnsan olsa ne, olmasa ne. Bir de o halimizle hani oturup düşünüyoruz, bir şeyler hissediyoruz, yemek falan yiyoruz ya, iyice komik geliyor. Birileri okumak için kilometrelerce karlı yollarda yürürken, başka biri milyonların içinde yaşıyor, o anda başka bir yerlerde bir yıldız patlayıp supernova oluyor. Ben isyan ediyorum, o arada dünya kadar bir göktaşı bir gezegeni parçalıyor bir yerlerde. Algılayamadığım için olay iyice karmaşık geliyor, iyice hayranlık uyandırıyor. Onu düşündükten sonra biri insanın hayatını geçtim, Dünya'nın kendi varlığı bile karınca gibi geliyor. "İnsanlık olarak olmasak ne olur? Onu geçtim, şu gezegen olmasa da ne olacak ki. Olmasa da olur" diyorum. Sonra hayranlıktan vazgeçip dünyaya dönüyorum, İstanbulkartımı basıp sağlı sollu arkalara doğru ilerliyorum. Ya da duruma göre gaz maskesi takıyorum.
0
aychovsky
(22.01.14)
hayat pek tabii ki mutsuzluklarla dolu ama bu hayata bakış açınla ilgili. şimdi sana edebiyat yapmak istemiyorum yok pozitif düşün yok bilmem ne... fakat aslında çok basit olan ama düşünmeyi unuttuğumuş bir şeyi hatırlatacağım. o da ''şükretmek''. bak beni öyle dini bir kimlik olarak görme. din ile alakam yok desem bile yeridir.her şeye rağmen hayat çok güzel. Yaşamak, nefes almak, bu serüvenin bir parçası olmak çok önemli.

Sabahları uyanırken, gözlerimizi ilk açtığımız anda sağlıkla gerinebiliyorsak eğer… işte ilk neden karşında duruyor bile. Ne dersin? Sağlıklı olmanın parayla bile ölçülemeyecek derecede önemli olduğunu hepimiz biliyoruz, öyle değil mi? Biliyoruz da hangimizin aklına bunun için şükretmek geliyor ki? Ancak hastalandığımızda, sağlığımızı kaybetmeye başladığımızda değerini anlıyoruz; ama iyileşince her şey tekrar eskiye dönüyor, rutine biniyor ne yazık ki…

Tıpkı bunun gibi bir başka örnek… market arabamızı elimizdeki listeyle doldurup eve geldiğimizde tüm alabildiğimiz nimetler için şükretmemiz gerekmez mi sizce; hele hele istediklerini, özlediklerini, onlardan da önemlisi ihtiyaçlarının çoğunu alamayanları düşününce? Peki bizler ne yapıyoruz; elimizin ağırlığından, yorgunluğumuzdan dem vuruyoruz öyle değil mi?

Bunlara benzer örnekleri çoğaltmamız mümkün elbette ama bunların pek çoğunu fark edebilmemiz için mutlaka bir şeylerin sebep olması, bize bir şekilde hatırlatılması gerekiyor. Oysaki… kendiliğinden fark edebildiğimiz, şükür edebildiğimiz ölçüde mutluluk kıvılcımları daha bir etkili olacak, denizin mavi serinliklerinin ruhumuzu dinlendirmesi gibi daha bir sarıp sarmalayacak dört bir yanımızı.

işim gereği dünyanın dört bir yanını gezme fırsatım oluyor ama kalitesiz bir ülke demek yerine kalitesiz insanların olduğu bir ülke demek daha doğru olur. bunun için de yapacak bir şey yok maalesef. örneğin; japonya'ya gidiyorum ve 2 gün kalıyorum. insanlar saygıdan artık ayaklarıma kapanacak. kasiyeridir, otel görevlileridir vs. herkes yaya geçidine geldiğinde kimse yoksa bile muhakkak durur vs.. örnekleri çoğaltmak mümkün. fakat bizim ülkemiz de böyle. yeri geliyor bende isyan ediyorum fakat gittiğim diğer ülkeler geliyor aklıma. ya kenya'da doğsa idim ? veya kırgızistan ? veya suriye ? vs. vs. o zaman da diyorum ki neyse buna da şükür...

artık yazmayı bırakmam gerekli karnım acıktı. hadi eyvallah...
0
escaperope
(22.01.14)
Sağlık veya yiyecek ekmeğin olması bambaşka konular. İhtiyaçlar hiyerarşisinde bunlar temel basamaklar zaten. Ancak sadece bunlarla mutlu olabilmek, ölmek için yaşamak anlamına gelmiyor mu? Çok polyannacı bir bakış gibi geldi bana.

İyi insan olmak, daha doğrusu başkalarına çıkarsızca yardım eli uzatmak, evet bu gerçekten çok güzel bir şey. Ama bir sorum var, aç olan bir kediye süt verdiğinizi düşünün. Mutlu oldunuz. Ya sonra? Ya kediyi alıp beslemeniz gerekiyor, ya da bundan sonra ne olacak diye kederlenmeniz.

Dünya adaletsiz ve kokuşmuş bir yer. Ben de pek inançlı biri sayılmam ama, birkaç sene önce duyduğum bir laf hep geliyor aklıma. Bu kadar sıkıntı var olduğundan, belki de bu dünya başka bir dünyanın cehennemidir.
0
🌸su ustunde yasayan balik
(22.01.14)
(4)

askerde kitap okumak için kitap aydınlatıcı kullanılmasına izin verilir mi

windycityassasin
bu kameraya benziyor bunu alamayız gibi sorunlar çıkarırlar mı?
bu kameraya benziyor bunu alamayız gibi sorunlar çıkarırlar mı?
0
windycityassasin
(22.01.14)
anlatırsan bu budur diye sıkıntı olmaz.
0
syozkn
(22.01.14)
Ben kullandım kimse de bir şey demedi.
0
su ustunde yasayan balik
(22.01.14)
o zaman haberler iyi, teşekkür ederim yanıtlarınız için
0
🌸windycityassasin
(22.01.14)
Askerlik yaptığın yer de çok önemli. Ben Van'da kütüphane yapmıştım kendi dolabımda :). Ayrıca müzik ve telefon gibi problemlerimiz de olmamıştı. Ama başka şehirlerde özellikle batı da merkez komutanlıklarda denetimler daha sık olduğu için problemler çıkıyor diye duydum. İç anadolu ilçeleri ve doğuda bu tarz kişisel işlerde problem yaşamazsın.
0
noisy
(22.01.14)
(7)

1. Mahmut zamanında yapılan yeniçeri sayımı

nerdeyim ben
Osmanlı'da insanlar sahte yeniçeri belgesi yaptırıp yeniçeri gibi maaş alıyormuş, devlet bu nedenle yeniçeri sayısının neredeyse 10 katı kişiye bu maaşı ödüyormuş. Padişah 1. Mahmut da buna son vermek için yeniçeri sayımı yaptırmış. Şimdi asıl meseleye geleyim, nerde okudum hatırlamıyorum ama bir de
Osmanlı'da insanlar sahte yeniçeri belgesi yaptırıp yeniçeri gibi maaş alıyormuş, devlet bu nedenle yeniçeri sayısının neredeyse 10 katı kişiye bu maaşı ödüyormuş. Padişah 1. Mahmut da buna son vermek için yeniçeri sayımı yaptırmış.

Şimdi asıl meseleye geleyim, nerde okudum hatırlamıyorum ama bir deyim bu sayımdan sonra ortaya çıkmış ya da bugün de yapılan bir mevzu ilk o zaman yapılmış. Bu mevzu ya da deyim neydi acaba?
0
nerdeyim ben
(16.01.14)
Kazan kaldirmak yenicerilerle alakali ama bu o konu mu bilemedim :)
0
herseyi birakip gitmek istiyorum
(16.01.14)
yok o değil başka bir şeydi, ayrıca padişah 1. Abdülhamit olucak 1. Mahmut değil :)
0
🌸nerdeyim ben
(16.01.14)
ilk nüfus sayimi kabul edilir. Sadece erkekler sayildigi icin ilk asker sayimi miydi neydi o vardi bide. Bu muydu ki aradigin
0
yns
(16.01.14)
@yns yok değil.

@wilhelmwasmuss kesin bilgi mi acaba? çünkü "hah evet buydu" diyemedim okuyunca.
0
🌸nerdeyim ben
(16.01.14)
Bu olay askeriyedeki içtimanın başlangıcıdır diye okumuştum ben de..
0
noisy
(16.01.14)
@noisy aslansın aradığım buydu :)
0
🌸nerdeyim ben
(16.01.14)
asker sayimi = içtima
0
yns
(16.01.14)
(4)

bursaya en kolay gidiş

dogumgunundecevrimdisiolanadam
sanırım ido, budo gibi deniz seferlerini tercih etcem.sizce ?
sanırım ido, budo gibi deniz seferlerini tercih etcem.

sizce ?
0
dogumgunundecevrimdisiolanadam
(12.04.13)
deniz uçağıyla 18 dakika

www.flyseabird.com
0
noisy
(12.04.13)
budo yu bilmem de idobüs bildiğin mülteci kampı gibi. Sana tavsiyem feribot+yalova dan otobüs

edit büdüt:benden sonra yazanları okudum bir ekleme yapayım; kartal, pendik, maltepe ya da yenikapıya yakın bi yerlerden iyi bir alternatif olması muhtemel.
0
asm
(12.04.13)
feribot+yalova seçeneğini sunan arkadaş neyi düşündü tam olarak bilemem ama, kabataş'tan hem budo hem de idobüs var günün birçok saatinde. Budo mudanya sahile gidiyor, oradan minibüse binip 15 dakikada metroda olabilirsiniz oradan da ver elini şehir merkezi. İdobüs ise güzelyalı'ya gidiyor (mudanya'nın bir beldesi, 2 km. falandır araları) buradan yine otobüslere binerek rahatlıkla metroya ulaşılabilir.

feribot+yalova için hem yalova'ya giden feribota gitmeniz lazım istanbul'da hem yalova'da otobüs ayarlamanız lazım, hem de bursa otogara vardıktan sonra 2 saat belediye otobüsü yolculuğu sonrasında şehir merkezine varabilirsiniz.
0
dusunuyorumoyleysevurun
(12.04.13)
kalitesiz otobüslerle yalovadan bursaya gitmek, mülteci değil toplama kampına benziyor. koltuklar kırık sürekli geriye yatıyor, 1990lardan kalma çoğu otobüs.

doğrudan bursanın göbeğine gitmek varken 2 vasıta yapıp üstüne bir de 1 saat karayolu çekmek akıl karı değil gibi duruyor bana. sado mazo takılırım ben diyorsanız feribot+yalova iyidir.

ayrıca budo sistemi tam oturtamadı hala. ido sefer sıklığı ve rahatlığı için budodan daha iyidir.
0
4530 merkez
(13.04.13)
(4)

yakın arkadaşa verilen borç

nohut yutmus solucan
şimdi arkadaşlar başlıktan da anlaşılacağı gibi; bundan yaklaşık 7-8 ay önce ta liseden çok yakın arkadaşıma 200 tl kadar borç vermiştim. alırken 2 hafta sonrası için mutlaka öderim sözü vermişti, ben de 'yaa acelesi yok olur mu öyle şey' deyip sırtını sıvazlamıştım. üzerinden uzun zaman geçti. unut
şimdi arkadaşlar başlıktan da anlaşılacağı gibi; bundan yaklaşık 7-8 ay önce ta liseden çok yakın arkadaşıma 200 tl kadar borç vermiştim. alırken 2 hafta sonrası için mutlaka öderim sözü vermişti, ben de 'yaa acelesi yok olur mu öyle şey' deyip sırtını sıvazlamıştım. üzerinden uzun zaman geçti. unuttuğunu sanmıyorum. ben istemezsem paranın üzerine yatma potansiyeli olan bi arkadaş.
ne diyosunuz şimdi isteyim mi o parayı? utanıyorum anasını satayım, konuyu bile açamam. istersem de nasıl isteyeyim?
0
nohut yutmus solucan
(17.12.12)
hacı elim sıkışık, bana olan borcunu ödesene veya hacı elim sıkışık, borç verir misin 200 tl kadar diyeceksin
0
bonjurkes
(17.12.12)
diyalog önemlidir hem kırmayacaksın..hem değerli olduğunu hissettireceksin, hem de paraya ihtiyacın olduğunu kısa yoldan anlatacaksın..

mesela..

-ya kanka paranın amına koyimm 200 tl bizim dostluğumuzda hiçbirşey ama bugün kredi kartını ödemezsem yasal işleme başlayacaklarını söylüyorlar..ben şu kaosu atlatayım tekrar geri veririm sana parayı sende kalsın önemli diil ama şu an gerçekten diken üstündeyim....

gibi..... :)
0
noisy
(17.12.12)
direk söyle bir sms felan yollabilirsiniz. "haci hani su 200 lira vardi ya bu aralar elim sikisik yanlis anlamazsan" o zaten anlar. utanmaniza cekinmenize gerek yok kendisi utanmasi lazim bu zamana kadar o parayi geri vermemekle.
0
aventura
(17.12.12)
2 hafta sonra oderim deyip odemeyen ve bundan hicbahsetmeyen adama direkt soracaksin. o o kadar dusunup gocunmuyor, sen niye utanacaksin ki?

senin olan parayi geri istiyorsun. bunun icin bir sebep uydurmana gerek yok. alip kicini sileceksin belki. fark etmez. ortak kulanimda olan birseyi geri istemiyorsun. zaten senin olani istiyorsun.
0
labirent
(17.12.12)
(1)

öğrenme-araştırma-ühühü?

golgem var iyi ki golgem var
şimdi benim çok tatlı bir dersim var -genel kamu hukuku- sağolsunlar hocalar geliyolar yardırıyolar çıkıp gidiyolar. o kadar bilgililer ki LAN NASIL diyosun. cidden nasıl oluyo o iş?yıllardır sözlük okuyorum, yazıyorum bunun sayesinde de çok farklı konularda çeşit çeşit bilgi var beynimde. ama hocay
şimdi benim çok tatlı bir dersim var -genel kamu hukuku- sağolsunlar hocalar geliyolar yardırıyolar çıkıp gidiyolar. o kadar bilgililer ki LAN NASIL diyosun. cidden nasıl oluyo o iş?

yıllardır sözlük okuyorum, yazıyorum bunun sayesinde de çok farklı konularda çeşit çeşit bilgi var beynimde. ama hocaya dersin ortasında "hocam ben gidiyorum. benim bilgim bitti. beyin yandı." da diyemiyosun. sözlük okumak da şöyle oluyo, çok yanlı bilgi. yani bazı şeyleri de adam akıllı bilmek lazım. derinlemesine.

çünkü dersi dinliyorum işte benim akılda kalan şu oluyo "hobbes-rıza kavramı-toplumsal sözleşme" çok yüzeysel allahım ya aklımı çıldırıcam. yani istiyorum ki mesela "toplum sözleşmesi ve gelişimi"nin ciddi anlamda objektif incelemesinin yapıldığı bişeyley okuyayım, makale mesela. ama bu da nasıl?

makale nasıl aranır, napılır bilemedim. google akademiksde bişiler aramaya kalktım ama adam akıllı olmadı.

napayım ya ben :(
0
golgem var iyi ki golgem var
(13.12.12)
yanlı bilgi falan desenizde internetin ciddi aranılan gerçek bilgiye ulaştırmasını ben de çok zor görenlerdenim ama genede tüü kaka dediğimiz sözlüğümüzün güzide yazarları yardımınıza koşacaktır.

(bkz: makale aranıyor duyuruları)
0
noisy
(13.12.12)
(7)

DHKP-C Terör Örgütü Ne İş?

denizaya
PKK dan sonra birde bu terör örgütü çıktı son yılda...Eylemleride polise yönelik sanırım, askere yönelik değil...Yakalananlara bakıyorum çoğunluğu eylem yapan kadınlar hemde güzel kadınlarda var aralarında...Bunların derdi ne? rejim mi? din mi? ırk mı?Bu kadınlara napıyolarda böyle öfkelenip, polisl
PKK dan sonra birde bu terör örgütü çıktı son yılda...Eylemleride polise yönelik sanırım, askere yönelik değil...

Yakalananlara bakıyorum çoğunluğu eylem yapan kadınlar hemde güzel kadınlarda var aralarında...

Bunların derdi ne? rejim mi? din mi? ırk mı?

Bu kadınlara napıyolarda böyle öfkelenip, polisleri öldürebiliyor la?
0
denizaya
(13.12.12)
Keşke buraya bu soruyu yazmadan bir araştırsaydın... Mahir Çayan ile başlayan bir örgütlenme... "Titre oligarşi parti Cephe" geliyor demiş adamlar zamanında... Not: Uzun uzun anlatmak isterdim fakat çok üşendim...
0
koli bandı kafası
(13.12.12)
kardeşim net olarak mezhep. alevilerin daha çok kızılbaş olan ve cemevlerine takılan tayfadan. militanların toplandığı semtlere bakarsan zaten mezhep örgütü olduğunu görürsün. sarıgazi, başıbüyük, gülsuyu vb. dursun karataşın cenaze töreni diye google a bir yaz. birde mezarı nerede. türbeye çevirmişler ajanın mezarını. ha birde şimdi yazdığım bu cevap turnusol kağıdı işlevi görecek. az sonra altta görürsün sempatizanları.
0
90lar türk pop
(13.12.12)
DHKP-c sempatizanı olmamakla birlikte üstümdeki yorumun tam bir fiyasko olduğunu yazmak istedim. Okuyanlar aldanmasın. Faşizm bu tarz yaftalamalarla kendini besliyor zaten.
0
iki ekmek bir sigara
(13.12.12)
son yıllarda dediğinize göre ya çok gençsiniz ya da yeteri kadar araştırma yapmamışsınız bahsettiğiniz örgüt 1972 yıllarında TİKKO ile başlayan "Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu" nun devamına dayanır 1994 yılında ise DHKP-C ile aynı ideolijede devam eder...ayrıca başlıkta isim yanlış yazılmış gerçek adı DHKP-C olacak sizde son iki harf yer değiştirmiş.. :)
0
noisy
(13.12.12)
pkk'den sonra bunlar çıktı demişsin ama parti-cephe pkk'den önce vardı. :) eylem yapan kadınlar çirkin olur fikri insanların kafasına nasıl yerleşti bilmiyorum ama "çoğunluğu eylem yapan kadınlar hemde güzel kadınlarda var aralarında" yaklaşımı da çok komik.
birde ters mantık bi soru sormak istiyorum sana; o polisler hücrelerde insanlara ölümüne işkenceler yaparken, talepleri için sokaklara çıkan her kesimden insana acımadan saldırırken hatta ve hatta insanların ölümüne sebebiyet verirken hiç düşündün mü bu polislerin gözleri neden bu kadar dönmüş? bu yapılanlar iki tarafı da haklı çıkarmaz belki, sadece düşünmen için sordum. çünkü buna cidden ihtiyacın var gibi.
son olarak cephe sempatizanı değilim ve üstümde ki yorumun, onun bi üstünde ki yorumla ilgili kısımlarına katılıyorum.
edit:noisy aramıza girmiş. :)
0
veeeys
(13.12.12)
Oncelikle dhkp-c olacak o devrimci halkin kurtulus partisi/cephesi. 90larda turk pop adli arkadasin soyledigi zirvadir. Arkadas icindeki pisligi akitmis sadece. Trakyali, denizlili bircok kisiyi biliyorum. Elbette ki, gecmiste (ve hatta su anda) alevilere karis devletin aldigi tutum yuzunden, radikal orgutlerin aleviler arasinda tutunmasi normaldir. Ama orgute direk mezhepsel demek sacma bisey.

Polislerle ilgili olan durum kendi anlattiklarina gore, yeni duzen depolis teskilati askerin yerini aldigindan. Ayrica bircok kisi olduruldu polis tarafindan, intikam olarak goruyorlar.
www.eksisozluk.com
0
march or die
(13.12.12)
son yıl.

kahkaha attım lan. bu kadar olur...

anarşik gomünüsler hep, dertleri vatan hayinliği.
0
mutevazi
(13.09.13)
(6)

Gümrükçüler yetişin bakimm...

erty_ksk
Selamlar, Bir firmanın yurt dışından getirdiği bir ürün var ve bu ürünü yabancı bir firmadan satın alıyorlar. Ben bu yabancı firmayı bulmak istiyorum nasıl olur nerden bulurum nasıl öğrenebilirim?.. Uzmanlara duyurulur..
Selamlar, Bir firmanın yurt dışından getirdiği bir ürün var ve bu ürünü yabancı bir firmadan satın alıyorlar. Ben bu yabancı firmayı bulmak istiyorum nasıl olur nerden bulurum nasıl öğrenebilirim?.. Uzmanlara duyurulur..
0
erty_ksk
(03.12.12)
hiç bir şey yok..
0
🌸erty_ksk
(03.12.12)
üretici ve ambalaj daki adi adresi yada. yada ürünü satan firmanın ülkesini kapsayan bir internet araması örnek:chicco ıtaly yaz google a kapsamlı ara bayileri bul.
0
steward
(03.12.12)
ürün burda marka ve ambalaj değiştiriyor. bulmak imkansız. aramaların türlüsünü yaptık bulamadık.. daha resmi bir arama ya da yolu var mıdır?
0
🌸erty_ksk
(03.12.12)
yurt dışından ürün getiren firmaların büyük çoğunluğu ithalat, gümrük ve resmi işlemler için belli bir ücret karşılığı gümrük komisyon firmalarını kullanırlar. bu firmalar ithalat olan malı gümrüklü sahadan çıkartmak için ithalat beyannamesi hazırlarlar. işte tüm bilgiler bu beyannamede yazar. malın nereden, hangi şirketten geldiği, ne kadara alındığı vergisinin miktarı tonajı vb.... en detaylı bilgiyi edinmek için firmanın çalıştığı gümrük komisyoncusunu bulup beyannameyi görmen gerekebilir. tabii gümrük komisyoncusuna hacı şu beyannameyi ver bir bakiim dersen siktiri yersin.. bunun tek yolu ithalatçı olduğunu ve şu malı getirmek istediğini elinizde örnek bir beyanname varmı? gibilerinden afilli sorularla amacına ulaşabilirsin.
0
noisy
(03.12.12)
ürün ne ki çok merak ettim
0
steward
(03.12.12)
beyannamenin bir nüshasını taşıma işini organize eden lojistik firması da alır. ordan da gidebilirsin.
0
il padrino
(03.12.12)
(10)

Bağyan arkadaşla izlemelik filim

Adram3lech_
Söyler misiniz? Senaryosu çok iyi olsun bir zahmet, zurnadan vasat filimler olmasın.Incendies nasıl mesela? Hiç bilmiyorum konusunu felan.
Söyler misiniz? Senaryosu çok iyi olsun bir zahmet, zurnadan vasat filimler olmasın.

Incendies nasıl mesela? Hiç bilmiyorum konusunu felan.
0
Adram3lech_
(16.10.12)
incendies yumruğu çakar suratına....tavsiyedir..
0
noisy
(16.10.12)
The prestige
0
wayne
(16.10.12)
Allegro
Cafe de Flore
Reconstruction
Dark Horse
0
kirmizibalon
(16.10.12)
Abiler pokemondan daha popüler şeyler söylemezseniz daha yapıcı olur.
0
🌸Adram3lech_
(16.10.12)
vicky christina barcelona
0
anyelios
(16.10.12)
cogito ergo sum
(16.10.12)
one day
0
mlky lvn
(16.10.12)
the road.
hachiko.
children of men
0
spiritus sanctus
(17.10.12)
A moment to remember (kore aşk filmi)
0
viya
(17.10.12)
Hacılar aşk maşk yok ya. İzledik de seçtiğimizi izleyemedik malesef. Melancholia'yı izledik. Güzel film ama yani daha farklı bir şey olsaydı iyi olurdu.
0
🌸Adram3lech_
(17.10.12)
(12)

cinsel sorun

Ruffle
Yeni evliyim, karıma çok aşığım, 30 yaşındayım. Herhangi bir sağlık problemimiz yok, cinsel hayatımız da gayet iyi gidiyor, küçük bir problem dışında. İlişki esnasında boşalmaya yakın ne oluyorsa bende bir yumuşama oluyor ve boşalma gerçekleşmiyor. Bu problemi sadece 5 seferden 1'inde yaşasam da mor
Yeni evliyim, karıma çok aşığım, 30 yaşındayım. Herhangi bir sağlık problemimiz yok, cinsel hayatımız da gayet iyi gidiyor, küçük bir problem dışında.

İlişki esnasında boşalmaya yakın ne oluyorsa bende bir yumuşama oluyor ve boşalma gerçekleşmiyor. Bu problemi sadece 5 seferden 1'inde yaşasam da moralimi bozmaya başladı. Sertlik yavaş yavaş kayboluyor (sanki boşalmışım gibi) ve tekrar sertleşmesi için 15-20 dakika yatakta oynaşmak gerekiyor. Daha sonrasında ise sanki ikinci sefer yapıyormuşum gibi normal boşalma hem de şiddetli bir şekilde gerçekleşiyor.

Neden olur bu? Mastürbasyon yaptığım zamanlarda böyle bir şey hiç yaşamamıştım. Yemem gereken bir gıda veya içmem gereken bir ilaç vs var mı? Konsantrasyon eksikliğinden de şüphelenmiyor değilim. Yoksa bu durum normal mi?
0
Ruffle
(16.10.12)
bazı antidepresanlar taş gibi yapıyo indir indirebilirsen, boşalmayı da geciktiriyo
0
zombie0
(16.10.12)
alkol aliyorsaniz, hafif cakirkeyiff denediniz mi
0
acan99670
(16.10.12)
bu tür şeyler normaldir dostum her seferinde olmuyorsa.kafana takma.
0
gaius
(16.10.12)
Gayet normal.
0
i am what i am given
(16.10.12)
hocam kafaya taktikca artacak bu durum, takma kafaya.
isinle ilgili veya baska seylerle ilgili stresin varsa kaynaklabilir ondan.
sevismeye devam hocam, sal kendini kasma.
0
inisiyatif almayi seven adam
(16.10.12)
antidepresan kullanacak bi durumum yok. yani bu durum için kullanmam öyle bi ilaç. alkol almıyorum ama durumu daha da kötüleştirdiğini iktidarsızlığa yol açtığını sanıyordum. belki çakırkeyif olunca farklı oluyorur ama..
0
🌸Ruffle
(16.10.12)
evlilikten..
inan buna, baska hicbi neden aramana gerek yok.
0
uyku semesi
(16.10.12)
tamamen psikolojik ya da kamışa su yürümüyor
0
maresalx
(16.10.12)
o an motive kaybı söz konusu olabilir. çok etkili bir seks söz konusu olmayabilir..psikoloji performansı etkileyebiliyor.
0
dokuzeylul
(16.10.12)
2-3 kereye mahsus her eczanede bulabileceğiniz uyarılma halinde 36 saat ereksyon sağlayan cialis, lifta gibi ilaçlardan kullanabilirsiniz. eğer şeker hastalığınız veya kronik bir dolaşım kan hastalığınız yoksa probleminiz çözülecektir. bir kere yaşadığınız yumuşamanın diğerlerinde devam etmesi, acaba tekrar olurmu diyen bilinçaltınızın yarattığı bir durumdur. unutmayın her erkek ara sıra tekleyebilir :) bunu sakın dert etmeyin
0
noisy
(16.10.12)
öncelikle, evlilikle hiç ilgisi yok bence. 13 yıllık evli biri olarak söyliyeyim

eğer uzun süreler (40+ dakika) takılıyorsanız bir miktar normal olabilir. hatta hem uzun takılmaca hem de prezervatif varsa kesin ondandır çünkü sinirler uyuştuğu için uyarılma azalıyor.

eğer normal sürelerde takılıyorsanız ve boşalmamak için kendinizi kasıyorsanız retro-grade ejaculation (içeri boşalma) yaşıyor olabilirsiniz. bunu anlamak için de çişinizi yapıp outputa bakmak faydalı olabilir.

psikolojik de olabilir ve taktıkça daha da artır (bkz: melty man)

bence de 3-5 defa yarım mavi haplardan deneyin sonra devam ediyorsa doktora görünün
0
spankenstein
(16.10.12)
olur öyle arada, sıkıntı yok.
0
slevinkelevra
(16.10.12)
(9)

Amelya

Adram3lekh_
Kızım olursa adını Amelya koyacağım. Sizde nasıl bir his yaratıyor Amelie ya da Amelya?Not: Evcilik oynuyoruz da.
Kızım olursa adını Amelya koyacağım. Sizde nasıl bir his yaratıyor Amelie ya da Amelya?

Not: Evcilik oynuyoruz da.
0
Adram3lekh_
(03.10.12)
am var hacı dayı çok sıkıntı olur okulda filan.

ayrıca çok sikko isim. bak oğlanın ismide çıktı iyisin iyisin.
0
baps
(03.10.12)
de poulain diye devam eder hissi yarattı..

www.imdb.com
0
noisy
(03.10.12)
berbat ötesi
0
neira
(03.10.12)
amele de denebilir sıkıntılı bi isim
0
qwermans
(03.10.12)
amelie de, amelya ne ya?

kiz olursa

paris
berlin
melissa

filan koyardim
0
serabetan
(03.10.12)
hani marjinal bizdik?
amelya ne amk yaa? kamelya koy daha iyi.
0
lorenzen
(03.10.12)
Lan marjinalliğinde miyim ben sevdim ismi uyuz. Adama bak.
0
🌸Adram3lekh_
(03.10.12)
"Amel" ishal demektir, uyandirayim.
0
44
(03.10.12)
Şöyle söyleyeyim. Bizim kızımız olacağı zaman eşimle ne koyabiliriz diye uzun uzun düşünmüştük. Aklımıza gelen isimleri özellikle okulda dalga geçilme kapasitesi olabilir mi testine tutmuştuk. Amelya bu testten geçemez:
* İlk hecesinden ötürü
* Amele'yi çağrıştırdığı için
diğer alternatifleri de diğer arkadaşlar yazmışlar. Siz bilirsiniz.
0
SiyamkedisiZorro
(04.10.12)
(8)

İçki - Yemek

Adram3lekh_
Yemeğin yanında içki kültürüm rakıdan öteye gidemiyor. Rakı aslında evet yetmez mi diyebilirsiniz de ben biradan sonra rakı içemiyorum ağzımın tadının içine ediyor. O yüzden mesela 1-2 bira içtim, bir şeyler yiyeceğim ama ne yapmalı? Etin yanında şarap mı tüketmeli mesela. Ya da ne tür yemeklere ne
Yemeğin yanında içki kültürüm rakıdan öteye gidemiyor. Rakı aslında evet yetmez mi diyebilirsiniz de ben biradan sonra rakı içemiyorum ağzımın tadının içine ediyor. O yüzden mesela 1-2 bira içtim, bir şeyler yiyeceğim ama ne yapmalı? Etin yanında şarap mı tüketmeli mesela. Ya da ne tür yemeklere ne tür içkiler yakışır.
0
Adram3lekh_
(03.10.12)
şarap tabii ki. yemek kültürünün yanında başlı başına ayrı bir kültürdür. ama ülkemizde, zengin, entel vs. içkisi olarak görülüyor maalesef. halbuki dünyada böyle bir şey yok.
0
royal
(03.10.12)
mangalda et bira daha ne olsun boşver şarabı filan.
0
baps
(03.10.12)
bira ve soslu ızgara kanat iyi gider....
0
noisy
(03.10.12)
etten kastın balıksa rakı tüket abicim. ama kızarmış rosto,biftek falan varsa şarap derim,ama birada iyi gider.
maşşallah para gani sende heralde abimiz. öğrencisever birisine de benziyorsun.
bana (öğrenci) iki ayda bir 70 lik rakı bursu verirmisin?
0
paramesyum
(03.10.12)
beyaz etle beyaz, kırmızı etle kırmızı şarap içilir.
işin genel özeti bu.
onun dışında pizza, spaghetti gibi şeylerle de genelde kırmızı şarap içilir.
yalnız bence şarap içecekseniz, bira içmeyin.
çünkü bira-şarap da çok uyumlu olmuyor.
yani bence sorun rakıda değil.

direk olarak şarapla başlayabilirsiniz.
yemeğinizi hazırlarken bir kadeh koyup başlarsınız, yemekle de devam edersiniz.
0
blatta hiberna
(03.10.12)
Şaraptan, rakıdan, biradan başka yemek yanına tüketilmesi önerilen içki yok mu?
0
🌸Adram3lekh_
(03.10.12)
viski var mesela.
bazı hafif ve tatlı viskiler bazı balıklarla tüketilebiliyor.
ama daha çok meze türü şeylerle.
somon füme, lakerda, kurutulmuş et gibi.
her viskiden bahsetmiyorum, bilerek tüketmek lazım yani.
malt viskiyle çikolata olur mesela.
ama "yemek" söz konusu olunca ağırlıklı olarak bira-rakı-şarap oluyor tabii.
0
blatta hiberna
(03.10.12)
şaraptan başka seçenek yok mu? demişsiniz ama, milyon çeşit şarap var, kendinize en uyan, yemeklere en yakıştırdığınız şarap türlerini keşfedecek, hepsinden ayrı zevk alacaksınız.

bunun dışında etle tüketilebilecek ve yemekle çok iyi giden isli biralar var, bunlar ithal biralar her yerde bulamazsınız ama istanbul'daysanız bulabileceğiniz yerleri söyleyebilirim.
0
royal
(03.10.12)
(17)

Bir lamer ile iddaa?

noisy
Herkese kocaman merhabalar,Kendini lamer zanneden bir arkadaş ile saçma sapan bir iddaya girdik. bu arkadaş, aslında arkadaş demek yanlış olur aynı ortamı mecburi paylaşmak zorunda kaldığım adam, millete .exe dosyası falan yedirerek, rat, spynet, botnet falan kullanarak insanların bilgisayarlarına s
Herkese kocaman merhabalar,

Kendini lamer zanneden bir arkadaş ile saçma sapan bir iddaya girdik. bu arkadaş, aslında arkadaş demek yanlış olur aynı ortamı mecburi paylaşmak zorunda kaldığım adam, millete .exe dosyası falan yedirerek, rat, spynet, botnet falan kullanarak insanların bilgisayarlarına sızarak egolarını tatmin eden bir adam. birden gelişen bir muhabbet sonucu benim facebook hesabımı ve mail hesabımı ele geçireceğini iddaa etti ve 500 tl sine idaaya girdik ve birbirimize de 5 gün süre verdik.

delikanlılığa bok sürdürmedim ama inceden tırsmadım değil :) bu adam ne yapabilir? pc im antimalware ile falan korunuyor.. dediği gibi bu işler bu kadar kolay mı? hesabımı alabilirse tabiiki geri verecek ama giden 500 tl olacak ....


şööle biz kazanalım da içelim hep bareber olmaz mı ki?
0
noisy
(03.10.12)
bilgisayarınıza fiziksel olarak erişim imkanına sahipse hiç kasmayın 5 gün falan, 500 tl'yi masasına bırakın. eğer bu şansı yoksa yolladığı, paylaştığı mp3'ü, resmi, linki bile tıklamayın.
0
coder
(03.10.12)
bilgisayarıma fiziki olarak erişemez...
0
🌸noisy
(03.10.12)
size daha once yedirdiyse zararli bir dosyayi, evet olabilir.
0
comptrol
(03.10.12)
Bilgisayarınızın açılışına hatta biosunuzun açılışına da şifre koyun.
0
mhm
(03.10.12)
facebookta da, gmail'de de 2 kademeli güvenlik var. Bunları açarsanız cep telefonunuza gelecek mesajdaki kodu girmeden şifrenizi bilse bile login olamaz. Bunlar yeterli olacaktır. Bi biramı isterim ;)
0
talemon
(03.10.12)
ya hacı , facebook için kullandığın mail adresinin ve facebookun şifresini değiştir. bu eleman iddia ediyosa bunu kesin biliyodur şifreni filan. yoksa kimsenin şifresini ele geçiremezsin bodoz gidip onun gonderdıgı bir dosyayı açmadıysan..

pc'deki şifre hatırlatmayı kaldır .. çerezleri de sil.. sittin sene erişemez hesaplarına..
0
kennym
(03.10.12)
daha önceden sızmış bilgisayarınıza , bu kadar emin olmazdı yoksa. geçmiş olsun şimdiden.
0
kompisko
(03.10.12)
bu 5 günlük süre zarfında facebooka hiç girmemek de bir önlem olabilir.
0
aeroflot
(03.10.12)
hacıt fiziksel olarak pcne erişemiyosa hiç sıkıntı yok, o parayı alabileceğin garanti ise önce pcne bi format at, facebookunun şifresini 86 haneli bişey yap, sonra da 5 gün hiç dokunma pcne, gez toz.

500 lirayı alınca da sözlükten bana mesaj at
0
naw man fuck that
(03.10.12)
format at, windows 8 kur makineye (eldeki cdleri kullanma yenisini kullan). Facebooka gir ve şifreyi 86 haneli hayvani birşey yap. Bunu yaparken ekran klavyesi kullan. Elemanın yolladığı, ya da ondan gelebilecek her türlü maili o makinede açma, hatta hiç login bile olma. 5 gün FB kullanma.

Öyle FB kırmak filan kolay değil, muhtemelen sana birşeyler yollamış ona güveniyor artiz
0
beholderrulez
(03.10.12)
kapayın bilgisayarı, 5 gun kullanmayın.
bir internet kafeden de email ve facebook şifreni değiştirdiniz mi bişi olmaz hehe
500 lira iyi para yani hehehe
0
natnan
(03.10.12)
ehe
kolay mı yav şifre kırmak , iyi öyleyse çalalım herkesin şifreyi.
1) facebook'a kayıt olduğun email adresinin şifresini ve gizli sorunu değiştir ( gizli soruya cevabın saçma sapan bişey olsun )
2) git fb şifreni değiştir.
bi bok olmaz.
eğer bilgisayarına keylogger bir exe vs atmadıysa çocuk, hiç bişey olmaz.
0
abla surdan bi doner ekmek alsana
(03.10.12)
Farkındaysan internetteki neredeyse tüm hesaplara ulaşım için bir backdoor konuluyor. Şifrelerini unutan insanlar hesaplarına ulaşabilsin diye bazı güvenlik soruları soruluyor.

Eğer bu adam Facebook'unda ekliyse ya da hayatın hakkında bilgi alabilecek bir durumdaysa senin şifreni ya da güvenlik soruna cevabını tahmin ederek e-posta ya da Fb'de giriş sağlayabilir.
www.cracked.com
sanfrancisco.cbslocal.com

Bunun yanında şöyle bir "lamerlık" da var, bazı siteler belli sayıda yanlış şifreli giriş yapılmaya çalışıldığında hesabı bir süreliğine kilitliyorlar. Eski bir şey bu ama hala böyle bir şey varsa panikleme, hesaba o da girememiş demektir.

Adamın bilgisayarını kullanma, kendi bilgisayarını ona kullandırtma, usb takma, e-posta açma, bilgisayarındaki çerezleri baştan sona sil ve şifrelerinin tarayıcında kayıtlı kalmasına izin verme. Bundan sonra şifrelerini elden geçir, karmaşık ama aklında bulunabilecek bir şeyler yap. Şifre gireceğin zaman o siteye private mode ile giriş yap (son dönem tarayıcılarının hepsinde var bu), ve her zaman, HER ZAMAN, site adresini kontrol et.

Atıyorum bu adam sana [email protected] adresinden hesabına farklı bir yerden giriş yapıldığına dair e-posta gönderir, sen de iddianın gazıyla orada verilen wrongpassword.hotmaill.com adresine girersin. Sitenin dizaynı hotmail ile aynıdır sen de şifreni girersin ve şifre doğrudan arkadaşına gönderilir.

Bilgisayarını antivirüsler değil, sen korursun ve bunun için de dikkatli olman gerek. Bunun yanında adam Facebook'u hackleyebiliyorsa gitsin orada güvenlik elemanı olarak çalışsın it.
0
Yahuda
(03.10.12)
ortak wireless kullanma.
hey gidi Cain hey, ne eğlenirdik.
0
FT5
(03.10.12)
o kadr kolay değil bu işler.

kesin biliyo bence senin şifreni bence de.
0
contavolta
(03.10.12)
senin şifreni zaten biliyor olabilir, bu birinci ihtimal.

ikincisi de senin gizli sorularını kurcalayacaktır. ortalama internet kullanıcısı 'ilk köpeğinin adı' tarzı sorulara ne lan bu deyip direkt doğru cevabı yazar, yakın bir arkadaşınsa onun cevabını bulur direkt, alır hesabını.

bunlar dışında bilgisayarı kapalı bırak, takılsın :)
0
roket adam
(03.10.12)
Ne oldu içkiler? :P
0
Yahuda
(05.10.12)
(11)

Çocuk psikolojisi hakkında yardım...

noisy
Kocaman merhabalar,Ben ve eşim üniversite mezunu insanlarız ve 4.5 yaşında yaramaz mı yaramaz bir oğlumuz var... Eşim hamilelikten itibaren herşeyi bir kenara bırakarak çocuğunu büyütmek adına yöneticilik pozisyonundan istifa edecek kadar fedakar bir anne...Çocuk eğitimi ve psikolojiden anlayan arka
Kocaman merhabalar,

Ben ve eşim üniversite mezunu insanlarız ve 4.5 yaşında yaramaz mı yaramaz bir oğlumuz var... Eşim hamilelikten itibaren herşeyi bir kenara bırakarak çocuğunu büyütmek adına yöneticilik pozisyonundan istifa edecek kadar fedakar bir anne...Çocuk eğitimi ve psikolojiden anlayan arkadaşlarıma benim için çok önemli olan sorunumu dile getirmek istiyorum. 4+4+4 sebebiyle ve eşimin tekrar iş hayatına dönmeyi istemesi sebebiyle oğlumuzu bu sene bir anaokuluna göndermeye başladım. fakat oğlum aşırı anne bağımlısı olması sebebiyle sürekli ağlıyor. anaokulunu çok sevdiğini orada olmak istediğini fakat annesinin de yanında olmasını istediğini söylüyor. beni asıl üzen olay ise dün öğretmenine şiddetli bir şekilde vurmuş ve kolunu kanatacak şekilde tırmalamış. öğretmen kızcağızda zaten koca gün kapıda bekleyen eşime haber vermiş.... benim bu durumda oğluma nasıl yaklaşmam gerekiyor...anlayacağı şekilde nasıl bir konuşma yapmam gerekiyor. yardımlarınızı rica ederim.
0
noisy
(19.09.12)
benim bir de anlamadigim ögretmenin annesi mi kapidaymis? o da baya ilginc yani, anaokulunu degistirebilirsiniz bu nedenden ötürü.
0
serabetan
(19.09.12)
orda bir yanlış anlaşılma olmuş. oğlumun annesi :) yanii eşim....zaten sürekli kapıda bekliyor..bir yere ayrılamıyor..
0
🌸noisy
(19.09.12)
yaa simdi ben cok genel bi cevap verip kaccam, cocugum yok, evli de degilim, bana kolay söylemek.

ama cocugu simartmayin :)

ceza vermek de bilemedim pek.

yani aslinda simdi geldi aklima da genelde cocuklar anne babalariyla olunca simarik baskalariyla olunca daha uslu olurlar, varsa öyle yaninda uslu durdugu biri o konussun.

hee bu arada benim dediklerimden yola cikip biseyler yaparda cocugunuz psikopat olursa "amaaan amaaaan serabetan yapti" demeyin...
0
serabetan
(19.09.12)
Ben bu durumun hayat tarzınız ya da çocuğunuzun şartları nedeniyle geliştiğini sanmıyorum. Teyzem de hayatı boyunca çalışmış olmasına rağmen, çocuk sahibi olunca işini bıraktı. Kızı 3 yaşında ve bugüne kadar tüm zamanlarını beraber geçirdiler. Sonra tekrar çalışmaya karar verdi hatta güzel bir teklif aldığı için çok ani oldu. Ne çocuğun ne kendisinin alışma vs şansı olmadı. Apar topar bir kreşe yazdırıldı çocuk ve bir kere bile anne diye ağlamamış. Akşam annesini görünce çok seviniyor ama okulda zorluk yaşamıyor.
Yani bu çocuğunuzun karakteriyle ilgili bir şey bence, sizin herhangi bir yanlışınızla değil. Okulda kendini güvende hissetmiyor olabilir. Normalde ev dışındaki yabancı ortamlarda tavrı nasıl? Rahat davranabiliyor mu? Sadece kendi evinde ve sizin yanınızdayken mi en rahat şekilde yaşayabiliyor? Yabancılardan korkuyor mu? Eğer öyleyse güvende olduğunu hissettirmek gerek sanırım.
0
cereal killer
(19.09.12)
ebeveyn değilim ama lütfen çocuğunuza ceza vermeyin.
anlatın kötü bir şey yaptığını, anlamazsa bir daha anlatın.
ceza vermeyin, küçüklüğü hep ceza yemekle geçen çocuklar birer psikopat birer şerefsiz oluyor büyüyünce.

he ama şöyle bir şey de var belki de çocuğunuz haklı. belki öğretmen kızdırmıştır, belki vurmuştur vs.
0
adin ne zenci
(19.09.12)
çocuk psikiyatristine götürdünüz mü?
0
rock n roll
(19.09.12)
yöneticilik pozisyonundan istifa edecek kadar fedakar


isin (anneligin) dozunu kacirmis olabilir. elinde mama kabiyla "hadi annecim, bi lokma daha, lutfen" filan diyerek oglunuzun arkasindan kosturdugu oluyo mu?

hal boyleyse, oglunuzu bagimli kisilik haline getirmis ya da getirmek uzeredir. cocuk psikologundan ya da psikiyatrindan profesyonel yardim almalisiniz. esiniz de, yaptiginin, oglunuza fayda degil zarar verdigini anlamali. (annelikte olcuyu kacirdiysa varsayimiyla yaziyorum. kacirmistir demiyorum).
0
compadrito
(19.09.12)
bence bir çocuk psikologuna kesinlikle danışın.
benim annemin bir arkadaşının kızı (o zaman 6 yaşlarındaydı) okula başladığında çok sorun yaşamıştı.
sonradan alışıyorlar genelde. geçici bir durum bu.
birisi şımartmayın demiş. katılıyorum. her çocuğun karakteri farklı olsa da anne babanın sürekli yanında olamayacağını öğrenmeli.
0
goldentitan
(19.09.12)
Öncelikle belirteyim, anneyim. Biri 2,5 biri 7 yaşında iki kızım var. Küçük henüz anaokuluna başlamadı anneanne ve teyzesiyle beraber takılıyorlar gün içinde akşam gidip alıyorum. Büyük kızım da aynı şekilde 3 yaşına kadar anneanne ve teyze ile beraberdi okula başlayana kadar. Dolayısıyla sabah kalkma saatleri hep benim iş saatlerim oldu. Bu konuda zorluk çekmediler. Sabah ayrılmaları da çok sorunlu olmadı çünkü annem ve ablam benden bile daha özenli bakarlar evlatlarına sağolsunlar.
Sizin yavrunuzun durumunda çocuk hem sabah erken kalkmaya alışmak zorunda hem de tanımadığı insanlara emanet edildiği için kendini güvende görmüyor. Naçizane önerim:
* Geçişi aşamalı olarak yapın, çocuk bir anda pek çok değişiklikle karşılaşmış.
* Önce gündüzlü bir bakıcı bulun.
* Çocuğunuzu yarım günlük bir programa yazdırın.
* Daha sonra çocuğunuz anaokuluna alıştıktan sonra (en az 6 aylık süre verin) tam güne geçin.
* Çocuğunuza elbette yapmış olduğu şeyin yanlış olduğunu anlatacaksınız. Ve elbette bunu kızgın bir ses tonuyla değil yumuşak bir şekilde anlatacaksınız. Çocuk sadece güvensiz bir ortamda kendini -aklınca- korumaya çalışıyor.
* Bu geçiş aşamasında bir çocuk psikoloğu elbette yardımcı olacaktır. Anaokulunda yok mu öyle biri?
0
SiyamkedisiZorro
(19.09.12)
konunun uzmanı geldi:) ben okul öncesi öğretmeniyim, her dönem çıkar böyle birkaç öğrenci, öncelikle fazla panik yapmışsınız, sorunu gözünüz de çok büyütmeyin.

ayrılık kaygısınız tüm çocuklar yaşar fakat aşırı bağlanmış çocuklar ayrılık kaygısını daha yüksek yaşıyor. çocuğun yanında da panik yapmayın, bunun normal birşey olduğunıu anlatın, başka çocuklardan örnek verin. öğretmeninin uyguladığı yöntemi bilmiyorum ama anne birkaç gün sınıfta kalabilir çocuk alışana kadar ya da sonraki birkaç gün çocukla anlaşma yapıp günün belli bir saati sınıfta kalması sağlanabilir, ama tabiki verilen sözlere sadık kalınmalı. çocuk öğretmene zarar verdiyse büyük ihtimalle zorlamışsınızdır, onunda katıldığı kararlar verin. yeterki kararlı olun birkaç hafta içinde sorun çözülecektir. veliler için hazırladığımız bir yazı vardı bulursam eklicem.
0
my december
(19.09.12)
buldum.

Anaokuluna Alışma Sürecinde Küçük İpuçları

Artık bebeğim büyüdü diyebilirsiniz. Gün içerisinde birkaç saat sizden ayrı kalmayı başarabilecek, sizden başkasına güven duyabilecek ve kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilecek becerileri gösterebilme zamanı geldi.



İlk anaokuluna başlama süreci yaklaşık 3 yaş civarıdır. Bu yaş öncesinde çocuğunuz duygusal olarak size bağlı bir dönemdedir. Sizden ayrılmak istemez, ayrıldığı zaman kaygılanabilir , ağlar. Bu duygusal gelişimi için normal bir süreçtir. 3 yaş sonrasında sosyal gelişiminin sağlanması ve bazı becerilerin kazanılması için anaokulu eğitiminin belli sürelerle başlaması sağlıklı bir gelişim için önemlidir.

Anaokuluna başlama süreci bazı çocuklarda hızlıca tamamlanırken bazı çocuklar çok zorlanabiliyor. Kaygılar artabiliyor, uzun ağlama krizleri yaşanabiliyor. Duygusal gelişimin zarar görmemesi için hem ailenin hem de okulun dikkatli olması önemlidir.

Bu dönemin sağlıklı tamamlanması için ilk isteğimiz annenin de bu ayrılma sürecine duygusal olarak hazır olmasıdır. Başarısız sonuçlanan uyum süreçlerinin çoğunda annenin henüz bu ayrılığa hazır olmamasını gözlemliyoruz. Anne veya baba nasıl davranması gerektiğini bilirse çocuğun duygusal gereksinimleri daha fazla karşılanacak , duyduğu endişe ve korkular azalacaktır.


İlk günle beraber yapmanız gerekenler…


Çocuğunuzun ve sizin stresli olmadığı bir dönemi seçmelisiniz: Okula başladığı dönemde çocuk duygusal olarak rahat olmalıdır. Aksi halde yaşanan stres çocuğun okul ile ilgili algısına yansıyacak ve öğretmeni ile kuracağı iletişime zarar verecektir. Annenin gergin ve stresli olmaması da bu dönemde gerekli sabrı ve anlayışı göstermesi bakımından önemlidir.

Çocuğunuzun hastalık döneminde olmamasına dikkat etmelisiniz: Hastalık dönemlerinde çocuklar huysuzlanır. Anneden ayrılmak istemez. Bu nedenle daha huzurlu olduğu dönemlerde okula başlamaya özen göstermelisiniz.

İlk gün çoğunlukla çocuğunuzun yanında olun: Birçok anne ilk gün görevi öğretmene bırakmaya çalışır. Bu çocukta kaygıyı başlatabilir. Sizden ayrılması için acele etmemelisiniz. Sizin olduğunuz, kendisini güvende hissettiği zamanlarda yanında olarak hem ortama hem de öğretmenine ısınması için ona yardımcı olun.

Oyun oynasın ve keyifli zaman geçirsin : İlk gün kontrolü ona bırakın. Yapmak istediklerini yapsın ve tüm merakını gidersin. Öğretmeninin onun istediklerini yapıyor olması onu mutlu edecek yıl boyunca devam etmesi gereken güven ve sevginin temelleri ilk gün atımlı olacaktır .

İlk gün fiziksel gereksinimlerini siz karşılayın: Tuvalet ve yemek vb gibi gereksinimlerini ilk günlerde öğretmenine yaptırmak istemeyebilir. Bu onun için özel ve alışkın olmadığı bir durumdur. Eğer öğretmenin gereksinimlerini karşılamasına izin veriyorsa devam edebilirsiniz. İstemiyorsa zorlamayın.

İlk gün okulda yemek yemesini ve uyumasını beklemeyin: Birçok anne ilk gün diğer çocuklarla beraber hareket etmesini ve onlarla birlikte masada oturup yemek yemesini bekleyebiliyor. Bu çocuğu zorlayan bir durum haline gelebilir, okulu yemek yenen ve uyku uyunan bir yer olarak algılamasına zemin hazırlayabilir. Eğer diğer çocukları gördüğünde kendisi masaya oturmayı tercih ediyor ve bu durumdan keyif alıyorsa izin verebilirsiniz.

İlk günü süre olarak uzun tutmayın: İlk gün okuldan keyifli ayrılması önemlidir. Uzun süre okulda kalması sıkılmasına neden olabilir. Bu nedenle keyifli geçen birkaç saat ilk gün için yeterli olacaktır.

Öğretmenin sıcak ve güven veren iletişimi önemlidir: İlk günkü karşılaşmada öğretmenin yaklaşımı okula olan olumlu algısı için çok önemlidir. Bu nedenle öğretmenin yaklaşımlarını çok iyi gözlemleyin. Eve gittiğinizde öğretmenin ismini ve okulda geçirdikleri keyifli vakitleri ona hatırlatın. Bu; okul ile ev arasında bağ kurmasını sağlayacak ve öğretmenine daha hızlı alışmasına zemin oluşturacaktır.

Öğretmenine alıştığını hissettiğinizde yavaş yavaş uzaklaşın: Bu alışma süresi her çocukta farklıdır . Bazı çocuklar ikinci günde sizden uzaklaşmayı başarabiliyorken bazı çocukta daha uzun sürebiliyor. 2-3 veya 4. gün aynı ortamda olmaya devam etseniz de o öğretmeni ile oynarken siz biraz uzakta durup başka şeylerle ilgilenebilirsiniz. Göz iletişiminizi onunla asla koparmamalı ve gereksinim duyduğunda ilginizi devam ettirmelisiniz.

Başlangıç için arkadaşlarına değil öğretmenine alışması önemlidir: Birçok anne ilk günlerde çocuğunun diğer çocuklarla birlikte oynamasını ve onlara alışmasını ister. Bu yanlış bir düşüncedir. Öncelikli olan bir yetişkine güven duymasıdır. Çünkü ilerleyen dönemlerde bir sorun yaşadığında sığınacağı kişi siz değil öğretmeni olacak. Bu nedenle ilk sıcak iletişim öğretmeni ile kurulmalıdır. Öğretmeni, uyum süreci tamamlandıktan sonra diğer çocuklarla tanışması ve kaynaşması için ona yardımcı olacaktır.

Aşamalı uzaklaşma süreçlerine başlayabilirsiniz: Bu sürece geçmeniz için çocuğunuzun duygusal olarak hazır olduğunu gözlemlemelisiniz. Öğretmenine güven duygusu oluştuğunda ve oyun oynarken siz uzaklaştığınızda hemen sizi aramıyor, ağlamıyor ve kaygılanmıyorsa başka bir odada kalabilirsiniz. Bu sürece hazır olma süresi her çocukta farklıdır unutmayın!

Evde öğretmeni, arkadaşları ve okulla ilgili sohbetler edin: Bu sohbetler okul algısının güçlenmesini ve hayatında okulun bir rutin haline gelmesini sağlayacaktır. Sohbetlerden keyif aldığını hissettiğiniz sürece devam edebilirsiniz. Hoşlanmıyorsa bırakın. Okul ve ev arasındaki bağı kuvvetlendirmek için eğer kabul ediyorsa evden birkaç eşya , oyuncak götürebilirsiniz. Bu kendisini iyi hissetmesini sağlayabilir.

Ayrılma süreci: Bu aşamaya gelme ve duygusal olarak hazır olma süresi her çocuk için farklıdır. Çocuğunuz öğretmeni ile yeterli iletişimi kurabilmişse, ona güven duyup fiziksel ihtiyaçlarını gidermesine izin veriyorsa, sizin aşamalı olarak uzaklaşma ve ortadan kaybolma süreçlerinizde sizi aramıyorsa siz olmadan okulda kalma aşamasına geçebilirsiniz. Bu süreyi başlangıçta kısa tutmalısınız , zamanla bu süreyi duygu ve davranışlarına göre uzatabilirsiniz.

Uyum süreci tamamlandıktan sonra servis, yemek ve uyku aşamalarına geçmelisiniz : İlk günlerde servise binmek çocukta kaygıyı arttırabilir. Her aşamaya geçişte çocuğun duygusal olarak hazır olması önceliklidir. Kabul etmiyorsa asla zorlanmamalıdır. Ev ve okul birlikte hareket ederek ikna çabalarına sevgi ve güven duygusunu zedelemeden devam etmelidir.

Okula uyum sürecinde çocuğunuzda bazı duygusal ve davranışsal değişimler gözleyebilirsiniz : Bu süreçte çocuğun bazı kaygılar yaşaması normaldir . Bu kaygılara bağlı olarak evde sizden ayrılmak istememe, huzursuzluk, iştah ve uyku düzeninde bozulma, sık ağlama görülebilir. Bu dönemde çocuğunuza karşı sabırlı ve anlayışlı olmalısınız. Gerektiğinde okulla iletişim halinde olmalı ve birlikte hareket edebilmelisiniz.
Sağlıklı ve mutlu çocuklar yetiştirmeniz dileği ile..
0
my december
(19.09.12)
(8)

Bursaspor'un başarısının ardında hangi grup ya da kişiler var?

rastgelebiri
Demem o ki, İbrahim Yazıcı bu konuda yalnız mı? Ertuğrul Sağlam'ın arkasında 'hizmet' var mı? Nasıl bir yol izleniyor? vs vs.Özellikle Bursalı arkadaşlardan biraz daya ayrıntı bekliyorum. Teşekkürler
Demem o ki, İbrahim Yazıcı bu konuda yalnız mı? Ertuğrul Sağlam'ın arkasında 'hizmet' var mı? Nasıl bir yol izleniyor? vs vs.

Özellikle Bursalı arkadaşlardan biraz daya ayrıntı bekliyorum.

Teşekkürler
0
rastgelebiri
(16.05.12)
sevmiyorum hocam ben bursaspor'u. olsa olsa taraftar gücü vardır. adamların battala ve sercan dışında oyuncusu mu var(dı)? e. sağlam bu konuda başarılı gerisi önemli insanlar değil.
0
female demon
(16.05.12)
@ female demon

Bursaspor'un borcu falan da yok diye duydum ben. Bilmiyorum ne kadar doğru. Hani işin ardında birileri mi var ben orasındayım işin. Sanmıyorum ki taraftarla olsun bu iş.
0
🌸rastgelebiri
(16.05.12)
borç konusu karışık. örneğin kupadan aldıkları para nereye gitti bilinmiyor. çoğu yönetici vs incelemeye alındı. hatta parayı zimmetlerine geçirdiklerine dair. borç yoktur ama aldıkları parayı heba ettiler. çok daha iyi oyuncular alabilirlerdi o parayla.
0
female demon
(16.05.12)
elimizde net bir bilgi hatta neredeyse duyum bile olmadan "bir başarı öyküsüne gölgeyi nereden düşürürüz?" bakışı tam da bizim futbolsever olma iddiasındaki kitlemize yakışıyor. adamların bilançosunu mu incelediniz? şampiyonlar ligine gittiklerinde, fb gidemediği için toplam 10 milyon € sadece ayakbastı parası aldılar. oyunculara harcadıkları paralar ile dört büyüklerin saçtıkları arasındaki fark o kadar muğlak değil. bursa önemli bir sanayi kenti, yerel sermaye de destek oluyordur. şampiyonluğa gittikleri sezon cuma'ya denk gelen ibb maçı için birkaç fabrika izin vermişti işçilere gidin takımı destekleyin diye mesela. demek ki sahip çıkanı var. hem şehre değer, hem mutluluk, hem ekonomi katıyorlar. karşısında kazandıkları da bu olsa gerek.
0
hınzırpaşa
(16.05.12)
edit'leyemedim, ufak bir ekleme. yazdıklarıma kadar bir itham için gerekli en ufak bir bilgiye denk gelmiş değildim. böyle bir şey net olarak var ise, ben bilmiyorsam o da benim cahilliğimdir.
0
hınzırpaşa
(16.05.12)
biz varız. taraftar gücü. bursaspor forevır.
0
kakao
(16.05.12)
Ertuğrul Sağlam'ın arkasında 'hizmet' var mı?

var
0
hewit
(16.05.12)
bir bursalı ve bursasporlu olarak şöyle açıklayabilirim. öncelikle kulüp kurumsallaşma aşamasını tamamlamak üzere. yerel medya tamamen bursasporun yanında. kendi tv kanalıyla, 4 yıl önce biten özlüce tesisleriyle, şehrin dört bir tarafında ek gelir sağlayan bursastore mağzalarıyla, kulübe tahsis edilmiş otopark vb. gibi gelir kaynaklarıyla ve en önemlisi 2. ligde dahi 25.000 taraftara oynayan stadıyla, bursalı iş adamlarının ve belediyenin desteğiyle şehir tam anlamıyla bir bütün içerisinde. maalesef onaylamama rağmen başka bir takım kutlama yapamıyor hatta başka takım forması dahi giyilemiyor. bursa'da şehir milliyetçiliği çok fazladır.. bilen bilir bursasporlu gol kralı okan yılmaz'ın zamanında transfer dedikoduları çıktığında yüzlerce esnaf, işçi, iş adamı taraftar canlı yayında yerel kanala bağlanarak trilyonlarca bağış yapmak istemiş ve bu paranın okan'a verilmesini sağlamaya çalışmışlardı. o zamanlar ne şampiyonluk havası ne de ertuğrul hocamız vardı.. umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.
0
noisy
(16.05.12)
(2)

Reklam amaçlı pazarlama işi ???

ozabi
Bir arkadaşım(gerçekten arkadaş:) harçlığını çıkarmak için bir iş başvurusuna gitmiş.Ama gittiği yerin güvenilir oluğ olmadığı hakkında şüpheleri var.Kızılaydaymış gittiği yer ve tabelası-ismi falan yokmuş.Ona reklam amaçlı pazarlama şirketi olduklarını söylemişler.Ev ev dolaşıp bir diş macununu rek
Bir arkadaşım(gerçekten arkadaş:) harçlığını çıkarmak için bir iş başvurusuna gitmiş.Ama gittiği yerin güvenilir oluğ olmadığı hakkında şüpheleri var.Kızılaydaymış gittiği yer ve tabelası-ismi falan yokmuş.Ona reklam amaçlı pazarlama şirketi olduklarını söylemişler.Ev ev dolaşıp bir diş macununu reklamını yapacaklarmış.Bir de aylık 750 tl maaş vericeklermiş.(saat 10-16 arası çalışcaklarmış)

Bizim aklımıza takılan ne kadar güvenilir oldukları.Bir de emeğinin karşılığını alıp almayacağı?(parasını alması da önemli tabi)Bu tür bir işle igili deneyimi veya bilgisi olan varsa bilgilendirebilir mi?
0
ozabi
(01.04.12)
diş sağlığı anketi ayağına gelip diş macunu ve fırçası satmaya çalışan birçok firmadan biri..bi aralar her eve uğruyorlardı bayaadır ortalıkta yoklar... :) bir ömür geçirilmeyecekse 1 aylık cep harçlığı için falan değerlendirilebilir.
0
noisy
(01.04.12)
Zaten amacı 1-2 ay çalışmak(kredi kartı borcu falan varmış:) vaat ettiklerini yerine getirecekler mi merakımız onla alakalı.1 ay çalışıp sonra parasını alamama gibi bir durum olur mu?
dediğiniz gibi bir ara çok fazla bu işi yapanlar denk geliyordu.Aralarında mağdur olan varsa onu merak ediyoruz.Sonuç olarak çok açık şirket değilmiş işveren.
0
🌸ozabi
(01.04.12)
(3)

Bebeğinizin doğumu ne kadar tuttu?

franz kafka
Normal / sezaryen?ÖzelSigorta / sgk?Toplam tutar / cebinizden vermek zorunda kaldığınız?ve Hangi hastane?Çok sağolun.
Normal / sezaryen?
ÖzelSigorta / sgk?
Toplam tutar / cebinizden vermek zorunda kaldığınız?
ve Hangi hastane?

Çok sağolun.
0
franz kafka
(25.01.12)
epudral sezeryan (sadece bel altı anestezi)
bursa özel doruk hastanesi ,
bizim hastanemizde doğumları sgk ödemiyordu...
2.5 yıl önce 1 gece kalma falan paket haline 1200 tl ödemiştim.
0
noisy
(25.01.12)
Hamilelik kontrolleri : Özel bir kadın doğum doktoru
Doğum :Central Hospital sezeryan ssk

Kontroller 2.5 haftada gittik. 1 gidişimiz 72 TL 1 gidişimiz 12 TL Yani 5 haftada 84 TL. Haftalık yaklaşık 17 TL diyebiliriz. 40 haftayla çarparsak hamilelik dönemi boyunca 40*17=680 TL muayene/kontrol parası.

Ayrıca özel testleri fln hep devlet hastanesinde bedava yaptırdık çünkü doktorumuz aynı zamanda devlet hastanesinde doktordu orada istek yapabiliyordu.

Doğum Central hospital da epidural sezeryan ile oldu o da 1750 TL tuttu.

Kısacası benim cebimden yaklaşık 2500 TL çıkmıştır diye düşünüyorum Oğlumuzu kucağımıza alana kadar.

not: Tarihi unutmuşum oğlumuz 11-11-11 bebeği:)
0
halilibo
(25.01.12)
amerikan hastanesi epidural sezeryan yıl 2006 idi
özel sigortam yüzde seksenini karşıladı ama şu an hepsini karşılıyor. Ayrıca eğer normal tarihini bekleseydim sanırım tutardı en başından beri sezeryan istediğim için o konuda emin değilim
0
nisansayısı
(25.01.12)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.