Giriş
(6)

Hastanede bahşiş veriyor musunuz?

ekimoloji
Doğum yaptıktan sonra annem, hastanede “adamlar bahşiş bekledi sonuçta ilk çocuğunuz” diye söylendi. Sonrasında çocuğu sünnet ettirdik yine aynı şekilde yanlarında ben yokken çocuğu getiren hasta bakıcıların benzer beklentiyle eşime baktığını söyledi. Konum devlet hastanesi. Bana saçma geliyor, işle
Doğum yaptıktan sonra annem, hastanede “adamlar bahşiş bekledi sonuçta ilk çocuğunuz” diye söylendi. Sonrasında çocuğu sünnet ettirdik yine aynı şekilde yanlarında ben yokken çocuğu getiren hasta bakıcıların benzer beklentiyle eşime baktığını söyledi. Konum devlet hastanesi. Bana saçma geliyor, işlerini yapıyorlar ekstra ilgi yok bir şey yok neden işlerini yaptıkları için bahşiş verelim ki? Diye düşünüyorum ama yanlış düşünen ben miyim merak ettim. Görgüsüzlüğü yapan bizsek bir daha sefere düzeltelim. Ben doğunca babam bayağı yüklü bahşiş vermiş hemşirelere mesela, hemşirelerin alması da garip geldi.
+3
ekimoloji
(12.02.26)
Var var bu saçmalıklar var.
Ben yeğenlerimin doğumlarında öğrenmiş bulundum. Hayırlı olsuncu adamlar var. Geliyor, hayırlı olsun gözünüz aydın cart curt bir şeyler söylüyor, ellerini ovuşturuyorlar. Bir dede bir taraftan, öbürü öbür taraftan ateşliyor. Böyle deli saçması bir düzenek görmedim. Çocuk doğdu diye bahşiş vereceksek bari doğumu yapan adama verseydik, siz ne alakasınız diye düşünüyor insan.

Aynısının bir de sıfır araba alınca, arabayı bayiinin kapısına getireni var mesela. O da bekliyor. Pompacı bekliyor falan. Evlenme sürecinde zaten tutan tuttuğunu gıdıklıyor. Bizim kültürümüz hep birilerini yolmak üzerine. Hayatında pozitif bir gelişme yaşandıysa, hiç tanımadığın insanlar onlara para vermeni istiyor.
+3
cay koy geliyorum
(12.02.26)
vermek zorunda kalıyorsun, özel hastanede (koç falan değildir muhtemelen, ama diğerlerinde) bile böyle. adam başında kırk defa geçmiş olsun, geçmiş olsun diye dolanıyor. bir kampanya başlatıp cimer'e yazalım, iyi olur.
+1
malheiros
(12.02.26)
sizinkiler vererek sonraki kişilerden istemelerine sebep olmaya devam ettiler, bundan sonra başka yerlerde de vermek zorunda kalacaklar.
+1
sivri sinek
(12.02.26)
doğumu bilemem ama bence yaşlı bakımı ve yaşlı birinin hastanede yatmasıyla ilgili durumda verilebilir. Sonradan da değil, ilk yattığında bahşiş vermeyi düşünürüm ki iyi baksınlar (tuvalet banyo vb. şeylere yardımcı oluyorlar sanırım, geçmişte dedemde bişeyler duyduğumu hatırlıyorum ama küçüktüm tam emin değilim)
0
nhk ni youkosu
(12.02.26)
ben dogdugumda (cerrahpasa'da) babam tüm hemsirelere bahsis dagitmis.
hatta bir hemsireye ek bahsis verdirtmis annem. sonbahar bebegiyim. hava sogukmus, emzirmeye anneme getirirken battaniyesiz getiriyormus. annem bir demis, iki demis, bakmis kadin düzelmiyor, ben zaten kuvözde yatiyorum sariliktan, o sicak ortamdan cikarip beni altimda sadece bez ile battaniyesiz getiriyormus hep, annem babama anlatmis durumu. babamdan ek bahsisi alinca battaniyemle getirilmeye baslanmisim. kadinin huyu düzelmis. var yani.
siz yanlis düsünmüyorsunuz ama düzen bu. türkiye'de yeni dogumda bebeklerin dövülerek sakat birakildigini düsününce, ben sahsen hemsirelere birer cumhuriyet bile takabilirim cocuguma bir sey yapmasinlar diye.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.02.26)
soruya cevap degil; ama zengin degilseniz turkiye'de bahsis baskisi yapanlara herkesin ayni tepkiyi vermesi gerekir. ben genelde surat yapanlara, bak kardesim ekonomi ortada. hepimiz gitgide fakirlesiyoruz. bu ortamda kimseye bahsis vermem. hadi eyvallah diyorum.
+1
buenosdias
(13.02.26)
(9)

Yurt dışına çıkınca internet bankacılığı uygulamalarında sıkıntı oluyor mu?

santimantal
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.
Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.
Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.
Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.
İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.
Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya devam edeceğim.
Banakalardan giriş vb. işlemler için SMS gönderildiğinde sorun oluyor mu?
Yoksa yurt dışında bir numara alıp bankalara da o numarayı mı bildirmek daha iyi?

Bu konuyla ilgili deneyimlerinizi paylaşırsanız güzel olur.
0
santimantal
(10.02.26)
Bende is bankasi var. Uygulamayi falan guncellediginde veya bir sure giris yapmayinca tekrar sms teyidi yaptiriyor. Turk hattin acik kalacaksa bankadaki telefonu degistirmene gerek yok bence. Banka yabanci hatta sms yollarken sikinti yasabilir mi? Belki.
0
hot potato
(10.02.26)
Ben “tarifen yurt dışında geçerli” paketlerini kullanıyorum, Türkiye’deymişim gibi her şey çalışıyor.
0
orient blue
(10.02.26)
Garanti, Akbank, Kuveyttürk uygulamaları çalışıyor. Telefona ilk uygulama kurulumundan sonra SMS onayı bile istemedi.
0
mbond
(10.02.26)
bildirimle giriş yapıyorsan zaten sorun yok. Farklı hat alıp taksan bile kullanabiliyorsun. Fakat sms gelmesi gerekirse Türk hattın gerekecek (bu arada yeni telefonların çoğu çift sim, o şekilde iki hat takılı kullanıyorum ben)

Problem olmuyor yani. Ama havale-eft-swift vb. limitini artırman gerekecekse şimdiden yap mesela. (gerçi bazı bankalar kimliğini NFC ile okutup görüntülü görüşme ile bağlanıp vs. yapmana izin veriyor. Ama bazıları hala dilekçe istiyor galiba)
0
nhk ni youkosu
(10.02.26)
Yurtdışındayım, hayır sorun yok hatta wificall ile arama bile yapabilirsin. Telefonun ve hattının bu özelliği olmadı yeterli onu araştırıp kontrol edebilirsin. İşbankası ve enpara kullanıyorum zaten mesaj vs bildirim olarak da düşüyor, bankacılık uygulamaları için ekstra bişey yapmana gerek yok.
Hattımı da en son turkcell vodafone belasından kurtarıp kontorlu bimcelle çektim.
0
tuborg yesili
(11.02.26)
romanya'dayım.
enpara hesabını aktif olarak 6 yıldır burada kullanmaya devam ediyorum.
eski telefonumda türk sim kartı takılı.
3d şifreleri oraya geliyor sms olarak.
eski telefon hücre verisi kapalı tamamen.
aktif olarak kullandığım telefonda rumen sim kartı var.
enpara uygulaması da onun içinde.
kullanırken hiç sıkıntı yaşamadım.
40 yılda bir türk hattına lira yüklüyorum.
0
rain when i die
(11.02.26)
ticari bankacılıkta problem yaşayabilirsiniz. onun dışında günlük hayatınıza devam edebiliyorsunuz.
0
galahad reloaded
(11.02.26)
kesinlike sorun oluyor. özellikle seni 444lü telefonlardan aradıklarında ulaşamıyorlar. sen arayamıyorsun vs birçok saçma sorun yaşadım ben.

salak bankalardan biri ilk kez bir ibana eft yaptığında 444lü numaradan beni otomatik arayıp 1e basmamı istiyordu ama tuş çalışmıyordu vs.

herşeye hazırlıklı ol. %100 bir konuda sorun yaşayacaksın.
0
plastic_angel
(11.02.26)
Her sey rutin devam ederken sorun olmuyor ama telefon/telefon numarasi degisikligi gerektiginde sms'e ulasabilmek onemli.Bende yurt disinda yasarken Turk hatti olmamasina ragmen Enpara ve Yapi kredide tum bu degisiklikleri yapabildim ama Ziraat ve Halkbank olmadi ornegin.Her sey rutinde iken degisiklik yok ise hepsi calisiyor
0
turkuaz
(11.02.26)
(6)

Android'den iPhone 15 Plus 256 gb

baldan kaymak
Sizce geçmek mantıklı mı yapan var mı?Edit: Buna neden, niçin eksi (-) verdi ilgili kullanıcı anlamak gerçekten güç. mod'lar görmüyor mu?!
Sizce geçmek mantıklı mı yapan var mı?

Edit: Buna neden, niçin eksi (-) verdi ilgili kullanıcı anlamak gerçekten güç. mod'lar görmüyor mu?!
0
baldan kaymak
(01.02.26)
ben androidden ıphone a geçiş yapıp da pişman olmayan görmedim çevremde, mutlaka bir süre sonra o android e dönülüyor, büyük rahatlık.
0
darthvader
(02.02.26)
amaç ne, androidde ne eksik geliyor? android telefonun ne? bunları bilmeden cevaplamak zor.
0
nhk ni youkosu
(02.02.26)
Ben 3 sene önce androidden ios a geçtim. Androidi çok uzun zaman ve severek kullanıyodum. Çok da mutluyum.
0
chanandler bong
(02.02.26)
Her şey işlevsellik değil, iphone 15 kullanmak istiyorsanız iphone 15 alın. Şu an iphone 15 gayet yeterli bir telefon, ancak 2023 çıkışlı.

Bir eksiklik hissetmezsiniz, zaten artık telefon modelleri birbirinin aynısı hep. Herkes bundan yakınıyor. Yine de eski modelleri güncellemeler yoluyla takoza çevirme ihtimalleri her zaman var. Bu açıdan 16 modellerine bakmayı düşünebilirsiniz.
0
akhenaten
(02.02.26)
Telefonla ultra işlerin yoksa, pişman olmazsın ama wow da demezsin.
0
gobekliraki
(02.02.26)
tam da dediğin şekilde iki buçuk sene önce geçiş yaptım.
telefonum xiaomi 11t pro idi, şimdiki telefonum iphone 15 plus 256 gb.

iphone'un üç tane güzel yanı var; kamerası, arayüzü ve genel olarak grafikleri. ben sadece kamerası için geçiş yapmıştım, android'e kıyasla gayet memnunum. hatta android'lerde sosyal medyaya attığımız fotoğraflar bozulmasaydı iphone'a geçmezdim bile. onun haricinde hiçbir ama hiçbir esprisi yok. hatta seni aptal yerine koyan, en basit işlemlerde bile kırk takla attıran, seni devamlı ama devamlı bir şeylere abone olmanı zorlayan yapısı var.
pişman olabileceğin ve artık mücadele etmeyi bırakacağın bazı şeyler:
-"iphone donmaz" içi boş bir klişe, gayet de donuyor. mesela bende birçok kez kamera en başta siyah ekranda kalıyor, uygulamadan çıkıp yeniden giriyorum.
-metin düzeltme işlemi çok kötü. android'deki gibi yanlış harfin olduğu noktaya tıklayıp silip yeni harf yazdırmıyor; ya kelimenin başına ya da ısrarla sonuna getiriyor imleci. bazen yanlışlıkla metni seçiyorsun ama vazgeçme olayını hala çözemedim. bu yüzden "muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine" gibi bir şeyde harf hatası yapmışsam stres yapmak yerine komple silip yeniden yazıyorum.
-2026 yılında hala istediğin şarkıyı zil sesi yapamıyor, bilgisayarındaki kendi arşivini kolayca aktaramıyorsun.
-uygulamaların büyüklüğü android'e göre çok daha büyük ve uygulama zamanla şiştiği için android'deki gibi önbellek temizleyip yer açma olayı yok. komple uygulamayı silip yeniden kurman lazım.
-bildirim panelinde her "ekran yönü kilitli" işareti var ama sessizde durduğuna dair hiçbir ibare yok.
-fotoğraf arşivleme/saklama yöntemi android'deki gibi kolay değil. fotoğraf kalitesi, uygulamaların şişmesi, uygulamaların kendi başına bile yüksek yer tutması sebebiyle yer açma amacıyla fotoğraflarını bilgisayara aktarmak tam bir işkence. maalesef yenik düşüp icloud aboneliği satın almak zorunda kaldım.
-yıl 2026 ve numara yazarken yanlış yazdığın numarayı komple silip yeniden yazman gerekiyor. (örneğin 0581 123 12 34 yazdın ve arama yapacaksın, 8'i düzeltmen lazım, düzeltmiyor, 8'e kadar komple silmen lazım.
-mesaj gelir, bildirim gelmez. bildirim gelir, hatta titrer ama bakarsın hiçbir şey yok.
-kafasına göre sesli kafasına göre sessiz modda takılıyor.
-face ıd kafasına göre yüz okuyor ya da okumuyor. okumayınca şifreyi girmeye çalışıyorsun, şifrenin yarısında yüzünü okuyor ve şak diye başka yerleri tuşlamış oluyor, uygulama açmış ya da birini aramış oluyorsun.
-yıl 2026 ve hala ana ekran allah'a emanet; alfabetik sıralama seçeneği bile yok.
-maile ek koymak işkence.
-çağrı geçmişi çok kötü.
-siri tam bir salak, seni tek bir seferde anlaması için 5 yaşındaki bir çocukla konuşuyor gibi konuşman lazım. (araç sürerken daha çok belli ediyor salak olduğunu)
-airdrop çoğu kez çalışmıyor, sorun çıkarıyor.

daha bir sürü saçma salak halleri var da bunlar aklıma gelenler.
+1
m e b
(02.02.26)
(8)

2018 Mazda Cx-5 alınır mı?

dirildimde geldim
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzımanbelirtme
Fiyatı çok uygun dış kozmetiği içi şahane durumda fakat araç 223.000KM de. Evin 3. arabası olacak diğer araçlar ufak olduğu için uzun yolda kullanmayı planlıyorum. Dediğim gibi fiyatı çok uyguna gelecek onun dışında tek korkum KM'sinin yüksek olması. motor 2.2 skyactive-d 4x4 manuel şanzıman

belirtmeyi unutmuşum arkadaşlar yurtdışındayım, parça konusunda evet biraz problemli fakat vergi o kadar çok değil


edit: aracı aldım, bi kaç arkadaş özelden fiyat sormuş. 9.800€ ödedim arkadaşlar.
0
dirildimde geldim
(30.01.26)
Yüksek vergi, yüksek tüketim, pahalı parça, çok düşük piyasa, yaşlı gibi, km çok, manuel vites, fiyatı da bu yüzden uygundur.

Türkiye şartlarında ben almazdım.
+1
orient blue
(30.01.26)
fiyatı uyguna gelmesinin sebebini orient belirtmiş. fiyatı çok uyguna gelecek diye bu aracı almaktansa makul km'li ikinci eli daha kuvvetli makul fiyatlı ve bir araç bakardım.
0
awlmi
(30.01.26)
mazda kullandim, motor sanziman problemi cekecegini sanmam. kullanmasi zevkli performansli araclardir.

mazdalarin en buyuk problemi pas, korozyon yoksa aracta alinir.

kaldirip mutlaka altina bak, camurluklari iyi kontrol et, bagajda yedek lastigin etrafina bak, kapi altlarini kontrol et.
0
cooperr
(30.01.26)
Alinmaz. Buyuk ihtimalle sorun cikartir. Kenarda $5000 bulundur ihtiyacin olacak.
0
thetruenorthstrongandfree1
(31.01.26)
reddit'çilerin favori otomobillerinden bu. Fakat 2018 model araba baya km yapmış, lastikler ne durumda en son ne zaman değişmiş? Frenler nasıl, debriyaj nasıl? Alacaksan bunlar masraf çıkaracak mı bi baktırıp bilerek al bence.
0
nhk ni youkosu
(31.01.26)
aslıda Türkiye'de belli bir segment için alınan her arabaya ortalama aynı paraları veriyorsunuz denebilir. çünkü birisi yakıttan, öbürü vergiden, diğeri parça ve ustadan o parayı bir şekilde çıkartır.

mazda kesinlikle alınabilecek arabalar listesinde sorunsuzluğu ile liste başı çeker. büyük keyifle binersiniz. büyük huzurla sürersiniz... temiz, düzenli, bakımlı kullanıldığında arıza çıkartmaz. yağ bakımları düzenli yapıldı ise, motor içine asla çeşme suyu girmediyse, antifriz kullanılıyorsa bunun dışında sizin bakacağınız bir şey kalmıyor. gerisi tamamen experin işi.
ama mazda gibi arabaları genel itibariyle yaşadığınız şehirden almak daha sağlıklı. bunun sebebi de şu: bu arabanın bakımlı ve sorunsuz olduğunu istediğiniz kadar expere gösterin tam tespit edememe riski her zaman var. bu yüzden bu gibi arabalarda eğer yetkili servis dışına çıkıldıysa "hangi servise onarıma gidildiğine dair" soru sorun. gerek birlikte, gerekse yalnız, ustasıyla görüşün ve arabanın genel hali hakkında bilgi almak istediğinizi, daha önce bakıma hep oraya geldiğini, sizin de orayı tercih edeceğinizi ve gün gelip satışa çıkarınca alacak kişiye de yine tüm bakımlarının o serviste yapıldığının rahatlığıyla satacağınızı, ama bir sorun varsa bilmek istediğinizi çünkü satın aldıktan sonra yine o sorun için oraya gelineceğini, o yüzden en baştan bilmek istediğinizi çok da kibar olmayan, esnafın hoşuna gideceği bir dille ifade edin...

arabada kronik bir şey varsa ve gerçekten düzenli olarak bir servise gittiyse araba ustaları tarafından tanınacaktır ve topa girmek istemeyen usta size arabanın durumunu söyleyecektir.

ben sorunsuzluk arıyorum ama sorun çıkarsa da parça / usta fiyatını dert etmem diyorsanız mazda doğru tercihlerden biri.
ama uzun yolu düzenli yapacağım, hem konfor hem rahatlık arıyorum diyorsanız alternatifler mevcut... fakat hiç bir alternatif, o fiyata o kaliteyi size vermeyecektir. mazda piyasası düşük, satışı yavaş olması sebebiyle ucuz araçtır. kötü olduğu için değil.

vergisinin yüksekliğini 3. araba alacak olan bir kişi olarak çok düşüneceğinizi zannetmiyorum. alternatifinde alacağınız herhangi 1.6 araçtan alamayacağınız keyif ve yol huzurunu size verecektir. yok ben vergiyi de endişe ediyorum diyorsanız zaten mazda ve benzeri araçlardan çıkıp daha ekonomik alternatiflere (konfor faktörünü de eleyerek) yönelin derim.

km'sine gelirsek, büyük motorlu ve dizel araçlar doğru kullanıldıkları taktirde o km'ler çok değil... mazda gibi sorunsuz bir araçta, hele ki dizel motorda eğer doğru kullanıldıysa size yarım milyon km daha götürür. japon olması + mazda olması sebebiyle ve hali hazırda elinde 700.000km'de olan ve hala kullanılan bir japon harikası aracı olan biri olarak söylüyorum.

dizel'de dikkat etmeniz gereken uzun yolda düşük vites / yüksek devir ile dpf temizliğini aralıklı olarak yaparsanız, uzun yola çıkmadan önce ister würth ya da liqui moly gibi markaların enjektör temizleyicilerini, mercedes'in önerisine uyarak 1/5 oranında gaz yağını ya da dot 4 fren yağını fullemeden önce depoya boşaltıp uzun yola çıktığınız taktirde temizlenmiş ve yağlanmış enjektörlerinizi de dert etmeden kullanabilirsiniz.
0
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam aracı satın aldım ama sen kalbime su döktün. çok teşekkür ederim, bence de çok güzel bir araç satın aldım. aracı ustalarıma gösterdim, düşünmeden al dediler. ve aldım.
0
🌸dirildimde geldim
(31.01.26)
Mazda zevk arabasıdır, sorunsuzdur. Düz adama sorarsan alma der zaten ülkede tutmamasının sebebi bu. Bi kere Mazda'ya alışırsan başka araca binmen zor olur.
0
mirty
(31.01.26)
(1)

2015 I-Mac'ten, Yeni Mac'e geçiş soruları

la traviata
Mac Studio almayı düşünüyorum. Mac Mini düşünüyordum ama sanki benim ihtiyacım stüdyo olanmış gibi geldi. Bazı sorularım var, bilenlere danışmak istiyorum. Apple destek'teki kişilerin bu konularla ilgili bazı şeylerden emin olmadığını hissettim.1- Apple'dan ekstra Monitör almayacağım. Sadece Mac Stu
Mac Studio almayı düşünüyorum. Mac Mini düşünüyordum ama sanki benim ihtiyacım stüdyo olanmış gibi geldi. Bazı sorularım var, bilenlere danışmak istiyorum. Apple destek'teki kişilerin bu konularla ilgili bazı şeylerden emin olmadığını hissettim.

1- Apple'dan ekstra Monitör almayacağım. Sadece Mac Studio alacağım. Ama monitörüm ultra wide bişey. Samsung odyssey neo g9. 7680-2160 çözünürlüğü. dolayısıyla bu çözünürlükte kullanabilir miyim studio'yu, yoksa ekranı 3/4 veya 2/4 oranında bölerek mi kullanmam gerekiyor? Eğer bu monitör sorun çıkaracaksa, boşta bir asus 2k monitörüm de var. Ama eski tabii ve 2k.
Var mı bu konularda fikriniz?

2- Ben logic pro x ile kayıtlar yapıyorum minik bir stüdyo gibi düşünebiliriz. ses kartlarım, monitörlerim, mikrofonlarım vs. var. Bir yandan da final cut ile de 4k çözünürlüklü video editlerimizi yapacağım. Bu iki programın aboneliği yeni mac'e aktarılıyor değil mi? Bir daha satın almam gerekmiyor?

3- Mac studio almaya kalktığımda bin tane seçenek sunuyor her şey ile ilgili. (çip, ssd, ram, vs.) Şunu mutlaka yüksek olsun, şusu o kadar yüksek olmasına gerek yok dediğiniz bir şey var mı? Yoksa kökle hepsini mi diyorsunuz?

4- En önemli sorum şu. Normal kullanıcılarla, öğrenci-öğretmenler farklı fiyatlara alabiliyormuş. Ben yıllarca kolej öğretmenliği yaptım ama artık aktif olarak öğretmen değilim. Çocuklardan bir ekip ile çalışıyorum ama tamamen bana özel bir topluluk bu, meb ile ilgisi yok. Ben bu durumda resmi öğretmen veya öğrenci olarak alamıyorum anladığım kadarıyla? Ayrıca apple'a bu öğretmenlik nasıl kanıtlanıyor?
Peki bu indirimden faydalanmak için ne yapabilirim? Siz ne yapıyorsunuz?

Teşekkür ederim.
0
la traviata
(29.01.26)
2015 imac kullanan birinin Studio'ya ihtiyacı olacağını pek sanmıyorum.

1- ekran konusunda fikrim yok. Ama sorun olmaz bence, sadece scaling gibi mevzular bazen can sıkıyor kimi ekran yeterince keskin olmuyor.

2- evet hesabına kayıtlıdır direkt app store'dan indirip kurarsın (bende de logic ve final cut var o şekilde) FAKAT daha bugünlerde yeni bi aylık abonelik yayınladılar. O versiyonlar bize gelecek mi veya onları yükletse bile bazı özelliklerini verecek mi vermeyecek mi emin değilim.

3- Bence "m4 pro" işlemcili Mac mini her işini görür gibi. Ram'i ve SSD'yi alabildiğin kadar büyük al, zaten bi aldığında 10 yıl kullanan biri gibisin. İleride AI vb. muhabbetlere daha yüksek ram gerekebilir (ve şu an ram krizi var oem ram'ler aşırı pahalı, mac'lerde upgrade fena fiyata gelmiyor gibi sanki)

4- Apple Türkiye bi ara belge bile istemiyordu internetten direkt sorgusuz alabiliyordun. Dene. PT.com.tr veya başka aracı kuruma (veya fiziksel apple store) gidersen e-devletten belge veya kimlik falan soruyorlar. (fatura da o kişinin adına oluyor)

* Pro işlemciler çoğu şey için fazlasıyla yeterli.(Düz M4-M5 bile iş görebilir ama daha yüksek işlemci gücü için ben Pro almıştım) Ben video kurgu işlerinde de gayet memnunum (ki bende ilk modellerden M1 Pro var). Max ve Ultra işlemciler GPU yani görsel render işlerinde daha hızlı. Video encode-decode olarak da çift encoder falan var daha iyiler ama o kadar büyük bir işiniz yok gibi.
0
nhk ni youkosu
(30.01.26)
(8)

Tr'den Almanyaya para transferi

Purple life
TR'deki euro hesabimda bulunan bir miktar parayi Almanya'daki euro hesabima euro olarak göndermek istiyorum.en uygun yollusu nedir? Swift icin 1500€ ödeme cikiyor.Wise vs güvenli midir? kullanan oldu mu? kesinti daha az mi gercekten?miktar ~200k€türkiye'deki bankayla sorun yasar miyim? bi arada yurt
TR'deki euro hesabimda bulunan bir miktar parayi Almanya'daki euro hesabima euro olarak göndermek istiyorum.

en uygun yollusu nedir? Swift icin 1500€ ödeme cikiyor.

Wise vs güvenli midir? kullanan oldu mu? kesinti daha az mi gercekten?

miktar ~200k€
türkiye'deki bankayla sorun yasar miyim? bi arada yurt disina döviz gönderilemiyordu sanki?
-1
Purple life
(28.01.26)
Wise bro.
-1
Kahvedesu
(28.01.26)
200 k euroyu direk havale edersen banka bloklar ve sana masak sebepli niye diye sorar.seninde makul sebepler sunman gerekir.wise ufak meblağlar için sorunsuz ama bu rakamı yüksek kabul edecek bu sefer avrupa için sorgulanacaksın,paranın kaynağını isteyecek vs.önce neden istediğinin evrağını hazırla sonra kendi bankandan gönder.

Buradan bir arkadaşımız bu paranın biraz yükseğini ingilterede kendi hesabından türkiyeye çekti.vergisi ödenmiş,kendi resmi parası olmasına rağmen her iki taraftada sıkıntı yaşadı.bı rakam senin için olağan değilse problem başlıyor.ben 10-20 k sorunsuz gönderebiliyorum,eşimin olağanı benden yüksek vs.vs.
0
duptıs
(28.01.26)
@duptis, ama benim sorum bu degil ki.

1. masraf olarak en uygunu nedir?
2. tr'deki parayi cikarmada sorun yasar miyim
0
🌸Purple life
(28.01.26)
2-türkiyeden çıkarırken sorun yaşayacağını yazdım cevabımda.masak soruyor nereye gönderiyorsun diye.sebebini açıklaman lazım.

1-wise en ucuzlardan birisi ama günlük limitleri var.50000 euro olması lazım.
0
duptıs
(29.01.26)
Wise yapamazsın ki, TR EURO hesabından Wise Euro hesabına yapacağın işlem de swift zira!

Türkiye'de ancak aynı bankadaki farklı Euro/dolar/gbp vs. hesapları arası döviz transferi normal havale gibi oluyor. Mesela senin Garantide hesabın var, Wise'ın Yapıkredi'de Euro hesabı olsa oraya göndersen bile swift oluyor bu. Ancak Wise'ın her bankada döviz hesabı olsa, sen oraya atsan onlar da Almanyadan transfer etse o olurdu. Ama bunu yapmıyorlar. Şu an açıp yine denedim, add money-> Euro diyince Belçikada bir banka ibanı veriyor. Parayı oraya atacağına Almanyadaki bankana atarsın zaten.

Wise'ın olayı anında "TL" gönderip, orada istediğin paraya çevirip karşı ülkeden çekmek. veya ben İngiltere'den GBP atıyorum, bozup TL yapıyorum, sonra anında TL hesabıma eft yapıyor. Bu şekilde kolaylık sağlıyor 1-2 gün swifti beklemiyor ve yüksek fee vermiyoruz. Exchange'den kazanıyor.

Yani wise ile zaten teknik olarak yapamazsın bence. Ben direkt aynı para birimini deposit edip karşıdan çeken duymadım hep bir çevrim var. Bu senaryoda 200 bin euroyu TL'ye bozup Wise'a atıp geri Euro alman gerekiyor. Benim bildiğim ve arada kullandığım bu. Yanlışsa açıklasınlar.
+1
nhk ni youkosu
(29.01.26)
200k€ icin 1500€ aslinda %1 bile degil, makul bir fiyat. Lakin hem Türkiye‘deki bankaya, hem almanya‘daki bankaya hem de Almanya‘da Finanzamt‘a bu parayi deklare edip kaynagini gösterebilmen lazim. 2016da böyle bir miktar transfer etmistik, TRden Avusturya‘ya. Direkt ben deklare edince sikinti olmadi.
0
kuehles blondes
(29.01.26)
@kuehles, haklisin benlis bakmisim meger 4% imis.

EU ici aninda 0 masrafla eft yapabildigimiz icin bana cok fazla geliyor.
0
🌸Purple life
(29.01.26)
bankaniza sorun direkt. varsa musteri temsilciniz ile gorusun, hem TR hem DE'de.
ben oyle yapmistim. TR'daki temsilcim ile gorusmus bir transfer emri yazmistim. ayni sekilde alici tarafindaki (EU ici) temsilcimle gorusup (mail atip) xx miktarda para gelecegini ve paranin kaynagini belirtip, bildirilmesi gereken yerler ve belgeleri sormustum.
onden herseyi hazirlarsaniz max 2 gun icinde geciyor. 2 sene once bu sekildeydi en azindan.
0
65 derece
(29.01.26)
(6)

banka şubesinden tek seferde usd çekme limiti

in vino veritas
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
0
in vino veritas
(28.01.26)
çok dağ başı şube değilse bir kaç bin usd ödeyebilirler. ama siz yine de riske etmemek için önceden haber verin şubeye. 300-500 falan verirler muhtemelen ama 100 bin milyor usd falansa önceden haber vermek allahın emri...
0
exlibris
(28.01.26)
Belli bir limiti yok. O an hiç olmayabilir bile. 2-3 kere başıma geldi. Şubede hiç yokmuş. Dolar hiç yoktu, 500 euro zor bulup vermişlerdi.

Arayıp söyleyin. İstediğiniz kadar getirirler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(28.01.26)
eğer acil gerekiyorsa birkaç şube dolaşın hatta mümkünse daha zengin (veya ticaret dönen) mahallelere gidin.

Garanti Bankasının Maltepe'deki şubesi 2000 dolar veremezken Sarıyer'den çok daha fazlasını çektim. (habersiz gittim öyle)
0
nhk ni youkosu
(28.01.26)
limit her şubede aynıdır. önceden haber vererek giderseniz daha iyi olur. etrafında ithalat ihracat yapan firmaların olduğu şubelerde daha fazla döviz bulursunuz.
0
co2s2
(28.01.26)
Kendi şubenden çekmen için belli bir üst sınır yok. Ama alt sınır da yok. O yüzden önden haber vermek gerekiyor. Tüm paranı aynı gün alabilirsin.

“Hazır şu kadar paranı trink diye veririm sana” diye bir taahhütte bulunan bir banka bilmiyorum.
0
lazor
(28.01.26)
şubeye göre değişmez ama bankaya göre değişir. bir de evet kendi şubenizden çekmeniz lazım, başka şubeden çekerseniz inanılmaz masraf alıyorlar. halkbankta durum bu şekilde. önceden haber verin. ben olsam bin dolar için bile olsa arardım. olmayabiliyor çünkü anlık olarak.
0
elorelia
(29.01.26)
(5)

Video kayıt cihazı

sacrilegious
Selamlar,Eşimin babası eşimi küçükken hep kameraya çekmiş, şimdi bizim de çocuğumuz olacak; ben de aynı şekilde anı biriktirmesi için eşime bir video kayıt cihazı almak istiyorum. Fiyat araştırması hiç yapmadım ama ayırmayı düşündüğüm bütçe 10-15 bin gibi. 1-2 sene sonra ilgisi devam ederse cihazı y
Selamlar,

Eşimin babası eşimi küçükken hep kameraya çekmiş, şimdi bizim de çocuğumuz olacak; ben de aynı şekilde anı biriktirmesi için eşime bir video kayıt cihazı almak istiyorum. Fiyat araştırması hiç yapmadım ama ayırmayı düşündüğüm bütçe 10-15 bin gibi. 1-2 sene sonra ilgisi devam ederse cihazı yenileyebiliriz.

Aksiyon kamera / mini kamera gibi bir şey mi almalıyım? Ne önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sacrilegious
(25.01.26)
Fotoğraf makinesi daha kaliteli çeker. Canon 2000D bakabilirsiniz. Ama aynalı makineler büyük, ağır, kullanışlı olmaz. Aynasız mantıklı. O da pahalı. En az 35, 40 bin. Ama bunların kalitesine hiçbir telefon, kamera ulaşamaz.
-5
arbre
(25.01.26)
Böyle bir amaç için dslr hantal olur. Netleme, düşük ışık koşullarda performansı tatmin etmeyebilir.
Telefonunuz dışında illa bir alternatif istiyorsanız. Dji pocket 3 gibi doğrult ve çek şeklinde pratik şeylere yönelin derim.

Sağlıklı mutlu ömürler..
+1
anon1m
(25.01.26)
eskiden kasetli kameralarla çekilen şeyin en iyi yanı kendi kayıt medyaları olmasıydı (kaset yani). Şu an hala o kaset duruyordur, dijitale aktarılabilir (uzun zaman sonra bozulmalar olabiliyor ama yine de okey)

şimdi iyi bir telefonla çekerseniz aslında çok kaliteli kaydetmiş olacaksınız fakat dosya denizinin içinde video ve fotolar kaybolup gidecek. İyi bir arşivleme/yedekleme şart.

Benim çocuğum olsa son iphone'u alır onunla çekerdim (video kalitesi diğer telefonlardan net şekilde daha iyi) çünkü en iyi kamera yanındaki kameradır. Fakat sırf bu işe özgü bir şey istiyorsanız dji pocket, action veya gopro gibi kameralar iş görebilir tabii. (kafanızdaki fiyata da daha uygun)

not: dslr veya aynasız kameralar fotoğrafı daha iyi çeker (o da raw çekip işlersen). Videoda bilmeden bulaşmayın. Son 3-5 yılın iphone'u size çoook daha iyi anı videosu kaydedecek emin olun. (sebebi de şu, telefonlarda auto hdr'ı açarsanız ışığı optimize ediyor. Sizin gözünüzle gördüğünüze daha yakın bir video ortaya çıkarıyor. Kamera ile çekilen şeyde "şurası niye çok karanlık" "burası niye patlamış" "şunu tam pozlayamamışım" "burası net değil" gibi bir sürü derdiniz olacak.)
+1
nhk ni youkosu
(25.01.26)
ben kuzenime bunu aldım yılbaşı hediyesi
www.amazon.com.tr

delirdiler mutluluktan. sanırım aradığınız fiyat bandında.
yanında milyon tane aparat geliyor. 2 tane de hatta batarya. bir bakın yorumlara ve videolarına/deneme videolarına derim.
+1
la traviata
(25.01.26)
ekstra cihaz almak yerine, telefonla çekeceğiniz videoları düzenli olarak yedekleyeceğiniz bir sistem kurun.

google drive
YouTube
fiziki bir hard disk
0
co2s2
(26.01.26)
(12)

Havva neden şeytanlaştırılmıyor?

plastic_angel
Hristiyanlarda Eva bizde Havva . Ademi cinsel ilişkiye zorlayan o değil mi ? Niye kötülüğün simgesi değil bu kadın?
Hristiyanlarda Eva bizde Havva . Ademi cinsel ilişkiye zorlayan o değil mi ? Niye kötülüğün simgesi değil bu kadın?
-8
plastic_angel
(20.01.26)
Semavi dinlerde yaratılan (ve şeytanlaştırılan) ilk kadın için (bkz: lilith)
+1
kobuzchu kiz
(20.01.26)
ne alaka cinsel ilişkiye zorlamış falan. öyle bi şey yok islam’da. yasak elmayı yemek için ikna etti.
+2
deartheodosia
(20.01.26)
Siz biraz konuya uzak kalmışsınız. Öncelikle yukarda belirtildiği gibi cinsel ilişki için zorlamıyor. Yasak meyveyi yediriyor, bunun için de zorlamıyor gerçi. Bu da tevratta böyle, kuranda sadece şeytanın bu ikiliyi kandırıp meyveyi yemelerine yol açtığı söyleniyor. Ek olarak tevratta da bu olay anlatılırken adem ve havva beraber yılanla konuşuyor, meyveyi ilk havva yiyor, ademe de o uzatıyor. Yine zorlama yok.

Ama bu haşin çıkışınız ilginç gelmedi değil swh.
0
akhenaten
(20.01.26)
yasak meyve denen şey cinsel ilişkinin bir metaforu değil mi? gerçekten oturup elma soyup mu yediler yani?
+2
kibritsuyu
(20.01.26)
@kibritsuyu kabuklu yemiş de olabilirler, ama şaka bir tarafa bu olayın cinsel ilişki açısından yorumlanması çok sonraları gelişiyor. Detayına çok hakim değilim, ancak bunlar dini yorumlardan çok edebi yorumlar. Dini olarak bunun en ileri gittiği durum sanırım havvanın ademe meyveyi uzatması ve onun da itiraz etmeden yemesini, kadının, kadınsılığını kullanarak erkeği baştan çıkarması vs. gibi yorumlamalarıdır. Ama bu senaryoda bile meyve yine meyve.

Yahudiliğin en erken mitleri bunlar. Bu anlatılarla çağdaş neler neler var. Baya Eski Mısır, Asur, Sümer dinlerinin hayatta olduğu bir zamanda oluşuyor bu anlatılar. O dönemde meyve çoğu zaman gerçekten meyvedir.
+1
akhenaten
(20.01.26)
Elma işi efsane ya da çevrim hatası gibi görülüyor daha çok. Asıl konu "Bilgelik" ağacından yiyip gözlerinin açılması, özgür irade sahibi olmaları, masumiyetlerini kaybetmeleri. Ayrıca Havva'ya daha ne olsun "doğum sırasında çile çekeceksin, kocana tabi olacaksın" diye bizzat tanrı onun üzerinden tüm kadınları bir nevi cezalandırıyor. İbrahimi dinlerin tamamında da "İlk şeytana uyan" olarak görülmesi ve yerilmesi de cabası.
0
salihdt
(20.01.26)
Yasak meyve aslında bilgi ağacının (tam olarak the tree of the knowledge of good and evil) meyvesi, suçları sevişmek değil tanrının sözüne karşı gelmek. Bununla beraber kendi çıplaklıklarının ve cinselliklerinin bilincine varıyorlar ama o kısım ikincil sonuç.

İncil'de yaradılış kitabı bölüm 3'ü okuyabilirsiniz fakat özetle:
Tanrının sunduğu bütün imkânlara rağmen o izin verilmeyen tek ağacın meyvesini yeme, aslında insanın iyiyle kötüyü bilme, tanrı gibi olma arzusunun da ilk arketipidir.
(Şu makaleden: dergipark.org.tr)
+2
kobuzchu kiz
(20.01.26)
toplumsal kabule göre erkek kadından üstün değil mi zeka, yaratılış vb. olarak? ademin kafası hiç zerre çalışmıyor mu da kendi köprücük kemiğinden yaratılmış ve kendisine denk olmadığı varsayılan havvanın lafını dinliyor? adem şuursuz mu? her gel diyenin dediğini yapıyor anlamı çıkıyor sizin bu teorinizden. bu durumda konunun havvayla hiç ilgisi yok ki.
+1
Phoebe
(20.01.26)
Yılan Havva ile konuşuyor ve Havva koparıyor elmayı tevrata göre. Kuranda yok zaten olayın detayı. Benim sorum bambaşka.
0
🌸plastic_angel
(20.01.26)
aslında semavi dinler havva'yı şeytanlaştırmaktan daha aşağıda bir konuma koyuyor. lilith gibi şeytanlaştırılsa beraberinde bir akıl ve güç de atfedilmiş olacak. oysa havva yaratılış mitinde o kadar akılsız ki yılan kandırmak için adem'i değil onu seçiyor. çünkü güçsüz olan, kolay manipüle edilebilir olan o. yani havva kadın olduğu için şeytanlaştırılamayacak kadar zavallı bir varlık. o yüzden üzeri merhametle örtülü bir acıma duygusuyla yaklaşılıyor kendisine.
0
sir gawain
(20.01.26)
0
nhk ni youkosu
(20.01.26)
kuranda neden bu olay detaylı anlatılmıyor bunu sorgulamakla başlayınca işler kopuyor zaten.

havva, eva yılan demek. havvadan kasıt lilith. kuranda ademin eşinin adı geçmez. soyun devamı işte bu ademin adı geçmeyen eşinden.
0
Hallegadola
(21.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(13)

Y.dısında yasayan arkadaslar emeklilik konusu kafanızı kurcalıyor mu?

bluewhale
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok av
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok avrupada yası beklerim derseniz oradada sisteme conradan dahil oldugunuz için yine cok dusuk bir maas soz konusu. Bu konuda bir planınız var mı ? ABD yi özllikle eledim çünkü oradaki emeklilik imkanları dünyanın geri kalanına göre oldukça iyi diye duydum.
+1
bluewhale
(19.01.26)
Sorunuza cevap değil ama şunu yazacağım; face’te epic retirement club diye çok kalabalık bir sayfa var, onu takip ediyorum. Orada ağırlıkla amerikalılar var, ve aksine, pek çoğu vergiler yüzünden, ya downsize olayını, ya da Avrupa’da emekli olacak ülke danışıp duruyorlar birbirlerine. Bakış açısı kazanmak üzere o sayfaya da bir bakmanızı öneririm. Anlık, dünyanın pek çok yerinde emekli olmaya dair bilgi paylaşımı mevcut.
+1
lil siztah
(19.01.26)
türkiyede de 60 ki emeklilik yaşı. çok farkı yok
0
jelly bear
(19.01.26)
Türkiye İngiltere'de çalıştığım yılları sayabiliyormuş "parasını verirsem", bi baktım eşimle kişi başı 20şer bin euro gibi bi şeye TR'de de emeklilik hakkı elde edebiliyoruz galiba. Buna şöyle bakarsak, geçmişte çalıştıklarımız + 20 bin euro ile 65'den sonra maaş elde ediyoruz, mantıklı bile olabilir.

UK'de emekli olmama 30 küsur yıl var galiba ve şu anki parayla ayda 950 pound gibi bişey veriyorlarmış.

Her türlü dünyada genç nüfusun azalmasıyla "emeklilik ponzisi" çökecek bence. Yani her şeyi düzgün yapsak bile aç kalabiliriz. Ayrıca özel emeklilik gibi para biriktirmemiz ve borsa vb. yerlerde bunu katlamamız lazım. Ama ona da baktım mesela Amerikadan ETF alsak(ilk 50 şirket veya QQQ vs. vardı) 1980-2000 arası her ay düzenli para yatırmış olsan dolar bazlı yerinde sayıyorsun, 2000-2020 arasında 20 yıl yatırsan birkaç katına çıkıyor. Bu da tamamen içinde bulunduğun dönemle ilgili şans.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
ABD'de emeklilik imkanlari iyi degil. Sirketin katki (company match...) sagliyorsa sagliyor ama bu herkese otomatik saglanan bir olanak degil. Emeklilikte olene kadar yiyecegin parayi calistigin sure icinde kendin biriktirip buyutmen lazim. Onun disinda social security var ama bu tek basina yasamak icin yetecek bir para degil.

Senin de her ay kazandigindan kenara koyup biriktiriyor ve yatirim yapiyor olman lazim.

Ben Kanada'dayim. Calistigim sirketin dahil oladugu bir emeklilik sistemi var. Her ay prim oduyorum. Kendim de kenarda biriktiriyorum.

Aslinda Turkiye'ye gore cok farkli degil durum. Benim babam ogretmendi mesela ve su an "emekli". Gorece rahat yasiyor olmalarinin sebebi emekli maasi degil, emekli olana kadarki surecte habire tasarruf yapip ev falan almis olmalari. Yoksa tek emekli maasiyla kirada oturmak cok rezillik olurdu. Ozetle birisinin seni "emekli" ilan etmesine ek olarak kendin de bir seyler yapman lazim.
+2
hot potato
(19.01.26)
4 yildir amerika'da calisiyorum ancak sadece 1 senedir social security oduyorum. maasin %8'i buna gidiyor. abd'de emekli olabilmeniz icin 10 sene calismaniz yeterli. 10 sene calistiktan sonra 67 yasinda odemeleri alabiliyorsunuz. 62 yasinda da alabilirsiniz ama o zaman ciddi kesintiler var.

9 sene kadar daha calismam gerek burada devam edersem. 10 seneyi tamamlayinca odedigim primlere gore hesapladim $2k yatiyor aylik ve bunu dunyanin her yerinde alabiliyorsun. ben cok gec social security odemeye basladigim icin bu miktar boyle. 20 sene odeyenler $3k, 30 sene odeyenler $4k civari aliyor. tabi bu orta-ust bir maasa gore hesaplandiginda boyle.

turkiye'de donup saydirip bagkur'dan emekli olmak benim icin mantikli degil cunku cok eksigim var. ama amerika'da yillari tamamladiktan sonra turkiye'de ssk'li bir ise girip calismam gerekir. bu da emekliligi cok ileri atiyor benim icin.

ancak avrupa'da da cogu ulkeye odediginiz social security'leri geri alabiliyorsunuz diye biliyorum. abd'de boyle bir sistem yok ve 9 sene calisip vergi odesen bile 10 yila tamamlamadigin noktada odedigin butun para ile baskalarinin emekliligini finanse etmis oluyorsun.

ama 30 seneye dunya'nin cok daha farkli ve tuhaf bir noktaya evrilecegini dusunuyorum. cunku cok acik sekilde yaslanan nufus, uzayan omur, ve azalan nufus artma hizina hep beraber baktigimizda sistemin birkac seneye tikanacagini gormek zor degil. zaten dunyada isciye ihtiyacin azaldigi bir donemden de geciyoruz. cok daha radikal bir sistem degisikligi olacagini ongoruyorum 30 seneye. o nedenle cok dusunmuyorum simdilik. ayni sosyal guvence ve devlet sisteminin devam etmesi mumkun degil. milyonlarca insan aclikla bogusur ve devlet yardimiyla yasamak zorunda kalir bu gittikce daralan sistemde.
+2
antikadimag
(19.01.26)
antikadimag abd derken kastettiğim buydu 10 seneyi doldurup iyi bir para almak mumkun (abd de kalmamak lazım tabi) avrupada bu yok, tr bağkur maaşı 400 usd falan sanırım.
0
🌸bluewhale
(19.01.26)
6 yıldır romanya'da çalışıyorum.
türkiye'de de 2 yıl çalışmıştım.
klasik anlamda emekli olamayacağıma eminim.
yaşadığım ülkede bireysel emeklilik sigortası ödemiştim bir süre. hala para var.
o yüzden, düşünmeden "oyna devam" diyorum kendime.
+1
rain when i die
(19.01.26)
turkiye'de sigorta girdi/cikti yaptirmistim. buyuk ihtimal toplu oderim zamani gelince.
yurtdisinda yasamak cok zor emekli olarak, amacim sepet yapmak.
cift emekli maasi + birkac kira ile turkiye'de konforlu yasanir.

emekli olarak yurtdisinda yasanmaz, yerlisi bile ucuz sicak ulkelere kacma pesinde zaten.
+1
cooperr
(19.01.26)
Açıkcası soruya denk gelene kadar aklıma dahi gelmiyordu. :) Zaten Avrupa'da çok uzun kalacağımı sanmıyorum. Mekan farketmeksizin 60-70 arası bir dönemde emeklilik olacak gibi görünüyor. Ben daha çok mevcutta verimli olabileceğim yaşlarda nasıl iyi para kazanırım sorusuna cevap arıyorum, birşeyler deniyorum. Hüsranla sonuçlanırsa pişman olabilirim. Türkiye'de 10 yıl aktif çalışmışlığım var ona da güveniyorum biraz. Geri dönsem çalışmaya devam etsem gerekli gün sayısını rahat doldururum.
+1
mbond
(19.01.26)
antikadimag + 1

ben kendi isimi yaptigimdan bu emeklilik primi fln odemiyorum ve acikcasi beni de bu düşündürüyor. olabildiğince yatirim yapıp onlarla gecinme planım var ilerisi icin.

benim gördüğüm Amerika da emeklilik maaşları cok cok dusuk, $1200 - $1400 Maas alanları gordum. hatta amerika da kari koca bu rakamlarla emekli olup evlerini de kiraya verip Tayland fln taşınanlar var. amerika da geçinemiyorlar ya da standartları cok dusuyor.

beyaz yaka gibi calisanlar gördüğüm kadarı ile emeklilik harici de özel yatirim fonlarına da para yatırıp ileri de oralardan da para alıyorlar.
0
oscar
(20.01.26)
balkanlarda yaşıyorum burada kazandığım parayla 2 daire satın aldım. kira geliri 800€ daha 33 yaşındayım, yaşlanmadan 2 tane daha alsam 1600€ eder. bir çok ülkede yaşarım.
edit: bahsetmek istediğim amerika'dan kanada'dan örnekler verilmiş. gurbetçiysen amacın para kazanmak ve rahat bir hayat yaşamaktır. adam demiş ki şuan ki konumumda 1000$ verecekler bana yaşlanınca. bende diyorum ki kafamı kullandım ufak bir yatırımı büyütüp 2 daire satın aldım 2 tane daha kesin alırım bu gidişle.
günün sonunda nasıl açlıktan ağzı kokan balkanlarda ben keyif içinde yaşıyorken siz bu kadar sefil olacaksınız? ben mi yoksa siz mi yalan söylüyorsunuz?
-1
dirildimde geldim
(20.01.26)
endişelenmenize gerek yok çünkü türkiye'de de reel anlamda bir emeklilik yok. sgk şuan bile emeklilik maaşlarını bütçeden destekle ödüyor. bu gidişle 20-30 sene sonra kuvvetle muhtemel ya emekli maaşı olmayacak ya da şu ankinden beter olmasa da olurdu denilecek düzeyde olacak.
0
biravekahve
(20.01.26)
avrupa, amerika, ya da turkiye farketmeksizin tum dunyada emeklilik sistemi cokuse gidiyor. su andaki sartlarda dahi emekliligin getirisi odenen prime gore mantiksiz gozukuyor ki gelecekte de bunun daha kotuye gidecegi cok acik.

o nedenle emeklilik denilen sey bize gosterilen bir havuc, ve bu havucun pesinde kostukca bu sistemin kendini idare edip, problemler gelecege birikerek erteleniyor.

iste tum bunlar nedeniyle avrupada yillardir odedigim primleri geri alma imkanim olsa, isverenin adima odediklerini kaybetme pahasina alirim. emeklik primi odeme zorunlulugum olmasaydi ve onun yerine kendim yatirim yapsaydim en azindan cocuklarima birakabilir, veya birikim uzerinde tum kontrol bende olurdu.

ozetle bir yalanin pesine kosmaya niyetim yok ama maalesef kanunlar sistemden cikma ozgurlugu de tanimiyor.
+2
emrahday
(20.01.26)
(5)

trafik kavşak sorusu

kixo
https://streamable.com/717kve0.20 de kavşak içinde niye duruyor? yani teknik olarak yol hakkı kavşağın içindekilerde değil mi?yine aynı kavşaktan çıkarken sinyal vermesi gerekmez mi?
streamable.com
0.20 de kavşak içinde niye duruyor? yani teknik olarak yol hakkı kavşağın içindekilerde değil mi?
yine aynı kavşaktan çıkarken sinyal vermesi gerekmez mi?
0
kixo
(17.01.26)
kural olarak evet, hatta düz gelene yol ver tabelası da vardır.

Fakat hep derim Türkiye'de bunların tasarımı yanlış. Kimse düz gidememeli şöyle olmalı:
bicycledutch.wordpress.com

Burada sanki dönel kavşaktaki ana yola bağlanıyor gibi oluyor durmak zorunda kalıyor. Millet de dümdüz gelirken yavaşlama/durma ihtiyacı hissetmiyor. Yolun tasarımı kuralı doğal olarak anlatmalı.
0
nhk ni youkosu
(17.01.26)
Bu ülkede, kavşak içindekilere yol verilmesi gerektiğini bilen adam sayısı çok az. Yol vermezsen ya da kontrollü çıkış yapmazsan altına alıverirler adamı.
0
Mirket
(17.01.26)
Yanlış görmediysem bu dönel kavşak değil, dolayısıyla kavşak içindekinin geçiş önceliği yok. Düz gidenin önceliği var, o yüzden yol veriyor.

Yani “kavşak içindekilere yol verilmeli” diye genel bir kural yok. Kavşak türüne göre değişen kurallar var. Zaten tabela ile belirtilir. Tabela yoksa kontrolsüz kavşaktır bu videodaki gibi.

Edit: herhangi bir işaret yok. Dönel kavşak işareti de olmadığına göre burası kontrolsüz kavşak. İçeridekinin önceliği yok.
-1
orient blue
(17.01.26)
bence bu dönel kavşak. öncelik kavşak içinde olanındır, haklısınız. Türkiye’de sinyal vermek artık nasıl kalmadıysa dönel kavşak kuralı da bilinmiyor. Halbuki benim zamanımda yazılı trafik sınavında çıkıyordu. kuralı uyguladığım için bir gün kafa kafaya geleceğim biriyle.
0
eileengray
(17.01.26)
sen sola dönüyorsun ancak karşı taraf düz gidiyor. diğer tarafta yol ver işareti yoktur bile. sola dönenin tarafında da yok zaten.
0
osssy
(17.01.26)
(3)

Portatif Monitor

emcekare olmadi einstein olsun bari
15.6 inch ekrana sahip laptop sahibiyim. 2. ekran olarak kullanabileceğim monitor bakıyorum. Masaüstü monitor yerine bu portatif olanlar daha mantıklı gelmeye başladı. Tavsiye eder misiniz? Artılar eksileri nelerdir? bütçem en fazla 10k.
15.6 inch ekrana sahip laptop sahibiyim. 2. ekran olarak kullanabileceğim monitor bakıyorum. Masaüstü monitor yerine bu portatif olanlar daha mantıklı gelmeye başladı.
Tavsiye eder misiniz? Artılar eksileri nelerdir? bütçem en fazla 10k.
-2
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.01.26)
biz kullanıyoruz ama sürekli yanında taşımayıp masada kullanacaksan bence saçma bir seçim. onun yerine sabit büyük güzel bir ekran çok daha faydalı oluyor.
0
gercekdunya
(13.01.26)
Akademisyenim, sabit bir yerde çalışmıyorum. Ofis,evin farklı farkli odaları vesaire gezip duruyorum.
0
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.01.26)
www.amazon.com.tr

ben şu markanın bi modelini (A1 gamut) kullanıyorum. Macbook'a tek USB-C ile bağlanabiliyor gücünü de ondan alıyor. USB-C olmayan bi laptopta n'oluyor bilmiyorum mesela HDMI'dan bağlarsan (mini-hdmi da var) powerbank ile beslemen lazım. Ben o şekilde de dışarıda kameram için harici monitör olarak kullandım birkaç kere.
0
nhk ni youkosu
(14.01.26)
(4)

vpn onerisi

lemmiwinks
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?not: ucretli vpn.
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.

hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?

not: ucretli vpn.
0
lemmiwinks
(11.01.26)
İşi işin kralı protonvpn dediler.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
ben bağlanıyorum nordvpn ile? ama bazen iss'ler izin vermiyor. mesela eduroam ile hernagi bir vpn kullanamıyorum.
0
substituent
(11.01.26)
(bkz: mullvad)
0
wop
(11.01.26)
yurtdışından Türkiye'deymiş gibi bağlanmak için Kaspersky VPN alıyorum ben. Yıllık 200-300 lira gibi çok düşük bi ücrete 5 cihaz kullanabiliyor.

Fakat Türkiye onu yasaklamış mıdır, Türkiyede kullansam ne olur bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(11.01.26)
(5)

2025 te sıfır araç satış rekoru nasıl kırıldı?

luluki
Kredi muslukları kapandı. Dolar euro tam gaz devam etti. Enflasyon zaten ....Noldu da rekor kırılıp 1 milyon üstü araç satıldı?
Kredi muslukları kapandı. Dolar euro tam gaz devam etti. Enflasyon zaten ....
Noldu da rekor kırılıp 1 milyon üstü araç satıldı?
0
luluki
(10.01.26)
Avrupa'da bilinen bi araba markasının genel müdürlüğünde çalıştım, araç sayılarıyla ilgili açıklanan hiç bir istatistiğe güvenilmez. bizim devletin pinpon topunun fiyatını enflasyon hesabına dahil etmişligi gibi.
-2
nahtoderfahrung
(10.01.26)
Enflasyonist ortam halkı fakirleştirdiği nispette mutlu azınlığı zenginleştirir. O mutlu azınlığın zaten taşıt kredisinin musluğuyla falan işi olmaz.
+1
Mirket
(10.01.26)
Arabası olanlar araba değiştirdi.

Millet petrol arabasını satıp daha az vergili elektrikli araca geçti. Mesela bi ara Mini Cooper'ların elektriklisi 1.8m iken benzinlisi 3 küsur milyondu galiba öyle bişey hatırlıyorum.

dolar euro tam gaz devam etmedi. Konuştuğum çoğu kişi 2020'lere göre daha yüksek dolar maaşı alıyor. (ben bunun sebebinin 'doların yeterince artmaması' olduğunu düşünüyorum)
-1
nhk ni youkosu
(10.01.26)
her sene ortalama 500bin çift evleniyor,
emekli olani,
tazminati alani,
engelli indiriminden faylananlar,
şirketler,
mülteciler,

ortalama memur maasi 70bin,
kari koca 140 bin aliyor,

1.3 milyon adet,
satilir,
normal.
+3
designer
(10.01.26)
Altın ve gümüşün artması alım gücünü arttırdı. Bunun yanında maaşlar da uzun zamandır dolara göre değer kazanıyor, bu yaşanan normaldi.
+1
montreal
(10.01.26)
(5)

hangi iphone?

lemmiwinks
bir telefonu bozulana kadar kullanirim. su an iphone 11 var, ama pili degistirdim, sonrasinda 4g bozuldu, bu yuzden yeni telefon alacagim. kamera benim icin pek onemli degil. pilinin olabildigince dayanmasi onemli. en azindan gunu cikarsin telefon yuksek web kullanimi ile. oyun oynamam. gonul sony x
bir telefonu bozulana kadar kullanirim. su an iphone 11 var, ama pili degistirdim, sonrasinda 4g bozuldu, bu yuzden yeni telefon alacagim. kamera benim icin pek onemli degil. pilinin olabildigince dayanmasi onemli. en azindan gunu cikarsin telefon yuksek web kullanimi ile. oyun oynamam. gonul sony xperia 1 vii isterdi ama gereksiz pahali ve android'e donme konusundan emin degilim. bir de sony apple kadar uzun sure update vermiyor telefonlarina. iphone 11'den once sony xperia z2 kullandim, onu da 5 yil kullanmistim ama iphone'un 6. yilindaki halinden cok daha kotuydu. o yuzden iphone ile devam etmek mantikli geliyor.

asagidakilerden mantik olarak 17 en yakin oldugum, ama pili en az dayanan da o. gunu cikaracaksa onu secebilirim. ama cikarmazsa digerlerini dusunurum. 16 pro'nun pili de 17 pro'dan cok gidiyor sanirim web kullaniminda, o yuzden o da guclu bir secenek. hem de titanium kasa. bir de 17 pro'nun cizilme, renk degistirme gibi sorunlari var. ne seceyim?

17 pro
17
16 pro
0
lemmiwinks
(08.01.26)
Duz 17 ya da 60hz sorun değilse 16e.
0
orient blue
(08.01.26)
batarya olarak bakarsan yenisi hep daha iyidir genelde. o yüzden 16 pro değil.

apple sitesinden de bakabilirsin batarya olarak 17 pro daha iyi.
3. kameraya ihtiyacın yoksa (ekstra zoom-telephoto) 17 iyidir.
0
jelly bear
(08.01.26)
@orient blue: 16e'nin digerleri kadar uzun sure kullanisli kalacagini dusunmuyorum. 120hz ve always on display de onemli bence artik.

@jelly bear: batarya olarak hep yenisi iyi degil. apple sadece video oynatma olarak olcuyor ne kadar dayandigini. ama ben surekli video izlemiyorum, en cok web'de geziyorum ve web'de gezme icin gsmarena'nin testlerine gore 16 pro daha iyi. video ve oyun icin ise 17 pro daha iyi.
0
🌸lemmiwinks
(08.01.26)
16 pronun piline iyi diyemeyiz. Eşimde var. İşe git gel günde 3 saate yakın trende vakit geçiriyor ve dönüşte şarjı bitebiliyor doldurması gerekiyor. (Sabah full veya full e yakın çıkıyor. İş yerinde pek telefon kullanmıyor)

Ben o sebeple 16 pro max almıştım ben memnunum ama büyük tabii. Tek amaç pil olsa 16 plus derdim ben mesela.
+2
nhk ni youkosu
(08.01.26)
genelde demişim zaten. apple sitesindeki sayıları söyledim ben. orda online video izleme de var. ki benzerdir zaten webde gezinme ile.
-1
jelly bear
(08.01.26)
(2)

Altın mevzusu

WithWorth
Ekşi başliğinda bir sürü felaket senaryosu yazmişlar. Şunların oluru var mı ?1- "senin 500 gram altinin varmış, yıllık maden vergisini ver bakalım" diyebilirler mi ?2- "500 gram'ini tl'ye çevirirken; bu altinlari nereden buldun, bu altın numaralarinin senin üzerinde kaydı yok" diyebilirler mi ?3-alt
Ekşi başliğinda bir sürü felaket senaryosu yazmişlar. Şunların oluru var mı ?

1- "senin 500 gram altinin varmış, yıllık maden vergisini ver bakalım" diyebilirler mi ?
2- "500 gram'ini tl'ye çevirirken; bu altinlari nereden buldun, bu altın numaralarinin senin üzerinde kaydı yok" diyebilirler mi ?
3-altin alirkenki/satarkenki vergiyi artirip, halki altin almaktan sogutabilirler mi ?
+1
WithWorth
(07.01.26)
Üçüncü madde kulağa çok makul geliyor.
+2
Mirket
(07.01.26)
şu an zaten kambiyo bilmemne vergisi var ama ileride "gramını 5000 liradan almışsın, 8000 liradan satmışsın. Aradaki 3000 liranın %x'ini ver bakalım" demeyeceklerinin garantisi yok bence.

bu arada 2.maddeyi tüm Avrupa ülkeleri uyguluyor zaten (altın değil ama herhangi "para" üzerinden. Bankaya gidip 5000 euro yatırıcam desen yatıramayabilliyorsun)

not: x.com
0
nhk ni youkosu
(08.01.26)
(10)

2. el araç satan galericiler nasıl para kazanıyor?

ya ben lan neyse
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
0
ya ben lan neyse
(07.01.26)
Tuhaf tuhaf alıcılarla ve alıcı gibi yapıcılarla uğraşmak istemeyen satıcı, üç kuruş az olsun kafam dinç olsun, o kadar salakla uğraşamam deyip galeriye satıyor.
+4
Mirket
(07.01.26)
Emlakçı gibi düşünebilirsiniz bence. Her gün iti kopuğu, can sıkıntısından ev gezmek isteyeniyle vs uğraşmamak için emlakçıya devrediyor insanlar
+3
hakmut
(07.01.26)
hepsi olmasa da bazıları aldıkları çürük çarık arabaları allayıp pullayıp 'çıtır hasarlı' diye satıyorlar.
+1
brkylmz
(07.01.26)
Emlakçıdan farklı bir durum var bence burada, sonuçta emlakta size uygun bir hizmet var, emlakçı evlerin hepsine sahip ve size satıyor değil, size yönelik bir araştırma yapıp gezdiriyor ediyor, tüm süreçte destek oluyor ama galericinin parası var alıyor satıyor. Üstelik arabaların modeli belli ev gibi çeşitli mahalle, oda, metrekare farkı, cephe, mobilya, aidat farkı vs durumları yok ki. Yani zaten toplam kaç çeşit araba var 100 olsun boyutu, kilometresi, yıl ve bütçenize uyan derken zaten kaldı mı taş çatlasa 10, beğendiğiniz modellere indirgedik kaldı 5 tür.
Tek avantajı nereden aldığını bilmek götürüp geri satmak ya da sorun olursa muhatap bulmak olabilir kimi galerilerin garantisi oluyor ya da kredi kartına taksit ve kredi imkanı oluyor. Onun dışında kusurları olan araçları alıp tamir ettirip satanlar var daha pahalıya. Ama geçen ay araç aldık sahibinden satan kalmamış gibi bir şey, yüzde 80’i galeriydi ve adamlar arabadaki kaza ne bilmiyor, sorununu bilmiyor, ihaleden almış rastgele umrunda değil nasılsa biri alır diyor.
Aracımız perte çıktığı için aynı yıl ve modelden alalım dedik sigortanın verdiği para ile, ama galericilere tahammül edemedik gittik sıfır araç aldık en sonunda, halbuki sahibinden bulsak direkt ikinci alıp konuyu kapatacaktık.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.01.26)
arabayı satmak için ilan veriyorsun bir sürü arayan soran oluyor.
kimisi ek iş olarak al-sat yapıyor.
ağzı laf yapıyor, az çok arabadan anlıyor -hatta bazıları bir araba modeli üzerine uzmanlaşmış mesela sadece fiat doblo alıp satıyor.
adam galerici değil ama boş zamanlarında bu işi yapıyor.

sen satılık ilanı verince bu adam gibileri (sayıca epey fazla) arayıp bir sürü şey söylüyor. zaman ayırıp görüşüyorsun, 10 paraya anlaşmışsın bir sürü şey söyleyip 9'a düşürmeye çalışıyor.

sonra başlarım böyle işe diyorsun, elindekini de nakite çevirmen lazım zaman geçiyor, adresi belli bir yere yani galericiye veriyorsun. az paraya alıyor senden belki ama en azından günde 50 defa arayıp soran bir kısmı dolandırıcı olan insanlarla muhattap olmuyorsun. dolandıracaksa adresi belli bir yer dolandırsın diyorsun kısaca.

galerici övgüsü gibi olmasın onlar da az şeytan değiller ama piyasada "abi vallahi son param" deyip de al-sat ile gününü gün eden insanlar da az değil.
0
biseysorcaktim
(07.01.26)
insan psikolojisini unutma. Sahibindene ilana 1 milyona koyup, satamayınca galeriye 900 bine satan vardır mesela. Ama ilanı 900'e düşürse yine anında satacak belki, ama çoğu kişi bunu yapmıyor :D Sana o fiyata satmıyorlar yani.

Alış kısmında da, rasgele bi insana güvenmek yerine 1 milyon vereceğime 1100 veririm adresi belli olan yerden alırım diye de var. ¯\_(ツ)_/¯
0
nhk ni youkosu
(07.01.26)
ben arabamı az daha galeriye satacaktım.

arabamın durumuna benzer arabaların fiyatlarının ortalamasını aldım, sonra da yaklaşık 50-60.000 liralık bir pazarlık payı da bıraktım.

biçtiğim fiyata 500.000 lira diyelim, vereceğim fiyata ise 450.000 lira diyelim zaten bu enflasyon ortamında parayı hesapta tutsan çevirsen etsen 1 ay geç satılacağına parayı 1 ay çeviririm daha iyi olur dedim.

aga telefonlar gelmeye başladı konuşuyoruz ediyoruz düşebileceğim son rakam 450.000 diyorum bana 400.000 yapsak ama ben 350 versem 2 ay sonra 50.000'i ödesem demeler direkt 300 garibanım demeler sinir hastası oldum gitti. galeri de diyor 400 falan. bununla uğraşacağıma 1 ay parayı faizde altında tutsam zaten fark kapanacak demeye başladım.

en son da yeni araba alacağım bayiye gittim bu arabayı kaçtan sayarsınız bu araba+ yeni araba fiyat farkı dedim arabayı 470.000 liradan saydılar. hemen orada verdim gitti arabayı.

2 hafta sonra benim arabayı bir galerinin ilanında gördüm neredeyse 600.000'e, takibe aldım düştü düştü en son 550.000'e düştü sonra da satıldı.

özet: araba daha 1-2 yıllık ve düşük km'li değilse çekilecek bir çile değil, salak salak pazarlıklar yapılıyor. arabanı ilana koy ve insan kalitemizin nasıl yerler altında olduğunu gör.
+1
denizgonen
(08.01.26)
gecen ay arabamı satmak ıcın sarı sıteye koydum. Takas için gelen teklifler

- 2 Tane erkek 1 yaşında sivas kangal köpeği
- Karsta kaz çifliği. Çiftlikte 200 ün üzerinde kaz ve 1 milyon TL nin üzerinde yem ve yatırım varmış.
- 1987 Model boyasız değişensiz Kartal SLX+ bir miktar para
- 2. hafta sonrasına 1 milyonluk müşteri çeki + bir miktar nakit. (dolandırıcı)
- Urfa Siverek te 4+2 Daire üzerine para istiyor. ( Ben İstanbuldayım.) Siverek neresi haritada yerini bulamam.
- 1 Yaşında 2 adet Düve. ( Ne oldugunu bende bilmiyorum.)
-Kırşehir mucur da arsa. üstüne para istiyor.

Bunlarla muhattap olmak istemiyorsan galeriye satıyorsun arabayı.
+1
paudi
(08.01.26)
marketlerde bile fiyatlar farklıyken pazarlık payı %10'larda olan bir malın tabii ki alım satımından kar elde edilebilir.
0
gabe h coud
(08.01.26)
birkaç teknik var.

paraya çok sıkışmış biri gelir, acil nakit lazımdır aracı ucuza alır.

arabasını yenileyecek biri gelir eski aracını satmakla uğraşmak istemez ve piyasının altına takasa verir.

piyasada felegin çemberinden geçmiş kullanıcının elden çıkaramayacağı aracı çok ucuza alır. onu sanayide bir güzel toplatır. dışardan havalı görünecek şekle sokar ve çok cazip bir fiyat ile hatta vade-senet takas opsiyonları ile satışa koyar.
0
orpheus
(08.01.26)
(8)

thy havaalanı checkininde istediğimiz koltuğu ücretsiz seçtiriyo mu?

jelly bear
cam kenarı acil çıkış falan istesek verir mi?eskiden ajet veriyodu o bıraktı. thy nasıl acaba? hiç binmedim.bi de arkadaşla aynı uçaktayız farklı pnr. rica etsek yan yana verir mi aynı şekilde? yurt dışı uçuşu için.
cam kenarı acil çıkış falan istesek verir mi?
eskiden ajet veriyodu o bıraktı. thy nasıl acaba? hiç binmedim.

bi de arkadaşla aynı uçaktayız farklı pnr. rica etsek yan yana verir mi aynı şekilde? yurt dışı uçuşu için.
0
jelly bear
(07.01.26)
Uçak müsaitse verir.thy koltuk seçimleri serbest.
0
duptıs
(07.01.26)
aldigin bilete gore degisir de hayir, hepimizin aldigi temel seviye biletlerde koltuk secimi serbest degil, ekstra ucretli.

kontuar'a gidip rica edersen verebilirler ama bana hayir dedikleri oldu.
+6
hot potato
(07.01.26)
Bana hiç hayır demedi thy kontuarda. Yalnız biraz erken gidin ki uçak dolmadan yaptırın.
+1
evrim halkasi
(07.01.26)
onlineda vermiyor onu biliyorum o yüzden havaalanında şansımı deneyeyim dedim.
0
🌸jelly bear
(07.01.26)
kontuarda kime denk geldiğinle ilgili biraz da, kimisi paralı diyip kestirip atıyor kimisi de yardımcı oluyor.

ikinizi yanyana alırlar yüzde 95 onda pek sıkıntı olmaz ama, ikimiz yanyana hem de acil çıkış istiyoyoruz falan derseniz şansınız düşer biraz.
+1
bobinhoo
(07.01.26)
neyse şansımızı denicez artık. uzun uçuş yardımcı olurlar diye umuyorum. acil çıkış şart değil tabi de olsa fena olmazdı.
0
🌸jelly bear
(07.01.26)
Uzun uçuş demişsin, riske atmak istemiyorsan rasgele de olsa bi koltuk al derim. Biz bir kere yan yana alabilelim diye 4 saat önce havalimanındaydık ve ilk "overbook"umuzu o gün yaşadık :D (londra uçuşuydu) ha 400er euro aldık ve birkaç saat sonra başka bi havalimanına uçabildik ama yer olmasa öbür güne kalabilirdi falan.
0
nhk ni youkosu
(07.01.26)
uçak dolu olmadığı ve uygun boş koltuk olduğu sürece thy'de hiç reddedildiği olmadı bu talebimin. boarding pass bastırdığım halde değiştirebildiler koltuklarımı hatta.
0
in vino veritas
(07.01.26)
(7)

Tasinabilir aku takviye cihazi oneri

kirlipam
Merhaba,60a akusu olan Benzinli bir arac icin su tasinabilir aku takviye cihazlarindan almak istiyorum ama degisik degisim.markalar var ve fiyatlari inanilmaz degisken.Var mi kullanan duyuruda? Ne onerirsiniz?
Merhaba,

60a akusu olan Benzinli bir arac icin su tasinabilir aku takviye cihazlarindan almak istiyorum ama degisik degisim.markalar var ve fiyatlari inanilmaz degisken.

Var mi kullanan duyuruda? Ne onerirsiniz?
0
kirlipam
(04.01.26)
Aha aradığım duyuru eşimin araç 2 defa akü yüzünden kaldı bende alacağım bundan takipteyim
0
basond
(04.01.26)
ben şundan almıştım, aldığım gibi de akü bağlantısını söküp bunla çalışıyor mu denedim. sorunsuz çalıştırdı. sonra aylarca kullanmamama rağmen seviyesini kontrol ettim, kendi kendine azalmamıştı da.

www.trendyol.com
0
shadowfollower
(04.01.26)
takviye derken, o an çalıştırsın diyeyse "jump starter" olarak çıkanların hepsi iş görmeli. (tekere hava basabilenleri var ben ondan almıştım. Yurtdışında aldım o yüzden marka vermiyorum)

Fakat takviyeden kasıt "doldursun" ise, aküyü söküp eve götürüp prize takabileceğiniz cihazlar var baya evde şarj ediyorsunuz. O ayrı bişey. Osram'ın falan vardı.
0
nhk ni youkosu
(04.01.26)
@nhk ni youkosu

jump starter ya. kaldı araba kapı önünde :)

@shadowfollower

sana güveniyorum ve sipariş veriyorum :)
0
🌸kirlipam
(04.01.26)
OSRAM BATTERYJumpstart 1000 aldım. markasını ilk kez duyduğum ürünlere güvenmek istemedim. 1.5 aydır filan da her gün kullanıyorum aküm tamamen bitik durumda, geçen benzinlikte durdum 3-5dk depo doldurduktan sonra bile marş basmadı öyle diyim :D sadece anlık stop edersem hemen denediğimde marş basabiliyor veya havanın biraz iyi olduğu günlerde öyle benzinlikte duraksama sonrası zorlansa da basıyor bi şekilde akü 2-3 saat durduktan sonra denediğimde led tavan lambasını bile yakamıyor :D çok çok kısa süre sonra marş basmıyorsam hep takviyeyle çalıştırmam gerekiyor, cihazdan memnunum rahat çalıştırıyor aracı.

tamamen bitik aküyle de çalışabilen modellerden, anlık peak 1000a verebiliyor 3 saniye süreyle 250a
5l benzinli 2l dizele kadar yeterli diyor.

üzerinde 4 ledli şarj göstergesi var 1.5 benzinli aracı 3 kez çalıştırdığımda 3 ışık kalmış oluyor.
0
konetsu
(05.01.26)
thetruenorthstrongandfree1 akü arızalıysa takviye akü değişiminin yerini tutmaz tabiki sağlam akü olacak önce. ama takviyenin bulunması kafa rahatlatır. bi gün gider tavan lambasını vs. açık unutursun döndüğünde araba çalışmaz mesela, veya havalar iyiyken çalışan akü aslında ömrünün sonundadır havaların soğuduğu bi gün çalışmaz, veya karda vs. sürmemeyi tercih edersin kışın araba yatar sonra çalışmaz gibi gibi... çok pahalı bişey değil sonuçta el altında durması iyidir.

aracı ben aylardır bu sorunlu aküyle kullanıyorum araçta sıkıntı yok, ekimde aracı aldım kasım ortalarına kadar günlük kullanırken çok sorun olmadı çalıştı genelde. 2 gün yattığında daha takviye yokken bir kez vurdurdum bir kez de devir işleri için şehir dışına gittim araçla gitmemiştim döndüğümde çalışmamıştı, havalar soğuyana kadar bunun haricinde idare etti. multimetreyle filan araç çalışırken, yol yapıp park ettikten sonra ve araba 15-16 saat yattıktan sonra vs. ölçüm yaptım 12.7v'da bıraktığım aküyü ertesi gün 11.7 mi ne görmüştüm küçük bi yük altında da voltaj ciddi düşüyordu, mesela sadece dörtlüleri yakmam 11.2-11.3v seviyelerine indiriyordu.

inci akü bayisinde istediğim akü yoktu, siparişler de 5 ocakta açılacak dedi ondan idare ettim bu şekilde. takviye olmasa mecbur ne bulsam alacaktım. elinde aracıma uyumlu sadece 45ah vardı, 55ah sipariş vereceğim bugün arayıp. takviye cihazıyla çalıştırma imkanım olması beni küçük veya eski akü alma mecburiyetinden kurtarmış oldu istediğim ürünü bekleme şansı sağladı.
0
konetsu
(05.01.26)
Bu cihazlar çok faydalı gibi görünse de, 8000 tl para verip, bir kez bile kullanmadan geçen 3-4 sene sonrası bataryası öldüğü için çöpe atmak gayet yüksek bir ihtimal. Yine de alacaksanız cihaz özelliklerini dikkatli kontrol edin. Jumpstarter algısı yaratacak şekilde başlık atılıp aslında şarj cihazı olan bir çok ürün var.
0
mikro patlama
(05.01.26)
(3)

Çin Yuanı Yatirimi var mı ?

WithWorth
Bir dünya süper gücü adayının alametlerinden biri de onun, değerini koruyan ve artıran ulusal para birimi değil midir ?İnsanların dolar ve euro'da birikim yapmaları gibi çin yuan'ı da o seviyede bir küresel birikim aracına dönüşür mü ? Önümüzdeki ay yada yıllarda ?Çevrenizde Yuan alanı duydunuz mu ?
Bir dünya süper gücü adayının alametlerinden biri de onun, değerini koruyan ve artıran ulusal para birimi değil midir ?
İnsanların dolar ve euro'da birikim yapmaları gibi çin yuan'ı da o seviyede bir küresel birikim aracına dönüşür mü ? Önümüzdeki ay yada yıllarda ?
Çevrenizde Yuan alanı duydunuz mu ?
0
WithWorth
(03.01.26)
"Bir dünya süper gücü adayının alametlerinden biri de onun, değerini koruyan ve artıran ulusal para birimi değil midir ?"

ucuza herkese üretim yapıp ucuz kalmaya çalışıyorsan hayır.
0
nhk ni youkosu
(03.01.26)
Hisse senedi mantığıyla düşünmüşsünüz. Bir şirketten hisse aldığınızda o şirkette pay sahibi olursunuz. Şirket büyüdükçe sizin yatırımınız da büyür. Dövizler ise bu mantıkla işlemiyor. Çinin kendisi en çok dolar tutan ülkelerden biri.

Paranın değerli olması her zaman iyi bir şey değil, yuan aşırı değerlenirse bu Çin için iyi olmaz.

Siz Çin'in güçleneceğini düşünüyorsanız Çin hisselerine yatırım yaparsınız. Hiç yapmadığım için imkanları hakkında pek fikrim yok, Çin'de devlet bu konularda baya etkili, hisse alabilseniz bile düşünmeniz gereken detaylar olabilir.

Neticede döviz üzerinden değer yatırımı anlamlı bir kavram değil.
0
akhenaten
(03.01.26)
Kağıt para cinsinden yatırım ve birikim yapılmaz. Yarın Trump'ın kafa atar, bir şey yapar, tepetaklak gider. Dolar, euro, sterlin vs. de alınmaz. Hepsinin %2-3 resmi, %7-8 fiili enflasyonu var.

Ağır metallerden şaşmayın...

.
0
kartallar yuksek ucar
(03.01.26)
(6)

Sıfır ev alırken sağlam olduğuna nasıl güvenebiliriz?

nhk ni youkosu
Eşimin annesi babası bir ev almak üzereler. Ev Kartal sahilde sıfır binada. Oralar zemin olarak kötü ve adalar fay hattına yakın, biliyorum. Bu yüzden düzgün yapılmış mı emin olmak istiyoruz.Cevaplayanlara çok teşekkürler.1. Belediyeye gidip zemin raporu vs. bişeyler sorulabiliyormuş galiba. Ne sorm
Eşimin annesi babası bir ev almak üzereler. Ev Kartal sahilde sıfır binada. Oralar zemin olarak kötü ve adalar fay hattına yakın, biliyorum. Bu yüzden düzgün yapılmış mı emin olmak istiyoruz.

Cevaplayanlara çok teşekkürler.

1. Belediyeye gidip zemin raporu vs. bişeyler sorulabiliyormuş galiba. Ne sormalı ve neye bakmalıyız? Aslında zeminden de çok, temeli ona uygun yapılmış mı o önemli herhalde.

2. Şu an henüz "kat irtifakı" var, "kat mülkiyetine" geçilecekmiş Aralık'ta başvurulmuş hala olmamış, belediyeye sorabilirsiniz demişler. Normal prosedür mü?

3. Tapudaki proje net ve brüt m2'si evin gerçeğinden az. Bu henüz arsa gibi göründüğü için mi böyle yoksa plandan daha geniş mi yapmışlar, plana uymadılar demek mi oluyor? Gerçi bina dümdüz yükseliyor yukarı doğru gittikçe çıkıntı vs yok, o açıdan normal gibi de duruyor. Ortada evlerden çıkılan yangın merdiveni var.

Sonuç olarak adamların sözüne güvenmek zorunda kalacağız galiba, yani "şunu şunu yaptık" dese bile yanlış mevsimde yapılan temel atma bile sıkıntı olabiliyor galiba. Betonu demiri sağlamdır umarım düzgün hesaplanmıştır diyip girecek miyiz? Hani rapor sunacak ve fotolarla kanıtlayacak bi müteahhit ve emlakçı da yok ki... Çok arada kaldım.

Ben şeye inanmıyorum hep "yapan adam kendi de oturuyor" diyorlar ama o da cahilin teki olabilir ki :D Burada da sözde yapan kişinin arkadaşı oturuyormuş sormuş "fore kazıklar çakıldı" falan demişler.

edit: bir de galiba kentsel dönüşümle yapılan evler ilk satışta tapu harcından muafmış. Öyleyse harika.
+1
nhk ni youkosu
(03.01.26)
Evin oralarda inşaatı gören bakkal manav filan yok mu.? Önce onlara kazık çakılıp çakılmadığını sorabilirsiniz. Yapı denetim şirketi inşaat süeecinde betonunu demirini zaten teste gönderiyor. Belediye de zaten iskan verirse usulüne uygun yapıldığını teyit etmiş oluyor. Binanın durumunu belediye imar bölümüne gidip sorabilirsiniz.
0
rodeocu
(03.01.26)
Evi müteahhitten alıyorsanız tapu harcı ödenmiyor diye biliyorum.
Kentsel dönüşüme girmeden önce o apartmanda yaşayan birilerine ulaşamaz mısınız? Onların inşaat süreciyle ilgili bilgisi oluyor.
İrtifak olayı biraz uzun sürüyor sanırım, dubleks ev falan varsa daha uzuyor demişlerdi.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(03.01.26)
+ diyelim ki zemin raporu var, kopyasini da buldun. binanin yapiminda zemin raporu takip edilmis mi nasil anlayayacaksin?

+"kat irtifakı" var, "kat mülkiyetine" gecis vs - bunun saglamlik ile ne alakasi var?

+rapor sunacak ve fotolarla kanıtlayacak bi müteahhit ve emlakçı da yok ki - diyelim ki temel kolon kiris fotografi verdiler birkac tane, burdan nasil bir anlam cikartmayi dusunuyorsun?

ozetle:
Betonu demiri sağlamdır umarım düzgün hesaplanmıştır diyip girecek miyiz? evet.. :)
0
cooperr
(03.01.26)
@cooperr, kat mülkiyetine geçişte bişeylere tekrar bakıyorlarmış yapıyı inceliyorlarmış herhalde. Orada plana uygun yapıldı mı yapılmadı mı incelemelerini umuyorum. (ve gecikirse bununla ilgili bir sorun var anlamı mı çıkarmalıyız onu sormuştum)

buradaki mantık şu, bir şeyleri baştan düzgün yapmaya çalışan biri sonrasını da düzgün yapmış olabilir (en azından olasılık) ama baştan sıkıntılıysa zaten vazgeçeriz. Ama Türkiye'de (diğer bi ahlak başlığında da yazdığımız gibi) asla emin olamayız tabii.

rapor vs gelirse artık mühendis arkadaşa veya chatgpt'ye soracağız :)
0
🌸nhk ni youkosu
(04.01.26)
@nhk
kartal sahil diyorsun. ben olsam yuksek katli hesabi kitabi yapilmis bir binadan alirim, hesap kitap yapan sirketi bulurum, arastiririm. ornek: balkar ise iyidir, gibi.
5-10 katli binalardan uzak dururum, bence en sakati onlar.
bunun disinda yapabilecegin malesef pek birsey yok.

muhendise rapor gostermek de suna benziyor, sifir arac alacaksin, bir marka model begendin ama marka pek bilindik birsey degil, cin uretimi diyelim. makine muhendisi bir arkadasina sunu soruyorsun: takla atarsam airbeglerin acilma garantisini verebilir misin? sence verebilir mi? :)

insanlarin hayallerini koreltmek hosume gitmiyor ama ciddi yatirimlara girmeden once bunlari bilmeniz lazim.
0
cooperr
(04.01.26)
Ya bu Hatay'da yıkılan yeni evlerde şöyle bir sıkıntı olmuştu. Devlet her bölge için minimum deprem dayanımı kıstası belirliyormuş. Örneğin X mahallesindeki binalar minimum 7.5 depreme dayanıklı olarak yapılmalı diye. Ama 8.0 deprem olursa bina yıkılıyor, gibi gibi. Dolayısıyla belki buna bakılabilir. O bölgedeki minimum değer nedir ve sizin bina kaç şiddette depreme dayanıklı yapılmış? Ha bu bilgiler halka açık mıdır, değil midir onu bilemiyorum işte.
0
inawen
(05.01.26)
(12)

Ülkedeki ahlak sorunu denince ne anlıyorsunuz?

michael_knight
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?
Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
0
michael_knight
(02.01.26)
Sanayiye araba götürürken ya da eve tamirci çağırırken yaşadığın duygu var ya, işte o.
+4
Mirket
(02.01.26)
nahtoderfahrung
(02.01.26)
Biz ülkece kapitalizmle yeni tanıştık ve açıkçası biraz “sonradan görme”yiz. Toplumun her kesiminde bu sonradan görmelik yüzünden yaşanan, gösteriş ahlakı (ahlaksızlığı), sosyal medyayla gelen, olmayanı varmış gibi göstermek, olmadığı biri gibi davranmak ve bunu x kuşağının bile yapması, gençlere kötü örneklik….ülkemizdeki ahlak sorunlarından bir tanesi.

Ahlaki çöküş, yani paranın hazmedilememesi… ahlaki çöküşü asla gençlere yükleyemeyiz, onlardan bir önceki nesiller daha çok sorumlu.

Aslında kötümser değilim, ahlaki çöküş değil de bir geçiş süreci gibi görebiliriz, ders çıkaracağımız bir süreç belki
+3
love and trust
(02.01.26)
6-7 ay oldu TR'e tasinali ben simdilik rahatsiz oldugum;
herkesin kendine almanya ve ingiltereyi layik gormesi ama belki bangladese'e bile yakismayacak davranislar sergilemesi.
+8
Ley
(02.01.26)
x.com Toplumda bu yaratiklardan milyonlarca var. Temel neden fakirlerin cok cocuk yapmasi. Bu cocuklarin sansa, bala buyumesi belli yaslara gelmesi. Ailesinden ilgi, sefkat, merhamet, sevgi, terbiye gormemis, bir cikolata icin, sofradaki kuru ekmek icin oz kardesiyle yarisan, dovusen biri disardaki herkesi dusman olarak gorur haliyle.
+3
freedonia
(02.01.26)
Bir canlıya zarar verme, kamu malına zarar verme, toplum düzenine zarar verme vb. davranışlarda bulunmak ve bunda sorun görmemek, rahatsız hissetmemek,

Yalan söylemek, dolandırıcılık, hırsızlık, hak yeme gibi davranışlarda bulunma ve bunda sorun gormeme, utanmama,

Aklıma genelde böyle şeyler geliyor,
+5
a perfect lie
(02.01.26)
aracin kislik lastikleri taktirmak için fiyat aldim,

15 jant ,üzerinde lastikler takili halde,
sadece montaj fiyati sordum,

300 ila 1000 lira arasinda fiyat verdiler,
20 adet bijon sök tak yapilacak.
+1
designer
(02.01.26)
1900lerde yazılan romanda da, antik yunanda da aynı benzer şeylerden bahsediliyordu. gençlerin kontrolsüzlüğünden, toplumun ahlaksızlığından. bence ahlaksızlık hep vardı, ancak bu kadar göz önünde değildi. memurum herhangi bir memurla konuşurken ankaradaki tanıdığından bahsetmesi beni baydı.

@love and trust +1 gayet süreç bu arkadaşın dediği gibi.
0
mikahakkinen
(02.01.26)
@love and trust 'ın dediği süreç doğru olsa bile Türkiye bunu yanlış zamanda yaşıyor ve gelecek umutlu değil. Çünkü bunu yaşayıp refah toplumuna ulaşacağız (ABD'nin geçmişi veya şimdiki körfez ülkeleri gibi olabileceğiz) desek okey. Ama olmayacak, zira AB ve Amerika da geriye gidiyor. 2.Dünya Savaşını yaşayıp oradan toparlanıp kapitalistleşen ülkeler bir ara refah ve dolayısıyla "ahlaksızlığa gerek duymama" halini yaşadı. Şimdi ekonomi kötüleştikçe orada da ahlak bozuluyor. Benim aklıma toplumsal kurallara uymak, kimse uyarmasa hatta cezası olmasa bile vergisini vermek biletini almak vs. toplumsal anlaşma geliyor. İngiltere'de bu bozulmuş gibi, içinde yaşıyorum şu an. Burada da bir ustaya bişey emanet ettiğimde kazıklanacak mıyım veya iş düzgün yapılacak mı emin değilim.

Fakat, mesela burada bi başbakan yardımcısı ev alırken vergiden kaçtı (az ödemiş) diye işinden istifa etti(rildi). Bu tür konularda Türkiye aşırı kötü durumda.
+1
nhk ni youkosu
(02.01.26)
bir servisin fiyatinin degiskenligi ile ahlakin baglantisi bence yok. ben de gecen lastik degistirmek icin pahali oldugum bir yere gittim ve bilerek duduklendim. ama isimi yarim saatte halledip araci tertemiz teslim ettiler. yari fiyatina da yaptirabilecegim yerler var ama ya butun gun beklemek zorundayim ya da 2 hafta onceden randevu almam gerekiyor. her servisin fiyati heryerde ayni olacak diye birsey yok. (bkz: serbest piyasa ekonomisi)

ahlak sorunu/erozyonu/cokuntusu vs vs diyince benim aklima daha farkli seyler geliyor:

+ hakkin olan birseyi yapmak icin savasman ve para vermenin gerekmesi. mesela iki sokak ilerde okula cocugunu kaydetttirirken bagis adi altinda rusvet istenmesi..

+ bir isi yapan insanlardaki kalitesizlik ve umursamazlik. ulkedeki vissel blower eksikligi. cogunlugun evden "bugun isimi kitabina uygun yapmaliyim" kafasiyla cikmamasi, gunu kurtarmaya calismasi. bunun sonunda da hatalar cig gibi buyuyor ve kartalkaya yangini gibi sonuclar doguruyor.

"gelismis" ulkelerle aramizda bu basit noktalarda ciddi farklar var.
0
cooperr
(03.01.26)
zina, alkol, kumar.

not: ateistim.
0
hold the door
(03.01.26)
Yukarida verilen is ahlaki ornekleri cok guzel. Bunlara ek olarak, uyusturucu ve alkol kullanimi, kumar bagimliligi, telefon ve internet bagimliligi, cinsel teshircilik, pespaye cinsellik, aile kavramindaki erozyon, kurumlarin curumesi, olumsuzluklarin normallesmesi, ilkelilik ya da namus gibi hassasiyetlerin kalmamasi, cahilligin ve kabaligin kutsanmasi gibi bircok ornegi var bu cokusun. Hayir, cogu yerde benzer degil maalesef.
0
osssy
(05.01.26)
(9)

airfryer'ın elektrikli fırından farkı nedir?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
üzerinde ısıtma elementi ve fan var. aynısından fırında da var. airfryer benim 200 dereceye kadar ısıtan fırınımın yapamadığı neyi yapıyor?
üzerinde ısıtma elementi ve fan var. aynısından fırında da var. airfryer benim 200 dereceye kadar ısıtan fırınımın yapamadığı neyi yapıyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
Turbo fanlı mini fırının daha miniği.
Hacminin küçük olması, haznesinin tencere biçiminde olması, tezgah üstünde durup da her daim kullanıma hazır olması sebebiyle kullanışlı.

Tek yaşarken de sevgili ile yaşarken de başat bir mutfak aleti olarak kullandık kullanıyorum. Ben kadar etkin ve efektif kullanıp da reklamını yapanla karşılaşmadım. Aileler de genelde sevmiyorlar.
+1
biseysorcaktim
(30.12.25)
mini fırın ile çok benzer. (ama ben de airfryer aldım çünkü daha az yer kaplıyor) Büyük fırınlar bu kadar efektif ısınmıyor.(ama o da kullanılır. Fırında birçok şey bayağı lezzetli oluyor.)

Airfryer tamamen yeni bi kelime ile popüler olmuş bişey. Eskiden babaannemlerde falan mini fırın olurdu ve çok güzel kullanırlardı. Ama şimdi insanlara mini fırın al desen almazlar, airfryer al dersen alırlar ahah.
+1
nhk ni youkosu
(30.12.25)
Günümüz evlerinde ayrı ve kocaman bir mutfak yok, salonların bir köşesinde adı açık mutfak olan bir tezgahta dönüyor bütün iş, ve artık herkes çalışıyor, kimsenin yufka açacak, dolma saracak, uzun pişme süreleri bekleyecek, bulaşıkla uğraşacak vakti de hali de yok.

Dolayısıyla kullanılan aletler küçük, seri ve kolay temizlenir türden olmalı. Babaanne evindeki mini fırın airfryerin üç katı yer kaplar. Turbo fan özelliği olmadığından pişirme süresi de var bir üç kat. Dolayısıyla, kıyas kabul eder bir ürün değil.

İki yıldır falan sürekli kullanıyorum. Adı airfryer değil, elektrikli motorlu tencere fala olsa da kullanırdım.
+2
Mirket
(30.12.25)
aynı şeyin kompakt olanı, zaten dikkat ederseniz mesela sharkninja airfryer üzerinden turbo mini fırını tekrar icad etti. tam bir circlejerk oldu.
+1
malheiros
(30.12.25)
Yalnız yaşıyorsanız ve/veya tek porsiyon bir şey ısıtacak veya pişirecekseniz mantıklı. Olayı bu.

Bir anlamda kettle'ın fırın versiyonu.
0
akhenaten
(30.12.25)
airfryer aninda isiniyor ve yarim saatte 3 kisiye yetecek kadar patates kizartmasi yapabiliyor, bir kasik yag ile.
bunu yapabilen bir firin bildigim kadariyla yok.
+1
cooperr
(30.12.25)
hizli pisirmesi. esas olayi bu. Turkiye'de bulunuyorsa Ninja Speedi guzel bir model.
+1
warrior princess
(31.12.25)
sadece daha küçük başka hiç bir farkı yok.
küçük olduğu için çabuk ısınıyor.
+1
duyuruuser
(31.12.25)
benim açımdan hiçbir fark yok. evde fanlı bir fırınım var, bu yüzden airfryer edinmeyi düşünmedim. benim için farkı sadece boyutu. yapabileceklerimin hepsini fırın ile yapabiliyorum ama ya "fırını yakmışken" diyip 3-4 kişilik yemek çıkıyor, ya da tek kişilik bir şey pişireceksem o kadarcık şey için koca fırını ısıttığıma değmiyor, harcanan elektriğe acıyorum. tek kişilik durumlar için keşke airfryer olsa daha az enerjiyle daha çabuk pişirirdim diyorum.
+1
kibritsuyu
(31.12.25)
(8)

Her şeye rağmen yeni bir yılın başlayacak olması

luluki
Heyecan vermiyor mu? Duyurunun belki de en düz adamıyım. Ulan sanki noluyo! yeni yıla giriyoruz eee? diyen karikatürüm.Ben bile ufaktan heyecanlanıyorum.Bu insanın içindeki bitip tükenmeyen yaşama arzusu mu? Nedir bunun biyolojik tanımı?
Heyecan vermiyor mu? Duyurunun belki de en düz adamıyım. Ulan sanki noluyo! yeni yıla giriyoruz eee? diyen karikatürüm.
Ben bile ufaktan heyecanlanıyorum.
Bu insanın içindeki bitip tükenmeyen yaşama arzusu mu? Nedir bunun biyolojik tanımı?
0
luluki
(30.12.25)
bence çocukken bu şekilde kodlandığımız için. bu arada düz olmakta benimle aşık atamazsın. yeni yıl, doğum günü falan hiç umrumda olmaz. belki yaş farkındandır tabi.
53: not
0
lazpalle
(30.12.25)
Vermiyor, şu tantana bitsin diye bekliyorum.
0
(30.12.25)
normalde bana da heyecan veriyordu da bu yıl vermiyo ya, anlamadım ben de. ama sanki bu sene genel olarak ülkede yeni yıl ruhu yok. normalde bime falan yeni yıl konseptli ürünler falan gelirdi sanki bu sene yok. hiç bi yerde süslemedir vs görmedim. sanırım hükümetin dizaynı bu şekilde.
0
Sadece soruyorum
(30.12.25)
Yoo vermiyor. Bu sene de yeni bir seneydi bir hayrını gören oldu mu?

Heyecanlanacağım bir şey yok ama sokaklar çarşılar falan renk değiştirmiş oluyor, rutinin dışında bir atmosfer oluyor. Onu seviyorum. Herkes bir şey olacakmış gibi davranıyor sanki. Oyun oynar gibi. O güzel.
0
lazor
(30.12.25)
Vermiyor. 3.dünya savaşına adım adım yaklaşıyoruz gibi geliyor.
0
nhk ni youkosu
(30.12.25)
benim için yeni yılın tek anlamı ekonomik. yani zamlar, yıl sonu geçiş işlemleri vs vs. yoksa ömrümü 365 günlük zaman dilimlerine ayırıp bir dilim doldu diye neden sevineyim? neden yeni aya girince kutlamıyoruz da yeni yıla girince kutluyoruz mesela?
0
faberkastelli
(30.12.25)
heyecanımı yitirdim.
kendime güvenimi yitirdim.
olacak olanlar olur gibi olup da olmuyor geliyor.
son 6 yılda hep ip üstünde yürür gibi hissettim.
geleceğimi göremedim.
yeni iş bulmam lazım.
uzun dönem oturumu almam lazım.
ve bir sürü şey.
2025 beni çok yordu.
0
rain when i die
(30.12.25)
Maalesef son yıllarda heyecanım azaldı...
0
cccbehzatccc
(30.12.25)
(6)

Avrupa'da kredi kartı kullanımı nasıl?

michael_knight
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.
Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi birisi.

Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemenin en iyisi olduğunu söyledi.

1- ABD için bu doğru mu?
2- Avrupa'da durum nasıl?
3- Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu?
0
michael_knight
(28.12.25)
Fransa'da kredi kartı pek yok, debit kart var. Bunun da iki şekli var; Débit Immédiat (benim tercihim, direkt hesaptan düşüyor harcama).
Débit différé (ayda bir kere hesaptan kesiliyor para).
Bazı bankalarda belli bir noktaya eksiye düşme hakkı var ama çok düzenli yapıp ödemezsen kara listeye alıyorlar.
Türkiye'deki gibi kredi kartı varsa da görmek çok çok zor. Misal annemin geliri 40 bin kredi kartı 450 bin. Bu imkansız burada, millet Güler. Gelirin neyse onu harciyorsun, para ihtiyacın varsa da kredi çekersin. Ha sistemler var misal benim bankada başladı ayda 300€yu 3e falan bolebiliyorsun. Ama onun dışında genel olarak yok.
Avrupa çok geniş, ülke ülke bakmak lazım, tek bankacılık sistemi yok. Ama dediğim gibi Türkiye'deki gibi sistem bulmanız zor bence.
+3
logisticsmanager
(28.12.25)
Almanya'da kredi kartı yaygın değil, bankadan almak için de uğraşmak gerekiyor koşullarını bilmiyorum bile. Taksitli ödeme sunan bankalar/aracı kurumlar var (paypal,klarna vs), onlardan da sürekli küçük miktarlarda taksitli alışveriş yaparsan kredi notun düşüyor.
0
nahtoderfahrung
(28.12.25)
İngiltere'de limitin %50'si diye biliyordum ama %25'ini geçtiğim için kredi skorum bayağı düştü. Sonra ödeyince geri yükseldi. Daha sonra bir kere daha %25'ini geçmem gerekmişti yine düştü, sonra yine yükseldi :D Gerçekten etkiliyor. Ama bu sebeple limit artırımı gelirse direkt yapıyorum o kötü etkilemiyor çünkü daha az yüzdesini kullanmış oluyorum. (ama maaşımın üstüne geçmedi henüz. Geçebiliyor mu kaç x oluyor emin değilim.)

Bunların yanında sık adres değiştirmek, hatta vadesiz banka hesabı açmak bile kredi puanını etkiliyor. "son 6 ayda hesap açmışsın" diye düşürebiliyorlar. Bu neden kötü hala anlayamadım.

Klarna vb. bölme uygulamaları credit check yapıp kredi olarak göründüğü için etkiliyormuş. Taksit olayına hiç girmedim o yüzden. Amazon kendisi faizsiz 5 taksit yapıyor bazen, UK'de olanlara ona tavsiye ediyorum. (ama herkese çıkmıyor, belli süre prime olup belli bi hacmi olanlara veriyor sanırım)

edit: bu arada en başta kredi puanımı oluşturmak ve yükseltmek için faturalı telefon hattı almıştım. Her ay düzenli ödemek etkiliyor. Sonra düşük limitli kredi kartı aldım her ay azıcık harcama yapıp ödedim. Böylece ülkede kaydım ve skorum oluştu.
0
nhk ni youkosu
(28.12.25)
Letonya’dan bildiriyorum. Kredi kartı vermiyorlar kimseye. 30 yıllık mortgage veriyor ama kredi kartı vermiyor
-2
suicides underground
(28.12.25)
mantik asagi yukari butun ulkelerde ayni, zira firmalar ayni. Banka isimlerinin pek onemi yok, sana krediyi acan banka degil, VISA yada AMEX yada Mastercard.
benim turkiye'de yurtdisina gore gordugum fark kredi kartina taksit yapilmasi.

kredi karti limitleri insanin senelik burut gelirine gore belirlenir. senelik geliri $100k olan birinin cebinde $25k lik 3-4 kart olmasi sasirtici degildir. kapitalist duzen boyle. bildigin kadariyla ne amerika'da ne de avrupa'da kominist bir duzen yok :D

+ Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemek en iyi - bunu kim diyorsa sallamis. tersine, surekli limite yakin gidince kuzey amerika'da daha hizli limit artisi oluyor. eger karti az kullanilsan kolay kolay limit artmaz.

+ Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu- niye olsun?
0
cooperr
(29.12.25)
Krediyi veren banka, MasterCard/visa teknoloji sağlıyor.
Türkiye/kuzey Amerika/İngiltere'deki kredi kartı çoğu Avrupa ülkesinde yok. Aylık ne harcıyorsan ödemeni istiyor sistem. Öyle minimum ödemek, borç yapmak falan yok cunku debit kart. Borç yapmak isteyen de kredi çekebilir.
+1
logisticsmanager
(29.12.25)
(6)

İlk defa İngiltere Vizesi alacak biri uzun süreli alabilir mi?

nefertarii
İlk vizede 6 aylık başvurmak zaruri mi? 5 Schengen Vizem var en sonuncusu 2 yıllık, daha hiç gitmedim ama ABD vizem de var. Başka ülkelere (vizesiz/kapıda vizeli) de giriş çıkışım var. İlk defa İngiltere vizesine başvuracak biri olarak 2+ yılı seçsem çıkar mı?
İlk vizede 6 aylık başvurmak zaruri mi? 5 Schengen Vizem var en sonuncusu 2 yıllık, daha hiç gitmedim ama ABD vizem de var. Başka ülkelere (vizesiz/kapıda vizeli) de giriş çıkışım var.

İlk defa İngiltere vizesine başvuracak biri olarak 2+ yılı seçsem çıkar mı?
0
nefertarii
(28.12.25)
En kötü ihtimal 6 aylık verirler paran boşa gitmiş olur. Fazla da bir kayıp olmaz
+2
michael harddd
(28.12.25)
başvurmanızın önünde bir engel yok. isterseniz 10 yıl başvurun.

ancak, ben olsam riske girmezdim. 6 ayla başlar sonradan 2 yerine 5 başvururdum. ben 6 ay, 2 yıl diye devam ediyorum. diğer sefer de 5i atlayıp direkt 10 yılla başvuracağım.
+2
kojonotsuki
(28.12.25)
çıkar evet. belgeleri tam düzgün verirsen sorun olmaz. ilki 6 ay başvurulmalı diye bi şart yok.
+1
jelly bear
(28.12.25)
bence risk alma, 1 yıllık ile başla. red alırsan giden para biraz fazla olur.
0
deartheodosia
(28.12.25)
Daha önce ingiltere vizesi almadım ama, mantıken başvuru süresi fazla diye ret vermeleri saçma değil mi?
2 başvur, fazla gelirse ret değil 6 ay verirler diye düşünüyorum; şengen böyle yapıyor. Uzun başvurmak ne açıdan risk oluyor?
0
Bruce
(28.12.25)
schengenden farkı direkt başvuru süresine göre para alması:

Standard Visitor visa 6-months £127
2 year long-term Standard Visitor visa £475
5 year long-term Standard Visitor visa £848
10 year long-term Standard Visitor visa £1,059

reddederse veya daha az verirse paran yanmış oluyor.
+1
nhk ni youkosu
(29.12.25)
(3)

Amazon Prime Yapımlarını İzleme

eisberg
Başta Pluribus olmak üzere birçok prime yapımında "Bu video şu anda kullanılamıyor" hatası alıyorum. Sanırım bunlar başka ülkelerin primelarına açık, TR'ye kapalı. Bunları TR Prime Video hesabımızla tablette ya da smart tv'de izlemenin bir yolu var mı sevgili arkadaşlar? Teşekkürler
Başta Pluribus olmak üzere birçok prime yapımında "Bu video şu anda kullanılamıyor" hatası alıyorum. Sanırım bunlar başka ülkelerin primelarına açık, TR'ye kapalı. Bunları TR Prime Video hesabımızla tablette ya da smart tv'de izlemenin bir yolu var mı sevgili arkadaşlar? Teşekkürler
0
eisberg
(27.12.25)
Pluribus Apple TV'de.(Apple TV de Türkiye'ye açık değil diye biliyorum) Bazı ülkelerde Amazon üzerinden Apple TV, Paramount vb.ne üye olma özelliği var belki onu görüyorsundur.

izlemenin en kolay yolu eski usül torrent bence.
0
nhk ni youkosu
(27.12.25)
galiba bu amazon primeın bir çakallığı. kendisinde hiç bir ülkede olmayan filmler için de bunu yapıyor bence ciddiye alma
0
abelardo
(27.12.25)
O amazonun türkiye pazarlama stratejisi galiba. Türkiyede olmayan apple plus yapımlarına bile bu ülkede kullanılamıyor yazıyor. @abelardo +1
0
mikahakkinen
(28.12.25)
(7)

1.2 puretech 208 2017 active

patronaj1
selamlar,ikinci el saçma şekilde yükseliyor. bu paraya daha iki üç ay önce 2016 9.000 km'de polo otomatik vardı aynı kondisyonda. şuna ilk izlenimiz nedir acaba?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-peugeot-hatasiz-boyasiz-tramersiz-otomatik-geri-gorus-dusuk-km-1279727966/detay
selamlar,
ikinci el saçma şekilde yükseliyor. bu paraya daha iki üç ay önce 2016 9.000 km'de polo otomatik vardı aynı kondisyonda. şuna ilk izlenimiz nedir acaba?
www.sahibinden.com
0
patronaj1
(24.12.25)
sürekli haberi çıkan sıkıntılı motor değil mi bu? En son Türkiye'de de garanti kapsamına alındı galiba AMA tüm bakımları doğru zamanda yetkili serviste yapıldıysa diye duymuştum. Alacaksan onu kontrol etmen lazım.
0
nhk ni youkosu
(24.12.25)
kayışlı 1.2 puretech ise uzak durmanı tavsiye ederim. yeni kasalarda çok sorun çıkardı bu motor. ama eski 2017 modelleri farklı trigere sahipse (ki zennetmiyorum) bir ihtimal tercih edilebilir.

ben olsam o fiyatlara makyajlı fiesta bakarım.
www.sahibinden.com
0
HellKeePer
(24.12.25)
1.2 puretech'in bulunduğu sokağa bile girmem. Stellantis grubunun bu motorlu araçlarından uzak durun
0
mirty
(24.12.25)
türkiye'de saçma bir şekilde sağda solda stellantis grubu araba var.
romanya, polonya gibi "fakir" ab ülkelerinde bunu göremezsin.
ikinci elde neden tutuluyor, neden bu kadar fazla stellantis türkiye yollarında?
akp hala neden iktidarda ise o yüzden bence?
çünkü insanlar kaşına kaşına bu tercihi yapıyorlar.
0
rain when i die
(24.12.25)
1.2 puretech şu an piyasanın en sıkıntılı aracı. bir zamanların dsg şanzımanları gibi bu dönemin popüleri de 1.2 puretech.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
1.2 puretech kullaniyorum. Bakımlarını her araba gibi düzgün yaptırdığın sürece sorun yok. Kayis olayını ise evet diğer araçlara göre erken değiştirmen gerekiyor. 60-70 bin km de bir kayış değiştirmen gerekmekte.
Fakat bu motorun bu dezavantajı yaninda artıları da var diğerlerine göre fazlaca var hatta.
Bizim buralarda bu işler fazla kafaya takilir, doğru. Fakat herhangi bir araba sorsan ona da bir şey bulup eleştirirler, şurasında sıkıntı var derler.
Vardır da yani… sonuç olarak sorunsuz araba yok. Bu aracin da bu sorunu var. Eğer sorunsa ki bence değil. Yeni garanti de geldi bu konuya.
Herhangi bir arabaya verdiğin önem kadar buna da önem vereceksin, sadece dikkat etmen gereken yerler farklı.
Mesela alman alsan onda da dsg ye dikkat edeceksin.
0
dedeminhirkasi
(25.12.25)
Hocam bakımları düzgün yapıldığı sürece her araç optimum performansı gösterir.

1.2 puretech bir efsaneye dönüştü bilen bilmeyen konuşuyor. 2022-2023 öncesi modellerde sıkıntı biraz daha fazla.

yeni modellerde sorunlu kısımları revize ettiler.

2. elde dikkatli olmak lazım, servis kayıtlarını isteyin bence.

Stellantis fiyat performans konfor olarak fena bir durumda değil türkiye için.

Ama sıfır araç alıp bakımlarını ben yapacaksam stellantis tercih ederim.

Yoksa bu fiyat aralığında daha farklı alternatiflere yönelirim.

Renault grubuna ya da uzak doğu grubuna bakarım.
-1
anten
(25.12.25)
(13)

Saç ektirmeyi çok isteyip de cesaret edememek; Ne yapsam?

norules
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumun
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumundan uyku pozisyonu sıkıntılarına kadar pek çok şey var.

Zahmete, zora çok gelemeyen bir insan tipiyim yani; sizce bu profilde birisi saç ektirme işine girmeli midir? "Nereden girdim ben bu işlere, Allah kahretsin ya" der miyim? Saç ektiren, ekim mevzusuna dair bilgileri olan arkadaşlar ne dersiniz?
0
norules
(18.12.25)
Biraz bekle istersen:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(18.12.25)
Gir. Eziyetsiz lezzet olmaz derler. Bir şey psikolojini olumsuz etkilemeye başladıktan sonra çekeceğin birkaç aylık sıkıntıya değer bence. Zaten ağrılı süreç max ilk aydaymış.
-1
Amaranta ursula
(18.12.25)
Arap turist gibi takilma evresi o kadar uzun degil bir de abi gozunu seveyim sanki o vakte kadar herkes seni norvecli saniyormus gibi yazmissin :D

Psikolojini bozuyorsa ama ektirmek de istemiyorsan belki baska seyleri degistirebilirsin. Kilo verme, giyim kusam, duzgun disler, belki botoks falan. Hos gerci dis de zahmetli ve iyi bir yere yaptirmak lazim dogal durmasi icin.
+1
hot potato
(19.12.25)
o sıkıntıların hepsi ilk 3-5 gün. Sonra 13-15 gün civarında kafandaki kabuklar dökülüyor ve ektirmiş görüntülü ama daha normal oluyorsun. Sonra onlar dökülüyor bir süre kel kalıyorsun. 3-6 ay arası çıkmaya başlıyor. 6.aydan sonrası güzel. (ekim bölgesi için konuşuyorum. Yanlar arkalar falan normal uzar işte normal şekilde)
0
nhk ni youkosu
(19.12.25)
Geçen yıl saç ektirdim. Açık alan genişse, ensedeki saçlar kalitesizse hiç boşuna ektirme.
0
HellKeePer
(19.12.25)
2019'da saç ektirmiştim, İYİ Kİ ektirmişim. Sadece bu kadar söylüyorum.

Yalnız çok iyi bir klinik seçmen lazım. Ya paraya kıyıp üst segment yerde yaptıracaksın, ya da hiç yaptırmayacaksın bu işin arası yok.
0
Lethe
(19.12.25)
tek derdin bu olsa keşke. bence saç ekiminin %90'ının bariz şekilde fiyaskoyla sonuçlanmasını düşün. yıllar sonra tekrar dökülmeye başlıyormuş zaten. çim adam görüntüsü de cabası.

benim de hep aklımın bir köşesinde saç ektirme fikri ama o yapay görüntü ve 1001 şikayetten dolayı sürekli vazgeçiyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(19.12.25)
saç ektirip de pişman olan yok. zora gelemiyorum sıkılıyorum falan demen de ergen tripleri. alışmışsınız youtube da 2x izlemeye, sıkıldığında kapatmaya, instagramda kaydırmaya, hiçbirşeye tahammül yok artık.

kalk ve google'dan düzgün biryer bul, ara ve randevu al. ayağa kalktığın an %50si bitmiş olacak sürecin. sen ayağa kalkamıyorsun daha. (motivasyon konuşması)
0
plastic_angel
(19.12.25)
ben erkek değilim ama yakın çevremde çok arkadaşım saç ektirdi . senin gibi titiz bir tanıdığım 2 hafta evden çıkmadı sadece kontrole gitti geldi . düzenli bakım ve doktorun söylediklerini uygulayarak süreci kolay atlattı .
ilk 2 gece zorlandı o kadar .
saç ektiren arkadaşlarım doğal saçlı gibiler hiç anlamazsın .
-1
devilone
(19.12.25)
bi cesaretle şubat 2025'te yaptım. geçen hafta wax satın aldım yıllar sonra :) yaptır.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Kötü saç ekimi insanı dünyanın en aşağılık insanı hissettiririr. Açık alan çoksa hiç girme. Ya da saç çizgini 18 yaşındaki gibi çizme. Daha geriden çiz, alın açık olsun. 15 yıl önce ektirdim. Şuan iğneli epilasyoncu geziyorum aldırmak için.
0
Caletti
(19.12.25)
2 haftalık sıkıntılı süreç için onlarca yıllık "kafa rahatlığı" kenara atılır mı hocam. operasyon sonuçta bu tabi yarın apandisiniz patlar, fıtığınız çıkar mecbur kalır yine bir takım post-op sıkıntılarıyla uğraşırsınız. sizin psikolojinizi ve özgüveninizi etkilemiyorsa boşverin tabi niye boşu boşuna operasyonla uğraşasanız ama etkiliyorsa değer. yalnız aşırı heveslenmeden önce iyi bir doktordan bir görüşme randevusu alın. para göz değilse karşıdaki genelde sana tavsiye veriyor. köklerin alındığı bölgeki saç kökleri çok zayıf, kafa derin hassas falan diyip iyi sonuç alma ihtimalinin düşük olduğunu söylüyorlar öyle bir durum varsa. dürüst doktor bulmak önemli.
0
semaforo de medianoche
(19.12.25)
Gerek duyuruya gelen cevaplar, gerek özelden eksik olmasınlar mesajlaştığımız arkadaşların söyledikleriyle ekim için gerekli motivasyona ulaşmama ramak kaldı diyebilirim.

Bu hayata bir kere geliyoruz, bu yaşlarımızı bir kere yaşıyoruz. Gözü karartıp girmek gerekiyor sanırım. Keşkelerle, eski fotoğraflara bakıp iç çekmekle bu hayat geçmez...
+1
🌸norules
(20.12.25)
(17)

Ülke gündemini takip edebiliyor musunuz?

messina123
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
0
messina123
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum ekşi sözlüğe ne yazarsanız onları biliyorum sadece
+2
devilone
(16.12.25)
Günü gününe. Etmezsem işimi yapamam.
Etmezsen yatırım yapamazsın.
Ayrıca farkındalık bir erdemdir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(16.12.25)
2023 seçimlerinden sonra bırakmıştım, 19 mart olaylarından sonra takip edeyim dedim ancak yorucu oldu. artık etmiyorum.
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
edip etmemek bilinçli bir tercih değil.
ben sosyal medya kullanmıyorum, arada bir burası ve ekşisözlük sadece.
ister istemez öğreniyorum gündemi.

zaman zaman gündemi takip etmemek adına ciddi efor harcıyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
etmiyorum. sözlükte, instagramda denk gelirsem ya da google'ın haber bildirimleri düşünce dikkatimi çekerse açıp bakıyorum. onun dışında asla açıp takip etmiyorum. bu ülkeden ümidim kesileli çok oldu maalesef. umurumda değil artık açıkçası. yarın şeriat geliyor deseler şaşırmam itiraz da etmem. saldım gitti.
+1
matilda
(16.12.25)
özellikle takip etmiyorum ama maruz kalabiliyoruz.
0
duyuruuser
(16.12.25)
aski memnu bittiginden beri türk televizyonu izlemiyorum. türkiye siyasetini/gündemini 2015 yazindan beri takip etmiyorum. eksi sözlük'te gözüme baslik carpiyor sadece, o da tercihimle olmuyor. sol frame'de yer aldiklari icin görüyorum. mesela bugün "16 aralik 2025 gain medya'ya kayyum atanmasi" basligi carpti gözüme, girip okumuyorum. baslik yeterince aciklayici zaten. "ayni biatci, despot bedevi zihniyeti hala at kosturuyor" diyip geciyorum. gain medya kim onu da bilmiyorum. onun yerine gidip muhabbet kusu basligi falan okuyorum.
bu gözüme carpan basliklari da cok degil en cok bir iki güne unutuyorum. türkiye'de yasamiyorum, dolayisiyla cevremde de konusulmuyor bu konular. böylece inanilmaz uzagim artik bu konulara.
2023 depreminde bir ay boyunca süreci takip ettim. son 10 senede yaptigim tek istisna oydu ama o da zaten cok olaganüstü bir durumdu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.12.25)
Ediyorum kısmen . Bizde siyasi çekişmelerin ve 3. Sayfa haberlerinin, aşk dizilerinin devam etmesinin yanı sıra BM'nin bazı kurumlarının İstanbul'a taşınması söz konusu. Ataşehir tarafının Finans merkezi olmasına yönelik faaliyetler de buna eklenebilir.

Ayrıca doğrudan bizi ilgilendirse de dış haberler bizde oldukça kısıtlı.
Yerel kaynaklara yönelmek gerek.
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
Hangi gündem? Hükümet medyasının dayattığı gündemi takip etmiyorum. Daha çok alternatif medya ve sosyal medya gündemini takip ediyorum.
0
kaptan memo
(16.12.25)
Kaptan +1
Twitterdan alternatif gündemi takip ediyorum
-1
grimavi
(16.12.25)
Meşhur bir laf var ya TR gündemini 1 gün takip etmezsen çok şey kaçırırsın ama 1 yıl takip etmezsen hiçbir şey kaçırmazsın diye. çok haklı buluyorum ve epeydir takip etmiyorum. ara ara önüme düşüyor bir şeyler, bakıyorum her şey gerçekten aynı.
+2
but that was just a dream
(16.12.25)
Ben bayağı ediyorum galiba. Mehmet Akif Ersoy olayı bayağı sıkıntılı bir mevzu mesela, haberlerde görmesem bu kadarını yapacaklarını tek başıma düşünemem. Biraz gözümü açıyor haber izlemek.
0
sekizdokuzon
(16.12.25)
Türkiye'de etmek lazım. Çünkü bak düşünsene bi ara Apo lacoste giymişti, o gün bilmeden işe lacoste giyip gittiğini düşünsene? Veya bi ara başka bi tişört fetöcülerle özdeşleşmişti. Bilmeden başına iş açma veya yanlış anlaşılma ihtimalin çok yüksek. Bu yüzden ben olsam takip ederim.
0
nhk ni youkosu
(16.12.25)
ediyorum ama artık her şeye tepkisizim. hiçbir şey için kesinlikle olmaz diyemiyorum. artık olan hiçbir şeye şaşırmıyorum. zaten görmediğimiz ne kaldı ki?
0
nothing in my way
(16.12.25)
bıraktım.
eskiden bağımsız gazetecileri takip ederdim; artık etmiyorum.
hayat kalitemde artış olmadı dersem, sağlam bir yalan söylemiş olurum.
ek olarak, artık ülkeye dair bir umudum kalmadığına yönelik de okunabilir bu tututmum.
bu memlekette, özgürlükten yana, bireyi önceleyen; devletin biz vatandaşların huzurunu ve mutluluğu sağlayan bir araç olarak yorumlayan politikaların hiç bir zaman kök salamaycağına dair farkındalığın yarattığı bir boş vermişlik hissi.
0
pangea
(16.12.25)
takip etmiyorum.
0
abelardo
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum +1
takip etmiyorum. +1
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(8)

Amerika Vizesi Hakkında

sndnzr
MerhabalarAnnem Amerika'ya gitmek istiyor ve çok uzun zamandır hayali. Bugun beni ağlayarak aradı ve başvuru yaptım ödemeleri yaptım 5 ocak randevum var ama sisteme girmeye çalışırken böyle bir uyarı başvuru yok tarzı uyarı aldığını sistemde böyle bir başvuru yok dediğini belirtiyor. Sizce neden böy
Merhabalar

Annem Amerika'ya gitmek istiyor ve çok uzun zamandır hayali. Bugun beni ağlayarak aradı ve başvuru yaptım ödemeleri yaptım 5 ocak randevum var ama sisteme girmeye çalışırken böyle bir uyarı başvuru yok tarzı uyarı aldığını sistemde böyle bir başvuru yok dediğini belirtiyor. Sizce neden böyle bir durum yaşanır? Lütfen yardımcı olun şimdiden teşekkürler
0
sndnzr
(14.12.25)
Yok zaten 2026 olarak gözüküyor. Başka neden olabilir sizce
0
🌸sndnzr
(14.12.25)
Belki 1 Mayıs olabilir. 05/01/2026 yazıyorsa, ABD'de tarihler Ay/Gün/Yıl şeklinde yazılıyor. Vize başvurusunda öyle mi bilmiyorum.

Ama başvuru olsa her şekilde çıkardı herhalde? Bir ihtimal sahte bi siteden başvuru yapmış ve dolandırılmış olabilir.
0
nhk ni youkosu
(14.12.25)
Google'a amerika vize basvuru yazip gelen sitelerden biri uzerinden basvurduysa para kaptirmis olabilir dolandiricilara. Haliyle sitede basvurusunu goremiyordur.

Ayrica tavsiyem 150-200 dolar verip bir danismanla ilerlemesi. Yasi itibariyle kolay vize alabilecekken, taknik bir hata yapip bos yere red yemesin.
0
brkylmz
(14.12.25)
Birkaç adımda ancak başvuru yapılıyor acaba doğru yolda ilerledi mi ds160 doldurup konsoloslukdan üyelik açıp randevu alması gerekiyordu
Sistem biraz karışık dikkatli ilerlemek gerek ezbere birşey demek zor
0
basond
(14.12.25)
dogrudan siteden mi basvurdu yoksa araci mi kullandi?
size ne zaman soyledi basvuru tarihini? genelde vize randevulari aylarca hatta kimi zaman yillarca sonraya veriliyor.
son olarak abd social media vetting sistemi getiriyor ve bu nedenle bircok kisinin mulakati ertelendi en azindan calisma vizeleri icin.
0
antikadimag
(15.12.25)
Öncelikle dolandırılma ihtimaline karşı ABD büyük elçiliğinden gelen onay mailleri (randevu vb.) ve ödeme makbuzu maili var mı?

Bunlar varsa sistemsel geçici bir problem olabilir veya referans no bilgisini yanlış girmiş olabilir. Büyükelçiliğe mail atarak veya telefonla iletişime geçebilirsiniz.
0
merhum
(15.12.25)
annenizin amerika başvuru formunu kendi başına dondurma ihtimali var mi ?
turist vizesi randevuları cok ileri tarihe veriliyor, millet para verip botlarla one çekmeye calisiyor dolayısı ile 5 ocak bana inandirici gelmedi

buyuk ihtimal anneniz google ilk cihan yerde bir form fln doldurup dolandirildi
0
oscar
(15.12.25)
Son dönemde yakın tarihli randevu veriyor sistem dünya kupası ayağına işleri hızlandırdılar
0
basond
(15.12.25)
(6)

airpods'lar zamanla kalitesizleşiyor mu

biseysorcaktim
3 yıldır airpods pro 2 kullanıyorum, çok da severim kendisini. her gün saatlerce kullandığım bir aksesuar.son günlerde şarjı daha çabuk bitiyor gibi hissediyorum. 3 yıl olduğu için bunu doğal karşılayabilirim.ama bir de -sanki, emin değilim- ses kalitesi de düşmeye başladı son günlerde. hissiyat ola
3 yıldır airpods pro 2 kullanıyorum, çok da severim kendisini. her gün saatlerce kullandığım bir aksesuar.

son günlerde şarjı daha çabuk bitiyor gibi hissediyorum. 3 yıl olduğu için bunu doğal karşılayabilirim.

ama bir de -sanki, emin değilim- ses kalitesi de düşmeye başladı son günlerde. hissiyat olarak şunu hissettiyor: eskiden 1080p görüntü kalitesiyse, şimdi 720p'ye düştü gibi.

--
var mı öyle bir şey? ses kalitesinde mikro boyutta da olsa azalma olabiliyor mu belli bir süre sonra. bahsi geçen ürünü yapan apple olunca, "olur mu lan öyle saçma şey" diyemiyorum.
0
biseysorcaktim
(14.12.25)
Yaşı bilmiyorum ama 3 yılda kulaklar da yaşlanıyor, eskiyor.
0
kisa
(14.12.25)
2021'den beri 1. nesil pro kullanıyorum, bahsettiğiniz durumu ben de son zamanlarda yaşadığımı fark ettim. Sesteki berraklık ilk günkü gibi değil maalesef.
0
gelecegin yildizi
(14.12.25)
Kirden olduğunu düşünüyorum ben bu durumun.
0
michael_knight
(14.12.25)
apple, urunlerinde bilincli eskitmeye giden oe bir sirket. millet yenisini alsin diye bilerek yapiyor. olur mu oyle sey demeyin ios'a yazacagi bir satir kod ile bal gibi olur.
+1
buenosdias
(14.12.25)
e pili eskiyordur. normal böyle olması.
0
gurur
(14.12.25)
kulağına giren silikonun yapısından da olabilir. Mesela kulaküstü kulaklıklarda padler zamanla aşınıyor ve sesi gerçekten değiştiriyor. Kulakiçinde oluyor mu pek bilmiyorum ama imkan varsa başka bi silikon alıp takıp denemeni tavsiye ederim.

Bir de bu kulaklıklar fazla akıllı, sağındaki solundaki mikrofonla kulağını anlayıp ona göre sesi şekillendiriyor. O mikrofonlar tıkandıysa bişey olduysa o da etkiler. Temizlik de iyi olur o yüzden.

Son olarak evet belki de Apple bişey yapıyor da olabilir. Minik bi EQ değişimiyle bile zevkini bozabilir. Ama kulak da sıkıntılı bir organ zamanla iyisine alışıyorsun, hatta daha iyisini dinlediysen bu kötü geliyor artık. Böyle psikolojik bir etki de olabilir.
0
nhk ni youkosu
(14.12.25)
(8)

Bazı yazarlar nasıl her sene kitap yazıyorlar?

put it in your appropriate place
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.Nasıl yapablıyorlar?
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.

Nasıl yapablıyorlar?
-2
put it in your appropriate place
(12.12.25)
iş olarak yapsan yaparsın (sen de her gün 8-9 saat bişey yapıyorsun)

(bkz: Stephen King)
çok severim. Herkesi etkilemiş bir sürü romanı var yani nicelik niteliği etkiliyor diyemeyiz. Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google. Adam 78 yaşında. (bir noktadan sonra ekibine yazdırdı gibi teoriler vardı ama bilmiyorum.)
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
üretkensen birkaç senede de yazarsın artık. yani fikir geliyorsa ilham geliyorsa. elle tık tık yazmana da gerek yok konuştuğunda yazıya döken programlar vs. eğer fikrin ve ilhamın varsa teknoloji işleri çok kolaylaştırdığı için deli gibi hızlı üretebilirsin
-1
f02561
(13.12.25)
Kendine belirli bir kalıp oturttuktan sonra o kalıp üzerinden istediğin kadar istediğin sürede yazabilirsin.
Mesela agatha christie'nin kalıpları çok belli. Ahmet Ümit yine öyle. Dan Brown hakeza.
0
etna
(13.12.25)
Ahmet ümit, orhan pamuk, ayşe kulin gibi çok satan yazarlara yayın evleri başarılı ama tanınmamış kişilerin dosyalarını gönderiyor.
Meşhur yazar bu dosyaları inceler. Şunları şöyle düzeltsin, şunları eklesin diye not düşer. Amatör yazar romanı tekrar istendiği gibi yazar ve kabule sunar.
Yine düzeltmeler ve geliştirme istenir. Sonunda ünlü yazar romanı kelime kelime okuyup son halini verir.
Ünsüz yazara sus payı iyi para verilir, konuşmaması için sözleşme imzalatılır.

Son 20 yıldır edebiyat dünyası aşağı yukarı böyle döner.

Meraklısı için detay da vereyim. Yazara ricada bulunulur. İşte kürt karekter koy, dini meselelere gir, lgbt olsun, mülteci olsun falan diye.

Kitabın sayfası artsın daha pahalı fiyata satalım diye romanı 20 30 sayfa daha arttır lütfen falan derler.

Yanii her sene roman böyle yazılıyor. Yayınevinde çalışmıştım ordan biliyorum.
Sallama kardeş diyenlere selam olsun.
0
luluki
(13.12.25)
Kitap yazmanın şarkı yazmanın senaryo yazmanın hepsinin formülü var, ana konuya karar verip formülü uygulayınca, işin de zaten bu olunca yazıyorsan.
-1
kizil karga
(13.12.25)
"Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google."

su yorum uzerine sayfalarca yazilir. mesela niteligi belirleyen nicelik (ne kadar kitap yazildigi) degilse ne kadar kisiye ulastigi midir? bu da bir nicelik (ne kadar pazarlama butcesi ayrildigi, ne kadar sattigi vs) degil midir? genis bir kitleye ulasmis olmak kitabin nitelikli olmasiyla iliskili mi? mesela bir sarkici cok dinleniyorsa nitelikli oldugu icin diyebilir miyiz? insanlar yuzlerce kitap yazmis bir insanin sadece uc, bes, 10 kitabini okuyarak (ondan bile emin degilim) nitelikli diyebilirler. bu uc kitabi okumalarinin nedeni de zaten kitaplarin arkasindaki isim ve onun pazarlama becerisi, bir de populer kultur.
+1
Sour
(13.12.25)
high literature örnegi vermedikleri icin.
bunu is olarak yapsa dahi her yazar her yil kitap cikaramiyor cünkü edebi eserin kalitesi hep ayni degil. ahmet ümit, stephen king, dan brown, ayse kulin, falan iyi yazarlar degiller. sabun köpügü yazarlar.
hatta bana kalirsa agatha christie ve orhan pamuk :) da iyi yazarlar degiller. agatha christie'nin kitaplarinda yapisal bütünlük var ama dil derinligi yok. orhan pamuk olayina girmeyecegim :D

julio cortazar rayuela üstünde bes sene calismis. ortaya cikardigi kitap malum.
hermann broch diye bir yazar var, avusturyali. der tod des vergil üzerine 10 küsür sene calismis.
heimito von doderer diye bir yazar var gene, o da avusturyali. adamin olayi bu, ns dönemi sonrasi avrupa'da kitaplari yasakli olsa bile calismaya devam etmis. die strudlhofstiege kitabi üstünde sekiz yil calismis. die dämonen kitabi üstünde 30 sene calismis ki avusturya edebiyati icin muazzam bir eser.
her kitap bir formül degil. her kitap formülle bir senede yazilir denince ulysses'lerin, geceyarisi cocuklari'nin, anna karenina'larin hakki yeniyor. mal mi bu yazarlar, diger yazarlar gibi formülü kurup yazmasin yoksa?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
benim nitelikten kastım o değildi farklı düşünmüşsünüz.

Art vs craft
(sanat / zanaat)

Ben bunların zanaatçi olduğunu düşünüyorum. Ama o işi iyi yapıyorlar. Siz sanatçılarla karşılaştırıp niteliği yok diyorsunuz. Bu yazarlarda dil zevki eh azıcık varsa var, ama esas olay dizi izler gibi hikayeyi takip etmek.

@sour, orada demek istediğim rasgele bir King romanı okuyup zevk alabilme potansiyelim. Çoğu yazarda buna emin olamam, ama seri üretim yapan bu adamda olabiliyorum. Bu şey gibi, J.J. Abrahams dizisi izle beğenirsin demek gibi. Ama genel anlamda çok kaliteli işler mi yapıyor? Hayır. Dediğim gibi sanat ve zanaat ayrımı bence bu. Ben iyi zanaatçi olarak örnek verdim zaten o kadar roman yazan birinin böyle olduğu az çok bellidir diye düşünüyordum.

Çok kişiye ulaşma çok satma vs. tabii farklı bi konu. Mesela ben bunu Metallia yeni albüm çıkardığında düşünmüştüm. Metallica bence (özellikle son albümlerinde) resmen kötü müzik yapıyor. Ama bu trash bile milyonlar dinleniyor ama son yıllarda çıkan muhteşem gruplar (müzikal anlamda gerçekten iyiler) on binleri yüz binleri geçemiyorlar. Ama yine başa döneyim, benim verdiğim örnek "her yıl albüm yapan ve her albümü az çok zevk veren bi grup buldum" gibi bi fikir.
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
(9)

Grup Sex Suç mu?

eisberg
Malum, gazeteci M. Akif Ersoy gözaltına alındıktan sonra ifadesi falan ortaya çıktı. Oradan alınan kesitlerde de hep "uyuşturucu kullanmadım, grup sex yapmadım" tarzı şeyler yazıyor. İnternette biraz araştırdım ama müstehcenlik kapsamında suç olabilir yazanlar var, ekşi'de suç olmadığını ancak görün
Malum, gazeteci M. Akif Ersoy gözaltına alındıktan sonra ifadesi falan ortaya çıktı. Oradan alınan kesitlerde de hep "uyuşturucu kullanmadım, grup sex yapmadım" tarzı şeyler yazıyor. İnternette biraz araştırdım ama müstehcenlik kapsamında suç olabilir yazanlar var, ekşi'de suç olmadığını ancak görüntü vs. varsa bunlarla ilgili bazı şeylerin suç olduğunu yazanlar var... bu konuda güncel durum nedir?
0
eisberg
(12.12.25)
Uyuşturucu etkisi altında kadınlari öyle bir ilişki içine suruklemisse suç olmasının nedeni buymuş diye anladım ben.
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
ordaki sıkıntı insanları sekse zorlaması. yoksa işten çıkartmakla tehdit etmesi.
0
jelly bear
(12.12.25)
Olay grup seks değil, olay zorlama tarzı bir şey.
0
cemallamec
(12.12.25)
Karşılıklı rıza olmadığı için suç.
0
iwasbornonamountainside
(12.12.25)
grup seks suç değil.
ama bu konuda olay farklı. grup seks yapmaya zorlama durumu var. bu elbette suç.
0
abelardo
(12.12.25)
Polisler swinger partilerini de basıyordu. Demek ki olay sadece rıza değil.
-1
nhk ni youkosu
(12.12.25)
Hukukçuyum Kesinlikle suç değil. Olayın farklı tarafları var. “Adana’da swinger çetesi yakalandı” haberleri olur ara ara. Aslında mesele swinger olayı değil. Fuhşa aracılık. Milleti swinger partilerine davet ediyorlar. Oltaya gelenler karı koca ama diğerleri değil. Ya ücret karşılığı fuhuş yapılıyor veya bu ilişkilerden sonra videolar şantaj işleri çıkıyor. Grup sex de aynı şekilde. Muhtemelen eleman bu işe para vererek giriyordu. İşin derininde zorla sex yaptırılan kızlar, dayak, tehdit, hürriyeti tahdit bir sürü suç vardır. Ek olarak az önce öğrendim grup sekse katılan kızlara uyuşturucu temini, gruba dahil ettiği kişilerden para (ve sair menfaatler) aldığı gibi Türk Ceza Kanununda suç olarak sayılan bir çok maddeyi ihlal ettiğine dair suçlamalar var.
+6
ground
(12.12.25)
Suç değil.
0
topkapiaksaray
(12.12.25)
bizim ulkede sonuca bakilir, o sonuca nasil ulastiginla pek kimse ilgilenmez.
min. 3 cocuk isteniyorsa mantiken her turlu seksin yasal olmasi lazim, zira gunumuzde artik sana 3 cocuk doguracak kadin bulmak imkansizlasti, ekip calismasi gerekiyor.
0
cooperr
(12.12.25)
(11)

uçak korkusu (ya da uçak korkusundan korkmak??)

nolmus yani
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum. "ya binin
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.

uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum.

"ya binince parmaklarım uyuşursa, göğsüme o ağırlık çökerse, karnıma ağrılar girerse? kalbim küt küt atcak, ya kalp krizi geçirirsem panikten? ya bu paniği atamazsam ve 1 saat boyunca bu hisleri çekmek zorunda kalırsam?"

böyle bi korku içerisinde olduğumu fark ettim. yani korkmaktan korkuyorum sanırım daha çok?

bu konu hakkında psikiyatra da gideceğim. ama bu sefer de "ya bir ilaç verirse ve o ilaç aslında bende yan etki yapan manyak bir şeyse ve küt diye ölüverirsem?" düşüncesi de var :)))

alkol genelde rahatlatıyor beni. böyle abartmadan 1-2 shot atsam gevşesem... mide vs problemlerim olmuyor. ya da bitkisel bir şeyler alsam... bilemedim.

düşünceleriniz neler?
0
nolmus yani
(11.12.25)
artık uçaktan korkmayacağım diye kendini motive edip binsen?
+1
antihero
(11.12.25)
Mesele sadece uçak korkusu değil sanırım. Evet, bir uzmana danışmanız iyi olur.

Kendi adıma uçak yolculuğunu çok sıkıcı buluyorum. Kalkarken ve inerken birazcık aksiyon olması iyi bence. Bir defasında yoğun türbülansa denk gelmiştim. Kusanlar ve fenalaşanlar olmuştu. Ben çok eğlenmiştim, tövbeler olsun.
0
auroraaurora
(11.12.25)
Bir arkadaşımda panik atak vardı, o sebeple bişey olur diye korkup uçağa binemiyordu hala pek binmek istemiyor. Bunun çözümü psikolog veya psikiyatr.
0
nhk ni youkosu
(11.12.25)
uçuş öncesi 1-2 shot bişiler içmek en mantıklısı bence.
0
oldtimer
(11.12.25)
Hocam bu aslında sadece uçak korkusu değil gibi duruyor, bence bir psikologla görüşün ya da psikyatristle.

Ben de uçakta endişe ediyorum.

Telefonunuza tabletinize güzel pozitif filmler indirin.
Sakinleştirici meditasyonlar var onlardan indirin.
Nefes egzersizleri yapın youtube'dan uçuştayken.

gözünüzü kapatıp bunlarla meşgul olmayı başarırısanız uçak zaten daha havalanmamışken uykuya bile dalabilirsiniz.

Türbülans vs konusunda da şunu söyleyebilirim, sizin hissettiğiniz sarsıntı aslında sandığınız kadar büyük bir olay olmuyor.

Bazen uçak bir anda sarsılınca çok yüksekten düşüyor sanıyorsunuz. Ama aslında 1 metre bile oynamamış oluyor uçak.

Bir de yolcu uçakları sandığınızdan daha ağır şartlara dayanacak şekilde tasarlanıyor. Neredeyse akrobatik manevralar yapabilecek seviyelerdeler.
0
anten
(11.12.25)
İlk defa mı bineceksiniz? Ben de korkuyordum. İlk uçuşumda gerildim ama keyif almadım dersem yalan olur. Cam kenarı seçmiştim. Camdan izledim hep. Fotoğraf çektim. Kaderinde varsa kaçamazsın zaten. O yüzden takma.

Bir de uçak güvenli ama çok riskli. Onlarca mekanik, elektrik sistem var. O açıdan yaklaşırsan hiç binemezsin. Doğruya doğru. (Makine mühendisiyim)
-1
arbre
(11.12.25)
uçak fobiniz yok, psikiyatrik bir kriz anı yaşamakla ilgili korkunuz var. ya panik atak geçirirsem ya stresten midem ağrırsa/bulanırsa, terlersem, parmaklarım uyuşursa vs. vs.

hızlı çözüm lazımsa psikiyatriste gitmeniz şart. bu kaygılarınız yüzünden uçağa binemediğinizden bahsederseniz xanax/tranko buskas tarzı (artık durumunuz göre) bir ilaç reçete eder. binmeden yarım saat önce içersiniz ve kaygılarınız azalır. ilacın etkisi korkusu da aynı korkuya çıkıyor ama ilacı alınca o kaygınız da azalacak zaten. isterseniz 3-5 gün önceden birkaç kere deneyim kendinize ilacın kötü bir etkisi olmadığını kanıtlayabilirsiniz ama.
0
gitdaddy
(11.12.25)
o korku kolay kolay geçmez. madem içki rahatlatıyor at çantana bir 35'lik viski uçuştan önce içersin.

2-3 senede bir uçan biri için başka yollar aramaya lüzum yok.
0
yurtsuz john
(11.12.25)
Yaşadığınız şey korkunun korkusuyla beraber gelen beklenti anksiyetesi. Panik bozuklukta sıkça karşılaşılan bir durum. Bilişsel davranışçı terapi ve psikiyatrist uygun görürse anksiyolitik ilaçlardan fayda görürsünüz. Önemli olan kaçınmamak. Kaçınmak süreci besleyen en temel şey. O yüzden uçağa binme kararınızı tebrik ediyorum. Evet belki alkol süreci yönetmeye yardımcı olabilir diyen bir grup var fakat bu sağlıklı bir baş etme becerisi değil. Kısa vadede doktorunuzun uygun gördüğü bir ilaç, uzun vadede ise psikoterapi yanlış alarm veren panik sistemini düzenleyecektir.
0
dediysem dedim
(11.12.25)
teşekkür ederim cevaplar için. uçağa ilk defa binmiyorum ama yıllar içinde bir ölüm korkusu gelişti, bu korkuyla beraber korkmadığım uçaktan da korkmaya başladım :) 2-3 sene önce en son uçağa bindiğimde öyle korktum ve ağladım ki etkisi aylarca geçmedi ve normal takside bile giderken çok hız yapıldığında ya da sarsıldığımda korkmaya başladım.

bazen durup dururken tavan çökecek de öleceğim diye bile korkuyorum. terapi ile epey azaldı aslında ama uçağa bayadır binmediğim için "ya yine aynı korku olursa" korkusuna dönüştü şu an olay :) pazartesi bir konuşacağım durumu psikiyatrla bakalım.
0
🌸nolmus yani
(11.12.25)
uçak sen bindiğinde düşmeyecek. o ihtimal sana denk gelmeyecek. milyonda biri denk getiremeyeceksin. bu sebeple kafana takmana değecek bir durum yok.
0
xephyr
(11.12.25)
(11)

Kendime ozel VPN kurmak istiyorum

kartonpiyer
Merhaba,Rusya'da VPN servisleri habire engelleniyor. Tam aha bu calisti diyorum hatta parasini da oduyorum ama bir sure sonra ilgili kurum onu da blokluyor. Ben de artik kendime ozel bir VPN kurayim diye dusunmeye basladim.Chatgpt'ye sordum, o da VPS hizmeti olan bir sunucuda alan kirala, sonra da O
Merhaba,

Rusya'da VPN servisleri habire engelleniyor. Tam aha bu calisti diyorum hatta parasini da oduyorum ama bir sure sonra ilgili kurum onu da blokluyor. Ben de artik kendime ozel bir VPN kurayim diye dusunmeye basladim.
Chatgpt'ye sordum, o da VPS hizmeti olan bir sunucuda alan kirala, sonra da OpenVPN ya da WireGuard ile yap dedi ve adim adim tarif etti. islem biraz komplike gorunuyor ama kasarsam yaparim sanki.
Bunu hic yapan oldu mu? Bana akil verecek olan var mi?
0
kartonpiyer
(08.12.25)
openvpn kuracaksan sunu calistir rahat edersin:
github.com

wireguard kuracaksan sunu kullanabilirsin:
www.wireguardconfig.com

onun disinda gpt her seyi soylemistir zaten. vps'i hetzner'dan kiralayabilirsin uyeligini kabul ederlerse. kabul etmezlerse netcup'a bakarsin. orasi da olmazsa ovh, contabo vs var ben bu saglayicilari hic denemedim ama. baska spesifik bir sorun olursa ozel mesajdan mail adresimi atiyorum destek atarim.

edit: en kucuk paket isini gorur, orn 1cpu 1ram. dolayisiyla cok ucuza halledeceksin.
+1
arakaali
(08.12.25)
Arakaali cok tesekkurler, ozelden de sorabilirim tabi ama baskalarina da belki yararli olur diye buradan yazmak istedim. Bu servisi anahtar teslim kurup veren birileri yok mu? Cok akillica bir is fikri degil mi? Varsa ben musteri olurum valla yoksa da vakit ayirip halletmem gerekecek.
+1
🌸kartonpiyer
(08.12.25)
Ben VPS uzerine VPN kuruyordum bir ara ama kullandigim cloud servisleri bu VPS'leri bir sebepten dolayi surekli kapatir olmuslardi. VPN uzerinden internete cikmak icin kullanmani istemiyor olabilirler belki bilmiyorum. Ama evet basitce yapilabilir bir sey. Internette pek cok kaynak mevcut.
+1
synesthesia
(08.12.25)
r10 gibi forumlarda bu isi yapanlar vardir muhakkak. ama ne kadar guvenilir olur hic bilemem. ben kendim kurmadigim sistemlere pek guvenemiyorum.
+1
arakaali
(08.12.25)
öğrenci iseniz edu mail ile digital ocean üzerinde 1 yıllık ücretsiz bir droplet alın, onun üzerine open vpn kurabilirsiniz.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(08.12.25)
vpn sunucuları var. onlara bak istersen. lightnode bunlardan biri sunucu açarken vpn seçeneğini seçersen yüklü gelir. sadece ayarları yapmak kalır.
+1
gercekdunya
(08.12.25)
Düz wireguard ve openvpn de engelli genelde rusyada. Amneiza vpn e bir göz at. Ek bir şifreleme katmanı varmış galiba. Ya da VLESS şifreleme yapan 3xui gibi bir şey kullanman lazım. VPS kiralayıp kurabilirsin bunlari.
0
hububrad
(08.12.25)
Sagolsun Arakaali'nin tavsiyeleri ve chatgpt'nin adim adim tarifiyle halloldu. Toplamda 5-6 dakikada hallettim. Calisti.
0
🌸kartonpiyer
(08.12.25)
"Outline" var, Digitalocean ile tek tık çalışıyor ben öyle kurup işimi görmüştüm bi ara. Tam dediğin gibi anahtar teslim. Fakat bunların sıkıntısı, yasaklı şeyleri aşabiliyorsun ama asla gizli değilsin. Çünkü bi vps alıp oraya kredi kartınla falan kaydoluyorsun :D Sıkıntılı bi iş yaparsan bilgini isterlerse hosting şirketi orada yani.(sonuçta onların ip'si üzerinden dünyaya açılıyorsun)
0
nhk ni youkosu
(08.12.25)
Turkiyeden bikac VPS sirketi denedim. Openvpn kurdum. Kurulumu basitti. ama daha sonra ogrendigime gore VPN kurulmasi yasakmis.

Amnezia tavsiye edilmis. Indirimden almistim. Farki ulkeden girip ucuza Youtube hesabi almayi denedim ama Google her turlu benim ulkemi goruyordu. Asamadim yani. VPN in faydasini goremedim. Ama kampanya yakalarsaniz epey ucuza bi senelik paket kapatabilirsiniz.
0
sttc
(08.12.25)
@sttc ben VPN'i gizlilik icin degil de bulundugum ulkedeki internet kisitlamalarini asmak icin kullaniyorum.

ileride lazim olacaklar icin son durumu yazayim:
Chatgpt'nin adim adim tarifi ile OpenVPN kurmustum, hem mobilde hem pc de sorunsuz calisiyordu ancak sonra onu da kapadilar. Bu sefer yine Chatgpt ile bu engeli OpenVPN'in server tarafi ayarlarini degistirerek asmayi denedik, her alternatifi tukketik yine olmadi.
Bu defa Open VPN'i komple kaldirdik ve Outline'i hem server hem user tarafina kurarak cozduk, basarili bicimde calisiyor.
0
🌸kartonpiyer
(23.01.26)
(4)

Ev icin yazici

krmzbvl
Var mi ozellikle onerdiginiz yazici? Saglam ve uygun fiyatli. Odev falan cikarilacak sadece. Kablosuz olsa daha iyi olur.
Var mi ozellikle onerdiginiz yazici? Saglam ve uygun fiyatli. Odev falan cikarilacak sadece. Kablosuz olsa daha iyi olur.
0
krmzbvl
(06.12.25)
zaman ilac degil insanlar unutkan
(06.12.25)
yıllar önce canon pixma g serisinden bir cihaz almıştım. 2017 olsa gerek aldığım tarih.
hala çalışıyor. mürekkebini kendim dolduruyorum.
wifi özelliği var, bilgisayar ya da telefondan yazdırabiliyorum.
modemi değiştirdikten sonra wifi'yi bir türlü düzeltemedim. o zamandan beri kablo ile yazdırıyorum ama o yazıcının değil benim sorunum olsa gerek.

ev için oldukça uygun bir ürün;
www.vatanbilgisayar.com
0
biseysorcaktim
(07.12.25)
senin probleminin sebebi yeni modemin 5ghz wifi yayması veya daha yeni bi şifreleme şeyi kullanması olabilir. Ben benzer bi durumu yaşayıp akıllı cihazları ek bi wifi ağı yaratıp ona bağladım (misafir ağı vs. yapabilirsin, modemin ayarlarında vardır 192.168.0.1 veya 1.1 olan şeye bi gir bak) 2.4ghz ve wpa2 şifreleme olan bi ağ kur. Bu tür eski aletleri ona bağla.
0
nhk ni youkosu
(07.12.25)
Ben 5 yıl önce Epson L5190 aldım işimle alakalı evde kullanmak için. Ancak mağazada bana eksik aktarılan ve benim de özellikle sormayı akıl edemediğim bir şey olarak çift taraflı yazdırma meselesi oldu. Çift taraflı yazdırıyor evet, ancak manuel olarak, kağıdı sizin çevirmeniz lazım. Sayfalarca kitap boyutunda dosyalar yazdırmam gerekiyor, asla kullanmadım o özelliği. Kim uğraşacak.

Ama en büyük tavsiyem, mağazada beğendiyseniz bile internetten alın. Mağazadan aldığım için geri verememiştim ben.
0
nefertarii
(07.12.25)
(17)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş temizliği daha rahatsız edici bir olay. Hem uzun sürüyor hem diş etine değiyor, garip hassasiyetler oluyor. Diş çekimi bence his olarak çok çok daha rahat bir işlem.
0
eileengray
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
(12)

Windows yerine apple bilgisayar tercih etmemi gerektirecek farklar nele?

sonhakan
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
+1
sonhakan
(23.11.25)
Hali hazırda iPhone ve airpods kullanıyor olmak. İyi entegre olurlar.
0
hububrad
(23.11.25)
Daha güvenli, daha sorunsuz, ikinci el değeri daha yüksek, ömrü daha uzun, daha performanslı, malzeme kalitesi/ekranı daha iyi (dengi bulunur ama pahalı olabilir), alışınca daha kullanışlı bir arayüzü var, diğer Apple cihazları ile harika entegre oluyor, daha iyi pil ömrü var, hafif ve ince.
+1
orient blue
(23.11.25)
bir aksesuar olarak alınıyorsa müşterilere zenginlik göstermenize yarayabilir. evde kullanmak amacıyla alınıyorsa windows'ta çalışan birçok programı çalıştırmak için emülatör kurmak gerekebilir hatta easy anti cheat kullanan pek çok uygulamayı (örneğin valorant ve lol'ü) çalıştırmayabilir.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.11.25)
apple-specific is yapmayacaksaniz degmez ben sahsen pismanim, m4 pro.
+2
gule gule
(23.11.25)
tablette net apple
bilgisayarda net windows
-2
jamswety
(23.11.25)
@orient blue'nun sunduğu gerekçelerle aldım; @gule gule ve @jamswety'nin dediklerine vardım.
windows'a alışıksanız hiç tavsiye etmiyorum. benim elimde patladı. alıp kenara attım; eski windows bilgisayarla devam ediyorum..
+1
lil siztah
(23.11.25)
şarjı dışında macbook'un hiçbir artısı yok bence.
0
kesmekes laleler
(23.11.25)
ücret farkı dediğine göre "daha çok" para vereceksin apple'a, öyleyse yani daha ucuz windows işini görüyorsa windows al.

Ben çevreme "Apple daha ucuz" diye geçen birkaç yılda önerdim. Zira işlerini görecek windows 3x TL ise M işlemcili düz macbooklar 2x falandı. Aynı şekilde PC toplamak yerine Mac Mini alan bir sürü insan var. Ama onlar kendilerine ne gerektiğini ve neden Apple'ın daha mantıklı olduğunu biliyorlar. Yani senin kullanımın için gerekmiyor olabilir.
0
nhk ni youkosu
(23.11.25)
business serisi bir laptop (tercihen freedos lisans parası ödememek için) + linux mint xfce en iyi tercih olur hız, stabilite ve güvenlik arayan biri için.
0
elite crew
(24.11.25)
apple icin baya direndim ama gectikten sonra hic pisman olmadim.
isletim sistemi stabil, cokme falan yok
virus problemi yok
pil bitmiyor
teknik destek cok iyi
10 sene tepe tepe kullansan da alicisi var, satabiliyorsun.

daha ne olsun..
0
cooperr
(24.11.25)
Benim icin birincisi sarj suresi, bilgisayari alip sarj aletini evde birakip butun gun calisabiliyorum. Ikincisi eskimemesi, ilk macbook’um 12-13 sene gitti. Ayrica ekran rengi beni cok tatmin ediyor, isim gorsel tasarim. Telefonda da apple kullaniyorsaniz bilgisayardan full telefon kontrolu, telefonda kopyaladigini bilgisayardan yapistirmak filan kucuk ama isleri hizlandiran ayrintilar. Bir de bilgisayari neredeyse hic kapatmiyorum, sagdan soldan bir seyler firlamadan tak diye acilmasi da kolaylik.
0
lallala
(24.11.25)
bunu nasil bi kullanim profiliniz oldugunu bilmeden cevaplamak imkansiz.
easy anti cheat denmis mesela, benim umrumda olmayan bir sey.
mesela su an windows kullanmak benim icin sacmalik, mac kullanmasam bile windows kullanmazdim, linux kullanirdim.
ama genel olarak eger;
a) baska apple cihazlariniz varsa
b) sadece windows'ta calisan bir programla isiniz yoksa
mac > windows
muhtemelen ayni performansi daha ucuza alirsiniz, daha uzun sure kullanirsiniz.
0
ghilleinthemist
(24.11.25)
(3)

Amazon’un Yaptığı Saçma Değil mi?

auroraaurora
İki ciltlik kitabın ilk cildini göndermediler. Elimdekini iade alıp, yanına eksik kitabı koyup tekrar bana iletecekler. Neymiş, set olarak sattıkları için sadece eksik cildi gönderemezlermiş. Saçma değil mi bu? Ben niye bunun iadesi ile uğraşmak zorunda kalıyorum?
İki ciltlik kitabın ilk cildini göndermediler. Elimdekini iade alıp, yanına eksik kitabı koyup tekrar bana iletecekler. Neymiş, set olarak sattıkları için sadece eksik cildi gönderemezlermiş. Saçma değil mi bu? Ben niye bunun iadesi ile uğraşmak zorunda kalıyorum?
+1
auroraaurora
(16.11.25)
Amazon son zamanlara iyice cozuttu, yanlış ürün gönderip hımm katalog hatası olmuş iade edin diyip duruyorlar. Eskisi gibi telafi vs de yok uğraş dur…
0
ekimoloji
(16.11.25)
depo öyle çalışmıyor. Yani kitaplar orada tek tek durmuyor, zaten ikili paket ve tek barkod olması lazım. Tahminen gönderilirken hasarlı olan veya birinin iade ettiği bişey size geldi, onu alıp satıcı başkasıysa ona kitleyecekler veya amazonsa da kendilerine hasarlı olarak yazacaklar. Size de yeni ürün gönderecekler işte.

Eskiden olsa o sizde kalsın yenisini gönderelim diyebilirlerdi evet, ama artık yapmıyorlar pek.
+7
nhk ni youkosu
(16.11.25)
@nhk
Teşekkür ederim, aydınlandım gerçekten. :)
0
🌸auroraaurora
(16.11.25)
(10)

Kredi kartı limitiniz ne

arbre
Ben 455 bin yapabiliyormuşum. Şaka mı bu. Millete niye bu kadar kredi fırsatı veriyorlar?
Ben 455 bin yapabiliyormuşum. Şaka mı bu. Millete niye bu kadar kredi fırsatı veriyorlar?
-3
arbre
(15.11.25)
~1.4 milyon
0
ghilleinthemist
(15.11.25)
10 bin altı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.11.25)
1.5 milyon civarı.

bankalar yine insanları dibe sürüklüyor 90ların sonu 2000lerin başında yaptığı gibi. gençler o zamanları bilmez yoldan geçerken eline kredi kartı tutuşturuyorlardı. nakit çekimde limitin kadar yapabiliyordun. insanlar 10 tane kart alıp ondan çekip ona, ondan çekip ona yatırıyordu. en sonunda ödeyemenler icra ile acı şekilde karşılaştı. hatta intihar edenler bile oldu. bu yüzden bu limtilere aldanmayın ödeyemeyeceğiniz borcun altına girmeyin.
0
gercekdunya
(15.11.25)
1.4 Milyon

Birazda ekonomi dönsün diye %50 si asgari ücret alan bir toplumda harcama yapılmazsa ekonomi durma noktasına gelir.
0
onyx
(15.11.25)
Kredi kartım yok, hiç olmadı. Full maaş kartıyla idare ettim. Büyük alışverişleri eş dost kartıyla alıyorum.
0
duster
(15.11.25)
insanlar kendini kontrol etmeyi öğrenmeli, ama limit iyi bir şey. Sistemde olup kredi puanı oluşturmak iyi bir şey.

Mesela 455 bin yüksek geliyor da, 3-5 yıl önce millet 3000 lira maaş alırken şimdi 80 bin alıyor. Eskiden düzgün bi laptop 4-5 bin iken şimdi 100 bin lira. Yani o limit gerekebilir. Diş doktoruna gitsen bişey gererekse 300 binlik olabilirsin.

ve bankalar sen istediğinde limitini pek yükseltmezler. Onlar veriyorken kabul etmek lazım bence. Ama ödeyemeyeceğiniz borcun altına girmeyin +1
+2
nhk ni youkosu
(15.11.25)
5000tl
0
Fodera
(15.11.25)
toplam 3.5m

çünkü borçlanmak banka için baya iyi.
0
jelly bear
(15.11.25)
4 milyon yaptı garanti bankası sonra uygulamadan 1'e düşürdüm. bu aralar nedense bol keseden dağıtıyorlar. 4 milyondan önce 750 bindi. hangi akla hizmet 5 kat civarı artış yaptılar anlamadım.
+1
lazpalle
(15.11.25)
toplam kk limitlerim 2.5m civarı.

yüksek limit bir algı oyunudur bunu yazmıştım.

eksisozluk.com
0
orpheus
(15.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(4)

16 inch macbook pro m2 pro vs m3 pro

monicapp
gunluk kullanim icin m2 pro ile m3 pro cok farketmiyor zaten de , aralarinda 10.000 tl fark var, hangisini almak daha mantikli (2.el, hepsi tr garantili)
gunluk kullanim icin m2 pro ile m3 pro cok farketmiyor zaten de , aralarinda 10.000 tl fark var, hangisini almak daha mantikli (2.el, hepsi tr garantili)
0
monicapp
(09.11.25)
hocam acele etme. uzun uzun inceleme videolarını izle. birisinde soğutma problemi ötekinde power supply nin düşük watt olması vb böyle değişik değişik durumları olabiliyor.
+1
Fodera
(09.11.25)
10 bin lira değil de yüzde kaç fiyat farkı olduğuna göre karar verin derim.

Günlük kullanım için Pro gerekmiyor aslında.
Aynı fiyata M4 Air var diye görüyorum. O seçeneği de değerlendirin derim.

Bu arada almadan önce ABD-Avrupa sıfır fiyatına da mutlaka bir bakın. Getirecek bir arkadaşınız, tanıdığınız yoksa bile mutlaka birileri bulunur. ABD’de 15 inç M4 Air giriş modeli şu anda 50 bin tl civarında. Birisi bunu getirsin diye de bir miktar para ödersiniz, mis gibi olur. Tabi klavye farklı ama o kadarcık olsun.
0
michael_knight
(09.11.25)
"The Apple M2 Pro has a 200 GB/s memory bandwidth, while the M3 Pro has a 150 GB/s memory bandwidth"

M3 pro'lar çıktığında şu olay olmuştu, memory bandwith'i M2 pro'ya göre daha az ve performansta ağır işlerde etkisi görülebilir belki. Ama standart insan için "pro" modelli işlemcilere gerek olmayabilir doğru. Fotoğraf, video gibi şeyler işleyecekseniz özellikle videoda bence değer. Ben hala M1 Pro ile motion graphics yapıp para kazanıyorum.

Bu arada, illa ikinci el alınacaksa pil cycle sayısı ve ömrü de işin içine girebilir.

Sıfır alma imkanı varsa üstte söylendiği gibi daha yeni işlemcili Air alınabilir. 16gb ram, mümkün olduğunca yüksek SSD ile.
0
nhk ni youkosu
(09.11.25)
pro istememin sebebi 16 inch ekran ve cok daha yuksek ekran kalitesi olmasi, yoksa air daha mantikli tabi
0
🌸monicapp
(10.11.25)
(5)

oyun için pc toplama

toro
Arkadaşlar selam,7800X3D ve 5080 (ya da RX 9070 XT) başrolünde olacak bir sistem toplamak istiyorum. Diğer parçalar için ne önerirsiniz? Hangi anakart, RAM, SSD, PSU, kasa vs. uygun olur? Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler!
Arkadaşlar selam,
7800X3D ve 5080 (ya da RX 9070 XT) başrolünde olacak bir sistem toplamak istiyorum. Diğer parçalar için ne önerirsiniz? Hangi anakart, RAM, SSD, PSU, kasa vs. uygun olur? Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler!
0
toro
(07.11.25)
selam hocam 3 hafta once cok benzer sistem topladim:

AMD Ryzen 7 9800X3D
ASUS ROG STRIX B650E-E GAMING WIFI
ASUS TUF Gaming GeForce RTX 5080
32 gb CORSAIR VENGEANCE RGB DDR5
Samsung SSD 990 PRO 2TB PCIe
CORSAIR NAUTILUS 360 RS ARGB AIO
ASUS TUF Gaming 1000W Gold PSU
Kasa da NZXT H6 Flow RGB White
+1
zseak
(07.11.25)
hocam hayırlı olsun. memnun musun bi değişiklik yapmak istesen nereyi değiştirirdin. bir de kaç lira tuttu?
0
🌸toro
(07.11.25)
Simdilik herseyinden memunum :) yurtdisindayim tr fiyatlarini bilmiyorum ama monitorle birlikte 3600 eur tuttu benim sistem
0
zseak
(07.11.25)
@fodera, ekran kartları uçtu gitti. Ben eskiden o zamanın en iyi ekran kartını 500 dolara almıştım (GTX 1080), şimdi en iyisi 3000 dolara yaklaştı. RTX5080'ler falan 1000 küsur dolar herhalde hatta Türkiye'de bi arattım 80 bin tl falan diyor. Ha gerekli mi, daha düşüğü de iş görür mü görür. Ama almışken üst düzey bişey alıp 5-6 yıl değiştirmeyenler var. Öyleyse okey bence.
+1
nhk ni youkosu
(08.11.25)
evet uzun süre götürsün amacındayım
0
🌸toro
(08.11.25)
(4)

ebay satış

reanarchy
elimde abd pazarında iş yapacak birkaç ürün var. abd'de mağazada satış fiyatı vergiler hariç 170 usd. ben 150 usd'den satıp tr'den abd'ye kargo alıcı ödemeli olmak şartıyla göndermeyi düşündüm.ama ebay buna olanak sağlıyor mu? 20 usd altında anlaşmalı kargosu var mı?ödeme olayı nasıl oluyor? ille pa
elimde abd pazarında iş yapacak birkaç ürün var. abd'de mağazada satış fiyatı vergiler hariç 170 usd. ben 150 usd'den satıp tr'den abd'ye kargo alıcı ödemeli olmak şartıyla göndermeyi düşündüm.

ama ebay buna olanak sağlıyor mu? 20 usd altında anlaşmalı kargosu var mı?
ödeme olayı nasıl oluyor? ille paypal mı gerekli?
0
reanarchy
(31.10.25)
artık paypal yok, bağları koptu.

Kargo sana ait, ama ilanda istersen 100 dolar kargo parası iste, veren olursa karşılar.

Ek olarak, ABD artık "DDP- delivered duty paid" denen önceden gümrük vergisi ödenmiş paketleri kabul ediyor. Ürün Çin'de yapıldıysa %30-50 neyse vergisini de sen yatırıyorsun önce (ama PTT veya DHL vs. bunu yapıyor mu şu an bilmiyorum)

Biz İngiltere'de Royal Mail ile hallediyoruz, mesela Avrupada üretilen ürünlerden peşin %15 kesiyor artık ABD. Sattığın ülke değil "ürünün orijin ülkesi" önemli.
0
nhk ni youkosu
(31.10.25)
ona gumruk vergisi odenmesi gerekir sanirim artik. $800 de minimis istisnasi kaldirildi.
0
antikadimag
(31.10.25)
170usd'ye alacagin seyi kimse 150usd verip 3-4 hafta gelmesini bekleyip ebayden almaz bence.

ben ebay'i bulunmasi cok zor olan seyler icin kullaniyorum, cogunlukla cikma parcalar, araba parcasi vs. ya da garip objeler, ya da artik bulunmasi zor bir CD gibi.. kullanilmis urunler. bir de pazarlik yapma sansi var, teklif veriyorsun falan..

bulunmasi kolay urunleri indirimli almak icin amazon kullaniyoruz, 24 saat icinde kapiya teslim ve kargo ucreti yok.
0
cooperr
(31.10.25)
8 yildir amerika da online satis yapıyorum. kimse magazada $170 olan urunu ebaydan $150 almaz, bir de tr den gelecek ise asla almaz. magazada $170 olan urunu amerikadan kargolamak şartı ile free shipping ile ancak $90 fln satarsın.
0
oscar
(31.10.25)
(7)

Bu tür kelimelere ne deniyor?

avatar is back
İngilizce de press hem basın mensubu anlamı taşıyor hem de basmak anlamına geliyor. Aynı şekilde türkçede de basın kelimesi hem medya ile ilişkili hem de basmak fiiliyle. Türkçe-ingilizce bu kelimeler gibi olan başka ne var? Bunların bir adı var mı?https://x.com/spleendistanbui/status/19823757674526
İngilizce de press hem basın mensubu anlamı taşıyor hem de basmak anlamına geliyor. Aynı şekilde türkçede de basın kelimesi hem medya ile ilişkili hem de basmak fiiliyle. Türkçe-ingilizce bu kelimeler gibi olan başka ne var? Bunların bir adı var mı?

x.com

2-3 senelik bir video ama ne zaman izlesem aklıma geliyor bu. Tesadüf mü yoksa böyle başka kelimeler de var mı
0
avatar is back
(27.10.25)
“False cognate”, “parallel semantic shift” bunlara bir bak
0
compumaster
(27.10.25)
Why was 6 afraid of 7?
- Because 7, 8, 9! seven "ate" nine

aklıma bu geldi. Onlarda 8(eight) "ate" yedi gibi.

Bizde 7 sekizi yedi gibi bi şakaya dönüştürülebilir. İki dilde de bir sayının yemek fiiline denk gelmesi ilginç.

edit: bu arada press ve basın çok mantıklı aslında, eskiden harfler boyanıp kağıda basılıyormuş yani baya baskı işi bu. Sonra oraya haber yapanlara da basın mensubu deniyor işte. Çok ilginç bişey olmayabilir bu.
www.alamy.com
0
nhk ni youkosu
(27.10.25)
Mother tongue- anadil buna uyuyor gibi?
0
suicides underground
(27.10.25)
merhaba. balayı (honeymoon), ayçiçeği (sunflower), şarlatan (charlatan [bu bana çok ilginç gelir]), two birds with one stone - bir taşla iki kuş, naive/ naif benzerliği de güzel denk gelmiş. naifle şarlatan başka dilden ortak aldığınız kelimeler. deyim ilginç, aklın yolu evrensel :P
-1
libertine
(27.10.25)
arkadaşın bahsettiği şey direkt çevirinin tutması değil bence, o zaten direkt batıyı görüp gelen birinin getirdiği bir kelime/çeviri olabilir. Yan anlamları ve eş sesli kullanımlarının da benzemesi ortak bi kafa yapısını yansıtıyor, ilginç olan bu bence.
+1
nhk ni youkosu
(27.10.25)
bunun doğrudan bir adı olduğunu düşünmüyorum. kök olarak kullanılan kelimeler aynıysa, türetilen kelimeler de benzer anlamlara gelecektir.
0
co2s2
(27.10.25)
(bkz: Calque)
0
yedigimiztavuk
(28.10.25)
(15)

Kiracılı ev beğendim, kiracı çıkmamak için direniyormuş, mahkemelik olmuş?

Cesario
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı. Ev sahibi yıllardır e
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı.

Ev sahibi yıllardır ev sahibiymiş. Evin %80ine kadar kredi çıkar o konuda sıkıntı yok dedi.

Yatırım için değil, kendim otururum diye alıyorum. 1+1 ama bekarım, evli olsam bile çocuk olana kadar otururum.

Benim üzerime ev yok, hatta babamın bile üzerine ev yok.

Alacağım evde kiraya vermeden ben oturacağım senaryosu üzerinden ilerlersek kiracı kaç ay direnir, ben de mi dava açacağım, hangi aşamada evden çıkmak zorunda, çıkmazsa ne oluyor?

Ayrıca eve uyuz olup zarar vermiş olabilir mi?

Son SORU: Ben evi alırsam zaten kiracı depozito falan vermez herhalde. Ben ilandaki fiyat üzerinden ne kadar pazarlık yapabilirim makul ölçüde?
+1
Cesario
(24.10.25)
Çok bulaşılacak bir iş değil. Evi sen alırsan direkt kira sözleşmesinin tarafı olursun. Kiracının pazarlık yapmak gibi bir mecburiyeti yok. "Ben yaşayacağım bu evde." desen bile kiracının çıkması epey uzun sürer.

Ek olarak "evli olsam bile çocuk olana kadar otururum." düşüncesi biraz naif :)
1+1 ev konusunda gelecekteki eşini ikna etme konusunda sana şimdiden bol şans dilerim.

edit: pazarlık konusunu yanlış anlamışım. önceki soruya cevap vereyim. sen evi alır almaz 1 ay içinde ihtar göndermelisin bu evde ben yaşayacağım diye. 6 ay süresi oluyor kiracının. ama çıkmak istemezse tahliye davası falan epey uzun sürer.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
kiracılı ev alınmaz net.
aldığında çıkartmak için en iyi ihtimal 1,5-2 yıl uğraşırsın.
himmet dayının yazdığı gibi ihtar süreleri var ardından mahkeme süreci uzarda uzar.
veya konuşup para teklif edip çıkarmaya çalışırsın. onda da çok uçuk fiyatlara bile çıkanlar oluyor. 300 bin 500 bin fiyatlar konuşulur. hatta bir yakınıma kiracısı 1milyon istemiş çıkmak için.
ona göre ev sahibiyle pazarlık yapılabilir. tabi bunun karşılığında kiracıdan çıkacağına dair noter onaylı imza almak lazım.
tabi bu kendin oturacağın durumlar için.

kiracı oturmaya devam etsin dersen mevcut kira sözleşmesi aynı şekilde devam eder. yasal oranda kirayı arttırır geçer. tekrar sen kira artış davası açar tekrar 1-2 sene uğraşır durusun.
+1
my fault
(24.10.25)
Bulaşmayın hiç.
+1
Mcfly
(24.10.25)
Eğer ev uygun fiyatlıysa, kredi çekip alacaksanız ve evi alıp hemen oturma düşünceniz yoksa değerlendirilebilirsiniz.

Satıştan sonra 1 ay içinde ihtarname çekiyorsunuz 6 ay içinde evi boşaltması gerekli.
Çıkmazsa mahkemeye yoluna gidiyorsunuz. eğer gerçekten ihtiyaç için evde oturacağınızı mahkemeye sunarsanız (başka eviniz yoksa, kirada oturuyorsunuz vs.) en fazla 2 duruşma olur. bu da ortalama 10-14 ay sürer. Kiracı süreyi uzatmak için karara itiraz eder 4-6 ay kadar da o sürer. Sonrasında 1 ay içerisinde evi boşaltmak zorunda daha fazla uzatamaz.

Bu zaman zarfında enflasyondan dolayı evin aylık kredi tutarları azalmış olacak ve evin değeri de artacak. Kiracı çıktığında elinizde tam değerinde bir ev ve aylık ödemeleri size dokunmayacak kadar taksitleriniz olur. Bu değerinde evi satıp daha iyi bir eve geçebilirsiniz ya da yeni bir kiracıya güncel kira bedelleriyle kiralayabilirsiniz. Buradan gelen kira bedeliyle de yeni bir ev düşünülebilir.

Önceki ev sahibi kira tespit davası açmışsa demek ki kiracının 5. senesi dolmuş. bu dava neticesinde daha erkenden kira güncellemesi de olabilir ama ev satılınca o dava konusu size geçer mi, yoksa siz yeni bir dava mı açmanız gerekir avukata sorun.

Pazarlık konusunda da mümkün olduğunda düşürmeye çalışın sonuçta satıcı oradan kurutulmak istiyor.
ytd.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Tapu devrinden sonra derhal ihtar çekseniz bile kiracıya 6 ay oturma hakkı verilir. 6 ayın ardından halen çıkmyorsa tahliye davası açarsınız ama İstanbul gibi büyük bir şehirdeyseniz ve kiracı da inatçıysa davanın sonuçlanması 2 seneyi bulabilir.

Aman diyim, uzak durun.
+1
karaage
(24.10.25)
hocam çok okumadım mesajları ama sana bu işin türk halkı arasındaki zihniyetini açıklıyayım.

kiracının sorunlu olmasından bağımsız, eğer bu evin boş olan emsali 3 milyonsa, kiracılı olan 2.5 milyona satılır bilemedin 2.6 milyona satılır. aradaki fiyat farkının sebebi kiracıyı çıkarmanın zor olması ve uzun sürmesi.

ben kiracının olduğu evi satarken niye avukat tuttum. icra takipleri davalar mavalar. işte bu yüzden. satılmayacaktı çünkü, satılsa da ölü fiyatına gidecekti.


baktım avukat bana yanlış bilgi vermiş süreç çok uzadı. evden çıkarsanız icra takibini geri çekerim. mevcut kira borcunuzu silerim dedim. öyle çıktılar.
0
Fodera
(24.10.25)
Yazılanlara ek olarak kiracı çıkarken eve milyonluk zarar verebilir, bunu da hesaba katmanızı öneririm.
+1
kimlanbu
(24.10.25)
burada yapılabilecek şey (teyzem yaptı), evin fiyatını mümkün olduğunca bu sebepten düşürtüp, o parayı kiracıya teklif etmek. Mesela 1-2 yıllık kirasını teklif edeceksin, karşılığında kabul ederse atıyorum 1 ay sonraya geçerli ve gerçekten geçerli tahliye taahhütnamesi alacaksın. Bu şekilde çevremde 2 kişi halletti. Ama 10 bine oturan kişi çıksa 30 bin verecek, atıyorum 360 bin veya daha yüksek para isteyebilir :D çılgınlık. Ama çıkartamadığın senaryoda almanın anlamı yok, girmeyin o işe. (veya 2-3 yıl sonra girer otururum en kötü diyorsan gir)
0
nhk ni youkosu
(24.10.25)
Arkadaşlar peki 2 sene rahat oturur mahkeme dava diyorsunuz ya, finalde kira farkıyla beraber mi ödüyor kiracı?

Çünkü kaybedecek. İş yerinden biri kaybetti davayı. Sarıyerde boğaz manzaralı yerde fiyatlar 50 bin olmuşken arkadaş diretti yasal düzenleme %25 diye. 10 bine oturuyordu. :)
0
🌸Cesario
(24.10.25)
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası için ilk derece mahkemesinde 10-14 ay, istinafta 4-6 ay olmak üzere toplam 2 yıldan az süre biçen arkadaş neyi nereden biçmiş bilemiyorum ve anlayamıyorum.

Avukatım. 2024 Mart'ta açtığım ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının 2025 Kasımda duruşması var, yani şimdiden 20 ay geçti bile. İstinaftan ise dosyayı 2 - 3 seneden önce asla beklemeyin. Yani toplamda 4- 5 sene gibi bir süreyi gözden çıkarın, ha bu arada olağanüstü bir şey olur bu süreler kısalır ama onun haricinde İstanbul'da şartlar böyle. (Sarıyer'de iş arkadaşım dediğinizden sizin de İstanbul'da yaşadığınızı varsayıyorum.)

Oturmak için ev alacaksanız kiracılı eve bulaşmayın. Kiracı zaten tespit davası yoluna giderek süreci uzatma ve anlaşmama iradesini göstermiş. Çıkmak için para isteyecektir. Bu noktada @nhk ni youkosu'nun önerisi mantıklı. Ev çok uygunsa bu yolu denemenizi öneririm. Çok uygun değilse kiracısız başka bir ev bakmanızda yarar var.
0
10551037
(24.10.25)
bela satin alinabilir, ama bunun icin fiyatin cok duses olmasi lazim.

evin fiyatini oldugunca asaga cekebiliyorsan ve 2-3 sene ugrasmaya, isin sonunda da evin icini bitik bir sekilde almayi goze aliyorsan, sen bilirsin.
riske girmeden zaten kara gecmek zor.

adami kac senede cikartirsin bilinmez, kiraciyi bir turlu cikartamadigi, 2-3 sene mahkemelerde bogusmasina ragmen 1 lira kira alamadan dukkanini satmis tanidigim var.
0
cooperr
(24.10.25)
birebir aynı şeyi yaşadık. 10ay önce kiracı olduğumuz sitede emsallerden 1milyon daha ucuza ev aldık kiracılı. tabi ki 2 sene mahkeme vs uğraşmayı göze alarak. ağustostaydı galiba dava açtık ilk duruşma aralıkta. haklı sebeble tahliye davası kiracı da kaybedeceğini biliyor süreye oynuyor.
0
melodi
(25.10.25)
2 sene çok iyimser bir tahmin, süre 5-6 seneye kadar uzayabilir. Kira tespit davaları da hikaye, makul bir artış beklemeyin. Ucuz kira ödemeye devam edecek.

Kiracıyı şu an çıkarmanın 2 yolu var:
1. kendinin isteyerek çıkması.
2. sizin zorla, kaba kuvvetle çıkartmanız.

Almayın, uzak durun...
0
kartallar yuksek ucar
(25.10.25)
@kartallar

Mahkeme sonuçlanıp tahliye kararı çıkarsa ne oluyor, nasıl çıkıyor?

Çıkmak istemedikten sonra hiçbir türlü çıkamıyor mu?

Ev sahipleri o yüzden silahla kapıya dayanıyor galiba. Ben kiracı olsam belaya bulaşmamak için çıkardım.

Bu arada toki çekilişi var yılbaşından sonra. Son bir umut onu denerim. Olmazsa kiracısız bir ev bulmak en mantıklı yol.
0
🌸Cesario
(25.10.25)
Tahliye çıkarsa, istinafa götürüyorlar. en az 3-4 sene...
0
kartallar yuksek ucar
(27.10.25)
(13)

mizahta ve komidede ifade özgürlüğü

put it in your appropriate place
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.Birde mizah ve komedi
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?

Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.

Birde mizah ve komedi yaparken amaç dalga geçmek, alay etmek ve küçük düşürmek olmamalıdır. Olduğunda o mizah ve komedi olmuyor, aşağılamak oluyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Eylemin bir 'dalga geçme, alay etme, küçük düşürme' mi olduğu, eğer öyle ise tolere edilir dozda mı olduğu konularına bir 'sansür kurulu' mu karar verecek peki?
+4
Mirket
(23.10.25)
insanın ağzından her şey tereddüt etmeden çıkabilmeli ve bu hukuki olarak koruma altında olmalıdır.

bak mesela sen daha sorduğun soruda bile kendinle çelişiyorsun.

bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var.
+5
yurtsuz john
(23.10.25)
@yurtsuz john;

tam olarak çeliştiğim kısım neresi? Anlamak için soruyorum. Müslüman salyangoz ikilem mi? Bundan bağımsız bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var görüşüne hak veriyorum.

@mirket;

sansür kurulu ve benzeri kavramlar asla olmayacak. zira sansür kurulunu kim seçecek? neye göre karar verecek? (bkz: quis custodiet ipsos custodes?)
0
🌸put it in your appropriate place
(23.10.25)
insanların duyguları kaale alınmaksızın her şey her yerde söylenebilmeli. amerika bunun uygulanışına güzel bir örnek. düşünsene istediğin herkese saydırıyorsun ve sabah uyandığında hala işinden atılmamışsın, kelepçelenmemişsin. rüya gibi.

bir de,
"benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır"
"ama"
aması yok işte. "sınırsız" ve "ama" aynı yerde olmuyor. "insanları incitmeyecek ölçüde insanlar kendini ifade edebilmeli" diyebilirsiniz, aksi takdirde post-modern bir anlayışta olduğunuz hâlde kendini çağdaş ve ilerici göstermeye çalışan sıradan bir anadolu insanı izlenimi veriyorsunuz.
+2
herzan
(23.10.25)
Bence bu konuda sınır şu, atıyorum biri sizi hiç alakadar etmeyen bir hassasiyet (LGBT) hakkında şaka yaptı ve güldünüz veya sorun etmediniz, o zaman sizin de hassasiyetinize şaka yapılabilir.
+2
olaylar olaylar
(23.10.25)
senin için sınırsız değilmiş.

Ben South Park ile büyüdüm. Orada söylenebilen her şeyin söylenebilmesi ve şakasının yapılabilmesinden yanayım. Küçük düşürmek olmamalı diyorsun da, mesela Saddam şeytan ile gay ilişki yaşıyordu. Bir grup insan için bi lideri küçük düşürmüş sayılabilir. Geçenlerde (izlemedim ama) Trump'ı gömmüşler bayağı. Bu olmamalı mı mesela? Zamanında tacizci rahiplerle aşırı dalga geçmişlerdi. (rahipler, çocuk taciz etmeyeni garipsiyordu) Komple dini aşağılıyor gibi bişey...
+5
nhk ni youkosu
(24.10.25)
İnsanların duyguları kâle alınmaksızın konuşulmamalı. Mizah da seviyeleri olan bir kavram, herkes her mizahı anlamaz, süt bebesine pastırma yedirmenin âlemi yok. Halbuki bu bilerek isteyerek yapılıyorsa orada kötü niyet vardır, kesin ve net. Kaos oluştuğunda suçunu kesinlikle kabul etmez bu kötülüğü yapanlar.

Mizah bir izah çeşididir ve kaliteleri, seviyeleri vardır. Zekâ gibi. Her zekâ ve her kültür her mizahı anlayacak diye bir kaide yoktur. İnsanların hassasiyetlerine saygı göstermemek kavga doğurur. Amaç buysa dilinizin kemiği olmayabilir evet.
-5
muhayyer divan
(24.10.25)
Sorun aslında kime göre neye göre sınır.
Misal biri der din kutsalim, sınır. Biri der millet kutsalim sınır, biri der futbol takımım sınır, biri der cinsel tercihim sınır ohooo.

Yani sizin güldüğünüz bir şeye başkası bu soylenmemeli diyebiliyor.
+2
logisticsmanager
(24.10.25)
"her şeyin mizahı olur ama hakaret olmaması lazım" gibi bir ifade ile kanun yapmaya çalışırsanız, şunlara benzeyen bir şey yaşarsınız:

1- her çalışanın sorgusuz sualsiz grev hakkı vardır ancak kamu düzeni, devletin güvenliği gibi sebeplerle, devletin grevleri iptal etme hakkı vardır. kimse grev yapamaz hale gelir.

2- anayasada "herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" yazıyordur ama devlet kamu düzenini falan öne sürerek hoşuna gitmeyen gösterileri iptal ediyordur.

mizah da böyle olur. devlete yetki verdiğin anda, nasrettin hoca fıkrası bile anlatamaz hale gelirsin.
+5
co2s2
(24.10.25)
Mizahı muğlak belirsiz tanımların içine hapsederseniz o mizah falan olmaz. " Toplumun değer yargılarına zarar veren" gibi bir tanımı her yerde görürsünüz. Kimdir bu toplum, kim belirlemiştir bu değer yargılarını, herkes bu değer yargılarını kabul etmiş midir gibi soruların ise yanıtını hiçbir yerde göremezsiniz.

"İnanmasan da saygı duymalısın" bu cümleyi de duyarsınız, belki siz de aynı fikirdesinizdir. Buradaki sorun "saygı duymalısın" beklentisinin yanlışlığından kaynaklanıyor. Öncelikle inanmadığım şeye neden saygı duyayım? zaten saygı duysam o fikre, görüşe yakın olurdum/inanırdım. Dünyanın düz olduğuna inanan, uçaklardan bizi spreylediklerini düşünen adamın fikrine neden saygı duyayım? Bu fikrin aptalca olduğunu söylediğimde alınıyorsan bu senin problemin?

Evet bu fikirlere saygı duymuyorum ve yeri geldiğinde en ofansif şakaları da yapıyorum. Ama mesela gidip bu fikre sahip insanları yakarak öldürmeye çalışmıyorum, yolda gördüğümde nasıl böyle düşünürsün diyerek saldırmaya, dövmeye çalışmıyorum. Çünkü saygı duyduğum şey, isteyenin istediğine inanma ve söyleme özgürlüğü; fikirlerinin kendisi değil. Ancak beklenen şey kendi fikrini bile söylememen, çeneni kapatıp sanki sen de öyle düşünüyormuş gibi davranman. Üzgünüm ama bunun adı saygı duymak falan değil.
+3
thracia
(24.10.25)
doğru içerikte her şeyin şakası yapılır benim için mahsuru yok. ricky gervais'in bi gösterisinde kanser üzerinden çok güzel açıkladığı bir örnek vardı bununla ilgili onu bulamadım ama şuna sonuna kadar katılıyorum: www.youtube.com
+1
bay b
(24.10.25)
@nhk ni youkosu Ben de gençliğimi South Parkla geçirdim. Haziran 2022ten beri Family Guy izledim Mizaha bakış açıma etkileri çoktur.

@thetruenorthstrongandfree1 Söylediklerinizde dalga konusu göremedim açıkçası. Sanırım dalga geçmek alay etmekle düşündüklerimiz aynı değil. Orada olsaydım ben de gülerdim muhtemelen.

Düşüncelerime gelen eleştirileri hak veriyorum. Sanırım kendimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Dalga geçmek, alay etmek ifadeleriyle aklımıza gelenler aynı değil sanırım. Şöyle ifade edeyim; ego tatmini sağlamak ve prim sağlamak amacıyla küçük düşürmeye çalışmaya karşı olduğumu söyleyim.

hassasiyet, değer ve kutsal hakkında yapılan mizahlara ve komedilere güldüğüm çok oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bundan dolayı benim hassasiyetime, değerime ve kutsalıma yapılan mizahlara ve komedilere de gülüyorum. Başkasına yapılırken iyiydi, bana mı yapılınca mı kötü oldu?!?!?11

Yoksa gelen cevaplardan hemen hemen aynı fikirde olduğumuza kanaat getiriyorum. Her şeyin mizahı vardır.
0
🌸put it in your appropriate place
(24.10.25)
İnsanlar saldırganlıklarını mizah adı altında gizlemediği ya da benzeri kendine yapıldığında "foşik" diye ağlamadığı sürece her konuda mizah yapılabilir. Kişiye yönelik olanlarda ise karşıdaki kişiye doğrudan yapılan mizah, karşıdakine bağlı. Rahatsız oluyorsa uzatmamak lazım ama dolaylı yoldan yapılan için ise sınırlar biraz bulanık.

Örneğin bir arkadaşınızın yüzüne karşı yaptığınız espri onun izin verdiği kadar ağır olacakken, internette yapılan bir paylaşıma ya da internette ünlü olmuş birine yönelik espri sınırları daha esnek olmalıdır. Paylaşım sahibinin sınırları aşılabilir.
0
nawar
(24.10.25)
(3)

MacBook Air’i kaça satayım?

lil siztah
Aşağıdaki linkteki aleti 2024 Nisan’da 65 bin liraya almıştım. Aldığımdan beri toplamda 3 saat kullanmadım; kutusunda duruyor.iPhone ve İPad’i sevdiğimden, diğer laptop’um da ağır olduğundan almıştım ama program yükleme, arayüz farkı vd sebeplerle sevmedim ve üstüne de fazla düşünmedim. Şimdi garant
Aşağıdaki linkteki aleti 2024 Nisan’da 65 bin liraya almıştım. Aldığımdan beri toplamda 3 saat kullanmadım; kutusunda duruyor.
iPhone ve İPad’i sevdiğimden, diğer laptop’um da ağır olduğundan almıştım ama program yükleme, arayüz farkı vd sebeplerle sevmedim ve üstüne de fazla düşünmedim. Şimdi garantisi dolmadan elden çıkarayım diyorum. Hangi platformda ve kaça ilan açayım dersiniz?
amzn.eu

Edit: duyuru şeklinde açmışım, cevap yazılamamış; özelden uyaranlara teşekkürler.
0
lil siztah
(22.10.25)
pt'de şu an 46 bin eğitim indirimli. sıfır 2 yıl garantili. buna göre bir fiyat yazabilirisniz.

www.pt.com.tr
0
gurur
(22.10.25)
46 bine Amazon’da peşin fiyatına 6 taksitle bile bulunabiliyor. Yıllık enflasyon %60 desek peşin fiyatına taksitle alınca cebimizden çıkan para yaklaşık 40 bin oluyor. İkinci elde %65 civarı bir değerde satmak makuldür. Hızlı satmak istesem ben olsam 25 bine ilan verirdim. 30’un üstü zor. 25-28 aralığı ideal.
0
orient blue
(22.10.25)
Bu arada bilgi olsun: sen o dönem upgradeli almışsın iyi yapmışsın ama sonra apple en düşük ram'i 16 yaptı. Artık en ucuzu bile 16dan başlıyor, bi ssd yüksek seninkinde. O yüzden satarken normalden daha fazla değer kaybetmiş oldun. Bi de bu air gibi cihazlarda upgrade kullanırken işe yarıyor ama satarken geri alamıyorsun.
0
nhk ni youkosu
(22.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.