Giriş
(8)

Instagram açayım mı?

michael harddd
İlişkilerde büyük etkisi var gibi görüyorum. Genelde şova dayalı bir ortam var. Şunu yaptım, bunu yaptım, 2 günlük şengenle buraya şuraya girdim gibi kafalar var. Ben insta'ya girersem şov yapabileceğim bir kapasitedeyim. 12 ay sıcak, deniz kenarı tropikal bir yerde yaşıyorum. Yaşadığım yerde et old
İlişkilerde büyük etkisi var gibi görüyorum. Genelde şova dayalı bir ortam var. Şunu yaptım, bunu yaptım, 2 günlük şengenle buraya şuraya girdim gibi kafalar var.

Ben insta'ya girersem şov yapabileceğim bir kapasitedeyim. 12 ay sıcak, deniz kenarı tropikal bir yerde yaşıyorum. Yaşadığım yerde et oldukça ucuz. Her gün steak yiyorum pozu atabilirim. Aslında bunları yapanlardan nefret ediyorum ama işler böyle yürüyor gibi. Kadınlar tamamen instaya değer veriyor.

Sizce gireyim mi instagram'a?
-12
michael harddd
(01.07.26)
Girme.
-1
Amaranta ursula
(01.07.26)
Bu saate kadar girmediysen ko götüne.
0
kizil karga
(01.07.26)
Sizin cevreniz, ortaminiz boyle. Instagram sadece bir arac. Benim cevremde oyle insanlar olmadigi icin Instagram'da da boyle insanlara denk gelmiyorum.
+1
Sour
(01.07.26)
Sour,

Benim ortam Oxford Jesus college den. WC de sicarken bile klasik müzik dinliyoruz. Sabah akşam kruvasan yiyoruz. Çevreni değiştir
-1
🌸michael harddd
(01.07.26)
ben 3 sene önce kapattım. tertemiz akıl sağlığı.
+3
gabe h coud
(01.07.26)
Bekarsan gir. Kimsenin düşüncesini önemseme.
0
jackyr
(01.07.26)
@michael harddd e ortaminiz oxford'tansa neden iki gunluk sengen'le hava atiyorlar? siz neden steak yiyerek onlara hava atmaya calisiyorsunuz? sabah aksam kuruvasan yediginiz icin mi steak'le hava atmak istiyorsunuz yani? hani hamur isi falan, anlamadim. sicarken klasik muzik dinlediginizi atarsaniz sistem tarafindan hesabiniz silinebilir, bilginize!
+5
Sour
(01.07.26)
Şov yapacaksan çok uygun tam senlik.ben zenginim hayatı yaşıyorum siz ezikler bir tatile bile gidemiyorsun diye insanları eziklersin.
+3
mikahakkinen
(01.07.26)
(7)

Türkiye'de lisans sonrası Avrupa'da işe girmek olası bir durum mu?

klardtt
Selamlar,Mezun olmama 1 dönem kaldı. İş yerinde, mülakatlarda bana sorulan sorulardan biri "yurt dışında çalışmayı düşünüyor musun"Benim anlamadığım, bu isteyerek olan bir şey mi?Tr'de iyi kabul edilen okuldan birindeyim, mühendislik okuyorum, 3+ ortalamam var şu an. 3+ ile de mezun olurum. Buna ek,
Selamlar,

Mezun olmama 1 dönem kaldı. İş yerinde, mülakatlarda bana sorulan sorulardan biri "yurt dışında çalışmayı düşünüyor musun"

Benim anlamadığım, bu isteyerek olan bir şey mi?

Tr'de iyi kabul edilen okuldan birindeyim, mühendislik okuyorum, 3+ ortalamam var şu an. 3+ ile de mezun olurum.

Buna ek, erasmusa gittim, iskandinavya'da. Hibe çıkmayınca gitmeyecektim, ama daha sonra ailemin iş yerinden bana burs verenler oldu. Öyle kıt kanaat yaşayarak gidebildim. Ama gerçekten maddi açıdan çok zordu, o kadar avrupaya gittim, gittiğim ülkeden başka hiçbir yeri gezemedim. Sadece olduğum şehir, ve o ülkenin başkenti. Cidden çok pahalıydı. Harika bir deneyimdi ama aile bütçesini çok zorladı.

Daha önce gidenlerin hikayelerine baktığımda, yl için gidip öyle yerleşenleri, iş arama vizesi ile gidenleri çok gördüm. Bunlarda çok maddiyat gerektiren şeyler değil mi? Bana şu an iş arama vizesini verseler; uçak masrafı + vize masrafları + konaklama yemek; en fazla 2 hafta dayanırım yani. Ailem asgari ücretli çalışan o yüzden onlara güvenerek yapabileceğim bir şey değil.

Yurt dışında çalışmayı felaket isterim ama daha yurt içinde iş bulamıyorken; avrupadaki bir firma, neden Türkiye'de yeni mezun birisinin vizesine sponsor olsun ki. Yani burada çok ciddi potansiyel vaad ediyorsa /başarısı varsa anlarım da...

Niye insanalar böyle diyor? Bu profilde yurt dışında kolaylıkla iş bulabilir miyim yani?
0
klardtt
(30.06.26)
Yüksek lisansa bir çuval para döküp sonrasında çalışma izni alıp iş bulamayan çok insan var. Halihazırda içeride bu kadar insan varken dışarıdan birini sisteme sokmak için pek uğraşmazlar. Bazı Avrupa ülkelerinde ciddi bir iş krizi var.

Akademisyen ve sağlıkçılar dışında artık çok zor. Pandemi öncesindeki birkaç yıl IT sektöründe çalışanlardan giden çok oldu. Artık böyle bir şey yok.
0
michael harddd
(30.06.26)
mühendislikte yurt dışında çalışmak çok yaygın ve daha kolay. birçok arkadaşım kendi iş buldu gitti. tabi hangi mühendislik o da önemli. benim çevrem bilgisayar mühendisi hep.
ama iktisat mezunu arkadaşım da gitti mesela. mümkün gayet.
0
jelly bear
(30.06.26)
avrupa'da ekonomi hiç de iyi değil.
iş piyasası felaket.
ya yüksek lisans'a git.
ya da türkiye'de tecrübe kazanmaya odaklan.
0
rain when i die
(30.06.26)
lisans sonrasi direkt is bulmak cok denk geldigim bir sey degil. genellikle yuksek lisans (master) icin gidip orada kovaliyorlar. fakat siz yuksek lisans dusunmuyorsaniz, is odakli olmak istiyorsaniz, yapilacak en iyi seyler bence son donemde erasmus'a gitmek ve orada bir seyler bakmak, mezuniyet sonrasi erasmus staji yapmak (bu mumkun) veya work & travel programlarina bakmak oldugunu dusunuyorum. bunlardan birini yaparsaniz, orada bir seyler bulma sansiniz artar.
0
Sour
(30.06.26)
Benim gördüğüm kadarıyla şu an için ortalıkta ilanlar dolansa da ben kendim oturuma sahip olduğum halde hiç birşey bulamıyorum. Kendimce özel durumlarımdan dolayı bulamıyor olabilirim ama buraya yeni geldiğimde çok çok daha kolay görüşme ayarlıyordum. Şimdi ilk telefon görüşmesini bile yapamıyorum. Türkiye ve Hollanda'dan çoğunlukla ilanlara başvuruyorum ikisinde de durum aynı. Yani özetle kötü bir zamandayız Avrupa'da iş bulmak için.

Bu arada yurtdışında çalışmayı düşünür müsünüz diye soranlar kim tam olarak, Türkiye'de iş görüşmesi yaptığınız şirketler mi? Öyleyse onlar "bu adam yurtdışında ilk fırsatı bulduğunda hemen uzar mı? Burayı zıplama tahtası olarak mı görüyordur." diye anlamaya çalışıyorlardır.
0
mbond
(30.06.26)
@mbond

Hem mülakatta hem stajlarda. Yani öyle bir soruyorlar ki sanki benim için opsiyonmuş gibi. Cevap olarak; İstanbul’da güzel bir iş bulursam kalmayı yeğlerim, diyordum.
0
🌸klardtt
(01.07.26)
yeni mezun alınca 2 sene çalışıp gidecek etiketi oluyor üzerinde. iyi bir okuldan mezun olduğun dilin olduğun için o riski tartıyorlar heralde. hele kurumsal yerler değilse öyle oluyor genelde. aldığın maaşla 5 sene çalışsan bile bir araba alamazsın, evi geçtim. ekonomimiz çok iyi. orta sınıf çalışanın üzerinden kamyonla geçtiler.

ayıya dayı de, türkiye cennet de. şirketten kimseye yurtdışı planı falan bahsetme asla.

git singapur falan bursları var. japonya kore bursları var. amerikada da kabul alırsan burslu yaşayabilirsin.

avrupa gerçekten bir katma değer sunamıyor, kapağı atan bir şekilde yaşıyor ama avrupa yetenek falan aramıyor, ayak işlerini yapacak insana daha çok ihtiyaçları var, o yüzden kaçak göçmen olarak tutunma şansın daha yüksek eheh.
0
kveldulv
(02.07.26)
(8)

Eve masaj terapisti çağırmak

megalomaniac
Hiç masaj için evinize terapist çağırdınız mı? Tehlikeli bir hale dönüşmemesi için napmak lazım? Oteldekiler eve gelir mi, çağırsak yanlış anlarlar mı? Evdeki verim de otel gibi olur mu (masaj yatağım falan yok)
Hiç masaj için evinize terapist çağırdınız mı? Tehlikeli bir hale dönüşmemesi için napmak lazım? Oteldekiler eve gelir mi, çağırsak yanlış anlarlar mı? Evdeki verim de otel gibi olur mu (masaj yatağım falan yok)
0
megalomaniac
(30.06.26)
Tr de olmaz o iş. Sağlık problemi dışında riskli bence. Yanlış anlaşılır kesin :)
0
Cezcez
(30.06.26)
Gelirler. Taylandlı falan bulabilirsen onlardan çağır. Bence vardır Türkiye'de.
0
michael harddd
(30.06.26)
patrona ve yönetim kuruluna giden masörler var, tabi bunlar referans ile giden kişiler saatlik ücretleride 3 haneli olduğunu tahmin ediyorum. çoğu özel hastanede artık masajda yapıyor, a plus hastanelerde bu kişilere ulaşırsanız eve de gelenleri oluyor o hastanenin hastasıysanız özellikle devamlılığı eve de taşıyorlar.. eve gelen fizyoterapişt bile 30 k+ alıyor bir saatine masajda o ayardadır diye tahmin ediyorum
-1
eja
(30.06.26)
Bir arkadaşım özel bir hastaneden çağırıyor. Gelen adam yatağıyla geliyor. Karı koca masaj yaptırıyorlar. Yatağıyla gelen, bir kuruma bağlı birini bulup evde de yalnız olmazsanız sorun olacağını sanmıyorum.
0
cosmicstring
(30.06.26)
uzatmalı ftr öğrencisi bir arkadaşım bu hizmeti veriyordu zamanında.
yatağıyla dolaştığı için ekstra taksi parası alıyordu bildiğim kadarıyla.
+1
lil siztah
(30.06.26)
tabi ki çağırabilirsiniz hatta bu işi yapan kurumsal yerler var. öncelikle çevrenizdeki fizyoterapist ve sağlık kuruluşlarına bakın. böyle yerler doğrudan bakanlığa kayıtlıdır ve istenmeyen durumları yaşatabilecek potansiyeldekiler bu kadar kayıt-evrak vs işine giremeyeceği için daha kaliteli hizmet alırsınız.
0
bravoteam
(30.06.26)
Gelirler. Bilmeden yorum yapmasak keşke. Profesyonel olmayan azınlıktadır. Ayrıca başkasına ne ki. Bir dönem en yakın arkadaşlarımdan birisi profesyonel masaj terapistiydi. Hepimizi elden geçirdi dmshkfdks
+1
gabe h coud
(30.06.26)
sevgili bulun o yapar.
-2
kveldulv
(30.06.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
0
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(8)

Büyü bozan hoca

meşe
Sözlükçülerin başından geçen doğaüstü olaylarda da ara ara entrylerde bahsedilen, para istemeyen bu işi insanlara yardım için yapan düzgün hocaları nasıl buluyor insanlar, bu karakter olaya nasıl dahil oluyor. Bakıyorum sağıma soluma lazım olsa asla bulamam. Nerden bulunur böyle düzgün iyi niyetli b
Sözlükçülerin başından geçen doğaüstü olaylarda da ara ara entrylerde bahsedilen, para istemeyen bu işi insanlara yardım için yapan düzgün hocaları nasıl buluyor insanlar, bu karakter olaya nasıl dahil oluyor. Bakıyorum sağıma soluma lazım olsa asla bulamam. Nerden bulunur böyle düzgün iyi niyetli bir hoca sizce?
-9
meşe
(28.06.26)
En iyisi Cami hocası.
-1
duhan
(29.06.26)
Badeci olur para istemeyenler. Amman dikkat badelenmeyin
0
michael harddd
(29.06.26)
allaha dua edin çözüm için.
0
iwillsee
(29.06.26)
if you don't pay the product you are the product
0
bravoteam
(29.06.26)
hocam o para istemeyen sevabına yapan hocalar sadece filmlerde var.
senin aklına o büyü ihtimali girdiyse seni korkutur başına gelen en kötü şeymiş gibi doldurur ve düzenli olarak senden para koparmaya çalışır.
0
duyuruuser
(29.06.26)
Müge anlı’da. Bu sezon da bol bol vardı tavsiye ederim.
+3
mor oje
(29.06.26)
mesaj
0
topkapiaksaray
(29.06.26)
Bu kadar insan, para alarak yapanları nasıl normalleştirdiniz de para almadan yapanları yeriyorsunuz... Aklım almıyor.

"if you don't pay the product you are the product"

büyüye inanıyorsan direkt product sensin dostum parayla pulla alakası yok.
0
new day new life
(30.06.26)
(3)

Sıfır toyota corolla'ya 25K USD değer mi sizce?

michael harddd
Alternatif olarak 2010-2015 arası 10K USD civarında alabilirim ama 100 000 mil üstü araçlar. Taksitle sıfır corolla almak mantıklı mı sizce?
Alternatif olarak 2010-2015 arası 10K USD civarında alabilirim ama 100 000 mil üstü araçlar. Taksitle sıfır corolla almak mantıklı mı sizce?
0
michael harddd
(28.06.26)
Tabi ki mantıklı. Bende 2024 model var hybrid corolla hatchback, gerçekten çok seviyorum. Sadece uzun yolda biraz uğultusu var.
2026 sedan da sürüyorum bazen, o sa son derece konforlu.
Yakıt tüketimi 5 civarında, mük
0
megalomaniac
(30.06.26)
araba bakımlıysa, iç / dış temizse, branded title'ı yoksa neden almayasın 100 k mil üstünde corolla?

amerikadaysan autotempest'tan bak. güzel arabalar var.

nakte ihtiyacım olsa sıfır araba almazdım abd'de.
0
rain when i die
(30.06.26)
@rain when i die

sıfır araba mantıksız gibi görünüyor ama 100k mili geçmiş bir arabaya 10k vermek uzun vadede biraz riskli. birkaç arızada maliyet 15K yı geçse mantıksız bir durum oluyor.
0
🌸michael harddd
(30.06.26)
(7)

almanya veya amerika'ya goc etmek

baldur2
pek de samimi olmadigim icin soramadigim arkadaslar var 36-37 yaslarinda, evlenerek, okuyarak gitmediklerine eminim, calistiklarini da pek sanmiyorum. nasil goc etmis olabilirler? turist vizesi arti iltica haric aklima bir secenek gelmiyor.
pek de samimi olmadigim icin soramadigim arkadaslar var 36-37 yaslarinda, evlenerek, okuyarak gitmediklerine eminim, calistiklarini da pek sanmiyorum. nasil goc etmis olabilirler? turist vizesi arti iltica haric aklima bir secenek gelmiyor.
0
baldur2
(04.06.26)
bir tanidigim bildigin iltica etti. insanlarin azmini kusumsememek lazim.
0
warrior princess
(04.06.26)
Calisma ihtimali sifir degilse benim bir kuzen Almanya'ya kargo dagitimcisi olarak gitti biraz masraf yapip. Daha durumu net degil, bir sure bir nevi kole olarak calisti ama su an esi de ise basladi sanirim biraz daha duzeltti durumlari.
0
mbond
(04.06.26)
Vizenin ismi nedir bilmiyorum, hesapta biraz sermaye, göstermelik niyet mektubu ve bir iş planı sununca oturum izni alınabiliyor. Bir arkadaşım geçici oturum izni olan bi ab ülkesinden Almanya'ya gidip direkt oturum başvurusu yaparak alabildi. İş arama vizesi, gönüllü hizmet gibi vize türleri de var. Bunlardan herhangi biriyle gitmiş olabilirler, ilticadan daha kolaydır bence.
-1
beyfendi
(04.06.26)
Yatırımcı veya iş kurma vizesiyle dünyanın her yerine gidebilirsin. Diğer yol da evlilik.
Okul işlerine girenler parayı bitirip Türkiye'ye dönüyorlar.

Kendi işini kurmuyorsan şuan abd dahil her yerde iş bulmak çok zor.
0
michael harddd
(04.06.26)
Paralari olabilir mi? Paran varsa her is cozulur. Mesela sirket kurulumu yoluyla gitmis olabilirler. Serbest calisan olarak gitmis olabilirler.
0
Sour
(04.06.26)
amerika'ya geliyorlar. iltica basvurusu yapiyorlar. bu surec yillarca suruyor, ama sonuclanana kadar calisma karti alip normal vatandas gibi, hatta benden falan cok daha iyi bir statude yasiyorlar.

biz de yuksek lisans yapip sonra buyuk sirketlerde calisiyoruz ama su kacak gelenler kadar iyi bir statumuz yok. mesela beni calisma vizesiyle ise almayan sirketler bu multecileri calisma kartiyla ise aliyor.
0
antikadimag
(05.06.26)
green card çıkmış da olabilir
0
in vino veritas
(06.06.26)
(14)

iş bulamıyorum (endüstri mühendisi)

yedigimiztavuk
3 sene önce sabancı üniversitesinden mezun olunca yaptığım birçok iş başvurusuna hemen dönülmüştü. aralarından kendi istediğimi seçerek hemen iş bulmuştum. birer sene tanınmış şirketlerde çalıştım. ikinci işim yeni evime çok çok uzak olduğu için geçen kasımda işten ayrıldım. o zamandan beri yaptığım
3 sene önce sabancı üniversitesinden mezun olunca yaptığım birçok iş başvurusuna hemen dönülmüştü. aralarından kendi istediğimi seçerek hemen iş bulmuştum. birer sene tanınmış şirketlerde çalıştım. ikinci işim yeni evime çok çok uzak olduğu için geçen kasımda işten ayrıldım. o zamandan beri yaptığım başvurulara artık çok az dönüş var ve görüşmeler de olumlu sonuçlanmıyor. neden böyle oluyor? kötü ekonomi dolayısıyla mı yoksa kendimde mi bir problem var emin olamıyorum. yurt dışı seçeneklerini de değerlendirmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilemiyorum. fikir verirseniz çok sevinirim.
+1
yedigimiztavuk
(03.06.26)
piyasa çok kötü. her ilana otomatik 5 sene tecrübe yazıyorlar, ama kimseye para vermek istedikleri falan yok.

mümkünse iyi bir ülkeye yüksek lisansla gidin, sonrasında da geri dönmeyin.
0
kveldulv
(03.06.26)
Başka bir ülkeye kaçmak için çok güzel bir sebep.
Hollanda, Almanya
-1
HellKeePer
(03.06.26)
piyasa çok kötü +1

Ama bu durgunluk sadece Türkiye'de değil, diğer ülkelerde de böyle. Almanya Hollanda sevdasıyla master'a 40 bin euro döküp Türkiye'ye dönüyor millet.
+1
michael harddd
(03.06.26)
"İş işteyken bulunur" kuralının kanıtı niteliğinde ibretlik olay. Henüz 2 yıllık iş tecrübeniz var ve 3. işinizi arıyorsunuz. Ben de çok iş değiştiren biriyim (ayrıca endüstri mühendisiyim). O yüzden çok iş değiştirmekte bir olumsuzluk görmüyorum. Ancak sizin durumda siz hala tecrübesiz bir mühendis olarak sayılırsınız ve şimdiden 2 işten ayrılmışsınız. Piyasanın kötü olması bir tarafa, işveren açısından olumsuz bir izlenim oluşturacak bir kariyer geçmişiniz var. Üstelik adı sanı bilinen firlamardan ayrılmak da insanın kafasında "buralardan da ayrıldıysa bizde niye kalsın" fikrini uyandırır. Çünkü siz "yetiştirilecek" bir çalışan olacaksınız ve firma sizi yetiştirdikten sonra kaçma potansiyeli yüksek olan bir profil çizmişsiniz.

Naçizane tavsiyem; bulacağınız iş en azından 3-4 yıl kalacağınız bir iş olsun. Ben bulayım da 1 yıl sonra yine değiştirirm diye düşünürseniz daha sonraki iş arayışlarınızda daha da zorlanacaksınız. Benim de iş görüşmelerimde en çok karşıma çıkan soru "neden bu kadar iş değiştirdin" oluyor. Benim hepsi için makul gerekçelerim var ve bu yüzden ikna edici oluyor. Bu nedenle de iş görüşmelerim genelde olumlu sonuçlanıyor. İkinci görüşmeye gidip de teklif almadığım iş olmadı şimdiye kadar.
+7
himmet dayi
(03.06.26)
11 yıllık endüstri mühendisiyim kötü bir okulda lisans iyi bir okulda yüksek lisans yaptım. 4. İş yerimden geçen ay kendi isteğimle ayrıldım. Bir aydır aktif iş arayışım var ve ayrıldığım pozisyonun altına da başvuruyorum fakat olumlu dönüş henüz alamıyorum. Kendimle ilgili kriterler farklı olacağı için size genel kontrol etmeniz gereken noktaları yazacağım.

* Maaş beklentisi iş tanımına göre yüksek olabilir.
*1 sene çalışıp ayrılmak çoğu İK’nın gözünde iyi bir izlenim değil. Destekleyici bir ön yazı/kapak sayfası hazırlamanız etkili olabilir.
*CV’niz güncel ve/veya okunaklı olmayabilir bunun için yapay zekadan destek alabilirsiniz.
*Başvurduğunuz işler kalifikasyonunuzla uyuşuyor mu ?
* kariyer.net’ten ziyade artık firmalar linkedine yönelmiş durumda linkedin profiliniz güncel ve güçlü mü ? Aynı şekilde yapay zekada buradan destek alabilirsiniz.
*başvurup geçmek çoğu zaman yeterli değil mail/in direkt mesaj yoluyla başvuru sahibiyle iletişime geçmeniz fark yaratabiliri bir iki görüşmeyi bu şekilde kazandım.
* doğrulanmış bir bilgi değil fakat ik’cı bir arkadaşım özellike global olmayan firmalara gönderilen cv’leri ilanda aksi bir belirtim yoksa türkçe gönderilmesini tembihledi.

Özelden de yazarsanız cv inceleyip iş ve sektör konularını da görüşebiliriz. Umarım en kısa sürede istediğinizi elde edersiniz
+1
kablelvuku
(03.06.26)
Sabancı Üniversitesi gibi prestijli bir okuldan mezun olman sana kapıları ilk başta sonuna kadar açmış. ancak iş dünyasında 3 yılda 2 şirket değiştirip, şu an işsiz durumdayken 3. işi arıyor olmak, IK uzmanlarının önüne gittiğinde şunu söyler;

Bu aday çok yetenekli ama aidiyet duygusu düşük. Biz ona oryantasyon vereceğiz, işi öğreteceğiz, tam verim alacakken 1. yılın sonunda yine sıkılıp ya da başka bir sebeple gidecek mi?

insanlar işe alımdan ziyade elindekini korumaya hedefli. eğer işe beyaz yaka alım yapacaksa tecrübesiz/sık değişim yapan birindense, piyasada mevcutta çalışıp tecrübeli birini almak ister. yemeği yapmak isteyen artık çok az, hazır tüketmek daha cazip geliyor. daha az enerji harcıyorsun son tahlilde.

ne yapabilirsin; elindeki enstürmanları agresif bir şekilde kullanmaktan başlayabilirsin;

Sabancı Üniversitesi mezunlarını bul. Mutlaka bir dernek vs. vardır. Hatta toplantıları oluyorsa git. Üst dönemlerinden mezun olup, hedeflediğin şirketlerde üst pozisyonlarda olan kişileri bul. Onlara direkt mail ya da linkedin üzerinden mesaj at; "X bey/hanım, Sabancı'dan X bölümü mezunuyum. Şu alanlarda tecrübem var, şirketinizdeki dinamikleri merak ediyorum, uygun olduğunuzda bir kahve içmek/10 dk telefonda görüşmek isterim de. eğer insan kaynaklarının duvarına tosluyorsanız bu yolla girmeyi deneyin.

ayrıca himmet dayı+1 . bulacağınız ilk iş sizi memnun etmese de en az 3-4 yıl durun.
+4
galahad reloaded
(03.06.26)
İbb kariyer merkezine baktınız mı? Metro İstanbul gibi yerlere top tier üniversitelileri alıyorlar. Belediye deyince insanlar burun kıvırıyor ama güzel birim gelirse çok güzel fırsatlar olabiliyor. Mesela metro istanbul, yeni açılan hatlara gelen trenlerin bakım onarım eğitimi için çalışanlarını firmanin ülkesine gönderdiği oluyor. Hyundai rotem trenleri İçin ekibini 1 aylığına Kore’ye gönderdiğini duydum. Özellikle İngilizcesi olan adaylara güzel pozisyonlar olabiliyor.

Buna ek, üniversitelerin kariyer merkezine de bakabilirsiniz. Hatta yeni mezun kişiler için en doğru yer orası çünkü ilanların tamamı ya öğrenci ya da yeni mezunlar için. Mesela boğaziçinin kariyer merkezi çok aktif.

Baykar/fergani/cezeri’ye de bakabilirsiniz. Bu üçleme de top tier ünileri seviyor, bi de ortalamanız fena değilse…
+1
klardtt
(03.06.26)
Bu ekonomide yol uzun diye iş bulmadan işten çıkmak, mezuniyet sonrasi iki senede iki iş değiştirmek, ne bileyim, ben olsam ben de iş vermedim bu vizyona. Alınma gücenme yok.
+1
huladancer
(03.06.26)
merhaba, iş değiştirmeme takılanlar için açıklık getireyim:

ilk iş yerimde 1 yıl sözleşmeli olarak başladım. mobbinge uğradım. pek de bir şey öğrenmedim. bana mobbing yapan yöneticim son ana kadar benimle devam etmeyeceğini söylemedi. bu yaşadıklarım bende bir süre yeme bozukluğu oluşturdu.

bir sonraki işimdeyse erken mesai saatleri ve mesafe dolayısıyla sabah 5.30'da evden çıkıp akşam 9.30 yatıyordum. yani yaşamıyordum. maaşımsa bütün bu çileye karşılık çok düşüktü. bir öğrenme ortamı da yoktu çünkü sürekli yöneticilerim değişti, yeni başlayan biri olarak uzun süre yöneticisiz çalıştım. bunun eksikliğini kötü şekilde hissettim.
-1
🌸yedigimiztavuk
(03.06.26)
ilk iste universite onemli, sonraki islerde de deneyim onemli.
ilk kursunu atmissin, sonra hemen ziplamissin, hata #1
zipladiktan sonra da baska is bulmadan istifa etmissin hata#2.
egosal bir arkadassin herhalde, egonu azalt. Unutma, mezarliklar kendisini paha bicilmez sanan adamlarla dolu.
Fazla didiklemeden bir ise gir, 2-3 sene bir yere kimildamadan calis.
$u noktada onune gelen ilk teklifi kabul etmen lazim.
0
cooperr
(03.06.26)
piyasa kötü, ai azimli.

bir end. müh olarak yazdım.

çeşitlenme iyi olabilir. alternatif yetenekler yazanmak örneğin. ai, pm vb. önemli. 2-3 yıl tecrübe pek tecrübe sayılmaz. hiç tecrübe de sayılmaz. anlattığınıza göre henüz bir alanda derinleşme de yok.

bu durumda gelişilebilecek yerlerde düşük ücret de olsa sebat edilebilir.

diğer yanıtım da gelip çocuğu gömenlere... olm siz yaşamadığınız hayatı neden eleştirmeye bu kadar isteklisiniz? sizleri de anlamıyorum. sanki iş kutsal ? şöyleydi böyleydi... sizene olm, ne mutsuz insanlarsınız?
+4
gurur
(03.06.26)
Uzaktan maval okuması ne kadar kolay...Adam mobbing gördüm demiş. Yaşamayan bilemez.
-1
Kahvedesu
(03.06.26)
cocugu gommussunuz diyen arkadaslar.

gercekler acidir, elin adami sana acimaz, colugun cocugun var mi umrunda olmaz kapinin onune koyar. 10-15 senelik isinde iyi muhendislerin is az diye 10dk icinde kapinin onune kondugunu defalarca gordum.

verilen tavsiyelerde gomme falan yok, hepsini okudum gayet yapici ve dogru elestiriler. ben olsam dinlerim, ama totosuna guvenen borazancibasidir.
isin sonunda kendi bilir.

bu mobbing mevzusundan da gina geldi...
+1
cooperr
(03.06.26)
is isteyken arayarak bulunur. bunu aci bir tecrübeyle yasayarak ögrenmissin.
0
Purple life
(03.06.26)
(5)

hangi yasta is degistirmek zor?

Purple life
bence yeni mezunun is bulmasi cok zor. kimse emek vermek istemiyor. herkes baskasinin yaninda pissin bana gelsin derdinde. min 2 yillik tecrübe oldugu takdirde 20,30 ve 40li yaslarda is degistirmek kolay gibi geliyor. 40larina sonuna kadar zorlasir ve 50 sonrasi icin imkansiz gibi bir sey bence. o
bence yeni mezunun is bulmasi cok zor. kimse emek vermek istemiyor. herkes baskasinin yaninda pissin bana gelsin derdinde.

min 2 yillik tecrübe oldugu takdirde 20,30 ve 40li yaslarda is degistirmek kolay gibi geliyor. 40larina sonuna kadar zorlasir ve 50 sonrasi icin imkansiz gibi bir sey bence.

o yüzden bu yaslarda is degistirip sürekli yüksek maasi kovalamak iyi bir fikir gibi geliyor. 45 yasinda buldugun istense emekli olana dek ayrilmamak gibi bir planim var.

siz ne dersiniz?
0
Purple life
(01.06.26)
İnsanlar eğer işten çıkarılmamışlarsa genelde zaten çalışırlarken iş arıyorlar ve aradıkları maaş ve şirket kültürüne sahip yerlere geçiyorlar. Bunun da hangi yaşta olacağı çok önemli mi ki gerçekten? 50 yaşında daha iyi bir yer bulsanız veya davet edilseniz gitmez misiniz? Aksine, işinizi kaybetmek söz konusuysa yine yaşın pek önemi kalmıyor, çünkü bu konuda karar sizde değil. Genel plan aslında daha çok "fırsat bulduğunda iş değiştir" şeklinde ve sizinkine göre daha basit ve işlevsel sanırım.
+2
akhenaten
(01.06.26)
Yüksek maaşı kovalama olayı tam Türk beyaz yakalı kafası. Sonra bir bakmışsın tansiyon, kalp, şeker almış yürümüş. Yaşla birlikte işin yapılabilirliği daha öne çıkıyor.
-3
michael harddd
(01.06.26)
mavi yakalının özellikle kritik öneme haiz bir işlevi yoksa. 40 dan sonra iş bulması zor. 50 den sonra imkansız derece zor fakat her insan için böyle değil. meslekçi insansan. zanaat sahibiysen sıkıntı yok. aynı şekilde beyaz yakalı ama mesleğinde de iyiysen sıkıntı yaşanılacağını sanmam.
-1
omer460
(01.06.26)
beyaz yakayi baz aliyorsak tam tersini dusunuyorum.
en cok ilk isimde zorlandim, sonrasi eger isinde iyiysen ve cv kof degilse corap sokugu gibi geliyor.
ozellikle 35-55 arasi bence prime donem. 55 sonrasi yavaslamaya baslanabilir ama 70'e kadar soluksuz devam edenler de biliyorum.

tecrube olarak 20 seneyi devirmeden ben "artik buradan emekli olacam" demem. 20 sene tecrube olana kadar ziplayarak devam ederim. ne kadar farkli sirkette calisilirsa o kadar iyi diyorum.
-1
cooperr
(01.06.26)
Genc enflasyonu ne demek ki? @korkut
-1
🌸Purple life
(02.06.26)
(19)

Kol saati sektörünün Toyotası hangi marka? (Sadece 35 yaş üstü cevaplasın)

sinematematikci
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstem
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstemeseniz bile camında çizik varsa, mekanizmasında gecikme varsa vs, zorunlu olarak mekanizma değişimini dayatıyorlar. Yok ben sadece pil değiştireyim desen de kurtulamıyorsun. Yani her iki üç yılda bir pil değişimi için servise gittiğimizde artık mecburen saatin üçte biri gibi bir para dökmek zorunda kalacağız gözüküyor. Bu da benim midemi bulandırdı artık. İki saatimi de satıp, Swatch grubu hariç bir markaya geçmeyi düşünüyorum.

Arabam Toyota Corolla Hibrit. Genel olarak teknolojik ürünlerde tarzım, bir kez alayım uzun süre arıza ve dertsiz şekilde kullanayım, görevini yerine getirsin yeter şeklinde. Fancy saatler, moda markalarının saatleri gibi yeni nesli kandırdıkları tarzdaki saatlerden istemiyorum. Mekanik, pilsiz, 1000-5000 dolar arası bir değerde ne tür saatleri önerirsiniz veya hangi markanın ürünlerini önerirsiniz, onu sormak istedim.

35 yaş altındaki arkadaşlar, sizleri de seviyorum, ama bana modadan etkilenmemiş, olgun adam görüşü gerekiyor.
0
sinematematikci
(01.06.26)
Mekanik saatlerin bakım masrafı swatch pil değişimi ve bakımından fazla olur. Saatin değeri arttıkça bakım masrafı da artar. Mekanik saatlerin bakımı 5 yılda bir yapılması gerekiyor.

Tarzını bilmeden öneri yapmak mümkün değil. Dress watch mı yoksa daha spor modelleri mi seviyorsun veya çalıştığın ortam hangisine uygun, bunlara göre öneri yapmak lazım.

Dress: Tissot visodate, Tissot Le locle
Spor: Longines hydroconquest, Omega speedmaster

17500 USD ye çıkabileceksen Cartier Tank.
0
michael harddd
(01.06.26)
39 yaşındayım. 20 yılı aşkın süredir saatler hobim. Swatch'la başladım. Önce dijital, sonra analog Casio aldım. Ardından Tissot/Hamilton ile devam ettim. 15 senedir de Rolex (önce Milgauss, şimdi de Submariner) kullanıyorum. Özetle, bilgim de tecrübem de az değildir.

Tissot çok güzel bir marka, Tissot'dan çıkmanıza gerek yok. Meseleye Swatch Grup ya da başka bir marka/grup olarak bakmayın. Anormal özel (tourbillon, minute repeater, perpetual calendar vs) bir saatiniz olmadıkça yetkili servis tercih etmeyin, sorun çözülür.

Arkadaşım Omega'sında bir sorun yaşadı. Elbette gitmedik yetkili servise. Son derece tecrübeli ve yetkin bir ustaya gittik, sorunumuz çok daha ucuza ve çok daha kısa sürede, markaların dayattığı aptal şartlar olmaksızın çözüldü. Hangi markayı alırsanız alın, satış sonrasında böyle aptal şartlar dayatılacaktır. Kimisi az dayatır kimisi çok dayatır ama hepsi dayatır sonuçta.

Bence saati değiştirmekten ziyade, güvenilir bir usta bulmaya bakın çünkü saat hobisinde idame ettirmek kritik ve bunun yolu da iyi ustadan geçiyor. Tanıdığınız usta yoksa İzmir ve İstanbul'da usta adı verebilirim. Bu sırada bana doğrudan güvenmeyin, kendiniz de usta araştırın. Bulduğunuz isimler olursa bana gönderin, ben de onları kurcalarım nasıl ustalar olduklarını öğrenmeye çalışırım.
+3
10551037
(01.06.26)
Bence tool watch kategorisindeki saatlere bakmalısın; Oris big crown pointer iyidir son çıkan sürüm Tudor ranger da çok güzel. Rado captin cook da iyidir.
0
kizil karga
(01.06.26)
sinn 104 st sa olabilir.
0
baldur2
(01.06.26)
Bana sanki longines tarif etmişsiniz gibi geldi. Hydroconquest güzel bir seri. Camı, mekanizması üzmez.
0
eisberg
(01.06.26)
saatci degilim, ama bir petrolhead olarak Toyota Corolla takintisi olan abileri iyi bilirim.

bence buncenin ust limitine yakin degil de alt limitine yakin bir saat bakman lazim.

longines bulunabilir mi bilmiyorum o fiyata ama benim de bildigim longines en sikintisiz saatlerden biri. o yuzden longines +1 diyorum. Hydroconquest guzelmis yaw :D
0
cooperr
(01.06.26)
Swatch Grup’tan çıkmak isteyene Tissot, Omega, Rado ve ısrarla Longines önermek gerçekten çok iyi 😀

Tissot’nun X lira olan bakımı Longines’te en az 2X, Omega’da ise en az 5X olacaktır.

Hocam, yukarıda yazdım ama tekrar ediyorum: Sizin iyi bir saat ustasına ihtiyacınız var. Sorunuzu anlamadan cevap verenlerin gazına gelip saatlerinizi değiştirirseniz büyük zarar edersiniz.
0
10551037
(01.06.26)
Bence corollası (bkz: seiko 5)
(Yaş 40+)
+1
yadigar
(02.06.26)
Otomatik saatler için ayırabileceğiniz paraya göre sıralama şöyledir benim gözümde:
Seiko-Orient
Hamilton-Tissot
Longines - Rado
Oris

Swatch grup dışında seçenekler azalıyor maalesef. christopher ward olabilir.
-1
matematisyen
(02.06.26)
Pilsiz diye seiko kinetic aldım kapasitör değişimi başlı başına maliyet.

Full mekanik Armani ar4612 aldım, mekanizma arızası yüzünden saat çöp oldu, yetkili firma yedek parçaları imha etmiş, dişli yok.

Mekanik saat bakımları yüzünden daha pahalıya gelir.

Ben akıllı saate geçtim, bir tek ekstradan swatch bioceramic siyah bir saat aldım.
0
kimlanbu
(02.06.26)
bu baremde longines ve tag heuer kullanıyorum memnunum. önemli olan sadece mekanizma değil, bir de ruhunuza dokunması lazım. almış olmak için almayın.
0
awlmi
(02.06.26)
ben de seiko 5 diyecektim ama en az 1000 dolar dedigin icin demedim.
0
baldur2
(02.06.26)
tissot memnunum. seiko da giriş seviyesi iyi. amerikadan almıştım iyiki almışım.

otomatik saat harici para vermem saate.

digital saatlere de karşıyım.
-1
kveldulv
(02.06.26)
Soruya yancı olmayacaksa 18 yaşına yeni giren bir gence hangi saat daha uygun olur?

Hazır bu kadar saatçi'yi bulmuşken. 10.000 - 20.000 arası olabilir.
0
liberal
(02.06.26)
@liberal

seiko 5.
0
baldur2
(02.06.26)
Yaklaşık 8-10 adet saatim var. 3 yıldır pil değiştiremiyorum. Kullanmam gerekirse pilsiz aksesuar olarak takıyorum. Zaten telefonum her daim yanımda. Saatin kaç olduğunu öğrenebiliyorum.
-1
Caletti
(02.06.26)
Öncelikle geç yanıt veriyorum, ancak müsait olabildim, kusura bakmayın.

Benim ihtiyacım biraz daha marka bazında az bakım isteyen, az arıza yapan, az masraflı; mekanizması sağlam ve uzun ömürlü bir saat markası veya serisi öğrenmekti. Toyota'ya atıfta bulunmam da bu amaçlaydı.

Gelen yanıtları üç başlık altında toplarsam;
1. "şu model iyidir" tarzı önerileri biraz kopuk buldum. Neden iyi, neyi iyi, neden önerildi... gibi konularda altı boş kalmış. Ayrıca gelen önerilerdeki saatler hoş gözükse de, derdim görüntü değil, kalite.
2. Servis prosedürlerinden dolayı şikayet ettiğim ve kavga ettiğim yerin yine başka markalarının saatleri önerilmiş. Hayret ettim. Ama Seiko önerilerini not aldım.
3. "İhtiyacın yetkili servis değil, özel servis. Her saat markası benzer durumda, yoksa saatin iyi açıklamaları en işime yarayan açıklamalar oldu.

Yelkenciyim, bizim sektöre çok sponsorluk desteği verdiği için Tissot marka saat aldım hep. Sailing Touch ve Klasik bir saati var. İkisi de ortalama 1000-2000 dolar arası saatler. Çok da memnunum ama servis prosedürleri canımı sıkmıştı.

Teşekkürler hepinize. İstanbul'da saat ustası önermek isteyenler buradan veya mesajlardan yazabilir.
-1
🌸sinematematikci
(03.06.26)
Sirkeci Şah As Han (Doğubank'ın yanı)

Ramazan Usta: Bizzat tecrübe etmedim ama çok insandan yetkin bir usta olduğunu duydum. Eski ustadır.
Cengiz Usta (Bengi Saat): Arkadaşımın Omega'sını yapan usta. Birkaç sene önce Ayvalık'a taşınmıştı ama dükkan hala açık sanırım.
+1
10551037
(03.06.26)
eminonu'de yuksel abla var, biz ailede bir saat bozuldugunda ona gotururuz.
babasini tanirdik, herhalde istanbul'un en eski saatcilerinden biridir bu aile.
www.youtube.com
0
cooperr
(03.06.26)
(4)

Mutlak Butlan olayı sonrası ne olacak? ne olur?

mikahakkinen
kimse yazmamış. bundan sonraki hukuki süreçte özel grubu itiraz etse de 1 senede anca anayasa mahkemesi karar verir deniyor. butlan temmuz veya ağustos bekleniyordu. neden erkek bu kararı aldılar? amaçları chpnin birbirine düşmesi mi 2026 dar erken seçim mi düşünüyorlar. Ekonomi kötü bu kararı alama
kimse yazmamış. bundan sonraki hukuki süreçte özel grubu itiraz etse de 1 senede anca anayasa mahkemesi karar verir deniyor. butlan temmuz veya ağustos bekleniyordu. neden erkek bu kararı aldılar? amaçları chpnin birbirine düşmesi mi 2026 dar erken seçim mi düşünüyorlar.

Ekonomi kötü bu kararı alamazlar dendi ama gene yapamaz denileni yaptılar.

Ne olur?
0
mikahakkinen
(22.05.26)
Ana muhalefet partisi olmadan seçim dizayn ediliyor. KK satın alınmış durumda. Koltuğa oturunca partiyi kurultaya götüreceğim demedi. En son 80 askeri darbesinde bir muhalefet lideri görevden alınmıştı. Dinden kitaptan bahsedenler hukuku aparat olarak kullanıp milyonlarca insanı buruk bir vaziyette bayrama sokuyorlar. Sonuç: Tek adam rejimi devam eder. Tükiye Cumhuriyeti büyük yaralar almaya devam eder.
+5
HellKeePer
(22.05.26)
KK temyize giderse süreç uzayacak bu süreçte Özgür Özel kabinesinin iki yolu var. CHP'de kalıp beklemek ya da Emek partisine geçmek.
Bu süreçte de AKP muhtemelen baskın seçim uygulayacak. CHP %8 civarı oy alacak Emek partisi %15-18 bandında haliyle akp karşı bloğu zayıflatmış olacak.
+1
croswell
(22.05.26)
çok üzülerek; muhalefetin pek fazla seçeneği yok. yeni parti mümkün ama çözüm olmayacak. bu kadar dağılmışlık ve darbe içerisinde, ayrıca çevremizde savaşlar varken baskın seçim olursa iktidar geçen seçimden dahi daha yüksek bir oyla devam eder. bütün muhalefetin arkasına hizalanabileceği bir aday da şuan yok. mansur başkanın da geçmiş dönemdeki algısı zayıfladı. iktidar kürt oylarını da bir şekilde tarafına çekiyor. umarım bilmediğimiz bir çözüm yolu bulunur ama sanmıyorum. bir dönem daha akp iktidarı kesin gibi. nüfusumuz tam anlamıyla yenilendiğinde yani bir 10 sene sonra işler ancak değişir.
+1
awlmi
(22.05.26)
Alevi dedeleri belediye reisi yapılma karşılığında AKP ile anlaştı. Satın alındılar.

Edit: Gadıköy alevileri basmış eksiyi .d rahatsız olmişler .d.d
-5
michael harddd
(22.05.26)
(16)

Bu erkeğin vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
https://ibb.co/7hd5wtP
-1
64654942
(21.05.26)
Çömünce çatalı görünen tesisatçı abiye benzettim ben.
Karbonhidrat tüketimine kısıt koymalı.
+2
Mirket
(21.05.26)
Olumsuz anlamda söylemiyorum bunu, ama ortada çok tartışacak bir şey göremedim açıkçası. Sokaktaki herhangi birinden ayıran, öne çıkan bir vücut tipi veya belirgin bir tarz bulamadım.

Eğer bir tarzdan bahsedilecekse biraz daha kafa yorması gerekecek gibi.

Ben normal diyeceğim.
+2
akhenaten
(21.05.26)
giyim tarzı güzel ama vücut berbat. göbek var, bel kalın, kalça leğen gibi geniş. böyle erkek olmaz.

erkek vücudu budur: img-s1.onedio.com
+1
yurtsuz john
(21.05.26)
en azindan siyah giyiyor.
0
baldur2
(21.05.26)
kalça ve göbekte toplanan yağları vurgulayacak kesimlerden kaçınsın derim.
0
lil siztah
(21.05.26)
Erkeğe göre komik bi vücudu var, östrojeni yüksek olabilir.
0
kizil karga
(21.05.26)
Poğaçayı bıraksın.
Çok klasik giyiniyor. Simsiyah, pantolon çok klasik, deri ceket filan. Yağ yaksın ve giyim tarzını biraz değiştirsin
+1
mor oje
(21.05.26)
2 metreyse gerisi teferruat. Boy oldugu surece kadinlar ustune atlar, Notre Dam'in kamburu olmussun onemli degil.
-5
freedonia
(21.05.26)
Hantal, sıradan. Spora ihtiyacı var.
0
ekimoloji
(21.05.26)
Full östrojen bu. Klinefelter sendromu falan olabilir
-2
michael harddd
(21.05.26)
Allahın yarattığına laf etmem ama hiç olmazsa pantolon seçimini değiştirsin kesimi bu vücuda uygun değil.
0
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
alamanci gibi.
spor sart, birayi, arpayi, unu kesmesi lazim.
hormonlu sergen.
0
cooperr
(22.05.26)
Giyime özenmesi yok, ayak uydurmak adına rahat hissedeceği bir şeyler tercih etmiş. Özenli değil
0
gadlemler
(22.05.26)
tişört boyu ceketten uzun, bu biraz eğreti duruyor.

spor ayakkabı ya da bot olsa daha iyi dururdu. özellikle siyahla kombin olunca beyaz stan smith ayakkabılar iyi gözüküyor.
0
galahad reloaded
(22.05.26)
ata demirer'in zayıf hali.
0
ground
(22.05.26)
kolye var bir şeylere özenmeye çalışmış.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
(10)

İnsanlar nasıl tanışıp evleniyor

arbre
Sadece Instagram mı artık? İşte 0, sporda 0. Çoğu insan aynı şekilde 0.
Sadece Instagram mı artık? İşte 0, sporda 0. Çoğu insan aynı şekilde 0.
-20
arbre
(04.05.26)
Gorucu usulu evlen biriyle. En kotu bosanirsin.
0
baldur2
(04.05.26)
baldur2, evlenmeyi düşünmüyorum, o şekilde evlenmek bana uygun değil, sevgililik olarak soruyorum tanışma konusunu
-18
🌸arbre
(04.05.26)
Baslikta insanlar nasil evleniyor diyince aklima o geldi.
+7
baldur2
(04.05.26)
Kendim de dahil çevremdeki çiftlerin büyük çoğunluğu iş yerinde tanışıp evlendi. Bir iki çift de liseden ya da üniversiteden tanışıyordu. Bunlar dışında tanışıp evlenen çift varsa da bire bir tanıdığım, şu an aklıma gelmedi.
0
nundu
(04.05.26)
Annesi köyden kız buluyor millete. Expertiz onaylı, hasarsız, bakire, değişmemiş, otomatik vites.
-12
michael harddd
(04.05.26)
zaten 2-3 seçenek var.
1. çevre(iş,okul, kurs vb.)
2. ortak arkadaş-referans
3. online platformlar (sosyal medya, bumble vs)

onun harici zor. bulma sıralaması da genelde yazdığım gibi oluyor.
0
jelly bear
(04.05.26)
Instagram ve Bumble'dan tanışma oranları bayağı bayağı yüksek seviyelerde günümüzde.
0
jonas
(04.05.26)
herhalde haftalardır (aylar?) duyuruya girmemiştim, en son yine senin nereden sevgili bulacağım soruların vardı, şimdi açtım yine aynı şey. ben kafamı duvarlara vurmak istiyorum şu an.
+11
deartheodosia
(04.05.26)
deartheodosia, düşün senin 1 saniye tahammül edemediğini ben aylardır yaşıyorum
-8
🌸arbre
(05.05.26)
Arkadaş referansı ;)
0
halitkin
(05.05.26)
(4)

Yatırımcı Vizesiyle ABD’ye göçmek

asuturias
İleri sürüş güvenliğiyle ilgili Türkiye’de bir firmanın sahibiyim. Henüz ticari faaliyete başlayamadım ve hiç param yok. LinkedIn’den bana destek geldi ve böyle bir yol açıldı. Beni aydınlatabilecek olan var mı??
İleri sürüş güvenliğiyle ilgili Türkiye’de bir firmanın sahibiyim. Henüz ticari faaliyete başlayamadım ve hiç param yok. LinkedIn’den bana destek geldi ve böyle bir yol açıldı. Beni aydınlatabilecek olan var mı??
-1
asuturias
(27.02.26)
Abi yazdıkların tutarsız.firma sahibisin ama ticaretin yok.yatırımcı vizesi diyorsun paran yok.böyle bir yol açılması için milyona yakın dolar gerekiyor,nasıl bir destek geldi,melek yatırımcı gel ileri sürüş okulu açalım mı dedi.eldeki doneler bahsettiğin konu için yetersiz.buradaki ışık zayıf gözüküyor.
+9
duptıs
(27.02.26)
Yatırımcı vizesinde E2 ve L1 seçeneği var. E2'de sermaye koyduğun, risk aldığın bir işin olacak. Örneğin bir market açmak, bir dükkan açıp mal satmak gibi. Yani sisteme para sokuyorsun ve risk alıyorsun.

L1'de ise Türkiye'deki şirketinin abd şubesini açıyorsun. Kendini yönetici olarak transfer ediyorsun. Şirket para kazanan, iş yapan bir şirket olmalı.

Sizin durum 2.ye daha çok uysa da henüz iş yapmadığınız için bu da size tam uyan bir seçenek değil. Anladığım kadarıyla Türk avukatlar sizi oltalamaya çalışmış. Muhtemelen yaparız falan deyip para koparmak isteyecekler. Hayal satıyorlar kısaca.
0
michael harddd
(27.02.26)
yapay zeka ile birlikte crawler, bot sistemleri de gelişti. adam scripti bi çalıştırıyor. linkedin'deki 100.000 kişiye olta atıyor. bi kaçı düşerse chatbotla muhabbet edip söğüşlüyor. herşeye atlamayın.
+3
buenosdias
(27.02.26)
%1 bile ihtimal yok. boş yere olmayan paranı da kaptırma.
detayına dahi girmiyorum, %1 ihtimal yok.
+2
tchuck
(27.02.26)
(10)

Ekonomisi iyi giden ülke var mı?

michael_knight
Son birkaç yıldır “ülke ekonomisi fena gitmiyor, daha iyisi mümkün ama şu anda da iyiye doğru gidiyor” diye düşünen ülkeler var mı?
Son birkaç yıldır “ülke ekonomisi fena gitmiyor, daha iyisi mümkün ama şu anda da iyiye doğru gidiyor” diye düşünen ülkeler var mı?
0
michael_knight
(26.02.26)
Polonya
+1
Bruce
(26.02.26)
vietnam'in ve filipinler'in ekonomisi büyüyor. güneydogu asya'nin en hizli büyüyen ekonomisine sahipler su an.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Arjantin
0
michael harddd
(26.02.26)
Ekonomi geniş bir kavram, hangi göstergeden bahsettiğine bağlı olarak değişir. Ülkelerin GDP'si veya büyüme oranı çoğu zaman artıyor, ama enflasyon farklı ülkelerde farklı seviyelerde. Mesela Türkiye ve Arjantin’de enflasyon çok yüksek, Çin’de ise düşük gözüküyor:
tradingeconomics.com
tradingeconomics.com

avrupa'da gdp büyümesi en yüksek irlanda gözüküyor. sonra türkiye ve polonya takip ediyor:
www.euronews.com

Çoğu ülkedeki ortalama halk ekonomi iyiye gidiyor demez heralde :) Farklı alanlardaki veya genel alım gücü, yaşam maliyeti vs. de bir gösterge. devlet ekonomi iyiye gidiyor diyebilir ama halk için durum farklı genelde.

Ghana ve Guyana'da mesela yakın zamanda petrol bulunmuştu ve iyi yönde ekonomik patlamaya neden oldu. Tabii ülkedeki herkesin (veya ortalama halkın çoğunluğunun) ekonomik yönden iyi duruma gelmesi diye birşey olmuyor.
+1
ermanen
(26.02.26)
Makroekonomi ile mikro ekonomi farklı biraz.
Misal İtalya'nın ekonomisi bazı şeylerde iyiye gidiyor ama sonra biraz mikro bakarsan o iyileşmeleri göremiyorsun, aynı şekilde İspanya'da öyle.

Misal irlanda denmiş. Çok iyi ülke ama çok çok pahalı yer, sebebi de uluslararası şirketlerin merkezi, ev fiyatları falan çok pahalı. Yani direktörsen iyi de ne bileyim normal çalışansan o kadar da değil.

Ben son yıllarda biraz ekonomi bakmaya başladığım için daha çok anladım; arka planını okumak gerekiyor çünkü iyi haber iyi olmuyor kötü haber kötü olmuyor.
Misal bak geçen merak edip Danimarka'ya baktım çünkü fransa için sürekli "baak Danimarka'ya hiçbir koruyuculuk yok ama işsizlik çok az" diyenler oluyordu. Bir araştırdım; evet az ama çoğu sektörde iş de yok. Reddit vs okuduklarim çoğu noktada yeni mezun vs iş olmadığını söylüyor, ciddi bir iş bulma sıkıntısı varmış. E ulan diyorum hani bunlar çok iyi gidiyordu, yapay zekaya sordum o da benzer dedi. Sonra İsviçre baktım, sağlık sigortasının yükselmesi ve ev fiyatları/kira şikayeti var sonra misal cenevre bölgesinde ciddi işsizlik var.

Misal Fransa'nın kuzeyine sorsan Fransa bitmiş derler.
Toulouse cevresi, lyon cevresi, nantes bölgesi falan dersen ekonomik olarak hiç sıkıntı yok derler. Yani makrodan mikroya indiğin zaman görüntü çok değişiyor. Ekonomi harbiden çok enteresan.
+1
logisticsmanager
(27.02.26)
@ermanen teknik bir gösterge değil de halkın genelinde bir iyimser olma hâli olarak sormak istemiştim.
Polonya sanırım buna iyi örnek, Vietnam’dan pek haberim yok ama olabilir
-1
🌸michael_knight
(27.02.26)
Türkiye.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.02.26)
@michael_knight

O kismada degindim biraz. Bence cogu ulkede halka sorsan ekonomi iyiye gidiyor demez. Yapilan anketlerde boyle cikiyor bildigim kadariyla.

Housing crisis ve ev/kira artisi butun avrupa'da hala var gibi. Polonya'da da var ve orda da belli seyler icin fiyat artisi fazlaymis. yiyecek ve alkol dahil. alkol fiyati artiyorsa ordakileri mutlu edemezsin :)
0
ermanen
(27.02.26)
Polonya +1

2014 yılının son çeyreğinde taşınmıştım. Türk Lirası zloty'ye oranla 4 kat daha değerliydi.
Şimdi Zloty, Türk lirasından 12 kat daha değerli!
0
elektr10
(27.02.26)
Polonya icin veri buldum:
www.polskieradio.pl

2026 yili, Ocak 8-20 arasinda. 938 kisiye ekonomik durum sorulmus.

%37 iyi demis
%26 kotu
%37 nötral

Polonya cogu avrupa ulkesine gore iyi olabilir ama cogunluk iyi dememis sonucta. Gerci gecen seneye gore ekonomi iyiye gidiyor olabilir ama her konuda diyemeyiz
0
ermanen
(27.02.26)
(14)

Yurtdışındaki türkler neden böyle?

Unde bach canim
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön dem
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön demek istiyorsun ama adamlarla tartışmak istemiyorsun.

Nedir bunların motivasyonu? Yani altın gömü falan bulacağını mı umuyorsun ki? Türkiyede zaten kötü bir kariyer ve kötü bir dil seviyen varsa yurtdışında da iyi bir seviyede olamıyorsun. Bunlara iyi konuma geleceklerini ne düşündürüyor anlamış değilim cidden.
-7
Unde bach canim
(23.02.26)
Yurtdışındayım hocam. Her insanın iyisi kötüsü oluyor. Ama tam olarak konuyu açarsan iyi olur soru ne anlamadım.
+4
Take it away honey
(23.02.26)
Çakallık pek yapamıyorlar buradaki gibi. En fazla Türk'e geçer çakallığı.

Motivasyona gelirsek kalacak yer bulamayıp arabada uyuyan ve öyle yaşamaya devam edenler gördüm. Benim anladığım kredi patlatıp geliyorlar.
-1
michael harddd
(23.02.26)
yurtdisinda cok farkli sosyokültürel, sosyoekonomik background'u olan insanlar var.
daha lise zamaninda yurtdisina okumaya cikmis insanlar, üniversiteyi harvard'da okuyup calismaya baslayanlar, ortaokul mezunu olup 25 yasinda evlenip gidenler, amcasinin yanina börekciye calismaya gidenler, 37 yasinda bir ofiste beyaz yakali pozisyonu bulup ailesiyle tasinanlar...
her kesimin apayri dinamikleri ve problemleri var. siz hangisinden bahsediyorsunuz? onu anlarsak bence daha dogru yanitlar veririz.

iltica edenler hakkinda yaniliyorsunuz yalniz. en büyük tutunabilme ve gönderilme kaygisini o grup yasiyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kötü bir kariyer,kötü bir dil seviyesi ile iş bularak çalışma vizesi ile 40+ yaşta göçtük(karı/koca,çocuk yok).Beceremezsek zaten işlerimizden de ülkeden de şutlanırız,vizemiz çalıştıkça var.Devletten 1 cent dahi yardım almıyoruz.
Kimseye bulaş(a)mıyoruz,zaten yerli halk içine almıyor; 3-4 kuşaktır burada yaşayan türkler biz sonradan gelenleri sevmiyor; beyaz yakalılar kötü kariyer/dilden dolayı bizle görüşmüyor; ilticacı/cemaatçiler onlardan olmadığımız için görüşmüyor.Trde de yalnızdık, burda da yalnızız.
Burada bizi tutan motivasyon kimsenin kimseye karışmaması,mesainin bittiği dakika işin de bitmesi,özel hayata saygı,uzun yürüyüşler,bisiklet turları yapabilmek,vizesiz birçok ülkeyi gezebilmek ve tabii ki paranın satın alma gücü.
İyi bir konuma gelmek gibi bir derdimiz yok,hayatımızın geri kalan az bir kısmını,farklı bir coğrafyada huzurlu geçirebilmek.
+7
arenas
(23.02.26)
Ben de tam ne denmek istendigini anlayamadim. 4 yildir yurtdisindayim, psikolojim bozuldu. :) 1 sene icinde geri donmeyi planliyorum ama malum kurulu duzeni bozmak da is, burada herhangi bir mecaz yok.

Bahsettiginiz gibi motivasyonumu kaybettim. Ozellikle alim gucu vs anlaminda bekledigimden cok cok kotu cikti. Tabii Turkiye'de satin almanin dusunderecegi bazi urunlere ulasmak burada daha kolay, ancak bazi urun veya hizmetlerde tam tersi de gecerli. Acikcasi Turkiye'de benle benzer bir is yapan kisinin benden ekonomik anlamda daha kotu bir hayat yasadigini dusunmuyorum.
+1
mbond
(23.02.26)
İki yıldır yurt dışındayım, Türkiye standartlarında kasaba diyebileceğimiz, kışları uzun, insanları ise mesafeli bir şehirde yaşıyorum. Bu mesafeli insanlar kısmı da tamamen ülkeyle alakalı. Örneğin, çok samimi Çek arkadaşlarım oldu ancak Avusturyalı dostluklarım aynı derinliğe ulaşmadı.
Burada kalma motivasyonum sabah 15 dakikada ofisteyim, esnek çalışabiliyorum (haftada 4 gün 8.5 saat, bir günü evden; cuma günü sadece 3 saat ve evden) istediğim an istediğim yere bisikletle ulaşıyorum, 1 saat trafik görülmüş duyulmuş bir şey değil, belki evim büyük değil (57m2) ama bahçem var ve buna rağmen şehir içindeyim, sokakta bıçaklanma korkum yok, zengin birinin piçi arabayla üstümden geçerse ceza alır mı diye bir korkum yok, yarın öbür gün çocuğum olduğunda diyet öder gibi okul parası vermeme gerek yok.


@love and trust'in bahsettiği kişiyi burada ben de biliyorum, üç farklı hesabı ve kankası ya da sevgilisi Edmond Honda ile delirmeler yaşıyor burada. Evli değillerse evlensinler, çok iyi tencere kapaklar. Her cevabından ne kadar mutsuz, ne kadar kırılgan egolu, ne kadar geçimsiz olduğu açığa çıkıyor. Soru sorayım ama verilen cevapları beğenmeyip laf yetiştireyim tavrı geçenlerde ununu elemiş eleğini aşmış başka bir yazarın bile gözüne batmıştı. Kendi dünyasında garip bir gerginlik yaşıyor sürekli ve Adeta kendi gerginliğini başkalarına aktararak rahatlamaya çalışan aşırı toksik biri. Hamburg insanlara iyi gelmiyormuş sayesinde onu görmüş oldum. Başka da kimse yok zaten onun gibi. Herkes gördüğüm kadarıyla normal. (: troller hariç ama onlar da renk ekliyor buraya.
+5
huladancer
(23.02.26)
Aynı kişiden bahsetmiyoruz,:)
-3
love and trust
(23.02.26)
dil ogrenmemek bazi expat'ler icin (turk olup olmamalarindan bagimsiz) bir tercih oluyor. dili ogrendiginizde o ulkeye entegrasyonunuz artiyor, sorunlari sizin sorunlariniz oluyor. fakat expat yasami bambaska bir sey. verdiginiz ornekteki kisiler ingilizce biliyorsalar ve islerinde, sosyal yasamlarinda ingilizce kullaniyorsalar almanca ogrenmeyi istemiyor olabilirler. nihayetinde dil ogrenmek uzun zamanli bir yasam planlamasini gerektiriyor fakat bazi expat'lerde boyle olmuyor, onlarin niyeti zaten birkac senede bir ulke degistirmek. bugun berlin ofisinde calisirlar yarin londra veya singapur ofisine gecerler.

bu arada @thetruenorthstrongandfree1'in donduklerinde "beceremedi" derler motivasyonuna alman hukumetinin maas odemesinen, yardimlarda bulunmasinan daha fazla onem atfetmesi tuhaf geldi. zira ben beceremedi denilecegini sanmiyorum, bu kisiler zaten beceremeseler bile vatan, millet, sakarya ozlemi falan diyeceklerdir.
+4
Sour
(23.02.26)
2014 öncesi gitmek ve kalmak kolaydı. Türkiye'de üniversiteyi kazanmayan parayla yurtdışında okuyordu. O yıllarda TL'nin gücü dövize göre yüksekti.

Eskiden fırsat çoktu kısacası. Türkiye'de tutunamayan başka yerlere gitti orada da sistemin gücüyle yaşıyor. Türkiye'ye dönseler burada hayatta kalamayacaklarını biliyorlar.
-4
stefano
(23.02.26)
stefano'nun cevabinda bir tane dogru bilgi yok ama olsun, yeni gelmis duyuruya, hos görün.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Neresinde yok?

ankara anlaşmasıyla ingiltereye bavulunu alıp giden de mi yok
abd'de boktan bir college'e parasıyla girip kalanda mı yok. Okul kabul oranı %92, h1b vize kazanma şansı %40-50
kanada'da avustralya'da sertifika, dil kursu gibi şeylerle kalan da mı yok. kendi akrabam dil kursu ile kaldı avustralya'da.
almanya'da zaten milyonlarca Türk var. 60'lardan beri filmlere bile konu olan yoksulluktan göç mevzusu.

nerede yok doğru, sen düzelt bakalım. ;) düzeltemez böyle de engellersin. yani bu kadar alınmaya gerek yok.
-4
stefano
(23.02.26)
parayi verip okudular: abd'deki iki tane dandik üniversiteyi genellemek muazzam bir sacmalik. bu mantikla princeton'da okuyan da parayi basip okumus? aynisini avrupa'da neden yapamadilar? üniversiteyi kazanamayip avrupa'ya kapak atmak diye bir sey yok cünkü önce kazanmak gerekiyor, sonra bitirebilmek. adam üniversiteyi yurtdisinda bitirdiyse zaten isterse kalici olabilir cünkü ögrencilerin %90'i daha üiversitenin ilk yilinda eleniyor. türkiye'deki egitimden cok daha zorlu bir egitimden geciyorlar.
demek ki her yurtdisinda okuyan parayi basip okumamis.

2014 öncesi tl döviz karsisinda daha güclüydü: bak 2005'e kadar gidiyor: www.boerse.de
tl'nin daha güclü oldugu seneyi bul lütfen.

sistemin gücü: sistem vatandasiysan güclü, vatandasi degilsen kimse yüzüne bakmiyor.

1960 senesinde giden gastarbeiter ile 2010 senesinde göcen iki diplomali beyaz yakaliyi ayni kefeye koyacak kadar izansiz olmak apayri bir sey.
"almanya'da toplu ulasim iyi midir" diye soru acacak kadar avrupa'yi iyi taniyan birine göre fazla iddiali laflar bunlar. bu kadar engin bilgisi olan birine laf yetistirmek gri hücrelerime zarar. engel ondandi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
abi princeton diyorsun. princeton top-10 okul ve oraya girenler bu tartışmanın konusu değil. bu arkadaşın yakındığı adamlar princeton'dan çıkmaz. dağda taşta college var. o college'ler önüne geleni alıyor :)

bundan 15-20 sene önce vatandaşını korumak için iş gücü açığından önüne gelen vasıfsız giriyordu her yere.

dövize gelirsek de tl'nin aud'den cad'tan değerli günleri oldu. üşenmedim baktım..2005'te tl euro 1,84-1,73. şuanki gibi 50'lerle çarpmıyorsun :)
-2
stefano
(23.02.26)
benim gordugum motivasyon kaynaklari:

%75 stockholm sendromu, celladina asik olma.
%15 elde avucta birsey olmadan bu sekilde donersem salak derler psikolojisi
%10 acik aramaya devam edip milyonda bir de olsa belki kolay yoldan koseyi donebilirim kafasi
0
cooperr
(23.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(7)

ishal

ted
ev yemeği yemediğimde, mesela McDonald's'tan falan yemek yediğimde ishal oluyorum. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz olması olduğunu sanmıyorum çünkü hazır, donuk yemeklerde falan olmuyor. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz yağ falan kullanılması mı?
ev yemeği yemediğimde, mesela McDonald's'tan falan yemek yediğimde ishal oluyorum. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz olması olduğunu sanmıyorum çünkü hazır, donuk yemeklerde falan olmuyor. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz yağ falan kullanılması mı?
-2
ted
(16.02.26)
Keşke sadece yağ kalitesiz olsaydı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
Alakası yok bence. Ev yemeği full yağ ve ishal riski çok daha yüksek
-7
michael harddd
(16.02.26)
sindirim sistemin orada kullanılan bir koruyucu maddeye karşı aşırı hassas. o maddeyi hızlıca uzaklaştırmak istiyor. kötü yağ da tabi bir seçenek ama çok fazla patates kızartması yemiyorsan kötü-yanık yağa maruz kalma ihtimalin düşük. bir de en önemli şüphelilerden biri mayonez.
+2
orpheus
(16.02.26)
Fast food mideyi bozabiliyor yıllar önce b.king marka olan yerden yediğimde istisnasız bunu yaşardım ama gençlik işte tekrar gidip yerdik. Sebebini bilmiyorum sindirim sistemine iyi gelmiyor işte
0
grimavi
(16.02.26)
alışkın olmadığın için öyle oluyor.
eskiden bir arkadaşım vardı. ne zaman dışarda yemek yesek midesi bozulur, ishal olurdu. çok çok özenle seçerdi yiyeceği yerleri. sendeki durum da bu olmalı.
bu arada ne kadar özenirsen o kadar daha hassas oluyor bünye. çocukken ve gençken ne kadar hindistanvari abuk subuk yerlerde yemek yersen bünye o kadar alışıyor ve kolay kolay bozulmuyor.
+1
abelardo
(16.02.26)
Laktoz intöleransın var
0
bir demet ben
(17.02.26)
@bir demet ben laktoz intoleransım var gerçekten ama bununla ilgili olduğunu sanmıyorum çünkü laktoz içeren ürünlerle birlikte laktaz enzimi alıyorum
0
🌸ted
(02.03.26)
(5)

İşsiz kalınca iş bulması en zor meslek

gabe h coud
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.Bunun bir çok nedeni ol
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.

Bunun bir çok nedeni olabilir ama aklıma gelenler; çalıştıkları insanlarla şekil almaları, onların egosuyla kendilerine ego edinmeleri, alışkanlıkları zor kırılan, adapte olması zor insanlara dönüşmeleri ve işsiz kaldıklarında asistanlığını yapacakları kişilerle uyum göstermelerinin zor olması. Başlangıçta işe girmeleri kolay. Presentabl (güzel ve bakımlı) konuşmaları düzgün, öğrenmeye açık. 10 sene CEO asistanı olduktan sonra sert mizaçlı bir edebiyat hocası triplerinde. (Edebiyat hocalarını tenzih ederek) Ona buna kızan birine dönüşmüş oluyor. Havalara giriyor. Çok eskiden çalıştığım şirketteki executive assistant abla (20 senelik) artık müşterilere danışmanlık bile veriyordu fdshfks ve bu nedenle kovuldu. Bir diğer neden de asistanı olan yöneticiler yeni birini alacakları zaman genç olmasına dikkat ediyor.

Başka var mı böyle meslekler, ne düşünüyorsunuz?
0
gabe h coud
(16.02.26)
Bir meslek değil ama pozisyon geliyor aklıma: Orta seviye yönetici.

Benim gördüğüm kadarıyla bu baya tehlikeli iş kaybetme konusunda çünkü şirketler orta seviye yönetici işe almaktansa içerden birini terfi ettirmeyi tercih ediyorlar.
+1
salihdt
(16.02.26)
görsel sanat işlerinde uzman ve yöneticiler.

tasarım işleri çok ele ayağa düştü. ai den önce de kötüydü artık yerlerde.
uzman işten çıktıktan sonra, yerine düşük maaşa tecrübesiz alıyorlar.
+1
duyuruuser
(16.02.26)
bir ihtimal gizlilik nedeniyle de iş bulamıyor olabilirler. executive assistant şirketin resmi ve hatta gayri resmi olarak en mahrem sırlarına sahip. işten ayrıldığında hiçbir patron bu kişinin sektörde benzer işe girmesini istemez. hatta başka patronlar da bu sebep ile işe almak istemeyebilirler.
0
orpheus
(16.02.26)
Sadece memurluk kadrosuyla yapılabilecek meslekler var. Memuriyet kaybedildiğinde (kendi meslekleri için) iş bulmaları zor değil, imkansız oluyor. Bunlar da polislikten tutun arkeolojiye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Executive assistantlar yatsın kalksın haline şükretsin bence.
0
akhenaten
(16.02.26)
Çoğu memur iş bulamadığı için memur. Spesifik bir skill'in yoksa memurluk dışı iş yapamzsın
0
michael harddd
(16.02.26)
(7)

karşıyaka-göztepe rekabeti

der meister
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz. yalnız altını çizerek belirteyim ben KESKİN ayrımlardan bahsediyorum. mesela fenerbahçe halkın takımı, galatasaray elitist bir takım diyebilirsiniz ama gerçekte çok farklı sosyal statülerden milyonlarca taraftarı olan takımlar bunlar. ülkenin dört bir yanında, farklı kimliklerde taraftarları var.

karşıyaka-göztepe için de durum böyle mi, semt temelli "buranın ağası biziz" rekabeti mi var? yoksa daha derin boyutu var mı bu işin? ben kendi tanıdığım birkaç izmirlide (karşıyakalı, göztepeli ya da altaylı olduğunu söyleyen) çok bi şey görmedim çünkü yani dümdüz standart orta sınıf türk insanıydılar ama tabii örneklem çok küçük.
+1
der meister
(15.02.26)
Karşıyaka izmir'in en elit semti. Göztepe için varoş diyemeyiz ama aynı ayarda değiller. Karşıyaka taraftarı bir şekilde karşıyaka ile bağı olan - örneğin orada doğup büyümek gibi - kişilerden oluşuyor. Göztepe'nin taraftar profili arka plan açısından çeşitlilik gösteriyor. Mesela göztepe'de hiç yaşamamış orayla alakası olmayıp da Göztepe'yi destekleyen çok kişi var, mesela ben.
+1
michael harddd
(15.02.26)
İki semt de bence aynı elitlikte ama Karşıyakalılarda sinir bozucu bir kibir ve büyüklenme var. Kendilerine otuz beş buçukluyum derler mesela. Diğer ilçeleri küçük görürler.
Düşmanlığa kadar varan taraftarlığın nedeni Karşıyakalıların bu tavrı olabilir.
Son yıllarda İzmir'de elit bir yer kaldı mı ki ayrıca.
+2
pro9it9is9
(15.02.26)
Karşıyaka kendini İzmir üstünde ve dışında görüyor işte 35,5 mevzusu. Onun dışında Karşıyaka'nın Bostanlısı falan elit denebilir de tüm Karşıyaka öyle değil. Göztepe de benzer elitlikte yani. Aynı şekilde Altay'ın merkezi Alsancak da öyle. Bi işçi sınıfı-elit rekabeti yok iki takım arasında. Altay ittihatçıların takımı mesela kuruluşunda, Karşıyaka daha Türk-İslam endeksli kuruluyor ama günümüzde pek yok ayrım işte hepsinin taraftarı tipik İzmirlilerden oluşuyor. Semt kültürü olayı baskın. Bi de ikisi tam körfezin karşı kıyıları yani bakınca birbirini görüyorlar
+1
nundu
(15.02.26)
Bu arada esas sosyal farka dayalı derbi karşıyaka-bucaspor derbisidir. Tamamen zıt 2 semt. Ama bu iki takım uzun zamandır aynı lig'e düşmüyor. Unutuldu gitti.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Standart iki şehir takımı rekabetinden öte birinci lige çıkmaya ramak kala karşıyaka çıkmasın diye göstepenin galatasaraya maçı satması ile başlar büyük dava. takımların şehrin iki yakasında olması, klasik rakiplik falan öte düşmanlık bu işten başlar. büyür gide.
bir karşıyakalı olarak açıkça şunu söyleyebilirim ki biri bok diğeri kaka bakarsan.
anlatılacak çok şey var ama kör cahil tribünlere bunu anlatamıyorsun ne yazık ki. o yüzden böyle gelmiş böyle gider bir mevzu baktığında.
0
erty_ksk
(15.02.26)
aynı ayardalar. şehrin 2 köklü takımı. fener gs olayı biraz anadolu takımı avrupa takımı gibidir. ya da gs okumuş elit tabaka, fb tersidir. adanaspor elit zengin takımıdır, adana demirspor işççi varoş takımıdır mesela. izmirde bu şekil ters denge altay/göztepe veya altay/ksk arasında olabilir ancak.
0
ground
(16.02.26)
@erty_ksk süper ligdeki Galatasaray, Karşıyaka'nın üst lige çıkmasını nasıl engelleyebilir söyler misin?
-1
unalub
(16.02.26)
(7)

Dünya kupası için maç bileti olması abd vizesi için şansı artırır mı?

ezkaza
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olum
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.

Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olumlu bir etki yapar mı? Hiç abd başvurum olmadı daha önce.
0
ezkaza
(15.02.26)
yapmaz. nötr yani.
0
orient blue
(15.02.26)
Takip ettiğim bazı vize durumu paylaşan kanallarda işe yaradığını okuyorum. Bence kolayca alırsınız.
0
a perfect lie
(15.02.26)
Bir etkinliğe katılacak olmanız, sıradan gezip gelicem demenizden muhakkak ki olumlu fark yaratır ama sizin koşullarınız dahilinde. Yani sizin diğer kriterleriniz vizeye hiç uygun değilken, benimkiler uygun ve biletim yoksa, tabii ki benim vize alma ihtimalim sizden yüksek olur. Tek başına çok olumlu etkisi olur denilemez yani.
0
lil siztah
(15.02.26)
çok faul başka bir durumunuz yoksa olumlu yönde arttırır, bu konu haber oldu hatta, marco rubio kolaylaştıracağına dair bir açıklama yapmıştı.
+1
eileengray
(15.02.26)
Kesinlikle arttırır. Hatta buna özel vize çıkaracaklardı
0
michael harddd
(15.02.26)
elbette arttırır. normal şartlarda vize alamayacaksanız biletinizin olması da yeterli gelmeyebilir tabii ki ama yine normal şartlarda adamları iki kez düşündürecek bir durum dünya kupası'na gidiyor olduğunuz için göz ardı edilebilir. bu tür net, belgeli planlar genelde işi kolaylaştırıyor vize konusunda, bi nevi "yemedik ulan ülkenizi iki maç izleyip dönücez" mesajını vermiş oluyorsunuz.
0
der meister
(15.02.26)
2018'de rusya'ya vizesiz gitmistim ben. bileti alinca sana fan id diye bir sey gonderiyorlardi rusyadan postayla, onunla giriyordun. bu sistem aylar oncesinden kurulmustu ve belliydi. simdi amerikalilarin sacma kaprisleriyle ugrasacak millet. benim bildigim tek duzenleme interview almani saglayacaklar. ama sosyal medya falan istiyorlar israil karsiti paylasim yapmissan vize vermiyorlar boyle pis igrenc bir memleket oldu burasi. 40 kadar ulke zaten vizeye bile basvuramiyor.

ulke kita buyuklugunde oldugundan dunya kupasi ruhu da yasanamayacak. maclar sabah sicaginda oynaniyor, takimlar binlerce kilometre yol yapacak. tr katilmazsa hic umutlu degilim ben bu turnuvadan.

sonuc sansini azicik arttirabilir ama resmi olarak bir aciklama yok, sadece interview tarihi vermeyi taahhut ediyorlaar: www.state.gov
0
antikadimag
(15.02.26)
(17)

Geç mi kalındı sevgili işlerine

holaha
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum. Kadınlar tarafından bir red flag midir? Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum.
Kadınlar tarafından bir red flag midir?
Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
0
holaha
(14.02.26)
Bir sıkıntı var ağa bu işler 12-13te başlıyor. Bu bir başarı
-1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
oncelikle kimseye soylemek zorunda degilsin.

kadin erkek iliskileri isci isveren iliskisi gibi. kadinlar sirket gibidir. daha once calismadiysan risk almak istemezler. issizken is aramak da zordur. iliskin varsa daha cazip hale geliyorsun kadinlar arasinda. daha once begenilmis, interview sureclerini gecmis birini tercih etmeye daha yatkin oluyorlar. onlarin kendi aralarinda tuhaf bir sosyal dinamik var erkek olarak bizim anlamadigimiz. sonucta bostaki, tercih edilmemis adami arzulamiyorlar. sosyal statu onemli.

abd'de yuksek lisans yaparken sinifin en guzel kiziyla cikiyordum. (ortadogulu fantezisi varmis) onunla ciktiktan sonra yuzume bakmayan diger hatunlar arasinda cok populer olmustum kismetim acilmisti.
+4
antikadimag
(14.02.26)
Çok çirkin ya da iletişim problemleri olan birisi de olduğumu düşünmüyorum. Sanırım sosyal medyada aktif değilim ve çevremin olmaması. Ama yaş nedeniyle artık üniversite kulüpleri de olamaz. Ne bileyim nasip belki de
0
🌸holaha
(15.02.26)
sosyal bir cevren olsun oradan kizlarla tanisirsin, yoksa cidden olmaz. kimse gelip de uzerine dusmeyecek. hobiler ama cool ve piyasani arttiracak hobiler onemli. mesela ben futbol ve bilardo oynuyorum ve kadinlara pek bir sey ifade etmiyor, ama ayni zamanda yelken yapiyorum ve piyasami cok arttiriyor bu.

sosyal cevren olursa kiz arkadasin olmasa bile baska kizlarin referansi da yardimci olur. sana birini bulalim tanistiralim vs diyorlar. en azindan o sekilde bir referans olursa o da olur. cunku tahmin ettigim kadariyla pic olmayan naif bir adamsin, bu skiller gelismediyse birini tavlamak zor olabilir. iliski piyasasinda neler neler var ben de mazbut kaliyorum.
+4
antikadimag
(15.02.26)
antika çok güzel açıklamış :D
referans sistemi iki cinsiyet için de geçerli ama. belki erkekler daha çok "nefes alsın yeter" durumlarında kalıyorlardır yalnızlıktan :P bilemeyeceğim o kadarını.
yine de bu yaşa kadar hiçbir ilişkisi olmayan biri insanı tedirgin eder. mesela akrabam var 45 yaşında ve bir erkekle el ele bile tutuşmadı. ben onun ruh hastası olduğunu biliyorum o yüzden anlıyorum neden kimsenin onunla ilişkiye girmediğini
0
neira
(15.02.26)
Sorunun ne oldugunu bilmiyorum. Ben kimseye yakınlaşamadım kimse de bana gelmedi. Peki sırf skor olması için sevgili yapmalı mıyım
0
🌸holaha
(15.02.26)
Kadınların yanında ne çirkin erkekler gördüm ki benim de zamanında çirkin diyebileceğim ama ağzı iyi laf yapan kültürlü biri olduğu için epey hoşlandığım biri vardı. Yani kadınlar çoğu zaman tipe bakmaz. Bunu direkt eleyebilirsin.
0
ekimoloji
(15.02.26)
27 geç ama nasip. Bulursun bir gün.
-4
arbre
(15.02.26)
@antikadimag peki sosyal cevre icin ne yapmak gerekiyor? Yaş itibariyle de bir yerlere bir gruba dahil olmak zor.
@ekimoloji tip para vs genel bilinen şeyler demiyorum bu sosyal medyada genel konuşulan seylerde problemim oldugunu sanmıyorum. Iletisim sorunum da yoktur. Sanırım kesişemedik doğru kişiyle. Kimse adım atmadı ben de bir şeyler kimseye hissedemediğimden adım atmadım. Öylece geçti
0
🌸holaha
(15.02.26)
27 yaşında bir insan böyle sorular sormamalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.02.26)
Ağa sen önce bir sorun olduğunu kabul et yani bu durumu kabul etmekle basla. Bence.
Çünkü bu normal bir durum değil. İletişimim süper, çirkin değilim, param var, her şeyim çok iyi ama sevgilim yok ve hiç olmadı?????
Şöyle söyleyeyim hayatımın en berbat döneminde, herkesi salmış ve sallamıyorken bu salmisligin verdiği çekicilikle 2 kadından teklif almıştım. Öğrencilik zamanlariydi tabi. Kurumsal da cekinceler artıyor ama sonuçta ateşle barut olarak yaşıyor normal insanlar. Normal insanlar diyorum dikkatini çekerim.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
bu dünyada herşey network. sadece iş hayatında değil. aile, çevre, sevgili, arkadaş, bakkal, terzi, manav, berber, oto tamirci, avukat vs.. heryerde tanıdığın olacak.

ekşici gibi evimin odasında yaşayayım, dota oynayayım ama istediğim herşey zahmetsiz gerçekleşsin yok.

genç nesiller bunu okuyorsanız bugün hemen başlayın network yapmaya. ekşici gibi yaşarsanız hayata 1-0 geride başlarsınız.
+2
plastic_angel
(15.02.26)
Dedikleri gibi önce bi self reflection.

Benim 23 yaşına kadar sevgilim olmamıştı. Öğrencilik döneminde 0. Sorguladım. Aslında bana çok göstere göstere şansını deneyen kadınlar olduğunu benim hiç fark etmediğimi gördüm. Arkadaşlarıma sorunca evet amk anlamamış mıydın mal diyip doğruladılar.

Neyse önce sosyal anksiyetemi zorlaya zorlaya bastırdım (yendim demiyorum), sonra tinder bumble gerçek hayat o yaştan beri boşta kalmadım, üstelik çok filtreleyen biri olmama rağmen.

6 aydır da evliyim.
+1
aguen
(15.02.26)
Bu işin bir zamanı yok bence. Hayatını rayına oturtman lazım öncelikle. Sevgili işi zaman ve para demek. Paradan kasıt onun masrafı değil, kadın ilişkiye katkıda bulunsa da gezme tozma derken ilişki masrafı her daim oluyor.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Geç falan kalmadın, sevmediğin biriyle olmaktansa yalnız kal.
0
Kahvedesu
(15.02.26)
bu işlerin en güzel yanı herhangi bir mantığa veya rasyonaliteye dayanmaması. sevgililik, sağlıklı ilişki vb. konseptleri kariyer gibi düşünmemek lazım. tabii ki kişilik özelliklerin, kendine yaptığın yatırım uzun vadede herkesle ilişkini etkiler ama sevmek müessesesinin yaşı, vakti, doğrusu olmaz. 35'ine kadar böyle gezdikten sonra kafa dengi, çok sevip çok iyi anlaşacağın birini bulmayacağının garantisi var mı mesela?

"hiç ilişkisi olmamış olmak" belli bir yaştan sonra evet karşı tarafta soru işaretleri uyandırabiliyor ama bu temelde çok da önemli bir şey değil. neticede siz iki insansınız. ilişki olacaksa insanların birbirini tanıması lazım. birini hiç sevgilisi olmamış diye doğrudan silmek zaten çok sağlıklı bir kafa yapısı değil, öyle birini kaybedeceksen üzülme. işin ilerlediği noktada da bu veri karşı taraf için "red flag" olmaktan çıkabilir. yani kişinin "niye sevgilin olmadığını anlıyorum, sen manyağın tekisin" demesi de bir ihtimal, "aaa ne iyi adammış bu ya hayret nasıl hiç ilişkisi olmamış" demesi de.

uzun süreli ya da hiç ilişkisizliğin en bariz dezavantajı kendini baskı altında hissetmek oluyor. sadece ona dikkat et derim. "acaba bende bi sıkıntı mı var?" düşüncesiyle kendi ayağına sıkmaya başlıyosun bi yerde. onun önüne geçebilmek önemli. sen "acaba bende bi problem mi var?" der ve bunu yansıtırsan doğal olarak karşındaki kişi de bunu sorgulamaya başlar. öz eleştiri yapmak, herhangi bir eksiklik/zayıflık varsa bunun üzerine gitmek elbette artı yazar ama salt sevgilinin olmayışı kendi içinde sorun değil. olmamalı.

bence zaten özellikle günümüzde bu durum daha da yaygın, yani çok fazla insan sağlıklı romantik ilişkiler yaşayamadan büyüyor. okulda sınav stresi, sonra iş stresi, yediğin yemek değil soluduğun hava değil vatandaş ne yapsın. açık konuşayım ben şu an ilişkim olsa herhalde yürütemezdim mesela anksiyeteden sinirden stresten junkie'ye döndük biriyle öpüşüp oynaşsak beyin hemen "hop sen hayırdır niye gevşiyon it" mesajı verir, şovunu yapar.

çok canını sıkma yani o yüzden kendini sev, kendinle barışık ol, varsa bi falson onu düzeltmeye odaklan. bazen dünyanın en iyi adamı da olsan seven olmaz zaten bu işler böyledir.
0
der meister
(15.02.26)
Hayır. Düşüncelerin de endişelerin de saçma. Kafaya takacağın bir şey değil bu. Yaşında da bir şey yok. Uzun uzun yazmaya bile değer bulmadım konuyu.

Bir tek “söylemek istemiyorum” demen dikkatimi çekti. Bunu kime niye söylediğini anlamadım. Flört aşamasında olduğun kişilere söylüyorsan söyleme. Eski sevgililerin olsaydı da bahsetme derdim.
0
lazor
(15.02.26)
(11)

Yazılım sektörü bitti mi?

hold the door
İyi bir üniversitede okuyorum, başarılı bir öğrenciyim ama sektörle ile ilgili haberler duydukça elimi klavyeye atasım gelmiyor. Öğrencilik hayatım, kendimi derslere adamakla geçti aklınıza gelebilecek her sınavda 2-3 haneli derece yaptım. Ama iş hayatında da bunu sürdürmek istemiyorum. Çünkü bunun
İyi bir üniversitede okuyorum, başarılı bir öğrenciyim ama sektörle ile ilgili haberler duydukça elimi klavyeye atasım gelmiyor. Öğrencilik hayatım, kendimi derslere adamakla geçti aklınıza gelebilecek her sınavda 2-3 haneli derece yaptım. Ama iş hayatında da bunu sürdürmek istemiyorum. Çünkü bunun bir sürdürülebilirliği yok aziz sancar gibi biri değilseniz.

devir teknoloji devri para yazılımda diyip üniye başladım, koç tıbba puanım yetiyordu hay kafamı...

Sektöre 1-2 sene sonra girecek biri için durum nasıl? Ne yapmak lazım?

AI altyapıları, distributed systems tarzı bir alana yönelmiştim de Türkiye'de de bu tarz ileri teknolojiler yok. Yurt dışına da gitmek istemiyorum.
-2
hold the door
(12.02.26)
Sektörün icinden degilim.

Ama benim anladigim bu isin bir mimarlik tarafi var. Bu kisiler istenilen seyi belirliyor, karar aliyorlar.

Ikinci asamada is tek tek yazmaya geciyor. O taraf azalmis olabilir cünkü ai bana söyle bir sey yaz dediğinde yazabiliyor.

Insan faktörü elimine edilemez. Karar alan birinin olmasi lazim. Kulaklik takip amele amele bisiler yazanlarin is yükü azaldi. Ama karar veren insana mutlaka ihtiyac var.

Günlük dozda insanlar belirli sayida iyi karar alabiliyor. Zengin basarili insanlarin günlük yasamlarina bakiyordum bi ara. Kahvalti icin 2 tane secenekleri var, rutinleri takip ediyorlar. Bu sayede karar verme kapasitelerini is icin daha çok kullanabilir hale getiriyorlar.

Bence korkulacak bir durum yok. Ai yi kullanarak daha verimli calismanin yollarini bul derim. İsi azalacak olanlar hali hazirda ai gibi calisanlar. Mesela gelen bir faturanin tarihini bilgisayara girmek gibi karar verme rolü önemsiz is yapanlar.
0
Purple life
(12.02.26)
Yazılım işi pandemi ve öncesindeki birkaç yıl peak yaptı, o kadar. Şuan yurtdışında da çok iş yok yazılımda.

Yazılım işi doğrudan endüstriye üretime bağlı bir iş değil veya yaşamda bir somut karşılığı yok. Sağlık sektörü böyle değil mesela. Asla bitmez. Eğitim süreçleri de zor, bir elenme durumu da var.
0
michael harddd
(12.02.26)
news.ycombinator.com 2034 te dukkani kapiyoruz
0
lapaz
(12.02.26)
Biraz abartiliyor. Yillar suren bir ERP projesinin icindeyim. Benim elimde cok is yok ama external olarak calistirilan tonla yazilimci var. Bunlara afedersin esek yukuyle para veriliyor. Tek masraf yazilimci degil tabii ama toplamda 2-3 milyon euro harcaniyor yillik ve yazilim isleri ciddi bir kalem. Patronlar da gerizekali degil sonucta bu kadar parayi harcayacak.

Malum bazi degisimler oluyor ama karamsarliga kapilmaya gerek yok. Bak mesela buradaki videoda neler demisler. Toplu isten cikarmalara falan bakiyorsaniz o sirf AI ile aciklanamaz, zaten pandemi doneminde piyasa sisti. Hala da toparlanmis degil.

www.youtube.com

Nacizane tavsiyem siz ogrenmenize bunlara takilmayarak devam edin. Illa beklediginiz sekilde gitmez de farkli sekilde gider. Kafa yoran, calisan her zaman olmasa da karsiligini aliyor. Bu muhabbetlere takilmak moral bozar, bir de su da var internette neye bakarsaniz benzer seyler cikiyor. Bu da on yargili bir yaklasima sebebiyet verebilir.

Siz mesela su an bu yasanan donusumu dogru okumaya calisabilirsiniz. Bu belki baska kapilar acar. Su an eskiden bedava olmayan bazi seyler bedava, bilgiye ulasmak cok kolay, organize bilgi olusturmak cok kolay. Eskiden content anlaminda yuklu bir uygulama yapacak olsaniz ciddi bir yatirima ihtiyac vardi. Simdi urettirip kullanabiliyorsunuz ama gene mukemmel olmuyor tabii.

Biraz geyik ama su notu duserek kapatmak istiyorum. 10 sene onceki Google aramalarini hatirlayin, ne arasak cat diye buluyordu. Simdi spesifik birsey ariyorum, bazen ilk 1-2 sonucta buluyor ama sonra konuya dair genel seyler cikiyor. Yani bildigin bulamiyorum, ise yaramiyor. Kim derdi ki Google aramalar bir gun bir halta yaramayacak hale gelecek.
0
mbond
(12.02.26)
kimi işler için ai yeterli olabilir, hatta bu ai uygulamaları kendilerine dünyada yerde bulabilir, ancak her proje ai'in yapabileceği işler değil.

dağıtık sistemlere ihtiyaç var ve artacak mevcut olan pek çok sistem bir şekilde normal sunucularda çalışırken cloud'a geçilirken yazılımlar elden geçirilmezse, maliyetler çok ciddi artıyor. bu noktada şirketler dönüşüme gidiyor, yazılımlar elden geçiyor, iyileştiriliyor bu nokta da dağıtık sistemler üzerinde deneyimli kişilere ihtiyaç oluyor. büyük bir çok şirket var. dönüşen ve ya dönüşecek olan. kısaca sen türkiyeyi hafife alma yiğenim. büyük çok şirket var.

ilgi alanlarındaki sistemleri incelemek, kullanmak, kopyalamak ile teorik bilgilerini pratik uygulamalar ile pekiştir. bunlarla ilgili düzgün blog yazıları yaz. zamanı gelince çok işine yarayacaktır.

dağıtık sistemler + yazılım hoşuna gidiyor ise pek çok açık kaynaklı dağıtık veri tabanları var, onları inceleyip kopyalayabilirsin, veri yapıları nasıl kullanılıyor, index nedir, bunlar nasıl dağıtılıyor, makineler nerede olduklarını, sistem durum bilgilerini nasıl bir biri ile paylaşıyorlar, yükü dağıtıyorlar vs. hepsini öğrenmiş olursun. ai burada sana yardımcı olacaktır. ancak senin talimatların olmadan hiç bir şey yapamaz.

ilerleyen yıllarda ai daha güçlü olacaktır, ancak yönetecek kişiler senin gibi kişiler olacak.
0
selam
(12.02.26)
Daha 1 2. sınıf falansınız herhalde. Açılan staj programlarının büyük kısmında yazılım alanı var. Eğer bu yazılımın bitmiş haliyse; makine mühendisliği bitmiş haberimiz yok, ölmüş tuzlayanımız yok.
0
substituent
(12.02.26)
Simdiki haliyle yapay zeka denen şey tamamiyle iş bilen bir yazılımcının yerini alabilecek pozisyonda değil, özellikle büyük şirketlerde çok temkinli bir şekilde araç olarak kullanılıyor. Sen kendini geliştirmeye bak piyasa adapte olur ona göre yerini alırsın.
-1
nahtoderfahrung
(12.02.26)
sektorun icindeyim abd tech. gorunen koy kilavuz istemiyor. olay ayan beyan ortada. yazilimcilar 21. yy'da yasadiklari altin gunleri bir daha yasayamayacaklar. artik yazilimci olup voliyi vurup emekli olma mevzusu bitti.

otomasyon fabrika isciligini bitirdi mi? hayir hala varlar ama isin dogasi ve miktari degisti. yazilim da ayni sekilde sadece kucuk bir zumre tarafindan yapilan prompt engineering haline gelecek. su anda yeni mezun yazilim muhendisi gibi kullaniliyor ai sr'lar tarafindan. eskiden intern gibi derdik onu da gecti.
+1
antikadimag
(12.02.26)
bitmeyecek ama çok küçülecek.

iş bulmak zor olacak.
ai junior-mid seviyelerine ulaştı artık. şimdilerde senior aranıyor hep.

ama junior'lar işe başlamazsa senior da olmayacak ileride, insanlar kod yazmazsa ve üretim yapmazsa ai gelişmeye devam etmeyecek. o yüzden yine de her kademeden insan gücüne ihtiyaç olacak.

ama ciddi bir daralma var sektörde. hem de tüm dünyada.
yani yazılım sektörü bitmedi, ama artık parlayan yıldız değil.

"yazılım okusaydın amk" esprileri geride kalıyor artık.

daha gençseniz ve hala okul okuyorsanız o kadar kafaya takmayın bu durumu. sizin için hala pozisyonlar var.
0
biseysorcaktim
(13.02.26)
yaşadığım ülkede işten çıkarılan çok yazılımcı var.
ama yazılımcı arayan da çok şirket var.
durumu anlamadım ben.
iş ilanlarının geneli hakikaten yazılım sektör fark etmeksiniz.
0
rain when i die
(13.02.26)
yazilimda her zaman degisim ve donusum vardi. hatta bu donusum diger bircok muhendislik alanina gore cok hizliydi. yapay zeka ile birlikte gelen donusum de digerlerinden farkli degil. 90 li yillarin sonunda internet geldi desktop yazilimin yerini web aldi. bu konuda calisanlarin bir kismi ihtiyaca gore yeni alana adapte oldu. cok gecmedi web bitti mobil alani acildi, bircok kisi bu alana adapte oldu. daha sonra projeler o kadar olceklendi, sistemler ayni anda milyonlarca istege cevap vermesi gerekti bulut teknolojilerine adapte olmak gerekti. bu surecte yazilim dilleri degisti, mimariler degisti, isletim sistemleri degisti, islemci mimarileri degisti.

yani ozetle degisim ve adaptasyon bu isin dogasinda var. su anda ogrendiginiz seylerin bir cogu 2-3 yil icinde eski kalacak, ama ilerde ogreneceklerinize de altyapi olusturacak. o nedenle ogrendiginiz her seye gecici olabilir gozuyle yaklasip ezberlemek yerine temelini ve amacini ogrenmeye calisin. cunku temel seyler hep kalici.

yapay zeka da temelde bir yazilim, kullandigi algoritmalar da bu iste iyi olanlarin tanidigi algoritmalar, calistigi sistemler de yine bulut teknolojileri uzerinde calisiyor, yine diger sistemler gibi api kullanarak entegre oluyor. o nedenle yazilimci olacaksaniz yapay zeka rakip degil kullanmak zorunda oldugunuz bir teknoloji.

kullanmak derken de chatgpt kullanmak degil kastettigim. o teknolojiyi sistem icinde kullanmak kastettigim. siz o araclarin gelistiricisi olacaksiniz veya gelistirdigniz geleneksel sistemlerin icinde bir parcasinda yapay zekayi gelistirecek, ya da bir api ile entegre edecksiniz. yani yapay zeka bir yazilim muhendisine rakip degil, bircok problemi cozen etkili bir arac.

yazilim sektoru kuculdu ama bunun en buyuk nedeni yapay zeka degil, daha cok para arzi ve yatirim miktari dustu tum sektorlerde. cunku para savunma ve enerji sektorune kaydi. bu nedenle sirketler son 5 senedir daha az para , daha az calisan ile is yapmak durumunda. o nedenle iki buyuk degisim oldu, junior pozisyonlarin isleri bir sekilde yapay zeka ile halledilmeye calisiliyor, senior pozisyonlarda da ayni kisiden daha fazla alanda uzmanlik bekleniyor. ozetle her zaman gibi ekstra caba her calisan icin zorunlu, bu eskiden de boyleydi.

hem cok eleman aranip hem de cikarmalarin sebebi de aslinda bu, junior artik gerekmiyor, uzun sure calisip junior gibi is cikaranlar cikariliyor, ya da senior olup yeni mimarilere adapte olmayanlar cikariliyor. yerlerine yeni ihtiyaclara uyan, daha ucuza calisacak elemanlar araniyor. ama elbette haksiz yere cikarilan nitelikli kisilerde cok fazla, para ve sermaye kaymasi nedeniyle.
+1
emrahday
(13.02.26)
(13)

Türkiye hangi sektörde gelişsin?

michael_knight
Karar verici siz olsanız, Türkiye’nin daha refah sahibi bir toplum olmak amacıyla bugünden itibaren odaklanması gereken sektör ne olmalı sizce? Neden?(Tayvan-çip, Hindistan-yazılım, Almanya-kimya gibi demek istiyorum)
Karar verici siz olsanız, Türkiye’nin daha refah sahibi bir toplum olmak amacıyla bugünden itibaren odaklanması gereken sektör ne olmalı sizce? Neden?
(Tayvan-çip, Hindistan-yazılım, Almanya-kimya gibi demek istiyorum)
0
michael_knight
(12.02.26)
Turizm. Antalyanın 80 lerdeki Turizm teşvik kanunlarıyla bu noktaya gelmesini örnek alıp benzer projeyi başka şehirlere taşınabilir. Mesela iç anadoluda bir yer las vegasa gönüştürülebilir. Tabi kumarhane vs izin verilerek.

Bunun dışında sanayi tarafında herkes kapacağı yeri kaptı. Çin ucuz iş gücü ve kalabalığıyla alıyor yürüyor. Almanya desen zamanında sahip olduğu sanayi geçmişi güçlü şirketler-üretim ve birçok patent sebebiyle bu durumda. Yani bu ülkeler bir günde sahip olmadı bunlara. Bu tarz şeyler kısa vadede yapılamaz uzun vadeli planlar gerekir. O yüzden en kısa vadede en yüksek getiri için turizm diyorum.
+2
nuevo
(12.02.26)
işlemci, işlemci, işlemci. işlemci konusunda (özellikle büyük dil modellerinde kullanılan) birilerinin keyfine kalmak gerçek bir beka sorunu.
+1
redlinetheturk
(12.02.26)
@redlinetheturk, o alanda başka ülkeler 20-30 yıl önce çalışmalara başladı ve meyvelerini şimdi topluyor. O sektöre girmek için 20-30 yıl geç kaldık gibi geliyor bana.
Henüz kıymete binmemiş, rekabetin nispeten düşük olduğu bir alan gerekir diye düşünüyorum.

Biz işlemci yapana kadar neler neler değişir.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Türkiye'ye kumarhane açılsa iyi gelir getirir. Coğrafya ve iklim gayet müsait. Mardin'de bu iş için en ideal yer.
+2
michael harddd
(12.02.26)
Turizm ile birlikte Gastronomi

Yurtdışı gezilerimde yerel turlara katılıyorum. Soruluyorlar nereden geliyorsunuz diye. Istanbul deyince herkesin aklı çıkıyor. Üfff müthiş şehir ya filan diyorlar. Kapadokya, turistlerin resmen gözbebeği.

- Turizm +1
- Kumarhane açılsa iyi gelir getirir +1
Mardin ideal mi bilmiyorum ama Casino'ya uygun bir yer bulunur illa.

Hem eğlence (gece hayatı + casino) hem kültür ile tarih hem gasronomi hem doğa tatili hem deniz tatili çeşitlli şehirlere dağıtabilinir.


Böyle bir potansiyel varken heba olmasına çok üzülüyorum.
+1
put it in your appropriate place
(12.02.26)
Turizm, tarim, yüksek katma degerli tekstil, yazilim & teknoloji, saglik.
0
Purple life
(12.02.26)
kürtlerin ve lazların girdiği hiçbir sektörden bir halt olmaz. o yüzden onların kafasının basmayacağı, teknoloji seviyesi yüksek, cutting egde alanlar üzerinde yoğunlaşmak lazım.
+5
hold the door
(12.02.26)
Türkler yazılım ve mühendislikte iyidir. Yazılım ve savunma sanayii gibi teknolojik üretimde gelişsin.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(12.02.26)
tarım ve turizm.
+1
antihero
(13.02.26)
tarim, turizm +1000
bonus olarak madencilik eklerim, yeralti kaynaklarinin cikarilmasi ve islenmesi.
baska hicbirsey yapmamiza gerek yok aslinda..
+1
cooperr
(13.02.26)
Turizm ( katmadeğerli )
Tarım
Hayvancılık
0
kumandanim
(13.02.26)
Teknoloji
Yazılım
Yapay zeka
Uzay bilimleri
0
love and trust
(06.03.26)
turizm ve kumarhane mantıklı koskoca italya turizmle dönüyor resmen doğru düzgün üretim yok, mevcut da kapanıyor diye duymuştum birkaç sene önce.

kumarhane bence kapadokya mis gibi olur. las vegas'ı düşünün mısır piramidi, sfenks, eyfel kulesi kopyaları var. çölün ortasında cazibe merkezi yaratmış adamlar. bizim kapadokyamız zaten kendi başına bir cazibe merkezi. değerlendirilebilir bence.
0
air
(06.03.26)
(19)

Rüşvet verdiniz mi?

michael_knight
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
+2
michael_knight
(12.02.26)
verdim memur zaten yapması gereken işi yokuşa sürdüğünden işimi yapsın diye
+5
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Hafizam beni yaniltmiyorsa hic vermedim. Birkac kez rusvet gerektirebilecek durumlarin icinde bulundum ama cesitli sebeplerden rusvetsiz ilerleyebildim.
0
mbond
(12.02.26)
vermedim. gerekmedi.
dilerim öyle bir durumda zorunda kalmam.

bekara karı boşamak kolay, bazen rüşvetsiz işlerin ilerlemediği durumlarda, yapması gereken işi yapması için verilmesi gereken tutarlar oluyormuş.
+1
biseysorcaktim
(12.02.26)
vermedim. işimi yokuşa sürerlerse patronun kim olduğınu hatırlatırım.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
@karım içeride, vezirköprü ilçe başkanının yeğenisin galiba
+13
🌸michael_knight
(12.02.26)
Hiç 'işini bilen'lerden olamadım. Kafama edeyim.
0
anon1m
(12.02.26)
Rüşvetten sayılır mı bilmiyorum ama ufak şeyler, işi hızlı halletsin zorluk çıkarmasın diye devlet dairesine tatlı ile gitmek, yemek ısmarlamak, sabrını zorladığımız bankacıya rakı hediye etmek gibi şeyler.

Bahşiş bırakırken bile gerilir utanırım ben rüşvet hiç benlik bir şey değil.
+5
mutekebbir
(12.02.26)
O zamanlar çalıştığım şirketin imza yetkilisiyken böyle bir olay oldu ve izin aldım o gün. Sonra da kaçtım o şirketten. Bu arada çok riskli bir duyuru oldu sanki. Modlar siler herhalde :)
0
gabe h coud
(12.02.26)
Üstü kapalı isteyen oldu, vermedim. İşim de çözülmedi.
Kasaba minnet edeceğime oramı keser yerim.
+2
cay koy geliyorum
(12.02.26)
ben vermedim ama babamın işi dolayısı ile babam çok vermiştir. Bir dönem show özel habere bile çıktık :D gizli kamera ile ifşa etmeye çalışmıştık 90'lı yıllar tabii
+1
croswell
(12.02.26)
tam rüşvet sayılır mı bilmiyorum ama kardeşim ameliyat olacaktı bir şehir hastanesinde hademe bulduk. adam bizi aldı randevusuz direk doçent doktorun odasına soktu, "hocam çok ağrısı varmış ameliyat olması lazımmış" dedi. doktorda asistanına yolladı bizi listeye aldı 2 gün sonra ameliyat oldu. ameliyattan çıktıktan 1 saat sonra hademe odaya geldi. geçmiş olsun bir ihtiyaç var mı falan diyor. bizde o ara adama parayı verdik. bizimkilerde alışık değil az mı verdik çok mu hala bilmiyoruz.
+1
my fault
(12.02.26)
2 sene önce çip krizi midir nedir sıfır araba yoktu piyasada. Galericiye teklif ettim ama yine de vermemişti arabayı. Ahahah.

Başka da vermedim.
+1
kaptan maydanoz
(12.02.26)
Para olarak değil ama iş bulma, tanıştırma, referans olma, network,vs olarak verdim.
+2
iwasbornonamountainside
(12.02.26)
Bi devlet dairesinde alenen rusvet istendi. Hem para vermek istemedim hem de nefret ederim rusvet islerinden.
Bana bi seyin eksik oldugu ve bu eksigi de rusvetle tamamlayabilecegini ima etti memur. Onumdeki kisi ise direkt verdi o ima sonrasi, kucuk bir miktardi 100 lira gibi. Bana sira gelince aynisini iste bana da soyledi memur. Ben aaa ne eksigi, avukatim her sey tam demisti (gercekten evraklari avukatla hazirlamistim) hemen kendisini arayayim da siz ne eksikmis bi ona soyleyin ben hic anlamam dedim safa yatip. Neyse cok onemli degil, bu sekilde de olur dedi ve islemi gerceklestirdi bunun uzerine.
+1
Kittie
(12.02.26)
@maydanoz, o rüşvet olmuyor yahu. Rüşvet için devletle ilgili olması gerekiyor.
Piyasada bulunmayan bir ürün için daha yüksek ücret önermek gayet normal bir durum, valla.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Nikah memuru kalem yazmıyor diye para istedi verdik haliyle. Sanırım bu da rüşvet sayılır :)
+2
nuevo
(12.02.26)
Verdim. Memur ve orospunun bahşişini önceden verirsen iyi hizmet alırsın. Yoksa cebinde paranla bekler durursun
+1
michael harddd
(12.02.26)
Vermedim. Isteyen de olmadi isteseler de anlayamam. Böyle isler yüksek seviye sosyal zeka gerektiriyor bence. :)
0
Purple life
(12.02.26)
Turkiye'de vermedim (aklima dahi gelmedi), su an yasadigim yerde de denesem bir yerlerimden kan alirlar.

AMA,

Turkiye rus ucagini dusurdugunde is icin 3 haftaligina rusya'da idim, biraz mahsur kalmisim gibi oldu.
bilmem hatirlar misiniz ama hemen ertesi gunu rus otoriteleri bir suru turk tutukladi, azeri dovdu, koca koca milyar dolarlik sirketleri bastilar, gelen is adamlarini asagiladilar vb.

zaten rusya normalde de yolsuz bir memleket, kendimi korumak icin ulkeden cikana kadar dugunlerde para yagdiran almanci dayi gibi gezmek zorunda kaldim.
+1
adrianapole
(12.02.26)
(10)

Kucuk milletler 5 yil sonrasini

lapaz
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
+1
lapaz
(11.02.26)
size oyle gelmiyor. turkler kurumu ve kurali sevmez. bir asir sonrasini dusunebilmek ve tasarlayabilmek icin bugunden sabitlenmis, degismeyen referans noktalariniz olmali. bizde boyle baglayici unsurlar yok.
+5
Sour
(11.02.26)
türk milleti diye bir şey mi kaldı ortada ki yarını düşünsün. eflatun'un siyaset yapmazsan siyaset yapanlar seni yönetir sözünü yaşıyor bu ülke 85 senedir.

milleti tarihine sövdüre sövdüre bitirdiler. yüz yıllardır sömürge niyetine kullanılan bir yere dönüştü, bir atatürk denedi kırmayı onun da ömrü yetmedi.
-2
gule gule
(11.02.26)
Türkiye bence israfta apayrı bir ülke. İnsanlar tüketim ile mutsuzluktan kurtulabilecegini sanıyorlar.
-1
michael harddd
(11.02.26)
1800lerin ikinci yarısından beri tek politikamız var: denge politikası
0
Hallegadola
(11.02.26)
Değil bir asır sonrasını, bir dakika sonrasını tahmin edemeyiz özetle.

İki örnek vermek istiyorum;
1- Benzer kategorideki en sevdiğim filmlerden biri, Alman yapımı (bkz: Lola Rennt )

2- Kuran-ı Kerim - Rahman Suresi
كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فٖي شَأْنٍۚ
- O, her an, Bir yaratma halindedir.
-4
love and trust
(11.02.26)
Bu Türkiye'ye özgü bir şey değil. Öncelikle "Yüz yıl sonrasını görmek" diye bir şey zaten mümkün değil. Ancak gelişmiş ülkelerin orta vadeli politikaları, bu politikaları iktidardaki partiden bağımsız yürütecek bir siyasi - bürokratik kültürleri, nihayetinde de askeri ve finansal güçleri var. (Ya da en azından vardı. Trump falan derken bunun orada da ne kadar kaldığı tartışılır)

Türkiye gibi ülkeler ise her şeyden önce etki eden değil, etkilere tepki üreten tarafta; ekonomisi ve siyaseti reaksiyoner. Bu da politikanın da popülizmin en dip noktasında olmasını kendince zorunlu kılıyor, zira millet açken gidip öyle uzun vadeli siyaset falan yapamazsınız; ufkunuz bir sonraki yerel ya da genel seçimlerle sınırlı, o da iki, üç yıl demek.
0
salihdt
(11.02.26)
Kücük millez büyük millet ne güzel kafalar bunlar
-2
Purple life
(11.02.26)
Millet değil Devlet. Onu baştan düzeltelim.

Küçüklük, büyüklükten değil, Zenginlik, fakirlikten bahsediyoruz. Bunun da Devletler seviyesindeki adı Gelişmiş ve Gelişmemiş devletlerdir. Gelişmemiş devletlerin de gururu zedelenmesin diye Az gelişmiş, hatta onunla da yetinmeyip, Gelişmekte olan devletler diyoruz.
Türkiye bir Gelişmekte olan Devlettir.

Bugünün Dünyasında Devletlerin, varolabilmek için kendi kendine yeterli olması, aldığıyla sattığının birbirini karşılaması gerekmektedir. Enerji ithal etmek zorunda olan bir Devlet olduğumuz için ve bunu karşılayabilmemiz için dışarıya teknoloji satmamız gerekmekte çünkü doğal kaynak olarak da tarım olarak da Dünya ile rekabet edebilecek güçte değiliz.
Turizm biraz damlıyorsa da maşrapayı dolduramamaktadır.
Bu durumda borç ile geleceği ipotek etmek dışında çare kalmamakta.

Günü kurtarmak için boğazdaki köprüyü, pardon, mutfaktaki tencereyi diyecektim satmayı düşünen bir aileye 3-5 yıl sonrasının hesabını sormak çok akılcı durmuyor bu durumda.
0
Mirket
(11.02.26)
tam facebook profil arkasi sozu
0
antikadimag
(11.02.26)
turkish people en "zen", "ruhani", "tasavvuf ehli" adına ne dersen insanlar olduğundan (‐muzdan) anı yaşıyor ki bu da halkımızı en büyük yapıyor.

"ben, pollyanna" uluslararası en iyi film oscarı ile 2026'da adayım.
-2
klassno
(12.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(11)

İçim sıkılıyor

artıküyeolmakistiyorum
Daha önce de duyuru açmış ve başka bir departmandan iş teklifi aldığımı, ofise en az 2 gün gitmem gerektiği için ev tutacağımı eşyalar alacağımı vs yazmıştım. Hepsini yaptım. Bir ev tuttum, eşyalar aldım(almaya devam ediyorum bitmiyor), yerleştim vs. Fakat pişman gibiyim. Çünkü ben tamamen uzaktan ç
Daha önce de duyuru açmış ve başka bir departmandan iş teklifi aldığımı, ofise en az 2 gün gitmem gerektiği için ev tutacağımı eşyalar alacağımı vs yazmıştım.

Hepsini yaptım. Bir ev tuttum, eşyalar aldım(almaya devam ediyorum bitmiyor), yerleştim vs. Fakat pişman gibiyim.

Çünkü ben tamamen uzaktan çalışıyordum, keyfime göre şehir değiştiriyor, canım isterse memlekete dönüyor kira falan ödemiyordum. Her şey benim kontrolüm altındaydı.

Fakat şimdi hem birikimimden harcama yaptım, düzenli kira-fatura yüküne girdim hem de en az 2 gün ofise gidiyorum. Güzel bir zam alsam da nezdimdeki karşılığı hiç tatmin edici gelmiyor. Pişman mıyım değil miyim bilmiyorum.

Bir düzenimin olmasını çok istemiştim. Fakat hep de memlekete dönüp kira vs ödemeden birikim yapma planlarım vardı. Keyfim yerindeydi. İş yönünden sorunum yok ama kendimi kafese alınmış, çaresiz hissediyorum.

Bir yandan da abartma herkes aynı sistemin içinde çocukluk ediyorsun diyorum. Bilmiyorum.

Fazla teselliniz var mı? Tsk
-3
artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Yanlış yola girdiğini hissediyorsan vakit kaybetmeden o yoldan çıkmaya bak derim. Belli ki bu uymamış sana.
0
michael harddd
(10.02.26)
Full remote u bırakmak hata olmuş. Ha şirket zoruyla ofise çağırılma ihtimalin olan bir yerden geçtiysen sıkıntı yok. Kendi kendine patlardı o bi ara. Fakat yurt dışına falan full remote çalıştığın işi bıraktıysan yazık olmuş.
0
hububrad
(10.02.26)
Yok tamamen yurtiçi. Dönüşüm var mı bilmiyorum, kurumsalda ani dönüşler zor olur. En az bir sene bu görevde kalmam gerekiyor. Yönümü kaybetmiş gibiyim, zamanın ilacı bana da yarar umarım.
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Eski departmandaki isinin full remote kalacaginin bir garantisi yoktu ki. Bir de memlekete gidip aile evinde kalmak da bir sure sonra sikardi, cok surdurulebilir degildi belki. Esyalar birikiminin cok buyuk bir kismini yediyse gereksiz pahali esya aliyor olabilirsin.
0
hot potato
(10.02.26)
Pandemiden önce ofise gidiyorduk.
Pandemide evlere yolladilar.
Bir süre sonra cogu insan yazlık bölgelere veya memleketine gitti.
Öyle olunca, pandemi de uzayınca, bizim sözleşmeyi remote a çevirdiler.
Hala öyle devam ediyoruz ama diğer sirketlerin yaptığı gibi bizde de ara ara ofise çağırmalar dillendirilmeye baslandi.
Yani günün sonunda remotelara da yine istanbul izmir ankara yolu gözüküyor gibi duruyor.
O yuzden devam etseydin bile ne kadar daha oyle gidecegi belli degildi +1

Bu olmadan, erkenden is olanaklarinin cok oldugu yerde duzen kurmak daha iyi olabilir.
Zorluk iyidir. Rahatlık + remote insanin gelismesini yavaslatiyor.
Belki biraz giderler artinca geliri yukseltmeye yönelik yeni cozumler bulursunuz bu vesile ile.
+1
ananiyimioguz
(10.02.26)
Dramatik şekilde harcama yapmadım. Fakat zam da alsam aile evinde kalma planım kadar birikim yapamam. %50 azaldı öyle diyeyim. Bilmiyorum belki birkaç ay sonra iyi ki diyeceğim. Ya da birkaç aya kalmadan kaçıp gideceğim. Zaman
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Ben sende biraz kaybetme korkusu ve fazla fazla gelecek endişesi görüyorum. Kazanamayacağına inanmış gibisin. Halbuki bu harcamaların çok "olması gereken", çok iyi şeyler. Bunlar senin evin oldular. Gayet güzel kazanırsın da, evini de alırsın, birikim de yaparsın, aileden zengin olmayınca böyle zor oluyor işte çoğumuzun yaşadığı gibi. Ama sen çalışan kazanan ve ne yapacağını bilen birisin aslında, kendine güvensizliği yakıştıramam. Bilmediğimiz engeller varsa onu bilmem ama sadece eski düzenin bozuldu diye çok huzursuz olmuşsun o kadar, düzen kurmayı para kaybı olarak gördüğün için böylesin, düzen kurmak ve kendine ait yeni bir düzene sahip olmak diye görürsen bence sorun kalmaz.
+1
muhayyer divan
(10.02.26)
çok büyük hata yapmışsın.
her gün erken kalkıp suratsız insanlarla muhattap olma, trafik, salgınlar, yıpranma, gürültü içinde geçen bir gençlik...
halbuki bir güney asya ülkesinde, kıbrısta, kazakistanda çalışıp şu kısa ömründe hayatını yaşayabilirdin. çünkü yaşlandıkça insanın ne bir yere gidesi geliyor ne de gençliğindeki neşesi oluyor.
hemen remote bir iş bul ve eski hayatına dön.
burdaki kurumsal kölelerden olma. özgürlüğe paha biçilemez.
+1
plastic_angel
(11.02.26)
@plastic_angel, her gün değil, haftada iki gün. Trafiğe çok girmiyorum günde 1,5 saat. Suratsız insanlarla işim yok, güleryüzlü olunması gereken tarafta değilim. İş konusunda özgürüm, mesai saatlerini ben belirliyorum.
Konu iş özgürlüğü mesai vs değil. Neyse gecenin kasvetinden çıkınca şimdi daha iyiyim.
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(11.02.26)
Full remote insan psikolojisine uygun bir sey degil bence.Senin modelin en ideali mis gibi 2 gun git sirketine insan yuzu gor, sosyalles sonra kalan 3 gunde remote devam et. 2 ofis/3 remote emin ol en ideali. Gectiginiz isin sizin icin ideal oldugunu dusunuyorsaniz ardiniza bakmayin.Kafaya takacak bir sey yok.
0
turkuaz
(11.02.26)
her değişiklik insanı bir acaba mı sorusuna yöneltir bence zaten, çünkü her şeçim diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek demek. alışmak için kendine zaman tanı ve kendini sürekli "pişman mıyım" "oldum mu olacak mıyım" "şu anda pişman hissediyor muyum" "yapma diyenler haklı çıkacak mı" gibi düşünce sarmalının içine sokma. kendine şefkat göster bu konuda. alışmaya daha çok odaklan derim. bu kararı vermene neden olan olumlu tarafları bir kağıda yaz arada açıp oku.
0
Sadece soruyorum
(11.02.26)
(9)

Yüzme öğrenmek

metal69
İstiyorum. İstanbul'dayım. 30 yaşında bir adamım. Nereleri önerirsiniz bana?
İstiyorum. İstanbul'dayım. 30 yaşında bir adamım. Nereleri önerirsiniz bana?
0
metal69
(10.02.26)
Hiç bilmiyorsan havuzda öğrenmek daha zor olur. Yazın uzun bir tatil yap. Kolluk veya simit kullanarak suyun üzerinde durmaya çalış. 1-2 ayda öğrenirsin. Tenha bir yere git rahatça antreman yapmak için.
0
michael harddd
(10.02.26)
Havuzda öğrenirseniz daha güvenli bir şekilde ilerlersiniz. Denizde başladığınızda kolayca panikleyebilir ve korku geliştirebilirsiniz. Bunu yenmek daha zordur. Bu riski bir yüzme öğretmeni ile havuzda çalıştığınızda minimuma indirirsiniz. Ben yetişkin birine havuz öneririm.
+1
alice in potatoland
(10.02.26)
tabi ki havuzda pratik yapıalcak ama yputube videoları da beynin içselleştirmesi için çok faydalı oluyor
0
iwillsee
(10.02.26)
Derse, kursa gitmeden önce bence bir arkadaşınızdan rica edin Şile Akçakese plajı gibi sığlık bir alanda kendinizi bir görün.

Yüzmeyi öğrenmenin önemli bir kısmı sudan korkmamak olarak düşünüyorum. Orada kendinizi test ettikten sonra bakın duruma.

Yüzmeyi öğrenmek daha doğrusu suyun üzerinde batmadan kalmayı öğrenmek bence 30-40 dakikalık bir iş. Az ve yavaş da olsa ilerleyebilmeyi öğrenmek de olsun olsun birkaç saat.

Suda batmayacağınızı bildikten ve kendinize güvendikten sonra gerisi kolay zaten. Bir insan boyu suda batmamakla yüz metre derinlikte batmamak aynı eforu gerektiriyor.

Hele bir de sırtüstü yatarak batmadan ve hiç yorulmadan suda dinlenebileceğinizi keşfedince hiçbir zorluk kalmaz.

Çoğumuz sporcu gibi pek nizami yüzmüyoruz, ilerlemeyi beceriyoruz sadece.
(Çok küçükken yüzmeyi öğrendiğim için konuyu çok yanlış biliyor olabilirim eğer öyleyse şimdiden özür dilerim. )
0
michael_knight
(10.02.26)
istanbul belediyesinin yüzme kursları var seansı 50 TL , internetten gün seçerek rezerve ediyorsunuz
bir bak istersen yakın bir yerde varsa deneyebilirsin .
0
devilone
(10.02.26)
armut'dan özel yüzme hocası tut. fiyatları çok yüksek değil.
0
potsdamer
(10.02.26)
yukarıdakileri dinleme. denize falan da gitme. git adam akıllı bir yüzme havuzuna, grup yüzme dersine git, bir kaç derste öğrenirsin.

devilone doğru demiş. ibbnin yüzme havuzlarına kayıt olup gidiyorsun. ben bilmiyorum öğrenmek istiyorum diyorsun hocalar bilmeyenlere topluca öğretiyor.
0
abelardo
(10.02.26)
25 seneden fazla yüzen biriyim. Havuza girdiğimde ben bile 2 kat efor sarfediyorum. Şunu yapma bunu dinleme diyenlerin dayanakları ne acaba merak ediyorum.

Tuzlu suyun kaldırma kuvveti havuz suyundan fazla ve bu yüzden hareketsiz dursan bile suya batman zor oluyor. Denizde yüzmek havuzda yüzmekten kolay. Bu bir fizik kuralı. En cahil insan bile bilir bunu.

İkincisi yüzmek bisiklet sürmek gibi pratikle kazanılan bir beceri. Üniversite sınavına hazırlanmıyorsun bir beceri kazanıyorsun.

Yıllar önce stil falan öğreneyim ve lisans çıkartıp yüzücü olayım diye beni kursa yazdırmak istediler. Hoca deneme yapalım falan dedi. Havuza balıklama atlayıp birkaç tur atıp çıktım. Adam dedi ki suyun üzerinde durabiliyor :) o zamanlar bile 4 senedir yüzüyordum.
0
michael harddd
(10.02.26)
michael, niyetim munakasa değil ancak yazdıkların çok boş. sen 25 senedir yüzen birisi oldugun için yeni başlayan birisi gibi düşünemiyorsun. yoksa dünyadaki herkes deniz suyunun daha fazla kaldırdıgını biliyor. bu bir tek senin bildiğin çok gizli bir bilgi değil. bu arada havuzdaki hoca doğru demiş. büyük ihtimalle 4 senedir yanlış yüzüyordun. sen bir kaç tur atıp çıkmış olabilirsin ama bir çok hata yaptın. muhtemelen hala yapıyorsun çünkü artık alıştın ve sana normal geliyor.

yüzme havuzda hoca ile öğrenilir. kolluk veya simit takarak 1-2 ayda hiç bilmeyen birisi denizde yüzme öğrenemez. öğrenemediği için de hevesi kaçar güveni kalmaz ve bırakır.

soran kardeşim sen dediğimi yap, havuza git hoca sana öğretir. istanbulun neresindesin özelden bana yaz. sana gidebileceğin bir havuz bulmaya çalışayım
0
abelardo
(11.02.26)
(5)

düşük iq'lu toplumlarla yüksek iq'lular arasında nasıl farklar var

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
iki tarafı da deneyimleyen arkadaşlar arkadaşlar örnek verebilir mi?
iki tarafı da deneyimleyen arkadaşlar arkadaşlar örnek verebilir mi?
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.02.26)
hayvansal iç güdülerini ne kadar dizginleyebildikleri farklı
+3
nahtoderfahrung
(10.02.26)
dagilim onemli oncelikle. her ulkede okuz de var dahi de var ikisinin arasindaki seyler de var ama oranlar farkli. ikinci olarak IQ mevzusu modern hayata ve dusunce yapisina, o tarz rasyonellige uyumla ortaya cikan bir sey. haliyle egitimin yaygin oldugu ve daha da onemlisi nitelikli oldugu toplumlar daha "zeki". genetik olarak ciddi bir fark oldugunu sanmiyorum.
0
hot potato
(10.02.26)
başkan sen neyi araştırıyorsun. gelip gelip gündem olacak şekilde başlıklar atıyorsun. sürekli de sorularında zeka var. neden bu kadar zekaya taktın? bir sıkıntın mı var?
+2
mikahakkinen
(10.02.26)
Birinde herkes kendini dusunur, hareketleri kisisel ya da ailesel kazanc belirler. Digerinde davranisini sistem icinde degerlendirip adapte edenler coktur.
+1
osssy
(10.02.26)
Gürültü, şiddet, çevre kirliliği açısından ciddi farklar var.
0
michael harddd
(10.02.26)
(11)

Kpss mi özel sektör mü?

skr1292
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem DestekKpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmışKpss çalışmak mantıklı mı?
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem Destek

Kpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmış

Kpss çalışmak mantıklı mı?
+1
skr1292
(09.02.26)
48k düşük maaş. Erkek bireysen ev geçindiremezsin, aile evinden asla uzaklaşmazsın.

kpss yada farklı bir firmada yeni iş.
0
HellKeePer
(09.02.26)
kamu personeli olmak her zaman avantajdır ama özel sektörün de avantajları var. siz ne istiyorsunuz onu bir kendinize sorun.

- işim rahat olsun, işten çıkarmaları çok zor olsun (kamu)
- başta düşük maaş ama terfi aldıkça ciddi bir maaş artışı (özel)
- yan hakların çeşitliliği (kamu)
- kendini geliştirebilme, başka alan ve pozisyonlara kayma (özel)

bir sayfaya artısını eksisini yazın ve içinize sinen hangisiyse onu seçin.
0
elektr10
(09.02.26)
Bende aynı sektördeyim. bence iki üc arkadaş kendinize firma kurun. yoksa ortam güzel diye düşük maaşa senelerinizi harcarsınız.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bana memuriyet her türlü daha avantajlı gibi gelmeye başladı. keşke bu kafaya 30 yaşından önce erişmiş olsaydım zira artık kpss çalışmak imkansız benim için. yemek temizlik, bir yandan uzun mesai saatleri vs. bence kpss deneyin yapabilecek gibiyseniz.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Tabi ki KPSS
1-Ömür boyu iş garantisi
2- Çalışman gerekmez, yatarsın
3- Kolay ev kiralarsın
4-Kolay kredi çekersin
5-Memur olursan mevcut işinin yanında ek iş bile yaparsın
+3
ebeş
(09.02.26)
Tartışmasız KPSS.. Maaş daha yüksek, işin garanti.
Kendini geliştirirsen rerererörörö tayfasına bakma sen. 7 yıllık mühendisim, iş görüşmesine gidiyorum maaş bile söyleyemiyorlar. Komik rakamlar teklif ediliyor. Ayrıca diyelim ki iyi maaşa iş buldun. Hop 7 ay sonra deyiverirler kapatıyoruz şirketi diye. Dımdızlak kalırsın.
Ben de KPSS çalışıyorum şu an. Sen de çalış kardeşim. Maaşımı söylemeye utanıyorum ben.
+2
camlicagazoz
(09.02.26)
Türkiye'de tek seçenek kamu. Maaş az olsa bile kamu daha iyi. Herşeyden önce daha az çalışacaksın. Çoğu memur ek iş yapıyor. Öğretmenlerin çoğu kafe, restoran açıyor son yıllarda.
0
michael harddd
(09.02.26)
Çok iyi bir firmada yüksek maaş ve çok iyi yan haklarla çalışmadığın sürece özelde sıradan maaşlı olmak yerine kamuda maaşlı olmak tabi ki. Ama özel sektör dediğimiz maaşlı çalışmak değil de kendi işini yapmaktır, bu durumda her zaman kamu diyemeyiz.
0
dfn4
(09.02.26)
Kesinlikle KPSS. En düşük memur maaşı 60000 tl civarı, çalışma saatleri belli, dışarıdan ek iş de yapabilirsin.
0
lostinway91
(09.02.26)
devlete gir..bir süre kafayı stabilite ile toparla..sonra bakarsın gidişata yine.
0
iwillsee
(09.02.26)
kardeşim öncelikle hakkında hayırlısı olsun
bende devlet hastanesi teknik servisinde çalışıyorum
kpssden iyi not alman lazım 90 üzeri
hafta sonu çalışmalarla bu puanı alabilirmisin çok zor
bilgi işlem olarak atanırsan sağlıktan bahsediyorum
maaşın 80*90 bin
çok rahatsın
işten çıkarılma derdin yok
kafana vurana yok
vs vs vs her türlü devlet rahat
ama işin ehliysen
dışarda çok daha üstü para kazanabilirsin
0
Kuzeyli54
(09.02.26)
(8)

mühendisler niçin kendi üretimlerini yapmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.02.26)
1-proje,müşteri vs.
2-sermaye.

100 bin maas alan bir iscinin,
isverene maliyeti
180 bin ise,
para kazanmak icin ne kadar ciro yapilmali,falan..
0
designer
(09.02.26)
Mühendisler patron olarak yetiştirilmez ekonomi bilmezler, en basitinden muhasebe ve pazarlama bilmezler. Mühendisler üniversiteden mezun olduklarında teknik yönetici olarak mezun olurlar. Bir fabrikayı yönetmek zamanla geliştirilen tecrübelerle oluşur. En iyi fabrika sahipleri ve en iyi genel müdürler her zaman mühendislerden çıkar fakat bu demek değildir ki mühendisler patron olsun. Bir ürünü ortaya çıkarmak sadece çıkarmaktır. Bu ürünün değerini ve pazarlama satış stratejilerini belirleyecek olan birimler çok farklıdır.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
cesitli sebepleri var:
- muhendislerin ezici cogunlugunun para ile iliskisi kopuk. kendi ederini bile bilmez.
- muhendis surekli olarak bir sey nasil boka sarar kafa yapisina sahiptir, o yuzden de is kurmak falan asiri riskli gelir, korkutucudur.
0
cooperr
(09.02.26)
En büyük engeli para. Bir şeye sıfırdan girmek çok zor. Aileden gelen ciddi bir zenginlik yoksa kendi kendinin patronu olamazsın.
0
michael harddd
(09.02.26)
thetruenorthstrongandfree1 kadar kazanmıyorum ancak söylediklerine katılıyorum. Kendi iş yerin olması için mühendis olmandan bağımsız çok efor sarfetmen zamanının neredeyse çoğunluğunu oraya ayırman gerekir. Kısacık dünya için bu kadar kasmaya gerek var mı, şayet kendini orta düzey idare edecek bir gelirin varsa.
Bu tür işletmeleri olan patronlarım da oldu, bakıyorum tüm hayatı iş ve kaç kat daha çalışıyor, gecesi gündüzü yok, bana uygun değil şahsen.
Ve son olarak satış yapmak ve müşteri kazanmak hiç kolay bir iş değil.
0
va
(09.02.26)
Çünkü mesele makineyi yapmak değil.
Onu yapacak adamlarla uğraşmak, satmak, satış sonrasıyla uğraşmak ve tüm bunları yaparken sermayeyi bulmak ve riske etmek.
Birçok kişi için bu riske girmek mantıklı gelmiyor. Bazıları istese de sermayeye takılıyor.
0
burfak
(09.02.26)
ben tam olarak bu dediğini yapıyorum. yani mühendislik ürünleri yapıp bunları satıyorum. bazen de bu şekilde gelen talepler için müşterilere özel cihazar-makinalar tasarlıyoruz.

insanların bunu yapmıyor olmalarının bin tane sebebi var da en önemlisi sermaye. bir makina tasarladın bunu tasarlamak ile iş bitmiyor. prototipler üretmen, bu makinayı yapabilmek için başka makina ve aletler satın alman. bir işyerini ayakta tutman ve birkaç eleman beslemen gerekiyor. hala bitmedi, satış ve pazarlama ile uğraşıp en azında birkaç makinayı stokta tutman hadi sattın diyelim bir de bunun tahsilatı, vergisi, çek-senet batağı ile uğraşman lazım.

bitti diyorsun ama bitmedi. sattıktan sonra çıkan sorunlar garanti süreci, yedek parça stoğu, müşterilerin teknik taleplerine yanıt vermek gerekiyor. daha da var aslında ince ince detaylar.

ayrıca okuldan yeni mezun 5-6 yıllık bir mühendis piyasa bilemez. tek başına sistem bütünününde çuvallar. doğru seçimleri yapamaz. bu işleri yapıp çekip çevirecek tecrübeye ulaştığında ise 15 yıl geçer bir şirkette-fabrikada iyi maaşlı bir pozisyona zaten gelmiştir artık o döngüden çıkamaz.
+1
orpheus
(09.02.26)
bilgi yetmez. tamamlayıcı varlıklar gerekir.
0
iwillsee
(09.02.26)
(8)

AI'ın tehdit ettiği bölümleri okuyanlar...

msb
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.Böyle
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.

Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.

Böyle bölümlere yeni girmiş/girecek gençler ne hissediyor merak ettim.
0
msb
(08.02.26)
Buna pek bakan yok. AI masa başı iş yapan her bölümü etkileyecek. Özellikle sayısal bölümler ve tasarım tarzı bölümler. Geriye sosyal bilimler veya İİBF bölümleri kalıyor. Bunlarda da iş yok.
+1
runaway
(08.02.26)
işini iyi yapan herkes yapay zekaya rağmen iş bulur, giren çıkan juniorlara veya işini ciddiye almayanlara olur. ben yazılımcıyım şuan yetişen juniorlar bu yapay zekaya fazla sırtını dayıyor o yüzden kendi fikirleri yok çoğunun. piyasa adapte olur yeni düzene. geleceğini düşünen varsa olabildiğince az yapay zeka ile işini iyi öğrenmeye baksın.
+1
nahtoderfahrung
(08.02.26)
fotoşop da fotoğrafçılığı bitirecekti, dijitale geçti. geçemeyen akademide estetik üzerinden analog okşuyor. llm ya da ganlar bir araç, meslek bitiremez. x bir içeriği 42 layer üretmiyor, gelecekte de 42 layer üretebilmesi için grafik tasarımcının ona bunu anlatabilmesi lazım.

ne zaman ki biri savunmasında "ben sadece ai ne derse yaptım" der, o gün itibariyle sıkıcı ve gözden düşmüş, kurumsallara kakalanan bir araç olarak hayatına devam eder. başka şeyler böyle gözünüzde büyür filan.
0
klassno
(08.02.26)
Bence henüz farkında değiller çünkü hem görece başındayız, hem de tam olarak nereye gideceğini bilmiyoruz. Ancak sadece 4-5 büyük şirketin (Amazon, Google, Microsoft, Facebook vb.) 2026'da AI için yapacağı altyapı yatırımı 600 milyar dolar seviyesinde. Bu yarışın sonunda illa bir şeyleri değiştirecek ürünler çıkacaktır. Eğer AI bu şirketlerin umduğu yöne gider ve devletler de buradan doğacak verimlilik artışını topluma paylaştıracak adımlar atmazlarsa tünelin ucu güzel bir yere çıkmayabilir.

1 - AI'ın ciddi sosyal etkileri olması için meslekleri tamamen bitirmesi gerekmiyor; 1 milyon insanın çalıştığı bir sektörde %20 verimlilik artışı kabaca 200 bin işsiz insan demek. Bir ülkenin görece iyi kazanan, en çok vergi ödeyen, en çok tüketim yapan orta, orta-üst gelirli grubunun %20'sinin işsiz kalmasının yaratacağı yıkıcı ekonomik etkiyi tahmin bile edemiyorum, ki bunun bir de sosyal ayağı var.

2 - "Alanında iyi olan hep iş bulur" çok subjektif; AI genel olarak süreçleri basitleştiriyor ve iyi olanla olmayan arasındaki farkları azaltıyor. Diğer yandan meritokrasi hiçbir zaman düzgün çalışmadı, zaten öyle olsaydı "Kötü çalışan" diye bir şey kalmazdı, zira bunlar iş bulamazlardı. Çalışan havuzu daraldığında işinde iyi olanların da bir kısmı işsiz kalacak. Tabi burada baskılanacak maaşları da işin içine katmak lazım. Sorun sadece iş sahibi olmak değil, hayatı idame ettirecek para da kazanmak. Bir alanda yüzbinlerce her deneyim seviyesinden fellik fellik iş arayan, kendilerini geliştirmeye çalışan insan varken "Ben işimde çok iyiyim, hem AI'dan etkilenmedim hem de çok iyi maaş alıyorum" genel geçer bir durum olamaz.

3 - AI emek yoğun bir tekonoloji değil, varlığının sebebi her şeyi çok daha hızlı ve verimli yapmak. Kazandırdığı verimliliğe ve dolayısıyla neden olduğu işsizliğe denk bir iş alanı yaratması bence imkansız.
Kaldı ki diğer bir sorun da, o iki grubun aynı olmaması: Yani "Marketlerde artık kasiyer yok, otomatik kasa var, kasiyerlere gerek kalmadı. Ama otomatik kasaların yazılımı var, bakımı var" örneğinde o işsiz kalan kasiyerler bir anda teknisyen ya da yazılımcı olmuyor. Bu tür bir dönüşüm büyük ölçekte imkansıza yakın.

4 - Orta vadede mavi yakalılar da tehlikede zira robotiğe de çok ciddi yatırım yapılıyor. Mesela Amazon'un en büyük derdi depolarını tamamen otomatize edip insanlardan kurtulmak.
+2
salihdt
(09.02.26)
eğer global bir düzenleme olmaz ise tünelin ucu hiç de iyi bir yere çıkmıyor. sorun şu ki ai, robotlar vs. insanların işini elinden aldıktan sonra. üretilen ürünler, hizmetler kime satılacak? herkes işsiz kalınca alıcı kim olacak?
0
surprise
(09.02.26)
ai'dan bağımsız olarak global bir iş kıtlığı var. ai'ın girdiği veya girebileceği işler zaten çoktan bitik.

yazılım pandemi döneminde bir zıplama yaptı ve sonrasında önceki konumuna döndü. herkes yazılımcı maaşı diye internette gördüğü rakamlara kanarak yazılımcı olmak istedi. google'da herhangi bir meslek için arama yapıldığında yakın rakamları görmek mümkün.

kısacası zaten bir durgunluk var. ai etkisi sanıldığı kadar fazla değil ve olmayacak
0
michael harddd
(09.02.26)
salihdt +1. Harika ozetlemis
0
hot potato
(09.02.26)
Yanıtlar için herkese teşekkürler. @salihdt sana ayrıca teşekkürler.
0
🌸msb
(11.02.26)
(4)

Dubai’den ev almak

beyaztenlikiz
Merhaba :) Dubai’den ev almak mantıklı mı? Kredi çıkıyor mu? Bilen, alan var mı? Teşekkürler :)
Merhaba :) Dubai’den ev almak mantıklı mı? Kredi çıkıyor mu? Bilen, alan var mı? Teşekkürler :)
0
beyaztenlikiz
(08.02.26)
Oturum veriyor ama çalışma izni vermiyor bildiğim kadarıyla. İş güç meselesi bir şekilde çözülecekse mantıklı.
0
michael harddd
(08.02.26)
Mantıklı. Geri dönüşü Türkiye’den daha kısa, fiyatlar daha uygun ve kiracının çıkmama gibi bir olayı yok.
0
gabe h coud
(08.02.26)
18 senedir Dubai'de olan bir arkadasim ile konuşmuştum bu konuyu. Mantikli olmadığını soyledi. Ayni sekilde bu aralar KKTC'de ev satislari icin reklamlar goruyorum sagda solda. Yapmayın sakın. Dubai'de kira fiyatlarini devlet kurduğu süper bir sistem ile belirliyor bu arada.
0
duster
(08.02.26)
Cahilligimi mazur gorun de kredi cikmasi derken? Dubai bankasi ulkeyle alakasi olmayan yabanciya kredi veriyor mu diye mi soruyorsun?

Bir seyin mantikli yatirim olmasi icin ileride deger kazanacagi bilgisi lazim. Yani ucuz alip pahaliya satma beklentisi. Dubai boyle bir yer mi? Bunu dusunmek lazim.

Kira konusunda bir araci kurum/kisiden yardim almak lazim olur diye dusunuyorum, her kiraci ciktiginda temizligiydi tadilatiydi, belediyeye vergi odemeleriydi (?) derken. O da karliligindan yer gibi.
0
hot potato
(08.02.26)
(8)

Ev mi Araba mı?

bepicolombo
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor) hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceği
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor)
hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceğim gibi :)
Diğer seçenekte meevcut evim merkeze biraz uzak ve bu yüzden kendimi daha çok zorlayıp merkeze yakın bir yerden 2. evi almak. ( Evi satmadan sadece araç satılacak Mevcut evi satarsam yüksek vergi çıkacak )Siz olsanız hangisini hedeflerdiniz?
Yaş: 34
0
bepicolombo
(08.02.26)
şu ortamda parayı kolay kazanmıyorsan ev.
+1
orpheus
(08.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1

abi inline 8 diye bir motor yok :D
+1
cooperr
(08.02.26)
Yaş 34 ise ev kadar araba sahibi olmak da şart. Sürekli kullanmasan da kapının önünde her daim durmalı. O nedenle araba satıp 2. evi alma fikri biraz uzak kaldı ki ben konut almayı her daim herkese öneririm ve teşvik ederim.

Bu ekonomik şartlarda durumunuz çok iyi değilse sadece keyfi olarak 1,6M daha koyup araba yenilemeyi önermem. Araba değiştirince hayatında değişen birşey olmayacak, alışınca "o kadar da gerek yokmuş" diyeceksin.

Hangi fikirlere daha yakınım?
- Oturduğun evi daha üst seviye bir muhit ile güncelleme fikri uygulanabilir. Değer artışları daha fazla oluyor.
- Yatırımlık ev alınmak isteniyorsa uzak bir bölge, 1+0 1+1 demeden uygun fiyatlı yapılabilir.
- Lüks araba harcaması bunların sonrasına bırakılmalı. Araba işi bunlara kıyasla daha kolay.
+3
Lethe
(08.02.26)
turkiye'de satilan bmw'ler kirpilmis oluyor. sirali 6 silindiri gectim, normal 4 silindir bile degil. 3 silindirli komik motorlara o paralari ben hayatta vermem.
-1
antikadimag
(08.02.26)
araba 10 senede çöp olur,
evin amortisman süresi 30 ila 50 sene arasidir,
ve ev yikilsa bile arsa degeri vardir,

araba eğlence,
ev barinma için.
0
designer
(08.02.26)
bi yanda ev olunca benim aklım hep eve gidiyor ama yaşıt sayılırız, bende geçtiğimiz yaz yatırım yapmak yerine gittim kendime z4 aldım. hem pişmanım hem değilim, dibine kadar sürdüm. valla ne yalan söyleyeyim pişman da değilim hala güzel havalarda gazlıyorum. :)
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
Türkiye'de ayağını yerden kesen bir araban varsa fazlasına gerek yok. Ev oturmak için de ek gelir için de önemli. Şuan ortalama bir ev 25-30 bin tl kira getiriyor. iş kurmaktan bile mantıklı bence.
0
michael harddd
(09.02.26)
Şunu samimi bir kankam bana sorsa "saçma saçma konuşma lan" deyip ensesine vurup "2. evini al burası türkiye" derdim ama sana diyemiyoruz tabi.
0
duyuruuser
(09.02.26)
(7)

Üniversiteler kapanabilir mi

biseysorcaktim
pratik olarak bu mümkün mü?Ülkedeki üniversite enflasyonu malum. Benim okuduğum bölüm on-onbeş sene önce bile iflas etmişti, bölüm hocaları işsiz kalmasın diye açık tutulduğu belli olan bir bölümdü. Hiç bir şeye dermanı olmayan yalandan bir yer. Öyle onlarca yer var. Bölümü kapatmak bir yana (çünk
pratik olarak bu mümkün mü?
Ülkedeki üniversite enflasyonu malum. Benim okuduğum bölüm on-onbeş sene önce bile iflas etmişti, bölüm hocaları işsiz kalmasın diye açık tutulduğu belli olan bir bölümdü. Hiç bir şeye dermanı olmayan yalandan bir yer. Öyle onlarca yer var.

Bölümü kapatmak bir yana (çünkü mezun olan herkes işsizdi) üstüne bir de ikinci öğretim açılmıştı.

Sanırım bunun kararını yök veriyor ve üniversite okumayan genç kalmasın (ve işsizlik rakamlarını öteleyelim) sanki ile yapılıyorlar.

Velhasıl, hala ufak da olsa umudum var. 3-5 sene sonra bir şeyler değişir de rasyonel ve iyi adımlar atılacak bir ortam çıkarsa ilk işlerden biri eğitim reformu yapmak olur.

Bu eğitim reformunun bir kısmı da gereksiz üniversite ve bölümleri kapatmak olmalıdır.

Ama bu mümkün mü, nasıl olur, oradaki dinozor öğretim görevlileri, gücü nüfuzu olan bürokratları naparız? “Size maaş vericez zorla emekli yapıyoruz, maaşınız da yüksek olacak yeter ki sktrn gidin” dense mesela sorun çözülür mü.

Tek tük bölüm kapatmaktan bahsetmiyorum. 200 okulun 150sini kapatmaktan bahsediyorum. Hadi her okulu tüm bölümlerle kapatmasak bile akademide yüzde 70-80 gibi bir küçülmeye denk gelir bu.

Bu iş mümkün değil gibi düşünme sebebim bir çok şehrin/ilçenin öğrencilerle dönmesi, yurtlar ve öğrenciye endeksli işlerle uğraşanların sayısının milyonlara ulaşması.

Ufak bir ütopik fikir alışverişi sadece.
0
biseysorcaktim
(08.02.26)
Bunun yerine aslında kontenjan azaltıldı birçok bölümde. Bazıları yarı yarıya indirildi. Yök son yıllarda Türkiye'nin de uluslararasu seviyede yarışabilen seviyede ve hacimde bilim üretmesini istiyor. Bu sebeple hem üniversitelerin atama kriterleri hem de üak doçentlik kriterleri günden güne ağırlaştırılıyor. Daha "competitive" bir yaklaşım benimsenmiş durumda. Dolayısıyla "bence" bölümleri kapatmaz araştırma hacmini düşürmemek için hocaların bu hacmi korumak için sistemde kalması gerekli, ancak lisans seviyesindeki eğitimi ikinci plana atabilir kontenjan azaltımı vs. ile.
0
pembe mezarlık
(08.02.26)
bu konuda bir rant oluşacaksa evet kapanabilir. sen bile kapanabilirsin eğer adamların elde edeceği bir rant varsa.

dünyada herşey rant üzerine kurulu son 40 yıldır.
0
plastic_angel
(08.02.26)
bir tek zenginler okuyabilsinler diye mi. lafa gelince sosyal devlet, fırsat eşitliği, uygulamaya gelince sivaslılar üniversite okumasa da olur.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
Kapatma değil de ücretli olsa nitelik artar. Türkiye gibi üniversite eğitiminin ücretsiz olduğu ülkelerde sorunlar aynı, Arjantin mesela aynı şekilde enflasyon ve işsizlik sarmalından kurtulamıyor.

Fırsat eşitliği başarılı olana ücret muafiyeti bursu vererek çok güzel sağlanabilir.
-2
michael harddd
(08.02.26)
Dersaneleri bile kapattilar, üni kapatmak zor degil
0
üğpoıuy
(08.02.26)
2020’de şehir üniversitesi kapatıldığında öğrenciler ve akademik personel garantör okul olan marmara üniversitesi’ne geçirildi diye hatırlıyorum. her özel üniversitenin garantörü var mı bilmiyorum ama kapatılan bölümler başka üniversitelere aktarılır muhtemelen. bu da birçok sorunu beraberinde getirir elbette.
0
eileengray
(08.02.26)
öyle birşey olursa şahsen ben çok sevinirim
0
ashleybon
(08.02.26)
(4)

Fransa vizesi hk.

die fetten jahre sind vorbei
Selamlar. Hic bilgim yok, birkac sorum olacak.1- online vize basvuru oncesi otel rezervasyonu yapmak sart mi2- turk telekom hattim var, internet icin en basit yol nedir oraya varinca3- vize randevu botu olan firmalardan hizmet almak sart mi, manuel randevu bulabilir miyim4- master ve visa cartlar i
Selamlar. Hic bilgim yok, birkac sorum olacak.

1- online vize basvuru oncesi otel rezervasyonu yapmak sart mi
2- turk telekom hattim var, internet icin en basit yol nedir oraya varinca
3- vize randevu botu olan firmalardan hizmet almak sart mi, manuel randevu bulabilir miyim
4- master ve visa cartlar ile sorunsuzca odeme yapabilir miyim her yerde
5- pariste aileye uygun guvenlik sorunu olmayan fiyat performans otel tavsiyeniz var mi
6- genel olarak vereceginiz bilgiler neler olur
0
die fetten jahre sind vorbei
(06.02.26)
Randevu bulmak çok zor. Firma şart değil ama çok uğraşırsın ve değmez.
0
michael harddd
(06.02.26)
2. Gitmeden önce telefonunuz e-sim'i destekliyor mu onu öğrenin. destekliyorsa kesinlikle en kolay ve en uygun yol e-sim.
4. Evet.
5. Müze biletlerini öncesinde online alın.
0
alice in potatoland
(06.02.26)
1. başvuru formunda zaten kalacağınız otelin adresini belirtmek zorundasınız. sonrasında da otel rezervasyon evrakını dosyaya koyuyorsunuz. dolayısı ile rezervasyon şart evet. evrakta da konaklayacak herkesin ismi yazmalı. çocuk varsa o da dahil.

3. hizmet şart değil ama randevu bulmak çok zor. 2025te kendimiz bulmuştuk randevuyu ve evraklar için danışmanlık firması ile çalışmıştık. aynı firma ile görüştüm geçenlerde. biz de botlarla çalışıyoruz artık, randevu bulmak çok zor diyorlar. randevulu, randevusuz fiyat farkı var zaten hizmet ücretinde. ama mart nisan gibi randevuların açılmasını bekliyoruz, önce kendiniz deneyin dedi. isterseniz özelden yazarım firmayı.

4. kredi kartınızın ekstresi tl değil döviz cinsinden olsun. bankadan bunu talep edebilirsiniz. daha karlı oluyor. ama kişisel tecrübeme göre konuşursam eğer euro biriktirip o şekilde gitmek ve euro ile harcama yapmak daha mantıklı. çünkü kafadan her şeyi 50 ile çarpınca insan kısıtlayabiliyor kendini.

5. biz airbnb'de kalmıştık. oteller biraz daha pahalıydı. bir de bizde 3 yaşında çocuk vardı ve oteller çocuğa da yetişkin gibi fiyat veriyordu. o sebeple airbnb tercih ettik. kaldığımız bölge güvenliydi ama 3. kattaydı, eski bi evdi. bebek arabasıyla eziyet olmuştu biraz. ama eyfel merkeze yaklaştıkça güvenlik sorunu ve fiyatlar artıyor.
yine de değerlendirmek isterseniz;
www.airbnb.com.tr

aynı dönemde arkadaşlarımız şu otelde kaldı
maps.app.goo.gl

döndüğümüzde şöyle bi entry yazmıştım.
eksisozluk.com
eksisozluk.com

şu an ikinci schengen için başvuru planlıyoruz. daha uzun verirler diye yine fransa'dan başvuracağız ama öyle bi durum olmasaydı bile tekrar paris'e gitmek isterdim. gerçekten çok güzel bir şehir.
özellikle nehirde tekne turunu tavsiye ederim.
bir de çok sıkıştırılmış bi gezi planı yapmamak lazım. her yeri 4-5 günde gezmek imkansız. o sebeple bazı yerleri eleyip gerçekten gitmek istediğiniz yerlerde doya doya vakit geçirmek gerek.

vize konusunda da bize söylenen evraklarınız tamsa ve yeterli paranız varsa fransa'nın sorun çıkarmadığı yönündeydi.
0
elorelia
(06.02.26)
arkadaşlar ben fransa vizesi kovalamıyorum ama teyzemin işi için telegram grubunda takılıyorum, millet istanbuldan randevu bulamadığı için izmir vfs den alıp oraya gidiyormuş bilginize. mesela bu sabah izmir vfs martın ilk haftasnın randevularını açtı ve aldım diye yazanlar oldu. ama istanbul imkansız çünkü az açıyormuş olanı da vize şirketleri botlarla hemen alıp kapatıyorlarmış bilginize. (istanbuldakiler izmirden de başvuru yapabiliyormuş)
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(15)

Anlasmali evlilik yoluyla vatandaslik almak

banach
Bu tam olarak nasil yapiliyor? Nasil bulunuyor evlenecek kisi ve anlasma neleri iceriyor? Para karsiligi oluyordur diye tahmin ediyorum. Spesifik olarak Amerika icin soruyorum. Var mi yapan ya da yapan birilerini taniyan?Tesekkurler!
Bu tam olarak nasil yapiliyor? Nasil bulunuyor evlenecek kisi ve anlasma neleri iceriyor? Para karsiligi oluyordur diye tahmin ediyorum. Spesifik olarak Amerika icin soruyorum. Var mi yapan ya da yapan birilerini taniyan?

Tesekkurler!
-1
banach
(04.02.26)
Para için bu işe giren pek olmaz. Aynı evde yaşaman gerekiyor. Ortak banka hesapları, seyahat belgeleri, komşularla görüşmeler gibi iyice inceliyorlar. Abd'de en batık insan bile 30-40 bin USD kredi alabiliyor.

Karşı tarafın seni beğenmesi, duygusallık ve cinsellik gerekiyor. Yani karşı taraf ne istediğini biliyor ama seni beğendiği için sana onu veriyor. Bazıları da tanıdık aracılığıyla yapıyor. Bir akrabası var örneğin o ayarlıyor. Ama iş yine gerçek, yani birlikte yaşama, seks meks oluyor. Süreç uzun ayrıca. 3 yıl olması lazım green için.

savaş cebeci'den tut laptoplu gezgin e kadar hatta amerikalı aynasıza kadar hepsi evlilikle kapağı atmış kişiler. bu adamların ortak özelliği bunlarda para yok, tahsil falan da yok.
+2
michael harddd
(04.02.26)
evet, sadece para icin bence de yapilmaz. ama sizin verdiginiz ornekler biraz gonul iliskisi gibi duruyor. yani tamamen anlasmali sayilmaz. bir taraf ilgi duyuyor sonucta.
0
🌸banach
(04.02.26)
Zaten anlaşma diye bir şey yok. Bıkana kadar devam ediyorlar işte. Görücü usulü gibi bir akrabaları ayarlıyor çoğunlukla.

Amerikanların hepsinin bu konuda farkındalığı da var bu arada. Yani o seni seçiyor talipler arasından.

10 yıl boyunca eşinin borcundan sorumlu oluyorlar. Kefil olmak gibi düşün. Ek olarak minimum maaş kriteri de var eş sponsorluğu için. Gönül işi olmadan bunlar yapılmaz
+1
michael harddd
(04.02.26)
borcundan sorumlu sayilmayi ve minimum maas kriterini bilmiyordum. bence de gonul isi olmadan yapilirmis gibi durmuyor.
+1
🌸banach
(04.02.26)
6 yildir amerika'dayim. parali parasiz yapan bir suru insan biliyorum. cok acik yazacagim.

kabaca bildigim evliliklerin cogu green card evliligi. cogu kisi normal iliskisi devam ederken green card icin evleniyor. normalde evlenmeyecekken.

geri kalanlarda gordugum kizlar hemen bir erkegi kafaliyor seks karsiligi green card aliyor, sonra ayriliyor. tanidiklarimi gectim green card subredditleri boyle amerikalilarla dolu, karim beni kullandi galiba simdi petition'i ceksem cok mu gec diye. yazik.

erkekler dating pool'da cok asagilara inip normalde cikmayacaklari (kendilerinden yasli, kilolu vs) kadinlarla evleniyor ya da para karsiligi yapiyorlar. para verip evlenen kiz gormedim ama erkek gordum.

duruma gore birkac ayda ya da 1 yilda 2 yillik conditional green card geliyor. bazi caseler cok uzayabiliyor ama. sonra da 10 yillik olana geciyorsun.

para karsiligi tanimadigin biriyle asla yapilmaz. hem mevcut administration cok kastiriyor, hem de seni kaz gibi yolarlar. santajla para falan alip gecinen amerikalilar var. yani evleniyor seninle, sonra her ay bana bi miktar ateslemezsen gider iptal ederim basvuruyu diyor.

gonul isi olmadan yardim icin evlenen de gordum. arkadasi statusunu kaybetmesin diye evleniyorlar.
+2
antikadimag
(04.02.26)
"seks karsiligi green card aliyor, sonra ayriliyor" teknik olarak imkansız. 3 yıl evli kalmak gerekiyor ve USCIS evliliği dikkatlice inceliyor. Mülakatta çapraz sorguyla yalan söylüyorlar mı diye anlamaya çalışıyorlar ve bu mülakatı yürütenler bu konuda son derece eğitimli insanlar.

kadınların işi çok daha zor bu arada. 1-2 sene aynı evde yaşayıp sonra kapı önüne konulan çok var. genç erkek yaşlı kadın ilişkisi en yaygın olanı. savaş cebeci mesela yaşlı bir kadınla evlenmiş.

gelgelelim abd'de yabancıların yaptığı evliliklerin tamamı green evliliğidir. karşı taraf bunu bilir ve aşık olduğu için kabul eder.
0
michael harddd
(04.02.26)
yardim icin evlenen nasil iyi bir insanmis yav, kaldi mi boyle insanlar. cok ciddi birsey sonucta.
+1
🌸banach
(04.02.26)
imkansiz degil bizatihi bildigim caseler. oluyor bunlar tanidigim insanlar.

3 yillik evli kalmak da sart degil. conditional aldiktan sonra avukat tutup ayrilip devam edebiliyorsun.

sonra interview olmadan da veriliyordu trump administrationa kadar. kagit ustunde suphelenirlerse insanlari cagiriyorlardi. simdi standard oldu trump ile. senin amerika'da oldugunu bile sanmiyorum benim burada yasayarak gordugum caseleri bana anlatmaya calisman tuhaf.

ayni evde yasamayi da kagit ustunde hallediyorlar.

sen bu datalari nereden aliyorsun bilmiyorum ama benim yillar icinde gordugum kadin evliligi erkek evliliginden orantisiz sekilde daha fazla. internetteki data da bunu dogruluyor. boyle bilmeden emin konusman cok enteresan.
+3
antikadimag
(04.02.26)
@banach;
ayni milletten insanlar arasinda abd'yi terk etmek zorunda kalmasin diye evlenenleri biliyordum.

ama yardim icin eski calistigim sirketteki amerikali kiz is arkadasiyla evlendi. ben de cok sasirmistim duyunca is arkadasiyla evlenmek icin cok iyi niyetli olmak lazim. cok saf iyi niyetli bir kizdi ama yine de sasirdim. ben hayatta yapmam.
+1
antikadimag
(04.02.26)
@antikadimag, o zaman size bir soru daha: sonradan vatandaslik almis bir turk ile evlensek, surec yine ayni mi isliyor? daha zor ya da daha kolay ikna olma durumu olur mu?
-1
🌸banach
(04.02.26)
kagit ustunde fark etmiyor. ama amerikaliyla evlenmis arkadaslarima green card daha hizli geldi. turk vatandasla evlenenler hep daha cok bekledi, bu benim orneklem grubundan gordugum sonuc ama tesaduf de olabilir tabi.

sonuc olarak onlar da aliyor ama green cardlarini.
+1
antikadimag
(04.02.26)
2 yıl yaşadım abd'de. öncelikle abd'yi keşfeden ilk türk değilsin.

Türk restoranlarında açıkça şurada şu kadın bilmemkaç bin usd istiyormuş gibi muhabbetler dönüyordu. Burada tek tek yazamayacağım çok absürd olaylar var. biz o caselere doğrudan tanık olduk.

kadın-erkek fazlalığı sadece istatistiki bir olay. sonuç olarak ben para veya sekse dayalı yapan yok falan demiyorum. Var ama bu işin çok daha derin boyutu var. 10 sene finansal sorumluluk alınıyor. Gittin imzayı atıp olayı bitirdin değil. Ev alıp borcu ödemese sen ödüyorsun.

6 senedir abd'de olan biri 250K USD okul parası döküp de abd'den ayrılmak zorunda olanları görmüştür. Bunlarda bok gibi para var. Sekse gelirsek bu mevzu bile değil. Niye yapamıyorlar sence? Giresun'un köyünden başörtülü rümeysa veya tek kelime ingilizce bilmeyen allah'ın kürdü tak diye greeni alıyor.

abd diye din, aile yok gibi otomatik varsayımlar olsa da örneğin katoliklik mezhebinden biri için bu çok ters bir olay. boşanmaları sıkıntılı oluyor.
-1
michael harddd
(04.02.26)
ben bir de sunu merak ediyorum: yapanlar bunu etrafindan sakliyor mu? yani mantikli olan saklamasi, gercek evlilikmis gibi davranmasi. bunu bilen ve cekemeyen biri ihbar edebilir. ice sokaktan adam topluyor. bu firsati da degerlendirirler.
-1
🌸banach
(04.02.26)
antikadimag + 1111

8 yildir amerikadayim onlarca kisi bu sekilde evleniyor. YouTube da amerika videoları çeken work and travel ya da f1 ile gelenlerin neredeyse hepsi bu sekilde evliliklerle kaldi.
+1
oscar
(04.02.26)
iki tanidik boyle oturumu aldi. yapan erkek gormedim ama kesin vardir.
iki tip kadin var bunu yapan:

1 - bitik tayfa, borclari falan var onlari karsilamak icin gelir kapisi olarak goruyor. gonul iliskisi yok, sen vatandasligi aliyor o da parasini. 2-3 sene ayni adreste kaliyorsun. sonra yollar ayriliyor. bu ablalar genelde 10 senede bir bunu tekrarlar. ekmek parasi. arkadas 25-30 bin dolar civari harcadi diye biliyorum. bu arada ev kirasi falan da vermiyor tabii hatun.

2- adam arayan hatunlar, hafif gorucu usulu gibi. tanistiriyorlar, eleman bu arada vatandasligi aliyor, eger tutarsa devam. bu sekilde arkadas evlendi 2 cocuk yapti, sonra hatunu aldi turkiye'ye dondu, keyifleri yerinde. hatun da oyle sisman yasli falan degildi gayet eli yuzu duzgun isi gucu olan duzgun birisiydi.

etraftan saklama isi var, zira millet ketum oldugu icin birbirini ispiyonlayanlar var pisligine.

turk ile evlenmekte sikinti yok, sonradan vatandasligi almis olmasi onemli degil.
+2
cooperr
(04.02.26)
(2)

Siz olsanız ne yapardınız

Elizxx
Belki biraz uzun olabilir, vakit ayırıp okuyanlara şimdiden teşekkür ederim..Ben 40 yaşında, eşinden ayrılmış kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadınım (öğretmenim/atanamadım)Eşimden ayrıldıktan sonra kendime yeni bir düzen kurmak için farklı bir şehre geldim, hali hazırda bir işim de var.
Belki biraz uzun olabilir, vakit ayırıp okuyanlara şimdiden teşekkür ederim..
Ben 40 yaşında, eşinden ayrılmış kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadınım (öğretmenim/atanamadım)
Eşimden ayrıldıktan sonra kendime yeni bir düzen kurmak için farklı bir şehre geldim, hali hazırda bir işim de var..
Ancak süreç bugün Benim tıkandığım yer oldu, kiralar hayat şartları yeni bir düzen beni oldukça borca soktu ve iki aydır kiramı ödeyemeyecek duruma geldim, borcu borçla kapatmak çözüm olmuyor, bu yüzden sosyal medya üzerinden belki yardım bulabilirim diye düşündüm.
Lütfen yargılamayın, dilenci değilim sadece gecemin sabahını göremeyecek noktaya gelmiş, tükenmiş biriyim.
Yardımcı olmak isteyen olursa detayları seve seve özelden paylaşırım, 2aylık kira benim için şuan çok bir miktar ama damlaya damlaya l olur, yardımcı olmak isteyen olursa çok mutlu olurum.
Telrar teşekkür ederim, sevgiyle kalın
+1
Elizxx
(03.02.26)
bazı şeylerden feragat edip ev arkadaşı bulunabilir, evi 2 veya 3 kişi paylaşıp masraf düşüreceksiniz.
0
orpheus
(08.02.26)
İlk önce birinci derece akrabalardan yardım isterdim. Daha sonra diğer tanıdıklardan. Muhakkak birine ulaşırsın. Olumlu ya da olumsuz tepki verirler. Seni tanıyan biri yardımcı olamıyorsa tanımayan yardımcı olamaz.
0
michael harddd
(08.02.26)
(9)

Boşa harcadığım yıllardan sürekli pişmanlık duymaktan nasıl vazgeçerim?

lodlest23
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaş
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaşadığım oldu).

Ara sıra boşa harcadığım yıllar geliyor (18-32.5 - hatta ergenlik yıllarını da katabilirim) kendi kendime bu yıllarda kendimde değiştirmek istediğim şeyleri keşke yapsaydım, iş hayatına erken atılsaydım, eramus vs yapsaydım, kurslara falan gitseydim (bunun gibi şeyler) gibi düşünceler geliyor ama olan olduğu için "geçmişte keşke şunu şunu şöyle yapsaydım" gibi şeylerin bana bir faydası olmuyor. belki kendi soruma kendim cevap verdim ama bu düşüncelerin arada sırada aklıma gelmemesi bana ne önerirsiniz?
+1
lodlest23
(02.02.26)
Geçmişi artık geri getirme şansımız yok, o sebeple bunları düşünmek sana bir fayda sağlamaz. Bundan sonrası için elinden geleni yaparsın.

Belki o zamanlar şartlar öyleydi. Sen şimdiye ve bundan sonrasına bak artık.
+1
rock n roll
(02.02.26)
ergenlikte ne yapacaktınız ki? iyi bir ebeveyn yönlendirmesi yoksa, maddiyat belirli düzeydeyse zaten kısıtlı oluyor yaptıklarınız. ki sizin ergen olduğunuz ve üniversite okuduğunuz dönemde de bu denli delice bir kendini geliştir furyası yoktu. yani açıkçası x kursuna gitseniz de çok bir şey değişmezdi muhtemelen.
kendiniz demişsiniz zaten böyle düşünmenin faydası yok diye. hiçbir şeye geç kalmış sayılmazsınız, iki buçuk senedir de toparlıyorum kendimi demişsiniz. arada sırada aklınıza gelir. yapabileceğiniz şeyler vardı ya da yoktu, imkanınız dardı ya da genişti. yapacak bir şey yok. böyle düşünmek ilerlemeyi engeller. siz ilerlemeye bakacaksınız ve daha iyi bir hayat inşa etmeye çalışacaksınız.
+1
black holes in the sky
(02.02.26)
şu anda kendini ilerletebilmek için ne yapabilirsiniz?

kursa gidin. yabancı dil öğrenin. "eskiden keşke yapsaydım" dediğiniz şeyi şimdi yapın.
+1
co2s2
(02.02.26)
O zamanlar hayatta kalmak için durmaya ihtiyacın vardı belki.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
Çalışsaydın ne iş yapacaktın ve kendine yetebilecek miydin bu soruları kendine sor. Türkiye'de çalışma baskısı biraz da komşunun çocuğu işe girmiş kafasıyla oluyor. Millet hiçbir geleceği olmayan işlerde yıllarca çalışarak sonrasında ortada kalıyor. 3-4 sene oturup kendini geliştirse, dil öğrense yurtdışına falan gidecek belki ama asgariden hallice işe girip orada çürüyor. Nedeni ise toplum baskısı.

İleriye bak bence. Bunu bir olgunlaşma süreci olarak gör
+1
michael harddd
(02.02.26)
Hayat böyle bişey zaten. Boşa harcadığın bişey yok merak etme.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
ben de çalışma hayatımın başlangıcında bu zamanları düşündüm. şimdi 1 lira biriktirmek için harcadığım efor, kaçırdığım fırsatların 10 sene 20 sene sonra bir anlamı olmayacak dedim ve kazandığımı harcadım. Ki öyle de oldu. O zamanlardaki yıllık kazancımı bir ayda biriktiriyorum şimdi. İyi ki sıfıra sıfır yaşamışım o zamanlar. Eşşek gibi çalıştım ama bir de üstüne para biriktirmeye kasmadım. Bir de geçmiş geçmişte kaldı artık, elinden bir şey gelmiyorsa düşünmenin ne anlamı var. Söylemesi kolay tabii ama şartel gibi düşünüyorum böyle zamanlarda başlangıcını seziyorum, ah eski zamanlar ya da eskilerden aklıma gelince anında günümüze döndürüyorum kafayı. Sizde de belki işe yarar. Aklımda bir başkası varmış gibi. Kocaman kılıcıyla gelip götü kesen dayı gibi, konuyu kesiyor.

galeri8.uludagsozluk.com
+2
gabe h coud
(02.02.26)
Bugünden itibaren dolu dolu yaşayarak. Bazı şeyler için geç kalmış olabiliriz ama bazı şeyler için de geç değil.
+1
put it in your appropriate place
(02.02.26)
cevrendeki gurultuyu azalt. turkiye, dunyanin en gurultulu yerlerinden biri. hayata daha yeni basliyorsun.

gurultu=yasitlarin evlendi, herkes evini arabasini aldi, kilo mu aldin sen?
+1
buenosdias
(02.02.26)
(13)

Medeni durum/gönül işleri hakkında cevap vermek

pembediken
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor. Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.Hayatımda biri olmadığı halde var
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor.
Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.
Hayatımda biri olmadığı halde var desem doğru olmayacak ama bıktım. Eğer biri var dersem bu kez ne tür sorularla karşılaşırım? Ayrıca ailemin kardeşimin yanında soran oluyor ben ailemle böyle şeyler konuşmam.
+3
pembediken
(27.01.26)
Tek kelimeyle iş bitiyor: Nasip.
İkinci soruya cevap: kısmet
Üçüncü soruya cevap. Hayırlısı

Hiç uzatmadan tek kelimeyle...

Devamı geliyorsa öküzdür. Ciddiye almam. Çok ısrar ederse inatlaşır yukardaki paragrafı tekrar uygularım...

Bu defa kesin susuyorlar.
+7
halk
(27.01.26)
"Bu konuda konuşmuyorum, anlayışınıza teşekkürler"

Gayet net, kibar, had bildirici.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
yok gibi ama olursa ilk haber verecegim sizsiniz,
beni bu kadar düşündügunüz göre,
nikah günü,
hepinizden birer reşat alirim.

...sessizlik ,
sahte tebessümler,
konu kapanir..

utanmaza sende biraz utanmaz ol.
+2
designer
(27.01.26)
Toplum içinde özel hayata burnunu sokmaya çalışan kimseye karşı kibar olmak zorunda değilsiniz. Haddini bilmeye haddini bildirin.
+1
sucvecezve
(27.01.26)
32e olarak katılıyorum yarışmaya. Bana da çok soruyorlar. Normal tepki veriyorum. Evli değilim diyorum. Favorim ben bilmem, Allah bilir demek nasip işlerinde. :D
-4
arbre
(28.01.26)
Ay bende de cok var. Deliricem. 36'ya geldim. Biri var mi yok mu? Neden evlenmiyorsun laflari. Evlen artik bidi bidi.

Su an istemiyorum.arkadasim. Hayatimin o doneminde degilim yani. Evlenmeye zaten pek merakli olmadim.

Zamaninda tabiki hayatimda birileri oldu.

Nasip, kismet deyip gecistircem artik.

Ya da var ama kibrista dicem. Bi ara kibrista olan biriyle cikmistim.

Millet manyak olmus ya.
0
ırene adler
(28.01.26)
bu konuda en uç noktayı yaşayanlardan biri benimdir herhalde.

bi gün Ezine'nin Bayramiç sapağında minibüs bekliyorum. teyzenin biri ilişti yanıma "kız mısın?" diye sordu. cevaplarınızı bekliyorum :)

bunun üzerine çıkabilen olmadığı için normal cevaplar veriyorum artık.
+1
beetlejuice
(28.01.26)
hayatimdaki en sevdigim isi, isi aramiyorken bulmustum, resmen ustume dustu, muz orta ayaga iyi oturursa gol oluyor.

o yuzden kadinsam ve bosta isem, boyle sorulara terslemek yerine, "elinizde ise yarar bir adam mi var?" seklinde cevap veririm. cunku firsatlar beklenmedik zamanlarda gelebiliyor.
+1
cooperr
(28.01.26)
Soruların sonu yok, biri var derseniz evlilik soruları başlar, bence geçiştirme en iyi formül.

Bundan sonra sorulardan rahatsız olduğumda beetlejuicee yanaşan teyzeyi hatırlatacağım kendime:)
0
(28.01.26)
bence kırmak istemediğiniz kişilerse en kolayı şakayla geçiştirmek; ayy utanırımmm falan gibi. bir ara benim genel müdürüm sık sık böyle şeyler soruyordu. bi noktada, yeni bi yüzük aldıysam falan ben ona dalga geçmeye başladım; işte, çok hızlı oldu, haftasonu istemeye geldiler, şekerimi yarın getiricem falan diye.. böyle böyle bıraktı bu türlü hadsiz soruları :D
0
lil siztah
(28.01.26)
beetlejuice 😄 tekrar soran olursa bu aklıma gelir suratlarına gülerim. Biri var dersem artık senaryoyu hazırlarım
+1
🌸pembediken
(29.01.26)
Bunu bana marketteki kadın bile sormuştu ya. İnsanlar bu hakkı kendinde görüyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Varsa zengin bir tanıdık ayarla de, hemen kaçarlar. İşin içine para girince bizim millet kaçıyor
0
michael harddd
(29.01.26)
(11)

Evli olmayanlara soru

arbre
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
-11
arbre
(27.01.26)
planım yok, endişem de bulunmuyor. çok da uzun yaşamak istemiyorum, bir yerden sonra müsade demek lazım. manitasyon çok eşlilikle devam. evlenebileceğimi düşünüyor, evlenmeyi düşünmüyorum. kastırmadan biraz daha yaşarız işte.
0
klassno
(27.01.26)
plan yok, yaşım geçebilir, flört yok, sevgili not applicable.
0
zen1th
(27.01.26)
Hiçbir kaygım yok. Erkeğin yaşı geçmez
-1
michael harddd
(27.01.26)
bir planım yok hiçbir zaman da evlenmek istemedim. zaten evlenme fikri hep bana saçma gelmiştir. eğer birlikte yaşayacağım biri olursa olur, olmazsada sorun olmaz.
+1
my fault
(27.01.26)
Planım yok, endişem yok, artık kabul ettim, evlenmemek benim için daha doğru, kimseye tavsiye değil bu sözlerim, sadece benim özelimde böyle.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
Bu endişeler toplum baskısından kaynaklanıyor. Şahsen plan, endişe ya da aile baskısı yok 37k. Rahatım.
0
pembediken
(27.01.26)
hayiflanmanin faydasi olmuyor,
sagliginiza bakin gençler.
0
designer
(28.01.26)
Yaş 33e
Planım yok, flört ve sevgililik durumları yok. endişem maddiyat ve yaşlılığa yönelik. Yaşlılığımı görürsem eğer o vakte kadar en azından başımı sokacak bir evim olsa iyi olur diye düşünüyorum veya huzurevi diğer seçenek mecbur

@halk + 1 düşünmemeye çalışıyorum düşünürsem tadım kaçıyor
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.01.26)
kısa süreli bir evlilik yapıp ayrıldım, şu an yaş 38, yaşın geçme endişesi taşımıyorum çünkü evliliğin/ilişkilerin çok da matah bir şey olmadığını tecrübe ettim. hayata dair bir planım yok, çünkü ne zaman ne olacağını bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
endişe duymuyorum da sürekli birileri tarafından birileriyle match edilmeye çalışmak biraz canımı sıkıyor.
0
datnet
(29.01.26)
Bence 40+ yas skalasinda su an ve sevgili olacak kadar cok kadin ve erkek var.Yani evlenmemek illa ki yalniz olmak anlamina gelmiyor
0
turkuaz
(07.02.26)
(7)

Ego problemi

arbre
Instagram'da gördüğüm kadarıyla kızlar çok güzel, çok havalı, hepsinin burnu havada. Ama paylaşımlara bakıyorsun hepsi ağlıyor. Yani bugün liseliler bile öpüşüp el ele geziyor ama manken gibi kızların flörtleşeceği erkek bile yok. Bu durum çok ironik değil mi? Egoları bir erkekle konuşmayı kabul etm
Instagram'da gördüğüm kadarıyla kızlar çok güzel, çok havalı, hepsinin burnu havada. Ama paylaşımlara bakıyorsun hepsi ağlıyor. Yani bugün liseliler bile öpüşüp el ele geziyor ama manken gibi kızların flörtleşeceği erkek bile yok. Bu durum çok ironik değil mi? Egoları bir erkekle konuşmayı kabul etmiyor, ama evlenemiyorum yazmış. Kadınlar daha az egolu olmayı akıl edemiyor mu? Ego ilişkilerin önündeki en büyük engel değil mi şu an?
-21
arbre
(26.01.26)
Abi sen şundan 1 sene önce insanların mesleklerine göre kendinden düşük seviye gördüğünü söylerken kadınları ego sahibi oldukları için evlenemiyorlar yazman biraz garip degil mi?
Bence sosyal medyaya çok fazla bakıyorsun. Sosyal medyada belki böyle yazmaları kendilerine bir sürü adamın yazmasını sağlıyordur ve egoları pohpohlaniyordur falan egleniyorlardir bilemeyiz.
+8
logisticsmanager
(26.01.26)
onlar ego'lu değil, paralı adam avındalar. gel seni evinden bmw ile alayım, boğazda yemek yiyelim dedin mi? muhtemelen dememişindir. ama diyenler çook.
-2
michael harddd
(26.01.26)
Yanına yakıştıracağı birini henüz bulamadı diye ne yapsın? Çıtayı mı düşürsün? Ne yapsa uygun olur sence? Beklentin ne?
+1
Mirket
(26.01.26)
Hepimizin kendimizin dışındakilere gösterdiğimiz bir yüzümüz var. Yani iç dünyamız ile herhangi biriyle iletişim kurduğumuz halimiz asla aynı değil, olamaz da. Buna sosyal maske diyorlar sanırım. Hepimizin birer sosyal maskesi var yani. Birine baktığında gördüğün şey ile, onun gösterdiği şey de farklı olabilir. Sosyal medyalar insanların kendilerini ortaya koyarken epey özen gösterdikleri, plan yaptıkları yerler. Dolayısıyla bir yapaylık var.

Kadınların sosyal medyada neden bu kadar egolu göründüğünü hiç merak ettin mi? Sosyal medyada erkeklerin de aslında ne kadar egolu olduklarını hiç fark ettin mi? Kadınların görüntülerinin büyük bir savunma mekanizması olduğunu ama erkeklerin görüntülerinin aslında bilinçaltlarını dışa vurduğunu biliyor musun?

Sen kendini dışarıya bu kadar egolu göstersen bunu neden yaparsın?
0
muhayyer divan
(26.01.26)
Bu durum seni niye ilgilendiriyor ki?

Kızlar egosu yüzünden flört edemiyorsa bu onların problemi, senin değil.

Ha sen eğer, " manken gibi kızlar flörtleşecek erkek bulamıyor, halbuki kriterlerini düşürseler burada ben de varım, bizi de görsünler, farketsinler" demeye çalışıyorsan o zaman aynı fikir senin için de geçerli. Madem öyle sen de kriterlerini düşür, manken gibi kızlara değil daha sıradan kızlara bak.
+15
thracia
(26.01.26)
@thracia +1

"çok güzel" ve "çok havalı" olmasına rağmen "flörtleşeceği erkek bile yoksa" ve "evlenemiyorsa" bu onların problemi. isterse kriterlerini biraz düşürür ve 100 tane aday karşısına çıkar.

peki sen kritelerini düşürsen veya kriteleri tamamen ortadan kaldırsan karşına 100 kişi çıkar mı?
0
tabudeviren
(26.01.26)
Herkes sınıfının üstüne oynuyor yavrum şunu bi anla. Ağlayan da yine üst segmente ağlıyor, senlik bizlik bi durum yok yani
0
olaylar olaylar
(26.01.26)
(6)

AB pasaportu fırsat mıydı yoksa etkisi olmaz mıydı?

alice in potatoland
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
-1
alice in potatoland
(24.01.26)
Ne açıdan sorulduğuna bağlı. Para yoksa gezemezsin, meslek yoksa iş bulamazsın. Avrupa'da para yapmak zor. Türk = müslümandır mantığı ile sosyal ortamlarda kabul görmesi de zor. İyi bir meslek, tam bir asimilasyon, aileden zenginlik olursa o zaman işe yarar.
0
michael harddd
(24.01.26)
elimizde bir numune var evet.
benim peder 70lerde berlin'de okumus liseden sonra, phd yaparken bir yandan calisiyormus.
buna alman hukumeti "gel vatandaslik verelim" diye kagit yolluyor.
bu da "siz kimsiniz lan biz vatansiz miyiz, alin o teklifi bir yerinize sokun diye" nazik bir cevap yazip, sonra da tasi taragi toplayip donuyor.
sonrasi acikli tabii..
+2
cooperr
(24.01.26)
Ben varım, güncel durumda düşününce kızıyorum tabii ki, 79 da dönmüşler. Üstelik Almanya'da muayenehanesi varken. Onlar döndükleri zamanda evlerini arabasını alıp sınıf atlamışlar kendilerine göre. Bazen söyleniyorum. Ama onların zamanına göre düşününce dönmüş olmaları anormal gelmiyor. 2. 3. sınıf vatandaş muamelesi görmek istememişler. Olmuşla ölmüşe çare yok..
0
mirty
(24.01.26)
Benim yakın arkadaşlar 15 yaşına kadar Almanya'da yaşamış ki orada doğmuş. Babası cocuklar alman olmasın diye geri dönmüş. O konuda bir tık kırıklar. Arkadaş burada ama kız üniversitede almanca okudu, şimdi de gitti 2-3 yıldır Almanya'da çünkü kız burayı hiç sevmemiş haliyle ne kadar yapsan da isteyeni durduramazsin.
Kuzenim de hem kanada hem Amerika'dan vatandaş olabilirdi (liseyi ve üniversiteyi Kanada'da master ve doktora Amerika'da yaptı), o dönemler Türkiye çok iyiydi (2008 yılları) gerek görmediği için almamış hiç. Şimdi tabi keşke alaydim diyor çünkü bir doçent olarak yurtdışı konferans bile gitmek isterken eziyet çekiyor.
0
logisticsmanager
(24.01.26)
Bunların birinin Allah’ın belası torunu iş yerimde herkesin başına bela bir toplum zararlısı.

“Ya aslında Almanya’da böyle bir leşi barındırmazlardı, zaten belli ki bu malın soyundan geldiği malı da barındırmamışlar” diye kendimi teselli etmeye çalışıyorum.
0
lazor
(25.01.26)
@harddd, Haklısın ilk gidenler arasında tam asılmilasyon sağlayabilecek insan sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi.
0
🌸alice in potatoland
(26.01.26)
(2)

abd vizesi kaç günde geliyor

tabudeviren
randevuyu bulunca saldırdım ama geç çıkarsa/gelirse başka bir seyahati bozacak :(
randevuyu bulunca saldırdım ama geç çıkarsa/gelirse başka bir seyahati bozacak :(
0
tabudeviren
(24.01.26)
mülakat sonrası 1 haftada geliyor pasaport eğer bunu soruyosanız.
+1
michael harddd
(24.01.26)
5 Aralık randevusundan sonra benim pasaportum 16 Aralık'ta, eşiminki 23 Aralık'ta geldi (Ankara'dan kargoyla).

Fakat eğer randevudan sonra seyahatiniz varsa size oradan bir belge veriyorlar, pasaportunuzu bırakmadan çıkıyorsunuz. Sonra size "vizen hazır, gel" dediklerinde o belgeyle gidip vizeyi pasaportunuza işletiyorsunuz. (Vize kuyruğunda beklerken önümüzdeki birinin sorunu tam olarak buydu, biz de o sırada öğrendik.)
+2
kobuzchu kiz
(24.01.26)
(6)

Trump'ın İranlılara "Devam edin, yardım geliyor." demesini nasıl değerlendiryorsunuz?

santimantal
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılac
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılacak seviyeye çıkmayabilir miydi? Yoksa Trump bunu bilerek, bir şeyleri ölçmek için mi yaptı?
0
santimantal
(24.01.26)
Her zaman ki Amerika, halkı birbirine düşür istediğini başa getir.
0
mirty
(24.01.26)
Kullanıp attı. Abd'de bedava-karşılıksız hiçbir şey yok. Ya para verirsin ya kendinden verirsin.
0
michael harddd
(24.01.26)
iran'da halk yönetimden memnun değil ama esnafın protestolarının üç bin ölümle sonuçlanacak noktaya gelmesi kesinlikle dış müdahalenin sonucu. starlink sayesinde kabak gibi ortaya çıktı zaten. iran bombalayarak yok edebileceğin bir ülke değil ama sahaya asker sürerek ele geçirebileceğin bir coğrafya da değil. o yüzden abd-israil iç karışıklık kartını oynayıp işi içeriden halletmeye çalışıyor.

abd'nin allah bir dediğine bile inanmaması lazım kimsenin. türkiye'de özellikle insanların korkunç bir akıl tutulması yaşadığını görüyorum ki birkaç sene öncesine kadar ben de aynı fikirdeydim zaten bunu reddetmeyeceğim. mevcut koşullardan dolayı batıyı allah bellemek, onu doğru ve geri kalanı yanlış saymak vs...

gerçekte dünyada israil'den daha dinci, daha yobaz bir devlet yok. abd desen tüm servetini sömürüye ve savaşlara borçlu korkunç bir oluşum. bizim kafayı maddiyatla bozmuş aptallarımız viyana'da kahve içip stori atabilmek için sabah akşam batı yalıyor. bunların nasıl haydutlar olduğunu görmek için çok eskiye gitmeye gerek yok suriye, libya ve hatta iran bile bizim neslimizin gördüğü travmalar. ırak'ı bile katabiliriz 30 yaş üstü için.

daha sonra gazze ve ukrayna zaten tüy dikti. şimdi grönland. ergenliğimi avrupa'da iyi para kazanıp düzgün yaşama umuduyla yaşamıştım. şu an bu soytarılardan ölümüne nefret ediyorum. kendimi kurtarmak için milyonların bombalanmasına göz yumma, her şey doğal akışındaymış gibi davranma fikrini kesinlikle reddediyorum. bunlar insan değil. sadece gücü elde etmiş, tüm dünyayı kendine köle etmiş köpek sürüsü.

biz ülkedeki siyasal islam yüzünden çok savrulduk diye düşünüyorum, yani bizi "batı iyidir" algısına iten biraz buydu. halbuki siyasal islam ve mevcut sistem de tam olarak şu anki batılı ağa babalarının bize enjekte ettiği zehirden fazlası değil. bugün türkiye'deki koşullardan rahatsız olan, siyasal islamdan ve yolsuzluktan şikayet eden bir gencin abd & batı hayranı olması benim gözümde dünyanın en saçma şeyi. filistin'de soykırım yapıp "we stand with israel" diyenler aynı insanlar çünkü. uluslararası hukukmuş, şuymuş buymuş hepsinin dümen olduğunu da defalarca gördük.

kısacası iran konusunda mollalara zerre sempati duymamakla beraber iran'ın "özgürleştirilmesini" isteyenlerden nefret ediyorum. abd'yle israil'in kime huzur sağladığı görülmüş? trump'ı ayrı, abd'yi ayrı, israil'i ayrı, koalisyonu ayrı ayrı seveyim.

bizim aptal sekülerler "aaaağbi teokrasi yaaa demokrasi yaaa" deyip iran'ın parçalanmasını destekleyecek, 90 milyonluk ülke paramparça olunca da "mülteci istemiyoruz" diye kuduracak görürsün. aynı numarayı senelerdir yiyorlar.
+3
der meister
(24.01.26)
Suriye ve Irak'ta devlet kuracağız diye terör örgütünün arkasından gidenlere Trump nasıl bakıyorsa, bunların da arada telef olması için Trump gaza getiriyor.
İran'ın da geçmişten böyle olaylara karşı dayanımı var. İşler saha da büyüse kan daha çok akacaktı.
Ama İran'da esas dengeleri Türklerin ayaklanması değiştirir. değiştirmese de rejimi çok zorlar .
0
diyecevaplandı
(24.01.26)
Trump, sonuçları her ne olursa olsun herhangi bir sözünden dolayı sorumluluk yüklenmiyor. Halklara, ülkelere, Avrupa ülkeleri dahil liderlere normalde söylenmeyecek laflar ediyor.

İran'la ilgili İsrail lobilerinin büyük baskısı altında onları bir şekilde oyalamaya çalışıyor. Sürekli elinden geleni yaptığını anlatıyor.

Fanatik siyonistler ABD'nin etkisi kırılsa ya da tamamen kaybetse bile kendilerine bir şey olmayacağı gibi bir inanca sahip. Kendisi deli olsa da kendisinden daha deli olanların arasında sınırlı hamlelerle geçiştirmeye çalışıyor.
+1
hebanon
(25.01.26)
Bu arada, Murat Yetkin bu konuyu irdelediği bir video yayımladı YT kanalında.
0
🌸santimantal
(25.01.26)
(5)

Para mi geri istesem mi

Kittie
Bir vize danismanligi sirketiyle tanistirildim. Sevdigim, durust biri tavsiye etmisti kendisini. Ona daha once schengen ve uk almis. Simdi bu adam benden 3 bin lira istedi. Verdim ilk mesajlastigimiz gun. Ve 4. aya girecegiz adama bir iki soru soruyorum cevap vermiyor. Ya da kisa anlamsiz cevap verd
Bir vize danismanligi sirketiyle tanistirildim. Sevdigim, durust biri tavsiye etmisti kendisini. Ona daha once schengen ve uk almis.
Simdi bu adam benden 3 bin lira istedi. Verdim ilk mesajlastigimiz gun. Ve 4. aya girecegiz adama bir iki soru soruyorum cevap vermiyor. Ya da kisa anlamsiz cevap verdigi oldu. Mecbur ariyorum, her aradigimda da (iki kez aradim) tanimiyor beni, yani telefonum kayitli degil adamda. Soyle ilk zamana dondum whatssapta; pek yazismamiz yok da oylesine bir baktim ve sunu fark ettim (ilk gun gozumden kacmis nasil olduysa). Soyle bir mesaj atmis: "Randevu alirken bir odeme yapiyoruz 240 euro DAN bana 3 bin lira atin, randevu aldigimda uzerini tamamlariz" (evet aynen bu sekilde kelimesi kelimesine).
Simdi bu adam, bende bot yok cunku onlar guvensiz, nereye ne bilgi verdikleri mechul, kullanmiyorum brn bot demisti. E hadi ok dedim ama adam baya randevu botlari olan yani 15 gunde randevu garantisi veren yerlerle ayni ucreti istiyormus demek. Simdi fark ettim.
E ben sana bu kadar ucret odeyeceksem neden 4 aydir randevu kovaliyorsun? Alsaydim ben de 15 gunde.
Bir ara da bana "size hesap acalim siz de bakin randevu" bile dedi. Ben salak oldugum icin mailimi attim ama ona da yanit gelmedi. Dun gene yazdim yine yanit yok mavi tick oldu ama yanit yok.
Yani ben bu adama hayatta o 200 kusur euroyu tamamlamam. Zaten sozlesmemiz yok bi seyimiz yok. Arti 3 binimi ben yarin geri istemeyi dusunuyorum. Haksiz miyim? Yazicam yarin sabah, hizmet alamiyorum, soruma cevap alamiyorum, pesinizde kosmaktan biktim demeyi planliyorum. Ne dersiniz?
Not: lutfen vize icin para mi oduyorsun vs yazmayin. Yilmistim cunku randevu kovalamaktan. Hani bos olsa randevular neyse, nefret etmistim surekli sitenin hata vermesinden. Ama bu adam da benden farkli durumda degil belli ki.
Neyse ne diyorsunuz yarin sabah icin?
Tesekkurler
0
Kittie
(24.01.26)
iste tabi de vermez bence
+3
michael harddd
(24.01.26)
iste. verirse ne ala.

nacizhane tavsiyem: ruh sagligin icin simdiden o parayi, adami, vizeyi hatta avrupa'yi unut. aptal bir vize icin aylarca sacma sapan kisilerle, kuruntularla ugrasmak hic saglikli degil. avrupa'da sokaklar asalak gocmen dolu, nasil gelmisler, nasil kaliyorlar belli degil; bizde ise piril piril insanlar bi tarafini yirtiyor randevu almak icin. cani cehenneme oyle vizenin.
+2
buenosdias
(24.01.26)
Paranizi geri vermezse maliyeye sikayet edersiniz. Ozel mesaj atin vermezse yonlendireyim sizi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(24.01.26)
iste ama tipik dolandirici oldugu icin vermez diyorum..
+1
cooperr
(24.01.26)
şu sıralar bir vize dolandırıcılığı revaçtaymış. şöyle ki, önce size randevu alıcaz diyip makul bir süre oyalıyorlar. sonra evrakları alıp, başvurunuzu yapıcaz diye bir süre daha bekletiyorlar. ardından size vize reddiyle ilgili matbu bir kağıt verip, -canları hangi red gerekçesini isterse onu işaretleyip- sanki konsolosluktan red almışsınız gibi, geçmiş olsun diyerek uğurluyorlar. ancak daha ilk aşamadan itibaren sizin adınıza hiçbir başvuru yapmamış oluyorlar. para bir yana, vakit kaybettiğinizle kalıyorsunuz.

sizinki dolandırıcı mı bilmiyorum ama anlattığınız şekilde bir ticaret de olmaz. adamın bu işi görmeye niyetinin olmadığı açık. paranızı kurtarmayı deneyin tabii ama olmazsa da bu kişiyle daha fazla vakit kaybetmeyip, başka bir yol bakın.
0
lil siztah
(24.01.26)
(16)

Yaşlı ve tek yaşıyorsun ve ciddi sakatlandın/hastalandın.Ne yaparsın?

trablon
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
0
trablon
(23.01.26)
Sonunu düşünen kahraman olamaz
Su akar yolunu bulur
-1
artıküyeolmakistiyorum
(23.01.26)
Compuya baskı yapalım bu siteyi hiç kapatmasın. Yaşlanınca olmadı duyuru açarız. "Düştüm galiba kalçam kırıldı" diye. Birileri gelir buradan yardıma artık, o kadar mesaimiz var sonuçta.
+21
gobekliraki
(23.01.26)
Şu an bir arkadaşım söylediğin şekilde hastanede yatıyor. Dün ameliyat oldu. 10 gün kadar yatacak hastanede. Sonra, radyoterapi falan, işi uzun. Şu an refakatçisi bir arkadaşı.

Geç olmadan evlenin. Çoluk çocuğa karışın. Şu an için sevgi açlığınızı giderirler ama o günler geldiğinde kedileriniz size bakamaz.
+1
Mirket
(23.01.26)
Kendi işimi kendim görebilen bir yaşlı olurum ben ama dediğin durumlar da olabilir. Bu sebeple yaşım çok ilerlemeden bir huzurevi ya da kendime bakacak bir yardımcı arayışına girerim herhalde.
0
rock n roll
(23.01.26)
evde sağlık hizmeti var arıyorsun geliyolar. devletin hem de. özelde zaten var.
0
jelly bear
(23.01.26)
Allah yardım eder.
0
michael harddd
(23.01.26)
Çok para biriktirip en lüks huzur evine gitsek veya o zamana kadar robot sektörü gelişir bir tane robot satın alırız her işimizi görecek.
0
egerbiryolcu
(23.01.26)
Bu bağlamda sadece evlenmek de kurtarmıyor çünkü eşlerden biri elbet vefat edecek. Sana bakabilecek çocuklar olmalı yada money talks gençlikte yaşlılık için sağlam birikim yapılmalı.

Bir teyze ile tanışmıştım eşini genç yaşta kaybetmiş çocuğu da yok. Acil beyin ameliyatı olması gerektiğinde bakıcı parası maaşını geçtiği için refakat edebilecek akrabası da Trabzon’da olduğu için vakti zamanında oraya gitmiş ameliyata.

Çocuğum var ama Allah düşürmesin muhtaç olmak istemem…
0
cilekli pasta
(23.01.26)
@Mirket, her eş hayırlı mı? Babam 40 yıllık 73 yaşında yürüyemeyen eşini bırakıp köye gitti. Komşularımız olmasa yapamazdı tek.
+1
Kahvedesu
(23.01.26)
Bizim zamanımıza yaşlı bakan robotlar çıkacak, ahan da yazıyorum. İlacını verir, altını temizler, yemeğini getirir ciddiyim bak hepsi olacak :D kaygıyı bırakıp keyfinize bakın gençler :)
+1
titanic kemancısı
(23.01.26)
Herhangi bir şehirde bir sebepten yıkılan evi örnek gösterip ev almamak gibi bir durum bu.
Her an herşey olabilir. Eş önce ölebilir. Eş ve çocuklar hayırsız olabilir. Savaş çıkabilir. Hepsi mümkün. Onun için her şeyde B planları C planlarına gerekvar ya. Komşuluk ilişkilerini iyi tutmak. İyi arkadaşlar biriktirmek önemli konular.
Ben yalnız yaşarım düşüncesi ergen kafası bence. İnsan bazı durumlarda çok aciz bir canlı. Sosyal ortamlar ve ilişkiler, adetlerimiz, törelerimiz hep bunun için.
Bir arkadaş evde bakım hizmetinden söz etmiş. Ya fiyatlardan haberi yok ya da aşırı zengin. Dün küvezdeki bebeği döven hemşireyi seyrettik. Daha önce de huzurevinde yaşlı döven adamın videosu vardı. Kendinde değilken alacağın bakım hizmetinin kalitesini sen düşün.
0
Mirket
(23.01.26)
abi hep bu tarz sorular soruyorsun ya. gelecek kaygısı herkeste var ama senin bu konudaki endişen takıntı düzeyinde, şu an yaşadığın hayatı da silip atıyor belli ki. imkanın var mı bilmiyorum da keşke bi profesyonel destek alsan. savaş bölgesinde her gün patlama sesi duyan adamlar senin kadar pesimist ve endişeli değildir.

ne olacağını gerçekten bilme şansımız hiç yok. belki 60 yaşında sağlıklıyken tak diye düşüp öleceksin. belki "yalnız kalmayayım" deyip evleneceksin ama mutsuz bir evlilik olacak. "yaşlandığımda çocuklarım bana bakar" diyen bir anne babanın tüm evlatlarını bir kazada kaybetmeyeceğinin garantisi var mı mesela? ya da yaşı geçtim abi iki saat sonra duştan çıkarken ayağımızın kaymayacağını nereden biliyoruz?

maddi imkan, sosyal ilişkiler vs. elbette bir yetişkin için çok önemli, asla aksini iddia etmiyorum. sosyal canlılarız. yaşadığımız sistemde, düzende var olabilmek için bazı konulara özellikle eğilmemiz gerekiyor eyvallah. "kafana takma bro yarın yokmuş gibi yaşa" filan demeyeceğim ama en başta ifade ettiğim gibi sen bunlara o kadar takılıyorsun ki paralize oluyorsun, öyle bir noktaya geliyorsun ki ne bugününe ne yarınına faydan var.

sen şimdi sağlığına dikkat et işte, yaşlıyken düşerim diye onu dert etme. dünyada milyar tane yaşlı insan var. yüzde 1-2'lik felaket senaryolarına odaklanma.

("ya ne edebiyat yapıyon birader adam gayet makul bi soru sormuş" diyenler için not: başkası sorsa yadırgamam ama bu duyurucu hep benzer içerikli, felaket senaryolu, aşırı gelecek kaygılı şeyler yazıyor. konuya bakışının o yüzden farklı olduğunu biliyorum, ondan böyle yazdım)
+7
der meister
(23.01.26)
Soru sahibine bakmadan cevaplamıştım.

@der meister' e tamamen katılıyorum. Yerden göğe haklı.
+4
Mirket
(23.01.26)
40 yaşlardayım. dizimden ameliyat oldum, babam anam yaşlı olduğu için hastaneye çağıramadım. Çocuğum var 2 yaşında eşim yalnız bakmak zorunda, bana mı baksın, çocuğa mı. Yıllardır sövdüğüm kardeşim geldi. sidiğimi 3 gün wcye taşıdı. Dedim ki iyi ki kardeşim var. 1 çocuk yaptım, o da kariyer ve benzeri şeyler yapıp yurtdışına giderse kimsemiz kalmaz. 2ciyi yapmaya gücüm yok.(ruhen).
Başkan net olarak sıçtık. İnsan başına gelince anlıyor.
+1
mikahakkinen
(23.01.26)
kardeşlerim var
kuzenlerim var
yeğenlerim var

benim başında refakatçi kaldıklarım (veya onların çoukları) 1er gün bana kalsalar bypass dahil her ameliyata yeter

ama sürekli bakım gerekirse bu zaten ne eşle ne kardeşle çözülecek bişey değil, profesyonel bakım gerekir

benim ailemde 80+ yaşta çok kişi var
kimseye de bakan yok çünkü yatalak vs. değiller
büyük oranda yani, 1-2 kişi oldu öyle sürekli bakım gereken

gördüğüm kadarıyla son anına kadar evinin işini yapan, elini ayağını çekmeyen
kızım gelinim yapsın diye bir kenarda oturmayan muhtaç da kalmadı yani biraz da dirayetli olmak, sağlığına ve psikolojine dikkat etmek de önemli (tabi bir kısmı nasip bunun kaza geçirip felç de kalabilirsin ya da bazı hastalıklar elde olmayabiliyor) ama elimden geleni yaparım
kafam durmadığı sürece çalışmaya üretmeye devam
elim ayağım tuttuğu sürece evimin işini yapmaya devam

planlar böyle
0
subcomponent
(24.01.26)
Kendinize iyi bakın ve kenarda hep paranız olsun. Ailenin, akrabanın, eşin, çocuğun vb hayat boyu yanında olacağının garantisi yok
0
pembediken
(24.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.