Giriş
(15)

Bahşiş bırakılmadığı için surat asan garson gördünüz mü?

psmstc
Orta lükslükte bir yere kahvaltıya gittik. Gözlemlediğim kadarıyla yemek başında restoranda tüm çocuklara "ekstra" iyi davranıyorlar. Sizce bunu sahiden de bahşiş için mi yapıyorlar? Vermeyince de o gülümsemeler nezaketler birden soğuk bir surata dönüyor gibi algıladım.Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Orta lükslükte bir yere kahvaltıya gittik. Gözlemlediğim kadarıyla yemek başında restoranda tüm çocuklara "ekstra" iyi davranıyorlar. Sizce bunu sahiden de bahşiş için mi yapıyorlar?

Vermeyince de o gülümsemeler nezaketler birden soğuk bir surata dönüyor gibi algıladım.

Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
0
psmstc
(20.12.24)
evet çıkarken bahşiş bırakmayınca bozuluyorlar.
0
jelly bear
(20.12.24)
Sizce bunu sahiden de bahşiş için mi yapıyorlar?
baska ne icin yapabilirler?

bahsis motivasyon ve kibarliktir. bahsis vermezsen ekstra bir sey görmemen dogal dagil mi?
0
sonsuz
(20.12.24)
evet, çoğunluğu sadece bahşiş için yapıyor.

bu bahşiş olayının "gönülden kopma", "gerektiğinden daha iyi hizmet görme" noktasından çıkarılıp abd kültürü etkisiyle zorundalığa dönüşmesini normal bulmuyor, "servis ücreti", "x hizmet bedeli" gibi saçmalıklar altında toplam hesabın %10-15'i olarak hesaba ekleyen işletmelere de "niye, burası abd mi?" diye aleni eleştiride bulunduğum çok oluyor.

yav zaten restoranda ödenen yemeğin ücreti nedir; her türlü gidere kârın da eklenmesi değil midir? ben neden garsonu geçindirmekle yükümlü olayım?

reservoir dogs'ta geçen bahşiş bırakmanın mantıksızlığına katılır, böyle bahsin sorun olmasına bile şaşırırdım. türkiye de kendi dertleri yetmez gibi böyle bir derdi de ithal etmekte gecikmedi tabii, hayret ediyorum.
0
m e b
(20.12.24)
cocuk demek ekstra servis demek. sicak su getirir misiniz, ay dokuldu, cocuktur yapar, mama sandalyesi vs... tek kisiye gore bahsis verme yukumlulugu daha cok. cocuklarin cok tatli diye yakinlik gostermiyorlar tabi para icin yapiyorlar.
0
buenosdias
(20.12.24)
Amerika' da bahşiş bırakmayan müşterinin üzerine yürümeye kadar giden durumlara şahit olabilirsin:)
0
kumandanim
(20.12.24)
Müşteri çıktıktan sonra müşterinin bahşiş bırakmadığını görünce, o parayı ya da kartı bıraktığın kutu / cüzdan gibi şeyi fırlatıp atanı gördüm.
Muhtemelen müşteriye pek belli etmedi ama göremedim o kısmı.
Empati yapıyorum, benim de bahşiş beklentim varken bir kusurum olmadığı halde bahşiş alamasam ben de bozulurdum, bazen de belli ederdim ciddi bir hayal kırıklığı yaşarsam.

Örneğin gelenlerin yabancı müşterileri veya misafirleri gelmiş, onları şöyle güzel bi yemeğe götüreyim demiş ve getirmiş. İlgi alaka gösteriliyor dört dönüyorlar başında, her şey iyi gidiyor ama günün sonunda 10 lira bile bahşiş almamışsın. Tuhaf karşılar, "ulan kesin bi kusurum oldu" diye düşünürüm açıkçası.
0
norek
(20.12.24)
sor bakalım çok umrumuzda mı :D
0
telliahmet
(20.12.24)
Meb e katılıyorum, kimse bana işimi yaptığım için ekstra ücret ödemiyor
0
mirty
(20.12.24)
Yapan vardır illa ki, insanlar dizilerde gördükleri her şeyi kopyalıyor. ABD'de bahşiş kültürü çok katmanlı bir sosyal ilişki biçimi, sadece bahşiş verdim bittiden ibaret değil. ABD'lilerin parayı sosyal hayatta ele alış biçimi çok farklı. İş kanunları, çalışma biçimleri çok farklı. Bir sitcom'da bir garsonun bahşiş vermeyen müşteriye çılgın atmasını izleyip gaza geliniyor sanırım ama ABD'deki gibi bir sosyal yapı ve bahşiş kültürü bizde yok.

Yine de bu bahşiş vermenin yaygınlaştığı gerçeğini değiştirmiyor. Ben sunumdan özellikle çok memnun kalırsam ve adisyonda servis ücreti kesilmemişse (kuver değil, servis) bahşiş bırakıyorum, ancak garsona kendimi göstermek için yırtınıyorsam ya da gelen yemek olması gerektiği gibi değilse de bahşiş vermiyorum. Örneğin ABD'de bahşiş bırakmamak için ciddi anlamda bir sorun yaşamış olmak gerekiyor genelde.

Ek olarak şu da var, şu anda bence restoranlardaki her türlü yemek ederinin üstüne satılıyor. Kime göre? Bana göre :D isteyen katılır isteyen katılmaz. O yüzden bu sıralar hiçbir şekilde bahşiş bırakmıyorum. Bu dönemde kendime zor bakıyorum valla bir de milletin yüzünü güldüremiyorum diye alınıyorsa buyursun alınsın.
0
akhenaten
(20.12.24)
bir aileye baya iyi servis yapmıştı, bahşiş gelmeyince arkalarından sitem etti
bende hak verdim hatta bahşiş bırakmıştık kardeşimle yemiştik bi şeyler
0
mantık
(20.12.24)
"Amerika' da bahşiş bırakmayan müşterinin üzerine yürümeye kadar giden durumlara şahit olabilirsin:)"

Valla hiç böyle bir şeye şahit olmadım. Tam tersine herkes 1 doların hesabını yapar.

Türkiye'de de kazık fiyatlarla bahşiş veren insana madalya takmak lazım.

Ben kredi kartıyla ödeyip geçiyorum. Nakite girmem. Abü o karttan bana da bas diyen hiç denk gelmedi.
0
wd40
(20.12.24)
Gormedim, zaten her sey olup bittikten sonra surat asmasi da benim icin cok onemli olmaz. En kotu bir daha oraya gitmem olur biter.
0
Mor ve berisi
(20.12.24)
Bu devirde düzgün bir yer bulunmuyor zaten. Uzun süreli gidebileceğim bir restoran-kafe bulamıyorum. Aynı yere bir daha gidiyorsam, etrafımdakilere tavsiye ediyorsam, internetten olumlu yorum yapıyorsam öpüp başlarına koysunlar. Hepsi potansiyel müflis zaten. Vallahi kimseyi düşünecek halde değiliz artık bence. Surat asıyorsa da umrumda olmaz. Bir daha da gitmem.
0
bhhs
(20.12.24)
bahşiş için mi yapıyorlar bilemem ama bahşiş vermeyince dökülen çok oluyor. genellikle bahşiş bırakan biriyim, arada bir bu tavırla karşılaşınca acayip ayar oluyorum. ben bunu iradi olarak vermek istemeyebileceğim gibi o an cebimde buna uygun para olmayabilir de. sana mı soracağım garson biraderim paramla ne yapacağımı. bunun da top seviyesi kasaya gittikten sonra yanına gelip fişi alıp sümenle sana uzatması...
0
her giriste sifresini unutan adam
(21.12.24)
Extra ilgi alaka + memnuniyet = biseyler ateslemek demek

Heleki surekli gidiyorsan mutlu ederler seni sikintisiz bir gun gecirirsin

Eger adamin gorevi olmadigi bisiler istersen gerekirse gider bakkaldan alir gelir

Surekli gitme potansiyelin oldugu yerlere cuzdan acarsan iyi olur
0
Zetnikov
(21.12.24)
(9)

Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Dergah Yayınları

nundu
Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü alacaktım ama internette sadece Dergâh yayınları basımı var. Dergâh yayınları da neymiş diye bakınca Nurettin Topçu'nun fikri devamı olduğunu gördüm, bu da beni rahatsız etti. Bu kitap için başka alternatif yok mu yayınevi olarak? YKY falan vardı sanki eskiden ama artı
Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü alacaktım ama internette sadece Dergâh yayınları basımı var. Dergâh yayınları da neymiş diye bakınca Nurettin Topçu'nun fikri devamı olduğunu gördüm, bu da beni rahatsız etti. Bu kitap için başka alternatif yok mu yayınevi olarak? YKY falan vardı sanki eskiden ama artık basmıyor mu? Güvenilir bir yayınevi midir bu Dergâh?
0
nundu
(17.12.24)
Kısa bir baktım ancak ben de bulamadım. Çok sorun etmeyecekseniz nadir kitapta var tabi çeşitli yayınevleri ancak 0 değil elbette.
0
akhenaten
(17.12.24)
güvenilir mi derken ne yönden bir soru bu? "işlerine gelmeyen yerleri kırpma" gibi bir şey mi? eğer öyleyse sanmıyorum; hem saatleri ayarlama enstitüsü hem de huzur'u bu yayınevinden okudum ve saçma, olay kopukluğuna neden olacak bir müdahale de göremedim.

mesela şu an ben de reşat nuri güntekin'den çalıkuşu'nu okuyorum, inkılap yayınevi'nde hakları. basılı kitabıyla e-kitap hali arasında resmen bir bölüm değişikliği/eksikliği var. bir sonraki eserlerinde buna dikkat edeceğim mesela, hiç iyi bir izlenim bırakmadı bende çünkü bu.
0
m e b
(17.12.24)
haklısın da başka çare yok yani. çeviri kitap değil en azından, kafalarına göre metinde değişiklik yapamazlar. yok ben para kazandırmak istemiyorum dersen malum yerlerde var kitapların hepsi.

edit : şoktayım, ne çıkardılar acaba
0
titanyum22
(17.12.24)
@m e b

eksisozluk.com

Şöyle bir entry'ye denk geldim de sözlükten yorumları okurken. O yuzden sormuştum

@titanyum22

Annem rica etti de ona alacaktım. Yoksa ben de dijitalden okurum
0
🌸nundu
(17.12.24)
O kitap yıllardır sadece dergah yayınlarında basılıyor herkes ordan okudu

Sayfa sayısı kitabın eni boyu font çeşidi ve büyüklüğü gibi sebeplerden değişmiş olabilir
0
grimavi
(17.12.24)
Nerden baksak 20 yıldır aynı yayınevinden çıkmış bu kitap. Bi yamuğunu görmedim açıkçası.
0
amelie poulain
(18.12.24)
@nundu
entriyi atan arkadaşa mizanpajın ne olduğunu,
boyut değişmeden sayfa sayısını değiştiren sebepleri
ve sansürün 380 sayfada 40 sayfa olamayacağını
daha dün bastığı kitabı sansürlemeyenin bugün de sansürlemeyeceğini anlatmak lazım
ya da kendi cehaletiyle başbaşa bırakmalısın, dahası sözlükte her yazılanı ağzı açık okumayı bırakmalısın
"bu doğru mu, aksi durumda neler olur" gibi temel soruları kendi başına sorabilmelisin artık
izmirli solculuğun doktorluğuna ket vuruyor
0
lambırcek
(18.12.24)
@lambırcek

Farkındaysan sorgulayıp buraya sordum böyle bir durum var mıdır diye. Konunun doktorluğumla alakasını çözemedim ama doktorluğuma laf söyleme haddini nereden bulduğunu da anlamadım. Senin gibi trollerden nasihat alacak da değilim çok şükür
0
🌸nundu
(18.12.24)
@nundu: entry'de dile getirilen bu durumun sebebi %99 ihtimalle:

1. özellikle sabahattin ali, reşat nuri güntekin, peyami safa veya tanpınar gibi o dönemlerin eserlerinde bazı basımlarda/yayınlarda dönemin dilindeki çoğu kelimeler bazen olduğu gibi yazılıp sayfanın altında/sonunda dipnot olarak "münevver: aydın", "kabil değildi: bunu yapacak gücü yoktu", "tahayyül etmek: hayal etmek" gibi açıklanıyor. ama bazı basımlarda ise o kelime yerine günümüzdeki karşılığı kullanılıyor.

2. bazen önsöz/sonsöz/yayıncı notu gibi kitabı daha iyi özümsememize ve anlamamıza yardımcı bölümleri oluyor. haliyle sayfa sayılarını çoğaltıyor ya da azaltıyor.

çok yersiz gelebilir ama yine güncel olarak okuduğum kitaptan örnek vereyim:


çalıkuşu, basım yılı 2019, sayfa sayısı 544. yazı puntoları büyük ve eski kelimeler aynen yazılmış durumda ve sayfanın en alt kısmında dipnot olarak günümüz türkçe karşılığı yer alıyor. kapak tasarımı farklı.

oysa aynı yayınevinin son baskısına göre: 384 sayfa, 2024 basım. muhtemelen hem punto küçük, hem de doğrudan günümüz türkçesi ile revize edilmiş. kapak tasarımı farklı.

yine aynı kitabın ve yayınevinin 2013 basımlı e-kitabı var elimde: 448 sayfa, doğrudan günümüz türkçesi ile revize edilmiş. kapak tasarımı farklı.
0
m e b
(18.12.24)
(2)

excel'deki düşeyara tutarsızlığının sebebi ne olabilir?

m e b
selamlar.excel'de, görselde görebileceğiniz üzere tablo birden veri çekip tablo ikideki ilgili sütuna değerleri eklemeye çalışıyorum. ama bu formül tüm hücrelerdeki hücre yapıları aynı (sayı) olmasına rağmen hepsinde çalışmıyor, bazılarını hariç tutuyor ve "#YOK" hatası alıyorum ama o verileri ctrl+
selamlar.

excel'de, görselde görebileceğiniz üzere tablo birden veri çekip tablo ikideki ilgili sütuna değerleri eklemeye çalışıyorum. ama bu formül tüm hücrelerdeki hücre yapıları aynı (sayı) olmasına rağmen hepsinde çalışmıyor, bazılarını hariç tutuyor ve "#YOK" hatası alıyorum ama o verileri ctrl+f ile kaynak listede aratınca bulabiliyorum. sebebi nedir?

kullandığım formül aşağıdaki gibi. 500 tane hücrenin yalnızca 93'ünde işlemiyor.



=DÜŞEYARA(B2;UrunFiyatlariRaporu!$A$2:$E$2953;3;0)
=DÜŞEYARA(B2;UrunFiyatlariRaporu!$A$2:$E$2953;4;0)
=DÜŞEYARA(B2;UrunFiyatlariRaporu!$A$2:$E$2953;5;0)

i.hizliresim.com
0
m e b
(17.12.24)
İki tablodan birinde sonda boşluk kalmış olabilir. Onu kontrol ettiniz mi?
0
evrim halkasi
(17.12.24)
@evrim halkasi: o kadar türkçe ve ingilizce kaynağa baktım ama bulamamıştım, gerçekten sorun buymuş, çok teşekkür ederim. sayenizde binlerce kalemi manuel olarak işlemekten kurtuldum :)
0
🌸m e b
(17.12.24)
(20)

turkiye'de camasir kurutma makinasi yaygin mi ki? neden?

fevzi123
selamlar,bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin? camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza
selamlar,

bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin?

camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.

haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli bile? onlarin da haftada 10*2 dakika camasir asacak vakti yok mu? camasiri dogal yollardan kurutmanin daha iyi oldugu duyari twitter'da kasilmadi mi?

vs vs vs

kurutma makinaniz var mi? neden var? ihtiyac mi? neden?

tesekkurs'n'sevgilerden bir demet
0
fevzi123
(16.12.24)
yaygın değil. elektrik pahalı. kurutma makinaları pahalı
0
wd40
(16.12.24)
Baştan aşağı hatalı tespitler;

“bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok“

türkiye’de özellikle büyükşehirde 2+1 balkonsuz evlere tıkılan milyonlarca kişinin yer sıkıntısı var

“haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli“

Ben nerdeyse her gün yıkıyorum spordan sonra spor kıyafetlerimi.

ben kurutmalı makine kullanıyorum.
0
rentts
(16.12.24)
@rentts

tesekkur ederim cevaplarin icin de biraz daha acarsan sevinirim acikcasi. ben sahsen uzun zamandir istanbul hayatindan uzagim ve anlamak icin sordum.

mesela kurutmai makina dedigin sey, kurutma ozelligi olan cam makinasi mi yoksa ayrica bir kurutma makinan mi var?

bi gunluk hayatin bir parcasi mi yoksa luksu mu?

istanbul hayatinda kurutma makinasinin yeri temali bir tezin yuzde 1 niteligini tasiyan bi tez sorusu gibi cevaplarsan cidden seviniriz arkadsaim ya.
0
🌸fevzi123
(16.12.24)
Artık yeni yapılan evlerde çamaşır asılacak yer yok. Evin içine koysan çamaşırların nemi havayı bozuyor rutubet yapıyor. Bu yüzden mecburiyetten kurutma makinesi alıyorlar

Onun dışında çok cocugu olan ailelerde genelde çamaşır makinesi hergün çalışır. Kış vakti o çamaşırlar dışarıda yerin olsa bile yetişmiyor. O sebeple bir tane kurutucu alıyorsun 1 saat sonra kuru çamaşırlara sahipsin
0
limonlu eksi
(16.12.24)
çocuğa kreşten her gün 3 alt üst kıyafet artı iç çamaşırı istiyorlar. artı anne baba çalışıyorsa, her gün kıyafet değişiyorsa bu soğukta nasıl kurutacaksın? bunu soran adam bunları bilmez ondan sorar. işte bu sebepten almak zorunda kaldık.
0
mikahakkinen
(16.12.24)
2007den beri kurutma makinesi kullanıyorum. Alerjik astım sebebiyle aldım, sonra deniz kenarına taşındım ki burada kışın klima ile çamaşır kurtulmaz nemden. Yıllardır elim ayağım, çok da pratik bir şey.
0
strawberry first
(16.12.24)
tozu, tüyü çok güzel temizliyor, hızlı sonuç, pahalı değil, yazın sıcakta çabuk kurabiliyor ama güneşte kalırsa da çamaşırlar zarar görebiliyor kışın sogukta zaten iki gün o çamaşırın kurumasını bekliyorsun. Sık sık yatılı misafirler için nevresimler yıkanıp kurutuluyor ben de en az iki günde bir çamaşır yıkıyorum tek başıma olduğum halde gerçekten baştan aşağı yanlış tespit. Yeni evlerde kurutmak için alan olmaması ayrı bir sebep ama İstanbul'da çamaşır kurutmak her zaman kolay değil zaten ben şu olayı sevmiyorum asıl çamaşırı tek tek asılıp tek tek toplamak bir de onun süresini beklemek falan çok uzun bir iş
0
ala09
(16.12.24)
Çevremde neredeyse herkes kullanıyor. Elim ayağım resmen, neden daha erken almamışım diye her akşam kafamı duvarlara vuruyorum. Kışın evde çamaşır kurutmak iyi olmuyor, evde alerjik astımı olan varsa rahatsız oluyor. Bir kişinin çamaşırı söz konusu olsa neyse hadi olmasa da olur derim belki ama 4 kişilik bir aile için şart. Havlular kurutucudan çok güzel çıkıyor bir de yumuş yumuş
0
kullanicadi
(16.12.24)
iki kişi yaşıyoruz. 70m2

bir yatak odası, bir oturma odası bir de depo ve ofis olarak kullandığım çalışma odam var.

kız arkadaşım sürekli çamaşıur yıkar. bence bir günde kuruyor ama ona göre nemli kalıyormuş ve üç boyunca duruyor çamaşırlar. ama her gün değilse gün aşırı yıkanıyorlar çamaşırlar. yatak odasında sürekli bir askılık var.

bir de bazen üstüne eşya atılıyor, hani sandalyeye attığımız ne çok temiz ne de kirli olan arafta kalmış çamaşırlar.

o kadar mutsuz ediyor ki beni çamaşırlar, kirli giymeyi tercih ederim kurutma problemi yüzünden.

kurutma makinesi çamaşırları yıpratıyor diye duydum, almadım.
çamaşır makinemi değiştirdiğimde kurutma özellikli bir tane almak istiyorum.

balkon ya da boş oda olmadıkça, çamaşırları oda içinde kurutmak tam anlamıyla dağınıklık.

bir de geçen yıllardan biliyorum; kuruturdum ama toplamazdım çamaşırlarımı. oradan alır giyer makineye atardım, bazı kıyafetler günlerce askılıkta kalırdı da pis olduğunu düşünür tekrar yıkardım. burası benim tembelliğimdendi, ama üstte yazdıklarım bir çoklarının ortak sorunu.

türkiye'deki çoğu ev müsait derken yeni yapılan evlerin çoğu 2+1 70 metrekare civarı. istanbulda çok daha küçükleri bile yaygın artık. 1+1 ülkenin yeni gerçeği oldu, 2+1'e şükrederiz.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
Kendi cevreme bakinca pek yaygin degil olarak gormuyorum ama bu artik uygulanabilir bir opsiyon olarak degerlendiriliyor. Evine girip ciktigim kisilerde, sadece bir evde gordum. Yalniz benim cevre eksiduyuru cevresinden farklidir, tahminim en iyi ihtimal 2006 yilina kadar cevremdeki bir evde bile bulasik makinesi yoktu. Biraz geriden geliyoruz yani.

Bu arada bizde de yok. Olacagini da sanmam. Camasir makinesinin ve bir askiligin sigabilecegi ufak bir alan yapmislar. Eve ait isitma sistemleri de o kucuk yerde, oraya asiyoruz, zaten nispeten sicak oluyor cogu zaman, evi etkilemeden kuruyor.
0
mbond
(16.12.24)
Kurutma makinesi koyacak yer bulmak bence daha büyük sorun çamaşır kurutacak yer bulmaktan. Ben tek yaşadığım için salonun ortasında kurutma telinde kurutmak beni rahatsız etmiyor. Haftada 2-3 makine yıkıyorum zaten çok sorun olmuyor, salonda kalorifer de açık olduğundan hızlı kuruyor.

Ama mesela kurutma makinesi alayım desem nereye koyacağım bilmiyorum. Çamaşır makinesi banyoda ama orada kurutma makinesi koyabilecek herhangi bir alan yok. Başka bir yere koymak da mantıklı gelmiyor. Ülkece banyolarımız küçük yani bence. Bi de her çamaşırın atılamaması=hiçbir çamaşırın atılamaması demek benim için. Bu makinede kurur mu diye düşünmek hoşuma gitmez
0
nundu
(16.12.24)
Robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalını eleştirmişsin hocam. Çok laf yersin şimdi:)
0
nothing in my way
(16.12.24)
sebeplerini bilemem, buna yorum yapacak sosyo-eko-kültürel bir birikimim yok. ama bizim aileden örnek vereyim madem. beş kişilik bir aileyiz, annem de dahil herkes çalışıyor. çamaşır makinesi günde en az bir, en çok iki kere çalışıyor. her ne kadar bu kadar sıklığa karşı olsam da günlük kıyafet değiştiriyoruz, çamaşırlar birikiyor.

neyse. hal böyle olunca kısa programda olsa bile bu kıyafetlerin yıkanması + asması + kuruyunca toplanıp yerlerine yerleştirilmesi vs uzun bir zaman alıyor. bunun bir de kışı var. haliyle kurutma makinesi de şart gibi bir şey oldu diye eve kurutma makinesi aldım. anneme göre bu makine şu an çok iyi, kolaylık sağlayan bir eşya.
0
m e b
(16.12.24)
hiç de yaygın değil.

çamaşır kurutmak dediğiniz, çamaşırı bir yere serip beklemek. tamamen ücretsiz.

hiç bir çaba sarf etmediğiniz ve tamamen ücretsiz olan bir şey yerine para verip makine almak, hatta makineyi işletmek için elektriğe de para vermek Türk halkına hiç mantıklı gelmediğinden, kurutma makinesi o kadar yaygın değil Türkiye'de.
0
co2s2
(16.12.24)
bende yaygın değil zannediyordum ama artık çalışan y kuşağının çoğunda var, bizim karşı apartmanda hep balkonda kurutmalar neredeyse sadece 2-3 dairenin yok kurtuması.
birde kedi köpekli evlerde çok kullanılıyor artık. 196-70 kuşağının alışık olmadığı bişey, maddi durum iyiyse ancak alırlar o yüzden çoğu hala kullanmıyordur.

ben kedi yüzünden aldım, koltuklara serilen örtülerde, kıyafetteki kıllarla uğraşmaktan bıktığım için ama sonra anladım ki ciddi zaman tasarrufuda asma toplama derdi yok.

robot süpürge denmiş, o da çok yararlı şimdiye kadar almadığıma ve mopunu yıkamalı model almadığıma çok pişmanım.
0
eja
(16.12.24)
1- Yalnız yaşayan insan oranı arttı.
2- Evli çiftlerin her ikisinin de çalıştığı hane sayısı arttı.
3- Haftasonu çalışma yaygın
4- Çalışma saatleri insanların her işini görebileceği şekilde rahat değil.

Sabah 08.00 - 09.00 arası işbaşı yapıp akşam 18:30 - 19:00 gibi evde oluyorsanız yemek yapmak, çocukla ilgilenmek, ev temizliği yapmak, kişisel bakımınızla ilgilenmek gibi işlerin hepsini haftanın 6 günü 18:30 - 23:00 arasındaki 4,5 saatlik zamana sığdırmanız gerekiyor. Kafa dağıtıp koltuğa serilecek vakit yaratabiliyorsanız ne mutlu. Bu süre yeterli bir süre değil. Pazar gününü de bu işlere ayırmak istemezsiniz. Örneğin cuma akşamı eve gelir gelmez çamaşırları yıkarsanız gece yatmadan önce kuru çamaşırları katlayıp koyar haftasonu bunla alakalı hiç düşünmezsiniz.

Özellikle kış aylarında çamaşırların içerde ve dışarda kuruma süresi uzuyor. İçerde serili çamaşırlar kalabalık ve nemli bir ortama sebebiyet veriyor. Dışarda çamaşır sermekse hem kışın işlevsel değil hem de gittikçe önüne geçilmeye çalışılan bir olay, çevresel sebeplerden ötürü. Kurutma makinası denkleme girdiği zaman öngörülebilir belirli bir süre içinde çamaşırlar kuruyup dolaba giriyor ve aynı gün giymeye hazır hale geliyor. Bu özellikle de tek yaşayan ve çalışan çiftler için çok faydalı bir durum. Daha az planlama, daha az zahmet. Ütü konusunda da çok katkı sağlıyor, ütü gereksinimini büyük oranda azaltıyor.

Elinizin altında bir çamaşır kurutma makinası varsa neden kullanmayasınız sadece soruyorum?

Çamaşırla uğraşmak bir hobi değil, bir gereklilik, zorunluluk. Haliyle bunda sizin payınızı azaltan bir teknoloji varsa bu yayılır. Çok derinlemesine incelemeye gerek yok aslında. Türkiye'de henüz "yaygın" değil, ancak "yayılıyor." ilerde yaygın hale gelmesi büyük ihtimal. Sadece şu anda yaygın değil.

Faydaları şöyle özetleyeyim

- Çamaşırlar birkaç saat içinde yıkanıp kuruyup giymeye hazır hale geliyor.
- Ütü gereksinimi büyük oranda azalıyor.
- Çamaşır serme konusu ortadan kalkıyor. Serili çamaşırın yarattığı kalabalık ortadan kalkıyor.
- Yağmurlu, soğuk ve nemli günlerde çamaşır sermeyle ilgili her türlü sıkıntı ortadan kalkıyor. İklim, nem, gece gündüz durumu tamamen denklemden çıkıyor.
0
akhenaten
(16.12.24)
bizde de var. Artık ihtiyaç haline geldi. Bu kadar kentleşirsen, hava girmiyor.
0
baldan kaymak
(16.12.24)
kurutma makinesi bende var. almadan önce çamaşırları yıka, as kurumasını bekle, topla, ütüle toplamda iki güne yakın zaman gidiyordu. şimdi çamaşırları sabahtan makineye atıyorum. aynı gün öğleden sonra ütü işi dahil herşeyi bitmiş oluyor (uzun eko programda yıkıyorum, yoksa daha kısa da sürebilir.) bunun bir de havlusu, nevresimi vs. var. kurutma makinesi ile 5-6 saate her şeyi bitmiş oluyor.

kardeşimde iki çocuk var, kurutma makinesi yok. salonda her zaman bir çamaşır askısı var ve hiç boş olmuyor. evde koyacak yer olsa ilk alacağım şey kurutma makinesi diyor.
0
inheritance
(16.12.24)
@all

yuh arkadaslar ben bu konuda hicbir sey bilmiyormusum. ben cok geride kalmisim. :)
0
🌸fevzi123
(17.12.24)
amerika'da her evde var. mukemmel pratik. camasir yikadiktan sonra tek tek asmakla ugrasmiyorsun hepsini oldugu gibi kurutmaya alip sonra katliyorsun.

tek handikapi kumaslari kucultmesi olabilir. cunku yikamayi serin suda yapabiliyorsun ama kurutmada illa ki sicak hava ufleniyor.
0
antikadimag
(17.12.24)
(11)

telegramda buradaki nickleri çekiştiriyor musunuz?

respect
sb
sb
0
respect
(16.12.24)
çekiştirmiyolar bi ara gruptaydım.
0
rentts
(16.12.24)
En güzel yanı o, yoksa grupta olmazdım
0
kisa
(16.12.24)
Sabahtan akşama kadar tek meselemiz duyurudaki nickler hakkında atıp tutmak.
0
rakicandir
(16.12.24)
benim hakkımda da konuşuluyordu girince kesildi, çıkamıyorum şimdi neler konuşulduğunu bildiğim için.
0
kisa
(16.12.24)
Mevcut grup şimdiye kadarkilerin yüz karası. Ne bir heyecan ne bir aksiyon rezillik gece saat 4 bulmaca çözüyoruz. gruptaki arkadaşlara burdan selam. ada <3
0
spadæs
(16.12.24)
Bence cekistiriyorlar da şu altta linki sabit olan resmi grupta degil.
Baska gruplar var gibi. Linkini atın da bilelim...
0
ananiyimioguz
(16.12.24)
evet
0
gabe h coud
(16.12.24)
yav 2011'den beri buradayım, eski nick'ler de dahil olmak üzere kimseyi karakteri, kişilik yapısı, mizacı hakkında keskin yargılara varacak kadar tanımıyorum. insan aynı ofiste/ortamda bulunduğu kişileri bile zar zor keşfediyorken SANALDAN "tanıdığınız" bu insanları çekiştirecek hangi detayları ne ara ve nasıl yakalıyorsunuz?

not: şaka yollu verilen cevapları ayırt edebiliyorum, sözüm onlara değil.
0
m e b
(16.12.24)
Çekiştiren varsa sevabına bana da yazsın :p telegram grubunda değilim
0
kullanicadi
(16.12.24)
çekiştirmiyoruz
0
durbidakka
(16.12.24)
Çekiştiriyoruz. Sürekli bulmaca mı çözücez emekliler gibi…
0
Boris
(16.12.24)
(11)

özgürlüğün çok muğlak ifade olması ya da benim gereksiz hassasiyetim...

m e b
selamlar.gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz? mis
selamlar.

gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.

bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz?

misal yanımda kahvaltı eden bir eleman var, bildiğin biberi çatır çutur yiyor, o biberi her çatırdatışında kafama silahla ateş eder gibi hissediyorum. çayını içmiyor, hüpletiyor. o her hüüüppğppp edişinde beynim ikiye ayrılıyor sanki.

yan tarafta da temizlikten sorumlu kadın cak cak sakız çiğniyor, aynı şekilde metroda da denk geliyorum. adam hiçbir rahatsızlık duymuyor ve sakızı ağzında havai fişek gibi patlatıyor veya cak cak geviş getiriyor.
başka bir adam hiçbir şekilde etrafı önemsemeden kulaklıksız bir şekilde video izliyor, hiçbir rahatsızlık da duymuyor.

ofiste beni zerre ilgilendirmeyen, hatta nazik bir şekilde "bu konu hakkında pek bir bilgim veya alakam yok, bu yüzden yorum getiremiyorum" dememe rağmen yarım saat boyunca bana hiçbir katkı sağlamayacak veya karşı tarafa yararım dokunmayacak bir konunun muhatabı oluyorum.

metrobüste kadın yanına kimse oturmasın ve diğer koltuklar boş diye yanına çanta koyuyor, siz oturmak isteyince of puf ediyor.

atm'de sıra bekliyorum, önümdeki kişi işini bitirmiş ama hala kenara geçmiyor, çektiği parayı orada sayıyor ve bu süreçte de küçük çocuğunun atm'nin düğmelerine rastgele basmasına göz yumarak atm'nin donmasına sebep oluyor.
asansörde de çocuklarının her düğmeye basmasına ses etmeyen ve asansörün her katta durmasına sebep olan tipler de aynı şekilde.

ya bu toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamamış tipler, anladık da bu şeyler özgürlüğün minimal örnekleri mi yoksa uyarmak en olağan ve doğal bir eylem midir? kafayı mı sıyırıyorum? çok mu takıyorum?
0
m e b
(12.12.24)
bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum. bu durumun seni rahatsız ettiğini karşı taraf düşünmüyor. ben de senin gibi aynı şeylerden rahatsızım.
dolmuşta ayakta gitmemek için dolmuşu durdurup inen kadına dolmuşta oturan ve ayakta duranlar tepki gösterdi. söylemleri şuydu: biz her gün böyle gidip geliyoruz.
olay kabullenmek...
önemli olan kabullenmeyip bu insanları uyara uyara adam edeceğiz ya skt.r olup gideceğiz.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Öncelikle çok rahatsız olursanız insanları uyarırsınız da, insanları uyararak bir yere varamazsınız. Bahsettiğiniz şeyler, ki ne kadar büyük problemler oldukları tartışılır, bir insanın yetişkinliğinde sizin uyarınızla ya da bir başka sebeple "Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinlememeliyim" diye bir aydınlanmayla değişecek bir davranış kalıbı değil.

İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun. Ya da en başından bunları yapmamak üzerine eğitilmeleri gerekiyor.
0
salihdt
(12.12.24)
özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok.
0
elorelia
(12.12.24)
benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum.

yani zurih'te bir metroda boyle bisey olsa hakkimi ararim; ama istanbulda metrobuste sadece rica ile yetinirim. diger turlu basina bela, stres almak disinda hic bir fayda gelmez.
0
buenosdias
(12.12.24)
Maruz kalmamak için kulaklık şart. Bu insanları siz değiştiremezsiniz. Uyarsanız ya kabahatli çıkarsınız ya da etkisi olmaz.
0
auroraaurora
(12.12.24)
yazdıklarında haklısın, ben de çok rahatsız oluyorum bunlardan. ilk defa cevapların neredeyse tamamına katıldım.
cinnet ne alaka onu anlamadım
"bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum."
"özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok."
"İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun."
"benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum."
0
abelardo
(12.12.24)
Hepsini okudum. Muğlak olan neresi? Bunların hiçbiri özgürlükler içinde değil. Hepsi toplum içinde yaşama kurallarına uymama. Evet çay dahil.

Belki biber hariç. Onda da kahvaltı yeri önemli. Yemekhane, restoran, cafe falan ise biber ses çıkarabilir. Ofis içinde çalışma alanında ise o da özgürlük değil. Yani sen rahatsız oluyorsan değil. Olmuyorsan çayınızı beraber hüpletirsiniz
0
nawar
(12.12.24)
Saydıklarınızın hepsi, %100 oranında beni de rahatsız ediyor. Bir tanesi bile istisna değil.

Ancak yanındaki boş koltuğu parselleyen kişinin yaptığı şey dışında bunlar "özgürlüğün minimal örnekleri"

İnsanlar kaba olmak konusunda özgür. Saçmalamak konusunda da özgür. Her saygısızlık, toplumun her genel geçer kuralına aykırılık özgürlük sınırları dışında tutulamaz.

Özgürlüğün sınırı bir şeyin sizi veya bir grubu rahatsız etmesi üzerine çizilemez. Eğer birisi kendi doğruları üzerine, sizin o ortamdaki davranışınızı aktif şekilde kısıtlamıyorsa (örneğin ezan vakti diye kulaklığınızı çekip almıyorsa) ve yaptığı şey yasalarca özellikle kısıtlanmamışsa (çıplak dolaşmak vs.) o kişi o yaptığı şeyi yapmakta özgür. En genel geçer tanım bu. Yasaları işin içine kattığımız için felsefik anlamdan ziyade pratik anlamda özgürlüğün tanımı bu.

Özgürlüğün tanımı içine başka ne giriyor peki? Siz de bunlar hakkında rahatsızlığınızı dile getirmekte özgürsünüz. İnsanlar özgürlüğü hep tek taraflı düşünüyor. Ancak yapılan davranışların sonuçları olur. Bir şeyi yapmakta özgürsünüz diye onu yaptığınızda tepki görmeyeceğiniz anlamına gelmez.

Siz de bu kişilerin alanını kısıtlamadan kendi rahatsızlığınızı dile getirebilirsiniz. Siz de bunu yapmakta özgürsünüz.

Toplumsal denge bu şekilde teraziye geliyor. Bu işler böyle yani. Çok karışık değil aslında. Her şeyin bir kuralı, formülü olamaz, bazı şeyler uzlaşıyla hallolur.

Birisi sesli sakız çiğniyor diye ona kabahatler kanunundan ceza kesildiği bir ortam düşünün, sizce de bu absürt olmaz mı?
0
akhenaten
(12.12.24)
Hocam askere gittiniz mi ?
6 aylik mi ?
Merak ettim.
0
WithWorth
(12.12.24)
@WithWorth: hayır, askerlikten muafım.
0
🌸m e b
(13.12.24)
skerler eşiğine gelip insanların suratına içinden geçenleri dan dan konuşmaya başlayana kadar böyle gidecek. fakat sen erkek olduğun için olayın alevlenip yaralamalı kavgaya dönüşme olasılığı yüksek. karşındakini ölçüp biçip ona göre içindekileri söylemeye başla derim. işin zor meb kardeşim.
0
titanyum22
(13.12.24)
(22)

Çocuklu ailelere ayar olmak

tahirkemalbozoglu
Ayar olmak ama neyine?“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; i
Ayar olmak ama neyine?
“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…
Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; insanları rahatsız etmeye hakkın yok.” demiyor beyefendi, hanımefendi.
Ama yok… Bu basit uyarıyı bile yapmıyorlar. Neden? Çünkü kendileri de yaşamayı bilmiyor. Saygısızlar. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemişler. Çocuklarına da öğretmiyorlar. Aksine bu çocuklu aile bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Diğer insanların kendileriyle beraber bunu anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyorlar. Sonra o çocuk büyüyor, aynı saygısızlıkla devam ediyor. Çünkü ne görmüş ki ne öğrensin?
Saygıyı, empatiyi ve başkalarının haklarını önemsemeyi aileden öğrenir insan. Ama aile bunu bilmiyorsa? İşte o zaman ortaya, diğer insanları hiçe sayan bencil bir nesil çıkıyor. Ve böyle bireylerden oluşan bir toplumda huzur aramak da hayal oluyor.
Böyle çocuk yapacaksanız yapmayın, hadi yaptınız size benzeyen o sevimsiz evladınızı da alın ötede yaşayın lütfen.
Sizin çevrenizde var mı böyle çevresine saygısız aile? Huzur içinde yaşayan o mutlu ve nadir azgınlıktan mısınız?
0
tahirkemalbozoglu
(25.11.24)
Her çocuk ebeveyninin aynasıdır. Çünkü annesini ve babasını örnek alır, aynen kopyalar ve davranışlarıyla aynısını sergiler.

Anne baba evde bağırarak konuşuyorsa onlar da bağırırlar. Evde kavga çoksa çocuklar da kavgacıdırlar veya çok pısırıktırlar. Çocukların enerjik ve coşkulu anlardaki gürültüleri aileden değil kendi sağlıklı enerjilerinden gelir ama kontrol sorumluluğu çocuklarda değil anne babalardadır, onlar ise bu zamanda çoğunlukla ilgisizler, çünkü onlarla da ilgilenilmedi, onlara insanlara saygılı olmak yaşayarak gösterilmedi. Yani zihinlerinde böyle hatıralar yok, örnek alma klasörü boş.

Ana babanın saygılı ve ölçülü ve hatta dengeli insanlar olduğu aile çok az. Ben o talihli azınlıktanım. Bunu nasıl aşarız diyorsan bence birbirimize yılmadan ve bıkmadan, yumuşaklıkla ve kendimiz örnek olarak destek teşkil etmek çözüm olacak. Çocuklara karşı saygıyı ve nezaketi asla elden bırakmamak lazım, eğer ailelerinde görmüyorlarsa görmeleri ve kaydedip sorgulamaları için. Hatta içlerinin ısınması için. Muhakkak hatırlayacaklardır.

Bizim kendi davranışlarımız istemesek bile herhangi bir anda herhangi bir insana şahane örnek olabiliyor, hiç ummadığımız kadar. Onun için belki de öncelik bizim kendimizi düzeltmemizdir...
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanicadi

Onun derdi sen ve senin gibi ebeveynler değil ki, sen sorumluluğunu bilen, saygılı, insan gibi bir ebeveynsin, onun sıkıntısı sorumsuz saygısız haddini bilmez anne babalar ve onların yetiştirdikleri çocukların zorbalıkları. Ben öyle anladım.

Ben de tam aynı yerden geriliyorum hatta, tam da aynı sebeple anne olmak istemedim, istemiyorum. Çünkü güvenemiyorum, kimseyi güvenilir bulmuyorum ben de. Hepimiz toplumu bir şekilde tecrübe ediyoruz her gün ve benim gördüklerim beni çok huzursuz ediyor. O da sanırım bunun için yazdı buraya. Senle ilgisi yok ki.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanıcıadi
Çocuğun çevreye rahatsızlık veriyorsa ve bunu önleyemiyorsan bu senin suçun olur. Bizim bir günahımız yok ama senin yaptığın çocuğun derdini beraber çekmemizi istemen çok tuhaf.
Keyifsizse senin oğlan bunu sabah kahvaltıya gelen herkese yaşatma. Gelme kahvaltıya.

Çok basit aslında ama çocuğu olanlar sessizliğin lüks olduğunu sanıyorlar.
0
Shepard
(25.11.24)
+1'imle geldim.

Hastayım, yarın işe gitcem dinlenmem lazım diye kapısına gidiyorum çünkü artık mesaj yoluyla uyarmaktan bezdum. Bana diyo ki ben de hastayım nolmuş, şuramdan buramdan ameliyatlıyım. Bu zamana kadar kimse kapımıza şikayete gelmedi diye beni suçlu çıkarmaya çalışıyo üstelik. Apartman hayatında gürültü olurmuş. Ben anlayış gösterecekmişim. Yok erkek çocuğuymuş enerjikmiş, yok muhabbet kuşunu görmüş heyecanlanmış, misafir gelmiş onun çocuğuyla coşmuş, bahaneler bahaneler...

Çocuk napcak, dur diyen sus diyen olmazsa kuduracak tabi. Bana hmm ok diyor ama davranışı asla düzeltmiyolar bi de.

Çok doluyum çoook!
0
beetlejuice
(25.11.24)
aşırı derecede ortadoğulu bir sorun.

şımarık veletler ortadoğulu bir kavram.

anası da babası da gerçek normal insan gibi insan olan veletler zaten çağcıl insanları o kadar da rahatsız etmiyor. 2024 yılında ortadoğulu islamik bi ortamda beklentileri ona göre ayarlamak lazım sanki.

soruya cevap olarak ise evet, huzur içinde yaşıyorum çünkü civarımda pek ortadoğulu yok.
0
fevzi123
(25.11.24)
+1'imle geldim daha dün bu durumu ilk kez aklimdan geçirdim.

İki çok küçük çocuk başta şakalaşıyorlardi, çocuktur dedim. Ama erkek kizi israrla bagirtiyor, diyorsunuz ayni masadalar(!), ana uyaracak herhalde. Hiç bir uyari yok. Ardindan yarim saat belki gaz cikarma sesi yapti cocuklar. Kesintisiz! Cunku uyaran yok. Ve ana baba AYNI restoran masasinda. Geri kalan tum tespitleri siz yapmissiniz zaten.
Buyuyunce normal insanlarin normal cocuklarina zorbalik yapacak cocuklar olacaklar bence. Ana babasinin durdurmadigi cocugu ogretmen nasil durdursun.

Avrupada bu islerin olmadigi ile ilgili cok saglam tespitlerin oldugu bir iki meshur baslik vardi ekside.
0
WithWorth
(25.11.24)
Sizin kadar sert bakmıyorum, ancak bence bu tür durumların ortaya çıkmasının en büyük sebebi bazı ailelerin çocuklarını hiç de çocuklara yönelik olmayan yerlere getirmesi.

Örneğin eşinizle ya da sevgilinizle gayet yetişkinlere yönelik bir tiyatroya, restorana, bir yere gidiyorsunuz. çocuklara yönelik bir şeyler olmadığı besbelli. Ama bir bakıyorsunuz bir çift çocuğunu getirmiş böyle bir ortamı "deneyimlemesini" falan bekliyor. Çocuk ortamı sevmemiş, mızmızlanıyor ancak ailesi hiç oralı olmuyor, gitmeye niyetleri yok. Çocuk sürekli bir şeyler soruyor, konuşulmaması gereken bir ortamda sürekli konuşuyor vs. Bir şey söyleyince de "ama o daha çocuk, ne yapayım?" Deniyor.

Dünyanın en saçma şeylerinden birisi. Çocuklara yönelik, onun yaşına uygun veya genele yönelik birçok yapılacak şey varken hayır; Çocuk illa onu "deneyimleyecek."

Ciddi anlamda sinir bozucu. Hatta bence açık olmak gerekirse çocuğun uygun bir zamanda seveceği varsa bile önüne ket vuruyor o yaşadığı şey. Her şey zamanında güzel.
0
akhenaten
(25.11.24)
Toplumda maalesef aşırı cahil insan var. Sadece çocuk konusu değil konu. İnsanlar birbirine karşı saygı sevgi nedir bilmiyorlar. Kavram karmaşası yaşıyorlar. Bu köpek konusunda da böyle çocuk konusunda da.

Bak neler var. Olayı nasıl da demagoji yapıyor. Dünyadaki en güzel şey çocuk sesi diye. Nasıl da gerçekleri carpitarak eğip büküyor. Bak böyle narsist insanlar gelip çocuk sevgisinden bahseder. Sen bencil bir kişi olarak bireyi önemsemiyorsun ki çocuğu onemseyesin zir cahil, saygısız. İnsanların birbirini rahatsız etmemesi isteğine bile nasıl kudurarak tepki veriyorlar, e nolacak öyle görmüş, öyle öğrenmiş.
0
dedeminhirkasi
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. keşke öyle olsa. tabi ki abartı durumlarda müdahale edilir, özellikle restoranda, toplu taşımada vs. ama onun dışında çok da şey yapmamak lazım. anne baba etkeni önemli tabi de, bir de genetik var. her çocuk evinin aynası olmuyor.
zor konu yani.
anne olana kadar ben de benzer düşünüyordum. ama anne olduktan sonra asla kınayarak bakmıyorum bu tip durumlara.
0
elorelia
(25.11.24)
duyuruyu okur okumaz sebepsiz veya incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenden ötürü atılan çocuk sesi belirdi kulaklarımda bir an, başıma ağrı girdi.

şu hayatta artık çocuklardan daha gıcık olduğum bir şey varsa o da yeryüzüne padişah/kral(içe)/prens(es) doğurduğunu sanıp herkesin bu şizofrenik bakış açılarına uymamızı bekleyen ailelerdir. çocuk bu, kukladan veya yontulmamış odundan farksız. o çocuğun hala yontulmamış odun olarak kalmasında bu tip ebeveynlerin payı çok büyük.


artık bir ortamda çocuklu aile varsa mümkün mertebede kaçmaya çalışıyorum. anlamsız bağırış çağırışlar, pis ayaklarıyla koltuğa basmalar, etrafındakileri rahatsız etmeler, koşturmalar, herhangi bir mekanik sisteme parmak sokmaları ve anne-babalarının buna hiçbir şey dememeleri beni o kadar sinirlendiriyor ki anlatamam.


çocukların hiç dahil edilmediği ortamların yaygınlaşmasını o kadar çok istiyorum ki. hatta buna sosyal faaliyetleri geçiyorum, gündelik ve zorunlu alanlar da dahil edilmeli. örneğin toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, avm'ler de dahil. eğer iki konu hakkında diktatörlük yapma imkanım olsaydı bunlardan biri futbolu yasaklamak, biri de toplumla entegre olmayı başaramamış çocuklu aileleri sosyal çevreden mahrum etmek üzerine olurdu.

kendi çocuklarına tahammül edemeyen tipler gelip senin tahammül etmeni bekliyor, şaka gibi.


ayrıca çok absürt şekilde kendisi çok anlayışlı, nazik ve etrafındakilere daima kibar olan ince bir arkadaşım söz konusu çocuğu olunca etrafta kim var, kim yok asla önemsemeyip ortalığın çocuğu yüzünden savaş alanına dönmesine asla müdahalede bulunmuyor.
0
m e b
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. +1

Cocuklarin toplumsal ortamlarda cevreyi rahatsiz ettigi durumlarda ebeveynler genelde bir ihtiyaci karsilamamis olduklari icin hatalidir. Ancak her zaman, her durum on gorulemeyebiliyor. Cocuk yeri geliyor okulda/kreste yasadigi bir sorundan dolayi da gurultu yapabiliyor. Toplumsal ortamda uyarilir, halledilmeye calisilir falan ama bazen de olmuyor.

Ayrica cocuk her zaman ebeveynlerini yansitmiyor. Biz evde hic bagirmiyoruz, cocuk da genelde bagirmiyor ama bir arkadasi falan gelse bagirarak konusmaya basliyorlar. Arada uyararak bir nebze normallestirilebiliyor. Her hareketine mudahale edilen cocugun ileride topluma etkisinin hic de iyi olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
sende çocuk yap bırak onlar düşünsün.
0
nuisance2
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil evet çok doğru ama öyle yetiştirirseniz öyle olur ancak.

istisnai örnekleri var tabi ki ama burada gördüğümüz ortadoğu kafası ile yetişirse istisna olması gereken şey genel geçer hale gelir.
kimse de çocuğu suçlamıyor, onu yetiştiren kafayı suçluyor.
0
kisa
(25.11.24)
Nadir de olsa çocuğunu susturmaya çalışan, bir şekilde dikkatini dağıtmaya çalışan ebeveynlere denk geliyorum, ona bir şey diyemezsin mesela, onları anlayabiliyorum çocuk işte durmuyor susmuyor rahatsız ediyor ne yapabilirsin ki.

Ama çoğu zaman çocuğunun yaptığı gürültüye sesini çıkarmayan insanlarla karşılaşıyorum bu çok kötü bir şey. Deliriyorum sinirden, çocuğa değil de onlara kızıyorum, bir çaba ya bir adım bir şey yap susturmaya çalış.
Bir gün otobüste bir çocuk ayağıma kusmuştu ne diyebilirsin mesela çocuk yani maksimum 3 yaşındaydı ama kadın bir özür dile be bir şey söyle yani kusura bakmayın de hay allah çocuk işte de. bir şey yap.
benden özür dilemesini geçtim çocukla bile ilgilenmedi kadın, o an çocuğa daha çok üzüldüm.
0
mutekebbir
(25.11.24)
mbond muazzam özetlemiş.

biz de insanları rahatsız etmemesi konusunda uyarıyoruz ancak çocuğa her ses çıkardığında sus demek de çok yanlış bir yaklaşım. Çocuk sahibi olmayıp her çocuğu ağlayanı cahil sananlar bilsin ki 200 tane kitap okuyoruz doğru yaklaşımı öğrenmek için. benim oğlan mesela 2 yaş bunalımında. olmadık yerde inadından ağlama krizine giriyor. bu hesaba göre sırf sussun diye istediğini yapmalıyım. öyle bir dünya yok tabii ki.

bu durum suistimale açık. her ne olursa çocuktur yapar diyen ve sadece etraftakiler değil kendi çocuğu da aslında umrunda bile olmayan manyaklara da rastlıyoruz.

işin özü hayat bu gibi şeylere kafayı takmak için çok kısa.
0
brakgn
(25.11.24)
hocam duyurularin hep gozume carpiyor. surekli sosyal problemler ve problemlerin kaynagi hep baska insanlar. tamam zor bir cografyada yasiyoruz insan kalitesi cok dusuk ama boyle bir profil cizmeniz de hic saglikli degil. acaba bir durulup benim dusunce, davranis, tepkilerimde hata olabilir mi diye dusundunuz mu hic? bunu yapici bir elestiri olarak degerlendirin. cunku surekli dert yanmak yeni dertler getirmekten baska bir halta yaramiyor. sad but true.
0
buenosdias
(25.11.24)
3 çocuğum oldu. en büyüğü 7 yaşında.

belirli dönemleri var, ağlama krizlerine girerler 2 hafta kadar (büyüme krizi denir). Dışarda, evde nerede olursak olalım en ufak şeye ağlarlar. Örneğin avm'de yürürken benim ayakkabım neden pembe değil diye dakikalarca yırtındığını hatırlarım.

bu durumlarda üstüne gitmek çocuğu daha da sinirlendiriyor, o an ağlaması gerek ve yapacak bir şey yok :) çevresindeki insanlar rahatsız oluyorlar evet, farkındayım. ama insan olarak toplumda beraber yaşıyorsak bazı zaruri şeyler karşısında birbirimize sabretmemiz gerekiyor. örneğin yaşlıların araba kullanmasına ayar oluyorum, yolda yürümesine ayar oluyorum, toplu taşımada şişmanlara ayar oluyorum, engelli insanlara ayar oluyorum gibi bir sürü benzer bahane çıkartabilirim. ama aynı toplumda yaşıyoruz işte, zaruri sebepler dolayısıyla sabredeceğiz birbirimize.
0
xephyr
(25.11.24)
Daha önce anlatmıştım,
Bir hastanenin bekleme salonundayım, kalabalık epey. İki kadın geldi çocuk arabalı ve eteklerine yapışmış ikişer çocukla. Yani en az üç çocuk sözünü buyruk olarak kabul etmişler. Oturdular bir yere, yıllardır görüşememişler gibi koyu bir muhabbete başladılar.
4 çocuk olay yerini ahıra çevirmekte gecikmedi. Rahatsız olan erkekler, Titanyum korkusuyla kadınlara bir şey diyemediler ama birkaç kadın homurdandı. Kadınlar 'Onlar çocuk.' deyip kestirip attı.
Daha sonra kulağı küpeli saçı tokalı 7-8 tel sakallı bir genç, en küçük çocuk yanından geçerken, 'şu ne?' dedi. Çocuk durdu. Yangın dolabının üstündeki tabelalardan ikisi arası bir diyalog başladı. 'Sen renkleri biliyor musun falan derken sohbete diğer üç çocuk da katıldı. Ortam bir anda sükunete kavuştu. Ben oradan ayrılırken o üniversite öğrencisi o 4 çocukla hala sohbet ediyordu.

Çocuğu birey olarak görürsen o da insan gibi davranabiliyor. Bu işi orada o anneler yapmalıydı. Ama onlar enerjisini boşaltsın diye köpeği parka götürme mantığıyla çıkarıyorlar çocuklarını evden.

İzban'da bir anne çocuğa rasladım. Anne 3-4 yaşlarındaki oğluyla yol boyu büyük bir insanla sohbet eder gibi sohbet etti. Çocuğun sorduğu bir soruya cevap veremedi. Bunun cevabını ben de bilmiyorum, akşam babamıza soralım. Ama ben unutabilirim, sen hatırlatır mısın dedi. Eminim o çocuk evde alt kattakinin tepesinde tepinmiyordur.

Şu an bir komşum var. Her akşam iki oğlunu alıp ön bahçeye iniyor. Önce bankta baba oğul muhabbeti oluyor, yaz kış. Sonra 15-20 dakika, sanırım akşam yemeği hazır telefonu gelene kadar futbol oynuyorlar.

İnsanlar insan yetiştirmenin bilinciyle çocuk yapmalı. Saldım çayıra, mevlam kayıra deyince söylediğiniz görüntüler çıkıyor ortaya.
0
Mirket
(25.11.24)
Çocuk sus deyince susan bir canlı değil diyenler olmuş. Kişisel cevabımı vereyim. Bahsettiğim toddler dediğimiz yaş grubu değil, ilkokul çağına gelmiş çocuklar. Toddlerlara zaten her sosyal ortamda anlayış gösteriyoruz mecbur. Ilkokul çocuklarının da evde öğrenmediği saygıyı okulda random bi öğretmenden öğrenmesi hadi bi nebze mümkün de her ortamda istikrarlı şekilde uygulayabilmesi mümkün görünmüyor aile saygısızsa.

Sus demek zaten birinci adım. Onu bile yapmayan var. Yukarıda da bir kaç örnek verildi, sus deyince susmuyorsa dikkatini dağıtmak, çocuğun enerjisini boşaltacak başka yöntemler, aktiviteler bulmak ebeveynin görevi değil mi? Benim çocuğum yok ama arkadaşlarımın üst level haşarı çocuklarında bunu deneyimledim. Çocuklar bu tarz aktivitelere olumlu ve hızlı geri dönüş yapıyorlar. Sonra da millet sanıyo ki ben çocuklarla iyi anlaşıyorum. Biz bunu yaptık ama canımız ilgilenmek istemiyo diyen yok, o anda kendi keyiflerini sürmek varken... ekonomik durumu kötü insanlar da değiller çocuğa sosyal ve fiziksel aktivite alanları açamasınlar.

Hayır yani ben en doğal hakkım olarak evimde, konfor alanımda dinlenebilmek, uyuyabilmek için komşudan icazet mi almalıyım?
0
beetlejuice
(25.11.24)
Çocuklular ve çocuksuzların tatlı seviyede çatışmasına dönmüş :D

Çocuksuz olarak evimde otururken başkasının çocuk sahibi olma kararının beni rahatsız etmesine çok mana veremeyenlerdenim.

Memlekette sokakta çocuk oynayan kalan son sokaklardan birinde oturuyorum özellikle havalar ısınınca okullar tatil olunca çekilmez bir hal alıyor. "Çocuktur oynuyacaklar elbette"nin üzerinde bir bağırış çığırış var. Evebeynlerinin umrunda değil çocuklar ciddi riske girdiklerinde dahi gayet rahatlar.

Bu rahatsızlığıma şehirde yaşıyorsun bunları göze almışsın argümanı ile gelinmesini de bi yere kadar anlayabiliyorum. Zira o argümanı üzerime savuranın 1 hafta benim çalışma odamda yaşamasından sonra rahatsız olmama ihtimalleri yok :D

Maalesef çocuk ayarsız bişey elimden geldiğince kaçınmaya çalıştıkça gelip ağzıma giriyorlar.
0
hedep
(25.11.24)
Bunların %90'ı kalitesiz anne ve babalar yüzünden. Onların da yarısı fındık kadar beyinleri ile 2-3 kitap okuduktan sonra öz güveni yüksek birey yetiştirdiğini sanan kamiller, diğer yarısı da spermle yumurtayı birleştirmek dışında hiçbir fikri olmayan ve çocuğu tehdit ederek ya da milletin ortasında bağırta bağırta büyüyenler. Her şımarık çocuğun arkasında bir vasıfsız aile vardır.

"Çocuktur.." diye bahane olmaz. Bebek dediğin tabii ki ağlar da etrafı da dağıtır 2 yaşına kadar istenmese de anlaşılır ama 4 ve üzeri çocuğun böyle bir lüksü yok. O artık başarısız ebeveyn hikayesi. Açık hava hayvanat bahçesi değil şehirler. O kısımda +1
0
nawar
(25.11.24)
Mirket çok güzel anlatmış.
Saldım çayıra mevlam kayıra zihniyetinin sonuçları bunlar. Çocuk cıvıltısı, çocuk sesi, çocuk sesi... Bunlar farklı şeyler.
Evde çocuğuyla uğraşmak istemediği için eşlik etmeden sokağa bırakıyor. Çocuk sokaktan evdeki anne babasına sesleniyor 10-15 dakika; bakan yok. Uyarsanız kahabatli oluyorsunuz. Beğenmiyorsan taşın noktasına geliniyor illa ki. Geçenlerde komşum gayet nazik dinlenmeye çalıştığını söylediğinde çocuğun babasının tepkisi bu oldu. Ben domates biber diye aralıksız böğüren veledi direkt azarladım. Gerekirse polise şikayet etmek dahil her şeyi yaparım; hiç çekinmem.
Geçtiğimiz yaz yeğenlerimle 2 hafta aynı evde geçirdim. Tabletlerinin sesini kısmalarını söylemekten dilimde tüy bitti. En sonunda pes edip başka odada takılmakta buldum çareyi -ki bu çocuklar normalde çevrelerine rahatsızlık vermemeleri gerektiğini biliyorlar. Evlerinde ellerine tablet tutuşturulup kendi hallerine bırakıldıkları için onlara göre gayet normal yaptıkları.
Kimse çocuklardan biblo gibi oturmalarını bekleyemez; ama oyun oynayan (tablet, telefon vb. ile değil.), sohbet eden çocuk ile gürültücü çocuk aynı şey değil.
Birkaç hafta önce otobüste gecenin ikisinde yüksek sesle sohbet eden 'yetişkinleri' uyarmak zorunda kaldım. Çok şaşırdılar bu tepkime. Işıklar kapanmış, herkes uyumaya çalışır veya sessizce vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak çok normal onlar için. Çoğu insan bulaşmamak için müdahale etmiyor; ama ben dayanamıyorum bazen.
Sessizlik gerçekten lüks bu ülkede. Kulaklıksız evden dışarı adım atmamak lazım.
0
auroraaurora
(26.11.24)
(11)

çok üzgünüm...

m e b
merhaba.çok ergence bir duyuru olacak, biliyorum ama yine de yazmak istedim.12 senedir tanıdığım çok yakın arkadaşım var, adına ali diyelim. kendisiyle fırsat buldukça buluşur, vakit geçiririz. yine ortak arkadaşımızla da öyle, ona da mehmet diyelim. şimdi ali, mehmet'i arar ve genelde telefonlarına
merhaba.

çok ergence bir duyuru olacak, biliyorum ama yine de yazmak istedim.

12 senedir tanıdığım çok yakın arkadaşım var, adına ali diyelim. kendisiyle fırsat buldukça buluşur, vakit geçiririz. yine ortak arkadaşımızla da öyle, ona da mehmet diyelim.

şimdi ali, mehmet'i arar ve genelde telefonlarına hiç cevap alamaz. sürekli tekrarlanan bir durum ve bu durumdan epey şikayetçi olurdu. buluştuğumuzda sıcaklık/soğukluk olmuyor ama.

şimdi bazen ali'yi ne kadar ararsam arayım, dönmez. hiç aramamışım gibi davranır, instagram'dan reels gönderir. ama kendisi arayınca telefonuna bakmak zorundasın. bu konuda çok uyardım onu, ben ona nasıl bakıyorsam onun da benim telefonlarıma bakması için vs.

ali iki hafta önce yine ölü taklidi yaptığı ama reels attığı bir zamana girdi. ben de bir hafta boyunca hiçbirine dönüş yapmadım, ne aradım, ne sordum, ne de whatsapp/instagram mesajlarına cevap verdim. aradan 5 gün geçince beni aradı, hiçbirine yanıt vermedim.

akşamında bana "eyvallah" diye kısa bir mesaj attı whatsapp'tan. ben de içimi boşalttım "sadece senin mi kuralların önemli? sadece senin mi ilkelerin veya kendine saygın var? mehmet'i sırf bu yüzden defterden silmeyi isteyen birisi olarak niye beni aynı şeye maruz bırakıyorsun? sırf ne hissettiğimi anla diye telefonuna cevap vermedim, mesajlarını yok saydım" diye. "bunca senelik arkadaşlığımızı hiçe sayıyor ve saçma sapan tripler atıyorsun" diye yanıt verdi bana.

sonra mallık yapıp buluşmak, yüz yüze görüşmek için bulunduğu yere gittim ama gelmedi, iki saat gidiş iki saat dönüş olarak gece eve geldim. yine mallık yapıp iki günde bir mesaj attım ya da aradım ama hiçbirine de dönmedi.

kısacası iki haftadır konuşmuyoruz. ben haksız mıyım?
0
m e b
(21.11.24)
klişe bir cümle olacak ama sen daha iyilerini hak ediyorsun. diğer iki dallama zaman geçirmek için takılıyormuş birbirleriyle. sen belli ki arkadaşlığa değer veren bir insansın. bunlarla takılıp üzüleceğine geçici bir süre yalnız kal daha iyi. hak eden insanlara vaktini harcamak gerek. eski dost eski arkadaş diye tepene çıkarma. hayatından çıkardığında hiç özlemeyeceksin bunları sana garanti veririm.
0
titanyum22
(21.11.24)
Yeterince yedeklik yapmissiniz. Uzuluyorsaniz sorun değil bu normal emek vermişsiniz. Bir daha aramayın gereksiz insanları hayatınızdan çıkarın. Yalnız kalmak bundan daha iyi.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(21.11.24)
Haksızsınız demeyelim de, bence bu meseleyi bu kadar mesele haline getirmemek gerekirdi. Haklı olmak bu kadar isyan etmeyi gerektirmiyor bence bu konu özelinde.

Siz o sıralar acaba etrafınızda birilerine mi ihtiyaç duyuyordunuz da böyle patladınız belki? Eğer öyleyse doğrudan "bu aralar beni boş bırakmayın" diye konuşabilirmişsiniz örneğin.
0
akhenaten
(21.11.24)
@akhenaten: aksine kendisinin ihtiyacı vardı. ayrıca konu haklı olmak olsaydı ben işten sonra eve geçip de gidiş dönüş 4 saat yol çekmezdim. benim kırıldığım nokta aynı davranış için farklı muamele görmem. telefondan bu kadar yazabiliyorum.
0
🌸m e b
(21.11.24)
Hayatından çıkar bu insanı l. Başın ağrıycagina onsuz kal daha iyi
0
pembediken
(21.11.24)
100% haklısınız.
0
gloomy
(21.11.24)
Çok peşinde kosmussun, hakliyken haksız olmussun
0
abuzer
(21.11.24)
Çıkar böyle insanları hayatından cidden iyi gelmezler, kendisine yapılmasını sevmez ama başkalarına rahatlıkla yaparlar böyle davranışları böyle insanların kötü davranış konusunda pek sınırı da olmuyor.
Haklılığı haksızlığı da düşünme çok yormaya değmez.
0
atom karincanin torunu
(21.11.24)
ali gibi birinin 12 yıldır hayatınızda "çok yakın arkadaş" sıfatıyla yer alması başlı başına faul zaten. haklısınız ama bunca zaman bunları sineye çekmeniz ona böyle davranma alanlarını açıyormuş, niye açtım bu alanları diye de kendinize bi sorun.

bırakın gitsin, nihayet bu sözde arkadaşlık kendi miadını tamamlamış bitmiş işte, kasmayın.
0
Phoebe
(22.11.24)
Erkekler arasinda her aramaya donmeyen tipler olabiliyor ama genelde alttan laf sokulur bu durumlarda, ic bosaltma seklinde kirginlik olusturacak kadar kavga gurultu olmaz genelde.Keske anlamasini saglayacak kadar siz de aynisini yaptiktan sonra patirti gurultu yapmasaymissiniz ama olan olmus.
0
turkuaz
(22.11.24)
ne olursa olsun kalkıp yanına gelen insana da geri dönüş yapmayan birinin bunca senelik arkadaşlıktan falan bahsetmesi saçmalık. kaç yaşındayız yahu, bu tarz keskin hareketler için çok daha keskin duygu durumlar ve kaçınılmaz yıkımlar yaşanmasını ancak mantıklı bulabilirim. iki yetişkin insandan birinin böyle davranması yakışıksız. salın kendi haline bence. salamıyorsanız da son bi içinizi döküp, içiniz nasıl rahat edecekse o şekilde umursamayarak davranın
0
her giriste sifresini unutan adam
(22.11.24)
(1)

Instagram silinmeyen story

rahmi pinkfloydoglu
Bi arkadas hikaye paylasmis hikayeyi izlemedim ve 3 gundur silinmiyor. Yaninda da bi kalp isareti gibi birsey var. Bu yeni bi ozellik mi ne bu?https://i.hizliresim.com/387wl6y.jpeg
Bi arkadas hikaye paylasmis hikayeyi izlemedim ve 3 gundur silinmiyor. Yaninda da bi kalp isareti gibi birsey var. Bu yeni bi ozellik mi ne bu?


i.hizliresim.com
0
rahmi pinkfloydoglu
(12.11.24)
reddit'te de farklı farklı cevaplar var ama kimse bilmiyor.

www.reddit.com

www.reddit.com
0
m e b
(12.11.24)
(14)

Atamizin bursadaki celik heykelini begendiniz mi

Kittie
Ekside gordum. Herkes begenmis. Begenmekle kalmamis ne mehtiyeler ne methiyeler. Benim mi estetik algimda bi sorun var acaba.Hic begenmedim. Ataturk gibi degil. Ayrica elinin durdugu yer de garip gozukuyor.Siz begendiniz mi merak ettim.
Ekside gordum. Herkes begenmis. Begenmekle kalmamis ne mehtiyeler ne methiyeler. Benim mi estetik algimda bi sorun var acaba.
Hic begenmedim. Ataturk gibi degil. Ayrica elinin durdugu yer de garip gozukuyor.
Siz begendiniz mi merak ettim.
0
Kittie
(10.11.24)
Gayet güzelmiş...
0
Shepard
(10.11.24)
Ben görmemiştim sen de böyle bir duyuru açınca Nasreddin Hoca heykeli gibi bir şey zannettim ama ben çok beğendim çok iyi bir sanat eseri olmuş, çelik gibi bir malzeme kullanıp pardösüdeki o kıvrımları vermek bilemedim çok kolay değil gibi sanki o ışık yansımaları çok estetik olmuş, ben beğendim.

Nasreddin Hoca için; image.hurimg.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.11.24)
Bence güzel gibi. Bir de bu tür eserlere uzak mesafeden bakmak lazım. Daha da iyi görüneceğini düşünüyorum. En kısa zamanda gidip bakayım
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(10.11.24)
Gördüğüm en güzel ataturk heykeli.
0
deer hunter
(11.11.24)
Güzel. Daha güzel olabilirmiş ama fiyat performans oranı iyidir büyük ihtimalle.
0
gabe h coud
(11.11.24)
bana guzel gorundu. yalniz hangi kurum yapti, bursa'da nereye yapti gibi bilgiler yok sozlukteki basliginda. klasik siyasi cekismelere girmis yine herkes.
0
fevzi123
(11.11.24)
Yeni bir tarz olması pozitif ama bence bu tarz içinde değerlendirirsek çok da başarılı olmamış. Daha güzel görünen heykeller gördüm bu stilde yapılmış. 6/10 diyorum
0
nundu
(11.11.24)
Ben beğendim
0
mirty
(11.11.24)
Beğendim.
0
nawar
(11.11.24)
Bir Afyon Karahisar Atatürk heykeli kadar değilse de Güzel. Beğendim.
0
Mirket
(11.11.24)
bilmeyenler için twitter linki:
x.com

ben sadece bu resmi gördüm. başka bir açısını, ebatını, etrafına olan uyumunu falan bilmiyorum.

beklentim de sehirheykelleri.com 'daki heykeller gibi olunca, bu işi evet beğendim.
0
biseysorcaktim
(11.11.24)
Ataturkcu bir birey olarak, artik heykele ve goruntusune degil de fikirlerine odaklanmamiz taraftariyim
0
foster
(11.11.24)
değişik bir izlenim verdi bana: bir yandan çok estetik duruyor, sıradan kara heykeller görmektense bunu görmek isterdim. ama bir yandan da korku veren olumsuz bir enerjisi var. böyle bir ikilem yarattı bende.


deadpool'daki colossus ile gürcistan'daki man and woman heykelinden ilham alınmış gibi.

ama hepsinden önemlisi heykel için yapılan açılış şaşırttı beni. "benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır." diyen bir liderin ölüm yıldönümünde bunu yapmak da pek bir ironik kaçmış.
0
m e b
(11.11.24)
Dandik durmadigi kesin ama pek benzemiyor gibi bu acidan. Eksicilerin beğenmesine de şaşırdım, genelde beğenmezler çünkü :)
0
mbond
(11.11.24)
(4)

iphone'da benzer fotoğrafları silme?

m e b
selam.iphone'da 16 bin küsur fotoğraf var ve hafızam doldu. bilgisayara yedekleme yapmak zaten aşşşşşşşşırı zor. dolayısıyla önce var olan fotoğrafların beznerlerini eleyip en düzgün olanlarını tutmak ve yedeklemek istiyorum.bunun için `kullandığınız` bir yöntem veya uygulama var mı? aradığım şey `y
selam.

iphone'da 16 bin küsur fotoğraf var ve hafızam doldu. bilgisayara yedekleme yapmak zaten aşşşşşşşşırı zor. dolayısıyla önce var olan fotoğrafların beznerlerini eleyip en düzgün olanlarını tutmak ve yedeklemek istiyorum.

bunun için kullandığınız bir yöntem veya uygulama var mı? aradığım şey yinelenenleri silmek değil (ki onu zaten yaptım), benzerlerini silmek. xiaomi kullanırken böyle bir özelliği vardı mesela. örneğin aynı mekanda farklı 5-6 fotoğraf çekmişim, telefon bunu algılayıp kalite olarak en iyi olanına yıldız koyuyordu, ben manuel ya da otomatik olarak siliyordum birkaç tıkla. iphone'da bunu nasıl yapabilirim?
0
m e b
(08.11.24)
iphone'da dediğiniz tarzda bir şeyi ne duydum ne de gördüm ama söylediğinizden yola çıkarak şöyle bir şey önerebilirim. (sadece bir fikir)

fotoğraflarda arama kısmında mekan/bölge ismi yazılarak arama yapılabiliyor belki o şekilde çözülebilir ya da google fotoğraflardan yardım alınabilir.

farklı bir yöntem varsa yazan arkadaşlardan ben de öğrenmiş olurum :)
0
gilbeys
(08.11.24)
mac varsa bu isi photosweeper uygulamasi yapio
0
buenosdias
(08.11.24)
@gilbeys: evet ama öyle çok amele işi oluyor ya :(


@buenodias: mac yok maalesef.
0
🌸m e b
(08.11.24)
Hocam iphone fotoğrafları en üst kalitede çekmeye ayarlı, bu da bir fotoğraf yaklaşık 4-5 mb demek

Silmek yerine toplu yeniden boyutlandırma yapan uygulamalar vardır, hepsinin boyutunu çözünürlükten kaybetmeden yarı yarıya azaltabilirsin

64gb foto varsa 30-40 gb a düşer, sonra çoklu fotoğrafları silme formülü bulana kadar yer kazanmış olursun
0
grimavi
(09.11.24)
(21)

Şu kişi işe alınır mı?

kuehles blondes
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs. İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırd
Merhaba, şirketimizde bi junior pozisyonuna eleman arıyoruz. Tecrübe vs istemiyoruz, yeni üni mezunu yeter. Kafası sayılara çalışsın, sebep-sonuç ilişkilerini anlasın, farklı kültürlerle çalışabilsin vs.

İlan yaklaşık 3 aydır online ve sadece 5 kişi başvurdu. 4ünü eledik, birini ise görüşmeye çağırdık. Letter of motivation ı çok jenerikti, her başvurusuna ayrı paragraf döşesin beklemiyoruz ama şirketin veya pozisyonun adı bir kez bile geçmiyordu, bu bendeki ilk eksisi oldu adayın. Ama o kadar kimse başvurmadı ki yine de çağırdık.

Görüşmeye 8 dk geç geldi (toplu taşımanın vs dakik çalıştığı bir avrupa şehrindeyiz), geç geleceğini İKya haber vermedi, geç geldikten sonra özür de dilemedi bizden ve şaka gibi 3-4 kere zaman yönetiminin oldukça iyi olduğundan bahsetti :D
Şirket hakkında basit bazı sorular sorduk, internet sitemizde bulabileceği şeyler, kaç ülkede operasyonumuz var, iş sahamız nedir vs. Hiçbirine cevap veremedi hatta direkt “bilmiyorum” dedi. İş ilanında birkaç teknik terim var, bu işe başvurdu ya, araştırıp araştırmadığını sordum. Ona da hayır dedi. Sektörle ilgili genel sorular sorduk, cevap veremedi. (Sektörün en büyük rakibe karşı dezavantajı nedir vs tarzı)
Sonuç olarak çok kötü bir performans gösterdi görüşmede. Ama müdürüme sempatik geldiği için 1-2 ödev gibi bir şey verip tekrar bir şans vermek istiyorlar. Ben istemiyorum çünkü direkt benle çalışacak, benim junior ım olacak. Bu kadar ilgisiz biriyle anlaşacağımı sanmıyorum. Bana da sempatik geldi bu arada ama yeterli değil benim için. Bu arada üniversitede okuduğu bölüm, ders notları vs oldukça iyi, kafalı birine benziyor, yalan yok.
Müdürümün derdi ise bir an önce birini işe almak o yüzden daha fazla beklemek istemiyor.

Neyse genel olarak merak ettim, böyle birini işe alır mıydınız?
0
kuehles blondes
(27.10.24)
Almazdım. Letter of motivation hiç önemli değil. Diğer söylediklerin çok büyük red flag. Boşuna vakit ve emek kaybınız olur. Kesinlikle almayın.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Ben elerdim, eledim de. Neden;

-Gec kalabilir, 8-10 dk icin sorry dememesi cok buyuk olay degil
-cover letter’da mentionlamamasi evet sikinti ama no big deal
-ucan kacan bir metin yazdiysa biraz red flag. Boylelerinin ici bos poset cikiyor. Yasandi karsim shshsj
-sirketle ilgili bilmiyorum demesi, arastirmamasi kesinlikle sikinti. Isi isteyen, pozisyonu ve sirketi biraz sorusturur, en azindan kim bunlar diye bakar.

Eleman yeterince istemiyor sizi bence.
0
mor oje
(27.10.24)
Anladığım kadarıyla çocuk kafası çalışan biri ama şirketi nerdeyse hiç bilmiyor. Yeni mezunsa veya öğrenciyse genelde çoğu yere atıyordur başvuru linkini. Yoğunluğu şu bu derken fırsatı da olmamıştır.

Bazen de umutsuzca başvuru yapıldığı oluyor ondan bi anlık yakalanmış olabilir. Bu tipte biri için ikinci şansta bakılacak en önemli kriter “alırsak şirkete bağlanabilir mi ve uzun süreli çalışır mı” tarafına bakmanız gerekiyor. Bazen böyle tipler hem zehir gibi çıkıyor hem de yapışıp şirkete uzun süreli çalışan olabiliyor. Tekrar denenmeli bu şartlarda ama dediğim kriterler üzerinden.
0
avatar is back
(27.10.24)
başıma bir şey gelmeyecekse ben o kadar da kötü bulmadım. çok ihtimam göstermediği belli ama yanınızda işi öğrenip başarılı olabilir, niye olmasın?

> toplu taşıma istediği kadar dakik olsun, neticede toplu taşıma. heyecanlanmış olabilir, geç kaldığı için panikleyip özür dilemeyi düşünememiş olabilir. sonuçta İŞ GÖRÜŞMESİ bu daha, 10 dakika operasyonunuzu o kadar etkileyecekse kolay gelsin, çalıştıracak adam bulamazsınız. atom parçalamıyorsunuz herhalde.

> iş arayan insanlar sadece size başvurmuyor, 50 tane yere yazı yazıp mülakatlara davet ediliyorlar. o da şanslıysalar. kimse bir kuruş almadığı bir işin detaylarını bilmek zorunda değil. operasyonlarınızı, faaliyet alanlarınızı birkaç saat içinde anlatırsınız. zor şeyler değil bunlar. yok eğer zorsa çalışacak çocuğa biraz kolaylık gösterin bir zahmet.

siz kendiniz de sempatik bulmuşsunuz, kafalı görmüşsünüz, niye almayasınız? allah kelamı değil bu sonuçta deneme süresi filan yok mu beğenmiyorsanız gönderirsiniz?

adam gelip orada 40-50 saat mesai harcayacak, karşılığında milyoner de olmayacak. bu şirketlere/kapitalizme bağlılığını anlamıyorum insanların. siz çok mu zenginsiniz mesela, çocuğa niye bu kadar kuruldunuz? gecesini gündüzüne katıp size daha fazla kazandırmak için mi uğraşması gerekiyordu daha işe bile girmemişken?

yaptığınız işleri bu kadar ciddiye almayın, egonuzu bir kenara bırakın derim. hepiniz başkalarını zengin etmek için uğraşan işçilersiniz.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
beklentiniz çalışıp gelmesi yönünde olmuş ama fazla bir beklenti diye düşünüyorum.
her ilana başvurduğu şirket sizin gibi beklentiye girse başvuranın hali ne olur diye düşünün derim.
işi yapabilecek potansiyeli varsa alınır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.10.24)
Benim kararim negatif olurdu.
Mudure de elemani ise alarak sirketin aldigi riskleri aciklardim...

> toplu tasima vs mazeret degil. Gerekirse taksiye binip zamaninda (hatta 10-15 dk one) varacak gorusme yerine. Yarin obur gun deadline olan bis sey yapmasi gerekirse sIkIntisini siz ceklersiniz.

> sirketiniz hakkinda hicbirsey bilmemesi esittir ise ilgisi olmamasi!!! Derdi bir yere kapagi atip baska bir yere gecene kadar para kazanmak bence.

> Sempatik olmasi bazilarina ilginc gelebilir ama elemandanin bir cabasi yoksa bu da fazla uzun surmez.

> Kafali biri ise soz de geciremezsiniz... bur sure sonra verdiginiz tum isleri kendi kafasina gore yapmaya baslar.

> odev ile sans vermek nedir ya? SInav suresi bittiginde kagidi bos olan ogrenciye sinifta kalmasin diye yarim saat ek sure verip bir de uzerine (kolay) yeni soru verip kagida yazdigi fikraya puan vermeye benziyor.

Haa... alinmaz mi ise? - yukaridaki riskleri goz oununde bulundrarak alirsiniz, ama verim sifira yakin, retention rate sifir, is disiplini eksi !!!
0
parcxerox
(27.10.24)
10 küsür yıldır duyurudayım bu kadar az cevaba rağmen bu kadar tiksindiğim duyuru az olmuştur ahaha yarın bi gün deadline'a yetişemezmiş bak sen. niye? iş görüşmesine sekiz dakika geç kalıp özür dilemediği için. allah sizi kahretsin başka bir şey demiyorum. köle robotlar sizi. daha çok çalışın belki iki kuruş fazla kazanırsınız.
0
mark greg sputnik
(27.10.24)
- letter of motivation benim için hiç önemli olmazdı bunu zorunlu kılan ilanları anlamıyorum zaten genellikle çok anlamsız bir şey (belki bazı pozisyonlarda gereklidir ama benim gördüklerimde öyle değildi), opsiyonel olduğu halde doldurduysa zaten önemsiz kötü olması.
- görüşmeye geç gelinmesi bence önemli bir eksi. mülakattır, sınavdır vs. bu tarz şeylere giderken yaşayabileceğim tüm aksilikleri düşünüp ona göre hareket ederim ve böyle yaklaştığım hiçbir şeye asla gecikmedim. olabilirdi düşündüğümden de büyük aksilikler gelebilirdi başıma ama bu durumda mutlaka karşı tarafa bunu bildirir kusura bakmayın derdim. geç kalıp bir bahane de sunmaması bence işi çok da istemediğine işaret bu sebeple.
- şirket hakkındaki sorulara cevap verememesi bence önemli değil. işi siz öğretecekseniz teknik terimlere cevap verememesi falan da pek önemli değil bence. yani sizin ne aradığınıza göre değişir tabi bu ama işsiz birisi ya da işinden ayrılmaya karar veren birisi üst üste bir sürü ilana başvuruyor hepsini o kadar araştıramaz herhalde. ama bazı pozisyonlarda daha önemli olabilir o detayı bilmiyoruz tabi. yani tamamen teknik bir pozisyonsa şirket hakkındaki soruları bilip bilmemesinin hiç önemi yok ama atıyorum ik'ya ya da satışa falan alınacaksa yaklaşım olarak bu tarz şeylere önem vermesi beklenebilir.

sonuç olarak ben geç kalma mevzusunu ve bu konuda hiçbir şey dememesini önemser üstünü çizerdim. ancak ilan aylardır duruyor ve sadece 5 kişi başvurdu diyorsanız daha iyi birini bulabileceğiniz bir pozisyon değildir belki de. öyleyse bazı şeyler sineye çekilebilir.
0
semaforo de medianoche
(27.10.24)
3 aydır açık olup 5 kişinin başvurduğu şeyde, siz almak zorundasınız gibi görünüyor. Belli ki şartlar veya şehir bişey düzgün değil ki millet başvurmuyor.

Zaman yönetimi iyi diyince siz neden geç kaldığını belirtip onu sormadınız?

Şirketi vs. araştırmadan gelmesi daha kötü bence ama 100 tane yere başvurmuş buraya görüşmeye gelmiş olabilir. Artık öyle oluyor. Z kuşağının da pek eyvallahı yok. Gerçekten ilgisiz mi yoksa anlık mı öyle denk geldi anlamak için tekrar görüşebilirsin bence.

Bu arada, burada muhtaç durumda olan siz gibisiniz onu tekrar hatırlatayım. Ha eğer illa gerekmiyorsa bekleyin bi 3-5 ay daha. Ama alıp deneme süresinde bi bakıp 2-3 ay, ona göre karar vermek de mantıklı.
0
nhk ni youkosu
(27.10.24)
@mark

fazla tepki veriyorsun :) bu nasıl bir tavır, egodan bahsediyorsun ama bir daha oku istersen yazdıklarını. dümdüz hakaret ediyorsun. hiciv falan olsa bari. iyi misin? Herkes fikrini söylüyor. Sen hakaret ediyorsun.

kuehles blondes’in de dediği gibi, onunla çalışacak bu kişi. iş öğretecek. vaktini verecek. kendi başına kasada ya da üretim bandında çalışmayacak. kendisini direkt etkileyecek bir çalışan için temkinli davranması ve doğru kişiyle ilerlemesi en doğal hakkı.

Bu arada, işi hak etmeyen birini işe almak, dışarıdaki hak eden insanların hakkına girmektir. Doğru kişiyi bulana kadar işi kendisi yapsa daha az yorulur.
0
gabe h coud
(27.10.24)
Letter of motivationda kimse her basvurusu icin ayri mektup yazamaz ama yalandan pozisyonun veya sirketin ismini gecirir bir cümlede diye düsünüyorum ama biz de cok önem vermedik, ona ragmen cagirdik zaten görüsmeye.

Gec kalmasi benim icin net negatif puan, insanlik halidir, olabilir, haber vermesi gerekirdi diye düsünüyorum.

Kimse ayni tek ise basvurup o sirketten cevap bekleyip ona göre baska sirkete basvurmuyor. Hepimiz ayni anda belki 20-30 basvuru yapiyoruz. Linkedin‘den bi butona basinca bile basvuru oluyor artik. Ama görüsmeye cagiriliyorsan „bakiyim basvurmusum ama nereye/neye basvurmusum“ diyip o sirket hakkinda genel bir fikri olmasi lazim bence adayin. Sordugumuz soruya cevap veremese bile „sordugun sorunun cevabini bilmiyorum ama sirketle ilgili x konusu dikkatimi cekmisti“ diyip bir fikri oldugunu gösterebilirdi.

Acikcasi görüsme randevusunu 3 gün önceden yollamadik, 2 hafta öncesinden randevusu oldugunu biliyordu, o arada biraz hazirlanabilirdi.
Pozisyon, takim vs hakkinda sorulari var mi diye sorduk, ona da hayir dedi.
Evet, teknik terimler konusunda hakli olabilirsiniz. Baksaydi iyiydi ama bakmamis. Pozisyonun basligi „x planlama“, x ne biliyor musun dedim, hayir dedi. Hicbir sey bakmadiysa o isi isteyip istemedigini nereden bilecek? Bana garip geldi acikcasi.
Sirket ülkenin en büyük ikinci isvereni, stabil, maaslar fena degil, haftalik calisma saati 38,5 saat (reelde de böyle bu arada)

Sorun gercekten birine su anda ihtiyac duymamiz.

@mark lütfen sakin olun, olayi kisisellestirmeye gerek yok :)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
Bu arada önceki junior sirketten ayrilmadi, sirket icinde bir üst pozisyona gecti baska departmana. Ve onun basvurusuyla bu basvuruyu karsilastiriyorum, kiyas kabul etmez, cok iyiydi onunki. Hatta o zaman reddettiklerimiz bile bu adaydan iyiydi. (Sebebi eski juniorin görüsmeye cok iyi hazirlanmis olmasiydi)
0
🌸kuehles blondes
(27.10.24)
sadece yol yordam gösterilmemiş bir cevher olabilir, denemekten zarar gelmez. gençlerin genç olduğu için hata yapma hakları olduğunu düşünüyorum. zaten kimse başvurmuyormuş, demek ki iş de süper bir iş değil.
0
titanyum22
(27.10.24)
Bence arayış tarifinize kıyasla yanlış detaylara odaklanmışsınız.

Tecrübesiz junior alıyorsam bakacağım tek şey görüşmede söylediğim şeyleri anlayarak mı, yoksa boş gözlerle mi baktığı olurdu. Anlık olarak bir konudaki kavrayış ve idrak yeteneğini test edecek mantık temelli sorular sorardım. Şirket ve sektöre hakimiyet gibi öğrenilmiş bilgilerin sorgulanmasından bahsetmiyorum.
0
akhenaten
(27.10.24)
bu kisinin ise alinmasi durumunda 4 ay sonra sabahlari ofise gec gelmesine laf etmeniz durumunda size verecegi cevabi yaziyorum: "eger isi bitiriyorsam, saat kacta geldigim neden önemli ki?"
0
alice in potatoland
(27.10.24)
@alice in potatoland bu durum ama cidden önemli degil bizde. Isi bitiriyorsa daha dogrusu is arkadaslarinin ve isin ritmine uyuyorsa ise gec gelmis/erken gelmis önemli degil.
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
@sputnik hangi galaksiden cevap yolluyor bize bilmiyorum ama bu gezegende begensek de begenmesek de durum bu. Olay kapitalizm, sosyalizm, vs gibi cok derin veya felsefi konular degil. Evrim teorisi...
Is ortaminin (ki Avrupa sehri olarak belirtilmis... Istanbul veya Edirne olmadigini kabul ediyorum) genel talebi bu. Bu tur "tiksinc" detaylara takmayan insanlarin sayisi daha fazla oldugu gunleri de goruruz insallah. O zaman da biz o duruma uyariz. Olay bu kadar basit.
0
parcxerox
(28.10.24)
mark greg sputnik +1111

letter of motivation'i gpt'ye yazdirdim. ilana basvururken icerigini dogru duzgun okumamistim bile, gorusmeden 15 dk once web sitelerine ve linkedin sayfalarina goz attim ve hazirlandigimi dusunmelerini saglayacak iki tane soru hazirladim (su teknolojik gelismeyi bir tehdit olarak goruyor musunuz, su alanda bir yatiriminiz olacak mi gibi genel gecer) bir de gorusmenin basinda sirket ve pozisyon hakkinda verdikleri genel bilgileri not aldim ve ordan da baska sorular urettim. ustune de sirketin personel politikalarini didikleyen sorular sordum.
gorusme bir anda ik ve yoneticinin bana sirketi begendirme cabasina donustu asdjdnd. ben o isi kabul ettim ve aylardir dogru duzgun hicbir is yapmiyorum (biraz benden, biraz sirketten kaynakli) bakin su anda da duyuruda takiliyorum adsncdf

cikin abi bu kafalardan. bir personelden alacaginiz verimin %80'ì ona sundugunuz imkanlardan, calisma ortamindan, uyumlu calismaktan, desteklenmekten, takdir edilmekten vs gelir.
sirketin mevcut personeline sorsaniz "en buyuk rakibe karsi dezavantajimiz nedir" diye, yarisindan cogu bilemez.
0
make a wish
(28.10.24)
kafasının çalıştığına dair emarelere sahipse alırdım.

@mark greg sputnik +1 ek olarak bir şeyi merak ettim; iş görüşmesine o değil de yöneticilerinizden/müdürlerinizden biri "beklenmedik" bir durum karşısında görüşmeye geç katılsaydı o adaydan özür dilenecek miydi?

bir sürü iş görüşmesine gittim, bir iki tanesi haricinde hepsinde 15-20 dakika bekletildim. hepsinde de aynı mazeret: son anda bir durum çıkmışmış da onu halletmişlermişmiş de. ama hiçbiri de özür dilemedi. hem mail hem de çıktı yoluyla cv'm ellerinde olmasına rağmen "bana dair" hiçbir bilgileri yoktu, ellerinde tuttukları cv'mde zaten cevabı olan soruları sordular. yani adamlar bana maaş veriyorsa bedava vermeyecekler, bilgimin ve emeklerimin karşılığında maaş verecekler. ama insan olarak eşitiz ve herkes inceliği hak ediyor.
0
m e b
(28.10.24)
@make a wish: sen o işi istiyormuşsun ki doğru düzgün emek harcamasan bile birkaç pratik yöntemle ilgili gibi görünmeye çalışmışsın. işi istemiyorduysan bile böyle yaparak bana ve muhtemelen seni işe alan kişilere verdiğin imaj bu. duyurudaki söz konusu arkadaş işle hiçbir şekilde ilgili olmadığı gibi ilgiliymiş gibi gözükmeye bile çalışmamış. kendinle kıyaslanacak bir tarafı yok bence örneğin. bu kişinin işi istediği baya şüpheli belki maddi olarak da ihtiyacı yok kariyer olarak da kendine faydalı olacağını düşünmüyor. böyle birinden ne alabilirsin ki? bir de çoğu kişi daha iyi bir fırsat bulduğunda gider başka işe zaten ama böyle bir kişinin gözü çok daha fazla dışarda olur ve çok erken ayrılabilir.

şirketin kazanacağı ekstra 3-5 kuruş benim de umrumda değil sonuçta hepimiz sermayedarlar tarafından sömürülüyoruz bu sebeple maaşlı işlerini çok ciddiye alan insanlar her zaman komik gelmiştir bana. genelde işi çok takmadığımı belli ederim ben enerjimle, yöneticilerle konuşmalarımda bile böyledir bu o yüzden her yerde bana "fazla rahat biri" derler bunlar ayrı. konuya tamamen işe alan kişi gözünden bireyselci bir bakışla bakıyorum. şirketin 3-5 kuruş fazla kazanması ya da az kazanmasını umursadığımdan değil bana ekstra dert yaratmaması (iş yetiştiremeyebilir, yarın projenin ortasında istifa ediyorum diyebilir), çalışma ortamımın tadını kaçırmaması adına almazdım böyle bir kişiyi eğer mecbur değilsem. normalde ekstra dert yaratmasın diye değil fayda sağlasın diye alırsın zaten birini işe ben beklentiyi ekstra dert yaratmamaya kadar düşürdüm bir de.
0
semaforo de medianoche
(28.10.24)
@make a wish, yapmaniz gerekenk yapmissiniz ki. Bu Ben bunda sorun göremedim. Bize isi anlat dese ve ondan sorular türetse gayet memnun olurdum acikcasi :) bu aday hicbir sey yapmadi görüsmede de. letter of motivation deal breaker olmadi zaten, cagirdik görüsmeye.

@m e b evet, özür dilerlerdi. Müdür tel sesini kismayi unutmus, calinca özür diledi hemen böldügü icin.

@semaforo tam bakis acimdan aciklamissiniz, tesekkür ederim.

Bu arada bir genel info daha, devlet sirketiyiz, direkt bakanliga bagliyiz. Sermayedar zengin etme durumu yok ortada :)
0
🌸kuehles blondes
(28.10.24)
(13)

dilimizde şöyle bir durum var mıydı yoksa ben mi uyduruyorum?

m e b
selamlar.yazıda, bir kelimenin ek almış hali o kelimeyi iki anlama sürüklüyorsa hangi anlamda kullandığımızı vurgulamak için asıl kelime kökünden sonra gelecek eki kesme işareti ile ayırarak yanlış anlaşılmanın, muğlaklığın önüne geçebiliyoruz.bunu sanki seneler seneler önce bir yerde okudum gibi ge
selamlar.

yazıda, bir kelimenin ek almış hali o kelimeyi iki anlama sürüklüyorsa hangi anlamda kullandığımızı vurgulamak için asıl kelime kökünden sonra gelecek eki kesme işareti ile ayırarak yanlış anlaşılmanın, muğlaklığın önüne geçebiliyoruz.

bunu sanki seneler seneler önce bir yerde okudum gibi geliyor ama aradım, taradım, bulamadım böyle bir bilgi. ben mi uyduruyorum acaba?

örneğin:

-bir sorun mu var? (bir problemin mi var?)
-bir soru'n mu var?

-onun elmasını çalmışlar.
-onun elma'sını çalmışlar.


biliyorum, örnekler zorlama gibi oldu da söylemek istediğime hizmet etsin diye rastgele aklıma geldiği için yazdım.
0
m e b
(21.10.24)
tabii ki de yok.
0
patronaj1
(21.10.24)
Dilbilgisi kuralı olarak yok, hiç görmedim ama informal yazıda vurgu için yapılıyor olabilir.
0
Bruce
(21.10.24)
Böyle bir şey yok, sen uyduruyorsun.

Anlam karışıklığı yaratabilecek cümlelerde kelimeler arasında virgül konulabiliyor anlatım bozukluğu olmasın diye. Onunla karıştırmış olabilirsin.

Örnek:
Hasta, adama doğru gitti. -> Giden kişi hasta, gidilen kişi adam.
Hasta adama doğru gitti. -> Giden kişi o, gidilen kişi hasta adam.
0
cek
(21.10.24)
Hocam öyle bir şey hiç olmadı, mesela 40-50 senelik kitaplara bakarsan bugün kullandığımız pek çok kural orada yok ama bu dediğini orada bile görmedim ben.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.10.24)
@Bruce: ya zaten kuraldan ziyade "yapsak da yanlış sayılmaz" tarzında bir şeydi bahsettiğim.

@cek: verdiğin örnek doğrudan bilinmesi gereken bir kural ya, onunla karıştırmamın imkanı yok :)
0
🌸m e b
(21.10.24)
Okulda öğrendim ancak ülke genelinde yapılan sınavlarda karşılaşmadım.
Zorunlu eğitim kapsamında öğretilmiş bir Türkçe dilbilgisi kuralıdır.
Farklı jenerasyonlardan gelen öğretmenlerce farklı kurumlar içinde öğretildiğine bizzat şahit oldum.
Bizdeki örnek; bir andan bahsedilirken "an'ı" olarak yazılmasıyla, hatıra anlamındaki "anı" kelimesini ifade etmekten kaçınmak üzerineydi.
0
Etanglement
(21.10.24)
@cek'in verdiği örnek doğru mu?
Ahmet, adama doğru gitti.' derken de virgül kullanırız. Yani oradaki virgül 'Ahmet ne tarafa ait' sorusuna cevap değil.
Ahmet, gidilen mi giden mi diye bir karışıklık yok orta yerde ama yine de virgül var.
:)
0
Mirket
(21.10.24)
@Mirket: ama senin örneğinde anlam karmaşasına yol açacak bir durum yok, virgül orada şart değil, o konuda bir sorunum yok. @cek'in örneğindeki gibi durumlarla yazılarda çok karşılaşıp doğrudan karşı tarafa "burada ne demek istedin?" diye soruyorum mesela.
0
🌸m e b
(21.10.24)
Yok öyme bir şey.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.10.24)
hece ölçülü şiirlerde ölçü uysun diye yapılıyor, karacaoğlan yerine karac'oğlan yazılması gibi. sizdeki sebep farklı tabi.
0
zemberek
(21.10.24)
böyle bir kural yok, bundan daha vahimi eşsesli kelimeler için söylenebilir. ihtiyaç var mı derseniz; genelde konuşmanın, yazının konseptine göre anlam çıkarılır zaten, o yüzden çok ihtiyaç da yok bence.
0
mustafakesekci
(21.10.24)
böyle bi kuralın varlığını hiç duymadım.
resmi olmayan yazışmalarda (arkadaşa mesaj atmak gibi) ben kullanıyorum bu dediğiniz şekilde.
0
biseysorcaktim
(21.10.24)
hayır kesinlikle öyle bir kural yok ama sosyal medyada çok görmeye başladım bunu, sen de o yüzden kural sanmış olabilirsin

özellikle "an'ı yaşamak" deyiminde çok görüyorum. yanlış bir kullanım
0
titanyum22
(21.10.24)
(24)

Bu iş geçmişi olan birinden soğur muydunuz?

duygusalatasi
Yeni tanıştığım bir avukat bey var. 40'lı yaşlarda. Hem düşünce hem hayat tarzı olarak son derece muhalif bir kişilik yani siyasi olarak uyuşuyoruz diyebilirim. Fakat adını Google'a yazınca 2018 yılında AKP belediye meclis üyesi, 2020 yılında Deva Partisi kurucu üyesi olduğu yazıyor. Sorunca ''ne dü
Yeni tanıştığım bir avukat bey var. 40'lı yaşlarda. Hem düşünce hem hayat tarzı olarak son derece muhalif bir kişilik yani siyasi olarak uyuşuyoruz diyebilirim. Fakat adını Google'a yazınca 2018 yılında AKP belediye meclis üyesi, 2020 yılında Deva Partisi kurucu üyesi olduğu yazıyor. Sorunca ''ne düşündüğümü biliyorsun, öyle inandığım için değil, iş olarak yapıyordum'' gibi cevaplar veriyor. Bu yüzden ondan soğur musunuz? Yoksa insanlık halidir, ekmek parasıdır, eskiden öyledir ama o yoldan dönmüştür der misiniz? Arkadaş olarak da sevgili olarak da düşünülüp cevap verilebilir.
0
duygusalatasi
(21.10.24)
Bir duruşu olmayan omurgasız bir insan diye düşünürüm, herkesin de bahanesi iş için, peki buna rağmen böyle partilere yaklaşmadan daha zorlu şartlarda avukatlık yapan insanlar yok mu ?
0
grimavi
(21.10.24)
Bizim o konudaki düşüncemiz şu şekilde: pbs.twimg.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.10.24)
prensip olarak 2018 yılında hala yolu malum parti ile "iş" için kesişen ve meclis üyesi olan birinin hayatta herhangi bir prensipi olmadığı, para için her şeyi yapabileceğini düşünürüm. Sonuçta iş için mezheplerde falan da takılabilir. Iş için feto ile de takilmis olabilir. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakilmaz. Ne düşündüğü çok da önemli değil.

Benim kendi prensiplerime göre çöp kovası etrafında takılmayı böyle tiplere tercih ederim. Eski arkadaşım olsa belki eyvallah derdim eskiden olması sebebiyle (ki böyle bir tanıdığım hiç yok, çok mutluyum).
0
logisticsmanager
(21.10.24)
ıyyyy adamın geçtiği sokaktan geçmem. menfaati için her ama her şeyi yapabilecek biri bu ve bu normal değil, her ne kadar normalleştirmeye çalışsalar da.

''ne düşündüğümü biliyorsun, öyle inandığım için değil, iş olarak yapıyordum'' özrü kabahatinden büyük. inansa en azından safmış dersin. şaşırmadım gerçi, bunların alayı böyle. para için anasını boyayıp babasına satacak adamlar.
0
titanyum22
(21.10.24)
Kaleci +1
0
ananiyimioguz
(21.10.24)
Konuya takildigi partiler uzerinden de bakmaya gerek yok. Fayda saglama amacli bir takim siyasi ortamlara girmeyi uygun gormus. Biraz sozde de olsa hepimizin karsi ciktigi iltimas meselelerinde, iltimasi arayan kisi olarak gorunuyor. Hayatin gercegi olsa da omurgasizlik sinifina girer.
0
mbond
(21.10.24)
iş olarak değil baya para için yapmış işte. ben olsam görüşmem asla. omurgasızlık +1
0
jelly bear
(21.10.24)
Sohbeti muhabbeti eşlikçiliği iyiyse arkadaş olabilirim ama sevgili olmam. Sen biraz makyevelistsen olur, herkesi rahatsız etmek zorunda değil.
0
Bruce
(21.10.24)
Çok radikal olmayan zıt düşüncedeki biriyle yürütebilirim, geçmişte zıt fikirlere sahip ama bugün değişmiş biriyle de yapabilirim. Ancak tam olarak ne düşündüğünü bildiğim halde, iş olarak, zıt siyasi görüşe, hem de siyaset çatısı altında hizmet eden birinden soğurdum. Özrü kabahatinden beter. Siyasette profesyonelliğe karşıyım. İnsan kendi yaşam tarzının aleyhinde çalışma yürütmemeli. Böyle bir oksimoron olay yok.
0
akhenaten
(21.10.24)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet +1
insanlar fikirlerini değiştirebilir yanlışı görebilir ama iş için yapıyordum demesi daha kötü olmuş,2 gün sonra ilişki ciddiye binince ben fikrimi değiştirdim sarışın seviyormuşum mu der acaba?
0
eja
(21.10.24)
inkar ediyorsa sogurdum. durustce kabul etseydi sogumazdim.

ama cift olarak birbirinize yakistiginizi dusunuyorum. biri google'dan bakip gecmisi hakkinde sorguya cekme hadsizligi yapiyor digeri de gunu kurtarmak icin gecmisteki karar ve tercihlerinin arkasinda durmuyor. tam birbirinize goresiniz bence. merhaba toksik iliski:)
0
buenosdias
(21.10.24)
Sağcı olsun solcu olsun böyle bir geçmişi olanın menfaatten başka düşündüğü bir şey yoktur.
Kısaca, makyevelist bir örnek

Ama sadece mesleği gereği adalet odaklı bir avukattan anladığım tek şey ise sağdan veya soldan haklı olan birini hakkını aramasıdır.
0
diyecevaplandı
(21.10.24)
ilişkiyi keserdim.
0
gabe h coud
(21.10.24)
para için her şeyi yapacak biri olduğunu düşünüp anında soğurum. senin de soğumanı tavsiye ederim.

@buenosdias
abi niye böyle eski sevgilisini aylarca süren stalk sonucu bulmuş da taciz etmiş gibi tepki veriyorsun? biriyle tanışınca gayet de google araması yapılır, özellikle adının marka değeri olan biriyse. az çok tanımak için başka ne yapacağız, fal mı açtıralım? neresi hadsizlik bunun? norveç'te falan yaşamıyoruz ki siyasi duruşa göre karakter tahlili yapmayıp cephemizi belirlemeyelim. aman da aman, savrulmuş yavrucak diye bunu hoş gören de muhtemelen aynı cenahtandır.
0
potasyum bebek
(21.10.24)
Ben istemezdim böyle birisini.

Ben sırf para için ya da daha fazla güç için duruşumu değiştirmem. Kişi, savunduğu değerlerin arkasında dağ gibi durmalı.
0
rock n roll
(21.10.24)
Bence insanların düşüncelerinden çok yaptıkları önemli. Mesela @yap desem yapmazsin he'nin verdiği örnekteki avukat MHP'ten milletvekili seçilseydi talimata göre mi oy kullanacaktı mecliste? Ne önemi var o zaman siyasi görüşünün? Hayatımıza etki eden kişinin kafasındaki düşünceler değil icraatları.
0
peki madem
(21.10.24)
Görüşümü biliyorsun, iş olarak yapıyordum diyerek yakın olmak o görüşü benimseyerek dahil olmaktan daha kötü bence.
0
curukturpkokusu
(21.10.24)
en kötüsü bu tipler. çıkarı için anasını babasını satar bunlar.
elbette farklı görüşlü kişilerle birlikte olunur ama çıkar için birilerine yarananlara selam bile vermem.
0
my fault
(21.10.24)
aleni terör örgütlerinin borazanlığını yapan herhangi bir siyasi oluşum haricinde hiçbir şekilde soğumazdım. bu bahsettiğim hariç hepsini aynı görüyorum çünkü.
0
m e b
(21.10.24)
@potasyum bebek: iletisim diye birsey var. 40 yasinda insanlardan bahsediyoruz. liseli ergen gibi google'da napmis, instadan kimi begenmis gibi kurulmaktansa medeni iki insan gibi oturup dialog kurarsiniz.
0
buenosdias
(21.10.24)
Vallahi 155'i ararün, burda kürtaj yapüyrugh" diyen bahçe cinin bile bu adamdan daha ilkeli bir duruşu var. Dümdüz bir oportünist. İşimi kaybetmemek için, ekmek parası için, şu için bu için diye bahaneleri bitmez. Geçiniz. Milyonlarca insanın dününü, bugününü, yarınını, hayallerini çalmış, canını almış bu sistemi kurmuş insanlarla ortak olacaksın, değirmenine öyle ya da böyle su taşıyacaksın sonra da gelip "ne düşündüğümü biliyorsun" diyerek kendini temize çıkaracaksın öyle mi? Öyle mi alay komutanı?

Bırak arkadaş ya da sevgili olmayı, bu insan müsveddelerinin hakettiği en hafif cevap suratlarına tükürülmesi. O da en hafifi.
0
thracia
(21.10.24)
Soğurum. Para için her haltı yiyebilir, ilkesi yok. İlkesiz insan istemem. Kırmızı çizgilerimiz denk olacak.
0
muhayyer divan
(21.10.24)
@buenosdias hayatımda okuduğum en saçma gaslighting örneğini verdiğin için teşekkürler. ekran görüntüsü alıyorum okuyup okuyup gülücem
0
titanyum22
(21.10.24)
Dışarıdan fonlanan dernek, vakıf vb örgütlerle alenen ilişki içinde olanlar hariç iç siyasette ne sebeple olursa olsun oradan oraya atlamış da olsa kimseden soğumam.
0
hebanon
(21.10.24)
(16)

tipi 10/10 ama sorunlu vs sorunsuz ama eh iste tipli

robert bosch
hangisiniz secersiniz?dipnot: ikisini de secmem diyenler disari
hangisiniz secersiniz?

dipnot: ikisini de secmem diyenler disari
0
robert bosch
(20.10.24)
Uzun süreli düşünüyorsan sorunsuz

Kısa süreli takılırım diyorsan sorunlu
0
grimavi
(20.10.24)
Sorunsuz, eh işte tipli.

Tipi 10/10 diye kendimi mi dövdüreceğim?
0
rock n roll
(20.10.24)
@rock n roll, sorunlu dediysek siddete meyilli ruh hastasi degil canim. ama böyle isleri yokusan süren, memnuniyetsiz, mod düsüren zor bir insan olmasi. mutlu etmemesi yani. senin onu mutlu etmen gerekmesi genel olarak.
0
🌸robert bosch
(20.10.24)
sen kararını vermişsin niye soruyorsun? :)
bizim kadınlar brad pittin gençliği gelse de "aman onun ayağı bokludur" diyip bakmaz hale geldi artık. 10/10luk olup sıkıntısına değecek olan yoktur ne kısa süreli ne uzun süreli.

ROBER TİKİMİ VER
0
titanyum22
(20.10.24)
@ Robert bosh

O tip bir insanda şiddete meyilli olabilir ama. O bir kere sinirli potansiyeli olan bir kişi olur bence. Bir de niye hep ben mutlu edeyim, belki ben de mutlu olmak istiyorum? Beni aşağı çeken bir insanı istemem.
0
rock n roll
(20.10.24)
sorunlu ve tipi eh erkolar&sorunsuz ve tipi eh kadinlar

tercihlerim bu sekil
0
ala09
(20.10.24)
Tipi 10/10 birey bana kadar geldiyse kesin ekstra ekstra sorunludur deyip kaçmak lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.10.24)
10/10 olup sorunsuz kimseye denk gelmedim, o yüzden 10/10lar kapsam dışı.
Haliyle eh işte. Tipe önem vermeyi bırakalı çok oldu.
0
Bruce
(20.10.24)
@kaleci, niye ya hayatinin son 20 senesini sporla gecirmis birinin vücudu nerden baksan 9.75/10dur.:)

@titanyum, sen benim icin yoksun. kullanici engelleme gelsin ilk seni engelliycem.
0
🌸robert bosch
(20.10.24)
Seçmek zorundaysak sorunsuz eh işte tipli. 40’tan sonra hiç çekemem sorunlu insanları. Gun to your head değilse eh işte tipliyi de seçmem ama senin hatırın için seçmiş bulundum.
0
gabe h coud
(20.10.24)
Sorunsuz eh işte
0
Amaranta ursula
(20.10.24)
Sorun nasıl bir sorun? Okb mi, bipolar mı, borderline mı…?
Çözülebilecek sorunlarsa kesinlikle 10/10 tipi olan. Birlikte aşarız.
Çözülemeyecek (şiddet yanlısı, aşağılık kompleksi olan, pedofili gibi gibi) ve kalıtımsal problemler varsa eh işteli olan.
0
hain kostokk
(20.10.24)
10/10, oteki turlu monoton olur
İliski dedigin film tadinda olmali
0
lapaz
(21.10.24)
Sorunsuz ama eh işte kalp ben
0
nawar
(21.10.24)
açılın, yeryüzünün en sığ ama bir o kadar da gerçek tespitini yapacağım (kaynak oturma organım değil de gözlemlerim):

tipi 10/10 olan biri hayatta her istediğini kolayca elde edebilmiş kişiler oluyor genelde. dikkat edin, fazla güzel/yakışıklı kişiler bu yüzden kendini geliştirme zorluğuna hiç girmemişlerdir. tipi kötü/eh işte olanlar ise bu "yalnız kalmama/tercih edilme" yarışında gerilerde kalmamak için kendini hep geliştirmek zorunda kalmış kişilerdir.

kısacası bu 10/10'luk kişinin hayatın her alanında zorluk/sorun çıkarma ihtimali %99.97 (bilerek küsuratlı oran verdim). bu sebeple, sorunsuz ama eh işte ile yola devam daha iyi seçenek gibi.
0
m e b
(21.10.24)
@meb, hahahah cok dogru.
ünide tipi 10/10 insanlar partide dans bile etmiyordu. sadece bir yerde oturuyorlardi ve onlara gelen insanlarla azicik göz ucuyla konusuyorlardi.ben de bir arkadasa (10 üzerinden 15 falan) hadi gel dans edelim demistim o da benim herhangi bir sey yapmama gerek yok ama sen dans et demisti dkfgjf off
0
🌸robert bosch
(21.10.24)
(19)

sizin icin hayranlik veya saygi duyulacak insan kriteri nedir?

buenosdias
zeki olmasi?iyi kalpli olmasi?vizyoner olmasi? orneklerle aciklarsaniz sevinirim. tesekkurler.
zeki olmasi?
iyi kalpli olmasi?
vizyoner olmasi?

orneklerle aciklarsaniz sevinirim.

tesekkurler.
0
buenosdias
(01.10.24)
sokakta gördüğü -isterse anadan doğma çıplak olsun- birine banane deyip kendi işine bakan insana büyük saygı duyarım. güvenirim.

çıplaklıktan rahatsız olan insan olmamış insandır, sıkıntılı insandır. bunca yıllık hayatımda tecrübe ettiğim bir gerçek bu.
0
yurtsuz john
(01.10.24)
zeki insanlara her zaman hayranlık ve saygı duymuşumdur ama iyi kalpli olmadığını bir şekilde öğrenmişsem geri kalan hiçbir vasfı benim için artık önem arz etmiyor.

ama bir de sadece BAZI zamanlar sığ insanlara da saygı duyuyorum; keşke onlar gibi hayata siyah-beyaz diye ikiye ayırıp bakabilseydim, hayatı daha kolay görürdüm. mesela fanatik taraftarlar, fanatik anti x'ler filan ne güzel kafaya sahipler.
0
m e b
(01.10.24)
bence herkes kendinde eksik hissettiği veya olmasını istediği kritere hayran oluyor/saygı duyuyor.
çok sübjektif olacak ama heyecanlı, evhamlı ve endişeli birisi olarak sakin, ayakları yere basan ve iş bitirici insanlara-elbette bunları saygı çerçevesinde yapanlara hayranım.
0
birnevibahar
(01.10.24)
Bir konu hakkında bilgisi yok ise bilmiyorum diyebilen insanlara saygı duyuyorum.
0
peki madem
(01.10.24)
Basmakalip dusuncelerin esiri olmayan, ufku acik, saygili, toplum olma bilincinin farkinda olan kisilerdir.

Ilk madde ozelinde Sevan Nisanyan diyorum, "saygili" kriterinden kaldi, cunku burada karisinin basindan asagi bok doktugu iddia edilen birine "saygili" dersem hos olmaz.

Ornek olarak video atayim, adamin bilimle bir derdi falan olmasina gerek yok ancak bugun gelinen noktayla ilgili guzel yorum yapmis bence: www.youtube.com
0
mbond
(01.10.24)
Bazı insanların çok dengeli bir karakteri var. Nasıl anlatılır bilmiyorum, asalet deyince çok burnu havada duruyor; samimi deyince de çok cana yakın duruyor. İkisi de değil. İnsanlarla mesafesini kibar bir şekilde koruyabiliyorlar. Zevkleri var, ilgilendikleri şeyler var. Spesifik bir konuda derin bilgi sahibiler. Fevri davranmıyorlar. Böyle insanları görünce hemen kanım ısınıyor.
0
akhenaten
(01.10.24)
Bilgi derinliği fazla, farkındalığı yüksek, hitabet gücü olan ve Türkçeyi iyi kullanan, doğaya ve insana saygılı, toplum içinde yaşamayı tüm kurum ve kuramlarıyla sindirmiş, temiz ve bakımlı, gösterişten uzak hatta minimalist, kibar

Aklıma gelenler bunlar.

Tek bir kriter yok ki, hepsi masanın ayakları gibi, biri olmazsa bütün olmaz.
0
Mirket
(01.10.24)
Dövüşmen guzum, duruş ve entelektüel bilgi seviyesi.
0
ananiyimioguz
(01.10.24)
Çok kriter var aslında.

Yaşam hakkına saygı gösteren, hayvan, doğa sevgisi olan, sürekli tüketmeyen, ihtiyacından fazlasını almayan, emeğe saygılı, insanları dış görünüşe göre değerlendirmeyen, sömürmeyen, her koşulda nezaketini kaybetmeyen, temizliğe dikkat eden, kendini geliştiren insanlara saygı duyuyorum. Dediğim gibi daha çok kriter var aklıma gelirse ekleme yaparım.
0
rock n roll
(01.10.24)
Zengin olan
0
lapaz
(01.10.24)
saygılı insana saygı duyarım
0
abelardo
(01.10.24)
Saygılı insan+1
0
kumandanim
(01.10.24)
Çok kriter var mutlaka, çoğu da olması gereken şeyler ama özellikle şu dönemde mahremiyetine özen gösteren insanları ayrı seviyorum sanırım. Belki dünyanın en güzel yerlerinde yaşıyor, en güzel yerlerini geziyor, işinde çok başarılı, ilişkisinde çok mutlu ama çok çok az görüyoruz bunu mesela. Görgülü, sade yaşayan, görünür olmakla bir derdi olmayan insanlara daha yakın hissediyor ve saygı duyuyorum.
0
aquarium
(01.10.24)
fallout dizisindeki the ghoul karakteri gibi.

birincisi asiri zeki.
ikincisi kötülük ne cok iyi biliyor ama uygulamiyor. yalnizca karsidaki kötülük yapmak icin aksiyona gectiginde karsidakini yok ediyor. bu cok alfa bir durum bence.

bunu her duruma uygulayabilirsin.
0
robert bosch
(01.10.24)
geveze yazar +1
0
yurtsuz john
(01.10.24)
aklıma direkt Caner Eler geldi. İnanılmaz genel kültür seviyesi, işini severek yapması, saygılı ve resmi bir üslubu olması ama yeri geldi mi gevşek davranması, yaşadığı hastalığa ve engelli kalmasına rağmen bunu ne kendine dert edinmesi ne de "bakın ben engelliyim" edebiyatı yaparak bundan kendine avantaj çıkarmaya çalışması gibi sebeplerle çok saygı duyduğum biri.

Genel olarak genel kültürü yüksek kişilere saygı duyuyorum. Mesleğinde çok iyi ama mesleği dışında iki kelime laf edemeyecek kişilere de saygım çok az. Ha bi de hayatta en büyük önceliği kariyer ve para olan kişilere de saygım yok. Arada keyif p*zevenkliği yapmayan kişileri sevmem. Çok çalışkan insanlara da sinir olurum :d
0
nundu
(01.10.24)
Doğru olanı yapması. Yani bu yol zor olan yol olsa bile veya zarar görme ihtimali yüzünden endiseden gece uykuları kaçsa bile sabah kalkınca zor ama doğru olani yapması
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(01.10.24)
Zeka, bilgi, vizyonerlik falan umrumda değil.

Entelektüel birikim elde ettikçe ukalalaşan, saygısız, snob tipler beş para etmez mesela gözümde. İstediği kadar bilgili olsun. Cahilin ve okumuşun saygısızlığına eşit ölçüde katlanamam. Kesinlikle anlayış ve saygı benim için önceliktir.
0
kakaolu kremali biskuvi
(01.10.24)
gün içinde o kadar ahlaksızlık görüyoruz ve bu çok normalleşmiş durumda. insanların huyları yaşam tarzları bu olmuş. bazen ben de mi öyleyim diye sorguluyorum. saygı duyulacak insanın önce ahlaklı biri olması gerekiyor. çok sevilen biri olmasın saygılı olmasın ama önce bize lazım olana saygı duyuyorum. kimse kimseye iyi olmak herkeze saygılı olmak zorunda değil.
0
mikahakkinen
(01.10.24)
(9)

Sinbo - Kiwi gibi markalar hk.

ananiyimioguz
Arkadaşlar bu markaların genelde öyle uygun ürünlerini görüyorum ki yani ben o fiyata öğle yemeği yiyemiyorum adamlar başka markaların 1000 liraya sattığı elektronik ürünü 300 liraya satıyorlar mesela. Ya sen bu parayla ne arge yapıyosun, nasıl lojistiğini yapıyorsun, nasıl depoda tutuyorsun, nasıl
Arkadaşlar bu markaların genelde öyle uygun ürünlerini görüyorum ki yani ben o fiyata öğle yemeği yiyemiyorum adamlar başka markaların 1000 liraya sattığı elektronik ürünü 300 liraya satıyorlar mesela. Ya sen bu parayla ne arge yapıyosun, nasıl lojistiğini yapıyorsun, nasıl depoda tutuyorsun, nasıl servis desteği veriyorsun...

Ve işte oranlarsak genelde çeyrek fiyatına falan satıyorlar. Normalde düzgün markalarda 4000 ise bunlarda 1000 e görüyorum.

Tamam büyük ihtimalle malzeme kalitesi kötüdür, belki çabuk bozuluyordur, daha dikkatli kullanmak gerekiyordur...

Ama bir kaçı var bende mesela simbo nun filtre kahve makinasını yıllardır kullanıyorum, tamam basit duruyor tırt duruyor ama düzgün kullanınca gayet amacına hizmet ediyor.

Veya kiwi nin buharlı el ütüsünü çok görüyorum, 700 lira falan ama baya da seviliyormuş kullanılıyormuş.

Adamların 250 liraya şarjlı damacana pompası var. Yahu bunun plastiği, bataryası, devresi, hortumu, motoru falan... sen bunu nasıl bu fiyata satıyorsun çok aklım almıyor güncel kurlarla düşünürsek.

Bunlar türkiyede mi üretim yapıyor yoksa çinden birkaç euro ya getirtip marka mı basıyorlar?

Hepsini geçtim asıl merak ettiğim şu, bunların plastiği, kanserojen falan olmasın? Bunu bizim kurumlar denetliyor mudur?
0
ananiyimioguz
(30.09.24)
2010 civarı filtre kahve makinası almıştım sigortası yandı tamire götürdüm bir hafta sonra pandemi başladı şehir değiştirdim sonra makinanın peşinden koşmadım, kaç yıl işimi gördü

Mutfak terazisi almıştım hala çalışıyor
Seyahat boyu küçük saç kurutma makinası almıştım hala çalışıyor

Yani hocam sinboya güvenmiyorsun ama bizim kurumlara nasıl güveniyorsun :)

Şaka bi yana genel olarak asgari kalite ve güvenlik standartlarında üretildiklerini düşünüyorum, pek sorun etmiyorum
0
grimavi
(30.09.24)
merhaba. bizim kurumlar denetlemiyordur. size 1 doz film öneriyorum. Dark waters www.imdb.com .

kiwi marka el ütüsünden, simbo marka filtre kahve makinasından düşündüğünüz oyuna gelenlerin hikayelerini anlatıyor.
0
libertine
(30.09.24)
burada asıl soru "bu markalar nasıl bu kadar ucuza üretiyor" değil de "diğerleri neden bu kadar pahalı satıyor" olmalı bence.

saydığınız farklar elbette var, kuntik marka ile Bosch bir değil fakat örneğin uyduruk bir kettle maliyeti 3 dolarken kalitelisi 6 dolar oluyor. kuntik 3 dolar maliyetli ürünü 5'e satarken kaliteli marka 6 dolar maliyetli ürünü 45 dolara satıyor, fark bu. tabii kaliteli markanın üretim maliyetinin yanında tonla mağazası, çalışanı, kirası, reklamı şusu busu oluyor, aradaki farkın çoğu da buraya gidiyor.
0
orient blue
(30.09.24)
Son cümlene gülerek söze başlayayım. Epey güldüm valla.

Evde bir Kiwi'nin bir Simbo'nun ürünü var. İkisini de yıllardır kullanıyorum ve çok memnunum.

Bunlar sürümden kazanıyor, diğer firmalar markalarını satıyor. Başka bir fark olduğunu sanmıyorum.
0
Mirket
(30.09.24)
arzum okka 1400TL: www.arzum.com.tr

alibaba 300TL (4800ad min): www.alibaba.com


300TL'ye çinden alıp üstüne marka basıp satmak mümkün. arge'yi çinli çalıp çırpıp yapmış zaten :)
0
scudman1
(30.09.24)
şans işi, kiwi mama kabı almıştım 2 sene çok güzel çalıştı, sonra bir anda bozuldu, yaptırmak yenisinden pahalı.
0
eja
(30.09.24)
bazı konularda kötü olabiliriz ama ben daha çok "ülkemizde denetlenmiyordur" ihtimaline cevap yazmak istiyorum. işim daha önceden gümrük ofisindeydi ki şimdi de neredeyse aynı dalda iş yapıyorum; özellikle insan vücuduyla temas edecek eşya, cihaz veya doğrudan güvenlik gerektirecek bazı ürünlerin ithalatı doğrudan yapılamıyor, yerine getirilmesi gereken bir sürü koşullar var. elektronik cihazlar da böyle; en başta bunun uygun materyallerle testten geçtiğine dair kanıt sunan deklarasyon beyan etmeniz gerekiyor, cihazın CE standartlarında olduğuna dair işaret olması koşulu var vs vs. Gümrükte en sıkı ülkelerden biriyiz. Materyal kalitesi tartışılabilir ama uygunluk/denetim açısından tartışmaya kapalı ve firmaları yoran bir süreç var. bence bu çok güzel bir şey.
0
m e b
(30.09.24)
yav nazar değmesin şimdi ama 2009'da portatif bi saç kurutma makinesi gerekmişti, Sinbo'nun katlanan bi modelini 15 liraya almıştım. O dönem bu 10 dolar falan yapıyor olabilir tabii. Hala kullanıyoruz taş gibi.
0
nhk ni youkosu
(30.09.24)
kiwi'yi bilmem ama sinbo cinde uretilen urunlerin ustune marka basarak calisiyor. tipatip aynisini markasiz gorursunuz o yuzden. baska ulkelerde de onlarin markasini gorursunuz.

bi arkadasim Sinbo'nun sahibinin komsusuydu, daha detayli anlatmisti ama hatirlamiyorum.
0
supergirl
(30.09.24)
(31)

Ekşi Duyuru ve Eski Güzel Günler

rock n roll
Duyurunun eski güzel günlerine dönme ihtimali artık kalmadı mı? Hem çok daha fazla kişi vardı ve çok tatlı insanlar barındırıyordu bünyesinde. Güzel şeyler de kötü şeyler de bir gün mutlaka biter ama duyuru o eski güzelliğiyle devam etse keşke. Bir zamanlar burada olan ve artık olmayan kullanıcılar
Duyurunun eski güzel günlerine dönme ihtimali artık kalmadı mı? Hem çok daha fazla kişi vardı ve çok tatlı insanlar barındırıyordu bünyesinde. Güzel şeyler de kötü şeyler de bir gün mutlaka biter ama duyuru o eski güzelliğiyle devam etse keşke. Bir zamanlar burada olan ve artık olmayan kullanıcılar takip ediyorsanız burayı bir el sallayın ya :)
0
rock n roll
(23.09.24)
Duyurunun ekşideki yorumlarına bak, o insanların neden dönmeyeceğini anlarsın.
0
Bruce
(23.09.24)
ismi lazım değil mod misafir çocuğu gibi dağıttı gitti duyuruyu

compü'ye söylüyorduk, o da beğenmiyorsan girme kardeşim falan diyordu. sende suçlusun compüüüü

özetle
no way dude, no f... way!!!
0
duyurukullanıcısı
(23.09.24)
Gelseler bile eskisi gibi yazmazlar, eskisi gibi samimi olunmaz. Geçti artık burası.
0
gabe h coud
(23.09.24)
Bruce'un dediği gibi baktım nerede kadın düşmanı hayvan düşmanı ırz düşmanı sağa sola kudurmuş gibi saldıran tip var hepsi uçup başlığa ağlamış, inşallah bi hata yapıp farklı hesaplarla geri gelmezler :)
0
Bir ben var benden şurada
(23.09.24)
0
logisticsmanager
(23.09.24)
Eskiden duyuruda ifşa zamanları olurdu. birisi fotoğrafını atardı sonra herkes başlardı ifşa yapmaya.
0
komando kani var bende
(23.09.24)
eski güzel günler gerçekten güzel miydi yoksa bir daha ulaşamayacak olmak mı güzel yapıyor?

Eskiden daha samimi bir ortamdı doğru, 17 yaşından beri aralıklarla burada takılan biri olarak benim için yeri hep ayrı olacak. Sadece duyuru değil, ülke, dünya, yaşam her şey değişti, değişiyor. Ben de özlüyorum aktif duyuru zamanlarını, buluşmaların ifşaların olduğu zamanı.
0
tuborg yesili
(23.09.24)
@komando kanı var bende

Yaa ne günlerdi. Biri öncülük ederdi, sonra başlardı herkes :)) Sonra yorumlar başlardı. Bazı kişiler ifşa sahibine çok üzücü yorumlar yapardı. Kendini çok çirkin hissettirecek, kendini kötü hissetmesine sebep olacak şekilde zorba bir tarzda yorum yaparlardı. Bazen direkt, bazen üstü kapalı :(

Yine de çok güzel, tatlı yorumlar da olurdu.
0
🌸rock n roll
(23.09.24)
değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. ayak uydurmak ve olanı olduğu gibi kabul etmek lazım.

ben mesela hangi moderatör ne yapmış hiç bilmiyorum.
eski günlerde özlenen şeyler nedir özlenen kişiler kimdir bilmiyorum.
öte yandan uzun bir zamandır buradayım.
0
tabudeviren
(23.09.24)
Valla ben de özlüyorum. Özellikle uzun uzun tartışmaların döndüğü duyuruları. Bir de tabii ifşa gecelerini. Bir ara ben de ifşa yapmıştım, gelen yorumlar çok komikti:D
0
Amaranta ursula
(23.09.24)
Duyuru eskiden rahat bi yerdi. İstediğini sorabilir, istediğine gulebilirdin. Sonra yönetim mi değişti nolduysa her şeye yassah gardeşim demeye başladılar, tadı kaçtı. Sözlük de o ara bozuldu. O ilk zamanlarda kimseyi engellediğimi bilmem ama şimdi var birileri. Artık aradığımızı bulamıyoruz yani.
0
beetlejuice
(23.09.24)
hayır kalmadı NİHAHHAHAHAHHAHA
0
titanyum22
(23.09.24)
ayrıl coco
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.09.24)
Bir gün glori'yi özleyeceğim aklıma gelmezdi. Kaderde glori'yi özlemek de varmış :))

Çok özlediğim başka kullanıcılar da var :)
0
🌸rock n roll
(23.09.24)
Ansızın başlayan ifşa gecelerinden birinde gaza gelip sekil şukul bir fotomu atmıştım. Biri açmayın beyler kiymali pide yazmıştı. Hala unutamıyor ve gülüyorum :)
0
buzbebek
(23.09.24)
@buzbebek :))

İfşanı hatırlamıyorum ama senin nickini hatırlıyorum. Evet eski kullanıcılar yavaş yavaş gelmeye başladılar :))
0
🌸rock n roll
(23.09.24)
compu ilk yıllarda ilgileniyordu burayla, gelen istekler doğrultusunda beta sürüm falan yapmıştı hatta.

sonra niyeyse bi saldı. saldığı dönemde de üç beş kendini bilmez mod peydah oldu (hala burada mılar bilmiyorum), zaten giren 300-500 kişiye zehir ettiler ortamı.

yok ona teşekkür yazdın, yok bok yazdın, yok göt yazdın diye milleti uçurmaya falan başladılar. ondan sonra da dikiş tutmadı zaten burası.

ifşa dönemi ve öncesi güzeldi cidden. zirveler yapıldığı bir dönem de vardı. buradan tanıştığım kişilerle iş de yaptım, yurtdışına tatile de gittim. yıllarca, işe mola verip sigara içerken duyuruda takıldım, hala da bu alışkanlığım devam ediyor. seviyorum burayı ama sıktı biraz artık.
0
brkylmz
(23.09.24)
Aynen ne guzel zirveler yapardık. Çok güzel kisilikler vardı.
0
ırene adler
(23.09.24)
çok klişe ama ben de gerçekten o eski hallerini özlüyorum.
duyuru o dönemler daha hareketli, daha bir yoğun kullanılıyordu sanki.
0
m e b
(24.09.24)
Sizin için çok avam kalmamız

ve size layık elitlikte olamamamız nedeniyle,

tüm yeniler adına,

sizlerden özür diliyorum efendim. Avamız ama yani. Ne yapabiliriz ki.

Ek: Şimdi aklıma geldi de;
Siz elitler bir elit listesi hazırlasanız,
O liste dışında kalan biz avamlar belirli günlerde kenara çekilip sussak,
Siz elitler, kaldığınız kadarıyla eski günleri canlandırsanız.
Nasıl olur?

Biz de kenardan seyredip feyz falan alırdık.
0
Mirket
(24.09.24)
Eskiden Ekşi Duyuru'ya takım elbiseyle girilirdi.
0
visnebahcesi
(24.09.24)
Bir mod sayesinde önce tüm düzgün insanlar dağıtıldı, sonra tamamen zıt bir politika izlenerek abidik gubidik troller yeşertildi. Eskiye dahil herhangi bir ihtimal falan yok artık. En çok ifşa gecelerini özlüyorum :)
0
morca
(24.09.24)
O kişiler gitti. Aycho velvetmorning özlendi
0
benaslindayohum
(24.09.24)
Yaşlandınız ve artık sadece anket sorulara cevaplar veriyorsunuz. Merak ve heves duygunuz kalmadı çünkü sadece gösterişli başlıklar açmak istiyorsunuz. Sorumluluğu kendi üzerinize alın ve sıkıcı, meraksız ve sıradan olduğunuzu kabul edin. Anketinizi doldurun, can sıkıntınızı giderin, ve Roma tatil planınızdan bahsedin.
0
hasmetizm 2046
(24.09.24)
Modlar mahvetti duyuruyu. Eleştirileri de takmadilar. Dusman gibi davrandilar.
0
halk
(24.09.24)
mod sorunu aylar öncesinde çözüldü diye biliyorum artık agresif bir yönetim yok.

evet zirveleri de özlüyorum, ifşaları da ancak bence artık eskisi gibi olmak zor.

bu duyuruyla da ilgili değil. artık sözlük de eskisi gibi olamaz, mahalleniz de, ülke de...
0
ananiyimioguz
(24.09.24)
sanıyorum 14 yıldır falan buralardayım. burayı da başka bir online ortamda tanışıp arkadaşlığımızı yüz yüze görüşmeye çevirdiğimiz ve hala görüştüğüm bir çift sayesinde öğrenmiştim. buradan da tanıştığım ve arkadaşlığım süren kişiler var.

eski günler güzeldi evet ama oldum olası bu nostalji duygusunu anlayamıyorum ben. dünya, insanlık, etik değerler, sosyoloji, psikoloji vesaire değişiyor, dönüşüyor, ilerliyor, geriliyor, tekrar ilerleyip geriliyor, iniyor, çıkıyor, tekrar inip çıkıyor, dönem dönem çok stabil kalıyor vesaire vesaire. hayata dair her şey de, buna online platformlarda dahil aynı devinim içinde ki bu çok ama çok normal. aksi zaten mümkün değil. asıl o devinimin dışında kalırsa burası çok yapay ve zorlama bir yer haline gelir.

burayı seviyorum, dönem dönem sık yanıt veriyorum, bazen hiç uğramıyorum, bazen offf be çömezler ne biçim soru sormuş diyorum, gülüyorum, kuruluyorum, şaşırıyorum, sallamıyorum, bişiler öğreniyorum, bilgi ve deneyim sahibi olduğum konularda destek olmaya çalışıyorum, yaşım gereği sonraki jenerasyonlara dair fikirler ediniyorum soru ve yanıtlardan gibi gibi... ama ne o kadar anlam yüklüyorum eskileri anıp ahhh ahhh diyecek kadar ne de burayı anlamsız veya zayıflamış buluyorum. çok cringe bir tabir ama akışta kalma gayretim var hocam zira hayat böyle bir şey.
0
Phoebe
(24.09.24)
Ben de 12 yıldır buradayım. Bence Türkiye ne kadar değiştiyse duyuru da o kadar değişti. Özellikle daha kötü olmadı diye düşünüyorum.
0
peki madem
(24.09.24)
Sadece burada değil sözlükte de, twitterda da, instagramda da her platformdaki eski ve güzel günler özlenir.
Çünkü bizimki gibi ülkelerde her geçen gün bir öncekinden kötüdür ve geçmişe özlem duyarak yaşarsın.
Lise - üniversite yıllarımla bulduğum her fırsatta Beyoğlu'na kaçardım Nevizade'de bir yerde oturmak İstiklalde turlamak bile çok iyi gelirdi şimdi iş yerim burada ve istiklale çıkmadan caddenin başına gitmeye çalışıyorum.
Mekanlar değişti, mağazalar değişti, barlar, kafeler değişti.
Her şey şu an içinde bulunduğumuz şartlara göre dönüştü ve şu an hiçbir şeyden eskisi gibi keyif almıyoruz.

Bunun sadece duyuru ile buradaki "elit" insanlar ve onların "elit" sohbetleriyle alakası yok. Ben durup durup adres sorardım burada ashdhadhadh vardır geçmiş bir yerlerde girip bakılsın 6-7 yıl önceki muhabbetlere hiç öyle elitlik falan yok ne alaka :) Ama bi kafa rahatlığı var, bi sıcaklık var, özlenen o.
Bazen herhangi bir başlığın ilk sayfasına giderim o zaman da yaşarım bunu. Sözlük eskiden ne güzelmiş der geçerim.

Yaşlandık.
"Ahh Beyoğlu'na eskiden takım elbise giyer çıkardık" diyen yaşlılara benzedim ben iyice mesela asla buralarda takılmak istemiyorum, her sokak başında eski güzel bir anı maalesef.

@peki madem'e katılıyorum. Ülke ile eş değer bir dönüşüm var burada da.
0
mutekebbir
(25.09.24)
@mutekebbir; "elit", "avam" kısmını ben de hiç anlayamadım. Sorduğum soruyla bir alakası yok. Neyse belki kendisi neye istinaden böyle bir sifatlandirmaya yöneldiğini anlatır.
0
🌸rock n roll
(25.09.24)
Ben eski ekşi hesabımı dondurmadığım zamanlar burası çok iyiydi, sonra da buraya ayıracak kadar boş zamanım olmadı sanırım. Ben asıl ekşibition tayfayı aşırı özlüyorum, o kadar eğlenirdik ki yeni gelenler ortamı bozdu sonra orada kapandı vsvs. Ve tabii ki büyüdük, baya büyüdük :)
0
Cremisi
(29.09.24)
(4)

E nabızda telefon numarası değiştiriliyor mu?

Kahvedesu
Annemin enabızda benim telefonum yer alıyor.
Annemin enabızda benim telefonum yer alıyor.
0
Kahvedesu
(12.09.24)
Profil kısmından değişmesi lazım, emin değilim ama başka cevap gelmediği için yazdım.
0
firez
(12.09.24)
tabii ki değiştiriliyor.
0
m e b
(12.09.24)
degismiyor.
0
🌸Kahvedesu
(13.09.24)
@kahvedesu: nasıl değişmiyor? yakın zamanda aynısını denedim ve değiştirdim.
önce yeni bir numara eklemek lazım, sonra onu birincil seçmek gerekiyor. diğerini ancak ondan sonra silebiliyorsun.
0
m e b
(18.09.24)
(4)

iPhone’da arayınca karşı tarafta fotoğrafın görünmesi

garavel
Ben bunu zamanında yanlışlıkla açtım herhalde, şimdi ne yaptıysam değiştiremedim. Fotoğrafım görünüyor aradığım insanlarda hoş olmuyor çok.Telefon > contact photo poster’ı disable yaptım ama olmuyor düzelmiyor. Ne yapmak lazımdır ?https://ibb.co/CwfQB1D
Ben bunu zamanında yanlışlıkla açtım herhalde, şimdi ne yaptıysam değiştiremedim. Fotoğrafım görünüyor aradığım insanlarda hoş olmuyor çok.

Telefon > contact photo poster’ı disable yaptım ama olmuyor düzelmiyor. Ne yapmak lazımdır ?

ibb.co
0
garavel
(12.09.24)
sadece senle alakali degil. karsi taraf senin fotonu koyduysa ondandir.
0
buenosdias
(12.09.24)
yok öyle değil. iphone'da yeni çıktı bu. kendi koyduğun fotoğraf, arayınca karşı tarafta çıkıyor. iphone kullanıcısı değilim ama bununla ilgili çok şikayet okudum. kadın bikinili fotosunu koymuş, işle ilgili adamın birini arıyor, adamın telefonunda bikinili fotosu çıkıyor, karısının falan yanında.
0
kibritsuyu
(12.09.24)
@buenosdias

kesinlikle öyle bi ihtimal yok. herkeste tek aynı fotom çıkıyor. saçmalık.
0
🌸garavel
(12.09.24)
şöyle bir durum var; mesela kişi kartınızı ve posterinizi ayarladınız ya, karşı tarafa "kişi güncellensin mi?" diye soruyor. o kişi evet demişse (farkında olarak ya da olmayarak) maalesef onun rehberinde o fotoğrafınız kalıyor. hem kendim için, hem de beni arayan rehberimdeki kişide bunu bu şekilde deneyimledim.
0
m e b
(12.09.24)
(14)

Serpme kahvaltı neden bu kadar seviliyor abartılmış bişi değil mi?

kullanicadi
Bazen kahvaltı buluşmaları yapılıyor sırf çıkıntılık olmasın diye gidiyorum zerre zevk alamıyorum. Bir kere ben sadece menemenden yumurta türevlerinden çok yiyorum. Reçel, zeytin ve peynirin yarısı komple masada kalıyor. İsraf ettik diye de rahatsız oluyorum, bu kalanı başkasına vermezler inşallah v
Bazen kahvaltı buluşmaları yapılıyor sırf çıkıntılık olmasın diye gidiyorum zerre zevk alamıyorum. Bir kere ben sadece menemenden yumurta türevlerinden çok yiyorum. Reçel, zeytin ve peynirin yarısı komple masada kalıyor. İsraf ettik diye de rahatsız oluyorum, bu kalanı başkasına vermezler inşallah ve hatta bize gelen de başkasından kalmamıştır umarım diye düşünceler içinde kalıyorum. Birkaç belli başlı yer hariç peynir kalitesi falan iyi değil. Ya da bir insanın belli bir kapasitesi olur, 50 60 çeşitten istesen de ne kadar yiyeceksin.
Kaç kere dedim. Maybe ye gidelim mesela fenerbahçedeki. Herkes ne yiyecekse söylesin ayrı ayrı yiyelim. Monte kristo tostu isteyen onu yesin, pancake isteyen onu seçsin. E ama fiyat yine neredeyse aynı oluyor diye reddettiler. En azından özenli kaliteli bişi yiyorsun, ihtiyacın olanı bir tabakta alıp bitiriyorsun. Omleti peyniri zeytini ben evde de yiyorum zaten. Bari güzel farklı değişik bişi yiyelim de dışarı çıktığımıza değsin

Benim göremediğim bi güzelliği falan mı var açık büfe ve serpmenin? Çok da zamlandı ve bu zamma göre malzeme kalitesi aynı oranda artış gösteremiyor
0
kullanicadi
(04.09.24)
terbiyesizlik, görmememislik tamamen.
o kadar cöpe giden ürün...

her sey dahil otele kim gidiyorsa serpme kahvaltiya, acik büfeye de o tipler gidiyor.
0
robert bosch
(04.09.24)
Hijyenik olmaması tercih etmemek için bile yeterli bir sebep.
0
rock n roll
(04.09.24)
Serpme kahvaltıyı ben de pek sevmem ama ben bir açık büfe sevdalısıyım maalesef ki. Ben yemekleri türüne göre çok seçen ama sevdiğim yemeğin aşşşşırı kötüsü olmadıkça afiyetle yiyen biriyim. Dünyada en iyi taze fasulye yapan kişi gelse yapsa yemem ama 5/10 bi musakkayı afiyetle gömerim gibi.

Açık büfede evet ürünler çok kaliteli olmuyor ama sevdiğim çeşitlerden alıp israf etmeden yeme özgürlüğüm olduğu için seviyorum. Serpmede mesela reçel sevmem ve o reçeller hep kalır yani hiçbir ekip 5 çeşit reçeli bitiremez. Bal vd nutella bile bitmeden kalıyor genelde. O yüzden açık büfe daha insani geliyor bana. Az yemek isteyen az alır, o gün canı çektiğince yemek isteyen 3 tabak doldurur, herkes mutlu olur :D
0
nundu
(04.09.24)
hayatı bu kadar kendime dert etmediğim için seviyorum. hazırlamak ve toplamak için enerji harcamak istemiyorum. eşimle çocuğumla gidip keyif yapıp dönüyorum. pahalı mı, evet pahalı ama sonuçta ben o an için o parayı gözden çıkarabiliyorum. israf mı, ona da evet. ama bireysel olarak israfı önlemek gibi bir amacım yok. kalite konusunda da dışarıda yenen her yemekte aynı problem var zaten.

sizin durumda da serpme kahvaltıya katılmak zorunda değilsiniz. yine bireysel olarak sipariş verebilirsiniz. bunun önündeki engel ne anlayamadım.
0
elorelia
(04.09.24)
Arkadaşlar masanızda bulunan hiçbir şey israf olmuyor bunu bilin :(
0
rock n roll
(04.09.24)
Göz doyurma işi biraz, evde kahvaltı yapmayan hazırlamayan üşenen tipler için göze hitap ediyor bence. Her şeyden olsun kafası. Kalite de düşük çoğunda.

Bu arada Maybe <3
0
Bruce
(04.09.24)
Yenmeyen ürünler israf oluyor, çöpe gidiyor diye üzülen arkadaşlar böyle kötü bir dünyada bu kadar temiz, masum kalmayı başarabildiğiniz için tebrik ediyorum sizi.
0
rock n roll
(04.09.24)
Ben seviyorum valla. Haftasonları geç Kahvaltı etmeyi severim ve öğün olarak çok çeşitli kahvaltılık olması hoşuma gider. Kendimiz kahvaltı hazırladığımızda da menemen, patates, ekmeğe sürmelik soslar, birkaç çeşit zeytin, yeşillik, sebzeler, ekmeğe sürmelik tatlı şeyler vs derken dolduruyoruz masayı özel bir beslenme şeklimiz olmasına rağmen.
0
playing star again
(04.09.24)
oburum Allah affetsin, o yüzden seviyorum. hem gözüm hem midem doyuyor. anacığımı kapıp doğa falan olan yerlere gidiyoruz güzel oluyor
0
titanyum22
(04.09.24)
hayatta en sevdiğim şey kahvaltı olduğu için serpmeymiş, dürmeymiş, her türlü çeşidi bol kahvaltıyı severim.

bahsettiğiniz o çöpe gitme olayından ben de rahatsız oluyorum ve bu yüzden öyle yerlere gittiğimizde kahvaltı içeriğini kontrol ettikten sonra sipariş verirken "kimse reçel yemeyecek, onun yerine zeytini daha fazla koyabilirsiniz. x'ten de kimse yemeyecek, onun yerine y koyun lütfen" diye kahvaltıyı şekillendiriyor veya seçeneğini azaltıyoruz. böylece çoğunlukla o kahvaltıyı bitirmiş oluyoruz.

ayrıca gittiğim hiçbir yerde ben peynirin güzel olduğunu görmedim (kırsal kesimler hariç). zaten aynı tatsızlığın farklı formları resmen. top peynir koymuş adam, yanına da şerit peynir, onun da yanına örgü peynir. tatları aynı zaten, sadece şekilleri farklı oysa.
0
m e b
(04.09.24)
Ben çok seviyorum çünkü kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmali... Peynir zeytin gibi standart şeyler dışında da çok bişi kalmaz hayvan gibi yerim
0
abuzer
(04.09.24)
Tamamen beyaz yaka ve Instagram işleri işte. Birazı görgüsüzlük/açlık (açlık derken karnın aç olması değil), kalanı tamamen gösteriş işi. Açık büfede sevdiğim tek şey çeşit olması konusu. Onda da tabii insanların, insan olması ve yemeyeceğini masasına almaması lazım. Açık büfede daha az olsa da serpme kahvaltıda masalarda kirlenip ya israf olarak çöpe ya da bir sonraki tabak ile tekrar birinin sofrasına dönüyor. Hijyen 0 değil, -100 falan.

Kahvaltı güzel şey. Hafta sonları genelde ailemle geniş menü ile geniş geniş yaparım ama kahvaltı etkinliklerinden nefret ederim.
0
nawar
(05.09.24)
bu tip yerlerde çalışan çok fazla öğrencim var. hepsi de israf olmadığını, mutfakta bir bölümde ayıklanarak tekrar müşterilere verildiğini söyledi. en lüks mekan bile bunu yapıyor.
kahvaltıya gitmiyorum. en güzel kahvaltı evde yapılan.
0
adivar
(05.09.24)
O kadar haklısınız ki. Böyle durumlarda ben serpmeye katılmam ve kendime ayrı menemen ve çay söylerim genelde.
0
inawen
(05.09.24)
(8)

iphoe 16 yı mı beklesem iphone 15 pro alsam mı?

issiz karga
telefon manyağı değilim öyle gideyim sonmodelini kullanayım takıntım yok, alıp kafadan en az 5 - 6 sene kullanan biriyim. düşünün şu anki telefonum samsung s7.iphone almak istememin sebebi de iş için ipad pro almayı düşünüyorum bir kaç aya, eko sistem dalgası. belki yanına saat vs.neyse normal 15 d
telefon manyağı değilim öyle gideyim sonmodelini kullanayım takıntım yok, alıp kafadan en az 5 - 6 sene kullanan biriyim. düşünün şu anki telefonum samsung s7.iphone almak istememin sebebi de iş için ipad pro almayı düşünüyorum bir kaç aya, eko sistem dalgası. belki yanına saat vs.

neyse normal 15 değil de 15 pro istememin sebebi yapay zeka, kamera(log formatı) ve belki saçma gelecek ama ekranın açık kalma olayı. samsungtaki şu kilit ekranında saat ve bildirim gösterme olayı çok büyük rahatlık zırt pırt telefona bakmak istemiyorum.

iphone 16 yı -düz olanınından bahsediyorum- bekleme konusunda kararsızım, 2 kameranın yanı sıra ekranın açık kalma olayı da yoksa proya göre eksi olur benim için. zaten log formatı da olmaz.

şu an 15 prolar 68 - 70 civarı. acaba 16 nın fiyatı ne olur?

siz olsanız ne yapardınız?
0
issiz karga
(03.09.24)
16 Pro, 15 Pro ile aynı fiyattan çıkacak diye tahmin ediyorum. Uzun zamandır hep aynı fiyattan çıkıyor. Tabii yeni model çıkınca bir önceki modelin fiyatı düşüyor.

16 Pro'nun çıkış tarihine kadar döviz artmazsa ve ek bir vergi gelmezse benzer fiyatlarda olacaktır, ben olsam 16 serisini beklerdim. Özellikle AI için optimize edilmiş bir donanımı olacağını düşünüyorum.
0
mrmlq
(03.09.24)
1 ay kalmış 16 yı bekle
0
rentts
(03.09.24)
16 yı bekle. Iphone'da geriden gelinmez.
0
ferenc
(03.09.24)
korkum 16 çıktıktan sonra 15 pro bulabilir miyim, bir de dolar artışı, apple ın yeni modeller şerefine zam yapması vs.
0
🌸issiz karga
(03.09.24)
16 pro çıkınca 15 proların satıştan kaldırılacağını okumuştum bir yerde. Ne kadar doğru bilmiyorum.
0
hrvl
(04.09.24)
2 yıldır yeni model çıkınca önceki nesle zam geliyor bu arada.
0
kahoan
(04.09.24)
geçen sene ben şöyle bir durum yaşamıştım:

13 ve 14 pro arasında fazla fark yoktu. ben de 14 pro almaya karar verdim ama yeni model tanıtımına az kalmıştı. bu sebeple 15'in tanıtımını ve ön siparişini bekledim ki 14 fiyatları düşer de alırım diye. sonra 15 çıktı, 14 pro'lar apple mağazalarından kaldırıldı, hepsiburada ve diğer platformlarda satıcılar 14 pro'yu daha da zamlı fiyaa satmaya başladı ve ben de 15 plus almak zorunda kaldım.

hatta önce şöyle bir duyuru da açmıştım:
www.eksiduyuru.com
0
m e b
(04.09.24)
@m e b teşekkür ederim aradığım cevap bunun gibi bir şeydi :)
0
🌸issiz karga
(05.09.24)
(2)

duyuru'da isim şehir hayvan mı oynanıyor?

m e b
ikidir "hayvan/çiçek/kuş/börtü böcek olan erkek/kız ismi" soruları görüyorum, duyuruyu açanlar da farklı farklı kullanıcılar (zannedersem).durum ne, bir şey mi kaçırdım?
ikidir "hayvan/çiçek/kuş/börtü böcek olan erkek/kız ismi" soruları görüyorum, duyuruyu açanlar da farklı farklı kullanıcılar (zannedersem).

durum ne, bir şey mi kaçırdım?
0
m e b
(03.09.24)
aynısını soracaktım ya evet farklı kullanıcı adları ama üslup da aynı gibi
0
nundu
(03.09.24)
@ermanen/ @yadigar: selamlar. tabii ki kurallara aykırı vs diyemem, kimin ne duyuru açacağına da karar vermek haddime de değil. sadece çok spesifik bir konu üzerine üç farklı ama aynı tarzda duyuruyu görünce bir şey oluyor sanmıştım.
0
🌸m e b
(03.09.24)
(13)

goodreads kullanıyor musunuz?

mizore
merhaba, merakımdan soruyorum, goodreads kullanıyor musunuz? yeni başladım ve kindle'la bağlantı kurunca hangi sayfada olduğunuzu bile gösteriyor.
merhaba, merakımdan soruyorum, goodreads kullanıyor musunuz? yeni başladım ve kindle'la bağlantı kurunca hangi sayfada olduğunuzu bile gösteriyor.
0
mizore
(02.09.24)
Kullanıyorum evet, okuyacak yeni kitap bulmada da, okunacak kitabın yeterince iyi olup olmadığı konusunda da faydalı oluyor.
0
salihdt
(02.09.24)
Evet okuma listesi olarak tutuyorum, daha çok okumak istediğim ya da bir yerde duyup bu kitaba sonra bir bakayım dediğim kitapları unutmamak için
0
grimavi
(02.09.24)
Birkaç kere denedim ama devamlılık sağlayamadım. Hesap öyle duruyor.
0
Amaranta ursula
(02.09.24)
@grimavi +1
0
peki madem
(02.09.24)
Kullaniyorum. Okudugum kitaplari oraya kaydediyorum.
Kindle kullanmiyorum sayfa sayisi yok o yüzden ama kitabi bitirdigim tarihi not ediyorum.
Yil sonuc yeni yil icin challange koyuyorum :)
0
robert bosch
(02.09.24)
kullanıyordum.
ne yazık ki uzundur kitap okumaz oldum.
0
biseysorcaktim
(02.09.24)
kullanıyorum.
0
unalub
(02.09.24)
hayır, kullanmıyorum.
ama yanılmıyorsam hesabım vardı orada.
onun yerine 1000kitap uygulamasını kullanıyorum. oradaki okuyucu profili genel olarak nasıl bilmiyorum ama 1000kitap'taki gibiyse hiç gerek yok. zira bizdekiler kitapta olmayan cümleleri bile ilgili kitabın alıntılar sekmesine yazıyor. yetmiyor, filmi çekilmiş bir kitapsa, alıntılar kısmına yine kitaptan ziyade filmde geçen replikleri yazıyorlar. sayfa numaraları, yayınevi ismi desen hak getire.
0
m e b
(02.09.24)
Kullaniyorum uzun suredir ozellikle chick lit kitaplari icin kitap hakkinda gorus bildirdigim kisimlara donup bakiyorum yazarin dili akicimi kitap asiri boş mu fln diye ve ne zaman re read yaptigimi gormek icin cok ise yariyor
0
eja
(02.09.24)
kullanıyorum
0
juliette
(02.09.24)
goodreads'te motivasyon için, kitap yorumlama/öneri için bir grup oluşturabiliriz, isteyenler olursa yazın bana oluşturalım <3 ben de okumaya uzun süre ara vermiştim, tekrar başladım ve çokkk iyi geldi. eminim bırakanlar bir sayfa bile okumaya başlayınca ne kadar özlediklerini fark edecekler
0
🌸mizore
(02.09.24)
Evet kullanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(02.09.24)
kullanıyorum.

kindle da kullanıyorum. güzel bir sinerji var evet.
0
AlsterWasser
(02.09.24)
(27)

Sizden Sevgili Olur Mu?

rock n roll
Kendinize dışarıdan baktığınızda, objektif bir gözle değerlendirdiğinizde siz sevgili olunacak birisi misiniz?
Kendinize dışarıdan baktığınızda, objektif bir gözle değerlendirdiğinizde siz sevgili olunacak birisi misiniz?
0
rock n roll
(17.08.24)
Asla. Benden evlat bile olmadı
0
numlock
(17.08.24)
Evet,olur. Son iliskimde baya iyi ilerliyordum aslında, fazla iyisin ve çok rahatsın tepkisi aldım hahaah
0
ırene adler
(17.08.24)
Evet, ondan 10 yıllık sevgili 7 yıllık evliyim.
0
logisticsmanager
(17.08.24)
Herkes ne kadar tontiş
0
numlock
(17.08.24)
Valla bence olur.
0
Amaranta ursula
(17.08.24)
Olmaz
0
gabe h coud
(17.08.24)
İlk gençlik yıllarında çok iyi oluyodu da şimdilerde pek canım istemiyo.
0
vedatchilipeppers
(17.08.24)
Olmam gibi. Eğlenceli bir insan değilim, çok sıkıcıyım; iyi bildiğim konularda karşımdaki sıkıntıdan bileklerini kesecek seviyeye gelene kadar konuşurum hiç söz hakkı vermem; gece hayatım yok dışarı çıkmam içki içmem; en az 2 öğünüm haşlanmış tavuk göğsü ve haşlanmış diğer yemeklerden oluşuyor pirinç patates gibi; gece maks. 12 gibi uyurum uykum geldiyse o an başka hiçbir şeyi düşünmem sadece uyumak isterim, dışarıdaysam hemen eve gidebilmek için her şeyi yaparım çünkü uykum gelmiş olur; antrenmanla herhangi bir konu arasında seçim yapmam gerekirse ölüm hastalık seviyesinde bir konu yoksa antrenmanı seçerim; çok acayip takıntılarım var her an tuvalet ihtiyacım olabilir kaygısıyla evden çok fazla uzaklaşamıyorum, uzaklaşmak zorunda kalacaksam 1 gün önceden yemek yemeyi kesiyorum tuvalet olayına girmemek için; bir tane uğurlu yastığım var gittiğim her yere onu da götürürüm, bir defasında evde unuttuğum için 2 saatlik yoldan geri dönüp yastığımı alıp aynı yolu tekrar gitmiştim. Böyle böyle bazı huylarım var anlatınca ben bile soğuyorum kendimden.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.08.24)
Olmaz valla yontulmamış bir odunumdur.
0
peki madem
(17.08.24)
ideal sevgili ve koca adayiyim.
0
tabudeviren
(17.08.24)
olur ya niye olmasın herkesin oluyor. olmamasının nedeni de benim.
0
false pretension
(17.08.24)
işkoliğim, iş iş iş falan konuşurum.

her işkolik gibi boş zamanları sevmem, sıkılırım, ne yapıyoruz ya biz moduna girerim.

beni bu moddan çıkarabilirse iyi sevgiliyimdir, çıkaramaz ise olmuyor

:/
0
duyurukullanıcısı
(17.08.24)
Harikayim, net olur
0
abuzer
(17.08.24)
Hiç mütevazi olamayacağım, benden şahane bir sevgili olur.
0
🌸rock n roll
(17.08.24)
Eskiden olurdu şimdi olmaz bence. Birlikte uzun süre geçiremiyorum.
0
kisa
(17.08.24)
Cevabı çok değişken ya.
Mesela bazen (aslında çoğu kez) arkadaşlarımın bile bende ne bulduğunu sorarım kendi kendime ve elle tutulur bir gerekçe bulamıyorum neden beni sevdiklerine dair. Geçinmesi kolay biriyimdir, sevdiğim biri öl dese ölürüm ama özgürlüğümü kısıtlayacak hiçbir şeyi de istemem. Muhtemelen kendi başıma takılma hakkımı elimde tutmak isteyeceğimden dolayı kimse benimle bu gerekçeyle bile sevgili olmak istemez.
0
m e b
(17.08.24)
Ev, araba, iyi bir gelir, eğlenceli olma ve karşısındakine kendini değerli hissettirebilme becerisi, gezme tozma ve tadında gece hayatı zevki ve ancak mutlu ederek mutlu olunabileceği bilinci ile

ben 'Olur' diyorum.

Ancak beklentilerim çok yüksek olduğu için yalnızım ama çıtayı düşürmeye başladım :)
0
Mirket
(17.08.24)
şu an olmaz :(
0
black holes in the sky
(17.08.24)
Cocuk istiyorsam evet cocuk istemiyorsam olmaz.

Ben cocugum olmamasina ragmen mahalledeki kresleri, yemek menülerini, iyi ilkokullari falan arastiran bir tipim. Cocuk isteyen biri benimle cok mutlu olur iyi bir match oluruz. Hayatimizi cocuklarimiza adariz falan.

Cocuk istemiyorsam ve söylersem direkt terk edilirim ya da aldatilirim ya da her türlü sey basima gelir.
0
sonsuz
(17.08.24)
Kime göre neye göre? Bence olur. Hatta benim sevgili olmam br yere kadar sürmeli sonra evlenmeliyiz. Çünkü zaman içinde sevilmiyor muyum lan ben şeklinde kafayı yiyebilen bir tipim, bana göre sevgi ve değer verme anlayışı evlenmeyi gerektirir.
0
muhayyer divan
(18.08.24)
Sevgililik kurmununun gerektirdiği şeyleri karşılayacak biriyim ama işin içine sevme-sevilme biçimleri girince ortalama puanım düşüyor.
Benle sevgili olabilen için evet, tatmin edici olabilir. Ama herkesin sevgilisi olabilecek biri değilim.
0
Bruce
(18.08.24)
Benden doseyici olur sadece. Isim plastik borularla ve ekipmanlariyla alakali
0
lapaz
(18.08.24)
Denemeye değer diye düşünürdüm
0
encokbenisevinnolur
(19.08.24)
kime göre neye göre vol2
0
bartholomew87
(19.08.24)
Yaş 40'ı geçti, dolayısıyla sevgili olamayacak kadar yaşlıyım. Benim için tren kaçtı, benden çoktan geçti. Unumu eledim, eleğimi astım artık, bundan sonra her gün bana ölüme doğru geri sayım...
0
d max
(23.08.24)
@d max; ne alakası var ya? Asıl 40'lı yaşlarındaki insanlar ideal sevgilidir.

Daha olgunsun, hayata bakışın daha net, daha kararlısın, daha güçlü bir duruşun olur hayat karşısında. Bir de geri sayım başladı demişsin, daha gençsin ama bir ayağın çukurda gibi davranma. Ben 40 yaşındayım ve hiç de yaşlı hissetmiyorum. Bu yaş grubunu gömdün, üstüne mezar taşı diktin :(
0
🌸rock n roll
(23.08.24)
sevgililik belki evet ama iş ciddiye bindiğinde uzun vadede ideal bir koca olabileceğimi düşünmüyorum. fazla duygusal bir insanım, aşırı duygusal tepkiler verebiliyorum ve birçok konuda ürkeğim:) bir erkeğin anlaması beklenen belli başlı işlerden hiç anlamam mesela.
zor yani.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.08.24)
(14)

Halley vs. Baklava vs. Kazandibi

Bruce
Bu saatte canınız tatlı çekiyor, eldekiler bunlar.Hangisini yersiniz?Çoğul cevap verecekler sıralama yaparsa sevinirim.
Bu saatte canınız tatlı çekiyor, eldekiler bunlar.
Hangisini yersiniz?
Çoğul cevap verecekler sıralama yaparsa sevinirim.
0
Bruce
(17.08.24)
Baklava- kazandibi- halley
0
rodeocu
(17.08.24)
Baklava > Halley (inşallah orman meyveli olanındandır).

(Kazandibini bilerek görmezden geldim.)
0
m e b
(17.08.24)
Baklava diğerlerini yemem
0
respect
(17.08.24)
Baklava gerisi yalan.
Not: 6 ay tatlı şey yemesem aramam.
0
pavlis
(17.08.24)
Baklavayı başa yazanlar sevmiyorlar galiba, en son ne yediysen ağzında onun tadı kalıyor hatırlatmak isterim.
0
🌸Bruce
(17.08.24)
Ben içlerinden bir tanesi yenecektir diye düşündüm. Çünkü üçü de çok alakasız ya :D
0
m e b
(17.08.24)
Kazandibi, diğerlerini yemem.
0
gabe h coud
(17.08.24)
@m e b, evde bunlar var şu anda.
0
🌸Bruce
(17.08.24)
Kazandibi
0
isiaha
(17.08.24)
kazandibi 1
baklava 2
halley bak isine
0
ala09
(17.08.24)
Hiçbirini canım çekmiyor öncelikle.

Baklava - Kazandibi - Halley

Baklavada o kadar kat inşa etmişler. Bizim neyimize sorguluyoruz bu mimari güzelliği? çay yanına da mis.

Kazandibi çünkü halley ikinci olamaz. Halley ne ya?! biskivü üstü çikolata. işlenmişliı seviyesi böyle bir bileşik yerine kazandini daha sindirilebilir.

kişisel görüşüm: şeker kötüdür, meyve dahil. bol su için ve egzersiz yapın.
0
baldan kaymak
(17.08.24)
Kazandibi en sevdiğim tatlı olduğu için saatten bağımsız cevap o
0
nundu
(17.08.24)
Kazandibi diyorum ben de. Gece gece yenen baklava mideye oturur uyutmaz diye düşündüm. Diğer seçenekler varken Halley gereksiz geldi gözüme onu da eledim.
0
peki madem
(17.08.24)
kalitelerine göre. sıradan bir baklavayı yemem, kazandibi güzelse onu yerim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.08.24)
(11)

IG yasağından etkilenmeyenler

Bruce
20 dk önce atılmış bir hikayeyi görüyorum, mesajla gelen reels'ları görebiliyorum. Ben attım başkasına, izleyemiyor donuyormuş. Bitek mesajlar iletiliyor diyor.Vpn falan da yok, var mı yasaktan etkilenmeyen? Çoğunluk muyum azınlık mı?Siz de durumunuzu paylaşın ig delileri çıldırsın lel
20 dk önce atılmış bir hikayeyi görüyorum, mesajla gelen reels'ları görebiliyorum. Ben attım başkasına, izleyemiyor donuyormuş. Bitek mesajlar iletiliyor diyor.

Vpn falan da yok, var mı yasaktan etkilenmeyen? Çoğunluk muyum azınlık mı?
Siz de durumunuzu paylaşın ig delileri çıldırsın lel
0
Bruce
(02.08.24)
mesajlar gönderiliyor, alınıyor. ama hikayelere ve gönderilere (önbellekte kalmış olanlar hariç) erişim sağlayamıyorum, donuyor.
0
m e b
(02.08.24)
Comnet, kablonet muhtemelen bazı kurumsal bağlantılarda yasak işlemedi
0
atom karincanin torunu
(02.08.24)
RTE de story paylaşıyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.08.24)
ev internetinize göre değişiyor. bende netspeed var vpnsiz her yere girebiliyorum.
ama mobil internetten girilmiyor mesela.
0
jelly bear
(02.08.24)
Türknet var bende, girebiliyorum.
0
🌸Bruce
(02.08.24)
Türknet, mesajlar akış storyler her şeye sorunsuz erişebiliyorum vpn siz
0
grimavi
(02.08.24)
kullanmadığım için bana bir etkisi yok.
0
inheritance
(02.08.24)
@inheritance, soruya olan muhteşem katkından dolayı tebrik ederiz.
0
🌸Bruce
(02.08.24)
türknetçiyim ama giremiyorum vpn olmadan. sanırım beni dışlamışlar.
0
moonie
(02.08.24)
Ben android telefona reklam gelmesin diye uzun zaman önce dns değiştirmiştim, instagrama girebiliyorum, başka ayar ya da vpn kullanmıyorum. Hattım da bimcell.
0
lamborcini
(02.08.24)
Bir İskoç atasözü der ki : "warp is the happiness".
0
rakicandir
(03.08.24)
(5)

30 yaş üstü öğrencilerin yeni iett tarifesi doğru mu?

santimantal
https://www.hurriyet.com.tr/bilgi/galeri-30-yas-ustu-ogrenci-akbili-ne-kadar-kac-tl-ogrenci-karti-yas-siniri-geldi-mi-ne-zaman-baslayacak-42494060/4Doğru mu diye sormam abes kaçabilir. zira her yerde haber olmuş.Bu uygulama başladı mı?Haberlerde, aylık abonman ücreti için bazı yerlerde yüzde 10 baz
www.hurriyet.com.tr

Doğru mu diye sormam abes kaçabilir. zira her yerde haber olmuş.

Bu uygulama başladı mı?

Haberlerde, aylık abonman ücreti için bazı yerlerde yüzde 10 bazı yerlerde yüzde 82 indirim olacak deniyor.
Hangisi doğru?
0
santimantal
(01.08.24)
izmir bb indirimin tamamını iptal etti. normal ücret alıyor.
0
phonex
(02.08.24)
ibb denen rezil kurumdan bu tip sorularin cevabini asla alamazsiniz, bunu ancak abonmani bitmis yenilemek isteyen 30 yas ustu bir ogrenci varsa uygulamaya girip gorebilir ancak
0
bay b
(02.08.24)
30 yaş üstü, öğrenciyim, 20 Temmuz'da abonman yenileyebildim.
0
silverleaf
(02.08.24)
ortada alınan bir karar var ama ne şartları belli, ne de neyi kapsayıp kapsamadığı.
devletin bir birimi instagram'ı engelliyor, sitesine gidiyorsun ama sadece "erişim yasağı var" diye ibare düşülmüş, hepsi bu. bu zam da aynı şekilde, hiçbir farkı yok. sürprizlerle dolu yerel ve genel bir yönetime sahibiz, ne şeker.

bu arada ben de 25 temmuz'da abonman yeniledim ve eski tarifeden yükleme yaptı, 250 tl çekim yaptı.

çeştili haber sitelerine göre tekli basımda %10 indirim ama abonman yapınca yine %82 indirim varmış.
0
m e b
(02.08.24)
surda guncellemisler fiyatlari

iett.istanbul
0
bay b
(05.08.24)
(12)

Dostoyevski'yi nasıl tanımlarsınız?

sekizdokuzon
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:

"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek, hiçbir olasılığa sabit kalmayıp olası olasılıklarla, seçmeye çalıştığı olasılıklar arasında net karar vermeyen, açık uçlu yapıtlar ortaya çıkaran en güçlü 19. yüzyıl yazarı."

Sizce neden dünyanın gelmiş geçmiş en büyük roman yazarı? Sizin onda gördüğünüz nedir?

Bir de "Dostoyevski'yi doğru anlamak için kırk yaşından sonra okumak lazım." diyorlar. Bu görüşe katılıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
Ben çok depresif bulmuştum 1 kez okumaya kalkıştığım bir kitabından dolayı, hatta okuyamamıştım ve ben bunu hiç okuyamam diye karar vermiştim.

Kararsızlığın ve güvensizliğin zirvesi deniyor demek ki. Yani Rus edebiyatı için.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
çok bunaltıcı yazıcaktım, yazmışlar. okumuyorum ben zaten dünya fazlasıyla gerçek ve bunaltıcı, ekstra doza ihtiyacım yok.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Çehov haricinde söylediklerin gerçek batı kültürünü sindirmis yazarlar. Daha sistemli yazarlar, daha çok kitap yüzü görmüşlerdir. Dostoyevski arada, hiçbir şey anlatmazken çok şey anlatabiliyor. Yani bu dediğin yazarlar anadili olan bir dili çok iyi, düzenli konuşurken Dostoyevski dili sonradan öğrenmiş ama o sistem bilmezliginden dilin olanaklarını aşmış. O yüzden "en". Bu görüşüm beni dünyanın en sıkıntılı insanı yapabilir, napalim.
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
anlatamıyorum’un yazdıkları da bunaltıcı.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Benim için liseli olmakla özdeş. Lisede okuduğumuz iyi betimlemeler ve tahliller yapan bir yazar. @anlatamiyorum+1 mesele toplum, insan ve varlığı anlatmaksa daha iyi yazarlar var.
0
Amaranta ursula
(30.07.24)
Stefan Zweig’la Dostoyevsky’nin karşılaştırıldığını da gördüm ya tamamdır.

Bu duyuru zirveye yaklaştı benim için Dostoyevski ile karşılaştırılan isimlere bak :)
0
Mcfly
(30.07.24)
En sığ yorum geldi açılın bakalım :)

-Nasıl tanımlarım?
-Yorucu.

Şükürler olsun ki gençken okumuşuz bunları, belli bir yaştan sonra gerçekten kafa kaldırmıyor :/
0
mutekebbir
(30.07.24)
valla her kitabini okudum.

toplumsal konularla ve bireysel psikoloji ile ugrasarak en net ve guclu eserleri verebilen yazar. ecinniler ve karamazov kardeslerde toplumsal sorunlara (rusyanin hristiyanliktan uzaklasarak ateizme, nihilizme, komunizme suruklenmesine karsi) prens ile suc ve cezada ise insan psikolojisinin derinliklerine dalan bir adam.

cok ters, huysuz biri aslinda. yazarligi da bence tolstoy kadar iyi degil. ama yazdigi konular tolstoy'un konularindan daha onemli. yani dostoyevski'de edebiyat insan zihninin en verimli meyvelerinin verildigi bir arac olarak kullanilmisken, tolstoy'da dil ve roman estetik kaygilarla donaniyor. (tolstoy'u daha az okudum) edebiyatci ustaligi olarak tolstoy one cikarken, buyuk romanci dendiginde buyuk konulari islemesiyle dostoyevski one cikar.

edit: @anlatamiyorum'un verdigi isimlerle dostoyevski bambaska kulvarda. hikaye yazarligi ile roman yazarligi arasindaki farki gorebilmek lazim. sartre, cehov, zweig, proust ne alaka allah askina. dostoyevski karsilastirilacaksa tolstoy, hugo, joyce gibi adamlarla kiyaslamak lazim.
0
antikadimag
(31.07.24)
Ben çok severim. Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar ve Kumarbaz favorilerim. Bir kitabı okumaktan keyif almak için illa 'kolay' okunması gerekmiyor kanımca. Ben Proust ve Woolf'un hemen bütün eserlerini keyifle okudum. Ama çok zorlanmıştım bazı romanlarında. Ulysses, Bulantı ve Dorian Gray'in portresi kabir azabı gibiydi benim için. Mümkün olsa Niteliksiz Adam'ın yazarına "Niye Edebiyat? diye sormak isterdim. Zevk renk meselesi değil; bu kitapları okumaktan keyif alacak donanım yok bende.
0
auroraaurora
(31.07.24)
Dostoyevski'nin büyüklüğü gerçekçiliğinden gelir benim için. Nerede okuduğumu hatırlamadığım ama tamamen katıldığım şu minvalde bir yorum vardı;

Yarattığı karakterlerin içindeki "diğer" kişiyi ortaya çıkarmak için kendi bakış açısının dışına çıkarak onları tahlil edebilen biridir. Kendinden önceki dönemdeki yazarları okurken, karakterlerin sesi aslında yazarın sesini, fikrini görüşlerini konuşturur ya da tartıştırdığını görürüz. Ama Dostoyevski bundan farklı olarak karakterlinin derinliğine inerek onların içindeki farklı kişiyi bulmaya çalışır ve bunu yaparken de tamamen o karakteri konuşturur, karakterin kendi sesi ve düşüncesine izin verir.

Bence Dostoyevski'nin psikolog , insan ruhunun röntgenini çeken yazar olarak adlandırılmasında karakterlerindeki bu çok seslilik yatıyor.

Kendisi hakkında hayatın gri yanlarını görmek istemeyen gibi bir yorum yapılıp, yazarı sevenler hakkında da vizyonsuz ve edebiyat kültürü sıkıntılı denmesine bakarsak, Dostoyevski'yi anlamanın sadece yaşla ilintili olmadığını da anlamış oluyoruz.
0
thracia
(31.07.24)
dostoyevski, yerli ya da yabancı edebiyatta okuduğum yazarlar arasında BENCE en iyilerinden. en kısa eserinden en uzun eserlerine kadar okuyup da bana "yav bu ne anlatıyor?" veya "yav iyi de bunu niye anlatıyor şimdi?" diye bir kez bile sordurtmamıştır; hiçbir zaman da boş bir cümlesine dahi rastlamamışımdır, kendisiyle kıyaslanan tolstoy'da ise bunları sorduğum çok olmuştur.

değindiği her bir konuda, yarattığı her bir karakterde günümüz insanlarına dahi ayna tutabiliyor ki bu da insanlığın evrensel ve yalın yapısını çok da iyi çözümleyip çok başarılı şekilde anlattığını gösteriyor.

edebi yönden kendi toplumuna ayna tutuyor mu, bilemiyorum, rus halkına gerçek dünyada o kadar hakim değilim ya da "yazar burada şunun sancısını çekerek ikilemi, rus halkının arafta kalışını anlatıyor" diyecek kadar analiz/yorum gücüm yok. zaten dostoyevski bile mezarından kalksa bu tür abartılı atıflara "yoo, basit ama epey trajik bir olayı anlattım" der diye düşünüyorum.

dostoyevski'yi her bir kitabında beni resmen o döneme götürdüğü, bir kitabındaki o temel ve yoğun duyguyu yaşattığı için, realist ve iyi bir gözlemci olduğu için çok seviyorum.

keşke sabahattin ali, albert camus ve dostoyevski ile bir ortamda bulunup sohbetlerini dinleme imkanım olsaydı.
0
m e b
(31.07.24)
İnsan zihninin en karanlık noktalarına insanları rahatsız ederek dokunmasina rağmen dostoyevski ' nin bu kadar sevilmesi;

1- bu anlatımı muthis bir ustalıkla yapması -ki edebiyat/sanat tam da işte budur-

2- hepimizde az çok bu karanlık noktaların bulunması.

(Okuduğum kitapları; Karamazov kardeşler, ecinniler, suç ve ceza, yer altindan notlar)

Bu arada başlık altında bir eleştiri var, -dostoyevski hakkında düzgün bir eleştiri okumak çok isterdim- kusura bakmayın ama ziyadesiyle komik.

Hadi proust'u bir nebze anlarım da Sartre, Stefan Zweig, cehov ne alaka arkadas; edebiyat öyle ne okuduysan hepsini mukayese edebileceğin bir alan değil :))
0
makbur
(31.07.24)
(6)

şu balkan gezisi yetersiz mi sizce?

m e b
selamlar.bir arkadaşımla balkan gezisi turu satın aldık ve ikimiz de ilk kez yurt dışına çıkacağız. diğer tüm balkan turları ya tek bir şehri gezdirerek ya da farklı ülkelerin farklı şehirlerini birleştirerek 7-8 gün teklif öneriyordu. aşağıdaki tur ise 03.08 ve 08.08 aralığında sadece üsküp, belgra
selamlar.

bir arkadaşımla balkan gezisi turu satın aldık ve ikimiz de ilk kez yurt dışına çıkacağız. diğer tüm balkan turları ya tek bir şehri gezdirerek ya da farklı ülkelerin farklı şehirlerini birleştirerek 7-8 gün teklif öneriyordu. aşağıdaki tur ise 03.08 ve 08.08 aralığında sadece üsküp, belgrad ve saraybosna'yı kapsıyor.

internetten baktım da pek de bir şey yok gibi buralarda. üstelik tur da her şeyi paraya bağlamış vaziyette. en keyif alınacak şeyleri "dileyen misafirlerimiz xxx eur karşılığında xxx gezisine/turuna/etkinliğine katılabilirler" diyor.

sizce bu tur bu paraya değiyor mu?

ayrıca "mutlaka şunu yapın" dediğiniz ne vardır bu üç şehirde de?

www.tatilsepeti.com
0
m e b
(26.07.24)
Taban fiyat kisi basi 700 euro olarak anliyorum. Ekstra para istenen cogu seyin yapilmasi lazim zaten, onlari da katip kabaca kendiniz gitseniz nasil olur diye bakmak lazim. Otel ve ucagi hesaplayinca zaten kabaca tablo ortaya cikar. Bir de balkanlarda mesafeleri kat etmek cok suruyor. Her biri 4-5 saatlik yolculuklar, Belgrad'a sanki gitmis olmak icin gidiliyor gibi duruyor. Yolculuk gunu geziliyor ve bitti, ertesi gun tekrar yoldasiniz.

Kabaca hesaplarsak;
- o tarihlerde ayni sekilde gidis donus 275 euro, ama esnekseniz 200 euroya kadar dusebilir.
- Oteller 4 gece olsa 250 euro diyelim toplam. Kisi basi 125 euro yapar.
- Yiyecek ucuz ama asiri da dikkat etmediniz diyelim. 125 euro da oyle.

Sehirlerarasi gecisler falan da var tabii, diger harcamalar ise zaten turda da olacak. Dusunmek istemiyorum yonlendirileyim tur ile diyorsaniz bu hizmet icin yaklasik kisi basi 300-400 euro ekstra odemis oluyorsunuz.
0
mbond
(26.07.24)
Ben başkanlarda baya şehir gezdim. Bu şehirlerde bir şey olmadığını düşünüyorsanız balkanlar gitmek çok da doğru bir seçim olmaz sizin için. Zira balkanlarda görmeye en çok değer şehirlerden bazıları saydıklarınız. Fiyat ise epey pahalı geldi bana. Kendiniz gitseniz turdan bağımsız daha uygun olur.
0
but that was just a dream
(26.07.24)
Turu hiçbir zaman tercih etmedim. Bireysel gezdiğinizde hem ilginizi çekecek yerlere istediğiniz kadar vakit ayırabiliyorsunuz hem de kazıklanmıyorsunuz. Tek eksisi her şeyi ayrıntılı düşünmeniz gerekiyor. Dediğiniz ülkeler hakkında yorum yapamayacağım ilgimi çekmediği için gitmediğim yerler. Fakat 5 gün 700€ balkanlar için değerinin üzerinde bir fiyat olduğunu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(26.07.24)
uygun fiyatlı uçuşlar yakalayıp her birine ayrı ayrı 2-3 gece kalmalı gitmek daha mantıklı bence. iyice araştırıp yakın şehirlere giden otobüsleri araştırıp kendiniz gezersiniz. ben olsam tura o kadar para vermem.
0
naksidil
(26.07.24)
cevaplarınız için teşekkürler ama duyurumda selam verdikten sonraki ilk cümlem "balkan gezisi turu aldık" :))

bir de turu 650 eur iken aldık geçen hafta ve önümüzdeki hafta sonu gidiyoruz.
bireysel baktık ama uçak biletleri ve oteller daha pahalı geldi hepsini toplayınca.
0
🌸m e b
(26.07.24)
bu paraya budapeşte prag viyana turuna katılıp istersem slovakya ve kuzey almanya bile yaparım.
0
jamswety
(26.07.24)
(15)

Tarkan’ın eski bir şarkısı için güzelleme

füt
Arkadaşlar Tarkan’ın çok eski bir şarkısına düştüm. Ve son albümlerini düşününce, diyprum ki “neden herşey zaman mevhumuyla paralel olrak kötüye gitmek zprunda” :(Sesindeki duruluğa saflığa, pure’luğa bakar mısınız!!“Yalnızım sabah ayazlarında” derken sabah ayazlarını hissettiriyor şerefsiz.https://
Arkadaşlar Tarkan’ın çok eski bir şarkısına düştüm. Ve son albümlerini düşününce, diyprum ki “neden herşey zaman mevhumuyla paralel olrak kötüye gitmek zprunda” :(

Sesindeki duruluğa saflığa, pure’luğa bakar mısınız!!

“Yalnızım sabah ayazlarında” derken sabah ayazlarını hissettiriyor şerefsiz.


youtu.be

Yanlış anlaşılmasın şarkıdan etkilenicek dıygusal bir mood’da değilim, o kişi gelsin sarılsın demiyorum, hava zaten sıcak. The o gelse, iki adım ötede durabilir misin diye rica edecek kıvamdayım, ancak şarkının sadeliği beni çok etkiledi. Estetiğe aşık biri olarak, günün sanat eseri ilan ediyorum bu parçayı
0
füt
(26.07.24)
ben de aynı albümden selam ver isimli şarkısını bu yazın şarkısı ilan etmiştim, bu da nispeten az biliyor bence.

open.spotify.com
0
eurhka
(26.07.24)
Vokal tarzı zaman içinde değişti; bir ara bayağı ağdalı söylüyordu, name yapıyordu, birkac albümdür de tek tondan söylüyor. Çok anlamam bu işlerden, bilen bir arkadaş açıklar belki. İlk zamanlarda daha içli, daha kuralsızdı vokali sanki. Bunu da sözlükte okumuştum, düşününce katıldığım bir görüş.
0
sekizdokuzon
(26.07.24)
@sekizdokuzon; evet bu şarkıda sıfır nağme yapmış. Şidmki tarzıyla söylese;

Yalnığğğğzığımmm sabah ayazleındaaaaaaağğğğğ
Diye bi nağme yapabilir
0
🌸füt
(26.07.24)
Belki iddialı bir yorum olacak ama "Gay misin?" baskıları adamın yeteneğini iğdiş etti bence.
0
sekizdokuzon
(26.07.24)
Sarıl Bana efsaneler efsanesidir, önünde binlerce şarkı diz çöküp tövbe ister, öyle bi' yerdedir bende.
0
kumandanim
(26.07.24)
@sekizdokuzon; çok ilginç bir bakış açısı olmuş.

Zaten gaylerin bir çoğunun, çevrelerinin psikolojik manipülasyonları sonucu gay olduklarını düşünürüm hep. Tarkanda da gençliğinde bir potansiyel görüp oradan yürümüş olabilirler. Kendi haline bıraksalar bir kadına varıcakken, olayların böyle ilerlemesi yüksek oranda çevre manipülasyonları.

- dediğin gibi “gay misin?” baskıları adamın yeteneğini iğdiş etmiş
0
🌸füt
(26.07.24)
Ben tam tersini söylemeye çalışmıştım. Adamı homoseksüel eğilimlerini bastırmaya itip yaratıcılığını bitirdi 90'lar ve 2000'ler başı medyası. Bir ara açık açık "Sen gay misin?" diye soruyorlardı, Reha Muhtar erkeklerle çektirdiği samimi fotoğraflarını paylaşıyordu programlarında. Gay olmanın geçer akçe olmadığını düşünüp ana akıma uyum sağlayayım derken orijinalliğini kaybetti, demek istedim.
0
sekizdokuzon
(26.07.24)
Yani tabii tasasi bana düşmez ama karısı npc gibi. Oralarda bir sıkıntısı var adamın.
0
sekizdokuzon
(26.07.24)
Bence Türkiyede gayliğini rahatça yaşayan bir Tarkan var diye düşünüyorum. Sezen aksu ekolünden gelen birisi olarak, o soruları da ğek taktığımı sanmıyorum. Karısı zaten anlaşmalı evlilik ama çocuk sahibi olmayı düiündüğü için en iyi bu şekilde yapmak istemiş olabilir.

Adam düz, belki bi seksüel haliyle böyle nağmesiz vokallerle aşmış şarkılar yapabilirken,

Gaymisin homo musun, baskılarıyla oynak ve nağmeli vokal teknikleriyle Karma albümünü ve devamındaki iki üç albümü yaptı.
Şimdi hayat tarzıyla beraber (evli çocuklu) tekrar düz vokale döndü .

Adını unuttum ama gitarist olan adam bence net sevgilisi.

youtu.be

Adamı zorla gay yaptılar ve nağmeli vokşe yönlendirdiler. düz kalsa, düz vokalle aşar giderdi yeteneği…
0
🌸füt
(26.07.24)
Bu gitarist olan adam halen ekibinde ve konserlerde o inanılmaz AŞK (büyük harfle aşk) vibe’ını veriyorlar sahnede birliktelerken… havaya aşk partiküller saçılıyor yanyanalarken. Acaip bişi
0
🌸füt
(26.07.24)
Benim teori iptal o zaman. Bilemiyorum:)
0
sekizdokuzon
(26.07.24)
Büyük sanatçı olmak için gay olmak gerekiyor sanırım, öyle olunca Tarkan olunuyor galiba. Yada Da vinci, ve aklımıza gelen diğer “Dahi”ler.
Tamamen düz bir akıl yürütmeyle, sanırım o zaman bazı portaller açılıyor ve o kişiyi dahi yapan bilgi, estetik, keşif, yeryüzüne biz düz insanlara iniyor jdjdjsj
0
🌸füt
(26.07.24)
Hayatın anlamını çözecem az kaldı hsjsjjsjs
0
🌸füt
(26.07.24)
maalesef şarkı sade değil de aşırı yavan, sözleri de çok basit.
hatta daha da ileri gitmem gerekirse; şarkı, resmen yeryüzünde şarkı namına bir şey yokmuş da ilk örnek, prototip gibi.

tarkan'ın sesini severim ama her şarkısını da başarılı bulmuyorum.

ayrıca bu yavanlık (sadelikten bahsetmiyorum) neden bizim müzik kültüründe var anlamıyorum. şarkı sanki fi tarihinden kaydedilmiş de şimdi dinleyince bir şeyler eksik gibi. bir de 60-70-80'ler yabancı şarkılarına bakıyorsun, şarkılarda zaman kavramı hiç yok, sanki dün kaydedilmiş gibi. bizde bunun örnekleri çok nadir ki çoğunu arabesk eserler oluşturuyor, muhtemelen çok sesli çalgılardan dolayı.
0
m e b
(26.07.24)
sarıl bana'yı ben de yavan buldum ama bu gitaristle olan nedir?
gitarist içime sığdıramıyorum bakışları falan.
biz de aşk mı yaşamışız dedirtti. gerçek değilse bile özendirici.
0
janderzel zartanyan
(26.07.24)
(16)

Sabah rutinleriniz

sekizdokuzon
Benimki sırayla; Yatakta 20 dk kendimi uyanmadığıma ikna etmekUyandığımı anladığımda lavaboKüçük abdesti aldıktan sonra tartılmak (2 gündür yapıyorum bunu diyette olduğum için)Biraz su içmek İlk sigara Kahve pişirmek Balkonda kahve & sigara, o esnada YouTube'dan bir video açıyorum Bir buçuk, iki saa
Benimki sırayla;

Yatakta 20 dk kendimi uyanmadığıma ikna etmek
Uyandığımı anladığımda lavabo
Küçük abdesti aldıktan sonra tartılmak (2 gündür yapıyorum bunu diyette olduğum için)
Biraz su içmek
İlk sigara
Kahve pişirmek
Balkonda kahve & sigara, o esnada YouTube'dan bir video açıyorum
Bir buçuk, iki saat sürüyor bu kahve arası.
Modumu yakalamak için 2000'lerden hareketli bir Türkçe pop şarkı dinliyorum (son favorim; Gökhan Özen - Aramazsan Arama).
Günün ilk sodası
Tekrar yatağa dönüp bir beş dk daha uzanmak
Uyandığıma kesin olarak emin olup güne başlama


Sizinkiler nedir?

Teşekkürler.

Zorunlu edit: youtu.be
0
sekizdokuzon
(19.07.24)
Sabah uyandıktan sonra içilen kahve, vücutta yağ artımına neden oluyormuş. vücut zaten uyandığında strese girdiği için, bir de kafein alınca yağ depoluyormuş diye birkaç yerde okuduğumdan beri uyandıktan sonra su, sonra türk kahvesi rutinimi değiştirip kahveyi kahvaltıdan sonraya aldım.
ayrıca aç karnına soda mı? :O
0
mor oje
(19.07.24)
Haftaiçi haftasonu fark etmeksizin 7-7:30 arası uyanmak,
Kedişi kontrol etmek, birazcık oynamak gıdıklamak, totosuna şapşapşap vurmak,
Epey bi su içmek,
Telefona bir göz bakmak acil bir durum/haber vs var mı şeklinde,
Banyo işleri,
Mutfakta iki yumurtayı haşlamaya koymak…
0
silverleaf
(19.07.24)
-15dk-1 saat arası 5 dakikada bir alarmı erteleye basarak uyanmayı geciktirdikten sonra kalkış
-İlaçları içme
-Kedi tuvaletini temizleme
-Kendi tuvalet, yüz yıkama, dış fırçalama işlemleri
-Giyinme
-Kedi mamalarını ve suyunu tazeleme
-Evden çalışılacaksa kahve yapıp bilgisayarı açma, ofise gidilecekse evden çıkış

Hazırlanırken genelde Kısa Dalga'nın günlük bültenini dinliyorum.
0
peki madem
(19.07.24)
Sabahçı olduğımda 5:20 uyanır kalkar işe giderim 1 bardak kahve içerim sonra işe başlarım
Akşamcı isem 6:30 gibi çocuk uyandırır beni kahvaltı hazırlarım kahvaltıda 1 bardak kahve içerim sonra onu okula götürürüm
0
basond
(19.07.24)
son 1.5 aydır bir (kaç gün fireyle) 8 hareketten oluşan 3 setlik bir egzersiz rutini yarattım, tamamen kendi sevdiğim hareketlerden. sabah kalkıp kahvemi demledikten sonra bu hareketleri yapıyorum, 15 dk sürüyor. inanılmaz iyi geldi bana bu. asla bırakmama umuduyla.
0
mizore
(19.07.24)
Haftaiçi zar zor uyanıyorum o da hep bu aralar 7-30 -8.00 oluyor bu da işe geç kaldım demek.
Önce lavabo, el, yüz diş- bir adet yumurta haşlama, duş, üstünü giyinme ve koşarak evden çıkma, trafikte cebelleşerek ofise varma, kahvaltı.

Burdan sonra ilk iş kahve olurdu ama hemen kahve içmek çok zararlıymış bir de demir ilacı kullanmaya başladım kahveyi bıraktım bir haftadır, çok mutsuzum :(
yerine koyacak bir şeyler arayışındayım. Kahve beni mutlu ediyordu resmen ama hem memede kist yapıyor hem de demir emilimini azaltıyormuş.
Kafeinsiz kahve mi içsem diyorum.
0
Kediyi üzdün
(19.07.24)
Önce tuvalet
Sonra duş
Kahve (birkaç haftadır kahve içmeden önce bir bardak su içmeye çalışıyorum)
İlk kahvemi oturup sakin içmeyi severim youtubedan bir şeyler bulup biraz kafa dağıtırım.
İkinci fincanı içerken bir yandan yavaştan hazırlanıp bir yandan da bir şeyler izlerim.
Otobüs saatine bakarım vakit varsa bir kahve daha, zaman yoksa yola çıkarım.
Sonra iş güç...
0
mutekebbir
(19.07.24)
yine sınıfsallık başlık altında kendini belli etmiş.

6.10 alarm
6.45'e kadar sırasıyla el yüz yıkama, giyince, varsa bi poğaça yeme, dış fırçalama
6.45'te servis için evden çıkış
6.52 gibi de servis alıyor
0
oekuklu
(19.07.24)
hafta içi:

07:50 uyanış.
07:50-08:00 arası tuvalet + kişisel elzem bakım.
08:10 - 08:15 arası giyinip evden çıkış.
08:15-08:25 metroya yürüyüş ve biniş.

hafta sonu:
11:00-12:00 arası uyanış.
12:00-13:00 arası kahvaltı hazırlamak.
13:00 kahvaltı yemek.
0
m e b
(19.07.24)
Şu sıralar bir rutinim oldu, oldum olası yataktan kalkmayı sevmeyen biri olarak; uyanmak için akıllı prize bağlı espresso makinesini her sabah 7.30'da otomatik çalıştırıyorum, makine çalışınca ve espresso içmeyi çok sevdiğimden kalkıyorum, espresso içtikten sonra kendime geliyorum, sonrasında müzik-duş-kahvaltı-işe gitmece şeklinde devam ediyor.
0
blue rebel motorcycle club
(19.07.24)
kalkıyorum, tuvalet, yüz yıkama, erken kalktıysam kahvaltı için vaktin geçmesini bekliyorum, tartılıyorum, kahvaltı, d vitamini alıyorum, sade soda içiyorum. sonra mutfak işleri vs. okula gideceksem kahvaltı etmeden okula gidiyorum.
0
black holes in the sky
(19.07.24)
yaz olduğu için buzlu kahve hazırlıyorum. mutlaka duş alıyorum.
0
gabe h coud
(19.07.24)
5 dk kala uyanma sıfır noktasına alarmı kapamak
2 dk kala uyanma sıfır noktasına uyanmaz
el yüzümü yıkıyorum bu gidişat çok gidi gidişat diye
hop tartıya çıkıyorum
su içiyorum hemen, saçı başı düzeltme
erkek olunca bi de sakal-ense kontrolü
twitter galatasaray günaydınları tweet’i
whatsapp check
pc açılış hepsi 2 dk içerisinde tamamlanıyor bunların
5 dk önce uyandıysam 3 dk da sıkılıyorum hatta

yatağa dönme iyi aktiviteymiş. ben yaparsam uyurum boşver.
0
baldan kaymak
(19.07.24)
her sabah oğlum uyandırıyor, göz kapaklarımı kaldırıyor, anne anne anne sonsuza dek söylüyor. gözlerimi açıp biraz yatakta oynuyoruz. sonra ona kahvaltı hazırlama, yine oyun, çiş-kaka falan. rutinim bu.
0
deartheodosia
(19.07.24)
Abdest
Namaz
Kahve
Üst kattaki amcaya ekmek alma
İşe gidiş.
0
numlock
(19.07.24)
7 de kalk. sabah koşusu. duş, uzanarak biraz işlerin durumuna bakma. portakal suyu ve kızarmış ekmek hazırla, kahvaltını yap. 2 saat daha kestirip 11 de kahvemle güne başlama.
ve gerçekler.. 5 kalk. 5:30 a kadar hazırlan. 5:40 servisine yetiş.
0
unabomber
(20.07.24)
(2)

Samsung güvenlik kilidi kırma

meraklitursucu
Güvenlik deseni olan bir telefonun içindekilere ulaşmam lazım, telefoncu açarım ama içindekiler silinir dedi, yok mudur çaresi, başkasına mı götürsem?
Güvenlik deseni olan bir telefonun içindekilere ulaşmam lazım, telefoncu açarım ama içindekiler silinir dedi, yok mudur çaresi, başkasına mı götürsem?
0
meraklitursucu
(16.07.24)
normalde marka ayırt etmeksizin hepsinde de "deseni unuttum" diye seçenek çıkıyor ve kurtarma maili vs ile işi hallediyorsun. onu denediniz mi?
0
m e b
(17.07.24)
Maili de yok maalesef.
0
🌸meraklitursucu
(20.07.24)
(21)

devamini/durumunu/detayini en çok merak ettiğiniz duyurular

logisticsmanager
Benim misal hatırladığım bir kadın vardi. Suriyeli evli biriyle mesajlasiyordu, sürekli 5 sayfa soru sorardi. Napıyor acaba?Sonra daha şimdi soru soran hhhh99; misal onun hikayesini karsi taraftan dinlemek isterdim. Çünkü tam bir sümer kolçak hikayesi gibi geliyor; es var, baba var, bunlar çok kötü.
Benim misal hatırladığım bir kadın vardi. Suriyeli evli biriyle mesajlasiyordu, sürekli 5 sayfa soru sorardi. Napıyor acaba?

Sonra daha şimdi soru soran hhhh99; misal onun hikayesini karsi taraftan dinlemek isterdim. Çünkü tam bir sümer kolçak hikayesi gibi geliyor; es var, baba var, bunlar çok kötü. Pkklilar saldiriyor, alman devleti korumuyor, araba almanya belcika sınırında bırakılıyor falan. Kobra takibi bölümünden tek eksiği silahli catisma. Umarim sorunu çözülür ama ben duyurunun bu kadar kısır kaldığı bir konu gormemistim.


Sonra bir tane daha vardi gecen; hesabına para atiyorlar, o da coin yapıyor falan. Bu işin resmi adı ne diye sormaya gelmisti. Onu da merak ediyorum.

Daha kesin vardır, unuttum.
0
logisticsmanager
(15.07.24)
Kobra takibi benim de ilgimi çekmişti. Sanirim kayseri’de durup dururken annesi babası dayak yiyen biri vardı. Hatta bookmark olarak tutuyordun, biri daha sorduydu, netleşen birsey yoktu galiba.
0
mbond
(15.07.24)
Net bir hikaye hatırlamıyorum ama cocodancer nick'li bir yazar vardı, onun anlattığı hikayelerde figüran olarak rol almak, olan biteni kanlı canlı izlemek isterdim. Ot bağımlısı bir sevgilisi vardı (hatırladım), onu naptı, o çocuk evinden çıkabildi mi, pijamasını çıkarıp üstüne doğru düzgün bir şeyler geçirdi mi? O çocuğun akıbetini merak ediyorum.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
nicki market_arabasi_teroru gibi olan bir duyurucu vardı eskiden.

kleptomaniden muzdaripti, sürekli çaldıklarıyla ilgili soru soruyordu. hemşire olduğunu söylüyordu. en son afrikalı birinden hamile kalmıştı ama adam çocuğu istemiyordu. sokak kedisi iyileştirme bahanesiyle duyuruculardan topladığı paralarla ortadan kaybolmuştu.

nerede acaba şu an? çocuk doğdu mu, yoksa o da mı yalandı? veya yeni bir nickle aramızda mı salınmakta? güzin abla mektupları gibi uzun uzun yazardın, neredesin be kuzu?
0
moonie
(15.07.24)
İş arkadaşını sürekli olarak kendi arabasıyla işe götürüp getiren bir arkadaş vardı. Israrla sesini çıkartmıyordu adama. O ne yaptı onu merak ettim ben biraz.
0
pispinti
(15.07.24)
Kedi kumuna işeyen adam. Kediyi ne yaptı, kumu sonrasında ne yaptı, hala aramızda mi? Yıllardır merak ederim.

Yeniler bilmez deyip duyuruyu da buraya ekleyeyim: www.eksiduyuru.com
0
fraise
(15.07.24)
Duyuruya yeniden gelirsem alacağım nick, sağol @fraise.
0
🌸logisticsmanager
(15.07.24)
Suriyeli evli doktorla mesajlaşan kadını ben de hatırlıyorum. Belirli aralıklarla ufak krizler yaşatıyordu bize.

On yıl önce mi ne burda çıplak fotoğrafını paylaşan bir kadın olmuştu, sözlükte başlığı açılmıştı hatta. O abla umarım aradığını bulabilmiştir.

Sevgilisinin eski kocasını takıntı yapan biri vardı. Belirli aralıklarla “aşık olduğunuz kişinin geçmişi” diye anket yapar dururdu. Duyurunun medeniyet seviyesini aşağı çekerdi.

Son olarak da kız arkadaşının iş yerine gitmeye çalışıyordu biri. O ne yaptı kız bunu en son cinnet geçirip dövdürttü mü merak ediyorum.
0
ruhen hastayim ben
(15.07.24)
Hesabına yatan paradan coin alanı çok merak ediyorum ben de. Umarım başına bi şey gelmemiştir
0
nundu
(15.07.24)
@nundu; ya ben onun sayesinde böyle garip bir olay olduğunu anladım. Sonra eksi'de gordum, Facebook grupları falan. Sorusunu sildi, bilemedik tabi sonra. Ben de öyle umuyorum ama okuduklarimdan genelde başlarına bir şey geldiğini anladim :/

Beni mesela hep üzüyor burada iş arayan/borcu olan yazarlar görmek. Genelde de bu tarz kişiler böyle işlere düşüyor.

Yazarken aklıma geldi; geçen kumarda hayatını dağıtan bir genç arkadaş vardı italya'da burs parasını yemişti falan. o da umarım toplamistir kendini.
0
🌸logisticsmanager
(15.07.24)
15 yil kadar once bi peseve vardi, homeless takiliyordu sonra eve ciktigini yazmisti sanirim bir duyurusunda. ara ara gelir aklima napti acaba diye :)
0
in vino veritas
(15.07.24)
want2die napıyor acaba. Bazen cevaplar görüyorum, cevap tarzına/üslubuna bakıyorum direkt aklıma o geliyor.
0
numlock
(15.07.24)
Duyurucu: acemi

Duyuru: şantaj duyurusu vardı bı tane. Çocuk biriyle sexting yapmıştı, ciblak fotolar fln
0
abuzer
(15.07.24)
Duyuruda çiplak fotosunu paylasan kadin:

"heartache"

Kendisi sözlükte hâlâ aktif olarak saçmalamaya devam ediyor..
0
Yourcousinmarvinberry
(15.07.24)
niye ama ne yapıyor, onu merak ediyorum.
0
gabe h coud
(15.07.24)
Spor salonundaki 13 ya da 15 yaşındaki bir kızla birlikte olmaya çalışan 30'lu yaşlarında bir eleman vardı. Linç edilmişti burada. O zamanlar duyuru hesabım yoktu, lince katılamamıştım. Ne oldu ona? Nicki hatırlamıyorum, hatırlayan varsa yazsın lütfen:D
0
gnosis
(15.07.24)
Ne büyük sapıklar varmış burada. Bugünlere iyi gelmişiz bir taraflarımızı kaptirmadan:(

Bu arada dünkü manken sanarak tanımadığı kadına tokat atan yazarı asamiyorum. Sanırım rüyama da girdi, beynimde dönüp duruyor. O hikayenin de devamını merak ediyorum.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
@8910 kesinlikle. Misal onun videosu düşse haberlere "manken sanarken kadını tokatladi" diye sasirmam. Uzun zamandir böyle hikaye duymamistim.
0
🌸logisticsmanager
(15.07.24)
@logistic: Mankene fiziksel şiddetten bir de Boyner oyuna girerse cidden son kalan beyin hucremi de bırakırım masaya.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
belki bir 10 yıl olmuştur. Bir tane mühendis vardı işsiz, iş arıyordu nişanlısı mı yoksa sevgilisi mi vefat etmişti. Bütün kötü durumlar üst üste gelmişti inşallah iyidir durumu.
0
komando kani var bende
(15.07.24)
"yanlışlıkla manken yerine kadına tokat attım" duyurusu. ya olay çok trajikomik ve sonucu ne olacak, gerçekten merak ediyorum. inşallah yazar için olumsuz bir şey çıkmaz.
0
m e b
(15.07.24)
ben asil eskiden duyuruda aktif olup da artik yazmayanlari merak ediyorum. 6-10 sene falan once Aysho vardi yanlis hatirlamiyorsam.Ismi Ayse olabilir.Kisisel hic bir iletisimim yoktu ancak orjinal bakis acisiyla duyuruyu zenginlestiren bir karakterdi.Nedense yazmayi birakti.
0
turkuaz
(16.07.24)
(17)

kac kitap okuyorsunuz

robert bosch
selamlar,ayni anda kac kitap okuyorsunuz?mekana göre farkli kitaplarini var mi? mesela evde baska disarida baska?hangi diller ve icerikleri neler?ben es zamanli 3 kitap okuyorum genelde.1- türkce (türkiye tarihi, türkiye ekonomisi, roman ya da siir)2- yabanci dil. non-fiction oluyor kitaplar. türkce
selamlar,

ayni anda kac kitap okuyorsunuz?

mekana göre farkli kitaplarini var mi? mesela evde baska disarida baska?
hangi diller ve icerikleri neler?

ben es zamanli 3 kitap okuyorum genelde.

1- türkce (türkiye tarihi, türkiye ekonomisi, roman ya da siir)
2- yabanci dil. non-fiction oluyor kitaplar.

türkce kitabi yanima aliyorum, otobüste vs okumak icin. dil ve icerik olarak daha hafif secmeye calisiyorum. yabanci dilde olan kitaplari evde sözlüge kolay erisebilecegim sekilde okuyorum genelde.

siz?
0
robert bosch
(12.07.24)
Aynı anda birden fazla kitap okuyamıyorum. Sadece bir taneye odaklanmak istiyorum. Nereye gidersem gideyim aynı kitabımı götürüyorum. Dil Türkçe.
Kitap kulübümüz var, orada belirliyoruz önümüz ay hangi kitabı okuyacağımızı. Kendi sectiklerim yanında kulübün belirlediği kitapları da alıyorum. Araştırma türünde yazılmış kitaplar, çevre ve doğa sorunları, veganım ve veganlıkla alakalı, toplumsal sorunlar, gezegen sorunları, feminizm bu tarz kitaplar ilgimi çekiyor daha çok. Ekonomiyi öğrenmeye çalışıyorum. Felsefe ilgimi çekiyor ama felsefe terimleri bilmezsen felsefik kitapları okumak zor. Felsefe terimlerini anlatan bir kitap buldum sahafta gezerken aldım, öğrenmeye çalışıyorum :)
0
rock n roll
(12.07.24)
5 e kadar çıktığım zamanlar oluyor.

Genelde 2

cinsten çok kitabın büyüklüğü, kalınlığı, sıkıcılığı veya akıcılığı etkiliyor.

Dışarı çıkarken e book'umu alıyorum. Ya da yakındaki parka falan gidersem küçük bir kitap. Tuğla kitaplar okuma köşemde. Akıcı kitaplar yatakta başucumda. Evde her köşe kitap.
0
Mirket
(12.07.24)
2 ya da 3. İçlerinden bir tanesi mutlaka daha ilgi çekici ve akıcı oluyor. Onu bitiriyorum ve yeni bir kitap ekliyorum. Tek bir kitap okumaya çalışınca sıkılıyorum ya da zamanımı iyi değerlendiremediğimi düşünüp stres oluyorum.
0
gabe h coud
(12.07.24)
Benim şöyle:

1. Kindle kitabı. Yolda izde okuduğum, genelde kurgu kitap. Her zaman yanımda. Şehirdışı-yurtdışı seyahatlerde vs 2 numaradaki kitabı çok taşımıyorum çünkü bu kitap kütüphanemde kalması içindir genelde, oradan oraya taşımak zor geliyor.
2. Normalde okuduğum kitap. Yani evde, dışarıda bir yere kitap okumak için gittiysem okuduğum, odaklanma isteyen kitap. Bu profesyonel alanımda ilgili de olabilir, farklı bir konuda da.
3. Yemek kitabı. :) Elimin altında baking üzerine mutlaka bir kitap olur. Ayak üstü baktığım, kucağıma alıp saatler geçirdiğim de olur. Mutfakta bir kütüphanem var, bitirince oraya koyuyorum. Yanımda taşımıyorum, evde oradan oraya gider.
0
silverleaf
(12.07.24)
Birden fazlaya odaklanamıyorum. Ağırlıklı olarak sesli kitap dinliyorum örgü örerken, ev işi yaparken veya işe gidip gelirken. Genelde İngilizce çünkü sesli kitaba ulaşım daha kolay. Bir de bazı kitapların sadece İngilizce çevirisi oluyor mesela. Storytel'e üye oldum bir gazla ama aradığım Türkçe kitaplar pek olmuyor orada. Ve ağırlıklı olarak kurgu.
0
peki madem
(12.07.24)
Genelde 2. Kitap kulübüne üyeyim. Orada seçilen ve kendi istediğim kitabı birlikte götürüyorum. İlkini süresinden önce bitirirsem diğerine geçiyorum.
0
auroraaurora
(12.07.24)
@silverleaf, yemek kitabi okumak iyiymis :) burhan altintop da gece yatmadan tatli tarifleri kitabi okuyordu hahaha
0
🌸robert bosch
(12.07.24)
@robert bosch İleride fırın açma gibi bir hayalim var, her gün biraz biraz bu işle ilgilenmezsem kötü hissediyorum :)
0
silverleaf
(12.07.24)
yanılmıyorsam lise veya yakın sonrası iki kitap birden gitmeyi denemiştim ama hayır, benlik bir olay değil. bir kitaptan alabileceğim verimi üst seviyede tutabilmek için zaman-mekan fark etmeksizin başladığım kitabı devam ettiririm, bitirir, bir sonrakine geçerim. sadece e-kitap okumak için tablet aldım mesela. aynı zamanda stroytel abonesiyim. eğer toplu taşımada ayakta elimde tutmakta zorlandığım kalınlıkta bir kitap ise sesli kitaba ek olarak tabletten veya fiziki basımından devam ediyorum. hızlı veri akışının/bildirimlerin hakim olduğu bir çağdayız ve eskisi gibi kitap okuyabilmek için böyle bir yöntem buldum kendimce.

ingilizce bilgim var ama hep türkçe okuyorum; bunlar da hep yerli ve yabancı klasikler oluyor, araya modern klasikleri de ekliyorum.
0
m e b
(12.07.24)
Aynı anda tek okuyorum. kişisel gelişim, felsefe, psikoloji vb konularında bir kitabı ortalama bir iki haftada bitiriyorum. İçeriğin zenginliği ve bendeki karşılığına göre ne kadar iyiyse o kadar yavaş okuyorum. Bitince de üzerine roman okuyorum tür pek fark etmiyor. Roman genelde bir veya iki günde bitiyor sonra yine kişisel gelişim olaylarına dönüyorum.

Okur notu: Kitaplar çok pahalı.
0
hasmetizm 2046
(12.07.24)
2
Biri roman biri kurgu dışı. Romanı neredeyse her gün, diğerini haftada iki üç gün okuyorum.

Varsa tabii ki Türkçe tercih ederim ama çevirisi olmayan veya takip ettiğim serilerin yeni çıkmış kitaplarını sabredemeyip ingilizcesinden okuyorum.
0
juliette
(12.07.24)
İş için sürekli kitap okuyorum. O yüzden genellikle 2, bazen iş dışında hiçbir şey okumuyorum, bazen üçüncü kitap ekleniyor.

1 üzerinde çalıştığım kitap (her zaman)
2 roman olur, öykü olur bir kurgu kitap (çoğu zaman)
3 yavaaaş yavaş az az okuduğum bir kurgudışı (ara sıra)

Edit: Bazen önceden okuduğum kitapların İngilizce sesli kitaplarını dinliyorum ev işi yaparken, yürürken. Harry Potter, Otostopçunun Galaksi Rehberi falan. Bunu da yaptığım zamanlar 4.
0
kobuzchu kiz
(12.07.24)
Hayatım boyunca aynı anda 2 kitap dahi okumadım, okuyanlara hayret ile bakıyorum.

Bonus olarak hanım aynı anda minimum 6 kitap okuyor, abartısız :)
0
kumandanim
(12.07.24)
bir.
ikinciye başlayınca herhangi birini yarıda bırakabilirmişim endişesi olur bende. mesela birini evde birini ofiste ya da ne bileyim yolda tatilde gibi böldüm. ikisini birden devamlı taşıyıp durmayacağıma göre hiç o topa girmem. bir de işim gereği gün boyu okuyup yazmakla geçtiği için öyle bir enerjim de yok işin doğrusu...
0
her giriste sifresini unutan adam
(12.07.24)
biri sesli olmak üzere 2 kitap genelde.

Geceleri dinlemeli, gün içinde okumalı :V
0
lüzumsuz adam
(12.07.24)
Genelde 3 ama 4'e çıktığı oluyor.
0
pianeta
(12.07.24)
Bir kuram 1 roman şeklinde.
0
Amaranta ursula
(12.07.24)
(18)

Içinde bulunduğunuz zamandan memnun musunuz?

sekizdokuzon
Ben çok doğru zamanda doğduğumu düşünmeye başladım. Seksenlerin sonunda doğdum, internetin doğuşunu gördüm. Ben mesela jetonla çalışan ankesörlü telefonu da chatgpt yi de biliyorum. Dünya uzerinde yaşamış insanların yüzde kaçı böyle bir gelişime şahit olmuştur? Özellikle y kuşağı olarak bayağı şans
Ben çok doğru zamanda doğduğumu düşünmeye başladım. Seksenlerin sonunda doğdum, internetin doğuşunu gördüm. Ben mesela jetonla çalışan ankesörlü telefonu da chatgpt yi de biliyorum. Dünya uzerinde yaşamış insanların yüzde kaçı böyle bir gelişime şahit olmuştur? Özellikle y kuşağı olarak bayağı şanslı olduğumuzu, özel bir nesil olduğumuzu düşünüyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Hala gençsin, sisteme gir bir yerinden. Değiştir. Her şey hızla değişiyor çünkü, bir rol kalabilirsin.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Kapabilirsin*
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Ben bunca teknolojik ilerlemeye rağmen yanlış zamanda doğduğumu düşünüyorum. 91’liyim ve etrafımdaki yozlaşmış toplumu (kimine göre de bu benimdir mutlaka) görünce iğreniyorum bu çağdan.
0
m e b
(09.07.24)
Cep telefonu ve internet öncesi dönemi de yaşamış birisi olarak ben kendimi şanslı görüyorum.

Evrenin ve uzayın sırlarını öğrenemeyeceğim için de şanssız.
0
pispinti
(09.07.24)
84’lüyüm. Memnunum. 80-82’li olsam daha iyi olurmuş ama çok da önemli değil.
0
gabe h coud
(09.07.24)
sekizdokuzn başlıklarını 100 metre öteden tanımak
0
füt
(09.07.24)
83 lüyüm. Eskiyi de yeniyi de, Bir sürü şey gördük. Memnunum.
0
füt
(09.07.24)
@fut: <3
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
sikinti yok - 1982
0
cooperr
(09.07.24)
Çok da değil, yapay zeka ve yeni teknolojilerin iyice yerleştiği bir zamanda doğmak isterdim.

Sanırım elektronik taş devrini yaşıyoruz biz. büyük ihtimalle kullandığımız her şey bir prototip olarak görülecek. :D
0
akhenaten
(09.07.24)
gelecekte doğmak isterdim bir üstteki arkadaşa katılıyorum
0
Hallegadola
(09.07.24)
84'lüyüm. Son birkaç yıldır maalesef dünyanın ve ülkemizin en rezil dönemini yaşadığını düşünüyorum. Ahlaki çöküş, insanların bencillikten artık çıldırmış olmaları, belirli bir kesimin hayatını mükemmel yaşarken, bir kesimin aç olması bak gerçekten aç olması, kadın düşmanlığı,hayvan düşmanlığı, doğa düşmanlığı, insanların kendini üstün tür olarak kabul edip diğer türlere zorbalık yapması, ormanların yanması, hayvanların öldürülmesi, işkence edilmesi vs. bak yazarken içim şişti off. Ben kendi yaşadığım dönem için konusabiliyorum tabi. Yani özetle doğmuş olmak istemezdim.
0
rock n roll
(09.07.24)
memnun değilim. benim memnuniyetsizliğim yozlaşma kaynaklı. eskiden de böyleymiş aslında ama şu an her şey çok daha görünür ve normalleştirilmiş durumda.
0
deartheodosia
(09.07.24)
81'liyim, yukarıda ki dediklerine ek olarak, ileride mars'da yaşam çalışmaları, astronomideki gelişmeler, tıptaki gelişmeler heyecanlandırıyor (gerçi banane'yse o ayrı) kimi şeyleri göremeyecek olmak (o zamana kadar toprak oluruz zate) üzüyor.

ek olarak; artık kimi şeyleri yaparken zorlanacak yada hiç yapamayacak kadar yaşlı olmamda üzüyor :D
0
selam
(09.07.24)
insanlığın tüm savaşlara, yıkımlara rağmen geçmişten günümüze hep ilerleme halinde olduğunu düşünüyorum. Yani arada ufak tefek dalgalanmalar olmakla beraber hep ileri yönde giden bir grafik. Geçmişin hiçbir döneminde doğmak istemezdim. Bu tarz sorulara verdiğim klasik cevap 2980'de doğmak isterdim oluyor. 2000lere girerken 4 yaşındaydım pek hatırlamıyorum, 3000lere girişte 20 yaşında olmak keyifli olurdu :d

yani geçmişten bugüne kadar düşünürsek memnunum ama gelecek açısından bakarsak geleceğin daha iyi olacağını düşünüyorum. En azından 200 sene sonra bile bugün yaşadığımız pek çok sağlık sorununu yaşamayacağımızı varsayıyorum.
0
nundu
(09.07.24)
Eski daha beterdi bence. bundan 300 yıl önce kadınlar savaş ganimetiydi. Tıp ileri değildi düşensene 1453 yılında bir yeniçerisin ve vucuduna ok saplanmış çok acı verici bir ölüm şekli. 70'ler,80'ler ve 90'larda da toplum yozlaşmıştı ama internet olmadığı için bilinmiyordu. mesela 90'lı yıllarda bizim mahallede bir erkek çocuğuna tecavüz edip kutuya koydular.

Fakat; 1950'lerde doğup 70'li,80'li,90'lı yılları yaşamak isterdim o zaman yiyecekler hormonsuzmuş kanser hastalığı yaygın değildi. Şimdi kanser grip gibi. İnsanlar şimdikine göre daha iyiydi birçok yönden.
0
komando kani var bende
(09.07.24)
Doksanlar özellikle kenar mahallelerde korkunçtu ya. Oturduğumuz mahallede sular sık sık kesilirdi, kapıya su tankeri gelirdi. Kadınlar birbiri üstüne çıkıp tankerin vanasindan bidonlara su doldurmaya çalışırlardı. Asfalt falan hak getire, sokak araları toprak yoldu. Üstleri başları çamur olurdu bütün kadınların. Allah'tan ben çocuktum o zamanlar, yetişkin olarak oralarda yaşamak annemin yerinde olmak istemezdim.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Şimdi yaşamasam 1900'lerin başında ama varlıklı bir ailede yaşamak isterdim ben de. Okuma yazma ve yabancı dil bilmek ve sürekli gazete okumak isterdim. Özellikle o iki dünya savaşı arasındaki dönemde herhalde dünyanın görüp görebileceği en büyük dahiler yaşamış. Atatürk'le, Freud'la, Einstein'le ve daha nicesiyle aynı çağda yaşayıp bu insanların yapıp ettiklerinden haberdar olmak ne demek. Dönem kıyafetleri de aşırı elegant artı olarak :p
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
(2)

Şişman kadın rapçi

gezentikcanlı
Ya günlerdir instagramda bir hesabı arıyorum. Kadın hem rap şarkı yapıyor hem de ingilizce öğretmeni taklidi yapıyordu. İsmini bir türlü hatırlayamadım. Tatile öğrencilerle çıkan ingilizce öğretmeni taklidi yapıyordu. Osman adında bir öğrencinin ona you fat ass bitch demesiyle ilgili bir reelsı vard
Ya günlerdir instagramda bir hesabı arıyorum. Kadın hem rap şarkı yapıyor hem de ingilizce öğretmeni taklidi yapıyordu. İsmini bir türlü hatırlayamadım.
Tatile öğrencilerle çıkan ingilizce öğretmeni taklidi yapıyordu. Osman adında bir öğrencinin ona you fat ass bitch demesiyle ilgili bir reelsı vardı. Bulan gören duyan?
0
gezentikcanlı
(08.07.24)
instagram hesabı: hazegaze.

www.instagram.com
0
m e b
(08.07.24)
Hay bin yaşa teşekkürler
0
🌸gezentikcanlı
(08.07.24)
(4)

Android klavyesi neden ios klavyesi gibi stabil değil???

psmstc
Bir türlü alışamadım. Google klavyesi bir nebze daha iyi ama hep sürekli yanlış yazıyorum. Neden böyle???
Bir türlü alışamadım. Google klavyesi bir nebze daha iyi ama hep sürekli yanlış yazıyorum. Neden böyle???
0
psmstc
(10.06.24)
Normalde çoğunluk tam tersini savunuyor. Yıllarca Android kullandım ve klavyesi inanılmaz derecede işlevsel. Üstelik varsayılan klavyeye de muhtaç değilsiniz ve SwiftKey gibi enfes klavye indirip kullanabilirsiniz. Ama iOS klavye berbat ötesi. Otomatik tanımlaması, tahmin yürütmesi berbat. İlk yazışmada “merhaba” yazmak için m, e, r, h’ye basmak gerekiyor ki istediğim kelimeyi tahmin etsin. Böyle bir klavye Android ile kıyaslanamaz bile.
0
m e b
(10.06.24)
psmstc'nin dediği o değil. Yıllardır bunu ben de fark ediyorum, bir şekilde gecikme hızından mıdır tahmin mekanizmasından mıdır nedir iphone'ların klavyeleri iphone 5'ten beri falan çok daha "accurate". Olay şu: Atıyorum g tuşuna basınca f veya h basmıyor. G basıyor. Minicik iphone 5 ile daha düzgün yazarken daha büyük ekranlı başka telefonlarla daha kötü oluyordu.

Fakaaaat iş parmak kaydırarak yazmak veya klavyenin kelime tahmine gelince evet Swiftkey vs. bayağı iyi. Ama arkadaşın sorduğu şey o değil. Ben şu an android kullanıyorum, harflere rasgele gibi basıp yanlışı düzelttiriyorum. Aynı şeyi iphone'da yanlışsız tüm harflere bakarak yazabilirdim. Düzeltme kapalı olabilirdi.
0
nhk ni youkosu
(10.06.24)
Biz yazı yazarken tuşların hitbox'ları diyeyim yani dokunmayı algıladığı alanlar dinamik olarak değişiyor. Yazacağınızı tahmin etme durumu yalnızca önerilerde değil klavyenin kendisinde de var yani. Örneğin Sultanah yazdığınızda sıradaki m, e, t harflerinin hitbox'ları tahminden dolayı diğerlerinden çok daha büyük olacak ve yazmanız daha kolay, isabetli olacak.

Belki apple bu işi çok daha iyi yapıyordur. ios/ipados tarafında büyük ipad, telefonda da android kullandığım için sağlıklı bir karşılaştırma yapamıyorum.
0
hedep
(11.06.24)
Klavyelerde harflerin yerleri, klavye dizaynına bağlı olarak çok hafif farklı olabilir. Siz de ios klavyesi kullanmaya alışıksanız ve sonradan android telefona geçtiyseniz refleks olarak ios klavyesinde alıştığınız yerlere basıyor olabilirsiniz.

Telefon ekranının büyüklüğü bile etkiliyor olabilir yani bu durumu.

2012'den beri aralıksız şekilde Samsung akıllı telefon kullanan biri olarak pek çok farklı klavye uygulamasından sonra son 6-7 yıldır google klavye kullanıyorum. Samsung klavyeye geçince ben de hep yanlış yazıyorum mesela. Swiftkey gibi swipe ile yazmaya hiç alışamadım zaten ios ile ilgili en büyük sorunum da her şeyin swipe ile yapılması :d swipe mevzusuna uyuzum sanırım shdhdhs

Bu metni telefondan google klavye ile yazdım ve totalda max iki kez yanlış tuşa basmışımdır mesela. Telefon ile yazılan bir metin için hiç fena değil :d
0
nundu
(11.06.24)
(11)

Kendinizi ne zaman sevmeye başladınız?

sekizdokuzon
Kimseye yaranmaya çalışmadığımda, kimseyi memnun etmeye uğraşmadığımda, başıma gelen hiçbir şey için önce başkalarını suçlamadığımda, beni yargılayan herkesin en az benim kadar hayati noksanları olduğunu fark ettiğimde ve bana yapılan kötülüğe benzer şiddette cevap vermediğimde, tek başıma güçlenere
Kimseye yaranmaya çalışmadığımda, kimseyi memnun etmeye uğraşmadığımda, başıma gelen hiçbir şey için önce başkalarını suçlamadığımda, beni yargılayan herkesin en az benim kadar hayati noksanları olduğunu fark ettiğimde ve bana yapılan kötülüğe benzer şiddette cevap vermediğimde, tek başıma güçlenerek hayatıma devam edecek gücüm, iradem olduğunu fark ettiğimde ben kendimi sevmeye başladım. Başkalarının sevgisini kazanmak için soytarılık yapmaktan vazgeçtiğimde kısaca. Sizde bu süreç nasıl gelişti?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(10.06.24)
Ben hep çok sevdim kendimi. Özellikle son birkaç yıldır daha fazla seviyorum. Düşüncelerim, aldığım kararlar, duruşum, fiziğim, özgüvenim şahane. Belki kibir gibi narsizm gibi görülebilir ama değil, çünkü son birkaç yıl içinde zirveye çıktım gerçekten.
0
rock n roll
(10.06.24)
Valla ben de kendimi bildim bileli kendimi sevip değer veriyorum. Bu sadece duygusal ve ruhsal boyutta kalmıyor. Bana zarar veren ilişki biçimlerinden kurtulmaktan tutun iyilik halime (fiziksel, ruhsal, duygusal) iyi gelecek şeyleri yapmaya kadar gidiyor.
0
Amaranta ursula
(10.06.24)
hatirlatalim youtu.be
0
ala09
(10.06.24)
Kendimizi sevdiğimizi nasıl anlıycaz?
0
Kahvedesu
(10.06.24)
Bilmem ki. Kendimi hiçbir zaman tam anlamıyla sevemedim. Yani bazen seviyor gibi oluyorum sonra yine nefret ediyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(10.06.24)
@orta buyuklukte +1

Hatta genel olarak sevmeme veya nefret ettiğim zamanlar çok daha fazla diyebilirim.
0
m e b
(10.06.24)
Büyük filozof RuPaul Charles'ın dediği gibi, if you can't love yourself, how in the hell you gonna love somebody else?

Çeşitli sanal mecralarda efendim kendinle en yakın arkadaşınla konuşur gibi konuş, kendini başkalarını değerlendirdiğinden daha sert değerlendirme gibi öğütler okuyup "allaalla?" diyordum, meğer kendini sevmeyen insanlara söylüyorlarmış. Kendini sevmemeyi, kendine kötü/sert/tahammülsüz olmayı aklım almıyor. Normalim bu, en derin depresyondayken bile kendimle aram iyiydi. Kendimi sevmeyeceğim de kimi seveceğim?
0
kobuzchu kiz
(10.06.24)
şimdi geçenlerde bir olaylar oldu bir hanımdan çok hoşlandım neyse sohbetimin olmadığı ancak ortak noktalarda gördüğüm bakıştığım vs. gel zaman git zaman reddedildim üstüne de engellendim. neyse arkadaş dedi ki: "ya üzülüyorum kalbin kırıldı" yok önemli değil diyip geçtim. içimden, "kırıla kırıla kırılacak bir kalbim olmadığını gördüm hissettim. burada amacım hayat dersi vermek ya da deneyimlerimi aktarmak değil elbette. şu var kendini sevmekten öte kendinize değer verin ama hak ettiğinizden fazlasını değil.
0
100binZar
(11.06.24)
narsist değilim ama :)

ben de hep sevdim. sevmediğim yanlarım tabii ki var ama kendi halimde çok mutlu bir insanım, kendi kendime keyifle vakit geçirebilirim. hayatım çok zorlu geçti belki de bu beni çok dayanıklı ve umutlu yaptı.
0
gabe h coud
(11.06.24)
4-5 yaşında anneme @kobuzchu kız'ın alıntısına benzer cümleler kurduğumu hatırlıyorum :d hep bu mantalite ile büyüdüm. Kendini sevmeme olayı bana da ilginç geliyor. Yani kendime çok kızarım, kendime küfrederim, gece durduk yere 10 sene önceki saçma bir anı gelir ve kendi kendime uyuz olurum ama sonuçta ben benim yani kendimi sevmeyip ne yapıcam? Kendimi sevmek için bir ön koşul ya da sebep de aramadım hiç. Sizin saydığınız kötü özelliklere sahip biri de kendini sevmeli. Dünyanın en kötü insanı da olsan kendini sevmen lazım ki daha iyi biri olabilesin. Sevmediğin bir şeyi daha iyi yapmak için uğraşmazsın sonuçta.
0
nundu
(11.06.24)
ben hep kendimi çok sevdim.

tam tersinin nasıl olduğunu anlayamıyorum
0
Hallegadola
(12.06.24)
(4)

şarkıyı bulamıyorum (version 2)

rentts
instagramda reelsler arası scroll yaparken düştü önüme.bi kız bi erkekKız şarkı söylüyor erkek gitar çalıyorErkeğin saç kesimi bu avustralyalılar gibi ense hafif uzun sarışın gözlüklü diye hatırlıyorumKızın saçlar kızıl ya da kahve videonun renginden seçemedmsöyledikleri şarkı da hrıstiyanların tanr
instagramda reelsler arası scroll yaparken düştü önüme.
bi kız bi erkek
Kız şarkı söylüyor erkek gitar çalıyor
Erkeğin saç kesimi bu avustralyalılar gibi ense hafif uzun sarışın gözlüklü diye hatırlıyorum
Kızın saçlar kızıl ya da kahve videonun renginden seçemedm
söyledikleri şarkı da hrıstiyanların tanrıya yazdıkları tam gospel de değil ona benzer bişi.
Ama şarkıda dini tema var çünkü yorumlarda sormuşlar bu hırıstiyan şarkısı mı diye evet demişler
sözlerde god falan geçmiyor ama.
Bu şarkıyı çok beğendim şu an bulamıyorum.
Sözleri falan hiç bişi yok aklımda kalan.
0
rentts
(10.06.24)
buenosdias
(10.06.24)
no bu değil
0
🌸rentts
(10.06.24)
reels'ı beğenmiş miydiniz? beğendiyseniz profil-sağ üst üç çizgi-hareketlerin kısmından beğendiğiniz videolar arasından bulup linkini buraya atın da bakalım biz de.
0
m e b
(10.06.24)
@msb
Ne yazık ki :/
0
🌸rentts
(11.06.24)
(11)

Yuksek bi yerdeyken gelen atlama istegi

Kittie
Sizde de oluyor mu? Yaygin bir seymis. Burada yasayan var mi merak ettim.ne siklikla yasiyorsunuz. Bende hep var.Metro beklerken de metro onune atlama istegi, istek de degil de oyle bir his. Atlamak da istemiyorum. Kendimden korkup sari cizginin iyice gerisine geciyorum. Sanki kendime engel olamayac
Sizde de oluyor mu? Yaygin bir seymis. Burada yasayan var mi merak ettim.ne siklikla yasiyorsunuz. Bende hep var.

Metro beklerken de metro onune atlama istegi, istek de degil de oyle bir his. Atlamak da istemiyorum. Kendimden korkup sari cizginin iyice gerisine geciyorum. Sanki kendime engel olamayacakmisim gibi garabet bir his iste. Terasli yuksek bir yere gittigimde mesela ki gecen gittim biriyle ilk bulusmamdi. Korkuluklara oyle tutundum ki manzaraya bakarken adam yukseklik korkun var galiba dedi. Evet diyip gecistirdim. Aslinda atlamaktan korktum :)

Internette bu durumu intihara meyilli olmakla iliskilendirmis yazilar goruyorum. Veya saldirganlikla ilgili oldugu soylenmis. Bi bilirkisiden bununla ilgili bilgi almis olan var mi aramizda? Veya sizce neden bu his?
0
Kittie
(12.11.23)
Yani öyle kendimden korkup bir yerlere tutunacak kadar olmadı hiç ama evet bahsettiğiniz hissi biliyorum.

"Atlama isteği" değil de oradan düşme ihtimali bulunduğu gerçeğini bi an idrak edince, hani böyle bir şeyin sıcak olup olmadığını anlamaya çalışırken bi tereddütle elinizle hızlıca dokunup çekmek gibi bir tepkinin devreye girmesi korkusu geliyor. Anlık bir ürperti.
0
akhenaten
(12.11.23)
(bkz: call of the void)

olur öyle arada.
0
inheritance
(12.11.23)
Psikolojik anlamda kötü hissettiğim dönemlerde bu tarz hisler ve fobiler bende artış gösteriyor
0
personaa
(12.11.23)
0
Amaranta ursula
(12.11.23)
Korkudan ziyade sanrı oluyordu bir ara. Atlarsam sonrasında ne olur diye. What If, kafamda canlıyordu.
0
put it in your appropriate place
(12.11.23)
Sen ucuruma bakarsan ucurum da sana bakar.
0
brkylmz
(12.11.23)
koşa koşa psikiyatriste koşa koşa.
0
yurtsuz john
(12.11.23)
Yurtsuz john: soyle isinin ehli birini bi bulsam kosa kosa gidicem de...
0
🌸Kittie
(12.11.23)
Bana da oluyor bu, hele metroda anlattığınız her seferinde oluyor. Adı da "intrusive thought" bildiğim kadarıyla. Türkçesini bulamadım.
0
peki madem
(13.11.23)
normalde canım tatlıdır, canımı yakacağını bildiğim herhangi bir şey varsa sağlık açısından elzem olsa dahi yapmamak veya kaçınmak için elimden geleni yaparım.

ama bu durum bende de oluyor; vapurdayken aniden aşağı atlama, metro gelirken önüne atlama, balkondan ya da yüksek katlı bir yerin penceresinden aşağı bakarken atlama isteği geliyor. ayrıca bunu YAPMAK KESİNLİKLE İSTEMİYORUM ama mesela bebek tutarken, bıçak tutarken vs de tehlikeli şeyler aklıma gelebiliyor. Sonra da insanların ne kadar aciz olduğunu ve kolayca ölebileceğini görüp çok üzülüyorum açıkçası.
0
m e b
(13.11.23)
Bende sonradan sonraya yükseklik korkusu gelişti. Bendeki en azından "call of the void" gibi. Maazallah ya düşersem, korkusu. Ama bir yandan da dibine kadar gidip bakıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(13.11.23)
(12)

Neydi Bi kadın vardı

sehpa fx350
Yarı Fransız yarı arap/afrikan tınıları vardı, hatta birkaç şarkısı Türkçeye çevrilmişti? Bir klibinde güllü bir şeyler vardı, komple kapalı oryantal dans ediyordu????
Yarı Fransız yarı arap/afrikan tınıları vardı, hatta birkaç şarkısı Türkçeye çevrilmişti? Bir klibinde güllü bir şeyler vardı, komple kapalı oryantal dans ediyordu????
0
sehpa fx350
(10.11.23)
Fairuz
0
olaylar olaylar
(10.11.23)
Yok o değil
0
🌸sehpa fx350
(10.11.23)
Girişinde klasik müzik vardı
0
🌸sehpa fx350
(10.11.23)
nej paro mu?
0
avatar is back
(10.11.23)
Yok o da değil. Dilimin ucunda aslında Bi türlü hatırlayamadım.
0
🌸sehpa fx350
(10.11.23)
Arabeske yakın bir tınısı vardı şarkıların.
0
🌸sehpa fx350
(10.11.23)
Riff Cohen'i diyorsunuz :)
0
The_Lollok
(10.11.23)
Natacha Atlas?
0
plastik turambar
(10.11.23)
bence de riff cohen
0
freebird5406_2
(11.11.23)
souad massi?
www.youtube.com
0
lamartin
(11.11.23)
aklıma doğrudan riff cohen - helas klibi geldi eğer eskilerden bahsetmiyorsanız.
ayrıca kendisi israilli, fransızca şarkıları mevcut.
0
m e b
(11.11.23)
Riff cohen :)
0
🌸sehpa fx350
(11.11.23)
(3)

şu telefon nasıl

zalbarath
https://www.gsmarena.com/xiaomi_redmi_note_12_pro-11955.phpyurtdışından getireceğim. sizce nasıl?oyun oynamam instagrama fotoğraf atmam. sadece gerekli durumlarda fotoğraf çekerim.
www.gsmarena.com

yurtdışından getireceğim. sizce nasıl?

oyun oynamam instagrama fotoğraf atmam. sadece gerekli durumlarda fotoğraf çekerim.
0
zalbarath
(14.10.23)
tr'de 12500 lira. yurtdisindan gelince kayit ucreti bundan pahali zaten :D

isini gorur.
0
fakyoras
(14.10.23)
yeterli. bende bunun 8 modeli var, senelerdir kullaniyorum dun almis gibiyim. temiz kullanirsaniz uzun sure goturur sizi.

begenmedigim iki yani var, built-in uygulamalarda(galeri, file manager vs.) reklam olmasi ve sacma sapan kapatilamayan cleaner, security bildirimleri.
0
gule gule
(14.10.23)
xiaomi 11t pro kullandım, ikisi de çok benzer telefon. telefon gün içinde çok hoş fotoğraflar çekiyor ancak akşamları pek de beğendiğimi söyleyemem. kameram da 108 mp idi üstelik.

bu arada @fakyoras'ın dediği gibi kayıt parası zaten telefonun kendisinden pahalıya geliyor. benimki de yurt dışı cihazıydı başka yöntemle imei attırdım, herhangi bir sıkıntısı olmadı. (imei attırma maliyeti 850 tl oldu bende.)

@gule gule'nin dediği gibi en başta olumsuz tarafları var ancak bunlar kapatılabiliyor. tabiri caizse biraz amele gibi tek tek uğraşmak gerekiyor ama çözümsüz değil.
0
m e b
(14.10.23)
(2)

whatsapp konuşmalarını geri getiremiyorum

turbo sadık
android telefonumdan ios telefona gecis yaptim android telefonum olmadigi icin google drive'dan ios telefonuma yedeklemeyi nasil aktarabilirim.
android telefonumdan ios telefona gecis yaptim android telefonum olmadigi icin google drive'dan ios telefonuma yedeklemeyi nasil aktarabilirim.
0
turbo sadık
(14.10.23)
su sekilde yapabilirsin: faq.whatsapp.com

bulut uzerinden yapilamiyor.
0
fakyoras
(14.10.23)
maalesef android telefonunuzda mutlaka ios'e taşı uygulaması olması gerekiyor.
drive'dan icloud'a (buluttan buluta) aktarma mümkün değil. eğer android telefonunuza ulaşmanız mümkünse whatsapp'ı android'den de kaldırmadıysanız ios'e taşı uygulaması ile sadece whatsapp'ı seçerek ios'e taşıyabilirsiniz. ki bu uygulama bile birkaç defa hata verdi, bende 3-4 denemeden sonra sorunsuz taşıma işlemi gerçekleşti.
0
m e b
(14.10.23)
(2)

Green card başvurusunda işimde Türkçe karakter kullanılır mı?

havadakarada
Isim ve soyisimde Ğ , Ş gibi harfler kullanmalı mıyız yoksa G, S şeklinde mi yazmalıyız? Geçen sene Ğ yapılabiliyordu ama Ş yoktu. Bu sebeple Türkçe karakter kullanmadan başvuru yapmıştım. Şimdi baktığımda ise iki harf de kullanılabiliyor. Pasaportta da doğal olarak Türkçe karakter var. Bazı forumla
Isim ve soyisimde Ğ , Ş gibi harfler kullanmalı mıyız yoksa G, S şeklinde mi yazmalıyız? Geçen sene Ğ yapılabiliyordu ama Ş yoktu. Bu sebeple Türkçe karakter kullanmadan başvuru yapmıştım. Şimdi baktığımda ise iki harf de kullanılabiliyor. Pasaportta da doğal olarak Türkçe karakter var. Bazı forumlarda ise Türkçe karakter kullanılmaması gerektiği yazıyor. Sıkça sorulan sorular kısmında bu soruya cevap yok. Net bilgi var mı?
0
havadakarada
(14.10.23)
zaten green card sistemi "ç","ş", "ğ" gibi harflerle girişe izin vermiyor. "yalnızca uluslararası karakterler/harfler kullanabilirsiniz" tarzında bir uyarı veriyor ve sonraki adıma geçmenize izin vermiyor. benim de soyadımı kabul etmedi ve mecburen ş'yi s'ye çevirerek başvurdum dün.
0
m e b
(14.10.23)
sadece green card ta değil, hiç bir Ingilizce dilli veri girişinde türkçe karakter kullanılmaz
0
Rao
(15.10.23)
(1)

çocuk sesli şarkı

f02561
son dönemlerde popülerdi klibinde şişman çirkin bi adam oynuyordu neydi o şarkı ya
son dönemlerde popülerdi klibinde şişman çirkin bi adam oynuyordu neydi o şarkı ya
0
f02561
(26.09.23)
Yabancı şarkı mıydı? Direkt çocuk şarkısı ama bu mu, emin değilim:

youtu.be
0
m e b
(27.09.23)
(5)

iPhone fiyatları neden bu kadar saçma?

m e b
Selam.Bildiğiniz üzere iPhone 15 çıktı. 13 Pro Max, 14 Pro Max ve 15 Pro Max aralarındaki fiyatlara bakıyorum, resmen aralarında birkaç bin oynuyor. E millet niye 13 Pro Max'e 60 bin küsur vereceğime 14 Pro Max almasın? Hatta 14 Pro Max fiyatı şu an 15 Pro/Max fiyatına bile yakın satılıyor Teknosa v
Selam.
Bildiğiniz üzere iPhone 15 çıktı. 13 Pro Max, 14 Pro Max ve 15 Pro Max aralarındaki fiyatlara bakıyorum, resmen aralarında birkaç bin oynuyor. E millet niye 13 Pro Max'e 60 bin küsur vereceğime 14 Pro Max almasın? Hatta 14 Pro Max fiyatı şu an 15 Pro/Max fiyatına bile yakın satılıyor Teknosa vs gibi yerde.

Neden bu anlamsızlık?
0
m e b
(14.09.23)
önceki modellerin üretimi duruyor zaten. onlara olan talep düştükçe fiyatları da düşüyor. ama temelde bu cihazlar arasında da donanım anlamında uçurum olmadığı için fiyatları da çok farklı değil. apple amerika'da her yıl aynı fiyatla yeni iphone çıkarır (nadiren zam yapıyor) ve önceki modelleri hep 100 dolar ucuza satmaya başlar. arada uçurum olsa kimse kamerası biraz daha iyi diye 15 pro almaz, gider 14 pro alır.
0
Flybutter
(14.09.23)
13 ve 14 arasındaki teknolojik fark o fiyatlara tekabül ettiği için
0
Unde bach canim
(14.09.23)
13 pro max o paraya orada durmasa, 15 pro max'i birkaç bin yukarısına satamazlar.
Bir şekilde normalleştiriyor algında yüksek fiyatları.
onu alacağıma bunu alırım dediğin an aslında oltaya gelmiş oluyorsun.

Bir tek önüne 15 pro max'i koyup fiyat yazsa, büyük ihtimalle, küçücük cihaz bu para olur mu dersin, diğer türlü 13 referansın oluyor, ona göre düşünüyorsun.
0
burfak
(15.09.23)
sorum yanlış anlaşılmış.

apple zaten her yeni model çıkardığında bir önceki modelin üst segmentten olan telefonlarını satıştan kaldırıyor. 13 pro max'i şu an sadece teknoloji mağazaları satıyor (zincirlerden bahsetmiyorum). fiyatları hala 63-70 bin arası. 14 pro max de 70 bin civarı. yepyeni model iphone 15 ise yine direkt apple sitesinde 70 bin bandında. bu mantıksızlığı sormuştum.
0
🌸m e b
(16.09.23)
eski modellerin fiyatlari yeni model piyasada yayildiktan sonra duser, 15 ay sonu piyasaya surulecek. kuzey amerika'da bile istedigin renk/kapasite bir iphone 15'in eline gecmesi kasim ortalarini bulabilir.
0
cooperr
(16.09.23)
(1)

Altunizade metrobüs çıkışı

gergedan
Metrobüs ile Altunizade'de İnci Çıkmazı'na gitmem gerekiyor. Haritadan baktığımda anlayamadım. İnci Çıkmazı'nın yakınında bir metrobüs istiasyon çıkışı var mı? Yoksa 6 şeritli bir yol var arada engel olarak geçmem gereken.Şimdiden teşekkürler
Metrobüs ile Altunizade'de İnci Çıkmazı'na gitmem gerekiyor. Haritadan baktığımda anlayamadım. İnci Çıkmazı'nın yakınında bir metrobüs istiasyon çıkışı var mı? Yoksa 6 şeritli bir yol var arada engel olarak geçmem gereken.

Şimdiden teşekkürler
0
gergedan
(11.09.23)
haritadan baktım; metrobüsten inince sanki üsküdar-ümraniye metrosuna girer gibi yol almanız ve metro alt geçidinden 6 numaralı çıkıştan çıkmanız en kolayı gözüküyor.
0
m e b
(11.09.23)
(12)

Adınızın hikayesi var mı?

akhenaten
Hikayesi derken "işte şöyle bir olay olmuş annem/babam da çocuğum olursa adını x koyacağım demiş" tarzı bir şey. Adınızı söylemenize gerek yok pek tabi, sadece hikayeyi merak ettim.Benimkinin yok, ailem isimler sözlüğünden seçmiş :D
Hikayesi derken "işte şöyle bir olay olmuş annem/babam da çocuğum olursa adını x koyacağım demiş" tarzı bir şey. Adınızı söylemenize gerek yok pek tabi, sadece hikayeyi merak ettim.

Benimkinin yok, ailem isimler sözlüğünden seçmiş :D
0
akhenaten
(11.08.23)
annemin çocukken bi komşusu varmış çok severmiş ve bütün çocuklarına hayvan isimleri vermiş kadın bunun üzerine annem de "ben de çocuğuma hayvan ismi vericem" demiş.
hepsi bu :p
Adım hayvanoğluhayvan :p
0
neira
(11.08.23)
eski fenerbahçeli bir futbolcunun adını koymuş babam. aslında şu an çok da popüler bir adam değil ama herhalde o zamanlar iyiymiş.
0
bohr atom modeli
(11.08.23)
benimki politik bir isim olacakmış sonra vazgeçip şimdikini koymuşlar
0
freebird5406_2
(11.08.23)
İki ismim var. İkisi de ayrı ayrı sık kullanılan isimler ama birlikte duyunca pek çok kişi baya beğeniyor. İkisi de böyle pozitif anlamlı isimler ve birini annem birini babam koymuş. İkisi de sosyal demokrat insanlar, 96 civarı işte faili meçhullerin olduğu, o dönem için baya kaos olan dönemde pozitif bir mesajla isim vermişler :D

Kardeşimin de iki ismi var. O doğmadan bir ay kadar önce anneannem vefat etmişti. Onun ismini vermek yerine ismi Hayat olsun dediler. Yani ölüm yerine hayatı yüceltmek gibi bir amaçla verdiler. Onun da diğer ismiyle kombinasyonunu çok beğeniyorlar. İki isim konusunda bizimkiler iyi iş çıkarmış kısacası dhdhdh
0
nundu
(11.08.23)
Ablamın en yakın arkadaşı doğduğum gün mahalleden taşınmış. Ablam da en yakın arkadaşının adını koymuş.
0
Amaranta ursula
(11.08.23)
büyükannem kavuşabilen aşk hikayesinden yola çıkarak koymuş :)
0
takunyali kokos
(11.08.23)
evet, bir gün babam bir şiir okuyor ve o şiirden esinlenerek ismimi koyuyor. çok nadir görülen bi isim olduğundan şimdi buradan ismimi tahmin eden çıkacaktır.

dedem de babamın ismini kütüphanede bir kitap okurken görmüş ve öyle koymuş.

bizde böyle bir gelenek gibi oldu bu adsfasdfadfasdfasf
0
kablelvuku
(11.08.23)
Babam askerdeki çok sevdiği komutanının adını vermiş. Mutluyum adımdan, köyündeki âdeti sürdürse adım satılmış falan olabilirdi
0
hasmetizm
(11.08.23)
gobek adim dedemin babasinin ismi.

dedem bebekken babasi ertugrul firkateyni batinca olmus, dedem babasini hic gorememis.

ben dogunca dedem gobek adi olarak babamin ismini koyabilir miyiz diye sormus, annem de kabul etmis.
0
cooperr
(11.08.23)
kuzenim kendi çocuğuna kayınbabasının adını koymak zorunda kalmış. ben doğunca da "bu isme çok merakım var" demiş ve benim adımı o koymuş. sonra annemle babam köy imamına ismimi kulağıma okumasını isterken "tek isimli olmasın, bir de xxx adını koyalım başına" demiş ve iki tane adım olmuş. zaten ben de dahil hiçbir kardeşimin adını ailem koymamış.
0
m e b
(11.08.23)
annem eğitim formasyon dersleri verirken edebiyat fakültesi öğrencilerinden öneriler almış. adım o önerilerin erkek versiyonu. acayip bir şekilde kürt olmasam da kız olsaydım kürtçe bir adım olacaktı.
0
rain when i die
(11.08.23)
Annem ablamın adına uyumlu olsun diye koymuş. Ama alakası yok :)
0
tiptansoguyantipci
(12.08.23)
(4)

harman kardon soho wireless kulaklık

humat
merhaba,kullanan var mı? tavsiye eder misiniz? satışı yok ama ikinci el almayı düşünüyorum. tasarımı hoşuma gidiyor. benzer formda başka önerilere açığım.
merhaba,
kullanan var mı? tavsiye eder misiniz? satışı yok ama ikinci el almayı düşünüyorum. tasarımı hoşuma gidiyor. benzer formda başka önerilere açığım.
0
humat
(04.08.23)
Marshall Major IV
0
brkylmz
(04.08.23)
Normal şartlarda HK ürünleri için gözü kapalı al derdim ama bu ürünle ilgili ses problemi ve soyulma problemi çok fazla anladığım kadarıyla. ü

onun yerine marshall IV veya III tercih edebilirsiniz
www.dr.com.tr
0
janavarorion
(04.08.23)
Marshall Major IV, sessiz ortamlarda gayet güzel ancak kalabalık veya gürültülü ortamlarda sesi yetersiz geliyor. Ayrıca, güneş gözlüğü ile birlikte kullanıldığında ise yumuşak kulak ped/yastıklarına rağmen kulakları epey acıtıyor. JBL'in orta halli kulaklığı (560BT) bile daha fazla tok ses veriyor ve daha konforlu.
0
m e b
(04.08.23)
cevaplar için teşekkürler. soho'nun tasarım çizgisi hoşuma gidiyor, marshall'ın kare modelleri ise biraz kaba duruyor. ama önerilerinizi dikkate alacağım.

bu arada harman kardon fly anc modeline de bakıyorum bir yandan.
0
🌸humat
(04.08.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.