Giriş
(9)

Alkolsüz üst düzey restoran (İstanbul)

yadigar
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğ
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?

Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğiniz? Balıkçı da olabilir. Mutfak fark etmez aslında. Restoran/Kafe türü olmasın ama. Bildiğimiz fine dining…
-2
yadigar
(15.01.26)
Seraf Restaurant -Bagcilar
Natolia- Başaksehir

Fine dining diyemeyiz buralara ama anadolu lezzetlerini harmanlayan , yurtsidisidnan misafir goturulebilecek ambiyansi nispeten iyi yerler.

Daha var da çoğu alkollü.
0
ırene adler
(15.01.26)
Seraf Vadistanbul’dakini biliyorum. Fena değildi, olabilir. Ama alkollüydü. Bağcılar’daki alkolsüz mü?

Zeferan diye bir yere rastladım internet aramasında. Azerbaycan mutfağı. Ortamı nasıl? Bilen var mı? Alkolsüz mü?
0
🌸yadigar
(15.01.26)
beyoglu haci abdullah. osmanli mutfagi, alkol yok.
yemekler iyidir, "fine dining" icin yeterli midir bilmem ama istanbul'un en eski koklu restaurantlarindan biridir.
riske girmek istemedigim zaman ben misafirleri oraya gotururum.
+1
cooperr
(15.01.26)
Yok, fine dining aradiginiz sey mi peki… Üst düzey restaurant başka fine dining başka bir konsept… Şarap ya da alkolsüz içkilerle tabaklar eşleştiriliyor, günler saatler harcanan tabaklar ve eşleşmeler… Onu da ayranla yapmıyorlar takdir edersiniz ki… Hacı Abdullah artı bir.
+4
buf-e kür
(15.01.26)
Aklıma (bkz: kaşıbeyaz) ve (bkz: lacivert) geliyor ama oraları da alkollü. Çok rahatsız etmeyen bir alkol ortamı. Bence farkedilmrz bile
0
love and trust
(15.01.26)
zennup 1884 bursa şubesi iyiydi. fişekhane'de varmış istanbul'daki nasıldır bilmiyorum ama dediğiniz tarzda bir yer.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Çiko Balık
0
auroraaurora
(16.01.26)
Loi bosphorus
0
okumakserbestbegenmeksart
(16.01.26)
develi florya
0
Sadece soruyorum
(16.01.26)
(7)

Orhan Pamuk tarzı yazarlar

sekizdokuzon
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?Teşekkürler.
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.01.26)
Hasan Ali Toptaş
0
auroraaurora
(15.01.26)
Roberto bolano bence ama fazla gelebilir ;)
0
a perfect lie
(15.01.26)
postmodern türde eser veren İhsan Oktay Anar romanlarını ve öykülerini okuyabilirsin. romanlarında zaman konusunda muğlaklık vardır ama hikayenin akışından tarihi romanlar yazdığını söyleyebiliriz. mekan olarak istanbul sever ve tasvirleri çok güzeldir. eğer okumadıysan puslu kıtalar atlası ile başlayabilirsin. hasan ali toptaş için +1
+3
denef
(15.01.26)
ben hasan ali toptaş'ı önermiyorum. cancellanmadan önce de beğenmezdim yazdıklarını.
ihsan oktay anar +1
tarih romanı istiyorsanız nedim gürsel'in boğazkesen'i.
+1
black holes in the sky
(15.01.26)
love and trust
(15.01.26)
Beyaz Kale'nin sonunda Reşad Ekrem Koçu'dan bahsediyordu Orhan Pamuk, orayı dinlerken rotayi oluşturmuştum. Reşad beyle devam edeyim.
0
🌸sekizdokuzon
(15.01.26)
Nedim Gürsel'in "Allah'ın Kızları" adlı romanı...
0
santimantal
(18.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(4)

macbook air'i tahoe'ye güncelleyelim mi?

klassno
sorudur. şimdi sequoia 15.6 yüklü, bu cam görünümü filan çok çiğ duruyor. direnmeli mi bu yıl yeni bir güncelleme çıkarana kadar?
sorudur. şimdi sequoia 15.6 yüklü, bu cam görünümü filan çok çiğ duruyor. direnmeli mi bu yıl yeni bir güncelleme çıkarana kadar?
0
klassno
(14.01.26)
Sonraki sürümler de cam gibi olur muhtemelen. M1’i güncelledim ben cillop gibi çalışıyor. Cam görünümü kapatılamıyor ama etkisi zayıflatılabiliyor.
0
orient blue
(14.01.26)
ben başta bir alışamadım, pişman oldum ama alışınca gayet iyi geldi
0
black holes in the sky
(14.01.26)
Thaoe ilk çıktığında meraktan güncellemiştim. "en fazla ne olabilir ki? sonuçta apple, estetiktir mutlaka" diyerek geçivermiştim. ilk başlarda en az 1 ay boyunca nefret ettirdi kendinden. çok çiğ geldi ilk başlarda. sonra sonra alıştım duruma. etrafımdaki istisnasız herkes "yani şimdi buna ne gerek vardı eyyyy apple. zaten tasarımın zirvesindesin neyin peşindesin" diye diye duruma alıştı. belki bir sonraki patch'de birazcık toparlarlar derken eskiyi unutturdular.

direnmenin bir anlamı yok bence, eninde sonunda mutlaka geçeceksiniz güvenlik güncellemeleri vs. almak için. bence bir an önce geçin. macbook air performansını bilmiyorum, bende macbook pro m4 vardı performansta sorun yaşamadım.
0
unvergesslich
(14.01.26)
Ben de aksine böyle bi güncelleme gelsin diye hazırda bekliyomuş gibi hissettim kendimi 😅 Telefon ve ipaddeki hoşuma gitmişti, bilgisayarda da hoş durdu. Daha yumuşak bi vibeı var sanki böyle. Zaten evet retrospect bi dönüş olmaz artık.
0
truf
(14.01.26)
(2)

6 aylık ortodontik tedavi olur mu?

michael harddd
dişlerimde hafif bir çapraşıklık var. 6 ay tedaviye zaman ayırabilirim. kısmi tedavi mümkün olabilir mi?
dişlerimde hafif bir çapraşıklık var. 6 ay tedaviye zaman ayırabilirim. kısmi tedavi mümkün olabilir mi?
0
michael harddd
(14.01.26)
bir ortodontiste gidip görüş almanız önemli. ama her zaman planlandığı sürede bitmeyebiliyor.
-1
black holes in the sky
(14.01.26)
tedavi sürecini dişlerinizin, çenenizin durumu ve doktor belirliyor. yaşa bağlı da daha hızlı veya yavaş düzelme olabilir. ergenlerin çok hızlı düzelebiliyor mesela.

ortodontist +1
0
art cat chocolate
(14.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(3)

Diş teli tedavisi

passione
yarın diş teli taktıracağım. Deneyimleriniz ve tavsiyeleriniz ne olur? ilk 3 4 gün çok ağrılı oluyor diyenler oldu. Genel olarak tel tedavisi ile ilgili yorumlarınız ve tavsiyeleriniz neler merak ediyorum. Teşekkürler:)
yarın diş teli taktıracağım. Deneyimleriniz ve tavsiyeleriniz ne olur? ilk 3 4 gün çok ağrılı oluyor diyenler oldu. Genel olarak tel tedavisi ile ilgili yorumlarınız ve tavsiyeleriniz neler merak ediyorum. Teşekkürler:)
0
passione
(13.01.26)
geçmiş olsun. biraz uzun ve yer yer sancılı bir dönemin başındasınız :)
taktırdığınız ilk birkaç gün mecburen sıvı ağırlıklı besleneceksiniz. hatırlıyorum diş teli taktırdığım gün annem pilav yapmıştı, onu bile zor yemiştim. bu durum aylık muayenelerinizden sonra her zaman 1-2 gün daha devam edebilir çünkü tellerinizi sıkacaklar falan.
aylık periyotlar halinde gidiyordum ben. kimi zaman on dakikada bitiyordu kimi zaman uzun sürüyordu. yapacakları işleme göre değişiyordu.
ağız diş temizliği normalden çok daha meşakkatli hale geliyor. arayüz fırçası kurtarınız olacak. topluluk içinde yiyip içmek zorlaşacak zaman zaman. ben çay içmekten utanır hale gelmiştim çok sarı gözüküyordu dişlerim 1-2 bardak çay içip dışarıda fırçalama imkanı olmayınca.
sert bir şeyler yemeyin mümkün oldukça. bana yükseltici taktıklarında ben sakız çiğnemiştim, kırdım tabi :D ertesi gün direkt gidip yaptırmak zorunda kalmıştım. braketler de kırılmaya çok müsait oluyor.
bazen ilave tedaviler oluyor. bana forsus takmışlardı mesela. eğer bunlarda sorun yaşarsanız -gereğinden fazla uzun süre ağrı yapabilir, yara yapabilir, hayat kalitenizi büyük ölçüde etkileyebilir- doktorunuza bildirin.
tedavinin ilerleyen zamanlarında daha zorlu 2 süreç olacak. birincisi lastikler. bu süreç de ağrılı geçiyor maalesef alışana kadar. lastikleri doğru yere ve sürekli takmak zorundasınız. takmadığınız takdirde tedaviniz uzayacaktır. titizlik göstermenizde fayda var.
telleri çıkarttığınız gün çok mutlu olacaksınız. sanmayın ki tedavi bitiyor :) 6 ay gece- gündüz, 6 ay gündüz plağı takacaksınız. bunlarla da bir şey yiyip içmek zulüm. sürekli çıkartmak zorundasınız. kendinizi takma diş takan yaşlılar gibi hissedeceksiniz.
telleri çıkarınca retainer takacaklar. bunlarda bir kırılma vs. olursa gidip yaptırın yoksa bozulma artıyor. benim yaptığımı yapmayın.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
black holes in the sky +1

ben de 7. ayımdayım şu an. ben ilk 10 gün sıvı beslendim. makara bile çiğneyemedim. her ay yapılan o işlemde de 2 gün sıvı besleniyorum. canım tatlıdır benim. acıya dayanamıyorum.

diş mumu diye bir şey var. braketler ve tel ağız içini yaralıyor, diş mumu bunu önlüyor. yaralamasa bile ön alt dişler, alt dudağın iç kısmını öyle bir hale getiriyor ki kanamıyor ama can yakıyor. etin o tellerin arasına giriyor ve izi kalıyor bir süreliğine resmen. diş mumu o konuda da işe yarıyor.

braketleri kırmamak için kuruyemişleri çektirip tüketmeniz gerekebilir. baya toz gibi olsa iyi olur çünkü tel arasına kaçması sinir bozucu olur. zaten yenilen diğer yiyecekler de o aralara kaçıyor beni delirtiyor. özellikle yeşillikler... :D

www.amazon.com.tr

ben bundan aldım yanımda gezdiriyorum. dişimi fırçalayabileceğim bir yer olursa fırçalamak için. ofis için de ayrıca aldım hep orada duruyor. evde kullandıklarım da doktorun söyledikleri. o da bu markayı önermişti zaten.
0
art cat chocolate
(14.01.26)
plak tedavisinden sonra retainer tel takıldı. onu bile temizlemesi zülüm geliyor. diş telini düşünmek istemiyorum. eğer imkanınız varsa ve dişleriniz de uygunsa tel yerine plak yaptırın derim.
0
inheritance
(14.01.26)
(5)

elbiselerinizin tüyünü nasıl alıyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
yapışkan rulolarla
+1
jelly bear
(13.01.26)
tüy toplayıcı rulolarla. haznelilerden değil ama. yapışkanlı ucuz olanlardan
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Rulo olmadığında koli bandı etkili çözüm .
+1
diyecevaplandı
(14.01.26)
tras bicagi..
+1
cooperr
(14.01.26)
yapışkanlı toz toplama rulosunu ikea dan alın derim. marketlerdekinin performansı çok iyi değil bence. ha ikea da mükemmel değil ama diğerlerinden iyidir.
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(7)

Hangi ülke edebiyatı?

a perfect lie
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor. Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder. Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul. İyi geceler dilerim,
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor.
Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?

Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder.

Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul.

İyi geceler dilerim,
0
a perfect lie
(13.01.26)
fransız ve rus klasik gerçekçi romanları ve ünlü tiyatroları,
ingiliz modern romanları üzmez.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı. Hem şiiri hem romanı.
+1
yurtsuz john
(13.01.26)
Rus edebiyatı. Evren olarak seviyorum. Bir odada yaşayan birinin hayatı bana daha samimi geliyor. Kendimi buluyorum bazen.
-2
arbre
(13.01.26)
Sırasıyla Fransız, Rus, Alman, Latin Amerika, Amerikan.
+1
anatomik
(13.01.26)
ben avusturya edebiyatini seviyorum. lisedeyken mario simmel okumaya baslamistim. günesten de sicak ve nina b. olayi kitaplarini okumustum. özellikle günesten de sicak inanilmaz hosuma gitmisti.
sonra avusturya'ya tasininca baska kitaplar da okudum. hermann broch, robert musil, robert seethaler okudum. hepsini de cok begendim. daha yeni rus-avusturyali bir yazarin otobiyografisini okudum, milchfrau in ottakring diye, herhalde son senelerde okuyup en iyi kitapti.

1940-1970 amerika edebiyatini (amerikan rüyasi elestirisi, ikinci dünya savasi etkileri, sivil haklar hareketleri, southern gothic, postmodernizm, vs) regency ve victoria dönemi ingiliz edebiyatini da cok seviyorum. özellikle 18.-19. yy ingiliz edebiyati benim icin baya yeri doldurulamaz bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
guzel soru. bunun uzerinde dusunuyordum gecen. rus ve fransiz 19. yy romanlari inanilmaz. belki fransa kil payi ikinci gelir. 19. yy'da acik ara bu 2 ulke.

modern edebiyati bilmiyorum ama. yani ikinci dunya savasi sonrasi kim ne kurgu yazdi cok fikrim yok. japonlari cok goruyorum piyasada ama 1-2 kitap disinda okumadim onlardan da. genelde non-fiction okuyorum.
+1
antikadimag
(14.01.26)
Klasikler dışında Macar yazarları sevmeye başladım.
+1
amelie poulain
(14.01.26)
(6)

MacBook Air 13.6 inc M2 mi M4 mü?

pelovann
merhaba, dizi film izlemelik, ders çalışmalık bir bilgisayar arıyorum. ekstra bir şey yapmayacağım, oyun oynamıyorum, office programları zaten iş pcsinde var.1-) gmail'den bana atılan videoları bu pcden izleyebilir miyim?2-) m2 mi m4 mü?
merhaba, dizi film izlemelik, ders çalışmalık bir bilgisayar arıyorum. ekstra bir şey yapmayacağım, oyun oynamıyorum, office programları zaten iş pcsinde var.
1-) gmail'den bana atılan videoları bu pcden izleyebilir miyim?
2-) m2 mi m4 mü?
0
pelovann
(13.01.26)
pt'de m2 33k., m4 44k.

şahsen performans kaygısı yoksa m2 daha mantıklı. günlük işler açısından neredeyse performans kaybı çıkmaz. uygulama 1.6sn yerine 1.8sn de falan açılır en fazla. en büyük farkı, video render gibi işlemlerde görürsünüz.

office programları için bile fark çıkmaz ortaya.

11k fark için *bana göre* m4 anlamsız.

tabii şüphesiz m4 daha çok güncelleme desteği alacaktır, ama bi 5 yıl için düşünülmesi gereken şey değildir herhalde.
0
substituent
(13.01.26)
en iyi macbook paranızın yettiği macbooktur ama sizi temin ederim hepsi sizi tatmin edecektir. oldu ki birkaç yıl sonra tatmin etmedi rahatlıkla değişme imkanınız olur, satıp yükseltirsiniz. ben hala m1 16gb kullanıyorum 4 yılı geçti, işlerimi fazlasıyla görüyor. m serisi her halükarda inanılmaz verimli. o yüzden düşüğünü alırsam pişman olur muyum diye düşünmeyin. m4 m2'nin yenisi gibi düşünmeyin. farklı müşteriye hitap eden farklı segmentler. B hatchback araba yerine SUV bakmak gibi bir soru bi anlamda sorunuz yani. O açıdan bakabilirsiniz. İşinizi hangisi görüyorsa bence onu alıp geçin.
0
vaveylababa
(13.01.26)
ben geçen sene m1 aldım. dediğiniz işler için aldım ben de. bazen capcut'tan render aldığım oluyor ek olarak. performansta bir sorun yaşamadım. substituent'in bahsettiği milisaniyelik farkları hissetmeyeceksiniz bile muhtemelen. çok daha kompleks işler yapsanız m4 alın derdim. benimle aynı şeyleri yapan, amatör olarak photoshop kullanan bir arkadaşım gidip m4 aldığında da niye öyle bir şey yaptın demiştim sadece...
0
black holes in the sky
(13.01.26)
M4 zaten 16 GB'den başlıyor; sanırım M2 de artık en düşük 16 gb ram ile satılıyordu. Yine de M2'ye karar verirseniz Ram'in 16 gb olduğundan emin olun. Dediğiniz işler için 8 gb de üzmez (bende M2 8gb var) ama yine de sonradan kazıklandım hissiyatı gelmez. Bu arada M2 8 gb olanı ikinci elde 20 bin lira civarına bulursanız onu da düşünebilirsiniz.

İşlemci olarak ise M2 - M4 arasında büyük bir fark hissetmezsiniz.

Teknik kanallara bakarsanız, M2 baz modelin SSD'si daha yavaş olduğundan bilmem kaç gb veri kopyalarken yavaşlık oluyor diyeceklerdir. Ben o m2 8gb olanda epey simülasyon çalıştırıyorum. Öyle yok ben yapamıyorum demiyor.
0
throw down the sword
(13.01.26)
Paranız yetiyorsa M4, çünkü daha uzun güncelleme desteği alacaktır. Son çıkan daha iyi olur mantığıyla ben de M4 almıştım.
+1
Amaranta ursula
(13.01.26)
hocam m4 air aldım sahibinden com'dan. çok çok fazla windows'tan geçip alışamayan 2-3 aylık macbook air'ler var. hepsinin garantisi devam ediyor. 35 k'ya aldım ben
0
archmeister8
(13.01.26)
(9)

Instagram hesabi acmak gerekiyor mu

ahm1
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
+2
ahm1
(13.01.26)
Aç tabii ki. Telefon daha özel bir şey ve demode.

Edit: Vasıfsızlar bunun neyini eksilemiş.
-13
arbre
(13.01.26)
Creepy değil. Doğrudan herkes telefon numarasını vermek istemeyebilir, Instagram diğer sosyal medyalara göre bu konuda daha iyi bir aracı.
0
black holes in the sky
(13.01.26)
Ben artık baskılara dayanamayip accam bir tane. Flörtte direk eksi yazıyor. Garip oluyor

Bir iki foto koyarım. Sonra manzara filan.

Sende açıp kesfete takılmadan kaliteli hesaplar takip edebilirisn. Benim cok girmemek icin yöntemim tarayıcıdan kullanmak. Bunu yapabilirsin.

Telefon vermeden güzelce mesajlaşmayı yolu telegram bu arada
0
ırene adler
(13.01.26)
Herkesin sarı sitede satış yaptığı bir piyasada arabanı satacak olsan arka cama “satılıktır” yazmakla yetinir misin? Herkes alacağı arabayı orada arıyor. İlan açmak da yetmiyor; modelini, km’sini, kaza geçmişini, avantajını dezavantajını, hangi koşullarda kullanıldığını alıcının anlaması gerekiyor.

Aynı hesap.
+1
lazor
(13.01.26)
Bence açmak gerekmiyor, evet bazen bir kanala/bilgiye ulaşmak zorlaşıyor ama şart değil bir çözüm bulunuyor. Bir de bence telefonunu vermek, özel hayatını, kişisel fotoğraflarını tanımadığın biriyle paylaşmaktan daha güvenli.
+1
Amaranta ursula
(13.01.26)
İletişim için Instagram istemek ve hiç Instagram kullanmaysn birinin sırf bu sebeple Instagram açması asıl sorun bence. Niye başkalarına göre yaşayalım ki. Instagram var mı diyene farklı sosyal medya hesaplarım var denilebilir veya telefon numarasını vermek istemeyenle de iletişime girilmez.olur biter.
+3
egerbiryolcu
(13.01.26)
Bence gerekli falan değil. Telefonunu istemekte de hiçbir beis yok.
+2
cay koy geliyorum
(13.01.26)
biriyle tanışmak için olmasa da instagram günümüzde şart. bir zaman çizelgesi, ayrıca kimi takip ediyorsun, takipçilerin kim, fikir veriyor. yeni açılmış bir instagram hesabı ise mesela, bana şüpheli geliyor.
0
tabudeviren
(13.01.26)
sen şart diyenlere bakma. instagram sanki bir şeyleri çok anlamlı kılıyormuş gibi, herkes sahte, kendi olmayan profillerle takılıyor. belki flört esnasında instagram kullanmayan birine denk gelirsen onunla evlenebilirsin bile. (evlilik kötüdür, evlenmeyin)
0
fugnar
(13.01.26)
(3)

hannah arendt

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
daha önce hic hannah arendt okumadim. eichmann in jerusalem bir süredir listemdeydi ama bu trump meseleleriyle beraber diger kitaplarina öncelik vermek istiyorum.okuyanlar, hangisi ile baslamayi tavsiye edersiniz?
daha önce hic hannah arendt okumadim. eichmann in jerusalem bir süredir listemdeydi ama bu trump meseleleriyle beraber diger kitaplarina öncelik vermek istiyorum.
okuyanlar, hangisi ile baslamayi tavsiye edersiniz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.01.26)
genelde the human condition öneriliyor, bir bildikleri vardır diye düşünüyorum. benim ilk okuduğum ise the origins of totalitarianism’den spesifik olarak “the decline of the nation state and the end of the rights of man” chapterıydı.
0
eileengray
(12.01.26)
Ben kötülüğün Sıradanlığı'nı ve İnsanlık Durumunu okudum. Tam da bugünlerde tekrardan Kötülüğün Sıradanlığı'nı okumayı düşünüyorken soruyu görmek tebessüm ettirdi. Sıra önerisine gelince ben hiç okumasaydım sanırım kronolojik sırayla okurdum. Yani:
Totalitarizmin Kökenleri
İnsanlık Durumu
Kötülüğün Sıradanlığı
0
Amaranta ursula
(12.01.26)
İnsanlık Durumu
0
black holes in the sky
(13.01.26)
(9)

Hiçbir sebep yokken depresif hissetmek

gobekliraki
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
0
gobekliraki
(11.01.26)
Bi rakı açioz
+1
üğpoıuy
(11.01.26)
hayatım boyunca hep öyle hissettim, düzeleceğini sanmıyorum.
0
hold the door
(11.01.26)
Regl öncesi yani pms dönemi hep böyle. Kaçmaya çalışmıyorum bazı duygulardan kaçmak halı altına hep itmek çözüm değil. Sadece hayatımı çok etkilememsine gayret ediyorum. Yürümek, temiz hava almak, birileriyle konuşma vs işe yarıyor.
+4
Amaranta ursula
(11.01.26)
Oldu, oluyor. İğrenç bir şey. Çözümünü bilmiyorum.
+1
yadigar
(11.01.26)
Herkese oluyordur, bastırdığımız duygular açığa çıkıyor.

www.instagram.com
-1
sekizdokuzon
(11.01.26)
yediklerin, izlediklerin, duyduklarin seni sekillendiriyor,

not alip ,
sana iyi gelen kötü gelen seyleri belirleyebilirsin,

istemedigin durumlari daha kontrollu atlatabilirsin,

örnegin,
basimin arkasinda
yuksek baş agrisi olurdu,
bazi abur cuburlarin,
hazir ambalajli peynir vs,
icerisine koruyucu madde konulan bazi ürunler
tansiyonu tavan yaptiriyormus,

tespit edince rahatliyorsun.
0
designer
(11.01.26)
lypophrenia. dünya depresif zaten yani, bu anormal değil.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
evet tabi ki. bazen uyuyunca geçiyor. bazen günlerce sürüyor. "ne oluyor?" diye sorduğum oluyor. zaman zaman cevabı apaçık önümde duruyor. bazen durmuyor. çok üstüne düşünmüyorum. yapmam gerekenlere daha çok odaklanınca geçiyor sanırım.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
İnsan boş durunca bu havaya giriyor. Çalışınca üretince geçiyor
+1
luluki
(12.01.26)
(11)

Macbook Air pişman eder mi?

lafıolmaz
Windows kullanıcısıyım.Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sür
Windows kullanıcısıyım.

Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.
Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.
Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sürer mi alışmam?
0
lafıolmaz
(11.01.26)
Denemeden bilemezsiniz herhalde, o yüzden ikinci el alıp uymazsa zarar etmeden satabilirsiniz. Kişisel uygunluk dışında harika bir cihaz. Dertsiz, tasasız.
+1
orient blue
(11.01.26)
Selamlar, yaklaşık bir yıldır Macbook Air kullanıyorum. Daha önce iPhone bile kullanmadım ve kullandığım laptop beş senelik, buna rağmen alışması ve günlük işlere entegre etmesi sandığım kadar zor olmadı.
0
sekizdokuzon
(11.01.26)
Pişman etmez. En kötü bir aya alışırsınız. Dediğiniz açılardan rahatlık sağlıyor.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
Ben alışamadım, alet yatıyor. Onun yüzünden 5 kg laptopu taşıyorum oraya buraya.
0
lil siztah
(11.01.26)
Alışana kadar saçınızı başınızı yolup alışınca iyi ki almışım diyeceksiniz.
0
Mirket
(11.01.26)
bir geçtim ve bir daha da windows’a dönmedim. alışma periyodu gerekiyor.
0
eileengray
(11.01.26)
Uzun yıllar direndikten sonra 4-5 sene önce macbook aldım ben. Hayatımda harcadığım en iyi para olabilir.
Bataryası bozuldu, orası aktı burası koktu diye bir dert yok. Hala birebir ilk aldığım günkü gibi çalışıyor. Oldu da yenilemek istedin, satmak istesen hemen satarsın. Windows bir laptopta bu çok daha problemli. Antin kuntin her gün o driver güncellemesi, bu bilmemnesi falan yok. Asla üzeceğini düşünmüyorum. Al gitsin
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
işletim sistemine 1 haftada alıştım ben ama ileri seviye windows kullanıcısı ve bilgisayar müh öğrencisi olarak macos'u pek sevmedim. windows bilgisayarım olmasa her işimi bunla halledemezdim ama siz temel seviye şeyler için kullanacağınız için pek sorun olmaz muhtemelen işinizi görür.
0
hold the door
(11.01.26)
Yaklaşık 8 ay önce ben de burda sormuştum:
www.eksiduyuru.com

5,5 ay önce yani Ağustos ayında m4 air aldım. Windows'ta yapıp burada yapamadığım hiçbir şey yok, iyi ki aldım diyorum. Bir tek dosya kutusunda herhangi bir öğeyii ctrl+x yani kes olayını bulamadım. Belki burda bilen vardır beni de aydınlatır.

@cay koy geliyorum, sağ olsun aydınlattı. Klasörde bir öğeyi kes yapıştır için şöyle yapıyormuşuz: Dosyayı kopyaladıktan sonra, hangi dosyaya yapıştıracaksak oraya sağ tıkladığımızda "öğeyi yapıştır" diye bir seçenek çıkıyor malum. O da haliyle kopyalayıp yapıştırmak. Ama sağ tıkladıktan sonra option tuşuna basarsak "öğeyi buraya taşı" çıkıyor. Kesip yapıştırmış oluyoruz yani.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
macbook'a 10 sene evvel korkarak gectim.
alistiktan sonra ulan bundan once at diye essege biniyormusuz dedim.
ilk macbook 8 sene sikintisiz dayandi, ustune bir de sattim. orjinal pil 2500 devir yapmisti hala 3 saat sarj tutuyordu.
air candir, yapistir gitsin. dusunecek bisey yok.
0
cooperr
(11.01.26)
evet neden daha once almadim diye bir pismanlik yaratir.
0
antikadimag
(11.01.26)
(4)

Podcast Tavsiyesi ve Geri Bildirimler

vaveylababa
arkadaşlar selam,şu ara yeni bir psikoloji podcast serisi üzerinde çalışmaktayız. dinleyip geribildirimlerde bulunmak bizim için sonrasında faydalı olacaktır. herhangi bir geri bildirim olabilir, teknik ya da içerik açısından.spotify:https://open.spotify.com/episode/134uM7bEQYJIwBiuw2CIab?si=QsmUJ16
arkadaşlar selam,

şu ara yeni bir psikoloji podcast serisi üzerinde çalışmaktayız. dinleyip geribildirimlerde bulunmak bizim için sonrasında faydalı olacaktır. herhangi bir geri bildirim olabilir, teknik ya da içerik açısından.

spotify:
open.spotify.com

apple podcast:

open.spotify.com

edit: linkleri düzenledim ancak çalışmaz ise Psikokolaj olarak aratabilirsiniz.
teşekkürler, sevgiler.
0
vaveylababa
(08.01.26)
linkler açılmıyor
0
black holes in the sky
(08.01.26)
merhaba linkleri düzenledim. teşekkür ederim.
0
🌸vaveylababa
(08.01.26)
daha iyi bir ekipman kullanılabilir ama bu kayıt da kötü değil.
diksiyon geliştirilebilir. asalak sesler çok değil ama kesilebilirler kayıttan. belki genel olarak daha fazla pratiğe ve hazırlığa ihtiyacınız var gibi. metni birkaç kere daha okuyup sonra kayda alabilirsiniz.
bazı yerlerde konuşmanızın hızı artıyor. hala takip edilebilir bir seviyede onda bir sorun yok ama genel olarak daha stabil kalabilir.
konuşmanın kompozisyonu ve akışı iyi.
0
black holes in the sky
(08.01.26)
Başlangıç olarak kötü olmadığını bildiğim için m1 macbook mikrofonu, yapay zeka ve program ses düzenlemesini kullandım. Önceliğimiz üretim ve istikrar. O kısımları çözdüğümüzde ekipman yatırımı yapmaya da başlayacağım.

Söylediğin şeylerin bir kısmı aklımızda olan şeyler ancak bir kısmını da not ettim. Geri bildirimlerin için teşekkür ederim.
0
🌸vaveylababa
(08.01.26)
(7)

Fenomen olan eski tanıdıklar

sekizdokuzon
Benim iki kişi var. Biri bayağı biliniyor, tanınıyor diğeri de kendi çapında bir takipçi sayısına ulaşmış. Yıllar önce tanıştığın insanları Instagram reelslarda görmek bayağı enteresan, bu zamana has bir şey. Hiç üzerine dar gelen lcw t-shirt giymemiş gibi tek kişilik gösteri yapıyor gibi hiç ummadı
Benim iki kişi var. Biri bayağı biliniyor, tanınıyor diğeri de kendi çapında bir takipçi sayısına ulaşmış. Yıllar önce tanıştığın insanları Instagram reelslarda görmek bayağı enteresan, bu zamana has bir şey. Hiç üzerine dar gelen lcw t-shirt giymemiş gibi tek kişilik gösteri yapıyor gibi hiç ummadığım bir hasetlenme şekli.

Sizin böyle zamanında iyi kötü tanıyıp yıllar sonra fenomen olduğunu gördüğünüz kimse var mı?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(08.01.26)
Bunlar üniversiteden arkadaşlarımdı.
www.instagram.com
www.instagram.com
-8
Bruce
(08.01.26)
liseden arkadaşımın kız kardeşi var; "ajanstan seçiliyor bunlar" denilen ama aslında gerçek kadrodan oluşmuş, ağzımız açık şekilde rezillikler izlediğimiz/denk geldiğimiz programlardan birine konuk olmuş ve 1000 takipçili dandik makyaj yapma video hesabından yaklaşık 700 binlik takipçili her şey yapan ama aslında hiçbir şey yapmayan, "kanaat önderi", "eğlenceli" video çeken, tonlarca örneği olan bir hesaba evrildi. ablasını da tanıyordum, onu da "fenomen" yapma peşindeler, kadının hesabı hiçbir şey yapmadan giderek büyüyor.
0
m e b
(08.01.26)
yok. 150 bin takipçili adam da fenomen değildir gözümde. hiçbirini tanımıyorum çünkü. bazı milyonluklar bile tanınmıyor.

bu mantıkla türkiye'de 500 bin tane fenomen olması lazım. zor.
0
jelly bear
(08.01.26)
var. eski sevgilim (2007-2008'de falan sevgili olduğum)
biz birlikteyken yonja.com bağımlısı, internete giremediği için sürekli askerden kaçan, çarşı iznine çıktığında bile askerden kaçan, bana da ailemin durumu iyi değil, bana para yollayamıyorlar deyip benden para isteyen, ben para gönderince benim gönderdiğim parayla askerden kaçan (ailesi askerden kaçmasın diye para göndermiyormuş meğer, sonra da annesi beni arayıp "sen pkklı mısın oğlumu askerden kaçıyorsun" demişti) bir eski sevgilim vardı. hatta sonra gezi zamanı bayrak diken, yüzü görünmeyen biri vardı o benim diye röportajlar vermişti sonra gerçek kişi çıkıp ne alaka ya o kişi benim falan diye açıklama yapmıştı :D neyse şimdi çocuğun instagramda 328 bin takipçisi var. bütün ünlüler takip ediyor ve ara güler muamelesi falan gösteriyorlar. tarlabaşının ara sokaklarında oturan, gezen, dans eden, bir şeyler satan kendi halinde insanları videoya alıyor, fotoğrafını çekiyor falan, değişik. hayat neler getiriyor insana. denk geldiğimde bi tarafımla gülüyorum.


bir de senelerdir internet üzerinden muhabbetim olan, zaten senelerdir bir şeyler yapmak için çabalayan, yetenekli ve komik olduğuna gönülden inandığım bir arkadaşım var o da 201 bin takipçiye ulaşmış. kendini hiç bozmadı. başarılarının devamını diliyorum <3
0
matilda
(08.01.26)
liseden sınıf arkadaşım. işin garip tarafı lisedeyken instagram kullanmayan bir tipti. lisede diye başlayıp anlattığı hikâyelerin yarısının yalan olduğunu düşünüyorum, ne ben hatırlıyorum ne de diğer arkadaşlarım :D
0
black holes in the sky
(08.01.26)
Öğrenciyken çalıştığım bara her gün gelip giden, "kanka bi bira alabilir miyim ama 2 liram eksik" tarzı takılan bir arkadaş vardı. Mega ünlü bir fenomen oldu
0
cay koy geliyorum
(08.01.26)
sınıf arkadaşlarımdan biri milletvekili şu an, bir başka sınıf arkadaşım da belediye başkan adayı oldu ama kazanamadı. kazanmasını dilerdim.
0
rakicandir
(11.01.26)
(3)

Çok fazla planınız hedefiniz varsa günleri nasıl bölüyorsunuz?

egerbiryolcu
Örneğin; hem dil öğrenmek, hem bir hobinizle ilgilenmek, hem yüksek lisans yapmak, hem online kurslara katılmak gibi birden fazla ve yoğunluk içeren hedefleriniz, hayalleriniz, planlarınız varsa bunu nasıl organize ediyorsunuz?Birkacindan feragat edip önceliğinizi en çok istediğiniz veya en önemli g
Örneğin; hem dil öğrenmek, hem bir hobinizle ilgilenmek, hem yüksek lisans yapmak, hem online kurslara katılmak gibi birden fazla ve yoğunluk içeren hedefleriniz, hayalleriniz, planlarınız varsa bunu nasıl organize ediyorsunuz?

Birkacindan feragat edip önceliğinizi en çok istediğiniz veya en önemli gördüğünüz alana mi ayiriyorsunuz?

Günü ikiye üçe bölüp birazini bir alana birazını başka alana mi vaktinizi ayarliyorsunuz?

Haftaici haftasonu şeklinde mi bölüyorsunuz?

Üstelik evlilik ve iş hayatı varsa daha zor ve karmaşık olmuyor mu?
0
egerbiryolcu
(07.01.26)
Her gün az da olsa hepsine bakmaya çalışıyorum. Gün planlama birikim açısından iyi değil.
-5
arbre
(07.01.26)
Tam olarak birden fazla hedefim var dediğin gibi.

Dil öğrenme kısmını akşam işten eve gidene kadar arabada podcast dinleyerek ve duolingo’da günlük 5-10 dakika çalışma ile gerçekleştiriyorum.

Youtube işine sardım. Akşamları 7-10 arası içerik üretmeye, metin hazırlamaya çalışıyorum. Metin hazırlama kısmını bazen iş yerindeyken de yaptığım oluyor boşken.

Mobil app geliştiriyorum, 1 tane app üzerinde yoğunlaştım bu aralar. Yoğunlaştım derken haftasonu 4-5 saatimi ayırıyorum sadece.

Karı kıza vakit kalmıyor. Yatmadan önce twitter’dan falan beğendiğim kızlara yalandan iş atıyorum. Biriyle gelecek görsem üsttekilerin hepsini kısar komple kıza adarım kendimi.

Bir de web sitem var mesleğimle ilgili. Arada oraya blog ekliyorum ama çok daha nadir o. Ayda birkaç içerik anca.

Galatasaray maçlarını da kaçırmam.

Dışarı çıkmayı pek sevmiyorum artık genelde evdeyim. Bende durumlar böyle.
0
messina123
(07.01.26)
ben günü bölerim. yatmadan kafamda plan hazır olur. sabaha iyi başladıysam eat the frog uygularım. biraz keyifsiz başladıysam yatarım. stabilsem basit iş, zor iş, basit iş şeklinde giderim. hafta içim, hafta sonum aynı genelde o yüzden gün gün pek gitmem.
0
black holes in the sky
(07.01.26)
(2)

YDS ve YÖKDİL için çalışma planı çok farklı mı? İkisinde de 30 puan alabildim 60'a ihtiyacım var.

Nerdian
Sb2026'nın ilk yarısında yökdil veya yds'den en az 50 almalıyım. daha önce hiç çalışmadan ikisinden de 30 aldım. Yoğun şekilde çalışmak istiyorum. İkisi için ayrı bir çalışma planı var mıdır? elimdeki ModaDil'in YDS Strateji kitaplarını kullansam işimi görür mü? Şimdiden teşekkür ederim.
Sb
2026'nın ilk yarısında yökdil veya yds'den en az 50 almalıyım. daha önce hiç çalışmadan ikisinden de 30 aldım. Yoğun şekilde çalışmak istiyorum. İkisi için ayrı bir çalışma planı var mıdır? elimdeki ModaDil'in YDS Strateji kitaplarını kullansam işimi görür mü? Şimdiden teşekkür ederim.
0
Nerdian
(02.01.26)
yökdil'in seviyesi yds'ye yaklaştı, yds biraz daha zorlaştı. yine de ikisine de girmenizi tavsiye ederim.
gramer eksikliklerini tamamlama
her gün birden fazla metin okuma
sözcük öğrenme
ikisinin de anahtarı bu. sınav stratejilerini öğrenmenizde fayda var. günde en az 2-3 saatinizi ayırmanız lazım bence.
+1
black holes in the sky
(02.01.26)
ikisine de girdim ve seviyeleri yakın +1. kelimeler farklı gelmişti bana, alanınızdaki ingilizce terimlere biraz hakimseniz işinizi kolaylaştırabilir bu yökdil'de. onun dışında youtube'dakonu anlatımlı seriler, yol gösterici içerikler bolca var, başlangıç için size yol gösterebilir.
+1
matlii
(02.01.26)
(5)

Yeni Yılın İlk Günü

rock n roll
Nasıl geçiyor? :)
Nasıl geçiyor? :)
-2
rock n roll
(01.01.26)
Eski yılın son günü gibi.
+1
anatomik
(01.01.26)
bütün gün yatıp dinlendim valla.
0
black holes in the sky
(01.01.26)
Yeni yılın ilk günü bugün değil yarın olacak benim için:p kısmetse evime geçip maaşımı almayı umut ediyorum. Önümüzdeki iki hafta epey yoğun geçecek, sonra rahata erecegim diye düşünüyorum. Maaşıma da adamakıllı bir zam gelirse keyfim, motivasyonum yükselir, tekrar spora bile başlarım.

Herkese iyi seneler.
0
sekizdokuzon
(01.01.26)
Şu an için keyifli. PC karşısında kefir ve Twitter...
0
simderun
(01.01.26)
Sevgiliyle arkadaşlarla
0
baldan kaymak
(01.01.26)
(10)

Ankara'ya taşınmak

denizgonen
Ankara'nın da göç aldığını biliyorum ama ne yazık ki alternatiflerim çok kısıtlı. Doğma büyüme izmirliyim, üniversiteyi istanbulda okudum sonra iş güç derken bu şehirden taşınamadım. Ankaraya transfer olabilme imkanı oluştu. yaza kadar karar vermem gerekiyor. işyerim etlik keçiörende olacak, 657'ye
Ankara'nın da göç aldığını biliyorum ama ne yazık ki alternatiflerim çok kısıtlı. Doğma büyüme izmirliyim, üniversiteyi istanbulda okudum sonra iş güç derken bu şehirden taşınamadım.
Ankaraya transfer olabilme imkanı oluştu. yaza kadar karar vermem gerekiyor.

işyerim etlik keçiörende olacak, 657'ye tabiyim.
Eşim özel sektör çalışanı o da Ankara'da iş bulabiliyor. yeni yıl itibari ile eve giren kazanç 140.000 liraya yakın. açıkçası ankara'da yaşamaya alışırsak şu anki evimizi de kiraya vermeyi düşünüyoruz oradan da 35-40.000 lira kira geliri gelecek.
arabamız da var ama bir tane, istanbulda anadolu yakasında kadıköyde oturuyoruz (bağdat cd)
artık istanbulda gerçekten yaşayamadığımızı fark etmeye başladık. haftasonu alışverişe bile çıkamıyoruz. haftasonu bir yerlere gidelim, şehir dışına çıkalım desek çıkamıyoruz da dönemiyoruz da, gecenin saçma sapan bir saatinde trafik oluyor park yeri yok bir şey yok. sadece benim işe gitmem toplu taşıma ile 30-40 dk sürüyor o yönde bir avantajımız var. fakat eşimin rahat 1 saat sürüyor.

eşimle ben çok da sosyal insanlar değiliz, şehirde sosyalleşme anlayışımız canımız sıkılınca dışarıda 1-2 bira içmek, arada tiyatroya gitmek o kadar. Evcimen evinin huzurlu ferah geniş olmasını isteyen kişileriz. Haftasonu daha çok şehir dışında kamp yapmak, civar yerlere gitmek hoşumuza gidiyor.

1)bu veriler eşliğinde ankaraya taşınmamızı önerir misiniz?
2)bu veriler eşliğinde ankarada nerelerde ev bakmalıyım? eşim de eğitim sektöründe.
3)ankarada durumlar kötüleşiyor deniyor ama bana şehir daha planlı daha düzgün ve de en önemlisi aslında her ilçede merkez var ilçe içinde bile takılmak mümkün gibi geliyor. Bir istanbul olmaz değil mi Ankara da sizce?
4)başka öneriniz varsa alabilirim elbet.
0
denizgonen
(29.12.25)
1) bir ankaralı olarak önermek istemem ama mantıklı bir tercih.
2) işinize yakın bir konumdan ev bakabilirsiniz. eşiniz de artık toplu taşıma kullanacak, eğitim sektörü dediğiniz için ankara'nın her semtinde özel okul, dershane, kreş mevcut belki o da evin yakınlarında bir yer bulabilir. etlik semt olarak bence iyi bir yer.
3) iç göç nedeniyle işler baya kötüleşti. her ilçede merkez var gibi ama beklentilerinizi tam karşılayamaz. etlik civarında mesela dışarıda çıkıp iki bira içip eve dönebileceğiniz yer var mı ben bilmiyorum. bazı bölgeler yeni geliştiği için içkili mekan ruhsatı belki alabiliyordır ama mekanlara ankaranın her ilçesinde alkol ruhsatı verilmiyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.12.25)
ankara'nın istanbul'dan daha rahat olduğu kesin. ama istanbul'da var olan her şey burda yok orası da kesin. bolu'ya yakın olduğu için bolca kamp yeri bulursunuz.

evi birinizin işine yakın tutmak en mantıklısı. biri toplu taşıma veya yürüme gider, diğeri de arabayla. etlik'te ev tutulabilir. kiralar diğer yerlere göre daha ucuz. ekstra bir kira vermemiş olursunuz evinizden gelecek kira parasıyla.

eşinizin nerde çalışacağına göre ev lokasyonu değişebilir o önemli.

ankara'da toplu ulaşım kötü onu bilerek gelin. o yüzden imkanı olan herkes araba kullanıyor bu da bazı saatlerde trafiği arttırıyor. lakin istanbul'dan kötü olduğunu sanmıyorum.
0
jelly bear
(29.12.25)
istanbul ve izmirde yaşamış bir insan ankarada depresyona girer. 2004 2011 ankaradaydım trafik vardı,şu an daha da berbat durumda. ayrıca ankarada kadıköy benzeri veya bostanlı benzeri bir ortam tam olarak yok. belli yerler var ancak oralara ulaşmakta istanbuldaki gibi zor. keçiören küçük iç anadolu zaten (çorum çankırı yozgat kırşehirli dolu)
keçiörenin akşam sabah trafiği çok kötü.
1 bir egeli olarak ankara izmirli ve istanbullu birine ters gelir.
2 evden çıkmıyorsanız, çevresi güzel olsun isityorsanız. tunalı, çay yolu, ümitköye vb. yerlere bakmalısınız ama oralardan keçiörene ulaşım çok zor.
3 ankara planlı düzenli ama her mahallesi hareketli de değil.
4 eskişehir bir seçenekse sizin için daha iyi olur bence. uzaktan çalışma varsa hızlı trenle 1 saat sürer.

he bana deseler ki ankarada çalış ben çalışırım çünkü ankarada okudum. ankaranın insanı genelde iç anadolulu beni rahatsız etmez. ankaranın diğer avantajı okumuş edepli, orta kesim insan izmir ve istanbula göre daha fazla.
0
mikahakkinen
(29.12.25)
Eşimle aynı düşünceler ışığında yapmayı düşündüğümüz ancak benim işimden memnun olmam dolayısiyle (mühendisim) sürekli ertelemeye gittiğimiz eylem.

Eşim de sizin gibi öğretmen (okul önceci) ve istanbul şartlarında kalabalık sınıflar olmasından yakınıyor, istanbulu benimseyemedi yıllardır çünkü istanbul dinamiklerinde yaşamaya uygun yapıda değil. Ankarada üni okumuş, Ankarayı seviyor, mesleğini orada yapmanın daha mantıklı olduğunu söylüyor. Bense orada da iş bulabilirim ancak burdaki kadar kazanabilir miyim, mutlu olabilir miyim bilemiyorum ve çekimser duruyorum.

Ancak yeşil ışığı yaktım yakın zamanda, çünkü istanbulda yaşamak gerçekten çok boğucu duruma geldi benim için, özellikle ulaşım anlamında. Araçla gidince bin badire atlatıyorum, toplu taşıma ile bir yaştan sonra yoruyor özellikle yürüme kısımları.

Sorularınıza cevap veremem ancak özellikle eğitimci ya da memur olan kişilerin kıyasladığımda birçok açıdan Ankarada daha mutlu olabileceğini düşünüyorum.
0
va
(29.12.25)
İstanbul kadar olmasa dahi Keçiören trafiği berbat. Etlik tarafının trafiği yıllar içinde muhtemelen çok daha kötüleşecek şehir hastanesi civarına yapılan yeni konutlardan dolayı. Eğer iş yeriniz Keçiören metro hattının civarında olacaksa ev tutacağınız yeri daha geniş çerçevede alabilirsiniz. Ama Keçiören çok büyük bir ilçe ve çoğu kısmına metro yok, kısa zamanda da gelecek gibi görünmüyor. İnanılmaz nüfusuna ve şehir hastanesi bulunmasına rağmen buraya metro yapmak öncelenmiyor. Kızılay-Sıhhiye-Ulus-İvedik hatlarından metro + otobüs olarak ulaşım sağlayabilirsiniz ama evden ne kadar erken çıkmanız gerekir ya da akşam ne kadar geç varırsınız bilemiyorum.
Keçiören'de oturacaksınız sosyalleşmenin tek imkânı kafeler olacak. Keçiören'in genç nüfusu bildiğiniz kanzi tipler. Trafik saatinde çıkmazsanız Kızılay'a ulaşım rahat olduğu için buradakiler de oraya gidiyor aslında. Mecburen Tunalı-Kızılay-Bahçeli ya da Beytepe-Ümitköy-Çayyolu'na gideceksiniz daha "kaliteli" aktiviteler için.

Ankara'dayım, İstanbul'da memuriyet şansı doğmuştu açıkçası tercih etmedim bir ömür orada yaşayamam, cebime giren para cebime girdiği gibi çıkacak diye. Bana düşünceniz mantıksız gelmiyor.
0
black holes in the sky
(29.12.25)
Ankara'da bir yıl kesintisiz yaşadım, çocukluğumdan beri gider gelirim. İstanbul'da beş yıl yaşadım. Üç yıldır İzmir'deyim. Ankara'yı hâlâ seviyorum ve yaşanılır buluyorum.

Sosyalliğiniz ara sıra 1-2 bira içmek ve tiyatroya gitmekse Ankara'daki tiyatroları seversiniz, hem devlet tiyatrosuna bilet almak ve gitmek İstanbul'a göre daha kolay, hem de Cermodern gibi yerlerde özel tiyatroların iyi oyunlarını izleyebilirsiniz. CSO var, devlet opera balesi var. Böyle aktivitelere gitmek İstanbul'dan daha rahat, ben İstanbul'da beş yılda gittiğim kadar oyundan/konserden daha fazlasına Ankara'da bir yılda gitmiştim.

(Keçiören'e nasıl gidilir, iş trafiği nasıldır hiç bilmeden söylüyorum bu kısmı.) Gazi mahallesi ve Ayrancı bence çok güzel yaşanacak yerler, Ankara'ya taşınsam buralara bakardım.
0
kobuzchu kiz
(29.12.25)
izmirden ankaraya geldim çok memnunum,
çok güzel buralar 12 ay serin serin oturuyoruz. hala garipsediğim şeyleri var elbet ama 2 yıldır of demedim, değişiklik de iyi geldi aslında.
Gurbet yaşamış biri zorlanmaz, yaşamışsın, karı koca çalışan rahat edersiniz. Saniye düşünmem ben olsam, izmirde yaşamaktansa şimdilik Ankara Rocks \m/ benim için.
0
erty_ksk
(29.12.25)
ailemin yarısı Ankara da yaşamakta ve gelir seviyesi oldukça yüksek. Ankara yı da çok iyi biliyorum o yüzden şuradan girmek isterim konuya.
Türkiye de her şehirden başka şehre taşınmayı tartışabilirsiniz iyi kötü taraflarıyla ama Istanbul farklı. İstanbul u bir ülke değiştirmek gibi düşünmek gerekli.
İstanbul Ankara değil de İstanbul dan Türkiye ye taşınmak demek daha doğru olur sanki.
hele hele İstanbul'un en üst lüks bölgesi Bağdat caddesi dolaylarında oturup Ankara'ya taşınmak çok önemli bir karar. Bende bu bölgede ikamet ettiğimden dolayı son yıllarda her ne kadar nefes almakta zorlansak da hi iyidir buralar hala gideri var.
Ankara da ise size ikamet olarak önereceğim tek ilçe ÇANKAYA dikmen vadisi bölgesidir. geri kala hiç bir bölgesinde İstanbul Kadıköy den giden birisi mutlu olamaz gibime geliyor.
0
jamswety
(29.12.25)
bağdat caddesinden keçiörene taşınırsan kafayı yersin. çayyolu-bilkent anca paklar. çayyolu-bilkent için güzel ev istersen 4+1 ev 60 bin kira en az ona göre düşün taşın. trafik falan da çekeceksin
0
Hallegadola
(29.12.25)
bir haftasonu ya da uzatabildiğiniz bir tatilde, düşündüğünüz bölgede bir otelde/airbnb'de kalarak bu kararı verme şansınız var mı? Herkes/hepimiz bireysel tecrübelerimizi yansıtıyoruz ama bu çok kişisel bir şey, sizin alışkanlıklarınız, yolda vakit harcamaya ne denli tahammülünüz olacağı vs. Sadece keçiören'de yaşayacak bir profil olmadığınızı düşünüyorum ama ulaşım da biraz vakit alacak düzgün alternatifleriniz için bence özet bir konsensus olarak.
0
ansya
(29.12.25)
(6)

Sürekli ikaz edilmek rahatsız edici mi sizce?

Unde bach canim
Yani evde, işte ortak yaşadığınız ve aileniz olmayan (arkadaş veya iş arkadaşı) yaptığınız her hatayı uzatarak size anne azarlaması gibi (bir nevi dırdır denebilir) şeklinde ikaz edilmeniz, sizi rahatsız ediyor mu yoksa bir daha yapmamanız için faydalı mı görüyorsunuz? Yapan kişinin haklılığından zi
Yani evde, işte ortak yaşadığınız ve aileniz olmayan (arkadaş veya iş arkadaşı) yaptığınız her hatayı uzatarak size anne azarlaması gibi (bir nevi dırdır denebilir) şeklinde ikaz edilmeniz, sizi rahatsız ediyor mu yoksa bir daha yapmamanız için faydalı mı görüyorsunuz? Yapan kişinin haklılığından ziyade bu duruma düşmek size rahatsızlık veriyor mu?

Yani mesela mutfakta tabakları sudan geçirince kalan birkaç artık orada kalmış ve orayı temizlemeyi o an unutmuşum, diğer şeyleri yaparken arada kaynamış. Unutkanlık var bende, kasıtlı yapmadığım ve unuttum yoksa yapardım (ki huyunu bildiğim için, dırdırını çekmemek için ekstra dikkat ederim) dediğim halde iki saat dırdır ediyor. Normalde evden çıkardım ama ev yeni ve müstakil olduğu için beğeniyorum. Evde düzenin devam etmesi açısından haklı ama düzenli olarak ve kasıtlı yaptığım bir şey olmadığı halde kısaca ikaz etmek yerine dırdır ediyor ve bu da beni onun açıklarını bulma savaşına itiyor. Söyleyince de bahaneler üreterek kendi suçlu değilmiş gibi yapıyor.

Adam mesela işemiş sifonu çekmemiş kendisinin bana laf söylediği ortamda bunu “sen de bunu yapıyosun” dediğim için bozulup “bu millet içinde söylenir mi” moduna giriyor. Evi kendisi tuttu ve bir odasında da ben yaşıyorum
0
Unde bach canim
(26.12.25)
Sifonu çekmeyen birinden yemek artığı şurada kalmış nasihatı dinleyemem ya. İnsan evinde rahat etmek ister, sürekli azar işitirseniz orayı eviniz gibi hissedemezsiniz zaten. Şu an ayrılmak istemiyorsanız iletişimi minimuma indirin. Ortak kullanım alanlarına dair sorumluluklar da net olsun, siz de riayet etmeye çalışın, o da tabii ki... Sürekli siz onun açığını kollar söylenirseniz, o size söylenirse vs. bu şekilde uzun süre yaşanmaz. Her zaman bir taraf alttan almalı yoksa hiçbir ilişki yürümüyor, buna arkadaşlık da dahil. İki taraf da birbirine sivrilirse o evde huzursuzluk oluyor. Ama kendinizi de ezdirmeyin tabii ki. Minimum iletişim ve dikkatle gittiği yere kadar.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(26.12.25)
ev arkadaşınız değil, mülk sahibiniz olmuş belli ki. kısa bir süre böyle biriyle yaşamıştım, çok zordu ve hızlıca ayrıldım. dırdır çekilmez. konuşulur, bir plan program olur, arada uyarılar olur vs ama dırdır bir kere üsttenci bi yaklaşımdır. olmaz.
0
klassno
(26.12.25)
Sıkıntılı tipler bunlar. Abartmak istemiyorum ama zamanla psikolojini bile alt üst eder. Otur açık açık konuş, geri adım atmıyorsa ya evden çık ya da “merhaba merhaba”dan öteye gitme.
0
gobekliraki
(26.12.25)
çok yorucu ve yıpratıcı bir süreç.
bence evden ayrılmaktan başka çare yok!
ama dırdır da yorar bir yerde.
bu iş, böyle mizahi bir şekilde de çözülebilirdi gibime geliyor. nasıl? mesela arkadaşınız unuttuğunuz mevzularla ilgili duvara espirili bir yazı asabilirdi gibime geliyor.
dırdır etmektense, daha yapıcı bir çözüm sanki.
0
pangea
(26.12.25)
"Bende unutkanlık var" kilit nokta sanırım. Unutkanlığın bir sebebi olmalı, değil mi? Yani bir vitamin etksikliği, hiperaktivite vs. gibi bir sebebe bağlıysa bunu en başta kendiniz için önemseyip çözüme kavuşturmalısınız. Ama unutkanlığın belirgin bir sebebi yoksa ve sizin üstünüze düşen sorumlulukları sıkça yerine getirmemenize sebep oluyorsa (sürekli ikaz edilmek diye belirtmenizden bunu anlıyorum) bir başkası bu sorunla baş etmekte zorlanabilir.

Her insan bir şeyleri unutabilir, arkadaşınızın sifonu unutması gibi. Bunlar olabilecek şeyler. Bunu sorun yapan kısım bu unutkanlıkların sıklaşması olur. Gerçekçi düşünün, kimse sürekli yapması gereken bir şeyleri unutan biriyle kolayca hayat sürdüremez.

Arkadaşınız kırk yılda bir sifonu çekmeyi veya başka bir iki şeyi unuttuysa olabilir. Siz, kırk yılda bir yapmanız gereken bir şeyi unuttıysanız bu da olabilir.

Ama siz sürekli bir şeyleri unutuyorsanız (bende unutkanlık var demenizden bunu anlıyorum) bunu düzeltmelisiniz.

Bu süreklilik sizi ikaz eden kişide yılgınlık yaratabilir. Ben olsam bende de yaratırdı. Bir insan birini bir uyarar, iki uyarır, üçüncüde seviyorsa şakaya vurur, dördüncüde hafiften bozulur. Bu böyle gitmez. Olmaz yani.
0
akhenaten
(26.12.25)
hocam yıllardır sürekli ev arkadaşlarıyla yaşıyorum. eğer yeni yaşamaya başladıysanız dinamiği şimdiden oturtmanız önemli. ikazın dozu olur her iki taraf için. benim prensibim alışkanlığa dönüşmedikçe uyarmamak üzerine. sifonu çekmemek pis bir şey olsa bile gerçekten unutmuş olabilir. bir iki kez görmezden gelirim devam ederse söylerim.
bence her iki taraf için de, bir taraf bir şey için uyardığında diğer tarafın sen de şöyle şöyle yapıyorsun diye tartışma başlatması oluyor. ya iki tarafta gördüğünde söyleyecek ya da diğer taraf söylediğinde haklıysa haklısın dikkat ederim deyip dikkat edecek.
sizin eve sonradan girmeniz de etkiliyor. şu an bende aynı durumdayım. evi tutan kişi ana/baba ya da patron gibi davranabiliyor. kendi yaptıklarını önemsiz bulup karşı tarafın yaptıklarını inanılmaz abartabiliyor. ya da sizin durumunuzda olduğu gibi dırdıra çevirebiliyor.
ben şu an maddi yetersizlikler sebebiyle çıkamıyorum yoksa beş dakika durmam daha başka sebeplerden dolayı da. düzeltemezseniz durumu çıkma ihtimalini düşünebilirsiniz. bir yerden sonra terlik sesinden, öksürük sesinden bile rahatsız olacaksınız çünkü :D ben görmemek için o mutfaktayken mutfağa bile girmiyordum çünkü
0
black holes in the sky
(26.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
0
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(12)

Şunu hiç düşünüyor musunuz?

messina123
Mesela önünden geçtiğiniz iddaa bayinde o an sayısal oynasaydınız akşama milyoner olacaktınız. Veya evinize arka sokaktan gitseydiniz hayatınız aşkıyla tanışacaktınız ama gitmediğiniz için tanışmadınız.
Mesela önünden geçtiğiniz iddaa bayinde o an sayısal oynasaydınız akşama milyoner olacaktınız. Veya evinize arka sokaktan gitseydiniz hayatınız aşkıyla tanışacaktınız ama gitmediğiniz için tanışmadınız.
0
messina123
(25.12.25)
öncelikle evet, sık sık düşünüyorum. ötr yandan, hayatın tümü bunlardan ibaret. binlerce seçenek arasından -varlıklarının farkında olmasak da-, seçimler yapıyoruz. yaşam ise bu seçimlerden ibaret. hayata değil, yaşamaya odaklanmaya çabalıyorum.
0
klassno
(25.12.25)
Geçici görev için anadolu kentlerinden birindeyken tam şubenin karşısındaki seyyar piyangocunun önünden geçerken nedense bir bilet almak istedim. Ama o zaman ekip başımız olacak üstad bir konuda diğer ekip arkadaşına sinirli olduğundan cesaret edip bilet almak için duraksayamadım ve bingo ertesi hafta o seyyarın önünde bir karton yılbaşı büyük ikramiyesine isabet eden bilet buradan satılmıştır diye. Hep aklıma gelir kısmetimi mi teptim diye.
0
koskoca kirpi
(25.12.25)
yok ya. zaten bilinçli tercih yaptığım durumların pişmanlığını yaşıyorum bir de bunlara takılırsam hayat geçmez
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Hayır çünkü piyangonun uzun yıllardır gerçekçi olduğunu düşünmüyorum.
+1
pek iyi degilim bugunlerde
(25.12.25)
Olmayanları değil de olanları düşünüyorum ben.

Örneğin telefonumun şarjı bitse hayatımdaki en büyük, uzun soluklu ve karmaşık belayı yaşamayacağım bir gün vardı.
0
akhenaten
(25.12.25)
İnsanın kendi uydurması. İstersen sabaha kadar sokakta dolaş, piyango al, kazı kazan oyna. Kaybedensin. İyi şeyler birden olur, böyle olduğunu görmedim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
Hayır düşünmüyorum. Bundan sonra düşünmek için akla yatkın da değil, çocukça.

Diyelim girdim Loto oynadım, hiçbirini tutturamadım. Doğru 6 sayıyı seçmiş olsam milyonerdim. Ee evet de nereden bulacaktım o 6 sayıyı?

Kendinle bir bağlantısı olan durumlarda düşünülebilir bunlar. Bak adam küçük bir şehirdeki seyyar biletçiden söz etmiş, çok daha daraltmış kümeyi. Milyonluk biletin en azından önünden geçmiş. Rüzgarda hışırtısını duymuş. Bilet oradaymış, bunu biliyor artık. Alabilirdi, almayı denememiş. Ama arka sokakta hayatının aşkı olup olmadığını bilemezsin. Her sokakta olabilir. Sonu yok. Lotocunun da öyle.

5 tutturmuşsundur da 6. sayı için aklından geçen bir sayı varken sen son anda başka bir sayıyı seçmişsindir ama ilk sayı çıkmış olur; o zaman yanından geçmişsindir işte.

Gerisi romantik komedi filmi senaryosu.
+1
lazor
(25.12.25)
Bunları düşünmeye bir başlarsak işin içinden çıkamayız, insanda huzur falan kalmaz. Ne olduysa iyi ki oldu, ne olmadıysa iyi ki olmadı demek lazım. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri düşünmenin kimseye faydası yok, üzüntüden başka bişi getirmez. Şimdiki zamana ve önümüze bakalım
0
kullanicadi
(25.12.25)
düşünmüyoruz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
ay tam da bugün 4-5 saat önce istiklal'de yürürken minicik bir büfenin önünden geçerken milli piyango bileti alasım geldi, sanki alsam 10 bin 20 bin bir şey çıkacakmış gibi hissettim.
0
candide
(25.12.25)
tabi ki hayır yaşadığın hayat seçeneklerin içindeki en iyi hayattır bu kafadayım ben
0
Hallegadola
(26.12.25)
böyle bir hesap yapamazsın. tam tersini de düşün o arka sokaktak geçseydin belki araba çarpıp ölecektin ?
0
orpheus
(26.12.25)
(2)

Yazılmak

advest
Bu kelime tekerin tamamen havasının sönük olduğu durumlarda kullanılır mı? TDk’de böyle bir anlama rastlayamadım. Acaba sadece bizim mahallede uydurulmuş anlam olabilir mi?
Bu kelime tekerin tamamen havasının sönük olduğu durumlarda kullanılır mı? TDk’de böyle bir anlama rastlayamadım. Acaba sadece bizim mahallede uydurulmuş anlam olabilir mi?
0
advest
(24.12.25)
derleme sözlüğü'ne bakabilirsiniz tdk üzerinden bu tip şeyler için.
0
black holes in the sky
(24.12.25)
tamamen tahmin ediyorum. çukurovada "yazı" yüzey toprak yüzeyi anlamında da kullanılır. yere oturmak, yazıya oturmak gibi. lastiğin havasının inmesi ile yüzeye yani toprak veya asfaltta inmesinden böyle bir kelime türemiş olabilir. ama olmayabilirde.
0
ground
(25.12.25)
(14)

Yeni yıldan beklentilerimizi yazıyoruz

baldan kaymak
Ben başlayayım:Toyota Hilux veya Corolla Cross
Ben başlayayım:

Toyota Hilux veya Corolla Cross
0
baldan kaymak
(23.12.25)
Para, akıl sağlığı, vücut sağlığı, para
+2
sekizdokuzon
(23.12.25)
İstiklal Mahkemeleri
+9
redlinetheturk
(23.12.25)
sağlık
istediğim yerde istediğim işi yapabilmek
+1
black holes in the sky
(23.12.25)
yeni şirket kuruluşu ve bir teknokente kapağı atmak. yeni siparişleri yetiştirip. bir tübitak projesi ile hibe almak. edge ai teknolojileri geliştirecek ekibi toplayıp tükiyede en az 2 firma ile teknik işbirliği sağlamak ve 2 yeni uzun vadeli kurumsal müşteri kazanmak.
0
orpheus
(23.12.25)
Sağlık tabii. Her şeyin başı sağlık.

Paso yurtdışı gezisi. Bir bakmışım Amsterdam'dayım, hoop bir bakmışım Madrid'deyim. Oradan hoop Roma'ya gidip gelmişim. Vücumda kandan çok, viskiler, biralar, romlar olsa. Uçaktan inip, uçağa binsem. Komple dolaşsam dursam.
+1
put it in your appropriate place
(23.12.25)
Sadece sağlık, kendim ve yakınlarım için.
Gelecek yıl hastane koridorlarını arşınlamasam yeter.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
sağlık
+1
exlibris
(23.12.25)
Yeni bir iş, para, huzur.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
para istiyorum. param olursa diğer sorunlarımı düzeltebilirim. yılbaşı piyangosu bana çıksın.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yurt dışına geziye gidecek kadar para biriktirebilmek ve işe gidecek kadar bir araba alabilmek.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Sevdiğim ve sevildiğim bir ilişki
+1
umutt
(23.12.25)
sağlık ve para
0
inheritance
(24.12.25)
Sandığın bir an önce önüme gelmesi.
Maserati Levante (az kaldı biraz daha alkolü kesip para ayırmam gerekiyor sanırım)
Şuan iş-sağlık-ortam rutinimden memnunum, bu şekilde devam etsem olur.
Belki şehir değişikliği ama olmasada olur.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Bir villa + bir yazlık daha :P

Uyku düzeni.

Hibrit iş.
0
gabe h coud
(24.12.25)
(6)

yazamamak

deranzo1
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japo
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japonca olarak bitirmek mi dersin türlü rezillikler... düşünce hızıma yetişemiyor ellerim, doktorlara hak verir oldum valla.

yazı yazma işi bu kadar gerilenen bir şey miydi ya?
0
deranzo1
(23.12.25)
yakın zamanda kendime elle yazı yaz diye mail atmıştım.
i.imgur.com
buna sebep olan da 56 yaşındaki kuzenimde başlayan demans hastalığı. bir gün bir yerde form doldurması gerektiğinde yazamadığını farketmiş. teknoloji bir çok işimizi kolaylaştırsa da bir yandan bize büyük zararlar veriyor.
0
lazpalle
(23.12.25)
Pratik yapmadığımız her konuda zamanla zorlanır ve yavaş yavaş unuturuz.
Not alarak çalışmak, belki günlük tutmak faydalı olabilir.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
Ben hayatımın hiçbir döneminde güzel yazan, yazdığını rahat okuyan biri olmadım. Hiç sevmiyorum yazı yazmayı. Üniversitede falan hiç not tutmuyordum mesela. Şu an da ayda yılda bir elle bir şey yazmam gerektiğinde içim kıyılıyor böyle huzursuz oluyorum. Yani yazabiliyorum ama bilgisayarda dakikada 100 kelime civarı hızla yazabiliyorken elle yazmak cidden hamallık geliyor
0
nundu
(23.12.25)
genelde bir şey konuşurken ya da dinlerken elimin altında kalem kağıt varsa rastgele kelimeler veya duyduklarımı yazarım. genel yazı yazmaya ne kadar etkisi vardır bilemem de okul okumuyorum, ders almıyorum yine de düzgün yazıyorum şu an aktifte. yazımı da severim kendimce. ama bir şeyi çok uzun zaman yapmayınca elbet geriliyordur
0
chanandler bong
(23.12.25)
yazım okunaklı değildir. çoğu zaman ben dahi okuyamıyorum. dolma kalem kullanıyorsa zaten mürekkebin akışına bırakıyorum kendimi daha da okunmaz oluyor.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
Yazı yazma, beynin gelişimi sırasında en son kazanılan ve en karmaşık bilişsel işlevdir. Bu yüzden, teknolojinin kucağına doğmuş gençlerde yazmanın zaten yeterince öğrenilmemiş olması da kullanmayınca hızla bozulmaya neden oluyor. Güzel yazı dersi görmüş ve mürekkep hokkası taşımış boomer nesilde ise yazma daha iyi korunuyor.
Öte yandan, @lazpalle'nin de dikkat çektiği gibi, bunamada önce imza atma, ardından yazma bozuluyor.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
(5)

Bu moda nasıl sizce?

yurtsuz john
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz? Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?https://ibb.co/0RrNv2Rghttps://ibb.co/jvLycYKp
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz?
Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?

ibb.co

ibb.co
0
yurtsuz john
(22.12.25)
Glam rock cosplay'i gibi bakınca güzel diğer türlü kötü.
+2
kizil karga
(22.12.25)
Yakışmış beğendim.
Ben bu moda gelsin ister miydim? Açıkçası tarzım olmadığı için özellikle istemezdim ama bazen saç modeli böyle, kıyafetleri daha eski moda insanlar görüyorum gayet hoş buluyorum yakıştırıyorlar kendilerine.
Canları ne isterse giyen insanları cool bulurum.
+1
mutekebbir
(22.12.25)
80'lerden bir moda geri gelecekse bunlar değil ya ahahah
+2
black holes in the sky
(23.12.25)
fakir ülkelerde bu tarz hobiler tutmaz. cringe.
0
plastic_angel
(23.12.25)
80'ler ve 90'lar modası bana hiç hitap etmiyor. 'Fast fashion'a pek rağbet etmediğim için geri gelse de beni etkilemez.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(12)

Hayatı güzel yaşamak için kriterleriniz? veya yaşamak istediğiniz hayat

put it in your appropriate place
Hayat güzel be demek için ne olması gerekir sizin için? Kriterler, nelerdir, nedir ve ne değildir size göre? İstediğiniz hayatı biliyor musunuz ve yaşıyor musunuz?Kendim için; yurtdışı gezileri (yurtiçi de olur), farklı deneyimler, kültürel etkinlikler (standup, tiyatro, kitaplar), güzel restoranlar
Hayat güzel be demek için ne olması gerekir sizin için? Kriterler, nelerdir, nedir ve ne değildir size göre? İstediğiniz hayatı biliyor musunuz ve yaşıyor musunuz?

Kendim için; yurtdışı gezileri (yurtiçi de olur), farklı deneyimler, kültürel etkinlikler (standup, tiyatro, kitaplar), güzel restoranlar, bira ile viski tadımı gibi durumlar benim için hayatımı yaşamak oluyor.

Gözüm yükselerde değil. Yurtdışı gezilerinde orta hali basit bir yerde konaklamak yeterli. Gideyim 3-5 gün dolaşıyım geliyim. Bira ile viskide özellikle viski bütçemde giriş seviyesindekilere yetiyor ama bana yeter.

Güzel bir çevrem olsa birde, arada sohbet muhabbet. Arabam yok mesela, olmasına da gerek yok.

Sizde güzel yaşamak kriterleri nelerdir?
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
Bol bol gezmek
Uzun bir tatil
İyi bir yemek
İyi bir şarap
Sevdiğim insanlarla kaliteli bir aktivite
Bolca kitap, bolca resim yapmak
Daha çok sergi gezmek ve konser izlemek
Sabahları iyi bir kahve içmek
Sağlığımın yerinde olması
Kaliteli bir sohbet
-2
suicides underground
(22.12.25)
Güzel soru ama klişeleri aşıp ayrıntılı yazmak zor geliyor. Sağlık ve para. Kalan her şey nasip. Onlarca şehri tek gezersin, çok keyif alırsın ama bir sevgilinle geçirdiğin güzel bir gün ayrı bir şeydir. İnsana hatırlanacak şeyler de gerekiyor. Ya da ne bileyim kendini kültürlü zannedersin ama eğitimin iyi değildir. Yabancı dil bilmeden yaşarsın, tıp mühendislik hukuk eğitimin olmaz, o hayata da iyi demem. Müzik herkes dinler ama çok az insan bir şey çalmayı öğrenir. Çeşitli katmanları var hayatın. İzleyici rolünde olmak da iyi değil. Mesela Ali Koç parası mı yoktu da Fenerbahçe başkanı oldu, en azından elini taşın altına koydu, şampiyon yapamadı ama 2. yaptı. Bu dönemi hatırlar. Hayatı kenardan izlemek yerine içine girmek gerekiyor bazen.
0
arbre
(22.12.25)
Yeterli zamanının olmasıdır. İstediğin şeyi cumartesi pazar ya da resmi tatillerde değil de istediğin anda yapabilmektir bence. Canın deniz kenarında yürümek mi istedi giyinip cikabiliyorsan, ormana gidesin geldiğinde kalkıp gidiyorsan baya iyidir. Yedibucuk beş çalışarak güzel yaşıyorum be denilemez. Ki ben çok güzel hayat yaşıyorum gerçekten istediğim çoğu şeye yetecek param var. Şuan enerji de bulup yapıyorum da ama yorgunum. Oradan oraya sürekli kosturuyorum. Bu sabaha karşı mesela haftasonu gittiğimiz geziden donduk, yedi buçukta işe oturdum. Uyuyup dinlenip uyanıp gordugum yerleri düşünmek bir kaç satır bir şey yazmak isterdim. Ama o an ona vaktım yok. Sonra bir ara yapacagim.

hiç bir istedigimi haftaici mesai saatlerinde yapamıyorum mesela. Saçmalık. Şimdi ben bir çok şeyi yapabiliyor olsam ne olur. Tam olarak anlamlı değil bence.

Canım sıkılıyor.
+5
a perfect lie
(22.12.25)
abd şartlarında yıllık 75 bin dolar kazancın varsa yeterli. daha üstü para yönetme, yatırım stresine giriyor.biz ülkemizde 3,2 milyon yapıyor. ayık 265 bin tl.
istediğim zaman istediğim ülkeye stressizce çıkıp ortalama bir şekilde gezip gelsem benim ekonomime dokunmazsa o zaman istediğim hayatı herhalde yaşarım.
-1
mikahakkinen
(22.12.25)
ABD sartlarinda yillik 75 bin dolara yeter diyen arkadasa ABD'den selamlar. o paraya anca kafaniz suyun ustunde kalir:)
guzel yasamak oncelikle sagligin yerinde olmasi, fiziksel olarak da iyi gorunmek kalan her seyin ucu paraya cikiyor. para mutluluk getirmese bile parasizligin mutsuzluk getirdigi kesin.
0
cairo
(22.12.25)
fiziksel, zihinsel her açıdan sağlık. sevdiklerimin sağlığı. iyi beslenebilmek. iyi, yormayan insanlar, sevdiklerimle çevrili olmak. başımı sokabileceğim, rahatımın yerinde olduğu bir ev. istediğim işi istediğim yerde yapmak. ay sonu kredi kartı ekstresine bakakalmamak.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
gecinmek icin zamanini satmak zorunda olmamak. (bende yok)
iyi bir pasaporta sahip olmak. (bende yok)
saglik. (buyuk oranda var)
+1
antikadimag
(23.12.25)
Sağlık, para, zaman.
0
kumandanim
(23.12.25)
Özgürlük. Para. Sağlık. Cinsellik. Şefkat. Sevgi. Yeni tecrübeler. Seyahat.
0
gabe h coud
(23.12.25)
@cairo miktarı ben bulmadım.
www.givingwhatwecan.org
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Yaşamak için çalışmak zorunda olmamak.
0
Amaranta ursula
(23.12.25)
yilda 75bin dolar gelirle dunyanin hicbiryerinde sorudaki hayati yasayamazsin, zira daha o paranin vergisini vereceksin, kalan parayla da ay sonunu zor getireceksin.
-1
cooperr
(23.12.25)
(11)

İyi bir projeksiyon mu yoksa iyi bir televizyon mu

fildirfildir
Sb.
Sb.
0
fildirfildir
(22.12.25)
Ortama ve bütçeye göre değişir ama genel olarak bence iyi bir TV. Aydınlık ortamda daha parlak, fiyatı görece makul, bağlantı seçenekleri muhtemelen daha çok, estetik açıdan daha iyi (kabloları gizlemek vesaire), sessiz, daha düşük enerji tüketir.
0
orient blue
(22.12.25)
Eger ayni boyda olacaklarsa iyi bir tv.

Eger tv kucuk (mesela 65 inch) ama projeksiyon ekrani buyukse (mesela 100 inch) o zaman iyi bir projeksiyon.
0
sertac akin
(22.12.25)
Tv düşünme bile
0
avatar is back
(22.12.25)
Tv, düşünme bile yani projeksiyon falan boş iş. Karanlık 480p izlemek istiyorsan al ama
0
avatar is back
(22.12.25)
projeksiyon bana hiç bir zaman cazip gelmedi. evinde odanda bir şey seyredeceksen tabi ki tv almalısın. projeksiyon sinema salonu gibi büyük görüntü sağlamak için var. evde projeksiyon ne alaka yani
0
abelardo
(22.12.25)
Projeksiyon tâbi ki, ama ultra kısa mesafe olan. Bende Xiaomi var, 6 yıldır çok memnunum üstelik ampul ömrü yok laser.
0
mirty
(22.12.25)
büyük ekran, iyi bir televizyon
0
black holes in the sky
(22.12.25)
TV
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.12.25)
Soru bu haliyle eksik ve cevaplanamaz. Bu soruyu böyle soran birinin projeksiyon hakkında en ufak bilgiye sahip olabileceğini düşünmüyorum, bu nedenle hiç uğraşmayın gidin TV alın.

Ben bir ipucu vereyim: ALR perde denen şeyi bir araştırın. Aydınlık odada parlak bir TV'yi aratmayacak bir projeksiyon deneyiminin mümkün olduğunu görün. Bu sırada bütçenizi de yoklayın. Ona göre karar verirsiniz.
+2
10551037
(22.12.25)
Ben bir hevesle projeksiyon aldım bir sıkıntım yok memnunum hatta tahminimden fazla kullandığım için sinevizyon kağıdını söküp iyi bir de perde aldım ama bence televizyon daha mantıklı ya, uğraştırıyor. Şimdiki aklım olsa hiç bulaşmazdım.
0
mutekebbir
(22.12.25)
OLED'ler cikana kadar projeksiyon diyordum ama mutlaka perde ile.
OLED sonrasi TV diyorum..
+1
cooperr
(22.12.25)
(4)

Sağlık ocağında kan vermek

don’t panic
Genel olarak değerlerime bir baktırmak istiyorum. Bunun için aile hekiminden randevu almam gerekiyor mu arkadaşlar? Yoksa elimi kolumu sallayarak gidip “merhaba ben geldim, kan değerlerime bir bakabilir miyiz?” diyebiliyor muyum? Ayrıca magnezyum, çinko vs gibi ekstra değerlere bakılıyor mu? Teşekkü
Genel olarak değerlerime bir baktırmak istiyorum. Bunun için aile hekiminden randevu almam gerekiyor mu arkadaşlar? Yoksa elimi kolumu sallayarak gidip “merhaba ben geldim, kan değerlerime bir bakabilir miyiz?” diyebiliyor muyum?

Ayrıca magnezyum, çinko vs gibi ekstra değerlere bakılıyor mu?

Teşekkür ederim…
0
don’t panic
(21.12.25)
Haftanın belirli günlerinde sabah belirli bir saate kadar kan alınıyor. Tabi Aile hekiminiz uygun görürse. ASMnize telefon edip kan alma gün ve saatlerini öğrenip ona göre randevu almanız uygun olur.
+1
Mirket
(21.12.25)
aile hekimlerine randevusuz gidilebiliyor ama en iyisi randevu alıp gitmek. kalabalık olduğunda çok beklemek zorunda kalıyorsun. doktor içinde zor oluyor hem randevulu hemde randevusuz gelenleri araya almak.
genelde tahliller için günlük kotaları oluyor. o dolduysa şu gün gel kan ver diyebilir.
bir çok değere bakıyorlar bir tek d vitamini bakamıyorlar.
0
my fault
(21.12.25)
Ben en son randevuyla gittim, randevu bilgisayarını kaldırmışlardı. Randevusuz almadılar.
Saat 11'e kadar vermeniz gerekiyor benim bildiğim. İlk randevuları alsanız iyi olur. Sonuç için randevu alıp almamanız gerektiğini bir sorarsınız.
0
black holes in the sky
(21.12.25)
Sabah erken saate randevu alın, açken vereceksiniz kanı. Mineral, vitamin, şeker, kolesterol ne istiyorsanız söyleyin eklerler.
0
beetlejuice
(21.12.25)
(15)

Ankara'da yaşanası yer?

ansya
Merhaba,Ayrancı taraflarında yaşıyoruz günlük ofis ve kreş için gop tarafına gidip 3-5 km çapında geziyoruz. Fakaaat benim bu çember üstüme üstüme geliyor artık gerçekten araba yoğunluğu, insan yoğunluğu gündelik hayatta yoruyor. Ha arada bir yere gidilir trafik olur kalabalık olur ama bu günlük hay
Merhaba,
Ayrancı taraflarında yaşıyoruz günlük ofis ve kreş için gop tarafına gidip 3-5 km çapında geziyoruz. Fakaaat benim bu çember üstüme üstüme geliyor artık gerçekten araba yoğunluğu, insan yoğunluğu gündelik hayatta yoruyor. Ha arada bir yere gidilir trafik olur kalabalık olur ama bu günlük hayatta cidden yordu. Bir de buralarda sokaklar dar, labirent gibi, tek yön ama sağlı sollu kesintisiz park da var, kaldırım filan hak getire. Benim ful uzaktan çalışma durumum var eşim de zaten normal mesai saatlerini izlemiyor. bir de 4 yaş çocuk var. tamamen sakin yer elbette kalmamıştır ama bir tık daha geniş yollu-kaldırımlı filan nereler vardır? Nerelerden ev bakalım? Ankarayı bu çember dışında cidden bilmiyorum neredeyse. Bi kaldırımdan yürüyeyim arabayla bir yere saat 2de filan normal gidebileyim istiyorum çok mu?

Edit: Incek'te yaşayan var mı? Kapalı bir devre kursak rahat eder miyiz o tarafta?
0
ansya
(19.12.25)
yildiz. hem evden cok uzaklasmamis olursunuz. atakule'nin oldugu yukari ayranci taraflari da olur, daha sakindir.

cayyolu civarinda kaldirimdan yurumek durumu yok.
0
antikadimag
(19.12.25)
şehir merkezi olsun istiyosan belki çayyolu ümitköy. diğer ferah yerler şehre bir tık uzak kalır. bilkent olabilir belki. ama kaldırım isteğin karşılanmaz gibi.

dediğin ferahlık eryamanda vardı güzeldi.
0
jelly bear
(19.12.25)
@antikadimag aslında dotting yapmak istemem ama tam o bahsettiğiniz atakule'nin o taraflardayız :/ ya yıldız da çok karışık geliyor bana ama yıldız'ın yanlış yerlerini mi düşünüyorum acaba?
0
🌸ansya
(19.12.25)
yok ya şehir merkezi olmasına gerek yok insan kalitesi düzgün olsun ferah olsun, eryaman artık öyle değil mi?
0
🌸ansya
(19.12.25)
-seğmenler parkı çevresi
-gaziosmanpaşa
-koru sitesi ve çevresi (çayyolu)
-ümitköy
-beysukent
-bilkent
-zirvekent (yıldız)
-angora evleri

edit: Yazdığım yerlerin insan profili de iyidir. etimesgut, eryaman, çukurambar, mamak gibi yerlere bakmazdım ben olsam.
0
eileengray
(19.12.25)
teşekkürler, angora evleri ya da zirvekent için yeterli refah düzeyinde değiliz ama koru sitesi çevresine bakabilirim. orayı hiç bilmiyorum
0
🌸ansya
(19.12.25)
Bağlıcadan bahsediyorsun resmen. Yeni bağlıca özellikle tam aradığın mahalle.
0
yenibirgüzelnick
(19.12.25)
Doğru olabilir mi bu, lütfen olsun çünkü. hemen bakıyorum şu an
0
🌸ansya
(19.12.25)
birlik mahallesi. yıldız dikmen'i bağlayan köprünün oralar çok güzel ve sakin.
0
summerjam0306
(19.12.25)
koru, arcadium tarafları gerçekten güzel. ileri tarafları daha sakin ama toplu taşıma zorlaşıyor orada ama sanırım çok ihtiyaç duymayacaksınız. ümitköy, çayyolu, koru tarafları olur gibi.
0
black holes in the sky
(19.12.25)
incek çok sessiz orası çok sapa. eryaman daha iyi, memur çok. göksü parkı çevresi güzel.
0
mikahakkinen
(19.12.25)
Ankara'da yaşadığım zamanlarda benim için Bahçelievler'di. Ancak 3.cadde tarafından ziyade Beştepe'ye yakın olan muhit, AOÇ'nin karşı tarafındaki bahçeli evler tam olarak kastettiğim.
0
Amaranta ursula
(19.12.25)
Ne zaman yaşadınız Ankara'da bilmiyorum, ben bu tarafa taşındığımda, 10 yıldan fazlası var, burası da hem sakin hem nezih hem her yere yürüdüğüm bir yerdi. Artık pek öyle değil maalesef..
0
🌸ansya
(19.12.25)
Ben doğma büyüme ayrancı'lıyım. Bir şekilde öyle böyle derken 40 yaşında yine ayrancı ya dönmek kısmet oldu. Ben oldukça seviyorum bence halen yaşanılası yer ayrancıdır. Annem Angora da oturuyor bende 10 küsür sene orada yaşadım. Su an Çayyolu sonradan görme dolu hem trafiği hem de insanı çok kötü durumda. Gölbaşı tarafında kurulan siteler var arkadaşımın annesi elit sitesinde oturuyor mesele uzak demezseniz orasını tavsiye ederim.
0
mirty
(19.12.25)
neden böyle düşündüğünüzü anlayabiliyorum, ama hayatımın biraz farklı bir noktasındayım. fiziksel çevre de biraz üstüme geliyor. teşekkürler tavsiye için.
0
🌸ansya
(20.12.25)
(6)

Doğum gününüzü kutlamazsa?

loch ness
Uzun süreli ilişkinizde , sevgiliniz doğum gününüzü kasten kutlamazsa , hediye , organizasyon vs.'yi geçiyorum, tek bir kuru mesaj bile yazmaz ise bu sebeple ayrılır mıydınız?
Uzun süreli ilişkinizde , sevgiliniz doğum gününüzü kasten kutlamazsa , hediye , organizasyon vs.'yi geçiyorum, tek bir kuru mesaj bile yazmaz ise bu sebeple ayrılır mıydınız?
0
loch ness
(18.12.25)
ayrıl geç ya, bu hareketler artık benden ayrıl deme hareketleri.
+1
asap raki
(18.12.25)
ayrıl
+1
black holes in the sky
(18.12.25)
Aranızdaki hukuka göre, ilişkinin tarihine göre, vatandaşın yapısına göre değişir. Her şey bir yana, içimde bir ses beni dehşetli dürtüyorsa ve huzursuz ediyorsa bunu değerlendirip peşine düşerim, muhakkak bişeyler aydınlanacaktır, ona göre davranırım. Muhtemelen ayrılırım.
0
muhayyer divan
(18.12.25)
Kasten derken? Yani doğum gününüz olduğunu bilmesine rağmen mi bir mesaj bile yazmadı? O an kavgalı ve konuşmuyor muydunuz?
0
bobinhoo
(19.12.25)
@bobinhoo ; olayı şöyle olmuş, doğum gününe 5-6 gün kala kadın ottan çöpten bir kavga çıkarıyor ve iletişimi kesiyor, arada beklenen gün geliyor ve geçiyor ses seda yok.
0
🌸loch ness
(19.12.25)
kutlamayan kadın bir de yani. 1 haftadır arada en ufak iletişim yok, ilişki bitmiş bile zaten.
+2
bobinhoo
(19.12.25)
(11)

Sizde garip bir yeri olan kitap

a perfect lie
Hangisi? Niye? ve nasıl? Bu kitabın çok iyi bir eser olması gerekmiyor. Defalarca okumuş olmanız gerekmiyor. Hatta okumuş olmanız da gerekmiyor. Niteliği ya da etkileyiciliğinden çok hayatınızda tuhaf bir yer etmiş olması önemli. Kitap her karşınıza çıktığında aklınıza bir şeyin gelmesi, karşınıza ç
Hangisi? Niye? ve nasıl?

Bu kitabın çok iyi bir eser olması gerekmiyor. Defalarca okumuş olmanız gerekmiyor. Hatta okumuş olmanız da gerekmiyor.

Niteliği ya da etkileyiciliğinden çok hayatınızda tuhaf bir yer etmiş olması önemli. Kitap her karşınıza çıktığında aklınıza bir şeyin gelmesi, karşınıza çıkmasa bile ara ara bi sebepten aklınıza gelmesi vesaire. Var mı böyle bir kitap?

Ve paylaşmak isterseniz bu yer edişin hikayesini de anlatabilirsiniz.
0
a perfect lie
(17.12.25)
Charlotte Brontë- Jane Eyre
Herman Melville- Katip Bartleby (herhalde şimdiye kadar 50 kopyasını hediye etmişimdir)
0
Amaranta ursula
(17.12.25)
Martin Eden. Beni ben yapan şeylerden biri oldu.
Sait Faik'in ilk öyküleri.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
Yazar var, Robert Walser. Deli zaten.
Fiyodor reizin Beyaz Gecesi, Anton Bey'in Paltosu ve Onur dö Balzak'ın Peder Goryo'su. Bu sonuncusunu niye hep ayrı tutuyorum hiç anlamadım.
0
klassno
(17.12.25)
Sylvia Plath - The Bell Jar


O kadar gerçek ki.. her cümlesi sanki ben yazsam böyle yazarmışım gibi.. ayrıca sağ kolumda bir The Bell Jar dövmem var:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
Tatar çölü, elimde olsa herkese okuturdum.

Genç Werther'in Acıları, lisede kötü bir çeviriden bir kere okudum, şu an başucumda, ne zaman okuyabilirim tekrar bilmiyorum ama orda durması beni rahatlatıyor.

Bir de herhalde Yıldız Gezgini, çok seneler önce ekşi sözlükte bir yazar önermişti, Jack London'la yeni tanışıyordum, baskısı yoktu bulamamıştım, sonra iş bankası'ndan yine bir kere okudum. Jack London'ın tüm külliyatı da diyebilirim ama seçmem gerekse bu olurdu sanırım.
0
malwethiel
(18.12.25)
kafka, dönüşüm.
0
gobekliraki
(18.12.25)
Henri Charriere'den Kelebek. Pes etmemeyi lise yıllarında bu kitaptan öğrendim.

Sabahattin Ali'den Kuyucakli Yusuf. Nedense Yusuf'ta hep kendimi bulurdum.

Ha bir de Kurban Tuzağından Kurtulmak var. Hayatımı inanılmaz kolaylaştırdı. O üçgenin içine girmeden yaşamayı öğrendim.
+2
antihero
(18.12.25)
William Faulkner - Dilek Ağacı
0
peki madem
(18.12.25)
William Faulkner - Döşeğimde Ölürken

edebiyatın en kısa ve en etkili bölüm cümlesi vardı bu kitapta: My mother is a fish.

anneleri vefat eden bir aile, vasiyeti üzerine annelerini defnetmek için tabutu başka bir kasabaya taşıyorlar. ailenin her üyesi aklından geçenleri anlatıyor. ailenin en küçüğü 5-6 yaşındaki Vardaman'ın bölümünde sadece "annem balık" yazıyor.

kitabın havasından dolayı bu bölümü okuyunca şöyle bir donakalmıştım. hayatıma bir etkisi olmadı bu kitabın ama iki kelimelik cümle aklımdan çıkmadı hiç.
0
efreet sultan
(18.12.25)
Tatar Çölü.

Olmayanın olmasının beklenmesinin olmayışının olmayışı benim için kitap... Güzel öğretiydi.
0
charbiel
(18.12.25)
Henri Charriere'den Kelebek.
Okuma yaşım da, bende bıraktığı etki de @ antihero ile aynı.
0
Mirket
(18.12.25)
(11)

Çocuğa eşin ismini vermek

sacrilegious
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir e
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir erkek adı düşünemiyorum. Eşimse bunu saçma buluyor. Çok mu saçma ya? Çocuk ileride bana hesap sorar mı “başka isim mi yoktu?” diye.

Acaba ya da ileride bir sorun olur mu? Eşimin iki ismi var ama ilkini hiç kullanmıyor. İkinci ismini vermeyi düşünüyorum ben de. Çok karışıklığa sebep olur mu acaba? Ne dersiniz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(17.12.25)
şu an böyle düşünüyor olmanız çok tatlı tabii ama dünyanın binbir türlü hali var. sorunuz "sizce yapayım mı"ysa bence yapmayın. eğer sorunuz çok karışıklığa sebep olur muysa çocuk büyüyünce bir miktar evet.
+2
a7x
(17.12.25)
yanlis anlamadiysam esinizin su anda kullandigi ismini vermek istiyorsunuz cocuga. bu durumda kocanizin ismini calmis gibi olacaksiniz bence. ikisinin oldugu ortamlarda kocaniza kullanmadigi isimle hitap etmeye baslayabilirler.

bir diger durum da kocanizin ismi X ise cocugunuza da kucuk X diye seslenmeye baslayabilirler ki bu da cocuk acisindan kotu.

bence kocaniz olmuyorsa, ya da olmediyse, boyle bir sey yapmak sacma.
+2
lemmiwinks
(17.12.25)
Bence çok gereksiz bir hareket olur. Siz yine de mutlaka yapacağım bunu kafasındaysanız en azından iki isim verin çocuğa. Belli bir yaşa geldiğinde belki diğerini kullanmayı tercih eder.
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Evet, hamileliğin verdiği duygusallıktan. Böyle bir şey kesinlikle yapmayın, çocuğunuza geriye dönüşü olmayan bir kötülük yapmış olursunuz. Buraya kötü olasılıkları yazmayacağım ama en iyi ihtimalle çocuğunuzun kendi bireysel ve bağımsız kimliğini inkar etmiş olacaksınız. İsmi her söylendiğinde bunu hissedecek.
+1
mikro patlama
(17.12.25)
çok saçma bence de.
0
elorelia
(17.12.25)
amcamin ismi hem erkekte hem kadinda kullanilan ama cogunlukla kadinda rastlanan bir isim. yengem, kizlarina ikinci isim olarak amcamin adini koydu. amcamin fikri degildi, yengem cok istedi. hic pisman olmadilar. cocuk simdi 17 yasinda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Bana da saçma geliyor ama çok istiyorsanız iki isimli koyup birine eşinizin adını vermek biraz daha makul gibi.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
dunyanin bin bir turlu hali var. ileride bir ayrılık durumunda fln sorun olur. bence gereksiz,
0
oscar
(17.12.25)
Esin istemiyorsa zorlaman cok itici olur.
0
hot potato
(17.12.25)
Ben de kısmet olursa tam olarak bunu yapmaya kararlıyım. Ben güzel buluyorum ve başkasının fikri de umrumda değil.

Eşinin başka adı da varmış zaten. Ciddi bir karışıklık olmaz. Yine de gerek duyarsan yanına uyumlu başka bir ad daha eklersin olur biter.

Önemli olan senin nasıl istediğin; elin fikri değil.
-1
lazor
(20.12.25)
çocuk sizin, isterseniz adını cuma ya da iskambil bile koyabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(13)

Evinizde kaç tane kırlent var?

sekizdokuzon
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim. Sizde kaç tane var?Teşekkürler.
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim.

Sizde kaç tane var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(16.12.25)
dokuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
Koltukta 7 tane, sandalyelerin üstünde, yatağın içinde, aynanın önünde (!), yerde bile 2-3 minder var.
-1
🌸sekizdokuzon
(16.12.25)
Saydım şimdi 10 tane
0
kullanicadi
(16.12.25)
8
0
duster
(16.12.25)
salonda 14 tane var koltuk rahat ama yinede bele iyi geliyor kırlent ya, oturma odası 8 tane, eski olup sakladıklarımda bi 5-6 vardır.
anane evinde heralde 25+ vardır
0
eja
(16.12.25)
7
0
lemmiwinks
(16.12.25)
4 tane var bizde
0
matilda
(16.12.25)
Saydım 9 tane var. Hepsinin kılıfı birbirinden farklı.
0
suicides underground
(16.12.25)
ahahaah cok guzel soru olmus. 11 tane varmis, daha fazla olsa da olur.

bir L koltukta 3, bir teklide 1, bir diger kose takiminda 4, bir uclu koltukta 2 bi de dolapta duran 1 tane varmis.
0
taurina
(16.12.25)
11
0
black holes in the sky
(17.12.25)
İki ya da dört galiba emin değilim. Günlük hayatta salonda koltukta hiç uzanmıyorum. Uzanacaksam direkt yatağımda yastıklarımla uzanıp telefona vs bakıyorum ya da tabletten dizi izliyorum. Salonu sadece yemek yemek ve PS 5 oynamak için kullanıyorum, onlarda da kırlentlik pek işim olmuyor.
0
nundu
(17.12.25)
Kırlentin anlamına bakmam gerekti.

L koltuğumda 4 tane var. Birini ben, birini kediler kullanıyor. Diğerleri koyacak başka yerim olmadığı için koltukta duruyor. Atmaya kıyamıyorum.
0
auroraaurora
(17.12.25)
Koltuklarda 4 tane var bir tanesini ben örmüştüm. Bir tane de çalışma sandalyemin üstünde var o da sayılıyorsa 5 tane.
0
peki madem
(17.12.25)
(3)

Kitabımı nasıl bastırabilirim?

durme
Novella uzunluğunda editörden geçmiş, basıma hazır bir kitabım var. Usta bir editör üzerinde çalıştı ve kitabı orijinal buldu, sevdi. Lakin bastırma sürecinde yol yordam bilmiyorum. Yayınevleri kitaptan çok kişinin tanınırlığı üzerinden seçim yapıyor gibi. Kitabın türü mizahla örülü büyülü gerçeklik
Novella uzunluğunda editörden geçmiş, basıma hazır bir kitabım var. Usta bir editör üzerinde çalıştı ve kitabı orijinal buldu, sevdi. Lakin bastırma sürecinde yol yordam bilmiyorum. Yayınevleri kitaptan çok kişinin tanınırlığı üzerinden seçim yapıyor gibi. Kitabın türü mizahla örülü büyülü gerçeklik gibi bence. Spiritüel tandansı var. Tanınmış bir yayınevinin yarışmasına katıldım ancak seçilmedim. İsmi bilinir yayınevleri 2-3 senelik basım programını önceden hazır ediyormuş. Yeni yazarlar prestijli yayınevlerinden bastırmak için hayvani paralar ödemeliymiş, diye öğrendim. Ben bastırmak için para harcamak istemiyorum. Ünlü değilim ancak metnime en azından basılacak değerde olduğu anlamında güveniyorum; lakin bu işin yolunu pek bilmiyorum.

Yayınevlerine tek tek gönderdiğimde arada kaynayacak diye çekiniyorum. Senelerce beklemek istemiyorum, zaten neredeyse kitabı bitirmemden sonra 8-9 ay geçti. Amazon'da self publishing etsem reklam vs ile de uğraşamam, o işlere çok kafam basmıyor şu anda.
Ben metni sağlam bir yayınevine vereyim, basılsın ve organik olarak tanınsın kitap derdindeyim.

Bana ne önerirsiniz? Yardımcı olabilecek biri var mı? Teşekkürler.
0
durme
(16.12.25)
Abim yanlış anlama beni ama yapmak istemiyorum dediğin her şeyi yapmak zorundasın biraz, yani istersen ölümsüzlüğün sırrını keşfettiğin bir eserin olsa dahi kendi kendinin referansı olacak şekilde bilinen bir insan değilsen bir yayınevi senin kitabını neden basmak istesin ki, sen arz olmak istiyorsun ama bu arzın bi talebi yoksa gerekiyorsa para ödersin gerekiyorsa tek tek yayınevlerinin kapısına gidip ürününü pazarlaman gerekir, yani kuryeyle yayınevine göndermekle de olmaz o iş, hatta sana "kardeş kitabın güzel ama seni bilen eden yok bu kitabı X yazarın ismiyle basalım sonra diğer kitaplarında duruma bakarız" diyenler bile çıkacaktır, bu işler böyle yürüyor biraz, seninle aynı düşüncede olan binlerce insan vardır muhtemelen kitabını bastırmaya çalışan, biraz böyle düşünüp durumunu değerlendir.
+5
kizil karga
(16.12.25)
Durumuzundaki birçok yeni yazar kendi ceplerinden ödeyip bastırıyorlar kitaplarını. Yayınevleriyle bunun üstünden anlaşmaya çalışabilirsiniz.
0
alice in potatoland
(16.12.25)
editörün bağlı olduğu ya da tavsiye edebileceği bir yer yok mu? en azından bekleme süresini kısaltırsınız belki. her halükarda para ödersiniz gibime geliyor. dediğiniz kadar iyiyseniz bir yerde bastırdıktan sonra ilk roman ödülü gibi yarışmalara göndermek mantıklı olabilir.
0
black holes in the sky
(16.12.25)
(7)

bilgisayar guruları bir bakın be

OgutucuRecep
bu laptop işinden anlayan bana bir öneride bulunabilir mi acaba rica etsem?30-35k bütçe var.ortaokul öğrencisi için bir laptop lazım.işte ödev işleri var ofis programları vs.oyun vs yükleme olmayacak.ne önerirsiniz? şöyle iyi uzun giden bi 10 sene gitsin yani en azından.mac olmayacak ve 15.6 inç ola
bu laptop işinden anlayan bana bir öneride bulunabilir mi acaba rica etsem?

30-35k bütçe var.

ortaokul öğrencisi için bir laptop lazım.
işte ödev işleri var ofis programları vs.
oyun vs yükleme olmayacak.
ne önerirsiniz? şöyle iyi uzun giden bi 10 sene gitsin yani en azından.

mac olmayacak ve 15.6 inç olacak en az
0
OgutucuRecep
(10.12.25)
30 35'e çok rahat bulunur. i5 en son nesil yapıştır.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
MacBook alın ki hem uzun süre yaşasın hem de oyun oynayamasın :)
+2
michael_knight
(10.12.25)
internet bağlantısı iyiyse herhangi bir bilgisayara geforce yükleyip ayda 200 tl'ye istediği kadar oyun oynar ama.
ben ortaokulda aldığımız dell'i yüksek lisansa kadar kullanmıştım. tabi bir yerden sonra masaüstü bilgisayara dönmüştü, bir kere servise birkaç kere tamire gitti ama dönemine göre orta seviye bir bilgisayardı. son dönemde takip etmedim ama i5 bir modeli iş görebilir.
huawei matebook da iş görebilir.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
10 sene gitmesi daha çok sahibinin cihazı nasıl kullandığına bağlı .
Bendeki hala ilk kurulum win7 ile
12. senesini buldu sanırım.

Siz bütçeyi düşürün 15-20bin TL arasında bir şeye bakın .
0
diyecevaplandı
(10.12.25)
35 bin tl ye geçen gün m4 işlemcili macbook air aldım. sahibinden'de 3-4 aylık garantili cihazlar var.
+1
archmeister8
(10.12.25)
link atarsanız daha iyi olur ama şu işlemci ram vs anlayan birileri var mı:)
0
🌸OgutucuRecep
(10.12.25)
mac air, eğitim indirimli. pt com tr'den.

ama oyun oynamak ister. macte oyun iyi değil.
0
gurur
(11.12.25)
(2)

Yılbaşı hediyesi hk.

sacrilegious
Merhaba herkese. Küçük bir sorum olacak: Anne, baba, kayınvalide, kayınbaba, kız kardeş, erkek kardeş gibi yakınlarınıza yılbaşı için ne hediye aldınız ya da almayı düşünüyorsunuz? Fikir vermesi açısından soruyorum. Teşekkürler.
Merhaba herkese. Küçük bir sorum olacak: Anne, baba, kayınvalide, kayınbaba, kız kardeş, erkek kardeş gibi yakınlarınıza yılbaşı için ne hediye aldınız ya da almayı düşünüyorsunuz?

Fikir vermesi açısından soruyorum. Teşekkürler.
0
sacrilegious
(10.12.25)
bir sene herkese çorap almıştım, bir sene herkese kaşkol/şal/atkı versiyonları, diğer bir sene de gelenlere piyango bileti hediye ettim zarf içinde(buna gülmüştük ama zamanım yoktu birşey almaya).
eğer toplu ediye vericeksen ve herkes orada açacaksa aynı şeyler almaya özen gösteriyorum.
eğer hiç birşey bulamazsan en kolayı mağazaların gift kartları artık bunu alıp geçiyorum isteyen istediğini alsın kendine.
0
eja
(10.12.25)
geçen sene bir arkadaşım yılbaşı temalı çorap hediye etmişti. daha önce annemlere sosyopix'in kişiye özel takvimlerinden yaptırtmıştım. tematik, küçük herhangi bir şey çok tatlı olur.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
(14)

Bu saat güzel mi? Hangi rengi daha iyi?

hadi ya la
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?edit: pardon, link eklemeyi unutmuşumhttps://www.youtube.com/shorts/8ZXzrVq0N30
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?

edit: pardon, link eklemeyi unutmuşum

www.youtube.com
0
hadi ya la
(10.12.25)
mavi/yeşil
-1
elorelia
(10.12.25)
ortada bi saat yok
0
koela
(10.12.25)
bej daha iyiymiş
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
link geldi, pardon :')
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
yeşil
0
kisa
(10.12.25)
bej
0
koela
(10.12.25)
kafam daha da karıştı. ben yeşilciyim aslında. ne yapsam ki, ikisini de mi alsam :(
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
elbetteki yeşil. dijital renk yeşil olarak kullanılır, saat de dijital bir saat. daha uyumlu.
0
ground
(10.12.25)
Bej rengi daha ferah duruyor
0
grimavi
(10.12.25)
bej-yeşil ikilisi toprak tonlu ya da bej ağırlıklı kombinlerinize gider.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
ergen saati bu.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
Saat guzel mi sorusuna cevabim hayir.
0
hot potato
(10.12.25)
bunu gorunce aklima tas kafa tras olan mobiletci tayfa geldi. :D
0
cooperr
(10.12.25)
Gerçekten Türkiye'deki algısı kötü mü? Yabancı forumlarda, YouTube videolarında insanlar çok güzel yorumlar yapmış. Yabancı insanların yoğunlukta olduğu bir üniversitede çalışıyorum, bilemedim. 32/E.
0
🌸hadi ya la
(12.12.25)
(10)

çorba çeşitleri

love and trust
malum havalar soğudu çeşitli çorbalar denemeye başladım. farkettim kigenelde 3 çorba etrafında dönüyorum;tarhanaezogelinyayla çorbasıbunlar haricinde sizlerin yaptığı ve severek içtiğiniz başka hangi çorbalar var, tavsiyelerinizi beklerim.
malum havalar soğudu çeşitli çorbalar denemeye başladım. farkettim kigenelde 3 çorba etrafında dönüyorum;
tarhana
ezogelin
yayla çorbası

bunlar haricinde sizlerin yaptığı ve severek içtiğiniz başka hangi çorbalar var, tavsiyelerinizi beklerim.
0
love and trust
(07.12.25)
mercimek
balkabağı
0
king lizard
(07.12.25)
Kışın çorba içmeye bayılırım.

-sebze çorbası (genelde kabak, kereviz sapı, havuç, brokoli, 1 küçük patates, süt ve şehriyeyle yapıyorum)

-tavuk suyuna çorba
- brokoli çorbası
-şehriyeli domates çorbası
- yeşil mercimekli, erişteli çorba (bu biraz aş dediğimiz türden oluyor)
- mantar çorbası

Sizin söyledikleriniz dışında en sık yaptığım çorbalar.

Bir de dört kaşık çorbası diye bir çorba denedim, yeni favorilerimden olabilir. Yoğurtlu ve bakliyatlı bir çorba.

Edit: tarifini de ekleyeyim. Yalnız ben yoğurtlu çorbalara yumurta eklemem, bunu da yaparken yumurta eklemedim. Unu bir tatlı kaşığı kadar arttırdım. O kısım size kalmış. Bir de yağ yakarken bir soğanı karamelize edip, içine ekledim. yemek.com
+1
fraise
(07.12.25)
çorbada kremayı çok sevmiyorum, kremalı çorbalar yapmam.
patates çorbasına ama terbiyesinde mutlaka limon olacak.
kırmızı mercimek çorbası. yeşil mercimek çorbası daha çok yemek gibi geliyor bana ama zaten tanıdını sevmediğim için tüketmiyorum.
ben yapmıyorum ama sütlü badem çorbası deneyebilirsiniz.
şehriyeli salçalı çorba. benim için en basiti.
tavuk suyu çorbası. ama içine dereotu, havuç koyulacak.
pek sevmem ama havuç çorbası da olabilir.
+1
black holes in the sky
(07.12.25)
yoğurtlu keşkek çorbası, domates çorbası(yazdan hazırlanan fırında közlenmiş domateslerle), erişte çorbası, tavuk suyu çorbası(tam kış çorbası, bol limonlu, ekşili), balık çorbası (çok balık seven biriysen dene), farklı yörelerin tarhanalarından çorba yapmayı deneyebilirsin .
+1
sealth
(07.12.25)
Mercimek -> her zaman favorim.
Domates çorbası -> Kullanılan domatese göre değişmekle birlikte iyi domatesle yapılan bir domates çorbası harika olur.
Tavuk çorbası -> iyi yapılırsa içerim sadece
Brokoli çorbası -> çok lezzetli olur
Terbiyeli şehriye çorbası -> güzel olur
Bamya çorbası -> Etli olduğu için pek sevmiyorum ama güzel bir çorbadır.
+1
himmet dayi
(07.12.25)
terbiyeli çorbaları daha çok seviyorum ben. mesela terbiyeli tavuk suyu çorbası.

marketten tam tavuk aldın. atılacak yerlerini attın. güzelce haşladın. suyunu süzdün. tavuğun istediğin yerinden çorba için ayırdın, mesela göğüs. sonra çorba yaptın.

tavuğu da fırında kızarttın yedin.


1 tavuktan belki 12 kişilik çorbaya tavuk suyu çıkar. porsiyonlayıp buzluğa atabilirsin.


hem suyunu porsiyonlarsın içine de hazırladığın tavuk parçalarını da atarsın öyle dondurursun. böylece bir çorba için çok uğraşmak zorunda kalmazsın

ayrıca tarhana dahil her şorbaya tavuk suyu koyarsan daha güzel olur.
+1
Fodera
(07.12.25)
Kereviz, havuç ve patatesli kırmızı mercimek çorbası
Fesleğenli fırınlanmış domates çorbası (Bu çok güzel oluyor, domates, soğan ve sarımsağı fırında pişirip sonra çorba yapıyorum. Biraz zahmetli olduğu için bir seferde çok çok yapıp buzluğa koyuyorum.)

Çorba pek aramıyoruz, tarhana falan da sevmiyoruz, bu iki çorbayı sürekli tüketiyoruz.
+2
kobuzchu kiz
(07.12.25)
işkembe.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.12.25)
Fırında közlenmiş sebzeler ile yapılan çorbalar olabilir
youtube.com

Ardanın brokoli çorbası hem çok pratik hem de bir çimdik tarçın çok yakışıyor
youtu.be

4 kaşık çorbası, bakliyat miktarını 8 kaşığa çıkarınca daha bol malzemeli doyurucu oluyor
youtu.be
+2
grimavi
(07.12.25)
Çorba yaa! Çorba
Dünyanın en samimi yiyeceği/içeceği
+2
🌸love and trust
(07.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(17)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş temizliği daha rahatsız edici bir olay. Hem uzun sürüyor hem diş etine değiyor, garip hassasiyetler oluyor. Diş çekimi bence his olarak çok çok daha rahat bir işlem.
0
eileengray
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
(6)

Bakıcıya hediye

Gradient_tabanlı_mor
Oğlum bakıcısının gözlüğünü kırmış. Yenisini almak için ısrar ettim ama istemedi. Ne alabilirim hediye olarak? Gözlük karşılığı değil de yeniyıl hediyesi diye veriririm verirken. 45 yaşında süslü püslü biri. Ve domestik ruhlu olduğu için mutfakla alakalı da olabilir.
Oğlum bakıcısının gözlüğünü kırmış. Yenisini almak için ısrar ettim ama istemedi.

Ne alabilirim hediye olarak? Gözlük karşılığı değil de yeniyıl hediyesi diye veriririm verirken.

45 yaşında süslü püslü biri. Ve domestik ruhlu olduğu için mutfakla alakalı da olabilir.
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.12.25)
boynerden bütçenize göre hediye çeki.
0
dedim ben sana
(05.12.25)
bütçe belirtmemişsiniz ama kahve makinesi olabilir.
sizde kokusunu alıp beğendiği bi parfüm olabilir.
0
elorelia
(05.12.25)
süslü püslü biri dediğiniz için, parfüm ya da kozmetik ürünü olabilir
0
sweetoffice
(05.12.25)
Hediye çeki lütfen. Ihtiyaci neyse alır. Yılbaşı icin verin bir de bence. Gözlüğe karşılık gibi değil. Guzel bir insansinz
0
basubadelmevt
(05.12.25)
kullandığı parfümü bilmiyorsanız parfüm kesinlikle hayır.
eğer kişisel olarak neyi beğeneceğine dair çok bilginiz yoksa hediye çeki mantıklı geldi.
+1
black holes in the sky
(05.12.25)
Ben külçe altın, çeyrek altın falan hediye ederdim. İhtiyacı varsa bozdurur ihtiyaç duyduğu şeyi alır. Sizin beğendiğiniz parfümü ya da kazağı kendisi beğenmeyebilir, ya da herhangi bir giyim eşyasına ihtiyacı yoktur, boşa gitmesin diye alışveriş yapmış olacak.
+2
lamborcini
(05.12.25)
(7)

herkes nereye gitti

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
instela kapandı, uludağ'da 3 kişi yazıyor, ekşi son demlerini yaşıyor, twitter eski twitter değil, quora'da bile insan yok. herkes whatsapp'a mı çekildi, herkes instagram'da mı takılıyor? nereye gitti bu millet?
instela kapandı, uludağ'da 3 kişi yazıyor, ekşi son demlerini yaşıyor, twitter eski twitter değil, quora'da bile insan yok. herkes whatsapp'a mı çekildi, herkes instagram'da mı takılıyor? nereye gitti bu millet?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.12.25)
Evlendi, çoluk çocuk.
+3
Kahvedesu
(03.12.25)
kahvedesu +1
biz z kuşağına bu kadar yazılı medya hitap etmiyor. instagram, tiktok takılıyor yeni nesil.
+2
black holes in the sky
(03.12.25)
yazdığın en ufak yazıdan koyduğun en basit bi resimden yok panel ile yok yapay zeka ile her boku üretebildikleri her bilgine erişebildikleri bir devirde milletin yavaş yavaş elini eteğini sosyal medyadan çekmesi normal geliyor bana
+4
nolmus yani
(04.12.25)
tuketim gittikce hizlaniyor. artik gorsel medya bile yeterince ilgi gormuyor ki geleneksel diyebilecegimiz platformlar (youtube, instagram vb.) bile gorsel medyanin hizli tuketilen versiyonlarini devreye aldilar (shorts, reels, story vb.). artik insanlar fotograf paylasmiyor, cok kisa suren ve bir sure sonra kaybolan (gercekten silinen veya gozden kaybolan) icerik uretiyorlar.
+4
Sour
(04.12.25)
reddit'te, kendi subreddit'lerine çekildi herkes.
+1
brkylmz
(04.12.25)
sanal hayvan
(04.12.25)
ekşi sözlük ve instela için konuşacağım ilk kurulduklarından beri yazarım . yıllar içinde yazmaktan çok okumaya geçtim. ilk yıllarda araştırıp , kitaplar okuyarak hatta ansiklopediler karıştırıp bilgi eklemeyi seviyordum. bu konuda zevkle zaman harcıyordum. sonra alaycı yorumlara maruz kaldım. çok fazla entrymi sildim . şimdilerde sol kolonda saçma sapan ve daha çok gündemle ilgili başlıkları görüp tıklamıyorum bile.
ekşi sözlük 1999-2009 yılları arasında benim gözümde tam bir dijital ansiklopedi gibiydi.

eski bir alışkanlık yine bilgisayarın başına oturunca bir sekmede açıyorum ve gün boyu arada açıp okuyorum.
0
devilone
(04.12.25)
(11)

Spotify top 5 muzisyeniniz kimler çıktı?

sekizdokuzon
Benimki şu şekilde: https://ibb.co/991SgNDfSiz bu sene en çok kimleri dinlemişsiniz?Teşekkürler.
Benimki şu şekilde: ibb.co

Siz bu sene en çok kimleri dinlemişsiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(03.12.25)
spotify yok youtube müzik versek?
i.imgur.com
sigma boy bizim ufaklığın eseri. :D
0
lazpalle
(03.12.25)
Bu yıl müzik çok az dinledim (1500 saat kadar). Genelde konserlerden bir kaç gün önceden başlayarak setlistlerin üzerinden geçme şeklindeydi o da.
%9’luk sert çocuklar kolektifi kulübündeymişim \m/
0
lil siztah
(03.12.25)
ben bu sene spotify'ı neredeyse bıraktım.
ailede olduğum için iptal etmedim aboneliğimi ama pek az dinliyorum artım.
o yüzden listem garip olmuş.
ama yaklaşık on yıldır 1 numara değişmedi, açık ara tüm platformlarda o grubu dinliyorum.

i.imgur.com
0
biseysorcaktim
(03.12.25)
bende liderliği preslava aldı. geri kalan liste de böyle.

68 bin dakika müzik dinlemek de cidden biraz abartı olmuş.

imgur.com
0
deveyidiken
(03.12.25)
0
mutekebbir
(03.12.25)
Sene bitmediği için Spotify'ın yayımladığı için istatistiklere güvenmiyorum. Last.fm'i bekliyorum esasında ben. Ama yine de aşağıya bırakayım.
hizliresim.com
Hasret bitiyor, nasipse top1'i seneye dinleyeceğim. 4ü kaçırdım. 3'ten de önümüzdeki sene ümitliyim. 2-5i canlı dinlemesem de olur.

Bu arada imgur linklerini açamıyorum.
0
Amaranta ursula
(03.12.25)
Benim müzik zevkim biraz garip

imgur.com
0
akhenaten
(03.12.25)
sona doğru geçiş biraz avangart oldu

imgur.com
0
phoarbix
(03.12.25)
imgur.com
Müzik konusunda zerre istikrarım yok.
0
kobuzchu kiz
(03.12.25)
bu arada ekliyim, ben bunun doğru sonuç verdiğine kesinlikle inanmıyorum.
En çok dinlediğim şarkıyı 26 kez dinlemişim sözde. ancak eylül'den beri taktığım bir şarkı var; günde en az bir kez, bazı günler 5 kez falan dinliyorum; ve listede adı sanı yok. en barizi bu ama diğer verileri de bana göre gerçeği yansıtmıyor.
0
lil siztah
(03.12.25)
lil siztah +1. çalma sayılarını eklemişler. saymayı herhalde ekimde falan bırakıyorlar çünkü sadece kasım ayında en çok dinlediğim şarkılar, en çok dinlediklerim listesine rahatlıkla girebilecekken girememişler. e biraz ne anladım bu işten oluyor. bu sebeple nihai sonuçlar için last.fm bekleyenlerden olsam da şöyle:
Pink Floyd, sezen aksu, tracy chapman, Taylor swift, hazier şeklinde :D
+1
black holes in the sky
(03.12.25)
(1)

Ankara'da yatırım için nereden ev alınır?

but that was just a dream
Bir ev işine girdik, 4 ila 6m arası bir bütçe ile bir ev alacağız nasipse. 2+1 ya da 3+1 olabilir. Akabinde kiraya verilecek. 3 yıl sonra da satabiliriz duruma göre ya da kiracı sorunsuzsa kalabilir. Tamamen yatırım amaçlı yani.Hangi bölgeler revaçta bu bütçe için?Kiracı profili daha iyi olur diye u
Bir ev işine girdik, 4 ila 6m arası bir bütçe ile bir ev alacağız nasipse. 2+1 ya da 3+1 olabilir. Akabinde kiraya verilecek. 3 yıl sonra da satabiliriz duruma göre ya da kiracı sorunsuzsa kalabilir. Tamamen yatırım amaçlı yani.

Hangi bölgeler revaçta bu bütçe için?

Kiracı profili daha iyi olur diye umarak Batıkent ya da Eryaman'dan 20-25 yıllık evlere mi bakmalı, yoksa Eryaman'nın Sincan'a yakın bölgelerinde (örn. Yeşilova Mh. Güzelkent Mh.) daha yeni evlere mi yönelmek lazım? Eski evde sürekli sorun çıkabilir, yeni evde ise muhitten ötürü kiracı profili sıkıntılı olabilir gibi geliyor.

Batıkent Cumhuriyet Mh hoş görünüyor mesela İstanbul Yolu metrosu civarı ya da Bağlıca genel olarak güzel ama biraz bütçeyi aşıyor buradaki evler. Zorlayıp alınabilir tabii ama sonuçta kendim oturmayacağım ve yatırım amaçlı olacak, neden kendimi bu kadar zorlamalıyım ki diye de soruyorum.

Ev konularında tecrübeli arkadaşların yorumlarını merakla bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
0
but that was just a dream
(03.12.25)
bağlıca +1. hala metro gitmediği için ankara dışından gelen başkent üni öğrencileri için bağlıca'da bulunan yerler cennet niteliğinde. koru'dan kalkan ringler korkunç kalabalık oluyor ve maddi durumu müsait olan öğrenci oraya yöneliyor. özel üni olduğu için de daha rahat tutuluyor evler orada yeni ve daha pahalı olmasına rağmen. 1+1, 2+1 evi eşyalıysa kolay kiraya verirsiniz. öğrenciyse de max duracağı 3-4 sene oluyor zaten genelde. metro gelirse de metro geldiği için daha fazla değerlenir diye düşünüyorum bir şey eksilmez.
0
black holes in the sky
(03.12.25)
(14)

Yeni yıl hedefleriniz

sekizdokuzon
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem. Sizin hedefleriniz neler?Teşekkürler.
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem.

Sizin hedefleriniz neler?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(02.12.25)
Manifest olsun.
*İşe başlamak
*Kendimi değistirmek
*YouTube kanalı açmak
*Kısa film çekmeyi öğrenmek
*Büyük buluşma diye nitelendirdigim bir hayalimi gerceklestirmek
Zor hedefler
*Dil ve enstrüman öğrenmek(irade ve disiplin eksikliği)
*Tüm borcumdan kurtulmak
*Hayal ettiğim çalışma odasıni olusturmak
+2
egerbiryolcu
(02.12.25)
icralık olmadan borçlarımı ödemek.
+1
scudman1
(02.12.25)
ya bu gece gel ya da bu gece gel.

2025'te aldigim kiloyu vermek hedefim.
0
hot potato
(02.12.25)
istediğim yerde istediğim pozisyonda işe başlamak
2+1 eve çıkmak
0
black holes in the sky
(02.12.25)
Bana iyi gelmeyen alışkanlıkları ve davranışları bırakma kararı aldım. Hep anksiyetem tetiklenmesin diye abuk sabuk bir sürü huy edindim ama bunların bana desteğinden çok zarar verdiğini fark ettim. Aslında etmiştim seneler önce de bu adımı atacak cesaretim yoktu birkaç teşebbüs harici. Bu sene bu adımı kalıcı olarak atmak için cesaretim var. Anksiyete kendi başına bu kadar zararlı değil onu fark ettim :D
0
truf
(02.12.25)
Yerleşik hayata geçmek ve bir yerde en az 2 sene yaşamak. Burası evim diyebileceğim bir yere sahip olmak. Hayal de olabilir benimki hedeften ziyade:/
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
Eylül’de (git: 1612239) nolu duyurunuzda da sormuştunuz. O zaman yazmıştım:
——alıntı——
Evi boyatmak. (10 yıldır her sene “o sene bu sene” diyor, erteliyorum)
Hacca gitmek. (15 yıldır kura çıkmadı. O sene bu sene inşallah)
Arabayı yenilemek. (Satarım da, alabilir miyim belli değil)
Puerto Williams, Longyearbyen, Pontianak bu üçünden bir tanesini ziyaret edebilmek.
103 kiloya düşmek. (2005’ten beri başaramadım)
Ölmemek, ölmek istememek. (Çocuklar büyümedi daha)
Arapçam yahut Fransızcamın pasını atarsam süper olur. İkisinden birinden bir iki kur bitirirsem öpüp başıma koyarım.
Eğer 8910 duyuruyu silmezse, nasipse, 15.09.2026’da editleyip tik koyacağım en az bir tanesine.
——alıntı——
Arabayı değiştirebildim. Sorunsuz ve severek kullanıyorum çok şükür.
Hac kurası da 16 yıl sonra çıktı bu sene. Bugün firmayla konuşup anlaştık. Yarın kaydımızı yapıyoruz nasipse.
15 kg verip beşini geri aldım. Bakalım bir yıl sonunda ibre kaçı gösterecek…
Evi hâlâ boyatamadım. 13 yıl oldu. (git: 1612303) (git: 1285961) (git: 1262177) Bakalım ne olacak…
Bir haftadır hastalıktan gebersem de ölmemeyi başardım çok şükür.
Arapça Öğretmenliği 1. Sınıf derslerine vizelere kadar devam edip bıraktım. 2. Dönem belki girerim derslere.
Fransız Kültür’e başvurdum A2.1’den başlamak için. Seviye sınavı yaptık, B1’den başlayabileceğim söylendi. Ama müsait olduğum günlere iki kayıt dönemidir (Kasım, Aralık) kontenjan açılmadı. Bekliyorum.
Yani şimdilik fena gitmiyor hedefler.
Puerto Williams için de 6660 dolara Antarktika turları buldum. Belki bu kış (güneyde yaz) onu da aradan çıkartırım suç ortağı bulursam kendime…
+2
yadigar
(03.12.25)
Kilo vermek istiyorum
0
bogurtlenliporsuk
(03.12.25)
check-up yaptırmak.
almanya'daki oturduğum evi satın almak.
almancamı ilerletmek. çok değil. b1 yeter.
vatandaşlık başvurusu belgelerini tamamlamak.
bu yıl iş nedeniyle 15 ülke gezmişim. Bu sınırı aşmamak.
kitap için binding öğrenmek. biraz el işi.
0
parcaliham
(03.12.25)
mart ayında dv1 vizesi ile ilk girişimi yapıp, ardından şu an yaşadığım ülkeye dönmek ve sıkıntı çıkmadan abd'de kendime uygun bir iş bulmanın ardından kesinkez yaşamak için girmek. ardından kafama ve beğenime uygun, bana sadık, gelecekte çocuk isteyen bir hatuna nikah basmak. ama şu an iş kısmı çok daha önemli.
0
rain when i die
(03.12.25)
Her sene hedefler koyardım yeni yılda şunları yapcam vs. diye ama bu yıl benim için zor geçti. Kötü bir yıl oldu o yüzden hedef koyma motivasyonum yok.
0
rock n roll
(03.12.25)
Bu sene yakın ailemden üç kişiyi kaybettim, depresyondayim. Sigaraya başladım, paketli gidalara geri döndüm ve sporu bıraktım, sertifikalarima çalışıyordum onu da bıraktım. Eski halime geri dönme hedefim var.
0
mirty
(03.12.25)
kan değerlerimi toparlamak
her gün yürüyüş yapmak
başka insanların sorunlarının üzüntüsünü taşımamak, sahiplenmemek
anksiyete bozukluğum üzerinde çalışmak, kaygılarımı kontrol edebilmek, depresif duyguları tolere edebilmek
çalışma hayatımda daha aktif olmak, ilerlemek
dini inançlarımı hayatıma daha çok entegre etmek
hala koliler içinde yaşadığım evi düzenlemek, yerleşmek
geleceğimle ilgili bir harita çıkartabilmek
0
deartheodosia
(03.12.25)
- gün içerisinde hiç su iç(e)miyorum, onu arttırmak
- her gün düzenli günde en az 2 defa yürüyüş yapmak,
- daha çok kitap okuyabilmek,
- hisse senedi almaya başlamak,
- abd borsasından bir şeyler almak,
- X ve instagram'da daha az zaman geçirmek,
- aşık olmak
0
sweetoffice
(03.12.25)
(7)

Erkekte gümüş kolyeyi nasıl buluyorsunuz?

msb
SB.
SB.
0
msb
(30.11.25)
erkek olarak itici buluyorum.
+2
jelly bear
(30.11.25)
Şahsen ben kadın olarak beğenmiyorum . Atanamamış 90'lar popçu gibi duruyor. Ama kimin ne düşündüğü hiç önemli değil, beğenen taksın +1
+6
kullanicadi
(30.11.25)
bence cinsiyetten bağımsız, kişinin boynu ince ve uzunsa; kolye de nigga zinciri tarzı kıro bişey değilse, yakışıyor. bu tarife uyan erkeklere de yakıştığını düşünüyorum.
+2
lil siztah
(30.11.25)
zincir kolyeler tam anlamıyla berbat. kekoyum diye bağırıyor. normalde keko turnusolü olan bir şey nasıl bu kadar yaygınlaştı aklım onu da almıyor.
+2
black holes in the sky
(01.12.25)
ben beğeniyorum, eşim de takıyor.
-2
elorelia
(01.12.25)
kolyeye göre değişir, rapçi kolyeleriyle itici duruyor ama zarif figürlü bir şeyse güzel duruyor.
0
koela
(01.12.25)
esmer hatta afrolara çok yakışıyor.
-3
ground
(01.12.25)
(14)

Gerçekçi bi dizi arıyorum. Hayatta olan biteni anlatan.

luluki
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.
Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.
Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
0
luluki
(29.11.25)
İlk aklıma gelen ‘this is us’ oldu.
+2
pop art
(29.11.25)
this is us +1
virgin river küçük bir kasabada herkesin birbirini tanıdığı bir yerde geçiyor ama ufaktan pembe dizi gibi de.
shrinking olabilir belki ama o da psikologlara realist gelmiyordur :D
ted lasso'nun eh yok artık dedirten tarafları var ama insan ilişkilerini gerçekçi yansıttığını düşünüyorum dizinin.
0
black holes in the sky
(29.11.25)
When They See Us
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Line of duty
0
mikahakkinen
(29.11.25)
the bear
0
eileengray
(29.11.25)
mymister
0
Rondak
(29.11.25)
Üvey Baba
+4
yurtsuz john
(29.11.25)
eskilerden baba evi süper baba

bazı yerleri kurmaca ama gerçek hayata çok da uzak değil ekmek teknesi

ikinci bahar'ı söylemişsiniz zaten
0
exlibris
(29.11.25)
Sopranos
The Wire
Better Call Saul

Üçünü de izledim. Hepsi birbirinden gerçekçi diziler. Bu dizilerde olan olayların son derece benzerlerini kimi zaman bizzat yaşadım, kimi zaman sözüne itibar ettiğim insanlardan dinledim. Üç dizideki karakterlere son derece benzeyen insanlarla tanıştım, iş yaptım.
0
10551037
(29.11.25)
çernobil
+1
hold the door
(29.11.25)
Northern exposure.
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Narcos. Evet narcos serileri. Gayet de gerçek yaşamla aynı şeyler. Dizinin tadı da buradan geliyor.
0
ground
(30.11.25)
Six feet under
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
1) borgen - danimarkali politikacilarin hayatlari, mutevazi bir yasam.
2) downton abbey - ingiliz soylularinin hayatlari, gundelik yasamlari, sorunlari.
3) ricky gervais'in after life'i - karisini kaybeden bir adamin gundelik hayati.
4) skam - norvecli ergenlerin hayatlari, cok az aksiyon var ama partiledikleri icin, aykiri bir sey yok.
0
Sour
(02.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.