çok güzel temiz şirketler baya düşmüş. avantajlar:- dolar bazlı eski ath'larına %30-40 çıkabilecek çok şirket var- tr'ye gelen yabancı yatırımcı miktarının artması- abd'de faizlerin düşmesi, risk iştahının artmasıdezavantajlar:- tr'de düşmek bilmeyen enflasyon- sanayi üretimi ve harcamaların düşmesi
çok güzel temiz şirketler baya düşmüş.
avantajlar:
- dolar bazlı eski ath'larına %30-40 çıkabilecek çok şirket var - tr'ye gelen yabancı yatırımcı miktarının artması - abd'de faizlerin düşmesi, risk iştahının artması
dezavantajlar:
- tr'de düşmek bilmeyen enflasyon - sanayi üretimi ve harcamaların düşmesi - faizlerin yüksek olması ve 2026'ya kadar da böyle devam edecek olması
ne diyorsunuz?
0
avatar is back (14.10.24)
ben zamanı gelmedi diyorum, 2025 sonu iyi bir zaman olabilr
0
abelardo
(14.10.24)
İsrail'in saldırmak için sırada tuttuğu ülkenin borsasına girmem ben.
0
Mirket
(14.10.24)
bence hayir, ulke ekonomisi buna izin verir bir goruntude degil, yumusak inis degil bayagi sert iniyoruz. Basit olarak sirketler onumuzdeki donemde de kar edemeyecekler. Iflaslar, isten cikarmalar vs. hayli olasi.
Bildiginiz uzere bir seyin dusmesi yada ucuz olmasi artacagi anlamina gelmiyor. Bir de F/K vb. carpanlar suan dusuk gozukse de onceki ceyreklerden kaynakli, 2025 ilk ceyrekte daha da dusmus fiyatlara ragmen yuksek carpanlar gormek cok cok cok olasi cunku sirketlerin bilancolari da kotu yani hisse basina dusecek karlar da dusuk olacak. vs. Dolayisiyla borsa ucuz degil.
"Yabanci" ' yi da tanimlamak lazim. Yakin zamanda gelecek bir yabanci yok.
yatirim tavsiyesi degil tabii ki , aktif pozisyonlarim var, bunun zarada olani karda olani var. Tutmayi surdurecegim simdilik cunku ihtiyacim olmayan bir meblag. Pozisyon almayin demiyorum ama dustu diye artacak diye bir sey yok. Daha da dusugu olabilir.
0
wallcan
(14.10.24)
zamanı geldi. girilir.
0
gabe h coud
(14.10.24)
Siz de süper zeki türk halkı gibi yapın. Bedavayken değil yükselmeye başlayınca girin.
0
deer hunter
(14.10.24)
ben topluyorum.
0
awlmi
(14.10.24)
gireceksen şimdi girip bekleyeceksin. 1 senelik düşüşü 1 ayda geri alacak tüm kağıtlar ama o sırada malda kimse olmayacak herkese yükselişi seyredecek yani.
2 sene sonra şu anda gözün kapalı alacağın herhangi bir hisse dolar bazlı 4-5 katına gidecek. işte o zaman tarih bugünkü gözü karaları yazacak korkakları değil.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.10.24)
Yani çok bilgim yok Türkiye piyasasından ama ailemin parasini; Yüzde 30 altın (fiziki) Yüzde 25 avrupa ve amerika borsası yatırım fonlari Yüzde 25 kadar türk borsası yatırım fonlari Geri kalan da faiz+para piyasası bağladım. Bir de 1500€ var. Paraya bakmayin dedim kalsın böyle birkaç sene. Ailemin parasi diye ben onlardan çok bakıyorum galiba ama bakarsan psikolojin bozulur türk borsasinda. O yüzden ben yatirdim unuttum gitti yaptim.
Neyse yani ben olsam yatirimin bir kısmı ile alırdım eğer amacım uzun dönem bakmaksa. Ama aylık para kazanayim gibi girecekseniz bence psikologa para gerekecek.
Çok da bilmiyorum tabi, ben düz msci world falan alan adamim.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
baron rothschild'a atfedilen bir söz vardı, "alma zamanı sokakta kan olduğu zamandır, kan seninki olsa bile" diye. bizimki gibi dandik ülkelerde işler iyice karışmadan alınan her hisse pahalı görülüyor malesef. belli ki bu zamana kadar gelmeyen yabancı buralar iyice yere serilmeden gelmeyecek. gelenler günlükçü, algolarla piyasayı sallayıp düşen parayı alıp gidiyor. bu yüzden daha aşağı gidecek yolumuz olduğunu düşünüyorum. hele ki 2025 ortalarında abd'de resesyon bekleyen ciddi bir kapital var, orası dağılacak ise burada malda olmayı hiç istemem.
0
engelbert humperdinck
(14.10.24)
Şu an dip olmadı benim takip ettiğim analistlere göre. O yüzden bence biraz daha beklenmeli.
0
turuncu tonlarda
(14.10.24)
Ben de girdim gecen haftalarda ki bu bir ilk oldu. Etf aldim ben. Tek hisse senedi aldigim olmadi zaten yurt disindayim kullandigim platformda bistteki hisseler yok etf var.
0
robert bosch
(14.10.24)
bu hafta - yazar herhalde yarın memur maaş günü taze giren parayı da gümleticekler
madrid'deyim, tuttuğum evin sahibine yollamam gereken bir tutar var. sabah para çekip ev sahibinin bankasına gidip hesabına yatıracaktım ama teb'in anlaşmalı olduğu bankanın atm'sinden günlük en fazla 10.000 TL muadili çekilebiliyormuş, o da 300 euro bile etmiyor.bu işlemi wise ile aynı gün içerisin
madrid'deyim, tuttuğum evin sahibine yollamam gereken bir tutar var. sabah para çekip ev sahibinin bankasına gidip hesabına yatıracaktım ama teb'in anlaşmalı olduğu bankanın atm'sinden günlük en fazla 10.000 TL muadili çekilebiliyormuş, o da 300 euro bile etmiyor.
bu işlemi wise ile aynı gün içerisinde ve çok az masrafla halledebilir miyim? sorun şu ki, parayı önce wise ile buradaki kendi hesabıma aktarmam ve sonrasında ev sahibine yollamam öneriliyor ama ben burada henüz banka hesabı da açmamıştım. wise ile direkt teb'deki hesabımdan ev sahibinin ispanyol bankası hesabına yollayabilir miyim hızlıca?
ya da, 2000 euro civarı bir tutarı adamon hesabına teb'den direkt swiftle yollasam ne kadar masraf çıkar? ayrıca, aynı gün geçer mi?
teşekkürler.
0
dali dili havali korna (14.10.24)
1- Wise ile bahsettiğinizi yapabilirsiniz. Swiftten daha uygun olur ve İspanya içi bir transfer içi olacağı için büyük ihtimalle gün içinde tamamlanır.
2- Genelde Tr ye gelen swiftler 1 günde ulaşıyor. Gidenleri bilemiyorum biraz karşı ülkeye de bağlı. Giden Swift 2-3 günü bulabilir. Eğer Cepteteb hesabınız varsa 176 TL + Muhabir banka ücreti alırlar. Bu da max 10-15 eur eder. Cepteteb şube kullanmıyorsanız masraf biraz daha yüksek olur.
0
nuevo
(14.10.24)
Ben buna benzer bi işlemi Teb kullanarak wise üzerinden gönderdim yurtdışı hesabıma.Türkiye içindeki havalede sorun çıktı.Teb den Tr deki Wise havalesini askıya aldılar.Benim Tebde kayıtlı Tr numaram kapalıydı.Yüksek tutarlı Eft olduğundan arayıp teyit almak istemişler,ulaşamayınca işlemi durdurmuşlar.Ben çağrı merkezini arayıp çözdürdüm işlemi.Wise Tr ye geçince, zaten 5-10 dk sürdü yurtdışı hesaba geçmesi paranın. Özetle; Tebden havale yaparken kayıtlı Tr numaranız ulaşılabilir olsun.
0
arenas
(14.10.24)
Enpara ile swift 247try ile ödedim 2300 dolara. Alıcı banka 58 dolar kesti tabii
0
substituent
(14.10.24)
yapikredide fast diye bi odeme var, saniyeler icinde yurtdisina doviz ulasiyor. 7500 dolar ve alti icin gecerli
Prof. tez danışmanıma Whatsapp'tan müsait olduğunuz bir zaman sizi arasam uygun olur mu hocam diye yazdım. Geri dönmedi. Tik raporu için de sürem daralıyor. Ne yapsam sizce?Şimdiden çok teşekkürler...
Prof. tez danışmanıma Whatsapp'tan müsait olduğunuz bir zaman sizi arasam uygun olur mu hocam diye yazdım. Geri dönmedi. Tik raporu için de sürem daralıyor. Ne yapsam sizce?
Şimdiden çok teşekkürler...
0
psmstc (14.10.24)
Makul bir süre sonra telefon edin. Hocam WhatsApp‘tan yazdım ama herhalde görmediniz diye konuya girin.
0
eloharp
(14.10.24)
2 seçeneğin var wp'tan engelle telefonla ara, müsaitse açar
0
bir soru sorcam
(14.10.24)
sürekli başıma gelen bir şey başka arkadaşlarımın da başına geliyor. tekrar mesaj atın hiç çekinmeyin. benimki sonra kızıyor zaten niye hatırlatmadın diye demek ki tekrar mesaj atmaktan rahatsız olmuyor. bir de ne olursa olsun öğrencisiniz o yüzden bazı egolarına katlanın korkmayın. normal demiyorum ama yapıyorlar :) hayatta kalmak için alışmalıyız.
0
enteg
(14.10.24)
Ya bu iş yerinde benim de çok başıma geliyor. Bana görüldü attın diyorlar sonrasında. :) Müsait misin çok genel bir soru. Evet desen bi dert hayır desen bi dert. Müsait misin yerine bir zaman dilimine sözleşmek 2 taraf için de daha mantıklı oluyor.
Bence konuşacağınız şeyin detayını verip tekrar yazın. Yazdığınız saate göre biraz zaman sonrası için randevu alın. Konunun kaç dakika süreceğini de tahmin ediyorsanız süper olur.
10 dk. telefonda görüşebilir miyiz? Müsait olursanız öğleden sonra 1buçuk-2 gibi telefonda konuşabilir miyiz? Müsait olursanız yarım saate arayım mı? Yarın sabahtan telefonda konuşabilir miyiz? Bugün öğleden sonra odanızda olur musunuz?
0
nickini vermek istemeyen uye
(14.10.24)
Sorunuzdan bağımsız olarak şu mecrada gördüğüm akademi ile alakalı sorular beni çok ürkütüyor. Sürekli bir toksik davranış örneği görüyorum. Dahası dünyanın bir çok yerinde “unprofessional” olarak değerlendirilecek iş alışkanlıkları nasıl da normalleşmiş. Danışman ile neden whatsapp’tan iletişim kurulur diye kimse sorgulamıyor mesela. Abd, Almanya ve Hollanda’da akademik çevrelerde bulundum, hiçbirisinde danışmanlarımın numarasını bile bilmiyordum. Sadece doktorada 3 danışmanımdan 1’si acil bir şey olur belki diye numarasını verdi. Şimdi kontrol ettim telefonuma kaydetmemişim bile, çünkü ihtiyaç duymuyorum. Yok mu bu yönettikleri tezlerin öğrencilerine çektiren hocalara bir yaptırım ya?
0
but that was just a dream
(14.10.24)
Arayacaksınız neticede, hoca cevap vermedi diye rapor süresini kaçıracak değilsiniz değil mi?
Ayrıca hocanız 30-35 yaşın üzerindeyse whatsapp'tan sormayın. O kuşak öyle çalışmıyor. Ahizeli sabit hatlardan sapır sapır birbirlerini arayarak iletişim kuruyordu bu kişiler. Arayın direkt, müsait değilse söyler. O zaman da kapatmadan ne zaman arayayım hocam diye sorarsınız. Ya zaman verir ya ben dönerim der.
Bu ay peşin 20 bin liralık bir harcamam olacak. Yani çok büyük bir meblağ değil, ödesem öderim de son zamanlarda çok görüyorum bu bankaların yeni müşteriye faizsiz kredi kampanyaları oluyor. Onlardan mı faydalansam diye düşündüm.Şu an TEB, Akbank, Halk Bank kredi kartlarım var ama aktif olarak sadec
Bu ay peşin 20 bin liralık bir harcamam olacak. Yani çok büyük bir meblağ değil, ödesem öderim de son zamanlarda çok görüyorum bu bankaların yeni müşteriye faizsiz kredi kampanyaları oluyor. Onlardan mı faydalansam diye düşündüm.
Şu an TEB, Akbank, Halk Bank kredi kartlarım var ama aktif olarak sadece birini kullanıyorum diğerleri ya eski maaş bankam ya da konut kredisi çektiğim için var. Yeni bir bankaya üye olayım desem tavsiye ettiğiniz var mıdır? İş Bankası ya da Enpara diye düşündüm ama başka tavsiye varsa da bakabilirim.
0
nundu (14.10.24)
En avantajlı Vakıfbank. Yeni çektim 12 ay, 3.99 oran ve sıfır dosya masrafı ayrıca sigorta da yok. Sadece tek bir koşulları var 5000 TL’den az olmamak üzere çekilen kredinin yüzde onunu üç ay süreyle saklı tutuyorlar ve üç ay sonra serbest bırakıyorlar. Ben 60.000 TL çektim hesabıma 50.000 TL yattı. 10.000 TL üç ay sonra hesabımda olacak.
Günaydın arkadaşlar Özel sağlık sigortam var ve hiç kullanmadım. Çünkü ihtiyacim olmadı. Şimdi geçmeyen boyun tutulmam nedeniyle kullanmayı düşünüyorum. Fakat ben bağlı olduğum işyerinden farklı bir ildeyim. Bu durumdan da kimsenin haberi yok, ortaya çıkması benim için problem olabilir. Sağlık detay
Günaydın arkadaşlar Özel sağlık sigortam var ve hiç kullanmadım. Çünkü ihtiyacim olmadı. Şimdi geçmeyen boyun tutulmam nedeniyle kullanmayı düşünüyorum. Fakat ben bağlı olduğum işyerinden farklı bir ildeyim. Bu durumdan da kimsenin haberi yok, ortaya çıkması benim için problem olabilir. Sağlık detayları paylaşılmaz orası ok ama acaba özel sigorta şirketi bizim şirkete hayirdir bu adamın burada ne işi var vs gibi belirtici bir şey gönderir mi?
Bu arada: Her şeyi ciddiye alıyordum; sanki ölümsüzmüşüm gibi. Jean-Paul Sartre
Teşekkürler
0
pavlis (14.10.24)
hiçbir şey olmaz merak etmeyin. sağlık sigortanızı hangi hastanede kullandığınız verisi sigorta şirketi ve hastane arasındadır. sadece kullanımınızı maddi yönüyle paylaşabilirler. örnek bir kullanım şekli koyuyorum aşağıya.
Provizyon no Provizyon tarihi Ödenen Rakam ödeme - 561562311 - 14.10.2024 - 4.506 TL - Ayakta tedavi
not: rapor vs alınırsa elbette işyerinize vereceğiniz için görünecektir.
0
erty_ksk
(14.10.24)
Olur mu öyle şey kvkk diye birşey var. Sağlık verisini kimseyle paylaşamaz sigorta şirketi. Eğer bekleme süresi olmayan bir hastalık ise tedavini olabilirsin.
İneklerin de insanlarla kedi köpekler gibi iletişimi var mı?
mrvln
Soru çok saçma oldu ama nasıl anlatayım bilemedim. Kedim var, köpekleri zaten biliyoruz. İnekler falan da böyleler mi? Yani sevgiyi falan anlıyorlar mı? Ne bileyim sahipleriyle iletişim kurabiliyorlar mı? Ailem de yemek yemekten keyif alıyor ben de. Kırmızı eti de çok seviyorum. Bayılıyorum hatta. D
Soru çok saçma oldu ama nasıl anlatayım bilemedim. Kedim var, köpekleri zaten biliyoruz. İnekler falan da böyleler mi? Yani sevgiyi falan anlıyorlar mı? Ne bileyim sahipleriyle iletişim kurabiliyorlar mı? Ailem de yemek yemekten keyif alıyor ben de. Kırmızı eti de çok seviyorum. Bayılıyorum hatta. Daha dün karşıda bir yerde yemek yedim ve o kadar iyiydi ki şoktayım şu an. Bi kamyon insanı götüreceğim oraya. Ama instagramda bi video gördüm. Köpek gibi kelebeklerle oynayıp kendini falan sevdiriyor bi tane inek ya da dana artık cinsini bilmiyorum. Ne yapıcam ben? Evcil hayvan gibi bir şeyse bu arkadaşlar çok üzüleceğim. Yediklerim için üzüleceğim, yemeyeceklerim için üzüleceğim. Uyuşturucudan 10 sene önce falan gitmediysem yemek sayesindedir bu. Yemek beni mutlu eden bir şey. Nolcak şimdi? Nasıl hayvanlar bunlar? Anlıyorlar mı bizi kedi köpek gibi?
0
mrvln (14.10.24)
Bunları ezelden beri yediğimiz için yenmeye evrildiler, o yüzden konuşmayı bıraktılar. İneklik bi durum yok, gömmeye devam afiyet olsun...
0
Bruce
(14.10.24)
Size afiyet olsun ama bana olamıyor şu an :( Kendini sevdiren canlıyı nasıl gömeyim ben.
Az biraz köyde zaman geçiren herkes bilir ki bu hayvanlar da gayet evcil ve etkileşime giren hayvanlar. Koyun, kuzu, dana, oğlak, kaz, ördek, tavuk... Et yemekten keyif almanızın tek sebebi bunların bir kedi - köpek kadar evcil olmadığını sanmanızsa, geçmiş olsun.
0
salihdt
(14.10.24)
Peter Singer'ın "All Animals are Equal" makalesini öneririm.
"Gömmeye devam"cılar ile ilgili olarak: Genel olarak düşünmüyoruz ve bize öğretilen, hoşumuza giden neyse sorgulamadan onu yapmaya devam ediyoruz. Yapıyoruz çünkü haz alıyoruz ama haz aldığımız her şey iyi değil.
Ha zaten biraz daha meseleyi kurcalarsanız vejateryen beslenmeyi düşünürsünüz ki burada da antroposentriklerin argümanı genelde "ama sağlıklı beslenme için ete ihtiyacımız var" oluyor. El cevap: hayır, yok. Proteini bitkisel kaynaklardan da oldukça verimli biçimde alabiliyorsun, hem de sıfır kolesterol. Bunun üstüne durur mu antroposentrik, "ama omega 3" diyor. Zibilyon tane araştırma omega 3'ün de ham halde bitkiden alındığını, hayvanların daha uzun zincirli omega 3'e sahip olduğunu ama zaten tüm hayvanların bu uzun zincirli omega 3'ü vücutlarında sentezlediklerini, dolayısıyla hayvanda sentezlenmiş omega 3 almakla bitkisel kaynaklardan ham halde omega 3 almak ve kendimiz sentezlemek arasında fark olmadığını, hatta bitkisel kaynaklı olanın daha faydalı olduğunu gösteriyor. Kaynak da koyayım: www.pcrm.org
İneklerin bilissel kapasitelerine gelince: "cows display the ability to rapidly learn different tasks, display long-term memory, extrapolate the location of a hidden moving object, discriminate complex stimuli, and discriminate humans from one another." Yani oldukça yüksek ve sahibiyle duygusal ilişki kurabilecek biçimde gelişkinler. Peki neden değilmiş gibi? Çünkü yiyeceğin şeyle duygusal bağ kurmak istemezsin. O yüzden kendini yabancılaştırırsın. Orta asya'da atalarımız (eğer gerçekten atalarımızsa) göçebe yaşıyordu. Göçebe yaşamda tarım yok. Besin kaynağı hayvanlar. Dolayısıyla öldüreceğin insanla duygusal bağ kurmaktan kaçındığın gibi beslenmek için kullanacağın hayvanı da zamanla araç olarak görüp duygusal bağ kurmaktan kaçınarak bir savunma mekanizması geliştiriyorsun. Ama artık şehirlerde yaşayan büyük oranda tarım toplumlarıyız ve hayvan öldürmek zorunda değiliz. Nitekim öldürmeye ve bağ kurmamaya eğilimimiz gelenekselleşmiş. Tam unutacak gibi olsan da her kurban bayramı toplu katliam yapıyorsun ve egemen pratik kendini yeniden üretiyor. Tarım bitse ve inekler olmasa aynısını kedi köpeğe, hatta insana da yapacaksın aslında. Neyseki üretici güçler gelişti ve artık çıplak hayatta kalma koşullarının dayattığı zorunluluklara tabii degiliz ve tercih yapma şansımız var. Bu tercihler büyük oranda da ahkaki tercihler.
0
prole
(14.10.24)
Evet köpekler gibi bilişsel yetenekleri, kendi sürüsü ve insanlarla bağı tanışıklığı var
0
grimavi
(14.10.24)
Hayvanlar da aynı insanlar gibi üzülür, mutlu olur, sinirlenir ve acıyı hisseder ve bağ kurarlar. İnsanlarla iletişim kurarlar. Et yemeyin ve hayvanlardan elde edilmiş hiç bir ürünü kullanmayın. Vegan olun.
inek baya akıllı bi hayvan. kırlarda top oynuyo veya elektrikli çitin kapısını çarpılmadan açmayı sadece izleyerek öğrenmiş inekler var. çağrıldığında ismine tepki vererek gelmesi vs. çok sıradan olaylar. kediden-köpekten daha akıllı bile olabilir.
0
orpheus
(14.10.24)
Balık? Tavuğa daha hazır değilim.
0
🌸mrvln
(14.10.24)
@mrvln
Balık da, tavuk da. Bütün hayvanlar hissediyor ve duyguları var. Hazır olup olmama meselesi değil. Yememelisin.
0
rock n roll
(14.10.24)
Evcil hayvan gibi bir şey değil ama sağlıklı olan BÜTÜN canlılar belirli bir düzeyde iletişim kuruyorlar, bilişsel ve çevresel farkındalığa sahipler. Sadece hayvanlar değil. Evet, bitkiler de. İnsanla düzenli iletişim halinde olan canlılar insan davranışlarını anlamaya ve ona göre tepki vermeye daha yatkınlar. O yüzden biz onları (bilimsel değil, genel bakışta) diğerlerinden farklı görüyoruz.
0
nawar
(14.10.24)
@mrvln sadece balık yiyenlere pesketaryen deniyor ve genellikle vejateryenlik içinde kategorize ediliyor. Ben de pesketaryen olarak başladım, 6 ay sonra balığı da bıraktım ama omega-3 ikame ederek yaptım tabi. Oldukça sağlıklıyım şu an ve vicdanım rahat :D Pesketaryen olarak başlayıp gidişata bakabilirsin. Muhtemelen balığı da bırakırsın bir süre sonra isteyerek.
0
prole
(14.10.24)
şunu düşün. dünya dediğimiz bu fanus içinde sıkışıp kalmışız. doğa dediğimiz habitatda da hayvanlar ya bitki yiyerek ya da birbirlerini yiyerek hayatta kalıyor. burası acımasız bir yer. biz de karnımızı doyurmak için bu besin zincirine dahil olabiliriz. çok vicdan kasmaya gerek yok
0
xrated
(14.10.24)
Bu arada "davuk çok leziz" falan diye düşünüyorsan bir sır vereyim, ağız tadı toplumsal olarak kuruludur. Yani tamamen alışkanlık. Mesela buradan bir orta asya'ya ya da afrika'ya git, tiksindiğin, çirkin tatlı yiyeceklerin orada acayip haz veren yiyecekler olduğunu göreceksin. Mesela iskandinavya'da havyar hem statü göstergesi, hem besleyici, hem de lezzetli bir gıda iken sen ben yesek tükürürüz. Beslenme alışkanlığın ağız tadını şekillendirecek zamanla ve zaten canın et çekmeyecek. Bunun için tabi güzel yiyeceklere, tariflere de bakman lazım. Airfryer da iyi oluyor bu arada.
0
prole
(14.10.24)
Bu arada xrated'in söylediği "naturalistic fallacy" ve entelektüel tembellik.
0
prole
(14.10.24)
sen asıl evde tavuk besleyenleri gör instağğramda. bildiğin kedi gibiler
0
titanyum22
(14.10.24)
inekler bayağı zeki, öğrenebilen hayvanlar, köylerde akşam sürüler köy girişinde serbest bırakılır inekler de işten geliyormuş gibi kendi evlerini kendi bulur, insanlarla da etkileşime girebilirler bence zaman geçirmek ile alakalı.
Yurtdışında öğrenci vizesiyle oturumum var. İkametimi yurtdışına aldırdığım halde hala gss işliyor, borç çıkıyor. Böyle mi yapıyorlar biz gidip bildirmeyene kadar?Bir de konsolosluk benden 2. Adres vermek ister misin demişti. Meğersem bu da adresin olarak gözüküyormuş. (Ben sadece bilgi amaçlı soruy
Yurtdışında öğrenci vizesiyle oturumum var. İkametimi yurtdışına aldırdığım halde hala gss işliyor, borç çıkıyor. Böyle mi yapıyorlar biz gidip bildirmeyene kadar?
Bir de konsolosluk benden 2. Adres vermek ister misin demişti. Meğersem bu da adresin olarak gözüküyormuş. (Ben sadece bilgi amaçlı soruyor sanmıştım) bu adres de ikametgah belgesinde bulunduğu için borç devam ediyor olabilir mi? Yarın gidip sildireceğim gerçi ama.
0
Unde bach canim (13.10.24)
ikinci adresle ilgili bilgim yok ama yurtdisinda yasadiginizi kanitlarsaniz (ornek olarak pasaport giris cikis tarihleri) o sure dahilindeki borcunuzu sildirebilirsiniz.
tarihlerde hata olabilir bilginiz olsun (ornek, kayit edilmemis giris veya cikis durumu. bu durumda cikis-cikis-giris gibi gorunuyor sanki kacak girmissiniz gibi, bunu karakola gidip duzeltebilirsiniz, pasaporttaki kaselere bakip duzeltiyorlar)
çeşme ya da seferihisar'da önerebileceğiniz bir yer var mı? bu iki yer dışında fahrettin altay-çeşme arası herhangi bir öneriniz de olabilir. gidince sıra beklenmeyecek bir yer olsun yani aşırı popüler ve kalabalık olmasın, ve lezzetli/kaliteli olsun tabii mümkün olduğu kadar. kriterler bunlar.
çeşme ya da seferihisar'da önerebileceğiniz bir yer var mı? bu iki yer dışında fahrettin altay-çeşme arası herhangi bir öneriniz de olabilir. gidince sıra beklenmeyecek bir yer olsun yani aşırı popüler ve kalabalık olmasın, ve lezzetli/kaliteli olsun tabii mümkün olduğu kadar. kriterler bunlar.
0
tepedeki psychedelic adam (13.10.24)
Dümdüz serpme kahvaltı diyorsanız, 2-3 hafta önce bir arkadaşım Güzelbahçe'de Kahvaltı Üstadı'na götürdü beni. Kahvaltısı normal/iyi, terasın deniz manzarası güzel. Pazar sabah kalabalık olur diye tahmin ediyorum.
Serpme kahvaltı şart değilse Çeşme'de Arpege Pastanesi'nde güzel kahvaltı tabakları, omletler vardı, çok beğenmiştik biz.
0
kobuzchu kiz
(14.10.24)
Sonradan aklıma geldi, tam olarak yol üstü sayılmaz ama şurası da tatlı bir yer: maps.app.goo.gl
0
kobuzchu kiz
(14.10.24)
yol üstü olmasına da gerek yok aslında. en çok dikkatimi çeken son attığınız oldu mesela :) teşekkürler.
evde smoothie yapmak için önerebileceğiniz basit bir cihaz var mı? hiç anladığım/bildiğim bir şey olmadığı için mümkünse link ya da model ismi vs. yazabilirseniz sevinirim. ve çok yer kaplamayan bişey olursa iyi olur.
evde smoothie yapmak için önerebileceğiniz basit bir cihaz var mı? hiç anladığım/bildiğim bir şey olmadığı için mümkünse link ya da model ismi vs. yazabilirseniz sevinirim. ve çok yer kaplamayan bişey olursa iyi olur.
mirket'inki kahve de oguttugu icin diger modellerden daha avantajli, bi ara ona cok niyetlenip gereksiz harcama yapmamak icin almamistim. cunku ben smoothie icin bunu kullaniyordum asil amaci bu olmasa da buzu bile parcalayan bir alet oldugu icin smoothie'lerde de gayet iyi is cikariyor, basarili bir urundur gayet.
konuşurken yanlışlarımı düzeltebilecek online bir ingilizce konuşma kursu arıyorum. öneriniz nedir?
konuşurken yanlışlarımı düzeltebilecek online bir ingilizce konuşma kursu arıyorum. öneriniz nedir?
0
tempor (13.10.24)
Preply cambly Livexp gibi sitelerden konuşma dersleri alabilirsin. Tavsiyem preply çünkü deneme dersinden sonra öğretmeni beğendiysen haftalık aylık bir plan satın alabiliyorsunuz.
0
anon1m
(13.10.24)
Yapay zeka var konusmani aninda duzeltip ekrana dogrusunu gosteren
0
Zetnikov
(14.10.24)
praktika.ai öneririm çok iyi elsa da var diğer seçenek olarak
dünyanın en saçma işi değil mi bu? yani amaç neydi tamamen açık sahilin önünde metrelerce yükseklikte uçurumu tutmuş alman askerlerin karşısına kasabın karşısına koyunu getirir gibi binlerce askerle çıkarma yapmak? çok mu gerekliydi? birkaç yüz kilometre ötede başka bir yerden karaya çıkamaz mıydı m
dünyanın en saçma işi değil mi bu? yani amaç neydi tamamen açık sahilin önünde metrelerce yükseklikte uçurumu tutmuş alman askerlerin karşısına kasabın karşısına koyunu getirir gibi binlerce askerle çıkarma yapmak? çok mu gerekliydi? birkaç yüz kilometre ötede başka bir yerden karaya çıkamaz mıydı müttefik birlikleri vs. acayip derecede saçma ve gereksiz zaiyat gibi geliyor bana bu? ne kazandı yani müttefikler bunu yaparak? savaşın birkaç ay erken bitmesini mi?
0
f02561 (13.10.24)
Aslında kerizlik müttefiklerde değil Hitler'deydi zira bölgenin büyük bir kısmı zaten Atlantik Duvarı'yla kapatılmıştı, müttefiklerin çıkarma yaptığı yer bu duvarın henüz bitmemiş bölümüydü ki duvar deyince kafanda öyle dandik bir şey canlanmasın aşağıya linkini bırakırım Fransa'dan Norveç kıyıları boyunca tamamen kapatan bir duvar bu, çıkarma yapılan yer de bu duvarın bitmemiş bir bölgesi, zaten Hitler de buraya çıkarma yapılacağınmı tahmin ediyor birliklerini buraya yakın bir bölgeye yığıyor ama asıl önemli olan panzerleri ve zırhlı birlikleri sahilden uzakta daha arkada göt içi kadar bir kasabanın yakınlarına konuşlandırıyor, hatta Erwin Rommel (Mareşal) bu bölgeyi ve duvarı inceleyip bu bölgenin çıkarmaya dayanacak güçte olmadığını ve panzerlerin ancak sahile yakın bir bölgede yer alırsa çıkarmanın bastırılabileceği, aksi halde askerlerin sahile çıktığı anda müttefik kuvvetlerinin hava gücünün de etkisiyle başarılı olabileceklerinin raporunu veriyor ama Hitler çok önemsemiyor, eğer biraz ciddiye alsaydı bu çıkarmayı rahatlıkla savuştururdu ama yapmadı.
Gerekliydi tabii ki. Öncelikle savaşın tüm yükünü Sovyetler Birliği doğu cephesinde çekiyordu. Almanya tüm gücünü buraya vermişti. Bu Atlantik duvarının da tamamlanamamasına Normandy böglesinin zayıf kalmasına neden oldu. Kaynak ve iş gücü sıkıntısı başlamıştı.
İngiltere ve diğer avrupa ülkeleri yeni bir cephenin şart olduğunu düşündü. Bu nedenle almanya'yı daha da zayıflatmak için Overlord operasyonu gerçekleştirildi. D-Day tarihçiler tarafından kırılım dönemini anlatmak için kullanılır. Ör 1. Dünya savaşındaki somme muharebesi gibi
2. bir neden de Sovyetlerin Avrupa'ya ilerleme korkusuydu. Müttefik olabilirlerdi ancak Reich düştükten sonra yerini Sovyetler alabilirdi. Avrupa ülkelerinin yeniden yapılandırılması gerekiyordu. Bu bağlamda Doğu avrupa sovyetlere bırakıldı. Bu tahmin ediliyordu.
Akdeniz'den saldırma gibi bir plan da vardı ancak hem lojistik hem İtalya ve İspanya varlıkları da operasyonu etkisizleştirebilirdi. Aslında Hitler saldırı en dar nokta olan Pas de Calais dan bekliyordu buraya yığınak yaptı. Normandy sürpriz oldu. Daha geniş plajların olması burayı daha cazip kıldı.
bankadan vadeli/vadesiz altın hesabı mı?fiziksel altın mı?altın fonları mı?altın sertifikası mı?
bankadan vadeli/vadesiz altın hesabı mı? fiziksel altın mı? altın fonları mı? altın sertifikası mı?
0
estranged (13.10.24)
Fiziksel
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Fiziksel>altın fon>altins>banka
0
tahirkemalbozoglu
(13.10.24)
Fiziki > S1 > fon
son günlerde İar platform'a da yükseliyorum ama daha emin olamadım.
0
Mirket
(13.10.24)
Bazen sertifikanın fiyatı piyasanın altına düşüyor, o sırada rastlarsam sertifika alıyorum. Onun dışında sırf acil durum önlemi olarak tuttuğum az bir fiziki altınım var ama onları birikim amaçlı tutmadığım için sayılmaz sanırım.
Fiziki altın yerine sertifika tercih etmemin en büyük nedeni pazar alışverişi sevmemem. Ben öyle fiyat tarayayım, şuraya buraya sorayım işlerine giremiyorum. Bozdurması falan da bir dert. Bir de esnaf tarafından kazıklanmaya çok müsait bir yapıdayım üzerinize afiyet. O yüzden sertifika.
Hiç mi hiç yok. Kalmadı yani. Bana kadar bile yok. Arkadaştan kastım iş arkadaşı vs değil. Oturup iki kadeh içecek dertleşecek, gülüp eğlenecek kimse kalmadı maalesef. Hal böyle olunca da tercih edilmemiş bir yalnızlık yaşıyorum. Telefon döngüm annem babam abimdi. Annem ölünce o da bitti. Yani bilmi
Hiç mi hiç yok. Kalmadı yani. Bana kadar bile yok. Arkadaştan kastım iş arkadaşı vs değil. Oturup iki kadeh içecek dertleşecek, gülüp eğlenecek kimse kalmadı maalesef. Hal böyle olunca da tercih edilmemiş bir yalnızlık yaşıyorum. Telefon döngüm annem babam abimdi. Annem ölünce o da bitti. Yani bilmiyorum çok sorun etmiyorum fakat insan iki kelam edip üzüntüsünü de sevincini de paylaşacak bir arkadaş arıyor. Kız arkadaş vs değil burada bahsettiğim. Biraz yaş alınca da maalesef bu konuya dair bir gayret de gelmiyor içimden. Öyle işte. Siz de durumlar nasıl?
0
tahirkemalbozoglu (13.10.24)
Bir tane çok yakın arkadaşım var hatta artık kardeş olarak görüyoruz birbirimizi. Bir de çok yakın olmadığım ama ne zaman başım sıkışsa ya da başları sıkışsa birbirimize koşacağımız arkadaşlarım var bir kaç tane. Yani çok görüşme imkanımız olamıyor ama birbirimizi her gördüğümüzde sıkı sıkı sarılıyoruz bu arkadaşlarımla.
0
rock n roll
(13.10.24)
arkadaslik emek ister. arkadas olmak, yillar boyu bunu sürdürmek uzun iliskiden daha zordur.
caba göstereceksin, emek harcayacaksin. gecen sene dogum günüme cagiracak insan yoktu bu sene cok kalabalik olur diye insan elemek zorunda kaliyorum. önce sev, sonra sevilmeyi bekle.
icimden o gelmiyor, bu gelmiyor dersen yalniz yalniz oturursun evde.
0
robert bosch
(13.10.24)
Benim nasibime ikili iletişimde kazıklanmak veya yalnızlaşmak olduğu için seni çok iyi anlıyorum. Duygusal ilişkilerde de sosyal ilişkilerde de maalesef yüzüm gülmedi, "çok kötüyüm gelsene" diyebileceğim kimse yok, varama kocası ve kocasının anasıyla, onlar yoksa kendi babası abisi ve anasıyla uğraşıyor, illa ki kimse bana kalmıyor yani.
Arkadaşım olmadığı için telefon bağımlısıyım.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Kan ihtiyacı oldu, telefonumu elime alıp arayacak bir kişi bulamadım yahu.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(13.10.24)
Üzüldüm, ama arkadaşlık da her şey gibi çaba ve emek istiyor. Acaba arkadaşlarınıza yeteri kadar değer ve emek vermemiş olabilir misiniz?
Bendeki durum da tam tersi. Sıcakkanlı ve samimi biri olduğum için çok çabuk arkadaş edinebiliyorum. Bazen bu durumdan rahatsız bile oluyorum.
0
Amaranta ursula
(13.10.24)
Kan ihtiyacı gibi durumlarda buraya ya da ekşiye yazsan inan yakın çevrenden daha çok insan bulursun. Gönüllü ol bir kuruluşta. Yabancı dil öğren ya da yabancı dilin varsa Türkçe öğret yabancılara ücretsiz.
Ben çok yakın arkadaşımla sokakta tanıştım. Kaybolmuştu. Ben de kaybolmuştum, öyle sohbet ettik, arkadaş olduk.
0
Kahvedesu
(13.10.24)
rb +1 introvertlik kolaya kaçmak gibi. emek vereceksin. doğum günü partime 50’den fazla kişi gelecek.
0
gabe h coud
(13.10.24)
yas ve sehir nedir hocam. bu konuda sikinti ceken varsa detay yazsin belki bi gorusme, bulusma ayarlanir.
0
dokunmakalbime
(14.10.24)
2 tane yakın arkadaşım var. kardeşten öteler. biri uzak bir şehirde, diğerinin 2 çocuğu var ne ara çıkıp 2 kadeh atalım. herkes hayat derdinde kaldık yapayalnız.
0
mikahakkinen
(14.10.24)
Kardes ben arkadaslardan kurtulmaya calisiyorum sen arkadas ariyorsun
Bugune kadar arkadastan bir fayda gormedim bir sikinti olursa yapay zekayla konusuyorum cok guzel cevaplar veriyor valla inanilmaz seyler ogrendim
Arkadaslar kari kiz, din, siyaset futbol ve arabalardan konusuyorlar tamamen bos muhabbetler ve ben sevmiyorum sahsen. Bana bir kelime ogretecek insanlar lazim o da piyasada yok.
Arkadas ariyorsan bag kurmayacaksin Sohbetini yaptin diyelim bitti herkes evine gider obur turlu insanda beklenti vs olusuyor sonra darbeyi indiriyorlar uzuluyorsun
Yerinde olsam insanlarla mesafeli takilirim oyle cokta samimi olmam
Raki iceceksen ofiste bir kisiyi kafalarsin bongin dersin cok guzel mekan var gidelim gider icersin bitti hayat hikayeni paylasmaya gerek yok
Sahsen ben insanlara karsi guvenimi kaybettim bu zamana kadar 20 25 yillik arkadaslarim olmustu suan hic biri yok mesela.
Neden cunku zaman grcince herkes degismek zorunda
Adamla can cigersin binkiz bulur evlenir yada sehir disina tasinir yalan olur bidaha gorusemezsiniz o can ciger isi yalan olur
Neyse daha kafa utulemeyeyim sen arkadas isini bos ver kendin sadece guzel vakit gecirmeye calis. Arkadas cok gerekli bisey degil sikintin varsa yapay zekayla konus basarilar
0
Zetnikov
(14.10.24)
@zetnikov teşekkür ederim :)
0
🌸tahirkemalbozoglu
(14.10.24)
çalışıyorsanız mecbur bu saatten sonra iş arkadaşı olacak. normalde iş arkadaşıyla yakın arkadaşlığı tasvip etmiyorum ama çıkar çatışması olmayanlarla bu yapılabilir. akşam birkaç saat görüşerek yakın arkadaş edinemezsiniz. gündüz görüştüklerinizi yakına çevireceksiniz mecbur. onda da mutlaka sizi kıskanacak biri olmamalı. benim tavsiyem budur.
eskiden olsa iş arkadaşından arkadaş mı olur derdim ama arşiv boşsa ve yatırım yapacak kadar da yenisi için vakit yoksa mecbur terfi olacak :)
0
enteg
(14.10.24)
0.
senede bir kaç kere konuştuğum insanlar var. onlar arıyor zaten genellikle. ben bundan şikayetçi değilim ama. sordun diye söyledim.
gerçekten de hayatımızda insan olmak zorunda değil. toplumun doğal ve olması gerek olarak nitelediği şeylerin aslında bize zarar verdiğini gördüğümüz bir dönemdeyiz.
kime ne anlatacaksın? komşumun yeğenine dedim ki "taşınıcam söyleme kimseye". bana bahçeden bağırıyor "eşya mı topluyorsun?"
bak sinirlendim :D bir daha görmeyeceğim biri, iki dakikada bana zarar veriyor ve benim hatam.
o emeği kendine verince hayatın güzelleşiyor. o vakitlerde inan evde bile spor yapsan, ne bileyim kollarına kas yapsan vs çıkarsın istersen bu durumdan.
dünyanın sonundayız. kimsenin kimseye hayrı yok.
0
janderzel zartanyan
(14.10.24)
arkadaşlık emek ister+1 benim kimseyle görüşmediğim dönemler de oldu her gün sokakta birileriyle olduğum da. bu uzaklaşma zamanlarında çok bireyselleşmemek ve samimi olduğun insanlarla iletişimi komple koparmamak gerçekten çok önemli. arada mutlaka mesajla bile olsa yoklanmalı hal hatır sorulmalı, arayı geri dönülemeyecek kadar soğutmamalıyız. 29 yaşındayım ve yeni edindiğim arkadaşlarım da var çok eski can dostum diyebileceğim insanlar da. şu sıralar yepyeni bir arkadaş grubum var mesela kalabalıkça görüşüyoruz ve bu insanlar görüşmek için karşılıklı çaba göstermese hemen dağılırız bence (herkes 30+, farklı farklı iş güç var, kimisi evli falan). o yüzden umudunu kaybetme ve çabalamaya başla :)
0
theseachange
(14.10.24)
ortak ilgi alanlarına sahip en fazla 10 arkadaşım var.çok sıkı fıkı görüşmesek de ayda 2-3 defa bir şekilde buluşuyoruz. nerede yaşadığını yazmamışsın ama istanbul ise instagramda günübirlik turlara katılabilirsin. sevdiğin şeylere göre online ya da fiziki bir kursa katılabilirsin.mesela ben mezarlık seviyorum , mezartaşı okuma gurubuna katıldım benim gibi mezarlık seven başka insanlarla da tanıştım.şimdi 2 tatlı yeni arkadaşım oldu.ortak zevkimiz var , arada buluşuyoruz.
0
devilone
(14.10.24)
aga sen geçen gün "soframa yabancı adam oturttular bana çok ayıp ettiler" diyen eleman değil misin? sen arkadaşın olsun istemiyorsun ki?
edit: iş arkadaşı istemiyorum demişsin tekrar okudum. ama okuldan olmaz işten olmaz, bu yaşta parkta salıncakta sallanırken arkadaş edinemezsin ki. işte de olsa insanları tanımaya çalış. belki tam kafa dengi birilerine denk gelirsin alakasız departmanda.
0
titanyum22
(14.10.24)
İyi arkadaş da aşk gibi hocam, arayarak bulamazsın. Çok fazla arkadaşa gerek yok zaten hocam, 1-2 yeterli bence. Diyebilirsin ki o da yok, tamam haklısın, ama olabilir yani, çok kasma kendini. Periyodik olarak soosyal medydamdan, telefon rehberimden insan siliyorum. Arkadaş dediğin genelde geçmişten gelir. Yani iş hayatındaın edinilen arkadaş illa olur tabi de zayıf ihtimal yani. He ben abim dediğim, nikah şahidi yaptığım adamı iş hayatımdan buldum o ayrı:)
alt jenerasyonunuzla aranız nasıl sosyal hayatta ya da iş hayatında?alt jenerasyondan kastım 10 yaş küçükler falan gibi aşağı yukarı.sosyal hayatta alt jenerasyondan arkadaşım yok haliyle ama iş yerinde var. sanırım benim kafam kaldırmıyor. bu vesileyle bir de kendinden baya küçüklerle çıkan insanla
alt jenerasyonunuzla aranız nasıl sosyal hayatta ya da iş hayatında?
alt jenerasyondan kastım 10 yaş küçükler falan gibi aşağı yukarı.
sosyal hayatta alt jenerasyondan arkadaşım yok haliyle ama iş yerinde var.
sanırım benim kafam kaldırmıyor.
bu vesileyle bir de kendinden baya küçüklerle çıkan insanları hiç anlamamaya başladım o başka bir duyuru konusu tabii.
az yaşanmışlığı çok bir şey sanmaları, aşırı enerjiklik heveslilik daha silleyi yemememiş olmaları falan ne bileyim yoruluyorum muhattap olurken ama böyle iyi niyetle nasihat veren büyüğü gibi olunca da hoş oluyor.
tabii kendime de gülüyorum içten içte "bak sen bir de havalı havalı yol gösteriyor daha dün o çocuktun sen" diye..
kıskanıyor olabilir miyim acaba benden geçti ne güzel benim de o kadar enerjim ve seçeneklerim olsa diye...
0
AlsterWasser (13.10.24)
Ben alt jenerasyonumun böyle olmasının önünü açan öncü birlikte yer aldığım için gayet iyi.
Ancak sizin sorunuz bundan biraz daha farklı gibi, o enerjiyi ben de kaldıramıyorum artık evet. Kaldırmaya da lüzum yok zaten. Her yaşın dinamikleri ayrı. Ayrıca zaten belli bir noktadan sonra hala aynı kümenin içinde kalmaya çalışan insanlar her zaman tuhaf gelir bana. İsteseniz de ortama uyamazsınız. Çok canınızı sıkmayın bence buna.
Herkes kendi yaşadıkları çerçevesinde davranıyor. Sizinkilerle onlarınki bir değil sonuçta.
0
akhenaten
(13.10.24)
Benden 10 yaş küçükler de ufaktan yaşlanmaya başladığı için sıkıntısız oluyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.10.24)
Yöneticisi olduğum 25 yaş altı 3 kişi var, diğerlerine göre daha iyi anlaşıyoruz. Tecrübesiz olmanın verdiği açlıkla da ilgili ama hepsi feedback almaya hevesliler. Vermeye de en az o kadar hevesliler tabii. Kendi bilgilerine güveniyorlar, pek alçakgönüllü değiller bu konuda ama bunu yanlış bir durum olarak görmüyorum. İş hayatının bu ve sonraki nesillere adapte olması gerekiyor çünkü kaynak bundan sonra onlar. Biz doğruyuz bize benzesinler fikri yanlış ve tutmaz çünkü gerekirse aç kalırım ama burada çalışmam diyecek duruşları var. Fikirlerini çok önemseme ve ideallerin peşinden koşma konusunda gözükaralıklarını seviyorum. Sinir bozucu olduğu durumlar var ama taviz vermez yaklaşımda değilsen sana gelebiliyorlar. Ben de çok dinazor kafalı biri olmadığım için anlaşabiliyorum yani. Ama biraz daha büyüyüp tecrübe kazandıklarında bakmak lazım, burnu havada snob tiplere mi dönüşecekler yoksa yenilikçilikleri pratiğe dönüşecek mi...
0
Bruce
(13.10.24)
gerekirse aç kalırım ama burada çalışmam diyecek duruşları var+1 bunu kendi iş yerimden olmasa da yakinen biliyorum. biz sesimizi çıkarmazdık bunlar direkt söylüyor diye anlatıyorlar aşırı hoşuma gidiyor. genç nesil her zaman sevdim seviyorum onların cahilce davranışları beni hiç etkilemiyo, öğrenirler diyorum da asıl akran ve üstünün aptallıklarına tahammülüm kalmadı en dayanamadığım grup 30-50 bandı y midir x midir fena bir nesil büyüdü ve "her yerdeler"
0
ala09
(13.10.24)
genelde fazla muattap olmuyorum çünkü adamların kafası bizi almıyordur çünkü benden 10 yaş büyükleri benim kafam almıyor.
100 yıl içinde bu rekor (9.58) kırılabilir mi? Yani son olimpiyatlarda 9.79 koşulmuş son dünya atletim şampiyonasında 9.83 koşulmuş, bu rekorun 9.58 altına inme ihtimali var mı 100 yılda, sanki çok ekstrem doping ilaçları bulunamazsa kırılamaz gibi geliyor bana.
100 yıl içinde bu rekor (9.58) kırılabilir mi? Yani son olimpiyatlarda 9.79 koşulmuş son dünya atletim şampiyonasında 9.83 koşulmuş, bu rekorun 9.58 altına inme ihtimali var mı 100 yılda, sanki çok ekstrem doping ilaçları bulunamazsa kırılamaz gibi geliyor bana.
0
Bir ben var benden şurada (13.10.24)
kırılabilir bence. sonuçta evrim çalışmaya devam ediyor yavaş da olsa. belki genetik açıdan daha üstün bir atlet çıkacak, daha iyi beslenecek, daha iyi yöntemlerle çalışacak ve rekoru kıracak. gayet olası.
0
orient blue
(13.10.24)
İllaki kırılır.
0
birmilyonunvarmi
(13.10.24)
100 yıl çok uzun ya. Bubka'nın sırıkla yüksek atlama rekorları kırılmaz deniyordu. Duplantis içinden geçiyor şimdi (öncesinde 2014'te Renaud Lavillenie de kırmıştı). Benzer fiziksel anomalide ve iş ahlakında biri çıkarsa kırar yani belli olmaz.
Spor tarihinde kırılması en zor olan rekor Nadal'ın 14 Fransa Açık şampiyonluğu bence. Çok ekstrem bir olay yani onun dışında hemen her rekor kırılır. Ki 100 metre için insani sınıra var daha
0
nundu
(13.10.24)
Bence de çok zor, sizinle aynı fikirdeyim. Ekleme olarak 200 metre rekoru daha uzun yıllar kırılamayacak bence 100 metreye nazaran.
Yani önceden belirti veriyo mu? Yoksa bir sabah uyanıyoruz ve evin belli yerlerine işemiş mi oluyor?
Yani önceden belirti veriyo mu? Yoksa bir sabah uyanıyoruz ve evin belli yerlerine işemiş mi oluyor?
0
turuncu tonlarda (13.10.24)
kızgınlıkla işeme arasında doğrudan bağlantı yok. işeme eylemi bölge belirleme / işaretleme için. kısır kediler dahi işiyor bu amaçla. kızgınlık da bir anda geliyor evet.
0
ensar
(13.10.24)
maddiyat varsa hiç bunu yaşamadan bir an önce kısırlaştırın çocukta rahat eder ömrüde uzuyor, bazı veterinerler kızgınlığa bir kere girerse o davranışları öğrenerek sonrasında kısırlaşsada tekrarlayabileceğini söylüyor
0
eja
(13.10.24)
@eja
Kedi şu an 8 ay 13 günlük. Bizim vet diyor ki 9 aylık olsun, zaten o zamana kadar en az 1 defa kızgınlığa girer. O zaman yapalım, erken yaparsak ilerde idrar yolu tıkanıklığı filan olur diyo.
0
🌸turuncu tonlarda
(13.10.24)
evet evet erken kısırlaştırma için haklı veteriner daha 8 aylık olduğunu bilmeden yorum yaptığımdan, o konuda da görüş ayrılıkları var bir makalede okumuştum erken sorun yapmıyor diye, eğer kedi problem çıkartmıyorsa beklemek en iyisi idrar sorunları kedilerdeki en zor hastalık
Ne yaptıysam yapayım, hangi çekirdeği kullanırsam kullanayım kahvenin aramasını alamıyorum -üzerinde bahsedilen notalardan bağımsız bir şekilde. Öğütücüm Encore, kitapçığında önerilen öğütme derecesi olan 20'yi kullanıyorum. 30gram kahveye 500ml öneriliyor, bana çok sert geldiği için fazla su kullan
Ne yaptıysam yapayım, hangi çekirdeği kullanırsam kullanayım kahvenin aramasını alamıyorum -üzerinde bahsedilen notalardan bağımsız bir şekilde. Öğütücüm Encore, kitapçığında önerilen öğütme derecesi olan 20'yi kullanıyorum. 30gram kahveye 500ml öneriliyor, bana çok sert geldiği için fazla su kullanıyorum sadece, tek fark bu. Ne önerirsiniz? Teşekkürler şimdiden.
Tik'ler gelecektir :)
0
Bluesque (13.10.24)
kahvenin öğütülme derecesine bağlı su hemen aşağı akıyor olabilir, biraz daha ince çekersen suyla daha çok vakit geçirebilir.
Kahve çok kavrulmuşsa tadı kalmıyor olabilir. Düzgün yerden düzgünce kavrulmuş kahve al dene. Bu arada sert geldi diyorsan bence fazla kavrulmuş bir kahve olma ihtimali yüksek. Üstüne daha çok su koyunca yine tadı seyrelir.
0
nhk ni youkosu
(13.10.24)
Evet, bu dediklerinizi yapıyorum. Aldığım çekirdekler iyi aslında, çok kavrulmuş da değil kesinlikle, farklı kavurucuları da deniyorum ama hayalimdeki tada ulaşamadım nedense.
0
🌸Bluesque
(13.10.24)
Sertliği yumuşatmak için daha fazla su kullanmak bir çözüm değil, tds düşer profil gölgelenir, tat aroma sığ hale gelir.
Ben de oyumu yüksek kavuruma veriyorum, eğer damak tadın doğru kalibre olmuşsa tabii. kahveyi söyle bakalım, iyi çekirdek kime göre neye göre. Hangi filtreyi kullanıyorsun bir de onu bilmek lazım. Keza suyu kaç derecede dökmeye başladın, kaç saniyede döktün gibi teknik detaylar da etkiler. Ve tabii ki musluk suyu kullanmadığını umarak konuşuyorum.
Hepsinden öte, chemex pek de ideal olmayan bir yöntem nitelikli kahve demlemek için. V60 yerine niye chemex?
0
Bruce
(13.10.24)
Teşekkürler.
En son denediğim kahve: Coffee Department- El Borbollon. Petra'nın Chemex filtreleini kullanıyorum. Suyu 100 derecede döküyorum ahah :)
V60'ı kapasitesi göreceli olarak daha az olduğu için kullanmadım, bir de cam daha sağlıklı geliyor. Bazen 3-4 bardak demlediğim oluyor Chemex'le. Ama iyi bir öneri, V60'ı da araştırayım.
Arıtılmış su kullanıyorum ama musluk suyu denebilir mi bilemedim :)
0
🌸Bluesque
(14.10.24)
Kahve check, filtre check, arıtma suya şerh düşüyorum. Kaynadıktan sonra oda sıcaklığında 40-50 saniye bekletmek gerekiyor suyu, kaynar kaynamaz dökmemek gerek ama kaynar olsa da bu kadar fark yaratmaması gerekir. Geriye bir tek damağının kalibrasyonu kalıyor, onu da buradan anlayamayız zaten.
Nitelikli kahveyi pour over olarak tek seferde 3-4 bardak demleyemezsin bir de. Bence o sevdadan vazgeç. Kahve ve su miktarı arttıkça dengeler değişiyor, logaritmik artışla yürümüyor. Elindekilerle ölçüyü yarıya indirip denersen farkı görürsün diye düşünüyorum. V60'ta 25 gr kahveden fazlasını kullanmamak gerek mesela, o da jenerik ölçüye göre 400 ml yapar. O da soğuyunca profili çeşitlenen bazı çekirdekler için fonksiyonel oluyor. Yoksa demlemeden 2 saat sonra içilen bir kahvenin hayrını görmek çok zor.
0
Bruce
(14.10.24)
@Bruce Teşekkürler.
Suyu bekletmeyi ve Chemex için önerilen 30g -500ml ölçüsüne tam uymayı denedim; biraz daha iyi oldu ama tad sorunu aynı. V60'la tadın daha net ayrıştırılabildiğini okudum ben de; sanırım onu da deneyeceğim.
Damak tadı meselesi için, kahveyi bütün ev ahalisine yapıyorum; notalar konusunda onlar da ayrıştıramıyorlar :)
bu işlere meraklı birisi olarak özellikle günümüz kapitalist sistemi içerisinde OLABİLDİĞİNCE komünizme yakın yaşama temelinde merakım var. bu konuda önerebileceğiniz kitap, belgesel, söyleşi vs. var mı? komünist manifesto filan demiyorum yani mümkünse son 20-30 senede yazılmış olsa daha iyi hatta.
bu işlere meraklı birisi olarak özellikle günümüz kapitalist sistemi içerisinde OLABİLDİĞİNCE komünizme yakın yaşama temelinde merakım var. bu konuda önerebileceğiniz kitap, belgesel, söyleşi vs. var mı? komünist manifesto filan demiyorum yani mümkünse son 20-30 senede yazılmış olsa daha iyi hatta. illaki "komünizm süper" demesine gerek yok, eleştirel de olabilir. aslında GOMANİZM DAVETİ aldım ama ironik şekilde işten güçten dolayı vaktim olmayacak dfjdfkd bu motivasyonla insanlarla buluşmam, görüşmem çok mümkün değil en azından şimdilik.
yani demek istediğim bu alandaki tarihsel, ekonomik, sosyolojik, hatta edebi çalışmalar filan hepsi uyar. ne okuyabilirim? bende sadece temel var ama ötesinde nereye gidebilirim bilmiyorum. çok fazla teoriye boğulmak da istemiyorum. evet o da lazım ama dediğim gibi mesela şu an kapitalist bir ülkede, kapitalist sistemde yaşayan ve başka şansı olmayan birisi EN KOMÜNİST nasıl yaşar? bu konuda nasıl fikirler var?
etrafımdaki sol görüşlü insanlar maalesef israil'e filan sempati duyuyor, kediyle kafayı bozmuşlar vs bir şey öğrenmek mümkün değil.
0
mark greg sputnik (13.10.24)
Eskiden de asker parkası giyip Birinci sigarası içerlermiş. İlla ki şekilcilik olacak. Ancak İsrail'e sempati duyan şeklini ilk defa duydum. Pilistin'e desen FKÖ ile birlikte silah pratiği öğrendikleri günlerden bir nostalji hissi derim bak.
Komünizm bir kişisel yaşam tarzı değil bir devlet yönetim şekli. Ama ben bireysel olarak tecrübe edeceğim diyorsan minimalist bir yaşam tarzına geçmekle işe başlayabilirsin. Yılmaz Güney'in Arkadaş filmini bulup bir seyret mesela. Sonra Yol da iyidir. Fikir vericilik açısından.
Bir kıvılcım düşsün de önce. Bakalım volkan olup yakar mı?
İktisadi düşünceler tarihi diye bir kitap ara Google'da. Al bi oku. Adam Smith i, Keynes'i çözmeden Marks'a yürüyebilir misin? Olmaz yani bence.
0
Mirket
(13.10.24)
abi şimdi ben de "komünizm uzmanı" değilim ama kendi ahlakıma, inancıma, bildiğime göre bunu hiçbir yere sığdıramıyorum açıkçası. benzer şekilde abd'de demokratların "aşırı solcu" gösterilmesi de bana korkunç geliyor. bence dünyanın en alakasız şeyleri.
öneriler için teşekkür ederim. smith ve keynes konusunda haklısın, komünizmin temelde ne olduğunu biliyorum ama karşısında ne var en azından teorik olarak onu da bilmek lazım.
komünizm kişisel yaşam tarzı değil elbette ama ben şöyle düşünüyorum abi, yani bir gün olur da gelirse insanlar istediği için gelecektir. benim kendi pozisyonum da bu şekilde zaten. eskiden balici gibi asıp keseyim ortalığı yıkayım derdim. şimdi "olm sen işinde gücünde, akıllı, insanları etkileyebilecek bi adam olursan bu tohumları ekme şansın olur; yoksa bugün devrim yapmaya kalksan gtüne çubuğu sokarlar, perişan olursun" diye düşünüyorum.
"bireysel komünistleşme" fikri o yüzden hoşuma gidiyor. yani şimdi ben bir asgari ücretli olarak komünist devrim yapamam ama 20 sene sonra yeğenim beni görüp "dayı ne değişik adamsın amk böyle düşüyo mu bari" dese, bu işe merak salsa... böyle böyle "herkes bi lira verse" bu bilinç ve istek uzun vadede yerleşir belki.
0
🌸mark greg sputnik
(13.10.24)
her şeye şuradan başlayabilirsin:
"etrafımdaki sol görüşlü insanlar", onlar sol liberal falan. diğer yazdıklarınızla hiçbir alakası yok.
Selamlar, 2. El bir araba almayı düşünüyorum. Audi a3 2018 model gibi. Ama ilk kez alacağım. Özellikle araç kilometrelerinin düşürülmesinden, şasenin sıkıntılı olmasından, yazılanlardan farklı şeyler çıkabileceğinden çekiniyorum. Nelere dikkat etmeli bu konuda? Yani tramer sorgusu yaptık tamam. Başk
Selamlar, 2. El bir araba almayı düşünüyorum. Audi a3 2018 model gibi. Ama ilk kez alacağım. Özellikle araç kilometrelerinin düşürülmesinden, şasenin sıkıntılı olmasından, yazılanlardan farklı şeyler çıkabileceğinden çekiniyorum. Nelere dikkat etmeli bu konuda? Yani tramer sorgusu yaptık tamam. Başka hangi kötü senaryolara karşı önlem alabilirim? Nasıl bu süreci yönetebilirim? Hürmetler efendim :)
0
iddaaci (13.10.24)
Üçe beşe acımayın, Tarcanlar, ferdi gökçe, ümran gibi namı meşnur, işini gayet ciddi yapan birilerine ekspertiz yaptırın. İlanda tramedsiz, iki parça değişen diyor mesela. Tramer olmadan nasıl değiştirdin diye merak edilor insan.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.10.24)
tarcanlar +1 tarcanları izliyorumda daha önce 2 kere experden geçen araçlar yarıya kesilip eklenmiş araçlar çıkıyor, riske atmam böyle durumda ben olsam
0
eja
(13.10.24)
mutlaka expertiz +1
bir de satıcıyı iyi seçmek lazım. ben prensip olarak hayatta gidip esnaftan araba almam. beyaz yaka veya iş güç sahibi, işin ticaretinde olmayan, arabasına binmiş insanlardan almaya çalışırım. hoş tabi onu da bilemezsin ama bence riski daha düşük oluyor. ilanından bile anlaşılıyor. örneğin yetkili servisten başka yerde bakım yaptırmadıysa çok büyük artıdır, üçe beşe bakmamış demektir.
zaten ekspertiz babandan alsan bile yaptır. satıcının bilmediği bir şey de olabilir.
Yeni doğan çocukların kimlik numarası anne baba'dan tamamen farklı mı oluyor.(ilk 3 hane bile)
Yeni doğan çocukların kimlik numarası anne baba'dan tamamen farklı mı oluyor. (ilk 3 hane bile)
0
icemanx1905 (13.10.24)
evet
0
pide
(13.10.24)
@kullanicadi
kimlik numaralarında belli bir algoritma var ya bir kişi kendi numarasını baz alarak kendinden önceki veya sonraki numarayı bulabiliyordu.
yeni doğan kişiye kimlik no atanırken bu algoritmaya göre yapılmıyor herhalde
0
🌸icemanx1905
(13.10.24)
2010 ve 2011 doğumlu iki çocuğumun da tc'lerinin, ne benimkiyle ne de hanımınkiyle ve hatta ne de birbirleriyle bir alakası yok.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.10.24)
tc kimlik numaralarında son 2 hane, ilk 9 hanenin modüler aritmetik kullanılarak oluşturulan bir algoritmaya göre oluşturulan doğrulama basamakları. ilgili algoritmaya göre sonuç mutlaka çift çıkıyor hatta.
ilk 9 hane ise bir önceki veya sonraki tc kimlik numarasından 29.999 eksik veya fazla.
yani tc kimlik numaranızın son 2 hanesini atın, kalan sayıya 29.999 ekleyin (veya çıkarın), bulduğunuz yeni 9 basamaklı sayıya algoritmayı uygulayıp son 2 hanesini bulun. elde ettiğiniz sayı yine ailenizden birinin (muhtemelen sizden önce veya sonra aileye giren birinin) tc kimlik numarası çıkacaktır.
çıkmıyorsa da o numara boştadır. her 29.9999 farka sırayla verilip verilmediğini çözemedim. ama birkaç sefer daha 29.999 daha ekleyip (veya çıkarıp) aynı işlemi uyguladığınızda sülalenizin tc kimlik numaralarına ulaşıyorsunuz.
o yüzden ilk 2-3 hane genellikle aynı. 29.999 ekleyip çıkardığınızda ilk haneler çok fazla değişmiyor.
edit: yeni doğumlarda durum farklı olabilir, sistem aynı ama başlangıç noktası farklı bir kişiden olabilir. benimle oğlum arasındaki fark 29.999'un katı değil. ama ilk haneler yine bana yakın, annesine değil.
0
kibritsuyu
(14.10.24)
bizde tamamen farklı
0
elorelia
(14.10.24)
@kibritsuyu
hocam anladığım kadarıyla kimlik nolar ilk çıktığında var olan kişlerde bu algoritma var. Nüfus kütüğünde aile sırası 20. olan biri yukarı doğru bu algoritma ile büyük büyük dedesinin noyu bulabilir. Aynı şekilde 15. olan da 20. kişinin no yu bulabilir.
20. kişinin diyelim 2024 yılında çocuğu oldu, burada aile algoritmasına göre hesaplanan 21. no değil tamamen farklı bir numara oluyormuş herhalde
0
🌸icemanx1905
(14.10.24)
@iceman
evet sanırım öyle bir durum var. yani son 2 hane hariç babamın numarasından benim numaramı çıkarıyorum, 419.986 (29.999 x 14), annemin numarasından kendiminkini çıkarıyorum 119.996 (29.999 x 4) çıkıyor. ama kendi numaramdan oğlumunkini çıkarınca anlamsız bir sayı çıkıyor.
tc kimlik numarası sistemi ilk çıktığında hayatta olan kişilere bu algoritma ile numara verildi. yeni doğanların ise bambaşka bir sistemi var. rastgele olduğunu sanmıyorum, yine kendi içinde bir algoritması vardır. bizde herkes 127 diye başlıyor, oğlanınki 112, yine çok 4'lere 5 lere gitmemiş, yakınlarda gezmiş. sistemli mi, tesadüfen mi bilmiyorum.
fakat son 2 hane doğrulaması hepsi için hala geçerli.
Ben işlerimi hallederken arkada akarak zihnimi oyalayacak, öylesine Türk dizileri arıyorum. Senaryonun son derece derin, oyunculukların harika olmasına gerek yok ama yaz dizileri de önerilmesin. Kriterlerim, 10-15 yıldan eski olmaması. Bir de Kurtlar Vadisi gibi mafyatik ve Suskunlar gibi dram dolu
Ben işlerimi hallederken arkada akarak zihnimi oyalayacak, öylesine Türk dizileri arıyorum.
Senaryonun son derece derin, oyunculukların harika olmasına gerek yok ama yaz dizileri de önerilmesin.
Kriterlerim, 10-15 yıldan eski olmaması. Bir de Kurtlar Vadisi gibi mafyatik ve Suskunlar gibi dram dolu olmasın.
- Şu ana kadar izlediklerim:
İstanbullu Gelin Kadın Aşkı Memnu Merhamet Adını Feriha Koydum Aldatmak Kızılcık Şerbeti (eski sezonlar) Kızım Melekler Korusun Doktorlar Kanıt Mezarlık Şahsiyet Beni Böyle Sev Elveda Rumeli Pera Palas'ta Gece Yarısı Bir İstanbul Masalı Çalıkuşu Gönülçelen Umutsuz Ev Kadınları Yasak Elma Mahkum
- İzlediğim ama pişman olduğum (çok dram annecim):
Anne Yaprak Dökümü Öyle Bir Geçer Zaman Ki Suskunlar
Önümüzdeki hafta sonu kız arkadaşımın ailesi ile tanışacağım. Evlilik yolundayız. Hediye olarak ne götüreyim?Aile Egeli ben de Egeliyim ama ikimiz de İstanbul’da çalışıyoruz. Baba arabasını ve ava gitmeyi çok seviyor. Çiftlik tarzı tarla bahçesi de var. Öyle bir hediye alayım ki 1-0 önde başlayayım
Önümüzdeki hafta sonu kız arkadaşımın ailesi ile tanışacağım. Evlilik yolundayız. Hediye olarak ne götüreyim?
Aile Egeli ben de Egeliyim ama ikimiz de İstanbul’da çalışıyoruz. Baba arabasını ve ava gitmeyi çok seviyor. Çiftlik tarzı tarla bahçesi de var. Öyle bir hediye alayım ki 1-0 önde başlayayım istiyorum. Klasik tatlı çikolata falan da alırım tabi ama. Özel bir şeyler olsa iyi olur.
0
jackyr (13.10.24)
ava giderken kullanacağı çakı, matara, termos veya yeni çıkan kolay kurulan hamak olabilir. veya avda giyeceği, sıcak tutan bir şey.
0
MtKrt
(13.10.24)
Prodüksiyonda sıkıntı yoksa bir ata binip sırtına da avladigin bir geyik atıp gidebilirsin.
Şaka şaka.
Çakı/ termos iyi gerçekten.
0
deer hunter
(13.10.24)
Victorinox al çaqqıyı. Anne konunun neresinde peki
0
abuzer
(13.10.24)
Mercimekli bukme
0
lapaz
(13.10.24)
Babaya Victorinox Çakı/Stanley Termos +1 Anneye metal standlı cam yağdanlık/sosluk
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(13.10.24)
neden sadece babaya hediye? anne rahmetli mi?
0
yetkili birine benzeyen abi
(13.10.24)
Kisisel hediye icin erken degil mi? Cicek ve belki kahve veya artik ne iciyorlarsa (viski, raki vs) bardagi belki ek yanina alinabilir ama ona bile gerek yok bence. Yilbasinda alirsiniz kisisel hediyeyi.
0
mor oje
(13.10.24)
ya batıl gelecek ama çakı, bıçak alma. bunlar iyi hediyeler değil ruhani anlamda. aranız açılmasın.
dürbün? stanley termos +1 lüks arabaların özel aksesuarları oluyor. deri votka termosu vb gibi. onlardan alabilirsin.
0
janderzel zartanyan
(13.10.24)
Bence de çakı bıçak falan güzel hediyeler değil.
Çiçek çikolata veya güzel bir pastaneden alınan pasta. Ek olarak ev hediyesi iyi marka oda kokusu olabilir.
0
turuncu tonlarda
(13.10.24)
ben olsam yağlama yapıyor gibi babaya daha tanışmadan kişisel hediye almazdım. sonra alırsın biraz birşeyler paylaştıkça. Paşabahçe gibi bir yerden güzel zarif dekoratif bir ev hediyesi makul olur.
0
awlmi
(13.10.24)
bence geleneksel paket dışına çıkma. çünkü aileyi daha tanımıyorsun. evlendikten yıllar yıllar sonra, birbirinizi tanıdıkça, anılar biriktirdikçe, böyle hediyeler alınmasını doğru bulurum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(13.10.24)
lapaz canımı çektirdin pis herif, afyon dışında bükmeyi nerden bulcam şimdş
Arada yaptığım içeceklere, yoğurtlu yulaflı karışımlara koymak istiyorum. Migros’ta satılıyor. Alsam mı? Tadı nasıl, kullanışlı olur mu?
Arada yaptığım içeceklere, yoğurtlu yulaflı karışımlara koymak istiyorum. Migros’ta satılıyor. Alsam mı? Tadı nasıl, kullanışlı olur mu?
0
dejame (13.10.24)
Ben kullanıyorum hiç farklı gelmiyor bana normal şeker gibi ama amacın kaloriden kaçmaksa "Zero" olanından al üstünde yazar, diğerleri kalori içeriyor çünkü.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.10.24)
İshal yaptığını duymuştum, kullanmak istiyorum ama çok çekiniyorum bu yüzden.
selamlar arkadaşlar. ocak ayında yediğim bir trafik cezasını beyanlı ödemiştim ancak şu an e-devletten girdiğimde araçlarım kısmında hala ceza gözüküyor. araç satışı esnasında sıkıntı çıkar mı? ödemeyi yaptığıma dair belgeler mevcut ve dijital vergi dairesinde borcu yoktur şeklinde gözüküyor.
selamlar arkadaşlar. ocak ayında yediğim bir trafik cezasını beyanlı ödemiştim ancak şu an e-devletten girdiğimde araçlarım kısmında hala ceza gözüküyor. araç satışı esnasında sıkıntı çıkar mı? ödemeyi yaptığıma dair belgeler mevcut ve dijital vergi dairesinde borcu yoktur şeklinde gözüküyor.
0
theseachange (13.10.24)
notere rica edip ruhsatınızı sorgulatıp devir için engel bir durum olup olmadığını sorun.
0
phonex
(26.10.24)
"Ödeme yapılması durumunda da cezalar bu sayfada bir yıl boyunca görüntülenmeye devam edecektir" diye bir cümle var orada. sıkıntı çıkmayacaktır.
emin olmak için tuvturkten muayene randevusu almayı deneyin. sistemden vergi borcu, trafik cezası vs varsa uyarı çıkıyor oradan.
Eskiden takip ettiğim vrIsmini Unuttuğum instagram sayfası
olsun demekte zor artik
Sb. Nasıl bulabilirim. Solfej okuyan hafif kilolu bir arkadaş vardı. Tsm thm tasavuuf müzigi solfeji yapiyordu genelde. Muhammed mi neydi ismi.
Sb. Nasıl bulabilirim. Solfej okuyan hafif kilolu bir arkadaş vardı. Tsm thm tasavuuf müzigi solfeji yapiyordu genelde. Muhammed mi neydi ismi.
0
olsun demekte zor artik (13.10.24)
(3)
Fotoğraftaki asmolen döşeme mi?
shatskikh
duyurunun değerli inşaat mühendisleri,son dönemde bir ev almaya niyetlendik istanbul'da. 1999 depreminde ağır hasarlı bir evden canımızı zor kurtardığımız için deprem dayanımına da elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum. mühendis olduğum için belli bir noktaya kadar bazı kavramları anlıyorum a
duyurunun değerli inşaat mühendisleri,
son dönemde bir ev almaya niyetlendik istanbul'da. 1999 depreminde ağır hasarlı bir evden canımızı zor kurtardığımız için deprem dayanımına da elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum. mühendis olduğum için belli bir noktaya kadar bazı kavramları anlıyorum ama tabii benim bilgim de oldukça kısıtlı kalıyor çoğu konuda.
ibb'de uzun süre inşaat mühendisliği yapmış olan komşumuz (şu an bir ilçe belediyesinde de belediye başkan yardımcısı), 2002 (tam tarihten emin değildi, ben de bulamadım) deprem yönetmeliği ve sonrasında yapılmış bir ev satın alabilirsiniz dedi. ancak ben o kadar rahat olamıyorum. özellikle son dönemde tartışılan asmolen döşeme konusu nedeniyle iyice takıntılı oldum. baktığım evlerde kiriş arıyor, bodrum katlara iniyor ve duvarlara hafifçe vurup kolon/perde arıyorum. google street view'den eski tarihlere gidip evin inşaat halini inceliyorum.:) okuduğum kadarıyla eğer hesap ve kitap doğru ise asmolen döşemenin de bir tehlikesi yok. ancak son 2018 yönetmeliği ile sınırlamalar getirilmiş. dün altı katlı sıfır bir binada bir eve bakmaya gittim. evin iskanı henüz yok, alınma aşamasında. dükkanı da henüz kullanılmadığı için tavana baktım. sanırım asmolen döşeme ama sanki arada çelik de var. nasıl bir şey bu böyle?
ufak bir kredi de çekmeyi düşünüyoruz. ekspertiz yapılacağı için de biraz rahatlıyorum ama endişeliyim yine. sizin genel tavsiyeleriniz ne olur?
şimdiden çok teşekkürler.
0
shatskikh (13.10.24)
çok aşırı bilgim yok bir dönem araştırmıştım. çok yüksek katlı olmadığı takdirde asmolen tavanın bir dezavantajı bulunmuyor diye biliyorum, sanırım yönetmelik de böyle olmalı. apartman da sadece 6 katlı, bence endişelenecek bir şey yok.
0
awlmi
(13.10.24)
Bu işlerle yıllardır uğraşan bir inşaat mühendisi olarak buradaki kritik konu aslında deprem perdesi dediğimiz depremin oluşturduğu yatay (düşey deprem kuvveti de var ancak yüzdesel olarak yatay kuvvetin %30'u kadar etkili) kuvveti sönümleyen elemanların bulunmasıdır. Deprem sonrası yapıda meydana gelen aktarım şu şekilde olmaktadır. Öncelikle yatay deprem kuvveti yükün bulunduğu döşemeden kirişlere kirişlerden perdeli sistemse perdelere çerçeve sistemse kolonlara kolonlardan da temele aktarılır. Yani 2018 deprem yönetmeliğinde asmolen veya kaset dediğimiz ve yatay deprem kuvveti aktaramayan döşemelerin kullanımı çok kısıtlanmıştır. Böyle bir döşeme yapmak isterseniz deprem perdeleri ile yapıyı oluşturmanız gerekiyor. Bu nedenle 2018 deprem yönetmeliğine uygun ev almanızı tavsiye ederim. 2007 deprem yönetmeliği de bütçe yetmezse düşünülebilir ancak daha öncesini ben önermem. Daha detaylı sorular için özelden de yazabilirsiniz. Özetle ev alma planınız varsa elle vurarak kolon kiriş tayini yapmadan yapısal sistemini görebileceğiniz projeleri isteyin. Yapı ruhsatı veren idarelerin durumu içler acısı o nedenle deprem yönetmeliklerine ek olarak yük aktarımının düzgün olduğu yapısal sistemlere sahip ev seçmek önemli hale geliyor.
0
Take it away honey
(13.10.24)
Fotoğrafları inceledim. Kalitesiz kötü işçilik. İmkan varsa başka ev. Ekspertiz sıva üstü görebildiğini görür, yazar.
Dükkana merdiven için yırtık bırakmış, orayı da geçici olarak kapatmış, gördüğünüz şey bu. İskandan sonra kaçak olarak açılacak diye düşünüyorum. (Kötü niyetliyim evet)
Tercümanın moda mod çeviri yaptığı pazarlık videosu
dunyatuhaf
Size de denk gelmiştir , filimden sanırım takas olayı var , işleri tercüman karıştırıyor depo gibi bir yerde geçiyor , hatırlayan varsa paylaşabilir mi ?
Size de denk gelmiştir , filimden sanırım takas olayı var , işleri tercüman karıştırıyor depo gibi bir yerde geçiyor , hatırlayan varsa paylaşabilir mi ?
0
dunyatuhaf (13.10.24)
(4)
Sim kartlı kamera
kisa
Merhaba duyuru insanlarıSim kartlı bir kamera önerebilir misiniz?Aslında açık havada çekim yapacak ama. Buna uygun değilse bile bir muhafaza ayarlayabiliriz diye düşünüyorum ancak İnternet yok o yüzden sim kartlı olması önemli.
Merhaba duyuru insanları Sim kartlı bir kamera önerebilir misiniz? Aslında açık havada çekim yapacak ama. Buna uygun değilse bile bir muhafaza ayarlayabiliriz diye düşünüyorum ancak İnternet yok o yüzden sim kartlı olması önemli.
0
kisa (13.10.24)
Eskiden galaxy nx vardi, daha 2-3 gun once internette gordum bi tane cin mali bir telefon yapmislar yine degisebilir lensli ama duymadigim bir markaydi.
0
mirafiori
(13.10.24)
1- Hangi amaçla kullanılacak? 2- Lokasyonda elektrik var mı?
Güvenlik kamerası olarak kullanılacaksa 4g ip kamera olarak aratırsan alternatif çok, güneş panelli olanları da var, direkt adaptörle çalışanlarıda, Uzak izleme simkart ile kayıtsa kamera üzerine takacağın sdkart ile sağlanıyor. www.rxr.com.tr
0
sealth
(13.10.24)
Güvenlik amacıyla kullanılacak elektrik hattı çekilebiliyor ama internet yok o yüzden sim kartlı bir model arayışındayım
0
🌸kisa
(13.10.24)
kablosuz olarak internet iletim durumu mümkün değilse(dış ortam access point verici-alıcı) 4g lte kamera alman gereklidir.
Piyasa da genelde oem noname cihazlar mevcut bunlarda genelde güneş panelli, bataryalı modeller oluyor.Dikkat etmen gereken cihazların imei kayıtları yapılmış mı yapılmamış mı bunu bir sormak, ikinci durum ise p2p üzerinden uzaktan izleme mevcut mu yoksa data hattı için sabit ip almak gerekecek mi?
ağırlılı olarak cs source ve 1.6 oynayacağım. çok eskiden razer deathadder v2 kullanıyordum ama oyun oynamayı bırakınca satmıştım şimdi tekrar oyun oynamaya başlayacağım bir süre uzak kaldığım için yeni teknolojiler hakkında bilgim yok. nasıl bir mouse ve mousepad almak lazım bu oyunlar için? teşekk
ağırlılı olarak cs source ve 1.6 oynayacağım. çok eskiden razer deathadder v2 kullanıyordum ama oyun oynamayı bırakınca satmıştım şimdi tekrar oyun oynamaya başlayacağım bir süre uzak kaldığım için yeni teknolojiler hakkında bilgim yok. nasıl bir mouse ve mousepad almak lazım bu oyunlar için? teşekkürler
Yani neden kızıyoruz ki? Onların kendi başlarına bir şeyleri düşündüğünü, planladığını, kurguladığını falan düşünürseniz, evet odağınız onlar olabilir ama bu adamlar bakkal bile yönetemeyecek adamlar. Birileri tarafından getirildiler, birileri tarafından yönlendiriliyorlar.En son baktım mesela günde
Yani neden kızıyoruz ki? Onların kendi başlarına bir şeyleri düşündüğünü, planladığını, kurguladığını falan düşünürseniz, evet odağınız onlar olabilir ama bu adamlar bakkal bile yönetemeyecek adamlar. Birileri tarafından getirildiler, birileri tarafından yönlendiriliyorlar.
En son baktım mesela gündeme, anayasayı değiştireceklermiş. Tam sövecektim dedim ki zaten plan bu değil miydi. Atatürk'ün engellediği gidişatı tekrar yaratmak. Sanki başkası gelse, ona yaptıramayacaklar mı? Türkiye için çizilmiş bir yol var, buna kim engel olabilir mevcut düzende?
Zaten yıllardır baş kaldıranlar öldürüldü, ordu zayıflatıldı, adalet kalmadı, eğitim bitirildi, demagojik yapı değiştirildi araplar ülkeye getirildi, cumhurbaşkanına tüm yetkiler verildi... Bu adamlar bunları tek başlarına düşünüp de sistematik bir şekilde bu kadar "kötülük" yapamazlar. Yakında anayasa da değişir, şeriat da gelir, suriyeliler parti de kurar, kürtler özerk olur.....
Halka da kızamıyorum cahildi cahil gidiyorlar, hak ediyorlar.
O yüzden kızamıyorum artık bir şeylere, ne yapmak lazım onu da bilmiyorum kaderimize boyun eğeceğiz herhalde?
0
ananiyimioguz (13.10.24)
Halka bal gibi kızılır çünkü onlarınki cehalet değil kötülük. Cahil halk seviyesini geçeli 9 sene falan oldu. Bu millet şark kafalı, kendinden olmayanın yok olmasını isteyen, küçük hesaplar peşinde koşan, çıkarcı ve ahlaki değerleri olmayan bir halk. Bu halkın seçtiği bir hükmet de bundan daha fazlası olamaz.
0
Bruce
(13.10.24)
Hâlâ halktan ne kadar korkulduğunun farkında değilsin demek ki. Korku dağları bekler demişler, halbuki cesaret korkmamak demek değildir, korkuyu yenmek ve gerekeni yapmak demektir.
Bu ülkeyi ve bu halkı da o cesarete sahip insanlar korudular zaten. Korkularına sarılanlar değil.
Ayrıca hükümete kızamamak hükümeti haklı veya doğru kılmıyor hatırlatırım. Doğru nerede, kim haklı, olması gerekenle olan arasındaki mesafe ne... Bunları görmezden mi geliyorsun? Herkes gibi?? Kızamamak aslında sürüye uymaktan kaynaklanıyor bence.
Ucunda ölüm mü var, evet ölüm var. Şu veya bu şekilde ölüm var evet. Ama İsviçre şartlarında yaşasak da ölüm var ki. Her türlü ölmeyecek miydik en son, hayata ne zaman kazık çaktık?
Nesilleriniz yoksa evet kimseyi ciddiye almazsınız rahatlıkla bana ne dersiniz, benden sonrası tufan dersiniz. Nesilleri olanlar ne yapacak? Çok severim çok güvenirim dediğiniz arkadaşlarınızın ortaklarınızın nesilleri ne yapacak? Demek sevmiyormuşsunuz. Hangisi??
Bi tutarlı olmakta fayda var. Artık hükümete kızamıyorum demek omurgamı kaybettim demektir. Bunu ilan etmek de hiç iyi bir şey değil bana göre.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Ben bu "üst akıl", "CIA planları", "Büyük Ortadğu Projesi" teorilerini çok gerçekçi bulamıyorum. Bunun da bir iki nedeni var.
Birincisi bunlar çok büyük ölçekli planlar; Amerika da dahil olmak üzere dünyadaki herhangi bir ülkenin kendi iç işleri için bile bu kadar büyük planları bu kadar uzun süre yönlendirebilecek kabiliyeti yok. Sebebi de basit; işin içinde bir sürü değişken var. Bu demek değil ki ülkelerin farklı ülkelerle ilgili beklentileri ya da planları olamaz, birbirlerini etkilemeye çalışmazlar vb. Bunu Türkiye de çevresindeki ülkelerle ilgili sürekli yapıyor zaten. Ancak bu normal "Kendi çıkarlarına göre uluslararası ilişkileri yöentmeye çalışma" sürecini bir çeşit mistik boyuta taşımak anlamsız. Zaten Amerika, Avrupa, Çin, Rusya, İsrail... Dünya'da büyük güç diye adlandıracağınız ülkelerin yaptıklarına bakınca da bunların öyle bir nevi kukla oynatıcı gibi diğer tüm ülkeleri parmağında oynatan büyük güçler olmadıklarını görebiliyorsunuz.
Diğeri de kendimizi fazla abartmamız. Türkiye bölge açısından önemli bir güç olabilir ancak bundan ibaret işte. Sanki bütün dünyanın 100 yıldır hiçbir işi yokmuş da sürekli Türkiye üzerine ince ince planlar yapılıyormuş anlatısı saçma.
Bunların sebebi ne, neden böyle oluyor vb. konusuna gelince de aslında şuna bakmak lazım; Dünya'da demokrasisi sorunsuz (Ya da en azından az sorunlu), "medeni" diyebileceğimiz, insan haklarını, ifade özgürlüğünü, hukukun üstünlüğü vb. konuları çözmüş kaç ülke var ki zaten? Yani bir "Norveç" olmak istisna ne yazık ki, başka bir kültür ve geçmişle yoğurulmuş bir insan kitlesi, onu da daim kılacak ekonomik bir düzen ve tabi ki bir miktar da bu kurumları kurarken ve sürdürürken büyük kırılmalar yaşanmaması konusunda şans gerektiriyor. Ama görece tersi; yani çeşitli şekillerde popülizmin kucağına düşüp belli bir lider ya da güç odağı etrafında şekillenen varyasyonları ise çok daha kolay.
0
salihdt
(13.10.24)
dun biri entry olarak yazmisti, 100 bin limitli kredi kartlarindan savunma sanayiinde kullanilmasi icin toplanacak paranin yuzde 20'sini dusmana harac olarak versek zaten bize saldirmazlar. oyle iste.
0
baldur2
(13.10.24)
e yani. akp bu durumun bir sebebi değil, sonucu. adamlara cumhuriyet verildi, gene gittiler kul olacak padişah buldular kendilerine. ama "cahil" söylemine katılmıyorum ben de. ortada örgütlü kötülük ve kullanışlı aptallar var.
bugün 120 yıl öncesinden anadolulu bir osmanlı vatandaşı çıkagelse, abdülhamite tapıldığını görse kıçıyla gülerdi.
0
titanyum22
(13.10.24)
@Mehmettheslim hatalısın. hukukta "kanunun ruhu" diye özetleyebileceğimiz bir mevzu var. muhtemelen hayatında bile duymadın. 4. madde, özü bakımından tamamen ilgili maddeleri korumaya yönelik bir tavır takınır ve bu tavır, maddenin kendisi için de ruhu bakımından geçerlidir.
ilk 3 madde sırasıyla; devletin şeklini, ikinci madde tanımını ve yönetsel bakımdan hangi temellere dayanacağını, üçüncü madde ise bayrağı, milli marşı, başkenti, dili ve bütünlüğü tanımlar.
dördüncü madde ise tam olarak şu şekilde; madde 4 – anayasanın 1. maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
sözün özü, kanun, anayasa, hukuk gibi kavramlar sadece ama sadece yazı ile, ne yazdığıyla sınırlı kalacak şekilde değerlendirilemez. "öz" ve "ruh" da hukuki bağlamda önemlidir.
0
thedepressed
(13.10.24)
@salihdt, Neden ütopik olsun, afganistan, suriye, venezuela yı falan görmüyor musunuz, şu anki haline durduk yere kendi kendine mi geldiler?
Ayrıca akp kurulduktan sonra paraları nereden buldu açıklar mısınız?
@Mehmettheslim, hocam hem milli egitimde hem askeriyede atatürkçü insan kalmadı ne alakası var şimdi darbe ile
0
🌸ananiyimioguz
(13.10.24)
Saydığınız ülkelerin tarihlerine baktınız mı mesela? Ya da en azından "Dış güçler olmasaydı Afganistan Ortadoğu'da adeta bir İsviçre, hadi en azından bir Romanya olurdu" diyebiliyor musunuz? Bazı kavramlar çok karışıyor bence; bu ülkelerin iç işlerine birileri karışmaya çalışmıştır, mesela Afganistan Rusya ile Amerika arasında kalmıştır, üstüne İran'ın da etkisine girmiştir ancak sanki bunlar Afganistan'a özgüymüş gibi davranmak ve bunları komplo teorisi boyutuna taşımak anlamsız. Ona bakacak olursak Rusya da Amerikan seçimlerini etkilemeye çalışıyor ya da Çin sürekli Amerika'da nüfuz arttırıyor; kim kuklacı, kim kukla? İlkel kabilelerden beri topluluklar birbirleriyle bu tür etkileşimlere giriyor ve güçleri yettiğince bir şeyleri kendi çıkarlarına kullanmaya çalışıyorlar ancak kilit nokta "Güçleri yettiğince" işte ve güççleri de Türkiye gibi bir ülke için 100 yıllık planlar yapıp bunu işletecek boyutta değil, zira ülkelerin tamamı; Amerika da dahil sağa sola savruluyor zaten.
Ak Parti yurtdışındaki ülkelerce desteklendi ancak bunu da komplo teorisine bağlamanın anlamı yok. O dönemki siyasi iklimde mevcut aktörlerin hiçbir kredisi kalmamıştı, Ak Parti ılımlı bir muhafazakarlık çerçevesinde batıyla iyi ilişkiler ve stabilite vaadetti ve ülkeye de bu stabilite sayesinde, uluslararası para piyasasındaki dinamiklerin neticesinde parasal genişleme yaşanıyor olmasının da etkisiyle bol bol para geldi. Ancak o para iktidarda kim olursa olsun gelirdi zaten; zira genç nüfusu olan, işçilik ücreti düşük, ithal tüketime aç bir ülkeydik, AB için devasa bir pazardık mesela.
Hayır bir de failed state durumuna düşmüş; mesela iç savaşla uğraşan ya da kanlı bir devrim yaşamış ve şerri yönetime geçmiş, milyonlarca vatandaşı Avrupa kapılarına mülteci olarak dayanmış bir Türkiye tam olarak hangi şekilde kimin işine yarıyor ki sürekli dış güçlerin bunu istediğini varsayıyoruz?
0
salihdt
(13.10.24)
turkiye'de her ne kadar cok skandallar donse de bir devlet gelenegi vardir. hukumet sinirlari zorladi son 20 yilda ama bir seviyeyi asamaz. 2013 yilinda halk buranin oyle cetvelle siniri cizilen ulkeler gibi olmadigini gosterdi herkese.
yani biz oyle ya da boyle 1000 yildir bu cografyadayiz ve bu halkin bazi refleksleri var ki daha bence yarisina bile sahit olmadik uc bir durumda neler olabilecegine dair. suriye falan gibi ulkelerle karistirmamak lazim.
0
bohr atom modeli
(13.10.24)
ben dünyada da bir değişimin eşiğinde olduğumuza ikna oldum. Dünyadaki 100 küsur yıllık milli devletler de, demokrasi de son zamanlarını yaşıyor olabilir sanki. Ben bir noktada nüfus yapısından dolayı demokrasinin tartışmaya açılacağına emin gibiyim. (oylara katsayı falan getirilebilir, ki mantıklı da olur) Ayrıca 4-5 yılda bir seçilen insanların uzun vadeli plan yapacak güdüsü yok.
Mesela tarih derslerinde Kavimler Göçü diye okutulurdu, belki 100 yıl ileriden baksak bizim yaşadığımız yıllara da aynısı denecek. İçinde yaşarken bazı şeylere isim koyamıyoruz. Tabii dünya uzun soluklu bişey, mesela bu halihazırdaki devletler çökecek desek, bizim ömrümüze denk gelmeyebilir 70 yıl sonra da olabilir bu.
Halktaki refleks de gidişatta ses çıkarmayıp son anda ucundan kurtarmak gibi. Mesela bu göç meselesini halk başta (oylarla) çözmeyip en son patlarsa elimizde şiddet vakaları, tehcir vs. bulabiliriz. Bu kadar global bir dünyada bunu mantıklı gösterecek adamlarımız da yok. İçimize (atıyorum) 8 milyon insan alıp, son anda kovmak için bir hamle yapıp zararlı çıkıp, üstüne ambargo yediğimizle kalırız. Hani akıl nerede?
0
nhk ni youkosu
(13.10.24)
Makyavelli'nin çok güzel bir lafı vardır. "Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir."
Merhaba. Temelden astrolojiyi profesyonel derecede olmasa da harita yorumlayabilecek ve gezegen hareketlerini takip edebilecek kadar öğrenmeye niyetim var. bunun için önerebileceğiniz ücretsiz platform önerilerine açığım.ücretsiz platform yoksa dahi öğrenen varsa faydasını gördüğü site, platform vs.
Merhaba. Temelden astrolojiyi profesyonel derecede olmasa da harita yorumlayabilecek ve gezegen hareketlerini takip edebilecek kadar öğrenmeye niyetim var. bunun için önerebileceğiniz ücretsiz platform önerilerine açığım.
ücretsiz platform yoksa dahi öğrenen varsa faydasını gördüğü site, platform vs. önerilere de açığım.
0
bogurtlenliporsuk (13.10.24)
Ücretsiz platform yok, sadece İnstagram'da ve YouTube'da bulunan ücretsiz bilgi paylaşımları var. Ben oralardan az şey öğrenmedim.
Kitap alıp okuyarak ve buraları takip ederek öğrenilebilir, fakat bir eğitim almaya niyet ediliyorsa mutlaka sağlam bir hoca tercih edilmeli ve hatta önce klasik ve modern astroloji alanlarında eğitim görülmeli. Ben salak gibi astropsikoloji alanında temel orta ve ileri seviye eğitimi aldım, 1 yıl sürdü ama anlayamadığım çok şey var. Psikolojiyi daha sonra katsaydım çok daha iyi olurmuş ama bunu bana kimse söylemedi.
Bu fayda görme olayı da çok değişken olabilir, astrolojiden ne elde etmek istediğine ve zihin işleyiş tarzlarının kimle uyumlu olduğuna bağlı olarak değişebilir. Yeni mezun olmuş veya birkaç senelik astrologlardan değil de mesela çok sağlam geçmişe ve işleyişe sahip internet sitesi olan astrologlardan faydalanmak daha doğru. Öner Döşer iyidir mesela, ya da Oğuzhan Ceyhan, ya da Hakan Kırkoğlu, ya da astrokora gibi siteler mesela.
Astrolojinin ne olduğunu ve ondan ne beklediğini iyi belirlemek lazım ki ona göre bir yol belirlenebilsin. Yoksa ciddi ciddi ortada kalır insan, bütün öğrendikleri çorba olur kalır.
Dün saat 13.48'de aracıma hareket halindeyken karşıdan gelen bir araç çarptı, çarpan aracın arkasında motorlu bir polis vardı. Aracımda maalesef kamera yok ve olay sebebiyle araç plakasını da alamadım. Esnafa sorduğumda sadece bir caminin kamerasının görüş açısına giriyor onda da sadece plakanın baş
Dün saat 13.48'de aracıma hareket halindeyken karşıdan gelen bir araç çarptı, çarpan aracın arkasında motorlu bir polis vardı. Aracımda maalesef kamera yok ve olay sebebiyle araç plakasını da alamadım.
Esnafa sorduğumda sadece bir caminin kamerasının görüş açısına giriyor onda da sadece plakanın başındaki 34 net bir şekilde görünüyor. Kaza sonrasında motorlu polis aracın arkasından gitti ama sonrası yok.
Elimde aracın rengi, modeli ve plakanın başı var, o polise ulaşmamın bir yolu var mıdır? Yoksa boşa mı çabalamış olurum? Hafta başında aracı yaptıracağını düşünerek servisleri de dolaşabilirim.
0
EkimBebesi (13.10.24)
ulaşsan bile tanık olmuyorlar ben polisin gördüğü hatta onun sebep olduğu arkadan çarpma kazasında duran polis ben tanık olamam dedi çıktı işin içinden. arkadan çarpan bendim polis sen haklısın dedi ve gitti asdasdas
0
eja
(13.10.24)
Çarpan aracın tahmini güzergahında güvenlik kamerası olan yerlere rica edip aracı bulmaya çalıştım hatta bir tanesinde plaka kısmen de olsa okunuyordu, plaka net olmadığı için aynı gün akşamı karakola şikayette bulundum ve kasko üzerinden aracı yarın yaptıracağım. Bugün kızımı annemlere bırakırken çarpan aracı gördüm, fotoğrafını çekip çarptığı tarafı kontrol etmek dışında bir şey yapamadım. Bu saatten sonra da yapabileceğim bir şey yok sanırım.
Bu sefer olacak galiba demiştim. Yaklaşık 9 aydır birlikte yaşıyorduk, 3.5 yıldır birlikteydik. Gelecegimiz olmadığını düşünüyormuş, öyle dedi. Herhangi bir kavga vs yaşanmadı. Yaklaşık 3 ay önce yine bir ayrılık mevzuu olmuştu, benim ısrarlarimla tekrar deneyelim demiştik. Olmadı. Benim de uzun sür
Bu sefer olacak galiba demiştim. Yaklaşık 9 aydır birlikte yaşıyorduk, 3.5 yıldır birlikteydik. Gelecegimiz olmadığını düşünüyormuş, öyle dedi. Herhangi bir kavga vs yaşanmadı. Yaklaşık 3 ay önce yine bir ayrılık mevzuu olmuştu, benim ısrarlarimla tekrar deneyelim demiştik. Olmadı. Benim de uzun süredir iyi olmadigim bir dönemdi, onun için de zor. Kendimi sucluyorum biraz acaba ben psikolojik olarak iyi olsaydım daha farklı olur muydu diye. Bir sevgilinin de iyi ve kötü zamanlarda yanımda olması gerekirdi, cabasiz bir kötülük hali değildi. Uzun süredir terapiye gidiyorum iyi olmaya çabalıyorum. Onun hayatının da çok yakında değişeceği bir dönem olacak, sanırım evlilik korkusu da oldu. Hiç bu konuları konuşmuyorduk bu arada. Muhteşem bir sevgili olduğu söylenemezdi, aşırı bireysel, her zaman bir planı vardı. Bunu asla kısıtlamıyordum hoşuma gidiyordu hatta. Arkadaşlarıyla yaptığı planlara çoğu zaman eşlik ediyordum fakat ben kendi arkadaşlarımla genelde yalnız bulusuyordum. Hatta arkadaşlarım yeni yeni söylüyorlar bizi sevmediğini düşünüyorduk diye. Bunları aslında ilişki içerisinde de yalnız olduğumu anlatmak için söyledim.
İki insanın birbirini sevmesinin ve anlasabilmesinin mucizevi bir şey olduğunu düşünüyorum, yaşadıklarım gördüklerim bana böyle düşündürdü. Bunu kaybetmek, denememek, çabalamamak aptallik, ben elimden geleni yaptim icim rahat. İyi bir sevgiliydim bence. günümüzde bulunamayacak kadar dürüst, guvenilir, sadik, sevgi dolu. Sadece kendim kötüydüm dünyayla baş edemiyorum. Onun daha yaşayacak şeyleri varmış diye düşünüyorum. İyi olmaya çalışıyorum daha iyi de olacağım. Taşınma işleriyle uğraşıyorum şimdilik. Bu sureci kolay atlatmak için tavsiyelerine açığım.
0
yuvarlanantencereninkapagi (13.10.24)
Uyum, sevgiden daha önemli olabiliyor. Senin de söyledigin gibi sevgi tek basina yeterli degil. Daha gec bitip zaman kaybi olacagina simdi bitmis bosver. Kirik kalbin zamanla iyileşecek ve hayatini toparladiginda cok daha sevdigin ve sevilecegin, uyum icinde oldugunuz bir iliskide olacaksin.
Onsuz hayatina adapte olmaya calis bir an önce. Onsuz rutinler, aktiviteler olustur.
0
robert bosch
(13.10.24)
benim de evliliğe doğru giden şimdiye kadarki en ciddi ilişkim yaklaşık 3 ay önce bitti. Benim isteğim ve zorlamam ile götüremedik sonunda ayrılmak isteyen taraf ben oldum. Ben de dönüp baktığımda ilişkiyi kurtarmak için elimden geleni yaptım diyorum hiçbir pişmanlığım yok. 3 ay oldu unuttum mu ayrılmadan önce de bana dünyada cenneti mi yaşattı hayır. Zamanla geçecek biliyorum. Ve ona karşı kin bile hissetmek istemiyorum. Sadece daha ağır dertlerim olmasın yeter elbette geçecek. Zaman her şeyin ilacı.
0
kestane gürgen palamut
(13.10.24)
sizinki kadar uzun süreli olmasa da benzer şeyi bende yaşadım ve unutmaya çalışıyorum. bu süreçte yaptıklarımın başında gelen önce acıyı derin yaşamak oldu. çünkü duyguların içinden geçmezsek tam anlamıyla dışına çıkamayız. öncelikle varsa sosyal medyadan takip ya da stalku bırakın, acıyı yaşadıktan sonra. unutmak istediğiniz ya da kendinizi iyileştirmek istediğiniz o evreye geldiğinizde yani . canınız twitterda hangi tweeti attığına, instada hangi storyi paylaştığına bakmak mı istiyor? yapmayın, kendinize engel olmaya çalışın. eğer seviyorsanız kendinizi kitap okumaya ya da film izlemeye verebilirsiniz. aşk filminden ziyade komedi ya da sitcom, talkshow tarzı olabilir. öğrenmeyi seven biriyseniz kendiniz için sertifika programları alabilirsiniz. hedefiniz varsa mesela rusça öğrenmek gibi kendinizi bununla meşgul edebilirsiniz. hiçbir şey yapmadan oturmak emin olun kafanızda kurmanıza ve overthinkinglere yol açıp size zarar verecek. şunu da demeden geçemeyeceğim; sizin için yanlış insanmış ve şimdiden belli oldu. daha geç belli olması sizi daha çok üzebilirdi. sizi daha iyi biri hak ettiği için bazen bunlar yaşanıyor. kendiniz demişsiniz yukarıda dürüstüm diye. bırakın da sizin gibi dürüst bir insan bulsun sizi. hepimiz bu dünyaya bir kere geliyoruz ama o da üzülmek için değil. anı yaşamaya çalışın...
not: bende aynı acıdan muzdarip biri olarak başka önerilere de açığım. :)
0
bogurtlenliporsuk
(13.10.24)
Hafızayı tazelemek lazım. Birlikte yaptığınız 5 duyuya hitap eden her şeyi tekrar ama tek başına ve başka arkadaşlarla yapmayı kastediyorum. Birlikte sinemaya mı giderdiniz, tek başına aynı şeyleri yeniden yap, arkadaşınla yap, ama aynı şekilde aynı şeyleri yap. Birlikte oyun mu oynardınız, aynı şekilde tekrarla, ama yalnız olarak ve başkalarıyla beraber yap.
Geçmişini tazelemek bu. Hatıraları tazelemek. Geçmişi geçmişte bırakmayı ve "özel" şeyleri sıradanlaştırmayı kolaylaştırır. Aslında her şeyin senden çıktığını ve sonunda mutlaka sana döndüğünü görürsün, idrak edersin. Onun için kendi merkezine doğru mıknatıslanırsın zamanla, merkezini bulursun. Hatıraları tazelemekte ve kendin için yaşamakta fayda var.
O kişi ruhen doyumsuzmuş. Onu sen doyuramazdın. Belki de ayrılmak iyi olmuştur...
0
muhayyer divan
(13.10.24)
öncelikle geçmiş olsun ve kolay gelsin.
iki insanın birbirini sevmesinin ve anlaşabilmesinin mucizevi bir şey olduğunu ben de düşünüyorum.
ancak bazı insanlar bize süreli verilmiştir. ondan alabileceğin her şeyi (dersi) almış olmalısın ki, ilerle. dersler bitmiş.
hayat cidden sınavlar silsilesi. bir yerde rahat ettiğinde veya dersin sınavını veremediğinde o durum sona eriyor. ders bitmediyse ahmet gider mehmet gelir ama daha ağır şekilde gelir. hayatta sadece senin var olduğunu ve diğerlerinin senin ilerlemen için sana sadece ayna ve destek olduğunu düşünmek belki iyi gelir.
"mümin müminin aynasıdır" burada mümini dini olarak alma. aydınlanmış kişi olarak bak. bu kişi bana neyimi yansıtıyor demek anadolu topraklarındaki kadim bilginin anahtarı.
"ben bunu neden yaşıyorum? öğrenmem gereken ne?"
0
janderzel zartanyan
(13.10.24)
instagramın varsa jillian turecki ilişkiler konusunda güzel samimi net tavsiyeler veriyor www.instagram.com
0
grimavi
(13.10.24)
Hocam çok geçmiş olsun. Ben de iki insanın birbirini sevip anlaşabilmesinin mucizevi bir şey olduğunu düşünüyorum. Belki bu iki paragraftan böyle bir çıkarım yapmak yanlış ama karşı taraf pek de sevmemiş, rahatına geldiği için durmuş. İş ciddiye binmeye başlayınca da gitmiş. Umarım tez zamanda atlatabilme gücü ve enerjisi bulabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(13.10.24)
Çok geçmiş olsun, bir şey söyleyeceğim.
Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla ilişkilere çok emek veren, uğraşan, bir şeyleri oldurmaya çalışan bir havanız var. Lafa "bu sefer olacak galiba" diye girip, konuyu ayrılıktan dönüş ve sonra kendinizde de problem aramaya bağlayıp en son iki insanın uyuşması mucize galiba diye bitirmenizden bunu anlıyorum.
Bu yaptığınız yanlış.
Yürümeyecek ilişki aslında her türlü alarm veriyor, hatta daha ilk haftalardan anlayabiliyor insan neyin ilerde ilişkiyi bitirecek bir soruna dönüşeceğini.
Bunun yerine olmuyorsa olmuyor diye henüz daha bağlanmadan, ilişkiyi büyütmeden yolunuza bakmanız lazım. Uğraşırsam olur gibi düşünceler gerçeği yansıtmıyor.
İlişkilerin yürüme mantığı çok basit, eğer karşınızdaki kişi sizi beğeniyorsa başkasını çok rahatsız edebilecek özellikleriniz dahi gözüne batmıyor. Bu kadar kafa yormanın lüzumu yok.
0
akhenaten
(13.10.24)
bence söylenmesi gereken her şeyi zaten kendin söylemişsin.
bazen bazı şeyler olmaz. sevmek, anlaşabilmek, her şeye rağmen uzun süre bir arada kalabilmek gerçekten kolay iş değil. takdir edersin ki illaki bir suçlu olmak zorunda da değil: insan beyni enteresan, bazen istediğin kadar sevsen de iyi anlaşsan da olmayabiliyor.
ilişkiyi kurtarma şansın yoksa soğuk su içip tamamen kendine odaklan. sen her ne idiysen, kim idiysen yine osun. kendine "sahip çık" bir nevi. söylemesi kolay tabii ama böyle durumlarda yapılabilecek daha iyi bir şey bence gerçekten yok. ne yapabilirsin ki? üzülmek, yıpranmak çok doğal. sürecin parçası. ama uzun vadede zarar verecek, takıntıya dönüşecek, hayatını yaşamanı engelleyecek şeylerden ne kadar uzak durabilirsen o kadar iyi.
acı çeken bir insana söyleyince çok sinir bozucu olabiliyor, bizzat tecrübe ettim, biliyorum... ama sen dünyanın en güzel elması olabilirsin, karşıdaki kişi "ulan ben elma sevmiyorum ki aq" diyorsa yapacak bir şey yok.
0
mark greg sputnik
(13.10.24)
Öncelikle kendini suçlamaktan vazgeç. Mental olarak zor bir dönemden geçiyormuşsun, ayrılık sebeplerinden biri buysa hiç evlenmemeniz isabet olmuş. Evliyken, gerçek anlamda sevgiliyken vs. biri senin iniş ve çıkışlarını kaldıramıyorsa orda bir sevgisizlik olduğunu düşünürüm ben. Birbirinize güvenip kötü günlerde sırtınını yaslayamayacaksan içinde bulunduğun ilişkinin hiçbir anlamı olmuyor. İyi gününde herkes yanında, karşındakini özel yapan dibi gördüğün anda da yanında olması. İç dinamiğinizi bilmemekle birlikte aşırı bireyselliğinin kalbini kırdığını düşündüm. Seni yeterince dinlemedi, anlatmana teşvik etmedi muhtemelen. Benzer bir durumda ben de oldum, giden taraf olarak. Sevgisizlik olduğunu fark ettim geriye baktığımda. Ömür geçirme motivasyonunu bulamamış seninle, 9 ay sonunda bence. Şimdi seni mutlu ettiği güzel günler cebinde kalsın yoluna devam et. Yaşayacak başka şeyleri var diyorsun ya senin de var. Acını yaşa, yaşamamazlık yapma, patlamasın sonra kendini tutmaktan. İyi haber : geçiyor. Diğer iyi haber: insan yeniden seviyor. Flörtlere başlama hemen, daha da yıpranırsın, çivi çiviyi sökmüyor :) bi kitap serisine, bir diziye vs. başla. Dünyanı başka bir gerçeklikle doldurmak insana iyi geliyor. Geçmiş olsun ve kolay gelsin.
Çok da özel değil aslında 150'lik falan bi çalışma masasının altına klavye (müzikal olan) koymak için bi çekmece taktırmak istiyorum. Basit masa imalatı yapan ve bu şekilde bir ek yapabilecek bir yer bilen var mıdır?Karabağlar'da deli öpmüş gibi dolanmayım tek tek dükkanları.~dorian nasıl yapılacağı
Çok da özel değil aslında 150'lik falan bi çalışma masasının altına klavye (müzikal olan) koymak için bi çekmece taktırmak istiyorum. Basit masa imalatı yapan ve bu şekilde bir ek yapabilecek bir yer bilen var mıdır?
Karabağlar'da deli öpmüş gibi dolanmayım tek tek dükkanları.
~ dorian nasıl yapılacağı ile ilgili problem yok yer sormuştum teşekkür ederim
mirafiori monitör yükselticim var zaten masanın üzerinde kolları ileriye uzatıp enstruman çalmak çok mantıklı değil, her defasında klavyelerin yerini değiştirmek de aynı şekilde ki değiştirsen bile yine yüksekte oldu ideal değil, ray bugüne kadar gördüğüm tek makul çözüm. linnmon masam var alt tarafa bi çözüm düşündüm aslında attığınız 2. linkteki gibi ama masa kartondan olduğu için pek güvenememiştim bi bakınayım düzgün yapabilen olmuş mu teşekkürler
0
hedep (12.10.24)
Karabağlar da mobilya üretimi yapan arkadaşın numarasını vereyim. Bir çok özel iş yaptırdım ve memnun kaldım. Fiyat alabilirsin istersen. Murat usta: 05538815791
Fatih'ten aldım dersen indirim yapar
0
HellKeePer
(13.10.24)
Belki estetik olarak aradigin sey degildir ama yine de soylememis olmayim, benim arkadaslarim studyo setupu yaparken hic biri acilir kapanir klavye sistemi yapmadi, onun yerine altina klavyenin girecegi monitor destegi aldilar :)
Tek tekerlek Logar kapağı açıkmış galiba bir girdim çıktım neye zarar vermiştir herhangi bir ses gelmedi sonrasında bir problem yaşamadım ama bayağı düştük ve çıktım.Arabanın ön takımı yeni değişti :/
Tek tekerlek Logar kapağı açıkmış galiba bir girdim çıktım neye zarar vermiştir herhangi bir ses gelmedi sonrasında bir problem yaşamadım ama bayağı düştük ve çıktım. Arabanın ön takımı yeni değişti :/
0
eja (12.10.24)
Yağ karteri zarar görmüş olabilir sabah bi bak yerde yağ sızıntısı var mı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.24)
Rot da etkilenmez mi acaba ön teker ise?
0
Cezcez
(12.10.24)
Bir şey hissetmiyorsanız büyük ihtimalle sorun yoktur ama yine de gözle kontrol için servise uğrardım ben olsam. Bir sürü bağlantı parçası var aks kolunda. Jant/lastik hasarı olabilir, rot olabilir, balans olabilir, süspansiyon olabilir, kaporta hasarı bile olabilir.
Logar değil rögar bu arada. Logar olan komutan.
0
orient blue
(13.10.24)
@orient blue aa ok doğru google sesli yazma azizliği, akslarda yeni değişti ya ppft
et et sakın vazgeçme. şimdi tuttular, tuttular. yoksa bir daha gündem olmaz bu konu.
0
titanyum22
(13.10.24)
panel vb çalıntı data kullanmayan avukatlık ofisi var mı diye düşündüm bazı avukatlar kendilerini panelden sildiriyor hem de :D neyse yani bi şey olsa avukatlara olurdu
0
lambırcek
(13.10.24)
Panelleri kuranlar yakalandığı halde cezasız kalmışken kullanana ceza verileceğini düşünmek tatlıymış.
@potasyum, bazı şeyler suç ama sadece şikayet edildiginde ya da tespit edildiğinde ceza alıyor ya...
0
🌸abuzer
(13.10.24)
Ben yurtdışındayim , nereden girilir nasıl kullanılır bilmiyorum.
0
coner
(13.10.24)
@coner ;)))))
0
🌸abuzer
(13.10.24)
o iş biraz zor, binlerce kişi kullanmıştır onu. hapishaneler zaten dolu, mahkumları salmak için af çıkarıp duruyorlar. göstermelik birkaç kişiyi alırlar, sonra kaldığı yerden devam eder iş.
Geçen arkadaşım insanoğlu çocuk ister illaki kadın olsun erkek olsun demesi tuhaf geldi. Childfree (bilerek çocuk istemeyen) gruplarında biyolojik saat nedeniyle isteyeler olabiliyor. Biyolojik saat diye bir şey var mı? Bence çocuk istememek gayet normal peki siz ne düşünüyorsunuz?
Geçen arkadaşım insanoğlu çocuk ister illaki kadın olsun erkek olsun demesi tuhaf geldi. Childfree (bilerek çocuk istemeyen) gruplarında biyolojik saat nedeniyle isteyeler olabiliyor. Biyolojik saat diye bir şey var mı? Bence çocuk istememek gayet normal peki siz ne düşünüyorsunuz?
0
pembediken (12.10.24)
Herkes ister diye bir şey yok, ben istemiyorum.
Benim 3 tane kedi çocuğum var <3
0
rock n roll
(12.10.24)
biyolojik saatler geçeli çok oldu hala istemiyoruz biz :)) herkes ister demek saçma bir genelleme olmuş.
0
soft
(12.10.24)
biyolojik saat diye bir sey yok bence. ebeveynlik bir sosyal inşa. cocuk sahibi olmamak bir eksiklik degil.
0
deckard
(12.10.24)
İstemek de istememek de aynı derecede normal, herkes istediği gibi yaşasın diye düşünüyorum
0
kullanicadi
(12.10.24)
istemiyorum. Önceden buna ilerde çok param olsun o zaman yaparım diye kılıf buluyordum sonra düşündüm ki bu bir bahane, ne kadar zengin olsam da konu para değil ben düz çocuk istemiyorum deyip kendimle yüzleştim.
Aile travmam çocukluk travmam yok, iyi bir çocukluk geçirdim, annem ve babamla aram iyi, istemiyorum işte :)
0
grimavi
(12.10.24)
Ben istemiyorum, ömrüm boyunca bir kez düşünmedim bile. İte köpeğe çocuğum diyenlerde tedavi olmalı bu arada.
0
pavlis
(12.10.24)
Sağlık konusu hariç, özgür iradeleriyle çocuk sahibi olmayanların bir gün gelip bu duruma çoook pişman olacaklarını düşünüyorum.
0
Mirket
(12.10.24)
böyle bir yerinden argümanlar üretelenlere çok sinir oluyorum.
ben kesinlikle çocuk sahibi olmak istemeyen biriyim. bana da "çocuk sahibi olmak isteyenler" garip geliyor mesela.
0
sorularimicinfeykhesap
(12.10.24)
Parazitler cunku.
0
lapaz
(12.10.24)
%1 in isine gelecek hic bi seyi yapmam
0
lapaz
(12.10.24)
Fevkalade mantıklı argümanlarımla birlikte çocuk sahip olmayı hiç düşünmedim.
Potansiyel partner çocuk ister mi diye korkuyorum yaşlar da geçti gidiyor :D
0
hedep
(12.10.24)
Ben istemiyorum zira çocuk sevmiyorum, belki kendi çocuğumu severdim ama sevsem bile benden iyi bir baba olacağını hiç sanmıyorum o sorumluluk duygum hiç yok, yani annemin babamın bana yaptığını ben yapamazdım gibime geliyor, yani en fazla madem dünyaya getirdik ayıp olmasın diye babalık yapmaya çalışırdım ama çok da isteyerek yapmazdım üstünkörü yapardım, gerçi üstünkörü babalık yaparken belki hoşuma gider farklı bir macera olur iyi ki yapmışım lan seni deyip kendimle gurur bile duyardım ne bileyim bench press yaparken bazen spotter lazım oluyor orada kullanırdım, işlevsel olabilirdi, böyle düşününce mantıklı gibi geldi şimdi çocuk yapmak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.24)
biyolojik saat dedikleri sey bir cesit dürtü. durtusel davranmak da iradesizliktir. bi sey hosuna gitmeyince siddete basvurmak gibi. cocuk istememek son derece bilincli bi hareket cunku toplumsal odevlerine ters
cocuk istemeyen insan olmamasi icin dunyada kimsenin kurtaj, dogum kontrol gibi seyler yapmamasi lazim simdi sen soyle cocuk istemeyen insan olabilir mi?
0
ala09
(13.10.24)
Ben istemiyorum, istemediğim için de evliliğe (sadakate, benimsenmeye, değer verilmeye, sevgiye, kendisi için sorumluluk almaya vs vs) layık görülmüyorum. Halbuki benden iyi bir anne olmaz ve annelik sadece kendi çocuğuna bakmak değildir, o çocuğun babasının çocuğunu büyütmektir de. Birileri saçmalamış.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Dikkatli bakan sorumluluk sahibi icin cocuk yapmak delilik asil. Insanlar hayatlarindan vazgecmek istemiyorlar. Bircok yönden haklilar da…
Ben istiyorum ve şartlar olusunca yapacagim. Ileride bayramlarda birlikte yemek yiyecegim torunlarimin ve cocuklarimin olmasi bana güzel geliyor.
Ama yalan yok, su an doktor cikip senin cocugun olamaz dese de karar verme kismi benim elimden alindigi icin de bir rahatlama gelir cünkü cok da büyük bir sorumluluk ve fedakarlık gerektiren bir olay.
0
robert bosch
(13.10.24)
icten ice ister bence.
@titanyum aga sen rahatsiz misin alakali alakasiz her duyuruda millete hakaretler yagdiriyorsun. git tedavi ol amk.
0
baldur2
(13.10.24)
Bunu bir nevi "siyah" - "beyaz" gibi düşünmek anlamsız. Yıllar önce "Herhalde bir gün evlenir sonra da çocuk sahibi olurum" diye düşündüğüm zamanlar oldu ancak sonrasında zaman geçtikçe baba olmak istemediğimi farkettim. Sanırım çocuk sahibi olmak istemeyen bir çok insanın yaşadığı süreç de buna yakındır zira çocuk sahibi olmak norm kabul edilen, toplumun içinde küçük yaşlardan itibaren de herkese "Bak sen de bir gün anne/baba olacaksın" şeklinde empoze edilen bir şey. Diğer yandan da tabi ki cinselliğin biyolojik gerekçesi üreme, eminim ondan kaynaklanan dürtüsel ve hormonal bir yatkınlık da vardır.
Ancak biz bunların tamamına "Anlıyorum ama istemiyorum" diyebildiğimiz ve sırf içgüdülerimizle hareket etmediğimiz için insanız biraz da.
0
salihdt
(13.10.24)
@titanyum22 un rahatlamaya ihtiyacı var, incel incel diye kafayı yiyeyecek.
0
nuisance2
(13.10.24)
yerli yabancı bir sürü insan var evli ama çocuk isteyen
arkadaşınız biraz saf galiba
0
duyurukullanıcısı
(13.10.24)
@mirket pişman olacaklar olabilir ama hepsinin olacağını sanmıyorum. @baldur bence bizim toplumumda çocuk yapmak insanın kendini ispatlamasi. "Bakın ben üretebiliyorum" gibi. Içten içe isteme sebebi belki.
Demek ki insanın bulunduğu ortamdaki insanlara göre değişiyor bu durum. Ben istemiyorum ama benim ortam full tersi düşünenler.
0
🌸pembediken
(13.10.24)
hayır.
0
janderzel zartanyan
(13.10.24)
Bu tür genellemeler doğru değil. Doğurduktan sonra bile herkes aynı şekilde yaşamaz anneliğini etrafımız anne olduğuna pişman olan ama bunu söylemekten korkan insanlarla dolu maalesef.
Ben istemiyorum, sanırım hiç istemedim geleceğe dair düşüncelerde her zaman yalnızdım. Çocuklardan hoşlanmamamdan bağımsız kendimde bu sorumluluğu alabilecek irade göremiyorum.
Bugün birkaç bayi gezdim. VW grubu bile liste fiyatlarından %10 indirim yapıyor nerdeyse. Ben model yükseltmek için alacağım. Kendi aracımın üzerine 600k eklemem gerekiyor. Kredi kullanırım demiştim ama oranlar yüksek. Finansman kampanyası da yok. 3 civarında faiz var o da 300k üst limit.İşte soru k
Bugün birkaç bayi gezdim. VW grubu bile liste fiyatlarından %10 indirim yapıyor nerdeyse. Ben model yükseltmek için alacağım. Kendi aracımın üzerine 600k eklemem gerekiyor. Kredi kullanırım demiştim ama oranlar yüksek. Finansman kampanyası da yok. 3 civarında faiz var o da 300k üst limit.
İşte soru kısmı burada başlıyor :). O kadar birikmişim var aslında ama elim tüm birikmişimi arabaya vermeye gitmiyor. Öte taraftan faizler düşünce de istediğim aracı bu fiyatlara bulamayacağım düşüncesi oluşuyor. Ama araba fiyatlarının faizlerin düşmesi ile alakası var mı emin değilim.
Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkürler
0
jihat (12.10.24)
Faizlerin dusmesi belki arabalara olan talebi artirir ama olay 2020-2022 civarinda bundan ibaret degildi. Malum cip krizi vs ayagina, para bollugunun da etkisiyle otomobillerle ilgili ilginc bir algi olustu. O donem kotu fiyattan da olsa krediyle alan gene zararda degildir fazla ama o surekli yukseliyor durumu gecti.
Faizler dusse de ben araba fiyatlarinda buyuk bir ucus beklemiyorum. Faizlerin boyle yukseklerde surekli gidecegini de sanmiyorum. Ben sahsen kredi islerine hic girmiyorum ama krediyle avantaj saglamayi dusunuyorsaniz beklenebilir biraz. Tabii kafada plan net olacak, hareketlenme olunca oyalanmadan is bitirilecek.
0
mbond
(13.10.24)
kendi aracınızı sattınız mı?
o 600k --> 700 800k olabilir. 2. el piyasasi çok kötü sıfır araç alırken ona göre bakın.
0
nuisance2
(13.10.24)
Arac fiyatlari elektrikle birlikte dusecek onumuzdeki yillarda. Kaldi ki araba artik bi yatirim araci da degil. Ben altin alir keyfime bakarim o parayla. Yemisim arabayi.
0
halk
(13.10.24)
bu byd'nin yatırım teşvik belgesi mevzusunu görmek gerekebilir. %50 civarı ek çin vergisi kalkınca 1,5 milyonluk arabaları 1 civarına düşecek. 700-800'e de şık modelleri gelecek gibi duruyor 2025 sonlarına kadar en geç. bir de tesla 25k€ civarına araç satacak önümüzdeki baharda alman giga tesla çıkışlı olacağı için togg-byd gibi %10 ötv ile satılacaklar. onlar da gelince önümüzdeki dönem araç fiyatları açısından karmaşık olacak bence.
ayrıca faiz düşecek kısmını milyonlarca insan hala 2021 gibi falan sanıyor :) öyle bişey tabi olmayacak. düşecek olan faizlerin 2025'te %35'lere en iyimser düşeceği bekleniyor bilginiz olsun.
0
avatar is back
(13.10.24)
mevcut durumda , ihtiyaç varsa piyasası hızlı olan özellikle b sınıfı 2. el araçları piyasa fiyatının %10 -20 altına almak dışında pek bir alınabilirliği olmadığını düşünüyorum.
Nedeni gelecek olursak,
-faizler yüksek ve ekonomi soğuyor -gelecek yerli üretim çinli elektirikli araçların rekabete etkisi
Tabiki bu söylediklerim , ani bir devalüasyon olursa geçerliliğini kaybeder.
0
Rao
(13.10.24)
O tren kacti. Chery ilk geldiginde cok ucuzdu, kafadan 300-400 kazandi sahipleri. Belki ustteki byd durumu olursa o zaman alin hocam
0
lapaz
(13.10.24)
Bence araç almak için ideal zaman diye bi şey yok ideal olmayan tek zaman dilimi geçen sene sıfırdan pahalıya satilan ikinci el sacmalik balon dönemiydi. O dönem hariç her dönem ihtiyaç dahilinde araç alinir.
Son günlerde inanılmaz korkunç olaylar oluyor, hepimizin psikolojisi bu durumdan etkilendi. Bir yandan istatistiksel olarak düşünmek istiyorum. Bazıları sosyal medyadan dolayı her olaydan haberdar olduğumuzu, geçmişte de nüfusa oranla benzer suç istatistikleri olduğunu söylerken diğer bir taraf gitt
Son günlerde inanılmaz korkunç olaylar oluyor, hepimizin psikolojisi bu durumdan etkilendi. Bir yandan istatistiksel olarak düşünmek istiyorum. Bazıları sosyal medyadan dolayı her olaydan haberdar olduğumuzu, geçmişte de nüfusa oranla benzer suç istatistikleri olduğunu söylerken diğer bir taraf gittikçe yozlaşan ve çürüyen toplumun nüfusa oranla daha da artan bir şekilde suç olayları gerçekleştiğini savunuyor.
Türkiye’yi geçmiş yıllarla ve diğer ülkelerle kıyaslamak istiyorum. Bunun için güvenilir istatistik kaynakları biliyor musunuz? Kişisel görüşünüzü degil, veriye dayalı bilgilerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Objektif olmaya çalışayım, her ülkenin kayda geçme metodu farklı
Örneğin isveçte, bir kadına tacizde bulundun, eve geldin mesaj attın, 3 gün sonra iş yerinin önünde bekledin, bu kayıtlara 3 farklı vaka olarak geçiyor
Türkiyede bunları yapsan ya kadın korkusundan şikayet edemez kayda geçmez ya da tek vaka olarak geçer
Bu durumda iki ülkeyi karşılaştırırsan, aynı ayda isveçte 800 vaka görürken türkiyede 100 vaka kaydı görebilirsin, biz aslında baya iyi durumdayız demek ki çıkarımı yapabilirsin
Ülkelerin bu iç işleyişini de iyice bilmen gerek karşılaştırmak için
0
grimavi
(12.10.24)
Avrupa ülkeleriyle kıyaslamak pek doğru değil. ABD ve orta-batı Avrupa'da her zaman suç oranları daha yüksek olur. Suçların niteliği de daha farklı olur.
Bunun sosyal ve kültürel birçok sebebi var.
Suudi Arabistan, Dubai, Bahreyn, Kuveyt gibi ülkelerle de kıyaslamak doğru olmaz onlarda da adi suçların oranı her zaman düşük olur.
Kıyas yapmak için mısır, fas, ırak, azerbaycan gibi ülkeler daha uygun.
0
hebanon
(12.10.24)
toplumsal cinsiyet eşitsizliği, tce dayali şiddet, cinsel saldiri ve taciz istatistikleri icin eige'nin arşivine bakabilirsiniz. avrupa verisi orada var. unwomen ve unfpa raporları da dünya verilerini veriyor. türkiye'deki veriler cok güvenilir degil, zira hem kayitlar veriler düzgün toplanmiyor hem de şikayet oranı diger ülkelere göre daha düşük.
Bu dolunca ne yapıyoruz benimki 2026'da doluyormuş, tekrar sınav gibi bir şey mi oluyor yoksa sağlık raporu vs alıp onu mu veriyoruz nasıl oluyor?
Bu dolunca ne yapıyoruz benimki 2026'da doluyormuş, tekrar sınav gibi bir şey mi oluyor yoksa sağlık raporu vs alıp onu mu veriyoruz nasıl oluyor?
0
Bir ben var benden şurada (12.10.24)
sağlık raporu
0
jamswety
(13.10.24)
süreli ehliyet ne zamandan beri var ki? benim ehliyet 15 yıllık hiç öyle bişi duymadım. çevirmelerde söylerlerdi herhalde
0
titanyum22
(13.10.24)
Ehliyetiniz önyüzüne yazıyor 4b sütunu geçerlilik süresinin bitiş tarihi işte, yeni ehliyetlerde. Ben 2016 yılında aldım ehliyeti benimkinde bitiş tarihi 2026 gözüküyor sonra yenilemem gerekiyormuş.
Selamlar, Dubai'de banka hesabım yok. Western union dışında transfer etme yöntemi var mı uygun ücretli ve güvenilir ?
Selamlar, Dubai'de banka hesabım yok. Western union dışında transfer etme yöntemi var mı uygun ücretli ve güvenilir ?
0
Chips (12.10.24)
Döviz bürolarının kendi sundukları para transferi yöntemleri var. Mesela UAE Exchange'in Türkiye'de de şubesi/anlaşmalı olduğu yerler vardı ve bunun üzerinden para transferi yapılabiliyordu diye hatırlıyorum. Websitelerine bir bakın bence.
Tiyatro oyunu yazarlığı, eleştirmenliği ve dramaturji eğitimi alınır mı?? Oyuncu olmak istemiyor ama oyun yazmak istiyor mesela ya da bir metni tiyatroya uygulamak istiyor, oyunu irdeleyip yapılandırmak istiyor. Mümkün mü bu? Mümkünse nasıl, değilse neden?
Tiyatro oyunu yazarlığı, eleştirmenliği ve dramaturji eğitimi alınır mı??
Oyuncu olmak istemiyor ama oyun yazmak istiyor mesela ya da bir metni tiyatroya uygulamak istiyor, oyunu irdeleyip yapılandırmak istiyor.
Mümkün mü bu? Mümkünse nasıl, değilse neden?
0
muhayyer divan (12.10.24)
Niye mümkün olmasın ki? Oyun yazmakla sahnede rol yapmak bambaşka beceriler. Öyle olmasa tüm senaryoları da aktörlerin yazması gerekirdi.
marmaray darıca veya daha öncesinde nerede oturmalık yer var?
baldan kaymak
2 saat oturup kahve yemek yapabileceğimiz bir istasyon neresi?maltepeden ileriyi bilmiyorum. arkadaşım darıca’da olacak. önceki birkaç istasyona gelebilir.
2 saat oturup kahve yemek yapabileceğimiz bir istasyon neresi?
maltepeden ileriyi bilmiyorum. arkadaşım darıca’da olacak. önceki birkaç istasyona gelebilir.
0
baldan kaymak (12.10.24)
pendikte inin sahile gidin. istasyon sahil arası yürüme on dk big big var istanbula gittiğimde ona giderim. iyi kahve dersen karşısında daniels var bi tık daha iyi
0
titanyum22
(12.10.24)
istasyonun çıkışında oturulabilecek yerler var ama çok kısıtlı.
ben birkaç durak geride tuzla marina’yı öneriyorum.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.