Giriş
(2)

mutlu hissedememek - volume 3

yas25
Öncelikle (git: 178691) Daha da öncelikle (git: 121018).Merhaba,Mutsuz ve tatminsiz adamın hikayesi devam ediyor. Önceki duyurularıma gelen cevaplar bana çok yardımcı olmuştu. Hem yol gösterme, hem de benzer şeyleri yaşayanların varlığını farketme açısından. O yüzden tekrar yardımlarınızı bekliyorum
Öncelikle (git: 178691) Daha da öncelikle (git: 121018).

Merhaba,

Mutsuz ve tatminsiz adamın hikayesi devam ediyor. Önceki duyurularıma gelen cevaplar bana çok yardımcı olmuştu. Hem yol gösterme, hem de benzer şeyleri yaşayanların varlığını farketme açısından. O yüzden tekrar yardımlarınızı bekliyorum.

Özet geçmem gerekirse: bir iş buldum, yaklaşık 2 aydır çalışıyorum. Eğitim ve yapmak istediklerime göre çok iyi bir iş değil, ama en azından (bütün gün yatakta yatıp kafaları sıyırmak yerine) bir meşgale olması açısından hem de profesyonel dünyayı görmek açısından iyi oldu. Tabi bir plazanın 20.katında, cam bile açmanın mümkün olmadığı bir ofiste sabahtan akşama bilgisayar başında oturmak ne kadar iyiyse, o kadar iyi işte. Özel sektörde çalışmanın ne olursa olsun bir sefalet olduğunu yavaş yavaş idrak ediyorum, ama başa gelen çekilir. Askerliği de ertelemek durumunda kaldım.

Esas bu duyurunun amacına gelirsem. Aylarca umursamazlıkları ve çocuklukları yüzünden ayrılma eşiğine geldiğim, benim ayrılma talebime başka birileriyle beraber olarak karşılık veren eski kız arkadaşım.

İlahi adalet yerini bulmuşa benziyor. Geçtiğimiz hafta kendisi aylar sonra benimle irtibata geçti. Çok üzgün olduğunu, çok pişman olduğunu, hatalarının farkında olduğunu ve benimle tekrar beraber olmak istediğini söyledi. Ben bunlara (inanmak istememe rağmen) inanmadığım için özellikle ters karşılık verdim. Durumun benimle ilgili olmadığını, onun yaşamak istediği hayat tarzıyla alakalı olduğunu söyledim. Bana bu sefer herşeyin farklı olduğunu, benimle beraber olmak için hayat tarzını bile değiştirebilecek kadar beni özlediğini vs. söyledi.

Ben yumuşamamaya kararlıyım. "Sen bir hafta daha, bir ay daha düşün çünkü bir daha bu acıları çekmek istemiyorum" diye terso yapmaya devam ediyorum. "Sen önce kendin ne istediğine bir karar ver, sonra benim düşünme fırsatım gelecek" diye ayarlar veriyorum.

Birkaç gündür konuşmuyoruz fakat ben adım gibi biliyorum ki 3 5 güne kalmadan, daha da beter halde kapıma dönecek. Düşündüğünü taşındığını, hayatının sonuna kadar beni istediğinden BU SEFER %100 emin olduğunu vs. söyleyecek.

Sorum şu: eski sevgili affedilir mi? Ortada "teknik anlamda" bir aldatma yok. Gerçi ben hafiyeliğe başlamasam o da olacaktı, bunu biliyorum. Öte yandan ilişki başka birileri ortaya çıkmazdan evvel de bitmişti, onun yaptıkları ve yapmadıkları nedeniyle. Cesaretini toplayıp tüm gururunu ayaklar altına alıp kapıma geldiğine (veya geleceğine) göre gerçekten pişman olduğunu ve değişmeye çalışacağını düşünmek istiyorum.

Sorun şu ki, ilişkimizi bitirme noktasına getiren karakter özelliklerinin hala yerli yerinde durmadığına nasıl emin olabilirim? Gerçekten değiştiğine, çocukça davranışlar sergilemekten vazgeçip bir ilişki nedir ne değildir i farkettiğine nasıl ikna olabilirim?

Dürüst olmam gerekirse bu 3 ayda çok düşünme fırsatım oldu, ve ben bu insanı bayağı seviyorum. Ne eşşekmişim ki, hala seviyorum. Fakat bir daha da üzülemem, bir hatayı iki defa yapana harbiden eşşek derler.
Daha da önemlisi, etrafımdaki insanlar hakkımda ne düşünür? Ne çaresiz, ne zavallı adammış da geri kabul etti bunu diyenler olacaktır. Bununla yaşanır mı?

Ne dersiniz?

Teşekkürler.
0
yas25
(22.11.10)
Duygularını önemseyen, klasik tabirle duygusal biri gibi duruyorsun buradan. Böyle uzun zamana yayılmış, emek yüklü ilişkilerde içinde sakladığı sevgiyi bir türlü söküp atamıyor insan.

Bence öncelikle etrafı bir kenara atın. Etraf dediğiniz konuşur konuşur, akşamında dört duvarına çekilip kendi hayatını yaşar. Siz kendi kalbinize bakın. İnsan kolay kolay birini benimseyip sevemiyor. Eğer aranızda bir şeyler kopmuşsa; birbirinize karşı sevginizin boyutu ne olursa olsun, tekrar bağlamanız pek fayda etmeyecektir. O benim kapıma geldi, ben onun kapısına gitmedim - tarzı gurur cümlelerini bir kenara bırakın şayet -onu bayağı seviyorum- diyorsanız.

Öncelikle bu durumu kendi içinizde halledin. Sonrasında karşınıza alıp kendisine yalın bir dille ifade edin. Ne kadar samimi olursanız, karşısınızdaki ona göre şekillenir. Sizin tavrınızdaki ciddiyeti görürse, eğer içinde bir "siz" varsanız, ilişkinizi daha çok sahiplenir. Eski hatalarını yapmaz.. vs..

Fakat onun için bir tür alışkanlığa ve "olsa olmuyor, olmazsa da olmuyor; ama yine de bir kenarsa dursun"a dönmüşseniz tekrar tatsızlıklıklar başlar ve ilişkiniz yine/yeniden biter.

Size de gönül rahatlığıyla "Ben elimden geleni yaptım" demek kalır.
0
bale pabucu
(22.11.10)
1. insanlar degismez; kisilik gelisir ancak karekter hep aybi kalir
2. kiz arkadasinin butun negatif yonlerini dusun
3. sonra niye ayrildiginizi tekrar dusun
4. - katlanabileceksen- devam et.

insanlar degismez (tekrar soyluyorum)
0
porcupinestrike
(23.11.10)
(6)

mutlu hissedememek - volume 2

yas25
(Çaresiz durumda hissettiğim için tekrar soruyorum. Eğer bu yasaksa moderatörler silebilir.)Yine epey uzun oldu, kusura bakmayın.Öncelikle: (git: 121018)Okumaya üşenenler için: tam 8 ay önce master ı bitirmek üzere oldugumu, cok sevdigim uzun sureli bir kız arkadasım oldugunu ve genel olarak hayatta
(Çaresiz durumda hissettiğim için tekrar soruyorum. Eğer bu yasaksa moderatörler silebilir.)

Yine epey uzun oldu, kusura bakmayın.

Öncelikle: (git: 121018)

Okumaya üşenenler için: tam 8 ay önce master ı bitirmek üzere oldugumu, cok sevdigim uzun sureli bir kız arkadasım oldugunu ve genel olarak hayatta herşeyi başardığım için mutsuz olduğumu filan yazmış, tavsiyeler istemiştim.

Büyük konuşmamak lazımmış. Hayatım son 2 ayda öylesine tepetaklak oldu ki. Mutsuzluk neymiş şimdi en azından biraz daha iyi anlayabiliyorum. Nereden başlasam?

Master ı layıkıyla bitirdim, onda problem yok. Fakat 2 ay oldu, hala iş bulamadım.
3 yıla yakındır beraber oldugum, canımdan cok sevdigim, ailelerin bilgisi dahilinde evli gibi beraber yaşadığımız kız arkadaşım beni aldatmak üzereyken yakaladım ve ayrıldım. Aylardır birtakım sorunları oldugu apaçık ortadaydı ve kabul ediyordu ama sorunları çözmek için başka birine yönelmesini beklemezdim, çıldırdım. Daha sonra heralde hatasını ve değerimi anlar diye umarken, ayrılmamızdan 3 5 gün sonra aynı insanla beraber olmaya başladığını öğrendim ve hala da devam ediyor olduğunu biliyorum.

Çaresizlikten içkiye başladım, her gece 2 3 kadeh içmeden uyuyamıyorum. O kadar sevdim ki onu – ve hala da köpek gibi seviyorum –, başkasıyla yatıyor olmasını kaldıramıyorum. Aklıma gelen sahneler midemi bulandırıyor. Bir de “Seni hala çok seviyorum, surekli aklımdasın ama hislerimi dinledim. Böyle yapmam gerekiyordu, hata oldugunu bile bile yaptım. Seni çok üzdügünüm farkındayım ve hayatım boyunca kendimi affetmeyeceğim. Yakın zamanda bir gün eşşek gibi kapına geleceğim” gibi laflar söylüyor hala. Bunların doğru olma ihtimali olabilir mi? Bir hataydı oldu denilebilir mi? Bilmiyorum.

Tüm arkadaşlarım bana hobilere yönelmemi, kafamı meşgul etmem gerektiğini söylüyor. Bu acıyı unutmak için kaç tane dil öğrenebilirim ki? Kaç tane hobi kursuna gidebilirim ki? Ben yeni bir hayat değil, eski hayatımı geri istiyorum. Tüm bunların olmamış olmasını istiyorum.

Zaten iş görüşmelerinde de bu yüzden başarısız oldum. Tüm bu tartışmalar, yaşadıklarım yüzünden kafamı toplayamadım. Sapla samanı birbirinden ayıramadım ve başarısız oldum. Hayatıma yeni bir sayfa açarım, tüm bu acıları unuturum diye askere gitmeye karar verdim; simdi bir de askerliğin uzaması ortaya çıktı, iyice kötü oldu.

Eğitimim ve bağlantılarım sayesinde yurtdışında çalışmaya gidebilirim. Çok parlak birşey olmaz belki ama hayatımı idame ettirebilirim. Zaten burada kalmamdaki en önemli faktör kız arkadaşımdı. 3 yıllık ilişkimizin ardından bu ahlaksızlıkları yapan kız arkadaşım! Fakat yurtdışını da istemiyorum. Yalnız ve yüzeysel bir hayat, başka bir kültür vs. istemiyorum ama emin de değilim.

Meğer herşey domino taşı gibiymiş. Önceki duyuruyu okuyanlar buna karma filan da diyebilir. Hepsine saygım var. Tavsiyelerinizi yardımlarınızı bekliyorum. Lütfen.

Ne yapmalı?

Teşekkürler.
0
yas25
(24.09.10)
kız arkadaşının söyledikleri tamamen hikaye seven kişi başkasıyla yatmaz birader. o söylediklerinide vicdanını rahatlatmak ve seni nispeten daha az üzülmeni sağlamak amaçlı söylüyor.

yurt dışına gitmek birsüre için içinde bulunduğun ortamdan çıkmanı ve unutmanı kolaylaştırabilir kafan farklı şeylerle meşgul olacağından dolayı (yeni insanlar kültür dil vs...) gitmek kötü bir seçim değil.

farklı kız arkadaşlar edin bir süre takıl (çivi çiviyi söker kanunu). bir süre sonra karşına çok daha fazla değer vereceğin, mutlu olacağın, karşılığınıda olması gerekitiği gibi alacağın bir kız mutlaka çıkacak.
0
pposeidon_1
(24.09.10)
Alkole devam, bokunu çıkarmadan iş bulursun yakın zamanda iş yerindeki kızlarla açılış yaparsın o zamana kadar üzülmeye devam bu üzüntüler ileride işine yarayacak göreceksin.
0
mikelarteta
(24.09.10)
alkole devam et diyen arkadaşa inanamıyorum.alkole devam etmekle ne kazanacak ? kim ne kazanmış ki bundan önce bu arkadaşımız bundan sonra kazansın ?

+ kız arkadaşının dediği " - ama hislerimi dinledim. Böyle yapmam gerekiyordu, hata oldugunu bile bile yaptım " olayındaki hislerini ve "ama" olayını bilmediğimiz için genel olarak olarak birşey demek yanlış olur.türk filmi gibi oldu bu hayat zaten yani altından ne çıkacağı belli değil.ama dediğin gibi başkasıyla yatıyor olması kaldırılamaz..o yüzden arkadaşın dediği gibi başka bir kız arkadaş edin..o seni biraz mutlu ettiği zaman göreceksin herşey değişecek..
0
ucamayanadam
(24.09.10)
acı çekmeninde zevki ayrıdır tadını çıkar;) bunun üstüne eline gitarı alıp o anın şarkısını yazıcaksın.
0
saykodeli
(24.09.10)
0
Jin
(24.09.10)
kiz arkadasindan ayrilman bu yasadigin surecte (ilk duyurun) onu ihmal etmendendir. Degerini yeteri kadar bilmedigin icin zamanla o da senden uzaklasmistir. gucsuzlugunu de baska bir erkekte guce cevirmistir. simdi de geri donusu yok cunki 3 sene icinde o senden kopmayi goze almis cesaretini toplamis ve ayrilmis. Onu bu kadar kafana takman da tahminim ona olesyie deger verdiginden degil egondandir. Terk edilen olarak. Sen kendi yoluna bak simdi. Zamanla gececektir. Yeniden sevdigin cikmak istedigin birisi cikar karsina. Bu isler bu sekilde. Is olayinda da kendine ceki duzen verdigin zaman isini de bulursun. Su anda bir hastaligin ar ve bu hastaligin zamanla gececek. Yapacak birsey yok. Zaman cozer.
0
roadrunnerr
(24.09.10)
(9)

mutlu hissedememek - volume 2

yas25
Yine epey uzun oldu, kusura bakmayın.Öncelikle: (git: 121018)Okumaya üşenenler için: tam 8 ay önce master ı bitirmek üzere oldugumu, cok sevdigim uzun sureli bir kız arkadasım oldugunu ve genel olarak hayatta herşeyi başardığım için mutsuz olduğumu filan yazmış, tavsiyeler istemiştim.Büyük konuşmama
Yine epey uzun oldu, kusura bakmayın.

Öncelikle: (git: 121018)

Okumaya üşenenler için: tam 8 ay önce master ı bitirmek üzere oldugumu, cok sevdigim uzun sureli bir kız arkadasım oldugunu ve genel olarak hayatta herşeyi başardığım için mutsuz olduğumu filan yazmış, tavsiyeler istemiştim.

Büyük konuşmamak lazımmış. Hayatım son 2 ayda öylesine tepetaklak oldu ki. Mutsuzluk neymiş şimdi en azından biraz daha iyi anlayabiliyorum. Nereden başlasam?

Master ı layıkıyla bitirdim, onda problem yok. Fakat 2 ay oldu, hala iş bulamadım.
3 yıla yakındır beraber oldugum, canımdan cok sevdigim, ailelerin bilgisi dahilinde evli gibi beraber yaşadığımız kız arkadaşım beni aldatmak üzereyken yakaladım ve ayrıldım. Aylardır birtakım sorunları oldugu apaçık ortadaydı ve kabul ediyordu ama sorunları çözmek için başka birine yönelmesini beklemezdim, çıldırdım. Daha sonra heralde hatasını ve değerimi anlar diye umarken, ayrılmamızdan 3 5 gün sonra aynı insanla beraber olmaya başladığını öğrendim ve hala da devam ediyor olduğunu biliyorum.

Çaresizlikten içkiye başladım, her gece 2 3 kadeh içmeden uyuyamıyorum. O kadar sevdim ki onu – ve hala da köpek gibi seviyorum –, başkasıyla yatıyor olmasını kaldıramıyorum. Aklıma gelen sahneler midemi bulandırıyor. Bir de “Seni hala çok seviyorum, surekli aklımdasın ama hislerimi dinledim. Böyle yapmam gerekiyordu, hata oldugunu bile bile yaptım. Seni çok üzdügünüm farkındayım ve hayatım boyunca kendimi affetmeyeceğim. Yakın zamanda bir gün eşşek gibi kapına geleceğim” gibi laflar söylüyor hala. Bunların doğru olma ihtimali olabilir mi? Bir hataydı oldu denilebilir mi? Bilmiyorum.

Tüm arkadaşlarım bana hobilere yönelmemi, kafamı meşgul etmem gerektiğini söylüyor. Bu acıyı unutmak için kaç tane dil öğrenebilirim ki? Kaç tane hobi kursuna gidebilirim ki? Ben yeni bir hayat değil, eski hayatımı geri istiyorum. Tüm bunların olmamış olmasını istiyorum.

Zaten iş görüşmelerinde de bu yüzden başarısız oldum. Tüm bu tartışmalar, yaşadıklarım yüzünden kafamı toplayamadım. Sapla samanı birbirinden ayıramadım ve başarısız oldum. Hayatıma yeni bir sayfa açarım, tüm bu acıları unuturum diye askere gitmeye karar verdim; simdi bir de askerliğin uzaması ortaya çıktı, iyice kötü oldu.

Eğitimim ve bağlantılarım sayesinde yurtdışında çalışmaya gidebilirim. Çok parlak birşey olmaz belki ama hayatımı idame ettirebilirim. Zaten burada kalmamdaki en önemli faktör kız arkadaşımdı. 3 yıllık ilişkimizin ardından bu ahlaksızlıkları yapan kız arkadaşım! Fakat yurtdışını da istemiyorum. Yalnız ve yüzeysel bir hayat, başka bir kültür vs. istemiyorum ama emin de değilim.

Meğer herşey domino taşı gibiymiş. Önceki duyuruyu okuyanlar buna karma filan da diyebilir. Hepsine saygım var. Tavsiyelerinizi yardımlarınızı bekliyorum. Lütfen.

Ne yapmalı?

Teşekkürler.
0
yas25
(23.09.10)
Kriz yönetimi koşullarına geç. Yani şöyle; önce elindekilere bak ve onların değerini düşün, daha sonra geleceği bunun üzerine kur. İşletmelerde de, kriz döneminde sıklıkla yapılan hata, kriz öncesi koşulları sağlamaya çalışmaktır. Ve genelde yapılması gereken en mantıklı şey, tehditleri fırsata dönüştürmek; zayıflıklarını güçlü yanlarına çevirmektir. Bak nasıl, anlatayım..

Bir kız arkadaşın yok ve seni aldattı değil mi ? Harika. Gerçekten. Çünkü çok iyi bir kız arkadaşın olsaydı şimdi askere gittiğinde her şey daha da canını acıtacaktı.

İşin yok değil mi ? Daha iyisi olamazdı; çünkü harika bir iş bulsan bile askere gidince dönüşte devam etme garantin yoktu.

Askere bir an önce gitmeye bak; mümkün olan ilk celp döneminde, yani aralık 12 de. uzayacaksa zaten uzayacak, tutup yurtdışına gidebilirsin ama alışamazsan; dönüş çilesi+kültür değişimi+vakit kaybetmek+askerlik daha zor gelecek. Hem şöyle, ben mesela 24 yaşımda gittim (şu an 27 yaşındayım) ve 24 yaşımdakine kıyasla fiziksel formum daha düşük. Ne kadar geç gidersen o kadar zor gelir askerlik, çünkü fiziki yıpratıcılığı var. Git ve kafanı boşalt; buradaki herşeyi unutacağına bahse girerim.
Her şeyden önce, 2 diploman var ve kaybedeceğin bir şey yok. En evla durum..

Kız arkadaşın konusunda da şunu söyleyeyim; ilahi adaletin bir gün gerçekleşeceğine inan. Sen kalbini temiz tut yeter. Eninde sonunda bir şekilde, onu ayartan kişi de, o da bunun acısını çekeceklerdir.

Formülize edelim; askere git - orada tüm yaşanmışlıklara bir reset at - geri dön (ki zaten çok daha olgunlaşmış olduğunu hissedeceksin) - düzgün bir iş bul - kızlar zaten bir şekilde gelir, kafana takma..
0
pozzecco
(23.09.10)
onceki duyurundaki hatandan ders aldiysan (elindekilerin kiymetini bilip mutlu olamamak) simdi o dersi uygulamanin zamani iste. mutlu olmak icin sebeplerini dusun.

o kiz artik olmaz madem oyle bir gecmisiniz olmus, geri donse de aklindan cikaramazsin baskasiyla yattigini, omrun boyu. gecmis gitmis.
0
kurukafa
(23.09.10)
"askere git" cevaplarına katılıyorum. en kısa zamanda askere git. hem işle ilgili önemli bir handikapı ortadan kaldırmış, hem de kafanı boşaltmış olursun. yalnız askerdeyken sivil hayatınla ilgili şeyleri, özellikle de eski sevgilini düşünme. bilhassa elinde silah varken. mazallah...
0
dbilgener
(23.09.10)
@darkrocq ben de aynı şeyi düşünüyorum. askerde tam kafayı sıyırıp döndüğümde hayattan kopmuş biri olma ihtimalim korkutuyor. şimdi bari bir iş, bir meşgale bulursam zamanla unuturum tüm bunları gibi geliyor.
0
🌸yas25
(23.09.10)
cevap değil; ama. mezun olmama birkaç ay kalmıştı, hayatımın aşkını bulduğumu sanıyordum, alanım da açık vardı kpss yi kazanıp atanacaktım. sevgilimden ayrıldım, dersleri salladım sınfta kaldım, kpss atamaları durduruldu. kısaca yalnız değilsin, mutlulukta mutsuzlukta sürekli değil.
0
ecece
(23.09.10)
@yaş 25

askerde iken bir mimar arkadaş vardı bizde; ilk 3 gün boyunca adam ağladı. elimizden geldiğince yardımcı olduk, sonra zamanla alıştı; gönüllü mıntıka falan bile yaptı. Diyeceğim şu; o adam askerliği bitirdiyse herkes bitirir. Kaldı ki, oldukça zor koşullarda (adana / 45 derece şeklinde) askerlik yaptık. Erteledikçe zorlaşır, unutma..
0
pozzecco
(23.09.10)
yalnız kalmamaya çalış..
askerlik bu yalnızlık süresini perçinleyeceğinden (bence) hiç bulaşma..

ilahi adalet demiş biri; cidden adına ne dersen de var öyle bişey..
bu durumda hiç bir kusurun olmadığını düşünüyosan içini ferah tut ve sıra sana geldiğinde bunun acısını çıkart. ama bunu söylerken "kafayı tamamen intikama tak" demiyorum, o zaman herşeyi mahvedersin. sadece uygun anın geleceğinden emin ol ve önüne bakmaya çalış.

yapılacak bişey olarak bugüne kadar hiç bilmediğin bişeyi yap, ya da hiç bilmediğin bi yere git. yeni insanlarla tanış. ama tavsiyem yalnız kaldığın anları minimuma indir. alkol olayından da bir an önce kurtul.

bi yerlerden başla ve gerisini "akışına bırak", muhtemelen herşey yoluna girecektir.
işin zor, yaşadım..
ama acının da keyfini sürmesini bilirsen çok kolay halloluyo herşey..
0
oz otto
(23.09.10)
askere git bence de. orada binbir çeşit insan tanıyacaksın, hayat hikayelerini dinleyeceksin ve göreceksin ki türkiye gibi bir ülkede şu sahip olduklarınla çok çok çok şanslı bir kişisin. ya da git eğitiminle hiç alakası olmayan vasıf gerektirmeyen kasiyerlik gibi bir işe gir bir süre çalış bakalım. göreceksin ki oradaki insanlar o işe günde 10-15 saat sadece karınlarını doyurabilecekleri maaşa bir ömür katlanmak zorundalar sense istediğin zaman çekip gidebilirsin. bir bu düşünce ve duygu durumunla onların hayatını yaşamak zorunda olsaydın ne yapacaktın. yeteneklerinin, aklının, geçmişinin, eğitminin vs. değerini anlayacaksın kız arkadaşın seni aldatmış olabilir kendine dön bence, hayattaki önceliklerin neler bir sor kendine, bazı insanlar sadece temel ihtiyaçlarını karşılayarak hayatta kalma mücadelesi veriyorlar seninse elinde her türlü imkan var kendini geliştirebilmen için. ne diyebilirim ki ben de hemen hemen aynı durumdayım seninle ve bu dediklerimi de yaptım çok da faydasını gördüm çok klişe bir laf ama doğru: kaybedince anlıyoruz elimizdekinin kıymetini.
0
dasein
(23.09.10)
he bir de, yurtdışı olayı var. bak dediklerimi yap en az 4-5 ay türkiye gerçekleriyle bir tanış bilmiyorum bana kalburüstü bir hayat yaşamışsın gibi geldi belki de zaten biliyorsundur bunları. sonra sen zaten koşa koşa yurtdışına gitmek isteyeceksin zaten. benzer yollardan geçmiş birinden bu tavsiyeler kafamdan sallamıyorum.
0
dasein
(23.09.10)
(20)

mutlu hissedememek

yas25
Biraz uzun oldu, okuyanlara şimdiden teşekkürler.25 yaşındayım, Türkiye’nin en iyi okullarından birinde en önemli masterlardan birini bitirmek üzereyim. Çok ileri derecede ingilizcem ve an itibariyle de hem konuşacak hem de gazeteyi anlayabilecek kadar ispanyolcam var. Canımdan çok sevdiğim bir kız
Biraz uzun oldu, okuyanlara şimdiden teşekkürler.

25 yaşındayım, Türkiye’nin en iyi okullarından birinde en önemli masterlardan birini bitirmek üzereyim. Çok ileri derecede ingilizcem ve an itibariyle de hem konuşacak hem de gazeteyi anlayabilecek kadar ispanyolcam var. Canımdan çok sevdiğim bir kız arkadaşım ve kendisiyle 2 yılı aşan bir ilişkim var. Bunları övünmek için değil bilgi vermesi açısından anlatıyorum. (Zaten artistlik gibi gözükmesin diye ekşi sözlük nickimle yazmıyorum bu mesajı. ) Efendi, iyi niyetli, sorumluluk sahibi (belki de gereğinden fazla) ve dolayısıyla da galiba sıkıcı biri olarak tanınıyorum .Hayatımın bu aşamasına kadar şans diyelim, zeka veya çalışkanlık sayesinde diyelim hep parmakla gösterilen biri oldum, 10 kişiden 9.5 unun isteyeceği şeylere sahip oldum.

Gel gelelim mutlu olmayı başaramıyorum. Kendimi bildim bileli hep en kötü ihtimali düşünüyor, ona göre hareket ediyorum ve bu yaşıma kadar ne başardıysam ve dahi nasıl biri olduysam bu yapıma borçluyum. İnsanların başarı diye niteledikleri şeyler bana “zaten yapılması gerekenler” gibi geliyor, bu yüzden de birşey elde ettiğimde bir tatmin duygusu elde etmiyorum. "Bu da bitti sıradakine bakalım" havası hakim. Aslında sanırım hayattaki herşeyi, aşılması gereken engeller, yapılması gerekli olan şeylerden ibaret olarak görüyorum. Mükemmelliyetçilik denebilir, meymenetsizlik denebilir; bilmiyorum. Kendi yaşıtlarımın, arkadaşlarımın uğraştığı, kafasına taktığı şeyler bana çok boş geliyor; kendimi herkesten farklı ve utanarak söylüyorum ki üstün görüyorum.

Bu düşünce yapısı gerçekten çok rahatsız edici, nasıl kurtulabilirim? Hayattan zevk almıyor olduğumu söyleyemem fakat daha fazlasını istemek bence hepimizin hakkı ve görevi.
Neler önerirsiniz?
0
yas25
(21.01.10)
tutkuyla bağlanacağın bir şey bul, bir enstrüman çalmak olur, resim yapmak olur. "yapılması gerekli olan şeyler"in dışında kalan zaman bütününe senin hayatın deniyor. boşa geçirme.
bu şarkının bir kısmında kendini bulacağını düşünüyorum:
www.youtube.com
0
leylak sarabi
(21.01.10)
Afrika'nın en yoksul ülkelerinden birine yerleş.
0
emrekksal
(21.01.10)
Naçizane önerim böyle bir konuyu bir psikoloğa danışman. Buradan medet umman kafamda canlanan anlattığın özelliklere sahip bir kişiliğe ters düşüyor.

Ya da şöyle söyleyeyim sadece burada paylaşmış olmakla yetin yorumlara bakma bile. Kolay gelsin. Dediğim gibi naçizane..
0
uçan_depik
(21.01.10)
büyük ihtimal sana boş gelicek ama ben yinede sorıyım...
sahipsizlik duygusu? iman, ibadet durumu ..?
0
kreider
(21.01.10)
dunyayi gezip insanlara yardim et.
0
ermanen
(21.01.10)
her şeyin sebebi aşırı başarı. yani kusura bakma ama hem çok başarılı olup, bu konuda parmakla gösterilip hem de süper sosyal ve mutlu olmayı beklemek bence yanlış. olmaz demiyorum ama olursa şanstır başka bi' şey değil. arkadaşların taşşak muhabbeti yaparken sen ders çalışırsan evet başarılı olursun ama neblim anlatıcak bi şeylerin olmaz, insanlarla paylaşıcak hikayelerin; esprilerin olmaz. ki insanlarla bi şey paylaşmadan mutlu olamazsın bence.(sosyalleşme önemli)
seni yanlış tanımış da olabilirim yazdıklarından çıkardıklarımla yorum yaptım. geçen gün de buna benzer bi şey sorulmuştu sonra silindi galiba ona da böyle demiştim. o da okulda çok başarılıydı, "son senemdeyim ama şimdi her şey boş geliyo.." demişti.
iyi de sen başarılı olmak uğruna gençliğini heba edersen o gençlik bi daha geri gelmez..

biraz orta yolu bulmak lazım bence. psikoloğa danışmak filan da bence hikaye, biraz geç olsa da çözüm sende yani. nebiliyim eğlenmeye çık, takıl, pop müzik dinle filan bi şeyler yap ama biraz tabiri caizse halka karış.. biraz uyku etkisiyle tam anlatamıyorum şu anda ama söylemek istediklerimi sen anlamışsındır diye umuyorum..
0
t joe
(21.01.10)
çok fazla sorumluluk sahibi olmanız sizi mutsuz ediyor, ve bir şeylerden zevk almanızı engelliyor olabilir. benzer şeyleri yaşıyormuşuz bu arada, tek fark ben arada en tembel en sorumsuz insanın bile yapmayacağı şekilde sallıyorum her şeyi. bu yöntemi 3 sene önce falan uygulamaya başladım. ama nerede duracağını bilmen lazım. sonra geri döndüğünde her şey daha değerli, daha mutluluk verici oluyor. örneğin gayet de iyi giden okulumu bir dönem dondurup canım ne istiyorsa onu yapmıştım. geri dönünce daha bir zevk alır oldum yaptıgım işten. hobi edinin falan demeyeceğim, o iş oyle hadi hobi edineyim diye olmaz, gercekten kucuk yasından beri ilgi duydugun bir şeyler olmalı. kaldı ki benim çok sevdiğim beni hayata bağlayan bir hobim de vardı, değişen bir şey olmuyor.

bir de yaptığın şey -okulun, bölümün vs- sana yapılması gereken bir şey gibi gelmesin, sen onu sevdiğin için yapıyor olmalısın. eğer sevmiyorsan da -insanın ergenken verdiği kararlar her zaman doğru olmayabiliyor ve işin kötüsü bunun farkına çok geç varabiliyorsun, belki hala farkında değilsindir- sevmeye çalış, ben oyle yaptım.

karabatak gibi yaşamanı öneririm bir süre, belki bana olduğu gibi sana da iyi gelir. arada bir sorumlulukları umursamayıp kendinle kalmalısın. bunun bir kötü yanı da var, artık herkesin on üzerinden dokuz buçuk vereceği bir insan değil de -pleasantville hesabı-, herkesin "nası bi insan bu ya?" dediği, hatta marjinal olarak tanımladığı bi insan oluyorsun. hem boyle manyakça şeyler yapıp hem nasıl başarılı oluyor bu adam falan diyecekler. biraz serserilikte fayda var yani :)bunu yaptıkça kafandaki "şahane bir insanım ben lalala, şu aptallara bak" düşüncesinin de aslında ne kadar saçma sapan oldugunu farkediyorsun. çünkü ego azılı bir düşman gibi insanın hayatında, sana materyal olarak belki her şeyi getirir, ama boyle maneviyatını öldürür işte. daha da konusmak istersen sözlükten ulaş. takma kafana her şey daha güzel olacak :)
0
likeinme
(21.01.10)
kendime yakın hissettim yazılanları okuyunca. evet az çok mükemmele yakın birisi gibi görünüyor. aslında sahip olduklarınızla mutlu olabilmeniz gayet mümkün. ben mutlu muyum diye düşünüyorum, istediğim pekçok şeye sahibim ama hep kafamı kurcalayan 2 şey var ki 1: maddi durum olarak hiç rahat değilim bu bir etken, 2: istediğim insanlarla ilişki yaşayamıyorum (benden hoşlanan çok fazla insan var ama istediklerim değil) buna rağmen mutlu muyum evet. çünkü sahip olduğum şeylerin değerlerini biliyorum. evet siz örnekle gösteriliyorsunuz. bu güzel. yapılması gereken bu diyorsunuz, bu yanlış. niye yapılması gereken bu olsun? hadi diyelim ki yapılması gereken budur, ama buna bir tek siz sahipsiniz. bunun kıymetini bilmiyorsunuz. mutlu olmamanızın nedeni tahminimce yokluğu görmediniz ki çokluğa sevinesiniz. bazen aileme bakıyorum. dedemler 80 yaşında bir çift ve çok mutlu, maddi durumları da yerinde çocukları da hepsi başarılı birer yetişkin. ben niye böyle değilim diye zamanında çok kafa patlattım. herhangi bir korkuları yok (allahtan başka). bu insanlar lükse sahip olmalarına rağmen bir tabak yemek yedikten sonra çok şükür diyorlar, bunu bulamayan insanlar vardı diyorlar bunları düşünüyorlar. zamanında pekçok kişiye maddi yardım yapmışlar, çocukları okutmuşlar. en azından insanlara faydalı olduk diyorlar. hayal ettikleri pek çok şey olmuş.

ancak şöyle tavsiyelerde bulunabilirim: biraz hayal edin. olması gereken bu babında değil. bir şey isteyin ve yapın. maddi durumunuz varsa çok az da olsa bağış gibi yardımlarda bulunun. o kişinin mutluluğunu gördüğünüzde gerçekten mutlu olursunuz. eğitim meğitim iş kısmında resmisiniz, eve girdiğinizde biraz daha cool olun. şükür deyin, elinizdekilerin değerini bilin. sizin yerinizde olmayı hayal eden ve oraya gelebilse dünyanın en mutlu adamı olabilecek çok fazla kişi var çünkü.
0
barko pasa
(21.01.10)
sorununuzun kimyasal olmadığını varsayalım;
o zaman "hayatı refleks haline getireceğiniz" birşey yapmalısınız. mesela "yelkenli ile dünya turu" kanserlilerde ciddi boyutta hastalık gerilemesine veya en azından hastalığın yerinde sayıp o sırada da semptomların azalmasına sebep olur. çünkü kişinin yaptığı iş, içinde bulundukları durumun dışında birşeyi dert etmek bir yana akillarına bile getirmelerine engel, yoğun bir iş meditasyonudur.
sıkıntınızdan kurtulmanız dileği ile, öte yandan sözlükteki yazılarınızı okumak istiyorum...
0
felisky
(21.01.10)
Söylediklerinde samimiysen [email protected] a mailini mesaj at. Size cebinde beş kuruşu olmayan ve özürlü bir çocuğu olan buna rağmen inanılmaz yaşam sevinciyle dolu birinin numarasını vereyim. Adamın hayatı mutlu olmak için birebir.
0
kanakmer
(21.01.10)
Bu yaşta her şeyi başardım demenin kibiridir, hayatın zevkini ve şevkini öldüren. Başkalarının "mutluluklar"ı ve "arayış"larını küçük görmeye başladığın an (ki bu cevabı da küçük görme ihtimalin var) hayattan aldığın zevk kaybolacaktır. Hayata sadece zorlukların ve seviyelerin atlandığı bir platform oyunu değil elbette. Seninkisi biraz prensesine kavuştuğunu zanneden Mario'nun hüznüne benziyor. Bu kibir ve neden olduğu hüzün ile sadece kendini yalnızlaştırıyorsun muhtemelen...

Kurtulmak mı? Karakterinin bir parçası olduysa bu değişim bence pek de mümkün değil.

Karakterinin parçası olmamışsa, elbette empati yapmaya, onları anlamaya ve boş zannettiğin başkalarının yaşamlarına bi' göz atmaya başlayabilirsin.
0
patisinde marifet
(21.01.10)
5 sene sonra herşey çok farklı olabilir,o yüzden şükret belki tanrı tarafından deneniyorsundur!
0
jamswety
(21.01.10)
dine yönel. bilhassa tasavvufi alanına.
0
detroitli kizil
(21.01.10)
kimse dememiş ben diyim
(bkz: montla sıç)
0
cedric
(21.01.10)
sen hayat amacını bilmiyorsun ki!
eğer niçin yaşadığını, ilerde ne yapacağını ve ardından ölünce ne olacağını bilseydin eminim mutsuz olmaz, bu elde ettiğin başarılar ile dünayaya faydalı olabileceğin sevinciyle yaşardın. bir de mesela denendiğini bilsen ne kadar rahat olurdun..
0
dieselsingle2
(21.01.10)
her şeyin iyi güzel, maşşallah hatta.. ama olayın, elde ettigin şeyleri "zaten yapılması gerekenler" olarak görmen.
hepsini, olması gerektiği için yapmışsın, kendin için isteyip yaptığın bir şey oldu mu? şu an mutsuz olman ama aynı zamanda başarılarınla da tatmin olman gerektiğini düşünmen bu yüzden belki de.

ölmeden 5 yabancı dili biliyo olucam!
40 yaşıma da gelsem şu kemanı çalmayı adam gibi başarıcam!
dünyanın 7 harikasını görmeden ölmicem!
vs.. gibi idealler yarat kendine. 3 paragraf boyunca yazdığın şeyler senin hedeflerin olmamalı.

o kafalarına boş şeyleri takan yaşıtların var ya.. yazdıklarını okuduktan sonra kendilerini senden daha üstün görmeye başlamışlardır bile :/

bir de aklıma gelmişken, ailende kardeşlerinin, kuzenlerinin falan senden daha başarılı olduklarını düşündüysen vakti zamanında, içinde ufak yaşta beliren kötü bir duygu oluşmuş olabilir, o yüzden "sıradaki?" mantığıyla yaklaşıyor olabilirsin.
0
avifa
(21.01.10)
oğlak burcu?
:)
mutluluk bir karardır, bir koyverme işidir bazen de.
0
canimnicknameyazmakistemiyor
(21.01.10)
hacım;
insanlar güzel güzel açıklamışlar sağolsunlar, umarım faydaları olmuştur.
ama bence boşuna kasıyosun yahu.
buralardan kasacağına git çık gez kafana göre.
takıl.
he, herkes akıl vermesini çok güzel biliyor, böyle bik bik konuşarak olmuyor dersen de,
buyur gel bana takıl. beraber gazlarız eğleniriz ederiz.
sen kimsin dersen, cv istersen
ben de boğaziçiliyim. hem de ingilizce şakır şakır(bunun backgroundunda kadıköy anadolu var zira) japonca da 201 seviyesinde.
not: derslerim bombok, çift taraflı life coachluğa varım.

gel ben kafaları yediririm sana. bak nasıl hemi de.
0
pusula
(22.01.10)
kendin söylüyorsun bak herşeyin en iyisine sahibim başarılıyım diye aslında kendini çok yüksek bi konumda olduğuna inandırmışsın ve olayı bitirdiğine inanmışsın.

peki şöyle düşündünmü neden dünyanın en iyi okulunda masterda değilim veya dünyanın en iyi okulunda doktora yapabilirmiyim ? neden 5 dili mukemmel konuşamıyorum ? kız arkadaşım neden daha güzel değil ? dediğim gibi olay sistemi çözdüğüne inanman sen dağa tırmanıyorsun ve gördüğün tek şey kayalar zirveye vardığında sanıyorsun ki bu son dağ ve yeşil bir vadiye ulaşacaksın ama tepeye çıkınca önünde uzanan dağ sıralarını görünce daha bir arpa boyu yol almadığını farkedeceksin ihtiyacın olan bu, hedeflerini yükseltki en iyi olduğuna inanma ozaman sorunun çözülür. sorun sana bu hayatın ve şuanki sahip olduklarının yeterli gelmesi.

not: tembelim ve derslerimde bombok ama seni takdir ediyorum çok güzel şeyler başarmışsın mutluluk görecelidir herşeyi bitirdiğini düşünme ki mutlu ol çünkü hayatta herşey diye birşey yok.
0
reowned
(22.01.10)
bunun adı narsizm. en iyi sen bilirsin, en akıllı sensin en en en en... çoğumuzda var bu özellik. esnafından, rte'sine. rte ülkenin başbakanıdır, kendine göre mükemmeldir, çoğumuza göre değildir. aslında herkes sıradan ve aynı şeyleri düşünüp, kendini zihninde farklılaştırıyor. bunun yanında henüz doğru hayat nedir diye düşündüğümüzde, cevabını bulamayız. über eğitimler alıp modern köle olmak mı, süper konumda bir yerde kimse için çalışmadan kendine ait bir hayatın olması mı? sorular çok, cevaplar değişken.
0
saykodeli
(22.09.10)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.