Giriş
(2)

Bir Umut Sarıkaya karikatürü

yakalayamadığın.ışıklar
Konuyu tam hatırlamıyorum amaYapılmayacak bir şey üzerine boş konuşmakla ilgiliydi +Yapsana o zaman?-Yapmam kigibi bir diyalog geçiyordu neydi bu?
Konuyu tam hatırlamıyorum ama
Yapılmayacak bir şey üzerine boş konuşmakla ilgiliydi

+Yapsana o zaman?
-Yapmam ki

gibi bir diyalog geçiyordu neydi bu?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(19.03.26)
Su post'taki karikatur mu? www.instagram.com
+1
sertac akin
(19.03.26)
pide
(19.03.26)
(2)

Hiç arayıp sormuyorsun diyen insanlar

yakalayamadığın.ışıklar
Bu süre zarfında kendileri de arayıp sormamışlarsa, sadece kendilerinin hatrı sorulmaya değer insanlar olduklarını düşünüyor olmuyorlar mı? Bu bencilce tavır hangi mantıkla yerleşmiş?
Bu süre zarfında kendileri de arayıp sormamışlarsa, sadece kendilerinin hatrı sorulmaya değer insanlar olduklarını düşünüyor olmuyorlar mı? Bu bencilce tavır hangi mantıkla yerleşmiş?
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(02.03.26)
Eskiden “e sen de aramamışsın demek ki” diye uzatırdım ama uğraşılmıyor.
“Yaa evet öyle oldu” deyip geçiyorum artık.
+1
mutekebbir
(03.03.26)
Buna gerçekten değer veren insan bunu problem eder ve benim gibi burun seviyesinden taşmaya başlayınca tak diye çıkarır hayatından. Çünkü şahsen yıllarca aramayıp sormayıp bir gün karşılaşınca bu kadar kopukluk olmamış gibi devam edebilenleri dümdüz samimiyetsiz hatta ikiyüzlü buluyorum. Gerçekten bir kıymetim olsaydı hiç değilse yılda bir kez aklına gelirdim de bir mesaj olsun atardı diye düşünüyorum. Hatta 23 yıllık "kanka"mı, hastalandığını bana söylemediği, aylarca aramalarıma ve mesajlarıma da dönmediği, dönmeme sebebi olarak da çok yoğun ve yorgun olup sesli mesaj dahi atmak istemediği, bu arada hayatı gayet güzel yaşayıp kardeşini falan evlendirdiği ve bana davetiye falan da göndermediği için hayatımdan çıkardım. Aylarca aramalarıma mesajlarıma dönmedi dedim ya, öncesinde de ben aramadıkça ve mesaj atmadıkça böyle biri yok hükmündeydim. Ama aradığımda o kadar güzel konuşurduk, nadirattan görüşebildiğimizde de öyle güzel vakit geçirirdik ki onun bu kadar yabani olduğunu görememişim, bu kadar kıymetsiz bir arkadaşlık anlayışı olduğunu kabul edememişim.

Onun için, bunu gerçekten dert ediyorsa, o sana bunu dediğinde sen onun üstüne var bakalım ne oluyor. Hanyayı konyayı anlarsın, çekinme. Allah aşkına bir menfaat çatışmasına bakar hayatından çıkması.
-1
muhayyer divan
(03.03.26)
(8)

2026 nasıl gidiyor

yakalayamadığın.ışıklar
Yılbaşına girerken beklediğiniz gibi mi?
Yılbaşına girerken beklediğiniz gibi mi?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(17.02.26)
Ben hala 25teyim, 26da o kadar çok yaşadım ve yaşıyorum ki daha farkında değilim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.02.26)
Berbat.
Yıla çok iyi başlamıştım iş düzenim istediğim hale gelmişti, bir an her şey çok güzel gidecek sandım fakat kötü giden her şeyi bağladığım sebep meğer bu değilmiş.
Sebep benmişim.

Beklediğim gibi mi dersek evet aslında içten içe beklediğim gibi.
Düzen değişince yaşadığım o motive bir hafta sürdü ve özüme döndüm.
0
mutekebbir
(17.02.26)
kötü.

her gün ayrı bir 'soruşturma açıldı', 'yasaklandı', 'gözaltına alındı', 'tutuklandı' haberi.
0
yurtsuz john
(17.02.26)
45 günde borsada inanılmaz paralar kazandım. 2025 Kasım'da girdiğim işimden pek umutlu değildim ama çok şaşırttı ve alıştım. Tahtaya vurayım.
0
gabe h coud
(17.02.26)
çok bi beklentim yoktu ama olan azıcık beklentim de karşılanmadı.
inşallah kalanında şansımız döner yoksa kötü günler bizi bekliyo.
0
matilda
(17.02.26)
bad-worst-2026
0
duyurukullanıcısı
(17.02.26)
Yilbasina girerken bekledigim gibi.
0
Purple life
(17.02.26)
14 Şubata kadar normaldı. Cumartesi Bilbao'ya gittim 3 gece kaldım, geldim. Senem güzelleşti.
0
put it in your appropriate place
(17.02.26)
(9)

Hayatı ıskaladığınızı düşündüğünüz anlarda

yakalayamadığın.ışıklar
Nasıl harekete geçiyorsunuz?
Nasıl harekete geçiyorsunuz?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
'bu mal yaptıysa ben de yaparım' diyorum kendi kendime.
+4
yurtsuz john
(07.02.26)
hayatın nasıl yaşanması gerektiğinin bir kuralı yok. dileyen dilediğini yapmakta özgür.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Hayatı dolu dolu yaşayanlar da ölecek.
-2
HellKeePer
(07.02.26)
İşte birisi dolu dolu yaşamış olarak ölüyor birisi tam tersi, ya da o kadar olmasa bile ukde kalıyor birçok şey. Aynı mı yaşamış oluyor ki bu ikisi?
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Sanırım Maslow'un şöyle bir sözü vardı: Hayatı kendi yeteneklerini yaşamamak üzerine kuran insanlar aldıkları her nefeste verdikleri kararın yorgunluğunu yaşarlar gibi bir şeydi. Hayatı kendin olarak yaşamadığın sürece cidden çok yorucu ve sinir bozucu bir yapılacaklar listesi halinde uzuyor önünde. Hem çok kısa hem çok uzun. Ama kendini gerçekten tanıyıp ne istediğine karar verdiğinde gerçekten yaşadığını hissediyorsun. Kendini tanıma meselesi apayrı bir parantez tabii.
+1
sekizdokuzon
(07.02.26)
Yaptığım ilk şey bunu düşünmemek. Geride kalan hiç bir ana pişmanlıkla ahla vahla yaklasmiyorum.
Ben de on yaşındayken deprem oldu her şeyimizi kaybettik. Eski hayatımdaki her şey bir günde geride kaldi. Böyle bir şey yaşanmasa bambaşka bir hayatım olurdu. Senelerce toparlanmaya çalıştık. Ben de kaç yılı iskaladim. E bu senin elinde değildi ki denilebilir ama fark etmez. Belki yapılabilecek farkı şeyler vardı ülkeden gitme şansımiz de vardı tercih etmedik. Netice aynı yere çıkıyor. Yıllar geçti gitti.
Çocukluğu ilk gencligi iskaladim diye dusunebilirdim ama düşünmüyorum. O öyle bı donemdi.
Bunlari yaşamak da bana şuan bambaşka bir stil edindirdi. Mis gibi hayat yaşıyorum. Tüm onceliklerim cogu insandan farkli.

Şimdi sadece önüme bakıyorum. İstediğim her şeyi yapıyorum. Ama bugün yine benzer bir şey yaşasam üç beş on yılım heba olsa, elli yaşımdan sonrası için nasıl guzel yasayacagimin pesinde olurdum.
+1
a perfect lie
(07.02.26)
Yurtsuz john+1.

Denemekten çekindiğim ne varsa yapanlara baktım.
+2
antihero
(07.02.26)
Hayatı sürekli olarak hem isteyerek hem istemeyerek ıskaladığım için böyle şeyleri kafaya takmıyorum. Hareket mareket yok otur aşşaa. O şekilde... ayaklarım çok ağrıyor hareket edince. Bebeklikten beri böyle.
0
muhayyer divan
(07.02.26)
Kendi sınırlarımın içerisinde en iyisi almaya çalışıyorum. Bunun sonu tabii. En iyisini yapmaya çalışırken basit olmaya da çalışıyorum.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
(5)

Herkesin her şeyin en iyisine layık olduğunu düşünmesi

yakalayamadığın.ışıklar
Mantıklı mı sizce? İnsanlar çok mu beklenti içerisinde, çok mu hayalci? Ya da olması gereken şey bu mu?
Mantıklı mı sizce? İnsanlar çok mu beklenti içerisinde, çok mu hayalci? Ya da olması gereken şey bu mu?
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(30.01.26)
Her şeyin en iyisine layık olduğuna inanmak iyidir fakat sorumluluk ister, çok büyük çoğunluk bunun farkında değil.

Evet her insan, sırf insan olduğu için her şeyin en iyisine layıktır ama kendisi gibi başkaları da her şeyin en iyisine layık. Herkes her şeyin en iyisine layık. Bunu hayata geçirebilmenin tek yolu, kendine yapılmasını istemediği ne varsa bir başkasına asla yapmamak. MESELA sınırlarına saygı gösterilmesini isteyen kişi başkalarının sınırlarını ihlal etmeyecek, özellikle de ZAMAN konusunda. Hiçbir insanın ömrünün 1 saniyesi bile hiçbir insan tarafından yeniden yaratılamaz, kimse kimseye ömür hediye edemez. Ama herkes birbirinin zamanını çok hakkıymış gibi çarçur ediveriyor mesela.

Anadiline saygısızlık edilmesini istemeyen kişi başkasının anadiline saygısızlık etmeyecek. Kendi anadiline de saygısızlık etmeyecek. Kendi için istediğini başkası için istemedikçe insan, gerçekten insan olmaz.

Öyle kolay değil yani.
-2
muhayyer divan
(30.01.26)
bence daha çok 20'li yaşlardan geriye, yeni nesil böyle. biraz yetiştirilme biçimi, biraz da kendi dünyalarında yaşamaktan kaynaklanıyor sanıyorum. ben kenarından y jenerasyonuna giriyorum; bizim nesil istisnasız disiplin ve baskı ile büyütülmüş izlenimlerime göre. ikisi de uç; orta karar bir kendini ve haddini bilme durumu iyidir bence.

bir üniversite'de dışarıdan ders veriyorum. öğrencilerin büyük çoğunluğunun kendine güvenine, yer yer küstahlığına inanamıyorum bazen. çok takılmamaya çalışıyorum; çünkü yarım gün bulunduğumdan o kadar katlanılmaz değil benim için ve son sınıf olduklarından lafla eğitilecek yaşı çoktan geçmişler. normalde -özel sektör koşulları ortadayken- yeni mezunlar olarak piyasaya atıldıklarında karşılaşacakları muamele için onlara üzülmem gerekirken, asıl onlarla muhatap olacak patronlara üzülüyorum doğrusu..
0
lil siztah
(30.01.26)
Mantıklı değil. Kabul etmekte zorlansak da insan kendini çevresiyle kıyaslıyor. Neredeyse hepimiz 60-70 sene önce ağa falan olmayan ama az çok toprağı olup işleyip kazanan köylüden daha iyi yaşıyoruz. Bu durumu herşeyin en iyisine sahibiz olarak görüyor muyuz? Hayır.
Çok da hayalci değil aslında, iyi bir hayat yaşamak isteyen çoğu kişi için fırsatlar var. Sıkı çalışma, fırsatları değerlendirme ve mümkün olduğunca deneme sonrası göreceli olarak herşeyin en iyisine sahip olunabilir.
0
mbond
(30.01.26)
İnsanın bir şeyin iyisini istemesi başlı başına kötü bir şey değil ancak öyle kendiliğinden, sanki bir doğa kanunuymuşçasına "Layık olmak" diye bir şey yok. Herhangi bir canlı, doğal halinde hiçbir şeye layık değil. Eğer bir şeyler (Hak, varlık, saygı, sevgi) ediniyorsa bunu ya kendi çabasıyla ya da kendinden önce gelenlerin çabalarıyla elde ediyor. Yani bir şekilde birilerinin entropiye karşı koyması lazım; bu da emek sarfetmek, enerji harcamak demek. Bu bir insan için çalışıp bir yerlere gelmek de olabilir, iyi bir aileye doğmak da olabilir.

Bu noktada bir şeye layık olduğunu düşünen insan bunun için çabalıyorsa; bu daha çok çalışmak da olabilir, layık olduğuna inandığı şeyi elinden alanlara karşı mücadele etmek de olabilir, bence çok sorun yok. Ama sadece durduğu yerde "Ben buna layığım, ona da layığım" diye atıp tutuyorsa olsa olsa hezeyanlardadır. Tani şunu da unutmamak lazım; hayat sosyal bir olgu. Yani sen "Ben bu kafede daha iyi bir hizmete layığım" derken sana hizmet veren kişi de muhtemelen bununla çatışan şeylere layık olduğunu düşünüyor.
0
salihdt
(31.01.26)
Tersinden düşün, bir insan neden her şeyin kötüsüne layık olduğunu düşünsün ki? İnsan hayata bir kere geliyor, alabileceğini almak ister doğal olarak.
0
creepy
(31.01.26)
(11)

Verdiği borcu faiziyle alan var mı

yakalayamadığın.ışıklar
Borç verince eksi hesaba inilirse bankanın yansıttığı kmh faiz bedeli normal olarak alınır ama onun haricinde atıyorum 50 bin vermiştim 1 sene geçti deyip faiziyle alanınız oldu mu? Misal o paraya altın alacaktım aradaki fark şu şu diyerek.
Borç verince eksi hesaba inilirse bankanın yansıttığı kmh faiz bedeli normal olarak alınır ama onun haricinde atıyorum 50 bin vermiştim 1 sene geçti deyip faiziyle alanınız oldu mu? Misal o paraya altın alacaktım aradaki fark şu şu diyerek.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.01.26)
Tefeci değilim çok şükür.
0
gobekliraki
(30.01.26)
Faizini düşünecek kadar borç vermiyorum hiç, bir kere aileme vermiştim, o da ailem zaten.

Ama bir şekilde dışarıya yüklü borç verecek olsam enflasyon hesabıyla vereceğimi baştan söylerdim. Ya da belki en azından tl cinsinden vermezdim bilemedim şimdi.

Ama tl cinsinden verdiğimi 1 sene sonra eşit tl olarak alacaksam kusura bakma hocam, o kadar durumum yok der vermem o borcu, yok cidden :D Sıkıntılı bir şey. Ocak 2025'teki 50 bin, Aralık 2025'te 62 bine denk.
+1
akhenaten
(30.01.26)
Kardeşime her zaman faizle borç veririm çocukluğundan beri onu buna alıştırdım artık kendisi direkt bu teklifle geliyor.
Direkt iki katını isterim.
-1
mutekebbir
(30.01.26)
benim de kardeşimden alacağım vardı. 4-5 yıl geçmişti. bana güncelleyip gönder dedim. mesaj atmış; o tarihin parası ile gram, yarım, çeyrek, dolar ve euro olarak. hangisinden göndereyim dedi. ben de en yüksek olan yarım altındı galiba onu seçtim. yaklaşık 33 bin lirayı 290 bin falandı galiba o rakamdan geri aldım. hiç sıkıntı olmadı aramızda.
-1
ground
(30.01.26)
teyzemler araba alırken kaynından borç alacaklardı. gram altın üzerinden hesaplamışlardı. 100 gram altına denk gelen bi borç almışlar iade ederken de 100 gram olarak iade edecekler. ama tl olarak verdiysen ve gram altına göre geri alırım demediysen şimdi borcu iade edecek olan kişi karşı çıkabilir böyle konuşmamıştık diye.
+2
Sadece soruyorum
(30.01.26)
50 bin hiç borç vermedim maks. 10 verdim o da birkaç aylık onu da geri aldım ama çok zaman geçtiyse altın ya da euro değerinde isterim yani.
0
matilda
(30.01.26)
Çevremde, arkadaştan, eşden dosttan borç alma verme adeti yok. İhtiyacı olan bankaya gidiyor.
Ama, oldu da gerekti, alacak da verecek de olsam ödemenin dolar üzerinden mi altın üzerinden mi banka faizinden mi olacağını konuşurum. Bu enflasyonist ortamda konuyu askıda bırakmak, baştan konuşmamak, bir yıl önceki parayla şimdikinin aynı olduğu pişkinliğini yaşamak, yaşatmak arkadaşlığa sığmaz.
Ama oldu da baştan konuşulmadı. Borç veren, para ne şekilde dönerse kabullenmeli, sineye çekmeli ve artık konuşmamalı. Herhangi bir şeyi gerekçe gösterip fark parası isteyememeli. Çok ayıp eder yoksa.
0
Mirket
(30.01.26)
Baştan konuşmak gerekir ki iki taraf da razı olsun sonucuna.
Baştan altın diye konuştuysan altın geri alırsın. Ama TL verip, bunu konuşmayıp, altın bir anda çıkmışken bu kadar "ben altın alacaktım aslında" deyip altın geri istemek ayıptır, etik de değildir.
Altın %50 düşmüş olsaydı da "ben altın alacaktım" deyip düşük mü geri isteyecekti?
Baştan altın konuşmuş olsaydı iki taraf da kaderine razı olurdu.
Hiç konuşulmadıysa dolar/euro ortalaması olabilir ya da altın/dolar ortalaması olabilir.
+1
burfak
(30.01.26)
ben abimle para alışverişimiz oluyor, asla tl vermiyoruz birbirimize. dolar oluor genelde. bazılarına bu durum abes geliyor ama parayı zor durumda kalıp istemiyorken, yatırım için para alışverişi yapılıyorken borç veren kişinin de magdur edilmemesi lazım.

Baştan belli bizimkiler sonradan altına çevirelim yok bitcoine çevirelim işi biraz zorlama. en güzeli bu para işlerini açık açık konuşmak.
0
liberal
(30.01.26)
Genelde insanlar altinla borc verip altinla aliyor bu yuzden.
Kimse tefeci degil ama enflasyonun %40 in uzerinde su an 1-2 sene once %60 di. Bu tarz bir durumda kimse enayi yerine konmamali.
+1
nuevo
(30.01.26)
parayı sevmediğimden tl ile borç verir altına endeksli borç alırım.
0
klassno
(30.01.26)
(11)

Çok sevdiğiniz bir sanatçı hakkında olumsuz haber çıkınca

yakalayamadığın.ışıklar
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.11.25)
Evet ırkçılık, şiddet, taciz gibi bir durumu varsa kill your idols düşüncemi devreye sokuyorum, sanat ve sanatçı bu kadar yüksek eşsiz ilahi varlıklar değiller, şu çağda o kişinin muadili onlarca başka sanatçı bulabilirim
+5
grimavi
(30.11.25)
Kesinlikle! Zamanında "akil sanatçı" olarak açıklanan kim varsa silmiştim öncesinde her ne kadar seversem seveyim
+1
hakmut
(30.11.25)
olmuyor. zaten bu kişilerin insan olarak mükemmel olduklarını falan düşünecek kadar saf değilim. veya benimle aynı dünya görüşünü paylaşma zorunlulukları da yok. sanatıyla ilgilenirim gerisine bakmam. kişisel bağ kurduğum bi sanatçı yok. yani yaşayanlardan yok. o yüzden önemsemiyorum. sanatını tüketiyorum sadece
0
f02561
(30.11.25)
Olumsuz haber dediğimizin içeriğine bağlı. Taciz, homofobi/transfobi, şiddet gibi olaylar için, evet. Kimseden mükemmellik beklemiyoruz ama o kişiler benim üzerimden para kazanmasın istiyorum. O yüzden lisanslı H.Potter ürünü almıyorum, yeni yapımlarını izlemiyorum. N.Gaiman'ın dahil olduğu projeleri izlemiyorum, kitaplarını almıyorum, bazı Türk yazarları okumuyorum.
+1
kobuzchu kiz
(30.11.25)
Sanatçı dediğimiz babamızın çocuğu değil. siyasiler gibi de biz seçmedik. karşımıza çıkardılar. koyun sürüsü gibi arkasına takılanlara baktık, çokça tvlerde gördük, yayınları çok izleniyor veya çok satıyor ve baktık onlarla huylarımız da neredeyse aynı , bizim ortalıkta yapamadıklarımızı yapıyorlar ve sonunda "evet işte bu dedik " hayranları olduk.
Haklarındaki (iftira hariç ) olumsuz haberler gerçek olmasa bile temel toplum değerlerinden uzaksa neden takip edelim ? sonuçta ilaç değiller.
bazıları toplum algılarıyla oynamakta etkin rol üstleniyor. Böyleleri de batı gibi dışarıdan değil "içimizden biri(!) " olduklarından, onlarla aynı dili konuştuğumuzdan bir sorun görüyoruz.
Çeşitli tepkiler aldıktan sonra kimi canı sıkılanlar için ise İngiltere'ye, ABD'ye gitmek yerleşmek favori olan adetlerden.

Örneğin, bir baskında uyuşturucu kullanandığı kesinleşen sanatçılığının değeri nedir, hangi tür hayran kitlesine hitap ediyor ?
Bu nüfus sayımızla yerlerini tutacak başka hiç kimse kalmadı mı ?
Bunları da sormak lazım.

Bir de onların albüm dizi gibi bir projelerinin çıkmasına yakın zamanda hatırlatmalarını sağlayacak bazı yapay haberler de söz konusu.
Bu gibi şeyler zamanında kimi skeçlere de konu olmuştu.
Kitap yazanları da oluyor.
Bize kültürel katkıları ne ?
0
diyecevaplandı
(30.11.25)
oluyor. mesela ayhan sicimoglu'nun videolarini izlemiyorum artik, izleyesim gelmiyor.
0
Sour
(30.11.25)
evet. çok sevmeme rağmen neil gaiman'ı hayatımdan çıkardım. babamın oğlu olsa harcarım, hele de taciz/tecavüz/şiddet içerikli bir durumdan bahsediyorsak.
0
south park in kapusonlu uyesi
(30.11.25)
direkt o kişiden sogurum
0
koela
(01.12.25)
çok da severim ama 2010'da yetmez ama evet dediğinden beri sezen aksu'ya karşı bi mesafeliyim. yılların hatırı var, tam da silemedim ama eskisi kadar hayranlığım yok. şarkılarını ondan dinleyeceğime cover'larını tercih ediyorum mesela spotify'da.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
mal gibi yandaşlık yapanlar hariç pek etkilemiyor. sanatına bakıyorum.
0
ground
(01.12.25)
unlulerin yaptigi is ile dogrudan alakali degilse, beni baglamaz.
dogrudan bagliysa buyuk sikinti.

misal, sezen aksu zaten benim politik olarak ne dusundugune onem verdigim biri degil, sadece iyi bir soz yazari. o yuzden yetmez ama evetci olmasi bana sadece siyaseten vasat ve oradan nemalanmaya calistigini gosteriyor. ama benim icin hala iyi bir soz yazari.

obur taraftan, bir gazetecinin cikip bir mafya lideri hakkinda "varligiyla onur duydugum" diye soze baslamasi, benim icin buyuk sikinti.
0
cooperr
(02.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.