Giriş
(17)

Yeni bir şeyler öğrenmek için farklı kurslara gidiyorum ama

pembediken
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar. Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğ
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar.

Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğitimlere katılmak?
0
pembediken
(19 saat)
Yeni şeyler deneyip öğrenmek güzel bence. Garip değil yaptığınız.
+3
peki madem
(19 saat)
Bu kurslara profesyonel amaçla gitmiyorsanız neden bir başarı gereksin ki zaten anlamadım hiç.

Hobi işte, kendinize uğraşlar buluyorsunuz, bundan zevk alıyorsunuz. Enstrumanı, sporu, el sanatlarını kendinize hayat hedefi olarak değil iyi vakit geçirmek için kullanmışsınız. Sorun ne ki? Belki aileniz sizin bu kurslara gitmekteki amacınızı kavrayamamıştır.

Tabi bunları söylerken zaten bir işininin olduğunu ve kendi başınıza hayatınızı devam ettirebildiğinizi varsayıyorum. Aksi takdirde aileniz işin bu tarafına odaklanmanızı haklı endişelerle istiyor olabilir.
+3
akhenaten
(18 saat)
Harika şeyler yapıyorsun. Kulak asma onlara.

Ek: @ akhenaten'in de dikkat çektiği gibi, kendi kendine yeten biriysen tabii.
+1
Mirket
(18 saat)
Şimdi gittiğim kursun ücretini kendim karşılıyorum. Yaşım 37. Daha önce gittiğim birçok kurs ücretsizdi.
+1
🌸pembediken
(18 saat)
Kendiniz için harika bir şey yapıyormuşsunuz. Kimsenin ne düşündüğünün bir önemi olmamalı.
-1
suicides underground
(18 saat)
Mükemmel bir şey. Bunu kurs bazında değil, 37 yaşına gelmişsin, evlenememişsin, çocuk yapamamışsın bazında söyleme ihtimalleri var mı?
-3
arbre
(18 saat)
@arbre hayır. O konularda asla tek kelime etmez ailem.
0
🌸pembediken
(18 saat)
aileni onayladigimdan degil de, 3 ay 5 ay 1 yil gidip bir dili veya enstrumani kayda deger bir yere getirmeden ha bire baska seye atliyorsan ciddiye almiyor olabilirler cunku en basta sen ciddiye almiyorsun gibi bir durum olusuyor. yani tutup gitar kursuna gidiyorsan onda eline aldiginda etrafindaki insanlar vay be ne guzel caliyor dedirtecek seviyelere kadar istikrar gostermen lazim ki bir anlami olsun.

spora git. spora herkes surekli gitmeli zaten. turkiye'de bir turlu yerlesmedi. sogukla ne alakasi var ki turkiye'nin cogu yerinde oyle aman aman bir kis da olmuyor.
+1
hot potato
(17 saat)
Muhtemelen kır dizini otur evinde ailesine sahipsin. Hobi konseptine de hakim değil gibiler de.
-2
Bruce
(17 saat)
yeni bir seyler denemek güzel ancak her seyi ucundan deneyip birakiyorsaniz aslinda maymun istahli olmanizi elestiriyor olabilirler.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16 saat)
Sebaat ediyor musun gittiğinde. Ortaya bir şeyler çıkarabiliyor musun?
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(12 saat)
Değil, demekki aradığınızı bulamamışsınız. Denemeye devam diyorum ben. En azından siz farklı şeyler deniyorsunuz ve hayata bir kere geliniyor, onu da evde oturarak geçirmemek istemeniz bence tuhaf değil.
0
tiredofwaiting
(10 saat)
insanların beklentisi, bir şeyi öğreniyorsan oradan devam et ve ustalaş yönünde olduğu için, onların gözünde bir çok kursa gidip sonuç alamamış birisin.

onlara, asıl maksat kursta bir şey öğrenmeyi sevmek ve sosyalleşmek olduğunu anlatırsan artık daha farklı bakarlar.
+1
duyuruuser
(8 saat)
Bazı aileler @bruce'un dediği gibi seni aşağı çekme, bir şey yapmanı istememe eğiliminde olabiliyor ama bir yandan da bu da sürekli bi şeyler deniyor ne aradığını kendi de bilmiyor diye düşünüyor da olabilirler.

Hayat senin hayatın, zaman senin, para senin kime ne aw

Kimisi de sürekli iki yıllık kazanıyor bir hevesle başlıyor birkaç derse başlayıp bırakıyor. Instagram hesabı açıyor tutmuyor başka temalı hesap açıyor. Ne aradığını bilmiyor da olabilirsin kısaca ama bizi/onları ilgilendirmez.
-1
chicha_v2
(8 saat)
Ben şimdi kendime org aldım 2. el. Buraya performaslarımı atacağım. Sözlukten bir sürü öğrenen buldumm yutup kanalı da açtım. Onlar buraya yorumlarını yazacaklar. Herkesten sevimli sözler beklersek adım atamayız.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(7 saat)
aile başka bir jenerasyon, siz başka. sizi herhangi bir konuda %100 anlamalarını ve desteklemelerini beklememelisiniz. ha olsa ne tatlış bal börek olur ama bizim aile yapılarımız böyle değil maalesef. Tepki gösterdiklerinde he he, hımm bir bakayım ya falan deyip savuşturacaksınız ve içselleştirmeyeceksiniz olacak bitecek.

çok yönlü olmak iyidir. disiplinlerarası etkileşimi kuvvetli olan insanın psikolojisi de daha sağlam olur, sosyal iletişim becerileri de daha gelişkindir, genel kültürleri daha yüksektir, farklı disiplinlerin kazandırdığı bilgi ve deneyimi diğer disiplinlere entegre edebilir vesaire vesaire. maymun iştahlı olmakla çok yönlü olmak bambaşka şeyler. gittiğiniz kurslarla ilgili muntazam olmanız, virtüöz olmanız falan gerekmiyor. bu da toplumsal bir dayatma.
+1
Phoebe
(5 saat)
@Bruce öyle insanlar değiller. Kalksam mesela Amerika'ya taşınıyorum evleniyorum desem tamam derler. Bu konu biraz kuşak çatışması gibi bir şey işte ama açıklama yapmak yoruyor işte
0
🌸pembediken
(4 saat)
(1)

5 6 yaş çocuk ingilizcesi için yapılması gerekenler?

mikahakkinen
Kızım 5 yaşında kreşte ingilizce dersleri var. Bu yaşta dışarıdan desteklemek gerekir mi? uygulama vb. gibi. Annesinin ingilizcesi iyi benim kötü. Ebeveynler ve İngilizce öğretmenleri, tecrübesi olanlar şimdiden teşekkür ederim.
Kızım 5 yaşında kreşte ingilizce dersleri var. Bu yaşta dışarıdan desteklemek gerekir mi? uygulama vb. gibi. Annesinin ingilizcesi iyi benim kötü.
Ebeveynler ve İngilizce öğretmenleri, tecrübesi olanlar şimdiden teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(02.01.26)
Ebeveyn olarak kendi deneyimimizi paylaşacağım: oğlumuz 2 yaşında Türkiye’de çift dilli kreşe başlamıştı. 8 ay sonra yurtdışına taşındık burada da çift dilli kreşe gidiyor şu an anadil seviyesinde ingilizcesi. Bu kadar hızlı öğrenmesini Türkiye’de çift dil ile başlamasına bağlıyorum. Nacizane fikrim çift dilli eğitim.
0
suicides underground
(02.01.26)
(10)

Yeşil Kapaklı Kitaplarınız

lazor
Merhaba, evet soru başlığını okurken yüzünüzdeki aşağılayıcı ifadeyi tahmin edebiliyorum. Yılbaşı için renk bazlı hediye paketi yapmamız gerekiyormuş ve bizim rengimiz yeşilmiş. Paket içine küçük bir kitap da eklesem diye düşündüm ama benim elimdekilerden bir şey çıkmadı.Şöyle kitaplığınıza bir göz
Merhaba, evet soru başlığını okurken yüzünüzdeki aşağılayıcı ifadeyi tahmin edebiliyorum.

Yılbaşı için renk bazlı hediye paketi yapmamız gerekiyormuş ve bizim rengimiz yeşilmiş. Paket içine küçük bir kitap da eklesem diye düşündüm ama benim elimdekilerden bir şey çıkmadı.

Şöyle kitaplığınıza bir göz atar mısınız; kapağı yeşil (veya yeşil ağırlıklı) olan, şöyle hemen hemen herkesçe okunabilecek, uzmanlık veya özel ilgi alanı gerektirmeyen bir kitap çıkacaktır mutlaka birinizden, biliyorum.

Peşinen teşekkürler.

Edit: ayaküstü yazınca derdimi tam olarak anlatamamışım. Kitapların adını öğrenmek istiyordum, elinizdeki kitapları almayı değil. Duyuru ahalisi yine cömertliğini göstermiş. Hediye almış kadar oldum teşekkür ederim :)
0
lazor
(30.12.25)
bu kitaplarin sadece isimlerini mi merak ediyorsunuz? yoksa size ulastirmamizi mi istiyorsunuz?
benim kitaplikta olabilitesi olan türkce üc kitap var yesil kapakli:

1. ursula le guin: tehanu (bir serinin icinden bir kitap bu, tek basina cok anlamli degil)
2. irlanda masallari: www.dr.com.tr
3. istanbul - cengiz bektas: www.kitapyurdu.com
4. bati cephesinde yeni bir sey yok - erich maria remarque: everestyayinlari.com
ve bazi HP kitaplari ama gene seri ici oldugu icin mantikli olmaz.

yabanci dil de olursa secenekler cogalir. size ulastirmam lojistik acisindan mümkün olmaz :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Baktım şimdi kitaplığa, yüzyıllık yalnızlık ve bitmeyecek öykü varmış yeşil kapaklı. İkisi de çok iyidir çok güzeldir. İkincisi biraz daha çocuk kitabı gibi dursa da değildir.
+1
Bruce
(30.12.25)
Sally Rooney- Normal Insanlar
www.canyayinlari.com
Maggie O’Farrell- Evlilik Portresi
www.dr.com.tr
Italo Calvino- Bir kış gecesi eğer bir yolcu
www.kitapyurdu.com
Tezer Özlü- Kalanlar
+1
eileengray
(30.12.25)
Ayfer Tunç - Suzan Defter
Sait Faik - Semaver
0
black holes in the sky
(30.12.25)
Antik Yayınevi bir dönem dünya klasiklerinde yeşil fon kullanmıştı.
Şuradan seçebilirsin.

www.benlikitap.com

Ek: Kitaplığa bakmakla olmuyor. Bendeki yeşil kitapların hepsinin yeni basımına baktım. Renk değiştirmiş.
+1
Mirket
(30.12.25)
Ernest Hemingway-Silahlara Veda var bende. Hediye etmek isterdim ama kapağı biraz deforme olmuş hediye paketine konmaz sanırım.
+1
tmm
(30.12.25)
Hasan Ali Toptaş - Ben bir gürgen dalıyım
0
suicides underground
(30.12.25)
Sandro veronesi - sinekkusu
Fredrik backman - buradan bir beitt Marie geçti
0
a perfect lie
(30.12.25)
Sabahattin Ali/İçimizdeki Şeytan
Doğan Cüceloğlu/Geliştiren Anne Baba
0
ekimoloji
(30.12.25)
google görsellere yeşil kapaklı kitaplar yazdım. yarıdan çoğu dini kitap çıktı. bu bilgi de burada kalsın.
+1
ground
(31.12.25)
(8)

Kaz tüyü mont ısıtıyor mu

arbre
Kaz tüyü bir mont alacağım. 7 bin TL. Parasına değiyor mu gerçekten?
Kaz tüyü bir mont alacağım. 7 bin TL. Parasına değiyor mu gerçekten?
-3
arbre
(30.12.25)
Kaz tüyünde dolum derecesi önemli. Kuzey ülkesinden bildiriyorum. Nasıl bir kış şartına göre alacağınıza göre değişir.
0
suicides underground
(30.12.25)
ne kadar sogukta giymek istediginize göre fill power'ina dikkat etmeniz iyi olur. fill power yükseldikce fiyat da artar. ben sahsen kaz tüyü montlarin sicacik yaptigini söyleyebilirim. hele alttan bir de polar arakatman giyilirse müthis sicak olur.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Sıcaklık en düşük 0 C olur. Doluluk konusunu bilmiyordum. Aldım, deneyip göreceğim.
-1
🌸arbre
(30.12.25)
sicaklik en düsük 0 derece olacaksa kaz tüyü monta cok ihtiyaciniz olmayabilir. cok üsüyen biriyseniz farkli tabii ama ben hava -4 derece civarini görmeden giymiyorum. sahiden terletiyor.
alirken RDS (responsible down standard) ve Bluesign sertifikalari olmasi güzel olur bu arada. ilerisi icin aklinizda olsun.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Kullanımına da bağlı. Ben mesela kazak giyebilen birisi değilim. O yüzden çok soğuklarda rahat ediyorum kaz tüyü montla.
0
duhan
(30.12.25)
Monta göre değişiyor. 650 ve 850 dolguluk olmak üzere 2 tane kaz tüyü montum var. 650'lik olan çok ısıtmıyor ama Türkiye şartlarında büyük ölçüde işe yarar.
0
michael harddd
(30.12.25)
kaz tuyu alinabilecek en iyi performans montu cunku hafif olmasina ragmen isi yalitimi cok iyi. tek handikapi eger tuyler islanirsa isi yalitimi ozelligi cok azaliyor. bu nedenle disinda su gecirmeyen veya repellent bir tabaka olmasi lazim.

kaz tuyu alinirken 2 seye bakilir. fill power yazilmis zaten. fill power kaz tuyunun ne kadar loft'a sahip oldugunu gosterir. turkce karsilik olarak ne kadar kabarik oldugu denebilir sanirim. en az bunun kadar onemli olan digeri ise ne kadar tuy kullanildigidir. cogu ciddi outdoor firmasi kac gr tuy kullanildigini yazar ancak bu fill power kadar reklam yapilan bir parametre degil.

demek istedigim 150 gr 550 fp kullanan mont, 60 gr 800 fp kullanan monttan daha iyi isitir. bu nedenle ciddi outdoor firmalari kac gr kullanildigini da ekler.

bu montlarin en onemli ozelligi agirliklarina gore iyi isi yalitimi vermesidir. hafif ama sicak tutar. ozellikle parkalarda cok ciddi agirlik farki vardir. bomber tipi kucuk ceketlerde ise kendi cebine katlanip burrito boyutunda tasinabilmesi ozelligi vardir. bu nedenle dagcilarin favori esyalarindandir.
+1
antikadimag
(30.12.25)
Bu mont islanirsa iğrenç bir görüntüye sahip oluyor. Bu sebeple ayrıca yağmurdan koruyacak bir kabuk ihtiyaciniz olabilir.

TNf gibi bir markadan mont alırsanız yani ne kadar iyi alırsanız alın, dikiş yerlerinden tüyler çıkmak isteyecektir.

Bunlar handikaplar.

Avantajları zaten arkadaşlar yazmış.

Yine Tnf'nin parka gibi kaz tüylü montları var onlar kalitelidir ama agirdirlar.
0
blue eyes white dragon
(30.12.25)
(1)

Birkaç saat oturmalık, muhabbet etmelik mekân önerisi (İstanbul)

prole
Kadıköy, Mecidiyeköy, Taksim gibi iki yakanın da kolayca erişebileceği bir yerde, 7-8 kişinin çocukla birkaç saat oturup muhabbet edebileceği, çay içip bir şeyler atıştırabileceği, acıkan olursa bir şeyler yiyebileceği, nezih ve çok pahalı olmayan (the hunger'dan, big chefs'ten ucuz, orta gelirliye
Kadıköy, Mecidiyeköy, Taksim gibi iki yakanın da kolayca erişebileceği bir yerde, 7-8 kişinin çocukla birkaç saat oturup muhabbet edebileceği, çay içip bir şeyler atıştırabileceği, acıkan olursa bir şeyler yiyebileceği, nezih ve çok pahalı olmayan (the hunger'dan, big chefs'ten ucuz, orta gelirliye uygun) mekân öneriniz var mıdır? Şimdiden çok teşekkürler.
0
prole
(29.12.25)
suicides underground
(30.12.25)
(12)

Ev Sahibim Kiramı Kızının Ibanına Göndermemi İstedi, Sizce Ne Yapmayalım ?

sislerrr
Merhabalar, Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını &
Merhabalar,
Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını & soyadını ve apartmanın adı ile daire numarasını belirteceğim. Sizce yeterli olur mu ?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
sislerrr
(28.12.25)
kiracıyım, benzer bir durum yaşadım, avukatım göndermememi söyledi. Kızıyla kira sözleşmesi yapmanız gerekiyor. Yoksa ben filanca aydır kira almıyorum filan der, siz uğraşırsınız.
+11
nefertarii
(28.12.25)
yaygın hikaye bu son zamanlarda, sonra kira ödemedi diye sıkıntı yaratır
+3
nahtoderfahrung
(28.12.25)
Ev sahibi, kiracı ilişkisi de ticarette olduğu gibi bir noktadan sonrası iyiniyet ve karşılıklı güvene dayanmalı. Acaba ilerde başıma bir şey gelir mi sorusu, paranoyaya dönüşmemeli diye düşünüyorum.

O whatsapp yazısını muhafaza etseniz, açıklama hanesine de adres yazıp konutun kira bedeli deseniz, adamla kızın soyadı da aynıysa falan.
Fazlasında da mahkemelik olursanız da, bunları da hakim, kanıt olarak kabul etmezse de...

Olay artık şey gibi oluyor. Biri balkondan kafama saksı atarsa diye sokağa çıkmamak gibi bir şeymiş gibi geliyor bana.
+2
Mirket
(28.12.25)
yakalayamadığın.ışıklar
(28.12.25)
ben yapmam. çok istiyorsa parayı geldiği gün kızına kendi havale yapsın.
verilecek yanıt da çok basit. aile avukatımıza/muhasebecimize sorduk. bu durumda kızınız kira geliri elde ediyor görünerek zor durumda kalabilir. bizim açımızdan da ileride yasal sorun olabilirmiş. kusura bakmayın.

gene bir avukat yardımı ile gönderilecek hesabın yenilendiğine dair bir belge oluşturulabilir.
+4
orpheus
(28.12.25)
Yarın bir gün sıkıntı çıkması durumunda ödememiş kabul edilirsiniz. Size yazılı olarak bundan sonra kızımın şu iban numaralı hesabına gönder tarafıma ödenmiş gibi kabul edilecektir şeklinde imzalı belge vermesi durumunda bir sıkıntı olmaz.
0
al sana nick it
(28.12.25)
Bir aksilik yapmak isteyen olduktan sonra, “ben yaşlı insanım kızım almış kendi yazmış benim haberim yok. Kira gelmedi şaşırdım” bile diyebilir. Elinden bir yazı almak en sağlıklısı.

Ama Normal insanlarsa, kira gününde “dediğin gibi kızının şu ibanına atıyorum tamam di mi” diye de yazar cevap almakla yetinirdim ben.
+1
lazor
(29.12.25)
Arkadaşım şöyle bir şey yaşadı; ev sahibi kirayı iki ay elden ver hesabımda bloke var gibi bir şey söyleyip iki ay kirayı elden aldı. Sonra da arkadaşımk kiramı ödemedi diye mahkemeye verip evden çıkarttı. Üstelik mahkeme bir delil olmadığı için ev sahibini haklı buldu.
+1
suicides underground
(29.12.25)
Ev sahibi siz oldugunuz için ben size göndermeye devam ediyorum. siz kızınıza kendiniz gönderirsiniz diyip konuyu kapatın.
+2
limonlu eksi
(29.12.25)
yasal olarak sıkıntı yaşarsınız.

ev sahibiniz önce gidip; 'taşınmazımı kiraya vermeye, kira sözleşmesi imzalamaya, kira bedelini tahsil etmeye' maddelerinin olduğu bir vekaletnameyi noterde kızı ile imzalayacak.

bu vekaletname sonrası sizinle yeni bir kira sözleşmesi yapılacak.

ha ben göndereyim derseniz ne olur? 3 ay sonra bana kiramı göndermedi der tahliye açar. whatsapp görüşmeleri maalesef kanıt değil.
0
galahad reloaded
(29.12.25)
Ben de eşinin adına gönderiyordum veya kızı bilemiyorum tam bunu kira sözleşmesine yazmıştık.
kira sözleşmesi yazılı olma zorunlulugu olmayan bir sözleşmedir lakin siz yazılı sözleşme yaptıysanız iki sözleşmeye de yazarsınız şu şu tarih arasında bu ibana, bu tarihten sonra şu ibana diye yazarsınız.
0
liberal
(29.12.25)
Ek sözleşme. Kira yatirilacak iban
0
topkapiaksaray
(29.12.25)
(7)

Avrupa'da kredi kartı kullanımı nasıl?

michael_knight
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.
Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi birisi.

Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemenin en iyisi olduğunu söyledi.

1- ABD için bu doğru mu?
2- Avrupa'da durum nasıl?
3- Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu?
0
michael_knight
(28.12.25)
Fransa'da kredi kartı pek yok, debit kart var. Bunun da iki şekli var; Débit Immédiat (benim tercihim, direkt hesaptan düşüyor harcama).
Débit différé (ayda bir kere hesaptan kesiliyor para).
Bazı bankalarda belli bir noktaya eksiye düşme hakkı var ama çok düzenli yapıp ödemezsen kara listeye alıyorlar.
Türkiye'deki gibi kredi kartı varsa da görmek çok çok zor. Misal annemin geliri 40 bin kredi kartı 450 bin. Bu imkansız burada, millet Güler. Gelirin neyse onu harciyorsun, para ihtiyacın varsa da kredi çekersin. Ha sistemler var misal benim bankada başladı ayda 300€yu 3e falan bolebiliyorsun. Ama onun dışında genel olarak yok.
Avrupa çok geniş, ülke ülke bakmak lazım, tek bankacılık sistemi yok. Ama dediğim gibi Türkiye'deki gibi sistem bulmanız zor bence.
+3
logisticsmanager
(28.12.25)
Almanya'da kredi kartı yaygın değil, bankadan almak için de uğraşmak gerekiyor koşullarını bilmiyorum bile. Taksitli ödeme sunan bankalar/aracı kurumlar var (paypal,klarna vs), onlardan da sürekli küçük miktarlarda taksitli alışveriş yaparsan kredi notun düşüyor.
0
nahtoderfahrung
(28.12.25)
İngiltere'de limitin %50'si diye biliyordum ama %25'ini geçtiğim için kredi skorum bayağı düştü. Sonra ödeyince geri yükseldi. Daha sonra bir kere daha %25'ini geçmem gerekmişti yine düştü, sonra yine yükseldi :D Gerçekten etkiliyor. Ama bu sebeple limit artırımı gelirse direkt yapıyorum o kötü etkilemiyor çünkü daha az yüzdesini kullanmış oluyorum. (ama maaşımın üstüne geçmedi henüz. Geçebiliyor mu kaç x oluyor emin değilim.)

Bunların yanında sık adres değiştirmek, hatta vadesiz banka hesabı açmak bile kredi puanını etkiliyor. "son 6 ayda hesap açmışsın" diye düşürebiliyorlar. Bu neden kötü hala anlayamadım.

Klarna vb. bölme uygulamaları credit check yapıp kredi olarak göründüğü için etkiliyormuş. Taksit olayına hiç girmedim o yüzden. Amazon kendisi faizsiz 5 taksit yapıyor bazen, UK'de olanlara ona tavsiye ediyorum. (ama herkese çıkmıyor, belli süre prime olup belli bi hacmi olanlara veriyor sanırım)

edit: bu arada en başta kredi puanımı oluşturmak ve yükseltmek için faturalı telefon hattı almıştım. Her ay düzenli ödemek etkiliyor. Sonra düşük limitli kredi kartı aldım her ay azıcık harcama yapıp ödedim. Böylece ülkede kaydım ve skorum oluştu.
0
nhk ni youkosu
(28.12.25)
Letonya’dan bildiriyorum. Kredi kartı vermiyorlar kimseye. 30 yıllık mortgage veriyor ama kredi kartı vermiyor
-2
suicides underground
(28.12.25)
kredi skoru yasadiginiz ülkeye göre önem gösterebilen bir sey, bunu siz bilirsiniz.
benim yasadigim yerde kimse önemsemiyor ama mevcut mesela. benim kredi skorum esimin skoruna göre daha düsük cünkü üstümde mortgage var. gecenlerde burada sormustum, umursamamam söylenmisti.
free card bakabilirsiniz. hem aylik kart ücreti yok hem de avrupa'da her yerde kullanabiliyorsunuz. sifir komisyon ile türkiye, meksika, arjantin gibi her ülkede direkt o ülkenin kuruyla ödeme yapiyorum. cok rahat. www.free.at
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
mantik asagi yukari butun ulkelerde ayni, zira firmalar ayni. Banka isimlerinin pek onemi yok, sana krediyi acan banka degil, VISA yada AMEX yada Mastercard.
benim turkiye'de yurtdisina gore gordugum fark kredi kartina taksit yapilmasi.

kredi karti limitleri insanin senelik burut gelirine gore belirlenir. senelik geliri $100k olan birinin cebinde $25k lik 3-4 kart olmasi sasirtici degildir. kapitalist duzen boyle. bildigin kadariyla ne amerika'da ne de avrupa'da kominist bir duzen yok :D

+ Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemek en iyi - bunu kim diyorsa sallamis. tersine, surekli limite yakin gidince kuzey amerika'da daha hizli limit artisi oluyor. eger karti az kullanilsan kolay kolay limit artmaz.

+ Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu- niye olsun?
0
cooperr
(29.12.25)
Krediyi veren banka, MasterCard/visa teknoloji sağlıyor.
Türkiye/kuzey Amerika/İngiltere'deki kredi kartı çoğu Avrupa ülkesinde yok. Aylık ne harcıyorsan ödemeni istiyor sistem. Öyle minimum ödemek, borç yapmak falan yok cunku debit kart. Borç yapmak isteyen de kredi çekebilir.
+1
logisticsmanager
(29.12.25)
(19)

Suclularin irk istatistigi

die fetten jahre sind vorbei
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(27.12.25)
%90 kürt
-4
runaway
(27.12.25)
Eğitim seviyesi, eğitimin kalitesi, kaybedecek neyim var kafası yaratacak kadar gelecek kaygısı gibi hususları gözardı edip ırka yönelirsen çok yanlış yerlere gidersin.

İyi bir eğitim verip belirli bir yaşa geldiğinde iyi bir işe yerleştirirsen, ailelere yetiştirebileceği kadar çocuk yapma bilinci aşılarsan, toplum içindeki gelir adaletsizliğini yok edip, tüm kamu hizmetlerinin adil dağılımını sağlarsan suça elilimli ırk kalmaz.
Bazı ırkların yoğun yaşadığı bölgelere devlet hep sopa için gidiyorsa, hizmet için gidenler asaletim tasdik edilsin de kaçayım diyen yeniyetme memurlarsa, eski olanlar o bölgede hizmeti sürgün yeri görüyorsa, o bölgeden çıkıp okumak çok da öyle kolay bişey değilse, o ırkı suça eğilimli diye suçlamak, geniş açılı düşünememektir.
0
Mirket
(27.12.25)
paylaştığım dakikadan itibaren duyabilirsin

youtu.be
+5
yurtsuz john
(27.12.25)
suc ile irk arasinda anlamli bir iliski yok ama irkcilik ve zeka geriligi arasinda var.
-5
banach
(27.12.25)
kesin vardir. soruya cevabi direkt bilmiyorum ama oldugunu düsünüyorum.
cünkü mesela avusturya'da bunun istatistikleri tutuluyor.
toplumun yaklasik %27'si yabanci uyruklu. hüküm giymis mahkumlarin %53'ü avusturya vatandasi, %47'si yabanci uyruklu. bu %53 icinde yaklasik %57-58'sinin de yabanci uyruklu ama vatandaslik almis kisiler oldugu söyleniyor. her sene istatistik kurumu bilgileri kamu ile paylasiyor. bunlari ve özellikle vatandaslik davalari raporlarini acip okumayi cok seviyorum.
her ülke bu tip istatistikleri tutuyor. belki türkiye'de herkese acik paylasilmiyor olabilir, onu bilemem ama istatistik tutuluyordur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
2021 tarihli Konda araştırması var. Ne kadar doğru ve güvenilir tartışılır: "Gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor. Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türklerin yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kürtlerin, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne aldığımızda daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor."
www.ihd.org.tr
Hükümlü istatistiği yok:(
+2
gnosis
(27.12.25)
Irkçıların gerizekalı olması +1 demeye geldim
-9
suicides underground
(27.12.25)
Irk ile değil sosyo kültürel seviye ile orantılı bir yüzde vardır. Ama bu resmi olarak yapılamaz. Levantenlerin suç oranı çok ama çok düşüktür mesela. İranlılarında suç oranı düşüktür. Ermeni asıllıların da düşüktür. Çünkü hepsi iş güç sahibi malı mülkü eğitimi olan kişiler. Kürtlerin suç oranı yüksek olabilir. Ama bu ırkla ilgili değil de doğu ve güneydoğu insanının yeterli eğitim alamaması, ülkenin kaynaklarından eşit olarak yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak da düşük seviyede olmaları ike ilgilidir.
Not: evet canım senin tanıdığın bir kürdün sahilde diskosu plajı falan vardır ve çok zengindir. Ben başka bir şey diyorum.
+4
ground
(27.12.25)
türk nüfusu fazla olduğu için türk oranı tabi ki fazla çıkacaktır. onun yerine etnik kökenlerin kendi içinde suça yatkınlık ve suç işleme oranına bakmak daha doğru olacaktık.
+6
my fault
(27.12.25)
cerkez, manav ve kurt karisimiyim. ismime bakarsan turkcuyum.
kagit ustunde sunni musluman gozukuyorum
benim icin turkiye sinirlarin icinde dogan herkes yurttas.
yurttaslik diye birsey var yaw. ayni meridyende dogma.
tahminim anadolunun cogunda zaten bu karisim var.
simdi bu guruh, suc isleyince ne oluyor, hangi gruba girecek?

birakin bu isleri devlet su isleri..
-2
cooperr
(27.12.25)
merhaba. verilen cevaplara bakınca konunun ırkçılıkla bağdaştırıldığını görüyorum. oysa çok basit istatistiki bir veri sormuşsunuz. bunun sorulması bile ırkçılıktır diyorsanız, içeride ben kürdüm diyen insanlara kafadan tersine ırkçılık yapıyorsunuz. dünyanın en basit sorusu, içeride yatan insanlara sen kimsin diye sorulduğunda adım bu soyadım bu ben şuyum (türküm/kürtüm...) vs gibi basit bir cevap verecektir. bunun sorulması neden ırkçılık, sen kişinin kendisini ifade etmesinin önüne geçiyorsun.

verilen istatistiksel rakamlara göre aydın en yüksek il. açık açık türk nefreti, düşmanımın düşmanı dostumdur bakıs açısıyla kürtlere sempatiyle yaklaşan sevan nişanyan ın cezaevi anılarını dinlerseniz bile neredeyse tüm koğuş kürttü dediğini duyarsınız (aydın da benim bildiğim üç farklı cezaevinde yattı). kendisi bu durumu ege de mafyatik kürtleşmeye bağlıyor. bırakacağım linklerden eğitim durumuna göre tutuklu sayısı vb gibi istatistiklere bakıp kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz.

adlisicil.adalet.gov.tr

cte.adalet.gov.tr

kürtler cevabını duymak istemeyen arkadaşların arkasına sığınabileceği bir terim olan "sosyoekonomik" batıda suç oranlarının yüksek olduğu şehirlerin yoğun göc alan şehirler olduğu gerçeğini değiştirmez. sosyoekonomik teriminin yerine sosyokültürel terimi üzerine kurulabilecek bir tez coğrafi dağılımda kürt/türk dengesini açıklayacaktır.
+3
libertine
(27.12.25)
yumurta mi tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu bu.

turkiye de ya da amerika da bazı irklar suc islemeye daha megilli ise acaba bu ırkları yüzünden mi ya da ırkları yüzünden maruz kaldıkları ekonomik yapıdan dolayı yeterli eğitime ulaşamayıp suca yönelmelerinden mi ?

amerika da siyahiler suca daha yatkin gorunuyorlar ama 1950 kadar adamların otobus durağı bile farklıydı, adamları kole gibi kullandıktan sonra simdi bu kisilerin bir anda beyazlar ile ayni ekonomik yapıya gelmesini bekleyebilir miyiz ?

turkiye de Kürtler suca daha yatkin dururlar ama simdi dogu ile diğer bölgeler ayni sosyoekonomik yapıya sahip mi ?

ya da ayni sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi de suca karismiyor ki ?

dogdugun ev kaderindir = )
-4
oscar
(28.12.25)
Aciklamazlar
+2
osssy
(28.12.25)
Bakanlık bu konu hariç her konuda istatistik tutuyor. Ardef formunda her soru var ama ırkla alakalı bir sekme yok. Ancak uyapta her hükümlü tutuklu kayıtlı. Doğum yeri olarak ayrıştırıp ortalama çıkarılabilir. Ama dünyaya da böyledir, azınlık gruplarda suç işleme eğilimi vardır. Suç işlemenin ırktan çok, çevre ve ekonomiyle alakası var.
0
mikahakkinen
(28.12.25)
Bu konuda herkesin bildiği gerçekleri kimse kalkıp da ortaya koyamaz. Zira devletin kayıtlarında yalnızca vatandaşlık bilgimiz var, ırklarımız değil. İçerideki insanlara tek tek beyanlarını da soramayız tabii. Belki cezaevleri seçim sandıklarının sonuçlarından bir fikir çıkarılabilir bilemem; x.com

İstatistikler var mıdır, varsa ne diyorlar bilemem ama verilen cevaplar arasında teorik açıdan takıldığım yerler var.

Yıl olmuş 3500 hala daha ırk-suç bağlantısını inkar etmeye çalışan saçma tipler kendilerini ciddiye alıp konuşuyor. Kişinin içinde yetiştiği çevre ve kültür çeşitli suçları normal sayıyorsa, o kişinin de o suçlara yatkın olacağı açıktır. Buna da türlü çeşitli masallarla bahaneler uydurulabilir ama ırkın suça yatkınlıkla bağlantısı açıktır.

Bir ırk hayal edelim ki her türlü pislik her türlü ahlaksızlık bunların kültürünce normal kabul edilsin. Bunların soyundan gelen bir bebek daha bunlara hiç maruz kalmadan, insana benzeyen, ahlaki değerleri olan, normal insanlardan kurulu bir ailenin elinde büyüse, ileride suça bulaşma ihtimali çok daha düşük olur mu olmaz mı?

Sosyo ekonomik zart zurt falan diye kimsenin kültüründeki insanlığındaki sorunların kabahatini başkasına atmaya çalışıp daha da gülünç olmayın.
0
lazor
(29.12.25)
x.com

bilimsel açıklaması: x.com
0
Hallegadola
(29.12.25)
Cezaevi oy oranları da gerçeği tam olarak yansıtmıyor çünkü kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar oy kullanamıyorlar. Oy verme hakkı olanlar tutuklular ve taksirli suçtan hükümlü olanlar.
0
gnosis
(29.12.25)
tamam işte kasıtlı suç işleyenler de oy kullansa hdp oyu daha yüksek çıkardı
+2
Hallegadola
(29.12.25)
@Hallegadola Dolaylı çıkarımlar yapılabilir. Tutuklular arasında HDP'ye oy verenler çoğunluktaysa kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar arasında da HDP seçmeni çoğunluktadır gibi.
0
gnosis
(29.12.25)
(15)

Tek bir şeyler yapıyor musunuz

arbre
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
-7
arbre
(26.12.25)
gidilir tabii ki. ben hep gidiyorum sinemaya.
0
art cat chocolate
(26.12.25)
arkadaşım yanında kimseyi istemez, erkek arkadaşı varken bile bazı şeyleri tek yapmayı severdi.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(26.12.25)
Gidilir tabii ki, neden gidilmesin? Hatta arttırayım bence herkesin kendi başına bir şeyler yapmaktan zevk alıyor olması gerekir. Sinemaya da gidilir, kahve de içilir, tatile de gidilir.
+2
fraise
(26.12.25)
fraise, tek tatil yaptım, çok keyif aldım, sinema biraz geriyor.
-6
🌸arbre
(26.12.25)
Gidilmez mi ya, çok da güzel olur.
0
kobuzchu kiz
(26.12.25)
geçenlerde tek başıma pikniğe gittim küçük bir çanta yapıp. Göl kenarında flamingoları izledim. Normancı postumu kayalıklara serip uzanıp gökyüzünü izledim. yarım kalan kitabımı okudum. hava soğuyunca çantamdan vodka kokteylimi çıkarıp yudumlayarak, üşüye üşüye yürüdüm. merak ettiğim tek perde bir oyun vardı, hiç kimseyi aramadan, organize etmeden, uğraşmadan, tak diye bilet alıp göl kıyısından tiyatro salonuna bağladım akşamımı. yalnız kalabilmek güzel.
0
loch ness
(26.12.25)
ben tek başıma bir şeyler yapmayı seviyorum ama kendime ayıracak pek vaktim olmadığından ve üşendiğimden yapamıyorum, bence tek başına bir şeyler yapmalı insan. o nedenle git diyenler +1
0
Sadece soruyorum
(26.12.25)
kafede tek başıma kitap okumayı çok seviyorum. tek başıma müze gezmeyi alışveriş yapmayı da seviyorum. hatta başkasıyla gittiğimde yanımdaki sıkılıyor tribine girebiliyorum bazen. sinemaya da tek gidilir tabii, neden olmasın.
0
eileengray
(26.12.25)
Sinema, tiyatro, konser, yemek, müze/sergi, tatil, alışveriş... her türlü aktiviteyi yalnız yapmayı severim.
0
mutekebbir
(26.12.25)
Yapılıyor ama belli bir müddet sonra insan yanında birini aramaya başlıyor çünkü aynı aktiviteyi arkadaşıyla sevgilisiyle yapanlara denk gelip ne yapıyorum ben hissine kapılıyorsun.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
o dediklerini ben hep tek yapıyorum. en son lisede biriyle sinemaya gitmiştim.
0
hold the door
(26.12.25)
sinema sosyal bir aktivite degil ki. gidip oturup film izliyorsun. ben cok tek gidiyorum uyeligim oldugu icin. biriyle gitmenin tek avantaji sonrasinda filmi tartisabilmek. ama olmazsa olmaz da degil.
0
antikadimag
(26.12.25)
Sinemaya da tiyatroya da alışverişe de tek gitmeyi daha çok severim.
0
suicides underground
(26.12.25)
Sinemasından başla, yurtdışı gezileri, tatile gitmesi, yemesi içmesini yüzde 93'ü tek yapılyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
Sinemaya toplu gitmek zaten çok saçma, çift olarak ehh hadi neyse ama liseli aşık modu açmayacaksan çift olarak da yapılacak daha iyi aktiviteler var. Sinema salonuna gidip film izlemek artık 3-5 senede bir yaptığım bir olay ama gideceksem tek giderim herhalde. Filmi sessiz izlemek gereken bir yerde yanında biri var mı yok mu ne önemi var?
0
nundu
(27.12.25)
(7)

El bileğinde iğnelenme batma hissi

kralja milutina
Merhaba arkadaşlar,Sağ el bileğimde 3 gündür bir iğne batma hissi var. Baş parmak hizasında kolun bitip elin başlayacağı yerde. Kolumu herhangi bir yöne uzattığımda veya gergin bir hale getirdiğimde sızlama şeklinde bir acıya ve karıncalanmaya dönüşüyor. Bu olay çarşamba ortaya çıktı pazartesi akşam
Merhaba arkadaşlar,

Sağ el bileğimde 3 gündür bir iğne batma hissi var. Baş parmak hizasında kolun bitip elin başlayacağı yerde. Kolumu herhangi bir yöne uzattığımda veya gergin bir hale getirdiğimde sızlama şeklinde bir acıya ve karıncalanmaya dönüşüyor.

Bu olay çarşamba ortaya çıktı pazartesi akşam aynı koldan ağrı kesici iğne vuruldum ve inanılmaz ağrıdı vurduğu an ve sonrasında bir bağlantısı olabilir mi bilmiyorum.

Aynı zamanda boyun sırt arasında da biraz ağrı var.

Ne olabilir acaba teşekkürler.
0
kralja milutina
(26.12.25)
Bir nöroloji uzmanının kapısını çalma vaktiniz gelmiş.
Geçmiş olsun.
+1
Mirket
(26.12.25)
çok kalın veya sıkı bir şeyler giydiysem bende de oluyor. (sağ bilek) bol, rahat giyersem olmuyor anlamadım. belki faydası olur diye yazdım. nedeni nörolojik olabilir evet, sinir sıkışması gibi.
+1
Improbable
(26.12.25)
Bir ortopedi ya da nöroloji uzmanı yardımcı olabilir. Nedenleri çeşitli olabilir. Nedenlerini burada tartışmanın pek faydası yok şikayetlerin hayat kaliteni etkilemeye başladığı için artık üzerine gitmen ve bir uzmana görünmen iyi olur.
0
alice in potatoland
(26.12.25)
ortopedi ya da nöroloji uzmanı +1

sinir sıkışması olabilir. bende var, benzer geldi anlattıklarınız...
0
art cat chocolate
(26.12.25)
Ortopedi ve nöroloji uzmanı +1 zaten doktor yazar gerekeni söylemiş.

Umarım karpal tünelden öte bir durum değildir.

Not: bir Rrms hastası
0
suicides underground
(26.12.25)
Bana sinir sıkışmasını hatırlattı. Uzaktan sorarak, 2-3 güne geçecek deneyimler de duyabilirsin, yatağa düşen örnekler de.

Korkacak bir şey olmadığını ümit ederek, mutlaka bir doktora görün. Bakmışsın biraz vitamin takviyesi, biraz el yayı kullanmakla geçecek bir şeydir. Şikayetin devam ediyorken göster ki ne olduğunu tespit edebilsin doktor.

Ben hep geciktiriyorum böyle şeyleri, sonra “ya şöyle olmuştu, böyleydi” falan diye hikaye anlatıyorum. Doktor boş gözlerle konuşmamın bitmesini bekliyor haliyle. Elde veri olmadığı için bir cevap alamıyorum. Sen benim gibi yapma.
0
lazor
(27.12.25)
11 gun sonraya randevu veriyor ve doktorlar krem verip yolluyor. Daha once daha ciddi olan sorun icin de gittim filmde kirik cikmiyorsa ortopedi doktoru krem yazip gonderiyor.
0
🌸kralja milutina
(27.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
-1
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(7)

Evlilik konusu

arbre
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?Eşinizle nerede tanıştınız?
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?

Eşinizle nerede tanıştınız?
-2
arbre
(25.12.25)
İş yerinde
+1
mirty
(25.12.25)
is yerinde
0
lemmiwinks
(25.12.25)
Duyuruda
-1
yenibirgüzelnick
(25.12.25)
Mesleki bir eğitimde
0
dfn4
(25.12.25)
9 yıl önce Tinderda tanıştık.
-3
suicides underground
(25.12.25)
iş.
0
Hallegadola
(26.12.25)
ekşisözlükte tanıştık, sonra aynı mahallede oturduğumuzu fark ettik ve pandemi zamanında parkta buluşup neden tanışmayalım dedik. bu kadar yakınlarda oturmasaydık muhtemelen tanışmaya üşenecektik.
0
denizgonen
(26.12.25)
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+3
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(12)

Hayatı güzel yaşamak için kriterleriniz? veya yaşamak istediğiniz hayat

put it in your appropriate place
Hayat güzel be demek için ne olması gerekir sizin için? Kriterler, nelerdir, nedir ve ne değildir size göre? İstediğiniz hayatı biliyor musunuz ve yaşıyor musunuz?Kendim için; yurtdışı gezileri (yurtiçi de olur), farklı deneyimler, kültürel etkinlikler (standup, tiyatro, kitaplar), güzel restoranlar
Hayat güzel be demek için ne olması gerekir sizin için? Kriterler, nelerdir, nedir ve ne değildir size göre? İstediğiniz hayatı biliyor musunuz ve yaşıyor musunuz?

Kendim için; yurtdışı gezileri (yurtiçi de olur), farklı deneyimler, kültürel etkinlikler (standup, tiyatro, kitaplar), güzel restoranlar, bira ile viski tadımı gibi durumlar benim için hayatımı yaşamak oluyor.

Gözüm yükselerde değil. Yurtdışı gezilerinde orta hali basit bir yerde konaklamak yeterli. Gideyim 3-5 gün dolaşıyım geliyim. Bira ile viskide özellikle viski bütçemde giriş seviyesindekilere yetiyor ama bana yeter.

Güzel bir çevrem olsa birde, arada sohbet muhabbet. Arabam yok mesela, olmasına da gerek yok.

Sizde güzel yaşamak kriterleri nelerdir?
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
Bol bol gezmek
Uzun bir tatil
İyi bir yemek
İyi bir şarap
Sevdiğim insanlarla kaliteli bir aktivite
Bolca kitap, bolca resim yapmak
Daha çok sergi gezmek ve konser izlemek
Sabahları iyi bir kahve içmek
Sağlığımın yerinde olması
Kaliteli bir sohbet
-2
suicides underground
(22.12.25)
Güzel soru ama klişeleri aşıp ayrıntılı yazmak zor geliyor. Sağlık ve para. Kalan her şey nasip. Onlarca şehri tek gezersin, çok keyif alırsın ama bir sevgilinle geçirdiğin güzel bir gün ayrı bir şeydir. İnsana hatırlanacak şeyler de gerekiyor. Ya da ne bileyim kendini kültürlü zannedersin ama eğitimin iyi değildir. Yabancı dil bilmeden yaşarsın, tıp mühendislik hukuk eğitimin olmaz, o hayata da iyi demem. Müzik herkes dinler ama çok az insan bir şey çalmayı öğrenir. Çeşitli katmanları var hayatın. İzleyici rolünde olmak da iyi değil. Mesela Ali Koç parası mı yoktu da Fenerbahçe başkanı oldu, en azından elini taşın altına koydu, şampiyon yapamadı ama 2. yaptı. Bu dönemi hatırlar. Hayatı kenardan izlemek yerine içine girmek gerekiyor bazen.
0
arbre
(22.12.25)
Yeterli zamanının olmasıdır. İstediğin şeyi cumartesi pazar ya da resmi tatillerde değil de istediğin anda yapabilmektir bence. Canın deniz kenarında yürümek mi istedi giyinip cikabiliyorsan, ormana gidesin geldiğinde kalkıp gidiyorsan baya iyidir. Yedibucuk beş çalışarak güzel yaşıyorum be denilemez. Ki ben çok güzel hayat yaşıyorum gerçekten istediğim çoğu şeye yetecek param var. Şuan enerji de bulup yapıyorum da ama yorgunum. Oradan oraya sürekli kosturuyorum. Bu sabaha karşı mesela haftasonu gittiğimiz geziden donduk, yedi buçukta işe oturdum. Uyuyup dinlenip uyanıp gordugum yerleri düşünmek bir kaç satır bir şey yazmak isterdim. Ama o an ona vaktım yok. Sonra bir ara yapacagim.

hiç bir istedigimi haftaici mesai saatlerinde yapamıyorum mesela. Saçmalık. Şimdi ben bir çok şeyi yapabiliyor olsam ne olur. Tam olarak anlamlı değil bence.

Canım sıkılıyor.
+5
a perfect lie
(22.12.25)
abd şartlarında yıllık 75 bin dolar kazancın varsa yeterli. daha üstü para yönetme, yatırım stresine giriyor.biz ülkemizde 3,2 milyon yapıyor. ayık 265 bin tl.
istediğim zaman istediğim ülkeye stressizce çıkıp ortalama bir şekilde gezip gelsem benim ekonomime dokunmazsa o zaman istediğim hayatı herhalde yaşarım.
-1
mikahakkinen
(22.12.25)
ABD sartlarinda yillik 75 bin dolara yeter diyen arkadasa ABD'den selamlar. o paraya anca kafaniz suyun ustunde kalir:)
guzel yasamak oncelikle sagligin yerinde olmasi, fiziksel olarak da iyi gorunmek kalan her seyin ucu paraya cikiyor. para mutluluk getirmese bile parasizligin mutsuzluk getirdigi kesin.
0
cairo
(22.12.25)
fiziksel, zihinsel her açıdan sağlık. sevdiklerimin sağlığı. iyi beslenebilmek. iyi, yormayan insanlar, sevdiklerimle çevrili olmak. başımı sokabileceğim, rahatımın yerinde olduğu bir ev. istediğim işi istediğim yerde yapmak. ay sonu kredi kartı ekstresine bakakalmamak.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
gecinmek icin zamanini satmak zorunda olmamak. (bende yok)
iyi bir pasaporta sahip olmak. (bende yok)
saglik. (buyuk oranda var)
+1
antikadimag
(23.12.25)
Sağlık, para, zaman.
0
kumandanim
(23.12.25)
Özgürlük. Para. Sağlık. Cinsellik. Şefkat. Sevgi. Yeni tecrübeler. Seyahat.
0
gabe h coud
(23.12.25)
@cairo miktarı ben bulmadım.
www.givingwhatwecan.org
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Yaşamak için çalışmak zorunda olmamak.
0
Amaranta ursula
(23.12.25)
yilda 75bin dolar gelirle dunyanin hicbiryerinde sorudaki hayati yasayamazsin, zira daha o paranin vergisini vereceksin, kalan parayla da ay sonunu zor getireceksin.
-1
cooperr
(23.12.25)
(7)

İstanbul'da gezilecek yerler

ted
İstanbul'da gezilecek yer denince ilk söylenen yerlerin hemen hemen hepsini daha önce gezdim, işte Sultanahmet, Beşiktaş, Taksim, Balat vs. İstanbul'a geleceğim nereleri gezebilirim? Bazı Milli Saraylara daha önce gitmemiştim onları gezmeyi düşünüyorum. İstanbul'da gezilecek yerler listelerinde kıyı
İstanbul'da gezilecek yer denince ilk söylenen yerlerin hemen hemen hepsini daha önce gezdim, işte Sultanahmet, Beşiktaş, Taksim, Balat vs. İstanbul'a geleceğim nereleri gezebilirim? Bazı Milli Saraylara daha önce gitmemiştim onları gezmeyi düşünüyorum. İstanbul'da gezilecek yerler listelerinde kıyıda köşede kalmış ama gezilmesi gereken nereler var sizce?
0
ted
(22.12.25)
sakirin camii, sali pazari, iluzyon muzesi, tophane i amire, sabanci muzesi, sadberk hanim muzesim, ferikoy bit pazari, bomontiada, uniq istanbul
0
buenosdias
(22.12.25)
üsküdar yazmadığın için üsküdar diyorum. laleli tarafları, eski bizans surlarının olduğu yerler olabilir.
0
hoot
(22.12.25)
Aşiyan
Sabancı Müzesi
0
gabe h coud
(22.12.25)
İstanbul Modern ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. İkisi de Galataport'ta.
0
auroraaurora
(22.12.25)
adalar
0
bay b
(22.12.25)
Metrobüs
Kadıköy Üsküdar sarı dolmuş
Çengelköyde sabah börekçiden börek alıp çay bahçesine gidip börekle kahvaltı
Kadıköy’de Rulo Ezberbozan Lezzetler’de humuslu falafelli dürüm
İstiklal caddesi Terkos pasajından herhangi bir tişört almak
Okunmadıysa okuyup Masumiyet Müzesi’ne gitmek.
Eminönü Yeni Cami’de güvercinlere yem atmak.
Tahtakale’deki sokaklar ve çarşılarda gezip Çin’den gelen cins cins eşyalara bakmak
Balık ekmek kesinlikle yemek o yendiyse balık dürüm yemek.
+1
michael_knight
(22.12.25)
Koç müzesi
Borusan contemporary

Ve burgazada
0
suicides underground
(22.12.25)
(7)

Grup arkadaşlığında yasak aşk

Mirabel
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hat
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hatta bunların birbirine olan zaaflarından faydalanıp toplanma falan ayarlanıyor sürekli. Aşırı sahtekar bir ortam.

Siz bu ilişkiye destek olur musunuz yoksa bana ne deyip bilmezlikten gelmeye devam mı edersiniz yoksa buluşmaları keser misiniz? Yoksa başka bişey mi? Diyelim ki taraflar birbirine deli gibi aşık. Tavrınız değişir mi?
0
Mirabel
(21.12.25)
Valla hocam soru bizden çok seninle ilgili. Herkesin ahlaki ilkeleri ve öncelikleri farklı. Benim midemi bulandırır bir parçası olmak istemem.
+9
Amaranta ursula
(21.12.25)
bu olanlara şahit olmak istemezdim. onların yaşadıkları kendilerini bağlar ancak kendi zihnimi de böyle olaylara şahit olarak kirletmek istemez, uzaklaşırdım.

çünkü böyle kötü örneklere şahit ola ola insanlara, ilişkilere güveniniz zedelenir.
+6
love and trust
(21.12.25)
Kanıt toplayıp güzel bir zamanda patlatırdım.
0
arbre
(21.12.25)
iliskiye destek olmayacagim gibi bu tiplerle biraraya gelmekten de kacinirim.

love and trust +100
zihninizi ve o is yerindeki anilarinizi pis insanlarla kirletmeyin.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.12.25)
Destek olmak ister misiniz demek ne lan hee destek olmak ister misiniz demek ne?
+2
dedeminhirkasi
(21.12.25)
Böyle çirkin bir ilişkiye şahit olmaktansa o ortamda bulunmamayı tercih ederim.

Bu tip insanlardan tiksinirim. Asla görüşmem
+1
suicides underground
(21.12.25)
ne destek olurum ne de engel, beni baglamaz.
uzakta dururum, bulasmam.
0
cooperr
(21.12.25)
(7)

görünmeyen trafik cezasını nasıl ödeyeceğim?

sckxyss
Ceza yemişim edevletten bildirim geldi. Giriş yaptığımda ceza görünmüyor. 1 hafta oldu. Ne yapacağım?
Ceza yemişim edevletten bildirim geldi. Giriş yaptığımda ceza görünmüyor. 1 hafta oldu. Ne yapacağım?
0
sckxyss
(19.12.25)
genelde e-devletten bildirim gelince cezaların dökümü de görünüyor ama siz görünmediğini söylemişsiniz. o zaman adresinize tebliğ edilmesini bekleyin. ya da bir iki gün aralıklarla e devletten kontrol edin. bana da bugün e devlet bildirimi geldi. ama ceza detayı da görünüyordu. XX-11111111 benzeri tutanak seri no ile beyanlı ödememe izin veriyor.

şuraya düşmesi lazım www.turkiye.gov.tr
+1
exlibris
(19.12.25)
Görünmüyor maalesef orada. Bekleyelim bakalım eve gelir belki.
0
🌸sckxyss
(19.12.25)
Dijital vergi dairesi
E tebligat sayfasına git
Diğer kurum tebligatları
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.12.25)
Orada da görünmüyor.
0
🌸sckxyss
(20.12.25)
Dijital vergi dairesine hemen dusmez ara ara kontrol et kisa bir sure icerisinde duser. Olmazsa beyan usulu odeyebilirsin sanirim
0
dark and deep
(20.12.25)
Biz trde yaşamıyoruz ama yaşadığımız zaman ezine’de hız cezası yemişiz 1 yıl sonra geldi. ( kapıya bırakmışlar eski komşumuz söyledi) E devlette hiçbir yerde görünmediği için ödeyemedik. Geçenlerde trdeki hesabımızdan vergi dairesi para çekmiş. Ödenmeyen trafik cezamızmış.
0
suicides underground
(20.12.25)
- E devlette trafik cezası sorgulama kısmında ve/veya
- Dijital vergi dairesinde tebligatlarda görünmüyorsa çok garip.

Gelen bildirimde ne yazıyordu tam olarak? Ekran görüntüsü falan var mı?

Şirket yöneticiliğin var mı? Şirket aracına kesilmiş olabilir mi?
0
lazor
(20.12.25)
(13)

temmuzda norveç mi polonya mı?

dedim ben sana
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
0
dedim ben sana
(18.12.25)
İkisini de görmedim ben olsam Norveç'i seçerdim.
+1
Amaranta ursula
(18.12.25)
ikisine de gitmedim ama doğasever biri olarak norveçi seçerdim.
daha pahalı olur ama daha güzel olur. polonya çekici gelmiyor
0
jelly bear
(18.12.25)
Orta/doğu Avrupa gördüysen Polonya'dansa Norveç derim. 1 hafta tek ülke kültür turu için bence çok, Norveç'te keşfedilecek doğa kısmı daha zaman tüketici; dolu geçer.
0
Bruce
(18.12.25)
Litvanya Letonya Estonya diyorum. Baltıklar çok güzel ve kimse farkında değil:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
acik ara polonya bence. krakow cok guzel bir sehir.
+1
banach
(18.12.25)
diğer avrupa şehirlerini gördüyseniz oslo çok tatmin edici bir yer değil. ben sanırım kopenhag’da zaman geçirip dfds gemileriyle oslo’ya geçerdim; gemi giderken oslo fiyortlarindan (bati fiyordu değil ama tatmin edici bir inlet) geçiyor. ben gerçekte ise bu turu yaptığım için ve tarihe merakımdan polonya’yı seçerdim.
0
eileengray
(18.12.25)
Bu ikili arasindan cevap Norvec de, bence Stockholm'e git + 1-2 daha Isvec sehri yap. Fjord'ler bati yakasinda bu arada, Oslo'ya yakin degil.
0
hot potato
(18.12.25)
Norvec'in sehirlerinde gormeye degecek pek bir sey yok. Oslo dediginiz yeri bir gunde gezersiniz. Doga seviyorsaniz ve fjord gormek istiyorsaniz Oslo'da bir gun gecirip sonra direkt Bergen tarafina gidin. Dogadan baska pek bir sey yok buralarda. (Oslo'da yasiyorum)

Gitmediyseniz Stockholm daha guzel.
0
synesthesia
(19.12.25)
ikisini de gördüm hatta birinde de yaşadım. tamamen ne istediğine bağlı. temmuz'da polonya çok soğuk olmaz hatta güzel bir hava olur ancak stockholm, oslo gibi yerler soğuk olmasa da özellikle akşamları bir hayli serin olur.

polonya daha çok tarih, eğlence, alışverişi kapsar ve ucuzdur. norveç, isveç daha çok gezi odaklıdır ve pahalıdır.
0
elektr10
(19.12.25)
Doğa gezisi isteniyorsa Norveç, şehir/kültür gezisi isteniyorsa Polonya diyorum. Krakow çok güzel +1
0
peki madem
(19.12.25)
cevaplar için herkese teşekkür ederim. kopenhag'a iki kez gittim. haziran ayında da 1hafta stockholm'deydim. şehir kültür ve tarih daha cazip geliyor. bu bağlamda polonya daha mantıklı olacak sanırım.
0
🌸dedim ben sana
(19.12.25)
polonya'nın güzel olduğu iki ay var. temmuz ve ağustos. mükemmel zamanlama olur.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Bu yaz Ağustos ayında Polonya'da 10 gün kaldım, bence gayet güzel ülke, 5 şehrini gezdim, değeri bilinmeyen güzel ülkelerden biri.
0
blue rebel motorcycle club
(19.12.25)
(13)

Sizde garip bir yeri olan kitap

a perfect lie
Hangisi? Niye? ve nasıl? Bu kitabın çok iyi bir eser olması gerekmiyor. Defalarca okumuş olmanız gerekmiyor. Hatta okumuş olmanız da gerekmiyor. Niteliği ya da etkileyiciliğinden çok hayatınızda tuhaf bir yer etmiş olması önemli. Kitap her karşınıza çıktığında aklınıza bir şeyin gelmesi, karşınıza ç
Hangisi? Niye? ve nasıl?

Bu kitabın çok iyi bir eser olması gerekmiyor. Defalarca okumuş olmanız gerekmiyor. Hatta okumuş olmanız da gerekmiyor.

Niteliği ya da etkileyiciliğinden çok hayatınızda tuhaf bir yer etmiş olması önemli. Kitap her karşınıza çıktığında aklınıza bir şeyin gelmesi, karşınıza çıkmasa bile ara ara bi sebepten aklınıza gelmesi vesaire. Var mı böyle bir kitap?

Ve paylaşmak isterseniz bu yer edişin hikayesini de anlatabilirsiniz.
0
a perfect lie
(17.12.25)
Charlotte Brontë- Jane Eyre
Herman Melville- Katip Bartleby (herhalde şimdiye kadar 50 kopyasını hediye etmişimdir)
0
Amaranta ursula
(17.12.25)
kitap her seferinde karsima cikmaz, hatta sadece bir defa okudum ama bazi durumlarda aklima gelir.
victoria redel - oglum
kitaptaki bazi sahneler aklimda asiri yer etti. nedenini bilmiyorum.

cocuk kalbi - edmondo de amicis
okudugum ilk kitap. kitabi hic hatirlamiyorum ama kitabin biraktigi hissi hatirliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Martin Eden. Beni ben yapan şeylerden biri oldu.
Sait Faik'in ilk öyküleri.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
Yazar var, Robert Walser. Deli zaten.
Fiyodor reizin Beyaz Gecesi, Anton Bey'in Paltosu ve Onur dö Balzak'ın Peder Goryo'su. Bu sonuncusunu niye hep ayrı tutuyorum hiç anlamadım.
0
klassno
(17.12.25)
Sylvia Plath - The Bell Jar


O kadar gerçek ki.. her cümlesi sanki ben yazsam böyle yazarmışım gibi.. ayrıca sağ kolumda bir The Bell Jar dövmem var:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
Tatar çölü, elimde olsa herkese okuturdum.

Genç Werther'in Acıları, lisede kötü bir çeviriden bir kere okudum, şu an başucumda, ne zaman okuyabilirim tekrar bilmiyorum ama orda durması beni rahatlatıyor.

Bir de herhalde Yıldız Gezgini, çok seneler önce ekşi sözlükte bir yazar önermişti, Jack London'la yeni tanışıyordum, baskısı yoktu bulamamıştım, sonra iş bankası'ndan yine bir kere okudum. Jack London'ın tüm külliyatı da diyebilirim ama seçmem gerekse bu olurdu sanırım.
0
malwethiel
(18.12.25)
kafka, dönüşüm.
0
gobekliraki
(18.12.25)
Henri Charriere'den Kelebek. Pes etmemeyi lise yıllarında bu kitaptan öğrendim.

Sabahattin Ali'den Kuyucakli Yusuf. Nedense Yusuf'ta hep kendimi bulurdum.

Ha bir de Kurban Tuzağından Kurtulmak var. Hayatımı inanılmaz kolaylaştırdı. O üçgenin içine girmeden yaşamayı öğrendim.
+1
antihero
(18.12.25)
William Faulkner - Dilek Ağacı
0
peki madem
(18.12.25)
William Faulkner - Döşeğimde Ölürken

edebiyatın en kısa ve en etkili bölüm cümlesi vardı bu kitapta: My mother is a fish.

anneleri vefat eden bir aile, vasiyeti üzerine annelerini defnetmek için tabutu başka bir kasabaya taşıyorlar. ailenin her üyesi aklından geçenleri anlatıyor. ailenin en küçüğü 5-6 yaşındaki Vardaman'ın bölümünde sadece "annem balık" yazıyor.

kitabın havasından dolayı bu bölümü okuyunca şöyle bir donakalmıştım. hayatıma bir etkisi olmadı bu kitabın ama iki kelimelik cümle aklımdan çıkmadı hiç.
0
efreet sultan
(18.12.25)
-edebiyattan clarice lispector, the passion according to g.h.
-güncel edebiyattan kaveh akbar, martyr! (belki bir iki yıla hatırlamam ama okuduğumdan beri miserere ilahisi aklımdan çıkmıyor).
-yıllar yıllar önce bakış açımı değiştiren 2 non-fiction kitap oldu: lorraine daston, objectivity; foucault, the order of things.
0
eileengray
(18.12.25)
Tatar Çölü.

Olmayanın olmasının beklenmesinin olmayışının olmayışı benim için kitap... Güzel öğretiydi.
0
charbiel
(18.12.25)
Henri Charriere'den Kelebek.
Okuma yaşım da, bende bıraktığı etki de @ antihero ile aynı.
0
Mirket
(18.12.25)
(21)

arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?

lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

benim cevaplarim:
1- yok, eskiden volkswagen polo vardi
2- volkswagen id.7
3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
var skoda fabia
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
golf ya da a3
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı.
2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda.
3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model
2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor.
3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea.
toyota corolla hybrid.
yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio
2 corolla cross veya vw tiguan
3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok.
2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim.
3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
0
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var.
Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu.
Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model.
2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb.
3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
--var clio 5
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz?
--suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında
2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey.
3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.

2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.

3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.

Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş.
2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim.
3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var.
2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım.
3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010.
2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum.
kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.

değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle.
ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.

3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX

2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim.
Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)

3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var
2- Amarok almak çok istiyorum
3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x
2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var)
3. Fiat 124 spider

Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi).
2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi.
2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum.
3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek.
2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim.
3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var
2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var
3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var.
2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela.
3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
0
rain when i die
(18.12.25)
(3)

Ozempic

basubadelmevt
Selamlar, kilo verme için ozempic kullanmak isteyen biri hangi doktora görünmeli? Kullanırken düzenli olarak yapılması gereken testler var sanırım.. Devlet hastanesindeki dahiliyeci ilgilenir mi bu konuyla? Düzenli olarak testleri vs orda yaptırabilir miyiz? Özele mi gitmek lazım?
Selamlar, kilo verme için ozempic kullanmak isteyen biri hangi doktora görünmeli? Kullanırken düzenli olarak yapılması gereken testler var sanırım..


Devlet hastanesindeki dahiliyeci ilgilenir mi bu konuyla? Düzenli olarak testleri vs orda yaptırabilir miyiz? Özele mi gitmek lazım?
0
basubadelmevt
(16.12.25)
Endokrinoloji yalniz her doktor onermiyor(ozelde bile), devlette bu konuyla ilgilencegini sanmiorm acikcasi
0
eja
(16.12.25)
Endokrinoloji anneme ozempic yazdı. 2 aydıe kullanıyor. Devlet hastanesinde yazıldı bu arada.
0
suicides underground
(16.12.25)
mounjaro daha etkili haberin olsun doktor verirse onu da kullanabilirsin
0
gercekdunya
(17.12.25)
(13)

Evinizde kaç tane kırlent var?

sekizdokuzon
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim. Sizde kaç tane var?Teşekkürler.
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim.

Sizde kaç tane var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(16.12.25)
dokuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
Koltukta 7 tane, sandalyelerin üstünde, yatağın içinde, aynanın önünde (!), yerde bile 2-3 minder var.
-1
🌸sekizdokuzon
(16.12.25)
Saydım şimdi 10 tane
0
kullanicadi
(16.12.25)
8
0
duster
(16.12.25)
salonda 14 tane var koltuk rahat ama yinede bele iyi geliyor kırlent ya, oturma odası 8 tane, eski olup sakladıklarımda bi 5-6 vardır.
anane evinde heralde 25+ vardır
0
eja
(16.12.25)
7
0
lemmiwinks
(16.12.25)
4 tane var bizde
0
matilda
(16.12.25)
Saydım 9 tane var. Hepsinin kılıfı birbirinden farklı.
0
suicides underground
(16.12.25)
ahahaah cok guzel soru olmus. 11 tane varmis, daha fazla olsa da olur.

bir L koltukta 3, bir teklide 1, bir diger kose takiminda 4, bir uclu koltukta 2 bi de dolapta duran 1 tane varmis.
0
taurina
(16.12.25)
11
0
black holes in the sky
(17.12.25)
İki ya da dört galiba emin değilim. Günlük hayatta salonda koltukta hiç uzanmıyorum. Uzanacaksam direkt yatağımda yastıklarımla uzanıp telefona vs bakıyorum ya da tabletten dizi izliyorum. Salonu sadece yemek yemek ve PS 5 oynamak için kullanıyorum, onlarda da kırlentlik pek işim olmuyor.
0
nundu
(17.12.25)
Kırlentin anlamına bakmam gerekti.

L koltuğumda 4 tane var. Birini ben, birini kediler kullanıyor. Diğerleri koyacak başka yerim olmadığı için koltukta duruyor. Atmaya kıyamıyorum.
0
auroraaurora
(17.12.25)
Koltuklarda 4 tane var bir tanesini ben örmüştüm. Bir tane de çalışma sandalyemin üstünde var o da sayılıyorsa 5 tane.
0
peki madem
(17.12.25)
(9)

Araba kullanma fobisi

magni
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu ol
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu olarak tüm ülkenin nefret ettiği bir "katil" pozisyonuna düşebiliyorsun.

Bu düşüncelerden dolayı araba kullanmayı çok istememe rağmen kullanamıyorum, dev bir korku var içimde. Bir de "Ulan herkes kullanıyor, sen gerizekalı mısın" diye kendi kendimi ezikliyorum. Şu an bu tür bir fobisi olan var mı? Ve aynısını yaşayıp da aşabilen var mı?
+3
magni
(14.12.25)
var, yaşıyorum, aşamıyorum. tonlarca ağırlıktaki metal yığınının 20 km/saaten daha yüksek hızlarda üstelik herkesçe kullanılabilmesini çılgınlık olarak buluyorum. silah satın almak için 100 yere yazı yazıyorsunuz, it gibi kapıda bekliyorsunuz, 1000 dereden su getiriyorlar ama konu araba kullanmaya geldi mi şak şak jet hızıyla üstelik yaşlı, kadın, barzo, alkolik herkese ehliyet çıkartıyorlar.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Ben sırf bu yüzden yıllarca gidip ehliyet almadım. Şimdi arabasız bakkala gitmiyorum
0
rodeocu
(14.12.25)
Bu korkunuzun size mantıksız gelmesi gerekiyor öncelikle.
Elbette birinin veya kendinizin ölümüne sebep olabilirsiniz ama bunun olma ihtimalinin çok düşük olduğunu size anlatmama bile gerek yok.
Tüm trafik kurallarına uyan, yorgun/uykusuz olmayan bir şoförün birinin hayatını kaybetmesine sebep olma istatistiğini bulabilseydik bunun sıfıra çok yakın olduğunu hatta herhangi bir belediye otobüsüne binmekten bile daha risksiz olduğunu görürdük herhalde.

Fobi sahibi birine “boşver” demiş olmak istemiyorum, öncelikle sizin aklınızın bu korkunun mantıksız olduğuna inanması gerektiğini söylüyorum.

Kendim yaşamadım ve çözmedim böyle bir korkuyu ama böyle bir endişesi olan, bu ihtimal aklına gelen bir şoför bence trafikteki şoförlerin %90’ından daha fazla güvenebileceğim biridir.
+3
michael_knight
(14.12.25)
20 sene önce bana arabayı kullanmayı öğreten eski dolmuş yakınımız demişti ki karşında gördüğün her aracın şöförünü acemi olarak göreceksin. o yüzden yapacağın her hareketi dikkatli ve 2 kere düşünerek yapmak zorundasın. çok şükür bu zamana kadar hiç büyük bir kaza yaşamadım, inşallah yaşamam da.

trafikte her zaman bir risk vardır. siz dikkatli oldukça riskler düşecektir. trafik kurallarına uyduğunuz sürece içiniz rahat olsun.
+2
false pretension
(14.12.25)
Araç kullanırken hiç olmuyor tv karşısında patlamış mısır yer gibi rahatım ama mesela otoyolda benzin almak için kenara çekip geçen arabaların hızını gücünü görünce "vay amk burada mı kullanıyorum lan bu arabayı ben de mi böyleyim" diyerek bi şaşırıyorum.
+1
kizil karga
(14.12.25)
aynı korku bende de vardı, ancak terapi yardımıyla bu korkumu yendim. ben hiç hiç şoför koltuğuna oturmamıştım ve sürücü kursuna yazılana kadar da oturmadım bu arada. şu an 2 senedir ehliyetim ve arabam var. uzun yol ve yurt dışında araç kiralama dahil her şeyi yaptım.

yolcu koltuklarında oturmakla şoför koltuğunda oturmak çok fark ediyor.
0
nefertarii
(14.12.25)
Aynı korku bende de vardı. Karşı şeritten tır gelirken gözümü kapatıyordum mesela. Yoldan yaya geçecekken eşime dur diye bağırıyordum falan. Sağdan yola katılım olunca eşimin kolunu falan tutuyodum. En çok da yayaya çarpmaktan çok korkuyordum. Büyükşehirden köye taşınınca fırsat bu fırsat diyip özel ders aldım. Üstteki arkadaşın da dediği gibi şöför koltuğu ve yan koltuk çok farklıymış. Neyse ki artık 3 yıldır aktif araç kullanıyorum. Üstelik artık köyde de değiliz ama hala tırların falan geçtiği ana yollara çıkamıyorum çünkü iki defa hafif kazalar yaptım. Sadece şehir içinde kullanabiliyorum. İstanbul gibi büyük bir şehirde kullanamazdım ama.
0
suicides underground
(15.12.25)
birkac kaza yaptim, biri benim hatamdi oburu karsi tarafin.
kazalardan sonra sunu anladim:
arac ile olmek o kadar kolay degil, ozellikle modern araclar ile. sacma sapan hizlara cikip sacma sapan hareketler yapmak lazim, ugrasman lazim olebilmek icin.
dolayisiyla gidip yaya ezmedigin surece, baska araca vurarak birini oldurmen de kolay degil.
dolayisiyla bu olme/oldurme isini cikarttim kafadan.
-kurallara bil ve uygula. mutlaka kemer tak. arka koltuktakiler dahil kim binerse taktir.
-alkollu kullanma
-uykusuz kullanma
-sacma sapan hiz yapma.
-aracin bakimlarini yap, lastiklerin frenlerin iyi olsun.
-modern bir araca bin.
gerisini dusunme.
0
cooperr
(15.12.25)
trafik kazasının oluşması için çoğu zaman 1 hata yeterli değil.
birden fazla sebebin bir araya gelmesi ile oluşan hatalar zinciriyle oluşuyor kazalar.

eğer dikkatli olursanız, uykusuz yola çıkmazsanız, kuralları bilirseniz kaza yapma oranınız ya da trafikte başınıza bir şey gelme olasılığı düşer.
seyir halindeyken telefonla uğraşmak (müzik değiştirmek, navigasyonu kurcalamak), aracın koltuk ceplerinden bir şey arayıp bulmak vs tehlikeli ki çoğu kez önemsenmez.

trafik kazalarında araçların teknolojisi de önemli.
modern araçlar oldukça güvenli ve minimal sürücü hatalarını tolere edebiliyor.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(1)

Kartal'da "şu fiyata bulursan kaçırma" fiyatları nedir?

anatomik
Kartal'da girişte, temiz, nezih bölgede, 30-80 metrekare arası, doğalgazı tuvaleti olan, cephesi güzel olan bir dükkan arıyoruz kiralık olarak.Bu bölgede "şu fiyata bulursan kaçırma" diyeceğiniz kiralar nedir?Ben Ankara'da olduğum için Kartal piyasasını hiç bilmiyorum. Arkadaş için bakıyoruz Nail Ar
Kartal'da girişte, temiz, nezih bölgede, 30-80 metrekare arası, doğalgazı tuvaleti olan, cephesi güzel olan bir dükkan arıyoruz kiralık olarak.
Bu bölgede "şu fiyata bulursan kaçırma" diyeceğiniz kiralar nedir?
Ben Ankara'da olduğum için Kartal piyasasını hiç bilmiyorum. Arkadaş için bakıyoruz Nail Art işi yapacak.
0
anatomik
(14.12.25)
Arkadaşım 20kya seramik atölyesi yapacağı bir yer tuttu maltepe kartal minübüs caddesi arası. Fiyatına uygun diyor.
0
suicides underground
(15.12.25)
(7)

2025'iniz nasıl geçti- yeni yıla girmeden dertleşmece

darthvader
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?
Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
0
darthvader
(14.12.25)
2025 bok gibi geçti. Bir sene boyunca yaz gelsin diye bekledim ama buralara bu sene de yaz gelmedi. Yeni yıldan beklentim yaz gelmesi.
-1
suicides underground
(14.12.25)
iyi gecmedi diyebilirim. i$ olarak bekledigimi bulamadim.
global ekonomi boktan, beni cok etkiliyor.
0
cooperr
(14.12.25)
Maddi manevi her yönden berbat bir yıldı.
Çok fazla hastalık haberi aldığımız bir yıldı, çok hastamız oldu. Geçen hafta da gencecik bir iş arkadaşımızı bir iş kazasından dolayı kaybettik.

Mutlu olduğum an; balkona kurduğum kuş havuzunun nihayet kuşlarca fark edilip kullanılmaya başladığı andı.

En çok üzüldüğüm yazdığım kaza olayı oldu.

Yeni yıldan pek bir beklentim yok açıkçası; artık yapmak istediklerimi ertelemeyecek motivasyon diliyorum kendime.
0
mutekebbir
(14.12.25)
Kötüydü. En mutlu eden şey yaz tatilimdi. İyi geldi. Ben yeni yerler görünce yaşadığımı hissediyorum. Uzun süredir almak istediğim bilgisayarı aldım. İşte 1 yılımı bitirdim. Ağırlık çalışmaya başladım. Bir spor düzeni oluşturdum. Bir sürü küçük ama benim için önemli hedef gerçekleştirdim. Düşününce kötü demek nankörlük oluyor ama beni mutsuz eden şey ilişki konusu. Son sevgilimden ayrıldıktan sonra 4 5 kızla konuştum ama hiçbiriyle sevgili olmadım. 4 ay sonra 33 olacağım ve evliliğe çok uzağım. Aslında evlenmek istemiyorum ama bazen de eşimin olması daha iyi hissettirir gibi geliyor. İş arkadaşımdan hoşlandım, o üzdü beni, hâlâ takıyorum kafama. Yeni yılda biraz da bu konularda mutlu olmak isterim.
-3
arbre
(14.12.25)
Geneli güzeldi, hayatımda eksik bir şey olmadı ama son düzlüğe biraz gergin geçiyorum işten dolayı.

ama Bungee Jumping yapmam, bütün seneyi güzel kıldı. O süreci çok özleyeceğim.

Uzun zamandır yapmak istiyordum ama öncelik vermemiştim. Kasım 2024te öncelik vermeye karar verdim. Araştım, planladım ve Uygulamaya koydum. 14 Mayıs 2025 tarihinde yaptım.

Bungee Jumping için İsviçre'ye gittim ama öncesinde Malta'dan vize başvurusu aldığım için Malta'ya gitmem gerekti. Sırf bunun için Malta'ya gittim, gerçi sevdiğim bir ülke. İlk 2024 senesinde gittiğim restoranlara gittim. Kaldığım otelde gene konakladım. Gittiğim casino'ya gene gittim.

İstanbul'a dönerken business class'a bindim. Bu güzel süreci böyle bitirmiş oldum.

Senenin geri kalanı normal geçti. Bungee Jumping komple yetti seneye. Arkasından Lyon'a gittim geldim. Eylül'de bir Roma'yı dolaştım geldim. Arada gösteriler, etkinlikler derken senenin sonuna geldik.

İş yerinde bazı problemler var yapısal olarak. Ne olacağı belli değil. Bu şey bekliyordum aslında. Sürpriz olmadı. Daha bir hafta önce başka bir duyuruda yazmıştım fırtına öncesi sessizlik, sağlam çıkarsam mükemmel bir süreç beni bekliyor, ölürsem yine de güzeldi diye.

Bu fırtınada sağ çıkarsam hayatımı güzelleştirmeye devam. Çıkamaşam yapacak bir şey yok, hayat der devam ederiz.

İşte 2026'a sağ kalıp yurtdışı gezilerin dolu dolu olduğu, kadehlerimin eksik olmadığı ve daha derli toplu bir hayat yaşantısını hedefliyorum.

Bakalım görelim.
0
put it in your appropriate place
(14.12.25)
hedeflediğim 2 şey olmadı. biri çok önemli değildi ama diğeri hala önemli. o yüzden 2026da kendime o gerçekleştiremediğim tek hedefi koyuyorum. daha gerçekçi, daha samimi bir hedef olarak gözüküyor. 2024ten daha iyiydi. sakindi diyebiliriz.
0
dedim ben sana
(14.12.25)
bok gibiydi. bi beklentim de yoktu zaten. 2026'dan da yok. tek artısı çabuk geçmesi oldu.
0
der meister
(14.12.25)
(15)

red flag ve green flagleriniz var mı? Neler mesela?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(13.12.25)
sigara içmemek. green
+4
jelly bear
(13.12.25)
Onlar ney?

sekizdokuzon, sen mi geldin? :)

Cevaplardan da anladım anlamlarını. Ben de cevap vereyim o zaman.

Sigaraya, aptallığa, bağnazlığa, her konunun romantiğine, bu romantiklerin fanatiğine, bir fikre takılıp en uca savrulup kendi gibi düşünmeyeni ötekileştirenlere, her tür yaşam tarzı karşıtlarına, bilgiye dayanmayan fikir sahiplerine karşıyım.

Okuyana, düşünene, üretene, spor yapana ise saygım sonsuz.

Ben kara listeme bir iki ilave yapayım.

-Gelecek hazırlama kaygısı duymadan üreyenler,
-Ürettiğine aile terbiyesi vermeyenler,
-Çevre ve temizlik bilinci olmayanlar,
-Çevreye rahatsızlık konusunda yetersizler ve dikkatsizler
+2
Mirket
(13.12.25)
Red flag listemde mansplaining en başta geliyor sanırım, sonrasında;
kaba, annesine aşık, dindar, akpli, kıskanç, özel alana saygı duymayan, toksik maskülen tiplerden kaçarım.
İlk aklıma gelenler bunlar başka gelirse eklerim.

Green flag listemin başında nezaket gelir.
+2
mutekebbir
(13.12.25)
@mirket bir insanda neyi seversin green flag neyi sevmezsin red . Sekizdokuzonluk bir soru :) onun da cevabını beklerim :)
0
🌸pembediken
(13.12.25)
Red flaglarım kendini bişey sanması, bana yedirdiğini düşünecek kadar zeki olduğunu düşünmesi, Kezban olup eyşanı oynaması
0
IcedFlames
(13.12.25)
red, green ve blue flag'larim var, karistirip istedigim flag'i elde ediyorum.
+2
banach
(13.12.25)
Sigara, kötü ses tonu, makyaj, kilo, sporsuzluk, kıvrımsızlık, cahillik, dil bilmemek, dedikodu, kibir.
0
gabe h coud
(14.12.25)
Sigara, hayvan sevmemek, yarı cahillik, cimrilik red flag. Bunların tersi de green flag.
-1
suicides underground
(14.12.25)
red flag:
1) fluid ounce cinsinden hacim ölçüsü yazılan, almanca ve fransızca yazılı deterjan ve kozmetiğe pornografik paralar ödemesi
2) şarjlı dikey süpürke alabilecek kadar müsrif ve cahil olması
3) hava temizleme, nem alma cihazlarına para ödemesi.
4) gıda takviyesi satın alması
5) airfryer kullanması
6) yulaf yemesi
7) stanley termosunun ve filtre kahvesinin olması
8) instagram ya da messenger kullanması
9) iphone ya da macbookunun olması
10) suv sevmesi
11) köpek itlafını desteklememesi
12) psikiyatra psikiyatrist demesi
13) avukat ve psikologları bir bok zannetmesi
14) asker, polis, hakim, savcı ve öğretmenlere sempati duyması
15) camiye gitmesi
16) kilise ve katedral turu yapması
17) pırlantanın para eden bir şey olduğunu zannetmesi
18) sarmısağı sarımsak, melemeni menemen, zaiyatı zayiat, muhatabı muhattap, naifi nahif yazması
19) farazi yerine afaki demesi
20) başat demesi
21) sertifika almaktan bahsetmesi
22) dating yapması
23) annesinin bikini giymesi
-23
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Sürekli başka erkeklerle konuşması en büyük red flag ama insan duygularına söz geçiremiyor. Ondan biraz boş buluyorum bu kavramları.
-2
arbre
(14.12.25)
takma kirpik, takma tırnak, sivriltilmiş çene, dudak dolgusu redflag
+1
plastic_angel
(14.12.25)
kozmetik neredeyse herşey.
sigara.

Sosyal içicilik.
Spor.
Yemek
0
baldan kaymak
(14.12.25)
benim için en büyük red flag dindar olması. ailesinin de dindar olması. direkt kaçmak lazım. sevmediğim huyların hep bu tip bastırılmışlıktan geldiğini gördüm. kendi deneyimim bu.
+4
eileengray
(14.12.25)
@karim iceride uyuyor Doğrusu "menemen" ve "zayiat". Nerelisiniz merak ettim:) Bölgesel ağızla konuşuyorsunuz muhtemelen.

Red flag: Adını anmak istemediğim partili olması
Green flag: Hayvan sevmesi. Evde hayvan beslemesine gerek yok. Hayvanat bahçelerine karşı olan da hayvan severdir.
0
gnosis
(14.12.25)
Birisi “En iyi kürt ölü Kürt’tür” demişti. Tiksindim
0
tan vakti
(19.12.25)
(10)

Siz de jinekologa gitmekten nefret ediyor musunuz? (Kadınlara soruyorum)

gnosis
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
0
gnosis
(13.12.25)
Nefret demeyelim ama gitmeyi sevmiyorum evet. Yine de hiçbir sıkıntım olmasa dahi senede bir kez görev bilinciyle pap smear için gidiyorum.
+1
kullanicadi
(13.12.25)
Ne yazık ki ben de haftaya aynı sebeple gideceğim ve şimdiden stresi başladı. Aklımın bir köşesinde sürekli.
0
🌸gnosis
(13.12.25)
Nefret değil ama sevmiyorum +1

İşim düşmedikçe gitmem ayrıca. Tahareti suyla aldığın zaman hiçbir sorun çıkmıyor, yeter ki herkesle ve/veya korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma.
-3
muhayyer divan
(13.12.25)
erkek gozunden hic kosarak giden kadin gormedim, hepsi her sene oflaya puflaya giderdi.

soruya kaynak yapayim:
bir tanesi ozellikle erkek jinekolog tercih ederdi, sormustum ne ayak diye, kadinlar cok kurcaliyor, erkek doktorlar hizli sekilde hallediyor, fazla soru sormuyorlar demisti.
beni yemis de olabilir :D, saglamasini yapana gofret alacam.
-1
cooperr
(13.12.25)
yani kosa kosa doktora giden gördünüz mü zaten? ben tercihen hicbir doktora gitmemeyi isterim, sadece jinekoloji özelinde degil. isim düsmesin isterim.
ama gitmek zorundayiz. papsmear icin sürüntü örnegi alinmasi da korkutmuyor. zaten hissetmiyorsun bile. senede bir defa 3-4 saatimi ayiriyorum, kontrolümü olup cikiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
Ben hiç sevmiyorum aslında ama rahim filmi ve amniyosentez işlemi yaptırınca o koltuğa muayene için oturmak çok basit gelmeye başladı. Ama yine d esevmiyorum tabi.
0
suicides underground
(13.12.25)
''korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma'' bunu nereden bilebiliriz ki?
+3
Kahvedesu
(13.12.25)
İşlemin kendisi rahatsız etmiyor ancak benim açımdan sonuçları beklemek stresli. bu yüzden bu gerilimi sağlıkla alakalı her türlü muayenede yaşıyorum. onun dışında pap smear kolay bir işlem bence.
+1
eileengray
(14.12.25)
Kbb ye veya nebileyim göz muayenesine gitmek gibi birşey benim için, çok umursadığım strese girdiğim bir durum değil. Tüpbebek tedavisinden sonra koymuyor da olabilir tabi.
+1
physcos physcos
(14.12.25)
Ben de hiç sevmiyorum ama bir kaç senedir işini iyi yapan bir doktor sayesinde eskisi kadar gerilmiyorum.
Bu arada erkek doktor tercihine katılıyorum. Eskiden hep kadın doktor tercih ediyordum ve zulüm oluyordu. Erkek doktorlar bu konuda daha iyi. Acıtmıyorlar veya daha nazik oluyorlar, özür dileyerek nezaketle yaklaşıyorlar.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(14.12.25)
(30)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
hediye diyelim ki gercekten güzel degil, kimsenin kimseye hediye vermek gibi bir zorunlulugu yok, tesekkür eder gecersin. begenmedim demezsin. dalga gecmezsin. "düsünmen yeter" diye lafimiz var. senin icin emek verilmesine, düsünülmüs olmana saygi gösterecek insanligi barindirmiyorsan bile nezaket adina, kalp kirmamak icin cok tesekkür ederim der isine bakarsin. sonra istersen kullanma. cöpe at. baskasina ver.

deger verdiginiz kisiler düpedüz hödük. nezaketsiz ve saygisizlar. bir daha bu varos tipler icin vakit, emek ve para harcamayin. ögretmeni böyle olan toplumun bu hale gelmesine sasirmamali.
bir sonraki sene hediyemi begenen o tek kisiye hediye hazirlar ve onlarin yaninda verirdim. digerlerine hicbir sey vermezdim. nezaketsizliklerinin derecesi hakkinda bir fikir sahibi olurlar belki böylece.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(6)

Sokak kedilerini eve alma

egerbiryolcu
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakma
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.
Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakmayacağım için geri çıkarıyorum bir süre sonra.
Bugün kardeşi de geldi. İki uç saat uydular. Ben salona geçince disari çikardim onları. Bu defa salon tarafindaki cama gelip bı müddet içeri girmek istedi bı tanesi.

Bu defa üzüldüm. Yanlış mı yaptım fazla mı alişti diye. Bu arada dışarda içine battaniye koyduğum kedi evi var. Üç kedi birden yatiyolar genelde. Onun dışında kocaman bı kömürlük alanı var kapalı. Oda gibi yani orası da tahtalar çuvallar kartonlar falan var. Zaten çok soğuk yağmurlu havalarda orayı kullanıyorlar ama bize göre soğuk ama yağışsız havalarda hep pencerede bizi görebilecekleri yerdeler.

Hani böyle arada içeri almaya devam edeyim mi yoksa alamayacağım günlerden dolayı hiç mi almayayım. Bu arada gelince aşırı mutlu oluyolar mirildamalari bitmiyor. Sıcak battaniye güvende hissetme bı de sarman olmalarından dolayı daha mı sosyallesmeyi seviyorlar nedir anlamadım.

Ne yapayım sizce, duygusal manipülasyonlarina kanmamali miyim, gerçekten çok mu usuyorlardir? (Şimdi yine geldi pencereye beni içeri al diye miyavliyor anneannem var o yüzden salona alamam)


hizliresim.com
+1
egerbiryolcu
(12.12.25)
buna cat distribution system deniyor. panik yapma ve kabullen. artik iki sarman anasisin.
alismislar artik. güvende olduklarini bildikleri icin daha iyi uyuyorlar. günahtir. atma disari. kediler 21 derece civarinda komforlular, havalar 18 derece altina düsünce cok üsüyorlar.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
Kancalı kurtlara falan da annelik etmemek için öncelikle aşılarını tamamlasan iyi olur gibi sanki.
+1
Mirket
(12.12.25)
Kedici biri olarak ben de kedilerin üşüdüğünü sanıyordum fakat kuzey ülkesine taşınınca farkettim ki kediler üşümüyor. -25 derecede sokakta yatan kediler var. Hep gördüğüm bi kedi grubu var mesela istese girer bir cafeye sıcacık ısınırlar ama girmiyor sokakta yatıyorlar. Geçen kış dize kadar karda hoplayıp zıplayıp oynuyolardı.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok tatlılar. Anneannen de görse, iki söylenir, üçüncüye ayağında sallar ninni söyler gibime geliyor. Tertemizlermiş.
+3
love and trust
(12.12.25)
Tebrikler, seçilmiş kişisin. Artık seni sahiplenmişler :D Ama sürekli eve alacaksan aşılarını yaptır derim. Böyle bir sarman vardı teyzemin bahçesine sürekli gelen, genç yaşta hamile bırakmışlar, doğumdan sonra teyzem kısırlaştırdı. Fakat bu defa da sürekli dayak yiyerek dönüyordu diye eve almaya başladı aşıları yaptırıp. Gündüz çıkıp dolaşıp gece evde yatıyordu. Hayvanın resmen kendine güveni gelmişti. Gerçi sonra hastalandı ve şu an aramızda değil ama en azından son zamanlarını huzurlu geçirdi :)
+1
truf
(12.12.25)
Onlara dışarıda konforlu bi alan yaratmışsın zaten, eve alıp alıştırmanın mantığı yok.
Canlı tabiatı gereği hep daha konforlu alan zaten arar.
Bu havalarda kedi üşümez, sıcak yerde uyumayı severler.
0
duyuruuser
(12.12.25)
(10)

Oğlum ve kedi maması/suyu

Gradient_tabanlı_mor
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor. Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor. Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kal
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor.
Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor.

Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kaldırsak dolap üstlerine filan hem bittiğini görmek zor olacak hem değiştirmek zor olacak.
Tek tek mama veren makineler var ama onu da oyuncak eder diye düşünüyorum. Başka çözüm aklına gelen var mı? Nasıl bir şey yapabiliriz?
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Evde bir odayi cocugumun ulasimina kapar, o odanin kapisina da kedi kapisi acardim. Kedim istedigi gibi odaya girer cikar ama oglum giremezdi.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.12.25)
engel koysanız önüne? çit gibi şeyler var ya bebekler yukarı kata çıkmasın diye merdivene koyulan, kapı versiyonuda var
www.amazon.com.tr

veya şöyle bişey?
www.hepsiburada.com
+1
eja
(11.12.25)
@eja evet bu çitlerden oğlum geçemez ama kedi geçebilir mi emin olamadım. Biraz yaşlı olduğu için o kadar hoplayabilir mi bilmiyorum.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Biz mamaya/suya yaklaştıkça "hayır, yapma" diyerek, gülmeyerek ve birazcık da sert şekilde söyleyerek alıştırdık. Hala suyla kendini ıslatıyor ama nadiren.
+1
eisberg
(11.12.25)
Otomatik mama/su kabı işinizi görmez mi?
+2
truf
(11.12.25)
Oğlunuzun görebileceği bir yere fake mama ve su kabı koyun. Kedinin mama ve suyunu başka odada verin.
+3
gnosis
(11.12.25)
Ben kedim suyu surekli doktugu icin dusakabinin icine koydum. her dustan sonra yeniliyorum tabi. sizin icin de uygun olabilir gibi geldi. bebek dusakabine/kuvete girmiyodur diye dusundum.
+1
lamartin
(11.12.25)
Bu sorun bizim oğlan küçükken bizde de vardı. Ev iki katlı olduğu için mama ve su kabını merdivene koymuştuk. Kedimiz engelliydi bu arada ama merdiveni tek tek çıkabiliyordu yine de rahat çıkması için yoga matından ona yürüme rampası yapmıştım. Belki merdiven olmasa da böyle yüksek bir yere koyup kolay çıkması için rampa ayarlayabilirsiniz.
+2
suicides underground
(12.12.25)
oğlunuza kızmayı düşündünüz mü? en kısa ve en etkili çözüm.
-1
plastic_angel
(12.12.25)
@plastic_angel

Tabi ki dünyaya geleli henüz 15 ay olmuş konuşmayı bile bilmeyen “bebeğime” kızmayı düşünmedim.
Kafayı yediniz herhalde.
-1
🌸Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
(8)

sözlükte benim yerime birileri entry yazmış

iddaaci
merhabalar, ekşi sözlükte birileri benim adıma "ilişki arıyorum, para veririm" diye yazıp telegram linki paylaşmış. sözlük de bunları spam adı altında silmiş. bu nasıl oluyor? nasıl engelleriz?
merhabalar, ekşi sözlükte birileri benim adıma "ilişki arıyorum, para veririm" diye yazıp telegram linki paylaşmış. sözlük de bunları spam adı altında silmiş. bu nasıl oluyor? nasıl engelleriz?
0
iddaaci
(10.12.25)
sizin sözlük nickinize mi yazmis bunu yoksa gercek isminize mi?
gercek isme yapilmissa bir saniye beklemeden avukatimi arardim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.12.25)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim hayır, nickime ya da gerçek ismime değil. adam entry girmiş birkaç başlığa bu içerikle. sözlük de bu içerikleri silip bana lanet atmış.
0
🌸iddaaci
(10.12.25)
ben anlayamiyorum. nickinize yazmamis, gercek isminize yazmamis, o halde neyinize yazmis?
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.12.25)
Benim hesabımı kullanarak bazı başlıklara entry girmiş.
-1
🌸iddaaci
(10.12.25)
"benim adima" degil o halde, "benim hesabimdan yazmis" demeniz gerekiyor. anlayana kadar göbegim catladi.
öyle bir sey yok :)
hesabi bir yerde acik birakmissinizdir, hayatinizdaki densizin biri de bilgisayari kullanirken hesabinizdan bu entry'leri girmistir. sahiden ve sahiden siz yazmadiysaniz tek oluru bu. yoksa "ben yazmadim kuzenim yazmis"a 2025 senesinde kimse inanmaz artik.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.12.25)
Ben inanıyorum zira benim de başıma geldi hatta bunla ilgişi ben de duyuruya soru sormuştum.
-2
suicides underground
(10.12.25)
Sözlük girişi kullanarak başka uygulamalar kullandıysanız, başka bilgisayarlarda sözlük’ü açık bıraktıysanız, şifreniz ve mail adresinizi başkasıyla paylaştıysanız olabilir. Sözlük’e iletişim kanalından mesaj atıp sorun.
0
cemallamec
(10.12.25)
şifreyi kırmış heralde. hala girebiliyorken değiştirin.
-1
gurur
(11.12.25)
(23)

Eski Partner İle Fotoğraflar

Aydan Dustum
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok te
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok temizlerim şahsen. Ya sizler?
-1
Aydan Dustum
(09.12.25)
Unuttuğu işin hala fotolar duruyorsa sorun yapmam biraz dalga geçip silerim.
Bilinçli şekilde tutuyorsa benimle olan fotolarını silerim. sonraki kadına sorun olmasın shflsjsj.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Kskdkd geçen sene eski fotolarimda bir tane gördüm kalmış ki uzaktan tarihi bir yerin fotosunda yani, direkt profil falan değil. Tabiki saklamıyorum, gereksiz yer kaplamasina gerek yok fotolarin zaten eğer kişinin dönüp baktığı yoksa ki o zaman daha sıkıntı.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
saklarım. onlar benim kendi fotoğraflarım. benim eşimin benden önce sevgilisi olamaz ama oldu diyelim, o zaman bir şey diyemem. hatta birlikte bakarım.
-12
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
Biri hayatımıza girince geçmişi öyle yokmuş gibi silinmiyor elbette ama kalmasına da ne gerek var?
+1
Amaranta ursula
(09.12.25)
Yıllar önce bir flörtum olmuştu. Bana sevgili olduğu kızların tüm fotolgraflarını sırayla göstermişti. İlk defa böyle bir şeye şahit olunca çok gatipsemistim. Ama sonra düşününce geçmişe takıntılı biri değildi belki sadece yasadigi her şey bir hatıra olarak görüp öyle saklama gereği duyuyordu diye düşündüm. En çok merak ettiğim evlendikten sonra sildi mi acaba:)
+1
egerbiryolcu
(09.12.25)
Fotoğraflar Google photosda duruyor, ne saklayayım diye çabam oldu ne de sileyim diye.
Mutfak robotu değil ki tezgahta yer kaplasın da bana engel olsun.
+1
kisa
(09.12.25)
Saklamam.
Sakladığını görürsem hiçbir şey söylemeden ilişkiyi bitiririm.
0
rock n roll
(09.12.25)
kisa +1

tek tek bir de onu mu ayıklayacağız google photosdan ?
0
jülsezar
(09.12.25)
Telefona kızarım. Onun da sürekli bakmayacağı bir yerde kalabilir.
-1
arbre
(09.12.25)
Saklıyorum, şu an hayatımda biri yok; varken eskilerinki hdd’de duruyordu. Geçen gün niyeyse aklıma düştü; saklamanın çok anlamsız olduğuna karar verdim. Elimin boş olduğu bir zaman sileceğim.
Eşim varsa, tozunu bile bırakmam şahsen.
0
lil siztah
(09.12.25)
silmem ama samimi fotoğrafları, videoları gizlerim ve sonradan dönüp bakmam.
+1
gabe h coud
(09.12.25)
ben bir süre saklıyorum, ara sıra fotoğraf denk geldiğinde eski partnere ne kadar da hissizleştiğimi görüp seviniyorum. bu bana unutabilme, ilerleyebilme kabiliyetimi kanıtlıyor.
0
loch ness
(09.12.25)
Gecmisteki bi iliskinin izlerinden bu kadar korkmak garip. Silmem, yeni partnerim de bunu sorun ederse garip bulurum. Sonucta o seyler fotograf silinse de silinmese de yasandi, gecmiste o iliski yasanmamis gibi yapmiyoruz. Fotograflari tutmakla o doneme ozlem duymayi insanlar belki ayni saniyor ya da o iliskiyi unutulmasi gereken bir hata/pismanlik olarak goruyorlar ama dogru degil bence bu bakis.
+1
ghilleinthemist
(09.12.25)
telefonda saklanmaz ya da durup durup bakılmaz. arşiv yapacaksa yapılır ama o fotoğraflarla hayat devam etmemeli.
0
Başka
(09.12.25)
Yedek arşivlerde kalan unutulmuş fotoğrafları sorun etmem. Elinin altında galeride duran fotoğrafları sorun ederim.

Eşimle tanışma, flört, nişanlılık vs. derken hala nasıl galerisinde durabiliyor zaten o da ayrı konu swh.
0
akhenaten
(09.12.25)
üzülürüm, göz kırpmalarım artar. soru sorma krizlerim şiddetlenir.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(09.12.25)
Silerim, geçmişe dair hiçbir şey tutmam
+1
kestane gürgen palamut
(09.12.25)
20 li yaşlarımın başında sorun ederdim bunu. Azıcık kıskançtım. Düşündüm de şimdi umrumda olmaz böyle bir şey. Sürekli açıp açıp özlemle bakmıyorsa, benimle olan ilişkisi hakkında kafamda soru işareti yoksa gerisi önemli değil. Kaç yaşında insanlarız elbette herkesin yaşanmışlıkları olacak
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Saklamam. Bitmiş bitmiştir ne yapacağım benim için artık elin herifi olmuş adamların fotoğrafını.
0
suicides underground
(09.12.25)
muhtemelen galerimde 10000 fotosu falan duruyordur silmeye üşenirim ama benim huylandigim şey numarasını silmemek olur foto çok uzun iş.
+1
ala09
(10.12.25)
evlenene kadar arkadas kontenjanindan sakladigim basilmis fotolar vardi, evlenince hepsini yokettim.
0
cooperr
(10.12.25)
2020'den öncesindeki flört veya sevgililerin fotoğrafları yok. diğerlerinin var. ciddi bir ilişkide bulunmadıkça silmem.
0
rain when i die
(10.12.25)
silerim, silinmesini beklerim. insan eski sevgilisi ile olan fotoğrafları niye saklar ki? anlamsız.
+1
elorelia
(10.12.25)
(12)

Bir sahibinden ev sorusu

egerbiryolcu
Geçen biri demişti ara ara böyle başliklar hortluyor diye. Benim de dikkatimi çeken bı ilan olunca hemen sorayım dedim.Bu ilanda, evde, fiyatta bir gariplik var mı yoksa her şey olması gerektiği gibi mi duruyor sizce. İlerde tam olarak minimal böyle bir kalacak yere ihtiyacım olabilir. İdeal geldi n
Geçen biri demişti ara ara böyle başliklar hortluyor diye. Benim de dikkatimi çeken bı ilan olunca hemen sorayım dedim.
Bu ilanda, evde, fiyatta bir gariplik var mı yoksa her şey olması gerektiği gibi mi duruyor sizce. İlerde tam olarak minimal böyle bir kalacak yere ihtiyacım olabilir. İdeal geldi nedense.


www.sahibinden.com
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
Fotoğraflara bakarken içim daraldı. Burası bir ev değil burası bir oda.
0
suicides underground
(08.12.25)
Metrekaresini sonradan fark ettim ben de:d
@suicides underground
0
🌸egerbiryolcu
(08.12.25)
Stüdyo daire dediğin ev böyle olur zaten. Alışın böyle evlere. Geleceğin evleri hep böyle olacak. Birli, ikili, üçlü +1 evler hayal olacak.

Sorunun cevabı ise, dışa açık bir insansan, evi yatmadan yatmaya kullanıyorsan bu ev tipi tam ideal. Ama evcimen mi derler, evde yaşayan bir insansan, gezme tozma, dışarı çıkma işi senin için süreli faaliyetlerse, hele ki home office çalışan da bir elemansan küçük stüdyo daire senin psikolojini bozar. Ona göre karar ver.
+2
Mirket
(08.12.25)
@mirket
Aslında tam benlik gibi. Evcimen biriyim ama kendi aile evimde bile en çok odamda vakit geçiriyorum aksine odamdan çıkınca bunaliyorum.

Yurt fiyatları bu evden daha pahalı o yüzden fiyatı uygun geldi bir sıkınti mi vardır diye düşünmüştüm demek normal.
0
🌸egerbiryolcu
(08.12.25)
boyle dairelerde yasadim senelerce. 20li yaslarda OK ama belli bir yastan sonra darlar adami.

25-30m2 otel odasi bu bence, cunku o mutfak yetmez, dogru durust bir ocak/firin lazim.
bir de davlumbaz sart, yoksa surekli yemek kokusu icinde uyumak zorunda kalirsin.
+2
cooperr
(08.12.25)
Fiyat bana ucuz göründü. Belki o fiyatın üstüne aidat, elektrik parası, kayıt ücreti veya aklıma gelmeyen isimlerle bir şeyler daha ekleniyordur.

Bir de 12 aylık anlaşma yapınca olan fiyattır bu herhalde.

Onun dışında normal. Uygun insan için çok güzel bir ev. Azıcık yukarısı kurtuluş caddesinin sonu. Genç insan metroya kolayca yürür. Eğlence yerlerine yakın vs.

Çamaşırları çamaşırhanede yıkamak gerekeceğini de hatırlatayım. Ütüyü de orada yaptırmak gerekir bazı parçalara
0
michael_knight
(08.12.25)
Stüdyo dairede gayet yaşanır, keyifli de oluyor. Ama bu stüdyo o stüdyo değil, aşırı küçük. Burda kendini eşyaları, çantaları vs habire ordan oraya sürükleyip yemek için, oturmak için vs. yer açmaya çalışırken bulursun. Neredeyse hiç depolama alanı yok. Yatak yeri aynı zamanda oturma ve TV alanı. Her sabah ve akşam yatağı kaldırıp eşya düzenini yeniden kurmak için uğraşman gerek ki bazen yatağı gündüz kullanmak isteyebilirsin. Yatak açık dursun desen hiçbir şeye yer kalmaz. Klima ters tarafta, yatağa soğuk vurur camdan. Fotoğraflarla da oynanmış ayrıca. Göründüğünden daha dar aslında.
0
mikro patlama
(09.12.25)
minimalist olucam diye düşmeyin böyle abuk sabuk şeylere 2-3 hafta sonra pişman olursun.
0
duyuruuser
(09.12.25)
Ben beğendim makul göründü
0
basond
(09.12.25)
fiyatı normal hatta pahalı bile. taksim kurtuluş yazmış ama orası dolapdere'nin aşağıları ve yokuş yukarı hergün çıkmak tam bir eziyet olur. bu arada ev hakikaten küçük. o yatağın sürekli açık olacak ve baya bir yer kaplayacak + yemek kokusu her yere sinecek...

yokuşu problem etmem, evi beğendim dersen pazarlık et.
0
elektr10
(09.12.25)
burası stüdyo daire de değil, burası bir oda. otel odası gibi oda.

stüdyo daire küçük olur ama içinde yaşarsın. yani yemeğini de yaparsın, çamaşırını da yıkarsın, bulaşığını da yıkarsın, oturup televizyon da seyredersin, yatar uyursun.

burada ocak yok, fırın yok (alayım desen koyacak yer de yok), bir yemek yapayım denecek hiçbir ekipman yok. sadece dışarıdan sipariş verilebilir. yemek kokusu siner denmiş, nerede pişirdin abi yemeği? şu daireyi tutup da akbaba gibi küçük tüpte melemen yapacaksanız bilmem. ha belki tezgahın sağ duvarına bi mobilya atıp üstüne airfryer, mikrodalga falan konabilir.

bulaşık makinesi yok (yeri var gibi ama orası buzdolabı için galiba), dışarıdan siparişi yediğiniz tabağı da elinde yıkayacaksınız mecbur.

çamaşır makinesi yok. çamaşırı leğende çitilemeyecekseniz çamaşırhane yolları gözüküyor. bir otel gibi housekeeper gelip çarşafı falan değiştirmiyordur herhalde.

dikkat ettiyseniz kanepe açılır yatak dolabının önünde duruyor. ya yatak her gün açık duracak, kanepe de kenarda duracak. ya her gün yatağı kapatınca kanepeyi yerine iteceksiniz.

televizyon yok. koyacak yer var gibi ama yukarıdaki maddedeki gibi ya yatarak seyredeceksiniz, ya da kanepeyi oraya iteleyerek.

bence buradan anca garsoniyer olur. sadece yatmadan yatmaya eve uğrayan biri için bile yetersiz.

stüdyo daire küçük olur ama yemeğini yapacak, çamaşırını yıkayacak, bi oturup dinlenecek, çalışabilecek imkanı da olur.
+1
kibritsuyu
(09.12.25)
asyada herkes bu tarz evlerde yaşıyor. ben de yıllarca yaşadım.
kaldı ki şu anda rezidans dediğiniz condominiumlardaki çoğu daire bu şekilde.
bu daire gayet şık, temiz ve makul bir fiyatı var.
zaten türkiyede yaşayanların bomboş bir hayatı var. sosyal hayatı yok. bu evi tutan en azından merkeze yakın yaşayıp biraz sosyalleşebilir.
ben olsam kaçırmazdım.
0
plastic_angel
(09.12.25)
(9)

Sorum kadınlara: ince çorabın içine babet çorabı giyiyor musunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Ben normalde hem ayağı soğuktan koruduğu için hem de tırnaklardan ötürü çorabın kaçmasını önlediği için ince çorap altına babet çorabı giyiyorum. Ancak son aldığım ayakkabı ince çorapla giyinen klasik bir model olduğu için içine babet çorabı giyince ayağımı sıkıyor. Bir numara büy
Merhaba arkadaşlar,

Ben normalde hem ayağı soğuktan koruduğu için hem de tırnaklardan ötürü çorabın kaçmasını önlediği için ince çorap altına babet çorabı giyiyorum. Ancak son aldığım ayakkabı ince çorapla giyinen klasik bir model olduğu için içine babet çorabı giyince ayağımı sıkıyor. Bir numara büyüğü de büyük geliyor. Derdimi öpebilirsiniz ama acaba ince çorap altına babet çorabı giyen bir tek ben miyim? Siz ayaklarınızı üşütmemek ya da çorap kaçmasın diye ince çoraba dair nasıl önlemler alıyorsunuz?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
+1
Amaranta ursula
(08.12.25)
Rahat ayakkabıların içine kalın babet çorabı giyiyorum, hem üşümemek hem de çorabın kaçmaması için.
Ama klasik ayakkabı için aynı ince çorap gibi, ince patik çoraplar giyilebilir.
0
pro9it9is9
(08.12.25)
ben bi kere denedim ama parmaklarım hemen karıncalandı çok sıktı olmadı yani
0
neira
(08.12.25)
Ayaklarım üşümesin diye klasik ayakkabı giymem ki ayakkabıcı olduğum halde hiç uğraşamam.

Giymem gerekirse de altına babet çorabı giymem babet çorabı çok çirkin bir şey değil mi ya kayıyor ayaktan çıkıyor falan.
0
suicides underground
(08.12.25)
Ofiste calisiyorum, ince corabi ayaktan kacirmadim henuz acikcasi ama ayaklarim usumesin diye ince corabin uzerine patik corabi giyer, ise gidince keyfime gore ayakkabi degistiririm (patik corabi da cikartirim haliyle), ofis sicak oluyor. Bir de yasadigim yer soguk, araba vs olayi yok, artik oyle incecik 5den 10den corap giymiyorum valla, harika siyah tam karartan coraplar var, daha cok onlari kullaniyorum.
0
kassiopeia
(09.12.25)
normal corap giyiyorum altına
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.25)
cok guzel cevabim var ama cinsiyetten kaybettik, pas..
0
cooperr
(09.12.25)
babet çorabı giymiyorum, kayıyor +1. Siyah harici ince çorap zaten hiç giymem. siyahı da kışın opak giyince üşümüyorum. botun içine bazen görünecek şekilde ekstra normal çorap giyiyorum ama nadir.
0
eileengray
(09.12.25)
En kalınından siyah opak çorap giyiyorum. Beni çevrem bu konuda çok uyardı. Avammış. İngiliz soylusu da olsam kalın çorap giyerim çünkü üşüyorum.
0
gnosis
(09.12.25)
ince çorap hiç giymiyorum; kışın opak çorap giydiğimde, alta mutlaka pamuklu çorap giyiyorum. ama sebebim, naylon çorabın ayağa değme hissinden hoşlanmamam. ayağım büyük olduğundan mıdır nedir, babet çorapları çok çabuk sıyrılıyor bende. bu sebeple bilekteki çoraplardan giyiyorum. kışlık ayakkabılarımın genelde boğazı yüksek olduğundan, lastik izi de görünmüyor.
ancak aynı darlık sorununu bazen ben de yaşıyorum. kışlık ayakkabılarım genelde kalın havlu veya yünlü çorapla giyilmeye alışık olduklarından, zaten biraz genişlemiş oluyorlar zamanla. yazlık ve şekli bozulmasın istediğim ayakkabılarımı iki çorapla zorlamıyorum çoğunlukla; çünkü sonra tek çorapla giydiğimde gelen o ayağın içinde hareket etme hissine sinir oluyorum.
sizin naylon çorapla temas sorununuz yoksa en iyi çözüm, naylon babet çorabı olur sanıyorum.
0
lil siztah
(09.12.25)
(6)

Antep restoran onerileri

synesthesia
2 gunlugune Antep'i ziyaret edecegim. Yemek icin mekan onerileri alabilir miyim? Asiri turistik ve populerlikten dolayi fiyatta geciren yerlerden hoslanmiyorum. Ama hala oneriliyorsa bilindik mekanlara yine de gidebilirim. Ornek: Imam Cagdas.Tesekkurler
2 gunlugune Antep'i ziyaret edecegim. Yemek icin mekan onerileri alabilir miyim? Asiri turistik ve populerlikten dolayi fiyatta geciren yerlerden hoslanmiyorum. Ama hala oneriliyorsa bilindik mekanlara yine de gidebilirim. Ornek: Imam Cagdas.

Tesekkurler
0
synesthesia
(08.12.25)
Gidemedim ama hala aklımda Baransel Kebap var. Facebook paylaşımlarına bakabilirsiniz. Adamın işine diyecek yok sesi bile Gaziantep'e özgü.
Araştırın isterseniz.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Mutfak sanatları merkezi
Dukat ve metanet- Beyran
Kaburgantep-kebab
Zeki inal- şöbiyet
Öz ikizler künefe+katmer
Kasap Halil
Çelebioğulları- baklava
Elmacı pazarı güllüoğlu- baklava

Edit: aşırı salaş (kağıt üzerinde salata yemek gibi:D) fantezileriniz varsa kasap Selçuk.
+3
Amaranta ursula
(08.12.25)
Önder lahmacun
Ayıntap baklava katmer
0
suicides underground
(08.12.25)
Kebap için lavash ciğer,
Tavuk şiş kebap için halil usta fırınlı et lokantası
Lahmacun için çıtır lahmacun
Küşleme şehri küşleme
Beyran çorba dukat
Yöresel yemekler yesemek, msm
Künefe özikizler,cumba
Baklava koçak
0
rodeocu
(08.12.25)
Şehr-i küşleme. Oy oy oy.
0
tsubasa
(08.12.25)
İstanbulda yaşıyorum
3-4 defa antep e gittik farklı yerlerde yedik.
İstanbuldaki antep sofraları antepdekilerden bence daha kaliteli ve makul.

Baklavalar hariç
+1
basond
(09.12.25)
(8)

Kanser ağrısı çeken yakınınız oldu mu?

trablon
son evrede artık ilaçlarda ağrıyı almaya yetmiyormuş diyorlar.öyle mi?
son evrede artık ilaçlarda ağrıyı almaya yetmiyormuş diyorlar.öyle mi?
0
trablon
(08.12.25)
evet maalesef öyle. teyzem ve halamda şahit oldum.
kavga dövüş gürültü patırtıyla palyatife yatırmıştık halamı. evde acı çekmektense hastanede biraz daha az çekmişti ama tamamen geçirmiyor ne yazık ki.
teyzem mide kanseri / kemik metastazlıydı
halam primeri bilinmeyen akciğer metastazlıydı.
0
matilda
(08.12.25)
Yengem lenfoma/ beyin tümörü vs vardı. Şiddetli baş ağrıları yaşıyordu ilaçlara rağmen.
Babam kemik iliği ile ilgili bir kanser turundeydi. Onda çok ağrıya şahit olmadık. Vücut ağrıları oluyordu. Ama genel olarak nefes nefese kalma durumu vardı. Belki yaşasa şiddetli ağrılar da artabilirdi. Çünkü tedavisi yoktu veya babam için uygun değildi diyeyim.
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
öyle.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.12.25)
doğrudur ilaçlar yetersiz kalabiliyor .
sevdiğin birini ağrı çekerken izlemek zorunda olmak çok zor bir duygu .
heyet raporu ile kırmızı reçeteli bir ağrı bantı kullanmıştık io günlerde işe yaradı . parmak ucu kadar küçücük bantı omuzuna yapıştırmıştık . o bile inanamamıştı " kendimi dinliyorum ağrı hissetmiyorum " demişti yataktan kalkamadığı o günlerde ağrı bantı sayesinde evde yavaş yavaş gezinmişti .
0
devilone
(08.12.25)
bizde de oyleydi, kendim arastirdim, annemin agrisinin sinire basan tumor oldugunu gorup, ona uygun ilac buldum, 1 hafta kadar iyi geldi, sonrasinda vefat etti ama oncesinde agrilarina iyi gelmisti
0
monicapp
(08.12.25)
dayım ve annem dayanılmaz ağrılar çektiler.

dayım ve annem de akciğer kanseriydi burada ağrı yapan şey akciğerler değil. akciğer kanseri kemiklere yayılmayı seviyor ve kemiklere yayılınca inanılmaz ağrılar oluyor.


ilk önce oxopane a başladı. daha sonra morfia 30 mg kullanmaya başladı, sonra 60 mg. sonra palyatif bakıma yattık. fentanil kullanmaya başladı. fentanil morfinden 70 kat daha güçlü bir ağrı kesici. bu yeşil ve kırmızı reçeteli ilaçların yanında bir sürü kas gevşetici. ağrı kesici aklına gelebilen ne varsa avuç avuç onları kullandı.(hastanedeyken hepsi damar yoluyla veriliyordu)


bu arada annem de tıp doktoruydu. günümüz ilaçlarında bir hastanın ağrısını tamamen kesebiliyolar fakat buradaki hedef hastanın ağrısını yüzde 40 seviyesine çekmek. eğer bu derecedeki bir hastanın tamamen ağrısını kesersek. günlük yaşamına devam ederken bile kendisini sakatlayabilir, farkında olmadan kendisine zarar verebilir demişti cerrahpaşa tıp fak algoloji hocası.


annem 2 sene önce rahmetli oldu. dayım 1997 de. o zamanki ağrı kesiciler bugün ki durogesic gibi etkili değildi. beni hiç bir zaman yanına yaklaştırmadılar fakat hastanede bizim yapacak bişeyimiz yok deyip eve göndermişler. 15 gün 24 saat başına hemşire tutmuşlar ve damardan morfin vermişler. buna rağmen bağırış çağırışları 5. kattan duyulmuş.(ev giriş katındaydı) ikisine de allah rahmet eğlesin mekanları cennet olsun.

bu arada geçtiğimiz yaz kaburgalarım kırıldı. göğüs cerrahına gittim morfia yazdı. ben bu derece ağrı çekeceğimi kesinlikle bilmiyordum neyse. ağrılar bir başladı abi annemin kullandığı seviyede morfin kullandım. üstüne kas gevşetici ekledim. 6 saatte bir parol ekledim bana mısın demedi.

annemle dayım ne ağrılar yaşamış onu anladım.
0
Fodera
(08.12.25)
Malesef rahmetli babam son evrede morfin alıyordu o bile yetmeyince uyutup entübe etmişlerdi:(
0
suicides underground
(08.12.25)
geçmiş olsun. evet oldu, bir yakınımızın kemiklerine sıçramıştı son evrede ve dokununca bile canı yanıyordu hem de çok.
0
exlibris
(08.12.25)
(3)

Kaz Dağları - yeşilyurt vs. öneri

tchuck
manici kasrı vardı bildiğim, hala düşünebilirim.aeneas vardı ama gördüğüm kadarıyla kışın kapalı gibi.önereceğiniz başka yer var mı? tamamen haftasonu 2 günlük kafa dinlemek, resetlenmek için. eğer içinde aktivite de varsa -açıkhava vs.- (ne bileyim barbekü sıcak şarap bilmem ne falan gibi) + olur
manici kasrı vardı bildiğim, hala düşünebilirim.
aeneas vardı ama gördüğüm kadarıyla kışın kapalı gibi.

önereceğiniz başka yer var mı? tamamen haftasonu 2 günlük kafa dinlemek, resetlenmek için. eğer içinde aktivite de varsa -açıkhava vs.- (ne bileyim barbekü sıcak şarap bilmem ne falan gibi) + olur tabi, ama bunu tamamen ben uydurdum. şart değil.

nereleri önerirsiniz?
0
tchuck
(05.12.25)
etkinlik önerim yok ama kalacak yer önerisi istiyorsanız pinhan otel'den çok memnun kalmıştık. tavsiye ederim.
0
biseysorcaktim
(05.12.25)
Nadas Kazdağları
0
suicides underground
(05.12.25)
manici kasrı da çok iyi ama simurg inn'i de çok tavsiye ederim aradığınız her şey var burda.
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
(3)

yabancı firmalar nasıl referans kontrolü yapıyor?

plastic_angel
cv'de yazan referansları mı arıyorlar? ne kadar detaylı soru soruyorlar? tecrübe eden var mı
cv'de yazan referansları mı arıyorlar? ne kadar detaylı soru soruyorlar? tecrübe eden var mı
0
plastic_angel
(05.12.25)
Evet arıyorlar. Eşim amerikan şirketinde çalışıyor Türkiye’de daha önce çalıştığı son üç firmayı da aramışlar.
0
suicides underground
(05.12.25)
Benim calistigim firma email atmisti.
0
Sour
(05.12.25)
Bazi yabanci firmalarin bu tarz kontrolleri yapan sirketlerle anlasmasi oluyor. Yani kendileri kontrol etmiyor ama belli ucret karsiligi bu alanda ozellesmis sirketlere kontrol ettiriyorlar. Esimin mezun oldugu okullarin ogrenci islerine kadar aramislardi.
+2
sertac akin
(05.12.25)
(11)

Tatil araştırma alışkanlığı

arbre
Siz de canınız isteyince tatil sitelerinden otel bakıp tatil planlıyor musunuz? Fav aktivitem oldu. Merak ettim.
Siz de canınız isteyince tatil sitelerinden otel bakıp tatil planlıyor musunuz? Fav aktivitem oldu. Merak ettim.
-8
arbre
(05.12.25)
hayır.
+2
false pretension
(05.12.25)
Hayır
0
mikahakkinen
(05.12.25)
Yapıyorum. Ama sadece bakıyorum. Gitmiyorum. İlerde durumum olursa diye sevebilecegim konseptleri arastiriyorum.
+1
egerbiryolcu
(05.12.25)
tatil sitelerine girmiyorum ama skyscanner a giriyorum bilet fiyatları için
+1
euteamo
(05.12.25)
hayir tabi ki
-1
Başka
(05.12.25)
Evet.

5 yıldızlı her şey dahil otel tatilcisiyim. 15 senedir bunu yapıyorum.
0
yurtsuz john
(05.12.25)
planlamıyorum ama bakmayı çok severim.
0
matilda
(05.12.25)
Evet hatta hobi olarak uçak bileti ve ev bakıyorum:)
0
suicides underground
(05.12.25)
bunun seyahat rotası planlama versiyonunu yapıyorum.
0
amelie poulain
(05.12.25)
Otelin cazibesi kalmadı. Yurtdışı daha hesaplı ve eğlenceli. Bana telefon edip ucuz paketimiz var diyorlar. Sağol deyip kapatıyorum.
0
luluki
(05.12.25)
nope
0
cooperr
(06.12.25)
(2)

iş aramaca

gneral
selam arkadaşlar,uzaktan hangi sektörde çalışılabilir , amazon Seller Support Associate varmış, başvuru süreçleri nasıl, tavsiye edilir mi? nereleri önerirsiniz? great place to work olan yerlerin remote modelleri var mı.teknik bilgi internet kodlama ai yazılım eticaret süreçleri vs. mevcut. tavsiyel
selam arkadaşlar,

uzaktan hangi sektörde çalışılabilir , amazon Seller Support Associate varmış, başvuru süreçleri nasıl, tavsiye edilir mi? nereleri önerirsiniz? great place to work olan yerlerin remote modelleri var mı.

teknik bilgi internet kodlama ai yazılım eticaret süreçleri vs. mevcut. tavsiyelere açığız.
0
gneral
(05.12.25)
Yurtdışı düşünüyor musunuz?
+1
suicides underground
(05.12.25)
olur tabii ki. b1+ seviyesinde ingilizcem şu an.
0
🌸gneral
(05.12.25)
(15)

sıradan bir burgere 16 dolar vermek normal mi?

istististist
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi? şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün? bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi?

şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün?

bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı oluyor? gerçi bahsettiğim yer, o şehirde yıllardır var olan, çok şubeli bir yer.
0
istististist
(04.12.25)
Tr standardı için fazla, Avrupa için eh işte.
0
adivar
(04.12.25)
Normal değil. Abd için bile çoğu bölgede pahalı denilebilecek bir fiyat.
0
michael harddd
(04.12.25)
five guys bu fiyatlarda sanırım. bence normal değil ama hem avrupada hem trde böyle çok fiyat var.
bence bi hamburger 10 euroyu geçmemeli.
0
jelly bear
(05.12.25)
Covid sonrası fiyat algımız iyice bozulmuş anlaşılan.
Yeme içmenin fiyatı üzerine benzeri başka duyurular da vardı burada.
Örneğin bir kahveye 200-250 TL vermekte anormal bir durum.
Bazı harcamalarınızı, marka veya aylık gelirimizin çokluğu üstünden düşünüyoruz. O da yanlış.
Ayda 100bin de alsak o 16 doları vermek doğru değil.

İşletmeye sorsak kira, işçilerin sigortası , serbest piyasa.. falan diye konuşurlar ama o kazancına göre vergisini gereketiği gibi vermiyorsa ayrıca yasa dışı yoldan kazandıklarını düşünebiliriz .
+1
diyecevaplandı
(05.12.25)
Avrupa’da neresi olduğuna göre değişir.

Bizim burda 15urodan fazla vermem.
İtalya’da 50 euroya kadar çıkabilir.
-4
suicides underground
(05.12.25)
New York’ta dün orta halli bir burgercide burgere $24+tax verdim. çok iyi bir restoranda ise $28+tax ve $38+tax (wagyu bu) arasında değişiyor.

düşüncemi yazayım: eti daha doğru dürüst medium rare pişiremeyen İstanbul mekanları için $16 bence çok.
+1
eileengray
(05.12.25)
gittiğim hemen her yerde hamburger yemeye çalışırım. kopenhag’da gasoline grill’de içeceksiz sadece cheeseburger ve patatese 21 dolar vermiştim geçen yıl. budapeşte’de aynı dönem lucky 7’de içecekle birlikte 14.5 dolar ödemiştim. fakat bunlar sıradan değil şehrin en iyi burgercileri denebilir. bu sene helsinki’de friends & brgrs’ta yedim ama pek butik gibi değil zincir burgerci bi nevi, refill içecekle verdiğim para 15.5 euro. Benim için gasoline gibi deneyim adına gidebileceğim bir yerse 25 usd/eur, ortalama bir burgerciyse 15 usd/eur seviyesi üst sınır oluyor.
0
phoarbix
(05.12.25)
amerika icin uygun bir fiyat. turkiye'de genelde patates de servis ediliyordu degisti mi bilmiyorum. ama seattle'da mahalle burgercisinde burger + patates + tax + mekanda yenilecekse de tip ile en az $25'e gelir zaten.

duz hamburger de tax dahil en ucuzu $15'tir.
0
antikadimag
(05.12.25)
ya bu tarz karsilastirmalar hatali.

turkiye'de isim yapmis bir yerde yedim diyorsun, tadi super olmayabilir zaten orda sen markaya para veriyorsun. turkiye'de kac tane isim yapmis balikciya gittim tadi yavandi.
karakoy'de bir balikci var, iceriye girmeye korkarsin ama o lezzeti baska yerde bulmasi zor. turkiye 2. sinif esnaf lokantasi ulkesi.

obur taraftan yurtdisinda isim yapmis yerler de pahali, ama lezzet her zaman fiyatla ayni orantida olmayabiliyor. ny'de "cooook iyi" denilen bir yere gitmistim, sinitzel soyledim aydinger kagidi gibi bisey geldi, havaya kaldirinca karsi duvar gozukuyordu o kadar inceydi. $50 vermistim o tabaga unutamiyorum o kazigi.

medium rare olayina gelince, o biraz kultur meselesi. bizde pirzola dovulur, et pisirilir aga. amerikalilari biraksan hayvani canliyken servis edecekler, hala sinirleri oynuyorken isiriyorlar, et seven adamim ama heriflerin yedigi eti gorunce istahim kapaniyor.
+1
cooperr
(05.12.25)
yaninda patates, icecek falan olmadan sirf burgere mi? avusturya'da en pahali yerlerde o fiyat. hatta bazen daha ucuz. 12-13 euro'ya canavar gibi burger yiyorsun.
izlanda icin normal. türkiye icin cok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.12.25)
Almanyada bulunduğum şehirde googleda 4.9 almış bir homemade burgercide mesela 160 g sığır etli klasik bir burger (beraberinde hiçbir yan ürün yok) 12 eur.

Gramaj arttıkça (220 g + patates kızartması) fiyat da 20 euroya kadar çıkabiliyor.
0
truf
(05.12.25)
Çok butik iyiyse olabilir ama mcdonaldse 2 3 dolar en fazla.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
şaşırdınız mı ya berlinde amsterdamda mcdonalds 15-20€ iyi menüler. çok normal fiyat bunlar artık. 30€ ya burger satan sıradan yerler var amsterdamda yanında azıcık patatesle. berlinde sıradan burgermeister burgerler sadece 7-8€ patates içecekle oluyor 15-20€. nerede yaşıyosunuz 2-3 dolar yazmış mcdonaldsa şaka gibi
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
kendi alım gücümüze göre mi değerlendiriyoruz yoksa genel bir standart mı olacak?

şu an benim için tokluğu maksimum 8 saat sürecek herhangi bir yemeğe 16 dolar vermek kesinlikle normal değil ama çok parası olan ve lüks yerlerde yemeye alışmış birisi için sıradan bir öğünde 16 dolar gayet harcanabilir bir para.

mesela ben bazı şeylere çok zengin olsam da para vermek istemem. sırf hak etmediğini düşündüğüm için. bu örnekte hamburger öyle değil ama. şu an vermem. zengin olsam sıradan hamburgere 16 veririm, düşünmeye değer bir meblağ olmaz. ama milyoner de olsam oturup sıradan hamburgere o an mecbur veya alternatifsiz filan değilsem 200 dolar vermem örneğin.
0
der meister
(05.12.25)
@zozjotejmnk insanlar menü fiyatlarindan bahsetmiyor, burger fiyatindan bahsediyor.
foodora'dan baktim simdi, mcdonalds'tan bir cheeseburger alinca 2,10€ gercekten. mikahakkinen'in dediginde yanlis bir sey yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.12.25)
(14)

Cenazelerin hızlı bir şekilde defnedilmesi olayi

dedeminhirkasi
Sebebi nedir kiMesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
Sebebi nedir ki
Mesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
0
dedeminhirkasi
(04.12.25)
cenaze bekletilmez diye bir gelenek, bir inanış var.

annem perşembe öğlen öldü cumartesi öğlen defnettik. babam pazarı pazartesiye bağlayan gece öldü, salı defnettik. şehir dışından cenazeye gelmek isteyenler de yetişebilsin diye. bana da dediler bekletilmez, bir an önce defnetmek icap eder diye. dedim yeğenleri gelmek ister, ertesi gün olsun ne olacak.

gerçekten ölmeyip ne olacak? doktor muayene edip rapor veriyor öldü diye.
0
kibritsuyu
(04.12.25)
The Premature Burial'ı mı okudun? Adger Allen Poe'nun en büyük kabusu. Adamda resmen canlı canlı gömülme korkusu varmış. Gerçi o dönemde öyle hataların yapıldığı söylenir.
0
Mirket
(04.12.25)
Abi bence süper bir olay çünkü hemen gömmek zorunda olmasak ölen kişinin verdiği ızdırap katlanarak artıyor ama gömünce "gömdük gitti" deyip daha çabuk iyileşme topralanma sürecine giriyorsun, gözden ırak olan gönülden de bi şekilde ırak oluyor bu şekilde. Ha sabah ölen kişi de ikindiye kadar ölmediğini ispat edemiyorsa ona da yapacak bir şey yok, sorry.
+2
kizil karga
(04.12.25)
bekletmemek daha iyi cenaze için de yakınları için de. çünkü bir an önce defin işleminin tamamlanması gerekiyor manevi olarak. şehir dışından yakınlar gelecekse bir gün sonra defin uygundur bence.

bu arada anadoluda cenaze üzerine bıçak koyma adeti vardır duymuşsunuzdur. bunun nedeni mefta bir şekilde hayattaysa nefes alıyorsa ya da hareket ediyorsa o bıçak üzerinden düşsün diye tespit için konuyor aslında.
0
exlibris
(04.12.25)
arkadaşların söylediğine ek olarak eğer ekstra bir işlem yapılmayacaksa cenaze her ne kadar morgda da beklese zamanla bozulan bir şey. bu tip nahoş etkileri de minimize edebilir.

ayrıca, soruyu tersten sorarsak, bir sebep yoksa neden beklesin ki?
+2
eisberg
(04.12.25)
yahudilikte dini bir olay. biri öldügü vakit ruhun bedeni terk ettigine ve defin gerceklesene kadar arada kaldigina inaniliyor. bu arada kalmislik da ruha cok rahatsizlik verdigi icin 24 saatten önce gömmeye calisiliyor. eger cenazenin parcalari tam degilse, tüm vücut parcalari toplanmaya calisiliyor bu sebeple. bu 24 saatte cenaze asla tek birakilmiyor, 7/24 biri basinda bekliyor ve tehillim'den psalm'lar okunuyor.

müslümanlikta da muhtemelen böyle bir nedeni olacagini düsünüyorum. size sormali.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Benim de canımı sıkan bir durum. Defnedilene kadar azap çeker dedi dindar büyüklerim, alelacele defnettik. Daha uzun vedalaşabilmek isterdim
0
mezzosprite
(04.12.25)
Dinen de uygun olan defni geciktirmemektir. Genel uygulama bu yönde.
Ama kalp krizi geçirerek öldüğü düşünülenler için 3 gün beklemek gerek.
Yeniden kendine gelenler dahi var .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
İslam dininde sebebi:

“Cenazeyi çabuklaştırın; eğer (ölen) hayırlı ise, onu hayra kavuşturmuş olursunuz. Şayet kötü biri ise, omuzlarınızdan bir an önce kurtulmuş olursunuz.”
(Buhârî, Cenâiz 51; Müslim, Cenâiz)
-1
suicides underground
(05.12.25)
Uç bir örnek vermek istiyorum. İnsanın bir uzvu koptu diyelim. Karşınıza koyup izlemek mi daha iyi hissettirir. Yoksa onu bir an önce gömmek ve iyileşme sürecine başlamak mı?

İnsan ölüm/kayıp sonrası kaybettiği kişiyi o "araftaki" haliyle görmek istemez. Bu bir belirsizliktir ve kaygı doğurur. Hele ki ölümse bizim de evrensel ölüm kaygımızı da tetikleyebilir.

Ölüme ya da ölüm hastalığına kaçınılmaz şekilde bulaşmış kişiden en yakınımız dahi olsa içten içe bir an önce kurtulmak ve normalleşme sürecine girmek isteriz. Bu istemsiz bir psikolojik tepki bence.

Bunun sebebi temelde bence biraz ölüm kaygısıyla, acıyla yüzleşmekten kaçınmak, bir nevi psikolojik savunma mekanizması ve bir an önce normalleşme isteği diye düşünüyorum.

İnsanların sevgiliden ayrılınca tüm eşyalarını iade etmesi, bir aile üyesi yıllardır yaşanılan evde vefat edince taşınmak gibi gibi örnekler hep bununla ilgili.

Ölüm, ölümcül hastalık bunlar hepsi yüzleşmesi zor ama evrensel doğal süreçler.

Hemen gömme/defin adetinin İçgüdüsel ve evrimsel olduğu da kesin. Hayvanlarda bile benzer davranışlar var. (Karınca, tilki, kurt vb)

Bunun sebepleri; Ölen üyenin kokmasından duyulan rahatsızlık, öleni yemle benzeterek saklama gömme iç güdüsü, hastalıktan kaçınma iç güdüsü vb de canlılarda otomatik olarak bir an önce gömme iç güdüsü geliştirtiyor.

Son bir neden de Geçmişte soğutma imkânlarının olmaması

Tarihin büyük bölümünde:

Morg yoktu,

Soğutma sistemleri yoktu.

Doğal bir şekilde Dini tarihsel gelenekler toplum kültürü de bu çerçevede gelişti.

Özetle düşüncem bu şekilde.

Sorunun cevabıyla ilgilenen pek çok disiplin var: Antropoloji, arkeoloji, evrimsel psikoloji, din bilimleri, tıp/adli tıp, sosyoloji, tarih gibi gibi

bu disiplinlerin hepsinin ayrı ayrı cevapları doğru ve birleştirince toplam cevap olarak düşünülebilir özetle.
+1
psmstc
(05.12.25)
Kalender bir doktorla tanışmıştım bir cenaze evinde, çok güzel anlatmıştı bu mevzuyu.

Demişti ki cenaze törenleri kalanlar içindir. Gidenin zaten bir mevzusu kalmıyor dünyayla.

Cenazenin hızlı olup bitmesi de kalanları bir an önce normal hayatlarına döndürebilmek için. Aslında bu konudaki gelenekler binlerce yılda oturmuş. Sebepsiz görünen çoğu şeyin mantıklı sebepleri var.

Cenaze beklediğinde yakınları için rahatsız edici bir hale dönüşebilir öncelikle. Koku, bozulma vs. Bu zaten zor olan kaybı daha da zorlaştırır.

İkincisi yapılabilecek hiçbir şey kalmamış. Hasta vefat etmiş. Bir an önce o kişiyi normal rutinine döndürmek lazım. Bekledikçe kafasında kuruyor da kuruyor. Aslında arafta kalan biraz da yakınları oluyor.

O yüzden hemen gömüyorlar ki, normal hayatına devam etsin.

7 gün her akşam buluşup dua okutmanın bile aslında arkasındaki mantık cenaze evindekiler yalnız kalmasın. Kalabalıkla uğraşsın, özellikle ilk bir hafta akşamları tek başına acısıyla başbaşa kalmasın diye.

Bu eleştirilir ama yemek yaptırmak, helva kavurtmak aslında bunlar tamamen cenaze yakınının kafasını meşgu edebilmek için. Günlük rutinler stresi azaltır, psikolojik bir durumdur bu. Mesela helvayı özellikle cenaze yakınlarına kavurturlar.

Babam vefat etmeden önce araba bakıyordum biraz birikmişim vardı. Cenazeden 2 gün sonra eniştem beni araba bakmaya götürdü zorla, kafa boşaltmak için. Başta biraz ayıp buldum ama sonra iyi geldi. En azından o yas ortamından kontrollü bir şekilde uzaklaşıyorsun.

Yas tutmak sağlıklı, ama uzatmak sağlıksız. Toplumlar, kültürler bir şekilde kendi içlerinde ideal ritueller oluşturmuşlar bu süreyi sağlıklı bir seviyede tutmak için.
+4
anten
(05.12.25)
Evde ölümde doktor gelinceye kadar ölü katılığı oluşuyor. Birinin ölüp ölmediğini siz de anlarsınız. O yüzden kimseyi canlı gömeceklerini sanmıyorum. 50 kişiyi aynı anda muayene ederken arada birinin canlı olduğunu fark etmeyebilir belki. Onun dışında pek mümkün değil.
+1
gnosis
(05.12.25)
Şafilerde hemen gömülür. Biz de yakını dostu beklenir. Hristiyanlıkla özel törenle uzun süreçte gömülür. Bizim gibi sıcak iklimli ve islami toplumlarda hemen gömmek istenilir. Dini ve çevresel sebepler.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
bir arkadaşta demiş aynısını yahudi geleneğidir. tıpki sünnet, kara çarşaf ve bıyıksız sakal bırakmak gibi.

birde aslında ortadoğu sıcak olduğu için bozulmasın diye hızlıca gömerler. mesela arabistanda gece gündüz farketmez.
+1
gercekdunya
(05.12.25)
(1)

El işi atölyelerine katılmış olanlara sorular

inawen
Ben uzun yıllardır çeşitli el işleriyle uğraşıyorum hobi olarak. Kildir, epoksidir, vitraydır, takı incik boncuk vs. Bu bilgilerimi ve deneyimlerimi atölye yaparak kullanmak istiyorum. Daha önce bu tip paralı grup atölyelerine katılmış olanlara sorularım şunlar:1. Kötü bir deneyiminiz olduysa bunun
Ben uzun yıllardır çeşitli el işleriyle uğraşıyorum hobi olarak. Kildir, epoksidir, vitraydır, takı incik boncuk vs. Bu bilgilerimi ve deneyimlerimi atölye yaparak kullanmak istiyorum. Daha önce bu tip paralı grup atölyelerine katılmış olanlara sorularım şunlar:

1. Kötü bir deneyiminiz olduysa bunun nedeni neydi? (Örn. eksik malzeme, dar alan...)
2. Başka birini değil de o atölye seçmenizin en büyük sebebi neydi? (Örn. uygun fiyat, Instagram fotoları...)
3. Atölyeyle ilgili aklınızda kalan ve hoşunuza gitmiş olan şey nedir? (Örn. ikramlar vb.)

Belirtmek istediğiniz başka bir şey varsa lütfen onları da yazın elbette. Teşekkürler!
0
inawen
(03.12.25)
Sadece birkaç atölyeye katılıp kendini uzman sananların atölye açması çok kötü bir deneyim oluyor böyle bir atölyeye eğlence olsun diye katılmıştım ve atölyeyi düzenleyenden daha iyi biliyordum çok saçma olmuştu.

Bir de bir keresinde seramik atölyesine katılmıştım bir su bile ikram etmemişlerdi eşime marketten su alıp getirmesini rica etmiştim. İkramsız atölye mi olur:)
+1
suicides underground
(03.12.25)
(10)

İstanbul'dan nereye göçmeli?

benimadımmayıs
Herkese merhaba,İstanbul'dan iyice bunaldık; işlerimizi de artık evden halledebildiğimiz için başka şehre taşınmaya karar verdik. Çok gezip görme şansımız olmadığı için nokta atışı bir yer seçemiyoruz ama rotamız Marmara, Ege veya Akdeniz.İlkokula giden iki çocuğumuz var, ayrıca anne-babalarımız da
Herkese merhaba,
İstanbul'dan iyice bunaldık; işlerimizi de artık evden halledebildiğimiz için başka şehre taşınmaya karar verdik. Çok gezip görme şansımız olmadığı için nokta atışı bir yer seçemiyoruz ama rotamız Marmara, Ege veya Akdeniz.
İlkokula giden iki çocuğumuz var, ayrıca anne-babalarımız da sık sık bizde kalıyor. Bu yüzden hem okullara hem de iyi hastanelere erişim bizim için olmazsa olmaz. Hazır gitmişken doğasının da güzel olması veya doğal güzelliklere yakın olması da gönlümüzden geçiyor. Sizin önerebileceğiniz yerler var mı ya da bu süreçlerle ilgili başka tavsiyeniz olur mu?
Şimdiden teşekkürler!
0
benimadımmayıs
(02.12.25)
kendi adıma istanbul'dan çok uzaklaşamam o yüzden şimdilik hayallerimde çatalca'nın köyleri var. geçen karamandere tarafına gitmiştim çok güzeldi ama iş ciddiye binince etraflıca analiz etmek lazım tabi.
0
lazpalle
(02.12.25)
istanbul'a da yakın olsun derseniz Çanakkale bence. hem iyi okullar da var hem hastaneler de mevcut.
0
elektr10
(02.12.25)
Çocuk var, iyi okul lazım, doğal güzellik de olsun diyen iki arkadaşım İzmir Güzelbahçe'ye taşınmaya karar vermişlerdi. Ha sonra Hollanda'ya taşındılar ama Türkiye'de kalsalardı Güzelbahçe'ye taşınacaklardı.
0
kobuzchu kiz
(02.12.25)
izmit kartepe de fena değil
0
Sadece soruyorum
(02.12.25)
istanbula her yerden uçuş var artık. kuşadası mantıklı. kreşlerde kötü değil. zaten izmirden çok taşınan var. izmir güzelbahçede olsa urla da olsa merkez trafiğine girmek zorunda kaldığında istanbuldan farkı yok. il merkezi dersen muğla.
0
mikahakkinen
(02.12.25)
Ben açıkçası bolu düşünmeye başladım. Gerektiğinde iki büyükşehire de yakın, doğası da güzel. İmkan olsa giderdim.
0
denizgonen
(02.12.25)
2-3 ayda bir bu soru geliyor. hep aynı cevabı veriyorum:

çanakkale

sakin şehir, trafik yok, ucuz gibi, altyapısı iyi, istanbul'a çok yakın (arabayla 3 saat). özellikle yazları deniz kum vs çok pratik. hatta yeni moda doğurdan denize yakın yerlerde müstakil evlerde oturmak. kaz dağlarına yakın. havası temiz. rüzgarlı olduğu için kirli hava olmaz. Bozcaada - Assos gibi nispeten ucuz ama denizi kumsalı çok güzel yerlere çok yakın. liseye kadar yeterince iyi okullar ve özel okullar ucuz.

hastane meselesi ortada. şu anda yok. ama medical park yeni bir hastane yapıyor, bir özel hastane daha inşa ediliyor. üniversite ve devlet hastaneleri var.

gelelim dezavantajlarına:

sosyal hayat nispeten zayıf. özellikle kültürel etkinlik pek yok. alışveriş için mağaza çeşidi sınırlı. rüzgarlıdır. kışın adamı sersem eder. ankara ve antep haricinde uçak yok. emlak fiyatları son dönemde çok arttı.





uçak yok
0
co2s2
(02.12.25)
co2s2 +1
0
cooperr
(02.12.25)
Co2s2 +1 de benden.

İstanbul’dan Çanakkale’ye göçmüştük. Türkiye’ye geri dönsem yine Çanakkale’de yaşarım ama sosyal hayat biraz kıt. Ne bir tiyatro ne bir etkinlik hiçbir şey yok. Çocuk bir yaştan sonra sıkılır diye düşünüyorduk ki neyse ki çocuk büyümeden taşındık. Ayrıca hastaneler berbat..
0
suicides underground
(03.12.25)
5 yıldır türkiye'den uzakta yaşayıp son 2 senedir sadece gölbaşında aile ziyaretine giden biriyim. daha önce 19 yıl izmir'de yaşadım. 4 yıl güzelbahçe'de lise, 5+2 yıl da urla'da üniversite tecrübem var. hiç birini tercih etmem şahsen yerinizde olsam (ben şehir merkezcisiyim, urla'da yaşayacağıma karataş'ta apartmanda yaşarım izmir'de zaten onun da etkisi var).

fakat zevklerinize çok kalabalık gelebilse de antalya örnekköy / güzeloba / barınaklar tarafları uyuyor. karpuzkaldıran tarafları hala (en son 2021'de gittiğimde 1 ay kaldım eylül boyunca) kurtarılmış bölge gibi. şehir içindesiniz ama sakin. yapılaşması düzgün. evinizin önüne arabanızı parkedip de balkondan seyredebileceğiniz 3-4 katlı apartmanlar bulunuyor. şahsen ben oralarda yaşasam mevlana kavşağının ötesine geçmeden ömrümü geçirebilirim (3 yıl o bölgede yaşadım, 2003'ten beri de yazlığımız var ama 2022'den beri yaz kış oturan bir kiracıya sahibiz aile yaşlandığı için uğramıyorlar pek). bu arada okul kalitesi olarak da gayet iyi olduğunu hatırlıyorum oraların.
0
rain when i die
(03.12.25)
(19)

İstanbul Dünyanın en güzel şehri sözüme inanıyor musunuz?

tahirkemalbozoglu
Bu masala inanan var mı gerçekten.Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
Bu masala inanan var mı gerçekten.
Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
-6
tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
Istanbul bir turist icin muhtesem bi sehir ama onun disinda yasamak icin cok guzel diyemeyiz evet. Her seyden once bir kere cok kalabalik, korkunc bir trafigi var, bir yerden bir yere gitmek zulum. Belli basli yerler disinda da cok kotu sehirlesme ve ayni zamanda dediginiz gibi yesil alan sikintisi var.

Tum bunlarin yani sira surekli yasayan, aktif, kultur sanat etkinlikleri olan, bogaza sahip, keyifli bir deniz ulasimi olan, tarihi ve kozmopolitligiyle de muhtesem bir sehir.

Bu tarz isler subjektiftir aslinda, cok da fanatik gibi savunmaya gerek yok, bireysel olarak ben de yasamak icin cok uygun bir sehir olarak gormuyor ve size katiliyorum.
+1
bosver nicki
(30.11.25)
Aslında cidden çok güzel bir şehirdir fakat hem toplum halk olarak hem devlet-hükümet olarak senelerdir güzelim şehrin içinden geçtik, geçiyoruz. Sadece Akp özelinde değil, öncesinde de içinden geçilmişti. Akp geldi onlar da içinden geçti, biz halk olarak da içine ettik.

İstanbul'un Roma'dan aşağı kalır yanı yok. Hatta iddia ediyorum, fazlası bile var; Boğaz Köprüsü.

Yabancılar çok seviyor İstanbul'u. Avrupa ülkelerine gittiğimde lokal turlara katılıyorum, İstanbul'dan geldim dediğimde akılları çıkıyor. Güzelim şehrin içine ettik hep birlikte.
+1
put it in your appropriate place
(30.11.25)
Bunu diyen hayatında başka bir yer görmemiştir. Ancak nufusu 5 milyondan az bir istanbul için güzel derdim. Bunun için de 1920 lerde falan olmamız lazım. Full stres, trafik, kişisel alan yok gibi
-1
michael harddd
(30.11.25)
dünyanın en güzel şehri mi bilmiyorum ama senin kötülediğin kadar da değil. baya iyi bir şehir, dünyanın en eğlenceli ve güzel şehirlerinden birisi. böyle oldugu için kalabalık zaten. güzel olup kalabalık olmayan yok ki. new york, londra kalabalık değil mi? ayrıca kalabalık olmayan yerler de var. hafta içi gündüz gezmek baya keyifli. yürüyüş yapacak yer çok var. on tane sayarım şimdi. avrupa yakasında maçka parkı, bebek sahili, istiklal caddesi, gülhane parkı, yenikapı, florya ve yeşilköy sahil şeridi, anadolu yakasında üsküdar sahil, caddebostan sahil, fenerbahçe parkı, bağdat caddesi, maltepe sahil şeridi, ve daha pek çok yer var. şehir içi olarak kadıköy moda taksim beşiktaş nişantaşı. kültürel etkinlik olarak yine zorlu, vadistanbul, pek çok spor salonu konser ve etkinlik alanları ile dolu bir şehir. bu şehri beğenmiyorsan güngörenden dışarı çıkmamış olman lazım
0
abelardo
(30.11.25)
Senin için dünyanın en güzel şehri neresi?
O şehrin bulunduğu ülkenin reddit sub'ına gidip burası dünyanın en güzel şehri bence, katılıyor musunuz diye yerel dilde sor; sen İstanbul için ne kadar negatif düşünüyorsan onlar da o kadar negatif konuşacak.

Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.
E demek ki onlar senin için önemli değil bunlar önemli, demek ki İstanbul "sana göre" dünyanın en güzel şehri değil.
Aynı şekilde, başkaları için öyle.

Dünyadaki insanların İstanbul'u neden bu kadar beğendiğini anlayamayacak olmak bana biraz kıt fikirlilik geliyor üzgünüm, o yüzden böyle Bilale anlatır gibi yazdım. Yoksa bu sorunun olması gereken cevabı: sana göre değil ama bazılarına göre öyle.
0
Bruce
(30.11.25)
"gelirin yıllık 200 bin dolardan fazlaysa evet mis gibi şehir. ayda 80-100k tl kazanıp abi istanbul yeaa diyenler özellikle beyaz yaka tayfa bence biraz salak
0
f02561
(30.11.25)
istanbu'da doğdum büyüdüm ve onlarca ülke, yüzlerce şehir gezdim. istanbul'u ilk 10'a bile sokmam. ne yaşanılabilirlik olarak, ne ekonomik olarak, ne sağlık açısından vs. vs.

ama istanbul'u 5-10 gün geçirmiş çok yabancıyla tanıştım. avrupa'lısı, amerika'lısı. çoğundaki izlenim çok başka. yani en sevdiği şehir mi dersin, bi daha gitmek için plan yapanlar mı dersin, heyecanlı heyecanlı fotoğraflarını gösteren mi dersin. batılı bir turist açısından hem bu kadar oryantal ve orta doğu yanı olup hem de bu kadar batıya adapte, modern ve güvenle gezebildikleri çok az yer var.

keza iddia ediyorum, oligarkından arap emirlerine, abd'li milyonerlerden uzak doğunun kilit isimlerine pek çok kişi şu an istanbul'da ve onların gözünden de çok başka bir şehir. çünkü parayla deneyimin bu kadar değişebildiği fazla şehir yok. bu apayrı bi konu.
0
gitdaddy
(30.11.25)
soylenenlere bir sey eklemek istiyorum. istanbul kozmopolit bir sehir degil. istanbul'da yasayanlarin ne kadari yabanci? resmi rakamlara gore bir milyon civari. yani neredeyse %5 civari. birincisi bu cok dusuk bir oran. ikincisi bu %5'in zaten cok buyuk bir bolumu ulkesinden kacmis ama avrupa'ya gidememis siginmacilar ve gocmenler. kucumsemek icin soylemiyorum. fakat kozmopolit sehir boyle olmaz. yani guzel, eglenceli vs. oldugu icin kalabalik diyorsunuz ama yabanci yok denecek kadar az (yani tercih edilen bir sehir degil). ayrica ic gocun nedeni de istanbul'un guzel, eglenceli vs. olmasi degil maddi kaynakli. bunu zaten istanbul'daki carpik kentlesmeden gorebilirsiniz.

ikinci deginmek istedigim konu da dunyanin en guzel sehri diyenlerin kimler oldugu. yani bunu soyleyenlerin cogu turk, yabanci birinden istanbul'un dunyanin en guzel sehri diye bir sey duymadim. evet, guzel sehir cok duydum ama turistik olarak gittiginde cogu yer guzel zaten, nihayetinde sinirli bir sureyle gidiyorsun, turistik yerleri geziyorsun, planin programin oluyor, butcen oluyor vs. elbette bu kaos, carpiklik, tuhaflik yabancilara da otantik, enteresan geliyor.

ucuncusu mesela hangi ranking'te istanbul birinci cikmis bilen var mi? ben bilmiyorum. ayrica soyle bir durum var. bazen en cok ziyaret edilen sehir cikabiliyor. ama bu rankinglerde transfer yolcularinin seyahatleri de eklenebiliyor. soyle ki turk hava yollari'nin bir servisi var, biliyor muydunuz bilmiyorum ama transfer yolcusuysaniz ve ucaklariniz arasinda belirli bir saat farki varsa ucretsiz sehir turuna katilabilirsiniz. ustelik yemek, muze girisleri vs. dahil ucretsiz. bilmiyordunuz degil mi? asagida kaynak verdim. iste bunlar da genelde ziyarete dahil ediliyor. tabii ziyaret etmek en guzel sehir oldugunu dusundukleri icin olmayabilir veya ziyaret sonrasi bu dusuncede olmayabilirler.

kisacasi bu goruse katilmiyorum, ama zevkler ve renkler tartisilmaz tabii.

kaynak: www.turkishairlines.com
0
Sour
(30.11.25)
@bruce

“Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.”

Ne alakası var abi. Senin yapılaşman rezaletse, insana verilen değer yerlerdeyse, yapılaşma, ulaşım ve bireysellik vs kimsenin umrunda değil herkes olabildiğince vurdumduymaz ise tarihi alandan yok, geçmişten gelen mirastan filan da kurtaramazsın bu işi. Hoş o da kalmadı da. Yapılan restorasyonlara bak be bi. Her alanda şehrin içine edilmis. Gayet de örnekleri var. Sen becerememissin ve rezil etmissin. Roma, Londra, Viyana, Paris bu şehirlerde hem tarih var hem yaşam var. İnsanca yaşam.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
istanbul büyük ihtimalle dünyanın en güzel şehri. baya da yer gezdim, karşılaştırılabilecek bir yer bulamadım.
0
tchuck
(30.11.25)
bu tamamen bakış açısı, beklenti ve maddiyatla alakalı bir ikilem. çok trafik var, çok kalabalık vs gibi söylemleri dünyanın sayılı metropollerinden biri için söylemenin bir manası yok, zira bütün metropoller böyle. metropolleşmeye çalışan yeni kurulan şehirler de böyle, Dubai vs.. İstanbul'u diğer metropollerle kıyasladığında çok önemli artıları var, bu yadsınamaz bir gerçek. yemeğinden sporuna, denizinden-boğazından kültürel aktivitelerine, tarihinden tut havasına (temizlik demiyorum sıcaklık diyorum), dünyanın her yerine uçuş bulabildiğin harika bir lokasyon ve hava yolu imkanından, uluslararası bir çok işin hubı olmasına bir çok anlamda kıyas götürmez avantajları var. maddi açıdan iyi bir durumda olmayıp, iyi bir semtte yaşamıyorsan, işinle evin arasında mesafe çoksa bunlar her metropolde olduğu gibi problemdir. ama istanbul'da villa hayatı yaşayan da binlerce insan var. Ya da Fenerbahçe'de ev, Kalamış marina'da tekne, caddede ofisi olan bir insanın hayatına kötü diyebilir misin? Böyle bir imkan kaç metropolde var? Çok iyi restoranlar, iyi bir gece hayatı, durmak bilmeyen servis ve hizmet sektörü, bürokrasiyi hızlı hallettirebildiğin bir sosyal hayat.. İstanbul'da ortalamanın üstünde geliri olan insanlar gerçekten çok iyi bir hayat yaşıyor.

ayırca yürüyecek yer yok demek biraz haksızlık olur. evet şehrin eski bölgesi bir miktar dar doğal olarak ve tabii ki Mecidiyeköy Esenyurt vs gerçekleri de var ama iki yakasında da hala mis gibi kilometrelerce sahil var, boğaz da keza öyle, ayrıca ormanları var, tarihi yarımadada yürümenin verdiği keyif var. biraz tek taraflı bir yorum olmuş.

Ayrıca İstanbul'a gelip de beğenmeyen, etkilenmeyen birini görmedim bu güne kadar ki yıllardır uluslararası ticaret alanındayım yüzlerce misafirim oldu. Kendim de 40 ülke gezdim, yüzlerce şehir. Dünyanın en iyi şehri sorusu zor bir soru, bir çok katman var, bunu bilemem. Ama İstanbul kesinlikle bu soruya aday bir şehirdir.
+2
awlmi
(30.11.25)
Yurtdışındayım, bence İstanbul çok güzel.
-1
Kahvedesu
(30.11.25)
O efsane soz: Vatandasi olmasak guzel ulke aslinda. Fonda: www.youtube.com

Bunu diyen yabanciysa kisaca nedenleri:
- Resepsiyonist, garson, hizmet sektoru bir iki hello ceker, guler yuz gosterir hemen tav olurlar. Hizmet sektorunde ustumuze yoktur. Taksicimiz turist musteri icin adam bicaklar gozunu kirpmadan. Bir cok ulke hizmet sektorunde berbat, guler yuz hak getire. Iyy yabanci geldi, bunla mi ugrasicaz, dilimizi konussun, dilimizi niye ogrenmemis diye turist adama multeci, vergimizle gecinen siginmaci muamelesi cekip irkcilik bile yaparlar.
- Yemeklerimiz, mutfagimiz cok buyuk arti. Londra'da Turk restoranlarinda calisan tanidiklarim var. En sevmedikleri Turk musteriydi. Turk musteri cunku o yemegin nasil olmasi gerektigini, kivamini, tadini biliyor. Yabancinin onune ne koysak yiyor, herseyi begeniyor mallar diye dalga geciyorlardi. Cogu ulkenin damak zevki yok, patates kizartmasini, sosisi bile yemek saniyorlar.
- Ulkedeki cinsel aclik nedeniyle yabanci kadin turistler kendini burada Bella Hadid zannediyor. Rahatsiz olan da vardir ama begenilmek, ilgi gormek dunyanin en guzel seyi hele bir de kendi ulkenizde ortalama veyahut ortalama alti bir tipseniz hoslarina gidiyor. Ayni durum erkekler icin de gecerli. En ortalama sarisin batiliyi koy, Kivanc muemelesi gorur yani. Maalesef fizik, guzellik, kendine bakma gibi durumlarda ulke ortalamamiz cok dusuk.
- Haklarinini asla odeyemeyecegimiz sokaktaki kedi, kopek dostlarimizin yaptigi pr. Yabanci zaten sokakta basibos bir kedinin, kpegin oldugunu gorunce mavi ekran veriyor. Sen bunun onune yatip, sev diye kucagina oturursan eriyorlar.
- Bogaz, Tarihi yarimada'nin guzelligi.
- Sehrin canli civil civil hareketli olmasi. Atiyorum bugun pazar, Avrupa'da yaprak kimildamaz. Bizde hafta ici hafta sonu, gecmis erkenmis farketmez sehir yasiyor dersin yani.
- Saglik turizmi, estetik turizminde de ucuyoruz zaten.
- Turk dizileri. Belki de en onemlisi sona kaldi. Ulkeye turisti ceken en buyuk etmen kanimca.
0
freedonia
(30.11.25)
İstanbulun bazı bölgeleri çok güzel doğru turistik gezersen güzel diyebilirsin ama bütüne bakarsan güzel diyemem.
0
basond
(30.11.25)
Turistik olarak istanbul dünyanın en güzel 10 şehri arasında. bunu birçok seyahat dergisi de sık sık listelerde söylüyor.

Ama en güzeli mi? Tartışılır.

Yaşamak içinse yaşam endeksi sıralamalarında epey gerilerde.

Evet turist olarak gelip bir süre kalıp gidenler tabii ki bayılır. Hindistan'a gidenler de bayılıyor ay ne otantik diye. Ama bir de yaşayana sor.

Batılılar istanbul'u otantik ve değişik bulduğu için seviyor. Müslüman ağırlıklı nüfusa sahip şehirler içinde en güvenilir gezebildikleri yer çünkü. Bir de batıda alıştıkları konfor da var. Yani alıştıkları birçok şeyi istanbul'da bulabiliyorlar. Tarihi mirası kuvvetli vs... Bir de ucuz. Batılı turisti cezbedecek her şey var.

Ama bu dediğim 90'lar 2010'larda daha belirgindi. Şimdi biraz daha farklı turist profili de değişti. Biraz hala bir popüleritesi var ama eskisi kadar değil. Biz biraz geçmişin mirasını yiyoruz.

Yani dubai ile istanbul'un yıllık turist sayıları neredeyse kafa kafaya. Dubai dediğin 15 senelik bir şehir. Buradan biraz ders çıkarmak lazım.

Bir defa istanbul sanıldığı kadar kozmopolit değil artık. Zaten öyle bir nüfus çeşitliliği yok. Yani New York'a bakıyorsun, yedi milletten adam bir arada. Bir yanda Çin lokantası, karşısında dönerci, yanında hamburgerci... Otobüse biniyorsun şoför senegalli, taksiye biniyorsun şoför hintli, restorana gidiyorsun garson italyan, şef fransız... Bu çeşitlilik kültürel zenginliktir.

Eskiden global şirketlerin doğu avrupa ya da orta doğu merkez ofisleri buradaydı. Şimdi doğu avrupa merkezleri varşova'ya kayıyor, orta doğu merkezleri dubai'ye.

Kültür sanat arenası da rekabet ettiği şehirler gibi öyle çok parlak değil. Dünya çapında meşhur sahneler yok, hiç olmadı. Galeri ve müze koleksiyonları sınırlı. Yani dünyanın en güzel şehri diyorsak turistik manada, new york'taki müzeleri düşünün, londra'yı, Paris'i bir de istanbul'dakilerin koleksiyonlarını düşünün.

Gastronomi, mutfağımızla çok övünüyoruz ama... Biz kendimizi övüyoruz. Evet güzel mekanlarımız var, güzel bir kültürümüz var. Ama daha birkaç sene öncesine kadar michelin yıldızlı restoran bile yoktu İstanbul'da.

Bilmemkaç kilometre sahilden bahsediyoruz şehirde, ama barcelona'ya bakıyorsun, şehir boydan boya plaj neredeyse. İstanbul'da denize adım atabileceğin yer sınırlı. doğru düzgün deniz ulaşımı bile yok.

Elde sadece bir boğaz manzarası kalıyor.

Yani bütün olası rakiplerle kıyaslayınca... Güzel şehir ama en güzeli mi?
+1
anten
(30.11.25)
Yedi göbek İstanbul Tarabyalıyım ve İstanbul dünyanın en güzel şehri diyen birine tek önerim google mapsden Genoa’da herhangi bir yerin sokak görüntüsüne bakmasıdır..
0
suicides underground
(01.12.25)
istanbul gerçekten taşı toprağı altın eşsiz bir şehir. belediyelere kızıp kenti boklamaya gerek yok. arada metrobüsten cık gozlerini baska yerde aç belki güzelliklerini fark edersin.
-1
koela
(01.12.25)
Gezmesi güzel, yaşaması kötü. Yine de Beşiktaş-Kadıköy vapuruna binince insan iyi ki burada yaşıyorum diyor. Sonra Marmaray'a balık istifi binince severim bu aşkın ızdırabını diyor. Dünyanın en güzel şehri değil bence İstanbul ama nevi şahsına münhasır bir şehir. Benzeri yoktur dünyada bence.
0
peki madem
(01.12.25)
inanıyorum. Acarkent'te yaşıyore.
0
gabe h coud
(01.12.25)
(6)

Tükenmiş, yorgun, stresten bunalmış olsa da bir anne çocuğuna bağırıp, dayak tehdidi, sarsma gibi hareketler yapabilir mi? Normal mi karşılanmalı?

psmstc
Ben ne olursa olsun 2-3 yaşında bir çocuğa bu davranışların olmaması gerektiğine inanıyorum. Yeğenim içeceği içeceğinin içine makarna tanesi attı diye ablam kızdı bağırdı, yemek sandalyesinde oturmuyor iniyor hep diye sarstı çocuğu çocuk ta ağladı gitti odasına. Ben de gittim yanına “Anne bana kızdı
Ben ne olursa olsun 2-3 yaşında bir çocuğa bu davranışların olmaması gerektiğine inanıyorum.

Yeğenim içeceği içeceğinin içine makarna tanesi attı diye ablam kızdı bağırdı, yemek sandalyesinde oturmuyor iniyor hep diye sarstı çocuğu çocuk ta ağladı gitti odasına. Ben de gittim yanına “Anne bana kızdı diyor.” yazık.

Ablama diyorum böyle yapmamalısın, Stresten bunaldım tükendim çünkü artık diyor.

Babannem Tek başına eşi vefat ettiği için 6 çocuk büyüttü mesela. Bana şimdiki ebeveynler çok tahammülsüz geliyor tek çocuk olmasına rağmen.

Ablam hafta içi yarım gün de çalışıyor bu arada.

Siz ne dersiniz?
0
psmstc
(30.11.25)
Öncelikle annelik çok zor bir şey kabul ediyorum ama nolursa olsun çocuğun öz güveni dikkate alınmalı. Benim abimde öfke problemi var o da yeğenlerime bazen en ufak şeylerde bagirirdi. Yemek yerken kaşığı düşürdü ayranı döktü gibi sebeplerden. Çocuğun öz güveni çok etkileniyo. Bazen sakinken gel kitap okuyalım derdi yegenime yeğenim sen kızarsın deyip çekiniyordu veya babasıyla kitap okuyunca çok belli oluyordu yanlış yaparsam kızar endisesiyle okuduğu. O yüzden bazen diyorum ki iyi ki yengemle bosanmislar ve çocuklar annesinde diyorum yalan yok. Ebeveynler için belki basit şekilde düşünülen öfke patlamaları çocuklarda yetişkinlikte de kalıcı tavmalara sebep oluyor bence.
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
Araba sürmek için ehliyet gerekiyor, çocuk yetiştirmek için gerekmiyor. Yanlış bu noktada başlıyor.

Ek: O tükenmişlik hissiyle kocasına bağırabiliyor mu, ya da kocası ona?

Kocası ona bağırır hatta örselerse 'Ah canıııım, tükenmişlik hissi yaşıyor, dur ben şuna yardıma gideyim diye kayınpeder mi geliyor?

Hakkaten bazı cevaplar fazla toy.
0
Mirket
(30.11.25)
gecmisle kiyaslamak yersiz cünkü
1. sartlar ve ebeveynlik anlayisi farkli
2. cocuklar farkli
3. soruna cözüm üretmiyor.

eger anne kisisi yardim cagrisinda bulunuyorsa, ki ablaniz acikca tükendigini dile getirmis, bu da bir cagridir, ona bu yardimi saglayarak bu olaylarin yasanmasini engelleyebilirsiniz.
anneye yardim etmek de ben bebekle ilgileneyim, o yemek yapsin, ütü yapsin demek degil. anne bebegiyle ilgilensin, yardim eden kisi isleri yapsin demek. yarim gün calisiyorsa bile demek ki basa cikamiyor. anneme ütücü tutup ütü derdinden kurtarmak bile cok iyi gelmisti mesela.
soruna cözüm aramak yerine, a a a bu hic normal degil, diyerek ruhsal olarak darda olan kadinin üstüne gitmek, tam olarak atese benzinle yaklasmak gibi. yapici olmaktan uzak.

ebeveynler de robot degil. elbette yoruluyorlar, sinirleniyorlar, bagiriyorlar, agliyorlar. cocuklari öyle pamuklara sarip sarmalayamazsiniz. böyle bir ebeveynlik yok cünkü cocuklari laboratuvar faresi gibi bir bubble icinde yetistirmiyorsunuz, life happens. bazi cevaplar fazla toy.

üstteki edite hitaben, evet bagiriyor. tükenince heekese bagiriyor. ilk cocuktan sonra istatistiksel olarak bosanma sikligi hayali degil. www.bbc.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.11.25)
evet yapabilir. çok normaldir.

bu yeni neslin her şeye "aaa uuu" yaklaşmasından sıkıldım artık.
-2
tchuck
(30.11.25)
Belli ki anne çok tükenmiş. Bir anne olarak o kadar normal karşıladım ki. Tabi ki doğru bir davranış değil ama benim de zaman zaman tükenip kafamı duvara vurduğum olmuştur. Annelik çok zor. Eskilerle karşılaştırmamak gerek.
+1
suicides underground
(01.12.25)
Hayatta her şey oluyor. Bir insan tükendi diye sizin de olaya şahit olan biri olarak "ha tükendiği için yapıyor ya, sorun yok devam" demeniz gerekmiyor. Ancak engizisyona tabi tutmak da bir o kadar anlamsız bence.

İnsanlar yanlış şeyler yapabilirler. Bir anne çocuğuna haksız sebeple kızabilir, bu dünyada yaşanmamış şok edici bir olay değil. Ancak doğru da değil.
+2
akhenaten
(01.12.25)
(9)

Evliliğe uygun biri misiniz

arbre
İnsan nasıl da evlenmeden önce 5 10 kişiye yürüyüp tanışıp flört edip sevgili olabilirken evlenince bu sıfıra inebiliyor? Bu bence mantık dışı bir şey. Evliler yalan söylüyor, hepsi mutsuz ve yıllarca korkunç bir tiyatro oynanıyor olabilir mi?Kendim için düşünüyorum. 1 yıl önce ayrıldığım eski sevgi
İnsan nasıl da evlenmeden önce 5 10 kişiye yürüyüp tanışıp flört edip sevgili olabilirken evlenince bu sıfıra inebiliyor? Bu bence mantık dışı bir şey. Evliler yalan söylüyor, hepsi mutsuz ve yıllarca korkunç bir tiyatro oynanıyor olabilir mi?

Kendim için düşünüyorum. 1 yıl önce ayrıldığım eski sevgilim beni çok etkilemişti. Aylarca etkisinden çıkamamıştım. Kısa zamanda çok şey yaşamıştık. Ondan sonra iş arkadaşıma âşık oldum o kızın duygu yoğunluğu yok oldu. Şimdi de iş arkadaşım olan kızdan hoşlanmıyorum noktasına geldim, hatta çok gıcık oluyorum. O eski sevgilimle ayrılmasaydım, evlenseydim ve ofisteki kızdan hoşlansaydım ne olacaktı? 1 yılda 4 5 kızla konuşabilirken bir insan birini nasıl yıllarca sevebilir. Bunu düşününce ben evliliğe uygun biri olmadığımı düşünüyorum. Evliler mutlu musunuz? Başka insanlardan hoşlanma durumunuz olmuyor mu?
-16
arbre
(29.11.25)
evlilik duygulari aldırmak demek degil. hele cicim aylari gectikten sonra zannediyorum herkesin televizyonda bile olsa etkilendigi birileri oluyordur. ama söyle bir sey var, ben bu kisiyle niye evliyim, diye sorunca aldigin cevaplar seni tatmin etmeli.
evlendigin kisiden daha genc kisiler hep olacak. daha güzel kadinlar, daha yakisikli erkekler hep cikacak. ama evlilik sadece görsel bir sey degil. hasta olmus kusarken saclarini tutuyor esin. ameliyat oldugunda yarana pansuman yapiyor. canin sikildiginda seninle uzun uzun muhabbet ediyor.
sana saygisini veriyor, zamanini veriyor, emek veriyor ve sonucunda sevgini kazaniyor.
bunu, su kiz da cok güzelmis, diye silip atan kisi normal degildir bence.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.11.25)
arbre bu anlattıkların bence biraz boşluk duygusu ve arayışta olmak ile alakalı. birilerinden hoşlanmaya meyilli olduğun bir dönemdesin. ama herkesle derinleşemediğin için arayışın devam ediyor ve hep bu şekilde olacakmış gibi hissediyorsun. sana uygun olan kişiyi bulduğunda fikrin değişebilir.
+4
theseachange
(29.11.25)
Senin yaşın kaç dayım? Herkes sen mi? Gayet evli mutlu arkadaşlarımız var. 10 tane sevgili değiştiren kadın veya erkeğin hedefi ya eğlenmektir ya da can sıkıntısı. Herkes bu dünyada aşk seks diye gezmiyor.
+5
mikahakkinen
(29.11.25)
bir süre sonra huzuru heyecan ile takas etmiş oluyorsun. maddi gücün, çevren varsa heyecanı başka aktivitelde buluyorsun.
+1
orpheus
(29.11.25)
"hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde.." ayağına bas basitliğini bir kenara bırak. Ayran gönüllüysen, imza şart değil. Elbette evlendiğin kişiden çok daha iyileri çıkacak karşına. Mesele senin söz verdiğin kişiye verdiğin değer. Değerini düşürmekse niyetin, dışarısı türlü alternatifle dolu. Bir söz verip, bu sözün arkasında durmak mesele..
+1
xururuca
(29.11.25)
Sekiz yıllık evliyim ve evlendiğimden bu yana eşimden başka bir erkeği beğendiğim olmadı. Eşimi her gördüğümde heyecanlanıyorum valla çok seviyorum.
+3
suicides underground
(29.11.25)
aşşağıda yazdığım maddelere uyumlu değilsen evet evlilik senlik bir şey değil.

Uyum
İletişim
Sorumluluk
Bağlılık
Aile Planlaması
0
jamswety
(30.11.25)
evlilik homo sapiens'e uygun bisey degil, insanlar tarafindan kurulan duzenin bir parcasi sadece. 10-15 sene sonra olay bir sekilde anlasmali birliktelige donuyor mecburen.

bu birlikteligin "bonding agent"i da "para".. bir bakima kofte harcinin yumurtasi gibi.. yumurta yoksa, kofte tutmaz, dagilir.

6 milyar insan, 50/50 desek 3 milyar kadin var. bu 3 milyar icinde zaten tek ruh esinin olma olasiligi dusuk..
-2
cooperr
(30.11.25)
dünyanın en sadık insanlarından biriyim. evliliğe uygun değilim. kendi evimde yalnız yaşamayı seviyorum ve kocamın akrabalarıyla 1 gün bile uğraşmak istemiyorum. kendi akrabalarımla da... isteme, nişan, kına, düğün, gelinlik, gelin saçı... hepsi aşırı boğucu. gereksiz. çocuk da istemediğim için evlenmeye gerek yok.

benim evdeki düzenime birebir ayak uydurmayan sevgilimle eve de çıkamam. hem o evin 4+1 ve üstü falan olması gerekir. yalnız kalmak istediğim zamanlar ne yapacağım?
0
art cat chocolate
(02.12.25)
(9)

-20 derece soğuk değildi diye hatırlıyorum

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
s.a. duyurunun erkekleri. bu sıcaklıklar dilediğimizde banyo yapmaya imkan vermese de elimizi cebimize koyup açık havada laklak yapabilecek, saatlerce kar küreyebilecek ve hasta olmayacak kadar rahattı diye hatırlıyorum, haksız mıyım?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.11.25)
-20 derecede saatlerce kar küreyip eli cebinde laklak yapacak bi delikanlı çıkacağını ben pek sanmıyorum, ancak üç dört katmanlı giysilerle kalın eldivenlerle bereyle falan bi derece yapılabilecek bir şey.
+1
kizil karga
(29.11.25)
Askerlik yaptığım yerde iki üç hafta hava böyle olurdu.
Telsizden anons geçerdi ''Mehmetçikleri dışarı çıkarmayın.'' diye , karları da beş on dakika dönüşümlü şekilde kürüyorduk.
+2
ketcapli dondurma
(29.11.25)
-2 belki olabilir hatırladığınız sıcaklık. -20 birazcık da rüzgarla öldürücü etkiye sahiptir.
+2
f02561
(29.11.25)
-20 hep soğuktur. kıyafetin düzgün değilse 0 altı hep dondurucu soğuktur.
+3
jelly bear
(29.11.25)
en son -20 derecede dışarda olduğumda sümüklerim donmuştu çıtır çıtır ediyordu burnumun içine batıyordu nefes alırken :D
+1
theseachange
(29.11.25)
-15 te bir saat filan dışarıda kaldım. İnanılmaz soğuktu. Sırt kaslarım kilitlendi. Bir ayda anca açıldı.
+1
rodeocu
(29.11.25)
-20nin normalimiz olduğu bir ülkeden bildiriyorum; düzgün ekipman giyince dışarıda gayet iyi vakit geçiriliyor. Ama öyle zaradan aldığın montla falan duramazsın. Şartlara uygun giyinince oluyor. Rüzgar olunca yüzümüz kızarıyor sadece. Ayrıca kar küremek hiç de güzel bir şey değil..

Bunun dışında -20 çok soğuk değil diyemeyiz yani mesela bazen ekipmanı arabada bırakmış oluyorum evden arabaya giden 3 dakikalık yolda titriyorum soğuktan.
Şu an hava -7 ve içlik + outdoor ile çıkmaya başladık.
+1
suicides underground
(29.11.25)
eksişehir'de -20 küsür gördüm diye hatırlıyorum.
çarşı merkezde bulunan termometre arızalı değilse gördüm bu değerleri. gerçi meteorolojinin sitesinden bakınca 2006 yılında -28'e yakın olmuş.

o sıcaklıkta iki mont giyiyordum, içlik giyiyordum ve yavaş nefes alıyordum.
hızlı nefes alınca ciğerlerim acıyordu. ama geceleyin saatlerce yürüdüğümüz oldu.

şimdilerde geceleyin 10-12 derece oluyor yaşadığım yer.
o zaman -20'lerde hissettiğime benzer bir nefes acısını burada da hissediyorum.
elbette -20 daha soğuktu ama hissettiğim sıcaklık arada 30 derece varmış gibi değil hiç.

sıcaklık tek başına bir parametre değil, nem de önemli bir etken.
ama hala sıcaklık ve nem dışında başka etkenlerin de olduğuna inanıyorum.
+1
biseysorcaktim
(30.11.25)
-20 tabii ki her zaman soğuk ama askerlik yaptığım yerde -25 civarlarında seyrederdi genelde, içlik, mont, bere geziliyordu, çok rahat değildi ama mesela İstanbul şartlarında -5 gibi falan hissediliyordu. Nem, rüzgar falan farkediyor. Bazen rüzgarlı -15 olurdu, çok daha kötü etkiliyordu.
+1
mbond
(30.11.25)
(1)

couple pijamalari falan nereden alinir

aguen
selam duyuru,paul kenzie ortalama bi marka ama su an oradan bir seyler begenebildim. maalesef cok cesit yok. bu tarz, tercihen kaliteli, kesinlikle eglenceli pijamadir ic camasiri takimidir couple setleri satan nereler var trde?
selam duyuru,

paul kenzie ortalama bi marka ama su an oradan bir seyler begenebildim. maalesef cok cesit yok. bu tarz, tercihen kaliteli, kesinlikle eglenceli pijamadir ic camasiri takimidir couple setleri satan nereler var trde?
0
aguen
(26.11.25)
Birkaç yılbaşı öncesi Dagi’den almıştık
0
suicides underground
(26.11.25)
(11)

Doktora nakit ödemeyi nasıl yapayım?

chicha_v2
Doğum için olan ücreti elden istemiş eşimin doktoru.En büyük banknot 200'lük olunca epey bi para demek bu. Euro falan alsam bu kez durduk yere komisyon ödeyeceğim. Eski usül bankadan çantayla alıp poşetle mi vereyim napayım?
Doğum için olan ücreti elden istemiş eşimin doktoru.

En büyük banknot 200'lük olunca epey bi para demek bu. Euro falan alsam bu kez durduk yere komisyon ödeyeceğim. Eski usül bankadan çantayla alıp poşetle mi vereyim napayım?
-1
chicha_v2
(26.11.25)
100 lük para destelerini bir A4 zarfa koyar, dağınık duruyorsa dışardan bir lastik takarsın. Uygunu odur.
+2
Mirket
(26.11.25)
@mirket Birkaç asgari ücretten bahsediyorum yüzlük desteyle çözülecek gibi değil pek
-1
🌸chicha_v2
(26.11.25)
Asgari ücretin netinden bahsediyorsak ve 'birkaç'ı 5 olarak kabul edersek 6 deste eder ki bir A4 zarfa sığar. :)

Abi koy poşete, pazar çantasına götür. Bu devirde nakit para isteyen düşünsün, sen neden düşünesin ki?
+5
Mirket
(26.11.25)
bırak onu nakit isteyen düşünsün koy bir poşete sırt,bel çantasın at sonra çıkartıp verirsin.
+3
biravekahve
(26.11.25)
Ödemeyi yaptıktan sonra doktoru maliyeye ispiyonlamayı unutmayın.
+7
gnosis
(26.11.25)
Her ay oğlanın okuluna 40k nakit veriyorduk kağıt keseye koyuyorduk yani her ay torbacı gibi hissediyorduk ama ne yapalım nakit isteyen düşünsün
+4
suicides underground
(26.11.25)
poşete koyun verin. onu kürekle para kazaip vergi kaciran doktor dusunsun.
+3
oscar
(27.11.25)
dandik, pembe mavi pazar poşetine koyup ver gitsin.
0
scudman1
(27.11.25)
abi yanlış anlama ama siz dogumu merdiven altı bir yerde mi yaptırdınız. parayı elden istemek nedir.
bu işlere anca mobilyacı galerici inşaatçı adamlar girişir.
parayı verin ama fatura v.s kesmesini isteyin. 2hafta sonra gelse para nerde dese nasıl kanıtlayacaksın?
+2
limonlu eksi
(27.11.25)
cop posetine koy at onune
+1
koela
(27.11.25)
Keske limonlu eksi'nin dedigi gibi olsaydi ama degil. Burada psikologlarla ilgili de ayni muhabbetleri yapanlar oldu. Ben prensip olarak bu sekilde vergi kacirmayi 10 kusurlu hareketten biri olarak gormuyorum ama dusununce bir garip yani, adama yuksek bir tutar karsiliginda sikintilarini falan anlatiyorsun, adamin derdi %18 KDV ve gelir vergisini azaltmak.
0
mbond
(27.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.